P. 1
keas-I

keas-I

|Views: 214|Likes:
Yayınlayan: gokhan1988

More info:

Published by: gokhan1988 on Sep 23, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

11/21/2011

pdf

text

original

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

DR. Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde. birlikte hammadde temininden. kamu. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda. KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme. üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir.dpt. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum. birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım. Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz. biz de hızla entegre olmak zorundayız.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Bilgi toplumunda. Saygılarımla.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza. Ancak. özel kesim. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya. sivil toplum kuruluşları. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak. KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde.

bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı. sanayinin profili.pdf . Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur. uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. Dolayısıyla.gov. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Böylece. Üniversitemizde Pamukkale. girişimcilik. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir. vi http://ekutup. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. İktisat.dpt. Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır. sağlık. ulaşım. Bunun yanı sıra. Şehir ve Bölge Planlama. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. kültürel ve tarihsel miras.tr/bolgesel/keas-I. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. turizm. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar. Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. Denizli imalat sanayi. Pamukkale Üniversitesi. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Bu bakımdan. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir. Bu çerçevede. Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. Sosyoloji. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik. eğiitm.

Dr. Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır.gov. Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi. Gerek açılış özel oturumu. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat. Ayrıca. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. KEAS’03 göstermektedir ki. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme.pdf . kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. sosyoloji. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur. şehir ve bölge planlama. aynı anda ikişer oturum olmak üzere. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır. kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır. farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi.dpt. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. Sonuç olarak. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının.tr/bolgesel/keas-I. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir. ikinci gün öğleden sonra. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara.

Ahmet TIKTIK olmak üzere. Doç. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan. Rezzan AYHAN. Habibe Naza ŞENSAN. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan. Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Özgür ALTUNTAŞ. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Muhammet KÖSECİK. sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S.gov. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı.pdf . Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım. Evinç TORLAK ve Dr. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. Dr. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Sevcan GÜNEŞ. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr. Yrd. Dr. tercihen ikişer. Dr.tr/bolgesel/keas-I. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Ayrıca. Doç. Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Filiz AKBAŞ. Dr. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir. Prof.dpt. Bunların yanı sıra. Nigar DEĞİRMENCİ. Pınar YAVUZÇEHRE. Ayrıca. Yaman KOÇAK. Saygılarımla. Dr. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim. Doç.

Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd.Çağatay KESKİNOK. Ege Üniversitesi. ODTÜ. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof.Hamdi KARA. ODTÜ. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof.Servet MUTLU. İktisat Bölümü Prof.Doç. Anadolu Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.Dr.Dr. Coğrafya Bölümü İsmail SARICA. ŞBP Bölümü Prof.pdf .gov.Erdinç TOKGÖZ. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.Rana ASLANOĞLU. İstanbul Üniversitesi.Dr. Ankara Üniversitesi.Dr.Mustafa MUTLUER.Dr. DTCF. ŞBP Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof.Dr. Ankara Üniversitesi.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof. Coğrafya Bölümü Prof. Akdeniz Üniversitesi.Dr. Sabancı Üniversitesi.Dr.Doç.Necla TÜRKOĞLU.S.Dr.Zeynel DİNLER.Doç.Dr.Ayda ERAYDIN.Dr.Doç.Dr.Erol TÜMERTEKİN. Pamukkale Üniversitesi.Erdal TÜKKAN. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd.Yalçın KARABULUT.Hasan ERTÜRK.Dr.İlhan TEKELİ.Sencer AYATA ODTÜ.Dr.Doç.Dr. ŞBP Bölümü Prof.Doç.Hüsnü ERKAN.Dr.Dr. Atatürk Üniversitesi.Dr. İktisat Bölümü Doç. Uludağ Üniversitesi.Kenan MORTAN.Dr. Başkent Üniversitesi.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup.İhsan SEZAL. Sosyoloji Bölümü Prof. Coğrafya Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Prof. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Dr. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN. İİBF Dekanı Doç.Dr.Evinç TORLAK. ODTÜ.Ercan UYGUR.Dr.Can BAKKALCI.Dr.Çınar ATAY. ODTÜ.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd. Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç.İnan ÖZER. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Hayati DOĞANAY.Dr.tr/bolgesel/keas-I. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Pamukkale Üniversitesi.Dr.Muhammet KÖSECİK. İktisat Bölümü Prof.Alpay FİLİZTEKİN.Dr. Pamukkale Üniversitesi.Dr. İktisat Bölümü Prof. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. Uludağ Üniversitesi. DTCF.Doç.Celal KÜÇÜKER. Coğrafya Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Doç. Gazi Üniversitesi.Zerrin Toprak KARAMAN. DTCF. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof. Uludağ Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. İktisat Bölümü Prof.S.Raci BADEMLİ.Dr.Dr.Dr. ODTÜ.Tarık ŞENGÜL. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. İktisat Bölümü Prof. Sosyoloji Bölümü Prof.Hüseyin ÖZGÜR.H. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.Dr. Pamukkale Üniversitesi. Ankara Üniversitesi.

dpt. Cilt I x http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .tr/bolgesel/keas-I.gov.

kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir. ülkemizde de farklı bölgeler. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri. sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. Aydın. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi. Bir çok bilim adamı. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir.gov. Bu çalışmada. Glomm ve Ravikumar. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. bölgeler arasındaki bu farklılıkların. Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır. Neoklasik büyüme teorisine göre. 1992. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. Torino. Barro ve Sala-i Martin.dpt. az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır. 1994. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir. düşük gelirli ekonomiler. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. İtalya 1. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. Çoğu büyüme teorileri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir. yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. International Centre for Economic Research. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. Bu çalışmada. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi. 1990. Ege ve Akdeniz Bölgeleri. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir.tr/bolgesel/keas-I. Güneydoğu Anadolu. Marmara. Kamu sermayesi. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir. Doğu Anadolu. Neoklasik yakınsama hipotezi.pdf . 73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir. Bunun yanısıra. 1997).

pdf . kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup. devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği. Makalenin geri kalan kısmı. örneğin altyapı yatırımları. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde.dpt. Kamu sermayesi. Diğer bir görüş ise. bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. 1986). bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. bölümde kullanılan model açıklanmış. 2. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta. politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir. bölümde incelenmiştir. dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram. 2001).tr/bolgesel/keas-I. tahmin denklemimizdir. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y. Bu çalışma. Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. Bunun nedenleri arasında.gov. şöyle organize edilmiştir. y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı. Ekonometrik analizlerin sonuçları. Diğer bazı makaleler ise. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. yapılan altyapı yatırımları (yol. Kamu sermayesinin etkileri. köprü vs. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur. MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. 1989). aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir. Ancak. 1994). 4. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken.).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 5. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. 2. Yeni büyüme teorilerine göre. 3. yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. Örneğin.

03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem.64 Bolu 2082.tr/bolgesel/keas-I. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından.04 410. Kamu yatırımları.91 23271.5 Nevşehir 24030. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır.51 4185.93 393.60 Sakarya 68. Dolayısıyla.78 Ankara 5140. güvenilir bir veri seti olmayacaktır.69 Aksaray 7334. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır. kamu yatırımları.19 29215.7 90874.47 23947. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.48 14476.62 596. her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar.56 Ortalama Std.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur. Giriş bölümünde belirtildiği gibi. Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire. Bu nedenle burada.51 Şırnak 145. Doğu Anadolu 3 http://ekutup. 3.07 Kocaeli 697. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır.66 1024.39 811.91 820.01 Uşak 38067.65 Mardin 126. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir. Tablo 1.05 Ege (8) 11814.19 Tokat 154. Marmara. Cilt I fonksiyonuna sokulması. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi.78 Isparta 19852. Maksimu sapma m 1258. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir.93 Std.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir.32 696.gov.12 Aksaray 177.7 Antalya 68013.6 Kocaeli 25694.91 Muğla Minimum 124.32 488.03 Şırnak 11394.01 Şanlıurfa 3251.40 5179.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .90 14570.dpt. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır. altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır.34 Bingöl 2151.47 Afyon 13895.26 33026.42 Isparta 68.05 Bayburt 21123. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.4 Muğla 43703.32 Muğla 1674.86 1066.71 476. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir.27 13220.88 3235. kamu yatırımı değişkeni. Kamu sermaye stoku verisi.03 38368. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir.12 568.5 Elazığ 25799. Fakat.05 16098.5061 548.01 Uşak 175. sapma Maksimum Minimum 17837. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir.55 371.2 Bolu 81920. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında.73 16768.06 Batman 12992. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi.61 Antalya 5179.65 Sakarya 7334.7 Adıyaman 90874.75 570. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir.

gov. Bolu. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. Şırnak ise en fakir şehirdir. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. Tablo 1'de görüldüğü gibi. tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik.tr/bolgesel/keas-I. Sigma yakınsaması. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise. Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir. 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. sigma yakınsamasından söz edilir. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. 1999). Bu nedenle. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması. buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. sigma yakınsamasından söz edilemez. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler. az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. Birincisi beta. yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta.pdf . Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Güneydoğu Anadolu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa. yakınsama hızını ölçer. kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin.dpt. 4.

bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir. Bu bölgeler Karadeniz. üçüncü denklem tahmin edilmiştir. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş.tr/bolgesel/keas-I. 5. Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları.pdf .021 (58. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir.gov. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için. Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir.dpt. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu.511)** PCY91 -0. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup.032) PCPI R-squared 0. birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir. Bu denklem. Tablo 2. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir. Fakat. Türkiye'nin bütün şehirleri için.002 (-1.

061 (42.338)** 1. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.969)** -0.283 0.007 (2.023 (-5.039)* 0.002 (1.611)* -0.941) 0.198 0.010 (2.005 (2.003 (2.016 (1.675)** 1. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur.075) 0.119 0.004 (-2.484)** 1.799)** 0.048 0.gov.034 (31.011 (58.028 0.005 (-1.tr/bolgesel/keas-I.253)** 0.004 (2.353) -0.823)** 0.877)** 0. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir.956 (14.815 (19.225 (29.883 (23.pdf .056 (21.035 (31.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.241 0.048 0.054 (-2.126 0.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.004 (0.368) -0.010 (-3.411)** 0.929) -0. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.006 (-1. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t.013 0.002 (1.519 (7.239)* 0. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3.567) 0.432)** 1.559) 0.012 (3.007 (1. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler.031)** 2.571)** -0.308)** -0.795)** 1.942 (14. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir.367)** 0.412)** 0.027 (-5.232 (29.876) 0.012 (3.199 (4.168)** 1.074 (43.değerleri verilmiştir. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.278)* -0.184 0.481)** 1.451) -0.006 (-1.038 0. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.535)** 0.390)** 0.069 (23. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir.031 (-1.929 (26.279)* 0.878)** -1. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.278)** 1.096) 0.0046 (4.796) 0.411) -0.742)** 0.024 0.dpt. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir.085 0. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir.973 (23.900)** 0. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı.749)** 1.142 0.002 (0. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir.006 (-2.047)* 0. Bağımlı değişken.002 (0.021 0.305 0.003 (-0.

Bu konu. bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır. “Is Public Expenditure Productive”. kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. KAYNAKLAR Arrow. Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır. coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı). Başka bir deyişle. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur. Örneğin Muğla. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yakınsama hızı 0.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır. Açıklama değeri. Aschaur. bu farklılıkları giderek artırmaktadır. D. (1989). A. 6. yakınsama %2. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. Journal of Monetary Economics.pdf . Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır. (1971). bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da. Bu durum. ve Kurts R. Cilt I katsayıya sahiptir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. 0.04’den 0. Açıklama değeri. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir.24’den 0.28’e yükselmiştir. Bu da.11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur. Baltimore: John Hopkins University Press. Bu şehirler için.01’e yükselmektedir.gov. 23. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Tam tersine. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy.006’dan 0. ss. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2. K.3’dür. Public Investment. SONUÇ Bu çalışmada. Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Fakat. 0. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise. 7 http://ekutup.dpt. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise.177-200. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki. Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir. yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir.

L. 98. Journal of Economic Dynamics and Control. ve Sala-i Martin. 6. (1999). (1994). J. ss. Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. Vol. (1997). ss. 8 http://ekutup. J. 76(1). States”. G. 1. Review of Economics and Statistics.gov. American Economic Review. 205-227. B. “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. 18. E. (1986). R. B.tr/bolgesel/keas-I. 223251. “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”. J. Journal of Economic Growth. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. R. 21.S. Shioji. ss. R. 80(4). Ram. 191203. ( 1997).pdf . Glomm. ss. 1173-1187. ss. Evans ve Karras (1994). X. Barro. 100. No 5. “Convergence”.dpt. “Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”. “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. 76.(1990). Journal of Political Economy. The MIT Press. G. Cilt I Barro. 1-11. “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U. ss. 183-204. Barro R. Journal of Political Economy”. Vol. Glomm.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kenworthy. ve Ravikumar. 858-869. (1992). 103-125. (2001). ss. ss. ve Ravikumar. Journal of Economic Dynamics and Control. Social Science Quarterly. “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth".

gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır. Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur. Ordu. Bu bakış açısıyla. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması. Son yıllarda. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1. Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi.dpt. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi. Gümüşhane. Bu çerçevede. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Japon Hükümeti. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. Bayburt. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. bölgelerin özellikleri. Karadeniz Bölgesi. farklılıkları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi.gov.pdf . Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir.tr/bolgesel/keas-I. 9 http://ekutup. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede. Giresun. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu.

Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.Temmuz 1999). Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür. • İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 . Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda.tr/bolgesel/keas-I. süreci. mevcut koşulların analizi. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. saha çalışması etkinliklerini özetleyen. İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir.pdf . Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır. Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek. gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi. Çalışmanın kapsamı. Cilt I 2. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte). Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır. Danışma Grubunun.dpt. sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur. mahalli idarelerin. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan. DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir. Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur.Mart 2000). Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte). Doğal Yapı Araştırması. yöntemleri.Ocak 2000). Çalışma. DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir. Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Çalışma. İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda. gelişme vizyonunu. seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu. programı. Bunlar. çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 . potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır.gov. JICA’nın görevlendirdiği Japon. Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte).

• Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak.pdf . Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür. 11 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir. 3. Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. Mekan/Altyapı Gelişimi. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır.tr/bolgesel/keas-I. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal. Çevre. Sektör Raporları (Ekonomi. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir. 28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda.gov. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. 4. Bu aşamada “Ara Rapor”. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir.dpt. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. Ana Plan. Stratejinin dört temel bileşeni. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. • Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Sosyal Yapı.

Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır.2. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır.dpt. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir.1. ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir. işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir.gov. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması.1. 12 http://ekutup. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir. Benzer çalışmaların bitkisel üretim. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler. 4. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi.1. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi.3. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir.1. hayvancılık. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. Cilt I 4. 4.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir. Bu amaçla.1. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel.pdf . uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır. Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil. Üzerinde önemle durulan iki konu. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine. Ekonomik Gelişme Stratejisi 4. Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür.2.

Trabzon. Hem toplam. hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. 4. Giresun.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir.3. Kırsal çevrenin korunması. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir.4. Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur. turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır. Benzer şekilde. Artvin. Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Temel ilke karayolu. İkinci kademe merkezler. Önerilen kademelenmede. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. 13 http://ekutup.gov. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır.tr/bolgesel/keas-I. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi. Su kaynaklarının korunması için. Ünye. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Bu çerçevede. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir. Cilt I 4.dpt. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir. Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin.

5. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. Bu sistem. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar. idari yapıyı iyileştirmek.gov. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni. Bu çerçevede. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir. Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır. Bu programlar: 1. idari. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir.tr/bolgesel/keas-I. 4. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için. eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. 2. kalkınma planlaması ve yönetimi. Kentsel altyapı. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir. Bunlar: 4. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı.pdf . 5. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır.dpt. planlanan sağlık. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır.

Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10. Diğer taraftan. DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı.07.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde.dpt. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir.tr/bolgesel/keas-I.gov. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı. 19. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir. 5. Bayburt. “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir. Ordu. Cilt I 4. Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP). 6.pdf . Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir. Giresun. DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir. DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır. Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır.” talimatı yer almıştır. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. 15 http://ekutup. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır. Gümüşhane. hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin. 6. Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada.

Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi.pdf . üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır. Çünkü. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş. Gör. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş. Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması. Gör. I. Finansman sorununun çözümü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dr. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet.dpt. bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir. Ege Üniversitesi. Ege Üniversitesi. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar. Ege Üniversitesi. Öte yandan. bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır. teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. Bu. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Oğuzhan ALTAY Yrd. Doç. 16 http://ekutup.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. Öte yandan.BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A.gov.tr/bolgesel/keas-I. bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.

Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. 1994: 397). Nurkse. İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez.dpt. Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List. bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. Yazara göre. sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. Fleming. 2003: 2). her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir.gov. 1966:54). Cilt I B. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır. Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur.tr/bolgesel/keas-I. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır. Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. Dengeli kalkınma yaklaşımı. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman. Daha önce de açıklandığı üzere.Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19. O. Belirtilen yönü ile neo-klasik model. bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş. Han ve Kaya. Dengeli kalkınma modeli ona göre. az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış.pdf . 1999: 264): Bunlar sırasıyla. Rosenstein-Rodan ve Nurkse. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir.

piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir.pdf . Bunun en önemli nedeni. 2002: 12). Polarize bölge. Perroux.1999:274).Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır. aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur. Bu durumda.dpt. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş. Hirschman. Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. 1994: 400). hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado. homojen. Homojen bölge. Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı.gov. Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur. Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar. 1994: 401). Oysa. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir. zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup. Han ve Kaya. bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır. birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. Bu açıdan kutuplaşma kavramı. bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup. Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. C. Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler. merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır.

1998: 66-71). kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. D. Kitlesel üretim. firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda. fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte. İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta. Myrdal’a göre.dpt. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır. asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz.pdf . Örneğin. -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu. kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde. standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken.1993:56-61). -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır. Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken.tr/bolgesel/keas-I. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. hammadde. diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır. -aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli. Esnek uzmanlaşma. Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır. kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal.gov. mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Post-fordist üretim sisteminde. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini.

sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir.tr/bolgesel/keas-I. eğitim. uygun bir yerleşim yeri. sınai kümelerin örtük bilgi. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. Firmaların uzman. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar. kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. bol doğal kaynaklar. Porter’a göre sınai küme (cluster). Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda. II. gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir. ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak. nitelikli işgücü kullanımı. kısaca. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları. Bunun yanında Porter. sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır.pdf . Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında.gov. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir.dpt. Sınai küme kavramı. 20 http://ekutup. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil. motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan. genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

gov.1994:7).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bankanın kuruluş amacı. B. Bölgesel kalkınma ajansları. kentsel alanların yeniden yapılandırılması. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. Bu kurumların amacı. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral. AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF).pdf .Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır. Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Küçük ajanslar. Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı. Kalkınma ajansları. bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral. yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler. Cilt I A. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. 1991: 6).tr/bolgesel/keas-I. bölgedeki altyapının. arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi. devlet fonlarına proje sunarak. Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan. ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir. Avrupa Komisyonu’nun XVI. 1998: 44). sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA.1994:8). ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. geri kalan gelirlerini bütçeden. bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak. Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir.Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur. topluluğun 21 http://ekutup. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte. Buna karşılık.dpt. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA). merkezi yönetimden bağımsız. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek. Örneğin. Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6. Ayrıca. hedefler.Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır. Günümüze gelindiğinde. İkinci. 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i. Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir. 1. 2.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF).Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF). 1998: 10): 1. sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir.Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması. Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur. ii. proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır.Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır.gov. üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır. Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan. teknik yardım desteği.a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması.pdf . iv. ortak finansman. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik. Diğer amaçlar.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG). Portekiz ve İrlanda’dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead. iii. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır. bölgesel yardım programları. iii. küresel finansman.Avrupa Sosyal Fonu (ESF). kişi başına GSYİH.tr/bolgesel/keas-I. 3. 4.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır. Fon. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler. 5. altyapı projeleri. ii.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması. 5b ve 6.dpt. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir. 2.

Öte yandan AB.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. ii. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. İrlanda. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. AB. Söz konusu fondan sadece Yunanistan. araştırma ve geliştirme. Letonya. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları).dpt. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. Örneğin.PHARE. İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek.pdf . topluluk ve proje hazırlama. Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro. iii. çevreyi koruma. Romanya. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur.gov. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi. Litvanya. Cilt I da finanse etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur. tahmin. Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır. Bunun en güzel örneği. Estonya. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. 23 http://ekutup. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro. i. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir.tr/bolgesel/keas-I. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur. ISPA ve SAPARD’dır. Macaristan. bunlar PHARE. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir. Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1.SAPARD. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. Polonya. teknoloji transferi. Fon. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti. İrlanda. Uyum Fonu.

gov. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla. Kral.dpt. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı. World Investment 2000.tr/bolgesel/keas-I. (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması. SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH. eğitim. Kaynak: BM. 24 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması.pdf . 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil. Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl. sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur. Örneğin. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir. IDA-Ireland. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir.IDA-Ireland. iii.Forbairt. Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış.dpt. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir. Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek. dönem sonunda işsizlik oranı %11. eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir. Cilt I C. kredi garantileri. Bağışlar. Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. bağışlar. Forbairt ve Forfas’tır.tr/bolgesel/keas-I. ii.7) gerçekleşmiştir. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi. 1. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır. 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. kira yardımları. Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi. Destekler. Yardımları. Bunlar kısaca.Forfas. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır.pdf . 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur.gov.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18. bu planların ilki 1988-1993. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır. i. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir. Öte yandan.İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta. hizmetler. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir.

İrlanda’nın başarısı. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır. AB ortalamasına yükselmiştir. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon. 2002. Ancak buna rağmen.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi.gov. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır. 5): 1. 5. 3. Cilt I %40 artarken. 26 http://ekutup. 4. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur.İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür. 1998’de kişi başı GSYİH. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır.tr/bolgesel/keas-I. son on yılda nüfus 250. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır.000 artmıştır.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi. Plan. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir.dpt. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. 6. 2000 yılında İrlanda. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır. aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır.pdf . Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh. 2. istihdam 500.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi. Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış.000.

Sözü edilen bilgi ağı. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi. iii. Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. Bunlardan. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi. İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur. Udaras Na Gaeltachta.pdf . Bu ajansın en önemli görevi.Çevresel sürdürülebilirlik. 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur. gerekse kamu kurumları. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. ikincisi de. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak.gov. 27 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.Ekonomik sürdürülebilirlik. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak. Bilindiği gibi. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans.Sosyal sürdürülebilirlik. Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı. Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change. Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması. Temel faaliyetleri. ii. 1992: 3). gerek tek başına.dpt.

Kalkınma ajansı.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır. 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır.853 kişi çalışmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report. Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur. v. Birr Teknoloji Merkezi.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. satışlarını %12.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır. telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir. 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır. bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir.pdf . (Shannon Development Annual Report. Cilt I iv. v. 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. 2003: 8). bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır. 2003:1). Tipperary Teknoloji Parkı. Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır. Kerry Teknoloji Parkı. Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı. Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım. ihracatlarını %7. Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. turizm etkinlikleri ve sanayi. 28 http://ekutup. 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket. Gelişen endüstri bölgeleri. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır. Shannon Kalkınma Ajansı. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır.gov. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı.2 arttırmış. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı.6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır. Tipperary Teknoloji Parkı.

Uşak.TL) Türkiye(Tn. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır.1 36.868 15. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken.9 35. belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11. Denizli.Payı (%) 1993 0.3 36.614 3.772 16. Cilt I III.722 77.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır.500 20.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.1 oranındadır.4 36. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup. Manisa. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL.303 1.326 1999 4. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte.078 55. A. diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir.3 37.6 1995 1. Muğla.526 15.37 düzeyindedir (Bkz. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır.TL) Ege B. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir.dpt.890 2002 1.9 1999 11.415 15. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır.234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup.964 15.023 52.6 36.211 7.6 1997 4.408 28.462 15.gov.9 1998 8.525 37. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır. Tablo 5). ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3.pdf .Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15.1 36. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları.281 2000 2.0 1994 0.5.982 15.409 11.836 15. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır. bu da %16.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19.762 15.Payı (%) Mar.388 31.8 1996 2.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu bağlamda. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken.318 89.531 1998 8.B.650 6.225 15.862 5. buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36. Aydın. Toplam yatırım tutarına göre.865 127.(Tn.1 ve %37.tr/bolgesel/keas-I.328 2001 1.375 14.

453 1999 31.966 2000 559 1.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.673 190.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş.633 102.331 78.7 paya sahip olmuştur.B.738 60. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38.9 1997 57. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15. Bu bağlamda.958 31.874 22.427 28.004 142. belge sayısı daha fazla.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 1992 5.8 29. 30 http://ekutup.7.949 335.5 26.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1.7 1996 23.018 54.Payı (%) Mar. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir.8 24.146 12.9 22.573 4.gov. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken.480 1998 47.3 1994 6.757 2.660 96.912 11.041 10.154 2002 450 1.358 3.357 3.049 66. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür.202 20.75 27 1995 10.050 2. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır.394 2001 17.762 23 17 1993 5. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir. Cilt I Diğer taraftan.997 48.927 192.625 7. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL.101 107.921 2002 22.tr/bolgesel/keas-I.853 36.406 18 25.197 488.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2.8 düzeyinde olmuştur.479 110. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar.251 3.7’dir. Buna karşılık. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51.355 2000 25.144 1998 639 1. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11.201 12.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi.813 5.678 121.dpt.933 13.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15.4 iken.688 287. Marmara Bölgesi’nin payı %24.285 10.521 2001 345 834 2.886 226. Marmara Bölgesi ise %36.pdf .290 1999 518 1.

tr. Kam.tr 31 http://ekutup.07. 5. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB. Serm. Yab.155 1994 1.881 6. 3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC.267 7.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır. 1. İzmir.2003 itibari ile.Bank.837 1998 1.pdf .BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL.862 2.T.BAN Kam.Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11.ve YAT.093 10 6.tr/bolgesel/keas-I. %48.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir.632 2000 1.095 6.Topl.7 oranında bir artış söz konusu iken.416 1997 1.284 7. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası.2’si kamusal sermayeli. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15. TMSF YAB.093 1. www. Cilt I B. Serm. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken.063 1995 1. ikinci sırayı %20.796 2001 2003* 1. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir.327 1999 1. www. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.881 5.Ser. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege . Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.tbb.999 1993 1.1’i ise özel sermayelidir.gov.tbb. * 16. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir.org.198 1996 1. 1. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli. 6.891 Kaynak: TBB. Özel Serm. Zira İzmir hariç. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir.230 7.073 6.Bank. Özel Ser. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir.org.138 Türkiye T. B.721 3.083 6.4’lük payı ile İş Bankası. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır.160 6.9 olmakla birlikte.116 6.dpt. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB.

292 192 1996 258 19.019 110. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir.tbb. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10.672 80.436 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.10 0.181 84.07.8 iken.833 49.513 479.790 394 3.071 40. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.168 42.743 0. 1994 yılındaki %72.032 1. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada.5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir.521 35. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur.7’ye yükselmiştir.09 2000 1.115 21.gov.502 141.020 768 78 1995 136 7.247 9.10 1997 534 42.233 61. Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.701 29. 27 şube yabancı banka statüsünde. ihtisas kredilerinin payı %12.861 1.578 115.10 1998 916 68.994 34.805 144.2’dir.851 21.811 0.10 1999 1. ilk sırada 137 şube (%22.069 29. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa.TL) Ege Böl.936 1.7’ye gerilemiştir. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp.827 97.242 2.977 101.8) ile İş Bankası.844 137.580 2.895 431. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B.860 0.406 70. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup.122 0.2’lik pay. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn. bu oran 2001 yılında %15.17’si (311 şube) kamusal sermayeli.418 13. Bunun %34.609 266.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır.717 1. Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa.526 17./ Türkiye 56 3. ikinci sırada 106 şube (%17. Manisa üçüncü sırada yer alırken.927 21.720 5.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup. (Tn TL) Türkiye (Tn.824 204.691 5. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin.894 2.dpt. Muğla ikinci sırada.471 59. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir.327 30.272 72.128 23.690 7.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır.661 13.016 12. Denizli.075 5.037 138.tr/bolgesel/keas-I.227 3.150 8.376 196. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9. Afyon.434 26. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16.11 Kaynak: TBB. 2001 yılında %66. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde.pdf .532 47.694 876 8. %59.861 2.472 2.org.09 2001 1.083 92.715 0.203 80.721 23.07 780.914 2. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30.737 37. www.086 0. Buna karşılık. Aydın. bunları sırasıyla. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.213 0.5’ine sahipken.

8 Kaynak: TBB.5 3.0 1.4 0.0 0.9 35.5 69.tr/bolgesel/keas-I.4 30.1 64. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.1 6. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir.8 12. Hem Türkiye. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G.0 0.0 3.0 0.3 87. Bunu Denizli. giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır.8 Kütahya 17.3 31.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir.8 4.3 Mesleki 0.2 0.org.5 2.9 68.dpt.0 0.9 94.8 3.6 82. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10.0 4.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.0 0.3 Denizli 2.0 0.1 2.2 İhtisas Dışı 77.tbb.0 0.4 68.0 0. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur.9 17.gov.5 5.4 1.4 1.0 0.9 20. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir. Diğer taraftan.7 6.2 0. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde.0 0.9 5.0 0.pdf .5 Uşak 1.2 9.menkul 19.0 Afyon 4.0 0. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken. 33 http://ekutup.2 22.2 İhtisas Diğer Kredileri 1.1 0.0 0. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır.0 Turizm 0.9 13. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır.8 İzmir 16.6 0.0 12.7 3. Manisa.9 31.3 71. döviz tevdiat hesaplarında İzmir.5’a kadar gerilemiştir.2 Türkiye 7.0 3. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.4 5. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır.0 Muğla 7.6 4. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır. www.0 0. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir.7 Manisa 15. Bunlar.5 Denizcilik 0. 1994 yılında %12 olan bu pay.3 Aydın 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 28. Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi.

Mevd.4 14.1 0.tbb.Kur Bank.3 31.7 1998 68.9 27.0 0.7 78.org.0 0.6 Muğla 24.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır.8 17. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır.0 0.3 9.2 18.8 0.8 47.0 8.5 5.2 33.8 47.6 1999 42.7 42.3 2.3 57.1 Uşak 27.3 55.7 68. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz.0 0.0 3. Bunların 36’sı ulusal pazarda.8 Muğla 47.0 0.5 Kütahya 25.4 11.0 0.3 23.5 67.8 Manisa 49.4 Uşak 10. Tev.5 35. Mevd.gov.5 87.0 Kütahya 17.7 Aydın 45.2 51.3 Denizli 55.4 36.1 2.8 20.5 0.9 30.5 3.2 Aydın 23.7 1.0 Afyon 23.0 0. Mevd.9 48.8 0. www.6 46.5 40.3 2.5 5.0 0.6 48. dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli.6 33.8 0.4 10. Kur. Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas.3 33. 34 http://ekutup.9 24. İzmir 39. Tic. Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74.Hes. Mevd.6 0.6 0.0 1.8 23.0 0.0 34.2 2001 28.0 5. Res.2 35.6 29. C. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir.org.3 36.0 64.0 0.0 0.8 Afyon 26.pdf .1 0.5 23.7 34.0 Kaynak: TBB.1 2.2 59. Depo Hsp.0 0.1 41. Sertifi.0 0.0 0. Tablo 14).Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle. www.5 49. Mevd. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.9 7.0 36.8 65.tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.1 2. Mevd.tr/bolgesel/keas-I.9 41.4 95.2 1.0 0.0 1.1 47.5 Türkiye 23.4 67.9 3. 1’i ikinci ulusal pazarda.6 41.4 2.6 53.7 27.7 Manisa 32.0 0.6 16.7 58.4 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 20.5 131.0 0.1 44.5 4.1 0.3 6.2 0.1 2.3 88.dpt.0 0.6 İzmir 68.3 Kaynak: TBB.6 2000 47.3 27. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar.7 0.2 75. Döviz Diğer Altın Topl.0 0.0 7.9 Denizli 32.tr 6.tbb.8 3.

1’i Kütahya.005 140. Ege bölgesi merkezli olup. ikinci sırayı Kimya.920 521. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır.000 15. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır.tr/bolgesel/keas-I.pdf .213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır. Toptan ve Perakende Ticaret.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sırada yer alan Petkim A. 1’i Afyon. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5. ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6.254.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. İmalat Sanayii Gıda.054 297. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup. Aynı tarih itibariyle. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur.601 3. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San.Petrol. Makine ve Gereç Yapımı b. 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir. 4’ü Denizli. Metal Ana Sanayii Metal Eşya.36 iken. Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20.7) almaktadır (Bkz. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL.830 1. bu gruplamada Türkiye genelinde 11. 45 şirketin 37’si İzmir. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5.454 61.222.gov. İçki ve Tütün Dokuma. Giy.146 109.074. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.716. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23). Tablo 14). İkinci Ulusal Pazar 3.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya.38 düzeyinde gerçekleşmiştir.05 düzeyindedir.32 düzeyindedir. 1’i toptan ve perakende ticaret.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16. 3. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir.Ş. Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır. Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.005 3. otel ve lokanta.600 303. Aynı göstergelerle. Ulusal Pazar a.180. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5.848 16. Diğer taraftan. Petrol.547 8. İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır.dpt.210 70.343 55. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. Örneğin.

(iii) firmaların öz sermayeleri.956. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken. Giy.041. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar.135 15. 2. İmalat Sanayii Gıda. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları. D. Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken. hibe ve benzeri finansal kaynaklar.330 1.218 299.318 10. Yukarıda sözü edilen kaynaklar. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup. Metal Ana Sanayii Metal Eşya.483 Öte yandan. (ii) Dünya Bankası.719. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde.gov. Makine ve Gereç Yapımı b. (i) kamusal kaynaklar. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.981 74. İkinci Ulusal Pazar 3.. hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir.436 184.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ulusal Pazar a. Diğer taraftan. 2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir.pdf . Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2.119 25.149 902.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. Uluslararası finansal kaynaklar.877 206.282 147.271) 1. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır. Toptan ve Perakende Ticaret.855.052 (201.Petrol. İçki ve Tütün Dokuma. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi. (i) AB Fonları. ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir.111 36. yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları.dpt.692 191.

Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim. Cilt I yapacaktır. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber. periferisinde yer alan Bolu.pdf . tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır. Bölgesel politikalara. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. İstanbul sadece. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir.tr/bolgesel/keas-I. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur. Kocaeli. Tekirdağ. Gaziantep ve Adana’dır. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. 37 http://ekutup. IV. özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. Edirne. Denizli. Kastamonu. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla. başka şeyler yanında. Sakarya. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır. bu oranın 1995 yılında %29. İkinci derece polarize merkezler Ankara. Zonguldak. Manisa oluşturmaktadır.7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı.gov. Ancak.dpt. Antalya.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. Çanakkale. En azından. Dolayısıyla. İzmir. Bunlarla birlikte. Bunun için. aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi. Aynı dönemde. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı.5. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı. Ancak. 2002: 75) Öte yandan. Burdur. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır. bu konulara yönelik kapsamlı. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. Zira. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir. Isparta. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir. Model. Aydın. Türkiye.

Diğer taraftan. Dolayısıyla Ege. Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO. Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür.tr/bolgesel/keas-I. Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz. bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. 2003: 98-127).dpt. Örneğin. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken. Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir. Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. Ertuna-Altay. 38 http://ekutup. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır. Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım). elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir. 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler. Diğer taraftan. Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır. Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir.pdf .gov. Türkiye’de buna benzer ilk girişimler. şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1996). tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği). hem banka sayıları. Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi.

ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1. 2. İzmir limanı bilindiği gibi.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir.tr/bolgesel/keas-I.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı. 3. Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada.gov. 39 http://ekutup. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı. Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği). ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan. teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek.pdf .Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir. 1. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır. Bu bağlamda. gerekse münferit faaliyette bulunan. Altay-Gacener.bireysel. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli. Ön koşullar sırasıyla. kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. orta vadede bölgedeki. 4. hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini. ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz. 3. hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir.dpt. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. 2. Denizli’den Afyon’a. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir. 2003:18-28). hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur.

tr/bolgesel/keas-I. EBKA öncülüğünde Ege Teknopark. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir. Oğuzhan Altay.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N. bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır. bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir. Ege Teknoloji Ağı (Networku). 2003. Ağustos. bunlar. Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır. Cilt I 5. İzmir 40 http://ekutup.EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak.pdf .gov. 6.

Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir.Ş. Bursa.Ş.Ş.dpt.iso. DPT. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.tr/html/siteindex. Ekim-Aralık. Oğuzhan Altay. DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı. N. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A. Sayı 28. Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”. KAYNAKÇA Altay. Kaynak: N.Ş. Uygulama yönünden bakıldığında da.tr/bgyu/bg83-97.org.gov.tr/bolgesel/keas-I. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu.html 41 http://ekutup. 2003. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği.html. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında. Dinler. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir. Brüksel. Active Bankacılık ve Finans Dergisi. Oğuzhan ve A. Ekin Kitabevi. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat. http://www.gov. http://www.pdf .dpt. Ağustos.Ş. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler. İzmir. Yıl 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A. Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A. 4. Baskı.

may. (1966). Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment.edu/~kkrishna/unbalgro. Michael A.imkb. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir. Taymaz. İstanbul.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mercado. http://www.tr/bgyu/bolgeler. 2002. 48. http://econ. Journal of Future’s Technologies.D.pdf.ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report. Harvard Business Review. http://www. Plumstead J. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh.08.N. http://www.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113.2003. -Walsh.psu. Caner ve N.E.. No. Ertuna. 1. Mod. Kibritçioğlu. Önder).tr/bolgesel/keas-I.15. 77-90.08.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye. UK. ss.Baskı.un. North American Policy Group. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara.pdf. O. Anadolu Üniversitesi.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01. 42 http://ekutup. İzmir. Nov-Dec.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”. Krishna. United Nations Conference on Trade and Development(2000).la. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar.dpt. A. Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”. Perez.org. Bölgeler ve İller Bazında. Shannon Development Annual Report 2002.gov. ss.pdf Kumral. McNiven.Vural F. http://www. C. http://unpan1. Kaya A. ss.15.2003.08. http://www. “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ.: Cem Toker.gov. (1999) İktisadi Kalkınma. Toplum ve Bilim.unctad.. İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002.eu.pdf Porter. 50-61. http://www.tr/html/siteindex.66-71. Shannon Development (1992) Agent of Change Report. Ruben G. ss. 1. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”. Haziran. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development. Eskişehir. Bahar. Araştırma. (2003) UnbakancedGrowth. Rosenstein-Rodan P. New York and Geneva.org/en/docs//wir2000_en.pdf. 56-61. J.. Savaş. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”. Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”.html Haliloğlu.pdf . Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki.189.gov. Lynden.dpt. Han E.iso.shannon-dev. İzmir Ticaret Odası Yayını. Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü. İktisat Fakültesi..2003.pdf. İnceleme. http://europa.tr/veri. K.

enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut. Karahayıt. Kamara-Yenice. Hızlı nüfus artışı. ekolojik dengeyi bozmaktadır. yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur. Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni . Gör. Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür. Jeotermal enerji. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral.500Mw’dır. PAÜ Eğitim Fakültesi. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. Buldan. 2000: 128). Avrupa’da ise 2. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. Tekkehamam. 1996).pdf .. Tosunlar. Sarayköy. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. 1. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. Dr. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd.gov. Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31.tr/bolgesel/keas-I. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur. sırada yer almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. PAÜ İİBF. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7. dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Karataş.. Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan. Gölemezli. çeşitli tuzlar. sırada. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları. Doç. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal.dpt. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır.

Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. Cilt I 23. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır. Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir. Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir. Jeotermal enerji. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde. seraların ısıtılmasında. Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır. Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir. Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı. Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir.dpt. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. 2.2-98ºC arasında değişmektedir. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin. İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında. elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. çevre kirliliği yaratmayan. 1994: 13). Bu büyük bir enerji kaybıdır. Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır..1. Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır.4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir. 1994: 156).gov. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0.pdf . Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde. Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

45 http://ekutup. Yangın söndürme aletlerinde. Gıda maddesi saklamada. %90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır. buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. pek çok kullanım alanı vardır.tr/bolgesel/keas-I. Seralarda. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12.gov. Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır. Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder. 1994: 112). Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17.3. Bunlar kısaca. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde). Hazır dondurmacılarda. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir. Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb. Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. 2.dpt.000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır. Cenazelerde.8Mw elektrik verilmiştir. Endüstride (Örnek: kaynak işleri). Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. Kuru buz üretilirken. Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). Tıp Alanında (Organ nakillerinde. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. 2.2.pdf . Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre. Eğlence Merkezlerinde. Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir. 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir. Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır. Trigonik Kamyonlarda. buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir. Meşrubat sanayi. Günümüzde ise.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. ilaçların yapım ve korunmasında). Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir. 19.

500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt. mazot yakılması gerekmektedir.gov. 1 dekar için ise 10001500lt. ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir.500 Toplam 27. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte.000 Gölemezli 4. Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta. Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14. Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır. Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir. 2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır.tr/bolgesel/keas-I. Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir. Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir. Yenilenebilir. Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır. 46 http://ekutup.000 Tekkehamam-Bağcık 1.dpt. Yalova’da 46 ton. mazota ihtiyaç vardır. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için. Ancak.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003).5 kg fuil-oil. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir. dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1.

Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir. söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır. Böylece.000 TL’den satılmaktadır.4.000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir. 47 http://ekutup. kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Proje Önerisi Detay Raporu. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir.pdf . Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138. Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi . Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır. 2001: 4).000 TL gelir elde edilecektir. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp. çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır. aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir. Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır.dpt.000. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak. Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir.000. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır. tekstil.000-700. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. Denizli jeotermal sahasında 138. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir. 2. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. bütün sahadan yaklaşık olarak 250. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 TL’dir. Buldan İlçesinde: Yenicekent. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır.gov. turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı. Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir.000. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir.000. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup. Denizli’de. Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır. Tekkeköy.pdf . Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır. Bölge kaplıca bakımından çok zengindir.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır.000 TL’dir. Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir. Çizmeli kaplıcaları. Denizli’de ayrıca yayla turizmi. buhar. Pamukkale gerek şifa verici özelliği. ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır. Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir. Sağlık.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir. İnaltı.dpt. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir.000-20. avcılık turizmi de çok önemlidir. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Denizli’de tarihi. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır. Ortakçı. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır.

gov. en yüksek sıcaklık 42.7ºC. Ayrıca.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.. Bilindiği gibi jeotermal enerji. Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir.pdf . Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir. soğuk-serin. insan sağlığına zarar vermektedir. . Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların. 3. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. çevre dostu. 1993: 41). JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. en düşük sıcaklık -11. 49 http://ekutup. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı.. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1). Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır. Denizli’de. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır.4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5.. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta. +4ºC’den yüksek.. Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit. Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır.2ºC. Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir. sıcak. Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir. Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir.dpt. 12Cº’den ise düşüktür. Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir. Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman..

tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir.gov. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir. Aynı zamanda. Yani. 1994). yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır.tr/bolgesel/keas-I. jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal. Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır. 50 http://ekutup. Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri.pdf .dpt. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir. 180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde. dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir.

000 TL.000 TL. Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180.000 TL’dir.000. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır.5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir. Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır.000 TL..dpt.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1.gov.000.000 liraya ısınabilecektir.000.000. 51 http://ekutup. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı.000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30. harcanmaktadır. Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir. 1 ton odun 150. 1 ton fuil-oil 790.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280.000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.pdf .000. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200.000-50.000.

0.tr/bolgesel/keas-I. kömür.000 civarında olmaktadır. Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2.05 0. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur.9 az . jeotermal M 52 H http://ekutup.9 Te m A N Ek K Şekil 6. Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması.9 9 .04 0.02 0.9 9 8 9 9 M ar . 1999: 44).dpt. ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır. elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır. Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir.07 0.gov. 9 i.9 9 . Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay .9 is.9 9 8 Ey l.9 ra .01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri. (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen. alt yapı hizmeti getiren. Aynı zamanda.06 $/1000kcal 0. En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz.Erişen.pdf K as .Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır. fuil-oil. doğal gaz. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri.9 9 9 M otorin 9 O ca . Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır.08 0.9 as .03 0.

Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir.dpt.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar. konfor. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir. evlerin mahallelerin soğutulması. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Aralık 2002). jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir. temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir. Denilebilir ki. Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. Katı. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. Yapılan hesaplara göre.pdf . Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tüm bu sebeplerin yanında. sıcak su elde etmek için elektrik. mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. karbonmonoksit. yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. gaz. ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. sıvı. yeşil. Ayrıca. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. Dünyada jeotermal enerjiden. tüp. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir.-$ olacağı hesaplanmıştır. ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır. Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi. is. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. rahat. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak. Denizli’de tüketilen 50. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. kül. 1987: 81). huzur.-$ olduğu. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır. Endüstriyel soğutma. soğuk hava deposu işletmeciliği. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir. kükürtoksit.gov. koku vb. Böylece altyapı sorunu olmayan. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi. Yıl boyunca sıcak su imkanı. bacalardan karbondioksit.

Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. 4. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. bamya gibi sebzeler yanında elma. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır. Yetişmiş Eleman Eksikliği. Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak. tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. sanayiinin gelişebilmesi. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz. Politik Yaklaşımlar. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. Ayrıca. patates. pişmiş yiyecek hazırlama. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur.gov. Tabii Sorunlar. Hukuki Sorunlar.tr/bolgesel/keas-I. sarımsak. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır. hazır çorbalar da üretilebilir. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır. Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır.pdf . soğan. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır. Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır. Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır. badem. biber. Bu tür tesislerde fasulye. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır.dpt. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır. Bu sebepleri kısaca.

pdf . Jeoloji Böl. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları.Yüksek Lisans Tezi. Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu.. Temmuz. A. H. Acar. Kreditanstalt Für Wiederaufbau.tr/ . Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi.jeotermaldernegi. [81]. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler. Erişen. Koçman. Ankara. Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. Denizli. Y. Orme Jeotermal. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir. No:73. [112].dpt. Yiğit Ü. Eşder T. (son ulaşım: 01 Nisan 2003). Gül. B.tr/bolgesel/keas-I.. Ankara. M. [59].org. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır. Enerji Potansiyeli” Karabulut. Jeotermal Derneği. (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”. Kumsar. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi . 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. 55 http://ekutup. Ü. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri.000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003). (2000) Türkiye Enerji Kaynakları. Denizli. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”. [107]. [128]. “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www. [3-12]. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır. KAYNAKÇA Acar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. Mart Sayı 15.. [12-30]. (1993) Ege Ovalarının İklimi. S. Denizli. Denizli. Sera Isıtması. Özpınar Y. Denizli. (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi.gov. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30. [44]. Denizli.

Kumsar.pdf . Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi. Proje Önerisi Detay Raporu. Yıldız Teknik Üniversitesi.. M. Topel.. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Cilt. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Y. [13]. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. E. 56 http://ekutup. (1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”. (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi. İstanbul. [154-158]. [44]. Özkaya.dpt. A. Gökgöz. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri..gov. I. Denizli. Denizli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Öz.tr/bolgesel/keas-I. Ankara. H. [4-5]. K. Özpınar. Çevre Bakanlığı.. Denizli.

dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .gov. Cilt I 57 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.

Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Eğitim Fakültesi 1. Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. Günümüzde Türkiye’deki 81. Uşak’ta yerleşme İ. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır. 1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir. Pamukkale Üniversitesi.tr/bolgesel/keas-I. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre. 4000 yılına kadar iner. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir. Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını.. İstanbul’dan önce elektriğin. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır.gov. İkinci bölümde 58 http://ekutup. sanayi.günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. deri. ticaret. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir. Öyle ki. 1950-1980 yılları arasında ise. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir. çok kere el değiştirmiş. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır.dpt. Dr. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. Doç. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar. sırada yer alır. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır.pdf . İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir. Ege Bölgesinde ise 6. Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”. bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı.. Ege Bölgesi’ndeki 8.Ö.

(1999) Aynı zamanda Uşak. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale. 2. I. Muğla. Makedonya Krallığı.1. halk dilinde ise "esir. II. Arapça’da "aşıklar". Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. Uşak M. Ancak Prof. 59 http://ekutup. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. M. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı.S. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü. 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır.Ö. Ancak. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir.Ö. Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü. Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner.1.pdf . Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır.dpt.1. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.001’dir. Sarıkız Köprüsü. 1. Aydın. Dr. Taş Han. Yönetim İşlevi Uşak. Uşak. M. binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. sırada gelmektedir. Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak.gov. Kütahya. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. Çağatay Türkçesi’nde "oğul. Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. Manisa. torun". sırada. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır. XII. Halıpazarı Köprüsü. Uşak kelimesi. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. Ege Bölgesinde 6. 1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. Uşak.tr/bolgesel/keas-I. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir. daha sonra sırasıyla Pers. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. Denizli.

herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. (1997). Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. 14. 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme. Banaz.” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar. Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır.1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir. Ancak 20. Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir. Cilt I (M. 15 Temmuz 1953 tarihinde. Uşak’ın bu idari fonksiyonu. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi.. Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur. Bundan dolayıdır ki.pdf .dpt. Aynı tarihte. Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak.gov. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi. Buna göre. 15 tanesi 1000-500 arası. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. savaş esnasında hemen her şey yok oldu.. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri. siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir. Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular. yerleşik alan ise 4325 hektardır. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler. Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. Bunlar. Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince.

Bölge Müdürlüğü. Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır . YSE ve Köy Hizmetleri. Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar.Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir.2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır. Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır. Gerek yurt içi.1. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. İmar Müdürlüğü. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb. Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. Aşevi. birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır. Bunun dışında Uşak-İzmir. Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde.Belediye Başkanı.dpt. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde.diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir. gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır. Meteoroloji Müdürlüğü.897 işyerine ulaşmıştır. Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23.Ş. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. Bunun 584 tanesi küçük. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır. Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü. Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası. Belediye toplu Konut İdaresi.idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990). Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır. Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır. 2. 61 http://ekutup. Cilt I üzere. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1). Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır. Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir. Müftülük Özdemir Mahallesinde. ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir. Yukarıdaki resmi . Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir). 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre.pdf . Bunun da 8. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır.609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7. 61.gov. Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Zabıta Müdürlüğü. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar. Otogar Müdürlüğü. Türkiye Elektrik Dağıtım A. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda.

000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup. Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır. 2. Kayseri. Mersin. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi. 21 tanesi banka. başta İstanbul.1.Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup. Kula Selendi vb. mısır nişastası. manavlar. TL gelir elde etmiştir.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. Çal. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi. sigorta ve finans kurumları. doktorlar. manifatura. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi. Uşak Belediyesi satışlarından 3.marangozlar. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir. pamuklu dokuma mamulleri. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur. kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb.301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır. tuhafiye. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. mühendislik-müşavirlik büroları. demirciler. halı.pdf .600 950 21 2.0 0. muhasebeciler. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir. 62 http://ekutup. halı şeker vs. 950 tanesi toptan ticaret (%13. konfeksiyon. marketler. bakkallar. Nüfusu 100. fotoğrafçılar vb.4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur.dpt.301 Oran (%) 49.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7) . Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir.500. Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır. kundura.tr/bolgesel/keas-I.731 7. tamirciler. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür. fayans. Çivril. 9 tanesi tüketim kooperatifi. Simav. Adana. yani 1923 yılında kurulmuştur. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır.000. Salihli.3 13. kooperatif.0). Konya. Süller.150. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler. kilim. Dumlupınar.4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri . kuaför ve berberler.105. İzmir. züccaciye.604.3) perakende ticaret. kırtasiye.gov. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44. Gaziantep.3 37. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86. Uşak yakın çevresi için (Gediz.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir. peluş battaniye. 2731 tanesi de %37. Cilt I Uşak’taki 7. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır. mobilya. avukat.

gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı.1996 ile 01. Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır.gov. Cumhuriyet Caddesi. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır.263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40. hayvan tacirleri. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde.895. merkez ilçede.343 kişiden 11. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar. Kollektif şirket 24. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde. Ne var ki.099. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1.6’sını oluşturmaktadır. Örneğin. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri.döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir. son hafta bir işte çalışan 51. lokantalar İsmet Paşa .4 Sanayi İşlevi Uşak.08. 125. Battaniye %24. Limited şirket 1.000. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir. İsmet Paşa Caddesi. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır. 1997 yılına kadar 3. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup.678 milyon dolarlık ithalat.06. Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158. derece rol oynaması beklenmektedir. 30.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde.01.000 TL olarak gerçekleşmiştir.926. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25. Nuri Şeker.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır.tr/bolgesel/keas-I. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda. 2.1. Bu da tüm çalışanların %48. İsmet Paşa Caddesi.915. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar. Balık Pazarı çevresinde. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir.227. 1990 yılında.200. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar. 01. diğerleri %22. manifaturacılar belediye çevresinde. 1997’de Uşak Gümrüğü 1. Uşak Dış Ticareti hakkında. Nuri Şeker Caddesi. Deri %44. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. Ayrıca.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1.dpt.000. 19. hem de büyümektedir. İslice Mahallesi. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. Uşak’ta sanayileşme. Belediye işhanında.pdf . toplam 1263’tür. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir.000 kişidir. kamu kuruluşu harcamaları ise 452. Nuri Şeker Caddesi.000 TL’yi bulurken.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir.

Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir. Yukarıda değinildiği gibi.devletin katkısı ise çok azdır. şeker (950 kişi).1926 tarihinde açılmıştır. Alpullu Şeker Fabrikası ise 26.11. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu.500. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi.500 kişi). Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10.435 kişinin çalıştığı fabrikada 330. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3.540 ton olarak gerçekleşmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir. Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır. 64 http://ekutup. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27. 1982’de 1.000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75. deri (3. Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. 37.262 ton pancar işleyip. Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre.dpt. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür. Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır. bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta.tr/bolgesel/keas-I.12. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1.000 kişi). Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur.750 kişi). 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30. 6. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu. 114 ton şeker üretmiştir. pamuklu dokuma (3. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi. Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10.000.1926’da gerçekleşmiştir. kilim ve battaniye endüstrisidir.400 tonu kristal. Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor.1925’te atılmış.000 ton pancar işlenmiş.000$) gelir sağlamıştır. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması.199 kişi çalışmakta idi. Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar.10. battaniye ve trikotaj (5.750 kişi).000. İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır. en önemli endüstri kolu halı.pdf . Görüldüğü gibi.000.gov. Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu.

Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır . Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır. Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi. zımpara. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı.1. 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır. Sosyo .dpt. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10.45’iııi oluşturmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32.5. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir. Bu anlamda. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17.900 tonluk talk yatakları. Sağlık Meslek Lisesi.236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar. Bu sayı. Uşak Müzesi. 2.tr/bolgesel/keas-I. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi. Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır. Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir. resmi kurumlar hariç. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2.819) ancak %0.pdf . Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir.000 ton rezervli Kaolen’dir.gov. Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan.229. Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde. 65 http://ekutup. sosyal donatım alanları. SSK Hastanesinde 8. Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur. Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı. Verem Savaş Dispanseri.000’den fazla eser sergilenmektedir. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. sanayide çalışan nüfusun (11. sağlık. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800.980’e ulaşmıştır.Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır.

Bozkuş Köyü Futbol Sahası. Konferans salonu ise 1 adet olup. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. Kargıcı Cami. basketbol. Egemenlik Parkı. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. Çevre Köyü Futbol Sahası. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. panel. Memur Evleri Parkı. Alaa Cami. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu. Yeni Otogar Parkı. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar. Yardım Sevenler Derneği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. Yılancı Cami. Keleter Cami. Aşevi. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı.dpt. halter. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. Belediye fidan dikme. Ulu Caminin doğusunda yer alır. Şeker Fabrikası Cami. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. özel vakıflar. Sümbüllü Cami. boks. tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. İI genelinde 196’sı bayan. Türk Hava Kurumu.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Nur cami. Yamanlarlı Camii. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları. Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Cinibiz cami. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. şiir dinletileri. Belediye Parkı. Deveci cami. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır. Atıcılık. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. teakwando. Hacı Efe Cami. Uşak kütüphanesinin yanındadır.tr/bolgesel/keas-I. Çakaloz cami. Tiritoğlu Parkı. Uşak Kent Meydanı Parkı. siyasi parti örgütleri. (1999) 8400 m² açık.pdf . Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos. yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. Burma Cami. bilardo. Karaağaç Cami. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Çinge Parkı. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. Mutaf Camii.gov. sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir. binicilik. cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. güreş. Çocuk Esirgeme Kurumu. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir. futbol. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822.

Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır.. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı. şifalı suları. Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti. eğitim.tr/bolgesel/keas-I. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler. Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. 3. Cilt I kuruluşların başında gelirler. ve 19. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır. kadar batısında bulunmaktaydı. Mende Beyi oğluna. (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup.1. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler. İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km. Uşak’taki bu mahalleler 17.dpt. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi.pdf . 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Turizm yatırım belgeli 2. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. Bunun en büyük nedeni. 18. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı.1. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi. zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek. 13. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi.349’dur. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. Yüzyıla dayanır.gov. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5. Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi. İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir. KONUT ALANLARI 3. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı.6. Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. projeler geliştirmesi zorunludur. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. İşte 13. bunların yatak kapasitesi ise 3. Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. Tarihi anıtları.

Uşak. No 14. İstanbul. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. İstanbul Üniversitesi. Yılında Uşak.tr/bolgesel/keas-I. Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi. 1997 yılında kurulan Fatih. Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. "Gavur Mahallesi" idi). Özav Lütfi. İstanbul. DPT Yayınları. Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. Haşim (1971) Uşak Tarihi.pdf . DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları.gov. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası. Tunçdilek. Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı.Hicaz Bölümü. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir. Anadolu-Musul . Coğrafya Enstitüsü. Tümer. No 99. İstanbul Üniversitesi. Yayınları. No: 72. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. No 39. Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası. İstanbul. Erzurum. Ankara. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur. Uşak Valiliği. No 1806. 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. Ankara. Uşak. 68 http://ekutup. No 4. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). Elmalıdere. Ankara. 4. 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. Abdülhamit zamanında. İstanbul Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Üçdal Neşriyat. Sayı 4. Tümertekin.dpt. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir. Atatürk Üniversitesi Yayını. İzmir. İstanbul. Ege Üniversitesi. Ankara. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. İstanbul. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş.

Cilt I 69 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.gov.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .

Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır. Hatay 1. konut.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. eğitim ve kültür mekanları. Çalışma. Diğer bir ifade ile. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır. Dr. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. Yerleşim sorunu ise “arsa”. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır. kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır. ekonomik. ulaşım. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç. Cumhuriyetten buyana. yasal araçları. iş sahaları vs.. 2. kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. yerleşim düzenleri.dpt. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. Ülke. Ülkemizde. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. İİBF. yeşil alanları. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. 70 http://ekutup. Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları. MKÜ. Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. mimarlar ve mühendisler odası vb. bölge. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). kent planlaması. Doç. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir. Kent planlamasıyla. Kamu Yönetimi Bölümü. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. kent planlamanın amacı.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur. süreci. sanayi bölgeleri.tr/bolgesel/keas-I.pdf . belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren. Kent planlaması. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir.gov. Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır.

iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. aydinlanma1923. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde. Çart.gov. Kent gündeminde. dayanışma ve iletişimi güçlü. sanayi. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. Bu açıdan. kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır. amaç. tarım. sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer. kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu. 3. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir. Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. kamu kurumlarının. kentlilerin aktif katılımının sağlandığı. Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”. ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md. Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır.pdf .com). örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür. Bunun için. Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu. parkların. Bir kentin tarihsel süreci.org. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup. çevresel. içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. içinde bulunduğu sorunlar. ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak.5). yapiworld. Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. Yayla (1975: 9). kent planlamasını. 1995: 14/7). Bu açıdan kentsel planın amacı. “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel. planlama. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. Bu amaçla planlama. başarılı bir planda en temel unsurlardır.tr). yolların.org). kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir. 1998: 176). mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan.tr/bolgesel/keas-I. KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. 1998: 206) olarak tanımlanmaktadır. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. 1991: 286). siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. turizm. her düşünce ve meslek grubundan. ekonomik. yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak. 1973: 95).

Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme. Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz.org).gov.. Diğer bir ifade ile gelişme. içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir. aydinlanma1923. 19. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay. Ancak. Mısır’da. kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır. Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten. 1962: 79).org). Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal.. Sanayi devrimiyle beraber. Hippodamus. 1995: 33). dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. Çalışkan. Çin’de.dpt. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır.. Japonya’da. toprağın kaybolmasını önlemek . Hindistan’da. toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu. 13. hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey. 2000: 171). BYKP. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII. kentsel araziyi. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar. 4. Yüzyıla kadar. yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. daha sonra ise. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir. mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan. 2000: 44. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir.tr/bolgesel/keas-I... Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır.pdf . Roma’da ve Yunan’da. imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir.” (M/44) görevini devlete vermiştir. Türkiye’de kent planlaması. Yavuz. Cilt I olmakla beraber.. Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır. yönetim. 2000: 115. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır.Ö. aydinlanma1923. hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar. 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M. Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. 1962: 81). Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman. Çalışkan. 1996: 196)... İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. 1982 Anayasası da buna ek olarak “.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. az gelişmiş ülkeler. ekonomik. 1961 Anayasası “. Bundan dolayı konuttan alt yapıya.org). V. Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır. sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır.” (M/52). Yüzyıldan 17. Bu bağlamda. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. aydinlanma1923. yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. 1998: 176.

Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. 1993: 45). Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. 1972: 97). 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle. Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i. 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban. belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman. Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir. kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. 1995: 47). bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır. Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. Kanun. Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış.gov. ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi.dpt. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş.pdf . İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. Maddesi de değişikliğe uğramıştır. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer. nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir. 1972: 97). 1995: 46). 1998: 61). 1995: 44). imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm. Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. İmar Kanununun 47. Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. Ancak 73 http://ekutup. 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul.

Sezer’e göre.4.com).dpt. 1973: 104. İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9.1997-4232/4 md. İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m. Özellikle. aydinlanma1923. Hatta. kentliler. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. (Tunçer.org. 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış.1985. imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli. Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu. Yavuz. Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir.pdf . aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır. yaptırmaya. Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. Yasa. ve EK ibare3. Bir bakıma kent planlaması. ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır. Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir. imarı. 74 http://ekutup. Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur. kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır.tr). durum tam tersine dönmüş. Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş. değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır. 1962: 69-71). yapiworld. Diğer bir ifade ile planlama.6). planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez.11. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. Bu yasayla beraber. kentsel planların. Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür. diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir.gov. Bugün. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için. palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır.org.tr/bolgesel/keas-I. Sayı:18749. Gerçekten de. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. EK:24. Bununla beraber. konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı. “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır. Sezer (1999: 17). 2000:16). gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır.5. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş. Keskinok. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir.1994-4046/41 md.

22. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır. çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir. yapıya zorlama. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma. 1995: 49). Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci. kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman. Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi. 1972: 313-323). Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması. 75 http://ekutup. yapı yasağı. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman. Maddeyi değiştirmiştir.gov. parselleme) yetkilerdir. 1995: 14/37). 2 3 28. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır.dpt. 1962: 100-101). belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray.11. Bunlar.tr/bolgesel/keas-I.3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42. düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md. 1995: 50). Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi.pdf . bu payın. 5. vergileme gibi).05.org). Özellikle II.1928 tarih.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1973: 114). 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. 2002 =kentli. Yasa. Bu açıdan bölgeleme. Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42. Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’.18/2). ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından. “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak. 1351 sayılı Kanun. Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır. Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine. her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir. 1961 Anayasasının 38.1963 gün ve 665/275 sayılı karar.

2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir.gov. artık lüks villalar. BYKP. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. 1995: 14/4-5).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “belediye ve valilik. Takas da denilebilen bu uygulamayla. amaçları ve hedefleri belirlemek. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. İmar Yasası (Md. Ancak. aydinlanma1923. kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek.tr/bolgesel/keas-I.18/12). Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır. Böyle bir ortamda. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı. Çalışkan. kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. siteler. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8. belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir. kent planlama sürecinde. Bunun için. 1996: 206.org). Nitekim. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir. Kavramsal. tavsiye edilen planı seçmek. ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye. aydinlanma1923. Oysa. 6. spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir. kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla. Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür.46). Bütün bunlarla beraber.dpt. özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır.pdf . katılım. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok. alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane. Dolayısıyla. kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır. ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir.org). Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır. planın vizyonuna engel olmaktadır. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). Kentin güncel dinamikleri. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. planlı gelişmenin önüne geçmekte. Gerek 1982 Anayasası (Md. 76 http://ekutup.

7.1. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir. kent planlarının.pdf .tr/bolgesel/keas-I. hatta Türkiye’de yürütülmektedir. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir. “yetki belgesi sahibi mimarlar”. kent planlarının. Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. aydinlanma1923. Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması. aydinlanma1923. küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. 1973: 96). plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması. sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir.gov.com:5-11.dpt. İngiltere gibi ülkelerde.org. sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi. imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade. Çünkü yetki karmaşası.gov. bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94. Genel yaklaşım. karar alma süreçlerine meslek odaları. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır. Bu tür ikili karma sistem Fransa. sivil toplum kurumları. %5.tr). 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir. 2000: 177. BYKP.900 adet 77 http://ekutup. Bu yönetişim sağlanırken. Tunçer. yapiworld. “diplomalı şehir plancıları”. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir. Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor. Çalışkan. teknolojik gelişmelerden yararlanılması.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. Aslında bu gelişme. Dolayısıyla. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8. Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. 2000: 16. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor. 1996: 197). Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber.org). Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer. Ancak. 1996:197). imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven. 7.7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. Çalışkan. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması. Böyle olunca. VIII. milliemlak.

2000: 13). toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek. 78 http://ekutup. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır.2. Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. Bugün kentsel gelişmenin. Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi. Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus.BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için. Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır. Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB.dpt. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır. kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir. 7. 2000: 155). Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik. 1996: 174-175). bölgelemeden sakınmayı. VIII. 1996: 177-178). çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması.BYKP. 175). Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma. gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir. 2000: 152. kontrolsüz büyüme. BYKP. sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. Dolayısıyla. üretim ve tüketim baskıları. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre.pdf . Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk. Bu açıdan. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet.tr/bolgesel/keas-I. adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir. büyüme oranlarının çevresel etkileri. Bu bağlamda. ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. Özellikle.gov. 2000: 15). Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır. istihdam. kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. Ayrıca. Ertürk’e göre. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır. 1996: 180). Çünkü.

verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. 7. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. sürecin tümünde oluşmalıdır. Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır. karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır. katılım. park alanlarına. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. Bu bağlamda. Onun için. Kentsel tasarım. Çünkü. Cilt I Kentsel alanlar.pdf . yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. Bu çerçevede kent plancıları. Bu amaçla planları hazırlarken. sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. altyapıda bina katlarına.dpt.com). Çünkü. 2000: 153). 79 http://ekutup. tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır. 2002: 4 =yapiworld. Çünkü.gov. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi. planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır. kentleri. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. politikalar ve eylemler gerekmektedir. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu. 2002: 15-18 = yapiworld. Bunun için de. bugün yerel yönetimlerin. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir. tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme. Kentsel mekanla ilgili sonuçlar.com). kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. Gerçekten de. 1995: 14/19-20). Özellikle.BYKP. Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü. mahalleye. kent planları. Kentsel tasarım. 1998: 1). Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir.3. yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler.

Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. mülkiyet sınırlarında değil. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer. otopark uygulamaları. kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. Dolayısıyla.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. önemli bir mimari kültür.dpt. vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. Bu yaklaşım. gelenek ve birikime sahiptir. sokak. sel yatakları.gov. hatta kent mekanında mahalle. kent mekanında varolan ve varolması gereken. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri. aydinlanma1923. Üst ölçekli kent planı tasarım kararları. Kentsel tasarımlarla. çarşı). uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir. Bu merkezlerde doğal.pdf . ulaşım. yeraltı yapılaşmalar (otopark. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. inşaat vs.org). sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını. Aslında. yapı yerleri ve şekilleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 8. drenaj hatları. Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır. Ankara. yollar. kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik. gelişmiş karayolu ağları. “kentsel tasarım.org). anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer. 2003: 465-480). alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları. kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. Cilt I kentsel planlama.org). toprak kalitesi. Dolayısıyla. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. Diğer bir ifade ile.tr/bolgesel/keas-I. Dolayısıyla. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. büyük oranda. 2002: 6 =kentli. 2002: 1-5 =kentli. Planda öncelik. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber. Bugün. Ülkemizde bir çok kent. Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır. fonksiyonların yoğun olduğu. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını. kentsel tasarım. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. kent planlamasıyla. Diğer bir ifade ile. kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”.

İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap.tr). geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır. Projenin amacı. Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır. Çünkü belediyeler.gov.gov.tr). 95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması. Tunçer. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir. sokakların dar. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir. Ayrıca. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. Bu hedef önemlidir. “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir. Özellikle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır. Gerçekten de. Mardin. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep. bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır.dpt. bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut. yapıda kullanılan malzemedir. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ. duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş. Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı.tr/bolgesel/keas-I.com). GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir. Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir. Diyarbakır. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi.tr). planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. kent planlamalarında her kentin kültürü.gov. Örneğin.gov. yapiworld. Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir.tr). 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği. Ayrıca. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup. Batman. GAP’taki ilk örnektir. GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar. Şanlıurfa Belediyesi. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. Karaköprü Belediyesi) değil.gov. 2002: 272). 1986: 63. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. Bir bakıma. kentlerin kültürel. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir. Bunun sonucu.pdf . tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır. Bilindiği gibi. GAP Bölge İdaresi. Bunlardan biri. Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. Bugün. planların. Dolayısıyla. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir.

Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir.tr) 82 http://ekutup. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması. Çınar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. Kilis.pdf .gov. Cilt I sunabilmesi için. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır. Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating. 9 alt-bölge için (Gaziantep. Ayrıca.ktu. Mardin-Kızıltepe. “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak. Bu tür planlama çalışması. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni.edu. Diyarbakır. 1999: 86-89. Bismil. Yine başka bir proje. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar. Diğer bir proje.gov. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi. “alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek. Çalışmanın amacı. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir. İşte bunun bir aracı da. Çalışma kapsamında.gov. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating. kentin orta büyüklükte bir merkez olması.tr). İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir. kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap. “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. Bu sebeple de. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan.dpt. Proje kapsamında.tr). Adıyaman. gislab. 1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması. kentin mevcut arazi kullanımı. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek.tr/bolgesel/keas-I. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap. “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır.tr).gov. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Nizip-Birecik. GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir. “Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi. Bu çerçevede. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır.

Bunların dışındakiler ise (%11. %13. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı). 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları).6’dır. Nitekim büyük bir kısmının (%88. %11. %21. Üniversite eğitimi görenlerin %45. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65). Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber. Adıyaman.dpt. 9. Araştırmanın Amacı. öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte.4’ü erkek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4’nün akademisyen. Cilt I 9. 9.6’sının siyasal bilgiler. Dolayısıyla. mimarlar ve mühendisler odası vs. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18. Ancak.6’sı ise kadındır. 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur. Anketin geri dönüş oranı %68. ankete katılan yönetici. Araştırma. %19. bazı illerde (Mardin.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16. %4. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir.1. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Cinsiyet durumları ise. bazıları.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber. %49. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. Meslek durumlarına bakıldığında. 22’si öğretim elemanı. %88.2. sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır.7’sinin mimarlık ve mühendislik. Diyarbakır. belediye başkanlarının.5’inin yönetici. orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir.3. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket.4’nün mimar ve mühendis ve %9. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir. %24. Araştırmada. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından. Kadınların 83 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. meslek örgütü ve araştırıcılar.gov. 9. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı. GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır.6 kadardır.4’tür. Kapsamı.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır.3’ünün iktisadi ve idari bilimler. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası.pdf . ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin. bunlardan da %22. genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir. Buna karşın. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma.5) üniversite mezunu olduğu.

Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların.pdf . Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49. Cilt I genellikle mimar. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur. ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. mülki amirler. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır. sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı.6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür.1.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken. kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir.gov. ankete katılanların %69.6). bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı. kimlerin söz sahibi olduğu. kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir. %30.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde. Tablo 1 Kentinizde. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu.6’sı evli. Bu bağlamda.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere. GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde. katılanların %88. 10. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il. Bel. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı. 10. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken. ankete katılanların yarıya yakını (%49. 10. %19.dpt.3) ve 84 http://ekutup. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması. Dolayısıyla denilebilir ki. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22.3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır. %41. Sit alanlarına ilişkin.7’nin ilçe ve %25. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği. Medeni durumları dikkate alındığında. Başk.6 22. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı.6 16. GAP kapsamında bulunan kentlerdeki.3 11. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda.2.

9). Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V.9 46. yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir. 10. gerek MMO’nın (%0. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0. yerel yönetimler. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır. mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim. Tablo 2 Sizce. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır. Baş. Bununla beraber.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16. Sayı Sayı Sayı Yalnızca.pdf .Yrd. B/ Üniversite Meslek V. Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir. Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5) etkili olduğu söylenebilir.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır. arsa üretilmesi. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13. 10. B. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup.7’si kentlerin imar ve planında. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir. Bel.7 13.gov.3. Yard. B.4.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır.6 6. MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu. %32’si ise MMO. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır.dpt./ Üniversite Yard. Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46.

Katılanların %20. Yar.6 41. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar.tr/bolgesel/keas-I.4 57. ve Baş.4’ü ise. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V. B. Yard. Tablo 4 Sizce.7 41.5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 2. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. Baş.7) aynı oranda olduğu görülmektedir. çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin. Baş. 10. Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir.9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir.6. Bel.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir. Bel. kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16. Buna karşın.dpt. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde. Sit alanlarının (%2.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi.3’üne göre siyasi güç sahipleri.6’lık bir oranı oluşturmaktadır.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır.gov. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V. Nitekim.9 19. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. Buna karşın. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek./ Üniversite Yrd. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41.pdf . Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. ankete katılanların %57. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında. Yar. 10.7). kentsel gelişme için.

tr/bolgesel/keas-I. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir.dpt. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir.pdf . sadece %2. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90. 10.3 2. Tablo 6 Sizce. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler.6 60. 11. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur.7. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır. ankete katılanların %60. Kentsel planlamaya çoğu kez rant.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır. Baş. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır. ve Üniversite Yard.6)’lık bir oranı.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için.gov. Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25. ankete katılanların tamamına yakını (%90. kent planlaması yapılırken.2 2. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11.2’si. Dolayısıyla.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır. Bel. %25. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar.3 11.9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır.9 6. Yrd. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise. B. Katılanların %6.

Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90. Bu çerçevede. *Ankete katılanların %60.3’üne göre siyasi güç sahipleri. “KBS”.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16. kent planlaması yapılırken. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber. s. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi. ankete katılanların %57. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır.pdf .3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır. Nitekim. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”. Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir. Gaziantep’te Şanlıurfa’da. 88 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. “arsa spekülatörlerinin” (%22.84-94. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. “kentsel tasarım”.5) etkili olduğu söylenebilir. Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da. “CBS”. KTU.dpt. Kimlik ve Küreselleşme. ASA Kitabevi. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. Trabzon.2’si. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır. Rana A. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. KAYNAKÇA Altaban. İstanbul. Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını. Aslanoğlu. 41-64. Arican. (1998) Kent.”. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır. Bursa. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir.

“Gap’ta Mekansal =http://www. Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”. Sayı 6.gap. VIII. AÜ..aydinlanma1923. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”. Günay. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”.tr/raporlar_imarveplanlama_grubu. http://www.gov. Yeni Türkiye Dergisi.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”.179-185. Olgun.antalyakentkonseyi. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür).tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim. 39-46. Yıl 2. T. İnternet. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”. DPT. Anahtar Kitaplar. TODAİE. Ankara. İstanbul.tr/KBS99/11_gap.htm.pdf . Sayı 14. Ankara.gov. Gökçeer. Erten. Geray. Mart-Nisan. Çalişkan. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü. Ergun. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu.org.gap. Habitat II Özel Sayısı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.edu. Mali Yönetim ve Denetim Dergisi. Baykan.org/makale/meh_fizl. http://www. 95-124.gov. S. http://www. İller ve Belediyeler Dergisi. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi. Yıl 2. Mart-Nisan. Geray.gov. Cilt I Bozkurt.ktu. Yay.gap.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji. Mehmet ve Deveci.htm. 27 Mart.doc Kaplan. 277-288. Yeni Türkiye Dergisi.dpt. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”. Cilt 46. 13. Bulut. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet. METU Faculty of Architecture Press.kentli..tr/bolgesel/keas-I.tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent. http://www. “Gap’a Yönelik =http://www. Sayı 8.org/sayi34/34-03. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www. İstanbul. Sayı 3-4. Prof.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj.html İnternet. Eryilmaz. Ertürk. Sayı 321-322. SBF Dergisi. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?. Çakicioğlu. Kemal Fikret Arık’a Armağan. 253-284. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“. http://www. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. Ö.gap. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”. Cilt 2.gov. Habitat II Özel Sayısı.html 89 http://ekutup. Cumhuriyet Gazetesi (Mart. 313-323. Ankara. Ankara.htm İnternet. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”..gislab. Yıl 28. Sevinç Matbaası.html İnternet. Sayı 8. (1999) Property Relations and Urban Space.html İnternet. Ayşegül (1991). sezen. Dr. 174-178. Alfa Yayınları.

Rantlar ve Planlama”. Birlik Yay. Konya. Mehmet. Ankara. SPO. 205-217. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi. 465-480. İstanbul.pdf . Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu.tr/e_devlet/e_devlet. Yayla. T.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Janathan T.com/cevre/tuncer_kent_eko. A. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). Merritt. Teori. Cilt I Karaman. (Ocak. Keskinok.com/tuncer_bölgekent. Sevinç Matbaası. Section Forteen. 3.tr/atina_carti. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098. Stoop.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. Sezen. 3-21. İstanbul.elsevier. Baskı.kentli. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”. 15. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www. Maliye Bakanliği.htm Türkoğlu. Lane. Tunçer. McGraw. http://www. Keating. Ricketts. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri.dpt. Keskinok. Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği. Mimar Sinan Üniversitesi. Editors: Frederic S. Fehmi (1962) Şehircilik. John (2003) Safety Science. TMMOB. Yeni Atina Çartı”. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”. İzmir. TODAİE Yayını. Sönmez.C. http://www.yapiworld. Tunçer.org.org.Kent Loftin. Haber Bülteni. Önder Matbaa. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. K. A. Mehmet.gov.milliemlak.htm. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”. 9.. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi. =http://www. Özelleştirme Değil Kamulaştırma. Ankara.htm. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. Standart Handbook for Civil Engineers.tr/bolgesel/keas-I. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www. M. Kaynak Yayınları.com/locate/ssci TMMOB.gov.Hill 4th ed. Yavuz. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı. N. Volume 41. İstanbul. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama. Alan Yayıncılık. Maliye Bakanlığı http://www..Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. Çağatay (1996) “Kentler. İstanbul. İstanbul. 90 http://ekutup. William (1995) “Cominity And Regional Planning”. M.spo. Ankara.yapiworld. Anadolu Matbaacılık.

GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri. Kemal DEĞER Arş. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği. Atatürk Üniversitesi. 1994: 977-995). buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir. Yaghmaian. İİBF İktisat Bölümü 1. Greenaway and Sapsfort. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. 1982: 59-73. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular.Doç. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. 91 http://ekutup. Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. Hong Kong. Moschos. faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. 1989: 391-400.dpt. Ram. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. Bu yazarlar (Kohli and Singh. Selçuk EMSEN Yrd. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar. geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları.. 1989: 93-102.Grv. Moschos. 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte. Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan. Bu görüş taraftarlarına göre. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir. Poon.gov. ihracat sektörleri.Dr. Atatürk Üniversitesi. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır. İİBF İktisat Bölümü Ö. Güney Kore. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. 1987: 51-72) bulunmasına rağmen. 1995: 75-90. 1985: 415-425 ve Ram.pdf .. 1989: 93-102. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını. Sanayi Devrimine kadar dayansa da. 1994: 152-174.tr/bolgesel/keas-I.

DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). 1996: 167-182) benzer biçimde. Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda. zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır. Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini). “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. 1990: 577-585. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz. ADF test sonuçlarına göre GSYİH. 3. UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle. minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır. toplam kredilerin. Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır. ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır. kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir. Dutt and Ghosh. 92 http://ekutup. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. 2002: 2255-2257) hareketle. 2. bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X). Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak. ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır. dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. Lin ve Song. Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı.pdf .tr/bolgesel/keas-I.dpt. Çalışmanın amacı. Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. nüfus artış hızı ( N/N). Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y).

007571b -0.02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli.=2. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak. Bu değer.031591 0. 93 http://ekutup.280235b F=2.tr/bolgesel/keas-I.178159 0.000254 0.58334a R2=0. fakat kesin değildir.32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde.W.a ve 1.gov. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir.497040b 0.752519b -0. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder. 577-587).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.=2.dpt. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır.70832b R2=0. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken.06578 D.b’de verilmiştir.000198c -0. 2000: 572.318942c -0. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.043’dür.021262a 0.07584 D.W. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür. Tablo 1. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.pdf . Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1.022632a -0. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir.451823a -0.040480 0. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1.720212b F=3.47566 Az Gelişmiş 0. Bu değer.a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9.673’tür.

000201 X/X 0. Elde edilen bu bulgu.b) yapılan tahmin sonuçlarından. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz.=2. Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0.W. 94 http://ekutup. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi.007272b 0. gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif).038892 0. Bu durum.618856a GI/Y -0.W.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1.196317 0. popülist politikalarının izlenmesi sonucunda.dpt. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır.58604 D. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir.512712b 1.tr/bolgesel/keas-I.912256a GI/Y -0. gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür.377303b -0.65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.026936 0.202174 N/N) 0.W.022343a C 0.000130 -0. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir.672007a -0. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür.a) tahmin sonuçlarında. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder.00989 D. personel ve cari) harcamaları.= 2. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç.023499a C -0.17714 F=7.813472b GCT/Y R2=0. Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde.pdf .38117 F=7. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır.14474 R2=0.000235 -0.=2.000439 X/X)(X/Y) -0.844904 N/N) 0. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif).gov.W.53236 D.008500 C/Y 0.114115 R2=0. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda.58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir.=2.299032b -0.299676b GCT/Y R2=0.483622a -1. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1.036275 C/Y 0. Cilt I Tablo 1.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer.283541b X/X)(X/Y) -0. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık.73 oranında artıracağı ileri sürülebilir.348873a 0.007888b X/X -0.02424 D. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir.

63 ve 3. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16. Tablo 2. enerji. gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde.89246b R2=0.81 ve 12. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür. ulaşım.84) küçük olduğu için) dikkate alınır.008101a -0.02383 D. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif.51006 Az Gelişmiş 0.pdf . Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık.W.gov.000224 F=0. Çalışmanın temel amacı.023453a -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir. Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili. özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir.13788 95 http://ekutup. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır. ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke. ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan.= 2. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar.000400 0. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif.16699 R2=0. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir. Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.59) küçük olduğu için).018064a 0. Elde edilen bu sonuç.dpt.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6.=2. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi.00117 D. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada. modelde yer alan değişkenlerden C/Y.tr/bolgesel/keas-I. gerek gelişmiş.297314b F=3.a ve 2.b’de verilmiştir. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan.W. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0.

07212 D.pdf .007680b -0. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını.=2.000400 -0. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat.35226 D.= 2. Çalışmada.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri.01095c -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen.300371a  X/X)(X/Y) R2=0. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.63515 F=20.023452a -0.000183 2 R =0. Cilt I Tablo 2. diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı.12402 F=1.gov. ne ihracat büyümesi.12027 Az Gelişmiş 0.00357 F=0. Elde edilen bu bulgular.000408 0.000226 -0.W.09388 R2=0. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken.tr/bolgesel/keas-I. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken.008404b -0.01546a 0. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında.W. Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur. Böylece gelişmiş iller. yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0.018005a C X/X 0.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0.291992c R2=0. ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken.W.84555 R2=0.=2.01985 D. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup.136515 F=26.dpt.19840 R2=0. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır.=2. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.02262a -0.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.00022 0. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir.W. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür.000514 D. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il.

41281 Orta 0. Gaziantep. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4. bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir.040410 -0.300283 -1.012028 0. 97 http://ekutup.W. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir.013758c 0.006957b -0.007373c -0.109807c 0. Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular.35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir. Bu durum. Denizli.583937 3.04077 D.88941a Tesadüfi Etkiler 0.b.971787a R2=0.pdf .a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0.738131c F=1. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif).306094 0.52370 F=3.gov.058533a -0.045281 -0.= 2.053038c R2=0.= 2.960175b -0. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır.092826c 0.281516c -1. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır.=2.= 2.16311 D.709724a R2=0.W.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde.dpt.184771b R2=0.765176b -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir.07899 D.tr/bolgesel/keas-I.035597 -0. Tablo 4.110416 1.24759 D.208809 0.219559 0.094435 -0.4588 F=6.18197 D.07619c R2=0.29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0.572678 -0. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir.413619 -0.938734 F=2.299978c 2.W.863210 -0.254066 0. Ayrıca göç olgusundan. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği. Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.W.007171b -0. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif). Tablo 4.W.= 2.090134 0.a ve 4. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0.779998 0.

az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. kamu yatırım harcamaları (pozitif). fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. enerji. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir.tr/bolgesel/keas-I. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu sonuç. 98 http://ekutup.dpt. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir. gerek gelişmiş. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif). 4. Bununla birlikte. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça.pdf . Ayrıca Türkiye’nin. gerek nüfus artışı. dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular. dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. Bununla birlikte. altyapı. il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular. Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. kıt kaynakların israfına yol açmaktadır. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular. ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir. ulaşım. minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif.gov. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir. belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır.

R. D. Economic Development and Cultural Change. Journal of Development Economics. Poon. 32 (2). 30. pp: 2251-2266. B. Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”. pp: 152-174. World Development. 39 (12).gov. New Jersey Kohli. 30 (January). Fourth Edition. Growth and Level of Economic Development Revisited”. 30.pdf . Economic Development and Cultural Change. and S. pp: 51-72. Journal of Economic Development. Greene. pp: 93-102. D. pp: 977-995. J. Vol.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Prentice Hall. (1995) “Export Expansion. pp: 75-90. Greenaway.dpt. 22 (1). and D. 36 (4). Welwirtschaftliches Archiv. Regional Studies. and N. (1982) “On Export and Economic Growth”.tr/bolgesel/keas-I. T. Vol. Vol. S. Economic Development and Cultural Change. P. 12. 130. Urban Studies. Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. I. P. Ram. G. pp: 167-182 Feder. Journal of Developing Areas. D. 99 http://ekutup. and D. Vol. Parikh (2001) “Exports. and D. Lin S. pp: 577-585 Dutt. Moschos. Ram. pp: 391-400. 20 (1). H. pp: 59-73. Sun. W. (1989) “Export Expansion. J. (2000) Econometric Analysis. 35 (3). Vol. Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”. Cilt I KAYNAKÇA Chen. Journal of Development Economics. (1994) “An Empirical Investigation of Exports. Journal of Development Economics. pp: 187-196 Yaghmaian. and A. pp: 412-425. Vol. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”. Growth and Level of Economic Development”. R. Singh (1989) “Exports and Growth. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. 38 (3). Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. Vol. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. H. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. Vol. Vol.

008096 0.059884 0.003161 -0.000503 0.016573 0.004200 -0.013020 0.000501 0.003420 0.007167 -0.006505 0.tr/bolgesel/keas-I.049507 0.024674 0.032737 -0.007365 0.016411 0.013450 0.012013 0.014941 -0.007169 0.003767 0.020349 -0.006887 0.014683 -0.015264 0.011699 -0.032132 -0.042265 0.026715 0.012838 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.010091 -0.014664 0.014359 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.017710 -0.007204 0.026181 0.004831 0.007548 -0.031809 0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.017987 0.019376 -0.027580 -0.007168 0.012608 0.010445 0.004556 0.026630 0.000506 0.005149 -0.016625 -0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.005968 -0.038284 -0.013904 0.020386 0.017896 0.032701 0.013511 -0.010578 -0.018837 100 http://ekutup.019327 -0.013724 -0.032401 0.025223 -0.028800 0.005962 0.025005 -0.039377 -0.016865 0.056752 -0.023850 0.015265 0. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.051002 -0.018492 -0.004393 0.008398 0.026812 0.032153 -0.001082 0.002379 0.026773 0.052223 -0.038444 0.000432 0.026203 -0.001909 0.014181 0.027474 -0.014548 0.002752 0.042274 -0.031062 -0.001367 -0.030705 -0.025075 -0.006938 0.011422 0.pdf .035395 0.012718 -0.026902 -0.014663 -0.021453 0.026516 -0.016495 0.005367 -0.009539 0.001393 0.041415 -0.018729 0.003415 -0.052850 0.019894 0.003984 0.dpt.006123 0.007397 -0.017954 -0.005134 0.004245 0.gov.

046822 3.011785 0.002810 0.000116 0.44E-05 0.024067 -4.019657 0.009915 0.76E-05 0.002977 0.010200 0.050581 -0.001481 0.045351 -0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.016253 0.016977 0.32E-05 0.023867 7.031529 -5.016653 0.021172 -0.000172 0.000422 0.53E-05 0.17E-05 0.37E-05 0.010736 0.017428 0.011245 0.028323 0.000520 0.001367 0.006470 0.024865 0.043188 0.000109 0.000126 0.014545 0.038844 -0.004990 0.007771 0.022528 0.033611 -2.025052 -0.tr/bolgesel/keas-I.000165 0.012882 -0.029911 -0.006004 0.029347 0.012286 -3.001038 0.001480 -1.041308 -7.035703 -0.032933 -0.000485 -0.pdf .001146 -0.038950 -0.000238 0.007702 0.61E-05 0.70E-05 0.024323 -0.017584 -0.000191 0.000118 0.000283 -0.000108 -0.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.025493 1.000155 0.28E-05 0.014574 0.020767 0.028486 -1.022728 -0.018189 -0.000413 0.006845 0.057204 -3.028023 -0.dpt.014364 -0.003333 0.gov.004428 0.013581 0.000189 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.031001 -0.016819 -0. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.018671 0.017329 0.010315 9.050202 -0.039348 -0.031081 -0.016717 101 http://ekutup.039919 -0.000283 -0.015048 -0.001170 0.012462 -0.021600 1.16E-05 0.95E-05 0.001540 0.011257 0.43E-05 0.20E-06 0.003589 0.025678 -0.000112 7.019390 -0.040333 0.042569 -0.86E-06 0.000887 0.029059 -0.025112 0.012740 0.

005479 0.008244 -0.002304 -0.008006 -0.000383 0.053812 0.123591 -0.031427 0.013159 -0.028082 0.015264 0.007963 0.dpt.067454 -0.013356 0.005981 -0.077238 -0.052443 0.082080 0.pdf .001622 -0.064415 0.062658 -0.000114 102 http://ekutup.028539 -0.gov.071958 -0.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.004710 -0.025319 0.001524 -0.003390 -0.008737 0.072221 -0.035870 0.032100 0.056539 0.047219 0.009506 -0.010352 0.003259 0.006486 0.045782 0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.019174 0.007571 -0.tr/bolgesel/keas-I.000309 0.061912 0.001780 -0.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.008702 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.019640 0.057644 0.085657 0.010161 0.005995 -0.025315 -0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Altyapılar üzerine geniş destek programı. Safranbolu. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması. pansiyonluk program. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi. teknik. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir. Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi. Ormancılık. Seracılık ve meyvecilik. Tarla ürünleri.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. Kapalı ceviz yetiştiriciliği. yıllık 923 bin $ ve 4. 110 http://ekutup. Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50.030 kursiyer. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi. Yolların. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir. Büyük kentlerde katı atık idaresi. yıllık 640 bin $ ve 1.tr/bolgesel/keas-I. Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Temel teknik eğitim merkezi.2 milyon $. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi. Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. Yıllık tahmini maliyet 4. (OSB’ler): OSB kurulması. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer. Su teknikleri eğitim merkezi.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 milyon $. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım. Süt toplama ve işleme. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. finansman ve teknik-pazarlama destekleri. Süt üretimi ve besicilik. 10 yıllık tahmini maliyet 58. Yeniden istihdamın desteklenmesi. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması.gov.dpt.

2. Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları. Katılım Fonu: Kişi başına 5.pdf . Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti. 1. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır. Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır. turizm.000.dpt. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması.000. 3.000 $.tr/bolgesel/keas-I. Teknik Yardım Fonu: 800. 4. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir. 111 http://ekutup. Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını.000 $ Garanti Fonu: 22. Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması.180.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır.gov. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak. Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. Katılım Fonu. Tarım.000 $ hesabıyla 130. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir.000 $ olmak üzere Toplam 153.

2. 4. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır. 5. Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. kamu kurumları. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler.1. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır. Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır.pdf . Refah. Karabük Master Planı.gov. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir.dpt. Orman. 5.3. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması. Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Turizmin Geliştirilmesi. 6. 5. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan. 112 http://ekutup. Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup.000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi.tr/bolgesel/keas-I. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı. Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı.

dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup.gov. Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır.

Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. Kuşadası) yakınlığı. sosyal. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır.pdf . Bölgelerarası ekonomik. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. Diğer bir anlatımla. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. otoyolun tamamlanması. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi. Doç. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. sosyal ve kültürel farklılıkların artması.dpt. arkeolojik. tarihsel özellikleri. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır. Türkiye’nin 3. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. sağlık. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır. Dr. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. Büyükkentlerin sorunlarından. eğitim. çakışan çıkarlar ve politikalar. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak. ekonomik. sanayi. uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir. altyapı. sosyokültürel değişimler. 114 http://ekutup.gov. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir. günübirlik turizm hareketleri. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme. kentleşme. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması. Öyleyse. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. 20.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Selçuk-Efes. kent. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. 1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır.

çalışma. eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken. Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir. konut alanları. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. Urla. sanayi ve ticaret alanları. Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi. tarımsal çeşitliliği. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır. diğer bir ifadeyle tarımı. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. otoyol. kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış. Urla. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. ulaşım alanları. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren. doğal güzellikleri. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. dinlenme. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir. üniversite. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I.gov. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. 1980’lere 115 http://ekutup. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken. yol. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir.pdf . uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı. verimli ovaları.dpt. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. kıyıları. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar. konumu yüzey şekilleri. Örneğin. Buna paralel olarak elverişli iklimi. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. tarihi ve kültürel zenginlikleri. barınma. Cilt I 1. Sözgelimi.

bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. Ancak. Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır.tr/bolgesel/keas-I. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. Milli Eğitim Müdürlüğü. ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır. yollar. Urla’da özellikle son on yılda. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I. konutlar çoğunluktadır. fonksiyonları irdelenmiştir. Tarım Müdürlüğü.000 ölçekli topografya haritasından. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi. yoğunluğu ve dağılışı. Elde edilen verilere ek olarak. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. Coğrafi konum. Belediye.pdf . URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla. tek elden gerçekleştirilen siteler. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır. Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır. Bilindiği gibi. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir. 1/5. tarımsal çeşitliliği. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi. derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır. coğrafi konumu yüzey şekilleri. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. ulaşılabilirlik. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II. fonksiyonlara ilişkin binalar. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir. Son yıllarda.gov. Ayrıca 1/25.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. verimli ovaları. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. 2. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. Hatta. II. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır.dpt. Kaymakamlık. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. nüfus miktarı. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Bununla birlikte. Orman İşletme Müdürlüğü. kıyı ve iklim 116 http://ekutup. lüks konutlar.

batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun. kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır. Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. Güzelbahçe. Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir. Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır.tr/bolgesel/keas-I. Zeytinalan. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel. Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı.pdf . 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). Urla’nın kentleşme sürecinde. Selçuk ve Kuşadası’na. Ürkmez. denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe. 1977). Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli. Ahmetbeyli. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır. 1982). 117 http://ekutup. Kıyılar. coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Urla. Kuzeyinde Ege Denizi.dpt. İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. Cilt I özellikleri. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur. Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır. En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1992). kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. 1970-1985 yılları arasında İskele. KalabakYücesahil. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere.gov. Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur. 1978). Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. Alaçatı’ya bağlanmaktadır. 2002). güneyinde Düden denizi ve Seferihisar.

515'e yükselmiştir (DİE. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57.0 48.0 60.500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2.300 kişi artmıştır. Payamlı. 1927’de %57. Büyükçamlı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 46. Diğer bir ifadeyle. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır.5 58.gov.7 60.5’ten (1927).3 40.309’a çıkmıştır. Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42.5 57.5 54. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış.5 42.dpt. Kavacık.5 Çizelge 1 Urla'da toplam. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir. 1975'te 22.6 74. Küçükkaya.0 61.0 39.0 42.0 80.pdf . 19.0 45. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini.0 58.0 40. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır.0 55.774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49.0 73.0 45.0 51.0 20.0 55.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1). Bu dönemde.tr/bolgesel/keas-I.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür. % 46’ya (1950) çıkmıştır. Yelki. Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır. Bu dönemde.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir.548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19. 2001).0 26.0 28. 15.309’dan 22. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir. Kent nüfusu 23 yılda 1.0 72.5 42. kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır.4 25. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup. Kızılbahçe.

balık lokantaları. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır.pdf . Zeytinalan mahallelerine verilmiştir. tarım. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. 1990). 1990 sayımından önce. 119 http://ekutup.dpt. kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı. 1992). İskele. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. hizmetler. Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir.gov. ticaret. 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. havlu. sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu. çay bahçeleri. mandalina. Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. börülce. İçmeler. şapka. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır. deniz gözlüğü. merkezin güneybatısında. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates. bamya. Denizli-Çeşmealtı. inşaat. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. Urla.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca. çiçekçilik. biber. Çeşmealtı. terlik. patlıcan. İskele. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. İzmir iline bağlı. tütüncülük. Zeytinalan. güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların. turfanda sebzecilik. Sonuç olarak. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. mayo. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği.

Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar.gov. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. derece doğal sit.dpt. Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. 1997). Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1. 1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış. derece arkeolojik sit. Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. binalar bulunmaktadır. Hatta. 120 http://ekutup. otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır. tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir. Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır.pdf . Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. 400 hektarı III. plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez. 250 hektarı I. sürekli değiştirilen imar yasaları. Ayrıca. 2001). konforlu ulaşımı sağlamıştır. Cilt I Otoyol. 2002).tr/bolgesel/keas-I. Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde. kentsel saçaklanmalara. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi.1997). yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. derece arkeolojik sit alanıdır. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir. İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir. Bunun 750hektarı I.

gov. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. Zeytinalan. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması. deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. plansız yapılaşmalar. Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır. ikinci konutlarla adını duyurmuş. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. Bunun yanısıra. Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır. Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır.dpt. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. hızla artan ikinci konutlar.pdf . SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın. arazi spekülasyonlarının artması. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur. 121 http://ekutup. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir. Yücesahil. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. İskele. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler. Özellikle Çamlıçay. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması.tr/bolgesel/keas-I. Uygulanan anketlerde. Öte yandan. Cilt I 3. kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar.

M. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. İskele. tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır.Ü. E. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Emiroğlu.tr/bolgesel/keas-I. Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir. Çeşmealtı. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. No 3. (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. Emekli. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ». 179-198. B. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. Ankara.Ü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1991). KAYNAKLAR Buttler.pdf . 2002). G. Ankara. güzel. Ulusal Konferansı. Çünkü son yıllarda. Atatürk Kültür. bilinçlendirilmesi. prefabrik tesisler. Edebiyat Fakültesi Yayını. G. Bunun birlikte. Sayı 2. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. W. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. son söz olarak. 201-209. Çerçi. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. S. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. 207213. Emekli. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. Environmental Conversation. Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır. Yayın No 2365. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. Kıyıların yeniden düzenlenerek. Coğrafya Araştırmaları Dergisi. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli.Ulusal Konferansı. İzmir. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. turizm çeşitlendirilmelidir. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. Sayı 6. ve M. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. Vol 18. Yücesahil. İstanbul. İ. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. Ankara. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı. 227-256. 547-558. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır.gov.dpt. Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. 122 http://ekutup. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi. R. Darkot.

Cilt I Gülez..tr/bolgesel/keas-I. (2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. Ulusal Konferansı. Ankara. N. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. 85-91.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1977) “Tatil evleri”. Özgüç. İstanbul. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler. S. Urla.Ü. D. İ.İ. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. B.pdf . Mater. Edebiyat Fak Yay.E. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. İstanbul.T.dpt. Şehircilik Dergisi. 71-74. Ü. 123 http://ekutup. Sayı 14.gov. İ. No 2863. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”.

tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 124 http://ekutup.gov.dpt.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

gov.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Cilt I 125 http://ekutup.

Ancak. Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1. Çiftçilerin toprak.pdf . aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır. üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir. Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram. 2. Kentle sınırlı kalmayarak. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir..gov. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede. bölgelerin.tr/bolgesel/keas-I. ODTÜ. ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir. dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise. 2. Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir. Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir.dpt. Mimarlık Fakültesi. Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1. Ticaret.

ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. 1986). bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. kendi olanakları. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. Bu değişim yerelin potansiyeli. 2. 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. Buna karşılık. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde.dpt. Nitekim. mekan hep ikinci planda kalmıştır.pdf . birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir.gov.tr/bolgesel/keas-I. 127 http://ekutup. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği. 19. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir. bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır.2. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini. Bölge biliminin gelişmesi. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında. kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir. Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval. Fransız deneyimi ise.

politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını. Şekil 1’de II. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup. kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır.1. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir.gov. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük.tr/bolgesel/keas-I.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır. BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR.dpt. Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3.pdf . özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir. Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu. 3. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır. İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği. Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir.

Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur. 1948. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover. bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır. 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. bu açıklamada yer almaktadır (Storper.pdf . Diğer bir deyişle. Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller. Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.çeşitlilik d. İşbölümü. Ancak. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir. sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır.dpt. Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır. Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması . 1949 ve 1956). Berry. Yer Seçimi Kuramları (Alonso. Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik . Sosyal adalet . Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. mekansal özellikler belirleyici değildir. 1966.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur. Mekansal kademelerin oluşmasında.dış katkıların katkısı ile büyüme c. Ancak. a. Yerel kaynakların etkin kullanımı . Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. Bu ölçekte 129 http://ekutup. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. 1989). 1986: 179). Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir.gov. kademelenme. karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır. Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir. işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle.makro ekonomik verimlilik b. Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski. ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. Isard. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır.

politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur. ölçek.tr/bolgesel/keas-I. Yanısıra. Ancak geliştirilen çerçevenin.pdf .gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır. Ancak. Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir. 3. 734-736). Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır. dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır. ölçeğe göre getiri. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır. Albertsen. Cilt I ortaya çıkan çözümleme. planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım.dpt. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. 1990. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur. düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II. Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir.2. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999.

1984. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır. 1984). örneğin çevre kirliliği. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel. yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır. Ancak. Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların. 1989). Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur.gov. Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco.1990.pdf . bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta.dpt. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken. bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. 2. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. Ancak. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir. sosyal ve kültürel özellikler.tr/bolgesel/keas-I. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. 1987: 190). Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır. Daha da ötesi. Storper.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Urry. Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım. Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları. 1986. 1993). Scott. Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken. 3. başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr. Stöhr. 1986. 1987). 1996. 4. farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek. Storper ve Scott. yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. 1.

giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır. 1985). Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir. 7. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır. 10. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir. 9. bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir. Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların.tr/bolgesel/keas-I. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken. hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken.dpt. 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 11. 6. Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır.gov. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur. Bu çerçevede 132 http://ekutup. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır.pdf . bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. 5. Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak.

gov. 1986). Brusco. 1990. Ancak. araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. Yeni oluşumların tartışılması.tr/bolgesel/keas-I. Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz. gelişmelerin özenle izlenmesini. mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. Diğer bir deyişle. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. 1991. İlişkiler mekan bağımlı değil. 1990). Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. Bu 133 http://ekutup. 1987). 1986). Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir. bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. Storper. bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur. 3.pdf . bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir. artı toplamlı ilişkilerdir.3. firmalardan oluşmaktadır. Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. 1990. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır. Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr.dpt. Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello. Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. 1987. Örneğin. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim. Kademeli bir ilişki yoktur. Doeringer ve diğerleri. Miller ve Cote. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir. Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. Ancak.

dpt. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. Cilt I teknolojik değişim. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar. Buna göre. 1999). 1998. Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler. bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir. 1997). ticaret ve sanayi odaları. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. Scott ve Storper’e (1988. Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir. Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup. araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir. Landabaso. Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler.gov. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk. 3. Cooke and Heidenreich. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır. ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak.tr/bolgesel/keas-I. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. Ancak. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri.pdf . Oughton and Morgan. 1987). Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir. Bölgesel düzeyde ise Cooke. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar.

doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı.dpt. öğrenme. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. sosyal iletişim ağlarının. ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. Diğer bir deyişle. Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır. sözsüz bilgi. 4. güven ve karşılılıklığın.tr/bolgesel/keas-I.gov. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. Nitekim. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir. Cilt I Bu bölümde özellikle II. 135 http://ekutup. sunulan örneklere zenginlik katarken. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir.pdf . Bu nedenle. bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. üretim kültürünün. Örneğin yerele gömülü bilgi. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? . Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı. Nitekim. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. Daha da ötesi. kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir. özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir. Nitekim. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. Diğer bir deyişle. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde.

Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir.gov. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir.pdf . Ancak. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması. Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların. En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık. 5. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik. Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir. Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması.tr/bolgesel/keas-I. kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2).dpt. 136 http://ekutup. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır. Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. 1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu. Bölgesel politikalar. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yetersizliğini ön plana çıkarırken.

Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür. Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir. 137 http://ekutup. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken.tr/bolgesel/keas-I. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir.gov.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. II. İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir. Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış.pdf . yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar.

Almanya. Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika.Danimarka.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Buna karşılık. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir.gov. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile. Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte. İsveç. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır. Estonya-PolonyaSlovakya. Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur. Belçika.dpt. Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup. Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir.

Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır. Cilt I gibi. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis. POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı. Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar.pdf . Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı. 7. az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır. ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. 2000). 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup.gov. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3). Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir.tr/bolgesel/keas-I. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır. 6. bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur. Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir. Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir.

Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin. Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor. İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken. her şeyi piyasa 140 http://ekutup. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde.dpt. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa.tr/bolgesel/keas-I. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir. Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır. gerek bakış açısının yenilenememesi. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir.pdf . uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. Ancak. geleneksel politikaların. Bu görüş. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor. Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken.gov. gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi. bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir.

Alonso (Editörler). 328-353. J. Cooke. 1989. 116-137.. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. 1985.tr/bolgesel/keas-I. “Location theory” in Regional Development and Planning. L. Unwin Hyman: London.. “Policies for the Development of Knowledge. MIT Press: Cambridge.. M. MIT Press: Cambridge..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. 38-63. 112. Claval P. UCL Press. Keeble. Cambridge Journal of Economics.. Braczyk. Alonso (Editörler). July.. “The region as a geographical. G. 184-202. Brusco S.. KAYNAKÇA Albertsen N.. Environment and Planning D: Society and Space. E Wever (Editörler). Changing Face of Urban Britain: Localities. Research Policy.. 1987. 475-491 Cooke. J. B. Camagni R.gov. 729-747. 159-172. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World.. ve Extebarria. “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo. Progress in Human Geography. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. vol. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir. economic and cultural concept”. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. H-J.. 1966. Alonso W. Friedman ve W.pdf . Conti S. 6. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada. "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". International Social Science Review. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. in New Firms and Regional Development in Europe. J. 1997. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak. 23. ve Capello R. London. 1986. Belussi. 78-106. Cooke. D. Croom Helm. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir.dpt.. P. P. F. 339-365.intensive Local Production Systems”. Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. P. Berry B. London. “Postmodernism. 26. 1998. ve Heidenreich. 1990. (Editörler). Christaller W. post-Fordism and critical social theory”. 1964. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”. London. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda. W.G. Central Places in Southern Germany. Friedman ve W. 1988. 9. 1993. Uranga. 141 http://ekutup. 1964. Stöhr (Editör) Mansell. 1999. Bradbury J. Prentice Hall: Englewood Cliffs. M.

Oxford: New York. space and flexibility: The social regulation of uneven development”. 1987. 1986. K. J. M Storper (Editörler). A.. R. M.. ve Sabel. Oxford University Press: New York. B.. “Learning Economies.. 1984. The Location of Economic Activity.. International Social Science Review.tr/bolgesel/keas-I. Allen Unwin: London. “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. 1987. Peck. Lexington: Lexington MA.. Garofoli G. E. 1948. M Storper (Editörler).. M.. Landabaso..dpt. Storper. “Time. 1949. ve Johnson. C. International Social Science Review 112. 3-15. 1991. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production. F. 31. 85-101. Allen Unwin. Work and Territory A J Scott. Innovation Systems and European Integration”. 1986. Piore. A. ve Topakian G. “The general theory of location and space economy”. M. Dunford M. Gregersen. International Journal of Urban and Regional Research. ve Tickell A. 1956. 476-506. C. ve Tabb. 1990. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”. Terkla D. Kuklinski. 1988.. P. W.McGraw-Hill: New York. ve Storper. The Second Industrial Divide. Sawer L. Ve Cote. A. the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”. 16-35 Miller.Basic Books. M. New York. Invisible Factors in Local Economic Development. 479-490.. “Production. “Flexible production systems and regional development. M. 299-316. XX. B. M Dunford (Editörler). International Journal of Urban and Regional Research 12. 1992. Isard. 1999. Regional policies: experiences and prospects. “Theories of regulation”.. Quarterly Journal of Economics LXIII. M. Learning regions in Europe: Theory. ve Scott. 1992.pdf . C. J. 1996. Cambridge: Masschusets. 1997. 297-321. 1987. J.... Scott. 1987. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. Regional Studies. Isard. Scott. London. Work and Territory A J Scott.gov. Oughton.. W. ve Morgan. Cilt I Doeringer B. London. Environment and Planning D: Society and Space 8. W. A. J. Location and Space Economy. 173-186. G. Belhaven. 215-232. Staber. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. U. Hoover. 112. 142 http://ekutup. A. K. 171-186. vol. Growing Nex to Silicon Valley.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Austin August 30-September 2 Lipietz.. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri.

857-864. 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. 34. “Survey 12: Society. 435-444. 1987.pdf . W. 187-197. Urry. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France. 13. Regional Studies. 143 http://ekutup.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. International Social Science Review. Environment and Planning D: Society and Space.. M. B. 112. B. Stöhr. ve Collis. M. 2000. “Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”. Regional Studies. International Journal of Urban and Regional Research. 1989. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”. 433-455. 27. W.. 1990. 273-305. Storper.. Italy and USA”.. J. M. Stöhr. space and locality”.9.. 423-444.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Storper. 5. 1993. D. 1987. external economies and crossing of industrial divides”. Cambridge Journal of Economies.Mansell: London. C. “Regional economic development and the world crisis”... Webb.gov. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. Storper.

dpt. Cilt I 144 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.gov.

Cilt I 145 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.tr/bolgesel/keas-I.pdf .gov.

pdf . Cilt I 146 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.gov.dpt.DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme. Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü. Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yine bunun bir parçası olarak. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES). sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup. Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken.dpt. sağlık. politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı. Ancak. Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte. ekonomik açıdan özde sermaye birikimine. ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular. Bu nedenle. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu.. gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı. içerik ve nitelik değiştirdi. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi. Böylece büyüme.pdf . kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. eğitim. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma.gov. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten.tr/bolgesel/keas-I. aynı zamanda. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1. ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu. çok boyutlu. sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde. DEÜ İİBF. azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. 1980’e kadarki yaklaşımlar. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı. bu kez bilginin üretirken. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET).

insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. kendi içinde sosyal. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir. Bu yaklaşımda toplumsal sistemler. 148 http://ekutup. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir.tr/bolgesel/keas-I.pdf . 2. dağıtım ve tüketiminin. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken. insanların davranış. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. Başka bir deyimle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da.gov. Cilt I çalışıyorum. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların.dpt. Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim. politik. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor. ekonomik. Bu nedenle. kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır.

sistemleşme. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor. genelde uyumlu sistemleşme. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. 149 http://ekutup. tek düzelilik ve istikrar yerine. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir. kaos teorisi ile açıklanır oldu. iskelet yapısı. Madde ve evrenin. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. düzenli. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. Kısacası.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri. fizyolojik yapısı. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar. dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında. Bilindiği gibi. belirsizlik. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. doğadaki. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. Cilt I Bu nedenle. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden. bir birinin işlevini üstlenmese de. determinist ve öngörülebilir niteliktedir. birbirine paralel. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri.gov. Her biri ayrı işleve sahiptir. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. Analoji olarak ortaya koyarsak.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. istikrarlı. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı.pdf . belirlilik ve istikrar yerine. tek yönlü. Newton yasaları bilime. yalın. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi. bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. yapı ve süreçler. insan bünyesinde sinir sistemi. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. Sistem. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte. Ancak bu öğelerin her biri. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. Gerek makro. 3. sindirim sistemi. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü.dpt. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı.

neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir. Aksine. kurumlaşma.tr/bolgesel/keas-I. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu. kesikli. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz. Bu paradigmada araştırmacının. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı. dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma. Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. Kaos Teorisinin. Araştırmacının. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. zaman. söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. Oysa. literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. ağ bağlantılarını farklı düzey. dönüşlü. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü.pdf . Daha önceleri. 150 http://ekutup. karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. BAĞET Paradigmasında. Toplumsal bütünü. zıtlıkların. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum. standart tek düze ve determinist değildir. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. şekillenme. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. yapı ve süreçlerin. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. Burada. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor.gov. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay. örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor. belirsiz.

4. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler .Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak. Cilt I 4. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu. Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar.Yapılar ve Süreçler. sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor. bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler. Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir. 151 http://ekutup. 2. yapı ve süreçlerden.Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend). Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1.tr/bolgesel/keas-I. belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır. Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz.Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu. zaman içinde gerçekleşir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde. 4.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği).Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi.gov. 5. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir. Evrilme. Toplumların zaman içinde evrilmesi. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi. 3.dpt. katı belirlenmiş sistem. Zaman sürecindeki bu şekillenişte. daha esnek ve çeşitlenmiş sistem.1. Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır.pdf . 4. yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar.2.

örneğin bölge ve kentin nüfus. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir. önemli ölçüde. belli bir tarihsel birikime sahiptir.tr/bolgesel/keas-I. bölge içinde belli bir konuma. mekan biliminin analiz düzeyleridir. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa. Nasıl ki. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır. Bu düzeylerin her biri. bölge. Örneğin her kent. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken. toplumsal bütünün analizinde. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. bir köyün olduğu kadar bir kent. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir. sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tarihsel birikimde. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken. 4. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem. Örneğin bir İstanbul. nüfus yapısı. Mekan analizi. belli bir kent yapısına ve diğer kent. Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir. Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. politik.pdf .gov.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. alt yapı donanımı. yapılanma ve süreçler.dpt. 152 http://ekutup. kültürel. ekonomik. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. Buradaki etkileşim ağı.

Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. Düşünce insanla ilgilidir. sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım.mekansal birim. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. üniversiteler. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır.5. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. Bilgi çağında örgütsel. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı.Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin bir kent ekonomisinde. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. ekonomik çıkarları. Bilgi toplumunda ise.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim. politik ideolojileri. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi. ekonomik açıdan sanayileşme.pdf . organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. Bu anlamada bilgi çağında. 4. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur. Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir.4. kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir. davranış. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır. etkileşimi yansıtan açıklığın. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı. Bilgi iletişim çağı ise. bilişim. bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. dünya görüşü ve eğitim durumu. kapalı-bağımlılıktan. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken. Başka bir deyişle. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika.dpt. 4. İnsan. örneğin bir kent. küresel ilişkilerdir. hizmetleşme. Teknoloji. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı. Açıklık.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Oysa bilgi uygarlığının referansı.gov. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler. kültürel açıdan değer.

kurumlar. bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. Bu nedenle mekanik paradigma. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır. Mekanik paradigmaya göre.gov. kurumsallaştı. mekanik düşünce idi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 154 http://ekutup. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı. Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. birbirine göre nitelik farkı. Ancak bu yaklaşım. parlamenter politik sistem. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir. madde ve canlının. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti. yapılaşma ve işleyişine yol açtı.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. Sermaye ve bilginin. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. içerik ve nitelik olarak değişti. yapılar ve süreçler getiriyor. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. Oysa bilgi çağında. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda. Burada yeni üretimin. modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. yapılanması ve işleyişi söz konusudur. yani sistemleşmesi. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. Cilt I insanların yaratıcılığıdır. Ancak yeniliğin riskler içermesi. yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. değişimin. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir.dpt. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı.pdf . diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. sermaye birikimi yerine. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma. 5. İnsanların. Sanayi toplumu ve uygarlığı. kurumsallaşması. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı. yenilik değil. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler.

sosyal alanda işbirliğine dayalı. kurum ve örgütlere. kıt bir üretim faktörü olarak. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı. stok olarak akışkanlığı olmayan. Bu nedenle bilgi toplumu. Bu özellikler.gov. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. politik alanda örgütlü. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. ekonomik gelişmenin. Toplumda. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip. Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. katılımcı demokrasi. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. yaratıcı insanlara dayanırken. yaratıcılık. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. tüketirken de.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. Cilt I Ekonomik alanda sermaye. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi. örgütlenme. Sürekli yeni bilgi üretimi. Bilgi çağının kültür. üretirken de. yani mikro birimlere bağlı kalması. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. Öğrenen birimler arası işbirliği ise.pdf . paylaşımla sinerji yaratan. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması.tr/bolgesel/keas-I. Öğrenme. akışkanlığı yüksek. Yenilik üreten. paylaşırken de çoğalan. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. Oysa ki bilgi. bilgi birikimi olarak.dpt. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini. Ar-Ge. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. sürekli yenilik demektir. kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı. sürekli yenilik üreten. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. 155 http://ekutup. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. paylaşımı. işlenmesi. yenilikçi girişimciliğe dayalı. Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı. tam aksine insanla bütünleşik olarak. öğrenen örgüt. Bu sistemlerin işlerliği için. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. kapalılığı kabul etmeyen. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil. Ekonomik alandaki yenilikçi. sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi. insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. öğrenen insan. öğrenen kurum. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması.

dpt. teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. Girişimci. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken. Ar-Ge. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. Üniversite . haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. bilgi. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi.pdf . Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. personel. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir.tr/bolgesel/keas-I. Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. Bu nedenle. kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir. Gelişmenin. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup. Kentin kendi altyapısının (doğal. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çevresindeki fırsatları. Değinilen ögeleri. kentsel sistem. Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan. yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. Kamu – özel.gov. maddî. davranışsal özellikleri. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici. Kentlerde. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin. sürükleyici ve belirleyici olur.işletme. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı. sermaye. rekabet ve cazibe avantajı. kurumsal. bilim. kentsel. malhizmet. kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. Ar-Ge örgütlenişi. mekâna taşıdığımızda yerel birim. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması. Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için. Cilt I örgütsel. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji.

yerel iletişim kanalları. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir. belediyeler.öğrenim kalitesinin. işletmeler. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. Yenilikçi girişimcilik.tr/bolgesel/keas-I. Girişimciliğin “yerel” olması. İşgücü kalitesinin. evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme. kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir. İletişim kalitesinin. Yerel fırsat ve potansiyelleri. Kamusal yönetim kalitesinin. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir.pdf . Çünkü kentsel kalkınmada. üniversiteler. kentteki insanlar.dpt. Yenilikçi bir kent için.gov. üretim süreçleri. Bunun için. iş fırsatları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. 157 http://ekutup. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir. yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği. Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. Ancak bu dinamiğin yakalanması için. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için. Kentsel gelişme için. Kentteki eğitim . Kentsel gelişmede. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir. çeşitliliği. kalitesi. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. sosyal gruplar. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. örgütler.

kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. artık merkezî yerler modeli yerine. gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. Cilt I yönetim teknikleri. öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. karşılıklı mal. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır. 158 http://ekutup. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. Ağ-kentler. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği.tr/bolgesel/keas-I. Esneklik. Kentsel kalkınma iklimi için. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. Zira gelişmenin odak noktası. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. eğitim. nüfus büyüklükleri farklı. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Bu durumda gelişmenin sürekliliği.gov. ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor.dpt. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması. hizmet. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı. öğretim. yerel girişimcilik. insan ve sermaye akımına sahiptir. ekonomiye. yaşayan insanların değerler sisteminin. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. sosyal değişime. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler. kendi içinde çeşitlenmiş. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. Bu sayede bilgi bazlı araştırma. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. bilime. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan. merkezî hizmetler yerine. yerel potansiyellerin (yerel kalite. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. yatay örgütlenmiş.

kentin yakın çevresi. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır.gov. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. tanıtan. katılımcı biçimde örgütleyen. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran.tr/bolgesel/keas-I. kent sisteminin gelişim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kent Kalkınma Kurumları. öğrenen kent kültürü olarak bölge. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır. kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi. ulusal arka plan olarak ele alındı. geliştiren. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır. bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu. 159 http://ekutup. Kent Kalkınma Kurumları. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak. Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir.dpt. Bu yaklaşımda. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. Bu yaklaşımla. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için. 6. Bu görev için.pdf . analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır. yenilik üreten ögeler.

B.B. 21.gov. Gör. yüzyılın temel karakteri. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur.F.tr/bolgesel/keas-I. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır. Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.F. Denizli Bilge AKÇA Ar. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü.B. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir.F. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri.. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda. bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların. Ayrıca. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin.İ. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. üçüncüsü. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi. ikincisi. Kınıklı. Pamukkale Üniversitesi. gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır.Dr.pdf . ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı. İ. sermaye hareketlerinin artışı.dpt. Pamukkale Üniversitesi. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır. Pamukkale Üniversitesi İ.. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur. yarı mamul. Kınıklı 1. İ. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. Birinci yönü. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi. sermayenin. petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”.İ. Bu 160 http://ekutup. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır.İ.. Petrol krizleri. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler.

Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. 2. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır). değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak. üretim. yalnızca kültür alanında olmayıp. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere.tr/bolgesel/keas-I. Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre.dpt. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. pazarlama vb. Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür. aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin.gov. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir. Bir bakıma. pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. kendi kültür öğelerini aktarırken. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar. ekonomi alanında da kendini göstermektedir. Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur. Bu durum. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır.gibi). Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması. Hatta. Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. Böylece. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir. Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar. ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı.pdf . Oysa. YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler.

etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir. belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. 1997). “dış kaynaklardan yararlanma”. Şebeke organizasyonlarla artık. belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan. Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler.pdf . daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. 1991: 105). küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet. belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin. iş birimleri”.gov. Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen. 162 http://ekutup. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır. sanayileşme tecrübesine sahip.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. Böylece. Böylece. sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli. iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunları pazarlayan işletmeler yerine. Bu durum. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur. üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler. 1998: 521-522). küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır. hammadde ve uygun işgücüne sahip olan. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir. tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. 2000:6).dpt.tr/bolgesel/keas-I. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp. işletmelerin “fordist dönemden” kalan. Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler. dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli.

dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2).pdf . ama buradan beklenen sonuç. siyasi. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye. “fiyat”.) yetenek ve kapasitelerine göre. daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir.gov.b. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını. özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri. Böylece. gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar.tr/bolgesel/keas-I. Başka bir ifade ile. ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. 163 http://ekutup. gerçekleşir ya da gerçekleşmez. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır. ekonomik. kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde. “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. Bu çerçevede. Bu yönüyle küreselleşme. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. belirli bir ürün için başından sonuna kadar. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine. Bu bağlamda. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken. pazarlama. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna. teknolojik. siyasi. Bu anlamda. dağıtım v.dpt. mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. ürünün piyasaya sunumu. (tedarik. Ancak. müşteri duyarlılığının “maliyet”.g.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler. üretim. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. Küreselleşmenin ekonomik. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin. toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir.

881.494. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri. 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi.581 1.08.M.413 60.447.968 120.int.041.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3.320.513 % 4.eu.503.407.9 +0.D.pdf .000 Denizli 432.830.4 +7. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.int.719 450. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D. 20.250 552.351 1.114 113.673 76.38 4. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6. 1 http://europa.321 1.gov. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.06’dır. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A.878.542.956 524.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp.251.188.733.696.862. 20.200.5 -17. 19981 (http://europa.951 3. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi.287 2.397 1.984. 20.2 +5.472 2.729.063 3.073 2.908 1.C.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.tr/bolgesel/keas-I.4 +9.744 2. VF.636 4.3 -0.7 -10. Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını.dpt. A.944.000 6.578 1.51 -17 -12.B.eu.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.6 --+8.135.000 10.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.685 2.804 7.000 10.807.eu.957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16.6 +9.B.643 1495 1.659 97.2003 164 http://ekutup.666.556.D. 2002: 18.08.48 5.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.08.356.Corp.int.992 472.213 1.049 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

pdf . 2001 yılında %67. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70.699 58.524 141. Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta. bornoz. 165 http://ekutup. 2002: 18.503.248 162.729.226.777 70.503. Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.513 AB İhracatı 305.56 26.947.97 67. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133.907. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu.340 % 23.528.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.568. Bununla beraber havlu. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.165.69.801.137 315.gov.580.146.719 450. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir. Zaten.532.907.226.92 25. 2002: 18. başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7).371 115.549 Havlu ($) 130. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.806. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür.146.69 69.dpt.838.956 524.719 450. Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken.932 USD olmuştur.802 352.817.729. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir.137 USD’dir.601 137.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69. Ancak. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4).881. Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305. Görülmektedir ki.513 ABD İhracatı 103. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.155. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.932 % 70. 2000 yılında 315.09 olmuştur.97. 2001 yılında 352. 2002: 20.881.802 USD. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. 2000 yılında %69. Aynı zamanda.617.tr/bolgesel/keas-I. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.648 140.956 524.370 165.

03% 4. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma. finansal. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri.67% 72.73% 58.86% 94 28.11% 28. daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz.57% 71.81% 100% Sanayi Grupları Gıda. Versace vb (Bardakçı. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya. 2002: 168.dpt. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas.57 gibi küçük bir orandır. Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Petrol.33% 73. LC Waikiki. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler.17% 6 8 9 11 97 181 35 42. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını. Kömür. yer kürenin “ötekilerini”. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken.2 44. 2002: 169. Pierre Cardin. dünyanın büyük dev şirketleri. özellikle tekstil sektörü. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre. Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.57% 5 28. bilişim.pdf .57% 14 24. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler.57% 141 2 4. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”.76% 3.50% 14 26. Cote D’amuor. 2003:8-9). ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki. Walt Disney. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19.24% 24 37.19% 31 2 222 92. Makine ve Teçhizat.43% 66. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik. Calvin Klein. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt.4 36. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak. Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. özellikle havlu.gov. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır. Benetton. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak.

Lisans derecesi. Bu çerçevede.51% 21.81% 1. Elbetteki.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23.) 2 167 http://ekutup. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7).34% 34. ama en fazla da tekstil sektörü açısından.47% 3.Lisansüstü derecesi. o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır. Böylece (Tablo 95. 2002: 290. Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.Kauçuk ve Plastik81.82% 3. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y.98% 0.09 Metal Eşya.73% 3.88% 17. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı. ustabaşı. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir.09% 23. formen.Ulaşım Araçları69.dpt.15 Kağıt.İçki ve Tütün Sanayi 62. diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik.gov. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir.36% 9.18% 26.pdf . Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine. 4. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır.16% 2.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya.Petrol. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73. her bir işletmeyi.67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken.00% 14. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda.2 Dokuma.tr/bolgesel/keas-I. Bu bağlamda.14 Metal Ana Sanayi 69.70% 3.Kömür. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır.Makine ve Teçhizat. teknisyen. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73.48% 25.

şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. Küresel kriz karşısında.tr/bolgesel/keas-I. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur. ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. Şebeke organizasyon tipi. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. Bu durumda. kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir. Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin. Şebeke organizasyon. Bu bağlamda. esnek. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. Böyle bir tespit için öncelikle yerel. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir.dpt. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. ilk dikkat edilmesi gereken husus.pdf . Şebeke organizasyon pratiği. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. girişimcilerin. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. Bu doğrultuda. Ancak. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”. Fakat. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. iş adamlarının. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor. bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler. bölgesel. Buna göre “işbirliği” kavramı. üretken. başka mülkiyete esas olacak tarzda. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir. Bu anlamda.gov.

bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki. yeni durum ve olaylara. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır. Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”. şirket evlilikleri “merger”.pdf . sektörel dış ticaret şirketleri. bunun dışında etkinliği. Küçük işletmelerin. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır. Stratejik ortak olgusu. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir. Böyle bir durumda. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin.gov. Böyle olunca da. yönetim holdingleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır.tr/bolgesel/keas-I. Uygulamada görülen.b.dpt. Üçüncü tedbir. Bu çerçevede. Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir. Dördüncü tedbir. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri. ortak girişimler “joint venture”. Belki de. İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. Bunlardan ilki. her işletme. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. Bu bağlamda. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup. yaratıcı düşünce açılımı yapacak. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak. örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını. Uygulamada. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. Ancak. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir. “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. Şebeke organizasyon. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde. ortak üretim merkezleri v. aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. Burada dikkat edilmesi gereken husus.

Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002). Yeni dünya şartlarında. 20. pp.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü. imkan. http://ccs. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir.int. Harvard Business Review. örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını. The Dryden Press. hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına. Denizli.D. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında. 170 http://ekutup. deneyimine ve bilgisine sahip değildir..08. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. (1997). Hiçbir işletme.pdf . Contemporary Approach.eu.M. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir. New York. kaynak. J. patent satın alandan patent satan.tr/bolgesel/keas-I. Bu doğrultuda. yeni bilgi dalgaları. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”. 21. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine. 7: 3.yüzyıl işletmeciliği. http://europa.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında.gov. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. September-October.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Pamukkale Üniversitesi. Seventh Edition. Kuratko Donald F. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192. 3.dpt. Denizli Sanayi Odası. 21. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. Hodgetts (1998) Entrepreneurship. Ayrıca. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır. Denizli. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. Küreselleşme sürecinin. 104-115. Fourth Edition. Wheelen Thomas L.mit.2003. “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. kaynağına. R. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır. Sonuç olarak. New Jersey. başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir. Denizli Sanayi Odası. Prentice Hall.

piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları. sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması. verimli tarım arazilerinin konut.. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. kanalizasyon vb. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi. Pek çok ilde. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir. kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir. Dr.) dahi karşılanamamaktadır.gov. Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir. Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof.dpt. Öte yandan. Kentsel rantlar yüksektir. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. su. uygulanan liberal. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. ticaretin serbestleşmesi. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir. Kayıtdışılık yaygındır. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım. işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. spekülasyona açık.tr/bolgesel/keas-I. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi. parçalanmaya.pdf . kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir.

makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. tarihsel. kültürel.pdf . Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik.gov. harekete geçirilmesine yönelik. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır. İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş. Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. Piyasaların yetersiz kaldığı. yüksek katma değer ve istihdam yaratan. Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur.ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. ekonomik. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması.tr/bolgesel/keas-I. bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır.dpt. Kentlerde salt mekan (arazi vb. teknolojik dışsallıklar yaratabilen. Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir.) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır. beşeri. ulusal planlarla da uyumlu olan. Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. kamu 172 http://ekutup. kredi vs. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. sektörel sorunları (darboğazları. dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi). Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte. Bu yüzdendir ki. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs.) değil. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur. potansiyelleri) gözeten düzenleyici.

tr/bolgesel/keas-I. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2.pdf .2000. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. AB ile ilişkiler sürecinde.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır. Kentsel mekanlar. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir. 173 http://ekutup.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu. Pek çok ilde ise. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. Bu çerçevede. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir. 27. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır. bölge planlarıyla uyumlu. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen. nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36. Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs. Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII.) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış.dpt. bölge planlaması ile ilgili amaçlar.06.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır.gov. firma. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır. Yukarıdan aşağıya. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda. geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır. Karar No:697. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır. uzun süre belli kesimlere (sektör.

kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde. mekansal dağılımın düzenlenmesi. İki ilde de atıl durumda olan tarım. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları. Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek. sağlık.08. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir. güçlü bir kamu desteğinde. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak. Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak. Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle.C. Bu planlardan kamu yöneticileri. DİGEP’de. ve spor turizmi bölgesi. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi. Plandan beklenen. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel.gov. BİGEP. il envanterinin oluşturulması. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da.tr/bolgesel/keas-I. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. Plan. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır.pdf . yerel potansiyeli harekete geçirmek. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını.dpt. Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. T. Plan. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. Bolu’yu doğa. ildeki tüm yaşayanları. doğaya çevreye duyarlı. beceri ve deneyimlerin daha genel.

demokratik kitle örgütleri. Planlar uygulamak için yapılır.dpt. Bu nedenle her iki planda. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının.pdf . kurumsal destek sağlaması de zorunludur. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere. 175 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. Önerilen stratejilerin. rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür. gönüllü kuruluşlar. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir. hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması. Plan hedeflerine ulaşıldığının. Cilt I yönlendirecektir.yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur. kamu önderleri.gov. meslek kuruluşlarının temsilcileri.

Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde. çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP..pdf . 2. Literatürde. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1. genel faktör oluşmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak. Calvin. Çalışmanın amacını. Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle. Calvin.Gör. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken. Öğr. 2001). Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması. karşılaştırma yapmak. diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil. adı verilmektedir (DPT.gov. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi. Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr. 2002). ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı. 81.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. 1996. söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor). Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında. Beykent Üniversitesi 1.. Bolu il sınırları içinde alınmıştır. 2. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup. Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak. 1996. il olan Düzce. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada.dpt. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek. 2002). Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur.

DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür. DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak. Bu çalışmada da. değişkenler kadın. okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir. Son yıllarda. Ancak. başta eğitim ve işgücü olmak üzere. Sanayi ve Tic Bak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Mali Değişkenler. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. Cilt I 1. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2.dpt. Turizm Değişkenleri. Eğitim Değişkenleri. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. gerek AB. Sağlık Değişkenleri. erkek bazında ayrılmıştır. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. Türkiye Bankalar B. Bak. belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır. Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT. Sanayi ve Tic Bak. Çalış. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir.gov. ve Güv.pdf . gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır.

gov.pdf .tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak.dpt. SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.

92 1.07 52. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun. 1996.41 62.72 81.20 2.46 74. Birinci temel bileşen.93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise.40 1.05 76.15 81.90 1. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir.85 73.45’tir. Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir.51 2. Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından.94 1.16 2. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da.32 1.06 1. İnternetin hizmet sektörü üzerinde. Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.75 66. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.67 83. 2002). Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür.11 1. Genel faktör ile 0.tr/bolgesel/keas-I. Toplam açıklanan varyans ise %83.78 52. bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür.83 63.41 10.49 83. ister olmasın. faktör ağırlıkları.pdf .gov. Faktörler ister dik olsun. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar. ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda.17 1.40 79.43 2.21 79.20 67.45 6.97 77.41’ünü açıkladığı görülmektedir. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül.36 3.70 6. 1996).dpt. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak.18 52. kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır. Özellikle. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir.34 1.77 1.56 71.46 1. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır.34 3. Calvin.36 4.20 2.93’tür.83 10.66 3.95 2.22 2. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde.96 52.62 2.45 3. SSK’lı oranı. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir. faktör yükleri (factor loadings) denir.34 2. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT. 1997). Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31.20 3.44 3.90 3.39 1. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT.41 69.

sıradadır.91’lik yüksek yüklemi olan değişken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır. uzman doktor. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla.92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır. motorlu taşıt kooperatifi. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır. temin tevzi kooperatifi. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. tüketim kooperatifi. Genel faktör üzerinde 0. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır. Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması. Kooperatiflerin içinde. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır.87’lik yüklemi olan değişken. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir. cinsler arası okullaşmada. küçük sanat kooperatifi.91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için. 180 http://ekutup. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken.dpt. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir.66 ile 40. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken.gov. (0. konut yapı kooperatifi. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır.85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir.pdf . Genel faktör üzerinde 0. Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur. 0. Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0. Genel faktör ile üçüncü sırada 0. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada. (0.88) SSK’lı oranı. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir. Kişi başına konut elektrik tüketimi. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

kış turizmi. H. H. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir. Bu illerin. California. Turizm. Linda. Kingston. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. eko-turizm. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir. Akgül. Özellikle İç Ege’de Afyon. Barbara. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty.tr/bolgesel/keas-I. 319-347. Afyon. ve J. P. GAP. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması. Kanonik Korelasyon Analizi.. L. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market. Borts G. B. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. Ankara. batı bölgeleri için de geçerlidir. DPT. Tatlıdil. (2001) Using Multivariate Statistics. Oxford University Press. (2002) Factor Analaysis. New York And Oxford. (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. Turizm. University of Nebraska. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. Ray (1965) “Identification of Declining Regions. Isparta. Borts. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir. Faktör Analizi. Özellikle Doğu Akdeniz. New York. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik. Factor Analaysis.gov. kültür turizmi. K. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. Queens University. Calvin. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. Ankara. H. Kütahya. Berry. Cook ve D. Berry.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 50. Kingston. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum.pdf . S. A. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz.. Isparta. Ankara.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. UNDP (2001) Human Development Report. G. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. doğu illerinin aksine. Mersin. güneş turizmi dışında. Areas of Economic Stress In Canada. G. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir. Lincoln. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır. 21-22. January.dpt. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. American Economic Review. geri kalmış bölgelerin sosyo. B. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. 188 http://ekutup. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Kütahya. Ontario. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır.

sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır. Anket formu geliştirilirken. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd. 5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır. istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki. 2. Uşak’ta da görülmektedir. Araştırmanın temel amacı. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır. Bu kapsamda. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir. 189 http://ekutup.pdf . Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma kapsamını belirlemede. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür. Araştırmanın evrenini oluşturan. Anket uygulaması.. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. Uşak İİBF 1. Dr. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın.1’ini oluşturmaktadır. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır.gov.dpt. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88.tr/bolgesel/keas-I. Afyon Kocatepe Üniversitesi. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış. Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır. Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir. Doç. konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir.

Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir. Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup. 3.dpt.pdf . Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir. şirketleşme ile mümkün olabilecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1. %74.8 20. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir. TTK’ya göre limited şirketler. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir.1) üç ortaklı.01.6 oran ile anonim şirketler. Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında. 2. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.8’lik bir orana ulaşılmış olması. limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir.0 Tablo 1’e bakıldığında. İkinci sırayı %25. birinci sırayı %53.2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar. Ancak. Görüldüğü gibi. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur. yeterli sermaye yokluğu. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20.4 .2 53. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır.6 100. Bu. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3. son sırayı da %0. 15’i (%6.tr/bolgesel/keas-I. sanayi işletmelerinin %53. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye. Şirketlerin 71’i (%29.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır.8 oran ile kolektif şirket almaktadır.4’nün limited şirket olması. %20. 3. çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır. Tek kişi işletmeleri. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002. 36’sı (%15. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu.8) iki ortaklı.gov. güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur.

3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1. 4 işletmeyle %1.7 1. toplam işletme içersindeki oranı %2. Deniz Ticaret Odaları. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96. Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir.0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur. 3. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi. üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü.7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada. 3. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir.7’sini tekstil. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği.1’dir. Ortaklı işletmelerin %84. bizi 191 http://ekutup. 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9. işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir.8’ini diğer sektörler oluşturmuştur. Ticaret Odaları.3).6) orandadır.7 1. İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64.7 9.pdf . seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1. 154 işletme sayısıyla %64.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir.dpt. 154 işletmeyle sanayiinin %64.3’ünü oluşturmaktadır. 4 işletme (%1. Rekabet edebilmede temel olarak.7’sini tekstil oluşturmaktadır . 28 işletmeyle %11.7 1.3. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi.tr/bolgesel/keas-I.3 11. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı. 4. Üye olmayan işletme ise 5 olup.3 9. 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1.7’sini makine. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.8 100.3) beşinci sırada yerini almaktadır. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde. 27 işletmede ise %15. Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre. Sanayi Odaları.7’sini.

8 1.pdf . rekabet üstünlüğü sağlayabilirler. herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları. İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4.Der.Der.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64. Ayrıca profesyonel yönetim. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır. “Bir işletmeyi dede kurar. Profesyonel yönetim. Oysa. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir.4 34. 8 işletme de (%3. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir. 77’sinin (%32. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir.9 100. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir.3) cevapsızdır. 1. oğul büyütür. 2. 4. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir. Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı.dpt. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik.gov. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir.2 10. Kapasite planlaması. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır. İşletmelerin %47.9 7. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda.5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için.4) olmadığı görülmektedir.Der. Bu sonuç. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir. 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort.3) kapasite raporunun olduğu. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3. Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları.8 6. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.0 22. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları.

Geri kalan 224 işletme (%94.9’u diğer standartlardır. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43. %65.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber. %71. üçüncü derece öncelikli görülen %16. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5. %34’ü pazar payının dar olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2. boş kapasitesi o oranda düşecektir. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması.tr/bolgesel/keas-I. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir.9) cevaplamamıştır.6’sı bir kalite standardına sahiptir. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen. güvenlik.4) sipariş üretimi. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır. Rekabet avantajı sağlamak için. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür.3) mevsimlik üretim yapmaktadır.dpt. ikinci derece öncelikli görülen %22. Kapasite kullanım oranı. 22 tanesi (%9. 31 tanesi (%13. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir. 4. 20 işletme (%10.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir.pdf . gerçekleşen kapasitenin. %7. %5. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin. Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir.8’i öz sermaye yetersizliğidir. Bunun %15. İşletmelerin sadece %28.gov.1’i ISO 9000 serisi. İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır.2) sürekli üretim. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir. iletişim.2) fason üretim. CE işareti bir ürünün sağlık. 82 tanesi (%34. Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. 3.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir.6’sı TSE-TSEK. 193 http://ekutup.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 4. Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır. Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır. 142 işletme (%53. İşletmelerin %28.9’u dövizdeki dalgalanma.

firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort.5 18.0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup.9 208 18. Cilt I 4. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır.Der.1 100.Der.gov. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre. Tablodan da görülebileceği gibi. 4. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir.tr/bolgesel/keas-I.6 363 211 57 1118 32.pdf . Toplam % 279 24. Ayrıca. 5. 3.dpt.9 5. 4. 2. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Der. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması.

sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir. 5.dpt. %31. 29 işletme ve %12. 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy.9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır. İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup.2).9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir.9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir.Der.pdf . 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12. Çünkü. Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93.2 ile çok küçük işletmeler.9 494 40. 150 işletme ve %61.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.5 57 4. söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır. 1. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli. 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır. işletmelerin %75. 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20. bilgi.Der. elde edilen verilere göre. Bu kapsamda.7). Bunun yanında. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır.2’lik oranla orta işletmeler.3’lük oranla küçük işletmeler. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18.2). 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy.15 işletme ve %6. girişimcilik. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları.gov.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. 5. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır. İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada. Verilerden. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61. 2. işletmelerin %24. Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1. 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan.tr/bolgesel/keas-I.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir.6 1234 100. işletme sayısının azaldığı görülmüştür.0 290 23. Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur.Der. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir. emek. işletmelerde çalışanlar arttıkça. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir.3). Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32. Buna göre.

Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır. Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir. İşletmelerin %1.8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır.7). 2. ankete cevap veren 220 işletmede (%92. 498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır. Bulgulardan. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). üst düzeyde %7.4). Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır.2).7). Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır.9)cevap vermiştir. 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır.2’dir. orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında. Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12.pdf . Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir.6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır. Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8. 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1. Ankete katılan işletmelerin %88. Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür. 10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10. Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir.7). %4. 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16. ankete cevap veren 92 işletmede (%38. Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise. orta düzeyde %14. 5. 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8. 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13). Cilt I yönetimdeki oranı %10.8. Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş.5. Bu sayı 196 http://ekutup. Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta. ankete 26 işletme (%10. kadınların erkeklere oranı.9).9) cevap vermiştir. İkinci derecede yakınların oranı ise. 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82.4). 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14.dpt.6).6’sında 1-3 üst düzey yönetici. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6.3).tr/bolgesel/keas-I. Alt düzey erkek yönetici sayısında. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70. Buna karşılık %50.3).5’tir.4’ü yüksek öğrenim görmüştür.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır.1). Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır. Her üç düzeyde de (üst. Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır. Ankete 33 işletme (%13. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2).6). Üst düzey.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir. Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir. İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında.3’tür.7). 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır.gov. alt düzeyde %28. 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır.

İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir. Son 20-30 yılda dünyada iletişim.gov. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında.3) toplam 5 kişidir.2).pdf .2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır. Toplam 24 işletmede (%10. 209 işletmeden (%87. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır. alınan personelin eğitim. 2 işletmede 2 toplam kişidir. Terör mağduru kadın çalışan yoktur.7) cevap vermiştir.3’üne denk gelmektedir.4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. Terör mağduru çalışan. 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır.1) 101 erkek çırak çalışmaktadır. Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. 5. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1. koordinasyon.dpt. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır.7’dir. Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır.tr/bolgesel/keas-I.3) cevap vermiştir.9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır. cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58.7) tür. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir. 3. 20 işletmede (%8.8).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 197 http://ekutup. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır. Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir. 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır. İnsan kaynakları. 14 işletmede (%5. uyumlaştırma. 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır.8) cevap alınamamıştır. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41. İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır.8). Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar. İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır. Kadın çırak yoktur. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir. insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle işletmelerin. Önceki yıllarda işletmelerde. uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla.. 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır.

6) bir mesleki kuruluşa üyedir. 6. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir.pdf . İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir.7) faaliyet göstermektedir. İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir.gov. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir.7) tekstilde ise 154 işletme (%64.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir.7). 213 işletmeden (%89. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır.5) bu soruya cevap alınamamıştır. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır.8). SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak. Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma. Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10. Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir.tr/bolgesel/keas-I. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını. 198 http://ekutup. Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84.dpt.4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir. Deri sektöründe 23 işletme (%9. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

4) yüksek öğrenim görmüştür. İşten çıkarılanların oranı %26.pdf . İşçi profili: İşletmelerin %81. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23. İşletmelerin sadece %28.9’dur.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir.gov. %6.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir.3’tür.1’dir. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.2) işletmenin üretim şekli süreklidir. Emekli olarak ayrılanlar %14. Hammadde kaynağı olarak. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır. işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. Yüzde 65. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir.dpt. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir. Sonuç olarak. Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak. öncelikli olarak yerel kaynaklar.tr/bolgesel/keas-I.5’tir.6’sı bir kalite belgesine sahiptir. İşletmede çalışan sayısı arttıkça.3’tür. İşletmelerin %12.1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır. 199 http://ekutup. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75. İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2.2’si orta boy işletme. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması. İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır. Üretim şekli: 103 (%43. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir.5’dir. İşletmelerin %94.

3) 5 kişidir.pdf . Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56.9) 42’dir.2). Yönetim düzeyi arttıkça. Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1. orta düzeyde %14. alt düzeyde %28. Terör mağduru kadın çalışan yoktur.3’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69.9). Üst düzey.8. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir.tr/bolgesel/keas-I. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8.5.1) 101’dir. Çırak sayısı 24 işletmede (%10. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında. “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13. stajyer kadın 14 işletmede (%5. üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7.4) 1 kişidir. kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır.gov. 1 işletmede (%0. Buna göre. Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0.4) 61.8) 2 kişidir.dpt. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. 200 http://ekutup.

Farr ve Favero. Siyasiler ve diğer seçilmişler.. 3.pdf . kapitalizm ve devlet. Malecki. 1984: 4). Serbest meslek sahipleri. bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. 2002: 9). hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. Üniversite. 2. İİBF. Bunun yanında. 4. 1993. Piyasa ve siyaset. Bu yaklaşım aynı zamanda. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları. Gül. Moore ve Laramore.. Girişimci-sanayici. 2000.. diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. 9. 201 http://ekutup. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. 2000). ucuz ve nitelikli emeğe vb. yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar. Ünlü. 7. Tees vd. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı. “insanlar. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun. mahalle muhtarları. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri. Toplu taşımcılar. Okullar. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu. 2002.tr/bolgesel/keas-I. 1990: 643-644. ülkeler. Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm. 1990). kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır. 1998).dpt. Kamu Yönetimi Bölümü 1. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar. 12. hammaddeye. Artık şirketler.. özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand.gov. Doç. 11. Yaşanan küreselleşme. Süleyman Demirel Üniversitesi. hem gümrükler. işçi-işveren ilişkileri. 6. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. kamu tüzel kişilerinin yanında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sadece ulus devletler açısından değil. 1999). Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. 8. 10. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. ücretler. İşçi ve işveren örgütleri. hem de mal ve hizmetlere. Dr. 5. vergiler vb. 1996 ve 1989: 203. yerel. 1996: 300-318). Kenttaşlar (Logan ve Molotch. pazara. 1994. Mal-mülk sahipleri.

ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek. Ulusal düzeyde planlama. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması. kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. Cilt I bölgelerin. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. Bu adımlarla. Bu çalışma.tr/bolgesel/keas-I. Aksine. Ayrıca. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. Ancak. yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. Aksine. 202 http://ekutup. Çalışmanın amacını aştığı için. bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır. Bunun yerine. Daha sonra. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. Çalışmada öncelikle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar.pdf . yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. Türkiye gibi gelişmekte olan. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı. bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. yerel düzeyde. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak.dpt. hedef. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır.gov. kalkınma ve bölge kavramlarına.

1998). yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. İşsizlik Sigortası. SYDTF. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir. 2003). Talas. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. Sallan Gül. Örneğin. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır.1. yani yerel yönetim birimlerini.dpt. SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek. AB. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras.tr/bolgesel/keas-I. Yeşil Kart uygulaması. bu bölgelerde yatırımları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak. 2003. 2003 ve 2000. sosyal adalet ilkesi gereği devlet. resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak. ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır. Artık. Ekonomik istikrarı sağlamak. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. asgari ücret uygulaması. işletmeleri vb. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. ya da üretimi. ihracatı vb. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. kenttaşları.pdf . yereli de içine almak. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2. 1960’lardan sonra. Merkezi hükümetler. 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. 2002. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada. ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu. Cilt I 2. istikrar programları. Ekonomik kalkınma planlamasında. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. 1995). 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. de kapsamak durumundadır. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında.gov. yerel düzeyde 203 http://ekutup. ekonomik kalkınma yerel olmak. Gül. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur. Kanun. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. yerel oda ve birlikleri.

dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz. Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen.2. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir. 1994: 101). Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz.dpt. özellikle yerel kamu otoriteleri. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım.2. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını. çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri. önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür. 1994: 65). Bu süreçte. çok daha profesyonelce yürütülen. Bunun yanında. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma.gov. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması.2. yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz. Örneğin. yerel ölçekte kamu. Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını. 1994: 102). yerel düzeyde ekonomik kalkınma. 2. özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. Amaçlar ve Hedefler 2.pdf . 2.2. dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını. dışa bağımlılığı az. ekonomik olduğu kadar. 204 http://ekutup. Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır. daha temiz ve düzenli çevre gibi.1. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini.

1993: ix). Bu süreçte. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. 1994: 134. Burada vurgu. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. 3.dpt. ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak. Bunun yanında. 1986. yerel halkın. gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir. gerek odalar ve birlikler. 2.pdf . Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. geniş ölçekli. Stratejik yaklaşımda. Bu grupların. Kaynakların. 1994: 41. Yerel ya da bölgesel ekonominin. alıntılayan Blakely. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar. kurumsal. olanaklar.1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1993). 1986. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek. 3. OECD. yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD. 205 http://ekutup. 4. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely. 5. toplumsal. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. 3. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. alıntılayan Blakely. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri. 1994: 42-43): 1. fırsatlar ve kaynaklar. Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir. Bingham ve Mier. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. yerel güçler. göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak.tr/bolgesel/keas-I. 1984). “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak. gerek gönüllü kuruluşlar.gov. o yörenin insani. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero.

bu politika türüne örnek olarak verilebilir. 3. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. amaçları. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. vizyonu. yerel yönetim birimlerinin. Dar Kapsamlı Politikalar 3. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır. yönetsel. vergi muafiyeti gibi teşvikler. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir. (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı. Örneğin. inceleme.2. planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık. 3.2.1. 3. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. olanakları ve fırsatları değerlendirme. 206 http://ekutup. bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”). (3) Eyalet hükümetinin. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1.2. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için. 1994). yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması.pdf . organize sanayi bölgeleri kurulması. mali. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır.2.tr/bolgesel/keas-I. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir. işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması.gov. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb. işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama.1.dpt. örgütsel. izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları. kamusal yatırımlar yapılmasını.1.2. yeni bir bina tahsis edilmesi. sorunları ve sıkıntıları saptama. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. öngören politikalardır. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde. serbest ticaret bölgeleri kurulması.

o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz. 1990). ulaşım. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch. 207 http://ekutup. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel. yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir.3. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği. kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. bu tür politikaların getirisi.gov. Ancak. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir. 1996). ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. eğitim vb. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında. 1996). Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir. 2003). Cilt I oluşturulması. tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam. Bu ise. yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. istihdam yaratarak. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman. Levy. Ayrıca. Bu tür kamusal maliyetler. üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir. araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar.pdf . ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dolayısıyla. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise. 1996: 311.2. ekonomik aktiviteler ve sermaye. Ancak. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. 1994: 214). özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. yörede yapılan kamusal yatırımlar. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır. Bu eğilim.2. nitelikli emek. vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. sunulan kamusal hizmetler. daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek.dpt. Eğer. yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır. 3.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca. zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını. 3. Ayrıca. ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch.

Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz. yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan. kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek. Dolayısıyla. Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır. arazi temini. canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir.gov. ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi. yoksul. eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı.dpt. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf.pdf . mali.tr/bolgesel/keas-I. yıkık-dökük. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. Ancak. 3. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir. Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda. yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. Ayrıca. 1983). ama. Porter.4. 1984: xii). 1991: 137. Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. Ayrıca.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak. kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir. serbest girişim bölgeleri oluşturmak. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır.

temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. topluluğun. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı. işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir. garsonluk. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır. çocuk bakıcılığı.dpt. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. 46). Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır.pdf . büyüyen. kayırmacılığı. 3. sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar. Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın.5. Bu durumda. Eğitimsiz. kaynaklar.gov.6. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. Dolayısıyla. Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen. Blakely (1994. Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine. kapasiteyi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar. Bu türden. inşaat işçiliği. tecrübesiz işgücü. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten.tr/bolgesel/keas-I. bölgeler. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi.

olanakların. ve.3.dpt. saptanan vizyon. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır.6. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir. olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır. 210 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. -Kamusal. işgücü piyasasının. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. -Yerel topluluğun. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir. ve. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely. 3. Cilt I uygulanması. -Vizyon. 1994. gereksinimlerin.6.6.gov. -Uygulanacak projeler belirlenir. güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır. amaçlar ve hedefler saptanır. -Siyasal. Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır.2. Levy. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır.pdf . Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır. politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir. istihdam durumu ve olanakları. ekonomik yapının. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır.6. 3.1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1994: 218-221): 3. Maliza. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır. 1985: 86-87. 3. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır.4. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. ekonominin. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır. olanaklar ve fırsatlarla. işletmelerin vb.

-İşgücünün mesleki eğitimi. performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır. Bunun nedeni. ve.6. Örneğin. amaçların genel olması. Bu aşamada. değerlendirme yapma metodu belirlenir. -Altyapının. 3. -Plan uygulamaya konur. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5.tr/bolgesel/keas-I.gov. ve. suçla mücadele. broşür-afiş. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür.dpt. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir. plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. -Bir değerlendirme raporu hazırlanır. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup. 3. Değerlendirme Plan değerlendirmesi. yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir.pdf .6. yazılı-görsel basınla söyleşi. Ayrıca. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. çevrenin korunması.6. ve. Bu veriler. Bunun için. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır.

İzleme süreci.6. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. Ayrıca.pdf . Örneğin. Patton ve Sawicki. gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. Bu değişiklikler. başarıyı ölçmek vb. yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. açıklayıcı 212 http://ekutup. Bu durumda da. istenildiği kadar iyi olmasa da.gov. bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir. planın kullanışlılığı azalabilir. tek bir alan olarak birleştirilmiştir. Ancak. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. Bu değişiklik. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. 1994: 145). 1996). “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur. Bu süreçte. İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. kültürel.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. teknolojik. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. sosyal. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. Bu durumda da çözüm üretmek. mali. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise. Bunun yanında.7. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. Buradaki temel soru. kısacası. kentlerin nüfus. konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. 1996. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak. Bir diğer sorun. Bu süreçte. Bu sorunları aşmanın bir yolu. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. Rossi ve Freeman. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği.tr/bolgesel/keas-I. orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak. Ancak. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu. tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. ekonomik.dpt. uygulanan politikaların değerlendirilerek. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. Bu durumda aslında. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir. plan uygulanırken. bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. 1993: 263. 1992). çünkü. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği. daha zordur. 3.

viii. 2002. özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi. ve Krefetz. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi.2.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması. 1995. işletmelerin. açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması.dpt. toplum liderlerinin. 1995. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi.7. vii... yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi. çok yetersiz olması. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan. Rogowsky vd. 3. girişimcilerin. sosyal sınıflar. iii. Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması. Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için. 1991): i. ii. ve 213 http://ekutup. İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci. kenttaşların. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı. ve. x.7. vi. 1995. Wagner vd. konut stokunun vb. 1996). Bright vd.1.tr/bolgesel/keas-I. 3. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel. 1995.. birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen.gov. Uygulamada ayrımcılık yapılması. Alt yapının.pdf . Etkin kamu-özel sektör işbirliği. Yerel topluluğun insan kaynakları. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3. Merkezi mali. ekonomik faaliyetler vb. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. iv. ix. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği. Devine ve Wright.7. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1. v.

1993: 186). çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir.tr/bolgesel/keas-I. ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir. Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır. 1993: 188). 4. Bunun için. Bunun en önemli nedeni. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. Durum böyle olsa bile.dpt. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan. kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür.pdf . amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir. Sorunun niteliği. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak. Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir. vizyonun. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken. genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. amaçlar ve hedefler vb.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için. kamusal kaynakların yanlış kullanılması. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ. muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. 1993: 207). planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem. ölçütlerin. alternatif planların karşılaştırılmasında. Türkiye gibi gelişmekte olan. Öte yandan. Ancak. çünkü. Günümüzde ise. 214 http://ekutup. 2003: 330-366).gov. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar. alternatif çözüm yolları. Örneğin. Performans ölçütleri. planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde. bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki. Ancak. Bu durumlarda. HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir.

hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler.gov. 215 http://ekutup. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi. vizyonunu “demokratik. 4.1. karlılık. 4. Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik. yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi.tr/bolgesel/keas-I. dışsallıklar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir.2. maliyet. 1993). uluslar arası yatırım çekmek vb.dpt. 1993: 187).1. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. Vizyon Vizyon. Örneğin.1. 1993: 219). Cilt I 4. Daha varlıklı. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. tekno-kent alanları oluşturmak. Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir.1. fayda. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu. Vizyon. yapılabilirlik ya da fizibilite. Patton ve Sawicki. Amaç ve Hedef Tanımları 4. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken. Yüksek teknoloji yatırım çekmek. ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli. yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki. 4.1. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar. Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir.pdf . Uluslararası turizm merkezi olmak.3. alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir. ancak. Bunlar. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş.2. 1982: 32. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise.1.2. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. İstanbul kenti. İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. Örneğin.

alternatif maliyetler (opportunity cost). Nicel ölçüler. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde. suç oranları vb. performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. 1992: 163. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. veri toplama ve çözümleme. bürokratik. nüfus artış oranı. park alanı varlığı. siyasal destek. 362). eşitlik ve adalet.) de planlamada göz önünde bulundurulur. yakınlık. işgücü piyasasına. kullanılabilir arazi. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına. Örneğin. Başka bir örnek daha verelim. 1996: 313. Raimondo. çevre temizliği. konut sayısı. bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir. Bunlar genel ölçütler olup. konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. 1992: 64. hukukilik. proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar.gov. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. dönüşümleri. hakkaniyet. İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. ticaretin ve sanayiinin canlılığı. girişimcilik ve liderlik. konut alanlarına vb. 1993: 187). riskli bölgelere. trafik kazası sayısı. kurumsal bağlılık10. Cilt I hesap verebilirlik (accountability).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness). otorite9. 4. dışsallıklar. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine.dpt. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir. konum7.pdf . piyasa. (Aronson ve Schwartz. trafik sıkışıklığı. altyapının varlığı-kalitesi. 9 10 216 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. toplumdan istenecek değişiklikleri. idari kapasite8. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. ölçülere örnek olarak verilebilir.2. Planı uygulayacak olan yönetim biriminin. 1994: 140. vb. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. 1993: 218-219. ticaret ve alışveriş bölgelerine. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. 8 Teknik. konutların kolay ulaşılabilir olması. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir. kişi başına gelir. hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. Evsiz kişi sayısı. Rossi ve Freeman. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki.2. Patton ve Sawicki. konut başına düşen park alanı. işbirliği. kirada oturan kiracı sayısı. Bu proje için. 148). İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü. fayda-maliyet. Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler.

işlenmesi. Cilt I 5.tr/bolgesel/keas-I. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir. Bunun yanında. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması. Bu durumda. SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir. Bu ise. yerel halkın ve girişimcilerin. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. Türkiye’de de. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. iller. Artık. özellikle son yıllarda üniversite. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. Türkiye’de ulusal. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de. sıvı ve katı atıkların toplanması.pdf . güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir. dönüştürülmesi. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. Dolayısıyla. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. stratejik. Ancak. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır. eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile.dpt. aynı kentsel bölgede yer alan. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması. yöreler. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar. Ayrıca. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere.gov. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da.

Levy. Centre for Urban and Regional Studies. ve James D. Farr. Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change. s. Research and Service. 9-43. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism. Edward G. Newbury Park.” içinde D. J. Farazmand.” içinde S. Mülkiye. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences. daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi. UK. Wagner.” içinde W. Dulupcu. Confronting Poverty: Prescriptions For Change. UK. Sevilay KAYGALAK. John M. Englewood Cliffs.dpt. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. Richard D. E. Castells. 218 http://ekutup.). Manuel (1996) The Information Age: Economy.. Cheryl A.tr/bolgesel/keas-I. Sage Publications.. Russel Sage Foundation. vd.pdf . Logan. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi. KAYNAKÇA Bingham. The University of Texas. Bunu için. New York. 58-80 arasını çeviren Namık Demir. 245-278. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları. Alfa. Mart-1996. Rebecca M. Arlington. Mumphrey J.). Blakely. Urban Revitalization: Policies and Programs. ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach. Aldine De Gruyter. Oxford. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi. anakent ve kent nazım imar planları.).” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. Sage Publications. The University of Birmingham. Birmingham. Kemp. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. s. Basil Blackwell. Campbell (der. Joder ve A.” içinde S.” Türk İdare Dergisi. Calf. Devine. Reading in Urban Theory.). Fainstein ve S. 26 (2) December. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process.gov. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der. University Press of America. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için. Thousand Oaks. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim. Krefetz. Prentice Hall. İstanbul. Inc.” Public Administration Review. T. Blackwell Publishers. Roger L. Gül. Lanham. ICMA. 170-190. Cambridge. New York. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience. (1993) Strategic Planning for Local Government. John R. Arlington. Society and Culture – The Rise of the Network Society. Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass. TX.). Goetz. Elazar (der. Efil.” Urban Affairs Quarterly. Danzinger vd. Inc. (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. (der. Washington D. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development.C. J. 113128. Elise M. ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development. Sage Publications. Joel A. 68 (410). (der. (1994) Contemporary Urban Planning. H. Thousand Oaks. Basil Blackwell. Oxford. Blank. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Temmuz-Ağustos 2001. Hüseyin (1998) “Decentralization. çev. _____ (1989) The Informational City: Information Technology. XXV (229). Bright. Edward J. The Center for Economic Development. 59 (6).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Princeton University Press. vd.” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. Princeton.ve de Uyutuldu). Raimondo. Pearson Education. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies. (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery. İstanbul. Richard L. Chapel Hill. Paul R. Mollenkopf. 21 Ağustos. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri. Patton. TX.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İstanbul. Rogowsky. _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması. Paris. Wagner. Sage Publications. 91 (4).dpt. Rogerson. Edward J. s. TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u. Emil E. New Jersey. (der). New Brunswick.gov. 55 (Haziran Temmuz). T.C. Michael B.C. Cilt I Lynch. Sage Publications Inc. Wagner. Teitz. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. Urban Revitalization: Policies and Programs. Mishel..pdf . Institute of Urban Studies. OECD.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs.” içinde P. Porter ve D. J. Robert G. 16 (1-2).). (1984) “Preface. (1980) Industrial Location and Community Development. Sweet (der. Tees. Malecki. Güngör (2003). Arlington. Inc. 4 Mayıs. Maliza. erişim tarihi 21. C. _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003.” Milliyet. <http://www. 40 (34). Ünlü. New York ve London. 119-153. John (1983) The Contested City. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME. (1992) Economics of State and Local Government. Christian M. 16 (1-2). vd. (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice.org/eplync. Joder ve A.” içinde F. Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri. Edward T.org/content. Mumphrey Jr..” Economic Policy Institute Brifing Paper. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı. Thousand Oaks.” Detroit News. Henry J. ve David S. Center for Urban Policy Research. (der.. 397-411. E. G. Moriarty. Praeger. IULAEMME ve T.1999. W. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas.” International Regional Science Review.2003. The University of Texas at Arlington. 219 http://ekutup.epinet.15.tr/bolgesel/keas-I.” International Regional Science Review. Kent Basımevi. erişim tarihi 4. Thousand Oaks. Fritz W. (1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy. New York.html>. 51-66. “OHAL Teşviki Unutuldu (. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D. 101-106.” Görüş. Cole ve Jay.. Talas. Upper Saddle River. Sallan Gül.08. Ankara. Carl V.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi. Economic Policy Institute. 5. R. Praeger. İmge. Cahit (1995) Toplumsal Politika. Barry M. Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit. University of North Carolina Press. Porter. David W. <http://epinet. Uras. 54-59.

kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir. turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir.. yetişmiş işgücü. 1996). Doç. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd.tr/bolgesel/keas-I.C. Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup. merkeze yakınlık. Bu eğilimlerin etkisiyle T.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. Kalkınma için gerekli insan sermayesi. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir.dpt. Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir. Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır. 2001). coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır. Ekonomik yapıları. Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. tabii kaynaklar. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır. Dr. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur. İşletme Fakültesi. Dr. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir. İşletme Fakültesi. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler.. DEÜ.pdf . GİRİŞ Özellikle son on yılda. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır. muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood. emek ücretleri. İşletme Bölümü 1.gov. Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. DEÜ. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır. mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır.

1981.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. 1984). 2001).dpt. Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. 221 http://ekutup. Saxenian. Bu çalışmalardan hareketle. Özellikle bireyci. İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir. 1999). 1997. Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur. 1998).gov. Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur. Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist. Dahlgaard ve Dahlgaard. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. 1985. 2. Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin. Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir. Pietist.tr/bolgesel/keas-I. Arslan.pdf . Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener.

Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken. zaman ve para tasarrufuna verilen önem. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi .gov. Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur. ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett. Bu değişkenlerden birincisi. ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. Bunlar. işin amaç olarak değerlendirilmesi. çalışkanlığa verilen değer. kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir.dpt. ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup.pdf .Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada.Networkler . özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir. 1997).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

gov. Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. 1985 . yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. Blum ve Dudley. Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). biraz daha az eğitimli. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 223 http://ekutup. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. ARAŞTIRMA 3. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. o yörede doğmuş. Aydın da ortalama 81. Bu bulgu. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. Denizli’de ise 350’dir. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır. Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. büyümüş. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır.1. Güven unsuruna dayanan. 3. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. Aydın için 35’dir. biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. daha çok dış ticaret. ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır. ihtilafların en az yaşandığı. ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir.pdf .dpt. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir. Elde edilen veriler. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. (Weber. Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır. Bunlar. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır. Birbirlerini tanımayan. tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir.

5 31.5 29 60 5.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3.dpt. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.9 % 8.5 % 26 % 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 100 21 3000 347.pdf .23 4.5 % 8.1 Kadın: % 42. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır. 224 http://ekutup.52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81.5 DENİZLİ (n:24) 62.75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.7 25 25 6.tr/bolgesel/keas-I.5 37.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.5 100 13 % Ortalama: 3.95 12 35 20.5 % 48.3 12.gov.

EGEV (2002) Aydın İl Raporu.1 647.756 450.105 496.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 (9) 912.729 98.133 22 -13. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir.687 581 450.717 247.457.952 2.gov.478( 62.0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.7 (19) 243. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır.4 -2.93) 958 1. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.tr/bolgesel/keas-I.196 96. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35.pdf .017 25 2.dpt.3) 1.232 (%22.3 2. Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur.184 912.600 209. Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.827 907. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. 225 http://ekutup.

283 14-21 27 121 959.2 22.218 17. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.010. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383.571 12-40 15 73 848.249 2.8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum.7 38.548 22. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı. EGEV (2003) Denizli İl Raporu. 226 http://ekutup.pdf .445 50.9 36.560 108. madencilik.dpt.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.050 37.gov. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. turizm. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.017 527 20.573 186.000 100. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.000 96.568 436. nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir.821 27.896 399.2 23.523.223 4.346 228. tarım.790 661.898 40.

36 5 6 7 8 9 6.000 1.000 .pdf . Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112.42 1.000 . Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1.17 en az: 1 en çok: 5 2.tr/bolgesel/keas-I.62 .. İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır.05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.000 .75 en az: 1 en çok: 8 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir.000 1.Yurtdışı yoğunluk 7.5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.9 3.Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.81 en az: 1 en çok: 5 3..000 2 .74 1.87 .37 3 4 ..Yurtiçi ilişki miktarı 2.000 1.2 1.85 .0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.Eğitim 227 http://ekutup.6 1.10 2.90 3..74 . Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0.11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3.39 1.000 ..93 2..gov.Yurtdışı güven 8.000 1.62 1.Yurtiçi yoğunluk 3.Yurtdışı ihtilaf 9.Yurtiçi güven 4.88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2.1 25.5 en az: 28 en çok: 225 137.dpt.

Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır.İradecilik 4. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır.48 2.02 DENİZLİ (n:24) 3.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir.86 * 3.96 4.15 ∗0. Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.35 ∗0.06 3. 228 http://ekutup. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0.0 * (t-test .Para ve zaman tasarrufu 3.98 3. Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1. en çok:5) AYDIN (n:35) 1.94 3. Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.51 2.30 ∗p < 0.Para ve zaman tasarrufu 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3.İşi amaç olarak görmek 2.Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5.71 3. İş’in amaç olması 2. Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1.05) ilişkiler vardır.pdf .36 ∗-0.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0. dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması). Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur. Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine.tr/bolgesel/keas-I.05 5. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz.50 ∗0.dpt. Tablo 2. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler. Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir.Sıkı ve çok çalışma 4.gov.

2003. 1986. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. 1994. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır. 1996). bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır. onun sahip olduğu nüfus. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994). Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer. Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen. bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. Burada sorulması gereken soru.dpt. Willemsen ve Poortinga. Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir. ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir. Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. bireyci olan Cenova’lıların. İradecilik. 1997 . Buna karşın son derece bağlayıcı. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. insan sermayesi. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. 1985) uyumlu gözükmektedir. Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir.gov. Lucas. tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. Bu çalışmada. kişinin geleceğini planlamaya. Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din. Greif. kalkınma için gerekli yapılanmayı. Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır. Fijneman. İkinci varsayım. Weber. Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur. 1988) Denizli’nin üstün performansı. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir.pdf . sıkı. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. ihtilafların 229 http://ekutup.

Gerek yurtiçi.9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3. Konuya bu açıdan bakıldığında. Bu durumda.36). ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz. Özellikle. yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (. Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir. Cilt I seyrek yaşandığı. hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir. 1. Nitekim .dpt. yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça. Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir. Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder.Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır.gov. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen.0. İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir.74). İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir. Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. Ancak bu durum sadece güçlü.Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0. İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir. networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır. Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir. Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde. Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür. Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. etki Blum ve Dudley’in 1500. ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0. Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır. Denizli örneklemi gerek yurtiçi. 1. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir.42).37) ve yurtdışı ihtilaf (-0.85’lik korelasyon katsayısından bellidir.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir.11 saatini yurtiçi.74). Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta.75 saatini yurtiçi. Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0.39) miktarları azalmaktadır. Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir.62). hem yurtiçi.87).pdf .6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır.

Journal of Cross Cultural Psychology. G. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz. II. KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı. A. Cilt I gözükmektedir. DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye. Journal of Political Economy.E. Vol. . (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”. Y. Bölgesel Gelişme Stratejisi. Poortinga. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. 27. 31: 321-339 Blum. 9. No.4. Vol. 207-230... Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”.. Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir. Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir. U.. Su Mi Park.5. European Planning Studies. Journal of Evolutionary Economics.”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir. Dahlgaard. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır.gov. 102. Jens J. Total Quality Management. Willemsen. issue 4/5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. Danielzyk. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. (1996) “Individualism and Collectivism”. Journal of Business Ethics. ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. R.. 231 http://ekutup. Vol. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British. 381-402 Greif. Dudley.. Issue 1. L.pdf . İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. M. Dolayısıyla.dpt.. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”.tr/bolgesel/keas-I. Y. Arslan M. Sonuç olarak. ve Wood.9. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”. Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard.P. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir.

J. K. 98:71-102 Saxenian. Journal of Political Economy. (1994) Regional Advantage.1. Vol. A. London. (1984) Culture’s Consequences.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Vol. s.Garrett. Boston: Allyn ve Bacon Kay. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”. 41-52 Swedberg. Cheltenhan. issue ½ Hoefstede. Ç. G. “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. J.AQuestion of Practice”. International Social Science Review.gov. UK Travers. 36. Penguin Boks.. 83 B. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128. Lucas RE Jr.F.tr/bolgesel/keas-I. Sage Publications. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. Journal of (1961) “The Achieving Society”.pdf . J. S. Kağıtçıbaşı. vol.C. Social Behavior and Applications (1-51). Hil Yayınları.3. H. 425-33 Ülgener.dpt. Sociometry. Der Yayınları. M. Milgram. Max. Edward Adgar Publishing. PM. NJ: Von Nostrand Mirels.L. Reinhold Economic Development”. No. J. (2001) “Space. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası. Cilt I Hayaud-Din. (1985).W. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. (2003) The Truth About Markets. Princeton.L. 32 (4) December. R.B. Culture and Economy. London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. S. 232 http://ekutup. Berry. Geografiska Analar. 22:3-42 Mc Cleland. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology. İstanbul Weber. D. 40-44.. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology..78. Harvard University Pres. İstanbul. Mian A. Romer. (1997) “Individualism and Collectivism”. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics.H.. (1990) “Endogeneous Technical Change”. MA Simonsen. Cambridge. Segall ve Ç..

1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla. çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk. Elazığ. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir. Ulaşılan sonuçlardan hareketle. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. sermaye. Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. 1988: 88).tr/bolgesel/keas-I. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Atatürk Üniversitesi. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir.dpt. kişilerin ekonomik sistemde. 233 http://ekutup.. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak. GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle. kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. İİBF. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. Böylece.pdf . yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir. Bunlar (Tekin. riskle karşılaşabileceği halde.gov. dört ilde (Erzurum. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. Doç. girişimci. Girişimciler. fırsatları değerlendirerek. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan. Malatya. Bu açıdan. diğer bir ifadeyle. İktisat Bölümü 1. 2. Dr. 1999: 209). -Bağımsız olma. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd. bir kültür olarak benimsenmesi sonucu.

anketlerin %30. işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir. %6.gov. 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış.tr/bolgesel/keas-I.9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1).2’sinin limitet şirket ve %0. 5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir.pdf . 10-49 kişi çalıştıranlar küçük.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1). Girişimcinin önemli bir özelliği. %24’ü Van ve %19. girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin.3’ü Erzurum. beklenmeyen durumlarda. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir. örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür. 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük. Dolayısıyla. 234 http://ekutup.1. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir.dpt. 2000:295). Bunlar (Coulter. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak. DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır.9’unun komandit şirket. işletmeler. %5. İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48. Buna göre. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. -Yeni iş alanları yaratmadır. 16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında. 3. İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır. %25. Güleş ve Burgess. Yenilikçilik. girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur.1’inin adi şirket. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada. ∗ KOBİ tanımlamasında.4 oranında.2’sinin anonim şirket. 2000: 51-57) 3.9’u Malatya. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık. Bu yetenek. 1997:18). girişimcinin. Bu durum. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle. Cilt I Girişimciliğin önemini. %38.

8 37. 235 http://ekutup.F. 241 74 1 1 N.F. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2). 74. %7.4 38. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N.F.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N.5 oranında tarımsal ürünlerin %17.6 25. Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.9 7.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında. faaliyette bulunan işletmelerin %62. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74.F.F.1 38.8’lik düşük bir farkla %31.0 8. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic. 31. 40 125 81 26 14 286 38 N. bunu %1.2 2.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2). 41-50 yaş grubundakilerin %32.6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M.F.3 23.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 M.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97.Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz. işletmelerin %11.7 0.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.0 4.9. 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9.5 33. 12.9 5.3 17.8 11.(**) 48.F.F.3 M.6 19.4’ünün 1-9 kişi arasında.2 0.8 0.4.2 0. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M. 5. petrol Kağıt sanayi Orm.F. ve mob.3 99. işletmelerin %23.3 99.5 0. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya.F.: Mutlak frekans N.3 0. ür.pdf .4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6. 31-40 yaş grubundakilerin %50.F. İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M.4 22.tr/bolgesel/keas-I. Bununla beraber.3 M. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz. ve Huk.6 0.3 11.3 88. 18 64 121 77 37 N.: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde.4 0.4 6. %33.6 6.dpt.gov. %22.6 ile deri sanayiinin.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3).8 2.F.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M.5 2.56 1.3 0.F.F.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4).4 13.3 14.0) deneyime sahip girişimcilere aittir.9 32.0 8.1).0 0.2 98.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54.00 1. İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Toplam(*) Ortalama S.9 0.6 3. İkinci derecede önemli faktör. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40. %16. 7.96 16.2 2.9 1.6 13.6 34. %54.9 2.3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3).9 23.8 7.3 0.4 4. 3.1 9.38 0.2 40.4 9.2.9 20.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.6 1.4 15. 4.9 3. mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34. % 3.F. üçüncü derecede önemli faktör %13.7 50.1 1.tr/bolgesel/keas-I. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49.50 0.6) aynıdır (Tablo 3).0 34.7 5.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13.14 1.98 0.8 1.1 49. 11 44 44 110 111 320 4 N.0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M.2) ile 16-20 yıl arası (%34.9 80. 3.1 6.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1.pdf .07 0.gov. Sapma 3.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör.1 5.1 2.26 0. %0.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup.2 1.F. 2.9 3. dördüncü derecede önemli faktör.F.dpt.5 4. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13.8 14.5 100 3.6 43. 5. 10 159 4 130 21 324 N. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından.3 1.F. Yine. 25 165 105 29 324 N.8 38 1.1) ne göre daha yüksektir. 3. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları. 6.

2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır.61 1.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir. 4.0 1.5 17.2 0. %48.1 3.72 0. Faaliyette bulunulan alanı seçmede. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak.gov. %5.6 2.5 2. Bununla beraber.57 0.9 2. Sapma 37. 6. Buna göre. 2.9 2.0 4.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi.3 8.0 26.3 74. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.6 3.6 0.3 0. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur.5 14.68 0.5 5.33 2. %43.3 86. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48.47 1. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.6 1.1 27.1 29.6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır.5 57.2 0.2 8.5 45.4 2. İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir.6 20.8 15.95 0. Cilt I çalışmada görme”dir.4 5. Toplam Ortalama S.6 ile beşinci sırada yer almaktadır. 5. 237 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0.pdf . “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37.0 1. birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.8 3.9 1.7 6. 3.9 1. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır.92 6.dpt.74 6.0 ile ikinci sırada.

9 1. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7).5 27.5 7.6 4.2 2. 3.2 31.6 1. Bilgi birikimi ve aile fikri 87. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.6 0. 6.00 Modern girişimci. 0.2 48. 5.3 0.2 5. Sap.9 0.dpt.7 4.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.4 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.75 0. S. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında.32 Yakın arkadaş fikri 9.2 4.3. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”.4 1. 4.3 17.8 2.7 5.9 5.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1. 2.2 23.3 0.6 3.9 3.08 0.1 1.5 4.6 0. Buna göre.2 5.3 1.9 5.50 2.5 1.13 0. 5. fırsatları önceden görüp değerlendiren.28 0.gov.3 28.77 0.pdf .89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1.6 1.72 0.7 ile ilk sırayı almış. 4.6 1.10 0. Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43.5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1.0 4. “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir.3 44. risk alan.3). 3. 6. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.3 39. “yakın arkadaş fikri”. “bilgi birikimi ve aile fikri”. 2. S. “yakın arkadaş fikri” (%9. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları. güçlüklere direnen.5 1. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”.00 0.1 1.7 3.02 0.3 9. %87.6 1.1 0.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5.93 Diğer 0.6 2.12 238 http://ekutup.2 94. Toplam Ort. Sap.9 2.1 3.50 0.39 1. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır. işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.83 0.3 3.tr/bolgesel/keas-I. Toplam Ort.7 16. 3.07 0.3 0. bunu sırasıyla.6 4.9 7.57 0.

5 1. 4. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. 0. 6. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde.84 0. 3. %88.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Rekabet etmede önemli stratejilerden biri.27 Kalkınma Bankası. yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir.2 0. Ancak. Buradan hareketle.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri.8 1.tr/bolgesel/keas-I. Bunu %14. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. Bunu ikinci olarak %3.pdf .9 5.3 0. 3.3 90.7 0. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır.1 ile en öncelikli öneme sahiptir.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup.gov.1 ile “Kalkınma Bankası. Cilt I Girişimci. birinci derece önem seviyesinde.dpt. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88.9 4.37 - KOBİ’lerin. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar. 5. %6.1 1. Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB.82 0.0 2. işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır.00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1. 2003). İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme. S.2 ile “öz kaynak yetersizliği.1 12.3 16. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir. Toplam Ort. Halk Bankası veya KOSGEB”.4.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür. 2. dolayısıyla.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir. Sap. üçüncü olarak %0. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir. üretim faktörlerini (emek. Ancak bu tür çalışmalar riskli.3 1. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır. Halk Bankası veya KOSGEB 3.03 0.

6.01 0.1 1.1 12.4). Toplam Ort.8 6.2 60 2.6 1.6 28.3 1.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6.66 2. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi.65 0. 6.2 6. 3.25 0.41 0. 2. 5.3 2.2 29.2 1. 5.dpt.6 0.2 0.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4.2 1. S. 2.51 1. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir.2 5.9 2.2 7. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında.3 15.88 3.56 240 http://ekutup.2 27.73 0.6 63.9 96 1. S.3 76.7 1.9 3.90 Diğer 4.3 3.6 21.20 0.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1.9).7 6.0 0.3 0.9 1.4 1. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı. Sap. %4. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0. Toplam Ort.41 0.9 1.1 39.pdf . 4.3 10. 3.4 12.00 Halk Bankası kredileri 15.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3.5.1 15.9 2. “KOSGEB” (%3.2 20.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. 14. Cilt I olmaması”.4 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 2.5 0.3 5. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1. %15.98 Diğer 1.gov. 4.4 8. Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi.90 0.76 0.1 2.tr/bolgesel/keas-I.71 SSK prim indirimi 0. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.2 4.7 7.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9). “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.2 3.0 0. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1. Sap.14 KOSGEB 3.3) izlemektedir.2 6.3 0.03 1.3 0. Bunu sırasıyla.3 4.0 10. İhracat teşvikleri 0.

bunun ardından gelmektedir. KOBİ’lerdeki mevcut makinalar. yani. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber. düşünce ve fikir ayrılığı. bu uygulamada.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. örnek kütlenin %46. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın. Oysaki. ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil. tezgahlar. krediler.gov. gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte.3 ile “uyuşmazlık. %1. bunu %16. Çünkü. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen. bankalar.tr/bolgesel/keas-I.6. %0. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. Dolayısıyla. devlet tahvili. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş.2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık. 1998: 271-274).7 ile “toplumdaki algılama. tezgah. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11). makina. döviz.pdf . %12. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı. Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise.dpt. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise. işletmeciler. 2003). beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir. 3. Kefalet. bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir. 241 http://ekutup.

1 9. “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63.3 51 1.02 0.7 24.6 ile “nasip kısmet meselesi”. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1.88 0.27 1.gov.pdf .3 1.25 1. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır.1 ile önceliğe sahip olup.4 0.3 11.9 1. 1. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık.dpt. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0. bunu %27.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16.5 0. Bunlar.7.3 0.75 Toplumdaki algılama.4 0. 3. %8.7 17.6 0.3 olması.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 3. 242 http://ekutup. %13. S. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.3 0.10 46.6 16.3 2. Toplam Ort. 4. 6.3 0.36 0.2 0.65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir. 3.2 3. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. düşünce ve fikir ayrılığı. 2. 5.9 4.1 3.38 0.86 0.3 2.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0.60 12. Sap.3 1.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12). beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık. fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck.3 67 1. 1998: 39). Bu bağlamda. fırsatları ortaya çıkarma.3 1.9 0.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.7 3.3 42.

2000: 329). bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson.6 1.pdf .8 31.6 6. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.4 1.1 1.1 5.6 8. 2. Nitekim. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir. çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak.8 0.5 91. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 1. Toplam Ort.3 0. 3.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1.86 0.3 5. “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması.9 9.74 0.3 0.2 1. 4. 5. Alvy and Less.7 3. Sap. %93.6 0. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8.60 0.3 61.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması.6 21.95 0.1 30. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13).6 17.98 49. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27.9 5.05 0. 13.dpt.1 2.6 2.92 0.3 77.40 0.8. 243 http://ekutup. S.5 15.1 2. Bunlar vizyon.2 15. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. 3.6 20.9 29.gov.50 2. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü. Bölge’deki işletme sahipleri. 6.tr/bolgesel/keas-I.

S. 3. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış.9 2. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir.9 11.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4.93 Yeni teknolojilere geçme 1. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup.9 29.04 0.7 35. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.3 95. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir.90 Ürün çeşitliliğine girme 1.pdf . ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup.3 0.27 0.44 0.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2.00 - 4. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan.3 6. -Genel anlamda. ikinci derecede önemli faktör. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir.3 0.9 59. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.6 0. 6. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1.5 36.7 13. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir. 21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup.50 0. yaşları açısından 31-40 yaş.gov.8 9. Çoğunluğu.4 5. Sap. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”.6 0. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Mevcut durumu koruma 93.70 Diğer 0.8 2. Toplam Ort.3 43. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır. “bağımsız çalışma arzusu”. 2.9 6. Böyle bir sonuç ise. ikinci derecede önemli faktör. 5. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör. Bu sonuç.5 7.0 1.3 0. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması.3 0. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır.58 Yurtdışı pazarlara açılma 0.0 12. mesleki deneyimleri bakımından.8 2.1 16.2 0.97 0.9 0.6 0.2 4.dpt. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir.

dpt. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. Tüm bu sonuçlardan hareketle. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. Dolayısıyla.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. seçeneği izlemekte. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir. -İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir. Bu tercih ise. bir çok küçük işletme. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. “KOSGEB”. birinci derecede öncelikli olarak. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. büyüme sürecine girmekten korkmakta. girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir. -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir.gov. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir. DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. Bölgedeki işletme sahipleri. Bunun bir nedeni. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. Buna ilaveten. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. Böylece. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. 245 http://ekutup.

KAYNAKLAR Ann. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. 6. Öneriler. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”.. Konya. 328-338. Vol. 5.Bilişim Teknolojileri. John L. Müftüoğlu. 295-299. Mahmut (1999) Girişimcilik. başarılı bir girişimcide bulunan.asp?Action=. Echols and Christopher P.gov. 39-40. New Jersey. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. maddi destek. Vol.Hall. Employee Counselling Today. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”.&BilgiNo=5 Littunen. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. Journal of Workplace Learning. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi. 6. Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research. No. 11. Small Business 2000. (20 Ağustos). Vol. 88-100.kosgeb. 13. ancak fikir. No. Turhan Kitabevi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. No. 209-211.tr/BilgiBankasi/default. 2032. 2. Ankara.dpt. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası. Mahmut. Tekin. pp. Hasan K. Thompson. Management Decision. Kendi İşini Kurma ve İşletme. Vol. 2. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. Mary (2001). KOBİ’ler. Konya. Tekin. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. 246 http://ekutup. Vol.tr/KOSGEB/KOSIs letmeler. yeni fırsatlar ortaya çıkarmak.pdf . 38. öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla.kosgeb. Kirk. 6. Journal of Managerial Psychology. pp. http://www.gov. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. Bu arada. Yayın No.. Hannu (2000).. Ankara. 4.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde. Baskı. pp. http://www. pp. Entrepreneurship in Action. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması. John. Thompson. Coulter.asp. pp. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. No. Prentice. E.gov.

kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir. İnönü Üniversitesi. Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. 000’den fazla Babil. ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. Ö. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Roma. Dr. 1992: 15). 1997: 43). Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir.dpt. XX. Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır.pdf . XX. Fransa. siyasi. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır.gov. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. GİRİŞ Kentleşme. Arapça urban ve İtalyanca bourg. 247 http://ekutup. yüzyıllarda nüfusu 100. 6. Syracuse. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk. kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. ve 4. Basit ifadesi ile kentleşme oranı. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle. Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite. İİBF. Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk. 1972: 12).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. İktisat Bölümü 1. Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A. 1997: 9). 1997: 43). Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir.. Kent. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. polis kelimeleri kullanılmıştır.

Weber tarafından yapılmıştır. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. Cooley. 1997: 44). Cooley ve Adna F. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır. Eski Yunan kentleri. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı. M. Korent. TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir. yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk.dpt. Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir.gov. Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir.pdf . 4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi. kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. XIX. İsparta. Sirakuza ve Milet gibi). Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır. 248 http://ekutup. V. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken. Ö. Batı kentlerinde yeniden canlanma XI. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır. Maine ve Maitland. Cilt I 2. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır. Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir. 1997: 41). ve X.tr/bolgesel/keas-I. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır. ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk. İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır.

altyapı sorunu. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken. teknik.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. 1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır. Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır. daha sonra azalan bir seyir izler.pdf .dpt. kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler. 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır. 1964’te dünya nüfusu 3. Kentte yaşamanın maliyeti. 2001: 107-109). bu oran 1955’de %29. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir.org). 249 http://ekutup. arsa sorunu. çevre kirliliği. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir. işe gidip-gelmeler vs. 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır. ABD’de bu oran % 32’dir (www. 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken.2 milyara yükselmiştir ve %11.un. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1960’da %32’ye. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. gecekondulaşma sorunu. Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır. iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır. sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır.5’dir. Örneğin. Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42. Yapılan gözlemler.gov. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı. Cilt I 3. 1965’te %35’e yükselmiştir. 2001: 165). Türkiye’deki duruma gelince. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir. idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır. belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres.

Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler. Cilt I 4.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir. Aşağıda. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir. 250 http://ekutup. Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken. doğal şartlar. 5. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir.gov.1. Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu.dpt. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. 5. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır.2. KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır. Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir.pdf . TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. yer altı zenginlikleri. 5. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. taşıma ve haberleşme imkanları vs.tr/bolgesel/keas-I.

çini ve askeri mal üreten fabrikalar).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır.İstanbul’un eski bir başkent . medeniyet ve ticaret merkezi olması. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. çeşitli silah fabrikaları. deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir. (Topkapı başta olmak üzere. İzmit. T.dpt. sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir. Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir. c. bitki örtüsü. bunun dışındaki elektrik.pdf . 251 http://ekutup. b. Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir. . tarihi. Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. Karamürsel. Türkiye’de iklim. Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır. Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir. Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. İzmir. tramvay. su. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. s. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir.tr/bolgesel/keas-I. Manisa. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. banka. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. Cavdar.gov. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu. 6.

Türkiye’yi de etkilemişti.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız. 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak. Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir.II. Bu planlarda. Genç cumhuriyet idaresi.tr/bolgesel/keas-I. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz. Demir-çelik. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı. 2’de görülmektedir. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı. Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla. 1998: 185).dpt. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında. yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. Beş Yıllık Sanayi Planı. 1973: 40). Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo. 1998: 175). başta İstanbul olmak üzere.pdf . İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu. Balkan ve I. Çünkü. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi. tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru. 1929’da başlayan ekonomik kriz. yolları bile hemen hemen hiç olmayan. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. 252 http://ekutup. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı. kabul edilen 15. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte. 1934 yılında yürürlüğe giren I. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla.

Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur. 1933. Özel 253 http://ekutup. özel teşebbüs. 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler. 1949-50’lerde. ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken.dpt.tr/bolgesel/keas-I. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler. 13. Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir. Z. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan. Bursa. Ekin Kitapevi Yayınları. 1998: 187). 1998: 186). aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. s.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı. Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da. Ankara. Beşinci Basım. Atatürk. Celal Bayar’ın belirttiği gibi.pdf . (1998) Bölgesel İktisat. s. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. Türk Tarih Kurumu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler.gov. Dinler.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için.

1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması. vergi indirimleri.gov.8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir. BYKP Döneminde de sürdürülmüştür. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. “Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. IV. BYKP (1979-1983): IV. 254 http://ekutup. Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır. Bu değişiklikler.tr/bolgesel/keas-I. KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir. Yine bu plan döneminde. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır. Üçüncü Kanun. 1 Mart 1984’te çıkarılan. II. 1998: 187). Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin. BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. İkinci Kanun. I.dpt. 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken. II. III. BYKP (1968-1972): II. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi. resim ve harç muafiyetidir. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” . 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş. BYKP (1963-1967) Döneminde.pdf . Cilt I sektöre ait işletmelerin %66. II. BYKP Döneminde. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır. I. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir. IV. Birinci Kanun. BYKP’da. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir. özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu.

IV. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir. resim. 255 http://ekutup. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. IV. BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. gümrük ve fon muafiyeti. Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi.pdf . 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini. BYKP arasında. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler. V. BYKP (1990-1994). Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar. III. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. vergi. BYKP (2001-2005). VI. VIII. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır. V. “Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır. katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). V. Bu plan döneminde. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. BYKP (1996-2000). BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş. Cilt I V. Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır. VII.gov. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir. harç istisnası.tr/bolgesel/keas-I. Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi. Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. Öte yandan VII. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir. sigorta primi. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır. BYKP ile V.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. V. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek. BYKP (1985-1989).dpt. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir. oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur.

. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri.pdf . DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu. aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları. tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir.tr/bolgesel/keas-I. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir.gov. sulama sistemlerini besleyen barajlara . hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. %10. GÜNEYDOĞU ANADOLU. . güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir. Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması. 8-Savaşlar. Cilt I 7. 256 http://ekutup. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II. 2001: 222). 7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri. 5-I. gibi).84’tür. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler. göçler. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. hidroelektrik enerjisi üreten. Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler. 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı. Ancak orman ve deniz kaynakları. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir. Yağış eksikliği.52. 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya.90 ve %11. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise. limanları.

sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır.1. Mardin. Çünkü 7. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. 6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır. Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman. Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması. 8. Siirt. çevre korumacılığı. demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. Batman. Gaziantep. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır. üretim artışı vb. 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. katılımcılık ruhu. eğitim. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları. Diyarbakır. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. Kilis. konut. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri . GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır.2. Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet.dpt. gibi gelişmeler dikkate alınarak. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması. Diyarbakır. 1992. Kilis.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. sanayi.pdf . Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak. Paksoy. 64 metre çapında 26. 1980’lerden sonra. kentten de batıya göçlerin hızlanması. 8. Siirt.gov. Batman. 2000: 15). Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. Bu nüfusun %64’ü kentlerde.tr/bolgesel/keas-I. ulaştırma. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman. istihdam imkanlarının geliştirilmesi. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır. Mardin. 14-Köyden kente. Bu projelerin 7’si Fırat. Gaziantep. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır.

gov.0’dır. Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur. 2000: 30). 2000: 27). 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. 1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken.9 ve gelişme hızı %129.8’dir. projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma. kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet. 398 adet sağlık ocağı. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır.7 ve gelişme hızı %213. Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37. Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15. tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy. en düşük il ise Mardin’dir (DİE.6 iken Türkiye ortalaması %2.2’dir.dpt.5 ve gelişme hızı % 95. 8. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır. 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27. Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır. 3) oluşturmaktadır. Bu değer bölge için %-0. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. 1999: 22). 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur. Yine köylerin %97. 1989).. Cilt I artış hızı %4. son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. 258 http://ekutup. 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir. GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır.7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP. 7’dir.pdf . Bu oran Türkiye için %37. 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. 5.6’dır. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. 23 adet verem savaş dispanseri.tr/bolgesel/keas-I.yazma bilenlerin oranı %60. 9’dur. 46) altındadır. ülke için %-0. Bu oran erkeklerde %65. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu. 2000: 12). kadınlarda ise %35 civarındadır. 703 adet sağlık evi. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Edirne 3. Ardahan 14. Afyon 26. Ş. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. Denizli 3. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir. Hakkari 12. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. s. ulaşım bağlantıları zayıftır. Karaman 25. Manisa 7. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla. Tokat 11. Çanakkale 5. Iğdır 11. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. eğitim. A. Aksaray 8. Elazığ 18. 71 266 http://ekutup. Malatya 23. Araştırmada demografi. Eskişehir 2.gov. Ankara 3. Sinop 13. Derecede Gelişmiş İller 1. Derecede Gelişmiş İller 1. Gaziantep 10. Gümüşhane 5. Kayseri 11. altyapı. Şanlıurfa 5. Burdur 14. ikinci grupta 11. Yozgat 17. Derecede Gelişmiş İller 1. Amasya 24. Kars 4. Batman 7. Adıyman 3. üçüncü grupta 26. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Van 9. İçel 6. Antalya 3. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. istihdam. Erzincan 6. Siirt 10. Derecede Gelişmiş İller 1. Sakarya 12. Ağrı 16. Bursa 2. Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. Rize 22. Tunceli 2. Tekirdağ 4. daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. Diyarbakır 16. Konya 9. Kıklareli 10. Çorum 3. K. Mardin 8. Bayburt 6. Bilecik 2. Zonguldak 4. Doğu Anadolu Bölgesi. tarım. Bolu 13. inşaat.tr/bolgesel/keas-I. Giresun 4. Balıkesir 9. Ordu 14. turizm. Adana 5. Trabzon 19. Artvin 5. Bingöl 15. Kütahya 16. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi.pdf . Bu ayırıma göre birinci grupta 5. güneyde GAP Bölgesiyle. Kocaeli 5. Erzurum 15. Derecede Gelişmiş İller 1. Sivas 7. Kastamonu 2. Aydın 8. İsparta 6. Bartın 10. Çankırı 12. Muğla 7. Maraş 9. Nevşehir 17. Kırşehir 21. İzmir 4. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren. İstanbul 2. Niğde 4. Uşak 8. Kırıkkale 15. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası.dpt. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. Bitlis 13. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. Hatay 11. Şırnak 17. Samsun 20.

ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur. bölge 21. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir. Rize ve Trabzon’dur. 91 milyondur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 267 http://ekutup. Çalışma alanı 39. 10. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır.gov. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla. c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir. Bayburt. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti. Gümüşhane. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. Geçmişte bu bölge. DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur. Bu yedi il Artvin. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2.dpt.1. Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de. Giresun. Ordu. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. b.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den.pdf . Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması.

DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. Cilt I 10. bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere. 10.tr/bolgesel/keas-I. GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 268 http://ekutup. Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları. Çalışma grubu. Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış. altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır.pdf .1. DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir. Bu raporlar ekonomik sektör. büyük ölçüde hazır. 10. gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir. çevre. Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür. her ildeki mevcut durum. mekan. Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. Çalışmanın temeli. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH).dpt. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından. sosyal sektör.gov. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir. kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır.3. Ayrıca bölgenin toprak. su. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır. Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır.2. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak.3.

gov. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. 9 DAP 158. 973 81 24.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH.2) bölgesinden büyüktür. 2 DOKAP 39. Birincisi çay. 0 100. Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56. Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. GSYİH 1998 Kişi B. 1 5. 2 64. s. 269 http://ekutup. 4 50. Art. 9 53.9) ve DAP (%37. bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. 103 60. 8 30. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur. yem bitkileri. 815 62. 0 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Buna karşılık nüfus. 4 58. GAP (%51. . 78. 3 27. 865. 4 51. 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. 128. 287 Tablo. 9 20. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması. 1 65. 203 2. 9 11. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B.pdf . nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. 830 100. 5 26. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. 1997). nüfus yoğunluğu.0’dır. baklagiller. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret. Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır.dpt. 1 990 54. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. s. 5 674 36. 911. 6 1. 3 2. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. sanayide de GAP ileridedir. 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir. ikincisi de fındıktır. yumru bitkiler. Geri kalanını ise tahıllar (%30). Türkiye İstatistik Yıllığı. GAP. iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58. 574 81 15. 561 6. 0 15. 0 48. 9 3. taşımacılık. 0 Türkiye 774. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. 535 37 6. Endeks d. Ankara. 7 56. 3 13. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri.1) biraz altında kalmasına rağmen. Bu durum Trabzon. Ora. 868. 972 5. Türkiye İstatistik Yıllığı. 9 37. DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182. 108 74 3. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE. DİE. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır.

5 dolayında iken işlenen arazi %21. Bu oran Türkiye ortalamasının (%80.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır.1997: 31). Cilt I 1. 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler. Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır. Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün.2 olup ülke ortalaması olan %4.6 ile son sırayı almaktadır. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır.5’tir.13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür. Giresun ve Ordu da daha da düşüktür. ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken . Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar. 1997: 35).5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı. 1996 yılında %78.6 düzeyindedir. Bölge arazisinin %40. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında.7’dir (Berber. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir.pdf . 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır.7’nin oldukça altındadır. 1997: 38). ilaçlama. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır. 1.tr/bolgesel/keas-I.7 dolayındadır. Sahip olunan arazinin %9.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko.dpt. Tarım sektörü. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63.3. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir.3’ü ormanlarla kaplıdır. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır.2. Bölgede çayır-mera varlığı %20. 1996). Bölgede işlemeye uygun arazi %9.5) çok az altındadır (DPT. Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür. gübreleme.gov. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan.7 düzeyindedir. Bu oran Artvin’de %57. 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72.8’dir. 2. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4. Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir.5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34.5’tir (Berber.Kur. 10.. Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3.

Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5.3 düzeyindedir. Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir. bitkisel ürünler %42.pdf . Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır. 3 ve %5. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur. Orta ölçekli işletmeler. Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %41.tr/bolgesel/keas-I. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır.dpt. Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı.İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı.gov. işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder. Giresun. hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir. iş ve işçi bulma kurumu. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81.6.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır.1’dir (DİE. Küçük işletmeler %97. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır. c. büyük ölçekli işletmeler %2. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b.Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. e. 9 ile sınırlıdır. istihdam içindeki payı ise %11. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak. d. Artvin %7. 8. 1990).KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması.4’tür. orta ölçekli işletmeler %0. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır. a.3’lük pay ile son sıradadır. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir. 3. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi.

Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir. 5. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir. ticaret %6. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik.7 ve Trabzon %27. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12.3. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır. Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0.1 ve diğer muhtelif alanlar %11. 6.dpt. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları. Trabzon’da ise çimento fabrikaları.gov. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2 30. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise.tr/bolgesel/keas-I.7. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. Rize %45. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29. SEK ve çay fabrikalarıdır. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır.pdf . 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. mesken %32. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup.9 ile Gümüşhane’dir. Artvin %13. 1 41.4. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES. 0 2.4 şeklindedir. Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır. Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2.23 düzeyindedir.5 gibi oldukça düşük düzeydedir.9. 7 100. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar . Giresun %13.3. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10. Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise.9 şeklindedir. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir. sanayi %45. 0 14. resmi daireler %3. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır.2. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir. Gümüşhane %0. Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir.

8 oranında bir azalma sonucu 125. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir. Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72. DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www. Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter . Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir. gov. DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak. kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması. 273 http://ekutup. 1986 yılında %1. Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir. Konsolide bütçe gelirleri bakımından. Kamu yatırımları. Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir. Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. yatırım tutarı bakımından ortalama %0. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa. DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. Bölgede işgücü arzı. Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür. 1994: 265-278). yine aynı yıldaki ithalat ise 125. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir).000 dolardır. bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir. 1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı.444 dolardır. 63 iken 1994 yılında bu oran %1. 1994 yılında ise %51. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir.tr/bolgesel/keas-I. 1994’te döviz girişi 271. 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. mal.728. DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir. 5). 05’e inmiştir. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır. Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir.17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0.829. 1993. 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46.dpt.45’e kadar inmiştir. Yaman. tr). Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür.43’dür.pdf .8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur. Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı.gov.92 olarak gerçekleşmiştir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. depolama. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz.1992 yılında faaliyete geçmiştir. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. Trabzon serbest bölgesi 4. Faaliyet kolları depolama. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle. Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli.6. seyyar satıcılık. 274 http://ekutup. paketleme.dpt. külçe alimünyum. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır. demontaj. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba.8 bin dolar. naylon poşet yer almaktadır. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. oto parçası. bankacılık. Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. SONUÇ VE ÖNERİLER. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. montaj.pdf . 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli. aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak. alım-satım.gov. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı. Kısa adıyla GAP. kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. Bu konularından kiralama. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. ambalajlama. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. 11. 1994’te ise 28 milyon dolardır. 11. demir ve saç. İthal edilen mallar külçe çinko. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler.tr/bolgesel/keas-I. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır. 1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. 1993’te ise 876. bankacılık.

(1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı.dpt. İllinois:Scott. . Master Plan Nihai Raporu.pdf . DPT Yayını. Ankara KELEŞ. Bursa. Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. DPT Yayını. Ekim Kitapevi Yayınları.un. ÇAVDAR. 7. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. .pdf) 275 http://ekutup. Bursa.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh. Sayı. TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. İmge Kitabevi. A. Sayı. Türkiye Ekonomi Kurumu. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. tr/docs/T7-15). 6. Trabzon (www. Hasan. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). İletişim Yayınları. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları. Fak. NADAROĞLU. EKO-GAP (2000) Yıl. . Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). Mart. Baskı. Ankara MİLLS. İstanbul PAKSOY. (1997) Kent Ekonomisi. Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. İzmir TEKİNEL. Henri. Ankara BERBER. . Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı. Edwin S. 1. 1933. Sayı:1-2. Ankara KIRBAŞLI. Anadolu Matbaacılık. Foresman and Co. İstanbul İNAN A. (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. Zeynel (2000) Bölgesel İktisat. Uludağ Üniversitesi İkt. Ankara ( http/www. mal. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Basım. Ekonomisi Uygulaması. Baskı.tr/bolgesel/keas-I. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla . İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. Beta Basımevi. Rana. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. gov. Cilt:XIII. Ekin Kitabevi. ERTÜRK. Dergisi. Türk Tarih Kurumu. Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi. (1972) Urban Economics. 3. Malatya PİRENE. ve İda. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. . F. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Ankara DİNLER. Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. . T. Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. Bil. Bası. Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. F. İkinci Baskı. . Ankara KIRBAŞLI. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi. 1. 2. 1.gov.

Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd. Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır. Fen-Edebiyat Fak. bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir. 13.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv... Dr. Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü). şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. 1973: 8. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği. Ahır Dağı’nın güney yamacında.pdf . Akdeniz Bölgesi. 1987: 103). bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir. Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek.-XII. Doç.tr/bolgesel/keas-I. Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur.... Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup. asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir. 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv.. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Dr. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. Fakat.. Halep Vilayet Salnameleri. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre.dpt. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş. (4 saat) kadar doğusunda. 1. Yücel. Fen-Edebiyat Fak. Fen-Edebiyat Fakültesi. Maraş. Örneğin. Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber. (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. Yinanç .gov. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde.Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd. yy) kurulduğu tahmin edilmektedir. Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik. Canpolat..Doç. coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz. Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir. Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H.Coğrafya Bölümü 1. politik.

o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. şimdikinin yakınında bulunuyordu. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi. buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir. Bunun yanında. şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay.Bu bilgiler ışığında bize göre. Şehir. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a. Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir. Yücel’e göre ise. Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. 1). Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir.gov. 14-15). ikinci yerinin Kara Maraş. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır. 1987: 103). KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş. şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır. 2.tr/bolgesel/keas-I. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. ilk çağların Kahraman Maraş’ı. 9). Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. 1973: 8). 13). bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir. Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç . sönük dönemler de geçirmiştir. 277 http://ekutup. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir.pdf . bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması. Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin.

1995: 2). yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Cilt I 2. Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz.2. Romalılar. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi. doğuda Turan ve Divanlı. 278 http://ekutup. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur. güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş.gov. Asurlular. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir. 2. Bu dönemde Ulu Cami. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. Bizanslılar.3. Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117. Osmanlı Dönemi 2. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu. Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra. Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. Bu deftere göre. Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler. 1988: XXXII). iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . sadece şehir nüfusuna değil. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır.1.Elibüyük. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere. Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. 2. Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır.1. Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen. ticaret ve pazarın geliştiği. Maraş 42 mahalleli. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz.3.tr/bolgesel/keas-I. 2001b: 189). Gürbüz. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir.pdf . yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır. 2001a: 103). Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş.dpt. şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır. Makedonyalılar. kuzeyde Fevzipaşa. sahip bir şehirdir. 3. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş. Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur.

Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde. Şehir.pdf .gov. 1973: 164-169). 1 mevlevihane. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda. Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir. 1 kütüphane. 1 rüştiye mektebi. Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir. Divanlı. 2 km eninde. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır.dpt.1320).5 km) dır. Maraş. kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz. Yabancı bir seyyah olan Texeir. böylece şehir kalenin batısı. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay. 11 ibtidaiye mektebi. 30 cami. Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. Şehit Evliya. Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik. 16 mescit. Gazipaşa.1309). aba imal edilmektedir. 1832 yılında cami. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi. seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir. 1973: 176-177). 1892-1893 (H. Gazipaşa. 1889-1890 (H. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde. Yörükselim. 1833 . 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir. manto. 1891-1892 (H. bugünkü Yusuflar. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. Cilt I Evliyâ Çelebi. Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında. 279 http://ekutup. 1985: 140-141-142). 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay. 10000 evli bir şehirdir. Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. Maraş’ta aktif bir endüstri vardır. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. Yörükselim. 2001a: 107).tr/bolgesel/keas-I. Kayabaşı. 1906-1907 (H.1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz. Bunlardan 1871-1872 (H.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2.1310). Maraş XIX. Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır.1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır. Kayabaşı.3. Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış. 2001a: 105). 42 mahalleli. 5470 hane. 20 islam mektebi. Bu eserde. Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz. 30 medrese. 1862-1863: 586). 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. Feyzipaşa. çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra. mescit. 75 oda.1324) ve 1908-1909 (H. kuzeyde Mağralı.2. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. 1902-1903 (H.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir.

Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır. Yenişehir.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir. Şehir 1919 yılında önce İngilizler. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi. Gazipaşa. 2. Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu.3. batıda Ceyhan Nehri. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş.4. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. Gazi Antep. Aslanbey. İsmet Paşa. Cumhuriyet Dönemi 2. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi.4. Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur. Menderes. Sütçü İmam. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın.gov.2.4. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş. Sakarya.dpt.4. Cilt I 2. Belediye hali ve fuar.tr/bolgesel/keas-I. Duraklı Kayabaşı. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş.4. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. Hatta Odun ambarları. Şehir güneyde Adana. Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir. Hayrullah. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır.pdf . yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. 280 http://ekutup. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler. 2. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. 2. İsadivanlı. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur.1957. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür. daha güneyde yer almaktadır.1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur.4. 3. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir.1.

Şeyhadil.. Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri. bazı yerlerde ise 500 m. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. Zübeyda Hanım.1. Hükümet.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çarşı ve hanlar yer almaktaydı.2.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. Cilt I 3. 3.dpt. Cahit Zarifoğlu. 3. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3.pdf . Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi.5. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı. Ankara.tr/bolgesel/keas-I. derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur. Şehirde. 281 http://ekutup. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir.3. Trabzon. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen. zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır.gov. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında. Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır. 3. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır.10. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere. Dulkadirli Beyliği döneminde. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir.4. Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir. Sarayaltı. Tarihi çarşı ve çevresi 5.

3. ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. 3.Kültürel Alanlar Eğitim. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı.pdf .9. dini. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 4. Cilt I 3. Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır. Kayseri kara yolu kavşağındadır.dpt. Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. 2001b: 187). Batıpark Kapalı Spor Salonu. Zamanla topoğrafik. Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür. Kahraman Maraş. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır. SONUÇ Kahraman Maraş. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır.10.7. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır. 50 kasaba ve 528 köy bağlıdır. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde. Erkenez Çayı kenarındadır. 3. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze. Kahraman Maraş’a 9 ilçe. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. sağlık ve spor tesisleri sosyo . Sosyo .6. 3. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. Ahır Dağı’nın güney yamacında.tr/bolgesel/keas-I. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır.8. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur.gov. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay. Gazi Antep. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. sönük dönemler de geçirmiştir.

dpt. 2002: 137). Kahraman Maraş. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup.67). s. çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür. hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz. ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi. Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte.MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız.tr/bolgesel/keas-I. 1996: 15). Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. tarihsel dönemde (MÖ 2100 .0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir. Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz. 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı. 2001: 63-64) incelendiğinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir. Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması.5). Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi. 1995: 351). 283 http://ekutup. Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. batıda Ceyhan Nehri. Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik. su baskınlarına karşı korunaklı. Bu alan günümüzde daha da artmıştır. sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy. Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi. Selçuk Biricik ve Korkmaz. 2001).gov. Cilt I önce batı ve doğu. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır.56). Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil. Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5. Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz. imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi. hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. 2001: . şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. 2001.pdf .

Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. s. H. Mihran Matbaası. Yıl:3. Cilt:1. H. Selçuk Biricik. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. Sayı:12. s. İstanbul. M. (1995) “Elbistan”..dpt. 1288. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. 1324. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Dizerkonca Matbaası. M. Kahraman Maraş Valiliği. Cilt:6. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. M. 1309. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3.gov.1-3. 1322. Cilt:III. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. Kahraman Maraş. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır. 1307. 1302. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. Gürbüz. Ankara. Cilt:9. Tasvir Matbaası. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. Maraş'ta Etiler. Akademik Araştırmalar Dergisi. B. Afet İşleri Genel Müdürlüğü. İstanbul. Türk Coğrafya Kurumu. Türk Coğrafya Dergisi. 1326. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. 1286. Sayı:3.183-194. İstanbul. Cilt:11. Türk Tarih Kurumu Basımevi. 1320. Cevdet Paşa. İstanbul. İstanbul. 284 http://ekutup. Marmara Coğrafya Dergisi. 1313. M.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası. 1312. Sayı: 37. İstanbul.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. M. Sami. İstanbul. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2. (Çeviren Özbaş. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. A. Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır. s. 1318. İndeks. Korkmaz. KAYNAKÇA Atalay.pdf . Kahraman Maraş.tr/bolgesel/keas-I. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri. İslam Ansiklopedisi. Taşdemir.53-82. Gürbüz. (1316) Kamusul Alâm. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. Canpolat. Gürbüz. s. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. S. Ş. Ankara.131-141. ve Korkmaz. Halep Vilayet Salnamesi.. Kahraman Maraş Valiliği. İş Matbaası. 1310. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası.

Dizisa. (1987) Türkiye Coğrafyası. M. Elibüyük.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. VII. Ankara. Osm. Ens. Arş. Üniv.283-289. Yinanç. Yücel. ve Uyg. T. Onbirinci Sene-1 Eylül.dpt. Kur. Seri. Yinanç. Ank. Nu. s. Türk Tarih Encümen Mecmuası. Yay.gov. Yay.. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563). M. R.5.VII. No.H. Ankara. Arş. Yay. R. Tar. Ankara 285 http://ekutup. Cilt:I-II. Türk Tar.Mer.. Ankara. Türk Kült.68.108. (1989) Dulkadir Beyliği. No:1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Maraş Emirleri”. Yinanç. AKDTYK. Türkiye Çevre Vakfı Yayını.pdf .

Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir. Christop JENTSCH Universität Mannheim.dpt.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402. Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kocaeli’nde yer alan konutların 70. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur. tersane olarak varlığını koruyan İzmit.000’in üzerindeydi ve Roma. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır. Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu.413.Ö. yy. 286 http://ekutup. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100.6%’sında hasar tespit edilmiştir. GİRİŞ İzmit şehri M. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi. 4. Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur.959. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak. Geographiesche Institut.yy. Osmanlı döneminde de liman.pdf .gov. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167.453. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir.tr/bolgesel/keas-I. 8. Şehrin bugünkü yerinde 1. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir. Meryem HAYIR ve Professor Dr. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur.

11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken. Hasarlı firmalardan ise. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402.gov.5 milyar Türk lirasıdır. Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167. Toplam üretim kaybı 234. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO.dpt. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür. 51 tanesi büyük ölçekli. Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı.pdf . D.tr/bolgesel/keas-I.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir.959.E (28.10. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları. 287 http://ekutup. 1999.İ.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir. Cilt I 2.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları. 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni. 28. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95). Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı.453. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır. Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür. Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur. bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir.3 milyar TL hesaplanmıştır. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999). gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır.10. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre.413. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir. 16 firma tamamen (%5).

) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO. 137 kişi işçi. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar.b. Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO. Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir.b.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v. Ayrıca. 25 kişi ise idari personeldir.dpt.pdf .gov. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı.tr/bolgesel/keas-I. 1999. Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir. 356 tanesi işçi. Besin Sanayii Deri/Tekstil v. 1999. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO. Bunlardan 60 kişi teknik personel. Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır. Bunların 107 tanesi teknik personel.

pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yunanistan. Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. Rusya. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1). Almanya. Makedonya. sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. A.8’i dır. Fransa. Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir.dpt. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler.D. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz.gov.B. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir. Hollanda.. İspanya. İsrail ve Suriye gelmektedir. Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması.tr/bolgesel/keas-I. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1. İngiltere. 1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. Belçika. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince. İtalya. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir. Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur. Romanya.

) 290 http://ekutup. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir. Dumlupınar. İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi. İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir.pdf . Kozluk. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir. Cilt I 3. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır. Burada yer alan mahallelerden Yavuz. Karabaş.gov.tr/bolgesel/keas-I. Çenedağ. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır. 1974 ve İTÜ.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mehmet Ali Paşa. 2002 (Kocaeli il yıllığı. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir. Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir. Deniz.(Harita 2).dpt. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri. Şirinpaşa.

Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup. 0. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2. Haber Bülteni (28.8 Misafird i Gitti 20. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10.3 Eğitim 12. (Tablo 3). 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61.1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır.5 4. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2..9 Toplam 100 Kaynak: DİE.3 100 Kaynak: DİE.4 0 1.2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38. Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır.2 0.pdf .tr/bolgesel/keas-I.1 İş 7. 13 D.İ.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı.E. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89.2 2.2 Diğe r 8.gov. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir.10.dpt.4 Bilinmeye n 7.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v.b.

Deprem okullarda olduğu gibi. Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81. hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir.6 Akraba Yanı 3.5 6.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur. 1999.5 olmuştur.6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4. 292 http://ekutup. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır.4 İş Aramayanlar 11.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11).2 oranında çadır kentlerde. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13. 1999.1 Parasız Yatılı Okul 7.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86. 1999. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken.8’dır.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE.3 23. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir. Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur.8 4. Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9). konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır. %7. Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13.9 Kaynak: DİE.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır. prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70. Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir.8 oranında evlerde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz.4 Kaynak: DİE. %24. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir. Deprem sonrasında %11. Çadır kent dışında kalanlar ise %40. Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken.7 3.gov.9 3.pdf .dpt.

9 dur.8 Bilmiyor 6. Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur.4 Toplam 100 Kaynak: DİE.pdf . farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup.6 Hasar Yok 22. İzmit önümüzdeki dönemlerde. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir. %25. Mobilyalarda %55. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür. Hasar Var 70. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir.8 Orta Hasarlı 20.3 Bilinmeyen 0.tr/bolgesel/keas-I. Sağlam konut oranı ise burada sadece %18.93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%). DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır.1 dır. İlde yer alan beyaz eşyalar %45. Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır. Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5.1 Hasarsız 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6’sı ağır hasarlı.45 orta hasarlı %22. Ağır hasarlı (enkaz) %22.gov. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan.8’dir. hiç zararsız %24.95.72 ve az hasarlı %20. Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15.3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik. Bu oranlar İzmit merkez ilçe için.2.4 dür.dpt. Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23. 1999. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir.7 Hafif Hasarlı 13. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir. 1999 4. Bu oran DİE’ye göre %22. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5.5 oranında zarar görmüşlerdir. Ağır Hasarlı 51. %27. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır.87’dir.3 orta hasar. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%). Ekonomik ve Sosyal Durumu.

2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82. İzmit halkının %6.pdf .8 ise işlerini kaybetmişlerdir. İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir.4’ü yer değiştirme konusunda kararsız. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39.9 dur. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir.2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31.3’ü evde kalabilmektedirler. %17. 294 http://ekutup. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21.gov.5’i ise soruya cevap vermemişlerdir. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler.(İKK. %1. Derince’de %23’tür.dpt. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11. Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır. Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir. Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler.4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir.8’dir. Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK.3 iken. İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. 2001: 166). yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir.2’lik kısmı eski işlerini korurlarken.tr/bolgesel/keas-I. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13).

0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18.pdf Ko ca el i- . Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.tr/bolgesel/keas-I.1 26.6 10.4 15.7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir.4 2.6 12.2 100 16. Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir.7 21. Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler.1 5.2 0.3 dür.8 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5).3 12.9 0. 295 http://ekutup. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK.7 0.gov.1 Kaynak: İKK. Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir.1 0.doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1. 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir.2 2. Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G.8 0. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur.8 6.8 17.dpt. İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler.8 1.6 11. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16.1 15. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.2 13.3 13.9 13.6 0.4 13. Bu oran %33.1 0.

Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını. 5.8’le birinci sırada gelmektedir. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır. Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6’dir. buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Yüksek gelirlilerde %39. Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar. Bu konut alanının 296 http://ekutup.3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler.gov. Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler. İzmit’te ise halkın %18. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i.dpt.pdf . Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır. Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK.

tr/bolgesel/keas-I. Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur. Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.gov. Kaynak: Hayır. (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır. Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır. Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir.pdf . 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir. 2002: 96 297 http://ekutup.

2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı.M. Kaynak: Hayır.gov.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı. Kaynak: Hayır.dpt. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir. 2002: 97 298 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

5.34 654107. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır.39 570696. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır.tr/bolgesel/keas-I. Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır. 4. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması.94 363607. Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır.72 220994. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır.pdf 299 . ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır. 2. Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır.31 104846.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti. 3.44 400697.5 238001 947454 70474. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır. Cilt I 6.13 305185.56 480733. Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır.dpt. Bunun sonucu olarak yeni İzmit.gov. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.19 421469. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır.47 505782. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir. Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B.97 http://ekutup. Bu doğrultuda. 1. eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G.

H. HÖHFELD. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica.25 1045270.Region (Türkei).Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi. GÖÇER. Heinz (1989) Stadtgeographie.88 1066378. Paderborn HOFMEISTER. Ankara. 268-285 300 http://ekutup. Jahrgang 31. Burkhard Braunschweig.10. Reinhard (1969) İzmit. Westermann Schulbuchverlag GmbH. Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte. (28.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. RITTER.38 587442. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG. DİE.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme. İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24. Raumforschung und Raumordnung.81 301764.26 KAYNAKLAR DİE.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları. Jg. Bochum. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445. Meryem (2002) Siedlungs.8. ss. HAYIR.72 773388.Haber Bülteni (28. Heft 3. Nordwestanatolien.gov.1999 KSO. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili.9.13 787259.Ü.pdf . DİE.81 1719633.177-196 STEWIG.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları.38 427505.Yayınlanmamış Çalışma.dpt. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch. M.66 176318 1924372. Jg. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S.5 1611876 1455230.38 446434. Z.92 25891881.10.75 862935. 26. EGGELING. Verlag Ferdinand Schöningh.75 4677351. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.36. Geographicshes Rundschau. Geogr. Yayınlanmamış Tez.88 260619.Marmara.tr/bolgesel/keas-I. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi.94 125398.78 276339. Baiheft 3. 57. Erdkunde. (1993) Stadtgeographie.S147-156 GÖNEY. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost. İ. ss.63 112663.

Sayı 22. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”. STEWIG. STEWIG.Ü. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG. 103. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Değerlendirme Raporu. 18-19. 31. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. Cilt I STEWIG.pdf . ss. İzmit.tr: T. Gesonderte Auflage von. Staatliches Statiken Institut. Teil1: Entwicklung bis 1950. H. die@gov. 10. Jg.C. R.dpt. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei.1. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. Teil2: Entwicklung 1980-2000. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität. 93-97. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Teil2: Entwicklung 1950-1980. 21-47. ss. TUNCEL.1999. İ.Coğrafya Dergisi. Die Erde.gov. Nr.8. 301 http://ekutup. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“.

2’si. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir.. 1950 yıllarından sonra. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan. 2000 yılını seçmemizin nedeni.pdf . Dr. Bu gelişmenin bir sonucu olarak. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500. devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir.gov. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz.644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır. daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi.dpt. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52. Oysa. 15 302 http://ekutup. Bizim bu çalışmamız. Bilindiği gibi. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. toplam büyük sanayi içinde %4. Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. 1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında.tr/bolgesel/keas-I.5’i (547. Bu doğrultuda. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48. ülkemiz ihracatının ise %42. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir. Böylece.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir. ihracata da başlayan Türk Sanayi.5 gibi küçük bir paya sahiptir. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. 1991 yılında ikinci 250 büyük. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır. önce özel sektör. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye.

7 9.604 47. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.950.903.928 508. Karadeniz %4.0 100.1 4.9 Kaynak: İSO.1 11.927.6 8.748 187.978 547. sırasıyla Akdeniz %6.0 34. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57.0 1.717 36. Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57.867 % 66.2 7.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır. Harita 1). 2000: 108-137.759.871 191 % 41.0 6.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.1 6.927.2 0.408 47.736 128.684.4 14.483 2.772 1. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.128.2 İhracat (Bin % USD) 27.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise.0 12.906 57.644 100. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2).1 100. Bu bölgeyi çok geriden %15.080 Kaynak: İSO.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman. işçi sayısı. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir.932 870. 2001: 108-137.7 7.03 Katma Değer (Milyar TL) 6. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir. Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar.3 6. DİE.0 11. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri.5 4.6 25.8 12. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu.3 14.4 1.2 Çalışanlar Sayısı 224.838 3. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11.tr/bolgesel/keas-I. Akdeniz.0 0.411.131.pdf .298 1. Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup.883 471. Karadeniz. 1.gov.774. 303 http://ekutup.8 2.6 15.411. 2000.0 0.466 547.0 4.955 52.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23.9 4.117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95.7 2.8. Bu bilgiler bize.534 124.1 4.494 11.364 820. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir.192.2. Ege.080 42. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir.644 % 51.955 100.5 Çalışanlar Sayısı 1.2’lik paya sahiptir (Şekil 1.5 48.0 547.933 % 55.215 39.02 İhracat (Bin USD) 7.dpt.

tr/bolgesel/keas-I.0% Karadeniz Bölgesi %4.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.0 Akdeniz Bölgesi %6.8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.2 İç Anadolu Bölgesi %15.4 Marmara Bölgesi %57.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup.0 Ege Bölgesi 14. Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.gov.

Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır. Bölgede bu dört il dışında Sivas. Denizli.Ş. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın.Ş. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır. Niğde. Kırklareli ve Edirne’dir. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i. 305 http://ekutup. Türkiye Şeker Fabrikaları A. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Bölgenin diğer bir özelliği. Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A.. Nitekim. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir. Çanakkale.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir. Bu iller başta Balıkesir. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır.pdf .dpt. Nitekim. Bu il. İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere. Nitekim bu il. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir.gov. Kırşehir.tr/bolgesel/keas-I.Ş. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır. bölge içinde olduğu kadar. Kayseri. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır.. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için.

Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir.419 17 355. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19.3 2.213. Amasya.0 Kaynak: İSO. Yukarıda da belirtildiği gibi.058 7. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır.3 Karadeniz 6 19. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. Başta tekstil olmak üzere. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir.0 5. Ordu. 2001: 108-137.905 54. Mersin. Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır.pdf . Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın.111. Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir.gov. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Ege.465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100.4 14. Tokat.748 100. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3). Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere.827 34.658 72. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır.089 36. Bu iller dışında Trabzon. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır.6 Akdeniz 1 3. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir. %20’ye yakın payla (6’şar tesis).3 İç Anadolu 18 58 138. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu.2 164.3 90. Rize.526 3. Bartın’da da birer tesis vardır. Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri.243 39 321.229 6. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber.0 191. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir. Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge.5 299. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir.dpt.4 22.2’si (31 tesis) devlete aittir. Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır.182 10.4 32.2 6. Giresun illeri önemlidir. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere. Antalya.563 100.702. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir.661 100.372 0. bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir. Sivas.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6.0 875. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir. Kahramanmaraş. Samsun. Ege bölgesinde Denizli. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çorum. Bu nedenle.3 3.

Harita 2). %2. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8.748 kişi) iş olanağı bulurken.7 oranında bir payla Karadeniz.2 ile Doğu ve %0.3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir.3’le Ege. %7.pdf . ikinci sırada %34.6 ile Akdeniz.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.6 Ege Bölgesi %7.03 Marmara Bölgesi %41. Cilt I görülmektedir.gov. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman.tr/bolgesel/keas-I.3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup. %6. Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8.dpt.2 Doğu Anadolu Bölgesi %0. Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224.2’lik bir payla (187.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 Akdeniz Bölgesi %6.

Sakarya. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu.tr/bolgesel/keas-I. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır. Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir. Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara. Çünkü. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması.gov. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas. Daha önce de belirttiğimiz gibi. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. Bu ili çok geriden Bursa. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır. sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır. Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır. Marmara’da. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. 308 http://ekutup.pdf . başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır.

Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0. Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin.1. İkinci sırada %25. Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir.1 Ege Bölgesi %9.7 Marmara Bölgesi %55.02 İç Anadolu Bölgesi %25.gov.dpt. Harita 3).02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6. 3.1 Karadeniz Bölgesi %4. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4.6 309 http://ekutup. yine Marmara bölgesinin %55.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Karadeniz %4.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0.tr/bolgesel/keas-I. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir.pdf .1.4 Akdeniz %4. Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir.6 oranla birinci olduğu görülür.4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.

Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir. Tesis sayısı. İstanbul özel sektör ağırlıklı.9. Marmara bölgesinin payı %66.3’tür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. 310 http://ekutup. Konya. Denizli ve Manisa. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir.gov. Güneydoğu Anadolu%1.dpt. Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır. Ankara’yı çok geriden Kayseri. işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır. Harita: 4). Akdeniz’de Adana ve Mersin. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8.7’ye çıkmaktadır. Akdeniz bölgesi %6. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir. Diğer bölgelerden Ege’de İzmir. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7.pdf .1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın.1. Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir.

0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.3 Marmara Bölgesi %66.9 Ege Bölgesi %14.1 İç Anadolu Bölgesi %7.1 Akdeniz Bölgesi %6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 311 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.dpt.pdf .gov.

2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır. toplam tesislerin %57. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır. Nitekim. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır. Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır.gov. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir.5’ini.6’sını.9’unu elinde bulundurmaktadır. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara. Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır. Ege bölgesinde İzmir. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır.2’sini ve ihracatımızın %42.pdf • . toplam çalışanların %48. katma değerin 312 http://ekutup. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Oysa. bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır. toplam büyük sanayimizin içinde %4. İç Anadolu’da Ankara. katma değerin %52.tr/bolgesel/keas-I. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir. Fakat. çalışanların %41’ini.

Özel Sayı. Enst. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. Ankara Üniv. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. : 1282.6’sı. Ankara.3 ve ihracatın %78. (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie). Kara. Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar. katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6. ihracatın %66. Tümertekin. H.2. (1969) Sanayi Coğrafyası. H. Mutluer. İstanbul.dpt. Özgüç. Sayı: 21. Ayrıca Marmara bölgesi. Yapısı ve Dağılışı”. 313 http://ekutup. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii.4’ü. İzmir. Ege Üniv.8’i tek başına İstanbul iline aittir. (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”. İst. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. İstanbul. S.pdf . M. Üniv.7’sini tek başına elinde tutmaktadır.2. DTCF. ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. Bil. (Basılmamış Doçentlik Tezi). Ankara. özellikle bu bölgede İstanbul ili. Yıl XVII. (2002) Çorum İlinde Endüstri.çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir. M. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu. (Basılmamış Doktora Tezi). “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66. işçi sayısının %67. Ankara. S.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir. Enst. katma değerin %42. Karaboran. H. Yılmaz. Tümertekin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kara. 63-88. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. Yay. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Sos. Bu bölgede İstanbul. Coğ. E. Basımevi. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman. Fırat Üniv. Üniv. C. No: 22.6’sını. N. Ankara Üniv. 3. Cilt I %55. (1995) Gelişimi. pp. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir. (1982) Çukurova’da Endüstri. İst. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır. Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73. Tümertekin. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. Sosyal Bilimler Dergisi. Yay. İstanbul. E.gov. Denizli Sanayi Odası Yayını. E.

Dr. Bandırma İİBF 1. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir. Bu çalışmada durağanlık kavramı.out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. Dolayısıyla. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir. GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır. Dr. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç.Doç. Bu durumu ortaya koyabilmek için. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir. Bu çalışmada Marmara. Balıkesir Üniversitesi. 1981). 314 http://ekutup. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir.. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse. İkinci olara. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller. 1979. impulse response fonksiyonları yer alacaktır. öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. Dickey-Fuller. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği.dpt. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme.gov. zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir. 2. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. Modelde yer alan değişkenlerin. Balıkesir Üniversitesi. uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Son yıllarda. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken.

1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. Değişkenler. Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen. EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır. bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları.dpt. Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir. 1988. 1990). Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius.pdf . kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır. 2002) alınmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Zaman serisi kullanılan regresyonlar. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir. Tablo 1’de 315 http://ekutup. Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise). Kointegrasyon ilişkisi. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. zaman serileri modellerinde. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT.tr/bolgesel/keas-I. 1990). seviyelerinde birim köke sahip olan. Cilt I Bu çalışmada. yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır. ADF test sonuçlarına göre. Buna göre. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini. İkinci olarak. ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). Değişkenler. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression). Johansen ve Juselius. yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir. Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. 3. c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda).

Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.0000 Sabit -19. Cilt I gösterilmiştir.0000 Sabit -11.000] ** 5.24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20. 1999) kaynaklandığı belirtilebilir.153 – 0. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18.0000 -1.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11.48690 1.058 Ege Bölgesi LEGDP 1.27543 (5) Yukarıdaki 3.dpt. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.0000 -0.0000 -1. Likelihood Ratio (LR ) Testi.27543 1.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1. 316 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.0000 Sabit -20. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.485 [0.608 [0.573] (* ve **) Parantez içindeki değerler.1065 [0.9686 LAPU 0. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir.153 -6. Bu sonuçlara göre.0892 [0.out) bir etki yapmaktadır.001] ** r=1 4.195 9. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir.5341 [0.gov.409] 3. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41.371 – 0.195 + 0. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.pdf .2839 LMPU -0. değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir.371 20.35060 LEPU 0.088} 30. Böyle bir sonucun ortaya çıkması.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19.24309 1.238] Dolayısıyla.390 {0.

pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. 05 0. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir. Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Cilt I 3.gov.1. Öte yandan.dpt. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. 02 0.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 04 0. 0- . ) n qe U P M L( P D G M L 00. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. 10.0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup. 03 0.

0 1 0 . 04 0 . 02 0 .01 LEGDP (LEPU eqn) 0. Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0.0 00.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup. 0- .0 10.01 -0.gov.02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3.tr/bolgesel/keas-I. Impulse Response Fonksiyonu.00 -0.dpt. 03 0 .

KAYNAKLAR Aschauer. Evidence From Greece”. 121-129. (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root.F. A. Ankara. 461-472. Özdemir.844. K. Dickey. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. 17(1).H. D. (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır. Dergisi. DPT (2002). özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Sayı: 15. and Wohar. Bu sonuçlara göre. Journal of Economic Dynamics and Control. 33-46. Türkiye. SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara . 30.1-30. A. 169-210. (2001) “Public Spending and Private Investment.”Journal of Macroeconomics. Johansen. kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. E. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”. (1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”. S. 319 http://ekutup. K. ayrıca.” Journal of Monetary Economics. 1057-1072. August . Mamatzakis. Johansen. M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. 231-254. 12 (2/3).B. D. K.pdf .C. Osterwald. Erenburg. and Fuller. Winter 1995.” Econometrica. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. W. Bununla birlikte. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır. and Juselius. 1950-2001. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. Erciyes Üniversitesi İ.Lenum. Oxford Bulletin of Economics and Statistics. (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”. Elde edilen sonuçlara göre. 837.dpt.İ. Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. 52 (2). 15-4.tr/bolgesel/keas-I. September 171-188. International Economic Journal. M.gov. Applied Economics. Ghali.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. A. Cilt I 4. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır. S. June. (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir. S.

Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr. İstanbul. diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı. Tek bir dünyada yaşanıldığı.tr/bolgesel/keas-I. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. 2.. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır. Kocaeli. Bu çerçevede öne sürülen tez. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir.gov. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır. Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir. uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. Bursa. Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır. Uludağ Üniversitesi. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır.dpt. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir. Grv.pdf .

Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar. terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir. 2001: 368). Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. Waters’a göre küreselleşme: sosyal. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır. Mekanın yeniden yapılanması ise. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir.dpt. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır. Küreselleşme. Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte. Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. Waters. Tüm bu gelişmeler. Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır. bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir.gov. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir.pdf . Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. 1998: 139). Buna göre. Bu nedenle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle. Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin