Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum. Ancak. birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza.pdf . KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil. birlikte hammadde temininden.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya. sivil toplum kuruluşları. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda. özel kesim. Cilt I Bilgi toplumunda. Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde. üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir. kamu. biz de hızla entegre olmak zorundayız. Saygılarımla. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım.gov. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz. DR.

her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. sağlık. bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur.gov. Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. vi http://ekutup. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir. Pamukkale Üniversitesi. kültürel ve tarihsel miras. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır. Denizli imalat sanayi.tr/bolgesel/keas-I. Üniversitemizde Pamukkale. Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir. girişimcilik. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. Bunun yanı sıra.dpt. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır. sanayinin profili. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir. eğiitm. ulaşım. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik. Şehir ve Bölge Planlama. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş. Bu bakımdan. Dolayısıyla. Böylece. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar.pdf . Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. Sosyoloji. Bu çerçevede. İktisat. turizm.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından. konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır.gov. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.dpt. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan. KEAS’03 göstermektedir ki. Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır.pdf . gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat. Gerek açılış özel oturumu. şehir ve bölge planlama. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. ikinci gün öğleden sonra.tr/bolgesel/keas-I. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının. Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi. Ayrıca. kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. Dr. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır. Sonuç olarak. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi. sosyoloji.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme. aynı anda ikişer oturum olmak üzere.

Yrd. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Dr. Muhammet KÖSECİK. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd. Saygılarımla. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim. Pınar YAVUZÇEHRE. Dr. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim.dpt. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan. Rezzan AYHAN.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr. Bunların yanı sıra. Yaman KOÇAK.tr/bolgesel/keas-I. Filiz AKBAŞ. Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Doç. Dr. Dr. Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. Ayrıca. Dr. Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Evinç TORLAK ve Dr. Doç. tercihen ikişer. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Prof.pdf . Doç. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. Dr. sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan. Sevcan GÜNEŞ. Habibe Naza ŞENSAN. Nigar DEĞİRMENCİ. Özgür ALTUNTAŞ. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir.gov. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı. Ahmet TIKTIK olmak üzere. Ayrıca.

Hüsnü ERKAN. İktisat Bölümü Prof.tr/bolgesel/keas-I.Doç.Çağatay KESKİNOK.Dr.Necla TÜRKOĞLU. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Can BAKKALCI. Akdeniz Üniversitesi.Dr.Dr.Muhammet KÖSECİK. Coğrafya Bölümü Prof. İktisat Bölümü Doç.Dr. İktisat Bölümü Prof.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof.Hamdi KARA.Dr.Raci BADEMLİ. Uludağ Üniversitesi. ŞBP Bölümü Prof. Gazi Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Hüseyin ÖZGÜR.Dr. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof. Coğrafya Bölümü Prof.Dr.Dr. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd.Dr. İktisat Bölümü Prof. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof.Hayati DOĞANAY.Hasan ERTÜRK. Sosyoloji Bölümü Prof.Dr.Dr.Doç.İnan ÖZER. Kamu Yönetimi Bölümü Dr.Yalçın KARABULUT.H. İktisat Bölümü Prof.Dr. Pamukkale Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi.Servet MUTLU.Erdinç TOKGÖZ.Doç. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. DTCF.Dr. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Sabancı Üniversitesi.Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd.Alpay FİLİZTEKİN. İktisat Bölümü Prof.Dr. ODTÜ. Ankara Üniversitesi.Dr.gov. ODTÜ. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DTCF. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr.Dr.Çınar ATAY. İİBF Dekanı Doç.Doç. DTCF.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Sencer AYATA ODTÜ. Dokuz Eylül Üniversitesi. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof.Dr. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof.Dr.Dr.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd. Başkent Üniversitesi.Dr. Ege Üniversitesi.Dr.Erdal TÜKKAN. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN.Dr.Dr. Uludağ Üniversitesi.Kenan MORTAN.pdf . Coğrafya Bölümü İsmail SARICA. Pamukkale Üniversitesi. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.Dr.Dr.Dr.Ayda ERAYDIN. ODTÜ.Zeynel DİNLER. Dokuz Eylül Üniversitesi.Doç. Anadolu Üniversitesi.Tarık ŞENGÜL. ODTÜ. Pamukkale Üniversitesi.Dr. ŞBP Bölümü Prof.Evinç TORLAK. ŞBP Bölümü Doç.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Dr. Coğrafya Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi.Dr. Ankara Üniversitesi.S. Uludağ Üniversitesi. ŞBP Bölümü Prof.İhsan SEZAL.Dr.Dr. Pamukkale Üniversitesi.Dr.Erol TÜMERTEKİN. ODTÜ.İlhan TEKELİ.Doç. İstanbul Üniversitesi.Doç. Sosyoloji Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Prof. Ankara Üniversitesi. Atatürk Üniversitesi.Mustafa MUTLUER.dpt.Celal KÜÇÜKER.S. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Zerrin Toprak KARAMAN.Rana ASLANOĞLU.Ercan UYGUR.

gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I x http://ekutup.dpt.pdf .

düşük gelirli ekonomiler. Barro ve Sala-i Martin. 1994.dpt. 1992. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. Kamu sermayesi. Neoklasik yakınsama hipotezi. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. Güneydoğu Anadolu. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Neoklasik büyüme teorisine göre. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir. Bu çalışmada. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. Marmara. Doğu Anadolu. Bir çok bilim adamı. az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde. Ege ve Akdeniz Bölgeleri. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi.gov. Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. İtalya 1. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. International Centre for Economic Research. bölgeler arasındaki bu farklılıkların. yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. Bunun yanısıra. ülkemizde de farklı bölgeler. 1990. Glomm ve Ravikumar. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir. Torino. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği. 1997). sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir. Çoğu büyüme teorileri. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. 73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri. Aydın. Bu çalışmada. bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır.

2. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken. Bu çalışma. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. 4. bölümde kullanılan model açıklanmış.gov. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta. 2001). bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir.). bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. Diğer bir görüş ise. Yeni büyüme teorilerine göre. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur. politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir.pdf . Bunun nedenleri arasında. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji. örneğin altyapı yatırımları. Kamu sermayesi.dpt. Makalenin geri kalan kısmı. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 1989). dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir. 1986). 5. Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. şöyle organize edilmiştir. İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. Ekonometrik analizlerin sonuçları. MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kamu sermayesinin etkileri. bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. köprü vs. 3. devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği. tahmin denklemimizdir. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. 2. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. Örneğin. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y. kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup. bölümde incelenmiştir. yapılan altyapı yatırımları (yol. y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. 1994). Ancak. Diğer bazı makaleler ise.

her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir. Dolayısıyla.12 568. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur.2 Bolu 81920.01 Uşak 38067. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında.05 Ege (8) 11814.42 Isparta 68.7 Adıyaman 90874.dpt. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir.01 Uşak 175. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268.93 393. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem. Fakat. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir.86 1066.04 410. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da.91 820. Maksimu sapma m 1258.90 14570.32 Muğla 1674.60 Sakarya 68.6 Kocaeli 25694.5 Elazığ 25799. Kamu yatırımları.tr/bolgesel/keas-I. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.39 811. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir. Marmara. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi.48 14476. altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır.19 29215. Giriş bölümünde belirtildiği gibi.40 5179. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir. kamu yatırımları. Kamu sermaye stoku verisi.26 33026.78 Ankara 5140.64 Bolu 2082.4 Muğla 43703.62 596. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408.5061 548. Doğu Anadolu 3 http://ekutup.75 570.56 Ortalama Std. kamu yatırımı değişkeni.69 Aksaray 7334. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından. Tablo 1.88 3235.01 Şanlıurfa 3251. sapma Maksimum Minimum 17837.07 Kocaeli 697.65 Sakarya 7334.93 Std.19 Tokat 154.7 90874.pdf . Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire. 3.55 371. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır.05 16098. Bu nedenle burada.66 1024.65 Mardin 126.61 Antalya 5179.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır. güvenilir bir veri seti olmayacaktır.gov.51 4185.47 23947.5 Nevşehir 24030.71 476. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir.03 38368.51 Şırnak 145.32 696.03 Şırnak 11394.91 23271.03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267. Cilt I fonksiyonuna sokulması.91 Muğla Minimum 124.7 Antalya 68013.06 Batman 12992.12 Aksaray 177.73 16768.78 Isparta 19852.27 13220.32 488.34 Bingöl 2151. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır.05 Bayburt 21123.47 Afyon 13895.

Şırnak ise en fakir şehirdir. Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta. yakınsama hızını ölçer.gov. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler. Tablo 1'de görüldüğü gibi. buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy.pdf . az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama. 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. sigma yakınsamasından söz edilir. sigma yakınsamasından söz edilemez. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. 4. 1999). yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması.dpt. tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır. Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Sigma yakınsaması. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama. Birincisi beta. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa. Bolu.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle. Güneydoğu Anadolu.

Türkiye'nin bütün şehirleri için.021 (58. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir.gov. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş. 5. Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları. bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir.tr/bolgesel/keas-I. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir.pdf . Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için. Bu bölgeler Karadeniz. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır.511)** PCY91 -0. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir. Bu denklem. Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu. Fakat. Tablo 2. üçüncü denklem tahmin edilmiştir.dpt. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir. birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir.002 (-1.032) PCPI R-squared 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

278)* -0.005 (-1.956 (14.749)** 1.823)** 0.006 (-1.005 (2.484)** 1.069 (23. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir.006 (-2.900)** 0.969)** -0.929) -0. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı.031 (-1.003 (-0.gov.074 (43.056 (21.279)* 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.198 0.390)** 0.004 (0.002 (1.876) 0.878)** -1.535)** 0.451) -0.pdf .941) 0.075) 0.006 (-1.877)** 0.024 0.096) 0.519 (7. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.119 0.028 0.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t.023 (-5.571)** -0.003 (2.796) 0.815 (19.412)** 0.031)** 2.002 (0.021 0. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.002 (0.007 (1.432)** 1.338)** 1. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir.199 (4. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.567) 0. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1.353) -0.411)** 0.225 (29.0046 (4.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.799)** 0.tr/bolgesel/keas-I. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler.305 0.048 0.013 0.308)** -0. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.675)** 1.481)** 1.559) 0.278)** 1. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur.038 0.253)** 0.004 (-2. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup.367)** 0.411) -0.184 0. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır.012 (3.054 (-2.039)* 0. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3.085 0.142 0.126 0.929 (26.283 0.034 (31.239)* 0.010 (2.010 (-3.232 (29. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir.795)** 1.061 (42.942 (14.047)* 0. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.dpt.012 (3.002 (1.değerleri verilmiştir.368) -0.168)** 1.973 (23.027 (-5.035 (31.883 (23. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir.241 0.742)** 0.011 (58.048 0.007 (2.611)* -0.016 (1. Bağımlı değişken.004 (2.

Cilt I katsayıya sahiptir.tr/bolgesel/keas-I. KAYNAKLAR Arrow. Bu da.gov.pdf . Fakat. K. A. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Baltimore: John Hopkins University Press. Public Investment. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise. 0. Aschaur. Journal of Monetary Economics. 23.dpt. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir.01’e yükselmektedir.006’dan 0. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da. (1971). Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise. bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır. Bu konu. yakınsama %2. bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir. kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur. yakınsama hızı 0. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir. Açıklama değeri. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. 7 http://ekutup. Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir. yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir. Örneğin Muğla. Açıklama değeri.04’den 0. D. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur. 6. Bu şehirler için. Başka bir deyişle. 0. ss.3’dür. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki.24’den 0. bu farklılıkları giderek artırmaktadır. “Is Public Expenditure Productive”. SONUÇ Bu çalışmada. ve Kurts R.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tam tersine. (1989). coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı). Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir.28’e yükselmiştir.177-200.11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. Bu durum. Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Glomm. 76(1). (2001). ve Ravikumar. 98. Kenworthy. Social Science Quarterly. 858-869. 100. 1. G. B. “Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”. X. 191203. 103-125. 183-204.tr/bolgesel/keas-I. R. “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth".dpt. J.(1990). ss. Barro R. 21. The MIT Press. ss. Vol. (1994). “Convergence”. Journal of Political Economy”. 76. Review of Economics and Statistics. Shioji. ve Sala-i Martin. ( 1997).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Journal of Economic Growth. “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. B. Journal of Political Economy. (1986). J. R. No 5.S.pdf . “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. ve Ravikumar. ss. ss. ss. E. L. 18. 1173-1187. Glomm. Ram. 6. Barro. 8 http://ekutup. Cilt I Barro. “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”. Evans ve Karras (1994). (1992). Journal of Economic Dynamics and Control. Journal of Economic Dynamics and Control. R. Vol. States”. ss. 1-11. American Economic Review.gov. ss. Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U. J. (1999). 205-227. (1997). 80(4). 223251. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. G. ss.

Bu bakış açısıyla. Japon Hükümeti. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere. Karadeniz Bölgesi.dpt. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur. Giresun. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi. Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır. gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır.gov. bölgelerin özellikleri. Bu çerçevede. Gümüşhane. Ordu. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. Son yıllarda. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi. 9 http://ekutup. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir. farklılıkları. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. Bayburt. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu.

programı.pdf . JICA’nın görevlendirdiği Japon. Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.Temmuz 1999). Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür. Doğal Yapı Araştırması. Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır. Bunlar. mevcut koşulların analizi. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan.gov. Çalışma. • İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 . yöntemleri. Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur. İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir. mahalli idarelerin. gelişme vizyonunu. Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte). seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu. Danışma Grubunun. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda.Ocak 2000). Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte). Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi.Mart 2000). Çalışma. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir. İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek. Cilt I 2. Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. saha çalışması etkinliklerini özetleyen. süreci. DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına. danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir. Çalışmanın kapsamı. Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır. DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 . Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur.dpt. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte).

pdf . Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Stratejinin dört temel bileşeni. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir. 3. • Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir. Ana Plan. 4. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır. • Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da. 28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. 11 http://ekutup. Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş.gov. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.dpt. Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. Sektör Raporları (Ekonomi. Bu aşamada “Ara Rapor”. Mekan/Altyapı Gelişimi. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. Sosyal Yapı. Çevre.

1. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır.1. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler. bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. 12 http://ekutup. 4. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır.2. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır. Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine.tr/bolgesel/keas-I. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım. 4.2. Ekonomik Gelişme Stratejisi 4.dpt. Benzer çalışmaların bitkisel üretim. uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel. 4. Cilt I 4. Bu amaçla. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır.1. hayvancılık. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır.1. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir. Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür. Üzerinde önemle durulan iki konu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.1.pdf . ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir. Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi.3.

Ünye.pdf . turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. 4.4. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 4. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır.3. Benzer şekilde. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Su kaynaklarının korunması için. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir. Trabzon. İkinci kademe merkezler. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır. Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir.dpt. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir. Artvin. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. Bu çerçevede. Temel ilke karayolu. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler. aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kırsal çevrenin korunması. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması. hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin. Hem toplam. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir.gov. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir. 13 http://ekutup. Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur. Önerilen kademelenmede. Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Giresun.

4. eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir. kalkınma planlaması ve yönetimi. Bu programlar: 1. planlanan sağlık. ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir.dpt. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. idari yapıyı iyileştirmek. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar. Bunlar: 4. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.tr/bolgesel/keas-I. Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için.pdf . Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. 5. 5. Bu çerçevede. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır. Bu sistem. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir. Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır. 3. idari. Kentsel altyapı. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup. 2. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.

19. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde. Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). Cilt I 4. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada. Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP). DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır. 5. 6. Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin.tr/bolgesel/keas-I. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir. DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir. Diğer taraftan. Giresun.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10.dpt. Gümüşhane. DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir. Ordu. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir. 6. 15 http://ekutup. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir.pdf . “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir. hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir. Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için.07.” talimatı yer almıştır. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır. Bayburt.

bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır. Gör.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. Ege Üniversitesi.dpt. Dr. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir.BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A. 16 http://ekutup. Öte yandan. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar. bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken. Doç.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. I. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N. Bu. Gör. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.pdf . üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi. Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması. Çünkü. Oğuzhan ALTAY Yrd. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş. Finansman sorununun çözümü. bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır. Öte yandan.gov. Ege Üniversitesi. İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet. Ege Üniversitesi.

Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. Han ve Kaya.Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19. 1999: 264): Bunlar sırasıyla. 1966:54). Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez.gov. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır. Yazara göre. Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir. Nurkse. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş. O. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir.tr/bolgesel/keas-I. her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış. Belirtilen yönü ile neo-klasik model. Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse. bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine. 2003: 2). Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman. kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması.dpt. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur. Daha önce de açıklandığı üzere. 1994: 397). Rosenstein-Rodan ve Nurkse. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List. Fleming. Cilt I B.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır. Dengeli kalkınma modeli ona göre. Dengeli kalkınma yaklaşımı.pdf . bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar.

Homojen bölge. Oysa. 1994: 400). Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado. piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir. 1994: 401). bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır. Han ve Kaya. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş. birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler. Bu durumda. Bunun en önemli nedeni. merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. 2002: 12).dpt. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı. Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir. Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir.gov. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar. bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler. Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir. Perroux. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. homojen. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı. gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına.1999:274). Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri. Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. Bu açıdan kutuplaşma kavramı. Polarize bölge. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Hirschman. Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına. hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır.tr/bolgesel/keas-I. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur. zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup. C. hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır.Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır.

firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda. kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak.gov. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu. kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde. ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta. kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini.pdf . mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist . diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. Myrdal’a göre. 1998: 66-71). Kitlesel üretim. -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken.dpt.tr/bolgesel/keas-I. fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır. İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken. -aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli.1993:56-61). asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz. D. Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. Post-fordist üretim sisteminde. -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir. hammadde. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır. Esnek uzmanlaşma. standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal. Örneğin.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici.tr/bolgesel/keas-I. genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan. sınai kümelerin örtük bilgi. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları.dpt. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir. Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir. Bunun yanında Porter. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir. kısaca. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır. bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar. sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. Sınai küme kavramı. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda. II.gov.pdf . uygun bir yerleşim yeri. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi. gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. 20 http://ekutup. bol doğal kaynaklar. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak. Porter’a göre sınai küme (cluster). sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir. nitelikli işgücü kullanımı. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur. eğitim. Firmaların uzman. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların.

Avrupa Komisyonu’nun XVI. Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan. 1998: 44). B. Örneğin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1991: 6). AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir. topluluğun 21 http://ekutup. devlet fonlarına proje sunarak. sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold. Bankanın kuruluş amacı. bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral. ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. merkezi yönetimden bağımsız. bölgedeki altyapının. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA).tr/bolgesel/keas-I. ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. Kalkınma ajansları. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek. Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı. Bölgesel kalkınma ajansları. Buna karşılık. Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir. arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte.1994:7). Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.gov. ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir.dpt.1994:8).Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır. Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı.Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur. yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler.pdf . Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral. kentsel alanların yeniden yapılandırılması. geri kalan gelirlerini bütçeden. sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. Bu kurumların amacı. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA. Cilt I A. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. Küçük ajanslar.

ortak finansman. Portekiz ve İrlanda’dır. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir. iii. Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan. 4.Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF).Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi. teknik yardım desteği. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG).Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler.gov. Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin. sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir. Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur.pdf . 5. kişi başına GSYİH. 5b ve 6. bölgesel yardım programları. Fon. 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir. Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead.a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması. ii. İkinci. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1998: 10): 1. iii.tr/bolgesel/keas-I. Diğer amaçlar. ii.dpt. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). Ayrıca. 3.Avrupa Sosyal Fonu (ESF). proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır.Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler. hedefler. Günümüze gelindiğinde. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır. üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır. altyapı projeleri.Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler. küresel finansman. 2. 1. iv. 2.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması.

bunlar PHARE. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. teknoloji transferi. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. İrlanda. Polonya.dpt. İrlanda.pdf . Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro. Öte yandan AB. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti. AB. Bunun en güzel örneği. Fon. topluluk ve proje hazırlama. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. Litvanya. 23 http://ekutup. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. iii. çevreyi koruma. Örneğin. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup. Romanya. ISPA ve SAPARD’dır. Macaristan. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları). Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir. ii. Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. araştırma ve geliştirme. i. Söz konusu fondan sadece Yunanistan.gov. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır.SAPARD. Uyum Fonu. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır.PHARE. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. Estonya. Cilt I da finanse etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. tahmin. Letonya.

sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır.dpt. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı. SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil. eğitim.gov. Kaynak: BM. (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH. Kral.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil. 24 http://ekutup. (4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması. World Investment 2000. Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl. 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır.pdf .

Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir.tr/bolgesel/keas-I. Destekler. i. bu planların ilki 1988-1993. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. dönem sonunda işsizlik oranı %11. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir.Forbairt. kredi garantileri. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir.dpt. 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi.7) gerçekleşmiştir. Bunlar kısaca. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir.gov. Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış. Yardımları. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir. 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta. IDA-Ireland. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır. bağışlar. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. ii. Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir. iii. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur. Öte yandan. hizmetler. Bağışlar.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18. kira yardımları. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup. rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir. Örneğin. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi.IDA-Ireland.İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. 1.Forfas. Forbairt ve Forfas’tır. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte. Cilt I C. Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans.pdf .

5): 1. Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon. 2. 2002. son on yılda nüfus 250. 6. aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır. 26 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür. AB ortalamasına yükselmiştir. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur. Plan. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin.tr/bolgesel/keas-I. 3. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. 5. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır. Cilt I %40 artarken. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır.000. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi.gov. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. 4.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi. istihdam 500. 1998’de kişi başı GSYİH. 2. 2000 yılında İrlanda.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması. Ancak buna rağmen.pdf .İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik.dpt.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi. Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh.000 artmıştır. İrlanda’nın başarısı. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur.

Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı.Sosyal sürdürülebilirlik. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır. Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi. Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. Bu ajansın en önemli görevi. Temel faaliyetleri. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek.Çevresel sürdürülebilirlik. ikincisi de. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı. gerekse kamu kurumları. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır. Sözü edilen bilgi ağı.tr/bolgesel/keas-I.Ekonomik sürdürülebilirlik. ii. Udaras Na Gaeltachta. iii. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı. 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur. Bilindiği gibi.dpt. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur.gov. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi. İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur. gerek tek başına. 1992: 3). Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi. Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak. Bunlardan. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır. 27 http://ekutup. Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. 3. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır.

2003:1). Cilt I iv.6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır.853 kişi çalışmaktadır. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 28 http://ekutup. v. 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9. bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır. v.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek. Shannon Kalkınma Ajansı. Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır. satışlarını %12. Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı.pdf . Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır. Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir.gov. 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. Tipperary Teknoloji Parkı. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır. Kalkınma ajansı. 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır. bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir. Kerry Teknoloji Parkı.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. 2003: 8).dpt. telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report. Birr Teknoloji Merkezi. turizm etkinlikleri ve sanayi. (Shannon Development Annual Report.2 arttırmış. Tipperary Teknoloji Parkı. Gelişen endüstri bölgeleri. 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket. ihracatlarını %7. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır. Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır. 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır.

023 52. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır.1 36.211 7.650 6.890 2002 1.303 1.8 1996 2.9 35.614 3.531 1998 8.gov.388 31. bu da %16. belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.225 15.6 36.5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 ve %37. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL.525 37.234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup.6 1997 4.281 2000 2. diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir.4 36. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup.868 15.318 89.409 11. Manisa.9 1999 11.408 28.328 2001 1.B. Aydın. buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36.836 15.TL) Türkiye(Tn.dpt. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.762 15.6 düzeyinde gerçekleşmiştir.Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır.TL) Ege B. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir. Bu bağlamda.375 14. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken.3 37. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte.pdf .500 20.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19.9 1998 8.1 oranındadır. Denizli. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır. ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır.982 15.722 77.1 36. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.326 1999 4.078 55.865 127.3 36.0 1994 0.(Tn.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir.964 15.6 1995 1. Cilt I III. Muğla.415 15. Toplam yatırım tutarına göre.462 15.tr/bolgesel/keas-I.862 5. Tablo 5).Payı (%) 1993 0.772 16. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11.37 düzeyindedir (Bkz. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır.526 15. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB. Uşak. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır. A.Payı (%) Mar.

049 66.406 18 25.8 29.958 31.678 121.7 1996 23.pdf .154 2002 450 1. Buna karşılık. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B.997 48.146 12.762 23 17 1993 5. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL.886 226.7 paya sahip olmuştur.853 36. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51. belge sayısı daha fazla.144 1998 639 1.949 335. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır.453 1999 31.2 1992 5.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15.813 5. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi. Cilt I Diğer taraftan.gov. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38.050 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2.Payı (%) Mar. Bu bağlamda. 30 http://ekutup. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır.427 28.9 1997 57. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken.660 96. Marmara Bölgesi ise %36.251 3.480 1998 47.101 107.201 12.479 110.B. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde.738 60.041 10.521 2001 345 834 2.197 488.8 düzeyinde olmuştur. Marmara Bölgesi’nin payı %24.927 192.688 287.394 2001 17.921 2002 22.633 102.285 10.tr/bolgesel/keas-I.3 1994 6.8 24. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11.357 3.5 26.202 20.7’dir.757 2.358 3.290 1999 518 1.874 22.331 78.573 4.912 11.018 54.75 27 1995 10.625 7.966 2000 559 1.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.004 142.4 iken.9 22. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır.dpt.933 13. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir.7.355 2000 25.673 190.

Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093.721 3.tbb. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.083 6. Serm. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC.org. ikinci sırayı %20. Kam. %48. Yab.881 6. Serm.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11. Zira İzmir hariç.7 oranında bir artış söz konusu iken. Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.Bank.095 6.063 1995 1.073 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.093 1. Özel Serm. Cilt I B.Ser. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir.267 7. www. Özel Ser.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır.327 1999 1.891 Kaynak: TBB. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.881 5.BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL. bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir. 1.Topl. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli.BAN Kam.4’lük payı ile İş Bankası.116 6. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken.160 6. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB. www. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur.tr.284 7. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15.dpt.tr/bolgesel/keas-I.198 1996 1.T. İzmir. 6.9 olmakla birlikte.138 Türkiye T. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege . * 16.gov. B.155 1994 1. 1.999 1993 1.ve YAT.Bank. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk. 3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir.416 1997 1. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14.862 2.796 2001 2003* 1.230 7. 5.093 10 6. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası.pdf .501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB.org.tbb.837 1998 1. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir.2’si kamusal sermayeli.07.tr 31 http://ekutup. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır.1’i ise özel sermayelidir.632 2000 1.2003 itibari ile. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir. TMSF YAB.

Aydın.406 70./ Türkiye 56 3.717 1.7’ye gerilemiştir. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16.327 30. 27 şube yabancı banka statüsünde.526 17. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10.811 0.115 21.805 144.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp. Afyon.532 47.org.851 21.07.069 29.083 92.661 13. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi.292 192 1996 258 19.TL) Ege Böl.10 1997 534 42.521 35.016 12.037 138.203 80.8 iken.242 2.2’dir.075 5.5’ine sahipken. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.17’si (311 şube) kamusal sermayeli. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B.894 2.434 26.861 2.071 40.672 80. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9.376 196.895 431.213 0.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır.691 5. Buna karşılık.8) ile İş Bankası.701 29. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir.471 59. Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa. %59. www.502 141.pdf .5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.168 42.418 13.09 2001 1.578 115. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87. Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.181 84.790 394 3.07 780. bu oran 2001 yılında %15.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır. ikinci sırada 106 şube (%17.019 110.2’lik pay. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir.086 0.513 479.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa.860 0.gov.128 23.227 3.609 266. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.032 1. ilk sırada 137 şube (%22.721 23.914 2. Manisa üçüncü sırada yer alırken.827 97.737 37.472 2.272 72. 2001 yılında %66. (Tn TL) Türkiye (Tn.861 1.994 34.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup.10 1999 1.122 0.10 1998 916 68.tbb.824 204.743 0.10 0.690 7. bunları sırasıyla. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir.233 61.580 2.dpt.020 768 78 1995 136 7.844 137.927 21.694 876 8.11 Kaynak: TBB. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn. Bunun %34.977 101.tr/bolgesel/keas-I.720 5.7’ye yükselmiştir.09 2000 1. Muğla ikinci sırada.715 0. Denizli.833 49. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin.150 8. ihtisas kredilerinin payı %12.247 9.436 14. 1994 yılındaki %72. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur.936 1. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup.

giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9. Hem Türkiye.0 0. Bunlar.0 Muğla 7.9 17.4 30.3 71. Bunu Denizli.7 6. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta.1 6.5’a kadar gerilemiştir. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken.org.4 68. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir.2 0.0 0.0 0.tr/bolgesel/keas-I. Manisa.8 4. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır.0 0.0 0.dpt.2 0.0 Turizm 0.0 0.0 0.0 Afyon 4. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G.9 20.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 12. döviz tevdiat hesaplarında İzmir.0 3.4 5.0 0.8 12.3 Aydın 0. 33 http://ekutup.6 82.gov. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır.1 64. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir.1 0.8 Kaynak: TBB.4 1.5 3.6 4. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.0 0.0 0. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Diğer taraftan.8 İzmir 16.pdf . Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi.5 69.6 0.menkul 19.0 0.tbb.3 87.9 35.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.9 5. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.0 0.5 Denizcilik 0.2 İhtisas Dışı 77.3 31.3 Denizli 2.4 0.9 31.8 3.0 3. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10.7 Manisa 15.5 28.9 13. www.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir.5 Uşak 1. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır.2 İhtisas Diğer Kredileri 1.0 4.2 Türkiye 7. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir.0 0. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır. 1994 yılında %12 olan bu pay. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır.0 1.0 0.5 5.3 Mesleki 0.2 22.9 68.4 1.8 Kütahya 17.2 9.7 3.9 94. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir.5 2. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır.1 2.

1 Uşak 27.8 3.2 51.1 0.tr/bolgesel/keas-I.3 55.Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle.9 41.0 0.7 58.5 4. Depo Hsp.2 18. Sertifi.8 47.5 0.0 0.8 0.6 16.0 64.3 23.6 48.org.6 2000 47.0 1.0 0.6 Muğla 24.1 2. Mevd.0 0.0 0.8 17.9 24.0 0.3 6.4 67.1 0.4 2. Mevd. www.5 87.0 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.8 47. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.2 33.1 2.2 59.1 41.9 48.4 14.1 0.2 1.0 0.8 Manisa 49.6 0.7 27.0 0.6 46.4 11.5 40.6 53. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir.0 0.8 0.3 2.7 Aydın 45.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını.0 0. 1’i ikinci ulusal pazarda.3 Kaynak: TBB.6 1999 42.4 36.0 5.1 47. Tic.0 8.7 42.2 0.0 Afyon 23. Mevd.6 0.5 Türkiye 23. Mevd.1 2.8 65.0 3.9 7. Tablo 14).1 2.7 0.0 0.pdf . Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır.8 Muğla 47.Hes.0 34. 34 http://ekutup.2 Aydın 23. İzmir 39.9 Denizli 32.0 36.7 78.3 33.5 131.5 35.2 35.8 0.0 0.0 Kütahya 17.8 Afyon 26.6 33.6 İzmir 68.0 Kaynak: TBB.0 7.tbb.3 Denizli 55.5 23.0 0.7 Manisa 32.dpt.9 3.7 1.org.5 3. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar. Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74.3 57.4 0.3 27. dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli. Kur.2 75.0 0.8 23. Res.3 31.5 5.5 67. Döviz Diğer Altın Topl.4 Uşak 10.3 88.4 95.9 27.6 20.3 2.4 10.6 29.tr 6.6 41.2 2001 28.gov.5 Kütahya 25.0 0.5 5. www. Mevd.tbb.Kur Bank.5 49.0 0.9 30.0 0.7 1998 68.1 44.7 34.0 1. Bunların 36’sı ulusal pazarda.3 9. Mevd.8 20. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır.tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.3 36.7 68.0 0. C. Tev. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz.

210 70. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.547 8.32 düzeyindedir.pdf . Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır.7) almaktadır (Bkz. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5.005 3. ikinci sırayı Kimya.054 297. 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır.848 16.920 521.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. Aynı göstergelerle. 3. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde. 1’i Afyon. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL.6 düzeyinde gerçekleşmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1’i Kütahya.343 55. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup.601 3. Makine ve Gereç Yapımı b.830 1.05 düzeyindedir. Örneğin.454 61. Toptan ve Perakende Ticaret.36 iken. otel ve lokanta.600 303.000 15.146 109. Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. Ege bölgesi merkezli olup.222. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23). İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir. Tablo 14).213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır. Diğer taraftan.tr/bolgesel/keas-I.38 düzeyinde gerçekleşmiştir.Petrol. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16.074. bu gruplamada Türkiye genelinde 11. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5. ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6. İkinci Ulusal Pazar 3. Petrol. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5.716. sırada yer alan Petkim A. 45 şirketin 37’si İzmir. Ulusal Pazar a.Ş. Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20. 1’i toptan ve perakende ticaret.180. İçki ve Tütün Dokuma.005 140. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. 4’ü Denizli.254. Giy.gov. Aynı tarih itibariyle. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır. İmalat Sanayii Gıda.dpt.

gov.111 36.119 25.692 191.330 1.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir.041. 2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir. hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir.dpt. Makine ve Gereç Yapımı b.pdf . Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. Giy.436 184. Ulusal Pazar a. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup.855.Petrol. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.956. İçki ve Tütün Dokuma.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir. Yukarıda sözü edilen kaynaklar.282 147. (i) AB Fonları. D. İkinci Ulusal Pazar 3.483 Öte yandan. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL..877 206. Uluslararası finansal kaynaklar. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi. Diğer taraftan. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken.719.052 (201. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken. hibe ve benzeri finansal kaynaklar.218 299. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır. yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları. İmalat Sanayii Gıda.149 902.981 74.271) 1.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar. (ii) Dünya Bankası. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları. 2. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.318 10. Toptan ve Perakende Ticaret.135 15. (iii) firmaların öz sermayeleri. (i) kamusal kaynaklar.

Kocaeli. Isparta. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır. Tekirdağ. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı. Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır. başka şeyler yanında.5. Bunlarla birlikte. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. Türkiye. İstanbul sadece. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon. Bölgesel politikalara. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı. Model. özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. Zira. Çanakkale. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır. Burdur. Gaziantep ve Adana’dır. aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir.gov. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır. IV. Cilt I yapacaktır. 2002: 75) Öte yandan. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. Manisa oluşturmaktadır. Ancak. Antalya.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. Zonguldak. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla. Ancak.pdf . periferisinde yer alan Bolu. Kastamonu. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır. Aydın. Denizli. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. bu konulara yönelik kapsamlı. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. Aynı dönemde.dpt. Edirne. İkinci derece polarize merkezler Ankara.tr/bolgesel/keas-I. İzmir. Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir. 37 http://ekutup. Dolayısıyla.7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır. Bunun için. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. En azından. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. Sakarya. uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur. bu oranın 1995 yılında %29.

şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır. elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir. Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar. Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir.dpt. Türkiye’de buna benzer ilk girişimler. 1996). 2003: 98-127). Ertuna-Altay. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği).gov. Örneğin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer taraftan.pdf . borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz.tr/bolgesel/keas-I. Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. hem banka sayıları. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler. Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi. Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO. Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür. tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. Diğer taraftan. Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır. 38 http://ekutup. Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir. Dolayısıyla Ege. merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım).

Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği). ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. Ön koşullar sırasıyla.dpt.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir.bireysel. 4. Bu bağlamda. hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan. orta vadede bölgedeki.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Altay-Gacener.Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak. 1.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada. 39 http://ekutup. 2. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir. ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir.gov. teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek. ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini. 3. hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli.tr/bolgesel/keas-I. 3. hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek. kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı. 2. İzmir limanı bilindiği gibi. 2003:18-28).pdf . gerekse münferit faaliyette bulunan. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı. Denizli’den Afyon’a.

İzmir 40 http://ekutup.EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli. bunlar.gov. bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N. Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır.dpt. EBKA öncülüğünde Ege Teknopark. 2003. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir.tr/bolgesel/keas-I. Ege Teknoloji Ağı (Networku). Cilt I 5. 6.pdf . Ağustos.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır. Oğuzhan Altay.

tr/html/siteindex. DPT.pdf . KAYNAKÇA Altay. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir. Ekin Kitabevi. http://www. Bursa. 4. Active Bankacılık ve Finans Dergisi.dpt. Oğuzhan ve A.Ş. Kaynak: N. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A. Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A. Sayı 28.Ş. Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”.gov. Brüksel. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında. http://www. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar.html 41 http://ekutup. 2003. DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı. N. Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir. Yıl 5. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler. Uygulama yönünden bakıldığında da.iso. İzmir.Ş. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu.tr/bgyu/bg83-97.gov. Baskı. Dinler.html.dpt. MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.tr/bolgesel/keas-I. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir.Ş. Ekim-Aralık.org.Ş. Ağustos.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Oğuzhan Altay.

may. Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar.imkb. Haziran. Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”. 77-90. J.tr/html/siteindex. Bölgeler ve İller Bazında.2003. UK.Vural F. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”. United Nations Conference on Trade and Development(2000). Shannon Development (1992) Agent of Change Report. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds..org/en/docs//wir2000_en. Krishna. 50-61. http://www. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development. Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”.pdf. http://www.pdf Kumral. Caner ve N.. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara.tr/bgyu/bolgeler. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113.08. Mercado.189. Bahar.gov.: Cem Toker. “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ. Plumstead J. (1966). Harvard Business Review.psu. Araştırma. North American Policy Group. Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki. C.gov. İnceleme. Michael A.gov.org. İktisat Fakültesi. http://www.tr/bolgesel/keas-I.pdf Porter.pdf . Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment.eu. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı. Perez. ss. (1999) İktisadi Kalkınma. Shannon Development Annual Report 2002. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10. ss.edu/~kkrishna/unbalgro.66-71.Baskı. McNiven.dpt. A.15.08. Taymaz.la.dpt. Kibritçioğlu.shannon-dev.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002. K..ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report.E.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye.un. Ruben G. ss.iso. Önder). -Walsh. http://econ. İzmir. Journal of Future’s Technologies.N. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar. Savaş. Kaya A.2003. 48. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”.15..D. 1.tr/veri. http://www. http://www. Anadolu Üniversitesi. No. New York and Geneva. Eskişehir.unctad. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir. Lynden.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh. 42 http://ekutup. ss. İzmir Ticaret Odası Yayını. http://www. İstanbul. 2002.pdf. O. Mod. 56-61.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Han E.pdf. Nov-Dec. Rosenstein-Rodan P.pdf.2003. (2003) UnbakancedGrowth. 1. Toplum ve Bilim.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01. İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002. http://europa.html Haliloğlu. http://unpan1.08. Ertuna.

gov. dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır.500Mw’dır.dpt. PAÜ Eğitim Fakültesi. PAÜ İİBF. Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. Avrupa’da ise 2. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur. 2000: 128). Doç. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral. sırada. Buldan. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. sırada yer almaktadır. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31. önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd. 1. Kamara-Yenice. 1996). Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir. Hızlı nüfus artışı. Gör. Karahayıt. çeşitli tuzlar. gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Tosunlar. Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni .. Jeotermal enerji. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür.tr/bolgesel/keas-I. Gölemezli. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan. yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur. Sarayköy. Tekkehamam. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup. ekolojik dengeyi bozmaktadır. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır. Dr. Karataş. enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta.pdf ..

Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. Jeotermal enerji.pdf . Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır.dpt. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde. 1994: 156). Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0.. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin. elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. 2. Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir. Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır. çevre kirliliği yaratmayan. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır.1.4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir. Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır. Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır. seraların ısıtılmasında. Cilt I 23. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır. Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir.2-98ºC arasında değişmektedir. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı. Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce. İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. Bu büyük bir enerji kaybıdır.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır. 1994: 13). Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir.gov. TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya.tr/bolgesel/keas-I. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır.

Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır. Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Meşrubat sanayi. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir. 19. buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17. %90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır. Gıda maddesi saklamada. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır. Trigonik Kamyonlarda. Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır. Tıp Alanında (Organ nakillerinde. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir. Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre.pdf . Seralarda. ilaçların yapım ve korunmasında).3. 2. Yangın söndürme aletlerinde.2. Endüstride (Örnek: kaynak işleri). Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb. Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. pek çok kullanım alanı vardır. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir. 1994: 112). Kuru buz üretilirken. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. Cenazelerde. Bunlar kısaca. buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir.dpt. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12.8Mw elektrik verilmiştir. Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir. 2. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde). Hazır dondurmacılarda. Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Günümüzde ise.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından.gov. 45 http://ekutup. Eğlence Merkezlerinde. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır.

2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir.pdf . Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14.000 Tekkehamam-Bağcık 1. Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır.gov. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için.500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır. Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir.dpt. 46 http://ekutup. Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır.5 kg fuil-oil.500 Toplam 27.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003). Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır. ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir. Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur.000 Gölemezli 4. Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır. mazot yakılması gerekmektedir. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1. 1 dekar için ise 10001500lt. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır. mazota ihtiyaç vardır. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji. Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte. Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır. dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. Yenilenebilir. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta. Yalova’da 46 ton. Ancak. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt.

Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır. 47 http://ekutup. Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde.4. Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp.000.000 TL gelir elde edilecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2001: 4). kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır.000-700. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır. Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır.dpt. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında. Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi .000 TL’den satılmaktadır. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. Proje Önerisi Detay Raporu.tr/bolgesel/keas-I. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir. bütün sahadan yaklaşık olarak 250. 2. tekstil.000. Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak. Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde. Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır. çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır.000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır. Böylece. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir. Denizli jeotermal sahasında 138. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138. aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir. söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır.pdf . Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600.gov.

Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70. Denizli’de.tr/bolgesel/keas-I. Ortakçı. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15. Denizli’de tarihi. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup. Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır.000 TL’dir. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır. Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır. buhar. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır. avcılık turizmi de çok önemlidir. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir.gov. Tekkeköy. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. Çizmeli kaplıcaları.000. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır.000-20. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Denizli’de ayrıca yayla turizmi. Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır. Sağlık. Buldan İlçesinde: Yenicekent. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir. İnaltı. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo. Bölge kaplıca bakımından çok zengindir.000.000 TL’dir. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir.pdf . Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır.dpt. Pamukkale gerek şifa verici özelliği.

en yüksek sıcaklık 42. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir. soğuk-serin. en düşük sıcaklık -11. Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı. Bilindiği gibi jeotermal enerji. Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır. çevre dostu. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta.. sıcak. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1).. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre.gov. Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. Ayrıca. Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır. Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman. Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır.4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir.pdf . Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır.dpt. 49 http://ekutup.2ºC. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir.7ºC. 12Cº’den ise düşüktür. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir. . Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir. Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir. insan sağlığına zarar vermektedir. Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir. Denizli’de. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5. 3..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. +4ºC’den yüksek. 1993: 41). Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere.. JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır. Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların.

tr/bolgesel/keas-I. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir. 50 http://ekutup. Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır. Aynı zamanda. yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır. tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir. dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar. 180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir.dpt. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri. Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir. jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan. Yani. 1994).DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır.

harcanmaktadır.000 liraya ısınabilecektir. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1.pdf .tr/bolgesel/keas-I. 51 http://ekutup. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200. 1 ton odun 150.000.000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir..000.gov. Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür. 1 ton fuil-oil 790.000.000 TL’dir. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir.000. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660.000 TL. Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır.000.000.000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30. Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50.000 TL. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır.dpt.000-50.000 TL. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı.

02 0. Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay .9 Te m A N Ek K Şekil 6. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri.Erişen.9 9 .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur.9 9 9 M otorin 9 O ca . Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır.9 ra . Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2.tr/bolgesel/keas-I. ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır.06 $/1000kcal 0. elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır. En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz. fuil-oil.9 is. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür. Aynı zamanda.01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri.dpt.04 0. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır.000 civarında olmaktadır.9 9 8 9 9 M ar . alt yapı hizmeti getiren.03 0. doğal gaz. Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir.9 9 .07 0. kömür.9 az . 1999: 44). (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji.gov. Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması.9 9 8 Ey l.pdf K as .Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır. 9 i.08 0.9 as . Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen. 0. jeotermal M 52 H http://ekutup.05 0.

Yıl boyunca sıcak su imkanı. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. rahat.-$ olduğu. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir. Ayrıca.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir.-$ olacağı hesaplanmıştır. yeşil. gaz. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar. sıcak su elde etmek için elektrik. Aralık 2002). Böylece altyapı sorunu olmayan. Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. huzur. bacalardan karbondioksit. Yapılan hesaplara göre. Denizli’de tüketilen 50. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi.gov. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. konfor. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır. Dünyada jeotermal enerjiden.tr/bolgesel/keas-I. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43. ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır. yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir. Endüstriyel soğutma.pdf . Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup. ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak. sıvı. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi. kükürtoksit. Denilebilir ki. evlerin mahallelerin soğutulması.dpt.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. tüp. is. koku vb. Tüm bu sebeplerin yanında. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kül. Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen. 1987: 81). Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. soğuk hava deposu işletmeciliği. Katı. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir. karbonmonoksit. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak. Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir.

sarımsak. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır. Yetişmiş Eleman Eksikliği. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. badem. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır. Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. patates. hazır çorbalar da üretilebilir. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır. Hukuki Sorunlar. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır.gov. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır. Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. Politik Yaklaşımlar. soğan. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup.dpt. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti. biber. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur. Bu tür tesislerde fasulye. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak. bamya gibi sebzeler yanında elma. pişmiş yiyecek hazırlama.pdf . Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır. Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak. Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Bu sebepleri kısaca. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır. Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. sanayiinin gelişebilmesi. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek. 4. Ayrıca. SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir.tr/bolgesel/keas-I. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tabii Sorunlar. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır.

Acar. (son ulaşım: 01 Nisan 2003). Ankara. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır.tr/ . (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. [81]. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30. [12-30]. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir. Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. [3-12].000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. B. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi . Denizli. Ankara. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır. Denizli. H. Gül. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Jeotermal Derneği. [44].. Yiğit Ü. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003).Yüksek Lisans Tezi. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”. [128]. Eşder T. Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi. Temmuz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. 55 http://ekutup.. (1993) Ege Ovalarının İklimi.jeotermaldernegi. Sera Isıtması. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi. Enerji Potansiyeli” Karabulut. No:73. Jeoloji Böl. Y.tr/bolgesel/keas-I. [107]. S. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri.dpt. (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler.pdf . “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri.. (2000) Türkiye Enerji Kaynakları.gov. Kumsar. Koçman. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. Denizli. A. [59]. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. KAYNAKÇA Acar. M. Denizli. Ü. Özpınar Y. Orme Jeotermal. Denizli. [112]. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Mart Sayı 15. Denizli. Kreditanstalt Für Wiederaufbau.org. (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”. Erişen.

Cilt. Y.. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri. E. Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi.gov. Topel. Denizli. Proje Önerisi Detay Raporu. Öz. A. H. M. [154-158]. [13]. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”.. Denizli. (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. [44]. Çevre Bakanlığı.. İstanbul. Özpınar. Yıldız Teknik Üniversitesi. K. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. I. Özkaya. Denizli. [4-5].pdf . 56 http://ekutup. (1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”.dpt. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Ankara.tr/bolgesel/keas-I. Kumsar.. Gökgöz.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 57 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.gov.dpt.pdf .

Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. Dr. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur. 4000 yılına kadar iner. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken. Eğitim Fakültesi 1. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir. Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır.dpt. sırada yer alır. deri. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir. Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi.Ö. Pamukkale Üniversitesi. İkinci bölümde 58 http://ekutup. 1950-1980 yılları arasında ise.tr/bolgesel/keas-I. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil. Ege Bölgesinde ise 6. Öyle ki. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak.. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur. sanayi. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur. 1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2. Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd.gov.pdf . İstanbul’dan önce elektriğin. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir. Günümüzde Türkiye’deki 81. Doç.günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. Uşak’ta yerleşme İ. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. ticaret.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı. Ege Bölgesi’ndeki 8. bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir. İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çok kere el değiştirmiş. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır..

Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak. Arapça’da "aşıklar". 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler.tr/bolgesel/keas-I.001’dir. XII. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale.Ö. sırada gelmektedir. Uşak. Uşak. Makedonya Krallığı. Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür.1. Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır. Taş Han. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu. Sarıkız Köprüsü.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir.Ö. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. Yönetim İşlevi Uşak. Denizli. Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde. binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Halıpazarı Köprüsü. Aydın. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır. Çağatay Türkçesi’nde "oğul. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. M. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36. Muğla. sırada. torun". 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. Uşak M. II. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir.dpt.gov. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. M. Ancak. Uşak kelimesi. Dr. 2. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır. 1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. Kütahya. Ancak Prof. I. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner. Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür.1. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. Ege Bölgesinde 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. (1999) Aynı zamanda Uşak. Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. 59 http://ekutup. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir. Manisa. 1. daha sonra sırasıyla Pers. halk dilinde ise "esir.1.pdf .S.

Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip.” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi. Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular.1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir. Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. 15 Temmuz 1953 tarihinde. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak.. Ancak 20. Aynı tarihte. Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. yerleşik alan ise 4325 hektardır. Banaz. savaş esnasında hemen her şey yok oldu. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak. Uşak’ın bu idari fonksiyonu. 15 tanesi 1000-500 arası. Buna göre. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı. Cilt I (M. 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip.tr/bolgesel/keas-I. Bundan dolayıdır ki.gov. 14. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır.dpt. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir. (1997).pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme... Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince. herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen. siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir. Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir. Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular. Bunlar.

Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990). Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır. Cilt I üzere. Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde.idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. Bunun da 8. YSE ve Köy Hizmetleri. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb.gov. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda. Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır. Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Bunun dışında Uşak-İzmir. 61 http://ekutup. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1). Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Zabıta Müdürlüğü. İmar Müdürlüğü. Otogar Müdürlüğü.1. Belediye toplu Konut İdaresi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Ş. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır. 2. her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar. Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü. Bölge Müdürlüğü.diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8. Meteoroloji Müdürlüğü. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir. Türkiye Elektrik Dağıtım A. Müftülük Özdemir Mahallesinde. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT). gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır. Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır. Aşevi.pdf . 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre.609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır. Bunun 584 tanesi küçük. Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir). ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır . Gerek yurt içi. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. Yukarıdaki resmi . 61. birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır.2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar. Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur.Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir. Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir. Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır.897 işyerine ulaşmıştır.Belediye Başkanı. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır. Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır.

manifatura.150. Uşak yakın çevresi için (Gediz. 62 http://ekutup. Simav.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. Cilt I Uşak’taki 7. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya. demirciler.3 37. konfeksiyon. peluş battaniye.tr/bolgesel/keas-I. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır. TL gelir elde etmiştir. Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür. bakkallar.gov.3) perakende ticaret. Mersin. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir.Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup. sigorta ve finans kurumları. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır. marketler. yani 1923 yılında kurulmuştur.1.500. kırtasiye. 950 tanesi toptan ticaret (%13. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86.0 0. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. muhasebeciler. Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi.604. züccaciye.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri .105.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir.marangozlar. 2731 tanesi de %37. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3. kilim. Kayseri. 9 tanesi tüketim kooperatifi. tamirciler. mobilya. Dumlupınar. Çivril. kuaför ve berberler. doktorlar.301 Oran (%) 49. Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır. Konya. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur. manavlar.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır. fotoğrafçılar vb. Nüfusu 100. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir. mısır nişastası. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi. halı şeker vs. 21 tanesi banka. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi. Uşak Belediyesi satışlarından 3.600 950 21 2.7) .301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. Salihli. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir. başta İstanbul. Gaziantep. Süller. fayans. pamuklu dokuma mamulleri.000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup. 2.4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur. Adana. İzmir. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır.dpt. kundura.731 7. avukat. Çal. kooperatif.000. tuhafiye. Kula Selendi vb.3 13. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. halı. mühendislik-müşavirlik büroları.pdf .0). kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb.

Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir.000 TL’yi bulurken. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde.263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. 01. 1997 yılına kadar 3.895. Nuri Şeker Caddesi. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı. Uşak Dış Ticareti hakkında. kamu kuruluşu harcamaları ise 452.08. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar. İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10. Kollektif şirket 24. Balık Pazarı çevresinde. 19. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde. Battaniye %24. Örneğin. Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir. Belediye işhanında.01. Nuri Şeker. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir.döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir.4 Sanayi İşlevi Uşak.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde.000. hayvan tacirleri. hem de büyümektedir. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi. merkez ilçede. Ayrıca. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası.343 kişiden 11. lokantalar İsmet Paşa . İsmet Paşa Caddesi.dpt.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1. Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. Bu da tüm çalışanların %48.926. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1. 1997’de Uşak Gümrüğü 1. gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı. Deri %44.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim. 1990 yılında. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. manifaturacılar belediye çevresinde. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar.099.06. Ne var ki.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. 30.000. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır.000 kişidir. Cumhuriyet Caddesi. 2. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde. 125. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken. Nuri Şeker Caddesi. son hafta bir işte çalışan 51. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir.915.gov.200.678 milyon dolarlık ithalat.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Limited şirket 1.227.pdf . Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde.tr/bolgesel/keas-I.1996 ile 01. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri. Uşak’ta sanayileşme.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir.6’sını oluşturmaktadır. toplam 1263’tür. İsmet Paşa Caddesi. İslice Mahallesi. diğerleri %22. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde.1. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar. derece rol oynaması beklenmektedir.

gov.11. bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır. battaniye ve trikotaj (5.tr/bolgesel/keas-I. 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30.750 kişi). deri (3. en önemli endüstri kolu halı. Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10.000 ton pancar işlenmiş. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu. Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27.750 kişi).435 kişinin çalıştığı fabrikada 330. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2. Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür.400 tonu kristal. İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre. 1982’de 1.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır.540 ton olarak gerçekleşmiştir. 114 ton şeker üretmiştir.199 kişi çalışmakta idi. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir.500 kişi). Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3. Görüldüğü gibi. Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor.000. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır. 6.500.dpt.000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75. Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi.262 ton pancar işleyip.000. pamuklu dokuma (3.1926 tarihinde açılmıştır. Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1.12. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması. Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu. şeker (950 kişi).000$) gelir sağlamıştır.10.000 kişi). 37. Alpullu Şeker Fabrikası ise 26.devletin katkısı ise çok azdır. Yukarıda değinildiği gibi. 64 http://ekutup.1926’da gerçekleşmiştir. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar.000. Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir.1925’te atılmış. Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır. kilim ve battaniye endüstrisidir.pdf . Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır. Verem Savaş Dispanseri. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir. Uşak Müzesi.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş. Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı.900 tonluk talk yatakları. Sağlık Meslek Lisesi. Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır. Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu.dpt. Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir. Bu anlamda. Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır .236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir. 2. Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32. Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. Sosyo . Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19. resmi kurumlar hariç. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir.45’iııi oluşturmaktadır.5. sosyal donatım alanları.tr/bolgesel/keas-I.980’e ulaşmıştır. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17. zımpara. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir. Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar.gov. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır.pdf . 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır. Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar.000’den fazla eser sergilenmektedir. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan. SSK Hastanesinde 8. 65 http://ekutup. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2. sağlık.229.819) ancak %0. Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur. sanayide çalışan nüfusun (11.1.000 ton rezervli Kaolen’dir. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi. Bu sayı. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir.

sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir. bilardo. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir.gov. Yeni Otogar Parkı. boks. yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. İI genelinde 196’sı bayan. siyasi parti örgütleri. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çinge Parkı. Uşak Kent Meydanı Parkı. halter. teakwando. basketbol. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. Atıcılık. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. binicilik. Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir. Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. Çakaloz cami. (1999) 8400 m² açık. şiir dinletileri. Cinibiz cami. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. Keleter Cami.pdf . 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. özel vakıflar. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822. Deveci cami. Çevre Köyü Futbol Sahası. Kargıcı Cami. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. Memur Evleri Parkı. İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Ulu Caminin doğusunda yer alır. Sümbüllü Cami.dpt. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır. Nur cami. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları. güreş. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. Tiritoğlu Parkı. Yılancı Cami. Hacı Efe Cami. Burma Cami. Mutaf Camii.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. Alaa Cami. Uşak kütüphanesinin yanındadır. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup. Şeker Fabrikası Cami. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. Belediye Parkı. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı.tr/bolgesel/keas-I. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. Aşevi. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. panel. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. Türk Hava Kurumu. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Egemenlik Parkı. Karaağaç Cami. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Belediye fidan dikme. futbol. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. Konferans salonu ise 1 adet olup. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir. Çocuk Esirgeme Kurumu. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. Bozkuş Köyü Futbol Sahası. cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. Yardım Sevenler Derneği. Yamanlarlı Camii.

Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. Turizm yatırım belgeli 2. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. Cilt I kuruluşların başında gelirler. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi. İşte 13. en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. ve 19. Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. Bunun en büyük nedeni. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır. bunların yatak kapasitesi ise 3. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı. şifalı suları. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup. Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır.dpt. 3. İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi.gov.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. Tarihi anıtları. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı. kadar batısında bulunmaktaydı.. eğitim. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı.pdf .1.349’dur. 18.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır. Uşak’taki bu mahalleler 17. KONUT ALANLARI 3. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler.1. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler. İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. Mende Beyi oğluna. Yüzyıla dayanır. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti. (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi.6. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır.tr/bolgesel/keas-I. 13. 2. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir. projeler geliştirmesi zorunludur. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti.

1997 yılında kurulan Fatih. "Gavur Mahallesi" idi). Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur. Yılında Uşak. İstanbul Üniversitesi. No 39. Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Haşim (1971) Uşak Tarihi. İstanbul. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. Atatürk Üniversitesi Yayını. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. Ankara. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. Uşak. Uşak Valiliği. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. 68 http://ekutup. 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II. Uşak. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş. Yayınları. DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. 4. İstanbul Üniversitesi. No 99. Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası.pdf . Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. Coğrafya Enstitüsü. Ankara.dpt. İzmir. Ankara. Tunçdilek. No 4. DPT Yayınları. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. Ege Üniversitesi. İstanbul. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. No 1806. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. Coğrafya Enstitüsü Yayınları.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. İstanbul. No 14. Tümer. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi.gov. Özav Lütfi. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği. Tümertekin. Abdülhamit zamanında. Erzurum. İstanbul Üniversitesi. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir.Hicaz Bölümü. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). Anadolu-Musul . No: 72. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası. Elmalıdere. Üçdal Neşriyat. İstanbul. Sayı 4. Ankara. Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır.

tr/bolgesel/keas-I.pdf .dpt. Cilt I 69 http://ekutup.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Ülke. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir. Kamu Yönetimi Bölümü. Kent planlamasıyla. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç. sanayi bölgeleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Doç. MKÜ. Diğer bir ifade ile. yeşil alanları. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir. Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. konut. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. Hatay 1.. Kent planlaması. Ülkemizde. Cumhuriyetten buyana. iş sahaları vs. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. Çalışma.pdf . Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. yerleşim düzenleri. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). Yerleşim sorunu ise “arsa”. kent planlaması. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır.dpt. ulaşım.gov. İİBF. Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. mimarlar ve mühendisler odası vb. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır. ekonomik. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır.tr/bolgesel/keas-I. kent planlamanın amacı. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur. bölge. yasal araçları. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir. süreci. 2. kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur. Dr. eğitim ve kültür mekanları. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. 70 http://ekutup. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir. Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir.

parkların. Yayla (1975: 9).tr). 1973: 95).5). Kent gündeminde. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı. kent planlamasını. dayanışma ve iletişimi güçlü. 1998: 176). 1998: 206) olarak tanımlanmaktadır. kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır. yapiworld.org). Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak. planlama. mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan. içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere. sanayi. iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. Bu açıdan. ekonomik. aydinlanma1923. ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu.pdf . siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. her düşünce ve meslek grubundan. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. tarım. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde.gov. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray. Bu açıdan kentsel planın amacı. sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. 1995: 14/7). “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. kamu kurumlarının. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür. kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir.com). Çart. Bir kentin tarihsel süreci. Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. yolların.dpt. Bunun için.tr/bolgesel/keas-I.org. 3. örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde. Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”. çevresel. KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. amaç. içinde bulunduğu sorunlar. Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir. Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. turizm. kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu. ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md. Bu amaçla planlama. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. 1991: 286). başarılı bir planda en temel unsurlardır. kentlilerin aktif katılımının sağlandığı.

Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. aydinlanma1923. Yüzyıla kadar. yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. Yüzyıldan 17. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman. 1998: 176. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu.pdf .. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir. Çalışkan. 1961 Anayasası “. hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar.. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII. Hippodamus.tr/bolgesel/keas-I. 4. az gelişmiş ülkeler... ekonomik. yönetim. 19. İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. kentsel araziyi. Çalışkan. Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. Diğer bir ifade ile gelişme. BYKP. 1996: 196). 2000: 171).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. Bu bağlamda.. Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır.dpt. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir. Sanayi devrimiyle beraber.” (M/52). Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır. 1962: 81).org). Yavuz. V. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar. imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven. Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M.Ö. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay. Çin’de.org).. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır. Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz. Bundan dolayı konuttan alt yapıya.org). Roma’da ve Yunan’da. 2000: 115. aydinlanma1923. Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır. Ancak. hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey. 1962: 79).gov. Türkiye’de kent planlaması. toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir. Hindistan’da. toprağın kaybolmasını önlemek . Cilt I olmakla beraber. daha sonra ise. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. Mısır’da. 13. Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal. Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme. yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. Japonya’da.” (M/44) görevini devlete vermiştir. 1995: 33). 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır. Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır. 1982 Anayasası da buna ek olarak “. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır.. aydinlanma1923. 2000: 44. mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan..

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul. 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm. 1972: 97). Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir. Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir.pdf . Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır.dpt. Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış. “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. 1993: 45). Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. 1972: 97). imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir. 1995: 44). Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. Ancak 73 http://ekutup. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır. kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. Maddesi de değişikliğe uğramıştır. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray. 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i. Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 1998: 61). Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle. planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman. İmar Kanununun 47. bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır. Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi. 1995: 47). 1995: 46). 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması. Kanun.

Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş. Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek. değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır. yaptırmaya.tr/bolgesel/keas-I. kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Bugün. Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür.org.1994-4046/41 md. İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. Bir bakıma kent planlaması. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için.com). palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.org. kentsel planların. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde. Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir. gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya.11. ve EK ibare3. Bununla beraber.pdf . Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9. planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir. merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş.4. Yavuz. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. Bu yasayla beraber. Özellikle. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır. 2000:16). imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli.gov. aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. kentliler.5. Diğer bir ifade ile planlama.tr). Yasa. EK:24. Sezer’e göre. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış. (Tunçer. Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur. durum tam tersine dönmüş.1997-4232/4 md. Sayı:18749.dpt.1985.6). “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. Gerçekten de. yapiworld. konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı. 74 http://ekutup. Keskinok. aydinlanma1923. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. 1973: 104. Sezer (1999: 17). diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray. 1962: 69-71). Hatta. Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır. imarı.

5. Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’. 1962: 100-101). yapıya zorlama. 1972: 313-323). parselleme) yetkilerdir. Bunlar. 1973: 114). düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md.dpt. belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. vergileme gibi). Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır. 2 3 28. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır. birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman.pdf . Yasa. 1995: 50). 1351 sayılı Kanun. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır. Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci. Özellikle II. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi. Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray.3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma. Bu açıdan bölgeleme.1963 gün ve 665/275 sayılı karar. 75 http://ekutup. Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine.org). Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır. 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. Maddeyi değiştirmiştir.18/2).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır. her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir. Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman.11.gov.1928 tarih. 1961 Anayasasının 38. kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir. 1995: 14/37). ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından. “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak.05. bu payın. 2002 =kentli. yapı yasağı. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. 1995: 49).tr/bolgesel/keas-I. 22. Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması. Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi.

Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir. kent planlama sürecinde. aydinlanma1923. 2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır. kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır. 76 http://ekutup. artık lüks villalar. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. Dolayısıyla. planın vizyonuna engel olmaktadır. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür.pdf . Bunun için. Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır. Bütün bunlarla beraber.dpt. katılım. spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı. İmar Yasası (Md. Kavramsal. Takas da denilebilen bu uygulamayla. eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok. Ancak. belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir. aydinlanma1923. kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir. Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır.gov. 1995: 14/4-5). kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. amaçları ve hedefleri belirlemek. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin. Çalışkan.org). “belediye ve valilik. Oysa. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. 1996: 206. kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Nitekim. Gerek 1982 Anayasası (Md. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir. Böyle bir ortamda. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. Kentin güncel dinamikleri. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8.org). tavsiye edilen planı seçmek. siteler. planlı gelişmenin önüne geçmekte. KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. 6.46). BYKP. ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane.18/12).

Aslında bu gelişme. 1996:197). gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada.org). 2000: 16. Dolayısıyla. 7.1.pdf . Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir.7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması. Çalışkan. Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor. VIII.org. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir. Tunçer. aydinlanma1923. Bu yönetişim sağlanırken.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94. Bu tür ikili karma sistem Fransa. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de.gov.com:5-11.900 adet 77 http://ekutup. kent planlarının. sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi. 2000: 177. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir. Çünkü yetki karmaşası. kent planlarının. Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları.gov. 1996: 197). 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. karar alma süreçlerine meslek odaları. 7. sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması. Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven.tr/bolgesel/keas-I. İngiltere gibi ülkelerde. “diplomalı şehir plancıları”. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor.dpt. Böyle olunca. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir. plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok. aydinlanma1923. imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır. Çalışkan. %5. Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer. “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. “yetki belgesi sahibi mimarlar”.tr). Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında. BYKP.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sivil toplum kurumları. hatta Türkiye’de yürütülmektedir. milliemlak. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. yapiworld. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması. teknolojik gelişmelerden yararlanılması. Genel yaklaşım. küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. 1973: 96). Ancak.

VIII. 2000: 15). 1996: 174-175). Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır. Ertürk’e göre. Çünkü. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir. çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik. Bu bağlamda. Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB. toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de. ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir. kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. 1996: 177-178). 7. 2000: 155). ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir.gov. Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus. Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır.dpt. Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı. Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre. 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.BYKP. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet. istihdam. kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak. Özellikle. Bugün kentsel gelişmenin. Dolayısıyla. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk. kontrolsüz büyüme. büyüme oranlarının çevresel etkileri. 2000: 13).pdf . kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması. 2000: 152. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi.tr/bolgesel/keas-I. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. Bu açıdan. Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk. Ayrıca. 175). sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. BYKP. Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır. bölgelemeden sakınmayı. adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir.BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için.2. 78 http://ekutup. Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır. 1996: 180). üretim ve tüketim baskıları.

altyapıda bina katlarına. Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. 2000: 153). aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. 1995: 14/19-20). sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. katılım. Çünkü. Kentsel mekanla ilgili sonuçlar. 79 http://ekutup. verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur. kentleri. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür.BYKP.com). yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Onun için. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir. mahalleye. 1998: 1). tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. Çünkü.com).pdf . park alanlarına. kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme. bugün yerel yönetimlerin. planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır. Bunun için de. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu.gov. 2002: 4 =yapiworld. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır. karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. politikalar ve eylemler gerekmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. Bu bağlamda. Özellikle. Cilt I Kentsel alanlar. Kentsel tasarım. 2002: 15-18 = yapiworld. Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır. kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir.tr/bolgesel/keas-I. sürecin tümünde oluşmalıdır. Bu amaçla planları hazırlarken. 7.dpt. kent planları. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. Kentsel tasarım.3. Çünkü. Gerçekten de. Bu çerçevede kent plancıları.

Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır. toprak kalitesi. kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”.org). Diğer bir ifade ile. sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında. kentsel tasarım. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. yollar. Dolayısıyla. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir. Aslında.pdf . inşaat vs. Üst ölçekli kent planı tasarım kararları. kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri. Bu merkezlerde doğal. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir. yeraltı yapılaşmalar (otopark. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer. kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik. Cilt I kentsel planlama. kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler. hatta kent mekanında mahalle. anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer. yapı yerleri ve şekilleri. alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. mülkiyet sınırlarında değil. 2002: 1-5 =kentli. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber.gov. gelişmiş karayolu ağları.dpt. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları. büyük oranda. 8. Ankara. aydinlanma1923. Dolayısıyla. otopark uygulamaları. Kentsel tasarımlarla. ulaşım. Diğer bir ifade ile. Planda öncelik. Dolayısıyla. 2003: 465-480). önemli bir mimari kültür.tr/bolgesel/keas-I. sokak. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. Ülkemizde bir çok kent. çarşı).org). fonksiyonların yoğun olduğu. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. drenaj hatları. Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. “kentsel tasarım. 2002: 6 =kentli.org). gelenek ve birikime sahiptir. kent mekanında varolan ve varolması gereken. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. kent planlamasıyla. sel yatakları. uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri. Bu yaklaşım. vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. Bugün.

Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir. Batman. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep. bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut. geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır. Bir bakıma. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir. tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. yapiworld. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. GAP’taki ilk örnektir. 95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap.dpt. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır. kent planlamalarında her kentin kültürü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. Ayrıca. Ayrıca. Bu hedef önemlidir. Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir.gov. Tunçer. duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş.gov.tr).tr).tr). sokakların dar. bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından. 2002: 272). Mardin. bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır.com). Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir.tr/bolgesel/keas-I. Karaköprü Belediyesi) değil. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi. GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar.tr). Bilindiği gibi. planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir.gov. Gerçekten de. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır. 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği. yapıda kullanılan malzemedir. Çünkü belediyeler. Bunlardan biri. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir.gov. Özellikle. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. Diyarbakır. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup. Bunun sonucu. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap. GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. 1986: 63. Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. Bugün. Dolayısıyla. Örneğin. kentlerin kültürel. Şanlıurfa Belediyesi. Projenin amacı. “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir.gov. GAP Bölge İdaresi. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta.pdf . Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. planların.

Diyarbakır. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır. İşte bunun bir aracı da. Çınar. Diğer bir proje. 9 alt-bölge için (Gaziantep. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır. kentin orta büyüklükte bir merkez olması. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek.gov. “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla. Bismil. Bu çerçevede. GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır. Çalışma kapsamında. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır.tr). Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni.tr) 82 http://ekutup. Yine başka bir proje. “Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır.gov. İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir. Kilis.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Nizip-Birecik. Ayrıca. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. Adıyaman.edu. 1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan. Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. “alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması.ktu. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır.pdf . 1999: 86-89. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir.tr). gislab. Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar. Cilt I sunabilmesi için. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating.dpt. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. Mardin-Kızıltepe.gov. Proje kapsamında. “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak.tr). kentin mevcut arazi kullanımı. Çalışmanın amacı. Bu tür planlama çalışması. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi. kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000.gov. Bu sebeple de.tr/bolgesel/keas-I. Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap.

Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir. Adıyaman.6’sının siyasal bilgiler.4’ü erkek.5’inin yönetici.3.2. Meslek durumlarına bakıldığında. Cilt I 9. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18. %13. Nitekim büyük bir kısmının (%88. 9.4’tür. %88. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır. meslek örgütü ve araştırıcılar. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından.3’ünün iktisadi ve idari bilimler. ankete katılan yönetici. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. bazıları.1. Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16. %24. Cinsiyet durumları ise. bunlardan da %22. Üniversite eğitimi görenlerin %45.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur. 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları). Dolayısıyla.dpt. belediye başkanlarının. Buna karşın.4’nün mimar ve mühendis ve %9. Bunların dışındakiler ise (%11. Kadınların 83 http://ekutup. Anketin geri dönüş oranı %68. Kapsamı. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65).gov. Araştırma. Araştırmanın Amacı. %21. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. 9.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Diyarbakır. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. bazı illerde (Mardin. GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir.7’sinin mimarlık ve mühendislik.5) üniversite mezunu olduğu. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin. 9. %4.6’sı ise kadındır. Ancak.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma. 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %11. orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir. genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır. öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte.6’dır. ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). %19. mimarlar ve mühendisler odası vs. Araştırmada. 22’si öğretim elemanı. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı. 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. %49.6 kadardır.tr/bolgesel/keas-I. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı).4’nün akademisyen.

gov. kimlerin söz sahibi olduğu. 10.6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür. GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde. Cilt I genellikle mimar. bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı. ankete katılanların %69.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur.6 22. Bu bağlamda. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği.3 11.3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir.6’sı evli. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği. ankete katılanların yarıya yakını (%49. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda.6 16. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il. 10.2.dpt. Sit alanlarına ilişkin. %41. Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %30. Bel. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur. ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı. mülki amirler. kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. Medeni durumları dikkate alındığında. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir. kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması.1. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir.3) ve 84 http://ekutup. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği. Tablo 1 Kentinizde. Başk.tr/bolgesel/keas-I. katılanların %88.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere. 10. Dolayısıyla denilebilir ki. %19. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır. sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu.7’nin ilçe ve %25. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde.pdf .6). GAP kapsamında bulunan kentlerdeki. Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49.

pdf . Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır.7’si kentlerin imar ve planında.6 6. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. B.dpt.3. B/ Üniversite Meslek V. Yrd.4. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V. Yard. Sayı Sayı Sayı Yalnızca. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin. Bel. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir. Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16./ Üniversite Yard. MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu. 10. Tablo 2 Sizce. 10. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde. yerel yönetimler.9 46.gov. B. gerek MMO’nın (%0. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır. mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim. Baş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel. Bununla beraber.5) etkili olduğu söylenebilir. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. %32’si ise MMO.Yrd.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir. Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir.9). arsa üretilmesi.tr/bolgesel/keas-I. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır. Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır. yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır.7 13.

7 41. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde. Baş.7) aynı oranda olduğu görülmektedir. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar.7). Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir.5. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında.gov.6 41. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır.3’üne göre siyasi güç sahipleri. Buna karşın. 10.6. Tablo 4 Sizce. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır. Buna karşın.4 57. ankete katılanların %57.3 2. Yard.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi. Bel.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V.4’ü ise. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20./ Üniversite Yrd.9 19.9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir. çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin. Yar. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir. kentsel gelişme için. B. Bel.dpt.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16. Sit alanlarının (%2. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Nitekim. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. Katılanların %20. ve Baş. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir. Baş. 10. kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19. Yar. Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V.6’lık bir oranı oluşturmaktadır. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41.

7. 11.tr/bolgesel/keas-I. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90. Tablo 6 Sizce. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. Katılanların %6. Dolayısıyla. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir.3 11. Bel.9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. Yrd. kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11.3 2. ve Üniversite Yard.9 6. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar. Baş. B.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır.pdf . Kentsel planlamaya çoğu kez rant. ankete katılanların tamamına yakını (%90. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır. sadece %2.6 60. Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için.6)’lık bir oranı.gov. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır. %25.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken.dpt. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. ankete katılanların %60.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi.2 2. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır.2’si. 10. kent planlaması yapılırken.

Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını.dpt. Gaziantep’te Şanlıurfa’da. KAYNAKÇA Altaban. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır. “arsa spekülatörlerinin” (%22. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi. 41-64. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür. ankete katılanların %57. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. Bursa. İstanbul. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir.pdf .5) etkili olduğu söylenebilir. “KBS”. Rana A.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16. KTU.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir.tr/bolgesel/keas-I. Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır.84-94. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. 88 http://ekutup.2’si. (1998) Kent. Bu çerçevede. kent planlaması yapılırken. Kimlik ve Küreselleşme. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da. Nitekim. Aslanoğlu. Trabzon. *Ankete katılanların %60. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu.3’üne göre siyasi güç sahipleri. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”.”. Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır. ASA Kitabevi. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır. Arican. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır.gov. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”. s. “kentsel tasarım”. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. “CBS”. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90.

tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent.gov. Cilt 2. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”.gov. Sayı 14. http://www. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www.gap. sezen. İller ve Belediyeler Dergisi. Yıl 2. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu. Prof. TODAİE. AÜ. Ankara.htm İnternet. Olgun. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”.html İnternet.gov.htm. Habitat II Özel Sayısı.edu. Yeni Türkiye Dergisi. “Gap’a Yönelik =http://www.html İnternet. Ankara.antalyakentkonseyi.org/sayi34/34-03. 39-46. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”. Erten.gov.gap. Habitat II Özel Sayısı. 277-288.. Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”. Yay. Geray.kentli.doc Kaplan.. SBF Dergisi. VIII. T.tr/bolgesel/keas-I.tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim. 27 Mart.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yıl 28. Cilt I Bozkurt.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”.org.ktu. http://www. Mali Yönetim ve Denetim Dergisi.aydinlanma1923. Sayı 8. 13. Yeni Türkiye Dergisi.gislab. Mart-Nisan. Günay.. DPT. Anahtar Kitaplar. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü.179-185.dpt. Cilt 46. Çakicioğlu. Ankara. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür). Gökçeer.html 89 http://ekutup. Ertürk. 95-124. http://www. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“. 313-323. İnternet. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi. Sayı 3-4. http://www. 253-284. Yıl 2. Sayı 6.pdf . Sayı 8. Baykan.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj. Mehmet ve Deveci. Ergun. Kemal Fikret Arık’a Armağan. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”. Geray. (1999) Property Relations and Urban Space. Alfa Yayınları.tr/raporlar_imarveplanlama_grubu. “Gap’ta Mekansal =http://www.gov. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?. Sevinç Matbaası.org/makale/meh_fizl.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji. Çalişkan.htm. S. Sayı 321-322. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”.html İnternet. Cumhuriyet Gazetesi (Mart.gap. Ayşegül (1991).gap. Bulut.tr/KBS99/11_gap. Ankara. METU Faculty of Architecture Press. Mart-Nisan. http://www. İstanbul. Ö. Eryilmaz. 174-178. Dr. İstanbul.

Tunçer. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”. Sezen. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara.yapiworld. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098.com/locate/ssci TMMOB. Editors: Frederic S. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”.dpt. Önder Matbaa. 15.milliemlak. Kaynak Yayınları. Sönmez..org. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği. TMMOB. Baskı. Yavuz.C. =http://www. A.Kent Loftin.tr/bolgesel/keas-I. Konya.tr/atina_carti. Rantlar ve Planlama”. Stoop. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş. Cilt I Karaman. Standart Handbook for Civil Engineers.org. William (1995) “Cominity And Regional Planning”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama. İstanbul.htm. Keskinok. Birlik Yay. Keskinok. TODAİE Yayını. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı.Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www. Keating.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. 3.com/tuncer_bölgekent. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www. Alan Yayıncılık.elsevier. McGraw. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. Merritt. Mimar Sinan Üniversitesi. İstanbul. 3-21. Anadolu Matbaacılık.htm. Haber Bülteni.gov.. M. Volume 41. Tunçer. Maliye Bakanlığı http://www. John (2003) Safety Science. 465-480. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi. İstanbul. Sevinç Matbaası. Janathan T. Ankara. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri.gov. İstanbul. 9. Çağatay (1996) “Kentler.kentli. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası.pdf . Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu. N. http://www. T.com/cevre/tuncer_kent_eko. Fehmi (1962) Şehircilik. A.yapiworld. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”.Hill 4th ed. M.tr/e_devlet/e_devlet. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). İstanbul. Mehmet. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi. Teori. 205-217. Yeni Atina Çartı”. SPO. 90 http://ekutup. Maliye Bakanliği. Lane. İzmir. http://www. (Ocak. K. Özelleştirme Değil Kamulaştırma. Ankara. Ricketts.htm Türkoğlu. Mehmet. Yayla. Section Forteen.spo. Ankara.

İİBF İktisat Bölümü Ö.gov. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar.Dr. Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan. geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. 1989: 391-400. kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği.tr/bolgesel/keas-I.. Poon. 1989: 93-102. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular. Hong Kong. Greenaway and Sapsfort. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. Yaghmaian. 91 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır.Doç. Bu yazarlar (Kohli and Singh. Atatürk Üniversitesi. 1982: 59-73. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. İİBF İktisat Bölümü 1.Grv. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları. ihracat sektörleri.dpt. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir. Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. Moschos. 1995: 75-90. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. Bu görüş taraftarlarına göre.. 1994: 977-995). Sanayi Devrimine kadar dayansa da. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. 1987: 51-72) bulunmasına rağmen. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını. Kemal DEĞER Arş. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır. Selçuk EMSEN Yrd. 1994: 152-174. Ram. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. Atatürk Üniversitesi. Güney Kore. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. 1989: 93-102. Moschos.pdf . söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. 1985: 415-425 ve Ram. buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir. GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri.

Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı. Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. 92 http://ekutup. kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X). Dutt and Ghosh.pdf . Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir. kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. 2. UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle. Çalışmanın amacı. kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y). 3. “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. toplam kredilerin. 2002: 2255-2257) hareketle. ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır. Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak. Lin ve Song. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz.dpt. dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. nüfus artış hızı ( N/N). toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı.tr/bolgesel/keas-I. 1990: 577-585.gov. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir. DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini). Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır. Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. 1996: 167-182) benzer biçimde. ADF test sonuçlarına göre GSYİH. zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır. minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır.

673’tür.58334a R2=0.07584 D.W.040480 0. Bu değer.752519b -0.178159 0.007571b -0.000198c -0. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1.031591 0.70832b R2=0.47566 Az Gelişmiş 0. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır.497040b 0. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir. 577-587).W. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken.043’dür. Tablo 1.=2. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder.=2.a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak.318942c -0. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.b’de verilmiştir.06578 D. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4.pdf .280235b F=2.000254 0. Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.gov. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9.dpt. fakat kesin değildir.451823a -0. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.720212b F=3.a ve 1. Bu değer.021262a 0. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir. 2000: 572.32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde.022632a -0.02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli. 93 http://ekutup.

Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer. gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür.000201 X/X 0. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir.912256a GI/Y -0. Elde edilen bu bulgu.58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir.14474 R2=0.007272b 0. popülist politikalarının izlenmesi sonucunda. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır.299032b -0. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık.=2.02424 D.53236 D.813472b GCT/Y R2=0. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda.299676b GCT/Y R2=0.844904 N/N) 0.038892 0.W.tr/bolgesel/keas-I. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.036275 C/Y 0.283541b X/X)(X/Y) -0. Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1.196317 0.022343a C 0.618856a GI/Y -0.58604 D.65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür.672007a -0.008500 C/Y 0. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil.000439 X/X)(X/Y) -0.348873a 0. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır. gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir.023499a C -0.73 oranında artıracağı ileri sürülebilir.=2.a) tahmin sonuçlarında.202174 N/N) 0. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder.512712b 1.026936 0. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi.00989 D. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif). Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1. Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde.=2.38117 F=7.17714 F=7.483622a -1.W.W.dpt.114115 R2=0. 94 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça.007888b X/X -0.000130 -0.= 2. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir. Bu durum. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif).000235 -0. Cilt I Tablo 1.b) yapılan tahmin sonuçlarından. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç.377303b -0.W. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır.gov. personel ve cari) harcamaları.pdf .

ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında. ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke.= 2. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür.16699 R2=0.W.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir. Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı. Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili. Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi.59) küçük olduğu için).000224 F=0. ulaşım.a ve 2. Elde edilen bu sonuç.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2. gerek gelişmiş.84) küçük olduğu için) dikkate alınır. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir. modelde yer alan değişkenlerden C/Y.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16.008101a -0.023453a -0.gov.51006 Az Gelişmiş 0. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir.13788 95 http://ekutup. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır.000400 0. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0.b’de verilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif.W. Tablo 2. enerji.63 ve 3. Çalışmanın temel amacı.02383 D.89246b R2=0.pdf .dpt. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır.00117 D. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir.=2. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar. Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan.018064a 0.81 ve 12.tr/bolgesel/keas-I. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada. gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde.297314b F=3.

W.007680b -0. ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken.00357 F=0. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.=2. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır.136515 F=26. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre.000400 -0.W. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken.tr/bolgesel/keas-I. diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler.300371a  X/X)(X/Y) R2=0. Çalışmada.W.63515 F=20. yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.02262a -0.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0.W.12027 Az Gelişmiş 0.01095c -0.=2. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il.000514 D.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup.023452a -0. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir.008404b -0. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.01546a 0. Elde edilen bu bulgular.pdf . ne ihracat büyümesi. Böylece gelişmiş iller.12402 F=1.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri.09388 R2=0. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir. Cilt I Tablo 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.19840 R2=0.= 2. Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.000183 2 R =0.35226 D.291992c R2=0.018005a C X/X 0.01985 D.84555 R2=0.gov.000408 0.=2.00022 0.dpt.000226 -0.07212 D. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen.

52370 F=3.738131c F=1.971787a R2=0.053038c R2=0.254066 0.092826c 0.W.184771b R2=0.090134 0.110416 1.41281 Orta 0. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif).35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir.058533a -0. Tablo 4.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde.tr/bolgesel/keas-I. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır.88941a Tesadüfi Etkiler 0.035597 -0.= 2.938734 F=2.572678 -0.007171b -0.W.863210 -0. Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular.W. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir.29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0. Denizli. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir. 97 http://ekutup.07899 D.300283 -1. Ayrıca göç olgusundan.18197 D.= 2.b. Tablo 4. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği. Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.013758c 0.208809 0. Bu durum.765176b -0.779998 0.109807c 0.W.07619c R2=0.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0.007373c -0.094435 -0.gov.24759 D. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir.W.dpt.012028 0.960175b -0.= 2.219559 0.709724a R2=0.04077 D. Gaziantep.045281 -0.281516c -1.413619 -0. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif).4588 F=6.16311 D. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır.pdf . bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4.040410 -0.=2.006957b -0.= 2.583937 3.a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.299978c 2.a ve 4.306094 0.

kıt kaynakların israfına yol açmaktadır. Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları. minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir.tr/bolgesel/keas-I. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken. az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. altyapı.dpt. dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. gerek gelişmiş. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. Bu sonuç. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır. belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir. dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça.gov. 4. kamu yatırım harcamaları (pozitif). Bununla birlikte. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular. enerji. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif). Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif. Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir.pdf . dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir. Ayrıca Türkiye’nin. gerek nüfus artışı. ulaşım. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu. Bununla birlikte. 98 http://ekutup. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar.

Vol. Sun. pp: 412-425. W. pp: 93-102. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. Urban Studies. (2000) Econometric Analysis. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”. Parikh (2001) “Exports. Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. H. Cilt I KAYNAKÇA Chen. 12. Fourth Edition. pp: 2251-2266.gov. J. 22 (1). New Jersey Kohli.tr/bolgesel/keas-I. Vol. Growth and Level of Economic Development”. Journal of Development Economics. 130. pp: 152-174. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. P. Lin S. and D. Vol. Poon. T. and D. 30. I. Vol. Ram. and N. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. D. P. B. (1982) “On Export and Economic Growth”. Ram. Vol. (1989) “Export Expansion. Vol. Journal of Development Economics. Economic Development and Cultural Change. Vol. H. and A. 35 (3). Welwirtschaftliches Archiv. Economic Development and Cultural Change. (1994) “An Empirical Investigation of Exports.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Journal of Developing Areas. pp: 167-182 Feder. D. Greenaway. Economic Development and Cultural Change. and S. S. Moschos. pp: 391-400. 39 (12). R. J. 32 (2). pp: 187-196 Yaghmaian. Prentice Hall. pp: 59-73. pp: 577-585 Dutt. 99 http://ekutup. Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”. Greene. pp: 51-72. and D. Vol. 30. 38 (3). Journal of Economic Development. pp: 977-995. 36 (4). 30 (January). Vol. pp: 75-90. (1995) “Export Expansion. Growth and Level of Economic Development Revisited”. Singh (1989) “Exports and Growth. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. D. R. Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”. G. World Development. Journal of Development Economics. Regional Studies.pdf . 20 (1). Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”.

051002 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.023850 0.014683 -0.dpt.002379 0.026715 0.010578 -0.006938 0.049507 0.013511 -0.005149 -0.010091 -0.001082 0.015264 0.031809 0.021453 0.011699 -0.007548 -0.006887 0.039377 -0.007365 0.026773 0.014181 0.017987 0.026630 0.026902 -0.005134 0.012608 0.027474 -0.gov.032132 -0.005367 -0.004831 0.032401 0.027580 -0.008096 0.006505 0.003767 0.003415 -0.019376 -0.008398 0.007168 0.031062 -0.042265 0.010445 0.052850 0.003984 0.pdf .026812 0.016411 0.016495 0.042274 -0.004556 0.001393 0.003161 -0.041415 -0.007169 0.005968 -0.038444 0.001367 -0.025223 -0.012013 0.007397 -0.020386 0.017954 -0.026181 0.025075 -0.017896 0.004393 0.006123 0.032153 -0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.014941 -0.018837 100 http://ekutup.007204 0.028800 0.032737 -0.014359 -0.025005 -0.011422 0.014664 0.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.012838 -0.009539 0.013724 -0.052223 -0.020349 -0.013020 0.000506 0.004200 -0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.000432 0.030705 -0.024674 0.000503 0.001909 0.026203 -0.026516 -0.007167 -0.016625 -0.014548 0.018492 -0.015265 0.018729 0.019327 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.019894 0.000501 0.035395 0.013450 0.038284 -0.002752 0.004245 0.012718 -0.017710 -0.056752 -0.005962 0.013904 0.016573 0.016865 0.003420 0.014663 -0.059884 0.032701 0.

dpt.018671 0.032933 -0.024323 -0.017584 -0.039348 -0.019657 0.029347 0.038844 -0.000485 -0.041308 -7.37E-05 0.001146 -0.017428 0.002810 0.031529 -5.043188 0.020767 0.16E-05 0.32E-05 0.025678 -0.022528 0.007771 0.tr/bolgesel/keas-I.000283 -0.029059 -0.006470 0.007702 0.44E-05 0.000112 7.045351 -0.042569 -0.019390 -0.016819 -0.029911 -0.025493 1.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.014545 0.000118 0.057204 -3.70E-05 0.010736 0.000189 0.61E-05 0.17E-05 0. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.010315 9.004428 0.pdf .012740 0.028486 -1.028023 -0.000283 -0.013581 0.20E-06 0.035703 -0.046822 3.012462 -0.033611 -2.050202 -0.000108 -0.016717 101 http://ekutup.010200 0.015048 -0.95E-05 0.001540 0.000126 0.039919 -0.43E-05 0.021172 -0.003333 0.018189 -0.012286 -3.000238 0.000155 0.038950 -0.001367 0.024865 0.000165 0.000172 0.000413 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.050581 -0.001481 0.011245 0.017329 0.031001 -0.025052 -0.016653 0.016977 0.003589 0.001480 -1.021600 1.011257 0.031081 -0.022728 -0.000116 0.000191 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.040333 0.006004 0.000109 0.000422 0.009915 0.000887 0.004990 0.53E-05 0.28E-05 0.001038 0.024067 -4.025112 0.76E-05 0.86E-06 0.001170 0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.011785 0.002977 0.016253 0.000520 0.023867 7.gov.028323 0.012882 -0.014364 -0.014574 0.006845 0.

064415 0.tr/bolgesel/keas-I.072221 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.006486 0.057644 0.008244 -0.028082 0.000309 0.025319 0.035870 0.031427 0.005981 -0.004710 -0.028539 -0.015264 0.001524 -0.008702 0.gov.032100 0.067454 -0.008737 0.dpt.052443 0.053812 0.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.000114 102 http://ekutup.071958 -0.005995 -0.062658 -0.010352 0.019174 0.003259 0.007571 -0.008006 -0.013159 -0.019640 0.047219 0.013356 0.001780 -0.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.003390 -0.061912 0.000383 0.085657 0.123591 -0.001622 -0.002304 -0.077238 -0.082080 0.007963 0.009506 -0.056539 0.045782 0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.025315 -0.pdf .010161 0.005479 0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. teknik. Süt üretimi ve besicilik. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması. Su teknikleri eğitim merkezi. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması. Yolların. Tarla ürünleri. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. Yeniden istihdamın desteklenmesi.gov. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri. 110 http://ekutup. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi.6 milyon $. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50.pdf . Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir. Altyapılar üzerine geniş destek programı. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi.2 milyon $. pansiyonluk program. Süt toplama ve işleme. Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi.030 kursiyer. Safranbolu. Büyük kentlerde katı atık idaresi. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi. Kapalı ceviz yetiştiriciliği. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer.tr/bolgesel/keas-I. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi. Yıllık tahmini maliyet 4. Ormancılık.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yıllık 640 bin $ ve 1. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi. yıllık 923 bin $ ve 4. (OSB’ler): OSB kurulması. Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir. Temel teknik eğitim merkezi. finansman ve teknik-pazarlama destekleri. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi.dpt. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması. Seracılık ve meyvecilik.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir. 10 yıllık tahmini maliyet 58.

Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi. 3.000. Tarım. Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti. turizm. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması. Teknik Yardım Fonu: 800.000 $ olmak üzere Toplam 153.pdf . Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu.dpt.000. 4.000 $ Garanti Fonu: 22. Katılım Fonu. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması. 111 http://ekutup. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını.000 $ hesabıyla 130. Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak. 1. Katılım Fonu: Kişi başına 5. Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi.000 $.gov. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür.180. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması. 2. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır.tr/bolgesel/keas-I.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360.

1. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama. Turizmin Geliştirilmesi. 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan. kamu kurumları. Refah. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi. 5.3.gov.000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması. Karabük Master Planı.2. Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması. Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113.pdf .dpt. 6. 5. 112 http://ekutup. Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı. Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır. Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi. Orman. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler. 5. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir.

Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır.dpt.pdf .gov. Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

20. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. 114 http://ekutup. yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması.tr/bolgesel/keas-I. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. Öyleyse. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Selçuk-Efes. sanayi. 1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir. çakışan çıkarlar ve politikalar. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir. altyapı. Bölgelerarası ekonomik. kentleşme. Büyükkentlerin sorunlarından. sağlık. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. sosyokültürel değişimler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. eğitim. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. Türkiye’nin 3. Kuşadası) yakınlığı. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır.gov. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. sosyal ve kültürel farklılıkların artması. Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. günübirlik turizm hareketleri. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. ekonomik. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. Dr. kent. Doç. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme.dpt. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. tarihsel özellikleri. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır.pdf . Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. sosyal. Diğer bir anlatımla. otoyolun tamamlanması. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. arkeolojik.

eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi. otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. üniversite. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir. uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı. tarımsal çeşitliliği. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir. dinlenme. tarihi ve kültürel zenginlikleri. barınma. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. kıyıları. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. 1980’lere 115 http://ekutup. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken.tr/bolgesel/keas-I. sanayi ve ticaret alanları.gov. çalışma. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren. konumu yüzey şekilleri. Buna paralel olarak elverişli iklimi. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. otoyol. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. Sözgelimi. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir. Cilt I 1. diğer bir ifadeyle tarımı. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. Urla.dpt. doğal güzellikleri. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır. Urla. Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. Örneğin. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır. konut alanları. ulaşım alanları. yol.pdf . verimli ovaları.

Ancak. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş. tek elden gerçekleştirilen siteler. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır. Ayrıca 1/25. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir. fonksiyonlara ilişkin binalar. derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır.000 ölçekli topografya haritasından. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır. Urla’da özellikle son on yılda.gov. Coğrafi konum. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. kıyı ve iklim 116 http://ekutup. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır.pdf . 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi. URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla. Belediye. Milli Eğitim Müdürlüğü. yollar. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir.dpt. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. tarımsal çeşitliliği. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. Orman İşletme Müdürlüğü. fonksiyonları irdelenmiştir. Hatta.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. II. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır. 1/5. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. nüfus miktarı. 2. konutlar çoğunluktadır. coğrafi konumu yüzey şekilleri. yoğunluğu ve dağılışı. Kaymakamlık. Son yıllarda. Bununla birlikte. Tarım Müdürlüğü. Bilindiği gibi. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I.tr/bolgesel/keas-I. Elde edilen verilere ek olarak. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır. lüks konutlar. ulaşılabilirlik. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. verimli ovaları. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II.

1982). Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. Ahmetbeyli.dpt. Urla’nın kentleşme sürecinde.gov. coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir. kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. 1992). Ürkmez. 1977). Urla. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. Güzelbahçe. Zeytinalan.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur. Alaçatı’ya bağlanmaktadır. Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır. batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun. Cilt I özellikleri. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere. KalabakYücesahil. En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli. Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış. güneyinde Düden denizi ve Seferihisar.pdf . 1978). o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. 1970-1985 yılları arasında İskele. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır. İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli. Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Selçuk ve Kuşadası’na. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. 2002). İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. Kuzeyinde Ege Denizi. Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı. denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. 117 http://ekutup. Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür. Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur. 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe. Kıyılar. Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır.

548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19.tr/bolgesel/keas-I. Bu dönemde. Diğer bir ifadeyle.309’dan 22. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır.0 26.0 20. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup.774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49.5’ten (1927).0 42.0 73. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür.dpt.4 25.500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2. 15.0 61.515'e yükselmiştir (DİE. kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur.5 54.gov.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir.0 55. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir. Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır. Büyükçamlı. Kent nüfusu 23 yılda 1. Küçükkaya.5 Çizelge 1 Urla'da toplam.309’a çıkmıştır.0 28.5 57.0 51. % 46’ya (1950) çıkmıştır. 1975'te 22. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır.300 kişi artmıştır.0 60.7 60.5 46.0 80.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini. 1927’de %57. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1). Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir.3 40.0 72. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir.0 45.pdf .0 40.0 55.5 42. 2001).6 74. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42. Payamlı.5 42. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir. Yelki. Kızılbahçe. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57.0 45.0 39.0 48.0 58. Kavacık. Bu dönemde. 19.5 58.

sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. börülce. kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı. inşaat. Sonuç olarak. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır. 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. 1992). güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş. mayo. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir. ticaret. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. Çeşmealtı. havlu. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. çay bahçeleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca. 119 http://ekutup. deniz gözlüğü. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova.pdf . Zeytinalan. mandalina. tarım. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. Zeytinalan mahallelerine verilmiştir. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir. Urla. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. tütüncülük. Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye.tr/bolgesel/keas-I. 1990 sayımından önce. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu. Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir. Denizli-Çeşmealtı. çiçekçilik. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. İskele. patlıcan. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates. merkezin güneybatısında. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. hizmetler. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır. bamya. turfanda sebzecilik. terlik.dpt. İzmir iline bağlı. İçmeler. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. şapka. balık lokantaları. İskele. biber.gov. 1990).

Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli. 400 hektarı III. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır. derece arkeolojik sit.pdf .1997). İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. derece arkeolojik sit alanıdır. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi. 1997). Ayrıca. tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Cilt I Otoyol. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun 750hektarı I. binalar bulunmaktadır. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. 1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış. Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte. yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır. 120 http://ekutup. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. kentsel saçaklanmalara. Hatta. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. 250 hektarı I. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir.dpt. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir. otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. derece doğal sit. sürekli değiştirilen imar yasaları. konforlu ulaşımı sağlamıştır. plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz. Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır.gov. Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır. 2002). Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde. 2001).

ikinci konutlarla adını duyurmuş.tr/bolgesel/keas-I. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur. Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği. Yücesahil. deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır.pdf . kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. hızla artan ikinci konutlar. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın. Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. plansız yapılaşmalar. Özellikle Çamlıçay. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda. arazi spekülasyonlarının artması. Öte yandan. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması. Uygulanan anketlerde. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. Zeytinalan. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması. Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler.gov. Bunun yanısıra. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. 121 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 3.dpt. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. İskele.

Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası.pdf . Emiroğlu. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. bilinçlendirilmesi.dpt. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. M. İstanbul. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. 547-558. Emekli. tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. B. 227-256. S. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. Çünkü son yıllarda. E. 2002). Yayın No 2365. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır. Bunun birlikte. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. turizm çeşitlendirilmelidir. Ulusal Konferansı. (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. R. KAYNAKLAR Buttler. Sayı 2. Atatürk Kültür. Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli. Emekli. Vol 18. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ». İzmir. Edebiyat Fakültesi Yayını. Sayı 6. Kıyıların yeniden düzenlenerek.Ü. Coğrafya Araştırmaları Dergisi. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı. 207213. Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur. Environmental Conversation. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu.tr/bolgesel/keas-I. Darkot. Çeşmealtı. prefabrik tesisler. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır. Yücesahil. Çerçi.gov.Ulusal Konferansı. İ. 122 http://ekutup. 201-209. Ankara. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. 179-198. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır. G. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak. İskele. son söz olarak. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli. No 3. 1991).Ü. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. güzel.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ankara. Ankara. ve M. W. G.

B. Urla. İ. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. Edebiyat Fak Yay. İstanbul. 85-91. Ü. Mater..T.pdf . İ. 123 http://ekutup. (1977) “Tatil evleri”.gov. Şehircilik Dergisi.dpt. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. N. Cilt I Gülez. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. (2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler. 71-74.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sayı 14. İstanbul.tr/bolgesel/keas-I. S. Özgüç.Ü.E. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”. Ulusal Konferansı. D.İ. No 2863. Ankara.

dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Cilt I 124 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 125 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.pdf .dpt.gov.

Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir. Mimarlık Fakültesi..dpt. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir. aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Kentle sınırlı kalmayarak. Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çiftçilerin toprak. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir.1. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir. * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne. Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup. Ancak. bölgelerin. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. Dr. üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir. ODTÜ. Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir.pdf . ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise.gov. Ticaret. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. 2. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1.

bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır. kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir. Buna karşılık. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında. 19. birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir. Bölge biliminin gelişmesi.pdf . Bu değişim yerelin potansiyeli. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır. 1986). 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde.2. kendi olanakları.gov. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. mekan hep ikinci planda kalmıştır. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir. Nitekim.tr/bolgesel/keas-I. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. 127 http://ekutup. 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir. ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir. Fransız deneyimi ise.dpt.

Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır.dpt. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu. BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR. Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır. kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır. Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II. 3. 3. politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır.gov. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir.1.tr/bolgesel/keas-I. özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır.pdf . İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır. Şekil 1’de II.

Berry. Mekansal kademelerin oluşmasında.gov. kademelenme. Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik . Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover. Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur. Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. Isard. Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir.pdf .dış katkıların katkısı ile büyüme c.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. a. sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle. Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır. 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. Ancak. 1966.çeşitlilik d. Yerel kaynakların etkin kullanımı . bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür. Yer Seçimi Kuramları (Alonso. Ancak. İşbölümü. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. 1986: 179). bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır. Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur. 1949 ve 1956). Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir. Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır.makro ekonomik verimlilik b. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle. Diğer bir deyişle. Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller. ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır. sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır. bu açıklamada yer almaktadır (Storper. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. mekansal özellikler belirleyici değildir. Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması .dpt. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar.tr/bolgesel/keas-I. Sosyal adalet . 1948. Bu ölçekte 129 http://ekutup. 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır. 1989).

planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. 1990. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur.2. Cilt I ortaya çıkan çözümleme. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup. ölçeğe göre getiri. Ancak. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması.pdf .gov. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur.dpt. politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur. Ancak geliştirilen çerçevenin. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. ölçek. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. 734-736). dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999. Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi.tr/bolgesel/keas-I. düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II. Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. Albertsen. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir. Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir. Yanısıra. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır.

1986. Storper. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. Scott. Ancak. 3. 1987). Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır. sosyal ve kültürel özellikler. Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir. 1.gov. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur. Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel.1990. 1984). bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken. Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım. bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. Urry. Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır.dpt. başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. Ancak. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr. 1996. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. 1984. 1993). Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların. 4. 1987: 190). Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. Daha da ötesi. 1989). Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları. Stöhr. Storper ve Scott. yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. örneğin çevre kirliliği. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır.pdf . 1986. 2.

Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak.gov. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır. giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır. 6.pdf . 10. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. 9. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır. 1985). Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. 8. bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken. hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken.tr/bolgesel/keas-I. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir. Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların. Bu çerçevede 132 http://ekutup. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir. 7. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir. 11. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir.dpt. Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. 5. Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır.

Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır. 1991. bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz.tr/bolgesel/keas-I. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır. yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. Doeringer ve diğerleri. firmalardan oluşmaktadır. 1987. Örneğin. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. Yeni oluşumların tartışılması. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. Kademeli bir ilişki yoktur. Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello.pdf . Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken. 1986). 1987). Storper. Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir. Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. 1990. Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. 1990). bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur. Ancak. İlişkiler mekan bağımlı değil. Bu 133 http://ekutup. Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr. bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. 1990. Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir. 3. 1986). Miller ve Cote. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil.dpt.3. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir. Brusco. Diğer bir deyişle. gelişmelerin özenle izlenmesini. artı toplamlı ilişkilerdir. mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz. Ancak.gov.

Bölgesel düzeyde ise Cooke. Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları.pdf . Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir. Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Oughton and Morgan. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. 3. 1987).gov. Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler. Cilt I teknolojik değişim.dpt. Cooke and Heidenreich. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. Buna göre.tr/bolgesel/keas-I. ticaret ve sanayi odaları. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup. Scott ve Storper’e (1988. Ancak. araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. 1997). Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. 1998. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar. ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. Landabaso. bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir. 1999). Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir.

kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir.dpt. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. Daha da ötesi. Nitekim. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması. Diğer bir deyişle. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir deyişle.tr/bolgesel/keas-I. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? . Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır. 4. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir. Cilt I Bu bölümde özellikle II. bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi. doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir. sunulan örneklere zenginlik katarken. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı. Nitekim. 135 http://ekutup. Bu nedenle.pdf . öğrenme. Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı. sosyal iletişim ağlarının. güven ve karşılılıklığın. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. Ancak. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. sözsüz bilgi. Örneğin yerele gömülü bilgi. Nitekim. özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. üretim kültürünün. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin.gov. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu.

1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir. Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması. 136 http://ekutup. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken.dpt. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu. Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir. kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır. 5. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir. Ancak. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir.gov. En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2). geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken. Bölgesel politikalar. yetersizliğini ön plana çıkarırken. Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların.

dpt. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan. II.pdf .gov. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur. Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir. 137 http://ekutup. Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken. Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine.

Danimarka. Belçika. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika. Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. İsveç. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir. Buna karşılık. Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir. Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir. Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur.dpt. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır. Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır. Estonya-PolonyaSlovakya. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte.pdf . Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır. Almanya.tr/bolgesel/keas-I. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır. bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri. Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. Cilt I gibi. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım. Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı. 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır.dpt. becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur.pdf . ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis. Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir.tr/bolgesel/keas-I. 6. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir. Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir. 2000). 7.gov. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa. Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir. Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3).

Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde. Bu görüş. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir.gov. Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor. Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir. her şeyi piyasa 140 http://ekutup. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken. bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir. geleneksel politikaların. Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir. İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir. Ancak. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp. gerek bakış açısının yenilenememesi. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir.pdf . gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır.

in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. E Wever (Editörler). “Postmodernism. 1999. 78-106. in New Firms and Regional Development in Europe. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir. MIT Press: Cambridge. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. 729-747..pdf . 328-353. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada.. UCL Press. H-J. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak. “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. “The region as a geographical. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World. MIT Press: Cambridge.. Environment and Planning D: Society and Space. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. Unwin Hyman: London.. “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo. economic and cultural concept”. Cambridge Journal of Economics. 141 http://ekutup. 1998. 38-63. 23. G. 9. P. J. “Location theory” in Regional Development and Planning. J. Alonso (Editörler). 1985. Christaller W. 475-491 Cooke. 1986. Berry B.G. P. 159-172. L. KAYNAKÇA Albertsen N. 6. J. London. Camagni R. 184-202. ve Extebarria. (Editörler). Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. 1964. 1988. vol. Braczyk. Uranga. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. Alonso (Editörler).intensive Local Production Systems”. 112. Friedman ve W. Research Policy. Alonso W. 1990. W. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir.dpt. 339-365.. Changing Face of Urban Britain: Localities.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1966. Progress in Human Geography.gov.. Claval P. London. Keeble.. M. Bradbury J. 1989. ve Heidenreich. post-Fordism and critical social theory”. Croom Helm. D. 26. M. Stöhr (Editör) Mansell. July.. London. F. P. 116-137. Brusco S. Prentice Hall: Englewood Cliffs. International Social Science Review. Friedman ve W. 1964. Conti S. Cooke. Belussi.tr/bolgesel/keas-I. ve Capello R. “Policies for the Development of Knowledge. 1997. Central Places in Southern Germany. B. 1987..... "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". Cooke. 1993. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”.

Garofoli G. M. 299-316.McGraw-Hill: New York. M. A. Regional policies: experiences and prospects. W. 1992. The Location of Economic Activity. ve Morgan. Scott. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”. 31. Allen Unwin: London. Cilt I Doeringer B. London. Regional Studies. International Social Science Review. Ve Cote. G. K. Isard. Isard. space and flexibility: The social regulation of uneven development”. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri. 16-35 Miller.pdf .. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy.. 476-506. Landabaso. B. 171-186. J. 1987. Peck. M Storper (Editörler). Kuklinski. A. Gregersen. Oughton.. ve Tickell A. 1948. 215-232. 479-490. B.. International Journal of Urban and Regional Research. M Storper (Editörler). 1992. “The general theory of location and space economy”. International Journal of Urban and Regional Research 12. Allen Unwin. Terkla D. 1949. “Production.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sawer L.dpt. Staber.. 1987.. 1986. Scott. W. 1991. Storper. 3-15. 1999. Quarterly Journal of Economics LXIII.. U. K..tr/bolgesel/keas-I. 1996. 1956... Learning regions in Europe: Theory.. 1987. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. Piore.. ve Sabel. R.. W.gov.Oxford: New York.Austin August 30-September 2 Lipietz. C.. The Second Industrial Divide. E. London. 297-321. A. 1986. 142 http://ekutup. F. Work and Territory A J Scott. 1997. J.Basic Books. 1984. 112. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. 1990. Environment and Planning D: Society and Space 8. M. 173-186. 1987. 85-101. the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”. Invisible Factors in Local Economic Development. J. XX. M. Cambridge: Masschusets. A. M. P. Lexington: Lexington MA... “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. ve Topakian G. Work and Territory A J Scott. “Flexible production systems and regional development. Dunford M. Oxford University Press: New York. ve Storper. M Dunford (Editörler).. “Theories of regulation”. New York. 1988. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production. Hoover. ve Scott. Belhaven. J. Innovation Systems and European Integration”. C. C. Location and Space Economy. “Learning Economies. ve Tabb. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. International Social Science Review 112. M. ve Johnson. “Time. A. vol. Growing Nex to Silicon Valley.

“Survey 12: Society.gov.. Stöhr. B. 112. 433-455. “Regional economic development and the world crisis”. 187-197. 273-305.Mansell: London. 143 http://ekutup. Stöhr.. 1990.. Italy and USA”. Regional Studies. Regional Studies. 435-444. M. Storper. Webb. 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. M. Cilt I Storper. 34. 1989. 27. Urry.. Storper. D. “Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”...tr/bolgesel/keas-I. J. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”.9.pdf . 1993. C. B. International Social Science Review. Cambridge Journal of Economies.. ve Collis. Environment and Planning D: Society and Space. W. 1987. 423-444. M. 13.dpt. International Journal of Urban and Regional Research. external economies and crossing of industrial divides”. 2000. W. 1987.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. space and locality”. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. 5. 857-864. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France.

Cilt I 144 http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

pdf . Cilt I 145 http://ekutup.gov.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.

Cilt I 146 http://ekutup.dpt.pdf .gov.DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma. sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken. Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü.tr/bolgesel/keas-I. Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. Ancak. aynı zamanda. ekonomik açıdan özde sermaye birikimine. içerik ve nitelik değiştirdi. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup. DEÜ İİBF. Bu nedenle. Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET). gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı. 1980’e kadarki yaklaşımlar. sağlık. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu. çok boyutlu. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. Böylece büyüme. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı.pdf . analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1. politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı. Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere. Dr. kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi.. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. Yine bunun bir parçası olarak. bu kez bilginin üretirken. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde. eğitim.gov. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES). Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte.dpt. GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu. Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof.

kendi içinde sosyal. dağıtım ve tüketiminin. kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. politik. Bu yaklaşımda toplumsal sistemler. Başka bir deyimle. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor. Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim.dpt.tr/bolgesel/keas-I.gov. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. ekonomik. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır. Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor. insanların davranış. Cilt I çalışıyorum. İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların.pdf . Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. 2. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. 148 http://ekutup. insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu.

149 http://ekutup. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi. Bilindiği gibi. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. düzenli. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte.dpt. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden. belirsizlik.pdf . Cilt I Bu nedenle. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. genelde uyumlu sistemleşme. tek yönlü. Gerek makro. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor. belirlilik ve istikrar yerine. Analoji olarak ortaya koyarsak. tek düzelilik ve istikrar yerine. Madde ve evrenin. yapı ve süreçler. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. sindirim sistemi. fizyolojik yapısı. sistemleşme. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte. dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur. insan bünyesinde sinir sistemi. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar. iskelet yapısı. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş.tr/bolgesel/keas-I. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. determinist ve öngörülebilir niteliktedir. Newton yasaları bilime. doğadaki. bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. Kısacası. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. Sistem. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri. istikrarlı.gov. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. yalın. 3. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kaos teorisi ile açıklanır oldu. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi. Ancak bu öğelerin her biri. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. birbirine paralel. bir birinin işlevini üstlenmese de. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. Her biri ayrı işleve sahiptir.

Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı. şekillenme. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine.dpt. İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak. standart tek düze ve determinist değildir. Toplumsal bütünü. Oysa. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. zıtlıkların. dönüşlü. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor. Kaos Teorisinin. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. BAĞET Paradigmasında. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum. örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür. Daha önceleri. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kesikli. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü. ağ bağlantılarını farklı düzey.pdf . karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay. söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. zaman. Burada.tr/bolgesel/keas-I. 150 http://ekutup. belirsiz. Araştırmacının. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. Bu paradigmada araştırmacının. literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. yapı ve süreçlerin. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. kurumlaşma. Aksine. dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor.gov. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz.

Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar. Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır.dpt.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu.Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma. Zaman sürecindeki bu şekillenişte. zaman içinde gerçekleşir. 4. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının. Toplumların zaman içinde evrilmesi. 5.2.Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend). 151 http://ekutup.Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde.1. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir. bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler. daha esnek ve çeşitlenmiş sistem.pdf . yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor. Cilt I 4. 4. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler . yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar.Yapılar ve Süreçler. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi. sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. yapı ve süreçlerden.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği).gov.tr/bolgesel/keas-I. 3. belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır. Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek. 4. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak. Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz. katı belirlenmiş sistem.Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu. Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1. Evrilme.

Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir. belli bir kent yapısına ve diğer kent.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak.gov. ekonomik. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının. 4. bölge içinde belli bir konuma. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir.tr/bolgesel/keas-I.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. önemli ölçüde.pdf . Tarihsel birikimde. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. Mekan analizi. Örneğin bir İstanbul. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir. sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. 152 http://ekutup. nüfus yapısı. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır. örneğin bölge ve kentin nüfus. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. politik.dpt. Nasıl ki. toplumsal bütünün analizinde. Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. Buradaki etkileşim ağı. alt yapı donanımı. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır. kültürel. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. Örneğin her kent. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. belli bir tarihsel birikime sahiptir. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken. Bu düzeylerin her biri. bir köyün olduğu kadar bir kent. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem. mekan biliminin analiz düzeyleridir. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa. yapılanma ve süreçler. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı. bölge.

Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda.4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Açıklık. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir. Teknoloji. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor. Başka bir deyişle. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız.tr/bolgesel/keas-I. etkileşimi yansıtan açıklığın. politik ideolojileri. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme. üniversiteler. İnsan. Oysa bilgi uygarlığının referansı. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler. Bu anlamada bilgi çağında.5.pdf . Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir. ekonomik çıkarları. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. hizmetleşme. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz. kültürel açıdan değer.gov. davranış. dünya görüşü ve eğitim durumu. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi. Örneğin bir kent ekonomisinde. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. kapalı-bağımlılıktan. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken. Bilgi çağında örgütsel. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır. ekonomik açıdan sanayileşme. Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim. Bilgi toplumunda ise. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım.mekansal birim. Düşünce insanla ilgilidir. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. 4. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini. küresel ilişkilerdir. kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı. örneğin bir kent. organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır. bilişim. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür. Bilgi iletişim çağı ise.dpt. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur. bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır. sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı. 4.

bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. Cilt I insanların yaratıcılığıdır. mekanik düşünce idi. Sermaye ve bilginin. kurumlar. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. sermaye birikimi yerine. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. parlamenter politik sistem. birbirine göre nitelik farkı. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. değişimin.gov. İnsanların. Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. yenilik değil. Ancak yeniliğin riskler içermesi. yapılanması ve işleyişi söz konusudur. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı.pdf . Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. yani sistemleşmesi. 154 http://ekutup. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. Ancak bu yaklaşım. Bu nedenle mekanik paradigma.dpt. Mekanik paradigmaya göre. kurumsallaşması. yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. yapılar ve süreçler getiriyor.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu. madde ve canlının. Oysa bilgi çağında. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir. 5. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. Burada yeni üretimin. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti. Sanayi toplumu ve uygarlığı. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi. yapılaşma ve işleyişine yol açtı. içerik ve nitelik olarak değişti.tr/bolgesel/keas-I. kurumsallaştı. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları.

Ar-Ge. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi. Öğrenen birimler arası işbirliği ise. Oysa ki bilgi. tam aksine insanla bütünleşik olarak. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. paylaşırken de çoğalan. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. 155 http://ekutup. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. stok olarak akışkanlığı olmayan. Cilt I Ekonomik alanda sermaye. insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. sosyal alanda işbirliğine dayalı. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı.gov. ekonomik gelişmenin. Ekonomik alandaki yenilikçi. Bu nedenle bilgi toplumu. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil. örgütlenme. akışkanlığı yüksek. üretirken de. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı. öğrenen örgüt. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. kurum ve örgütlere. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip. katılımcı demokrasi. kapalılığı kabul etmeyen. sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. Yenilik üreten. bilgi birikimi olarak. Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. Toplumda. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. Bilgi çağının kültür. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması.tr/bolgesel/keas-I. öğrenen insan. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı. işlenmesi. paylaşımla sinerji yaratan. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın. politik alanda örgütlü. sürekli yenilik demektir. Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı. Bu sistemlerin işlerliği için. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. kıt bir üretim faktörü olarak. öğrenen kurum.dpt. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. tüketirken de. Sürekli yeni bilgi üretimi. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. yani mikro birimlere bağlı kalması. Bu özellikler. yaratıcı insanlara dayanırken. sürekli yenilik üreten. yaratıcılık. paylaşımı. Öğrenme. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı. yenilikçi girişimciliğe dayalı. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı.

Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. kentsel sistem. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. Bu nedenle. sermaye. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. kurumsal. rekabet ve cazibe avantajı.gov. Ar-Ge örgütlenişi. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin. Değinilen ögeleri. çevresindeki fırsatları. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı. yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji. bilim.işletme. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi. yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. Kentlerde. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. Cilt I örgütsel. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken.pdf . mekâna taşıdığımızda yerel birim. kentsel. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir. bilgi. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. Ar-Ge. Üniversite . Gelişmenin. davranışsal özellikleri. malhizmet. Kamu – özel. personel. kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. sürükleyici ve belirleyici olur. Girişimci. kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması. maddî. Kentin kendi altyapısının (doğal. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici. Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir.

Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. Bunun için. yerel iletişim kanalları. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir. Ancak bu dinamiğin yakalanması için. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde. Kentsel gelişmede. Yerel fırsat ve potansiyelleri. üniversiteler. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir. Yenilikçi girişimcilik. örgütler.pdf . yerel.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının.öğrenim kalitesinin. Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme.dpt. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek. sosyal gruplar. kalitesi. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. Yenilikçi bir kent için. Girişimciliğin “yerel” olması. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. kentteki insanlar. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir. kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. Kentteki eğitim . işletmeler. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir. Kentsel gelişme için. Çünkü kentsel kalkınmada. İşgücü kalitesinin. 157 http://ekutup. üretim süreçleri. yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir.gov. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir. belediyeler. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için.tr/bolgesel/keas-I. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği. çeşitliliği. İletişim kalitesinin. Kamusal yönetim kalitesinin. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. iş fırsatları.

artık merkezî yerler modeli yerine. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme. Esneklik. hizmet. bilime. kendi içinde çeşitlenmiş. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. sosyal değişime. yerel potansiyellerin (yerel kalite. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir. ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı. yatay örgütlenmiş. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. Zira gelişmenin odak noktası. merkezî hizmetler yerine. yerel girişimcilik. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. Bu sayede bilgi bazlı araştırma. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. ekonomiye. eğitim. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. Kentsel kalkınma iklimi için. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için. Ağ-kentler.pdf . öğretim.gov. yaşayan insanların değerler sisteminin. öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. insan ve sermaye akımına sahiptir. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği. 158 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. karşılıklı mal. Bu durumda gelişmenin sürekliliği. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. Cilt I yönetim teknikleri. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. nüfus büyüklükleri farklı. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması.

kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi. tanıtan. Bu yaklaşımla. Kent Kalkınma Kurumları. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. Bu yaklaşımda. öğrenen kent kültürü olarak bölge. 159 http://ekutup. ulusal arka plan olarak ele alındı. kent sisteminin gelişim.gov. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. Bu görev için. Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir. analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. yenilik üreten ögeler. kentin yakın çevresi. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır. 6. geliştiren.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. katılımcı biçimde örgütleyen. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır.pdf . bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır.tr/bolgesel/keas-I. bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran. Kent Kalkınma Kurumları. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için.

İ. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır. sermayenin. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi.İ. ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur. 21. Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen. Ayrıca. Pamukkale Üniversitesi.F. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır.dpt. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır. Kınıklı.B. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı.F.İ. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir. gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır. Bu 160 http://ekutup. yarı mamul.. İ.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Pamukkale Üniversitesi İ. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi.B. üçüncüsü.F. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının. yüzyılın temel karakteri. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır.pdf . Kınıklı 1. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör.Dr. ikincisi. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır.gov. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler. Birinci yönü. petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”. Petrol krizleri. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur. sermaye hareketlerinin artışı. Pamukkale Üniversitesi.. Gör. İ.B. bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların.. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri. Denizli Bilge AKÇA Ar.tr/bolgesel/keas-I.

ekonomi alanında da kendini göstermektedir. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup. Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere. Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. 2. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar.tr/bolgesel/keas-I. Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar.gov. Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür. Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. Bu durum. kendi kültür öğelerini aktarırken. Bir bakıma. Hatta. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir. Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır. Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik.pdf . ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur. Böylece.gibi). üretim.dpt. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir. pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. yalnızca kültür alanında olmayıp. aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. Oysa. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin. üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. pazarlama vb. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler. planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir. Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine.

temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler.dpt. dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden. etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp. 2000:6). bunları pazarlayan işletmeler yerine. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır. belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir. sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur. “dış kaynaklardan yararlanma”. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Şebeke organizasyonlarla artık. iş birimleri”. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet.gov. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır. Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”. küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. 1998: 521-522). üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. 162 http://ekutup. Böylece. 1997). Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen. iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan. “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan.tr/bolgesel/keas-I. sanayileşme tecrübesine sahip. Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler.pdf . tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. işletmelerin “fordist dönemden” kalan. hammadde ve uygun işgücüne sahip olan. 1991: 105). Bu durum. belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin. Böylece. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler.

Küreselleşmenin ekonomik. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler. Bu anlamda. daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir.dpt. ekonomik.b. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler. belirli bir ürün için başından sonuna kadar. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin. Bu yönüyle küreselleşme. siyasi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna. mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. Ancak. gerçekleşir ya da gerçekleşmez. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken. dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). ama buradan beklenen sonuç. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. dağıtım v.tr/bolgesel/keas-I. 163 http://ekutup. pazarlama.pdf . toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”. ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. üretim. (tedarik. Bu bağlamda. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken. müşteri duyarlılığının “maliyet”.gov. Böylece. ürünün piyasaya sunumu. Bu çerçevede. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını.) yetenek ve kapasitelerine göre. “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda. Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri.g. siyasi. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur. “fiyat”. teknolojik. Başka bir ifade ile. gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar.

000 10.250 552.957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16.M.320. 1 http://europa.08.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi.7 -10.513 % 4.685 2.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.4 +7.862.636 4.9 +0.881.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3. A.992 472.188. 20.tr/bolgesel/keas-I. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D.06’dır.48 5.556.321 1.D.000 Denizli 432.804 7.Corp.413 60.int.494.733.407.472 2.503.eu.356.eu.542. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6.908 1. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.878.807.041.08.073 2.6 --+8.38 4.08.213 1.666.2003 164 http://ekutup.696.397 1.719 450.984.968 120.135.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2002: 18.744 2.643 1495 1.830.000 6. 20.578 1.4 +9.eu.int.B. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.447. Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5.5 -17.3 -0. 20.049 1. 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi. 19981 (http://europa.351 1.287 2.951 3.000 10.673 76.729.dpt.2 +5.659 97. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A. VF.D.51 -17 -12. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri.pdf .063 3.200.114 113.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.B.251.944.gov. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını.956 524.6 +9.581 1.int.C.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.

2002: 20.137 315. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu.802 USD. bornoz.pdf .719 450.907.165.56 26. 2002: 18.524 141.956 524. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir. Görülmektedir ki.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69.513 AB İhracatı 305. 2001 yılında %67.248 162.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.gov.932 USD olmuştur.947.932 % 70. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133. 2000 yılında %69. Aynı zamanda. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4).648 140. 165 http://ekutup. Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.881.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.549 Havlu ($) 130. 2002: 18.tr/bolgesel/keas-I.146. Ancak.617.09 olmuştur. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70. Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken.146.907.69 69. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir.729.503. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir.817.371 115.dpt.97 67.719 450.226. Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305.69.568.801.155.580.97. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.729. 2000 yılında 315.838. Bununla beraber havlu. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür.137 USD’dir.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.513 ABD İhracatı 103. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.777 70.532.528.699 58.503. Zaten.92 25.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.802 352.340 % 23.370 165. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir.956 524. 2001 yılında 352.226.881.806. başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7).601 137. Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta.

24% 24 37. 2002: 169. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre. Benetton. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler.gov. Calvin Klein.57% 5 28. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını. Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır. daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19.50% 14 26. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz.4 36. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma. Walt Disney.43% 66.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Petrol. Pierre Cardin.pdf . 2002: 168.57% 14 24. Versace vb (Bardakçı.57% 141 2 4. Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Kömür. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas.33% 73.tr/bolgesel/keas-I. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak.81% 100% Sanayi Grupları Gıda.57% 71. 2003:8-9).03% 4. ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak. Cote D’amuor. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki.17% 6 8 9 11 97 181 35 42.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. LC Waikiki. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak. özellikle tekstil sektörü. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt. bilişim. özellikle havlu.11% 28.dpt. Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup.2 44. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik.76% 3. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı.57 gibi küçük bir orandır.67% 72. dünyanın büyük dev şirketleri.86% 94 28.19% 31 2 222 92. yer kürenin “ötekilerini”. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”.73% 58. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır. finansal. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler. Makine ve Teçhizat.

her bir işletmeyi.15 Kağıt. 2002: 290. diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması. Elbetteki. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda.51% 21. Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7).Makine ve Teçhizat.Petrol. formen.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82.2 Dokuma.dpt.88% 17. teknisyen.İçki ve Tütün Sanayi 62.70% 3. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y. ama en fazla da tekstil sektörü açısından.16% 2. 4.09 Metal Eşya.18% 26. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir.47% 3. o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır.Kauçuk ve Plastik81. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir.81% 1.73% 3.Ulaşım Araçları69.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Bu bağlamda. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı.14 Metal Ana Sanayi 69.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya. Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ustabaşı. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere.48% 25.) 2 167 http://ekutup.gov.pdf . Böylece (Tablo 95. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir.67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73.tr/bolgesel/keas-I. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu.34% 34.98% 0. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır.00% 14.36% 9. Bu çerçevede.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73.09% 23. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır.Lisansüstü derecesi.82% 3. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23.Kömür. Lisans derecesi. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır.

Bu doğrultuda. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. Ancak. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler. Buna göre “işbirliği” kavramı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. ilk dikkat edilmesi gereken husus. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf. Bu durumda. bölgesel.gov. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. Bu anlamda. Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. girişimcilerin. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir.dpt. ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. başka mülkiyete esas olacak tarzda. yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir. şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının. Şebeke organizasyon tipi. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. iş adamlarının. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. Şebeke organizasyon pratiği. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. Bu bağlamda. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir. esnek. Böyle bir tespit için öncelikle yerel. Fakat.tr/bolgesel/keas-I. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. üretken. Küresel kriz karşısında. Şebeke organizasyon. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek.pdf .

Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir. Uygulamada. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. yönetim holdingleri. bunun dışında etkinliği. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine. Uygulamada görülen. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir. ortak girişimler “joint venture”. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir. her işletme. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. Belki de. Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. Böyle bir durumda. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. Üçüncü tedbir. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir. Dördüncü tedbir. “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. Ancak. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. yaratıcı düşünce açılımı yapacak. çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. Stratejik ortak olgusu. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”.b. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır.dpt. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. Bu çerçevede. Burada dikkat edilmesi gereken husus.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir.pdf . bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. Küçük işletmelerin. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. şirket evlilikleri “merger”. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. Bunlardan ilki. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır. Şebeke organizasyon.tr/bolgesel/keas-I. ortak üretim merkezleri v. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır. aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. yeni durum ve olaylara. örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir.gov. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır. Bu bağlamda. Böyle olunca da. İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. sektörel dış ticaret şirketleri. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde.

int. Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002). hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına.08. Denizli. Pamukkale Üniversitesi. Denizli Sanayi Odası. New Jersey. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir. yeni bilgi dalgaları. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”. R. Prentice Hall. http://europa.yüzyıl işletmeciliği. Küreselleşme sürecinin.D. Harvard Business Review. “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. pp.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü. Wheelen Thomas L. Contemporary Approach. (1997).. imkan.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. September-October. 104-115. 7: 3. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır.2003. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir.M.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192. Ayrıca. The Dryden Press. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında. deneyimine ve bilgisine sahip değildir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Seventh Edition. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında. Fourth Edition. 20. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. 21.pdf .dpt. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy. patent satın alandan patent satan. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. 3. Kuratko Donald F. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. Bu doğrultuda. New York. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine. Yeni dünya şartlarında. başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir. örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını. 21. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan. kaynağına. kaynak. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında. 170 http://ekutup.eu. Hiçbir işletme.mit. J. Denizli.tr/bolgesel/keas-I. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir.gov. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan. http://ccs. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır. Sonuç olarak. Denizli Sanayi Odası. Hodgetts (1998) Entrepreneurship. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir.

işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta. kanalizasyon vb. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları.) dahi karşılanamamaktadır. spekülasyona açık. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir.pdf . kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara. verimli tarım arazilerinin konut. ticaretin serbestleşmesi. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir.tr/bolgesel/keas-I. Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir. Dr. Kentsel rantlar yüksektir. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof. Öte yandan. Kayıtdışılık yaygındır..gov. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi. parçalanmaya. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. su. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir. uygulanan liberal. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir. kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış.piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir.dpt. Pek çok ilde. kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır.

makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların. ulusal planlarla da uyumlu olan. kamu 172 http://ekutup. ekonomik. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte. Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır.) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması.pdf . dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre. 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını. potansiyelleri) gözeten düzenleyici. dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını. Piyasaların yetersiz kaldığı. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir.tr/bolgesel/keas-I. Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir.ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. tarihsel. harekete geçirilmesine yönelik. sektörel sorunları (darboğazları. teknolojik dışsallıklar yaratabilen. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.) değil. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi).gov. Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır. kredi vs. Bu yüzdendir ki. Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır. beşeri. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen. kültürel. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. yüksek katma değer ve istihdam yaratan. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş. Kentlerde salt mekan (arazi vb. İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır.dpt. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur.

geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. 27.06.tr/bolgesel/keas-I. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır. Karar No:697. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır. Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2. Pek çok ilde ise. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. bölge planlaması ile ilgili amaçlar. 173 http://ekutup. bölge planlarıyla uyumlu. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda. İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII.pdf . AB ile ilişkiler sürecinde. Kentsel mekanlar. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak.gov. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir. Yukarıdan aşağıya. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır. nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir. firma.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan. Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır.dpt. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış.2000. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir. uzun süre belli kesimlere (sektör.) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması. Bu çerçevede.

çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek.08. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde. il envanterinin oluşturulması. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak. yerel potansiyeli harekete geçirmek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir. kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. ildeki tüm yaşayanları. doğaya çevreye duyarlı. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak. beceri ve deneyimlerin daha genel. BİGEP. Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı.tr/bolgesel/keas-I. güçlü bir kamu desteğinde. mekansal dağılımın düzenlenmesi. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel. ve spor turizmi bölgesi.C. Bolu’yu doğa. T.pdf . Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları. Bu planlardan kamu yöneticileri. İki ilde de atıl durumda olan tarım. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında. DİGEP’de. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten. Plan. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır. Plan. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır. Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle. Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. sağlık. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. Plandan beklenen.dpt.gov.

gov. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür. planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması.tr/bolgesel/keas-I. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere.yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır. Önerilen stratejilerin. Bu nedenle her iki planda. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. kurumsal destek sağlaması de zorunludur.pdf . Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının. demokratik kitle örgütleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gönüllü kuruluşlar. Cilt I yönlendirecektir. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir.dpt. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır. hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır. kamu önderleri. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir. meslek kuruluşlarının temsilcileri. 175 http://ekutup. Planlar uygulamak için yapılır. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir. Plan hedeflerine ulaşıldığının.

Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde. Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi. Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup. Öğr. söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor).dpt. Beykent Üniversitesi 1. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması.Gör. adı verilmektedir (DPT. Çalışmanın amacını. Calvin. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak. 2. 2002).. 2002). diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil.tr/bolgesel/keas-I. 1996. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir. 2001). çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır. Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere.gov. 2. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada. Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken. 3. Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek. Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak.pdf . Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle. ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı. 1996. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Calvin. Bolu il sınırları içinde alınmıştır. Literatürde. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1. karşılaştırma yapmak.. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur. 81. genel faktör oluşmaktadır. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. il olan Düzce.

okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına. Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT. Sağlık Değişkenleri. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir. DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort. Cilt I 1. değişkenler kadın. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır. Bu çalışmada da. Bak.gov. gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır. başta eğitim ve işgücü olmak üzere. Türkiye Bankalar B. Sanayi ve Tic Bak. gerek AB. Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır. Ancak. Sanayi ve Tic Bak. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır. Turizm Değişkenleri. Eğitim Değişkenleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Son yıllarda.pdf . erkek bazında ayrılmıştır. Mali Değişkenler.dpt. Çalış. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür. ve Güv. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir.tr/bolgesel/keas-I.

Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak. SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.pdf .gov.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

Calvin.43 2. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür. SSK’lı oranı. İnternetin hizmet sektörü üzerinde. Özellikle.17 1.45 6.40 1.66 3.11 1. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır.05 76.41 69. 1996). Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.06 1.dpt. bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür. ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar.pdf . faktör ağırlıkları.85 73. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0.78 52. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.40 79.93’tür. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT.15 81.20 2.32 1.62 2.51 2. Toplam açıklanan varyans ise %83.94 1. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır.96 52.34 2. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır.46 74. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da.90 1.22 2.41’ünü açıkladığı görülmektedir. Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31.46 1. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda.44 3.45’tir.tr/bolgesel/keas-I.16 2.83 63. 1996.36 4.49 83.92 1.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31.20 67. Faktörler ister dik olsun. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun.gov. Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir.67 83. 1997).72 81. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak.41 10.34 1.07 52. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir.45 3.36 3.95 2.41 62. Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir. ister olmasın.39 1. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52. Genel faktör ile 0.97 77. 2002). Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından. kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır.34 3. İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir.20 2. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir. faktör yükleri (factor loadings) denir. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir.93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise.21 79. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde. Birinci temel bileşen.18 52.20 3. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT.56 71.70 6.83 10.90 3.77 1.75 66.

87’lik yüklemi olan değişken. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. (0.pdf . uzman doktor. motorlu taşıt kooperatifi.91’lik yüksek yüklemi olan değişken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. konut yapı kooperatifi. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır. Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0.91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için. 0. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0. cinsler arası okullaşmada. küçük sanat kooperatifi. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Kişi başına konut elektrik tüketimi.tr/bolgesel/keas-I. (0.gov. Genel faktör üzerinde 0. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken. Genel faktör ile üçüncü sırada 0. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. 180 http://ekutup. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır. kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler. Genel faktör üzerinde 0. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler.dpt.66 ile 40. temin tevzi kooperatifi.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir. Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır. Kooperatiflerin içinde. Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı.92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir. sıradadır. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir. tüketim kooperatifi. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir.85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur. Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin.88) SSK’lı oranı. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

P.gov. 50. Lincoln. New York. B. (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. B. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. American Economic Review. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Factor Analaysis. Bu illerin. H. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. Barbara. New York And Oxford. S. University of Nebraska.. Kingston. G. H. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir. Özellikle Doğu Akdeniz. Ontario. kültür turizmi. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması. H.. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz. Tatlıdil. Ray (1965) “Identification of Declining Regions. ve J. Kingston. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri. Borts. Ankara. Akgül. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. A. Queens University. January. Ankara. Linda. Faktör Analizi. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. G. Turizm. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. eko-turizm. GAP. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir.pdf . 319-347. kış turizmi. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 21-22. batı bölgeleri için de geçerlidir. DPT.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. Ankara.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. K. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik. doğu illerinin aksine. Özellikle İç Ege’de Afyon. 188 http://ekutup. Borts G. Mersin. Areas of Economic Stress In Canada. Cook ve D. (2002) Factor Analaysis. Kütahya. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. Calvin. Oxford University Press. güneş turizmi dışında. Isparta. geri kalmış bölgelerin sosyo. California. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir. Afyon. Kanonik Korelasyon Analizi. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty. L. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. UNDP (2001) Human Development Report. Kütahya. Turizm. (2001) Using Multivariate Statistics. Berry. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır. Berry. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. Isparta.

dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür.pdf . konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın. Anket formu geliştirilirken. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki. Uşak’ta da görülmektedir. Araştırma kapsamını belirlemede. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın temel amacı. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Dr. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir. Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır.. Anket uygulaması. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış. istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır. 2. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. Uşak İİBF 1. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış. anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir. Bu kapsamda. 5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır. Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. Afyon Kocatepe Üniversitesi. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır. Araştırmanın evrenini oluşturan. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir.tr/bolgesel/keas-I. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler.1’ini oluşturmaktadır. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88. sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır.gov. Doç. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır. 189 http://ekutup.

3. Bu.8’lik bir orana ulaşılmış olması.pdf . %74.6 oran ile anonim şirketler. limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir.gov. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur. yeterli sermaye yokluğu.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23. güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir. çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında.8 oran ile kolektif şirket almaktadır. Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25. son sırayı da %0.2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar. 36’sı (%15. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir. Ancak. 1.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır.1) üç ortaklı. şirketleşme ile mümkün olabilecektir. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3. TTK’ya göre limited şirketler. 3. 15’i (%6.4 .6 100. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu.tr/bolgesel/keas-I. %20.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir.0 Tablo 1’e bakıldığında. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir.8) iki ortaklı. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur. Görüldüğü gibi.01.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir. sanayi işletmelerinin %53. Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir.2 53.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması.dpt. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup. İkinci sırayı %25. Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002.8 20. Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır. birinci sırayı %53. Şirketlerin 71’i (%29. Tek kişi işletmeleri.4’nün limited şirket olması.

Deniz Ticaret Odaları. Rekabet edebilmede temel olarak. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir.3’ünü oluşturmaktadır.3 9. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3. 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1. 3.pdf .7’sini tekstil. Ortaklı işletmelerin %84. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre. 154 işletme sayısıyla %64. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı. işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi. 4 işletmeyle %1. 154 işletmeyle sanayiinin %64. toplam işletme içersindeki oranı %2. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi. 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9. 4 işletme (%1. Sanayi Odaları.3) beşinci sırada yerini almaktadır.7 1. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde.7 9.8’ini diğer sektörler oluşturmuştur.7’sini tekstil oluşturmaktadır . Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir.6) orandadır. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü. seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1.tr/bolgesel/keas-I. 4.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir. Ticaret Odaları. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır.3.dpt. İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir.7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır.3). Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır.7 1. bizi 191 http://ekutup. 27 işletmede ise %15. üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır.1’dir.0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları. 3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği.8 100.gov.7 1.7’sini makine. 28 işletmeyle %11.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7’sini. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96.3 11. Üye olmayan işletme ise 5 olup.

2 10. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır.Der. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır.tr/bolgesel/keas-I.gov.Der.9 100.8 6. rekabet üstünlüğü sağlayabilirler. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3. oğul büyütür. 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort. 8 işletme de (%3. 4. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır. İşletmelerin %47.9 7. herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir. 77’sinin (%32. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir. 1. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır.Der.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde.4) olmadığı görülmektedir.4 34. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik. Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları.3) kapasite raporunun olduğu. Ayrıca profesyonel yönetim. Profesyonel yönetim. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir. Kapasite planlaması. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır.3) cevapsızdır. Bu sonuç. İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64.dpt.8 1. 2. Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı.0 22. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları. Oysa. “Bir işletmeyi dede kurar. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir.pdf .5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir.

2. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır. 4. ikinci derece öncelikli görülen %22. üçüncü derece öncelikli görülen %16.9) cevaplamamıştır.gov. CE işareti bir ürünün sağlık. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin. 22 tanesi (%9. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir. %65. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir. İşletmelerin sadece %28.9’u diğer standartlardır.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa. Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir. 82 tanesi (%34.3) mevsimlik üretim yapmaktadır.6’sı TSE-TSEK.pdf . İşletmelerin %28. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır.2) sürekli üretim. İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 142 işletme (%53.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır. iletişim. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır. güvenlik.1’i ISO 9000 serisi. 193 http://ekutup.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43.6’sı bir kalite standardına sahiptir. %7. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır. 20 işletme (%10. 4. Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş. %71.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 3. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür. Geri kalan 224 işletme (%94.4) sipariş üretimi. Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir. %34’ü pazar payının dar olması.8’i öz sermaye yetersizliğidir. boş kapasitesi o oranda düşecektir. Rekabet avantajı sağlamak için. 31 tanesi (%13.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir.9’u dövizdeki dalgalanma. %5. Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır. gerçekleşen kapasitenin. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin.2) fason üretim. Bunun %15. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir. Kapasite kullanım oranı.

3. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır.9 5. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir.dpt.pdf . Tablodan da görülebileceği gibi. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği.Der.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları.5 18. 2. 4. firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir. Cilt I 4. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması.1 100.gov. Toplam % 279 24. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre.tr/bolgesel/keas-I.6 363 211 57 1118 32. 4. Ayrıca.0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir.Der. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1.Der.9 208 18. 5.

Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur.15 işletme ve %6.6 1234 100. 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18.2 ile çok küçük işletmeler. İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup. işletmelerin %24.0 290 23. 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan.Der.3). 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. bilgi.2). İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada.3’lük oranla küçük işletmeler. 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12.2’lik oranla orta işletmeler. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir.2).Der.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır.pdf . Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur. Verilerden. 5. 1. girişimcilik. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93. Bunun yanında.dpt. söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır.7). Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir. sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır. 2.9 494 40. Çünkü. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli. 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır. işletme sayısının azaldığı görülmüştür. 29 işletme ve %12.9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır. elde edilen verilere göre.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. Buna göre.9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir.9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir. emek. işletmelerde çalışanlar arttıkça.Der. Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32. %31.gov. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir. işletmelerin %75. Bu kapsamda. 5. 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31.5 57 4. 150 işletme ve %61. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır.tr/bolgesel/keas-I. Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır.

orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. İşletmelerin %1. Ankete 33 işletme (%13.8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir. Her üç düzeyde de (üst.tr/bolgesel/keas-I. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8. 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70. 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13). İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49.6). Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır. Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta.3).7). Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir. Üst düzey.6). Ankete katılan işletmelerin %88. Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır.7). 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır.dpt. 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14. Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır. Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır.3’tür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sayı 196 http://ekutup. Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür.pdf . Buna karşılık %50. 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır. Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise. Cilt I yönetimdeki oranı %10. Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir.5’tir. 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82.7). Bulgulardan. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2). Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır. 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir.2’dir. Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır. Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş. üst düzeyde %7.9) cevap vermiştir.9). ankete cevap veren 92 işletmede (%38.1).4). Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir.6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır. İkinci derecede yakınların oranı ise. orta düzeyde %14.2).5.6’sında 1-3 üst düzey yönetici. Alt düzey erkek yönetici sayısında. ankete cevap veren 220 işletmede (%92. 498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır.gov.9)cevap vermiştir. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır.8. alt düzeyde %28. 2. 5. Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12. Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır. 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. %4.7).4’ü yüksek öğrenim görmüştür.3). 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16. 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6. 10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10.4). Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. ankete 26 işletme (%10. kadınların erkeklere oranı.

1) 101 erkek çırak çalışmaktadır. İnsan kaynakları. 5.8). Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir. 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır. 209 işletmeden (%87. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41.pdf . insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir.8) cevap alınamamıştır. Önceki yıllarda işletmelerde. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75.7’dir. uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır.. Kadın çırak yoktur. Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı. uyumlaştırma. 3. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. Terör mağduru çalışan. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır. Terör mağduru kadın çalışan yoktur.2). İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12.2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır. alınan personelin eğitim. İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58. Bu nedenle işletmelerin. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir. 20 işletmede (%8.7) tür. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir. 14 işletmede (%5.dpt. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır. 197 http://ekutup. koordinasyon.9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır.3’üne denk gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır.4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. Son 20-30 yılda dünyada iletişim.7) cevap vermiştir.gov. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır. İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir. 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. 2 işletmede 2 toplam kişidir.3) cevap vermiştir. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta. 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır. Toplam 24 işletmede (%10. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90.3) toplam 5 kişidir.8). Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır. Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

gov. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında.7) faaliyet göstermektedir. 213 işletmeden (%89. Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir. SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak.tr/bolgesel/keas-I.5) bu soruya cevap alınamamıştır. hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir. Deri sektöründe 23 işletme (%9. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84. Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma. Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir.6) bir mesleki kuruluşa üyedir. Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10.7). 6. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.7) tekstilde ise 154 işletme (%64. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir.pdf . Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir. 198 http://ekutup.dpt.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır. İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74. İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını. Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir.8).4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir.

İşletmede çalışan sayısı arttıkça. İşletmelerin %12.tr/bolgesel/keas-I. İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2. İşletmelerin %94. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir.1’dir. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır. Üretim şekli: 103 (%43.6’sı bir kalite belgesine sahiptir.1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır.pdf . İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır. %6.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır.dpt.4) yüksek öğrenim görmüştür. İşletmelerin sadece %28. İşçi profili: İşletmelerin %81.3’tür. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Hammadde kaynağı olarak.gov. Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak. İşten çıkarılanların oranı %26. Emekli olarak ayrılanlar %14.2’si orta boy işletme. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir. işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir. öncelikli olarak yerel kaynaklar. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. 199 http://ekutup.9’dur.5’tir.3’tür.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır. Yüzde 65. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir.2) işletmenin üretim şekli süreklidir.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması. Sonuç olarak.5’dir. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir.

3) 5 kişidir. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir.8.4) 61.dpt. Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56. Çırak sayısı 24 işletmede (%10.3’dir. stajyer kadın 14 işletmede (%5.1) 101’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir. 200 http://ekutup.4) 1 kişidir.9). orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır.8) 2 kişidir. kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır. Buna göre.tr/bolgesel/keas-I. Üst düzey.2). stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69. 1 işletmede (%0. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8. orta düzeyde %14. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında.5. alt düzeyde %28.gov.9) 42’dir. üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7. Yönetim düzeyi arttıkça.pdf . Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1. Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0.

Kenttaşlar (Logan ve Molotch. Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları. Üniversite. Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. Toplu taşımcılar. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. 1996 ve 1989: 203.. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. Bu yaklaşım aynı zamanda. Süleyman Demirel Üniversitesi. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. 1990: 643-644. Gül. İşçi ve işveren örgütleri. yerel. ucuz ve nitelikli emeğe vb. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. Ünlü. Kamu Yönetimi Bölümü 1. hammaddeye. 2000. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar. ücretler. kamu tüzel kişilerinin yanında. 201 http://ekutup. 1999). 1996: 300-318). Yaşanan küreselleşme. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır. Moore ve Laramore. Siyasiler ve diğer seçilmişler. “insanlar. 1993. Piyasa ve siyaset. mahalle muhtarları. 11. 2000). ülkeler. diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması.tr/bolgesel/keas-I. 2002: 9). 9. Doç. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Malecki. hem gümrükler.pdf . Mal-mülk sahipleri. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi.dpt.gov. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd. 12. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar. işçi-işveren ilişkileri. pazara.. 4. Farr ve Favero. sadece ulus devletler açısından değil. hem de mal ve hizmetlere. 8. Serbest meslek sahipleri. Tees vd. vergiler vb. 5. bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. 2. yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. 6. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil. 1984: 4).. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı. 1990). Artık şirketler. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. 10. Bunun yanında. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm. İİBF.. Dr. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar. kapitalizm ve devlet. özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand. hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri. 7. 1998). 1994. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. 3. Girişimci-sanayici. 2002. Okullar.

Ancak. Cilt I bölgelerin. Ayrıca. Daha sonra. yerel düzeyde. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının.gov. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. Bunun yerine. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. Çalışmanın amacını aştığı için. Bu çalışma.pdf . bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması. 202 http://ekutup. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi. hedef. ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması. yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. Aksine. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. Türkiye gibi gelişmekte olan. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. Bu adımlarla. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. Çalışmada öncelikle.dpt. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. Ulusal düzeyde planlama. kalkınma ve bölge kavramlarına. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek. bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır. kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. Aksine.tr/bolgesel/keas-I.

1995). ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu.gov. Cilt I 2. Ancak. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak. ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir. 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. 2003 ve 2000. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır.1. kenttaşları. ihracatı vb. 2003).tr/bolgesel/keas-I. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras. yereli de içine almak. 1998). 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. asgari ücret uygulaması. Kanun. bu bölgelerde yatırımları. Talas. SYDTF. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. 2002. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. İşsizlik Sigortası. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. Artık. Merkezi hükümetler. Ekonomik istikrarı sağlamak. yerel düzeyde 203 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ya da üretimi. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. AB. yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. istikrar programları. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir.pdf . SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek. ekonomik kalkınma yerel olmak. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur. sosyal adalet ilkesi gereği devlet. yani yerel yönetim birimlerini. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2. Ekonomik kalkınma planlamasında. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. yerel oda ve birlikleri. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok. ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada. Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. 1960’lardan sonra. Yeşil Kart uygulaması. Gül. de kapsamak durumundadır. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. 2003. Sallan Gül. Örneğin.dpt. işletmeleri vb.

2. Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma. daha temiz ve düzenli çevre gibi. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım.tr/bolgesel/keas-I.2. özellikle yerel kamu otoriteleri. Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi. yerel ölçekte kamu. özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir. yerel düzeyde ekonomik kalkınma. dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz. 1994: 65).pdf . 1994: 101). Amaçlar ve Hedefler 2.2. Bunun yanında. dışa bağımlılığı az. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır.2. Bu süreçte.1. Örneğin.dpt. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım. yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma. çok daha profesyonelce yürütülen. çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini.gov. Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen. 2. Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. 204 http://ekutup. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını. ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak.2. 1994: 102). önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür. dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen. ekonomik olduğu kadar. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely.

toplumsal. 4. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. Stratejik yaklaşımda. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero. EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir. gerek odalar ve birlikler. Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir. yerel güçler. olanaklar. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. Yerel ya da bölgesel ekonominin. 3. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. fırsatlar ve kaynaklar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun yanında. Bingham ve Mier.tr/bolgesel/keas-I. geniş ölçekli. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely.dpt. alıntılayan Blakely. Bu grupların. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır.pdf . Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar. 3. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak. 1993: ix). 205 http://ekutup. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak. alıntılayan Blakely. 5. 1994: 42-43): 1. 3.gov. 1994: 41. 1994: 134. Kaynakların.1. ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını. Bu süreçte. 2. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. yerel halkın. 1986. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. 1986. kurumsal. Burada vurgu. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. o yörenin insani. OECD. gerek gönüllü kuruluşlar. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma. 1993). göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak. yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD. 1984).

3. (3) Eyalet hükümetinin. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”). vizyonu. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir.2. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. mali.dpt.2. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb. 206 http://ekutup. işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması. amaçları. kamusal yatırımlar yapılmasını. (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar. 3.1. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde.2. serbest ticaret bölgeleri kurulması.1. olanakları ve fırsatları değerlendirme. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları. yönetsel. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık. inceleme. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. Dar Kapsamlı Politikalar 3.1.gov.2. örgütsel. bu politika türüne örnek olarak verilebilir. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır. sorunları ve sıkıntıları saptama. yeni bir bina tahsis edilmesi. yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması.tr/bolgesel/keas-I.1. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde. yerel yönetim birimlerinin.pdf .2. işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. 1994). öngören politikalardır. izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması. Örneğin. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır. planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely. organize sanayi bölgeleri kurulması. vergi muafiyeti gibi teşvikler. 3.

yörede yapılan kamusal yatırımlar. sunulan kamusal hizmetler.tr/bolgesel/keas-I. ulaşım. Ancak. özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise. tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel. Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir. Bu eğilim. Levy. istihdam yaratarak. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman. Ayrıca.2. Ayrıca. daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek.dpt. Bu ise. ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir. yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır. Dolayısıyla. Bu tür kamusal maliyetler.3. Cilt I oluşturulması. bu tür politikaların getirisi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. 1996). yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği. 3. özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır. 207 http://ekutup. 2003). 1994: 214). nitelikli emek.pdf . Eğer. zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını. eğitim vb. ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch. 1990). Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir. yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında.gov. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. 1996). vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz.2. Ayrıca. ekonomik aktiviteler ve sermaye. özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch. üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir. 1996: 311. kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. 3. araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını. Ancak.

serbest girişim bölgeleri oluşturmak. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti.dpt. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek.4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan. yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır. mali. ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip. Porter.gov. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. Ayrıca. canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır. Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır. arazi temini. ama. Ayrıca. yıkık-dökük. 1991: 137.tr/bolgesel/keas-I. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. Dolayısıyla. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir. Ancak. 1983). yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı. Ancak. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf. Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri. yoksul. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı.pdf . 1984: xii). kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak. 3. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi.

Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. Blakely (1994.tr/bolgesel/keas-I. Dolayısıyla. büyüyen. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tecrübesiz işgücü. sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar. 3. bölgeler. kaynaklar. Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır. garsonluk. Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine.5. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. Eğitimsiz. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir. kayırmacılığı. Bu durumda.dpt. işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. 46).6. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur. çocuk bakıcılığı. temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir.gov. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. topluluğun. Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir.pdf . Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. inşaat işçiliği. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar. Bu türden. kapasiteyi. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten.

3. -Siyasal. Levy.6. ekonomik yapının. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından. saptanan vizyon. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir. ve. olanaklar ve fırsatlarla. Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır. ve. -Uygulanacak projeler belirlenir. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely. işletmelerin vb. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir. amaçlar ve hedefler saptanır. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde.6. 3. -Vizyon. -Kamusal. -Yerel topluluğun. 3.2. 1994. işgücü piyasasının.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonominin. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır.4. politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır.6. olanakların. olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır. 210 http://ekutup.1. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama. Cilt I uygulanması. 1994: 218-221): 3. güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır. istihdam durumu ve olanakları. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir.gov. 3. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır. 1985: 86-87.tr/bolgesel/keas-I. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır. Maliza.pdf .6. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır. gereksinimlerin.

-Bir değerlendirme raporu hazırlanır.6. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür.gov. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir.6. -İşgücünün mesleki eğitimi. broşür-afiş. Örneğin. 3. -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması. ve. çevrenin korunması. -Altyapının. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir.dpt. ve. yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir. 3.pdf . Bu veriler. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam. ve. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. Bunun nedeni.tr/bolgesel/keas-I. -Plan uygulamaya konur.6. plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir. Ayrıca. suçla mücadele.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. değerlendirme yapma metodu belirlenir. amaçların genel olması. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir. yazılı-görsel basınla söyleşi. Bu aşamada. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. Bunun için. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur. Değerlendirme Plan değerlendirmesi.5.

Ancak. Ayrıca. Bu durumda da. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy. başarıyı ölçmek vb. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. mali. Bu süreçte. yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir. 1992). ekonomik. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. planın kullanışlılığı azalabilir. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. Bu değişiklikler. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak.tr/bolgesel/keas-I. Bunun yanında. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. istenildiği kadar iyi olmasa da. karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. Bu sorunları aşmanın bir yolu.7. Buradaki temel soru. tek bir alan olarak birleştirilmiştir. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır. bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden. “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur. plan uygulanırken. açıklayıcı 212 http://ekutup. Rossi ve Freeman.pdf . gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. kültürel. kentlerin nüfus. kısacası. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak. 1993: 263. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen. 3. 1994: 145).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. Patton ve Sawicki. Bu değişiklik. Bu durumda da çözüm üretmek. Örneğin. tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. çünkü. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği. Ancak. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının. İzleme süreci. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı.gov. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez. 1996). 1996. ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. Bu durumda aslında.dpt. İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. Bu süreçte. teknolojik. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. daha zordur. Bir diğer sorun.6. sosyal. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir. uygulanan politikaların değerlendirilerek.

Rogowsky vd. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. ekonomik faaliyetler vb. vii. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci.. Bright vd. yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi. Wagner vd. Alt yapının. iv. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği. v. kenttaşların. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi. Etkin kamu-özel sektör işbirliği.7. özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda. Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır.dpt. 3. birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3. 1995. 1995. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1. 1995.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Uygulamada ayrımcılık yapılması. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. konut stokunun vb..7. Yerel topluluğun insan kaynakları. 1991): i. 1995. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği. ve Krefetz. Devine ve Wright. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. ii. girişimcilerin. iii. Merkezi mali. 1996). sosyal sınıflar. 3. toplum liderlerinin.tr/bolgesel/keas-I. ve 213 http://ekutup.pdf . işletmelerin. çok yetersiz olması. Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için. açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması.gov. ve. 2002.1. x. İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı.. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan. viii. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi.2. ix.7. vi.

alternatif planların karşılaştırılmasında. 2003: 330-366). Ancak. Performans ölçütleri. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. Günümüzde ise. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir. amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir. amaçlar ve hedefler vb. genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir. Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çünkü. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Bu durumlarda.dpt. yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. Bunun en önemli nedeni. vizyonun. Türkiye gibi gelişmekte olan. muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. Sorunun niteliği. amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan.pdf . az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için. Öte yandan. planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem. planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde. kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. 1993: 188). bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki. Bunun için. 4. Ancak. kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken. Örneğin. 1993: 207). HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar. ölçütlerin. kamusal kaynakların yanlış kullanılması. ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki. Durum böyle olsa bile. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. 214 http://ekutup. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak.gov. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür. alternatif çözüm yolları. 1993: 186). ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil.

4.1. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken. Patton ve Sawicki. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise.2.3. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir. Vizyon. 4. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar. etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME. İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. Amaç ve Hedef Tanımları 4. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir. yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki. 1993). alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi. 215 http://ekutup. tekno-kent alanları oluşturmak. Yüksek teknoloji yatırım çekmek. fayda.1. İstanbul kenti. yapılabilirlik ya da fizibilite. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. karlılık. hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. 1993: 219).dpt. 1982: 32.gov.2. Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. Cilt I 4.pdf . 4. Örneğin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dışsallıklar. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi.tr/bolgesel/keas-I. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. Uluslararası turizm merkezi olmak. ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu. Vizyon Vizyon. Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4.1. Örneğin. maliyet.1. ancak.1. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir.1. Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa. uluslar arası yatırım çekmek vb. Daha varlıklı. 1993: 187).2. Bunlar. vizyonunu “demokratik.

idari kapasite8.2. çevre temizliği. konutların kolay ulaşılabilir olması. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. 1992: 163. İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü. ölçülere örnek olarak verilebilir. 9 10 216 http://ekutup. nüfus artış oranı. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde. konut başına düşen park alanı. altyapının varlığı-kalitesi. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. Cilt I hesap verebilirlik (accountability). ticaret ve alışveriş bölgelerine. bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. eşitlik ve adalet. ticaretin ve sanayiinin canlılığı. trafik sıkışıklığı. Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler. Bunlar genel ölçütler olup. (Aronson ve Schwartz. otorite9. bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. 4. kullanılabilir arazi. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. dönüşümleri. Bu proje için. riskli bölgelere. proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar. girişimcilik ve liderlik. dışsallıklar.2. bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. 1994: 140.pdf . konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. suç oranları vb. Rossi ve Freeman. alternatif maliyetler (opportunity cost). halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness). performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. işbirliği. piyasa. 1996: 313. 362). veri toplama ve çözümleme. Örneğin. konut sayısı. Başka bir örnek daha verelim. hakkaniyet. Patton ve Sawicki.gov. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. Raimondo.dpt. İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına.tr/bolgesel/keas-I. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. bürokratik. konum7. yakınlık. hukukilik. toplumdan istenecek değişiklikleri. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine. siyasal destek. 148). konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. trafik kazası sayısı. Planı uygulayacak olan yönetim biriminin. 1992: 64. fayda-maliyet. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. kurumsal bağlılık10. işgücü piyasasına. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir. 8 Teknik. 1993: 218-219. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1993: 187). vb. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir. Nicel ölçüler. kirada oturan kiracı sayısı. Evsiz kişi sayısı. konut alanlarına vb. kişi başına gelir. park alanı varlığı.) de planlamada göz önünde bulundurulur.

Cilt I 5. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması. Bu ise. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır. Türkiye’de ulusal. aynı kentsel bölgede yer alan. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. özellikle son yıllarda üniversite. Dolayısıyla. SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler. Türkiye’de de.dpt. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri. sıvı ve katı atıkların toplanması. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile. işlenmesi. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için.pdf . yerel halkın ve girişimcilerin. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin. yöreler. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. dönüştürülmesi. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir. Bu durumda. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. Bunun yanında. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb. stratejik. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak. eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere. güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması.tr/bolgesel/keas-I. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. Ancak. Artık. Ayrıca. iller. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da.

Oxford. The Center for Economic Development. Centre for Urban and Regional Studies. Kemp. TX. Thousand Oaks. T. Calf. Elise M. 170-190. Rebecca M. Cambridge.).” içinde S. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları. 218 http://ekutup. Bunu için. 59 (6). Fainstein ve S. (1993) Strategic Planning for Local Government. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. anakent ve kent nazım imar planları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Research and Service. Inc. Inc. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için.. Edward J. Reading in Urban Theory. Newbury Park. s. Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass. UK. 58-80 arasını çeviren Namık Demir. John M. J. Gül.). Manuel (1996) The Information Age: Economy.). (1994) Contemporary Urban Planning. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience.” Public Administration Review. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Joel A. Cheryl A. Sage Publications.C. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi. Mumphrey J.). Russel Sage Foundation. Basil Blackwell. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi. Aldine De Gruyter. Richard D. Efil. ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach. Roger L. Mülkiye. Levy. Campbell (der.tr/bolgesel/keas-I. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development. Elazar (der. vd. Logan. (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. 245-278. 68 (410). Krefetz. Sage Publications. New York. Bright. KAYNAKÇA Bingham. (der. The University of Birmingham.” Urban Affairs Quarterly. _____ (1989) The Informational City: Information Technology. daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process. Mart-1996.).. İstanbul.” Türk İdare Dergisi.” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Arlington.gov. s. 113128. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism. ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development. Confronting Poverty: Prescriptions For Change. Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. 26 (2) December. Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change. Temmuz-Ağustos 2001.” içinde W. John R. J. Birmingham.dpt. Sage Publications. 9-43. E. Farazmand. Lanham. Edward G. Englewood Cliffs. New York. Dulupcu. UK.” içinde D. XXV (229). Castells. Alfa.” içinde S. Blank. Blackwell Publishers. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der. Farr. Blakely. Prentice Hall. The University of Texas. Washington D. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim. University Press of America. Urban Revitalization: Policies and Programs. Goetz. Society and Culture – The Rise of the Network Society. Danzinger vd. Oxford. H. Devine. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences. ICMA. Arlington. Thousand Oaks. Sevilay KAYGALAK. (der. Joder ve A.pdf . ve James D. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. Hüseyin (1998) “Decentralization. çev. Wagner. Basil Blackwell. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi.

vd. 40 (34). Richard L. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı. Economic Policy Institute. Princeton. Praeger. Princeton University Press. David W.pdf . W. Barry M. Cahit (1995) Toplumsal Politika. OECD. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas. Arlington. New Jersey. Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery.C. Praeger. erişim tarihi 4. 16 (1-2).” International Regional Science Review. Ankara. Henry J. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. Rogerson. 119-153. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. Patton. 51-66..” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. The University of Texas at Arlington. <http://www. Paris. 5. Urban Revitalization: Policies and Programs. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mollenkopf. _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması. G. Ünlü.2003.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. Institute of Urban Studies.. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D.gov. Talas. Teitz. Thousand Oaks. Edward T. Sweet (der. Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri. Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit. Fritz W. Moriarty. 4 Mayıs. s. New Brunswick. Inc. Michael B. 55 (Haziran Temmuz).html>. Uras. Kent Basımevi.org/eplync. TX. T..1999.” Milliyet. 91 (4). 21 Ağustos. 16 (1-2). (1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy. 54-59.). Paul R.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs. Porter. 397-411. ve David S. Malecki.dpt. R. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development. (der. Rogowsky. İstanbul.” Detroit News. (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice. Cilt I Lynch. (1992) Economics of State and Local Government. Carl V. John (1983) The Contested City.epinet. Pearson Education. E. vd.ve de Uyutuldu). Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME. (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. 219 http://ekutup. New York.. Maliza. New York ve London. Raimondo. Sage Publications. Joder ve A. İmge. <http://epinet. C.” Economic Policy Institute Brifing Paper. Center for Urban Policy Research. University of North Carolina Press. Güngör (2003). Wagner. Wagner. erişim tarihi 21. (der).C.15.org/content. _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003. “OHAL Teşviki Unutuldu (. İstanbul.” içinde F. Tees. (1984) “Preface. Emil E. 101-106. Upper Saddle River. Christian M.” içinde P. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri. Robert G.tr/bolgesel/keas-I.08. Sallan Gül.” Görüş. Edward J. TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u. IULAEMME ve T. (1980) Industrial Location and Community Development. Porter ve D. Mishel. Thousand Oaks. Cole ve Jay.” International Regional Science Review. J. Sage Publications Inc.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi. Chapel Hill. Mumphrey Jr.

muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda. 1996). Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. Ekonomik yapıları. Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup. İşletme Bölümü 1. emek ücretleri. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır. 2001). Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür. Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır.gov. Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler.C. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. Dr.pdf . mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır. kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar. Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Doç. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir. Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse. Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. tabii kaynaklar. Bu eğilimlerin etkisiyle T. DEÜ. Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur. yetişmiş işgücü. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd. coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır..dpt. Dr. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood. GİRİŞ Özellikle son on yılda. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır. DEÜ.. Kalkınma için gerekli insan sermayesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran. İşletme Fakültesi. merkeze yakınlık. İşletme Fakültesi.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir.

Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist. 1981.tr/bolgesel/keas-I. 1985. 2. Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. 1997. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin. Saxenian.dpt. 221 http://ekutup. Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener. Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir.pdf . Bu çalışmalardan hareketle. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Pietist. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. Özellikle bireyci.gov. 2001). Arslan. Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur. Dahlgaard ve Dahlgaard. 1999). 1984). 1998). Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur. otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir.

ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur.Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada. ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. zaman ve para tasarrufuna verilen önem. kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir. Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse.pdf . Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken.Networkler .tr/bolgesel/keas-I. Bu değişkenlerden birincisi. Bunlar. işin amaç olarak değerlendirilmesi. ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup.dpt. 1997). Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir. çalışkanlığa verilen değer.gov. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi .

Aydın da ortalama 81. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. Güven unsuruna dayanan. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. 223 http://ekutup. Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır. biraz daha az eğitimli.pdf . Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. daha çok dış ticaret. 3. Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır. 1985 .gov. ihtilafların en az yaşandığı. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir. tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir. ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. Birbirlerini tanımayan. Elde edilen veriler. büyümüş. Blum ve Dudley. Bunlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı.1. biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. Bu bulgu. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. ARAŞTIRMA 3. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır. Denizli’de ise 350’dir. Aydın için 35’dir. ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır.dpt. o yörede doğmuş. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. (Weber.

gov.5 100 13 % Ortalama: 3.5 29 60 5.tr/bolgesel/keas-I. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır. 224 http://ekutup.5 % 48. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.5 37.5 % 8.95 12 35 20.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3.dpt.5 DENİZLİ (n:24) 62.1 Kadın: % 42.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.9 % 8.23 4.5 31.2 100 21 3000 347.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 25 25 6.3 12.75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.5 % 26 % 8.pdf .52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81.

Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur.827 907.tr/bolgesel/keas-I.457. 225 http://ekutup.017 25 2. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.3) 1. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır.gov.184 912. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.4 -2.196 96. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.3 2.729 98.232 (%22.717 247.756 450.687 581 450.93) 958 1. Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.133 22 -13.600 209. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35.105 496.0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.952 2.1 647.7 (19) 243.dpt.478( 62.2 (9) 912.pdf .

445 50.523.249 2.000 100.010.pdf .8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361.2 22.7 38. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.283 14-21 27 121 959.2 23.dpt.573 186. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. 226 http://ekutup.568 436. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383.821 27. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.218 17. nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.571 12-40 15 73 848.017 527 20.9 36. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.050 37.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or.790 661. madencilik. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.gov.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum.346 228.000 96.560 108. turizm. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.896 399.898 40. tarım.548 22. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.223 4.

75 en az: 1 en çok: 8 4.0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.000 ..6 1.88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2.000 1.10 2....Yurtdışı güven 8.Yurtdışı ihtilaf 9.5 en az: 28 en çok: 225 137. İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır.Yurtdışı yoğunluk 7.2 1.5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.85 .39 1..pdf .81 en az: 1 en çok: 5 3.36 5 6 7 8 9 6.93 2.Eğitim 227 http://ekutup..Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.Yurtiçi güven 4.74 .74 1.dpt.000 .17 en az: 1 en çok: 5 2.Yurtiçi ilişki miktarı 2.05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.000 2 .000 .9 3.000 1.87 .02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir.62 .90 3.11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3. Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1.62 1. Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112. Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0.gov.Yurtiçi yoğunluk 3.1 25.42 1.000 .37 3 4 .000 1.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 1.

Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir. Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur.96 4. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir.35 ∗0.Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0. Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.gov.06 3. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz.94 3.15 ∗0.51 2.pdf . Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1.tr/bolgesel/keas-I. dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması).dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5.Para ve zaman tasarrufu 3. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler. 228 http://ekutup.48 2. İş’in amaç olması 2.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3.İradecilik 4. Tablo 2.98 3.Para ve zaman tasarrufu 3.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5.02 DENİZLİ (n:24) 3.50 ∗0. Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine.86 * 3.Sıkı ve çok çalışma 4.05 5.36 ∗-0.0 * (t-test . Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.05) ilişkiler vardır.30 ∗p < 0. en çok:5) AYDIN (n:35) 1.İşi amaç olarak görmek 2. Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa.71 3.

Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994). Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur. Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. 1986. Lucas. Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. kalkınma için gerekli yapılanmayı. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. Burada sorulması gereken soru. İkinci varsayım. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din.dpt. Willemsen ve Poortinga. İradecilik. Greif. ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir.tr/bolgesel/keas-I. 1994. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. Fijneman. 1996). Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır. ihtilafların 229 http://ekutup.gov. 1997 . tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. bireyci olan Cenova’lıların. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. Weber. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. 1985) uyumlu gözükmektedir. 1988) Denizli’nin üstün performansı. Buna karşın son derece bağlayıcı. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir. Bu çalışmada. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir. 2003. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir. Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir. insan sermayesi. endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır. sıkı. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir. kişinin geleceğini planlamaya. onun sahip olduğu nüfus. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan.

Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür. ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir. Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir. Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir.85’lik korelasyon katsayısından bellidir. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır. network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz. etki Blum ve Dudley’in 1500. hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir. Ancak bu durum sadece güçlü. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley. ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4. İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0.0.39) miktarları azalmaktadır.gov. Denizli örneklemi gerek yurtiçi.6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir.74).pdf . Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0. ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır. Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir. Gerek yurtiçi. Özellikle.87). networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır.62). 1.36). Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir.75 saatini yurtiçi. Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde. yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (. Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir. Bu durumda. Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir. 1.Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır. hem yurtiçi.11 saatini yurtiçi.74). İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir.9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir. Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder. Cilt I seyrek yaşandığı.37) ve yurtdışı ihtilaf (-0. Nitekim .42).tr/bolgesel/keas-I. İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0. yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0.Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0.dpt. Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça. Konuya bu açıdan bakıldığında.

. Vol.5. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. Bölgesel Gelişme Stratejisi.P. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz. Journal of Evolutionary Economics. II. Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir. Jens J. Journal of Cross Cultural Psychology.E. 231 http://ekutup. (1996) “Individualism and Collectivism”. U.. Journal of Business Ethics.4.dpt. 9. Journal of Political Economy. Poortinga.. KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı. Y. M. 27. No. Vol. İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”. 102. Vol. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir.gov. A.9. R. Sonuç olarak. Issue 1. Arslan M... Dahlgaard. Dudley. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. Cilt I gözükmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”. (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”. Danielzyk. issue 4/5. European Planning Studies. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”.”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir. Willemsen. Su Mi Park. DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye.pdf . L. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British... 207-230. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”. Dolayısıyla. 381-402 Greif.tr/bolgesel/keas-I. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır. 31: 321-339 Blum. Total Quality Management. . Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir. G. ve Wood. Y.

Journal of (1961) “The Achieving Society”.. vol. Vol. Hil Yayınları. Ç. (1997) “Individualism and Collectivism”. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology..gov. Berry.78. 22:3-42 Mc Cleland. Sociometry. Princeton. Edward Adgar Publishing. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128. Lucas RE Jr. 425-33 Ülgener.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.H. Romer. K. Vol. MA Simonsen. G. “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. Harvard University Pres.F. Boston: Allyn ve Bacon Kay.. (1985).. M. PM. UK Travers. 232 http://ekutup. s. 83 B. Cheltenhan. Social Behavior and Applications (1-51).1. A.dpt. (2001) “Space. Segall ve Ç. Milgram.L. Culture and Economy. No. 32 (4) December. Journal of Political Economy. Penguin Boks. Max. R. (1984) Culture’s Consequences. Der Yayınları. Cambridge. Cilt I Hayaud-Din. İstanbul Weber. (1990) “Endogeneous Technical Change”. NJ: Von Nostrand Mirels. Mian A. J.L.Garrett. Kağıtçıbaşı.C.pdf . Reinhold Economic Development”. (1994) Regional Advantage.B. S.. 40-44. London. 41-52 Swedberg. 36. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”. International Social Science Review. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics. London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.AQuestion of Practice”.W. Geografiska Analar. D. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. İstanbul. J. Sage Publications.3. J. S. 98:71-102 Saxenian.tr/bolgesel/keas-I. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası. H. issue ½ Hoefstede. (2003) The Truth About Markets. J.

pdf . işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd. KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik. 1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. kişilerin ekonomik sistemde. Bu açıdan. Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine.tr/bolgesel/keas-I. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla.gov.. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. girişimci. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında. Elazığ. Bunlar (Tekin. Dr. Doç. çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk. GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle. fırsatları değerlendirerek. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. sermaye. kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. diğer bir ifadeyle. 2. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak.dpt. Atatürk Üniversitesi. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson. Ulaşılan sonuçlardan hareketle. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir. Malatya. İİBF. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. 233 http://ekutup. riskle karşılaşabileceği halde. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. İktisat Bölümü 1. Böylece.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1988: 88). bir kültür olarak benimsenmesi sonucu. 1999: 209). Girişimciler. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. -Bağımsız olma. dört ilde (Erzurum. yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan. Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir.

234 http://ekutup. 2000:295). işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir.9’unun komandit şirket. girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen.9’u Malatya. 1997:18). 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1). beklenmeyen durumlarda. işletmeler.4 oranında.tr/bolgesel/keas-I. örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur. Cilt I Girişimciliğin önemini.2’sinin limitet şirket ve %0. İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin.1. İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48. %5.1’inin adi şirket.3’ü Erzurum. -Yeni iş alanları yaratmadır. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir. 16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. %25. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada. 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE. %38. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi.pdf . girişimcinin. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür. 2000: 51-57) 3. Güleş ve Burgess. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. Buna göre.gov. 5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12.dpt. Bu yetenek. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında. Yenilikçilik. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık. 3. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle. Bu durum. Girişimcinin önemli bir özelliği. girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Bunlar (Coulter. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak. DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır.2’sinin anonim şirket. %6. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta. ∗ KOBİ tanımlamasında. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir. %24’ü Van ve %19. Dolayısıyla. 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur. anketlerin %30. 10-49 kişi çalıştıranlar küçük.9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1). giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin.

8 2. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2). 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9.F. 74.F.6 ile deri sanayiinin.6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz.8 37.4 6.9 5. işletmelerin %11.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N. ve mob.3 M.2 2. faaliyette bulunan işletmelerin %62.F. %22. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M.9 7.F.5 0.5 33.gov.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2).F. 12.4 38.F.3 88.4 22.3 17.8’lik düşük bir farkla %31. 31-40 yaş grubundakilerin %50.3 11.4.pdf . Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.7 M.3 99.(**) 48.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle. 241 74 1 1 N.7 0.4’ünün 1-9 kişi arasında. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya.8 11.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında.F.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir.4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6.2 0. Bununla beraber.6 25. 41-50 yaş grubundakilerin %32.: Mutlak frekans N.2 0. %33.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3).0 8. petrol Kağıt sanayi Orm. ve Huk. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.3 23.Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz. ür.1 38.F. 18 64 121 77 37 N. 40 125 81 26 14 286 38 N. bunu %1. 31.0 4.5 oranında tarımsal ürünlerin %17.4 0.8 0.dpt.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97. işletmelerin %23. %7.tr/bolgesel/keas-I.F.6 0.9.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası.F. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74.3 M.3 0.6 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 99.: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N. İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M. 5.F. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic.F.6 19. 235 http://ekutup.

8 38 1. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup.0 8.2) ile 16-20 yıl arası (%34.1 49.pdf .6 13.4 4. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13.1 9. Sapma 3.1 6.F.9 3. İkinci derecede önemli faktör.8 14.2. dördüncü derecede önemli faktör.38 0. 3.1). 11 44 44 110 111 320 4 N. üçüncü derecede önemli faktör %13.7 5.8 1. 7.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1.9 80.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4).1 2. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40.1 1.3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”. 25 165 105 29 324 N.F.14 1. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49.9 1.F.26 0.6 1.6 43. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M.9 3.4 15.dpt.0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M.3 0. 10 159 4 130 21 324 N.2 98.6 3.F. İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Yine.5 100 3.2 1.1) ne göre daha yüksektir. Toplam(*) Ortalama S.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M. %16. mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34. 5. 3. % 3.9 20. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3).gov.tr/bolgesel/keas-I. 6.9 0.2 2.0) deneyime sahip girişimcilere aittir.F.4 9. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından.3 1.07 0.2 40.50 0.96 16.7 50.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13. 2.9 2.9 23.5 2.4 13. 4.6) aynıdır (Tablo 3).41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları.98 0.00 1.3 0.F.8 7.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör. %54.0 34.9 32.1 5.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.5 4.6 34.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %0.0 0. 3.3 14.56 1.

2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır. Sapma 37.6 2. %5. Buna göre. Cilt I çalışmada görme”dir.57 0.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır.5 57.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 26. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.5 2. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48.9 1.3 0.1 27.3 86.9 2.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0.74 6. İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir. %43.6 20.5 45.2 8.47 1.3 8.0 ile ikinci sırada. 2.4 2.1 29.6 1.95 0. bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37. %48. 6. 5.6 3. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.5 17.tr/bolgesel/keas-I.33 2.9 1.7 6. Bununla beraber.6 0.92 6.dpt.72 0. Toplam Ortalama S.3 74.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.0 1.8 15. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.6 ile beşinci sırada yer almaktadır.4 5.5 14.5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir.0 1. 237 http://ekutup.8 3. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6.1 3.61 1.5 5. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi.2 0.68 0.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.pdf . birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör.9 2.gov.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0. Faaliyette bulunulan alanı seçmede.2 0. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.0 4. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. 3. 4.

6. 0. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları.75 0.9 5.3 28. S.83 0.2 31.dpt. 4. Toplam Ort.5 1. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”. Sap.7 3.1 1.39 1.3).72 0.2 48.4 2.pdf . “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir. bunu sırasıyla.7 4.6 0.00 Modern girişimci.3 3.6 3.6 4. işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında. Buna göre.32 Yakın arkadaş fikri 9.tr/bolgesel/keas-I.77 0. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. “yakın arkadaş fikri” (%9. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1.07 0.10 0.1 1.1 0.3 44.6 1.57 0.6 2.7 16.8 2.2 23.2 94.02 0. %87.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1.6 1. 2. “yakın arkadaş fikri”.4 1. Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır.2 5.13 0. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.3. Sap.6 4.3 17. 3. “bilgi birikimi ve aile fikri”.6 1.7 ile ilk sırayı almış.3 39.12 238 http://ekutup. güçlüklere direnen.9 7.89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1.1 3.0 4.5 7.6 1.9 1. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.50 0.3 9. 3.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5.gov.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0.5 1.9 3. fırsatları önceden görüp değerlendiren. 5.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7). 5. Bilgi birikimi ve aile fikri 87. 2.5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0.3 0.2 4. S. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1.28 0.08 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 1. risk alan.9 5.7 5.3 0.2 2.9 2.2 5. 4.5 27.9 0.50 2.5 4. 3.93 Diğer 0.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.6 0.3 0.00 0. 6. Toplam Ort.

1 12.00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1. Toplam Ort. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. 3.pdf . yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir. üçüncü olarak %0. Bunu ikinci olarak %3. Cilt I Girişimci.0 2. 5.gov. %88. üretim faktörlerini (emek.27 Kalkınma Bankası. 4. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında. 2003). Rekabet etmede önemli stratejilerden biri. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde. birinci derece önem seviyesinde.1 ile en öncelikli öneme sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3.82 0. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir. Halk Bankası veya KOSGEB 3.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0. İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme.1 ile “Kalkınma Bankası.2 ile “öz kaynak yetersizliği. Sap.84 0.1 1. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70. Buradan hareketle. Ancak. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri. 0. işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır.37 - KOBİ’lerin.3 16. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır.5 1. Ancak bu tür çalışmalar riskli. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir. Halk Bankası veya KOSGEB”.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup. Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB.9 4. Bunu %14. 6.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir.2 0. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. S.8 1.3 0.9 5.4.3 1.7 0. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar.3 90.dpt.03 0. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta. %6. 2. dolayısıyla.

2 20.4).51 1. Sap.6 28.3 2.3 0.3 0.3 0.2 3.dpt.9).6 1. Bunu sırasıyla.88 3.98 Diğer 1. %15.7 7.71 SSK prim indirimi 0.2 4.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6. 14. S. Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi.3 5.6 21. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır.0 10. Sap.5 0.3 15. 2.66 2.03 1. 3. “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.90 0. Toplam Ort.pdf .6 63. 4.3 3.3 76. Cilt I olmaması”.9 96 1.gov.0 0.2 6.2 1.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4.2 29.00 Halk Bankası kredileri 15.1 1.2 5.2 60 2. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı.65 0.8 6. “KOSGEB” (%3. 5.73 0.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3.56 240 http://ekutup.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir.3) izlemektedir. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi.2 0. 6. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1.2 6. 5. Toplam Ort.76 0.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9).1 12. 4.90 Diğer 4.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1.01 0. %4.25 0.20 0.41 0.7 6.5.2 2. 3.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3.4 8.1 39.3 1. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1.9 3.41 0.2 7.3 4.1 15.tr/bolgesel/keas-I.0 0.9 1.14 KOSGEB 3.1 2. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70. 6.2 1.4 12.9 2. S. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0.4 1.6 0.4 0.9 2. İhracat teşvikleri 0.7 1.9 1. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 10.2 27. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir.

KOBİ’lerdeki mevcut makinalar.3 ile “uyuşmazlık. krediler. ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil. %1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dolayısıyla. 241 http://ekutup.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler. bankalar. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir.tr/bolgesel/keas-I. Oysaki. bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir.7 ile “toplumdaki algılama.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş.6. yani. Çünkü. makina. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB. bunun ardından gelmektedir. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın. %0. 2003).gov.2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık. döviz. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle. gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte. 1998: 271-274). bunu %16. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”. işletmeciler. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11). bu uygulamada. tezgah. böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. devlet tahvili. Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. Kefalet. 3. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı. tezgahlar. örnek kütlenin %46.pdf . moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. düşünce ve fikir ayrılığı. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen. %12.dpt. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber.

2 3.tr/bolgesel/keas-I. fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck. 242 http://ekutup.7 3. fırsatları ortaya çıkarma.38 0.3 42.3 2.2 0. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.75 Toplumdaki algılama.6 ile “nasip kısmet meselesi”.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12).7 24.3 1.25 1.pdf .65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir.27 1.4 0.60 12. düşünce ve fikir ayrılığı.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16.6 16. %8.6 0.9 1. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık.7.3 3. Bunlar. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. bunu %27. 6. %13.3 0.3 olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.gov. 1.3 1.3 0.5 0.1 3. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra.3 11.9 4. Sap. 5.1 ile önceliğe sahip olup.7 17. Bu bağlamda. S.3 67 1.4 0. Toplam Ort. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık.02 0. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1. “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63. 3. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0.3 51 1. 3.9 0. 1998: 39). 2.3 2. 4.88 0.3 1.86 0.3 0.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.1 9.10 46.36 0.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0.

1 1.6 17.3 5.9 5. Sap.tr/bolgesel/keas-I. Nitekim.92 0.9 29. 4. Alvy and Less.05 0.2 15. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir.9 9.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27. Bölge’deki işletme sahipleri.6 21.5 91.6 1.1 30. S.2 1.dpt.3 61. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak.7 3.8. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir. %93. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.3 0. 3.1 2.74 0.8 0. 13.1 5.6 8.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması. çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak.40 0. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13). 2000: 329). “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması.3 0.60 0. 5. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8. Bunlar vizyon. Toplam Ort.6 1. 2.1 2.95 0. bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson.6 2.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1.50 2.8 31.6 6. 6. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir.5 15.98 49.3 77.gov.pdf .86 0. 243 http://ekutup.6 20.4 1. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3.6 0.

58 Yurtdışı pazarlara açılma 0. Böyle bir sonuç ise.9 2.1 16.dpt. 5.8 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 11. Çoğunluğu. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.9 0.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2.2 0.7 13. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Sap.5 36. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir. 4. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup. Mevcut durumu koruma 93. Bu sonuç. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.8 2.0 12. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır.9 6. ikinci derecede önemli faktör. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden.3 0.6 0. -Genel anlamda.04 0. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”. mesleki deneyimleri bakımından.00 - 4. 3.9 29.3 43.7 35.0 1. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör. “bağımsız çalışma arzusu”.gov. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış.27 0.93 Yeni teknolojilere geçme 1. 6. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1.3 0. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir.3 0. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan.97 0. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.70 Diğer 0.pdf .5 7. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir. İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta.9 59. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. 21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup. yaşları açısından 31-40 yaş.6 0. ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler.90 Ürün çeşitliliğine girme 1.44 0. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup.6 0.3 0. ikinci derecede önemli faktör.3 6.4 5.tr/bolgesel/keas-I. 2. S.3 95. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir.8 9.2 4. Toplam Ort. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir.50 0.

işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. -İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. bir çok küçük işletme. Dolayısıyla.pdf . DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. Tüm bu sonuçlardan hareketle. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir. Bunun bir nedeni. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. Buna ilaveten. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. Bu tercih ise.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır. “KOSGEB”. birinci derecede öncelikli olarak. -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir.dpt. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. Bölgedeki işletme sahipleri. seçeneği izlemekte. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. 245 http://ekutup. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır.gov. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. Böylece. büyüme sürecine girmekten korkmakta. “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir.tr/bolgesel/keas-I. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir.

No. John L.tr/bolgesel/keas-I. Kendi İşini Kurma ve İşletme.asp?Action=.asp.gov. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. 6. DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. 38. 2. pp. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları. yeni fırsatlar ortaya çıkarmak. Tekin. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research. Hasan K.kosgeb. Baskı.. pp. Vol. Vol. 4. Small Business 2000. 6. 5. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir.tr/BilgiBankasi/default. http://www. Turhan Kitabevi. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. pp. Kirk.. maddi destek. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”. Vol. 2032. 11. Konya. Vol.pdf . New Jersey. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber. Hannu (2000).Hall. Ankara. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle. Thompson. 39-40. (20 Ağustos). 246 http://ekutup. Journal of Managerial Psychology. Echols and Christopher P. pp. Employee Counselling Today. 209-211.&BilgiNo=5 Littunen. Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler. Entrepreneurship in Action. KOBİ’ler. Thompson. Tekin. 13. Ankara. Mahmut. E. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası. Müftüoğlu. KAYNAKLAR Ann. başarılı bir girişimcide bulunan. ancak fikir. Coulter. Management Decision. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. Vol.gov.. Journal of Workplace Learning. No. Mary (2001). No.kosgeb. 295-299. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması. Prentice. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. 88-100. Konya. Bu arada. pp. öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”. 328-338. 2.Bilişim Teknolojileri. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. Öneriler.dpt. Mahmut (1999) Girişimcilik. http://www.tr/KOSGEB/KOSIs letmeler.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yayın No. No. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde. John. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi. 6.

247 http://ekutup. ve 4. Basit ifadesi ile kentleşme oranı. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. İktisat Bölümü 1.pdf . siyasi. 000’den fazla Babil. Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. Syracuse.tr/bolgesel/keas-I. Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. Roma. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. yüzyıllarda nüfusu 100. Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir. Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite. Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ö. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır. Arapça urban ve İtalyanca bourg. 1997: 43). ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır. Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır.. Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. İnönü Üniversitesi. kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk.dpt. İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. 1972: 12). 6. polis kelimeleri kullanılmıştır. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk. 1997: 43). kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle.gov. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. İİBF. Dr. 1992: 15). XX. 1997: 9). kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. Fransa. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır. XX. Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. GİRİŞ Kentleşme. Kent.

Batı kentlerinde yeniden canlanma XI.gov. ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır.dpt. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk. Korent. XIX. Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. İsparta. Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır. Ö.pdf . ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır. Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. Maine ve Maitland. TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. ve X. Cilt I 2. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır. yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir. Cooley. Weber tarafından yapılmıştır. Cooley ve Adna F. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır.tr/bolgesel/keas-I. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. Eski Yunan kentleri. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır. 1997: 44). M. 248 http://ekutup. 1997: 41). V. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır. Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı. 4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir. Sirakuza ve Milet gibi).

Kentte yaşamanın maliyeti. işe gidip-gelmeler vs.dpt. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42. daha sonra azalan bir seyir izler.un. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. 2001: 165). iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken. Türkiye’deki duruma gelince. ABD’de bu oran % 32’dir (www.5’dir. 1965’te %35’e yükselmiştir. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir. altyapı sorunu. 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır. arsa sorunu. çevre kirliliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler.tr/bolgesel/keas-I. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu.gov. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu. belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır. Yapılan gözlemler.2 milyara yükselmiştir ve %11.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres. kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir. 1964’te dünya nüfusu 3. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir. Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır.pdf . 1960’da %32’ye. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti. gecekondulaşma sorunu. Cilt I 3.org). 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır. bu oran 1955’de %29. 249 http://ekutup. 2001: 107-109). Örneğin. teknik.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir. sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler. Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. 1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır. idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır.

Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir. KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır. 5.gov. yer altı zenginlikleri. taşıma ve haberleşme imkanları vs.pdf . Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir. Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında. 250 http://ekutup.2.dpt. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. doğal şartlar. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim. 5. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. Cilt I 4. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler.1. Aşağıda.tr/bolgesel/keas-I. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir. 5. Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118.

İzmit. tramvay. (Topkapı başta olmak üzere. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır. c. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye. 251 http://ekutup. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır.dpt.İstanbul’un eski bir başkent . çini ve askeri mal üreten fabrikalar). Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. medeniyet ve ticaret merkezi olması. banka. bunun dışındaki elektrik. Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir. Karamürsel. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). . Manisa. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. T. b.gov. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. su. Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir.Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır. tarihi. s. Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir.pdf . bitki örtüsü. çeşitli silah fabrikaları. deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir.tr/bolgesel/keas-I. sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir. İzmir. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu. Türkiye’de iklim. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. Cavdar. 6.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır.

1929’da başlayan ekonomik kriz. başta İstanbul olmak üzere. Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi.dpt. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu. Balkan ve I.pdf . Bu planlarda. Beş Yıllık Sanayi Planı. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru.gov. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla.II. Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı. Çünkü. Türkiye’yi de etkilemişti. 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. Demir-çelik. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. yolları bile hemen hemen hiç olmayan. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı. 252 http://ekutup. Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu. Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo. kabul edilen 15. Genç cumhuriyet idaresi. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte. 1934 yılında yürürlüğe giren I. 1998: 175). 1998: 185). Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla.tr/bolgesel/keas-I. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. 2’de görülmektedir. 1973: 40). İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında. Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II.

pdf . Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da. 1933. 13. Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur. 1949-50’lerde. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken. Z.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir. Özel 253 http://ekutup. 1998: 187). Atatürk. 1998: 186).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bursa. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. Dinler. s. Ekin Kitapevi Yayınları. 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı.dpt. Ankara. özel teşebbüs. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler. aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7.tr/bolgesel/keas-I.gov. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. s. Beşinci Basım. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan. (1998) Bölgesel İktisat. Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir. ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler. Türk Tarih Kurumu. Celal Bayar’ın belirttiği gibi.

KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” . İkinci Kanun. IV. BYKP Döneminde. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir. özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. BYKP’da. 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. II. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir. 1998: 187). KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi. II. BYKP Döneminde de sürdürülmüştür. 254 http://ekutup.8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler. IV. Birinci Kanun. BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda. “Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. I. vergi indirimleri. Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır. Bu değişiklikler. BYKP (1979-1983): IV. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. 1 Mart 1984’te çıkarılan.tr/bolgesel/keas-I. 1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. II. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır. BYKP (1963-1967) Döneminde. III. Üçüncü Kanun. BYKP (1968-1972): II. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken. Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir.dpt. 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur.pdf . BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı.gov. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. Cilt I sektöre ait işletmelerin %66. I. resim ve harç muafiyetidir. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. Yine bu plan döneminde. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş.

“Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır. Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini. Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. resim. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. gümrük ve fon muafiyeti. Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir. BYKP (2001-2005). ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir.dpt. BYKP (1990-1994). oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur. Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). BYKP (1996-2000). Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar. VII.gov. V. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek. BYKP ile V. Bu plan döneminde. Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen. III.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi. vergi. VIII. Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. IV. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır. BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır. İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. V. BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş. BYKP arasında. Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi. V. Cilt I V. BYKP (1985-1989). Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Öte yandan VII. sigorta primi. 255 http://ekutup. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler. Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. harç istisnası. IV. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir. VI. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. V.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II.52. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir. Ancak orman ve deniz kaynakları. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir. Yağış eksikliği. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları.tr/bolgesel/keas-I.pdf . hidroelektrik enerjisi üreten. GÜNEYDOĞU ANADOLU. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri. 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı. 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya. 5-I. hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. %10. Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19. . Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir.gov. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur. 2001: 222).dpt. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler.90 ve %11. . 8-Savaşlar. 7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. gibi). aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri. Cilt I 7. tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler. limanları. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri. 256 http://ekutup. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir. DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu. göçler. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması. sulama sistemlerini besleyen barajlara .84’tür.

2000: 15). Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman. Kilis. Mardin. 1992. üretim artışı vb. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman. 1980’lerden sonra. katılımcılık ruhu. Paksoy. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. Çünkü 7. Bu nüfusun %64’ü kentlerde. eğitim. ulaştırma. İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet. Kilis. 64 metre çapında 26. Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak.2. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır. Mardin. GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı. Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması. 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır. Batman. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. konut. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır. Diyarbakır.1. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. Gaziantep. Batman. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları. Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. Bu projelerin 7’si Fırat. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. Siirt.pdf . demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. Gaziantep. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır. Siirt. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. Diyarbakır.gov. Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır.tr/bolgesel/keas-I.dpt. 1. 8. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. 8. kentten de batıya göçlerin hızlanması. 14-Köyden kente. gibi gelişmeler dikkate alınarak. çevre korumacılığı. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır. istihdam imkanlarının geliştirilmesi. sanayi. 6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır.

kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet. Yine köylerin %97.7 ve gelişme hızı %213. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. 1999: 22).pdf . 1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken. kadınlarda ise %35 civarındadır. 23 adet verem savaş dispanseri. Bu oran Türkiye için %37.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2’dir. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40.8’dir. en düşük il ise Mardin’dir (DİE.tr/bolgesel/keas-I.. 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir. 2000: 12).dpt. Cilt I artış hızı %4. Bu değer bölge için %-0.0’dır. projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. 703 adet sağlık evi. 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma. Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15. 2000: 27). Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya. 258 http://ekutup. Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37. tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27. 9’dur. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22. GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1. 8. 5. Bu oran erkeklerde %65. 2000: 30). 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur. ülke için %-0. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır. son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. 3) oluşturmaktadır. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu.6 iken Türkiye ortalaması %2. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır.9 ve gelişme hızı %129. 46) altındadır.yazma bilenlerin oranı %60.5 ve gelişme hızı % 95. 1989).gov.6’dır. 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80. 7’dir. Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur. Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır. 398 adet sağlık ocağı.7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. altyapı. Adıyman 3. Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Iğdır 11. Derecede Gelişmiş İller 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Hatay 11. Sivas 7. Bu ayırıma göre birinci grupta 5. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. Kütahya 16. Giresun 4. Hakkari 12. güneyde GAP Bölgesiyle. istihdam. inşaat. Ş. Maraş 9. Ordu 14. Mardin 8. Gaziantep 10. Denizli 3. Niğde 4. Balıkesir 9. Elazığ 18. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası. Kocaeli 5. Bursa 2. Konya 9. Aydın 8. Araştırmada demografi. İçel 6. K. Tunceli 2. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. Zonguldak 4. Manisa 7. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren. Adana 5. Van 9. Burdur 14. Kars 4. Antalya 3. Erzincan 6. Tekirdağ 4. Diyarbakır 16. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. Bartın 10. Amasya 24. Karaman 25. Afyon 26. Bingöl 15. üçüncü grupta 26. Samsun 20. Sakarya 12. Malatya 23. Derecede Gelişmiş İller 1. Sinop 13. Erzurum 15. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla. Batman 7. ikinci grupta 11. Kıklareli 10. turizm. Aksaray 8. Tokat 11. eğitim. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. Eskişehir 2. Artvin 5. Çankırı 12. Bitlis 13. 71 266 http://ekutup. Kayseri 11. Şanlıurfa 5. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1. tarım. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır. ulaşım bağlantıları zayıftır. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir. Yozgat 17. Bayburt 6. İstanbul 2. İzmir 4. A. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi. Derecede Gelişmiş İller 1. Kırıkkale 15. Çanakkale 5. Ardahan 14. Rize 22. Bolu 13. Çorum 3.pdf . daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Kastamonu 2. Gümüşhane 5. İsparta 6. Kırşehir 21.gov. Derecede Gelişmiş İller 1. Siirt 10. s. Muğla 7. Nevşehir 17. Edirne 3. Derecede Gelişmiş İller 1. Uşak 8.dpt. Doğu Anadolu Bölgesi. Trabzon 19. Ağrı 16. Bilecik 2. Şırnak 17. Ankara 3.

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları.gov.tr/bolgesel/keas-I. Geçmişte bu bölge. 91 milyondur. Rize ve Trabzon’dur. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta. Bu yedi il Artvin. c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir. Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de. Giresun. bölge 21. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir. b. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması. Bayburt. 267 http://ekutup.dpt. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi. Ordu. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti.1. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. 10. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla.pdf . Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. Gümüşhane. Çalışma alanı 39. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2.

GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır. Çalışma grubu. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. çevre. Bu raporlar ekonomik sektör.gov. bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. 268 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3. su. 10. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından. Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları. altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır. Cilt I 10. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. sosyal sektör. DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır. 10. Çalışmanın temeli.2.3. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir. Ayrıca bölgenin toprak. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere.tr/bolgesel/keas-I. Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. büyük ölçüde hazır. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır.dpt. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH).pdf . bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir. gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir. Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış. mekan.1. Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı. her ildeki mevcut durum. Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır.

911. Art. 8 30. 78. Buna karşılık nüfus. 6 1. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. Geri kalanını ise tahıllar (%30). Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B. 287 Tablo. 9 20.pdf . iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken. 269 http://ekutup. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58. sanayide de GAP ileridedir. 4 50. 1 5. 5 674 36. 128. 7 56. 203 2. Ora. GSYİH 1998 Kişi B. nüfus yoğunluğu. 0 Türkiye 774. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE. 574 81 15.2) bölgesinden büyüktür. 4 58. 103 60. Birincisi çay. 0 15. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH. 815 62. Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.dpt. taşımacılık. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret. 1997). 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. 1 65.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. s. ikincisi de fındıktır. 5 26. s. Türkiye İstatistik Yıllığı. 868. 9 53. Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. 3 27. 9 3. 3 13. yem bitkileri. GAP (%51.gov. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. 4 51. DİE.1) biraz altında kalmasına rağmen. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. 9 11. 535 37 6. . 865. 9 37. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması. nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir. yumru bitkiler. 830 100. 9 DAP 158. Bu durum Trabzon.tr/bolgesel/keas-I. 0 48. DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 1 990 54. 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56. Ankara. 108 74 3. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. 0 1. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. 0 100. baklagiller. 3 2. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. 2 64. GAP. 973 81 24.9) ve DAP (%37.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 561 6. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir. Türkiye İstatistik Yıllığı.0’dır. Endeks d. 972 5. 2 DOKAP 39.

1997: 38). Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. Tarım sektörü. 1. Cilt I 1. 10. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13. gübreleme. Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır.3.7 düzeyindedir. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında. Bu oran Türkiye ortalamasının (%80. ilaçlama. Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4. 1997: 35).5’tir (Berber.3’ü ormanlarla kaplıdır. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı. Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır.gov.Kur. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır. Sahip olunan arazinin %9. Bölgede çayır-mera varlığı %20. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3.5) çok az altındadır (DPT.. Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken . ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. Bölgede işlemeye uygun arazi %9.1997: 31).5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır. Giresun ve Ordu da daha da düşüktür. 1996 yılında %78.7’dir (Berber.8’dir. 2. 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler.6 düzeyindedir.6 ile son sırayı almaktadır. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır.dpt. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır. Bölge arazisinin %40.tr/bolgesel/keas-I. 1996). Bu oran Artvin’de %57. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır. Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63.5 dolayında iken işlenen arazi %21.7 dolayındadır.7’nin oldukça altındadır.5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir. Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür. 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72. 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup.13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür.2 olup ülke ortalaması olan %4.5’tir.

Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. Giresun. Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece. istihdam içindeki payı ise %11. a. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır. e. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak. d.3’lük pay ile son sıradadır. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b.Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir.1’dir (DİE. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5. Küçük işletmeler %97. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır.3 düzeyindedir.6. büyük ölçekli işletmeler %2. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır.İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir. c.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi.pdf . Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için. Orta ölçekli işletmeler.KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması.tr/bolgesel/keas-I. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır. orta ölçekli işletmeler %0. Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır. 8. 9 ile sınırlıdır. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11. %41. Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır.gov. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak. 1990). iş ve işçi bulma kurumu.4’tür. bitkisel ürünler %42. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. 3 ve %5.dpt. Artvin %7.

Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır. 5. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları. 1 41. Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir.tr/bolgesel/keas-I. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise.3. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır. 0 2. SEK ve çay fabrikalarıdır. Rize %45.dpt.23 düzeyindedir. ticaret %6. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10. 0 14. 2 30.9 şeklindedir.4 şeklindedir. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır. 7 100.7 ve Trabzon %27. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir. Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar . sanayi %45.9 ile Gümüşhane’dir.5 gibi oldukça düşük düzeydedir. 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. Giresun %13. Trabzon’da ise çimento fabrikaları.pdf . Gümüşhane %0. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir.4. resmi daireler %3. Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0.3.1 ve diğer muhtelif alanlar %11. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır. mesken %32.7. Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2. Artvin %13. 6. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir.2. Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir.gov. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES.9. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12.

Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72. Kamu yatırımları. yatırım tutarı bakımından ortalama %0. Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir.444 dolardır. 1994’te döviz girişi 271. DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır. 273 http://ekutup. 1986 yılında %1. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir. 1994: 265-278). 1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı. Bölgede işgücü arzı.8 oranında bir azalma sonucu 125. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1. Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir.gov. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir. Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür.17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0. mal.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir). Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir. 1993. 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46.000 dolardır. DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır. Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir. Konsolide bütçe gelirleri bakımından. gov.728.dpt. Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır.pdf .45’e kadar inmiştir. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir.tr/bolgesel/keas-I.43’dür. 5). DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. tr). DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www. 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. Yaman. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir. 63 iken 1994 yılında bu oran %1. Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. yine aynı yıldaki ithalat ise 125. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak. 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter . Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır. bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir.92 olarak gerçekleşmiştir.8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur.829. 1994 yılında ise %51. kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması. 05’e inmiştir. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir.

1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. SONUÇ VE ÖNERİLER. paketleme. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. demir ve saç. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi. külçe alimünyum. seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır. montaj. seyyar satıcılık.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. Trabzon serbest bölgesi 4. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir. alım-satım. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler. 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı. 11. İthal edilen mallar külçe çinko. demontaj. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar. bankacılık. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır. 1993’te ise 876. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba. Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı. depolama. aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak.8 bin dolar. oto parçası. 274 http://ekutup. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. 1994’te ise 28 milyon dolardır.gov. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. bankacılık. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır. ambalajlama. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır.6.1992 yılında faaliyete geçmiştir.dpt.pdf .tr/bolgesel/keas-I. 11.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. naylon poşet yer almaktadır. Faaliyet kolları depolama. Bu konularından kiralama. Kısa adıyla GAP.

Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. İstanbul PAKSOY. Sayı:1-2. Bursa. İletişim Yayınları. tr/docs/T7-15). Türkiye Ekonomi Kurumu. DPT Yayını. . .un. Cilt:XIII. Ekin Kitabevi. A. TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı. Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Hasan. Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). Fak. Ankara MİLLS. İkinci Baskı. . (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. NADAROĞLU.pdf) 275 http://ekutup. Basım. 1. . (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Baskı. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları.tr/bolgesel/keas-I. Malatya PİRENE. İmge Kitabevi. 6. Ankara KIRBAŞLI. EKO-GAP (2000) Yıl. (1972) Urban Economics. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. Bası. Sayı. İllinois:Scott. Sayı.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh. 3. Bursa.pdf . Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. . Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. ve İda. 1. mal. Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı. 2. T. Anadolu Matbaacılık. . Ankara DİNLER. Zeynel (2000) Bölgesel İktisat. Ekim Kitapevi Yayınları. Master Plan Nihai Raporu. Ankara KIRBAŞLI. gov.dpt. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI. 7. Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. Ekonomisi Uygulaması. DPT Yayını. Beta Basımevi. İstanbul İNAN A. Türk Tarih Kurumu. Dergisi. (1997) Kent Ekonomisi. Bil. Baskı. F. 1. Rana. Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla . Trabzon (www. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. Ankara KELEŞ.gov. Ankara ( http/www. Henri. Uludağ Üniversitesi İkt. İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Edwin S. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. F. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. ÇAVDAR. Foresman and Co. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. 1933. . İzmir TEKİNEL. Ankara BERBER. ERTÜRK. Mart. Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi.

asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. politik.. Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber.. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Fakat. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek. Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup. Dr. Maraş. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Dr. Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır. Örneğin.. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H. Canpolat. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği.. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv.dpt. (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir.gov. Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Doç. 1987: 103). yy) kurulduğu tahmin edilmektedir. Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd. şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey.Doç. 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km. Fen-Edebiyat Fak. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş. Yinanç . Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay. 1973: 8. bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir.. Akdeniz Bölgesi. Fen-Edebiyat Fak. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş... Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. 13.Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd.Coğrafya Bölümü 1. Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır.-XII. Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü).tr/bolgesel/keas-I. Halep Vilayet Salnameleri. Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik. Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. Yücel. (4 saat) kadar doğusunda.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur. coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz.. 1. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr.

Yücel’e göre ise. ilk çağların Kahraman Maraş’ı. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir. bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri. 13). sönük dönemler de geçirmiştir. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen. buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. Bunun yanında. Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş.dpt. günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir. 9).gov. 1987: 103). 1). 1973: 8). o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır. Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin.tr/bolgesel/keas-I. üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay. bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir. 277 http://ekutup. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. ikinci yerinin Kara Maraş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi. Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında.pdf . 14-15). Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç . şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. şimdikinin yakınında bulunuyordu. Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması.Bu bilgiler ışığında bize göre. Şehir. 2.

1988: XXXII). 2.1. yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır.gov. Gürbüz. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur. Bu deftere göre. Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2001a: 103). 278 http://ekutup.dpt.1. güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır.3. Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. Makedonyalılar.3. 3. Bu dönemde Ulu Cami. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş. şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır. Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş. Bizanslılar. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır. Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere. Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir. Osmanlı Dönemi 2.Elibüyük. Cilt I 2.pdf . sahip bir şehirdir. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş. 2.tr/bolgesel/keas-I. Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir. Romalılar. ticaret ve pazarın geliştiği. Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır. iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra. kuzeyde Fevzipaşa. 1995: 2). Maraş 42 mahalleli. Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur. Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir. sadece şehir nüfusuna değil.2. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden. doğuda Turan ve Divanlı.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117. 2001b: 189). yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Asurlular.

Yabancı bir seyyah olan Texeir. Şehit Evliya.tr/bolgesel/keas-I. 75 oda. 1889-1890 (H. Divanlı.1320). Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik. Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir.1310). Maraş’ta aktif bir endüstri vardır.3. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. 16 mescit. 20 islam mektebi. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde. Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır. Bu eserde. Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. 1985: 140-141-142). Kayabaşı. 2001a: 107). 11 ibtidaiye mektebi. Maraş XIX. 1902-1903 (H. 42 mahalleli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 5470 hane.1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır. yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. 279 http://ekutup. 10000 evli bir şehirdir. kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz. 2 km eninde. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay. seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir. Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış.1309). mescit. 1973: 164-169). Gazipaşa.2.dpt. 2001a: 105). 1833 . 30 medrese. Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3.pdf . Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. Şehir. 1 kütüphane. Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde.1324) ve 1908-1909 (H.gov. bugünkü Yusuflar. 1891-1892 (H. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır. kuzeyde Mağralı. manto. Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz. 1906-1907 (H. 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir. 1892-1893 (H. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. Gazipaşa. 1862-1863: 586). Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında.5 km) dır. Cilt I Evliyâ Çelebi. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu. Bunlardan 1871-1872 (H. Yörükselim. Maraş. 1832 yılında cami. 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay. 1973: 176-177). çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra. Feyzipaşa. böylece şehir kalenin batısı.1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. aba imal edilmektedir. Yörükselim. 2. 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. 30 cami. Kayabaşı. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. 1 mevlevihane. 1 rüştiye mektebi.

Menderes.4.tr/bolgesel/keas-I. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. Hayrullah. Cumhuriyet Dönemi 2. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş.1957. Belediye hali ve fuar. Şehir güneyde Adana.4. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır.4. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi. Hatta Odun ambarları. yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. batıda Ceyhan Nehri. dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir.pdf . Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş. Cilt I 2. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır.4.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir.gov. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır. 280 http://ekutup. Yenişehir. Sakarya. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir.1. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. Şehir 1919 yılında önce İngilizler. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu. daha güneyde yer almaktadır. 2. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. Gazipaşa. 2. Duraklı Kayabaşı.1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur.dpt. Gazi Antep. 2. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın. İsadivanlı. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir. Sütçü İmam. Aslanbey.4.4. Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş.2. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İsmet Paşa.3. Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür. 3.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan. Cahit Zarifoğlu. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır. derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur. Hükümet. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir. Şeyhadil. bazı yerlerde ise 500 m. Trabzon. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır. 3. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken.4.tr/bolgesel/keas-I. 281 http://ekutup. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır.gov. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır. Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır.pdf . Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir.3.5. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen. Dulkadirli Beyliği döneminde.dpt..10. 3. En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir. Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi. Sarayaltı. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş. çarşı ve hanlar yer almaktaydı. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur.2. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır. Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır. 3. Ankara. Tarihi çarşı ve çevresi 5. Şehirde. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır. Zübeyda Hanım.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. Cilt I 3. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında.1. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır.

Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. Erkenez Çayı kenarındadır. SONUÇ Kahraman Maraş. 4. Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde. güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze. Cilt I 3. Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı.9. Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür.6. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı.Kültürel Alanlar Eğitim.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. 3. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır.pdf . Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Gazi Antep. Zamanla topoğrafik. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. Sosyo . sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. Ahır Dağı’nın güney yamacında. 3. sönük dönemler de geçirmiştir. Batıpark Kapalı Spor Salonu. Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır. 3. 50 kasaba ve 528 köy bağlıdır. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda. dini.7.10. 3.8. ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup. Kayseri kara yolu kavşağındadır. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde.dpt. sağlık ve spor tesisleri sosyo . Kahraman Maraş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay. 2001b: 187).gov. Kahraman Maraş’a 9 ilçe.

ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup. 1995: 351).0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir. batıda Ceyhan Nehri. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir. hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz. çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür. Kahraman Maraş. 1996: 15).gov. Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi.56). Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz. imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır. Cilt I önce batı ve doğu. su baskınlarına karşı korunaklı. şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. 2001. Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. Bu durum. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz. 283 http://ekutup. s. şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte. Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi. 2001: 63-64) incelendiğinde. 2001: .tr/bolgesel/keas-I.pdf . tarihsel dönemde (MÖ 2100 . Bu alan günümüzde daha da artmıştır. Selçuk Biricik ve Korkmaz. Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır. Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır.67).MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız. Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen. Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi.dpt. 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı. Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. 2002: 137). 2001).5). Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil. sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy.

Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası. 1309. H. Halep Vilayet Salnamesi. Ankara. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır. Cevdet Paşa. Sayı:3. 1310. 1324. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. 1312. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları.1-3. (1995) “Elbistan”. 1326. Kahraman Maraş. Taşdemir. Cilt:11. Cilt:1. M. 1322. Kahraman Maraş Valiliği. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Maraş'ta Etiler. Gürbüz.. Canpolat. İstanbul. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. ve Korkmaz. İstanbul. Dizerkonca Matbaası. Cilt:III. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. M.gov.131-141. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası.dpt. İstanbul. İslam Ansiklopedisi. s. Sayı: 37. Afet İşleri Genel Müdürlüğü.pdf . S. 1313. Kahraman Maraş Valiliği. Gürbüz. M. Akademik Araştırmalar Dergisi. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. Selçuk Biricik. B. Türk Coğrafya Kurumu. M. 1307. Türk Tarih Kurumu Basımevi. Mihran Matbaası. KAYNAKÇA Atalay. Ş. Ankara.183-194. Cilt:6. Sayı:12. İstanbul. H. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2. 1288. İş Matbaası. Marmara Coğrafya Dergisi. Kahraman Maraş. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı. A. M. Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. İstanbul.tr/bolgesel/keas-I.. Sami. İndeks.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt:9. s. İstanbul. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3. 1320. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. s. s. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. Gürbüz. Korkmaz. (Çeviren Özbaş. 284 http://ekutup. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. 1302. Yıl:3.53-82. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. 1318. 1286. Tasvir Matbaası. Türk Coğrafya Dergisi. (1316) Kamusul Alâm. İstanbul.

H. Elibüyük.68. Ankara. M.283-289. T. Seri.pdf . Ank. Tar. Arş.. AKDTYK.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ankara. Nu. Yücel. Yay.VII.Dizisa.Mer. s. Ens. Arş. Yinanç. R. Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. M. Türkiye Çevre Vakfı Yayını. Onbirinci Sene-1 Eylül.dpt. “Maraş Emirleri”. Türk Kült. No.. Cilt:I-II. Yay. Türk Tar. R. Ankara. Osm. (1989) Dulkadir Beyliği. Yinanç. Ankara 285 http://ekutup. (1987) Türkiye Coğrafyası. Yay.gov.5. Türk Tarih Encümen Mecmuası.tr/bolgesel/keas-I. Üniv.108. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563). ve Uyg. No:1. Kur. Yinanç. VII.

dpt. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur. Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur.413. 286 http://ekutup. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre. yy. Osmanlı döneminde de liman. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır.6%’sında hasar tespit edilmiştir. Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir. Christop JENTSCH Universität Mannheim. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur.959. Meryem HAYIR ve Professor Dr.gov.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224. Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır. Şehrin bugünkü yerinde 1. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO.453. 4. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir. Geographiesche Institut. tersane olarak varlığını koruyan İzmit. Kocaeli’nde yer alan konutların 70. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100.pdf .yy.Ö. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi. Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir.000’in üzerindeydi ve Roma. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir. GİRİŞ İzmit şehri M. 8. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1.

Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167. Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur.pdf . Cilt I 2. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir.11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken.3 milyar TL hesaplanmıştır. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999). 28. 1999. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95). Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür.dpt. 51 tanesi büyük ölçekli.10. 16 firma tamamen (%5).10.tr/bolgesel/keas-I. 287 http://ekutup.gov. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre. Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır.İ. D.5 milyar Türk lirasıdır.959.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları. gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir. Toplam üretim kaybı 234. 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni.453. Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir.E (28. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402. KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları.413. bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Hasarlı firmalardan ise.

Besin Sanayii Deri/Tekstil v. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur. 25 kişi ise idari personeldir. 137 kişi işçi. Ayrıca. Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir. Bunların 107 tanesi teknik personel. Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v. Bunlardan 60 kişi teknik personel. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO.) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. 356 tanesi işçi.b. Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir. 1999. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar.gov.b. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO. 1999.

İtalya. Almanya. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Belçika. Yunanistan. Fransa. Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür.pdf . İsrail ve Suriye gelmektedir. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir.D.8’i dır. İspanya.. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. A. Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı.B. sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince. 1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup. Makedonya. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir. İngiltere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. Romanya. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir. Hollanda. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1).gov. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz. Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması. Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir. Rusya.tr/bolgesel/keas-I. öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak.dpt.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri.tr/bolgesel/keas-I. İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır. Çenedağ.dpt. 2002 (Kocaeli il yıllığı. İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir.) 290 http://ekutup. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur. Dumlupınar. Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir. Şirinpaşa. Karabaş. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. Mehmet Ali Paşa.pdf . DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi. Deniz.(Harita 2). İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir. Kozluk. 1974 ve İTÜ.gov. Cilt I 3. Burada yer alan mahallelerden Yavuz.

1 İş 7..tr/bolgesel/keas-I.2 2.4 Bilinmeye n 7. Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v.9 Toplam 100 Kaynak: DİE.b.10.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10.9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38.2 Diğe r 8. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2.gov. 13 D.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2.İ.3 Eğitim 12. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89. (Tablo 3).pdf .E.8 Misafird i Gitti 20.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup.3 100 Kaynak: DİE. Haber Bülteni (28.5 4.dpt. 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61.2 0. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir.1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır. Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim. 0.2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38.4 0 1.

Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22. Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır.pdf . 292 http://ekutup. Deprem sonrasında %11. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36.2 oranında çadır kentlerde.4 İş Aramayanlar 11.6 Akraba Yanı 3. Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13.1 Parasız Yatılı Okul 7. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır.dpt.4 Kaynak: DİE. %24. 1999. hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70.5 6.9 Kaynak: DİE. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz. prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir. Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81. Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9). Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11).6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir.5 olmuştur.7 3.gov. 1999. %7. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61.8 4.tr/bolgesel/keas-I. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür.9 3. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır.8 oranında evlerde. Deprem okullarda olduğu gibi. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir. Çadır kent dışında kalanlar ise %40. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86.8’dır.3 23. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85. 1999. konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır.

Ağır Hasarlı 51.7 Hafif Hasarlı 13. farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan.6 Hasar Yok 22. Hasar Var 70.93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır.2.tr/bolgesel/keas-I.6’sı ağır hasarlı. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur. Bu oran DİE’ye göre %22. hiç zararsız %24.4 dür.1 dır.3 Bilinmeyen 0.9 dur. İzmit önümüzdeki dönemlerde. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır.87’dir. Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5. %25. Ağır hasarlı (enkaz) %22.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür. DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz.4 Toplam 100 Kaynak: DİE. Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15. %27. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir.8’dir. 1999.45 orta hasarlı %22. Ekonomik ve Sosyal Durumu.1 Hasarsız 14. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5. Bu oranlar İzmit merkez ilçe için.3 orta hasar. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%).dpt.gov.8 Bilmiyor 6. Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%).pdf .3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik. Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir.95. Sağlam konut oranı ise burada sadece %18. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır. Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur. Mobilyalarda %55.5 oranında zarar görmüşlerdir. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7.8 Orta Hasarlı 20. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır.72 ve az hasarlı %20. 1999 4. İlde yer alan beyaz eşyalar %45.

2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK.3’ü evde kalabilmektedirler. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir. İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2’lik kısmı eski işlerini korurlarken.4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88.8 ise işlerini kaybetmişlerdir. Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13). İzmit halkının %6. Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir.dpt. İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. 294 http://ekutup. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir. yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler. 2001: 166). %17. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler.9 dur.gov. Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir.3 iken. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70.4’ü yer değiştirme konusunda kararsız. Derince’de %23’tür.5’i ise soruya cevap vermemişlerdir.8’dir. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21. %1. Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31.pdf .(İKK.tr/bolgesel/keas-I. 2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82.

doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1.1 Kaynak: İKK.3 13.2 0.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5).6 10.tr/bolgesel/keas-I.dpt.0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.1 5.8 1.9 13. Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.1 26. Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler.8 6.gov.7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16.2 13. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK. Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir.1 15.7 21. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18.6 12.8 0. İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler.4 2.1 0.8 17. 295 http://ekutup.8 0.pdf Ko ca el i- .4 15.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 12.2 100 16.6 0.7 0.1 0.2 2.6 11.4 13.9 0. Bu oran %33. Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir. 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir. Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G.3 dür. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur.

Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını.tr/bolgesel/keas-I.3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler.6’dir. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir.pdf .gov. Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır.8’le birinci sırada gelmektedir. Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK. 5. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır. buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir.dpt. Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir. Yüksek gelirlilerde %39. İzmit’te ise halkın %18. Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir. Bu konut alanının 296 http://ekutup.

Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır. Kaynak: Hayır. Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır.tr/bolgesel/keas-I. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır.dpt.pdf . 2002: 96 297 http://ekutup.gov. 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir. Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir. Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

pdf .dpt. Kaynak: Hayır. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir.gov. 2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2002: 97 298 http://ekutup. Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı.M. Kaynak: Hayır.tr/bolgesel/keas-I.

Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir.19 421469.31 104846. Bunun sonucu olarak yeni İzmit. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G. 1. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır. Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır.97 http://ekutup.13 305185.72 220994.34 654107. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır.dpt. Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır. Cilt I 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır. 5. Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması.39 570696. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır.pdf 299 . Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır. ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti.56 480733.gov.tr/bolgesel/keas-I.44 400697. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir. 3.47 505782. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır. 4.5 238001 947454 70474. eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur.94 363607. Bu doğrultuda. 2.

Marmara.38 587442. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch. Bochum. Paderborn HOFMEISTER.81 1719633.63 112663.38 446434.8. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.tr/bolgesel/keas-I. ss.Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi. 57.Haber Bülteni (28.66 176318 1924372. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili.Ü. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG.gov. Westermann Schulbuchverlag GmbH. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica. Jg.1999 KSO. HAYIR.13 787259.81 301764. İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24. Raumforschung und Raumordnung.10.92 25891881. Reinhard (1969) İzmit. GÖÇER. Erdkunde.36.Yayınlanmamış Çalışma. Meryem (2002) Siedlungs.10.177-196 STEWIG. EGGELING.38 427505. ss.75 862935. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S.75 4677351.pdf . DİE.72 773388. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445.25 1045270. M. 268-285 300 http://ekutup.78 276339. Baiheft 3. RITTER. Geographicshes Rundschau. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi. Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte. HÖHFELD.94 125398. Yayınlanmamış Tez.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları. (1993) Stadtgeographie.S147-156 GÖNEY. İ.88 260619.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme.88 1066378.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları. Ankara.9.26 KAYNAKLAR DİE. Burkhard Braunschweig. Verlag Ferdinand Schöningh. 26.dpt. H. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost. Jg.5 1611876 1455230. Heinz (1989) Stadtgeographie.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Region (Türkei). Heft 3. (28. Z. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi. Jahrgang 31. DİE. Nordwestanatolien. Geogr.

TUNCEL. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. İ. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. 31. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität.dpt. 301 http://ekutup.Ü. H. Cilt I STEWIG. Teil2: Entwicklung 1980-2000.gov. Nr.pdf . 10. 18-19.1. 103.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jg. Teil2: Entwicklung 1950-1980. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG.8. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler.Coğrafya Dergisi.C. Değerlendirme Raporu. 21-47. Staatliches Statiken Institut. STEWIG. R. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. ss.tr/bolgesel/keas-I. Teil1: Entwicklung bis 1950. ss. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Gesonderte Auflage von. STEWIG. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”. İzmit.1999. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2. 93-97. Sayı 22. Die Erde. die@gov. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei.tr: T.

Dr. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz. Oysa. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. toplam büyük sanayi içinde %4. 2000 yılını seçmemizin nedeni. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52.5 gibi küçük bir paya sahiptir. 1950 yıllarından sonra. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir. ihracata da başlayan Türk Sanayi. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi.. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15. Böylece. Bilindiği gibi. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır.dpt. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir. 1991 yılında ikinci 250 büyük. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını. Bu doğrultuda. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır.2’si. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir.5’i (547.gov. 1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş.pdf .644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. ülkemiz ihracatının ise %42. 15 302 http://ekutup. Bizim bu çalışmamız. önce özel sektör. Bu gelişmenin bir sonucu olarak.tr/bolgesel/keas-I. devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500. Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri.

774.494 11. Harita 1). Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2).0 4.5 48. 1. DİE.0 100.131.117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0.7 9.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman.5 Çalışanlar Sayısı 1.192. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise.1 100. Karadeniz.748 187.5 4.364 820. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup.3 6.0 547.684.411. işçi sayısı.903.933 % 55.298 1. Bu bilgiler bize.955 52.2 7.717 36.128.6 15.408 47.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır.215 39.0 0.759. Karadeniz %4. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.8.927. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu.8 12.9 Kaynak: İSO.4 1.644 % 51.950.2 0.883 471.7 7.0 34.0 0.906 57.dpt.928 508.2 İhracat (Bin % USD) 27.644 100. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.03 Katma Değer (Milyar TL) 6. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57.0 1.8 2.867 % 66.736 128.0 12.978 547.1 4.0 11.2 Çalışanlar Sayısı 224.838 3. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir.772 1.080 Kaynak: İSO. 2001: 108-137. sırasıyla Akdeniz %6. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir.604 47.2’lik paya sahiptir (Şekil 1.6 8.3 14.gov. Ege.466 547.080 42.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir. Bu bölgeyi çok geriden %15.7 2.927.534 124.1 11.0 6.2.871 191 % 41.tr/bolgesel/keas-I.02 İhracat (Bin USD) 7.932 870.411.483 2.1 4.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.pdf . Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57.9 4. Akdeniz. 2000: 108-137.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 303 http://ekutup. 2000.4 14.1 6.955 100.6 25.

2 İç Anadolu Bölgesi %15.8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.pdf .0 Ege Bölgesi 14.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.4 Marmara Bölgesi %57.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup.0 Akdeniz Bölgesi %6.0% Karadeniz Bölgesi %4.

İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle. bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Nitekim. Nitekim.dpt. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere. Bölgede bu dört il dışında Sivas. Kayseri. Türkiye Şeker Fabrikaları A. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın. Denizli. Nitekim bu il. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş. Kırşehir. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir. Niğde. Çanakkale..Ş. Bu il. 305 http://ekutup. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için.. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır.Ş. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir.tr/bolgesel/keas-I. bölge içinde olduğu kadar. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır. Kırklareli ve Edirne’dir. Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A. Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır. Bu iller başta Balıkesir.gov. Bölgenin diğer bir özelliği. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır.

Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur.089 36.2 164. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tokat. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir. Ege bölgesinde Denizli. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere.dpt. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir.058 7.tr/bolgesel/keas-I.748 100.gov.827 34.702.3 2.5 299.0 191.419 17 355. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3).111. Mersin.0 875. 2001: 108-137.3 90. Ege. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir. Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır. Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır.0 5.2’si (31 tesis) devlete aittir.213. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır.658 72. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19.465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100.4 14. Samsun. Sivas. Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge. Bu iller dışında Trabzon.3 Karadeniz 6 19. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır. Yukarıda da belirtildiği gibi. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir. Rize. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır.6 Akdeniz 1 3. Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir.3 İç Anadolu 18 58 138. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır.243 39 321. Giresun illeri önemlidir.372 0. Ordu. Bu nedenle. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir.3 3. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir.pdf . bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir.526 3.661 100.229 6. Kahramanmaraş. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır. %20’ye yakın payla (6’şar tesis). Amasya.2 6.905 54. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu.4 22. Bartın’da da birer tesis vardır. Çorum. Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri. Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın. Antalya. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır.563 100. Başta tekstil olmak üzere.4 32. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6.182 10.0 Kaynak: İSO. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır.

3’le Ege.2 ile Doğu ve %0.7 oranında bir payla Karadeniz.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2’lik bir payla (187.2 Doğu Anadolu Bölgesi %0.03 Marmara Bölgesi %41. %6. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8. Harita 2).dpt.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir.6 ile Akdeniz.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.gov. %2.7 Akdeniz Bölgesi %6.3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4.3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.748 kişi) iş olanağı bulurken.pdf . Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8. Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup. %7. Cilt I görülmektedir. ikinci sırada %34.6 Ege Bölgesi %7. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman.

Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir. başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir. Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır.dpt. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Marmara’da. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sakarya. Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir. Çünkü. Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi. 308 http://ekutup.gov. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu.tr/bolgesel/keas-I. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir. Bu ili çok geriden Bursa.pdf . sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır.

3. Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0.gov.4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6.tr/bolgesel/keas-I.1. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yine Marmara bölgesinin %55.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0. Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir. İkinci sırada %25.4 Akdeniz %4.dpt. Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin.7 Marmara Bölgesi %55.1 Ege Bölgesi %9.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir. Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9.6 309 http://ekutup. Karadeniz %4.1. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4.6 oranla birinci olduğu görülür.pdf . Harita 3).Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman.1 Karadeniz Bölgesi %4.02 İç Anadolu Bölgesi %25.

işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır.gov. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14. Marmara bölgesinin payı %66.pdf . Akdeniz bölgesi %6. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8. Ankara’yı çok geriden Kayseri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul özel sektör ağırlıklı. Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir. Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir. Güneydoğu Anadolu%1. Akdeniz’de Adana ve Mersin. Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir. 4.7’ye çıkmaktadır.9. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır. Denizli ve Manisa.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir. Diğer bölgelerden Ege’de İzmir. Konya. Tesis sayısı.1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın.3’tür.dpt. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7. Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz. Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir.1. Harita: 4). 310 http://ekutup.

pdf .0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.3 Marmara Bölgesi %66.7 311 http://ekutup. Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.1 Akdeniz Bölgesi %6.9 Ege Bölgesi %14.tr/bolgesel/keas-I.gov.dpt.1 İç Anadolu Bölgesi %7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Fakat. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi.pdf • . Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir. çalışanların %41’ini. Nitekim. Ege bölgesinde İzmir. toplam tesislerin %57.tr/bolgesel/keas-I. katma değerin %52. 2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır.2’sini ve ihracatımızın %42. İç Anadolu’da Ankara. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır.6’sını. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir. katma değerin 312 http://ekutup. bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır. Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir. Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır.dpt.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın.gov. toplam çalışanların %48.9’unu elinde bulundurmaktadır. toplam büyük sanayimizin içinde %4. Oysa.5’ini. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara.

(2002) Çorum İlinde Endüstri. (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie). Sosyal Bilimler Dergisi. Ankara Üniv.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Fırat Üniv.3 ve ihracatın %78. H.2. Mutluer.2. Yay. Ayrıca Marmara bölgesi. C. (Basılmamış Doktora Tezi). Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73. Üniv. (Basılmamış Doçentlik Tezi). Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6. E.çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi. Sos. İst.8’i tek başına İstanbul iline aittir. (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. Yay. (1969) Sanayi Coğrafyası. Tümertekin. ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. E. DTCF. 313 http://ekutup. katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. S. Sayı: 21.gov. Bil. Ege Üniv.pdf . Ankara Üniv. özellikle bu bölgede İstanbul ili.tr/bolgesel/keas-I. N. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. (1982) Çukurova’da Endüstri. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu.dpt.7’sini tek başına elinde tutmaktadır. Ankara. Basımevi. Ankara. Kara. Özgüç. Yıl XVII. “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66. 3.6’sı. 63-88. Denizli Sanayi Odası Yayını. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar.4’ü. pp. M. Yılmaz. S. H. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. İstanbul. Cilt I %55. işçi sayısının %67. Enst. Tümertekin. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman. Kara. M. Karaboran. ihracatın %66. İzmir. E. Ankara. No: 22. Üniv. İst. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir. İstanbul. H.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir. Coğ. Enst. katma değerin %42. Bu bölgede İstanbul. İstanbul.6’sını. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. : 1282. (1995) Gelişimi. Tümertekin. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. Özel Sayı. İstanbul. Yapısı ve Dağılışı”.

. Dr. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek.gov. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme. Bandırma İİBF 1. Bu çalışmada durağanlık kavramı. 1981). uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller.. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir. Son yıllarda. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. İkinci olara. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu. Balıkesir Üniversitesi. kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken. Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir.tr/bolgesel/keas-I. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir. öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen. Dr. Dolayısıyla. 314 http://ekutup. GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır.pdf . 1979. Bu durumu ortaya koyabilmek için. Balıkesir Üniversitesi. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse.out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. Modelde yer alan değişkenlerin. Dickey-Fuller. 2. Bu çalışmada Marmara. zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir. impulse response fonksiyonları yer alacaktır.Doç. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd.dpt.

1988. kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise). Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. 2002) alınmıştır. Cilt I Bu çalışmada. Değişkenler. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir.gov. vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır. Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda). Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. 3. 1990). bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları. ADF test sonuçlarına göre.pdf . yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini. Johansen ve Juselius. 1990). İkinci olarak. Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression). Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. Tablo 1’de 315 http://ekutup. Değişkenler. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT. seviyelerinde birim köke sahip olan. 1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. zaman serileri modellerinde. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir.dpt. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır. yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. Buna göre. Zaman serisi kullanılan regresyonlar. Kointegrasyon ilişkisi. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir.

238] Dolayısıyla.371 20. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41.48690 1. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir.608 [0.24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20.485 [0. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir.409] 3. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir.27543 1. değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18.153 -6. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1.27543 (5) Yukarıdaki 3. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir.gov.0000 -1.1065 [0.390 {0.0000 -1.out) bir etki yapmaktadır.9686 LAPU 0. 1999) kaynaklandığı belirtilebilir.000] ** 5.0892 [0.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19.058 Ege Bölgesi LEGDP 1.195 9.001] ** r=1 4.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1.0000 Sabit -19.2839 LMPU -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.088} 30.0000 Sabit -11. Likelihood Ratio (LR ) Testi.0000 -0.24309 1. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.5341 [0. 316 http://ekutup.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Böyle bir sonucun ortaya çıkması.371 – 0. Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.0000 Sabit -20. Bu sonuçlara göre.pdf .573] (* ve **) Parantez içindeki değerler.35060 LEPU 0.153 – 0. Cilt I gösterilmiştir.195 + 0.

10.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. 02 0.0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır. 03 0.tr/bolgesel/keas-I. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir.dpt.gov. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. Öte yandan.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Cilt I 3. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. 04 0. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir. 05 0. 0- .1. ) n qe U P M L( P D G M L 00. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır.

0 00.00 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0.01 LEGDP (LEPU eqn) 0. 0- .0 10.dpt. 04 0 .tr/bolgesel/keas-I. 02 0 .01 -0.02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3. Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup.0 1 0 . 03 0 .pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20. Impulse Response Fonksiyonu.

1950-2001.Lenum. Osterwald.”Journal of Macroeconomics. A. Journal of Economic Dynamics and Control. (2001) “Public Spending and Private Investment. Ghali. Bu sonuçlara göre. S. (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”. kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. September 171-188. SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara . Cilt I 4. 121-129.” Journal of Monetary Economics. ayrıca. Evidence From Greece”. Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. (1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”.dpt. and Fuller.844.pdf . M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. Oxford Bulletin of Economics and Statistics. K. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır. Bununla birlikte. 1057-1072. E. (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root. Johansen.B. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. Dergisi. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. K.tr/bolgesel/keas-I. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır.1-30. Ankara. Özdemir. K. 319 http://ekutup.F. Türkiye. Dickey. 231-254.” Econometrica. 15-4. 837. and Juselius. Erenburg. 17(1). August . Elde edilen sonuçlara göre. June.H. D. KAYNAKLAR Aschauer. A. Sayı: 15. S. Erciyes Üniversitesi İ. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. Applied Economics. 169-210. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Winter 1995. 33-46. 30. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”. Johansen. S. W. Mamatzakis. (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money.gov. International Economic Journal. 461-472. M.C. DPT (2002). 52 (2).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.İ. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. A. 12 (2/3). and Wohar. D. (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?.

Bu çerçevede öne sürülen tez.tr/bolgesel/keas-I. Bursa. diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler. Grv. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir.. Tek bir dünyada yaşanıldığı. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir.pdf . Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır.gov. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır. Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir. Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise. Uludağ Üniversitesi. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. İstanbul. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir. Kocaeli. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır. Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır. 2.dpt. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır.

Bu nedenle. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin küresel ilişkiler ağının dışında kalmaları ve dolayısıyla bu ilişkiler ağının doğurduğu refahtan pay alamaması sonucunu doğurmaktadır. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir. Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır. bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir.gov. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır. kentler ve bölgeler önem kazanmaktadır (Eraydın. Bu nedenle. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. Waters’a göre küreselleşme: sosyal. terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. ekonomik ve kültürel düzenlemeler içinde mekanın (coğrafyanın) etkisinin giderek azaldığı ve bireylerin bunun farkına varma düzeylerinin arttığı süreçtir (Aslanoğlu. ekonomik açıdan ana birim olarak yerel birimler. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır.pdf . Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin önüne geçebilmek adına kentler ve bölgeler birbirleriyle sürekli bir yarış halindedirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sermaye yeniden bir yapılanma sürecine girmiştir ve bunun neticesinde de modern dönemlere ait olan dünya düzeni yeniden şekillenmektedir.dpt. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir. rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir. 2001: 368). globalleşme süreçlerinde kültürel küreselleşmeye daha çok önem vermektedir fakat küreselleşmenin motoru olarak kapitalizmi ve ulus devlet krizini görmektedir. Buna göre. Cilt I mümkündür. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır. Tüm bu gelişmeler. Burada Waters’ın küreselleşme tanımlaması kullanılacaktır. Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir.tr/bolgesel/keas-I. Waters. Mekanın yeniden yapılanması ise. Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. 1998: 139). Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır. Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar. Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte. Küreselleşme.

bu lider sektörlerde yeniliğin üretimlerini içermeleri açısından.” (Aslanoğlu. sermaye sahiplerinin. Küresel sermayeyi çekebilecek alt yapıya sahip olan kentler giderek dünya kent hiyerarşisinde yerlerini alacaktır. halkın ve nihayetinde merkezi devletin sergileyecekleri işbirliğine bağlı olarak şekillenecektir.” (Sassen.gov. mekansal dağılımları bu global işlev çerçevesinde anlaşılabilmektedir (Aslanoğlu. yenilenmiş üretimler ve bu üretimler için piyasalar olarak. Küreselleşme sürecinde kentler etkili oldukları bölgelere göre hiyerarşik bir yapılanma içinde yer alırlar. Friedman. Sektörel istihdam yapıları. Kentsel hiyerarşik sistemin en üst noktalarında yer alarak. Bu ‘global kent’tir. sosyal sınıf kutuplaşması gibi sanayi kapitalizminin çelişkilerine sahne olmaktadır. üçüncüsü. Dünya kenti mekansal kutuplaşma. Fakat. Kentler arası hiyerarşide konumsal ve ekonomik açılardan üst noktada bulunan kentler dünya düzeyinde gerçekleşen bir kontrol sürecinde işlev görmektedir. 2001: 371).dpt. Börnekler New York. gerek uluslararası göç konusunda odak noktaları olarak öne çıkmaktadır. Söz konusu mekanizmaların oluşturulması bile her zaman için yeterli değildir. dördüncü ise. Dünya kenti. Sonuçta kentin yeni bir çeşidi una liderlik eden ortaya çıkmıştır. Bu arada finans ve belirli hizmet endüstrileri kentsel sosyal ve ekonomik düzenlemeleri yeniden yapılanmıştır. Dünya kentlerinin küresel kontrol fonksiyonları kentin yapısında etkin bir şekilde yansıtılır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu kentlerde yaşayan yöneticilerin. hizmet ve ayrıca finans sektörü için anahtar yerlerdir. nüfusları. Bu kentlerin ortaya çıkışı çok farklı değişkenlerle açıklanmakta ve tanımı da buna göre farklılaşmaktadır. Dünya kentleri gerek iç göç.pdf . Dünya kentlerinin küreselleşme süreçlerinde yerlerinin ve işlevlerinin açıklığa kavuşturulabilmesinde söz konusu kentlerin konumlarının anlaşılması önem taşımaktadır. 1998: 113). Sassen ise. 1998: 142) Friedman’ın dünya kenti hipotezi oldukça önemlidir. dünya kenti hipotezi şu şekilde formüle etmiştir: “Kentin dünya ekonomisine eklemlenme biçimi ve bu süreçteki mekansal fonksiyonları kentte oluşan yapısal değişiklikleri etkilemektedir. Cilt I yaratabilecekleri ortamı oluşturmak için düzenleme mekanizmalarına ihtiyaç vardır (Eraydın. sivil toplum kuruluşlarının. Bu kentsel hiyerarşi sisteminde yer alan kentlerin sayısı oldukça azdır. En geniş düzlemde etkili olan kentler. 322 http://ekutup. küre üzerinde en geniş düzlemde etkili olan kentler “dünya kenti” olarak adlandırılmaktadır. Londra ve Tokyo’dur. Dünya kenti kavramlaştırması ile ilgili olarak Friedman’ın dünya kenti hipotezi önemli bir yere sahiptir. globalleşme süreçlerinde dünya kentleri olarak adlandırılan kentler için yeni bir stratejik rol oluştuğunu ve bu rolün global etkileşim ve bu şehirlerin mekansal dağılımın bir kombinasyonundan meydana geldiğini vurgular. ‘dünya kenti’ olarak hangi kentleri kabul edebileceğimiz konusunda ve bunların küresel düzlemde işlevleri ile ilgili olarak bize bir pencere açmaktadır.