Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Saygılarımla.pdf . Ancak. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya. üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir. Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz. Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme. DR. özel kesim. KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda. kamu. birlikte hammadde temininden. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza. KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur. birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup.gov. Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde.dpt. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum. biz de hızla entegre olmak zorundayız. sivil toplum kuruluşları.tr/bolgesel/keas-I. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak. Cilt I Bilgi toplumunda.

sağlık. bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. Üniversitemizde Pamukkale. bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. Bu bakımdan. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir. girişimcilik. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı. Böylece. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş.gov. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır. Bu çerçevede. Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. ulaşım. Sosyoloji. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. eğiitm. her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Dolayısıyla.tr/bolgesel/keas-I. turizm. Şehir ve Bölge Planlama. Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir.dpt.pdf . Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. Bunun yanı sıra. kültürel ve tarihsel miras. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur. İktisat. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. Pamukkale Üniversitesi. Denizli imalat sanayi. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. vi http://ekutup. sanayinin profili. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir.

farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır. kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır.gov. konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur. şehir ve bölge planlama. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır.tr/bolgesel/keas-I. Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr.dpt. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme. aynı anda ikişer oturum olmak üzere. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara.pdf . ikinci gün öğleden sonra. kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır. Ayrıca. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır. Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Sonuç olarak. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi. Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. Gerek açılış özel oturumu. KEAS’03 göstermektedir ki. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. sosyoloji. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir.

Evinç TORLAK ve Dr. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. Dr. Ayrıca. sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S. Sevcan GÜNEŞ. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim. Prof. Nigar DEĞİRMENCİ. Saygılarımla. Muhammet KÖSECİK. Dr. Doç. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı. Ayrıca.tr/bolgesel/keas-I. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr. Doç. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım. Filiz AKBAŞ. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd.pdf . Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim. Bunların yanı sıra. Dr. Dr. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Özgür ALTUNTAŞ. Dr. Habibe Naza ŞENSAN. Yrd.gov. Ahmet TIKTIK olmak üzere. Yaman KOÇAK.dpt. Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Dr. Pınar YAVUZÇEHRE. tercihen ikişer. Rezzan AYHAN. Doç.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Dr.Dr.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof. ŞBP Bölümü Doç.Hüsnü ERKAN. Akdeniz Üniversitesi.Alpay FİLİZTEKİN.Dr. Sosyoloji Bölümü Prof. Uludağ Üniversitesi. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof.İlhan TEKELİ.Mustafa MUTLUER.Sencer AYATA ODTÜ.Dr. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN. Pamukkale Üniversitesi.Hüseyin ÖZGÜR. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Doç. ODTÜ.Dr. İktisat Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Prof.İhsan SEZAL. ODTÜ. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof. Gazi Üniversitesi.Dr. ŞBP Bölümü Prof.Dr. Pamukkale Üniversitesi.Erdinç TOKGÖZ. ŞBP Bölümü Prof.Doç.pdf .Dr. İİBF Dekanı Doç.Erol TÜMERTEKİN. İktisat Bölümü Prof.Çağatay KESKİNOK. Ankara Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi.Dr.Dr. ODTÜ. Dokuz Eylül Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. İktisat Bölümü Prof.Çınar ATAY. İktisat Bölümü Doç. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd.Ayda ERAYDIN. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Anadolu Üniversitesi.Dr.Dr.S.Dr.Doç. İstanbul Üniversitesi. Ankara Üniversitesi.Raci BADEMLİ. ŞBP Bölümü Prof.Dr. Ege Üniversitesi.Necla TÜRKOĞLU.Dr.Dr.H.Dr.Doç. Başkent Üniversitesi. Dokuz Eylül Üniversitesi. Sosyoloji Bölümü Prof. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof.dpt.Doç. DTCF.Muhammet KÖSECİK. İktisat Bölümü Prof. DTCF. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr.Dr.Zeynel DİNLER.Doç.gov.Dr. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Celal KÜÇÜKER. DTCF. Coğrafya Bölümü Prof.Zerrin Toprak KARAMAN.Evinç TORLAK.Ercan UYGUR. ODTÜ.Dr.Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd.S.Hamdi KARA. Sabancı Üniversitesi.Dr.Can BAKKALCI.İnan ÖZER.Dr. Pamukkale Üniversitesi. Coğrafya Bölümü İsmail SARICA. Pamukkale Üniversitesi. Uludağ Üniversitesi.Hasan ERTÜRK. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç. Uludağ Üniversitesi.Dr.Dr.Kenan MORTAN. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd.Dr.Dr. Coğrafya Bölümü Prof.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup.Erdal TÜKKAN. ODTÜ.Rana ASLANOĞLU. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof.tr/bolgesel/keas-I. Ankara Üniversitesi.Tarık ŞENGÜL. İktisat Bölümü Prof. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Atatürk Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Dr.Dr.Servet MUTLU.Dr.Dr.Yalçın KARABULUT.Hayati DOĞANAY. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Doç.Dr. Coğrafya Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi.Dr.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Dr.Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dokuz Eylül Üniversitesi.

tr/bolgesel/keas-I. Cilt I x http://ekutup.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.pdf .

ülkemizde de farklı bölgeler. Bu çalışmada.gov. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. Marmara. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir. 1994. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. Bunun yanısıra. Güneydoğu Anadolu. 73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir. Doğu Anadolu. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. bölgeler arasındaki bu farklılıkların. Neoklasik büyüme teorisine göre. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği. sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. Torino. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir. bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır. yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. International Centre for Economic Research. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır.pdf . İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir.dpt. İtalya 1. Barro ve Sala-i Martin. Glomm ve Ravikumar. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. Bu çalışmada. Çoğu büyüme teorileri. Bir çok bilim adamı. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. 1990. az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi. düşük gelirli ekonomiler. Neoklasik yakınsama hipotezi.tr/bolgesel/keas-I. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. Ege ve Akdeniz Bölgeleri. Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. 1992. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir. 1997). Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi. Aydın. Kamu sermayesi.

dpt. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır. 5. Diğer bazı makaleler ise. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. 2. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. 2001). bölümde incelenmiştir. bölümde kullanılan model açıklanmış. şöyle organize edilmiştir. Makalenin geri kalan kısmı. bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir. y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı. y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. Yeni büyüme teorilerine göre. bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. 1989).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken.gov. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram. 1986).). yapılan altyapı yatırımları (yol. Ancak. yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. Kamu sermayesinin etkileri.pdf . tahmin denklemimizdir. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur. dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir. 3. 1994). Örneğin. MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir. bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. Kamu sermayesi. köprü vs. Bunun nedenleri arasında. Ekonometrik analizlerin sonuçları. Bu çalışma. 2. Diğer bir görüş ise. örneğin altyapı yatırımları. politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta. 4. Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y.

kamu yatırımları. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır.19 Tokat 154.05 Bayburt 21123. 3.32 696. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi.64 Bolu 2082.47 23947.05 Ege (8) 11814.5 Elazığ 25799. Kamu sermaye stoku verisi.7 90874. Dolayısıyla.65 Mardin 126.19 29215.91 23271. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir.01 Şanlıurfa 3251.03 38368. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır. her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.66 1024.7 Antalya 68013.62 596.6 Kocaeli 25694. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.69 Aksaray 7334.04 410.91 820.01 Uşak 175. Bu nedenle burada. kamu yatırımı değişkeni. sapma Maksimum Minimum 17837. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından.4 Muğla 43703. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir.7 Adıyaman 90874.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268.32 Muğla 1674.12 568.40 5179.78 Ankara 5140.dpt.32 488. Fakat.56 Ortalama Std.27 13220.48 14476.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir.61 Antalya 5179.73 16768. güvenilir bir veri seti olmayacaktır.47 Afyon 13895.78 Isparta 19852.60 Sakarya 68.71 476.65 Sakarya 7334.03 Şırnak 11394. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem.05 16098. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da. Marmara. Kamu yatırımları.86 1066.93 Std.2 Bolu 81920.06 Batman 12992.91 Muğla Minimum 124.03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267. Maksimu sapma m 1258.51 Şırnak 145. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur.26 33026. Doğu Anadolu 3 http://ekutup. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir.34 Bingöl 2151.07 Kocaeli 697.90 14570. Cilt I fonksiyonuna sokulması. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi.88 3235. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır.55 371.42 Isparta 68.93 393. Giriş bölümünde belirtildiği gibi.12 Aksaray 177. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408.pdf . altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır.39 811.tr/bolgesel/keas-I.51 4185.75 570. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir.gov.01 Uşak 38067.5 Nevşehir 24030. Tablo 1. Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire.5061 548. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır.

tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. Şırnak ise en fakir şehirdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. sigma yakınsamasından söz edilemez. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. 1999). Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. 4. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. Tablo 1'de görüldüğü gibi. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa.dpt. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy. buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Sigma yakınsaması. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir. Bu nedenle.gov. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta. yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama. Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. Güneydoğu Anadolu. Birincisi beta. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır. YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. Bolu. yakınsama hızını ölçer. sigma yakınsamasından söz edilir.

Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1.032) PCPI R-squared 0.002 (-1. 5. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu.021 (58. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir. Fakat.pdf .gov. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için. bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir.dpt. Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları. Türkiye'nin bütün şehirleri için.tr/bolgesel/keas-I. birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir. Tablo 2. üçüncü denklem tahmin edilmiştir. Bu bölgeler Karadeniz. Bu denklem. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş.511)** PCY91 -0. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup. Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir.

742)** 0.013 0.075) 0.048 0.232 (29.353) -0.956 (14.002 (1.010 (-3.877)** 0.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.004 (-2.0046 (4.749)** 1.048 0. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.değerleri verilmiştir.969)** -0. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir.253)** 0. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.023 (-5.876) 0.061 (42.003 (2.900)** 0.006 (-1. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir.411) -0.168)** 1. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir.411)** 0.gov.021 0. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir.567) 0.004 (0.005 (-1.368) -0. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir.198 0.241 0.942 (14.199 (4.012 (3.571)** -0.795)** 1.279)* 0.074 (43.tr/bolgesel/keas-I.011 (58.038 0.184 0.799)** 0.pdf .929) -0.519 (7.056 (21.007 (1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.142 0.126 0.559) 0.432)** 1.535)** 0.034 (31.005 (2. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup.085 0. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur.675)** 1.039)* 0.283 0. Bağımlı değişken.dpt.278)* -0.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t.024 0. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler.006 (-2. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.016 (1.054 (-2.796) 0.012 (3.035 (31.338)** 1.883 (23.007 (2.002 (1.225 (29.815 (19.973 (23.412)** 0.305 0.481)** 1.119 0.308)** -0. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.611)* -0.239)* 0. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.941) 0.027 (-5.367)** 0.047)* 0. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı.096) 0. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1.484)** 1.010 (2.929 (26.031 (-1.390)** 0.278)** 1.451) -0.004 (2.006 (-1.002 (0.069 (23.878)** -1. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır.028 0. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir.002 (0.823)** 0.031)** 2.003 (-0. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir.

Örneğin Muğla. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise. Açıklama değeri. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır. Tam tersine. 7 http://ekutup. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır. SONUÇ Bu çalışmada. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. D.dpt. Cilt I katsayıya sahiptir. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur.04’den 0. Bu da.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise. 23. Bu durum.28’e yükselmiştir. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur.01’e yükselmektedir. ss. yakınsama hızı 0. Fakat. Açıklama değeri. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki. “Is Public Expenditure Productive”. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da.gov.11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. Başka bir deyişle. bu farklılıkları giderek artırmaktadır. Bu konu.24’den 0. K. 0. Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Journal of Monetary Economics. 0. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir. Bu şehirler için. (1989). Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır.pdf . (1971). Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. Public Investment. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur.177-200. yakınsama %2. Baltimore: John Hopkins University Press. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2. 6. ve Kurts R. bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir. Aschaur. coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı). bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması. kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde.006’dan 0. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir. A. Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir.3’dür. KAYNAKLAR Arrow. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir.

“Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”. “Convergence”. 100.gov. 191203. (2001). 21. 80(4). “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. 1. Social Science Quarterly. J. ss. L. Vol.pdf . Review of Economics and Statistics. X. The MIT Press. 183-204. B. J. ss. ss. Journal of Political Economy”. G. Kenworthy. ss. Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. Shioji. Journal of Economic Growth. ve Sala-i Martin. Journal of Economic Dynamics and Control.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. R.S. (1992). (1997). Journal of Economic Dynamics and Control. 103-125. ve Ravikumar. 76. 1173-1187. (1986). J. Journal of Political Economy. Glomm. Evans ve Karras (1994). ve Ravikumar. 6. G. Glomm. ss. (1999). 1-11.(1990). R. Barro R. American Economic Review. 858-869. ss. “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U.tr/bolgesel/keas-I.dpt. B. ss. Ram. Vol. “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth". ss. “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. No 5. 8 http://ekutup. ( 1997). Barro. 76(1). 205-227. Cilt I Barro. 18. States”. (1994). 98. E. 223251. R. “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”.

Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir.tr/bolgesel/keas-I. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. farklılıkları. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1. Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin.gov. gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu. Giresun. Gümüşhane.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı. 9 http://ekutup. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir. Japon Hükümeti. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Bu bakış açısıyla.pdf . Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. Bu çerçevede. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. bölgelerin özellikleri. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması.dpt. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. Son yıllarda. Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi. Bayburt. Ordu. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere. Karadeniz Bölgesi.

İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir.gov. mahalli idarelerin. seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır. potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır. yöntemleri. İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda.Ocak 2000).Temmuz 1999).Mart 2000). Çalışma. gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. Doğal Yapı Araştırması. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir. Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte). Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır. Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Çalışma. Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte). Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. Bunlar. JICA’nın görevlendirdiği Japon. sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur. çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. Cilt I 2. DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise.dpt. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte). Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. Danışma Grubunun. süreci. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir. Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. • İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 . Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. gelişme vizyonunu. saha çalışması etkinliklerini özetleyen. Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür. Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 . mevcut koşulların analizi. Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek. danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına. programı. Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. Çalışmanın kapsamı. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan.tr/bolgesel/keas-I.pdf .

Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür.gov.pdf . Bu aşamada “Ara Rapor”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. Mekan/Altyapı Gelişimi. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. 28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır. Sosyal Yapı. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. Sektör Raporları (Ekonomi. Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir. 4. • Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. 3. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da. Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Ana Plan.dpt. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. 11 http://ekutup. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir. Çevre. Stratejinin dört temel bileşeni. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. • Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi.

4. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel. ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir. 4. Üzerinde önemle durulan iki konu. 4. Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır.1.gov. Bu amaçla. Benzer çalışmaların bitkisel üretim. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi.1. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine.pdf . Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil. hayvancılık. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir.1. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması. 12 http://ekutup. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır. işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir. Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür.dpt. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ekonomik Gelişme Stratejisi 4. Cilt I 4. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır.1. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması.3. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir.2. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir.1.

Temel ilke karayolu. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir. Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır.3. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. Cilt I 4.4. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler.dpt. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması. Kırsal çevrenin korunması. Benzer şekilde. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir. aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Su kaynaklarının korunması için. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir.pdf . Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. Bu çerçevede. turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir. Giresun. 13 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin.tr/bolgesel/keas-I. Artvin. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır. Önerilen kademelenmede. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır. Hem toplam. Trabzon. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir. 4. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir. İkinci kademe merkezler. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi.gov. Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir. Ünye.

Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır. 5. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. Bu programlar: 1. Bu sistem. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır.dpt. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. Kentsel altyapı. 2. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar: 4. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. idari.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar. ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir. idari yapıyı iyileştirmek. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir. Bu çerçevede. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. planlanan sağlık. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir. kalkınma planlaması ve yönetimi. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. 3.gov.pdf . Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı. 4. Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. 5. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır.

15 http://ekutup. hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir.pdf . Giresun.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır.07. Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için.dpt. Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır. 6. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada. DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir. Cilt I 4. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı. DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir. Ordu. 6. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır. 19. Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir. Diğer taraftan. Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP). Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10.tr/bolgesel/keas-I. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir. 5. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir. “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir. Bayburt.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde. Gümüşhane.gov.” talimatı yer almıştır.

bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır.BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A. Finansman sorununun çözümü. 16 http://ekutup. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Gör. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.pdf . teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken. Dr. İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. Öte yandan. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür.dpt. Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması. Ege Üniversitesi. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş. Ege Üniversitesi. Çünkü. I. üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır. Ege Üniversitesi. Gör. Öte yandan.gov. Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N. Doç. Oğuzhan ALTAY Yrd.

Fleming. bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan. Nurkse. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur. 1999: 264): Bunlar sırasıyla. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List.tr/bolgesel/keas-I. Daha önce de açıklandığı üzere. Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A. Cilt I B.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır. Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez. sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. Belirtilen yönü ile neo-klasik model. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş. 2003: 2).gov. Yazara göre. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır.dpt. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar. Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. 1966:54). Han ve Kaya. Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. O. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman. Dengeli kalkınma modeli ona göre. Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması. bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse.pdf . kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. 1994: 397). az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış. İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. Rosenstein-Rodan ve Nurkse. her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. Dengeli kalkınma yaklaşımı. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır.Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19.

Homojen bölge. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir. 1994: 400).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. Oysa. Bu durumda. Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado. Bunun en önemli nedeni. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. Bu açıdan kutuplaşma kavramı. 2002: 12). bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup. birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir.pdf . Perroux. C. merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında.1999:274). gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına.gov.dpt. hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir. Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına. homojen. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. Hirschman.tr/bolgesel/keas-I. bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır. 1994: 401). aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur. Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir. Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup. piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı.Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş. hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır. Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler. Han ve Kaya. Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı. Polarize bölge.

standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken. firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda. asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz. -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır. Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir.dpt. diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır.pdf . mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist . kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir. Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır.1993:56-61). -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta. Post-fordist üretim sisteminde. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır. İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal. Kitlesel üretim. Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. -aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli. Örneğin. D. Esnek uzmanlaşma. 1998: 66-71). fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte. kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde. -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken. Myrdal’a göre. ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken.tr/bolgesel/keas-I. hammadde.gov. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini.

uygun bir yerleşim yeri. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir.pdf . sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır.gov. 20 http://ekutup.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar. sınai kümelerin örtük bilgi. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur. II. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir. motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir. Sınai küme kavramı. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır. gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun yanında Porter. ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. nitelikli işgücü kullanımı. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir. eğitim. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi. Porter’a göre sınai küme (cluster). kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır. genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil. kısaca. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici.tr/bolgesel/keas-I. bol doğal kaynaklar. Firmaların uzman.dpt.

Bölgesel kalkınma ajansları. Bankanın kuruluş amacı.pdf . bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak. geri kalan gelirlerini bütçeden. Küçük ajanslar. bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral.tr/bolgesel/keas-I. sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold. 1998: 44). Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). bölgedeki altyapının. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi. Kalkınma ajansları.gov. ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral.Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur. Avrupa Komisyonu’nun XVI. topluluğun 21 http://ekutup. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte. Bu kurumların amacı. kentsel alanların yeniden yapılandırılması. merkezi yönetimden bağımsız.dpt. Cilt I A. yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler. Örneğin. Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan. Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir. 1991: 6). Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı. Buna karşılık.Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır. sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA.1994:7). AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir.1994:8). Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı. B. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. devlet fonlarına proje sunarak. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA). ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması.Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF). 5. 2. iii. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6. ii.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler. iv. 2.pdf . Diğer amaçlar. 3.Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan.Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi.Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması. iii. bölgesel yardım programları. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır. İkinci. Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur. proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir. Fon. küresel finansman. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler. hedefler.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması.gov. ortak finansman.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG). 5b ve 6. 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır. teknik yardım desteği.dpt. Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead. ii.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması. Portekiz ve İrlanda’dır. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. altyapı projeleri. 1. 4. kişi başına GSYİH. sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup.Avrupa Sosyal Fonu (ESF). üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir. Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin. Ayrıca. Günümüze gelindiğinde. 1998: 10): 1.Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Litvanya. Romanya. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. Cilt I da finanse etmektedir. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır.SAPARD.gov. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur. ii. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro. Söz konusu fondan sadece Yunanistan. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. Uyum Fonu. Öte yandan AB. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup. Fon. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti. araştırma ve geliştirme. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur. çevreyi koruma. Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. Estonya. Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları). topluluk ve proje hazırlama.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 23 http://ekutup. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin. Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi. Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır. Polonya. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır. tahmin. AB. Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir. Macaristan. Bunun en güzel örneği. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek.pdf . Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. bunlar PHARE. iii. İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta.dpt. ISPA ve SAPARD’dır. Letonya. i.PHARE. İrlanda. İrlanda. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. teknoloji transferi.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. World Investment 2000. SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması.pdf . Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil. eğitim. (4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH. Kral.dpt. 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla. 24 http://ekutup. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil. Kaynak: BM. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması. (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı.gov. sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır.

Forbairt ve Forfas’tır. Örneğin. Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek.IDA-Ireland. Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır. kredi garantileri.Forfas. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir. bağışlar.dpt.Forbairt. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır.pdf .İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup. rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış. 1. bu planların ilki 1988-1993.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir. Destekler. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir. Cilt I C. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi. iii. Yardımları. kira yardımları. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir. 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunlar kısaca. hizmetler.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18.gov.tr/bolgesel/keas-I. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir.7) gerçekleşmiştir. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır. eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır. Öte yandan. dönem sonunda işsizlik oranı %11. IDA-Ireland. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte. 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. ii. i. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. Bağışlar.

aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi.dpt.tr/bolgesel/keas-I. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür.İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik.gov. 2002. İrlanda’nın başarısı. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır. 2.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması.pdf . istihdam 500. Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış. Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır. 6. 2000 yılında İrlanda.000 artmıştır. son on yılda nüfus 250.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur. 26 http://ekutup. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. 2. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh.000. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin. 5): 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. 1998’de kişi başı GSYİH. 5. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur. AB ortalamasına yükselmiştir.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır. Ancak buna rağmen. 4. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. Cilt I %40 artarken. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. Plan.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır. Udaras Na Gaeltachta. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir.Çevresel sürdürülebilirlik. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur. Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi.dpt. Bunlardan. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak.gov. Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi. Sözü edilen bilgi ağı. Bu ajansın en önemli görevi. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans.Ekonomik sürdürülebilirlik. 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur. Temel faaliyetleri. 3. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. Bilindiği gibi. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır. iii. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır. Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. 1992: 3).tr/bolgesel/keas-I. ikincisi de. 27 http://ekutup. ii. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal. Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi. Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek. İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur.pdf . Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change. gerek tek başına.Sosyal sürdürülebilirlik. gerekse kamu kurumları. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak.

pdf . Shannon Kalkınma Ajansı. 2003:1). 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı. v. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır. (Shannon Development Annual Report.gov. 28 http://ekutup.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır. Kalkınma ajansı. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır. Tipperary Teknoloji Parkı. 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır. 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9. bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır. Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım.853 kişi çalışmaktadır. Birr Teknoloji Merkezi. Cilt I iv. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir.dpt. v. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. turizm etkinlikleri ve sanayi. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar. Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır. Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report. 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket.2 arttırmış. Tipperary Teknoloji Parkı. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır. Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur. telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir. ihracatlarını %7.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı. satışlarını %12. Kerry Teknoloji Parkı. Gelişen endüstri bölgeleri.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek. 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. 2003: 8).6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır.

Muğla.Payı (%) Mar.gov.865 127.Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15.5.6 36. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11.281 2000 2.650 6. Denizli.Payı (%) 1993 0. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır. Cilt I III. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.dpt. A.9 1999 11.4 36.531 1998 8.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır.1 oranındadır. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır.836 15.1 36.415 15.326 1999 4.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.525 37. Tablo 5).375 14. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken.3 37.3 36.9 1998 8. Toplam yatırım tutarına göre.9 35.37 düzeyindedir (Bkz. Uşak.982 15.078 55.tr/bolgesel/keas-I.409 11. Manisa.526 15.318 89.B.964 15.500 20. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır.328 2001 1.762 15.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu bağlamda.462 15.890 2002 1.1 ve %37.862 5. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL.722 77.614 3.TL) Türkiye(Tn. ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3.8 1996 2. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır. buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36. bu da %16.6 düzeyinde gerçekleşmiştir.303 1.0 1994 0.408 28.6 1997 4. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB.1 36.023 52. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup. Aydın.772 16.868 15.225 15.(Tn. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları. belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.388 31.pdf .234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup.TL) Ege B.6 1995 1.211 7. diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir.

144 1998 639 1.049 66.pdf .154 2002 450 1. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11.678 121.B. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38.3 1994 6.050 2. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde.75 27 1995 10.673 190. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir.201 12.874 22.gov.966 2000 559 1.573 4.101 107.331 78. belge sayısı daha fazla. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar.958 31.949 335.202 20.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi. 30 http://ekutup.004 142.9 1997 57.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.7’dir.358 3.688 287.660 96.762 23 17 1993 5.7. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51.479 110. Marmara Bölgesi ise %36.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş.2 1992 5. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır.853 36.041 10.394 2001 17. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir. Cilt I Diğer taraftan.453 1999 31.927 192.8 düzeyinde olmuştur.dpt.197 488.5 26.9 22.921 2002 22.146 12.8 24. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken. Marmara Bölgesi’nin payı %24.813 5.633 102. Bu bağlamda.4 iken.625 7. Buna karşılık.tr/bolgesel/keas-I.8 29.355 2000 25.738 60.Payı (%) Mar.251 3.285 10.886 226.757 2.7 1996 23. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır.480 1998 47.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır.933 13.912 11. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15.357 3.406 18 25.290 1999 518 1.427 28. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1.997 48.018 54.521 2001 345 834 2.7 paya sahip olmuştur.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2.

284 7. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege .BAN Kam. bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir.Topl.881 5. 1. İzmir.063 1995 1.org.198 1996 1.Bank.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11.tbb.2003 itibari ile. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir. 3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır.pdf .138 Türkiye T. Cilt I B.999 1993 1. www.083 6. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14.327 1999 1.721 3. Özel Ser. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir.ve YAT.Bank.tbb. Serm. Zira İzmir hariç.tr.632 2000 1. 6.4’lük payı ile İş Bankası. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken.155 1994 1.2’si kamusal sermayeli. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir.116 6. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur.BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15. Yab.7 oranında bir artış söz konusu iken. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093. Serm.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.093 10 6.416 1997 1.881 6. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır.501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB.1’i ise özel sermayelidir.dpt. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.891 Kaynak: TBB.796 2001 2003* 1.T. Özel Serm.Ser. B. ikinci sırayı %20. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC.tr/bolgesel/keas-I. 1. 5.230 7. %48.267 7.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır.837 1998 1.095 6.tr 31 http://ekutup. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir. www.862 2.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir.160 6.gov.073 6.org.07. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir. Kam. Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.9 olmakla birlikte. TMSF YAB. * 16.093 1. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB.

Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.406 70. Buna karşılık.075 5.376 196.150 8. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30.2’dir.833 49.737 37.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.128 23.851 21.977 101.dpt. Afyon.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır.122 0.914 2.717 1.071 40.7’ye gerilemiştir.691 5.10 1997 534 42.292 192 1996 258 19.860 0.020 768 78 1995 136 7.07.272 72.019 110. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa.10 1999 1.436 14.824 204. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10.927 21. Aydın.07 780.861 1.578 115.701 29.5’ine sahipken.pdf . Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi.994 34.513 479.472 2. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp.115 21. %59.790 394 3.690 7.tbb.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır. Denizli. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada.2’lik pay. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn. 2001 yılında %66.233 61. Muğla ikinci sırada.894 2. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.032 1.227 3. www.org. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin.661 13. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir. ilk sırada 137 şube (%22.805 144.694 876 8.609 266.10 0.526 17.580 2.327 30.471 59.720 5.7’ye yükselmiştir.09 2000 1.TL) Ege Böl.861 2.5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir. Bunun %34. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir.10 1998 916 68.8 iken.181 84.069 29. bunları sırasıyla. bu oran 2001 yılında %15.168 42. 1994 yılındaki %72.532 47.715 0.086 0. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.203 80. ikinci sırada 106 şube (%17.11 Kaynak: TBB.242 2.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup.037 138.521 35.434 26.502 141.gov.721 23.827 97. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16.09 2001 1.016 12.418 13.083 92. 27 şube yabancı banka statüsünde.811 0. ihtisas kredilerinin payı %12.17’si (311 şube) kamusal sermayeli.844 137.895 431.247 9. (Tn TL) Türkiye (Tn.tr/bolgesel/keas-I. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B.672 80./ Türkiye 56 3. Manisa üçüncü sırada yer alırken.743 0. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.8) ile İş Bankası.213 0.936 1.

6 0.5 69.2 0. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır.0 0. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır.4 0.8 3.0 12.2 0.5 3.0 0.2 Türkiye 7.0 Muğla 7.6 4.0 0. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir.0 0.0 0.8 4.pdf .7 Manisa 15.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken.9 94.3 Aydın 0. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.3 Denizli 2. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir.9 68.3 31.0 3.0 0.0 0.2 İhtisas Diğer Kredileri 1. www.0 0.8 12.0 1. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.5’a kadar gerilemiştir.0 0. Diğer taraftan.2 9.5 28.1 6.9 20.1 2.0 4.3 87.menkul 19.gov.7 3. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde.7 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir.dpt. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır.4 68.2 22. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır.4 1.0 0.2 İhtisas Dışı 77.9 13.tbb.9 5.6 82.9 17.5 5. Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10. Bunlar. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G.8 İzmir 16. 33 http://ekutup. Hem Türkiye. Manisa.1 64.4 1.0 0.0 3.0 0. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta.9 31. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.8 Kütahya 17.1 0.0 0. 1994 yılında %12 olan bu pay.3 71.5 Uşak 1.0 0.8 Kaynak: TBB.3 Mesleki 0.org.0 Afyon 4.9 35.5 Denizcilik 0.4 5.5 2. giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9.tr/bolgesel/keas-I.0 Turizm 0. Bunu Denizli. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir. döviz tevdiat hesaplarında İzmir. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir.4 30.

5 Kütahya 25.2 1.2 33.3 2.5 23. Tablo 14).0 0.6 20.0 0.0 0.4 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 0.2 75. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir.9 3.3 27.5 4.0 0. Depo Hsp.5 40.0 Kaynak: TBB.Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle.0 3.9 27.9 48.1 0.1 47.7 58.0 34.0 0.6 0.8 47.7 34.6 1999 42.3 88.1 0.3 9.5 87.4 67.8 0. Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas. Res. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır. Mevd.1 2. Mevd.1 0.0 0.2 51.0 0. C.4 Uşak 10.tr/bolgesel/keas-I.6 41.4 95.0 0.0 8.1 41.0 36.3 36.0 0.7 42. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.0 64.8 0.gov.7 0.6 46.0 Kütahya 17.8 47.2 35.5 3.7 68. Mevd.8 23.7 Aydın 45.6 2000 47.tbb.6 33.tr 6. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar.7 Manisa 32.0 0.3 Denizli 55.Hes.5 35.6 0.0 0. Döviz Diğer Altın Topl.7 78.3 31. www.pdf . Sertifi.4 10. Mevd.3 23.org.0 5.1 2.4 36. Kur.5 Türkiye 23.3 55.1 Uşak 27. Mevd.9 41.3 57.1 2.0 0.8 3.8 65. 34 http://ekutup.6 48.2 Aydın 23.5 0.0 1.0 0.0 0.3 Kaynak: TBB.6 Muğla 24.5 49.0 0.8 20.6 16.0 0. 1’i ikinci ulusal pazarda. Tic.4 0. İzmir 39.0 0. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz.8 Muğla 47.7 27.3 2.6 53.5 131.9 30.6 29.9 7.tbb.8 Manisa 49.0 0. Mevd.0 Afyon 23.tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.2 2001 28.3 33.dpt.8 17.5 67. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır.8 Afyon 26.5 5.org.0 7.7 1.3 6. www.2 0.9 Denizli 32.1 44. dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli.7 1998 68. Tev.Kur Bank. Bunların 36’sı ulusal pazarda.9 24.1 2.6 İzmir 68. Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74.2 18.0 1.2 59.5 5.4 2.8 0.4 11.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını.

Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL.36 iken.222. Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.Petrol.dpt.343 55. Makine ve Gereç Yapımı b.005 3. 4’ü Denizli.32 düzeyindedir.005 140.146 109.830 1. İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır.7) almaktadır (Bkz. Metal Ana Sanayii Metal Eşya.716. sırada yer alan Petkim A.601 3.600 303. Ulusal Pazar a.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya.05 düzeyindedir.254. bu gruplamada Türkiye genelinde 11.210 70. Giy.38 düzeyinde gerçekleşmiştir. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. Toptan ve Perakende Ticaret.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 14). İmalat Sanayii Gıda.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Aynı göstergelerle. otel ve lokanta. 1’i toptan ve perakende ticaret. 3. Diğer taraftan.074.547 8. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23). Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20.pdf . Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır. 1’i Afyon. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. ikinci sırayı Kimya. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5. Ege bölgesi merkezli olup.054 297.000 15.213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır. 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir.gov.Ş.848 16. Örneğin.920 521. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16. Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5.180. Aynı tarih itibariyle. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1’i Kütahya. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde.454 61. İçki ve Tütün Dokuma. Petrol. 45 şirketin 37’si İzmir. İkinci Ulusal Pazar 3.

2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir.gov.dpt.tr/bolgesel/keas-I.111 36..149 902. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.271) 1.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir. İkinci Ulusal Pazar 3. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar.719. İmalat Sanayii Gıda. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları. Giy. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar. (i) kamusal kaynaklar.218 299.981 74.692 191. hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde.282 147. D. Toptan ve Perakende Ticaret. (iii) firmaların öz sermayeleri.330 1. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken.956.119 25.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya.877 206. yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları. (i) AB Fonları. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. 2.Petrol. hibe ve benzeri finansal kaynaklar.pdf . Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken.135 15. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. İçki ve Tütün Dokuma. Uluslararası finansal kaynaklar. ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir.483 Öte yandan.855. (ii) Dünya Bankası. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.041.052 (201. Diğer taraftan. Yukarıda sözü edilen kaynaklar. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup. Ulusal Pazar a.436 184. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır. Makine ve Gereç Yapımı b.318 10.

Zonguldak. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. Sakarya. bu konulara yönelik kapsamlı. İkinci derece polarize merkezler Ankara. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı. Manisa oluşturmaktadır. Bunun için. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır.pdf . Model. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber.tr/bolgesel/keas-I. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. Aynı dönemde. Gaziantep ve Adana’dır. Kastamonu. Antalya. Zira. Ancak.7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. Bunlarla birlikte. özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir. 2002: 75) Öte yandan. 37 http://ekutup. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.5. Kocaeli. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. Tekirdağ. En azından. İstanbul sadece. Dolayısıyla. Cilt I yapacaktır. Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır. aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. İzmir. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır. Denizli.gov. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir. IV. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır. başka şeyler yanında. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. Isparta. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi. Aydın. Burdur. periferisinde yer alan Bolu. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir. Bölgesel politikalara. Ancak. Çanakkale. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır. Edirne. Türkiye. bu oranın 1995 yılında %29.

2003: 98-127). Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür. Dolayısıyla Ege. Örneğin. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir. Türkiye’de buna benzer ilk girişimler. elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir. Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir. Diğer taraftan. Diğer taraftan. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği). Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir. hem banka sayıları.tr/bolgesel/keas-I. Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. 1996). Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım). 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz. merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir. bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). Ertuna-Altay. Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır. borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. 38 http://ekutup. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu. Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler. çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür.pdf . Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi. tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir.

Bu bağlamda. gerekse münferit faaliyette bulunan. 39 http://ekutup. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini.Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. Denizli’den Afyon’a.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde. 1. Ön koşullar sırasıyla.pdf . 3. Altay-Gacener. İzmir limanı bilindiği gibi. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı. Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği).dpt.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir. hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli. 2003:18-28). 3. Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada. 2. ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir.gov. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek. orta vadede bölgedeki. ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir.tr/bolgesel/keas-I. teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek. hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır. 4. kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı.bireysel. 2.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır. ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz.

Ağustos. bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir. EBKA öncülüğünde Ege Teknopark.dpt. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir.gov. 2003. bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır. Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli. Cilt I 5.tr/bolgesel/keas-I. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir. Ege Teknoloji Ağı (Networku). İzmir 40 http://ekutup. Oğuzhan Altay.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir. bunlar. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 6.pdf .EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak.

Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu. DPT. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler. Bursa. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A.html.dpt. KAYNAKÇA Altay.tr/bolgesel/keas-I. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar. DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı. Ekim-Aralık.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İzmir. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.Ş. Active Bankacılık ve Finans Dergisi. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği. Kaynak: N. Oğuzhan Altay. Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir. Ağustos.pdf . Sayı 28. Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir. Dinler. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A.org. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat. Uygulama yönünden bakıldığında da. http://www. http://www.dpt.gov. Oğuzhan ve A. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında.gov. Yıl 5.Ş. MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A. 2003. Baskı. 4.tr/bgyu/bg83-97.tr/html/siteindex.iso. Ekin Kitabevi.Ş.html 41 http://ekutup. N.Ş. Brüksel.

la. http://www. 77-90. Önder). McNiven. http://econ. Plumstead J.unctad. Shannon Development Annual Report 2002.ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report. İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar.tr/bgyu/bolgeler.08.08.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01.pdf Kumral.un. ss.psu. Haziran. Eskişehir. Rosenstein-Rodan P.. Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü.: Cem Toker.pdf. North American Policy Group. Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment.15. http://www. Araştırma. Anadolu Üniversitesi. ss. Ertuna.eu.dpt. Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”. (2003) UnbakancedGrowth.html Haliloğlu. 1. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”.dpt.pdf Porter. Bölgeler ve İller Bazında. (1966). Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki. O.gov.org. Taymaz.tr/bolgesel/keas-I. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”.imkb. İzmir. Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”.N. 56-61. Han E.shannon-dev. New York and Geneva. 2002. No. Ruben G. http://www. http://www.Baskı. Michael A. 42 http://ekutup. İzmir Ticaret Odası Yayını. İnceleme. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10. ss. Mod. Caner ve N.tr/html/siteindex.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002. Bahar. Kaya A. Toplum ve Bilim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ss. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development.. Nov-Dec. -Walsh. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara.edu/~kkrishna/unbalgro. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir.gov. Krishna.org/en/docs//wir2000_en. K. Perez. A.2003.08.D.E. 50-61. http://unpan1. UK. http://www.iso. 48. Lynden. http://www.tr/veri.189.pdf . C. Shannon Development (1992) Agent of Change Report. İktisat Fakültesi. Savaş. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar. http://europa..2003. (1999) İktisadi Kalkınma.66-71. United Nations Conference on Trade and Development(2000).gov..pdf. “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”. Journal of Future’s Technologies.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds. Harvard Business Review. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”. Kibritçioğlu. Mercado. İstanbul. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı.Vural F.may.pdf.2003. J.pdf.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh. 1.15.

yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur. Buldan. gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal. Kamara-Yenice. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları. önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. Gölemezli. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere. 2000: 128).gov. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür. Avrupa’da ise 2.pdf . Jeotermal enerji. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Sarayköy. 1. Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş. çeşitli tuzlar..tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd. Dr. sırada. Karataş. Tekkehamam.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. PAÜ Eğitim Fakültesi. sırada yer almaktadır. PAÜ İİBF.dpt. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni . yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7. Doç.500Mw’dır. Hızlı nüfus artışı. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. ekolojik dengeyi bozmaktadır. Tosunlar. Gör. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta.. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral. enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31. 1996). Karahayıt. Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir.

1.4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır. Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır. Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir. TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir. İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. seraların ısıtılmasında. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya. Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır. Bu büyük bir enerji kaybıdır. Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir. Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır.2-98ºC arasında değişmektedir. 1994: 156). Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir. Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2.pdf .dpt. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd. elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin. Jeotermal enerji. Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı.gov. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. 1994: 13). Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır. Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce.. Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. Cilt I 23. çevre kirliliği yaratmayan. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde.

pek çok kullanım alanı vardır. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından. Gıda maddesi saklamada. Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır.pdf . %90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır. buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır. Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. 2. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir.gov. Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde). Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir. Cenazelerde. 45 http://ekutup. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Trigonik Kamyonlarda. Bunlar kısaca.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir. Seralarda. 2. Eğlence Merkezlerinde.000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır.3.8Mw elektrik verilmiştir. Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb. Tıp Alanında (Organ nakillerinde. Günümüzde ise. Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre. Hazır dondurmacılarda.2. Meşrubat sanayi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Endüstride (Örnek: kaynak işleri).tr/bolgesel/keas-I. buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir. Yangın söndürme aletlerinde. Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder. 1994: 112). Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. Kuru buz üretilirken. ilaçların yapım ve korunmasında). 19.

Yalova’da 46 ton.pdf .500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7.5 kg fuil-oil. Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır.000 Tekkehamam-Bağcık 1. Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir. Ancak. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur. mazot yakılması gerekmektedir. 46 http://ekutup. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt. Yenilenebilir. ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir.gov. Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte. Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır.dpt. Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003). Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir. Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır. 1 dekar için ise 10001500lt. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji.500 Toplam 27. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir.000 Gölemezli 4. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir. mazota ihtiyaç vardır. 2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır. dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir.

söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında.gov.pdf .000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir.4. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir.000 TL gelir elde edilecektir. çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır. 2001: 4). Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi .000. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır.dpt. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir. tekstil. bütün sahadan yaklaşık olarak 250. Böylece.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2.tr/bolgesel/keas-I. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir. Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp. 47 http://ekutup. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden.000 TL’den satılmaktadır. kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır.000. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir. aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir. Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır. Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir. Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir. Denizli jeotermal sahasında 138. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir. Proje Önerisi Detay Raporu.000-700. Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır.

Ortakçı. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır.dpt. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Denizli’de tarihi. Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir. Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır.000. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı.pdf . ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır. Çizmeli kaplıcaları. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. Sağlık. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup.000. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır. avcılık turizmi de çok önemlidir. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir. Buldan İlçesinde: Yenicekent. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir. Denizli’de ayrıca yayla turizmi.000 TL’dir.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır. Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. buhar. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15. Denizli’de. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir.000-20.000 TL’dir.tr/bolgesel/keas-I. turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir.gov. Tekkeköy. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir. İnaltı. Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20. Bölge kaplıca bakımından çok zengindir.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir. Pamukkale gerek şifa verici özelliği.

7ºC. Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir.4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir. 12Cº’den ise düşüktür. Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır.tr/bolgesel/keas-I.. Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların. sıcak. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit. 3. Bilindiği gibi jeotermal enerji. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir..pdf . Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta. .. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 49 http://ekutup. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5.gov. Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere. en düşük sıcaklık -11. insan sağlığına zarar vermektedir. Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir. Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir. Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre.. Denizli’de. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1). 1993: 41).. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir. Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman. Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır.2ºC. Ayrıca. en yüksek sıcaklık 42. JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. soğuk-serin. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir. Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür. +4ºC’den yüksek. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir. çevre dostu.dpt.

Aynı zamanda. 180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri.gov.pdf . rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir. tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir.tr/bolgesel/keas-I. Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan.dpt. 1994). Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir. 50 http://ekutup. jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal. Yani.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri. dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar. yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır.

harcanmaktadır.000.000. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1.000 liraya ısınabilecektir.000 TL..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200. 1 ton fuil-oil 790. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır.000 TL. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660.000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir.pdf .dpt. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı.000 TL.000. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30.000.tr/bolgesel/keas-I.5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir. Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır. Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir. 1 ton odun 150. 51 http://ekutup.000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.000 TL’dir. Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50.000-50. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir.gov.000.000.

9 9 8 9 9 M ar . alt yapı hizmeti getiren.06 $/1000kcal 0. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür.Erişen.pdf K as . En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz.Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır. doğal gaz. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri.9 Te m A N Ek K Şekil 6. Aynı zamanda. Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir. 1999: 44).05 0.07 0.08 0.9 9 8 Ey l.02 0. jeotermal M 52 H http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.04 0.01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri. 9 i.9 az .9 ra . Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2.000 civarında olmaktadır.9 9 9 M otorin 9 O ca . ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır.gov. elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır. 0. kömür.dpt.9 as . Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur. Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay . Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır.9 9 .9 9 . (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji.9 is. fuil-oil.03 0.

temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir.-$ olduğu. Aralık 2002). evlerin mahallelerin soğutulması.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir. Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. bacalardan karbondioksit. yeşil.-$ olacağı hesaplanmıştır. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. rahat. Böylece altyapı sorunu olmayan. yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi. Ayrıca. Endüstriyel soğutma. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir. tüp. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43.dpt. gaz. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır. koku vb.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. konfor. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir. kül. Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen. Denilebilir ki. ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede. Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup. Katı. Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir. Yapılan hesaplara göre. is. ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. 1987: 81). Yıl boyunca sıcak su imkanı. Tüm bu sebeplerin yanında. sıcak su elde etmek için elektrik. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. karbonmonoksit. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır.gov. Dünyada jeotermal enerjiden. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir. sıvı. huzur. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar.pdf . soğuk hava deposu işletmeciliği.tr/bolgesel/keas-I. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. kükürtoksit. Denizli’de tüketilen 50. temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir.

tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. bamya gibi sebzeler yanında elma. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak. Bu sebepleri kısaca. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır.gov. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. Yetişmiş Eleman Eksikliği. sanayiinin gelişebilmesi. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır. Bu tür tesislerde fasulye. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır. biber. sarımsak. pişmiş yiyecek hazırlama. Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır. Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. Hukuki Sorunlar. Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. Ayrıca. Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti.pdf . Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. patates. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur.dpt. soğan. badem. hazır çorbalar da üretilebilir. Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır.tr/bolgesel/keas-I. Politik Yaklaşımlar. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek. Tabii Sorunlar. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. 4.

Sera Isıtması. Özpınar Y.. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi.tr/ . [12-30]. Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. [44]. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003). Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu. [107]. No:73. [81]. H. Mart Sayı 15. Temmuz. Orme Jeotermal. Denizli. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. Ankara.. [3-12]. Kumsar. (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. Eşder T. Yiğit Ü. (1993) Ege Ovalarının İklimi. [59]. Kreditanstalt Für Wiederaufbau.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (2000) Türkiye Enerji Kaynakları. Jeotermal Derneği. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi .org. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Ankara. Ü. Erişen. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30. M. [128]. Denizli. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. 55 http://ekutup.dpt. (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri.jeotermaldernegi.gov. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. Acar. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi.. Denizli. B. Denizli. Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi. A. “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www. KAYNAKÇA Acar. Jeoloji Böl. [112]. Denizli. Gül. Y. Denizli. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır. Koçman. S. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir.000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. (son ulaşım: 01 Nisan 2003).tr/bolgesel/keas-I.pdf . Enerji Potansiyeli” Karabulut.Yüksek Lisans Tezi. (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”.

Gökgöz. Topel. Y. [44]. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. M. Proje Önerisi Detay Raporu.. Denizli. I.. [154-158]. Denizli. [13]. İstanbul. 56 http://ekutup. H. (1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”. Öz. Cilt. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri.pdf . Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. A.. Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi. Çevre Bakanlığı. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi. K. Yıldız Teknik Üniversitesi.tr/bolgesel/keas-I.dpt. E. Ankara.. Özpınar. [4-5]. Özkaya.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kumsar. Denizli.gov. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.pdf .dpt.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 57 http://ekutup.

gov. Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36.Ö. 4000 yılına kadar iner. Öyle ki. sırada yer alır. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle. Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2. Dr. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İkinci bölümde 58 http://ekutup. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak. 1950-1980 yılları arasında ise. deri.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir. Uşak’ta yerleşme İ. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır.tr/bolgesel/keas-I. Ege Bölgesi’ndeki 8.dpt.. Günümüzde Türkiye’deki 81. sanayi. Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı. ticaret. Eğitim Fakültesi 1. 1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır. İstanbul’dan önce elektriğin. Doç. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre. Ege Bölgesinde ise 6. Pamukkale Üniversitesi.. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur.pdf . Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur. İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir.günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. çok kere el değiştirmiş. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir. bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir.

Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. I. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler. Denizli. 1. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. Arapça’da "aşıklar". daha sonra sırasıyla Pers. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü.1. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. Uşak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak. 59 http://ekutup. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir. M.Ö. Ancak. Manisa. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır.pdf . sırada. Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36. 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler. Aydın. Halıpazarı Köprüsü.001’dir. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır. Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır. halk dilinde ise "esir. II. M. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü. torun". Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir.1.Ö. Muğla. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. Kütahya. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. Sarıkız Köprüsü. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. (1999) Aynı zamanda Uşak. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir. Makedonya Krallığı. Uşak. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. Uşak M. 1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner. Ancak Prof. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale. binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. Taş Han. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.gov.tr/bolgesel/keas-I. Ege Bölgesinde 6.1. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde. Dr. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. XII. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir.S. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu. Uşak kelimesi. Yönetim İşlevi Uşak.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir. 2. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır. sırada gelmektedir. Çağatay Türkçesi’nde "oğul.dpt.

Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı.1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen. Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. 14. savaş esnasında hemen her şey yok oldu. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır. (1997).tr/bolgesel/keas-I. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular. Bunlar. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. yerleşik alan ise 4325 hektardır.pdf .gov. Ancak 20. 15 Temmuz 1953 tarihinde. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi. Cilt I (M. 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir. 15 tanesi 1000-500 arası.dpt. siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir. Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip. Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2. Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi. Buna göre. Aynı tarihte. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular. Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır. Bundan dolayıdır ki. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı. Banaz. Uşak’ın bu idari fonksiyonu. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak.. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri... Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir.” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar.

ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır. Belediye toplu Konut İdaresi. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır. Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır. Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23.diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. 61.gov. Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası.609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1).pdf .tr/bolgesel/keas-I.897 işyerine ulaşmıştır. İmar Müdürlüğü. Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. Gerek yurt içi. Meteoroloji Müdürlüğü. gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır. Aşevi. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir. 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır.2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır. Bölge Müdürlüğü. Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır.Belediye Başkanı. Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır. Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT). Bunun 584 tanesi küçük. Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar. Zabıta Müdürlüğü. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur.Ş. Yukarıdaki resmi . her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar. Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Bunun dışında Uşak-İzmir. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde.Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir. Müftülük Özdemir Mahallesinde. 2.dpt.idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır. Otogar Müdürlüğü. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır. Cilt I üzere. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır . Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. YSE ve Köy Hizmetleri. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır. Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü. Türkiye Elektrik Dağıtım A. 61 http://ekutup.1. Bunun da 8. Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir). Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü.

Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır. mobilya. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir. kilim. İzmir.301 Oran (%) 49. Simav. halı.0 0.gov. pamuklu dokuma mamulleri.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44. Kula Selendi vb. züccaciye. Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır.3 37. manavlar. Süller. TL gelir elde etmiştir. Dumlupınar. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi. tuhafiye. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir.marangozlar. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86. 21 tanesi banka. 2731 tanesi de %37.000. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır. Salihli.4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur. doktorlar.pdf .Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup.0). kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. mısır nişastası. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır. 2. Uşak Belediyesi satışlarından 3. fotoğrafçılar vb. 62 http://ekutup. demirciler.000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup.105. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler. Adana. 950 tanesi toptan ticaret (%13. bakkallar.4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri . konfeksiyon. fayans.150.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir.600 950 21 2.tr/bolgesel/keas-I. Nüfusu 100. Gaziantep. kuaför ve berberler.301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır.3) perakende ticaret. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur.3 13. tamirciler. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür. Kayseri.604. Uşak yakın çevresi için (Gediz. muhasebeciler.1. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır. manifatura. 9 tanesi tüketim kooperatifi. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir. Konya. mühendislik-müşavirlik büroları. başta İstanbul. Cilt I Uşak’taki 7. sigorta ve finans kurumları. Mersin. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. kooperatif. Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir. peluş battaniye. Çivril. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3. yani 1923 yılında kurulmuştur. kırtasiye. avukat.500. kundura.7) . halı şeker vs. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir.731 7. marketler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Çal. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi.

döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. 2.08. Limited şirket 1. diğerleri %22.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir.01.227.1. Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce.gov. kamu kuruluşu harcamaları ise 452.000 TL’yi bulurken. gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 kişidir. Bu da tüm çalışanların %48. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır.pdf . Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir. derece rol oynaması beklenmektedir.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar.000. 1990 yılında. manifaturacılar belediye çevresinde. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde. 1997’de Uşak Gümrüğü 1. Uşak’ta sanayileşme. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri. toplam 1263’tür. Balık Pazarı çevresinde. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40. Nuri Şeker Caddesi. Deri %44. İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10.263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar. 19. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta. Kollektif şirket 24. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde. Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır.06. 1997 yılına kadar 3. Nuri Şeker.915. Belediye işhanında. Ne var ki. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup.4 Sanayi İşlevi Uşak. hayvan tacirleri.000. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken. İslice Mahallesi.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim. 30. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde.tr/bolgesel/keas-I. Cumhuriyet Caddesi. Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir.6’sını oluşturmaktadır. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. lokantalar İsmet Paşa .678 milyon dolarlık ithalat. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi. Nuri Şeker Caddesi. Örneğin. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. hem de büyümektedir.099. Battaniye %24.343 kişiden 11.926.895. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda. Uşak Dış Ticareti hakkında. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. son hafta bir işte çalışan 51. İsmet Paşa Caddesi. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde.1996 ile 01. Ayrıca. 01. İsmet Paşa Caddesi.200. 125. merkez ilçede.dpt. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır.

750 kişi). Alpullu Şeker Fabrikası ise 26.500.gov.1926 tarihinde açılmıştır. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta. Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur.dpt.000 ton pancar işlenmiş. Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir.435 kişinin çalıştığı fabrikada 330. 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30.000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75. şeker (950 kişi).750 kişi). Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10.devletin katkısı ise çok azdır. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3.11.000 kişi).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1925’te atılmış.pdf . Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27. Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür.500 kişi). Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır.000. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması.1926’da gerçekleşmiştir.400 tonu kristal. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar. 37. Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor.000.540 ton olarak gerçekleşmiştir. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1. 64 http://ekutup. Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir. bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır. 1982’de 1.262 ton pancar işleyip. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu.000. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu. pamuklu dokuma (3. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır. en önemli endüstri kolu halı. Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. Görüldüğü gibi. Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10. Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu.199 kişi çalışmakta idi. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2.tr/bolgesel/keas-I.12. Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir. deri (3.10. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre.000$) gelir sağlamıştır. Yukarıda değinildiği gibi. 6. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi. İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır. kilim ve battaniye endüstrisidir. battaniye ve trikotaj (5. 114 ton şeker üretmiştir.

Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir.000 ton rezervli Kaolen’dir. Sağlık Meslek Lisesi. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır.5.229. sağlık. Uşak Müzesi. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur. Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır . Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur. Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19.236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir.gov. Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur.dpt. Sosyo .tr/bolgesel/keas-I. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. Bu sayı. 65 http://ekutup.000’den fazla eser sergilenmektedir. Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş.45’iııi oluşturmaktadır. sosyal donatım alanları. resmi kurumlar hariç. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir.Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar. Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir. SSK Hastanesinde 8. Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800. Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu. Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde.980’e ulaşmıştır. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar. sanayide çalışan nüfusun (11. 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır.1. Verem Savaş Dispanseri. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir.819) ancak %0.pdf . 2. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir. zımpara. Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer.900 tonluk talk yatakları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10. Bu anlamda.

(1999) 8400 m² açık. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir. Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Çocuk Esirgeme Kurumu. boks. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. Yeni Otogar Parkı. Memur Evleri Parkı. Burma Cami. sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı. Cinibiz cami.pdf . Çakaloz cami. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos. Konferans salonu ise 1 adet olup. sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. Aşevi.gov. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. bilardo. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. Karaağaç Cami. basketbol. özel vakıflar. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. Belediye Parkı. 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar. siyasi parti örgütleri. Keleter Cami. Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları. Sümbüllü Cami.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Alaa Cami. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. Deveci cami. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. Egemenlik Parkı. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. Yılancı Cami. halter. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. binicilik. teakwando. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Çevre Köyü Futbol Sahası. futbol. güreş. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. Nur cami. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. Türk Hava Kurumu. Uşak kütüphanesinin yanındadır.tr/bolgesel/keas-I. Şeker Fabrikası Cami. Hacı Efe Cami. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. İI genelinde 196’sı bayan. Belediye fidan dikme. Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir.dpt. Yardım Sevenler Derneği. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Mutaf Camii. Atıcılık. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup. Bozkuş Köyü Futbol Sahası. Tiritoğlu Parkı. panel. Ulu Caminin doğusunda yer alır. şiir dinletileri. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. Çinge Parkı. Yamanlarlı Camii. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. Uşak Kent Meydanı Parkı. yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. Kargıcı Cami. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu.

Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup. Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi.349’dur. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler.gov. Uşak’taki bu mahalleler 17. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti.tr/bolgesel/keas-I. KONUT ALANLARI 3. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. İşte 13. Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. 3. Mende Beyi oğluna. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. 13.pdf .1. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi. İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir. şifalı suları. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek. bunların yatak kapasitesi ise 3. Turizm yatırım belgeli 2. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti. 2. Tarihi anıtları. zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler. kadar batısında bulunmaktaydı. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler. Yüzyıla dayanır. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı. Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. eğitim. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup. projeler geliştirmesi zorunludur. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır. Bunun en büyük nedeni. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır. en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). 18.6. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi. Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. Cilt I kuruluşların başında gelirler. ve 19.1. Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5.dpt. İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Anadolu-Musul . 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. Tunçdilek.tr/bolgesel/keas-I. Ankara. İstanbul Üniversitesi. İstanbul. Ankara. No 1806. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). Üçdal Neşriyat. No 4. Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır. İzmir. Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. İstanbul. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. Tümer.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Abdülhamit zamanında. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur. DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları.pdf . 1997 yılında kurulan Fatih. Uşak Valiliği. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. Yayınları. Uşak.gov. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. Atatürk Üniversitesi Yayını. Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası. İstanbul.Hicaz Bölümü. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği.dpt. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. No: 72. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. 4. Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi. Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını. Ankara. Haşim (1971) Uşak Tarihi. İstanbul. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. DPT Yayınları. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. İstanbul Üniversitesi. 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. Erzurum. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. Sayı 4. Tümertekin. No 99. No 14. İstanbul Üniversitesi. İstanbul. Uşak. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir. Coğrafya Enstitüsü. Özav Lütfi. Elmalıdere. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. Yılında Uşak. "Gavur Mahallesi" idi). No 39. Ege Üniversitesi. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. Ankara. 68 http://ekutup. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası.

tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.pdf .gov. Cilt I 69 http://ekutup.

ulaşım. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. bölge. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. İİBF. Ülke. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç.tr/bolgesel/keas-I. konut. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir. Dr. Hatay 1. Çalışma. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir.dpt. Diğer bir ifade ile. sanayi bölgeleri. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. ekonomik. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. Kent planlaması. Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. MKÜ. iş sahaları vs.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir.gov. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları.pdf . Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır. Ülkemizde. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir. 2. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. Kent planlamasıyla. süreci. 70 http://ekutup. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. Doç. Yerleşim sorunu ise “arsa”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kent planlaması. mimarlar ve mühendisler odası vb.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Cumhuriyetten buyana. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır. Kamu Yönetimi Bölümü. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. yeşil alanları. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur.. kent planlamanın amacı. eğitim ve kültür mekanları. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır. yasal araçları. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri. yerleşim düzenleri.

içinde bulunduğu sorunlar. Çart. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. aydinlanma1923. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. Bu açıdan kentsel planın amacı. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup. yolların. kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”. kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir. ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak. Bu açıdan. 1998: 206) olarak tanımlanmaktadır.gov. 1973: 95). 1995: 14/7). sanayi. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu.dpt.tr).tr/bolgesel/keas-I. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. turizm. KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. kamu kurumlarının. tarım. 3. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür.org). Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. 1991: 286). ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu amaçla planlama. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. kent planlamasını. başarılı bir planda en temel unsurlardır. amaç. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. ekonomik. Bir kentin tarihsel süreci. “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel.pdf . 1998: 176). çevresel. kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu. dayanışma ve iletişimi güçlü.com). Kent gündeminde. içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray. örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır. parkların.org. planlama. mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan. kentlilerin aktif katılımının sağlandığı. iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı. Yayla (1975: 9). yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak.5). Bunun için. Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer. her düşünce ve meslek grubundan. yapiworld.

daha sonra ise. Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten. toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . Bundan dolayı konuttan alt yapıya. Sanayi devrimiyle beraber. Ancak.pdf . 2000: 171). Bu bağlamda.. BYKP. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman. ekonomik.gov. hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar. 1996: 196). Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir.org). hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey. Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır. aydinlanma1923. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar. İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. Japonya’da. sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır. 1962: 81). 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. Mısır’da. içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir. Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz. Hippodamus. Hindistan’da. Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır. Cilt I olmakla beraber. 19. yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. Yavuz. Çin’de.tr/bolgesel/keas-I. kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır. aydinlanma1923. toprağın kaybolmasını önlemek . Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır. 1995: 33). yönetim. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. Türkiye’de kent planlaması. 1998: 176. yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M. V. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay. 1961 Anayasası “.. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. Çalışkan. 2000: 44. kentsel araziyi. Çalışkan. Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme. 13.dpt..” (M/52). aydinlanma1923.org)... Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal.org). Diğer bir ifade ile gelişme. Yüzyıla kadar. Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir... 4. 1962: 79). Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven. Roma’da ve Yunan’da. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII. mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan. 2000: 115. Yüzyıldan 17.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1982 Anayasası da buna ek olarak “. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır. az gelişmiş ülkeler.Ö..” (M/44) görevini devlete vermiştir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle. Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray. Maddesi de değişikliğe uğramıştır.tr/bolgesel/keas-I. Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul. Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması.pdf . İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır.gov. 1995: 44). kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. 1995: 46). Ancak 73 http://ekutup. bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır. belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman. 1972: 97). imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. 1995: 47). İmar Kanununun 47. Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 1993: 45).dpt. 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul. Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır. Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi. Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir. Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş. 1998: 61). Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. 1972: 97). Kanun. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer.

kentsel planların. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray. Sayı:18749.tr/bolgesel/keas-I. Özellikle. Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur.4. imarı. planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez. Bu yasayla beraber. Hatta.pdf . değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır. Sezer (1999: 17). Yavuz.gov.com).5. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir.tr). 1962: 69-71). Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür.dpt. konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı. Diğer bir ifade ile planlama. diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. Gerçekten de. Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu.1985. kentliler.1997-4232/4 md.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6). 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış. merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır. Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş.11. Yasa. imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli. 74 http://ekutup. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için. yaptırmaya. palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır. ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır. Bir bakıma kent planlaması. durum tam tersine dönmüş. EK:24. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. 2000:16). Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir. Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. Sezer’e göre. İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9.org. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. aydinlanma1923. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir. yapiworld. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş. Bununla beraber.1994-4046/41 md. aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır. kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır. İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır. ve EK ibare3. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde.org. “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. Bugün. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır. 1973: 104. (Tunçer. gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya. Keskinok.

tr/bolgesel/keas-I. kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. 1995: 49). Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır. 1351 sayılı Kanun. Bu açıdan bölgeleme. Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42.1928 tarih. 1961 Anayasasının 38. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma. Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray. 1962: 100-101). her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir. 2 3 28. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. 5. 1995: 50).gov. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’. Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması.3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42.1963 gün ve 665/275 sayılı karar. 1972: 313-323). Özellikle II.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır. parselleme) yetkilerdir. 1995: 14/37). bu payın.18/2). düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md.org). “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak. birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman. Maddeyi değiştirmiştir. yapı yasağı.05. belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray. yapıya zorlama.dpt. Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman. 22. Yasa. vergileme gibi). Bunlar. çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir. Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi. 1973: 114). 75 http://ekutup. 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz.pdf . Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır.11. Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi. 2002 =kentli. Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır.

Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok. 1996: 206.tr/bolgesel/keas-I. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür.org). belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir.gov. 2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır. planın vizyonuna engel olmaktadır. Gerek 1982 Anayasası (Md.org). özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8. Oysa. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. Böyle bir ortamda.18/12). KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. katılım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin. planlı gelişmenin önüne geçmekte.46). alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. tavsiye edilen planı seçmek. Takas da denilebilen bu uygulamayla. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. İmar Yasası (Md. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir. kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır. siteler. artık lüks villalar. Dolayısıyla. Bütün bunlarla beraber. ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. 76 http://ekutup. “belediye ve valilik. amaçları ve hedefleri belirlemek. Kavramsal. Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla. BYKP. Çalışkan. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane. Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. aydinlanma1923. spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. kent planlama sürecinde.dpt. eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek. Nitekim. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. Bunun için. Kentin güncel dinamikleri. 6. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı. aydinlanma1923.pdf . Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir. 1995: 14/4-5). Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır. Ancak. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye.

küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır. İngiltere gibi ülkelerde. teknolojik gelişmelerden yararlanılması. bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması. bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94. hatta Türkiye’de yürütülmektedir.pdf .7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. %5. Aslında bu gelişme. Bu yönetişim sağlanırken.org). Çalışkan.dpt. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması. “yetki belgesi sahibi mimarlar”. plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8.gov. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor. karar alma süreçlerine meslek odaları. 2000: 16. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir.1. Çünkü yetki karmaşası. Çalışkan. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması. BYKP. 1973: 96). Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor. 7. Böyle olunca. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber.gov. Ancak. 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. “diplomalı şehir plancıları”. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması. Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir. yapiworld. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. kent planlarının. kent planlarının. aydinlanma1923. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları.tr/bolgesel/keas-I. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir.900 adet 77 http://ekutup.org. aydinlanma1923. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür. Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir. 2000: 177. imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada. Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer. 1996: 197). Dolayısıyla. 7. VIII. “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. sivil toplum kurumları. 1996:197). gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır. Genel yaklaşım. imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade.tr). milliemlak. Tunçer. Bu tür ikili karma sistem Fransa.com:5-11.

Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma. Özellikle. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi. kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması. kontrolsüz büyüme. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik. 1996: 177-178). Ayrıca.pdf . ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. Dolayısıyla. 2000: 15). istihdam. Bu bağlamda. Ertürk’e göre. Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı. BYKP. adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. üretim ve tüketim baskıları.dpt. Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır. VIII. Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre. Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB.gov. 1996: 174-175). 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. Bu açıdan. Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus. Bugün kentsel gelişmenin. 2000: 13). kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet. 7. ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir. Çünkü. 2000: 155). 78 http://ekutup. 1996: 180). Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk. kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak. çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. 175). bölgelemeden sakınmayı. Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. 2000: 152. toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir.2. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir.tr/bolgesel/keas-I.BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için. Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus. büyüme oranlarının çevresel etkileri. Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır.BYKP. sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de.

79 http://ekutup. Özellikle. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. 7. kent planları. Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3.com). Cilt I Kentsel alanlar. katılım. yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında. sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. 2000: 153). Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir. karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. 2002: 15-18 = yapiworld.gov. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu. kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme. Kentsel mekanla ilgili sonuçlar. Kentsel tasarım. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur. Çünkü.pdf . kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. mahalleye. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber. Bu amaçla planları hazırlarken. 1998: 1).com). bugün yerel yönetimlerin. altyapıda bina katlarına.tr/bolgesel/keas-I. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür. politikalar ve eylemler gerekmektedir. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir. Onun için. 2002: 4 =yapiworld. Bu bağlamda. park alanlarına. tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır.dpt. Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır.BYKP. Çünkü. Bunun için de. aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. Çünkü. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. sürecin tümünde oluşmalıdır. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. 1995: 14/19-20). tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır. kentleri. Bu çerçevede kent plancıları. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler. Gerçekten de. Kentsel tasarım.

anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer. sokak. çarşı). sel yatakları. Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. Üst ölçekli kent planı tasarım kararları. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında. Ankara.pdf .dpt. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer. Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. Planda öncelik.gov. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını. Dolayısıyla.org). Aslında.org). vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. “kentsel tasarım. sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. 2002: 1-5 =kentli. 2003: 465-480). ulaşım. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları. Dolayısıyla. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. Bu merkezlerde doğal. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. aydinlanma1923. drenaj hatları. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. kent planlamasıyla. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir. mülkiyet sınırlarında değil. Bu yaklaşım. Diğer bir ifade ile. kentsel tasarım. büyük oranda.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri. Dolayısıyla. toprak kalitesi. 8. önemli bir mimari kültür. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir. Ülkemizde bir çok kent. gelişmiş karayolu ağları. yeraltı yapılaşmalar (otopark. kent mekanında varolan ve varolması gereken. gelenek ve birikime sahiptir. kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. otopark uygulamaları. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. Cilt I kentsel planlama. Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır. Bugün. kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. 2002: 6 =kentli.org). yollar. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. Diğer bir ifade ile. fonksiyonların yoğun olduğu. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını. inşaat vs. yapı yerleri ve şekilleri. hatta kent mekanında mahalle. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır. Kentsel tasarımlarla.

GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. yapıda kullanılan malzemedir. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup. geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır. Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap. bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep. GAP Bölge İdaresi. kentlerin kültürel. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir. bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından. Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir.gov. GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. Tunçer. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir. 1986: 63. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır. 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği. GAP’taki ilk örnektir. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması. Bunlardan biri.tr/bolgesel/keas-I. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır.gov. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs.tr). Şanlıurfa Belediyesi.tr). Bunun sonucu. Çünkü belediyeler. 2002: 272). “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta. planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir.dpt.gov. İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır. Bu hedef önemlidir.gov. Ayrıca. yapiworld.tr). Özellikle. 95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap. tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. kent planlamalarında her kentin kültürü. Projenin amacı. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir. Gerçekten de. planların. Bilindiği gibi. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ. Ayrıca.gov. Mardin. Diyarbakır. Örneğin. GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap.pdf . Bir bakıma. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. Dolayısıyla.com). Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir. Batman. bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır. duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. Karaköprü Belediyesi) değil. Bugün. Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir.tr). sokakların dar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür. “Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi. İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir. GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır. Bismil. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir.gov. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır. Mardin-Kızıltepe.ktu. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir. Nizip-Birecik. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla. Bu sebeple de. Ayrıca. Proje kapsamında.gov. gislab.dpt. Bu tür planlama çalışması. Çalışma kapsamında. kentin orta büyüklükte bir merkez olması. Diyarbakır.tr).gov. Kilis. Yine başka bir proje. Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni.tr) 82 http://ekutup. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır. Diğer bir proje.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap. “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak.tr). “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır. Bu çerçevede. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır. 1999: 86-89.edu. kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap. Çalışmanın amacı. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Çınar. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir.pdf . GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi. Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır.tr). İşte bunun bir aracı da. Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I sunabilmesi için. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan.gov. Adıyaman. 9 alt-bölge için (Gaziantep. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak. kentin mevcut arazi kullanımı. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating.

%49.2. bunlardan da %22. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır. 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır.3’ünün iktisadi ve idari bilimler. 9.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır.6’sı ise kadındır. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65). öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte. Kapsamı.pdf . 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. 9.6 kadardır.4’ü erkek. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket. Araştırmada. Araştırmanın Amacı. Meslek durumlarına bakıldığında.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir. Araştırma. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18. Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. %21. Dolayısıyla. %4.6’sının siyasal bilgiler. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur. Buna karşın. meslek örgütü ve araştırıcılar. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. Diyarbakır. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir.4’nün mimar ve mühendis ve %9. Bunların dışındakiler ise (%11. mimarlar ve mühendisler odası vs.1. Cilt I 9.gov.5) üniversite mezunu olduğu.5’inin yönetici. 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları). sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır. %11. %24. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir. %13. Ancak. 22’si öğretim elemanı.4’tür. belediye başkanlarının.dpt. bazıları. Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber. orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma.4’nün akademisyen.6’dır. ankete katılan yönetici.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır. Anketin geri dönüş oranı %68. %19.7’sinin mimarlık ve mühendislik. ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber. Kadınların 83 http://ekutup. %88. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin.tr/bolgesel/keas-I. genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir. Cinsiyet durumları ise. 9. Adıyaman. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı). bazı illerde (Mardin. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır. Üniversite eğitimi görenlerin %45. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından. Nitekim büyük bir kısmının (%88.

Başk.gov.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ankete katılanların %69. ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır. Bu bağlamda. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda. GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde. kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir.6 16. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır.3) ve 84 http://ekutup. mülki amirler. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur. 10. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır. Cilt I genellikle mimar. 10. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı.6 22.6).dpt.1.7’nin ilçe ve %25. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir. ankete katılanların yarıya yakını (%49.6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür. Tablo 1 Kentinizde. Bel. katılanların %88. Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların. 10. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması. %41. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49.3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir.3 11. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde.pdf . sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı. Medeni durumları dikkate alındığında. kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör. GAP kapsamında bulunan kentlerdeki. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı. %30. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir. kimlerin söz sahibi olduğu. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken. Sit alanlarına ilişkin. %19. bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken.6’sı evli. Dolayısıyla denilebilir ki.

Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel. Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır. Tablo 2 Sizce. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır.gov. yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir. Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46.7’si kentlerin imar ve planında. MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır.9 46. %32’si ise MMO. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. B.6 6. Yard. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır. gerek MMO’nın (%0.pdf . 10.4.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir. Bel. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır. Bununla beraber. arsa üretilmesi.7 13.3. yerel yönetimler. Baş. B/ Üniversite Meslek V. Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V./ Üniversite Yard.9).tr/bolgesel/keas-I. Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir. Sayı Sayı Sayı Yalnızca. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13. B. mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim.5) etkili olduğu söylenebilir. 10.dpt. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin.Yrd. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır.

Baş. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir. Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde.7). Yar.pdf .9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir. Tablo 4 Sizce. Bel. ankete katılanların %57. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41. çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır.7 41. Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir. Buna karşın.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ve Baş.gov. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle.6.4’ü ise. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır. kentsel gelişme için. B. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir.6 41. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V. Bel.9 19.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. Katılanların %20.3 2.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi. Nitekim. Sit alanlarının (%2.3’üne göre siyasi güç sahipleri. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. Buna karşın. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. 10.dpt. 10./ Üniversite Yrd. Yar. Baş.5. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V.4 57. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi. Yard.6’lık bir oranı oluşturmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında.7) aynı oranda olduğu görülmektedir. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19.

9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. B.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur. Dolayısıyla. sadece %2.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü. 11. ankete katılanların tamamına yakını (%90. Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25.3 11. kent planlaması yapılırken. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. ankete katılanların %60.9 6.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. %25. Yrd.6 60.2 2. ve Üniversite Yard. Bel. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90.3 2.dpt. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır.tr/bolgesel/keas-I. Baş.6)’lık bir oranı. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır. Kentsel planlamaya çoğu kez rant.pdf . kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler. 10. Tablo 6 Sizce.7. Katılanların %6.2’si. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için.

Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir. Bursa. Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını. Aslanoğlu. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu. “CBS”. İstanbul. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır. *Ankete katılanların %60. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. kent planlaması yapılırken. “arsa spekülatörlerinin” (%22. Gaziantep’te Şanlıurfa’da. “kentsel tasarım”. (1998) Kent. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır. “KBS”. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. KAYNAKÇA Altaban. Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık.2’si. Bu çerçevede. ankete katılanların %57. KTU. Nitekim.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16.gov. s. 41-64. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber.3’üne göre siyasi güç sahipleri. Trabzon. 88 http://ekutup. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”. Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır.pdf . Arican.”.84-94.5) etkili olduğu söylenebilir. Kimlik ve Küreselleşme. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir.tr/bolgesel/keas-I. ASA Kitabevi. Rana A.dpt. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

95-124.org/sayi34/34-03.gap.gov. Olgun. Sayı 6. İstanbul. Cilt I Bozkurt. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür). Sevinç Matbaası..htm. DPT. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”.tr/KBS99/11_gap.179-185.tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim. http://www. SBF Dergisi.html İnternet. Sayı 321-322. Gökçeer. Ö. Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”. http://www. Eryilmaz. Sayı 14. http://www. sezen.tr/bolgesel/keas-I. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”. S. Kemal Fikret Arık’a Armağan. 27 Mart. Sayı 8. Dr. Yay. Ayşegül (1991). Günay. Yeni Türkiye Dergisi.gov. Mehmet ve Deveci. Cilt 2.gov. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www. AÜ. Ankara. T. TODAİE. (1999) Property Relations and Urban Space. İnternet.tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”. Sayı 3-4. Çakicioğlu.tr/raporlar_imarveplanlama_grubu.org/makale/meh_fizl.dpt.org. Mart-Nisan. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”. 313-323. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı..htm. Bulut. VIII. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?. 174-178.html İnternet. Cilt 46. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”. Geray.htm İnternet. İller ve Belediyeler Dergisi. Yıl 2. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“. Çalişkan. http://www.aydinlanma1923. 277-288. Yıl 2.gov. Sayı 8.gap. Yeni Türkiye Dergisi.gap. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü. Anahtar Kitaplar. Baykan.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ankara. Cumhuriyet Gazetesi (Mart.. 13. “Gap’a Yönelik =http://www.gov. Ankara. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi.doc Kaplan. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu. Geray. 253-284. Ankara.gap.gislab. METU Faculty of Architecture Press.kentli. 39-46. İstanbul. Ergun. Mart-Nisan. Habitat II Özel Sayısı.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj. http://www. Prof.pdf . Mali Yönetim ve Denetim Dergisi.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. Alfa Yayınları. “Gap’ta Mekansal =http://www. Yıl 28.edu.html 89 http://ekutup.ktu.antalyakentkonseyi.html İnternet. Erten. Habitat II Özel Sayısı. Ertürk.

Kent Loftin. Mehmet. M. Tunçer.tr/e_devlet/e_devlet. Ricketts.kentli. John (2003) Safety Science. Yayla. İstanbul. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098. A.milliemlak.gov. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara. Sezen. TODAİE Yayını. Janathan T. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama. Lane. Cilt I Karaman. 90 http://ekutup. İstanbul. A. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş. İstanbul. Kaynak Yayınları.. Rantlar ve Planlama”. Maliye Bakanliği. Fehmi (1962) Şehircilik.org. Teori.Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. Ankara. McGraw. SPO. =http://www. Sönmez. Haber Bülteni. Ankara.yapiworld.pdf . Ankara. Editors: Frederic S.C.dpt. T. Merritt. 9.spo. Mehmet. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası.com/cevre/tuncer_kent_eko.Hill 4th ed.com/locate/ssci TMMOB. Sevinç Matbaası. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı. Maliye Bakanlığı http://www. M. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. Keating. İzmir. Konya. İstanbul. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). 15. Keskinok. Mimar Sinan Üniversitesi. Section Forteen. K.org.com/tuncer_bölgekent.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. Yeni Atina Çartı”. http://www. 205-217.yapiworld. http://www. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri. TMMOB. Birlik Yay. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. 465-480. William (1995) “Cominity And Regional Planning”. (Ocak. Önder Matbaa.htm. Alan Yayıncılık. Tunçer. Yavuz. Stoop.htm Türkoğlu. Standart Handbook for Civil Engineers. 3-21. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi. Keskinok. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www.tr/atina_carti.htm. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www. Anadolu Matbaacılık. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi.elsevier. Çağatay (1996) “Kentler. N. Özelleştirme Değil Kamulaştırma. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”. 3.gov. Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği. Volume 41. Baskı.

Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir. 1989: 93-102. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. 1989: 391-400. Yaghmaian. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır. Sanayi Devrimine kadar dayansa da. 1985: 415-425 ve Ram. Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan. GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri.tr/bolgesel/keas-I. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını.pdf . geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. 91 http://ekutup. İİBF İktisat Bölümü Ö. söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. Atatürk Üniversitesi. 1982: 59-73. Kemal DEĞER Arş. 1989: 93-102. Bu yazarlar (Kohli and Singh. Hong Kong. Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. 1994: 977-995).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Selçuk EMSEN Yrd. Poon. 1987: 51-72) bulunmasına rağmen.. faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. Güney Kore. Atatürk Üniversitesi.Dr. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar. Ram. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları. Moschos. Moschos. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir.dpt..Grv. ihracat sektörleri. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır. 1994: 152-174. İİBF İktisat Bölümü 1. 1995: 75-90.gov. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği. Bu görüş taraftarlarına göre. Greenaway and Sapsfort. 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte.Doç.

zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır. toplam kredilerin. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır. kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X). Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır. Çalışmanın amacı.tr/bolgesel/keas-I. kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y). Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı.dpt. bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir. minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır. DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır. Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan. “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak. Dutt and Ghosh. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. Lin ve Song. 1990: 577-585. 92 http://ekutup. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı. 2. 2002: 2255-2257) hareketle.gov. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. 1996: 167-182) benzer biçimde. 3. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). nüfus artış hızı ( N/N). ADF test sonuçlarına göre GSYİH. Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken.pdf . UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle. kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir. Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda.

fakat kesin değildir. Tablo 1.47566 Az Gelişmiş 0.W. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak.720212b F=3.497040b 0. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir.280235b F=2. 93 http://ekutup.040480 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.007571b -0. 2000: 572.178159 0.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9.06578 D. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır. 577-587).58334a R2=0.043’dür.=2.W. Bu değer.=2. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.a ve 1.000254 0.gov. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder.02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli.318942c -0.000198c -0.451823a -0.b’de verilmiştir.32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür.pdf .a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0.07584 D. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene. Bu değer.dpt.752519b -0.021262a 0.673’tür. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.70832b R2=0.022632a -0. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken.031591 0. Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1.

73 oranında artıracağı ileri sürülebilir.026936 0.000235 -0. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça.196317 0. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir.348873a 0. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür.000130 -0.377303b -0.202174 N/N) 0. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır. gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir. personel ve cari) harcamaları.58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir.912256a GI/Y -0.58604 D. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır. gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür.53236 D.14474 R2=0.02424 D.a) tahmin sonuçlarında. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1.022343a C 0.000201 X/X 0. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç.b) yapılan tahmin sonuçlarından.= 2. Bu durum.000439 X/X)(X/Y) -0.W.813472b GCT/Y R2=0. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık.=2.=2. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi.007272b 0.W. Elde edilen bu bulgu.17714 F=7. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir.65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.W.W.038892 0.283541b X/X)(X/Y) -0.483622a -1.512712b 1.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.007888b X/X -0.pdf . Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1.672007a -0. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif).38117 F=7.844904 N/N) 0.008500 C/Y 0.618856a GI/Y -0.036275 C/Y 0. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir. Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif).tr/bolgesel/keas-I.299032b -0.dpt. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır.gov. 94 http://ekutup. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz. popülist politikalarının izlenmesi sonucunda. Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer.00989 D. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda.299676b GCT/Y R2=0.=2.114115 R2=0. Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0. Cilt I Tablo 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.023499a C -0.

ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür.16699 R2=0. modelde yer alan değişkenlerden C/Y. ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan. Tablo 2.b’de verilmiştir. Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi.51006 Az Gelişmiş 0.W.pdf . Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili. Çalışmanın temel amacı.81 ve 12.023453a -0. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir.a ve 2. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır.63 ve 3.000400 0. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında. enerji. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir.dpt.=2.= 2. gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır. ulaşım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık.84) küçük olduğu için) dikkate alınır. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir.297314b F=3. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır. gerek gelişmiş.tr/bolgesel/keas-I.008101a -0. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada.00117 D.gov.13788 95 http://ekutup. Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı.59) küçük olduğu için).89246b R2=0.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16.000224 F=0. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif.02383 D. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan.018064a 0.W.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. Elde edilen bu sonuç.

000400 -0. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir.35226 D. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken.W.W. Cilt I Tablo 2.19840 R2=0.136515 F=26.008404b -0.007680b -0.63515 F=20.=2. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular.000514 D.= 2.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.pdf .dpt.000183 2 R =0.023452a -0.tr/bolgesel/keas-I.00357 F=0.018005a C X/X 0.W.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre.09388 R2=0.000226 -0. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını.=2.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0.84555 R2=0. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı. ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır.W.12027 Az Gelişmiş 0. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.02262a -0.000408 0.00022 0.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir.300371a  X/X)(X/Y) R2=0.gov.=2.01095c -0. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında. diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler.291992c R2=0. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken.12402 F=1.07212 D. ne ihracat büyümesi. Böylece gelişmiş iller. Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur.01546a 0.01985 D. Çalışmada. Elde edilen bu bulgular.

Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular.b.007373c -0. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği.092826c 0.110416 1. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif). Tablo 4.a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0.04077 D.= 2.058533a -0.tr/bolgesel/keas-I.4588 F=6.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.960175b -0.863210 -0.413619 -0.299978c 2.35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir.W. Denizli.938734 F=2.= 2.41281 Orta 0.219559 0.109807c 0.24759 D.= 2.07619c R2=0.52370 F=3.053038c R2=0. Tablo 4. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir.W.W.18197 D.88941a Tesadüfi Etkiler 0. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif).gov. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir.040410 -0.045281 -0.= 2.300283 -1.281516c -1. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir.013758c 0. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır.W.971787a R2=0.dpt.29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir. Ayrıca göç olgusundan.W.007171b -0.779998 0. Gaziantep.765176b -0.07899 D.094435 -0.572678 -0.184771b R2=0.090134 0. 97 http://ekutup.306094 0. Bu durum.583937 3.pdf .035597 -0.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır.012028 0.738131c F=1. Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.709724a R2=0. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4.254066 0. bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir.16311 D.006957b -0.=2.208809 0.a ve 4.

dpt. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir. gerek gelişmiş. 98 http://ekutup. minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular. dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. Ayrıca Türkiye’nin. az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken. firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır.pdf . dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir. Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. Bununla birlikte.tr/bolgesel/keas-I. altyapı. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. Bu sonuç. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları.gov. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif. kıt kaynakların israfına yol açmaktadır. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. Bununla birlikte. ulaşım. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. enerji. 4. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar. kamu yatırım harcamaları (pozitif). belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir. gerek nüfus artışı. dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular.

Lin S. (2000) Econometric Analysis. (1994) “An Empirical Investigation of Exports. D. Ram. and D. Ram. 36 (4). Cilt I KAYNAKÇA Chen. H. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. 38 (3). Growth and Level of Economic Development Revisited”. T. 12. Journal of Economic Development. 22 (1). pp: 2251-2266. pp: 93-102. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. Economic Development and Cultural Change. pp: 391-400. Urban Studies. 130. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. 30. Greene. Vol. (1989) “Export Expansion. pp: 152-174. 20 (1). Journal of Developing Areas. and S. (1995) “Export Expansion. pp: 977-995. 32 (2). Vol. Economic Development and Cultural Change. Journal of Development Economics. Economic Development and Cultural Change. and A. D. Sun. Growth and Level of Economic Development”. pp: 412-425. R. 39 (12). Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. pp: 75-90. D. W. Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”. Vol. Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. Vol. Vol. 99 http://ekutup.dpt. (1982) “On Export and Economic Growth”. Fourth Edition. World Development. Moschos. Singh (1989) “Exports and Growth. H. Parikh (2001) “Exports. pp: 59-73. R. Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”. pp: 187-196 Yaghmaian. J. pp: 167-182 Feder. 30 (January). J. P. Vol. Vol. and N. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”.gov. Welwirtschaftliches Archiv. pp: 577-585 Dutt. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. S. Vol. Vol. New Jersey Kohli. P. B. G. and D. Journal of Development Economics. Greenaway. I. pp: 51-72. Poon. Regional Studies. 35 (3). 30. Prentice Hall. Journal of Development Economics.pdf .tr/bolgesel/keas-I. and D.

052223 -0.000503 0.025005 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.056752 -0.032701 0.008096 0.014683 -0.019894 0.004831 0.023850 0.027580 -0.009539 0.014181 0.035395 0.025223 -0.031809 0.005149 -0.028800 0.005962 0.026630 0.002752 0.015265 0.004556 0.012718 -0.tr/bolgesel/keas-I.021453 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.020349 -0.007397 -0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.001082 0.004245 0.001909 0.016495 0.038284 -0.026203 -0.005367 -0.000506 0.032132 -0.007365 0.038444 0.051002 -0.005968 -0.024674 0.026902 -0.001367 -0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.000432 0.dpt.003767 0.018492 -0.030705 -0.032153 -0.004393 0.016865 0.013511 -0.007548 -0.gov.012013 0.026715 0.002379 0.011699 -0.019376 -0.019327 -0.016411 0.014359 -0.003415 -0.014664 0.015264 0.027474 -0.003984 0.018729 0.000501 0.013724 -0.010445 0.010091 -0. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.014663 -0.026181 0.006887 0.031062 -0.017896 0.011422 0.007169 0.026773 0.003161 -0.017710 -0.016625 -0.008398 0.010578 -0.007167 -0.006123 0.007168 0.005134 0.018837 100 http://ekutup.006938 0.pdf .059884 0.032401 0.017954 -0.039377 -0.041415 -0.042274 -0.042265 0.026812 0.052850 0.012608 0.049507 0.004200 -0.026516 -0.017987 0.020386 0.013904 0.016573 0.014941 -0.013020 0.013450 0.032737 -0.003420 0.007204 0.012838 -0.001393 0.025075 -0.014548 0.006505 0.

028023 -0.010200 0.018189 -0.44E-05 0.000118 0.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.004428 0.015048 -0.43E-05 0.040333 0.000520 0.017428 0.024865 0.029911 -0.029347 0.001540 0.017584 -0.000116 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.046822 3.028323 0.024067 -4.76E-05 0.019390 -0.022728 -0.003589 0.004990 0.025493 1.023867 7.009915 0.042569 -0.014545 0.003333 0.012740 0.018671 0.028486 -1.032933 -0.000155 0.033611 -2.025112 0.000126 0.013581 0.006004 0.031081 -0.041308 -7.016977 0.039348 -0.000283 -0.011257 0.53E-05 0.017329 0.012882 -0.011245 0.012462 -0.045351 -0.010736 0.61E-05 0.20E-06 0.000413 0.024323 -0.038950 -0.tr/bolgesel/keas-I.016819 -0.16E-05 0.000189 0.039919 -0.gov.014364 -0.031529 -5.000109 0.000238 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .043188 0.001367 0.001038 0.001481 0.025052 -0.dpt.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.016717 101 http://ekutup.000112 7.000485 -0.70E-05 0.057204 -3.021600 1.050581 -0.28E-05 0.000165 0.001170 0. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.019657 0.001480 -1.025678 -0.000887 0.000422 0.029059 -0.000108 -0.002810 0.050202 -0.014574 0.32E-05 0.021172 -0.031001 -0.95E-05 0.001146 -0.006845 0.016653 0.022528 0.002977 0.007771 0.011785 0.17E-05 0.37E-05 0.020767 0.012286 -3.000191 0.035703 -0.038844 -0.86E-06 0.007702 0.000283 -0.006470 0.000172 0.016253 0.010315 9.

000114 102 http://ekutup.001622 -0.028539 -0.gov.002304 -0.003259 0.007571 -0.008737 0.056539 0.025315 -0.057644 0.010161 0.001524 -0.005479 0.067454 -0.085657 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.052443 0.019174 0.003390 -0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.047219 0.019640 0.082080 0.006486 0.062658 -0.035870 0.008702 0.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.123591 -0.064415 0.000383 0.dpt.045782 0.072221 -0.008006 -0.007963 0.015264 0.004710 -0.061912 0.pdf .013356 0.077238 -0.005981 -0.009506 -0.032100 0.008244 -0.000309 0.031427 0.025319 0.tr/bolgesel/keas-I.053812 0.028082 0.005995 -0.001780 -0.010352 0.071958 -0.013159 -0.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50.gov. Süt üretimi ve besicilik. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi.030 kursiyer. Tarla ürünleri. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir. Yıllık tahmini maliyet 4. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. finansman ve teknik-pazarlama destekleri. Temel teknik eğitim merkezi. teknik. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir. Yeniden istihdamın desteklenmesi. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi. yıllık 923 bin $ ve 4. Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir. 110 http://ekutup. Ormancılık. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Kapalı ceviz yetiştiriciliği. Süt toplama ve işleme. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması. Seracılık ve meyvecilik. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. (OSB’ler): OSB kurulması. pansiyonluk program. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi.2 milyon $. Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi. 10 yıllık tahmini maliyet 58. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım.dpt. Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Büyük kentlerde katı atık idaresi. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi. Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. Safranbolu.pdf . Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması. Yolların.6 milyon $. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. yıllık 640 bin $ ve 1. Su teknikleri eğitim merkezi. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi. Altyapılar üzerine geniş destek programı. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi.

000 $ Garanti Fonu: 22.gov.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır. Teknik Yardım Fonu: 800. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması.180. 4. Tarım. Katılım Fonu.tr/bolgesel/keas-I. 3. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır.000 $ hesabıyla 130. 1. Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi. turizm. Katılım Fonu: Kişi başına 5. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır. Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını. Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir.000.dpt. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması.pdf . Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları.000 $ olmak üzere Toplam 153. 2.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak.000 $. Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti. 111 http://ekutup.

000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir. kamu kurumları.2. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı. Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi. Refah. 5.gov. Karabük Master Planı. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup. Orman. Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi. 4. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama.tr/bolgesel/keas-I. Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır.pdf .1. 5. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan.3.dpt. 6. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır. Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113. 112 http://ekutup. 5. Turizmin Geliştirilmesi.

pdf . Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.tr/bolgesel/keas-I. Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup.dpt.

sağlık. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. Diğer bir anlatımla. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. sosyokültürel değişimler. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme. uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir. Selçuk-Efes. Kuşadası) yakınlığı.gov. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. sosyal ve kültürel farklılıkların artması. Büyükkentlerin sorunlarından. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. kentleşme. Türkiye’nin 3. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. Doç. ekonomik. Bölgelerarası ekonomik. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır. Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir.dpt. eğitim. günübirlik turizm hareketleri. 20. sanayi. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. otoyolun tamamlanması. arkeolojik. çakışan çıkarlar ve politikalar.pdf . yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması. Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. tarihsel özellikleri. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. Öyleyse. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. Dr. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. sosyal. 114 http://ekutup. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. altyapı. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır. kent.tr/bolgesel/keas-I.

barınma. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. dinlenme. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. 1980’lere 115 http://ekutup. ulaşım alanları. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir.dpt. konut alanları. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken. uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı. sanayi ve ticaret alanları. Örneğin. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. tarımsal çeşitliliği. verimli ovaları. Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. otoyol. yol. konumu yüzey şekilleri. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış. Urla. doğal güzellikleri. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir. çalışma.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. Buna paralel olarak elverişli iklimi. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır. eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren.gov. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. Urla. kıyıları. Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi.pdf . Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. tarihi ve kültürel zenginlikleri. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. Sözgelimi. Cilt I 1. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır. diğer bir ifadeyle tarımı. otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. üniversite. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir.

ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi. derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır. Belediye. Bununla birlikte. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. kıyı ve iklim 116 http://ekutup. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. tarımsal çeşitliliği. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır. Milli Eğitim Müdürlüğü. fonksiyonlara ilişkin binalar. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. Tarım Müdürlüğü. Son yıllarda. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir.dpt. ulaşılabilirlik. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. Coğrafi konum.gov. II. konutlar çoğunluktadır. Kaymakamlık. verimli ovaları. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla. fonksiyonları irdelenmiştir. Bilindiği gibi. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır.000 ölçekli topografya haritasından. coğrafi konumu yüzey şekilleri.pdf . Elde edilen verilere ek olarak. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. Orman İşletme Müdürlüğü. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. 2. Ancak. 1/5. bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. nüfus miktarı.tr/bolgesel/keas-I. yollar. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. Urla’da özellikle son on yılda. lüks konutlar. Ayrıca 1/25. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır. Hatta. yoğunluğu ve dağılışı. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. tek elden gerçekleştirilen siteler.

1970-1985 yılları arasında İskele. Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür. Kıyılar. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I.gov. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. Alaçatı’ya bağlanmaktadır. En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli. Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır. 1978). Selçuk ve Kuşadası’na. batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun. denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. Urla’nın kentleşme sürecinde. Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir. 1977).dpt. 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere. 1982). hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır. Güzelbahçe. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel. Urla. Cilt I özellikleri. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. güneyinde Düden denizi ve Seferihisar. 117 http://ekutup. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır. o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli. Ürkmez.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır.pdf . Kuzeyinde Ege Denizi. Zeytinalan. Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır. KalabakYücesahil. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur. 2002). Ahmetbeyli. İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. 1992). Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur.

kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1).0 60.6 74.dpt.0 20. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir.5 46. 2001).0 73.774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49.0 40. Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42.0 51. 19. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup.309’a çıkmıştır.5 58. % 46’ya (1950) çıkmıştır.0 28.309’dan 22.500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2.5 42.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür. Küçükkaya.0 58.5 Çizelge 1 Urla'da toplam. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir. Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir.548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19. Diğer bir ifadeyle. 15. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini.0 55.515'e yükselmiştir (DİE.0 45. Payamlı. Kent nüfusu 23 yılda 1.pdf . Kızılbahçe.0 61.0 39.0 80. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir.tr/bolgesel/keas-I.300 kişi artmıştır. Kavacık. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır.0 55.7 60.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42. Büyükçamlı. Bu dönemde. Bu dönemde. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır.0 48.gov.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir.5 42.0 42.0 26.0 72. 1975'te 22.0 45.4 25.5’ten (1927).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yelki.5 54.5 57. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir. 1927’de %57.3 40.

biber.tr/bolgesel/keas-I.dpt. kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı. çay bahçeleri. deniz gözlüğü. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. havlu. İskele. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. Çeşmealtı. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların. Zeytinalan. İzmir iline bağlı. merkezin güneybatısında. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova. Urla. 119 http://ekutup.gov. börülce. ticaret. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir. 1990). küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu. balık lokantaları. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. inşaat. 1990 sayımından önce. hizmetler. İçmeler. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. patlıcan. Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye. Sonuç olarak. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. tütüncülük. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan. şapka. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. terlik. turfanda sebzecilik. 1992). çiçekçilik.pdf . 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. Ayrıca. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik. Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. mayo. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir. Denizli-Çeşmealtı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. mandalina. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. İskele. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. tarım. sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. Zeytinalan mahallelerine verilmiştir. bamya.

250 hektarı I. 1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1. Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde. Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi. derece doğal sit. 400 hektarı III. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır. Hatta. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır. derece arkeolojik sit. İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir. binalar bulunmaktadır. 1997). konforlu ulaşımı sağlamıştır. otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır. 120 http://ekutup. Cilt I Otoyol.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel saçaklanmalara. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. Ayrıca. Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz. Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.1997).dpt. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır.pdf . derece arkeolojik sit alanıdır. tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. sürekli değiştirilen imar yasaları. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. Bunun 750hektarı I. İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. 2002). 2001). Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır.gov. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar. Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır. plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir.

Uygulanan anketlerde. Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. Bunun yanısıra.gov. 121 http://ekutup. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. Öte yandan.tr/bolgesel/keas-I. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. hızla artan ikinci konutlar. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır.dpt. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. Yücesahil. Özellikle Çamlıçay. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır. ikinci konutlarla adını duyurmuş. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. plansız yapılaşmalar. Cilt I 3. İskele. SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır. Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması.pdf . Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. Zeytinalan. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur. arazi spekülasyonlarının artması.

bilinçlendirilmesi. Yücesahil. Ankara. Coğrafya Araştırmaları Dergisi. Ankara. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. Bunun birlikte. KAYNAKLAR Buttler. Çeşmealtı. W. 1991). Darkot.Ü. turizm çeşitlendirilmelidir. Edebiyat Fakültesi Yayını. 122 http://ekutup. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. Vol 18. ve M. M. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. 547-558. tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. S. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çerçi. (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır. 179-198. Emiroğlu. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. Yayın No 2365. Ankara. 2002). Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ».Ulusal Konferansı.Ü. prefabrik tesisler. İskele.pdf . 227-256.gov. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. İstanbul. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. İ. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. Emekli. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. E. Ulusal Konferansı. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. Sayı 2. R. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır. Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur. 207213. Atatürk Kültür. Sayı 6. B. G. güzel. Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir.dpt. No 3. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli. son söz olarak. Emekli. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. 201-209. Çünkü son yıllarda. G. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu. İzmir. Kıyıların yeniden düzenlenerek. Environmental Conversation.

İ.. No 2863. D.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1977) “Tatil evleri”. İstanbul. S. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. N.tr/bolgesel/keas-I. Urla. İ. Ulusal Konferansı. Sayı 14. (2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. Cilt I Gülez.pdf .T.gov. Edebiyat Fak Yay.dpt. Mater. Ankara. 123 http://ekutup. 85-91. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler. Ü. B. Özgüç. 71-74. İstanbul.İ.Ü. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”.E. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. Şehircilik Dergisi.

tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Cilt I 124 http://ekutup.dpt.gov.

pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 125 http://ekutup.gov.tr/bolgesel/keas-I.dpt.

tr/bolgesel/keas-I. Mimarlık Fakültesi. Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların. Çiftçilerin toprak. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede.pdf . dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise. aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir.gov.. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. bölgelerin. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir. 2. 2. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1. Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kentle sınırlı kalmayarak. Ticaret. Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup. Ancak. Dr. ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak. Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir.dpt.1. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. ODTÜ. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı. * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne.

Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir. mekan hep ikinci planda kalmıştır. bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. 1986). Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. 19. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval. Fransız deneyimi ise.gov. bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. kendi olanakları. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği. ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. Bölge biliminin gelişmesi.tr/bolgesel/keas-I. 127 http://ekutup. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir. Bu değişim yerelin potansiyeli. 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir.pdf .dpt. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir. Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. Buna karşılık. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini. Nitekim. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir. 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. 2.

politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır.1. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Şekil 1’de II. Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II. 3.tr/bolgesel/keas-I. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir. İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir. BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır. Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür. özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği.gov.pdf . Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır. 3. Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu. kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır.

dpt. sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır. Ancak. mekansal özellikler belirleyici değildir.makro ekonomik verimlilik b.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur. İşbölümü. Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik . Mekansal kademelerin oluşmasında. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar. 1966. Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover.çeşitlilik d. 1986: 179). 1989). Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. 1949 ve 1956). Sosyal adalet . ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. Bu ölçekte 129 http://ekutup. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. a. Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir. Diğer bir deyişle. Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur.dış katkıların katkısı ile büyüme c. Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması . Berry. bu açıklamada yer almaktadır (Storper. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır. Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. Ancak. kademelenme. Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski. işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller. Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir. 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır.tr/bolgesel/keas-I.gov. karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır. bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır.pdf . Isard. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle. Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle. 1948. Yerel kaynakların etkin kullanımı . 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. Yer Seçimi Kuramları (Alonso. bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür.

tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yanısıra. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır.gov. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur. ölçeğe göre getiri. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup.pdf . Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur. planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir. Albertsen. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım. politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur.dpt. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır. Ancak. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. 734-736). 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır. 3. ölçek. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. Cilt I ortaya çıkan çözümleme. Ancak geliştirilen çerçevenin. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır. Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir. Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı.2. 1990.

Stöhr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. 1984). Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur. Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır. 1987). 1996. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. 4. 1987: 190). Urry. 1984. 2. başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır. Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel. sosyal ve kültürel özellikler.tr/bolgesel/keas-I. 1989). Storper. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır.dpt. Daha da ötesi. Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken.1990. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. Scott. 1.gov.pdf . Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur. Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların. yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. 1986. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken. Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır. 1993). Ancak. farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek. 1986. bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta. Storper ve Scott. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. 3. örneğin çevre kirliliği. Ancak. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir.

bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir. 1985). Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların. giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır. 9. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur. 8. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. 6.pdf . Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri. Bu çerçevede 132 http://ekutup. 7.dpt. bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken. 10. Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi. 11.gov. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak. 5. Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir.

3. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. 1990. 1990). Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. Doeringer ve diğerleri. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. Örneğin. bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz. yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. Diğer bir deyişle. 1987). bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur.tr/bolgesel/keas-I. İlişkiler mekan bağımlı değil. 1990. 1987. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. Ancak. Miller ve Cote. firmalardan oluşmaktadır. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi. artı toplamlı ilişkilerdir.gov. Bu 133 http://ekutup. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. 1986). Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır. gelişmelerin özenle izlenmesini. Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken.3. 1986). araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. Storper. bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. Kademeli bir ilişki yoktur. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil. Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr. Brusco. Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir. Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello.dpt. Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. Yeni oluşumların tartışılması. Ancak. bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir. 1991. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim.pdf .

Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk. 3. 1987). ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. ticaret ve sanayi odaları. 1999). Cilt I teknolojik değişim. Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları. Bölgesel düzeyde ise Cooke. Ancak. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır. Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir. 1998. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. Buna göre. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri. Oughton and Morgan.tr/bolgesel/keas-I. Landabaso. Scott ve Storper’e (1988. Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar.gov. 1997). Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup.dpt. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir. Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir.pdf . Cooke and Heidenreich. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir. araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir.

Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir.gov. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. 135 http://ekutup. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu. Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı. güven ve karşılılıklığın. Ancak. Daha da ötesi. Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir deyişle. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir. Örneğin yerele gömülü bilgi.pdf . bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi. Nitekim. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir. 4. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? . bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin. Nitekim. Diğer bir deyişle.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. Nitekim. Cilt I Bu bölümde özellikle II. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir. Bu nedenle. üretim kültürünün. sosyal iletişim ağlarının. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde. öğrenme. doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir. özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. sunulan örneklere zenginlik katarken.tr/bolgesel/keas-I. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. sözsüz bilgi. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması.dpt.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması.gov.dpt. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir. En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık. Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik. 5.tr/bolgesel/keas-I. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle. özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir. Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken. geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. yetersizliğini ön plana çıkarırken. Ancak. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır. 136 http://ekutup. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2).pdf . Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması. 1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir. Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir. Bölgesel politikalar. kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir.

Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir. Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış. Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine.dpt. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir. yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar.gov. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan.tr/bolgesel/keas-I.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 137 http://ekutup. II. Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir.

Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan. Belçika. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir. Almanya. Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır. Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken. Estonya-PolonyaSlovakya. Buna karşılık. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika. Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İsveç. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir. Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur.pdf . Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır.dpt.gov. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup.Danimarka. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir.

Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım. becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü.dpt. Cilt I gibi. 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup. Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri.pdf . az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır. POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı. Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir. 7. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır. ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları. bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı.tr/bolgesel/keas-I. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3). Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis. 2000). Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir. 6.gov.

Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç. Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir. Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir. gerek bakış açısının yenilenememesi. uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp. Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin.dpt. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken. Ancak. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir. her şeyi piyasa 140 http://ekutup. geleneksel politikaların.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir.pdf . İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. Bu görüş. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa. gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir.tr/bolgesel/keas-I.gov. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor.

Cooke. 1997. J.intensive Local Production Systems”. post-Fordism and critical social theory”. Research Policy. Alonso (Editörler). 1987. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. vol..pdf . W. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda. 1966. KAYNAKÇA Albertsen N. 1964. ve Heidenreich. 1964. B.. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”. Unwin Hyman: London. 339-365. 1986. Environment and Planning D: Society and Space. UCL Press. Bradbury J. International Social Science Review. “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. E Wever (Editörler). 729-747. 116-137. 9.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. J. M. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak.tr/bolgesel/keas-I. M. 112. ve Capello R. L. F. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada. 26. Brusco S. “Postmodernism... London. Berry B.. Cooke. 1990. MIT Press: Cambridge.. Camagni R. 159-172. 328-353. 475-491 Cooke. ve Extebarria. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir. G. Claval P.. "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". “The region as a geographical. 1998. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. Alonso W. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. 1993. 141 http://ekutup. London.. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World. 78-106.. economic and cultural concept”. Friedman ve W. 1999.dpt. “Location theory” in Regional Development and Planning. “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo. H-J. 23. Belussi. Changing Face of Urban Britain: Localities.. Keeble. Central Places in Southern Germany. London.gov. (Editörler). P. 184-202. Alonso (Editörler). in New Firms and Regional Development in Europe. Stöhr (Editör) Mansell. Cambridge Journal of Economics.. “Policies for the Development of Knowledge. P. 1988. Prentice Hall: Englewood Cliffs.G.. in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. Christaller W. Conti S. July. Progress in Human Geography. Uranga. 38-63. Braczyk. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. Friedman ve W. MIT Press: Cambridge. J. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir. D. 6. 1989. P. Croom Helm. 1985.

Sawer L.gov. M. W. the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”.. 1991. B. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy. 1986. G.. 1948. K. Scott.. 16-35 Miller.Basic Books. 299-316. ve Topakian G.Oxford: New York. XX. J. International Journal of Urban and Regional Research 12. C. ve Tickell A. W. A. 31.McGraw-Hill: New York. Location and Space Economy.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.... Invisible Factors in Local Economic Development. International Social Science Review. International Social Science Review 112. 1988. U. The Location of Economic Activity. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production. 1956. 1949. J.dpt. 1992. Isard. London. Ve Cote. Cambridge: Masschusets. Kuklinski.. 1987. M Dunford (Editörler).. M. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”. Piore.tr/bolgesel/keas-I... 1992. ve Storper. 112. Dunford M. A. Scott. Regional policies: experiences and prospects. “Flexible production systems and regional development. Work and Territory A J Scott. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri. Regional Studies. Environment and Planning D: Society and Space 8. Allen Unwin. 1987. B. 479-490. Landabaso.. 1996. M Storper (Editörler). Oxford University Press: New York. Growing Nex to Silicon Valley. London. Hoover. 1986. 215-232. 1999. 142 http://ekutup. A. “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. Garofoli G. Storper. A. Work and Territory A J Scott. 85-101.. M Storper (Editörler). “Theories of regulation”..pdf . ve Johnson. space and flexibility: The social regulation of uneven development”.. M.. Belhaven. ve Morgan. Staber. International Journal of Urban and Regional Research. New York. E. 476-506. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. Isard. ve Tabb.. Lexington: Lexington MA. Innovation Systems and European Integration”. Gregersen.. 297-321. 1997. J. Learning regions in Europe: Theory. R. The Second Industrial Divide. 171-186. “The general theory of location and space economy”. C. F. 3-15. A.Austin August 30-September 2 Lipietz. ve Scott. Oughton. Terkla D. 1984. Quarterly Journal of Economics LXIII. Peck. M. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. vol. Allen Unwin: London. M. W. 1990. M. 1987. “Production. Cilt I Doeringer B. 173-186. ve Sabel. P. J. C. “Learning Economies. “Time. K. 1987.

pdf . 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France. “Survey 12: Society. Storper. Regional Studies. International Journal of Urban and Regional Research. 1993..tr/bolgesel/keas-I. 34. 433-455. W. Webb. Cambridge Journal of Economies. Stöhr. Environment and Planning D: Society and Space. M. space and locality”. Storper... 857-864. Urry. ve Collis.. 187-197.dpt. 435-444. “Regional economic development and the world crisis”. International Social Science Review. Cilt I Storper. 27.. B. “Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”. 1989. 1987. C. 13... B. 143 http://ekutup. Regional Studies. 5. M.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. J. Stöhr. 112. 273-305. 423-444.9. W. Italy and USA”. D. 2000.gov. external economies and crossing of industrial divides”. 1990. M. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. 1987.Mansell: London.

Cilt I 144 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.

Cilt I 145 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf .

tr/bolgesel/keas-I.dpt.DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Cilt I 146 http://ekutup.pdf .

ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. Böylece büyüme. Ancak. bu kez bilginin üretirken. arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. sağlık. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup. çok boyutlu. GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. Dr. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES). sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere.gov. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. Yine bunun bir parçası olarak. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof. Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte. aynı zamanda. kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü. 1980’e kadarki yaklaşımlar. sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. ekonomik açıdan özde sermaye birikimine. Bu nedenle. içerik ve nitelik değiştirdi. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET). sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken.pdf . eğitim. politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı. kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu. ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu. DEÜ İİBF. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı.tr/bolgesel/keas-I. analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular.dpt. Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi..

alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. politik. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların. insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken. Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor. ekonomik. kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir. İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. Cilt I çalışıyorum. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken.dpt. 2.gov. Bu yaklaşımda toplumsal sistemler.tr/bolgesel/keas-I. Başka bir deyimle.pdf . Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim. insanların davranış. dağıtım ve tüketiminin. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. Bu nedenle. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. 148 http://ekutup. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. kendi içinde sosyal.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor.

sistemleşme.dpt. Bilindiği gibi. yapı ve süreçler. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi.pdf . belirsizlik. insan bünyesinde sinir sistemi. genelde uyumlu sistemleşme. Her biri ayrı işleve sahiptir. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. Sistem. Newton yasaları bilime. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir.gov.tr/bolgesel/keas-I. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. Gerek makro. Madde ve evrenin. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. bir birinin işlevini üstlenmese de. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. istikrarlı. iskelet yapısı. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte. 3. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. düzenli. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor. Analoji olarak ortaya koyarsak. sindirim sistemi. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı. Kısacası. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri. doğadaki. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı. yalın. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur. Cilt I Bu nedenle. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. kaos teorisi ile açıklanır oldu. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü. 149 http://ekutup. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. belirlilik ve istikrar yerine. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. tek düzelilik ve istikrar yerine. determinist ve öngörülebilir niteliktedir. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. fizyolojik yapısı. Ancak bu öğelerin her biri. tek yönlü. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı. birbirine paralel. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar.

karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. Kaos Teorisinin. zıtlıkların.dpt. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı.gov. literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. Bu paradigmada araştırmacının. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi. standart tek düze ve determinist değildir. her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar. kurumlaşma. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu. BAĞET Paradigmasında. Araştırmacının. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. Toplumsal bütünü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. Burada. Aksine. kesikli. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum. zaman. şekillenme. Oysa. İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak. belirsiz. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor. söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine. dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır. ağ bağlantılarını farklı düzey. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma.tr/bolgesel/keas-I. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir. yapı ve süreçlerin. dönüşlü. Daha önceleri. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür. 150 http://ekutup.

Zaman sürecindeki bu şekillenişte.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde.1.Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu.2.Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend). sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. zaman içinde gerçekleşir. daha esnek ve çeşitlenmiş sistem.Yapılar ve Süreçler. Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz. Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği). 5.Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi. Cilt I 4. Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu. bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler. katı belirlenmiş sistem. yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor. 4. belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır. 2. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir. Evrilme. yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler . yapı ve süreçlerden. Toplumların zaman içinde evrilmesi.gov.Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma.tr/bolgesel/keas-I. 151 http://ekutup. 4. 3. 4. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz.pdf . Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır. Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1.

Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır. ekonomik. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı.gov. bölge. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının. toplumsal bütünün analizinde. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem. bölge içinde belli bir konuma. Tarihsel birikimde. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. örneğin bölge ve kentin nüfus. Bu düzeylerin her biri. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir.tr/bolgesel/keas-I. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur. Mekan analizi. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken. bir köyün olduğu kadar bir kent.dpt. Örneğin her kent. politik. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir. sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. alt yapı donanımı. Nasıl ki. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır. belli bir tarihsel birikime sahiptir. mekan biliminin analiz düzeyleridir. önemli ölçüde. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir.pdf . Örneğin bir İstanbul. kültürel. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa. Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. nüfus yapısı. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. Buradaki etkileşim ağı. belli bir kent yapısına ve diğer kent. 152 http://ekutup. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken. yapılanma ve süreçler.

bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. ekonomik açıdan sanayileşme.4. etkileşimi yansıtan açıklığın. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir.pdf .mekansal birim. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı.Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız. 4. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım. Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. Açıklık. davranış. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi. kültürel açıdan değer. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler. üniversiteler. Düşünce insanla ilgilidir. 4. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim.5. organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup. Örneğin bir kent ekonomisinde. Bu anlamada bilgi çağında. Bilgi iletişim çağı ise.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. örneğin bir kent. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı. hizmetleşme. Teknoloji. küresel ilişkilerdir. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini. Oysa bilgi uygarlığının referansı.gov. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. bilişim. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz.dpt. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır. İnsan. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir. Bilgi çağında örgütsel. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme.tr/bolgesel/keas-I. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. Başka bir deyişle. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı. dünya görüşü ve eğitim durumu. Bilgi toplumunda ise. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. ekonomik çıkarları. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım. politik ideolojileri. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. kapalı-bağımlılıktan.

Sanayi toplumu ve uygarlığı. birbirine göre nitelik farkı. Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I insanların yaratıcılığıdır.tr/bolgesel/keas-I. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru. Bu nedenle mekanik paradigma. içerik ve nitelik olarak değişti. İnsanların. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı. Ancak bu yaklaşım. yapılar ve süreçler getiriyor. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. mekanik düşünce idi. uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti. Mekanik paradigmaya göre. yapılaşma ve işleyişine yol açtı. Sermaye ve bilginin. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı. değişimin. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma. Ancak yeniliğin riskler içermesi. Oysa bilgi çağında. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. 154 http://ekutup. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler. modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu. madde ve canlının. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. kurumlar. yani sistemleşmesi. yapılanması ve işleyişi söz konusudur. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir. kurumsallaşması. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda.pdf .gov. Burada yeni üretimin. parlamenter politik sistem. 5. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. kurumsallaştı. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. sermaye birikimi yerine. yenilik değil.dpt. Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi.

işlenmesi. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı. kıt bir üretim faktörü olarak. Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil. Bu sistemlerin işlerliği için. sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. sürekli yenilik demektir. akışkanlığı yüksek. sürekli yenilik üreten. sosyal alanda işbirliğine dayalı. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. tam aksine insanla bütünleşik olarak. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı. kurum ve örgütlere. Cilt I Ekonomik alanda sermaye. yenilikçi girişimciliğe dayalı. paylaşırken de çoğalan. Ekonomik alandaki yenilikçi. 155 http://ekutup. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı. Oysa ki bilgi. kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. yani mikro birimlere bağlı kalması.pdf . insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. bilgi birikimi olarak. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. örgütlenme. kapalılığı kabul etmeyen. öğrenen insan. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini. yaratıcı insanlara dayanırken. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. Öğrenme. ekonomik gelişmenin. politik alanda örgütlü. stok olarak akışkanlığı olmayan. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı. Ar-Ge. Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. yaratıcılık. öğrenen kurum. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. Bilgi çağının kültür. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. katılımcı demokrasi. üretirken de. paylaşımla sinerji yaratan. Bu nedenle bilgi toplumu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. Bu özellikler. öğrenen örgüt. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın.tr/bolgesel/keas-I. Sürekli yeni bilgi üretimi. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. Öğrenen birimler arası işbirliği ise. tüketirken de. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip. paylaşımı. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi.dpt. Toplumda. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. Yenilik üreten. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi.

personel. malhizmet. Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için.işletme. kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . Kentin kendi altyapısının (doğal. Bu nedenle. çevresindeki fırsatları. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken. sürükleyici ve belirleyici olur. kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir.dpt. Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. bilgi. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. Girişimci. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. kentsel sistem.gov. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. Gelişmenin. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir. sermaye. bilim.pdf . Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. Değinilen ögeleri. kentsel. mekâna taşıdığımızda yerel birim. Kentlerde. Ar-Ge örgütlenişi. kurumsal. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. Ar-Ge. maddî. yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği. rekabet ve cazibe avantajı. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup. yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. Üniversite . davranışsal özellikleri. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I örgütsel. Kamu – özel. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri.

işletmeler. Yerel fırsat ve potansiyelleri. iş fırsatları. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir. Yenilikçi bir kent için.dpt. yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. yerel iletişim kanalları. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin. Kentteki eğitim . İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. kentteki insanlar. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek. çeşitliliği. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir.tr/bolgesel/keas-I. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir. örgütler. Çünkü kentsel kalkınmada. Kentsel gelişmede. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir.öğrenim kalitesinin. sosyal gruplar. üretim süreçleri. belediyeler.pdf . kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. İşgücü kalitesinin. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği. 157 http://ekutup. yerel. İletişim kalitesinin. kalitesi. Kentsel gelişme için. Bunun için.gov. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kamusal yönetim kalitesinin. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının. Ancak bu dinamiğin yakalanması için. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir. evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir. üniversiteler. Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. Yenilikçi girişimcilik. Girişimciliğin “yerel” olması. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir.

gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor. Zira gelişmenin odak noktası. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için.dpt. artık merkezî yerler modeli yerine. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. Bu sayede bilgi bazlı araştırma. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. Bu durumda gelişmenin sürekliliği.pdf . yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır. Esneklik. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. insan ve sermaye akımına sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme. kendi içinde çeşitlenmiş. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan. Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur.tr/bolgesel/keas-I. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı. kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. karşılıklı mal. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim. nüfus büyüklükleri farklı. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler. Kentsel kalkınma iklimi için. merkezî hizmetler yerine. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır. yaşayan insanların değerler sisteminin. hizmet. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği. eğitim. Cilt I yönetim teknikleri. öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. bilime. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. 158 http://ekutup. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder. yatay örgütlenmiş. ekonomiye. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır.gov. yerel potansiyellerin (yerel kalite. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. Ağ-kentler. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. sosyal değişime. yerel girişimcilik. öğretim.

kentin yakın çevresi.tr/bolgesel/keas-I. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır.gov. tanıtan. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için. alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. kent sisteminin gelişim. katılımcı biçimde örgütleyen. Bu yaklaşımda. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak. 6. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır. yenilik üreten ögeler. bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. 159 http://ekutup. öğrenen kent kültürü olarak bölge. Bu görev için.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. ulusal arka plan olarak ele alındı. bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu. analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. Kent Kalkınma Kurumları. geliştiren. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır. Kent Kalkınma Kurumları.pdf . Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir.dpt. Bu yaklaşımla.

Pamukkale Üniversitesi İ. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır.. Pamukkale Üniversitesi. bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların. Denizli Bilge AKÇA Ar. Kınıklı 1. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır. yüzyılın temel karakteri. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü.. Kınıklı. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin. Birinci yönü. petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”. yarı mamul.gov. Gör.F. ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur. İ. üçüncüsü. sermayenin.F. Bu 160 http://ekutup. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır.F. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının. Ayrıca.B. İ. Petrol krizleri. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur..tr/bolgesel/keas-I. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır. ikincisi.B. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör.pdf . Pamukkale Üniversitesi.dpt. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur. sermaye hareketlerinin artışı. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi.İ.İ.İ.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.B. 21. Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen.Dr. gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler.

Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. ekonomi alanında da kendini göstermektedir. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek. yalnızca kültür alanında olmayıp. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine. Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir. Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir. Hatta. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri. planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta. Oysa. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır). aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar. Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. Böylece. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup. 2. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. pazarlama vb. Bu durum. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler.gibi).gov. Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre. pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir. üretim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik. Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. kendi kültür öğelerini aktarırken. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin. ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı. YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır. Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak. Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin. Bir bakıma. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır.tr/bolgesel/keas-I.pdf .

sanayileşme tecrübesine sahip. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp. küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. bunları pazarlayan işletmeler yerine. 1991: 105).dpt. tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin. belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli. Böylece. belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet. Şebeke organizasyonlarla artık. etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”.gov. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur. iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken. 2000:6). Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen. Böylece. hammadde ve uygun işgücüne sahip olan.tr/bolgesel/keas-I. 162 http://ekutup. daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko. Bu durum.pdf . işletmelerin “fordist dönemden” kalan. 1997). 1998: 521-522). “dış kaynaklardan yararlanma”. Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir. dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır. iş birimleri”. sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli.

siyasi. Bu çerçevede. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir.b. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye. mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. teknolojik. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. belirli bir ürün için başından sonuna kadar. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. Böylece. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. ama buradan beklenen sonuç. ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. Bu yönüyle küreselleşme. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye. müşteri duyarlılığının “maliyet”. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. üretim. gerçekleşir ya da gerçekleşmez.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. pazarlama. dağıtım v. Ancak. “fiyat”. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur. (tedarik. siyasi. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna. kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır. Küreselleşmenin ekonomik. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine.pdf . kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler.) yetenek ve kapasitelerine göre. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin.g. dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri. özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri. toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar.dpt. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda. ürünün piyasaya sunumu. Bu anlamda. daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. Başka bir ifade ile.gov. Bu bağlamda. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir. 163 http://ekutup.

213 1.356.830.000 6.2 +5.984. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A.38 4. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.063 3.6 +9.321 1.M.250 552. 20.320. Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5.4 +7.51 -17 -12. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D.000 10.eu.188. 2002: 18.733.7 -10.956 524.3 -0.685 2.08.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp.729.114 113.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.673 76.951 3.C.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.556.06’dır.643 1495 1.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3.pdf .447.gov.542.992 472.807. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.D.397 1.135.B.513 % 4.5 -17. 1 http://europa.eu.719 450.968 120.4 +9.int.578 1.dpt. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6.6 --+8.2003 164 http://ekutup. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri.000 Denizli 432.000 10.944.413 60.int.351 1.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.08.48 5.659 97.878.eu.881. VF.407.251.041.049 1. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi.581 1.Corp.int.503.9 +0.08. 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi.tr/bolgesel/keas-I.073 2.494.472 2. 20.744 2.696.287 2. 20.666.957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16.908 1.D. 19981 (http://europa. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını. A.B.804 7.636 4.862.200.

226.503. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu. Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.146.513 ABD İhracatı 103.601 137. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4).97.528. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür.dpt. 2002: 18.503. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.817.729.947. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432. Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken. Bununla beraber havlu.881.719 450.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.549 Havlu ($) 130. 2002: 18.617.tr/bolgesel/keas-I. Zaten.801.146. başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7).802 352. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432. Aynı zamanda. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir.09 olmuştur. 2001 yılında 352.729. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir.137 USD’dir.838.699 58.719 450.932 % 70. 165 http://ekutup.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.956 524.155.532.340 % 23. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir.648 140. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.gov.137 315.806.956 524.568. Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.69.370 165.226. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133.932 USD olmuştur.69 69.881. 2000 yılında 315. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70.92 25. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır. 2000 yılında %69.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.580.524 141.802 USD.371 115.777 70.907.248 162.907. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir. 2002: 20.97 67.pdf . bornoz. 2001 yılında %67.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69.165. Ancak. Görülmektedir ki. Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305.56 26.513 AB İhracatı 305.

19% 31 2 222 92.57% 5 28. bilişim. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Pierre Cardin. Kömür.67% 72. Makine ve Teçhizat. Cote D’amuor.57% 141 2 4. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken. Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Benetton.17% 6 8 9 11 97 181 35 42.03% 4. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas.57% 71. ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını.43% 66. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19.73% 58.57% 14 24. dünyanın büyük dev şirketleri. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre.57 gibi küçük bir orandır. 2002: 169.4 36. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya.76% 3. LC Waikiki. özellikle tekstil sektörü. özellikle havlu. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik. Petrol. finansal. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. 2003:8-9). Calvin Klein. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki. Walt Disney.86% 94 28. Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır. Versace vb (Bardakçı. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler.11% 28. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar.2 44. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”.gov. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak. daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler.81% 100% Sanayi Grupları Gıda. yer kürenin “ötekilerini”. 2002: 168.24% 24 37.pdf .50% 14 26.33% 73. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup.

Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine.34% 34. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır.15 Kağıt.Ulaşım Araçları69.81% 1.70% 3.09 Metal Eşya.73% 3.67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73.82% 3. 2002: 290.Lisansüstü derecesi.dpt.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir.09% 23.) 2 167 http://ekutup.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82. Bu bağlamda. formen. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir. 4. diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya. Elbetteki. her bir işletmeyi. ustabaşı.00% 14.Kömür. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7). Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.18% 26.51% 21. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir. ama en fazla da tekstil sektörü açısından.14 Metal Ana Sanayi 69. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı.88% 17.48% 25.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73. teknisyen. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır.Makine ve Teçhizat. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik. Lisans derecesi. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu.gov. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır.36% 9.İçki ve Tütün Sanayi 62. Bu çerçevede.98% 0.Petrol.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda. o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır.16% 2.pdf .Kauçuk ve Plastik81. Böylece (Tablo 95. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23.2 Dokuma.47% 3.

şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”. Bu durumda.tr/bolgesel/keas-I. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir. esnek. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. üretken. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir. iş adamlarının. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir. bölgesel. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler.gov. ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. Bu anlamda. Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir.dpt. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. Bu bağlamda. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. Şebeke organizasyon. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor. Küresel kriz karşısında. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir. Şebeke organizasyon pratiği. Bu doğrultuda. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. başka mülkiyete esas olacak tarzda.pdf . bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur. Buna göre “işbirliği” kavramı. ilk dikkat edilmesi gereken husus. girişimcilerin. Ancak. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. Fakat. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Böyle bir tespit için öncelikle yerel. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. Şebeke organizasyon tipi.

İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. Böyle olunca da. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır. çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. sektörel dış ticaret şirketleri. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”. Belki de. Küçük işletmelerin. “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. Uygulamada görülen. örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak. ortak üretim merkezleri v. Üçüncü tedbir.dpt. Burada dikkat edilmesi gereken husus. aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır. Bunlardan ilki. ortak girişimler “joint venture”. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir. Böyle bir durumda. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır. Bu bağlamda. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup. yönetim holdingleri. yeni durum ve olaylara. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. Şebeke organizasyon. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir.tr/bolgesel/keas-I. her işletme. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. Stratejik ortak olgusu. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir.b. şirket evlilikleri “merger”. bunun dışında etkinliği. Ancak.gov. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır.pdf . Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını. bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir. yaratıcı düşünce açılımı yapacak. Uygulamada. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. Bu çerçevede. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin. Dördüncü tedbir.

Küreselleşme sürecinin. deneyimine ve bilgisine sahip değildir.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192. R. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine. Ayrıca. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”. kaynak. Hodgetts (1998) Entrepreneurship. Wheelen Thomas L.08. 170 http://ekutup. Sonuç olarak. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir. pp. imkan. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan. http://ccs. başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir.gov. J. Harvard Business Review. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir.pdf . Hiçbir işletme. hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına. 7: 3. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir. 104-115. September-October. patent satın alandan patent satan. Pamukkale Üniversitesi.dpt. 3. küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında.int.yüzyıl işletmeciliği..2003. Fourth Edition. Contemporary Approach. Denizli. The Dryden Press.M.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. yeni bilgi dalgaları.tr/bolgesel/keas-I. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan. New York.D. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır. Denizli.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında. http://europa. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy. 20. 21. kaynağına. Denizli Sanayi Odası. Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002). 21.eu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Prentice Hall. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. Seventh Edition. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. New Jersey. Bu doğrultuda. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir. (1997).mit. Kuratko Donald F. Denizli Sanayi Odası. Yeni dünya şartlarında. örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V.

kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof. Öte yandan. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur. kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir. kanalizasyon vb. Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. Kayıtdışılık yaygındır. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta.tr/bolgesel/keas-I. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir.. verimli tarım arazilerinin konut. ticaretin serbestleşmesi. Pek çok ilde. parçalanmaya. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir.piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir.gov. Kentsel rantlar yüksektir. işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. su. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları. uygulanan liberal.dpt. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır.) dahi karşılanamamaktadır. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır. spekülasyona açık. kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara. Dr. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir.

) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır. ekonomik. Piyasaların yetersiz kaldığı. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır.dpt. dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur. Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte. Bu yüzdendir ki. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre.pdf . dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi). Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır. Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir. kültürel. beşeri.) değil. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını.gov. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. kamu 172 http://ekutup. İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. yüksek katma değer ve istihdam yaratan.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs. kredi vs. ulusal planlarla da uyumlu olan.tr/bolgesel/keas-I. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74. makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların. tarihsel. 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir.ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. sektörel sorunları (darboğazları. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir. Kentlerde salt mekan (arazi vb. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. potansiyelleri) gözeten düzenleyici. teknolojik dışsallıklar yaratabilen. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. harekete geçirilmesine yönelik. Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur. Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli.

İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır. Pek çok ilde ise. 173 http://ekutup. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır.tr/bolgesel/keas-I. AB ile ilişkiler sürecinde. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII. Karar No:697.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi. uzun süre belli kesimlere (sektör. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2.dpt.) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir.pdf .Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. firma. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır. Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. bölge planlarıyla uyumlu.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır. bölge planlaması ile ilgili amaçlar. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni.2000.06. Bu çerçevede. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde. Kentsel mekanlar. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde. 27. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak.gov. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda. Yukarıdan aşağıya. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması. nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36.

beceri ve deneyimlerin daha genel. çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek. İki ilde de atıl durumda olan tarım. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir.08. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle. yerel potansiyeli harekete geçirmek. sağlık. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını. Bu planlardan kamu yöneticileri. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi. doğaya çevreye duyarlı. Plan. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır. Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. Bolu’yu doğa. DİGEP’de. Plandan beklenen.tr/bolgesel/keas-I. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında.dpt.pdf . Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. Plan.C. il envanterinin oluşturulması. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak. güçlü bir kamu desteğinde. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel. T. ildeki tüm yaşayanları. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması. Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. ve spor turizmi bölgesi. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır.gov. mekansal dağılımın düzenlenmesi. kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. BİGEP.

gov. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır. planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere. Plan hedeflerine ulaşıldığının. gönüllü kuruluşlar. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir.tr/bolgesel/keas-I. Planlar uygulamak için yapılır.pdf . hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır. meslek kuruluşlarının temsilcileri. rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür. 175 http://ekutup. Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. kurumsal destek sağlaması de zorunludur. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının. Önerilen stratejilerin.yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur.dpt. Bu nedenle her iki planda. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. Cilt I yönlendirecektir. kamu önderleri. demokratik kitle örgütleri.

2001). 2.dpt. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması. 1996.Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde. 3. Çalışmanın amacını. diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil.. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup. çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP. Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır.gov. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır.. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada. genel faktör oluşmaktadır. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1. adı verilmektedir (DPT. 2002). Bolu il sınırları içinde alınmıştır. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek.tr/bolgesel/keas-I. 2. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken. Öğr.pdf . Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere. Calvin. ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı. 2002). söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor). 81. karşılaştırma yapmak. Beykent Üniversitesi 1. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır. Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr. 1996.Gör. Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak. Calvin. Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur. Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında. Literatürde. il olan Düzce.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. Çalış.tr/bolgesel/keas-I. okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına. Ancak. Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir. Sağlık Değişkenleri. Sanayi ve Tic Bak. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2. Bak. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. Sanayi ve Tic Bak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Mali Değişkenler. DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir. Türkiye Bankalar B. değişkenler kadın. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. Son yıllarda. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür. Bu çalışmada da.dpt. başta eğitim ve işgücü olmak üzere.gov. erkek bazında ayrılmıştır. gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır. belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır. gerek AB. Turizm Değişkenleri. ve Güv. Eğitim Değişkenleri. Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort. Cilt I 1.

Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak. SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.pdf .gov.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

2002).41 10.44 3.11 1.85 73. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar. faktör yükleri (factor loadings) denir. Calvin.43 2. ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup.78 52.06 1.36 3. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül.70 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Birinci temel bileşen.tr/bolgesel/keas-I. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT.41’ünü açıkladığı görülmektedir. Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir. faktör ağırlıkları.51 2.95 2.90 3.49 83.75 66. 1996. bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür.16 2.83 10.40 1.20 67.41 69.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT.39 1.46 74.pdf . Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir.77 1.21 79.83 63. Faktörler ister dik olsun.36 4. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde.67 83.20 3. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir.56 71.34 3. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür. Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından.90 1.93’tür. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır. Özellikle. Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.dpt.45 6.41 62. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da.07 52.15 81.40 79. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52.05 76. Toplam açıklanan varyans ise %83. 1996).93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır.17 1. 1997).34 2.32 1.45 3. ister olmasın. Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31.20 2.34 1.66 3.45’tir.72 81. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun. Genel faktör ile 0.62 2.18 52. SSK’lı oranı.20 2. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir.92 1.46 1. İnternetin hizmet sektörü üzerinde.gov.94 1. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda.22 2. kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır.97 77.96 52. İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.

85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur. Kooperatiflerin içinde. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar.91’lik yüksek yüklemi olan değişken. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır. temin tevzi kooperatifi. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı. Genel faktör üzerinde 0. sıradadır. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır.91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için. cinsler arası okullaşmada. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0. Kişi başına konut elektrik tüketimi. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir. 0. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır. Genel faktör üzerinde 0. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir. Genel faktör ile üçüncü sırada 0. uzman doktor.88) SSK’lı oranı. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır. Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada.dpt. Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır. kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler.gov.tr/bolgesel/keas-I. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır. tüketim kooperatifi. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır. küçük sanat kooperatifi. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir. (0. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler. Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır.66 ile 40.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir.pdf . konut yapı kooperatifi.87’lik yüklemi olan değişken. Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır.92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. motorlu taşıt kooperatifi. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. 180 http://ekutup. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla. (0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Mersin. Berry. Calvin. güneş turizmi dışında. Kingston. UNDP (2001) Human Development Report. Ankara. Factor Analaysis. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. batı bölgeleri için de geçerlidir. Turizm. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır. Tatlıdil. Isparta.pdf . Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum. University of Nebraska. kış turizmi. H. Barbara. New York And Oxford. Afyon. Borts G.. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır. geri kalmış bölgelerin sosyo. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik.. GAP. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. Kanonik Korelasyon Analizi. California. Lincoln. Ankara. Cook ve D. 50. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. 188 http://ekutup. Ontario. Kütahya. A. Kingston. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir. Kütahya. Queens University. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. Linda. Özellikle Doğu Akdeniz. Oxford University Press. Turizm. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir. Faktör Analizi. Ray (1965) “Identification of Declining Regions. G. (2001) Using Multivariate Statistics. H. B. kültür turizmi. American Economic Review. ve J.tr/bolgesel/keas-I. L. Özellikle İç Ege’de Afyon. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. eko-turizm.gov. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. New York. (2002) Factor Analaysis.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 21-22. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması. Berry. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. B. Bu illerin. Ankara. Isparta. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. H.dpt. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir. Borts. S. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market. P. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. doğu illerinin aksine. DPT. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. January. Akgül. G. Areas of Economic Stress In Canada. 319-347. K.

Dr. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir. Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd. Doç. Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. Bu kapsamda. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır. konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir. istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri. Afyon Kocatepe Üniversitesi. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır. anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş.. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88. Anket uygulaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Araştırmanın evrenini oluşturan. Anket formu geliştirilirken. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır.tr/bolgesel/keas-I. 5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır.1’ini oluşturmaktadır. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış. 2. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Araştırmanın temel amacı.dpt. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış. Araştırma kapsamını belirlemede. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın.pdf . Uşak’ta da görülmektedir.gov. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. 189 http://ekutup. Uşak İİBF 1. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir.

1.1) üç ortaklı. sanayi işletmelerinin %53. çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir.01. İkinci sırayı %25.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur.4’nün limited şirket olması. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır. Şirketlerin 71’i (%29.gov. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması. %74. limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir. Ancak. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3. Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır. Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25. 3. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır. TTK’ya göre limited şirketler.8 20. Bu. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur. 15’i (%6. 2. Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir. %20. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır.4 . güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır.8 oran ile kolektif şirket almaktadır.2 53.dpt. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir. Görüldüğü gibi. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir. birinci sırayı %53.8’lik bir orana ulaşılmış olması. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. son sırayı da %0. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir. şirketleşme ile mümkün olabilecektir.pdf . Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir.8) iki ortaklı.6 100.0 Tablo 1’e bakıldığında.tr/bolgesel/keas-I. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup.6 oran ile anonim şirketler.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19.2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar. 3. yeterli sermaye yokluğu. Tek kişi işletmeleri. 36’sı (%15. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu.

işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir. bizi 191 http://ekutup.7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.3’ünü oluşturmaktadır.8 100.6) orandadır.0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur. 27 işletmede ise %15. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır.dpt. Üye olmayan işletme ise 5 olup. 4 işletme (%1.7 1.tr/bolgesel/keas-I.3) beşinci sırada yerini almaktadır. 154 işletme sayısıyla %64. seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1. Ortaklı işletmelerin %84.7’sini makine. 3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1. Sanayi Odaları. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü.1’dir. 3.7 1.8’ini diğer sektörler oluşturmuştur. Ticaret Odaları. Deniz Ticaret Odaları. 3. 4. Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir.7’sini. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları. Rekabet edebilmede temel olarak. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir. İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64.3). üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır.3 9. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96.gov. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre. toplam işletme içersindeki oranı %2. 4 işletmeyle %1. 154 işletmeyle sanayiinin %64. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde.pdf . 28 işletmeyle %11.7 1.3.7 9. 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7’sini tekstil.7’sini tekstil oluşturmaktadır . 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir.3 11. Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır.

4) olmadığı görülmektedir. 1.gov. 4. 77’sinin (%32. herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir.Der. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için.0 22. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3. Oysa. Kapasite planlaması. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır. 8 işletme de (%3. İşletmelerin %47. Profesyonel yönetim. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1.Der. 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort.3) cevapsızdır. “Bir işletmeyi dede kurar. Ayrıca profesyonel yönetim.tr/bolgesel/keas-I. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır. Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları. İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları. 2.5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir.pdf . Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir. rekabet üstünlüğü sağlayabilirler.2 10.4 34.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.8 6. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır.dpt. Bu sonuç. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64.9 7.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup.8 1. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde.Der.9 100. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir.3) kapasite raporunun olduğu. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir. oğul büyütür.

Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş. 4.gov. 20 işletme (%10. %5. Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir. 22 tanesi (%9. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. %34’ü pazar payının dar olması. üçüncü derece öncelikli görülen %16.pdf . Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir. Geri kalan 224 işletme (%94.1’i ISO 9000 serisi. boş kapasitesi o oranda düşecektir. 2.2) fason üretim. 31 tanesi (%13. ikinci derece öncelikli görülen %22. 142 işletme (%53. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür. %71.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır. Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir. 4. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9) cevaplamamıştır. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber. %7. güvenlik. Bunun %15.8’i öz sermaye yetersizliğidir. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin. İşletmelerin sadece %28. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması. 193 http://ekutup.6’sı bir kalite standardına sahiptir. iletişim.4) sipariş üretimi. İşletmelerin %28.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır. CE işareti bir ürünün sağlık. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır. 3. Kapasite kullanım oranı. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir.3) mevsimlik üretim yapmaktadır. Rekabet avantajı sağlamak için. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir. İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir. 82 tanesi (%34.6’sı TSE-TSEK.9’u diğer standartlardır. gerçekleşen kapasitenin. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır.9’u dövizdeki dalgalanma. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa.dpt. %65.tr/bolgesel/keas-I.2) sürekli üretim.

0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup.Der. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre. Cilt I 4. firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları. 4.5 18.Der.1 100.9 5. 4.pdf . 5. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması.Der. Toplam % 279 24. Tablodan da görülebileceği gibi.6 363 211 57 1118 32. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır.9 208 18. Ayrıca. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği.dpt. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir. 2.tr/bolgesel/keas-I.gov. 3. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort.

söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.15 işletme ve %6. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır. Çünkü. Verilerden. %31. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18. 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. işletmelerde çalışanlar arttıkça. girişimcilik.tr/bolgesel/keas-I. Bu kapsamda.9 494 40. Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20.0 290 23. 150 işletme ve %61. 5. Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur.9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir. sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir. emek. Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır. 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31. İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada.3). 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan.6 1234 100. 1. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır.dpt.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir. 5. bilgi. Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61.2).9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir. Buna göre.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. işletme sayısının azaldığı görülmüştür.2 ile çok küçük işletmeler.9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır. işletmelerin %24.2’lik oranla orta işletmeler. işletmelerin %75.3’lük oranla küçük işletmeler. 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12. 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy.5 57 4. 2. 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy. Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32.pdf . 29 işletme ve %12.Der. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları.Der. elde edilen verilere göre.gov. Bunun yanında. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir.2).7). İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup.Der.

Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür. Cilt I yönetimdeki oranı %10.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır. ankete cevap veren 92 işletmede (%38. Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir. 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13).tr/bolgesel/keas-I.5’tir. üst düzeyde %7. Buna karşılık %50.pdf . 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır. 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır.3).gov.7). Ankete katılan işletmelerin %88. %4.6). 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir.6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır. ankete 26 işletme (%10. 5.7). İşletmelerin %1. Üst düzey.8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır. Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır. orta düzeyde %14. 498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır.3’tür. Bu sayı 196 http://ekutup.9) cevap vermiştir. Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır.1). 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1.dpt. Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır.3). 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8. Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. ankete cevap veren 220 işletmede (%92. Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49. Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12.2’dir. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında.9)cevap vermiştir. Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır. 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16. 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). alt düzeyde %28.5.7).4’ü yüksek öğrenim görmüştür.2). Ankete 33 işletme (%13. orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında. Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır. Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2). Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır.4). kadınların erkeklere oranı. Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır.8. 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6.4). Her üç düzeyde de (üst. İkinci derecede yakınların oranı ise. 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir. Alt düzey erkek yönetici sayısında. 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82.6’sında 1-3 üst düzey yönetici.9). Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8. 10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10.7). Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş. Bulgulardan.6). 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70.

5. alınan personelin eğitim. 209 işletmeden (%87. Toplam 24 işletmede (%10. 20 işletmede (%8. uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır.gov. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır. 2 işletmede 2 toplam kişidir. 3. Bu nedenle işletmelerin. 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90. uyumlaştırma. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1. Terör mağduru çalışan. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar. cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58. İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır.1) 101 erkek çırak çalışmaktadır. 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir. Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır. İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır. 197 http://ekutup. Son 20-30 yılda dünyada iletişim.8). Önceki yıllarda işletmelerde. Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır. İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır.4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41. Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla.8) cevap alınamamıştır. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7’dir. İnsan kaynakları.2). Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir.pdf .9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır.3) toplam 5 kişidir.8).3’üne denk gelmektedir. 14 işletmede (%5. insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir.tr/bolgesel/keas-I.3) cevap vermiştir.7) tür.7) cevap vermiştir.2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır.. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta. koordinasyon. Kadın çırak yoktur.dpt. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır.

planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. 6. 213 işletmeden (%89.4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74.pdf . İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir.5) bu soruya cevap alınamamıştır. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır.8).tr/bolgesel/keas-I. 198 http://ekutup. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84. Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir. Deri sektöründe 23 işletme (%9.gov.dpt. Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler.7) faaliyet göstermektedir. Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10.7).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında. SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.6) bir mesleki kuruluşa üyedir. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93. Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma.7) tekstilde ise 154 işletme (%64. hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir.

%6.3’tür. İşten çıkarılanların oranı %26. İşçi profili: İşletmelerin %81.tr/bolgesel/keas-I. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. İşletmelerin %94. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir.dpt.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir.gov. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır. İşletmede çalışan sayısı arttıkça. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71.pdf . işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir. Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak. İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81.6’sı bir kalite belgesine sahiptir.9’dur.3’tür.1’dir.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.2’si orta boy işletme. Hammadde kaynağı olarak.4) yüksek öğrenim görmüştür.1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50. Sonuç olarak.5’dir. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir. 199 http://ekutup. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27. İşletmelerin sadece %28. Emekli olarak ayrılanlar %14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yüzde 65.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır.5’tir. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir. İşletmelerin %12. Üretim şekli: 103 (%43.2) işletmenin üretim şekli süreklidir. İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. öncelikli olarak yerel kaynaklar.

dpt.1) 101’dir. Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1. Çırak sayısı 24 işletmede (%10. “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. Buna göre.4) 61.2). kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56.3) 5 kişidir.9) 42’dir. 200 http://ekutup. Üst düzey.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9).8) 2 kişidir. Yönetim düzeyi arttıkça. stajyer kadın 14 işletmede (%5. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8.4) 1 kişidir.3’dir.5. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir. stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında. 1 işletmede (%0. üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7.pdf . Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0.8.gov. orta düzeyde %14. alt düzeyde %28.tr/bolgesel/keas-I.

kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. 7. Okullar. Serbest meslek sahipleri. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. Farr ve Favero. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. 1996 ve 1989: 203. 1996: 300-318). 9. 2002: 9). yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar. 2002. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm. hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. 10. “insanlar. 5. 11. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. 2000. Piyasa ve siyaset. yerel. İşçi ve işveren örgütleri. Yaşanan küreselleşme. 2000). kamu tüzel kişilerinin yanında. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri. ücretler. bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları.dpt. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd. hem gümrükler. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun. Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. Artık şirketler. 1998). Kamu Yönetimi Bölümü 1. ucuz ve nitelikli emeğe vb. 8. Bu yaklaşım aynı zamanda. kapitalizm ve devlet. 1994.tr/bolgesel/keas-I. 4. 1984: 4). ülkeler. 12. Dr. 3. mahalle muhtarları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mal-mülk sahipleri. işçi-işveren ilişkileri. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil. özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand. 1990: 643-644. sadece ulus devletler açısından değil. Kenttaşlar (Logan ve Molotch. diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı. Malecki. 6. Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi. 1993. pazara.. Siyasiler ve diğer seçilmişler. Gül. 1999). Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar. Bunun yanında.gov. Toplu taşımcılar. İİBF. hem de mal ve hizmetlere. 1990). Süleyman Demirel Üniversitesi. 201 http://ekutup. vergiler vb. Üniversite. Doç. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu. Moore ve Laramore. Ünlü...pdf . hammaddeye. Tees vd. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. Girişimci-sanayici. 2. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar..

yerel düzeyde. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır. Bunun yerine. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. Aksine. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması. bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. Çalışmanın amacını aştığı için. bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. Çalışmada öncelikle. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır. hedef. Daha sonra. kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır. kalkınma ve bölge kavramlarına. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi. yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında. Ayrıca. Ulusal düzeyde planlama.dpt. Cilt I bölgelerin. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek. Ancak. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. Bu çalışma. Türkiye gibi gelişmekte olan.pdf . 202 http://ekutup. Bu adımlarla. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının. ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı.tr/bolgesel/keas-I. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır.gov. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda. Aksine.

asgari ücret uygulaması. 1960’lardan sonra. yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur. AB. İşsizlik Sigortası. 2002. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında.tr/bolgesel/keas-I. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras. yerel düzeyde 203 http://ekutup. Kanun. Örneğin. Ekonomik istikrarı sağlamak. yereli de içine almak. Ekonomik kalkınma planlamasında. Artık. Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir.1. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. bu bölgelerde yatırımları. 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. Yeşil Kart uygulaması.pdf . ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok. işletmeleri vb. yerel oda ve birlikleri. Ancak. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. istikrar programları. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2. Gül.dpt. SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. 2003). ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. 2003. sosyal adalet ilkesi gereği devlet. 1995). yani yerel yönetim birimlerini. ihracatı vb. SYDTF. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada. ya da üretimi. Talas. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. 1998). Cilt I 2. ekonomik kalkınma yerel olmak. 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu. de kapsamak durumundadır. Sallan Gül. Merkezi hükümetler. kenttaşları. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. 2003 ve 2000.

çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma. Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz. dışa bağımlılığı az. 2. önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım.pdf . dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını. Bunun yanında. yerel düzeyde ekonomik kalkınma. yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz. 1994: 65). 204 http://ekutup. ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak.dpt. özellikle yerel kamu otoriteleri.2. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması. özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. çok daha profesyonelce yürütülen.2.2. 1994: 101). daha temiz ve düzenli çevre gibi. 2. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen.tr/bolgesel/keas-I.2.1. Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. Bu süreçte. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler. ekonomik olduğu kadar. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely. Amaçlar ve Hedefler 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım. 1994: 102). dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen. yerel ölçekte kamu. Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen. Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir. Örneğin. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi.

Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar. gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. Burada vurgu.gov. Yerel ya da bölgesel ekonominin.pdf . geniş ölçekli. 5. 2. OECD. toplumsal. gerek gönüllü kuruluşlar. 1994: 134. EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir. Bingham ve Mier. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır. Bu süreçte. Kaynakların. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. yerel güçler. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri. “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. 1994: 41. Stratejik yaklaşımda. 3.tr/bolgesel/keas-I. 1994: 42-43): 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma. 3. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. 1986. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. fırsatlar ve kaynaklar. Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. 1993: ix). ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını. göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak. 1984). 4. yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. 205 http://ekutup. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely. alıntılayan Blakely. alıntılayan Blakely. olanaklar. Bunun yanında. yerel halkın. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. o yörenin insani. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in.1. kurumsal. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. 3.dpt. 1993). 1986. gerek odalar ve birlikler. Bu grupların.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dar Kapsamlı Politikalar 3. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır. planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely.2. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır.1. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde. amaçları. 3.1.2. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. 3. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek. vergi muafiyeti gibi teşvikler.gov.tr/bolgesel/keas-I. mali. sorunları ve sıkıntıları saptama. olanakları ve fırsatları değerlendirme. bu politika türüne örnek olarak verilebilir. yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. inceleme. yerel yönetim birimlerinin. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde. bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”).dpt. 206 http://ekutup. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama. işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. organize sanayi bölgeleri kurulması. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir. 3. 1994). (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı.1.1. yönetsel. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. serbest ticaret bölgeleri kurulması. örgütsel. kamusal yatırımlar yapılmasını.2.pdf . işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için. yeni bir bina tahsis edilmesi. Örneğin. (3) Eyalet hükümetinin.2. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması. izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması.2. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir. öngören politikalardır. vizyonu. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6.

eğitim vb. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır.pdf . Bu ise. yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir. 1990). Bu tür kamusal maliyetler. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. ekonomik aktiviteler ve sermaye. özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir. 3. 3. özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir. o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz. kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. nitelikli emek. Ancak. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch. 2003). Eğer. araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar. 1994: 214). yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını. Bu eğilim. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları.gov. 1996: 311. bu tür politikaların getirisi. vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. yörede yapılan kamusal yatırımlar.dpt. ulaşım. ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir. daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek. ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch. yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır.tr/bolgesel/keas-I. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. 1996).3. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği. 1996). Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. sunulan kamusal hizmetler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır. istihdam yaratarak. Ayrıca. Ayrıca. Dolayısıyla. Ayrıca. Levy. Ancak. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında.2. zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını.2. 207 http://ekutup. Cilt I oluşturulması. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel. ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam. üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir.

Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan.dpt. mali. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı. Porter.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yıkık-dökük. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır. Dolayısıyla. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir. Ayrıca. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti.tr/bolgesel/keas-I. kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda. yoksul. Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. serbest girişim bölgeleri oluşturmak. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf. 1991: 137. Ayrıca. eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi. Ancak. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. ama. yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır.gov. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır. ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip. Ancak. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır.pdf . 1984: xii). kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. arazi temini. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. 1983). canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir. 3. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek. yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı.4.

işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. Blakely (1994. Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın. kapasiteyi. kaynaklar. 3. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir.dpt. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi.gov. Bu durumda. 46). garsonluk. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. çocuk bakıcılığı. inşaat işçiliği. Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır. Bu türden. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine. kayırmacılığı. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen.tr/bolgesel/keas-I. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar.6. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur. Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. büyüyen. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar.5. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. Dolayısıyla. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı.pdf . Eğitimsiz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. topluluğun. tecrübesiz işgücü. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır. bölgeler. sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar.

Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır.6. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır. 1985: 86-87.4. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir.gov. 210 http://ekutup. olanakların. işletmelerin vb. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir.6. istihdam durumu ve olanakları. -Uygulanacak projeler belirlenir. Cilt I uygulanması. Maliza. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır. olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır. güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. -Kamusal. politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely.6. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. gereksinimlerin. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır. ve. 3. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. -Yerel topluluğun.6.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır. 3. 3. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır. ekonomik yapının. Levy. 1994: 218-221): 3.1. ekonominin. olanaklar ve fırsatlarla. ve. 1994. -Siyasal. işgücü piyasasının. -Vizyon. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama. saptanan vizyon.pdf . amaçlar ve hedefler saptanır.2.3. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır.

-Plan uygulamaya konur. Örneğin. Bunun için. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir. ve. Bu veriler.tr/bolgesel/keas-I. -İşgücünün mesleki eğitimi. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam.6. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. -Altyapının.6.pdf . yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır.gov. -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak.5. ve. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. broşür-afiş. çevrenin korunması. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur. plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. Ayrıca. amaçların genel olması. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir. Bunun nedeni. 3. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. suçla mücadele.dpt. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir.6. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir. performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması. ve. değerlendirme yapma metodu belirlenir. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır. yazılı-görsel basınla söyleşi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu aşamada. Değerlendirme Plan değerlendirmesi. -Bir değerlendirme raporu hazırlanır. 3.

konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı. mali. uygulanan politikaların değerlendirilerek.pdf . Bu durumda aslında. Bu süreçte.dpt. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy. 3. Bu değişiklik. Bunun yanında. İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. 1994: 145). Ancak. İzleme süreci. bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. Bu sorunları aşmanın bir yolu. Buradaki temel soru. ekonomik. kültürel. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. planın kullanışlılığı azalabilir. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. teknolojik. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez. istenildiği kadar iyi olmasa da. Rossi ve Freeman. gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir. çünkü. 1996). Bu durumda da. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. açıklayıcı 212 http://ekutup. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir. daha zordur. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. başarıyı ölçmek vb. Bir diğer sorun. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının. yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği.6. karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. kısacası. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu. 1996. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir. Patton ve Sawicki. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. plan uygulanırken. “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7. orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. Bu süreçte. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise.gov. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır. Bu değişiklikler. 1993: 263. Bu durumda da çözüm üretmek.tr/bolgesel/keas-I. Ancak. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak. Ayrıca. kentlerin nüfus. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. sosyal. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. 1992). tek bir alan olarak birleştirilmiştir. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. Örneğin.

. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd. ve Krefetz. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin.7. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1. 1991): i.tr/bolgesel/keas-I. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması. açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel. ekonomik faaliyetler vb. iv.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. işletmelerin. Bright vd. Yerel topluluğun insan kaynakları. 1995. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. 1996). ix. iii. Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması. x.gov. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi. birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen. Merkezi mali.7.2. 1995. Wagner vd. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi.. ve. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan. Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için. girişimcilerin. v. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3.. sosyal sınıflar. 1995. 3. ii. yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi. kenttaşların. özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda. Alt yapının. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı.1. Etkin kamu-özel sektör işbirliği. viii. 2002. Uygulamada ayrımcılık yapılması. Rogowsky vd. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır.pdf . İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı. 1995. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci. ve 213 http://ekutup. vii. toplum liderlerinin. vi. Devine ve Wright. konut stokunun vb.7. 3. çok yetersiz olması.

Bu durumlarda. amaçlar ve hedefler vb. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. 1993: 186). planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde. 4. Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir.gov. Günümüzde ise. genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir. amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken. alternatif çözüm yolları. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir. Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır. 214 http://ekutup. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. kamusal kaynakların yanlış kullanılması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1993: 188). kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. Ancak.dpt. Türkiye gibi gelişmekte olan. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir. 2003: 330-366). çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir. Durum böyle olsa bile. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar. çünkü. Bunun en önemli nedeni. bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki. Öte yandan. alternatif planların karşılaştırılmasında. HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için. ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. ölçütlerin. Performans ölçütleri. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ. ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil. vizyonun.pdf . muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak. 1993: 207). Ancak. Bunun için. Sorunun niteliği.

uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir. 1982: 32. Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa.3. Bunlar.dpt. Yüksek teknoloji yatırım çekmek.tr/bolgesel/keas-I. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. Vizyon Vizyon. Cilt I 4. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir.1. Örneğin. 215 http://ekutup.2. dışsallıklar. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş. etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME.1. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi. 1993: 219). Örneğin. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. Vizyon. yapılabilirlik ya da fizibilite. Uluslararası turizm merkezi olmak. 1993).2. Daha varlıklı. maliyet. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik. hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler.1. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar. tekno-kent alanları oluşturmak. Patton ve Sawicki. Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir. Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. karlılık.1.2. İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken. ancak. 4. vizyonunu “demokratik. Amaç ve Hedef Tanımları 4. yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki. İstanbul kenti.1. 4. 4.pdf . yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. uluslar arası yatırım çekmek vb. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. 1993: 187). ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli.1. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. fayda.gov.

veri toplama ve çözümleme.pdf . Evsiz kişi sayısı. Nicel ölçüler. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. işbirliği. 148). idari kapasite8. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. Başka bir örnek daha verelim. fayda-maliyet. konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. çevre temizliği. Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler. riskli bölgelere. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. 4. hukukilik. vb. bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. yakınlık. Planı uygulayacak olan yönetim biriminin. 362). bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir. işgücü piyasasına. kurumsal bağlılık10. dönüşümleri. Cilt I hesap verebilirlik (accountability).) de planlamada göz önünde bulundurulur. Raimondo. hakkaniyet. konut başına düşen park alanı. (Aronson ve Schwartz. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir. eşitlik ve adalet. Bunlar genel ölçütler olup. bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. alternatif maliyetler (opportunity cost). Örneğin. trafik kazası sayısı. ölçülere örnek olarak verilebilir. performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına. ticaretin ve sanayiinin canlılığı. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına. dışsallıklar. kişi başına gelir. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki. altyapının varlığı-kalitesi. Rossi ve Freeman.tr/bolgesel/keas-I. nüfus artış oranı. siyasal destek. toplumdan istenecek değişiklikleri.dpt. 1994: 140. İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü. proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar. 1992: 163. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı. konum7.2. ticaret ve alışveriş bölgelerine. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness).gov. trafik sıkışıklığı. Patton ve Sawicki. 1993: 187).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. 1993: 218-219. otorite9. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine. İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. 1996: 313. suç oranları vb. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. konutların kolay ulaşılabilir olması. kirada oturan kiracı sayısı.2. Bu proje için. piyasa. 8 Teknik. girişimcilik ve liderlik. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. konut alanlarına vb. 9 10 216 http://ekutup. konut sayısı. park alanı varlığı. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. 1992: 64. kullanılabilir arazi. bürokratik. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir.

Ayrıca. Bunun yanında.gov. SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler. Türkiye’de de. aynı kentsel bölgede yer alan. eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile. dönüştürülmesi. stratejik. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. yöreler. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir. sıvı ve katı atıkların toplanması. Artık. Ancak. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb.tr/bolgesel/keas-I. Dolayısıyla. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması.pdf . özellikle son yıllarda üniversite. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de. yerel halkın ve girişimcilerin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu ise. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması. Bu durumda. Cilt I 5. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır. iller. güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. Türkiye’de ulusal. işlenmesi. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir.dpt.

Cheryl A. UK. Centre for Urban and Regional Studies. Oxford. s. Temmuz-Ağustos 2001. E. The University of Birmingham.pdf . Edward G. Basil Blackwell. Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için. New York. 170-190. H. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach. Englewood Cliffs. Washington D. Society and Culture – The Rise of the Network Society. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience. Logan.).). Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. Joel A.). Krefetz.” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. Edward J. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Arlington. Confronting Poverty: Prescriptions For Change.tr/bolgesel/keas-I. daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir. Castells. (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. (1993) Strategic Planning for Local Government. Devine.” Public Administration Review.” içinde S. Campbell (der. Mülkiye. _____ (1989) The Informational City: Information Technology. Goetz. Gül. Newbury Park. Bunu için. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process. Thousand Oaks. The University of Texas. Arlington. The Center for Economic Development. Blakely. Bright. Mumphrey J. 58-80 arasını çeviren Namık Demir. Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass. Sage Publications. Richard D. Basil Blackwell. T. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development. (der.. Thousand Oaks.” Urban Affairs Quarterly. 26 (2) December. University Press of America. 245-278. ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development. Dulupcu. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim. Wagner. Elise M. UK. Aldine De Gruyter.). Research and Service. Fainstein ve S.C. 9-43. Joder ve A. Inc. s. XXV (229).” içinde D. Danzinger vd. Farazmand. Levy.).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. anakent ve kent nazım imar planları. Lanham. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Cambridge. Oxford. Blank. 113128. John R. Prentice Hall. Efil. ICMA.” içinde S. Elazar (der. Mart-1996. çev. vd. J. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları. Sage Publications. New York. 68 (410). (der.” içinde W. Blackwell Publishers. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi. Kemp. Sage Publications. Inc. Alfa. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences. Birmingham. (1994) Contemporary Urban Planning. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der. İstanbul.gov. Rebecca M. Hüseyin (1998) “Decentralization. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi. Roger L. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi.” Türk İdare Dergisi. Russel Sage Foundation. ve James D. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism. J.. Urban Revitalization: Policies and Programs. Farr. John M. KAYNAKÇA Bingham. Reading in Urban Theory. Manuel (1996) The Information Age: Economy. 218 http://ekutup. Sevilay KAYGALAK. 59 (6). TX. Calf.

(1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy. vd.15. (1992) Economics of State and Local Government. David W. Teitz.” Görüş.ve de Uyutuldu). <http://www. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. Center for Urban Policy Research. İstanbul.1999. 16 (1-2). (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice. s. TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u. G. Praeger. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies.” içinde P.tr/bolgesel/keas-I.epinet. 397-411. Tees. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D. Upper Saddle River. Paris. Porter ve D. J. TX. New York. Carl V.html>. Rogowsky. 40 (34).” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. 55 (Haziran Temmuz).C.pdf . OECD. erişim tarihi 4. Wagner.” içinde F. 219 http://ekutup. Princeton University Press.2003.” Economic Policy Institute Brifing Paper. Robert G. Ankara. Chapel Hill.. 101-106.” Detroit News. 5. Uras. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı. Institute of Urban Studies. Urban Revitalization: Policies and Programs. erişim tarihi 21. Inc. Mollenkopf. Cilt I Lynch. Richard L. Edward T. Patton. Praeger. John (1983) The Contested City. Mumphrey Jr. 119-153. 16 (1-2). Ünlü. New York ve London. University of North Carolina Press. Sage Publications. _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması. E.org/content.” International Regional Science Review. Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit.. Güngör (2003). Mishel. _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003. Henry J.08. Christian M. R. Barry M. 21 Ağustos. Economic Policy Institute. Rogerson. Cole ve Jay. Joder ve A. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri. Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. W. Fritz W. Sage Publications Inc.. Sweet (der. Arlington. “OHAL Teşviki Unutuldu (. New Brunswick.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs. 4 Mayıs. Porter. Maliza. (der. (der). New Jersey. İmge. Cahit (1995) Toplumsal Politika. Thousand Oaks.. Pearson Education. Thousand Oaks. Emil E. ve David S. vd. The University of Texas at Arlington.C. 51-66. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME. (1980) Industrial Location and Community Development. T. Edward J. İstanbul. (1984) “Preface.gov. 54-59. Raimondo. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas. Sallan Gül.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Talas. 91 (4).” Milliyet. Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery.org/eplync. Kent Basımevi. Malecki. IULAEMME ve T.dpt.” International Regional Science Review.). (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. Moriarty. Michael B. Wagner.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi. Paul R. Princeton. C. <http://epinet.

İşletme Fakültesi. 1996). Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. emek ücretleri. Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir. merkeze yakınlık. Dr. coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır. Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yetişmiş işgücü. Dr. Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. tabii kaynaklar. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood.C. turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir. Kalkınma için gerekli insan sermayesi. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup. 2001). mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran. İşletme Fakültesi. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir.tr/bolgesel/keas-I. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir. İşletme Bölümü 1. Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler. Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur. DEÜ. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır. Ekonomik yapıları. Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd. Doç. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır. Bu eğilimlerin etkisiyle T..gov. kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir.. DEÜ.dpt.pdf . GİRİŞ Özellikle son on yılda. muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür.

2001). 2. Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist. otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir. Bu çalışmalardan hareketle. 1984). 1981. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur. 1999). Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir. 1985. 221 http://ekutup. Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin. Özellikle bireyci. Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener. Dahlgaard ve Dahlgaard.dpt. 1997. Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. 1998).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Arslan. Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur.gov. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley. Pietist.pdf . Saxenian.

ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup. Bu değişkenlerden birincisi. çalışkanlığa verilen değer. özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir. kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur.gov. ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett. Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken. Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir.Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada.tr/bolgesel/keas-I. Bunlar. Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Networkler .dpt. zaman ve para tasarrufuna verilen önem. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi . işin amaç olarak değerlendirilmesi. 1997).pdf .

223 http://ekutup. daha çok dış ticaret.pdf . Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. (Weber. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır. Güven unsuruna dayanan. o yörede doğmuş. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır. büyümüş. yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir.1.dpt. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir. 1985 . Blum ve Dudley. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır. Bunlar.tr/bolgesel/keas-I. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir. ihtilafların en az yaşandığı. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı. biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). ARAŞTIRMA 3. Elde edilen veriler.gov. Denizli’de ise 350’dir. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. Aydın için 35’dir. Bu bulgu. Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır. ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir. Birbirlerini tanımayan. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Aydın da ortalama 81. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir. biraz daha az eğitimli. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. 3.

5 29 60 5.pdf .95 12 35 20.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3.1 Kadın: % 42.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.9 % 8.tr/bolgesel/keas-I.gov.7 25 25 6. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır.75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.dpt.5 100 13 % Ortalama: 3. 224 http://ekutup.3 12.5 DENİZLİ (n:24) 62.5 37.23 4.5 % 26 % 8.5 % 8. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.5 31.5 % 48.52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81.2 100 21 3000 347.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

7 (19) 243. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır.729 98. Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.tr/bolgesel/keas-I.0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.457.756 450.105 496.pdf . DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.952 2.687 581 450.3 2.1 647. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.133 22 -13. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35.017 25 2.232 (%22.184 912.600 209.827 907.dpt. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir.717 247.93) 958 1.2 (9) 912. Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur.196 96. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.3) 1. 225 http://ekutup.gov.4 -2.478( 62. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.

EGEV (2002) Aydın İl Raporu.573 186.568 436. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383.571 12-40 15 73 848. nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.821 27. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or. 226 http://ekutup.000 96.2 22.7 38. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.560 108. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.445 50.218 17.000 100.223 4.898 40.017 527 20.790 661.9 36. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir.050 37.tr/bolgesel/keas-I.010.pdf . tarım.548 22.896 399.523.346 228.249 2. madencilik.gov. turizm.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.283 14-21 27 121 959.dpt.2 23. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.

Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.74 .02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir.2 1.5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.5 en az: 28 en çok: 225 137.000 1.000 .000 1.62 1.88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2..10 2.000 .Yurtiçi yoğunluk 3...87 .0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.tr/bolgesel/keas-I.74 1.6 1.85 .Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.9 3.39 1.Yurtiçi güven 4.Yurtdışı ihtilaf 9.. İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır.05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.62 .000 1.dpt.pdf .Yurtdışı yoğunluk 7. Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0. Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1.000 .000 .42 1.36 5 6 7 8 9 6.1 25.17 en az: 1 en çok: 5 2.75 en az: 1 en çok: 8 4.37 3 4 .000 2 ..Eğitim 227 http://ekutup..000 1.93 2.Yurtdışı güven 8.90 3.11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3.Yurtiçi ilişki miktarı 2.81 en az: 1 en çok: 5 3.

Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1. en çok:5) AYDIN (n:35) 1.Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3.86 * 3. Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.İşi amaç olarak görmek 2. Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir.36 ∗-0.05 5.94 3. Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur.15 ∗0.48 2.gov.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0. Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.50 ∗0.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir. 228 http://ekutup. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa.Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir.98 3.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5.35 ∗0.05) ilişkiler vardır.30 ∗p < 0.İradecilik 4.06 3. Tablo 2.Sıkı ve çok çalışma 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz.dpt.96 4.pdf . Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine. İş’in amaç olması 2.Para ve zaman tasarrufu 3.tr/bolgesel/keas-I. dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması).51 2.71 3. Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1.0 * (t-test .02 DENİZLİ (n:24) 3.Para ve zaman tasarrufu 3.

1996). kalkınma için gerekli yapılanmayı. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer. Buna karşın son derece bağlayıcı. insan sermayesi. bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. Bu çalışmada. (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır. 1994. Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir. Burada sorulması gereken soru. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır.gov. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır. kişinin geleceğini planlamaya. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. Fijneman. İkinci varsayım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir. 1986. sıkı. 2003. 1997 . Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır. Greif. Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994). Lucas. Weber. 1985) uyumlu gözükmektedir. ihtilafların 229 http://ekutup. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur.pdf . Willemsen ve Poortinga. 1988) Denizli’nin üstün performansı. Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. İradecilik. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din.dpt. tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan. bireyci olan Cenova’lıların. onun sahip olduğu nüfus. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen.tr/bolgesel/keas-I. Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir.

Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça. ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde. Nitekim . hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir. Ancak bu durum sadece güçlü.0.gov.dpt. Gerek yurtiçi. yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (. Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta. ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir. Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0. Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley. Konuya bu açıdan bakıldığında.62). ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4.tr/bolgesel/keas-I. Bu durumda. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0.74). Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir.Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0. Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0. Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür. 1. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir.75 saatini yurtiçi.37) ve yurtdışı ihtilaf (-0.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır. Cilt I seyrek yaşandığı.39) miktarları azalmaktadır. Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. Denizli örneklemi gerek yurtiçi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder. yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0. networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır.pdf .Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça.11 saatini yurtiçi. Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir. İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir. İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir.74).87).9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3. Özellikle. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir. Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir.6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır. Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir. Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır.36). etki Blum ve Dudley’in 1500. network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz. hem yurtiçi. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen. Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir. 1.42).85’lik korelasyon katsayısından bellidir.

KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı.P. Journal of Evolutionary Economics. A. No. Bölgesel Gelişme Stratejisi.”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir. Issue 1. II.. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. Total Quality Management. G. Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir. (1996) “Individualism and Collectivism”. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. issue 4/5. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır.5.E. (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”. 207-230. Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sonuç olarak. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”. 31: 321-339 Blum. Y. Jens J. Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz.tr/bolgesel/keas-I. ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”. Journal of Business Ethics. Journal of Political Economy. Arslan M.gov. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”..pdf . 381-402 Greif. Dahlgaard. . DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye. ve Wood.9.. Y. İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. M. Dolayısıyla. Vol.. Dudley. Willemsen. 231 http://ekutup. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British. 9. Journal of Cross Cultural Psychology.. Cilt I gözükmektedir. L. R. U. Vol. Danielzyk. Su Mi Park.dpt.4. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir. Poortinga.. 102. European Planning Studies. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. Vol. Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir. 27..

J. Cambridge. 22:3-42 Mc Cleland.dpt. İstanbul.B. Reinhold Economic Development”. Princeton. MA Simonsen.. Ç. 36. (2001) “Space. Milgram. UK Travers.Garrett. Sage Publications. Edward Adgar Publishing. J.pdf . PM. Geografiska Analar. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. J... London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. Lucas RE Jr. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics. A. (1997) “Individualism and Collectivism”. H. Sociometry.F. İstanbul Weber. S. Vol. M. Hil Yayınları.1. Journal of (1961) “The Achieving Society”.. Boston: Allyn ve Bacon Kay. 41-52 Swedberg. 40-44. Der Yayınları. s. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. D. 32 (4) December. (1984) Culture’s Consequences. (1990) “Endogeneous Technical Change”. S.W. 83 B. NJ: Von Nostrand Mirels. (1985). 232 http://ekutup. Berry. issue ½ Hoefstede.H. Social Behavior and Applications (1-51). Romer. K. London. vol.L.gov.tr/bolgesel/keas-I. “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. J..78. Culture and Economy.C.L. Vol.AQuestion of Practice”.3. (2003) The Truth About Markets. No. Cheltenhan. 98:71-102 Saxenian. (1994) Regional Advantage. International Social Science Review. Mian A. Cilt I Hayaud-Din. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası. Harvard University Pres. G. R. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128. Journal of Political Economy. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. 425-33 Ülgener. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology. Penguin Boks. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology. Segall ve Ç. Kağıtçıbaşı. Max.

GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle. kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine. -Bağımsız olma. Bu açıdan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dört ilde (Erzurum. Girişimciler.gov. Dr. KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik. 2.tr/bolgesel/keas-I. işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd. 1988: 88). Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir. Böylece. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan. Malatya. riskle karşılaşabileceği halde.pdf . çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak. bir kültür olarak benimsenmesi sonucu. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Bunlar (Tekin. İİBF. 1999: 209). piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. Doç. yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir.. Ulaşılan sonuçlardan hareketle. kişilerin ekonomik sistemde. Atatürk Üniversitesi. fırsatları değerlendirerek. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir. 233 http://ekutup.dpt. Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. sermaye. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. 1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. İktisat Bölümü 1. Elazığ. girişimci. diğer bir ifadeyle.

16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir. %25. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür.9’u Malatya.9’unun komandit şirket.2’sinin anonim şirket. Cilt I Girişimciliğin önemini. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış. Bunlar (Coulter. girişimcinin. Dolayısıyla. beklenmeyen durumlarda. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. 1997:18). -Yeni iş alanları yaratmadır. %5. DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır.pdf . 5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12.1. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında. Buna göre. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta.3’ü Erzurum. 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur. ∗ KOBİ tanımlamasında. giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin. girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak. 3. Güleş ve Burgess. %24’ü Van ve %19. 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük.4 oranında. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. 234 http://ekutup.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1). %38.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır.2’sinin limitet şirket ve %0. 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE.9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1). örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum. Yenilikçilik. anketlerin %30. İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48. 2000: 51-57) 3. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir. %6. işletmeler. 2000:295). İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin.tr/bolgesel/keas-I.dpt. işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir. 10-49 kişi çalıştıranlar küçük.1’inin adi şirket.gov. Girişimcinin önemli bir özelliği. Bu yetenek. girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır.

3 99.6 ile deri sanayiinin. 5.9 5. 12.0 4. işletmelerin %11.3 23.Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz.F.4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6. Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.3 99.3 M.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N.9.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.pdf . 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9.7 M. %22. 18 64 121 77 37 N. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic.3 17.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2).8 11.5 oranında tarımsal ürünlerin %17.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97. İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M.8 2.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.3 88. faaliyette bulunan işletmelerin %62. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.F.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir.6 6.4 38. 31. ür.3 0.4 6. bunu %1. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N.4 0.F. petrol Kağıt sanayi Orm. 74.9 7.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası.F. Bununla beraber.6 19.F.4’ünün 1-9 kişi arasında.(**) 48.F. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74.0 8.: Mutlak frekans N.4 22.dpt.8’lik düşük bir farkla %31.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7.gov.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3).: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde.2 2. %33.8 0.5 0. ve mob.3 11. ve Huk.tr/bolgesel/keas-I. 235 http://ekutup.F.8 37.4.7 0. işletmelerin %23.6 25.2 0. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2).6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M.6 0. 40 125 81 26 14 286 38 N.F.3 M.F.F.5 33.2 0.F. %7. 31-40 yaş grubundakilerin %50. 41-50 yaş grubundakilerin %32. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya. 241 74 1 1 N.F.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 38.

3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”.3 0. 25 165 105 29 324 N.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup.07 0. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.26 0.8 7.pdf .38 0.7 50. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40.1 6.8 1.8 38 1.1 5.gov.00 1. 5.3 14.F.5 2.F.7 5.1).1 1. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54.2.9 80.41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1. 7.6 3.56 1.9 20.2 98.0) deneyime sahip girişimcilere aittir.F. Sapma 3.4 4. 3.1) ne göre daha yüksektir. 4. % 3. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3).2 40.2 2.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49. dördüncü derecede önemli faktör.8 14.14 1.9 1. Yine.3 1.tr/bolgesel/keas-I.0 34.1 49. 10 159 4 130 21 324 N. İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör.5 4. %16.9 2.98 0.1 2. 3.50 0.F. %54.4 13. 11 44 44 110 111 320 4 N.4 9.0 8. üçüncü derecede önemli faktör %13.2) ile 16-20 yıl arası (%34.5 100 3.dpt.6 43.F. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.0 0.9 0.6) aynıdır (Tablo 3).9 3.6 34.2 1.0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M.9 23. 6. 2.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından.3 0.1 9.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör. %0.9 3.9 32.4 15.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4).F. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13.96 16.6 13. 3. İkinci derecede önemli faktör. Toplam(*) Ortalama S.6 1. mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34.

bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.5 2. Buna göre. İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir.5 14. Faaliyette bulunulan alanı seçmede.0 1.0 ile ikinci sırada. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.9 1.7 6.33 2.2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır. 5.3 74. Toplam Ortalama S. %48. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48.3 86.72 0.9 2.2 8. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0. 2.9 1.tr/bolgesel/keas-I. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır.47 1.1 27. Bununla beraber.9 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.68 0. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.57 0.gov.0 26.4 5.dpt. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak.2 0.1 3. Sapma 37.3 8.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur.6 20.6 3.6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır.0 1.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. %43. %5.6 1. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi. 6.5 45. 237 http://ekutup.8 3.6 ile beşinci sırada yer almaktadır.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0.6 0.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır.5 57.1 29.8 15.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.3 0. Cilt I çalışmada görme”dir.6 2.61 1.5 5.pdf .5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.0 4. “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.74 6. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6. 3.92 6. birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör.4 2.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi.95 0.5 17. 4.2 0.

07 0.77 0. Toplam Ort.5 7. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında. S. 2. 3. Bilgi birikimi ve aile fikri 87. Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43.00 0.1 1. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1.50 0. fırsatları önceden görüp değerlendiren.32 Yakın arkadaş fikri 9.2 94. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. Sap.57 0.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5. S.2 48.72 0.tr/bolgesel/keas-I. 3. 6. “bilgi birikimi ve aile fikri”.3 1. Sap.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1.93 Diğer 0.4 2.7 4.gov.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7).9 5.2 5.6 2.3).5 4.8 2.6 4. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”. 4.2 2.39 1.02 0.5 1.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.3 28.2 4. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1.5 27. bunu sırasıyla.28 0.89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1.9 5.3.9 1.6 3.6 1.7 ile ilk sırayı almış.13 0. 3. “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir.2 23. 5. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.75 0. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır.3 39.12 238 http://ekutup. 5.08 0.7 5.3 17.10 0.50 2. 0.9 7. işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.1 0.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.0 4.1 1. “yakın arkadaş fikri”.2 31.6 0.5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0.6 1.9 2.3 44.83 0. %87.2 5.6 4. 6. Buna göre.7 3.9 0.9 3.3 0. Toplam Ort.pdf . 2.1 3. “yakın arkadaş fikri” (%9.6 1. risk alan.3 9.3 0.dpt.6 0.7 16.00 Modern girişimci.6 1.4 1.3 0. güçlüklere direnen. 4.5 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 3.

Toplam Ort. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar. Buradan hareketle. Cilt I Girişimci.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir.82 0. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde. 2003).8 1.3 0. %6. birinci derece önem seviyesinde. 0. İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme.9 5. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. üçüncü olarak %0.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup.1 ile “Kalkınma Bankası. Sap.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir.37 - KOBİ’lerin.1 12. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir. 4.1 ile en öncelikli öneme sahiptir. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir. işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır.9 4. Bunu %14.4.3 16. üretim faktörlerini (emek.3 90.3 1. Ancak bu tür çalışmalar riskli.pdf .00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1. %88.7 0.0 2.2 0.1 1. Halk Bankası veya KOSGEB 3. Ancak.2 ile “öz kaynak yetersizliği. Bunu ikinci olarak %3. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta. Halk Bankası veya KOSGEB”. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır.5 1.gov.27 Kalkınma Bankası. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Rekabet etmede önemli stratejilerden biri. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0.84 0. 5. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88. 6. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri. S. 3. 3. Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir.03 0. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70. 2. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır. dolayısıyla.

0 0. 14. 5.2 1.3 76.2 5.4 1. 2.1 1.2 3.9 1.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3.76 0. %15.6 1.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4.2 1. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi. S.20 0.73 0.14 KOSGEB 3.65 0. 3. “KOSGEB” (%3.7 7.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9). Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1.1 39.71 SSK prim indirimi 0. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70.6 28.8 6. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1.6 63. Cilt I olmaması”. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0.56 240 http://ekutup.90 0.dpt.3 10.2 60 2.2 20.3 5.3 2. 5.7 1.5 0.3 1. S.01 0.gov.90 Diğer 4.9 1. Sap. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. Toplam Ort.1 12. 3.41 0. Bunu sırasıyla.0 0. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.9 2. Sap.4 0. “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.4).88 3.3 0.1 15. 4. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında.pdf .9 2. Toplam Ort.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6.3 4.2 6.1 2.6 21.5.98 Diğer 1. %4.9 3. 6.2 0.tr/bolgesel/keas-I. İhracat teşvikleri 0. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı. 6.00 Halk Bankası kredileri 15.3 15.9).66 2. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir.2 6.41 0.2 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4.3) izlemektedir.7 6.4 8.2 7.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1.3 0.4 12.3 0.51 1.25 0.2 27.3 3.03 1.2 2.0 10.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir.6 0. 2.9 96 1.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3.2 29.

yani. bunu %16. işletmeciler. Çünkü. tezgah. 241 http://ekutup. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11). gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte. %0. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. bu uygulamada.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. tezgahlar. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir. 3. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler. Dolayısıyla. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa. 2003).2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık.3 ile “uyuşmazlık. krediler. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB. makina. %1.gov. ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil. KOBİ’lerdeki mevcut makinalar. Kefalet. Oysaki. bunun ardından gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. %12. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir. bankalar. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. döviz.dpt. düşünce ve fikir ayrılığı. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın.pdf .7 ile “toplumdaki algılama. devlet tahvili. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6. örnek kütlenin %46. 1998: 271-274). Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise.

beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0.7. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck. Bu bağlamda.4 0.3 67 1. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık. 2. bunu %27. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra.3 3. 5.86 0.3 0.3 1.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.02 0.4 0. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.3 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.38 0.3 11.gov. 4.3 42.2 0.36 0.dpt. Toplam Ort.6 16. “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63.1 9.tr/bolgesel/keas-I. fırsatları ortaya çıkarma. %8.3 1. 242 http://ekutup.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16.10 46.5 0. düşünce ve fikir ayrılığı. S.1 3. %13.2 3.7 3.65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir.3 2. 1998: 39).9 4.60 12.3 2.3 1.27 1.6 0. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık.3 0. 3.9 1. 3.75 Toplumdaki algılama. 1.25 1.9 0.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0.6 ile “nasip kısmet meselesi”.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12).3 51 1.7 24.1 ile önceliğe sahip olup.88 0.3 olması.7 17. Sap. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1. 6. Bunlar.pdf .

çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak. “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması.9 5.6 17.9 9. %93.6 0.1 1.8 0.74 0.5 91.1 5.05 0.86 0.4 1. 4.1 2.6 2. 3.60 0. Sap.8. Alvy and Less.6 8. 2. Toplam Ort. 5.9 29.3 77. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir.3 0.8 31. 13.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü.gov.6 1.3 0. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.92 0. 3.6 1.98 49. Bunlar vizyon.6 20.6 21.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27.50 2. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13). 243 http://ekutup. 6.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak.5 15.6 6.1 30.7 3. 2000: 329). bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir.dpt. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 61. S.pdf . Nitekim.95 0.3 5.tr/bolgesel/keas-I. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır.40 0.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1.1 2. Bölge’deki işletme sahipleri.2 1.2 15.

tr/bolgesel/keas-I.5 7.dpt.5 36. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış.8 2.0 12.8 9.2 0.50 0.3 0. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir.3 0. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup.4 5.70 Diğer 0. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. 3.44 0. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.9 11. yaşları açısından 31-40 yaş.8 2.3 0.gov.pdf . Bu sonuç. Sap. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1.9 2. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir. 6.90 Ürün çeşitliliğine girme 1. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”.9 29. ikinci derecede önemli faktör.58 Yurtdışı pazarlara açılma 0. “bağımsız çalışma arzusu”.1 16. İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta. 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup. ikinci derecede önemli faktör.9 0. ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler. Toplam Ort.00 - 4.6 0.6 0.3 0. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır.7 13.27 0. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.97 0. S. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden. Mevcut durumu koruma 93.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2.6 0.0 1. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan.9 59.7 35.93 Yeni teknolojilere geçme 1.2 4. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. mesleki deneyimleri bakımından.04 0. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir. 2. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir. Böyle bir sonuç ise.9 6. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması. Çoğunluğu.3 43.3 95. -Genel anlamda. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.3 6. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir. 4. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.

Dolayısıyla. 245 http://ekutup. büyüme sürecine girmekten korkmakta. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır. seçeneği izlemekte. “KOSGEB”. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. Bunun bir nedeni. Tüm bu sonuçlardan hareketle. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir. Bu tercih ise. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. birinci derecede öncelikli olarak. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. bir çok küçük işletme.tr/bolgesel/keas-I. Böylece. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. Bölgedeki işletme sahipleri. -İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. Buna ilaveten.gov. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir.

Vol. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası. Konya. 2032.tr/KOSGEB/KOSIs letmeler. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması. Kirk. E. Echols and Christopher P.gov. No. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde. pp. 209-211.kosgeb. 6. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle. Ankara. Coulter. Hannu (2000). 295-299. KOBİ’ler. John L. pp. 6. 4. Entrepreneurship in Action. 2.Bilişim Teknolojileri. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları. pp.&BilgiNo=5 Littunen. Thompson. No. Öneriler. maddi destek. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir. 11. Thompson. DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. New Jersey.tr/bolgesel/keas-I.. John.dpt. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi. Vol. 246 http://ekutup. Turhan Kitabevi. Management Decision. 88-100.kosgeb. Bu arada. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. Mary (2001).asp?Action=. Yayın No. KAYNAKLAR Ann. Vol. (20 Ağustos). Employee Counselling Today. Baskı. Mahmut. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. 38. Mahmut (1999) Girişimcilik.. yeni fırsatlar ortaya çıkarmak. pp. Journal of Workplace Learning. 39-40.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.asp. Tekin. başarılı bir girişimcide bulunan. 2. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber. http://www. 328-338. 13. öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla. Vol. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. Konya.gov. No.gov. http://www. Hasan K. Small Business 2000. ancak fikir. 6.Hall. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”. Müftüoğlu. No. Kendi İşini Kurma ve İşletme. Vol. Prentice. 5. Tekin..pdf . Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler. Ankara.tr/BilgiBankasi/default. Journal of Managerial Psychology. pp.

İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk. 1997: 43). Fransa. 1997: 43). Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır. ve 4. İktisat Bölümü 1. Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A. Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır. Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills.gov. Dr.tr/bolgesel/keas-I. 6. 000’den fazla Babil. Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle. XX. Syracuse. GİRİŞ Kentleşme. kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. 247 http://ekutup.. yüzyıllarda nüfusu 100. 1997: 9). Roma. İnönü Üniversitesi. polis kelimeleri kullanılmıştır. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır. 1992: 15). Basit ifadesi ile kentleşme oranı. İİBF. siyasi. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite.dpt. ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. XX. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. 1972: 12). kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır. Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir. Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. Arapça urban ve İtalyanca bourg. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. Ö. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk.pdf . Kent. farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir.

Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk.tr/bolgesel/keas-I. Cooley ve Adna F. XIX. Maine ve Maitland. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. 248 http://ekutup. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir. İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. Korent. Batı kentlerinde yeniden canlanma XI. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken.pdf . Cilt I 2. TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. 4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk. ve X. Sirakuza ve Milet gibi). Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır. Ö. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir.dpt.gov. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur. Weber tarafından yapılmıştır. İsparta. M. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır. Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir. Eski Yunan kentleri. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır. ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır. Cooley. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. V. 1997: 41). 1997: 44).

pdf . 1965’te %35’e yükselmiştir. Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir. 2001: 107-109). belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır. 1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı.tr/bolgesel/keas-I.dpt. 249 http://ekutup. Örneğin. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır. altyapı sorunu. 2001: 165).un. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir. 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır. Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. ABD’de bu oran % 32’dir (www. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir. Cilt I 3. 1964’te dünya nüfusu 3. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler. iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır.5’dir. idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır. arsa sorunu.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres.org). 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken. sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır. işe gidip-gelmeler vs. Yapılan gözlemler.2 milyara yükselmiştir ve %11. daha sonra azalan bir seyir izler. Kentte yaşamanın maliyeti. teknik. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti. 1960’da %32’ye. gecekondulaşma sorunu. çevre kirliliği.gov. 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken. Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42. bu oran 1955’de %29. Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Türkiye’deki duruma gelince.

Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında.gov. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken.1. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri. TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır.pdf . Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. 5. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir. Aşağıda. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir. 250 http://ekutup. KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır. taşıma ve haberleşme imkanları vs. Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler. doğal şartlar.dpt. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır.tr/bolgesel/keas-I. 5. 5. Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118. Cilt I 4. Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. yer altı zenginlikleri.2. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler.

Manisa. bunun dışındaki elektrik.İstanbul’un eski bir başkent . Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir. banka. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu. s. su. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). medeniyet ve ticaret merkezi olması.tr/bolgesel/keas-I.gov. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. çini ve askeri mal üreten fabrikalar). deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir. çeşitli silah fabrikaları. Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir.pdf . İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. bitki örtüsü.Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. b. Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir. tarihi. Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır. c. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi.dpt. Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır. T. 251 http://ekutup. İzmir. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. 6. sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. Cavdar. (Topkapı başta olmak üzere. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İzmit. Karamürsel. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. . Türkiye’de iklim. tramvay. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır.

pdf . Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. kabul edilen 15. 1998: 175). 1934 yılında yürürlüğe giren I. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız.dpt. tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. 1998: 185). Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz. yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. Bu planlarda. 1929’da başlayan ekonomik kriz. Genç cumhuriyet idaresi. başta İstanbul olmak üzere. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında.gov. 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru. 2’de görülmektedir. Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte.tr/bolgesel/keas-I. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. Türkiye’yi de etkilemişti. Balkan ve I. 252 http://ekutup. Demir-çelik. 1973: 40). Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla. Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu. Beş Yıllık Sanayi Planı. Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo. yolları bile hemen hemen hiç olmayan.II. İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu. Çünkü. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu.

Özel 253 http://ekutup. 1998: 187). Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A.pdf . 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler. 1933. 1998: 186).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1949-50’lerde. ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler. Ankara. s. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. Atatürk.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı. aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7. Dinler. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için. 13. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken. Bursa. (1998) Bölgesel İktisat.dpt. Z. s.gov. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan. Ekin Kitapevi Yayınları. Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir.tr/bolgesel/keas-I. özel teşebbüs. Celal Bayar’ın belirttiği gibi. Türk Tarih Kurumu. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir. Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da. Beşinci Basım. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler.

BYKP (1968-1972): II. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. II. BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin.tr/bolgesel/keas-I. 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır. Cilt I sektöre ait işletmelerin %66. KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi. 1 Mart 1984’te çıkarılan. 1998: 187). özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları. 254 http://ekutup. resim ve harç muafiyetidir. Bu değişiklikler. 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. II. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. BYKP (1979-1983): IV.gov. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. vergi indirimleri. IV. I. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken. BYKP’da. BYKP Döneminde de sürdürülmüştür. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin. BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir.dpt. Üçüncü Kanun. I. Yine bu plan döneminde. III. 1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur. II. BYKP Döneminde. İkinci Kanun. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” .8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler. Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir. BYKP (1963-1967) Döneminde.pdf . Birinci Kanun. IV. “Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir.

İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir.tr/bolgesel/keas-I. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. BYKP arasında. Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen. oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir. III.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi.dpt.pdf . VIII. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. V.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. BYKP (1996-2000). resim. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır. Cilt I V. Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. BYKP ile V. BYKP (1990-1994). Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. Öte yandan VII. BYKP (2001-2005). katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır. gümrük ve fon muafiyeti. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır. IV. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini. VII. V. V. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. VI.gov. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. vergi. sigorta primi. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir. BYKP (1985-1989). Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi. Bu plan döneminde. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir. harç istisnası. IV. Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar. Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir. BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. V. Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde. 255 http://ekutup. “Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır.

tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır. aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler. Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. 8-Savaşlar.pdf . %10. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. Cilt I 7. 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı. Yağış eksikliği. 5-I.84’tür. Ancak orman ve deniz kaynakları. .tr/bolgesel/keas-I. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur. hidroelektrik enerjisi üreten. 2001: 222). sulama sistemlerini besleyen barajlara . Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler. gibi). 7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte.dpt. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II. GÜNEYDOĞU ANADOLU.90 ve %11. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. limanları. hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları. güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir. göçler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir. 256 http://ekutup. . Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri. Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19.52.gov. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri. DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu.

konut. Siirt. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. kentten de batıya göçlerin hızlanması. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. sanayi. katılımcılık ruhu. Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. 1. ulaştırma. üretim artışı vb. Siirt. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır. 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır. Gaziantep. Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman. 14-Köyden kente. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman. 6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır.pdf . GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. Çünkü 7. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. çevre korumacılığı. Kilis. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır. Kilis. Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. Batman.1. 1980’lerden sonra. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır. Diyarbakır. 2000: 15). sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır. Bu projelerin 7’si Fırat. GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı. 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. Gaziantep. Batman. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. 8. 64 metre çapında 26. istihdam imkanlarının geliştirilmesi. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. 8. Paksoy. 1992. gibi gelişmeler dikkate alınarak. Mardin. eğitim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Mardin. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması.dpt. İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet.2. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri . Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması. Diyarbakır. Bu nüfusun %64’ü kentlerde.

GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1.tr/bolgesel/keas-I.yazma bilenlerin oranı %60. Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır. Bu değer bölge için %-0.8’dir. Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15.7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP. 7’dir. 5.2’dir.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22.pdf . Cilt I artış hızı %4. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır. 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir. 2000: 27).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1989).6 iken Türkiye ortalaması %2. Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır. 3) oluşturmaktadır.9 ve gelişme hızı %129.5 ve gelişme hızı % 95. Bu oran erkeklerde %65. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır. Bu oran Türkiye için %37. kadınlarda ise %35 civarındadır. 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken.dpt. 703 adet sağlık evi. en düşük il ise Mardin’dir (DİE. 9’dur. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma.7 ve gelişme hızı %213. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. 8. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep. 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte. 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80. ülke için %-0. Yine köylerin %97. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. 258 http://ekutup. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. 23 adet verem savaş dispanseri.gov. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya. Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37.0’dır. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. 2000: 30). 398 adet sağlık ocağı. tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27. 46) altındadır. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur. 1999: 22). son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. 1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken. 2000: 12). projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır. kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur.. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu.6’dır.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. Ankara 3. Kırşehir 21. İstanbul 2. Malatya 23. Elazığ 18. Çanakkale 5. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren. Burdur 14. daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bursa 2. ikinci grupta 11. Sakarya 12. Manisa 7. Antalya 3. Ağrı 16. Şırnak 17. s. Edirne 3. Tunceli 2. Derecede Gelişmiş İller 1. Kocaeli 5. Hatay 11. Derecede Gelişmiş İller 1. Aksaray 8.pdf . Kırıkkale 15. Iğdır 11. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. Gümüşhane 5. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. Tekirdağ 4. Kayseri 11. Mardin 8. Diyarbakır 16. Derecede Gelişmiş İller 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Maraş 9. Denizli 3. Trabzon 19. Bayburt 6. Eskişehir 2. İzmir 4. Bolu 13. Bingöl 15. Kütahya 16. Bitlis 13. Kıklareli 10. Amasya 24. altyapı. Ş. inşaat. Sinop 13. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır. Tokat 11.tr/bolgesel/keas-I. 71 266 http://ekutup.gov.dpt. Gaziantep 10. ulaşım bağlantıları zayıftır. A. Derecede Gelişmiş İller 1. Ordu 14. Siirt 10. Bilecik 2. Aydın 8. Yozgat 17. Adıyman 3. Rize 22. Giresun 4. Artvin 5. Araştırmada demografi. İçel 6. Balıkesir 9. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir. İsparta 6. turizm. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır. Adana 5. Ardahan 14. Uşak 8. Afyon 26. Batman 7. Samsun 20. Bartın 10. Zonguldak 4. Kars 4. Kastamonu 2. Konya 9. Bu ayırıma göre birinci grupta 5. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Hakkari 12. Çankırı 12. Sivas 7. eğitim. tarım. Şanlıurfa 5. K. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. istihdam. Erzincan 6. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla. güneyde GAP Bölgesiyle. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. Erzurum 15. üçüncü grupta 26. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. Çorum 3. Karaman 25. Niğde 4. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1. Doğu Anadolu Bölgesi. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası. Van 9. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. Nevşehir 17. Derecede Gelişmiş İller 1. Muğla 7.

c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir.dpt. Bayburt.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi. Giresun. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır. 91 milyondur. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. Gümüşhane. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta. 267 http://ekutup. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla. 10.gov. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir. Ordu. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır. Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması.tr/bolgesel/keas-I.1. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2. DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları. bölge 21. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti. b. Geçmişte bu bölge. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. Bu yedi il Artvin.pdf . Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur. Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. Çalışma alanı 39. Rize ve Trabzon’dur.

1. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. Çalışma grubu. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır.3. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH). gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir.2. Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu raporlar ekonomik sektör.dpt. sosyal sektör. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından. bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür.gov. büyük ölçüde hazır. Ayrıca bölgenin toprak. bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir. 10. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere. DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. Çalışmanın temeli. Cilt I 10.pdf . altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır. 268 http://ekutup. GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır. Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları. 10. kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır.3. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir. Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı. her ildeki mevcut durum. çevre.tr/bolgesel/keas-I. mekan. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış. su.

9 53.9) ve DAP (%37. 3 13. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. Birincisi çay. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. 103 60. 78. Türkiye İstatistik Yıllığı. 0 1. 1 990 54. ikincisi de fındıktır. Türkiye İstatistik Yıllığı. 973 81 24. taşımacılık. 2 64. 4 58. 7 56.2) bölgesinden büyüktür. 574 81 15. DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182. 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. 269 http://ekutup. 5 26. baklagiller.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. 6 1. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. nüfus yoğunluğu. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur. s. . Ankara. yumru bitkiler. yem bitkileri. 9 3. Geri kalanını ise tahıllar (%30). GSYİH 1998 Kişi B. 868. GAP (%51. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. 3 27. 2 DOKAP 39. GAP. 3 2. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH. Endeks d. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE.gov. 561 6. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. Ora. 972 5. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. DİE. iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken. 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56. 815 62. 108 74 3. 0 100. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 4 51. 911. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58. 128. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. 9 DAP 158. Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. 0 15. 8 30.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir. Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır. Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. 535 37 6. 1 65. 1997).tr/bolgesel/keas-I. Buna karşılık nüfus. 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir.dpt. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır. 865. 9 37. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri. 0 48. Art. 1 5. 0 Türkiye 774. 4 50. 9 11.0’dır. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B. 830 100. 287 Tablo. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması. 5 674 36. Bu durum Trabzon. sanayide de GAP ileridedir. 203 2. 9 20.1) biraz altında kalmasına rağmen.pdf . s.

ilaçlama. 1996). Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12. gübreleme. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında. Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir.7 dolayındadır.tr/bolgesel/keas-I. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4. 1997: 38). Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken . Sahip olunan arazinin %9. 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler.gov.6 düzeyindedir. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63.7’dir (Berber. Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün.3. ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13. Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4.5’tir (Berber.5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır.1997: 31). Bu oran Artvin’de %57. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı. 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup. Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır. Bu oran Türkiye ortalamasının (%80. Giresun ve Ordu da daha da düşüktür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34.3’ü ormanlarla kaplıdır. Bölgede işlemeye uygun arazi %9. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır. 1997: 35).7’nin oldukça altındadır. Tarım sektörü. 1996 yılında %78.dpt.. 2.8’dir. 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72.Kur.7 düzeyindedir.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır.2 olup ülke ortalaması olan %4. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır. 10. 1. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan. Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5.2.5) çok az altındadır (DPT.5 dolayında iken işlenen arazi %21. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır.6 ile son sırayı almaktadır. Bölge arazisinin %40. Cilt I 1. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar. Bölgede çayır-mera varlığı %20.13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür.5’tir.pdf .

Artvin %7. orta ölçekli işletmeler %0. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11.KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir.gov.İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. bitkisel ürünler %42. c.dpt. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı.3 düzeyindedir. 8. Küçük işletmeler %97. 1990). Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır. hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir. a.6. işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder. Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. 9 ile sınırlıdır. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir.1’dir (DİE.3’lük pay ile son sıradadır. Orta ölçekli işletmeler.tr/bolgesel/keas-I. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b.Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. d. Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. iş ve işçi bulma kurumu. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır. Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır. büyük ölçekli işletmeler %2. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı.pdf . 3.4’tür. istihdam içindeki payı ise %11. %41. Giresun. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi. 3 ve %5. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır. e.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

4 şeklindedir.5 gibi oldukça düşük düzeydedir. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise.9 şeklindedir. 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri.7. Trabzon’da ise çimento fabrikaları. 6. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır. 1 41. 2 30. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir.9.tr/bolgesel/keas-I. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir.3. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. Giresun %13. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29. mesken %32.gov. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar . SEK ve çay fabrikalarıdır. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES. 5. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları.3. Gümüşhane %0.2. Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0. 7 100. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12. sanayi %45.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. 0 14. Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2.pdf .7 ve Trabzon %27. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir.4. Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır. Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup. resmi daireler %3. Rize %45. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır. 0 2.9 ile Gümüşhane’dir. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir. Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır.1 ve diğer muhtelif alanlar %11. Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir. ticaret %6. Artvin %13.23 düzeyindedir.

Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gov. 1994 yılında ise %51. tr). 05’e inmiştir. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir. Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür.17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0. DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir). 1994’te döviz girişi 271. 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir. 1994: 265-278). DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. 273 http://ekutup. yatırım tutarı bakımından ortalama %0. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır. Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır. kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması.dpt. DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır. 1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı. Kamu yatırımları.43’dür.000 dolardır.45’e kadar inmiştir. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir.444 dolardır. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak. 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46.728. Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72. Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir. 5). Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bölgede işgücü arzı. Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter . 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa.tr/bolgesel/keas-I. DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir.8 oranında bir azalma sonucu 125. 1993. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı. Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. yine aynı yıldaki ithalat ise 125.8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur. Konsolide bütçe gelirleri bakımından.92 olarak gerçekleşmiştir. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir.pdf . 63 iken 1994 yılında bu oran %1. mal. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1. 1986 yılında %1. bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir. Yaman. Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir.gov.829. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir.

kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır. alım-satım. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar. 11. Kısa adıyla GAP. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi. 11. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli. 1993’te ise 876. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler.dpt.tr/bolgesel/keas-I.6. İthal edilen mallar külçe çinko. bankacılık. aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır.1992 yılında faaliyete geçmiştir. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. Trabzon serbest bölgesi 4. demontaj. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. 1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. 274 http://ekutup. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır.8 bin dolar. Faaliyet kolları depolama. 1994’te ise 28 milyon dolardır. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle.pdf . seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır. SONUÇ VE ÖNERİLER. 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı.gov. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. depolama. bankacılık. seyyar satıcılık. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. oto parçası. ambalajlama. Bu konularından kiralama. demir ve saç.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli. paketleme. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. naylon poşet yer almaktadır. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı. külçe alimünyum. montaj.

İzmir TEKİNEL. Türkiye Ekonomi Kurumu.gov. Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. Ankara MİLLS. 6. . Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı. Master Plan Nihai Raporu. Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. Edwin S. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. Fak. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi. Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 1. A. ÇAVDAR. İstanbul İNAN A.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1933. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. Sayı:1-2. (1997) Kent Ekonomisi. Bası. . Uludağ Üniversitesi İkt. Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi. 7. Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. İmge Kitabevi. Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı. Ekonomisi Uygulaması. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. 1. . İllinois:Scott. Ankara ( http/www.pdf . EKO-GAP (2000) Yıl. . Ankara KIRBAŞLI. Sayı.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh.tr/bolgesel/keas-I. 1. Beta Basımevi. Ekin Kitabevi. F. Baskı. Baskı. Bursa. Malatya PİRENE. İkinci Baskı. Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. Zeynel (2000) Bölgesel İktisat.pdf) 275 http://ekutup. Türk Tarih Kurumu. gov. T. Ankara KIRBAŞLI. 3. Bursa. Foresman and Co. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. Basım. ve İda. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI. Bil. Henri. F. DPT Yayını. Ekim Kitapevi Yayınları. ERTÜRK. Dergisi. DPT Yayını. Anadolu Matbaacılık. İstanbul PAKSOY. Ankara DİNLER. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları. 2. İletişim Yayınları. NADAROĞLU. (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. Ankara BERBER. Hasan. .dpt. Ankara KELEŞ. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. Mart. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla . (1972) Urban Economics. Sayı. Cilt:XIII. . mal. . Trabzon (www. tr/docs/T7-15). Rana.un.

coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz. Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd. asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir.. Canpolat. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup. Doç. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir. Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır. Yinanç . 1987: 103). Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir. Yücel. 1973: 8.pdf . Örneğin. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde. Akdeniz Bölgesi. Fen-Edebiyat Fak.gov. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. Fen-Edebiyat Fakültesi. 13..Coğrafya Bölümü 1. 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km. Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü). Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur. Dr. (4 saat) kadar doğusunda. bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir.Doç.. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H. şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. Fen-Edebiyat Fak. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X.dpt. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre.. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr. Halep Vilayet Salnameleri.-XII... Dr.tr/bolgesel/keas-I. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay.. politik. Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber. yy) kurulduğu tahmin edilmektedir. Fakat. Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. Maraş. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey.Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd. 1. Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik. Ahır Dağı’nın güney yamacında.

şimdikinin yakınında bulunuyordu. Bunun yanında. Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır.tr/bolgesel/keas-I. Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. 14-15). Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç . ilk çağların Kahraman Maraş’ı.dpt. 13). 2. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. 1973: 8). Şehir. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat. Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay. ikinci yerinin Kara Maraş. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a. şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır.gov. 277 http://ekutup. 1987: 103). bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir. Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin. bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. sönük dönemler de geçirmiştir. şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir. şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. 1).pdf .Bu bilgiler ışığında bize göre. KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir. o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi. Yücel’e göre ise. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir. 9).

Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra. sadece şehir nüfusuna değil. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi.gov. Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. doğuda Turan ve Divanlı. 2. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir. Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz.1. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş. Bu dönemde Ulu Cami. ticaret ve pazarın geliştiği.3. sahip bir şehirdir. Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Asurlular.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere.2. Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. 3. 2001a: 103). Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere. 1995: 2). 278 http://ekutup. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu. 1988: XXXII). Romalılar. Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen. Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur. Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir. Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz. güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş.dpt.1. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden.pdf . iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . Osmanlı Dönemi 2. kuzeyde Fevzipaşa. Bu deftere göre. Maraş 42 mahalleli. Gürbüz. yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır. 2001b: 189). Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş.Elibüyük. Cilt I 2.tr/bolgesel/keas-I. 2. Makedonyalılar. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. Bizanslılar. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir. yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır.3. şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır.

3. Yörükselim. Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış. Feyzipaşa. Yörükselim. 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir. Şehir. 2001a: 105). kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz. Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi. 42 mahalleli. bugünkü Yusuflar. Maraş’ta aktif bir endüstri vardır. mescit. Cilt I Evliyâ Çelebi. 30 cami. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu. 16 mescit. Şehit Evliya. 20 islam mektebi. 1902-1903 (H. Yabancı bir seyyah olan Texeir. 1891-1892 (H. Bunlardan 1871-1872 (H.gov. 1973: 176-177). aba imal edilmektedir. 1 mevlevihane. Divanlı. böylece şehir kalenin batısı. 1832 yılında cami.1324) ve 1908-1909 (H.1320).1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz.dpt. Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde. 75 oda. 1889-1890 (H. 11 ibtidaiye mektebi. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 279 http://ekutup. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır. 2. 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik. 1833 .2. Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. 1862-1863: 586).1310). 2001a: 107).1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır. Kayabaşı. Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır. Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. 1973: 164-169). Bu eserde. 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay.5 km) dır. Maraş. 10000 evli bir şehirdir. yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. 1 rüştiye mektebi. manto.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir.pdf . Maraş XIX. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda. 1985: 140-141-142). 30 medrese. 2 km eninde. Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz. 1892-1893 (H. Kayabaşı. 5470 hane. Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir.1309). Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra. 1 kütüphane.tr/bolgesel/keas-I. Gazipaşa. Gazipaşa. 1906-1907 (H. seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir. kuzeyde Mağralı.

güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. Duraklı Kayabaşı. Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır. İsmet Paşa.2. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş. 2. Menderes. 3.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir.3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi. 280 http://ekutup.gov. Gazi Antep. Sakarya. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir. 2. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın. Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi.4. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. daha güneyde yer almaktadır. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir. batıda Ceyhan Nehri. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Aslanbey. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş. Şehir güneyde Adana. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür.1957. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur. Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur.4. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. Yenişehir. Şehir 1919 yılında önce İngilizler. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır. Cumhuriyet Dönemi 2. Hayrullah.4. Hatta Odun ambarları. Sütçü İmam. İsadivanlı.4.4. Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır.1. Belediye hali ve fuar. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur. Gazipaşa. Cilt I 2. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş. yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. 2. dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir.pdf .1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir.4.

Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır. Dulkadirli Beyliği döneminde. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır.10. Şeyhadil.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır.pdf . En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir. derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında. Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır. 3. Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi. 3.4. 281 http://ekutup. Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır. Cahit Zarifoğlu. Cilt I 3. Sarayaltı. Zübeyda Hanım. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır.3.tr/bolgesel/keas-I. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen.. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır. bazı yerlerde ise 500 m. Şehirde. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde. Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken. çarşı ve hanlar yer almaktaydı. Tarihi çarşı ve çevresi 5. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. Hükümet. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3. zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır.dpt. 3. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş.5. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Ankara.1. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan.2. Trabzon. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere.

50 kasaba ve 528 köy bağlıdır. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır.Kültürel Alanlar Eğitim. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde. Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde. Zamanla topoğrafik.tr/bolgesel/keas-I. Kayseri kara yolu kavşağındadır. Sosyo . 3. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda. Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana.9.gov.pdf . sağlık ve spor tesisleri sosyo .dpt. sönük dönemler de geçirmiştir. SONUÇ Kahraman Maraş. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 3. 2001b: 187). Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür.7.6. Kahraman Maraş. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay. Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup.8. Cilt I 3. Erkenez Çayı kenarındadır. Batıpark Kapalı Spor Salonu. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze. dini. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 4. Kahraman Maraş’a 9 ilçe. Gazi Antep. 3.10.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. 3. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı. Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi.

Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik. su baskınlarına karşı korunaklı. Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup. çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır. Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. tarihsel dönemde (MÖ 2100 . sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy. 2002: 137). Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz. imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte. s. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz.tr/bolgesel/keas-I. Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi.dpt. şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. 2001: 63-64) incelendiğinde. Kahraman Maraş. Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. Cilt I önce batı ve doğu. Bu durum. 2001.pdf . batıda Ceyhan Nehri. Bu alan günümüzde daha da artmıştır. Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz. ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi.5).gov. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir. Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5. 283 http://ekutup. şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi.56). 2001). Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır.67). 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. 2001: . 1995: 351).0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir. hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız. 1996: 15). Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil. Selçuk Biricik ve Korkmaz.

pdf . Türk Coğrafya Kurumu. Korkmaz. Cilt:III. Sami. H. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2.183-194. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. M.1-3. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. 1318. Sayı:12. Cilt:11. İstanbul. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. 1326. İndeks. Gürbüz. KAYNAKÇA Atalay. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. s. Ş. Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır. Ankara. Cevdet Paşa.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. ve Korkmaz. Cilt:9. Marmara Coğrafya Dergisi. M. Cilt:1. 1307. Maraş'ta Etiler. Ankara. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı. 1302. Dizerkonca Matbaası. M. A. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. Akademik Araştırmalar Dergisi. Kahraman Maraş. Afet İşleri Genel Müdürlüğü. M. M. Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. Canpolat.. (Çeviren Özbaş. İstanbul. Taşdemir. İstanbul. 1324. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. Sayı:3.131-141. 1309. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. İş Matbaası. H. Selçuk Biricik. 1310. B. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. (1316) Kamusul Alâm. Türk Coğrafya Dergisi. 284 http://ekutup. Kahraman Maraş Valiliği. İslam Ansiklopedisi. Kahraman Maraş Valiliği. 1320. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. s. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri. S. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası. Yıl:3. Cilt:6. Mihran Matbaası. İstanbul. 1286. Gürbüz. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. Kahraman Maraş.gov. Gürbüz. 1322. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. 1288. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. Tasvir Matbaası.dpt. İstanbul. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. 1312. Türk Tarih Kurumu Basımevi. İstanbul. s. s. İstanbul. (1995) “Elbistan”. Sayı: 37.53-82. Halep Vilayet Salnamesi. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. 1313. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3.. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası.

H. AKDTYK. Seri. M.283-289. (1989) Dulkadir Beyliği.. Osm. Türk Kült. Türk Tar. Ankara 285 http://ekutup. Ankara. Arş. (1987) Türkiye Coğrafyası. Ankara.108. Kur.. Tar. No. M. Onbirinci Sene-1 Eylül.Mer.VII. Yay. Türkiye Çevre Vakfı Yayını. ve Uyg. Ankara. R.gov. Cilt:I-II. Nu.5.pdf . Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. R. “Maraş Emirleri”. Ank.Dizisa. T. Ens. Yinanç. Üniv. VII. Türk Tarih Encümen Mecmuası. Yinanç. Yinanç.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Arş. Yay.68. Yücel. Yay. s. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563). Elibüyük. No:1.

8.Ö.959.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167.6%’sında hasar tespit edilmiştir. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır. Meryem HAYIR ve Professor Dr. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100. Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu.000’in üzerindeydi ve Roma. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir. 286 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır. Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır. Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224. GİRİŞ İzmit şehri M. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1. Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak.pdf . Kocaeli’nde yer alan konutların 70. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi.dpt.413.yy.gov. 4. tersane olarak varlığını koruyan İzmit. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir. yy. Osmanlı döneminde de liman. Şehrin bugünkü yerinde 1. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur. Christop JENTSCH Universität Mannheim. Geographiesche Institut.453. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr.

Cilt I 2. 16 firma tamamen (%5). Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu.453.E (28. depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir. Hasarlı firmalardan ise. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre.3 milyar TL hesaplanmıştır. Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı.959. Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir.5 milyar Türk lirasıdır. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir. 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni.11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir.413. Toplam üretim kaybı 234. Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları. Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.İ.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin.dpt. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır. bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir.gov. gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır. 1999. KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir. 28. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999).10. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95). 287 http://ekutup. D.10. 51 tanesi büyük ölçekli. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür.

Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı.b.) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v. 356 tanesi işçi. Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir. Ayrıca. Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. 25 kişi ise idari personeldir. Bunların 107 tanesi teknik personel. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir. Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO.tr/bolgesel/keas-I. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar. 137 kişi işçi.pdf . 1999.dpt. 1999.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır.gov. Besin Sanayii Deri/Tekstil v. Bunlardan 60 kişi teknik personel. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO.b.

A.dpt. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir.pdf . İtalya.B.D. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir. Belçika. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Fransa.gov. Yunanistan. 1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup. Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. Makedonya. Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması. Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur. İsrail ve Suriye gelmektedir. Almanya. İngiltere. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir. Romanya.tr/bolgesel/keas-I. Rusya. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir. öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1. Hollanda. Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz.8’i dır. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1). sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. İspanya..

tr/bolgesel/keas-I.gov. Dumlupınar. Şirinpaşa. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri. Cilt I 3. Mehmet Ali Paşa.) 290 http://ekutup. İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir. Deniz.pdf .(Harita 2). İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. Çenedağ. Karabaş.dpt. 2002 (Kocaeli il yıllığı. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır. Burada yer alan mahallelerden Yavuz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır. Kozluk. 1974 ve İTÜ. DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi.

Haber Bülteni (28.9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2.2 0.2 2.dpt.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10.8 Misafird i Gitti 20..b.tr/bolgesel/keas-I.1 İş 7. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89. Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır.1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir.3 100 Kaynak: DİE. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2.10. (Tablo 3). 13 D.4 Bilinmeye n 7.9 Toplam 100 Kaynak: DİE.İ.E.5 4.4 0 1.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v. Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir.3 Eğitim 12. 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim.pdf .2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38.gov. 0.2 Diğe r 8.

hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70.9 3.2 oranında çadır kentlerde.6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4.8 4. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36. %24. konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır.8 oranında evlerde. Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22.5 olmuştur. Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken.dpt.4 İş Aramayanlar 11.3 23.5 6. Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13.gov.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır. 1999.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE. Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81. Deprem okullarda olduğu gibi.1 Parasız Yatılı Okul 7. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir. 1999. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85.4 Kaynak: DİE. 1999.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11). Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir. %7. Deprem sonrasında %11. prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9). 292 http://ekutup.pdf . Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur. Çadır kent dışında kalanlar ise %40. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır.tr/bolgesel/keas-I.9 Kaynak: DİE. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir.7 3.6 Akraba Yanı 3.8’dır.

3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE. %27.3 Bilinmeyen 0.8 Orta Hasarlı 20. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir. Mobilyalarda %55.5 oranında zarar görmüşlerdir.8 Bilmiyor 6. Ağır Hasarlı 51.87’dir.8’dir. Bu oran DİE’ye göre %22.pdf . Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur.3 orta hasar. Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15. Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse.6 Hasar Yok 22. Ağır hasarlı (enkaz) %22. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir. Sağlam konut oranı ise burada sadece %18. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5. 1999. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır. Hasar Var 70.gov. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7. DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz.95.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür.dpt. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup.72 ve az hasarlı %20.9 dur. İzmit önümüzdeki dönemlerde. hiç zararsız %24. %25. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23.tr/bolgesel/keas-I.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur.7 Hafif Hasarlı 13. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır.1 dır.2. Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik.4 dür. İlde yer alan beyaz eşyalar %45. farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır. Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır.45 orta hasarlı %22. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%).1 Hasarsız 14. 1999 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6’sı ağır hasarlı. Ekonomik ve Sosyal Durumu. Bu oranlar İzmit merkez ilçe için. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%).93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır.4 Toplam 100 Kaynak: DİE.

2’lik kısmı eski işlerini korurlarken. İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir. %1. İzmit halkının %6. Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir.pdf . Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70.8 ise işlerini kaybetmişlerdir. 2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82. Derince’de %23’tür. İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4’ü yer değiştirme konusunda kararsız. 294 http://ekutup. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88. Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler.3’ü evde kalabilmektedirler.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur.(İKK. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler.2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir.8’dir. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13).4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir. Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır. yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir. 2001: 166).5’i ise soruya cevap vermemişlerdir. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11. %17. Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31.3 iken.9 dur. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39.gov. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir.

4 2.1 5. 295 http://ekutup.7 21.1 15.3 13.4 15. Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18.gov.tr/bolgesel/keas-I. İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler.pdf Ko ca el i- . 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK.4 13.2 0. Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1.8 0.8 0.dpt. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16.1 0.7 0.6 0. Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir.2 2.7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5).6 10.0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur.1 0.2 100 16.2 13.8 17.9 13.8 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 26.8 6.9 0.1 Kaynak: İKK.3 12. Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir.6 12. Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler.3 dür.6 11. Bu oran %33.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yüksek gelirlilerde %39.3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler. İzmit’te ise halkın %18. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir.gov. Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i.pdf . Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır.tr/bolgesel/keas-I. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır. Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını. buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir. Bu konut alanının 296 http://ekutup. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır.8’le birinci sırada gelmektedir.6’dir. Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK. 5. Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir.dpt.

Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır. Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır. 2002: 96 297 http://ekutup. 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken. Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir.gov. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü.pdf . Kaynak: Hayır. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır. (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı. Kaynak: Hayır.gov. 2002: 97 298 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir.pdf .dpt. Kaynak: Hayır. Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı.M.

Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B.34 654107. 3. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır.pdf 299 . Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır.72 220994.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur.19 421469. Bu doğrultuda. Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır.47 505782. 1. 5.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200.56 480733.97 http://ekutup. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır.44 400697. Bunun sonucu olarak yeni İzmit. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır.dpt. ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır.31 104846. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması.tr/bolgesel/keas-I. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G. Cilt I 6. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır.94 363607. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir.13 305185. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti. 2.gov. 4. Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir. Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır.5 238001 947454 70474.39 570696.

İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24.38 587442.63 112663. 268-285 300 http://ekutup. 57. Reinhard (1969) İzmit. Bochum. Ankara.Haber Bülteni (28.88 1066378.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. EGGELING.8. ss. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG. DİE. Baiheft 3.Region (Türkei). Geogr.26 KAYNAKLAR DİE. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica.177-196 STEWIG. H. RITTER.9.75 4677351.10.94 125398. Meryem (2002) Siedlungs.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme.Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi.tr/bolgesel/keas-I.88 260619. Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte.1999 KSO. GÖÇER.81 301764.pdf . Paderborn HOFMEISTER.Ü.38 427505.10. Jg. DİE. Heft 3. HÖHFELD.81 1719633. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch.72 773388. (1993) Stadtgeographie. Jahrgang 31.5 1611876 1455230. ss.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları.dpt. M. Heinz (1989) Stadtgeographie.38 446434.36.66 176318 1924372. Erdkunde. Westermann Schulbuchverlag GmbH.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları.Yayınlanmamış Çalışma.78 276339. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445.13 787259.Marmara. 26. Raumforschung und Raumordnung. Geographicshes Rundschau. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.92 25891881. Nordwestanatolien. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili.25 1045270. Burkhard Braunschweig. Verlag Ferdinand Schöningh. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost.gov. Z. (28.S147-156 GÖNEY. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi. Yayınlanmamış Tez. Jg. HAYIR. İ. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi.75 862935.

Teil1: Entwicklung bis 1950. 301 http://ekutup. 103. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. H.Ü. 93-97. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”. R. 18-19.gov. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2. Cilt I STEWIG.dpt. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG.1. ss.tr/bolgesel/keas-I. İzmit. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. Jg. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. TUNCEL. İ. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“. die@gov. 31. STEWIG. 21-47.pdf .tr: T. Değerlendirme Raporu. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität. Die Erde. 10. Sayı 22.C. Nr. ss. Teil2: Entwicklung 1950-1980. Gesonderte Auflage von.8. Teil2: Entwicklung 1980-2000. STEWIG.Coğrafya Dergisi. Staatliches Statiken Institut.1999.

1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında. toplam büyük sanayi içinde %4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 15 302 http://ekutup. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. 1991 yılında ikinci 250 büyük. Bu gelişmenin bir sonucu olarak.gov. önce özel sektör. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir.644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır. Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan. Bu doğrultuda. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz.5’i (547.2’si. devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda. 2000 yılını seçmemizin nedeni. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. ülkemiz ihracatının ise %42.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş. Oysa. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52. daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15.5 gibi küçük bir paya sahiptir. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Dr.dpt. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır. Böylece. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir. Bilindiği gibi.. Bizim bu çalışmamız. ihracata da başlayan Türk Sanayi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi. 1950 yıllarından sonra.

644 100.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman. 2000.5 Çalışanlar Sayısı 1.1 4.736 128.0 12. Bu bölgeyi çok geriden %15. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.871 191 % 41.5 4.2 İhracat (Bin % USD) 27.604 47.684. 303 http://ekutup.9 4.6 25.192. Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup.2.644 % 51. Akdeniz. Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar.883 471.928 508. Bu bilgiler bize.6 8.411.955 100. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir.080 42.117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95.gov. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0.7 7. Karadeniz.978 547. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.2 Çalışanlar Sayısı 224.4 1.408 47.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 0.7 9. 2000: 108-137.0 34.1 11.2 7. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11.717 36. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2).215 39. sırasıyla Akdeniz %6. 1.0 4.483 2.364 820.759.3 14.1 6.534 124. Karadeniz %4.8.932 870. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir.8 2.1 4.0 547.2’lik paya sahiptir (Şekil 1.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.02 İhracat (Bin USD) 7.5 48.494 11.0 100.838 3.298 1.pdf .0 0.8 12. işçi sayısı.748 187. Harita 1).411.772 1.080 Kaynak: İSO.927.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır.950.0 11.dpt.128.774.tr/bolgesel/keas-I. 2001: 108-137.131.933 % 55. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57.7 2. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu.906 57.4 14.0 1.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23.0 0.1 100.867 % 66.903.466 547. DİE. Ege. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir.3 6. Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57.6 15.927. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri.03 Katma Değer (Milyar TL) 6.955 52.0 6.9 Kaynak: İSO.

pdf . Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.0 Ege Bölgesi 14.4 Marmara Bölgesi %57.dpt.tr/bolgesel/keas-I.0 Akdeniz Bölgesi %6.2 İç Anadolu Bölgesi %15.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup.gov.0% Karadeniz Bölgesi %4.8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Niğde. Kırklareli ve Edirne’dir. Bölgenin diğer bir özelliği. bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Bu il.. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölge içinde olduğu kadar. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i.. Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır. Nitekim bu il.dpt. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır. Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A. Bölgede bu dört il dışında Sivas. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle.gov. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın. Kırşehir. Denizli. Türkiye Şeker Fabrikaları A. 305 http://ekutup. Kayseri. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için. Nitekim. Nitekim. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir.Ş. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir. İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır. Bu iller başta Balıkesir.Ş. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Çanakkale. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır.Ş. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır.

0 Kaynak: İSO. Amasya. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir. Bu nedenle.372 0.111.3 3.563 100. 2001: 108-137. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır.827 34. Sivas. Kahramanmaraş.3 İç Anadolu 18 58 138.2’si (31 tesis) devlete aittir. Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul.0 875.6 Akdeniz 1 3. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup.748 100.526 3. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu.2 164.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ordu.3 90.3 Karadeniz 6 19. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır.4 22.4 32. Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır. Samsun. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Antalya. Ege bölgesinde Denizli. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere.2 6. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır. Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge. %20’ye yakın payla (6’şar tesis).465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100.658 72.213. Mersin. Giresun illeri önemlidir.0 191. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber.702. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir. Bartın’da da birer tesis vardır. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir.3 2. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır. Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın. Bu iller dışında Trabzon.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri.229 6.5 299. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3).gov.182 10. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir.661 100. Çorum. Yukarıda da belirtildiği gibi. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır. Başta tekstil olmak üzere.0 5. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir.4 14. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır.419 17 355. Tokat. Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir. Rize.pdf .058 7. Ege.905 54.089 36. Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19.dpt.243 39 321.

tr/bolgesel/keas-I.3’le Ege. ikinci sırada %34.748 kişi) iş olanağı bulurken. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8.pdf .3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.2 ile Doğu ve %0.3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup.03 Marmara Bölgesi %41.2’lik bir payla (187. %2.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.7 Akdeniz Bölgesi %6.7 oranında bir payla Karadeniz.gov.dpt.2 Doğu Anadolu Bölgesi %0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Harita 2). %6. Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8. Cilt I görülmektedir.6 Ege Bölgesi %7. Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224. %7.6 ile Akdeniz. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman.

Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir.tr/bolgesel/keas-I. Bu ili çok geriden Bursa. 308 http://ekutup. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır.pdf . Çünkü. Marmara’da.gov. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır. Sakarya. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas. Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Daha önce de belirttiğimiz gibi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması. Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır. sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir. başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi.dpt.

Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0. 3. Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9.1 Ege Bölgesi %9.6 oranla birinci olduğu görülür.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir.6 309 http://ekutup.4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman.tr/bolgesel/keas-I. Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir.02 İç Anadolu Bölgesi %25.1.4 Akdeniz %4. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir. İkinci sırada %25. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4. yine Marmara bölgesinin %55.02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6. Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin.1 Karadeniz Bölgesi %4.pdf . Harita 3). Karadeniz %4.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0.dpt.1.7 Marmara Bölgesi %55.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir. Akdeniz bölgesi %6.1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın.dpt. Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir. Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz. Denizli ve Manisa. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir.7’ye çıkmaktadır. 310 http://ekutup. Marmara bölgesinin payı %66. Ankara’yı çok geriden Kayseri. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8.pdf . Konya.tr/bolgesel/keas-I. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır. Tesis sayısı. Akdeniz’de Adana ve Mersin. Harita: 4). Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir. Diğer bölgelerden Ege’de İzmir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir. Güneydoğu Anadolu%1.gov. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7.3’tür. İstanbul özel sektör ağırlıklı.9. 4. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14.1. işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır.

Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.9 Ege Bölgesi %14.7 311 http://ekutup.pdf .tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.1 İç Anadolu Bölgesi %7.dpt.3 Marmara Bölgesi %66.gov.1 Akdeniz Bölgesi %6.

Oysa. Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi. İç Anadolu’da Ankara. Fakat. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır. 2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın.5’ini. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır. çalışanların %41’ini.gov.9’unu elinde bulundurmaktadır. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir. Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır. toplam büyük sanayimizin içinde %4.2’sini ve ihracatımızın %42.pdf • .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Nitekim. Ege bölgesinde İzmir. bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara. toplam çalışanların %48. toplam tesislerin %57. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır. katma değerin 312 http://ekutup.dpt. katma değerin %52.6’sını. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır.

Tümertekin. Fırat Üniv. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu. Ankara. Denizli Sanayi Odası Yayını. (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. Tümertekin. İstanbul.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6’sını. (1969) Sanayi Coğrafyası. 3. Üniv. İstanbul. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır. Basımevi.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir. E. H. Yıl XVII. Tümertekin. (2002) Çorum İlinde Endüstri. Sosyal Bilimler Dergisi.3 ve ihracatın %78. Kara. Coğ.tr/bolgesel/keas-I. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. Ankara Üniv. Yapısı ve Dağılışı”. (1995) Gelişimi. Enst. ihracatın %66. Yay. N. Yılmaz. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. işçi sayısının %67. Sayı: 21. İst. S. özellikle bu bölgede İstanbul ili. Özel Sayı. Yay.gov. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman. “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66.çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir.7’sini tek başına elinde tutmaktadır. Özgüç. H.2. No: 22. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. Ayrıca Marmara bölgesi. (Basılmamış Doktora Tezi). Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar.8’i tek başına İstanbul iline aittir. İzmir. katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. H. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6. M. 63-88. E. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi. Kara. E.4’ü. Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73. Sos. katma değerin %42. Bu bölgede İstanbul. Cilt I %55. Bil. (1982) Çukurova’da Endüstri. : 1282. Ankara. Mutluer. (Basılmamış Doçentlik Tezi). M. DTCF.pdf . (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. 313 http://ekutup. İstanbul. C. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. S. Enst.dpt. İst. Ankara. (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie). İstanbul. Ege Üniv. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii. ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir. pp.6’sı. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. Ankara Üniv. Karaboran. Üniv.

Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir.out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir. Modelde yer alan değişkenlerin. 314 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller. Son yıllarda. zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen.pdf . Dickey-Fuller. impulse response fonksiyonları yer alacaktır. Bu durumu ortaya koyabilmek için. Bu çalışmada Marmara. Bandırma İİBF 1. kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir.. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç. Balıkesir Üniversitesi. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir. 2. Dr. Bu çalışmada durağanlık kavramı.. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme. 1979. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla. uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd. 1981).gov. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği. İkinci olara. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır. GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır. Balıkesir Üniversitesi. öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse. Dr. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek.dpt. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu.Doç.tr/bolgesel/keas-I.

1990). vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. ADF test sonuçlarına göre.gov. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression).tr/bolgesel/keas-I. Tablo 1’de 315 http://ekutup. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır. Değişkenler. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır. c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda). Kointegrasyon ilişkisi. seviyelerinde birim köke sahip olan. 2002) alınmıştır. Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir. Johansen ve Juselius. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir. Değişkenler. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla. Zaman serisi kullanılan regresyonlar. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir. Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. 3. İkinci olarak. Buna göre. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini. Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise).dpt. Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. Cilt I Bu çalışmada. 1988. kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. 1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları.pdf . Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius. 1990). zaman serileri modellerinde.

24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20.153 – 0.tr/bolgesel/keas-I. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.238] Dolayısıyla. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması.058 Ege Bölgesi LEGDP 1.001] ** r=1 4.dpt.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11.1065 [0.0000 -1.573] (* ve **) Parantez içindeki değerler. Bu sonuçlara göre. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41.0000 Sabit -11.0892 [0. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.5341 [0.390 {0. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.195 9. değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir.24309 1.0000 -1. Likelihood Ratio (LR ) Testi.409] 3.9686 LAPU 0. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir.153 -6.48690 1.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir.0000 Sabit -19.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0000 -0. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18. Cilt I gösterilmiştir.27543 (5) Yukarıdaki 3.371 – 0.000] ** 5. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir. Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir.088} 30.195 + 0.27543 1. 1999) kaynaklandığı belirtilebilir. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir.gov. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1.0000 Sabit -20.out) bir etki yapmaktadır. Böyle bir sonucun ortaya çıkması. Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.608 [0.35060 LEPU 0.371 20. 316 http://ekutup.485 [0.2839 LMPU -0.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1.

dpt. 10.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. ) n qe U P M L( P D G M L 00. 05 0. 03 0. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. Cilt I 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır. 04 0. 0- . Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış.0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. 02 0. Öte yandan. GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır.gov. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış.

dpt.01 -0.gov. Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup.0 00. Impulse Response Fonksiyonu.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20.0 1 0 . Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0. 04 0 . 0- .01 LEGDP (LEPU eqn) 0. 03 0 .00 -0.02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3.0 10.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 02 0 .

S. Dergisi. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. Türkiye.”Journal of Macroeconomics. (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?. 1057-1072. W. Dickey. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. 30. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. DPT (2002). Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir. Johansen.B. Cilt I 4. Mamatzakis. September 171-188.C. 837. (2001) “Public Spending and Private Investment. Özdemir. Oxford Bulletin of Economics and Statistics. kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. Evidence From Greece”. Johansen. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır.pdf . 121-129. E. A.F. M. and Fuller. Bununla birlikte. (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”. Journal of Economic Dynamics and Control.tr/bolgesel/keas-I. 33-46.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 461-472. 319 http://ekutup. Applied Economics. K. 169-210.844. Ankara. Bu sonuçlara göre. and Juselius. June. Osterwald.” Journal of Monetary Economics. ayrıca. International Economic Journal. Ghali. D. (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money. Winter 1995. KAYNAKLAR Aschauer. (1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”. 52 (2). Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. A. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre. Erenburg. A. 17(1).İ.gov. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. K. Sayı: 15. 231-254. August . and Wohar.1-30.H. (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”.” Econometrica. 1950-2001. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. Erciyes Üniversitesi İ. 12 (2/3). SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara . 15-4. K. S.dpt. S. D.Lenum.

. Bu çerçevede öne sürülen tez. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir. Grv. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr. diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler. Kocaeli. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. 2. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir.pdf . Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise.tr/bolgesel/keas-I. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır. Uludağ Üniversitesi. Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır. İstanbul.dpt. Bursa.gov. Tek bir dünyada yaşanıldığı. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır.

Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. Bu nedenle. Tüm bu gelişmeler. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup. Buna göre. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin küresel ilişkiler ağının dışında kalmaları ve dolayısıyla bu ilişkiler ağının doğurduğu refahtan pay alamaması sonucunu doğurmaktadır. globalleşme süreçlerinde kültürel küreselleşmeye daha çok önem vermektedir fakat küreselleşmenin motoru olarak kapitalizmi ve ulus devlet krizini görmektedir. Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. 1998: 139). Mekanın yeniden yapılanması ise. Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır. Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir. ekonomik ve kültürel düzenlemeler içinde mekanın (coğrafyanın) etkisinin giderek azaldığı ve bireylerin bunun farkına varma düzeylerinin arttığı süreçtir (Aslanoğlu. Küreselleşme. Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir. ekonomik açıdan ana birim olarak yerel birimler. bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır. Cilt I mümkündür. Waters’a göre küreselleşme: sosyal.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir. Burada Waters’ın küreselleşme tanımlaması kullanılacaktır. Waters. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır. kentler ve bölgeler önem kazanmaktadır (Eraydın.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 2001: 368). Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin önüne geçebilmek adına kentler ve bölgeler birbirleriyle sürekli bir yarış halindedirler. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır.gov.pdf . rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir. sermaye yeniden bir yapılanma sürecine girmiştir ve bunun neticesinde de modern dönemlere ait olan dünya düzeni yeniden şekillenmektedir. Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır. Bu nedenle. terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar.

sermaye sahiplerinin. ‘dünya kenti’ olarak hangi kentleri kabul edebileceğimiz konusunda ve bunların küresel düzlemde işlevleri ile ilgili olarak bize bir pencere açmaktadır. dördüncü ise. yenilenmiş üretimler ve bu üretimler için piyasalar olarak. bunların hangisinin başarılı olacağı. 2001: 371). Cilt I yaratabilecekleri ortamı oluşturmak için düzenleme mekanizmalarına ihtiyaç vardır (Eraydın. mekansal dağılımları bu global işlev çerçevesinde anlaşılabilmektedir (Aslanoğlu. Fakat. Sassen ise. kentsel hiyerarşi sistemin tepesine oturarak gücün üretildiği yer konumuna sahip olurlar. Kentler arası hiyerarşide konumsal ve ekonomik açılardan üst noktada bulunan kentler dünya düzeyinde gerçekleşen bir kontrol sürecinde işlev görmektedir. gerek uluslararası göç konusunda odak noktaları olarak öne çıkmaktadır. hizmet ve ayrıca finans sektörü için anahtar yerlerdir. Dünya kentlerinin küreselleşme süreçlerinde yerlerinin ve işlevlerinin açıklığa kavuşturulabilmesinde söz konusu kentlerin konumlarının anlaşılması önem taşımaktadır. küre üzerinde en geniş düzlemde etkili olan kentler “dünya kenti” olarak adlandırılmaktadır. bu kentlerde yaşayan yöneticilerin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. En geniş düzlemde etkili olan kentler. ikincisi lider ekonomik sektörler olan imalat. Dünya kenti mekansal kutuplaşma. Friedman. Kentlerin önemsizleşerek yoksulluğa mahkum olmama adına söz konusu bu hiyerarşik yapılanma içersinde yer alabilmeleri onlar için oldukça önemlidir. dünya kenti hipotezi şu şekilde formüle etmiştir: “Kentin dünya ekonomisine eklemlenme biçimi ve bu süreçteki mekansal fonksiyonları kentte oluşan yapısal değişiklikleri etkilemektedir. sosyal sınıf kutuplaşması gibi sanayi kapitalizminin çelişkilerine sahne olmaktadır. Dünyanın tüm bölgelerinde global sermayeyi kendisine çekebilecek maddi koşullara sahip sayısız kent olabilir. Dünya kentleri gerek iç göç. dünya ekonomisinin organizasyonunda yüksek bir şekilde yoğunlaşmış kontrol noktaları olarak.” (Aslanoğlu. devletin mali kapasitesinin üzerinde sosyal maliyetler yaratmaktadır. Börnekler New York. Bu kentlerin ortaya çıkışı çok farklı değişkenlerle açıklanmakta ve tanımı da buna göre farklılaşmaktadır. Sonuçta kentin yeni bir çeşidi una liderlik eden ortaya çıkmıştır. Kentsel hiyerarşik sistemin en üst noktalarında yer alarak. Küresel sermayeyi çekebilecek alt yapıya sahip olan kentler giderek dünya kent hiyerarşisinde yerlerini alacaktır. Bu ‘global kent’tir. 1998: 142) Friedman’ın dünya kenti hipotezi oldukça önemlidir. Söz konusu mekanizmaların oluşturulması bile her zaman için yeterli değildir. Dünya kenti. globalleşme süreçlerinde dünya kentleri olarak adlandırılan kentler için yeni bir stratejik rol oluştuğunu ve bu rolün global etkileşim ve bu şehirlerin mekansal dağılımın bir kombinasyonundan meydana geldiğini vurgular. üçüncüsü. Dünya kenti kavramlaştırması ile ilgili olarak Friedman’ın dünya kenti hipotezi önemli bir yere sahiptir. Sektörel istihdam yapıları. Londra ve Tokyo’dur.gov. sivil toplum kuruluşlarının. Bu kentler “… uluslararası ticaret ve bankacılık için merkez olarak uzun tarihleri arkasında dört yeni rol bağlamında kurgulanmıştır: ilk olarak.” (Sassen. 1998: 113). 322 http://ekutup.pdf . nüfusları. Dünya kentlerinin küresel kontrol fonksiyonları kentin yapısında etkin