Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır. Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde. birlikte hammadde temininden.pdf . Cilt I Bilgi toplumunda. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum. Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde. KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir. sivil toplum kuruluşları. DR.dpt. Ancak. KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur.gov. biz de hızla entegre olmak zorundayız. özel kesim. Saygılarımla. kamu. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza. Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda.

Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İktisat. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. Bu bakımdan. sanayinin profili. kültürel ve tarihsel miras. eğiitm. Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. Denizli imalat sanayi. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar. Pamukkale Üniversitesi. bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur. Bunun yanı sıra. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş.gov. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Sosyoloji.dpt. Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi. Üniversitemizde Pamukkale. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir. turizm. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik. uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. Bu çerçevede. ulaşım. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. Böylece. Dolayısıyla.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir. girişimcilik. Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir. vi http://ekutup. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. sağlık. bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur. Şehir ve Bölge Planlama. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır.

Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat. sosyoloji.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır.pdf . Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının. Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi. ikinci gün öğleden sonra. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır. Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi. aynı anda ikişer oturum olmak üzere. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara. konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur.tr/bolgesel/keas-I. KEAS’03 göstermektedir ki. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır. Sonuç olarak. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme. Gerek açılış özel oturumu. Ayrıca. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. Dr. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi. kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız.gov. Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. şehir ve bölge planlama. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan. gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır.dpt. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir.

Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan. Habibe Naza ŞENSAN. Saygılarımla. Doç. Özgür ALTUNTAŞ.tr/bolgesel/keas-I. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim. Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. Dr. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Dr. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. Prof.gov. Dr. Rezzan AYHAN. Pınar YAVUZÇEHRE. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Filiz AKBAŞ. Sevcan GÜNEŞ. Dr. tercihen ikişer. Muhammet KÖSECİK. Ayrıca. Yaman KOÇAK. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı. Ayrıca. Doç. Ahmet TIKTIK olmak üzere.dpt. Yrd. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. Nigar DEĞİRMENCİ. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan.pdf . Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Doç. sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd. Evinç TORLAK ve Dr. Dr. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. Dr. Bunların yanı sıra. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr.

Dr. Başkent Üniversitesi.Dr.Dr.Alpay FİLİZTEKİN. Kamu Yönetimi Bölümü Dr.H. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN. Pamukkale Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. İktisat Bölümü Doç.Servet MUTLU. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. İktisat Bölümü Prof. Coğrafya Bölümü Prof.Dr. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd.Erol TÜMERTEKİN.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. İktisat Bölümü Prof.Doç. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Ankara Üniversitesi. Sabancı Üniversitesi. ODTÜ.Doç.Celal KÜÇÜKER.Dr.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof.Çağatay KESKİNOK.Dr.Dr.Dr.Raci BADEMLİ.Dr.Dr. Sosyoloji Bölümü Prof. İktisat Bölümü Prof.Hayati DOĞANAY.Can BAKKALCI.Dr. ODTÜ. ŞBP Bölümü Prof. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr.S.Zerrin Toprak KARAMAN. ŞBP Bölümü Doç.gov. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Coğrafya Bölümü Prof. DTCF.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof.Erdinç TOKGÖZ. Ege Üniversitesi.Kenan MORTAN.Dr.Dr. Dokuz Eylül Üniversitesi.İlhan TEKELİ. Pamukkale Üniversitesi.pdf .dpt.Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd. ŞBP Bölümü Prof.Dr.Hüsnü ERKAN. Coğrafya Bölümü İsmail SARICA. Anadolu Üniversitesi.Doç. Uludağ Üniversitesi.Tarık ŞENGÜL.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Pamukkale Üniversitesi. Ankara Üniversitesi.Rana ASLANOĞLU.Dr.İhsan SEZAL.Ayda ERAYDIN. ŞBP Bölümü Prof.Hasan ERTÜRK.Dr. Coğrafya Bölümü Prof. Akdeniz Üniversitesi.Hamdi KARA. Pamukkale Üniversitesi.Necla TÜRKOĞLU.Dr. Gazi Üniversitesi. Dokuz Eylül Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi.Doç. Uludağ Üniversitesi. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç. Uludağ Üniversitesi. Atatürk Üniversitesi. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof.Dr.tr/bolgesel/keas-I.Mustafa MUTLUER.Dr. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof.Evinç TORLAK.Dr. DTCF. Sosyoloji Bölümü Prof.Erdal TÜKKAN.Hüseyin ÖZGÜR.Dr.Doç.Doç. ODTÜ.Dr.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd. DTCF. İktisat Bölümü Prof. ODTÜ.Dr.Dr.S. İİBF Dekanı Doç.Dr. Ankara Üniversitesi. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof. Pamukkale Üniversitesi.Dr.Dr.Dr.Dr. İktisat Bölümü Prof.Dr.İnan ÖZER. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.Çınar ATAY.Zeynel DİNLER.Muhammet KÖSECİK.Ercan UYGUR. ODTÜ. İstanbul Üniversitesi.Doç.Dr.Sencer AYATA ODTÜ.Yalçın KARABULUT. ŞBP Bölümü Prof.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.

dpt.pdf .gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I x http://ekutup.

ülkemizde de farklı bölgeler. Glomm ve Ravikumar. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1997). Ege ve Akdeniz Bölgeleri. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. Barro ve Sala-i Martin. düşük gelirli ekonomiler. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi. Doğu Anadolu. sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. Bir çok bilim adamı. İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri. Güneydoğu Anadolu.dpt. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir. İtalya 1. 1992. yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. Torino. Bu çalışmada. Bu çalışmada. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. 1990.pdf . Neoklasik yakınsama hipotezi. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. bölgeler arasındaki bu farklılıkların. 73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir.gov. bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır. Neoklasik büyüme teorisine göre. Kamu sermayesi. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. Aydın. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği.tr/bolgesel/keas-I. 1994. Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi. Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir. International Centre for Economic Research. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. Çoğu büyüme teorileri. Bunun yanısıra. az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır. Marmara. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu. kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir.

Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir. 2. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur. 5. Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. Örneğin. örneğin altyapı yatırımları. 1986). Kamu sermayesinin etkileri. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir.gov. y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı. Yeni büyüme teorilerine göre. tahmin denklemimizdir. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. bölümde kullanılan model açıklanmış. MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. 2. 3. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji. kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup. bölümde incelenmiştir. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. 2001). devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir. Makalenin geri kalan kısmı. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y. 1989). Diğer bir görüş ise. bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir. 1994). aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta. köprü vs.). y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. 4. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır.pdf . yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir. şöyle organize edilmiştir. Ekonometrik analizlerin sonuçları.dpt. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir. bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. Bunun nedenleri arasında. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. Diğer bazı makaleler ise. İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken. yapılan altyapı yatırımları (yol. Kamu sermayesi. Bu çalışma.

65 Mardin 126. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur. Doğu Anadolu 3 http://ekutup.03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem.48 14476.5 Elazığ 25799.5061 548. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.93 Std.6 Kocaeli 25694.61 Antalya 5179.62 596. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir.73 16768.pdf .65 Sakarya 7334. Kamu sermaye stoku verisi. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da.78 Isparta 19852.32 696.5 Nevşehir 24030.75 570.7 Adıyaman 90874.05 Ege (8) 11814.dpt.91 820.7 Antalya 68013. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi.12 Aksaray 177.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir.51 4185.91 Muğla Minimum 124. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında.42 Isparta 68. güvenilir bir veri seti olmayacaktır.7 90874.86 1066. Bu nedenle burada.2 Bolu 81920.01 Uşak 175. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.64 Bolu 2082. kamu yatırımı değişkeni.60 Sakarya 68.91 23271. Fakat. her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar.69 Aksaray 7334.gov.40 5179. Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi.12 568.39 811.51 Şırnak 145.47 Afyon 13895.05 16098.26 33026.03 38368.19 29215. kamu yatırımları. sapma Maksimum Minimum 17837.55 371.47 23947. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır.93 393. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir.04 410. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir.07 Kocaeli 697. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır.90 14570.19 Tokat 154.27 13220.78 Ankara 5140.66 1024.01 Şanlıurfa 3251. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır.32 488.06 Batman 12992. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından. Tablo 1.03 Şırnak 11394.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.34 Bingöl 2151.88 3235. altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır. Marmara. Maksimu sapma m 1258.56 Ortalama Std.01 Uşak 38067.32 Muğla 1674.71 476.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I fonksiyonuna sokulması. 3. Kamu yatırımları.05 Bayburt 21123.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268.4 Muğla 43703. Giriş bölümünde belirtildiği gibi. Dolayısıyla.

Bolu. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama. kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa. Güneydoğu Anadolu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Şırnak ise en fakir şehirdir. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. 1999). Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta.tr/bolgesel/keas-I. Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir. 4.dpt.pdf . Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. sigma yakınsamasından söz edilir. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir. Bu nedenle. buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise.gov. Tablo 1'de görüldüğü gibi. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır. Sigma yakınsaması. Birincisi beta. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler. az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. sigma yakınsamasından söz edilemez. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy. yakınsama hızını ölçer. 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama.

pdf . Bu bölgeler Karadeniz. Türkiye'nin bütün şehirleri için. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için. Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir. Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır.021 (58. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir.gov. Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir. 5. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş.dpt. bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Bu denklem. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1. Tablo 2. Fakat.511)** PCY91 -0.002 (-1. üçüncü denklem tahmin edilmiştir. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir.032) PCPI R-squared 0.tr/bolgesel/keas-I.

942 (14.126 0.0046 (4.368) -0.096) 0.451) -0.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t.481)** 1.012 (3. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler.024 0.799)** 0.010 (-3.gov.069 (23.005 (2.742)** 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.038 0. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir.027 (-5.876) 0.571)** -0.253)** 0.241 0.432)** 1. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir.168)** 1.021 0. Bağımlı değişken. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.002 (0. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır.929) -0.047)* 0.232 (29.061 (42.883 (23. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1.005 (-1.002 (1.010 (2.567) 0.031 (-1.004 (2.823)** 0.412)** 0.239)* 0. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.004 (-2.tr/bolgesel/keas-I.028 0.048 0.535)** 0.011 (58.004 (0. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir.012 (3.199 (4.002 (0.007 (2.877)** 0.dpt.119 0. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur.002 (1.411) -0.003 (-0.278)** 1.796) 0.611)* -0.085 0.305 0.198 0.003 (2.484)** 1.023 (-5. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.559) 0.075) 0.353) -0. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.749)** 1.367)** 0.278)* -0.956 (14.007 (1.pdf .değerleri verilmiştir.013 0. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir.006 (-1.795)** 1.411)** 0.034 (31.056 (21.279)* 0.390)** 0.815 (19.675)** 1.338)** 1. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.519 (7.184 0.006 (-1. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.969)** -0.900)** 0.973 (23.016 (1.039)* 0.929 (26.074 (43.308)** -0.225 (29.878)** -1.941) 0.006 (-2.031)** 2. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir.283 0.054 (-2.035 (31.142 0.048 0.

6. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise. yakınsama %2. Açıklama değeri. “Is Public Expenditure Productive”. Bu şehirler için. Bu konu.gov. ve Kurts R. coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı).11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. 0. kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde.177-200.tr/bolgesel/keas-I. A. SONUÇ Bu çalışmada. Public Investment. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy. Bu da. 7 http://ekutup.3’dür. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır. Fakat. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da. 23. bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir. Tam tersine.pdf .24’den 0.04’den 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır. (1971). Baltimore: John Hopkins University Press. Açıklama değeri. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur. yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir. Journal of Monetary Economics. yakınsama hızı 0. D. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. 0. Aschaur. Başka bir deyişle. Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur.28’e yükselmiştir. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2. Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir. bu farklılıkları giderek artırmaktadır. Cilt I katsayıya sahiptir. (1989). Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. K. KAYNAKLAR Arrow. bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması.01’e yükselmektedir. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur.006’dan 0. Örneğin Muğla.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır.dpt. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir. Bu durum. ss.

Cilt I Barro. ve Ravikumar. 76(1). Journal of Political Economy. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. G. ss. Evans ve Karras (1994).tr/bolgesel/keas-I. 1-11. J. R. States”. “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”. Journal of Economic Dynamics and Control. Vol. 98. B. ss. (1997). ss. 103-125. Journal of Economic Dynamics and Control. ss. “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U. “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth". “Convergence”. No 5. (1986). Journal of Economic Growth. 205-227. J. G. 80(4). Review of Economics and Statistics. Journal of Political Economy”. 223251. “Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”. 858-869. (1994). “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. 1173-1187. 183-204. L. 100. E. 8 http://ekutup. Barro R. American Economic Review. (1999). ss. ( 1997). ss. Social Science Quarterly. J. ss.(1990).S. R. 191203. Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. Glomm. Ram. Vol. (1992). B.pdf . 76.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. R. 21.dpt.gov. (2001). The MIT Press. ss. “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. 1. 6. 18. Kenworthy. Barro. X. Shioji. ve Ravikumar. ve Sala-i Martin. Glomm.

Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin. Gümüşhane. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi. Bayburt. Karadeniz Bölgesi. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. farklılıkları.dpt. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması. Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede.gov. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere.tr/bolgesel/keas-I. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir. Ordu. gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur.pdf . Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi. Giresun. bölgelerin özellikleri. Son yıllarda. Bu bakış açısıyla. Bu çerçevede. 9 http://ekutup. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi. Japon Hükümeti. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır.

Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek.dpt. Çalışma. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. yöntemleri. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan. çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına. Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışma. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 . Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir. İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir.tr/bolgesel/keas-I.Ocak 2000). Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. süreci. Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte). JICA’nın görevlendirdiği Japon. gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir. Çalışmanın kapsamı. Danışma Grubunun. mahalli idarelerin. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte). Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır. Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. Doğal Yapı Araştırması. Bunlar. potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır. Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. • İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 . DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır. programı. danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir. gelişme vizyonunu.pdf . Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür.Temmuz 1999). Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda. Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda. mevcut koşulların analizi. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur. Cilt I 2.Mart 2000). sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur. saha çalışması etkinliklerini özetleyen. seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu.gov.

28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sosyal Yapı. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır.dpt. Stratejinin dört temel bileşeni. 11 http://ekutup. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür. 3. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır.gov. Mekan/Altyapı Gelişimi.pdf . Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. • Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak. Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. Sektör Raporları (Ekonomi. • Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. Ana Plan. Bu aşamada “Ara Rapor”. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi. Çevre. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. 4.

uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir.2. Cilt I 4.dpt. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması.pdf . Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır.1. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım.2. bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır.1. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler.1.3.1. 12 http://ekutup. 4. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır. 4.1. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir. Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi. Üzerinde önemle durulan iki konu. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir. hayvancılık. Benzer çalışmaların bitkisel üretim. 4. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır.gov. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür.tr/bolgesel/keas-I. Ekonomik Gelişme Stratejisi 4. Bu amaçla. işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır. Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil.

Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır.tr/bolgesel/keas-I. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir.pdf . Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur.dpt. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin. 4.4. Cilt I 4. Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Benzer şekilde. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. Trabzon. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir. Bu çerçevede. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Hem toplam. hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir.3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 13 http://ekutup. Su kaynaklarının korunması için. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır. Temel ilke karayolu. Ünye. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir. Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir. Kırsal çevrenin korunması. İkinci kademe merkezler. aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Artvin.gov. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir. Önerilen kademelenmede. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir. Giresun.

5. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir. 3.pdf . ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için. idari. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. Bu çerçevede. kalkınma planlaması ve yönetimi. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. Bu sistem.dpt. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir. Kentsel altyapı. Bunlar: 4. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır. 2. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.gov. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır. idari yapıyı iyileştirmek. Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı. planlanan sağlık. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır. Bu programlar: 1. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır. 4. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir. 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir.tr/bolgesel/keas-I. Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin. Ordu. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir. Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı. Giresun. hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir. Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP).pdf . Gümüşhane.07.tr/bolgesel/keas-I. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada. Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde. Diğer taraftan. 19. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir. 6. Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir. Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir. 5. “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir.dpt.” talimatı yer almıştır. Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır. DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir.gov. Bayburt. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır. 15 http://ekutup. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. Cilt I 4. 6.

Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi. Gör. Dr. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet. Öte yandan. Doç.tr/bolgesel/keas-I. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir. Oğuzhan ALTAY Yrd. bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar. Öte yandan. Çünkü. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N.BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. Ege Üniversitesi. Ege Üniversitesi. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması. Ege Üniversitesi. teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. 16 http://ekutup.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler. bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu. üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır.dpt. bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır.pdf . İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür.gov. I. Finansman sorununun çözümü. Gör.

Dengeli kalkınma modeli ona göre. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List. Han ve Kaya. kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. Cilt I B. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur. 2003: 2). İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. Daha önce de açıklandığı üzere. Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. 1994: 397).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış. Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse.dpt. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir. Rosenstein-Rodan ve Nurkse. Dengeli kalkınma yaklaşımı. Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez. Belirtilen yönü ile neo-klasik model. her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar. Fleming. O. Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. Yazara göre. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir. bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman.pdf . bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan.tr/bolgesel/keas-I. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması. Nurkse. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır. 1966:54).Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19.gov. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. 1999: 264): Bunlar sırasıyla.

zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup.1999:274). Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri. Hirschman. bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup. homojen.Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur. birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler. bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır. aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur.dpt. 1994: 401). Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı. hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır. Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Perroux. hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. Han ve Kaya. Bu açıdan kutuplaşma kavramı. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş. merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir. Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında. Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Oysa. piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına. Bu durumda. Bunun en önemli nedeni. 2002: 12).pdf . Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı. Polarize bölge. Homojen bölge. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar. 1994: 400). C.

D. firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda.pdf . ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır. asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu. Esnek uzmanlaşma. standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken.tr/bolgesel/keas-I. kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak. -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. hammadde. kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde. fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte.gov. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta.1993:56-61).dpt. -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken. mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist . Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir. Myrdal’a göre. İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. Kitlesel üretim. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. Örneğin. 1998: 66-71). diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır. Post-fordist üretim sisteminde. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken. -aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal.

Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında. sınai kümelerin örtük bilgi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. II.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar.gov. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak. kısaca. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici. sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır.pdf . Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur.dpt. Porter’a göre sınai küme (cluster). genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. bol doğal kaynaklar. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. eğitim. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir. Bunun yanında Porter. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir. Firmaların uzman. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir. Sınai küme kavramı. Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır. nitelikli işgücü kullanımı.tr/bolgesel/keas-I. Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. uygun bir yerleşim yeri. ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların. motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan. bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır. 20 http://ekutup.

dpt. Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı.pdf . B. Kalkınma ajansları. Bölgesel kalkınma ajansları. ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir. merkezi yönetimden bağımsız. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte. sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold.Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır.gov.tr/bolgesel/keas-I. 1991: 6). arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. Cilt I A. 1998: 44). Küçük ajanslar. Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek. Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı.1994:8). ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak. Buna karşılık. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Bu kurumların amacı. geri kalan gelirlerini bütçeden. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA).Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA. bölgedeki altyapının. Örneğin.1994:7). Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan. topluluğun 21 http://ekutup. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral. yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler. Avrupa Komisyonu’nun XVI. devlet fonlarına proje sunarak. bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral. ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). Bankanın kuruluş amacı. kentsel alanların yeniden yapılandırılması. Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir.

Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead.Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler.gov.tr/bolgesel/keas-I. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir. iii. ii. sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup. küresel finansman. Fon. hedefler.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler. iii. kişi başına GSYİH.a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması. 1998: 10): 1. 5b ve 6. ortak finansman. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6. Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin.Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF). ii. Diğer amaçlar. İkinci. bölgesel yardım programları. 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i. 5. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır. üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır. 1.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). Günümüze gelindiğinde. altyapı projeleri. Portekiz ve İrlanda’dır. 3. teknik yardım desteği.Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG). Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler. 2. Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır. iv. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır.Avrupa Sosyal Fonu (ESF).dpt. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik. proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır.pdf .Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi. Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan. Ayrıca.Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir. 4.

tahmin. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti.tr/bolgesel/keas-I. İrlanda. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur. Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır. İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. ISPA ve SAPARD’dır. Litvanya. 23 http://ekutup. Söz konusu fondan sadece Yunanistan.dpt. bunlar PHARE.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. teknoloji transferi.gov. Cilt I da finanse etmektedir. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup. Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır. Macaristan. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir. Uyum Fonu. Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir. çevreyi koruma. Estonya. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. topluluk ve proje hazırlama. araştırma ve geliştirme. Örneğin. i. İrlanda. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro. Letonya. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları).pdf . Öte yandan AB. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar.SAPARD. Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. Bunun en güzel örneği. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta. Polonya. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. Romanya. Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. AB. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. ii. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. iii. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. Fon.PHARE.

(4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması. 24 http://ekutup. eğitim. Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl.dpt. (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması. Kaynak: BM. Kral. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır. SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması.pdf . sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır.gov. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil. World Investment 2000. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla.

eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. bağışlar. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir. iii. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır. i.7) gerçekleşmiştir. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır.Forbairt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir.İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. Öte yandan. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18. Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek. bu planların ilki 1988-1993. Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış. Forbairt ve Forfas’tır. kira yardımları. hizmetler. Yardımları. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup. 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I C.dpt. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir.IDA-Ireland. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır.gov.Forfas. 1. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir.pdf . 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. Bağışlar. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta. IDA-Ireland. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir. Bunlar kısaca. kredi garantileri. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır. ii. Örneğin. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi. Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. Destekler. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. dönem sonunda işsizlik oranı %11.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir.

000. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır. 4. 2002.gov. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. 5): 1. 2. 5. 6. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır. İrlanda’nın başarısı.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi. 1998’de kişi başı GSYİH.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi. AB ortalamasına yükselmiştir.000 artmıştır. aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır.pdf . Plan.dpt. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi. 3. Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış. Cilt I %40 artarken. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. 2. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. istihdam 500. Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür. son on yılda nüfus 250. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir. Ancak buna rağmen. 26 http://ekutup. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon. 2000 yılında İrlanda. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi.İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur.

Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans.Sosyal sürdürülebilirlik. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı. Bilindiği gibi. Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change. Bu ajansın en önemli görevi. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal. Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması.tr/bolgesel/keas-I. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. ikincisi de. Temel faaliyetleri. gerek tek başına. Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi.gov.Ekonomik sürdürülebilirlik. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans. iii. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Sözü edilen bilgi ağı. 3. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak. Udaras Na Gaeltachta. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir. 1992: 3).dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Çevresel sürdürülebilirlik. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır.pdf . 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur. Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek. 27 http://ekutup. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı. İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak. gerekse kamu kurumları. ii. Bunlardan.

Gelişen endüstri bölgeleri. Tipperary Teknoloji Parkı. Cilt I iv.853 kişi çalışmaktadır. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır. Kerry Teknoloji Parkı. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar.dpt. satışlarını %12. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır. 2003:1).2 arttırmış.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır. Kalkınma ajansı. 28 http://ekutup. bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir.pdf . Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır. Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı. 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9. 2003: 8). 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır. 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı. (Shannon Development Annual Report. turizm etkinlikleri ve sanayi.gov. bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir. Shannon Kalkınma Ajansı. Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur. Birr Teknoloji Merkezi.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report. 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir.6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır. ihracatlarını %7. v. Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır. 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. v.tr/bolgesel/keas-I. Tipperary Teknoloji Parkı. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek.

B.211 7.326 1999 4.3 36.8 1996 2. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19.9 35.1 ve %37.9 1998 8.225 15. Manisa. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.409 11. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte.dpt. Aydın.303 1.6 1995 1.836 15.gov.Payı (%) Mar.1 oranındadır.772 16.1 36. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB.9 1999 11.318 89. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır.408 28.TL) Ege B. Cilt I III.722 77.375 14.415 15. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir.964 15. belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır.328 2001 1. Muğla.500 20.890 2002 1. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken.6 36.388 31. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları. Bu bağlamda.pdf . buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır. bu da %16.0 1994 0.TL) Türkiye(Tn. Uşak.526 15. Denizli.6 1997 4.525 37. ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3. A.1 36.3 37. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir.868 15.Payı (%) 1993 0.614 3.023 52.865 127.531 1998 8.tr/bolgesel/keas-I. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.4 36.078 55. Toplam yatırım tutarına göre. Tablo 5). diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.281 2000 2.37 düzeyindedir (Bkz.Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15.862 5.6 düzeyinde gerçekleşmiştir.762 15.234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup.(Tn.462 15.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır.5.982 15.650 6. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır.

251 3. Marmara Bölgesi’nin payı %24.886 226.479 110.625 7.041 10.8 24.427 28.144 1998 639 1. belge sayısı daha fazla.202 20. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1.453 1999 31.Payı (%) Mar.5 26.927 192.521 2001 345 834 2.933 13.7’dir.958 31.874 22. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde.gov. Buna karşılık.3 1994 6.4 iken.201 12.018 54.673 190.dpt. 30 http://ekutup.660 96.9 22.75 27 1995 10. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51.9 1997 57.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15.146 12.738 60.049 66.358 3.7.101 107. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır.762 23 17 1993 5.357 3. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır.8 düzeyinde olmuştur.813 5.573 4.197 488.678 121.pdf .2 1992 5. Bu bağlamda.406 18 25. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15.921 2002 22. Marmara Bölgesi ise %36. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür.B. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38.949 335. Cilt I Diğer taraftan.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.757 2.633 102.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.050 2.912 11.004 142. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir.480 1998 47.355 2000 25.688 287.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi.285 10.7 paya sahip olmuştur.tr/bolgesel/keas-I.997 48.7 1996 23.966 2000 559 1.853 36.331 78.154 2002 450 1.394 2001 17. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL.290 1999 518 1.8 29.

160 6. Özel Ser.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Serm. 3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir.tr/bolgesel/keas-I. bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir. ikinci sırayı %20.Bank.gov. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur.063 1995 1.ve YAT. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC. Kam. www. Cilt I B.tr.Bank.7 oranında bir artış söz konusu iken.284 7.327 1999 1.891 Kaynak: TBB.721 3.4’lük payı ile İş Bankası.095 6.Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093. Zira İzmir hariç.T. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli.083 6.2003 itibari ile. * 16. İzmir. B.155 1994 1.pdf .116 6.837 1998 1. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14.501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB.tr 31 http://ekutup.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11. 1.230 7.862 2. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB. TMSF YAB. 6.9 olmakla birlikte.416 1997 1.07. Özel Serm.tbb. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege .tbb. www.093 10 6. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir.881 6. Serm. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.267 7.dpt.BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası. 5. Yab.1’i ise özel sermayelidir. 1. Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.073 6.2’si kamusal sermayeli.999 1993 1.Topl.796 2001 2003* 1.198 1996 1.632 2000 1. %48.org. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır.org. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir.Ser.BAN Kam.093 1. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir.881 5.138 Türkiye T.

895 431. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur.927 21.521 35.827 97.tbb.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir.824 204.861 2./ Türkiye 56 3.10 1998 916 68.gov. Aydın.578 115.376 196. Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.10 1997 534 42.242 2.17’si (311 şube) kamusal sermayeli.128 23.203 80.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır.07 780. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir.717 1.434 26. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir.8 iken. Denizli.790 394 3. %59. Manisa üçüncü sırada yer alırken.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin.272 72. Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa.851 21.406 70. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup.502 141.227 3.pdf .292 192 1996 258 19. Buna karşılık. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada.977 101.861 1. Afyon.2’dir.168 42. ikinci sırada 106 şube (%17. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16.075 5.083 92. Muğla ikinci sırada.690 7.936 1.580 2.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa.019 110.672 80.247 9.5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir.032 1. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde.09 2001 1. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.071 40.7’ye yükselmiştir.8) ile İş Bankası.894 2. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30.811 0.016 12.471 59.805 144.2’lik pay.472 2.609 266.694 876 8. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.532 47. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B. 27 şube yabancı banka statüsünde.213 0. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9.701 29.737 37.tr/bolgesel/keas-I.233 61.11 Kaynak: TBB.115 21. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.10 1999 1.833 49. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn.721 23.5’ine sahipken.7’ye gerilemiştir.10 0. www.860 0.994 34.dpt.526 17.09 2000 1. ilk sırada 137 şube (%22.122 0. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi.327 30. 1994 yılındaki %72. ihtisas kredilerinin payı %12.436 14. 2001 yılında %66.037 138.181 84.07.TL) Ege Böl.661 13.715 0. Bunun %34. bu oran 2001 yılında %15.418 13. bunları sırasıyla.086 0. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87.org.914 2.069 29.150 8.844 137.513 479.720 5. (Tn TL) Türkiye (Tn.743 0.020 768 78 1995 136 7.691 5.

2 0.9 13.tr/bolgesel/keas-I. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir.9 20.0 0. döviz tevdiat hesaplarında İzmir.0 0.org.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir.3 Aydın 0.5 3. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir.menkul 19. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G.3 87.0 0. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır.0 0.1 2. www.0 4.tbb.0 0.0 3.2 İhtisas Dışı 77.pdf . Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.0 0.3 71.4 1.1 64.9 35.8 12.1 0.2 İhtisas Diğer Kredileri 1.3 Mesleki 0.8 3. 1994 yılında %12 olan bu pay. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır.0 Afyon 4.0 12.0 0. Bunlar. 33 http://ekutup.dpt.1 6.4 30.0 0. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.6 4.5 69.0 Muğla 7.0 3.5 Uşak 1.0 0.4 1.3 31. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır.2 9. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde.9 17.7 3.7 Manisa 15.4 68.5 28.9 5. Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi.2 0.9 94.4 5.gov. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta.8 Kaynak: TBB.7 6. Hem Türkiye.0 0.5 5.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.0 0.0 0.6 82.2 Türkiye 7.2 22.0 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 68.8 4.8 Kütahya 17.8 İzmir 16. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır.9 31.5 Denizcilik 0.0 Turizm 0. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir.0 1. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır. giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir.4 0.5 2.3 Denizli 2. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken. Manisa. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir.6 0.0 0. Diğer taraftan.5’a kadar gerilemiştir. Bunu Denizli.

9 27.1 41.1 2.4 10.org.3 27.6 Muğla 24.7 78.0 7.1 0.1 2.0 0.0 0.4 0.2 18.5 5.0 Kütahya 17.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını.tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.3 36. Mevd.9 24. www.3 Denizli 55.8 0.0 0.0 0.5 67. www.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tbb.Kur Bank.0 0.6 48.6 16. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.8 Manisa 49.4 95.1 0. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır.1 47.9 48.7 1.2 Aydın 23.6 41.1 0.7 68.8 47.6 29.2 1.0 0.9 Denizli 32.5 131. 34 http://ekutup.0 34.5 Kütahya 25.0 0.tr/bolgesel/keas-I.4 11.6 2000 47.5 23.7 58.6 İzmir 68.2 33.5 35. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır.3 2.1 Uşak 27.0 0.5 0.6 46.7 34.9 41.0 0.0 0.0 0.6 0.0 36.2 35.9 7.0 0.7 27. Tic.3 31.9 3. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir.4 Uşak 10.0 0.8 0. Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74.8 23.4 67. Mevd.7 Aydın 45.2 2001 28.8 Afyon 26. C.6 53.8 65.8 0.pdf . dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli.3 9.6 1999 42. Tev. Res.5 49.1 44. İzmir 39. Kur.gov.3 88.Hes.3 Kaynak: TBB.7 Manisa 32. Depo Hsp.0 0.3 57.7 0.org.5 40.3 55. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar. Mevd.2 75.0 0. Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas.0 8.0 0. Mevd. Bunların 36’sı ulusal pazarda.0 0. Döviz Diğer Altın Topl.0 5.2 51. 1’i ikinci ulusal pazarda.0 3. Mevd.4 14. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz.0 1. Sertifi.4 36.8 3.5 4.4 2.3 33.5 5.7 42.0 0.tr 6.8 47. Tablo 14).0 Kaynak: TBB.5 87.2 0.3 2.6 0.0 Afyon 23.3 23.6 33.0 64.5 3.6 20.0 0.8 17.1 2.tbb. Mevd.5 Türkiye 23.Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle.dpt.7 1998 68.9 30.1 2.0 1.8 20.3 6.8 Muğla 47.2 59.

Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. otel ve lokanta. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. bu gruplamada Türkiye genelinde 11.547 8. 1’i Afyon. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup. Aynı göstergelerle.000 15. sırada yer alan Petkim A. İmalat Sanayii Gıda.Ş. Giy. 45 şirketin 37’si İzmir. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San.tr/bolgesel/keas-I. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5. ikinci sırayı Kimya.074. İçki ve Tütün Dokuma.054 297.05 düzeyindedir. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur. Toptan ve Perakende Ticaret.601 3. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken. Diğer taraftan.454 61.254.32 düzeyindedir.005 3.210 70. İkinci Ulusal Pazar 3. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL. Aynı tarih itibariyle. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir. Tablo 14). ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6. 3. 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir.848 16. Petrol. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23).222.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.7) almaktadır (Bkz.36 iken.213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır. İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır. 1’i Kütahya. 4’ü Denizli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16.600 303.146 109.716. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2.gov.920 521. Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır.Petrol. Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır. Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20.005 140.830 1.dpt. Ulusal Pazar a. 1’i toptan ve perakende ticaret. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5.180. Makine ve Gereç Yapımı b. Ege bölgesi merkezli olup. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır.343 55.pdf . Örneğin.38 düzeyinde gerçekleşmiştir.

Petrol.149 902.tr/bolgesel/keas-I. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL. Diğer taraftan. İçki ve Tütün Dokuma.111 36.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar. 2. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında.218 299. İmalat Sanayii Gıda. hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir. Makine ve Gereç Yapımı b.282 147. 2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir.719. Yukarıda sözü edilen kaynaklar. Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken.692 191.052 (201. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. (iii) firmaların öz sermayeleri.956.318 10.dpt.041. D.pdf . yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları.271) 1. hibe ve benzeri finansal kaynaklar. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken.135 15. (i) AB Fonları. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Toptan ve Perakende Ticaret. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup.981 74. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar.330 1. Giy. Ulusal Pazar a. ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir. Metal Ana Sanayii Metal Eşya.855. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır. İkinci Ulusal Pazar 3. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar. (i) kamusal kaynaklar.119 25.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir..436 184. Uluslararası finansal kaynaklar.gov.877 206. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi. (ii) Dünya Bankası.483 Öte yandan.

uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır.pdf .7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir. İstanbul sadece.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. Bunun için. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı. Sakarya. aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. bu oranın 1995 yılında %29. Aynı dönemde. Türkiye. Model. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. 2002: 75) Öte yandan. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı. Edirne. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla.gov. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır. Tekirdağ. Kastamonu. 37 http://ekutup. Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir. Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı. İkinci derece polarize merkezler Ankara. Antalya. Burdur. Çanakkale. tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır. En azından. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir.5. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır.tr/bolgesel/keas-I. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. Cilt I yapacaktır. Ancak. Gaziantep ve Adana’dır. bu konulara yönelik kapsamlı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgesel politikalara.dpt. Ancak. IV. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber. Manisa oluşturmaktadır. Kocaeli.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi. özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim. Zonguldak. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. Zira. İzmir. Isparta. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı. Dolayısıyla. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. Denizli. başka şeyler yanında. periferisinde yer alan Bolu. Bunlarla birlikte. Aydın.

1996).tr/bolgesel/keas-I. Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. Diğer taraftan. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır. Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi. çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür. Örneğin. Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği). Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. Diğer taraftan. şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür. 2003: 98-127). elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir. Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır. tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu.dpt. Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. hem banka sayıları. merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir. gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım). Ertuna-Altay. 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz.gov. Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar. 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken. borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. 38 http://ekutup. Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK).pdf . Türkiye’de buna benzer ilk girişimler. Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO. Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. Dolayısıyla Ege.

hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur. hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir. kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı. Bu bağlamda.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek. Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği). ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1. 1. 39 http://ekutup. Altay-Gacener. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı.pdf . Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada. İzmir limanı bilindiği gibi. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi. 3. ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz. Ön koşullar sırasıyla.Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak. 2003:18-28).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir. 2.tr/bolgesel/keas-I. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde. 4. 2. hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır. ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan. 3. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini.gov. teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. orta vadede bölgedeki. Denizli’den Afyon’a. gerekse münferit faaliyette bulunan.dpt.bireysel.

Oğuzhan Altay.tr/bolgesel/keas-I. bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir.gov. Cilt I 5. bunlar. 6.dpt.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir. Ağustos.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N. Ege Teknoloji Ağı (Networku). 2003. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli. EBKA öncülüğünde Ege Teknopark. İzmir 40 http://ekutup. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir. Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır.pdf . bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir.

Active Bankacılık ve Finans Dergisi. Yıl 5. İzmir. Ekin Kitabevi. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat.org. Brüksel. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A. DPT. http://www. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A.Ş. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler.html.iso. Ekim-Aralık. 4.Ş.Ş. Uygulama yönünden bakıldığında da. 2003.gov. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A.tr/bgyu/bg83-97.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Ş.html 41 http://ekutup. DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı.dpt. Bursa. N. Ağustos. Oğuzhan Altay. Sayı 28. KAYNAKÇA Altay.dpt. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında. Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği.gov. Kaynak: N. Dinler. Oğuzhan ve A.tr/html/siteindex. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir.Ş. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar.pdf . MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A. Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir. Baskı. http://www.tr/bolgesel/keas-I.

2003. Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü. (2003) UnbakancedGrowth. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir..pdf. O.org.shannon-dev. http://europa.08. K. Kaya A. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”. http://www.pdf Porter. Savaş. İstanbul.189.may. Önder). A. Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”.. (1999) İktisadi Kalkınma.un. http://www. 50-61. Perez. http://www. Harvard Business Review. Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development. ss.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002. Araştırma.Baskı.pdf .gov. Shannon Development (1992) Agent of Change Report.. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development. Anadolu Üniversitesi.N.pdf. Ertuna. United Nations Conference on Trade and Development(2000). ss. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”. 48. Krishna. New York and Geneva.Vural F.15. Ruben G.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh.66-71. http://unpan1.tr/bgyu/bolgeler.pdf. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar. http://www. İktisat Fakültesi.08. 2002. İzmir.tr/bolgesel/keas-I.pdf. (1966). “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ.org/en/docs//wir2000_en. İnceleme. Han E. Mercado. J.imkb. İzmir Ticaret Odası Yayını. Bölgeler ve İller Bazında. Eskişehir.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye.tr/veri.2003.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113. Lynden. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds. İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002. 42 http://ekutup. Journal of Future’s Technologies. 1.tr/html/siteindex.2003. Nov-Dec. Bahar. Mod. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar.pdf Kumral.D. ss. No.la. Toplum ve Bilim. Plumstead J.dpt. North American Policy Group. 77-90.: Cem Toker.E. Rosenstein-Rodan P. 1.08. 56-61.15. Taymaz. Shannon Development Annual Report 2002.html Haliloğlu. C.gov. ss. McNiven. Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki. http://www.gov.edu/~kkrishna/unbalgro.psu.unctad.dpt. UK. Kibritçioğlu.. -Walsh. http://econ. Caner ve N. http://www. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.iso.eu. Haziran.ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report. Michael A. Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”.

Doç. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta. 2000: 128). Karataş. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş. Sarayköy. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır.500Mw’dır. 1. Gölemezli. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. Dr. sırada. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup. çeşitli tuzlar. Hızlı nüfus artışı. Buldan.gov. ekolojik dengeyi bozmaktadır.pdf . önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. Gör. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları. Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür. Kamara-Yenice. enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut. 1996). Avrupa’da ise 2. Karahayıt. PAÜ Eğitim Fakültesi. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd. Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni . sırada yer almaktadır. dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. Tekkehamam. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7.dpt. PAÜ İİBF. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jeotermal enerji. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere... Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan. Tosunlar.tr/bolgesel/keas-I.

.dpt. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında.gov. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir.pdf . Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd. 1994: 13). TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. 2. 1994: 156). Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı. seraların ısıtılmasında. Bu büyük bir enerji kaybıdır.2-98ºC arasında değişmektedir. çevre kirliliği yaratmayan. Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin. Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jeotermal enerji. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir.1. Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce. Cilt I 23. alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır.4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir. Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir. Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde. Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır. elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir. Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir.tr/bolgesel/keas-I.

Kuru buz üretilirken. Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır. Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17. Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır.000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Eğlence Merkezlerinde. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Günümüzde ise. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır. Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. Hazır dondurmacılarda. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir. %90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır.2. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Gıda maddesi saklamada. Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. 45 http://ekutup. pek çok kullanım alanı vardır. Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. 1994: 112). 2. Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder. buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde). Cenazelerde. Tıp Alanında (Organ nakillerinde. buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. Meşrubat sanayi.pdf . Yangın söndürme aletlerinde. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir. Endüstride (Örnek: kaynak işleri). Trigonik Kamyonlarda. 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir.3. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12.gov. ilaçların yapım ve korunmasında).dpt. Bunlar kısaca. 19.8Mw elektrik verilmiştir. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır. 2. Seralarda.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi.

Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur.000 Gölemezli 4. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14. 46 http://ekutup.gov. ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir. dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. Yalova’da 46 ton. 2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için. Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır. Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir. 1 dekar için ise 10001500lt. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta.pdf . Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır. Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır. Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur.000 Tekkehamam-Bağcık 1.tr/bolgesel/keas-I. Yenilenebilir. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1. Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir. mazot yakılması gerekmektedir. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji.500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir. Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır.500 Toplam 27. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için. Ancak.5 kg fuil-oil. Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır. mazota ihtiyaç vardır.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003).

000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden. Denizli jeotermal sahasında 138. kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır.4. 2. söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir. Proje Önerisi Detay Raporu. Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir.000 TL’den satılmaktadır. 47 http://ekutup. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir. Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi . Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak. Böylece.000.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. tekstil.000-700. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138.000. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli.pdf .dpt. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde.tr/bolgesel/keas-I. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp. 2001: 4). bütün sahadan yaklaşık olarak 250. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir. Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır. Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır.000 TL gelir elde edilecektir. çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır. Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600. Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir.gov.

Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. buhar. Denizli’de. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir. Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır. Ortakçı. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır.000.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15.tr/bolgesel/keas-I. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo. Sağlık. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır.000. Çizmeli kaplıcaları.dpt. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir. İnaltı.gov. Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır. Bölge kaplıca bakımından çok zengindir.000 TL’dir. Tekkeköy. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır. Denizli’de ayrıca yayla turizmi. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20. Buldan İlçesinde: Yenicekent. Pamukkale gerek şifa verici özelliği.pdf . Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır. avcılık turizmi de çok önemlidir.000 TL’dir. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır. Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup.000-20. Denizli’de tarihi.

4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir. Ayrıca.dpt. 12Cº’den ise düşüktür. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir. Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar. en yüksek sıcaklık 42. Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir..7ºC. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5. Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman. soğuk-serin. Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır.gov. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre. Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bilindiği gibi jeotermal enerji. Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı. JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. . Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların. 49 http://ekutup. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır. çevre dostu. Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır.. 3. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1). Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır. sıcak. +4ºC’den yüksek.pdf . Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır.. 1993: 41)...2ºC. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir. insan sağlığına zarar vermektedir. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir. Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür. en düşük sıcaklık -11. Denizli’de. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir.tr/bolgesel/keas-I.

180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir.gov. 1994). Aynı zamanda. tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir. Yani. yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır. 50 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan. Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde.dpt.tr/bolgesel/keas-I. jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir.pdf .DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri. dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar. rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir.

000. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200..5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir.000 TL.000 TL’dir. 1 ton odun 150. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1. Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180.000. 1 ton fuil-oil 790. Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50. 51 http://ekutup.000.000 liraya ısınabilecektir.000 TL.000. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır.dpt.000-50.gov.000. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30.000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.pdf .000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280.tr/bolgesel/keas-I. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır. harcanmaktadır. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı.000.000 TL.

05 0.000 civarında olmaktadır.9 is. Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay .tr/bolgesel/keas-I. Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2. Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir.9 Te m A N Ek K Şekil 6. fuil-oil.06 $/1000kcal 0. Aynı zamanda.9 9 9 M otorin 9 O ca .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır.dpt.04 0.9 az . kömür.9 9 . doğal gaz.9 9 . En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur.03 0.9 as . 9 i. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen.07 0.02 0.01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri. 0. 1999: 44).gov.pdf K as .9 9 8 9 9 M ar . Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması. alt yapı hizmeti getiren. ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır. elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır. Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır. (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji.08 0. jeotermal M 52 H http://ekutup.9 9 8 Ey l.Erişen.9 ra .

yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85. temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir. Denizli’de tüketilen 50. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir. yeşil. Endüstriyel soğutma. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. rahat. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. kükürtoksit. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. Tüm bu sebeplerin yanında. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup.pdf . Ayrıca. huzur.dpt.tr/bolgesel/keas-I. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. Denilebilir ki. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar. evlerin mahallelerin soğutulması. Dünyada jeotermal enerjiden.-$ olduğu. gaz. jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede. sıcak su elde etmek için elektrik. Aralık 2002). Yıl boyunca sıcak su imkanı. konfor. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. 1987: 81).-$ olacağı hesaplanmıştır. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30. ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak. Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. sıvı. ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır. tüp. Katı. Böylece altyapı sorunu olmayan. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. karbonmonoksit.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir. kül. soğuk hava deposu işletmeciliği. koku vb. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır. bacalardan karbondioksit.gov. temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir. Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen. Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. is. Yapılan hesaplara göre.

pişmiş yiyecek hazırlama. Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. Hukuki Sorunlar. soğan.pdf . SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır. Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır.tr/bolgesel/keas-I. hazır çorbalar da üretilebilir. patates. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır. badem. sarımsak. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır. sanayiinin gelişebilmesi. Yetişmiş Eleman Eksikliği.dpt. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek. Bu tür tesislerde fasulye. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz.gov. Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. bamya gibi sebzeler yanında elma. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır. Ayrıca. 4. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. Tabii Sorunlar. Politik Yaklaşımlar. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır. Bu sebepleri kısaca. biber. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır. Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır.

Jeoloji Böl. Jeotermal Derneği. M. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Denizli.pdf . [81]. Denizli.dpt. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır. Acar. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır.. [107]. (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.org. S. (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. [128]. (2000) Türkiye Enerji Kaynakları. Denizli. [3-12]. Özpınar Y. Y. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www. [112].tr/ . Koçman. [44]. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi . Denizli. Gül. (1993) Ege Ovalarının İklimi. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30. (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”. [12-30].000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi. Ü. Ankara. A. Ankara. Eşder T. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. Temmuz. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. Sera Isıtması. KAYNAKÇA Acar.jeotermaldernegi. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler.gov. (son ulaşım: 01 Nisan 2003).Yüksek Lisans Tezi. Kumsar. Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi. 55 http://ekutup. Denizli. Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir. H.. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. [59]. Erişen. Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. No:73.tr/bolgesel/keas-I. Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi.. Mart Sayı 15. Denizli. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”. B. Kreditanstalt Für Wiederaufbau. Yiğit Ü. Orme Jeotermal. Enerji Potansiyeli” Karabulut.

(1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”. Öz. Yıldız Teknik Üniversitesi. Cilt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . H. Denizli. Özkaya.dpt. İstanbul. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Kumsar.. A. 56 http://ekutup. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi.. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri. E. Gökgöz. M. Denizli.. (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi. I.. K.tr/bolgesel/keas-I. Y. Proje Önerisi Detay Raporu. Topel. Ankara. Özpınar. [4-5]. [13]. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. [154-158].gov. Denizli. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. Çevre Bakanlığı. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”. [44].

Cilt I 57 http://ekutup.dpt.pdf .tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.

Doç. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı.. çok kere el değiştirmiş.Ö. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur. Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36.dpt. İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir. Uşak’ta yerleşme İ. İkinci bölümde 58 http://ekutup. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar.gov. Ege Bölgesi’ndeki 8.tr/bolgesel/keas-I. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır. bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Günümüzde Türkiye’deki 81. sanayi. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur. 1950-1980 yılları arasında ise. Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil.pdf . Eğitim Fakültesi 1. Öyle ki. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. 4000 yılına kadar iner. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir.. sırada yer alır. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır. 1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir. deri. Dr. Ege Bölgesinde ise 6.günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir. İstanbul’dan önce elektriğin. Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir. Pamukkale Üniversitesi. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını. ticaret. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle. Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd.

Ö. Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak. 1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. Kütahya. Taş Han. Yönetim İşlevi Uşak. Uşak M.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir. Denizli. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Makedonya Krallığı. 1. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner. Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.S. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü. Arapça’da "aşıklar". 2. Uşak kelimesi. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. M. Muğla. Halıpazarı Köprüsü. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı. 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu. Sarıkız Köprüsü.001’dir. (1999) Aynı zamanda Uşak. Ancak. 59 http://ekutup. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır. XII.Ö. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.1. halk dilinde ise "esir. M. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. Ege Bölgesinde 6.pdf . Dr. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde. I. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. Uşak. daha sonra sırasıyla Pers. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. Uşak. Aydın. Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır.1. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir. sırada gelmektedir. torun".dpt.tr/bolgesel/keas-I. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir. Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36.1. Manisa. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir. Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde. II. binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. Ancak Prof. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü. Çağatay Türkçesi’nde "oğul. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. sırada.gov.

Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince. herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar. Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. Bundan dolayıdır ki. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi. Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. yerleşik alan ise 4325 hektardır. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri. Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı.. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular. Bunlar.tr/bolgesel/keas-I.gov. Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi. 15 tanesi 1000-500 arası. Banaz.dpt. Ancak 20. Aynı tarihte. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. Cilt I (M. 14. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır. siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir.. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler. Buna göre. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2. Uşak’ın bu idari fonksiyonu. (1997). 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur. savaş esnasında hemen her şey yok oldu. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular. 15 Temmuz 1953 tarihinde. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı.1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19.pdf .” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular.. Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır.

609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7. gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır. ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir. Türkiye Elektrik Dağıtım A. birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır. Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23. Bölge Müdürlüğü. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde.pdf .Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8. Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır. Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır. 61 http://ekutup. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde. Aşevi. Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır.tr/bolgesel/keas-I. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1). Bunun dışında Uşak-İzmir.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990).2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır.Ş. İmar Müdürlüğü. Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT). Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır . Otogar Müdürlüğü. Müftülük Özdemir Mahallesinde. Yukarıdaki resmi .gov.897 işyerine ulaşmıştır. her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır. Bunun 584 tanesi küçük. 61. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır. Zabıta Müdürlüğü. Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir). Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. 2.Belediye Başkanı.dpt. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır. Meteoroloji Müdürlüğü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I üzere. Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda. 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre. Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü.idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır. Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir. Bunun da 8.1. Gerek yurt içi. Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası.diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. Belediye toplu Konut İdaresi. YSE ve Köy Hizmetleri.

tuhafiye. kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb. Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır.pdf . başta İstanbul. 9 tanesi tüketim kooperatifi. peluş battaniye. kırtasiye.301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. kundura. Salihli. Mersin. bakkallar.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. doktorlar. Adana.3) perakende ticaret. muhasebeciler. Çal. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir.604. kilim. Kula Selendi vb. İzmir. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi. halı şeker vs. avukat.1. fayans. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44.600 950 21 2. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır. Çivril. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler. züccaciye. manavlar.3 13. Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir. mısır nişastası. Nüfusu 100.500. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür. marketler. pamuklu dokuma mamulleri.4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri . 2731 tanesi de %37.3 37. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. TL gelir elde etmiştir. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. Cilt I Uşak’taki 7.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir. Dumlupınar. Uşak yakın çevresi için (Gediz.731 7.0).150.301 Oran (%) 49. manifatura.gov. Kayseri. Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır.7) .Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3.dpt. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi. Gaziantep. konfeksiyon. demirciler. sigorta ve finans kurumları.0 0. Uşak Belediyesi satışlarından 3. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir.000. 21 tanesi banka.105. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır.000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir. kooperatif. mobilya. 2. fotoğrafçılar vb. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır.4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur. mühendislik-müşavirlik büroları. halı.tr/bolgesel/keas-I.marangozlar. Simav. kuaför ve berberler. tamirciler. Süller. yani 1923 yılında kurulmuştur. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 62 http://ekutup. Konya. 950 tanesi toptan ticaret (%13.

Cumhuriyet Caddesi.06.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1.döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir. 19. İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde.000. Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir.263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda. İslice Mahallesi. 1997 yılına kadar 3.678 milyon dolarlık ithalat. Belediye işhanında. 1990 yılında. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir.099. Limited şirket 1. Kollektif şirket 24. 125.1996 ile 01. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar.000 kişidir.6’sını oluşturmaktadır. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde. Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi. son hafta bir işte çalışan 51. Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir. Ne var ki.000. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken. hayvan tacirleri.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde.915. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde.000 TL olarak gerçekleşmiştir. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce. lokantalar İsmet Paşa . hem de büyümektedir.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim. 2.dpt.926. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup.000 TL’yi bulurken.227. Bu da tüm çalışanların %48. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar.200. manifaturacılar belediye çevresinde.4 Sanayi İşlevi Uşak. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40. Nuri Şeker Caddesi. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır. İsmet Paşa Caddesi. derece rol oynaması beklenmektedir. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1.08. Örneğin. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır.1. Battaniye %24.pdf . diğerleri %22. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde. Nuri Şeker Caddesi. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158. Ayrıca. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde. kamu kuruluşu harcamaları ise 452. Deri %44. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır. Uşak’ta sanayileşme. 1997’de Uşak Gümrüğü 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25.tr/bolgesel/keas-I. merkez ilçede. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde.gov. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. 01. Uşak Dış Ticareti hakkında.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde. toplam 1263’tür. Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. Nuri Şeker. İsmet Paşa Caddesi.01. gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı.895. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta. Balık Pazarı çevresinde. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar.343 kişiden 11. 30. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası.

şeker (950 kişi). Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır.262 ton pancar işleyip. Yukarıda değinildiği gibi.540 ton olarak gerçekleşmiştir. Görüldüğü gibi.000. kilim ve battaniye endüstrisidir. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması.750 kişi). İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır. deri (3. Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2. 114 ton şeker üretmiştir.500 kişi).750 kişi).12.000. Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3.000.199 kişi çalışmakta idi. 37.000 ton pancar işlenmiş.devletin katkısı ise çok azdır. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır.400 tonu kristal. 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30. Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu. Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10. Alpullu Şeker Fabrikası ise 26. Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır. 6.10. 64 http://ekutup.11. Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır. pamuklu dokuma (3.435 kişinin çalıştığı fabrikada 330. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi.1925’te atılmış. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre.1926’da gerçekleşmiştir. 1982’de 1. Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir.000$) gelir sağlamıştır.000 kişi). bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır. Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10. en önemli endüstri kolu halı.gov.dpt. Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir.tr/bolgesel/keas-I. Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi.1926 tarihinde açılmıştır.500. battaniye ve trikotaj (5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75. Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27.

SSK Hastanesinde 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu. Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir.dpt. Sağlık Meslek Lisesi. zımpara. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde. Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır.pdf . Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur.45’iııi oluşturmaktadır. Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir. sağlık. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur.229. Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan.1. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur.980’e ulaşmıştır.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş.000 ton rezervli Kaolen’dir. Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32. sosyal donatım alanları.tr/bolgesel/keas-I. Sosyo .5. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı.Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir.819) ancak %0. resmi kurumlar hariç. Bu sayı. Bu anlamda. 65 http://ekutup. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar.900 tonluk talk yatakları. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır.gov. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10. Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır. 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17. Verem Savaş Dispanseri. sanayide çalışan nüfusun (11. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800. Uşak Müzesi. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan. Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir.236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir. Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer. 2. Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır .000’den fazla eser sergilenmektedir.

tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir. sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. Konferans salonu ise 1 adet olup. Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Karaağaç Cami. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu. Uşak kütüphanesinin yanındadır. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. İI genelinde 196’sı bayan. panel. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. Yardım Sevenler Derneği. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. Cinibiz cami.pdf . Alaa Cami. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. Keleter Cami. bilardo. Sümbüllü Cami. Atıcılık. İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Deveci cami. Yılancı Cami. teakwando. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . binicilik. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. Tiritoğlu Parkı. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. Belediye fidan dikme. Burma Cami. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. Yeni Otogar Parkı. Aşevi. siyasi parti örgütleri. Şeker Fabrikası Cami. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. Egemenlik Parkı. sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir.tr/bolgesel/keas-I. boks. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup. Ulu Caminin doğusunda yer alır.dpt. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir. Yamanlarlı Camii. şiir dinletileri. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır. Belediye Parkı. Uşak Kent Meydanı Parkı. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar. Çakaloz cami. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır. Mutaf Camii. güreş. yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. basketbol. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. Çocuk Esirgeme Kurumu. Memur Evleri Parkı. Çevre Köyü Futbol Sahası. Kargıcı Cami. halter. Türk Hava Kurumu. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. Nur cami. Bozkuş Köyü Futbol Sahası. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir. (1999) 8400 m² açık. Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları.gov. Hacı Efe Cami. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. futbol. özel vakıflar.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. Çinge Parkı.

Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup. bunların yatak kapasitesi ise 3. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi. İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km. KONUT ALANLARI 3. 2.gov. 13. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5. Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır. Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi.1. Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti. Mende Beyi oğluna.tr/bolgesel/keas-I. projeler geliştirmesi zorunludur. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım. şifalı suları. Bunun en büyük nedeni.6. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir.1. kadar batısında bulunmaktaydı. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. 18.dpt. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır.349’dur. 3. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği. Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup.. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir. Uşak’taki bu mahalleler 17.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşte 13. Tarihi anıtları. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi.pdf . (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı. ve 19. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. eğitim. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti. Turizm yatırım belgeli 2. en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. Cilt I kuruluşların başında gelirler. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler. Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. Yüzyıla dayanır. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı.

Atatürk Üniversitesi Yayını. Abdülhamit zamanında. Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. İstanbul. Ankara. Ankara. Uşak Valiliği. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası. Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası. İstanbul. İstanbul. Erzurum. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. "Gavur Mahallesi" idi). Tunçdilek. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. No: 72.tr/bolgesel/keas-I. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir. No 99. Anadolu-Musul . 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. Ege Üniversitesi. Coğrafya Enstitüsü. Özav Lütfi. Ankara. Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı. No 14.Hicaz Bölümü. İzmir. Tümer. İstanbul. Haşim (1971) Uşak Tarihi. DPT Yayınları. İstanbul. Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır. İstanbul Üniversitesi. Üçdal Neşriyat. Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II.dpt. No 39. 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi. Tümertekin. No 4. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir. 1997 yılında kurulan Fatih.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Elmalıdere. 68 http://ekutup. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. Uşak. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. Uşak. Ankara. Yayınları. DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). İstanbul Üniversitesi. İstanbul Üniversitesi. Coğrafya Enstitüsü Yayınları.gov. No 1806. Yılında Uşak. Sayı 4. SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. 4. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği.

pdf .tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.dpt. Cilt I 69 http://ekutup.

kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir. Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. yeşil alanları. Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. mimarlar ve mühendisler odası vb. Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır. Ülkemizde. Diğer bir ifade ile.pdf . İİBF. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. 2.. bölge. ekonomik. kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. yasal araçları. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. kent planlaması. eğitim ve kültür mekanları. ulaşım. Yerleşim sorunu ise “arsa”. Hatay 1. iş sahaları vs. sanayi bölgeleri. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını).) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. Ülke. kent planlamanın amacı. Kamu Yönetimi Bölümü. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir. süreci. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır. konut. Kent planlaması. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir. yerleşim düzenleri. Dr. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır. Doç. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. 70 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. Kent planlamasıyla. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. Çalışma. Cumhuriyetten buyana. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. MKÜ.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren.gov.

sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup.5). siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı. KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md. 3. Bu açıdan. sanayi.pdf . Bir kentin tarihsel süreci. Bu amaçla planlama. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu. 1973: 95). her düşünce ve meslek grubundan. mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan. içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere. Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. dayanışma ve iletişimi güçlü. kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır. parkların. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray. Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. tarım. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir. 1998: 206) olarak tanımlanmaktadır. amaç. planlama.gov. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. Bu açıdan kentsel planın amacı.dpt. 1998: 176). başarılı bir planda en temel unsurlardır. Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. çevresel. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu. kent planlamasını. turizm. Çart. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. içinde bulunduğu sorunlar. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar. Kent gündeminde. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür. kamu kurumlarının. örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. 1995: 14/7). Bunun için.org. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde. ekonomik. yapiworld. yolların.tr/bolgesel/keas-I. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde. yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. Yayla (1975: 9).com). kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir. kentlilerin aktif katılımının sağlandığı. “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel. Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”.org).tr). ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak. 1991: 286). aydinlanma1923. Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir.

Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay. Mısır’da. hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar. Sanayi devrimiyle beraber. imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven.pdf . Diğer bir ifade ile gelişme. kentsel araziyi.. Roma’da ve Yunan’da. Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme. 13. BYKP. Yüzyıldan 17. 19. Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır. aydinlanma1923. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır. Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir. kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. 1982 Anayasası da buna ek olarak “. Hindistan’da.. aydinlanma1923. Çin’de. az gelişmiş ülkeler. Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. Yüzyıla kadar. ekonomik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I..gov. Cilt I olmakla beraber. Çalışkan. 1998: 176. Hippodamus. mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan. 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar. 2000: 115.” (M/52). 2000: 44.org). Bundan dolayı konuttan alt yapıya. hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey. Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır.” (M/44) görevini devlete vermiştir. toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir.. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman.. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır.org). Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. 1961 Anayasası “. daha sonra ise. Japonya’da... Türkiye’de kent planlaması. Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır. Yavuz.dpt. Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. 1962: 79). İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu. 1996: 196). dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal.. V. yönetim. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir. 1962: 81). aydinlanma1923. toprağın kaybolmasını önlemek . 2000: 171). 1995: 33). yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. Çalışkan. 4.org). bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M. Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. Ancak. Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır. Bu bağlamda.Ö. sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır.

Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır. Maddesi de değişikliğe uğramıştır. Kanun. Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. İmar Kanununun 47. Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray. Ancak 73 http://ekutup. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer. 1995: 47). planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman. 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm.dpt. 1998: 61). Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış. 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır.gov. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul. 1972: 97). imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban.pdf . 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir. 1995: 44). Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır. bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır.tr/bolgesel/keas-I. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması. 1993: 45). Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş. Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir. belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi. Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. 1972: 97). Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir. 1995: 46). Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i.

merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Bununla beraber. İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m.org. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir. değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için. Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür. Bir bakıma kent planlaması. 2000:16). Sezer (1999: 17). durum tam tersine dönmüş. İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9. Bugün. Hatta.tr). Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur.11. kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır. Gerçekten de. Keskinok. Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş. (Tunçer.4. Sezer’e göre. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir. Diğer bir ifade ile planlama.5. kentliler. EK:24. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. Özellikle. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. Sayı:18749. planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez. diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. ve EK ibare3. gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya. ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır. Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu. Yavuz. Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir. kentsel planların. 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış.dpt. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. yaptırmaya. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray.1997-4232/4 md. konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı. “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır. imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş. yapiworld. Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. Yasa. aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır.org. palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. 74 http://ekutup.pdf .6).1985. 1973: 104. imarı.1994-4046/41 md. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde.com). Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek. 1962: 69-71). Bu yasayla beraber. aydinlanma1923.

yapı yasağı. vergileme gibi). Maddeyi değiştirmiştir. ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından.1963 gün ve 665/275 sayılı karar. 1351 sayılı Kanun. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi. Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci.dpt.org). 75 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine.tr/bolgesel/keas-I. kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır.05. düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md.3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42. Bu açıdan bölgeleme. 5. Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. Yasa. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır. her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir.18/2). yapıya zorlama.pdf . 1973: 114).11. Bunlar. 1972: 313-323). belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray. parselleme) yetkilerdir. 2002 =kentli. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır. 2 3 28.1928 tarih. Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi. Özellikle II.gov. “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak. 1962: 100-101). Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması. 1995: 14/37). 1961 Anayasasının 38. Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır. Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma. Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz. bu payın. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42. 1995: 49). çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir. 22. Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman. 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman. 1995: 50).

kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. Kentin güncel dinamikleri. Çalışkan. KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. aydinlanma1923. Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir. alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. “belediye ve valilik. Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır. Nitekim. artık lüks villalar. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. planlı gelişmenin önüne geçmekte.gov. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir.dpt. Kavramsal. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı. katılım. ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. Gerek 1982 Anayasası (Md. Ancak. İmar Yasası (Md. Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir. Bütün bunlarla beraber. kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. aydinlanma1923. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür. tavsiye edilen planı seçmek. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok.tr/bolgesel/keas-I. Bunun için. planın vizyonuna engel olmaktadır.46). 76 http://ekutup. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir. 2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır. eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek. Takas da denilebilen bu uygulamayla. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane. Dolayısıyla. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. siteler. amaçları ve hedefleri belirlemek.org). 6.org).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. BYKP. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. kent planlama sürecinde. 1995: 14/4-5). Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir.18/12). kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. Oysa. Böyle bir ortamda.pdf . 1996: 206. özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır. Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır.

Bu tür ikili karma sistem Fransa. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada.dpt. 2000: 16. Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer.gov. Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir. milliemlak. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94. Çalışkan. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir. VIII. 7. “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. Tunçer. bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven. Dolayısıyla. 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de. Genel yaklaşım. 1973: 96). sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi. imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven. Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir. “yetki belgesi sahibi mimarlar”.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması. İngiltere gibi ülkelerde. sivil toplum kurumları. yapiworld. Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.org. kent planlarının. aydinlanma1923. Aslında bu gelişme. %5. Böyle olunca. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür. Çalışkan. kent planlarının. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8.1. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması. Bu yönetişim sağlanırken.tr). Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. Çünkü yetki karmaşası.org).tr/bolgesel/keas-I. Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok. 1996: 197).com:5-11. 1996:197). bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber. Ancak. BYKP. 2000: 177. sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir. 7. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir.900 adet 77 http://ekutup. teknolojik gelişmelerden yararlanılması. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları. gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir.gov. hatta Türkiye’de yürütülmektedir. “diplomalı şehir plancıları”. karar alma süreçlerine meslek odaları.pdf .7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade. aydinlanma1923.

Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus. Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır. Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk. ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre. Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus.gov. 1996: 180).BYKP. Ayrıca. büyüme oranlarının çevresel etkileri. 1996: 177-178). Bu bağlamda.tr/bolgesel/keas-I. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi. üretim ve tüketim baskıları. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır. 2000: 155). sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. Çünkü. Ertürk’e göre. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de. Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır.pdf . Bugün kentsel gelişmenin. 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır. Dolayısıyla. 7. 2000: 152. kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet.2. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir. 2000: 15). Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma. bölgelemeden sakınmayı. kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması. Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır. toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek. 2000: 13).BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için. adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir. çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. BYKP. Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. istihdam.dpt. kontrolsüz büyüme. Bu açıdan. ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. VIII. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB. Özellikle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 78 http://ekutup. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir. Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı. 1996: 174-175). 175). gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir.

mahalleye. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu. tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır. Bu bağlamda.gov.tr/bolgesel/keas-I. karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir. 2002: 15-18 = yapiworld. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. altyapıda bina katlarına. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi. kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme.pdf . Çünkü. kentleri. katılım. Gerçekten de. kent planları. Onun için. 2002: 4 =yapiworld. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir. Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır. planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir. Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. 1995: 14/19-20).3. Kentsel mekanla ilgili sonuçlar. Çünkü. Cilt I Kentsel alanlar. sürecin tümünde oluşmalıdır. sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. 79 http://ekutup. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane. Bu çerçevede kent plancıları. politikalar ve eylemler gerekmektedir. Bunun için de. Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü.com). Kentsel tasarım. bugün yerel yönetimlerin. Çünkü. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür. yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında.dpt. aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. 1998: 1). park alanlarına.BYKP. Özellikle. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber. 2000: 153). kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır.com). Kentsel tasarım. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. 7. Bu amaçla planları hazırlarken.

Diğer bir ifade ile. ulaşım.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını. Aslında. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. Ankara. Bugün.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. yeraltı yapılaşmalar (otopark. Diğer bir ifade ile. uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri. inşaat vs. Kentsel tasarımlarla. sel yatakları.org). önemli bir mimari kültür. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. 2002: 6 =kentli. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. mülkiyet sınırlarında değil. drenaj hatları.dpt. Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını. kent planlamasıyla. yollar. kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. büyük oranda. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. Planda öncelik. anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. Cilt I kentsel planlama.org). kent mekanında varolan ve varolması gereken. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır. Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. Dolayısıyla.org). 2003: 465-480). kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. otopark uygulamaları. Üst ölçekli kent planı tasarım kararları. 8. kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. aydinlanma1923. kentsel tasarım. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları.gov. “kentsel tasarım. çarşı). yapı yerleri ve şekilleri. vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. toprak kalitesi. sokak. Dolayısıyla.pdf . kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri. hatta kent mekanında mahalle. Bu merkezlerde doğal. gelişmiş karayolu ağları. sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. Bu yaklaşım. alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. Ülkemizde bir çok kent. 2002: 1-5 =kentli. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir. fonksiyonların yoğun olduğu. Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer. gelenek ve birikime sahiptir. Dolayısıyla. Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır.

95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap.tr). Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. yapıda kullanılan malzemedir. kent planlamalarında her kentin kültürü.tr/bolgesel/keas-I. GAP’taki ilk örnektir. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi. Ayrıca. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. 1986: 63. Diyarbakır. Çünkü belediyeler. duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir.pdf . bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır. Bu hedef önemlidir. Mardin. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. sokakların dar. GAP Bölge İdaresi. Özellikle. Bugün. Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir. İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle.tr). Bunun sonucu. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır. Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. Örneğin. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta.gov. GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. Ayrıca. Bilindiği gibi. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir.gov. Şanlıurfa Belediyesi. Bunlardan biri. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir.com). bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır. Batman. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs.tr). Bir bakıma. Dolayısıyla.gov. Gerçekten de. Projenin amacı. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. Karaköprü Belediyesi) değil. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. planların. bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut. 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği. GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir. “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ.gov. tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir. yapiworld. Tunçer. 2002: 272). geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir. kentlerin kültürel. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep.tr). GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap.dpt. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir.

Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating. Çalışmanın amacı. Adıyaman. Kilis. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması. Ayrıca.tr). İşte bunun bir aracı da. “Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi. “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap. gislab. Bu çerçevede.edu. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir.gov. Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir. GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek.tr). Proje kapsamında. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Nizip-Birecik. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır.pdf . Bismil. 9 alt-bölge için (Gaziantep. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir proje. İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir. “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır. “alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek.tr) 82 http://ekutup. Cilt I sunabilmesi için.dpt. “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak.ktu. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir. Mardin-Kızıltepe.gov. 1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması. 1999: 86-89. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating. Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap.gov. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. kentin orta büyüklükte bir merkez olması. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi.tr/bolgesel/keas-I. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. Çınar. Yine başka bir proje. kentin mevcut arazi kullanımı. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar. kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap.tr).gov. Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür. Bu tür planlama çalışması. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. Diyarbakır. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. Çalışma kapsamında. Bu sebeple de. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan. GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır.

tr/bolgesel/keas-I. orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir. 22’si öğretim elemanı.3’ünün iktisadi ve idari bilimler.5) üniversite mezunu olduğu.4’tür. Bunların dışındakiler ise (%11.6 kadardır. Anketin geri dönüş oranı %68. %21. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını).1. belediye başkanlarının. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65).6’sının siyasal bilgiler. %4. GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı. Adıyaman.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir. %24. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir. Diyarbakır. Buna karşın. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı). Dolayısıyla. bazı illerde (Mardin. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır. Nitekim büyük bir kısmının (%88. %11. Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber. bunlardan da %22.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır. öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte. Cinsiyet durumları ise.gov. 9. %13. ankete katılan yönetici. %88. mimarlar ve mühendisler odası vs.dpt. 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları). 9. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir.4’ü erkek. Kapsamı.7’sinin mimarlık ve mühendislik.6’sı ise kadındır. Kadınların 83 http://ekutup.6’dır.5’inin yönetici. Araştırma. genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır. 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma. 9. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. %19. Meslek durumlarına bakıldığında. Araştırmada. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir. Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18.pdf . belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin. Ancak.4’nün mimar ve mühendis ve %9. ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin. Üniversite eğitimi görenlerin %45.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. meslek örgütü ve araştırıcılar.2. Cilt I 9.3.4’nün akademisyen. bazıları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. %49. 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır. Araştırmanın Amacı.

6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken. bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde. GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği. kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu. Dolayısıyla denilebilir ki.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur. kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir. Tablo 1 Kentinizde.pdf .3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır. Medeni durumları dikkate alındığında. Bel. kimlerin söz sahibi olduğu. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda.6 16. ankete katılanların %69.6). 10. Cilt I genellikle mimar. Sit alanlarına ilişkin. %19. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması.3 11. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör. sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı.gov.6’sı evli.3) ve 84 http://ekutup. 10. ankete katılanların yarıya yakını (%49. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır. ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken.7’nin ilçe ve %25. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır. Bu bağlamda.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49. %41.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere.6 22. 10. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir. GAP kapsamında bulunan kentlerdeki. katılanların %88. Başk. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2. %30. Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların. mülki amirler.1.

Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır. B.9). Bel.dpt. Yrd. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. Bununla beraber.4. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır.9 46. MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu.6 6.Yrd. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde. 10. Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir.7 13. Sayı Sayı Sayı Yalnızca. yerel yönetimler. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. B/ Üniversite Meslek V. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13.7’si kentlerin imar ve planında. 10. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır. Baş. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup.gov.3. %32’si ise MMO. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0. arsa üretilmesi./ Üniversite Yard. yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır. B. Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46.5) etkili olduğu söylenebilir. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır.pdf . mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim. Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16. Yard. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tablo 2 Sizce.tr/bolgesel/keas-I. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin. gerek MMO’nın (%0.

Yar. çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41. Sit alanlarının (%2. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek.gov./ Üniversite Yrd. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde.4’ü ise. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3’üne göre siyasi güç sahipleri.6. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde. Baş. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır.7 41. 10. Nitekim.7) aynı oranda olduğu görülmektedir.6 41. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19. Baş.9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V.7).6’lık bir oranı oluşturmaktadır. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16. ve Baş. Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V.pdf . Bel. 10.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında. Buna karşın. Buna karşın.5.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır.3 2. kentsel gelişme için. Yar. ankete katılanların %57. B.9 19. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. Bel. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. Yard.dpt.4 57. Tablo 4 Sizce. Katılanların %20.

sadece %2. Yrd.gov. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir.2’si.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır. %25.6 60. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır. B.3 11.dpt. Baş.9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup. kent planlaması yapılırken. kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise. ankete katılanların %60.6)’lık bir oranı. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir. Katılanların %6. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir. Bel. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için.3 2.7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur. ankete katılanların tamamına yakını (%90. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. ve Üniversite Yard. Tablo 6 Sizce. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar.pdf . 10. Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25.2 2.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi. 11. Dolayısıyla.tr/bolgesel/keas-I.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken.9 6. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü. Kentsel planlamaya çoğu kez rant.

Kimlik ve Küreselleşme. “CBS”.2’si. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir. Bu çerçevede.pdf . Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90. Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”. Arican. ASA Kitabevi. s.3’üne göre siyasi güç sahipleri. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür.5) etkili olduğu söylenebilir. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır. Gaziantep’te Şanlıurfa’da. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. “KBS”. Aslanoğlu. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. “arsa spekülatörlerinin” (%22. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir. *Ankete katılanların %60. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber. Bursa.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır. “kentsel tasarım”. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır. (1998) Kent. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir. 88 http://ekutup. Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır.84-94. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. Trabzon. 41-64. KAYNAKÇA Altaban.tr/bolgesel/keas-I. kent planlaması yapılırken.dpt. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Rana A. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi.”. İstanbul.gov. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını. Nitekim. ankete katılanların %57. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu. KTU. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir.

Mali Yönetim ve Denetim Dergisi. 27 Mart.htm İnternet. Yeni Türkiye Dergisi. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. İller ve Belediyeler Dergisi. Sayı 8. 277-288. Ankara. Dr. Kemal Fikret Arık’a Armağan.. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www. 174-178. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji. 13.html İnternet.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”.179-185. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi.html İnternet.tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent.org/sayi34/34-03. (1999) Property Relations and Urban Space. Cilt 46.gap. Bulut.aydinlanma1923. Yıl 2.gov.. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür).gap.gov.html 89 http://ekutup. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?. Eryilmaz. “Gap’ta Mekansal =http://www. Sayı 8.tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim.gov. Mehmet ve Deveci. İstanbul.htm. Habitat II Özel Sayısı.html İnternet.gov. Ankara.kentli.edu. Günay. Ö. Erten. Alfa Yayınları. Yıl 2.gislab. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet. İstanbul. http://www.tr/KBS99/11_gap. VIII. Çakicioğlu. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“. http://www..ktu. Ayşegül (1991).doc Kaplan. Yay. Mart-Nisan. Ankara. Çalişkan. Geray.antalyakentkonseyi. T. sezen. Mart-Nisan. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü. Ankara. Yeni Türkiye Dergisi. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”.org. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”. İnternet. METU Faculty of Architecture Press. Sayı 6. Cilt I Bozkurt.org/makale/meh_fizl. S. 313-323. Gökçeer.tr/bolgesel/keas-I. http://www. Ergun. DPT.tr/raporlar_imarveplanlama_grubu. http://www. AÜ. Prof. Geray.dpt. Anahtar Kitaplar. Sevinç Matbaası. http://www. Sayı 3-4. TODAİE. Cumhuriyet Gazetesi (Mart.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj. Yıl 28.pdf . Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”. Sayı 14. 39-46. Olgun. Cilt 2. Sayı 321-322.gov.htm. Baykan. Habitat II Özel Sayısı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”.gap.gap. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”. 95-124. “Gap’a Yönelik =http://www. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. SBF Dergisi. 253-284. Ertürk.

elsevier. Tunçer. Keating.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Karaman. A. Özelleştirme Değil Kamulaştırma. =http://www. http://www.gov.C. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi. Teori. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www.. Sevinç Matbaası.kentli. Kaynak Yayınları. Rantlar ve Planlama”.milliemlak. Ricketts. Baskı. M.org. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı. M.com/cevre/tuncer_kent_eko. İstanbul.htm Türkoğlu. Lane. Maliye Bakanliği.gov. Haber Bülteni. 90 http://ekutup.yapiworld. Ankara. Sezen.htm.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). Janathan T. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara. 205-217. 465-480. TODAİE Yayını. İstanbul.com/locate/ssci TMMOB. Fehmi (1962) Şehircilik. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi. Maliye Bakanlığı http://www.tr/atina_carti.dpt. 3. John (2003) Safety Science. Tunçer. İstanbul. İzmir. Standart Handbook for Civil Engineers. Keskinok. Anadolu Matbaacılık. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama. Birlik Yay. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. SPO. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. Sönmez. İstanbul.yapiworld. Önder Matbaa. McGraw. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. Alan Yayıncılık.org. İstanbul. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği. 15.spo. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”. Merritt.Hill 4th ed. Keskinok. 3-21. Mehmet. K. Yavuz. (Ocak. TMMOB. William (1995) “Cominity And Regional Planning”. Çağatay (1996) “Kentler. Ankara. Mimar Sinan Üniversitesi.Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. Section Forteen. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş.tr/e_devlet/e_devlet. Konya.pdf . N.com/tuncer_bölgekent. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri. Mehmet. Stoop.. Volume 41.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeni Atina Çartı”. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www.htm. http://www. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”. Yayla. Ankara. 9. Editors: Frederic S. T.Kent Loftin. A.

1994: 152-174. Atatürk Üniversitesi.Doç. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. Güney Kore. 1987: 51-72) bulunmasına rağmen. Moschos. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. İİBF İktisat Bölümü 1. Ram. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları. Yaghmaian. geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. Atatürk Üniversitesi. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır. Kemal DEĞER Arş. Selçuk EMSEN Yrd. Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan.. 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir. Sanayi Devrimine kadar dayansa da. Bu yazarlar (Kohli and Singh..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir. kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği. Poon. Hong Kong.dpt.Grv.tr/bolgesel/keas-I. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. Bu görüş taraftarlarına göre. buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir.pdf . Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. İİBF İktisat Bölümü Ö. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar. 1989: 93-102. Greenaway and Sapsfort. ihracat sektörleri. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır. 1989: 93-102. 1989: 391-400.Dr. Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. 1982: 59-73. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri.gov. 1985: 415-425 ve Ram. Moschos. 1995: 75-90. 1994: 977-995). 91 http://ekutup.

ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı. kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X). dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak. 1990: 577-585. DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. 2. nüfus artış hızı ( N/N). ADF test sonuçlarına göre GSYİH. bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Lin ve Song.gov. toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır.tr/bolgesel/keas-I. kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y). Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini). kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir.dpt. Dutt and Ghosh. Çalışmanın amacı. Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle.pdf . 3. toplam kredilerin. Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır. Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. 92 http://ekutup. 2002: 2255-2257) hareketle. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. 1996: 167-182) benzer biçimde. Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı. minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır. ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan. Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda.

040480 0. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir.a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0.06578 D.022632a -0.043’dür.47566 Az Gelişmiş 0. 577-587). Bu değer.178159 0.497040b 0.673’tür. 2000: 572.70832b R2=0.280235b F=2. Bu değer.58334a R2=0. fakat kesin değildir.W. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.752519b -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.W. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1.32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde.07584 D. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene.007571b -0.031591 0.021262a 0. Tablo 1. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.318942c -0.=2.000198c -0.451823a -0. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken. 93 http://ekutup.pdf .720212b F=3.=2.000254 0. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder.02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli. Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır.a ve 1.dpt. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir.b’de verilmiştir.tr/bolgesel/keas-I.

gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir.038892 0. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir.299676b GCT/Y R2=0.dpt. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder.202174 N/N) 0. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır.W.65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.W. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça.196317 0.348873a 0. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif).= 2.672007a -0.036275 C/Y 0. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır.W.912256a GI/Y -0. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1.W.14474 R2=0.58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir.02424 D.53236 D. personel ve cari) harcamaları. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz.73 oranında artıracağı ileri sürülebilir.tr/bolgesel/keas-I. 94 http://ekutup. popülist politikalarının izlenmesi sonucunda.58604 D. Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür.=2.000439 X/X)(X/Y) -0.gov. Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer.000235 -0.b) yapılan tahmin sonuçlarından.483622a -1.000130 -0.=2.a) tahmin sonuçlarında. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif).844904 N/N) 0.38117 F=7.512712b 1.283541b X/X)(X/Y) -0. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir.007888b X/X -0.17714 F=7.377303b -0.299032b -0. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi. Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç.022343a C 0.pdf .026936 0. Cilt I Tablo 1. gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür. Elde edilen bu bulgu. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır.618856a GI/Y -0.007272b 0. Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir.114115 R2=0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık. Bu durum.=2.008500 C/Y 0.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.023499a C -0.813472b GCT/Y R2=0.00989 D.000201 X/X 0.

Tablo 2.tr/bolgesel/keas-I. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif. ulaşım.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında.000400 0.02383 D. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0.000224 F=0. Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi.008101a -0.51006 Az Gelişmiş 0. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2.16699 R2=0. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan.89246b R2=0. modelde yer alan değişkenlerden C/Y. Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık. enerji.297314b F=3. ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke.63 ve 3.b’de verilmiştir.81 ve 12. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir.dpt.023453a -0. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır. Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı.59) küçük olduğu için). özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır.84) küçük olduğu için) dikkate alınır. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. gerek gelişmiş. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir.W.=2.W. ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar.a ve 2. gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde. Çalışmanın temel amacı.00117 D. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür.gov.13788 95 http://ekutup. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada. Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili.018064a 0.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır.pdf . Elde edilen bu sonuç.= 2.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.

Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur.007680b -0.291992c R2=0.09388 R2=0. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken.=2.000226 -0.01095c -0.000400 -0.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0.02262a -0.=2. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat.pdf . diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler. yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.12402 F=1.35226 D.008404b -0. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen.W. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.19840 R2=0.= 2. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında.00357 F=0.000408 0.=2.000183 2 R =0.300371a  X/X)(X/Y) R2=0. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken.00022 0.136515 F=26.W.000514 D. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır.12027 Az Gelişmiş 0.W. ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir. Çalışmada.023452a -0. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup.84555 R2=0.07212 D. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. Elde edilen bu bulgular.01546a 0.dpt. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri. Cilt I Tablo 2. Böylece gelişmiş iller.01985 D. ne ihracat büyümesi.63515 F=20. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.018005a C X/X 0.tr/bolgesel/keas-I.W. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular.gov.

012028 0. Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.110416 1.413619 -0.tr/bolgesel/keas-I.07899 D.184771b R2=0.281516c -1.006957b -0.24759 D.045281 -0. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği.= 2.88941a Tesadüfi Etkiler 0.W.779998 0. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir.035597 -0. bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir.a ve 4. Ayrıca göç olgusundan.306094 0. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif). Bu durum.300283 -1.= 2. Tablo 4.299978c 2.960175b -0. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif).219559 0. Tablo 4. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır.29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0.=2.109807c 0.007373c -0.092826c 0.W.254066 0. Denizli. Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular.pdf .04077 D.007171b -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.52370 F=3.07619c R2=0.094435 -0.W.35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde.090134 0.4588 F=6.053038c R2=0.765176b -0. 97 http://ekutup.208809 0.W.583937 3.a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0.013758c 0.938734 F=2.= 2.058533a -0.863210 -0.W.572678 -0.gov. Gaziantep.18197 D.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0.b.dpt.040410 -0.16311 D. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir.41281 Orta 0.971787a R2=0. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir.709724a R2=0.= 2.738131c F=1.

az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular.dpt. enerji. fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular. ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. Ayrıca Türkiye’nin. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken. dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif). il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. 98 http://ekutup. firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır. Bu sonuç. Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. altyapı. dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir. dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça.pdf . Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. 4. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. Bununla birlikte. kıt kaynakların israfına yol açmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif. minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir. gerek nüfus artışı. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır.gov. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu. Bununla birlikte. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. gerek gelişmiş. ulaşım. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular. kamu yatırım harcamaları (pozitif). Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları.

Journal of Development Economics. 32 (2). Vol. (1994) “An Empirical Investigation of Exports. R. Vol. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. Vol. pp: 51-72. Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. 20 (1). Regional Studies. B. Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”. Singh (1989) “Exports and Growth. Fourth Edition.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Journal of Development Economics. H. Economic Development and Cultural Change. Greene. I. Lin S. (1995) “Export Expansion. and D. and N. and A. T. Ram. Journal of Development Economics. 35 (3). pp: 391-400. D. 99 http://ekutup. W. (2000) Econometric Analysis. 22 (1). pp: 412-425. Vol. Economic Development and Cultural Change.gov. and S. pp: 187-196 Yaghmaian. Moschos. 130. Journal of Economic Development. 38 (3). P. Growth and Level of Economic Development”. Prentice Hall. Cilt I KAYNAKÇA Chen.tr/bolgesel/keas-I. Vol. Vol. Growth and Level of Economic Development Revisited”. pp: 152-174. pp: 75-90. pp: 977-995. Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”. Urban Studies. 30. D. P.dpt. and D. J.pdf . D. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. World Development. pp: 59-73. (1982) “On Export and Economic Growth”. 30. pp: 577-585 Dutt. Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”. New Jersey Kohli. Ram. pp: 167-182 Feder. Economic Development and Cultural Change. 30 (January). H. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”. Journal of Developing Areas. R. 36 (4). Vol. Poon. 12. and D. Parikh (2001) “Exports. Vol. Welwirtschaftliches Archiv. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. pp: 93-102. Vol. G. (1989) “Export Expansion. S. Greenaway. J. 39 (12). Sun. pp: 2251-2266.

016865 0.014359 -0.003984 0.017954 -0.027474 -0.004831 0.018492 -0.013020 0.026715 0.004556 0.008398 0.005134 0.009539 0.051002 -0.012013 0.tr/bolgesel/keas-I.052223 -0.013724 -0.007397 -0.002379 0.005149 -0.049507 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.032153 -0.042274 -0.026181 0.pdf .019376 -0.007167 -0.010091 -0.001909 0.016625 -0.021453 0.011699 -0.017710 -0.005968 -0.019327 -0.013450 0.041415 -0.017987 0.014941 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.030705 -0.006505 0.000501 0.012838 -0.006123 0.026516 -0.013904 0.015265 0.010445 0.032132 -0.025005 -0.014548 0.007365 0.016495 0.018729 0.000506 0.002752 0.023850 0.013511 -0.010578 -0.003161 -0.026812 0.019894 0.003415 -0.007168 0.027580 -0.001393 0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.026773 0.020386 0.026203 -0.032737 -0.008096 0.028800 0.026902 -0.031809 0.025075 -0.014664 0.007548 -0.007204 0.031062 -0.005962 0.004245 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.014663 -0.042265 0.001367 -0.012718 -0.014683 -0.014181 0.025223 -0.026630 0.052850 0.016573 0.006938 0.038444 0.011422 0.017896 0.dpt.004200 -0.000503 0.006887 0.059884 0.032401 0.001082 0.000432 0.038284 -0.012608 0.018837 100 http://ekutup.003767 0.039377 -0.020349 -0.004393 0.015264 0.003420 0.024674 0.056752 -0.016411 0.gov. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.035395 0.005367 -0.007169 0.032701 0.

17E-05 0.001146 -0.043188 0.029059 -0.000112 7.023867 7.28E-05 0.018671 0.016819 -0.042569 -0.007702 0.003333 0.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.016653 0.001481 0.000238 0.012286 -3.012462 -0.012740 0.028323 0.011257 0.021172 -0.025493 1.001038 0.025678 -0.43E-05 0.039348 -0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.031081 -0.tr/bolgesel/keas-I.039919 -0.013581 0.057204 -3.010315 9.050202 -0.050581 -0.003589 0.000116 0.44E-05 0.006004 0.dpt.37E-05 0.002810 0.022528 0.002977 0.017428 0.000126 0.016717 101 http://ekutup.020767 0.010200 0.016253 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.024323 -0.000283 -0.025052 -0.000283 -0.86E-06 0.004428 0.61E-05 0.000520 0.014364 -0.004990 0.046822 3.006845 0.038844 -0.000485 -0.040333 0.001480 -1.000155 0.015048 -0.009915 0.021600 1.032933 -0.001540 0.028486 -1.014574 0.010736 0.041308 -7.012882 -0.017329 0.024865 0.011245 0.000189 0.029347 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.001367 0.031529 -5.018189 -0.038950 -0.033611 -2.000191 0. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.001170 0.019390 -0.017584 -0.028023 -0.029911 -0.031001 -0.pdf .014545 0.70E-05 0.045351 -0.000172 0.016977 0.025112 0.035703 -0.011785 0.000109 0.019657 0.20E-06 0.000108 -0.022728 -0.006470 0.000413 0.024067 -4.007771 0.16E-05 0.32E-05 0.000165 0.000118 0.76E-05 0.000422 0.000887 0.gov.53E-05 0.95E-05 0.

072221 -0.000114 102 http://ekutup.067454 -0.025315 -0.pdf .005981 -0.082080 0.028539 -0.015264 0.035870 0.003259 0.031427 0.001524 -0.013356 0.006486 0.056539 0.085657 0.004710 -0.008244 -0.010161 0.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.001780 -0.028082 0.000383 0.123591 -0.047219 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.019640 0.007963 0.032100 0.053812 0.019174 0.000309 0.010352 0.009506 -0.077238 -0.052443 0.013159 -0.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.001622 -0.gov.005995 -0.045782 0.002304 -0.003390 -0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.062658 -0.008006 -0.057644 0.025319 0.071958 -0.061912 0.008702 0.tr/bolgesel/keas-I.dpt.005479 0.064415 0.008737 0.007571 -0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

yıllık 923 bin $ ve 4. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. Süt toplama ve işleme. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması. Yolların. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. Yeniden istihdamın desteklenmesi. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi.6 milyon $. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması. Su teknikleri eğitim merkezi. 110 http://ekutup. Süt üretimi ve besicilik. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir. yıllık 640 bin $ ve 1. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi. finansman ve teknik-pazarlama destekleri. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması.gov. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi.030 kursiyer. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi.tr/bolgesel/keas-I. (OSB’ler): OSB kurulması. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi. teknik. Büyük kentlerde katı atık idaresi. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir. Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir. Ormancılık. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi. Safranbolu. Temel teknik eğitim merkezi.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması.pdf . Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Yıllık tahmini maliyet 4. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer. Seracılık ve meyvecilik. 10 yıllık tahmini maliyet 58. Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi.dpt. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. Altyapılar üzerine geniş destek programı. pansiyonluk program. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması.2 milyon $. Tarla ürünleri. Kapalı ceviz yetiştiriciliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

tr/bolgesel/keas-I. Teknik Yardım Fonu: 800.180. turizm. Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi. Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır. Katılım Fonu.000 $ hesabıyla 130. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir. Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları. 3. Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi.gov. 2. Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti.pdf .000.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360. Katılım Fonu: Kişi başına 5. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir.dpt. Tarım. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması. 111 http://ekutup. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak. Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. 4. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır.000. 1. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır.000 $.000 $ Garanti Fonu: 22.000 $ olmak üzere Toplam 153. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması.

5. Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama. Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi. Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. 5. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir.000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir. Orman. 112 http://ekutup. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması. 6.1. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı. Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı.dpt. 5. Refah.3.tr/bolgesel/keas-I.2.pdf . Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113. 4. Turizmin Geliştirilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi. Karabük Master Planı. kamu kurumları. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır.gov. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup. Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır.tr/bolgesel/keas-I.gov.dpt.pdf .

Türkiye’nin 3. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. Öyleyse. Dr. uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir. yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. sosyal ve kültürel farklılıkların artması. çakışan çıkarlar ve politikalar. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır.pdf . Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. sanayi. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. altyapı. Kuşadası) yakınlığı.tr/bolgesel/keas-I. 20. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. günübirlik turizm hareketleri. kent. ekonomik. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. arkeolojik. Selçuk-Efes. sosyokültürel değişimler. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. otoyolun tamamlanması. Diğer bir anlatımla. Büyükkentlerin sorunlarından. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. tarihsel özellikleri. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. 1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır. sağlık. Doç. Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme. 114 http://ekutup. sosyal. Bölgelerarası ekonomik.dpt. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir. eğitim. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.gov. kentleşme. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi.

barınma.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin. Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. Buna paralel olarak elverişli iklimi. çalışma. 1980’lere 115 http://ekutup. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. verimli ovaları. kıyıları. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. dinlenme. tarihi ve kültürel zenginlikleri. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir. Sözgelimi. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır.dpt. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir.gov. konut alanları. tarımsal çeşitliliği. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. üniversite. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır.pdf . otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. Urla. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. sanayi ve ticaret alanları. uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı. otoyol. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. konumu yüzey şekilleri. yol. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar. doğal güzellikleri. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi. Cilt I 1. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken. Urla. diğer bir ifadeyle tarımı. ulaşım alanları. kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış.

Belediye. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir.dpt. 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. tarımsal çeşitliliği. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II. ulaşılabilirlik. kıyı ve iklim 116 http://ekutup. coğrafi konumu yüzey şekilleri. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. 2. Coğrafi konum. Son yıllarda. derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş.000 ölçekli topografya haritasından. Urla’da özellikle son on yılda. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Ancak. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. Hatta. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Bilindiği gibi. Orman İşletme Müdürlüğü.pdf . bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır. Kaymakamlık. tek elden gerçekleştirilen siteler. konutlar çoğunluktadır. ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. verimli ovaları. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen verilere ek olarak. Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır. URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış.tr/bolgesel/keas-I. II. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. yollar. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. nüfus miktarı. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. yoğunluğu ve dağılışı. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. Tarım Müdürlüğü. Milli Eğitim Müdürlüğü. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir. Ayrıca 1/25. 1/5. lüks konutlar. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır. fonksiyonları irdelenmiştir. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. Bununla birlikte. fonksiyonlara ilişkin binalar.

Ahmetbeyli. 117 http://ekutup. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir. 1992). KalabakYücesahil. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır. Selçuk ve Kuşadası’na. Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur. Kuzeyinde Ege Denizi. Ürkmez. 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır.dpt. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe. batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli. 1977). Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır. kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. Zeytinalan. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır. Alaçatı’ya bağlanmaktadır. İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. güneyinde Düden denizi ve Seferihisar. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. Cilt I özellikleri. Urla’nın kentleşme sürecinde. 1982). Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır.tr/bolgesel/keas-I. o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). 2002). Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur. 1970-1985 yılları arasında İskele. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. Kıyılar. Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı. Güzelbahçe. 1978). Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. Urla. Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli.pdf . hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel.gov. kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır.

5 42.3 40.5 42.0 39.0 42. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür. Bu dönemde.300 kişi artmıştır.0 28.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir.309’a çıkmıştır.0 61.5 Çizelge 1 Urla'da toplam.5 58. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış.4 25.5 46. Kent nüfusu 23 yılda 1. 15. Kızılbahçe. Bu dönemde. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır. kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur.5 54. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır.0 20.pdf .0 55.0 48.0 45. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57. 2001).548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır.0 26.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.309’dan 22. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42.7 60. Büyükçamlı.5 57.0 72. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1).0 80.0 55. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup. Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir.0 58. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır.gov. 1927’de %57. Kavacık.515'e yükselmiştir (DİE.5’ten (1927). % 46’ya (1950) çıkmıştır. Yelki. 1975'te 22.0 51.6 74. Payamlı.500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2.0 40.774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49.tr/bolgesel/keas-I.0 60.0 73.0 45. 19. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir. Küçükkaya. Diğer bir ifadeyle.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42. Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır.

Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu. küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. mandalina. terlik. turfanda sebzecilik. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir. sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı. Sonuç olarak. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. bamya. 1990 sayımından önce. 1992). çiçekçilik. deniz gözlüğü. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. İzmir iline bağlı. İçmeler. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. İskele.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. biber. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. Zeytinalan mahallelerine verilmiştir.dpt. Urla. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. merkezin güneybatısında.tr/bolgesel/keas-I. hizmetler. börülce. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. inşaat. çay bahçeleri. Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir. tütüncülük. havlu. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. Zeytinalan.gov. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. mayo. Çeşmealtı. şapka. Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. balık lokantaları. 119 http://ekutup. tarım. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan. 1990). patlıcan. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır.pdf . Denizli-Çeşmealtı. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. ticaret. İskele. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların. Ayrıca. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır.

1997). İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi. Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır. Bunun 750hektarı I. 120 http://ekutup. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır.gov. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir. Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte.tr/bolgesel/keas-I. otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez. 250 hektarı I. 1997). İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1. Cilt I Otoyol. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. derece arkeolojik sit. sürekli değiştirilen imar yasaları. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir. yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. 2001). konforlu ulaşımı sağlamıştır. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde. İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır. Hatta. kentsel saçaklanmalara.dpt. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.pdf . 1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Ayrıca.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması. Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar. 2002). binalar bulunmaktadır. Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli. tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. derece doğal sit. derece arkeolojik sit alanıdır. 400 hektarı III.

hızla artan ikinci konutlar. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur.gov. Bunun yanısıra.pdf . Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması. SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler. Uygulanan anketlerde. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır.dpt. ikinci konutlarla adını duyurmuş. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Yücesahil.tr/bolgesel/keas-I. Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması. Cilt I 3. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği. İskele. deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır. 121 http://ekutup. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. plansız yapılaşmalar. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. Zeytinalan. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır. Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. arazi spekülasyonlarının artması. Özellikle Çamlıçay. Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir. Öte yandan.

G.dpt. B. KAYNAKLAR Buttler. İ. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. 2002). Yayın No 2365. turizm çeşitlendirilmelidir. İskele. prefabrik tesisler. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. İstanbul. 201-209. Ankara.Ü. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. E. Atatürk Kültür. Kıyıların yeniden düzenlenerek. Sayı 2. Environmental Conversation. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir. (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. Coğrafya Araştırmaları Dergisi. Edebiyat Fakültesi Yayını. Darkot. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. bilinçlendirilmesi.Ü. Ankara. M. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli. 1991). Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Yücesahil. ve M. Sayı 6. 547-558. No 3. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. G. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır. Çünkü son yıllarda. güzel. Emekli. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır. Çerçi. Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası. Ankara. 122 http://ekutup. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ». Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır.tr/bolgesel/keas-I. Ulusal Konferansı. 179-198. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. Emiroğlu. Bunun birlikte. 227-256. S. Çeşmealtı. son söz olarak. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır. Vol 18. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. 207213.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Emekli. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. R.gov. W. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. İzmir. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli.pdf . Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur.Ulusal Konferansı.

(2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. Sayı 14. Mater. İ. Edebiyat Fak Yay. No 2863. İstanbul.gov.tr/bolgesel/keas-I. (1977) “Tatil evleri”. N.T. Şehircilik Dergisi. S.Ü. D. 71-74. 85-91. Urla.pdf .İ. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler.E. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. İ. 123 http://ekutup. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. Ü. Ulusal Konferansı. B.dpt. Özgüç. İstanbul. Ankara..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. Cilt I Gülez.

dpt.tr/bolgesel/keas-I.gov.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 124 http://ekutup.

Cilt I 125 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.dpt.tr/bolgesel/keas-I.

Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. 2. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. bölgelerin. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir. aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır.. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir. Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir.gov.pdf . * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne. ODTÜ. Ticaret. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir. dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise.tr/bolgesel/keas-I. Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup. Ancak. Dr. ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak.dpt.1. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri. Kentle sınırlı kalmayarak. Mimarlık Fakültesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların. Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir. Çiftçilerin toprak.

Bu değişim yerelin potansiyeli. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini. 2. kendi olanakları.dpt. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde. Buna karşılık. Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında.gov. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir. Bölge biliminin gelişmesi. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Fransız deneyimi ise. 1986). bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır.pdf .2. Nitekim. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş. Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır. 19. 127 http://ekutup. kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır. ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. mekan hep ikinci planda kalmıştır. bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval.

3. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir.1. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup. kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır. Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır. İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir.pdf . BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR. özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon.tr/bolgesel/keas-I. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği. Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. 3. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu. Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür. Şekil 1’de II. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir. politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır.dpt. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir.gov.

makro ekonomik verimlilik b. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır. Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur. 1948. Sosyal adalet . sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle.dış katkıların katkısı ile büyüme c.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. mekansal özellikler belirleyici değildir. ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. a. Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir. kademelenme. bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür. Mekansal kademelerin oluşmasında. Yer Seçimi Kuramları (Alonso. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller. Isard. sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır. Bu ölçekte 129 http://ekutup. işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. 1949 ve 1956).dpt. Yerel kaynakların etkin kullanımı . Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. 1966. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. Ancak. 1989). Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir. Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski.pdf . Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması . Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar. 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Berry. bu açıklamada yer almaktadır (Storper. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır. İşbölümü. Diğer bir deyişle. 1986: 179). 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır. Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik .çeşitlilik d. bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır. Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir.gov.

Albertsen. ölçeğe göre getiri. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı.2. 1990. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi. 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır. Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir.gov. Yanısıra. planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. 734-736). ölçek. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur. politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999. Ancak geliştirilen çerçevenin.pdf . Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II. dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir. Ancak. Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır. Cilt I ortaya çıkan çözümleme. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır. Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir.dpt.tr/bolgesel/keas-I. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. 3.

1989). 1986. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Urry.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur. Scott. 1. 1987). Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir. 2. farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek. bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta. Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları. Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların.dpt. 1984. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. 1996. Storper. sosyal ve kültürel özellikler. Daha da ötesi. Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. 1993). Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım. Ancak.1990. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco. Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken.gov. bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. 1986. 4. yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur. başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır. Stöhr. Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr. Ancak. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. 1984). Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. 1987: 190). 3. Storper ve Scott. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. örneğin çevre kirliliği.

dpt.gov. bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir.pdf . bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. 11. Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir.tr/bolgesel/keas-I. 9. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur. Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. Bu çerçevede 132 http://ekutup. Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir. 1985). 10. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir. hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların. giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. 8. 6. 7. 5. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır.

mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. Yeni oluşumların tartışılması. Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. 1986). bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir. Storper. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur. artı toplamlı ilişkilerdir. Örneğin. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil.tr/bolgesel/keas-I. Diğer bir deyişle.gov. Miller ve Cote. 3. 1991. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz. Kademeli bir ilişki yoktur. 1990). Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli. Ancak. 1986). Ancak. Doeringer ve diğerleri. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim. 1987. İlişkiler mekan bağımlı değil. Brusco. Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır.3. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir.pdf .dpt. Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır. Bu 133 http://ekutup. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. firmalardan oluşmaktadır. bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz. 1990. Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. 1990. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. gelişmelerin özenle izlenmesini. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr. 1987).

dpt. ticaret ve sanayi odaları. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. Cilt I teknolojik değişim. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. Ancak. Scott ve Storper’e (1988. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir. Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak. Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. Bölgesel düzeyde ise Cooke. 1987). 1999). ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken. Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir. 1997). Buna göre. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir. Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler.pdf . Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cooke and Heidenreich. Landabaso. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. Oughton and Morgan.gov. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. 3. araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. 1998. bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır.

Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda. Bu nedenle. Diğer bir deyişle. sunulan örneklere zenginlik katarken. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde. 135 http://ekutup. üretim kültürünün. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir. Ancak. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. öğrenme. bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir. sosyal iletişim ağlarının.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir deyişle. Nitekim. Nitekim. kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir. Örneğin yerele gömülü bilgi. özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir. güven ve karşılılıklığın. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu. Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır. Daha da ötesi. Cilt I Bu bölümde özellikle II. Nitekim.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir.gov. 4. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? .dpt. sözsüz bilgi.

Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir. yetersizliğini ön plana çıkarırken. 5. Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması. 136 http://ekutup. kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken. Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken.dpt. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu.gov. Bölgesel politikalar.pdf . Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların. Ancak. 1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir.tr/bolgesel/keas-I. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır. En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik. geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır.

Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. 137 http://ekutup. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur. Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken. II.tr/bolgesel/keas-I. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür.pdf . İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir.dpt. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış. yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir.

Danimarka. Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir. Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir.dpt.pdf . Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir. Buna karşılık. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte. Estonya-PolonyaSlovakya. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. İsveç. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile. Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan.gov. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Almanya. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika. Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır. Belçika.

Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır. becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur. 7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis.pdf . Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım.gov. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir. Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. Cilt I gibi. az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır. Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir.tr/bolgesel/keas-I. Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları. 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3). 6. 2000). Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir. Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR.dpt. Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı.

gerek bakış açısının yenilenememesi. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir. Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir.pdf . Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. geleneksel politikaların.tr/bolgesel/keas-I. gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. Bu görüş. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir. Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi. Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin.dpt. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir. bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor. her şeyi piyasa 140 http://ekutup. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir.gov. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa. Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir.

Friedman ve W. 1966. MIT Press: Cambridge. Bradbury J. Uranga. 38-63. 1987. 9.. 6. B... economic and cultural concept”. 1986. “Postmodernism. H-J. post-Fordism and critical social theory”.G. Friedman ve W. 1985. Claval P. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. UCL Press. 1998.. P. Environment and Planning D: Society and Space. Braczyk. ve Extebarria. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. 1990. “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. Belussi. Alonso (Editörler). Changing Face of Urban Britain: Localities. Cambridge Journal of Economics. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”. 328-353. vol. G. in New Firms and Regional Development in Europe. M..tr/bolgesel/keas-I. 475-491 Cooke. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. ve Capello R. P.. W. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda. 141 http://ekutup. ve Heidenreich. D. MIT Press: Cambridge. “Policies for the Development of Knowledge. Alonso W. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir.. 1989. 729-747. 26.dpt. Unwin Hyman: London. Stöhr (Editör) Mansell. Berry B. Research Policy. 1999. Croom Helm. 116-137. Prentice Hall: Englewood Cliffs. P. 1988. 1964. Camagni R. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada. Brusco S.gov. 184-202. Cooke. July. 112.. 1964. M.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak. 78-106. L. J. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir. Keeble. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World. 23. E Wever (Editörler).. London. Christaller W. International Social Science Review. “The region as a geographical. Alonso (Editörler). (Editörler).. 1993. KAYNAKÇA Albertsen N.pdf . 1997. London. Progress in Human Geography. 159-172. 339-365. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. F. Conti S. "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". Cooke.intensive Local Production Systems”. “Location theory” in Regional Development and Planning. Central Places in Southern Germany... J. “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo. Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. J. in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. London.

K. 85-101. M. C. Innovation Systems and European Integration”. J. 171-186. J. The Second Industrial Divide.Oxford: New York. Work and Territory A J Scott. M. 1956. Dunford M. M. B. 1997. 1987.dpt. Allen Unwin: London. Hoover.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. A.. Regional Studies. M Dunford (Editörler). The Location of Economic Activity. Invisible Factors in Local Economic Development. ve Morgan. M. 1991. Scott. 1988. Allen Unwin. 1987. ve Sabel. 476-506. XX. 1999. London. “Time. “Production. “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”. A. Oughton. 1987. Ve Cote. Oxford University Press: New York..tr/bolgesel/keas-I. Location and Space Economy. 1984. Quarterly Journal of Economics LXIII. 215-232. M Storper (Editörler). J. Work and Territory A J Scott. Cambridge: Masschusets. 16-35 Miller.Austin August 30-September 2 Lipietz.. M. International Journal of Urban and Regional Research 12. R. 1986. W.. W.. 173-186.. 31. ve Storper.. Isard. W. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. Sawer L. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. vol. Lexington: Lexington MA. Staber. M. 1992. 1992.. M Storper (Editörler). 3-15. 1948. 1996. Landabaso. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production. A. ve Tickell A.Basic Books.. Environment and Planning D: Society and Space 8. New York. 1987.pdf . Gregersen.. “Learning Economies. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. ve Scott. Scott. London. Storper. A. Piore. 142 http://ekutup.McGraw-Hill: New York. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy.. Garofoli G. Kuklinski.. Learning regions in Europe: Theory.. “Flexible production systems and regional development. Peck. P. 479-490. K. B. 297-321. C. Growing Nex to Silicon Valley. ve Topakian G. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”.gov.. “Theories of regulation”. F. International Social Science Review 112. E. 112. C. J. Regional policies: experiences and prospects.. G. 299-316. ve Tabb. Isard. Terkla D. International Social Science Review. Belhaven. 1986. 1990. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri. “The general theory of location and space economy”. A... space and flexibility: The social regulation of uneven development”. 1949. Cilt I Doeringer B. U. ve Johnson. International Journal of Urban and Regional Research.

tr/bolgesel/keas-I.. 143 http://ekutup..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Environment and Planning D: Society and Space. 1990.. 273-305. C. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France.gov. M. 13. 5. space and locality”.dpt. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. D. International Social Science Review. Storper. W.pdf . 423-444. Cilt I Storper.Mansell: London. 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. B. Stöhr. 433-455.. 1987. “Regional economic development and the world crisis”. Italy and USA”. International Journal of Urban and Regional Research. 857-864. M. Cambridge Journal of Economies. Stöhr.9. 2000. 1987.. 34. Storper. 187-197.. 435-444. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”. 1989. external economies and crossing of industrial divides”. Regional Studies.. 112. Urry. 27. “Survey 12: Society. ve Collis. B. M. W. 1993. J. Webb. “Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”. Regional Studies.

tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .gov. Cilt I 144 http://ekutup.dpt.

pdf .gov. Cilt I 145 http://ekutup.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

gov.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Cilt I 146 http://ekutup.pdf .DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET). arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte. azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonomik açıdan özde sermaye birikimine. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı. analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular. GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup.pdf . Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere. Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü. Ancak. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı. içerik ve nitelik değiştirdi. gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1. Böylece büyüme. sağlık. bu kez bilginin üretirken. Bu nedenle. aynı zamanda. eğitim. Dr.. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu.dpt. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi. kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. çok boyutlu. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES). kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı. Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof. Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme.gov. ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. Yine bunun bir parçası olarak. DEÜ İİBF. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. 1980’e kadarki yaklaşımlar.tr/bolgesel/keas-I.

kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. kendi içinde sosyal. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor. insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır.gov. dağıtım ve tüketiminin. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir. Cilt I çalışıyorum.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Başka bir deyimle. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. Bu nedenle.pdf . İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken. insanların davranış. alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da.dpt. politik. 148 http://ekutup. Bu yaklaşımda toplumsal sistemler.tr/bolgesel/keas-I. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim. ekonomik. 2. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu.

Madde ve evrenin. belirlilik ve istikrar yerine. determinist ve öngörülebilir niteliktedir. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. bir birinin işlevini üstlenmese de. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. Cilt I Bu nedenle. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. genelde uyumlu sistemleşme. belirsizlik. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı. Bilindiği gibi. insan bünyesinde sinir sistemi. 149 http://ekutup. dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında.tr/bolgesel/keas-I. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. iskelet yapısı. yapı ve süreçler. Sistem. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte. doğadaki. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri.dpt. istikrarlı. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor. birbirine paralel. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. Analoji olarak ortaya koyarsak.gov. 3. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. sindirim sistemi. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. sistemleşme. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. kaos teorisi ile açıklanır oldu. fizyolojik yapısı. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte. Her biri ayrı işleve sahiptir. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar. düzenli. Kısacası.pdf . tek yönlü. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. yalın. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi. Newton yasaları bilime. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı. Ancak bu öğelerin her biri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur. Gerek makro. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır. tek düzelilik ve istikrar yerine. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi.

dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. standart tek düze ve determinist değildir. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz. zıtlıkların. Burada. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı.pdf . söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. şekillenme. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. Araştırmacının. literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor. yapı ve süreçlerin. zaman. Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar.gov. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor. ağ bağlantılarını farklı düzey. belirsiz. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. Oysa. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. dönüşlü.tr/bolgesel/keas-I. Toplumsal bütünü. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. Aksine. neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi.dpt. karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. Kaos Teorisinin. Bu paradigmada araştırmacının. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. 150 http://ekutup. kesikli. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir. İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak. kurumlaşma. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum. örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay. BAĞET Paradigmasında. Daha önceleri. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır.

gov. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz. sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu.tr/bolgesel/keas-I. yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar.1. Zaman sürecindeki bu şekillenişte. yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor.Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma. belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır. katı belirlenmiş sistem.dpt.Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler . Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek. 2.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği). Cilt I 4. 4. 4. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak. Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi.Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend). Toplumların zaman içinde evrilmesi.Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu.pdf . 4. Evrilme.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde. 151 http://ekutup. bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının. 5. daha esnek ve çeşitlenmiş sistem. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir.2.Yapılar ve Süreçler. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir. 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. zaman içinde gerçekleşir. Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz. yapı ve süreçlerden. Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1.

Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. toplumsal bütünün analizinde. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. bölge. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. alt yapı donanımı. Mekan analizi. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir. politik. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. örneğin bölge ve kentin nüfus. Örneğin her kent. 152 http://ekutup. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir.gov.dpt. kültürel. Nasıl ki. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem.pdf . Buradaki etkileşim ağı. yapılanma ve süreçler. bölge içinde belli bir konuma. ekonomik. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken. nüfus yapısı. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir. önemli ölçüde. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak. Bu düzeylerin her biri. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa.tr/bolgesel/keas-I. Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan. belli bir kent yapısına ve diğer kent. belli bir tarihsel birikime sahiptir. mekan biliminin analiz düzeyleridir. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır. Örneğin bir İstanbul. 4. Tarihsel birikimde. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür. bir köyün olduğu kadar bir kent. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır.

bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. dünya görüşü ve eğitim durumu. hizmetleşme. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi.gov. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini.5. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı. Düşünce insanla ilgilidir. Açıklık. Başka bir deyişle. kültürel açıdan değer. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır. küresel ilişkilerdir. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir.Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda. üniversiteler.tr/bolgesel/keas-I. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. İnsan. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme. davranış. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir. sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. 4. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız. Örneğin bir kent ekonomisinde. Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. kapalı-bağımlılıktan. etkileşimi yansıtan açıklığın.mekansal birim. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim. Oysa bilgi uygarlığının referansı.4. Bilgi toplumunda ise. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. Teknoloji. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı. ekonomik çıkarları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme. politik ideolojileri. Bilgi çağında örgütsel. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken. ekonomik açıdan sanayileşme. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı. Bu anlamada bilgi çağında. bilişim. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. 4. Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir. Bilgi iletişim çağı ise. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika. örneğin bir kent.dpt. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür.pdf .

İnsanların. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir. birbirine göre nitelik farkı. sermaye birikimi yerine. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. Sermaye ve bilginin. Ancak bu yaklaşım. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. 5.tr/bolgesel/keas-I. Sanayi toplumu ve uygarlığı. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. kurumlar. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı.pdf . uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. Mekanik paradigmaya göre. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. Oysa bilgi çağında. Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. yani sistemleşmesi. Bu nedenle mekanik paradigma. parlamenter politik sistem. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi. yapılaşma ve işleyişine yol açtı. diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı.dpt. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. içerik ve nitelik olarak değişti. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir. kurumsallaştı.gov. modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. madde ve canlının. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı. yapılanması ve işleyişi söz konusudur. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. değişimin. mekanik düşünce idi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I insanların yaratıcılığıdır. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. Ancak yeniliğin riskler içermesi. Burada yeni üretimin. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. 154 http://ekutup. kurumsallaşması. yapılar ve süreçler getiriyor. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı. yenilik değil. yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı. Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi.

ekonomik gelişmenin. kıt bir üretim faktörü olarak. Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi. Oysa ki bilgi. öğrenen kurum. Cilt I Ekonomik alanda sermaye. katılımcı demokrasi. yaratıcılık. politik alanda örgütlü. öğrenen insan. stok olarak akışkanlığı olmayan. paylaşımla sinerji yaratan. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. yenilikçi girişimciliğe dayalı. Bu özellikler. Ar-Ge. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. Öğrenme. kapalılığı kabul etmeyen. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı. işlenmesi. yaratıcı insanlara dayanırken. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. tüketirken de. Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil.pdf . Toplumda.tr/bolgesel/keas-I. paylaşımı. Bilgi çağının kültür. Sürekli yeni bilgi üretimi. sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. örgütlenme. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı. Bu sistemlerin işlerliği için. paylaşırken de çoğalan. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. Ekonomik alandaki yenilikçi. kurum ve örgütlere. kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. Yenilik üreten. Bu nedenle bilgi toplumu. akışkanlığı yüksek.dpt. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. sürekli yenilik üreten. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini. sürekli yenilik demektir. tam aksine insanla bütünleşik olarak. Öğrenen birimler arası işbirliği ise. sosyal alanda işbirliğine dayalı. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip. bilgi birikimi olarak. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın. yani mikro birimlere bağlı kalması. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması.gov. 155 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması. üretirken de. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. öğrenen örgüt.

Kentlerde. Ar-Ge örgütlenişi. haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. davranışsal özellikleri. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. personel. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. kentsel sistem. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. kurumsal. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. Girişimci. Bu nedenle. yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. sürükleyici ve belirleyici olur. Ar-Ge. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin. bilim. malhizmet.pdf . yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. Kamu – özel. çevresindeki fırsatları. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji.gov.dpt. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri. maddî. Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. rekabet ve cazibe avantajı.tr/bolgesel/keas-I. kentsel. Üniversite . Kentin kendi altyapısının (doğal. mekâna taşıdığımızda yerel birim. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği. teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir. Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan. çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici. Gelişmenin. bilgi. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi. sermaye.işletme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. Cilt I örgütsel. Değinilen ögeleri. kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için.

Kentsel gelişme için. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek. Yerel fırsat ve potansiyelleri. Kamusal yönetim kalitesinin. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir. evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme. yerel iletişim kanalları.pdf . üniversiteler. 157 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin.gov. İletişim kalitesinin. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir. kalitesi. üretim süreçleri. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir. Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. kentteki insanlar. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir. sosyal gruplar. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir. belediyeler. Ancak bu dinamiğin yakalanması için. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. Çünkü kentsel kalkınmada.tr/bolgesel/keas-I. çeşitliliği. Bunun için. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. işletmeler. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde. örgütler. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. yerel. Yenilikçi bir kent için. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği. yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir.dpt. Kentteki eğitim . İşgücü kalitesinin. kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. Girişimciliğin “yerel” olması. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik.öğrenim kalitesinin. Kentsel gelişmede. iş fırsatları. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir. Yenilikçi girişimcilik. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının.

gov. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. insan ve sermaye akımına sahiptir. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. ekonomiye. yatay örgütlenmiş. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. Esneklik. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. artık merkezî yerler modeli yerine. öğretim. Zira gelişmenin odak noktası. hizmet. yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır. merkezî hizmetler yerine. Bu durumda gelişmenin sürekliliği.pdf . kendi içinde çeşitlenmiş. Ağ-kentler. karşılıklı mal. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği. Kentsel kalkınma iklimi için. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder. Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır. eğitim. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir. yerel girişimcilik. bilime. yaşayan insanların değerler sisteminin. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. Bu sayede bilgi bazlı araştırma. Cilt I yönetim teknikleri. ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. sosyal değişime. 158 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. yerel potansiyellerin (yerel kalite. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan. nüfus büyüklükleri farklı. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentin yakın çevresi. bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. Kent Kalkınma Kurumları. kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi.tr/bolgesel/keas-I. katılımcı biçimde örgütleyen. Bu yaklaşımda. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. Bu görev için. tanıtan. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır. Kent Kalkınma Kurumları.pdf . 159 http://ekutup.gov. öğrenen kent kültürü olarak bölge. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran. geliştiren. Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı. kent sisteminin gelişim. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak. yenilik üreten ögeler. bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu. ulusal arka plan olarak ele alındı. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır. Bu yaklaşımla. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır.dpt. 6. analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır.

üçüncüsü.. gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır. yüzyılın temel karakteri. Gör. 21. Bu 160 http://ekutup. Pamukkale Üniversitesi. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü.F. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi. Pamukkale Üniversitesi. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler.F. Denizli Bilge AKÇA Ar. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri.B. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof.pdf . petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”..B.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.İ. ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur.B.İ.tr/bolgesel/keas-I.dpt. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi. bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir. Pamukkale Üniversitesi İ. İ. sermaye hareketlerinin artışı. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur. Kınıklı 1. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı. Kınıklı. Birinci yönü. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının. yarı mamul. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur.Dr. ikincisi. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. sermayenin. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır.İ. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır..gov. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör. İ. Petrol krizleri. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. Ayrıca.F. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin.

pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar. değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak. yalnızca kültür alanında olmayıp. üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır. ekonomi alanında da kendini göstermektedir. Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. kendi kültür öğelerini aktarırken. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. Bir bakıma. üretim. ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı. aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur.tr/bolgesel/keas-I.dpt. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir.pdf . Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler. pazarlama vb. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır). planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta. Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir. Bu durum. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. Oysa. Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar. Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme. Böylece. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. Hatta. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek.gibi). Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler.gov. Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması.

Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp.pdf . üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. 2000:6). etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler. iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken. “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan.tr/bolgesel/keas-I. daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen. sanayileşme tecrübesine sahip. iş birimleri”. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir. temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. Böylece. “dış kaynaklardan yararlanma”. 1998: 521-522). Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”. belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan. bunları pazarlayan işletmeler yerine. Böylece. dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden. Şebeke organizasyonlarla artık. işletmelerin “fordist dönemden” kalan. belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır. 1991: 105). belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko. sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. Bu durum. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet.dpt. 162 http://ekutup. 1997). hammadde ve uygun işgücüne sahip olan. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır.gov. küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

b. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. Başka bir ifade ile. dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. ama buradan beklenen sonuç. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye. (tedarik. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler.pdf . belirli bir ürün için başından sonuna kadar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. üretim. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine. “fiyat”. siyasi. Küreselleşmenin ekonomik. Ancak. ekonomik. Bu yönüyle küreselleşme. ürünün piyasaya sunumu. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur.gov. daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir. müşteri duyarlılığının “maliyet”. teknolojik. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye. kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde.) yetenek ve kapasitelerine göre. gerçekleşir ya da gerçekleşmez. ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir. dağıtım v. gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken.g. pazarlama. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. siyasi. Bu çerçevede. Böylece. Bu anlamda.dpt. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin. Bu bağlamda. 163 http://ekutup. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir.

719 450.6 +9.581 1.513 % 4.685 2.984. VF.992 472.08.494. 2002: 18.D.51 -17 -12.320.881.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp. 19981 (http://europa.gov.413 60.862. 20.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3.744 2.dpt.06’dır.4 +9.eu.Corp.407.6 --+8.321 1.041.3 -0. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.pdf . 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi.000 Denizli 432.968 120.B. 1 http://europa. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D.eu.556.eu.M.063 3. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.251.200.2003 164 http://ekutup.830. A.356. Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri.696.114 113.951 3.250 552.D. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını.2 +5.08.7 -10.878.287 2.5 -17.666.944.673 76.38 4.int.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.9 +0. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.397 1.000 10.542.804 7.578 1.188.tr/bolgesel/keas-I. 20.int. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A.447.000 6.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. 20.643 1495 1.956 524.000 10.4 +7.733.351 1.659 97.908 1.B.729.073 2.135.636 4.int.807.957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16.C.08.503. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6.213 1.049 1.472 2.48 5.

719 450.226.524 141.532.gov.568. 2001 yılında 352. Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.dpt. Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür.371 115.729. başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7).719 450. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.226.817.881.370 165.146.97.956 524. 2002: 18. Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta. 2000 yılında %69.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.617.503.932 % 70. 2000 yılında 315.806. 165 http://ekutup.956 524. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69. 2001 yılında %67. bornoz. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70.801. Ancak. Görülmektedir ki.pdf .932 USD olmuştur.56 26.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.09 olmuştur.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.92 25. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir.881.729. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.601 137.69 69. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.340 % 23.69. Zaten.528. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir.838.907.146.248 162.648 140.907. Bununla beraber havlu.777 70.137 315.802 352.513 AB İhracatı 305. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir.165.155.97 67. Aynı zamanda. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133.503.699 58.947. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4).137 USD’dir. 2002: 18.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.513 ABD İhracatı 103.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken.580.549 Havlu ($) 130.802 USD. 2002: 20.

Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.gov. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz.57% 141 2 4. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar. bilişim.76% 3.86% 94 28.19% 31 2 222 92. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.81% 100% Sanayi Grupları Gıda. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri.57% 14 24. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken. Pierre Cardin.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Calvin Klein. Makine ve Teçhizat. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler. Benetton.2 44. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır.57% 5 28.73% 58. 2002: 169.57% 71.67% 72. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre.57 gibi küçük bir orandır. dünyanın büyük dev şirketleri. Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır.17% 6 8 9 11 97 181 35 42. finansal.pdf . 2003:8-9). Walt Disney.24% 24 37.dpt. Petrol.50% 14 26. yer kürenin “ötekilerini”. 2002: 168.03% 4. özellikle havlu. özellikle tekstil sektörü. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19.4 36. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik.tr/bolgesel/keas-I. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını. LC Waikiki.11% 28.33% 73. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma.43% 66. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler. Cote D’amuor. Kömür. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak. Versace vb (Bardakçı. daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler. ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya.

09% 23. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir.34% 34.51% 21. Böylece (Tablo 95. Elbetteki.18% 26. ustabaşı. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır.Petrol.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73.47% 3. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir.İçki ve Tütün Sanayi 62.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır.dpt.00% 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.98% 0.81% 1.Lisansüstü derecesi.70% 3. Lisans derecesi.48% 25.Kauçuk ve Plastik81.Ulaşım Araçları69.82% 3. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır.88% 17. teknisyen. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken.Makine ve Teçhizat. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7). 4.2 Dokuma. Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.) 2 167 http://ekutup. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir. her bir işletmeyi.14 Metal Ana Sanayi 69.pdf .67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.36% 9. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik. Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y.Kömür.09 Metal Eşya.73% 3. 2002: 290. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82. Bu bağlamda.tr/bolgesel/keas-I. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği. ama en fazla da tekstil sektörü açısından. diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması.15 Kağıt. Bu çerçevede.gov. o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır.16% 2. formen.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. iş adamlarının. Şebeke organizasyon tipi. Bu doğrultuda. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir. şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek. Bu bağlamda. Fakat. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin.gov. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. ilk dikkat edilmesi gereken husus. Şebeke organizasyon.pdf . esnek. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. girişimcilerin. üretken. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur. kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. Buna göre “işbirliği” kavramı. Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. başka mülkiyete esas olacak tarzda. Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor. Şebeke organizasyon pratiği. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının. ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. Küresel kriz karşısında. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. Ancak. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler.dpt. bölgesel. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. Bu durumda. Bu anlamda. Böyle bir tespit için öncelikle yerel.

yaratıcı düşünce açılımı yapacak. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır. Üçüncü tedbir. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. yeni durum ve olaylara. Bu çerçevede. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. Ancak. Uygulamada görülen. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Küçük işletmelerin. “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir. şirket evlilikleri “merger”. Belki de. Bunlardan ilki. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır. Böyle bir durumda. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde. Uygulamada. yönetim holdingleri. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır. Bu bağlamda. bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir.b. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup. ortak üretim merkezleri v.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir. bunun dışında etkinliği. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak. örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. Böyle olunca da. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır. aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. Stratejik ortak olgusu.gov. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu.pdf . sektörel dış ticaret şirketleri. çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. her işletme. Burada dikkat edilmesi gereken husus. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını. Dördüncü tedbir. Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. Şebeke organizasyon. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır. ortak girişimler “joint venture”. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir.

The Dryden Press. kaynağına.mit. Denizli. Denizli. Bu doğrultuda. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir. hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına.tr/bolgesel/keas-I. deneyimine ve bilgisine sahip değildir. J. Prentice Hall. küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192.. kaynak. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy. (1997).dpt. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan.gov. Wheelen Thomas L. imkan. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir. 170 http://ekutup. Pamukkale Üniversitesi. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. Harvard Business Review. Hodgetts (1998) Entrepreneurship.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında. 20.pdf . başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir. Fourth Edition. Ayrıca.yüzyıl işletmeciliği.D. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. Hiçbir işletme. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”. http://europa. 21. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. patent satın alandan patent satan.int.08. “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. New Jersey. New York. September-October. Küreselleşme sürecinin. Yeni dünya şartlarında. R. 21. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir. Contemporary Approach. Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002). Sonuç olarak.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. Kuratko Donald F. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir. 104-115. yeni bilgi dalgaları. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine. 7: 3.2003. Seventh Edition. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında.M. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan.eu. örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır. pp. Denizli Sanayi Odası. http://ccs. 3. Denizli Sanayi Odası.

kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara. su. Pek çok ilde. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım. Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış. işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. ticaretin serbestleşmesi. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir.. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları. parçalanmaya.) dahi karşılanamamaktadır.gov. spekülasyona açık. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır. Kayıtdışılık yaygındır. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. Öte yandan. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup. kanalizasyon vb. uygulanan liberal. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. Dr. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta.tr/bolgesel/keas-I. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir.pdf . Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte.piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir. verimli tarım arazilerinin konut.dpt. kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir. Kentsel rantlar yüksektir. sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi. Abant İzzet Baysal Üniversitesi.

Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını. 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır. tarihsel. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur.dpt. potansiyelleri) gözeten düzenleyici.) değil. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir. Piyasaların yetersiz kaldığı. harekete geçirilmesine yönelik. Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik. ulusal planlarla da uyumlu olan. kültürel. dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması. Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74. kamu 172 http://ekutup. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur.gov. bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri. yüksek katma değer ve istihdam yaratan. Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır.) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur. Bu yüzdendir ki. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. teknolojik dışsallıklar yaratabilen. Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir. sektörel sorunları (darboğazları. Kentlerde salt mekan (arazi vb. kredi vs. Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi).pdf .ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. ekonomik. beşeri.

) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir.2000. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3. Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi. uzun süre belli kesimlere (sektör. Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. firma. Yukarıdan aşağıya. Bu çerçevede. 27. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır. 173 http://ekutup. Karar No:697. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır.06. Kentsel mekanlar. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış. geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır. AB ile ilişkiler sürecinde. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen.pdf . nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. bölge planlarıyla uyumlu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Pek çok ilde ise.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır.gov. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. bölge planlaması ile ilgili amaçlar.dpt. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir.

Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir.tr/bolgesel/keas-I. Plan.pdf . kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel.C. BİGEP. T. Bu planlardan kamu yöneticileri.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. Plan. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında. ildeki tüm yaşayanları. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi.08. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını. Plandan beklenen. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle. Bolu’yu doğa. Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır. mekansal dağılımın düzenlenmesi. güçlü bir kamu desteğinde. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da. doğaya çevreye duyarlı. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır. İki ilde de atıl durumda olan tarım. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten.dpt. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. beceri ve deneyimlerin daha genel.gov. sağlık. ve spor turizmi bölgesi. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. il envanterinin oluşturulması. Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. DİGEP’de. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel potansiyeli harekete geçirmek. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak.

Planlar uygulamak için yapılır.dpt. rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kurumsal destek sağlaması de zorunludur. hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır. meslek kuruluşlarının temsilcileri.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle her iki planda.yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının. gönüllü kuruluşlar. Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon. kamu önderleri. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. 175 http://ekutup. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. Cilt I yönlendirecektir. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir.gov. demokratik kitle örgütleri. planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması.pdf . Önerilen stratejilerin. Plan hedeflerine ulaşıldığının. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur.

Gör. Öğr. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak.Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek. karşılaştırma yapmak. Beykent Üniversitesi 1. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. 2.dpt. Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. il olan Düzce. 3. çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP. 1996. genel faktör oluşmaktadır. diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil. Calvin. söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor).. Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır. Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere. ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı.gov. Bolu il sınırları içinde alınmıştır. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken.. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup. 1996. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada. 2002). Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr. 2002). Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında.pdf . 2001). Literatürde. Çalışmanın amacını. Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak. Calvin. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir. 81. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır. adı verilmektedir (DPT. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1.tr/bolgesel/keas-I. 2. Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır.

Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. Cilt I 1. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort. değişkenler kadın. DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır. Turizm Değişkenleri. gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır. Ancak. Sanayi ve Tic Bak. Türkiye Bankalar B.dpt. gerek AB. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır. Eğitim Değişkenleri. okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına. Bak. Çalış. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür.tr/bolgesel/keas-I. Bu çalışmada da. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. Son yıllarda. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir. Sanayi ve Tic Bak. başta eğitim ve işgücü olmak üzere. DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. Mali Değişkenler.pdf . Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2. erkek bazında ayrılmıştır. ve Güv. Sağlık Değişkenleri. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır.gov.

dpt.gov. Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.pdf . SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.

41 10. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da.93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise.gov.dpt.39 1. Faktörler ister dik olsun. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir.34 2.66 3. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde. Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir.83 63.46 1.93’tür. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir.45 3.56 71. 1996).94 1.85 73. Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir.17 1. faktör ağırlıkları.92 1.62 2. Toplam açıklanan varyans ise %83.32 1.18 52. SSK’lı oranı. Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir.20 2.20 2. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül. İnternetin hizmet sektörü üzerinde.07 52.46 74.90 3.44 3.36 3.34 1. İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.72 81.40 1.83 10.40 79.96 52. Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır.21 79.77 1.41 62.20 3. Birinci temel bileşen.tr/bolgesel/keas-I.75 66. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.90 1. 1997).20 67.41’ünü açıkladığı görülmektedir.15 81.70 6. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda.pdf .06 1.41 69. faktör yükleri (factor loadings) denir. Calvin.43 2. Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.11 1. ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup.97 77.36 4.51 2.22 2.34 3.16 2. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT.45 6. 1996. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT.67 83. Özellikle. bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür.95 2.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31.45’tir. kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır. Genel faktör ile 0.05 76.49 83.78 52. 2002). ister olmasın.

Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. Kişi başına konut elektrik tüketimi.91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir. küçük sanat kooperatifi. sıradadır. tüketim kooperatifi. Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. motorlu taşıt kooperatifi.92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması.gov. cinsler arası okullaşmada. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Kooperatiflerin içinde. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır. uzman doktor.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır. Genel faktör ile üçüncü sırada 0. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı. 180 http://ekutup. (0.66 ile 40. Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır. Genel faktör üzerinde 0. konut yapı kooperatifi. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. Genel faktör üzerinde 0.85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur.91’lik yüksek yüklemi olan değişken. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir. kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler.dpt. 0. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir. temin tevzi kooperatifi.88) SSK’lı oranı. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir.pdf . Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır. (0. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur.tr/bolgesel/keas-I.87’lik yüklemi olan değişken. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Oxford University Press. ve J. Ankara. (2002) Factor Analaysis. Berry. Ontario. California.pdf . (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. 21-22. L. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. (2001) Using Multivariate Statistics. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. H. DPT. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. Mersin. A. kış turizmi. Barbara. 188 http://ekutup. doğu illerinin aksine. New York And Oxford. Ray (1965) “Identification of Declining Regions. Linda. Calvin. P. kültür turizmi. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır. H. Faktör Analizi. Turizm. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir.. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty.tr/bolgesel/keas-I.gov. Kütahya. University of Nebraska. UNDP (2001) Human Development Report.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. Isparta. GAP. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market.dpt. Kanonik Korelasyon Analizi. G. 319-347. güneş turizmi dışında. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik. batı bölgeleri için de geçerlidir. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Berry. Factor Analaysis. Cook ve D.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis. Lincoln. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. B. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. Özellikle Doğu Akdeniz. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum. Isparta. Turizm. Ankara. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir. Ankara. Kingston. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. Areas of Economic Stress In Canada. G. eko-turizm. Afyon. Bu illerin. Kingston. New York. Borts. American Economic Review. B. S. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. geri kalmış bölgelerin sosyo.. Özellikle İç Ege’de Afyon. 50. Tatlıdil. K. Queens University. January. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. Kütahya. Akgül. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri. H. Borts G.

istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır.1’ini oluşturmaktadır. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır.gov. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir. Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir. konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. Afyon Kocatepe Üniversitesi. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır. Uşak’ta da görülmektedir. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler.pdf . Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri. 189 http://ekutup.. anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. Anket formu geliştirilirken.dpt. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler. Araştırmanın temel amacı. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın. Dr. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini oluşturan. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış. Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. Anket uygulaması. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış. Araştırma kapsamını belirlemede.tr/bolgesel/keas-I. Uşak İİBF 1. 5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır. Doç. 2. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd. sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır.

0 Tablo 1’e bakıldığında.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. TTK’ya göre limited şirketler. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur.8 20.8’lik bir orana ulaşılmış olması. sanayi işletmelerinin %53. 2.6 100.4 . Bu.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır. Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25. Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek. birinci sırayı %53.1) üç ortaklı. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi.pdf . 1. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup. İkinci sırayı %25. yeterli sermaye yokluğu.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır. %20.01. Görüldüğü gibi. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19. 3. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması. Şirketlerin 71’i (%29. Ancak. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında. güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir. Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır.gov. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir. %74.2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002. şirketleşme ile mümkün olabilecektir.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir. Tek kişi işletmeleri. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur.dpt. Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir. 15’i (%6. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır. çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık. 3. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır. limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir.2 53.6 oran ile anonim şirketler. 36’sı (%15. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir.tr/bolgesel/keas-I. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır.4’nün limited şirket olması. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye.8 oran ile kolektif şirket almaktadır.8) iki ortaklı. son sırayı da %0.

3. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre.3).7’sini tekstil oluşturmaktadır . toplam işletme içersindeki oranı %2. İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır.pdf .7’sini. Deniz Ticaret Odaları. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde.8’ini diğer sektörler oluşturmuştur.8 100. 3. 4 işletme (%1. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları. 154 işletmeyle sanayiinin %64. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır.7 9.7 1. 28 işletmeyle %11. Ticaret Odaları. 4.0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. 3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1.3’ünü oluşturmaktadır. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü.7 1.7’sini makine.7’sini tekstil. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği. Üye olmayan işletme ise 5 olup. üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır. 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1.7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir. Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır. Ortaklı işletmelerin %84. bizi 191 http://ekutup.3 11. 4 işletmeyle %1.gov. 27 işletmede ise %15. Rekabet edebilmede temel olarak. 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir.7 1. Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir.3 9. işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.3.tr/bolgesel/keas-I. 154 işletme sayısıyla %64.1’dir. Sanayi Odaları.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir.6) orandadır. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi.3) beşinci sırada yerini almaktadır. seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1.

Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları.9 100.3) kapasite raporunun olduğu. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları. Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı. 4. 77’sinin (%32.Der.Der.tr/bolgesel/keas-I. İşletmelerin %47. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. rekabet üstünlüğü sağlayabilirler. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır.pdf . 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort.8 6. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için. Kapasite planlaması. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir. Bu sonuç. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir.gov.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir. herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1.4) olmadığı görülmektedir. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3. 2.2 10. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır.0 22.3) cevapsızdır. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir. 1. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16. Ayrıca profesyonel yönetim.8 1. Profesyonel yönetim. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde. 8 işletme de (%3. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması.Der. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. oğul büyütür. Oysa.4 34. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine.dpt. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir. “Bir işletmeyi dede kurar.5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4.9 7.

İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir.8’i öz sermaye yetersizliğidir. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır. güvenlik.6’sı bir kalite standardına sahiptir. gerçekleşen kapasitenin.tr/bolgesel/keas-I. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa. üçüncü derece öncelikli görülen %16. Kapasite kullanım oranı.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 4.6’sı TSE-TSEK. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43. %34’ü pazar payının dar olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş. İşletmelerin sadece %28. CE işareti bir ürünün sağlık.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir.4) sipariş üretimi.pdf . boş kapasitesi o oranda düşecektir. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. Geri kalan 224 işletme (%94. Bunun %15.3) mevsimlik üretim yapmaktadır.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır.1’i ISO 9000 serisi. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır. 20 işletme (%10.2) fason üretim. %65. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür. Rekabet avantajı sağlamak için. 22 tanesi (%9.dpt.gov. 2. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir. İşletmelerin %28. 82 tanesi (%34. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen.9’u diğer standartlardır. Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir. Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır. ikinci derece öncelikli görülen %22.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber. iletişim.9’u dövizdeki dalgalanma. 4. 193 http://ekutup. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir. %7. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir. %71. 142 işletme (%53. Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır. 3.2) sürekli üretim. %5.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir.9) cevaplamamıştır. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5. 31 tanesi (%13.

4.Der. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort. 5.0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tablodan da görülebileceği gibi. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir.gov. 2.5 18. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması.9 208 18.tr/bolgesel/keas-I. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları.Der.pdf . 4.dpt. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği. firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir. Ayrıca. 3.Der.1 100. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1.9 5. Cilt I 4. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir. Toplam % 279 24. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre.6 363 211 57 1118 32.

1. Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır. Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur.3).Der. girişimcilik. 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31.3’lük oranla küçük işletmeler.15 işletme ve %6. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61.Der. Çünkü.6 1234 100. 29 işletme ve %12. 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy. 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12. 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.2). Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20. işletmelerin %24. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir. Bu kapsamda. işletmelerin %75. Verilerden. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir. emek.5 57 4.9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir. İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup. 150 işletme ve %61. 5. sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir. İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada. bilgi.9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir.9 494 40. Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1.gov.7). işletmelerde çalışanlar arttıkça. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2). 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy.pdf .9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır.2 ile çok küçük işletmeler. Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur. 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. %31. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır.Der. 2. Bunun yanında.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. Buna göre. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93.tr/bolgesel/keas-I. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli.0 290 23. 5.dpt. elde edilen verilere göre. söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır.2’lik oranla orta işletmeler. işletme sayısının azaldığı görülmüştür.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır.

10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10.9) cevap vermiştir. alt düzeyde %28. Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür.4). 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13). ankete cevap veren 220 işletmede (%92. 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır.4). 2.5. 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82. Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8. 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14.3). Ankete 33 işletme (%13. Buna karşılık %50. Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş. Her üç düzeyde de (üst. Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır. üst düzeyde %7. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49.gov. Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir. Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12. İkinci derecede yakınların oranı ise.9)cevap vermiştir. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8. 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır.7). Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir. Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır.pdf .tr/bolgesel/keas-I. 5.9). kadınların erkeklere oranı. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir.1). ankete 26 işletme (%10. Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır.6’sında 1-3 üst düzey yönetici.2).4’ü yüksek öğrenim görmüştür. 498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır. 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. İşletmelerin %1. 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1. Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir. 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16.8. 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70. orta düzeyde %14. %4. 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6. Bulgulardan. Cilt I yönetimdeki oranı %10. Bu sayı 196 http://ekutup.5’tir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6). orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır. İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında. Ankete katılan işletmelerin %88. Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır. Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta.7).7).3).dpt. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2). ankete cevap veren 92 işletmede (%38. Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise.6).6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır. Üst düzey. 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir. Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır.3’tür.2’dir. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır.7).8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır. Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır. Alt düzey erkek yönetici sayısında.

cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58.2). Kadın çırak yoktur. insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir. Toplam 24 işletmede (%10. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir. 2 işletmede 2 toplam kişidir. İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı.8).gov. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar. uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır.2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir. Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır. 5. İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir. Son 20-30 yılda dünyada iletişim.dpt. 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta.3’üne denk gelmektedir. 209 işletmeden (%87. İnsan kaynakları.4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. uyumlaştırma.9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır. koordinasyon.8). alınan personelin eğitim. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90.1) 101 erkek çırak çalışmaktadır.7) tür. 20 işletmede (%8. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1.7’dir. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır. Önceki yıllarda işletmelerde. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41.8) cevap alınamamıştır. Terör mağduru çalışan. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır. İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır. Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. 197 http://ekutup. Bu nedenle işletmelerin. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. 3. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır.3) toplam 5 kişidir. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır.3) cevap vermiştir. 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9.7) cevap vermiştir.pdf . 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.. 14 işletmede (%5.

planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir.7) faaliyet göstermektedir. Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma. hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir. İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Deri sektöründe 23 işletme (%9. Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.5) bu soruya cevap alınamamıştır. Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84.6) bir mesleki kuruluşa üyedir. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. 198 http://ekutup. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır.gov. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. 213 işletmeden (%89.pdf .4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93.7). Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir.8). Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir. 6. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır. SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır.dpt.7) tekstilde ise 154 işletme (%64. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74.

1’dir. İşçi profili: İşletmelerin %81. İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81. öncelikli olarak yerel kaynaklar. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir. Sonuç olarak. İşletmelerin %12.2’si orta boy işletme.pdf . Yüzde 65.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir. İşletmede çalışan sayısı arttıkça. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır. işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır.gov.tr/bolgesel/keas-I.dpt.4) yüksek öğrenim görmüştür. 199 http://ekutup. İşten çıkarılanların oranı %26.9’dur. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması. İşletmelerin %94. İşletmelerin sadece %28. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50.2) işletmenin üretim şekli süreklidir.6’sı bir kalite belgesine sahiptir. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir. Emekli olarak ayrılanlar %14. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir.1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir.5’dir. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir.3’tür. Üretim şekli: 103 (%43. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75.3’tür. %6.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır.5’tir. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23. İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71. Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Hammadde kaynağı olarak.

4) 61. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8.5.2). Üst düzey.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7. stajyer kadın 14 işletmede (%5.3’dir.8) 2 kişidir. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir. alt düzeyde %28. 1 işletmede (%0. Buna göre.1) 101’dir.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında. orta düzeyde %14. Yönetim düzeyi arttıkça.4) 1 kişidir. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir. Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1. Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0.dpt. Çırak sayısı 24 işletmede (%10.9). “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13.3) 5 kişidir.pdf .8. 200 http://ekutup.9) 42’dir. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69.

1996 ve 1989: 203. mahalle muhtarları. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar. Üniversite. Toplu taşımcılar. yerel. 201 http://ekutup. ücretler. hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. Piyasa ve siyaset. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu.dpt. Ünlü.tr/bolgesel/keas-I. Tees vd. yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. 1990). diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması. Süleyman Demirel Üniversitesi. ülkeler. Doç. kamu tüzel kişilerinin yanında. Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. 1993. 9. Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. işçi-işveren ilişkileri. Artık şirketler. İİBF. İşçi ve işveren örgütleri. Malecki. Yaşanan küreselleşme. ucuz ve nitelikli emeğe vb. Dr. kapitalizm ve devlet. 1998). pazara. 10. Moore ve Laramore. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi. 1999). özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. 8. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları. 11. 12. 2. 6. 4. Serbest meslek sahipleri. hem gümrükler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar. Gül. 1994. 1984: 4). kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil. sadece ulus devletler açısından değil. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun. Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. 7. Farr ve Favero. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. Kamu Yönetimi Bölümü 1.. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. 1990: 643-644. 2002. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd. bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. hem de mal ve hizmetlere. Bunun yanında. 1996: 300-318). 5. Girişimci-sanayici. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar.pdf . 2000).gov. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı.. 3. Okullar. “insanlar. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri.. Bu yaklaşım aynı zamanda. Siyasiler ve diğer seçilmişler. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. vergiler vb. Kenttaşlar (Logan ve Molotch. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. hammaddeye. Mal-mülk sahipleri. 2002: 9).. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. 2000.

Ancak. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır.tr/bolgesel/keas-I. yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. Bu çalışma. Bu adımlarla. Daha sonra. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. Aksine. Ulusal düzeyde planlama. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının. 202 http://ekutup. yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır.dpt. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması. ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır. kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. hedef.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. Çalışmada öncelikle. Bunun yerine. bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek.pdf . Ayrıca. Aksine. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak.gov. Çalışmanın amacını aştığı için. yerel düzeyde. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. kalkınma ve bölge kavramlarına. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında. Cilt I bölgelerin. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. Türkiye gibi gelişmekte olan. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda.

ekonomik kalkınma yerel olmak.1. ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır. ihracatı vb.gov. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2.dpt. Sallan Gül. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. Ancak. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir. sosyal adalet ilkesi gereği devlet. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek. asgari ücret uygulaması.pdf . 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. yerel oda ve birlikleri. bu bölgelerde yatırımları. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. yereli de içine almak. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. istikrar programları. AB. ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. 1995). Kanun. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok. kenttaşları. Talas. Gül. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. İşsizlik Sigortası. 2003 ve 2000. SYDTF. 2002. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır. Merkezi hükümetler. Cilt I 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2003. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. ya da üretimi. ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu. 1998). Yeşil Kart uygulaması. Örneğin. yani yerel yönetim birimlerini. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada. yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. yerel düzeyde 203 http://ekutup. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras.tr/bolgesel/keas-I. 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. Ekonomik kalkınma planlamasında. 1960’lardan sonra. 2003). de kapsamak durumundadır. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. Ekonomik istikrarı sağlamak. işletmeleri vb. Artık. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak.

dpt. Amaçlar ve Hedefler 2.2.2. yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma. çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri. daha temiz ve düzenli çevre gibi. Bu süreçte. dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını. özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım. dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen.2. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması. 1994: 102). yerel ölçekte kamu. Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen. Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. 2.gov. 204 http://ekutup. 2. çok daha profesyonelce yürütülen. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini.pdf . 1994: 101).tr/bolgesel/keas-I. ekonomik olduğu kadar. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi. Örneğin. ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak.1. Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen. özellikle yerel kamu otoriteleri. yerel düzeyde ekonomik kalkınma. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım. dışa bağımlılığı az. önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür. Bunun yanında. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely.2. Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma. 1994: 65).

yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD.1. gerek odalar ve birlikler. Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir. yerel güçler. 1994: 41.tr/bolgesel/keas-I. gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. Stratejik yaklaşımda. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak. ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını. Bu süreçte. Bunun yanında. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. Bingham ve Mier.gov. geniş ölçekli. 2. 1993: ix). EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir. Yerel ya da bölgesel ekonominin. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. 5. 3.dpt. Bu grupların. olanaklar. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak. 3. Kaynakların. göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely. 3. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma. fırsatlar ve kaynaklar. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar.pdf . alıntılayan Blakely. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek. alıntılayan Blakely. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. Burada vurgu. OECD. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. o yörenin insani.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1986. toplumsal. “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. 1994: 134. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. yerel halkın. Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in. 1994: 42-43): 1. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero. 1986. gerek gönüllü kuruluşlar. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. 1984). 205 http://ekutup. kurumsal. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. 1993). 4.

inceleme. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık.1. öngören politikalardır. serbest ticaret bölgeleri kurulması. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama. 3. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır. yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek.1. bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”).pdf . vergi muafiyeti gibi teşvikler. Örneğin. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları.2. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde. işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. vizyonu. işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması. yönetsel.1. sorunları ve sıkıntıları saptama.2.2. 3. mali. Dar Kapsamlı Politikalar 3. örgütsel. kamusal yatırımlar yapılmasını.gov. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir. yeni bir bina tahsis edilmesi. 3. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için. amaçları. yerel yönetim birimlerinin. izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması. 206 http://ekutup. planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely.tr/bolgesel/keas-I. olanakları ve fırsatları değerlendirme. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar. (3) Eyalet hükümetinin.2. organize sanayi bölgeleri kurulması. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir.dpt. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb.1. (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6. bu politika türüne örnek olarak verilebilir. 1994).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde.2.

gov. üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir.2. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. Eğer. tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam. yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch. Ancak. özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise.dpt. ekonomik aktiviteler ve sermaye. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir. ulaşım.2. eğitim vb. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch.pdf . Ayrıca. Bu eğilim. ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir. 3. istihdam yaratarak. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği. o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz. kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. Bu tür kamusal maliyetler. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir. daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca. Levy. Bu ise. Dolayısıyla. 3.3. vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. bu tür politikaların getirisi. Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. 1996: 311. araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar. zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını. ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. Ayrıca. 1994: 214). sunulan kamusal hizmetler. 1996). Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını.tr/bolgesel/keas-I. yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. Cilt I oluşturulması. yörede yapılan kamusal yatırımlar. Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir. özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. 2003). yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır. Ancak. 1990). nitelikli emek. 207 http://ekutup. 1996). özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel.

ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek. Ancak.4. 3. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda. mali. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. 1991: 137. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı. Dolayısıyla. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir. yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır. arazi temini. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb.pdf . küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı.gov. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir.dpt. Ayrıca.tr/bolgesel/keas-I. Porter. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yıkık-dökük. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf. Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak. Ayrıca. kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir. kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. 1983). Ancak. eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. ama. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan. canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir. 1984: xii). Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır. Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri. serbest girişim bölgeleri oluşturmak. yoksul. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti. Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz.

Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir. büyüyen. Bu durumda. Bu türden. bölgeler. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir. Dolayısıyla.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır. Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın. garsonluk.dpt.tr/bolgesel/keas-I. kayırmacılığı. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir.5. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar. çocuk bakıcılığı. 46). işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten. Blakely (1994.gov. sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar.6. Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen.pdf . topluluğun. temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı. Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine. 3. kaynaklar. kapasiteyi. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. inşaat işçiliği. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. Eğitimsiz. Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. tecrübesiz işgücü.

olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır.6.1. olanaklar ve fırsatlarla.6. 3. saptanan vizyon. güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır.6. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. ve. olanakların. -Siyasal. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir. ekonomik yapının.3.gov.tr/bolgesel/keas-I. Maliza. -Vizyon.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. istihdam durumu ve olanakları. 1985: 86-87. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. Cilt I uygulanması. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. -Uygulanacak projeler belirlenir. ekonominin. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır. gereksinimlerin. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır. ve. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır.2.dpt. politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir. -Yerel topluluğun. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır. işletmelerin vb. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely. 3. 1994. 1994: 218-221): 3. işgücü piyasasının.pdf .4. -Kamusal. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından.6. Levy. 3. Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır. 210 http://ekutup. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır. amaçlar ve hedefler saptanır.

Bu aşamada. Örneğin. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup.6. -Altyapının.6. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. -Plan uygulamaya konur. Bunun için. Değerlendirme Plan değerlendirmesi. Ayrıca. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur. -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak.tr/bolgesel/keas-I. 3.dpt. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir. değerlendirme yapma metodu belirlenir. suçla mücadele.5. çevrenin korunması.gov. -İşgücünün mesleki eğitimi. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir. amaçların genel olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması. -Bir değerlendirme raporu hazırlanır. ve. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir.6. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. broşür-afiş. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir. 3. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur.pdf . yazılı-görsel basınla söyleşi. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. ve. Bu veriler. Bunun nedeni. ve.

7. istenildiği kadar iyi olmasa da. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır. konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının. orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. 1996. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu süreçte. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. Ancak. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı. 3. 1993: 263.gov. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. Patton ve Sawicki. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. Bu süreçte. Bu sorunları aşmanın bir yolu. planın kullanışlılığı azalabilir. Rossi ve Freeman. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez. sosyal. kültürel. ekonomik. Buradaki temel soru. uygulanan politikaların değerlendirilerek. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. Bu durumda da. gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. plan uygulanırken. 1996). bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir. kısacası.tr/bolgesel/keas-I. ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. teknolojik. İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. Örneğin. Bu durumda aslında. tek bir alan olarak birleştirilmiştir. kentlerin nüfus. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. 1994: 145). Ayrıca. Bu durumda da çözüm üretmek. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. açıklayıcı 212 http://ekutup. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. 1992). yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak. daha zordur. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur. Bunun yanında. çünkü. karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. Ancak.pdf .6. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak. Bir diğer sorun. Bu değişiklik. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. İzleme süreci. mali. başarıyı ölçmek vb. Bu değişiklikler.

7. 1995.1. vii. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi. 1995. 1995. Uygulamada ayrımcılık yapılması. 1996). ekonomik faaliyetler vb. Rogowsky vd. ve 213 http://ekutup. vi. 3. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması.7. 1995. Etkin kamu-özel sektör işbirliği. birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen. toplum liderlerinin.7. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi. iii. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan. girişimcilerin.pdf . açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması. Devine ve Wright. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3. ve. Merkezi mali. konut stokunun vb. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. v. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin. kenttaşların.2. Bright vd. 2002. Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için.gov. iv. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır. ve Krefetz. 3. işletmelerin. yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi. özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda...Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çok yetersiz olması. Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması. x. ii. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd.dpt. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel.. Wagner vd. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği. Yerel topluluğun insan kaynakları. sosyal sınıflar. 1991): i. viii. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. Alt yapının. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci. ix.tr/bolgesel/keas-I. İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı.

ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil. planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem. kamusal kaynakların yanlış kullanılması. Bunun için. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. Bu durumlarda. Durum böyle olsa bile. Bunun en önemli nedeni. muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan. 1993: 188). Örneğin. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir. 1993: 186). ölçütlerin. vizyonun. genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir.pdf . Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır. yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir. kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. alternatif planların karşılaştırılmasında. 2003: 330-366). Ancak. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki. Öte yandan. Günümüzde ise. amaçlar ve hedefler vb. planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde. bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki.tr/bolgesel/keas-I. 4. çünkü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 214 http://ekutup. çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için. amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir. alternatif çözüm yolları. Sorunun niteliği. amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir. Performans ölçütleri. kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak.gov. 1993: 207). ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken.dpt. Ancak. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir. Türkiye gibi gelişmekte olan.

Uluslararası turizm merkezi olmak. uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar. uluslar arası yatırım çekmek vb. karlılık. dışsallıklar. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. 215 http://ekutup. Örneğin.3. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken.tr/bolgesel/keas-I. 4. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. Vizyon Vizyon.1.1. Cilt I 4.2. Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir. yapılabilirlik ya da fizibilite.2. Daha varlıklı.pdf . Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. tekno-kent alanları oluşturmak. Örneğin. Patton ve Sawicki. maliyet. 4. yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki. Amaç ve Hedef Tanımları 4. alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. 1993). ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli.1. hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler. ancak. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. 1993: 187). yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi. Yüksek teknoloji yatırım çekmek. 1982: 32.2. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. İstanbul kenti.1. Vizyon. Bunlar. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4.1. fayda. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik.gov. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise. vizyonunu “demokratik. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1. 1993: 219). İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. 4.dpt.

konut başına düşen park alanı. bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. dışsallıklar. dönüşümleri. Patton ve Sawicki. işbirliği. 1992: 64. fayda-maliyet. ticaret ve alışveriş bölgelerine. hukukilik. konut alanlarına vb. 1994: 140. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir. toplumdan istenecek değişiklikleri. 148). İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. trafik sıkışıklığı. konutların kolay ulaşılabilir olması. 8 Teknik. Bu proje için. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir. konut sayısı. piyasa. veri toplama ve çözümleme. çevre temizliği. Evsiz kişi sayısı. ölçülere örnek olarak verilebilir. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde. riskli bölgelere. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. Planı uygulayacak olan yönetim biriminin. yakınlık. eşitlik ve adalet. suç oranları vb. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. Cilt I hesap verebilirlik (accountability). Rossi ve Freeman. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine. Başka bir örnek daha verelim. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. altyapının varlığı-kalitesi. 362). kişi başına gelir.2. bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. vb. 1993: 187). proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar. park alanı varlığı. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. Örneğin. konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir.2. hakkaniyet. girişimcilik ve liderlik. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı. hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. ticaretin ve sanayiinin canlılığı.dpt. konum7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.) de planlamada göz önünde bulundurulur. bürokratik. siyasal destek. halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness). Raimondo. 1992: 163. 4. Nicel ölçüler. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. idari kapasite8. İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü.gov. Bunlar genel ölçütler olup. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. kirada oturan kiracı sayısı.pdf . işgücü piyasasına. (Aronson ve Schwartz. kurumsal bağlılık10. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına. 1993: 218-219. trafik kazası sayısı. alternatif maliyetler (opportunity cost).tr/bolgesel/keas-I. 1996: 313. Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler. 9 10 216 http://ekutup. konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. otorite9. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki. kullanılabilir arazi. nüfus artış oranı.

Bu ise. Türkiye’de de. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. özellikle son yıllarda üniversite.tr/bolgesel/keas-I. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar.gov. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması.dpt. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb. sıvı ve katı atıkların toplanması. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. Bunun yanında. iller. işlenmesi. Artık. yöreler. aynı kentsel bölgede yer alan. Türkiye’de ulusal. ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir. Dolayısıyla. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile. Ayrıca. dönüştürülmesi. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere. Ancak. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. Bu durumda. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları. stratejik. SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler. Cilt I 5.pdf . eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. yerel halkın ve girişimcilerin. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için.

Prentice Hall. Richard D. Newbury Park. Basil Blackwell. Elazar (der. Bunu için. Kemp.. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism. Urban Revitalization: Policies and Programs. J. Thousand Oaks. Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. çev. İstanbul. 9-43. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Blakely. Dulupcu. Manuel (1996) The Information Age: Economy. 58-80 arasını çeviren Namık Demir. (1993) Strategic Planning for Local Government. Washington D. Efil. Calf. Aldine De Gruyter. Levy.gov. University Press of America. Blackwell Publishers. Joel A. Goetz. daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir. s. Reading in Urban Theory. Sage Publications. E. Krefetz. Inc. Russel Sage Foundation. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience. Danzinger vd. Roger L. Hüseyin (1998) “Decentralization.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1994) Contemporary Urban Planning. Castells.). Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass.” içinde D. 113128. Farazmand. The University of Texas. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der. Logan.tr/bolgesel/keas-I. H. Birmingham. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için. 245-278. Campbell (der. Society and Culture – The Rise of the Network Society. Sage Publications. Basil Blackwell. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. The University of Birmingham. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. Edward G. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi. KAYNAKÇA Bingham.” Urban Affairs Quarterly. The Center for Economic Development.). Mülkiye. Oxford. Edward J. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development. _____ (1989) The Informational City: Information Technology.dpt. John R. Devine. Oxford. Englewood Cliffs. T. Mumphrey J. Arlington.” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. Bright. Alfa. John M. 59 (6). ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development. New York. 218 http://ekutup. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Joder ve A. ve James D. 68 (410). Blank. Gül.” içinde W. s.. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi. ICMA. Wagner. UK.” Türk İdare Dergisi.” Public Administration Review. Research and Service. Arlington. Cambridge.pdf .C.). ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach.). 26 (2) December. Thousand Oaks. Sevilay KAYGALAK. Farr. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences. Inc. Centre for Urban and Regional Studies. Fainstein ve S. (der. Confronting Poverty: Prescriptions For Change. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process. Sage Publications. Lanham. Mart-1996.). vd.” içinde S. Temmuz-Ağustos 2001. Rebecca M. 170-190. anakent ve kent nazım imar planları. (der.” içinde S. (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. Elise M. Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change. XXV (229). TX. New York. Cheryl A. J. UK. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim.

Güngör (2003). Praeger. s. Richard L. Sage Publications Inc. 51-66. David W. Ankara. ve David S. 16 (1-2). Ünlü. vd. <http://www. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı. G. (1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy. (1980) Industrial Location and Community Development. Raimondo. Teitz. Sweet (der. Sage Publications.1999. OECD. Moriarty. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. Rogowsky. (der. Praeger. J.” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. İmge. Cahit (1995) Toplumsal Politika. New Jersey. Thousand Oaks.org/eplync. Patton. Edward J. Mishel. Sallan Gül.).pdf . <http://epinet. Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit. Center for Urban Policy Research. Joder ve A.” Detroit News.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs. TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u. Paris. 91 (4). 16 (1-2). IULAEMME ve T. (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. erişim tarihi 21. 4 Mayıs.” içinde F.” Görüş. Michael B. New York. Maliza. İstanbul. Wagner.C.. University of North Carolina Press.2003.dpt. Cilt I Lynch. Institute of Urban Studies. R. Arlington. erişim tarihi 4. 40 (34).” International Regional Science Review. Economic Policy Institute. E. (1984) “Preface. Robert G. Cole ve Jay. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas. 54-59. C. Porter ve D. Urban Revitalization: Policies and Programs. 55 (Haziran Temmuz).C. 21 Ağustos. Princeton University Press.” içinde P. Princeton. Carl V.” Economic Policy Institute Brifing Paper. vd. 219 http://ekutup. 101-106. New York ve London. “OHAL Teşviki Unutuldu (. (1992) Economics of State and Local Government. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri.ve de Uyutuldu).html>.” International Regional Science Review..” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi.org/content. 397-411. Chapel Hill. Inc. Upper Saddle River.. Mumphrey Jr.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. Porter.” Milliyet. Barry M. W. Malecki. Kent Basımevi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Wagner.epinet. Christian M. Rogerson. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development. _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması. Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery. Fritz W. Mollenkopf.08. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME.gov. 5. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. Thousand Oaks. John (1983) The Contested City. TX. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. New Brunswick. 119-153. _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003. The University of Texas at Arlington. Emil E. Paul R.15. T. Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri.. Talas. (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice. Pearson Education. Uras. Edward T. Henry J. Tees. (der).

GİRİŞ Özellikle son on yılda. İşletme Fakültesi. Bu eğilimlerin etkisiyle T. İşletme Bölümü 1. coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır. Doç.gov. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood. Kalkınma için gerekli insan sermayesi. 2001). Ekonomik yapıları. turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir. kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir. Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. Dr. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır. Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. merkeze yakınlık. Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler. yetişmiş işgücü. DEÜ. DEÜ. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür. tabii kaynaklar. Dr. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran.dpt. mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. emek ücretleri. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup. Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır. muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda.C. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd. 1996). Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır. İşletme Fakültesi..

Arslan. Pietist. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley. 221 http://ekutup. 2001). 1984). Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur. 1981. İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir. Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin.dpt.pdf . Bu çalışmalardan hareketle. 1997. Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur. 1985. 1999). Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist. Dahlgaard ve Dahlgaard. 2.tr/bolgesel/keas-I. Özellikle bireyci. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. Saxenian. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. 1998). otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir.gov.

1997).gov.Networkler . Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur. Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi . Bunlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada. ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup. Bu değişkenlerden birincisi. Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken. ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. çalışkanlığa verilen değer. özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir. işin amaç olarak değerlendirilmesi.tr/bolgesel/keas-I.pdf . kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır. ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett. zaman ve para tasarrufuna verilen önem.

Aydın için 35’dir. Elde edilen veriler. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. Güven unsuruna dayanan. tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir. Denizli’de ise 350’dir. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır. 1985 . 3. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır. Bunlar.tr/bolgesel/keas-I. (Weber. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı. yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. Aydın da ortalama 81. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır. Birbirlerini tanımayan. ARAŞTIRMA 3.dpt. ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir. Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır.gov. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç.pdf . Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. 223 http://ekutup. biraz daha az eğitimli. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır. Bu bulgu.1. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Blum ve Dudley. daha çok dış ticaret. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. ihtilafların en az yaşandığı. büyümüş. o yörede doğmuş.

75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81.23 4.95 12 35 20.tr/bolgesel/keas-I.gov.5 31.dpt.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3.5 29 60 5.2 100 21 3000 347. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır.5 % 8.7 25 25 6.pdf .5 DENİZLİ (n:24) 62.5 37. 224 http://ekutup.5 % 48.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.9 % 8.5 100 13 % Ortalama: 3. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.3 12.1 Kadın: % 42.5 % 26 % 8.

0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.3) 1. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.017 25 2.478( 62. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.952 2.2 (9) 912. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir.232 (%22.1 647. Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur.gov.717 247.687 581 450. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35.196 96.93) 958 1.3 2.tr/bolgesel/keas-I.105 496.729 98.7 (19) 243.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.756 450. 225 http://ekutup. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.184 912.600 209.pdf . Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.133 22 -13.457.827 907.4 -2.

573 186.tr/bolgesel/keas-I. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir.568 436.790 661.445 50. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. madencilik.pdf .249 2.dpt. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.223 4.8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361.571 12-40 15 73 848.050 37. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.523.9 36. tarım. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. 226 http://ekutup. turizm.218 17.010. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.2 23.gov.000 96.017 527 20.7 38.346 228.283 14-21 27 121 959.548 22. nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir.896 399.000 100. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum.2 22. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.898 40.560 108.821 27. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.

39 1.62 .000 .000 1. Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0.74 1.gov.93 2.Yurtdışı güven 8.5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.pdf . İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır.Yurtdışı ihtilaf 9.37 3 4 .10 2.Yurtiçi yoğunluk 3.85 .88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2.74 .000 .Yurtiçi güven 4..90 3. Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1.Yurtdışı yoğunluk 7.1 25.000 .6 1.000 1.42 1.36 5 6 7 8 9 6.tr/bolgesel/keas-I.000 1...02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir..000 2 .75 en az: 1 en çok: 8 4.17 en az: 1 en çok: 5 2.000 1.87 .0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.2 1.Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.81 en az: 1 en çok: 5 3.5 en az: 28 en çok: 225 137..62 1.Yurtiçi ilişki miktarı 2..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Eğitim 227 http://ekutup.11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3.9 3.dpt. Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112.000 .

gov.tr/bolgesel/keas-I. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz. İş’in amaç olması 2.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3. en çok:5) AYDIN (n:35) 1.Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5.Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0. 228 http://ekutup.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5.98 3.Para ve zaman tasarrufu 3. Tablo 2.96 4.Para ve zaman tasarrufu 3.06 3.86 * 3.İradecilik 4. Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur.48 2.dpt.Sıkı ve çok çalışma 4.05) ilişkiler vardır.15 ∗0. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır. Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir.71 3.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır.94 3.pdf . dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması). Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir. Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1.36 ∗-0. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir.35 ∗0.30 ∗p < 0.0 * (t-test . Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1.02 DENİZLİ (n:24) 3.51 2.50 ∗0.05 5. Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.İşi amaç olarak görmek 2.

Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. 1985) uyumlu gözükmektedir. bireyci olan Cenova’lıların. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. insan sermayesi. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir. İkinci varsayım. endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. Lucas. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. ihtilafların 229 http://ekutup. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. 1997 . bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. kalkınma için gerekli yapılanmayı. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. Fijneman. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. sıkı. Burada sorulması gereken soru. Weber. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır.tr/bolgesel/keas-I. (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. Greif. 1994. Willemsen ve Poortinga. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. 1986. onun sahip olduğu nüfus. tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. Buna karşın son derece bağlayıcı. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan. 1996). Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. 1988) Denizli’nin üstün performansı.pdf . Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer. Bu çalışmada. Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır. 2003. Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994). Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen. İradecilik. kişinin geleceğini planlamaya. Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir. Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir.gov. bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din.

Denizli örneklemi gerek yurtiçi.tr/bolgesel/keas-I. 1. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir. Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir.6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır. Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir. network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz.dpt. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen.42). 1. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley.85’lik korelasyon katsayısından bellidir. Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0. Nitekim .87). Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir. ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. hem yurtiçi. hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir. İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır. networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça.Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0. yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0.9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3. Özellikle. Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir. Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir. Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir.39) miktarları azalmaktadır. Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır.pdf . Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde. İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir.75 saatini yurtiçi. Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. Konuya bu açıdan bakıldığında. etki Blum ve Dudley’in 1500.11 saatini yurtiçi.74). Bu durumda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta. Ancak bu durum sadece güçlü.Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır.36).74). Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup. Gerek yurtiçi. Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir.62). İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir. yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (.0. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder. Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir. ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0.37) ve yurtdışı ihtilaf (-0.gov. Cilt I seyrek yaşandığı.

Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”. No.9. İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. U. Sonuç olarak. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz. European Planning Studies. Su Mi Park.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. G. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir.4. Journal of Business Ethics.E. Danielzyk. 231 http://ekutup. ve Wood.. Vol.. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. Bölgesel Gelişme Stratejisi. issue 4/5... Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir.dpt. Y. Dolayısıyla.. Y.tr/bolgesel/keas-I. Journal of Evolutionary Economics.. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. Jens J. Issue 1. Dudley.. 381-402 Greif. Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir.pdf . 9.5. Cilt I gözükmektedir. (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”. Poortinga. Willemsen. 102. KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı. L. Vol.”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”. Arslan M. ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”.gov. Dahlgaard. 27. A. Vol. Journal of Cross Cultural Psychology. 207-230. Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard. 31: 321-339 Blum.P. (1996) “Individualism and Collectivism”. DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye. Journal of Political Economy. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. M. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”. Total Quality Management. R. II. .

(1990) “Endogeneous Technical Change”.W. vol. (1994) Regional Advantage. Princeton. MA Simonsen. K. 83 B. İstanbul Weber. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics. Mian A. Penguin Boks. J. Social Behavior and Applications (1-51).F. (1984) Culture’s Consequences. (2001) “Space. 32 (4) December. “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128. Kağıtçıbaşı. Journal of (1961) “The Achieving Society”. No. S. 22:3-42 Mc Cleland.H. (2003) The Truth About Markets. Geografiska Analar. Edward Adgar Publishing. Der Yayınları. S. Hil Yayınları.. (1985). 98:71-102 Saxenian.C. R. Max. NJ: Von Nostrand Mirels. Reinhold Economic Development”. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. Vol. Harvard University Pres. 40-44. 36.pdf . 232 http://ekutup. UK Travers. s. G. Romer. International Social Science Review. 425-33 Ülgener.gov. Vol. İstanbul. Journal of Political Economy. M. Sociometry.3. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. Lucas RE Jr. PM. issue ½ Hoefstede. Milgram.tr/bolgesel/keas-I.Garrett. J.. Cheltenhan. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”.. (1997) “Individualism and Collectivism”.L... D. Berry. London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. A.dpt. Ç. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası. 41-52 Swedberg.AQuestion of Practice”. Culture and Economy. Segall ve Ç. Sage Publications. J.B.L. H. Boston: Allyn ve Bacon Kay.1. Cambridge. London. Cilt I Hayaud-Din.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. J.78.

2. çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd. Doç. bir kültür olarak benimsenmesi sonucu. Dr. Bu açıdan. Ulaşılan sonuçlardan hareketle.pdf . girişimci.gov. Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. Atatürk Üniversitesi. sermaye. -Bağımsız olma. Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan. 1988: 88). Bunlar (Tekin. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. İİBF. kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. fırsatları değerlendirerek. 1999: 209). riskle karşılaşabileceği halde. piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Böylece. KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik..dpt. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında. 1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. Elazığ. yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla.tr/bolgesel/keas-I. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir. dört ilde (Erzurum. İktisat Bölümü 1. kişilerin ekonomik sistemde. Girişimciler. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson. Malatya. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle. 233 http://ekutup. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak. diğer bir ifadeyle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12. -Yeni iş alanları yaratmadır.4 oranında.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1). İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48. Güleş ve Burgess. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada.dpt.tr/bolgesel/keas-I. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir. beklenmeyen durumlarda.3’ü Erzurum. Buna göre. 234 http://ekutup. DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır. %38. %5. 3. 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük.1’inin adi şirket. 1997:18).2’sinin anonim şirket. İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin.9’u Malatya. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış. girişimcinin. Yenilikçilik. Dolayısıyla. %24’ü Van ve %19.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta. %6. anketlerin %30. Girişimcinin önemli bir özelliği. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında.1.9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1). 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır. ∗ KOBİ tanımlamasında. 2000: 51-57) 3. 16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. Bu durum. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle.pdf . girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür.2’sinin limitet şirket ve %0. Bunlar (Coulter. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir. örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. Cilt I Girişimciliğin önemini.gov. 2000:295). işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir. giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin. işletmeler. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık.9’unun komandit şirket. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir. Bu yetenek. 10-49 kişi çalıştıranlar küçük. girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen. 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur. %25.

241 74 1 1 N.3 23.3 11.1 38.F. 18 64 121 77 37 N.(**) 48.pdf . 40 125 81 26 14 286 38 N.F.gov. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N. İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic. 5. 31.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.2 2.3 99.3 17.6 25.8’lik düşük bir farkla %31.6 0.4 6.9 5.3 88.4 38.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97.5 33.6 ile deri sanayiinin.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası.4 22.F.8 37. 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle.F.7 0.F. 74.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında.2 0.4’ünün 1-9 kişi arasında. Bununla beraber.3 M.5 oranında tarımsal ürünlerin %17.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N.8 0.4 0.Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz.dpt.0 8.: Mutlak frekans N. 41-50 yaş grubundakilerin %32. bunu %1.F.3 99.0 4. petrol Kağıt sanayi Orm. 12.4. ür. 31-40 yaş grubundakilerin %50. işletmelerin %23.5 0.6 19. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya.F.6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M.6 6. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2).7 M.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.F.4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3).F. Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.F. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz.2 0. işletmelerin %11.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. %33.: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2).8 2.F. %7.3 M. 235 http://ekutup.8 11.F.9.9 7. ve Huk.3 0. ve mob. %22. faaliyette bulunan işletmelerin %62.

0) deneyime sahip girişimcilere aittir.6 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2.dpt.0 8.1) ne göre daha yüksektir.1 9.2 2.4 4.8 1. %0.9 23.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör.56 1.9 20. 3. 11 44 44 110 111 320 4 N.9 0.07 0.pdf . 4.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4). 7.41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir. İkinci derecede önemli faktör.1 2.4 9. Sapma 3. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları.38 0.7 50.9 80.5 4.9 3.26 0.1). 10 159 4 130 21 324 N. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından. 2.8 7.96 16.3 1.gov.9 32.1 49. %54.9 3.1 1.5 100 3.98 0. 3.9 2.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13. 3.8 38 1.F.F. Toplam(*) Ortalama S.0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M.4 13.50 0.1 5.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1. İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör.6 34.7 5.6) aynıdır (Tablo 3).5 2.1 6.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup.2 40.2) ile 16-20 yıl arası (%34.2 1.6 43.0 0. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13.00 1.3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”.14 1.2 98.F.6 3.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.6 13.F. dördüncü derecede önemli faktör. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49. 5.F.0 34. 25 165 105 29 324 N. üçüncü derecede önemli faktör %13.3 0.9 1.4 15.3 14. %16. 6. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3).8 14. % 3. mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34. Yine.tr/bolgesel/keas-I.F.3 0.

İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir.dpt.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0.pdf .6 3. %48. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. Cilt I çalışmada görme”dir.4 2.5 2.95 0.74 6.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.9 2.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır.6 0. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48.0 1. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.3 74. %5. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi.57 0. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0. Bununla beraber.5 5.8 15. 5. bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.6 20. Sapma 37. Buna göre. 2.9 1. Faaliyette bulunulan alanı seçmede. “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37.1 27. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi.6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 14.5 17.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1. %43.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.6 1.gov.5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir.33 2. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6.2 0. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak.2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır.9 2.0 1.2 0.0 26.47 1.4 5.7 6.72 0. 237 http://ekutup.8 3. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.1 3. Toplam Ortalama S. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.0 4. birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör.6 2.3 0.3 8.5 57. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur.68 0.92 6.0 ile ikinci sırada.5 45.3 86.tr/bolgesel/keas-I. 4.6 ile beşinci sırada yer almaktadır.9 1.2 8.61 1. 3. 6.1 29.

6 1.7 4.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1. işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir. 5. fırsatları önceden görüp değerlendiren.9 1. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1.9 5.6 0.3 44.00 0.2 2.3 0.4 1.6 0.57 0. bunu sırasıyla.6 1.32 Yakın arkadaş fikri 9. güçlüklere direnen. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. S. “yakın arkadaş fikri” (%9.3). “bilgi birikimi ve aile fikri”. Bilgi birikimi ve aile fikri 87. Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 27. Sap.tr/bolgesel/keas-I.13 0. 0.0 4.83 0.6 4.8 2.9 5.07 0.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0.2 31.89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1.1 1.5 1. 2.7 16. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1. 2. 6. 3.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.5 7.gov.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7).3 0. 3.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5.6 3.2 5.dpt.9 3.72 0. S.9 7.12 238 http://ekutup. “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir. Toplam Ort.4 2.9 0.1 1.1 0.3 1.5 4. risk alan.2 94. 3. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları. 5.3 3.3 28.6 4.6 1.50 2. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır.08 0. “yakın arkadaş fikri”. 6.3 0.93 Diğer 0.3 17.9 2. 4.50 0. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.77 0.7 3. Toplam Ort. Buna göre.2 48.7 5.6 2.2 4.2 5. %87. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”.39 1.00 Modern girişimci.5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0.75 0.28 0.7 ile ilk sırayı almış.pdf .3 9. 4. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında.6 1.02 0.10 0.3 39.2 23.5 1. Sap.1 3.

pdf . Bunu ikinci olarak %3. 2.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar. S. 6.3 16.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri. Rekabet etmede önemli stratejilerden biri. 5. 3. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.27 Kalkınma Bankası.2 ile “öz kaynak yetersizliği. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70.84 0. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. 3. üçüncü olarak %0.03 0.1 ile en öncelikli öneme sahiptir.9 5. Toplam Ort.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0.37 - KOBİ’lerin.5 1. %6.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır.tr/bolgesel/keas-I.0 2.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir.3 90. %88. Cilt I Girişimci. Ancak.4. Ancak bu tür çalışmalar riskli.8 1. Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında. Halk Bankası veya KOSGEB 3.3 0. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88.1 12. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde.00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1.7 0.1 ile “Kalkınma Bankası. 4. üretim faktörlerini (emek. 0. Halk Bankası veya KOSGEB”.dpt. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür. İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta. Buradan hareketle. 2003). işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır.2 0. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir. Sap.3 1. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. birinci derece önem seviyesinde. Bunu %14.9 4.gov.82 0. dolayısıyla. yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir.1 1.

7 1.4 1.2 1.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6.0 0.3 0.3 3. 6.2 4. S.2 6. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1.73 0.dpt.1 2.0 0.2 6.25 0.4). 6. 3. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir.2 5.56 240 http://ekutup. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı.6 63.88 3.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3.20 0.9 3.1 1.6 0.90 Diğer 4.4 12.9 1. 2.5 0.9 1.01 0.65 0. 4. 5. 4.3 0.1 15.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3.7 6.90 0.1 12.71 SSK prim indirimi 0.tr/bolgesel/keas-I.2 20. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1.3 0. Toplam Ort.2 1.3 4. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi.3 10.03 1.0 10.51 1. Sap. 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.76 0.6 1.6 28.2 7.9 96 1.98 Diğer 1. Sap. S. Toplam Ort.2 60 2.9 2.2 29.3 76.14 KOSGEB 3.2 3. İhracat teşvikleri 0.1 39.00 Halk Bankası kredileri 15. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında.9). 14.2 2. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70.7 7.2 0.2 27.9 2.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1.66 2.8 6.6 21.4 0. Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi.3 5. Cilt I olmaması”.3 15. Bunu sırasıyla.41 0. “KOSGEB” (%3.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4. 2.gov.3) izlemektedir.pdf .5. %4. “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.41 0. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.3 1. 3. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır.3 2.4 8. %15.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9).

7 ile “toplumdaki algılama. ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı. döviz. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”. 1998: 271-274). bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen.gov. %1. Kefalet. 241 http://ekutup. tezgahlar. 3. bankalar. işletmeciler. örnek kütlenin %46. bunun ardından gelmektedir. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise. yani.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çünkü. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir. tezgah. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. KOBİ’lerdeki mevcut makinalar. Oysaki. Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın.6. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11).tr/bolgesel/keas-I. %12.dpt. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber. krediler. 2003). böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler. bunu %16. bu uygulamada. düşünce ve fikir ayrılığı.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. Dolayısıyla.3 ile “uyuşmazlık. %0.2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık. devlet tahvili. makina. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından.pdf . gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte.

1 3. 6.5 0.tr/bolgesel/keas-I.3 67 1. S.2 0. Sap.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.3 2.3 0.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12).dpt.6 0.1 9.6 ile “nasip kısmet meselesi”.60 12. 1998: 39). 242 http://ekutup. %8. düşünce ve fikir ayrılığı.86 0.6 16. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık.3 0. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1.1 ile önceliğe sahip olup.3 1. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16.3 1.9 4. 4.02 0. Bunlar.3 11. “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63.7.36 0.3 1.gov.3 3.7 24.9 0.3 0.3 51 1.10 46.7 17.38 0.2 3. Bu bağlamda. 2.3 42. bunu %27. 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck.3 2. %13.88 0.65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir. 5.4 0. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık.4 0.27 1. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. 1.75 Toplumdaki algılama. 3.pdf . Toplam Ort. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.3 olması. fırsatları ortaya çıkarma.9 1.25 1.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0.7 3.

1 2. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir.5 15.05 0.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak.4 1.2 1.1 30.6 1. 243 http://ekutup.74 0. Toplam Ort.92 0. 6.95 0. Bölge’deki işletme sahipleri.50 2.gov.60 0. %93. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü.pdf .98 49. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13).1 2.6 6.8 0.3 5. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.8 31. 3.9 9.6 17.5 91. çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak.6 21. Alvy and Less.6 20.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1.1 1. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir.86 0. 4.8. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır.6 8.2 15. Bunlar vizyon. 3.9 29.7 3. bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson.3 61. S.6 0.3 0.3 0.dpt.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması. 5.6 2. Sap.1 5. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8.3 77.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27.40 0.6 1. 2000: 329). 2. “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 5. Nitekim. 13.

21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir. mesleki deneyimleri bakımından.58 Yurtdışı pazarlara açılma 0.1 16.8 9.3 0.tr/bolgesel/keas-I. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”.2 0.6 0. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Çoğunluğu. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir.44 0.3 0. S.7 13. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan.dpt. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir.9 59.8 2. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup.8 2. “bağımsız çalışma arzusu”. ikinci derecede önemli faktör.4 5. ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler.00 - 4. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış. Mevcut durumu koruma 93. Toplam Ort.90 Ürün çeşitliliğine girme 1. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.5 36.9 6. 5.7 35.gov.70 Diğer 0. 2.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması.3 95.6 0. yaşları açısından 31-40 yaş.9 0. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1. -Genel anlamda. 3.50 0.3 6.3 43.9 2.97 0.3 0. Böyle bir sonuç ise. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör. Sap. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır.04 0.3 0. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. Bu sonuç.9 29.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir. ikinci derecede önemli faktör.0 1.0 12.2 4.9 11.93 Yeni teknolojilere geçme 1. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.5 7. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir.27 0. 6.6 0.pdf .

Tüm bu sonuçlardan hareketle. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. büyüme sürecine girmekten korkmakta.tr/bolgesel/keas-I. 245 http://ekutup. Bölgedeki işletme sahipleri. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir.pdf . -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. Böylece. DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. seçeneği izlemekte. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. birinci derecede öncelikli olarak. Bu tercih ise. Bunun bir nedeni. bir çok küçük işletme. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır. -İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında.dpt. “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. Dolayısıyla. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir. Buna ilaveten. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş.gov. “KOSGEB”.

John L. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. 88-100.gov. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. http://www. Müftüoğlu. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. Mahmut (1999) Girişimcilik. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. 6. No. 2. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. Tekin.Hall. Turhan Kitabevi. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. yeni fırsatlar ortaya çıkarmak. No. http://www.&BilgiNo=5 Littunen. (20 Ağustos). Hannu (2000). Journal of Managerial Psychology. Thompson. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. pp. 328-338. Kendi İşini Kurma ve İşletme. KOBİ’ler. Öneriler.tr/KOSGEB/KOSIs letmeler. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle. Kirk. E. Ankara. 6.asp. 4. Vol. Konya. ancak fikir. 295-299. 13.Bilişim Teknolojileri. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”. pp. KAYNAKLAR Ann.. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması.kosgeb.gov. 2.tr/bolgesel/keas-I.. maddi destek. Vol. Ankara. pp. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları.kosgeb. 2032. Coulter. Hasan K. Bu arada.pdf . Tekin. 246 http://ekutup. 6. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler. Baskı. pp. Prentice. Vol. Mahmut. DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber. No. Entrepreneurship in Action. 209-211. Management Decision. Konya. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla. 5. başarılı bir girişimcide bulunan. New Jersey.gov. Vol. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”. Yayın No. Journal of Workplace Learning.tr/BilgiBankasi/default. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Employee Counselling Today. John.asp?Action=.. 38.dpt. 39-40. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde. Small Business 2000. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi. Vol. Echols and Christopher P. 11. No. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir. Mary (2001). pp. Thompson.

Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. XX. polis kelimeleri kullanılmıştır. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır. İktisat Bölümü 1. Roma. 6. farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite. Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1997: 43). yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. 247 http://ekutup. kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle. Syracuse. Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk. İİBF. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. yüzyıllarda nüfusu 100. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. Dr. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. Kent.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 1997: 9). kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. XX.pdf . Basit ifadesi ile kentleşme oranı. Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir. Fransa. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk.gov. 1992: 15). Arapça urban ve İtalyanca bourg. İnönü Üniversitesi. 1972: 12). Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır. İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. GİRİŞ Kentleşme. Ö. kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. 000’den fazla Babil. siyasi. ve 4. Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur. Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır.. 1997: 43). Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A. Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır.

İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır. 248 http://ekutup. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). M. Weber tarafından yapılmıştır. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. Maine ve Maitland. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk. Cilt I 2. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır. kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ö. ve X. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı.pdf . Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir. ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken. Eski Yunan kentleri. Cooley ve Adna F. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır.gov. İsparta. TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Korent. Batı kentlerinde yeniden canlanma XI. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir. Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır. 1997: 41). 4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. XIX. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır. Sirakuza ve Milet gibi). Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir. yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır. V. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır. ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. Cooley.tr/bolgesel/keas-I. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk. Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi.dpt. 1997: 44). Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir.

1964’te dünya nüfusu 3. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. 1965’te %35’e yükselmiştir. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir. işe gidip-gelmeler vs.un.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır. daha sonra azalan bir seyir izler. Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler. 249 http://ekutup. 1960’da %32’ye.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. altyapı sorunu. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır. Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42. iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır. ABD’de bu oran % 32’dir (www. Yapılan gözlemler. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu. Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır.2 milyara yükselmiştir ve %11. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir. 2001: 107-109).dpt.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir. 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır. arsa sorunu. 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken. kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir. gecekondulaşma sorunu. idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır. teknik.gov. Türkiye’deki duruma gelince.pdf . sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. Kentte yaşamanın maliyeti. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir.5’dir. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır. 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. 2001: 165). 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çevre kirliliği. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. bu oran 1955’de %29. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu. Örneğin.tr/bolgesel/keas-I. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti.org). 1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. Cilt I 3.

Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. 5. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır.1. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim. 5. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken. Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır.2.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 4. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir. doğal şartlar. Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında. yer altı zenginlikleri. taşıma ve haberleşme imkanları vs. Aşağıda.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri. Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir. 250 http://ekutup. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir. Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir. TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. 5.pdf .

Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). İzmir.dpt. Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir. tramvay. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır. Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir. çeşitli silah fabrikaları. İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. c. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. medeniyet ve ticaret merkezi olması. Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır. İzmit. Türkiye’de iklim.gov. tarihi.Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi.İstanbul’un eski bir başkent . Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır. Cavdar. sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir. bunun dışındaki elektrik. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır. bitki örtüsü. Manisa.pdf . (Topkapı başta olmak üzere.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. Karamürsel. 6. 251 http://ekutup. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. . T.tr/bolgesel/keas-I. deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir. b.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir. banka. Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. çini ve askeri mal üreten fabrikalar). su. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. s.

tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. Beş Yıllık Sanayi Planı. Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu.II. 1973: 40). başta İstanbul olmak üzere. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. 1998: 175). ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu. Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. 1929’da başlayan ekonomik kriz. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru.tr/bolgesel/keas-I. 252 http://ekutup. Çünkü. Balkan ve I. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız. İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Bu planlarda. Türkiye’yi de etkilemişti. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü. Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir. yolları bile hemen hemen hiç olmayan. 1934 yılında yürürlüğe giren I. 1998: 185). 2’de görülmektedir. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla. Demir-çelik. Genç cumhuriyet idaresi.dpt. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı.pdf . kabul edilen 15. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz.

1998: 186).tr/bolgesel/keas-I. Dinler. Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da.pdf . 1949-50’lerde. Atatürk. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. Z. Ankara. Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan. Özel 253 http://ekutup. 1933. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler. (1998) Bölgesel İktisat. Beşinci Basım. 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir. s. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için. ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken. Ekin Kitapevi Yayınları.dpt. s. aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7. Celal Bayar’ın belirttiği gibi. Türk Tarih Kurumu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1998: 187). 13. Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. özel teşebbüs.gov.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı. Bursa. ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler.

1 Mart 1984’te çıkarılan. Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır.pdf . 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu.gov. 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur. I. İkinci Kanun.tr/bolgesel/keas-I. özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları. Cilt I sektöre ait işletmelerin %66. 1998: 187). resim ve harç muafiyetidir. II. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır. I. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin. “Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. BYKP Döneminde. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir. II. vergi indirimleri. BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken. BYKP (1968-1972): II.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. BYKP (1963-1967) Döneminde. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması. 1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. IV. BYKP (1979-1983): IV. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” . IV. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. BYKP Döneminde de sürdürülmüştür. KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir. Üçüncü Kanun. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. Bu değişiklikler.dpt. III. Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş. Birinci Kanun. 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir. 254 http://ekutup. KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi. BYKP’da.8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler. Yine bu plan döneminde. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır. II.

V. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir.gov. VIII. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. BYKP ile V. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi.dpt.pdf . Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen. BYKP (2001-2005). “Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. BYKP arasında. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır. BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. III. Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir. gümrük ve fon muafiyeti. oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler. Öte yandan VII. Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş. 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini. IV. V. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek. Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi. VII. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. harç istisnası. 255 http://ekutup. IV. Cilt I V. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir. resim. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir. Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar. ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. V. BYKP (1996-2000).tr/bolgesel/keas-I. Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir. vergi. VI. BYKP (1985-1989). Bu plan döneminde. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. sigorta primi. BYKP (1990-1994). Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde. V. Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.

dpt. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları.90 ve %11. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. 7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri. Cilt I 7.84’tür. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir. göçler. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte. limanları. 2001: 222). 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı. hidroelektrik enerjisi üreten. güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II. %10. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri. hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. 256 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler. Ancak orman ve deniz kaynakları. gibi). sulama sistemlerini besleyen barajlara . 8-Savaşlar. tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise. Yağış eksikliği. Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler. DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır. . 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya. Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması. 5-I.52. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur.gov. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. . GÜNEYDOĞU ANADOLU. aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri.

Paksoy. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. Mardin. 14-Köyden kente. 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. konut. katılımcılık ruhu. Diyarbakır. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. 8. Siirt. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. Batman. Kilis. 1980’lerden sonra. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. Gaziantep. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. Bu projelerin 7’si Fırat. Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman. 8. sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır. Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır. çevre korumacılığı.gov. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır. İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır.2. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması.pdf . 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mardin.dpt.tr/bolgesel/keas-I. GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. Kilis. ulaştırma. 6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır. Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak. kentten de batıya göçlerin hızlanması. Batman. üretim artışı vb. istihdam imkanlarının geliştirilmesi. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. sanayi. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. 1. Siirt. 1992. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır. GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması. Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır. Bu nüfusun %64’ü kentlerde. 64 metre çapında 26. Diyarbakır. Çünkü 7. Gaziantep. eğitim. demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri .1. 2000: 15). Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. gibi gelişmeler dikkate alınarak.

1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken.tr/bolgesel/keas-I.5 ve gelişme hızı % 95. kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet. 2000: 12). Bu oran erkeklerde %65. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi. 258 http://ekutup. Yine köylerin %97. 7’dir. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15. 2000: 30).dpt. Bu oran Türkiye için %37. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu.0’dır. 398 adet sağlık ocağı. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır.yazma bilenlerin oranı %60. Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22. 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur..6 iken Türkiye ortalaması %2.7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP. kadınlarda ise %35 civarındadır.2’dir. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır.8’dir. Cilt I artış hızı %4. 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80. projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır. 5. ülke için %-0. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya. Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37. en düşük il ise Mardin’dir (DİE. 1999: 22). Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır.gov.pdf . 3) oluşturmaktadır. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma. 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken. 8. 2000: 27). 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40. 1989). tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy.6’dır. son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. Bu değer bölge için %-0. 703 adet sağlık evi. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. 9’dur. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır. 23 adet verem savaş dispanseri.9 ve gelişme hızı %129. GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. 46) altındadır.7 ve gelişme hızı %213. 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Samsun 20. Batman 7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yozgat 17. Erzurum 15. Ordu 14. Bursa 2. Iğdır 11. Nevşehir 17. Diyarbakır 16. Kayseri 11. Rize 22. Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. ikinci grupta 11. Şanlıurfa 5. Kütahya 16. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi. 71 266 http://ekutup. Kıklareli 10. daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu ayırıma göre birinci grupta 5. Hakkari 12. Doğu Anadolu Bölgesi. Adana 5. Tekirdağ 4. İzmir 4. turizm. Eskişehir 2. Tokat 11.dpt.pdf . Van 9. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Artvin 5.gov. Araştırmada demografi. Ardahan 14. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren. Malatya 23. Bitlis 13. Bartın 10. Siirt 10. A. Giresun 4. Bingöl 15. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. Erzincan 6. Konya 9. altyapı. Zonguldak 4. Maraş 9. Kars 4. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. Derecede Gelişmiş İller 1. eğitim. İsparta 6. Çanakkale 5. Hatay 11. Derecede Gelişmiş İller 1. Antalya 3. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. K. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. ulaşım bağlantıları zayıftır. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası. Kastamonu 2. Trabzon 19. Edirne 3. Tunceli 2. tarım. Uşak 8. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla. s. Bayburt 6. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. Derecede Gelişmiş İller 1. Elazığ 18. Aksaray 8. Bilecik 2. Burdur 14. Sinop 13. Şırnak 17. Kırıkkale 15. Sakarya 12. Muğla 7. Balıkesir 9. Manisa 7. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. Adıyman 3. Afyon 26. İçel 6. Aydın 8. Mardin 8. Derecede Gelişmiş İller 1. Karaman 25. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır.tr/bolgesel/keas-I. güneyde GAP Bölgesiyle. Kırşehir 21. Gaziantep 10. Ş. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1. Amasya 24. Ağrı 16. Gümüşhane 5. Ankara 3. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır. üçüncü grupta 26. Çorum 3. istihdam. Niğde 4. Sivas 7. Denizli 3. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir. Kocaeli 5. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. inşaat. Çankırı 12. Derecede Gelişmiş İller 1. Bolu 13. İstanbul 2.

Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır. 10. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir. c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. Ordu. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10. Rize ve Trabzon’dur. 91 milyondur. Bayburt. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması. 267 http://ekutup. bölge 21. Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur. Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP. Geçmişte bu bölge. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi.gov. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir. DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur.pdf .tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu yedi il Artvin. Çalışma alanı 39. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla.dpt. Gümüşhane. Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. Giresun.1. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır. b. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de.

Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır. gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir. Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı. Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları. Cilt I 10.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3. su. Çalışmanın temeli. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir.gov. mekan. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH). Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür. büyük ölçüde hazır. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır.pdf .2.1. 268 http://ekutup. altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır. bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir. DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. Ayrıca bölgenin toprak. her ildeki mevcut durum. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere. Çalışma grubu.tr/bolgesel/keas-I. bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış.3. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır. 10. Bu raporlar ekonomik sektör. çevre. sosyal sektör. 10. kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından.

yumru bitkiler. 574 81 15. GAP. Türkiye İstatistik Yıllığı. 6 1. DİE. 9 20. 9 53. nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir. sanayide de GAP ileridedir. taşımacılık. iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. 973 81 24. 287 Tablo. 3 2. 0 48. 4 51. 3 27. Bu durum Trabzon. Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. Türkiye İstatistik Yıllığı. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret. 868. 103 60. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH. . 8 30. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır.dpt. yem bitkileri. Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. 535 37 6. Art.0’dır. 203 2. 561 6. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. 0 1. 815 62. Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır. 830 100. Buna karşılık nüfus.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 5 26. 9 37. 1997). bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N.gov. 9 3. 0 Türkiye 774. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. Ankara. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir. 0 15. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri.1) biraz altında kalmasına rağmen. 128. 9 11. 269 http://ekutup.pdf . 1 65. Endeks d.9) ve DAP (%37. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. s. 108 74 3. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE. baklagiller. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. GSYİH 1998 Kişi B. 3 13. s. Geri kalanını ise tahıllar (%30). 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56. 78. 7 56. 1 990 54. 0 100. Birincisi çay. GAP (%51. nüfus yoğunluğu. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B. 2 64. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. 5 674 36. 4 58. 911. 865. 4 50. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. 972 5. 2 DOKAP 39. 9 DAP 158.tr/bolgesel/keas-I. Ora. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58. 1 5.2) bölgesinden büyüktür. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. ikincisi de fındıktır.

Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün. 1997: 35). Cilt I 1. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. Giresun ve Ordu da daha da düşüktür. 1997: 38). 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır. gübreleme.7 düzeyindedir. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4.5 dolayında iken işlenen arazi %21. 1. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır. 2. Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır.5) çok az altındadır (DPT.tr/bolgesel/keas-I.5’tir (Berber. Tarım sektörü.6 düzeyindedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2.3. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır. 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup. Bölgede işlemeye uygun arazi %9.gov. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı. Bölgede çayır-mera varlığı %20.5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3.13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür. Bölge arazisinin %40. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir.dpt. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13. Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır.Kur.5’tir.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko. Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken . Bu oran Türkiye ortalamasının (%80. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır. 1996 yılında %78. ilaçlama.7 dolayındadır. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar.2 olup ülke ortalaması olan %4.8’dir. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63.7’nin oldukça altındadır. ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır. 1996). Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir. Bu oran Artvin’de %57. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır.5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır. 10. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4.6 ile son sırayı almaktadır. 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72. Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir.1997: 31)..7’dir (Berber. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan. Sahip olunan arazinin %9. Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür.3’ü ormanlarla kaplıdır.pdf .

1’dir (DİE. Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. Giresun. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır. iş ve işçi bulma kurumu. 3 ve %5. bitkisel ürünler %42.6. işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır. c. hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5.tr/bolgesel/keas-I. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır.3 düzeyindedir. 8. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b. e.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi. Küçük işletmeler %97. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur.3’lük pay ile son sıradadır. istihdam içindeki payı ise %11. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir. 3.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi.İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı. büyük ölçekli işletmeler %2. Artvin %7. orta ölçekli işletmeler %0.pdf .Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Orta ölçekli işletmeler.KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı. d. 1990). Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir.4’tür. %41. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak.dpt. a. Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır. Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır.gov. 9 ile sınırlıdır.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir.

SEK ve çay fabrikalarıdır. 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar . 7 100. 0 2. resmi daireler %3. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır.4. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik. Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır.5 gibi oldukça düşük düzeydedir. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12.7 ve Trabzon %27. Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise.9 ile Gümüşhane’dir.pdf .tr/bolgesel/keas-I.gov.7.4 şeklindedir. 0 14. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır.3. Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2. 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri.dpt. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29.9. 1 41. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir.23 düzeyindedir. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup.1 ve diğer muhtelif alanlar %11. Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0.2. Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır. Trabzon’da ise çimento fabrikaları. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir. 2 30. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10.9 şeklindedir. 6.3. ticaret %6. Artvin %13. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir. Giresun %13. sanayi %45. Gümüşhane %0. Rize %45. mesken %32. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları. Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir.

1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı. Bölgede işgücü arzı. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir. Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir.8 oranında bir azalma sonucu 125. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır. DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www.pdf . Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46. gov. 1994: 265-278). 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. 1986 yılında %1. mal. 273 http://ekutup. tr). Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir. DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır.728. 5). 63 iken 1994 yılında bu oran %1. Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir.gov. Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir. 1994’te döviz girişi 271. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir. 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir.45’e kadar inmiştir. Konsolide bütçe gelirleri bakımından. DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır.17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0.444 dolardır. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı. Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. yatırım tutarı bakımından ortalama %0. 1994 yılında ise %51.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir). Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir. Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür. Kamu yatırımları.92 olarak gerçekleşmiştir.000 dolardır. Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter . DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır. yine aynı yıldaki ithalat ise 125. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir.8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur.tr/bolgesel/keas-I. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır.43’dür. 05’e inmiştir. 1993. bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir. kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1. Yaman.829. Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür.

aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. bankacılık.pdf . Bu konularından kiralama. Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. 1994’te ise 28 milyon dolardır. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli. naylon poşet yer almaktadır. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi. kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. 1993’te ise 876. Kısa adıyla GAP. 11. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler. seyyar satıcılık. ambalajlama. külçe alimünyum. alım-satım. Faaliyet kolları depolama. demir ve saç. SONUÇ VE ÖNERİLER. bankacılık. Trabzon serbest bölgesi 4. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı. seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır. demontaj. 1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı. montaj. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 274 http://ekutup. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır.6.1992 yılında faaliyete geçmiştir. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır.8 bin dolar. depolama.gov. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli. paketleme. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. İthal edilen mallar külçe çinko. oto parçası. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle. 11. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir.dpt. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir.

6. Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı. Malatya PİRENE. . mal. Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. DPT Yayını. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. Ankara DİNLER. . 1.gov. (1972) Urban Economics. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Ankara KIRBAŞLI. Basım. DPT Yayını. İmge Kitabevi. Bursa. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. . Türkiye Ekonomi Kurumu. tr/docs/T7-15). 7. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. İstanbul İNAN A. Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. Ankara KELEŞ. A. Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. . . Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. Bil. Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). ve İda.pdf . 3. . NADAROĞLU. 1933. Cilt:XIII. Ankara ( http/www. Trabzon (www. T. Uludağ Üniversitesi İkt. Sayı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Zeynel (2000) Bölgesel İktisat. Foresman and Co. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. İkinci Baskı. EKO-GAP (2000) Yıl.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh. ÇAVDAR. Dergisi. Beta Basımevi. Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. 1. Edwin S. ERTÜRK. Anadolu Matbaacılık.tr/bolgesel/keas-I. TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı. Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi. Ankara KIRBAŞLI. Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. Türk Tarih Kurumu. (1997) Kent Ekonomisi. Sayı. Baskı. F. F. İllinois:Scott. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Bursa. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Ekin Kitabevi.dpt. Mart. (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. Henri. Ankara MİLLS. . Ankara BERBER. İzmir TEKİNEL. Fak. 2. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi. Rana. İletişim Yayınları. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. İstanbul PAKSOY. Bası.pdf) 275 http://ekutup. Ekonomisi Uygulaması. Sayı:1-2. Baskı. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. Hasan. 1. gov. Master Plan Nihai Raporu. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla . Ekim Kitapevi Yayınları. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları.un.

dpt.-XII.. Doç. Fen-Edebiyat Fak. 1987: 103). Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay.Coğrafya Bölümü 1. Akdeniz Bölgesi.tr/bolgesel/keas-I. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir. Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik.. Dr. politik. Canpolat. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir. Örneğin. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu. yy) kurulduğu tahmin edilmektedir.pdf ..Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek. 13.. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde. Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. 1973: 8. bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey. Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş. asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur. Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır.gov. Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. Dr. Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır.. coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği. Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H. Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü). 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Yinanç . (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. Yücel. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Maraş. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Halep Vilayet Salnameleri. 1. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre. Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. (4 saat) kadar doğusunda. bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. Fen-Edebiyat Fak. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş. Fakat.Doç... Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir.. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup.

KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş. Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. Yücel’e göre ise. Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. 13). Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi. bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. 277 http://ekutup. 14-15). bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir. şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. sönük dönemler de geçirmiştir. o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. ilk çağların Kahraman Maraş’ı. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır. Şehir. bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. 1973: 8).gov. ikinci yerinin Kara Maraş. Bunun yanında.tr/bolgesel/keas-I. 9). Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat. Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin. şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat. 2. şimdikinin yakınında bulunuyordu. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a.dpt.Bu bilgiler ışığında bize göre. 1987: 103). şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır. 1). üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay. Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç .pdf .

gov.dpt. şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi. 2. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş.pdf . kuzeyde Fevzipaşa. 1988: XXXII). Osmanlı Dönemi 2. ticaret ve pazarın geliştiği. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur.Elibüyük. Gürbüz. Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş.3. yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Cilt I 2. sahip bir şehirdir. Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. 2001a: 103). Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir.1. Makedonyalılar. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117. sadece şehir nüfusuna değil. Asurlular. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu. iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . 1995: 2). Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır. Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir. Maraş 42 mahalleli. Romalılar. Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir. Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır. Bu deftere göre. Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur. Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş. Bizanslılar.tr/bolgesel/keas-I. Bu dönemde Ulu Cami. 278 http://ekutup.1.2. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere. 3. Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. doğuda Turan ve Divanlı. 2001b: 189). 2. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz. güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere.3.

1 rüştiye mektebi. 1985: 140-141-142).3. 30 medrese. Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz. mescit. manto. 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1862-1863: 586). seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir.1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay. 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir.gov. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. Şehit Evliya. Feyzipaşa. 1973: 176-177).1310). 1889-1890 (H. 20 islam mektebi. Maraş XIX. 1 mevlevihane. 2001a: 105). Maraş.1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz. 279 http://ekutup. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde. yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi. Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında.1309).pdf . Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır. Divanlı. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu. 1891-1892 (H. 11 ibtidaiye mektebi. Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir. 1892-1893 (H. Cilt I Evliyâ Çelebi. bugünkü Yusuflar. 2. Gazipaşa. Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3.2. 1902-1903 (H. 2001a: 107). 30 cami.dpt. Yörükselim. aba imal edilmektedir. Gazipaşa.1320). 10000 evli bir şehirdir.5 km) dır. Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır. Kayabaşı. 1906-1907 (H. 1832 yılında cami. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır. kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz.1324) ve 1908-1909 (H. Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir. Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. 16 mescit. Maraş’ta aktif bir endüstri vardır. Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. Şehir. Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış. böylece şehir kalenin batısı. 5470 hane. Kayabaşı. Yabancı bir seyyah olan Texeir. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. 1973: 164-169). Bunlardan 1871-1872 (H. Yörükselim. 1 kütüphane. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik. kuzeyde Mağralı. 42 mahalleli. Bu eserde. çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra. 75 oda. 1833 . 2 km eninde.

Şehir 1919 yılında önce İngilizler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir.4. 2.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir. Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır. Gazipaşa.pdf . dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur. Duraklı Kayabaşı. batıda Ceyhan Nehri. Sütçü İmam. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş.4. Yenişehir.dpt. 280 http://ekutup. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. Hatta Odun ambarları. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. İsmet Paşa. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Aslanbey. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi.1957.4. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın. Cumhuriyet Dönemi 2. 2. yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur. daha güneyde yer almaktadır. Cilt I 2. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş. 2. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu. Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur.gov. Şehir güneyde Adana. Menderes.1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur. İsadivanlı. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır.tr/bolgesel/keas-I.1. Belediye hali ve fuar. 3.2. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi.4.4. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. Sakarya. Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür. Gazi Antep. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş. Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır.4. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur.3. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler. Hayrullah.

zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur. En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir. Hükümet.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı.3. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken. Ankara. Şeyhadil. bazı yerlerde ise 500 m. Cilt I 3. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. Dulkadirli Beyliği döneminde. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır. 3. Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır. Zübeyda Hanım.dpt. Sarayaltı. Cahit Zarifoğlu.. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen.10. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir. 281 http://ekutup. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3.1.pdf . Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m. Tarihi çarşı ve çevresi 5. 3. çarşı ve hanlar yer almaktaydı. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır. Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. 3.4.gov. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde. Trabzon. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş.5.2. Şehirde. Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında. Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır.

Zamanla topoğrafik. sönük dönemler de geçirmiştir. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. 2001b: 187). Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde. 3. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda. güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır.6. 4. Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Erkenez Çayı kenarındadır. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz.10. 50 kasaba ve 528 köy bağlıdır. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay. Kahraman Maraş’a 9 ilçe.dpt.Kültürel Alanlar Eğitim. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. Kahraman Maraş.8. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze. Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde. ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup. Kayseri kara yolu kavşağındadır. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 3. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana. SONUÇ Kahraman Maraş. 3. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. dini. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. Sosyo .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır.tr/bolgesel/keas-I. Batıpark Kapalı Spor Salonu.gov. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır. Gazi Antep.9. Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. 3. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır.pdf . sağlık ve spor tesisleri sosyo . Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu.7. Cilt I 3. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Ahır Dağı’nın güney yamacında.

Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2001). Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi. su baskınlarına karşı korunaklı. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz. Bu alan günümüzde daha da artmıştır. Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Kahraman Maraş. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır.67). hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi. 283 http://ekutup. Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir. 1996: 15). çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür.0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir. tarihsel dönemde (MÖ 2100 . Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz. Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır. hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır. s. 1995: 351). Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz.dpt. 2001: .pdf . şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. 2002: 137). Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. Cilt I önce batı ve doğu. Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup. Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte. Bu durum.5). Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik. Selçuk Biricik ve Korkmaz. Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi. 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı.56).gov. sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy. 2001. batıda Ceyhan Nehri. Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil.MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız. imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. 2001: 63-64) incelendiğinde.tr/bolgesel/keas-I.

1318. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. (Çeviren Özbaş. H. Afet İşleri Genel Müdürlüğü. 1288. 1322. 1302. Marmara Coğrafya Dergisi.. İstanbul. Ş. Gürbüz. Sami. 1312. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. 1309. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır. 1313. İstanbul. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. A. 1320. Cilt:11. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. s. Kahraman Maraş Valiliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. S. Sayı:12. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. Halep Vilayet Salnamesi. B. (1316) Kamusul Alâm. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. ve Korkmaz. Cilt:9. M. Sayı:3. Gürbüz. Türk Coğrafya Kurumu. İstanbul. Akademik Araştırmalar Dergisi. Tasvir Matbaası. M. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. KAYNAKÇA Atalay. İndeks. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3. 1326. Sayı: 37. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası. (1995) “Elbistan”. 1310.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası. Korkmaz. İstanbul. M. İslam Ansiklopedisi. 1324. Maraş'ta Etiler. M.gov.1-3. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2. 1286. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. s.. Selçuk Biricik. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. Dizerkonca Matbaası. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. Ankara. Yıl:3. Taşdemir. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. Gürbüz. Türk Tarih Kurumu Basımevi. s.53-82. Cilt:1. M.pdf . Mihran Matbaası. Kahraman Maraş.tr/bolgesel/keas-I. Kahraman Maraş. H. s.183-194. İstanbul. Türk Coğrafya Dergisi. Canpolat. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. 1307. Cilt:III. 284 http://ekutup. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı. Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. Cevdet Paşa. Kahraman Maraş Valiliği. İstanbul.dpt.131-141. İş Matbaası. Ankara. Cilt:6. İstanbul. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yay. Onbirinci Sene-1 Eylül. Yinanç. Cilt:I-II.. Seri. Yay.tr/bolgesel/keas-I.5.H. Türkiye Çevre Vakfı Yayını. Elibüyük. “Maraş Emirleri”. Ank. Türk Tar.dpt. Türk Tarih Encümen Mecmuası.gov. s.108. Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. Yay. Yücel. (1987) Türkiye Coğrafyası. M. No:1. Ankara. (1989) Dulkadir Beyliği. Nu. Ankara 285 http://ekutup. T. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563). Arş. Arş. Tar. AKDTYK. Yinanç.Mer. No. Kur. ve Uyg.pdf . R. Üniv.283-289.68. M. Ens. Ankara. Ankara.. Türk Kült.VII. VII.Dizisa. Yinanç. Osm. R.

GİRİŞ İzmit şehri M. Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır. Osmanlı döneminde de liman.yy.gov.000’in üzerindeydi ve Roma. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur. Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167. Meryem HAYIR ve Professor Dr. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir.6%’sında hasar tespit edilmiştir. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur.Ö. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir.959.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402. Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir. Şehrin bugünkü yerinde 1. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr.413. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi. yy.pdf . 8.tr/bolgesel/keas-I. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır. 286 http://ekutup. tersane olarak varlığını koruyan İzmit. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır. 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100. Kocaeli’nde yer alan konutların 70. Christop JENTSCH Universität Mannheim. Geographiesche Institut. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre.dpt. Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO.453.

1999. 28. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre.10.tr/bolgesel/keas-I. Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür. D. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir.pdf . 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni. Toplam üretim kaybı 234.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları.11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402.959.gov.10. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür.İ. 51 tanesi büyük ölçekli. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir.dpt.E (28. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95). Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167. Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur. KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir. Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı.3 milyar TL hesaplanmıştır.453. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. Cilt I 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır. depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir. 16 firma tamamen (%5). bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır. 287 http://ekutup. Hasarlı firmalardan ise. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir.413.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir.5 milyar Türk lirasıdır.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999). Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır.

Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir.gov.tr/bolgesel/keas-I. 1999. Bunların 107 tanesi teknik personel. Ayrıca.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur. Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO. 356 tanesi işçi. 137 kişi işçi. Besin Sanayii Deri/Tekstil v.dpt. 1999. Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v.) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO. Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır.b. 25 kişi ise idari personeldir. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı.b. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir. Bunlardan 60 kişi teknik personel. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır.pdf .

dpt. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. Romanya.D. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1). Makedonya. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. İsrail ve Suriye gelmektedir. A. Rusya. İspanya. Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur. Belçika. Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. Hollanda. İtalya. Fransa.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir.pdf . Almanya. Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir.gov. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler.B.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir. İngiltere. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince. Yunanistan. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir. öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak.. Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı. 1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup.8’i dır.

İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir.gov. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. Çenedağ. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.(Harita 2). Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir.pdf .dpt. Şirinpaşa. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur. Karabaş. Kozluk. Dumlupınar. Burada yer alan mahallelerden Yavuz. DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi. İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır. Deniz. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri. İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. Mehmet Ali Paşa.) 290 http://ekutup. 2002 (Kocaeli il yıllığı.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 3. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir. 1974 ve İTÜ.

Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2.gov.2 0. Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89.9 Toplam 100 Kaynak: DİE.2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı.3 Eğitim 12.İ.3 100 Kaynak: DİE.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2.2 2. 0.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v.E.9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38.2 Diğe r 8.8 Misafird i Gitti 20.pdf .. 13 D.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır.4 0 1. (Tablo 3).5 4. Haber Bülteni (28.1 İş 7. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim.b. 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup.10.dpt.tr/bolgesel/keas-I.4 Bilinmeye n 7.

pdf . Çadır kent dışında kalanlar ise %40. 1999.9 Kaynak: DİE. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61. Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur. Deprem sonrasında %11. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir.dpt.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11). 292 http://ekutup. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir. Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13.4 Kaynak: DİE.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir. Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır. %24.3 23.8’dır. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9). Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81. 1999. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur.8 oranında evlerde.tr/bolgesel/keas-I. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36.6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır.5 6.1 Parasız Yatılı Okul 7. Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE.2 oranında çadır kentlerde. hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür. %7.6 Akraba Yanı 3.8 4.9 3.7 3. Deprem okullarda olduğu gibi.4 İş Aramayanlar 11. prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir. konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70. Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir. 1999.gov.5 olmuştur.

Sağlam konut oranı ise burada sadece %18. %27. Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5.pdf .1 dır.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup. Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir.3 orta hasar.3 Bilinmeyen 0. Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur.2.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan.tr/bolgesel/keas-I. İlde yer alan beyaz eşyalar %45. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür.45 orta hasarlı %22. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir.8 Orta Hasarlı 20. Bu oranlar İzmit merkez ilçe için. İzmit önümüzdeki dönemlerde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%). 1999 4. farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır. hiç zararsız %24. Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse.6’sı ağır hasarlı. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23.8 Bilmiyor 6. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%).72 ve az hasarlı %20. Bu oran DİE’ye göre %22.1 Hasarsız 14. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur.87’dir. Ağır Hasarlı 51.5 oranında zarar görmüşlerdir.gov. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7.8’dir.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir. DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz.95.4 dür. Ağır hasarlı (enkaz) %22.93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır.3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE. Hasar Var 70.6 Hasar Yok 22. Ekonomik ve Sosyal Durumu. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir. Mobilyalarda %55. %25. Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15.9 dur. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5.dpt.4 Toplam 100 Kaynak: DİE. 1999.7 Hafif Hasarlı 13.

8’dir. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21.pdf . Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır. İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70. Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31. İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir. Derince’de %23’tür.3 iken. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur. %17.8 ise işlerini kaybetmişlerdir. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13). 294 http://ekutup. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler.3’ü evde kalabilmektedirler. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88.(İKK. 2001: 166). Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir.4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir.gov. 2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir. Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir. Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK.2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler.2’lik kısmı eski işlerini korurlarken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İzmit halkının %6. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler.4’ü yer değiştirme konusunda kararsız.tr/bolgesel/keas-I. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir.5’i ise soruya cevap vermemişlerdir.dpt. yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir.9 dur. %1.

4 15. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16. Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir.1 Kaynak: İKK.3 13.6 12.1 15.3 dür.6 10.7 0.3 12.8 17. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK.1 0. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur.doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1.8 6.pdf Ko ca el i- . Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G.tr/bolgesel/keas-I.1 26. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18. 295 http://ekutup.1 0.4 2.2 0.6 0.0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18.8 1. Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler.dpt. Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.9 13.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5). İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.7 21. Bu oran %33. Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir.9 0.6 11. 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir.4 13.2 100 16.2 2.7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir.8 0.8 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 13.gov.1 5.

İzmit’te ise halkın %18. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir.6’dir.dpt. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır.pdf . buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir. 5. Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK. Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını. Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir.3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i.8’le birinci sırada gelmektedir. Yüksek gelirlilerde %39. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır. Bu konut alanının 296 http://ekutup. Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler. Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir.gov.

Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir. (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır.dpt. Kaynak: Hayır.pdf . Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken.gov. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü.tr/bolgesel/keas-I. 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2002: 96 297 http://ekutup. Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır.

2002: 97 298 http://ekutup. Kaynak: Hayır. 2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı.gov.pdf .tr/bolgesel/keas-I.M.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kaynak: Hayır.dpt. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir. Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı.

Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G.34 654107.72 220994. Cilt I 6. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır. 1. Bu doğrultuda.pdf 299 . Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.31 104846. Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır.44 400697.19 421469. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır.56 480733.13 305185. 2. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır. Bunun sonucu olarak yeni İzmit. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması. 4.39 570696. Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır.dpt. Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir. 5.5 238001 947454 70474. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır.94 363607.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır.gov.97 http://ekutup. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır. ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır. eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur. 3.47 505782. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir.

88 260619. Burkhard Braunschweig. Heft 3. Jahrgang 31. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S.gov. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch.38 446434. Geographicshes Rundschau. İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24. Reinhard (1969) İzmit. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost. Yayınlanmamış Tez. İ.Ü.81 301764. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica. Ankara. M.10. Erdkunde. Meryem (2002) Siedlungs. Nordwestanatolien. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG. Westermann Schulbuchverlag GmbH. EGGELING.75 4677351. Verlag Ferdinand Schöningh.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme.38 587442.pdf .75 862935. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili.9.Yayınlanmamış Çalışma. ss.Haber Bülteni (28.S147-156 GÖNEY. ss. HÖHFELD.72 773388.Marmara.36. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445.dpt.63 112663.92 25891881. HAYIR. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi.Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi.177-196 STEWIG.94 125398.66 176318 1924372. 26. Raumforschung und Raumordnung.1999 KSO.tr/bolgesel/keas-I. Geogr. DİE.10.38 427505.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları.26 KAYNAKLAR DİE.88 1066378. GÖÇER. Baiheft 3.8. Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte. DİE. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.81 1719633. Paderborn HOFMEISTER. Jg. Heinz (1989) Stadtgeographie. 57. Jg. Bochum. H.78 276339. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Region (Türkei).25 1045270. 268-285 300 http://ekutup. RITTER. (28.13 787259. (1993) Stadtgeographie. Z.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları.5 1611876 1455230.

die@gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel.Coğrafya Dergisi. Teil1: Entwicklung bis 1950. STEWIG. Nr. 10. Cilt I STEWIG. İ. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Teil2: Entwicklung 1950-1980. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. ss. Staatliches Statiken Institut. Sayı 22. 31. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“. 18-19. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2.tr/bolgesel/keas-I. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. Jg. TUNCEL.8. Değerlendirme Raporu. Gesonderte Auflage von. 301 http://ekutup. Teil2: Entwicklung 1980-2000.tr: T. ss. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler. İzmit. STEWIG.Ü. Die Erde. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”. 93-97. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität. H. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei.gov. 21-47. R.pdf .1.C.1999. 103.dpt.

devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. 1950 yıllarından sonra. Bilindiği gibi. Bu gelişmenin bir sonucu olarak. Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri.644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır.2’si.pdf . daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. Dr.gov. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500. Böylece.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir. 2000 yılını seçmemizin nedeni. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir. Bizim bu çalışmamız..5’i (547. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. 1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır. ülkemiz ihracatının ise %42. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir. Oysa. toplam büyük sanayi içinde %4. önce özel sektör. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. 1991 yılında ikinci 250 büyük. Bu doğrultuda.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını.tr/bolgesel/keas-I.5 gibi küçük bir paya sahiptir. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır. ihracata da başlayan Türk Sanayi. 15 302 http://ekutup. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi.

494 11.3 6. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.408 47.871 191 % 41.dpt.927.5 Çalışanlar Sayısı 1. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57.483 2.903. 2001: 108-137.927. Bu bilgiler bize.736 128.774.5 48.748 187.2 İhracat (Bin % USD) 27.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır.644 100.0 1.1 4.03 Katma Değer (Milyar TL) 6. Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup.955 52.978 547. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.02 İhracat (Bin USD) 7.4 14. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir. Akdeniz. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir.2 0.6 8.2 7.pdf . Harita 1).6 25.644 % 51.7 9. sırasıyla Akdeniz %6.3 14. işçi sayısı.1 6.080 42.9 Kaynak: İSO.8.364 820. 303 http://ekutup. 2000: 108-137.7 2. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11.411.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.883 471. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir.tr/bolgesel/keas-I.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman.4 1.0 12.8 2.8 12.192.772 1.298 1.9 4.1 100.0 0.0 4. Bu bölgeyi çok geriden %15.131. DİE.466 547.128.906 57.534 124.1 11. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise.955 100.0 547.5 4.0 0.gov.838 3.0 6. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2).0 34.2 Çalışanlar Sayısı 224.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.080 Kaynak: İSO. Karadeniz %4. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri.2’lik paya sahiptir (Şekil 1.604 47. 2000.933 % 55.0 100.0 11.117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95. Ege.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23.867 % 66.932 870.684.717 36. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir. 1.7 7.759.950.215 39.1 4. Karadeniz. Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57.411.928 508.2. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0.6 15. Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar.

0 Ege Bölgesi 14.0 Akdeniz Bölgesi %6.dpt.4 Marmara Bölgesi %57.8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.gov.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup. Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.0% Karadeniz Bölgesi %4.2 İç Anadolu Bölgesi %15.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .

. bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i. İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır.pdf . Niğde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu il. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır.dpt. Çanakkale. Kırklareli ve Edirne’dir.gov. Nitekim.Ş. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır. bölge içinde olduğu kadar. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır. 305 http://ekutup. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A. Bölgede bu dört il dışında Sivas.Ş. Denizli. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir. Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın.Ş. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır. Türkiye Şeker Fabrikaları A. Nitekim bu il. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır. Nitekim. Kırşehir. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere. Bölgenin diğer bir özelliği.. Bu iller başta Balıkesir. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için. Kayseri. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir. Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır.

905 54. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır. Bartın’da da birer tesis vardır.3 İç Anadolu 18 58 138.372 0.tr/bolgesel/keas-I. Amasya. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır.4 32. Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge.pdf . Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır.827 34.243 39 321. bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.058 7. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır.465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100. Samsun.2 164.089 36.5 299. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir.658 72.0 Kaynak: İSO. Mersin. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere. Kahramanmaraş. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19.dpt.3 Karadeniz 6 19. Ege. Bu nedenle. Çorum.2’si (31 tesis) devlete aittir. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul.3 2.213. Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir.gov. Ordu.0 191. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber.111. %20’ye yakın payla (6’şar tesis).182 10.526 3.419 17 355.229 6.661 100.3 3. Sivas. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. Ege bölgesinde Denizli. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur.4 14. 2001: 108-137.3 90. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır.0 5. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu.563 100. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir.702. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir.4 22. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir. Tokat.6 Akdeniz 1 3.0 875. Giresun illeri önemlidir. Yukarıda da belirtildiği gibi.748 100. Bu iller dışında Trabzon. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir.2 6. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere. Rize. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır. Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın. Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri. Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir. Başta tekstil olmak üzere. Antalya. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3). Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır.

6 ile Akdeniz.7 oranında bir payla Karadeniz. ikinci sırada %34.3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.2’lik bir payla (187. %7.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup. %2.7 Akdeniz Bölgesi %6. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8.3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4.6 Ege Bölgesi %7.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 Doğu Anadolu Bölgesi %0. %6.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir.03 Marmara Bölgesi %41.pdf . Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8.3’le Ege. Cilt I görülmektedir. Harita 2). Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224.748 kişi) iş olanağı bulurken.2 ile Doğu ve %0. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman.tr/bolgesel/keas-I.gov.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.

gov. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir.dpt. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere. 308 http://ekutup. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Marmara’da. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas.tr/bolgesel/keas-I. Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir.pdf . Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu. Çünkü. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması. başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sakarya. Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi. Bu ili çok geriden Bursa. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır. Daha önce de belirttiğimiz gibi. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır. Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara.

4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir. yine Marmara bölgesinin %55.02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6.1 Ege Bölgesi %9. Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin.6 309 http://ekutup. Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4.tr/bolgesel/keas-I. Karadeniz %4.1 Karadeniz Bölgesi %4.dpt. Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir.1.pdf . 3. Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0.7 Marmara Bölgesi %55.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir. Harita 3). İkinci sırada %25.6 oranla birinci olduğu görülür.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0.4 Akdeniz %4.gov.1.02 İç Anadolu Bölgesi %25.

tr/bolgesel/keas-I. Konya.1.7’ye çıkmaktadır. İstanbul özel sektör ağırlıklı.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman. Denizli ve Manisa.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Harita: 4). işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır. 4.pdf . 310 http://ekutup. Akdeniz bölgesi %6.3’tür. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir. Akdeniz’de Adana ve Mersin. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır. Marmara bölgesinin payı %66. Güneydoğu Anadolu%1.dpt. Diğer bölgelerden Ege’de İzmir. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir. Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7.9. Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir. Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir.1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın. Tesis sayısı. Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir. Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir.gov. Ankara’yı çok geriden Kayseri.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 Ege Bölgesi %14.7 311 http://ekutup.dpt.3 Marmara Bölgesi %66.1 Akdeniz Bölgesi %6.tr/bolgesel/keas-I.1 İç Anadolu Bölgesi %7. Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.gov.pdf .0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.

katma değerin 312 http://ekutup. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır. Oysa. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır.5’ini.gov. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır. Nitekim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf • . Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir. Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara. Fakat.9’unu elinde bulundurmaktadır. toplam tesislerin %57.dpt. 2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır. bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır. katma değerin %52. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir. İç Anadolu’da Ankara. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir. toplam büyük sanayimizin içinde %4. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir. çalışanların %41’ini.2’sini ve ihracatımızın %42. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu.tr/bolgesel/keas-I. Ege bölgesinde İzmir. toplam çalışanların %48.6’sını.

İst. Ankara. katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. İstanbul. işçi sayısının %67.6’sı. İstanbul. Enst.3 ve ihracatın %78. (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie). Özgüç. özellikle bu bölgede İstanbul ili. 3. Yay. Basımevi. ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. DTCF. Ege Üniv.çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir. H. İst.gov. Bil. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu. (2002) Çorum İlinde Endüstri. (Basılmamış Doktora Tezi). (Basılmamış Doçentlik Tezi). Yıl XVII. Üniv. Ankara Üniv. Ayrıca Marmara bölgesi. Özel Sayı. E. Üniv. S. Yay. (1969) Sanayi Coğrafyası.2.6’sını. Enst.pdf . Sos. M. “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66. Tümertekin. H. H. Denizli Sanayi Odası Yayını.8’i tek başına İstanbul iline aittir. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir. İstanbul. Yılmaz. S. İstanbul.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6. N. Tümertekin. Cilt I %55. Yapısı ve Dağılışı”. M.7’sini tek başına elinde tutmaktadır. Ankara. Bu bölgede İstanbul. Coğ. (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. (1995) Gelişimi. (1982) Çukurova’da Endüstri.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir. Sayı: 21.4’ü. Kara. Tümertekin. Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar. Karaboran. No: 22. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır. Kara. pp. 63-88. 313 http://ekutup. Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73.tr/bolgesel/keas-I. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”. Mutluer. Ankara Üniv. Ankara. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman. İzmir. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Fırat Üniv. Sosyal Bilimler Dergisi. E. E. katma değerin %42. C. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. : 1282. ihracatın %66.2. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi.

impulse response fonksiyonları yer alacaktır. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir. 1979. Dickey-Fuller.pdf . Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. 2. Bu çalışmada durağanlık kavramı.out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. Dolayısıyla. Bu çalışmada Marmara. Balıkesir Üniversitesi. öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. Bandırma İİBF 1. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Doç. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Modelde yer alan değişkenlerin. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır. 314 http://ekutup.. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme. Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir. Son yıllarda. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç. uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding.. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek.gov. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir. Dr. zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. İkinci olara. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd. kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken. Balıkesir Üniversitesi. 1981). Dr. GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır.dpt. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse. Bu durumu ortaya koyabilmek için.

Zaman serisi kullanılan regresyonlar. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini.pdf . c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda). Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir. 3. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır. Değişkenler. vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır. 1988. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır. yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. 1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise). Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen.dpt. yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression). Değişkenler. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. seviyelerinde birim köke sahip olan. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). ADF test sonuçlarına göre. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla. EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. İkinci olarak. kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius. Buna göre. 1990). zaman serileri modellerinde. bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Bu çalışmada. Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir. 2002) alınmıştır. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. Johansen ve Juselius. Kointegrasyon ilişkisi.gov. 1990). Tablo 1’de 315 http://ekutup. Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

1999) kaynaklandığı belirtilebilir. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.195 + 0. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1.000] ** 5.2839 LMPU -0. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir.out) bir etki yapmaktadır.238] Dolayısıyla. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir. Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir.153 – 0. Cilt I gösterilmiştir.573] (* ve **) Parantez içindeki değerler.0000 Sabit -11.0000 -1.48690 1.24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11.35060 LEPU 0.pdf . Bu sonuçlara göre.371 – 0.0000 -0. 316 http://ekutup. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.0892 [0.0000 -1.608 [0.27543 (5) Yukarıdaki 3. Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.dpt.5341 [0.371 20.390 {0.tr/bolgesel/keas-I.058 Ege Bölgesi LEGDP 1.1065 [0.gov.088} 30.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.195 9.9686 LAPU 0.485 [0.24309 1.27543 1.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19.409] 3. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18.0000 Sabit -20.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1.001] ** r=1 4. Likelihood Ratio (LR ) Testi. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Böyle bir sonucun ortaya çıkması. değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir.0000 Sabit -19.153 -6.

Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. 05 0. Cilt I 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 04 0. Öte yandan. 03 0.dpt. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış.1. ) n qe U P M L( P D G M L 00. 02 0. GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır. 10.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. 0- .0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir.gov.

01 LEGDP (LEPU eqn) 0. Impulse Response Fonksiyonu.02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3.00 -0.dpt.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20.01 -0.gov.0 1 0 . Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup. 04 0 .tr/bolgesel/keas-I.0 10. 03 0 .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 0- .0 00. 02 0 . Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0.

(1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”. Dergisi. and Juselius. M. A.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money. Elde edilen sonuçlara göre. Winter 1995. Bununla birlikte. 52 (2). Ghali.844. S.Lenum.C. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.” Econometrica. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. Özdemir. ayrıca. 169-210. 1950-2001. 17(1). and Fuller. M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. 231-254.B. Oxford Bulletin of Economics and Statistics. 12 (2/3).tr/bolgesel/keas-I. S.dpt. Ankara. 15-4. Erciyes Üniversitesi İ. Evidence From Greece”. Journal of Economic Dynamics and Control. and Wohar. Türkiye. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır.1-30. S. 30. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır. Erenburg. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. 121-129. D. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”. 461-472. Cilt I 4. 319 http://ekutup. KAYNAKLAR Aschauer. (2001) “Public Spending and Private Investment. (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır. K. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Osterwald. Mamatzakis.”Journal of Macroeconomics. Bu sonuçlara göre. (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”. kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. D. 33-46.F.İ. K. SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara . August . September 171-188.H. Dickey. Johansen. E. DPT (2002). 1057-1072. Johansen. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir. International Economic Journal. K. Applied Economics.” Journal of Monetary Economics. Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?. Sayı: 15. A. 837. W. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. A. June.

Kocaeli.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir. Tek bir dünyada yaşanıldığı. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir. İstanbul. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır. Grv. Bu çerçevede öne sürülen tez.dpt..gov. Bursa. Uludağ Üniversitesi. diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise. Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır. 2. Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır.

Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin küresel ilişkiler ağının dışında kalmaları ve dolayısıyla bu ilişkiler ağının doğurduğu refahtan pay alamaması sonucunu doğurmaktadır.pdf . Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. Tüm bu gelişmeler. rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup. Küreselleşme. Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir. sermaye yeniden bir yapılanma sürecine girmiştir ve bunun neticesinde de modern dönemlere ait olan dünya düzeni yeniden şekillenmektedir.gov. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır. globalleşme süreçlerinde kültürel küreselleşmeye daha çok önem vermektedir fakat küreselleşmenin motoru olarak kapitalizmi ve ulus devlet krizini görmektedir. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte.tr/bolgesel/keas-I. Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin önüne geçebilmek adına kentler ve bölgeler birbirleriyle sürekli bir yarış halindedirler. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Burada Waters’ın küreselleşme tanımlaması kullanılacaktır. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. kentler ve bölgeler önem kazanmaktadır (Eraydın. Bu nedenle. Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. Bu nedenle. Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır. Cilt I mümkündür. 2001: 368). Mekanın yeniden yapılanması ise. Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır.dpt. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. ekonomik açıdan ana birim olarak yerel birimler. Waters’a göre küreselleşme: sosyal. 1998: 139). bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır. ekonomik ve kültürel düzenlemeler içinde mekanın (coğrafyanın) etkisinin giderek azaldığı ve bireylerin bunun farkına varma düzeylerinin arttığı süreçtir (Aslanoğlu. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır. terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir. Waters. Buna göre. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir.

halkın ve nihayetinde merkezi devletin sergileyecekleri işbirliğine bağlı olarak şekillenecektir. Dünya kenti. Bu kentsel hiyerarşi sisteminde yer alan kentlerin sayısı oldukça azdır. Söz konusu mekanizmaların oluşturulması bile her zaman için yeterli değildir. Bu kentlerin ortaya çıkışı çok farklı değişkenlerle açıklanmakta ve tanımı da buna göre farklılaşmaktadır. 1987: 62). 1998: 113). 2001: 371). dünya kenti hipotezi şu şekilde formüle etmiştir: “Kentin dünya ekonomisine eklemlenme biçimi ve bu süreçteki mekansal fonksiyonları kentte oluşan yapısal değişiklikleri etkilemektedir. Dünyanın tüm bölgelerinde global sermayeyi kendisine çekebilecek maddi koşullara sahip sayısız kent olabilir. hizmet ve ayrıca finans sektörü için anahtar yerlerdir. Dünya kenti kavramlaştırması ile ilgili olarak Friedman’ın dünya kenti hipotezi önemli bir yere sahiptir. mekansal dağılımları bu global işlev çerçevesinde anlaşılabilmektedir (Aslanoğlu. bunların hangisinin başarılı olacağı. En geniş düzlemde etkili olan kentler. nüfusları. Küresel sermayeyi çekebilecek alt yapıya sahip olan kentler giderek dünya kent hiyerarşisinde yerlerini alacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sonuçta kentin yeni bir çeşidi una liderlik eden ortaya çıkmıştır. Friedman.dpt. Bu arada finans ve belirli hizmet endüstrileri kentsel sosyal ve ekonomik düzenlemeleri yeniden yapılanmıştır.” (Sassen. Kentlerin önemsizleşerek yoksulluğa mahkum olmama adına söz konusu bu hiyerarşik yapılanma içersinde yer alabilmeleri onlar için oldukça önemlidir. üçüncüsü.” (Aslanoğlu. ikincisi lider ekonomik sektörler olan imalat. devletin mali kapasitesinin üzerinde sosyal maliyetler yaratmaktadır. bu kentlerde yaşayan yöneticilerin. Kentsel hiyerarşik sistemin en üst noktalarında yer alarak. Fakat. gerek uluslararası göç konusunda odak noktaları olarak öne çıkmaktadır. Dünya kenti mekansal kutuplaşma. Kentler arası hiyerarşide konumsal ve ekonomik açılardan üst noktada bulunan kentler dünya düzeyinde gerçekleşen bir kontrol sürecinde işlev görmektedir. Dünya kentleri gerek iç göç.tr/bolgesel/keas-I. küre üzerinde en geniş düzlemde etkili olan kentler “dünya kenti” olarak adlandırılmaktadır. dördüncü ise. Bu kentlerin fonksiyonlarındaki bu değişmeler kentsel formda ve uluslararası ekonomik aktiviteler üzerinde bir büyük etkiye sahiptir: kentler geniş kaynaklar üzerinde kontrolde yoğunlaşmışlardır. Londra ve Tokyo’dur. ‘dünya kenti’ olarak hangi kentleri kabul edebileceğimiz konusunda ve