Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Ancak. birlikte hammadde temininden. KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. özel kesim. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme. kamu. biz de hızla entegre olmak zorundayız. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur. birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır.pdf . üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum.dpt. Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza. Cilt I Bilgi toplumunda. Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz.gov. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda. sivil toplum kuruluşları. DR. Saygılarımla.

bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. Bunun yanı sıra. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir. Şehir ve Bölge Planlama. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede. her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. girişimcilik. Sosyoloji. sağlık. Böylece. İktisat.dpt. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik. Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. Dolayısıyla. Pamukkale Üniversitesi. sanayinin profili. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. kültürel ve tarihsel miras. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır. eğiitm. Üniversitemizde Pamukkale. bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur.gov. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir. turizm.pdf . Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar. ulaşım. vi http://ekutup. Bu bakımdan.tr/bolgesel/keas-I. Denizli imalat sanayi. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş.

Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi.gov.tr/bolgesel/keas-I. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır.pdf . konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının. Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır. şehir ve bölge planlama. Sonuç olarak. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat. kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. sosyoloji. aynı anda ikişer oturum olmak üzere. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır. ikinci gün öğleden sonra. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. Ayrıca. Dr. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır.dpt. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Gerek açılış özel oturumu. farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara. gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. KEAS’03 göstermektedir ki.

Nigar DEĞİRMENCİ. Pınar YAVUZÇEHRE. Ayrıca. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr. Ahmet TIKTIK olmak üzere. tercihen ikişer.tr/bolgesel/keas-I. Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. Doç. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Yaman KOÇAK. Dr.pdf . Dr. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Dr. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Özgür ALTUNTAŞ. Yrd. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan. Muhammet KÖSECİK. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim.gov. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. Saygılarımla.dpt. Bunların yanı sıra. Dr. Rezzan AYHAN. sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S. Doç. Habibe Naza ŞENSAN. Filiz AKBAŞ. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. Ayrıca. Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Prof. Doç. Sevcan GÜNEŞ. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Evinç TORLAK ve Dr. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd. Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir. Dr. Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım.

Sosyoloji Bölümü Prof. Coğrafya Bölümü Prof. İİBF Dekanı Doç.Servet MUTLU. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr.Erdinç TOKGÖZ.Dr. Başkent Üniversitesi. İktisat Bölümü Prof.Dr.Dr. İstanbul Üniversitesi.Doç.S. İktisat Bölümü Prof.Dr. ODTÜ. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd.Dr. Ege Üniversitesi. Gazi Üniversitesi.Dr.Dr.Zerrin Toprak KARAMAN.Dr. ODTÜ. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN. Uludağ Üniversitesi.Necla TÜRKOĞLU.Doç.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd. Pamukkale Üniversitesi.Doç.İlhan TEKELİ. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof. Kamu Yönetimi Bölümü Dr. Ankara Üniversitesi.Doç. İktisat Bölümü Prof.Erol TÜMERTEKİN.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Dr. Ankara Üniversitesi.Dr. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof. ODTÜ.Mustafa MUTLUER.gov.Dr. ŞBP Bölümü Prof. Coğrafya Bölümü İsmail SARICA. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. İktisat Bölümü Prof.Dr. ŞBP Bölümü Prof.Hüsnü ERKAN.Zeynel DİNLER.Dr.Dr.S. Anadolu Üniversitesi.Doç.Dr.Dr. Uludağ Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Dr. ŞBP Bölümü Prof.Dr.Dr.Tarık ŞENGÜL.Alpay FİLİZTEKİN. ODTÜ.Hayati DOĞANAY. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Çınar ATAY.H.Ercan UYGUR.Evinç TORLAK. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof.Dr. Pamukkale Üniversitesi.Hüseyin ÖZGÜR.Raci BADEMLİ.Hamdi KARA. Uludağ Üniversitesi. DTCF.Doç.Dr. Sosyoloji Bölümü Prof.Dr. Coğrafya Bölümü Prof. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç. Akdeniz Üniversitesi.Dr.İhsan SEZAL.Dr.Doç.Dr.Ayda ERAYDIN.Dr. ODTÜ.Dr.tr/bolgesel/keas-I. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Doç.Erdal TÜKKAN. Sabancı Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr. DTCF.Muhammet KÖSECİK. İktisat Bölümü Doç.dpt.Dr.Çağatay KESKİNOK. ŞBP Bölümü Prof.Sencer AYATA ODTÜ.Can BAKKALCI. Pamukkale Üniversitesi. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. İktisat Bölümü Prof.Rana ASLANOĞLU.Hasan ERTÜRK.İnan ÖZER.Celal KÜÇÜKER.Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd. Coğrafya Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi. Atatürk Üniversitesi.Kenan MORTAN.Dr.Dr.pdf .Dr. DTCF.Yalçın KARABULUT. Dokuz Eylül Üniversitesi. Ankara Üniversitesi. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.

dpt.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I x http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.pdf .

bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır. Güneydoğu Anadolu. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. ülkemizde de farklı bölgeler. Torino. Glomm ve Ravikumar. International Centre for Economic Research. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. Bu çalışmada. Bir çok bilim adamı. kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. 73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. Neoklasik yakınsama hipotezi. bölgeler arasındaki bu farklılıkların. Doğu Anadolu. Bunun yanısıra. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir. İtalya 1. Marmara. 1992. Kamu sermayesi. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir. düşük gelirli ekonomiler. Ege ve Akdeniz Bölgeleri. İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri.dpt. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği.gov. 1990. yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi. Bu çalışmada. sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. Neoklasik büyüme teorisine göre. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde. Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. 1997). az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır. Barro ve Sala-i Martin. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. Aydın. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. Çoğu büyüme teorileri.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. 1994. Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi.tr/bolgesel/keas-I.

2. Kamu sermayesi. Bunun nedenleri arasında. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur. şöyle organize edilmiştir. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Kamu sermayesinin etkileri.gov. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y. Diğer bir görüş ise. Diğer bazı makaleler ise. örneğin altyapı yatırımları. yapılan altyapı yatırımları (yol. MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. 2001). İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. bölümde incelenmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1986). Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir. bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. 5. dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup. y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir. politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir. 1989). bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. Yeni büyüme teorilerine göre. tahmin denklemimizdir.dpt. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. 1994). Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. köprü vs. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta. 2. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken.pdf . Ancak. y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. Bu çalışma. Ekonometrik analizlerin sonuçları. yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir. bölümde kullanılan model açıklanmış. 3. devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği.). Örneğin. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. 4. Makalenin geri kalan kısmı. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji.

Marmara. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.47 23947. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır.7 90874. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi. her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar.4 Muğla 43703.55 371.62 596. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268.40 5179.6 Kocaeli 25694. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem.90 14570.12 Aksaray 177.64 Bolu 2082.26 33026.42 Isparta 68. Bu nedenle burada.91 23271. güvenilir bir veri seti olmayacaktır.19 29215.51 Şırnak 145.01 Uşak 175.73 16768. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir.03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır.78 Isparta 19852. 3.19 Tokat 154.5061 548. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir.91 Muğla Minimum 124. Cilt I fonksiyonuna sokulması.93 Std. sapma Maksimum Minimum 17837.05 16098.03 Şırnak 11394.39 811. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408.32 488.66 1024. Maksimu sapma m 1258.47 Afyon 13895.65 Sakarya 7334.tr/bolgesel/keas-I.05 Bayburt 21123.51 4185.88 3235.86 1066.34 Bingöl 2151. Tablo 1.03 38368. altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır.12 568.06 Batman 12992.78 Ankara 5140. Kamu sermaye stoku verisi.27 13220.93 393.65 Mardin 126. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir.dpt.48 14476. Kamu yatırımları.pdf .07 Kocaeli 697.32 Muğla 1674.75 570. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır. Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire.05 Ege (8) 11814. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir.7 Adıyaman 90874. kamu yatırımı değişkeni. Fakat. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından. Dolayısıyla. kamu yatırımları.32 696.2 Bolu 81920. Doğu Anadolu 3 http://ekutup.60 Sakarya 68.61 Antalya 5179.5 Nevşehir 24030.56 Ortalama Std.gov.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir.01 Şanlıurfa 3251.91 820.71 476.5 Elazığ 25799. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.01 Uşak 38067.69 Aksaray 7334. Giriş bölümünde belirtildiği gibi.04 410. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi.7 Antalya 68013.

YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama. sigma yakınsamasından söz edilir. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. Güneydoğu Anadolu. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder.gov. Bolu.tr/bolgesel/keas-I. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. Sigma yakınsaması. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. sigma yakınsamasından söz edilemez. Tablo 1'de görüldüğü gibi. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta.pdf . tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır. 1999). Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. 4. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. Birincisi beta. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler.dpt. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. yakınsama hızını ölçer. Şırnak ise en fakir şehirdir. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Bu nedenle. 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması. Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir. buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin.

032) PCPI R-squared 0. Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup. Bu bölgeler Karadeniz. üçüncü denklem tahmin edilmiştir.pdf . Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır. 5. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir.511)** PCY91 -0.gov.002 (-1. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1. Fakat. Türkiye'nin bütün şehirleri için. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir. Bu denklem.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir.021 (58. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir.tr/bolgesel/keas-I. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir. Tablo 2. bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir.dpt. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş. birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir. Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir.

941) 0. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı.368) -0.198 0.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.956 (14.929) -0.004 (-2.675)** 1.075) 0.535)** 0.929 (26.003 (2.003 (-0.069 (23.012 (3.338)** 1. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır.006 (-1.027 (-5. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir.002 (1.749)** 1.056 (21.353) -0.877)** 0. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup.007 (2.010 (-3.239)* 0.010 (2.006 (-1. Bağımlı değişken.gov.305 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.061 (42. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.002 (0.278)* -0.815 (19.199 (4.002 (0.411) -0.047)* 0.876) 0. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir.225 (29.0046 (4.074 (43.878)** -1.096) 0. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.035 (31. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.823)** 0.432)** 1.481)** 1.973 (23.006 (-2.795)** 1.016 (1.011 (58.308)** -0.034 (31.571)** -0.451) -0.dpt.900)** 0.pdf .024 0.021 0.004 (2.367)** 0.değerleri verilmiştir. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir.390)** 0.085 0.028 0.031)** 2.004 (0. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3.232 (29.519 (7.142 0.559) 0.tr/bolgesel/keas-I.048 0.168)** 1.005 (2.484)** 1.241 0.002 (1.013 0.253)** 0. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.799)** 0.005 (-1.969)** -0.039)* 0. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir.023 (-5.279)* 0.012 (3.796) 0.567) 0.278)** 1.007 (1.048 0. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur.126 0.031 (-1.883 (23.054 (-2. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir.411)** 0.942 (14.611)* -0.412)** 0. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler.119 0.184 0.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t.283 0.038 0. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1.742)** 0.

Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. yakınsama hızı 0. yakınsama %2. coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı). yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir. Bu durum. Bu şehirler için.006’dan 0. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da.04’den 0. ve Kurts R.3’dür.28’e yükselmiştir. Aschaur. Açıklama değeri. 0. Fakat.24’den 0. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy. “Is Public Expenditure Productive”. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur. 0. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur. 23. Açıklama değeri. SONUÇ Bu çalışmada. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise. 7 http://ekutup. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. (1971). Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir.dpt. (1989). 6. A. kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde.11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. KAYNAKLAR Arrow. Journal of Monetary Economics. Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır. D. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise.01’e yükselmektedir. bu farklılıkları giderek artırmaktadır. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. Başka bir deyişle. Bu konu. Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır. Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir. K. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. Örneğin Muğla. Cilt I katsayıya sahiptir. ss. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Tam tersine.gov.177-200. Public Investment. Baltimore: John Hopkins University Press. bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması. Bu da. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir.

The MIT Press.S. J. Social Science Quarterly. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. Journal of Economic Dynamics and Control. (1986). No 5. ve Sala-i Martin. 103-125. Journal of Economic Dynamics and Control. X. American Economic Review. B. 1. ss. “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”. 100. 205-227.gov. Vol. (1997). ( 1997). 18. (1994). “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U. 1-11. Evans ve Karras (1994). R. “Convergence”. 76(1). “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth".(1990). Kenworthy. ss. “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. Journal of Economic Growth. 191203. Barro. Review of Economics and Statistics. 76. J. Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. B. R.tr/bolgesel/keas-I. R. 98. 6. 223251. States”. Cilt I Barro. ss. ss. ss. (1992). 21. 1173-1187. 858-869.dpt. 80(4). ss. 183-204. “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. ss. ve Ravikumar. J. L. Journal of Political Economy”. Shioji. G. Vol. 8 http://ekutup. (2001). Glomm. “Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ram.pdf . Journal of Political Economy. Glomm. ve Ravikumar. E. ss. G. Barro R. (1999).

Bayburt. Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. bölgelerin özellikleri. Bu bakış açısıyla. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. Karadeniz Bölgesi. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Son yıllarda. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir. Ordu. Giresun. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur. Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı. Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi.tr/bolgesel/keas-I. Bu çerçevede. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. Japon Hükümeti. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi. Gümüşhane. farklılıkları.dpt. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. 9 http://ekutup. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin. gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması.pdf . Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu.

Çalışmanın kapsamı. Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte). Çalışma. Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte). gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. Doğal Yapı Araştırması. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan. seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu. potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır.Temmuz 1999). danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir. Danışma Grubunun. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır.dpt. JICA’nın görevlendirdiği Japon.gov. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir. DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına. Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. mahalli idarelerin. Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur. İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda. saha çalışması etkinliklerini özetleyen. Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek. mevcut koşulların analizi.Ocak 2000).Mart 2000). DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise. programı. süreci. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 . Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. • İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 . çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte). Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . Bunlar. Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür. gelişme vizyonunu. Cilt I 2. Çalışma.pdf . İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir. Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. yöntemleri.

• Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür. Stratejinin dört temel bileşeni. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır. Çevre. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır. • Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak. 28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. 4.dpt. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi. Sosyal Yapı. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. Mekan/Altyapı Gelişimi. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Sektör Raporları (Ekonomi. Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş. Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. 11 http://ekutup. Bu aşamada “Ara Rapor”. Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.gov. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Ana Plan.

Ekonomik Gelişme Stratejisi 4.1.dpt. Üzerinde önemle durulan iki konu. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür.1. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine. uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır. ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir.pdf . Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir.3.1. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir.gov. Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil. 4.tr/bolgesel/keas-I. 12 http://ekutup. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler. bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. hayvancılık.2. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması. Cilt I 4. Bu amaçla. 4. Benzer çalışmaların bitkisel üretim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1. Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır. işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir.2. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır.1. 4.

aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur. Cilt I 4. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir. Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. 13 http://ekutup. Trabzon. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. İkinci kademe merkezler. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması. Önerilen kademelenmede. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin.gov. Kırsal çevrenin korunması.tr/bolgesel/keas-I. hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir.dpt. 4. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır.4. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır. Giresun. Ünye. Artvin. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir. Su kaynaklarının korunması için. Temel ilke karayolu. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir.pdf . Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir. Hem toplam. Benzer şekilde. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır.3. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. Bu çerçevede. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir.

Kentsel altyapı. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır.tr/bolgesel/keas-I. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. idari.dpt. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni. planlanan sağlık. 5. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. 3. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir. Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. idari yapıyı iyileştirmek. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için. ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir.gov. kalkınma planlaması ve yönetimi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır. 2. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlar: 4. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır. Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı. Bu sistem. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir. 5. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır. Bu çerçevede. Bu programlar: 1.pdf . 4. Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir.

19. Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı. DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir.pdf . Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır.tr/bolgesel/keas-I.” talimatı yer almıştır. Cilt I 4. 5. 6. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır. Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP). Gümüşhane.07.dpt. hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir. Bayburt. Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10. Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için. Ordu. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada. DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. 15 http://ekutup. 6. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı.gov. Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). Giresun. Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde. “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir.

Gör. Ege Üniversitesi. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş. İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür.gov. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler. bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken. Dr. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar.pdf . Ege Üniversitesi. Çünkü. Bu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Öte yandan. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N. I.dpt. teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır. üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır. Oğuzhan ALTAY Yrd. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır. Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. Doç. Gör. Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması. Ege Üniversitesi. Öte yandan. 16 http://ekutup. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir. Finansman sorununun çözümü. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir.BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş.

Belirtilen yönü ile neo-klasik model. Dengeli kalkınma modeli ona göre. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse. Fleming. Daha önce de açıklandığı üzere. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır.gov. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. Dengeli kalkınma yaklaşımı. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış. Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş. 1966:54). 1994: 397). Han ve Kaya. Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir. her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. Nurkse. O.dpt. kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine.pdf . bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan.Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19. 1999: 264): Bunlar sırasıyla. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller. Yazara göre. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 2003: 2). Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. Rosenstein-Rodan ve Nurkse. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması. Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır. Cilt I B. Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez.

1999:274). birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı. Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir. zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir. Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler. Han ve Kaya. Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri. merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. 2002: 12). gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına. Bu açıdan kutuplaşma kavramı. Polarize bölge. Perroux. 1994: 401).gov. Oysa. Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında. Bu durumda. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir. C. aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur.dpt. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado.tr/bolgesel/keas-I. Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına. Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur. hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. Hirschman. piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. Homojen bölge. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş. bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup. homojen. Bunun en önemli nedeni. 1994: 400). bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır.pdf . Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar.Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır.

dpt. standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken.pdf . Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu. hammadde. -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır. -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Post-fordist üretim sisteminde. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini.tr/bolgesel/keas-I. Kitlesel üretim. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir. Myrdal’a göre. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir. İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır.gov. Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır. -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde.1993:56-61). ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir. Esnek uzmanlaşma. kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak. diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır. firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda. -aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli. mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist . 1998: 66-71). asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz. D. Örneğin.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken.

Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil. kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur. Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. Porter’a göre sınai küme (cluster). sınai kümelerin örtük bilgi. kısaca. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir. Sınai küme kavramı.dpt.pdf . gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak. bol doğal kaynaklar. uygun bir yerleşim yeri. genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. 20 http://ekutup. Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi. Firmaların uzman. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir. sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici. sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir. eğitim. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. nitelikli işgücü kullanımı. Bunun yanında Porter.tr/bolgesel/keas-I.gov. bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir. ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. II. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır.

Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte. Buna karşılık. arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi.Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral. yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler. sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold. Bankanın kuruluş amacı. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Bu kurumların amacı. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA). Avrupa Komisyonu’nun XVI. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek. devlet fonlarına proje sunarak. Bölgesel kalkınma ajansları.dpt. bölgedeki altyapının. bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak. geri kalan gelirlerini bütçeden. Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı. merkezi yönetimden bağımsız. AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir. ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. B. 1998: 44). Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Örneğin. kentsel alanların yeniden yapılandırılması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1994:7). sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. Cilt I A.Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur. Kalkınma ajansları. topluluğun 21 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Küçük ajanslar. Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı. Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan.pdf . 1991: 6).1994:8).gov. ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA.

3.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması. Diğer amaçlar. 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. 2. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır. Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur. teknik yardım desteği. sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup. Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır. kişi başına GSYİH. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler. üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır. iv. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6. Portekiz ve İrlanda’dır.Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF). 5b ve 6. Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin.a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması.Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi. 4. proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG). 1998: 10): 1. altyapı projeleri. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir. hedefler.tr/bolgesel/keas-I. 5.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler. iii. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir.pdf .Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması.gov. iii.dpt. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik.Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler. Fon. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan. küresel finansman. 2. İkinci. ii. Ayrıca. bölgesel yardım programları. ii. 1.Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler. Günümüze gelindiğinde. ortak finansman. Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead.Avrupa Sosyal Fonu (ESF).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

tr/bolgesel/keas-I. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları). Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır. Söz konusu fondan sadece Yunanistan. tahmin.dpt. Estonya. İrlanda. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup. Letonya. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur. bunlar PHARE. teknoloji transferi. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. i. iii. Polonya. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir. araştırma ve geliştirme. Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. Cilt I da finanse etmektedir. ISPA ve SAPARD’dır. Macaristan. Romanya. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. AB. topluluk ve proje hazırlama. Litvanya. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir.PHARE. 23 http://ekutup. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur. Uyum Fonu. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur.SAPARD. Örneğin. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar. Fon. Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi. Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. ii. Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro.pdf . İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. Öte yandan AB. İrlanda. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun en güzel örneği.gov. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır. çevreyi koruma. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta.

SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması.gov. Kral.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması. Kaynak: BM. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH. 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır. sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır. 24 http://ekutup.dpt. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı.pdf . World Investment 2000. (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil. eğitim. Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl.tr/bolgesel/keas-I. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması.

Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış.gov.Forbairt. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir.pdf . rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir. Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir.tr/bolgesel/keas-I.İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. i. 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. kira yardımları. kredi garantileri. Bağışlar. Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans. eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. Bunlar kısaca. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır. Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte.IDA-Ireland. Örneğin.Forfas. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır. Cilt I C.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır. bağışlar. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup.dpt. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir. bu planların ilki 1988-1993. Destekler. ii. hizmetler.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. dönem sonunda işsizlik oranı %11. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. IDA-Ireland. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir. 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur. 1. Öte yandan. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi.7) gerçekleşmiştir. iii. Forbairt ve Forfas’tır. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır. Yardımları. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir.

3.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir.000.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır. 2000 yılında İrlanda. 26 http://ekutup. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi. son on yılda nüfus 250. aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır. Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh.İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. 5.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi. İrlanda’nın başarısı. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. AB ortalamasına yükselmiştir.pdf . Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi. 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. Cilt I %40 artarken. Ancak buna rağmen.dpt. 6.tr/bolgesel/keas-I. istihdam 500. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır. 2. Plan. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur. Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon. 2002. 2. 1998’de kişi başı GSYİH. 5): 1. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin.000 artmıştır.

iii. Udaras Na Gaeltachta. Bu ajansın en önemli görevi. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması.Sosyal sürdürülebilirlik. Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır. 27 http://ekutup. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir. İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı. 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur.gov. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans. Bilindiği gibi. Bunlardan. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı.tr/bolgesel/keas-I. 3. Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal. 1992: 3). Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ii. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır. Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. ikincisi de. Sözü edilen bilgi ağı. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır.pdf . Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir.Çevresel sürdürülebilirlik. Temel faaliyetleri. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı.Ekonomik sürdürülebilirlik. gerekse kamu kurumları. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır. gerek tek başına.

Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır. Birr Teknoloji Merkezi. 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. satışlarını %12.tr/bolgesel/keas-I. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır. turizm etkinlikleri ve sanayi. Tipperary Teknoloji Parkı. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı. Gelişen endüstri bölgeleri.853 kişi çalışmaktadır. 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket. Shannon Kalkınma Ajansı. 2003:1). Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır. 28 http://ekutup. Tipperary Teknoloji Parkı.2 arttırmış. Kerry Teknoloji Parkı.6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report.pdf . v. Kalkınma ajansı. telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir. Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur. v. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır. bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı. 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir. Cilt I iv. bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır. Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. (Shannon Development Annual Report. 2003: 8). ihracatlarını %7.dpt. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır. 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır.

375 14.531 1998 8.1 36. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır.023 52.37 düzeyindedir (Bkz.525 37.408 28.836 15. buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36.415 15. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken.614 3.B. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır.234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup.9 35. ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3.865 127. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.5. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir. Bu bağlamda.4 36.526 15.(Tn.9 1999 11. Aydın.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB.dpt.6 1995 1.722 77. Toplam yatırım tutarına göre.078 55.772 16.6 36.tr/bolgesel/keas-I.326 1999 4.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19.1 36. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.1 oranındadır.964 15. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları.868 15. A.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır.409 11. Manisa.281 2000 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 37.388 31.Payı (%) Mar. Denizli. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır. Cilt I III. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup.TL) Türkiye(Tn.211 7. Tablo 5).8 1996 2.9 1998 8.1 ve %37.650 6. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir.3 36. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır.TL) Ege B.303 1.225 15.862 5.762 15. bu da %16.462 15. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11.Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15. Muğla.0 1994 0.328 2001 1.982 15. diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir. Uşak.318 89. belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.gov.890 2002 1.500 20.Payı (%) 1993 0.6 1997 4. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır.pdf .

197 488.853 36.521 2001 345 834 2. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 30 http://ekutup.625 7.813 5.660 96.154 2002 450 1.427 28.355 2000 25.018 54.251 3. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51.673 190.tr/bolgesel/keas-I. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir.927 192.146 12. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15.633 102.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi.201 12.9 1997 57.406 18 25. Cilt I Diğer taraftan.gov. Bu bağlamda. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1.358 3.762 23 17 1993 5.357 3.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş.678 121.479 110.757 2.9 22.958 31.921 2002 22.050 2. Marmara Bölgesi ise %36.285 10.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür.B.874 22.949 335.pdf .966 2000 559 1.7’dir.3 1994 6.480 1998 47. Marmara Bölgesi’nin payı %24.2 1992 5.8 düzeyinde olmuştur.202 20. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar. belge sayısı daha fazla.dpt. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır.4 iken. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir.7.049 66.8 24.394 2001 17. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11.738 60.933 13. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38.7 1996 23.7 paya sahip olmuştur.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15.886 226.453 1999 31.144 1998 639 1. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde.290 1999 518 1.573 4.8 29.688 287.Payı (%) Mar.912 11.101 107.004 142. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL.997 48.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2. Buna karşılık.331 78.041 10.5 26.75 27 1995 10.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.

3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır.093 10 6.07. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir. 1. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege . ikinci sırayı %20. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken.org.501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB.T.327 1999 1.7 oranında bir artış söz konusu iken.BAN Kam.198 1996 1. Serm.9 olmakla birlikte.138 Türkiye T. 6. Cilt I B. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.gov.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır.083 6.230 7. * 16.837 1998 1. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14.881 6.160 6.284 7. İzmir. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC.1’i ise özel sermayelidir.116 6.tbb.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk.Bank.dpt. Özel Ser.tr 31 http://ekutup. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15.Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093. 5.093 1. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir.4’lük payı ile İş Bankası.tr. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli.ve YAT. Özel Serm.tbb. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır.073 6. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir.pdf . bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir. Serm. B.org.721 3.063 1995 1. %48. www.tr/bolgesel/keas-I.416 1997 1.891 Kaynak: TBB.2003 itibari ile. Kam. Zira İzmir hariç.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. TMSF YAB. Yab. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir. www.095 6.862 2.267 7.BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL. Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11.999 1993 1. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.881 5. 1.796 2001 2003* 1. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB.Bank. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur.155 1994 1.632 2000 1.Topl.Ser.2’si kamusal sermayeli.

227 3.8) ile İş Bankası.418 13.10 1998 916 68. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87.790 394 3.org.977 101.715 0.128 23.717 1. (Tn TL) Türkiye (Tn.150 8. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10.691 5.994 34.10 1997 534 42. bunları sırasıyla.037 138.292 192 1996 258 19. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde.07.851 21.861 2. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.827 97.914 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.502 141.019 110.pdf .2’dir.gov.09 2001 1. Denizli./ Türkiye 56 3.737 37.532 47.086 0.075 5.927 21.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır.233 61.833 49.071 40. Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.844 137. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup. Aydın.10 1999 1. ikinci sırada 106 şube (%17. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada.203 80. www.895 431.032 1.471 59.dpt.168 42.09 2000 1. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir.672 80. ihtisas kredilerinin payı %12. 2001 yılında %66.860 0.083 92.434 26.661 13.327 30. Bunun %34.069 29.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır. Manisa üçüncü sırada yer alırken.526 17.242 2. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi.016 12.609 266.376 196. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur.694 876 8. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn. %59.11 Kaynak: TBB. Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa. ilk sırada 137 şube (%22. 27 şube yabancı banka statüsünde.181 84.805 144.122 0. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30.5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir.07 780. bu oran 2001 yılında %15.578 115.17’si (311 şube) kamusal sermayeli.690 7.721 23. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.521 35. Buna karşılık.894 2.7’ye gerilemiştir.580 2.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup.213 0.406 70.720 5.436 14.10 0.701 29.tr/bolgesel/keas-I.811 0. Afyon.513 479.tbb.272 72. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.743 0. 1994 yılındaki %72.861 1. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir. Muğla ikinci sırada.936 1.115 21.7’ye yükselmiştir.5’ine sahipken.2’lik pay.824 204.8 iken.TL) Ege Böl.247 9.020 768 78 1995 136 7.472 2.

0 Muğla 7.9 5. 33 http://ekutup. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur.8 12.0 0.0 0.2 0. Diğer taraftan.8 İzmir 16.4 1.5 69. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir.0 0.0 Afyon 4.6 4.dpt.9 68.0 0.0 0.0 3.2 9. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır.0 0. döviz tevdiat hesaplarında İzmir.org.pdf .9 20.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir.5 Denizcilik 0. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır.2 0.tbb. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10. Bunlar. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir.5 3.5 28.5 5.gov.6 0.tr/bolgesel/keas-I. Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır.0 0. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir.3 Aydın 0.8 4.3 Mesleki 0.5’a kadar gerilemiştir.4 30.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 68.4 5.0 4.0 0.7 3.3 87.9 31. 1994 yılında %12 olan bu pay.4 0.0 0. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır.2 İhtisas Dışı 77.9 35.5 2.0 0.3 Denizli 2.8 Kütahya 17.1 2.3 71.menkul 19.2 Türkiye 7.0 0.1 6.0 3. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde.0 0.8 3.9 17. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.1 0.3 31.9 94. giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9. www.4 1. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır. Manisa.0 0. Hem Türkiye. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir.2 22. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır.6 82.0 1.5 Uşak 1.2 İhtisas Diğer Kredileri 1.0 Turizm 0.9 13. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.8 Kaynak: TBB.0 0.7 Manisa 15. Bunu Denizli.7 6.1 64.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.0 12. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G.

0 3.3 6.7 0.dpt.0 Afyon 23. Döviz Diğer Altın Topl. Bunların 36’sı ulusal pazarda.7 Manisa 32.0 0.5 35. www. Mevd.1 41.8 65.8 23.6 46.0 0.1 Uşak 27.Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle.5 40.4 0. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar.7 42.5 5.0 8.8 Afyon 26.0 Kütahya 17.3 57.9 7.3 Denizli 55. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.0 0.9 41.0 0.7 58.6 53.8 20.9 Denizli 32.3 33.0 0.0 34.0 1.5 5.5 23.7 1.7 34.9 27.9 48.3 9.1 2. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz.3 88.2 18.tr 6.2 1.org.6 Muğla 24.0 Kaynak: TBB.0 0.org.4 10.6 0.7 Aydın 45.4 14.tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.0 0.7 78.2 0.4 67.0 36.0 0. Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas. Tablo 14). Tev.2 75.3 23.1 2.3 55.4 11.3 2.6 20. Tic.0 0. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır.pdf .2 35.7 68.0 0.1 0.1 2.0 0. C.4 95. 1’i ikinci ulusal pazarda.3 27. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir.6 33. Mevd.5 49. Kur.5 67.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını.0 5.3 31. Mevd.9 30.9 3.6 2000 47.2 Aydın 23.Kur Bank.tr/bolgesel/keas-I.2 51.4 2.8 47.5 0.6 48.2 33.4 Uşak 10.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 2. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır.6 İzmir 68.Hes.6 0.4 36. Res.1 47.3 Kaynak: TBB.2 2001 28.3 36.0 1.8 47.5 3.2 59.0 0.6 29. www.5 Türkiye 23.0 0. Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74. İzmir 39. Depo Hsp.5 131.5 4.6 41.8 0.tbb.8 3. Mevd.0 0.8 0.7 27.1 0.tbb.1 44. Mevd.8 0.3 2.1 0.9 24. Mevd.0 0.gov.8 Manisa 49.5 87.0 0. 34 http://ekutup.0 64.6 16.0 0.8 17.0 7.8 Muğla 47.7 1998 68.6 1999 42.0 0. Sertifi.0 0.5 Kütahya 25. dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli.

Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken. ikinci sırayı Kimya.Petrol.716. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir. Tablo 14).600 303. Ege bölgesi merkezli olup. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde. bu gruplamada Türkiye genelinde 11. Örneğin.222. 1’i Afyon. İçki ve Tütün Dokuma.210 70.gov.180. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5.454 61. Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır. 1’i Kütahya. İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır. İmalat Sanayii Gıda.054 297.05 düzeyindedir. ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6. sırada yer alan Petkim A.38 düzeyinde gerçekleşmiştir. 1’i toptan ve perakende ticaret.601 3.254.848 16.920 521. Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20. İkinci Ulusal Pazar 3. 3. otel ve lokanta. 4’ü Denizli. 45 şirketin 37’si İzmir.074.000 15.830 1. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. Metal Ana Sanayii Metal Eşya.005 140. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23). Toptan ve Perakende Ticaret.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16. Giy. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2.pdf .7) almaktadır (Bkz. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San.Ş. Makine ve Gereç Yapımı b.547 8. Petrol. Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.tr/bolgesel/keas-I. Diğer taraftan.343 55. Aynı göstergelerle. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup.dpt. Ulusal Pazar a.146 109.32 düzeyindedir. Aynı tarih itibariyle.005 3.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur. 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir.36 iken.213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5.

hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. 2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir.318 10. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi. yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar. Uluslararası finansal kaynaklar. İçki ve Tütün Dokuma.271) 1. hibe ve benzeri finansal kaynaklar.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. (i) AB Fonları.719.436 184.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir.877 206.692 191.149 902.041.981 74.052 (201. Makine ve Gereç Yapımı b.119 25.pdf .. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır.956. (iii) firmaların öz sermayeleri.483 Öte yandan.282 147. Ulusal Pazar a. Toptan ve Perakende Ticaret.dpt. 2.218 299. (ii) Dünya Bankası.135 15. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1. Giy. (i) kamusal kaynaklar. Yukarıda sözü edilen kaynaklar.330 1. Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken. İmalat Sanayii Gıda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir. Diğer taraftan. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. D.gov. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken.tr/bolgesel/keas-I.Petrol.855. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında. İkinci Ulusal Pazar 3. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c.111 36. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar.

Manisa oluşturmaktadır. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. 37 http://ekutup. tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır. Burdur. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır. Gaziantep ve Adana’dır. Kastamonu. Aydın. Ancak. Zonguldak. Aynı dönemde. Cilt I yapacaktır. Türkiye. Edirne. Antalya. periferisinde yer alan Bolu.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. Isparta. Bölgesel politikalara. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla.gov. Çanakkale. Bunlarla birlikte. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir. Tekirdağ. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır. Sakarya. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı.7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir. başka şeyler yanında. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon. Kocaeli. 2002: 75) Öte yandan. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. İstanbul sadece. bu oranın 1995 yılında %29. Ancak. bu konulara yönelik kapsamlı. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır. İkinci derece polarize merkezler Ankara. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı.tr/bolgesel/keas-I. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır. aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi. Model. Dolayısıyla. IV. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir.dpt. İzmir. özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim.5. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. En azından. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. Bunun için. Zira. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber. Denizli. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır.pdf . Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2003: 98-127). Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO. tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu.dpt. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım). elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir. 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler.gov. Diğer taraftan. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Diğer taraftan. Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir. 38 http://ekutup. Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği). gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. Örneğin. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz. şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken. Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. Türkiye’de buna benzer ilk girişimler. Dolayısıyla Ege. Ertuna-Altay. Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır. bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür. Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi. 1996). merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir. Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar.pdf . çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür. Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. hem banka sayıları.

hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir. Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada. İzmir limanı bilindiği gibi. 3.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’den Afyon’a.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini. 2. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan.Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir. 39 http://ekutup. 3.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir. gerekse münferit faaliyette bulunan. 1. 4. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı. 2. ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz.bireysel. Bu bağlamda. teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek. hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır. Altay-Gacener. ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir.gov. Ön koşullar sırasıyla. ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1.pdf . Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği). hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi.dpt.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli. orta vadede bölgedeki. 2003:18-28).

bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır. 2003. bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir. Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N.pdf .EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak.dpt. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir. İzmir 40 http://ekutup. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir. bunlar. 6. Ağustos. Ege Teknoloji Ağı (Networku). Oğuzhan Altay.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir. EBKA öncülüğünde Ege Teknopark. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 5.

tr/bgyu/bg83-97.Ş. Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”. http://www. Ağustos. Yıl 5. Bursa. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. http://www. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde.html. Kaynak: N. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler. Ekin Kitabevi.pdf . DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A. Sayı 28. Active Bankacılık ve Finans Dergisi. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu.html 41 http://ekutup. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında. MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A. Oğuzhan ve A.tr/bolgesel/keas-I. 4. Brüksel. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir.dpt. İzmir. Uygulama yönünden bakıldığında da. Ekim-Aralık.Ş. KAYNAKÇA Altay.Ş. Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği. 2003. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar. Baskı.iso.tr/html/siteindex.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.org.Ş.dpt. Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A. Dinler. DPT. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A. Oğuzhan Altay.gov.Ş. N.

Rosenstein-Rodan P. http://www.08. North American Policy Group. Journal of Future’s Technologies. Caner ve N. McNiven.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh. Taymaz.tr/html/siteindex.66-71.2003. Han E. 2002. Önder).. Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”.la. 1. İktisat Fakültesi. Bölgeler ve İller Bazında. İnceleme. Perez. Krishna.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development..189.eu. Shannon Development (1992) Agent of Change Report.gov. http://unpan1.2003.2003. Kibritçioğlu. O.tr/veri.pdf. (1999) İktisadi Kalkınma. Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü. Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment.. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”. New York and Geneva. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”. J. Lynden. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı.15.pdf.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002.un. Michael A.pdf.: Cem Toker.pdf Porter. “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ. K. Eskişehir. İstanbul.E. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”.. 1.gov.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara. 77-90.edu/~kkrishna/unbalgro.ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report. http://econ.shannon-dev.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf Kumral. http://europa. Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki.N.pdf . İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002. A.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01.15.html Haliloğlu. 56-61. http://www. Shannon Development Annual Report 2002. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”. Haziran. Plumstead J.tr/bolgesel/keas-I. Toplum ve Bilim. Bahar. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir. 48. http://www.tr/bgyu/bolgeler. http://www. Anadolu Üniversitesi.org.D. 50-61.dpt. United Nations Conference on Trade and Development(2000). http://www. Savaş.Baskı. Harvard Business Review.gov. (2003) UnbakancedGrowth. Ertuna. Araştırma. UK.pdf. Kaya A.Vural F. Mod. ss.org/en/docs//wir2000_en. Nov-Dec.may. İzmir. ss. http://www. Ruben G. ss. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar.psu.08. -Walsh. No. (1966). Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”. ss.imkb.iso.dpt. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar. İzmir Ticaret Odası Yayını. 42 http://ekutup. Mercado. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds.unctad. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10. C.08.

Gölemezli. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. 1. sırada yer almaktadır. çeşitli tuzlar. Buldan. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş.gov. PAÜ Eğitim Fakültesi.dpt. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamara-Yenice. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur.. enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut.500Mw’dır.tr/bolgesel/keas-I. yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan. Karataş. dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları. Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır. gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal. Hızlı nüfus artışı. sırada. Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni . PAÜ İİBF. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd. Tekkehamam. Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Sarayköy. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. Doç.pdf . Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür. önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup. Avrupa’da ise 2. 2000: 128). Dr. 1996). ekolojik dengeyi bozmaktadır. Karahayıt. Jeotermal enerji. Gör.. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7. Tosunlar. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir.dpt. Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz. Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. Bu büyük bir enerji kaybıdır. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir. Jeotermal enerji.1. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında. Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır. TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. Cilt I 23. 2.gov. Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin.tr/bolgesel/keas-I. İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir. Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı. Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd. seraların ısıtılmasında. Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir. Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. 1994: 156). 1994: 13). Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır.4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir.2-98ºC arasında değişmektedir. alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır. Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya.pdf . çevre kirliliği yaratmayan. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde.

Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır. 2. Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. 1994: 112). Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir.2. pek çok kullanım alanı vardır.8Mw elektrik verilmiştir. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir. %90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır. 19. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir.gov. Cenazelerde. Yangın söndürme aletlerinde.pdf . Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder. Gıda maddesi saklamada.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi. Trigonik Kamyonlarda. 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir. Meşrubat sanayi. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde).dpt. 2. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır. Endüstride (Örnek: kaynak işleri). Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından. Kuru buz üretilirken. ilaçların yapım ve korunmasında). Bunlar kısaca. Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır.tr/bolgesel/keas-I. Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17. Hazır dondurmacılarda. Tıp Alanında (Organ nakillerinde.3. Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. Günümüzde ise. 45 http://ekutup. Eğlence Merkezlerinde. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır. Seralarda. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir. buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir. Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır.000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır.

Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta.000 Gölemezli 4. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır.500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır. 1 dekar için ise 10001500lt. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır. Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir.pdf . 46 http://ekutup. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt.dpt. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji. Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır. mazot yakılması gerekmektedir. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için.tr/bolgesel/keas-I. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte. Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir. Yalova’da 46 ton. Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır. Yenilenebilir. Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir. Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur. 2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır. dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14.5 kg fuil-oil.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır.500 Toplam 27.gov. mazota ihtiyaç vardır.000 Tekkehamam-Bağcık 1.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003). ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir. Ancak.

2001: 4). Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir. Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. 2.dpt. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde.000 TL gelir elde edilecektir.000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır. Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600. Denizli jeotermal sahasında 138.tr/bolgesel/keas-I. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir.000-700. çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır. Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir. aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır. 47 http://ekutup. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir.pdf .000. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli.000. bütün sahadan yaklaşık olarak 250. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir. kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp. Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi . Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak. Böylece. söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. tekstil. Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır.gov.000 TL’den satılmaktadır. Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir. Proje Önerisi Detay Raporu.4.

Ortakçı. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır. Tekkeköy. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir.000. Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. Pamukkale gerek şifa verici özelliği. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir. Çizmeli kaplıcaları. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği. avcılık turizmi de çok önemlidir.tr/bolgesel/keas-I.pdf . turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır. İnaltı. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir.gov. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı.dpt.000-20. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır. Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir. Sağlık. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir.000 TL’dir. Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır.000 TL’dir. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup. Denizli’de ayrıca yayla turizmi. Bölge kaplıca bakımından çok zengindir. buhar. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000. Buldan İlçesinde: Yenicekent. Denizli’de. Denizli’de tarihi. Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20.

Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır.tr/bolgesel/keas-I. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta.. 1993: 41). Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların..dpt. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5.. Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır. Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman. Bilindiği gibi jeotermal enerji. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1). Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür. çevre dostu. en düşük sıcaklık -11.pdf . JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.. Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir.2ºC.4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir. Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir. Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir. 3. 49 http://ekutup. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir.7ºC. en yüksek sıcaklık 42. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir. Denizli’de. soğuk-serin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit. Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere.. Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir. . Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar. +4ºC’den yüksek. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir.gov. Ayrıca. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır. Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır. sıcak. insan sağlığına zarar vermektedir. 12Cº’den ise düşüktür. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı.

Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır. Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan.dpt. Aynı zamanda.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır. 1994). dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir. Yani. Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde. 180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir. rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir.gov. tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir. 50 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.pdf . jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır.000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.000.000. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir.000 TL. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200.dpt..000 TL’dir.tr/bolgesel/keas-I.5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir.gov.000 TL. 1 ton fuil-oil 790. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir. 1 ton odun 150.000. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı.000 TL. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1. harcanmaktadır.000-50.000.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir. 51 http://ekutup.000 liraya ısınabilecektir. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30.000.000. Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50.pdf . Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür.

Erişen. ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır. 9 i. Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay .9 9 .9 as .03 0. elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen. Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2. 1999: 44). Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir. fuil-oil.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 is.9 9 9 M otorin 9 O ca .Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır.06 $/1000kcal 0. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri.05 0.07 0.tr/bolgesel/keas-I. Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır.dpt.9 ra .01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri.02 0. En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz.9 9 .9 9 8 Ey l.gov. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur.pdf K as . Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması.000 civarında olmaktadır.04 0. 0.08 0. (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji.9 9 8 9 9 M ar . doğal gaz. jeotermal M 52 H http://ekutup. Aynı zamanda.9 az . alt yapı hizmeti getiren. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır.9 Te m A N Ek K Şekil 6. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür. kömür.

Denilebilir ki. 1987: 81). ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43. koku vb. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. rahat. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar.gov. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak. kükürtoksit. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi. temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir. Böylece altyapı sorunu olmayan. Tüm bu sebeplerin yanında. Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup.-$ olduğu. ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. huzur. Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. Aralık 2002). bacalardan karbondioksit. is. gaz.pdf . jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir. evlerin mahallelerin soğutulması. Ayrıca. Denizli’de tüketilen 50. Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen. Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir. soğuk hava deposu işletmeciliği. sıcak su elde etmek için elektrik. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. konfor. mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85. temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır. Dünyada jeotermal enerjiden. sıvı. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir. yeşil. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. karbonmonoksit. Yıl boyunca sıcak su imkanı. kül. Yapılan hesaplara göre.dpt. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. Endüstriyel soğutma. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30.tr/bolgesel/keas-I. tüp. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir. Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir.-$ olacağı hesaplanmıştır. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi. Katı.

Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. Tabii Sorunlar. SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak.pdf . Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır. Bu sebepleri kısaca. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır. Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır. badem. tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. 4. biber. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir. Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur. Politik Yaklaşımlar. Yetişmiş Eleman Eksikliği. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek.gov. Ayrıca. pişmiş yiyecek hazırlama. hazır çorbalar da üretilebilir. sarımsak. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup. bamya gibi sebzeler yanında elma. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır. Hukuki Sorunlar. sanayiinin gelişebilmesi. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. patates. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir.dpt. soğan. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır. Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır. Bu tür tesislerde fasulye.

Mart Sayı 15. Sera Isıtması. [12-30]. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir. [59]. (son ulaşım: 01 Nisan 2003). Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. (2000) Türkiye Enerji Kaynakları. S. Yiğit Ü. KAYNAKÇA Acar. [81]. (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003).tr/bolgesel/keas-I. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır. 55 http://ekutup. [112]. H.dpt.pdf . Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi. [128]. “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www.org. Özpınar Y. Jeoloji Böl. A. [3-12]. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. Ankara.. Denizli. No:73. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Ü. Denizli. Gül. Acar. Jeotermal Derneği. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır.Yüksek Lisans Tezi. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”. [107].jeotermaldernegi. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. Y.tr/ .000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler. Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi. Erişen.. B. Enerji Potansiyeli” Karabulut. (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Denizli. Ankara.gov. Denizli. Eşder T. (1993) Ege Ovalarının İklimi. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Orme Jeotermal.. (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. Koçman. Denizli. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kumsar. [44]. Denizli. Kreditanstalt Für Wiederaufbau. M. Temmuz.

. Proje Önerisi Detay Raporu. Kumsar. Denizli.pdf . [154-158]. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. Öz..dpt. I.tr/bolgesel/keas-I. K.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yıldız Teknik Üniversitesi. (1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”. İstanbul. Y. Özpınar.. Özkaya. Denizli. [4-5]. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Cilt. 56 http://ekutup. M. Çevre Bakanlığı. Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi. [44]. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”. Denizli.. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri. Ankara. E. Gökgöz. (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi. H.gov. A. [13]. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. Topel.

Cilt I 57 http://ekutup.pdf .gov.dpt.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir. ticaret. Eğitim Fakültesi 1. Ege Bölgesinde ise 6. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken.Ö. İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir. Ege Bölgesi’ndeki 8. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”.pdf .günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır. İstanbul’dan önce elektriğin. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur.gov.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle. Dr. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil.dpt. sırada yer alır. Uşak’ta yerleşme İ. Günümüzde Türkiye’deki 81. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar. Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur.. İkinci bölümde 58 http://ekutup. Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd. Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı.. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2. Öyle ki. 1950-1980 yılları arasında ise. deri. Doç. Pamukkale Üniversitesi. bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir. Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre. 4000 yılına kadar iner. sanayi. çok kere el değiştirmiş.

1. Ege Bölgesinde 6. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir. II.Ö. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale. Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde.001’dir. Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler. Halıpazarı Köprüsü. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir. Uşak kelimesi. daha sonra sırasıyla Pers. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. XII.dpt. torun". binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir. sırada gelmektedir.1. Uşak. 1. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır.pdf . Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür. 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler. Arapça’da "aşıklar". Kütahya. Yönetim İşlevi Uşak. Çağatay Türkçesi’nde "oğul. sırada. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. Makedonya Krallığı. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu. I.gov. Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır.Ö. 1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde. Muğla. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. 2. Aydın. halk dilinde ise "esir.tr/bolgesel/keas-I. Ancak. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. Uşak. M. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü. M. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü.1. Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir. Ancak Prof. Dr. 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. Sarıkız Köprüsü. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı. Uşak M. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. 59 http://ekutup. Taş Han. Denizli. (1999) Aynı zamanda Uşak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.S. Manisa.

Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak. 14. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. Aynı tarihte. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir.tr/bolgesel/keas-I. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince.dpt. Buna göre. Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip. 15 tanesi 1000-500 arası. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen. Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi.” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar. Uşak’ın bu idari fonksiyonu. Bundan dolayıdır ki. 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme.. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. Banaz. savaş esnasında hemen her şey yok oldu. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi.gov. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. 15 Temmuz 1953 tarihinde. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri.. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi. Cilt I (M. Bunlar. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. yerleşik alan ise 4325 hektardır. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak. Ancak 20. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı. Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi.pdf . Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır.. herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar. Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2. (1997). siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir.1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19.

birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır. Meteoroloji Müdürlüğü. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır.Belediye Başkanı. Müftülük Özdemir Mahallesinde. Cilt I üzere.diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. 2. 61 http://ekutup. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur. 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre.gov. Zabıta Müdürlüğü.2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde. Aşevi.1. Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır. 61.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990). Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8.tr/bolgesel/keas-I. Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir. gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar. Bunun dışında Uşak-İzmir. Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü.idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü. Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır.Ş. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır.897 işyerine ulaşmıştır. ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir. Belediye toplu Konut İdaresi.Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT). Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası. Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır.dpt. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır .609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7. Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir).pdf . Türkiye Elektrik Dağıtım A. İmar Müdürlüğü. Gerek yurt içi. YSE ve Köy Hizmetleri. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde. Bunun da 8. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır. Yukarıdaki resmi . Bunun 584 tanesi küçük. Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir. Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1). Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır. Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23. her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar. Otogar Müdürlüğü. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda. Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. Bölge Müdürlüğü.

halı.3 13. Cilt I Uşak’taki 7. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir.150. 950 tanesi toptan ticaret (%13. Konya. Gaziantep. kundura. mobilya. Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86. Adana. Uşak yakın çevresi için (Gediz. Salihli. 62 http://ekutup. pamuklu dokuma mamulleri. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44.301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. demirciler. tamirciler. kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb. muhasebeciler. Kayseri. Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir.105. başta İstanbul.marangozlar. fotoğrafçılar vb. 9 tanesi tüketim kooperatifi. Dumlupınar.604. mühendislik-müşavirlik büroları.4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri .4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur. mısır nişastası. Nüfusu 100. kooperatif. bakkallar. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3.731 7. 2. manavlar. TL gelir elde etmiştir.0 0. kuaför ve berberler.0).dpt. avukat. manifatura. kilim. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür. konfeksiyon. Çal.500.Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir.tr/bolgesel/keas-I.301 Oran (%) 49. halı şeker vs.pdf . Süller. Kula Selendi vb. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir. Uşak Belediyesi satışlarından 3.600 950 21 2. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya. tuhafiye. yani 1923 yılında kurulmuştur. Çivril. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler.1. züccaciye. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi. 2731 tanesi de %37. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır. sigorta ve finans kurumları.3) perakende ticaret. Simav.000.7) . peluş battaniye. İzmir. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır. 21 tanesi banka. fayans. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. marketler. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi.gov.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir. kırtasiye. Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 37. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. Mersin. doktorlar. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır.000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup.

pdf . 1990 yılında.678 milyon dolarlık ithalat. Cumhuriyet Caddesi. manifaturacılar belediye çevresinde. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. son hafta bir işte çalışan 51. Uşak’ta sanayileşme. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde.895. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta.000 TL olarak gerçekleşmiştir. İsmet Paşa Caddesi. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. 125. Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir.tr/bolgesel/keas-I.06. hayvan tacirleri. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar. toplam 1263’tür. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1. Kollektif şirket 24.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde. Limited şirket 1. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. lokantalar İsmet Paşa . Nuri Şeker Caddesi. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. Battaniye %24. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır. Örneğin. Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir. 19.926. 30.dpt. Belediye işhanında. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde.gov. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri.6’sını oluşturmaktadır. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. Uşak Dış Ticareti hakkında.200. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. Nuri Şeker. 2. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158.08. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde. Balık Pazarı çevresinde. İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır.915. İsmet Paşa Caddesi.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde. Bu da tüm çalışanların %48.343 kişiden 11.000. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar. Ayrıca. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır. merkez ilçede.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir. derece rol oynaması beklenmektedir. 01.099.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim.01. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi.263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. 1997’de Uşak Gümrüğü 1. hem de büyümektedir. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir. Nuri Şeker Caddesi. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi. Ne var ki. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25. diğerleri %22.000 kişidir. Deri %44.4 Sanayi İşlevi Uşak. 1997 yılına kadar 3. Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. kamu kuruluşu harcamaları ise 452.000 TL’yi bulurken. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1.1. gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı.227.1996 ile 01. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde. Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır.döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası. İslice Mahallesi.

Alpullu Şeker Fabrikası ise 26. Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10.750 kişi).435 kişinin çalıştığı fabrikada 330.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. 6. 37.1926’da gerçekleşmiştir.pdf .000 kişi).000. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta.000.gov. şeker (950 kişi).11. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3. Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir.000 ton pancar işlenmiş.000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75.500.12.199 kişi çalışmakta idi.000$) gelir sağlamıştır. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi.262 ton pancar işleyip. 1982’de 1.tr/bolgesel/keas-I. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır.devletin katkısı ise çok azdır. Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27. Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu. 64 http://ekutup. 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30.000.1926 tarihinde açılmıştır. Yukarıda değinildiği gibi.500 kişi). Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi. Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir.540 ton olarak gerçekleşmiştir. en önemli endüstri kolu halı. kilim ve battaniye endüstrisidir. Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre. Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10.1925’te atılmış. battaniye ve trikotaj (5. bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu.dpt. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar. Görüldüğü gibi. İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır.400 tonu kristal. pamuklu dokuma (3. 114 ton şeker üretmiştir. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir. Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır. Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. deri (3. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1.10. Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu.750 kişi). Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir.

Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. zımpara. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı. sanayide çalışan nüfusun (11.236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir.45’iııi oluşturmaktadır. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür. Sosyo . Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu.229. Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan.1. 2.819) ancak %0. Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi. 65 http://ekutup. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. sağlık. Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur. SSK Hastanesinde 8. Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar. Bu anlamda. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir.980’e ulaşmıştır.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde. Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır . Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur.900 tonluk talk yatakları. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır.5. Bu sayı. Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş. Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir. resmi kurumlar hariç.000 ton rezervli Kaolen’dir. 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan.gov.Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar.000’den fazla eser sergilenmektedir. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir. Sağlık Meslek Lisesi. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17. Verem Savaş Dispanseri.dpt. sosyal donatım alanları. Uşak Müzesi. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır.

Türk Hava Kurumu. Nur cami. Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. Keleter Cami. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır. Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos.pdf . Kargıcı Cami. şiir dinletileri. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. futbol. Alaa Cami. basketbol. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. Karaağaç Cami. sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir. Hacı Efe Cami. Aşevi. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir.dpt. Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. Atıcılık. panel. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar. Yamanlarlı Camii. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. Çocuk Esirgeme Kurumu. 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. Yeni Otogar Parkı. Deveci cami. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır. teakwando. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. Çinge Parkı. binicilik. Uşak kütüphanesinin yanındadır. Belediye Parkı. Egemenlik Parkı. Cinibiz cami. Burma Cami.tr/bolgesel/keas-I. cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup. boks. güreş. Bozkuş Köyü Futbol Sahası. sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. Belediye fidan dikme. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. Çevre Köyü Futbol Sahası. Çakaloz cami. Sümbüllü Cami. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. siyasi parti örgütleri. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. (1999) 8400 m² açık.gov. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. Ulu Caminin doğusunda yer alır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tiritoğlu Parkı. Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu. Uşak Kent Meydanı Parkı. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Mutaf Camii. Memur Evleri Parkı. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. özel vakıflar. İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Yardım Sevenler Derneği. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir. Konferans salonu ise 1 adet olup. halter. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. Şeker Fabrikası Cami. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. Yılancı Cami. bilardo. İI genelinde 196’sı bayan.

şifalı suları. en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. ve 19. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti. 18.1. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi. 13. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı. eğitim. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır.349’dur.dpt.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. Tarihi anıtları. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır. kadar batısında bulunmaktaydı. Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup.1. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı.pdf . Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım.. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. Bunun en büyük nedeni.tr/bolgesel/keas-I. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5. Yüzyıla dayanır. zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir.gov. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır. Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır. projeler geliştirmesi zorunludur.6. İşte 13. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup. Cilt I kuruluşların başında gelirler. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği. 3. bunların yatak kapasitesi ise 3. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. Turizm yatırım belgeli 2. Uşak’taki bu mahalleler 17. 2. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler. Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. Mende Beyi oğluna. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek. KONUT ALANLARI 3. Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi.

Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur.pdf . Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II. İstanbul. İstanbul. Yılında Uşak. 68 http://ekutup. İstanbul. Erzurum. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. Ankara. İstanbul Üniversitesi. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. Uşak Valiliği. Ankara. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. Uşak. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası.Hicaz Bölümü. "Gavur Mahallesi" idi). Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını. İstanbul. İstanbul Üniversitesi. Tunçdilek. Haşim (1971) Uşak Tarihi. No 99. Ankara. Elmalıdere. Anadolu-Musul . No 14. No 39. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir.dpt. DPT Yayınları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Uşak. İzmir.tr/bolgesel/keas-I. No 4. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir. 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. Tümertekin. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası. 1997 yılında kurulan Fatih. Özav Lütfi. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. Sayı 4. Tümer. Abdülhamit zamanında. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. No: 72. 4. İstanbul. Ankara. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı. Ege Üniversitesi. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. İstanbul Üniversitesi. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır. Yayınları. Coğrafya Enstitüsü. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. No 1806. Atatürk Üniversitesi Yayını. Üçdal Neşriyat.gov.

tr/bolgesel/keas-I.gov.pdf . Cilt I 69 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.

Çalışma. Yerleşim sorunu ise “arsa”. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. Kamu Yönetimi Bölümü. Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kent planlaması.tr/bolgesel/keas-I. eğitim ve kültür mekanları. Ülke. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur. 70 http://ekutup. Cumhuriyetten buyana. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir.dpt.gov. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Doç. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır. Hatay 1. ulaşım. MKÜ. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. kent planlamanın amacı.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. konut. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. bölge. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır. yasal araçları. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur. sanayi bölgeleri. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren. İİBF. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). Kent planlaması.. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. yerleşim düzenleri. kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir. 2. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. ekonomik. Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır. Diğer bir ifade ile. mimarlar ve mühendisler odası vb. Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. süreci.pdf . Ülkemizde. Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri. yeşil alanları. iş sahaları vs. Kent planlamasıyla. kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır.

Bu açıdan kentsel planın amacı. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. 3.com).org). tarım. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu. kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir. 1991: 286). mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan. Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. Bu açıdan. 1995: 14/7).pdf . dayanışma ve iletişimi güçlü. planlama. parkların. Bu amaçla planlama. turizm. içinde bulunduğu sorunlar. Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir.org. sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer. Bir kentin tarihsel süreci. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır. 1973: 95).tr).dpt. çevresel. başarılı bir planda en temel unsurlardır. Kent gündeminde. siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür. iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. Yayla (1975: 9). 1998: 176). Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde.gov. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. her düşünce ve meslek grubundan. yolların. kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu. Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak. içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı.5). KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. Bunun için. amaç. kent planlamasını. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar. ekonomik. kamu kurumlarının. Çart. ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray. 1998: 206) olarak tanımlanmaktadır. yapiworld. aydinlanma1923. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır. Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. sanayi. “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel. kentlilerin aktif katılımının sağlandığı. yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

19.. 2000: 171). Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal. daha sonra ise.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz. Hindistan’da. İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır.org). toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. 1962: 79). hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar. Japonya’da.gov.dpt. yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. V.. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır. dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. kentsel araziyi. sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır. 1996: 196)..org).” (M/52).. içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir. Yavuz. Bu bağlamda. bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M. 2000: 115.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I olmakla beraber. Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır.. mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. 1962: 81). yönetim. Çalışkan. 2000: 44. 1998: 176. aydinlanma1923. Çin’de. Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten. Yüzyıldan 17. Yüzyıla kadar. Roma’da ve Yunan’da. Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. ekonomik. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay. 1982 Anayasası da buna ek olarak “.. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu. Hippodamus. toprağın kaybolmasını önlemek . Bundan dolayı konuttan alt yapıya.Ö. az gelişmiş ülkeler. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır.org). imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven. Ancak. 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. Türkiye’de kent planlaması. 1995: 33). Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır. 1961 Anayasası “. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir. Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır. yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. BYKP. Sanayi devrimiyle beraber.. Diğer bir ifade ile gelişme. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. aydinlanma1923. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman.pdf . Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır. hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey. Çalışkan. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII. 4. 13.. Mısır’da. Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme.” (M/44) görevini devlete vermiştir. aydinlanma1923.

1995: 44). Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir.gov. 1995: 47). Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi. planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman. Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer. Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. 1998: 61). Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban. Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır. Ancak 73 http://ekutup. bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle. 1995: 46). nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir.pdf . kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. 1972: 97). 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır. 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm.dpt. 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. Kanun. Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. İmar Kanununun 47.tr/bolgesel/keas-I. Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. 1972: 97). Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış. 1993: 45). Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması. Maddesi de değişikliğe uğramıştır. 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş.

kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Keskinok.com). Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş. Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur. Yavuz. Diğer bir ifade ile planlama. yapiworld. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır.1994-4046/41 md. ve EK ibare3. Bununla beraber. ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır. Sezer’e göre. (Tunçer.tr). 74 http://ekutup. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı.tr/bolgesel/keas-I. durum tam tersine dönmüş. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir.dpt.11. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir. Gerçekten de. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş. Hatta. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde. Özellikle. Bir bakıma kent planlaması. Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için. değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır.1985. 1962: 69-71). planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır. kentliler.4. imarı. Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür. Yasa.5.gov. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. kentsel planların. aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır. İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır.pdf . İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9. imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli.org. gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya.6). Bugün. 1973: 104. EK:24. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir. yaptırmaya. palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır.org. 2000:16). Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu. merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır.1997-4232/4 md. Bu yasayla beraber.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış. Sayı:18749. aydinlanma1923. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. Sezer (1999: 17).

Özellikle II. 2002 =kentli. Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. 1962: 100-101).gov. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi. 1973: 114). birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman.org). Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine. 1972: 313-323). Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman. 1351 sayılı Kanun. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’.1928 tarih. çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir. 2 3 28. “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak. belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray. Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi.1963 gün ve 665/275 sayılı karar. vergileme gibi). 1995: 49). Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır. her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir.11. Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray. Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır. Bu açıdan bölgeleme. Maddeyi değiştirmiştir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci. yapı yasağı. 22.pdf . kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42. Bunlar. 75 http://ekutup. 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır. ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından. 5. Yasa. 1995: 14/37). düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md. Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır. bu payın. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. yapıya zorlama. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma.tr/bolgesel/keas-I.18/2). parselleme) yetkilerdir.3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42. 1995: 50). 1961 Anayasasının 38. Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması.05.

Oysa. planın vizyonuna engel olmaktadır. kent planlama sürecinde. “belediye ve valilik. özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8. katılım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İmar Yasası (Md. Gerek 1982 Anayasası (Md. Ancak. kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla.pdf . spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). artık lüks villalar. amaçları ve hedefleri belirlemek. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. aydinlanma1923. kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. Dolayısıyla. Nitekim. 6. planlı gelişmenin önüne geçmekte. Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir. Böyle bir ortamda. tavsiye edilen planı seçmek. alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir. ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür.tr/bolgesel/keas-I. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. siteler.46).18/12). KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir.dpt. 1995: 14/4-5). Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. 2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır. Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. Takas da denilebilen bu uygulamayla. 76 http://ekutup. Kentin güncel dinamikleri. kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok.gov. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. aydinlanma1923. Bunun için.org). Çalışkan. 1996: 206. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye. kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır. Bütün bunlarla beraber. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı.org). Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır. BYKP. Kavramsal. belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir.

1. hatta Türkiye’de yürütülmektedir. 1996:197). Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında. teknolojik gelişmelerden yararlanılması. küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır. 2000: 177. Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer.pdf .org. milliemlak. Böyle olunca. Dolayısıyla. %5.900 adet 77 http://ekutup. “yetki belgesi sahibi mimarlar”. gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması. plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. aydinlanma1923. aydinlanma1923. imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade. sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışkan.gov. Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor. 7. imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven.gov. 7. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir.tr/bolgesel/keas-I. bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması. Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. Tunçer. Çünkü yetki karmaşası. BYKP. kent planlarının. bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven. 1996: 197). kent planlarının. VIII. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir. sivil toplum kurumları. Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. Bu yönetişim sağlanırken. “diplomalı şehir plancıları”. Aslında bu gelişme. 1973: 96). İngiltere gibi ülkelerde. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. Genel yaklaşım.com:5-11. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması.dpt.tr). “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. Bu tür ikili karma sistem Fransa. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94. Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları. yapiworld. 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir.7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır. 2000: 16. Çalışkan. karar alma süreçlerine meslek odaları. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması.org). sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir.

Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB.dpt. 1996: 180). Özellikle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgelemeden sakınmayı. Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. Ertürk’e göre. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır. kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir. Dolayısıyla. Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus. adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir. Ayrıca. Bu açıdan. toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek.BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için. sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. Çünkü. Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus.gov. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet. Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı. Bugün kentsel gelişmenin. 7.tr/bolgesel/keas-I. BYKP. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir. 78 http://ekutup. 2000: 13). 175). kontrolsüz büyüme.pdf . Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik. ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir. kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak. istihdam. 1996: 177-178). Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk. VIII. üretim ve tüketim baskıları. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre.BYKP. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de. 1996: 174-175). 2000: 152.2. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır. ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. 2000: 15). gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir. Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır. Bu bağlamda. Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma. Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır. büyüme oranlarının çevresel etkileri. 2000: 155).

com). sürecin tümünde oluşmalıdır. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler. verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir. Özellikle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1995: 14/19-20). karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. Bu bağlamda. 2002: 4 =yapiworld.tr/bolgesel/keas-I. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. Cilt I Kentsel alanlar. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur. Kentsel tasarım. Gerçekten de.BYKP. yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında. mahalleye. kentleri.gov. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu.dpt. politikalar ve eylemler gerekmektedir. 79 http://ekutup. Çünkü. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir. park alanlarına. Kentsel mekanla ilgili sonuçlar. Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. Bu amaçla planları hazırlarken.3. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür. 1998: 1). Çünkü. aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir. 2000: 153). kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme. Bu çerçevede kent plancıları. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir.com). katılım. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber. 7. Çünkü. bugün yerel yönetimlerin. kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. 2002: 15-18 = yapiworld. sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. altyapıda bina katlarına. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. Kentsel tasarım. planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır.pdf . Bunun için de. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi. Onun için. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır. kent planları.

org).dpt. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. otopark uygulamaları. 2002: 6 =kentli. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır. Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri. kentsel tasarım. yeraltı yapılaşmalar (otopark. büyük oranda. yollar. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını.gov. sel yatakları. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. Dolayısıyla. Ankara. Dolayısıyla. hatta kent mekanında mahalle. Bu yaklaşım. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir.org). Üst ölçekli kent planı tasarım kararları. inşaat vs. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. sokak. fonksiyonların yoğun olduğu. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer.pdf . kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında. mülkiyet sınırlarında değil. Planda öncelik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. önemli bir mimari kültür. çarşı). kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. Bu merkezlerde doğal. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. Aslında. Ülkemizde bir çok kent. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. toprak kalitesi. 2003: 465-480). Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. ulaşım. 8. drenaj hatları. Cilt I kentsel planlama. Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. gelişmiş karayolu ağları. Dolayısıyla. Bugün. gelenek ve birikime sahiptir.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. yapı yerleri ve şekilleri. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. Kentsel tasarımlarla. kent mekanında varolan ve varolması gereken. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir. vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik. Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır. sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. Diğer bir ifade ile. “kentsel tasarım. anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer. aydinlanma1923.tr/bolgesel/keas-I. alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. 2002: 1-5 =kentli. Diğer bir ifade ile. kent planlamasıyla. kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler.org).

1986: 63.com). İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle. yapıda kullanılan malzemedir. GAP’taki ilk örnektir. Projenin amacı. sokakların dar. Ayrıca. Karaköprü Belediyesi) değil. kentlerin kültürel.gov. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir. Bunun sonucu.tr).gov. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir. Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir.gov. Şanlıurfa Belediyesi. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap. planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta. 95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap. Bir bakıma. geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır. Bunlardan biri. Gerçekten de. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep.dpt. Batman. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Mardin. GAP Bölge İdaresi. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir. bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır. Çünkü belediyeler. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir.tr). yapiworld. “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. kent planlamalarında her kentin kültürü.tr). bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir. Bilindiği gibi. Bu hedef önemlidir. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. 2002: 272). duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş. Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup.gov. Tunçer. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir. bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ. tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. Dolayısıyla. Bugün. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir. 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği.pdf . Özellikle. Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap.gov. Diyarbakır. GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. planların. Örneğin.tr). Ayrıca. GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar.

“Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi.edu. Adıyaman. Diğer bir proje. GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır. İşte bunun bir aracı da. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap. Kilis. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır. 9 alt-bölge için (Gaziantep. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir. Nizip-Birecik. Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır.gov. Proje kapsamında. Çınar. “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak.tr/bolgesel/keas-I. Bu tür planlama çalışması. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek.gov. Mardin-Kızıltepe. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. Çalışma kapsamında. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi.gov. 1999: 86-89. Bu çerçevede. gislab. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır. kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap.gov. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar. “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak. 1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması. İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir.tr). “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır.dpt. GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır. Cilt I sunabilmesi için. Çalışmanın amacı.tr). Diyarbakır.ktu. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan. “alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek.tr) 82 http://ekutup. Bismil. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir. Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating. Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr). Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap. Yine başka bir proje.pdf . Ayrıca. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. Bu sebeple de. kentin mevcut arazi kullanımı. kentin orta büyüklükte bir merkez olması.

6’sı ise kadındır. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur.5) üniversite mezunu olduğu. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber.4’ü erkek.4’nün akademisyen. Ancak. %88.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin. Buna karşın. sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından.gov. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı. ankete katılan yönetici. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir. Araştırma. %19. GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır. Nitekim büyük bir kısmının (%88.2. genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir. %24. %13. bunlardan da %22. bazı illerde (Mardin. 9.6’sının siyasal bilgiler. 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. %49. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65). Diyarbakır. öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte.1. 9. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. Kadınların 83 http://ekutup.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır. Meslek durumlarına bakıldığında.pdf . belediye başkanı ve başkan yardımcılarını.4’nün mimar ve mühendis ve %9.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Araştırmanın Amacı. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır. Dolayısıyla. bazıları. orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir.6’dır. 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır. Üniversite eğitimi görenlerin %45. Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber.3’ünün iktisadi ve idari bilimler. 22’si öğretim elemanı. 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları). Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket. %11. ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin.6 kadardır. %21. Adıyaman.3. belediye başkanlarının.5’inin yönetici. Kapsamı. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma. mimarlar ve mühendisler odası vs. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı).4’tür. Cinsiyet durumları ise. Cilt I 9. meslek örgütü ve araştırıcılar. Araştırmada. 9. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir.7’sinin mimarlık ve mühendislik.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir. Bunların dışındakiler ise (%11. Anketin geri dönüş oranı %68. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). %4.

kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur. Cilt I genellikle mimar.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken.6). GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde. %41. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır. ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır. kimlerin söz sahibi olduğu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7’nin ilçe ve %25.6 16.3 11. sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı. %30. GAP kapsamında bulunan kentlerdeki. Başk. 10. Sit alanlarına ilişkin. Tablo 1 Kentinizde. kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği.6’sı evli.dpt.3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı. katılanların %88. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması. bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı.2.gov.6 22. Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği. 10. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur. Medeni durumları dikkate alındığında. %19. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde.3) ve 84 http://ekutup. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır.pdf . Bu bağlamda. ankete katılanların yarıya yakını (%49. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken.tr/bolgesel/keas-I. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır.1.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il. Dolayısıyla denilebilir ki. mülki amirler. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22.6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir. ankete katılanların %69. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir. 10. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda. Bel. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği. Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu.

dpt. arsa üretilmesi. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0.pdf . Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir. Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel.5) etkili olduğu söylenebilir. B/ Üniversite Meslek V. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde. yerel yönetimler./ Üniversite Yard. Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16. Tablo 2 Sizce. 10.4. Yard. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir. Baş.6 6.9). Sayı Sayı Sayı Yalnızca. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup. MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu. Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır.7’si kentlerin imar ve planında.Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 46. %32’si ise MMO. B. Yrd. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V. Bel. mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim.7 13. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin.gov. Bununla beraber. B. gerek MMO’nın (%0.3. 10.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır. yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır.

gov. Nitekim. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41.9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir. Yard. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Yar. Baş.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. Buna karşın. B.dpt. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır.pdf . ankete katılanların %57./ Üniversite Yrd. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V. Bel. Buna karşın. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16.4’ü ise. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde.7).7) aynı oranda olduğu görülmektedir. Yar.6 41. Sit alanlarının (%2. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41. Katılanların %20.4 57. ve Baş. 10.3 2.7 41. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir.9 19. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V. Tablo 4 Sizce. kentsel gelişme için.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi. Baş. kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19.3’üne göre siyasi güç sahipleri.6.5. Bel. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle. Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir. çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek.6’lık bir oranı oluşturmaktadır. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi. Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. 10.

Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25. %25.dpt.3 2. 10. ve Üniversite Yard. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar. B. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bel. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. Baş.6)’lık bir oranı.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi.9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi. sadece %2.9 6. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur. Kentsel planlamaya çoğu kez rant. ankete katılanların tamamına yakını (%90.pdf . kent planlaması yapılırken.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır. kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler.3 11. 11. Dolayısıyla.6 60. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır. Yrd.gov. Tablo 6 Sizce.2’si. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken. Katılanların %6.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır.2 2. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11. ankete katılanların %60.7.tr/bolgesel/keas-I. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir.

Rana A.dpt.”. KAYNAKÇA Altaban. KTU.84-94. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir. “KBS”.pdf . “arsa spekülatörlerinin” (%22. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır. Kimlik ve Küreselleşme. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır. Bursa.2’si. Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür. 41-64. Bu çerçevede.3’üne göre siyasi güç sahipleri. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber. “kentsel tasarım”. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da. İstanbul. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir. (1998) Kent. kent planlaması yapılırken.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. Nitekim. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. ankete katılanların %57. Gaziantep’te Şanlıurfa’da. s. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”. Arican. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. *Ankete katılanların %60. ASA Kitabevi. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu.5) etkili olduğu söylenebilir. Trabzon. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. 88 http://ekutup. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi. Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır.gov. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. Aslanoğlu. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır. “CBS”.

html İnternet. Ankara. Yıl 2. Sayı 14. Ankara.org/makale/meh_fizl. Ergun.tr/bolgesel/keas-I.179-185. Sayı 3-4. “Gap’a Yönelik =http://www. İstanbul.kentli. S. Mart-Nisan.aydinlanma1923. Erten.htm İnternet. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür).tr/KBS99/11_gap. Çalişkan.gov.dpt. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet.. Eryilmaz. 13. Yıl 2. 253-284.org. http://www.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj.ktu.html İnternet.gap. Sayı 8. Olgun. Habitat II Özel Sayısı. Mehmet ve Deveci. Geray. AÜ. Yeni Türkiye Dergisi. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. Ankara. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“.gap.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Bozkurt. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?. T..tr/raporlar_imarveplanlama_grubu. Dr. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”. Prof.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji.gap. (1999) Property Relations and Urban Space. Ankara. 313-323. http://www.antalyakentkonseyi. 277-288. Sayı 6. İller ve Belediyeler Dergisi. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www. Çakicioğlu. Sevinç Matbaası. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi.gislab. Cumhuriyet Gazetesi (Mart.org/sayi34/34-03. Yeni Türkiye Dergisi. Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”.htm. METU Faculty of Architecture Press.gov. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”.html 89 http://ekutup. 174-178.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”. Kemal Fikret Arık’a Armağan. TODAİE. Alfa Yayınları.tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent.. Ö.gov.gap.doc Kaplan.edu.tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim. 27 Mart. sezen. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”. Cilt 46. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu. DPT. 95-124. Yay. İnternet. Anahtar Kitaplar. Sayı 8. Günay. Ayşegül (1991). Geray.pdf . Cilt 2. Mart-Nisan. Habitat II Özel Sayısı. VIII. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı.htm. Yıl 28. SBF Dergisi. http://www. 39-46. Ertürk. Bulut. Gökçeer. Baykan. “Gap’ta Mekansal =http://www. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”.gov. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü. http://www. İstanbul. Sayı 321-322.html İnternet. Mali Yönetim ve Denetim Dergisi. http://www.

com/locate/ssci TMMOB. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”.C. K. (Ocak. Ankara.htm Türkoğlu. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu. Mehmet. Keskinok. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı. 15. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi. Teori.com/cevre/tuncer_kent_eko.htm. McGraw. Maliye Bakanlığı http://www. Keating. 9. Önder Matbaa. İzmir. A.htm. Lane. Standart Handbook for Civil Engineers. Kaynak Yayınları. Özelleştirme Değil Kamulaştırma.pdf . Mimar Sinan Üniversitesi.gov. Maliye Bakanliği. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”. Yeni Atina Çartı”. William (1995) “Cominity And Regional Planning”. 90 http://ekutup. M.dpt. Sevinç Matbaası. Sezen. Konya. T.kentli. İstanbul.spo. SPO. Editors: Frederic S. Alan Yayıncılık. İstanbul. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. Cilt I Karaman. 3-21. M.yapiworld. N. Anadolu Matbaacılık.yapiworld.org. Ankara. Haber Bülteni.tr/atina_carti.Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. İstanbul. Ankara. Yavuz. Merritt. Rantlar ve Planlama”. A. Çağatay (1996) “Kentler. İstanbul. Stoop. http://www. Mehmet.tr/e_devlet/e_devlet. TODAİE Yayını.Hill 4th ed.gov. Janathan T. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www.. Ricketts.elsevier. Fehmi (1962) Şehircilik. http://www. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi. Yayla. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098.com/tuncer_bölgekent. Baskı. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. =http://www. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama. İstanbul. Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara.Kent Loftin. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. Section Forteen.milliemlak. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www. 465-480. 3. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). John (2003) Safety Science. TMMOB.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sönmez. Tunçer. Tunçer. Keskinok. Volume 41. Birlik Yay.tr/bolgesel/keas-I..org. 205-217.

Atatürk Üniversitesi. Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır.Dr.dpt. 1989: 93-102.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1987: 51-72) bulunmasına rağmen. Yaghmaian. Moschos. Selçuk EMSEN Yrd.. 1994: 977-995).Grv. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. Sanayi Devrimine kadar dayansa da. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır. Moschos. 1989: 93-102. GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri.pdf . Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan. söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. 1985: 415-425 ve Ram. Güney Kore. Atatürk Üniversitesi.. geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını. İİBF İktisat Bölümü Ö. 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte. İİBF İktisat Bölümü 1. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular. Bu yazarlar (Kohli and Singh. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir. faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. 1989: 391-400.gov. 91 http://ekutup. kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar. 1995: 75-90. Poon. Bu görüş taraftarlarına göre. Hong Kong. Ram. Greenaway and Sapsfort. Kemal DEĞER Arş. ihracat sektörleri. 1994: 152-174. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. 1982: 59-73.Doç. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları.

dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır. Dutt and Ghosh. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı. Lin ve Song.dpt. ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır. Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır. minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır. toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir. kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y). 2. Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı. Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. nüfus artış hızı ( N/N). kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). toplam kredilerin. 1990: 577-585. 3. Çalışmanın amacı. 2002: 2255-2257) hareketle.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. 1996: 167-182) benzer biçimde. kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken. Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini). 92 http://ekutup. Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. ADF test sonuçlarına göre GSYİH. zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır. “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle.pdf .gov. Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan.

497040b 0.70832b R2=0.021262a 0.a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0.W.dpt. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1.673’tür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.W. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.451823a -0.47566 Az Gelişmiş 0. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4.pdf .02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli.318942c -0. Bu değer.178159 0.007571b -0. fakat kesin değildir.000254 0. Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1.a ve 1. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder.=2.b’de verilmiştir. 577-587). %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür.58334a R2=0.000198c -0. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir.gov.040480 0. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene. Tablo 1. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.720212b F=3.031591 0. 2000: 572. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9.07584 D.043’dür.022632a -0. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak.06578 D. 93 http://ekutup. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır.280235b F=2.32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde.=2.752519b -0.tr/bolgesel/keas-I. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken. Bu değer.

00989 D. 94 http://ekutup.007272b 0.b) yapılan tahmin sonuçlarından. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder.672007a -0.W.= 2.gov. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır.000235 -0.000439 X/X)(X/Y) -0.14474 R2=0.=2.038892 0. Cilt I Tablo 1.844904 N/N) 0.58604 D. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir.299676b GCT/Y R2=0. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1.618856a GI/Y -0. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir.377303b -0.912256a GI/Y -0.000130 -0.dpt.114115 R2=0. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz.73 oranında artıracağı ileri sürülebilir. Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç. Elde edilen bu bulgu.W.007888b X/X -0.02424 D. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır.036275 C/Y 0. popülist politikalarının izlenmesi sonucunda.299032b -0. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça.813472b GCT/Y R2=0. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif).022343a C 0. Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0.53236 D. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif). gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür.202174 N/N) 0. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık.000201 X/X 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır.a) tahmin sonuçlarında.65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.pdf .38117 F=7.483622a -1. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir.008500 C/Y 0.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. Bu durum.196317 0.=2.026936 0.tr/bolgesel/keas-I. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür. Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde.W.58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir. personel ve cari) harcamaları.348873a 0. Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi.283541b X/X)(X/Y) -0.W.023499a C -0. gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir.512712b 1. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda.=2.17714 F=7.

Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı. gerek gelişmiş.dpt. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0.=2.pdf .84) küçük olduğu için) dikkate alınır. Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ulaşım. Tablo 2. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında. ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke.297314b F=3. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır.59) küçük olduğu için).b’de verilmiştir. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır. modelde yer alan değişkenlerden C/Y.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6.02383 D. Elde edilen bu sonuç.00117 D. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır.000224 F=0. enerji.gov. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür.13788 95 http://ekutup. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır.= 2. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2. Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık. Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif.tr/bolgesel/keas-I.000400 0.018064a 0.81 ve 12.51006 Az Gelişmiş 0.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16.023453a -0. Çalışmanın temel amacı. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar.a ve 2. ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan.16699 R2=0.89246b R2=0.63 ve 3.008101a -0. gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan. özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir.W.W.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.

yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.12402 F=1.00022 0.291992c R2=0. diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken. Böylece gelişmiş iller.000183 2 R =0. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.000400 -0.07212 D. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken.pdf .63515 F=20.00357 F=0.008404b -0. ne ihracat büyümesi.018005a C X/X 0.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0.02262a -0.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı.000408 0. ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken.35226 D.84555 R2=0. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.000514 D.=2.09388 R2=0. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında. Elde edilen bu bulgular. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup.12027 Az Gelişmiş 0.01546a 0. Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat.W. Çalışmada.gov.01985 D.=2.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.W. Cilt I Tablo 2.W.136515 F=26.300371a  X/X)(X/Y) R2=0.=2. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre.000226 -0.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını.19840 R2=0.tr/bolgesel/keas-I.= 2.023452a -0. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen.01095c -0. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır.W.007680b -0. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular.dpt.

Denizli.090134 0.006957b -0.24759 D.413619 -0.971787a R2=0.a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0.040410 -0.306094 0.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde.04077 D. Gaziantep.281516c -1.219559 0.52370 F=3.a ve 4. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif). Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.= 2.W.= 2. Bu durum.765176b -0. Tablo 4.pdf .dpt.4588 F=6.035597 -0.W. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir.300283 -1.012028 0. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir.208809 0. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir.29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0.779998 0.254066 0.07899 D.572678 -0. Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular.tr/bolgesel/keas-I.184771b R2=0. bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir.W.092826c 0. Tablo 4.gov.109807c 0.41281 Orta 0.W.960175b -0. 97 http://ekutup.35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir.863210 -0.709724a R2=0. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır.299978c 2.007171b -0.094435 -0.= 2.16311 D.b.738131c F=1. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.583937 3.110416 1. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği.18197 D.07619c R2=0.013758c 0.=2. Ayrıca göç olgusundan.W.045281 -0.007373c -0.= 2. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4.938734 F=2.053038c R2=0.058533a -0.88941a Tesadüfi Etkiler 0.

ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif). Bununla birlikte. enerji. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken. Bu sonuç. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça. Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular. gerek nüfus artışı. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir. Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. gerek gelişmiş. il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. kamu yatırım harcamaları (pozitif). Ayrıca Türkiye’nin. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları.dpt. az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. Bununla birlikte. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir. firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır. belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir. minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir. ulaşım. kıt kaynakların israfına yol açmaktadır. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. 98 http://ekutup.pdf . 4. altyapı. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu.gov.

and D. Growth and Level of Economic Development Revisited”. 39 (12). pp: 51-72.dpt. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. H. Lin S. pp: 2251-2266. Journal of Economic Development. H. R. Prentice Hall. Moschos. G. Vol. pp: 391-400. pp: 59-73. Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. D. (1995) “Export Expansion. D. P. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”. Vol. Vol. Cilt I KAYNAKÇA Chen. Economic Development and Cultural Change. Vol. S. 20 (1). pp: 167-182 Feder. Fourth Edition. Greenaway. Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”. Vol. (2000) Econometric Analysis. I. Regional Studies. 22 (1). Greene. Growth and Level of Economic Development”. Journal of Development Economics. T. pp: 152-174. (1989) “Export Expansion. and A. 30. Vol. (1982) “On Export and Economic Growth”. 38 (3). B. New Jersey Kohli. Vol. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. Journal of Development Economics. (1994) “An Empirical Investigation of Exports. and N. Ram. pp: 577-585 Dutt. Vol. Poon. World Development.pdf . J. 32 (2). Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. Sun. Economic Development and Cultural Change. and S. Parikh (2001) “Exports. 36 (4).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Economic Development and Cultural Change. 30 (January). Urban Studies. pp: 412-425. Vol. P. and D. Ram. Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”.tr/bolgesel/keas-I. 30. Journal of Developing Areas. J. D. R. Singh (1989) “Exports and Growth. pp: 187-196 Yaghmaian. 12. 99 http://ekutup. 130. pp: 75-90.gov. pp: 93-102. pp: 977-995. Welwirtschaftliches Archiv. Journal of Development Economics. 35 (3). W. and D.

018837 100 http://ekutup.006505 0.005134 0.004200 -0.002752 0.031062 -0.018492 -0.012838 -0.026203 -0.026516 -0.019894 0.016495 0.007397 -0.001082 0.014941 -0. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.026812 0.004831 0.038284 -0.005149 -0.032132 -0.016411 0.005968 -0.013020 0.013904 0.017954 -0.011422 0.031809 0.026715 0.pdf .020386 0.027580 -0.010445 0.004393 0.023850 0.021453 0.007168 0.dpt.002379 0.026902 -0.024674 0.007365 0.028800 0.026773 0.014683 -0.013724 -0.016573 0.052850 0.005962 0.001909 0.014664 0.016625 -0.009539 0.014663 -0.025005 -0.018729 0.020349 -0.007169 0.026630 0.013450 0.000506 0.006123 0.012718 -0.025075 -0.051002 -0.012013 0.032737 -0.059884 0.012608 0.003984 0.008398 0.014181 0.025223 -0.026181 0.015265 0.015264 0.032701 0.004245 0.003767 0.013511 -0.014359 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.052223 -0.038444 0.056752 -0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.030705 -0.000501 0.006887 0.008096 0.041415 -0.017710 -0.005367 -0.011699 -0.032153 -0.007204 0.tr/bolgesel/keas-I.000503 0.017896 0.049507 0.017987 0.gov.019327 -0.007167 -0.010578 -0.003420 0.027474 -0.001393 0.000432 0.042265 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.042274 -0.001367 -0.003415 -0.019376 -0.035395 0.007548 -0.014548 0.003161 -0.010091 -0.032401 0.006938 0.004556 0.039377 -0.016865 0.

000520 0.011245 0.000108 -0.pdf .010200 0.017584 -0.007702 0.28E-05 0.025112 0.018189 -0.028323 0.16E-05 0.dpt.043188 0.gov.013581 0.009915 0.006845 0.018671 0.001480 -1.012740 0.022528 0.024067 -4.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.024865 0.012462 -0.001170 0.016253 0.019657 0.046822 3.057204 -3.014364 -0.000422 0.033611 -2.042569 -0.050202 -0.031001 -0.000112 7.021172 -0.000109 0.016977 0.020767 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.025493 1.000413 0.028486 -1.035703 -0.038844 -0.006004 0.000172 0.70E-05 0.17E-05 0.001038 0.025678 -0.000118 0.014574 0.031529 -5.000238 0.016717 101 http://ekutup.017428 0.000189 0.029911 -0.021600 1.001540 0.028023 -0.010315 9.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.86E-06 0.43E-05 0.44E-05 0.004990 0.016653 0.050581 -0.002810 0.000283 -0.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.61E-05 0.000485 -0.019390 -0.012882 -0.024323 -0.038950 -0.039348 -0.014545 0.000887 0.53E-05 0.004428 0.37E-05 0.20E-06 0.000155 0.025052 -0.003589 0.006470 0.040333 0.029059 -0.022728 -0.039919 -0.001367 0.000283 -0.76E-05 0.003333 0.95E-05 0.011257 0.001146 -0.015048 -0.000116 0.023867 7.012286 -3.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.007771 0.000165 0.011785 0.32E-05 0.041308 -7.016819 -0.045351 -0.000126 0.017329 0.002977 0.000191 0.010736 0.031081 -0.001481 0.029347 0.032933 -0.

pdf .003390 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.123591 -0.015264 0.082080 0.013159 -0.001622 -0.gov.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.008006 -0.010161 0.056539 0.061912 0.008244 -0.072221 -0.013356 0.019640 0.008737 0.052443 0.067454 -0.006486 0.dpt.028082 0.000309 0.062658 -0.032100 0.010352 0.064415 0.045782 0.005479 0.002304 -0.001524 -0.005981 -0.031427 0.003259 0.005995 -0.007963 0.007571 -0.028539 -0.085657 0.000383 0.004710 -0.071958 -0.057644 0.025315 -0.019174 0.001780 -0.000114 102 http://ekutup.009506 -0.008702 0.025319 0.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.047219 0.tr/bolgesel/keas-I.035870 0.077238 -0.053812 0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir.gov. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi. 10 yıllık tahmini maliyet 58.030 kursiyer. Ormancılık. Yıllık tahmini maliyet 4. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi.dpt. teknik. Su teknikleri eğitim merkezi. Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Süt toplama ve işleme. Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. Süt üretimi ve besicilik. finansman ve teknik-pazarlama destekleri. Büyük kentlerde katı atık idaresi.2 milyon $. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması. Kapalı ceviz yetiştiriciliği. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi. pansiyonluk program. Temel teknik eğitim merkezi. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi.pdf .tr/bolgesel/keas-I. yıllık 640 bin $ ve 1.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir. Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi. Tarla ürünleri. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. Seracılık ve meyvecilik. (OSB’ler): OSB kurulması. Altyapılar üzerine geniş destek programı. yıllık 923 bin $ ve 4. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi. Yeniden istihdamın desteklenmesi. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması. Safranbolu. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri.6 milyon $. 110 http://ekutup. Yolların. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi.

Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması. Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi.000 $ Garanti Fonu: 22.000 $ olmak üzere Toplam 153. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu.pdf . Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti. Katılım Fonu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.180. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması. Katılım Fonu: Kişi başına 5. Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir. turizm. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür.000. 4. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360.tr/bolgesel/keas-I. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır. 111 http://ekutup.000 $ hesabıyla 130. Teknik Yardım Fonu: 800. 1.000. Tarım.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır.gov. 2.000 $.dpt. Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi. 3. Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması.

Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi. kamu kurumları. 5. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir. Orman. Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı.000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması.gov.pdf . Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir. Turizmin Geliştirilmesi. Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler. 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi. Refah. 6.2. 5. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup.3. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama. Karabük Master Planı. 4. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler.dpt. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi. Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113.tr/bolgesel/keas-I. 112 http://ekutup.1.

Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır. Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf .dpt.

tr/bolgesel/keas-I. 20. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. Türkiye’nin 3. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. arkeolojik. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır. 1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır. 114 http://ekutup. Doç. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. Diğer bir anlatımla.dpt. çakışan çıkarlar ve politikalar. Selçuk-Efes. eğitim. Büyükkentlerin sorunlarından. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. sağlık. otoyolun tamamlanması. Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme. sosyal. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. sanayi. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. kent. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. tarihsel özellikleri. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır. kentleşme. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur.pdf . Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi. altyapı. yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. sosyokültürel değişimler. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır.gov. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir. Kuşadası) yakınlığı. sosyal ve kültürel farklılıkların artması. Bölgelerarası ekonomik. ekonomik. Dr. Öyleyse. Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. günübirlik turizm hareketleri.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. yol. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı.tr/bolgesel/keas-I. konut alanları. 1980’lere 115 http://ekutup. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. doğal güzellikleri. barınma. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar.dpt. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir. Urla. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. diğer bir ifadeyle tarımı. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken. otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. tarihi ve kültürel zenginlikleri. ulaşım alanları. otoyol. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır. Sözgelimi. verimli ovaları. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. Örneğin. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. sanayi ve ticaret alanları. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir. dinlenme. Urla. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. Cilt I 1. Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi. kıyıları. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. çalışma. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. tarımsal çeşitliliği. konumu yüzey şekilleri. üniversite. Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir. Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. Buna paralel olarak elverişli iklimi.pdf . kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir.gov. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı.

000 ölçekli topografya haritasından.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I. tarımsal çeşitliliği. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. Son yıllarda.dpt. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir. kıyı ve iklim 116 http://ekutup.gov. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. Coğrafi konum. yollar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla. tek elden gerçekleştirilen siteler. Kaymakamlık. 2. Ayrıca 1/25. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır. 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II. Urla’da özellikle son on yılda. fonksiyonları irdelenmiştir. konutlar çoğunluktadır. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış. lüks konutlar. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. Bilindiği gibi.pdf . derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır. Belediye. 1/5. verimli ovaları. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. Tarım Müdürlüğü. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. Ancak. coğrafi konumu yüzey şekilleri. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi. fonksiyonlara ilişkin binalar. yoğunluğu ve dağılışı. nüfus miktarı. Hatta. ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır. II. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. Milli Eğitim Müdürlüğü. Orman İşletme Müdürlüğü. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte. bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen verilere ek olarak. ulaşılabilirlik. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. 2002). kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır.tr/bolgesel/keas-I. İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. 117 http://ekutup. Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır. 1978). İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere. Cilt I özellikleri. o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. Zeytinalan. Ahmetbeyli. Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur. Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır.dpt. Ürkmez. Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış. Kıyılar. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir.gov. Kuzeyinde Ege Denizi. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. güneyinde Düden denizi ve Seferihisar. 1992). denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. Güzelbahçe. batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun. Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur. Selçuk ve Kuşadası’na. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır. Urla’nın kentleşme sürecinde. 1977). coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. Urla. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli. Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır. Alaçatı’ya bağlanmaktadır. KalabakYücesahil.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır. 1982). Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür. 1970-1985 yılları arasında İskele. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe.

774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49.5’ten (1927). Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır. 1975'te 22.0 61.5 57.5 Çizelge 1 Urla'da toplam.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir. 15.548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19.0 80.4 25.pdf .0 42. Küçükkaya.5 58.0 51.7 60.tr/bolgesel/keas-I.0 55.6 74. Büyükçamlı.0 55. 2001).500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2. % 46’ya (1950) çıkmıştır. Kavacık.5 54.0 45.0 39.309’a çıkmıştır. Diğer bir ifadeyle.5 42. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır.dpt.0 20.0 60.0 26.0 58. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış. Yelki.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir. kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur.0 28. 19. Kent nüfusu 23 yılda 1. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir.0 45. Bu dönemde.5 42. Bu dönemde. Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır.gov.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42.0 72. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup.309’dan 22. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir. Payamlı.515'e yükselmiştir (DİE. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42.5 46. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57.0 73. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1).300 kişi artmıştır. Kızılbahçe.0 48.3 40. 1927’de %57.0 40. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini.

mayo. tarım. Ayrıca. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. İskele. 1990). Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların.pdf . çay bahçeleri. havlu. terlik. merkezin güneybatısında. turfanda sebzecilik. Çeşmealtı. şapka. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır. börülce.gov. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı. 1990 sayımından önce. Zeytinalan. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır. Zeytinalan mahallelerine verilmiştir. güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir. inşaat. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. bamya. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. 1992). İskele. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates.dpt. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik. tütüncülük. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. İçmeler. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. biber. sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. deniz gözlüğü. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. Denizli-Çeşmealtı. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. çiçekçilik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. ticaret. Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova. Urla. patlıcan. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş. Sonuç olarak.tr/bolgesel/keas-I. hizmetler. Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. İzmir iline bağlı. balık lokantaları. mandalina. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. 119 http://ekutup. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir.

tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. 400 hektarı III. İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. 1997). Bunun 750hektarı I.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. derece doğal sit.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Otoyol. Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar. Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması. 2002). otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. 120 http://ekutup. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte. sürekli değiştirilen imar yasaları.pdf . derece arkeolojik sit. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır. derece arkeolojik sit alanıdır. Ayrıca. 250 hektarı I. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi. binalar bulunmaktadır. 1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış. Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır. kentsel saçaklanmalara. İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. 2001). Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.gov. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.dpt. Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli.tr/bolgesel/keas-I. yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz. Hatta.1997). konforlu ulaşımı sağlamıştır. Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır. İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1.

Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. Cilt I 3. kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. plansız yapılaşmalar. arazi spekülasyonlarının artması. 121 http://ekutup.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanısıra. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte. İskele. ikinci konutlarla adını duyurmuş. hızla artan ikinci konutlar. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar. Yücesahil. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. Uygulanan anketlerde. SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği. Zeytinalan. deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır.gov. Öte yandan. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır.pdf . Özellikle Çamlıçay. Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır.

227-256. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. R. bilinçlendirilmesi. Sayı 6. Edebiyat Fakültesi Yayını. Environmental Conversation. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. B. S.pdf . (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. Emekli.gov. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. İzmir. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. 547-558. Vol 18. Ankara. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ». tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. İskele. G. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır. Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır. turizm çeşitlendirilmelidir. 207213. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV.dpt. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı. 2002). Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. E.Ü. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak.Ü. ve M. Yücesahil. İ. Ulusal Konferansı. No 3. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. prefabrik tesisler. güzel. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. Sayı 2. Emiroğlu. Çeşmealtı. Atatürk Kültür. 122 http://ekutup. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi.Ulusal Konferansı. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır. Çünkü son yıllarda. M. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. Ankara. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli. Darkot. son söz olarak. G.tr/bolgesel/keas-I. Coğrafya Araştırmaları Dergisi. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. Kıyıların yeniden düzenlenerek. Bunun birlikte. 179-198. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. Çerçi. Ankara. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. İstanbul. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. 201-209. W. Emekli. Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur. 1991). KAYNAKLAR Buttler. Yayın No 2365.

Edebiyat Fak Yay.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Gülez. İstanbul. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1.dpt.gov. İstanbul. No 2863. Mater. İ. 71-74. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. (1977) “Tatil evleri”. Ü. S.T. (2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. B.tr/bolgesel/keas-I. Şehircilik Dergisi. İ. 85-91.Ü. Ulusal Konferansı.. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler. D. 123 http://ekutup.E.pdf . Özgüç. Ankara. Sayı 14. N.İ. Urla.

dpt. Cilt I 124 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .gov.tr/bolgesel/keas-I.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 125 http://ekutup.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf .dpt.

Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak. bölgelerin.gov. dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise. ODTÜ. Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir. Ticaret. Çiftçilerin toprak.pdf . Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. 2. Kentle sınırlı kalmayarak. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların. Ancak. Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir. aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir. 2. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir. Dr.dpt.1. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1.tr/bolgesel/keas-I. * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne. Mimarlık Fakültesi.. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı.

kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir.pdf .dpt. Bölge biliminin gelişmesi. bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir. Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir. Fransız deneyimi ise. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir.2.tr/bolgesel/keas-I. ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır. Buna karşılık. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde. birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval. Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. 19. kendi olanakları. Bu değişim yerelin potansiyeli. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. mekan hep ikinci planda kalmıştır. Nitekim. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. 127 http://ekutup. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. 2. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır. 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini.gov. 1986).

3. Şekil 1’de II.pdf . Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II. Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır.dpt. politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır.1.gov. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir. 3. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır. Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük. BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir. İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır. özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır. kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır.

Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle. Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur.dpt. 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. Ancak. Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir. Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir. 1949 ve 1956). 1986: 179). 1966.makro ekonomik verimlilik b. Yer Seçimi Kuramları (Alonso. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. Isard. Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur. Sosyal adalet . bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür.çeşitlilik d. Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle. kademelenme. İşbölümü.pdf . sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. bu açıklamada yer almaktadır (Storper. Berry. Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır. Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması . Ancak. karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır. Yerel kaynakların etkin kullanımı . ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Diğer bir deyişle. Bu ölçekte 129 http://ekutup. mekansal özellikler belirleyici değildir. Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski.tr/bolgesel/keas-I.dış katkıların katkısı ile büyüme c. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir. a. işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik . Mekansal kademelerin oluşmasında. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. 1989). 1948.gov. 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır.

düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. 3. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup.gov. 1990.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır. Ancak. 734-736). Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. Albertsen. ölçek.2. 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır.dpt. planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. Ancak geliştirilen çerçevenin. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır. ölçeğe göre getiri. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması.pdf . politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. Yanısıra. Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir. dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford. Cilt I ortaya çıkan çözümleme. Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı.

Storper. 1996. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır. farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek. Ancak. 2. 1986. bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. 1989). Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel. Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken. Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları. 4.tr/bolgesel/keas-I. Urry. sosyal ve kültürel özellikler. örneğin çevre kirliliği. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr. Daha da ötesi. bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta. 1. başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır. 1993).dpt. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır. Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur. yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. 3. Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. Ancak. 1987). 1986.pdf . yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. Storper ve Scott. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır. Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. 1984. 1987: 190).gov. Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur.1990. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken. Stöhr. 1984). Scott. Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir. Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım.

5. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir.gov. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir. Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır.pdf . Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi. Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. Bu çerçevede 132 http://ekutup. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken. giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 1985). 8.dpt. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır. 7. Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak. 11. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir. bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur. 6. 9. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir. 10. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir.

Miller ve Cote. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir. Örneğin. araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. Yeni oluşumların tartışılması. Doeringer ve diğerleri. 1986). Kademeli bir ilişki yoktur. Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken.gov. Ancak. Diğer bir deyişle. Ancak. Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi.dpt. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. 1991. İlişkiler mekan bağımlı değil. 1990. mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil. bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. Brusco. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır. Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr. yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. 1986). 1990). Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello. 3. bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz. Storper.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelişmelerin özenle izlenmesini. Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. Bu 133 http://ekutup. bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur.pdf . firmalardan oluşmaktadır. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz. 1987. 1987). Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır. bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir. artı toplamlı ilişkilerdir. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. 1990.3. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli.

Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler. Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak. Ancak. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar. araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. Oughton and Morgan. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır. Buna göre. 1998. Landabaso. Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir. Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken. ticaret ve sanayi odaları. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir. Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. 1999).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. Cilt I teknolojik değişim. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup.dpt. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır. Scott ve Storper’e (1988. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. Bölgesel düzeyde ise Cooke. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir.pdf . Cooke and Heidenreich. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk. Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir. 3. Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir. ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir.gov.tr/bolgesel/keas-I. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. 1987). 1997).

pdf .gov. öğrenme. Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir. bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi. Diğer bir deyişle. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde. üretim kültürünün. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. Daha da ötesi. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. Örneğin yerele gömülü bilgi. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. güven ve karşılılıklığın. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı. özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. Nitekim. sunulan örneklere zenginlik katarken. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. 135 http://ekutup. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir. 4. Cilt I Bu bölümde özellikle II. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda.tr/bolgesel/keas-I. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması. Nitekim. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? . doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin. Bu nedenle. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. Nitekim. Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. Ancak.dpt. sözsüz bilgi. ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir. sosyal iletişim ağlarının.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. Diğer bir deyişle. kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir.

1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir.pdf . En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir.dpt. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle. Ancak. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir. Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması. Bölgesel politikalar.tr/bolgesel/keas-I. geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2). 136 http://ekutup. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır. Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu. Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken. Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir. 5. yetersizliğini ön plana çıkarırken. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır. özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir.gov.

II. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir. 137 http://ekutup. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış. yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar.pdf . Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken. Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine.dpt. Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir.

Danimarka.tr/bolgesel/keas-I. Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır. Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika. Almanya. İsveç. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan. Belçika.pdf . Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken. Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir. Buna karşılık.dpt. Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur.gov. Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Estonya-PolonyaSlovakya. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir.

Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır.pdf . bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir.dpt. Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır.gov. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis. 7.tr/bolgesel/keas-I. Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır. Cilt I gibi. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa. Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir. 2000). POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı. Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım. 6. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR. Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3). Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları.

her şeyi piyasa 140 http://ekutup. gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir. Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir. Bu görüş. bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir. İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir.gov. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil.tr/bolgesel/keas-I.pdf . gerek bakış açısının yenilenememesi. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir. geleneksel politikaların. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken. Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş.dpt. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken. Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin. Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir. Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir. Ancak. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir. Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor. uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi.

Claval P.. Keeble. 159-172. G. Friedman ve W. 1997. 328-353. in New Firms and Regional Development in Europe. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. 116-137.. ve Extebarria. Prentice Hall: Englewood Cliffs.G. Bradbury J. Alonso W. 184-202. 1964. P. in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. 6. MIT Press: Cambridge. H-J.intensive Local Production Systems”. 1993. Christaller W.. W. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. Braczyk. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak. “Postmodernism. D. 1964. Unwin Hyman: London. KAYNAKÇA Albertsen N. "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". vol. London. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir. 1985. “The region as a geographical. Cooke. 38-63. Environment and Planning D: Society and Space. L. Berry B. Central Places in Southern Germany. M. “Policies for the Development of Knowledge. J. London. International Social Science Review. economic and cultural concept”. July. post-Fordism and critical social theory”. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World.dpt. MIT Press: Cambridge... “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. M. UCL Press. (Editörler).. 78-106. J. “Location theory” in Regional Development and Planning.. 1990. “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo.. Brusco S. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda.gov. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. 1988. 339-365. 1986. 9. Conti S.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 141 http://ekutup. Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. Uranga. B. F. P. Alonso (Editörler)..pdf .. Cambridge Journal of Economics. 112.. 1998. ve Heidenreich. Stöhr (Editör) Mansell. Alonso (Editörler). J. E Wever (Editörler). Belussi. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. 1989. Research Policy. Croom Helm. 23. 1999. Camagni R. 1966. 475-491 Cooke. Friedman ve W.. Changing Face of Urban Britain: Localities. London. Cooke. 729-747. Progress in Human Geography. 26. P. ve Capello R. 1987.tr/bolgesel/keas-I.

Oughton. J. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. Scott. Hoover. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri. “Theories of regulation”.. 1999. W. 142 http://ekutup.. ve Morgan. 1987. ve Johnson... K. 1997. A. M. 297-321. 215-232. ve Storper. ve Tickell A. 173-186..dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.. 1990. “Time. A. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”. J. space and flexibility: The social regulation of uneven development”. Piore.gov. “Production. B. M Storper (Editörler).. Landabaso. “Flexible production systems and regional development. F. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production. ve Sabel.Oxford: New York. Innovation Systems and European Integration”. Isard. W. ve Tabb. International Social Science Review. 1948.tr/bolgesel/keas-I. 479-490. R. ve Topakian G. 112. C. M. 85-101. Lexington: Lexington MA.. International Journal of Urban and Regional Research 12. 1986. Peck. 1987. “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. 1992.. M. ve Scott.. London. 3-15. International Social Science Review 112. J. Staber. Allen Unwin. Isard. Work and Territory A J Scott. 1986. A. 1949. Invisible Factors in Local Economic Development.. “The general theory of location and space economy”. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy.... J. Work and Territory A J Scott. Oxford University Press: New York. “Learning Economies. C. Dunford M. W. Quarterly Journal of Economics LXIII. 16-35 Miller. Cilt I Doeringer B. 1987. 1984. Regional Studies. Ve Cote. Growing Nex to Silicon Valley. M Dunford (Editörler). vol.. C. A. M. M. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. Kuklinski.McGraw-Hill: New York. Environment and Planning D: Society and Space 8. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. Sawer L. International Journal of Urban and Regional Research. Location and Space Economy. 476-506. Cambridge: Masschusets. P. M. London. 1992.. 31. 1956.Basic Books. Belhaven. Gregersen. Storper. Regional policies: experiences and prospects. A. U. E. Allen Unwin: London. M Storper (Editörler). Garofoli G.pdf . 299-316. The Second Industrial Divide. 1988. 1996. 1987. New York. the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”. Terkla D. XX.Austin August 30-September 2 Lipietz. K. Scott. G. 1991. The Location of Economic Activity. B.. Learning regions in Europe: Theory. 171-186.

“Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”. Regional Studies. Urry. 423-444.. International Social Science Review. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. 857-864. J. external economies and crossing of industrial divides”... M. 1993. Webb. Regional Studies. M. 187-197. D. 13. W.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Italy and USA”. 433-455. 27. 143 http://ekutup. Environment and Planning D: Society and Space. “Regional economic development and the world crisis”. B.dpt.. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France. 34.. Stöhr. B. 435-444.9. “Survey 12: Society. 5. ve Collis. Cilt I Storper. Storper.gov. 1990. 1989. 273-305. 1987. W.Mansell: London. 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. Stöhr. 2000.tr/bolgesel/keas-I. 112..pdf . M. Storper. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”. C. space and locality”. Cambridge Journal of Economies.. International Journal of Urban and Regional Research. 1987.

tr/bolgesel/keas-I.gov.pdf .dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 144 http://ekutup.

pdf . Cilt I 145 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.dpt.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

gov.tr/bolgesel/keas-I.DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 146 http://ekutup.pdf .dpt.

Yine bunun bir parçası olarak. içerik ve nitelik değiştirdi. Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET). azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme. ekonomik açıdan özde sermaye birikimine. sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES). Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu. aynı zamanda. Bu nedenle. Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte.. arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma. analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi. çok boyutlu. eğitim. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1.tr/bolgesel/keas-I.dpt. sağlık. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı. gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. bu kez bilginin üretirken. ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü. kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. Böylece büyüme. Dr. sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde.gov. DEÜ İİBF. 1980’e kadarki yaklaşımlar. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı.pdf . ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Bu nedenle. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir. dağıtım ve tüketiminin. ekonomik. alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da. insanların davranış. İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. kendi içinde sosyal. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların.tr/bolgesel/keas-I. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken. Bu yaklaşımda toplumsal sistemler.dpt. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu.gov. 148 http://ekutup. politik. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. Başka bir deyimle. insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor. 2. Cilt I çalışıyorum. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken. kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim.

fizyolojik yapısı. Newton yasaları bilime. 3. bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. bir birinin işlevini üstlenmese de.pdf . dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında. belirsizlik. doğadaki. Madde ve evrenin. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. insan bünyesinde sinir sistemi. 149 http://ekutup.dpt. birbirine paralel. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı. Analoji olarak ortaya koyarsak. Ancak bu öğelerin her biri. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. Bilindiği gibi. sindirim sistemi. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır.tr/bolgesel/keas-I. yalın. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor.gov. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı. sistemleşme. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri. yapı ve süreçler. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. genelde uyumlu sistemleşme. kaos teorisi ile açıklanır oldu. istikrarlı. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır. Cilt I Bu nedenle. Her biri ayrı işleve sahiptir. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. iskelet yapısı. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar. Kısacası. düzenli. determinist ve öngörülebilir niteliktedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi. Gerek makro. tek yönlü. belirlilik ve istikrar yerine. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. tek düzelilik ve istikrar yerine. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. Sistem. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte.

literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. standart tek düze ve determinist değildir. ağ bağlantılarını farklı düzey. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor. örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem.tr/bolgesel/keas-I. Kaos Teorisinin. zaman. BAĞET Paradigmasında. Araştırmacının. kurumlaşma. Oysa. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma. her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz. Bu paradigmada araştırmacının. Aksine. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü. zıtlıkların. karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. Daha önceleri. yapı ve süreçlerin. dönüşlü. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür. Toplumsal bütünü. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum. şekillenme. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. belirsiz. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir.pdf . Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. Burada. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. kesikli.dpt. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor.gov. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. 150 http://ekutup. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi. İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak.

Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend). yapı ve süreçlerden. zaman içinde gerçekleşir. Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek. sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. Toplumların zaman içinde evrilmesi. daha esnek ve çeşitlenmiş sistem. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler . 4.2. yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor.Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma.tr/bolgesel/keas-I.gov. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi. 2. Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak. Cilt I 4. 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği). Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde. katı belirlenmiş sistem. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz.Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi. belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır.pdf . yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir. Evrilme. 5. 151 http://ekutup. 3.Yapılar ve Süreçler.dpt.1. Zaman sürecindeki bu şekillenişte. Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz. 4. bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler. Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu.Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının.

sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır. politik. alt yapı donanımı. 152 http://ekutup.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. Örneğin her kent. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı. Mekan analizi. belli bir kent yapısına ve diğer kent. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur. Bu düzeylerin her biri. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir.dpt. Tarihsel birikimde. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa. Örneğin bir İstanbul. bölge içinde belli bir konuma. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. belli bir tarihsel birikime sahiptir. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken.pdf . Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan. mekan biliminin analiz düzeyleridir.gov. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık. Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem. Nasıl ki. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken.tr/bolgesel/keas-I. kültürel. bölge. nüfus yapısı. Buradaki etkileşim ağı. bir köyün olduğu kadar bir kent. yapılanma ve süreçler. toplumsal bütünün analizinde. 4. örneğin bölge ve kentin nüfus. ekonomik. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının. önemli ölçüde. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır.

Bilgi toplumunda ise. Örneğin bir kent ekonomisinde. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. 4. kültürel açıdan değer. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı. politik ideolojileri. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi.gov. İnsan. Teknoloji. örneğin bir kent. küresel ilişkilerdir. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. etkileşimi yansıtan açıklığın. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım. kapalı-bağımlılıktan. Bilgi iletişim çağı ise. Bilgi çağında örgütsel. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. ekonomik açıdan sanayileşme. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme.dpt. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir. Açıklık. Düşünce insanla ilgilidir.pdf .4. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey. kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür.mekansal birim. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. davranış. 4. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini. bilişim. Başka bir deyişle. Oysa bilgi uygarlığının referansı. hizmetleşme. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız. üniversiteler. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor. ekonomik çıkarları. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır. Bu anlamada bilgi çağında. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup.5. dünya görüşü ve eğitim durumu. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı.

Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. kurumsallaştı. yapılar ve süreçler getiriyor. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda. Sanayi toplumu ve uygarlığı. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır.gov. diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma. parlamenter politik sistem.tr/bolgesel/keas-I. birbirine göre nitelik farkı. kurumlar. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları. yapılanması ve işleyişi söz konusudur. içerik ve nitelik olarak değişti. değişimin. yenilik değil.dpt. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. Burada yeni üretimin. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti.pdf . modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu. Cilt I insanların yaratıcılığıdır. Ancak bu yaklaşım. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi. bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. madde ve canlının. Sermaye ve bilginin. Bu nedenle mekanik paradigma. yapılaşma ve işleyişine yol açtı. yani sistemleşmesi. İnsanların. uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 154 http://ekutup. Mekanik paradigmaya göre. Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir. Ancak yeniliğin riskler içermesi. mekanik düşünce idi. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. sermaye birikimi yerine. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir. Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. Oysa bilgi çağında. kurumsallaşması. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru.

Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı. öğrenen insan. Yenilik üreten. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması.dpt. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. Oysa ki bilgi. Toplumda. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. Ar-Ge. katılımcı demokrasi.tr/bolgesel/keas-I. Ekonomik alandaki yenilikçi. öğrenen kurum. sürekli yenilik demektir. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. kapalılığı kabul etmeyen. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. tam aksine insanla bütünleşik olarak. Öğrenme. yaratıcılık. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini.pdf . paylaşımı. Bu özellikler. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. Sürekli yeni bilgi üretimi. bilgi birikimi olarak. Bu nedenle bilgi toplumu. insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı. politik alanda örgütlü. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması. Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil. 155 http://ekutup. sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. öğrenen örgüt. örgütlenme. yaratıcı insanlara dayanırken. yani mikro birimlere bağlı kalması. Öğrenen birimler arası işbirliği ise. yenilikçi girişimciliğe dayalı. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. Bilgi çağının kültür. paylaşırken de çoğalan. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması. tüketirken de. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. üretirken de. akışkanlığı yüksek. Bu sistemlerin işlerliği için. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. işlenmesi. stok olarak akışkanlığı olmayan. ekonomik gelişmenin. sürekli yenilik üreten. paylaşımla sinerji yaratan. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. kıt bir üretim faktörü olarak. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi. sosyal alanda işbirliğine dayalı. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı.gov. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kurum ve örgütlere. Cilt I Ekonomik alanda sermaye.

yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. bilgi. Cilt I örgütsel. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı.pdf . Üniversite . personel. haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. Değinilen ögeleri. teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. Kamu – özel.işletme. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. sermaye. kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. Kentlerde. Ar-Ge. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. çevresindeki fırsatları. Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan. Bu nedenle. yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. Girişimci. malhizmet. sürükleyici ve belirleyici olur. Kentin kendi altyapısının (doğal.gov. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri. Ar-Ge örgütlenişi. rekabet ve cazibe avantajı. çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. bilim. Gelişmenin. kentsel. kentsel sistem.tr/bolgesel/keas-I. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken. kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji. mekâna taşıdığımızda yerel birim. maddî.dpt. davranışsal özellikleri. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. kurumsal.

Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. belediyeler. kalitesi. İletişim kalitesinin. yerel. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir. Kentteki eğitim . Ancak bu dinamiğin yakalanması için. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek. Yenilikçi girişimcilik. Kamusal yönetim kalitesinin. sosyal gruplar. örgütler. iş fırsatları. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çünkü kentsel kalkınmada. Bunun için. üretim süreçleri. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik. Kentsel gelişmede.dpt. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin.tr/bolgesel/keas-I. işletmeler. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. üniversiteler. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir. evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. 157 http://ekutup. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir.gov. İşgücü kalitesinin. Kentsel gelişme için. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir. kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. Yerel fırsat ve potansiyelleri. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir. Girişimciliğin “yerel” olması. yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir.öğrenim kalitesinin.pdf . yerel iletişim kanalları. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. Yenilikçi bir kent için. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. çeşitliliği. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. kentteki insanlar. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için.

Ağ-kentler. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 158 http://ekutup. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor.tr/bolgesel/keas-I. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir. eğitim. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder. Bu durumda gelişmenin sürekliliği. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. Cilt I yönetim teknikleri. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim. öğretim. artık merkezî yerler modeli yerine. bilime. sosyal değişime. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. kendi içinde çeşitlenmiş. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için. yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır.dpt. hizmet. Zira gelişmenin odak noktası. Esneklik. Kentsel kalkınma iklimi için. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. yerel potansiyellerin (yerel kalite. ekonomiye. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması. yatay örgütlenmiş. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. karşılıklı mal. yaşayan insanların değerler sisteminin. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme. gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. insan ve sermaye akımına sahiptir. Bu sayede bilgi bazlı araştırma.pdf . Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. merkezî hizmetler yerine. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır. nüfus büyüklükleri farklı. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. yerel girişimcilik.

alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır.tr/bolgesel/keas-I. Bu yaklaşımla. kent sisteminin gelişim. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak. analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. Bu görev için. bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. Kent Kalkınma Kurumları. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır. Kent Kalkınma Kurumları. kentin yakın çevresi. yenilik üreten ögeler. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 159 http://ekutup. 6. geliştiren.gov. bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. katılımcı biçimde örgütleyen.pdf . kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi. Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı. tanıtan. öğrenen kent kültürü olarak bölge.dpt. ulusal arka plan olarak ele alındı. Bu yaklaşımda.

gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir.İ. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır.B. İ. bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların. Petrol krizleri.F. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır. Gör. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır. Kınıklı. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır. Bu 160 http://ekutup. 21.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. üçüncüsü. Kınıklı 1. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü.B. yüzyılın temel karakteri. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı. petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör. Ayrıca. sermaye hareketlerinin artışı. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının.B. yarı mamul. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur. ikincisi. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda.tr/bolgesel/keas-I. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi.F.dpt.. Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen.gov. Birinci yönü.İ.. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi. ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur. İ. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler.Dr. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof. Pamukkale Üniversitesi İ.İ. Pamukkale Üniversitesi. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri. Pamukkale Üniversitesi.F. sermayenin. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri..pdf . Denizli Bilge AKÇA Ar.

Oysa. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir. Bu durum. planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta.pdf . 2. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır). Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. yalnızca kültür alanında olmayıp. aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir. Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması.gov. Böylece. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır. Hatta.dpt. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar. değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonomi alanında da kendini göstermektedir. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere. Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir. pazarlama vb. Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek. pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. üretim. Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür. Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır. ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı. Bir bakıma. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur.tr/bolgesel/keas-I. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar.gibi). üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin. YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler. Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme. Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup. kendi kültür öğelerini aktarırken. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin.

iş birimleri”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler. üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir. belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. 162 http://ekutup. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli. daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. 1997). 1991: 105). dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet. belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko. 1998: 521-522). belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan.gov. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler. Bu durum. Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”. Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler. bunları pazarlayan işletmeler yerine. temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. sanayileşme tecrübesine sahip. Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen.dpt. “dış kaynaklardan yararlanma”. Şebeke organizasyonlarla artık. sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli. tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken.tr/bolgesel/keas-I. Böylece. işletmelerin “fordist dönemden” kalan. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp. 2000:6). Böylece. hammadde ve uygun işgücüne sahip olan.pdf . “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan.

özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri.) yetenek ve kapasitelerine göre. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda. “fiyat”. Bu yönüyle küreselleşme. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken.b.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. ama buradan beklenen sonuç. belirli bir ürün için başından sonuna kadar. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler. toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”. ürünün piyasaya sunumu.gov. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını.dpt. Bu bağlamda. üretim. siyasi.g. 163 http://ekutup. Ancak. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye.pdf . kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir. Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri. teknolojik. ekonomik. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir. Başka bir ifade ile. dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye. pazarlama. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler. Bu anlamda. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. Böylece. siyasi. dağıtım v. ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. (tedarik. kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde. Küreselleşmenin ekonomik. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. Bu çerçevede. müşteri duyarlılığının “maliyet”. mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. gerçekleşir ya da gerçekleşmez. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna.

321 1.407.992 472.556.3 -0. VF.M.000 6.956 524.2 +5.B.06’dır. 1 http://europa.968 120.int.188.6 +9. 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi.C.7 -10.878.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.tr/bolgesel/keas-I.int. 20.250 552. 2002: 18.B.4 +9.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.397 1. A.744 2. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi.114 113.320.719 450.000 10.666.984.08.643 1495 1.08.729.6 --+8.000 Denizli 432.908 1. 20.957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16.696.eu.38 4.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.578 1.804 7.542.447.063 3.581 1.041.351 1. Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5.636 4. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri.int.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3.951 3. 19981 (http://europa.08.685 2.413 60.200. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.862.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.503.673 76.5 -17.4 +7.2003 164 http://ekutup.807.D.eu.287 2.pdf .gov.eu.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D.472 2.000 10.073 2. 20.dpt.9 +0.733.48 5. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını.494.51 -17 -12.356.881.251.213 1.659 97.135.049 1.513 % 4.944. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.830.D.Corp.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp.

Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta.956 524.817.947.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Zaten.155. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4).137 USD’dir. 2000 yılında 315.370 165. 165 http://ekutup.513 ABD İhracatı 103.524 141. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.248 162.881. 2002: 20.tr/bolgesel/keas-I.729.226.648 140.371 115.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.568.601 137.580. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu. Aynı zamanda.932 USD olmuştur.pdf .806. bornoz. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir. Görülmektedir ki. 2001 yılında %67. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır. başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7). 2002: 18. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.956 524. 2002: 18. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir.dpt.617. Ancak. Bununla beraber havlu.838.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69.513 AB İhracatı 305.226.777 70.56 26.802 USD.549 Havlu ($) 130.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.801. 2001 yılında 352. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür.907. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70.802 352.932 % 70.907.881.729.719 450.137 315.532.503. 2000 yılında %69.97. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133.09 olmuştur.719 450.69 69. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.528. Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken.146.146. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir. Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305.69.503. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.165.97 67.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir.699 58.92 25.340 % 23.gov.

Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya.81% 100% Sanayi Grupları Gıda. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt. LC Waikiki.76% 3. Pierre Cardin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.73% 58. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır.03% 4. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken. Cote D’amuor.57% 141 2 4.tr/bolgesel/keas-I.57% 71.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler.33% 73. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. yer kürenin “ötekilerini”.43% 66. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik.gov. Kömür. daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler.57% 5 28. Versace vb (Bardakçı.11% 28.19% 31 2 222 92.86% 94 28. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. Walt Disney. Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. 2002: 169. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak. Petrol. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak.57% 14 24. özellikle havlu.24% 24 37. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını.4 36. ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas. Makine ve Teçhizat. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar.pdf . dünyanın büyük dev şirketleri. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre. özellikle tekstil sektörü. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup. bilişim.2 44. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki.17% 6 8 9 11 97 181 35 42. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”. Benetton. Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır.50% 14 26. 2002: 168. Calvin Klein. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler. finansal. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya.57 gibi küçük bir orandır. 2003:8-9).67% 72.dpt. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz.

98% 0.88% 17. Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine.dpt. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir. ama en fazla da tekstil sektörü açısından. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır.47% 3.00% 14. ustabaşı. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı.09 Metal Eşya.16% 2.67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73.tr/bolgesel/keas-I.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82.73% 3. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere.34% 34. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken. Bu çerçevede.) 2 167 http://ekutup.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y. her bir işletmeyi. Elbetteki.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir.81% 1. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 Dokuma. Böylece (Tablo 95.Ulaşım Araçları69. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik.48% 25. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır. Lisans derecesi.Makine ve Teçhizat. teknisyen.36% 9. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu.18% 26. formen. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği. Bu bağlamda.Kömür. 2002: 290. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır. diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7). o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır.82% 3. 4.Petrol.Lisansüstü derecesi.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya.Kauçuk ve Plastik81.14 Metal Ana Sanayi 69.70% 3.İçki ve Tütün Sanayi 62.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23.51% 21. Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.pdf .09% 23.15 Kağıt.gov.

Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. Fakat. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler. şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek.dpt. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. Buna göre “işbirliği” kavramı. girişimcilerin. Küresel kriz karşısında. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. Bu durumda. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. Şebeke organizasyon. iş adamlarının. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir. esnek. Bu doğrultuda. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor. Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir. Bu anlamda. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının.tr/bolgesel/keas-I. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. üretken. Böyle bir tespit için öncelikle yerel. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. Şebeke organizasyon pratiği.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. ilk dikkat edilmesi gereken husus. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir. Şebeke organizasyon tipi.pdf . kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. Bu bağlamda. bölgesel. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur. Ancak. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir. başka mülkiyete esas olacak tarzda. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir.

çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. Bu çerçevede. Bu bağlamda. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir.gov. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır. Üçüncü tedbir. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin. Belki de. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. Burada dikkat edilmesi gereken husus. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır. yönetim holdingleri. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”. aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”. her işletme. Stratejik ortak olgusu.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir. Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir. Şebeke organizasyon. Ancak. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır.dpt. Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde. Uygulamada. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını. bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. Böyle bir durumda. yaratıcı düşünce açılımı yapacak. Böyle olunca da. ortak girişimler “joint venture”. Bunlardan ilki. şirket evlilikleri “merger”. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu. İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. yeni durum ve olaylara.b. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup.pdf . “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir.tr/bolgesel/keas-I. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde. Uygulamada görülen. bunun dışında etkinliği. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri. Küçük işletmelerin. ortak üretim merkezleri v. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. sektörel dış ticaret şirketleri. Dördüncü tedbir. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir.

Harvard Business Review. J. 21. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. Yeni dünya şartlarında. kaynağına. yeni bilgi dalgaları. Denizli.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. Prentice Hall. 104-115. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında.D. (1997). “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. http://ccs. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine. New York.08. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Kuratko Donald F. Denizli Sanayi Odası. Denizli. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir. 170 http://ekutup. Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002). küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan. Hodgetts (1998) Entrepreneurship. imkan. kaynak. Pamukkale Üniversitesi. Ayrıca. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. The Dryden Press. Denizli Sanayi Odası. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır. patent satın alandan patent satan. Wheelen Thomas L. örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını. 20. Contemporary Approach. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır. New Jersey. deneyimine ve bilgisine sahip değildir. pp. Küreselleşme sürecinin.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü. 7: 3.2003.M. başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir. hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192. September-October. Seventh Edition. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir. Fourth Edition. 21. R.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında.int.mit. 3. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan.eu. Bu doğrultuda. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”.gov.yüzyıl işletmeciliği. Sonuç olarak. http://europa. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V. Hiçbir işletme.

dpt.) dahi karşılanamamaktadır. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup. kanalizasyon vb. Dr. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir.gov. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. uygulanan liberal. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof. kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara.pdf . kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış. su. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır. kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım.piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir. Kayıtdışılık yaygındır. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta. Kentsel rantlar yüksektir. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır. Pek çok ilde.tr/bolgesel/keas-I. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi. parçalanmaya. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. ticaretin serbestleşmesi. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur.. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. spekülasyona açık. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. Öte yandan. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. verimli tarım arazilerinin konut.

Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen. dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması.pdf . İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir. bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir.gov. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur. yüksek katma değer ve istihdam yaratan. sektörel sorunları (darboğazları. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. kültürel. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte. makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. teknolojik dışsallıklar yaratabilen. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını.) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır.) değil. 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs. Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik. tarihsel. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74.tr/bolgesel/keas-I. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. ulusal planlarla da uyumlu olan. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır. kredi vs. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır. Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir. Piyasaların yetersiz kaldığı. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken. dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur. Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması. harekete geçirilmesine yönelik.dpt. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi). Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. Kentlerde salt mekan (arazi vb. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. Bu yüzdendir ki. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. potansiyelleri) gözeten düzenleyici. kamu 172 http://ekutup. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını.ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. ekonomik. beşeri.

Pek çok ilde ise. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır.dpt. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs.06.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. AB ile ilişkiler sürecinde. bölge planlaması ile ilgili amaçlar. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir.gov. 27. İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir. Karar No:697. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda. Bu çerçevede. uzun süre belli kesimlere (sektör. nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir. 173 http://ekutup. bölge planlarıyla uyumlu. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak. Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2.2000. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir. Yukarıdan aşağıya.) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması. Kentsel mekanlar. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması. firma.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır. geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır.pdf .

Plan. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. beceri ve deneyimlerin daha genel. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak. Plan. il envanterinin oluşturulması. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. doğaya çevreye duyarlı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel potansiyeli harekete geçirmek. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. Plandan beklenen.tr/bolgesel/keas-I. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. ve spor turizmi bölgesi. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır. Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı. Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır. güçlü bir kamu desteğinde. DİGEP’de. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi. çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir. BİGEP. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları.C.dpt. ildeki tüm yaşayanları.pdf . Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. İki ilde de atıl durumda olan tarım. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik.gov. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında. sağlık. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması. mekansal dağılımın düzenlenmesi. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır.08. Bolu’yu doğa. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. Bu planlardan kamu yöneticileri. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak. T.

planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması. Cilt I yönlendirecektir. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. 175 http://ekutup. demokratik kitle örgütleri. Planlar uygulamak için yapılır. Önerilen stratejilerin. kurumsal destek sağlaması de zorunludur. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. kamu önderleri. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Plan hedeflerine ulaşıldığının. Bu nedenle her iki planda. gönüllü kuruluşlar.gov. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere. hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır.yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır.pdf . rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür. meslek kuruluşlarının temsilcileri. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur. Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon.

söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor). Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. adı verilmektedir (DPT. 3. 81. Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle.. Calvin. 2. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur. 2002). il olan Düzce. karşılaştırma yapmak. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek. Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır. 2002). 1996. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup. Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Çalışmanın amacını.pdf . Bolu il sınırları içinde alınmıştır. 2. Calvin.. diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil. ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1. 1996. çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır. Beykent Üniversitesi 1. Literatürde. Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında. Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr. 2001). Öğr. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada.Gör.Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde. genel faktör oluşmaktadır. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken.

Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT.gov. Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .dpt. DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort. Sanayi ve Tic Bak. başta eğitim ve işgücü olmak üzere. DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır. gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır. Ancak.tr/bolgesel/keas-I. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. ve Güv. Turizm Değişkenleri. erkek bazında ayrılmıştır. Cilt I 1. Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2. Eğitim Değişkenleri. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür. Sağlık Değişkenleri. gerek AB. Son yıllarda. Sanayi ve Tic Bak. Bu çalışmada da. Mali Değişkenler. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir. belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır. Bak. değişkenler kadın. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. Türkiye Bankalar B. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. Çalış. okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak.gov. SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.pdf .

faktör yükleri (factor loadings) denir.20 2. Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar.46 74.44 3. bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür. faktör ağırlıkları.20 67.66 3.93’tür.45 6.49 83.56 71. ister olmasın. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT. ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31.90 3. 2002). kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır.07 52.16 2. Toplam açıklanan varyans ise %83.34 2.21 79. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.92 1.62 2. Özellikle. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52. İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir.20 2.34 1. 1997).34 3. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT.72 81. Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından.15 81.93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise.11 1.96 52. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir.40 79. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir.05 76.70 6. Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.40 1.51 2.83 10.41 69. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da.78 52.36 4.45’tir. Faktörler ister dik olsun. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun.gov.45 3. Genel faktör ile 0.46 1. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür.43 2.97 77. Birinci temel bileşen.77 1.41 62.06 1. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır. Calvin.85 73. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül. İnternetin hizmet sektörü üzerinde. SSK’lı oranı. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak.41 10.18 52.22 2.83 63.tr/bolgesel/keas-I.36 3.75 66.90 1.94 1. 1996).17 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1996.pdf .32 1.dpt.20 3.41’ünü açıkladığı görülmektedir. Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31.67 83.39 1. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda. Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir.95 2. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir.

91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için.85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler. (0.88) SSK’lı oranı. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır. sıradadır. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır. konut yapı kooperatifi. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır.dpt. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir. 0.91’lik yüksek yüklemi olan değişken. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır.gov. Kişi başına konut elektrik tüketimi. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir. Genel faktör üzerinde 0. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır. kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır. temin tevzi kooperatifi. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0. motorlu taşıt kooperatifi. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken. uzman doktor. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır.66 ile 40. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken. Kooperatiflerin içinde.tr/bolgesel/keas-I. Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin.pdf . Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması.87’lik yüklemi olan değişken. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir.92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. tüketim kooperatifi. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir. cinsler arası okullaşmada. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur. Genel faktör üzerinde 0. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır. Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır. 180 http://ekutup. küçük sanat kooperatifi. (0. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir. Genel faktör ile üçüncü sırada 0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Faktör Analizi. Kanonik Korelasyon Analizi. B. Oxford University Press. 21-22. Kütahya. Borts. Kütahya.. Turizm. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır. P. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. New York And Oxford. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. (2001) Using Multivariate Statistics. Bu illerin. B. ve J. Mersin. G. 319-347. G. geri kalmış bölgelerin sosyo. kış turizmi. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. Turizm. Linda. Calvin. Isparta. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. University of Nebraska. Akgül. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. S. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. Berry. Factor Analaysis.tr/bolgesel/keas-I. Kingston. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty. Ankara. Areas of Economic Stress In Canada. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. Berry. K. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis. Ankara. American Economic Review. A. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. Barbara. Lincoln. Afyon. California. güneş turizmi dışında. UNDP (2001) Human Development Report.dpt. January. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir. (2002) Factor Analaysis.pdf . Ray (1965) “Identification of Declining Regions. Özellikle Doğu Akdeniz. batı bölgeleri için de geçerlidir. New York. doğu illerinin aksine. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz. Isparta. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. Kingston.. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik. Ankara.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tatlıdil. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir. L. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum. Queens University. 50. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması. Özellikle İç Ege’de Afyon. Cook ve D. eko-turizm. kültür turizmi. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. GAP. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. H. 188 http://ekutup. Ontario. DPT.gov. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. Borts G. H. H. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir.

5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır. Araştırmanın temel amacı. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. Anket uygulaması. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Dr. Afyon Kocatepe Üniversitesi. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir. Anket formu geliştirilirken. sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. 189 http://ekutup. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış.. Bu kapsamda. konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. Araştırma kapsamını belirlemede. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler. Doç. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır.1’ini oluşturmaktadır. Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. 2. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88. istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır.pdf . anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış.dpt. Araştırmanın evrenini oluşturan.gov. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd. Uşak İİBF 1. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın. Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir. Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir.tr/bolgesel/keas-I. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir. Uşak’ta da görülmektedir. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır.

çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır. 3. güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir.1) üç ortaklı.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir.8’lik bir orana ulaşılmış olması. Görüldüğü gibi. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi.6 oran ile anonim şirketler. 15’i (%6.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır.dpt. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20.4’nün limited şirket olması. yeterli sermaye yokluğu.tr/bolgesel/keas-I. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması. Ancak. son sırayı da %0.6 100.gov. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir.2 53. 1. Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir. %20. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir.8) iki ortaklı.pdf .0 Tablo 1’e bakıldığında. TTK’ya göre limited şirketler.8 20. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında. birinci sırayı %53.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır. %74. Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek. sanayi işletmelerinin %53. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19. Şirketlerin 71’i (%29. Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir. Tek kişi işletmeleri. şirketleşme ile mümkün olabilecektir.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır.01. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye.8 oran ile kolektif şirket almaktadır. 3.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23.2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar. 2. İkinci sırayı %25.4 . limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir. Bu. 36’sı (%15.

8’ini diğer sektörler oluşturmuştur. 3.0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur. 28 işletmeyle %11. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı.3.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi. üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır. 154 işletme sayısıyla %64. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96.7 1. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları. Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir. Üye olmayan işletme ise 5 olup. bizi 191 http://ekutup. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü. Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır.1’dir.3).7 9.3 9.7 1.7’sini makine. 154 işletmeyle sanayiinin %64. toplam işletme içersindeki oranı %2. 3. 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9.7’sini tekstil oluşturmaktadır . 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1.gov. işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6) orandadır.7’sini tekstil. İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64. Ortaklı işletmelerin %84. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir. Ticaret Odaları. seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1. Sanayi Odaları. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği.7 1. 4 işletmeyle %1.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. 3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1.pdf .7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada. 4.dpt. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre.7’sini.8 100. 27 işletmede ise %15.tr/bolgesel/keas-I. Deniz Ticaret Odaları. Rekabet edebilmede temel olarak. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir.3) beşinci sırada yerini almaktadır.3 11. 4 işletme (%1.3’ünü oluşturmaktadır. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için.9 7. 1. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir. oğul büyütür. 8 işletme de (%3. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması. Kapasite planlaması. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır.3) cevapsızdır.pdf . herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları.2 10. 4. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir. 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir.5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır.Der.gov.9 100. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde.dpt. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır. 2. İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4. Oysa.0 22. Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı. rekabet üstünlüğü sağlayabilirler. Bu sonuç. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir.Der.Der.tr/bolgesel/keas-I. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda.4 34. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16.8 6. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup.4) olmadığı görülmektedir. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca profesyonel yönetim. “Bir işletmeyi dede kurar.3) kapasite raporunun olduğu. 77’sinin (%32. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64.8 1. Profesyonel yönetim. Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır. İşletmelerin %47.

%71.2) sürekli üretim. Geri kalan 224 işletme (%94.2) fason üretim. 2.tr/bolgesel/keas-I. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması. 82 tanesi (%34.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir.9’u diğer standartlardır. %5. %7. Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır. güvenlik.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir. üçüncü derece öncelikli görülen %16.pdf .9’u dövizdeki dalgalanma. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin. 3. 4. 4.4) sipariş üretimi. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür. iletişim. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir. Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir. CE işareti bir ürünün sağlık. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır.gov.3) mevsimlik üretim yapmaktadır. 20 işletme (%10. Rekabet avantajı sağlamak için. ikinci derece öncelikli görülen %22.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir. 142 işletme (%53.8’i öz sermaye yetersizliğidir. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır.dpt. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir. 22 tanesi (%9. Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş.9) cevaplamamıştır.6’sı bir kalite standardına sahiptir. %65. Bunun %15. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5. boş kapasitesi o oranda düşecektir. İşletmelerin sadece %28. 31 tanesi (%13. Kapasite kullanım oranı. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür.6’sı TSE-TSEK. İşletmelerin %28. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır. gerçekleşen kapasitenin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır. %34’ü pazar payının dar olması.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber.1’i ISO 9000 serisi. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin. 193 http://ekutup. İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır.

Ayrıca. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları. firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir. 3. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir. Tablodan da görülebileceği gibi.Der. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1. 4.pdf .Der.5 18. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması.9 5.9 208 18.0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup.Der.6 363 211 57 1118 32. 2.1 100. 5.tr/bolgesel/keas-I.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir. Toplam % 279 24. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır.dpt. Cilt I 4. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği.

Bu kapsamda. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları. 150 işletme ve %61.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır. 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy. 5. bilgi. Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32. işletmelerin %24. emek. 5.9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır.3’lük oranla küçük işletmeler. işletmelerin %75. 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93. 2. sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır.5 57 4.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1.Der. 1. elde edilen verilere göre. Verilerden.7).3).Der. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır.0 290 23.2’lik oranla orta işletmeler. İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır.2 ile çok küçük işletmeler.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır. işletme sayısının azaldığı görülmüştür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 1234 100. İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup. Çünkü. işletmelerde çalışanlar arttıkça.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur.gov.9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir. 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir. Buna göre. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli. Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20.dpt. 29 işletme ve %12.9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir.9 494 40. girişimcilik.pdf . Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir.Der. 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan. 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31.2). 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy. Bunun yanında.15 işletme ve %6. Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur.2). %31. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir.

İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında. Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta. Her üç düzeyde de (üst. 10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10. Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır.7). Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş. Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2). 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6. 498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır. Bu sayı 196 http://ekutup.3’tür. Ankete 33 işletme (%13. %4. Üst düzey. Alt düzey erkek yönetici sayısında. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır.2). ankete 26 işletme (%10. Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir.1). orta düzeyde %14.6). ankete cevap veren 92 işletmede (%38.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I yönetimdeki oranı %10. Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12. 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir. 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82. 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8.3).4’ü yüksek öğrenim görmüştür.7). 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70.9).7).6’sında 1-3 üst düzey yönetici.9) cevap vermiştir.5’tir. 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14. Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır. Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır.gov.9)cevap vermiştir.4). 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır. Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır. kadınların erkeklere oranı.2’dir. Buna karşılık %50.pdf . Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır.8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır. Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir. 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16. Ankete katılan işletmelerin %88. Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8. İşletmelerin %1. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır. üst düzeyde %7. Bulgulardan. alt düzeyde %28.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır.8. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir.7). 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır.6).6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır. Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır.3). 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. ankete cevap veren 220 işletmede (%92. 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1. 5. orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir. İkinci derecede yakınların oranı ise. 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13).5.dpt.4).

İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. Son 20-30 yılda dünyada iletişim.3’üne denk gelmektedir.3) cevap vermiştir.. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41.pdf . 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır. alınan personelin eğitim.9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir. Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir. 5. İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir.2).7’dir. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75.8). Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir. 20 işletmede (%8. 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı. koordinasyon. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1. Toplam 24 işletmede (%10. 209 işletmeden (%87. Önceki yıllarda işletmelerde. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır.1) 101 erkek çırak çalışmaktadır. 197 http://ekutup.7) tür. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır. 2 işletmede 2 toplam kişidir. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir.dpt. Terör mağduru çalışan. İnsan kaynakları. 14 işletmede (%5.tr/bolgesel/keas-I. Kadın çırak yoktur. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır.8) cevap alınamamıştır.7) cevap vermiştir. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir. 3.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar. Bu nedenle işletmelerin. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. uyumlaştırma. Terör mağduru kadın çalışan yoktur.3) toplam 5 kişidir. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9.2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır.4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır.8). İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12. cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında. Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır. 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta.

Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını.7) faaliyet göstermektedir. İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir.7) tekstilde ise 154 işletme (%64. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında.6) bir mesleki kuruluşa üyedir.dpt. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir.8). 198 http://ekutup. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84.tr/bolgesel/keas-I. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır.4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir. Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir. 6. SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak. 213 işletmeden (%89.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır.pdf . Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. Deri sektöründe 23 işletme (%9. Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir.gov. hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir. Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir.5) bu soruya cevap alınamamıştır.7). İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10. Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir.

Emekli olarak ayrılanlar %14.6’sı bir kalite belgesine sahiptir. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir. Üretim şekli: 103 (%43. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23.tr/bolgesel/keas-I. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir. öncelikli olarak yerel kaynaklar. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması.1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır. %6.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.9’dur.gov.pdf . Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır. İşten çıkarılanların oranı %26. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir. Yüzde 65. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir.5’dir.1’dir.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir. İşletmede çalışan sayısı arttıkça.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir. işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir. 199 http://ekutup.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.5’tir.2’si orta boy işletme. Sonuç olarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletmelerin %94. İşletmelerin sadece %28.3’tür.4) yüksek öğrenim görmüştür. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır. Hammadde kaynağı olarak.3’tür. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5. İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71. İşletmelerin %12. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75.2) işletmenin üretim şekli süreklidir. İşçi profili: İşletmelerin %81. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50.dpt. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2.

Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır.1) 101’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56.3’dir. üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında.5. stajyer kadın 14 işletmede (%5. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8.gov.9) 42’dir. Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1.3) 5 kişidir. stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69. 200 http://ekutup. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir. Yönetim düzeyi arttıkça.4) 61. orta düzeyde %14.4) 1 kişidir. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. 1 işletmede (%0. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir.8) 2 kişidir.2).8. “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13. kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır. alt düzeyde %28.9). Buna göre.dpt.pdf . Üst düzey.tr/bolgesel/keas-I. Çırak sayısı 24 işletmede (%10.

işçi-işveren ilişkileri. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. Siyasiler ve diğer seçilmişler.. Kamu Yönetimi Bölümü 1. Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun.. Artık şirketler. 10. 1999). ücretler. hem de mal ve hizmetlere. 2000). İşçi ve işveren örgütleri. Moore ve Laramore. 8. 3. 1990). yerel. Farr ve Favero. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. mahalle muhtarları. bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. 2. Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. Doç. Kenttaşlar (Logan ve Molotch. yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. Bu yaklaşım aynı zamanda.. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı. pazara.. vergiler vb. hammaddeye. 2002: 9). 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “insanlar. diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması. kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. 11.gov. kamu tüzel kişilerinin yanında. 1996: 300-318). Toplu taşımcılar. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar.tr/bolgesel/keas-I. Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. Ünlü. 1994. ucuz ve nitelikli emeğe vb. özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand. 9. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil. 1996 ve 1989: 203. Gül. Tees vd. 12. 7. Serbest meslek sahipleri.dpt. Mal-mülk sahipleri. 5. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları. İİBF. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. sadece ulus devletler açısından değil. Girişimci-sanayici. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar. Dr. Süleyman Demirel Üniversitesi. Okullar. 2000. 2002. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. ülkeler. Bunun yanında. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. 4. Malecki. hem gümrükler.pdf . Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri. 1990: 643-644. Yaşanan küreselleşme. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi. Üniversite. 201 http://ekutup. kapitalizm ve devlet. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar. Piyasa ve siyaset. 1993. 1984: 4). 1998).

yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. Ulusal düzeyde planlama. Çalışmanın amacını aştığı için. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının. Aksine. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. Bu adımlarla. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. Daha sonra. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çalışma. kalkınma ve bölge kavramlarına. Cilt I bölgelerin. Bunun yerine. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır. Aksine. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi. Türkiye gibi gelişmekte olan. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda.dpt.gov. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek. hedef. yerel düzeyde.tr/bolgesel/keas-I. kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması.pdf . bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. Ancak. ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar. Ayrıca. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar. bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. Çalışmada öncelikle. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır. 202 http://ekutup. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir.

Ekonomik istikrarı sağlamak. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. kenttaşları. 2002. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında. 1995). yerel oda ve birlikleri. ya da üretimi. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok.tr/bolgesel/keas-I. bu bölgelerde yatırımları. Cilt I 2. Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek. 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. ekonomik kalkınma yerel olmak. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. 1960’lardan sonra. Gül. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras. istikrar programları. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. AB. 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada.pdf . yani yerel yönetim birimlerini. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. Merkezi hükümetler.1. yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. Talas. Örneğin. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır. ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşsizlik Sigortası. ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu. işletmeleri vb. SYDTF. yereli de içine almak. Ancak. 2003).gov. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras. de kapsamak durumundadır. Ekonomik kalkınma planlamasında. resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2. Kanun. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. Artık. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir.dpt. sosyal adalet ilkesi gereği devlet. ihracatı vb. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir. asgari ücret uygulaması. 2003 ve 2000. yerel düzeyde 203 http://ekutup. Yeşil Kart uygulaması. 1998). 2003. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. Sallan Gül.

1994: 102). Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma.2.dpt.1. dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen. daha temiz ve düzenli çevre gibi.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını. Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz. çok daha profesyonelce yürütülen. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely.gov. önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür.2. 1994: 101). dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım.2. özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını.2. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini. ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını. ekonomik olduğu kadar. dışa bağımlılığı az. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen. 2. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım. 2. 1994: 65). Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. Amaçlar ve Hedefler 2. yerel ölçekte kamu. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır. Bunun yanında. Bu süreçte. özellikle yerel kamu otoriteleri. 204 http://ekutup. yerel düzeyde ekonomik kalkınma.pdf . yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz. Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen.

yerel halkın. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak. 3. yerel güçler. 1984). Kaynakların.pdf . 1993: ix). göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak. 2. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır. fırsatlar ve kaynaklar. Bu grupların. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir. ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek. alıntılayan Blakely. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. 3.1. 3. 1986. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 1993). OECD. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. Yerel ya da bölgesel ekonominin. gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. gerek gönüllü kuruluşlar. kurumsal. Stratejik yaklaşımda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in. Burada vurgu. toplumsal. 1986. Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. 1994: 134. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak. 205 http://ekutup. 4. yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD.gov. o yörenin insani. gerek odalar ve birlikler. geniş ölçekli. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. 1994: 42-43): 1. 5. Bingham ve Mier. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. olanaklar. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar. Bunun yanında. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. alıntılayan Blakely. Bu süreçte. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri. 1994: 41.

Örneğin. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar. bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”). planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması.1. serbest ticaret bölgeleri kurulması.1. bu politika türüne örnek olarak verilebilir. öngören politikalardır. 206 http://ekutup. (3) Eyalet hükümetinin.2. 1994). 3. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. yeni bir bina tahsis edilmesi. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir. Dar Kapsamlı Politikalar 3. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır. kamusal yatırımlar yapılmasını. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. yerel yönetim birimlerinin. vizyonu.1. vergi muafiyeti gibi teşvikler. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için.pdf . amaçları. yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir.2.gov.2. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. 3.tr/bolgesel/keas-I. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları.2.dpt. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır. örgütsel. işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık. yönetsel. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6. (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb. sorunları ve sıkıntıları saptama. organize sanayi bölgeleri kurulması. olanakları ve fırsatları değerlendirme.1.2. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması. inceleme. 3. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. mali.

bu tür politikaların getirisi. Ancak. Bu ise. yörede yapılan kamusal yatırımlar. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında. kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. Dolayısıyla. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını. eğitim vb. özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. 1994: 214). yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır. o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz. ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir. vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel. Ancak. Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir. nitelikli emek. Ayrıca. Cilt I oluşturulması. istihdam yaratarak. zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını. yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır.2. özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. ulaşım. yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları. Bu tür kamusal maliyetler. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında. Ayrıca. 3.2. Ayrıca. ekonomik aktiviteler ve sermaye.pdf . daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek. Levy. üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir. 2003). 1996).dpt.gov. 1996). ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch. sunulan kamusal hizmetler. yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch. 3.tr/bolgesel/keas-I. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır. tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir. Bu eğilim. Eğer. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. 1990). özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman. Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. 1996: 311.3. 207 http://ekutup. ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir.

Dolayısıyla. kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır. yıkık-dökük.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan. Ayrıca. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb. serbest girişim bölgeleri oluşturmak. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır. Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri. küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı. 3. ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip. kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak.tr/bolgesel/keas-I. yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı. Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz. Ancak. 1983).gov.dpt. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi. Ayrıca. 1984: xii). 1991: 137. arazi temini. Porter. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. ama. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda. yoksul. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır.pdf . yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır. Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir.4. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. mali. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti. Ancak.

tr/bolgesel/keas-I. kapasiteyi. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. Dolayısıyla. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen. Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine.5. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. 3. Bu durumda. büyüyen. Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır. inşaat işçiliği.dpt. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar.gov. temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur.6. 46).pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kaynaklar. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. Eğitimsiz. sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır. çocuk bakıcılığı. garsonluk. işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır. Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. Bu türden. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı. tecrübesiz işgücü. topluluğun. kayırmacılığı. Blakely (1994. bölgeler. Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar.

Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir. 3. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. Maliza. 1994: 218-221): 3.6.4. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .1. 210 http://ekutup.6. işletmelerin vb. saptanan vizyon. 1994. Cilt I uygulanması. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından. 3. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır. -Kamusal. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır.gov. ekonominin. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır.3. istihdam durumu ve olanakları. olanaklar ve fırsatlarla. -Yerel topluluğun. ve. işgücü piyasasının. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde.dpt. olanakların. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır. -Vizyon. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir. 3. ekonomik yapının. güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama. -Uygulanacak projeler belirlenir. olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır. gereksinimlerin. amaçlar ve hedefler saptanır.6. ve. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir. Levy.2. Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır.6. -Siyasal. 1985: 86-87.tr/bolgesel/keas-I.

Örneğin. broşür-afiş. 3. Bu aşamada. çevrenin korunması. 3. -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir. Bunun için. Ayrıca.6. -İşgücünün mesleki eğitimi. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup. Bu veriler. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır.pdf . performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam.dpt. Bunun nedeni. plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. ve.5. -Bir değerlendirme raporu hazırlanır.tr/bolgesel/keas-I. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. ve.6. amaçların genel olması. değerlendirme yapma metodu belirlenir.gov. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur. -Altyapının. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir. -Plan uygulamaya konur. Değerlendirme Plan değerlendirmesi. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir. yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir. ve. suçla mücadele. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. yazılı-görsel basınla söyleşi. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır.6.

kısacası. Bu durumda da çözüm üretmek. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak. bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir. Ayrıca. Bu süreçte. mali. tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir.gov. yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği. 3. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı. teknolojik. 1996). Bu durumda da. daha zordur. İzleme süreci. 1992). orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu. kentlerin nüfus. Bu süreçte. kültürel. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. Bu durumda aslında. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının.pdf . ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. Bu değişiklikler. planın kullanışlılığı azalabilir.dpt. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir. 1996. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır.7. 1994: 145). İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen. Bir diğer sorun. bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. plan uygulanırken. ekonomik. açıklayıcı 212 http://ekutup. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. Bunun yanında. uygulanan politikaların değerlendirilerek. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. Bu değişiklik.6. 1993: 263.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çünkü. gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise. istenildiği kadar iyi olmasa da. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. Ancak. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. Bu sorunları aşmanın bir yolu. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. Patton ve Sawicki. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak. başarıyı ölçmek vb. Rossi ve Freeman.tr/bolgesel/keas-I. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. sosyal. tek bir alan olarak birleştirilmiştir. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. Örneğin. Buradaki temel soru. Ancak. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez.

Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması. ve 213 http://ekutup. 1995. iv. vi. girişimcilerin. toplum liderlerinin. Devine ve Wright.7.2.7. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. 1996). İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır.pdf . birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen. Uygulamada ayrımcılık yapılması. 1991): i. ii. konut stokunun vb. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. Merkezi mali. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi. ekonomik faaliyetler vb. kenttaşların. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1.1.. 3. 1995. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3. ve Krefetz. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi.gov. Etkin kamu-özel sektör işbirliği. 3. vii.dpt. viii. 1995. iii.. ix. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi. Wagner vd. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. Rogowsky vd. özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci. 1995. Yerel topluluğun insan kaynakları. işletmelerin. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması.7. açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması. çok yetersiz olması. 2002. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği.. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı. ve. x.tr/bolgesel/keas-I. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd. sosyal sınıflar. Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel. yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi. Alt yapının. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. v. Bright vd.

alternatif planların karşılaştırılmasında. bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki. Ancak. 1993: 186). kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. Günümüzde ise. Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır. vizyonun. Ancak. ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. amaçlar ve hedefler vb. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür. çünkü. Sorunun niteliği. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan. genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir. kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. 2003: 330-366). amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir. HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. Durum böyle olsa bile. Bunun için. Örneğin. planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem. alternatif çözüm yolları. 1993: 207).gov. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. Bunun en önemli nedeni. 4. Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir. Performans ölçütleri.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde. ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil. 214 http://ekutup. ölçütlerin. kamusal kaynakların yanlış kullanılması. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ. Bu durumlarda. yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. Türkiye gibi gelişmekte olan. 1993: 188). amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir.dpt. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar.tr/bolgesel/keas-I. Öte yandan.

pdf . 4. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir.2.3.gov. Örneğin. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi.1. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. 1982: 32. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. İstanbul kenti.1. 1993: 187).1.1. Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa. Örneğin. yapılabilirlik ya da fizibilite. Amaç ve Hedef Tanımları 4. Cilt I 4. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise. fayda. 1993: 219). yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. Patton ve Sawicki. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken.dpt. alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. maliyet.2. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir.tr/bolgesel/keas-I. 1993). etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME.1. İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. Vizyon Vizyon. hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik.2. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. Daha varlıklı. 215 http://ekutup. ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4. tekno-kent alanları oluşturmak. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir. Yüksek teknoloji yatırım çekmek. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar.1. karlılık. Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. Vizyon. Uluslararası turizm merkezi olmak. ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli. vizyonunu “demokratik. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir. dışsallıklar. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. Bunlar. 4. uluslar arası yatırım çekmek vb.

bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. eşitlik ve adalet. 1993: 187). Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler. performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. otorite9. 1993: 218-219. idari kapasite8. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. veri toplama ve çözümleme. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına. konut alanlarına vb.tr/bolgesel/keas-I. Raimondo. 8 Teknik. halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness). nüfus artış oranı. toplumdan istenecek değişiklikleri. Bunlar genel ölçütler olup. 1992: 163. konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. kullanılabilir arazi. hukukilik. Patton ve Sawicki. ticaretin ve sanayiinin canlılığı. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine. ölçülere örnek olarak verilebilir. 9 10 216 http://ekutup. yakınlık. kurumsal bağlılık10. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. kişi başına gelir. İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde. dönüşümleri.2. bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. Başka bir örnek daha verelim. girişimcilik ve liderlik. vb. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. konut sayısı. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. Örneğin. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. 1996: 313. 362). konutların kolay ulaşılabilir olması. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı.gov. hakkaniyet. fayda-maliyet. işgücü piyasasına. trafik sıkışıklığı. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına. çevre temizliği. bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir. piyasa. ticaret ve alışveriş bölgelerine. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir. riskli bölgelere. 148). Nicel ölçüler.dpt. Evsiz kişi sayısı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki. 1994: 140. siyasal destek. 1992: 64.2. İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. Rossi ve Freeman. park alanı varlığı. (Aronson ve Schwartz. suç oranları vb. Bu proje için. kirada oturan kiracı sayısı.pdf . dışsallıklar. trafik kazası sayısı. konut başına düşen park alanı. proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. 4.) de planlamada göz önünde bulundurulur. Cilt I hesap verebilirlik (accountability). hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. alternatif maliyetler (opportunity cost). Planı uygulayacak olan yönetim biriminin. işbirliği. konum7. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. bürokratik. altyapının varlığı-kalitesi.

yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. yöreler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin. Bu ise.pdf . ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri. Bunun yanında. iller. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir. Türkiye’de ulusal. eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile. Ayrıca. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması. Ancak. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. Dolayısıyla. SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler.gov. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır. aynı kentsel bölgede yer alan. Cilt I 5. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır. güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. yerel halkın ve girişimcilerin. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır. Artık. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da.dpt. Türkiye’de de. Bu durumda. sıvı ve katı atıkların toplanması. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için. dönüştürülmesi. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere. stratejik. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları. özellikle son yıllarda üniversite. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. işlenmesi.tr/bolgesel/keas-I. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir.

Goetz. Fainstein ve S. Sevilay KAYGALAK. Danzinger vd. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process. Edward G. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi. ve James D. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi. KAYNAKÇA Bingham. Castells. Inc. Wagner. Edward J. s. (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. Levy. (1993) Strategic Planning for Local Government.dpt. Joel A. Campbell (der. Newbury Park. 58-80 arasını çeviren Namık Demir. Blakely.). Farr.” Türk İdare Dergisi. ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development. Oxford. Mart-1996. Washington D. Cheryl A. Sage Publications. _____ (1989) The Informational City: Information Technology.pdf . Farazmand. İstanbul.” Public Administration Review. XXV (229). Mumphrey J. Bright..” içinde D.. The Center for Economic Development. Sage Publications. Prentice Hall. John R. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için. ICMA. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Blackwell Publishers. Russel Sage Foundation. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. 113128. (der. Joder ve A. UK. Urban Revitalization: Policies and Programs. Gül. Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları. J. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi. New York.” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir. Elise M. s. 26 (2) December. Centre for Urban and Regional Studies. Thousand Oaks. Hüseyin (1998) “Decentralization.” içinde W. Elazar (der. 59 (6). 68 (410).tr/bolgesel/keas-I.” içinde S.gov. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der. H.). UK. University Press of America. anakent ve kent nazım imar planları. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism. Logan. Richard D. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development. (1994) Contemporary Urban Planning. Dulupcu. TX. vd. 9-43. Lanham. (der. The University of Birmingham. Oxford. Arlington. 170-190.).). T. Confronting Poverty: Prescriptions For Change. Alfa. Inc. Mülkiye. Aldine De Gruyter. Englewood Cliffs.” içinde S. New York. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. çev. Birmingham. ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach.C. The University of Texas. Devine. Research and Service. Basil Blackwell. Basil Blackwell.” Urban Affairs Quarterly. 218 http://ekutup. Bunu için. Roger L. E. Thousand Oaks. Society and Culture – The Rise of the Network Society. Arlington. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Sage Publications. Krefetz. 245-278. Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. John M. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim. Cambridge. Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. J. Efil. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience.). Calf. Rebecca M. Blank. Temmuz-Ağustos 2001. Manuel (1996) The Information Age: Economy. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences. Kemp. Reading in Urban Theory.

W. Paris. ve David S. Talas. Cilt I Lynch. (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice. Paul R. Wagner. Chapel Hill. İmge. Kent Basımevi. “OHAL Teşviki Unutuldu (.” Görüş.. Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit. Princeton. Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery. <http://www. R. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas. (1980) Industrial Location and Community Development. OECD. Pearson Education. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development. Edward T. Emil E. 55 (Haziran Temmuz). 16 (1-2).15. Richard L. 219 http://ekutup. John (1983) The Contested City. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. Praeger.html>. Thousand Oaks. Tees. Thousand Oaks.1999. Sallan Gül. Mumphrey Jr. (der). TX. (der. Malecki. T. New Brunswick. Ünlü. vd. 119-153. (1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy. Arlington.dpt... _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması. Cole ve Jay. University of North Carolina Press. <http://epinet.08. Moriarty. erişim tarihi 4. Patton. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies. Robert G. The University of Texas at Arlington.org/content. Center for Urban Policy Research. Upper Saddle River. Rogerson.gov.epinet. C. Praeger. s.. Sage Publications. Joder ve A. 16 (1-2). Economic Policy Institute. (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. Raimondo.). Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri.org/eplync. (1992) Economics of State and Local Government.” Milliyet. erişim tarihi 21. G. Teitz. New York ve London. Fritz W. 21 Ağustos. Porter. Carl V. 91 (4). _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003. 4 Mayıs. Christian M. (1984) “Preface. Cahit (1995) Toplumsal Politika.pdf . Porter ve D. IULAEMME ve T.C. Mollenkopf.” Economic Policy Institute Brifing Paper. Urban Revitalization: Policies and Programs.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Barry M.” International Regional Science Review. 5. Inc. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D.” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. 51-66. 40 (34). TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi. New Jersey. 397-411. Sweet (der. J.” International Regional Science Review.” Detroit News. Edward J. Wagner. E.” içinde F.C. Mishel. Güngör (2003).2003. Rogowsky. Princeton University Press. Henry J.ve de Uyutuldu). vd. Institute of Urban Studies.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. David W.” içinde P. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. New York. Maliza. Sage Publications Inc. İstanbul. 101-106. Ankara.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs. Michael B. Uras.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. 54-59.

Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler. Doç. Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir. Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür.gov. Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir. DEÜ. mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır. DEÜ.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir. muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda. İşletme Fakültesi. tabii kaynaklar. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. GİRİŞ Özellikle son on yılda. Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse. Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup.pdf . Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. Dr.C. coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır. Kalkınma için gerekli insan sermayesi. emek ücretleri. Ekonomik yapıları. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır.. kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir. İşletme Bölümü 1. Bu eğilimlerin etkisiyle T. turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir. İşletme Fakültesi.tr/bolgesel/keas-I. Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. merkeze yakınlık. 2001).. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood. Dr. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran. 1996). Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır.dpt. yetişmiş işgücü.

Özellikle bireyci. İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir. 1997.pdf . Saxenian. 1998). Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur. otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir. 2. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. Pietist. Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. Arslan. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. 2001).gov. Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur. 221 http://ekutup. 1999). Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin.dpt. Bu çalışmalardan hareketle. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley. 1981. Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist. 1984).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dahlgaard ve Dahlgaard.tr/bolgesel/keas-I. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener. Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. 1985.

1997). kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çalışkanlığa verilen değer. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur. Bu değişkenlerden birincisi.dpt. Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken.Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada. özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir.tr/bolgesel/keas-I. işin amaç olarak değerlendirilmesi.gov. zaman ve para tasarrufuna verilen önem.pdf .Networkler . ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup. Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi . Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir. ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett. Bunlar.

biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır. Birbirlerini tanımayan. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır.1.tr/bolgesel/keas-I. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir. Aydın da ortalama 81. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç. 1985 . Elde edilen veriler. büyümüş. Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir. Bu bulgu. ihtilafların en az yaşandığı. ARAŞTIRMA 3. Aydın için 35’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı.gov.dpt. Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır.pdf . 223 http://ekutup. biraz daha az eğitimli. Blum ve Dudley. yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir. Denizli’de ise 350’dir. o yörede doğmuş. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. Güven unsuruna dayanan. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. (Weber. 3. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır. ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. daha çok dış ticaret. Bunlar.

5 100 13 % Ortalama: 3.5 37.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3. 224 http://ekutup.pdf .gov.7 25 25 6.75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.5 31. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır.2 100 21 3000 347.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 12.1 Kadın: % 42.5 % 48.5 DENİZLİ (n:24) 62.52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81.9 % 8.95 12 35 20.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.5 % 26 % 8.23 4.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.5 % 8.5 29 60 5.

3 2. 225 http://ekutup.184 912.gov.196 96. Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.478( 62.729 98. Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.pdf . EGEV (2002) Aydın İl Raporu.7 (19) 243. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.3) 1.457.2 (9) 912.952 2. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35.600 209.93) 958 1.1 647.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 -2.827 907. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.dpt.0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.756 450.tr/bolgesel/keas-I.717 247.232 (%22.017 25 2.105 496.133 22 -13.687 581 450.

nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir.896 399.821 27.7 38.573 186. EGEV (2003) Denizli İl Raporu. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.249 2.8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.gov.2 23.9 36. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.790 661. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir.pdf .523. 226 http://ekutup.218 17. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.223 4. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.dpt. tarım.017 527 20.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.560 108.346 228. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or.898 40. turizm.000 100.445 50.000 96.010.548 22.283 14-21 27 121 959.571 12-40 15 73 848. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum.2 22. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383. madencilik.568 436.050 37.

05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.Yurtdışı güven 8.62 ..000 ...000 2 .10 2.Yurtdışı yoğunluk 7. İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır.42 1.36 5 6 7 8 9 6.gov.000 .93 2.62 1.90 3.1 25.39 1.0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.Yurtdışı ihtilaf 9.dpt.000 1.17 en az: 1 en çok: 5 2.11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3.Eğitim 227 http://ekutup.5 en az: 28 en çok: 225 137.pdf .74 .6 1..000 1.Yurtiçi yoğunluk 3.02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir..Yurtiçi ilişki miktarı 2.85 .000 .2 1. Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0.Yurtiçi güven 4.tr/bolgesel/keas-I.75 en az: 1 en çok: 8 4.000 .74 1.88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2. Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112.9 3..81 en az: 1 en çok: 5 3.37 3 4 .87 .5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 1. Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1.000 1.

Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır. Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.İradecilik 4.15 ∗0. dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması).tr/bolgesel/keas-I. Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir. Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5.İşi amaç olarak görmek 2. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz.86 * 3.Para ve zaman tasarrufu 3.05 5.06 3. Tablo 2.96 4.35 ∗0.50 ∗0. Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1.Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa.pdf . Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.71 3.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0. İş’in amaç olması 2.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0.0 * (t-test .51 2. 228 http://ekutup. Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine. Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.98 3.gov.94 3.30 ∗p < 0. en çok:5) AYDIN (n:35) 1.36 ∗-0.02 DENİZLİ (n:24) 3. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır.Sıkı ve çok çalışma 4.05) ilişkiler vardır. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler.48 2.dpt.Para ve zaman tasarrufu 3.

Willemsen ve Poortinga. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. Lucas. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur. Greif. bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir. ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir. Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. Burada sorulması gereken soru. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir.gov. 2003. Weber.dpt. onun sahip olduğu nüfus. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir. 1988) Denizli’nin üstün performansı. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer.pdf . 1985) uyumlu gözükmektedir. 1994. tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. 1986. insan sermayesi. İkinci varsayım. Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir. kişinin geleceğini planlamaya. Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. Bu çalışmada. İradecilik. Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. 1997 . endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. 1996). Fijneman. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. ihtilafların 229 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Buna karşın son derece bağlayıcı. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen. Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir. sıkı. bireyci olan Cenova’lıların. kalkınma için gerekli yapılanmayı. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994).

Cilt I seyrek yaşandığı.gov. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir. Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça. Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir. İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0. Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. Konuya bu açıdan bakıldığında. etki Blum ve Dudley’in 1500. Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. 1.37) ve yurtdışı ihtilaf (-0. 1. ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder.74). yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0. yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (.74). Denizli örneklemi gerek yurtiçi.39) miktarları azalmaktadır.6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır.36).85’lik korelasyon katsayısından bellidir. İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir. Özellikle.62). Bu durumda.9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3.75 saatini yurtiçi. Gerek yurtiçi. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley. Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde.dpt. Nitekim . Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır. Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir. Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta.0. ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir. ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır. Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir. Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir. hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir. Ancak bu durum sadece güçlü.tr/bolgesel/keas-I. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır. Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür.Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır. network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz.42). hem yurtiçi.pdf .11 saatini yurtiçi.87). Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0. İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir.Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0.

P. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”. M. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. Cilt I gözükmektedir. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz.. Vol.gov. KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı. Bölgesel Gelişme Stratejisi. 231 http://ekutup. İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. 207-230. Willemsen. (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”. .. Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British. (1996) “Individualism and Collectivism”. G.. Journal of Evolutionary Economics. No. DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”. issue 4/5. R. Danielzyk. Dudley.”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir.dpt. 9. Dahlgaard. Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir.9. Vol. Y. Journal of Political Economy. Dolayısıyla. Poortinga.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.. II. Arslan M. Vol. Sonuç olarak.5. 27. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir. Total Quality Management. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. European Planning Studies.. 102. Journal of Business Ethics. Su Mi Park.4.pdf . A.E. Jens J. 31: 321-339 Blum. L. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır. Issue 1. Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir. U. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”.tr/bolgesel/keas-I. Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”. Journal of Cross Cultural Psychology. 381-402 Greif.. Y. ve Wood..

Edward Adgar Publishing. Romer.dpt. Penguin Boks. 36. J. G. 83 B. D. Milgram. 41-52 Swedberg. International Social Science Review.Garrett. (2001) “Space.. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology. J.1. Mian A. No. 232 http://ekutup. M. UK Travers. (1984) Culture’s Consequences. Kağıtçıbaşı. 98:71-102 Saxenian. Lucas RE Jr. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics.. NJ: Von Nostrand Mirels. İstanbul.78. Berry. H. Der Yayınları. Harvard University Pres. issue ½ Hoefstede. Princeton. s. PM. Cheltenhan. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology. MA Simonsen.H. Journal of (1961) “The Achieving Society”. Cambridge. London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. (2003) The Truth About Markets. Max. 425-33 Ülgener.AQuestion of Practice”. Geografiska Analar. Boston: Allyn ve Bacon Kay. R. Culture and Economy.L. Segall ve Ç. 40-44.3.L.C. J.F. Cilt I Hayaud-Din. (1990) “Endogeneous Technical Change”. vol. Vol. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128. (1997) “Individualism and Collectivism”. (1994) Regional Advantage. İstanbul Weber. (1985). “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. S. A.tr/bolgesel/keas-I. Sociometry.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. London. Social Behavior and Applications (1-51). Sage Publications. K. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası.gov.B. J. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”. S. Reinhold Economic Development”. Journal of Political Economy. Hil Yayınları. Ç. 22:3-42 Mc Cleland. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. 32 (4) December...W. Vol.pdf ..

1999: 209). Bunlar (Tekin. bir kültür olarak benimsenmesi sonucu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla. GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle.gov. -Bağımsız olma.. 233 http://ekutup. Doç. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine. Ulaşılan sonuçlardan hareketle. riskle karşılaşabileceği halde. kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak. girişimci. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında. Atatürk Üniversitesi. fırsatları değerlendirerek. 2.tr/bolgesel/keas-I. işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan.pdf . yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. dört ilde (Erzurum.dpt. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk. piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. sermaye. Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. Girişimciler. Elazığ. Böylece. İİBF. Malatya. diğer bir ifadeyle. İktisat Bölümü 1. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. kişilerin ekonomik sistemde. 1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. Dr. 1988: 88). KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik. Bu açıdan. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson.

Güleş ve Burgess. 5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür. Buna göre.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Girişimcinin önemli bir özelliği. Bunlar (Coulter. 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur. 10-49 kişi çalıştıranlar küçük. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında. 3. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık.9’unun komandit şirket.4 oranında. anketlerin %30. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir. İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48. işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir. ∗ KOBİ tanımlamasında. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle. 1997:18). 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE. Yenilikçilik. 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük. %24’ü Van ve %19.gov. %38.1.dpt.2’sinin anonim şirket. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. 2000:295). %5. 234 http://ekutup. %25. girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır. 16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. Dolayısıyla.1’inin adi şirket. Bu yetenek. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış. 2000: 51-57) 3. giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin. örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur.9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1). girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen. beklenmeyen durumlarda. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir.9’u Malatya. %6. -Yeni iş alanları yaratmadır. Bu durum.2’sinin limitet şirket ve %0. Cilt I Girişimciliğin önemini. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1). İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta.3’ü Erzurum.tr/bolgesel/keas-I. DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır. girişimcinin. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak.pdf . işletmeler.

İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M. 18 64 121 77 37 N. Bununla beraber.F.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2).F.5 oranında tarımsal ürünlerin %17. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N. petrol Kağıt sanayi Orm.4 6.2 0.gov.5 0.dpt.4 22.9 5.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası. 12. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic. %22. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz.3 99.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir. ür. ve Huk. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya.8 2.2 0.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97.8 37. Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.F.: Mutlak frekans N.6 25.4’ünün 1-9 kişi arasında.F.tr/bolgesel/keas-I.7 0.3 17.F.8 0. faaliyette bulunan işletmelerin %62. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M.2 2.(**) 48.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında.8’lik düşük bir farkla %31.4 38.F. 31.F. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2).3 11. işletmelerin %11.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle.8 11.6 19. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74. 41-50 yaş grubundakilerin %32.6 ile deri sanayiinin. %7. 235 http://ekutup.F.5 33.9.0 4. 40 125 81 26 14 286 38 N.F.pdf .7 M.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N.F. 74.3 23.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3). işletmelerin %23. ve mob.6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M.3 99.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.F.F.3 M.: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7. 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9. %33.3 88.1 38.0 8.4 0.6 6. 5. bunu %1.3 M.3 0.6 0.Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz.9 7. 31-40 yaş grubundakilerin %50.4. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6. 241 74 1 1 N.

6 3.9 32.1). mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34.41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir.4 4.5 100 3.5 2.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör. 5.3 0. %54. %0.9 0. İkinci derecede önemli faktör.4 13.F.1 5.gov. üçüncü derecede önemli faktör %13.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49.0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M.8 14.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.3 1.2) ile 16-20 yıl arası (%34.26 0.2 40. Sapma 3. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13.0 8.3 0. Yine.F. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları.0 0. 2. dördüncü derecede önemli faktör.F.50 0. 4.96 16.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1.1) ne göre daha yüksektir. 10 159 4 130 21 324 N. 3.6 43.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4).9 2.4 9. Toplam(*) Ortalama S.F.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0) deneyime sahip girişimcilere aittir.1 9.7 5.0 34.9 23. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3). 3.6 1.8 7.6 13.4 15.6 34. 6. 11 44 44 110 111 320 4 N.3 14.9 3.6) aynıdır (Tablo 3).F.56 1.00 1. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M. %16.9 3.1 49.7 50.dpt.8 38 1.5 4.38 0.1 2.2 1. 25 165 105 29 324 N.1 1.2.3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M. % 3. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13.98 0.2 98.8 1.9 80.2 2. 7. İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından.07 0. 3. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40.1 6.9 20.F.9 1.pdf .14 1.

6 ile beşinci sırada yer almaktadır. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi. Buna göre.9 1.0 1. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1.5 17.95 0. bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.3 0. Sapma 37.5 5.2 8.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %43.5 45.1 3.2 0.33 2.tr/bolgesel/keas-I. Bununla beraber.9 2. 3.7 6.pdf .9 1. Faaliyette bulunulan alanı seçmede.1 29.92 6.6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6. Cilt I çalışmada görme”dir.5 57. 5. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.68 0. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0. Toplam Ortalama S.72 0. 6.9 2. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48.4 2.6 0.61 1. %5. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.6 20.0 1.3 74.0 4.6 3.5 2. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi.47 1. birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör. 2.3 8.6 2.4 5.5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir.2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.0 ile ikinci sırada. %48.57 0.5 14. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. 237 http://ekutup.8 3.gov.2 0. 4.8 15.74 6.dpt.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur. İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.0 26.1 27.6 1.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0. “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37.3 86.

7 16.50 2.6 1.2 4. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.6 4.6 3.7 ile ilk sırayı almış.2 23.7 3.07 0.10 0.0 4. 2.28 0.7 5.3 39. Toplam Ort. Sap.9 5.pdf .89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1.3. 5.3 0.2 94.3 28.5 1.02 0. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. 5.1 1. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.5 1.9 3. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”. 6. Sap.3 1.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.13 0. Buna göre. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları. risk alan.00 0.4 2.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0.00 Modern girişimci.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7).3 9.72 0. %87.5 4.57 0.4 1.12 238 http://ekutup.2 31.1 3.08 0. S.2 5. işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.3 44.50 0.32 Yakın arkadaş fikri 9.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1.6 1.9 2. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1.9 1.3 17.8 2. “yakın arkadaş fikri”.9 0. “bilgi birikimi ve aile fikri”. 6.9 7. 3.77 0.6 0. 0.5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0.39 1.93 Diğer 0.9 5.6 1.3 3. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır.75 0.6 2.5 7. 2.6 0.6 1.1 1.dpt. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5.2 5.3 0.3). güçlüklere direnen.tr/bolgesel/keas-I. 4. 3. bunu sırasıyla.6 4.7 4. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında.1 0. Bilgi birikimi ve aile fikri 87.3 0.2 48.2 2. fırsatları önceden görüp değerlendiren.gov. S. 3. 4. “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir. Toplam Ort.83 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43.5 27. “yakın arkadaş fikri” (%9.

dolayısıyla. Halk Bankası veya KOSGEB 3. Ancak. 6.82 0. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir.1 12. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir. S. Bunu ikinci olarak %3. İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme.2 ile “öz kaynak yetersizliği. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında.tr/bolgesel/keas-I.5 1. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. 3.1 ile “Kalkınma Bankası. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri.84 0. 2. 5.dpt.9 5. 0.0 2. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88. %6.9 4.4.1 1. Ancak bu tür çalışmalar riskli.7 0. Rekabet etmede önemli stratejilerden biri.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır. %88.3 90.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta.1 ile en öncelikli öneme sahiptir. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır.3 0.27 Kalkınma Bankası.3 16.00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. birinci derece önem seviyesinde.3 1. Bunu %14.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0. Toplam Ort. işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır. 3. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde. Halk Bankası veya KOSGEB”.03 0. yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir.37 - KOBİ’lerin. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür.gov.2 0. Buradan hareketle. üçüncü olarak %0.8 1. Cilt I Girişimci. Sap. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir. üretim faktörlerini (emek. 2003). Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB. 4.

66 2.41 0.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3. 6.8 6.4 8.tr/bolgesel/keas-I.00 Halk Bankası kredileri 15.2 3. 4.90 Diğer 4.1 12.3 0.7 6.9 2. “KOSGEB” (%3.0 0.3 2.1 15.3 5.4).6 0.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9).98 Diğer 1. Toplam Ort.2 6. Toplam Ort. 14.01 0.2 20. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı.2 1.gov.9 96 1. Bunu sırasıyla.1 2.9 1. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1.5.3) izlemektedir.7 1. 5.2 5.3 4. Sap.4 12.2 27.73 0.9 2. 6.9 1. %15.6 21.0 10. “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.41 0. İhracat teşvikleri 0. 5. S.pdf .3 1.88 3. 3.dpt.3 15.25 0.3 10. Sap.2 6.5 0.51 1.2 60 2.2 2. 4.20 0.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3. Cilt I olmaması”.0 0.2 4.3 0.71 SSK prim indirimi 0. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir. %4.2 7.1 1.90 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 7.6 28. 2. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0.3 3. 2.3 0.9).65 0.2 1.4 1.6 1. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70. Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi.4 0.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4.6 63.56 240 http://ekutup. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1.2 0. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır.03 1.3 76.1 39. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.2 29.14 KOSGEB 3. 3. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. S.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6.9 3.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi.76 0.

KOBİ’lerdeki mevcut makinalar.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. krediler. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise. bunun ardından gelmektedir. yani.6. Dolayısıyla. böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. tezgahlar. %12. %0.3 ile “uyuşmazlık. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. örnek kütlenin %46. devlet tahvili. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB. Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise. 241 http://ekutup. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir.gov.tr/bolgesel/keas-I. gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte.2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık. tezgah.pdf . düşünce ve fikir ayrılığı. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir. 1998: 271-274). 2003). %1. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber. bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir. ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil.dpt. 3. Oysaki. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. işletmeciler. bunu %16. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”. bankalar.7 ile “toplumdaki algılama. Kefalet. döviz. Çünkü. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı. bu uygulamada. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa. makina.

1.36 0. 3.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0.10 46. fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0. Toplam Ort.3 1.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12).2 3.5 0.75 Toplumdaki algılama.27 1.pdf .02 0. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra.7. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık.gov.4 0.60 12. “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63.1 3.7 17.7 3.3 1. 242 http://ekutup. 2.2 0. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16. %13.4 0. düşünce ve fikir ayrılığı.25 1.3 11.dpt.1 ile önceliğe sahip olup.1 9. 5.6 ile “nasip kısmet meselesi”. 4. 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 16.65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.9 0. Bu bağlamda.3 3.9 1.38 0. 1998: 39).3 1.86 0. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. fırsatları ortaya çıkarma.3 olması. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1.3 2.3 0.tr/bolgesel/keas-I.3 51 1.3 42. Sap. Bunlar.3 0.3 2. S.7 24.6 0. %8.3 0. 3.88 0.9 4. bunu %27.3 67 1. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.

6 1.40 0. 3.05 0. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir. “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması.3 0. 2. 6.86 0. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü.2 15. S. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir.6 2. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.tr/bolgesel/keas-I.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27. Sap.gov. 2000: 329). bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson.3 0.50 2.6 1.6 20.3 77.1 30. çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak.95 0. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8.8. %93.1 2.8 31. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir.6 6. 3.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak.9 29.1 5.7 3. Bunlar vizyon.92 0. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13).3 5.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1.9 9.6 8.4 1.5 15.8 0.6 0.2 1.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması.6 17.60 0. 5. Nitekim.1 2.1 1. 243 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 91. Toplam Ort. Bölge’deki işletme sahipleri.98 49.dpt.9 5.74 0. 4. 13.3 61. Alvy and Less.6 21.

0 12.90 Ürün çeşitliliğine girme 1. 21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup.5 36. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir.dpt. İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması.3 0.04 0.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.gov. 3. 5.9 2. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”. ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler. ikinci derecede önemli faktör. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir.9 29.44 0.70 Diğer 0.3 0. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir.93 Yeni teknolojilere geçme 1. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir. 6. S. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Mevcut durumu koruma 93. -Genel anlamda. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır.6 0.0 1.00 - 4.9 6.1 16.8 2. Böyle bir sonuç ise. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.27 0.50 0. Bu sonuç. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden.8 2.9 59. Sap.4 5. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan. “bağımsız çalışma arzusu”.6 0. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir.5 7. mesleki deneyimleri bakımından.3 95. 2.3 0. Toplam Ort.pdf .9 0.7 13. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör.2 0. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup.97 0.7 35.8 9.3 6.6 0.tr/bolgesel/keas-I. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.3 43. ikinci derecede önemli faktör. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış.2 4. 4. Çoğunluğu. yaşları açısından 31-40 yaş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.9 11.58 Yurtdışı pazarlara açılma 0.3 0.

işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. Böylece. “KOSGEB”. Bölgedeki işletme sahipleri. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır.gov. Bu tercih ise. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. Buna ilaveten. Tüm bu sonuçlardan hareketle. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır. birinci derecede öncelikli olarak. “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. seçeneği izlemekte. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. 245 http://ekutup. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. Bunun bir nedeni. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. -İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. Dolayısıyla. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.tr/bolgesel/keas-I.dpt. bir çok küçük işletme. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. büyüme sürecine girmekten korkmakta. -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.

DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. 88-100.. Ankara. Tekin. http://www. 2032. Mahmut (1999) Girişimcilik. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. Hannu (2000). pp.dpt.Bilişim Teknolojileri. 328-338.gov. ancak fikir. Bu arada. Small Business 2000. Vol.tr/KOSGEB/KOSIs letmeler. 4.asp. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası. Mahmut. maddi destek. 295-299. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber.gov. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. E. 2. Konya. 209-211. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi. Employee Counselling Today. 6. John. Konya. pp.tr/BilgiBankasi/default. No. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle. Mary (2001). Thompson. KAYNAKLAR Ann. Vol.Hall.. Hasan K. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. 39-40. (20 Ağustos). Thompson.pdf . öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla. 11. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde.gov. Management Decision. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”. No. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. 38. KOBİ’ler. 2. pp.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.kosgeb. Ankara. 13. Entrepreneurship in Action.kosgeb. başarılı bir girişimcide bulunan. Prentice. 246 http://ekutup. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. Vol. Vol. No.asp?Action=. Tekin. John L. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. 6. Journal of Managerial Psychology. Echols and Christopher P. Kirk. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. New Jersey. pp. Müftüoğlu. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları. No. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. 6. Baskı.&BilgiNo=5 Littunen. Kendi İşini Kurma ve İşletme. pp. Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler.. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. Journal of Workplace Learning. Vol. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”. Coulter. Öneriler. 5. Yayın No. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. yeni fırsatlar ortaya çıkarmak. http://www. Turhan Kitabevi.

1997: 43). 1992: 15). Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. polis kelimeleri kullanılmıştır. 6. Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite. Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. yüzyıllarda nüfusu 100. ve 4. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk. İktisat Bölümü 1. GİRİŞ Kentleşme. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır. kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle. İİBF.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur.pdf . farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir.dpt. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır. Dr. ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. Basit ifadesi ile kentleşme oranı. Fransa. XX. Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır. Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. Kent. Ö. siyasi. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır.. kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. Syracuse. 1997: 9). Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. Arapça urban ve İtalyanca bourg. 1972: 12). Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır. Roma. 000’den fazla Babil. Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. 1997: 43).tr/bolgesel/keas-I. İnönü Üniversitesi.gov. 247 http://ekutup. yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. XX. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk. kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir.

4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. Maine ve Maitland. Cooley. XIX.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. M. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk. Korent. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır.pdf . Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır.gov. Weber tarafından yapılmıştır. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı. Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). Ö. Cooley ve Adna F. kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır.dpt. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. İsparta. ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır. Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken. 1997: 41). TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur. Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir. İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. Batı kentlerinde yeniden canlanma XI. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. ve X. Sirakuza ve Milet gibi). Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk. 1997: 44). Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır.tr/bolgesel/keas-I. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir. ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır. Cilt I 2. Eski Yunan kentleri. 248 http://ekutup. V. Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir.

Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. Yapılan gözlemler. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken.5’dir. sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır. ABD’de bu oran % 32’dir (www. işe gidip-gelmeler vs. 1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 3. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler. Kentte yaşamanın maliyeti. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. altyapı sorunu. daha sonra azalan bir seyir izler. 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken. 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır. teknik. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. 1965’te %35’e yükselmiştir. Örneğin. 1960’da %32’ye. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu.gov. 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres.2 milyara yükselmiştir ve %11. belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. gecekondulaşma sorunu. çevre kirliliği. 2001: 107-109). 1964’te dünya nüfusu 3. iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır.org). bu oran 1955’de %29. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler.dpt. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti. idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir. 249 http://ekutup.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu. Türkiye’deki duruma gelince. arsa sorunu.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir.un. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır. 2001: 165). Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır. kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir.

KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır.2.gov.1.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. yer altı zenginlikleri. 5. taşıma ve haberleşme imkanları vs. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim. 5. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır. Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler. Aşağıda. Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir.pdf . 250 http://ekutup. 5. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Cilt I 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır.dpt. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri. Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır. Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir. doğal şartlar. Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I.

medeniyet ve ticaret merkezi olması.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. Manisa. çeşitli silah fabrikaları. çini ve askeri mal üreten fabrikalar).pdf . tramvay.gov. bunun dışındaki elektrik. Türkiye’de iklim. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. İzmir. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir. (Topkapı başta olmak üzere. sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir. Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir.İstanbul’un eski bir başkent . Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. Cavdar. Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir. Karamürsel. deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir. c. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır. Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır. İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. . Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye. Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir. 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. T. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır. Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. bitki örtüsü.tr/bolgesel/keas-I. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). b. s. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. su.Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi.dpt. İzmit. banka. tarihi. 251 http://ekutup.

Çünkü. Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi. 1973: 40). Türkiye’yi de etkilemişti. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. 1929’da başlayan ekonomik kriz. Balkan ve I.II. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu.pdf . Bu planlarda. yolları bile hemen hemen hiç olmayan. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir.dpt. başta İstanbul olmak üzere. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. 1934 yılında yürürlüğe giren I. 1998: 175). yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı.tr/bolgesel/keas-I. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte. 2’de görülmektedir. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız.gov. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı. kabul edilen 15. Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu. Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. Genç cumhuriyet idaresi. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı. 1998: 185). 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. 252 http://ekutup.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında. İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz. Beş Yıllık Sanayi Planı. Demir-çelik. tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı.

tr/bolgesel/keas-I.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı. Ekin Kitapevi Yayınları. 13. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur. s.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir. 1933. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. Atatürk. Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A. 1998: 186). 1949-50’lerde.gov. Türk Tarih Kurumu. 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler. özel teşebbüs. ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler. 1998: 187). Özel 253 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dinler. Ankara. s. Celal Bayar’ın belirttiği gibi. Beşinci Basım. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan. Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı.pdf . Z. ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken. (1998) Bölgesel İktisat. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için. Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da. Bursa.dpt. aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7.

KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir. 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken. BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. IV. özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları. I. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir. II. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması. BYKP Döneminde de sürdürülmüştür. “Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. BYKP (1979-1983): IV. IV. III.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” . Üçüncü Kanun. 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur. Birinci Kanun. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır.pdf . BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda. Bu değişiklikler.dpt. 1998: 187). BYKP’da. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi. II. BYKP Döneminde. 254 http://ekutup. İkinci Kanun. Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş. vergi indirimleri. I. 1 Mart 1984’te çıkarılan. BYKP (1963-1967) Döneminde. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. resim ve harç muafiyetidir. II. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir. 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı.8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler. 1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. Cilt I sektöre ait işletmelerin %66.gov. BYKP (1968-1972): II. Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin. Yine bu plan döneminde.

IV. Öte yandan VII. VII. 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler. V. Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen. oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur. V. gümrük ve fon muafiyeti. “Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır. BYKP (1990-1994). Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde. BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş.tr/bolgesel/keas-I. 255 http://ekutup. vergi.dpt.pdf . İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir. Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir. Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir. Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. VI. BYKP arasında. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. V. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. BYKP (2001-2005). IV. Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. sigorta primi. Bu plan döneminde. Cilt I V. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır. BYKP (1996-2000). BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. III. VIII. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır. Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır. harç istisnası. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. BYKP ile V. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. V. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. BYKP (1985-1989).gov. resim. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi.

DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu. 8-Savaşlar. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur. Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında. Yağış eksikliği. 5-I. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. Ancak orman ve deniz kaynakları. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri. 2001: 222). sulama sistemlerini besleyen barajlara . Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması. hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. GÜNEYDOĞU ANADOLU. aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II.tr/bolgesel/keas-I. 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı.52. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir. güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. Cilt I 7. 7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri. tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri. . göçler. 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. limanları. gibi). .90 ve %11. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler.pdf . Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması.84’tür. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir.dpt. 256 http://ekutup. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir. %10. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir. hidroelektrik enerjisi üreten. Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler.

6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır. kentten de batıya göçlerin hızlanması. sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman. konut. Paksoy. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. Siirt. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. sanayi. istihdam imkanlarının geliştirilmesi. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları.gov. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır. Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması. Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet. 14-Köyden kente. 2000: 15). demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması. Bu projelerin 7’si Fırat.2.1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1992. katılımcılık ruhu. 8. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. 8. 64 metre çapında 26. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. Kilis. 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. Mardin. ulaştırma. Gaziantep. Çünkü 7. Bu nüfusun %64’ü kentlerde. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. gibi gelişmeler dikkate alınarak. çevre korumacılığı.pdf . Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman. Gaziantep. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. eğitim. Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır. Batman. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. üretim artışı vb. Siirt. Diyarbakır. 1. Diyarbakır. Mardin. Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak. 1980’lerden sonra.dpt. GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı. Batman. Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri . Kilis.

pdf . 1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken.6’dır. 2000: 27). kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ülke için %-0.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi. GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu.6 iken Türkiye ortalaması %2.9 ve gelişme hızı %129. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27.gov. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma. 9’dur. projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır.0’dır. Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15. 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40. 398 adet sağlık ocağı. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous. 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur. 1999: 22). 3) oluşturmaktadır. en düşük il ise Mardin’dir (DİE.yazma bilenlerin oranı %60. Bu oran Türkiye için %37. 5. son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. 703 adet sağlık evi. Bu oran erkeklerde %65. 2000: 12). 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya. 7’dir. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır. 2000: 30).7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP.5 ve gelişme hızı % 95. Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur.dpt.7 ve gelişme hızı %213.tr/bolgesel/keas-I. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte. Bu değer bölge için %-0. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37..8’dir. 258 http://ekutup. 23 adet verem savaş dispanseri. Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır. 1989). Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. kadınlarda ise %35 civarındadır. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. 46) altındadır. 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir. Cilt I artış hızı %4. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır.2’dir. 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80. 8. Yine köylerin %97. tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

A. Artvin 5. Sivas 7. ikinci grupta 11. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. Ankara 3. güneyde GAP Bölgesiyle. Kastamonu 2. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. İsparta 6. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası. Derecede Gelişmiş İller 1. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. Sinop 13. üçüncü grupta 26. Çankırı 12. Diyarbakır 16. Karaman 25. Kıklareli 10. İçel 6. Malatya 23. Derecede Gelişmiş İller 1.dpt. Gaziantep 10. Araştırmada demografi. Bolu 13. Şanlıurfa 5. Erzurum 15. Konya 9. Trabzon 19.tr/bolgesel/keas-I. Derecede Gelişmiş İller 1. daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır. Tokat 11. Tunceli 2. Ardahan 14. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Bu ayırıma göre birinci grupta 5. Ağrı 16. Çorum 3. Kırşehir 21. ulaşım bağlantıları zayıftır. Amasya 24. K. Adıyman 3. Adana 5. tarım. Erzincan 6. Bayburt 6. Şırnak 17. Giresun 4. Uşak 8. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. Hakkari 12. Ordu 14. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır. Tekirdağ 4. Maraş 9. Derecede Gelişmiş İller 1. Manisa 7.pdf . Niğde 4. Iğdır 11. Eskişehir 2. Denizli 3. Van 9. Çanakkale 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. istihdam. Bilecik 2. Elazığ 18. Gümüşhane 5. Samsun 20. Balıkesir 9. Nevşehir 17. Edirne 3. Mardin 8. Kütahya 16. Aksaray 8. Afyon 26. Burdur 14. Rize 22. Bingöl 15. Derecede Gelişmiş İller 1. Bitlis 13. Bartın 10. Kars 4. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. Yozgat 17. Bursa 2. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla. Zonguldak 4. Antalya 3. İzmir 4. Hatay 11. Batman 7. Sakarya 12. Kocaeli 5. Kayseri 11. turizm. altyapı.gov. İstanbul 2. Muğla 7. Aydın 8. Ş. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi. s. Kırıkkale 15. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren. Siirt 10. 71 266 http://ekutup. eğitim. Doğu Anadolu Bölgesi. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1. inşaat.

1. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir. Rize ve Trabzon’dur. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de. Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP. 267 http://ekutup. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. 91 milyondur. Gümüşhane. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi. Geçmişte bu bölge. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir. Çalışma alanı 39. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir.gov. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır.dpt. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla. Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur.pdf . Ordu. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. Bu yedi il Artvin. Giresun. Bayburt. b. 10. Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. bölge 21. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır. DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması.

bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.gov. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. 10. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH). Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları.3. sosyal sektör. altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır. Cilt I 10. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere. Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür.1. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış. çevre. 268 http://ekutup. DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. 10. mekan.pdf . Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak. GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir. Ayrıca bölgenin toprak. her ildeki mevcut durum.2. büyük ölçüde hazır. Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir. kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır. Bu raporlar ekonomik sektör. gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir.3. DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır.dpt. Çalışmanın temeli. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. su. Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır. Çalışma grubu. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

535 37 6. 5 26. 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. 9 11.gov. 103 60. GAP (%51. 4 58. 6 1. 5 674 36. DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182.2) bölgesinden büyüktür. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. 0 100. GSYİH 1998 Kişi B. sanayide de GAP ileridedir. 865. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken.pdf . 9 20. 0 15. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE.1) biraz altında kalmasına rağmen. 9 53. 3 13. 78. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır. 8 30. 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N. nüfus yoğunluğu. 269 http://ekutup. 815 62. 1997). ikincisi de fındıktır. 1 5. bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. 287 Tablo. 911. DİE. Bu durum Trabzon. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması. 830 100. 4 50. 0 1. 203 2. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir. yumru bitkiler. 2 64. 973 81 24. 9 DAP 158.dpt. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. 108 74 3. Art. 7 56. 868. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur.9) ve DAP (%37. Endeks d. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH. 128. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır.0’dır. Buna karşılık nüfus. 0 Türkiye 774.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 574 81 15. 561 6. 1 65. 972 5. 9 37. 3 2. s. GAP. 0 48. 4 51. Ankara. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. Geri kalanını ise tahıllar (%30). 1 990 54.tr/bolgesel/keas-I. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri. yem bitkileri. 9 3. taşımacılık. . Ora. 2 DOKAP 39. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir. Birincisi çay. s. Türkiye İstatistik Yıllığı. baklagiller. Türkiye İstatistik Yıllığı. 3 27. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret.

Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır.3’ü ormanlarla kaplıdır.7’dir (Berber.7’nin oldukça altındadır.8’dir. 10. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar.5’tir. Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür. Bu oran Artvin’de %57. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı. ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. 1997: 38). Bölgede çayır-mera varlığı %20. Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken .5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34. Tarım sektörü.6 ile son sırayı almaktadır. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir. Bu oran Türkiye ortalamasının (%80. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır.dpt. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır.7 düzeyindedir. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında.3.5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır. 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup. 1.5) çok az altındadır (DPT. 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4. Giresun ve Ordu da daha da düşüktür. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır.1997: 31). Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır.5 dolayında iken işlenen arazi %21. 1997: 35).13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür.gov. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan. 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13.Kur. Cilt I 1.6 düzeyindedir.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko.. Bölge arazisinin %40. Bölgede işlemeye uygun arazi %9. 2. ilaçlama.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir. 1996 yılında %78.7 dolayındadır.5’tir (Berber. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır. Sahip olunan arazinin %9. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır.tr/bolgesel/keas-I. Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir. Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4. Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün. gübreleme.2.pdf .2 olup ülke ortalaması olan %4. 1996).

istihdam içindeki payı ise %11. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir. 9 ile sınırlıdır. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir. Giresun. Artvin %7. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır.1’dir (DİE. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81.3’lük pay ile son sıradadır. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir. orta ölçekli işletmeler %0. Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır. Orta ölçekli işletmeler.4’tür.tr/bolgesel/keas-I. d.İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. c. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bitkisel ürünler %42. 8. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi. 1990). işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder.pdf . hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı.6.gov.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi. büyük ölçekli işletmeler %2.dpt. 3. iş ve işçi bulma kurumu. %41. Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır.KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması. Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır. Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır.3 düzeyindedir. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı. 3 ve %5. e. a.Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur. Küçük işletmeler %97. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11. Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece.

23 düzeyindedir. mesken %32. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup. 6. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise. Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır. 0 2.2. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29. 5.4.1 ve diğer muhtelif alanlar %11. SEK ve çay fabrikalarıdır.3.3. 2 30.9 şeklindedir. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir. 7 100.4 şeklindedir. Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır. Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise. ticaret %6. Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar .pdf . Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0.5 gibi oldukça düşük düzeydedir. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir. resmi daireler %3.gov. 0 14.9 ile Gümüşhane’dir. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir. 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri.9.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır. 1 41.7 ve Trabzon %27.7. Rize %45. sanayi %45. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır. Gümüşhane %0. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir. Trabzon’da ise çimento fabrikaları. Giresun %13. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir. Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Artvin %13. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları.

pdf .8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1. Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır. 1994’te döviz girişi 271.17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır. Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır. kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması.92 olarak gerçekleşmiştir. Bölgede işgücü arzı. Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir. 05’e inmiştir. 1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı. Konsolide bütçe gelirleri bakımından.tr/bolgesel/keas-I. bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir. 273 http://ekutup. yatırım tutarı bakımından ortalama %0. Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir). 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir. Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir.8 oranında bir azalma sonucu 125.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir.000 dolardır.45’e kadar inmiştir. Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı. tr). Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür. Kamu yatırımları. gov. Yaman. 5). DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www. 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. 1994 yılında ise %51. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir. 1993. DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır.gov.829. Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72. DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. 1994: 265-278).444 dolardır. 63 iken 1994 yılında bu oran %1. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir. Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir.dpt. 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa. mal. 1986 yılında %1. yine aynı yıldaki ithalat ise 125. Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir.728.43’dür. DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter .

Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli.gov. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler. SONUÇ VE ÖNERİLER. 1993’te ise 876. Bu konularından kiralama. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar.1992 yılında faaliyete geçmiştir. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. Kısa adıyla GAP.dpt. bankacılık. İthal edilen mallar külçe çinko. ambalajlama. seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır. montaj. 11. 1994’te ise 28 milyon dolardır. Faaliyet kolları depolama. paketleme.6. demir ve saç. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır. kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz.tr/bolgesel/keas-I. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. 11. 274 http://ekutup. demontaj.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı.8 bin dolar. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır. seyyar satıcılık. Trabzon serbest bölgesi 4. oto parçası. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli. alım-satım. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle. naylon poşet yer almaktadır. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. külçe alimünyum. aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak. bankacılık. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. 1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı.pdf . Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. depolama.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Ankara KELEŞ. gov. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. Uludağ Üniversitesi İkt. Anadolu Matbaacılık. İkinci Baskı. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. ERTÜRK. Dergisi. (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. Ankara KIRBAŞLI. Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi. İzmir TEKİNEL. . (1997) Kent Ekonomisi. Sayı. NADAROĞLU. Henri. EKO-GAP (2000) Yıl. DPT Yayını. TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı. Sayı. Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. İletişim Yayınları. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi. Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. Trabzon (www. Ankara MİLLS. Rana. Hasan. 1. Ekin Kitabevi. Sayı:1-2. İllinois:Scott. . Basım. Bası. Beta Basımevi. Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı.dpt. İmge Kitabevi. 1. Bil. Malatya PİRENE. ÇAVDAR. T. Ekim Kitapevi Yayınları.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh.tr/bolgesel/keas-I. ve İda. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla .pdf) 275 http://ekutup.un. Ankara DİNLER. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları. 2. mal. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Ankara KIRBAŞLI. Bursa. Ekonomisi Uygulaması. 1. İstanbul PAKSOY. 3. . 6. Ankara BERBER. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. Mart. DPT Yayını. Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Bursa. Cilt:XIII.pdf . Baskı. İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. tr/docs/T7-15). . . İstanbul İNAN A. Ankara ( http/www. . Türkiye Ekonomi Kurumu. Edwin S. 7. (1972) Urban Economics. F.gov. Türk Tarih Kurumu. . (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. Zeynel (2000) Bölgesel İktisat. A. Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). Fak. F. Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1933. Master Plan Nihai Raporu. Foresman and Co. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI. Baskı.

asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir.pdf . Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik.. Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü). Fen-Edebiyat Fak.. Halep Vilayet Salnameleri. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde.. 1973: 8. 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km. (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir. coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir. Yinanç .. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur.dpt. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup.Doç. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. Fen-Edebiyat Fakültesi. yy) kurulduğu tahmin edilmektedir. Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. Fakat.tr/bolgesel/keas-I.. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu. Örneğin. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X.Coğrafya Bölümü 1. Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd.Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd. 1. (4 saat) kadar doğusunda. Yücel. Dr. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş. Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır. Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş.-XII. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey. 1987: 103). Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır. Akdeniz Bölgesi. Doç. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr. Canpolat. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği. Maraş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H.gov. bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir. politik. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay. Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek. Dr. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv.. Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber. şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. 13... Fen-Edebiyat Fak.

gov. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. 1987: 103).pdf . 277 http://ekutup. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat. 13). KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş. Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında. Yücel’e göre ise. ikinci yerinin Kara Maraş. bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir. 14-15).dpt. şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. Bunun yanında. Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması. Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır. Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. ilk çağların Kahraman Maraş’ı. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç . bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir. 1). şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri. Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi. buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat. bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. 2. 9). şimdikinin yakınında bulunuyordu. o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri. üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a.Bu bilgiler ışığında bize göre. sönük dönemler de geçirmiştir. Şehir. 1973: 8).

1. 2001a: 103). Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur. Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere. Cilt I 2. yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır. Asurlular. Bu dönemde Ulu Cami. sahip bir şehirdir. Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu. 3. Bu deftere göre.1. 2. 2001b: 189). Maraş 42 mahalleli. Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır.pdf .2. Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz. Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere. Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır. ticaret ve pazarın geliştiği. Gürbüz.3. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır.dpt. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. 278 http://ekutup. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz.tr/bolgesel/keas-I. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir. kuzeyde Fevzipaşa. 1995: 2). Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler. yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir. Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. 2.3. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117.Elibüyük. Osmanlı Dönemi 2. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur. Bizanslılar. sadece şehir nüfusuna değil. 1988: XXXII). iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen. Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş. Romalılar. Makedonyalılar. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır. doğuda Turan ve Divanlı. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş. Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

1889-1890 (H. Kayabaşı. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay. Gazipaşa. mescit. 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi. Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde. 1832 yılında cami. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde.1310). Maraş. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır. 2001a: 105). Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır. Yörükselim. Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir. Gazipaşa. Maraş’ta aktif bir endüstri vardır.5 km) dır.1309). yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir. 1973: 164-169). kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz. 2. 1891-1892 (H. 1906-1907 (H.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir.dpt. 1862-1863: 586). Maraş XIX. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda.2. 1 kütüphane. 1 rüştiye mektebi. manto. 11 ibtidaiye mektebi. 1892-1893 (H.tr/bolgesel/keas-I. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu. 16 mescit. çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra.pdf . 279 http://ekutup. Yabancı bir seyyah olan Texeir. 10000 evli bir şehirdir. Bunlardan 1871-1872 (H. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik.1324) ve 1908-1909 (H.1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz. 2001a: 107). Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. kuzeyde Mağralı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu eserde. 2 km eninde.3. seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir. bugünkü Yusuflar. Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. aba imal edilmektedir. 1985: 140-141-142). 5470 hane. 1902-1903 (H. Şehit Evliya. Feyzipaşa. Divanlı. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. 42 mahalleli.gov. 1 mevlevihane.1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır. 30 medrese. Cilt I Evliyâ Çelebi. Yörükselim. 30 cami. 1833 . 1973: 176-177).1320). Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz. Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3. 75 oda. Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış. böylece şehir kalenin batısı. Kayabaşı. 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. 20 islam mektebi. Şehir.

4.2.1.3. İsadivanlı.tr/bolgesel/keas-I.1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir.4. daha güneyde yer almaktadır. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi. Aslanbey. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş. Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur. Hatta Odun ambarları. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır.4.4.gov. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. Yenişehir. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş. Cumhuriyet Dönemi 2. 2. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Şehir 1919 yılında önce İngilizler. Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy.1957. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir. Menderes. Duraklı Kayabaşı. 2.pdf . Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi. Gazi Antep. batıda Ceyhan Nehri. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir. 280 http://ekutup. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. 2. Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır.4. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler.4. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş. Gazipaşa. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir. Cilt I 2. 3. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur. Sütçü İmam. Belediye hali ve fuar. Sakarya. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır. İsmet Paşa. Şehir güneyde Adana. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş. Hayrullah. yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur. dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Cahit Zarifoğlu. Trabzon. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır. Tarihi çarşı ve çevresi 5. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. Şehirde. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen.. Ankara. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir. Dulkadirli Beyliği döneminde. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır. zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır. derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur. bazı yerlerde ise 500 m. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde. En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir. Hükümet.5. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı. çarşı ve hanlar yer almaktaydı. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır.4. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır.10.dpt. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır.gov.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. Zübeyda Hanım. Sarayaltı.2. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. 3. 281 http://ekutup. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken. Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere.pdf . Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri.3. Şeyhadil. 3. Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir.1.tr/bolgesel/keas-I. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır. 3. Cilt I 3.

pdf . güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır. sönük dönemler de geçirmiştir. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. 3.6. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi.9. 3. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Kahraman Maraş’a 9 ilçe. 50 kasaba ve 528 köy bağlıdır.8. dini. 2001b: 187). Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde.7. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır. Cilt I 3. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Gazi Antep. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay.dpt. 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde. 3. Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana. Kahraman Maraş.10. Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu. SONUÇ Kahraman Maraş. 4.tr/bolgesel/keas-I.Kültürel Alanlar Eğitim. Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Erkenez Çayı kenarındadır. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı. sağlık ve spor tesisleri sosyo .gov. Zamanla topoğrafik. Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür. Kayseri kara yolu kavşağındadır. Batıpark Kapalı Spor Salonu. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Sosyo . Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş.

2001). Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz. hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır. çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür. ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi. Selçuk Biricik ve Korkmaz. Bu durum. 1996: 15). Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi. 2001: . Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik.tr/bolgesel/keas-I. s. 2001: 63-64) incelendiğinde. Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması. imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. batıda Ceyhan Nehri. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup. su baskınlarına karşı korunaklı.MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız. şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz.5).dpt. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5. Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır. Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte.56). Bu alan günümüzde daha da artmıştır.0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir. Kahraman Maraş. 1995: 351). tarihsel dönemde (MÖ 2100 . Cilt I önce batı ve doğu. Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. 283 http://ekutup. sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy. Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi. Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. 2002: 137). Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen. Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz. şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir.gov.67). 2001.

s. Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. Korkmaz.tr/bolgesel/keas-I. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. Selçuk Biricik. İndeks. Türk Tarih Kurumu Basımevi. 1309. Marmara Coğrafya Dergisi. İstanbul. Ş. İslam Ansiklopedisi. H. 1320.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. H. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. Tasvir Matbaası. M. M. Sayı: 37. M. Kahraman Maraş Valiliği. Cilt:1. Türk Coğrafya Kurumu. Sami. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı.gov. Ankara.183-194. A. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. Kahraman Maraş Valiliği.53-82. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır. Mihran Matbaası. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları.1-3. Sayı:3.. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3. İstanbul. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. M. (1995) “Elbistan”. s. S. Dizerkonca Matbaası. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. İstanbul.131-141. Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır. 1302. (Çeviren Özbaş. Gürbüz. Cilt:6.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası. Sayı:12. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası. 1288. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. 1318. Akademik Araştırmalar Dergisi. 1322. Cilt:9. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. B. Türk Coğrafya Dergisi. 1326. 1324. 1312. 284 http://ekutup. s. Maraş'ta Etiler. Cevdet Paşa. İstanbul. Cilt:11. Ankara. Taşdemir. 1307.pdf . M. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2. Canpolat. İstanbul. İş Matbaası. Afet İşleri Genel Müdürlüğü. (1316) Kamusul Alâm. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. Yıl:3.. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. 1286. 1310.dpt. İstanbul. İstanbul. Kahraman Maraş. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. Cilt:III. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri. s. KAYNAKÇA Atalay. 1313. Halep Vilayet Salnamesi. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. Gürbüz. Gürbüz. Kahraman Maraş. ve Korkmaz.

Nu. R. Yinanç. Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. Osm.. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563). Arş. VII.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Onbirinci Sene-1 Eylül. R. Tar. Türk Tarih Encümen Mecmuası. Türk Kült. Yay. Ankara 285 http://ekutup.Dizisa. Kur.Mer. M. Seri. No.VII.68. Ankara. Türk Tar.108. Türkiye Çevre Vakfı Yayını. s. AKDTYK. No:1. Ens. Yinanç.dpt.gov. ve Uyg. Ank.283-289. (1987) Türkiye Coğrafyası.H. Arş. (1989) Dulkadir Beyliği. Üniv. Cilt:I-II. M. Ankara. “Maraş Emirleri”..tr/bolgesel/keas-I. T. Ankara. Yücel.pdf . Yay. Elibüyük. Yay.5. Yinanç.

Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 8. Geographiesche Institut.Ö.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402. Şehrin bugünkü yerinde 1.tr/bolgesel/keas-I. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir. yy. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir.000’in üzerindeydi ve Roma. Kocaeli’nde yer alan konutların 70. tersane olarak varlığını koruyan İzmit. Christop JENTSCH Universität Mannheim. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre. Meryem HAYIR ve Professor Dr. 4. Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır.413. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır.gov. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi.dpt.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr. GİRİŞ İzmit şehri M.453.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. Osmanlı döneminde de liman.pdf . Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur.6%’sında hasar tespit edilmiştir. 286 http://ekutup.959.yy. Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur.

İ. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu.10. 287 http://ekutup. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402.10.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları.E (28. Toplam üretim kaybı 234. bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. 51 tanesi büyük ölçekli. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir. Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı.3 milyar TL hesaplanmıştır. KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur. Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür. 1999.tr/bolgesel/keas-I. Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95). 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır.gov. 16 firma tamamen (%5).453. 28.5 milyar Türk lirasıdır. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999). depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir.11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken. Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre.pdf .dpt.959. Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır. Cilt I 2.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir.413. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin. D. Hasarlı firmalardan ise.

Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar.b.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca.dpt.pdf . 1999. 356 tanesi işçi. 25 kişi ise idari personeldir. Bunların 107 tanesi teknik personel. Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir. Bunlardan 60 kişi teknik personel. 1999.b. Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır. Besin Sanayii Deri/Tekstil v. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v. 137 kişi işçi.gov. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır.) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO.

D. öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak.gov. Yunanistan.8’i dır. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. A. Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur.B. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Hollanda. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir. Romanya. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1). Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı.tr/bolgesel/keas-I. 1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Rusya. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz. Belçika. İspanya.dpt. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması. İtalya. Almanya.. sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir. Makedonya. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler. Fransa. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir.pdf . Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince. İsrail ve Suriye gelmektedir. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. İngiltere. Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür.

Mehmet Ali Paşa. Burada yer alan mahallelerden Yavuz. Şirinpaşa.) 290 http://ekutup. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur.dpt.tr/bolgesel/keas-I. DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri.pdf .(Harita 2). İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir.gov. Deniz. Kozluk. 2002 (Kocaeli il yıllığı. İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dumlupınar. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir. Cilt I 3. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. Karabaş. 1974 ve İTÜ. Çenedağ. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır.

gov.pdf . Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır.8 Misafird i Gitti 20.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup.4 Bilinmeye n 7. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir.b.4 0 1. 13 D.10.1 İş 7.2 Diğe r 8. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2. 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v.9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı.2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38.dpt.2 0. 0.İ.3 100 Kaynak: DİE. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim.2 2. Haber Bülteni (28.9 Toplam 100 Kaynak: DİE.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10.5 4.3 Eğitim 12. (Tablo 3)..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89.E.tr/bolgesel/keas-I. Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir.

4 İş Aramayanlar 11. Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11).8 4.1 Parasız Yatılı Okul 7. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir. 292 http://ekutup. Deprem sonrasında %11.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81.4 Kaynak: DİE.3 23. Çadır kent dışında kalanlar ise %40.gov.9 Kaynak: DİE. %24. konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir.6 Akraba Yanı 3. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9).6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur. Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13.pdf .2 oranında çadır kentlerde. %7. 1999.9 3.5 6. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir.8 oranında evlerde.7 3.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85. 1999. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır.8’dır. Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur.tr/bolgesel/keas-I. prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir.dpt.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61. Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür. Deprem okullarda olduğu gibi.5 olmuştur. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70. 1999. hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır. Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz.

farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır.5 oranında zarar görmüşlerdir. 1999.95.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik. Sağlam konut oranı ise burada sadece %18. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%).3 orta hasar.6’sı ağır hasarlı. Bu oran DİE’ye göre %22.8 Bilmiyor 6. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır. Ağır hasarlı (enkaz) %22. %25. Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur.gov. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir.72 ve az hasarlı %20.tr/bolgesel/keas-I. 1999 4.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Hasar Var 70. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır. İzmit önümüzdeki dönemlerde.7 Hafif Hasarlı 13. Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İlde yer alan beyaz eşyalar %45. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür. %27. hiç zararsız %24.6 Hasar Yok 22.4 dür.1 dır. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup.1 Hasarsız 14. Mobilyalarda %55.3 Bilinmeyen 0.8’dir. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7.8 Orta Hasarlı 20. Ekonomik ve Sosyal Durumu. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir. Bu oranlar İzmit merkez ilçe için. Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%). Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5.45 orta hasarlı %22. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir.3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE.87’dir. Ağır Hasarlı 51.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan. DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz.2.93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır.4 Toplam 100 Kaynak: DİE.pdf . Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23.9 dur.dpt.

Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır.9 dur. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13).2’lik kısmı eski işlerini korurlarken. Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK.2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler.dpt. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88. 2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82.(İKK. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11.8’dir.3’ü evde kalabilmektedirler. yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir.4’ü yer değiştirme konusunda kararsız. Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler. Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir.pdf .5’i ise soruya cevap vermemişlerdir. İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39.gov. 294 http://ekutup. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21. %17. %1.3 iken. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir.4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70. Derince’de %23’tür.tr/bolgesel/keas-I. İzmit halkının %6.8 ise işlerini kaybetmişlerdir. 2001: 166). Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler.

4 2.0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18.2 2.1 15.6 10. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK.9 13.1 5.6 0. Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G.8 0.7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir.3 dür. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18.2 100 16.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5).6 12.8 1.8 17.1 0. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.4 15. İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler. Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.1 0.doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1. 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir. Bu oran %33.3 13.3 12.7 0.gov. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16.8 0.2 13.6 11. Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir. 295 http://ekutup.pdf Ko ca el i- . Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler.2 0.9 0.4 13.tr/bolgesel/keas-I. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 Kaynak: İKK.8 6.dpt.1 26. Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir.7 21.

8’le birinci sırada gelmektedir. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır. Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını. Bu konut alanının 296 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır. Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar. buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir.tr/bolgesel/keas-I. 5. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i.gov. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27.dpt.3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir. Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK. İzmit’te ise halkın %18. Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir. Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir. Yüksek gelirlilerde %39.6’dir. Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır.

Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken. Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır. Kaynak: Hayır.tr/bolgesel/keas-I. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü. Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir.dpt. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır.gov. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur.pdf . 2002: 96 297 http://ekutup. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır. (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir.

gov. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir. Kaynak: Hayır.pdf .tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kaynak: Hayır. 2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı. Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı.dpt. 2002: 97 298 http://ekutup.M.

eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur.44 400697. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir.72 220994. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır. 2. Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır. Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır. Bunun sonucu olarak yeni İzmit. Bu doğrultuda.31 104846.97 http://ekutup. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır.34 654107. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır. ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır.56 480733.39 570696. 4. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G. 5. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir.5 238001 947454 70474.13 305185.dpt. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti. Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır. Cilt I 6.94 363607. 3. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır.pdf 299 . Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır. Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B.tr/bolgesel/keas-I.gov.47 505782.19 421469.

gov.26 KAYNAKLAR DİE.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Haber Bülteni (28.38 427505.Yayınlanmamış Çalışma.72 773388.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları. Burkhard Braunschweig. Baiheft 3. (28.dpt. Meryem (2002) Siedlungs. Paderborn HOFMEISTER.66 176318 1924372.10. 26. Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte. Geographicshes Rundschau. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.5 1611876 1455230.pdf .Region (Türkei). Erdkunde. Ankara. Reinhard (1969) İzmit.38 587442. EGGELING. (1993) Stadtgeographie.63 112663. İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme. İ.1999 KSO. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch. HÖHFELD.94 125398.13 787259. Heinz (1989) Stadtgeographie. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica. Verlag Ferdinand Schöningh. Jg. Raumforschung und Raumordnung.Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi.81 301764. Yayınlanmamış Tez. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi. Jahrgang 31. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445.81 1719633. Z.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları. DİE.38 446434. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost. Westermann Schulbuchverlag GmbH.88 260619. Heft 3. Jg.75 862935.36.S147-156 GÖNEY. DİE.Marmara. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi.9.88 1066378. Bochum. Nordwestanatolien. H. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili.8. ss. RITTER.75 4677351.10. 268-285 300 http://ekutup. 57. Geogr.177-196 STEWIG.78 276339. GÖÇER.92 25891881. M. HAYIR. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S. ss. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG.25 1045270.tr/bolgesel/keas-I.Ü.

93-97.Coğrafya Dergisi. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“. İzmit.tr/bolgesel/keas-I. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel.C. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler. Teil2: Entwicklung 1980-2000. Sayı 22. Nr. Teil1: Entwicklung bis 1950. STEWIG. STEWIG. Cilt I STEWIG. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität.dpt. Teil2: Entwicklung 1950-1980. 10. Gesonderte Auflage von.8. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG.Ü. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2. 31. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. 301 http://ekutup. Die Erde. TUNCEL.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 21-47.1.pdf . Staatliches Statiken Institut. Değerlendirme Raporu. 103.1999. İ. ss. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. die@gov.tr: T. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. ss. R. Jg.gov. H. 18-19.

daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15.. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof. önce özel sektör.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. toplam büyük sanayi içinde %4. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. ülkemiz ihracatının ise %42. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını. 2000 yılını seçmemizin nedeni. Bu doğrultuda. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52. Bilindiği gibi. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya.644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır. devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda.gov.2’si. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye.dpt. 1991 yılında ikinci 250 büyük. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. 1950 yıllarından sonra. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan.5’i (547. Dr.5 gibi küçük bir paya sahiptir. Bizim bu çalışmamız. ihracata da başlayan Türk Sanayi. 1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında. 15 302 http://ekutup.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir. Bu gelişmenin bir sonucu olarak.pdf . • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Böylece. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz. Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir.tr/bolgesel/keas-I. Oysa.

303 http://ekutup.0 547.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23.955 100.0 0.gov. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57. 2000. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0.933 % 55.4 14.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.534 124.1 4. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır.5 48.2. Ege.6 15.748 187. Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup. Akdeniz.774.411.494 11.736 128.9 4.3 6.03 Katma Değer (Milyar TL) 6. sırasıyla Akdeniz %6.466 547. Harita 1).759.2 Çalışanlar Sayısı 224. işçi sayısı. Karadeniz %4.2 7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.298 1.080 Kaynak: İSO.408 47.7 2.684.3 14.411.955 52.932 870.0 6.1 11.644 % 51.2’lik paya sahiptir (Şekil 1.604 47.2 İhracat (Bin % USD) 27.pdf .871 191 % 41.903.6 8. Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57. Bu bölgeyi çok geriden %15. Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar.9 Kaynak: İSO.978 547.1 4. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir.906 57.364 820.883 471.5 Çalışanlar Sayısı 1.tr/bolgesel/keas-I.7 9.927. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir. Bu bilgiler bize.02 İhracat (Bin USD) 7.8 2.080 42.8 12. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.8.0 0.717 36. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2).644 100.1 100.117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95.0 34. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu.0 4.131.0 11. Karadeniz. 1.7 7. DİE.128.483 2.1 6.928 508.950.192.2 0.867 % 66.0 12.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman.0 1. 2001: 108-137. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise.215 39. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.927.6 25.0 100.4 1.772 1. 2000: 108-137.5 4.838 3.

2 İç Anadolu Bölgesi %15.4 Marmara Bölgesi %57. Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0% Karadeniz Bölgesi %4.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup.8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf .0 Ege Bölgesi 14.dpt.0 Akdeniz Bölgesi %6.

Nitekim bu il. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır.Ş.. Türkiye Şeker Fabrikaları A. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın.Ş. Denizli. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir. Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır. Bu iller başta Balıkesir. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i. Bölgede bu dört il dışında Sivas. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır.pdf . bölge içinde olduğu kadar. Bu il. Nitekim.. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır. Kırklareli ve Edirne’dir. Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir. Niğde. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A. Nitekim. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır. Kayseri.Ş. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır. Kırşehir. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere.gov. bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir. Bölgenin diğer bir özelliği. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle. Çanakkale.tr/bolgesel/keas-I. 305 http://ekutup.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.658 72.526 3.243 39 321.6 Akdeniz 1 3. Çorum. Tokat. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır. Ege bölgesinde Denizli.0 Kaynak: İSO. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul.213.pdf .3 3. Samsun.5 299. 2001: 108-137. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir.2’si (31 tesis) devlete aittir. Mersin. Yukarıda da belirtildiği gibi. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir.748 100.3 90. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır.229 6. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır.182 10.419 17 355. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır.gov.111. Ordu.2 6. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır. Antalya. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır.089 36. Giresun illeri önemlidir. Bu iller dışında Trabzon. Başta tekstil olmak üzere.3 İç Anadolu 18 58 138.2 164. Bu nedenle. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere. Rize. Bartın’da da birer tesis vardır.4 22. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere.058 7.661 100. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3). Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge.563 100. Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır.dpt. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir.0 191. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19.702.3 Karadeniz 6 19. bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir.3 2. Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır.465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100. Kahramanmaraş. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir. Amasya. Ege. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6. Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir.4 14. Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır.0 875. Sivas.0 5. %20’ye yakın payla (6’şar tesis).4 32. Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri.905 54.372 0.tr/bolgesel/keas-I.827 34.

3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4.7 Akdeniz Bölgesi %6.03 Marmara Bölgesi %41.2 ile Doğu ve %0. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8.748 kişi) iş olanağı bulurken. Cilt I görülmektedir. Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8. ikinci sırada %34. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman.gov.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup. Harita 2).pdf . Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3’le Ege.6 Ege Bölgesi %7.dpt.7 oranında bir payla Karadeniz.2’lik bir payla (187.2 Doğu Anadolu Bölgesi %0.6 ile Akdeniz. %2.3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.tr/bolgesel/keas-I. %6.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir. %7.

Çünkü. Sakarya. Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir. başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır.gov. 308 http://ekutup. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir. Marmara’da. Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir. Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır. Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır.dpt. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Daha önce de belirttiğimiz gibi. sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır. Bu ili çok geriden Bursa.tr/bolgesel/keas-I. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır.pdf .

gov. Karadeniz %4.4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1. Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin.6 309 http://ekutup.1 Ege Bölgesi %9.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir. İkinci sırada %25.4 Akdeniz %4.tr/bolgesel/keas-I. Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1.1 Karadeniz Bölgesi %4.pdf . 3. Harita 3). Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9. yine Marmara bölgesinin %55. Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0.dpt.7 Marmara Bölgesi %55.02 İç Anadolu Bölgesi %25. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4.1.02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0.6 oranla birinci olduğu görülür.

Konya. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir. 4. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır.1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın. Akdeniz’de Adana ve Mersin. 310 http://ekutup. Akdeniz bölgesi %6.1.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman. Ankara’yı çok geriden Kayseri. Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir.pdf . Diğer bölgelerden Ege’de İzmir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir.tr/bolgesel/keas-I.3’tür. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir.7’ye çıkmaktadır. Güneydoğu Anadolu%1. Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir. Marmara bölgesinin payı %66. Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir. Tesis sayısı.9.dpt. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8.gov. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir. İstanbul özel sektör ağırlıklı. işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır. Denizli ve Manisa. Harita: 4).

dpt.0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.7 311 http://ekutup. Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.gov.1 İç Anadolu Bölgesi %7.pdf .3 Marmara Bölgesi %66.1 Akdeniz Bölgesi %6.9 Ege Bölgesi %14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

gov.5’ini. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. 2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır.pdf • . bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır. toplam çalışanların %48. Oysa. toplam tesislerin %57. çalışanların %41’ini.6’sını. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir. katma değerin %52. Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır. toplam büyük sanayimizin içinde %4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir. Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın. Ege bölgesinde İzmir. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır.9’unu elinde bulundurmaktadır. Fakat. İç Anadolu’da Ankara.tr/bolgesel/keas-I. Nitekim. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır.dpt. katma değerin 312 http://ekutup. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir.2’sini ve ihracatımızın %42. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır.

çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir. Kara. Bil. Tümertekin. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii. Ankara. Ayrıca Marmara bölgesi. M. ihracatın %66. S. Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi. H. İstanbul. (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yay. M. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. Sos. Ege Üniv. H.6’sını. 3. işçi sayısının %67. Ankara. (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. H. E. Basımevi. Sosyal Bilimler Dergisi. Üniv. (1969) Sanayi Coğrafyası. E. “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66. C. Kara. ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir.4’ü. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6. E. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir. özellikle bu bölgede İstanbul ili. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır. Coğ. Yılmaz.8’i tek başına İstanbul iline aittir. Karaboran. 313 http://ekutup. Enst.2. Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73. pp. (Basılmamış Doçentlik Tezi). katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. Enst. İstanbul. İst. Ankara Üniv. Denizli Sanayi Odası Yayını. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. 63-88. katma değerin %42. Bu bölgede İstanbul. Mutluer.3 ve ihracatın %78. İzmir.pdf . (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie). İstanbul. N. Üniv. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. (1982) Çukurova’da Endüstri.6’sı.gov. No: 22. (1995) Gelişimi.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I %55. Yapısı ve Dağılışı”. İst. Yıl XVII.dpt.2. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu.7’sini tek başına elinde tutmaktadır. Ankara Üniv. Özgüç. (Basılmamış Doktora Tezi). Ankara. : 1282. Sayı: 21. Fırat Üniv. İstanbul. Özel Sayı. Yay. S. Tümertekin. DTCF. Tümertekin. (2002) Çorum İlinde Endüstri.

GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır.gov..pdf . kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken. Bandırma İİBF 1. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Dickey-Fuller. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. Modelde yer alan değişkenlerin. Balıkesir Üniversitesi. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu. zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir. öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. Bu durumu ortaya koyabilmek için.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir.Doç. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme.out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.. 1981). Bu çalışmada durağanlık kavramı. Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir. Balıkesir Üniversitesi. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde. Son yıllarda. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd. Dr. Dolayısıyla. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği. impulse response fonksiyonları yer alacaktır.dpt. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir. İkinci olara. uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding. 314 http://ekutup. 2. 1979. Bu çalışmada Marmara. Dr. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir.

EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. 1990). 2002) alınmıştır. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. 1990). Zaman serisi kullanılan regresyonlar. Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda). bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları. 1988. vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır.tr/bolgesel/keas-I. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise). ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir. Johansen ve Juselius. Değişkenler.pdf . Değişkenler. seviyelerinde birim köke sahip olan. yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen. Tablo 1’de 315 http://ekutup. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir. 3. Cilt I Bu çalışmada.gov. 1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla. zaman serileri modellerinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İkinci olarak. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression). Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir.dpt. Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius. yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT. Kointegrasyon ilişkisi. ADF test sonuçlarına göre. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır. kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. Buna göre. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini.

Böyle bir sonucun ortaya çıkması. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. 1999) kaynaklandığı belirtilebilir.48690 1.24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20.371 – 0. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir. Bu sonuçlara göre.238] Dolayısıyla.371 20. Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir.000] ** 5.pdf . Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.dpt. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir.608 [0.409] 3.485 [0.35060 LEPU 0. Cilt I gösterilmiştir.088} 30. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41.153 – 0.0000 Sabit -20.0000 -1.0000 -1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9686 LAPU 0.058 Ege Bölgesi LEGDP 1. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir.gov. Likelihood Ratio (LR ) Testi.1065 [0.0000 Sabit -11. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması.195 9. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18.24309 1.2839 LMPU -0.573] (* ve **) Parantez içindeki değerler.tr/bolgesel/keas-I.0000 -0.153 -6.390 {0.001] ** r=1 4.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1.0000 Sabit -19.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.0892 [0. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.27543 1.27543 (5) Yukarıdaki 3. 316 http://ekutup. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1.out) bir etki yapmaktadır.5341 [0.195 + 0.

Cilt I 3.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır.1. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır.gov. 02 0. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır. 10. 03 0. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir.0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup. 05 0.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir. Öte yandan. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. 0- . ) n qe U P M L( P D G M L 00. 04 0.

gov.tr/bolgesel/keas-I.01 LEGDP (LEPU eqn) 0.0 1 0 .00 -0. Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0.0 00.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20. 04 0 . 02 0 .01 -0.dpt. Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup. Impulse Response Fonksiyonu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3. 0- .0 10. 03 0 .

30. Applied Economics. K.B.” Journal of Monetary Economics.” Econometrica. Mamatzakis. Erciyes Üniversitesi İ. and Wohar. A. S. (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”.tr/bolgesel/keas-I. E. S. A. 169-210. August . M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. Journal of Economic Dynamics and Control. June.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bununla birlikte. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır. Winter 1995. A. Johansen. Evidence From Greece”. 12 (2/3). September 171-188. SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara .1-30.İ. K.pdf . and Fuller. Ghali. (2001) “Public Spending and Private Investment.H. 319 http://ekutup. Elde edilen sonuçlara göre. Cilt I 4. 461-472. DPT (2002). kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır. K. 15-4. Özdemir. 837. (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money.C. D. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”. Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.dpt. W. International Economic Journal. Dergisi. Johansen. 231-254. M. 1057-1072. (1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”.gov. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. 17(1). (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir. ayrıca. 1950-2001. Türkiye.”Journal of Macroeconomics. 52 (2). 33-46. Bu sonuçlara göre. Erenburg.F. KAYNAKLAR Aschauer. Osterwald. S. D. Oxford Bulletin of Economics and Statistics. Ankara. Dickey. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. 121-129.Lenum. Sayı: 15. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.844. and Juselius.

Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir.pdf . Tek bir dünyada yaşanıldığı. 2. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır.. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir. Kocaeli. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır. uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1.tr/bolgesel/keas-I. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Grv. diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler.gov. Bu çerçevede öne sürülen tez. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. İstanbul. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr.dpt. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı. Uludağ Üniversitesi. Bursa. Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir. Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır.

terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır.tr/bolgesel/keas-I. Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle. Bu nedenle. Buna göre. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. 2001: 368). Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır. Cilt I mümkündür. sermaye yeniden bir yapılanma sürecine girmiştir ve bunun neticesinde de modern dönemlere ait olan dünya düzeni yeniden şekillenmektedir. rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir. Waters’a göre küreselleşme: sosyal. kentler ve bölgeler önem kazanmaktadır (Eraydın. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte. Mekanın yeniden yapılanması ise. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. Küreselleşme.dpt. Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar. Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir. ekonomik açıdan ana birim olarak yerel birimler. Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir. ekonomik ve kültürel düzenlemeler içinde mekanın (coğrafyanın) etkisinin giderek azaldığı ve bireylerin bunun farkına varma düzeylerinin arttığı süreçtir (Aslanoğlu. Waters. Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin önüne geçebilmek adına kentler ve bölgeler birbirleriyle sürekli bir yarış halindedirler.pdf . Tüm bu gelişmeler. Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir. Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır. globalleşme süreçlerinde kültürel küreselleşmeye daha çok önem vermektedir fakat küreselleşmenin motoru olarak kapitalizmi ve ulus devlet krizini görmektedir. Burada Waters’ın küreselleşme tanımlaması kullanılacaktır. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin küresel ilişkiler ağının dışında kalmaları ve dolayısıyla bu ilişkiler ağının doğurduğu refahtan pay alamaması sonucunu doğurmaktadır. Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır.gov. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup. 1998: 139).

dördüncü ise. bunların hangisinin başarılı olacağı. kentsel hiyerarşi sistemin tepesine oturarak gücün üretildiği yer konumuna sahip olurlar. mekansal dağılımları bu global işlev çerçevesinde anlaşılabilmektedir (Aslanoğlu.gov. Küreselleşme sürecinde kentler etkili oldukları bölgelere göre hiyerarşik bir yapılanma içinde yer alırlar. sosyal sınıf kutuplaşması gibi sanayi kapitalizminin çelişkilerine sahne olmaktadır. Bu kentsel hiyerarşi sisteminde yer alan kentlerin sayısı oldukça azdır. Dünya kentleri gerek iç göç. Sassen ise. Kentsel hiyerarşik sistemin en üst noktalarında yer alarak. Dünyanın tüm bölgelerinde global sermayeyi kendisine çekebilecek maddi koşullara sahip sayısız kent olabilir. yenilenmiş üretimler ve bu üretimler için piyasalar olarak. Friedman. Bu arada finans ve belirli hizmet endüstrileri kentsel sosyal ve ekonomik düzenlemeleri yeniden yapılanmıştır. nüfusları. Bu kentlerin ortaya çıkışı çok farklı değişkenlerle açıklanmakta ve tanımı da buna göre farklılaşmaktadır. Söz konusu mekanizmaların oluşturulması bile her zaman için yeterli değildir. Dünya kentlerinin küreselleşme süreçlerinde yerlerinin ve işlevlerinin açıklığa kavuşturulabilmesinde söz konusu kentlerin konumlarının anlaşılması önem taşımaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 1998: 142) Friedman’ın dünya kenti hipotezi oldukça önemlidir. 1998: 113). üçüncüsü. Cilt I yaratabilecekleri ortamı oluşturmak için düzenleme mekanizmalarına ihtiyaç vardır (Eraydın. ikincisi lider ekonomik sektörler olan imalat. Dünya kenti. Fakat.” (Aslanoğlu. gerek uluslararası göç konusunda odak noktaları olarak öne çıkmaktadır. Bu kentlerin fonksiyonlarındaki bu değişmeler kentsel formda ve uluslararası ekonomik aktiviteler üzerinde bir büyük etkiye sahiptir: kentler geniş kaynaklar üzerinde kontrolde yoğunlaşmışlardır. bu lider sektörlerde yeniliğin üretimlerini içermeleri açısından. sivil toplum kuruluşlarının. 2001: 371).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.pdf . Bu kentler “… uluslararası ticaret ve bankacılık için merkez olarak uzun tarihleri arkasında dört yeni rol bağlamında kurgulanmıştır: ilk olarak. halkın ve nihayetinde merkezi devletin sergileyecekleri işbirliğine bağlı olarak şekillenecektir. devletin mali kapasitesinin üzerinde sosyal maliyetler yaratmaktadır. sermaye sahiplerinin. hizmet ve ayrıca finans sektörü için anahtar yerlerdir. dünya ekonomisinin organizasyonunda yüksek bir şekilde yoğunlaşmış kontrol noktaları olarak. bu kentlerde yaşayan yöneticilerin. Londra ve Tokyo’dur. Kentler arası hiyerarşide konumsal ve ekonomik açılardan üst noktada bulunan kentler dünya düzeyinde gerçekleşen bir kontrol sürecinde işlev görmektedir. Dünya kentlerinin küresel kontrol fonksiyonları kentin yapısında etkin bir şekilde yansıtılır. Küresel sermayeyi çekebilecek alt yapıya sahip olan kentler giderek dünya kent hiyerarşisinde yerlerini alacaktır.” (Sassen. 322 http://ekutup. Kentlerin önemsizleşerek yoksulluğa mahkum olmama adına söz konusu bu hiyerarşik yapılanma içersinde yer alabilmeleri onlar için oldukça önemlidir. Sektörel istihdam yapıları. Dünya kenti mekansal kutuplaşma. En geniş düzlemde etkili olan kentler. ‘dünya kenti’ olarak hangi kentleri kabul edebileceğimiz konusunda ve bunların küresel düzlemde işlevleri ile ilgili olarak bize bir penc