Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

DR. sivil toplum kuruluşları. Cilt I Bilgi toplumunda. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup. birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme. biz de hızla entegre olmak zorundayız. Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil.gov.pdf . Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz. KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur. Ancak. Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde. özel kesim.dpt. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir. kamu. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum.tr/bolgesel/keas-I. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. birlikte hammadde temininden. Saygılarımla. KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya.

Denizli imalat sanayi. Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir. kültürel ve tarihsel miras. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş. Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. Bu çerçevede. bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur. Dolayısıyla. sanayinin profili. Bunun yanı sıra. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır.gov. Üniversitemizde Pamukkale. İktisat. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir. Şehir ve Bölge Planlama. girişimcilik. turizm.pdf . ulaşım. Bu bakımdan. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. Sosyoloji. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. Böylece. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik.dpt. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar. her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. vi http://ekutup. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi.tr/bolgesel/keas-I. eğiitm. Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. Pamukkale Üniversitesi. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir. sağlık. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir.

KEAS’03 göstermektedir ki. Ayrıca. Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi. şehir ve bölge planlama. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan. Dr. sosyoloji. Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi. ikinci gün öğleden sonra. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi.dpt. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Gerek açılış özel oturumu. Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat. Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır. Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız. kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır.pdf . Sonuç olarak. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır.gov.tr/bolgesel/keas-I. kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir. gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme. aynı anda ikişer oturum olmak üzere. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır.

Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. Dr. Ayrıca.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Sevcan GÜNEŞ. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Pınar YAVUZÇEHRE.dpt. Dr. Ahmet TIKTIK olmak üzere.pdf . sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S. Muhammet KÖSECİK. Saygılarımla. Dr. Özgür ALTUNTAŞ. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr. Ayrıca. Doç. Rezzan AYHAN. Bunların yanı sıra. Yrd. Prof. Dr. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd. Filiz AKBAŞ.gov. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim. Nigar DEĞİRMENCİ. Dr. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan. Evinç TORLAK ve Dr. Habibe Naza ŞENSAN.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan. Dr. Yaman KOÇAK. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. Doç. tercihen ikişer. Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı. Doç. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç.

Anadolu Üniversitesi.Dr.Doç. Coğrafya Bölümü Prof.Zerrin Toprak KARAMAN.Necla TÜRKOĞLU. Pamukkale Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi.İhsan SEZAL. İktisat Bölümü Prof. Ankara Üniversitesi. ŞBP Bölümü Prof.Celal KÜÇÜKER. İİBF Dekanı Doç.Zeynel DİNLER. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof.Dr.Dr.Ayda ERAYDIN.Erdinç TOKGÖZ.Dr.Dr.Çağatay KESKİNOK.pdf .Dr.Dr.Dr.Dr.Servet MUTLU.Dr.Dr.Tarık ŞENGÜL. Dokuz Eylül Üniversitesi. DTCF.Doç.Dr. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN.Mustafa MUTLUER. Gazi Üniversitesi.Kenan MORTAN. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. ODTÜ. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.İnan ÖZER.İlhan TEKELİ. Uludağ Üniversitesi.Dr.Dr.Ercan UYGUR.Dr.Dr. Coğrafya Bölümü Prof. İktisat Bölümü Prof.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd.Dr.Doç. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Raci BADEMLİ.Hüsnü ERKAN. Sabancı Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.Can BAKKALCI.Dr. Ankara Üniversitesi. Pamukkale Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. Pamukkale Üniversitesi.Erol TÜMERTEKİN. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd. ODTÜ.Dr. Atatürk Üniversitesi.Doç. Sosyoloji Bölümü Prof.Sencer AYATA ODTÜ.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof.Dr.Dr.Doç.Muhammet KÖSECİK.Doç.Dr. Uludağ Üniversitesi.Alpay FİLİZTEKİN.gov. ŞBP Bölümü Prof.S. Uludağ Üniversitesi.Dr.Hayati DOĞANAY. Ankara Üniversitesi.Hamdi KARA.Dr.H. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr. ODTÜ.Rana ASLANOĞLU.Dr.Doç. Ege Üniversitesi.Erdal TÜKKAN.Yalçın KARABULUT. İktisat Bölümü Doç.Dr. Pamukkale Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Dr.dpt.Hasan ERTÜRK.Dr. Pamukkale Üniversitesi. Dokuz Eylül Üniversitesi. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof. Coğrafya Bölümü İsmail SARICA.Dr. DTCF. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof. DTCF. Başkent Üniversitesi. Coğrafya Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Prof.Dr.Çınar ATAY. Dokuz Eylül Üniversitesi.Dr.Hüseyin ÖZGÜR. Akdeniz Üniversitesi. İktisat Bölümü Prof.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup.Dr. ŞBP Bölümü Prof.Dr. İstanbul Üniversitesi. İktisat Bölümü Prof. ODTÜ.S.Dr.Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd. İktisat Bölümü Prof. Sosyoloji Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Doç.Evinç TORLAK. ODTÜ. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç.

pdf . Cilt I x http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.gov.dpt.

Bir çok bilim adamı. Glomm ve Ravikumar. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi. İtalya 1. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. düşük gelirli ekonomiler. Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir. Güneydoğu Anadolu. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir.tr/bolgesel/keas-I. bölgeler arasındaki bu farklılıkların. Bu çalışmada. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu. Neoklasik yakınsama hipotezi. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. Bunun yanısıra. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. 73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir. 1992. Marmara. Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. 1990.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ege ve Akdeniz Bölgeleri. Torino. Kamu sermayesi. Çoğu büyüme teorileri. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği.gov. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Doğu Anadolu. sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir. Barro ve Sala-i Martin. 1994. az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. Aydın. Neoklasik büyüme teorisine göre. 1997). yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. International Centre for Economic Research. Bu çalışmada. kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir. ülkemizde de farklı bölgeler. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır. İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir.dpt.pdf .

2. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir. Makalenin geri kalan kısmı. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir. Kamu sermayesinin etkileri. Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. Örneğin. Diğer bazı makaleler ise. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. 1986). tahmin denklemimizdir. dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir. Bu çalışma.dpt. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı. 1994). yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir. bölümde kullanılan model açıklanmış.pdf . politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir.). kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur. bölümde incelenmiştir. Bunun nedenleri arasında. aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. 4. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken. Yeni büyüme teorilerine göre. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. şöyle organize edilmiştir. Diğer bir görüş ise. y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. yapılan altyapı yatırımları (yol. devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği. 5. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır. 1989). 2. bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. Ekonometrik analizlerin sonuçları. 3. köprü vs. örneğin altyapı yatırımları. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji.tr/bolgesel/keas-I. Ancak. 2001).gov. Kamu sermayesi. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram.

Dolayısıyla. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408.91 23271.03 Şırnak 11394.04 410.26 33026.32 488.69 Aksaray 7334.78 Isparta 19852.5061 548.91 820. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından.27 13220.03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267.34 Bingöl 2151.06 Batman 12992.61 Antalya 5179.01 Şanlıurfa 3251. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır.40 5179. Fakat.56 Ortalama Std.91 Muğla Minimum 124. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında.55 371.47 23947.05 16098.05 Bayburt 21123. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.48 14476. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır. Tablo 1. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır. Bu nedenle burada.42 Isparta 68. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da.65 Sakarya 7334.73 16768. Kamu yatırımları.65 Mardin 126. sapma Maksimum Minimum 17837.7 90874. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir.47 Afyon 13895.07 Kocaeli 697.60 Sakarya 68.19 29215. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.90 14570.86 1066.05 Ege (8) 11814.88 3235. kamu yatırımı değişkeni.gov.64 Bolu 2082. Kamu sermaye stoku verisi.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268.62 596.51 4185.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.78 Ankara 5140. Giriş bölümünde belirtildiği gibi. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir.39 811.4 Muğla 43703. güvenilir bir veri seti olmayacaktır. kamu yatırımları.12 568.2 Bolu 81920.93 393.32 696.19 Tokat 154.12 Aksaray 177.71 476.7 Adıyaman 90874.51 Şırnak 145. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir.5 Nevşehir 24030.tr/bolgesel/keas-I.dpt.32 Muğla 1674.66 1024. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur. 3. altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır.01 Uşak 175.pdf . Doğu Anadolu 3 http://ekutup.03 38368. Cilt I fonksiyonuna sokulması.6 Kocaeli 25694.7 Antalya 68013. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir.75 570.5 Elazığ 25799.01 Uşak 38067. Maksimu sapma m 1258. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi. her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir. Marmara. Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire.93 Std.

4. kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin.gov. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta.pdf . Birincisi beta. az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama.dpt. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. yakınsama hızını ölçer. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy.tr/bolgesel/keas-I. 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik. 1999). buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. Sigma yakınsaması. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama. Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. Bu nedenle. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa. sigma yakınsamasından söz edilir. Şırnak ise en fakir şehirdir. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise. Bolu. Tablo 1'de görüldüğü gibi. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. Güneydoğu Anadolu. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir. sigma yakınsamasından söz edilemez. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir. Türkiye'nin bütün şehirleri için. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir. Bu bölgeler Karadeniz. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir.dpt. üçüncü denklem tahmin edilmiştir. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir. Bu denklem. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1.tr/bolgesel/keas-I.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup. Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir.pdf . birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir. 5.032) PCPI R-squared 0. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır.021 (58.002 (-1. Fakat. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş. Tablo 2. Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir.gov. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir.511)** PCY91 -0. Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için.

054 (-2.031)** 2.007 (2.571)** -0.796) 0.368) -0. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir.126 0.061 (42.815 (19.795)** 1.367)** 0.308)** -0.006 (-2.gov.048 0. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.279)* 0.451) -0.876) 0.075) 0.799)** 0.168)** 1.184 0.119 0.877)** 0.012 (3.003 (-0.411)** 0. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.056 (21. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir.069 (23.412)** 0.048 0. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır.006 (-1.006 (-1.199 (4.900)** 0. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir.941) 0.929) -0.611)* -0.432)** 1.305 0.038 0.481)** 1.096) 0. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir.535)** 0.969)** -0.942 (14.004 (2.519 (7.023 (-5. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3.253)** 0.005 (2.823)** 0. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup.002 (0.878)** -1.484)** 1. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.005 (-1.0046 (4.085 0.390)** 0.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t.pdf .232 (29.011 (58.024 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.035 (31.tr/bolgesel/keas-I.002 (0.411) -0. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir.675)** 1.021 0.047)* 0.338)** 1.074 (43.239)* 0.283 0.034 (31.559) 0.241 0.929 (26. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1.278)* -0.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.değerleri verilmiştir.013 0.027 (-5.883 (23.010 (2.198 0.225 (29.028 0.002 (1.353) -0. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur.002 (1.742)** 0.956 (14.016 (1. Bağımlı değişken.039)* 0. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.278)** 1.749)** 1.004 (-2.004 (0.567) 0.031 (-1.007 (1.010 (-3.003 (2. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir.973 (23.142 0.dpt.012 (3. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.

kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde.04’den 0. Cilt I katsayıya sahiptir. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir. yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir. Fakat. yakınsama %2. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur. Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir. Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. Bu durum. (1989). Başka bir deyişle. Baltimore: John Hopkins University Press. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır.11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. SONUÇ Bu çalışmada. 0.28’e yükselmiştir. D. ss. Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Örneğin Muğla. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da. Bu konu. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur.177-200. Tam tersine.gov. Açıklama değeri. 0. “Is Public Expenditure Productive”. A. KAYNAKLAR Arrow. 7 http://ekutup. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise.dpt. 23. bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir.01’e yükselmektedir.3’dür. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır. bu farklılıkları giderek artırmaktadır. 6. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise.tr/bolgesel/keas-I.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. K. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır. Açıklama değeri. Journal of Monetary Economics. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde.pdf . coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı). yakınsama hızı 0.006’dan 0. ve Kurts R. bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması. Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy. (1971). Aschaur. Public Investment. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.24’den 0. Bu şehirler için. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur. Bu da. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki.

(1999). Journal of Political Economy”. 100. ve Sala-i Martin. ss. B. 1-11. (1992). 6. 1173-1187. Cilt I Barro. J. G. (1994). Barro. 858-869. Social Science Quarterly. (2001). Journal of Economic Growth. ve Ravikumar. ss. 76(1). E. 18. L. Barro R.tr/bolgesel/keas-I. ( 1997).pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. No 5. Vol. “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. 76. Journal of Political Economy. “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. ss. 21. 80(4). The MIT Press. Vol. “Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”. Kenworthy. R. 8 http://ekutup. States”. American Economic Review.(1990). ss. (1986). Glomm. (1997). Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. 1. 205-227. R. Ram. 223251. Shioji. “Convergence”.dpt. G. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. 183-204. R. “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U. X. J. “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”. 98. ve Ravikumar. “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth". ss. 103-125.S. Evans ve Karras (1994). Review of Economics and Statistics. J.gov. ss. ss. B. ss. Journal of Economic Dynamics and Control. 191203. Journal of Economic Dynamics and Control. Glomm.

tr/bolgesel/keas-I. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. Bu bakış açısıyla. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. Ordu. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır. Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı. bölgelerin özellikleri. Japon Hükümeti. gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır.gov. Gümüşhane.pdf . Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. Karadeniz Bölgesi. 9 http://ekutup. Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması. Son yıllarda. Giresun. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması.dpt. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi. farklılıkları. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. Bu çerçevede. Bayburt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir.

• İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 .Mart 2000). mahalli idarelerin. Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır. gelişme vizyonunu. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu. Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte). Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.Ocak 2000). Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir. programı.pdf . Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . saha çalışması etkinliklerini özetleyen. süreci. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 .Temmuz 1999).gov. İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır. Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda. Çalışmanın kapsamı. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan. Çalışma. çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi. Doğal Yapı Araştırması. Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür. İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda. DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına. Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek. DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise.tr/bolgesel/keas-I. Çalışma. potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir.dpt. sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur. JICA’nın görevlendirdiği Japon. Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. Cilt I 2. yöntemleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte). Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Bunlar. Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte). mevcut koşulların analizi. Danışma Grubunun. Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur.

Mekan/Altyapı Gelişimi.tr/bolgesel/keas-I. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. Bu aşamada “Ara Rapor”. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir. 28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır.dpt. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. Sosyal Yapı. • Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. Sektör Raporları (Ekonomi. 11 http://ekutup. Çevre.gov. 3. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. • Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır. Stratejinin dört temel bileşeni. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur.pdf . Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür. Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir. Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. 4. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir. Ana Plan. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da.

12 http://ekutup.1. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel. hayvancılık. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir.2. 4. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır. Bu amaçla. Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir.3. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir.dpt.tr/bolgesel/keas-I.gov. Cilt I 4. 4. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Benzer çalışmaların bitkisel üretim. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır. Üzerinde önemle durulan iki konu. Ekonomik Gelişme Stratejisi 4. Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür. bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır.1. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir. Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil.1. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır.pdf . işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir. 4. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır.1.2. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır.1. ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir.

Benzer şekilde. Su kaynaklarının korunması için.dpt.4. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması.gov. Hem toplam. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir. Kırsal çevrenin korunması. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. Cilt I 4. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması. 13 http://ekutup. Önerilen kademelenmede. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. Ünye. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. İkinci kademe merkezler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır.3. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir. Giresun. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. Bu çerçevede. Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir. aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir.pdf . Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir. Trabzon. 4. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir. Artvin. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi. Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Temel ilke karayolu. Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır. hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir.

Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup. idari. Kentsel altyapı. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. 5. 2. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır. kalkınma planlaması ve yönetimi. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. 5. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır. planlanan sağlık. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir. Bu çerçevede. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. 3.pdf . ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir. Bunlar: 4. 4. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar.gov. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. Bu programlar: 1. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir.tr/bolgesel/keas-I. Bu sistem. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. idari yapıyı iyileştirmek.dpt. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir.

hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde. Giresun. Bayburt.07. DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. 6. Ordu. Diğer taraftan. Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır.pdf . Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin. 15 http://ekutup. Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10. 5. Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir. “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir.tr/bolgesel/keas-I. DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı. Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada. Gümüşhane. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı. Cilt I 4. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. 19. DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir. Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP). Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir. 6. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir.” talimatı yer almıştır. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır.

Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ege Üniversitesi. teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir. Finansman sorununun çözümü. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş. Ege Üniversitesi. İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi.BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. I. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler. Bu. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet. Öte yandan. Gör. bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır. Dr.dpt. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir. Doç. bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır.tr/bolgesel/keas-I. Oğuzhan ALTAY Yrd.pdf . bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür. Ege Üniversitesi. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar. 16 http://ekutup. Öte yandan. üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır. Gör.gov. Çünkü.

Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller.Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19. sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. Rosenstein-Rodan ve Nurkse. Nurkse.tr/bolgesel/keas-I. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. Belirtilen yönü ile neo-klasik model. Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List. Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan. İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. Dengeli kalkınma modeli ona göre. 1966:54). Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. Dengeli kalkınma yaklaşımı. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır. Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur.gov. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. Cilt I B. Daha önce de açıklandığı üzere. O. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. 1994: 397). az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman. her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. Han ve Kaya.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse. Yazara göre. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır. Fleming.pdf . bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine. 1999: 264): Bunlar sırasıyla. kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur. 2003: 2). Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A.

merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. Hirschman. Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler.gov. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir. Perroux. Bu durumda. gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına. Homojen bölge. bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup. Han ve Kaya.pdf . Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. C. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado. Bu açıdan kutuplaşma kavramı. Bunun en önemli nedeni. zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup.Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır. 2002: 12).dpt. Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir. Oysa. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. 1994: 401). homojen. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir. Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. Polarize bölge.1999:274). aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur.tr/bolgesel/keas-I. hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır. piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri. bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır. Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş. Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir. hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır. 1994: 400).

İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır.1993:56-61). kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde. Post-fordist üretim sisteminde. fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte.dpt. diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır. -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda. asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz. D. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir. 1998: 66-71). Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır. kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak. Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır. mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist . standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken.tr/bolgesel/keas-I. kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir.pdf . hammadde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Myrdal’a göre.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken. Örneğin. ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. Esnek uzmanlaşma. -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta. Kitlesel üretim. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal. -aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli. Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir.gov.

Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları. Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi. eğitim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sınai küme kavramı. gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. 20 http://ekutup. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir. kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların. II. Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir.dpt.gov.pdf . ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil. nitelikli işgücü kullanımı.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar. bol doğal kaynaklar. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir. uygun bir yerleşim yeri. sınai kümelerin örtük bilgi. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir. genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır.tr/bolgesel/keas-I. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır. Firmaların uzman. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. Bunun yanında Porter. sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir. Porter’a göre sınai küme (cluster). bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır. motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici. Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında. kısaca.

yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler. Örneğin. Bu kurumların amacı. Bölgesel kalkınma ajansları. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek. B.1994:7). Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan.Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur. 1991: 6). Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı.Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır.1994:8).gov. Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı. Bankanın kuruluş amacı. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA. sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte. ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. kentsel alanların yeniden yapılandırılması. bölgedeki altyapının.pdf . Kalkınma ajansları.dpt. Avrupa Komisyonu’nun XVI. Küçük ajanslar. merkezi yönetimden bağımsız. bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. geri kalan gelirlerini bütçeden. ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral. topluluğun 21 http://ekutup. Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF). devlet fonlarına proje sunarak. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA).tr/bolgesel/keas-I. ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir. AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir. Buna karşılık. arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi. 1998: 44). sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Cilt I A.

2.dpt.gov.Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması. İkinci. ii. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir. 4. ii. Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur. 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i. 1. üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF). iii. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6.Avrupa Sosyal Fonu (ESF). sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup. bölgesel yardım programları.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır. 5b ve 6. Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead.Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler. Portekiz ve İrlanda’dır. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir. 3. 1998: 10): 1. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik. altyapı projeleri. Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir. Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG). Günümüze gelindiğinde.Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi. proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır. Ayrıca. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin. kişi başına GSYİH. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. Fon. küresel finansman. 2.Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler. iv.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler. Diğer amaçlar. 5.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF).a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması. teknik yardım desteği. iii. ortak finansman. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır. hedefler.

Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır.tr/bolgesel/keas-I. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. Uyum Fonu. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek. teknoloji transferi.gov. İrlanda. İrlanda. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar. Letonya. ii. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup.PHARE. i. tahmin. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur. iii. Öte yandan AB. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro. 23 http://ekutup. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. Fon. Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi.pdf . Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları). Romanya. AB. Estonya. Bunun en güzel örneği.dpt. ISPA ve SAPARD’dır. araştırma ve geliştirme. topluluk ve proje hazırlama. Polonya. Cilt I da finanse etmektedir.SAPARD. bunlar PHARE. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çevreyi koruma. Macaristan. İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur. Örneğin. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. Litvanya. Söz konusu fondan sadece Yunanistan. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur.

dpt. sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır.gov.tr/bolgesel/keas-I. (4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması. eğitim.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması. 24 http://ekutup. Kral. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla. SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması. Kaynak: BM. Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl. World Investment 2000.pdf . (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması. 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır.

Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. Destekler. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi. Örneğin.dpt. Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans.7) gerçekleşmiştir. Cilt I C. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18.Forbairt.tr/bolgesel/keas-I. hizmetler.gov. rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir.pdf . Bağışlar. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir.Forfas. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup. Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış. i. bu planların ilki 1988-1993. Öte yandan. bağışlar. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir. eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. kira yardımları. 1. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır. 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur. iii. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır. Bunlar kısaca. IDA-Ireland. kredi garantileri.IDA-Ireland. Yardımları. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte. 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. dönem sonunda işsizlik oranı %11. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir. Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. ii. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. Forbairt ve Forfas’tır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi.İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur.

dpt. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur. son on yılda nüfus 250. istihdam 500. İrlanda’nın başarısı. 6. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi. Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması. 1998’de kişi başı GSYİH. Ancak buna rağmen. Cilt I %40 artarken. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur. 2.000. 5): 1. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır. 2000 yılında İrlanda. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi.gov. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur. Plan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 26 http://ekutup.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi. 3. 4.İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik.000 artmıştır.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi. Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon. 5. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. 2. aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır. AB ortalamasına yükselmiştir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. 2002. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır. Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin.

İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur. Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır. Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı. Sözü edilen bilgi ağı. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi. Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması. ii. Udaras Na Gaeltachta. Bunlardan.tr/bolgesel/keas-I. ikincisi de. 27 http://ekutup. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. gerek tek başına. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi. Bilindiği gibi.pdf . Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı. gerekse kamu kurumları. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir.Çevresel sürdürülebilirlik. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans.Ekonomik sürdürülebilirlik. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması. Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı.Sosyal sürdürülebilirlik. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek. iii. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Temel faaliyetleri.gov. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur. 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır. 3. 1992: 3).dpt. Bu ajansın en önemli görevi. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal.

telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir. ihracatlarını %7.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır. Cilt I iv. Shannon Kalkınma Ajansı.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır. Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır. 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir. bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır. 2003:1). bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir. 2003: 8). 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır. Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tipperary Teknoloji Parkı. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı. (Shannon Development Annual Report. 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı. Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır. Kalkınma ajansı. Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı. Kerry Teknoloji Parkı. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır.gov. Birr Teknoloji Merkezi.2 arttırmış. satışlarını %12. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır. Gelişen endüstri bölgeleri. Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım. v.6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar. v.pdf . 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9.853 kişi çalışmaktadır. Tipperary Teknoloji Parkı. 28 http://ekutup. turizm etkinlikleri ve sanayi.

buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36.1 36.4 36.328 2001 1.650 6.890 2002 1. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir.982 15.6 1995 1.415 15.526 15.TL) Türkiye(Tn.614 3. Muğla.8 1996 2.B.Payı (%) 1993 0.525 37.388 31.Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15.9 1998 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.303 1.1 oranındadır.9 35.326 1999 4.318 89. ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır. Cilt I III.0 1994 0.408 28.TL) Ege B.Payı (%) Mar. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte.pdf .868 15.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır.211 7. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup. Bu bağlamda. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup.6 36. Manisa. A. Tablo 5). belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.9 1999 11.531 1998 8.462 15. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir.1 36. Toplam yatırım tutarına göre. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB.500 20.023 52.225 15. Uşak.865 127. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır.375 14.836 15.6 1997 4.409 11. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır.862 5. bu da %16.078 55.37 düzeyindedir (Bkz.5.281 2000 2. diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir.762 15.tr/bolgesel/keas-I.gov.3 37.772 16. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır.3 36.964 15. Aydın.1 ve %37. Denizli. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken.(Tn.dpt.722 77.

Payı (%) Mar.049 66.762 23 17 1993 5.pdf .018 54.75 27 1995 10.dpt.B.5 26.8 24.358 3. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken.2 1992 5.521 2001 345 834 2.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.853 36.202 20. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15.197 488. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1.660 96.290 1999 518 1.144 1998 639 1.8 düzeyinde olmuştur.gov.958 31.927 192.573 4.004 142.688 287.406 18 25.453 1999 31.285 10. belge sayısı daha fazla. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir.427 28. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır.886 226.738 60.678 121.101 107.874 22.7’dir.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38.7 paya sahip olmuştur.146 12. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar.625 7. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B.757 2.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş.480 1998 47. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir.966 2000 559 1.331 78.813 5.050 2.355 2000 25.912 11.201 12. Marmara Bölgesi ise %36.7.9 22.633 102.251 3. Buna karşılık. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır.394 2001 17.673 190.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15.357 3. 30 http://ekutup.921 2002 22. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde.8 29.997 48.3 1994 6. Bu bağlamda. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.154 2002 450 1.479 110.4 iken. Cilt I Diğer taraftan.933 13.9 1997 57.041 10.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi.7 1996 23. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır.949 335. Marmara Bölgesi’nin payı %24.

721 3.Bank. %48.4’lük payı ile İş Bankası.155 1994 1.837 1998 1. TMSF YAB. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14.tr 31 http://ekutup. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir. Yab.1’i ise özel sermayelidir. Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.Topl.796 2001 2003* 1.tr.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır.632 2000 1.Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093. 6. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli. Zira İzmir hariç.416 1997 1. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir.138 Türkiye T.073 6.063 1995 1. B.tbb.093 1. * 16.2003 itibari ile. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege .T.862 2. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir.881 6.093 10 6. Serm.2’si kamusal sermayeli.ve YAT. 3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır.tbb.327 1999 1. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir.160 6. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk.BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .07. ikinci sırayı %20.501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB. 5.198 1996 1. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.Ser.230 7.gov.9 olmakla birlikte.org.284 7. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir. Özel Ser. Serm.267 7.tr/bolgesel/keas-I. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15.116 6.891 Kaynak: TBB. www. www. Kam.7 oranında bir artış söz konusu iken. Özel Serm.org.083 6. 1. 1.881 5.BAN Kam. Cilt I B.999 1993 1.dpt. bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir.095 6. İzmir. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası.Bank. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir.

016 12. ikinci sırada 106 şube (%17.150 8.115 21. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.532 47.609 266. (Tn TL) Türkiye (Tn. 2001 yılında %66.8 iken. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur.526 17.327 30.tr/bolgesel/keas-I. Bunun %34.502 141.227 3. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp.790 394 3.020 768 78 1995 136 7.233 61.977 101. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30.292 192 1996 258 19.418 13.2’dir.691 5.07 780. Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.075 5.521 35.071 40.07.247 9.811 0. Aydın.086 0.827 97. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup.737 37. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10.09 2000 1.2’lik pay.10 1999 1.gov./ Türkiye 56 3. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir. 27 şube yabancı banka statüsünde.927 21.895 431.580 2. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir.743 0.037 138.TL) Ege Böl. Afyon. Manisa üçüncü sırada yer alırken. www.715 0.org.717 1.019 110.168 42.242 2.dpt.824 204.672 80. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi.17’si (311 şube) kamusal sermayeli.272 72. ihtisas kredilerinin payı %12.471 59.122 0. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.10 1997 534 42.720 5. Denizli. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9.pdf .721 23.10 0.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16. bunları sırasıyla.851 21.690 7. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.032 1. bu oran 2001 yılında %15.128 23.860 0.513 479.578 115.844 137. ilk sırada 137 şube (%22. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin.376 196.406 70.434 26.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır.994 34.936 1.10 1998 916 68.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır.083 92.701 29. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B.436 14.805 144. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa.861 1. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir.tbb. Buna karşılık.09 2001 1.472 2.914 2.894 2.7’ye gerilemiştir.694 876 8. %59.7’ye yükselmiştir.181 84.5’ine sahipken. Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa.213 0.8) ile İş Bankası.833 49.661 13.203 80.861 2.069 29.5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir. Muğla ikinci sırada. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada.11 Kaynak: TBB.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1994 yılındaki %72.

1 0.2 İhtisas Diğer Kredileri 1.1 6. Manisa. Bunu Denizli.3 Mesleki 0.3 71.4 1.9 94.5 Denizcilik 0.5 2. 33 http://ekutup.0 1. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır.0 0.0 0. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur.2 İhtisas Dışı 77.0 0.0 0.1 64. www.0 0.0 4. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken. giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9.0 Turizm 0.9 31. Hem Türkiye.6 82.0 0. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir.4 30.5 5. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.0 Afyon 4.0 0.6 0.8 4.3 Aydın 0.3 31.0 3.7 Manisa 15. Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir.0 3. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir.0 0.6 4.3 Denizli 2.8 12. döviz tevdiat hesaplarında İzmir.1 2. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.4 0.9 5. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır.0 0.0 0.7 3.9 68.tr/bolgesel/keas-I. 1994 yılında %12 olan bu pay.0 0.9 35.0 0.5 3.4 1.5 Uşak 1.tbb.9 17.5 28.menkul 19.3 87.gov.8 3.5’a kadar gerilemiştir.8 Kaynak: TBB.0 Muğla 7.0 0.2 9.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 0.2 Türkiye 7.org. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır. Bunlar.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10.2 0.2 0.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.4 5.9 13.9 20.8 Kütahya 17.7 6. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir.dpt.0 12.8 İzmir 16.2 22.pdf .4 68. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta.5 69. Diğer taraftan.

Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74. Kur. www. 1’i ikinci ulusal pazarda.6 0.2 35.8 Afyon 26.9 48.1 2.Hes.0 0.tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle.3 55.3 36.0 0.6 33. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz.6 0.5 49.pdf .tr 6.2 59.0 0.6 1999 42. 34 http://ekutup.5 Kütahya 25.2 51.0 0.0 1.tbb.7 Manisa 32.0 0.org. Sertifi.3 88.0 0.6 İzmir 68.0 1.4 10.5 131.8 0.0 0.4 36.9 27.2 18. Mevd.5 Türkiye 23. Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas.8 17.6 29.7 68.7 78.6 41.1 2.5 40.3 23.8 47. Mevd.5 5.1 Uşak 27. Mevd. Tablo 14).9 41.5 3.4 95.6 20.3 33.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 Muğla 24.7 58. Depo Hsp.1 0.2 1. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar.6 46.0 34.0 8.9 30.6 53.5 67. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır.0 0.0 3.0 0. Tic.9 3.8 Manisa 49. Mevd.3 9.8 Muğla 47.1 2.9 Denizli 32.4 67.4 2. Mevd.0 Kütahya 17.3 2.8 0. www.5 0.tbb.0 36.8 3.2 Aydın 23.0 64.0 0.7 1.8 47.1 44.1 47. Mevd.3 27.5 87.0 Kaynak: TBB.5 23. dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli.0 0.0 7.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını.3 Kaynak: TBB.7 0.2 75.4 11.6 2000 47.dpt.8 65. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır.0 0.1 2. Res.8 23.7 27. İzmir 39. Döviz Diğer Altın Topl.9 7.7 1998 68.0 0.4 0.8 0.5 35.0 0.4 Uşak 10.4 14.9 24.org.0 0.0 0.3 57.0 0.7 Aydın 45. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir.7 42.3 6.tr/bolgesel/keas-I.6 48.7 34.gov.2 33.2 0.2 2001 28.0 Afyon 23. C.8 20.0 0.Kur Bank. Bunların 36’sı ulusal pazarda.1 0.3 Denizli 55. Tev. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.6 16.5 4.0 5.3 2.1 41.1 0.3 31.5 5.0 0.

Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5.830 1.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. ikinci sırayı Kimya.pdf . idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde.074.005 3. İçki ve Tütün Dokuma.32 düzeyindedir. Diğer taraftan. Toptan ve Perakende Ticaret. Giy. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir.343 55. Örneğin.054 297. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup.180. 1’i Kütahya.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16.gov. 45 şirketin 37’si İzmir. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken. 4’ü Denizli.005 140. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5.146 109. Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur. İmalat Sanayii Gıda.38 düzeyinde gerçekleşmiştir. Aynı tarih itibariyle.Ş.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya. Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır.222.210 70. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır.dpt.716. Tablo 14). 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir. İkinci Ulusal Pazar 3. Aynı göstergelerle.000 15. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5.Petrol. İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır. Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6. 1’i toptan ve perakende ticaret.tr/bolgesel/keas-I. otel ve lokanta.848 16. Ulusal Pazar a.601 3. Petrol. Ege bölgesi merkezli olup.454 61.213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır. bu gruplamada Türkiye genelinde 11.547 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sırada yer alan Petkim A.600 303.36 iken. 3.254. 1’i Afyon. Makine ve Gereç Yapımı b.05 düzeyindedir.920 521.7) almaktadır (Bkz. Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23).

ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1. Ulusal Pazar a. (ii) Dünya Bankası. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar.. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları. Diğer taraftan.pdf . Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır.gov.041. hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir.483 Öte yandan.855.135 15. Yukarıda sözü edilen kaynaklar. Uluslararası finansal kaynaklar.282 147. 2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir. 2. İkinci Ulusal Pazar 3.330 1. Giy. yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar. (i) kamusal kaynaklar.dpt. Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya.719. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL. İçki ve Tütün Dokuma.981 74. (iii) firmaların öz sermayeleri.149 902.436 184. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken.318 10. D.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.Petrol.877 206.052 (201.692 191. Toptan ve Perakende Ticaret.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir. (i) AB Fonları.271) 1. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi. Makine ve Gereç Yapımı b.119 25. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. hibe ve benzeri finansal kaynaklar.111 36.218 299. İmalat Sanayii Gıda.956.

aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir. Dolayısıyla. Antalya. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır.5. Zonguldak. uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur. İkinci derece polarize merkezler Ankara.7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir. İstanbul sadece.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı. En azından. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. Aydın. Kocaeli.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon. Zira.tr/bolgesel/keas-I. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. Manisa oluşturmaktadır. Türkiye. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir. Kastamonu. Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır. İzmir. Ancak. 2002: 75) Öte yandan. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. Bunlarla birlikte. Bunun için. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır. periferisinde yer alan Bolu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim. IV. Gaziantep ve Adana’dır. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır. Denizli. Bölgesel politikalara. Aynı dönemde. Cilt I yapacaktır. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır. bu oranın 1995 yılında %29. Sakarya. Model. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. Isparta. başka şeyler yanında. Edirne.pdf . Ancak. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı. Burdur. Çanakkale.gov. Tekirdağ. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. 37 http://ekutup. özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. bu konulara yönelik kapsamlı.

Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar. tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım). Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. hem banka sayıları.tr/bolgesel/keas-I. Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken.pdf . Dolayısıyla Ege. Türkiye’de buna benzer ilk girişimler. Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği). Ertuna-Altay. Örneğin. Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır. Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi.gov. 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz. bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu. borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır. Diğer taraftan. 38 http://ekutup. 1996). merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir. 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler. Diğer taraftan. Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir. 2003: 98-127). elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir. çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür.dpt. gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir.

hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur. ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1. hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. gerekse münferit faaliyette bulunan. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi. 3.tr/bolgesel/keas-I.pdf . 4. Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada. Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği). hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir. Ön koşullar sırasıyla.dpt. 2. ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir. 2.bireysel.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1. kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı. Denizli’den Afyon’a. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir. teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı. Bu bağlamda. İzmir limanı bilindiği gibi. ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz. 2003:18-28). 39 http://ekutup. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli. 3.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır. orta vadede bölgedeki.gov. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini. Altay-Gacener.Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak.

Cilt I 5.tr/bolgesel/keas-I. İzmir 40 http://ekutup. 6. 2003. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir. Ağustos. Oğuzhan Altay.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir. bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir.dpt. Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır.EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir. EBKA öncülüğünde Ege Teknopark. Ege Teknoloji Ağı (Networku). bunlar.pdf . bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır.

Ş. KAYNAKÇA Altay.pdf . Dinler.Ş. Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir. Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat.dpt. İzmir.Ş. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler.Ş. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında. Uygulama yönünden bakıldığında da. Ekin Kitabevi. Oğuzhan ve A. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar. DPT. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir.tr/html/siteindex. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde.dpt. MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A. Baskı. Yıl 5. Ağustos. Kaynak: N.gov.iso. Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”.html 41 http://ekutup. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A. N. http://www.org. Bursa. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği. Ekim-Aralık. Brüksel. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir.gov. Sayı 28. Oğuzhan Altay. http://www. DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı. 2003. Active Bankacılık ve Finans Dergisi.Ş.tr/bolgesel/keas-I.html.tr/bgyu/bg83-97. 4. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.

Ruben G. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development.pdf . A. Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”. 1. 77-90. C. UK. Nov-Dec. Araştırma. Krishna. 1.eu. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”.ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report.dpt. http://unpan1.un.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh. (1999) İktisadi Kalkınma. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı. İktisat Fakültesi. http://www.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113. Michael A.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Harvard Business Review.pdf.Vural F. Savaş.gov. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”.pdf. J. Bölgeler ve İller Bazında. Han E.shannon-dev.imkb.15. Caner ve N. Taymaz.iso.Baskı.2003. Ertuna.66-71. (2003) UnbakancedGrowth.html Haliloğlu. Journal of Future’s Technologies. Shannon Development Annual Report 2002. McNiven. Anadolu Üniversitesi. ss. Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki.tr/bgyu/bolgeler. ss. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar. Plumstead J.unctad. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir. Kaya A. North American Policy Group.E. http://www.pdf. Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”. http://econ.pdf. Lynden. İstanbul. Eskişehir.tr/bolgesel/keas-I. 42 http://ekutup.08. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development. http://www. http://www.org/en/docs//wir2000_en. Haziran.psu. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar. (1966).org.tr/html/siteindex. http://www. İnceleme. Toplum ve Bilim. -Walsh. United Nations Conference on Trade and Development(2000). No. Perez. 56-61.: Cem Toker.edu/~kkrishna/unbalgro.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01. New York and Geneva. Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment. O.tr/veri.gov. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye. ss.pdf Kumral. Kibritçioğlu. İzmir.D. Rosenstein-Rodan P. Mod. Mercado. “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ.pdf Porter. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds.08.. Bahar. Shannon Development (1992) Agent of Change Report.gov. http://europa. 48.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002. İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002. 2002. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10..15. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara.la.2003.dpt.may. http://www.. 50-61.. İzmir Ticaret Odası Yayını. ss.189. Önder). Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü. K.08.2003.N.

Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni . dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. Gölemezli. Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir.tr/bolgesel/keas-I. Tosunlar. Tekkehamam. Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. PAÜ Eğitim Fakültesi. sırada yer almaktadır. Sarayköy. Buldan.gov. Karahayıt. Avrupa’da ise 2. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. Gör. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7. Hızlı nüfus artışı. Karataş. sırada. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut. PAÜ İİBF. Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür.pdf . Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta. çeşitli tuzlar. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral.dpt. 1.500Mw’dır. Dr. 1996).. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup.. ekolojik dengeyi bozmaktadır. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Jeotermal enerji. Doç. Kamara-Yenice. yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur. 2000: 128). gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir.gov. Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. Jeotermal enerji.pdf . İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır. Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında. elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır. Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır.1.2-98ºC arasında değişmektedir.. Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir. Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır. Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2. 1994: 13). Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz. 1994: 156). Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir. Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin.4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 23. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. seraların ısıtılmasında. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde. Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya. Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir.dpt. 2. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. çevre kirliliği yaratmayan. Bu büyük bir enerji kaybıdır.

000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır. Hazır dondurmacılarda. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12. Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. 2. Endüstride (Örnek: kaynak işleri). Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. Bunlar kısaca.tr/bolgesel/keas-I. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde). Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır. Gıda maddesi saklamada.dpt. buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. Trigonik Kamyonlarda. Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir. 45 http://ekutup. 2. 19. Tıp Alanında (Organ nakillerinde. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır. 1994: 112). 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir. Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre. Cenazelerde. Günümüzde ise. Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. %90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17. Eğlence Merkezlerinde.gov. Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından. Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb. Seralarda. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir. Meşrubat sanayi. pek çok kullanım alanı vardır. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir. Kuru buz üretilirken.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi.3.8Mw elektrik verilmiştir. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir.pdf . ilaçların yapım ve korunmasında). Yangın söndürme aletlerinde. Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır.

Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. 1 dekar için ise 10001500lt. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta. mazota ihtiyaç vardır. 2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji.gov.pdf . mazot yakılması gerekmektedir. Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir.500 Toplam 27. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Yenilenebilir.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003). Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1. Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için. Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır.000 Gölemezli 4. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir. Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir. Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir. Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir. dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir.500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için.dpt. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt. Yalova’da 46 ton. 46 http://ekutup.000 Tekkehamam-Bağcık 1. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte.5 kg fuil-oil. Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton.

pdf . Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde. Böylece.gov.dpt. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp. Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir. aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir. bütün sahadan yaklaşık olarak 250.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır.000.000 TL gelir elde edilecektir. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında. Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır.000 TL’den satılmaktadır. Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde. 2001: 4).4. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. Proje Önerisi Detay Raporu. Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır.000-700. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. 2. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir. söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır.000.tr/bolgesel/keas-I. Denizli jeotermal sahasında 138. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir. Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir. tekstil. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi . Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir. Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır.000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. 47 http://ekutup.

Denizli’de ayrıca yayla turizmi. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir. İnaltı.tr/bolgesel/keas-I. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir.000-20. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır. Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir. Sağlık. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Buldan İlçesinde: Yenicekent. Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır. Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır.pdf . Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15.dpt. Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. Pamukkale gerek şifa verici özelliği. Bölge kaplıca bakımından çok zengindir. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır.000 TL’dir. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20.000 TL’dir. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır. Tekkeköy. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup. avcılık turizmi de çok önemlidir. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir. Denizli’de. Ortakçı. ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir. Denizli’de tarihi.000.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği. turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır.000. buhar. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo. Çizmeli kaplıcaları. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir.gov.

Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1). Bilindiği gibi jeotermal enerji. soğuk-serin.7ºC. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre.pdf . Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5. Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır.2ºC. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir. Ayrıca. Denizli’de. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar.. insan sağlığına zarar vermektedir. 1993: 41). Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir. Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı.4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir.. Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman. 12Cº’den ise düşüktür. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir. +4ºC’den yüksek. 3. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür. Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır. . 49 http://ekutup.dpt. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere. sıcak. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir. Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir.. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. en düşük sıcaklık -11. Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır.gov. Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir. çevre dostu.. en yüksek sıcaklık 42. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit.. JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri. jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal. 50 http://ekutup.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. 1994). Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde. rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir. Yani. Aynı zamanda.pdf .dpt. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir. Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan.gov. Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır.tr/bolgesel/keas-I. 180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri. yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır. dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar. tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır.

Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50.. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200.000.pdf . 51 http://ekutup.000-50.000.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir.000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1.5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir.000 liraya ısınabilecektir.000. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280. 1 ton odun 150. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı. Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır.000 TL’dir. 1 ton fuil-oil 790.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000.gov.000 TL.000 TL. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir.000. Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür. harcanmaktadır.000 TL.000.

9 is. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür.9 9 9 M otorin 9 O ca . ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır. En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz.9 9 .06 $/1000kcal 0.9 Te m A N Ek K Şekil 6. Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay . fuil-oil. (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur.9 ra . Aynı zamanda. Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri.9 9 8 9 9 M ar . 9 i. jeotermal M 52 H http://ekutup.01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri.9 az . elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır.gov.07 0.dpt.pdf K as .02 0. Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır. doğal gaz.04 0.03 0.000 civarında olmaktadır.08 0.Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen.9 9 . Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir. 0.9 9 8 Ey l. alt yapı hizmeti getiren.05 0.Erişen.tr/bolgesel/keas-I. Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır. 1999: 44). kömür.9 as .

Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir. koku vb. sıcak su elde etmek için elektrik. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. Endüstriyel soğutma. yeşil.gov. Aralık 2002). Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir. huzur. tüp. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır. is. Ayrıca. Denilebilir ki. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43. Yapılan hesaplara göre. temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar. Yıl boyunca sıcak su imkanı. jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede. karbonmonoksit. Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup. yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak.-$ olduğu. mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. bacalardan karbondioksit. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir. rahat. konfor. kükürtoksit. sıvı. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. gaz.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. 1987: 81). Katı.dpt. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir. Dünyada jeotermal enerjiden. kül. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir.pdf . ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak. evlerin mahallelerin soğutulması.tr/bolgesel/keas-I. soğuk hava deposu işletmeciliği.-$ olacağı hesaplanmıştır. Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. Böylece altyapı sorunu olmayan. Denizli’de tüketilen 50. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir. Tüm bu sebeplerin yanında.

Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. soğan. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır. Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır.gov. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır. badem.tr/bolgesel/keas-I. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. patates. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır. pişmiş yiyecek hazırlama. Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır. tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. Bu tür tesislerde fasulye. Politik Yaklaşımlar. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek. Tabii Sorunlar. Hukuki Sorunlar. sarımsak. hazır çorbalar da üretilebilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır. SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti. Yetişmiş Eleman Eksikliği. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. bamya gibi sebzeler yanında elma. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır. Ayrıca. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak. 4. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır. sanayiinin gelişebilmesi.dpt. biber. Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır. Bu sebepleri kısaca. Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır. Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır.pdf . Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak.

Erişen. (son ulaşım: 01 Nisan 2003). KAYNAKÇA Acar. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. A. (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”. “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www. Jeoloji Böl. Orme Jeotermal. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. B. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler. (1993) Ege Ovalarının İklimi. Denizli. Sera Isıtması. M. Denizli. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30.tr/bolgesel/keas-I. [107]. (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi.. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi .Yüksek Lisans Tezi. [59]. Kumsar. [44]. [128]. Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu. Yiğit Ü. Ü. Kreditanstalt Für Wiederaufbau.tr/ . Özpınar Y. 55 http://ekutup. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır. S. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir.. Denizli.jeotermaldernegi. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi. Jeotermal Derneği. Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Ankara. Acar. Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. H. [12-30]. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. Koçman. Ankara. Enerji Potansiyeli” Karabulut.pdf .dpt. (2000) Türkiye Enerji Kaynakları. Mart Sayı 15. Denizli.gov. Temmuz.org. Denizli. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”. No:73. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. Eşder T.000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. [3-12].. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Gül.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. [112]. [81]. (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. Y. Denizli. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003).

Özpınar. Yıldız Teknik Üniversitesi.. H. Ankara. I. K. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. [4-5]. İstanbul. Proje Önerisi Detay Raporu. 56 http://ekutup. A. Çevre Bakanlığı. M. [154-158]. (1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”. Gökgöz. Cilt.dpt. Özkaya... Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi. Y.. Denizli. E. Denizli.pdf . (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri.gov. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”. Topel.tr/bolgesel/keas-I. Denizli. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. [44]. Kumsar. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri. Öz.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. [13].

dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 57 http://ekutup.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf .

1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Doç. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle. çok kere el değiştirmiş. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır. 1950-1980 yılları arasında ise. Pamukkale Üniversitesi.gov. deri. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir.pdf . Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı. Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken. Öyle ki. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir. 4000 yılına kadar iner. Ege Bölgesinde ise 6. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre. Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi. Uşak’ta yerleşme İ. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir.günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36.. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır. Dr.tr/bolgesel/keas-I. İkinci bölümde 58 http://ekutup. bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir.Ö. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar. Eğitim Fakültesi 1. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur. İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur. sırada yer alır.dpt. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu. ticaret. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir.. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur. sanayi. İstanbul’dan önce elektriğin. Günümüzde Türkiye’deki 81. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. Ege Bölgesi’ndeki 8. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır.

1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. Uşak.S. Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. Uşak. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Sarıkız Köprüsü. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır. sırada gelmektedir.Ö. Taş Han. Ancak. Halıpazarı Köprüsü. II. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü.001’dir.pdf . Denizli. Çağatay Türkçesi’nde "oğul.1. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir.Ö.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. torun". halk dilinde ise "esir. Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale. Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür. Makedonya Krallığı. Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir. daha sonra sırasıyla Pers. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü. Muğla. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı. 2. Kütahya. M. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36.gov. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. Ege Bölgesinde 6. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir.1. I. sırada. Arapça’da "aşıklar". Yönetim İşlevi Uşak. Ancak Prof. (1999) Aynı zamanda Uşak. Aydın. Dr. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir. Uşak M. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler. 59 http://ekutup. binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. 1. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. XII. Uşak kelimesi. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner. Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak. Manisa. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır.1. M.

Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme. 15 Temmuz 1953 tarihinde. Bundan dolayıdır ki.” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar. Uşak’ın bu idari fonksiyonu.. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. Banaz. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi. Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri. Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2. savaş esnasında hemen her şey yok oldu. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur... Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. yerleşik alan ise 4325 hektardır. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular.1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir. siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir.dpt. Cilt I (M. herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi. 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip. Ancak 20. 15 tanesi 1000-500 arası. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır.pdf . Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir.tr/bolgesel/keas-I. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak. Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı. Buna göre. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. Aynı tarihte. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir. 14. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen.gov. Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır. Bunlar. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi. (1997).

diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. Bölge Müdürlüğü. Aşevi. Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23. Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir). Belediye toplu Konut İdaresi. Gerek yurt içi. Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur. her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar.Belediye Başkanı. Bunun da 8. Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır.1.Ş. Meteoroloji Müdürlüğü.609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7. 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre. gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır.897 işyerine ulaşmıştır. Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır. YSE ve Köy Hizmetleri. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar. Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir. Bunun dışında Uşak-İzmir. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. Bunun 584 tanesi küçük. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır.dpt.gov.2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır. 61.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990). İmar Müdürlüğü. Müftülük Özdemir Mahallesinde. Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır. 61 http://ekutup. Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde. 2. Yukarıdaki resmi . Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır. Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası.idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda. birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır . Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır.tr/bolgesel/keas-I.Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb.pdf . Türkiye Elektrik Dağıtım A. Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1). Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü. Zabıta Müdürlüğü.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır. Otogar Müdürlüğü. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8. ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT). Cilt I üzere.

Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi.7) . Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir.pdf .000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup. mısır nişastası. kırtasiye.Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup. Kayseri.3) perakende ticaret. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi. manifatura. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır. muhasebeciler. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir. Uşak yakın çevresi için (Gediz. pamuklu dokuma mamulleri. yani 1923 yılında kurulmuştur. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur.gov.0).4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri . Salihli.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Uşak’taki 7. konfeksiyon. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir.731 7. kundura. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür.dpt. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44. doktorlar. züccaciye. mühendislik-müşavirlik büroları. Çal. kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. kooperatif. fayans.301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. tamirciler. 62 http://ekutup.150. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler. 9 tanesi tüketim kooperatifi. peluş battaniye. fotoğrafçılar vb. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır. Mersin. Simav.604.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tuhafiye. Dumlupınar. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86. Çivril. mobilya. 2. 21 tanesi banka. avukat. Süller. Nüfusu 100. demirciler. Gaziantep. Uşak Belediyesi satışlarından 3. bakkallar.3 37.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi. TL gelir elde etmiştir.1. halı.marangozlar. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir. halı şeker vs. kilim.600 950 21 2. kuaför ve berberler. Adana. sigorta ve finans kurumları.301 Oran (%) 49. 2731 tanesi de %37. 950 tanesi toptan ticaret (%13. marketler. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya. Kula Selendi vb. başta İstanbul.500.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir.4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur.000. manavlar.105. Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır. İzmir.3 13.0 0. Konya.

000. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken.01.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1.6’sını oluşturmaktadır. Nuri Şeker Caddesi.200. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158. Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir. kamu kuruluşu harcamaları ise 452.06.227. Örneğin. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi.1996 ile 01. hayvan tacirleri.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi. 19. Uşak Dış Ticareti hakkında. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır.dpt. İsmet Paşa Caddesi.tr/bolgesel/keas-I. Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. Battaniye %24. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır.pdf .263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. İslice Mahallesi.895. İsmet Paşa Caddesi. 125. Ayrıca. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde.926. 2. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir.000 TL olarak gerçekleşmiştir.343 kişiden 11. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde.678 milyon dolarlık ithalat.000 TL’yi bulurken. toplam 1263’tür.08.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde.gov.000 kişidir.099.döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir.000. Limited şirket 1.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır. Balık Pazarı çevresinde. Belediye işhanında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.915. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25. Cumhuriyet Caddesi. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar. derece rol oynaması beklenmektedir. 1990 yılında. son hafta bir işte çalışan 51.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. 1997’de Uşak Gümrüğü 1. Bu da tüm çalışanların %48. 01. diğerleri %22. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri. hem de büyümektedir. 30. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup. Nuri Şeker. merkez ilçede.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde. lokantalar İsmet Paşa . Nuri Şeker Caddesi.1. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir. Ne var ki. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda. manifaturacılar belediye çevresinde. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. Uşak’ta sanayileşme. Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir. Deri %44. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1. Kollektif şirket 24. gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı. 1997 yılına kadar 3. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı.4 Sanayi İşlevi Uşak. İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10.

Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu.devletin katkısı ise çok azdır. deri (3.000.199 kişi çalışmakta idi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır.gov.400 tonu kristal. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu. Alpullu Şeker Fabrikası ise 26.262 ton pancar işleyip.10.500 kişi). Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor. 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30. Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir.435 kişinin çalıştığı fabrikada 330. Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar. şeker (950 kişi).000.12.000 ton pancar işlenmiş. Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10.500. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi. Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27. Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur.000.000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75. Görüldüğü gibi. Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır.750 kişi).000 kişi). kilim ve battaniye endüstrisidir. 37. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta. 64 http://ekutup. Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir. Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır.1926’da gerçekleşmiştir.1925’te atılmış. 114 ton şeker üretmiştir. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1. İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre. Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10.750 kişi).tr/bolgesel/keas-I. Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu.1926 tarihinde açılmıştır. en önemli endüstri kolu halı.pdf . 6. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır. 1982’de 1. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2. pamuklu dokuma (3.11. battaniye ve trikotaj (5.dpt.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu. Yukarıda değinildiği gibi. bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır.540 ton olarak gerçekleşmiştir.000$) gelir sağlamıştır. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması.

Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2. resmi kurumlar hariç.980’e ulaşmıştır. Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan. zımpara.45’iııi oluşturmaktadır. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17. Uşak Müzesi.819) ancak %0.pdf .Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır. Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır.236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir.229. 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır. SSK Hastanesinde 8. Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir. Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır . sanayide çalışan nüfusun (11. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir. Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı. Bu sayı.tr/bolgesel/keas-I. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar. Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir. Bu anlamda. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi.900 tonluk talk yatakları.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde. Verem Savaş Dispanseri. Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu. Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir. Sosyo .dpt. 65 http://ekutup. Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer. sosyal donatım alanları. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur. sağlık. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir.gov. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur.5.000 ton rezervli Kaolen’dir. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800.1.000’den fazla eser sergilenmektedir. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sağlık Meslek Lisesi. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş.

İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Mutaf Camii. (1999) 8400 m² açık.tr/bolgesel/keas-I. Hacı Efe Cami. özel vakıflar. Uşak Kent Meydanı Parkı. Aşevi. Uşak kütüphanesinin yanındadır. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı. Nur cami. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı. güreş. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir. Çakaloz cami. Yılancı Cami. Bozkuş Köyü Futbol Sahası. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır.gov. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. Alaa Cami. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Şeker Fabrikası Cami. Deveci cami. Konferans salonu ise 1 adet olup. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir. Atıcılık. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. Yamanlarlı Camii. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu. Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. siyasi parti örgütleri. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. İI genelinde 196’sı bayan. halter. tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Belediye fidan dikme. Çocuk Esirgeme Kurumu.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. basketbol. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup. futbol. Egemenlik Parkı. teakwando. panel. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. Kargıcı Cami. Memur Evleri Parkı. Keleter Cami. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması. bilardo. Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir.pdf . yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. boks. şiir dinletileri. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Yardım Sevenler Derneği. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos. Türk Hava Kurumu. Belediye Parkı. Cinibiz cami. Tiritoğlu Parkı. Sümbüllü Cami. Ulu Caminin doğusunda yer alır.dpt. Karaağaç Cami. binicilik. Çinge Parkı. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. Çevre Köyü Futbol Sahası. Yeni Otogar Parkı. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. Burma Cami.

zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir. ve 19.1. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım. Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup. Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi. Cilt I kuruluşların başında gelirler. Bunun en büyük nedeni. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler. Mende Beyi oğluna. Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı. 2. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı.1. 18. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti. Turizm yatırım belgeli 2.pdf .dpt. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır. Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır. (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. eğitim. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı. bunların yatak kapasitesi ise 3. projeler geliştirmesi zorunludur.tr/bolgesel/keas-I. İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi. kadar batısında bulunmaktaydı. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek.. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği. 3. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5.349’dur.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. şifalı suları. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup. 13. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler. Yüzyıla dayanır. Uşak’taki bu mahalleler 17.6. Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup. İşte 13. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. Tarihi anıtları. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir. KONUT ALANLARI 3.

Coğrafya Enstitüsü. 4. İstanbul. Sayı 4. No 1806. Özav Lütfi. Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası. Tümer. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir. İstanbul. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. Ankara. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur. No: 72. Anadolu-Musul . No 14. İzmir. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. Yılında Uşak. No 99. Uşak. İstanbul Üniversitesi. İstanbul. Ankara. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. Haşim (1971) Uşak Tarihi. İstanbul. Yayınları. Elmalıdere. Üçdal Neşriyat. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi. 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. DPT Yayınları. Ankara. Atatürk Üniversitesi Yayını. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). İstanbul Üniversitesi. İstanbul Üniversitesi. Abdülhamit zamanında. Uşak. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. Erzurum. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı. 68 http://ekutup. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir. Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır.dpt. Tümertekin. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. "Gavur Mahallesi" idi). Uşak Valiliği. No 4.tr/bolgesel/keas-I. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Hicaz Bölümü. Ankara. SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği. Tunçdilek.gov. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. No 39. 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II.pdf . Ege Üniversitesi. İstanbul. 1997 yılında kurulan Fatih.

dpt.pdf .gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 69 http://ekutup.

Dr.. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir. kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). Kent planlamasıyla. ulaşım. 2. Yerleşim sorunu ise “arsa”. İİBF. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. Kent planlaması.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır.pdf . yasal araçları. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur. Hatay 1. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. eğitim ve kültür mekanları. sanayi bölgeleri. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır. Diğer bir ifade ile. Çalışma. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. Kamu Yönetimi Bölümü. Doç. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Ülke. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. yerleşim düzenleri. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır. kent planlamanın amacı. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. süreci. yeşil alanları. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur.tr/bolgesel/keas-I. Ülkemizde. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren. 70 http://ekutup. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir. Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir. bölge. MKÜ.gov.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. mimarlar ve mühendisler odası vb. konut. ekonomik. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri.dpt. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır. kent planlaması. kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. Cumhuriyetten buyana. iş sahaları vs.

1998: 206) olarak tanımlanmaktadır. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. tarım. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup. sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer. Yayla (1975: 9). içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3.pdf . ekonomik. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu.gov. “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. Bu açıdan kentsel planın amacı. 1991: 286). kent planlamasını. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür. kentlilerin aktif katılımının sağlandığı. Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. 1995: 14/7). yapiworld. Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md. başarılı bir planda en temel unsurlardır. Çart. Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”. aydinlanma1923. Bir kentin tarihsel süreci. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. amaç. kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir. 1973: 95). iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak. çevresel. parkların. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. Bu açıdan. yolların. kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır. siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. turizm. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar.com). kamu kurumlarının. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir. içinde bulunduğu sorunlar. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı.tr/bolgesel/keas-I. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde.org). Kent gündeminde. ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak. sanayi. mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. her düşünce ve meslek grubundan. Bu amaçla planlama. dayanışma ve iletişimi güçlü. örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır.tr). Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir. 1998: 176). kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu.org. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde.5).dpt. planlama. Bunun için.

hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar. İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz. Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır.” (M/52). yönetim. Çalışkan. toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . 1995: 33).. Türkiye’de kent planlaması. Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır. Yavuz. bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M. Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. 1962: 79). Hindistan’da. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir. Mısır’da. Hippodamus. 2000: 115. 1998: 176... Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır. Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme. dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır. içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar.org). aydinlanma1923. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII. BYKP.org). 19. V. 1982 Anayasası da buna ek olarak “.tr/bolgesel/keas-I. 1996: 196). Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. aydinlanma1923. ekonomik. Bu bağlamda. Ancak. imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven. Diğer bir ifade ile gelişme. aydinlanma1923. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir. Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. 1962: 81). Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. Cilt I olmakla beraber. Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal.org).pdf . yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. Yüzyıldan 17. 2000: 171). mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan. Çalışkan. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay. hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey.Ö. 4. yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır. Çin’de..gov. Yüzyıla kadar. kentsel araziyi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır... 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. 1961 Anayasası “. Roma’da ve Yunan’da. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. Bundan dolayı konuttan alt yapıya. toprağın kaybolmasını önlemek . 2000: 44.” (M/44) görevini devlete vermiştir.. daha sonra ise.. az gelişmiş ülkeler. sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır. Sanayi devrimiyle beraber. 13. Japonya’da. Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten.

dpt. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması. “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. 1998: 61). Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban. 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir. Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi. 1972: 97). 1995: 44). 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul. Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır. nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir. imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır. Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. 1995: 47).tr/bolgesel/keas-I. Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. Maddesi de değişikliğe uğramıştır. Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır. Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul. Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. 1972: 97). Ancak 73 http://ekutup. 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer. İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman. İmar Kanununun 47. 1995: 46). Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray.pdf . Kanun. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. 1993: 45). 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm.gov. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle.

konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı. Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu. 1973: 104. Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür. Yasa. İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. Özellikle. 2000:16). yaptırmaya. kentliler. Sezer (1999: 17). Gerçekten de. gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya. Diğer bir ifade ile planlama.1994-4046/41 md. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş.4. Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur. Keskinok. ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır. Yavuz.11.pdf . Sayı:18749. (Tunçer.6). diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir. imarı. palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır. kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. kentsel planların. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır.com). Bir bakıma kent planlaması. EK:24. Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek. değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır. Bu yasayla beraber. Bununla beraber. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray. Hatta.1985.1997-4232/4 md.org. Bugün. merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır.5. 74 http://ekutup. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli.tr). ve EK ibare3. İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir.org. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır.dpt. aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır. planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez. yapiworld. Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş. Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. 1962: 69-71).gov. aydinlanma1923. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. Sezer’e göre. durum tam tersine dönmüş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır. 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde.

Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. 2002 =kentli. Özellikle II. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’. Maddeyi değiştirmiştir. 1972: 313-323). Bunlar.gov. her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir. düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md.05. 22.11. 5. yapıya zorlama. 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman. Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz. 1961 Anayasasının 38. çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir. Bu açıdan bölgeleme. 1995: 50).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci.tr/bolgesel/keas-I.18/2). 2 3 28. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır. 1962: 100-101). Yasa. Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. 1973: 114). Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42.dpt. yapı yasağı. bu payın. vergileme gibi).3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42. ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır.pdf . Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi. Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır. kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. 1995: 49). belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray. Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi.org). KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma. “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak. Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman. 75 http://ekutup.1963 gün ve 665/275 sayılı karar. parselleme) yetkilerdir. Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır. 1351 sayılı Kanun. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır.1928 tarih. Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray. 1995: 14/37). Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

dpt. Bütün bunlarla beraber. 1995: 14/4-5). Gerek 1982 Anayasası (Md. “belediye ve valilik. kent planlama sürecinde. 6.tr/bolgesel/keas-I. Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir. 1996: 206. Nitekim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı. Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır. Kentin güncel dinamikleri. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok. ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. Oysa. Kavramsal. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane. özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır. KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. BYKP. spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye. alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. katılım. tavsiye edilen planı seçmek.gov. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir. ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. aydinlanma1923. Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. planın vizyonuna engel olmaktadır. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8. Çalışkan. kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla. artık lüks villalar. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. siteler. kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. Takas da denilebilen bu uygulamayla. kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır.46). Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. planlı gelişmenin önüne geçmekte. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. aydinlanma1923. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek.18/12). Böyle bir ortamda. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin.pdf . Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır. 76 http://ekutup.org). Dolayısıyla. amaçları ve hedefleri belirlemek. belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir. İmar Yasası (Md. Ancak. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. Bunun için.org). 2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır.

com:5-11. Dolayısıyla. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada. Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında. sivil toplum kurumları. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir. Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer. aydinlanma1923. gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir. yapiworld.gov.org). Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür.7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor. İngiltere gibi ülkelerde. Böyle olunca. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları. Tunçer. kent planlarının. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8. milliemlak. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması. teknolojik gelişmelerden yararlanılması. %5. plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok.org. “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. 7. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir.gov. bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması. Ancak. karar alma süreçlerine meslek odaları.900 adet 77 http://ekutup. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması. 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması.tr/bolgesel/keas-I. 1973: 96). bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven. sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi. “diplomalı şehir plancıları”. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94.1. Çalışkan. “yetki belgesi sahibi mimarlar”. kent planlarının. 1996: 197).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . hatta Türkiye’de yürütülmektedir. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber. BYKP. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. Çünkü yetki karmaşası. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. Aslında bu gelişme. 1996:197). imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade. 2000: 16. 2000: 177.dpt.tr). Genel yaklaşım. Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor. Çalışkan. Bu tür ikili karma sistem Fransa. Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. VIII. Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir. Bu yönetişim sağlanırken. küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır. imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven. aydinlanma1923. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir. 7.

2000: 15). 1996: 174-175). kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak. bölgelemeden sakınmayı. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir. istihdam. 2000: 152. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir. kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. 78 http://ekutup.BYKP.tr/bolgesel/keas-I. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de. Bu bağlamda. üretim ve tüketim baskıları. 2000: 155). adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır.pdf . Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus. 7. BYKP. Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır. kontrolsüz büyüme. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre. çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır. Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus. Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır. 1996: 177-178). kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması. VIII. ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir. 2000: 13). 175). Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma. toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır. Çünkü. Bu açıdan. büyüme oranlarının çevresel etkileri. Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk.2. Bugün kentsel gelişmenin.gov. Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB. Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı. sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik.BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için.dpt. gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir. 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. 1996: 180). Özellikle. Dolayısıyla. Ayrıca. ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. Ertürk’e göre. Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet.

Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. Cilt I Kentsel alanlar. kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir. 7. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. Bunun için de. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi. katılım. bugün yerel yönetimlerin.com). Gerçekten de. Kentsel mekanla ilgili sonuçlar. Çünkü. 2000: 153). Onun için. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. Özellikle. mahalleye. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür.pdf . kent planları. 1995: 14/19-20). 2002: 4 =yapiworld. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir.gov.BYKP. altyapıda bina katlarına. Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. Bu çerçevede kent plancıları. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler. politikalar ve eylemler gerekmektedir. Kentsel tasarım. Bu amaçla planları hazırlarken. sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. Çünkü. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu. Bu bağlamda. tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane. 79 http://ekutup. tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır. 2002: 15-18 = yapiworld. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. park alanlarına. planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır. kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme. kentleri. sürecin tümünde oluşmalıdır. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir. 1998: 1). Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır. yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır.dpt. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur. Çünkü.3. yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Kentsel tasarım. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir.com).

“kentsel tasarım. Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. önemli bir mimari kültür.tr/bolgesel/keas-I. drenaj hatları. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını. Ankara. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır. inşaat vs. ulaşım. fonksiyonların yoğun olduğu. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. Kentsel tasarımlarla. çarşı). Ülkemizde bir çok kent. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. Dolayısıyla. yeraltı yapılaşmalar (otopark. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. Planda öncelik. sokak. yapı yerleri ve şekilleri. Dolayısıyla. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. Aslında. Bugün. 2002: 1-5 =kentli. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber. vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. 2003: 465-480). kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gelenek ve birikime sahiptir. kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik. büyük oranda. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. 8. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. gelişmiş karayolu ağları. Cilt I kentsel planlama. sel yatakları. kent mekanında varolan ve varolması gereken. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer. kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler. kentsel tasarım.pdf . yollar.gov. mülkiyet sınırlarında değil.dpt. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. kent planlamasıyla. anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer. Diğer bir ifade ile. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir.org). Dolayısıyla. toprak kalitesi. 2002: 6 =kentli. Üst ölçekli kent planı tasarım kararları. uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri.org). Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır. Diğer bir ifade ile. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları. Bu yaklaşım. kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. Bu merkezlerde doğal. otopark uygulamaları. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını. sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında.org). hatta kent mekanında mahalle. aydinlanma1923.

gov. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta. bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir. Bu hedef önemlidir. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. Diyarbakır. GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır. Karaköprü Belediyesi) değil. Çünkü belediyeler.gov.dpt.gov. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ. Bilindiği gibi. Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir.gov. tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir.gov. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup. Batman. 1986: 63. Dolayısıyla. Projenin amacı.pdf . duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş. Şanlıurfa Belediyesi. 2002: 272). kent planlamalarında her kentin kültürü.tr). Bunun sonucu. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap. 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi.tr). yapiworld. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. Ayrıca. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir. Gerçekten de. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir. kentlerin kültürel. Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. GAP’taki ilk örnektir. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut. Özellikle. Bunlardan biri. yapıda kullanılan malzemedir.com). Mardin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap. Tunçer. “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır.tr). GAP Bölge İdaresi. İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle. Örneğin. Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir. bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından. Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır. Bugün. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep.tr). planların. Bir bakıma. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir. Ayrıca. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması.tr/bolgesel/keas-I. sokakların dar. Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs.

1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap. Çalışma kapsamında. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Cilt I sunabilmesi için.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 9 alt-bölge için (Gaziantep. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Adıyaman. Mardin-Kızıltepe. “Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi. Çınar.ktu. 1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması. Çalışmanın amacı.tr). İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir.edu. kentin orta büyüklükte bir merkez olması.gov. Bu tür planlama çalışması. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating. Bismil.gov. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir.tr). GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla.pdf . kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap. GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır.gov. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir. Bu sebeple de. Ayrıca. “alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek. “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır. Diyarbakır. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000. 1999: 86-89. Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür. Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması. “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak. kentin mevcut arazi kullanımı.tr) 82 http://ekutup. Bu çerçevede. Proje kapsamında. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır.tr). “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir. Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni. Kilis. Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap. Diğer bir proje. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. İşte bunun bir aracı da. Yine başka bir proje. Nizip-Birecik. gislab.gov.

dpt. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı). 9. 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır.6 kadardır. belediye başkanlarının. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin.3. bazı illerde (Mardin.1. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). Meslek durumlarına bakıldığında. Buna karşın. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Araştırma.5) üniversite mezunu olduğu.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. %4. %49. ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin. Kapsamı.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir.6’sı ise kadındır. bazıları. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur. %11. Kadınların 83 http://ekutup. Cinsiyet durumları ise. %24. Bunların dışındakiler ise (%11.6’dır. 9.4’nün akademisyen.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır. Cilt I 9. Araştırmada. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı. Araştırmanın Amacı. GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır.6’sının siyasal bilgiler. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18. %21.tr/bolgesel/keas-I. orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir. 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından. %13. meslek örgütü ve araştırıcılar. mimarlar ve mühendisler odası vs. Üniversite eğitimi görenlerin %45. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir. Diyarbakır.2. sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır. 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları).4’nün mimar ve mühendis ve %9. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65).7’sinin mimarlık ve mühendislik. öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. ankete katılan yönetici. Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup.4’tür. %19. genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3’ünün iktisadi ve idari bilimler. 9. bunlardan da %22.pdf .4’ü erkek. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket. Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber.5’inin yönetici. 22’si öğretim elemanı. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. Ancak.gov. Adıyaman. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber. Nitekim büyük bir kısmının (%88. Anketin geri dönüş oranı %68. %88.

katılanların %88. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere.6 16. Başk. %41. Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların.gov. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği. Bel.7’nin ilçe ve %25. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22. bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı. %19. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken. %30.6). Dolayısıyla denilebilir ki. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı.dpt. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı.6’sı evli. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği. 10. Cilt I genellikle mimar. 10. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği. Sit alanlarına ilişkin. Medeni durumları dikkate alındığında. ankete katılanların %69.1. Tablo 1 Kentinizde.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken. kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu.3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd.3 11. kimlerin söz sahibi olduğu. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır.6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür. Bu bağlamda. ankete katılanların yarıya yakını (%49. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör.6 22. GAP kapsamında bulunan kentlerdeki. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır.pdf . mülki amirler. GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde.2. Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49. sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı. ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken. 10. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda.3) ve 84 http://ekutup. kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir.

10. MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu. Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir. Baş./ Üniversite Yard.6 6.9 46. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V.5) etkili olduğu söylenebilir.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel. 10. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir.9).4. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bel. Sayı Sayı Sayı Yalnızca.7 13. Tablo 2 Sizce. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. B. Bununla beraber. gerek MMO’nın (%0.3. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır. B. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup. mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim. yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0.tr/bolgesel/keas-I. %32’si ise MMO. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır. arsa üretilmesi. Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46.dpt. Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır. yerel yönetimler.Yrd. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde.pdf . Yard.gov.7’si kentlerin imar ve planında. Yrd. Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16. B/ Üniversite Meslek V.

tr/bolgesel/keas-I. 10. Baş. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir.gov.dpt. Nitekim.7). kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19. 10. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi.6 41. Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. Baş.3’üne göre siyasi güç sahipleri. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir.4 57. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16.5. Yar.4’ü ise. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde. Bel.9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir.7 41. Buna karşın. Bel. Yard. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V. Katılanların %20. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi.7) aynı oranda olduğu görülmektedir. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde. Yar.3 2. Buna karşın. Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında. B.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır.6. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. kentsel gelişme için. Tablo 4 Sizce./ Üniversite Yrd. ve Baş. Sit alanlarının (%2.pdf . çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin. ankete katılanların %57.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır.9 19.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır.6’lık bir oranı oluşturmaktadır. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek.

Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25.pdf . Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır.9 6. sadece %2. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur.tr/bolgesel/keas-I.2’si. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. Yrd. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır. Katılanların %6. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi. Tablo 6 Sizce. Bel.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. Kentsel planlamaya çoğu kez rant.gov. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü.3 2. ankete katılanların %60. B. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. ankete katılanların tamamına yakını (%90. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup.dpt.6)’lık bir oranı. Baş. ve Üniversite Yard.3 11. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır. 11.9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi. Dolayısıyla.2 2. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90. 10.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir.6 60. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için.7. kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar. %25. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. kent planlaması yapılırken.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken.

Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır.gov. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi. Kimlik ve Küreselleşme. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır.dpt. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16. Aslanoğlu. KAYNAKÇA Altaban. Nitekim. Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını. (1998) Kent. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir. Arican. “arsa spekülatörlerinin” (%22. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber. “KBS”. *Ankete katılanların %60. Gaziantep’te Şanlıurfa’da. Bursa. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. KTU. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır.”. ASA Kitabevi. s. “CBS”. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. 88 http://ekutup.5) etkili olduğu söylenebilir.3’üne göre siyasi güç sahipleri. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”. “kentsel tasarım”. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da.pdf . Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır.84-94. İstanbul. Bu çerçevede. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”. Rana A. ankete katılanların %57.2’si. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir. Trabzon. kent planlaması yapılırken. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir. 41-64. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır.

Cilt 2. Ankara. S. Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj.ktu. VIII. http://www. AÜ.gislab. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür). Ankara. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.html 89 http://ekutup.gov. Yıl 2. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”.html İnternet. Ankara. Ö. Habitat II Özel Sayısı.tr/bolgesel/keas-I. Sevinç Matbaası. (1999) Property Relations and Urban Space. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“. İstanbul.edu. Ertürk. Bulut. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”.. METU Faculty of Architecture Press. 13.htm.. Yeni Türkiye Dergisi. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”. Sayı 8.tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim. Yıl 28. DPT. Cilt I Bozkurt.gap. İstanbul.html İnternet. Yıl 2. Sayı 6. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. Erten.htm İnternet. Çakicioğlu. 27 Mart. SBF Dergisi. Mehmet ve Deveci. http://www.antalyakentkonseyi.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji.179-185. Sayı 8.gap. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi. Anahtar Kitaplar. http://www. İnternet. Sayı 321-322.gap.tr/raporlar_imarveplanlama_grubu. Ankara. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü.org. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”. 39-46. “Gap’a Yönelik =http://www. İller ve Belediyeler Dergisi.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?.kentli. http://www. T.pdf . 253-284.org/makale/meh_fizl. Eryilmaz. Mart-Nisan. Geray. Gökçeer. 95-124. Geray. Dr. Sayı 3-4. Baykan. Ayşegül (1991). 277-288.tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent. Habitat II Özel Sayısı. Günay. Cumhuriyet Gazetesi (Mart. Sayı 14.doc Kaplan.aydinlanma1923.. sezen. Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu.html İnternet. Mali Yönetim ve Denetim Dergisi. http://www. Alfa Yayınları. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www.gov. “Gap’ta Mekansal =http://www.gap.htm. Çalişkan.tr/KBS99/11_gap.gov. TODAİE. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”. Olgun.gov.gov.org/sayi34/34-03. Kemal Fikret Arık’a Armağan.dpt. 174-178. Prof. Yay. Cilt 46. 313-323. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. Mart-Nisan. Ergun. Yeni Türkiye Dergisi.

TMMOB. İzmir. Teori. Konya. Lane. Volume 41.htm Türkoğlu. Yeni Atina Çartı”. TODAİE Yayını. Yayla. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu. Maliye Bakanliği. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri.htm. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. A. Stoop. Haber Bülteni. 3. William (1995) “Cominity And Regional Planning”. Fehmi (1962) Şehircilik. http://www. Mimar Sinan Üniversitesi. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. Maliye Bakanlığı http://www. Standart Handbook for Civil Engineers.Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. Keating. K. Önder Matbaa.spo. SPO. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”. 9. Rantlar ve Planlama”. John (2003) Safety Science. N. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı. 3-21. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”. 15. Ankara. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara.com/locate/ssci TMMOB.dpt. Mehmet. 90 http://ekutup.org. Tunçer. =http://www. Sönmez. A.elsevier. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www.gov. İstanbul.kentli. Merritt.pdf . M. İstanbul..com/tuncer_bölgekent.yapiworld.com/cevre/tuncer_kent_eko. Çağatay (1996) “Kentler.htm. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Tunçer.yapiworld.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. Baskı. Cilt I Karaman.Hill 4th ed.milliemlak. Section Forteen. Anadolu Matbaacılık. İstanbul. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. Ankara. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği. İstanbul. Sezen. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi.Kent Loftin. Keskinok.org.tr/atina_carti. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş.. Ricketts. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama.tr/e_devlet/e_devlet. Ankara. Mehmet. Editors: Frederic S. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098. Birlik Yay. Özelleştirme Değil Kamulaştırma. M.C. Kaynak Yayınları. Yavuz. 465-480. McGraw. (Ocak. Janathan T. 205-217. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Alan Yayıncılık. T. http://www. Keskinok.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. Sevinç Matbaası.

Ram.dpt. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. 1994: 977-995). 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte. 1985: 415-425 ve Ram.. Greenaway and Sapsfort. Sanayi Devrimine kadar dayansa da. söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. İİBF İktisat Bölümü Ö. 1987: 51-72) bulunmasına rağmen. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 1994: 152-174. 1989: 93-102. Moschos. Hong Kong.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Güney Kore. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir.Doç. Bu görüş taraftarlarına göre. Atatürk Üniversitesi. geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. 1989: 93-102. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır. Poon. 1989: 391-400. 1995: 75-90. Yaghmaian. Atatürk Üniversitesi. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri. ihracat sektörleri. Bu yazarlar (Kohli and Singh. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları. 1982: 59-73. Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır.Grv.Dr. Selçuk EMSEN Yrd.gov. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını.. buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar. faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. İİBF İktisat Bölümü 1. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular. Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan. Kemal DEĞER Arş. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır. 91 http://ekutup.pdf . Moschos. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir.

1990: 577-585. “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı. kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir. Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı. Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken.gov. toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). Çalışmanın amacı. UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle. kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y). Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır.pdf . ADF test sonuçlarına göre GSYİH. 3. Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak. Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini). 1996: 167-182) benzer biçimde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. toplam kredilerin. kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir. ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda. Lin ve Song. 92 http://ekutup. Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır.dpt. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X). minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır. 2. nüfus artış hızı ( N/N). İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. Dutt and Ghosh. zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. 2002: 2255-2257) hareketle.

a ve 1.02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli. 577-587). Bu değer.021262a 0. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9.tr/bolgesel/keas-I.000198c -0.58334a R2=0. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene.07584 D.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.040480 0. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder. fakat kesin değildir. 2000: 572.022632a -0. Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1.=2. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.318942c -0.673’tür. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir.70832b R2=0. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak.720212b F=3. Tablo 1.W. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır.000254 0.pdf .=2. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.dpt.06578 D.497040b 0. 93 http://ekutup.031591 0.a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0.043’dür.007571b -0.451823a -0. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir.gov.32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde.W.752519b -0.280235b F=2. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür. Bu değer. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1.47566 Az Gelişmiş 0.b’de verilmiştir.178159 0. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4.

58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir.000201 X/X 0.tr/bolgesel/keas-I.483622a -1. Bu durum. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif). popülist politikalarının izlenmesi sonucunda.W. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif).348873a 0.14474 R2=0. Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda.W. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür.17714 F=7. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz.844904 N/N) 0.00989 D. Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0.912256a GI/Y -0. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1.202174 N/N) 0.299676b GCT/Y R2=0.58604 D.000439 X/X)(X/Y) -0. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır. 94 http://ekutup.618856a GI/Y -0.813472b GCT/Y R2=0. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık.W.036275 C/Y 0.023499a C -0.022343a C 0. gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür. Elde edilen bu bulgu.a) tahmin sonuçlarında.038892 0. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç.= 2.dpt.377303b -0.53236 D.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.38117 F=7.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil. Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde.007888b X/X -0. gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir.026936 0.114115 R2=0.W. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır. Cilt I Tablo 1.512712b 1. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça.000235 -0.196317 0. Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder.02424 D.299032b -0.=2.73 oranında artıracağı ileri sürülebilir.000130 -0.008500 C/Y 0.007272b 0.gov.=2. personel ve cari) harcamaları.pdf .65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.=2. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi.b) yapılan tahmin sonuçlarından.283541b X/X)(X/Y) -0.672007a -0.

Tablo 2. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan.= 2. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif.a ve 2. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır.gov.W.84) küçük olduğu için) dikkate alınır.13788 95 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ulaşım. gerek gelişmiş.16699 R2=0.02383 D.b’de verilmiştir.51006 Az Gelişmiş 0.000224 F=0. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir.W. Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada.81 ve 12.tr/bolgesel/keas-I. modelde yer alan değişkenlerden C/Y.000400 0.023453a -0. Elde edilen bu sonuç.297314b F=3.00117 D.pdf .018064a 0.89246b R2=0. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir.59) küçük olduğu için). gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde.=2.63 ve 3. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır. ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke.008101a -0. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0. Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar. özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16. Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür. enerji. ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif.dpt.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6. Çalışmanın temel amacı. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır.

ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken.07212 D.300371a  X/X)(X/Y) R2=0. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı.00357 F=0.=2.12402 F=1.000408 0.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. ne ihracat büyümesi. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular.291992c R2=0.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür. Böylece gelişmiş iller.=2.W.023452a -0. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında.pdf .01095c -0.63515 F=20.dpt. Cilt I Tablo 2.01546a 0. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup.000400 -0. diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler.tr/bolgesel/keas-I.35226 D.008404b -0.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0.W. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.= 2.000226 -0.W.gov.19840 R2=0. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını.01985 D. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.02262a -0.00022 0.09388 R2=0.84555 R2=0.12027 Az Gelişmiş 0.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri. yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.000514 D.000183 2 R =0. Çalışmada. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il.007680b -0.018005a C X/X 0.W. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken. Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur.136515 F=26. Elde edilen bu bulgular.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.=2.

W.300283 -1.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde. Tablo 4.110416 1.738131c F=1.971787a R2=0.863210 -0. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif).006957b -0.254066 0.938734 F=2.88941a Tesadüfi Etkiler 0.583937 3.a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0.219559 0. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir.012028 0.572678 -0. Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.013758c 0.765176b -0.779998 0.07619c R2=0. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif).281516c -1.035597 -0. Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir.29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0.053038c R2=0.208809 0.dpt.960175b -0.306094 0.tr/bolgesel/keas-I.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0.=2.W.045281 -0.299978c 2.a ve 4. Tablo 4.W.007171b -0. Bu durum.058533a -0.35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir.pdf .4588 F=6.= 2.094435 -0.184771b R2=0. Ayrıca göç olgusundan.092826c 0.007373c -0. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır.= 2. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir.04077 D.090134 0. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır. Denizli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.W.= 2.41281 Orta 0.109807c 0.W.040410 -0.413619 -0. Gaziantep.b.16311 D.gov.18197 D.= 2.07899 D.709724a R2=0. 97 http://ekutup.24759 D. bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir.52370 F=3.

dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif). Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir.pdf . dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır. Bununla birlikte. il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. kıt kaynakların israfına yol açmaktadır. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif.gov. dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir. firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır. 4. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır.tr/bolgesel/keas-I. ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir. Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular. enerji. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. altyapı. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar. 98 http://ekutup. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. gerek nüfus artışı. Bu sonuç. Bununla birlikte. gerek gelişmiş. fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. ulaşım. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. Ayrıca Türkiye’nin. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir. dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça.dpt. kamu yatırım harcamaları (pozitif).

Growth and Level of Economic Development”. W. Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”. Vol. 32 (2). 30. S. Greene. (1995) “Export Expansion. Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. Vol. Journal of Developing Areas. Vol. and D. (1989) “Export Expansion. 30. pp: 412-425. (2000) Econometric Analysis. T. pp: 167-182 Feder. Poon. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”. Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”. 35 (3).pdf .tr/bolgesel/keas-I.dpt. Ram. D. Economic Development and Cultural Change. pp: 59-73. Regional Studies. D. Growth and Level of Economic Development Revisited”. Economic Development and Cultural Change. World Development. and D. 38 (3). pp: 75-90. H. pp: 577-585 Dutt. Vol. Vol. pp: 977-995. Vol. and D. Moschos. P. H.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. and A. 36 (4). pp: 93-102. (1982) “On Export and Economic Growth”. D. Sun.gov. Journal of Development Economics. R. Parikh (2001) “Exports. Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. J. 30 (January). B. P. Vol. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. Journal of Development Economics. Fourth Edition. R. 130. J. Journal of Development Economics. 39 (12). Singh (1989) “Exports and Growth. 22 (1). 12. Lin S. pp: 152-174. Prentice Hall. 20 (1). I. Economic Development and Cultural Change. Welwirtschaftliches Archiv. 99 http://ekutup. Cilt I KAYNAKÇA Chen. pp: 51-72. Ram. G. Vol. pp: 391-400. Vol. New Jersey Kohli. (1994) “An Empirical Investigation of Exports. pp: 2251-2266. and N. pp: 187-196 Yaghmaian. Greenaway. Urban Studies. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. Journal of Economic Development. and S.

007169 0.013020 0.027474 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.020386 0.011422 0.026203 -0.026181 0.012013 0.001909 0.000501 0.004556 0.005149 -0.014181 0.017987 0.017954 -0.pdf .008096 0.003161 -0.003420 0.010578 -0.042274 -0.024674 0.012718 -0.006938 0.001082 0.014664 0.004831 0.010091 -0.013511 -0.002752 0.023850 0.035395 0.001367 -0.026715 0.028800 0.005968 -0.017896 0.032153 -0.018492 -0.016865 0.019327 -0.017710 -0.014663 -0.019376 -0.032401 0.032132 -0.041415 -0.052850 0.007548 -0.038284 -0.011699 -0.004393 0.018729 0.016495 0.056752 -0.005367 -0.002379 0.009539 0.016625 -0.018837 100 http://ekutup.042265 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.014941 -0.030705 -0.000506 0.019894 0.026630 0.005134 0.004200 -0.005962 0.004245 0.003415 -0.007204 0.014683 -0.025223 -0.049507 0.000432 0. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.027580 -0.052223 -0.dpt.031809 0.016411 0.013904 0.032701 0.006505 0.014548 0.015265 0.059884 0.026773 0.008398 0.021453 0.003767 0.038444 0.026812 0.013450 0.025005 -0.012838 -0.007397 -0.016573 0.026516 -0.001393 0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.000503 0.031062 -0.014359 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.026902 -0.012608 0.007167 -0.gov.015264 0.007168 0.013724 -0.003984 0.006123 0.006887 0.051002 -0.020349 -0.025075 -0.010445 0.032737 -0.039377 -0.tr/bolgesel/keas-I.007365 0.

018189 -0.70E-05 0.003333 0.016653 0.028486 -1.20E-06 0.021172 -0.017428 0.057204 -3.002810 0. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.001367 0.041308 -7.000413 0.038950 -0.007771 0.045351 -0.004990 0.039919 -0.016253 0.44E-05 0.002977 0.018671 0.025678 -0.000155 0.gov.043188 0.pdf .013581 0.011257 0.016819 -0.016717 101 http://ekutup.024067 -4.17E-05 0.016977 0.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.76E-05 0.000165 0.023867 7.050581 -0.001038 0.86E-06 0.038844 -0.007702 0.001481 0.53E-05 0.dpt.006845 0.019390 -0.020767 0.014574 0.000283 -0.010315 9.000283 -0.014364 -0.046822 3.000116 0.006004 0.tr/bolgesel/keas-I.024865 0.039348 -0.028023 -0.012740 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000422 0.011785 0.025052 -0.015048 -0.000887 0.000112 7.029911 -0.031001 -0.021600 1.001170 0.43E-05 0.033611 -2.010736 0.050202 -0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.014545 0.017584 -0.000108 -0.37E-05 0.000118 0.001540 0.000191 0.95E-05 0.001146 -0.035703 -0.16E-05 0.000126 0.022728 -0.000189 0.017329 0.61E-05 0.032933 -0.019657 0.040333 0.000520 0.010200 0.012882 -0.009915 0.000238 0.001480 -1.006470 0.004428 0.000109 0.029059 -0.025112 0.025493 1.000172 0.28E-05 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.012462 -0.028323 0.000485 -0.003589 0.011245 0.042569 -0.022528 0.029347 0.031529 -5.031081 -0.012286 -3.024323 -0.32E-05 0.

001780 -0.062658 -0.009506 -0.015264 0.019640 0.053812 0.045782 0.072221 -0.007963 0.006486 0.056539 0.tr/bolgesel/keas-I.013356 0.000383 0.032100 0.025315 -0.002304 -0.077238 -0.007571 -0.008006 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.057644 0.052443 0.003259 0.005981 -0.028082 0.gov.064415 0.010161 0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.047219 0.008244 -0.008702 0.000309 0.013159 -0.001622 -0.035870 0.003390 -0.061912 0.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.008737 0.082080 0.067454 -0.005479 0.123591 -0.019174 0.004710 -0.028539 -0.005995 -0.071958 -0.085657 0.dpt.000114 102 http://ekutup.025319 0.031427 0.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.001524 -0.pdf .010352 0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi. (OSB’ler): OSB kurulması. Safranbolu.dpt. Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Ormancılık. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi. Yeniden istihdamın desteklenmesi. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. 110 http://ekutup. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi.6 milyon $. Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi. pansiyonluk program. yıllık 640 bin $ ve 1. Büyük kentlerde katı atık idaresi. Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Süt toplama ve işleme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Su teknikleri eğitim merkezi. Süt üretimi ve besicilik. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50. Temel teknik eğitim merkezi. Kapalı ceviz yetiştiriciliği. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir.gov. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri. teknik. Yolların. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım. 10 yıllık tahmini maliyet 58. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması. Yıllık tahmini maliyet 4. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi. finansman ve teknik-pazarlama destekleri. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. Seracılık ve meyvecilik. Tarla ürünleri. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi.030 kursiyer. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. Altyapılar üzerine geniş destek programı. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi.2 milyon $.pdf . Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. yıllık 923 bin $ ve 4.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir.

Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi. Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti. 111 http://ekutup. Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360.gov.000.000 $ Garanti Fonu: 22.000 $. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması. 3.000.000 $ olmak üzere Toplam 153.tr/bolgesel/keas-I. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak. Teknik Yardım Fonu: 800. 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır. Tarım.000 $ hesabıyla 130. 4. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması. turizm. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu. Katılım Fonu: Kişi başına 5. Katılım Fonu.dpt. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür. Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir. Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi.pdf . Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını.180. 2.

gov. 6. 112 http://ekutup. Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı. Turizmin Geliştirilmesi. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır. Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113.dpt. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir. 5. 5.tr/bolgesel/keas-I. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı. Karabük Master Planı. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler. Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi. 4. Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. Orman. 5. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi. Refah. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır. kamu kurumları. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi.000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması.pdf . Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler.2.1.3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup.gov.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır.pdf .

arkeolojik. sağlık. 114 http://ekutup. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme. sosyal. otoyolun tamamlanması. Türkiye’nin 3. sosyokültürel değişimler. Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. kentleşme. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. Diğer bir anlatımla. Bölgelerarası ekonomik. Büyükkentlerin sorunlarından. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır. sosyal ve kültürel farklılıkların artması. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir. tarihsel özellikleri. ekonomik.pdf . Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Öyleyse. sanayi. eğitim. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi.gov. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. çakışan çıkarlar ve politikalar. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır.dpt. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. altyapı. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. Doç.tr/bolgesel/keas-I. günübirlik turizm hareketleri. kent. Kuşadası) yakınlığı. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. 20. Dr. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. 1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır. Selçuk-Efes. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir.

Buna paralel olarak elverişli iklimi. konut alanları. konumu yüzey şekilleri. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. ulaşım alanları. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. Sözgelimi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . dinlenme.gov. kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. sanayi ve ticaret alanları. Örneğin. tarihi ve kültürel zenginlikleri. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. Urla. yol. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. üniversite. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren. kıyıları. uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı. doğal güzellikleri. tarımsal çeşitliliği. verimli ovaları. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. diğer bir ifadeyle tarımı. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken. 1980’lere 115 http://ekutup.dpt. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir. eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir. Cilt I 1. çalışma. Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. otoyol. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır. Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. barınma. Urla.

Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır. ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. tek elden gerçekleştirilen siteler. 1/5. derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır.dpt. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. nüfus miktarı. Bilindiği gibi. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. Elde edilen verilere ek olarak. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. yoğunluğu ve dağılışı. Orman İşletme Müdürlüğü. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. kıyı ve iklim 116 http://ekutup. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. Kaymakamlık. Coğrafi konum. Ayrıca 1/25.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. 2. Urla’da özellikle son on yılda.000 ölçekli topografya haritasından.gov. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Tarım Müdürlüğü. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. coğrafi konumu yüzey şekilleri. 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi. Son yıllarda. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş. fonksiyonlara ilişkin binalar. fonksiyonları irdelenmiştir. Bununla birlikte.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. Ancak. tarımsal çeşitliliği. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. Milli Eğitim Müdürlüğü. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır.pdf . Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir. bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. konutlar çoğunluktadır. verimli ovaları. Belediye. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II. II. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış. ulaşılabilirlik. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. lüks konutlar. yollar. Hatta.

Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür. hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır. Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe. 1992). kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır. Cilt I özellikleri. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Güzelbahçe. 117 http://ekutup.dpt. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). güneyinde Düden denizi ve Seferihisar. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli. Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı. Ahmetbeyli. Selçuk ve Kuşadası’na. İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Alaçatı’ya bağlanmaktadır. Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel. Zeytinalan. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. 1978).gov. denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır. Urla’nın kentleşme sürecinde. Kıyılar. 2002). Urla. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. KalabakYücesahil. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir. 1970-1985 yılları arasında İskele. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır.pdf . Ürkmez. En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli. 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere. Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun. Kuzeyinde Ege Denizi. Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. 1982). 1977).

309’dan 22.5’ten (1927). Kavacık.0 45.3 40.774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49. Yelki.5 Çizelge 1 Urla'da toplam. 1927’de %57. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57.0 40.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 20.0 73. Diğer bir ifadeyle. Bu dönemde. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42.515'e yükselmiştir (DİE.500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2.0 45. Payamlı. Kızılbahçe.5 57. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1). Bu dönemde.gov.pdf . Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir. Büyükçamlı. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup.0 80.300 kişi artmıştır. 1975'te 22.5 58.5 42.0 48.5 42. Küçükkaya.0 55.0 58. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır. 19.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir.4 25. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır.7 60.tr/bolgesel/keas-I. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini.0 61.0 51. kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır. Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır.0 60.0 72.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir. 15.309’a çıkmıştır. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir.0 26. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır.548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19.5 54.0 28. 2001).0 55. % 46’ya (1950) çıkmıştır.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür.0 42.5 46. Kent nüfusu 23 yılda 1.dpt.0 39.6 74.

İçmeler. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. patlıcan. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır. bamya. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. Ayrıca. Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. hizmetler. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. Zeytinalan mahallelerine verilmiştir. Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. çiçekçilik. 119 http://ekutup. sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. havlu. Urla. şapka. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği. ticaret. Sonuç olarak. 1992). İskele. balık lokantaları. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova. çay bahçeleri.dpt. tarım. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların. tütüncülük. Zeytinalan. merkezin güneybatısında. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli-Çeşmealtı. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. börülce. küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. biber. 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir.tr/bolgesel/keas-I. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. Çeşmealtı. inşaat. deniz gözlüğü. güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. turfanda sebzecilik. Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye.pdf . terlik. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik. İzmir iline bağlı. 1990 sayımından önce. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. İskele. mayo. mandalina. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu.gov. 1990). kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı.

1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış. Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. Cilt I Otoyol. kentsel saçaklanmalara. Hatta. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. 1997). Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar.dpt. 250 hektarı I. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir. tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. derece arkeolojik sit alanıdır. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli. 120 http://ekutup. Bunun 750hektarı I. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir. Ayrıca. otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. derece doğal sit. Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. 2002). binalar bulunmaktadır. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi. derece arkeolojik sit. yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır.1997). İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. sürekli değiştirilen imar yasaları. 400 hektarı III. Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. 2001). plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması.pdf . Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır.gov. konforlu ulaşımı sağlamıştır. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır. Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

plansız yapılaşmalar. Bunun yanısıra. deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır. Zeytinalan. Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. Özellikle Çamlıçay. Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır. ikinci konutlarla adını duyurmuş. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir.gov. arazi spekülasyonlarının artması. kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte.tr/bolgesel/keas-I. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. Yücesahil. Uygulanan anketlerde. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması.dpt. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. 121 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. hızla artan ikinci konutlar. Öte yandan. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. Cilt I 3. İskele. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur.pdf . Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda. Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır.

Coğrafya Araştırmaları Dergisi. Sayı 6. No 3. 2002). 207213. W.Ulusal Konferansı. Yayın No 2365. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. Vol 18. ve M. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. 547-558. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Çünkü son yıllarda. KAYNAKLAR Buttler. son söz olarak. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır.tr/bolgesel/keas-I. G.gov. Kıyıların yeniden düzenlenerek. Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. bilinçlendirilmesi. Yücesahil. Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. İ. Emekli. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı. Emekli. Çeşmealtı. 227-256. Darkot. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ». Atatürk Kültür. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. güzel. Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. B.dpt. 201-209. Bunun birlikte. G. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. 179-198. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. 122 http://ekutup. turizm çeşitlendirilmelidir. 1991). Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir. İstanbul. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. E. R. M. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. Ankara. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. Ankara. Sayı 2. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. Emiroğlu. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak. Environmental Conversation. Ankara.Ü. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi. Edebiyat Fakültesi Yayını.Ü. prefabrik tesisler. İskele. Çerçi.pdf . İzmir. S. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. Ulusal Konferansı.

(1977) “Tatil evleri”. Mater.T.dpt.E. Edebiyat Fak Yay. (2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”. Sayı 14. 85-91. No 2863. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. Şehircilik Dergisi.tr/bolgesel/keas-I.gov.. İstanbul. 123 http://ekutup. D. İstanbul. S. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. Özgüç.Ü. Ankara. Ü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler. İ. 71-74. Cilt I Gülez. İ.pdf .İ. Urla. N. Ulusal Konferansı. B. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı.

pdf . Cilt I 124 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.dpt.gov.

pdf . Cilt I 125 http://ekutup.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.tr/bolgesel/keas-I.

ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir.. Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir. 2. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. bölgelerin. Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram. ODTÜ. Ancak. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. Çiftçilerin toprak. Ticaret.pdf . üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri.tr/bolgesel/keas-I. Kentle sınırlı kalmayarak. aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır.1. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede. Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup.dpt. dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dr. * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne. 2. Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir. Mimarlık Fakültesi.gov. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı.

Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır. 1986).pdf . 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği. Nitekim. bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken.gov. 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde.dpt. 127 http://ekutup.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. Buna karşılık. Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir. birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir. Fransız deneyimi ise. Bölge biliminin gelişmesi. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. kendi olanakları. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş. Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir.2.tr/bolgesel/keas-I. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. 19. Bu değişim yerelin potansiyeli. 2. mekan hep ikinci planda kalmıştır. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II.gov.tr/bolgesel/keas-I. Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir. İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu. kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır. Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür.1. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir.pdf . Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. 3. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir. BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR. 3. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır.dpt. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır. özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon. politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır. Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük. Şekil 1’de II.

Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar. 1986: 179). a. 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur.makro ekonomik verimlilik b.çeşitlilik d. 1949 ve 1956). Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Mekansal kademelerin oluşmasında. Yerel kaynakların etkin kullanımı . Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik . Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski. Yer Seçimi Kuramları (Alonso. Berry. Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır. Sosyal adalet .tr/bolgesel/keas-I. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması . sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır. bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür. 1989). bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir. Ancak. Bu ölçekte 129 http://ekutup. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover. Ancak.dış katkıların katkısı ile büyüme c. Isard.pdf . işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır.dpt. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle. İşbölümü.gov. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller. Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Diğer bir deyişle. Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. mekansal özellikler belirleyici değildir. 1948. kademelenme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur. Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir. 1966. bu açıklamada yer almaktadır (Storper. Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır.

Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir. Ancak. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup. dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır. 734-736). 1990. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir.2. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. ölçek. Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir. Yanısıra.pdf . Albertsen. politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II. ölçeğe göre getiri. 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford.dpt. düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. 3. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır.gov.tr/bolgesel/keas-I. Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I ortaya çıkan çözümleme. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur. Ancak geliştirilen çerçevenin. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım.

farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır. Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken. bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta.pdf . Storper ve Scott. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. 1987: 190). Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. 2. örneğin çevre kirliliği.1990. Storper. 1989). Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım. 3. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken. Ancak. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. Urry. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır.dpt. sosyal ve kültürel özellikler. Ancak. 1984. Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların. 1986. 4. başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. 1993). 1987). yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur.gov. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur. Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. 1986. Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel. Scott. 1984). bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. Daha da ötesi. Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. Stöhr. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. 1996. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir. 1.tr/bolgesel/keas-I. Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır.

11. 9. Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır. 8. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri. 5.tr/bolgesel/keas-I. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. 10. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir. hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken.dpt. bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir. 7. Bu çerçevede 132 http://ekutup. Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi.gov. bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır. Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir. 1985). 6. Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların.pdf .

Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir. Ancak. 1990. Ancak. gelişmelerin özenle izlenmesini. 3. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim. mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz.gov.dpt. 1990). Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken. Kademeli bir ilişki yoktur. bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir. Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil. Yeni oluşumların tartışılması. artı toplamlı ilişkilerdir. bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur. Bu 133 http://ekutup. Diğer bir deyişle. 1987. Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 1990. 1987). Storper. İlişkiler mekan bağımlı değil. Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr.pdf .3. Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. 1986). Örneğin. araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır. bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello. Miller ve Cote. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi. 1991.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. 1986). bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz. firmalardan oluşmaktadır. Brusco. Doeringer ve diğerleri.

araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. Cilt I teknolojik değişim. Buna göre. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir. Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler. Bölgesel düzeyde ise Cooke. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk. Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir. Oughton and Morgan. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır.gov. Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. 1997). 1998.dpt. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken. 3.pdf . bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir. Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler. Cooke and Heidenreich. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. 1999). ticaret ve sanayi odaları. Scott ve Storper’e (1988. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri. ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. Landabaso.tr/bolgesel/keas-I.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir. 1987). Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar. Ancak. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır.

sosyal iletişim ağlarının. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. Diğer bir deyişle. sunulan örneklere zenginlik katarken. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir. Bu nedenle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı. Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir. öğrenme. 4. güven ve karşılılıklığın. ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir. Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır. Nitekim. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi. Daha da ötesi. Nitekim. kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir.dpt. Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı. bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması. Örneğin yerele gömülü bilgi. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde.tr/bolgesel/keas-I. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. sözsüz bilgi. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. 135 http://ekutup. Nitekim.gov.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? . özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir. Diğer bir deyişle.pdf . doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu. Ancak. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir. üretim kültürünün. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. Cilt I Bu bölümde özellikle II.

özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken. yetersizliğini ön plana çıkarırken. Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır. En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır. kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak.tr/bolgesel/keas-I. Bölgesel politikalar. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2). Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu. 136 http://ekutup. Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. 5. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir.pdf . 1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir.gov.

Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir.gov. yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir.dpt. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur. 137 http://ekutup. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür. Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış. İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir. II. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir.tr/bolgesel/keas-I.

Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır.pdf . Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır. Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup. Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.dpt. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir. Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken.Danimarka. İsveç.gov. Buna karşılık. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte. Belçika. Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika. Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan. Estonya-PolonyaSlovakya. Almanya.

Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir.dpt. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar. Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü. 6. 2000). becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur. Cilt I gibi.gov. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir. POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir. Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3). Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir. 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir. ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır.pdf . 7.

Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. gerek bakış açısının yenilenememesi. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir. Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir.gov. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir. Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin.tr/bolgesel/keas-I. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. Ancak. uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken.dpt. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır. Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç. bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir. geleneksel politikaların. Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir. her şeyi piyasa 140 http://ekutup. Bu görüş. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir.pdf .

Alonso (Editörler). M. “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. Research Policy. ve Heidenreich. Prentice Hall: Englewood Cliffs. 339-365.. J. P. London. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir. Conti S.. G. post-Fordism and critical social theory”. Environment and Planning D: Society and Space. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. Claval P. D. W. 1998. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir. E Wever (Editörler). "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". Cooke. 159-172.. 26. UCL Press. 116-137. “Policies for the Development of Knowledge. 1964. M. J. “Postmodernism. Christaller W. MIT Press: Cambridge. Friedman ve W. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. Alonso W.tr/bolgesel/keas-I.. Keeble. 1993. P. 23. Bradbury J..G. Berry B.dpt. Cambridge Journal of Economics. vol. 1985. 112.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. Camagni R.intensive Local Production Systems”. Central Places in Southern Germany. 9. 1964. Stöhr (Editör) Mansell. “Location theory” in Regional Development and Planning. J. Croom Helm. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda. economic and cultural concept”. Alonso (Editörler).. 1989. Cooke.. in New Firms and Regional Development in Europe. July. Braczyk. 1988. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”. Belussi. 6. 328-353. L. 38-63. Friedman ve W.pdf .. P. F. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada. 141 http://ekutup. Uranga. 1990. ve Capello R. in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World. Changing Face of Urban Britain: Localities. ve Extebarria.. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. 1966. 1987. Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. B.. International Social Science Review. Unwin Hyman: London. London. H-J. Progress in Human Geography. 1997.. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak. KAYNAKÇA Albertsen N. 184-202. 78-106. “The region as a geographical. 1999. MIT Press: Cambridge. Brusco S. 475-491 Cooke. London.gov. 1986. 729-747. (Editörler). “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo.

W. Gregersen.gov. M Storper (Editörler). ve Tickell A.McGraw-Hill: New York. Growing Nex to Silicon Valley.Basic Books.. 299-316.Oxford: New York. Allen Unwin: London. 1984. space and flexibility: The social regulation of uneven development”. Cambridge: Masschusets. 1987. 1988.. ve Scott. M Storper (Editörler). Sawer L. “Flexible production systems and regional development. Regional Studies. Innovation Systems and European Integration”. 479-490. M.. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy. F. M Dunford (Editörler).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ve Sabel. E. C.dpt. J. ve Tabb. Quarterly Journal of Economics LXIII... Piore. A. Learning regions in Europe: Theory. U.. International Social Science Review 112. 215-232. Scott. Ve Cote. Isard.. K. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”. 85-101. Allen Unwin. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. “Time. International Journal of Urban and Regional Research 12. Staber. M. The Location of Economic Activity. M. A.. Location and Space Economy. “Theories of regulation”. J. 173-186. Environment and Planning D: Society and Space 8. 31. 1987.. ve Storper.. 1986. 1997. Invisible Factors in Local Economic Development. Regional policies: experiences and prospects. “The general theory of location and space economy”. Landabaso. Peck. A. 1987. Garofoli G. Terkla D. International Journal of Urban and Regional Research. P. J. XX. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. Lexington: Lexington MA. C. 3-15.. 142 http://ekutup. ve Johnson. London. ve Topakian G. 1987. 1949.. 1992. A. 297-321. Belhaven. Dunford M. Oughton. 171-186. W.. New York. Cilt I Doeringer B. J. Work and Territory A J Scott. 1990. London. Isard. “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. 1992. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production. M. 1956.. R. B. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri. 476-506. W. ve Morgan. 1999.pdf . 1996. G. 1948.. Kuklinski. 1991. K. Oxford University Press: New York. “Production. “Learning Economies. 1986.. 112. M. Scott.tr/bolgesel/keas-I.Austin August 30-September 2 Lipietz. Storper. 16-35 Miller. C. The Second Industrial Divide. the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”. B. M. Work and Territory A J Scott.. International Social Science Review. A. vol. Hoover.

Stöhr.gov. 34. J. C. B. “Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”. Regional Studies.pdf . Cambridge Journal of Economies. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. 2000. Storper. 1993.9. external economies and crossing of industrial divides”. 1989.dpt. 1990. 1987. M. ve Collis. International Social Science Review. Stöhr. M. space and locality”. W. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France. Urry.. 1987.. 435-444...Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. International Journal of Urban and Regional Research. 423-444. 433-455. “Regional economic development and the world crisis”.Mansell: London. B. “Survey 12: Society. D.. Regional Studies. 13. Storper.. Cilt I Storper. W. 5. Environment and Planning D: Society and Space. 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. 187-197. 27. 857-864.tr/bolgesel/keas-I. 143 http://ekutup. Italy and USA”.. M. 273-305. Webb. 112.

pdf .tr/bolgesel/keas-I.dpt. Cilt I 144 http://ekutup.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

pdf . Cilt I 145 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.tr/bolgesel/keas-I.dpt.

Cilt I 146 http://ekutup.dpt.DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .tr/bolgesel/keas-I.gov.

içerik ve nitelik değiştirdi. Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu.. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten. Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere. Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET). ekonomik açıdan özde sermaye birikimine.pdf . politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES).dpt. sağlık. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. Bu nedenle. sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde. Yine bunun bir parçası olarak. azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof. sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken. kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1. bu kez bilginin üretirken. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme. arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma. ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. çok boyutlu. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu.tr/bolgesel/keas-I. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. 1980’e kadarki yaklaşımlar. Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. Dr. DEÜ İİBF. kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi.gov. gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı. Böylece büyüme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak. eğitim. Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü. aynı zamanda.

alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da. Cilt I çalışıyorum.dpt. ekonomik. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor.pdf . Bu yaklaşımda toplumsal sistemler. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor. Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim. Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor. 2.tr/bolgesel/keas-I. İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. dağıtım ve tüketiminin. kendi içinde sosyal. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. Bu nedenle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. politik. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. Başka bir deyimle. insanların davranış. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken. 148 http://ekutup. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır.

bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir. fizyolojik yapısı.gov. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. Sistem. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte. Madde ve evrenin. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı. tek düzelilik ve istikrar yerine. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur. belirlilik ve istikrar yerine. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri. Her biri ayrı işleve sahiptir. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı. Bilindiği gibi. Ancak bu öğelerin her biri. Cilt I Bu nedenle. kaos teorisi ile açıklanır oldu. Gerek makro. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri. yalın. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar.tr/bolgesel/keas-I. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. birbirine paralel. genelde uyumlu sistemleşme. yapı ve süreçler. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. sindirim sistemi. determinist ve öngörülebilir niteliktedir. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. belirsizlik.pdf . 3. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır. iskelet yapısı. Analoji olarak ortaya koyarsak.dpt. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. Newton yasaları bilime. insan bünyesinde sinir sistemi. istikrarlı. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş. bir birinin işlevini üstlenmese de. düzenli. tek yönlü. 149 http://ekutup. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi. dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. sistemleşme. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. Kısacası. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. doğadaki.

her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar. söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. Daha önceleri. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. Burada. kurumlaşma. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı. karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. şekillenme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. standart tek düze ve determinist değildir. zaman. ağ bağlantılarını farklı düzey. Toplumsal bütünü. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü. belirsiz. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi. örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. Oysa. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. zıtlıkların. 150 http://ekutup. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu.pdf . İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür.gov. neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine. Araştırmacının. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay.dpt. Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. Aksine. kesikli. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. BAĞET Paradigmasında. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum.tr/bolgesel/keas-I. Kaos Teorisinin. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. yapı ve süreçlerin. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. Bu paradigmada araştırmacının. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. dönüşlü. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem.

belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır. zaman içinde gerçekleşir. sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar. Cilt I 4. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi. katı belirlenmiş sistem. 5. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz. Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek.pdf . yapı ve süreçlerden.Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu. Toplumların zaman içinde evrilmesi.Yapılar ve Süreçler. 4. 2.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde.dpt. 3. Evrilme.1. bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler.2.Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir. Zaman sürecindeki bu şekillenişte.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu. 4. daha esnek ve çeşitlenmiş sistem.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği). 4.gov. yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor.Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma.Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend). 151 http://ekutup. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler . Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz. Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır. yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak. Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. önemli ölçüde. sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır. nüfus yapısı. Mekan analizi. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır. bölge içinde belli bir konuma. ekonomik. Bu düzeylerin her biri. Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan. Buradaki etkileşim ağı. bölge. Örneğin her kent. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. örneğin bölge ve kentin nüfus. alt yapı donanımı. Tarihsel birikimde. yapılanma ve süreçler.tr/bolgesel/keas-I. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür. belli bir tarihsel birikime sahiptir. toplumsal bütünün analizinde. politik. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık. 152 http://ekutup.gov. belli bir kent yapısına ve diğer kent. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem. kültürel. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır. bir köyün olduğu kadar bir kent. 4.pdf .dpt. Nasıl ki. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur. Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. mekan biliminin analiz düzeyleridir. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir. Örneğin bir İstanbul.

Başka bir deyişle. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz. küresel ilişkilerdir. Bilgi çağında örgütsel. etkileşimi yansıtan açıklığın. politik ideolojileri. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme. Bu anlamada bilgi çağında. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. örneğin bir kent.dpt. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız. Düşünce insanla ilgilidir. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. Bilgi iletişim çağı ise. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. dünya görüşü ve eğitim durumu. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey.5. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır.mekansal birim. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. İnsan. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. Teknoloji. kültürel açıdan değer. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. ekonomik çıkarları. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım. bilişim. Açıklık. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır.4. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. Oysa bilgi uygarlığının referansı.tr/bolgesel/keas-I. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır.gov. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. 4. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür. hizmetleşme.Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda. üniversiteler. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. 4. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bilgi toplumunda ise.pdf . kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir. ekonomik açıdan sanayileşme. Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı. Örneğin bir kent ekonomisinde. kapalı-bağımlılıktan. davranış. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı.

Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. Mekanik paradigmaya göre. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. yapılar ve süreçler getiriyor. Ancak bu yaklaşım. 154 http://ekutup. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. içerik ve nitelik olarak değişti. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır. Cilt I insanların yaratıcılığıdır. kurumsallaşması. Burada yeni üretimin. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir.tr/bolgesel/keas-I. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi. değişimin. birbirine göre nitelik farkı. Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu. madde ve canlının. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. sermaye birikimi yerine. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı. parlamenter politik sistem. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı.gov.pdf . yapılanması ve işleyişi söz konusudur. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı. yapılaşma ve işleyişine yol açtı. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. kurumlar. Sanayi toplumu ve uygarlığı. Oysa bilgi çağında. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. İnsanların. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. 5. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. Ancak yeniliğin riskler içermesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir.dpt. mekanik düşünce idi. kurumsallaştı. Bu nedenle mekanik paradigma. yenilik değil. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma. yani sistemleşmesi. Sermaye ve bilginin. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı.

sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. 155 http://ekutup. katılımcı demokrasi.gov. paylaşımı. kapalılığı kabul etmeyen. sürekli yenilik üreten. politik alanda örgütlü. Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. paylaşımla sinerji yaratan. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. paylaşırken de çoğalan. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. yaratıcılık. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. yenilikçi girişimciliğe dayalı. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması. Oysa ki bilgi. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. Yenilik üreten. Bu nedenle bilgi toplumu. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. yaratıcı insanlara dayanırken. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. örgütlenme. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. öğrenen insan. Ekonomik alandaki yenilikçi. kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. Öğrenen birimler arası işbirliği ise. Sürekli yeni bilgi üretimi. Ar-Ge. Bu sistemlerin işlerliği için. ekonomik gelişmenin. üretirken de. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. öğrenen kurum. bilgi birikimi olarak. Toplumda. sosyal alanda işbirliğine dayalı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı. sürekli yenilik demektir. akışkanlığı yüksek. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. tüketirken de. yani mikro birimlere bağlı kalması. Cilt I Ekonomik alanda sermaye. kurum ve örgütlere. kıt bir üretim faktörü olarak. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi. öğrenen örgüt. Bilgi çağının kültür. insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. işlenmesi.pdf . Bu özellikler. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip. Öğrenme. tam aksine insanla bütünleşik olarak. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. stok olarak akışkanlığı olmayan.tr/bolgesel/keas-I. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil. Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı.dpt. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı.

Cilt I örgütsel. Kamu – özel. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. rekabet ve cazibe avantajı. Kentin kendi altyapısının (doğal.tr/bolgesel/keas-I. Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri. maddî. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin. haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. personel.pdf . kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı.işletme. sürükleyici ve belirleyici olur.gov. bilim. bilgi. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. Gelişmenin. davranışsal özellikleri. Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için. yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir.dpt. Kentlerde. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir. mekâna taşıdığımızda yerel birim. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği. Değinilen ögeleri. Üniversite . kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . çevresindeki fırsatları. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. Ar-Ge örgütlenişi. kentsel. yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. kurumsal. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir. Ar-Ge. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi. kentsel sistem. malhizmet. Girişimci. sermaye. Bu nedenle. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup.

evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir.öğrenim kalitesinin. Yenilikçi girişimcilik. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. Çünkü kentsel kalkınmada.tr/bolgesel/keas-I. işletmeler. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir.dpt. Kentteki eğitim . iş fırsatları. 157 http://ekutup. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir. kentteki insanlar. çeşitliliği. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. Kentsel gelişme için. belediyeler. yerel iletişim kanalları. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir. Bunun için. Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. üretim süreçleri. Yenilikçi bir kent için. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. örgütler. kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir. Girişimciliğin “yerel” olması. yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir. üniversiteler. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin. yerel. İletişim kalitesinin. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği. Ancak bu dinamiğin yakalanması için. Kamusal yönetim kalitesinin. İşgücü kalitesinin. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için. Yerel fırsat ve potansiyelleri. kalitesi. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik.pdf . İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. Kentsel gelişmede. sosyal gruplar.gov.

öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. artık merkezî yerler modeli yerine. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır. 158 http://ekutup. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. Ağ-kentler. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sosyal değişime. Kentsel kalkınma iklimi için. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim. gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. hizmet. ekonomiye.tr/bolgesel/keas-I. yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır. insan ve sermaye akımına sahiptir. eğitim. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı. yatay örgütlenmiş. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için. karşılıklı mal. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması. Bu sayede bilgi bazlı araştırma. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. öğretim. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır.dpt. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği.pdf . ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. yerel potansiyellerin (yerel kalite. kendi içinde çeşitlenmiş. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur. yaşayan insanların değerler sisteminin. nüfus büyüklükleri farklı. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği. yerel girişimcilik. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. bilime. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir. Esneklik. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir.gov. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. Zira gelişmenin odak noktası. Bu durumda gelişmenin sürekliliği. merkezî hizmetler yerine. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. Cilt I yönetim teknikleri.

bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. ulusal arka plan olarak ele alındı. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için. Kent Kalkınma Kurumları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 6. Bu yaklaşımda. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi. 159 http://ekutup. kentin yakın çevresi. öğrenen kent kültürü olarak bölge.dpt. alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı. Bu yaklaşımla. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran.pdf . analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. Kent Kalkınma Kurumları. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır. kent sisteminin gelişim.tr/bolgesel/keas-I. tanıtan. Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. katılımcı biçimde örgütleyen. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır.gov. yenilik üreten ögeler. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu. geliştiren. Bu görev için. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak.

Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler. Petrol krizleri.B. Bu 160 http://ekutup. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör. bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır.. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının.İ. sermayenin.F.. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır. Gör. Ayrıca. ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur.tr/bolgesel/keas-I. Kınıklı 1. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. yarı mamul. Kınıklı. gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.B. Pamukkale Üniversitesi İ.F. Denizli Bilge AKÇA Ar. Birinci yönü. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda.İ. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri. sermaye hareketlerinin artışı. 21. İ.İ.F.. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü. Pamukkale Üniversitesi. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı.pdf . İ. Pamukkale Üniversitesi. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri. üçüncüsü. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır.B.gov. ikincisi. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin. yüzyılın temel karakteri.Dr.

Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır). Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. ekonomi alanında da kendini göstermektedir. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup. Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. Oysa. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar. 2. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir.dpt. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir. planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin. Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre. Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması. Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme.pdf . aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri. pazarlama vb. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır.gibi). Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. Bir bakıma. YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler. üretim. Böylece. kendi kültür öğelerini aktarırken. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine. pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. yalnızca kültür alanında olmayıp. Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere. üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. Bu durum. değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler. ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı. Hatta. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur.tr/bolgesel/keas-I. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır.gov. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir.

1998: 521-522).dpt. belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”. Böylece. etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli. sanayileşme tecrübesine sahip. üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu durum. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. işletmelerin “fordist dönemden” kalan. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp.gov. daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. 162 http://ekutup. hammadde ve uygun işgücüne sahip olan. 1997). dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden. 2000:6). Böylece. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. “dış kaynaklardan yararlanma”. bunları pazarlayan işletmeler yerine. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur. temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir. 1991: 105).pdf . iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken. Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler. iş birimleri”. belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin. Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen. “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan. Şebeke organizasyonlarla artık. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan. küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko.

dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri. Küreselleşmenin ekonomik. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler. gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar.b.) yetenek ve kapasitelerine göre. siyasi. siyasi. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. dağıtım v. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. Bu çerçevede. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. Bu yönüyle küreselleşme. (tedarik. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken. ürünün piyasaya sunumu. kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır. “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda.tr/bolgesel/keas-I. Ancak. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur. kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde. ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. belirli bir ürün için başından sonuna kadar. Böylece. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin. Bu bağlamda. Bu anlamda.pdf .gov.dpt. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını. pazarlama. müşteri duyarlılığının “maliyet”. ama buradan beklenen sonuç. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. “fiyat”. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna. üretim. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye.g. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye. ekonomik. toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”. Başka bir ifade ile.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 163 http://ekutup. gerçekleşir ya da gerçekleşmez. teknolojik.

Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5.08.eu.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.807.000 Denizli 432. A.542.944. 1 http://europa. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını.250 552.407.06’dır.08.gov.578 1.951 3.C. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi.643 1495 1.729.000 6.397 1.dpt.int.041.733.000 10.073 2.581 1.9 +0. 20.494.666.2 +5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.696.4 +9.188.213 1. 19981 (http://europa.956 524.51 -17 -12.968 120. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A.7 -10.984. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6.957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16. 20.pdf .114 113.48 5.D.B.int.320.862.804 7.673 76.744 2.B.2003 164 http://ekutup.200.Corp.287 2.4 +7.5 -17.int.636 4.063 3.eu.tr/bolgesel/keas-I. 20.878.6 --+8.881.M. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D. VF. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri.351 1.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.251.135.556.447.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.830.685 2.38 4.413 60.719 450.992 472.513 % 4.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.000 10.D. 2002: 18. 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi.6 +9.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.472 2.908 1.08.eu. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.659 97.049 1.321 1.356.3 -0.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp.503.

Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir.907.817.146. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.370 165.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.932 USD olmuştur.155.513 ABD İhracatı 103.69.226.371 115.69 69. Aynı zamanda. 2001 yılında 352.729.146.165. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu.pdf .97 67.699 58.503.248 162.524 141. Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta.97.719 450. başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7). bornoz.947.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.56 26. 165 http://ekutup. Ancak.568.137 USD’dir.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69.92 25. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70.801. 2000 yılında 315. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133.601 137.503. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.340 % 23. Bununla beraber havlu.932 % 70.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Görülmektedir ki.907. 2001 yılında %67. Zaten. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır. Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken.881.528.580.549 Havlu ($) 130. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir.09 olmuştur.802 352.648 140.881.617. 2002: 18. 2000 yılında %69.956 524.802 USD.719 450. 2002: 20.532.956 524.838. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir. 2002: 18.806. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür.777 70.226. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.tr/bolgesel/keas-I. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir.dpt.729.137 315. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4). Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305.513 AB İhracatı 305.

33% 73.43% 66.67% 72. daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler.76% 3. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar. Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz.4 36. Versace vb (Bardakçı. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak.57 gibi küçük bir orandır.73% 58. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak. Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya.86% 94 28.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını. Calvin Klein.gov. Petrol. dünyanın büyük dev şirketleri. 2002: 169. yer kürenin “ötekilerini”. Walt Disney. ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler.03% 4. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas.57% 14 24. Cote D’amuor.2 44. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup.57% 5 28. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri. Kömür. 2003:8-9). Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır. bilişim. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı. özellikle tekstil sektörü.11% 28.24% 24 37.81% 100% Sanayi Grupları Gıda. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma. Pierre Cardin. LC Waikiki. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler.pdf .50% 14 26. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”. Benetton. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. özellikle havlu.57% 141 2 4.dpt. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken. 2002: 168. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya. finansal. Makine ve Teçhizat. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır.57% 71.tr/bolgesel/keas-I.17% 6 8 9 11 97 181 35 42.19% 31 2 222 92. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki.

82% 3. ama en fazla da tekstil sektörü açısından.tr/bolgesel/keas-I. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7). diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması.Kauçuk ve Plastik81.Makine ve Teçhizat. Bu bağlamda.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y.16% 2.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23. Bu çerçevede. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Elbetteki. teknisyen.Lisansüstü derecesi.09% 23.98% 0. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik.88% 17. Böylece (Tablo 95. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken.51% 21.34% 34.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82.İçki ve Tütün Sanayi 62.47% 3. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır. o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır. ustabaşı. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir.14 Metal Ana Sanayi 69. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı.pdf .81% 1.09 Metal Eşya.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu.) 2 167 http://ekutup. formen. 4.73% 3.dpt.18% 26. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir.00% 14. Lisans derecesi.gov. Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya.Ulaşım Araçları69.48% 25.Petrol.2 Dokuma.15 Kağıt. Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.36% 9. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73. her bir işletmeyi. 2002: 290.70% 3.Kömür.67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73.

gov. üretken. yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. girişimcilerin. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor.tr/bolgesel/keas-I. Bu bağlamda. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. Bu doğrultuda. Böyle bir tespit için öncelikle yerel. esnek. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. Ancak. Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. başka mülkiyete esas olacak tarzda. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler. Şebeke organizasyon pratiği. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek. bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının. Küresel kriz karşısında. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir. Bu anlamda. Bu durumda. Şebeke organizasyon tipi. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. iş adamlarının. ilk dikkat edilmesi gereken husus. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. Fakat. bölgesel.dpt. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf. Buna göre “işbirliği” kavramı.pdf . ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. Şebeke organizasyon.

örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. ortak üretim merkezleri v.dpt. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir. bunun dışında etkinliği. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır. Üçüncü tedbir. her işletme. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu. Burada dikkat edilmesi gereken husus. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. Bunlardan ilki. çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir. Bu bağlamda. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”.b. Dördüncü tedbir. Bu çerçevede. yönetim holdingleri. Belki de. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir. sektörel dış ticaret şirketleri. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını. ortak girişimler “joint venture”. Şebeke organizasyon. Ancak. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde. Uygulamada. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. yeni durum ve olaylara. “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir. Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir.tr/bolgesel/keas-I. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. Stratejik ortak olgusu. Uygulamada görülen.gov. yaratıcı düşünce açılımı yapacak. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır.pdf . Küçük işletmelerin.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir. Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. Böyle bir durumda. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır. Böyle olunca da. İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. şirket evlilikleri “merger”. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır.

21.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. Prentice Hall. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında. 3. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir.mit. Harvard Business Review.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 21. deneyimine ve bilgisine sahip değildir. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002). J.pdf . Küreselleşme sürecinin. September-October. Pamukkale Üniversitesi. Kuratko Donald F.yüzyıl işletmeciliği. patent satın alandan patent satan. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”. R. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir..tr/bolgesel/keas-I.gov. Denizli Sanayi Odası. http://ccs. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır. pp. hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine.2003.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192. imkan. The Dryden Press. New Jersey. http://europa. kaynağına.08. Wheelen Thomas L. Fourth Edition.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü. Hiçbir işletme. 20. Ayrıca. (1997). örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında. Bu doğrultuda. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. Denizli Sanayi Odası. Yeni dünya şartlarında. yeni bilgi dalgaları. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır. Hodgetts (1998) Entrepreneurship. Seventh Edition. 104-115. New York.dpt.D. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir. Contemporary Approach. kaynak. “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. Denizli. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir.M. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy. 170 http://ekutup. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan.int. Denizli.eu. Sonuç olarak. 7: 3. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında.

sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır. Pek çok ilde. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır.tr/bolgesel/keas-I. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof. Öte yandan. işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. spekülasyona açık. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir. kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir.) dahi karşılanamamaktadır. Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır.pdf . su. kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları.gov. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur. Dr. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir. verimli tarım arazilerinin konut. Kentsel rantlar yüksektir. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir. ticaretin serbestleşmesi. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım.dpt. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup. uygulanan liberal. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta. Kayıtdışılık yaygındır. Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Abant İzzet Baysal Üniversitesi. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi. parçalanmaya.piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. kanalizasyon vb. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir.

dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması. Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur. kredi vs. potansiyelleri) gözeten düzenleyici. Piyasaların yetersiz kaldığı. bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri. Bu yüzdendir ki. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir.ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. ulusal planlarla da uyumlu olan. makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların. yüksek katma değer ve istihdam yaratan. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre.) değil. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş.dpt. kültürel.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik. kamu 172 http://ekutup. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir. İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. sektörel sorunları (darboğazları. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır. Kentlerde salt mekan (arazi vb.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. beşeri. Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik. Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen.pdf . Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken. Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması.gov. teknolojik dışsallıklar yaratabilen. harekete geçirilmesine yönelik.) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur. tarihsel. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi). dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur.

Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi.dpt. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir.06. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir. İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2. uzun süre belli kesimlere (sektör. Kentsel mekanlar. 173 http://ekutup. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde. Pek çok ilde ise. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs. bölge planlarıyla uyumlu. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak. Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir.2000. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir. Karar No:697. Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen. 27. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir. AB ile ilişkiler sürecinde. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır.gov.pdf . Yukarıdan aşağıya. geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. firma. nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36. bölge planlaması ile ilgili amaçlar. Bu çerçevede. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3.) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır.

BİGEP. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel. Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. Plan. beceri ve deneyimlerin daha genel. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır. ildeki tüm yaşayanları. mekansal dağılımın düzenlenmesi.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır.pdf . Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır. güçlü bir kamu desteğinde. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını. İki ilde de atıl durumda olan tarım. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır. il envanterinin oluşturulması. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması.08. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. ve spor turizmi bölgesi. Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları. Bu planlardan kamu yöneticileri.C. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. doğaya çevreye duyarlı. Plan. Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı. sağlık. Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir.dpt. Plandan beklenen. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır. DİGEP’de.gov. yerel potansiyeli harekete geçirmek. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır. T. Bolu’yu doğa. çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek.

kamu önderleri.tr/bolgesel/keas-I.gov. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir.pdf .yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur. planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir. kurumsal destek sağlaması de zorunludur. Plan hedeflerine ulaşıldığının. Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. demokratik kitle örgütleri. Cilt I yönlendirecektir. Planlar uygulamak için yapılır. meslek kuruluşlarının temsilcileri.dpt. 175 http://ekutup. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır. Önerilen stratejilerin. Bu nedenle her iki planda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının. rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür. hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere. gönüllü kuruluşlar. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir.

söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor). Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak. 2. 81. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması. Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken. Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere. 2.pdf . diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi.dpt. Çalışmanın amacını. Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında. Calvin. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1. genel faktör oluşmaktadır.Gör.. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak. Beykent Üniversitesi 1. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir.gov. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur. Calvin. adı verilmektedir (DPT. 1996. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada. 1996. Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle. 2002). Literatürde.Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek.tr/bolgesel/keas-I.. karşılaştırma yapmak. 2001). 2002). 3. çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup. ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır. Öğr. Bolu il sınırları içinde alınmıştır. Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. il olan Düzce.

Bak. DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır. Turizm Değişkenleri. Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. erkek bazında ayrılmıştır. başta eğitim ve işgücü olmak üzere.pdf . Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır. belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır. gerek AB. Sanayi ve Tic Bak. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT. Cilt I 1. Sağlık Değişkenleri.dpt. Ancak. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. değişkenler kadın. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. Son yıllarda.gov. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. Türkiye Bankalar B. DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak.tr/bolgesel/keas-I. okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına. Eğitim Değişkenleri. Çalış. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. Bu çalışmada da. ve Güv. gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür. Mali Değişkenler. Sanayi ve Tic Bak. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort.

gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak.tr/bolgesel/keas-I. SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.pdf .

gov. kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır.dpt.78 52. İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir.40 1. faktör yükleri (factor loadings) denir.85 73. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde.36 4.32 1. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT. ister olmasın. İnternetin hizmet sektörü üzerinde. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir. SSK’lı oranı. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül.07 52.15 81. Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir. Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından. Toplam açıklanan varyans ise %83. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır.39 1.90 3. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.34 1.20 3.46 74.70 6. Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.20 2. Calvin.90 1.05 76.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.22 2.95 2.56 71.36 3.83 10.77 1. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT.34 3. faktör ağırlıkları.18 52.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir.06 1.41’ünü açıkladığı görülmektedir. 2002).83 63.43 2.45 3.44 3.17 1.93’tür.11 1.45’tir. Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar.66 3.49 83. 1996. 1997). Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir.40 79.41 62. Genel faktör ile 0.92 1. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak.51 2. bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür.93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise.20 67. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0.pdf . 1996). ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup.21 79.94 1.96 52.75 66.72 81. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir.41 10. Faktörler ister dik olsun.97 77.46 1. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Birinci temel bileşen. Özellikle.34 2.16 2.62 2.45 6.41 69. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52.20 2.67 83. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır.

180 http://ekutup. Genel faktör üzerinde 0. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir.dpt. Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır.gov. Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması. uzman doktor. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır.87’lik yüklemi olan değişken. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır. (0. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır. konut yapı kooperatifi. Kooperatiflerin içinde. Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır.91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler.91’lik yüksek yüklemi olan değişken. Kişi başına konut elektrik tüketimi. Genel faktör üzerinde 0. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0. motorlu taşıt kooperatifi. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla. küçük sanat kooperatifi.tr/bolgesel/keas-I. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir.66 ile 40. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken. tüketim kooperatifi. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler. (0. cinsler arası okullaşmada.88) SSK’lı oranı. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır.85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur. sıradadır.92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0. Genel faktör ile üçüncü sırada 0.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır. temin tevzi kooperatifi. 0. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Isparta. Turizm. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. Kanonik Korelasyon Analizi.gov. Calvin. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir. G.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Oxford University Press. Barbara. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. L. 50. Linda.pdf . Ontario. B. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum. H. 188 http://ekutup. Borts G. Cook ve D. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır. kültür turizmi. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri. güneş turizmi dışında. (2002) Factor Analaysis. Queens University. New York And Oxford. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. batı bölgeleri için de geçerlidir. G. New York. 21-22. Berry. (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. S. American Economic Review. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market. California. P. Afyon. Bu illerin. Turizm.tr/bolgesel/keas-I. Faktör Analizi. Areas of Economic Stress In Canada. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty. Tatlıdil.. geri kalmış bölgelerin sosyo. UNDP (2001) Human Development Report. Factor Analaysis. doğu illerinin aksine. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. Kingston. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. B. DPT. ve J. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Akgül. kış turizmi. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir. Kingston. Ankara. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik. 319-347. Mersin. Kütahya. Ankara. (2001) Using Multivariate Statistics. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. H.. GAP. Berry. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. H. Isparta. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz. January. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir. Borts. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir. K. Ray (1965) “Identification of Declining Regions. A. Ankara. Lincoln. eko-turizm. Özellikle Doğu Akdeniz. Kütahya. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması.dpt. University of Nebraska. Özellikle İç Ege’de Afyon. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır.

anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş. istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır. Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. 189 http://ekutup. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir.pdf .tr/bolgesel/keas-I. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki. konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. Araştırmanın temel amacı. Bu kapsamda. Araştırma kapsamını belirlemede. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir.dpt. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır. Anket formu geliştirilirken. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır. Doç. Araştırmanın evrenini oluşturan. Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri. Afyon Kocatepe Üniversitesi. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd. Anket uygulaması. 2. sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. Uşak İİBF 1.1’ini oluşturmaktadır. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır.gov. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir. Dr. Uşak’ta da görülmektedir.. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. 5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir.

Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek.2 53.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır. Bu. Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir.4 .2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar. 2. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir.8 20. Tek kişi işletmeleri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20. Ancak. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu.4’nün limited şirket olması.01. son sırayı da %0. %20.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır.tr/bolgesel/keas-I. çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık.gov. 1. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur. 15’i (%6. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında.dpt. %74. İkinci sırayı %25.8 oran ile kolektif şirket almaktadır.0 Tablo 1’e bakıldığında. 3.1) üç ortaklı.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23. 3.6 100. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır. Görüldüğü gibi. limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup. 36’sı (%15. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir. Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir. sanayi işletmelerinin %53.6 oran ile anonim şirketler.8’lik bir orana ulaşılmış olması.8) iki ortaklı. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye. güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir. Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir. TTK’ya göre limited şirketler. Şirketlerin 71’i (%29.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır.pdf . yeterli sermaye yokluğu. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır. şirketleşme ile mümkün olabilecektir. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması. birinci sırayı %53.

gov. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı. 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1. Deniz Ticaret Odaları. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği. Sanayi Odaları.0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur. Rekabet edebilmede temel olarak.3 9.pdf . üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır. Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır. 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9.3’ünü oluşturmaktadır. 154 işletme sayısıyla %64. seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1.3) beşinci sırada yerini almaktadır. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları.7 1.3 11. 154 işletmeyle sanayiinin %64.7’sini tekstil oluşturmaktadır . İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64.7’sini makine.7’sini.tr/bolgesel/keas-I. Üye olmayan işletme ise 5 olup. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır. 4 işletmeyle %1. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96. 3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü.1’dir.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. toplam işletme içersindeki oranı %2.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir.7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada.8’ini diğer sektörler oluşturmuştur. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir. işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir. 3. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde. Ortaklı işletmelerin %84.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4. 4 işletme (%1.7 1. Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir. bizi 191 http://ekutup.3).6) orandadır.7 1. 28 işletmeyle %11. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre. 27 işletmede ise %15. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir. 3.3.8 100. Ticaret Odaları.7’sini tekstil. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır.dpt.7 9.

8 1. 1.0 22.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup.5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir.9 7. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir.8 6. 8 işletme de (%3.Der.Der. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Oysa. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3.3) cevapsızdır. 4. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik. Ayrıca profesyonel yönetim. Profesyonel yönetim. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir. 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. Kapasite planlaması. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1. İşletmelerin %47. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları. rekabet üstünlüğü sağlayabilirler. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır. “Bir işletmeyi dede kurar.4 34. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir. Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı.3) kapasite raporunun olduğu. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde.dpt. Bu sonuç. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine.4) olmadığı görülmektedir. İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4. Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları.gov. 77’sinin (%32.pdf .2 10. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır.9 100. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64.Der. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları. oğul büyütür.

Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin. 82 tanesi (%34. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir. %65. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin. Bunun %15.2) fason üretim.dpt. 193 http://ekutup. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir. 2. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır.6’sı bir kalite standardına sahiptir.1’i ISO 9000 serisi. %34’ü pazar payının dar olması.9’u diğer standartlardır. ikinci derece öncelikli görülen %22. 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir. Kapasite kullanım oranı.2) sürekli üretim. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır. CE işareti bir ürünün sağlık. %7. 142 işletme (%53. İşletmelerin sadece %28. üçüncü derece öncelikli görülen %16.9’u dövizdeki dalgalanma. İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir.gov. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. boş kapasitesi o oranda düşecektir. Geri kalan 224 işletme (%94. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması. Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş. İşletmelerin %28. 20 işletme (%10.4) sipariş üretimi. %71.pdf . 22 tanesi (%9. iletişim. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır. %5. 4. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır.3) mevsimlik üretim yapmaktadır. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir. Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa. gerçekleşen kapasitenin.9) cevaplamamıştır. Rekabet avantajı sağlamak için. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber. 31 tanesi (%13.6’sı TSE-TSEK. 4. güvenlik.8’i öz sermaye yetersizliğidir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 4. Ayrıca.6 363 211 57 1118 32. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir. 4. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre.dpt.Der. 4.1 100.tr/bolgesel/keas-I. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir.Der. firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir.9 5. 2.gov. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1.0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup.5 18. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir.9 208 18. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları. 5. Toplam % 279 24. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort. Tablodan da görülebileceği gibi.pdf .Der. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması. 3.

5. %31. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61. işletmelerin %24.5 57 4. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli. İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup. girişimcilik. emek. 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12. Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1. elde edilen verilere göre.3’lük oranla küçük işletmeler.9 494 40. 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy. Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32. Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır.tr/bolgesel/keas-I.2 ile çok küçük işletmeler.dpt. Bu kapsamda. işletme sayısının azaldığı görülmüştür. 1.Der. 29 işletme ve %12. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır.0 290 23. 5. 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. işletmelerin %75. 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy. söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır. 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan.3).7). sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir.9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir.Der. Verilerden.2’lik oranla orta işletmeler.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18. bilgi.gov. Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları. 2. Bunun yanında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2).9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir.Der. 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31. Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20.pdf .15 işletme ve %6. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir. İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada.2).9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur. Çünkü.6 1234 100. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır. 150 işletme ve %61. işletmelerde çalışanlar arttıkça.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir. Buna göre. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.

498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır. Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8. Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. ankete cevap veren 92 işletmede (%38. Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür. Cilt I yönetimdeki oranı %10. 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8.7).9).7). Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır. ankete 26 işletme (%10. alt düzeyde %28. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır. 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6. Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır. Buna karşılık %50.4).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir.6).6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır.5’tir. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. 2. İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında.3’tür.9)cevap vermiştir. Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır. Ankete katılan işletmelerin %88. Bulgulardan. %4. Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir. İşletmelerin %1. Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır.6’sında 1-3 üst düzey yönetici.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır. orta düzeyde %14. 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70.2’dir. 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. Ankete 33 işletme (%13. 5.3). Alt düzey erkek yönetici sayısında. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır.tr/bolgesel/keas-I.dpt. 10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10. Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2).4).1).8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır.7).9) cevap vermiştir.6). Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12.5. 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır. ankete cevap veren 220 işletmede (%92. üst düzeyde %7. Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise. 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14.gov. 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13). Her üç düzeyde de (üst. 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49. Bu sayı 196 http://ekutup. Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir.pdf . Üst düzey.3). Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş.2). Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir. 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1. kadınların erkeklere oranı.8. Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır.4’ü yüksek öğrenim görmüştür. İkinci derecede yakınların oranı ise.7). 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82. orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında.

3) cevap vermiştir. İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir. 5.8). uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır. koordinasyon. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75. 2 işletmede 2 toplam kişidir. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında. uyumlaştırma. İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Önceki yıllarda işletmelerde. İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12.dpt. Bu nedenle işletmelerin. Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir. cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir.1) 101 erkek çırak çalışmaktadır. 14 işletmede (%5.. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla.8) cevap alınamamıştır. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır.8). Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır.2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir.3’üne denk gelmektedir. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90. 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır. 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır. Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır. insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır. İnsan kaynakları.3) toplam 5 kişidir.9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır. İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. Son 20-30 yılda dünyada iletişim. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir.7) cevap vermiştir. 3.2). Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41.7’dir. 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9.pdf .4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. 20 işletmede (%8. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Terör mağduru çalışan.gov. 209 işletmeden (%87. 197 http://ekutup. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır. 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. Toplam 24 işletmede (%10. alınan personelin eğitim. Kadın çırak yoktur. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır.7) tür. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

dpt. Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir.7) faaliyet göstermektedir. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84.4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir.6) bir mesleki kuruluşa üyedir. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır. Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir. İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Deri sektöründe 23 işletme (%9.7) tekstilde ise 154 işletme (%64. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir. 198 http://ekutup. İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74.gov. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. 6. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır. 213 işletmeden (%89. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler.7). Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma.pdf .8). hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır.5) bu soruya cevap alınamamıştır.tr/bolgesel/keas-I.

öncelikli olarak yerel kaynaklar.pdf . %6. 199 http://ekutup.1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir. İşçi profili: İşletmelerin %81. İşletmelerin sadece %28.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir. İşten çıkarılanların oranı %26.2’si orta boy işletme.3’tür.1’dir. işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir. Emekli olarak ayrılanlar %14. İşletmede çalışan sayısı arttıkça.tr/bolgesel/keas-I.gov.5’tir. Üretim şekli: 103 (%43. Sonuç olarak. İşletmelerin %12.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır.4) yüksek öğrenim görmüştür. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5. Hammadde kaynağı olarak. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır.9’dur. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir.5’dir. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir.6’sı bir kalite belgesine sahiptir. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71.2) işletmenin üretim şekli süreklidir. İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.dpt. İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2. İşletmelerin %94. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3’tür. Yüzde 65. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23. Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak.

Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56.4) 1 kişidir.3’dir.2). “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13.1) 101’dir. üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7.dpt. kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1.3) 5 kişidir. orta düzeyde %14. stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69. 1 işletmede (%0. stajyer kadın 14 işletmede (%5.pdf . alt düzeyde %28. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında.4) 61. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir.5.8) 2 kişidir. Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0.9). 200 http://ekutup. Çırak sayısı 24 işletmede (%10. Üst düzey. Yönetim düzeyi arttıkça. Buna göre.gov.8.9) 42’dir.

ülkeler. vergiler vb. Dr. ücretler. pazara. Siyasiler ve diğer seçilmişler. Kamu Yönetimi Bölümü 1. hem gümrükler. 1999). Yaşanan küreselleşme. yerel. 2002. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. sadece ulus devletler açısından değil. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi. Okullar. diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması. 8. Serbest meslek sahipleri.. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. ucuz ve nitelikli emeğe vb. İşçi ve işveren örgütleri. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. 2000). hem de mal ve hizmetlere. 6. Süleyman Demirel Üniversitesi. 1984: 4). 10. Moore ve Laramore. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. 1998).. özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand. Üniversite. 3. 1994. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun. Ünlü. 9. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu. “insanlar. Mal-mülk sahipleri. Piyasa ve siyaset. mahalle muhtarları. Bunun yanında. kamu tüzel kişilerinin yanında. Artık şirketler. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı. 2002: 9). 201 http://ekutup. Tees vd. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gül. Bu yaklaşım aynı zamanda. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm.tr/bolgesel/keas-I. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil.pdf . 1990: 643-644. Toplu taşımcılar. Girişimci-sanayici. hammaddeye. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları. 1990). Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. 1996 ve 1989: 203. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar. 2000. işçi-işveren ilişkileri. İİBF. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar.. 5. bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. kapitalizm ve devlet. 11. Kenttaşlar (Logan ve Molotch. 2. 12. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd.dpt. Doç. 7. 4. yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. Malecki. 1993.. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri.gov. Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. Farr ve Favero. 1996: 300-318).

Daha sonra. Ancak. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. Bu çalışma. ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir. kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. kalkınma ve bölge kavramlarına. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. Ayrıca. bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. Bunun yerine. Cilt I bölgelerin. bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. Çalışmanın amacını aştığı için. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. Aksine. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak. hedef. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışmada öncelikle.gov.pdf . Aksine. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. 202 http://ekutup. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının.tr/bolgesel/keas-I. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. yerel düzeyde. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması. Türkiye gibi gelişmekte olan. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması.dpt. Ulusal düzeyde planlama. bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. Bu adımlarla. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi.

2003). İşsizlik Sigortası. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir. ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu. SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek. sosyal adalet ilkesi gereği devlet.pdf . 1960’lardan sonra. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2. yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. 2003 ve 2000. istikrar programları. Cilt I 2. Ekonomik kalkınma planlamasında. kenttaşları.gov.1. 2002. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras. 1998). resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak. de kapsamak durumundadır. Örneğin. Gül.dpt. işletmeleri vb. yerel düzeyde 203 http://ekutup. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. yereli de içine almak. AB. asgari ücret uygulaması. ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur.tr/bolgesel/keas-I. bu bölgelerde yatırımları. Artık. 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. ihracatı vb. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. Sallan Gül. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. Merkezi hükümetler. Ancak. Talas. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1995). ya da üretimi. Yeşil Kart uygulaması. yani yerel yönetim birimlerini. Kanun. yerel oda ve birlikleri. Ekonomik istikrarı sağlamak. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. ekonomik kalkınma yerel olmak. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. SYDTF. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır. Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. 2003.

pdf . yerel düzeyde ekonomik kalkınma.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun yanında. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını. 204 http://ekutup. dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz. Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. özellikle yerel kamu otoriteleri. 1994: 65). Örneğin. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini. Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz.2. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely. yerel ölçekte kamu. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen. 2. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması. 2. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır.1. ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir.2. Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma. dışa bağımlılığı az. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını.tr/bolgesel/keas-I. daha temiz ve düzenli çevre gibi. ekonomik olduğu kadar. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını.2. Bu süreçte.2. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi. 1994: 101). özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım. Amaçlar ve Hedefler 2. çok daha profesyonelce yürütülen.gov. 1994: 102). Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen. önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür.dpt. yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz. dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım. çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri.

1986. 2. gerek gönüllü kuruluşlar. ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını.gov. 5. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. 4. 1994: 41.dpt. Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. Yerel ya da bölgesel ekonominin. yerel halkın. gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. o yörenin insani. fırsatlar ve kaynaklar. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri. 3. 3. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır.tr/bolgesel/keas-I. gerek odalar ve birlikler. toplumsal. yerel güçler. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. 1984). 1994: 134. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. 1993: ix). geniş ölçekli.pdf . 3. göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak. yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD. OECD. kurumsal. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. 1993). Burada vurgu. Bunun yanında. EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir.1. Bu grupların. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely. “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. olanaklar. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. alıntılayan Blakely. 205 http://ekutup. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma. Stratejik yaklaşımda. Bingham ve Mier. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in. Bu süreçte. 1994: 42-43): 1. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek. 1986. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. alıntılayan Blakely. Kaynakların. Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir.

izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması. yönetsel. serbest ticaret bölgeleri kurulması. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6. organize sanayi bölgeleri kurulması. öngören politikalardır.1. bu politika türüne örnek olarak verilebilir. (3) Eyalet hükümetinin. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır. işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek.2. Dar Kapsamlı Politikalar 3.1. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır.2. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir.2.gov. yerel yönetim birimlerinin. mali. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. örgütsel. 3.1. yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması.1. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları. inceleme. olanakları ve fırsatları değerlendirme. planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık. vizyonu. yeni bir bina tahsis edilmesi. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. 206 http://ekutup. bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”).2. 3. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. kamusal yatırımlar yapılmasını. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb. sorunları ve sıkıntıları saptama. 1994).2. işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. Örneğin. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir. amaçları.dpt.tr/bolgesel/keas-I. vergi muafiyeti gibi teşvikler.pdf . (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde.

üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir. 1990). Cilt I oluşturulması. Ayrıca.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel. Ayrıca. 3. yörede yapılan kamusal yatırımlar. o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. sunulan kamusal hizmetler. 207 http://ekutup. ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise. 1996: 311. ulaşım. yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. Ancak. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch. yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir.2. nitelikli emek. yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği.3. 3. eğitim vb. Dolayısıyla. ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir. özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. bu tür politikaların getirisi. özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. Eğer. kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. 1996). Ayrıca. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında. Bu tür kamusal maliyetler. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını. Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir.dpt.2. araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar.gov. ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch. 2003). yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. 1996).pdf . 1994: 214). zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını. daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları. Bu eğilim. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman. Levy. ekonomik aktiviteler ve sermaye. Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. Ancak. Bu ise. vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır. tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam.tr/bolgesel/keas-I. istihdam yaratarak.

Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. arazi temini. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir.gov. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak. 1983). eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri. yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı. Ayrıca. kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca. Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz. 3. serbest girişim bölgeleri oluşturmak.pdf . ama. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. 1991: 137. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. Porter. Ancak. Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi. yoksul. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti. ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip.4. yıkık-dökük. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1984: xii). küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır. yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır. Dolayısıyla. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf. canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir. Ancak. mali.dpt. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek.

Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine. 46).pdf . Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir. Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen.6. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar. kaynaklar. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. çocuk bakıcılığı. Dolayısıyla.gov. Bu türden. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir. inşaat işçiliği. Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın. temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. Blakely (1994. bölgeler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. büyüyen. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır. Eğitimsiz. Bu durumda. kayırmacılığı.tr/bolgesel/keas-I. topluluğun. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir. Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi.5. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur. kapasiteyi. 3. işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. tecrübesiz işgücü. garsonluk.dpt. sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar.

politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir.4. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır.6.6. olanakların. ekonominin.pdf . güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır. 210 http://ekutup. ekonomik yapının. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır.1. işletmelerin vb. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır. Cilt I uygulanması.3. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır.2. -Vizyon. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. 3. olanaklar ve fırsatlarla. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama. ve.6. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır.6. 3. istihdam durumu ve olanakları. 3. -Uygulanacak projeler belirlenir. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir. gereksinimlerin. amaçlar ve hedefler saptanır. 1985: 86-87. olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde.tr/bolgesel/keas-I. -Kamusal. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely. işgücü piyasasının.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1994. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. -Siyasal. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır. Maliza. Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır. -Yerel topluluğun. Levy.dpt. ve. saptanan vizyon.gov. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. 1994: 218-221): 3. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından.

yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir. -Bir değerlendirme raporu hazırlanır. -Altyapının. yazılı-görsel basınla söyleşi. suçla mücadele.tr/bolgesel/keas-I.pdf . plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. -Plan uygulamaya konur. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. değerlendirme yapma metodu belirlenir. Bunun nedeni. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. ve. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir.dpt. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ve. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır.gov. Bunun için. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır.6. Bu aşamada. broşür-afiş. 3. amaçların genel olması. -İşgücünün mesleki eğitimi.6. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır. Bu veriler. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir. performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması.6.5. çevrenin korunması. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir. Ayrıca. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup. 3. Örneğin. ve. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur. -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır. Değerlendirme Plan değerlendirmesi.

Ancak. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir. İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. 1996). tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunun yanında. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak.pdf . Buradaki temel soru. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden. açıklayıcı 212 http://ekutup. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. 1994: 145). mali. ekonomik. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez. orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. kültürel. 3. uygulanan politikaların değerlendirilerek. çünkü. Ayrıca. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak. Bu durumda aslında. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. Örneğin. Bu durumda da çözüm üretmek. bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir. daha zordur. yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. Bu durumda da. gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise. Bu değişiklikler.gov. 1996. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği. Patton ve Sawicki. kentlerin nüfus. Bu değişiklik. 1993: 263. teknolojik. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının. plan uygulanırken. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir.dpt. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. Ancak.7. “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur. İzleme süreci. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. Bu sorunları aşmanın bir yolu. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. tek bir alan olarak birleştirilmiştir. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı.6. Bu süreçte. Bir diğer sorun. planın kullanışlılığı azalabilir. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır. kısacası. Bu süreçte. başarıyı ölçmek vb. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu. sosyal. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. 1992). bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. Rossi ve Freeman. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. istenildiği kadar iyi olmasa da.tr/bolgesel/keas-I.

yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi. 2002. Yerel topluluğun insan kaynakları. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği.2. konut stokunun vb.7. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin. Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması.gov.7. kenttaşların. vii. 1995. v. ekonomik faaliyetler vb. ve 213 http://ekutup. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen. Bright vd. iii. açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sosyal sınıflar. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3. İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı.tr/bolgesel/keas-I.. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı. Wagner vd.dpt. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan. Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için. Alt yapının. işletmelerin. çok yetersiz olması. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır. Uygulamada ayrımcılık yapılması. 3. toplum liderlerinin. ii. girişimcilerin. 1995. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel. Devine ve Wright. ve Krefetz.. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği. x.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması. vi. 1995.1. 1996). özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda. viii. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. iv. 3.. Merkezi mali. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1. 1995. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd.7. 1991): i. Rogowsky vd. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci. ve. ix. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. Etkin kamu-özel sektör işbirliği.pdf .

genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir. ölçütlerin. ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. Türkiye gibi gelişmekte olan. ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil.tr/bolgesel/keas-I. 1993: 186). Bu durumlarda. muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. Öte yandan. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken. bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ.gov. Performans ölçütleri. vizyonun. çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. 1993: 207). az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için.pdf . Sorunun niteliği. amaçlar ve hedefler vb. 214 http://ekutup. Ancak. çünkü. planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem. Örneğin. amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak.dpt. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. alternatif çözüm yolları. Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır. Bunun için. planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde. kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. alternatif planların karşılaştırılmasında. 4. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir. kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. 2003: 330-366). Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir. Durum böyle olsa bile.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar. Günümüzde ise. kamusal kaynakların yanlış kullanılması. HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür. 1993: 188). Bunun en önemli nedeni. Ancak. amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tekno-kent alanları oluşturmak. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4. Amaç ve Hedef Tanımları 4. Patton ve Sawicki. maliyet. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir. alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. Vizyon Vizyon. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. Yüksek teknoloji yatırım çekmek. vizyonunu “demokratik. Cilt I 4. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi.1.1. Uluslararası turizm merkezi olmak. 1993: 219). Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa. 4. yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi. fayda.gov. 215 http://ekutup.1. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar.dpt.2. dışsallıklar. Örneğin. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. Örneğin. ancak. 4. etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. yapılabilirlik ya da fizibilite. 1982: 32. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu.3.2. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli. hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler. Vizyon. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken. 1993: 187). uluslar arası yatırım çekmek vb.1. 1993). karlılık. yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki.pdf . Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir.tr/bolgesel/keas-I. Bunlar.1. İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. Daha varlıklı.2.1. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik. 4. İstanbul kenti. uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir.

proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine. hukukilik.2. Planı uygulayacak olan yönetim biriminin. konutların kolay ulaşılabilir olması. Örneğin. trafik sıkışıklığı.gov.tr/bolgesel/keas-I. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. dışsallıklar. bürokratik. trafik kazası sayısı. performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. 1992: 163. 1993: 187). konut alanlarına vb. hakkaniyet. 362). İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü. alternatif maliyetler (opportunity cost).2. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına. işgücü piyasasına. siyasal destek. 1992: 64. idari kapasite8. nüfus artış oranı. ticaret ve alışveriş bölgelerine. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. kirada oturan kiracı sayısı. Rossi ve Freeman. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. kişi başına gelir. hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. piyasa. 148). konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. Başka bir örnek daha verelim. altyapının varlığı-kalitesi. işbirliği. çevre temizliği. vb. eşitlik ve adalet. konut başına düşen park alanı. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı. riskli bölgelere. konum7. kullanılabilir arazi. girişimcilik ve liderlik. 8 Teknik. toplumdan istenecek değişiklikleri. Nicel ölçüler. bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir.pdf . İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. otorite9. 1996: 313. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. Patton ve Sawicki. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. park alanı varlığı. dönüşümleri. suç oranları vb. veri toplama ve çözümleme. Raimondo. 4. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki. 1993: 218-219. bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. 9 10 216 http://ekutup.dpt. Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler. ölçülere örnek olarak verilebilir. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına. Cilt I hesap verebilirlik (accountability). fayda-maliyet. bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir. 1994: 140. yakınlık. konut sayısı. kurumsal bağlılık10. (Aronson ve Schwartz.) de planlamada göz önünde bulundurulur. halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness). Bunlar genel ölçütler olup. Evsiz kişi sayısı. ticaretin ve sanayiinin canlılığı. Bu proje için.

SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de.dpt. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için. Artık. Bu ise. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. yerel halkın ve girişimcilerin. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. Ayrıca. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb. işlenmesi. eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak. Ancak. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere.tr/bolgesel/keas-I. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. Türkiye’de ulusal.pdf . ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup. dönüştürülmesi. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. aynı kentsel bölgede yer alan. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması. özellikle son yıllarda üniversite. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. Bu durumda. Dolayısıyla. güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır. yöreler. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları. iller. Türkiye’de de.gov. stratejik. Bunun yanında. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. sıvı ve katı atıkların toplanması. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. Cilt I 5.

” Türk İdare Dergisi. Sage Publications. Urban Revitalization: Policies and Programs. 113128. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development. Goetz.gov. Joder ve A. Society and Culture – The Rise of the Network Society. The Center for Economic Development. Roger L. Richard D. J. Thousand Oaks. Sage Publications. Inc. 9-43. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim. UK. Thousand Oaks. Oxford. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi. Prentice Hall. Cambridge.dpt.). Birmingham. Centre for Urban and Regional Studies.” içinde S. Lanham.” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. Blank.pdf . H. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism. Alfa. Efil. Devine.” içinde W.. çev. Rebecca M. Kemp. ICMA. Bright. Elazar (der. 68 (410). University Press of America. Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass. (der. ve James D. Joel A. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der. Edward J.). daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir.” Urban Affairs Quarterly. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process. J. XXV (229). Logan. Sevilay KAYGALAK. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences. Temmuz-Ağustos 2001. Reading in Urban Theory. Research and Service. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Aldine De Gruyter. (1994) Contemporary Urban Planning. Washington D. Edward G. s. Sage Publications. 218 http://ekutup. Krefetz.” içinde D.tr/bolgesel/keas-I.C. Basil Blackwell. 59 (6). vd. New York. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Fainstein ve S. Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. Wagner. Farr. Campbell (der.” içinde S. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi. Newbury Park. The University of Birmingham. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. 26 (2) December.). Russel Sage Foundation. Bunu için. E. Castells. 58-80 arasını çeviren Namık Demir. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi. Farazmand. Mart-1996. Calf. Blakely.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. anakent ve kent nazım imar planları. Arlington. Cheryl A. The University of Texas. s. Hüseyin (1998) “Decentralization. Levy. Dulupcu. Gül. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience. Basil Blackwell. John R. UK.). _____ (1989) The Informational City: Information Technology. (der. Oxford. ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. (1993) Strategic Planning for Local Government.. Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change. Arlington. Mumphrey J. Mülkiye.). (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. 245-278. Blackwell Publishers. Elise M. İstanbul. TX. Manuel (1996) The Information Age: Economy. ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development.” Public Administration Review. T. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları. KAYNAKÇA Bingham. 170-190. John M. Danzinger vd. Confronting Poverty: Prescriptions For Change. Englewood Cliffs. New York. Inc.

. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies.org/eplync.epinet. 219 http://ekutup.ve de Uyutuldu). erişim tarihi 21. R. 101-106. (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. Christian M. (1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy.” içinde F. İstanbul. Sage Publications Inc. T. 54-59. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. Moriarty. J.gov. Uras. 40 (34). 119-153. (1992) Economics of State and Local Government. Upper Saddle River. Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit. TX. Porter ve D. (der. Pearson Education. Mumphrey Jr. 91 (4).. New York. 16 (1-2).2003. (der).” Detroit News. Talas. Patton. 51-66. vd.” Milliyet. <http://epinet. Thousand Oaks.” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas. İmge. Center for Urban Policy Research.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İstanbul. (1984) “Preface. Joder ve A. OECD. University of North Carolina Press. Carl V. G. Rogerson.C. (1980) Industrial Location and Community Development. _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003. 397-411. Raimondo. vd. Princeton. New Brunswick. Wagner.1999. Ünlü. Barry M. Cole ve Jay. Teitz. 16 (1-2). Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery.pdf . W. New Jersey. Thousand Oaks.C. s. Mollenkopf.” Economic Policy Institute Brifing Paper. E.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs. Economic Policy Institute. Praeger. erişim tarihi 4. 21 Ağustos. Tees.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi. The University of Texas at Arlington. Paul R. Rogowsky.. Chapel Hill. TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u. Inc. Paris.dpt. Edward T. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. ve David S.15. Cilt I Lynch. Edward J. Kent Basımevi.tr/bolgesel/keas-I. Malecki.. Richard L. Wagner. Arlington. Cahit (1995) Toplumsal Politika. (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice. Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı.” Görüş. “OHAL Teşviki Unutuldu (. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development.08. IULAEMME ve T.html>. <http://www.” International Regional Science Review. Princeton University Press. Institute of Urban Studies. Sage Publications. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D. Sallan Gül. _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması. 5. Porter. New York ve London. Güngör (2003).” içinde P. Maliza. Ankara. 55 (Haziran Temmuz).” International Regional Science Review.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. Robert G. David W. Emil E. Henry J. John (1983) The Contested City. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri. 4 Mayıs.org/content. Michael B. Mishel. Praeger. Sweet (der. C.). Urban Revitalization: Policies and Programs. Fritz W.

turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir.dpt.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar. tabii kaynaklar. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır. Doç. kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir. 1996). merkeze yakınlık. Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir. coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır.gov.. Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır. İşletme Fakültesi. emek ücretleri. Dr. muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda.. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur. Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd. İşletme Fakültesi. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. Bu eğilimlerin etkisiyle T. İşletme Bölümü 1. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir. DEÜ. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır. Kalkınma için gerekli insan sermayesi. DEÜ. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran. Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir. Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. Dr. yetişmiş işgücü. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood. GİRİŞ Özellikle son on yılda. mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. Ekonomik yapıları.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. 2001).C. Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse.

1985.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin. 2001). Saxenian. Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist.dpt.gov. Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. 1984). Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. Arslan. Özellikle bireyci. 1997. Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur. 1981. 1999). İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir. 2. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur. Pietist. Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener. 1998). 221 http://ekutup. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Dahlgaard ve Dahlgaard. otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. Bu çalışmalardan hareketle.

Bu değişkenlerden birincisi. ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett. ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. zaman ve para tasarrufuna verilen önem. kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır. 1997). çalışkanlığa verilen değer.Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada. Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur. Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir. özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi . Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse. ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .tr/bolgesel/keas-I. işin amaç olarak değerlendirilmesi.Networkler .dpt.gov. Bunlar.

Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır. Güven unsuruna dayanan. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı. Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. 223 http://ekutup. o yörede doğmuş. daha çok dış ticaret.1. Bu bulgu. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. Bunlar. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir. ihtilafların en az yaşandığı. biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. (Weber.pdf . Birbirlerini tanımayan. Aydın için 35’dir. 1985 . ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir.tr/bolgesel/keas-I. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). Blum ve Dudley. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır. ARAŞTIRMA 3. Denizli’de ise 350’dir. Elde edilen veriler. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır.gov. Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır.dpt. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır. Aydın da ortalama 81. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır. 3. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. büyümüş. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç. biraz daha az eğitimli.

1 Kadın: % 42.7 25 25 6. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır.5 % 26 % 8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.pdf .5 31.9 % 8.5 DENİZLİ (n:24) 62.5 % 48.95 12 35 20.52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81. 224 http://ekutup.2 100 21 3000 347.tr/bolgesel/keas-I.5 100 13 % Ortalama: 3.75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.3 12.gov.5 % 8.23 4.5 37.5 29 60 5.

DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.687 581 450.729 98.105 496.017 25 2.184 912.756 450.0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.952 2.133 22 -13.3 2.2 (9) 912.600 209.827 907. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.196 96.1 647.gov. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3) 1.232 (%22. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35.dpt.pdf .93) 958 1.tr/bolgesel/keas-I.4 -2. 225 http://ekutup.457. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir.7 (19) 243.478( 62. Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur.717 247. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.

gov.249 2.548 22. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383.dpt.050 37.898 40. turizm.8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361. tarım. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.821 27. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir.896 399. 226 http://ekutup. nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir.571 12-40 15 73 848.2 23.573 186.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or. madencilik.445 50. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.2 22.000 100.223 4.010.9 36.568 436.000 96.7 38.tr/bolgesel/keas-I. EGEV (2002) Aydın İl Raporu. EGEV (2003) Denizli İl Raporu.523. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.790 661. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.346 228.017 527 20.283 14-21 27 121 959. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.560 108.218 17.pdf .

000 1.000 .39 1.9 3.Yurtdışı güven 8.dpt.87 .5 en az: 28 en çok: 225 137.000 1.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112..05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.17 en az: 1 en çok: 5 2.1 25.2 1.000 .Yurtdışı yoğunluk 7.36 5 6 7 8 9 6.81 en az: 1 en çok: 5 3.000 .02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir.6 1.62 .Yurtiçi yoğunluk 3.10 2..62 1..Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.Yurtiçi ilişki miktarı 2.74 .Yurtdışı ihtilaf 9.pdf .11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3. Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0.gov..000 .Eğitim 227 http://ekutup. İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır.93 2.0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.90 3.85 .37 3 4 . Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1.000 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu..88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2.42 1..000 2 .000 1.74 1.75 en az: 1 en çok: 8 4.Yurtiçi güven 4.

98 3.Sıkı ve çok çalışma 4. 228 http://ekutup.36 ∗-0.94 3.48 2. Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1.0 * (t-test .Para ve zaman tasarrufu 3.Para ve zaman tasarrufu 3.30 ∗p < 0.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz.tr/bolgesel/keas-I.gov. Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1. Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur.50 ∗0.Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir. Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.05) ilişkiler vardır. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5.02 DENİZLİ (n:24) 3.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0.96 4.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3.86 * 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. en çok:5) AYDIN (n:35) 1. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir.Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5.İradecilik 4. dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması). Tablo 2. Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir.15 ∗0.pdf .71 3. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa.06 3. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır. Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine.35 ∗0. Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir.51 2.05 5. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler. İş’in amaç olması 2.İşi amaç olarak görmek 2.

Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. 1997 . Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir. Buna karşın son derece bağlayıcı. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. Greif. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir. kalkınma için gerekli yapılanmayı. Fijneman. ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir. sıkı. Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. insan sermayesi. Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır. Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994).gov. 2003. bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. Weber. Willemsen ve Poortinga. bireyci olan Cenova’lıların.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer. İradecilik. kişinin geleceğini planlamaya.dpt. Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. 1986. Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan. 1994. Bu çalışmada. 1985) uyumlu gözükmektedir. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen.tr/bolgesel/keas-I. Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. 1996). Burada sorulması gereken soru. ihtilafların 229 http://ekutup. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır. 1988) Denizli’nin üstün performansı.pdf . İkinci varsayım. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. onun sahip olduğu nüfus. Lucas. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din.

Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder. hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir.gov. Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0. Denizli örneklemi gerek yurtiçi. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir. Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup.39) miktarları azalmaktadır. yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0. İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir. İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir. hem yurtiçi. Cilt I seyrek yaşandığı. Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir.Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır.74).Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0.9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3. networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır.42).75 saatini yurtiçi. Konuya bu açıdan bakıldığında.11 saatini yurtiçi. ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. Gerek yurtiçi.85’lik korelasyon katsayısından bellidir. Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0.87).pdf .0. Nitekim . 1. Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça. Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir.6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır. İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.37) ve yurtdışı ihtilaf (-0. Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz. Bu durumda.tr/bolgesel/keas-I. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen. ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir.36). yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (. etki Blum ve Dudley’in 1500. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür. 1. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0.62). Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir.dpt. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir.74). Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta. Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır. Ancak bu durum sadece güçlü. ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır. Özellikle.

Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir. Vol. Total Quality Management. Su Mi Park. L. Journal of Political Economy. No.. II. ve Wood. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. Cilt I gözükmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”. 381-402 Greif. Vol. Journal of Evolutionary Economics. Arslan M. 231 http://ekutup.pdf . Journal of Business Ethics. Dolayısıyla. Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir.E. Y. DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye.tr/bolgesel/keas-I.dpt. Sonuç olarak. Dahlgaard.. Willemsen. Poortinga.”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir. İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. Jens J. Journal of Cross Cultural Psychology.9. Danielzyk. M. 31: 321-339 Blum.5. 102. (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”.P. . ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”. Issue 1.. European Planning Studies. Dudley... U. Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir.4. R. Y. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. issue 4/5. 9. KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır.. 27. G.gov. Vol. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. A. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”. (1996) “Individualism and Collectivism”. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British.. Bölgesel Gelişme Stratejisi. 207-230.

Mian A. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128. D. Reinhold Economic Development”. Vol. İstanbul.L.L.pdf .. Hil Yayınları. Boston: Allyn ve Bacon Kay. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics. J. A. 98:71-102 Saxenian.AQuestion of Practice”.Garrett. Milgram. Harvard University Pres. vol. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”. International Social Science Review. S. Max. Cheltenhan. Journal of (1961) “The Achieving Society”. J.W.H. Segall ve Ç. K. Geografiska Analar. PM. 425-33 Ülgener. London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology. İstanbul Weber. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology.dpt. (2003) The Truth About Markets. (1997) “Individualism and Collectivism”. Vol. Cilt I Hayaud-Din. J. (1985). Princeton.B. Der Yayınları. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası.3. Cambridge. 36. NJ: Von Nostrand Mirels. “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. No.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Edward Adgar Publishing. issue ½ Hoefstede. Social Behavior and Applications (1-51). H.F. Kağıtçıbaşı.C. Sage Publications.gov.1. MA Simonsen.78.. Ç. (2001) “Space. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. J. R. Lucas RE Jr.. (1990) “Endogeneous Technical Change”. Culture and Economy. 232 http://ekutup. 40-44.. 83 B. UK Travers. London. Berry. G. 41-52 Swedberg. Romer. Penguin Boks.. (1984) Culture’s Consequences. Sociometry. 32 (4) December. 22:3-42 Mc Cleland. s. S. Journal of Political Economy. M. (1994) Regional Advantage.tr/bolgesel/keas-I.

Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan. dört ilde (Erzurum. KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik. Bunlar (Tekin. -Bağımsız olma. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla. Malatya. 233 http://ekutup. kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. 1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. Bu açıdan. fırsatları değerlendirerek. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Böylece. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. 1999: 209). GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. riskle karşılaşabileceği halde. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. 1988: 88).dpt. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson. Girişimciler. yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir. bir kültür olarak benimsenmesi sonucu. Doç. Atatürk Üniversitesi. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine.pdf . diğer bir ifadeyle. Elazığ. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak. 2.. girişimci. Ulaşılan sonuçlardan hareketle. İktisat Bölümü 1. piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir. Dr. Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir. kişilerin ekonomik sistemde. İİBF. sermaye.

-Yeni iş alanları yaratmadır. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle. girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır.4 oranında. 2000:295). Dolayısıyla. 3. işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir. 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur. 16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin. Buna göre.9’unun komandit şirket.gov. beklenmeyen durumlarda.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1).9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1).1’inin adi şirket. girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen. İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada.2’sinin anonim şirket.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. %38. Cilt I Girişimciliğin önemini. işletmeler. %25. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir. DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır.3’ü Erzurum. Bunlar (Coulter. %5.1. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür. Girişimcinin önemli bir özelliği.pdf . %24’ü Van ve %19. örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur. 5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12. Bu durum. anketlerin %30. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta. 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE.9’u Malatya.2’sinin limitet şirket ve %0. Yenilikçilik. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak. ∗ KOBİ tanımlamasında. 234 http://ekutup. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. 2000: 51-57) 3. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir.dpt. Güleş ve Burgess. giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin. 10-49 kişi çalıştıranlar küçük. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında. %6. girişimcinin. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi.tr/bolgesel/keas-I. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık. Bu yetenek. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir. 1997:18). 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük.

Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2).2 2. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M.4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında. ve Huk.6 19. 31-40 yaş grubundakilerin %50.F.3 11. 235 http://ekutup.dpt.3 23. 18 64 121 77 37 N.4. işletmelerin %11.6 25.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası.F.F.0 4.F.3 M. 40 125 81 26 14 286 38 N. %22.6 ile deri sanayiinin.2 0.: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde. %33.5 0.F.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 38. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74.4 6. bunu %1.8’lik düşük bir farkla %31.4’ünün 1-9 kişi arasında.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7.3 M.3 17.4 38. 41-50 yaş grubundakilerin %32.9 5. 12. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz.4 0. 31.(**) 48. Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.: Mutlak frekans N.7 0.6 0.4 22.F. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya.8 0.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2). 5.0 8.5 33.F. ve mob.6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M.3 99.3 0.8 2. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N.9.F. 74.2 0.8 37.F.5 oranında tarımsal ürünlerin %17.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir. petrol Kağıt sanayi Orm. 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9. İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M. faaliyette bulunan işletmelerin %62.3 99. ür.pdf .6 6. işletmelerin %23.F.3 88.9 7.gov.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle. %7.7 M.tr/bolgesel/keas-I. Bununla beraber.8 11.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3). 241 74 1 1 N.F.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.F. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.

İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4).9 2. 10 159 4 130 21 324 N.1 2.7 5.38 0.1 6. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40.6 34.8 38 1. 7. mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34.9 3. 11 44 44 110 111 320 4 N.2 2.9 20.0 0.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup. 2.2 1. dördüncü derecede önemli faktör.6) aynıdır (Tablo 3).8 7.tr/bolgesel/keas-I.7 50. Sapma 3.0 8.8 14.pdf .9 0. %54.F.07 0. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından.4 13.41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir.2 40. %16.56 1.F. İkinci derecede önemli faktör. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49.3 0.3 14.2.1 1.96 16.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13.9 1.9 3.2 98.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör.6 1.1 49.6 3. Yine.F.9 32.14 1.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1.1) ne göre daha yüksektir.4 15.6 43.1).0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M. 6.5 2. 3. üçüncü derecede önemli faktör %13.0) deneyime sahip girişimcilere aittir. 4. % 3.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.dpt. 5.9 23.8 1.98 0. 3. 25 165 105 29 324 N.00 1.4 9.F.5 100 3. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13. Toplam(*) Ortalama S.50 0.F.3 1.1 9.4 4.gov.9 80.1 5. %0.0 34.5 4.26 0.3 0. 3.F.6 13.2) ile 16-20 yıl arası (%34. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3).3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”.

6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır. %43.2 0.1 27. 6.68 0.gov.72 0.95 0.0 1.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1.5 57.0 4.5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir.2 8.8 15.9 1.3 0.0 1. Toplam Ortalama S.6 20. %48.5 14.0 26. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.9 1. “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %5. İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir.47 1.5 45.6 ile beşinci sırada yer almaktadır.3 8. 5.tr/bolgesel/keas-I. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. Bununla beraber. Buna göre.3 86.pdf .6 0.3 74.6 1. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48.61 1.1 3.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak.6 2.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.57 0. bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.4 2.9 2.74 6.7 6. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır. Cilt I çalışmada görme”dir. 3.92 6.2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.5 17. 2.33 2.5 2.4 5. 4.1 29. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6.5 5. 237 http://ekutup.0 ile ikinci sırada. Sapma 37. birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör.8 3.dpt. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır. Faaliyette bulunulan alanı seçmede.6 3.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.9 2.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0.2 0.

00 0.3 0. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.6 4.9 3.5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0.9 5.0 4.89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1. Buna göre.5 27. Toplam Ort.8 2.07 0.7 4.2 48. 3.2 4. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”.6 1.pdf .2 2.9 0.93 Diğer 0.32 Yakın arkadaş fikri 9. 5. 5.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7). 3. Sap. “yakın arkadaş fikri” (%9.10 0.3 17.1 3. 4.9 2. fırsatları önceden görüp değerlendiren.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.77 0.9 7.7 5.6 1.2 5.3 0. bunu sırasıyla.3 0.5 4. S.4 1.6 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”.2 23.3). işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.3 44. Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.dpt.6 2.9 5.6 3.57 0.5 7.1 1.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5.6 4.50 0.3 28. Sap.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1.3 1.50 2. “yakın arkadaş fikri”. 6.6 0.tr/bolgesel/keas-I. Bilgi birikimi ve aile fikri 87.83 0. güçlüklere direnen. “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir.39 1.5 1.3 3.6 0. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları.4 2. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1. %87.75 0.13 0.1 1.02 0.2 31.2 5. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında. Toplam Ort.7 ile ilk sırayı almış. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1. S.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0.2 94. 3.gov.12 238 http://ekutup.1 0. risk alan. 2.7 16.7 3.5 1. 0.28 0. 6.00 Modern girişimci.9 1.72 0. 4.3 9. 2.08 0. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır.6 1.3. “bilgi birikimi ve aile fikri”.3 39.

İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup.9 5. Bunu %14.03 0.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 0.1 1. Cilt I Girişimci. Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB. 4. 2.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir.1 ile “Kalkınma Bankası. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta. Halk Bankası veya KOSGEB 3.37 - KOBİ’lerin. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında.2 0.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0.2 ile “öz kaynak yetersizliği.5 1. Sap.tr/bolgesel/keas-I.0 2. 6.4.00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır. üçüncü olarak %0.1 ile en öncelikli öneme sahiptir. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri.gov. 2003). üretim faktörlerini (emek. yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir. S. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir. Toplam Ort.8 1. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. dolayısıyla. 0.27 Kalkınma Bankası. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88. Ancak bu tür çalışmalar riskli. Rekabet etmede önemli stratejilerden biri.9 4. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür.82 0. birinci derece önem seviyesinde.dpt. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir. 3. %88. 3. işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar. Bunu ikinci olarak %3.3 16.1 12. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70. Buradan hareketle. 5. Halk Bankası veya KOSGEB”.3 1. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir.3 90. %6. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında.84 0.7 0. Ancak.

3 15.2 1.0 10. 5.90 Diğer 4. Bunu sırasıyla.2 7.3 0.7 6.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9).2 27.3 1.41 0.7 1.01 0. S.gov.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir.2 3. Toplam Ort.4 8. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70. İhracat teşvikleri 0.6 28. 2.9 3. %4.3 10.3 0. 6.3 2.8 6.3 3.2 0.66 2.5. Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi.5 0. 5.2 4.4 1.pdf .2 60 2.2 1.9 1.25 0. Sap. “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.1 12. %15.41 0. 14.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3. “KOSGEB” (%3. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır.51 1.4 12.4).90 0.3 5.3 4.56 240 http://ekutup.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1.20 0.9 2. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 6.73 0.9).1 2.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1.9 2.2 20.88 3.1 15.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6.0 0. 3.3) izlemektedir. 6.2 2.76 0.2 6. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir. S.6 63. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0.6 1.6 0. 4.9 96 1.03 1.6 21. Toplam Ort. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1.1 39.00 Halk Bankası kredileri 15. Sap.2 5.3 76.1 1.65 0.dpt.14 KOSGEB 3. 3.2 29.9 1.7 7.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3.tr/bolgesel/keas-I.0 0. Cilt I olmaması”. 4.4 0. 2.3 0. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.98 Diğer 1.71 SSK prim indirimi 0.

dpt.7 ile “toplumdaki algılama. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir. makina. böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. %1.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Oysaki. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir. devlet tahvili. Kefalet. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber. döviz. 2003). örnek kütlenin %46. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen. yani. bankalar. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle. KOBİ’lerdeki mevcut makinalar.pdf . %12. %0. bu uygulamada. 1998: 271-274). düşünce ve fikir ayrılığı. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın. tezgahlar.tr/bolgesel/keas-I.3 ile “uyuşmazlık.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11).6. bunu %16. işletmeciler. gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB. krediler. 3. tezgah. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise.2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir. Dolayısıyla. 241 http://ekutup. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. bunun ardından gelmektedir. Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise. Çünkü. ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil.

Bu bağlamda. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra.60 12.3 67 1.1 3. 1.65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir.tr/bolgesel/keas-I.6 ile “nasip kısmet meselesi”.1 ile önceliğe sahip olup.9 4.86 0. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.3 51 1. %13.25 1.3 2. Toplam Ort.2 3.3 42.3 0.pdf . 4.gov. 1998: 39). “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63. bunu %27.38 0. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1.4 0.1 9.3 1. fırsatları ortaya çıkarma.7 17.3 olması.75 Toplumdaki algılama.dpt. 5. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık.7.6 0.3 2.10 46. 2.27 1.02 0. %8.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12). fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck. 3. düşünce ve fikir ayrılığı.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.9 1.6 16.3 11. S. Sap.2 0.3 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0. 6.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0.3 0. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık.36 0.3 1. 242 http://ekutup.5 0.3 1. 3.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16.7 3.9 0.3 0.4 0.7 24. Bunlar.88 0.

6 21.95 0.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1.3 0.pdf .1 2.2 15.9 29.50 2.86 0. 6.92 0.5 15. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13). 2000: 329).98 49.3 61.3 77.8 0. 13.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak. Toplam Ort.3 0. %93.dpt.1 2.6 0.4 1.2 1. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü. 243 http://ekutup.8 31.gov.6 6. Alvy and Less.3 5. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir.1 1.60 0. 5. 2. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. Bölge’deki işletme sahipleri.8.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8.6 2.9 9.05 0. S. Bunlar vizyon.6 8.6 1.6 1. “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması. Sap. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak.1 30.40 0. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir.1 5. Nitekim.5 91.tr/bolgesel/keas-I. çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak.6 20. 3. 4.7 3.74 0.6 17.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 5. 3. bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson.

2 4.04 0.3 6. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması.93 Yeni teknolojilere geçme 1. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1.90 Ürün çeşitliliğine girme 1.1 16. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır.58 Yurtdışı pazarlara açılma 0. Böyle bir sonuç ise. -Genel anlamda. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması. Toplam Ort. 2.3 0. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir. “bağımsız çalışma arzusu”. mesleki deneyimleri bakımından.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2.00 - 4.2 0. ikinci derecede önemli faktör.3 0. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden.9 11. 4. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir.tr/bolgesel/keas-I. ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler.70 Diğer 0.6 0.0 12. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. 3.27 0.9 29.5 7. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”. yaşları açısından 31-40 yaş.9 59. Mevcut durumu koruma 93. S. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup. Çoğunluğu.6 0.3 43.0 1.44 0. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör.6 0.dpt. 6. 21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör.8 9. Sap.8 2.9 6. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup.4 5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir.pdf .5 36. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. ikinci derecede önemli faktör.3 0. İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta.9 0.97 0.50 0. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır.8 2. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan.7 35.7 13.gov. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir. 5.3 95. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır.9 2.3 0. Bu sonuç.

-İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. Böylece.gov. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. 245 http://ekutup. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.tr/bolgesel/keas-I.pdf . “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. Bölgedeki işletme sahipleri. bir çok küçük işletme. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. Dolayısıyla. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. birinci derecede öncelikli olarak. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.dpt. Buna ilaveten. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. “KOSGEB”. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. seçeneği izlemekte. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir. Bu tercih ise. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. Tüm bu sonuçlardan hareketle. büyüme sürecine girmekten korkmakta. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir. Bunun bir nedeni.

Ankara. yeni fırsatlar ortaya çıkarmak. No. Tekin. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. KAYNAKLAR Ann. Mahmut (1999) Girişimcilik. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. E. 246 http://ekutup. Prentice. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. Konya. Employee Counselling Today. 4. Bu arada.. pp. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde.Hall.kosgeb.tr/KOSGEB/KOSIs letmeler. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle.tr/BilgiBankasi/default. Journal of Managerial Psychology. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir. Vol. No. John L. DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. Öneriler. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. Coulter. Vol.. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. 5. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”. Echols and Christopher P. 6. 38. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. 2. başarılı bir girişimcide bulunan. Ankara. (20 Ağustos). 11. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research.Bilişim Teknolojileri. Vol. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”.. maddi destek. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. Vol. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası. Entrepreneurship in Action. Mary (2001).&BilgiNo=5 Littunen. 6.gov. Tekin. 6. No.pdf . 13.gov. Kirk. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. Hannu (2000).asp?Action=. pp. pp. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Thompson. Turhan Kitabevi. Müftüoğlu.tr/bolgesel/keas-I. Mahmut. No. Konya. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber. Yayın No. 209-211. Thompson. 88-100. John.gov. http://www. Management Decision. 2032. Hasan K. 328-338. New Jersey. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. Small Business 2000. Baskı. öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla. Journal of Workplace Learning.asp. 39-40. 295-299. pp. KOBİ’ler. Vol. Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler. ancak fikir. pp. Kendi İşini Kurma ve İşletme.kosgeb.dpt. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları. http://www.

Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır. Arapça urban ve İtalyanca bourg. 1992: 15). Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. 1972: 12). Dr. 000’den fazla Babil. XX. Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk.dpt. ve 4. Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur. İnönü Üniversitesi. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk.gov. İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. İktisat Bölümü 1.tr/bolgesel/keas-I. Roma. yüzyıllarda nüfusu 100. Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 6. Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A.. XX. Ö. Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır. Fransa. 1997: 43). yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. İİBF.pdf . İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. Syracuse. polis kelimeleri kullanılmıştır. kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. 1997: 43). siyasi. kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle. farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir. 247 http://ekutup. ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir. 1997: 9). Kent. Basit ifadesi ile kentleşme oranı. Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills. GİRİŞ Kentleşme.

Weber tarafından yapılmıştır. Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı. Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir. TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Cooley ve Adna F. ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır. Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir. Cilt I 2. 1997: 41). Maine ve Maitland. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır.dpt. Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). Eski Yunan kentleri. İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. ve X. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır. Cooley. Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır.tr/bolgesel/keas-I. kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir. 248 http://ekutup. İsparta. Korent.gov. Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur.pdf . Sirakuza ve Milet gibi). Batı kentlerinde yeniden canlanma XI. XIX. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk. M. Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri. V. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. 1997: 44). Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır. Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. Ö. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır.

1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır. 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır. ABD’de bu oran % 32’dir (www. 2001: 165). 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken. işe gidip-gelmeler vs. 249 http://ekutup. Türkiye’deki duruma gelince.pdf .un. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir. Yapılan gözlemler. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır. bu oran 1955’de %29.tr/bolgesel/keas-I. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. 1960’da %32’ye. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu. 1964’te dünya nüfusu 3. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. 2001: 107-109). Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir.2 milyara yükselmiştir ve %11. altyapı sorunu. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı. iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti. 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir. Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42.5’dir. arsa sorunu. Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır. çevre kirliliği. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. Örneğin. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır. teknik. 1965’te %35’e yükselmiştir. kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir. daha sonra azalan bir seyir izler. Cilt I 3. gecekondulaşma sorunu. Kentte yaşamanın maliyeti. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir.dpt. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır.org). idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır. sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres.

1.gov. 250 http://ekutup. Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir. 5. Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118. yer altı zenginlikleri. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler. Cilt I 4. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2. Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır. doğal şartlar. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir. TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. 5.tr/bolgesel/keas-I. taşıma ve haberleşme imkanları vs. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir.dpt. Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir. Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Aşağıda. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim. KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır. 5.pdf .

Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi.dpt. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir. sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. bunun dışındaki elektrik. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. tarihi. Cavdar. İzmir. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. (Topkapı başta olmak üzere. tramvay. Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir.pdf . medeniyet ve ticaret merkezi olması.tr/bolgesel/keas-I. T. Türkiye’de iklim. Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. Karamürsel. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir. Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye. . çini ve askeri mal üreten fabrikalar). çeşitli silah fabrikaları. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu.gov. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi. b. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır. su. 6.İstanbul’un eski bir başkent . Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır. bitki örtüsü. Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. c. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). s. banka. İzmit. Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır. İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. 251 http://ekutup.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. Manisa.

Genç cumhuriyet idaresi. 1998: 185). Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. Bu planlarda. Çünkü. ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında. Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. Balkan ve I. tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. 1934 yılında yürürlüğe giren I. kabul edilen 15. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. 1973: 40). İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz. yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı. 1929’da başlayan ekonomik kriz. Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. başta İstanbul olmak üzere. yolları bile hemen hemen hiç olmayan. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte.II. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak.gov. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. Türkiye’yi de etkilemişti. 252 http://ekutup. Demir-çelik. Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir. 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. Beş Yıllık Sanayi Planı.tr/bolgesel/keas-I.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla. 2’de görülmektedir. 1998: 175). Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu.dpt.pdf . Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla.

Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan. Atatürk.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için. Ankara. 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler. Ekin Kitapevi Yayınları. Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A. 13.gov.tr/bolgesel/keas-I. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da. 1998: 186). s. Dinler. Özel 253 http://ekutup. ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler.dpt. 1949-50’lerde. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7. Beşinci Basım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1998) Bölgesel İktisat. Bursa. 1933. 1998: 187). Türk Tarih Kurumu. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. Z. Celal Bayar’ın belirttiği gibi. s.pdf . ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken. özel teşebbüs. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir.

Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır. 254 http://ekutup. özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları. I. 1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması. 1 Mart 1984’te çıkarılan.pdf . KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir. 1998: 187). 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” . Yine bu plan döneminde. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir. resim ve harç muafiyetidir. “Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. I. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. BYKP (1968-1972): II. BYKP Döneminde de sürdürülmüştür.gov. 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. IV.tr/bolgesel/keas-I. Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin. BYKP Döneminde. II. BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur. Bu değişiklikler. BYKP (1963-1967) Döneminde. II. BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır. Birinci Kanun. Üçüncü Kanun. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken.8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler.dpt. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. BYKP (1979-1983): IV. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. BYKP’da. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. III. vergi indirimleri. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. IV. İkinci Kanun. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır. II. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir. Cilt I sektöre ait işletmelerin %66. KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi.

VII. ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. BYKP (1985-1989). Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir. Cilt I V. IV. VI. IV. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. Öte yandan VII. BYKP arasında.gov. BYKP (1990-1994). BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. BYKP (2001-2005). Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. BYKP ile V. V. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir. gümrük ve fon muafiyeti.tr/bolgesel/keas-I. Bu plan döneminde. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. “Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır. Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. III. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. vergi. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir. katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. sigorta primi. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. resim. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. V. V. VIII. 255 http://ekutup. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş.pdf . harç istisnası. V. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi. Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde. BYKP (1996-2000). Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini. Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar. Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır. oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur.dpt.

tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler. .84’tür. Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri.pdf . Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II. GÜNEYDOĞU ANADOLU.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri. 7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri.gov. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise. 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler. göçler. aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte. hidroelektrik enerjisi üreten. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. limanları. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir. Cilt I 7. gibi). hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması. %10. . 8-Savaşlar. Yağış eksikliği. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.90 ve %11. DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması.52. 256 http://ekutup. Ancak orman ve deniz kaynakları. 2001: 222). 5-I. 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları. sulama sistemlerini besleyen barajlara .

İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet. 1992. kentten de batıya göçlerin hızlanması. demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. 8. Kilis. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları.dpt. Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır. Bu nüfusun %64’ü kentlerde. 2000: 15). 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır. ulaştırma. konut.pdf . istihdam imkanlarının geliştirilmesi. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. sanayi. GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. 64 metre çapında 26. Siirt. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri .tr/bolgesel/keas-I.2. Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır. Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman.1. Mardin. Diyarbakır. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır. Çünkü 7. Kilis. Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak. 1.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman. 14-Köyden kente. Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. Batman. Mardin. Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır. üretim artışı vb. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması. eğitim. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. Siirt. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. 8. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. Gaziantep. Gaziantep. GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı. gibi gelişmeler dikkate alınarak. Batman. 6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır. çevre korumacılığı. katılımcılık ruhu. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. Diyarbakır. 1980’lerden sonra. Paksoy. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır. Bu projelerin 7’si Fırat.

yazma bilenlerin oranı %60. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. Bu oran erkeklerde %65.2’dir.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22. 3) oluşturmaktadır. 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken. en düşük il ise Mardin’dir (DİE. 258 http://ekutup. 7’dir. Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep.5 ve gelişme hızı % 95. 5.gov. 703 adet sağlık evi. Bu oran Türkiye için %37. projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. 46) altındadır. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi. GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1. son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir. 8. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte. 1989). Yine köylerin %97.. 23 adet verem savaş dispanseri. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous.8’dir. 1999: 22). Cilt I artış hızı %4. ülke için %-0. 1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken.6 iken Türkiye ortalaması %2. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya.dpt. 2000: 12). kadınlarda ise %35 civarındadır. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır.7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP. Bu değer bölge için %-0. tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır. Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37. 398 adet sağlık ocağı.6’dır. 9’dur. kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu.0’dır.9 ve gelişme hızı %129.tr/bolgesel/keas-I. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. 2000: 27). Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır.pdf . 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır. 2000: 30). 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80.7 ve gelişme hızı %213. Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15. 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Erzincan 6. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Ş. Bu ayırıma göre birinci grupta 5. K. Bolu 13. İzmir 4. Diyarbakır 16. ulaşım bağlantıları zayıftır. Elazığ 18. eğitim. Sivas 7. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. Kütahya 16. Rize 22. Burdur 14. Edirne 3. Araştırmada demografi. Erzurum 15. inşaat. Kırşehir 21. Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. Çorum 3. s. Derecede Gelişmiş İller 1. istihdam. 71 266 http://ekutup. Bingöl 15. Çanakkale 5. A. Artvin 5. Kocaeli 5. Afyon 26. Karaman 25. Bilecik 2. Samsun 20. Muğla 7. İçel 6. Bitlis 13. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. Mardin 8. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır. Doğu Anadolu Bölgesi. Derecede Gelişmiş İller 1. Derecede Gelişmiş İller 1. Kars 4.dpt. Amasya 24. Tokat 11. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren.gov. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla. Şanlıurfa 5. Aydın 8. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası. Maraş 9. Kıklareli 10. Ağrı 16. Sakarya 12. Uşak 8. Ardahan 14. Adana 5. Hatay 11. Ankara 3. Gaziantep 10. Ordu 14. Bayburt 6. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. Manisa 7. Balıkesir 9. Şırnak 17. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. Aksaray 8. Iğdır 11. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi. Kayseri 11. Denizli 3. İstanbul 2. Kırıkkale 15. Yozgat 17. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1. Giresun 4. Hakkari 12. tarım. Trabzon 19. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. Eskişehir 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Antalya 3. Derecede Gelişmiş İller 1. Derecede Gelişmiş İller 1. Gümüşhane 5. Van 9. Bursa 2. Konya 9. Niğde 4. Nevşehir 17. üçüncü grupta 26. Bartın 10. Tekirdağ 4. altyapı. ikinci grupta 11. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. güneyde GAP Bölgesiyle. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. Sinop 13. Batman 7. Kastamonu 2. turizm. İsparta 6. Malatya 23.pdf . Adıyman 3. Siirt 10. Çankırı 12. Tunceli 2. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. Zonguldak 4.

Bayburt. c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir. bölge 21. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir. b. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti. ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de.1. Rize ve Trabzon’dur. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. Ordu. Çalışma alanı 39.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. Gümüşhane.pdf . Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması.gov. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla. Giresun. 10. DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2. 91 milyondur.dpt. Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP.tr/bolgesel/keas-I. Bu yedi il Artvin. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. 267 http://ekutup. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. Geçmişte bu bölge. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır.

kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır. Çalışmanın temeli.1.2. her ildeki mevcut durum. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır. altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır. mekan. Ayrıca bölgenin toprak. 10. Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH). Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür.3. 268 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır.3. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere. su. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir. çevre. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir. büyük ölçüde hazır. Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından. sosyal sektör. bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak. DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış. Bu raporlar ekonomik sektör. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır.gov. GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır. Cilt I 10.pdf . bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.dpt.tr/bolgesel/keas-I. DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. Çalışma grubu. gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir. Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları. 10.

DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182. 865. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE. ikincisi de fındıktır. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri. 1 990 54. 0 48. 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56.tr/bolgesel/keas-I.2) bölgesinden büyüktür. GAP (%51. nüfus yoğunluğu. 103 60. 535 37 6. 1997). 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir.9) ve DAP (%37. 5 26. 9 20. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. yem bitkileri. taşımacılık. 574 81 15. yumru bitkiler. baklagiller. Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır. 830 100.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 287 Tablo.0’dır. 9 3. 4 58. bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. 2 DOKAP 39. nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. Türkiye İstatistik Yıllığı.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. 868. 269 http://ekutup. 9 11. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. 8 30. Endeks d. 3 2. Bu durum Trabzon. 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. 9 53. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. sanayide de GAP ileridedir. 0 15. 973 81 24. 9 DAP 158. Buna karşılık nüfus. 9 37. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B. 6 1. Ankara. GAP.dpt. 2 64. Art. s. 78. 911. Türkiye İstatistik Yıllığı.1) biraz altında kalmasına rağmen. 4 50. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması.gov. 0 Türkiye 774. 5 674 36. DİE. 0 100. 3 13. 972 5. 1 65. 203 2. 561 6. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. Birincisi çay. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. Geri kalanını ise tahıllar (%30). 0 1. 815 62. s. 7 56. 128. 3 27. . Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. Ora. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58. 4 51. GSYİH 1998 Kişi B. iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken.pdf . Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. 108 74 3. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N. 1 5.

1997: 38).gov. 10. Bu oran Artvin’de %57. Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır.tr/bolgesel/keas-I. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tarım sektörü. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır.3’ü ormanlarla kaplıdır. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3.pdf . Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür. Sahip olunan arazinin %9..13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür.7’dir (Berber. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4. Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır.5’tir (Berber. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63. Giresun ve Ordu da daha da düşüktür.5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34.7’nin oldukça altındadır. Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir.5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır. 1996 yılında %78. 2.5’tir. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı. ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan.8’dir.3.7 düzeyindedir.Kur. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4.2 olup ülke ortalaması olan %4. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir. Bölgede işlemeye uygun arazi %9. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko. Bölge arazisinin %40. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır.6 ile son sırayı almaktadır. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında. Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken . 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72.2. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır. 1997: 35).6 düzeyindedir. 1996). Bu oran Türkiye ortalamasının (%80.5 dolayında iken işlenen arazi %21.5) çok az altındadır (DPT.dpt. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13. Bölgede çayır-mera varlığı %20. ilaçlama. 1. Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12. Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün.7 dolayındadır. 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup. gübreleme. Cilt I 1. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar. 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler.1997: 31).

Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece.pdf .İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b. istihdam içindeki payı ise %11. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. 1990).gov. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5. Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır. işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder. Orta ölçekli işletmeler. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir. a. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak. Giresun.KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması. 3. d.4’tür. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur. Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir.6.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi. hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir.1’dir (DİE. Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır. Artvin %7. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. e. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır.3’lük pay ile son sıradadır. iş ve işçi bulma kurumu. %41. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır. 3 ve %5. 9 ile sınırlıdır. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. 8. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81. Küçük işletmeler %97.3 düzeyindedir. büyük ölçekli işletmeler %2. bitkisel ürünler %42. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi.dpt. orta ölçekli işletmeler %0. c.Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için.

pdf . 6.gov.4 şeklindedir. Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0. 5. 1 41. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır. 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları. Gümüşhane %0.9 şeklindedir. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES.dpt. Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır. 0 14. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar .4.3. resmi daireler %3. Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Trabzon’da ise çimento fabrikaları. Artvin %13. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır.23 düzeyindedir.9. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29. Rize %45. ticaret %6. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır.7 ve Trabzon %27.2. SEK ve çay fabrikalarıdır. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir.9 ile Gümüşhane’dir. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir. Giresun %13. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise.1 ve diğer muhtelif alanlar %11. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. 0 2. Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2. 2 30. sanayi %45.tr/bolgesel/keas-I. Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise.5 gibi oldukça düşük düzeydedir. 7 100. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir. Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir. mesken %32.3. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır.7. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir.

DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır. bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir. yine aynı yıldaki ithalat ise 125. 5). Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır.444 dolardır. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak.8 oranında bir azalma sonucu 125. 1994 yılında ise %51. 1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı. 1994’te döviz girişi 271. 273 http://ekutup.pdf .000 dolardır. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır. gov. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı. 1994: 265-278). kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1.gov.728. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir. Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür. 05’e inmiştir. Kamu yatırımları. mal.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Konsolide bütçe gelirleri bakımından. 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46.92 olarak gerçekleşmiştir. DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www. yatırım tutarı bakımından ortalama %0. 1993. Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir.45’e kadar inmiştir. Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir. tr).17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0. 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa. Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür.829. Yaman. Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. 63 iken 1994 yılında bu oran %1. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter . Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir. 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir.8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur. DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır.43’dür. 1986 yılında %1. DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir. Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bölgede işgücü arzı.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir).

1992 yılında faaliyete geçmiştir.gov. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar. İthal edilen mallar külçe çinko. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz. Bu konularından kiralama. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır. Kısa adıyla GAP. 11. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı. 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı. Trabzon serbest bölgesi 4. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır. bankacılık. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli. 1994’te ise 28 milyon dolardır. 1993’te ise 876. montaj. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba. alım-satım. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir.8 bin dolar. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle. ambalajlama. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli. demontaj. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. seyyar satıcılık. 11.pdf . 274 http://ekutup. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. bankacılık. 1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. demir ve saç.tr/bolgesel/keas-I. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır. kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. oto parçası. depolama. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. Faaliyet kolları depolama. paketleme.6. külçe alimünyum. naylon poşet yer almaktadır. Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. SONUÇ VE ÖNERİLER.dpt.

Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Ankara ( http/www. Ankara KELEŞ. Beta Basımevi. İkinci Baskı. Henri. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. . Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı. EKO-GAP (2000) Yıl. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. Ankara KIRBAŞLI. Türk Tarih Kurumu. TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı. .tr/bolgesel/keas-I. 2. . ERTÜRK. Uludağ Üniversitesi İkt. 1. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. F. DPT Yayını. Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. gov. Dergisi. Bursa. Mart. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları.un. Sayı. Ekin Kitabevi. Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. . Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. Master Plan Nihai Raporu. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla . T. Ankara MİLLS. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI. Foresman and Co. İllinois:Scott. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. 1. Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. Hasan. Ankara DİNLER. İmge Kitabevi. Ankara BERBER. . Cilt:XIII. 3. Ekim Kitapevi Yayınları. Basım. İstanbul İNAN A. tr/docs/T7-15). Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi. 1. Bası. DPT Yayını. ÇAVDAR. Sayı:1-2.pdf) 275 http://ekutup. İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. Malatya PİRENE. ve İda. mal. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh. Ankara KIRBAŞLI. Bursa. Zeynel (2000) Bölgesel İktisat. Anadolu Matbaacılık. Trabzon (www. Rana. Edwin S. 7. (1972) Urban Economics. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. İzmir TEKİNEL. . (1997) Kent Ekonomisi. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi. Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. F.gov. (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. NADAROĞLU. Sayı. Türkiye Ekonomi Kurumu. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. 6. İstanbul PAKSOY. A.pdf . . İletişim Yayınları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Fak. 1933. Baskı. Ekonomisi Uygulaması. Bil.dpt. Baskı.

Canpolat.. Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü). Doç. Yücel. şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu. 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği. Örneğin. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv.Coğrafya Bölümü 1. Fen-Edebiyat Fak. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. politik. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay. Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır. Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş. Dr.-XII. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv.gov. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X.dpt. Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. Maraş. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir.. yy) kurulduğu tahmin edilmektedir. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr. bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber.. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek.. Dr. Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik. Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. 1. Fen-Edebiyat Fak. Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir.. Yinanç . Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir. Fen-Edebiyat Fakültesi. Halep Vilayet Salnameleri.... Fakat. Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd. Akdeniz Bölgesi. 1973: 8. 13. bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir. (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş.tr/bolgesel/keas-I. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H.Doç.pdf . 1987: 103). coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz. (4 saat) kadar doğusunda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd.

13). Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir. 277 http://ekutup. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. 14-15). bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir. 1). günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri. 1987: 103). Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi.tr/bolgesel/keas-I. Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında. 1973: 8). şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç . Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. Yücel’e göre ise. şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat. Şehir. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir.gov. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a. sönük dönemler de geçirmiştir. Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. 9). şimdikinin yakınında bulunuyordu. ikinci yerinin Kara Maraş. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen. 2.Bu bilgiler ışığında bize göre.pdf . şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır. Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır. Bunun yanında. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. ilk çağların Kahraman Maraş’ı. bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir.dpt. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir.

Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır. ticaret ve pazarın geliştiği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117. Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. Maraş 42 mahalleli. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu.1. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen.1.2. iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . doğuda Turan ve Divanlı. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır. sahip bir şehirdir. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur. kuzeyde Fevzipaşa. 3. Cilt I 2.tr/bolgesel/keas-I. Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup. Asurlular.Elibüyük. Osmanlı Dönemi 2. yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır. Romalılar. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş. Bizanslılar. Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler.dpt. Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. Gürbüz.gov. 278 http://ekutup. 2001b: 189). Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir. Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş. Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz.3. Makedonyalılar. Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere. 2. şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır. sadece şehir nüfusuna değil. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir. Bu deftere göre. Bu dönemde Ulu Cami.pdf . yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir.3. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır. 2001a: 103). 2. 1995: 2). 1988: XXXII). güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden. Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra.

1891-1892 (H. 2 km eninde. 2001a: 107). yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. Gazipaşa. 11 ibtidaiye mektebi. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay. Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir.5 km) dır. 1892-1893 (H.1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır. 1 rüştiye mektebi. aba imal edilmektedir.1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz. 5470 hane. Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir. Yörükselim. 2. Maraş. 1906-1907 (H. 30 medrese.1310). seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir.1324) ve 1908-1909 (H. Yörükselim. Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında. Bunlardan 1871-1872 (H. 1862-1863: 586).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. 1 mevlevihane. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır. 1973: 164-169). 75 oda. manto.dpt. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir. Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır. 279 http://ekutup. Divanlı. Cilt I Evliyâ Çelebi. kuzeyde Mağralı. 2001a: 105). 1 kütüphane. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik. 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir. 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. 1985: 140-141-142). Yabancı bir seyyah olan Texeir. 1973: 176-177). Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış. çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. Gazipaşa. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi. Maraş XIX. 16 mescit. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. 42 mahalleli.3.1320). mescit.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır. Bu eserde.2. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde. Şehit Evliya. Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde. kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz. 30 cami.pdf . 1833 . Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3. Feyzipaşa. böylece şehir kalenin batısı. Kayabaşı. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda. bugünkü Yusuflar. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. Maraş’ta aktif bir endüstri vardır. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. 1832 yılında cami. Şehir. Kayabaşı. 20 islam mektebi. 10000 evli bir şehirdir. 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay.1309). Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. 1902-1903 (H. 1889-1890 (H.tr/bolgesel/keas-I. Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz.

Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş.4.4.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır.4.1. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi.1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur. Cumhuriyet Dönemi 2. Duraklı Kayabaşı. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur. dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir.4. Şehir güneyde Adana. 3. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş. İsmet Paşa. batıda Ceyhan Nehri. 2.pdf . Yenişehir. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy. Sakarya. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur.4. Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır. 280 http://ekutup. İsadivanlı. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir.2. Aslanbey.1957. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş. Gazipaşa. Hayrullah. 2. Belediye hali ve fuar.4. daha güneyde yer almaktadır. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. Hatta Odun ambarları.3. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş. Cilt I 2. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir. 2. Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır. Sütçü İmam. Gazi Antep. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın.gov.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Menderes. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. Şehir 1919 yılında önce İngilizler. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir.

tr/bolgesel/keas-I. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında. Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır. Hükümet. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan.dpt.10. Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri.. Cilt I 3. çarşı ve hanlar yer almaktaydı. Tarihi çarşı ve çevresi 5.3.pdf . derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m.2. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır.gov. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır. Dulkadirli Beyliği döneminde. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır. Şeyhadil. 3. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen. Şehirde. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır. Zübeyda Hanım. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır. Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir.5.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir. 3. zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3. bazı yerlerde ise 500 m.4. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır. 3. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş. Cahit Zarifoğlu. 281 http://ekutup.1. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. Trabzon. Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. Ankara. Sarayaltı.

ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup. Gazi Antep. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 3. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. 3. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. 4. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. sağlık ve spor tesisleri sosyo . Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz. Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu. Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde. güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır.7. Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze.Kültürel Alanlar Eğitim. sönük dönemler de geçirmiştir. Kayseri kara yolu kavşağındadır. Sosyo .tr/bolgesel/keas-I. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı. Kahraman Maraş. Cilt I 3.8. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır.gov.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır. Kahraman Maraş’a 9 ilçe. dini. SONUÇ Kahraman Maraş. Erkenez Çayı kenarındadır.dpt. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ahır Dağı’nın güney yamacında. Zamanla topoğrafik.9. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. 3. 2001b: 187). 3. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur.pdf . Batıpark Kapalı Spor Salonu. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde. Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır.10. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. 50 kasaba ve 528 köy bağlıdır. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay.6.

sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy. 2001).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz.MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız. Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi. Selçuk Biricik ve Korkmaz. Bu durum. Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir. batıda Ceyhan Nehri. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5. 2001: 63-64) incelendiğinde. Bu alan günümüzde daha da artmıştır. hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi. hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. 2001: . 1996: 15).gov. Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte. 283 http://ekutup. 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı.pdf .dpt. su baskınlarına karşı korunaklı. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz. Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen.0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir. Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. 2001. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup. Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil.5). şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür. tarihsel dönemde (MÖ 2100 .56). Cilt I önce batı ve doğu. 2002: 137). Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik.tr/bolgesel/keas-I. imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. Kahraman Maraş. ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi. Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi. Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır. Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır. 1995: 351).67). Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. s.

.183-194. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. (Çeviren Özbaş. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri. 1324. Cilt:6. Maraş'ta Etiler. Cilt:9. 1309. Sayı: 37. M. Korkmaz. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı. Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. 1318. Kahraman Maraş Valiliği. 1320. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. Gürbüz.pdf . 1302. Ankara. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. s. Taşdemir. 1288. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası. Tasvir Matbaası. 1312. Selçuk Biricik. H. Sami. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. Türk Coğrafya Dergisi. Cilt:11. KAYNAKÇA Atalay. Gürbüz. 1326. Türk Tarih Kurumu Basımevi. Mihran Matbaası.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. Akademik Araştırmalar Dergisi. Ankara. İstanbul. Kahraman Maraş. B. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3. 284 http://ekutup. Dizerkonca Matbaası. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Cilt:III. s. ve Korkmaz. 1310. Canpolat. (1995) “Elbistan”. M. 1322. İstanbul. İslam Ansiklopedisi.53-82. s. A. Sayı:12. İş Matbaası. İstanbul.tr/bolgesel/keas-I. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2. Afet İşleri Genel Müdürlüğü. 1313. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Marmara Coğrafya Dergisi.gov. İstanbul. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. Yıl:3.dpt.. (1316) Kamusul Alâm.131-141. İstanbul. Halep Vilayet Salnamesi. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır. Kahraman Maraş. Türk Coğrafya Kurumu. Ş. Gürbüz. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. Kahraman Maraş Valiliği. M. İstanbul. İstanbul. İndeks. Sayı:3. M. 1307. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. Cevdet Paşa. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır. M. S.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası.1-3. s. 1286. H. Cilt:1.

Seri. Tar. Nu. s. R.pdf .68. (1989) Dulkadir Beyliği. Yay. Yay.5.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. No. Cilt:I-II.H. ve Uyg. Türk Tarih Encümen Mecmuası. No:1. “Maraş Emirleri”. Ankara.dpt. Ankara 285 http://ekutup.Mer.VII. VII. Elibüyük. M. Ankara. Türk Tar. Kur. Onbirinci Sene-1 Eylül. Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563).283-289. Türkiye Çevre Vakfı Yayını.gov. Ens.108.. AKDTYK. Arş. R. Yinanç.tr/bolgesel/keas-I.Dizisa. M.. Ankara. Türk Kült. (1987) Türkiye Coğrafyası. T. Yay. Ank. Yücel. Osm. Yinanç. Yinanç. Üniv. Arş.

Geographiesche Institut. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO.959. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre.000’in üzerindeydi ve Roma. Christop JENTSCH Universität Mannheim.6%’sında hasar tespit edilmiştir. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1. Osmanlı döneminde de liman.453. Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir.dpt.Ö. 286 http://ekutup. Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. Şehrin bugünkü yerinde 1. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur. tersane olarak varlığını koruyan İzmit. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir. Meryem HAYIR ve Professor Dr. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır.gov.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır. 4.pdf .413. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi. Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 8. GİRİŞ İzmit şehri M. yy. Kocaeli’nde yer alan konutların 70. Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr.yy.

16 firma tamamen (%5). Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür. depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir.453.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir.E (28. 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999). KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları. D. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO.dpt.gov. Cilt I 2. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95).10.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Toplam üretim kaybı 234. gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur.413. Hasarlı firmalardan ise. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır. Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı. 28. Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur. 1999. 51 tanesi büyük ölçekli. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir. Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır.tr/bolgesel/keas-I.959.3 milyar TL hesaplanmıştır.11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402.10.5 milyar Türk lirasıdır. bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir.İ. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür.pdf . Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167. 287 http://ekutup.

Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir. Bunlardan 60 kişi teknik personel. Bunların 107 tanesi teknik personel. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir.pdf . 1999. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir.b. 1999. Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO. Besin Sanayii Deri/Tekstil v.b. Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v.tr/bolgesel/keas-I. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar. 356 tanesi işçi. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur. 137 kişi işçi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır.dpt.) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO. Ayrıca. 25 kişi ise idari personeldir. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO.gov.

1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup. Fransa. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Makedonya. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir. A. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. Belçika. Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı. Hollanda. Almanya.pdf . öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince. İsrail ve Suriye gelmektedir. Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur. Yunanistan.D. İtalya.. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir.8’i dır. sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1). Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir.gov.B.tr/bolgesel/keas-I. İngiltere. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz.dpt. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir. İspanya. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1. Romanya. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler. Rusya.

Çenedağ. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir. 2002 (Kocaeli il yıllığı. İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. Karabaş. DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi. Cilt I 3. Burada yer alan mahallelerden Yavuz.pdf . Şirinpaşa. İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir.(Harita 2).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir.dpt. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir. Dumlupınar. Mehmet Ali Paşa.gov.tr/bolgesel/keas-I. Deniz. Kozluk. İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur. Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir.) 290 http://ekutup. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır. 1974 ve İTÜ.

9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38.3 100 Kaynak: DİE.E. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2.pdf .4 0 1.. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir.b.10.1 İş 7. 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61.2 Diğe r 8.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v.5 4.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89.dpt. 0.2 2.2 0. Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 Bilinmeye n 7.2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim. 13 D. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2. Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir.gov.İ.8 Misafird i Gitti 20.9 Toplam 100 Kaynak: DİE.tr/bolgesel/keas-I.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup.3 Eğitim 12. Haber Bülteni (28.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10. (Tablo 3).1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır.

prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir. Deprem sonrasında %11. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır. konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır. Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81. 1999.5 6. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir.6 Akraba Yanı 3. Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22. 292 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz.8 oranında evlerde. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır.4 İş Aramayanlar 11.pdf . Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken. Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken. 1999. %24. Çadır kent dışında kalanlar ise %40. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir. Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur.8’dır.8 4. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9).dpt.2 oranında çadır kentlerde. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE. %7. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36. Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir.4 Kaynak: DİE.3 23.9 Kaynak: DİE. Deprem okullarda olduğu gibi.7 3. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61.9 3. 1999.1 Parasız Yatılı Okul 7. hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır.5 olmuştur. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11).6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70.

Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır.dpt.tr/bolgesel/keas-I. farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır.3 orta hasar.4 dür.8 Orta Hasarlı 20.8 Bilmiyor 6. %25.2.5 oranında zarar görmüşlerdir. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%). Bu oranlar İzmit merkez ilçe için.93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7. İlde yer alan beyaz eşyalar %45.3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup. Sağlam konut oranı ise burada sadece %18.87’dir. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan. 1999. hiç zararsız %24.45 orta hasarlı %22. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır. Bu oran DİE’ye göre %22.1 dır. Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur.6’sı ağır hasarlı. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır.gov.pdf . Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15. DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%). Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse. Mobilyalarda %55.8’dir.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ağır Hasarlı 51. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir.6 Hasar Yok 22. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir. Ağır hasarlı (enkaz) %22.4 Toplam 100 Kaynak: DİE.72 ve az hasarlı %20.7 Hafif Hasarlı 13.95. Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur. Ekonomik ve Sosyal Durumu.1 Hasarsız 14. İzmit önümüzdeki dönemlerde. 1999 4.9 dur. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir. %27. Hasar Var 70.3 Bilinmeyen 0.

2001: 166).dpt. Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir.4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11.pdf . İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir. İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir.2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler.3 iken.8’dir. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir.tr/bolgesel/keas-I. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70. 294 http://ekutup. %17. Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK. 2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88.5’i ise soruya cevap vermemişlerdir. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler.9 dur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39.8 ise işlerini kaybetmişlerdir. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21.gov. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler. %1.(İKK. yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir. Derince’de %23’tür. İzmit halkının %6.4’ü yer değiştirme konusunda kararsız. Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31.2’lik kısmı eski işlerini korurlarken. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13). Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir. Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır.3’ü evde kalabilmektedirler.

6 0.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 26.8 6.dpt.4 15. Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G.doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5).0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18. 295 http://ekutup.1 Kaynak: İKK.8 17.3 12. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18.3 dür.2 0.8 0.2 100 16.1 5.7 21. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.6 12.8 1.9 13.pdf Ko ca el i- .7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir.gov. Bu oran %33.6 10. İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler.8 0. Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir.1 15. Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.7 0.3 13.4 2.1 0.6 11.4 13. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur.2 13.9 0. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16. Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler. 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK.1 0. Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir.2 2.

3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27. Bu konut alanının 296 http://ekutup. Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir. Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır.6’dir.dpt.gov. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler.8’le birinci sırada gelmektedir.tr/bolgesel/keas-I. İzmit’te ise halkın %18. Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar. 5. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i. Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır.pdf . Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Yüksek gelirlilerde %39. buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir.

dpt. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır. 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir.pdf . Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır.gov. Kaynak: Hayır.tr/bolgesel/keas-I. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü. Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken. (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır. 2002: 96 297 http://ekutup. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır. Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Kaynak: Hayır.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 2002: 97 298 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı.gov. 2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı. Kaynak: Hayır. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir.M.

72 220994. Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir.dpt. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır. Cilt I 6.pdf 299 . 1. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G.56 480733. 5. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır.19 421469. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır. eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur.94 363607. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır. Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.34 654107.13 305185.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200.47 505782. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması.97 http://ekutup. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır.31 104846. Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır.gov. Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir. 2. 3. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır.39 570696.44 400697. ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır. Bunun sonucu olarak yeni İzmit.5 238001 947454 70474. 4. Bu doğrultuda.tr/bolgesel/keas-I. Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir.

57. HÖHFELD. Jg. ss.dpt.88 1066378. 26. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG.gov. RITTER.38 446434.Haber Bülteni (28.81 301764. H. M. Verlag Ferdinand Schöningh. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica.Region (Türkei). Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte.75 862935.36.38 427505. DİE.pdf .75 4677351. Heft 3.10. Burkhard Braunschweig.88 260619. Erdkunde. Westermann Schulbuchverlag GmbH. EGGELING. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları.10.Marmara. Bochum.26 KAYNAKLAR DİE.9. Reinhard (1969) İzmit.5 1611876 1455230.66 176318 1924372.Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (28. Geographicshes Rundschau.Yayınlanmamış Çalışma.25 1045270. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S. ss. Ankara.81 1719633.Ü.tr/bolgesel/keas-I. Jahrgang 31. 268-285 300 http://ekutup.38 587442. HAYIR. Jg. Baiheft 3. Paderborn HOFMEISTER. Heinz (1989) Stadtgeographie. DİE.78 276339. GÖÇER. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.72 773388. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili. Meryem (2002) Siedlungs. Z.92 25891881.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi.177-196 STEWIG. Geogr. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi.S147-156 GÖNEY. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch. İ. Yayınlanmamış Tez.94 125398. Nordwestanatolien.8. İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24. (1993) Stadtgeographie. Raumforschung und Raumordnung.63 112663.1999 KSO.13 787259. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445.

Teil1: Entwicklung bis 1950. 103.1999.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .tr: T. Die Erde. Jg. STEWIG. die@gov. 21-47.gov. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG. ss. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Değerlendirme Raporu.tr/bolgesel/keas-I.8.Coğrafya Dergisi. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität.dpt. ss. Sayı 22. 10. 31. 93-97. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler. STEWIG. Gesonderte Auflage von. 301 http://ekutup. İzmit. Staatliches Statiken Institut. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei.C. R. Teil2: Entwicklung 1950-1980. 18-19. TUNCEL. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. Teil2: Entwicklung 1980-2000. H. Cilt I STEWIG. Nr.1. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”.Ü. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. İ.

ülkemiz ihracatının ise %42. Böylece. 1950 yıllarından sonra. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi. Oysa.gov. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir. Bizim bu çalışmamız.644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır. önce özel sektör. Bu doğrultuda. toplam büyük sanayi içinde %4. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz. 2000 yılını seçmemizin nedeni. Dr. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır.5’i (547. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir. 1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır.pdf . Bilindiği gibi. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır. devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye. ihracata da başlayan Türk Sanayi. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof.5 gibi küçük bir paya sahiptir.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48. 1991 yılında ikinci 250 büyük. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya. daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. Bu gelişmenin bir sonucu olarak. 15 302 http://ekutup. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu..2’si. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir.dpt.

411.494 11.684.1 11.644 100.2 0.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman.gov. Ege.8 2. Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar.8.955 52. Karadeniz %4. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.717 36.0 11. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise.928 508. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57.6 25.2 Çalışanlar Sayısı 224.0 12.3 6.933 % 55.5 48.080 Kaynak: İSO.080 42.6 8.955 100. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2).3 14.483 2.1 6.03 Katma Değer (Milyar TL) 6.2 İhracat (Bin % USD) 27.0 6.906 57.9 4.7 2.411.871 191 % 41.903.7 7. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir. DİE.192.7 9.6 15. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.604 47. sırasıyla Akdeniz %6.2’lik paya sahiptir (Şekil 1. 2001: 108-137.1 4.736 128.4 1.774. 2000.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23.dpt.298 1. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir.0 0.0 34.772 1.0 0. işçi sayısı.978 547.927. 2000: 108-137.5 4.748 187.0 1. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0.128.883 471.534 124.759.pdf .0 547.2. 1.927. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu.838 3.364 820.9 Kaynak: İSO.0 4.466 547.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.0 100.1 4. Akdeniz.8 12.950.5 Çalışanlar Sayısı 1. Bu bilgiler bize.117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır.1 100. 303 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Bu bölgeyi çok geriden %15.867 % 66.131.2 7.932 870.02 İhracat (Bin USD) 7. Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup.408 47. Karadeniz.215 39.4 14. Harita 1).644 % 51.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

gov.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.4 Marmara Bölgesi %57.0 Ege Bölgesi 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0% Karadeniz Bölgesi %4.0 Akdeniz Bölgesi %6.2 İç Anadolu Bölgesi %15.pdf . Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.dpt.8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.

Çanakkale. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için. Kayseri. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle. Bu il. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir.Ş. Kırşehir. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir. 305 http://ekutup. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır. İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A.pdf . Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A.gov. Nitekim. Denizli. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın. bölge içinde olduğu kadar.dpt. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir.Ş.Ş. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir. Bölgede bu dört il dışında Sivas. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır. Türkiye Şeker Fabrikaları A.. bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Niğde. Kırklareli ve Edirne’dir.. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır. Nitekim. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır. Nitekim bu il. Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i.tr/bolgesel/keas-I. Bölgenin diğer bir özelliği. Bu iller başta Balıkesir.

Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır. Başta tekstil olmak üzere. Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır. Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir.pdf .dpt. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır.526 3.5 299. Sivas. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir. Kahramanmaraş. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere. Ege. Tokat.tr/bolgesel/keas-I. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir.3 İç Anadolu 18 58 138. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır.905 54. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber. Amasya. 2001: 108-137. Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın.213. Samsun. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır.661 100. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Antalya.4 22. Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır.4 32.3 Karadeniz 6 19. Ege bölgesinde Denizli.3 3. Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir.702.089 36.2 6.419 17 355.2’si (31 tesis) devlete aittir.229 6. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19. Ordu. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup.372 0.6 Akdeniz 1 3. Bu nedenle. Çorum. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6.658 72. Bartın’da da birer tesis vardır.827 34. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır.0 875.111. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3).465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100.182 10. Rize.748 100.2 164.243 39 321. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur.4 14. Bu iller dışında Trabzon. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere. Mersin.058 7.gov. bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul.3 2.3 90.563 100. Yukarıda da belirtildiği gibi.0 Kaynak: İSO.0 5. Giresun illeri önemlidir.0 191. Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge. %20’ye yakın payla (6’şar tesis).

%6.2’lik bir payla (187. ikinci sırada %34.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup. %7.6 Ege Bölgesi %7.gov.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224.2 ile Doğu ve %0.pdf . Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8.dpt.3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4. Harita 2).2 Doğu Anadolu Bölgesi %0. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8.7 Akdeniz Bölgesi %6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3’le Ege.748 kişi) iş olanağı bulurken.6 ile Akdeniz. %2. Cilt I görülmektedir.03 Marmara Bölgesi %41.7 oranında bir payla Karadeniz.3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.

Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu. Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere.dpt. Çünkü. 308 http://ekutup. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır. Sakarya. Daha önce de belirttiğimiz gibi. sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas. Marmara’da. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır. Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu ili çok geriden Bursa. Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir.gov. başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir.pdf .tr/bolgesel/keas-I.

pdf . Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir.02 İç Anadolu Bölgesi %25.7 Marmara Bölgesi %55.4 Akdeniz %4. İkinci sırada %25. Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin.4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1. Karadeniz %4.1 Karadeniz Bölgesi %4. 3.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir.1 Ege Bölgesi %9. Harita 3).1. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4.02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6. Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir.1.6 oranla birinci olduğu görülür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman.dpt.tr/bolgesel/keas-I.6 309 http://ekutup. yine Marmara bölgesinin %55.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0. Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0.gov.

Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir. Tesis sayısı.tr/bolgesel/keas-I. 4. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14. Harita: 4). Denizli ve Manisa. Güneydoğu Anadolu%1. Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz.gov.1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın. Marmara bölgesinin payı %66. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman.3’tür. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır.dpt.1. Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir. 310 http://ekutup. Akdeniz bölgesi %6. Diğer bölgelerden Ege’de İzmir.9. Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir.pdf . Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır. İstanbul özel sektör ağırlıklı. Akdeniz’de Adana ve Mersin.7’ye çıkmaktadır. Konya. Ankara’yı çok geriden Kayseri. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir.

1 İç Anadolu Bölgesi %7.pdf . Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.3 Marmara Bölgesi %66.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 Ege Bölgesi %14.1 Akdeniz Bölgesi %6.0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.7 311 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.dpt.

katma değerin %52.5’ini. Oysa. toplam büyük sanayimizin içinde %4. toplam çalışanların %48. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir. Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır. bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır. toplam tesislerin %57.6’sını. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir. katma değerin 312 http://ekutup.pdf • . Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi. İç Anadolu’da Ankara. çalışanların %41’ini.gov.dpt. Fakat. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Nitekim.2’sini ve ihracatımızın %42.9’unu elinde bulundurmaktadır. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır. 2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır. Ege bölgesinde İzmir. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu.

3 ve ihracatın %78. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. H. Sayı: 21. H. (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir.2. Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73. Enst. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. Bu bölgede İstanbul. Ankara. (1995) Gelişimi. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi. katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Yay.gov. E. İstanbul.pdf . ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6. Ankara Üniv. S. Cilt I %55. İstanbul. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. Yıl XVII. İzmir. M.çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir.6’sını. E.2. İstanbul. Ankara. Tümertekin. (Basılmamış Doktora Tezi).6’sı. No: 22. Enst. Kara. Yapısı ve Dağılışı”. Ankara Üniv. katma değerin %42. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu. Yay. Denizli Sanayi Odası Yayını. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. 313 http://ekutup.4’ü. Coğ. İstanbul. Basımevi. S. özellikle bu bölgede İstanbul ili. H. (1969) Sanayi Coğrafyası. pp. Tümertekin. : 1282. Ayrıca Marmara bölgesi. Ankara. Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar. Özgüç.7’sini tek başına elinde tutmaktadır. “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66. 3.8’i tek başına İstanbul iline aittir. Sosyal Bilimler Dergisi. 63-88. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii. (1982) Çukurova’da Endüstri. ihracatın %66.dpt. (2002) Çorum İlinde Endüstri. Fırat Üniv. İst. Yılmaz. Üniv. E. N. Ege Üniv. DTCF. (Basılmamış Doçentlik Tezi). (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”. Tümertekin. Özel Sayı. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. Karaboran. İst. C. Üniv. (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kara. Mutluer. işçi sayısının %67. Bil. M. Sos.

öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir. Dr. Bu çalışmada durağanlık kavramı. Bu durumu ortaya koyabilmek için. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. Dr. Modelde yer alan değişkenlerin. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller. kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme. Bu çalışmada Marmara. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd. GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır.. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse.Doç. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu.pdf . 314 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dickey-Fuller. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği. Balıkesir Üniversitesi. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek. Balıkesir Üniversitesi. 2. Bandırma İİBF 1.dpt. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir.gov. 1979. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir. Dolayısıyla. 1981).out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.. Son yıllarda. uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde.tr/bolgesel/keas-I. İkinci olara. impulse response fonksiyonları yer alacaktır. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır. zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir.

1990). Buna göre. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression). Değişkenler. İkinci olarak. Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır. Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. 2002) alınmıştır. 1990). Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius. EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen. kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. Kointegrasyon ilişkisi. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini. seviyelerinde birim köke sahip olan. ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir.gov. bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları. 1988. Tablo 1’de 315 http://ekutup. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir. ADF test sonuçlarına göre. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise).pdf . 3. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir. Değişkenler. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır. Johansen ve Juselius.dpt. 1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. zaman serileri modellerinde. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). Zaman serisi kullanılan regresyonlar. Cilt I Bu çalışmada. vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır.tr/bolgesel/keas-I. yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir. c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda).

Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir. Bu sonuçlara göre.0000 Sabit -19.5341 [0.608 [0. Cilt I gösterilmiştir.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1.0000 Sabit -20.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11.001] ** r=1 4.dpt. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir.371 – 0. Böyle bir sonucun ortaya çıkması.out) bir etki yapmaktadır. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir.000] ** 5.0000 -1.0000 -1.24309 1. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir.48690 1. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1.24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20.088} 30.35060 LEPU 0.0892 [0.238] Dolayısıyla.195 + 0.1065 [0.485 [0. değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir.27543 1. 1999) kaynaklandığı belirtilebilir.tr/bolgesel/keas-I.390 {0.gov. 316 http://ekutup.2839 LMPU -0. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19.409] 3.058 Ege Bölgesi LEGDP 1.pdf .153 -6.27543 (5) Yukarıdaki 3.573] (* ve **) Parantez içindeki değerler.0000 Sabit -11.153 – 0.371 20.9686 LAPU 0.0000 -0.195 9. Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Likelihood Ratio (LR ) Testi.

gov. 0- . ) n qe U P M L( P D G M L 00.0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. 02 0. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir. Cilt I 3.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir. 10. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. 03 0. 04 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır.1. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. 05 0. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. Öte yandan. GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır.

0 00.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20.dpt. 02 0 .gov. Impulse Response Fonksiyonu. 0- .02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3.tr/bolgesel/keas-I.01 LEGDP (LEPU eqn) 0. 03 0 .0 1 0 . Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0. Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup.0 10.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 04 0 .01 -0.00 -0.

Evidence From Greece”. E. 33-46. (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money. and Fuller. S. August . K. Bununla birlikte.1-30. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır. Erciyes Üniversitesi İ. 319 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Elde edilen sonuçlara göre. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. (1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”. Ankara. Dergisi. 231-254. September 171-188. Johansen. Osterwald.844.H. Cilt I 4. and Juselius. 1057-1072. 121-129.F. M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. Dickey.gov. S. Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. Özdemir. kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. K. 15-4.C. 52 (2). Journal of Economic Dynamics and Control. W. SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara . (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root. K. Winter 1995. 17(1). Mamatzakis. Ghali. Sayı: 15. A. A. DPT (2002). (2001) “Public Spending and Private Investment. (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?. Erenburg. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır.B. 169-210. M. Türkiye.pdf . June. ayrıca. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. Johansen.İ. 12 (2/3).”Journal of Macroeconomics. 30. 837. and Wohar. KAYNAKLAR Aschauer. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”.tr/bolgesel/keas-I. D. (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”.Lenum. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.” Journal of Monetary Economics. International Economic Journal. 1950-2001. S. D.” Econometrica. Bu sonuçlara göre. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır. Oxford Bulletin of Economics and Statistics. 461-472.dpt. A. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir. Applied Economics.

pdf .tr/bolgesel/keas-I. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır. 2. Bursa. Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise. diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır. İstanbul.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir. Grv. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır.. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir. Bu çerçevede öne sürülen tez.dpt. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır. Tek bir dünyada yaşanıldığı. Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr.gov. Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir. Kocaeli. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı. Uludağ Üniversitesi. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir.

2001: 368). Waters’a göre küreselleşme: sosyal. Waters. globalleşme süreçlerinde kültürel küreselleşmeye daha çok önem vermektedir fakat küreselleşmenin motoru olarak kapitalizmi ve ulus devlet krizini görmektedir. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır. Bu nedenle. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir. Burada Waters’ın küreselleşme tanımlaması kullanılacaktır. Tüm bu gelişmeler. rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir. Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin önüne geçebilmek adına kentler ve bölgeler birbirleriyle sürekli bir yarış halindedirler. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin küresel ilişkiler ağının dışında kalmaları ve dolayısıyla bu ilişkiler ağının doğurduğu refahtan pay alamaması sonucunu doğurmaktadır. Cilt I mümkündür. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır.gov. Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. kentler ve bölgeler önem kazanmaktadır (Eraydın. Mekanın yeniden yapılanması ise. Buna göre. Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup.dpt. Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. 1998: 139). sermaye yeniden bir yapılanma sürecine girmiştir ve bunun neticesinde de modern dönemlere ait olan dünya düzeni yeniden şekillenmektedir. Küreselleşme. bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır. Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar. ekonomik açıdan ana birim olarak yerel birimler. Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır. ekonomik ve kültürel düzenlemeler içinde mekanın (coğrafyanın) etkisinin giderek azaldığı ve bireylerin bunun farkına varma düzeylerinin arttığı süreçtir (Aslanoğlu.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle. Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir. Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir. Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte.

Bu kentlerin ortaya çıkışı çok farklı değişkenlerle açıklanmakta ve tanımı da buna göre farklılaşmaktadır. 322 http://ekutup. Kentler arası hiyerarşide konumsal ve ekonomik açılardan üst noktada bulunan kentler dünya düzeyinde gerçekleşen bir kontrol sürecinde işlev görmektedir. Bu kentler “… uluslararası ticaret ve bankacılık için merkez olarak uzun tarihleri arkasında dört yeni rol bağlamında kurgulanmıştır: ilk olarak. 1987: 62). kentsel hiyerarşi sistemin tepesine oturarak gücün üretildiği yer konumuna sahip olurlar. Dünya kentlerinin küreselleşme süreçlerinde yerlerinin ve işlevlerinin açıklığa kavuşturulabilmesinde söz konusu kentlerin konumlarının anlaşılması önem taşımaktadır. üçüncüsü.tr/bolgesel/keas-I. Kentsel hiyerarşik sistemin en üst noktalarında yer alarak. Bu arada finans ve belirli hizmet endüstrileri kentsel sosyal ve ekonomik düzenlemeleri yeniden yapılanmıştır. Sektörel istihdam yapıları. ‘dünya kenti’ olarak hangi kentleri kabul edebileceğimiz konusunda ve bunların küresel düzlemde işlevleri ile ilgili olarak bize bir pencere açmaktadır. 1998: 113). Kentlerin önemsizleşerek yoksulluğa mahkum olmama adına söz konusu bu hiyerarşik yapılanma içersinde yer alabilmeleri onlar için oldukça önemlidir. sivil toplum kuruluşlarının. En geniş düzlemde etkili olan kentler. bu kentlerde yaşayan yöneticilerin. sermaye sahiplerinin. Cilt I yaratabilecekleri ortamı oluşturmak için düzenleme mekanizmalarına ihtiyaç vardır (Eraydın.gov. Sonuçta kentin yeni bir çeşidi una liderlik eden ortaya çıkmıştır.” (Sassen. devletin mali kapasitesinin üzerinde sosyal maliyetler yaratmaktadır. küre üzerinde en geniş düzlemde etkili olan kentler “dünya kenti” olarak adlandırılmaktadır. halkın ve nihayetinde merkezi devletin sergileyecekleri işbirliğine bağlı olarak şekillenecektir. Bu kentsel hiyerarşi sisteminde yer alan kentlerin sayısı oldukça azdır. ikincisi lider ekonomik sektörler olan imalat. dünya ekonomisinin organizasyonunda yüksek bir şekilde yoğunlaşmış kontrol noktaları olarak. gerek uluslararası göç konusunda odak noktaları olarak öne çıkmaktadır. Küresel sermayeyi çekebilecek alt yapıya sahip olan kentler giderek dünya kent hiyerarşisinde yerlerini alacaktır. Sassen ise.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. nüfusları. Dünya kentlerinin küresel kontrol fonksiyonları kentin yapısında etkin bir şekilde yansıtılır. Bu kentlerin fonksiyonlarındaki bu değişmeler kentsel formda ve uluslararası ekonomik aktiviteler üzerinde bir büyük etkiye sahiptir: kentler geniş kaynaklar üzerinde kontrolde yoğunlaşmışlardır. Dünya kentleri gerek iç göç. Börnekler New York. globalleşme süreçlerinde dünya kentleri olarak adlandırılan kentler için yeni bir stratejik rol oluştuğunu ve bu rolün global etkileşim ve bu şehirlerin mekansal dağılımın bir kombinasyonundan meydana geldiğini vurgular. sosyal sınıf kutuplaşması gibi sanayi kapitalizminin çelişkilerine sahne olmaktadır. mekansal dağılımları bu global işlev çerçevesinde anlaşılabilmektedir (Aslanoğlu. Dünya kenti kavramlaştırması ile ilgili olarak Friedman’ın dünya kenti hipotezi önemli bir yere sahiptir. bunların hangisinin başarılı olacağı. Londra ve Tokyo’dur. bu lider sektörlerde yeniliğin üretimlerini içermeleri açısından.pdf . Fakat. dünya kenti hipotezi şu