Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yayın ve referans olarak kullanılması Devlet Planlama Teşkilatının iznini gerektirmez.
Bu yayın 1000 adet basılmıştır . Elektronik olarak 1 adet pdf dosyası üretilmiştir.

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

CİLT I İÇİNDEKİLER Sunuşlar
• • Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Ahmet TIKTIK. .............................................................iii-v Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hasan KAZDAĞLI ...................................................vi-viii

Sempozyum Düzenleme Kurulları
• Düzenleme Kurulu ............................................................................................................................. ix

Sözlü Bildiriler (Soyadı Sırasına Göre)
• • • • • • • • • • • • • Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği, Sacit Hadi AKDEDE ve Fuat ERDAL1-8 Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP), Deniz AKKAHVE..................................... 9-15 Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi?, N. Oğuzhan ALTAY, Aydanur GACANER ve Nazif ÇATIK........................................................................................ 16-42 Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri, Hakan AYGÖREN ve Tülay AYGÖREN .................................................................................................................................. 43-57 Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı, Nurettin BİLGEN..................................... 58-69 Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar, Yakup BULUT .............. 70-90 Türkiye’de Kentsel Büyüme Ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri, M. Kemal DEĞER ve Ö. Selçuk EMSEN .................................................................................................. 91-102 Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi, Necati DOĞRU ................................ 103-113 Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi, Gözde EMEKLİ.................................................................................................................................. 114-125 Bölgesel Kalkınma Kavram, Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler, Ayda ERAYDIN................................................................................................................................ 126-146 Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel Ve Kentsel Gelişme, Hüsnü ERKAN........................................................................ 147-159 İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği), Feyzullah EROĞLU, Ayşe İRMİŞ ve Bilge AKÇA................................................................................. 160-170 Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri, Uğur ESER ..................................................... 171-175

i

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

• • • • • • • • • • • • • • •

İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler, Kenan GÖÇER .................................................................................................................................... 176-188 Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri, Alparslan Şahin GÖRMÜŞ 189-200 Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler, Hüseyin GÜL...................................................... 201-219 Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri, Yaprak GÜLCAN ve Ceyhan ALDEMİR ................................................. 220-232 Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde GirişimcilikYenilikçilik, Fatma GÜNDOĞDU........................................................................................... 233-246 Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri, A. Yılmaz GÜNDÜZ............ 247-275 Kahraman Maraş’ın Kuruluşu, Gelişimi ve Mekansal Analizi, Mehmet GÜRBÜZ, Ersin Kaya SANDAL ve Murat KARABULUT ............................................................................... 276-285 Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri, Meryem HAYIR ve Christop JENTSCH .................................................................................................................................................. 286-301 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri, Önemi ve Bölgesel Dağılışı, Hamdi KARA........................................................................................................................... 302-313 Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi, Erdal KARAGÖL ve Kerim ÖZDEMİR................................................................................................................................ 314-319 “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış, Elif KARAKURT ...................................... 320-336 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları, Taner KAVASOĞLU...................... 337-347 Bölgesel Kalkınma Ajansları: Türkiye Üzerine Öneriler, Serap KAYASÜ ve Suna Senem YAŞAR348357 Yeni Ekonomi Anlayışı İçinde Kurumsallaşma: Kurumsal Ekonomi ve Yönetişim, Serap KAYASÜ ve Uğraş DOYDUK ...................................................................................................................... 358-363 Yığılma Ekonomileri, Ümit KIYMALIOĞLU ........................................................................ 364-374

ii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

SUNUŞ Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlama etkinlikleri çerçevesinde Pamukkale Üniversitesi ile birlikte Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumunu Denizli’de düzenlemekten kıvanç duymaktayız. Üniversitelerimizle birlikte etkinlikler düzenlemek, il ve bölge kalkınmasında birlikte fikir üretmek ve üniversitelerimizin çalışmalarından yararlanmak bizim temel politikamızdır. Bilindiği gibi, Planlı Kalkınma döneminde; makro, sektörel ve proje planlaması aşamalarından oluşan bir planlama yaklaşımı benimsenmiştir. Bu yaklaşıma, bölgesel gelişme ve bölgelerarası gelişmişlik farklılıklarının azatılması politikaları entegre edilmeye çalışılmıştır. Bölgesel Gelişme Politikalarının araçları olarak da kalkınmada öncelikli yöre uygulamaları ile bölgesel gelişme planları kullanılmıştır. Ancak, uygulanan araçlarla bu politikalarda istenilen düzeyde bir başarı elde edildiğini söylemek güçtür. Kalkınmada öncelikli yöre kapsamının çok geniş tutulması, bu yörelere yönelik politikaların etkinliğini önemli ölçüde azaltmıştır. Diğer taraftan, hazırlanan bazı bölge planları ise istenilen düzeyde uygulanamamıştır. Küreselleşme sürecinde, dünyada yaşanan değişimler çerçevesinde; Bugünkü Planlama yaklaşımımız ne olmalıdır? Yerel potansiyelimizi nasıl harekete geçirebiliriz? Rekabet gücümüzü nasıl artırabiliriz?

- Acaba her bölgenin rekabet edebileceği bir alan var mıdır? gibi soruların cevabının daha kolay verilebileceğini düşünüyorum. Küreselleşme süreci; Ulus Devletlerin kendi aralarındaki bölgesel bütünleşme hareketlerini hızlandırmış, Ulus Devletlerin yerel yönetimlere verdikleri önemi artırmış, alt bölgelerin Dünya sistemi ile doğrudan

Gelişen teknoloji ile birlikte, bölge ve etkileşim içerisine girmesini sağlamıştır.

Benzer şekilde, sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş ile birlikte, gerek bölge tanımı ve gerekse bölgesel gelişme alanındaki yaklaşımlar değişmiştir. Günümüzde; küçük ölçekli işletmeler, sürdürülebilirlik, katılımcılık ve her bölgenin kendine özgü potansiyelleri, kalkınma anlayışına yenilik getirmiştir. Bu doğrultuda, yörelerin bilgi toplumunda rekabet edebileceği prensibini benimseyen, mekansal sürekliliğin geri planda olduğu, strateji ağırlıklı planlar önem kazanmaya başlamıştır. Yukarıdan aşağıya, yani merkezden yerele, planlama yaklaşımının giderek önemi azalmıştır. Biz de bu değişim çerçevesinde merkezden yerele makro planlama çalışmaları ile aşağıdan yukarıya planlama çalışmalarını entegre eden, bizatihi yöre halkının katılımıyla gerçekleştirildiği ve ulusal

iii

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

stratejilerimizle uyumlu yaklaşımları benimsemek durumundayız. Bir anlamda “etkileşimli planlama”yaklaşımına doğru bir dönüşüm yaşadığımız söylenebilir. Yerel düzeyde, bir yörenin kalkınması için, belirli hedef ve stratejiler doğrultusunda; katılımcı bir anlayışın benimsendiği, proje üreten ve bu projeleri sahiplenen, yapılar oluşturmak durumundayız. Bu çerçevede merkezi ve yerel düzeylerin işbirliği ile yeni kurumsallaşma arayışlarımız devam etmektedir. Yeni planlama yaklaşımı, yeni ve daha etkin bir kurumsal yapılanmayı da gündeme getirmiştir.Bu kapsamda en önemli gelişme Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulması yönünde sürdürülen çalışmadır. İdarenin bütünlüğü ve yerinden yönetim ilkesi çerçevesinde; - Bölgesel stratejiler oluşturmak, - Yerel potansiyelleri harekete geçirmek, - Özel kesim ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini gerçekleştirmek ve bu çercevede koordinasyonu sağlamak, - Performansa dayalı kaynak tahsis etmek ve - Ekonomik ve sosyal uyum çerçevesinde AB fonlarının kullanımını sağlamak amacıyla Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacaktır. Yöre potansiyellerin harekete geçirilmesinde planlama ve kalkınma kültürünün yerele yayılmasında önemli görevler üstlenebileceğini düşündüğümüz Bölgesel Kalkınma Ajansları, Avrupa Birliğinin de üzerinde önemle durduğu bir husustur. Politika oluşturmada, kalkınmanın en önemli stratejilerinden biri, kamu ve özel kesiminin doğrudan katılımı ile ortak bir uzlaşma noktasına ulaşılması ve bu çerçevede hem kamu, hem de özel kesim tarafından, bu politikaların uygulamaya konulmasıdır. Uygulamaya konulan program ve projelerin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu politikaların uygulanması kadar önemlidir. Bu şekilde, başarılı uygulamaların tespit edilerek, benzer özellik gösteren bölgelere aktarılması, politikaların başarısını artıracaktır. DPT Müsteşarlığı olarak, bu anlayış çerçevesinde çalışmalarımızı yürütmekteyiz. Geliştirmekte olduğumuz yeni bölgesel gelişme anlayışında KOBİ’lerin öncelikli bir konuma sahip olacağını da vurgulamak isterim. Teknolojideki hızlı değişim, genişleyen pazarlar ve bilgiye olan yoğun talep; genelde, yerel ve bölgesel gelişme için, özelde ise sanayimizin itici gücü olan KOBİ’lerimiz için yeni fırsatlar sunmaktadır. Ancak bu gelişmeler; yerel ve bölgesel düzeyde işgücünün niteliğinin yükseltilmesini, etkin ve hızlı karar verebilen bir yönetim anlayışı ile katılımcılığın benimsenmesini gerektirmektedir.

iv

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Böyle bir yaklaşım benimsenmediği takdirde. KOBİ’lerin rekabet etme güçleri azalacak. AHMET TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı v http://ekutup. özel kesim. kamu. Hep birlikte bir öğrenme süreci yaşayarak geliştireceğimiz bu yeni yaklaşım. birlikte hammadde temininden. teknolojinin çok hızlı değiştiği bir ortamda. Saygılarımla.pdf . Yeni kalkınma ve planlama yaklaşımlarının sadece belirli bir kesim tarafından değil. araştırma-geliştirme konularından ağ sistemi oluşturmaya. maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir. sivil toplum kuruluşları.dpt. Ancak.tr/bolgesel/keas-I. kısacası tüm kesimlerce benimsenmesi ve uygulanması düşüncesiyle bu Sempozyumun ülkemize en üst düzeyde katkı sağlayacağını umuyorum. Kurumsallaşma ve/veya ortak hareket etme.gov. KOBİ’lerin değişen teknolojilere çok hızlı ayak uydurmaları nedeniyle rekabet güçleri artmaktadır. değişime ayak uydurmaları güçleşecek ve zaman içinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Bilgi toplumunda. üniversitelerimiz başta olmak üzere tüm kesimlerin katkısını ve katılımını gerektirmektedir. biz de hızla entegre olmak zorundayız. KOBİ’lerin kendi içinde ve Dünya ile bütünleşerek kurumsallaşmaları “olmazsa olmaz” bir koşuldur. Ulusal düzeyde belirleyeceğimiz bölgesel gelişme stratejilerini ve KOBİ politikalarını yerel düzeyde yapılacak çalışmalar ile bütünleştirmek suretiyle ülke sathında sahip olduğumuz potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflemekteyiz. birlikte pazarlamaya değin uzanmaktadır. DR. Hızlı bir değişimin yaşandığı Dünyamıza.

Sempozyumun diğer bir ayırt edici özelliği de Denizli’de ve genç bir üniversite olan Pamukkale Üniversitesinde düzenlenmiş olmasıdır. bulunduğu yörenin sorunlarına ilgi gösteren ve akademisyenlerin araştırma alanlarını daha çok bölgesel konulara kaydıran ve kent ile bu anlamda bütünleşmeye önem ve öncelik veren bir yaklaşım içinde olmuştur. kent ve kentli insana bakışın mutlaka çok yönlü bir analize dayanması gerektiği. Bu sempozyumun başta gelen ayırt edici özelliği kent ve kentleşmeyi kendi açılarından inceleyen beş ayrı disiplinden araştırmacıların bir araya gelmeleridir. Böylece. Üniversite genç yaşına rağmen hızlı bir gelişme perfromansı sergilemiş. sanayinin profili. Fabrikaların bazıları Organize Sanayi Bölgesinde planlanmış bir yapı içinde yer alırken önemli bir bölümü de kentin civarında düzensiz ve plansız bir biçimde yayılmıştır. Anodolu’daki diğer bir çok üniversite gibi 1992 yılında kurulmuş genç bir üniversitedir. Dolayısıyla. Devlet Planlama Teşkilatı ile birlikte ülkemizde bir ilk durumunda olan Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu I’i (KEAS’03) 10-12 Eylül 2003 tarihinde Denizli’de düzenlemiştir. Şehir ve Bölge Planlama. enerji gibi konularda kentle ve bölgeyle ilgili çalışmalar yoğun olarak gerçekleştirilmektedir. bu sempozyum ülkemizde böyle bir yaklaşımın ilk adımı olarak değerlendirilebilir. Üniversitemizde Pamukkale. Pamukkale Üniversitesi.pdf . uygarlık düzeyinin adeta bir göstergesi olan ve oldukça karmaşık bir yapı gösteren bir konuda farklı disiplinlerden oluşan bilim adamı ve uygulamacıların bir araya gelerek bir “ekip çalışması” sergilemesi örneği oldukça kısıtlı görünmektedir. özellikle de tekstil ürünleri ihracatında sağladığı hızlı ihracat artışı ile dış pazarlara dönük sanayileşme politikasının hemen hemen en tipik örneklerinden biri durumuna gelmiştir. Sözü edilen gelişim çizgisi boyunca Denizli kentinde ve kent merkezi civarında hızlı bir biçimde fabrikalar oluşmaya başlamıştır. İktisat. Kamu Yönetimi ve Coğrafya alanlarında kentsel araştırmalarla uğraşan ülkemizin önde gelen üniversitelerinden gelen bilim adamları üç gün boyunca hem kendi bireysel bilim alanlarının bakış açılarıyla konuya yaklaştılar hem de diğer disiplinlerin yaklaşımlarını irdeleyerek kent ve kentleşme olayını interdisipliner bir analizle değerlendirmeye çalıştılar. bir kent için olmazsa olmaz durumunda olan belediye hizmetlerindeki bütünlük. Bu bakımdan. girişimcilik.tr/bolgesel/keas-I. Sosyoloji. bölgenin jeolojik ve jeoteknik özellikleri. vi http://ekutup. eğiitm. Denizli 80’li yılların başından bu yana gösterdiği hızlı ekonomik gelişme performansı ile ülkemizde dikkatlerin üzerinde toplandığı Anadolu kentlerinin başında gelmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tek boyutlu çalışmaların eksik ve yetersiz olacağı bir kez daha vurgulanmıştır. Cilt I SUNUŞ Pamukkale Üniversitesi. Bu ve benzeri diğer özellikleriyle Denizli kent araştırmaları için adeta bulunmaz bir laboratuvar niteliğindedir. sosyolojik ve kültürel açıdan doğrudan etkileyen. her alandan kentsel araştırmacıların ilgisini çekmektedir. Dünya’da ve özellikle ülkemizde kent olgusu gibi insan yaşamını ekonomik. kültürel ve tarihsel miras. farklı alanların kentsel araştırmalar hakkındaki örtüştükleri alanlar ile birbirlerini tamamladıkları alanlar belirlenmeye çalışıldı. Bu gelişmenin başlattığı dinamizm ve nüfus hareketleri kent açısından son tahlilde çarpık denebilecek bir yapı ortaya çıkarmıştır. kentin bitişiğindeki eski mahalle veya köylerin belediye yapılmasıyla. ulaşım. eğiitm öğretimde alt yapı eksikliklerini giderek standartları yakalamanın yanı sıra. Bu çerçevede. Denizli imalat sanayi. turizm. Bunun yanı sıra. sağlık.dpt.gov. dar bir alanda 22 ayrı belediyenin oluşması gibi örneği çok ender görülebilecek bir parçalanmışlık yüzünden bozulmuştur.

kamu yönetimi ve coğrafya) birer konuşmacı kapanış panelinde hem bildirileri ve Sempozyumu genel olarak değerlendirmişler hem de gelecek yıllara ilişkin önerilerde bulunmuşlardır. KEAS’ın disiplinlerarası niteliği. Türkiye’de kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan. Cilt I Sempozyumun açılış konuşmaları bölümünde Üniversite Rektörü sempozyum amaç ve kapsamıyla ilgili ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Dr. Sempozyumun gelecek yıllardaki organizasyonlarının. Son gün yine beş farklı ilgili bölümden (iktisat.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. olabildiğince farklı disiplinlerden akademisyenleri ve onların sunuşlarını biraraya getiren paralel oturumlara geçilmiştir. farklı akademik ünvanlardan uzman ve akademisyenleri biraraya getirmesi. ikinci gün sabah Sempozyumun bu yılki ortağı Devlet Planlama Teşkilatından uzman ve daire başkanları da özel bir oturumda projelerini ve yeni yaklaşımlarını aktarmışlardır. Ayrıca. farklı görüş ve yaklaşımlara yer vermek ve kentsel ekonomik araştırmalar alanında çalışan uzman ve katılımcıların hepsini kucaklamak amacıyla KEAS’ların her yıl kısmen de olsa değişen ve vii http://ekutup. konuyla ilgili uzmanlar ve akademisyenler için fikirlerin değişimi ve geliştirilmesi için bir platform olması gibi özellikler KEAS’ın disiplinlerarası niteliğini oluşturmuştur. Bu özel açılış oturumu ile sona eren birinci günün ardından.pdf . Açılış ve cerçeve bildirilerini takiben Sempozyumun hitap ettiği araştırmacıların çalıştığı beş bölümün her birini temsilen birer öğretim üyesi. Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumlarında her yıl birbirini tamamlayan temaların ele alınması planlanmaktadır.dpt. Akademik bildiriler ODTÜ’den Prof. kent ekonomisi ve kentsel ekonomik araştırmaları. aynı anda ikişer oturum olmak üzere. Sonuç olarak. Gelecek yıllarda yapılması planlanan KEAS’lara. İlhan Tekeli’nin sempozyumun çerçevesini çizen açılış bildirisi ile başlamıştır. Bu alanda yurtiçi ve yurtdışından birbirinden çok farklı lisans ve lisansüstü programlarına yetişmiş ve yetişmekte olan yüzlerce insan vardır.tr/bolgesel/keas-I. şehir ve bölge planlama. akademik veya profesyonel hayatının az veya geniş bir kısmını bu alana ayıran yetişmiş insan gücü çok sınırlı değildir. KEAS’03’e özellikle davet edilen beş farklı bölüme. Gelecekte KEAS organizasyonlarının uluslararası bir boyut kazanacağına inanmaktayız. hem teorik hem de uygulamalı sunuşlara yer vermesi. sosyoloji. Dr. kendi bölümlerinden / alanlarından bakışla toparlayan ve ana paradigmalar ile tartışma konularının gelişimini özetleyen özlü birer sunuşta bulunmuşlardır.gov. gerek DPT ve paralel oturumlardaki sunuşların sahipleri ve gerekse kapanış panelindeki konuşmacılar ile dinleyiciler neredeyse her oturumda KEAS’03’ün disiplinlerarası özüne ve amacına uygun olarak gerçekleşmiştir. KEAS’03 göstermektedir ki. KEAS’ın değişmemesi beklenen özü ise dört kriter ya da özellik üzerine oturmaktadır: Bunlar. Buraya kadar olan konuşma ve bildiriler paralel oturum olmaksızın sürdürülürken. Gerek açılış özel oturumu. Ahmet TIKTIK uygulamaya ve düşündükleri yeni planlama yaklaşımını ortaya koyan sunuşlar yapmışlardır. tarih (özellikle kent tarihi) işletme (özellikle girişimcilik) ve mimarlığın (özellikle şehircilik) dahil edilmesinin yararlı olacağı katılımcılar tarafından vurgulanmıştır. Bunun için ulusal organizasyonun aksatılmadan yürütülmesi büyük önem taşımaktadır. ikinci gün öğleden sonra. önce az sayıda davetli ile sonra da bildirilere açık bir biçimde iki dilli (Türkçe ve İngilizce) ve uluslararası olması planlanmaktadır.

Filiz AKBAŞ. Özgür ALTUNTAŞ.tr/bolgesel/keas-I. bizlere her konuda destek olan Devlet Planlama Teşkilatına başta Sayın Müsteşar Dr. Sempozyum iletişimine ve organizasyonuna sürekli yardım eden Rektörlük Özel Kalem Müdürü Vesile ALKAN’a ayrıca teşekkür ederim. Doç. tercihen ikişer. Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü viii http://ekutup. Hüseyin ÖZGÜR’e candan teşekkür ederim. Dr. Cilt I ilgili her bölümden en az bir. Doç. Yrd. Dr. Bunların yanı sıra. Nigar DEĞİRMENCİ. Necmi GÜNDÜZ’e ve İdari Personel Sevilay YÜREKTEN’e ve tüm Pamukkale Üniversitesi çalışanlarına teşekkürü zevkli bir görev sayarım.gov. Doç. organizasyon ve konuklarla yakından ilgilenen ve editörler kurulunda yer alan Yrd. Habibe Naza ŞENSAN. Böylesine önemli bir konuda Pamukkale Üniversitesi gibi genç bir üniversite ile işbirliği yapan.pdf . Sevcan GÜNEŞ. Dr. öğretim üyesinin bilim / danışma kurulunda yer alması ile gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı belirtilmiştir. Dr. Sempozyum fikrinin ortaya atılmasından başlayarak son aşamasına kadar hiç bitmeyen bir enerji ile çok titiz bir çalışma sergileyen sempozyum yürütme kurulu üyesi Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Doç. İnan ÖZER’e sonsuz teşekkür ederim. Ahmet TIKTIK olmak üzere. Evinç TORLAK ve Dr. sempozyumun her aşamasında canla başla görev yapan. Pınar YAVUZÇEHRE. Rezzan AYHAN. Muhammet KÖSECİK. kentlerin giderek önem kazandığı ve ulusal ekonomilerin güçlendirilmesi için yerelde başarılı uygulamaların varlığının kaçınılmaz olduğu bu dönemde böyle toplantılara maddi ve manevi katkıda bulunan ve bildiri sunarak veya dinleyerek faaliyetin bir parçası olan katılımcılara ayrı ayrı candan teşekkür ederim. Müsteşar Yardımcısı Lütfi ELVAN ve ekibine şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. sempozyumun profesyonel bir organizasyona dönüşmesi için Sempozyum Yürütme Kuruluna katkıda bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Araştırma Görevlileri S. Ayrıca. sempozyum öncesi ve sempozyum esnasında büyük emekleri geçen ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde sempozyumun ev sahipliğini yapan Fakülte Dekanımız Prof. Celal KÜÇÜKER’e ve aynı heyecan ve çalışma azmi ile sempozyumun gerçekleşmesinde çok önemli görevler üstlenen ve bildiriler kitabının editörler kurulunda yer alan Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Saygılarımla. Prof.dpt. Yaman KOÇAK. Ayrıca. Kentleşme ve kentlileşme derecelerinin arttığı. Dr. Can BAKKALCI’ya yürekten teşekkür ederim. Dr.

tr/bolgesel/keas-I.Dr.Evinç TORLAK Pamukkale Üniversitesi ix http://ekutup.Dr.Doç.pdf .Hayati DOĞANAY.Mustafa MUTLUER.Muhammet KÖSECİK Pamukkale Üniversitesi Yrd.Dr. Sosyoloji Bölümü Prof. Coğrafya Bölümü Prof. DTCF. İktisat ve Türkiye Ekonomi Kurumu Vakfı Prof. ODTÜ.Tarık ŞENGÜL.Ercan UYGUR. Ankara Üniversitesi.Doç. Atatürk Üniversitesi.Dr. Ahmet TIKTIK Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı Prof.Dr. Coğrafya Bölümü İsmail SARICA. İktisat Bölümü Doç. DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürü Prof. Coğrafya Bölümü Editörler Metin ÖZASLAN Planlama Uzmanı Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Yrd. DPT Müsteşar Yardımcısı Prof. Uludağ Üniversitesi. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Necla TÜRKOĞLU.Dr. Coğrafya Bölümü Prof.Dr. İstanbul Üniversitesi.Zeynel DİNLER.Zerrin Toprak KARAMAN.Dr. Coğrafya Bölümü Prof.S. ŞBP Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi.Dr.Ayda ERAYDIN. Akdeniz Üniversitesi.Hasan KAZDAĞLI Pamukkale Üniversitesi Rektörü Yürütme Kurulu Prof.Dr.Hasan ERTÜRK.İhsan SEZAL.Dr.Dr.Evinç TORLAK.Dr.S. Pamukkale Üniversitesi. İktisat Bölümü Prof.Dr. ŞBP Bölümü Prof. DTCF. Coğrafya Bölümü Lütfi ELVAN.Dr.Servet MUTLU.Çınar ATAY. Sosyoloji Bölümü Prof.Hüsnü ERKAN.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. ŞBP Bölümü Prof. Sabancı Üniversitesi.Dr.Doç. Başkent Üniversitesi.Dr. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd. Kamu Yönetimi Bölümü Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İktisat Bölümü Prof. İktisat Bölümü ve Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Ege Üniversitesi. İİBF Dekanı Doç. Uludağ Üniversitesi. Dokuz Eylül Üniversitesi.Sencer AYATA ODTÜ. ODTÜ.Kenan MORTAN.Erdinç TOKGÖZ. Türkiye Ekonomi Kurumu Başkanı Doç.Dr. ODTÜ. ODTÜ.Rana ASLANOĞLU.Yalçın KARABULUT.Doç.dpt. ŞBP Bölümü Prof. DTCF.Çağatay KESKİNOK.İlhan TEKELİ. ODTÜ.Dr.Dr. Dokuz Eylül Üniversitesi.H.Dr.Raci BADEMLİ. İktisat Bölümü Prof.Dr.Dr.Dr. Gazi Üniversitesi.Dr. Pamukkale Üniversitesi. ŞBP Bölümü Doç.Hüseyin ÖZGÜR Pamukkale Üniversitesi Yrd.Alpay FİLİZTEKİN.İnan ÖZER.Doç.Dr. İktisat Bölümü Prof.Muhammet KÖSECİK. İktisat Bölümü Prof. Pamukkale Üniversitesi.Doç. Ankara Üniversitesi. Anadolu Üniversitesi.Dr.Dr.Dr.Erol TÜMERTEKİN. İktisat Bölümü Bilimsel Danışma Kurulu Prof.Dr. Uludağ Üniversitesi.Erdal TÜKKAN. Kamu Yönetimi Bölümü Prof.Dr. Dokuz Eylül Üniversitesi.Can BAKKALCI. Pamukkale Üniversitesi.Celal KÜÇÜKER. Pamukkale Üniversitesi.Hüseyin ÖZGÜR.Hamdi KARA. Kamu Yönetimi Bölümü Prof. Cilt I Düzenleme Kurulu Dr.Dr.Doç.gov. Ankara Üniversitesi. Kamu Yönetimi Bölümü Dr.Dr.

gov.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.pdf . Cilt I x http://ekutup.

73 şehir ve 7 coğrafi bölge araştırmaya dahil edilmiştir. İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinden daha hızlı gelişmiştir. Bu çalışmada. kamu sermayesinin özel yatırımlar kadar verimli olduğu ortaya konulmuş ve kamu sermayesi yatırımlarından özel sermaye 1 http://ekutup. kalkınma ekonomisinin en çok tartışılan konularından birisi olmuştur. Bu çalışmada. Aydın Fuat ERDAL Adnan Menderes Üniversitesi.dpt. gelir farklılıklarının azaltılmasında kamu sermayesinin bir rolü olup olmadığı incelenmiştir.gov. Türkiye’deki coğrafi bölgelerin ve şehirlerin ekonomik büyüme oranları bakımından birbirine yakınlaşıp yakınlaşmadığı test edilmiştir. bazı bölgelerin neden diğerlerinden daha hızlı büyüdüğünü açıklamak için çalışmalar yapmıştır. 1992. Büyüme yazınındaki bazı makalelerde. Glomm ve Ravikumar. ülkemizde de farklı bölgeler.tr/bolgesel/keas-I. Neoklasik büyüme teorisine göre. Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının azaltılması. İtalya 1. farklı kalkınma ve gelir düzeylerine ve dolayısıyla değişen ekonomik büyüme oranlarına sahiptir. 1990. Tarihsel olarak Türkiye’nin doğu bölgeleri nispeten az gelişmiş ve düşük gelirli bölgeler iken. Türkiye gelişen bir ülke ve bir G-20 üyesidir. 1997).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Torino. Diğer G-20 ve gelişen ülkelerde olduğu gibi. Kamu sermayesinin üretim ve diğer ekonomik değişkenler üzerindeki rolünün araştırılması yeni değildir. Endüstri üretimi ve yatırımların çoğunluğu. Cilt I Bölgesel Yakınsamada Kamu Yatırımları: Türkiye Örneği Sacit Hadi AKDEDE Adnan Menderes Üniversitesi. Bu tür ikili yapılar diğer gelişmekte olan ülkelerde de gözlenir ve bu durum kalkınma ekonomisinin kabul edilen genel-geçer doğrularından birisidir. yeni büyüme modellerinde de önemli bir role sahiptir (Barro. sürdürülebilir kalkınmanın ana koşullarından biri olarak görülmektedir. az gelişmiş bölgelerde ise crowding-out yani özel yatırımları uzaklaştırıp uzaklaştırmadığı araştırılmıştır. bölgeler arasındaki bu farklılıkların.pdf . Kamu sermayesi. Arrow ve Kurts (1971) kamu sermayesinin özel üretim üzerindeki etkilerinin derinlemesine incelemişlerdir. kamu sermaye yatımlarının gelişmiş bölgelerde crowding-in yani özel yatırımları çekip çekmediği. Bunun yanısıra. Çoğu büyüme teorileri. düşük gelirli ekonomiler. Doğu Anadolu. batı bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Aydın. 1994. GİRİŞ Bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarının nedenleri. kalkınma ile birlikte azalacağını öngörmektedir. International Centre for Economic Research. batı bölgeleri daha gelişmiş ve daha yüksek gelire sahiptir. Bir çok bilim adamı. Barro ve Sala-i Martin. neden bölgelerin ve ülkelerin farklı hızlarda büyüdüğünü araştırmaktadır. Neoklasik yakınsama hipotezi. yüksek gelirli ekonomilerden daha hızlı büyürler. Ege ve Akdeniz Bölgeleri. Marmara. Güneydoğu Anadolu.

köprü vs. Türkiye bölgeleri ve şehirleri örneğinde. örneğin altyapı yatırımları. Aschaur (1989) kamu sermayesinin özel sermayeden çok daha üretken ve verimli olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiş ve Amerika’daki 1970'lerdeki verimlilik azalışını kamu altyapı yatırımlarının eksikliğine bağlamıştır. 3. yani daha geleneksel bir yolla da modellenebilir. 1994). bu argümanların hangisinin daha etkili olduğunu analiz etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. politika değişkenleri uzun dönem büyüme oranlarını etkilemektedir. 4. bu çalışma şehirler ve bölgeler arasındaki büyüme farklılıklarını incelemektedir. Durağan gelir düzeyini etkileyen bölgelere ve şehirlere özgü içsel verimlilik gibi bütün diğer faktörler. Diğer bazı makaleler ise. 2. İkinci denklemi birinci denklemde yerine koyarak. Diğer bir görüş ise. Makalenin geri kalan kısmı. büyük kamu sektörünün ekonomik büyüme ve etkinliğine olumsuz etki yapacağını ileri sürmektedir. Başlangıç yılı gelirinin katsayısı bize beta yakınsama oranını verir. Ancak. yapılan altyapı yatırımları (yol. 1989). MODEL Bu makalede temel olarak Barro (1997) modeli kullanılmıştır. y ıt = ϕPUBıt + cıt ∗ (2) PUB kamu sermayesini temsil etmektedir. Bunun nedenleri arasında. Bu makalede durağan gelir seviyesinin uzun dönemde kamu sermayesi tarafından etkilendiği varsayılmıştır (Shioji. Model şöyle özetlenebilir: Dy = f ( y. bölümde kullanılan model açıklanmış. 2. özel sermayenin ya da girdilerin verimliliğini artırabilir. dolayısıyla koşullu yakınsamayı gösterir. bölge ve şehre özgü sabit terim c ile karşılanmaktadır. bölümde incelenmiştir. bölümde veri ve bazı tanımlayıcı istatistikler verilmiştir. 5. Kamu sermayesinin etkileri. devletin müdahaleci davranışının ekonomik sistem üzerine aşırı yük ve maliyet bindirdiği. Bu çalışma. Cilt I yatırımlarına doğru pozitif bir dışsallık etkisi olduğu bulunmuştur (Aschaur.gov. y* durağan gelir seviyesidir ve farklı bölge ve ülkeler için faklı nedenleri olabilir. kamu sektörünün etkinsiz işlediği. devletin maliye ve para politikalarının iktisadi özendiricilik sistemini bozduğu ve sistemin verimliliğini azalttığı gibi nedenler sayılabilir (Ram. kamu sermayesinin büyüme üzerinde pozitif bir etkisi olmadığını bildirmiştir (Evans ve Karras. aşağıdaki denklem elde edilebilir: Dy = βy ıt −1 + ϕPUBıt + cıt + u ıt (3) Üçüncü denklem. neoklasik üretim fonksiyonuna bu değişkeni bir üretim faktörü olarak sokarak ta.pdf . Örneğin. Yeni büyüme teorilerine göre. Barro'nun yatay kesit çalışması ülkeler arasında yapılmışken.). 2001). Kamu sermayesi. 1986). y ∗ ) (1) Dy kişi başına düşen gelirdeki büyüme oranı.dpt.tr/bolgesel/keas-I. bir ulaşım şirketinin maliyetlerini azaltabilir ve üretkenliğini artırabilir. tahmin denklemimizdir. şöyle organize edilmiştir. bölümde ise sonuçların değerlendirilmesi yapılmıştır. Ekonometrik analizlerin sonuçları. kamu sermayesinin bu şekilde üretim 2 http://ekutup.

Güneydoğu Anadolu en düşük ortalama gelire.64 Bolu 2082.78 Isparta 19852.7 Adıyaman 90874. Doğu Anadolu 3 http://ekutup.01 Uşak 175.05 Ege (8) 11814. 3.71 476.86 1066.5061 548. VERİ ANALİZİ VE BAZI TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Üçüncü denklem. bu şekilde oluşturulan bir kamu sermaye stoku verisi. Fakat.78 Ankara 5140.51 Şırnak 145. kamu yatırımı değişkeni.66 1024.73 16768.62 596.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5 Nevşehir 24030.01 Şanlıurfa 3251.19 Tokat 154.03 Şırnak 11394. Ege ve Akdeniz Bölgeleri Türkiye'nin daha gelişmiş bölgeleridir. kamu sermaye stoku yerine kullanılmıştır.75 570. Maksimu sapma m 1258.05 16098. Tanımlayıcı İstatistikler (Bin TL) Kişi Başına Düşen Gerçek Gelir Bölgeler Akdeniz (7) 5408. güvenilir bir veri seti olmayacaktır.19 Bolu Tablo 1’den Karadeniz Bölgesinin ortalama en yüksek kişi başına düşen gelire sahip olduğu görülmektedir.93 393. Giriş bölümünde belirtildiği gibi. her ne kadar Karadeniz Bölgesi en yüksek ortalama gelire sahip olsa da. yerel yönetimlerin yaptığı yatırımlar (ki bazıları konsolide bütçe tarafından finanse edilmiştir) ile diğer kamu kuruluşları tarafından yapılan bütün harcamalar ve yatırımlardan oluşur. sürekli envanter yöntemi ile de bulanabilir.48 14476. sapma Maksimum Minimum 17837.tr/bolgesel/keas-I. Gelir ve kamu yatırımları verilerinin ikisi de kişi başına terimlerle ifade edilmektedir. Dolayısıyla.03 38368.65 Mardin 126.91 Muğla Minimum 124.12 Aksaray 177. Kamu yatırımları. Tablo 1.04 410.01 Uşak 38067.5 Elazığ 25799. Aşağıdaki tablo (Tablo 1) farklı bölge ve şehirler için bazı tanımlayıcı istatistikleri vermektedir.pdf .55 371. altyapı yatırımlarını ve eğitim ve sağlık gibi diğer tip kamu harcamalarını da içine alır.69 Aksaray 7334.03 Şırnak Kişi Başına Düşen Gerçek Kamu Yatırımı Ortalama 267.dpt.32 Muğla 1674. DİE'de daha önceden hazırlanmış kamu sermayesi verisi bulunmamaktadır.34 Bingöl 2151.61 Antalya 5179.gov.2 Bolu 81920.93 Std.12 568. kamu yatırımları. Karadeniz Bölgesinin en yüksek ortalama gelire sahip olmasında.56 Ortalama Std. İki veri de 1987 fiyatları ile tanımlanmaktadır.42 Isparta 68.91 23271.90 14570.32 696.47 23947.47 Afyon 13895. Bolu şehrinin önemli bir etki yarattığı söylenebilir.27 13220.7 Antalya 68013.44 İç Anadolu (13) Doğu Anadolu (13) Güneydoğu Anadolu (7) Karadeniz (15) Marmara (10) Tüm Şehirler (73) 7268.60 Sakarya 68.51 4185. Cilt I fonksiyonuna sokulması.19 29215.26 33026.07 Kocaeli 697. Gelir ve kamu yatırımları verileri Devlet İstatistik Enstitüsü’nden (DİE) alınmıştır.05 Bayburt 21123.65 Sakarya 7334. ekonomi yazınında daha önce de yapıldığı gibi. diğer üretim faktörlerinin de yani emek ve özel sermaye stokunun da aynı üretim fonksiyonuna dahil edilmesini gerektirir ve bu yaklaşım sözkonusu değişkenlere ait sağlıklı veri bulma güçlüğü ile karşı karşıyadır.6 Kocaeli 25694. başlangıç yılı ve amortisman oranına göre çok hassas olacağından. Bolu bir turizm merkezidir ve bu nedenle de bir çok özel ve kamu yatırım ve harcamalarını cezbetmektedir.91 820.32 488. her şehir için gelir ve kamu sermayesi verisinin bulunmasını gerekli kılar.06 Batman 12992. Kamu sermaye stoku verisi. Bunu Marmara ve Ege Bölgeleri takip etmektedir. Bu nedenle burada.7 90874.39 811.88 3235. Marmara.4 Muğla 43703.40 5179.

Başlangıç yılı gelirinin katsayısı olan beta. Kişi başına düşen gerçek kamu yatırımı bakımından ise. Mutlak yakınsamada ise farklı bölgeler ya da ülkeler. 1999). 25000 Standat sapma 20000 15000 10000 5000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Ege Karadeniz Marmara 4 http://ekutup. Sigma yakınsaması sonuçları ise aşağıda Şekil 1'de gösterilmektedir. Bolu. Gelişmiş ülkelerde sermayenin azalan marjinal getirisi ve üretim faktörlerinin serbest dolanım sayesinde marjinal getirinin nispeten yüksek olduğu yoksul bölgelere hareketi ve bunun yanısıra teknoloji ve yeniliklerin yaygınlaşması ile. sigma yakınsamasından söz edilemez. Birincisi beta. ikincisi de sigma yakınsamasıdır. Şırnak ise en fakir şehirdir. kendi durağan yada denge gelir seviyesine yakınsamaktadır. Cilt I ise ikinci en düşük ortalama gelire sahiptir. Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri en yüksek kamu yatırımının yapıldığı bölgelerdir. buranın bir turizm bölgesi olmasına ve şehir merkezinin düşük nüfusa sahip olmasına bağlanabilir. yatay kesit ve panel veri çalışmalarında genellikle iki kavram en çok kullanılanlar arasındadır. Ege Bölgesi hariç bırakılırsa. Değişim katsayısı (coefficient of variation) da sigma yakınsamasını test etmekte kullanılabilir (Kenworthy. tek bir durağan gelir seviyesine yakınsamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. standart sapmanın zamanı karşı grafiğini çizerek kolayca gözlemlenebilir. Beta yakınsama sonuçları bundan sonraki bölümde verilecektir. yakınsama hızını ölçer. başlangıç yılı geliri arasındaki ters yönlü bir ilişkiye işaret eder. Tablo 1'den gözlemlenen belki de en önemli özellik. Bu nedenle. 4. gelişmiş ve azgelişmiş ülkeler yada bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının uzun vadede ortadan kalkabileceği öngörülmektedir. Muğla'nın en yüksek kamu yatırımına sahip olması.dpt. Eğer standart sapma zamana göre artıyorsa. Ege bölgesini öne çıkarmaktadır.gov. İki çeşit beta yakınsaması vardır: Mutlak ve şartlı yakınsama. Şartlı yakınsama ile her ülke ya da bölge. sigma yakınsamasından söz edilir.pdf . kişi başına düşen gerçek gelir bakımından en zengin. az gelişmiş bölgeler daha hızlı büyüme potansiyeline sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. devletin kişi başına geliri düşük olan bölgelere daha çok kamu yatırımı yapmakta olduğudur. Sigma yakınsaması. Kişi başına düşen gelir düzeyleri arasındaki farklılıklar azalma eğiliminde ise. Tablo 1'de görüldüğü gibi. Akdeniz ise en düşük rakama sahiptir. Beta yakınsaması ise gelirdeki büyüme oranı ile. Güneydoğu Anadolu. Muğla'nın en yüksek kişi başına kamu yatırımına sahip olması. YAKINSAMA HİPOTEZİ İktisat yazınında yakınsamanın bir çok tanımı olsa da. Doğu Anadolu en yüksek ortalama rakama.

Beta Yakınsaması Ve Kamu Yatırımları. Diğer dört bölgede ise sigma yakınsaması gözlenmemiştir.021 (58. Denklem 3'ü tahmin etmenin diğer bir yolu.pdf . Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Türkiye'nin bütün şehirleri için. Tablo 2. çünkü yanlış enstrümanlar regresyon sonuçlarını daha da kötüleştirebilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yani sözkonusu bölgelerdeki şehirler arasındaki kişi başına gelir farklılıkları giderek azalma eğilimindedir.tr/bolgesel/keas-I. bölgeye özel sabit terimleri yok etmek için değişkenlerin farkını almak olabilir.002 (-1.511)** PCY91 -0. sonuçların çok farklı olmadığı gözlenmiştir. Bu bölgeler Karadeniz. Cilt I 10000 Standart sapma 8000 6000 4000 2000 0 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Akdeniz Iç Anadolu Dogu Anadolu Güneydogu 14500 14000 13500 13000 12500 12000 11500 11000 10500 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 Standart sapma T um sehirler Şekil 1 Sigma yakınsama: Bölgesel gelir farklılıkları Şekil 1'de görüldüğü gibi üç bölgede sigma yakınsaması gözlenmektedir. sabit etkiler ile (fixed effect) ve sabit etkiler olmadan En Küçük Kareler yöntemi ile tahmin edilmiş.002 Gözlem sayısı 511 5 http://ekutup. Bu üç bölge bir önceki bölümden de hatırlanacağı gibi en düşük kişi başına gelir seviyesi ve en yüksek kişi başına kamu yatırmaları seviyesine sahiptir. üçüncü denklem tahmin edilmiştir. Fakat. Bağımlı değişken: GPCY (1991-1997) Bütün Şehirler Sabit 1. Bu endojenlik sorunun üstesinden gelmek zor olabilir. bunu yapmak bizi yüksek dereceli endojenlik sorunu ile karşı karşıya bırakır.032) PCPI R-squared 0.gov. birkaç yıl haricinde yakınsama görülmemektedir. EKONOMETRİK ANALİZLER Beta yakınsama testi için. Bu denklem.dpt. 5.

023 (-5.013 0. bir kamu yatırımlı ve kamu yatırımsız ve bir de sabit etkili ve sabit etkisiz tahmin edilmiştir.006 (-2.519 (7.142 0.412)** 0.795)** 1.074 (43.054 (-2. * ve ** katsayının sırasıyla 5% and 1% anlamlılığını göstermektedir.039)* 0.126 0.956 (14.010 (2. PCPI kişi başına düşen gerçek kamu yatırımıdır.değerleri verilmiştir.006 (-1.484)** 1. Fakat her koşulda bir yakınsama sözkonusudur ve ekonomi yazınında daha önce buna benzer sonuçlar bildirilmiştir.390)** 0.096) 0.003 (-0.005 (2.056 (21.035 (31.007 (2.535)** 0.232 (29.061 (42.279)* 0.225 (29.028 0.969)** -0.411) -0.006 (-1.047)* 0.075) 0.031 (-1.878)** -1.012 (3. GPCY kişi başına düşen gelirdeki göreli büyümedir.003 (2.002 (0.571)** -0.016 (1.021 0.tr/bolgesel/keas-I.034 (31.308)** -0.749)** 1.002 (0. Kamu yatırımları her ne kadar küçük de olsa pozitif 6 http://ekutup.002 (1.dpt.815 (19.278)** 1.942 (14. çünkü bu yatırımlar faiz oranlarındaki dinamikleri takip etmezler.368) -0.199 (4.4 oranında anlamlı ve negatif bir beta yakınsama bulunmuştur.168)** 1.010 (-3.742)** 0. İşte bu nedenlerden dolayı denklem 3.pdf .559) 0.367)** 0.567) 0. Kamu yatırımlarını diğer bir regresyon değişkeni olarak kullandığımızda %0.796) 0.451) -0.278)* -0.877)** 0.011 (58.004 (0.253)** 0.184 0.0046 (4.338)** 1.973 (23.004 (2.876) 0.929) -0.283 0.799)** 0.012 (3.071 511 49 49 49 49 56 56 91 91 91 91 49 49 105 105 70 70 Not: Parantez içinde t. yalnızca sabit etkisiz sonuçlar aşağıda Tablo 2’de sunulmuştur. Bağımlı değişken.432)** 1.481)** 1.929 (26.004 (-2.031)** 2.024 0. Türkiye'de özellikle geri kalmış bölgelerde kamu yatırımları dışsal bir yapıya sahiptir.007 (1. Sonuçların çok farklı olmamasından dolayı.823)** 0.675)** 1.353) -0. Tablo 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımlarının olmadığı regresyonlarda yakınsama görülmemektedir.305 0.941) 0. Bütün değişkenler logaritmik formda ifade edilmişlerdir.611)* -0.198 0.119 0.069 (23.027 (-5. Dolayısıyla endojenlik probleminin fazla önemsenmesi gerekmeyebilir.048 0.883 (23.900)** 0.038 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.411)** 0.002 (1. Bu yüksek bir yakınsama oranı olmayabilir.gov. Bu sonuç bir önceki bölümdeki sigma yakınsama testi ile paralellik gösterir.239)* 0. Cilt I 7 Bölge Akdeniz Ege İç Anadolu Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu Karadeniz Marmara 1.005 (-1.241 0. PCY91 1991 yılındaki kişi başına düşen gerçek gelirdir.085 0.048 0.

Bu durum. D. yakınsama %2. Açıklama değeri.24’den 0. Cilt I katsayıya sahiptir. Aynı zamanda kamu sermayesinin ya da kamu yatırımlarının bu farklıkları gidermede bir işlevinin olup olmadığı incelenmiştir. bu konunun daha detaylı analizinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu üç bölgenin dışında diğer bütün bölgelerde beta yakınsamasına rastlanmamaktadır. Bu durum bölgelerdeki uç değer oluşturan şehirlerin varlığıyla açıklanabilir. the Rate of Return and Optimal Fiscal Policy. Ege Bölgesinde uç değer oluşturan bir şehirdir. kişi başına gelir farklılıklarının zamanla azalıp azalmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Açıklama değeri. Başka bir deyişle. 7 http://ekutup. Türkiye'deki coğrafi bölgeler ve bu bölgelerdeki şehirler arasındaki. “Is Public Expenditure Productive”. K. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kamu sermayesini eklemediğimiz regresyonda beta yakınsaması vardır ve bu bir önceki bölümde söz ettiğimiz sigma yakınsaması ile uyumludur. yavaş ta olsa azalma eğilimindedir.dpt. Aschaur. en fakir bölgelerde kamu sermayesi şehirlerin birbirine yakınsamasına olumlu etki yapmaktadır. Yedi bölgeyi içine alan testlerde yakınsama bulunamamıştır. Kamu sermayesi değişkeninin katsayısı pozitif ve anlamlıdır ve de katsayının büyüklüğü ekonomi yazını ile uyumludur. Public Investment.3’dür. yakınsama hızı 0. 23. SONUÇ Bu çalışmada.7’ye yükselmektedir ve kamu yatırımlarının katsayısı her ne kadar küçük de olsa pozitif ve anlamlıdır. Bu konu. 0. kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde.gov. Analizlerin bir diğer ilgi çekici sonucu da. Doğu Anadolu'da kamu yatırımlarının olmadığı regresyonda beta negatif ve anlamlı bulunmuştur ve yakınsama oranı %2.01’e yükselmektedir. bu farklılıkları giderek artırmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. bölgeler arasındaki gelir farklılıklarının artan eğilimde olması. ss. Tam tersine. 0. bu sonuç da ekonomi yazını ile uyumludur. Fakat. ve Kurts R.28’e yükselmiştir. Sonuçlar kişi başına düşen en yüksek kamu yatırımlarına sahip olan nispeten fakir bölgelerde yakınsamanın varlığını göstermiştir.177-200. Bu şehirler için. bölgesel kalkınma stratejilerinin ve kamu yatırımları teşvik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. literatürde yaygın olarak kullanılan sigma ve beta testleri ile analiz edilmiştir. Tüm 73 şehir arasındaki gelir farklıkları ise.pdf . bundan sonraki çalışmaların konusunu oluşturabilir. Bölgelere yapılan kamu yatırımları ise.11’e yükselmiştir ve bu rakam da bir panel çalışma için yeterince anlamlıdır. (1971). 6. bölgelerin birbirine yakınsaması konusunda. A. (1989). Örneğin Muğla. Baltimore: John Hopkins University Press.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Karadeniz bölgesindeki şehirler arasında da kişi başına gelir düzeyleri birbirine yakınlaşmaktadır.04’den 0. KAYNAKLAR Arrow. coğrafi bölgeler arası gelir farklılıklarının artan eğilimde olmasıdır (katsayı pozitif ve anlamlı). Bu da. yapılan analizler çok fazla kanıt verememiştir.006’dan 0. Kamu yatırımlarını regresyona eklediğimizde. Journal of Monetary Economics.

1-11.S. “Convergence”. “Productive Government Expenditures and Long-run Growth”. The MIT Press. (1999).pdf . “Government Size and Economic Growth: A New Framework and Some Evidence From Cross-Section And Time Series Data”. R. Glomm. Vol. 183-204. Journal of Economic Dynamics and Control. G. American Economic Review. 76(1). J. Cilt I Barro. E. ve Sala-i Martin. Shioji. 98. Evans ve Karras (1994). 858-869. Vol. 100. “Are Government Activities Productive? Evidence of a Panel of U. (1992). Review of Economics and Statistics. ss. ve Ravikumar. 18. 6. 1. Kenworthy. L. Barro R. Glomm. R. (1986). “Government Spending in a Simple Model of Endogenous Growth". R. Journal of Political Economy. 223251. ( 1997).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 21. 8 http://ekutup. B. X. Journal of Economic Growth. Ram. ss. “Economic Integration and Convergence: A Look at the US States”. “Public Investment in Infrastructure in a Simple Growth Model”.dpt. “Public Capital And Economic Growth: A Convergence Approach”. J. ve Ravikumar. ss. ss. Journal of Political Economy”. (1994). 80(4). States”. (1997). B. Barro. ss. Journal of Economic Dynamics and Control. 1173-1187. Social Science Quarterly.gov. ss.tr/bolgesel/keas-I. 191203. G. 76. No 5. 205-227.(1990). (2001). J. Determinants of Economic Growth: A Cross-country Empirical Study. ss. 103-125. ss.

Tuna Nehri yoluyla Avrupa ve Asya ülkelerinin daha kısa yoldan ticaretlerinin geliştirilmesi imkanı. ülkenin diğer bölgeleriyle olan gelişmişlik farkının azaltılması. GİRİŞ Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın “Bölgesel Gelişme Hedef ve Politikaları” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan 496 numaralı tedbirde. Karadeniz’i ve Karadeniz Bölgesini önemli konuma getirmiştir. Japon Hükümeti.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu bakış açısıyla. Sosyal ve ekonomik gelişmişlik sıralamasında yedi coğrafi bölge içinde beşinci sırada yer almaktadır. Türkiye'nin komşu ülkelerle daha gelişmiş ilişkiler oluşturmasında ve uluslararası toplumdaki konumunu daha da güçlendirmesinde bir anahtar konumundadır. gelişmişlik düzeyleri ve temel sorunları ile potansiyellerinin belirlenmesine yönelik olarak bölge planlama çalışmalarına devam edileceği hususu Sekizinci Plan’da üzerinde önemle durulan konulardır. Gümüşhane.pdf . Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden sonra ülkenin geri kalmış bölgelerinden birisidir. kısa ve uzun dönemli bir entegre bölge gelişme ana planı hazırlanması ve bu plan doğrultusunda öncelikli sektörlerin ve mümkün olabilecek yatırım projelerinin belirlenmesi temel amaç olarak belirlenmiştir. 9 http://ekutup. farklılıkları. Cilt I Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) Deniz AKKAHVE Yüksek Şehir Plancısı. Bölgesel Gelişme Ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü 1. bölgelerin özellikleri. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından Japon Hükümeti nezdinde yapılan teşebbüsler çerçevesinde. bölgelerarası gelişmişlik farklarının zaman içerisinde azaltılması. geri kalmış yörelerde yaşayan nüfusun refah düzeylerinin yükseltilmesi. Rize ve Trabzon'dan oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi için hedef yılı 2020 olmak üzere. uluslararası ticarette deniz ve kara taşımacılığı maliyetlerinin asgariye inmesi. Bu çerçevede. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan yeni cumhuriyetlerin doğuşu. bölgede yaşayan nüfusun refah düzeyinin yükseltilmesi ve göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulması için bölgesel gelişme projesi hazırlanması ihtiyacı doğmuştur. Karadeniz Ekonomik İşbirliğinin (KEİB) gündeme gelmesi. Bu teknik işbirliği çerçevesinde Artvin. Giresun. Ordu. Doğu Karadeniz Bölgesinin gelişmesi Türk ekonomisinin artan büyümesine katkı sağlayabilir. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok-sektörlü bir bölgesel gelişme planını hibe olarak hazırlaması için Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. metropollere büyük yük getiren göç eğilimlerinin istikrarlı bir dinamiğe kavuşturulmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Son yıllarda. Karadeniz Bölgesinin doğusunda yer alan illeri kapsayacak alt bölgede.dpt.tr/bolgesel/keas-I. Bayburt. Karadeniz Bölgesi. Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın (DPT) koordinasyon ve desteğinde olmak üzere. Bu çerçevede Doğu Karadeniz Bölgesi.gov.

Japonya’nın mali yılbaşı olan 1 Nisan 1999 tarihinde başlanılmış olup. Komite üyelerinin de katılımıyla bölgenin sorunları. gelişme vizyonunu. Çalışmanın kapsamı. uygulamaya ilişkin düzenlemeleri ve Çalışma ile ilgili diğer hususları içeren “Başlangıç Raporu” ile ilgili bilgi verilmiştir.Ocak 2000). İş Tanımına uygun olarak İlk Saha Çalışması’nın sonunda. seçilen öncelikli projeler/programlar için profillerin hazırlanması ve bir eylem planının formülasyonu. Çalışma. İlk Saha Çalışması aşamasında Yönlendirme Komitelerinin geniş katılımıyla Ankara’da ve bölgede (Trabzon’da) iki toplantı düzenlenmiştir. gelişme çerçevesi ve senaryosunun oluşturulması ve bir taslak entegre bölgesel gelişme planı formüle edilmesi. yöntemleri. Nihai Raporun hazırlanması işlerini kapsamıştır.dpt. • İkinci Saha Çalışması (Ekim 1999 . Cilt I 2. • Üçüncü Saha Çalışması (Şubat 2000 . süreci. JICA’nın görevlendirdiği Japon. Bunlar. Coğrafi Bilgi Sistemi (GIS) Çalışmasıdır.tr/bolgesel/keas-I. saha çalışması etkinliklerini özetleyen. sanayi ve ticaret odalarının temsilcileri ile ülke çapında bölgeyi temsil niteliğine sahip ve çalışmaya katkı sağlayabilecek olan sivil toplum örgütlerinin katılımıyla iki yönlendirme komitesi (Merkez Yönlendirme Komitesi ve Bölgesel Yönlendirme Komitesi) kurulmuştur.pdf . Ağustos 2000’de tamamlanmıştır.Temmuz 1999). çerçeve ve senaryo ile öncelikli sektörleri belirleyen “Gelişme 10 http://ekutup. Danışma Grubunun. Ayrıca Plan çalışmaları kapsamında. Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi ile birlikte bir video filmi çekimi ve broşür basımı işleri gerçekleştirilmiştir. Türkiye’de yürütülen bir seri saha çalışması ve Japonya’da yapılan bazı ilave işlerle yürütülmüştür: • Birinci Saha Çalışması (Mart 1999 . mevcut koşulların analizi. Türk ve Çinli uzmanlardan oluşan bir çalışma ekibi ve DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün belirlediği bir uzman grupla sıkı işbirliği içerisinde yürütülmüştür. Doğal Yapı Araştırması. programı. Türk tarafının istekleri doğrultusunda birtakım ek işler de yapılmıştır. Çalışma.gov. Sosyal Yapı Araştırması (DİE ile birlikte). DOKAP Tanıtım Programı kapsamında ise. Sanayi Araştırması (KOSGEB ile birlikte).Mart 2000). DOKAP HAZIRLIK SÜRECİ VE KATILIM Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı çalışmalarına.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışmanın yürütülmesine yardımcı olmak üzere DPT tarafından ilgili sektör uzmanlarının katılımıyla bir de Danışma Grubu oluşturulmuştur. Yönlendirme Komitelerinin daha çok mevcut yapıya yönelik sorunların tespiti ile gelişme politikasına ilişkin konuları tartışıp çözüm bulması diğer taraftan. mahalli idarelerin. Çalışmanın teknik konularını Proje Grubu ile daha sık biraraya gelip tartışması öngörülmüştür. potansiyelleri ve öncelikli yatırım konuları tartışmaya açılmıştır. Kentsel Etki Alanları Araştırması (KTÜ ile birlikte). Çalışmanın yürütülmesi için DPT’nin (Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü) koordinasyonu ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının. Bu komiteler Çalışmanın yürütülmesine destek vermiş ve öneri getirerek. Atölye çalışmaları şeklinde gerçekleştirilen toplantılarda. danışmanlık yaparak yol gösterici rol üstlenmişlerdir.

Gerek bu toplantılarda dile getirilen gerekse daha sonra yazılı olarak DPT’ye ulaştırılan görüşler gözönüne alınarak Rapora son şekli verilmiş ve çalışma Ağustos 2000’de tamamlanmıştır. 13 Ekim 1999 tarihinde DPT Danışma Grubu ile tartışılmış ve 20 Ekim 1999 tarihinde Ankara’da. Yine Plan çalışmaları kapsamında bir tanıtım filmi hazırlanmış ve tanıtım broşürü basılmıştır. Bu aşamada “Ara Rapor”. DOKAP ANA PLANININ TEMEL DOKÜMANLARI DOKAP çalışmaları kapsamında hazırlanan “Nihai Rapor”. “Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı” özellikle Karadeniz kökenli işadamları ve yatırımcılara tanıtılmıştır. Bu ögelerin oluşturduğu çerçevenin istenen başarıya ulaşması. Ayrıca 1 Mart 2000 tarihinde İstanbul’da düzenlenen tanıtım toplantısında. Bölgenin insan kaynaklarının geliştirilmesine bağlı olacaktır. Cilt I Raporu” DPT’ye teslim edilmiştir. Kurumsal Düzenleme) ve Proje Raporu ile Yönetici Özeti olmak üzere 8 ciltten meydana gelmektedir. Bunlar: • Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirerek ortalama gelir düzeyini yükseltmek ve bölge içi gelir dağılımını iyileştirmek. Mekan/Altyapı Gelişimi.dpt. • Bölgenin doğal kaynaklarını ve çevre kapasitesini koruyarak uzun dönemli sürdürülebilir kalkınmayı sağlamaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Üçüncü Saha Çalışması’nda ise 25 Şubat 2000 tarihinde Ankara’da. 28 Şubat 2000’de Trabzon’da düzenlenen toplantılarda. DOKAP STRATEJİSİ DOKAP Ana Planı’nda bölgesel kalkınma amaçları sosyal. ana ulaşım altyapısının geliştirilmesi.tr/bolgesel/keas-I. toprak mülkiyeti ve kullanımının iyileştirilmesi ve mahalli idarelerin güçlendirilmesidir. 11 http://ekutup. Çevre. seçilen öncelikli projeler/programlar için proje profilleri hazırlanmış ve eylem planının formülasyonu çalışması başlatılmıştır. Sektör Raporları (Ekonomi. • Bölgenin sosyal gelişmesini ve dayanışmayı sağlayarak bölge içi entegrasyonu sağlamak. 4. Sosyal Yapı. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da yapılan toplantılarda Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur. DOKAP İkinci Saha Çalışması aşamasında. Raporla ilgili olarak Danışma Grubu’nun görüşleri alınmış ve Japon Çalışma Grubu “Ara Rapor” ile ilgili çalışmaları yapmak üzere Japonya’ya dönmüştür.gov. Ana Plan. Stratejinin dört temel bileşeni. ekonomik ve çevre konularında gözlenen olumsuzlukları giderecek şekilde ifade edilmiştir. Yine bu aşamada Çalışma Grubu’nun projeler ve sektör raporları ile ilgili çalışmaları ve eylem planının hazırlığı devam etmiştir. Kalkınma stratejisi ise bölgenin temel sorunlarını çözecek bir şekilde ifade edilmiştir. Ancak Plan Raporunun İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki dilde basımı işi Nisan 2001’de bitirilmiş. DOKAP Nihai Raporu 25 Nisan 2001 tarihinde DPT’ye teslim edilmiştir. hazırlanan “Nihai Rapor Taslağı”. 3. çok amaçlı su kaynaklarının geliştirilmesi. DPT Danışma Grubu ve Yönlendirme Komitelerinin görüşlerine sunulmuştur.pdf .

Bu amaçla. Hizmet sektörünün ikinci önemli bileşeni uluslararası ticarettir. Sekiz yıllık temel eğitimin bütün Bölgede en iyi şekilde uygulanması ve mesleki eğitim kurumlarının hem kapasitesinin hem de hizmetin niteliklerinin iyileştirilmesi öngörülmüştür. Tarım Bölgenin tarımsal gelişmesi için kıyı kesiminde ürün çeşitlendirmesine. bölgeye gelenler için uygulanan gezi programlarının çeşitlendirilerek bütün bölgeye yayılması ve bu ürünlerin yeni bir yaklaşımla pazarlanmasıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. temel eğitimin yaygınlığını ve kalitesini artıracak ve bölge insanının uzmanlık yeteneklerini geliştirecek şekilde planlanmıştır. ulusal ve dış pazarlara ürün sunacak bir dizi işletmenin desteklenmesi planlanmıştır. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin orta ve uzun dönemde ihtisaslaşmış bir eğitim ve sağlık hizmetleri merkezi olması önerilmiştir. Sağlık sorunlarının çözümü yöre insanının ve yerel yönetimlerin daha aktif katılımını gerekli kılmaktadır. uygun maliyetli ve yeterli düzeyde finans sağlanması.1.gov.dpt. Böyle bir yaklaşım ile bölgesel. Her üç konuda önemli etkileri olacak araştırma/yayım.1. Üzerinde önemle durulan iki konu.3.pdf . bir Doğu Karadeniz turizm imajı yaratılması ve bunun çevre ülkelerin kaynakları da göz önünde tutularak pazarlanması önerilmiştir. toprak mülkiyeti ve kullanımı sisteminin iyileştirilmesi ve çiftçi eğitimi konularında iyileştirmeler gerekli görülmektedir. Sanayi Sınai gelişme için mevcut işletmelerin desteklenmesi yanında yeni ürün üreten işletmelerin de kurulması gerekli görülmektedir. Sosyal Gelişme Stratejisi Eğitim sistemi. hayvancılık. 12 http://ekutup. kıyı ve sınır ticaretinin geliştirilmesini ve dış ticaret rejimi altında ihraç edilen ürünlerin bölgede üretimini kapsamaktadır. Ekonomik Gelişme Stratejisi 4. Orta ve uzun dönemde yeni kalkınma önerilerinin geliştirilmesi ve plan önerilerinin benimsenmesi için halkın planlama sürecine aktif katılımı sağlanmalıdır. Benzer çalışmaların bitkisel üretim. 4.2.1. Sistemin kendi içinde ihtisaslaşmasının sağlanması ve personel eksikliklerinin giderilmesi hususlarının önemi üzerinde durulmuştur. üretim kapasitesini geliştirecek teknoloji ithali/uyarlaması/geliştirilmesi.2. Bu hizmetler yalnız Türkiye için değil. Cilt I 4. Hizmetler Turizm sektörünün geliştirilmesi için bölge turizm kaynaklarının geliştirilmesi ve tanıtılması. işgücü eğitimi ve pazarlama faaliyetlerinin bir bütün olarak geliştirilmesi önerilmiştir.1. iç kesimlerde sulamaya bağlı yeni bir ürün deseninin geliştirilmesine ve bütün bölgede verimliliğin artırılmasına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. 4.tr/bolgesel/keas-I. 4. Bu alt sektör için geliştirilen öneriler.1. ormancılık ve su ürünleri konularında gerçekleştirilmesi gereklidir. aynı zamanda Kafkasya’ya ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne de hizmet verecek şekilde planlanmalıdır.

Temel ilke karayolu. Ünye. Bu çerçevede. kentleşmenin verimli tarım toprakları dışında gerçekleştirilmesi ve mera kullanımının iyileştirilmesidir. Kentsel gelişmenin çevreye zarar vermeyecek şekilde yönlendirilmesi gereklidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bölgenin dağınık kentsel yerleşme düzeni gözönünde bulundurularak. İkinci kademe merkezler. Türkiye’nin mevcut mera düzenlemesinin.gov. Kıyı şeridi üzerindeki tüm kentsel yerleşmeler için çevre düzeni planları hazırlanmalıdır. Yerel yönetimlerin bu konularda işbirliğini sağlayacak bir mali teşvik sistemi önerilmiştir. hızla gelişmeleri planlanan alanlar için fiziki plan çalışmaları yapılmalıdır.pdf . hem de kent nüfusu içinde geleneksel olarak yüzde 20 civarında olan iç kesimlerin payının artırılması hedeflenmiştir. 4. Orman işletmeciliğinde ve korunan alanların yönetiminde de yeni düzenlemeler önerilmiştir. Katı atıktan kaynaklanan sorunların çözümü için yerel yönetimlerin işbirliği yapmaları. Ordu ve Rize bölge/altbölge merkezleri olarak işlev göreceklerdir.tr/bolgesel/keas-I. Yerleşme kademelenmesi farklı yerleşmelerin sağlayacağı hizmetler ve bölge kalkınmasında yapacakları katkı göz önünde bulundurularak geliştirilmiştir. Artvin. Bayburt ve Gümüşhane olarak belirlenmiştir. 13 http://ekutup. kıyı yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmesi gereklidir. Çevre Orman eko-sisteminin korunmasına ve geliştirilmesine yönelik olarak orman kaynakları envanterinin çıkarılması için çağdaş teknolojilerin uygulamaya konması gereklidir. Ulaşım sistemi bölgesel gelişme amaçlarını gerçekleştirecek şekilde geliştirilmelidir. Trabzon.3. grup köy yolları uygulamasında olduğu gibi yeni bir altyapı planlama yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir. Kıyı kesimindeki kentleşmenin planlı bir şekilde Rize-Trabzon gelişme koridorunda ve Ordu kenti etrafında oluşturulacak bir kalkınma odağında toplanması önerilmiştir. orman üzerindeki olumsuz etkilerin giderilmesi için mutlaka gereklidir. Önerilen kademelenmede. turizm ve üretim merkezi belirlenmiştir. Bir alt kademede ise 10 adet hizmet. Giresun. aşırı kullanımı önlemek ve meraları kullanacak olan yayla turizmi konusu da gözönüne alınarak iyileştirilmesi gerekmektedir. Su kaynaklarının korunması için. demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin birbirini destekleyecek şekilde entegre bir bütün olarak geliştirilmesidir. Mekansal Düzenleme ve Altyapı Geliştirme Stratejisi 2020 yılı için arazi kullanımı ile ilgili temel bazı öneriler. Cilt I 4. sulamanın toprak kapasitesini ve verimliliği aynı anda koruyacak şekilde yapılması. Benzer şekilde. yayla turizmi önerisinin temel taşıdır. Önerilen yapının oluşması için planlanan ulaşım ve arazi kullanım sistemleri ile ilişki kurulmuştur. Yeni yaklaşımların gerektirdiği kurumsal düzenlemeler yapılmalıdır. Hem toplam. orman alanlarının mümkün olduğunca ağaç dışı ürün üretimine açılması.dpt. Kırsal çevrenin korunması. Köylü-orman ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi.4. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin ise su kaynaklarını korumak için yeni eğitim ve araştırma programları geliştirmesi önerilmiştir. verimli tarım topraklarının tarımsal kullanım için korunması. Bölgenin yerleşme sistemi beklenen kentleşme düzeyi ve bu kentlerin çevre özellikleri düşünülerek planlanmıştır.

eğitim ve pazar ağı gerekleri ile birlikte planlanmalıdır. idari. sosyal ve çevresel sorumluluğu artırmayı hedeflemektedir: 14 http://ekutup. Gelecekte iletişim sisteminin giderek artan önemi göz önünde bulundurulmalıdır. Kırsal Ekonominin Çeşitlendirilmesi ve Yoğunlaştırılması Programı Uygulamalı Araştırma Programı’dır. Kentsel altyapı. Cilt I Ulaşım altyapısı çok çeşitli ulaştırma türlerine olanak vermelidir. Altyapı ve çevre düzenlemeleri konusunda yerel yönetimler arasında işbirliği önerilmiştir. DOKAP çerçevesinde kırsal ve kentsel alanlardaki ekonomik faaliyetleri etkin bir şekilde destekleyerek. Sanayi ve Ticaret Destek Programı. tamamlayıcı yatırımların yapılmasına olanak sağlanmalıdır. ek sulama gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır. idari yapıyı iyileştirmek. 2. önerilen yerleşme kademelenmesini ve yerleşmelerin bölge içinde hedeflenen dağılımını desteklemelidir. özelleştirilmekte olan limanların işletim sistemleri gözden geçirilerek yeni.tr/bolgesel/keas-I. Sulama sistemlerinin henüz tam olarak gelişmediği bölgelerde. Bölgesel enerji ağı komşu ülkelerle enerji ticaretine izin verecek şekilde planlanmalıdır. 4. planlanan sağlık. DOKAP KALKINMA PROGRAM VE PROJELERİ Ana Plan önümüzdeki 20 yılda uygulamaya konulacak olan 10 program ve bu programların içindeki 52 projeden oluşmaktadır. Gelişmenin dinamiğini sağlayacak olan büyük kentlerin gerekleri göz önünde bulundurulmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. fiyatlandırma ve etkin çalışma konusunda büyük sorunlar yaşanmaması için uygun kamu denetimi mekanizmaları ile desteklenmesi önerilmiştir. çeşitli altyapı faaliyetlerini iyileştirmek ve toprak verimliliğini artırmak için seçilen yatırımlar yoluyla yerleşim yapısının değiştirilmesinde aracı olacaklardır.dpt. Son program DOKAP Bölgesinin imajını oluşturmaya yöneliktir. Bölgenin ekonomik yapısını güçlendirmek için üç program. Enerji projelerine yöre halkının katılımı sağlanmalıdır. sosyal ve çevresel gelişme için üç ayrı program hazırlanmıştır. insan kaynakları gelişimi ve yaşam çevresinin iyileştirilmesi konularında artan yerel insiyatifin desteğine ihtiyaç vardır.gov.pdf . Bu çerçevede. Bu sistem. ekonomik yapıyı güçlendirmeyi amaçlayan üç program daha geliştirilmiştir. Çok amaçlı su kaynakları geliştirme projelerine yerel katılım sağlanmalıdır. Bu programların üçü mekansal yapı ile ilgilidir. Kentsel Gelişme ve Kent Yönetimi Konusunda Kurulmuş Yerel Birlikler ve Kapsamlı Toprak ve Su Kaynakları Yönetimi Programı’dır. Bu programlar: 1. Bu altı programın uygulanabilmesi ve geliştirilebilmesi için. Mekansal Yapının Geliştirilmesi Programı. Bunlar: 4. Bu nedenle üçüncü gruptaki programlar. kalkınma planlaması ve yönetimi. Enerji sektöründeki özelleştirmelerin. Program paketlerinden üçü DOKAP mekansal yapısının dönüştürülmesi amacıyla geliştirilmiş olup. 5. 3. 5.

Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı (DOKAP) ve Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Bölgesel Gelişme Raporlarında öngörülen projelere öncelik verilecektir. 5. 6. 19. Gümüşhane.dpt.2001 tarihli 2002 Yılı Yatırım Programı Hazırlıkları konusundaki 2001/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde.pdf . DOKAP bölgesel gelişme hedefleri bu 10 program yoluyla gerçekleştirilecektir. Diğer taraftan. Doğu Anadolu Projesi Ana Planı (DAP). Başarılı ve hızlı bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi için. Rize ve Trabzon illerindeki başlıca projelere “DOKAP” simgesi konularak projeler takibe alınmıştır.07.gov. 15 http://ekutup. Bu kapsamda DOKAP Ana Planı’nda belirlenen öncelikli program ve proje önerilerine yönelik detaylı çalışmalar yürütülecektir.tr/bolgesel/keas-I. Doğu Karadeniz Bölgesinin turizm potansiyelinin belirlenmesi ile Bölgenin turizm alanında sürdürülebilir gelişiminin yollarının ortaya konulabilmesi ve yapılması gerekenlerin planlanması öngörülmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DOKAP Uygulama Süreci: Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (2001-2005) DOKAP kalkınma senaryosunun birinci dönemini oluşturmaktadır. Cilt I 4. Bu amaca hizmet etmek üzere DOKAP kimliğinin oluşturulmasına yönelik son bir program daha önerilmiştir: 10. Diğer taraftan DOKAP uygulamalarında JICA ile teknik işbirliği devam etmektedir. Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Geliştirme Programı ve Yaşanılan Çevrenin İyileştirilmesi Programı’dır. Mahalli İdarelerin Güçlendirilmesi Programı. DOKAP Kimliğinin Oluşturulması Özel Programı. 6. “Yatırım tahsislerinde Kalkınmada Öncelikli Yörelerin kalkınmasına hız kazandırıcı ekonomik ve sosyal altyapı yatırımları ile istihdam ağırlıklı projelere öncelik verilecektir. Bayburt. Giresun. Ayrıca DOKAP Bölgesinde kırsal kalkınma konusunda tarımsal faaliyetlerin çeşitlendirilmesiyle kırsal nüfusun gelirini artırmaya yönelik bir proje başlatılması planlanmıştır.” talimatı yer almıştır. Bu çerçevede “Doğu Karadeniz Bölgesinde Turizmin Geliştirilmesine Yönelik Küçük Ölçekli Kalkınma Çalışması” başlatılmıştır. hem kamu sektöründe hem de özel sektörde dış kaynakların harekete geçirilmesi gerekmektedir. Ordu. Bu kapsamda özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi Ana Planı (GAP). Bu çerçevede 2001 Yılı Programı hazırlanırken DOKAP kapsamında yer alan Artvin. JICA tarafından yine hibe olarak bir Türk firma tarafından 15 Ağustos-31 Aralık 2003 döneminde hazırlanacak çalışmada.

Çünkü. Dr. bölgesel farlılıkları ortadan kaldırabilmek için emeğin marjinal verimliliğinin düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru kaydırılması gerektiğini savunmuşlardır.dpt. Gör. Ege Üniversitesi. Öte yandan. Gör. kısaca kurumsallaşma düzeyinin yetersizliği kalkınma süreçlerini olumsuz etkilemektedir. teorik temelden yoksun tutarlı bölgesel kalkınma stratejilerinin uygulanamaması Türkiye’de bölgeler arasındaki gelişme farklarının derinleşmesine yol açmaktadır. Cilt I Ege Bölgesinin Kalkınmasında Finansal Kurumsallaşma Araç Olabilir Mi? N. 16 http://ekutup. neo-klasikler bölgelerin her birinde faktör fiyatlarının eşit olması durumunda gelir seviyesinin de eşit olacağını varsaymaktadırlar.gov.tr/bolgesel/keas-I.Neo-Klasik İktisatta Bölgesel Kalkınma Neo-klasik iktisatçılar. Finansman sorununun çözümü. Piyasa güçlerinin kusursuz rekabet. üretim faktörlerinin ve malların tam hareketliliği varsayımı altında faktörler ve malların fiyatların düşük olduğu bölgelerden yüksek olduğu bölgelere doğru akacağını ve sürecin bölgeler arası fiyat farklılığını ortadan kaldırıncaya kadar devam edeceğini savunmaktadır. İİBF İktisat Bölümü GİRİŞ Belli bir bölgenin ekonomik ve sosyo-kültürel yapısının değiştirilmesi olarak tanımlanan bölgesel kalkınma. İİBF İktisat Bölümü Aydanur GACANER Arş. Ege Üniversitesi. Ege Üniversitesi. I. Bu. ancak etkin işleyen bir kaynak aktarım mekanizmasına bağlı oluşturulacak finansal kurumlar ile mümkündür. bütün fiyatlarda tam esneklik ve faktör fiyatlarının marjinal verimliliklerini yansıtması varsayımları altında kendi kendine kararlı dengeye ulaşılabileceğini belirten neo-klasikler. Doç. Ulusal finans piyasalarında kullanılan araçlar ile piyasadaki iktisadi ajanların gerekli etkinliğe sahip olmaması. kurumsal ve personel altyapı faaliyetleri yanında finansman sorunu ana unsurlardan birisidir. İİBF İktisat Bölümü Nazif ÇATIK Arş. aynı zamanda bölgeler arası gelişme farklılığının ortadan kalkması anlamına gelmektedir. Oğuzhan ALTAY Yrd. ülke kalkınmasına göre daha karmaşık bir ilişkiler ağını içermektedir. bölgeler arası dengenin sağlanması gelişmiş bir ulaşım ve iletişim ağının kurulmasına bağlıdır. Bölgesel kalkınmanın sağlanması için gerçekleştirilecek maddi. Öte yandan.pdf .BÖLGESEL KALKINMANIN TEORİK TEMELLERİ A.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bölgeler arasındaki dengesizliklerin üretim faktörlerinin ve malların fiyatlarından izlenebileceğini ifade ederken.

Dengeli kalkınma yaklaşımının öncülerinden Rosenstein-Rodan ile Nurkse. Nurkse. Rostow ve Lewis gibi iktisatçılar tarafından geliştirilmiştir. kalkınmanın başlaması ve kendi kendini besleyen bir sürece girebilmesi için gelirin arttırılmasını savunur. bu sektörlerdeki firmaların optimum ölçeğin altında faaliyet göstermesine. Bu modele göre bütün ekonomik alanların aynı hızla büyümesi gerekli değildir. az gelişmiş ülkelerin temel sorununu üretim faktörleri arzının inelastik ve pazarların sınırlı olmasına bağlamaktadır. Bir firma tarafından yapılan yatırım bu firmanın çıktısını girdi olarak kullanan diğer bir firma tarafından yapılan yatırımı ileri bağlantı yoluyla uyarabilir. Dengesiz kalkınma tezinin öncülerinden olan Hirschman. dolayısıyla kaynak dağılımında etkinsizliğe yol açacaktır. Hirschman tarafından yöneltilmiştir. Dengeli kalkınma modeli ona göre. neo-klasik yaklaşımda piyasalar tam serbestlik içerisinde tüm iktisadi problemleri çözebilecek güçlere sahiptir. Cilt I B. Tamamlayıcı sektörlerin karşılıklı bağımlılığı nedeniyle ortaya çıkan dışsallıklar piyasa hacmini genişleterek ülkenin kendi kendini besleyen büyüme sürecine girmesine yol açacaktır. Dengeli kalkınma modelleri iki grupta toplanabilir (Savaş.Dengeli ve Dengesiz Kalkınma Tezinde Bölgesel Kalkınma 19.dpt. 1999: 264): Bunlar sırasıyla. i-Ekonominin bütün alanlarına yapılacak yatırımların bu alanların aynı hızla büyümesini sağlayacak biçimde yapılması görüşü ile ii-daha ılımlı modeller. az gelişmiş ülkelerin kapasite ve olanakları dikkate alındığında gerçekçi olmayan temellere dayandırılmış. Bunun için ekonominin sadece bir sektörüne değil tüm sektörlerine sektörler arası bağımlılıklar dikkate alınarak yatırımlar yapılmalıdır. O. 1966:54). Dengeli kalkınma yaklaşımına karşı en önemli eleştiriler A. İlerleyen yıllarda dengeli kalkınma kavramı Rosenstein-Rodan. ulusal sanayinin desteklenmesi ve dışa karşı korunması gerektiğini söyleyerek stratejik bakımdan dengeli kalkınma görüşünü ortaya atmıştır. 2003: 2). sektörel tamamlayıcılığın sağlanması. Benzer şekilde bir firmanın yatırımı o firmaya girdi sağlayan diğer bir firmanın 17 http://ekutup. bu koşul gerçekleştiği takdirde azgelişmiş ülkelerdeki talep yetersizliği sorununun ortadan kalkacağını savunmaktadırlar (Rosenstein-Rodan. Önemli olan tüm sektörlerin aynı anda gelişme göstermesidir. Belirtilen yönü ile neo-klasik model. Dengeli kalkınma yaklaşımı.gov.tr/bolgesel/keas-I. 1994: 397).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yüzyılın ilk yarısında Friedrich List.pdf . her yönüyle örgütlenmiş bir pazara ve yeterli girişimciye sahip gelişmiş bir ülkenin uygulayabileceği bir stratejidir (Dinler. tüm sektörlere eşit oranda büyümelerini sağlayacak şekilde yatırım yapılması ve sektörler arası tamamlayıcılığa tam anlamıyla uyulması. piyasanın tek başına kalkınmayı sağlayamayacağı ve kalkınmanın bir plan çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunan dengeli kalkınma modellerinden ayrılır. Yazara göre. Fleming. Han ve Kaya. kaynak dağılımındaki etkinsizliğin giderilmesi ve azgelişmişliğin kısır döngüsünün kırılabilmesi için gerekli olan sermayenin dış yatırım ve dış borçlanma ile giderilmesi gerektiğini savunmuştur. azgelişmiş ülkelerde kaynakların yetersizliğini temel bir sorun olarak görmüş ve özellikle kalkış hızı ile kişi başına gelir artış hızı üzerinde durmuşlardır. Hirschman’ın yaklaşımındaki ileri ve geri bağlantılar kavramı analizin ayrılmaz bir parçasıdır (Krishna ve Perez. Rosenstein-Rodan ve Nurkse. Yatırımların birbirini tamamlayan sektörlere yapılmasına özel önem veren yazarlar. Daha önce de açıklandığı üzere.

Sektörlerin faaliyette bulunduğu yöre analize dahil edildiğinde teknik alan analizinden ekonomik alan analizine geçilmektedir. Ülkenin çeşitli bölgelerindeki farklı sosyo-ekonomik koşullar belli dönemlerde belirli sanayi kuruluşlarının belirli bölgelerde toplanmasına yol açar. birkaç sektördeki gelişmenin hızla ekonomide bir takım darboğazları ortaya çıkaracağı yönündedir (Dinler. Bunun en önemli nedeni. C. bölgelerdeki uzmanlaşmış emek ve sermayenin en etkin şekilde kullanılması zorunluluğudur. Bir bölgede kalkınma kutbunun ortaya çıkışı. Homojen bölge. Cilt I yatırımını geri bağlantı yoluyla uyarabilir. Büyüme merkezi şeklinde de adlandırılan kalkınma kutbu yaklaşımı ekonomik kalkınmanın az gelişmiş ülkelerde tüm sektörlere eşit oranda kaynak aktarılması ile gerçekleştirilemeyeceğini ve sanayileşme ile birlikte bölgesel ekonomik farklılaşmalar meydana geleceğini belirtmektedir.dpt. bu kriz ortamlarının aynı zamanda yenilik süreçlerinin de yaratılmasını sağlayan bir fırsat olduğunu zaten belirtmiştir. merkez ve etrafındaki çevre ile ilişkisini açıklayan dinamik bir kavramdır. hangi sektörlerin kilit sektörler olarak seçileceği ve bu sektörlerin hangi bölgelerde kurulacağı sorularının cevabı az gelişmiş ülkelerin kalkınma sorunsalı açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Öncelik verilen sektörün faaliyette bulunduğu yöre ve çevresiyle olan ilişkilerle ilgili konular kalkınma kutupları teorisinde incelenmektedir (Dinler.pdf . Dolayısıyla sektörler arasındaki ilişkileri göz önüne alan dengesiz kalkınma analizine alan unsuru katıldığında kalkınma kutupları teorisi gündeme gelmektedir. Hirschman. Daha sonra bu sektörlerin ileri ve geri bağlantıları ekonominin geri kalanının sanayileşmesini sağlayabilir. dengesiz kalkınmanın az gelişmiş ülkeler açısından daha uygun bir yaklaşım olduğu söylenebilir.Kalkınma Kutbu Teorisinde Bölgesel Kalkınma Kalkınma kutbu kavramı ilk kez Fransız iktisatçı Francois Perroux tarafından 1949 yılında ortaya atılmıştır. Perroux. Oysa. polarize ve planlama bölgeleri kavramlarına dayandırılmaktadır (Mercado. Bu açıdan kutuplaşma kavramı.1999:274). 1994: 400). Büyüme merkezleri (kalkınma kutupları) ile ilgili yapılmış olan çalışmaların pek çoğu Boudeville’in (1966) yaptığı üç bölge tanımlamasına. Bu durumda. zamanla yaratılan kutup ile çevresindeki 18 http://ekutup. 2002: 12). hammaddelere ulaşabilmek açısından etkin ulaşım ağına ve o bölgenin nitelikli işgücü potansiyeline sahip olmasına bağlıdır. Dengeli kalkınmaya karşı getirilen en önemli eleştiri.gov. Az gelişmiş ülkelerin temel sorunlarından üretim faktörlerinin sınırlılığı ve pazar darlığı. piyasa mekanizmasının tek başına kaynak dağılımında etkinliği sağlayamamasına neden olmaktadır. aynı gelişmişlik seviyesindeki komşu iller homojen bölgeyi oluşturur. Kutuplaşma belli sayıdaki iktisadi kuruluşun faaliyetleri nedeniyle iktisadi bütünleşme sonucunda ortaya çıkan dengesiz bir kalkınma sürecidir (Savaş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Polarize bölge. ilgili bölgenin üretiminde niceliksel artış yanında teknik ilerlemeler ve yeni yatırım alanlarının ortaya çıkması anlamında da niteliksel olarak bölge ekonomisine katkıda bulunur. 1994: 401). gerekli altyapı koşullarının yaratılmış olmasına.tr/bolgesel/keas-I. Dengeli-dengesiz kalkınma tercihine az gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında. Han ve Kaya. Uluslararası ticaretteki merkez-çevre ülke ilişkisi yerine merkez-çevre bölge ilişkisi söz konusudur. Bir bölgede kutuplaşmanın oluşması o bölgedeki pazarın hacmine. bölgesel kalkınma politikalarının uygulanması sırasında bölgeler arasındaki ilişkileri dikkate almaktadır. homojen. bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmaya yönelik politikaları içeren bir bölge türü olup.

-aynı ve benzer girdilerin kullanılacağı birden fazla ürün modeli. kalkınma kutbunun yarattığı dışsallıklar ve sağladığı teknik imkanlar bu bölgelerin diğer bölgeler aleyhine gelişerek diğer bölgelerdeki mevcut üretim faktörlerini kendisine çekmesine yol açacak.tr/bolgesel/keas-I. Myrdal’a göre. Gunner Myrdal’ın kutuplaşmanın çevre bölgeleri geriletici etkisi tezini desteklemektedir. genel amaçlı makineler kullanılarak gerçekleştirilen çeşitli ürünlerin küçük ölçekli imalatıdır. -üretim faktörlerinin tam istihdamına yönelik olarak kapasite kullanım oranını alabildiğine arttırmaya gerek kalmamakta. maliyet tasarrufları sağlanmaktadır (Kibritçioğlu. Örneğin. Perroux’un kalkınma kutbunun kalkınmayı bölgenin öteki kısımları ve diğer bölgelere yayacağı savına karşı Gunnar Myrdal.dpt. Post-fordist üretim sisteminde. 1998: 66-71). -verimlilikleri artan işçilere daha yüksek ücretler ödenebilmekte ve bütün bunlar olurken. ara malları ve nihai ürünler için stoklama gereksinimi azalacağından. D. mikro-elektronik teknolojisindeki gelişme ile birlikte sayısal kontrollü takım tezgahların üretim süreçlerine girmesi post-fordist . standart ürünlerin niteliksiz işgücü ve özel amaçlı makineler kullanılarak büyük ölçekli üretimi olarak tanımlanırken. Ege bölgesinin ülke gayrisafi yurtiçi hasılasının yaklaşık %15’ini. firmanın pazarlama bölümünden tüketici tercihleriyle ilgili olarak gelen talep tahminleri doğrultusunda.pdf . asıl neden üretim sistemlerindeki dönüşümle açıklanmaktadır (Taymaz.1993:56-61). hammadde. -işçiler üzerindeki baskı hafiflediğinden verimlilikleri artmakta ve üretim süreçleriyle ilgili iyileştirmeler hakkında düşünmeye vakit bulabilmekte. kalkınma kutbu ile bu alanlar arasındaki yakınsamanın gerçekleşemeyeceğini belirtmektedir. İstanbul ve çevresinin yaklaşık %35’ini oluşturması ve bu bölgelerin aldığı göçlerle ülke nüfusunun önemli bir kısmını barındırması. Esnek uzmanlaşma. bunun sonucunda geri kalmış bölgeler tamamen yoksullaşacaktır. fabrika içindeki çok küçük değişikliklerle ve çok az zaman kaybıyla üretilebilmekte. kitlesel üretimin aksine nitelikli emek ve esnek biçimde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kısacası Fordist kitle üretim sisteminin aksine esnek üretim sistemlerinde üretilen malların kalitesi yükselirken maliyetlerde bir düşüş sağlanabilmektedir.Sınai Kümeler Yaklaşımında Bölgesel Kalkınma Yetmişli yılların başlarında yaşanan petrol şokundan sonra dünya ekonomisini etkisi altına alan ve temel iktisadi paradigmanın da değişimi ile sonuçlanan ekonomik krizin görünen nedeni petrol şoku iken. Bu gelişmeler günümüzdeki anlamıyla küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük ölçekli firmalarla yurtiçi ve 19 http://ekutup. diğer değişle esnek uzmanlaşmayı ortaya çıkarmıştır. Diğer bir ifade ile artık fordist kitle üretim sisteminin sınırlarına ulaşılmıştır. Cilt I geleneksel alanlar arasındaki farkların aradaki işgücü ve mal akımı nedeniyle ortadan kalkacağını da savunmaktadır. -üretim miktarı yüksek olduğu ölçüde birim maliyetlerin düşük olması anlamındaki ölçek ekonomilerinin önemini geri plana atacak biçimde küçük ölçekli işletmeler de uluslararası rekabette başarılı olmakta. Kitlesel üretim.gov.

nitelikli işgücü kullanımı. İşletme yetkililerinin aralarındaki yüz yüze iletişim de sınai küme gelişiminde ve bu sürece ilişkin koşulların yaratılmasında yardımcı olabilir.BÖLGESEL KALKINMA POLİTİKALARINDA KURUMSALLAŞMA Buraya kadar. ortak bir endüstride faaliyette bulunan birbirleriyle bağlantılı şirket ve kurumların belirli bir coğrafi alanda yoğunlaşması ile ortaya çıkan dinamik bir yapıdır. Sınai küme kavramı. ilerleyen kısımda da Ege Bölgesi’nin mevcut iktisadi ve finansal yapısı bazı göstergelerle ortaya koyulmaya çalışılacaktır. daha sonra da birikimsel etkileri nedeniyle içsel teknolojik gelişmeleri yaratan unsurları da beraberinde getireceğini belirtmiştir. Bir endüstride sınai kümeleşme çeşitli yollarla başlayabilir. Böylece sahip olduğu sınai kümeleri destekleyerek onları geliştiren bölgeler diğer bölgelere nazaran rekabetçi avantajlar yaratma sürecinde önemli ölçüde ileride olacaklardır. genelde bölgesel kalkınmaya yönelik kuramsal görüşler ortaya koyulmaya çalışılmıştır. gelişmiş bir altyapı veya üniversiteler bünyesinde yapılan akademik araştırmalar firma gruplarının kendi aralarında sınai kümeler kurarak büyümelerine yardımcı olabilir. sivil toplum örgütleri arasındaki etkileşimi de temsil etmektedir. Bunun yanında Porter. II.dpt. Ayrıca önceki sınai küme örneklerinin en iyi şekilde değerlendirilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kilit endüstrilerdeki ve bölgedeki kurumların. Yaratılan network ağı sayesinde çevresindeki iktisadi sorunlar ve bunların nedenleri ile ilgili daha sağlıklı bilgiler edinebilen kamu kuruluşları. bölgesel kalkınma ajansları ve İrlanda ülke örneği ile Avrupa Birliği’nin yapısal fonları anlatılacak.gov. Hangi alanda rekabetçi avantajı yakalayabileceğine en iyi şekilde karar verebilmiş bir bölge sınai kümeleşmeden birçok stratejik yarar sağlayabilir. bu işbirliği süreci sonucunda alınan kararların hiçbir bürokratik engele takılmadan hemen uygulanması sınai kümelerin gelişimi için gerekli olan diğer koşullardır. uygun bir yerleşim yeri. aynı zamanda hükümet ile diğer destekleyici. bulundukları bölgeye uluslararası alanda rekabetçi avantajları ve yüksek refah düzeyini yakalamalarında önemli katkılar sağlayan birçok başarılı sınai küme oluşturulmuştur. Firmaların uzman. sivil toplum örgütleri ve diğer destekleyici kuruluşlar hizmetlerini daha etkin bir şekilde sürdürebileceklerdir. 20 http://ekutup. Örneğin sınai kümelerin ihtiyaçları ve sorunları konusunda bilgi alan kalkınma plancıları bölgede yer alan endüstrilerin durumunu da dikkate alarak geniş bir perspektif çerçevesinde bölgenin ileriye dönük kalkınma stratejisini oluşturabileceklerdir. Kuramsal açıklamalara ek olarak aşağıda. Teorik açıklamalarla birlikte küreselleşme olgusu dikkate alındığında bölgesel kalkınma stratejilerinin de buna göre oluşturulması gereklidir. Günümüzde sınai küme içerisinde yer almayan şirketlerle karşılaştırıldığında. Öte yandan seçilen stratejiye uygun bir finansal yapılanma modeli önerilmelidir. sınai kümenin bulunduğu endüstriyi destekleyen bölgedeki firmalar arasında işbirliğini özendirici uzmanlaşmış altyapı içeren bir düzeni nitelemek için de kullanılmaktadır. bol doğal kaynaklar.tr/bolgesel/keas-I. kısaca. sınai kümelerin örtük bilgi. Sınai küme modeli iktisadi anlamda sadece sınai kümeyi oluşturan firmalar arasındaki dinamik ilişkiyi ve networku değil.pdf . motivasyon ve informel öğrenme gibi yerel nitelikte küçük ve sürekli yeniliklerin kaynağı olan. Cilt I yurtdışında rekabet edebilmelerinin ve aralarında ürün farklılaştırmasına ve network ağına dayalı sınai kümeler oluşturabilmelerinin kapısını aralamıştır. tüm iktisadi karar birimlerinin bir araya getirilerek işbirliğinin arttırılması. Porter’a göre sınai küme (cluster). Her bölge kendine has birtakım özelliklere sahiptir. eğitim.

Bu anlamda yapısal fon programı ile amaçlanan. merkezi yönetimden bağımsız. 1991: 6).Bölgesel Kalkınma Ajansları Günümüzde birçok ülkenin geri kalmış veya eski önemini kaybetmiş bölgelerinde sınai küme yapısının oluşturulması amacıyla bölgesel kalkınma ajansları kurulmuştur. Örneğin. 1998: 44). Bankanın kuruluş amacı. arazi ve gayrimenkul yapısının geliştirilmesi. Kalkınma ajansları. Küçük ajanslar. bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine çok önemli katkılarda da bulunmuştur (Mc Niven ve Plumstead. Cilt I A. bölgenin potansiyelini ve sorunlarını göz önüne alarak geliştirdikleri politikalar ile bölgedeki ekonomiyi canlandırmak ve bölge halkının gelişmeye katılımını ve gelişmeden yararlanmasını sağlamaktır (Kumral. ulusal hükümetin bölgesel kalkınma planını desteklemektir. ABD’ndeki Tennessee Valley Authourity (TVA)’dir. ağırlıklı olarak bölge tanıtımını üstlenmiş küçük ajanstır. AB ve diğer ülkelerde çoğunlukla genel bütçeden ve yapısal fonlardan finanse edilmektedir. Buna karşılık. sağladıkları ticari hizmetlerden ve cüzi bir kısmını da Avrupa Komisyonu ve Dünya Bankası’nca ayrılmış olan fonlardan elde etmektedir. Genel Direktörlüğü’ne (GD XVI) bağlı.gov. Bölgesel kalkınma ajansları faaliyetleri yönünden küçük ajans ve çok fonksiyonlu ajans olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. tarıma dayalı sanayiinin geliştirilerek kırsal kesimin kalkınmasının sağlanmasına yönelik seçilmiş sektörlerdeki küçük ve orta ölçekli işletmelere teşvikler verilmesi çok fonksiyonlu bölgesel kalkınma ajanslarının işlevlerindendir. bir başka deyişle bölgelerini pazarlayabilme amacını taşıyan ajanslara küçük ajans denilmektedir (Kumral.pdf .1994:8). bölgedeki altyapının. Bu kurumların amacı. üye ülkelerdeki geri kalmış bölgelerinin altyapı yatırımlarını finanse etmektir. Esas faaliyetleri bölgelerine dış yatırımcıyı çekebilmek. geri kalan gelirlerini bütçeden. Bölgesel kalkınma ajansları. topluluğun 21 http://ekutup.Bölgesel Kalkınmanın Finansmanında AB Yapısal Fonlarının Rolü Avrupa Birliği’nde bölgeler arası farklılıkların giderilmesine yönelik atılan ilk adım 1958 yılında Avrupa Yatırım Bankası’nın (European Investment Bank) kurulmasıdır. devlet fonlarına proje sunarak. sınırları belirlenmiş bir bölgenin sosyo-ekonomik koşullarını geliştirip canlandırmak amacıyla kurulmuş ve faaliyetlerini tamamen veya kısmen kamunun finanse ettiği kuruluşlardır (Arnold. Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF).tr/bolgesel/keas-I. 1930’da Federal Hükümet tarafından Tennessee nehrinin boşaltma havzasında yaşayanlara ucuz elektrik enerjisi sağlamak amacıyla oluşturulan TVA. kentsel alanların yeniden yapılandırılması. Örneğin İngiltere’de bölgesel kalkınma ajansları gelirlerinin %60’ını AB fonlarından temin etmekte. bölgedeki ve bölge dışındaki firmaların bilgilendirilmesi amacıyla yurtiçi ve yurtdışında tanıtım amaçlı hizmet birimleri kurmak.dpt.1994:7). B. Avrupa Komisyonu’nun XVI. Avrupa Birliği’nin bölgesel kalkınma politikası ulusal programların yerini almayı amaçlamamaktadır. Ege Ekonomisini Güçlendirme Vakfı’nın (EGEV) 1993 yılında kurduğu Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA). Günümüzdeki anlamıyla kurulan ilk bölgesel kalkınma ajansı. yatırım yapacak yabancı firmalara çeşitli kolaylıklar yanında bunların yerli firmalarla stratejik ortaklıklar oluşturmalarını sağlamak gibi çeşitli fonksiyonlara da sahiptirler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yapısal fonların finansmanının tümü ulusal hükümetler ve AB arasında ortaklaşa gerçekleştirilmektedir.

gov.İşsizliği engellemek için çeşitli önlemler aracılığıyla işçilerin endüstriyel değişime ayak uydurmalarının sağlanması. ERDF’den yararlanacak bölgelerin belirlenebilmesindeki bazı ölçütler. 5b ve 6. 1998: 10): 1.Avrupa Tarımsal Rehberlik ve Güvence Fonu (EAGGF).dpt. Cilt I ekonomik ve sosyal gelişiminden sorumludur. Fon.tr/bolgesel/keas-I.Daralan endüstriyel bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak diğer bölgelere yakınsaması. b) Zayıf kırsal alanların ekonomik olarak çeşitlendirilmesi ile 6.Avrupa Sosyal Fonu (ESF). Ayrıca. 3. iii.Çok düşük nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerin ekonomik dönüşümünün sağlanmasıdır. işsizlik oranının AB ortalamasına göre payı ve seçilen bölgenin göç verme oranlarıdır. Yukarıdaki fonların yedi öncelikli hedefi bulunmaktadır (Mc Niven ve Plumstead. dört tip AB yapısal fonu bulunmaktadır: i. Bölgesel kalkınmanın finansmanı için kullanılan temel fon ERDF’dir. küresel finansman. 4. ii.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu bölgeler sürdürülebilir verimlilik. iii. bölgesel yardım programları. Portekiz ve İrlanda’dır.Gençlerin ve emek piyasasının dışında kalma tehlikesi olanların mesleki entegrasyonunu kolaylaştırılması ve uzun dönem işsizlikle mücadele edilmesi. 1. iv.pdf . 1988 yılı bölgesel politika reformunda üç çeşit sorunlu bölge belirlenmiştir: i. üçüncü ve dördüncü hedefler için seçilebilirlik kriterlerinden bir tanesi de işsizlik oranıdır. Bunun yanında İspanya’nın büyük bir kısmı ve üyeliğe başvuran merkez ve doğu Avrupa ülkeleri de birinci hedef doğrultusunda fonlanmaktadır. fona ihtiyaç duyan bölgelerin seçilmesindeki temel koşulları oluşturduğundan bölgesel amaçlar olarak da nitelendirilmektedir. proje hazırlama ve değerlendirme gibi çeşitli finansal destekleri yardım amacıyla kullanmaktadır. İkinci.Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu (ERDF).Gelişimi diğer bölgelerin gerisinde kalmış bölgeler.Tarımsal üretimin baskın olduğu bölgeler. 5. 2. hedefler. Günümüze gelindiğinde.Azalan endüstriyel faaliyetlerin belirgin olduğu bölgeler. istihdam veya gelir sağlayamayan birkaç geleneksel ekonomik faaliyete dayalı aşırı bağımlı bölgeler olarak nitelendirilmiştir. Diğer amaçlar. Avrupa’nın tümünü kapsamaktadır.Geri kalmış bölgelerin ekonomik kalkınmasının uyumlaştırılması. 2.a)Ortak tarım politikası reformu çerçevesinde tarım ve balıkçılık yapısının uyumlaştırılması. sürekli istihdamın yaratılması veya korunması için altyapı yatırımlarını veya diğer verimli yatırımları 22 http://ekutup. teknik yardım desteği.Balıkçılık Yönlendirme Mali Aracı (FIFG). altyapı projeleri. kişi başına GSYİH. Birinci hedef doğrultusunda fonlanmasına karar verilen ülkeler Yunanistan. ii. ortak finansman. Geçmiş ve günümüz ile bir kıyaslama yapmak gerekirse örneğin.

SAPARD. tahmin. 2000-2006 döneminde bu programlar çerçevesinde Çek Cumhuriyeti. İrlanda. sermaye piyasaları ve birinci amaç bölgelerde eğitim ve sağlığa doğrudan yardımlar. Avrupa Birliği’nin 1994-1999 programlama dönemindeki yapısal fonlar 200 milyar ECU olup. özellikle girişim hizmetlerinin bulunduğu alanlardaki küçük ve orta ölçekli işletmelerin yerel potansiyelini geliştirmek. hedef sınıflamasında yer alan İspanya. Öte yandan AB. ii.dpt. topluluk ve proje hazırlama. Macaristan. Bununla bölgesel kalkınmanın finansmanı sürecinde Türkiye’nin en azından diğer aday ülkeler kadar yapısal fonlardan yararlanması mümkün olabilecek. Söz konusu fondan sadece Yunanistan. katılım öncesi strateji çerçevesinde Orta ve Doğu Avrupa ile Baltık Ülkelerine yönelik çeşitli alanlarda mali destekler içeren üç araç geliştirmiş olup. Türkiye-AB mali işbirliği sürecinin Akdeniz programında yer verilen zaman alıcı prosedür değiştirilmiş olacaktır. bu durum 2000-2006 döneminde de devam ederken uyum fonlarından Yunanistan’a 21 milyar 961 milyon Euro.PHARE.ISPA (Instruments for Sutructural Policies for PRE-accession. Romanya. bunlar PHARE. Katılım Öncesi Süreç İçin Yapısal Politika Araçları). çevreyi koruma. Aşağıdaki Tablo 1’den de görülebileceği gibi. Estonya. Örneğin. ISPA ve SAPARD’dır. küçük ve orta boy işletmelerin geliştirilmesiyle ilgili projelere finansman sağlayan bir programdır. bu da AB bütçesinin yaklaşık 1/3’üne karşılık gelmektedir. Litvanya.tr/bolgesel/keas-I. kırsal kalkınma konusundaki aktiviteleri desteklemek amacıyla kurulmuştur. Aday ülke kapsamındaki Orta ve Doğu Avrupa ülkelerine yaklaşık 3milyar 120 milyon Euro (yaklaşık kişi başı 30 Euro) aktarılması söz konusudur. Portekiz ve İspanya GSYİH’ları birlik ortalamasının %90’ının altında olduğu için yararlanmışlardır. Uyum Fonu. Polonya. şu an yürürlülükteki 2000-2006 programına göre üye ve aday ülkelere yapısal önlemler çerçevesinde 260 milyar dolar kaynak aktarmayı planlamakta.gov. teknoloji transferi. Bunun en güzel örneği. İrlanda. 1999’da Maastricht Anlaşması’nın yaratacağı ekonomik etkilerden zarar görebilecek ülkelere yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. gözetim ve değerlendirmeyi içeren projeleri desteklemektedir. Slovakya ve Slovenya’ya sağlanacak kaynakların toplamı 21 milyar 840 milyon Euro’dur. iii. Birinci hedef çerçevesinde bölgelere yardım kapsamında dağıtılan yapısal fonlar toplam fonların yaklaşık %70’ini teşkil etmiş ve AB nüfusunun yarısına yakını yapısal fon programından yararlanmıştır. yapısal fonlar çerçevesinde birinci hedef bölge sınıflamasına alınan Orta ve Batı Avrupa Ülkelerine yapılan doğrudan dış yatırımlardaki artıştır. i. AB. Cilt I da finanse etmektedir. Portekiz ve Yunanistan’a önemli kaynaklar aktarılmıştır. 2001 yılı ortalarında komisyon tarafından hazırlanan ve henüz yasalaşmamış önerinin yasalaşması halinde. araştırma ve geliştirme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kişi başı asgari 30 Euro’luk ek bir kaynak sağlanabilecektir. birlik bütçesinin üçte birine denk gelmektedir. Yapısal fonlar çerçevesinde gerçekleştirilecek altyapı yatırımlarının sağlayacağı dışsallıklar da göz ardı edilmemelidir. İrlanda’ya 3 milyar 88 bin Euro. Letonya.pdf . Seksenli yıllardan itibaren özellikle 1. 23 http://ekutup. İspanya’ya 43 milyar 87 milyon Euro hibe edilmesi kararlaştırılmıştır. Fon. ulaştırma ve çevrenin korunması için yapılan altyapı yatırımlarına finansman sağlamaktadır. DG XVI aynı zamanda Uyum Fonu’nun (Cohesion Fund) yönetiminden de sorumlu tutulmuştur.

dpt. Kaynak: Avrupa Komisyonu 0 0 19 229 20 961 37 744 3 254 1 315 21 935 0 0 261 16 124 913 722 5 085 127 543 1 829 745 28 156 20 961 43 087 14 620 3 088 28 484 78 2 635 1 473 19 029 1 836 1 908 15 635 183 564 Türkiye’ye katılım öncesi strateji çerçevesinde bölgesel kalkınmanın finansmanı ve geri kalmış bölgelerin altyapı. (4) 1989-90 dönemi yıllık ortalaması. sağlık gibi temel ihtiyaçlarına kaynak sağlamak amacıyla 1996-1999 yılları arasında Akdeniz Programı’ndan 90 milyon Euro’luk karşılıksız yardım yapılmıştır. (2) 1991-93 dönemi yıllık ortalaması. 24 http://ekutup. Kaynak: BM. 2000-2006 programında bu miktar 180 milyon Euro’ya çıkarılmasına rağmen Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yapılan yardımların çok gerisinde kalmıştır. eğitim. (3) 1990-93 dönemi yıllık ortalaması. Kral.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Tablo 1 2000-2006 Yılları Arasında Üye Devletlere Tahsis Edilen Fonlar Üye Ülke (1999 Fiyatlarıyla. Milyar Euro) Belçika Danimarka Almanya Yunanistan İspanya Fransa İrlanda (*) İtalya Lüksemburg Hollanda Avusturya Portekiz Finlandiya İsveç (**) Birl.(*) AB –15 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 2 Hedef 1 Bölgeleri 625 0 729 0 352 551 1 773 187 0 123 0 2 905 0 0 1 166 8 411 368 156 2 984 0 2 553 5 437 0 2 145 34 676 578 0 459 354 3 989 19 733 Geçiş Yardımı (Önceki Hedef 3 Hedef 2 Bölgeleri 65 27 526 0 98 613 0 377 6 119 102 0 30 52 706 2 721 737 365 4 581 0 2 140 4 540 0 3 744 38 1 686 528 0 403 720 4 568 24 050 Balıkçılık Enstrümanı (FIFG) (Hedef dışındaki Bölgeler) 34 197 107 0 200 225 0 96 0 31 4 0 31 60 121 1 106 Hedef 1 Toplam (*) 2000-2004 yılları için hazırlanan Barış Girişimi ( Peace Initiative) dahil.pdf . World Investment 2000. (**) İsveç kıyı bölgeleri için varolan özel program dahil. SLOVENYA TOPLAM 1988-93 yıllık ortalama 114 (1) 1 033 36 (1) 20 (1) 478 72 (2) 111 (3) 35 (3) 502 (4) 49 2 450 1994 214 1 146 214 31 1 875 342 245 105 869 128 5 169 1995 201 4 453 180 73 3 659 420 195 90 2 562 176 12 009 1996 151 2 275 382 152 4 498 265 251 109 1 428 185 11005 1997 267 2 173 521 355 4 908 1 215 206 505 1 300 321 11771 1998 581 2 036 357 926 6 365 2 031 631 537 2 720 165 16349 1999 306 1 944 366 486 7 500 961 322 770 5 108 90 17853 (1) 1992-93 dönemi yıllık ortalaması. Tablo 2 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Doğrudan Yabancı Sermaye Girişi (Milyon Dolar) ÜLKE ESTONYA MACARİSTAN LİTVANYA LETONYA POLONYA ROMANYA SLOVAKYA BULGARİSTAN ÇEK CUMH.gov.

Politikaların yürütülmesini Forbairt ve IDA-Ireland’a devreden ajans.Forbairt. Bu dönüşüm çeşitli göstergelere bakılarak daha da belirginleştirilebilir.pdf . 1960-1989 yılları arasında İrlanda’da kişi başı GSYİH Avrupa Birliği 12 üye ortalamasının %62’si kadar olup. İrlanda’nın endüstriyel kalkınmasından sorumlu politika geliştirme ve danışmanlık kuruludur. 2001 yılına gelindiğinde İrlanda 1980’lere nazaran çok farklı bir görünüm sergilemiştir. dönem sonunda işsizlik oranı %11. bağışlar.gov. faaliyetleri de aşağıdaki gibi tanımlanmıştır. bu planların ilki 1988-1993. Yardımları.İrlanda’da Dönüşümün Öyküsü AB’nin bölgesel politikalarına göre birinci hedef bölge kapsamındaki İrlanda. kira yardımları. ayrıca çeşitli bilim teknoloji hizmetleri ve programları sağlamaktadır.IDA-Ireland. İrlanda’da 1988’den itibaren ulusal kalkınma planları hazırlanmakta. özelde de fonların dağılımının etkinliği için 1992 yılında Bölge Kalkınma İşletmesi. mali teşvikler teşvik politikasının önemli bir kısmıdır.tr/bolgesel/keas-I. Bölgesel politikaların etkin bir biçimde sürdürülebilmek.3’lük AB ortalamasının üzerinde (%18. ulusal anlamda bölgesel kalkınma stratejisine sahip değildir. ikincisi 1994-1999 ve üçüncüsü de 2000-2006 yılları arasını kapsamaktadır. 1990’ların ortasından itibaren yıllık %7 olan ortalama büyüme oranı 2000 yılında zirve noktasına ulaşarak yaklaşık %11 oranında gerçekleşmiştir. Endüstriyel Kalkınma Otoritesi’ni (IDA) üç gruba ayırmıştır. 1994’te de 8 bölgesel kalkınma otoritesi kurulmuştur. Bunlar kısaca. 1991-1999 arası toplam istihdam 25 http://ekutup. Başkent Dublin’deki finans işletmeleri de 2005’e kadar bu orana tabidir. daha çok İrlanda’da yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcılara yardımcı olmakta ve büyümek isteyen firmaları teşvik etmektedir.dpt. Bağışlar. 1. ii. eğitim ve diğer finansal yardımlar ile vergi teşvikleri şeklinde olmaktadır. öğrenim bursları ve eğitim paketlerini içeren çeşitli destekleme araçlarını kullanan ajans hisse senedi yatırımları da yapmaktadır. 2001 yılına kadar İrlanda’daki gelişmeler aşağıdaki gibi bir seyri izlemiştir. yerel sanayiinin geliştirilmesi ile ilgilenmekte. Örneğin. kalkınma politikalarının koordinasyonu ile yükümlü kılınmıştır. IDA-Ireland. Destekler.7) gerçekleşmiştir. Cilt I C.Forfas. kredi garantileri. Forbairt ve Forfas’tır. Bunlarla birlikte hem kentsel ve hem de kırsal alanlarda yaşanan dış göç nedeniyle ülke nüfusu hızla gerilemiştir.Örnek Ülke Uygulaması: İrlanda Seksenli yılların sonlarından itibaren İrlanda AB içerisindeki konumundaki değişiminden ve ekonomik yeniden yapılandırma programından kaynaklanan olağanüstü bir dönüşüm sürecine girmiştir. rekabetçi firma kapasitesini oluşturarak firma ve endüstri düzeyinde kapasite artışını gerçekleştirmeye yöneliktir. Öte yandan. İrlanda'daki imalat sanayii şirketleri 2010’a kadar sadece %10 kurumlar vergisi ödeyecektir. i. iii. Hükümetler daha çok dengeli kalkınmayı amaçlayan ulusal çıkarlara dayalı genel bir sanayileşme politikası üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bu otoritelerin temel amacı AB yapısal ve uyum fon programlarının uygulanmasını gözden geçirmek ve bu konuda danışmanlık yapmaktır. 1993 tarihli Endüstriyel Kalkınma Sözleşmesi. hizmetler. Adı geçen yeni kurumlar Girişim ve İstihdam Bakanlığına bağlanmış. Forbairt küçük firmaları desteklemek amacıyla 11 bölgesel kurul kurmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Avrupa piyasalarına ve küresel piyasalara artan entegrasyon.Ulusal ekonomik büyümenin ve istihdamdaki artışın devam ettirilmesi. sözü edilen dönüşümün açık ekonomi koşulları altında gerçekleştirilmesidir. Ulusal bölgesel kalkınma stratejisinde gerçekleştirilmek istenen amaçlar şöyle sıralanabilir (Walsh. 1950’den bu yana göreve gelen hükümetler İrlanda ekonomisini Dünya ve Avrupa ile eklemlemeyi amaçlayan liberal politikalar izlemişlerdir. 3. ekonomik ve sosyal etkileşimin geliştirilmesi. 2000 yılında İrlanda. Bu bölgelere yönelik iç göçlerden kaynaklanan hızlı nüfus artışları beraberinde konut sıkıntısına bağlı konut fiyatlarında da artışa yol açmıştır. çoğu gelişmekte olan ülkede olduğu gibi seksenli yıllarda altyapı yatırımlarının yeteri ölçüde gerçekleştirilememesi kaydedilen büyümenin ülkenin sadece Dublin. Cilt I %40 artarken. 1994-1999 planındaki yatırım hacminin iki katıdır.Dönüşümün Önemli Aracı: Kurumsallaşma 1990’ların başından itibaren gözlemlenen bu olağanüstü dönüşümün arkasında birbirini destekleyen birçok faktör vardır. 4. Bu gelişmelere paralel ülkeye dışardan göç artmaya başlamış.000. 1998’de kişi başı GSYİH. son on yılda nüfus 250.Dengeli bölgesel kalkınmanın teşvik edilmesi. Günümüzde İrlanda OECD ülkeleri arasında Lüksemburg’tan sonra en açık ikinci ekonomiye sahiptir. Plan.000 artmıştır. 2.Doğal çevrede ve kültürel mirastaki çeşitliliğin ve kalitenin korunması ve arttırılması. hükümetler tarafından uygulanan bölgesel kalkınma stratejileri üzerinde de etkili olmuştur. bölgesel kalkınma politikalarındaki birincil hedef de AB ile aradaki kişi başı GSYİH farkını kapatmaya kaymış ve bu strateji İrlanda’da başarıya ulaşmıştır. İrlanda’nın hızlı bir büyüme trendi yakalamasında AB’nin yapısal fonları ve tek piyasaya yönelik çalışmalar ile ülkenin uyguladığı doğrudan dış yatırımı çekme politikalarının önemli etkileri olmuştur.İrlanda’nın uluslar arası rekabet gücünün geliştirilmesine devam edilmesi. 6.dpt. istihdam 500. 26 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Bu koşullar altında İrlanda’da Kasım 1999’da dengeli bölgesel kalkınmayı amaç edinen Ulusal Kalkınma Planı 2000-2006 (National Development Plan 2000-2006) yayınlanmıştır. 2002. Galway gibi belli şehirleri ile sınırlı kalmasına yol açmıştır. 5. Seksenlerdeki zorlu ekonomik koşullar altında uygulanan kalkınma stratejilerindeki öncelik bölgelerin dengeli kalkınmasından içeriye yatırım çekmeye. İrlanda’nın başarısında dikkati çeken en önemli unsur.İrlanda’daki barış ortamının devam ettirilmesi ve ada içerisindeki politik.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gerçekleştirilen yatırım programları arasında 50 milyar euro ile en yüksek bütçeye sahip plan olup yatırım tutarı. Ancak buna rağmen. İrlanda’nın başarısı. 5): 1. aralarında OECD üyelerinin de olduğu çok sayıda ülkenin ilgisini çekmiş ve bir çok gelişmekte olan bölge ve ülke tarafından örnek alınmıştır. 2.gov. işsiz sayısı %52 gerileyerek işsizlik oranı %4’ün altına düşmüştür. AB ortalamasına yükselmiştir.Toplumun tüm katmanları için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi. en yüksek kişi başı GSYİH’na erişerek Avrupa Birliği içerisinde Lüksemburg’tan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir.

pdf .tr/bolgesel/keas-I.Sosyal sürdürülebilirlik. gerekse kamu kurumları. dengeli sürdürülebilir kalkınmayı sağlama amacına yöneliktir. Shannon havalimanı konaklama ve yakıt ikmal yeri olarak 1958 yılına kadar Kuzey Atlantik trafiğinin önemli bir kısmının geçiş yeri olmuştur.Çevresel sürdürülebilirlik. 1959 yılında İrlanda’nın batısında yer alan Shannon bölgesini kalkındırmak amacıyla kurulmuştur. Offaly’deki Enerji Teknolojisi Merkezi. Thuries’teki Teknoloji Parkı’nı. Yaklaşık 40 yıl boyunca ajans.Ekonomik sürdürülebilirlik. Tralee’deki Kerry Teknoloji Parkı’nı. Ancak jet uçaklarının kullanımının yaygınlaşması ile havalimanı eski önemini yitirmiştir. ii. 27 http://ekutup. iii. İrlanda dilinin korunması ve geliştirilmesi için 1970’te kurulmuştur. kişisel refah ve yaşam kalitesini arttırarak bireylerin ekonomik başarıdan eşit oranda faydalanmasını sağlamak. İrlanda ekonomisinin önemli gelir kaynaklarından biri olan Shannon havalimanının yeniden ekonomik canlılığına kavuşabilmesi için hükümet iki tedbir almıştır. Udaras Na Gaeltachta. ii-Shannon serbest bölgesinin imalat sektörü ve uluslararası alandaki ticarete konu hizmet ve imalat sanayiinde dünya standartlarına sahip uluslararası bir yatırım yeri olarak geliştirilmesi ve yönetilmesini sürdürmek. Bunlar sırasıyla şunlardır: i. Temel faaliyetleri. Network Limerick’teki Milli Teknoloji Parkı’nı. Bilindiği gibi. Sözü edilen bilgi ağı. Clare’deki Ennis Enformasyon Çağı Parkını kapsamaktadır. refahın ve istihdam fırsatlarının devam ettirilmesinin sağlanması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1992: 3). Yukarıda sözü edilen dengeli bölgesel kalkınma stratejilerinde iki hükümet ajansı bölgesel kalkınmada büyük rol oynamıştır. Shannon Havalimanı’nın dünya’daki belli başlı havalimanları arsındaki yerini koruması ve bunun garanti altına alınmasıdır (Shannon Development Agent of Change.gov. i-bölgede sanayi sektörünün geliştirilmesi ve güçlendirilmesine dönük hedeflenmiş girişimler için bilgi çağına uygun iş kültürünün oluşturulması.Kurumsallaşma Örneği Olarak Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı Ajans. gerekse insan taşımacılığında havalimanının önemini arttırma çalışmalarını başlatmıştır. Bu ajansın en önemli görevi. Gaeltacht endüstriyel kalkınmayı teşvik edilmesi. Cilt I Burada hükümetin nihai amacı. ikincisi de. iii-yüksek öğretim kurumları ile işletmeler arasındaki doğrudan bağlantılı bilgi ağının geliştirilmesi. Bunlardan.dpt. sürdürülebilir kalkınma üç kavramın bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı’nın kurulmasıdır. Dünyaca ünlü ekonomik kalkınma ajanslarından biri olan Shannon Serbest Havalimanı Kalkınma Ajansı ise sadece bir havalimanı olmaktan öte giderek İrlanda’nın ortabatı bölgesindeki gelişmenin sürükleyicisi haline gelmiştir. doğal çevresel sistemlere sınırları içerisinde zarar vermeden yaşamak. gerek tek başına. 3. Ajans bu görevi gerçekleştirebilmek için gerek mal. sivil toplum örgütleri ve özel sektör firmaları ile birlikte bölgenin tüm gelişim potansiyelini arttırmak amacıyla çalışmalar yapmıştır. Birincisi havalimanın fiziksel altyapısının iyileştirilmesi.

bu şirketlerin ekonomiye yarattığı katma değer %25 artmıştır. Shannon Kalkınma Ajansı. bölgede belirli merkezlerde kurulmuş iş birimleri arasında network sağlamıştır. Ucuz emeğe dayalı geçici maliyet avantajlarının yerine teknoloji ve bilgi üretiminin bölgesel rekabetçi avantajların yaratılmasında kilit öneme sahip olması Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı’nın temel yaklaşımıdır.endüstri ile paralel İrlanda turizminin sorunlarına anında cevap verebilmek amacıyla bölgeye dönük yeni turizm pazarlama programları ve yeni turizm ürünlerini geliştirmek. 2002 yılı sonunda İrlanda sermayeli şirketlerde 12. Limerick kentinde 1980 yılında kurulmuş bu merkezde küçük sanayi işletmeleri yatırım yapmaktadır. Böylelikle bölgedeki şirketlerin ileriye yönelik yenilikçi kapasitelerini arttırabilecekleri amaçlanmaktadır. Buna rağmen özellikle büyümenin ilk safhalarındaki şirketlere yapılan risk sermayesi yatırımlarındaki yetersizlik bölgede yeni işletmelerin kurulması ve teknolojilerin geliştirilebilmesinde önemli bir engel olarak görülmektedir. Yıldan yıla genişleyen bir alanda faaliyet gösteren Shannon Bölgesel Kalkınma Ajansı sayesinde İrlanda’nın batı bölgesi ülke üretimin yarısından fazlasının gerçekleştirildiği bir yer haline gelmiş ve bu başarısıyla bir çok gelişmekte olan bölgenin kalkınmasında önemli bir örnek olmuştur.pdf . v. dünya standartlarındaki iş tekniklerinin kullanımı ve bilgi teknolojisinin daha yaygın kullanımında aramaktadırlar. genetik mühendisliği ve sıhhi teçhizatlar sektörlerinde faaliyet gösteren firmalara cazip yatırım imkanları sunmaktadır.bölgesel ekonomik entegrasyonu ve dengeli bölgesel gelişimi sağlamak amacıyla kentsel ve kırsal düzeyde teşvik etmektir (Shannon Development Annual Report. 2002 yılında Ajans tarafından desteklenen 723 şirket. Tipperary Teknoloji Parkı. 2002 yılında Shannon kalkınma ajansı bölgenin altyapısının gelişimi için 9.tr/bolgesel/keas-I. 2003: 8). 2002 yılında yeni kurulmakta olan on teknoloji yoğun firmaya risk sermayesi yatırım ortaklığı yoluyla 1. Bunlar Limerick Milli Teknoloji Parkı. Cilt I iv. Ennis Enformasyon Çağı Parkı’dır.kale festivalleri ve günü birlik ziyaret etkinliklerini sahip olduğu şirketi (Shannon Castle Banquets&Heritage) aracılığıyla sürdürmek. 28 http://ekutup. turizm etkinlikleri ve sanayi. 2003:1). Şirketler düşük emek maliyeti yoluyla rekabetçi avantaj yaratmanın artık mümkün olmadığını görerek sürekli rekabetçi avantajı. Limerick Milli Teknoloji Parkı yazılım. ihracatlarını %7.853 kişi çalışmaktadır. Gelişen endüstri bölgeleri.6 milyon Euro’luk bir kaynak sağlamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kalkınma ajansı. Aynı merkezde üretim yapmaları işletmelere maliyetler açısından avantaj sağlamaktadır. bölgede yer alan beş yerleşimdeki işletme eğitim kurumları ve yenilik merkezlerini bir araya getirmektedir.üniversite işbirliğini sağlayan network ağı ile Shannon Kalkınma Ajansı dünyaya entegre olmuş bir yapıya sahiptir. telekomünikasyon hizmetleri konusunda hizmet vermektedir.gov.dpt. Tipperary Teknoloji Parkı. Kerry Teknoloji Parkı. satışlarını %12.4 milyon Euro’luk yatırım yapmıştır. v. Birr Teknoloji Merkezi. 2002 yılında Shannon Serbest Bölgesi’nde 1393 ek istihdam yaratılmıştır. Shannon Kalkınma Ajansı network ağı. (Shannon Development Annual Report.2 arttırmış.

326 1999 4.6 36. Muğla.408 28. Tablo 4 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda Toplam Yatırım Tutarı Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (2002 fiyatlarıyla) (Trilyon TL. Bankacılık ve sermaye piyasalarına ilişkin rakamlarda son yıllara ulaşılırken.836 15.500 20. bunun yanısıra toplam vergi gelirlerinden alınan pay ve teşvikler ile istihdam yapısı genel ekonomik göstergeler olarak ortaya koyulacaktır.MAKRO EKONOMİK BÜYÜKLÜKLERLE EGE BÖLGESİNİN GÖRÜNÜMÜ Ege bölgesinin kalkınmasına yönelik model önerisine temel olması açısından bölgenin iktisadi büyüklüklerinin envanterinin çıkarılmasının kuşkusuz sayısız yararları vardır. Tablo 5).303 1. Bankacılık sektörü ile İMKB verileri de Ege bölgesi açısından incelenecektir.B.078 55.1 oranındadır.862 5.9 35.281 2000 2.211 7.4 36. A.6 1995 1.865 127. Denizli.982 15. diğer yandan bölgenin son yıllardaki iktisadi gelişiminin izlenebilecektir.415 15. Ele alınan dönemde en önemli sıçrama 1996 yılında olup.TL) Türkiye(Tn. Ege ve Marmara bölgelerinin Türkiye toplamından aldıkları pay hesaplandığında 19972002 döneminde sırasıyla ortalama %11.8 1996 2. Daha öncede belirtildiği üzere sözü edilen veriler bölge envanterinin çıkarılması için kullanılırken.3 37.5 Kaynak: DİE Bölgeler arasındaki farklılıkları gidermek amacıyla ekonomik kalkınmaya yönelik kullanılan en önemli araç teşviklerdir.225 15.tr/bolgesel/keas-I.868 15. ilk sırada yer alan Marmara Bölgesi Ege Bölgesinin yaklaşık 3.TL) Ege B. Ege Bölgesi 1997 yılı ile birlikte toplamda yaşanan büyük oranlı düşüşü takip eden bir seyir izlemiş ve 2000 yılında en düşük seviyeye ulaşmıştır. Kütahya ve Afyon) kapsayan bir tanım çerçevesinde ele alınmış ve veriler güncel kaynaklarla desteklenmeye çalışılmıştır.5.890 2002 1.409 11. Tablo 3 Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya Katkısı (cari fiyatlarla) EgeB. Toplam yatırım tutarına göre.388 31.Genel Ekonomik Büyüklükler Yönünden Ege Bölgesi Ege Bölgesi’nin GSYİH’ya yaptığı katkı 1993-1999 döneminde (cari fiyatlarla) ortalama %15. Uşak.9 1998 8.772 16.9 1999 11.0 1994 0. Bu bağlamda.Payı (%) Mar.964 15. Aydın.650 6.6 düzeyinde gerçekleşmiştir.(Tn.1 ve %37.526 15.762 15.318 89.462 15.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 19.1 36.328 2001 1.531 1998 8. Ege Bölgesi yatırım tutarı açısından bölgeler arası sıralamada ikinci sırada yer almakla birlikte. Çalışmada Ege Bölgesi DPT tarafından yapılan ve 8 ili (İzmir. öncelikle Ege’nin milli gelire yaptığı katkı.722 77.6 1997 4. Bu kapsamda teşvik belgeli yatırımlar yatırım tutarları.gov.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 36. bu da %16.Payı (%) 1993 0.023 52. belge sayıları ve istihdam ayrımı dikkate alınarak değerlendirilmiştir.3 36.37 düzeyindedir (Bkz. özellikle milli gelir hesapları gecikmeli açıklandığı için aynı yıllar sözü edilen bu verilerde kullanılamamıştır.dpt. buna karşılık Marmara Bölgesi’nin payı ortalama %36.614 3.525 37. Cilt I III.5 katı teşvik belgeli yatırımdan yararlanmaktadır.234 Kaynak: EBSO 29 http://ekutup. Manisa.375 14. Marmara bölgesi ile kıyaslanarak (bazı verilerde olduğu gibi) verilecek.

Bu bağlamda.144 1998 639 1. Buna karşılık.813 5. Marmara Bölgesi’nin payı %24.921 2002 22.8 Söz konusu gelirin yaklaşık %60’ı Marmara Bölgesi.004 142.853 36. Cilt I Diğer taraftan.101 107.7’dir.3 düzeyinde gerçekleşmiştir. 1997-1998 yılları arasında ülke ekonomisinde de büyümenin görece yüksek olduğu dönemlerde.8 29.050 2. 30 http://ekutup.997 48.Payı (%) Kaynak: DPT 1991 2.633 102.7 1996 23.573 4. 1997 ile birlikte artmaya başlamıştır.874 22.4 iken.453 1999 31.3 1994 6.966 2000 559 1.406 18 25.358 3.290 1999 518 1.pdf .5 26.285 10.958 31.912 11.041 10.018 54.9 22.355 2000 25. aynı yıl kamu yatırımlarından aldığı pay %11.197 488.933 13. Marmara Bölgesi’nin payı en düşük yıldır.331 78.357 3.660 96.480 1998 47.251 3.678 121.625 7.154 2002 450 1.673 190.9 1997 57.049 66.757 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.8 düzeyinde olmuştur.886 226.7 paya sahip olmuştur.) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye Ege B.738 60.002 Kaynak: EBSO Kamu yatırım harcamalarından Ege Bölgesi’nin 1991-1997 döneminde aldığı pay ortalama %15. ortalama pay %16 olmuş ve Marmara Bölgesi için aynı oran %38. %17’si İç Anadolu Bölgesi kaynaklıdır.863 Teşvik belgeli yatırımlarda belge sayısı açısından da Ege Bölgesi’nin ikinciliği devam etmiş.202 20.688 287.2 1992 5.gov.949 335. Tablo 7 Kamu Yatırım Harcamaları açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Milyar TL.146 12. Beş yıl boyunca sürekli azalan bir seyir izleyen harcamalar. Ege Bölgesi’nin 1997 yılında vergi gelirlerine katkısı %11 oranında gerçekleşmişken. Marmara Bölgesi ise %36.427 28.201 12.927 192.Payı (%) Mar. Aşağıdaki tablodaki rakamların ortalaması dikkate alındığında altı yıllık dönem boyunca Ege Bölgesi istihdam açısından ortalama %15. belge sayısı daha fazla.521 2001 345 834 2.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 6 Teşvik Belgeli Yatırımlarda Belge Sayısı Açısından Ege ve Marmara Bölgeleri (Adet) Ege Bölgesi Marmara Bölgesi Türkiye 1997 885 1. Söz konusu dönemde Ege Bölgesinin aldığı en büyük pay 1992 yılına aittir. Tablo 5 1997-2002 Döneminde Teşvik Belgeli Yatırımlarda İstihdam Açısından Ege ve Marmara Bölgelerinin Karşılaştırılması (Kişi) Ege Bölgesi Marmara Türkiye Kaynak: EBSO 1997 51.dpt.8 24. teşvik belgeli yatırımlarda toplam istihdamda 1997 yılından 2001 yılına kadar devam eden düşüş eğilimi Ege Bölgesi’nde de aynı yönlü olarak gerçekleşmiştir. 1997-2002 döneminin tamamı dikkate alındığında ise Ege bölgesinin ciddi anlamda gerilediğini görmek mümkündür.479 110.B.7.394 2001 17.762 23 17 1993 5.75 27 1995 10.

tbb.230 7.9 olmakla birlikte. Cilt I B. Kalkınma ve Yatırım Bankaları grubundan Türk Eximbank kamusal sermayeli.6’lık payı ile Yapı ve Kredi Bankası almaktadır. Tablo 9 Ege Bölgesinde Faaliyet Gösteren Bankaların İl Bazında Şube Sayıları Dağılımları (2001 Yılı) TOPLAM TİC.796 2001 2003* 1. 1.155 1994 1.327 1999 1.881 5. Ege Bölgesi için bu oran %4 oranında gerilemiştir.2’si kamusal sermayeli. Özel sermayeli bankaların şube sayıları açısından ilk sırayı %26.1’i ise özel sermayelidir. bu oran sürekli bir düşüş eğilimindedir.891 Kaynak: TBB.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.416 1997 1.Bank.org. İzmir 523 520 180 286 37 17 13 4 3 1 2 0 Aydın 111 111 53 40 16 2 2 0 0 0 0 0 Denizli 90 90 45 38 5 2 2 0 0 0 0 0 Manisa 113 113 46 55 11 1 1 0 0 0 0 0 Muğla 112 112 42 57 11 2 2 0 0 0 0 0 Kütahya 46 46 30 14 2 0 0 0 0 0 0 0 Afyon 65 65 40 22 2 1 1 0 0 0 0 0 Uşak 33 33 15 14 3 1 1 0 0 0 0 0 Ege .gov. Serm.Topl. Bölge kalkınmasında önemli finansal işlevler üstlenebilecek kalkınma ve yatırım bankalarının İzmir’de toplanması ve özel ticari bankaların şube ağlarını bölgenin tamamına yaymamaları aslında bölgenin iktisadi yapısı içinde bir gösterge niteliğindedir. www.862 2.dpt. 1991-2001 dönemi dikkate alındığında şube sayıları açısından Türkiye genelinde %14. Kam.Bankacılık Sektörü Yönünden Ege Bölgesinin Görünümü 2001 yılı itibariyle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 1093. Ege bölgesinin toplamdaki payı ortalama %15. İzmir ili hariç diğer illerde şubesi bulunan bankaların tamamı ticaret bankası niteliğindedir. B. 1.3’lük payı ile Akbank ve üçüncü sırayı %11. 5.BAN Kam.Bank. Ticaret bankaları kapsamındaki yabancı bankalar açısından İzmir ili diğer illere nazaran farklı bir konumdadır. Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların toplam şube sayısı 6881’dir.tr/bolgesel/keas-I.pdf . TMSF YAB. İzmir.090 451 526 87 26 22 4 3 1 2 0 Türk. Toplam şube sayıları açısından bankaların %41.2003 itibari ile. 3’ü kalkınma ve yatırım bankası grubundadır. Özel Serm.093 10 6. diğer bölge illerindeki yabancı banka statüsünde yer alan şubelerin tamamı Türkiye’de kurulmuş yabancı bankalar sınıfında ve tamamı HSBC Bank şubeleridir.063 1995 1. 6.881 6.Ser. %48.org. Bölgede kamusal sermayeli bankalar açısından Ziraat Bankası ilk sırada yer alırken.4’lük payı ile İş Bankası.093 1. İzmir ilinde faaliyet gösteren 523 şubenin 520’si ticaret bankası.999 1993 1. Tablo 8 Ege Bölgesi’nde Faaliyet Gösteren Bankaların Şube Sayıları Yıllar 1991 EgeB.138 Türkiye T.267 7.284 7. * 16. Nurol Yatırım ile Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası özel sermayeli ihtisas bankalarıdır.083 6. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer illerde kamusal sermayeli bankaların ağırlığı söz konusudur. Zira İzmir hariç.837 1998 1.tr. Özel Ser.ve YAT.BANK Türkiye Kurulmuş Türkiye Şube Açan KAL. ikinci sırayı %20. www. bunu Halk Bankası ve Vakıflar Bankası izlemektedir.116 6. Serm.198 1996 1.501 411 229 197 32 19 4 12 3 Kaynak: TBB.tbb.7 oranında bir artış söz konusu iken.632 2000 1.T.721 3.095 6. Yab.160 6.073 6.07.tr 31 http://ekutup.

376 196.406 70.5 düzeyindedir ve bu oran gittikçe azalan bir seyir izlemektedir.203 80. www.gov.032 1.715 0. ikinci sırada 106 şube (%17.086 0.TL) Ege Böl.11 Kaynak: TBB.122 0.661 13. bu oran 2001 yılında %15.690 7.701 29.233 61. Denizli ili dışındaki bölge illeri ihtisas kredileri açısından Türkiye 32 http://ekutup.894 2. 1994 yılındaki %72.927 21.811 0.09 2001 1.213 0. Tablo 10 Ege Bölgesi Açısından Kredilerin Dağılımı (Milyar TL) 1994 İzmir (Tn. TL) Aydın Denizli Manisa Muğla Afyon Kütahya Uşak Ege B.10 1999 1.861 1. söz konusu dönem boyunca Denizli ili krediler açısından oldukça büyük bir ilerleme (%5139’luk bir artış) kaydetmiştir.150 8.tr/bolgesel/keas-I.292 192 1996 258 19.860 0.502 141.069 29.181 84. Buna karşılık. yukarıdaki Tablo 9’dan da görülebileceği gibi.833 49.418 13.8) ile İş Bankası. bunları sırasıyla.168 42.075 5.34’ü (540 şube) özel sermayeli olup.7’ye yükselmiştir. toplam şube sayılarına göre İzmir ilk sırada.472 2. özellikle ihtisas dışı kredilerin ağırlığı göze çarpmaktadır.895 431.272 72.115 21.805 144.844 137.8 iken.5’ine sahipken. Aydın. Özel sermayeli banka şubeleri açısından 2001 yılına göre bir değişiklik söz konusu olmayıp.977 101.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.914 2.471 59. Cilt I Tüm bu değerlendirmeler 16.17’si (311 şube) kamusal sermayeli.2’lik pay.016 12. Kütahya ve Uşak illeri izlemektedir.721 23.532 47. (Tn TL) Türkiye (Tn.083 92.609 266.694 876 8. genelde de harcama talebinin azaldığını göstermektedir. 2001 yılında %66.242 2.org.2003 tarihi itibariyle yapılacak olursa.dpt. bölgede faaliyet gösteren toplam banka sayısı 30.861 2.936 1.037 138. Bu orandaki gerileme aynı zamanda bölgenin yatırım talebinin.07.824 204.10 1998 916 68.128 23. Bölgeyi oluşturan iller açısından bir değerlendirme yapılacak olursa.720 5.071 40.827 97.019 110.10 1997 534 42.526 17.07 780. Ancak bu ile ait veriler dikkate alındığında son yıllarda bir düşüş eğilimi gözlenmektedir.851 21.09 2000 1./ Türkiye 56 3. İncelenen dönem boyunca bölgenin toplam kredilerden aldığı pay ortalama %9. ihtisas kredilerinin payı %12. Denizli.580 2.tbb.227 3.994 34.020 768 78 1995 136 7.tr 1994-2001 döneminde bankacılık sektörünün bölgeye açılan kredileri incelendiğinde İzmir bölgeye tahsis edilen kredilerin önemli bir bölümünü almaktadır. Türkiye için ihtisas dışı kredilerin payı %87.327 30. 2001 yılı kredi türleri açısından değerlendirildiğinde. toplam banka şubesi sayısı ise 910’dur. Bunun %34.7’ye gerilemiştir. ilk sırada 137 şube (%22.737 37.790 394 3.578 115. Muğla ikinci sırada.521 35.672 80.513 479. Afyon.7) ile Akbank ve üçüncü sırada da 60 şube (%10) ile Yapı ve Kredi Bankası yer almaktadır. %59.2’dir. 29 şube TMSF bünyesinde ve 3 şube de Kalkınma ve Yatırım Bankası niteliğindedir.247 9.10 0. Denizli 1994 yılında bölgede kullandırılan krediler toplamının %10. Manisa üçüncü sırada yer alırken.pdf .691 5. Her ilin söz konusu yıla ilişkin kullandığı krediler içerisinde ortalama %75’i bu sınıfa dahildir.743 0. 27 şube yabancı banka statüsünde.434 26.436 14.717 1.

gov. giderek azalan bir seyir izlemiş ve 2001 yılında %9. www.0 0.5’a kadar gerilemiştir.9 31. tasarruf mevduatı ve döviz tevdiat hesaplarıdır. Muğla (1997 yılına kadar Aydın ilinin gerisinde) ve Aydın illeri izlemektedir. Şubat 2001 krizi para ikamesini yaratan temel nedendir. döviz tevdiat hesaplarında İzmir. mevduat büyüklükleri TL ve YP cinsinden ele alınırsa bölge açısından İzmir’in önde olduğu görülebilir.4 68. bunu diğer ve gayrimenkul kredileri izlemektedir.0 Turizm 0.5 69.3 31.4 1. Tablo 11 Ege Bölgesinde Kredi Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001Yılı) İhtisas Kredileri Tarım G. Tasarruf mevduatı bölge illerinin tümünde Türkiye ortalamasının üzerinde yer alırken.5 5.4 30.0 0.0 Muğla 7. Yukarıdaki Tablo 13 incelendiğinde.3 87.0 3.2 Türkiye 7.2 0.6 0. TL cinsinden mevduat büyüklüklerinden fazladır.4 1.8 4.0 0. Manisa.2 9.3 Aydın 0.7 Manisa 15.menkul 19.8 Kütahya 17.9 94. Manisa ve Muğla illeri hariç diğer tüm illerde döviz cinsinden mevduat büyüklükleri.0 0.8 Kaynak: TBB.2 İhtisas Dışı 77.tr/bolgesel/keas-I. İhtisas kredilerinde her ile ait veriler farklılaşmakla birlikte önceliği tarım almakta.tbb.0 0.1 64.0 0. Dikkat çekici nokta YP cinsinden mevduat büyüklüklerinin TL cinsinden mevduat büyüklüklerini yakından izlemesi. Ele alınan dönemde yaşanan finansal krizler sonucu TL’ye karşı duyulan güvensizlik ve istikrarsız ekonomik ortam bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle Afyon ve Uşak illerinde bu büyüklük toplam mevduatın yaklaşık %65-70’ine tekabül etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 0. hem Ege Bölgesi açısından mevduat türlerinin 2001 yılındaki dağılımına bakıldığında iki önemli büyüklük göze çarpmaktadır. Hem Türkiye.7 6. Muğla ve Aydın illeri Türkiye ortalamasının altında yer almaktadır. hatta 2001 yılında TL cinsinden mevduat toplamını aşmış olmasıdır.5 2.7 3.dpt.0 0.5 3.org.0 0.9 35.9 68. Diğer taraftan.3 Mesleki 0.3 Denizli 2.1 0. 1994 yılında %12 olan bu pay.8 İzmir 16.2 0.4 0.tr Bölgenin tasarruf yapısını izleyebilmek için bankacılık sektörünce toplanan mevduat hesaplarına bakmak gerekmektedir.9 17.0 Afyon 4.0 0.8 3.9 5.6 82.8 12.0 4.2 22. Ege Bölgesinin Türkiye toplamından aldığı pay ortalama %10.0 0.0 3.0 0. Cilt I ortalamasının üstünde yer alırken.3 71.0 1. ihtisas dışı krediler açısından söz konusu iller ortalamanın altında yer almaktadır.5 Uşak 1.5 Denizcilik 0.9 20.0 0.9 13.6 4. 33 http://ekutup.5 28. Bunlar.0 0.1 6. Bunu Denizli.4 5.2 İhtisas Diğer Kredileri 1.3 düzeyinde gerçekleşmiştir.1 2.pdf .0 12.

2 33.3 2. 3’ü gözaltı pazarında işlem görmekte ve geriye kalan 5’i de kot dışı pazar kaydında olup geçici olarak işlem görmekten men edilen diğer şirketler kategorisinde yer almaktadırlar.2 35.6 2000 47. Tablo 14).4 0. Döviz Diğer Altın Topl.4 14.Hes.org.6 41.5 49.8 3. İzmir ve Manisa illerinde diğer illere nazaran oldukça yüksektir (Bkz. Tev.0 0.0 0. 1’i ikinci ulusal pazarda.tbb.tbb.4 95. Depo Hsp.0 3.5 35.5 Türkiye 23.6 16.6 20.tr 6.6 0.8 65. Mevd.8 23.0 0.0 0.7 Manisa 32.1 41.1 0.0 Afyon 23.6 İzmir 68. dolayısıyla ne kadarlık finansman kaynağı yaratıldığını gösteren kredi/mevduat oranı Denizli. İzmir 39. C.4 Uşak 10.7 1998 68.0 0.1 0.1 47.pdf .tr Denizli özellikle tekstil ve konfeksiyon sektörünün yoğunlaştığı bir ildir.4 67. Mevd.3 27.8 Afyon 26. Tic.0 0.8 Manisa 49. Cilt I Tablo 12 Ege Bölgesinde Mevduat Türlerinin Yüzde Dağılımı (2001 Yılı) Tas.4 11.3 6.6 0.1 2.0 Kütahya 17.0 0.4 10. Bu nedenle oran bölge geneline göre Denizli ilinde oldukça yüksektir. Sertifi.0 8.1 2.3 23.9 24.5 Kütahya 25.0 64. Mevd.0 0.0 0.7 42.5 131.7 34.8 0.3 55.0 7. Kur.3 36.2 Aydın 23.7 1.0 34.0 0.6 29.1 0.7 78.0 0.8 17. www.8 47.0 0.7 27.Menkul Kıymetler Borsasında Faaliyet Gösteren Ege Bölgesi Merkezli Şirketler 2003 yılı Ağustos ayı itibariyle.8 20.3 Kaynak: TBB.0 0. Res.0 5. Tablo 13 Ege Bölgesinde Kredi/Mevduat Oranları (%) 1994 1995 1996 1997 74.8 0.2 18. Mevd. 34 http://ekutup.7 68.5 40.2 1.0 0.0 0. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB’de işlem gören toplam 45 şirket bulunmaktadır.0 Kaynak: TBB.6 46.6 33.org.2 2001 28.2 59.5 3.7 Aydın 45.9 3.6 53.1 2. Ancak 2000 Kasım ve 2001 Şubat aylarında yaşanan finansal krizler bu oran üzerinde daraltıcı bir etki yaratmıştır.9 Denizli 32.5 5.4 2.3 9. www.3 33. Mevd. Mevd.dpt.9 7.1 2.8 47.8 0.6 48.2 51.9 27.5 4.4 36.2 75.2 0.tr/bolgesel/keas-I.0 0.6 1999 42.0 36.1 44.gov.5 5.5 0.1 100 100 100 100 100 100 100 100 100 Toplam mevduatların ne kadarının kredi olarak kullandırıldığını.5 23.0 0.6 Muğla 24.3 57.0 1.5 67.0 0.3 Denizli 55.3 31.1 Uşak 27.9 30.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9 41.3 88.0 0.9 48.Kur Bank. 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği Anlaşması sonrasında dış ticaretin önündeki engellerin ortadan kalkması ile ihracat açısından öne çıkan bu sektörün finansmanı amacıyla büyük oranda kredi imkanları yaratılmıştır. Bunların 36’sı ulusal pazarda.7 0.0 1.8 Muğla 47.3 2.5 87.7 58.

Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Milyar TL. 3.Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya.146 109. İkinci Ulusal Pazar 3. Bu nedenle bölge şirketlerinin genel gidişatına bakıldığında 24 şirketin 8’i bu 35 http://ekutup. 1’i Uşak ve 1’i de Aydın merkezlidir. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. Bir önceki yıl finansal krizlerin yansımalarının deriz izler bıraktığı bir yıldır.pdf . Aynı tarih itibariyle. Ege bölgesi merkezli olup. Ulusal Pazar a.213 Kaynak: İMKB Söz konusu şirketlerin idari merkezleri açısından İzmir bölgenin en önemli ili konumundadır.254.601 3.343 55.830 1. sırada yer alan Petkim A.547 8. İmalat Sanayii Gıda.56) ve üçüncü sırayı da Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi (%16.dpt. ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6. Metal Ana Sanayii Metal Eşya.054 297.005 3. 4’ü Denizli.600 303.210 70. İMKB ulusal pazarda faaliyet gösteren Egeli şirketlerin tamamına yakını aşağıdaki tabloda da görüldüğü gibi imalat sanayiinde yer almaktadır. 45 şirketin 37’si İzmir.38 düzeyinde gerçekleşmiştir. Piyasa değerleri açısından değerlendirildiğinde bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB toplamına oranı %5. Tablo 14).074. Ulusal-Tüm içerisindeki payı %5. 1’i Kütahya.454 61.920 521.180. Petrol. Toptan ve Perakende Ticaret. 1’i Afyon. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. İçki ve Tütün Dokuma.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San. Şirketlerin faaliyet gösterdiği alt sektörlerdeki payları açısından bir sıralama yapıldığında ilk sırayı Kağıt ve Kağıt Ürünleri (%23).7) almaktadır (Bkz. piyasa değerleri açısından ulusal pazarda işlem gören bölge şirketlerinin Ulusal-100 toplamı içerisindeki payı %6 iken.716. Diğer taraftan. Örneğin. idari merkezleri Ege bölgesi sınırları içerisinde yer alan ve İMKB ulusal pazarda işlem gören şirketlerin 34’ü imalat sanayiinde.36 iken. otel ve lokanta. Aynı göstergelerle.6 düzeyinde gerçekleşmiştir. İMKB’de işlem gören şirketlerden 24’ü İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 2002 yılı için belirlediği “500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine dahil olmuştur.005 140.05 düzeyindedir. Makine ve Gereç Yapımı b. ikinci sırayı Kimya. Bir önceki yıla göre bu şirketin sırasında herhangi bir değişiklik yaşanmamıştır. Cilt I Tablo 14 Ege Bölgesi Merkezli ve İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Piyasa Değerleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.Ş.848 16. 1’i de mali kuruluşlar sektöründe faaliyet göstermektedir. Ege Bölgesi yönünden ilk sırada dır. 1’i toptan ve perakende ticaret.tr/bolgesel/keas-I. Öz sermayelerine göre bölge şirketlerinin ulusal pazar büyükleri toplamının İMKB bünyesindeki pazarlar genel toplamına oranı %5.gov. bu gruplamada Türkiye genelinde 11. Giy.32 düzeyindedir.000 15. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Kauçuk ve Plastik Ürünleri (%20.Petrol.222.

ilgili ülkenin finansal kurumsallaşma düzeyi yanında hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma stratejisi ile etkinlik kazanabilir. Asya Kalkınma Bankası gibi uluslar arası finansal kuruluşların kaynakları.318 10. Mali Kuruluşlar Holdingler ve Yatırım Şirketleri 2. Toptan ve Perakende Ticaret.692 191.. Ulusal Pazar a.Petrol.119 25. Metal Ana Sanayii Metal Eşya. Bunlar aşağıdaki gibi gruplandırılabilir: Ulusal finansal kaynaklar.gov. Otel ve Lokanta Perakende Ticaret c. (iv) İkili ülke anlaşmaları ile sağlanan kredi.052 (201.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Giy. (i) AB Fonları.981 74.483 Öte yandan. İçki ve Tütün Dokuma. Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından her yıl yayınlanan ve üretimden satışlara göre yapılan sıralamada yedi (7) Trilyon TL barajını aşan firmalardan Ege Bölgesi merkezli ve İMKB’de işlem gören şirketler sıralamasında ilk dört içerisinde yer alan firmaların bir önceki yıl sahip oldukları sıralamada herhangi bir değişiklik olmamıştır.956. Bölgesel kalkınmanın finansal kaynakları incelendiğinde. Yukarıda sözü edilen kaynaklar.218 299. Kauçuk ve Plastik Ürünleri Taş ve Toprağa Dayalı San.719. (i) kamusal kaynaklar. İmalat Sanayii Gıda. Gözaltı Pazarı Ege Bölgesi Toplamı İMKB Toplamı Kaynak: İMKB Milyar TL. bölgesel kalkınma için tutarlı bölgesel politikaların yanında. (iii) firmaların öz sermayeleri.Türkiye’de Bölgesel Kalkınmaya İlişkin Genel Açıklamalar Bölgesel gelişme farkları ile yerel ve bölgesel aktörlerin ulusal kalkınma politikalarına dahil edilmelerinde ortaya çıkan sorunlar bölgesel kalkınma anlayışını uyaran ana faktörlerdir.dpt. yatırım ve fon şirketleri gibi) kaynakları. ulusal ve uluslar arası kaynaklar şeklinde ikili bir ayrım yapılabilir.282 147. D. (iii)Uluslararası özel finansal kuruluşların (bankalar. 2. Makine ve Gereç Yapımı b.330 1.149 902. 2’si aynı sırayı korumuş ve geri kalan 14 şirket alt sıralara düşmüş ancak 500 büyük sanayi kuruluşu listesinde kalmaya devam etmişlerdir. aynı zamanda istikrara da katkı 36 http://ekutup. Doğal olarak bu iki unsurun etkinliği istikrarlı bir ekonomik ortamda güçlenirken. Diğer taraftan.111 36. Uluslararası finansal kaynaklar. hedeflenen amaçlara uygun finansal kaynak demetinin de belirlenmesi gereklidir. İkinci Ulusal Pazar 3.877 206. (ii) özel sektörden sağlanabilecek kaynaklar.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I sıralamada bir önceki yıla göre daha üst sıralara çıkmışken. Tablo 15 Ege Bölgesi Merkezli İMKB’de İşlem Gören Şirketlerin Özsermayeleri Toplamı Şirket Hisselerinin İşlem Gördüğü Pazarlar ve Sektörler 1.436 184.855.271) 1.135 15.041. hibe ve benzeri finansal kaynaklar. (ii) Dünya Bankası.pdf .Eşyaları ve Deri Kağıt ve Kağıt ürünleri Kimya.

özellikle orta ve uzun vadeli krediler vermekten kaçınacak. ülke GSYİH’na katkısı sabit fiyatlarla son on yıl ortalaması yaklaşık %16. Burdur. IV. Cilt I yapacaktır. En azından. çok daha yüksek bir kamu yatırım düzeyine gerek olacaktır” (ATP. Bunun için. İstanbul sadece. Türkiye. Aydın. Ancak.dpt. beşeri kaynak gelişimine ivme vermeyi ve yaşam koşullarını düzeltmeyi amaçlayan. Gaziantep ve Adana’dır. Kastamonu. Edirne. uluslar arası kaynaklara erişmenin maliyeti yükselecek ve hatta son yıllarda Türkiye’de yoğun biçimde yaşanan şekliyle kamu en büyük fon talep edicisi olarak ortaya çıkacaktır. ülkenin yüzölçümünün yarıdan çoğunu ve nüfusunun üçte birden çoğunu temsil eden. bölgesel kalkınmanın hem bir aracı.7’ye ulaştığını ilerleyen dönemlerde de %25 seviyesine gerilediğini göstermektedir. Bölgesel politikalara. etkili ve çağdaş bir bölgesel politika oluşturulmasına yüksek öncelik verilmelidir. İstanbul merkezli finansal kurumsallaşma ile Ankara merkezli kamu kaynaklarının dağıtımı politikasının dışında aşağıda bölgesel bir örgütlenme modeli sunulacaktır.pdf . Isparta. bu oranın 1995 yılında %29. 2002: 75) Öte yandan. “Türkiye’de bölgesel politika var olmakla beraber. Ancak. Marmara bölgesinin kamu yatırım harcamalarının 1991’de %22’lık bir pay aldığı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ancak Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda söz edilen bu ayrım bundan sonraki planlarda dikkate alınmamıştır. Zira. Model.EGE BÖLGESİNİN KALKINMASINDA FİNANSAL KURUMSALLAŞMA MODELİ Ege bölgesi. aynı dönemde kamu yatırım harcamalarından da son yıllarda % 10 civarında pay alan bir bölgedir. Aynı dönemde. Kırklareli gibi şehirleri değil tüm ülkeyi çeken bir cazibe merkezidir. “öncelikli” iller denilen illere yönelik spesifik tedbirler geliştirilmelidir. tutarlı bölgesel politikalara ihtiyaç vardır.Topluluk standartları ile uyumlu olan ve geri kalmış bölgelerdeki belli başlı konuları ele alan. Dolayısıyla ekonomik istikrar önemli bir ön koşul olarak görülebilir. Tekirdağ. Sakarya. bu konulara yönelik kapsamlı. ulusal ortalamanın %56’sı (Topluluk ortalamasının %19’u) düzeyinde bir kişi başına GSYH rakamıyla. İzmir. Çanakkale. Denizli. başka şeyler yanında. Yapısal Fonlar’ın uygulanması için gerekli yapıları kurmalıdır. Antalya. önerilen finansal kurumlar ile bir araç. altyapı eşitsizliklerini azaltmayı. periferisinde yer alan Bolu. özel yatırımlar için elverişli bir ortam yaratmayı. Zonguldak. yeniden yapılandırılması gerektiği savunulan Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) aracılığıyla da politika yürütücüsü veya aktörü olarak tasarlanmıştır. ülke içindeki sosyoekonomik kaynaşmayı güçlendirmek ve katılım için hazırlanmak açısından temel bir hedef olmalıdır.gov. Türkiye’de bölgesel dengesizlikler ile mücadele edilmesi. Türkiye’de beşinci beş yıllık kalkınma planında bölge planlamasına ilişkin hedefler kısmında 16 polarize bölge belirlenmiş ve birinci derecede polarize bölge merkezinin İstanbul olduğu saptanmıştır. Ege bölgesinin cazibe merkezi konumunda olan İzmir’in periferisini Afyon.5. İstikrarsızlık ve belirsizliğin hüküm sürdüğü bir ekonomide bankacılık sektörü. yapısal politikaların uygulanması için hazırlıklar gerçek anlamda başlamamıştır. Manisa oluşturmaktadır. Kocaeli. uzun vadeli bir strateji hâlâ yoktur. 37 http://ekutup. Bunlarla birlikte.tr/bolgesel/keas-I. İkinci derece polarize merkezler Ankara. Dolayısıyla. dolayısıyla bölgesel kalkınmaya bakışın yukarıdaki görünümü finansal yapılanmada da pek farklılık göstermemektedir. Ülkemizdeki bölgesel politikalara ilişkin değerlendirmeyi Avrupa Toplulukları Komisyonu’nun 2001 Düzenli İlerleme Raporu’ndan takip edelim. hem de uygulayıcı aktörü olarak tasarlanmıştır.

Yatırımların orta ve uzun vadeli kredilerle desteklenmesi. Türkiye’de buna benzer ilk girişimler.pdf . tutarlı bölgesel planlama ve doğru tanımlanan hedefe odaklanmış bir bölgesel kalkınma ajansının başarılarını göstermektedir. Çalışmanın ön bölümlerinde açıklanan İrlanda deneyimi. 1999: 49): -kalkınma politikalarının geliştirilmesi ve idaresinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin katılımı (tabandan yukarıya doğru yaklaşım). bu oran 2002 yılı başında %7’ye gerilemiştir. Diğer taraftan. Yukarıdaki gibi bir görünüm sergileyen bölgede finansal kurumsallaşmanın yeni örnekleri sayılabilecek girişimler geçtiğimiz yıllarda SPK tarafından 1996 yılı içerisinde Denizli’de (ve Gaziantep) bölgesel bir borsa kurulması yönündeki açıklamalarla kendini göstermiştir. Sözü edilen yetki devri üç şekilde ortaya çıkmaktadır (Haliloğlu. Bölgenin ikinci büyük iktisadi gücü olan Denizli bu firmaların 12’sine sahiptir. Ege bölgesi merkezli şirketlerin İstanbul Sanayi Odası tarafından her yıl yapılan Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisindeki sayısına 2002 yılı için bakıldığında 59 özel sektör firması görülmektedir (İSO. Yukarıda bölge şirketlerinin İMKB içerisindeki payları incelenirken de belirtildiği gibi. Dolayısıyla Ege. 1996 yılı başından itibaren İzmir merkezli ve faaliyet alanı Ege bölgesi ile tanımlanan Ege Menkul Kıymetler Borsası (EMKB) adı altında yürütülmüştür. 1996). Örneğin.tr/bolgesel/keas-I. 38 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çeşitli bölge ve illerdeki yatırımcıları bir araya getirecek elektronik işlem platformuna işlerlik kazandırılması yönündeki çalışmalarına ağırlık vermiştir. gerekse EBKA deneyimi birleştirildiğinde yaratılacak sinerji olumlu değerlendirilir ve merkezi idarenin desteği alınırsa ortaya önemli bir bölgesel kalkınma aktörü çıkabilir. özellikle kalkınma ve yatırım bankalarının varlığı ayrı bir önem taşımaktadır.gov. 2003: 98-127). Cilt I Ülkenin yatırım düzeyinin arttırılmasında bilindiği gibi. çalışmaları yürüten İzmir Ticaret Odası öncülüğünde bölgedeki tüccar ve sanayiciler ile İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Ege Belediyeler Birliği üyelerinin katılımıyla bölgesel bir kalkınma ve yatırım bankasının kurulması yönünde de girişimler sürdürülmüştür. Diğer taraftan. Ege bölgesinin kalkınmasına dönük İzmir merkezli yürütülen gerek bu çalışmalar. bankacılık sektörü tarafından verilen kredilerde bölgenin payı örneğin kriz yılı olan 1994’de %10 iken. borsada işlem gören 330 şirketin 45 tanesi bölge merkezlidir. hem banka sayıları. şirketlerin sermaye piyasalarından fon sağlamasına aracılık gibi fonksiyonlar belirtilen finansal kurumların ülke kalkınmasına yönelik temel işlevlerindendir. 1987 yılında İzmir Ticaret Odası (İTO) öncülüğünde İzmir’de bir menkul kıymetler borsası kurulması talebi ile başlatılmıştır (Bkz. hem de bankalar tarafından açılan krediler değerlendirildiğinde son yıllarda ciddi kayıplar yaşamıştır. Bu doğrultuda kalkınma paradigmasında sorgulanması gereken konu. Son dönemde Sermaye Piyasası Kurulu (SPK). Ege bölgesinin genel iktisadi görünümünün sergilendiği bir önceki bölüm dikkatle analiz edildiğinde. -merkezi politikaların yürütülmesinde yerel ve/veya bölgesel aktörlerin etkin biçimde rol alması (uygulama özerkliği). elli dokuz firmadan 24’ü İMKB’na kayıtlı olup hisseleri işlem görmektedir.dpt. Ege bölgesinin İzmir dışındaki illerinde kalkınma ve yatırım bankası bulunmaması ve İzmir’de de faaliyet gösteren 523 banka şubesinin sadece üçünün kalkınma ve yatırım bankası grubundaki bankaları şubesi olması konunun önemini daha da öne çıkarmaktadır. 1993 yılına gelindiğinde ABD’deki NASDAQ örneği temel alınarak bölgesel KOBİ borsasına dönüşen talepler. Ertuna-Altay. merkezi gücün yetkilerini yerel ve/veya bölgeye devretmesidir.

kurumsal ve kent lobileri arasındaki çatışmaların yerini “Ege Bölgesinin Kalkındırılması” anlayışı almalı. EBKA açısından en önemli gelir ve lojistik destek şirketi olarak tasarlanan İzmir Limanı’nın ajansa devredilmesi veya sembolik bir ücretle satılmasının bölge ekonomisi açısından çok yararlı olacağı düşünülmektedir. orta vadede bölgedeki. Cilt I -merkezi politikalar ile yerel ve/veya bölgesel politikalarla ikamesi (tasarım özerkliği). ancak özel sektörün modern yönetim tekniklerine göre tasarlanarak aşağıdaki finansal ve ticari şirketlerle güçlendirilmelidir: 1. 2003:18-28). ancak finansman gücü olmayan KOBİ’ler yönünden çok önemli işlevler üstlenen finans kurumlarıdır (bkz. Çalışmada önerilen model yeni bir ulusal kalkınma anlayışının bir parçası olarak hem tasarım özerkliğini. hem de taşınma tartışmalarından uzak tutularak gerçek işlevine dönüştürülebilir.Özelleştirme faaliyet ve desteğinin arttığı bu dönemde. modelin finansal temelini oluşturarak bölgesel kalkınmanın finansmanında ana kurum olacaktır. örneğin İzmir Fuarı şirketi İZFAŞ gibi oluşumlar bu şirkete devredilmelidir. geniş kapsamlı bir fonksiyon üstlenmeli. Önerildiği biçimi ile örneğin Ege Risk Sermayesi Şirketi. 4.dpt. 39 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.EBKA dar kapsamlı bölgesel kalkınma ajansı fonksiyonunu hızla terk ederek.bölge aktörlerinin hedefleri ile merkezi idarenin hedefleri arasında bir uyum ve uzlaşma sağlanarak “Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi” oluşturulmalıdır. hem de tabandan yukarıya doğru katılım yaklaşımının bir sonucudur. Denizli’den Afyon’a. 1. 3.gov. hatta hafif ticari araç ihracatında Bursa’yı da hinterlandına alan bir coğrafi alana hizmet ederken bölgenin dış ticaret kapısıdır. Bu haliyle tasarlanırsa EBKA’nın bağlı şirketi olarak İzmir Limanı işletmesi hem özelleştirilme tartışmalarından. Risk sermayesi şirketleri günümüzde gerek sanayi kümelerinde yer alan KOBİ’lerin finansmanından yönetim yapılarına kadar destek sağlayan Girişimci Klinikleri fonksiyonuyla destek sağlayan. 2. Bölgedeki şirketlerin merkezleri için tasarlanan iş merkezleri ile sanayi bölgelerinin yapımı. ilk aşamada EBKA ve bölge için aşağıdaki faktörler birer ön koşul olarak kabul edilmelidir. kamu-özel sektör ortaklığına dayalı. 3.tr/bolgesel/keas-I.pdf . teknoloji ve yenilik yaratma gücü yüksek. Ege Bölgesi Kalkınma Stratejisi hedefleri doğrultusunda anonim şirket şeklinde yeniden yapılandırılacak çok fonksiyonlu EBKA ikinci aşamada.Bölgenin iktisadi ve coğrafi varlıklarının tanıtımını üstlenecek bir şirket kurularak. gerekse münferit faaliyette bulunan. işletmeciliği ve gerekirse sözü edilen yapıların hisse senetlerinin halka arzı ve menkul kıymetler borsasına taşınması işlevleri Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Şirketi aracılığıyla yerine getirilebilir. 2.Gelişme ve yenilik yaratma gücü yüksek KOBİ’leri öncelikle destekleyecek bir risk sermayesi şirketi EBKA öncülüğü ve patronajında kurulmalıdır. Ön koşullar sırasıyla. İzmir limanı bilindiği gibi. Bu bağlamda.bireysel.EBKA bünyesinde tasarlanan finans şirketlerinden birisi de gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketidir. Altay-Gacener.

Önerilen ağ aynı zamanda Ege Bölgesi’nin kalkınması açısından “Bölgesel Yenilik Sistemi” olarak da algılanmalıdır.Yukarıdaki madde kapsamında olmak üzere EBKA öncülüğünde “Ege Teknoloji Ağı” tesis edilmelidir. Oğuzhan Altay. 2003. Bununla sanayi-üniversite işbirliği slogan düzeyinden gerçek yaşama indirgenebilir.gov. bölgedeki üniversiteler ile ortaklaşa bilgi üretmeli. Ağustos. Ege Teknoloji Ağı (Networku). 6. bölge üniversiteleri ile bölgedeki şirketler arasında karşılıklı etkileşimi sağlayan bir bölgesel yenilik sistemi şeklinde fonksiyon üstlenmelidir. İzmir 40 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. Şematize edilirse aşağıdaki gibi gösterilebilir.dpt. EGE TEKNOLOJİ AĞI ŞEMASI Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı (EBKA) Ege Teknopark Bölge Üniversiteleri Bölgedeki Şirketler Kaynak: N.EBKA öncülüğünde gerçek bir teknopark şirketi ile araştırma-geliştirme merkezi kurularak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunlar. Cilt I 5. bölgede kurulu ve/veya kurulacak yeni firmalara destek sağlamalıdır.pdf . EBKA öncülüğünde Ege Teknopark.

Ş.iso. Ekim-Aralık. Zeynel (1994) Bölgesel İktisat. 4. KAYNAKÇA Altay. günümüzün kalkınma paradigmasındaki sürdürülebilirlik kavramı yerel ve bölgesel inisiyatiflerin süreçlere dahil edilmesi boyutunu gündeme getirmektedir. Sayı 28. DİE (2002) Türkiye Ekonomisi: İstatistikler ve Yorumlar. Brüksel. Uygulama yönünden bakıldığında da. Dinler. Yıl 5.Ş. sermaye yetersizliği sorunu çeken Türkiye’nin daha kolay ulaşabileceği.gov. Oğuzhan ve A. http://www.Ş. Bölgesel Gelişme Raporu-1983/97 Döneminde Bölgesel Gelişmeler. Ekin Kitabevi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bgyu/bg83-97. DPT (2003) Kamu Yatırımlarının İllere Göre Sektörel Dağılımı. Cilt I Buraya kadar önerilen kurumlar dikkate alındığında EBKA aşağıdaki gibi bir holding şirket şeklinde modellenebilir: EGE BÖLGESİ KALKINMA AJANSI (EBKA) A. Ağustos. dolayısıyla bölgesel ve ulusal kalkınmanın finansmanı sorununun çözümlenmesinde önemli aşamaların kat edilebileceği sonucuna da ulaşılabilir.html.Ş. İzmir.dpt. DPT. Bursa. Kaynak: N. Gacener (2003) “Küçük ve Orta Boy İşletmelerin Finansman Sorunlarının Çözümünde Banka Dışı Finansal Kurumlar ve Venture Capital Örneği”. Ege Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. Active Bankacılık ve Finans Dergisi. MODELİ Ege Risk Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.org.pdf . Ege Tanıtım ve Turizm İşletmeciliği A. http://www. Ulusal kalkınma anlayışında yenilikçi bir sistem önerildiğinde bölgesel kalkınma politikalarında yukarıda önerilen model dikkate alınabilir. N.html 41 http://ekutup.tr/html/siteindex. Oğuzhan Altay.tr/bolgesel/keas-I. 2003. SONUÇ Teorik yönden konu incelendiğinde. tam üyelik görüşmeleri sürdürülen AB’nin fonları ile diğer uluslar arası kuruluşların fonlarına böyle bir model kapsamında.gov. Araştırma Merkezi Ege Teknopark İşletmeciliği İzmir Liman İşletmeciliği A. Baskı. ATP-Avrupa Toplulukları Komisyonu (2002) Türkiye’nin Katılım Yönünde İlerlemesi Üzerine 2001 Düzenli Raporu.Ş.dpt.

Erol (1993) “Kriz ve Teknoloji”.gov.un. İMKB (2003) Yıllık Rapor 2002.D. Nov-Dec.Vural F.unctad. Toplum ve Bilim. 50-61. Zoguldak Karaelmas Üniversitesi-Toplum ve Ekonomi Enstitüsü-Friedrich Naumann Vakfı Ankara. Rosenstein-Rodan P.189.15.iso. 77-90. http://www.08.psu. Harvard Business Review. Jim (2001) “The National Spatial Strategy as a Framework for Achieving Balanced Regional Development”. İktisadi Büyüme ve Gelişme-Seçme Yazılar. O. No. A.. Michael A.tr/bgyu/bolgeler. Shannon Development Annual Report 2002. Mod. Anadolu Üniversitesi. C.gov. ss.shannon-dev.may.ie/press/1992%20Agent%20of%20change%20Report.pdf. Eskişehir. 48. ss. http://econ.html EBSO (2003) 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar Türkiye.tr/html/siteindex.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Savaş. 42 http://ekutup. United Nations Conference on Trade and Development(2000). Ertuna. McNiven.gov. Altay (1996) Ege Finans Merkezi İzmir. New York and Geneva. Krishna.. ss.pdf . North American Policy Group. Han E. Lynden. Bölgeler ve İller Bazında.2003.: Cem Toker. Cilt I DPT (2003) İllerin Bölgelere Göre Dağılımı.66-71. http://www. İstanbul.pdf Porter.html Haliloğlu.int/eurlex/en/com/rpt/2000/act698en01/com2000_0698en01-01. Ekonomik İlişkiler ve Enformasyon Müdürlüğü. Plumstead J. 2002.dpt.org/intradoc/groups/public/documents/apcity/unpan005113. http://unpan1. European Comission (1999) Report From The Commıssıon 11th Annual Report on The Structural Funds.N.la. (2002) “Regional Development in The Philippines:A Review Of Exprience State of The Art and Agenda for Research and Action”. http://europa.imkb. ss. Aykut (1998) “Porter’s Approach of Competitive Advantages and The theory of economics”.eu. Mercado.tr/bolgesel/keas-I.htm İSO (2003) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2002. Arnold (1992) Development Agencies and European Regional Financial Incentives: An Assesment.. (1966).pdf Kumral. -Walsh. Necla (1999) “Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar”. (1998) “Clusters and The New Economics of Competition”. http://www.org. (2003) UnbakancedGrowth. Araştırma. Kaya A. Bahar. http://www. J. Önder). http://www. İktisat Fakültesi.08. İzmir. iç: Zonguldak Bölgesinde Ekonomik Yapılanmaya İlişkin Reformlar. 56-61.org/en/docs//wir2000_en. “Doğu ve Güneydoğu Avrupa’nın Sanayileşme Problemleri” (çev: İ.pdf.. Shannon Development (1992) Agent of Change Report. http://www.tr/veri.E.15. Taymaz. Haziran. Ruben G. 1. Kibritçioğlu. (1999) İktisadi Kalkınma.pdf.2003. UK.08. Neşe (1994) Ekonomik Kalkınma Ajansları ve Girişimciliğin Teşviki. İzmir Ticaret Odası Yayını.dpt. Caner ve N.Baskı. 1. Journal of Future’s Technologies. EGİAD Ekonomik Raporlar No: 10.pdf.edu/~kkrishna/unbalgro.2003. Perez. İnceleme. (1998) Comperative Perspectives on Regional Development. World Investment Report 2000 Cross-border Mergers and Acquisitions and Development.ie/nirsa/events/nss_jim_walsh. K.

. petrol gibi fosil yakıtlardan sağlanmaktadır. önemli fay kırıkları ve genç volkanların çevresinde bulunur. çevresindeki normal yeraltı-yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral. Kaynakların sıcaklıkları 43 http://ekutup. Tekkehamam. Ancak fosil enerji kaynakları her geçen gün azalmakta ve kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda zehirli gaz bırakarak çevre kirliliğine sebep olmakta. Karahayıt. PAÜ İİBF. sırada. Türkiye sahip olduğu bu potansiyel ile dünyada 7. PAÜ Eğitim Fakültesi. Bölgedeki jeotermal alanların çoğunluğu Büyük Menderes grabeni . ekolojik dengeyi bozmaktadır. Jeotermal akışkandan sıcaklık ve kimyasal özelliklerine göre çok çeşitli alanlarda yararlanılmakta olup. yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu sıcaklıkları sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığın üzerinde olan.pdf . Jeotermal enerji. dünyada jeotermal enerjinin kullanım alanları her geçen gün artmaktadır. Dr. MTA tarafından açıklanan verilere göre Türkiye’nin olası jeotermal enerji potansiyeli 31. enerjinin geriye kalan büyük bir kısmı ise kullanılamamaktadır (Karabulut. çeşitli tuzlar. Bu nedenle sıcak su kaynakları fay hatları boyunca sıralanır. Türkiye’de jeotermal enerji potansiyeli yüksek bölgeler arasında Denizli ilk sıralarda yer almaktadır. DENİZLİ JEOTERMAL SAHALARININ ÖZELLİKLERİ Denizli’deki jeotermal sahalar çoğu jeotermal sahada olduğu gibi yoğun güncel aktif tektonizma ve deprem aktivitesi ile birlikte bulunur. Denizli yöresinde jeotermal sistemler batıdan doğuya Kızıldere. Türkiye bugün dünyadaki jeotermal potansiyelin %8’ine sahiptir. Hızlı nüfus artışı. sırada yer almaktadır. 1. Karataş. Gölemezli. 1996). Buldan. Dünyanın kirlilik oluşturmayan yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. bir kısmı da Büyük Menderes ve Gediz grabenlerinin kesiştiği yerler ile Gediz grabeninin doğu uzantısında ve Çürüksu grabeninde bulunurlar. İşletme Bölümü Tülay AYGÖREN Arş. Kamara-Yenice. Sarayköy. Tosunlar. Gör. Ancak bugün Türkiye’de jeotermal enerji potansiyelinin sadece 820Mwt’lık kısmı değerlendirilebilmekte. Dünyadaki enerji ihtiyacının büyük bir kısmı kömür. gazlar içerebilen basınç altındaki sıcak su-buhar olarak tanımlanabilir (Orme Jeotermal. yaşam standartlarındaki gelişmeler ve sanayi alanındaki ilerlemeler enerji ihtiyacının daha da artmasına sebep olmuştur. 2000: 128). Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü GİRİŞ Hızlı bir gelişim süreci yaşayan dünyamızda enerji kaynakları ve çevreye olan etkileri günümüzün önemli problemleri olarak karşımıza çıkmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Avrupa’da ise 2.500Mw’dır. Jeotermal enerji bu gruba giren yeni enerji kaynakları arasında yer almaktadır. Pamukkale ve Gözpınarı şeklinde sıralanır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çevre bilincinin hızla geliştiği günümüzde sürdürülebilir kalkınma kriterleri de göz önünde bulundurulduğunda yeni enerji kaynakları arayışı hız kazanmıştır. Jeotermal enerji özellikle deprem kuşakları.dpt. Cilt I Denizli Kent Gelişimi Üzerinde Jeotermal Enerji Kullanımının Etkileri Hakan AYGÖREN Yrd. Doç..gov.

. Bunların yanı sıra Denizli jeotermal sahasında büyük bir enerji kullanılamadan boşa harcanmaktadır. Denizli yöresi jeolojik ve coğrafi konumu nedeniyle çok zengin jeotermal sistemlere sahiptir. çarpık kentleşme (gecekondulaşma) ve çevre kirliliği gelmektedir. Ayrıca Denizli’de çevre kirliliği her geçen gün insan sağlığına zarar verecek seviyelere yükselmektedir. Jeotermal enerji. DENİZLİ’DE JEOTERMAL ENERJİNİN KULLANIM ALANLARI 2.1. Bütün hızlı büyüyen şehirlerde olduğu gibi Denizli’de bir takım sorunlarla karşı karşıyadır. İş imkanlarının gelişmesi bölgeye olan göçleri artırmakta. çevre kirliliği yaratmayan.5Mw) kurulmasıyla 1975’de başlamıştır. çeşitli sanayi alanlarında ve balneolojide kullanılması ile hem bölge hem de ülke ekonomisine büyük kazanç sağlayacağı açıkça görülmektedir. seraların ısıtılmasında. Bölgede jeotermal enerji elektrik üretiminde. alt yapısı tamamlanmamış yerleşmelerin oluşmasına sebep olmaktadır. İnşaat 1984’de tamamlanmış santralden 44 http://ekutup. 1994: 156).4Mw kurulu kapasite ile bir santral inşa edilmiştir. Jeotermal kaynakların yerleşim yerlerine yakın olması ve ulaşımın kolay sağlanabilmesi bu enerjiden çok yönlü ve ekonomik olarak yararlanılmayı sağlayacaktır. Hem enerji kaybının ve çevre kirliliğinin önlenmesi hem de Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşabilmesi için jeotermal enerjinin Denizli’deki kullanım alanlarının en kısa sürede geliştirilmesi gerekmektedir. Günümüz dünyasında sürdürülebilir kalkınma için temiz ve sürekli bir enerji kaynağına ihtiyaç vardır. 1994: 13). Sahadan küçük ölçekli yararlanma Kızıldere’de küçük bir buhar türbini (0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sorunların başında hızlı nüfus artışı. ucuz ve tükenmeyen bir enerji olarak bölgelerin kalkınmasında önemli bir güçtür. Burada karşımıza jeotermal enerji çıkmaktadır. Denizli’de jeotermal enerjiden elektrik elde edilmesi ilk olarak MTA Genel Müdürlüğü tarafından Kızıldere jeotermal sahasında yapılan sondajlarla 1968 yılında başlanmıştır. buna bağlı olarak da il nüfusunun hızla arttığı gözlenmektedir.pdf . elektrik üretiminde kullanıldığı saha Denizli’ye 35 km uzaklıktaki “Kızıldere jeotermal sahası”dır. bu enerjinin ısı gerektiren entegre sistemlerde.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’de jeotermal enerjinin kent merkezi ve bazı ilçelerinin ısıtılmasında. Denizli’nin sürdürülebilir bir kalkınma ve sağlıklı yaşam koşullarına sahip olabilmesi için jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanması gerekmektedir. Sondajlarda elde edilen en yüksek değer ise 242ºC olarak ölçülmüştür (Özpınar vd.gov. Denizli bu konuda şanslı bir il olup Türkiye’nin en zengin jeotermal sahalarına sahiptir. Burası Türkiye’de jeotermal enerjinin elektrik üretiminde kullanıldığı ilk saha olması nedeniyle çok önemlidir (Özkaya. 2. Elektrik Üretiminde Kullanılması Denizli’de jeotermal enerjinin. Denizli gelişen sanayisi ile önemli bir çekim merkezi konumundadır. Bu hızlı nüfus beraberinde düzensiz. Bu bölümde Denizli’de jeotermal enerjinin kent gelişimi üzerindeki etkisine geçmeden önce.dpt. Bu büyük bir enerji kaybıdır. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanım alanları hakkında kısaca bilgi verilecektir. TEK tarafından fizibilite çalışmaları tamamlandıktan sonra Kızıldere’de 20. karbondioksit üretiminde ve tedavi amaçlı kaplıcalarda kullanılmaktadır. Cilt I 23. Ayrıca bu kullanılamayan sıcak akışkan gerek sıcaklığı gerekse bünyesindeki zararlı maddelerle Büyük Menderes Nehri ve çevresinde çevre kirliliğine sebep olmaktadır.2-98ºC arasında değişmektedir. Denizli hızlı büyüyen bir şehirdir.

%90’lık büyük bir kısmı atılmaktadır. Bunun yanında Kızıldere Jeotermal Santralinden havaya bırakılan buharın sera etkisi yapması önlenerek çevre kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlanmıştır. Eğlence Merkezlerinde. buhar içinde kullanılmayan ve kondanse olmayan gazlardan yararlanılmaktadır. ilaçların yapım ve korunmasında). Kömür ocaklarında (Kömür çıkartılırken). Cenazelerde. Atılan bu enerji aslında düşük entalpili santraller için başlı başına önemli bir kaynak teşkil etmektedir. Kuru Buz Üretimi Ülkemizde ve özellikle dünyada tek uygulama alanı olan jeotermal enerjiden kuru buz üretimi Denizli Kızıldere bölgesinde gerçekleştirilmektedir.dpt.8Mw elektrik verilmiştir. pek çok kullanım alanı vardır. Kızıldere’de üretilen karbondioksit ve kuru buzun çok geniş kullanım alanları vardır.pdf . buradaki fabrika özel sektör tarafından işletilmektedir. Cilt I ulusal elektrik şebekesine 17. 2. Günümüzde düşük entalpili kaynaklardan da elektrik elde edilebilmektedir. Denizli’de Tarım İl Müdürlüğü tarafından işletilen sera alanları tablo 1’de gösterilmiştir. Termik santrallerde (Kuru buz bazı parçaların montajı sırasında kullanılır. Günümüzde ise. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli-Kızıldere sahasında 1994 yılı verilerine göre. 7500 m2 özel sektör tarafından kullanılmak üzere toplam 27. Trigonik Kamyonlarda. Kızıldere jeotermal santralinde yeterli teknoloji kullanılamadığı için bu eşsiz kaynaklardan yeterince yararlanılamamaktadır.gov. 2000 ton civarında kaynar su atık olarak heba edilmektedir. Bunlar kısaca. Bu kadar büyük bir enerjinin boşa harcanması yerine şuan ki Kızıldere elektrik santraline destek verecek yeni santrallerin kurulması için çalışmalara başlanmalıdır. Burada enerjinin %10’luk kısmından yararlanılmakta. Öte yandan bu tür yatırımların bölgesel kalkınmayı da destekleyeceği düşünüldüğünde bu tip yatırımların arttırılması gereği ortaya çıkmaktadır. Endüstride (Örnek: kaynak işleri). Yangın söndürme aletlerinde. Bu jeotermal enerjiden yararlanma olanaklarını daha da artacaktır (Acar ve Eşder. 45 http://ekutup. Hazır dondurmacılarda. Kızıldere jeotermal elektrik santralinde kullanılmayan buhar santrale çok yakında kurulmuş olan Karbogaz fabrikasına satılmakta. Böylece bölge ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanabilecektir. Tıp Alanında (Organ nakillerinde. 1994: 112).3.tr/bolgesel/keas-I.2. Son 10 yıllık periyotta santral sadece 10Mw civarında üretim gerçekleştirebilmiştir.900 m2 kapalı sera alanı kullanılmakta idi. Seralarda. Kuru buz üretilirken. 5400 m2 Tarım İl Müdürlüğü’ne ve 7500 m2 İl Özel İdaresine ait olmak üzere toplam 12. Meşrubat sanayi. Tekstil firmalarında (Arıtma işlerinde). 19.500 m2 Tarım İl Müdürlüğü tarafından. Kızıldere’de saatte sadece 170 ton civarında buhar işlenmekte. Sera Isıtılmasında Kullanımı Ülkemizde jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla ilgili ilk uygulama MTA tarafından Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında gerçekleştirilmiştir. Gıda maddesi saklamada. Çimento fabrikalarında (Baca yangınlarının söndürülmesinde) vb.000 m2 kapalı sera alanı kullanılmaktadır. Kızıldere jeotermal sahasında üretilen kuru buz hem yurt içi hem yurt dış pazarlarına satılarak bölge ve ülke ekonomisine önemli bir katkı sağlamaktadır.

Kızıldere’den atılan atık su ısıtmada kullanılmaktadır. Burada yapılacak bilinçli çalışmalar sonucunda yöre halkının ihtiyacı karşılanabileceği gibi yurt içine ve yurt dışına satışlarda yapılabilecektir.tr/bolgesel/keas-I. Ülkemizde seracılık son yıllarda gelişme gösterse de hedeflenen düzeye ulaşamamıştır. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarından olan jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılması ile sera tarımı toplam üretim giderleri içerisinde büyük yer tutan ısıtma giderleri azalacak ve buna bağlı olarak birim üretim maliyeti düşecektir. Yalova’da 46 ton. ekonomik ve çevre ile dost bir enerji kaynağı olan jeotermal enerji.gov.000 Gölemezli 4. Sadece dondan korumak amacıyla yapılan ısıtmada dahi yaklaşık olarak 500-600 lt. Bölgedeki seralarda elde edilen ürünlerin tümü Denizli il merkezinde tüketilmektedir. 2003 yılı itibariyle 1 ton fuil-oil’ın 550$ olduğu düşünüldüğünde Antalya’da 12100$. Örneğin Türkiye’de 1 dekar seranın Ekim ayından Nisan ayına kadar 15ºC’de tutulması için Antalya’da 22 ton. Denizli’de kurulacak seralarda ısıtma giderleri sıfır olacaktır. seralar yine Kızıldere jeotermal elektrik santralinden atılan akışkan ile ısıtılmaktadır.000 Tekkehamam-Bağcık 1. Yalova’da 25300$ ve Ankara’da 47300$ ödenecektir. Isıtma giderlerinin yüksek olması nedeniyle seralar yıl içerisinde düzenli olarak ısıtılmadığından yetiştirilen ürün kalitesinde düşüşler meydana gelmektedir.5 kg fuil-oil. Yenilenebilir. Bunun nedenleri arasında ısıtma giderlerinin çok yüksek olması başta gelmektedir. Kızıldere jeotermal sahasındaki seralarda topraksız tarım yöntemi uygulanmakta. mazot yakılması gerekmektedir. buradaki üretim talebi karşılayamamaktadır. Yakıt fiyatlarının yüksekliği insanları alternatif enerji aramaya zorlamaktadır. Yani seraların ısıtılması için enerji kaynağı mevcuttur.500 Yenice Yapım aşamasında Kızıldere-özel sektör 7. Cilt I Tablo 1 Denizli’de Jeotermal Enerji İle Isıtılan Sera Alanları Sera Alanları Alanı (m2) Kızıldere 14. Jeotermal enerjinin seraların ısıtılmasında kullanımıyla yıl içerisinde düzenli bir ısıtma daha ucuza sağlanacağı için. ürünlerin kalitesinde bir düşüş gözlenmeyecektir. 1 dekar için ise 10001500lt. 46 http://ekutup.dpt.500 Toplam 27. Seralardan beklenen en yüksek verimin elde edilmesi için.000 Kaynak: Tarım İl Müdürlüğü (2003). dış ortam sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde seranın ısıtılması gerekir. Ülkemiz seracılığının gelişiminde önemli rol oynayabilecek faktörlerden birisi de jeotermal enerji kullanımının yaygınlaştırılmasıdır. Oysa Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralarda böyle bir problem yoktur. Ankara’da 86 ton fuil-oil’a ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü ısıtma için hiçbir maliyet ödenmemekte.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli-Kızıldere jeotermal sahasında kurulan seralar Kızıldere jeotermal santralinden alınan sıcak suyla ısıtılmaktadır. ülkemizde ısıtmalı seracılığın yaygınlaşmasında tek çözüm gibi görünmektedir. Bir başka ifade ile 1 kg domates için 1-1. Bu bile Türkiye koşullarında hiç ekonomik olmamaktadır.pdf . Ancak. mazota ihtiyaç vardır.

aynı zamanda çevrenin korunmasına da aracılık etmektedir.000 TL gelir elde edilecektir.4. Böylece. tekstil. Ayrıca diğer enerji türlerinde görünmeyen giderler vardır.000-700. Öyle ki potansiyelin etkin kullanımı ile gelecekte Denizli’nin Türkiye’nin yada Avrupa’nın seracılık merkezi olması kaçınılmaz olacaktır. Bölgede seracılık faaliyetlerinin artması ile buna bağlı entegre tesisler kurulacağından bölgede hızlı bir ekonomik ve sosyal kalkınma gözlenebilecektir. bütün sahadan yaklaşık olarak 250. Jeotermal kaynakların kullanımı ile kimyasal madde kullanımına ihtiyaç duyulmadan üretim gerçekleştirilebilecektir.000. ticaret ve sanayi sektörlerindeki gelişmeleri yanında özellikle turizm sektöründeki gelişmeler ile de dikkati çekmektedir. kısmen çiçek ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu tür kimyevi katkılar iklim koşulları sağlanamayan sera üretiminde. Bunlar atıkların atılması ve depolanmasından dolayı oluşan giderlerdir. Proje Önerisi Detay Raporu. buna bağlı olarak bölgede hem sosyal hem de kültürel alanda büyük gelişmeler yaşanacaktır. bu potansiyelin Denizli ekonomisine büyük katkı sağlayacağı açıkça görülmektedir. sağlığa olan katkısı da oldukça önemlidir. Sera üreticiliğinde iklim koşullarının ideal olarak sağlanamaması durumunda çoğu zaman hormonlu ve kimyasal katkı maddeli üretim yapılması yoluna gidilmektedir.pdf . Bu bağlamda hormonsuz sağlıklı sebzecilik pazar açısından büyük önem arz etmektedir.000m2’nin üzerinde sera alanı ısıtılabilecektir. Bütün bu açıklamaların yanında seracılık su potansiyelini yerinde tüketeceğinden. Kaplıca Olarak Kullanımı Ege Bölgesi’nin ikinci büyük kenti olan Denizli.000. Bu da bölgede yok olmak üzere olan tarım sektörüne canlılık kazandıracaktır. Seracılıkta ısıtma ile ilgili enerji ihtiyacının tamamı bu yolla karşılandığı için diğer klasik enerji türlerinin sebep olacağı kirliliğinde önüne geçilmiş olunmaktadır. 2001: 4). çevre kirliliği açısından sorun yaratmayacaktır. Bölgede geçimini tarımdan sağlayan çiftçi emeğinin karşılığını almadığı için mağdur durumdadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denizli jeotermal sahasında yapılan fizibilite çalışmalarına göre jeotermal enerjinin sera ısıtmacılığında değerlendirilmesi durumunda 138.dpt. Seracılığın bölgede gelişmesi ile çiftçi emeğinin karşılığını alabilecektir. Cilt I Bölgedeki seralarda her türlü sebze üretimi. Ayrıca köyden kente olan göçlerin oranında da düşüş olacaktır. Turizm faaliyetlerinin diğer sektörler üzerindeki etkisi dikkate alındığında. Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanımının diğer önemli bir katkısı da çevreye olan olumlu etkisidir. 47 http://ekutup. 2.000 m2 sera alanının ısıtıldığı düşünüldüğünde. Hormonlu ürünlerin insan sağlığına zarar verebilmesi ve doğal tadının olmayışı nedeniyle hormonlu ürünler tüketici tarafından talep edilmemektedir (Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi . Böylece bölge halkının ekonomik gücü daha da artacak.gov. söz konusu ürünün görüntüsü ve boyutu için kullanılmaktadır. Örneğin Kızıldere jeotermal sahasındaki seralardan 1 dekardan 25 ton domates yetiştirilmekte ve kilosu ortalama 600. Ancak mevcut potansiyel tam olarak değerlendirilememektedir. Denizli sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri ile önemli bir turizm merkezi durumundadır.000 TL’den satılmaktadır. Jeotermal enerji kullanımıyla bu tip giderler görülmeyecektir. jeotermal enerji ile seraların ısıtılması sadece maliyet ve insan sağlığını olumlu yönde etkilemekle kalmayıp.tr/bolgesel/keas-I. Denizli jeotermal sahasında 138. Jeotermal enerjinin seracılıkta kullanımı yalnız ekonomik anlamda önemli olmayıp.

Bölge kaplıca bakımından çok zengindir.000 kişi tedavi amaçlı yararlanmıştır. kültürel ve doğal güzelliklerin tanıtılması. Ortakçı. Cilt I Denizli’de turizm faaliyetleri denildiğinde ilk akla gelen yer Pamukkale travertenleridir.000 kişi ve bunların 15-20 gün kaldığı düşünüldüğünde bölge için büyük gelir sağladığı açıktır.pdf .tr/bolgesel/keas-I. turizmin gelişebilmesi termal turizmin gelişmesine bağlıdır. Çalışma sahasında bulunan büyük otellerde ise kişi başı gecelik fiyatı 60-70.gov. ilk zamanlar birkaç oda ve havuzdan oluşan kaplıcalar bugün modern bir yapıya dönüşme çabası içinde yer almaktadır.000 TL’dir. Buldan İlçesinde: Yenicekent. Denizli jeotermal alanındaki kaplıca ve ılıcalardan banyo. Bölge halkı 100-120 gün süren kaplıca döneminde gelen yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir. Kaplıcalarda tedavi süresi genelde 20-25 gün arasında değişir. Yeni modern tesisler ile yatak sayısında ve kalitedeki artış bölgeye daha fazla turist ve daha fazla gelir getirecektir.000 TL’dir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu da turizmin Denizli’ye ekonomik katkısını azaltmaktadır. Pamukkale termal suyunun doğal özelliği. Yapılacak yeni çalışmalarla bölgede büyük çaplı sağlık amaçlı işletmeler kurulmalıdır. Bütün bunlar düzenli bir şekilde planlandığında turizm Denizli’nin en önemli gelir kaynağı olacaktır.000-20. Bölgede kaplıca sahiplerinin verdiği bilgiler doğrultusunda kabaca bir rakama ulaşılmıştır. Tekkeköy. Pamukkale zaman içinde tahrip edilse de son yıllarda alınan tedbirler ile saha kısmen kurtarılmıştır.dpt. Pamukkale gerek şifa verici özelliği. avcılık turizmi de çok önemlidir. yöreye iç ve dış turizm açısından çok büyük önem kazandırmaktadır.000. İnaltı. Sağlık. Denizli’de tarihi. Sarayköy İlçesinde: Kabaağaç. Denizli termal turizm potansiyeli açısından ülkemizin önemli merkezlerinin başında gelmektedir. Denizli’de ayrıca yayla turizmi. Denizli jeotermal alanındaki suların kimyasal yapıları laboratuarlarda incelenmiş ve “tedavi özelliği olan sular” gurubundan olduğu belirtilmiştir. dinlenme ve eğlence gibi etkinliklerin düzenli bir şekilde yapıldığı. Denizli’nin bu konudaki en büyük sıkıntısı gelen turistlerin ilde uzun süreli kalmayışıdır. Denizli’de.000. gerekse içerisindeki serbest karbondioksit nedeniyle oluşturduğu beyaz travertenleri ile dünyada eşi olmayan bir doğal güzelliktir. Denizli’de jeotermal enerjinin en eski ve en geniş kullanım alanı kaplıcalardır.Denizli’yi kaplıca amaçlı ziyaret eden kişi sayısı Denizli Turizm Müdürlüğündeki bilgilerin yetersizliği nedeniyle net olarak bilinememektedir. Denizli’nin turizm potansiyeli yüksek olmasına rağmen elde edilen sonuç hedeflenen düzeyde değildir. Buna göre 2001-2002 yılında bölgedeki kaplıcalardan yaklaşık 15. Bölgedeki kaynakların çoğu 1970 yılından beri işletilmekte olup. buhar. Termal turizmin bölge ekonomisine katkısının arttırılması için eldeki mevcut kaplıca tesislerinin en kısa zamanda modernleştirilmesi gerekmektedir. Kızıldere kaplıcaları ile Pamukkale ve Karahayıt’ta olmak üzere çok sayıda kaplıca vardır. Ancak bölgedeki kaplıca tesisleri çok yetersizdir. çamur ve içme olarak yararlanılmaktadır. Denizli’de jeotermal enerjinin mevcut kullanım alanlarının yetersiz olmasına karşılık yine de Denizli’ye hareketlilik kazandırdığı ortadadır. Burada konaklama ücreti 2003 yılı itibariyle kişi başı geceliği 10. Denizli bu konuda şanslı bir konuma 48 http://ekutup. Çizmeli kaplıcaları. Kaplıcalarda konaklayan kişi sayısı 2003 yılında ortama 20. eğitimli kişilerin çalıştığı modern tesisler ile Denizli’de turizm faaliyetleri tüm yıla yayılabilecektir.

dpt. en düşük sıcaklık -11. Denizli’de hava kirliliğinin önlenmesi için ısıtmada jeotermal enerjiden kesinlikle faydalanılmalıdır. 12Cº’den ise düşüktür. maksimum ve minimum mutlak değerlerin bir diyagram üzerinde gösterilmesiyle bölgenin termik rejim diyagramı oluşturulmuştur. Fosil kaynaklar kullanıldıktan sonra havaya çok miktarda karbondioksit. Denizli’de. 3. Denizli hava kirliliğini önleme konusunda acil önlemler almak zorundadır. insan sağlığına zarar vermektedir.2ºC. Denizli’de bulunduğu konum itibariyle Akdeniz ve İç Anadolu iklimi hakimdir. Denizli’nin önemli bir hava kirliliği sorunu yaşadığı görülmektedir.7ºC. Uzun süreli rasatlardan oluşan günlük ortalama sıcaklıkların.. kükürt ve partikül madde bırakmaktadır. Ayrıca.. Havadaki bu madde oranları özellikle kış aylarında artan kullanıma bağlı olarak yoğun bir hava kirliliği oluşmakta. çok sıcak ve ılık olmak üzere 4 dönemli bir termik rejim tipi görülmektedir ( bakınız ek 1).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Oysa jeotermal enerji fosil enerji kaynaklarına göre kullanıldıktan sonra havayı kirletici hiçbir zararlı madde bırakmamaktadır. +4ºC’den yüksek. Şekil 1ve 2 incelendiğinde SO2 ve Partikül madde oranlarının kış mevsiminde fosil yakıt kullanımındaki artış nedeniyle sürekli arttığı. Denizli il merkezi nüfusunun hızla artması özellikle kış aylarında linyit tüketimini arttırmakta ve Denizli’de hava kirliliği insan sağlığını tehdit edecek noktaya ulaşmaktadır. Aşağıda Devlet istatistik Enstitüsünden alınan veriler Denizli’de hava kirliliği sorunun ne kadar ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir. 1993: 41). çevre dostu. 49 http://ekutup. sıcak. Denizli bu konuda şanslı olup Kızıldere. Hava kirliliğinin en önemli sebebi kullanılan yakıt türüdür... Bu diyagram incelendiğinde yıl boyunca sıcaklıkların nasıl bir değişme gösterdikleri ve bu değişimlerin sınırlarını görmek mümkündür (Koçman. Gölemezli jeotermal alanları şehri ısıtabilecek düzeydedir. soğuk-serin. Ocak ayı ortalama sıcaklık 5. . Bu soğuk-serin dönemde ortalama sıcaklıklar. Kışlar deniz kenarındaki şehirlere göre daha sert geçmektedir.4ºC ve toplam ısıtma günü 127 olarak belirlenmiştir. Bu önlemlerin başında fosil yakıtların yerine yeni enerji kaynaklarının yani jeotermal enerjinin kullanımı gelmektedir. Denizli enerji ihtiyacını fosil kaynaklardan sağlamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Denizli’ye jeotermal enerjinin katkısı saydığımız bu alanlar ile sınırlı değildir. Denizli’de soğuk-serin dönem (22 Kasım-27 Mart) tarihleri arasında 127 gün sürmektedir. JEOTERMAL ENERJİNİN ÇEVRE VE EKONOMİK YÖNDEN KATKISI Kentleşmenin ve sanayileşmenin hızla geliştiği Denizli’de hava kalitesi her geçen gün daha da kötüye gitmektedir.gov. Özellikle nüfusun yoğun olduğu Hastane Caddesi ve Sevindik Mahallesi gibi yerleşim yerleri hava kirliliğinden en çok etkilenen bölgelerdir. ısı değeri fazla ve ucuz alternatif bir enerji kaynağıdır. en yüksek sıcaklık 42. Cilt I sahip olup bunu en iyi şekilde ve en kısa sürede değerlendirmelidir.. Bilindiği gibi jeotermal enerji. Denizli’de 1931-2001 yılları arasında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayınlamış olduğu 71 yıllık rasatlara göre.

tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 50 http://ekutup.pdf .gov. tüm istenmeyenlerin sıfır olduğu bu enerji kaynağı hava kirliliğinin önlenmesinde son derece önemlidir.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. rezervuar kayaçlara tekrar gönderilir. Bu jeotermal santraller ile jeotermal ısıtma sistemleri tarafından dışarı atılan hiç bir şey yoktur denilebilir. 1994). Yani.DİE (2003)’den alınan verilere göre hazırlanmıştır. yoğunlaşmayan gazları buharın içinden alıp kullanılmış jeotermal akışkan ile birlikte yeraltına geri veren reenjeksiyon sistemleri vardır. Cilt I 250 194 203 177 173 153 145 121 191 165 159 135 147 138 201 200 150 100 50 0 1998-1999 Mg/m3 117 140 Kasım Aralık Ocak Şubat 1999-2000 2000-2001 2001-2002 Şekil 1 Denizli İli SO2 Ölçümleri. Kullanım alanlarındaki işlevleri bittikten sonra jeotermal akışkan. Aynı zamanda. Jeotermal enerji kullanımının yaygınlaşması ile fosil yakıtların tüketimi ve bunların kullanılmasından doğan sera etkisi ve asit yağmuru gazların atmosfere atımından dolayı meydana gelen zararlı etkiler azaltılabilecektir. dolayısı ile herhangi bir çevre kirliliği yaratmadığı gibi kendilerini de tekrar beslemiş olurlar. Yeni kuşak modern jeotermal santrallerde. jeotermal enerjinin çevreye katı atık bırakmaması da önemli bir avantajıdır (Orme Jeotermal. Jeotermal enerjiye dayalı modern jeotermal santrallerde zehirli gaz atımı çok düşük olup özellikle merkezi ısıtma sistemlerinde sıfırdır. 180 160 140 120 Mg/m3 100 80 60 40 20 0 1998-1999 1999-2000 2000-2001 2001-2002 100 82 82 129 111 111 100 101 87 161 148 148 142 129 124 153 Kasım Aralık Ocak Şubat Şekil 2 Denizli İli Partikül Madde Ölçümleri.dpt.

dpt. harcanmaktadır.000.000 ton olup bu kömürün kalori değeri 2500 ile 4500 Kcal/kg arasında değişmektedir. Denizli’de ısıtma sırasında karşılaşılan bir diğer sorun da ucuz kömürün kullanılmasıdır.000 olup bir evde ortalama kişi sayısı ise 4 ve konutların ortalama alanı ise 110 m2 olarak kabul edilmektedir. Denizli’de 110m2 bir evin ısıtılması için 2-3 ton kömür ve 1 ton odunun kullanıldığı düşünüldüğünde 660.pdf .000. Oysa jeotermal enerjinin ısıtmada kullanımı ile konutlar ayda 30. Denizli’de yıllık odun tüketimi yaklaşık 50.000 TL’dir.000 liraya ısınabilecektir. 51 http://ekutup.000 TL.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1 ton odun 150. Denizli’de halk fazla ödeyip az ısınmaktadır. Denizli’de konut ısıtılması %64 oranında sobalı.000. 2003 yılı itibari ile Denizli’de 1 ton kömür 180. Ucuz kömürün kalori değeri çok düşüktür.000. Buna taşıma gibi giderler de eklendiğinde bu miktar biraz daha yükselecektir.5 ton ile 4 ton arasında değişmektedir. Denizli’deki bir konutun (110m2) ısıtılabilmesi için tüketilen linyit miktarı 1.000 TL. Cilt I 250000 200000 Kg/MWh 150000 100000 50000 0 Fuel-oil Bitümlü Kömür Yarı Bitümlü Kömür Doğal gaz Jeotermal Şekil 3 Farklı Enerji Kaynaklarının Karbondioksit (CO2) Atımının Karşılaştırılması 6 5 Kg/MWh 4 3 2 1 0 Kömür Petrol Jeotermal Şekil 4 Farklı Enerji Kaynaklarının SOx Emisyonu Denizli’nin nüfusu yaklaşık 280.000 TL. 1 ton fuil-oil 790.000-50.gov.tr/bolgesel/keas-I. %29 oranında kaloriferli ve %7 oranında fuel-oil ile yapılmaktadır..000 ton ve yıllık fuel-oil tüketimi ise 2000 ton civarındadır.000.000. Denizli’de tüketilen yıllık kömür miktarı yaklaşık 200.

9 9 . Jeoterm al D oğal G az Fuel-O il 10 9 8 7 6 ABD $ 5 4 3 2 1 0 ay . Fosil Enerji Isı Satış Fiyatları İle Balçova Jeotermal Merkezi Isıtma sistemi Isı Satış Fiyatlarının karşılaştırılması. jeotermal M 52 H http://ekutup.03 0.000 civarında olmaktadır.Erişen. 1999: 44).9 ra .06 $/1000kcal 0.9 as . 0.04 0. Jeotermal enerjinin kullanımı sırasında maliyet çok düşüktür.01 0 Elektrik Fuel-Oil Kömür Doğalgaz Jeotermal Şekil 5 Türkiye’de Ortalama Isıtma Maliyetleri. ısıtma maliyetleri açısından diğer enerji kaynakları ile karşılaştırılmıştır.9 9 8 9 9 M ar .pdf K as . 9 i.9 9 .dpt. En büyük maliyeti yatırım giderleri özellikle de jeotermal enerjinin taşınacağı boruların maliyeti oluşturmaktadır (%60) (Öz.07 0. alt yapı hizmeti getiren.Türkiye Jeotermal Derneği Bülteni (2001)’den alınmıştır.05 0. Aynı zamanda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. doğal gaz. Jeotermal merkezi ısıtma sistemi yatırımları kendilerini en geç 5-10 yılda geri ödeyen. elektrik ve dolayısıyla döviz tasarrufu sağlayan yatırımlardır.9 9 8 Ey l.9 Te m A N Ek K Şekil 6. (1987)’den alınmıştır Türkiye’de uzun zamandır konutların ısıtılmasında jeotermal enerjinin kullanıldığı İzmir-Balçova’da jeotermal enerji.9 is.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Jeotermal enerji ucuz bir enerji olarak tanımlanmaktadır.9 9 9 M otorin 9 O ca .02 0. kömür.08 0. Jeotermal merkezi ısıtmanın konut başına dönüşüm giderleri. Şekil 5 ve 6’da da görüldüğü gibi jeotermal enerji diğer enerji kaynakları içerisinde en ucuz olanıdır.9 az .gov. doğal gazın dönüşüm giderlerinin en az 1/7’sine mal olur. Konutların ödediği jeotermal dönüşüm giderleri ise daire başına $150$200 arasında değişim göstermektedir. Konut başına düşen jeotermal merkezi ısıtma sisteminin yatırım maliyeti $2. fuil-oil.

temiz yeni yerleşim bölgeleri kurularak şehrin gelişmesi kontrol altına alınabilecektir. ormanlar ısınma amaçlı tahrip edilmeyeceğinden asli fonksiyonlarına devam edebileceklerdir. elektrik veya tüp kullanılmaktadır. yakıt atıkları olmayacağından konut ve iş yerlerinin iç ve dış yüzeylerindeki ısınmadan dolayı kirlenmeler yaşanmayacak. Termik rejim diyagramı (bakınız ek1) incelendiğinde Denizli’de yaklaşık olarak 155 gün serinletilmesi gereken bir dönem görülmektedir. rahat. Aralık 2002). mantar yetiştiriciliği için soğuk ve serin ortamların hazırlanması işlemlerinde. Buna göre jeotermal enerjinin kömüre nazaran %50 daha ucuz olacağı sonucuna varılmıştır (Denizli Belediyesi. evlerin mahallelerin soğutulması. kükürtoksit. Denizli belediyesi tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre Denizli’de jeotermal enerji potansiyelinin etkin kullanımı ile 30.000 konutun ısıtılabileceği belirlenmiştir.-$ olduğu. tüp. jeotermal enerji ile merkezi olarak ısıtılan bir bölgede. fiziki mekanların bir kısmı değil tamamı ısınacak. kül.000 ton odundan da tasarruf edilmiş olacaktır. Jeotermal enerjinin kamu kuruluşlarında kullanımı ile kış boyunca oldukça önemli bir maliyet olan ısıtma giderleri çok düşecektir. azotoksit gibi havayı kirleten gazlar teneffüs edilmeyeceğinden insanların ve diğer canlıların sağlık sorunlarında azalma görülecektir. Denizli’de jeotermal enerji sadece sıcak su ve ısıtma amaçlı değil kentin soğutulması amacıyla da kullanılabilecektir. ucuz ısı temini ve temiz bir çevrede yaşama isteği gibi nedenler jeotermal enerjiyle ısıtılan bölgelere olan talebi artıracaktır. Cilt I merkezi ısıtmanın işletme maliyeti doğal gazın 1/8-1/10’una mal olması jeotermal merkezi ısıtmanın cazipliğini ortaya çıkarmaktadır (Erişen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Denilebilir ki. Elektrikle çalışan bu makinelerin kullanımı jeotermal 53 http://ekutup. Böylece altyapı sorunu olmayan.-$ olacağı hesaplanmıştır. Denizli belirli konularda kendine yeten bir şehir konumuna gelecektir. konfor. Denizli’de tüketilen 50. Denizli’de yaz mevsimi oldukça sıcak geçmektedir. sıcak su elde etmek için elektrik. Ayrıca. Endüstriyel soğutma. Dünyada jeotermal enerjiden. 1987: 81).pdf .gov.dpt. şofben gibi ısıtıcılar kullanılmayacak. jeotermal enerji ile merkezi ısıtma sisteminin uygulandığı bölgelerde insanlar. Denizli’de de jeotermal enerji ile ısıtılacak bölgelerin çekiciliğinin artacağı örneklerden de anlaşılmaktadır. sıvı. Katı. günün her saatinde sıcak su musluklardan akabilecektir. karbonmonoksit. temiz hava gibi insan hayatındaki en önemli faktörleri de beraberinde bulabileceklerdir. Tüm bu sebeplerin yanında. is. Sonuçta bölgemiz ormanları üzerindeki baskı azalmış olacak. yeşil. Denizli’de yaz mevsiminde serinlemek için klima kullanılmaktadır. Yıl boyunca sıcak su imkanı. huzur. bacalardan karbondioksit. ekonomik olarak ısınabilecekleri gibi. koku vb. Bu durumda hem kömür tasarrufu sağlanmış hem de hava kirliliği sorunu büyük ölçüde çözümlenmiş olacaktır. Jeotermal enerjinin şehrin ısıtılmasında kullanımı ile diğer giderler olmayacağı gibi. Denizli’de ısıtma dışında sıcak su temininde odun. jeotermal enerjinin kullanılacağı yeni yerleşim bölgeleri kurulacaktır. soğuk hava deposu işletmeciliği. Böylece devlet ekonomisine katkı sağlanacaktır. Yapılan hesaplara göre. gaz. Denizli’de ortalama bir konutun konfor ısınma ve kullanım suyu için jeotermal eşdeğeri aylık ısı bedelinin kömür ile ısıtmada 85. Denizli’de jeotermal enerji yalnız konutların ısıtılmasında değil tüm kamu kurum ve kuruluşları ile işyerlerinin ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılabilecektir.tr/bolgesel/keas-I. diğer yandan aynı ısı bedelinin jeotermal enerji ile 43.

tr/bolgesel/keas-I. Ancak bugün için enerji sağlama yöntemlerinin yüksek maliyeti.gov. biber. İlk olarak Denizli’nin dışında kurulan sanayi tesisleri bugün Denizli’nin hızlı büyümesine bağlı olarak şehrin içinde kalmıştır. Dünyada jeotermal enerjinin sebze-meyve ve tahıl kurutma alanlarında kullanıldığı çok sayıda örnek vardır. Tabii Sorunlar. Bu sayının artması için ülkemizde üniversitelerde “jeotermal mühendisliği” gibi bölümler açılarak bu eksiklik kapatılmaya çalışılmalıdır. Denizli’de sanayii sektöründe enerji kaynağı olarak jeotermal enerjinin kullanılması maliyeti düşüreceğinden Denizli’de üretilen ürünler daha ucuza mal edilebilecek.dpt. Bu gerek gürültü gerek görüntü gerekse sağlık açısından (hava kirliliği) hiç istenmeyen bir durumdur. sanayiinin gelişebilmesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Böylece ekonomik alanda gelişecek olan Denizli’de ilin kalkınması için yeterli yatırımlar yapılacak. pişmiş yiyecek hazırlama. Yine ülkemizde jeotermal enerji konusunda yetişmiş eleman sayısı oldukça azdır. Denizli’de sanayi tesislerinin dağılımında bir düzensizlik söz konusudur.pdf . Cilt I enerji ile soğutma sistemlerine göre oldukça pahalıdır. sarımsak. Bugün organize sanayi bölgesinde 120’den fazla tekstil fabrikası bulunmaktadır. Politik Yaklaşımlar. Devlet Politikası ve Bölgesel Sorunlar olarak sıralayabiliriz. Bölgede yine jeotermal enerji tarımsal faaliyetlere bağlı olarak. Hukuki Sorunlar. Geleceğin enerji kaynağı olan jeotermal enerjinin Denizli’de etkin olarak kullanılamadığı açıkça görülmektedir. sebze ve meyve kurutma gibi yeni sanayi kollarında kullanılabilir. alt yapı sorunu olmayan yeni yerleşim yerleri kurulacak. Denizli çevre kirliliği yaşanmayan modern bir şehir görüntüsüne kavuşacaktır. Öncelikle ülkemizde jeotermal enerji konusunda yasal boşluklar mevcuttur. Denizli’de bu amaçlı kurulacak tesisler işsizlik sorunun çözümünde etkili olarak. bamya gibi sebzeler yanında elma. patates. bölgesel kalkınma sürecini hızlandıracaktır. sahip olunan doğal kaynaklardan en az zararla yararlanılabilmesi ve halkın sağlıklı bir ortamda huzur içinde yaşayabilmesi için jeotermal enerji kaynaklarının maksimum düzeyde kullanılması gerekmektedir. Devlet jeotermal enerji ile ilgili konularda özel sektörü teşvik edici önlemler almalıdır. üzüm ve incir gibi meyveler kurutulabilir. tekstil sektörünün ne kadar kaliteli üretim yaparsa yapsın. şehir merkezinden uzakta kurulacaktır. Denizli’de jeotermal enerjinin kullanımını engelleyen bir takım sebepler vardır. Denizli Ege Bölgesinin sanayisi gelişmiş illeri arasında yer almaktadır. hazır çorbalar da üretilebilir. Ayrıca. Bu sebepleri kısaca. soğan. Yetişmiş Eleman Eksikliği. Yanlış Kullanımdan Kaynaklanan Sorunlar. Jeotermal enerjinin Denizli’de diğer kullanım alanları dışında soğutma sistemlerinde de kullanılmasıyla halk daha rahat ve konforlu bir hayata kavuşacaktır. SONUÇ VE ÖNERİLER Denizli’de sürdürülebilir kalkınmanın yaşanması. badem. Bu tür tesislerde fasulye. 4. yurt içi ve yurtdışı piyasalarda yeterince rekabet etmesine engel olmaktadır. Denizli sanayii ağırlıklı olarak tekstile dayanmaktadır. Ayrıca yerel yönetimlerde jeotermal enerji ile ilgili 54 http://ekutup. Ayrıca binaların dış cephesine düzensiz yerleştirilen bu makineler şehrin görüntüsünü bozmaktadır. İldeki sanayi hızla gelişmekte buna bağlı olarak da enerji ihtiyacı hızla artmaktadır. Tüm bu sorunların çözümü ve jeotermal enerjinin etkin kullanımı ancak Denizli jeotermal sahasında potansiyelin yüksek olduğu bölgelerde yeni sanayi bölgelerinin kurulması ile sağlanabilecektir. dış pazarlarda daha fazla rekabet gücüne kavuşacaktır. Böylece yeni sanayi bölgeleri belirli bir yerde. Jeotermal enerjinin kullanımı konusunda devlet politikası yetersiz kalmaktadır. Böylece şehirde yeni iş yerleri açılarak artan işsizlik probleminin çözümünde önemli bir adım atılmış olacaktır.

Y. Denizli. 55 http://ekutup. [112]..Yüksek Lisans Tezi.000 Konut Kapasiteli Jeotermal Enerji İle Merkezi Isıtma. [107]. Acar. Temmuz.tr/bolgesel/keas-I. (2000) Kızıldere Jeotermal Sahasında Jeotermal Enerji Kullanımı. Çevre Dostu ve Yeşil Enerjidir. Jeotermal Derneği. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Denizli Meteroloji Müdürlüğü (2003). (1994) “Jeotermal Enerji Santralleri ve Ekonomik Durumu”.. Sanayi Proses Isısı Temini ve Sıcak Kullanma Suyu Üretim Sistemleri Teknik ve Ekonomik Fizibilite Raporu. Sürdürülebilir kalkınma için tükenmeyen ve çevre kirliliği yaratmayan jeotermal enerjinin öneminin ilköğretim çağından itibaren okullarda öğretilmesi. A. Denizli. M. Ü. Denizli. gelecek kuşakların bilinçlendirilmesi için şarttır. Denizli. Pamukkale Üniversitesi Mühendistlik Fak. Kumsar.dpt. [81].Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. KAYNAKÇA Acar. Denizli. S. H. [128].jeotermaldernegi. Halkın bu konuda bilgilendirilmesi için yerel yönetimler üniversiteler ile birlikte hareket ederek konferanslar düzenlemelidirler.org. Erişen. Yiğit Ü. [12-30]. Gül. “Dünya ve Türkiye Jeotermal http://www. Tüm bunların yanı sıra halk jeotermal enerjiyi tanımamaktadır. Denizli Belediyesi (1997) Denizli Jeotermal Enerji İle Isıtma Soğutma Projesi. (1994) “Kızıldere (Denizli) Jeotermal Elektrik Santralinden Büyük Menderes Nehrine Atılan Jeotermal Akışkanın Denizli’de Tüketilen Linyit Eş Değerinin Belirlenmesi ve Ekonomik Değerlendirme”.pdf . Orme Jeotermal. (2000) Türkiye Enerji Kaynakları. Enerji Potansiyeli” Karabulut. (1994) “Jeotermal Enerjinin Temiz Kullanımında Yeni Bir Teknoloji”. Koçman. [3-12]. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. [44]. Eşder T. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları. (1987) “Jeotermal Enerji Kullanımı ve Türkiye’deki Durumu” Jeotermal Dergisi. Ankara. Kreditanstalt Für Wiederaufbau.tr/ . Denizli. Özpınar Y.. (1993) Ege Ovalarının İklimi. Denizli Belediyesi Fizibilite Raporu (2002) Denizli 30.gov. [59]. Sera Isıtması. (son ulaşım: 01 Nisan 2003). Ankara. Jeoloji Böl. Mart Sayı 15. Böylece halkın jeotermal enerji konusunda bilgi sahibi olması sağlanmış olacaktır. Denizli’nin modern bir şehir statüsüne kavuşmasında etkili olacağı açık olan jeotermal enerjiden maksimum düzeyde yararlanabilmek için tüm karar vericilerin en kısa sürede harekete geçmeleri gerekmektedir. No:73. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu 27-30 Eylül 1994 Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Cilt I çalışmalara devamlılık kazandırmak açısından yerel yönetimlerin bu konuda sürekli bir politikalarının olması gerekmektedir. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi . (1996) Milli Kaynağımız Olan Jeotermal. B.

K. A. I. 56 http://ekutup. Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Bildiriler Kitabı. Kumsar. [154-158].tr/bolgesel/keas-I. Özkaya. 27-30 Eylül Jeotermal Uygulamalar Sempozyumu Pamukkale Üniversitesi Bildiri Metinleri. Gökgöz..pdf . Özpınar..dpt. (2001) Jeotermal Enerji ve Bilgisayar Kontrollü İklimlendirmeye Dayalı Özel Kaplamalı Cam Sera İşletmeciliği ve Organizasyonu Modelinin Geliştirilmesi. [44]. Denizli. Topel. M. (1999) Türkiye’de Çevre Dostu Jeotermal Enerjiden Isıtmada Yararlanmanın Avantajları ve Uygulama Örnekleri. E. Denizli. (1994) “Denizli İl Merkezinin Isıtılmasında Denizli Yöresindeki Jeotermal Kaynakların Kullanılmasıyla Ortaya Çıkabilecek Sorunlar ve Ekonomik Analiz”. Denizli. [4-5]. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Yıldız Teknik Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Orme Jeotermal (1997) Çevre Açısından Temiz Enerji Kaynağı Olarak Nitelendirilen Jeotermal Enerji Uygulamalarının Bölgesel ve Sektörel Kullanım Alanlarındaki Alternatiflerinin Araştırılması ve Tanıtım Projesi. Ankara... İstanbul. Öz. Proje Önerisi Detay Raporu. H. Çevre Bakanlığı. Y. (1994) “Denizli Jeotermal Santrali Tarihçesi ve Bugünkü Durumu”. [13]. Pamukkale Üniversitesi İİBF Proje Merkezi.gov. Cilt.

tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 57 http://ekutup.pdf .gov.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

bu tarihte müstakil bir il merkezi haline getirilmiştir. Pamukkale Üniversitesi. Ege Bölgesi’ndeki 8. İstanbul’dan önce elektriğin. ekonomi yeniden atılıma geçmiştir. Günümüzde Türkiye’deki 81. Bu atılım Uşak’taki tüm kentsel işlevlere olumlu etkiler yapmıştır. İstanbul’dan sonra telgrafın geldiği ilk Anadolu kentidir. İkinci bölümde 58 http://ekutup. Ege Bölgesinde ise 6. Uşak idari olarak 15 Temmuz 1953 tarihinden önce Kütahya’ya bağlı bir ilçe merkezi iken. Cilt I Uşak’ta Kentsel İşlevler ve Kentsel Alan Kullanımı Nurettin BİLGEN Yrd. Son yıllarda Uşaklı girişimciler tekstil. dışarıdan hammadde ve makine ithalatında bulunarak üretimde nitelik ve niceliği arttırmışlardır. 4000 yılına kadar iner. Eğitim Fakültesi 1. Uşak ekonomisi 1992 yılında Türkiye ekonomisine 19 trilyon TL yani yaklaşık 271 milyon $ katkı sağlamıştır. Burada yaşayan girişim gücü yüksek halk 1905’te iplik fabrikasını. Tunçdilek’in ifade ettiği gibi “Şekerpancarının Anadolu’da ekilmesinin yaygınlaşması Anadolu kentlerinin adeta dirilişi olmuştur”. tüm Osmanlı Devleti sınırları içersinde bulunan 13 dokuma ve iplik fabrikasından 3’ü Uşak’ta faaliyet gösteriyordu. yağmalanmış hatta yakılıp yıkılmış olmasına karşın hiçbir zaman önemini yitirmeyerek günümüze değin sosyo-ekonomik yönden sürekli bir gelişim sürecini devam ettirmiştir. Uşak’ta yerleşme İ.gov..Ö. iplik fabrikasını en önemlisi de 1926’da Türkiye’nin özel sektöre bağlı ilk şeker fabrikasını işletmeye açmışlardır. 1950-1980 yılları arasında ise.dpt. 1919-1922 yılları arasında iki yıl Yunan işgali altında kalan ve 2/3’si yakılan Uşak bütün olumsuzluklara rağmen kısa zamanda derlenip toparlandı. Doç. çok kere el değiştirmiş.tr/bolgesel/keas-I. Uşak nüfus miktarı itibariyle Türkiye’de 36. 1913 yılında gerçekleştirilen sanayi sayımı sonuçlarına göre.pdf . 1950 yılına gelindiğinde Uşak’ta çok canlı bir ekonomik yapı kurulup gelişmiştir. Öyle ki. Günümüzde ve bundan sonraki dönemlerde de Uşak kentsel işlevlerini hızla artıracak.. Aydın-İzmir Demiryolundan kısa bir süre sonra 1898’de Uşak’a da demiryolu ulaşmıştır. kuruluş yeri ve yerleşmenin evrimi üzerinde durulmuştur. Tarih boyunca pek çok kavmin ve ulusun istila ettiği Uşak ve çevresi. Çalışmanın başında Uşak’ın coğrafi konum ve önemi. 1923’te Uşak Sanayi ve Ticaret Odası kurularak buradaki girişimci ruh dinamik tutulmuş ve organize edilmiştir.günümüzde olduğu gibi işsizlik sorunu gibi sorunlar büyük oranda çözülmüş olacaktır Bu çalışmada Uşak Kenti’nin canlı kentsel etki alanları ile gelişen yönetim. bireysel olarak kredi kullanmayı sevmeyen ve ortaklıktan hoşlanmayan girişimcilerin çokça varlığı nedeniyle ekonomik yapıda belli oranda yavaşlama meydana gelmişse de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararlarının etkisiyle. sırada yer alır. deri. İç Batı Anadolu Bölümü’ndeki 3 il merkezimizden birisidir.GİRİŞ Uşak İç Batı Anadolu Bölümü’nde yer alan kentlerden birisidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ticaret. Dr. bir yandan da imalat sanayisini kurup geliştirebilen az sayıdaki kentlerimizin başında gelir. 1910 yılında şayak fabrikası ve 2. Uşak bir yandan tarıma dayalı sanayisini kurup geliştirirken. sanayi. seramik ve halıcılık başta olmak üzere pek çok sektörde dış piyasalara açılmışlar. Ayrıca yeni yerleşim alanları üzerinde durulmuştur. turizm ve sosyo-kültürel kentsel işlevleri bilimsel metotlarla ele alınıp analiz edilmiş ve ortaya konmuştur.

Sarıkız Köprüsü. Kütahya. Makedonya Krallığı. 1071 Malazgirt Savaşını kazanan Türkler (Selçuklular) tüm Anadolu’yu yavaş yavaş ele geçirerek Marmara kıyılarına kadar ilerlediler. 59 http://ekutup. sırada. Lonca Han ve Şehri çepeçevre kuşatan beş kapılı Kale. özellikle Bronz çağından itibaren buradaki yerleşim açık şekilde görülmektedir. 30 Kasım 2000 Yılı Genel Nüfus sayımı sonuçlarına göre Uşak kent nüfusu 137. Çağatay Türkçesi’nde "oğul.S. Uşak kelimesi. Manisa. 2. M. Selçuklular’ın dağılmasından sonra bölgede Germiyanoğulları egemenlik sürmüştür. Bu dönemde yapılan eserler şunlardır: Canlı Köprü. Dünyada ilk kez parayı basan ve kullanan dönemin en zengin krallığı olan Lidya’nın egemenliği 120 yıl kadar kısa sürmüştür. halk dilinde ise "esir. Uşak. Selçuklular bayındırlık işlerine önem verdiler. Yüzyıla kadar Doğu Roma (Bizans) hakimiyetinde kaldı. daha sonra sırasıyla Pers. 1076’da Uşak ve çevresinde de hakimiyet kurdu.Ö. köle" gibi çeşitli anlamlara gelmektedir. Halıpazarı Köprüsü.Ö. binde Anadolu’da ilk siyasi birliği kuran Hititlerin batı sınırında yer alıyordu. UŞAK’IN TARİHÇESİ Uşak ve çevresinde yerleşme M:Ö 4000 yılına kadar iner. Denizli.pdf . XII. yeri kesin olarak belli olmayan "Arzawa-Ahiyya" ülkesi sınırları içersinde kalmaktaydı. Sonuç bölümünde görüş ve öneriler dile getirilmiştir.15 Temmuz 1953’te çıkarılan 6129 sayılı yasa ile il statüsüne getirilmiştir. (1999) Aynı zamanda Uşak. torun". Ancak Prof. Uşak Osmanlı Devlet Teşkilatında pek geniş Anadolu Beylerbeyliğinin (Eyaletinin) 14 sancağından (vilayetinden) biri olan Kütahya merkez sancağına bağlı bir kaza (ilçe) merkezi idi. Yönetim İşlevi Uşak. Yunan orduları Komutanı General Trikopis Uşak’ta esir alınmıştır. Uşak’ın kaynaklardaki ilk adı "Temenothyrai"dir. Kutalmışoğlu Süleyman Şah 1075’te İznik’te Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. 1 Eylül 1922’de Uşak işgalden kurtulmuştur. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan devirde.1. Kentsel İşlevler Ve Kullanım Alanları 2. sırada gelmektedir. Aydın. Bundan sonra Bizans’la yaptığı sürekli savaşlar sonucunda batıya doğru yayılarak. binde uzun süre Frigya egemenliğinde kalan Uşak. Uşak M. Germiyanoğlu Yakup Beyin Vasiyeti üzerine Uşak 1429’da Osmanlılara katılmıştır. Muğla. Ege Bölgesi’nde yer alan 8 il (İzmir.tr/bolgesel/keas-I. II. I. Türkiye’nin idari yapısı içersinde 81 il merkezimizden birisidir. Uşak ve Keromon Agora kentlerine uğrayarak devam etmiştir. Ege Bölgesinde 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1.gov.1. 1. Ancak. Uşak’ın Milli Mücadelede önemli bir yeri vardır. Afyon ve Uşak) merkezinden biri olup 15 Temmuz 1953 tarihinde il merkezi haline getirilmiştir. bu süre içersinde Efes’ten başlayıp Sus’a kadar devam eden "Kral Yolu" yapılış ve bu yol Gediz (Hermos) Nehrini takip ederek Uşak’ın batısındaki Güre Köyü. Uşak Cumhuriyet Döneminde Kütahya iline bağlı bir ilçe merkezi iken. VII Yüzyılda Lidyalıların egemenliğine geçmiştir. M. Arapça’da "aşıklar". Uşak. Ramsay Anadolunun Tarihi Coğrafyası adlı eserinde. Dr. Nüfus miktarı yönüyle Uşak Türkiye’de 36. Taş Han. Bergama Krallığı ve Roma İmparatorluğu’nun egemenliklerinde kalmıştır.dpt. KENTSEL İŞLEVLER VE KENTSEL ALAN KULLANIMI 2. Cilt I de kentsel işlevler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.001’dir. bu yörede ele geçirilen paralar üzerinde okunan Flaviapolis’in de Uşak olduğunu söylemektedir.

Uşak Merkez ilçenin yüzölçümü 1333 km2. Özellikle idari özelliği bulunan binalar Dörtyol mevkii adını verdiğimiz (eskiden İstasyon Caddesi denilen. savaş esnasında hemen her şey yok oldu. Uşak Vilayetinin alt idari birimleri olmuştur. Bundan dolayıdır ki. 66 tanesi de 500 kişiden az nüfuslu yerleşim yerleri (köyler)dir.pdf .1363 yılı) Uşak Tanzimat’tan sonra da (19. şimdiki) İsmet Paşa Caddesi’nin doğusundan başlayan ve Belediyenin kuzeyinde. Uşak’ın şu anda 91 köyü olup bunlardan 2 tanesi 2000 kişiden fazla nüfusa sahip.gov. Cumhuriyet’ten sonra sancaklara (Liva-mutasarrıflık) vilayet veya il denildi. 30 yıllık bu zaman diliminde kentleşme olgusuna çok büyük katkı sağlamışsa da. 1363-1919 yılları arasında hızlı bir kentleşme süreci geçirmiştir. Uşak’a bağlı birer nahiye olan Karahallı. Cilt I (M. (1997).. Aynı tarihte. Uşak’ın bu idari fonksiyonu. 15 tanesi 1000-500 arası. belediye imâr planı sınırları yüzölçümü 4800 hektar. Bu süreç içerisinde hem kentin alansal hem de nüfus yönüyle büyüdüğü bir gerçektir. Buna göre. Uşak bu dönemde de Kütahya iline bağlı bir kaza/ilçe merkeziydi. 14. özellikle Kurtuluş Savaşı içinde Batı Anadolu kentleri gerek konutların (yakılıp) yıkılması gerek sosyo-ekonomik faaliyetlerin durması ve dağılması açısından büyük darbeler yemiş oldular. siyasi ve ekonomik buhranlar tüm Anadolu kentleri gibi Uşak Kentimizi de olumsuz etkilemiştir. Sivaslı ve Ulubey yerleşim merkezleri de Uşak’ın ilçeleri oldular. Buna karşın kentin merkezinde yoğunlaşmışlardır. yüzyılın başında Osmanlı Devletin de yaşanan askeri. Bu şekilde ekonomik çöküşün üzerine gelen ve işgallerin getirdiği çöküntü ile Anadolu kentleri gerçekten yangın yemiş harabe kentler halinde 1923 yılına ulaşmış oldular. TBMM’nin aldığı bir karar ile müstakil bir vilayet (il) merkezi haline getirildi..dpt. bu tarihten sonra Uşak’a bağlı bir ilçe merkezi haline gelmiştir. herhangi bir merkezin il veya ilçe merkezi konumunda fonksiyon üstlenmesi o merkezin kentleşme sürecinde belirgin bir rol oynar.tr/bolgesel/keas-I. Tunçdilek bu olumsuz olguya "Anadolu Kentlerinde çökme" tabirini kullanır ve “. bundan daha büyük katkıyı burada yaşayan halkın öz kaynaklarına dayalı olarak yürekli bir girişim ruhu içerisinde ekonomi alanında yaptıkları yatırımlar sağlamıştır. 8 tanesi 10002000 kişi arasında nüfusa sahip. Ancak 20. Uşak il sınırları içerisinde toplam 266 köy yer almaktadır. Günümüzde Bucak (Nahiye) merkezleri köy statüsünde kabul edildiğinden "Güre" Uşak’ın 2000 kişiden fazla nüfusu olan en büyük iki köyünden biridir.. yerleşik alan ise 4325 hektardır.” şeklinde bu olumsuz olguyu açıklar. 15 Temmuz 1953 tarihinde. Uşak’ta idari merkezlerin yapısına gelince. 1923-1953 yılları arasındaki Cumhuriyetin ilk yıllarında Uşak Osmanlı Devleti zamanında olduğu gibi Kütahya iline bağlı bir ilçe-kaza merkezi olarak kaldı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1363 yılından beri kaza statüsünde olan Uşak. Belediye İş hanı binasına kadar devam eden Büyük caddenin (İsmet Paşa Caddesi) özellikle batısında olmak 60 http://ekutup. Bir kentin idari fonksiyonu yani yönetim işlevi "kente merkeziyet" gücü kazandıran çevre ile ilişkiyi temin eden önemli bir fonksiyondur. Yüzyılın ikinci yarısında kaza merkezi olan Uşak. Bölme Köyü (2418 kişi) ve Güre (2168 kişi)dir. Bunlar. Ayrıca bu tarihe kadar Manisa ilinin bir ilçesi olan Eşme. yönetim işlevi gören yapılar ve binalar biraradalık göstermezler. Uşak’ın 23 km batısında yer alan Güre uzun yıllar Uşak’ın bucağı (nahiyesi) statüsünde olan tek yerleşim yeridir. Yüzyılda) merkezi Bursa olan Hüdavendigar Vilayetinin (eyaletinin) beş sancağından biri olan Kütahya’ya bağlı bir kaza merkeziydi. Uşak kent merkezinde 19 mahalle yer almaktadır. Uşak merkez ilçe ile birlikte toplam 6 ilçe merkezi. Banaz.

Bunun da 8. her iki yakasında yoğun olarak yer alırlar. Egemenlik Caddesiyle Tren İstasyonu karşısında kesişen Şeref Caddesi üzerinde yer almaktadır. Bunun 584 tanesi küçük. Bölge Trafik Müdürlüğü gibi idari binalar yer yer serpiştirilmiş halde yer alırlar.1. Belediye Sarayının kuzeyindeki Belediye Parkının kuzeyinde yer alan Belediye Merkezinde (iş hanında) Tapu Kadastro Müdürlüğü. Defterdarlığın kuzeyinde Postane (PTT). Bunun dışında Uşak-İzmir. Bu rakam 1998 yılı itibariyle 8. birimler Belediye Sarayının çeşitli katlarında yer almışlardır. 153’ü de büyük sanayi tesisi (fabrika) olmak üzere 737’si endüstri tesisi olduğuna göre. İnşaat Mühendisleri Odası gibi birimler yanında çok sayıda ticari işletme de yer almaktadır. Kent meydanının doğusunda İsmet Paşa Caddesi ve yüksek binalar yer alır.gov. Devlet Su İşleri Müdürlüğü ise Ulubey yolu üzerinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Valiliğin güneyinde Adliye Sarayı ve Orman İşletme Müdürlüğü binaları yer alır. Bölge Müdürlüğü. Bölme Köyü yakınlarında yer almaktadır. Türk Telekom bakım İkmal müdürlüğü Fevzi Çakmak Mahallesinde. Türk Telekom binaları ve Ziraat Bankası yan yana sıralanmışlardır.pdf .idari binaların dışında her mahallede muhtarlıklar vardır. Otogar Müdürlüğü.897 işyerine ulaşmıştır. Askerlik şubesinden başka güvenlik ve emniyetle ilgili diğer yapılar Nuri Şeker Caddesi üzerinde yer almaktadır. Kent meydanının kuzeyinde ise Maliye ve Defterdarlık bulunur. 7301 tanesi ticarethaneleri oluşturmaktadır (Tablo 1). Belediye Encümeni Fen İşleri Müdürlüğü. Valiliğin batısında ise Milli Eğitim il müdürlüğü binası.diğer binalar ise zeminden sonra tek katlıdır. Belediye Sarayının zemin katında 20 kadar dükkan ve mağaza türü ticâri işletme yer almaktadır.dpt. Bu binaların çoğunluğu ticari işyeri ve bürolardır. Belediye bu dükkanları kira karşılığında özel şahıslara tahsis etmiştir.181 tanesi ticari işyerlerini meydana getirmektedir. ticari ve sanayi ile ilgili 8038 adet işyeri iş yeri tespit edilmiştir. Belediye sarayının şekli "U" şeklinde ve ana giriş üç katlı olup. Yukarıdaki resmi . Vilayet Binasının kuzeyinde yani ön (giriş) cephesinde yer alan "Kent Meydanı" çok güzel bir peyzaja sahip olup içersinde Atatürk’ün heykeli yer alır (kaide yüksekliği ile birlikte heykelin yüksekliği 5 metredir). Sosyal Sigortalar Kurumu Cumhuriyet Mahallesinde.609 kişilik çalışan nüfus içersinde 7.468 (%12) bir ticaret sahibi veya ticari işyerinde çalışan personel konumundadır (DİE 1990). YSE ve Köy Hizmetleri. Cumhuriyet Mahallesindeki Askerlik Şubesi ise. 61 http://ekutup. Aşevi. Gerek yurt içi. İsmet Paşa Caddesinin sona erdiği Ulu Caminin hemen karşısında Belediye hizmet binası yer alır. Emlak Müdürlüğü Sular İdaresi vb. Müftülük Özdemir Mahallesinde. Zabıta Müdürlüğü.2 Ticaret İşlevi Günümüzde Uşak’ta ticaret işlevi çok canlıdır. İmar Müdürlüğü. gerekse yurtdışında ticaret potansiyeli giderek artmaktadır. 1995 yılında Uşak Belediyesinin 16 mahallede yaptığı (1997 yılına kadar 16 mahalle vardı) numarotaj çalışmaları sonunda. Türkiye Elektrik Dağıtım A. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü Kurtuluş mahallesinde. Cilt I üzere. 61. 2. (TEDAŞ) işletme binası ise Belediye iş hanının batısında Yılancıoğlu İş Merkezinde yer alır . Tarım İI Müdürlüğü Tarımsal Araştırmalar Müdürlüğü. Uşak Lisesi ve Uşak Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi binaları yer alır. Uşak-Ankara yolu üzerinde Karayolları 23. Meteoroloji Müdürlüğü.Belediye Başkanı.Ş. Belediye toplu Konut İdaresi. Uşak’ta valilik (vilayet) binası Kurtuluş Mahallesi’nde İsmet Paşa Caddesi üzerindedir.tr/bolgesel/keas-I.Toprak Su Müdürlüğü de Ünalan Mahallesinde dağınık olarak bulunan idari merkezlerdir.

Turgutlu gibi il ve ilçelerden %95 oranında yaş sebze ve meyve gelmekte ve halka sunulmaktadır.3 13. Uşak yaş sebze ve meyve halinde 1995 yılında yapılan satışların tutarı 44. Süller. 950 tanesi toptan ticaret (%13. Uşak diğer illerimizden daha çok gıda maddesi ve makine ve yedek parça satın almaktadır. 2. 2731 tanesi de %37.105. Nüfusu 100.150. pamuklu dokuma mamulleri.000. bu odalara kayıtlı 8509 üye mevcuttur. kırtasiye. yani 1923 yılında kurulmuştur.marangozlar. Kayseri.3 37. 9 tanesi tüketim kooperatifi.000’in üstündeki bir kent için bu sayıda bankanın varlığı yetersiz kabul edilebilir. Cilt I Uşak’taki 7. Üretim (istihsal) olarak daha çok sanayi mamullerine dayanan Uşak endüstrisinin malları olan başta elbiselik zig deri. halı şeker vs. TL gelir elde etmiştir. Ancak bankaların yıllık ticari hedeflerini yakalamış ve yüksek oranda kredi kullandırmış olmaları Bankacılık sektörünün de canlı olduğunu gösterir. Uşak’ta 5590 sayılı kanuna göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odasının kuruluş tarihi Cumhuriyetle yaşıttır. marketler.604. mısır nişastası. Çivril. kilim.301 Oran (%) 49. Gaziantep.) olduğu kadar uzak mesafeler için de canlı bir alışveriş merkezidir. manifatura. Tablo 1 Uşak’ın ticari işyeri sayıları (1998) Ticaret Türü Perakende Ticaret Toptan Ticaret Banka-Finans Kurumu Kişisel büro ve mesleki hizmetler TOPLAM İşyeri Sayısı 3. Mersin.731 7.dpt. Bunlardan 86 tanesi konut yapı kooperatifi. Adana. 62 http://ekutup.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.500. esnaf ve sanatkarlar yön vermektedir.tr/bolgesel/keas-I.000 TL (1995 birim fiyatlarıyla) olup. 1 tanesi esnaf ve sanatkarlar kredi kefalet kooperatifidir. kuyumcu ve dayanıklı tüketim malzemesi vb. tuhafiye. Simav. Merkez ilçe de 106 adet kooperatif faaliyet göstermektedir. 4 tanesi motorlu taşıyıcılar kooperatifi. konfeksiyon.4 kişisel büro ve mesleki hizmet birimlerinden oluşmuştur. Uşak Merkez Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 2693 üye bulunmaktadır. 4 tanesi küçük sanat ve sanayi sitesi. mühendislik-müşavirlik büroları.3) perakende ticaret.gov. peluş battaniye. Çal. Uşak Belediyesi satışlarından 3. kooperatif.3 İş ve Ticaret Merkezi İşlevi İç Batı Anadolu eşiği üzerinde yer alan Uşak’ta ekonomik olarak iç piyasa faaliyetlerine tacir. kuaför ve berberler. başta İstanbul. Dumlupınar.Bu odaların 20 tanesi merkez ilçede yer almakta olup. satan dükkanlar ile kişisel büro ve meslekî hizmetlerin işyerleri terziler. Uşak yakın çevresi için (Gediz. ticarî işletmelerin çoğunluğunu oluştururlar 6331 işyeri (%86. Kent merkezinde 12 işyerinin devamlı olarak faaliyet gösterdiği Uşak hal binasına Antalya. züccaciye.600 950 21 2. Kula Selendi vb. Ankara ve diğer illerimize satılmaktadır. tamirciler. avukat.7) . mobilya. doktorlar. demirciler. Uşak’ta banka sayısı 15 olup bunun yanında bir finans kurumu (döviz bürosu) beş tane de sigorta şirketi vardır.0). bakkallar. fayans. 3 tanesi temin tevzi kooperatifi.301 ticari işletmenin 3600 tanesi (%49. Salihli. İzmir. kundura. sigorta ve finans kurumları. muhasebeciler.4 100 Perakende ticaret kapsamındaki işyerleri . halı.1. Konya.0 0. fotoğrafçılar vb. Uşak’ta ticaretin canlanmasında kooperatiflerin de rolü büyüktür. manavlar. 21 tanesi banka.

Cumhuriyet ve Mimar Sinan Caddeleri. Belediye Hali ve Ankara asfaltı üzeri. Nuri Şeker Caddesi.227. züccaciyeciler ve beyaz eşya satanlar. Türkiye’nin sanayileşme ve ekonomik (iktisadi) atılımlarını kendi özkaynakları ve girişimciliği ile daha 1900’lü yıllarının başında başlatabilen ender kentlerinden birisidir.4 Sanayi İşlevi Uşak. pastaneler İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. sınıf gümrük statüsüne getirilmiştir. kasaplar şehir merkezi ve çevresinde. halı kilim battaniye satıcıları Belediye çevresi İslice ve Kurtuluş Mahallelerinin çarşısında yer almaktadırlar.6’sını oluşturmaktadır.915. 19. Ancak Uşak’ta Deri sektöründeki ithalat potansiyelinin bu rakamların çok üstündedir. 125.263 ticari amaçlı şirket yer alıyordu. 30. Limited şirket 1.179 milyon dolarlık da ihracat gerçekleşmiştir. Mimar Sinan Cumhuriyet Caddesinde. Sanayiyi destekleyen yan sektörlerde çalışan nüfusla birlikte kentte istihdam oranı 25.döviz alım ve satımının serbest bırakılması bu artışın temel nedenlerindendir. yüzyılda yabancı sermayeli Osmanlı Bankası. Deri %44.Mimar Sinan Avcılar Ulubey yolu ve Nuri Şeker caddelerinde. 1997’de Uşak Gümrüğü 1. hem de büyümektedir. Uşak’ta ticari işlevi olan müesseselerin çoğu Nuri Şeker Caddesi.01. Ticaretin gelişmesine paralel olarak şirketlerin hem sayısı artmakta.1.tr/bolgesel/keas-I. 2. Belediye işhanında.derici ve tabaklar Tabakhane ve çevresinde. sınıf gümrük olarak kalan Uşak Gümrük Müdürlüğü ithalat ve ihracatta söz sahibi olamamıştır. Balık Pazarı çevresinde. o zamanki vilayetlerin pek çoğunda şube ve birimlerini oluşturmadan önce.099.895. merkez ilçede. un ve yağ satıcıları Zahire Pazarı.819 kişisi doğrudan sanayi sektöründe çalışmaktadır. kamu kuruluşu harcamaları ise 452.000 kişidir. gıda maddeleri satanlar Zahire Pazarı. 1997 yılına kadar 3. Nuri Şeker Caddesi. Özellikle 24 Ocak kararlarıyla banka ve faiz işlemlerinin düzene girmesi. Köme ve Özdemir Mahallerine kadar. Örneğin.gov. Örneğin bankaların hemen hemen tamamı İsmet Paşa Caddesi üzerinde yer alırken. Uşak’ta 1996 yılı itibariyle devletin tüm gelirleri 4. manifaturacılar belediye çevresinde. İsmet Paşa Caddesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.000. inşaat malzemesi satıcıları Garaj çevresinde kiremit ve tuğlacılar Avcılar Uluyolu üzerinde.200.pdf . İhracata konu olan bu malların sektörel bazda dağılımı şöyledir (1994): İplik %10. 103’ü Limited olmak üzere 109 şirket kurulmuş ve faaliyete geçmiştir. Genel olarak şirketlerin adları ve sayıları şöyledir: Anonim şirket 40. 01. şu bilgiler yer almaktadır: 1997 yıllında yaklaşık 158. Cumhuriyet Caddesi. kırtasiye ve kitap evleri İsmet Paşa Caddesi ve çevresinde. o dönemde henüz birer kaza merkezleri olan Uşak ve Alaşehir’de şube açmıştır. işsizlik sorununu büyük ölçüde çözmüştür. Ayrıca. bakkallar ve marketler hemen ve bütün mahallelerde. diğerleri %22.1996 ile 01. Uşak’ta sanayileşmede halı ve 63 http://ekutup.1998 tarihinde hizmete açılan Uşak Havaalanı da bundan sonra Uşak’ın dış ticaretinde 1. Kollektif şirket 24. son hafta bir işte çalışan 51.000 TL’yi bulurken. lokantalar İsmet Paşa . İslice Mahallesi. Uşak’ta sanayileşme. hayvan tacirleri. derece rol oynaması beklenmektedir. yaş sebze-meyve komisyoncuları Belediye Halinde. Nuri Şeker. 1990 yılında.000.1996 tarihleri arasında 7 aylık dönemde Uşak’ta 6’sı Anonim. Uşak Dış Ticareti hakkında. toplam 1263’tür. Ne var ki.dpt. Battaniye %24.678 milyon dolarlık ithalat. Mimar Sinan Caddesi üzerinde veya yakınlarında toplanmışlardır. Cilt I Uşak’ta 1997 yılında 1. İsmet Paşa Caddesi.08.343 kişiden 11. Uşak ta dış ticaret ise son 15-20 yıl içinde giderek artmıştır. Bu da tüm çalışanların %48.06. UGİAD (Uşak Genç İşadamları Derneği) 1997 yılı Raporunda.000 TL olarak gerçekleşmiştir.926.

Uşak’ta sanayiye verilen önemi ve Uşaklıların girişimciliğini daha iyi ortaya koymaktadır. İlk olarak 1905 yılında Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası iplik fabrikasını açmışlardır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 64 http://ekutup.devletin katkısı ise çok azdır. 6.000 ton pancar işlenmiş. 1981 yılı ortalarına kadar kalkınmada 2. Görüldüğü gibi. şeker (950 kişi).540 ton olarak gerçekleşmiştir.gov.000$) gelir sağlamıştır.400 tonu kristal. Bütün Osmanlı Devleti içerisinde 13 tane olan dokuma fabrikası sayısının %23’ünün (3 adet) Uşak’ta bulunması. 1913 yılında yapılan sanayi sayımı sonuçlarına göre.1925’te atılmış. 1997 yılı başında Uşak’ta 49 dalda üretim yapan 604 fabrika ve işyerinde 27. Yapımı hızla tamamlanan Uşak Organize Sanayi Bölgesi. battaniye ve trikotaj (5. derece öncelikli yöreler arasında yer alan Uşak’ta.000.pdf . Uşak sanayisinde en önemli iki sektör tekstil ve dericilik sektörleridir.435 kişinin çalıştığı fabrikada 330. kilim ve battaniye endüstrisidir. Uşak’ta endüstrinin yoğunlaştığı alanlar yakın zamana kadar şehir merkezinin doğusunda kalan zahire pazarının hemen çevresinde başlıyordu. Yukarıda değinildiği gibi. Tamamen özel sektörün çabalarıyla kurulan Uşak Şeker Fabrikası 1926’da 1.262 ton pancar işleyip. pamuklu dokuma (3.000 kişi). deri (3. 1500 ton/gün şeker pancarı işleme kapasitesi olan Uşak Şeker Fabrikası 1996-1997 döneminde şeker üretimi 30. Cilt I kilimcilik önemli rol oynamıştır. Anadolu’da yün ipliği üreten ve dokumacılık yapan 13 kuruluşun 3 tanesi Uşak’ta bulunuyordu. 1926 Ekim’inde işletmeye açılması öngörülmüştür.1926 tarihinde açılmıştır. Uşak’ta sulanabilir tarım arazilerinin azlığı tarımı zorlaştırdığından insanlar daha çok imalat endüstrisine yönelmişlerdir.000. 37.500. Tekstil sektöründe üretilen tülbent (400 milyon m/yıl) idrofil gazlıbez (100 milyon m/yıl) ve kaput bezinden (100 milyon m/yıl) yıllık 3.500 tonu küp şeker olmak ere toplam 43 ton şeker üretilmiştir. 114 ton şeker üretmiştir.11. 1996 yılı sonunda Uşak Şeker Fabrikasında 950 kişi istihdam edilmekteydi. bu tarihten sonra sanayi hızla gelişmiş ve bu parlak düzeye ulaşmıştır.750 kişi). Alpullu Şeker Fabrikası ise 26. Tekstil şehrin doğusunda Durak ve Sarayaltı Mahallelerinin birleştiği eksen üzerinde yoğunlaşmıştır. Bundan sonra 1910 yılında Hamamzadeler ve Şürekası iplik ve şayak fabrikası ile Yılancızade Biraderler ve Şürekası şayak fabrikası adıyla iki fabrika daha açılmıştır.10.1926’da gerçekleşmiştir.000. 1982’de 1. bir bölümü ise geleneksel yöntemlerle ilde üretiliyordu.12.dpt.000TL (1995 yılı rakamlarıyla 75. Uşak Deri Organize Bölgesi ve 1 Eylül Küçük Sanayi Sitesi sayesinde fabrikalar ve atölyeler kısmen de olsa şehir dışına doğru yer değiştirmişlerdir. Uşak’ta münferid olarak faaliyet gösteren ve dağınık bir durumda bulunan tüccarlar ve sanayiciler 1923 yılında Uşak Ticaret ve Sanayi Odasının kurulması ile bir çatı altında toplandılar. Girdilerin bir bölümü il dışından getiriliyor. Bu durum fabrika kurmaya yönlendiren en önemli faktörlerden biri olmuştur. Türkiye’nin ilk iki şeker fabrikasından biri olan Uşak Şeker Fabrikasının temelleri 6.199 kişi çalışmakta idi.750 kişi). Ancak açılış iki aylık gecikme ile 10. en önemli endüstri kolu halı. Organize sanayi bölgesi açılınca orada da tekstil fabrikaları açılmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Bölgede bu sektörde dış pazara yönelik üretimin gelişmesi halı dokumacılığında kullanılan girdilere talebi artırıyordu. Uşak’ta sanayi yerel kaynakların aktif olarak kullanımı ile gerçekleşmiştir. Çalıştırdığı işçi sayısına göre ilk beş sektör şunlardır: Halı ve kilim (10.500 kişi).

Bu anlamda.000 ton rezervli Kaolen’dir. 1928’den 1997’ye kadar da "Aybey İlkokulu" olarak adını sürdüren okul gelmektedir. Müzeler Pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır. Uşak Müzesi. 1056 derslikte devam eden eğitim ve öğretim faaliyetlerinin önemli bir kısmını da özel okullar ve dershaneler üstlenmiştir. ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile 1 No’lu Sağlık Ocağı Egemenlik Caddesinin Dörtyolla birleşen kısmının güney batısında yeralırlar. Burada Sigorta Hastanesinin lojmanları da yer alır . Çevre ve Halk Sağlığı Laboratuarı. kentteki sosyo-kültürel kurumlar ve yer aldığı alanlar ve onların sosyo-kültürel faaliyetlerine değinilmektedir. sosyal donatım alanları.45’iııi oluşturmaktadır. Verem Savaş Dispanseri. Sosyo .900 tonluk talk yatakları. Bu sayı. 14 Eylül 1914 tarihinde eğitim ve öğretime başlayan Uşak İdadi Mektebi Yunan işgali sırasında kapanmıştır. zımpara. Uşak maden endüstrisi yönüyle canlı bir yapı göstermemekle birlikte 1997 yılında bu sektörde çalışanların sayısı 57’ye ulaşmıştır. sağlık. Stat Caddesi üzerindeki 3 katlı Kütüphane (350 kişilik) ile Doğan Caddesi üzerindeki 1968 yılında açılan Uşak Arkeoloji Müzesi.dpt. 1 Eylül 1978 tarihinde "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak hizmete açılan ikinci müze binası Mustafa Kemal Paşa’nın 1922 de Uşak’a geldiğinde kaldığı.gov. Cilt I Uşak merkezinde ve köylerinde zengin maden rezervleri yoktur.000’den fazla eser sergilenmektedir. Özel Öztan Sağlık Hastanesinde ise 846 kişi yatarak tedavi görmüştür. 2. alüminyum sülfat gelişme gösteren madenlerdendir. Uşak Sağlık Meslek Yüksek Okulu.pdf . Çok az gelişen bu endüstri kolunda mermer. Burada adeta tam bir sağlık Kompleksi oluşmuştur. Aynı yıl (1997) Uşak merkez ilçesinde 19. sanayide çalışan nüfusun (11. Fakılı Köyü’ndeki 510 tonluk Uranyum mineralleri ile İlyaslı Köyü’ndeki Kömür belli başlı madenlerdendir. Uşak’taki Cumhuriyet sonrasında bugünkü ilköğretim okulu düzeyinde eğitim-öğretim veren kurumların başında 1899 yılında Uşak’ta "Gülşen-i Marifet" adıyla açılan ve 1926 yılına kadar aynı adı taşıyan. Uşak’ta 325 yataklı Devlet Hastanesi. Uşak’ta 1997-1998 Öğretim yılında yüksek öğretimle birlikte toplam öğrenci sayısı 32. bunun yanında Yunan Başkomutanı Trikopis’in (Göğem köyünde Türk askerleri tarafından 2 Eylül 1922 de esir alınmıştır) 2 Eylül 1922 günü Atatürk’ün huzuruna getirildiği binadır. Aşağı Eğlence Köyü’ndeki 42. Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ile SSK Hastanesi ise Cumhuriyet Mahallesinde 2. Buradaki kömür madeninin ekonomik değeri yoktur. SSK Hastanesinde 8.408 kişi hastaneye yatarak tedavi görmüş.Kültürel İşlev Sosyo-kültürel işlev kapsamı içersinde.tr/bolgesel/keas-I.229.236 kişi hasta olarak sağlık merkezlerine sevk edilmiştir. resmi kurumlar hariç.1. 1996 yılında Kârun Hazinelerinin yurt dışından tekrar geri getirilmesi ve Uşak Müzesinde sergilenmeye başlaması ile ayrı bir önem kazanmıştır. ibadet ve spor aktivitelerin gerçekleştiği alanları ve faaliyetleri ele alınmaktadır. 1997 yılında Uşak Devlet Hastanesinde 17. 1926-1928 yılları arasında "2 Numaralı Erkek Mektebi" adını alan. En zengin rezerv Merkez Karaçayır Köyü’ndeki 800.5. Uşak Müzesinde çoğunluğu Bizans ve Roma Dönemlerine ait 10.980’e ulaşmıştır. Uşaklılar için kültürel değeri yanında verdiği hizmetlerinin büyüklüğü ile de çok önemli yapıtlardır. 65 http://ekutup. Bu bina da Paşa Caddesi üzerindedir.819) ancak %0. Sigorta sokak üzerinde yer alırlar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Sağlık Meslek Lisesi. Bu okul daha sonra Uşak’ın Yunan işgalinden kurtulduğu sene tekrar açıldı ve 1923’de bir ders yılı içerisinde "Uşak Lisesi" adını aldı.Diğer beş sağlık ocağı kentin değişik semtlerinde serpişmiş durumdadır.

Kaşbelen ve Bölme Köyü Futbol Sahaları. Bunlar arasında önemli olanları şunlardır: Ilıcak Subaşı Parkı. Belediye Parkı. Beden Terbiyesi İI Müdürlüğü de burada yer almaktadır. Uşak Merkez İlçede futbol ile birlikte. Çakaloz cami.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. şiir dinletileri. panel. mesleki oda ve dernekler sosyo-kültürel alanlarda faaliyet gösteren 66 http://ekutup. Kentte spor faaliyetlerinin yoğun olarak yapıldığı yerlerin başında Kurtuluş Mahallesinde 1 Eylül Stadı çevresi gelmektedir. Bu etkinliklerde Kültür Bakanlığı Devlet sanatçıları ile tanınmış sanatçılar. siyasi parti örgütleri. Ulu Camiden 100 sene sonra yapılmış olup.su yapılan "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri çerçevesinde konserler.dpt. Aşevi. 960m² kapalı alana sahip olan bu sitede başta oda tiyatrosu olmak üzere sinema. Ulu Caminin doğusunda yer alır. Kente 15 km uzaklıkta Göğem çamlığı. voleybol gibi spor dallarında 788 antrenör de görev yapmaktadır. Kadir Uysal Parkı önemli dinlenme ve oyun alanlarını oluşturmaktadır. bilardo. yöredeki ozanlar (aşıklar) konserler vermektedirler. 1 Eylül Stadı ile Şehitler Futbol Sahası. Konferans salonu ise 1 adet olup. Egemenlik Parkı. sempozyum gibi her türlü sosyal ve kültürel etkinlik yapılabilecektir. Keleter Cami. konferanslar ve bilimsel paneller düzenlemektedir. çocuklar için oyun bahçeleri) giderek artmaktadır. 1998 yılı itibariyle Uşak’ta 178 adet cami vardır. Atıcılık. futbol. Sümbüllü Cami. Yamanlarlı Camii. Belediye Hizmet binasının kuzeyinde yer alan Ulu Cami (Hicri 822. Kentteki yardım dernekleri (Kızılay. Uşak’ta en geniş yeşil alan Elmalıdere Mahallesinin kuzeyindeki Akse Çamlığıdır. Deveci cami. sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı. Atatürk Parkı Çokkozlar Dinlenme ve Mesire Parkı. Uşak Kent Meydanı Parkı. Kültür sarayının 1999 yılı sonunda bitmesi ile konferans salonu. 5 km uzaklıkta ise Kalfa Koruluğu da önemli yeşil alanlardandır. halter. taşıma ve sökme amaçlı bir araç satın almıştır. 2342’si erkek olmak üzere toplam 2538 lisanslı sporcu vardır. Bu konuda Belediye yetkililerinin halkın istekleri doğrultusundaki girişimleri çok büyük netice vermektedir. Ayrıca Ilıcak Subaşı’nda 9 dönüm üzerine bir fidanlık (sera) kurularak 28 tür süs bitkisi üretimine başlanmıştır. Kentte Zafer sineması ve Kent sineması olmak üzere iki sinema salonu vardır. Türk Hava Kurumu. özel vakıflar. 1 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilmektedir.tr/bolgesel/keas-I. Yeni Otogar Parkı. Cinibiz cami.gov. Şeker Fabrikası Cami. Miladi 1419) Germiyanoğlu Beyliği döneminden kalmadır. Yılancı Cami. Uşak kent merkezindeki spor sahaları şunlardır: Atatürk kapalı spor salonu. boks. tiyatro salonu spor ve sergi salonları hizmete girmiştir. Burma Cami. Belediye fidan dikme. Uşak’ta son yıllarda kültürel etkinliklerin sayısı giderek artmıştır. Bozkuş Köyü Futbol Sahası. Alaa Cami. Uşak kütüphanesinin yanındadır. Memur Evleri Parkı. tiyatro ve halkoyunları (folklor) ile futbol karşılaşması. 1 Eylül Sanayi Sitesi Camii. Çevre Köyü Futbol Sahası. Uşak halkının çok az masrafla piknik yapabildiği bu alan 70 hektar alana sahip olup kızılçam serisi ormanlardan meydana gelmiştir. teakwando. binicilik. Atatürk parkında bir kültür sitesi yapılmaktadır. cirit ve bisiklet yarışı gibi sportif ve kültürel etkinlikler yapılmakta. Uşak’ta yeşil alanlar (parklar. İI genelinde 196’sı bayan. Uşak’taki diğer önemli ve tarihi değeri olan camiler şunlardır: Kurşunlu Cami . Cilt I Uşak’ta dini yapıların tarihi çok eskidir. Yardım Sevenler Derneği. Karaağaç Cami. Kargıcı Cami. Çinge Parkı. Tiritoğlu Parkı. basketbol. Uşak’ta her yıl düzenlenen ve geleneksel hale gelen "Kurtuluş Haftası" etkinlikleri 30-31 Ağustos. Nur cami. cirit gibi spor kulüplerinden 24 tanesi faaliyettedir. Hacı Efe Cami. (1999) 8400 m² açık. Mutaf Camii. Bu çamlıkta Eylül ayı sonuna kadar mesire yapılabilmektedir. güreş. Zincirci Cami en geniş alanlı olan Belediye Cami. İlki 1995 yılında gerçekleştirilen ve 2003’te 9. Çocuk Esirgeme Kurumu.pdf .

İlk Kuruluş Yeri Uşak’ta ilk yerleşme yeri bugünkü kentin 9 km. Uşak ve çevresinin Mende Köyü’nden bugünkü Uşak’a taşınması 13. Uşak bu yönüyle Mende’nin fonksiyonlarını devraldı. 13. Aşevinde her gün yoksullara ve kimsesizlere yiyecek yardımı yapılır. eğitim öğretim yardımı (burs) gibi hizmetler verirler.1.6. Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü de yetiştirme yurdunda kimsesiz çocukların bakım. Selçukluların Mende Beyi olan Ey-Beg ve oğulları ile kalabalık bir Türkmen grubu Mende köyünde yerleşmişlerdir. Kentte yaşayan Müslüman halk hemen hemen bütün mahallelere ya yılmış durumdaydı. 3. Bunun en büyük nedeni. bugünkü Uşak kenti içersinde akmakta olan Dokuzsele Çayının kuzey kenarında bir çiftlik ve mandıra yaparak oraya yerleşmesini emretti.Buna karşın Gayr-ı Müslim (Hıristiyan. Cilt I kuruluşların başında gelirler. Yüzyıla dayanır. Yüzyıllarda sayısal olarak aynı kalsa da alansal olarak büyüdüler. Tutsak’ın tespitlerine göre 16. Turizm yatırım belgeli 2. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı fakirlere tedavi yardımı. İşletme belgeli tesislerdeki yatak kapasitesi 264 olup bu oran ülke kapasitesinin %27’sidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mende’ye göre daha verimli bir araziye sahip olan bu yeni yerleşmeye "Uşak" ya da "Uşşak’ denildi. barınma gibi ihtiyaçlarını karşılar. Mende Beyi oğluna. projeler geliştirmesi zorunludur. bunların yatak kapasitesi ise 3. Bugün Uşak’ın ilk kurulduğu yerde Hacıkadem köyü vardır. kadar batısında bulunmaktaydı. Yüzyılda Kütahya’nın bir kazası olan Uşak’ta 11 mahalle ve 441 hane bulunmaktaydı. 2. eğitim.349’dur. Mende küçülürken Uşak durmadan gelişti. Tarihi anıtları.pdf .. Niteliksiz belgeli otellerin sayısı 12 olup. Aynı dönemde Uşak’ta bayındırlık faaliyetlerinin gelişrnesi sonucu üç adet köprü iki adet de han inşa ettiler. zengin tarihi yapıları ve arkeolojik alanları ile Uşak kısa zamanda bugünkünden daha iyi düzeye ulaşabilecek turizm kapasitesine sahiptir. Aktif ticari hayatın sürgit devam etmesi nedeniyle Mende ve çevresinde nüfus fazlalaştı. Mende Köyü Lidyalılar zamanından beri (MÖ 670-547) tarihi Kral Yolu üzerinde önemli bir ticari fonksiyona sahip olduğundan kısa sürede gelişerek büyük bir kasaba haline geldi.dpt. belediye belgeli 6 olmak üzere toplanı 13 belgeli otel bulunan Uşak’ta yatak kapasitesi 639 yataktır. KONUT ALANLARI 3. İşte 13. Bu mahallelerin en büyüğü Cami Mahallesi. (Bugün kale dışında bunların hepsi mevcuttur). Uşak’taki bu mahalleler 17. ve 19. Turizm İşlevi Uşak gerek tarihi varlıklarının zenginliği.gov. Yahudi vb) unsurlar ise daha çok iki mahallede yoğunlaşmış idi. Bu dönemde Uşak alansal olarak güneye ve güneybatıya doğru genişledi. Gayr-ı Müslim halkın yoğunlaştığı iki mahalleden birincisi Kemalöz 67 http://ekutup. şifalı suları.1. 2000 yılı itibariyle Turizm işletme belgeli 5. Yüzyılda Uşak Kenti bugünkü Aybey mahallesinde (Eski adı Ey-Beg) kuruldu. bu sahada sahip olunan değerlerin yeterince tanınmaması ve bu sahada yeterince yatırımın yapılmamış olmasıdır. Turizm alanında devletin yanında özel sektörün de yenilikçi bir yol izleyerek. en küçüğü ise Selman Fakı Mahallesidir. gerekse doğal güzelliklerinin fazlalığına rağmen turizm işlevi olarak yeterli bir düzeye henüz ulaşamamıştır. Selçuklular şehri korumak için şehri kaleyle çevirdiler. Uşak Germiyanoğulları Beyliği döneminde (1302-1408) bir kaza merkezidir. 18.tr/bolgesel/keas-I. Yüzyıldan sonra Uşak giderek her gelişti ve Dokuzsele çayının her iki yakasına yayıldı. Mende köyü bu tarihte Selçuklu Türklerinin hakimiyetinde olup. Hacıkadem köyünün eski adı "Mende" idi.

Mehmet Akif Ersoy ve Dikilitaş mahalleleri ile mahalle sayısı 19’a ulaşmıştır. Ege Üniversitesi. Araştırmada özellikle 1999 yılındaki doktora tez çalışmalarım ile birlikte yeni bilgi ve gözlemlerim birlikte ortaya konmuştur. Uşak. İstanbul. Kara Hasan (1998) Cumhuriyetin 75. Ankara. Sayı 4. Bu mahallelerden Durak Mahallesi (Hamidiye-Yörükler Mahallesi)ne II. Cilt I Mahallesi (o zamanki adı. Atatürk Üniversitesi Yayını. 1973’e kadar Uşak’ta 14 (Kalfa mahallesi ile birlikte). Darkot Besim ve Metin Tuncel (1998) Ege Bölgesi Coğrafyası. No 99. Anadolu’nun doğusundan getirilen Türkmen ve Yörük aşiretleri iskân edilmiştir. DPT (1982) Türkiye’de Yerleşme Merkezlerinin Kademelendirilmesi. Doğanay Hayati (1994) Türkiye Ekonomik Coğrafyası. No 14. Anadolu-Musul . 4. Uşak’ta 1928’den sonra kent doğuya ve güneydoğuya doğru genişleme eğilimi göstermiştir. Erzurum. Haşim (1971) Uşak Tarihi. Yılında Uşak. 19741997 arasında ise 16 mahalle bulunuyordu. İstanbul Üniversitesi. Capital (1995) Aylık Ekonomi Dergisi. İstanbul. DİE (2002) 2000 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. KAYNAKÇA Atalay İbrahim (2000) Türkiye Coğrafyası ve Jeopolitiği. Yayınları. No: 72.gov. "Gavur Mahallesi" idi). SONUÇ Bu çalışmada Uşak örneğinde kentsel alan kullanımı ve kentsel işlevler belirli bir süreç içersinde ortaya konmuştur. Uşak’taki 11 mahalleye ilave olarak Sarayaltı Mahallesi ve Fevzi Çakmak Mahallesi adıyla iki yeni mahalle daha kurulmuştur. 68 http://ekutup. Coğrafya Enstitüsü. Ankara. Elmalıdere. Uşak Ege bölgesinde kendi öz sermayesiyle kalkınan tek ilimiz değildir. DPT Yayınları. Cumhuriyet ve Atatürk mahalleleri sonradan kurulmuştur. ikincisi ise Ünalan Mahallesi (Hacı Hasan Mahallesi)dir. No 1806. Bu bağlamda bundan sonraki araştırmalarda Denizli ve Manisa örnekleri de benzer yönleriyle ele alınabilir. Necdet (1986) Türkiye’de Yerleşmenin Evrimi. No 4. Üçdal Neşriyat.Hicaz Bölümü. Baykara Tuncer (1998) Anadolu’nun Tarihi Coğrafyasına Giriş. Özav Lütfi. Abdülhamit zamanında. DİE (1998) 1997 Genel nüfus Tespiti Sonuçları. Ankara. İzmir. Evliya Çelebi (1990) Seyahatname. No 39. Tunçdilek. İstanbul. İstanbul. Ankara. Tümer. İstanbul Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İstanbul. Coğrafya Enstitüsü Yayınları.tr/bolgesel/keas-I. 1997 yılında kurulan Fatih. Tümertekin. 1928’de Uşak şehir merkezinde 11 mahalle vardır. Erol (1973) Türkiye’de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. Uşak.pdf .dpt. Uşak Valiliği. Uşak Halk Eğitimine Yardım Derneği Yayını. Coğrafya Enstitüsü Yayınları. İstanbul Üniversitesi.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 69 http://ekutup.gov.pdf .dpt.

kentle ilgili çok yönlü ilişkileri kapsadığı için üretilen politikalar ve planlama stratejileri. Kentsel nüfusu artıran bir çok etmenler (göç. “toprak faktörü” ve “kent planlaması” ile birlikte ele alınması gereken bir husustur. GİRİŞ Türkiye’de 1950’lerde başlayan ve bugün de hızlılığını sürdüren bir kentleşme süreci yaşanmaktadır.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamakta ve onların kendi kentlerini dikkate alarak kent planlaması hakkındaki görüş ve yaklaşımlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. Çünkü yerleşim sorunu ile birlikte kentlerin alt yapıları.dpt. bölge. Bu gelişme sürecinde teknolojik imkanlardan yararlanmak ve bu çerçevede kent coğrafi bilgi sistemleri. Bu çerçevede geleceğin yaşam merkezli kültürünü oluşturmada yeni kent planlama teorileri ve pratiklerinin geliştirilmesi gerekmektedir. kent tasarım sistemleri kurmak ve sağlıklı kent planlarını oluşturmak lazımdır. Bu çalışmada öncelikle literatür bilgiler çerçevesinde kent planlama kavramı. mimarlar ve mühendisler odası vb. kent planlaması. Kamu Yönetimi Bölümü. yönetsel ve mekansal değişim düşünceleri. Hatay 1. Bu süreç yaşanırken kentsel mekanların yaşanabilirliği açısından alınan önlemlerin de hızlı olması ve hayata geçmesi gerekir. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). Dr. eğitim ve kültür mekanları. konut.tr/bolgesel/keas-I. Dolayısıyla yaşanılan çevrede kaynakların kullanımına ilişkin her türlü uzun vadeli sosyal. yeşil alanları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.) aynı zamanda yeni yerleşim alanlarını da ortaya çıkarmaktadır. 70 http://ekutup. kentlerin önceden belirlenen belli amaçlar çerçevesinde gelişimi kastedilmektedir. Çalışmada anket yöntemi kullanılmış ve elde edilen bulgular tablolar şeklinde hazırlanmış ve yorumlanmıştır. kent planlaması ve kentlerin yaşanabilirliği sürekli gündemde yer alan bir konu olmuştur. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup. kısacası kentle ilgili hemen her şey gündeme gelmektedir.gov. sanayi bölgeleri. İİBF. Doç.pdf . Cilt I Kent Planlanması ve GAP’ta Kent Planlamasına İlişkin Yaklaşımlar Yakup BULUT Yrd. Ülkemizde. planlama kavramı içinde değerlendirilebilir. Cumhuriyetten buyana. kent planlamanın amacı. Ülke. Bu açıdan kent planlaması ekip çalışmasını gerektiren. MKÜ. yasal araçları. Yerleşim sorunu ise “arsa”. kent planlamasını işlevsiz ve işlevli kılacak etmenlere yer verilmektedir.. Çalışma. Sonuç olarak teorik bilgiler ve uygulama sonuçları birlikte dikkate alınarak genel bir değerlendirme yapılmaktadır. ulaşım. bir kentin gelecekte alacağı şeklin önceden planlanmasıdır. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. Kent planlaması. yerleşim düzenleri. iş sahaları vs. Kent planlamasıyla. ekonomik. çok yönlü ve farklı disiplinlerin elde ettiği sonuçlardan yararlanan bir sanat ve çalışma alanı olmuştur. süreci. Diğer bir ifade ile. KENTSEL PLANLAMA KAVRAMI Planlama çok geniş bir kavramdır. İkinci olarak GAP kapsamındaki illerde yapılan anket çalışmasından elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. 2. alt bölge ve kentte çeşitli planlamalar yapılmakta ve kavramın anlamı ona göre bir boyut kazanmaktadır. kentsel büyüme dinamikleri bağlamında irdelenmesi gerekmektedir. Zaten bu çalışmada planlama kavramıyla anlaşılması gereken de kentsel mekanın planlamasıdır.

Zamanla kentlerin modernleşeceği düşünülürse plan üretme. amaç. mahalle temsilcilerinin daha çok katılımı ile kentsel planlama konusundaki gelişmelerin daha kolay olacağı söylenebilir (Kaplan. 1998: 176). kent planlamasının rolünün ve planlama mesleğinin izleyeceği rehber ilkelerin belirlenmesini ve tanımlanmasını amaçlamıştır.com). Her şeyden önce yaşamaya elverişli hoş bir çevre oluşturmaktır. Bir kentin tarihsel süreci. dayanışma ve iletişimi güçlü.org. 1995: 14/7). kentlilerin aktif katılımının sağlandığı. siyasal etkilerden ve rant olgusundan uzak tutmak gerekir. turizm. ihtiyaçları ve kaynakları dikkate alınarak. 1998: 206) olarak tanımlanmaktadır. alternatif planlar geliştirmede ve plan seçip benimsetmede resmi memurlar. örgütlenme çabalarının tümü” olarak tanımlamaktadır. bütün kesimlere fırsat eşitliğinin sunulduğu. Bu açıdan kentsel planın yapılmasındaki amaçlardan biri de kentsel alanların modernleşmesine yön vermektir. içeriği ne olursa olsun önceden saptanmış hedef veya hedeflere.tr).tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Genel olarak değerlendirildiğinde.org). Çart.pdf . ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanımına ilişkin kararları belirlemelidir (İmar Yasası Md. KENTSEL PLANLAMANIN AMACI Kentsel planlamanın amacı. Bu amaçla planlama. kamu kurumlarının. iktisadi ve sosyal şartlarla bir düzen içinde bağdaştırılması için gerekli işlem ve eylemelerle. planlama. her düşünce ve meslek grubundan. Bunun için. yapiworld.gov. sanayi. gelecekteki gelişmeleri önceden tahmin etmek ve kentin geleceğine ilişkin önerileri biçimlendirmek kent planlamasının önemli bir aşamasıdır (Geray.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu aşamayla ortaya çıkan bir kent imar planının istenen doğrultuda olması ise yasal düzenlemeler yanında yönetim ve sivil toplum kurumlarının etkileşimini ve işbirliğini gerektirir. Bu açıdan. yolların. ekonomik. Bu zeminin oluşması için kentsel mekanlarda yapılaşmalar meydana gelmeden. yine önceden saptanmış sürede ulaşmak için izlenecek yön ve yöntemleri belirleme eylemi (Bozkurt. Bu çerçevede hazırlanması öngörülen Çevre Düzeni Planları da ülke ve bölge planlarına uygun olarak konut. 1991: 286). çevresel. Çünkü “kamuya danışma” ve “vatandaş katılımı”. kısaca kentin tüm fiziksel öğelerinin düzenlenmesi ve sosyo-ekonomik gelişiminin sağlanması amaçlanmaktadır (Aslanoğlu. sosyal ve fiziksel alt yapısı yeterli bir kent modeli ortaya çıkarmaktır (Çalışkan. yapılaşmanın nasıl olması gerektiğini önceden hazırlamak. kent planlamasını. “şehirsel yerleşmelerin mevcut ve gelecekteki kültürel. Gelecekte Avrupa kentlerinin gelişiminin yönlendirilmesine ilişkin bir tartışma metni oluşturan Atina Çartı’nda da kent planlamasına ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. 3. 1973: 95). başarılı bir planda en temel unsurlardır. parkların.dpt. Yayla (1975: 9).5). kentin ileride alacağı görünümü (geleceğini) önceden belirlemek ve yönlendirmektir. Kent gündeminde. planlayıcılar ve vatandaşların birlikte planlama sürecinde yer alması önemlidir (Lane. Özellikle sorunların analizi ve amaçların belirlenmesinde. aydinlanma1923. her yaş ve eğitim (tahsil) kategorisinden bütün insanları ilgilendirir. Bu açıdan kentsel planın amacı. sosyal ve teknik ilerlemenin ve dönüşümün yaşanabilir bir zeminde gerçekleşmesidir (Tunçer. ekonomik ve toplumsal konuların tümü kent planlaması ve kentlerin şekillenmesi ile ilgili olduğu vurgulanarak planlamanın çok yönlü amaçlanmasını vurgulamıştır (spo. kenti zaman içinde modernleştirmenin aracı olarak görmek mümkündür. Dolaysıyla kentsel planlama ile yapıların. Kentin en küçük birimi olan mahallelerin de kentsel planda çok önemli rol oynayacağı. içinde bulunduğu sorunlar. Bugün dünya kentlerinin küresel sistem içinde birden fazla rolü ve işlevi 71 http://ekutup. tarım.

Ö. Cilt I olmakla beraber. 2000: 171). 1995: 33). Bugün yoğun kentleşme sürecini aşmış gelişmiş ülkeler artık yenileme. Bundan dolayı konuttan alt yapıya. BYKP. Afrika ve Latin Amerika’daki az gelişmiş ülke kentlerinde toplanması beklenmektedir (Erten. Hippodamus. 4. Roma’da ve Yunan’da. 19. özel-kamusal-kutsal olmak üzere üçe bölmekte ve mülkiyet ve planlama kurumlarını birleştirmektedir (Günay.. planlama ve düzenleme arasında zaman uyumsuzluğu yaşanmıştır (Karaman. ekonomik. 1962: 79). Günümüzde ise dünyada özellikle küreselleşmenin de etkisiyle kentsel planlama yeni boyutlar kazanmakta ve bünyesine yeni kavramlar katmaktadır.. Kent planlamasına ilişkin doğrudan bir düzenleme hiçbir anayasada yer almamıştır.tr/bolgesel/keas-I. Bu bağlamda. Ancak. mevcut ekonomik ve sosyal sistemin bağımlı bir değişkeni haline gelmiştir (Çalışkan. Sanayi devrimiyle beraber. toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek . sağlık ve kent estetiği gibi önemli sorunlar yaşanmaya başlamıştır. 13. hava kirliliğinden çevre düzenlemesine kadar hemen her şey. Diğer bir ifade ile gelişme. Çalışkan.. Çin’de.gov. 1962: 81). Mısır’da. kentin gelişiminin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır (VIII.org). dönüşüm gibi konuları kent gündemine taşırken. Mülkiyet ilişkileri o dönemden bugüne kadar planlamanın teorik ve pratik çerçevesini değiştirmede önemli olmuş ve planlama kavramı. Türkiye’de kent planlaması. içinde yaşadıkları mekanları önceden hazırlanmış bir plana göre geliştirmeye başlaması oldukça eskidir. daha sonra ise. hala kentleşmenin yol açtığı sorunlara çözüm aramaktadırlar. Yüzyıl kentsel mekanları nüfus akınına uğramış ve bu alanlarda sosyal. Mekansal planlamaya ilişkin ilk örnekler ise Anadolu’da görülmüştür. imar planlama olarak tanımlanan fiziksel mekan tasarımı yaklaşımıyla başlamış ve sürmüştür (Güven. Önümüzdeki 30 yıl içinde Dünya nüfusuna eklenecek 2-3 milyar insanın 3/5’inin Asya. 2000: 115. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilmiştir. Mezopotamya’da önceden hazırlanmış olan planlara göre kurulmuş bir çok kent harabeleri vardır (Yavuz. Dünyanın en hızlı gelişen 20 kentten yarısı Asya’dadır. yetkin olduğu temel rolün belirlenmesi. 1982 Anayasası da buna ek olarak “..” (M/44) görevini devlete vermiştir. Yüzyıldan 17. V.pdf . 2000: 44. az gelişmiş ülkeler. bilinen ilk kent plancısı olan Milet’li Hippodamus tarafından M. Bugün Türkiye’de çarpık kentleşmenin yaşanması plansız bir gelişmeden kaynaklanmaktadır. yönetim.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu..dpt. yani surun hakim bir unsur oluşturduğu dönemlerde zaman zaman “ideal plan akımı” ortaya çıkmıştır. toprağın kaybolmasını önlemek . kent planlaması ve yasal düzenlemelerden önce ortaya çıkmıştır. Hindistan’da. 1961 Anayasası “.... İnsan yerleşmelerinin ussal olarak örgütlenmesi. aydinlanma1923. Çalışkan. 1930’lu yıllarda yasal ve yönetsel yapılanma çerçevesinde. aydinlanma1923. İşte planlı kenti doğuran da bu hızlı kentleşmenin ortaya çıkardığı sorunlardır. kent planlamasına ilişkin yeni dinamikler de beraberinde gelecektir.” (M/52). Yüzyıla kadar.org).org). Yerleşim mekanları düzenden ve plandan yoksun olarak ortaya çıkmıştır. Anayasalar dışında 72 http://ekutup. kent planlaması batıda 1850’ler sonrasında sanayi kentinin sorunlarının çözümü için geliştirilmiştir (Aslanoğlu. 1998: 176. aydinlanma1923. 1996: 196). Japonya’da. Birleşmiş Milletlerin “kentsel binyıl” (urban millenium) olarak nitelediği yeni binyılda. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN SÜREÇ İnsanlar. kentsel araziyi. Yavuz. Bu hükümler de kent planlamasıyla doğrudan ilgili değildir.

nüfusu 10 binden yukarı olan yerlerdeki ve il merkezlerindeki belediyelere verilmiştir. uygulama ve onama yetkisine sahip olmuştur (Altaban. önce nüfusu beş binin üzerinde olan belediyeleri imar planı yaptırmakla yükümlü tutmuş. Yasanın 6/b maddesi büyük kent nazım imar planının yapılması. Kanun ile Ankara’da kurulan İmar Müdürlüğü’ne. Aynı yıl çıkarılan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu. Nitekim 1984’te çıkarılan “Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında 3030 sayılı yasa çıkarılmıştır. kent planlaması uygulamalarını da etkilemiştir. yaptırılması ve uygulamasının temini ile gerektiğinde imarla ilgili bütün faaliyetlerin denetimini büyük kent belediyelerine bırakmıştır. 1930’da çıkarılan 1580 sayılı Belediye Kanunu ile bütün belediyelere imar planı yaptırma görevi verilmiştir. Bu karara bağlı olarak kurulan İzmir Nazım İmar Planı Bürosu. 17 Ocak 1957’de 6785 sayılı İmar Kanunu çıkarılmıştır. İmar Kanununun 47.tr/bolgesel/keas-I. Nazım planları dışındaki tatbikat imar planları ise ilçe belediyelerince yapılmakta ve yaptırılmaktadır (Karaman. Bu tür gecikmeler ve düzensizliklerin diğer kentlerde de yaşanmış olması yeni yasal düzenlemelerin olmasını gerektirmiştir. 1993: 45). belediye sınırlarına yakın bulunan ve belediyelerin gelişmesi için uygun görülen sahalarda hatta köyleri kapsayacak şekilde bu kanunun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 1965’te 6/4970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul. Ayrıca kent planları daha geniş kapsamlı hale gelmiştir (Karaman. 1972: 97). “metropoliten” ve “büyük kent” bütünü olmak üzere iki ayrı ölçek olarak çalışmalarını yürütmüştür. Ancak 73 http://ekutup. Planlı dönemle beraber metropoliten ölçekte de kent planlaması yapılmaya başlanmıştır. 1980’lerde belediyecilik alanında oluşan yeni dönüşüm. Cilt I kent planlamasına ilişkin bir çok düzenleme yapılmıştır. Ancak bu planlar genellikle uygulanmamıştır (Geray. İzmir Büyükkent Planı 1972’de onanmıştır. 1998: 61). Ankara ve İzmir olmak üzere üç büyük belediyeye imar ve diğer kentsel hizmetlere ilişkin geniş yetkiler vermiştir. 3030 sayılı yasa ile kent planlaması konusunda yerel yönetimler özellikle büyükşehir belediyeleri ön plan çıkmış ve büyük şehir yönetimleri imtiyazlı bir duruma gelmiştir. imar planı yaptırma zorunluluğu dışında bırakılmıştır.dpt. bu zorunluluğu sadece nüfusu 20 bin ve daha yukarı belediyeler için öngörmüş ve plan yapımı için 3 yıllık süre tanımıştır. Maddesi de değişikliğe uğramıştır. Böylece 1367 belediyeden 1003’ü yani %80’i. 1995: 47). ancak 1972’de yapılan değişiklikle (1605 sayılı kanun ile) imar planı yaptırma görevi. Yerleşmeler ve planlamaya ilişkin bu düzenlemelerin yirmi kadarı yasa elli kadar ise yönetmeliktir (Gökçeer. Ankara ve İzmir Nazım İmar Planlarının İmar ve İskan Bakanlığı yönetimi altında kurulacak özel bürolarla ele alınması öngörülmüştür. Böylece kent planlamalarında bir bütünlük sağlanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber uygulamada nüfusu ne olursa olsun belediyeler için normal imar planı yaptırılma yoluna gidilmiştir (Geray. Ankara için imar planı yaptırma görevi verilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kanun. 1995: 46). Bu dönemde yapılan planların bir özelliği ise genellikle çizim (design) olarak anlaşılmış. Belediyeler İmar Yasasıyla planlama yapma. Bu yasa ile başlangıçta İstanbul.gov. Kent planlamasına ilişkin ilk düzenleme 1928’de çıkarılan 1351 sayılı kanun ile olmuştur. 1933’te çıkarılan 2290 sayılı Belediye Yapı ve Yollar Kanunu ise beş yıl içinde bütün belediyelerin kent planlarının düzenlemesini öngörmüştür. 1995: 44). 1972: 97). planların sosyo-ekonomik yönü ihmal edilmiştir (Karaman.pdf . Bu kanun 22 yıl yürürlükte kalmış ve bu dönemde 860 belediyeden 503’ü yani %58’i imar planı yaptırmıştır. İmar Kanununun sadece belediye sınırları içinde uygulanması ile ortaya çıkan aksaklıkları gidermek amacıyla yapılan bu değişiklikle.

Yavuz. aksine kentsel gelişmeler planlara yön vermiştir.org. Bir bakıma kent planlaması. Diğer bir ifade ile planlama.gov. Özellikle. 1980 sonrası kent planlama adına yapılan düzenlemeler bütüncüllük ve eşgüdüm sağlayamamış. Aslında sorun çok boyutlu olmakla beraber imar ile ilgili 1 Resmi Gazete: 9. kent sınırlarının nerede başladığı ve nerede bittiği anlaşılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Ancak özellikle 1960’lı yıllarla beraber kent planlamasına ilişkin araştırmalarda önemli gelişmelerin olduğu. bugüne kadar ülkemizde hemen hemen bütün belediyeler ölçeğinde nazım ve uygulama planları yapılmış olduğu halde. Bununla beraber.11. aydinlanma1923. 74 http://ekutup. merkezi yönetim bazı özel ve istisnai durumlarda ön plana çıkmıştır.tr/bolgesel/keas-I. yapiworld. konuya ilişkin çeşitli yarışmalar düzenlendiği ve raporlar hazırlandığı. Geç kalan planlar da teknik olarak uygulanabilir olamamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İmar yapma yetkisi genel olarak belediyelere verilmekle beraber yasanın 9. yaptırmaya. bir kamu hizmeti çerçevesinde değerlendirmekte ve bu konuda belediyelerin de görüşene başvurmaktadır. durum tam tersine dönmüş.org. rant oluşturucu ve dağıtıcı belgeler haline getirmiştir. palanları “bölge planları” ve “imar planları” olmak üzere ikiye ayırmıştır. “kent işletmeciliği” ve “kentsel coğrafya”ya indirgenmiştir (Çalışkan. Hatta. 1962: 69-71). Dolayısıyla Türkiye’de kentlerin gelişimini planlar yönlendirmemiş. EK:24.1985. ve EK ibare3. (Tunçer. plan bütünlüğü bozulmakta ve kentsel mekanlar yeşil alanlardan yoksun ve sosyal donatısı olmaya yerleşmeler olarak ortaya çıkmaktadır (antalyakentkonseyi. imarı. Sezer (1999: 17). İmar planlarını da “nazım imar planı” ve uygulamalı imar planı” olarak ayırmıştır (m.pdf .tr). Yasa.1994-4046/41 md. kentliler.com). ön çalışmalar ve anket çalışmaları yapıldığı dikkate alınmalıdır.4. siyasal anlamda da uygulanabilirlikten uzak kaldığını belirtmektedir. Planlar da bu gelişmelere uydurulmuştur. diğer nazım ve uygulama planlarını da deldiği için. çoğu kez rant paylaşımı kavgasının kağıt üzerindeki yazılı-çizili belgesi olduğu bir süreci yaşayan ve bazı kesimlerin çıkarları doğrultusunda hazırlanan bir araç olarak gelişimini sürdürmüştür. Sezer’e göre. kent yönetimlerini kendi kişisel yararları doğrultusunda yönlendirme gücünü elinde bulunduran çıkar grupları” olmuştur. Cilt I 1985’te çıkarılan ve 6785 sayılı İmar Yasası’nı değiştiren 3194 sayılı yeni İmar Yasası1 bu imtiyazlı durumu değiştirmiştir.6). Genel olarak bakıldığında 3030 sayılı yasaya kadar kent planlamalarında merkezi yönetimin esas yetkili olduğu. değiştirmeye gerekirse re’sen onaylamaya yetkili kılınmıştır. Sayı:18749. Çünkü bu gelişmeler imar planlarının yerelleşmesine bir alt yapı hazırlamıştır (Geray. diğer bir ifade ile yerel yönetimlerin yetkilerinin çok kısıtlı olduğu görülmektedir. gerektiğinde işbirliği yaparak imar planı yapmaya. Bugün. planlama eyleminin ve hazırlanan planların sağlıklı bir yaşam çevresi oluşturmada pek de başarılı olduğu söylenemez. plancılar ve hatta kent meclisleri değil. 1973: 104. aksine dağınıklı ve yetki kargaşası nedeniyle planlamayı eylemsiz ve işlevsiz kılmıştır.dpt. kentsel planların. Ayrıca imar afları ve af kapsamına girmeyen yerlerin belediye olarak ilan edilmesi hem belediyeciliğe yeni boyut kazandırmış hem de ketsel gelişmeyi yönlendirecek olan planları bilimsellikten uzak. Kentsel Planların bireysel müdahalelere veya çıkarlara göre sıklıkla değiştirilmesi bir bakıma geleneksel hale dönüşmüştür. esas yetki yerel yönetimlerde olmuş. imar afları nedeniyle uygulan Islah İmar Planı Modeli.1997-4232/4 md. Keskinok. Bu yasayla beraber. 2000:16). Gerçekten de.5. “bugünkü görünümüyle kentsel planlama sürecine egemen olan. kent merkezlerinde ve yakın çevrelerinde plan değişiklikleri yapılarak yeşil alanlar ve tarımsal topraklar yerleşime açılmaktadır. Maddesinde öngörülen bazı durumlarda bakanlık belediyelere bilgi vererek.

Özellikle II. Yasanın 13/3 maddesi hangi alanlarda yapı yasağının olduğunu açık ve geniş bir şekilde hükme bağlamıştır.1928 tarih. 1972: 313-323).18/2). Ancak kent ölçeğinde mekana ilişkin planlama kararları bu bölgelerde değişiklik yapılarak yozlaştırılabilmektedir (Geray. Yasa.gov. Değişikliğe göre belediyelerin “%25’e kadar eksik dağıtma yetkisi” yerine. 5. Bu konuda Türkiye’de ilk düzenleme 1928’de Ankara için çıkartılan bir yasada2 yer almıştır. 3194 sayılı İmar Yasası bu konuda yeni hükümler getirmiştir. Özellikle daha çok gelir getirecek veya taşınmaz malda değer artışına sebep olacak planlama kararlarına gidilmesine çıkar gruplarının etkisi olmaktadır. Maddeyi değiştirmiştir. 75 http://ekutup. 1961 Anayasasının 38. “düzenleme ortaklık payını” hükme bağlamış ancak. 1351 sayılı Kanun. kentsel mekanda gelişen ve değişen alanları kontrol etmenin ve çok amaçlı planların uygulanmasının da bir yöntemidir (Lane. 1962: 100-101). Bunlar. 1995: 50).3 1972 yılında 1605 sayılı yasa 42. ilgili hüküm Anayasa Mahkemesi tarafından. 2002 =kentli.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1973: 114). Kent estetiği gibi toplumsal yarar nedeni ile kentte her kullanıma belli bir yer ayrılması. 22. düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüz ölçümlerin %35’ni geçmeyeceğini de hükme bağlamıştır (Md. Maddesi böyle bir hüküm getirmiş ancak. 1995: 49).tr/bolgesel/keas-I.dpt. Bölgeleme: Kent içinde çeşitli amaçlar için yer tahsisi ve arsalardan faydalanma bakımından bazı sınırlamalar koymak anlamına gelir (Yavuz. büyük şehir belediye sınırları içinde ve dışında planların uygulanmasını zora sokacak şekilde küçük parsellerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. bazıları doğrudan kent planlamasına özgü (bölgeleme ‘zoning’. Yapı yasağı ve yapıya zorlama: Bu konuda İmar Yasasında yaptırıcı hükümler vardır. Parselleme: Kent topraklarının plana en uygun biçimde yapıya elverişli hale getirmek amacıyla parselleme yapılmaktadır. parselleme) yetkilerdir. Cilt I yasa ve yönetmelikler arasındaki boşluklar ve çelişkilerin de bunda payı vardır (Çakılcıoğlu ve Deveci. yapıya zorlama. Maddesine aykırı olduğu gerekçesi ile iptal edilmiştir. KENT PLANLAMASINA İLİŞKİN YASAL ARAÇLAR Kent planlamasına ilişkin yasal araçlardan bazıları kamu yönetiminin genel yetkileri arasında iken (kamulaştırma.11.1963 gün ve 665/275 sayılı karar.05.pdf . Bu açıdan bölgeleme. belediyelerin ve Bakanlığın kararlarını da etkileyebilmektedirler (Geray. her yapı ve tesisin planda kendine ayrılan yerde kurulması gerekmektedir. vergileme gibi). 2 3 28.org). Planlı çalışmaları engelleyen bu küçük parsellerin birleştirilerek yeniden dağıtılması için “hamur yöntemi” geliştirilmiştir ki bu yöntem bir çok ülkede uygulanan bir yöntemdir (Karaman. birleştirilip dağıtılacak arsalardan yeteri kadar bir alanın düzenleme ile ortaya çıkacak değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” adı ile ayrılması ilkesi benimsenmiştir (Karaman. bu payın. 1995: 14/37). Dünya Savaşı sonrası hız kazanan “parselleyip satma” işlemi. Bu yozlaşmada siyasal etkiler söz konusu olduğu gibi. yapı yasağı. Daha sonra 6785 sayılı yasanın 42. çıkar gruplarının yönlendirmeleri de etkili olabilmektedir.

planlı gelişmenin önüne geçmekte. artık lüks villalar.dpt. gerekse 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası. 2000: 157) ve kent planlaması işlevsiz kalmaktadır. İmar Yasası (Md.org). ülkemizde bu etmenler düzenli olarak işlememekte ve çoğu kez yanlış uygulamalarla kentsel planlar işlevsiz hale gelmektedir. amaçları ve hedefleri belirlemek. Kentin güncel dinamikleri. “belediye ve valilik. BYKP. İstanbul’da eskiden sanayiye yönelen büyük sermayenin. Cilt I Kamulaştırma: Kent planlaması için önemli bir yasal araç da kamulaştırmadır. çünkü sanayiciliğin kentsel rantlar kadar para etmediğini ileri sürmüştür.pdf . Nitekim. 1996: 206. İstanbul için bir değerlendirme yapan Sönmez (1998: 138). Bunun için. kuramsal ve yasal araçlardaki eksiklikler planlama sürecine dinamizm getiren çok aktörlü karar verme. takas yapılarak mülkiyeti belediyeler tarafından elde edilebilir. plan ve mevzuat hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya valiliğe ait sahalarda yer verileceğini” belirtmektedir. tavsiye edilen planı seçmek. finansal teknikleri ve detaylı uygulamaları geliştirmektir. Hazırlanacak olan kentsel bir planda bu temel etmenler dikkate alındığında planın da başarıya ulaşacağı söylenebilir (Lane. siteler.46). Oysa. ödeyecekleri kamulaştırma bedeli yerine ilgilinin muvafakati halinde kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık. KENT PLANLAMASINI İŞLEVSİZ KILACAK ETMENLER Genellikle aynı temel metodoloji ile yaklaşılan bütün planlama sorunlarının temelinde şu etmenler yatmaktadır: Sorunları ve koşulları doğru tanımlamak. bu tür tercihler uzun vade de bir çözüm olmadığı. spekülatif kazanç istemiyle gayri menkule yönlendirilmektedir.org). kentsel sit alanlarındaki bazı yapılar mal sahipleri ile yerel yönetimler arasında anlaşmayla. Dolayısıyla. alternatif plan geliştirmek ve taslağını çizmek. Türkiye’de kentsel planlamayı işlevsiz hale getiren etmenlerden biri. 76 http://ekutup. Ancak. Özellikle büyük kentlerde bu tür rantlar nedeniyle sermaye. aydinlanma1923. Yerel yönetimlere yasal olarak sağlanan bu olanaklar parasal ve teknik destekle birlikte kullanılmalıdır.18/12). Gerek 1982 Anayasası (Md. alışveriş ve eğlence merkezleri yaparak inşaat sektörüne yöneldiğini. Tamamen kamu yararı nedeniyle oluşturulacak olan kamulaştırma hükümlerinin malike zarar vermeyecek şekilde uygulanması gerekir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çalışkan. Takas da denilebilen bu uygulamayla.tr/bolgesel/keas-I. Bütün bunlarla beraber. kronik hale gelen kırkent dengesizliğinin neden olduğu kentsel rantlardır. Bunun nedeni de uygulama araçlarının yetersizliğidir. 1995: 14/4-5).gov. çevresel etki değerlendirme gibi denetim araçlarına imkan vermemekte (8. belediyeler sit alanlarındaki kültürel amaçlı yapıları kamulaştırıp onarım imkânına sahiptir. eğilimleri ve ihtiyaçları doğru tahmin etmek. Belediyecilik anlayışı da bu çerçevede ön plana çıkmakta ve belediyeler kentsel gelişmeyi kentsel rantlarla yönlendirme tercihine gitmektedirler. kamuca bir planlama yaklaşımı da çıkar ilişkileri içerisinde etkisizleşmektedir. kentlerdeki doğal ve tarihsel değerler de rant baskısıyla karşı karşıya kalabilmektedir (Keskinok. kent planlama sürecinde. Kavramsal. katılım. özellikle plan kararlarının hayata geçmesinde sorunlar yaşanmaktadır. kamusal kent topraklarını kamu yararı doğrultusunda yönlendiren bütüncül kent planlarını da zora sokmaktadır (Çalışkan. aydinlanma1923. bir tüzel kişilik olan belediyeleri de kamulaştırma alanında yetkili kılmıştır. planın vizyonuna engel olmaktadır. 6. Böyle bir ortamda.

%5. Çünkü yetki karmaşası. “yetki belgesi sahibi mimarlar”.3’ü ise belediyeler ve merkezi yönetim kuruluşlarınca yaptırılmıştır. yapiworld.gov. Nitekim bu konuda bir çok görüş ve öneriye rastlamak mümkündür (Bkz. hatta Türkiye’de yürütülmektedir. plan kararlarında çeşitli spekülasyonlar çıkmakta ve planlar uygulanamaz hale dönüşmektedir (Keskinok. planlamayla ilişkisi olmayan meslek gruplarınca yapılmasına neden olmaktadır. Kent Planlamasında Sorumluluk Alanının Belirlenmesi Kent planlamasına ilişkin sorumluluğun kimde olacağı konusu. Kamu mülkiyetindeki arazinin yetersizliği de dikkate alındığında. sorumluluk alanların net olarak belirlenmesi.com:5-11. “diplomalı şehir plancıları”. gelişmekte olan ülkelere dayattığı bir kentsel gelişme modelidir.org). Kent planlaması toplumsal yararı ön planda tuttuğu için kamusal bir görev olarak merkezi yönetime veya yerinden yönetim birimlerine veya her ikisine birden verilmiş bir kamu görevi olarak kabul edilmiştir (Geray. 7. kent planlarının. milliemlak. aydinlanma1923. Genel yaklaşım.7’si İller Bankası tarafından ele alınmış ve tamamlanmış. KENTSEL PLANLAMAYI İŞLEVSEL HALE GETİRECEK ETMENLER Kentsel planlamayı işlevsel hale getirecek bir çok etmen sayılabilir. Çalışkan.tr/bolgesel/keas-I. her ülkenin kendi siyasi ve idari sistemine göre değişebilmektedir. Aslında bu gelişme. Türkiye’de 1993’te yapılan bir çalışmada (Gökçeer. yurttaş girişimleri ve üniversitelerin aktif olarak sokulması.dpt. “plancının imzasını alan harita mühendisleri”. “taşrada hiçbir yetkisi olmadan imza atan mimarlar veya fen adamları”. İngiltere gibi ülkelerde. küreselleşme baskılarıyla ortaya çıkan ve çoğu kez kamu yararından ziyade kişisel çıkarlara zemin hazırlayan kentsel mekandaki özelleştirme uygulamalarıdır.tr). Dolayısıyla. Bu öneri ve görüşleri artırmak mümkündür. Burada önemli olabileceği düşünülen üç etmen üzerinde kısaca durmak gerekir. Böyle olunca. imar planı olmaksızın imar haklarına ilişkin kararlar veren belediye meclis üyeleri” tarafından yapıldığı tartışılmaktadır (Güven. sivil toplum kurumları. Hemen her belediyenin bir imar planı olduğu halde bütün çevrelerin plansız ve çarpık bir kentleşmeden bahsetmeleri aslında iyi ve sorunsuz bir kent planının olmadığını ortaya çıkarıyor.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1973: 96). karar alma süreçlerine meslek odaları. karşılıklı bilgilenme ve işbirliğinin olması. 2000: 16. Bu yönetişim sağlanırken. özellikle yetki karmaşası giderilmeli ve sorumlu makamlar net olarak belirlenmelidir. kent planlarının. Cilt I Planlı kentleşme sürecine yönelik olumsuz bir etki de. 1993: 44) tüm belediyelerimizin imar planlarının %94. 1996: 197).pdf . 2000: 177. aydinlanma1923.1.org. 1996:197). Tunçer.900 adet 77 http://ekutup. Şehir Plancıları Odasının yaptığı bir çalışmada. yerel yönetimlere teknik ve parasal destek sağlanması. teknolojik gelişmelerden yararlanılması. merkezi yönetimin destek ve denetimi de öngörülmektedir. Bu tür ikili karma sistem Fransa. Çalışkan. 7. yerinden yönetimler üzerinde odaklanmakla beraber.gov. Bu görüş ve önerilerin ortak noktaları. imar ve kent palanlarının ehliyetli kişi ve uzmanlardan oluşan bir ekipten ziyade. Ancak. bütün kesimlere yapıcı bir sorumluluk yüklemesi ve bir yönetişim çerçevesinde hazırlanması gerekir (Güven. sürdürülebilir kalkınma anlayışının göz önünde tutulması ve bunlara ilişkin yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde özetlenebilir. BYKP. Marmara’da yer seçimi kararı gerektiren 8. ortaya çıkan sorunlarda sorumlunun kim olacağı ya da kim olduğu tam netleşmiyor. VIII. 1986’da BM’in ve daha sonra da Dünya Bankasının yapısal uyum çerçevesinde. bütün kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri arasında bir konsensusun sağlanması.

2000: 155). 175).BYKP. 7. 1 Mayıs 2003’te Bingöl depremi büyük bir faciaya dönüşmüştür. büyüme oranlarının çevresel etkileri. bölgelemeden sakınmayı. yanlış arazi kullanımı ve çarpık yapılaşma nedeni ile 17 Ağustos 2000’da yaşanan Marmara Depremi. Cilt I imar planının sadece %13’ünün yeterlik sahibi şehir plancıları tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır (TMMOB. VIII. Afet İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine göre. Özellikle. Özellikle kentleri bir ekosistem olarak algılayan “ekolojik planlamanın” kent planlamasının her aşamasında ele alınması ve böylece kent planlamasının her aşamasında ortaya çıkabilecek sorunların sürdürülebilirlik anlayışı ile çözüme olanaklı hale getirilmesi gerekir. kontrolsüz büyüme. kentlere “sürdürülebilir kentler” niteliği kazandırılması.BYKP’nı da kentsel alanda sürdürülebilirliğin sağlanması için. 1996: 180). Kentlerdeki ulaşım sorunu da kent planlamasında dikkate değer bir konudur. 2000: 15). üretim ve tüketim baskıları. adil kaynak dağılımı gibi sorunların da çözüme yönelik olması gerekir. Günümüzde kentlerin üzerindeki nüfus. Böylece kentler sadece araç hareketliliğinin olduğu mekanlar değil aynı zamanda insan için olanaklı hale getirilecektir (Ertürk. Bu açıdan. 1996: 174-175). Bugün kentsel gelişmenin.pdf . Bu bağlamda. 1996: 177-178).tr/bolgesel/keas-I. buna karşın karma kullanımları özendirmeyi önermektedir (VIII. 2000: 152. Bugünkü neslin yaşam kalitesi düşmesine karşın en azından gelecek kuşakların yaşanabilir bir kente sahip olmasının kentsel planlamayla yakın ilişkisi vardır. Çünkü. sosyal ve çevresel imkanları korumayı esas alan bir yaklaşımı ifade eder (Eryılmaz. sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Ertürk. bu mekanlarda çeşitli çevresel sorunları da yoğunlaştırmıştır. kentlerde ulaşım talebini azaltmak için “bölgeleme” anlayışında değişiklik yapılarak. gelişmeyi sürdürülemez hale getirmektedir. ulusal kalkınma planlarından kentleşme stratejilerine ve ilgili mevzuatın yeniden değerlendirilmesine kadar her şeyi gözden geçirmek gerekmektedir. Sürdürülebilir kalkınma ile kent planlaması arasında yakın bir ilişki vardır. insan yerleşimlerinin dolayısıyla kent planlamasının hayatiyeti için gerekli olan ekonomik. Dolayısıyla. insanlığın besin güvenliğinin de sağlanması gerekir. Kentsel mekandaki nüfus artış düzeyi ve insan kaynaklarının nitelikleri önemli bir yer tuttuğundan kentsel planlamada nüfus. 78 http://ekutup.gov. Türkiye’deki sanayi tesislerinin %98’i de deprem bölgelerinde bulunmaktadır (Cumhuriyet. çevreyi tahrip etmeden ve gelecek kuşakların ihtiyaçlarını karşılama imkanlarını azaltmadan yürütülen politikalardır. Bu bedeller ödenirken dersler de çıkarılmalı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. kalkınmanın odak noktasını kentler oluşturmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de. sürdürülebilirlik çerçevesinde kentsel sistem tartışmaları da önem kazanmaktadır. toprak kaynakları üzerindeki olumsuzlukların giderilerek. BYKP. kentsel alanların büyümenin ve yeniliklerin gerçekleştiği alanlar olması ve teknolojik dönüşümün bu alanlarda meydana gelmesidir (VIII. Ayrıca. Kent Planlamasında “Sürdürülebilir Kalkınma” Anlayışı Hakim Olmalıdır Sürdürülebilir kalkınma.2. Ertürk’e göre. ev ile iş yerlerini belli bölgelerde kaynaştıracak biçime dönüştürülmesi gerekir. 2000: 13). Büyük ölçekteki depremlerde bu tesisler büyük zarar görmekte ve ekonomi de darboğazlar yaşatmaktadır. istihdam.

Onun için. Kentsel tasarım.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. politikalar ve eylemler gerekmektedir. planlama kararlarının hayata geçmesine kadar etkinleşen bir süreklilik içinde olmalıdır (Türkoğlu. Gerçekten de. yaşam-merkezli bir kültür mekanı haline getirmelerinde önemli sorumluluklara sahiptirler. kentsel sorunları çözmek için kullandıkları önemli bir araç niteliğindedir. Bu konuda Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşmeleri Merkezi. verileri doğru ve kolay ulaşılabilir hale getirmek gerekir.tr/bolgesel/keas-I. doğal kaynakların tüketilmesi ve kentsel atıklar yönünden çevreyi etkilemektedirler. 7. yeni kentsel çevrelerin oluşturulmasında. Kent Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve bilgisayar destekli tasarım yöntemleri kullanılmalıdır. Kentsel tasarımın amacı “yaşanabilir bir kent” oluşturmaktır. Cilt I Kentsel alanlar. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için hemen her profesyonel meslek grubu için geçerli olan iyi bir eğitime ve donanıma sahip olması gerekir.dpt. Çünkü. 1995: 14/19-20). kent uygulama planlarının daha detaylı olarak hazırlanması ve kendine özgü uygulama araçlarına sahip olması sağlanmalıdır. altyapıda bina katlarına. bugün yerel yönetimlerin. 1998: 1). yaşam merkezli bir kültür için sürdürülebilir kent planlarının oluşturulması ve uygulanması iyi bir CBS’nin oluşmasıyla doğrudan bağlantılıdır. kent planlamasının en önemli aktörleri olan kent plancıları. 2000: 153). Kentsel mekanla ilgili sonuçlar. her toplumun şartlarına uyarlanmak üzere yeni süreç ve yaklaşımlar tasarlamalarını istemiştir. kent plancılarına önemli sorumluluklar öngörmüştür. Kent Planlaması Bir Kentsel Tasarım Eylemi Olarak Ele Alınmalıdır Kentsel tasarım ve kentin estetiği. kentin mekanındaki görülen alanların kalitesini ve niteliğini geliştirme. Bir bakıma kentsel tasarım eylemi.gov. sürdürülebilir kalkınma ilkeleri çerçevesinde kentle ilgili hemen her şeyi planlarında düşünmelerini. Kentsel çevresel planlama ve yönetimine stratejik yaklaşım ise. Bu çerçevede kent plancıları. Farklı bir çok meslek grubunun ortak çalışmasını ve yeteneklerini gerektirir.com). planlamanın her aşamasında kentsel tasarımın gerekliliği vurgulanmalıdır. 2002: 15-18 = yapiworld.BYKP. Bunun için de. kent planları. Bu amaçla planları hazırlarken. tarihi yerlerin korunmasına kadar her şeyde ilgili formlar düzenleyecek raporlar hazırlayabilirler (Lane.pdf . aslında kent koşulları ne olursa olsun kentin yapım sürecini ifade eder. park alanlarına. Her bir meslek grubu kendi alanına uygun olarak kent içinde konuttan ulaşıma. Çünkü. Her kentin “sürdürülebilir kent planları” ile yaşanabilir kılınması gerekir. kentleri. katılım. karar oluşturma ve etkili politika seçimine dayanmaktadır (VIII. 79 http://ekutup. Kentsel tasarım. sürecin tümünde oluşmalıdır. Bu planlarda kentsel rantları denetim altına alacak mekanizmalar oluşturulmalı ve kentsel rantın kamu (merkez ve yerel) ve özel sektör arasında kamu yararlı paylaşımı sağlanmalıdır (Tunçer. farklı disiplinlerin ve ilgili uzman kişilerin ortak çalışması ve kentsel sorunlara daha kısa zamanda ve etkin bir çözüm sunma girişimi için “bir eylem planlaması” yöntemi olarak görülebilmektedir (Tunçer. Çünkü. doğal çevrenin korunması ile birlikte yeni bir yaşam tarzı ve kentli oluşturmasının başlıca araçlarından biri olmuştur. henüz yasal bir zemine oturmamış olması ve kapsamının ne olduğu belli olmamış olan bir kavram olmakla beraber.3. tanımlama ve kentsel paylaşımla ilgilidir ve bu nedenle kompleks ve karışıktır.com). mahalleye. Bu tür olumsuzlukları engellemek için etkin bir kent ve çevre yönetimi ve her kent için en acil konulara yönelik olarak özel öncelikler. Bu bağlamda. Özellikle. 2002: 4 =yapiworld. toprakların kentsel kullanımlara dönüşümü.

kent planlarında belirlenecek olan alt uygulama bölgeleri ve proje paketleri şeklinde gerçekleştirilmelidir”. büyük oranda. kentsel alanı korumak amacıyla yeni şehircilik düşünceleri geliştirilmektedir. otopark uygulamaları. toprak kalitesi. Geleneksel dokuyu tahrip edecek yeni ulaşım aksaklıkları. Diğer bir ifade ile. kültürel ve tarihsel yapılar kısacası hemen her şey etüt edilerek planlara yansıtılmalıdır. fonksiyonların yoğun olduğu. Kentsel mekanda yapılacak sosyal ve fiziksel araştırmalardan elde edilecek verileri. Böyle kentlerde sosyal düzen ve güvenlik de ön plana çıkmaktadır. Kent dokusuyla iç içe olan tarihsel kent merkezlerinin planlamasında. anıtsal ve sivil mimarlık örneklerinin yıkımına yol açacak yoğunluk artışları ve kullanım kararları (depolama gibi) kent planlarında unutulan konular olmuştur (Tunçer.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. kent planları bütününde ele alınmalı ve üst-alt ölçekler arasında bütünlüğü sağlayacak biçimde temel ilkeler. Ankara. kent planlamasıyla. kentsel tasarım. vadi tabanları ve fay hatları gibi jeolojik veriler de olmalı ve bunlara ilişkin raporlar hazırlanmalıdır (Çalışkan. Kentsel tasarımlarla. Bugün. 2002: 1-5 =kentli. Bu da kentsel tasarımı işlevsiz ve sonuçsuz bırakmaktadır. Üst ölçekli kent planı tasarım kararları.pdf . kentsel tasarımı bağlayıcı ve esnek olmayan kararlar olmamalıdır. 2003: 465-480). aydinlanma1923. sağlıklı bir kentsel tasarım kent planlamasını işlevsel hale getirip kentsel sorunların çözümüne katkıda bulunabilir. daha alt ölçekteki plan-tasarım uygulamalarının verileri ile tekrar değerlendirilmeli ve gerektiğinde değiştirilmelidir (Tunçer. Dolayısıyla. sel yatakları. Bu merkezlerde doğal. gelenek ve birikime sahiptir. Cilt I kentsel planlama. uygulama ölçeğine kadar indirebilecek tasarım projeleri. Aslında. GAP’TA KENTSEL PLANLAMA GAP Master Planı’na göre Bölge’nin mekansal gelişme yapısını. Bu yaklaşım. kentsel tasarımın etkin olarak kullanılmasının yollarından biri “Böl ve Yönet Modeli” olarak tanımlanan planlama yaklaşımıdır. mülkiyet sınırlarında değil. meydan ve yapı ölçeğinde ele alınan koruma çalışmalarıyla yakın ilişkilidir ve bir ekip çalışmasını gerektirmektedir. “kentsel tasarım. kompleks ve çok yönlü gelişmeler (trafik. dağınık yerleşim ve çeşitli ekonomik faaliyetlerle idari ve askeri 80 http://ekutup. inşaat vs.tr/bolgesel/keas-I. kente ait daha üst ölçekteki planlama kararlarını. Antalya ve Konya tarihsel kent merkezlerinde uygulanmıştır. hatta kent mekanında mahalle.dpt. Ülkemizde bir çok kent. çarşı). önemli bir mimari kültür. Alt uygulama bölgeleri belirlenirken kent planlarında getirilen kararlar. kent planlama süreci içinde bu mekanların öncelikle yeri olmalıdır. planlamada bu önceliğin yer alması gerektiği düşüncesi yaygınlaşmaktadır Bununla beraber.org). Planda öncelik. Çok fonksiyonlu ve değişken bir kenti ifade etmek için “Delta Metropolis” olarak adlandırılan bu şehir. çeşitli disiplin dallarının birlikte çalışmasını ve disiplinler arası eşgüdümün sağlanmasını gerektirmektedir. Tarihsel çevre bilincinin gelişimiyle eski-yeni kent dokusu bir bütün olarak ele alınmalı ve kente ait kararlar da bu çerçevede verilmelidir. yollar. alt ölçekteki uygulama kararlarına indirgeyen bir tutum içinde yorumlanmalıdır. drenaj hatları. 2002: 6 =kentli. Günümüzde kentsel tasarım kent planlarının öngördüğü katı kararlar ile sınırlanmıştır.org).org). sokak. 8.) yaşama eklemlenmektedir (Stoop. Dolayısıyla. Kent merkezlerinin koruma amaçlı planlanması. gelişmiş karayolu ağları. ulaşım. yeraltı yapılaşmalar (otopark. Dolayısıyla. bileşmenin ve dönüşümün karakterize edildiği bir mekan olarak değerlendirilmektedir. tarihsel kent merkezlerinde planlama ve uygulama sorunları karmaşık bir haldedir. Diğer bir ifade ile. tarihsel ve arkeolojik alanlar adeta içiçe girmiştir. kent mekanında varolan ve varolması gereken. yapı yerleri ve şekilleri. kentin niteliksel olarak da düzenlenmesini gerektirir.

Bu planlamalardan biri olan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. Özellikle. yapıda kullanılan malzemedir. Bu hedef önemlidir. meslek odaları ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile hemen hemen her meslekten yöre halkı katılmıştır (gap. kent insanın ihtiyaçlarını karşılaması ve etkin bir hizmet 81 http://ekutup. 95 adet kent imar planı GAP İdaresi tarafından onaylanmıştır (gap. Şanlıurfa ve Diyarbakır) birleştiren bir kırık gelişme aksı öncelikle gelişme koridoru olarak tespit edilmiştir. 388 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Güneydoğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresine (GAP-BKİ) proje kapsamına giren illerdeki imar planlamaya ilişkin İmar Kanununun ilgili idarelere tanımış olduğu onama yetkisi verilmiştir. Bunun sonucu.gov. GAP-BKİ tarafından 1993-1997 yılları arasında bölgede aralarında Adıyaman. tarihsel ve iklim yönünü de yansıtacağı söylenebilir. sıcaklığın 40-45 dereceye çıktığı yaz aylarında. katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. planların. bölgede oluşacak yoğun sosyal ve ekonomik faaliyetlerin çok önemli bir bölümü kent merkezlerinde yer alacağından.com). 1986: 63. İmar planı yapımı sürecine halkın katılımı çıkış noktasından hareketle. kesme taştan (kalker) kalın ve yüksek duvarların ve toprak örtülü tonozlu damların kullanılması. Katılımcı plan yapma anlayışının hayata geçmesi. bir bölge yönetimi gibi fonksiyonlar üstlenmiştir (Bulut. yapiworld. Gerçekten de. Bu toplantılara sadece imar planı üretmekteki ilgili idareler (GAP-BKİ. plan uygulaması yönünden dikkate alınması gereken bir nokta.tr). kentlerin kültürel. Proje kapsamında Diyarbakır’da kentsel planlama çalışmasında kullanılacak Coğrafi Bilgi Sisteminin (CBS) kurulması da hedeflenmektedir. bölgede yerel halkın eğitimini ve bilinçlenmesini de sağlayacaktır.tr). GAP’ta kentsel ve çevresel planlamaya ilişkin önemli projeler de geliştirilmektedir. Diyarbakır. Karaköprü Belediyesi) değil.dpt. Bölgenin mekansal kalkınmasının planlamasında üç büyük kenti (Gaziantep. Çünkü belediyeler. geniş yelpazeli bir katılım sağlanmıştır. İkinci örnek Islahiye (Gaziantep) İmar Planıdır. Aynı süreçte yer alan bu planın ilk toplantısı Temmuz 1997’de. tarihi bir kent olan Şanlıurfa’da. Anılan bu imar planının da 1998 yılı ortalarında aynı tarz bir yaklaşım ile tamamlanarak uygulamaya geçmesi öngörülmüştür (gap.gov. Mardin. Bunlardan biri. iklimi doğal ve tarihi yerleri vs. GAP Bölge İdaresi.gov.gov. Şanlıurfa Belediyesi. Ayrıca. Ayrıca. sıcaklığı önemli ölçüde azaltmaktadır. Her bölgenin hatta her kentin kendine özgü bir yapısı olduğu dikkate alındığında. Örneğin. duvarların yüksek tutulmasıyla günün her saatinde gölgelik bir kesim elde edilmektedir (Maraş. Tunçer. Kilis ve Şırnak il merkezleri de bulunan 36 kentsel yerleşmenin İmar Planları yapılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I. 2002: 272). Mevcut kentsel altyapının da bulunduğu bu koridor kısa vadede altyapı yatırımlarının ve stratejik sanayilerin gerçekleşmesiyle sağlanacak gelişmenin ilk ivmesini oluşturacaktır (gap. Cilt I fonksiyonların yoğunlaştığı birkaç büyük kent belirlemektedir. 1996 ve 1997 yıllarında dört kez gerçekleştirilen bu toplantılara ayrıca Şanlıurfa Valiliği.tr). sokakların dar. GAP-BKİ’nin kuruluşundan (1989) 1997 yılı sonuna kadar. Batman. “GAP Kentsel Planlama ve Sanitasyon Projesi”dir. GAP kentsel planlama konusunda tümüyle devreye girmiştir. bu faaliyetlerin mekanda dağılımını düzenlemek ve kentlere yönelik nüfus baskısını azaltmak amacıyla. önemli unsurlar olarak dikkate alınması gerekir. kent planlamalarında her kentin kültürü. Bir bakıma.tr).pdf . Dolayısıyla. GAP’taki ilk örnektir. Bilindiği gibi. planın bir çok aşamasında halkın plandan beklentilerinin tespit edilmesi ve bilgilendirilmesi amacıyla bir dizi toplantı organize edilmiştir. Şanlıurfa ve Siverek yerleşimlerinde çevresel öneme sahip konuların projelendirilmesidir.gov. Bugün. Projenin amacı. GAP-BKİ öncülüğündeki “katılımcı planlama” yaklaşımıyla hazırlanan Karaköprü (Şanlıurfa) İmar Planı. nazım imar planı ile ilgili olanı ise Aralık 1997’de gerçekleştirilmiştir.

“alt-bölgedeki her türlü gelişmeye açık dinamik ve esnek ekolojik bir planlama altlığını” geliştirmek. güncel ve sağlıklı veriler kullanmak durumundadırlar. kentsel büyümenin koruma-kullanma anlayışı çerçevesinde kontrol edilerek olumlu gelişmelerin temin edilmesi hedeflenmiştir (gap. mülkiyet bilgileri ve planlama gibi konularda doğru. 1999: 86-89. Yine başka bir proje. CBS’ni kullanarak hızlı ve sağlıklı verileri elde edip bu verileri işleyecek Kent Bilgi Sistemi (KBS) oluşturmaktır. Adıyaman’ın seçilmesinin nedeni. İstihdamı ve Ekonomik Yatırımlar İçin Planlama ve Uygulama Projesi”dir. 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmış olması da Adıyaman’ın pilot olarak seçiminde etken olmuştur (gap. 1993: 37-39) ve “Arazi Kaynaklarının Planlaması ve Yönetiminde Entegre Yaklaşım” başlıklı onuncu bölümünde (Keating. GAP Bölgesi özelinde irdelenmesi amacıyla Adıyaman İli için “Eko-Kent Planlama Çalışması”nı başlatmıştır. Çalışmada Adıyaman ve çevresi pilot alan olarak seçilmiştir.gov.tr). GAP’ın uygulaması ile oluşacak sosyo-ekonomik ve çevresel değişimlerin/etkilerin düzenli ve dengeli gelişmesini sağlamak. Adıyaman. Şanlıurfa ve Viranşehir) çevre düzeni planları yapılmıştır. Ayrıca GAP İdaresi’nce kentin 1/25000.pdf . Kilis. Bu sebeple de. Çalışma kapsamında.tr). Rio Konferansı’nda (1992) kabul edilmiş bulunan Gündem 21’in “Sürdürülebilir İnsan Yerleşmelerinin Teşvik Edilmesi” başlıklı yedinci bölümünde (Keating.gov.tr). “eko-kent planlama politikalarının uygulanması için stratejileri” oluşturmak. Mardin-Kızıltepe.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Çevre Bakanlığı ve ilgili konsorsiyumun ortak çalışması ile yürütülmektedir (gap. Diyarbakır.edu. kentin mevcut arazi kullanımı. bilgi teknolojilerinden yararlanmaları gerekir. Bu tür planlama çalışması. Bölgede kentsel planlama açısından önemli bir çalışma da. halkın katılımı ve bilinçlendirilmesi vs) GAP İdaresi. “Adıyaman İli Eko-Kent Planlama Çalışması”dır. gislab. Nizip-Birecik. Diyarbakır’da CBS’nin kurulması kent planlama ve kamu hizmetlerinin gereksinimleriyle başa çıkmanın en hızlı ve doğru yolu olarak görülmüştür.tr) 82 http://ekutup. Halen uygulanmakta olan planlarda sulanacak tarım alanlarının öncelikle korunması. “GAP Bölgesi Çevre Düzeni Planları”dır. “Birecik Barajı’ndan Etkilenecek Nüfusun Yeniden Yerleşimi. koruma-kullanma dengesini oluşturmak ve gelişmesi beklenen yerleşmelerin planlı gelişmesini sağlamak amacıyla. mali sebeplerden dolayı henüz uygulamaya geçmemiş olsa da 1999’da sonuçlandırılan ve GAP Kentsel Sanitasyon Projesi kapsamında yer alan Diyarbakır Büyük Şehir CBS ve Diyarbakır KBS çalışmaları başlatılmıştır. Adıyaman alt-bölgesinde sürdürülebilir kentsel gelişmeyi taşıma kapasitesi. GAP’ın sulama projelerinden etkilenmesi nedeniyle gelişmesinin çevre konusuyla birlikte düşünülmesine ihtiyaç duyulması ve halen sanayinin kontrolsüz gelişme eğilimi göstermesidir. 9 alt-bölge için (Gaziantep. GAP İdaresi’nin kurumsal yapısını eko-kent planlama yaklaşımına uygun olarak geliştirmek ve desteklemek konularına ağırlık verilmesi öngörülmüştür. Bismil. İşte bunun bir aracı da. alternatif yeni yerleşim alanları tespitinde planlama çalışmalarına ağırlık verilmektedir.ktu. Çınar. “eko-kent planlama sürecinde halk katılımını sağlayacak mekanizmaları” geliştirmek.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca. Çalışmanın amacı. Proje kapsamında. “fiziksel planlamaya altlık oluşturacak bir teorik ve teknik çerçeveyi” oluşturmak.gov. Bu çerçevede.dpt. 1993: 46-49) belirtilen ilkeler çerçevesinde (planlama için uygun araçlar kullanılması.gov. Cilt I sunabilmesi için. Diğer bir proje. koruma-kullanma dengeleri ve Yerel Gündem 21 kavramları etrafında bir eko-kent planlama yaklaşımı oluşturmaktadır. kentin orta büyüklükte bir merkez olması. Diyarbakır kenti için KBS’nine oluşturulması da GAP alanında yapılan önemli bir başlangıç çalışmasıdır (Arıcan.

bunlardan da %22. 30’u üniversitelerin ilgili bölümlerindeki araştırmacılar ve 67’si meslek örgütü olmak üzere toplam 150 denek üzerinde yapılmıştır.gov. Eğitim düzeyleri ise oldukça yüksek denilebilir.4’nün akademisyen.6’sının siyasal bilgiler. ankete katılan yönetici. sadece sonuçları itibariyle değerlendirilmektedir. Bunlardan 19’u mülki amir (vali ve vali yardımcısı). genellikle orta yaş grubunu temsil etmektedir. belediye başkanlarının.7’sinin mimarlık ve mühendislik. bazıları. mimarlar ve mühendisler odası vs. 50 yaş ve üzeri olanların toplam oranı ise %18. %4.8’inin de hukuk alanında eğitim gördükleri ortaya çıkmıştır. 9.6’dır.5) genellikle orta öğrenim düzeyinde eğitim almışlardır. Araştırmanın Amacı. Üniversite eğitimi görenlerin %45. Buna karşın. Anketin geri dönüş oranı %68. GAP kapsamındaki dokuz il merkezi ile sınırlandırılmış olup.dpt. öncelikle ankete katılanların kişisel özellikleri incelenmekte. %11. Meslek durumlarına bakıldığında. 22’si öğretim elemanı.1. belediye başkanı ve başkan yardımcılarını. bölgedeki kentlerde “kent planlamasına” ilişkin görüş ve yaklaşımlarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma. daha sonra çeşitli olgusal ve görüş bildirme soruları ile deneklerin görüş ve yaklaşımları belirlenmektedir. Kapsamı. ilgili meslek örgütlerinin ve üniversitedeki öğretim üyelerinin. GAP KAPSAMINDAKİ İLLERDE YAPILAN ALAN ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN ANKET VERİLERİ Burada araştırma sonucu anket verilerinden elde edilen bulguların değerlendirilmesi yapılmaktadır. Bunların dışındakiler ise (%11.6’sı ise kadındır. 44’ü ilgili meslek örgütü olmak üzere toplam 103 denek anket sorularını cevaplandırmıştır.4’ü erkek. Araştırmada.tr/bolgesel/keas-I. Anketlerden elde edilen veriler önce tabloda gösterilip sonra yorumlanmakla beraber. Ankete Katılan Denek Sayısı Ve Geri Dönüş Sayısı Anket.4’nün mimar ve mühendis ve %9. Diyarbakır.4’tür. Nitekim büyük bir kısmının (%88. %21. Ancak. 18’i belediye başkanı ve başkan yardımcısı. %88. Şırnak) ilgili kişilerle yüz yüze görüşme fırsatı bulunamadığından. Cinsiyet durumları ise. %24. Sınırları ve Yöntemi Bu araştırma. sadece anket doldurulmuş ve adresimize postalanmıştır.pdf . Cilt I 9. ilgili meslek örgütlerini (sanayi odası ticaret odası. GAP kapsamındaki illerdeki (il merkezleri) mülki amirlerin.4’nün master ve doktora yaptığı görülmektedir. 27’si mülki amir (vali ve vali yardımcıları).3. 26’sı belediye başkanı ve başkan yardımcıları. bazı illerde (Mardin.5) üniversite mezunu olduğu. %49. Ankete Katılanların Kişisel Özellikleri Ankete katılanların büyük bir kısmı (%65). meslek örgütü ve araştırıcılar. yüz yüze görüşmeler (mülakat yöntemi) de yapılmış ve bazı gözlemlerde bulunulmuştur. Araştırmada anket yöntemi kullanılmakla beraber. %19.3’ünün iktisadi ve idari bilimler. 9.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7’sinin ise serbest meslek grubundan olduğu görülmektedir. buradaki mülki amirleri (vali ve vali yardımcılarını). orta yaş grubu diyebileceğimiz 30-50 yaş grubu içindedir.) ve üniversitesi olan illerdeki mimarlık ve mühendislik konularında çalışan öğretim elemanlarını kapsamaktadır.6 kadardır. 9. Adıyaman. Kadınların 83 http://ekutup.5’inin yönetici. Dolayısıyla. %13. Genç denebilecek kesim ise (20-30) %16.

10. bölge kentlerinde sit alanlarının olup olmadığı. Sit alanlarına ilişkin.6’sı evli.6’sı sit alanların kent planlamasında olumsuz bir etki yaptığını ileri sürmüştür.gov. Bel. ankete katılanların %69. %41.3 11. belediyelerin hangi işleve sahip olması gerektiği. 10. Buna karşın kent imar planlarında “arsa spekülatörlerinin isteği” (%22. Bu bağlamda. kentlerin planlanmasına olumsuz bir etki yapıp yapmadığı” sorulduğunda. katılacaksa hangi aşamada katılımının sağlanması gibi soruların cevapları aranmıştır. Ankete katılan bazı belediye yöneticileri ve meslek örgütleri kendi kentlerinde sit alanlarının olup olmadığına ilişkin bu soruyu cevaplamamıştır.5 100 Tablo 1’de görüldüğü üzere.6). kent imar planlarının daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlendiği görüşündedir.pdf . ankete katılanların görüş ve yaklaşımları ele alınmaktadır. ankete katılanların yarıya yakını (%49. Cilt I genellikle mimar. GAP’TA KENTSEL MEKANIN PLANLANMASINA İLİŞKİN VERİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ Burada GAP kapsamındaki kentlerde. Sit alanlarının mevcut olduğunu belirtenlere “bu alanların. Dolayısıyla denilebilir ki.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kimlerin söz sahibi olduğu.4’ünün bekar olduğu ve bunların %33’ünün il.4’u olumsuz bir etki yapmadığını belirtirken.2.dpt.3) ve 84 http://ekutup. Tablo 1 Kentinizde. Sayı 22 11 3 8 44 Toplam 51 23 12 17 103 % 49.3’nün ise köy doğumlu olduğu belirlenmiştir. Medeni durumları dikkate alındığında. GAP kapsamındaki kentlerde sit alanları vardır ve bu alanların az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etkisi söz konusudur.6 22. GAP Kapsamındaki Kentlerde İmar Planlarının Nasıl Belirlendiği Burada GAP kapsamındaki kentlerde imar planlarının nasıl belirlendiği yönünde. yönetici konumunda bulunmadıkları dikkat çekicidir.6 16.1. GAP kapsamında bulunan kentlerdeki. akademisyenler ve meslek örgütlerinin yaklaşımı olumsuz bir etki yapmadığı yönünde ortaya çıkmaktadır. Sayı 10 isteği 2 4 3 19 Sayı 13 3 2 18 Üniversite Sayı 6 10 2 4 22 Meslek Ör. kent imarının planlanması nasıl belirleniyor? Görüşler İmar planları doğrultusunda Arsa spekülatörlerinin doğrultusunda Köyden kente göçenler tarafından Fiziksel koşullar doğrultusunda Toplam Vali Yrd. katılanların %88. %30.tr/bolgesel/keas-I. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerektiği. kentsel mekanın planlanmasına ilişkin anket verilerinden elde edilen bulgular değerlendirilmektedir. mülki amirler. %19. sivil toplum örgütlenmelerinin katılımının sağlanıp sağlanmaması. mühendis ve akademisyenlerin içinden olduğu. ankete katılanların yaklaşımlarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde belediye yöneticilerinin yaklaşımı. %45’i sit alanlarının olmadığını belirtmiştir. sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına engellerin olup olmadığı.7’nin ilçe ve %25. bu sit alanlarının kentsel mekanların planlanmasına olumsuz bir etkisinin söz konusu olup olmadığı. daha çok olumsuz etkisi yaptığı yönünde iken. 10. Ankete katılanların %55’i kentlerinde sit alanlarının olduğunu ifade ederken. GAP Kapsamında Olan Kentlerdeki Sit Alanları ve Planlamaya Etkisi GAP kapsamındaki kentlerin bir çoğunda sit alanları mevcuttur. Başk. kentlerin imar planlarının nasıl belirlendiği.

yerel yönetimler ve merkezi yönetimin birlikte söz sahibi olduğunu ifade etmiştir. 5 2 6 mühendisler ve mimarlar odası Toplam 19 18 22 Görüşler Meslek Örgütleri Sayı 19 3 2 20 44 Toplam % 1 48 14 7 33 103 0. B. gerekse merkezi yönetimin (%0) tek başına söz sahibi olamamalarına karşın yerel yönetimlerin (%13. Diğer bir ifade ile göç edenler dikkate alınarak önceden yerleşim alanların belirlenmesi. Dolayısıyla GAP kapsamındaki kentlerin imar ve planlamasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu söylenebilir.3. Bununla beraber. Baş.4.7’si kentlerin imar ve planında. doğrudan değil de dolaylı bir etki olduğu yönündedir. Örgütleri Sayı Sayı Sayı Sayı Toplam % 85 http://ekutup.5) etkili olduğu söylenebilir. Burada dikkati çeken bir konu da köyden kente göç edenlerin az da olsa imar planlarının belirlenmesinde rol oynamasıdır. B.8 32 100 Tablo 2’de görüldüğü gibi kentlerin imarı ve planlanmasında mimarlar ve mühendisler odası ile yerel yönetimler genellikle birlikte ön plana çıkmaktadır. Cilt I “fiziksel koşulların” da (%16.Yrd. 10.9). MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğunu. Sayı Sayı Sayı Yalnızca. GAP Kapsamındaki Kentlerin İmarı ve Planlanmasında Söz Sahibi Olanlar GAP kapsamındaki kentlerin imarı ve planlamasında kimlerin daha çok söz sahibi oldukları konusunda ankete katılanları görüş ve yaklaşımları Tablo 2’de sunulmaktadır.9 46. mühendisler ve mimarlar 1 odası Mühendisler ve mimarlar odası ile 9 11 9 yerel yönetimler Yalnızca yerel yönetimler 3 5 3 Yalnızca merkezi yönetim Merkezi yönetim ile yerel yönetimler 2 3 Merkezi Yönetim. Tablo 3 Sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında en önemli engel nedir? Görüşler Vali/ Bel. Bu engellerin bir boyutunu rant paylaşımı oluştururken bir boyutunu da kentsel mekanlarda var olan sit alanları ve kentlere olan göçler oluşturmaktadır.6 6./ Üniversite Yard. Yard. 10. gerek MMO’nın (%0. kente göç edenlerin imar planlamalarına etkilerinin. kentlerin imar ve planlamasında kim söz sahibi olmalıdır? Vali/ V.7 13. Genel dağılıma bakıldığında ankete katılanların %46.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ankete katılanların bir kısmıyla yapılan bireysel görüşmelerde. %32’si ise MMO. Tablo 2 Sizce. B/ Üniversite Meslek V. yerel yönetimler.6) kentlerin imarı ve planlanmasında tek başına çok daha fazla söz sahibi olduğu görülmektedir.pdf .tr/bolgesel/keas-I.gov. Bu bağlamda sağlıklı bir kentsel planlamada ne tür engellerin olduğuna ilişkin anket verileri Tablo 3’te sunulmaktadır.dpt. konut yapımı gibi gecekondulaşmayı önleyecek ve sağlıklı bir yapılaşmayı sağlayacak önlemlerin alınmasına katkıda bulunmaktadır. Sağlıklı Kentsel Planın Yapılmasının Engelleri Yapılan bireysel görüşmelerde genellikle sağlıklı bir kentleşme planın yapılamadığı ve bunun önünde bazı engellerin olduğu dile getirilmektedir. Yrd. arsa üretilmesi. Bel.

Sit alanlarının (%2. 10.4) önemli bir engel teşkil ettiği söylenebilir. Nitekim.5. ankete katılanların %57. Sayı Sayı Sayı planlama 2 7 6 13 19 9 7 18 10 5 22 Meslek Örgütleri Sayı 8 18 18 44 Toplam 17 43 43 103 % 16. planlamanın hangi düzeyde ele alınması gerekir? Görüşler Vali/ V.4 100 Tablo 3’te görüldüğü gibi.pdf . B. Cilt I Bazı arazilerin değer kaybetmesiyle.4’ü ise. Bu bağlamda GAP kapsamındaki kentlerde. Bel. Tablo 5 Kentsel mekânın planlanmasında. Buna karşın. Dolaysısıyla GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği söylenebilir.6 41. 10. kentsel mekanın planlanmasında sivil toplum örgütlerinin katılıp katılmaması yönünde ankete katılanların görüşleri Tablo 5’te verilmektedir. Üniversite Meslek Örgütleri Toplam % 86 http://ekutup. Kentsel Planlamanın Ele Alınması Gereken Düzey Kentsel planlamanın merkezi düzeyde mi. Baş. kent düzeyinde ele alınmasını isteyenlerin (%41. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenlenmesiyle oluşan yozlaşma Sit alanlarının olumsuz etkisi Gecekondu alanlar Toplam 5 11 3 19 5 4 3 6 18 5 14 3 22 6 30 8 44 21 59 3 20 103 20.7) aynı oranda olduğu görülmektedir.dpt.7 41. kentlerin planlamasında ve kent yönetimine katılması her zaman öngörülmektedir.9 19. çıkarları zedelenen kesimlerin oluşturduğu baskı Siyasal güç sahiplerinin. Katılanların %20.6’lık bir oranı oluşturmaktadır. Bu iki kesimin daha çok bir rant paylaşımı nedeniyle sağlıklı bir planın yapılmasına engel oluşturdukları açıktır. Yar./ Üniversite Yrd. Kentsel Mekanın Planlamasında Sivil Toplum Kuruluşlarının Katılımı Katılımcı bir yönetimin gereği olarak sivil toplum kuruluşlarının kentsel hizmetlerde.7 100 Merkezi düzeyde bir çerçevesinde ele alınmalıdır Bölgesel düzeyde ele alınmalıdır Kent düzeyinde ele alınmalıdır.4 57. Yard. Tablo 4 Sizce. ve Baş.9) ise sağlıklı bir kentsel planın yapılmasında önemli bir engel olmadığı görülmektedir. bazı arazilerin değer kaybetmesi nedeni ile çıkarları zedelen kesimlerin baskı oluşturarak sağlıklı bir planın oluşmasına engel olduğu görüşündedir.3’üne göre siyasi güç sahipleri.3 2. kentsel mekandaki gecekondu alanlarının da (%19. merkezi düzeyde ele alınmasını isteyenler %16. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar.6. Baş. Buna karşın. bölgesel düzeyde mi yoksa kent düzeyinde mi ele alınması gerektiği konusunda ankete katılanların görüş ve yaklaşımları Tablo:IV’te verilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. GAP kapsamındaki kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. Yar.tr/bolgesel/keas-I.gov. sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalı mıdır? Görüşler Vali ve V. Toplam Tablo 4’te kentsel gelişme için planlamanın bölgesel düzeyde ela alınmasını isteyenlerle (%41. Bel.7). kentsel gelişme için.

Baş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bel.gov. kent planlaması yapılırken. Ayrıca plan yapılmasına ilişkin araştırmaların yapılması aşamasında katılımın olmasını öngörenler (%11. %25. Bu çerçevede kentsel planlama ile ilgili çalışmalar.3’lük bir oranı oluşturmaktadır. “hedeflerin belirlenme aşamasında katılımın sağlanmasını öngörenler ise. 10. Yrd. Teknolojik gelişmelerle beraber kent planlama kavramı içine yeni kavramlar girmekte ve kentsel planlama yeni boyutlar kazanmaktadır. ve Üniversite Yard. Tablo 6 Sizce. kentsel mekanda meydana gelen gelişmeler ve dönüşmeler. ankete katılanların %60. Katılanların %6.dpt. kent planlamasının hangi aşamasında katılım olmalıdır? Görüşler Vali ve V. Katılma Aşaması Bir önceki tabloda sivil toplum kuruluşlarının kentsel planlamaya katılmalarının gerektiği görülmüştü.3 2.3 11.pdf .9 6.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Evet Hayır Kısmen Toplam Sayı 16 3 19 Sayı 18 18 Sayı 19 3 22 Sayı 40 4 44 93 3 7 103 90. yeni kent planlama teorilerini ve pratiklerini de gündeme getirmektedir.8’i ise kısmı bir katılımdan yanadır. B. Sayı 5 2 12 19 Sayı 4 3 9 2 18 Sayı 8 14 22 Meslek Örgütleri Sayı 9 7 27 1 44 Toplam % Hedeflerin belirlenmesinde Araştırma aşamasında Plan yapma ve karar verme aşamasında Planın uygulanması aşamasında Toplam 26 12 62 3 103 25. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. Bunun içinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan çalışmalar takip edilmeli ve teknolojiden yararlanılmalıdır. çıkar ilişkileri ve siyasi 87 http://ekutup. Ülkemizde 1930’larda başlayan ve bugün de devam eden kent planlama çalışmaları hala istenen düzeye ulaşmamıştır. GAP kapsamındaki kentlerde kentsel planlara sivil toplum kuruluşlarının daha çok plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiği söylenebilir. temelde yaşanabilir alanlar oluşturmak kapsamında değerlendirilmelidir.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını isterlerken. Kentsel planlamaya çoğu kez rant.7. İşte bu katılımın hangi aşamada olması gerektiği yönünde de ankete katılanların görüşleri alınmak istenmiş ve katılanlara “katılımın hangi aşamada olması gerektiği” sorulmuştur. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Kentsel planlama kentlerin geleceği ile ilgi olduğu için. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının da katılımı sağlanmalıdır.6)’lık bir oranı.9 100 Tablo 6’da görüldüğü gibi. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir.8 100 Tablo 5’te görüldüğü gibi.2’si.9’luk bir kısmı buna karşı çıkmıştır. ankete katılanların tamamına yakını (%90.6 60. sadece %2. Dolayısıyla. 11.2 2.

Rana A. “KBS”. Türkiye İş Bankası ve Tarih Vakfı Ortak Yayını. “CBS”. kent planlaması yapılırken. Gamze (1999) “GAP Kentsel Sanitasyon ve Planlama Projesi Kapsamında Diyarbakır Kent Bilgi Sisteminin Oluşturulması Çalışmaları”. Yapılan yasal düzenlemelerde de önemli boşluklar ve çelişkiler vardır.”. Dolayısıyla bölgedeki kentlerde kentsel mekanın planlanması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının ve halkın da katılımı sağlanmalıdır.5) etkili olduğu söylenebilir. *Kent imar planları daha çok “imar planları doğrultusunda” belirlenmekle beraber.dpt. *Ankete katılanların %60. Arican. ankete katılanların %57. Yerel Yönetimlerde Kent Bilgi Sistemi Uygulamaları Sempozyumu. Özcan (1998) “Cumhuriyetin Kent Planlama Politikaları ve Ankara Deneyimi. GAP bölgesinde yapılan kent planlama çalışmalarında bölgenin ve bölgedeki her kentin sosyo-ekonomik ve kültürel yönleri kent planlamasında dikkate alınmalıdır. Araştırmadan elde edilen bulgular dikkate alındığında GAP kapsamındaki illerde kentsel planlama için dile getirilen görüş ve önerileri ise şu şekilde özetlemek mümkündür: *GAP kapsamındaki kentlerde var olan sit alanları az da olsa sağlıklı bir kentsel planlamanın yapılmasına olumsuz etki etmektedir. Nitekim. Cilt I etkiler damgasını vurmuş ve kentsel planlama amacından saptırılıştır. (1998) Kent.3) kentsel mekanın planlaması yapılırken sivil toplum kuruluşlarının katılımını istemektedir. Kentsel planlamayı işlevsiz kılacak bu olumsuzların giderilmesi gerekir. *GAP kapsamında kentsel gelişim için planlamanın bölgesel ve kentsel düzeyde ele alınması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu boşlukların ve çelişkilerin yeniden gözden geçirilerek yeni düzenlemelere gidilmesine ihtiyaç vardır.3’üne göre siyasi güç sahipleri. “kentsel tasarım”.84-94. s. Aslanoğlu. Planın uygulama aşamasında ise katılımın bir anlam ifade etmediği görülmektedir. 88 http://ekutup. KAYNAKÇA Altaban. Diğer bir ifade ile Diyarbakır’da. sivil toplum kuruluşlarının “plan yapma ve karar verme aşamasında katılımının sağlanması gerektiğini” belirtmiştir. planlamayı yozlaştırmakta ve sağlıklı bir planın çıkmasını engel olmaktadırlar.2’si. Trabzon. Katılımcı bir anlayışı hayat geçirerek ve teknolojik gelişmelerle beraber yeni kent planlama çalışmaları bölge kentlerinde yaygınlaşmalıdır. Bu düzenlemelerde “sürdürülebilirlik”.tr/bolgesel/keas-I. Gaziantep’te Şanlıurfa’da.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. *Kentlerde sağlıklı bir kentsel planın oluşturulmasına daha çok çıkar kesimlerinin oluşturduğu baskı engel olmaktadır. “katılımcılık” gibi kavram ve gelişmelerin dikkate alınması gerekir. 41-64. Adıyaman’da yapılan kent planlama çalışmaları daha da hızlandırılmalı ve diğer kentlere de yaygınlaştırılmalıdır.3) ve “fiziksel koşulların” da (%16. İstanbul.pdf . ASA Kitabevi. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. kentsel planları kendi çıkarları doğrultusunda düzenleyerek. “arsa spekülatörlerinin” (%22.gov. Bu çerçevede. Kimlik ve Küreselleşme. KTU. *Kentlerin imar ve planlanmasında genellikle MMO ile yerel yönetimlerin söz sahibi olduğu görülmektedir. *Ankete katılanların tamamına yakını (%90. Bursa.

kentli. DPT. 39-46. Alfa Yayınları. 253-284. T. 95-124. Hasan (1996) “Sürdürülebilir Kentler”. Ankara. Filiz (2002) Planlama İle İlgili Yasa ve Yönetmeliklerde Varolan Çelişkiler ve Boşluklar”. Çakicioğlu. Gökçeer. VIII.tr/KBS99/11_gap. BYKP (2000) Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. Cevat (1973) “Kent Planlamasının Yasal Çerçevesi ve Araçları”. “Gap’ta Mekansal =http://www.htm İnternet.tr/Turkish/Dergi/D691998/katilim.ktu. Yeni Türkiye Dergisi. Ayşegül (1991). Bölgesel Gelişme Özel İhtisas Komisyon Raporu. http://www.dpt.gap. Habitat II Özel Sayısı. Yıl 2. Günay.htm. (1999) Property Relations and Urban Space. Çalişkan. 27 Mart.doc Kaplan. Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi. Cilt 46. Cilt 2. Olgun.. İller ve Belediyeler Dergisi. 2000) “Deprem Bölgesindeki Sanayi Tesisleri”.htm.gap.tr/raporlar_imarveplanlama_grubu. Ö. SBF Dergisi. Sayı 8. http://www.gov.html 89 http://ekutup. Cevat (1972) “İmar Planında Değişiklik Yapılması”. Sevinç Matbaası. “Kent Planlamasına Katılım-Olanaklar ve Sınırlar”.antalyakentkonseyi. Habitat II Özel Sayısı.gap. Kemal Fikret Arık’a Armağan. Sayı 8. Sayı 321-322. İstanbul.html İnternet.gov. http://www. Ankara.gov. 13. Geray. S. Bilal (1996) “Kentleri Yönetilebilir Kılmak”.Yakup (2002) “Bölgesel Planlama ve Kalkınma Projesi Olarak GAP ve Yönetimi”. (1998) Kamu Yönetimi Sözlüğü. sezen.gov. http://www. Sayı 3-4. “Türkiye Planlama Sorunsalına Genel Bakış ve Yapısal Çözüm Önerileri 1“. 277-288. Baykan.gislab. Bulut. Yıl 28. TODAİE. Prof. METU Faculty of Architecture Press. Mart-Nisan.tr/bolgesel/keas-I. Yay.pdf . Ankara. İnternet. AÜ. http://www.aydinlanma1923. Yıl 2.179-185.gov. Ankara. Sayı 6.. 313-323.edu.tr/Turkish/Dergi/D691998/ekokent. Ergun.tr/Turkish/Dergi/D691998/strateji.tr/Turkish/Dergi/D6101998/proj. Fikri (1993) “Kent Planlama-Uygulama Süreci ve Belediyeler”. Dr. Eryilmaz. Planlama Çevre Planlama Çalışması” Projeleri” Stratejisi” İnternet. Anahtar Kitaplar. İstanbul.org/makale/meh_fizl. Cumhuriyet Gazetesi (Mart. Cilt I Bozkurt. Ertürk.gap. “Adıyaman İli Eko-Kent =http://www.. Erten. Metin (1999) Nasıl Bir Yerel Yönetim?. Mali Yönetim ve Denetim Dergisi.html İnternet.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Mehmet ve Deveci.org/sayi34/34-03. Yeni Türkiye Dergisi. 174-178.org. Sayı 14. Geray. Mart-Nisan. “Gap’a Yönelik =http://www.html İnternet. Avrupa Birliği İle Bütünleşme Sürecinde Türkiye’de Yerel Yönetimler (Editör: Bekir Parlak-Hüseyin Özgür).

Birlik Yay. Keskinok. T. Volume 41.Hill 4th ed. 15.com/locate/ssci TMMOB. Gündem 21 ve Diğer Rio Anlaşmalarının Popüler Metinleri. Keskinok. İstanbul Üniversitesi Yayını 2098.yapiworld. Standart Handbook for Civil Engineers.htm.htm.org. 2000) “Yer Seçimleri Kimin Meslek Alanı”. Mehmet (2002) “Kentsel Tasarımın Tarihsel Çevre Korunmasında Etkin Olarak Kullanımı. Önder Matbaa.org. Yıldızhan (1975) Şehir Planlamasının Başlıca Hukuki Meseleleri ve İstanbul Örneği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Stoop. Cilt I Karaman. Yeni Atina Çartı”. 205-217. Keating. İstanbul. John (2003) Safety Science.tr/e_devlet/e_devlet. 9. Maliye Bakanliği. Ankara. “Türkiye’de Bölge-Kent Planlaması ve Kentsel Tasarım: Uygulama Sorunları ve Görüşler”. K. Maliye Bakanlığı http://www. Merritt. A. Milli Emlak Genel Müdürlüğü Maraş. ‘Böl ve Yönet Modeli’” Ankara. Sönmez. Ankara.. (1998) Bölgesel Eşitsizlik. İstanbul. Mehmet. Fehmi (1962) Şehircilik. =http://www. (1998) “Bir Koruma Aracı Olan Kentsel Tasarımı Zorunlu Kılan Yeni Kent Planlama Süreci”. Mehmet. Yavuz.pdf . Section Forteen. İstanbul. “Kent Merkezleri Planlamasına http://www. SPO (1998) “Avrupa Kent Plancıları Konseyi. SPO. İstanbul. İstanbul. N.C.elsevier. Tunçer.tr/bolgesel/keas-I. Seriye (1999) Devletçilikten Özelleştirmeye Türkiye’de Planlama. TODAİE Yayını. William (1995) “Cominity And Regional Planning”. A.kentli. Zerrin Toprak (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. İzmir.com/cevre/tuncer_kent_eko.com/tuncer_bölgekent. UNEP Türkiye Komitesi Yayını (Ortak Geleceğimiz Merkezi’nin İşbirliği İle Yayınlanmıştır). 3-21. Haber Bülteni. McGraw. Editors: Frederic S. Teori. Janathan T. M.htm Ekolojik Yaklaşım” Tunçer. Anadolu Matbaacılık.. Mimar Sinan Üniversitesi. Rantlar ve Planlama”. Ankara.spo.gov.Kent Loftin. Baskı. Michael (1993) Yeryüzü Zirvesinde Değişimin Gündemi. 465-480. TMMOB. Sezen. http://www.gov.tr/atina_carti. Lane. Tunçer. http://www. Çağatay (Şubat-1999) “Özelleştirme ve Kent Planlama”. Kaynak Yayınları. Ricketts. (Ocak. Özelleştirme Değil Kamulaştırma.htm Türkoğlu. 3. Sevinç Matbaası. Konya. M.yapiworld. Kentlerin Planlamasında Yeni Bir Çarta Doğru. Alan Yayıncılık. Çağatay (1996) “Kentler. Yayla. Kentsel Tasarım ve Uygulamalar Sempozyumu.Mehmet (1986) Peygamberler Şehri Şanlıurfa. Antalya Tarihi Kent Merkezleri (1) = htpp://www.dpt. 90 http://ekutup.milliemlak.

kent düzeyinde bu tür çalışmaların eksikliği.Dr.. Moschos. İhracat ve ekonomik büyüme üzerine ortaya çıkan bu farklı sonuçlar.tr/bolgesel/keas-I. düşük ve çok yüksek gelirli ülkelerde ihracatın ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkilerinin ortaya çıkarmadığını. 1989: 93-102. Kemal DEĞER Arş. kalkınma literatüründe oldukça büyük bir ilgiye konu olmuştur. 1985: 415-425 ve Ram.dpt. 1994: 977-995). 1987: 51-72) bulunmasına rağmen. Atatürk Üniversitesi. Moschos.pdf . faktör verimliliklerinin en yüksek olduğu üretim alanlarıdır ve ihracat sektörlerinde yaşanacak gelişmeler hem kendi sektöründe hem de ticarete konu olmayan sektörlerde önemli çarpan etkilerine yol açabilir. 1989: 93-102. Bu görüş taraftarlarına göre. ihracat sektörleri. 1989: 391-400. geçiş ekonomileri olarak adlandırılan piyasa ekonomisini yeni yeni deneyim eden ülkelerde (Çin gibi) anlamlı bulgulara ulaşılamamıştır. Greenaway and Sapsfort. Cilt I Türkiye’de Kentsel Büyüme ve İhracat İlişkileri: Panel Veri ve Yatay-Kesit Analizleri M. 1994: 152-174.Doç. Ram. Atatürk Üniversitesi. İİBF İktisat Bölümü 1. GİRİŞ İhracat ve ekonomik kalkınma ilişkileri. Poon. Yaghmaian. İİBF İktisat Bölümü Ö.. ihracatın ekonomik büyüme üzerinde etkileri ampirik çalışmalarla ortaya konulmaya başlanmıştır. Selçuk EMSEN Yrd. Singapur gibi) üzerine yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular. yukarıda ifade edilen ihracatekonomik büyüme ilişkisini teyit ederken. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere teorik düzeyde bakan bu anlayışı ülke düzeyinde test eden birçok ampirik çalışma (Feder. 1982: 59-73. Bu ifadelerden ihracatın etkin bir şekilde ekonomik büyümeyi etkileyebilmesi için dışa yönelik kalkınma politikalarıyla birlikte ülkelerin minimum kalkınma düzeyine erişmiş olmasının gerektiği anlaşılmaktadır. 1970 ve 1980’lerden sonra yeni sanayileşen ülkelerin başarılı ekonomik büyüme performansları. Hong Kong.gov. Özellikle Asya ülkeleri (Tayvan. “ihracatın ekonomik büyümeyi artırdığı” yönündeki Neo-Klasik görüşü destekler niteliktedir. 91 http://ekutup. 1980’lerden sonra ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak gören bu gelişmeyle birlikte. Bu yazarlar (Kohli and Singh.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bazı yazarların da üzerinde tartıştığı gibi ülkelerin ekonomik yapıları ve kalkınma düzeyleri ile doğrudan ilişkilidir. 1995: 75-90. Yerel ekonomik kalkınma sorununun kökeni. Yine kent düzeyinde özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde bir takım değişkenlere ait veri sıkıntılarının varlığı ve panel veri yöntemlerinin kent ekonomilerine yeni yeni uyarlanması. Sanayi Devrimine kadar dayansa da. 2001: 187-196) yok denecek kadar azdır. Güney Kore. buna karşılık ihracat artışlarının ekonomik büyümeyi en kolay şekilde etkilediği ülke grubu olarak orta düzey gelirli ülkeler olduğunu ileri sürmüşlerdir. kent tabanlı çalışmaların az olma nedenleri arasında yer almaktadır. söz konusu ilişkileri kent düzeyinde ele alan ampirik çalışmalar (Sun and Parikh. kent ekonomilerinin 1990’lardan sonra popüler bir ilgi alanı olmasından kaynaklanmaktadır.Grv.

kent toplam geliri içerisinde dış satımın payı ( X/X)(X/Y). Cobb-Douglas tipi büyüme eşitliğini ima eden Neo-Klasik büyüme fonksiyonunda. minimum kalkınma düzeyine eriştiği düşünülen ve sanayi gelişmişlik endeksine göre normal yöre olarak değerlendirilen kentler ele alınmış ve hipotezin doğruluğunu sınamak amacıyla normalin üzerinde gelişmiş ile normalin altında kalmış iller de araştırma kapsamına alınmıştır.pdf . zaman serisi ile çalışma yapmanın bir takım sorunları ortaya çıkacağı açıktır. “sabit etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahmini) ve “tesadüfi etkili” (panelde yer alan her bir il için ayrı bir sabit katsayı tahminini tesadüfi olarak elde etme) olmak üzere üç tür tahmin yapılmıştır. kamu yatırım ve personel harcamalarının GSYİH içindeki payı cinsinden değişkenlerin genelde durağan olmadıkları gözlemlenmiştir.dpt. 92 http://ekutup. Model kapsamındaki seriler Augmented-Dickey-Fuller (ADF) birim kök test sınamasına tabi tutularak durağan olup olmadıkları araştırılmıştır. Bu amaçla ihracatın etkilerini daha kolay ortaya çıkarabileceği kent grubu olarak.gov. kamu yatırım harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GI/Y) ve kamunun diğer (cari ve transfer) harcamalarının kent toplam gelirine oranı (GCT/Y)’dan oluşturulmuştur(*). UYGULAMA SONUÇLARI Bu çalışmada Neo-Klasik büyüme fonksiyonundan hareketle. DİE ve DPT olmak üzere bir kısım kamu kurum ve kuruluşları ile Bankalar Birliği’nin web sayfasından derlenmiştir. Cilt I Bu çalışmada ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin varlığı. VERİLER VE METODOLOJİ Türkiye’de kentsel düzeyde ekonomik büyümede dış ticaretin öneminin araştırıldığı çalışmada kullanılan değişkenler. bir ülkede (*) Bilinen Neo-Klasik büyüme modeline kamuyu da dahil eden çalışmalardan (bkz.tr/bolgesel/keas-I. dünyada ülkeler için geliştirilen büyüme modellerinin benzeri şekliyle bir ülkenin illeri için yapılması yoluna gidilmiştir. bu çalışmada kamu kesimini temsil etmesi amacıyla kamunun yatırım harcamaları ile kamunun diğer harcama kalemleri modele dahil edilmiştir. ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak insan gücü ve sermaye birikiminin yanı sıra kamu harcamaları ile dış satım alınmıştır. toplam kredilerin. Dolayısıyla panel tahminlerde kısa zaman kesiti içeren ve benzer nitelikte olan veri setleri için “grup etkili” (panelde yer alan iller için ortak bir sabit katsayı tahmini). kentlerin ihracat büyüme oranı ( X/X). 1996: 167-182) benzer biçimde. Türkiye’nin yüksek ve orta düzey gelirli kentleri (sanayi gelişmişlik endeksine göre gelişmiş ve normal yöre kapsamında yer alan iller) ile gelişmemiş kentleri (sanayi gelişmişlik indeksine göre kalkınmakta öncelikli iller) açısından araştırma konusu yapılmıştır. Çalışmanın veri dönemi 1991-2000 arasını kapsadığından ve veriler yıllık olduğundan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dünyada ülkeler arasında dışa açılmaya paralel olarak ihracatın büyüme üzerindeki etkilerinin incelenmesine (Chen and Thang. İhracat ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerin ampirik uygulaması için Feder’in öncülüğünü yaptığı. ihracat ve nüfus gibi büyüme oranı cinsinden değişkenler durağan çıkarken. Çalışmanın amacı. Durağan olmayan il serileri fark alınarak durağan hale getirilerek tahminlerde kullanılmıştır. Dutt and Ghosh. Bu nedenle tahmin sonuçları açısından yatay kesit ve zaman serisi özelliğini içeren panel veri ile sadece 1991-2000 ortalamasını içeren yatay kesit tahminlere gidilmiştir. ADF test sonuçlarına göre GSYİH. Lin ve Song. Veriler başta Dış Ticaret Müsteşarlığı. 2. nüfus artış hızı ( N/N). 2002: 2255-2257) hareketle. toplam kredilerin kent toplam gelirine oranı (C/Y). 1990: 577-585. ihracatı üretim girdilerinden birisi olarak ele alan Neo-Klasik üretim fonksiyonundan yararlanılarak. yatay-kesit ve panel verilere dayalı regresyon analizleri yapılmıştır. 3.

32718 Not: Modelde yer alan parametrelerin anlamlılığını ifade eden t-istatistikleri için (a) %1 önem düzeyinde. 2000: 572.451823a -0.178159 0.dpt.b’de verilmiştir.a Grup Etkili Büyüme Modeli Tahmini Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y)  N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Gelişmiş 0.=2. Türkiye’de illerin ekonomik gelişmesinde ihracatın özellikle orta gelirli illerde anlamlı ve olumlu etkilerinin olabileceği düşüncesi sınama konusu yapılması temel amaçlardandır.280235b F=2. Bu değer.pdf .021262a 0.W. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için sabit etkili modele göre tesadüfi etkili modelin daha güvenilir tahminler verir) ve az gelişmiş iller için grup etkili (hesaplanan LM test istatistik değeri 1.752519b -0.031591 0. 93 http://ekutup.W.000198c -0.720212b F=3.a ve 1. diğer değişkenler daha önceden tanımlandığı şekliyledir.47566 Az Gelişmiş 0. %1 önem düzeyinde ki-kare tablo değerinden küçük olduğu için panel dahilindeki illerde bireysel etkilerin olmadığına karar verilir) model tahmin sonuçlarının daha sağlıklı-güvenilir tahminler verdiği tespit edilmiştir.007571b -0.02) %5’lik ki-kare tablo değerinden büyük olduğu için tesadüfi etkiler geçerli. Bu değer. 577-587). Tablo 1. Ayrıca hesaplanan Hausman test istatistik değeri 9.000254 0.58334a R2=0. Panel tahmininden elde edilen tahmin sonuçlarından hangisinin daha güçlü olduğunu da Hausman ve Lagrange Multiplier (LM) test sonuçlarıyla belirlemesi yoluna gidilmiştir (Greene.70832b R2=0. Y/Y= + 1 X/X+ 2 X/X)(X/Y)+ 3 N/N+ 4C/Y+ 5GI/Y+ 6GCT/Y Burada eşitliğin sağ tarafında yer alan değişken. Cilt I yer alan illerin ekonomik büyümesinde ihracatın rolünü araştırmaktır.022632a -0.tr/bolgesel/keas-I.318942c -0.040480 0. Bu çerçevede iller açısından tahmin edilmeye çalışılan modeli aşağıdaki şekliyle ifade etmek mümkündür. Test sonuçlarında gelişmiş iller için tesadüfi etkili (hesaplanan LM değeri (4. Dünyadaki ülkeler arasında genellikle orta gelirli ülkelerde ihracatın büyüme üzerinde olumlu ve anlamlı etkisinin olduğuna dair literatür baz alınarak.06578 D.673’tür.043’dür.07584 D.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. fakat kesin değildir.497040b 0. illerin ekonomik büyüme oranlarını gösterirken.=2. (b) %5 önem düzeyinde ve (c) %10 önem düzeyinde anlamlılıkları ifade eder. Gelişmiş iller ile az gelişmiş illerin ekonomik büyümesine neden olacağı düşünülen yukarıdaki eşitlik çerçevesindeki grup etkili model panel tahmin sonuçları ile sabit ve tesadüfi etkili model tahminleri Tablo 1.gov.

Gelişmiş illerde kamunun diğer harcamalarının toplam gelire oranı %1 önem düzeyinde.14474 R2=0. tesadüfi etkili olarak (Tablo 1. “ihracatın ekonomik büyümeyi artıracağı”na dair Neo-Klasik düşünceyi teyit edici niteliktedir.813472b GCT/Y R2=0.000439 X/X)(X/Y) -0.b Sabit ve Tesadüfi Etkili Büyüme Modeli Tahminleri Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.pdf .W.00989 D.73 oranında artıracağı ileri sürülebilir. verimsiz kamu harcamalarının payı (negatif).038892 0. fakat istatistik açıdan anlamlı etkisine karşılık. popülist politikalarının izlenmesi sonucunda. Bu sonuçlara göre bir önceki yıla göre ihracatın büyüme oranında %1’lik artışın cari yılda il gelir düzeyini %0. Verimsiz kamu harcamalarının büyüklüğü artıkça.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Tablo 1.512712b 1.gov. Doğuda nüfus artışının gelir artışını olumsuz yönde etkileyen faktör olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır.=2.b) yapılan tahmin sonuçlarından.58197a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 1’de verilmiştir. gelişmiş illerde ekonomik büyümeye pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkide bulunan faktörlerin %5 önem düzeyinde ihracatın büyüme oranı ile kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü olduğu görülür.65881a Az Gelişmiş İller Değişkenler Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.299676b GCT/Y R2=0. Bu bulgulardan az gelişmiş illerde nüfus artışının anlamlı ölçüde il milli gelirinde düşüşe yol açtığı belirlemesi vardır.348873a 0. nüfus artış hızı (negatif) ve bir çeşit dışa açıklığın ölçüsü olan ihracat gelirlerinin gelişim seyri (pozitif) olduğu görülmüştür. Nüfusun az gelişmiş illerde ekonomik büyümeye olumsuz.000201 X/X 0. il ekonomilerinin dışa açıklığının derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyri ise %5 önem düzeyinde büyüme üzerinde olumsuz etkide bulunmaktadır.= 2.008500 C/Y 0. Dolayısıyla Türkiye’de nüfus artışının üretim artışından daha fazla olduğu ve işgücünün verimlilik artışının çok alt seviyelerde kaldığı söylenebilir.tr/bolgesel/keas-I. az gelişmiş il paneli için de geçerlilik arz etmektedir. Az gelişmiş iller tasnifinde yer alan 29 il için yapılan grup etkili büyüme modeli (Tablo 1.02424 D.022343a C 0. Bu durum.299032b -0.483622a -1.53236 D.036275 C/Y 0.672007a -0.912256a GI/Y -0. gelişmiş il ekonomilerinde önemli boyutlara ulaşan olumsuz etkilere neden olmaktadır.196317 0.000235 -0.283541b X/X)(X/Y) -0.000130 -0. illerin ekonomik büyümesinde istatistiki açıdan anlamlı değişkenlerin ise kamu yatırım harcamalarının büyüklüğü (pozitif).=2. personel ve cari) harcamaları.202174 N/N) 0.377303b -0. kamu harcamalarının irrasyonel dağılımı ve büyüklüğünden kaynaklandığına işaret eder. 94 http://ekutup.a) tahmin sonuçlarında.W.W.W.17714 F=7.007272b 0.023499a C -0.114115 R2=0.007888b X/X -0. gelişmiş illerde ise negatif ve anlamsız etkilerinin bulunduğu gözlenmiştir. Özellikle Türkiye’nin az gelişmiş illerindeki nüfus artışının kalifiye olmayan işgücüne işaret etmesi. Gelişmiş il paneli için elde edilen verimsiz kamu harcamalarıyla ilgili sonuç. Kamunun büyüklüğünü bir ölçüde yansıtan ve özel sektör birimlerinden toplanan vergilerle finanse edilen verimsiz kamu (transfer.dpt. Elde edilen bu bulgu.844904 N/N) 0.026936 0.=2.38117 F=7.618856a GI/Y -0. 59 ili kapsayan ve gelişmiş-az gelişmiş il şeklinde yapılan ayırım sonucunda. Türkiye’de son 20 yılda ekonomik değil.58604 D.

297314b F=3.W.89246b R2=0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bununla birlikte kamu ekonomisi literatüründe verimli kamu harcamaları olarak adlandırılan altyapı. eğitim ve sağlık gibi alanlarda devlet tarafından yapılan yatırımların gelişmiş il ekonomilerinde olduğu gibi az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde hayati öneme sahip olduğu araştırma bulgularından öne çıkmaktadır. Farklı yöntemlerle elde edilen bu sonuçlardan.51006 Az Gelişmiş 0. dünya ekonomisindeki istikrarsızlık unsurlarının ve/veya konjuktürel dalgalanmaların gelişmiş illerin dış satımını etkilemesine paralel olarak gelirine yansıması sorunsalından bahsedilebilir. Çalışmanın temel amacı.=2.gov. gerek gelişmiş. Özellikle ihracat büyümesinin il ekonomik gelişmesine katkısının araştırıldığı çalışmada. az gelişmiş iller için grup etkili SEK tahminleri (LM değeri (0. ihracat büyümesi ile dışa açıklığın illerin ekonomik büyümesi üzerine olası etkilerini sınar nitelikte olduğundan. Buna göre oluşturulacak büyüme modelini şu şekilde tanımlamak mümkündür.16699 R2=0.W. İhracat değişkenine ait tahmin katsayısı negatif. yukarıdaki kapsamlı il büyüme modelinin yanı sıra sadece ihracatı kapsayan büyüme modelini tahmin etme yoluna gitmekte yarar vardır. ihracat büyümesinin belirli bir kalkınmışlık düzeyine sahip olmayan ülke. gelişmiş iller için tesadüfi etkiler modeli (Hausman test değeri (0.84) küçük olduğu için) dikkate alınır. genelde Doğusunda yer alan illerde ihracat artışının negatif. gerekse az gelişmiş illerin gelir büyümesinde.a ve 2. sabit etkili ve tesadüfi etkili model sonuçları Tablo 2. enerji.000400 0. ulaşım.pdf .008101a -0.59) küçük olduğu için). Dışa açıklığın ölçütü olarak kullanılan  X/X)(X/Y) değişkeninin ise Batıdaki illerde büyümeyi olumsuz etkilemesi. Elde edilen bu sonuç.a İhracat Değişkeni İçin Grup Etkili Tahminler Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş 0. Tablo 2. özel sektör kaynaklarının verimli olmayan harcamalarda israf edildiği anlamına gelmektedir. Çalışmada ele alınan modellerden elde edilen tahmin sonuçlarında. bölge ve kentlerde ekonomik büyüme üzerinde anlamlı etkileri doğuramayacağı ve/veya minimum kalkınma düzeyine ulaşma gereği hipoteziyle tutarlılık göstermektedir.00117 D. Y/Y= + X/X+ 1 X/X)(X/Y) Bu büyüme eşitliğine göre tahmin edilen grup etkili.b’de verilmiştir.dpt.= 2.13788 95 http://ekutup.81 ve 12. Cilt I az gelişmiş il ekonomilerinde yaşanan daralmalar. GI/Y ve GCT/Y’nin parametre işaretlerinin örtüştüğü belirlemesi vardır.000224 F=0. fakat istatistiki açıdan anlamlılık taşımamaktadır.023453a -0.257) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (16. ancak istatisitiki açıdan önem içermeyen etkilerinin olduğu gözlenmektedir. modelde yer alan değişkenlerden C/Y.02383 D.018064a 0.11) %1 ve %5’lik tablo değerlerinden (6.tr/bolgesel/keas-I. Türkiye’nin genelde Batısında yer alan gelişmiş illerde ihracattaki artışın ekonomik büyüme üzerinde pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkilerine karşılık.63 ve 3.

tr/bolgesel/keas-I.000408 0.19840 R2=0.=2.000400 -0.W. yukarıdaki sınıflayamaya ait gelişmiş ve az gelişmiş illeri dikkate alan ihracat-büyüme arasındaki ilişkilere ait yatay-kesit regresyon analiz sonuçları ise aşağıdaki tabloda verilmiştir.5187a Tesadüfi Etkiler Değişkenler 0. diğer yandan dışa bağımlılık derecelerini azaltacak şekilde toplam üretimlerini artırma ya da yurtiçi piyasa çeşitlenmesine ağırlık vermelidirler.000514 D. aralarında önemli bir farklılıklar bulunmamasına rağmen.008404b -0. az gelişmiş il kesitinden elde edilen bulgular. Böylece gelişmiş iller.01985 D.pdf .00357 F=0.00022 0.=2. dolayısıyla dışa bağımlılıklarını yansıtan ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki payının gelişim seyrinin ekonomik büyümeyi engellediği sonucunu ortaya çıkarmaktadır.84555 R2=0. daha önceki panel veri tahmin sonuçlarıyla paralellik arz etmektedir.01546a 0. Belirli sayıda gelir esnekliği düşük ve emek yoğun niteliğindeki malların az sayıda ülke piyasasına satışı olarak tanımlanan ihraç ürünlerinde ve piyasalarında yoğunlaşmanın yurtiçi (dolayısıyla il içi) ekonomilerde olumsuz etkiler doğurduğu uluslararası iktisat literatüründe üzerinde sıklıkla durulan bir olgudur. bir yandan ihracatın gelişmiş il ekonomileri için önemini bir kez daha ortaya koyarken. ihracat büyümesinin olumlu etkilerinden yararlanmak için bir yandan ihraç edilen ürün ve piyasalarda çeşitlenmeye giderken.W. Elde edilen bu bulgular.7302a Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 2’de verilmiştir.09388 R2=0. Tablo 3 İhracat-Büyüme İlişkileri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) Gelişmiş 0.01503 Sadece ihracat büyümesi ve ihracat gelirlerinin GSYİH içindeki gelişim seyrini dikkate alan gelişmiş illere ait yatay-kesit veri tahminleri.01095c -0.= 2. Burada az gelişmiş illere ait panel veri tahmin sonuçlarında.12027 Az Gelişmiş 0.dpt. dış piyasalarda yaşanan gelişmelerden önemli derecede etkilenmektedir. ihracatın büyüme oranının ekonomik büyümeyi artırdığı.07212 D. dışa açıklık derecesinin ise %1 önem seviyesinde olumsuz etkilediği görülür.12402 F=1. Birkaç geleneksel ürün ile sınırlı sayıda ülke piyasasına yapılan ihracat. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki anlamlı ve pozitif ilişkileri ortaya koyarken. diğer yandan gelişmiş illerin dışa açılmalarını. Ayrıca çalışmada gelişmiş il olarak ele alınan 30 il.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. üst gelirli (gelişmiş iller) ve orta gelirli (normal yöreler) iller olarak 96 http://ekutup.63515 F=20.39796 Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.291992c R2=0. Çalışmada.W.02262a -0.W.136515 F=26.018005a C X/X 0.=2.gov.300371a  X/X)(X/Y) R2=0.35226 D. ne ihracat büyümesi.000183 2 R =0. ne de dışa açılma ile ekonomik büyüme arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişkiler bulunamamıştır.b İhracat Değişkeni İçin Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C X/X  X/X)(X/Y) Gelişmiş İller Sabit Etkiler 0.023452a -0. Cilt I Tablo 2.007680b -0. Gelişmiş il panelinde tesadüfi etkili tahmin sonuçlarına göre.000226 -0.

Bu durum.184771b R2=0.300283 -1.709724a R2=0. üst ve orta gelirli illere ait tahmin sonuçlarını göstermektedir.053038c R2=0.W.281516c -1.090134 0. Gaziantep. bilakis büyümeye katkıda bulunduğu ileri sürülebilir.863210 -0.035597 -0.254066 0.04077 D.306094 0.88941a Tesadüfi Etkiler 0. nüfusu massedemeyen metropolitan kentlerden ziyade sanayisi çıkışta olan ve iş imkanları yaratan orta gelirli illerde sorun teşkil etmediği. ihracat ve ekonomik büyüme arasında pozitif ve %5 önem düzeyinde anlamlı ilişkilerin varlığına dikkati çekmektedir. LM test sonuçlarına göre üst ve orta gelirli iller sınıfında yer alan iller için grup etkili SEK tahminleri diğer model denemelerine oranla daha uygun sonuçları vermektedir Tablo 4. üst gelir gruplu illerde göç olgusuyla desteklenen nüfus artışının ekonomik büyümede negatif dışsallıklara yol açtığı söylene bilir.=2.779998 0.013758c 0. Kayseri gibi ihracata dayalı ekonomilerin yer aldığı orta gelirli il grubunun ekonomik büyümesinde anlama sahip diğer faktörler ise kullanılan kredilerin büyüklüğü (pozitif).29064b Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Orta Sabit Etkiler 0.07899 D.07619c R2=0. Cilt I ikiye ayrılmış ve bu yeni oluşuma göre model tahminlerine gidilmiştir.012028 0.938734 F=2.a ve 4.971787a R2=0.= 2.572678 -0. Tablo 1a ve 1b’deki nüfus değişkenine ait belirlemeyi Tablo 4a’daki sonuçlarla birlikte ele alındığında nüfusun çok gelişmiş ve az gelişmiş illerde negatif etkilerine karşılık.18197 D.109807c 0.pdf .W.960175b -0.gov.= 2.219559 0. kamu yatırımlarının payı (pozitif) ve verimsiz kamu harcamalarının payıdır (negatif).299978c 2.413619 -0.208809 0. Ayrıca göç olgusundan.765176b -0.52370 F=3.006957b -0.045281 -0.b.tr/bolgesel/keas-I. Tablo 4.W.41537 Üst gelirli il sınıfında yer alan illerin ekonomik büyümesinde.dpt.= 2. model kapsamındaki bütün değişkenlerde olduğu gibi ihracat büyümesi ile ekonomik büyüme arasında anlamlı ilişkilere rastlanmamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 97 http://ekutup.094435 -0.= 2. orta gelirli illerde pozitif etkilerinin olduğu belirlemesi vardır.110416 1.007373c -0.583937 3.16311 D.092826c 0.4588 F=6.007171b -0. Denizli. Bununla birlikte orta gelirli il grubu için çalışmadan elde edilen bulgular.040410 -0.24759 D.W.b: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst Sabit Etkiler -0.35937 Not: Her bir il için sabit ve tesadüfi etkili sabit terim tahmin sonuçları Ek 3’de verilmiştir.058533a -0.41281 Orta 0.738131c F=1.a Üst ve Orta Gelirli İllerde Grup Etkili Model Tahmini Değişkenler C ∆X/X (∆X/X)(X/Y) (∆N/N) C/Y GI/Y GCT/Y Üst 0. Tablo 4.W.

firmalara üretim ve üretim sonrası satış aşamalarında önemli büyüklüklere ulaşan avantajlar sağlamaktadır. 98 http://ekutup. Daha açık bir ifadeyle Türkiye’de son 20 yılda yaşanan gelişmelerin beraberinde getirdiği irrasyonel ve etkin olmayan kamu harcama politikaları. Gelişmiş il panelinden elde edilen bir diğer önemli bulgu. Genel olarak gelişmiş il paneline ait tahmin sonuçları. kamu yatırım harcamaları (pozitif). Bununla birlikte. “etkin olmayan (kötü) devlet” görüşünü ileri süren klasik iktisat düşüncesinin güncel bir yansımasıdır. gerekse verimsiz kamu harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesi önünde önemli bir engeldir. gerekse az gelişmiş iller için hayati öneme sahiptir. eğitim ve sağlık alanlarında devlet tarafından yapılan yatırımlar. dışa açıklık ve bağımlılık artıkça. dolayısıyla illerinin ihracatının yoğunlukla ilksel ve emek yoğun sanayi ürünü niteliği taşıması ile bu ürünlerin sınırlı sayıda ülke piyasalarına satılması. dışa açıklığın gelişmiş il ekonomilerini olumsuz etkileme nedenleri arasında sayılabilir. Bu sonuç. SONUÇ Çalışmada sanayi gelişmişlik indeksine göre gelişmiş ve normal yöreler. cari ve transfer harcamalarının ekonomi içindeki büyüklüğü artıkça. Ayrıca eğitim ve sağlık yatırımları işgücünün kalitesini iyileştirerek üretimde maliyet azalmalarını sağlayacak verimlilik artışlarına neden olacağı içsel büyüme teorisyenleri tarafından sıklıkla vurgulanmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. ihracat ve il büyümesi arasında pozitif ve istatistiki açıdan anlamlı etkileri ortaya koyarken. verimsiz kamu harcamaları olarak adlandırılan personel. Özetle çalışmadan elde edilen bulgular. gelişmiş il ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanabilmektedir. İhracat genişlemesi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilere dair çalışmadan elde edilen bulgular. bu illerin ekonomik büyümesinde anlam taşıyan diğer değişkenler de. dışa açıklığın derecesini yansıtan ihracat gelirlerinin il GSYİH içindeki paylarının gelişim seyri. Başta altyapı olmak üzere ulaşım ve enerji alanlarında yapılan yatırımlar. gelişmiş ekonomilerinde önemli daralmalar yaşanmaktadır. kıt kaynakların israfına yol açmaktadır. belirli bir kalkınmışlık düzeyini yakalamış gelişmiş il panelinde değerlendirilmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Az gelişmiş il panelinden elde edilen bulgular. enerji. fakat istatistiki açıdan anlam taşımayan etkilere işaret ederken. Bununla birlikte. ihracatın gelişmiş illerde ekonomik büyümeyi teşvik ettiği yönündeki görüş birliğini teyit etmektedir. Sadece ihracat değişkenini dikkate alan panel veri ve yatay-kesit analizleri yukarıdaki bulguları teyit edici niteliktedir. verimsiz kamu harcamaları (negatif) ve dışa açıklık derecesidir (negatif).gov. gerek nüfus artışı. uluslararası iktisat literatüründe son zamanlarda görüş birliğinin oluştuğu “ihracat genişlemesi. ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki olumlu ve anlamlı etkileri ortaya koyarken. altyapı. gelişmiş il ekonomilerinde ihracatın pozitif ve anlamlı etkileri söz konusu iken. ihracat ve ekonomik büyüme arasında negatif. Cilt I Orta gelirli il sınıfında değerlendirilen illere ait sabit etkili model tahminleri. Ayrıca Türkiye’nin.dpt. il ekonomileri üzerinde olumsuz etkiler doğurmaktadır. az gelişmiş iller için istatistiki açıdan anlamlı etkiler gözlemlenememiştir. Gelişmiş il panelinde olduğu gibi kamu yatırım harcamaları az gelişmiş il ekonomilerinin büyümesinde önemli bir yer tutmaktadır. gerek gelişmiş. ulaşım. 4. dış ülkelerde yaşanacak konjonktürel dalgalanmalardan ihracatçı ülke-il ekonomileri daha fazla etkilenmeye açık olacaktır. gelişmiş illerin dışa açıklığı ve aynı zamanda dışa bağımlılığı artıkça.pdf . minimum kalkınmışlık düzeyine sahip ekonomilerde ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği” düşüncesini bir ülkenin illeri açısından da teyit edici niteliktedir.

Vol.gov. pp: 391-400. Growth and Level of Economic Development Revisited”. D. Regional Studies. pp: 2251-2266.dpt.pdf . W. (1989) “Export Expansion. Singh (1989) “Exports and Growth. 36 (4). 30. Ghosh (1996) “The Export Growth-Economic Growth Nexus: A Causality Analysis”. pp: 412-425. R. pp: 977-995. Development and Growth in Developing Countries: Challenging the Neo-classical Theory of Export-led Growth”. pp: 93-102. Ram. Vol. Journal of Development Economics. Vol. (1994) “An Empirical Investigation of Exports. (1987) “Export and Economic Growth in Developing Countries: Evidence from Time Series and Cross-Sectional Data” Some Additional Evidence”. 39 (12). 38 (3). Poon. J. pp: 577-585 Dutt. and S. Moschos. Song (2002) “Urban Economic Growth in China: Theory and Evidence”. B. Inward Direct Investment (FDI) and Regional Economic Growth in China”. 30. 32 (2). (1995) “Export Expansion. New Jersey Kohli. S. Vol. World Development. 12. Welwirtschaftliches Archiv. Sapsfort (1994) “What Does Liberalization Do for Exports and Growth”. Prentice Hall.tr/bolgesel/keas-I. T. 99 http://ekutup. Lin S. and A. Journal of Developing Areas. pp: 187-196 Yaghmaian. Sun. Fourth Edition. (1985) “Export and Economic Growth: Some Additional Evidence”. H. pp: 167-182 Feder. I. Vol. G. R. pp: 152-174. Economic Development and Cultural Change. (2000) Econometric Analysis. Journal of Economic Development. 20 (1). Thang (1990) “Export Performance and Productivity Growth: The Case of Taiwan”. Vol. Vol. Parikh (2001) “Exports. D. J. and N. Economic Development and Cultural Change. H. and D. Urban Studies. P. Vol. Vol. Growth and Level of Economic Development”. pp: 75-90. (1982) “On Export and Economic Growth”. 22 (1). Greene. Journal of Development Economics. 35 (3). Greenaway.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ram. pp: 51-72. Cilt I KAYNAKÇA Chen. and D. Economic Development and Cultural Change. Critical Minimum Effort and Diminishing Returns”. 30 (January). P. 130. Journal of Development Economics. D. pp: 59-73. and D.

059884 0.005149 -0.001082 0.052223 -0.000501 0.021453 0.031062 -0.007204 0.032737 -0.016625 -0.017710 -0.052850 0.041415 -0.010578 -0.019894 0.005968 -0.031809 0.007167 -0.008398 0.006123 0.002379 0.026630 0.038284 -0.049507 0.007169 0.012013 0.013020 0.025005 -0.014181 0.007168 0.004200 -0.026812 0.009539 0.025223 -0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.016495 0.001393 0.000432 0.006887 0.012838 -0.005962 0.007365 0.023850 0.026203 -0.006938 0.018492 -0.020386 0.010091 -0.016573 0.tr/bolgesel/keas-I.019376 -0.007397 -0.005134 0.056752 -0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.032401 0.028800 0. Cilt I EKLER Ek 1: Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler -0.026773 0.003984 0.014683 -0.026181 0.013511 -0.013724 -0.000506 0.014941 -0.004556 0.026715 0.042265 0.026902 -0.008096 0.013904 0.015265 0.015264 0.dpt.030705 -0.018729 0.002752 0.007548 -0.010445 0.026516 -0.012608 0.005367 -0.020349 -0.051002 -0.014548 0.017954 -0.003415 -0.017896 0.003161 -0.018837 100 http://ekutup.gov.006505 0.016411 0.042274 -0.032132 -0.019327 -0.035395 0.027474 -0.027580 -0.000503 0.003767 0.001367 -0.012718 -0.011699 -0.004245 0.025075 -0.011208 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.pdf .014664 0.013450 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.032701 0.038444 0.014359 -0.032153 -0.017987 0.011422 0.004393 0.001909 0.003420 0.014663 -0.004831 0.039377 -0.016865 0.024674 0.

041308 -7.016717 101 http://ekutup.028323 0.004990 0.001146 -0.006470 0.012286 -3.042569 -0.002977 0.017584 -0.022528 0.004428 0.44E-05 0.050581 -0.16E-05 0.000155 0.014364 -0.019251 Değişkenler AKSARAY AMASYA BİNGOL ÇORUM DIYARBAKIR ELAZIĞ ERZİNCAN ERZURUM GİRESUN K.024067 -4.001480 -1.014545 0.025052 -0.20E-06 0.018671 0.000108 -0.010736 0.001170 0.001367 0.000112 7.000126 0.028486 -1.000485 -0.011785 0.021600 1.gov.000422 0.020767 0.016977 0.37E-05 0.000283 -0.038844 -0.024865 0.031529 -5.95E-05 0.17E-05 0.021172 -0.031001 -0.025678 -0.003333 0.023867 7.039348 -0.019390 -0.32E-05 0.007771 0.040333 0.000520 0.28E-05 0.000189 0.53E-05 0.038950 -0.86E-06 0.025112 0.017329 0.000165 0.014574 0.029347 0.016653 0.019657 0.043188 0.002810 0.057204 -3.025493 1.70E-05 0.MARAŞ KARAMAN KASTAMONU KIRSEHİR MALATYA MARDİN NEVSEHİR NİĞDE ORDU RİZE SAMSUN SİİRT SİNOP SİVAS Ş.76E-05 0.024323 -0.017428 0.018189 -0.000118 0.045351 -0.007702 0.000887 0.016819 -0.43E-05 0.000172 0.011245 0.035703 -0.000283 -0.012740 0.000109 0.tr/bolgesel/keas-I.022728 -0.046822 3.001038 0.009915 0.039919 -0.032933 -0.010200 0.000191 0.001481 0.012462 -0.012882 -0.000238 0.013581 0.dpt.050202 -0.033611 -2.001540 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.016253 0.URFA TOKAT TRABZON VAN YOZGAT ZONGULDAK Az Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0. Cilt I Ek 2: İhracat Değişkenli Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Gelişmiş İller Sabit Etkiler Tesadüfi Etkiler 0.000116 0.003589 0.031081 -0.pdf .028023 -0.029911 -0.011257 0.015048 -0.010315 9.006845 0.029059 -0.006004 0.000413 0.61E-05 0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.010352 0.000114 102 http://ekutup.028082 0.019640 0.001780 -0.045782 0.008702 0.072221 -0.001524 -0.031802 Orta Tesadüfi Etkiler 0.010161 0.123591 -0.053812 0.003390 -0.077238 -0.025315 -0.019174 0.067454 -0.031427 0.047219 0.082080 0.pdf .008006 -0.028539 -0.003259 0.dpt.001622 -0.gov.108249 Değişkenler BOLU BURDUR ÇANAKKALE ESKİSEHİR GAZİANTEP İÇEL AFYON AYDIN BALIKESİR BİLECİK DENİZLİ EDİRNE HATAY ISPARTA KAYSERİ KIRKLARELİ KONYA KÜTAHYA MANİSA MUĞLA SAKARYA TEKİRDAĞ UŞAK Sabit Etkiler -0.004710 -0.052443 0.009506 -0.013356 0.013159 -0.061912 0.005479 0.071958 -0.000309 0.025319 0.005981 -0.002304 -0.008244 -0.032100 0.007571 -0.006486 0.015264 0.000383 0.085657 0.056539 0.008737 0.064415 0.tr/bolgesel/keas-I.007963 0. Cilt I Ek 3: Üst ve Orta Gelirli İllerde Sabit ve Tesadüfi Etkili Model Tahminleri Değişkenler ADANA ANKARA ANTALYA BURSA İZMİR İSTANBUL KOCAELİ Üst Sabit Etkiler -0.062658 -0.035870 0.005995 -0.057644 0.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük Bölgesel Gelişme Projesi
Necati DOĞRU Mühendis Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü GEREKÇE VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı; bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılması ve gelişme imkanlarının belirlenmesi amacıyla bölgesel planlama faaliyetlerine paralel olarak ilgili idarelerce fiziksel planlama çalışmalarının yapılması öngörmüştür. Diğer yandan bölgede, Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun küçültmesi ve Karabük ve Ereğli Demir Çelik İşletmeleri’nin özelleştirilmesi ile meydana gelecek ekonomik ve sosyal sonuçların analiz edilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, Müsteşarlığımızca Güneydoğu Anadolu Projesi çalışmasından sonra, çok sektörlü, kamu-özel kesim işbirliğine dayalı olarak Bölgesel Gelişme Proje çalışması anlayışı içerisinde “Zonguldak-Bartın-Karabük Bölgesel Gelişme Projesi” uluslararası ihale ile gerçekleştirilmiştir. PROJENİN AMACI Proje çalışması ile; 1. Bölgede yer alan sanayi ve madencilik kuruluşlarından TTK’nun küçültülmesi ve Karabük Demir Çelik işletmesinin özelleştirilmesi sonucunda ortaya çıkacak ekonomik ve sosyal sonuçların analizi, 2. Özel sektörün yeni yatırım alanlarında faaliyet göstermelerinin sağlanması maksadıyla yeni yatırım alternatiflerinin belirlenmesi, 3. Orta ve uzun dönemde uygulanabilir Bölgesel Gelişme Planı hazırlanması, 4. Bölgede yapılabilecek yatırım tanımlanmasını sağlamaktır. 1. TÜRKİYE TAŞ KÖMÜRÜ KURUMU VE KARABÜK DEMİR-ÇELİK FABRİKALARI (KARDEMİR) RAPORU 1.1. Türkiye Taş Kömürü Kurumu TTK’nda üretimde ve istihdamda küçülmeye 1990 yılında başlanmıştır. Daha sonraki yıllarda üretim miktarı aynı kalmak şartıyla istihdamda küçülmeye sonraki yıllarda devam edilmiştir. 1995 yılı itibariyle 23.000 işçi ve 2.600 memur istihdam edilmektedir. 1990-1995 yıllarında toplam 10.400 kişi işten ayrılmıştır. TTK’nun taş kömürü üretiminde işletme maliyetleri satış gelirinin yaklaşık iki katıdır. TTK’nun hemen kapatılması durumunda; Sosyal ve ekonomik dengeler bozulacak, Göç hızla artacak ve

103

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Zonguldak, Bartın, Karabük illerinin birçok ilçesinin sonu olacaktır. Zira bu üç il de TTK’na bağımlı aile fertleri sayısı 126.000 kişidir. TTK üretimindeki değişiklik taşkömürü ile çalışan veya kuruma üretim yapan çok sayıda firmayı etkileyecektir. Kuruluşun, faaliyetlerini mevcut şartlarda sürdürebilmesi için yıllık işletme zararları için 205 milyon $, mali giderler için ise 322 milyon $ sübvansiyon gereklidir. TTK’nun bölge üzerindeki sosyo-ekonomik etkisine göre, geleceğe yönelik en uygun öneri uzun vadede (10-15 yıl) madencilik işletmesinin daha da küçültülmesidir. Böylece dünya pazarlarına açılan Türk ekonomisinin ihtiyacına göre kalifiye işgücü oluşturmak için buraya harcanan kamu fonları işçilerin tekrar mesleki eğitimi için ayrılabilir. Tekrar işe yerleştirme ve değişim yardım planının uygulanması ekonomik olarak uygulanabilir. Bu çerçevede, küçültmeye paralel olarak üretimin iyileştirilmesi için; Verimli damarların ve panellerin seçimi, Üretimin asgari alan ve seviyelerde yoğunlaştırılması, Madencilik yöntemlerinin standardize edilmesi, Yeni yöntemlerin uygulanması için maden ekipmanlarının optimizasyonu, Personel eğitimi, stratejileri benimsenerek bir dizi iyileştirmeler gerçekleştirilecektir. İyileştirmelerin sonucunda; İşlerin sadeleştirilmesi ve kolay yönetimi, Etkinlik ve güvenlik artışı, İstihdam edilen işgücünde azalmanın yanında üretimde artış sağlanacaktır. 1.2. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları (Kardemir) KARDEMİR, 1995 yılında sembolik bir fiyatla özelleştirilerek farklı bir yapıya kavuşmuştur. Özelleştirme işlemi özel şartlarla gerçekleştirilmiştir. Borçlar devlet tarafından üstlenilmiş, Sembolik olarak 1 TL’ye satılmış, 1995 yılında 1.100 kişi işten ayrılmış, Çalışanların maaşları geçici olarak reel olarak düşmüştür. En önemli modernizasyon tedbirleri arasında üretim maliyetini düşürecek yeni yatırımlar yapılmıştır. Böylece en fazla ingot ve pik demirde olmak üzere yıllık üretim 700.000 tondan 1 milyon tona çıkarılacaktır. Yatırımlar bittikten ve tam kapasite üretime geçildikten sonra KARDEMİR yaklaşık 2500-3000 kişilik yeni istihdam sağlanacaktır. Bu durum, bölge ekonomisi için olumlu bir etki yapacaktır.

104

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yeni teknolojilerin daha az kirletici ve çevre mevzuatına daha uygun olması nedeniyle çevre şartları da iyileşecektir. Yatırımların %20’si çevre korumasına ve kontrolüne ayrılacaktır. Filyos limanının tamamlanması ile KARDEMİR nakliye maliyeti ton başına en az 10$ düşecektir. 2. ZONGULDAK, BARTIN, KARABÜK BÖLGESEL GELİŞME PROJESİ 2.1. Bölgeye İlişkin Mevcut Durum Ve Analizi Toplam 9.695 km2’lik alanı içine alan bölgede 3 il, 13 ilçe ve 884 köy bulunmaktadır. Zonguldak-Bartın-Karabük illerini kapsayan bölge hızlı bir değişim sürecine girmiştir. Bölge Türkiye’de en yoğun nüfusa sahip yörelerden birisidir. (Toplam nüfus: 1.103.345 kişi, Türkiye nüfusunun %2’si ve km2’ye 114 kişi), Kırsal alanlardan kentsel alanlara hızlı bir göç ile karşı karşıyadır. Bölge ayrıca net göç veren konumdadır. (Net göç oranı - %1,7) Bölge, tarım yanında, ekonomik ve sosyal yapı olarak (istihdam dahil) demir-çelik ve kömür sanayilerinin etkisi altındadır. Erdemir başarılı bir işletme olup, özelleştirilme sürecindedir. KARDEMİR ise özelleştirilmiş ve kara geçmiştir. TTK’nda aşırı istihdam ve yetersiz üretim devam etmektedir. Arazi kullanımı topoğrafik şartlara bağlı olup, bölgenin %51’i ormanlarla kaplıdır. Ormanların %71’i verimlidir. Bölgenin sahil kesiminde dağınık olarak bulunan köy ve mezralar kırsal yerleşimin önemli özelliklerini taşımaktadır. Nüfus göç nedeniyle azalmasına rağmen kırsal yerleşimlerde yaşayanların bir bölümü sanayiden emeklilik sonrası ormancılık ve tarımsal üretimle meşguldür. Yerel yönetimler (belediyeler) konut ve ekonomik faaliyetlerin yerleşimi için kentsel planlamayı organize edecek ve yönetecek, yasal, personel ve mali olanaklardan yoksun durumdadır. Bölge homojen bir yapıya sahip değildir. Zonguldak-Bartın Karabük bölgesi geçmişi eskiye dayanan kömür madenciliği ile modern demir-çelik üretim sanayilerinin oluşturduğu ağır sanayie sahiptir. Üç KİT ve şirketleri bölgede 38.000’den fazla istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayiinde metal sanayi ürünleri iş kollarında faaliyet gösteren 440 işletmede 18.500 kişi istihdam edilmektedir. Büyük işletmeler yanında, Bartın, Karabük, Çaycuma ve Ereğli’de kurulan OSB yatırımları ile küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) güçlendirilmişlerdir. Son yıllarda giyim sanayii ve yapı malzemeleri sektörlerinde önemli gelişmeler gözlenmiştir. Tarım sektörü (ormancılık ve balıkçılık dahil) nüfusun %61’ini istihdam etmektedir.

105

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Sanayi sektörünün tersine tarım tüm bölgede yapılmaktadır. Ancak, verimlilik ve pazarlama konularında Türkiye’nin diğer tarımsal üretim yapılan bölgelerinin gerisindedir. Hayvancılık, tarım arazilerinin sınırlı oluşu nedeniyle önemli bir potansiyeldir. Bölgenin tamamı tamamlanmış bir ulaşım altyapısına sahiptir. Bölge önemli bir doğal çevreye sahiptir. Doğal yapı (sanayi kentleri hariç) şimdiye kadar tüm kötü etmenlerden korunmuştur. Doğal çevreyle yerleşim alanları arasında büyük bir tezat vardır. Doğal çevre ekolojik olarak zengin ve geniş iken, kentsel yerleşim birimlerinde fabrikaların atıkları hava ve suyu AB standartlarının üstünde kirletmektedir. (Filyos ve Bartın ırmakları sanayi ve evsel atlıklar ile kirletilmiş durumdadır.) 2.2. Gelişme Potansiyelleri 2.2.1. İyi Derecedeki Potansiyeller Kuzeybatı Anadolu bölgesinde dengeli gelişme merkezi için alternatif konumdadır. Karadeniz Ülkeleri ile (Rusya, Ukrayna, Romanya, Ermenistan, Gürcistan) deniz ticaretini geliştirme potansiyeline sahiptir. Ereğli dışında Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yöre olması nedeniyle yatırım teşviklerinden azami şekilde yararlanmaktadır. Büyük Ölçekli Sanayi: Yerel destekleme olanağına sahiptir. girişimcileri, küçük ve orta boy işletmelere doğru

KOBİ’ler: Hizmetlerin ve destek faaliyetlerinin iyileştirilmesi ile, gelişme potansiyeline sahiptir. Bölgede süt, kereste vb. üretiminin artmasına bağlı olarak gıda ve imalat sanayileri gelişmeye açıktır. Ormancılık: Doğrudan ve dolaylı orman ürünlerinde miktar ve kalite artışı sağlanabilecek durumdadır. Kırsal yerleşimlerde yaşayanların gelirlerinde ve ağaç işleme sanayiinde etkiler beklenmektedir. Eğitim: Karaelmas Üniversitesi ülkenin ihtiyaç duyduğu çevre mühendisliği ve bilgisayar bilimleri gibi özel alanlarda geliştirilebilme olanağına sahiptir. Üniversite bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasında önemli bir işlev üstlenebilir. Bitkisel Üretim ve Hayvancılık: Hayvancılığın ve küçük arazilerde seracılığın yoğunlaştırılarak geliştirilmesi imkanları mevcuttur. Parsel büyüklüklerinin artırılması için arazi toplulaştırılması gerekmektedir. Ulaşım: Proje alanında 600 km’lik karayolu mevcuttur. İstanbul’a iyi bir karayolu bağlantısı, Ereğli ve diğer limanlardaki Karadeniz trafiğini geliştirme imkanı mevcuttur. Zonguldak limanının yeniden canlanması için araştırmalar yapılmaktadır. Filyos limanının gerçekleştirilmesi için DLHİ Genel Müdürlüğünce Yap-İşlet-Devret modeli ile ihaleye çıkılmış ve KARDEMİR ihaleyi kazanmıştır. Bartın-Çaycuma arasında Saltukova havaalanı, yeni terminal binası yapımı ile iyileştirme kapsamına alınmıştır. Ayrıca, Karabük belediyesi kente yakın bir yerde havaalanı yapımı için proje çalışmalarını başlatmıştır.

106

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

2.2.2. Orta Derecedeki Potansiyeller Yerel Yönetimler: Şehir altyapı hizmetlerinin yönetimi ve geliştirilmesinde daha fazla verimlilik sağlanması gerekmektedir. Turizm: Safranbolu ve çevresi ile sahil şeritlerinde turizmin geliştirilmesi olasıdır. Yerel gelir artışında yöresel turizm ürünleri gelişmeye müsaittir. İklim: Bölgenin kıyı kesimlerinin yıl gerektirmemekte, ancak drenaj gerekli olmaktadır. boyunca yağmurlu oluşu, sulamayı

Çevre: Doğa turizmi ve kent çevrelerinin geliştirilmesi bölgenin imajını değiştirebilir. Zonguldak’ta çevre mühendisliği eğitimi, uygulama ve hizmet gelişiminde önemli bir potansiyel olabilir. 2.2.3. Düşük Derecedeki Potansiyeller Fiziki Şartlar: Kent merkezlerinde farklı fiziki alanlar olması ve farklı yapılaşma nedeniyle sınırlı miktardaki kullanılabilir alanlar en iyi şekilde değerlendirilmelidir. Arazi: Arazilerin kalite ve parsel büyüklüğü itibariyle daha rasyonel kullanımı tarımsal üretimde verimliliği artıracak ve çevreye yarar getirecektir. Madencilik: Yapı malzemeleri imalatı için girdi olarak kil kullanımına devam edilecektir. Mermer ve dolomit için bölgesel olarak fazla bir potansiyel bulunmamaktadır. Balıkçılık: Deniz balıkçılığında potansiyel oldukça düşüktür. Ancak, gelecekte tatlı su havzalarında balık üretme çiftlikleri kurulması imkan dahilindedir. 2.3. Bölgenin Darboğazları Kömür dışında önemli yeraltı doğal kaynağı yoktur. Kömür rezervleri işletme şartlarının zorluğu ve derinlerde olması sebebiyle potansiyeldedir. Yerel girişimlerle bağlantı azdır. Kentlerden ve büyük sanayi yerleşimlerinden kaynaklanan geniş çaplı bir kirlenme mevcuttur. Bölge dışına göç olmasına rağmen yüksek yoğunlukta nüfus mevcuttur. Kalifiye olmayan işgücü ve düşük teknolojik düzey söz konusudur. Yeni sanayi, ticaret ve benzeri faaliyetler için elverişli mekanlar sınırlıdır. Zonguldak’ta merkezi geliştirme tasman nedeniyle imkansızdır. 2.4. Bölgenin Avantajları Coğrafi konum itibariyle Türkiye’nin Kuzey Batı bölgesinde sektörler arası dengeli bir gelişme merkezi kurulabilme imkanı, düşük

107

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Yatırım teşviklerinden yararlanma (Kalkınmada 1. Derecede Öncelikli Yöre) KOBİ’lerin desteklenmesi ile gelişme potansiyeli, Orman ürünlerini artırma imkanı, Karaelmas Üniversitesi’nin eğitim konusunda bölgede etkin bir yerinin olması, Hayvancılık ve seracılık konusunda geliştirilebilir potansiyel, Ulaşım olanaklarının uygunluğu, Ereğli ve diğer limanlarla Karadeniz trafiğini geliştirme olanağı mevcuttur. 3. STRATEJİ VE SeNARYOLAR 3.1. Gelişme Stratejileri Uzun vadeli kamu desteği verilmesi, Sanayi ve KOBi’lere öncelik, Bölgedeki tüm potansiyellerin değerlendirilmesi, Bölgenin Türkiye içinde ve dışında tanıtımı, Mesleki eğitim ve yetiştirmeye öncelik, Bölgesel Gelişme Ajansı vasıtası ile gelişmenin organizasyonu, Çevrenin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi ile sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasıdır. 3.2. Gelişme Senaryoları Yeni iş alanlarında yatırımlara hız verilerek Kırsal göçü sınırlandırmak, Madencilik sektörünün küçültülmesini etkili olarak yönetmek, Özel Sektörün büyümesini sağlamak, Kamu sektörünün katılımını sürdürmek, Özel ve kamu kesimlerinin ortak kombinasyonunu gerçekleştirmek. 3.3. Senaryo Kriterleri GSYİH’da %5,5’lik büyüme hızıyla 15 yılda iki katına çıkacaktır. (Ilımlı Senaryo) GSYİH’da %6,6’lik büyüme hızıyla 11 yılda iki katına (çıkacaktır. (İyimser Senaryo) 3.4. Bölge Kalkınma Hedefleri İstihdam imkanlarını genişletmek, Gelir ve katma değeri artırmak, Sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirmek, (Girişimciliği) Teşvik Etmek,

108

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Çevreyi korumak, Üretim yapılarını ve organizasyonu yenilemek, Bölgede farklı faaliyetler arasında mevcut bağlantıyı güçlendirmek, İstanbul ve Türkiye’nin gelişmiş bölgeler ile bağlantısını güçlendirmek ve Bölgenin tüm imkanlarını sonuna kadar kullanmaktır. 3.5. Gelecek Alternatifleri Gelecek için üç alternatif değerlendirilmiştir. Temel Çizgi Alternatifi (AO): Mevcut eğilimin yıllık %1.6’lık bir büyüme oranı ile devamı, Orta-Yüksek Altematifi (A1): Gelecek 10 yılda bölge büyüme ortalamasını VII. Planda öngörülen yıllık %5,5’lik Türkiye ortalamasına ulaştırılması, Yüksek Alternatif (A2): Yılda %6,6’lık yüksek bir büyüme ile Türkiye ortalamasına yükseltilmesi hedeflenmiştir. 4. BÖLGESEL GELİŞME PLANI 4.1. Kalkınma Stratejileri Bölgenin gelecekteki rolü; büyük metropollerin hızlı büyümeden kaynaklanan sorunlarını dengelemek üzere alternatif sanayi ve ticaret çekim alanı görevi üstlenmektir. İmalat sanayi ve ticaret sektörleri gelecekte yeniden kalkınmanın temelini oluşturacaktır. Filyos vadisi hem imalat sanayii hem de ticaret açısından kalkınma sürecinde önemli rol oynayacaktır. Altyapı, kentsel gelişme, organizasyon ve sosyal kalkınma için uzun vadede güçlü bir kamu desteği gereklidir. KOBİ’lerde öncelik imalat sanayiinde olacaktır. Yeniden yapılanmada emek-yoğun faaliyetlere teşvikler vasıtası ile öncelik vermek gereklidir. Sanayi kolları, yeni eğitim kursları, daha kalifiye işçiler, teknik danışmanlık sanayicilerin organize edilmesi suretiyle desteklenmeli ve kuvvetlendirilmelidir. ve

Ormancılık ve orman ürünleri sanayii kolları potansiyel uzmanlaşma alanlarıdır.arım, turizm gibi bölge için marjinal alanlarda yeni yatırımlara ihtiyaç vardır. Böylece diğer bölgelere göçü kesecek, sosyal etkilere yol açacaktır. Bölgesel ve ulusal ölçekte önem taşıyan mesleki eğitime mutlaka öncelik verilmelidir. 4.2. Faaliyet Programı Tarım ve Hayvancılık, Ormancılık, Madencilik, Sanayi (KOBİ’ler), Ulaştırma ve Bayındırlık, Eğitim (Mesleki ve Teknik Eğitim), Turizm Çevre, Bölgesel Kalkınma Ajansı ,Su Ajansı

109

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

110 http://ekutup. Çevre: Kentlerde su arıtma tesisleri. Zonguldak’ta sürekli mesleki eğitim merkezi. teknik. (OSB’ler): OSB kurulması.600 kursiyere eğitim hizmeti verilecektir.dpt. Ormancılık. Süt üretimi ve besicilik. Sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi için finansman ve teknik bilgi desteğinin sağlanması gerekmektedir. Sanayi: (KOBİ’ler): Yıllık 5000 iş hedefli ana istihdam kaynağı. Cilt I Tarım ve Hayvancılık: Genel üretimi destekleme programı: Yem bitkileri ve otlakların geliştirilmesi. Çınar ve kavak dikimi ile özel ormancılığın geliştirilmesi. yıllık 923 bin $ ve 4.030 kursiyer. Karabük’e doğalgaz boru hattı döşenmesi. yıllık 1 milyon $ ve 1080 kursiyer. yıllık 640 bin $ ve 1. Su teknikleri eğitim merkezi. Eğitim: Mesleki ve Teknik Eğitim vermek amacıyla. Demiryollarında bazı bölümlerin iyileştirilmesi. Yeniden istihdamın desteklenmesi. girdi ve AR-GE faaliyetleri destekleri. Süt toplama ve işleme. Turizm: Turizm konaklama tesislerinin sayısının artırılması. Büyük kentlerde katı atık idaresi. 10 yıllık tahmini maliyet 58. Madencilerin yeniden eğitimi için özel programlar. Zonguldak’ta su teknikleri konumunda uzmanlaşmış eğitim merkezi kurularak: Sürekli mesleki eğitim merkezi. Yılda 100 milyon $ ek üretim hedefi. Bölgenin değişik bölümlerini içine alan. Hava ve su kalitesi kontrol donanımları. Kapalı ceviz yetiştiriciliği. Ereğli ve Bartın limanlarının donanımlarının ve donanımlarının iyileştirilmesi. Ulaştırma ve Altyapı Hizmetleri: Karayollarının iyileştirilmesi. Tarla ürünleri. Emeklilik ikramiyelerinin geçici artırılması yoluyla emekliliğin özendirilmesi.pdf . Yolların.6 milyon $. Temel teknik eğitim merkezi. dağ ve deniz turizmi için 10 otel ve 50. patikaların ve kablo hatlarının oluşturulması.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yeni ormanlar oluşturulması ve erozyonla mücadele. Safranbolu. Sanayi ve şehirlerdeki kirlilikle mücadele edilecektir. Madencilik: Devletin üretimi artıracak faaliyetlerde bulunmaması. Uzun vadeli programla: Orman ürünlerinde yüksek artış olasılığı. Yıllık tahmini maliyet 4.tr/bolgesel/keas-I. Şirketlere arıtma sistemleri için yardım.Yatırımlarına başlanılan ve yatırımı planlanan organize sanayi bölgeleri yatırımlarının tamamlanması. Seracılık ve meyvecilik. 3 ilde temel teknik eğitim merkezi. pansiyonluk program.2 milyon $. finansman ve teknik-pazarlama destekleri.gov. Nehirlerin taşkın koruma ve kıyı tahkimlerinin kısa zamanda gerçekleşmesinin sağlanması ve bağlı yatırımlara başlanması. Dönüşüm ve madenciler için eğitim merkezi. Kısa sezon nedeniyle özel yatırımların devlet tarafından desteklenecektir. Altyapılar üzerine geniş destek programı. Eğitim ve köylerin geliştirilmesi. Bartın çayı ve Filyos nehrinde kaynakta kurulması planlanan barajların yatırımlarının gerçekleştirilmesi.

000 $ hesabıyla 130. Merkezi bilgi ve iletişim birimlerinin kurulması ve yönetilmesi teklif edilmiştir. 3. 1. Katılım Fonu: Girişimciye geçici bir süre için sermaye temininde bulunarak. Su teknikleri eğitim merkezinin desteklenmesi. özel danışmanlık ve yatırım fizibilitelerinin hazırlanması ve finansman destekleri sağlanmasında yardımcı olacak teknik bir ekibin kuruluşunu ve hizmetlerinin devamını sağlayacaktır. çevre ve bayındırlık işlerinin koordinasyonunun sağlanması ile verimlilik ve karlılıklarının arttırılması. Su Ajansı Havza ölçeğinde sulamanın teknik ve idari yönden sağlıklı bir yönetim ihtiyacının giderilmesi.000. Bölgesel arazi kullanım planlarının hazırlanması ve uygulanması. turizm.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. orta ve uzun vadedeki kredi ihtiyaçlarını azaltmak ve dengeli bir mali yapı oluşmasını sağlayacaktır. Genel idari hizmetlerinde düzenlemeler yapılması.000. Katılım Fonu: Kişi başına 5. Cilt I Bölgesel Kalkınma Ajansı: Mevcut küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve yeni sanayi kollarında yenilerinin değişik alanlarda kurulmasının teşviki ve işletme faaliyetlerine verimli olarak devamını sağlamaya yönelik olarak Bölgesel Gelişme Ajansı bünyesinde: Teknik Yardım Fonu. Pazarlama Ağı: Yeni kurulmuş olan küçük işletmelerin hayati öneme sahip olan pazarlama sorunlarına sağlıklı bir yapı ile yardımcı olacaktır. 4. Su kullanımı ve kirletilmesinden toplanan vergilerle finansman sağlanacak ve Suyun verimli kullanımını.000 $ Pazarlama Ağı Organizasyonu: 360.000 $ Garanti Fonu: 22. Garanti Fonu ve Pazarlama Ağı Organizasyonu kurulması öngörülmüştür. Garanti Fonu: Yeni ve tecrübesiz girişimciye kredi veren bankaların üstlendiği riski hafifletecektir.gov.180. Mesleki eğitim hizmetlerinin yönetimi ve devamlılığının sağlanması. Teknik Yardım Fonu: Küçük girişimcilerin projelerine yatırım safhasında gereksinim duydukları.pdf .tr/bolgesel/keas-I.000 $. 2.dpt. Katılım Fonu. Teknik Yardım Fonu: 800. 111 http://ekutup. Fonların ve pazarlama organizasyonunun 5 yıllık bir sürede 25000 kişilik ek istihdam sağlanması amacıyla toplam maliyeti.000 $’lık finansman ihtiyacı olacağı hesaplanmıştır. Tarım.000 $ olmak üzere Toplam 153.

gov. gelir ve işgücü niteliğinde artış sağlanmasıdır. müsteşarlığımızca bu dönemde kanun teklifi taslağı çalışmaları yürütülmektedir. Refah. Turizmin Geliştirilmesi. Önfizibilite Etüdleri Ahşap ve Metal Gemi Üretiminin Geliştirilmesi.pdf . Zonguldak Kanalizasyon ve Altyapı İhtiyacı. SONUÇ Proje çalışmasının 1997 yılında tamamlanmasından sonra: Müsteşarlığımız proje raporlarını ilgili valilikler.2. Bölgesel Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesi önfizibilite etüdleridir.1. FİZİBİLİTE VE ÖN FİZİBİLİTE ÇALIŞMALARI Bölgesel Gelişme Projesi kapsamında hazırlanan. 112 http://ekutup. 5.3. Azami faydayı sağlamayı ve Etkili Yönetim Oluşturma amaçlanmaktadır. Karabük Master Planı. Müsteşarlıktaki ilgili birimlere önerilen projeler bildirilerek kamu yatırım programlarında (ZBK) rumuzu ile takibi ve kaynak tahsislerinde öncelik verilmesi sağlanmaktadır. Cilt I Kirlenmenin önüne geçmeyi. Orman. Ağaç ve Yan Ürünleri Sanayiinin Geliştirilmesi. 5. 5. kamu kurumları. Tarım ve ormancılık sektörlerindeki üretimde sağlıklı bir yapının sağlanması.000 kişiye iş imkanı ve göçün azaltılması. yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine göndermiş ve tanıtmıştır. Çevre Kirlenmesine Karşı Alınacak Tedbirler. Projeden Beklenen Sonuçlar İmalat ve hizmetler sektörlerinde 113.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Proje müellifinin kurumsal yapı olarak önerdiği bölge kalkınma ajansı ile ilgili olarak önceki dönemde herhangi bir çalışma yapılmamış olup. Fizibilite Etüdleri Hayvansal Ürünleri İşleme ve Pazarlama.dpt. Tarım Ürünleri ve Gıda Sanayiinin Geliştirilmesi.tr/bolgesel/keas-I. 6. 4. Meslek Kazandırma ve Eğitim Programı.

gov.dpt. Cilt I Kurumsal yapı olarak önerilen su ajansı ile ilgili herhangi bir gelişme olmamıştır.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gıda sanayiinin geliştirilmesi Turizmi geliştirme Çevre kirlenmesinin önlenmesinde alınacak teknik ve hukuki tedbirler Zonguldak kenti kanalizasyon ve altyapı ihtiyacı Bölge içi ulaştırma altyapısının geliştirilmesi 113 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.

1980’lerden özellikle 1990’lı yıllardan sonra otoyolun ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün (İYTE) açılması ile kentin gelişime yönleri değişmeye başlamıştır.gov. ekonomik. kentsel ve doğal sit alanlarının dağılımı. Bilindiği gibi ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Büyükkentlerin sorunlarından. planlamanın temel girdisi olan coğrafya ve mekan kalıplarını değiştirmiş. çakışan çıkarlar ve politikalar. Cilt I Kentsel Gelişmede Etkili Olan Faktörlerin Urla-İzmir Örneğinde İrdelenmesi Gözde EMEKLİ Yrd. arkeolojik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin açılması. Doç. yazlık konutların giderek artması ve İzmir ile ilişkilerin yoğunlaşması. kent. büyük kenti olan İzmir’de 1970’li yıllardan bu yana kent halkı yakın kıyı kasabalarını dinlenme amaçlı tercih etmeye başlamıştır. kentlileşme kavramlarının tartışılması yeniden önem kazanmıştır. Urla'da gelişmeyi yönlendiren doğrudan ve dolaylı etkileri ortaya koymak. kentleşme. kültürel ve politik alanlardaki yapısal değişmeler ile birlikte mekan. Dr. Diğer bir anlatımla.dpt. Yüzyılın ilk yarısındaki hakim üretim sistemlerinin çözülmeye başlaması küreselleşme ile birlikte yeniden örgütlenmesi. Ancak Urla'da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. Genel olarak bakıldığında Urla’da hakim olan sektör tarımdır. bu bildiride kent coğrafyası yaklaşımı ile Urla’nın kentsel kimliği irdelenmektedir. Kuşadası) yakınlığı. sağlık. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün öğretime başlaması kentsel gelişmeyi etkileyen dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır. ilçenin gelişebilmesi için belirlenen politika ve hedeflerin yeni değişmelere ayak uyduracak şekilde gözden geçirilmesini sağlamak amacıyla bu çalışma planlanmıştır. sosyal. Coğrafya Bölümü Dünya son yıllarda hızlı ve kolay tanımlanamayan bir gelişim ve dönüşüm içine girmiş. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi. Arazi kullanımı bakımından tarıma ayrılan topraklar çoğunluktadır. nüfusun bir kısmı geçimini tarımdan sağlamaktadır. günübirlik turizm hareketleri. Öyleyse. tarihsel özellikleri. Türkiye’nin 3. tarım yada turizm gibi ekonomik etkinlikler sayesinde güçlenen büyükkentler yerleşme-konut. çevre gibi sorunlarla boğuşmaya başlamıştır. geçmişten getirdiği antik kentsel yerleşmeler. sanayi. 20. Urla’da kentsel gelişmeyi hazırlayan farklı dinamikleri araştırmak zorundayız. sosyokültürel değişimler.pdf . uzaklaşmak isteyen insanların sığındığı küçük kıyı kasabaları da kent nüfusunun dinlenme ihtiyacına yanıt vermeye çalışırken yoğun bir baskı altına girmiştir. sosyal ve kültürel farklılıkların artması. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. Bölgelerarası ekonomik. İzmir’e 35km uzaklıkta erişilmesi kolay olan Urla ilçesi de kent halkının artan taleplerini karşılamaya çalışmaktadır. Ancak Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine (Çeşme. Selçuk-Efes. eğitim. otoyolun tamamlanması. iletişim ve ulaşım araçlarının gelişmesi. 114 http://ekutup. teknolojik gelişmelerle doğrultusunda takip edilemeyen dönüşümler kentlerdeki gelişmelerin irdelenmesini zorunlu kılmıştır. Urla’nın bugünkü ekonomik yapısını ve kentleşme özelliklerini derinlemesine sorgulamak. altyapı.tr/bolgesel/keas-I.

Araştırma alanımızın bağlı bulunduğu İzmir ve Ege Bölgesi. konut alanları. konumu yüzey şekilleri. Örneğin. 1970’lerden bu yana kıyılar yazlık konutlar tarafından işgal edilmeye başlamıştır. üniversite. sanayi ve ticaret alanları. ulaşım alanları. politikalar ve uygulamalar kentin gelişimini etkilemektedir. GİRİŞ Kentler sürekli toplumsal gelişme içinde bulunan ve toplumun yerleşme. termal kaynakları ile turizmin gelişmesine öncülük etmiştir. Urla. Cilt I 1. Urla. eğlenme gereksinimlerinin karşılandığı. kıyıları. tarımsal çeşitliliği. tarihi ve kültürel zenginlikleri. Türkiye’de iç ve dış turizmin ilk başladığı illerden biri olan İzmir ve ilçeleri arasında Urla da bulunmaktadır. kendi içinde tarım kasabasından tatil kentine doğru değişim göstermeye başlamış. İzmir metropoliten alanının hızla büyümesi ve yayılması sonucunda. sanayi yatırımları kentin ilk çekirdeğinin oluşması için atılmış adımlar arasındadır. Kentsel arazilerin değerini kentsel gelişimin yönünü doğrudan etkileyen kararlar. Toplumların yaşayış biçimlerine gelişmelerine bakıldığında kıyıların avantajlı bir konuma sahip olduğu görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. doğal güzellikleri. otoyol ile ulaşılabilirliğin artması ve Yüksek Teknoloji Enstitüsünün ilçe sınırları içinde açılması ile kentsel yayılışı hızlanmış ve kentsel işlevler ön plana çıkmaya başlamıştır. diğer bir ifadeyle tarımı. sanayisi ile yüksek kalkınma potansiyeline sahip coğrafi bölgelerimizin başında yer almaktadır. rekreasyon alanları hem kent içinde hem de kentin çevresindeki diğer yerleşmelerle bir yarış içine girmektedir. Buna paralel olarak elverişli iklimi.dpt. kentsel oluşum da toplum yapısını etkilerken. nüfus yönünden daha kalabalık yerleşme birimi” olarak tanımlamaktadır. tarım dışı etkinliklerin yoğunlaştığı. Artan nüfus ve kentsel aktiviteler bir taraftan kentsel kullanım altındaki alanlarda kişi ve aktivite yoğunlaşmasına neden olurken diğer taraftan da bazı kentsel kullanımların bulundukları alanları diğerlerine bırakmalarına ve yeni alanların kentsel kullanımlar altına girmesine yol açmaktadır. İzmir’e en yakın sayfiye yerleşmesi olarak ilk dikkat çeken ilçelerden biri olmuş. Sözgelimi. Türkiye'nin üçüncü büyük kenti olan Urla’nın İzmir’in yakın hinterlandında yer alması ilçenin önemli ölçüde bu büyük kentten etkilendiğini göstermektedir. verimli ovaları. 1980’lere 115 http://ekutup. Kıyıların dinlenme amacı ile kullanılmaya başlaması kentleşme ve sanayileşme doğrultusunda başlamıştır. Urla’da kentleşmeyi yönlendiren.pdf . Türkiye’de artan nüfusun kıyı bölgelerinde yoğunlaştığı ve özellikle Ege kıyılarının bu gelişimden fazlasıyla payını aldığı bilinmektedir. barınma. çalışma. kentsel mekanı yönlendiren tüm faktörlerin incelenmesi gerekmektedir. uzmanlaşma ve işbölümünün önem kazandığı. yol. sayfiye-dinlenme yeri olarak ilgi çekerken.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. Özellikle 1970’lerden sonra Ege Bölgesi’nin en hızlı gelişen kenti İzmir’in nüfusu artmaya başlamış. Farklı alan ve arazi kullanımlarının yarattığı ekonomik yarış insan ve mekan arasındaki ilişkinin bir sonucudur. Yeni kentsel aktivite alanları ya da kentsel alanda eski önemini koruyan ancak genişleme ihtiyacı doğduğunda diğer alanlara doğru bir saçaklanma gösteren aktiviteler de vardır. kentleşme hareketleri doğrultusunda dinlenme ve kentten uzaklaşma ihtiyacı öncelikle kıyılara olan talebi artırmıştır. kentsel alanın sınırları üzerinde etkili olan faktörler coğrafi bir yaklaşımla ele alınarak incelenmeye çalışılacaktır. Kentsel arazi kullanımı ve kentsel gelişim üzerinde insan-mekan arasındaki karşılıklı etkileşim önemli bir paya sahiptir. Toplum-çevre ilişkisi kentsel oluşumu. dinlenme. otoyol.

Urla’da özellikle son on yılda. fonksiyonları irdelenmiştir. Milli Eğitim Müdürlüğü. çiftlik evi tarzında bahçeli evlerin daimi konut olarak yaygınlık kazanmasıdır. görüşmeler yapılmış ve fotoğraflar çekilmiştir. Esnaf ve Sanatkarlar Odası. Urla’da nüfusu çekecek kentleşmeyi hızlandıracak motor güç olarak belirgin bir ekonomik sektör yoktur. Cilt I kadar devam eden bu süreç hızlanarak artmış. tek elden gerçekleştirilen siteler. Elde edilen verilere ek olarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ayrıca 1/25. Coğrafi konum ve doğal çevre özelliklerinin kentin doğmasında ve gelişmesinde etkili rol oynadığı kabul edilmektedir. ulaşım olanaklarının artması ve İzmir kentinin batı yönündeki saçaklanmaları nedeniyle Urla’ya olan talep artmaktadır. fonksiyonlara ilişkin binalar. Hatta. konut talebinin ve arzının yoğun olduğu kıyı bandında erişim kolaylığının da artması ile I. ve şekillerinin çizimi oluşturmuştur. Söz konusu dönüşümle kentsel alan haline gelen alanlar bireysel olarak üretilen az katlı müstakil konutlar. verimli ovaları. Coğrafi konum. ülkemizde kentleşme genel anlamda sanayileşmeye bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Araştırmada farklı yöntemlerden yararlanılmış ve ilk adım olarak kent içi kullanılışlar ana hatları ile tespit edilmiştir. kültürel çevre özellikleri ile prehistorik dönemden bu yana ilgi çeken yerleşmelerden biri olmuştur. derece alt merkez niteliğinde olan ve ihtisaslaşmış fonksiyonları ile dikkat çeken Urla’da merkez ve kıyı mahalleler birbirinden farklı mekansal doku özellikleri taşımaktadır. Büro çalışmalarındaki son aşamayı elde edilen verilerin çizelge. konuta dönüşme eğilimi hızlanmıştır. Bununla birlikte. belediyenin gelişmeyi örgütleyici girişimleri olan kooperatifler ve son yılların gözde konut tipi olan çiftlik evleri ile dikkat çekmeye başlamıştır. diğer bir ifadeyle doğal tarihsel. kıyı mahallelerinin yaz ayalarındaki kullanımı araştırılmıştır. coğrafi konumu yüzey şekilleri. Bilindiği gibi. İzmir metropoliten kentine bağlı 2. Urla'da nüfus gelişimine bakıldığında kentsel gelişmenin belirli dönemlere ayrıldığı. Özellikle Urla’nın otoyol girişi çevresindeki mekanlar İzmir’e en yakın ve en kolay ulaşılan deniz manzaralı sesiz sakin mekanlar şeklinde pazarlanmaya başlamıştır.tr/bolgesel/keas-I. Geleneksel özellikler taşıyan ve kendi içinde kapalı bir yapı gösteren (son yıllarda bu özellik kısmen azalmıştır) merkez mahalleler ile mekansal olarak kopuk kıyı mahallelerinde farklı yapısal özelliklere sahip II. Kaymakamlık. tarımsal çeşitliliği. Tarım Müdürlüğü. Kentin tarihsel ve alansal gelişimi. halk elindeki tarım topraklarını satmaya. bazı köylere gidilmiş çevreyle ilgili gözlemlerde bulunulmuş. Ancak. Tarım Kredi Kooperatifi görüşmelerin yapıldığı başlıca kurumlardır. yoğunluğu ve dağılışı. hatta yaz aylarında kendi evlerini yazlıkçılara kiraya vermeye başlamıştır.000 ile 10000 ölçekli Urla kent planından ve 1/100000 ölçekli haritalardan yararlanılmıştır. Son yıllarda. ulaşılabilirlik. 1990’lı yılların bir başka özelliği de kıyıların dolması ile iç kısımlara kayan yapılaşmada kır evi. konuya bütünlük sağlamak amacıyla. nüfus artışı ve dağılışını etkileyen faktörlerin ilçede kentsel gelişimi yönlendirdiği anlaşılmaktadır. yollar. Urla’daki bazı resmi kurum yetkilileriyle görüşmeler yapılmıştır. Urla’da gerçek anlamda sanayiden bahsetmek mümkün değildir. Belediye.pdf . II. Bu yıllarda yazlık toplu konut kooperatifleri Urla’ya gözünü dikmiş. konutlar çoğunluktadır. bu süreç 1990’larda otoyolun yapımıyla kıyılardan iç kısımlara ve otoyol çevresine kayarken daimi konutlar da yapılmaya başlamıştır. lüks konutlar. Orman İşletme Müdürlüğü. ikinci konut işgali olarak ifade edebileceğimiz bir süreç başlamıştır. 2.dpt. URLA KENTİNİN GELİŞMESİNDE ETKİLİ OLAN FAKTÖRLER Urla.gov. kıyı ve iklim 116 http://ekutup.000 ölçekli topografya haritasından. nüfus miktarı. 1/5.

KalabakYücesahil. Urla’nın köy ve mahalleleri ile ulaşımı kolaydır. İzmir'in 35 km batısında kendi adını taşıyan yarımadanın merkezinde eski bir yerleşim merkezidir (Şekil 1). Urla. Büyükşehir Belediye otobüsleri Urla’nın Çamlıçay mahallesine kadar gelmekte ve İzmir ile Urla’nın ilişkilerinin yoğunlaşmasında etkili olmaktadır.gov. Cilt I özellikleri. Urla ve yakın çevresi doğal olarak Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. kentsel gelişimi ve nüfus hareketlerini de etkilemektedir. Urla Akpınar deresinin içinden geçtiği dereli tepeli bir alanda kurulmuştur. 117 http://ekutup. İzmir kent halkının sürekli oturmayı tercih ettiği yerler arasında ilk sırada bulunmaktadır. yüzey şekilleri Urla kentinin kurulup gelişmesinde prehistorik dönemden günümüze etkili olmuştur.pdf . Alaçatı’ya bağlanmaktadır. Urla-İzmir-Üçkuyular arasında karşılıklı dolmuş seferleri ve Urla Belediyesi’nin otobüs seferleri düzenli olarak yapılmaktadır. Urla ne kaleye imkân veren bir tepenin eteğinde ne de düz bir ova kenarında kurulmuştur. Urla’nın kentleşme sürecinde. Çeşmealtı mahallelerinde günübirlik rekreasyonel faaliyetler başlamış. 2002). En önemli özelliği yarımadanın ortalarında verimli tarım alanı içinde bir çok küçük yerleşmenin ortasında pazar ihtiyacını karşılayabilen bir yerleşme olarak ortaya çıkmasıdır (Emekli. denize paralel devam eden eski sahil yolu ile (Narlıdere. Kuzeyinde Ege Denizi. kamu kamplarına gelenler ile hafta sonlarında günübirlik gelenler turizm hareketlerini artırmıştır. 1980’li yıllarda Konak-Urla-İskele arasında başlayan vapur seferleri günümüzde devam etmemektedir. Öncellikle kıyı turizminin ve ikinci konutların yer seçiminde kıyılar ilk tercih edilen yerlerdir (Özgüç. 1982). Kıyılar. Zeytinalan. Kalabak ve İskele) de ulaşılmaktadır. 1977). coğrafi konumunun ve doğal çevrenin sunduğu avantajların önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Özellikle ikinci konut modasının başladığı 1970li yıllardan sonra kıyılar en çok tercih edilen yerler arasındadır. güneyinde Düden denizi ve Seferihisar. 28 km kıyı uzunluğuna sahip Urla’da kent ve yakın çevresindeki kıyıların büyük bir bölümü ikinci konutlar tarafından kullanılmaktadır (Emekli. denizyolu ile ulaşım geliştirilmeyi beklemektedir. Bugün artık İzmir'in banliyösü olan ilçe. batısında Çeşme doğusunda ise Güzelbahçe ilçeleri ile sınırlıdır (Darkot ve Tuncel. o dönemdeki liman özelliğini korumasa da kıyılar halen çekiciliğini sürdürmektedir (Mater. İlçe merkezinden tüm köylere dolmuş seferleri yapılmakta kent merkezi ile köy arasındaki iletişimi artırmaktadır. Güzelbahçe. 1978). Urla’nın coğrafi konumu İzmir’e ve uluslararası turizm merkezlerine yakınlığı.dpt. Ahmetbeyli. Özellikle 1970’lerden sonra artan yazlık nüfus hareketliliği kentsel gelişimi hızlandırmıştır. hızla büyüyen İzmir metropol kentine yakınlık. batıda otoyol ile Çeşme’ye bağlanmakla birlikte eski Çeşme yoluyla da Karaburun.tr/bolgesel/keas-I. Urla İzmir'in ilçeleri arasında (metropol ilçeleri hariç) yüzölçümü ve nüfusu açısından orta büyüklükte bir ilçedir. Selçuk ve Kuşadası’na.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Urla’da ulaşım karayolu ağırlıklı olmakla birlikte. Ürkmez. Urla çevresinin iklimi yazın nüfusu kıyılara çektiği ve kıyı turizmine olanak tanıdığı için kenti etkilemektedir. Gelişmiş bir karayolu ağına sahip Urla'ya İzmir-Çeşme otoyolunun yanısıra. Urla’nın kurulduğu yerin özelliklerine bakıldığında alışılmışın dışında bir durum göze çarpar. Urla kentinin yönlendirilmesinde etkili olan faktörlerden biridir. Urla’daki nüfus hareketleri kentleşmeyi hızlandıran faktörler arasında değerlendirilmektedir. Antik dönemden bu yana bir liman kenti olan Urla. 1970-1985 yılları arasında İskele. 1992). Ayrıca ilçe güneyde Seferihisar yolu üzerinden Gümüldür.

Kızılbahçe. Cilt I 1927-1950 döneminde Urla toplam nüfusunda önemli artışlar dikkati çekmemektedir.774 olan toplam nüfus 2000 yılında da 49. 1970’lerde ülkedeki kentleşme çabaları doğrultusunda Urla'da kentsel nüfus oranı %61’e (1975) çıkarken kırsal nüfus oranı %39’da kalmıştır. artışını ve dağılışını etkileyen çok farklı süreçler dikkat çekmektedir. % 46’ya (1950) çıkmıştır.500 kişi kır nüfusu da yaklaşık 2. Yıllar 1927 1935 1940 1945 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1997 2000 Toplam 15548 17073 17858 18415 19309 22424 18754 20625 21170 22774 26066 26907 35467 43087 49515 Kent 8936 9961 10330 10206 10403 10892 10827 12454 12641 13903 14416 21641 25648 31723 36875 % 57.0 40.300 kişi artmıştır. Daha önceki dönemlerde 20-25 yılda 4-5 bin artan toplam nüfus bu dönemde her sayım yılında 4-5 bin kişi artmış ve bu artışın tamamı kentsel nüfusa yansımıştır.0 45. 1975'te 22.0 42.7 60. Küçükkaya. Çamtepe köyleri Urla’dan ayrılarak Seferihisar'a bağlanmış ve 1960 sayımında Urla’nın hem toplam hem de kırsal nüfusu azalmıştır. 15.5 Çizelge 1 Urla'da toplam.0 45.tr/bolgesel/keas-I. kırsal nüfusun doğurganlık oranına bağlı olarak daha fazla artması beklenen bir sonuçtur.0 20. Diğer bir ifadeyle.5 58. Payamlı.5 42.0 60.309’dan 22.pdf . Kent nüfusu 23 yılda 1.0 72. Bu dönemin en belirgin özelliği toplam nüfusun ve kent nüfusunun hızlı artmasıdır.0 28. Yelki.dpt.0 51. Bu Urla'nın son yıllarda göç almaya başladığını ve göçlerin kentte toplandığını kanıtlamaktadır (Çizelge 1).0 55. savaş sonrası sosyo-ekonomik koşullar hatırlandığında konu daha kolay anlaşılmaktadır.548 olan toplam nüfus 1950 yılında 19.5 54.5’ten (1927).3 40.774'’e (1975) çıkan toplam nüfus köyler arasındaki bazı sınır ve statü değişikliklerinden etkilenmiştir. Büyükçamlı.6 74.0 61.0 58.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1990’larda Çeşme-İzmir otoyolunun Urla kısmının açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafe km ve zaman olarak kısaltmış. ikinci konutlar birinci 118 http://ekutup. Bu dönemde.5 42. Bazı yapay artışlar görülse de toplam nüfus sürekli ve hızlı bir artış eğilimine girmiştir.5 Kır 6612 7112 7528 8209 8906 11532 7927 8171 8529 8871 11650 5266 9819 11364 12640 % 42.gov. 2001).0 55.0 80. Bu dönemde. 19. kentsel ve kırsal nüfus gelişimi (1927-2000) Urla'da 1975-2000 yılları arasında nüfus hareketlerini. Kavacık.5 46. Aynı dönemde kentsel ve kırsal nüfusta da pek farklılık görülmemektedir.0 26.0 48.515'e yükselmiştir (DİE. 1950-1975 yılları arasında Urla toplam nüfusunda bir takım değişiklikler dikkat çekmektedir. Kırsal nüfus oranı da buna bağlı olarak %42.0 73. 1927’de %57.309’a çıkmıştır.5 olan kentsel nüfus oranı %54’e (1950) düşmüştür.4 25.0 39.5 57.

Altıntaş mahallesinde kurulan ve 1993 yılında hizmete açılan küçük sanayi sitesi iş olanaklarının artmasına ve kentte dağınık halde bulunan küçük sanatlar sektörünün örgütlü bir şekilde faaliyet göstermesine yardımcı olmuş ve kente yeni bir gelişme yönü kazandırmıştır. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ve bazı yüksekokulların.dpt. Gülbahçe ve Özbek'te halkın isteği doğrultusunda referandum yapılmış ve bu yerler tekrar köy statüsüne kavuşmuştur. tütüncülük. usulsüz avlanmalar ve trol avcılığı balıkçılığın gerilemesine neden olmuştur. İkinci konutlara gelen yazlıkçılar ve günübirlik turizm hareketleri ile ilçenin kıyı mahallelerine gelenlerin artması arazi ve kıyılardaki kullanıma değişik bir boyut getirmiş.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Urla İmam Hatip Lisesi ile Urla Çok Programlı Meslek Lisesinin Yatılı öğrenci yurtlarının açılması sonucunda yarımadanın diğer ilçelerinden pek çok öğrenci ilçeye yatılı olarak gelmeye başlamıştır. yeni iş olanaklarına gereksinim duyduğu anlaşılmaktadır. Denizli-Çeşmealtı. turfanda sebzecilik.pdf . havlu. biber. 119 http://ekutup. kıyı mahalleleri ile kıyı köylerinde kıyıların kötü kullanımı. Sonuç olarak. otoyol çevresindeki Yenikent mahallesi ile Çeşme yolu üzerindeki İçmeler ve Torasan kıyı mahalleleri eklenmiştir. sayıca artarken buralara ilgi de artmıştır. bamya. 1985-1990 yılları arasında ise toplam-kır ve kent nüfuslarında belirgin artışlar görülmüştür: İlçede merkez ve köylerde yapı kooperatiflerinin sayıları ile konut sayıları artmış ve bu işlerde çalışmak için dışarıdan işçiler gelmeye başlamıştır. Zeytinalan. güneş yağı gibi ürünler ile günlük tüketim maddelerinin satışlarında (peynir-ekmek-meşrubat vb) artışlar gözlenmiştir. Urla. Zeytinalan mahallelerine verilmiştir. deniz gözlüğü.tr/bolgesel/keas-I. Yapılan araştırmalarda halkın geçim sıkıntısı çektiği. tarım. Özellikle bu çevrede yapılan 544 konut sanayi sitesinin talepleri doğrultusunda gelişmiştir. Çeşmealtı kıyıları ile otoyol çevresidir. fakültelerin ilçede faaliyet göstermesi nüfus üzerinde etkili olmuştur. bağcılık dikkat çekmektedir (Emekli. Son yıllarda tarım topraklarının imara açılması. çeşitli otlar) yollarda satmaya başlamış. Torasan mahalleleri daha çok İzmir’de oturanların ikinci konut alanı olarak kullandığı mekanlar iken son yıllarda daimi konuta dönüşenlerin oranı artmaktadır. İskele. inşaat. 1981 yılında mahalle statüsü verilen köyler arasında bulunan Balıklıova. turizm ticari bir işlev kazanmaya başlamıştır. mayo. patlıcan. ticaret. 1992-2003 yılları arasında bu yerlere. 1992). Urla’nın İzmir ve üniversite ile ilişkilerini geliştirmiştir. Urla’da tarım topraklarının kullanımında narenciye. 1985-1992 yılları arasında en fazla inşaat ruhsatı Güvendik. İzmir’de saçaklanmalarla özellikle kıyıdan yaklaşan Zeytinalan.gov. balık lokantaları. merkezin güneybatısında. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi İskele mahallesine ilgiyi artırmış. şapka. hizmetler. Bunun yanısıra kıyı mahallelerindeki esnafın sattığı ürünler çeşitlenmiş. Çeşmealtı. İlçe bütününde genişleme yönünün en fazla olduğu kesim kuşkusuz ikinci konutların ağırlıklı olduğu. Cilt I konuta dönüşmeye başlamış. 1990 sayımından önce. terlik. İçmeler. biraz yükseğe çıkıldıkça zeytincilik. İzmir iline bağlı. 1990). Ayrıca. Özellikle yerli üreticiler hafta sonlarında yetiştirdikleri ürünleri (domates. küçük sanayi ve turizm ile geçimini sağlayan ilçelerden biridir (Emiroğlu. börülce. İskele. çiçekçilik. Urla Kemik Hastalıkları Hastanesinin tam teşekküllü devlet hastanesine dönüştürülmesi Urla yarımadasında kentin ayrıcalıklı bir yer kazanmasına neden olmuştur. mandalina. çay bahçeleri.

tadilat kararları uygulamada zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır. Cilt I Otoyol. Urla’da özellikle arkeolojik sitler İskele mahallesinde yerleşmeyi sınırlandıran. derece doğal sit. Ancak ülkemizde imar planları uygulamalarının başarıyla sürdüğünü söyleyemeyiz. Otoyol ile İzmir’e daha fazla yaklaşan Urla’nın nüfusu otoyol çevresine yapılan büyük konut kooperatifleri ile artmaya başlamıştır. 400 hektarı III. İmar planları kentleri yönlendiren kentin düzenli ve planlı gelişmesini sağlayan araçlardan biri olarak görülmektedir. 1989 yılında Toplu Konut İdaresinin desteklediği 1000 konut yapı kooperatifinin yanısıra otoyol boyunca ve otoyolun Urla girişinde pek çok müstakil çiftlik evi tarzında konutlar yapılmaya devam etmektedir. Yenikent mahallesi bunun en iyi örneğidir (Emekli. Alınan imar kararları genellikle kağıt üzerinde ya da uygulamanın gerisinde kalmaktadır (Çerçi. Daha çok İskele mahallesinde Limantepe ve Yıldız tepe mevkiinde.derece arkeolojik sit alanları olarak dikkat çekmektedir. korumayı sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Urla için imar planı çalışmaları yapılmakla birlikte. sürekli değiştirilen imar yasaları. Başka bir ifadeyle bu çevredeki boş alanların büyük bir kısmı sit alanıdır. Urla kent merkezinde ise kentsel sit olarak korunan sivil mimari örneklerini yaşatan alanların başında Zafer caddesi ve çevresi ile Urla eski postane sokağı gelmektedir. Urla kentinin büyümesini kontrol eden bir başka faktör de sit alanlarının varlığı ve coğrafi dağılımıdır. yönlendiren dinamikler olarak karşımıza çıkmaktadır.gov. 2002). konforlu ulaşımı sağlamıştır. Çeşitli yıllarda çıkan imar afları ve değiştirilen imar planları kentin ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Hatta. Otoyolun yapımı ile ulaşımın kolaylaşması. derece arkeolojik sit. imar planları ile verilen yapılaşma haklarının mevcut alanlarda dondurulması 2-3 kat ile sınırlandırılması yıkıp yapma eğilimini geriletmekte ve yeni gelişme alanlarını daha cazip hale getirmektedir (Urla Belediyesi. Bunun 750hektarı I.1997).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinin bazı dersliklerinin (1982) ve İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması kentsel gelişmeyi etkileyen. Ayrıca. plan kararları kentin gelişiminin gerisinde kalmaktadır (Gülez.pdf . 2001). Urla ilçe sınırları içinde 1992 yılında açılan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü kentsel gelişimde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. 120 http://ekutup. Urla’da 1400ha sit alanı bulunmaktadır. Urla kent merkezinde olmasa da kıyı mahallelerinde ve otoyol çevresindeki alanlarda yerleşimi sınırlandıran doğal sit alanlarının varlığına da dikkat çekmek gerekmektedir. derece arkeolojik sit alanıdır. İçmeler ve Torasan mahallelerinin sırtları. otoyol çevresindeki bazı zeytinlikler doğal sit alanları olarak korunmakta ve imarı sınırlandırmaktadır. 1997). İskele-Çeşmealtı kıyı yolunda dağınık halde bulunan Klazomenai kentinin kalıntıları 1. 1991 yılında İzmir-Çeşme otoyolunun İzmir-Urla bölümünün tamamlanarak açılması Urla ile İzmir arasındaki mesafeyi zaman ve km olarak azaltmış.dpt. Hatta bu çevredeki kamulaştırma faaliyetleri ve kişisel girişimler arsa-arazi fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Özellikle merkezdeki büyüme eğilimi binaların ekonomik ve fiziksel ömürlerini tamamlayıp yıkıldıktan sonra yeni yapıların yapılması şeklinde olmaktadır. binalar bulunmaktadır. Urla'nın kentsel gelişiminde etkili olmaktadır. Yeni açılmasına rağmen Çeşme-Urla yolu üzerinde bulunan üniversitenin/İYTE’nin çevresindeki araziler değer kazanmış yatırımlar bu yöne kaymaya başlamıştır. Bunun dışında mahallelerin çoğunda sivil mimari örneklerini yansıtan konutlar. otoyol çevresindeki artan konutların ve nüfusun ihtiyaçlarına yanıt verebilmek amacıyla yeni mahalleler oluşturulmaktadır. 250 hektarı I. Urla kentinin genişlemesine neden olmaktadır. kentsel saçaklanmalara.

deniz ve kıyı kaynaklarının kirlenmeye başlaması gelişmeyi önleyecek tehditler olarak karşımıza çıkmaktadır.gov. SONUÇ Urla kentinde yapılan yerinde arazi kullanış ve anket çalışmalarına dayanan araştırmalarda. arazi spekülasyonlarının artması. Kentte özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve artan nüfusun kıyılardaki eşitsiz dağılımı bazı sorunlara yol açmaktadır. kıyı kesiminde ve otoyol çevresinde üst gelir grubunun oluşturduğu ikinci konut ve toplu konut alanlarıyla büyüyen Urla son yıllarda kendi özgün mekansal ve sosyal yapısının dışına çıkarak değişmektedir. Kentsel nüfus artışı ile birlikte kent örgütlenmesinde niteliksel ve niceliksel açıdan ortaya çıkan değişimler bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. merkeze yakın çevre mahalleleri kırsal niteliğini ve geleneksel özelliklerini korumakla birlikte. Öte yandan. Zeytinalan. İskele. Bunlar daha çok fiziki mekan kullanımı ya da çevre ile ilgili sorunlardır. 121 http://ekutup. İlçenin yüzey şekilleri akarsulara yataklık eden ve denizden başlayarak içeri doğru uzanan tarıma elverişli geniş ovaların oluşumuna olanak vermektedir. mahalleleri ile Çeşmealtı kıyıları kentin genişlediği ve nüfusbina bakımından yoğunlaştığı kıyılar olarak günümüzde de önemini korumaktadır. İzmirlilerin ikinci konut için en çok tercih ettiği ilçe olmuştur.dpt. 1950-1970 yılları arasında küçük bir tarım kasabası kimliğindeki Urla’nın 1970’lerden sonra kıyı mahallelerinde başlayan turistik hareketlerle nüfusu artmış. Özellikle Çamlıçay. Torasan mahalleleri ve otoyol çevresinde yeni bir genişleme alanı doğmuştur. kente özgü sorunlara yol açan etmenlerin belirlenmesi önem taşımaktadır. Uygulanan anketlerde. ikinci konutlarla adını duyurmuş. Sosyo-ekonomik açıdan değerlendirildiğinde İzmir ile çok sıkı bir günlük ilişkisi olan Urla’nın.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 3. Bunun yanısıra.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kimliksiz bir yapılaşmanın ortaya çıkmasıdır. Yücesahil. Belediye ve Hükümet çevresindeki mahalle ve yerleşmeler ticaret işlevinin yoğunlaştığı merkezler olarak önem kazanmakta. plansız yapılaşmalar. yerleşmenin fiziksel ve sosyal oluşumuna ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Urla’ya bağlı Gülbahçe Köyü sınırlarında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünün açılması ile İçmeler. yol ve sahil düzenleme çalışmalarının yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. Turistik etkinlikler ile ikinci konutlar yoğunlaştıkları yerlerde bölgesel ve yöresel altyapıya dengeli olmayan bir talep yaratmaktadırlar. Ekonomik ve arazi kullanımına ilişkin ortaya çıkan sorunlardan biri de tarım topraklarının imara açılması. Kaynakların kullanımında aşırı yüklenme ya da atıl kalma gibi sorunlar altyapıya da önemli bir yük getirmektedir. Urla bir metropol kent gibi sorunlar yaşamasa da giderek artan talep karşısında gerekli tedbirleri alması kaçınılmazdır.pdf . hızla artan ikinci konutlar. kentsel fonksiyonların geliştiği kentsel niteliklerin ön plana çıktığı dikkat çekmektedir. Doğal çevre koşulları açısından değerlendirildiğinde kentin gelişmesini sınırlandıracak topografik engellerin bulunmadığını özellikle topografyanın kuzey-güney yönleri dışında yerleşime uygun olduğunu söyleyebiliriz. 1990lardan sonra ise otoyolun tamamlanması. Urla’da kentleşme sürecini ortaya koyarak eksikliklerin saptanması ve tamamlanması. tamamlanamayan altyapı ve kanalizasyon sistemleri. belediye ve diğer kamu kurum kuruluşları ile yapılan görüşmelerde özellikle yaz aylarında altyapı ile ilgili bazı sorunların arttığı su ve elektriğin nüfusun ihtiyacına zaman zaman yanıt veremediği.

dpt. son söz olarak. prefabrik tesisler. Yücesahil. M.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Urla ve yakın çevresinde ikinci konutlara yönelik yoğun bir yapılaşma vardır. Günümüzde artık deniz turizmi tek başına yeterli çekiciliği sağlayamamakta bileşik turistik ürünler önem kazanmaktadır (Buttler. KAYNAKLAR Buttler. Kıyıların yeniden düzenlenerek. Urla’da kıyı turizmi ile ilgili aktiviteler ön plandadır. (2002) “Sürdürülebilir Turizm Yaklaşımı ile Urla (İzmir) Kıyılarının Değerlendirilmesi”. bilinçlendirilmesi. Bu nedenle özellikle deniz turizmin gelişebileceği kaynaklar sınırlanmıştır. Tuncel (1978) Ege Bölgesi Coğrafyası. canlandırılmalı ve sosyokültürel aktivitelerin yer aldığı bir işlev kazandırılmalıdır. Çeşmealtı.pdf . Çerçi. (1997) “Kıyı Yerleşimlerinde Çevre Kalitesinin Sağlanması”. Coğrafya Araştırmaları Dergisi. tüm dünyada deniz turizminin yanısıra farklı turizm türlerinin geliştirilmesi için yeni arayışlar başlamıştır. kıyı alanının ve deniz suyu temizliğinin sürekli denetlenmesi sürdürülebilir turizmin gerçekleşmesi için kaçınılmazdır. 122 http://ekutup. Bunun birlikte.tr/bolgesel/keas-I. turizm çeşitlendirilmelidir. Sayı 6. Emiroğlu. 207213.gov. Urla kent merkezinde tarihi doku korunmalı. geliştirilecek turizm türleri saptanmalıdır (Emekli. Ankara. güzel. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Coğrafya Bilim ve Uygulama Kolu. 227-256. B. 1991). 547-558. Atatürk Kültür. çağdaş bir kent için halkın eğitilmesi. Turizmin gelişebilmesi için doğanın ve kıyıların korunması kaçınılmazdır. katılımcı çalışmaların artırılması gerektiğini söylememiz gerekmektedir. tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve tarım ürünlerinin değerlendirilmesi için tarımsal sanayi geliştirilmelidir. İkinci konut yapımına ve sayısına dikkat edilmesi ve hatta bir sınırlama getirilmesi kaçınılmazdır. İskele. özellikle kentin varolan yerleşme dokusuna uygun olmayan gelişme ve yapılaşmalara engel olunması Urla için önem taşımaktadır. (1990) “Urla Yarımadası’nda Kırsal Yerleşmeler”. tarihsel ve kültürel değerlere zarar vermeden geliştirilmesi sağlanmalıdır. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı.Ü. Vol 18. Bunun için öncelikle Urla'da turistik çekicilikler araştırılarak. E. 2002). Ulusal Konferansı. Edebiyat Fakültesi Yayını. Kıyılar tamamen bu tip yapılarla dolmuştur. R. Bu nedenle bu kıyılarda turizmin özellikle deniz-kıyı turizminin tek başına gelişmesi beklenmemeli. Ankara. İ. Cilt I Urla’daki tarımsal niteliği yüksek tarım toprakları korunmalı. Özbek ve Gülbahçe çevresinde ikinci konut sayısı yerli konut sayısının çok üzerindedir. Urla'da kent kimliğine damgasını vurabilecek olan turizm sektörünün doğal. İstanbul. 201-209. 179-198. Darkot. (1992) “Urla-Seferihisar çevresinde seracılık etkinlikleri” Ege Coğrafya Dergisi. Sayı 2. S. Emekli. Günümüz ihtiyaçlarını dikkate alan kent planlamasına öncelik verilmesi.Ü. yüzer iskeleler yapılarak günübirlik turizmde kullanılması sağlanmalıdır. G. Environmental Conversation. No 3.Ulusal Konferansı. ve M. Yayın No 2365. G. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1. (1991) “Tourism Environment and Sustainable Development ». Emekli. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları IV. Şu anki durum itibarıyla ne yazık ki Zeytinalan. W. İlçenin kuzey sahillerindeki adalara basit. Çünkü son yıllarda. Türkiye Kıyıları’02 Konferansı Bildiriler Kitabı. İzmir. Ankara.

E. 85-91. Türkiye Kıyıları ’97 Konferansı Bildiriler Kitabı. Şehircilik Dergisi.T. 123 http://ekutup. Ankara Urla Belediyesi (2001) Urla Analitik Etüdü ve İmar Raporu. D. Urla. (2001) Genel Nüfus Sayımı Geçici Sonuçları. Özgüç. Ulusal Konferansı. Mater. No 2863. İ..gov. 71-74. İstanbul. Sayı 14. S. Cilt I Gülez. (1997) “Kıyı Alanlarının Koruma-kullanma Yönünden Bütüncül Planlaması”. Ü. İ. B.dpt.tr/bolgesel/keas-I. İstanbul. Türkiye’nin Kıyı ve Deniz Alanları 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.İ. (1982) Urla Yarımadasında Arazinin Sınıflandırılması ile Kullanılışı Arasındaki İlişkiler.pdf . Ankara.Ü. Edebiyat Fak Yay. N. (1977) “Tatil evleri”.

Cilt I 124 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.pdf .dpt.

gov.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I 125 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .dpt.

Dr.. * Bölgesel gelişme ve planlama kavramları zaman içinde nasıl bir değişim gösterdi? * Bölgesel gelişmenin kavramlaştırılması ve yönlendirilmesine yönelik oluşan çerçeve gereksinimlere ne ölçüde yanıt verebiliyor? * Geliştirilen kavramlar ve kuramlar uygulama açısından yeterli bir çerçeve sunulabiliyor mu? * Gündeme gelen yeni kavramlar ve kalkınmanın sürdürülebilir kılınmasına yönelik öneriler belirli bir gelişme düzeyine ulaşamamış ülkeleri kapsayabilir mu? * Türkiye’nin bu yeni oluşan kavramlar ve uygulama biçimleri konusundaki tutumu ne. Şehir ve Bölge Planlama Bölümü 1. topografya ve iklim koşullarının benzerliklerine göre bazı yerleri aynı isimle tanımlamaları ile çok eski dönemlerde başlayan bölge kavramı. aşağıdaki beş soruya yanıt aranmaktadır. bilimsel anlamda bölgenin tanımlanması on sekizinci yüzyılda gerçekleşmiştir.gov. bölgelerin. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. tanımlanmasının geçmişte de çok yaygın olduğu görülmektedir. Ticaret. 2. Cilt I Bölgesel Kalkınma Kavram.pdf . dinsel ve yönetimsel etkinliklerin gelişmesi ise.1. Çiftçilerin toprak. Kuram ve Politikalarında Yaşanan Değişimler Ayda ERAYDIN Prof. Haritacılar sınır tanımlamaları yapmaya çalışırken su havzalarının belirli bir bütünlük gösterdiğinin farkına varmışlar ve ilk bölge tanımları nehirler 126 http://ekutup. GİRİŞ Geçmişten günümüze kadar bölgesel gelişme konusunda ortaya çıkan kavramsal değişimleri.tr/bolgesel/keas-I. Mimarlık Fakültesi. Kentle sınırlı kalmayarak. 2. nasıl olmalı? İzlenebileceği gibi ana amaç değişen koşullarla birlikte geliştirilen yeni kavramların ve kuramların nasıl şekillendiği ve bu gelişmelerin uygulamada kullanılabilirliğinin irdelenmesi ve tüm bu tartışmaları Türkiye özeline taşıyarak Türkiye’deki bölgesel kalkınma politika ve uygulamalarına yol gösterecek ipuçlarının tartışılması olarak belirlenmiştir.dpt. ortaya atılan yeni kuram ve politikaları ve bunların uygulamaya yansımalarını tanımlayarak. aynı zamanda bir mekan parçasının diğerinden olan farklarını belirtmek için kullanılmıştır. ODTÜ. üzerinde oluşan ilişkilerle tanımlamasını nedenlemiştir. tüm bu gelişmeleri irdelemeye çalışan bu makalede. Bu iki kavram “bölge” ve “kalkınma-gelişme”dir. mekan parçalarının yalnızca nitelikleri ile değil. BÖLGESEL GELİŞME VE PLANLAMA KONUSUNDA DEĞİŞEN KAVRAMLAR Bölgesel gelişme/kalkınma konusundaki değişimleri izleyebilmek için öncelikle iki temel kavramın değişim sürecinin tanımlanması gereklidir. Bölge kavramının değişimi Bölge kavramının içeriği ve tanımı dönemlere göre farklılıklar göstermektedir. kentin çevresindeki kırsal alanı da içeren geniş alanların.

Bu değişim yerelin potansiyeli. Bu tür bölgeye bakış açısı ve peyzaj ağırlıklı analiz yöntemleri bugün bile Alman bölge planlama ekolünün ana çerçevesini oluşturmaktadır. Ancak burada bölge artık 1960’ların “yarı kapalı bir ekonomik sistemi” değil. 2. Nitekim. ulusal bütünleşmenin ana koşulunun ekonomik eşitsizliklerin giderilerek bütünleşmenin sağlanması olduğu vurgulanmıştır. kalkınma kuramı ve kalkınma amaçlı politikalar da 1950’li yıllardan bu yana hızlı bir değişim göstermiştir. Fransız deneyimi ise. kendi olanakları. Kalkınma kavramında yaşanan değişimler Kalkınma kavramının içeriği. Bu çerçevede yerel-küresel etkileşimi ve yerel’in bu etkileşim içinde sürdürülebilir gelişmesini sağlayacak rekabet gücü ön plana çıkmaktadır. bunların eylemleri ile ilgili konular gündeme gelirken. üretim faktörlerinin önemi ve akışkanlığında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kalkınma kuramlarının değişimi bazı kavramlara dayalı olarak izlenebilir. ekonomik bütünleşme yanısıra ek sosyal ve davranışsal ögelerle açıklamak şeklinde gelişmiştir (Claval. yüzyılda fiziksel yapının nitelikleri yanısıra farklı mekansal birimlerde yaşayan insan gruplarının farklı olup olmadığı sorusu gündeme gelmiş.2. coğrafyacılar çalışmalarını daha düzenli bir hale getirmişler ve mekanı daha fazla değişken kullanarak tanımlamaya çalışmışlardır. Ulus devletlerin ortaya çıkması ile bölge tanımı farklı bir boyutu ile tartışma gündemine girmiştir. mekan hep ikinci planda kalmıştır. 1986).dpt.pdf . Ulus devlet içindeki farklılıklar ekonomik göstergeler ile tanımlanarak. Cilt I ve dağ zirveleri tanımlanarak yapılmaya çalışılmıştır. Daha sonra coğrafyacıların da konu ile ilgilenmeleri farklı coğrafik özelliklere dayalı bölge tanımlarını gündeme getirmiştir. 1970’li yıllarda bölge kavramından yerellik kavramına bir dönüş yaşanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. 1980’li yıllarda ise yerel birimlere odaklanan görüşün değiştiği ve yerel birimlerin değişen dünya düzeni ve artan küresel ilişkiler ve kurumlar çerçevesinde elde ettikleri göreli konumla tanımlandığı görülmektedir. birikimleri ve potansiyeline dayalı olarak var olma mücadelesini sürdürebilecek yerel kavramını gündeme getirmiştir. bölge planlamada kullanılan yöntem ve tekniklerin ortaya çıkışı veya uyarlanması bu dönemde gerçekleşmiştir.gov. ilişkileri ve kurumları ile farklı ağlar içinde varolmasını sağlayacak bir bütünün. 1970 bunalımı üretim örgütlenmesinde. bölge’ler bu dönemdeki sarsıntılardan ve kavramların tersyüz olmasından etkilenmiştir. Liberal ekonominin hızla geliştiği bu dönemde ana vurgu firmalar üzerinde olup. Bölge biliminin gelişmesi. ancak ulus devlet oluştururken bu farklılığın sorun yaratacağı endişesi nedeniyle bu konu üzerinde durulmamıştır.bölge olarak tanımlanmasına yol açmıştır. 127 http://ekutup. Bu görüş yanısıra 1950'li yıllardan başlayarak kalkınma ekonomisinin güncellik kazanması bölgesel politikalar ve bölge planlama kavramlarının yükselen değer olarak gündeme gelmesini sağlamıştır. Buna karşılık. dünyadaki farklı nitelikli ve amaçlı ağlar içinde yer alabilen ve bunlarla etkileşim içinde olan bir bölgedir. yönetim sistemlerinde ve ideolojik düzlemde büyük etkiler yaratırken. bugün kullanılan çoğu çözümleme ve planlama yöntemlerinin 1950-1970 döneminde ortaya çıktığı rahatlıkla söylenebilir. Ulusal kalkınma stratejilerinde benimsenen sektörler arasında denge ve gelir dağılımında denge kavramına bölgeler arası denge kavramı eklemlenmiş ve bu kavramlar ulusal kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bunalımla birlikte değişen bakış açısı kalkınma sürecinde ulusun bir alt birimi olarak tanımlanan bölge yerine. 19. fiziksel ögelere tarihsel bir boyut katmak ve ülkeyi oluşturan bölgelerin farklı niteliklerini ve bunların örgütlenme biçimini.

Elli yılı aşan süredeki bu değişimleri üç ana evrede incelemek mümkündür. Göreli üstünlüklerin çoğu kez fiyat avantajlarına dayalı olarak açıklanmasına karşın. ölçek ekonomilerinin önem kazandığı sanayileşme sürecinin öne çıktığı kalkınma döneminde hızla gelişmiştir. Mekansal örgütlenmede akılcı kuralların arayışı ve bölgesel çalışmalar: Bölge bilimi ve bölge planlamanın yükselme dönemi II. 3. Şekil 1’de II. mekan organizasyonu üzerine geliştirilen kuramlaştırma çabalarını. politika ve uygulama projelerini tanımlandığı bir anlayışın günümüzde benimsenmesine yol açmıştır.1. Kalkınma kavramındaki ve aktörlere yüklenen rollerdeki bu değişimler devletin bölgesel gelişmedeki sorumluluğunu yeni bir çerçeveye taşımış ve yeni bölgecilik diye tanımlanan bölgedeki kamu.pdf . kalkınma sürecinde aktörlere düşen roller de farklı tanımlanmaktadır.Dünya Savaşı sonrasında mekansal örgütlenmede akılcılık paradigması. özel sektör ve farklı sivil toplum kuruluşlarının birlikte bölge için vizyon. Kalkınma ekonomisinin temel ilkelerinden biri olan devletin ekonomik kaynakların ve refahın dağılımını sağlaması ve eşitsiz gelişmeyi önlenmek için dezavantajlı ekonomik aktörlerin desteklenmesi görüşü yerini bu aktörlere sağlanan doğrudan desteklerin kaldırılarak bunları yapabilir kılmak şeklinde bir yaklaşıma bırakmıştır. Önceki bölümde değinilen yeni bölge ve kalkınma kavramları yeni bir kavramsallaştırmanın gündemde olduğunu göstermektedir. Ortak sorumluluk tek başına karar vericiliğin sona ermesi ve ortak karar ve çözüm üretmeye çalışılmasını gerektirmektedir. BÖLGESEL GELİŞMENİN KAVRAMLAŞTIRILMASI VE KURAMSAL ARAYIŞLAR.tr/bolgesel/keas-I. 3. Bu çerçevede doğrudan müdahale yerine destek ve yönlendiricilik esas olmakta ve kalkınmada devletin sorumluluğu kavramından kamu ve özel aktörlerin birlikte sorumluluğuna doğru bir değişim gözlenmektedir. Cilt I Kalkınma ekonomisinin en önemli kavramlarından biri olan göreli üstünlük.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İzlenebileceği gibi kalkınmanın yarışmacı bir ortamda yenilik ve yaratıcılığın sağladığı avantajlarla sürdürülebildiği benimsenirken. Bu çerçevede bölgesel gelişme/büyüme süreci farklı kuramlar geliştirilerek açıklanmaya çalışılmaktadır.gov. Dünya Savaşı sonrasında bölgesel gelişme konusunda önem kazanan kavramlar ve bunların tanımladığı kuramlar kronolojik olarak sunulmaktadır. Bu kavramsal değişim sınırlarla tanımlanmış belirli mekansal birimlerin uzmanlaşmalarla sağladıkları üstünlüklerin ötesinde küreselleşen bir dünyada var olabilmek için sürekli rekabet gücüne ulaşmasının gerekliliğini işaret etmektedir. giderek artan büyüklük anlamına 128 http://ekutup. bugün yerini sürdürülebilir rekabet gücüne bırakmıştır.dpt. Kalkınma ve büyüme kavramlarının bu dönemdeki egemenliği. İzleneceği gibi 1950’lerden bu yana öne çıkan kavramlar sürekli değişmiş ve bölgesel gelişmenin dinamikleri dünyanın değişen koşulları ve yeni ortaya çıkan olguların etkisi ile sürekli olarak farklılaşmıştır. bugün kalkınmanın süreklilik kazanmasında yaratıcı gücün ve yeniliklerin sağladığı avantajların önemli olduğu vurgulanmaktadır. Yeniliklerin sağladığı göreli üstünlüklere ulaşmak için fiziksel yatırımlardan çok AR&GE yatırımlarına ağırlık verilmesini gerektirmektedir.

Mekandaki yığılmalar ve kademeli yapı işletmelerin yerseçim ve örgütlenme biçimlerine dayalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Bölgesel politikalara temel olan seçimler kolaylıkla yapılamamaktadır.gov. Bu ölçekte 129 http://ekutup. a. bölgesel politikalar maliyeti olan unsurlar olarak ortaya çıkmaktadır. Berry. Kültürel dönüşüm projelerinde tekdüzelilik . 1949 ve 1956). Yukarıda çok kısa özetlenen bakış açısı 1950'li yıllardan başlayarak 1970'li yılların başına kadar bölge ve bölgesel politikalar konusunda izlenen ana çerçeve olmuştur. 1986: 179). mekansal özellikler belirleyici değildir. Bu politikaların oluşturulmasındaki sistem merkeziyetçi ve kademelidir.makro ekonomik verimlilik b. işbölümüne bağlı olarak uzmanlaşma. bu yapının ögeleri ve dinamikleri ön plandadır. bölgesel politikaların sosyal refah devleti çatısı altında oluşturulması çok da sorunsuz değildir.pdf . ekonomik büyümede sürekliliğin sağlanması için devlet müdahalesinin gerekliliğini benimsemiştir. Mekan bu ögelerin uygun bir şekilde örgütlenmesini sağlamak için vardır. örgütlenmede akılcılığı temel alan mekansal paradigmalarda ekonomik yapı. Böylelikle ülke çapında kaynakların doğru kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. kademelenme. Yer Seçimi Kuramları (Alonso.dış katkıların katkısı ile büyüme c. Yerel kaynakların etkin kullanımı . 1964) özellikle sanayi girişimlerin yer seçimi kurallarını belirlemeye çalışırken. Bu çerçevede bir kademelenme yapısı tanımlanmakta ve her kademede kentsel işlevlerle. sosyal refah devletinin nüvesini oluşturmakta ve kamunun özellikle teknik ve sosyal altyapı yatırımlarını gerçekleştirmesini savunmaktadır. 1948. Gelir dağılımının düzenlemesini da içeren bu çerçevedeki politikalar. hizmetlerin nitelikleri arasında doğrudan bir ilişki kurulmaktadır. bu maliyeti azaltacak politikaların geliştirilmesi ve bölgesel düzeyde yatırımların verimliliklerinin artırılması öngörülmüştür. Cilt I kullanılan optimal ölçekli işletmelerin yerseçimi sorununu vurgulamaya zorlamıştır (Hoover.yaratıcılığı destekleyen politikalar İzlenebileceği gibi politikaların seçiminde merkezin denetlediği gelişme süreci ile bölgesel olanakların değerlendirilmesi veya bölgesel farkların azaltılması ile bölgelerin kendi olanakları çerçevesinde gelişmesi gibi iki farklı tutumun çatışması söz konusudur. Bu seçmeler arasında en çok sorun yaratanları şöyle sıralanmaktadır (Kuklinski. 1966. Ancak. bu açıklamada yer almaktadır (Storper. Ancak. Isard. Sosyal adalet . karar verme süreçlerinde merkezileşme ve yetki dağılımı kavramlarının öne çıktığı bu yaklaşımın özünde üretim ve girişimlerin örgütlenmesi ve mekanın gelişmelere koşut olarak şekillenmesi bulunmaktadır. Kalkınma ekonomisinin ilk varsayımlarından biri sermayenin kısıtlı bir kaynak olduğu ve bu kısıtlı kaynağın en verimli yatırımların gerçekleşmesinde kullanılması gerektiği şeklindedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. sosyal gerekçelerle bölgesel eşitsizliklerin ortadan kaldırılması ilkesinin benimsenmesi nedeniyle. Bu dönemde geliştirilen ekonomik politikalar. Bu nedenle yatırımın nerede yerseçeceği önemli rol oynarken. 1989). 1964) mekan hizmet etkinliklerinin dağılımı üzerine kurgulanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Mekansal kademelerin oluşmasında. İşbölümü. Mekan ancak farklı işlevlerin örgütlenmesinde birimler arası ilişkilerin kurulması açısından gerekli bir öge olduğundan. Diğer bir deyişle. Merkezde toplanan kaynakların bölgelere dağıtılması .dpt. Merkezi Yerler Kuramında (Christaller.çeşitlilik d.

2. Bu çerçeve çok farklı mekansal yapıların gelişmesi olgusuna fazlaca bir açıklama getirmediği görülmektedir. düşük ulaşım maliyetleri ve firmaların yenilikleri kısa sürede benimsemesini sağlayan ortam. Esnek üretim kavramının Düzenlemeci Okulun bakış açısı ile karşılaşması (Dunford. Ancak.tr/bolgesel/keas-I. 734-736). Cilt I ortaya çıkan çözümleme. 1988) ve bu karşılaşmada ortaya çıkan yaklaşımın Marxist perkspektifle bütünleştirilmesi "yeni coğrafyanın" çerçevesini tanımlamıştır. Esnek üretimle birlikte gelen yerel başarılar ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin yığıldığı bazı bölgelerdeki yenilik çabaları “yeni coğrafya” diye yepyeni bir yazının ortaya çıkmasına neden olmuştur. planlama özellikle bu sorgulamadan önemli ölçüde etkilenmiştir. 1960'lı yıllarda ulusal ekonomik planlama çalışmalarına koşut olarak bölge planlama çalışmalarının da hız kazandığı görülmektedir. mekansal olarak birbirlerine yakın olan firmalar arasında bilginin aktarılacağı farklı kanalların varlığı. bazı bölgelerde ortaya çıkan ekonomik çöküntü ve bu çöküntünün özellikle büyük sanayinin yoğunlaştığı merkezlerde yaşanması. 1970'li yıllarda yaşanan ekonomik bunalım. pazar payını genişletme kavramlarına dayalı olarak kurulan söylem üzerinde büyük sarsıntı yaratmıştır.dpt.gov. ölçeğe göre getiri. Ancak geliştirilen çerçevenin. Buna karşılık bazı küçük sanayi işletmelerinin ve bunların yığıldığı alanların bu süreçten daha az etkilenmeleri ve daha da ötesi bu alanların kısa sürede toparlanıp hızla büyüme süreci içine girmeleri yeni sanayi odakları ve bu odaklarda izlenen esnek üretim örgütlenmelerinin büyük ilgi çekmesine neden olmuştur. dünyada farklı yönlerde oluşan gelişimleri açıklamakta zorlandığı ve gelişmelerdeki çok yönlü boyutları çeşitli ülkelerde uygulanan politikalara bağlayarak bir açıklama getirmeye çalışılmıştır. Bu nedenle yine Düzenlemeci Okul tarafından geliştirilen “esnek üretim rejimleri” yaklaşımı oluşturulan çerçeveye dahil edilmiştir. yüksek düzeyde firmalar arası işbirliği. 1990. Bu yeni coğrafyanın mekana yönelik tartışma ve araştırmalara yeni bir soluk getirdiği görülmektedir. Değişen ekonomik koşulların getirdiği risklerin firmalar arası bölüştürülmesine yönelik olarak ortaya çıkan ve firmalar arası işbölümünün üretimin düşey ayrışması biçiminde gerçekleştiği esnek üretim örgütlenmesi. teknolojik değişimin yayılmasını ve bilginin aktarılmasını sağlayan faktörleri şöyle sıralamaktadır. 3. Hazırlanacak planlarla yerel kaynakların harekete geçirilebileceği. İtalya’daki sanayi odaklarına dayalı olarak birlikte öğrenme süreçlerini. Böylelikle “Birikim rejimlerinin ve bu birikim rejimlerinde egemen 130 http://ekutup. büyük ölçekli ve seri üretime dayalı örgütlü kapitalizmin kesin kuralları üzerinde bazı soru işaretleri ortaya çıkarmış. Sanayi odakları üzerindeki yazın üretimin farklı aşamalarında uzmanlaşmış firmaların birlikte öğrenme süreçlerini ön plana çıkarmaktadır Belussi (1999. Dünya Savaşından 1970 ekonomik bunalımına kadar olan dönem ekonomik planlama ile birlikte bölge planlamanın yükseliş dönemidir. politika ve planlama gereksinimi pek çok disiplini bölge ölçeğinde buluşturan Bölge Biliminin ortaya çıkışına neden olmuş ve Bölge Bilimi Derneği 1954 yılında ABD'de Walter Isard tarafından kurulmuştur. ölçek. yeni gelişme odakları ve içsel büyüme modelleri Yukarıda sunulan kaba özetten anlaşılabileceği gibi II.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ve dıştan gelen yatırımlarla da bunların desteklenmesinin bölgesel gelişmeyi başlatarak eşitsizlikleri önleme konusunda önemli yol katedilebileceği görüşü bölge planlamanın güncel olmasını sağlamıştır. Yanısıra. Ekonomik bunalım sonrası gelişmeler: Bölgelerin yeniden tanımı.pdf . Albertsen. seri üretim sisteminin çöküşüne neden olan 1970 bunalımı sonrasında üretim konusunda benimsenen çözüm olmuştur.

sosyal ve kültürel özellikler. 1986. bir yandan üretim ilişkilerini mekanın önüne taşımakta. dünyayı mozaiklerden oluşan bir bütün olarak tanımlamıştır. Esneklik üzerine kurgulanan bu kuramsal çerçeve üretim ve örgütlenmenin mekansal boyutlarını bir araya getirmeyi başarmıştır. Yine de gerek dünyadaki gelişmeler gerekse mekansal gelişmelerin bu çerçevede yorumlanması 1970’li yıllardan başlayarak bölgesel politikaların hızla değişmesine neden olmuştur. Storper. 1993). Urry. Bölgesel politikaların değişmesinde etkili olan değişmeler şöyle özetlenebilir (Stöhr. 1986. Bu bölgelerin bir bölümünün geleneksel becerilerin canlandırılması ile (Piore ve Sabel. örneğin çevre kirliliği. 4. 1988b) ortaya çıktıkları öne sürülmektedir. Enerji fiyatlarındaki artış ve bunun ulaşım masraflarını artırması mekanda hareketliliğin azalmasına ve ekonomik faaliyetlerin az gelişmiş bölgelerde yer seçme eğilimlerinin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. 3. bu denli yoğun ilgi çekmesinin ardında bu birleştirici özellik yatmaktadır. 1984. Cilt I olan sosyal düzenleme mekanizmalarının farklı mekansal gösterimleri olduğu” (Peck ve Tickell. bu süreçte üretimin örgütlenmesi kadar yerel birimde emeğin örgütlenme biçimi. yerel/bölgesel sistemlere özgü dinamiklerin tanımlanmasında kullanılacak ana değişkenlerin tam olarak belirlenememiş olması. farklı yerel/bölgesel birimlerin kendilerine özgü dinamiklerinin olduğunu öne sürerek.1990. 1987: 190).pdf . Scott. Stöhr. Gelişmiş bölgelerin yığılma nedeni ile ortaya çıkan sorunları ve ortaya çıkan masrafları.tr/bolgesel/keas-I. 1996. Ancak. Bu yaklaşımda mekansal ilişkiler üretim sisteminin bütünleşmesi açısından önem kazanırken. 1989). başka bölgelere aktararak çözme olanakları ortadan kalkmıştır.gov. Ancak. 1984). yerel birimlerin ve bölgelerin gelişmesinde daha önce söz edilmeyen pek çok faktörü gündeme getirmektedir (Cooke. diğer bir bölümünün yüksek teknoloji sektörlerindeki gelişmeye dayalı olarak (Sawers ve Tabb. Storper ve Scott.dpt. üretimin yeniden örgütlenmesi ile ortaya çıkan esnek üretim biçiminin mekandaki bir sonucu olarak değerlendirilmiştir. Daha da ötesi. 1987). Bu konu üzerindeki kuramsal ve görgül çalışmaların. Üretimde düşey ve yatay ayrışmanın mekansal yığılma sürecini hızlandırdığı ve bunun sonucu olarak esnek üretim komplekslerinin ve bölgelerinin ortaya çıktığı öne sürülürken. 1970 bunalımı bir yandan her bölgenin kendi kaynaklarını en iyi şekilde 131 http://ekutup. sosyal ilişkilerin niteliği gibi yerel birimlerin çok farklı özelliklerinin mekansal örgütlenmede etkili olduğu tartışılmaktadır (Brusco. Yerellik kavramını da öne çıkaran bu yaklaşım. yeni sanayi bölgeleri tartışması üretimin örgütlenmesi ile mekanın örgütlenmesi kavramlarını bir araya getirmektedir (Staber. 1. Geçmiş dönemde az gelişmiş bölgelerdeki alt yapı olanaklarının geliştirilmesi ve bu bölgelere çeşitli etkinliklerin yönlendirilmesi amacı ile kullanılabilecek kamu fonları azalmış veya tümüyle ortadan kalkmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çerçevede Yeni Sanayi Bölgelerinin ortaya çıkışı. Böyle bir bakış açısının yeni oluşumları açıklamakta ve anlamakta büyük katkı sağladığı görülmektedir. 2. Ekonomide azalan büyüme oranları ekonomik faaliyetlerin gelişmiş bölgelerden az gelişmiş bölgelere olan yayılmasının ve yayılmanın yarattığı diğer büyüme etkilerinin ortadan kalkmasına neden olmuştur. diğer yandan sosyal ve ekonomik ögelerin rastlantısal bir şekilde tanımlanması ile yetinilmesi zorunluluğunu yaratmaktadır. 1992) ana motifine dayalı olarak mekansal gelişmeler açıklanmaya çalışılmıştır.

Geçmişte çok uluslu firmaların gelmesi ve bu faaliyetlerin yarattığı çoğaltan etkileri ile bölgesel ekonomilerde sağlanan canlanma tersine dönmüş ve özellikle kısıtlı sayıda firmaya dayalı olarak gelişen alanlar büyük bir bunalıma girmişlerdir (Bradbury. Tüm bu tartışmaların sonucunda ortaya çıkan kavramlardan biri. diğer yandan kirliliğin başka bölgelere transferi konusunda bir karşı duruş ortaya çıkmıştır. Geleneksel politika ve planlama amaçlı bölgesel analizlerde bölgelerin nitelikleri ile birlikte gelişmede etkin olan dışsal faktörlerin de büyük ölçüde değişmeyen kararlı yapıları olduğu varsayımı yapılmakta idi. 8. Merkez tarafından yönlendirilen ve sermaye ve teknoloji transferine dayanan büyümenin gerçek anlamda bir gelişme olup olmadığı sorgulanmıştır. Bölgeler ve yerel birimler kararlara katılımlarının daha fazla olduğu düenlemeyi talep etmeye başlamışlar ve karar verme süreçlerindeki edilgen konumlarından kurtulmak istemişlerdir. Teknolojik değişimle birlikte yeni emek süreçlerinin de gündeme gelmesi hem büyük firmaların. bölgesel politikaların tek taraflı karar verme süreçleri ile bölgesel ve yerel birimlere getirdiği baskıdır. Büyümenin olmadığı bir ortamda az gelişmiş bölgeler diğerlerinin atıkları ile çevrelerini bozmamak. 5. 7. Mikroelektironik gibi merkezi alanlar dışında kolaylıkla kullanılabilen yeni teknolojilerin gündeme gelmesi esnekliği ve küçük ve orta büyüklükteki firmaların yaratıcı niteliklerini artırmıştır. Bunalım ve sonrasında ortaya çıkan sorunlar gelişmenin anlamının sorgulanmasına neden olmuştur. Bu varsayım doğal olarak ekonomik belirsizliklerin olduğu dönemlerde geçerliliğini tümüyle yitirmektedir. Dış dünyanın bölgesel ekonomileri nasıl yönlendireceği üzerine kurgulanan bir bölgesel politikanın geçerliliği yoğun olarak eleştirilirken. bölgenin kendine ait kaynaklarının harekete geçirilmesi ve yaratıcılığının geliştirilmesi teması üzerine gelişen İçsel Büyümeye Dayalı Bölgesel Gelişme (Endogeneous Regional Development)’dir. 11.gov. en azından durumu korumak gibi bir yaklaşım izlemişlerdir.dpt. Yerel kimlik arayışlarının gündeme gelmesinin temel nedenlerinden biri. 1970 ekonomik bunalımı dünyada yeniden yapılanma sürecini zorunlu hale getirirken özellikle büyük firmalar başta olmak üzere pek çok firmanın kapanmasına neden olmuştur. Bu ders belki bunalımın en olumlu sonucudur. Bu durum tek sektörlü ve bir kaç büyük firmaya dayanan gelişmelerin sakıncalarını açıkça göstermiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Neo-klasik ekonomik kuramın varsayımlarının değişmesi ile gündeme gelen içsel büyüme kuramının bölgeye uyarlanması ile ortaya çıkan bu kavram bölgelerin kendine özgü bilgi kaynaklarının ve bölgedeki yığılmaların getirdiği dışsallıkların önemini gündeme getirmiştir. giderek yerel ve bölgesel birimlerini birbirleri ile ilişkileri ve etkileşimlerini gözönüne alan ve bu ilişkiler çerçevesinde oluşturulan politikaların öncelik kazanması gerektiği görüşü ön plana çıkmıştır. 10. Enerji ve çevre konusundaki bilinçlenme kaynakların aşırı kullanımı ve salt büyüme amaçlı projelerin uygulanabilirliğini azaltmıştır. Yeni kalkınma kavramının bölgesel kimlik ve bölgesel politik katılım ögelerini de içeren yerel güç ve kaynaklara daha fazla ağırlık veren bir içeriği olması benimsenmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Büyük firmaların bunalım koşullarındaki olumsuz performanslarına karşılık küçük ve orta ölçekli firmaların bunalım koşullarına çok daha iyi uyum yaptığı izlenmiştir. 1985). Bu çerçevede 132 http://ekutup. Cilt I kendisinin kullanması gereğini gündeme getirirken.pdf . hem de gelişmiş bölgelerin göreli üstünlüklerinin azalması anlamına gelebilmektedir. 6. 9.

Küresel şebekelere katılan çeşitli birimler yerel değerleri yeniden düzenleyerek bunların küresel dolaşımını sağlamaktadır (Stöhr. Ancak. bunun yerine karşılıklı etkileşim söz konusudur.3.pdf . 1987). yeni kavramda bölgeler diğer bölgelerle etkileşim içinde bir sistemin parçası olarak ele alınmaktadır. Miller ve Cote. firmalardan oluşmaktadır. küreselleşmenin farklı boyutları ile gündeme gelmesi ve rekabet koşullarını daha da zorlaması bölgesel gelişmede yığılma ekonomilerinin sağladığı avantajların yeterli olmaması gibi bir durumu ortaya çıkarmıştır.tr/bolgesel/keas-I. bir bölgenin ekonomisi sektörlerden değil. 3. gelişmelerin özenle izlenmesini. Storper. Bu durum bölge içindeki birimlerin benzer bir gelişme sürecini izlemeleri ve ortak bir kaderi paylaşmaları gerekliliğini ortadan kaldırmaktadır. Bunalımla ilgili tartışmaların uzantısı olarak bunalımın mekansal etkilerinin açıklanması. 1991. Doeringer ve diğerleri. 1990). bu kümelerde birlikteliğin ve ilişkilerin sağladığı dışsallıklar 1980’li yıllarda bölgesel gelişme dinamiklerinin tanımlanmasında etkili olurken. Diğer bir deyişle. ülkenin ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir dizi firma ile ortaklık yapabilme veya en azından iletişim sağlayabilmektir. artı toplamlı ilişkilerdir. 1987. Diğer bir deyişle yerel-küresel ilişkiler sıfır toplamlı değil. bu tartışmaların önemli katkılarının olduğu da yadsınamaz. İlişkiler mekan bağımlı değil. Bir bölgede veya yörede yer alan firmalar çeşitli şebekelerle aynı kent ve bölge içindeki firmalarla ilişkilerini geliştirerek dünya pazarlarına ulaşmaya çalışabilecekleri gibi. mekansal organizasyona yönelik kuramlaştırma çabalarının kısa sürede anlamlı bir çerçeve kurmada başarılı olmadığı da görülmektedir. Ancak.gov. ancak mekanın örgütlenmesi ile ilgili yeterli bir kuramsal çerçeve ortaya çıkamamıştır. Örneğin. Bu çerçevede mekan organizasyonu kuramı diye ortaya atılan pek çok kavramsal çalışmanın bu niteliği taşımadığı da görülmektedir. Yerel kalkınma kavramında bölgeler bağımsız birimler olarak ve dış dünyadan oldukça soyut bir şekilde ele alınırken. Kademeli bir ilişki yoktur. 1990. 1990.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ortak çıkar ağırlıklı ve mekandan bağımsız hale gelmektedir. 1986). 1986). Küreselleşme bir yandan rekabeti artırırken öte yanda çeşitli fırsatları da yaratmaktadır. Brusco. bir anlamda geçiş döneminde yaşanan bazı süreçlerin ayrıntılı ve aydınlatıcı açıklamalarına dönüşmüş (Lipietz. Çeşitli birimler hem yerel hem de küresel eylemleri yerel ve küresel şebekeler aracılığıyla gerçekleştirmektedirler (Garofoli. Firmalar gibi bölgelerde oluşan sanayi kümeleri de değişen teknoloji ve rekabet koşullarında sürekli olarak değişmek ve koşullara uyum sağlamak zorunda kalmaktadır. Bu 133 http://ekutup. Küreselleşen dünyada artan bölgelerarası rekabet: Bölgesel yenilik. Yeni oluşumların tartışılması. bilgi ve diğer olanakları paylaşmaya yönelik ağların önemini gündeme getirmektedir.dpt. Cilt I bölgesel kalkınma 1960’lardaki yerel kalkınma kavramından oldukça farklıdır. yaratıcılık ve paylaşım ağlarının önem kazanması Sanayinin kümelenmesi. Küresel üretimde etkin bir rol oynayan yerel sistemler yerel düzlemde oluşan dışsalllıkların yarattığı göreli avantajları kullanarak veya dayanışmaya giderek küresel ilişkilere daha kolay uyum sağlayabilmaktedirler (Camagni ve Capello. araştırmaların gerçekleştirilmesini ve kısa sürede akademik ilginin bu konularda yoğunlaşmasını sağlamıştır. Yukarıda sıralanan küreselleşmenin bölgelere sağladığı olanaklar özellikle üretim.

Avrupa Birliği deneyiminden de ortaya çıkan sonuç belirli bir noktaya gelene kadar bölgelerin kendi gelişmelerini başlatabilecek bir aşamaya getirilmesi gereğidir. Buna göre. uyumsuzlukları çözümleme organı olarak tanımlanmaktadır. Cilt I teknolojik değişim. ticaret ve sanayi odaları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 Değerlendirme Yukarıda sunulan kuramlar bölgesel gelişmenin yönlendirilmesine yönelik politikaların saptanmasında yeterli ipuçları sunabiliyor mu? 134 http://ekutup. 29) göre sosyal düzenlemeler firmalararası ilişkileri ve yerel işgücü piyasasını örgütleyerek ve toplumsal oluşumlar ile yeniden üretimi destekleyerek bir odak oluşumunu sağlarlar. yenilik ve yaratıcılık anlamına gelmektedir. AR&GE ile ilgili farklı kurumlar birbirlerini tamamlayarak veya birbirleri ile yarışarak öğrenme ve yenilik sürecini desteklerler (Gregersen and Johnson. Bu firmalar aynı zamanda üniversiteler. Aksi durumda bütün içinde farklı birimlerin dayanışması ve etkileşimini sağlamak mümkün görünmemektedir. Scott ve Storper’e (1988. Tüm bu kuramsal çalışmalar özellikle sanayi odaklarında yenilikçiliği destekleyen faktörlerin önemine işaret etmektedir.pdf . 3.tr/bolgesel/keas-I.gov. Bu alanlardaki karşılıklı öğrenme sürecinin iş çevreleri. Son olarak öğrenen bölge modelinde tüm bu fikirler biraraya getirilmekte ve bilgiye dayalı dinamik rekabet gücünü gerçekleştirmek için gereken koşullar tanımlanmaktadır. ortaklar ve müşterilere ulaşılabilen mekansal birimler olarak tanımlamaktadırlar. Bölgesel düzeyde ise Cooke. eğitim kurumları ve ilgili diğer kuruluşlar arasında gerçekleşen yönetişim ortamından yararlandığı görülmektedir. 1987). Son dönemdeki gelişmeler ulus devletin ekonomik açıdan önemini yitirmesinin devam edeceğini ve bunun yerine mozaiklerden oluşan yeni üst ölçeklerin ortaya çıkacağını göstermektedir. araştırma enstitüleri ve teknoloji transfer ajansları gibi bilgi altyapısı oluşturan birimlerle de ilişki içindedirler. bir odak haline nasıl gelinebilir sorusuna yanıt getirememektedir. Bu yeni üst ölçekler/şemsiye türü örgütler bir yeniden dağıtım mekanizması olarak değil. Bu yaklaşıma göre gelişme odağı yeni ürün ve üretim süreçleri için gerekli bilginin mevcut sosyal düzenleme mekanizmaları ile yayılmasını sağlayan bir sanayi kümesidir. Bu çerçevede yeni bazı kuramların da gündeme geldiği izlenmektedir. Landabaso. öte yandan birikimlerini yenilik ve yaratıcılık amacına yönlendirerek sürdürülebilir bir gelişmeyi sağlamak zorundadırlar. Yeni sanayi mekanları olarak adlandırılabilecek kavramsallaştırma yereldeki karşılıklı bağımlılık ve firmalararası bilgi aktarımı üzerinde dururken. Oughton and Morgan. Cooke and Heidenreich. Bölgesel yenilik sistemleri kuramı ise ulusal yenilik sistemleri tartışmaları üzerine kurgulanmış olup öğrenmenin kurumsal yanını vurgulamaktadır (Braczyk. ekonomik kalkınmadan sorumlu kamu kuruluşları. Bölgeler bir yandan kendi gömülü niteliklerinden dolayı var olan avantajlarını kullanmak. Ancak bu bölgelerin nasıl bir odak konumuna geldiği konusundaki açıklamaları oldukça sınırlı olup. Uranga and Etxebarria (1997) yenilikçi bir sanayi odağını birbirlerini tamamlayan sektörlerde yer alan üreticiler.dpt. Ancak. 1998. özellikle AR&GE’ye özel bir önem vermektedir (Scott and Storper. 1999). Yenilikçi ortamlar kuramında ise bu tür bölgelerde öğrenme ve yeniliğin firmaların birbirleri arasında “paylaşımcı bir atmosfer içinde” kurdukları ilişkilerle sağlandığı ifade edilmektedir. 1997).

pdf . Daha da ötesi. bu kavramsal çerçevenin uygulamada yansıma bulmasını sağlamıştır. UYGULAMAYA GEÇEBİLMEK ÇERÇEVELER YETERLİ Mİ? . ortak çalışabilme alışkanlıklarının doğal ve fiziksel koşullar ve üretim örgütlenmesindeki özelliklerle birlikte ön plana çıkarıldığı izlenmektedir. Dünya Savaşı sonrasında ortaya atılan bölgesel gelişmenin kavramsallaştırılmasına yönelik çabalar ve ortaya çıkan kuramsal tartışmalar özetlenmeye çalışıldı. doğal olarak bu örneklere dayalı olark bir kuram üretilmesini zorlaştırmıştır. Bunlardan ilki bölgesel gelişmeden sorumlu olacak veya katkı beklenen aktörlerin gücü’ne ilişkindir.gov. Diğer bir deyişle. Ancak. sosyal iletişim ağlarının. 1980’li yıllarda devleti dikkate almadan geliştirilen çerçevenin uygulamada pek gerçekçi olamadığı izlendi. sözsüz bilgi.tr/bolgesel/keas-I. Bu kısa özet özellikle son yıllarda bölgesel gelişme konusunda farklı kuramsal arayışların söz konusu olduğunu. 4. Nitekim. Diğer bir deyişle “özel kişi ve kurumlar ne ölçüde toplumlar için karar üretebilir?” sorusu gündeme gelmektedir. ve yenilik kavramları gibi kavramlar çok farklı içerikle tanımlanabilecek oldukça karmaşık kavramlardır. Kuramsal tartışmalarda ve farklı açıklamalarda kullanılan bu kavramların somutlaştırılması çok kolay olamamakta ve kimi kez bu kavramları temsil eden göstergelerin çok farklı olabildikleri izlenmektedir. bölgesel yenilik stratejilerinin oluşturulması. Bu noktada son dönemde öne çıkan bazı kavramların da somutlaştırılmasında çeşitli zorluklar olduğu veya bunların farklı içeriklerle tanımlandığı hatırda tutulmalıdır. ancak bu çabaların “tanımlama” aşamasından kuramlaşmaya doğru geçişte fazlaca başarılı olmadığını göstermektedir. üretim kültürünün. Bu denli çok sayıda ve sayısallaştırılamayan değişkenin bölgenin gelişme dinamikleri çerçevesinde ele alınması. öğrenme. Nitekim.İÇİN ELDEKİ KAVRAMSAL Son dönemde gündeme gelen kuramsal tartışmalar içinde bu konuda en fazla yol gösterici olanı bölgesel yenilik sistemine yönelik olanıdır. kuramsal tartışmalarda öne sürülen bu kavramların uygulamaya yol gösterecek şekilde kullanılması kolay değildir. bazı konularda karar yetkisinin ve sorumluluklarının olması konusunda görüş oluştuğu izlendi.dpt. özellikle Avrupa Birliği politikaları içinde yer almış ve bu çerçevede projeler ve uygulamalar başlatılmıştır. Nitekim. Cilt I Bu bölümde özellikle II. yeni sistemin ögeleri ve bunların arasında ilişkiye yönelik daha somut tanımlamaların yapılmış olması ve bu sistemin yönetimine yönelik ögeler yer alması. bu uygulamalarda gerçekleşen bölgesel gelişme politikalarında kamu sorumluğunun kamu-özel ortaklıklarına veya tümüyle özel kurum ve kişilere devri beraberinde bazı soruları gündeme getirmektedir. Yaşanan aksaklıklar devletle birlikte sivil toplum kuruluşlarının ve özel girişimlerin birlikte çalışabileceği yeni bir düzenlemeyi geliştirmeyi zorunlu kıldı. güven ve karşılılıklığın. Bölgesel gelişme çizgisini yenilik ve yeniliklerle sağlanan rekabet gücüne bağlayan bu yaklaşımda. Diğer bir deyişle. politika oluşturmak için gerekli çözümlemeleri ve ipuçlarını da yeterli ölçüde verememekte ve her bölge için özel bir yaklaşım gerekli olduğunu söylemek noktasına gelmektedir. 135 http://ekutup. sunulan örneklere zenginlik katarken. bu çabalarda bölgesel gelişmede gömülü bilginin. Bu nedenle.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1980 sonrasında gündeme gelen tüm kuramsal çalışmalar başarılı alanların incelenmesi ve bu alanlarda başarıda payı olan faktörlerin tanımlanması şeklindedir. Örneğin yerele gömülü bilgi. 1990’lı yıllardaki kuramsal tartışmalarda devlete yeniden yer verildiği ve ortam oluşturmak ötesinde.

kamu-özel ortaklıkları ile gerçekleşecek politikaların desteklenmesi olduğu görüşü yaygın olarak benimsenmiştir. geleneksel araçların da sürdürüldüğü ve günümüzde Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonunun özellikle az gelişmiş ve tarımda ve sanayide dönümü geçekleştirememiş bölgelere yardım sağladığı görülmektedir. DEĞİŞEN POLİTİKALAR VE KURAMSALLAŞMA Önceki bölümde Avrupa Birliğinde eski ve yeni nesil politikaların birlikte uygulandığı saptaması. İkinci Dünya Savaşından 1970’li yıllara kadar olan merkezi idarenin güdümünde ve desteği ile uygulanan eski nesil politikalar ile 1970’li yıllardan bu yana gündeme gelen yerel dinamiklerin ve yerel potansiyelin sağladığı üstünlüklerden yararlanılması üzerine odaklanan “yeni” bölgesel politikalar olarak kabaca gruplandırılabilir. Cilt I İç dinamiklerin harekete geçirilmesine dayalı kavramsal modeller birlikte karar vermeye dayalı yeni bir demokrasi kültürünü ön plana çıkarmaktadır. Avrupa Birliği bölgelerinin yarışabilir nitelik kazanmasına yönelik destekler sürerken. Ancak farklı çıkar gruplarının istek ve beklentilerini biraraya getirmek ve uzlaştırmak kısa dönemde hemen gerçekleştirilebilecek bir olgu olarak görülmüyor. geçmişten gelen birikimi ve başarısı olmayan bölgeler için ne yapılabileceği sorusuna son yıllarda hiç yanıt aranmadığı da açıkça görülmektedir. yetersizliğini ön plana çıkarırken. 5. Artan yoksulluk ve güçsüz kesimlerin sistemin dışında kalması. Bu anlayışın yansımalarını Avrupa Birliğinin bölgesel politikalarında açıkça izlemek mümkündür (Şekil 2). Bölgesel politikalar. 1990 sonrasında ise bölgesel teknoloji geliştirme programları ve bölgesel yenilik stratejilerine ilişkin program destekleri ile bölgelerin teknolojik kapasitelerinin artırılması ilkesi benimsenmiştir.dpt. bu nedenle küçük ve orta ölçekli girişimcilere verilen desteklerin artırılması ilkesi benimsenmiştir. Özellikle yapısal fonlarda reformu öngören Delors II paketinde Avrupa bölgelerine rekabet gücü kazandırma politikası üzerine vurgu yapılmaktadır. İkinci temel soru yeni geliştirilen gelişme kuramlarının asimetrik güç dengelerini ne ölçüde dikkate aldığı ile ilgilidir.pdf . Bu politikaların temel özelliklerini Tablo 1’den izlemek mümkündür. özellikle az gelişmiş bölgelere veya sanayi yapısı çöken bölgelerin dönüşümüne yönelik olarak tasarlanmıştır. Avrupa Birliğinin bölgesel politikaları Şekil 2’de izlenebileceği gibi 1950-70 döneminde projelere verilen desteklerle. Ancak. diğer yandan da birikimi olan bölgelerin dünya ölçeğinde rekabet gücü kazanması için yeniliğe yönelik.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. En azından böyle bir kültürün gelişmesi için zamana gereksinim olduğu açık.gov. 1970-80 yıllarında Avrupa Bölgesel Fonunun finansman desteği ile desteklenmiş. 1980 sonrasında girişimciliğe verilen önem artmış ve piyasa güçlerinin büyümeyi sağlamada etkin olduğu. Bölgesel eşitsizliklerin sürdüğü ve güç dengelerinin eşit olmadığı durumda izlenebilecek tek politikanın bir yandan 1950-70 döneminde egemen olan kamunun katkısı ile altyapı ve üretimin desteklendiği bir politikayı sürdürürken. 136 http://ekutup. özellikle başarı örnekleri üzerine kurulan kavramsal çalışmaların.tr/bolgesel/keas-I. bu politikalar üzerinde daha ayrıntılı durmayı gerektirmektedir.

gov. kademeli olmayan örgütlenme biçimlerine doğru bir kayma önerilmektedir. Geleneksel bölgesel politikalar merkezi hükümetin karar sürecindeki ana rolünü tanımlarken.dpt. Tablo 1 Geleneksel ve yeni bölgesel politikaların özellikleri Özellikler Amaçlar Geleneksel bölgesel politikalar Bölgesel eşitlik Ulusal ekonomik büyüme Yatırımlar az gelişmiş bölgelere yönlenmesi Altyapının geliştirilmesi Ulusal ölçekte genel politikalar ve bazı özel bölgelerin seçimi Merkezi hükümetlerin takdir yetkisine bağlı seçim Kademeli yapı Kamu finansal desteği Ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık Tanımlanmış bölgesel birimler için bağlayıcı kararlar Bürokratik düzenlemeler Ulusal politikaların öne çıktığı bir siyasal ortam Karar verme sorumluluğu olan merkezi hükümet Taşra teşkilatına verilen uygulama sorumluluğu Merkezi hükümet Merkezi hükümetin taşra teşkilatları Bürokratik ilişkiler Yeni bölgesel politikalar Bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi Bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin artırılması İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi Bölgesel ve yerel hükümetlerin birlikte karar verme süreci Bölgesel-yerel karar yetkisi Yönetişim ağırlıklı karar süreci Kademeli olmayan örgütlenme biçimleri Kamu finansal desteği Koşullara bağımlı örgütlenme Gönüllü ve koşullu bilgilendirme Kamunun sağladığı danışma hizmetleri Ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların ağırlık kazanması Ulusal hükümet ve bölgesel ve yerel örgütler (hükümetlerin) doğrudan politika uygulamalarına yönelimi Bölgesel birimler Yarı özerk birimler Bürokrasi yerine.tr/bolgesel/keas-I. 1970 bunalımı ardından sosyal refah devletinin çöküşü ile gündemden düşmüştür. II. Dünya Savaşı sonrasında uygulamakta olan sosyal refah politikalarının da bir parçası olarak bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi. Bu önerilerin gerisinde yerel dinamikleri harekete geçirmek için karar vericilerin yerel aktörlere yakın olması ve onları da devre sokması görüşü yanı sıra merkezi hükümetin küreselleşen dünyadaki azalan önemi ve elindeki düzenleme mekanizmaları ile mali kaynakların azalması da etkili olmuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yatırımların bu amaçla az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi ve altyapının geliştirilmesi gibi amaçlar. işletme yönetimi Karar vermeuygulama sürecinin yapısı Politika araçları Siyasal ortam Siyasi sorumluluk Uygulamacı kurumlar İki farklı nesil bölgesel politikaların arasındaki en önemli fark ise karar verme sürecinin yapısı ve politika araçlarında görülmektedir. Böylelikle kademeli merkezi hükümetin ağırlıklı olduğu bir yapıdan. Bölgesel politikaların kurumlaşmasında bölgesel birimlerin ağırlık kazanması ve merkeze bağlı bürokratik örgütlenmeler yerine yarı-özerk birimlerin gündeme gelmesi ve bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimlerin oluşturulması da yeni dönemde benimsenen politikaların uygulama yönünde getirdiği farklılıkları göstermektedir. en azından merkezi-bölgesel ve yerel yönetimlerin birlikte sorumluluğu konusu gündeme gelmiştir. Cilt I Geleneksel bölgesel politikalar bölgesel kalkınmaya yeni bakış çerçevesinde ortaya çıkan politikalarla önemli farklılıklar göstermektedir.pdf . 137 http://ekutup. 1970 sonrasında yerel yönetimlere verilen görevler ağırlık kazanmış. İçsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi ve kamu finansman desteğinin koşullu olması gündeme gelmiştir.

Bunların arasında en önemli olanı Bölgesel Kalkınma Ajansları’dır. Tablodan izlendiği gibi Avrupa Birliğindeki ülkelerden kısıtlı bir bölümü üniter devlet yapısını korurken. Belçika. Farklı nitelikteki bu ülkelerde son yıllarda bölgesel gelişmeden sorumlu yeni birimler oluşturulmuştur. İsveç. Tablo 2 Avrupa Birliğinin ülkelerinde geleneksel politika ve kurumların dönüşümü ile bu yapılara eklemlenen yeni kurumlar Geleneksel bölgesel kurumsal yapının yeniden şekillenme biçimleri Geleneksel üniter devletler L Luxemburg Y Yunanistan İr İrlanda Karar verme yetkilerini (güçlerini) yerel yönetimlere devreden üniter devletler D Danimarka İs İsveç Fi Finlandiya Karar verme yetkileri (güçlerini) bölgelere devreden ülkeler P Portekiz (Ada bölgelerine) İİ İngiltere (İskoçya ve Galler) F Fransa (Tüm bölgeler) H Hollanda (Rijnmond bölgelerine) Bölgeselleşmiş üniter devletler İİ İtalya (Bölgeler) İs İspanya (Communidades-autonomas) Federal devletler A Avusturya (Lander) A Almanya (Lander) B Belçika (Communities-Regions) Yeni kurumlaşma biçimleri Merkezi hükümet tarafından kurulan birimler Belçika. Bu birimlerin gerçekleşmesini sağlayan kurumlar da farklılaşmaktadır.dpt. Estonya-PolonyaSlovakya. Ülkelerin idari yapısına göre farklılaşmakla birlikte. önemli bir bölümün merkezi karar yetkilerini yerel veya bölgesel yönetimlere devrettiği görülmektedir. İtalya ve İspanya ise geniş yetki devri ile bölgeselleşmiş üniter devlet tanımına girmektedir. Portekiz Farklı Eğilimler Tablo 2’de son dönemlerde farklı ülkelerde gündeme gelen ve bölgesel gelişmenin kurumsallaştırılması çabaları sonucu ortaya çıkan farklı örgütlenme biçimleri verilmektedir. Cilt I Özellikle yeni bölgesel politikaların uygulanması amacı ile şekillenen kurumlaşmalar arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Buna karşılık.gov. 1970 sonrasında gücü azalan merkezi otoritenin kurumları tümüyle ortadan kalkmasa bile.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Polonya Kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan bağımsız birimler veya şirketler Fransa. Ülkelerin bir bölümü ise federal devlet yapısına sahiptir. tabandan-tavana şekillenen ve kamu-yarı kamu ve özel kurumları birlikteliğine dayanan örgütlenme modelleri gündeme gelmiştir.tr/bolgesel/keas-I. ilk dönem bölgesel politikaların uygulanabilmesi merkezi idarenin bölgesel düzlemde örgütlenmesi esasına dayalıdır.Danimarka. Bölgesel ve yerel yönetimler içinde oluşturulan kurumlar İngiltere Yerel ve bölgesel yönetim tarafından oluşturulan kurumlar Yunanistan.pdf . Bölgesel kalkınmadan sorumlu bu yeni kuruluşlar merkezi yönetim tarafından kurulabildiği 138 http://ekutup. Almanya.

Yeni gelişen politikalara uyum sağlamanın çok kolay olmadığı. bunlara bağlı olarak gündeme gelen uygulamalar ve yeni kurumlaşma girişimleri genelde gelişmiş ülke ve bölge deneyimlerine dayanarak öne sürülmüştür. Ancak daha önce de belirtildiği gibi emek yoğun bir yapıdan bilgi yoğun bir yapıya geçmek kolay değildir. 6. Bölgelerin hızlı bir değişim gerçekleştirebilmesi. becerili insan sermayesi ve bunun için gerekli altyapısı olmayan bölgelerin kendi iç dinamiklerine dayalı olarak bir büyüme sürecini başlatmaları zordur. 7. Öğrenebilmek geçmiş bilgi birimine dayalı olarak gerçekleşir. 1960’ler ve 1970’lerin başında kaynakların etkin kullanımını sağlamak 139 http://ekutup. Cilt I gibi. daha önce de belirtildiği gibi en temel sorulardan birini oluşturmaktadır. Bu özverinin gösterilmesinin mevcut durumu kısa sürede istenilen doğrultuya yönlendireceği ve yapısal dönüşümün gerçekleştirebilmesini sağlayacağı da garanti değildir. POLİTİKALAR VE UYGULAMA BİÇİMLERİ KONUSUNDAKİ YAKLAŞIMI Türkiye modern anlamda ilk bölge planlama planlama deneyimlerine 1950’li yıllarda başladı. Yukarıda belirtilen kalkınmaya yönelik temel hipotezler az gelişmiş ülkelerin yeni bölgesel kalkınma stratejilerini uygulamakta dezavantajları olduğunu ve bu tür bir süreci başlatabilmek için gerekli koşulları sağlayamadığını göstermektedir. Bu durum gelişme sürecindeki pek çok bölgenin temel açmazı olmaktadır. Elli yılı aşan sürede de farklı vurgu noktaları ve farklı araçlar deneyerek bugüne kadar sürdürdü. Bu yaklaşımların az gelişmiş ülkeler için geçerli ve kabul edilebilir olup olmadığı. 1950’li yıllardan 1960’ların başında kamu yatırımlarının yönlendirilmesi üzerine kurgulanan yaklaşım. diğer bir deyişle topyekun bir ekonomik değişim çok farklı kesimlerin birlikte özverisine dayanır. bu durumun o bölgenin geleceğini kurma konusunda dezavantajlı bir konumda olduğu söylenebilir. az gelişmiş ülkelerin yeni bir öğrenme-yenilik-yapısal dönüşümü içeren bir politikalar dizinini uygulamada dezavantajları olduğu açıktır. ÖNERİLEN YENİ KAVRAMLAR VE POLİTİKALAR BELİRLİ BİR GELİŞME DÜZEYİNE ULAŞAMAMIŞ ÜLKELERİ KAPSAYABİLİR Mİ? Önceki bölümlerde gündeme gelen bölgesel gelişme politikaları. Bu nedenle geçmişten gelen birikimleri. yerel ve bölgesel yönetimler içinde veya onlara bağlı olabilmekte veya kamu özel sektör işbirliği ile bağımsız birimler olarak kurulabilmektedirler (Webb and Collis. Buna karşılık küreselleşen dünya içinde var olmak sadece emeğin fiyatına bağımlı olursa.gov.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle küreselleşen dünyada var olan ancak küreselleşen ekonomiye eklemlenmede sıkıntı çeken bölgeler için farklı politikalara gereksinim vardır. Rekabet gücü sadece emeğin ucuzluğuna dayalı olursa bu işgücünün giderek artan bir sömürüsüne yol açar. Temel sorunlar şu başlıklar altında özetlenebilir. Bölgesel gelişme konusunda günümüzde tartışılan kavramsal çerçeve böyle bir açılımı başlatmak için yeterli değildir. Özellikle yenilik ancak birikmiş bir beceri ve bilgi ile yapılabilir. TÜRKİYE’NİN YENİ OLUŞAN KAVRAMLAR. Türkiye izlenen bölgesel gelişme yaklaşımlarını beş değişik dönemde toparlamak mümkün gözükmektedir (Şekil 3). Geçmişinde araştırma geliştirme geleneği ve bu konuda gerekli kurumları olmayan bölgelerde yenilikle kazanılacak rekabet gücüne ulaşmak çok özel koşullarda mümkün olabilir. 2000).dpt. Öğrenme yol-bağımlı bir süreçtir.pdf .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

Türkiye gibi bölgesel farklarının çok fazla olduğu ve bu sorunların çözülememesinin büyük ekonomik ve sosyal maliyetlere neden olduğu bir ülkede bu tür bir duyarsızlığı anlamak kolay değildir. uygulamada yer bulamadığı da göz önüne alınırsa. Yine de ulaşılan durumun farklı açılardan değerlendirilmesi fazla iç açıcı bir tablo sergilememektedir. Türkiye bu konuda hiçbir atılım yapamamıştır. gerekse bu konuda kurumsallaşmaya gidilememesi 2000’lere geldiğinde Türkiye’de bölge planlamanın ve bölgesel gelişme politikalarının çok yetersiz olduğu bir sonucu getirdi. Bu durumu Türkiye’nin diğer konularda ve kurumlarındaki kendini yenilemeye karşı direnç. 1960’lı yıllarda kadar pek çok ülkeye örnek olabilecek bir çaba ve deneyim birikimi var iken. fazla bir şey yapılmadığı izlenmektedir. Şekil 3’de kaba hatları ile sunulan farklı aşamalardaki bölgesel politikaların Türkiye’nin bölgesel sorunlarına tam anlamı ile yanıt veremediğini. örneğin kamu yatırımlarının az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi. yeni görüşlere karşı olumsuzluk ve mevcut koşulların değişmesinde isteksizlik olarak gibi gerekçelerle de açıklamak zor görünüyor.gov. şu anda sürdürülen çabalara ve projelere karşın önemli bir boşluk ortaya çıkıyor. İlk önemli soru Türkiye’nin dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak üzere gösterdiği çabalar veya kendine özgü bir model oluşturma için gösterdiği gayret ile ilgilidir. 1970’li yıllarda gündeme gelen teşvikler yolu ile az gelişmiş bölgelerin desteklenmesi ve dışsatıma yönelik teşviklerin ağırlık kazandığı proje uygulamaları gerçekleşmiş ve son olarak yeniden az gelişmiş bölgeler için proje üretilmesi gündeme gelmiştir.dpt. Cilt I üzere gündeme gelen ve uluslararası kurumlarca da desteklenen bölgesel kalkınma projeleri ile sürmüş. Bölgesel gelişmenin sorumlu kuruluşları yanısıra diğer ilgililerin de düşünsel düzlemde bir çaba sarf ettiklerini söylemek mümkün değildir. Tüm dünyada bölgesel gelişme konusunda yeni bakış açıları yanısıra bunlara uygulamaya aktaracak kurumlaşma çabaları izlenirken. her şeyi piyasa 140 http://ekutup. Türkiye yeni bölgesel gelişme politikalarını şekillendirmede çok geç kaldığı gibi kurumsallaşmada Avrupa’nın çok gerisinde kaldı. Ancak bu durum bölgesel politikaların yanlış veya tümüyle yararsız olduğu anlamına gelmemektedir. Ancak. Türkiye’deki farklı bölgelerin durumu nedeni ile Türkiye’nin yeni bölgesel politikaları kısa sürede devreye sokması da kolay değil.pdf . bu noktada makalenin başından bu yana öne sürülen gelişmeler ve Türkiye’nin bu sürece karşı tutumu çerçevesinde bir değerlendirme yapmak daha uygun düşmektedir. Sosyal refah devletinin bazı kurumlarını devreden çıkaran gelişmiş ülkelerin bile hala önem vererek sürdürdüğü bölgesel politikaların tümüyle devreden çıkarılıp. geleneksel politikaların. Bu görüş.tr/bolgesel/keas-I. uygulamadan sorumlu olanların kendi sorunlarını tartışmaya açmamaları ve bu konuda söylenenleri ve az da olsa ortaya çıkan önerileri gözardı etmeleri ile pekişmiştir. Bu düşünsel isteksizlik bölgesel gelişme konusu hakkında ne kadar çok söz edilirde edilsin.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. gerek bakış açısının yenilenememesi. Kurumsallaşma konusunda Doğu Avrupa ülkelerinin başarısına ulaşamadı. Bu açıdan Türkiye’de gündeme gelen bölgesel politikalara bakıldığında ve bu konudaki tartışmalar ve mevcut entellektüel birikim incelendiğinde. Bölgesel gelişmenin kurumsallaşması konusunda Avrupa Birliğinin önerilerine karşı da bir ayak sürüme olduğu izlenmektedir. siyasetçiler bu konuda ne sözler verirse versin fazla bir şey yapılamayacağı şeklinde oluşan görüşte yatmaktadır. Bugünkü durumu farklı açılardan değerlendirmek mümkün olmakla birlikte. bugün bölgeler arasında önemli boyutlara varan gelir dengesizlikleri göstermektedir.

Cooke. UCL Press. Conti S. “Small firms and industrial districts: The experience of Italy”. Regional Innovation Systems: The Role of Governances in a Globalized World. 1985. 1997.tr/bolgesel/keas-I. Stöhr (Editör) Mansell. H-J. in Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. MIT Press: Cambridge. Türkiye bölgesel gelişme konusunda gereksel kavram-kuram oluşturmada. B. J. 26. Croom Helm. Bu bağlamda kendine özgü bir model arayışı içinde olmak. 1964. P. Türkiye’de son on yıldır sürmekte olan ekonomik zorluklar ve süreklilik kazanan ekonomik bunalımlar yeni politikalar saptamakta ve uygulamada önemli engeller oluşturduğu açıktır. 1989.. ve Heidenreich. 1986. Camagni R. M. 38-63. 23. 141 http://ekutup. 116-137. Bu konudaki ilk adım bu konunun ciddiyetle ele alındığını ve gerçek niyetin bir şeyler üretmek olduğu konusunda küskün gruplara bir mesaj iletilmesi olmalıdır. Prentice Hall: Englewood Cliffs.pdf . 339-365. F. Uranga. London. 1966. KAYNAKÇA Albertsen N. in New Firms and Regional Development in Europe.. Alonso W. G. “Towards a definition of manoeuvreing space of local development initiatives: Italian success stories of local development-theoretical conditions and practical experiences”. Keeble. Christaller W. Cooke. Ancak tüm ekonomik zorlukların üstesinden gelinebilmesi de önemli boyutlarda ekonomik dönüşümün gerçekleştirilmesi ve yapısal ve kurumsal yenilemeyi gerektirmektedir. gerek uygulamada kazandığı birikimi kullanmak durumunda. MIT Press: Cambridge. Alonso (Editörler). Belussi. 6. “Policies for the Development of Knowledge. Changing Face of Urban Britain: Localities.intensive Local Production Systems”. London. economic and cultural concept”.. 1988. Central Places in Southern Germany. Research Policy. post-Fordism and critical social theory”... Unwin Hyman: London. 475-491 Cooke. 112. 78-106. E Wever (Editörler).. 159-172. Claval P. Friedman ve W. “Postmodernism. Progress in Human Geography.G. J. 1998. 729-747. “Four enterprise systems” paper presented at the Conference of the IGU Commission on Industrial Change Tokyo. July. 184-202. Berry B.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt.. “Cities as systems within systems of cities” in Regional Development and Planning. ve Extebarria. Cambridge Journal of Economics. Friedman ve W. Environment and Planning D: Society and Space. D.. 1990. P. J. M. (Editörler). vol. 328-353.. Bradbury J. 1987. Brusco S.. "Regional industrial restructuring process in the new division of labor". Alonso (Editörler).. P. 9. Braczyk.gov. “The region as a geographical. Cilt I kurallarına bırakan bir yaklaşım kapitalist sistemin en uç örneklerinde bile rastlanmıyor. “Location theory” in Regional Development and Planning. 1993. W. “Regional Innovation Systems: Institutional and Organisational Dimensions”. 1964. konunun tüm tarafları ile birlikte bu konuda bir çaba sarf etmesi gerekmektedir.. International Social Science Review. ve Capello R. London. L. 1999.

. J. B.. Oughton. 1948. P.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Production. W. F. A. “Accounting for Variations in the Performance of Industrial Districts: The Case of Baden-Württemberg”. 1992. 3-15. ve Sabel.. 215-232. 1949. work and territory: contemporary realities and theoretical tasks” in Production.tr/bolgesel/keas-I.. 112. Work and Territory A J Scott. “High technology industry and regional development: a theoretical critique and reconstruction”. M. K. J. M Storper (Editörler). Location and Space Economy. London. International Social Science Review 112. M. ve Storper.Oxford: New York. C. M. Dunford M. C. W.. Quarterly Journal of Economics LXIII.. 1987. London. Cilt I Doeringer B. 1991. 171-186. J. M Dunford (Editörler). the rise of industrial spaces in North America and Western Europe”. Allen Unwin. Growing Nex to Silicon Valley. International Social Science Review. Garofoli G. Piore.. Sawer L. Innovation Systems and European Integration”. Landabaso. 1987. ve Topakian G. Terkla D. 1987. Gregersen. J. Regional policies: experiences and prospects. A. 1984.. Lexington: Lexington MA. “Learning Economies. A. space and flexibility: The social regulation of uneven development”. ve Johnson. 173-186. 1999.dpt. Hoover. The Location of Economic Activity. 1986. 297-321.. IGU Sanayide Değişim Komisyonu Orlando toplantısına sunulan bildiri. G. Cambridge: Masschusets. Isard. International Journal of Urban and Regional Research. Scott. Isard. W.. M. 16-35 Miller. “The Italian model of spatial development in the 1970s and 1980s” in Industrial Change and Regional Development: The Transformation of New Industrial Spaces G Benko. 1997. 1986. R. 1956. U. Work and Territory A J Scott. “Flexible production systems and regional development. ve Scott. 1988. XX.. 85-101. Scott. Belhaven. 1987.. Learning regions in Europe: Theory. “The general theory of location and space economy”. Staber. Sunbelt Snowbelt: Urban Development and Regional Restructuring. M. ve Tickell A. 299-316. Oxford University Press: New York. 1990. 1996. International Journal of Urban and Regional Research 12. New York. Storper. B. “Time. The Second Industrial Divide.pdf . 142 http://ekutup. M... vol.Basic Books. Allen Unwin: London. 476-506. Ve Cote. Environment and Planning D: Society and Space 8. A. M Storper (Editörler). 31. ve Tabb. “New tendencies in international division of labour: regimes of accumulation and nodes of regulation” in Production. K.. ve Morgan.Austin August 30-September 2 Lipietz. Kuklinski.McGraw-Hill: New York.. “Theories of regulation”.gov. Peck. E. Invisible Factors in Local Economic Development. Regional Studies. 1992.. policy and practice through the RIS experience” paper presented 3rd International Conference on Technology and Innovation Policy. 479-490. A. C.

Italy and USA”. 34.. 27. J. 112. Cilt I Storper. W. 5. 13... International Journal of Urban and Regional Research. W. Regional Studies. 1987. C.tr/bolgesel/keas-I. 2000. 1990 Global Challenge and Local response: Initiatives for Economic Regeneration in Contemporary Europe. space and locality”. Urry.9. B.. “Survey 12: Society. external economies and crossing of industrial divides”.pdf . M. “Regional economic development and the world crisis”.. M. Storper. B. 1989.. Cambridge Journal of Economies. 435-444. International Social Science Review. “The transition to flexible specialization in the US film industry: The division of labor. 423-444. ve Collis. “Regional Development Agencies and the “New Regionalism” in England”.dpt. “Regional Worlds of Production: Learning and Innovation in the Technology Districts of France. 187-197. 1993.gov. Environment and Planning D: Society and Space. “Industrialization and regional question in the Third World: Lessons of post-imperialism and prospecs of post-Fordism”. Stöhr.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. M. Storper. 857-864. Stöhr.Mansell: London. 1990. 273-305. Regional Studies. 1987. 433-455. D. Webb.. 143 http://ekutup.

pdf .gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Cilt I 144 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.

gov.tr/bolgesel/keas-I.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 145 http://ekutup.pdf .

gov. Cilt I 146 http://ekutup.dpt.pdf .DPT-PAÜ Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.

sermayeyi tahtından indiren bilgiyi baz alan yeni büyüme paradigması gündeme geldi. kısmi analizler yerine gelişmenin farklı boyutlarını içeren bütüncül bir yaklaşımın gerekliliği gözler önüne çıktı. yoksullukla mücadelede temel ihtiyaçlar yaklaşımı dile getirildi. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı 1.. 1980’e kadarki yaklaşımlar. 1980’lerle birlikte büyümenin ve kalkınmanın krizinden bahsedilir oldu. Böylece büyüme. Doğanın kıt kaynaklarına dayalı olarak. Önce ulusalcı sermaye birikimine dayalı kalkınma paradigmasının yarattığı olumsuzlukları dengelemek üzere. sağlık.dpt. karmaşık bir içeriğe sahip olduğunu ve bu nedenle sınırlı değişkenlerle konuyu ele alan yaklaşımların yetersiz kalacağı gerçeği ortaya çıktı. Yine bunun bir parçası olarak. ekonomi ve sosyal bilimler literatüründe en çok tartışılan konulardan birisi oldu. bu kez bilginin üretirken. çevrenin sürdürülebilirliğini gözeten. sürdürülebilir kalkınma paradigması gündeme getirildi. arkasından kalkınma ve bölgesel kalkınma.pdf . Cilt I Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı (TOPSES) Bağlamında Sürdürülebilir Yenilikçi Bölgesel ve Kentsel Gelişme Hüsnü ERKAN Prof. başta BM ve Dünya Bankası olmak üzere kalkınmada yeni paradigma anlayışları öne çıktı. Her birisi sorunu farklı yönlerden soyutlayıp. paylaşırken ve tüketirken de artması nedeniyle artan verimler yasasına göre işleyen büyüme yaklaşımı öne çıktı. ekonomik açıdan özde sermaye birikimine. Sermeye birikimine dayalı ulusalcı kalkınma paradigmasının yetersizliği görülünce. İktisat Bölümü Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Yenilikçi Gelişme Stratejisi (SÜYEGES). Söz konusu çalışmaların farklı yönlerle ortaya koydukları sayısız model ve yaklaşımlar çok yönlü.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer yandan bilgi toplumuyla birlikte. azalan verimler yasasına göre işleyen sanayi uygarlığı büyüme modeli yerine. aynı zamanda. kalkınma ve bölgesel gelişme ya da hepsini kapsayan bir kavram olarak Gelişme Paradigması. eğitim. Dr. Diğer yandan azgelişmiş ülkelerdeki yoksulluk ve geriliğe bir çözüm bulunamayışı. Bilgiyi merkez alan yaklaşım. Ancak. Bu nedenle. İşte bu nedenlerle ben konuyu bütüncül bir yaklaşım içinde ele almaya 147 http://ekutup.gov. DEÜ İİBF. analiz edip farklı yaklaşımlar ortaya koydular. sanayi uygarlığından bilgi uygarlığına geçerken. içerik ve nitelik değiştirdi. politik açıdan “ulus devlet paradigması” veya onun bir parçası olan “bölge kavramına” dayalı olarak konularını ele aldı.tr/bolgesel/keas-I. çok boyutlu. kalkınma ve bölgesel gelişme yeni boyutlar kazandı. ister istemez teknolojideki yeniliklere dayalı büyüme ve kalkınma modellerine yöneldi. Şimdi bütün bu gelişmeleri birlikte düşündüğümüzde iki önemli olguyu saptamak gerekiyor: Büyüme. Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET). GİRİŞ 1940’lı yıllardan beri önce ekonomik büyüme. sanayi uygarlığının dünya görüşü içinde. gelir dağılımı gibi göstergelerle çalışan insanî kalkınma paradigması bir başka alternatif olarak öne çıktı.

Ayrıca söz konusu alt sistemlerin. rasyonellik-verimlilik ilişkisine dayalı olarak insanların refahını artırarak ihtiyaçların karşılanması ekonomik alanı (kıtlık sorununun çözüm yöntemi: rasyonellik-verimlilik) Yasaya dayalı egemenlik gücünün demokratik yöntemlerle. bu sistemlere etkinlik ve işlevsellik kazandırmaya yöneliktir. Bu yaklaşımda toplumsal sistemler. TOPLUMSAL SORUNLARA ENTEGRE SİSTEMLER YAKLAŞIMI (TOPSES) Burada kapsamlı. insanların amaçlarını özgürlük içinde gerçekleştirme ihtiyacının karşılanmasını sağlayarak politik alanı (yöneten yönetilen çelişkisinin çözüm yöntemi: demokrasi) İnsanlar ve gruplar arası ilişki ve bağlantıların uzlaşmacı yöntemle barışın gerçekleşmesi ihtiyacının sağlanması sosyal alanı (kişilerle gruplar arası çelişkileri çözme yöntemi: uzlaşma) İnsanların sahip olduğu farklı değerlerin hoşgörü yöntemiyle korunarak psikolojik tatmin sağlama ihtiyacı kültürel alanı ve İnsanın doğaya egemen olma uğraşında bilimsel yöntemlerle üretilen yeniliklere dayalı olarak uygarlığın evrim ihtiyacını devreye sokması teknolojik alanı (doğa-insan çelişkisinin çözümü: teknolojik yenilik) oluşturuyor. tutum ve kararlarına ilişkin kurumlaşmış kurallar bütünü olarak ele alınıyor. insanların davranış. politik. karmaşık ve çok boyutlu sorunların analizinin ancak bu farklı boyutları kapsayan bütüncül yaklaşımlar içinde gerçekleşebileceği kabullenmesinden yola çıkılıyor. Bu sayede toplumsal bütün beş alt sisteme ayrılır: Mal ve hizmetlerin üretim. 2. dış dünya ve çevre olarak küresel bütün dikkate alınıyor. 148 http://ekutup. Cilt I çalışıyorum.pdf . Bu nedenle. Bu tür bir bütüncül yaklaşım olarak sistem teorisinin analiz yöntemi. kültürel ve teknolojik alt sistemlere ayrılırken. kendi içinde sosyal. “Toplumsal Bütüne” uyarlanıyor.gov. Bu yaklaşımda toplumsal bütün. Alt sistemlerin kendi içinde ve birbiri karşısındaki şekilleniş ve örgütlenişi yapı boyutunu Alt sistemlerin her birinin kendi içinde işleyiş ve zaman içindeki akışı süreç boyutunu gündeme getirmektedir.tr/bolgesel/keas-I. alt sistemle ve karşılıklı etkileşim ilişkisi içindeki insanın başarısı da. ekonomik. alt sistemlerin etkinlik ve işlevselliği insanın varlık ve güvenliğini sağlamaya yönelik olurken.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. aynı olguya yönelik farklı yaklaşımlarına da bir çerçeve sunmaya hizmet edebilir. Başka bir deyimle. Belli ilke ve kurallara dayalı olarak kurumlaşması toplumsal bütünün sistem boyutunu. Toplumsal bütün bu alt sistemlerden oluşurken. Genel Toplum Teorisine Giriş niteliğinde bir yaklaşım içinde toplumsal gelişme analiz ediliyor. dağıtım ve tüketiminin. İnsan davranış ve kararları belli ihtiyaçları gidermeye yöneliktir. bunların belli ilkelere dayalı olarak kurumlaşma ve sistemleşmesinin temelinde “insan” olgusu vardır. Söz konusu bütüncül yaklaşımın burada farklı meslekten gelen uzmanların.

sindirim sistemi. ilk bilimsel paradigma olan Mekanik Nedenselliği kazandırmıştır. Yeni paradigma ile çağdaş bilim. toplumsal bütündeki alt sistemlerin varlığı içinde gerçekleşen kısmi sistemlerin hepsi birden. fizyolojik yapısı. birindeki aksaklık bir diğerine yansıyor. genelde uyumlu sistemleşme. yapı ve süreçler. ayrı işlev ve işleyişe sahiptir. bilimsel uğraşta Newton Yasaları bir dönüm noktasıdır. Ancak birinde görülen hastalık veya çarpıklık karşılıklı bağımlılık ve etkileşim ilişkisi içinde bir birine yansır. Bu nedenle kendi farklılıklarıyla birlikte. Ayrıca bunların oluşturduğu toplumsal bütün hep birlikte. İnsan bünyesindeki sistemlerden birinin yokluğu. Bütün bunlara bağlı olarak insan varlığını sürdürür ve aktivitelerini (süreçleri) yerine getirir. Kısacası. Söz konusu alt sistemlerin her birinin kendi.Buradaki alt sistem ve yapılanmaların her biri.dpt. düzenli. Cilt I Bu nedenle. doğadaki. kaos teorisi ile açıklanır oldu. yapılaşma ve işleyişe sahiptir. Ancak bu öğelerin her biri. determinist ve öngörülebilir niteliktedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. süreksizlik ve olasılığı ikame etti. Newton yasaları bilime. mekanik düşüncenin açılmasına yol açtı. 149 http://ekutup. işlev ve işleyiş olarak bir bakış açısından birbirinden kopukmuş gibi.pdf . bir birinin işlevini üstlenmese de. Her biri ayrı işleve sahiptir. Analoji olarak ortaya koyarsak. tek düzelilik ve istikrar yerine. Ancak birbirinden ayrı olarak gerçekleşen sistem. 3. hem de birbirini tamamlayıp bütünleyen iki ayrı boyuta daha sahiptir. insan bünyesindeki gibi bir bütünsellik oluştururlar. Yapı ve Süreç her alt sistemde ortaya çıkan öğeler olarak. Termodinamikte sistemin ısı etkisiyle dönüşmesi. Sistem. dolaşım sistemi gibi alt sistemler yanında. Bilim tarihi Newton yasaları ile ilk ve köklü bilimsel devrimi yaşamıştır. aynı anda birbirini tamamlayan entegre bir bütün oluştururlar. Bilindiği gibi. iskelet yapısı. istikrar ve düzenin sorgulanmasına yol açtı. Madde ve evrenin. Ancak Newtongil-Mekanik Paradigmaya dayalı bilimsel uğraş. Birinin yokluğu diğer birinin yokluğuna yol açabilir. sistemleşme. Gerek makro. gerekse mikro kozmosun açıklanışı. tek yönlü. belirlilik ve istikrar yerine. yapılaşma ve süreç açısından hem bir birinden ayrı. Newtongil-Mekanik Bilimsel Paradigmada nedensellik. yalın. istikrarlı. Örneğin beynin işlevini mide veya kalp üstlenemez. İzafiyet Teorisi ve Kuantum Teorileri. adale yapısı ve kimyasal yapısı gibi yapılanmalar vardır. birbirine paralel. toplumsal bütün içinde kısmî sistemleri oluştururlar. belirsizlik. kuantum devrimi ve kaos teorileri ile aşıldı. Doğa sürpriz ve düzensizlik içermez. diğer bir yönüyle hepsi birbiri ile karşılıklı etkileşim ilişkisi içinde birbirini tamamlar. hepsinin yokluğuna yol açabildiği gibi. Mekanik nedensellik Paradigması ile sanayi devrimini yaratan süreçler ve nihayet sanayi toplumunu yaratan teknolojik gelişmeler yaşandı. parçacık fiziği ve çekirdek fiziği ile açıklanışı atomun iç yapısını çözdü. kurumlaşması ve sistemleşmesi kendi içinde yapılanışı ve tarihsel süreçteki sistemleşme ve yapılanma içinde akış ve işleyişi söz konusudur. BİLİMSEL ANALİZ YÖNTEMİ: BÜTÜNCÜL (KARŞILIKLI) AĞ-ETKİLEŞİM PARADİGMASI Bilindiği gibi.gov. insan bünyesinde sinir sistemi.tr/bolgesel/keas-I.

örgütlenme ve işleyişine bağlı olarak. olgu ve davranışları şekillendirdiği süreçler devreye giriyor. karşılıklı-dönüşlü kümülatif nedensellik ilişkisi olarak başta Myrdal’dan esinlenerek kullandığım kavram. aklın kullanımı ile doğa ve dünyayı düzenli ve birebir nedensellikle açıklıyordu. Burada.gov. Bu paradigmada araştırmacının. sistem öğelerinin yapılanış ve işleyişine göre olumlu ve olumsuz olabileceği sistem bütünün. olumlu ve olumsuz gelişmelerin. literatürde olduğu gibi sınırlı birkaç değişkenin mekanik nedensellik etkileşimini tasvir eden birbirinden kopuk sayısız model geliştirilebilir. tek yönlü tek değişkenli mekanik etkileşim paradigması içinde ele alınırsa. dönüşlü. Kaos Teorisinin. toplumsal bütünü oluşturan alt ve kısmi sistemler içindeki ve arasındaki etkileşim. Bölgesel ve kentsel gelişme gibi. kesikli. Nedensellik spektrumu yerine burada etkileşim spektrumu devreye giriyor. şekillenme. Daha önceleri.tr/bolgesel/keas-I.pdf . söz konusu alt sistemler ve kısmi sistemler içinde ve arasında sürekli olarak karşılıklı. pozitif ve negatif sinerji oluşarak. belirsiz. Araştırmacının.dpt. neden-sonuç bağlantısı araştırması yerine. Sistemler Yaklaşımı içinde ele alırken kullandığı bilimsel analiz paradigmasını Bütünleşik Ağ-Etkileşim Paradigması (BAĞET Paradigması) olarak adlandırmak istiyorum. Cilt I Sanayi uygarlığının mekanik paradigması. alt sistem ve süreçlerinde kısa dönemde farklı yönde gelişmelerin olabileceği kabul görür. Bütünleşik Ağ Sistemi içinde karşılıklı etkileşimlerin yarattığı sistem. 150 http://ekutup. çok yönlü ve çok boyutlu bir konu. ağ bağlantılarını farklı düzey. Toplumsal bütünü. mekanik etkileşimdeki gibi tek yönlü. kurumlaşma. mekanik nedenselliği ve diyalektiği özel durumlar olarak içeren bir üst kavramdı. yapılanma ve süreç işleyişlerinin bağlantılarını bulup. anlık neden-sonuç bağlantısı yerine. mekanik paradigmanın aşılmasına yol açtı. Her şey her şeyi etkiler (kelebek etkisi) Karşılıklı bağlantı ve ilişkilerin sistem içinde şekillenmesi Sonuçların olasılıklar içinde gerçekleşmesi Sistem içinde. standart tek düze ve determinist değildir. İşte yeni Kuantum-Kaos Paradigmasını toplumsal sorunlara aktararak. zaman. bu bağlantıların oluşturduğu davranış kalıplarını ortaya koyma görevi vardır. Oysa. farklı yönde gelişmeler gözlenebilir. yapı ve süreçlerin. mekan ve ortamlarda aramak durumundadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Aksine. Oysa kuantum ve kaos düşünceleriyle şekillenen yeni paradigma. dünden bugüne geçen ve bugünden geleceğe uzanan sistem. Ancak bunların hiç birisi çok sayıdaki değişkeni ve bunlar arasındaki çok yönlü bağlantıları(ilintileri) dikkate almadığı için konunun açıklanmasında ve reel analizlerin gerçekleştirilmesinde yeterli olamaz. her şeyi her şeyle bağlantı ve ilintilendirme görevi nedeniyle bütünleşik etkileşim anlayışı ön plana çıkar. zıtlıkların. Ayrıca Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması içinde Araştırmacı. çok yönlü bağlantılı etkileşimlerin ağ içindeki olay. BAĞET Paradigmasında.

daha esnek ve çeşitlenmiş sistem. zaman boyutunda gelişme düzeyinin ulaştığı toplumsal bütüne bağlı olarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Yapılar ve Süreçler.Toplumsal Gelişmenin Mekan Boyutunda Sistemler Yapılar ve Süreçler Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda oluşturduğu yapılanma. Sistemler Politik Sistem: Ekonomik Sistem: Sosyal Sistem: Kültürel Sistem: Teknolojik Sistem: Yapılar Süreçler Tarım Toplumu Krallık Kapalı Ekonomi Gelenekçi Sosyallik (Bağımlılık) Geleneksel Değerler Geleneksel Organik Teknoloji Geleneksel Yapılanma Geleneksel Davranış ve İşleyiş Sanayi Toplumu Parlementer Sistem Piyasa Ekonomisi Bireyci Toplum Bireyci Değerler Mekanik İnorganik Teknoloji Mekanik Yapılanma Mekanik Davranış ve İşleyiş Bilgi Toplumu Katılımcı Demokrasi Yenilikçi Piyasa Ekonomisi Sinerjik Sosyallik Farklı Değerlerin Birlikteliği Kuantum Teknolojisi (OrganikNano Tek. yani davranış ve işleyişlerin şekillenişine yol açar.1. Toplumların zaman içindeki bu yapılanmasında toplumsal sistem ve yapılar da sürekli yeniden şekillenir.dpt. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımının. Evrilme.pdf . 2. Toplumların zaman içinde evrilmesi. zaman içinde gerçekleşir. Bu bağlamda Tarım-sanayi ve bilgi uygarlığını birbirinden ayırıyoruz.Toplumsal gelişmenin mekan boyutu.tr/bolgesel/keas-I.) Ağ Yapılanması Esnek Kaotik Stratejik Davranış ve İşleyiş Zaman boyutu içinde. katı belirlenmiş sistem. TOPLUMSAL GELİŞMENİN BEŞ BOYUTU Toplumsal gelişmeyi. Cilt I 4. 3. yapı ve süreçlere doğru bir dönüşüm yaşanıyor. Her evrim sürecinin temelinde zaman yatar. 4. Buna paralel olarak toplumların zaman boyutunda tarım-sanayi-bilgi toplumu şeklinde yapılanmış olduğunu görüyoruz. yapı ve süreçlerden. sistemler ve yapılar yeni sistem ve yapılanmalara dönüşürken. 151 http://ekutup.gov. 5.Toplumsal gelişmenin tarihsel birikimi (içeriği). 4. belki uygarlık ve toplum düzeylerinin gerçekleşmesine yol açmıştır. 4. Tablo 1 Zaman Boyutunda Toplumsal Sistemler . bunların belirlediği iklim ve ortamda şekillenen süreçler. Zaman sürecindeki bu şekillenişte. Toplumsal Gelişmenin Zaman Boyutu İnsanlığın ve insanın oluşturduğu toplumun bir evrim süreci içinde olduğu genel kabul gören bir yaklaşımdır. Bütünleşik Ağ Etkileşim Paradigması bağlamında ele alırken aşağıdaki 5 boyutu birbirinden ayırabiliriz: 1.Toplumsal gelişmenin dış çevre etkileşimi. Toplumsal gelişmenin söz konusu 5 boyutu birlikte ve paralel süreçler şeklinde gerçekleşir.Toplumsal gelişmenin zaman boyutu (genel trend).Toplumsal gelişmenin yenilik değişim boyutu.2.

belli bir tarihsel birikime sahiptir. İzmir ve Denizlinin ekonomik faaliyetlerinin yürütülmesinde gözlenen farklı davranış kalıplarının. bağımlılık veya rakiplik ilişkisi içinde bulunabilirler. birey-örgütkurum-toplum düzeylerinde konuların ele alınışı farklılaşıyorsa. bölge ve ülkenin de tarihi birikimleri söz konusudur. Örneğin mekan ekonomisinin geçmişteki analizleri(örneğin kalkınma kutupları yaklaşımı) bu şekilde tek bir analiz düzeyi ile sınırlı kalmıştır. Tarihsel birikimle gelen toplumsal sistemleşmeler. ülke bütünü ve kümeyle ağ sisteminin belirlediği etkileşim-dolayısı ile açıklık düzeyine sahiptir. Cilt I -köy-kır düzeyinde -kent-büyük kent düzeyinde -bölge düzeyinde -ulus ve -uluslar-üstü (küresel) düzeylerde gerçekleşir. Bu düzeylerin her biri. nüfus yapısı. üst yapı potansiyeli gibi her toplumsal alandaki yapılanmalar yaşanır.tr/bolgesel/keas-I. zaman boyutu içinde gerçekleşen sistem.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 152 http://ekutup. Buradaki etkileşim ağı. Bağımlılık ilişkileri merkez-çevre etkileşimi ve kent hiyerarşisi şeklinde kendini gösterirken. sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma ile ulaştığı bir son durum ve gelecekte yönelme eğilimleri ile gelecek potansiyelini yansıtır. sosyal ve teknolojik açıdan farklı yapılanmaların yarattığı ortam ve potansiyellerle bağlantılı olduğu görülür. mekan biliminin analiz düzeyleridir. köy-kent-bölge-ülke-küre ayrımı. mekan analizinde de köydenküreye çıkarken analiz düzeyleri ve konulara bakış açıları değişir. Tarihsel birikimde. Mekan analizi bu farklılaşma düzeylerinin her birini dikkate almak durumundadır. Mekan analizi. Nasıl ki. yapılanma ve süreçler. toplumsal bütünün analizinde. ekonomik. her düzeyin oluşturduğu ağ-sistemi sayesinde bu düzeylerin açıklık ve kapalılığı gündeme gelir. Yukarıdaki mekansal birimlerin her biri bir diğeri ile ağetkileşimine sahipken kendi içlerinde tamamlayıcılık. 4. politik. bu kentlerin tarihsel birikimine bağlı olarak.pdf .gov. bölge. kent veya bölgenin zaman boyutu içinde ulaştığı gelişme düzeyinin sağladığı geniş anlamda alt ve üst yapı donanımlarına bağlı olarak şekillenir.dpt. yapı ve süreçlere bağlantılı olarak şekillenir. kültürel. alt yapı donanımı. belli bir kent yapısına ve diğer kent. bölge içinde belli bir konuma. toplumsal ve mekansal her değişken dünden bugüne evrilirken. Örneğin her kent. Örneğin bir İstanbul. Oysa bu gün mekan ekonomisi artan ölçüde kent boyutuna kaymakta ancak bu kent ekonomisi artan ölçüde de açık kent modeli olarak kendini bölgesel ve ulusal ekonomi kadar küresel ekonominin içinde bulmaktadır. önemli ölçüde. geleneksel iktisatta yani neoklasik iktisattaki gibi konuları yalnızca mikro-birey düzeyinde ele alma hatasına düşmez ise daha başarılı olur. Toplumsal gelişmenin mekan boyutunda ortaya çıkan.3-Toplumsal Gelişmenin Tarihsel Birikimi-Içeriği Toplumsal gelişmenin değinilen mekansal analiz düzeylerinin her biri. örneğin bölge ve kentin nüfus. bir köyün olduğu kadar bir kent.

sosyal açıdan sosyal akışkanlık ve katılım. Bu tercihler Bütünleşik Ağ-etkileşimi içinde sistem bütününe yansır. Ar-Ge’ler ve benzeri kurumlaşmaların öne çıktığı görülür. üst birimler olan bölge-ülke ve küresel etkileşime açık olmalı. çevresini aktif olarak etkileyen bireye dönüştürdü. politik ideolojileri.5. mekansal birimlerin her birinin açık sistem oluşturması zorunludur.pdf . bilgi uygarlığının açık-esnek yapılanmasının yarattığı etkileşimle gerçekleşen sinerjiye bırakıyor. hizmetleşme. dünya görüşü ve eğitim durumu. sosyal bağımlılıkları ve kültürel değerlerinin bileşkesi içinde aktivitesini sürdürürken.gov.Toplumsal Gelişmede Dış-Çevre Etkileşimi Tarım toplumunda. ekonomik çıkarları. küresel ilişkilerdir. Ancak bu kurumlaşmış etkileşimler yalnızca mal ve ya para alış verişi ile sınırlı değildir. Bu anlamada bilgi çağında. ortaklaşa çalışma ve işbirliğinin yaşandığını görüyoruz.dpt. bilişim.mekansal birim. açık olma ötesinde onlarla kurumlaşmış bağlantılara sahip olmak durumundadır. Bu sayede daha da genişleyen bir açıklık ve etkileşim sistemi devreye girdi. Kısacası sanayi uygarlığının mekanik yapılanmasının yarattığı enerji yerini.4. her toplumsal alanda söz konusu mekansal düzeyin tarihsel birikimlerinin oluşturduğu ortam ve çevrenin ve gelecek için arzulanan ortam ve çevrenin dikkate alınması gerekir. örgütleri ve üst siyasi örgüt olarak ulusal devleti kapalı olmaktan açık sisteme dönüştürdü. kurumlaşma ve evrimleşme yaşarken. yerel düzeyde kapalı ve geleneksel örgütlenme ve yapılanmalar vardı. Sanayi uygarlığı bu örgütlenme ve yapılanmayı ulus düzeyini baz veya referans alarak genişletti. kurumsal ve toplumsal sistem ve yapılanmaların sinerji yaratacak açık ağ sistemlerine dayanması gerekir. örneğin bir kent. Tercihlerin toplumsal bütündeki yoğunluğunun niteliği koruma/değişim isteğini belirler.Toplumsal Gelişmede Yenilik-Değişim Boyutu İnsanın doğa ve çevresi üzerinde egemenlik kurması teknoloji ile mümkündür. 4. ağırlıklı olarak toprağın işlenmesine dayalı bir örgütlenme. Oysa bilgi uygarlığının referansı. Örneğin tarım toplumunda mekansal birim. Başka bir deyişle. sanayi toplumunda sermaye birikimini belirleyen örgütlenme (fabrika. söz konusu mekansal birimin gelişme düzeyini ve gelişme düzeyinin içeriğini yansıtır. Bilgi iletişim çağı ise. Teknoloji. politik açıdan sivil toplum örgütleri ve siyasî katılım. bilginin birikimini sağlayan örgütlenme. etkileşim sisteminin genişlemesine hizmet ediyor. Cilt I Mekan biliminde bölgesel ve kentsel potansiyeller ortaya konurken. Düşünce insanla ilgilidir. kurumlaşma ve yapılanmanın öne çıkmasıyla. kültürel açıdan değer. Örgütler içinde oluşan kültürel değerler ve sosyal davranışlara kadar birbirini etkileyen. etkileşimi yansıtan açıklığın. Ancak teknolojik yeniliklerin çevre üzerinde insanın egemenliğini sürekli arttırma güdüsü. teknolojik açıdan yenilik üretme potansiyellerinin birikimlerinden yola çıkmak durumundayız. 4. Açıklık. Bilgi toplumunda ise. Diğer yandan yeniliklerin kaynağı. insanda yenilik ve değişme motive olmaya yönlendirir. kapalı-bağımlılıktan. bunların korunması ya da değişimi yönünde tercihte bulunur. kendinin altındaki birimlere olduğu kadar. üniversiteler. organize-bilimsel düşünceye sahip 153 http://ekutup. Örneğin bir kent ekonomisinde. Sanayi uygarlığında özgürleşen birey. Mekan biliminde ulaşılan tarihsel birikim. davranış.tr/bolgesel/keas-I. banka) kurumlaşma ve yapılanma gösterir. Bilgi çağında örgütsel. doğaya veya çevreye uygulanabilirliği olan organize bilimsel düşüncedir. ekonomik açıdan sanayileşme.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İnsan. TOPSES yaklaşımının merkezinde insan vardır.

yani teknoloji üretme şansının gelişmesi ile insanlık yeni bir uygarlığa ve toplumsal sisteme ulaştı. Bir yandan atom altı parçacıklar ve bunların davranışları. Sermaye birikiminin yönlendirdiği kapitalist piyasa sisteminde. bilginin yeni bir üretim faktörü olması bilgi çağı teknolojilerini ve bilgi toplumunu yarattı. Bir önceki bilimselteknolojik paradigma.pdf . Bu nedenle mekanik paradigma. yapılanması ve işleyişi söz konusudur. Yaratıcı insanların geliştirdiği organize bilgiyi kullanmak. kuantum paradigmasının yenilik üretme düzeyi daha yüksektir. yenilik değil. modernist (rasyonalist) kültürel sistem ve bireyci sosyal sistemler oluştu.gov. kurumsallaştı. Bu yüzden yenilik ihtiyacı ile korunma güdüsü arasında kısmi çelişkiler vardır. Buna karşın kuantum-kaos paradigması madde ve canlının. parlamenter politik sistem. Burada yeni üretimin. iki toplumsal bütünün farklı sistemleşme. madde ve canlının.tr/bolgesel/keas-I. Ancak yeniliğin riskler içermesi. yapılanma ve işleyiş gündeme geldi. Bu paradigma bağlamında üretilen yenilikler ve bu yeniliklere bağlı olarak toplumsal sistemlerin yeniden örgütlenişi. 154 http://ekutup. gelişme ve büyümenin temel ve sürekli kaynağı yenilikler olarak gündeme geldi. Bu nedenle kuantumkaos paradigmasına dayalı teknolojilerin ön plana çıkması. Bilgi uygarlığının temelindeki bilimsel-teknolojik paradigma Kuantum-Kaos Paradigmasıdır. İşte insanın doğa ve çevreye egemen olma yönünde sürekli olarak yeni bilimsel-organize bilgi. yapılar ve süreçler getiriyor. kurumlar. insanın çevresi üzerinde güç ve egemenliğini arttırdığı için. içerik ve nitelik olarak değişti. Ancak bu yaklaşım. doğa ve çevreye ilişkin bakış açısı. insanların edindikleri dünya görüşü ve bu dünya görüşünün lokomotifi durumundaki bilimsel paradigmaya bağlı olarak yeniliklerin üretilmesidir. yapılaşma ve işleyişine yol açtı. diğer yandan canlı hücrelerin DNA şifrelerinin çözümü daha üst ve ileri bir bilimsel paradigma olarak doğa ve çevreye insanın egemenliğini artırdı. dünya görüşü ve algılamaları benimsenen teknolojik paradigmaya bağlıdır. Sanayi toplumunda sermaye birikimini baz alan bir gelişme modeli izlendi. Sermayenin zaman-mekân boyutundaki birikim farklılığı yeni yapılar üretti. Oysa bilgi çağında. Bu sistem ve yapılar içinde toplumsal gelişme yaşandı.dpt. insanların güvenlik motifi ile mevcut durumun korumasına yönelmesi güdüsü ile karşı karşıyadır. Cilt I insanların yaratıcılığıdır. uygarlığın ulaşılan gelişme düzeyine bağlı olarak. değişimin. İnsanların. sermaye birikimi yerine. Sanayi toplumu ve uygarlığı. Sermaye ve bilginin. Mekanik paradigmaya göre.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yani doğanın gizlerine ve derinliklerine daha çok inmiştir. Oysa bugünkü paradigma yeni sistemler. mevcut durumu koruma motifi ön plandadır. 5. Bu nedenle bilgi çağının büyüme ve gelişme anlayışı. kurumsallaşması. bilgi birikimine dayalı bir sistemleşme. bilimsel dünya görüşünde bir ilk basamak niteliğindedir. birbirine göre nitelik farkı. Geleneksel paradigmanın ağır bastığı toplumsal ortamda. dolayısı ile doğanın henüz derinlik ve ayrıntılarına yeterince nüfuz edememiş bir paradigmadır. mekanik düşünce idi. Bugünkü uygarlığın gelişme düzeyi bilgi uygarlığıdır. SÜRDÜRÜLEBİLİR YENİLİKÇİ GELİŞME PARADİGMASI VE STRATEJİSİ Toplumsal gelişmenin merkezî unsuru. insanlar yeniliğe yönelme eğilimindedir. yani sistemleşmesi. bu paradigmanın mantığı içinde sistemleşti. yeni yapılar kazandı ve süreçler yarattı.

öğrenen insan. ekonomik gelişmenin. stok olarak akışkanlığı olmayan. örgütlenme. Öğrenen birimler arası işbirliği ise. yenilikçilik ve bilimsel bilginin çok sayıdaki kişi. kapalılığı kabul etmeyen. Bu özellikler. Öğrenme. Sermaye birikimi yerine bilgi birikiminin kişi. yeni paradigmanın “yerel” potansiyellere dayanmasını zorunlu kıldı. Yenilik üreten. yani mikro birimlere bağlı kalması. paylaşımla sinerji yaratan. Ar-Ge. öğrenme süreçlerini ön plana çıkardı. Bu sistemlerin işlerliği için. üretim sürecinde insanın yabancılaşmasına değil. değer ve davranışlarını özümsemeye dayalı örgüt kültürünün kurumsallaşması. sürekli yenilik demektir. öğrenen örgüt. her sosyal birimin kendi içinde ve dışında. kurumsallaşma ve işleyişin oluşturulması. Böylesi bir sistemin etkinliği şunlara bağlıdır: Etkin bir ağ-iletişim altyapısının varlığı. etkin işbirliğini sağlamaya yönelik açık. Bu altyapıya paralel olarak bilimsel bilginin toplanması. ortaklaşa rekabete dayalı piyasa sistemini. üretirken de. politik alanda örgütlü. Bu nedenle bilgi toplumu. Sürekli yeni bilgi üretimi. kurum ve örgütlere. Cilt I Ekonomik alanda sermaye. Bilgi çağının kültür. merkezî karar alma mekanizması yerine önceliği. işlenmesi. kıt bir üretim faktörü olarak. akışkanlığı yüksek. Küresel bağlantıları güçlü bir ulusal yenilik sisteminin yaratılması. sosyal alanda işbirliğine dayalı. Ömür boyu etkin bir eğitim ve öğrenim sistem ve süreçlerini devreye sokarak altyapı.pdf . Yenilikçi Piyasa Ekonomisi ortaya çıktı. yenilikçi girişimciliğe dayalı. toplumsal birimleri birbirine bağlayan ağ-iletişim altyapısının oluşturulması gereklidir. kurulu fabrika sistemi olarak kapalı bir sistem oluşturan ve benzerî bir takım özellikler gösterdi. yatırım olarak kısmî akışkanlığa sahip. Yeni gelişme anlayışının ağ sistemini baz alması ve yatay örgütlenişi. kültürel alanda çok kültürlü kozmopolit post-modernist kültürel sistem. paylaşımcı ve katılımcı sosyal yapılanmanın devreye girmesi gerekir. Ekonomik alandaki yenilikçi.tr/bolgesel/keas-I. yaratıcılık. paylaşırken de çoğalan. Oysa ki bilgi. sürekli yenilik üreten. tüketirken de.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. paylaşımı. tam aksine insanla bütünleşik olarak. insanın kendini geliştirmesine ve kendini aşmasına hizmet eden bir üretim aracıdır. teknopark ve üniversitelerin etkin olarak devreye girmesi. yaratıcı insanlara dayanırken. katılımcı biçimde yerel birimlere kaydırdı. öğrenen kent ve öğrenen bölge kavramlarını devreye soktu. sinerji yaratmaya yönelik paydaş sosyal sistem devreye girdi. öğrenen kurum. katılımcı demokrasi.dpt. Sermaye birikimi ve yatırım kararlarının merkezden ve yukarıdan makro düzeyde ulusalcı paradigma içinde yönlendirilebilme kolaylığına karşın.gov. Toplumda. Yeniliklere dayalı gelişmenin bilimsel bilgi-teknoloji odaklı olması. iletimi ve kullanımını sağlayan yatay örgütlenmenin yaygınlaşması. tasarrufa dayalı biriktirilebilen ve maddî bir stok büyüklük olarak belli mekânlarda (fabrikalarda) somutlaşan. bilgi birikimi olarak. sanayi toplumunda alt sistemlerin şekillenmesinde etkili oldu. sinerji yaratan yatay örgütlenmeleri yarattı. örgüt ve kurumlara bağlı olarak gerçekleşmesi. 155 http://ekutup.

kurumsal. Kentler arası ağ etkileşiminin içeriğiyle birlikte ulaştığı düzey (insan.tr/bolgesel/keas-I. çevresindeki fırsatları. Bütün bu özellikler kentsel gelişme ve kentin diğer bölge. öğrenme süreci içinde bilgi birikimine sahip insanı ön plana çıkarırken. personel. teknoloji ve eğitim kurumlarının ve tekno-parkların ulaştığı etkinlik düzeyi ile bunun sağladığı kentsel imaj. kentsel sistem. bilgi. teknolojik) birlikte varlığı ve karşılıklı etkileşim paradigması içinde birbiriyle sürekli karşılıklı etkileşimin yarattığı kentsel gelişme dinamiği. Kamu – özel. kültürel dokuların ve sosyal yapıların birbiriyle karşılıklı ilişki yoğunluğu . yerel olan potansiyel ile evrensel olan bilginin sentezini yarattı. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerjik ortamın bir “mükemmeliyet ortamı” ve iklimi yaratması. Bu durum gelişmenin mekânda şekillenen bir süreç olmasına yol açtı. Ar-Ge. Araştırma ve Geliştirmeyi (Ar-Ge) merkezî unsur durumuna getirdi. yenilikçi-teknolojik bilgisi ile birleştirirken. rekabet ve cazibe avantajı.dpt. Bu nedenle. malhizmet. Değinilen ögeleri. maddî. kent (alt bölge) ve bölge düzeylerinde söz konusu sistemleşme ve yapılanmaların ve bunlara bağlı olarak işleyiş ve akışın ele alınması gerekir. cazibe merkezi olmasında belirleyicidir.işletme. bilim. ülke ve küresel ilişkilerinde yönlendirici. mekâna taşıdığımızda yerel birim. davranışsal özellikleri. Girişimci. haberleşme – iletişim ilişkisi ve kültürel bütünlük. Kentin kendi altyapısının (doğal. yenilikçi olan herkesi girişimci haline getirdi. Kentlerde. çevresel-kentsel altyapının yüksek nitelikte olması gerekir. Ar-Ge örgütlenişi. kentlerin zaman boyutu içindeki tarihsel gelişme düzey ve potansiyelleri. kentsel yapı ile bu sistem ve yapılanışın içeriğine göre kentsel süreçler olarak toplumsal süreçlerin şekillenişi. sermaye. Rekabet avantajı yaratmanın yenilik-teknoloji bazlı olması. evrensel bir boyut olarak ortaya çıkarken. yenilikçiliğe dayalı girişimcilik yerel bir olgudur. Kentin yaşam kalitesinin yüksekliği. İçerik olarak bu tarihsel birikime bağlı olarak kentlerdeki ekonomik aktivitelerin.gov. Ancak insan ögesinde birleşen bilimsel bilgi-teknoloji. bölgesel ve ulusal düzeyde rekabet avantajı yaratacak nitelikte sistemleşme ve yapılanmasını gerektirir. Ar-Ge birimlerini kendinde toplayan tekno-parkların üniversitelerle özel 156 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Büyük firmaların Ar-Ge birimlerini çekebilmek için. kentsel.pdf . teknolojik merkezli yeniliklerde odaklanması. Üniversite . sürükleyici ve belirleyici olur. Bölge düzeyinde konu ele alındığında şu noktalar özellikle önem kazanır: Bölgenin heterojen yapılanışı. Tekno-parklar ve Tekno-kentler olarak yeni yapılanmalar yarattı. Cilt I örgütsel. Gelişmenin.

yeni iş ve girişimcilik örnekleri ortaya koymakla mümkün olabilir. İşgücü kalitesinin. Bunun için.pdf .tr/bolgesel/keas-I. belediyeler. Birden çok uzmanlaşmış tekno-parkın ve üniversitenin bulunması durumunda. Kentsel gelişmede. kültürel ve iletişim davranışları açısından belli eşik değerlerin aşılması sayesinde. yerel potansiyellerin değerlendirilmesini gündeme getirir. yerel girişimcilik dinamiğinin belirlenmesinde önemlidir. Kent ve bölgenin küçük işletme sektörünün dinamiği.dpt. üretim süreçleri. uzmanlığa dayalı bilgi ve kentsel sinerji yenilikçi ve dinamik girişimciliği destekleyen stratejik değişkenlerdir.öğrenim kalitesinin. Yenilikçi bir kent için. kenti bir tekno-kente dönüştürecek biçimde. Kamusal yönetim kalitesinin. Yenilikçi girişimci için bilgi akışının. Yenilikçi girişimcilik. Cilt I araştırma kurumları ve yerel birimlerle işbirliğini sağlayabilmesi gerekir. “mükemmeliyet ortamı” yaratması gerekir. Çünkü kentsel kalkınmada.gov. Kentsel gelişme için. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş bir nüfus. 157 http://ekutup. yeterliliği ve bilgiye ulaşmada açıklık önemli ögelerdir. kentteki insanlar. Yaşam kalitesinin yükseltilmesi gerekir. Kentteki eğitim . Girişimciliğin “yerel” olması. iş fırsatları. yerel. İletişim kalitesinin. bunlar arasında oluşturulan ağ etkileşiminin. çeşitliliği. ortak çalışma ve işbirliği ortamına çekerek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kentteki ağ-etkileşim sistemi içinde. yerel fırsatları değerlendirmede riske giren girişimcilerdir. işletmeler. küçük firmaların etkileşim ağı içine yoğun olarak girmiş olması ve bilimsel-teknolojik bilgiye ulaşabilmesi gerekir. sosyal gruplar. kentsel ve bölgesel fırsatları daha iyi değerlendirir. kentsel girişimcilik ortamının yüksek kalite düzeyinde yaratılması gerekir. Ancak bu dinamiğin yakalanması için. örgütler. üniversiteler. Yerel fırsat ve potansiyelleri. Yenilikçi girişimciliğin desteklenmesi için. evrensel teknolojik bilgi ile evlendirerek yenilik üretme. mükemmeliyet ağları içinde bilgi zengini bir ortamın yaratılması gerekir. yerel iletişim kanalları. odalar ve sendikalar arasında pozitif sinerjinin yakalanmasını sağlayacak eşik değerlere ulaşılmalıdır. Yerel girişimciliğin ve yerel kültür ve yeteneklerin şekillenmesinde kent ve/veya bölgenin eğitim-öğrenim kalitesi belirleyicilik kazanır. kalitesi. Mükemmeliyet ortamındaki yenilikçi girişimcilik. spekülatörlükten ayrı bir kategoridir.

nüfus büyüklükleri farklı. yerel dinamikler) bilimsel – teknolojik yeniliklerle evliliğine dayanır. hizmet. Ekonomik aktivitenin mekânsal dağılımı. yenilikçi ve yaratıcı aktiviteler öncelik kazanır. Yeni kalkınmadaki içsel dinamiğin sürdürülebilirliği. Bu durumda gelişmenin sürekliliği. Ancak bölgesel potansiyellerin daha etkin değerlendirilebilmesi için. Ağ-kentler. Bilgi çağında ölçek ekonomileri yerine yenilenme ekonomileri geçer. Etkileşim sistemi içinde bilgi alış-verişinin yarattığı interaktif etkileşim. ağ-etkileşim paradigmasına dayalı olarak tekno-kentleri birleştiren interaktif etkileşim ve iletişim sistemine dayanıyor. ağ kentler (network cities) modeline göre yapılanıyor. yerel girişimcilik. beklenmedik yenilik ve yaratıcılık fırsatları doğurur. Karşılıklı etkileşimin yarattığı sinerji. yukarıdan ve dıştan uyarılmaya dayalıdır. Bu sayede bilgi bazlı araştırma. kent merkezleri arasında etki-altyapı koridoru ile daha geniş metropollerin doğmasına hizmet eder.pdf . gelişme sürecini sürekli besler ve yeniler. yaşayan insanların değerler sisteminin.tr/bolgesel/keas-I. yerel potansiyellerin (yerel kalite. Kentsel kalkınmada gözlenen yetersizliklerin ve eksikliklerin. merkezî hizmetler yerine. işletme içi ve dışı ilişkilerin hepsine birden yansır. Kentsel gelişmede insan ögesi ve insan ilişkileri daha yoğun biçimde öne çıkar. Esnekliği ile değişime uyum sağlayan açık kentsel sistemler. sosyal değişime.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. insan ve sermaye akımına sahiptir. ağ-etkileşim paradigması içinde potansiyellerle bilginin karşılıklı sinerjik etkileşiminin yarattığı dinamikle beslenir. Sanayi toplumunda kalkınma ve büyüme yaklaşımı. 158 http://ekutup. eğitim. yatay örgütlenmiş. Özellikle teknolojik-bilgi yoğun kent merkezlerinin birbirine bağlanması. Kentteki kurumlar arası ilişki ve karşılıklı etkileşim. özel girişimciliğe ve risk almaya hazır olmasını gerektirir. Esneklik. artık merkezî yerler modeli yerine. Bu sayede yerel inisiyatiflerin gelişme sürecine yönlendirilmesi mümkün olur. Zira gelişmenin odak noktası. Cilt I yönetim teknikleri.dpt. Yenilikçi kentsel gelişmenin sürdürülebilirliği. Bilgi toplumunda kentler arası ilişkinin yenilikçi kent ağları şeklinde bütünleştirilmesi gerekir. bilime. ulusal ve bölgesel politikaların kentsel gelişme politikalarını destekleyici ve tamamlayıcı nitelikte olması gerekir. Oysa yeni yerel-kentsel-bölgesel gelişme yaklaşımı içsel dinamiklere dayalı yeni bir yaklaşımdır. kentsel sistem ve süreçler içinde yaratılan ağetkileşim paradigmasının yarattığı işbirliği-sinerji mekanizması ile çözülmesi gerekir. üretim yapısı ve örgütlenmeye esneklik kazandırır. Kentsel kalkınma iklimi için. Bu nedenle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma süreci yaratmada yetersiz kaldı. kendi içinde çeşitlenmiş. ekonomiye. çeşitlenmiş mal ve hizmetler sunan.gov. karşılıklı mal. öğretim. öğrenen kent ve öğrenen örgüt ilişkisi olarak gelişir. tamamlayıcılık ve değişim eğilimleri yüksek. Teknolojik yeniliklere bağlı olarak yaşanan sürekli yenilenme. sosyal gruplar arası etkileşimler ile bilgi alış-verişinin etkin bir düzeye çıkarılması gerekir.

gov. SONUÇ Bu tebliğde toplumsal bütünün alt sistemleri. kentsel – bölgesel konum ve hiyerarşilerle bölgesel ve kentsel yapılanmaların önemi vurgulandı.pdf . öğrenen kent kültürü olarak bölge. bunların kurumsal – toplumsal çerçevesi ve bunları yapılandıran bölgesel – kentsel ve nihayet ulusal ve küresel düzeylerin dikkate alınması ve bunların karşılıklı etkileşim ilişkisi analize dahil edildi. kentsel gelişmenin sahibi ve yönlendiricisi olarak Kent Kalkınma Ajansına (Kurumuna) ihtiyaç vardır. yenilik üreten ögeler. kentin yakın çevresi. 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. geliştiren. Buna ek olarak mekansal arka plan olarak. analiz aracı olarak mekanik nedensellik yerine. Bu görev için. Bu yaklaşımda. kent sisteminin gelişim. Ulusal ve mekansal arka planların belirlediği ortam içinde. ulusal arka plan olarak ele alındı.dpt. katılımcı biçimde örgütleyen. Bu yaklaşımla. değişim ve yapılanışlarını katılımcı biçimde geleceğe yönlendiren kurumlardır. tanıtan. Kentteki kalkınmanın sürekli ve sürdürülebilir olması için. ülke ve küreyle bağlantılı etkileşimi ile kentteki kurum ve birimlerin gelişme sürecine etkin katılımını sağlayacak mekanizmaları kurmalıdır. Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler (TOPSES) Yaklaşımı içinde. kentsel potansiyelleri belirlerken kent içi. Kent Kalkınma Kurumları. 159 http://ekutup. bilgi çağına geçişin ana kalkınma – gelişme stratejisi olarak sürdürülebilir yenilikçi gelişme stratejisini (SÜYEGES) belirleyenlerinin neler olduğu ortaya kondu.tr/bolgesel/keas-I. çok yönlü ve çok sayıdaki unsur ve ögeler arasındaki etkileşim sistemi kuantum – kaos paradigmasının toplumsal bütüne uyarlanmış biçimi olan Bütünleşik Ağ Etkileşimi (BAĞET) paradigması yeni bir analiz aracı olara kullanıldı. alt ve üst mekânsal örgütlenme ve yapılanmalarını gelişme potansiyelleri açısından değerlendirmek durumundadır. Kent Kalkınma Kurumları. Cilt I Dinamiği ile yeni yapıları yaratan kentsel yapısal değişimler ve Açık ve esnek kent sistemleri içinde yaratılan dinamik yapılanmanın belirlediği süreçlerin kentsel amaç ve vizyonlara uygun biçimde yönlendirilip yönetilmesi gerekir. kentteki kalkınmanın kentin potansiyellerini açığa çıkaran.

bütün “ulusal ekonomilerin” yabancı sermayeyi (gelişmiş ülkelerin yatırım fonları) sınırlayan ve kısıtlayan uygulamalarını kaldırmayı sağlayacak şartların. azgelişmiş ülkelerden yolsuzluk ekonomisi kapsamında kaçırılan paraların ve en çok gelişmiş ülke ortamlarından hoşlanan kara paranın aklanmasıyla ortaya çıkan büyük finansal kaynakların yeni yatırım alanlarına yönelme ihtiyacıdır. Petrol krizleri. üçüncüsü. KÜRESELLEŞME SÜRECİ NEREYE GİDİYOR Tarıma ve sanayiye dayalı ulusal ekonomiler çağı. Gör. üretim ve ticaret faaliyetlerindeki esneklik ve serbestlik durumudur. Gelişmiş ülkelerin işletmeleri. Denizli Bilge AKÇA Ar. üretim ve kültürün yüksek bir hareket kabiliyetine kavuşmuş olması ile birlikte hızla tarihteki yerini almaya başlamış bulunmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. İ.. yüzyılın temel karakteri.dpt..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Pamukkale Üniversitesi.B.F. dünya ekonomisinde şiddetlenmekte olan rekabetin etkisiyle kendi ülkelerinde üretim (hammadde. sermaye hareketlerinin artışı. Cilt I İşletme Fonksiyonlarının Küreselleşmesi ve Şebeke Organizasyonlar (Denizli Örneği) Feyzullah EROĞLU Prof.Dr. Ayrıca. ekonomide ve kültürde yaşanmakta olan küreselleşme olgusudur. özellikle gelişmekte olan ülkelerden ekonomik potansiyelleri bulunanları ve bütün “yeryüzünü” yatırım yapılabilir bir alan olarak kullanma projesini uygulamaya ve uygulatmaya çaba göstermektedirler. gelişmiş ülkelerin tasarruf ve sigorta fonlarının hızla artmasına karşılık bu fonları kendi “ulusal ekonomileri” içerisinde uygun yatırımlarla massedememeleri nedeniyle “ulusal sınırların dışına taşarak yeni “ekonomik alanlar” oluşturma çabalarına yol açmıştır. sermayenin. İ. Kınıklı. üretim faaliyetlerinin esnekliği ve ticaretin serbestleşmesi.İ. 21. Sermaye hareketlerinin hızlanmasındaki asli faktör. Kınıklı Ayşe İRMİŞ Dr. ikincisi. yarı mamul. başta ABD ve Avrupa’nın gelişmiş finans merkezlerinde yığılmasına neden olmuştur. emek ve çevresel) maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle üretimlerini başka coğrafyalarda gerçekleştirmeyi daha kârlı görmeye başlamışlardır.B. Pamukkale Üniversitesi.F. Kınıklı 1.F. Bu çerçevede gelişmiş ülkelerin.gov. Birinci yönü. 1970 ve 1980’li yılların başında patlak veren petrol krizi. Küreselleşme sürecinin ikinci yönü. kültürel etkileşimin hızlanmasıdır. özellikle de ABD’nin denetiminde bulunan ABD ve Dünya Bankası yönetimleri.İ. Bu 160 http://ekutup. IMF ve Dünya Bankası bu doğrultuda.. Küreselleşme sürecinin görünürde üç temel yönünün olduğu anlaşılmaktadır. Üretimin küreselleşmesi ile merkezi ülkelerin işletmeleri ileri teknoloji gerektirmeyen. kabulünü gerçekleştirme çabası içindedir. Pamukkale Üniversitesi İ.B.pdf .İ. sosyal güvenlik sisteminin yarattığı sigorta fonlarının. özellikle hammadde ağırlığı ve emek-yoğun yönü bulunan tekstil gibi endüstri kollarının üretimlerini çevre ülke ekonomilerine kaydırmayı tercih etmişlerdir. petrol ihraç eden ülkelerin kazandıkları “Petro –dolarların”.

YENİ ÇAĞIN İŞLETME TİPİ: ŞEBEKE ORGANİZASYONLAR Küreselleşme sürecinin merkezinde bulunan ve temel aktörleri sayılan çokuluslu dev şirketler. ekonomik anlamda (sermaye ve yatırım hareketleri.tr/bolgesel/keas-I. üretim faaliyetlerinin sürdürülmesi bakımından “yeni pazarların” bulunmasını kaçınılmaz bir durum haline getirmektedir. Küreselleşme sürecinin üçüncü yönü. homojen ulusal kültürün daha heterojen bir şekil almasıdır. kendi kültür öğelerini aktarırken. Ekonomik ve kültürel sınırlar önemini yitirdikçe (şimdilik siyasi sınırlar durmaktadır). Cilt I çerçevede üretim ile ilgili araştırma–geliştirme. ulusal sınırlara takılmaksızın bütün dünya ülkeleridir. Oysa. aynı zamanda ulusal kültürün egemenliğini de zayıflatmaktadır. Böylece.gibi). ulusal ekonomiler çağının bir uzantısı olarak dünya ülkelerinin çoğunun gümrükler ve serbest ticareti kısıtlayan korumacı uygulamaları “zenginlerin” ürünlerini satabilecekleri pazar alanlarını daraltmaktaydı. Başka bir ifade ile farklı yaşam biçimleri. yalnızca kültür alanında olmayıp. Bu durum. Bir bakıma. Üretimin küreselleşmesi ile birlikte ticaretin serbestleşmesi de merkezi ülkelerin. yeni dünya düzeninde “ulusal ekonomiler” yerine “şirketler” ön plana çıkmaya başlamaktadır. Böyle bir kültürel açılım ve genişleme yerel ve bölgesel kültürleri her türlü yaşam alanında daha fazla yaşanır bir hale getirmektedir. hemen hemen bütün sektörlerde yer almakta ve her konuda dünyaca tanınan “markalara” sahip olmaktadırlar. diğer taraftan da içe doğru alt kültürlere doğru açılmaktadır. kendi “markalarını” dünyada çeşitli yerlere dağılmış çok sayıda işletmelere “fason”olarak yaptırmaktadırlar. pazar bakımından en uygun yerde “montajını” yaptırmaktadırlar. yerel anlamda faaliyetlerin çoğunluğunu yoğunlaştırdıkları kent ekonomilerini daha fazla bir faaliyet zemini olarak daha fazla görme ve kullanma eğilimini gittikçe yükseltmektedir. kendi mekanlarında ya da “öteki” mekanlarda üretilmiş ürünlerin. çevre ülkelerin coğrafyası gelişmiş ülke işletmelerinin ofislerinin üretim mekanı olarak kullanılmış olmaktadır. üretimlerinin fiziki ağırlığı ve ekonomik yükü ile ilgili işlemlerle kendileri uğraşmak yerine. Hatta. bütün dünya ülkelerinde 2005 yılında mal ve hizmet ticaretindeki sınırların kalkmış olması. değişik yerlerde üretilmesini sağlayarak. üretim. ekonomi alanında da kendini göstermektedir. Ekonomik ilişkilerin ve enformasyon akımının hızlanması kültürler arası etkileşimi de arttırmıştır. Gelişmiş ülke merkezli küresel kültür. 2. Küreselleşmenin “dünyaya açık olma” boyutuna karşılık “yerelleşme” şeklindeki yönelimi. Merkezi ülkelerin denetiminde kararlar alan eski adıyla GATT yeni adıyla WTO (Dünya Ticaret Örgütü) yönetiminde. “yeni pazarlarda” satılmasının sağlanması olgusudur. pazarlama vb. Gelişmiş ülkelerin Pazar olarak doyum noktasına yaklaşmış olması. öngörülen üretim kararlarının gerçekleştirilmesi ise çevre ülkelerde yapılmaktadır. “şirketlerin” kendi anavatanlarıyla olan ilişkilerinde “ulusal ekonomi” yerine. esnek üretim ve pazar serbestliği olarak) dünya ülkelerinin sınırlarının kalkması anlamına gelmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf . Dünya ekonomisinin sahip olduğu bu yeni düzende şirketlerin faaliyet alanları (tedarik. kamusal ve sosyal alanlarda daha fazla görünür olma konusunda daha istekli görünmektedirler. belirli bir ürünün yüzlerce ve binlerce parçalarını belirli kalitede ve en düşük maliyetlerde olmak üzere. Her ulusal kültür bir taraftan dışa doğru evrensel kültüre. küresel anlamda dünya piyasasına yönelterek. planlama ve pazarların seçimi işletme merkezinin bulunduğu gelişmiş ülkede (ABD ve AB) kararlaştırılmakta. Bilgi çağı organizasyonları denilen bu şirketler. belki de yüzlerce ve binlerce parçadan 161 http://ekutup.dpt.gov.

üretilen ürünün çeşitli aşamalarının aynı işletmede yapılması yerine. 162 http://ekutup. Böylece. “coğrafya” ve “küresel müşteriler” arasındaki dört boyutlu değiştokuşun ortaya çıkmasına imkân veren “büyük şirket içerisindeki küçük şirketi” tanımlar (Charan. Nike ve Reebok her kıtada gerçekleştirdiği satışları için Asya’nın çok sayıdaki değişik ülkelerinde kendi spor ayakkabılarını ürettirmekte ve pazarlamasını yaptırmaktadır (Wheelen.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. diğer aşamalarının (muhtemel katma değeri düşük olanların) başka işletmelerden satın alınması ya da onlara yaptırılması daha avantajlı ve kârlı bir işletmecilik tercihi olarak ortaya çıkmaktadır. Amaca yönelik süreç ve ekonomik rekabet bağlamındaki stratejik bakış açısına göre şebeke örgütler. bunları pazarlayan işletmeler yerine.tr/bolgesel/keas-I. belirli bir girişimci sınıfına sahip olan ve pazarların hemen yanı başında bulunan ülke ve ekonomik bölgeler bakımından çok sayıda işletme kurma imkanı ve fırsatı sağlayan bir gelişmedir. Böylece.dpt. hammadde ve uygun işgücüne sahip olan. etkin ve esnek bir tarz içerisinde iletişimi ve yönetimi sağlayarak varlıkların bütünlüğünü oluştururlar (Alstyne. Bu durum. daha büyük miktarda üretim daha küçük ölçeklerdeki işletmelerin sinerjisiyle gerçekleşmekte ve büyük hacimli üretim ve pazarlamanın getirdiği maliyetlere katlanılmamaktadır. “Şebeke Organizasyon” denilen ve gittikçe yükselmekte olan bu organizasyon şekli. tek bir işletmenin bünyesinde yapılması yerine. Bu duruma en tipik örnek olarak Nike ve Reebok verilmektedir. Örgütler bir takım varlıklarını ortak amaç için bir araya getirirler. 1998: 521-522). belirli bir imalat yapabilecek kadar yerel ve ulusal sermayesi bulunan. küresel süreçte iş yapabilmek ve karşılaşılabilecek pek çok riski yönetebilmek için kârlılık ve etkinlik stratejilerini hemen oluşturma yeteneğine sahip küçük ve orta ölçekli işletmeler ortaya çıkmaya başlamıştır (Kuratko. “taşeron kullanma” yada Anadolu kent ekonomilerinin dünya ekonomileriyle olan ilişkilerini ifade eden “fason üretim” şeklinde adlandırılan ve halihazırda uygulanmakta olan bir işletmecilik tipidir. iş birimleri”. “dış kaynaklardan yararlanma”. Cilt I meydana gelen kendi “markalarını” en uygun maliyet. dünyanın pek çok yerinde diğer işletmelerle işbirliği yaparak üretimi gerçekleştiren ve bir pazar alanı olarak dünyayı kabul eden. Yönetim ve Organizasyon açısından bu tür örgütlenmeler. iddialı olunan ve ürünün katma değerinin yüksek olduğu kısmının sahip olunan işletmede yapılırken.kalite bileşiminde üretilmesini ve müşteriye ulaştırılmasına dair işlemleri sadece yönetmekte ve organize etmektedirler. Daha önceki dönemlerde Yönetim ve Organizasyon açısından fazlaca bir öneme sahip olmayan bu örgütlenmeler.pdf .gov. Buna göre bir şebeke pazardaki başarıyı belirleyen “fonksiyonlar”. 2000:6). küreselleşen dünya ekonomisinde çok yaygın ve yararlanılabilir bir organizasyon şeklidir. 1991: 105). sanayileşmenin ilk dönemlerinden itibaren uzun süre geçerliliğini korumuş olan büyük hacimli. bu temel hizmetin sonuçlandırılması için gerekli olan diğer işlemlerin dışarıdan ve başka işletmelerden temin edilmesi esasına dayanmaktadır. 1997). belirli ürünü üretebilmek için yapılması gereken işlemlerin ve faaliyetlerin. Şebeke organizasyonlarla artık. temel hizmetlerin ana bir işletmede yapılmasına karşılık. sanayileşme tecrübesine sahip. bütün fonksiyonları kendi içerisinde toplayan ve yüksek miktarda üretim yapıp. işletmelerin “fordist dönemden” kalan. rekabet avantajını kazanmak ve bu avantajı ellerinde tutmak için birbirinden bağımsız fakat kâr açısından birbiriyle ilgili örgütler arasında yapılan ve uzun vadeli amaçları kapsayan sözleşmelerle oluşturulur.

daha ağır ve açık bir sömürgecilik haline getirmektedir. toplumsal faaliyetler ile işletme fonksiyonlarının özünü oluşturan “işbölümü”. “pazarlama ve dağıtımı” için başka işletmelerden yararlanılabilmektedir. ekonomik. Bu anlamda. siyasi. (tedarik. Bu bağlamda.gov. mikro ölçekte ise gelişmiş toplumlara ait büyük işletmeler. Başka bir ifade ile. çeşitli aşamalara dair yönetim ve organizasyon süreçlerinin. ürünün piyasaya sunumu.pdf . ayrı ayrı bölge ve ülkelerde çok farklı işletmelerde yerine getirilmeye çalışılmaktadır. kıtalar arasında ve küresel ölçekte yeni değişimler ve alt üst oluşlar yaşamaktadır.b. “şebeke organizasyonlar” adı verilmektedir. küresel ekonominin bütün toplumlar için eşit şartlar hazırlamak yerine. Küreselleşme sürecine yüklenen misyon. Küreselleşmenin ekonomik. pazarlama. zaten gelişmiş toplumlar lehine olan mevcut eşitsizliği ve nispi sömürgeciliği. önceki yüzyıllarda görülmeyen yeni durumlar ve boyutlar kazandırması sonucunda. ama buradan beklenen sonuç.) yetenek ve kapasitelerine göre. belirli bir ürünü elde edebilmek için çeşitli yönetim ve organizasyon fonksiyonları ile süreçleri farklı departman veya bölümler şeklinde oluşturulmuştur. belirli bir ürün için başından sonuna kadar. bilimsel faaliyetlerden elde edilen bulguların ileri bir teknolojiye dönüştürme kapasiteleri ile sahip oldukları aşırı sermaye varlığının yarattığı yüksek katma değerli faaliyetleri kendileri üstlenirken. kendilerinin yapmakta oldukları çeşitli işletme fonksiyonlarını. Bu çerçevede. müşteri duyarlılığının “maliyet”. Böylece. “fiyat”. daha önceki dönemde bir “ürün” için bir “fabrika” kuruluyor iken şimdiki zamanda bir “ürün” için çok sayıda “fabrikalar” kurulmaktadır. gelişmiş toplumların sahip oldukları bilimsel faaliyetler. teknolojik. yeryüzünde diğer yüzyılların şartları ve verileri doğrultusunda ortaya çıkmış bulunan ve yine de eşitsizliğe dayalı olan toplumlararası işbölümü. “tanıtma ve reklâm” başka bir işletmeye. üretim. küreselleşme olgusunun ekonomik ve işletmecilik faaliyetleri kapsamını genel anlamda yerel ve ulusal sınırların dışına taşırırken. gerçekleşir ya da gerçekleşmez. “üretim” fonksiyonu başka bir işletmeye. dağıtım v.tr/bolgesel/keas-I. Küreselleşme sürecini denetimleri altına aldıkları ölçüde gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasal karar merkezleri. gelişmemiş toplumlara ait işletmelere "fason" olarak yaptırmaktadırlar. Bu yönüyle küreselleşme. askeri ve örgütlenme gücünün katkısıyla “öteki toplumlara” yeni roller dağıtmak ve her toplumun kendine verilen rolü yeterince yerine getirip getirmediğini denetlemektir.dpt. Cilt I Klasik iktisadın ve işletmeciliğin maksimum kârlılık ilkesi üzerine kurulu bulunan klasik organizasyon yapılarında. siyasi. özel anlamda da bir işletme bünyesinde olan yönetim ve organizasyon fonksiyon ve süreçleri. yeni yüzyılın gelişmiş ülkeler lehine daha somut eşitsizlikler sağlamış olmasının avantajıyla yeniden “iş dağıtımına” tabi tutulmaktadır. 163 http://ekutup.g. çoğu zaman mülkiyet bakımından da “başka” olan diğer işletmeler aracılığıyla yerine getirilmesinin ortaya çıkardığı işletmeler topluluğuna. kültürel etkilerinin makro ve mikro ölçeklerde dünyanın tümünde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Belirli bir ürünün “tedarik” fonksiyonu bir işletmeye. dünyanın en büyük tekstil işletmelerinin listesi ile tekstil ürünlerine ait en büyük tedarikçi ve üretici ülkeler tamamen birbirinden farklı olduğu görülmektedir (Tablo 1 ve Tablo 2). “kalite” ve “hız” konusundaki beklentilerine en uygun cevabı verebilecek bir işletmeler kombinezonu dahilinde gerçekleştirilmektedir. tekstil sektörü üzerinden konuya bakılacak olursa. ekonomik ve teknolojik katma değeri düşük olan faaliyetleri ise seviyelerine göre gelişmemiş toplumlara devretmektedirler. Makro düzlemde yeryüzünde ekonomik ve siyasal kaynakların yeniden dağıtımı söz konusu iken. Ancak.

957 Pay % 100 14 % 11 % 6% 5% 4% 4% 4% 4% 3% 3% Tekstil İthalat 16.494.447.2 +5.636 4.D.407.138 875 838 813 804 792 Değişim + 0.135. A.5 -17.2003 164 http://ekutup.041.08.878.581 1. Tablo 3: Denizli'nin Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçindeki Payı-Fob ($) Yıl 1999 2000 2001 Türkiye 9.951 3. Knitting Toray Textiles Coats Viyella Textiles Chamatex Gruppo Marzotto Courtaulds Textile Chargeus Textile Intern.2 Tablo 2 Uluslararası Tedarikçiler (http://europa.4 +7.804 7.int.685 2.513 % 4.7 -10. 2002: 18.320. 1970’li yılların başından itibaren modern teknolojiyle geliştirmeye çalışan Denizli kent ekonomisi.472 2.000 10. 1980’li yılların ortasından itibaren tekstil sanayii ve tekstil ihracatı konusunda adından sıkça söz edilen yer haline geldi. Hartmann Gruppe Daun & Cıe D.eu.719 450.06 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.696.250 552.063 3.6 --+8.B.343 Pay % 100 9 % 11 % 10 % 0% 1% 3% 1% 0% 3% 1% 3.733. Cilt I Tablo 1 Dünyadaki En büyük Tekstil İşletmeleri.B.eu.38 4.807. 20.213 1.eu.881.073 2.114 113.000 Denizli 432.968 120.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.659 97.830.556.D.C.000 10.000 6.06’dır.992 472.643 1495 1.862.503.356.6 +9. Tablo 3’den de görüleceği gibi Denizli’nin Türkiye tekstil ve konfeksiyon ihracatı içerisindeki payı 1999 yılından 2001 yılına kadar artmış olmakla beraber 2001 yılı itibariyle %5.729.51 -17 -12. Damart Groupe Gamma Holding Merkez Ülke A.666.2003) Sıra Merkez 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Dünya Çin Türkiye Hindistan Hong Kong Tunus Polonya Romanya Morocco Endonezya Bangladeş Tekstil & Giyim İthalat 57.int. VF. 20.M.200.673 76.397 1. 1 http://europa.2003) Sıra 1 2 3 18 19 21 25 29 40 41 43 45 47 Şirket Adı Sara Lee Corp.188.tr/bolgesel/keas-I.413 60.4 +9.pdf .int.956 524.908 1.9 +0.944.48 5.251.Corp.dpt.351 1.542.gov. 20. Japonya İngiltere Fransa İtalya İngiltere Fransa Almanya Almanya Fransa Fransa Hollanda 1998 (millıon€) 6.287 2. 19981 (http://europa.049 1.321 1.744 2.3 -0.08.984. DENİZLİ KENT EKONOMİSİNİN KÜRESEL EKONOMİ İÇİNDEKİ YERİ Geleneksel dokumacılık üzerine dayalı endüstriyel yapısını.578 1.08.

gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.92 25.617. Ancak.817. her ne kadar dünyanın en büyük tekstil işletmeleri ABD’de bulunuyor olsa da diğer işletmelerin çoğunluğu AB ülkelerine aittir.503.97 67.881. 2000 yılında %69. Tablo 1’e bakıldığında da görülecektir ki.pdf . başka bir ifadeyle küresel şebekelere fason üretim yaparak katılmaktadır (Tablo 7). Tablo 4’de görüldüğü gibi 1999-2001 yılları arasında bornoz ve havlu ihracatında bir artış mevcutken.932 % 70. İhracat oranı her iki pazar bölgesine 1999-2001 yılları arasında artmış olmakla beraber Denizli’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat ABD’ye yaptığı ihracattan çok daha büyüktür. 2000 yılında 315. 2002: 20.956 524.69 69. bornoz ve havlu ürünlerinin ihracı çarşaf ve nevresim ürünlerinin ihracının iki katı dolaylarında gerçekleşmektedir.137 USD’dir.002 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. 2002: 18.146.907.907.528.729. Denizli’den yapılan Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı içerisinde AB’nin payı 1999 yılında %70. Tablo 8’deki veriler özellikle dokuma sanayi alanında yapılan fason üretimin bu yüzde içerisinde büyük bir paya sahip olduğunu göstermektedir. Tablo 5 ve Tablo 6 Denizli’nin tüm ülkeler içerisinde en çok AB ülkelerine ABD’ye ihracat yaptığını göstermektedir.69. Tablo 3’de Denizli’den AB ülkelerine 1999 yılında Tekstil ve Konfeksiyon ihracatı 305.98 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Görülmektedir ki. çarşaf ve nevresim üretiminde 2000 yılında ufak bir artış fakat 2001 yılında büyük bir düşüş görülmektedir.248 162.503. 2002: 18. Bununla beraber havlu.601 137. Zaten.165.802 352. çarşaf-nevresim gibi pamuklu üretime dayalı ürünlerdir (Tablo 4).97. Aynı zamanda. Denizli sanayinin çoğunluğu fason üretimle çalışmakta.226.568.801.580.719 450. Denizli Babadağ ve Kızılcabölük ilçelerinde doğan geleneksel tekstil üretiminde el tezgahlarıyla yapılan çarşaf ve havlu türü üretim bugün sanayie aktarılmıştır. Cilt I Denizli’deki tekstil ihracatında ilk üç sırayı alan ürünler ise daha çok havlu.56 26.806.719 450.340 % 23.648 140.155.146. 2001 yılında 352. Tablo 6 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde ABD'nin Payı-Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432. Tablo 5 Denizli'nin Genel Tekstil ve Konfeksiyon İhracatı İçinde AB'nin Payı -Fob ($)-($) Yıl 1999 2000 2001 Tüm Ülkeler 432.729.370 165.881.09 olmuştur.513 AB İhracatı 305.549 Havlu ($) 130. Tablo 4 Denizli Tekstil ve Konfeksiyon İhracatında İlk Üç Ürün ($) Yıl 1999 2000 2001 Bornoz ($) 133.838. çarşaf ve nevresim üretimi tekstil ürünleri katma değeri düşük ürün sınıfına girmektedir. 2001 yılında %67.tr/bolgesel/keas-I.371 115.dpt.802 USD.777 70.532.185 Çarşaf-Nevresim ($) 69.513 ABD İhracatı 103.956 524. 165 http://ekutup.09 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri.932 USD olmuştur.699 58.137 315.947.524 141. bornoz.226.

Versace vb (Bardakçı. bilişim. Organize Sanayi Bölgesindeki gözlemlerimiz. Bunun bir başka tanımlanması ise gelişmiş ülkelerin ekonomik ve siyasi karar merkezlerindeki “güçlü aktörlerin”. Walt Disney. Makine ve Teçhizat. bornoz ve ev tekstili konusunda dünyaca ünlü markalara çalışarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Giyim Eşyası ve Deri Sanayii Orman Ürünleri ve Mobilya sanayii Kağıt.tr/bolgesel/keas-I. özellikle havlu. Denizli kent ekonomisinin yöneticileri ve bir kısım sanayicilerle yapılan görüşmelerden edinilen izlenimlerimize göre.2 44. Kauçuk ve Plastik Mamülleri Sanayii Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi Metal Ana Sanayii Metal Eşya.dpt.57% 14 24. Tablo 8 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumunun Sektörlere Göre Dağılımı ($) Tamamı Fason Kısmen Fason Fason Üretim üretim Üretim Yapmıyor Sayı Sayı (%) Sayı (%) Sayı (%) 38 329 7 4 21 33 24 42 2 500 94 3 28. “öteki toplumlardaki” insanları 166 http://ekutup. kağıt ürünleri ve basım sanayii Kimya. LC Waikiki. pazar ve tutundurma gibi daha çok “bilgiye dayalı” boyutlarını geliştirme çabası içindedirler.67% 72. Bu durumu açık ve seçik bir şekilde ifade edecek olursak.11% 28.43% 66. özellikle tekstil sektörü.33% 73. açık bir “ırgatlaştırma”politikası gütmektedirler. dünyanın büyük dev şirketleri. finansal. Pierre Cardin. yer kürenin “ötekilerini”. Hiç “fason üretim” yapmadıklarını beyan edenlerin oranı ise %28. dünyanın değişik yerlerindeki ilgili işletmelere yaptırırlarken bir anlamda kendilerinin tedarik ve üretim faaliyetlerine ilişkin içlerini boşaltmaktadırlar. Cilt I Tablo 7 Büyük İmalât Sanayii Fason Üretim Durumuna Göre Dağılım($) Fason üretim Durumu Tamamı Fason Üretim Kısmen Fason üretim Fason Üretim Yapmıyor Toplam İşyeri sayısı 97 181 222 500 Yüzde (%) 19. bu markaların endüstriyel mülkiyetlerini kontrol eden büyük tekstil şirketlerinin kısmen tedarik. fizikî özellikleri ile somut işletmecilik fonksiyonlarını.03% 4.gov. Petrol. 2003:8-9).57 gibi küçük bir orandır. ileri teknoloji ve finansal kaynakları ile pazarlar üzerindeki davranışsal ve kültürel egemenliklerini kullanarak. Calvin Klein. İçki ve Tütün Sanayii Dokuma. Bu şirketler nesnel yönlerini en aza indirirken.24% 24 37.57% 5 28.57% 71. 2002: 168.81% 100% Sanayi Grupları Gıda.4 36. Denizli tekstil sanayinin fason üretim yaptığı bu markaların bir kaç tanesi şunlardır: Adidas.76% 3.73% 58. Benetton.19% 31 2 222 92. Büyük imalât sanayii fason üretim durumunun sektörlere göre dağılımına (Tablo 8) bakıldığı zaman görülür ki.86% 94 28. Cote D’amuor.pdf . daha çok da “üretim” işlemlerini yerine getirmektedirler. Kömür. Denizli’deki tekstil işletmelerinin önemli bir kısmı. Dünyanın en büyük tekstil şirketleri.4 100 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. büyük ölçüde “fason” çalışmaktadır.57% 141 2 4. Diğer sanayi kollarının her birinin çoğunluğu fason üretim yapmamaktadır. Ulaşım Araçları İlmî ve Mesleki Ölçme Aletleri Diğer Sanayi Toplam 1 1 1 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. 2002: 169.50% 14 26.17% 6 8 9 11 97 181 35 42.

) 2 167 http://ekutup. Bu bağlamda.00% 14.18% 43230 Kaynak: Denizli İmalat Sanayi Envanteri. Böylece (Tablo 95.15 Kağıt.73% 3. Tablo 9 Denizli İli İmalat Sanayi Çalışan Personelin Niteliklerine Göre Oransal Dağılımı2($) Vasıfsız işçi Vasıflı işçi Diğerleri Toplam Sektörler Gıda.Kauçuk ve Plastik81.2 Dokuma. Lisans derecesi. Denizli İli İmalat Sanayinde çalışan personelin niteliklerine göre nispî dağılımına bakılacak olursa (Tablo 7). o toplumların bir kısım girişimci ve genç işadamı pozisyonundaki en kurnaz ve açıkgöz sayılan yerel insanları ve işletmeleri aracılığıyla küresel sömürüyü derinleştiriyor ve yaygınlaştırıyor olmalarıdır. diğer taraftan da küresel ekonomide yer alan şirketlerin her birinin diğerleriyle karşılıklı bir bağımlılık zorunluluğu içerisine girmesini zorunlu kılmaktadır. bir taraftan kendinden farklı diğer işletmelerle şiddetle rekabete sokarken.pdf . her bir işletmeyi.tr/bolgesel/keas-I. formen.Petrol. Denizli kent ekonomisinin başta tekstil olmak üzere.1 Denizli Sanayi Envanterinden alınan veriler dahilinde Y.Makine ve Teçhizat. Elbetteki. vasıflı işçi niteliğindeki personel vasıflı eleman başlığı altında derlenmiştir. gelişmiş ülkelerdeki genel ücret düzeylerinin yüksekliği. küresel ekonomilerin odak noktasını teşkil eden “yüksek kalitede ama düşük maliyette ürün” elde etme stratejilerine uygun bir üretim sahası olma özelliği katmıştır. Bu sebepten dolayı katma değeri düşük üretimlerde daha çok vasıfsız iş gücünün kullanılması tercih edilmektedir. teknisyen.51 ve Mesleki Ölç Diğer Sanayi Toplam 23. 2002: 290. 4.47% 3.88% 17.Lisansüstü derecesi.67% 1053 35104 168 618 3022 1223 1581 73. vasıflı elemanların durumunun iyi bir gösterge olduğu söylenebilir.7 Mamulleri Sanayi Taş ve Toprağa Dayalı Sanayi 73.09% 23.Giyim Eşyası ve Deri Sanayi 73. sosyal güvenlik maliyetlerinin fazlalığı. üretim ve dağıtım gibi faaliyetlerin endüstriyel altyapısı ve vasıflı emek durumu uygun olan gelişmemiş ülkelerdeki kent ekonomilerine “fason olarak yaptırılması” konusunda Denizli uygun bir örneği teşkil etmektedir.81% 1.70% 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. Bu çerçevede.Kömür. katma değeri düşük endüstri dallarında istihdam edilecek olan genç ve orta yaş nüfusunun yetersizliği gibi nedenlerden dolayı işletme fonksiyonlarından tedarik.51% 21.98% 0.18% 26. SONUÇ Şebeke organizasyon olgusu. Büyük işletmelerin kendilerine fason üretim yapacak işletmeleri ve bölgeleri seçerken dikkat ettikleri en önemli hususlardan biri de maliyetlerin ve bu maliyetler içerisinde önemli bir paya sahip olan işçi maliyetlerinin düşük olmasıdır. vasıflı iş gücü arttıkça iş gücü maliyeti de artacaktır.16% 2. Denizli kent ekonomisindeki belirli sektörler bakımından.82% 3.84 Orman Ürünleri ve Mobilya Sanayi 82.İçki ve Tütün Sanayi 62. ustabaşı.Ulaşım Araçları69. diğer endüstriyel kesimlerde önemli bir teknolojik gelişme kaydetmesi ve tekstilin Denizli kenti için tarihe dayalı geleneksel bir üretim konusu olması.gov.Kağıt Ürünleri ve Basın Sanayi Kimya.34% 34.48% 25. ama en fazla da tekstil sektörü açısından. Cilt I doğrudan doğruya kendileri sömürgeleştirmek yerine.14 Metal Ana Sanayi 69.09 Metal Eşya.36% 9.

Merkeziyetçi yapılar ve otoriter yönetimler. bundan sonraki “olacak olanların” büyük bir kısmının. düşünce egzersizlerinin odaklanacağı konu sorumlu oldukları birim ve faaliyetler açısından “nerede durduklarını” ve “ne olduklarını” iyi tespit etmektir.tr/bolgesel/keas-I. çok büyük bir ihtimalle daha önceki dönemlerde “olmuş olanlara” benzemeyeceği gerçeğidir. politikacıların ve hatta bürokratların ilk yapacakları husus. bu hiyerarşik örgütlerin daha şeffaf. Bu durumda. daha önceki dönemlerde tek çatı altında birleşmiş büyük işletmelerin. Şebeke organizasyon pratiği. çevre ekonomilerindeki işletmeler de kendi ana işlevlerinin dışındaki ikincil işlerini kendilerinin dışındaki diğer “firmalara” yaptırtarak bu şebeke organizasyon ağının daha geniş bir sistematik yapıya kavuşmasına imkan vermektedirler. Şebeke organizasyon ağı içerisinde yer alan işletmelerin farklı olmakla birlikte birbirlerini tamamlayıcı özellikleri bulunması nedeniyle işbirliği yapmalarını kolaylaştıran temel mekanizma. ABD ve AB ekonomik coğrafyalarına ait olmayan ekonomik bölgelerine ait bütün işletmelerin kendi aralarında “işbirliği yaparak”.pdf . yeni düşünce ve zihniyet kalıpları geliştirmektir. Şebeke organizasyon tipi. Cilt I işletmelerin işbirliği kavramına ihtiyaçları karşılıklı olarak artmaktadır. Küresel kriz karşısında.gov. esnek. Bütün ekonomik ve işletmecilikle ilgili faaliyetlerde “küresel krizin” varlığı temel alınarak gelecekle ilgili tanımları ve eylemleri planlamak gerekmektedir. Küreselleşme öncesi ekonomik ve işletmecilik faaliyetlerinin ana ekseni “istikrar” kavramına dayandırılıyor idiyse de. iş adamlarının. şebeke organizasyonlar düzeninde KOBİ’lerin dünya pazarlarında faaliyetlerini rahat bir şekilde sürdürebilmelerinin “sihirli değneği”. sayesinde hiyerarşik kademeleşme mümkün olduğu ölçüde yalınlaşmış ve demokratik bir zeminin varlığı klasik organizasyon yapılarına nispeten daha çok söz konusu olmuştur. çevre ekonomilerine mensup KOBİ’ lerin. çeşitli işletme fonksiyonlarıyla ilgili her bir birimin. bundan sonraki dönemlerde yaygın ve geçerli olan hızlı değişime dayalı bir “istikrar dışılığın” beslediği bir “küresel kriz” olgusudur. Bu bağlamda. küçük işletmelerin işlevselliğini ve gerekliliğini ön plana çıkarmakla kalmıyor aynı zamanda küçük ve geleneksel işletmelerin iflah olmaz bir hastalığı olan “otoriter yapılarını” çözerek. girişimcilerin. başka mülkiyete esas olacak tarzda. Küreselleşmenin ekonomik gidişatına bakılırsa küresel merkezlerde bulunan işletmeler finansman ve malî konularda büyük bir entegrasyon yaşarken. ilk dikkat edilmesi gereken husus. Bu anlamda. tek başlarına dünya devleriyle rekabet etme imkanları görünmemektedir ve bunu sağlayacak “sihirli bir değnek” de mevcut değildir.dpt. Ancak. kendi örgütleri dışındaki örgütlerle işbirliği yapma konusunda ne kadar isteksiz ve duyarsız ise şebeke organizasyonların o kadar işbirliğine yatkın ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. Şebeke organizasyon. Fakat.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bu çok sayıda örgütlerin birbirlerini tamamlayıcı işlevleri eksen alınarak bir “İşbirliği Sistemi” oluşturulmaktadır. kendi aralarında geliştirdikleri “işbirliği” olgusudur. çevre ekonomilerine ait şirketlerde yoğun bir parçalanma ve küçülme yaşanmaktadır. bölgesel. ulusal ve küresel dinamiklerin tehdit ve tehlikeler ile imkân ve fırsatlar açısından kendi faaliyetlerine olan etkileri ve yansımaları analiz edilmelidir. bir anlamda işletmeler dünyasında geçerli bir süreç olan “parçalanma” ve “küçülme” olgularına karşılık bir telafi mekanizması olarak geliştirilmiş KOBİ’lerin bir refleksidir. Küresel olduğu kadar şimdilik kaçınılmaz olarak görülen küresel sömürü karşısında takınılacak tavırlardan en bilineni ve en rahat olanlar biri Denizli’deki tekstil işletmelerin fason üretime devam 168 http://ekutup. Buna göre “işbirliği” kavramı. küçük işletmelerden oluşan “büyük işletmeler” avantajını yakalamaları zorunluluk teşkil etmektedir. ayrı birer organizasyon olarak şekillenmesiyle ortaya çıkan bir örgütler ağıdır. Bu doğrultuda. İşletme faaliyetleri bakımından geleceğin planlanması ve tasarlanması son derece hayatî bir konudur. Burada unutulmaması gereken temel görüş: Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve bundan sonra olacak olanlar belki de ilk defa oluyor olacaktır. Böyle bir tespit için öncelikle yerel. demokratik ve insancıl bir tarza kavuşmasına uygun bir zemin hazırlıyor. küresel güç merkezlerinin üretim kararlarını çevre ekonomilerindeki işletmelere nasıl uyguluyorsa. üretken.

Dördüncü tedbir. işletmelerin veya örgütlerin öncelikle her türlü “fazlalıklardan” ve “gereksizlerden”. işletmelerden personel çıkarılırken ilk önce çalışanlardan başlanır. başka bir deyişle “faydasız olan” her şeyden kurtulmaya çalışmaları gerekmektedir. Pazar tıkanıklığı ve stokların artması durumunda bu doğru da sayılabilir. Belki de. bunun dışında etkinliği. İşletme faaliyetlerinin maliyetlerine “girdi” teşkil eden ama “çıktı” olma özelliğine katkıda bulunmayarak arada kaynayıp giden bütün maliyet unsurları hızla ortadan kaldırılmalıdır. çok farklı işletmelerle işbirliği yapma imkanı sağlayarak özellikle küçük işletmeler için çok zengin bir davranış esnekliği sunmaktadır. Küçük işletmelerin. Cilt I etseler bile bunu hiç değilse katma değeri yüksek tekstil ürünlerinde yapmalarıdır. Çevre ülkelerinde ve otoriter kültürlerin resmî ve gayrî resmî eğitim kurumlarının yetiştirdiği “ezberci” ve “emir almayı bekleyen” insan tipi küresel krizlere karşı uygun davranış kalıplarının bulunmasını sağlayacak zihniyet ve düşünce açılımı yapmaktan uzaktır. Ancak. şirket evlilikleri “merger”. aynı sektörde benzer “insan kaynağı” istihdam eden 169 http://ekutup. çoğunlukla “proje tipi” işlerle yapılan bu tür ortaklıklar. Şebeke organizasyon. geleneksel yönetimlerin önemli bir personel avantajı olan “deneyim” kavramının önemini gittikçe azaltmaya başlamıştır.işletmelerin bir eğitim işbirliği geliştirmeleri de düşünülebilir.tr/bolgesel/keas-I. Küresel değişimin hızlılığı ve krizlerin derinliği daha önceden yaşanmamış olayların ve sorunların çokluğu. Ancak değişimin ve gelişimin bu kadar hızlı olduğu küreselleşme sürecinde çok daha etkin tedbirleri düşünmek ve uygulamak gereklidir. belirli zaman aralıkları itibariyle ortak faaliyetler yürütmek mümkün olabilecektir. Böyle olunca da. ortak girişimler “joint venture”. bu kapsamda “en iyi bildikleri” işler için “işlevsel”. yapısı gereği çok farklı ortaklık ve işbirliği yapma konusundaki esnekliği ve eğilimi nedeniyle yabancı ve yerli bir çok başka işletmelerle aynı zaman diliminde. kendi faaliyetlerini “en iyi bildikleri” konuyla sınırlamak. yönetim holdingleri.dpt. stratejik ortaklıklar kurma girişimleridir. özellikle çeşitli karar verme teknikleriyle sağlanan “yaratıcı düşünce” zenginliği yardımıyla mümkün olmaktadır. Sürekli ve kalıcı ortaklıklar yerine. Üçüncü tedbir. Burada dikkat edilmesi gereken husus. tek başlarına yapamayacakları büyük işleri. örgütsel faaliyetlere en az katkısı olan ve kriz zamanlarında da kendilerinden ilk kurtulunması gereken kişiler. ortak üretim merkezleri v. gerçekte otoriter ve hiyerarşik örgütlerde.b. yeni cevap ve yaklaşımlar bulmak gerekir ki.gov. Uygulamada görülen. modern iş yönetim tekniklerini kazandıracak bir iç yapılanmaya gitmelidir. küresel pazarda egemenlikleri ve güçleri tartışılmaz durumda bulunan her sektördeki dünya devlerine yakın duracak ve faaliyetlerin sürdürüldüğü yerlerde o şirketlerin bir tür yerel iş ortakları konumundaki stratejik ortaklık türleri daha avantajlı sonuçlar verecektir. kendisinin varlığı nedeniyle katlanılan maliyetlerden daha düşük kalan yönetici ve yönetilenlerin de bir kısmından kurtulmayı göze almak gerekir. her işletme. yaratıcı düşünce açılımı yapacak. Stratejik ortak olgusu. “öğrenen bir organizasyon” bilinciyle kendi insan kaynaklarını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İşletmenin yada örgütün boyutu ne olursa olsun. “gerekli” ve “faydalı” olduğunu gözlemledikleri işleri sürdürmek. Hatta bu hususta benzer sorunları yaşayan –ki aynı sosyokültürel ortamda bulunanların bu tür sorunları da müşterektir. bir kısım orta ve üst düzey yöneticilerdir. İnsan kaynaklarını güçlendirme programlarıdır. Bu durumu dalgalı bir denizde batmakta olan bir gemiden kurtulmak maksadıyla vazgeçilebilir eşyaların teker teker atılmasına da benzetmek mümkündür. yeni durum ve olaylara. bunu sağlayacak olan sosyal ve entelektüel zemin. kendileri gibi diğer ortaklarla birlikte yapma şeklindeki dayanışmacı ve işbirliği esasına dayalı bütün müşterek girişimlerini bu kapsamda düşünmek gerekir. küreselleşmenin de güncelleştirdiği “yeniden yapılanma ve değişim” programlarının özünü teşkil eden yönetim ve örgüt süreçleriyle ilgili yeni tedbirleri almaktır. örgütün her düzeydeki “insan kaynağı”dır. Bu bağlamda. Böyle bir durumda. Küreselleşmenin yarattığı çok yönlü ve karmaşık değişim dalgasına yeterince uyum sağlanamamasından doğan küresel krizlere karşı geliştirilebilir en etkili çarelerden biri de stratejik ortaklıklardır. sektörel dış ticaret şirketleri.pdf . aslında “stratejik işbirliği” kavramının iş hayatına uygulanmış şeklidir. Hatta biraz daha ileri giderek şöyle bir öneride bulunabilir: İşletmelerin istihdam ettiği ve yapılmakta olan faaliyete katkısı. verimliliği ve somut bir şekilde faydasını görmedikleri “her şeyden” en kısa zamanda kurtulmaya çalışmalıdır. Bu çerçevede. İnsan kaynaklarının harekete geçirilmesi. Bunlardan ilki. Uygulamada. Yeni durum ve olaylara eski cevaplar ve yaklaşımlar pek etkili olmamaktadır.

Kuratko Donald F. 7: 3. http://europa.. Charan Ram (1991) “How Networks Reshape Organizations-Four Results”.M. hızlı ve şiddetli rekabet ortamında karşılaşacağı çok yönlü sorunları tek başına çözme imkânına. örgütlerin ortak Ar-Ge departmanlarını.edu/papers/CCSWP192/CCSWP192. 21. Denizli Sanayi Odası. yeni bilgi dalgaları. R. 170 http://ekutup. Pamukkale Üniversitesi. kısa sürede uygulamaya geçilerek söylemden eyleme dönüştürülmelidir. Denizli Sanayi Odası. daha önceki dönemlerden günümüze neler gelmişse bunların yeniden yapılanması ve bu değişimlere uyum göstermesi gerekmektedir. Hunger (2000) Strategic Management and Business Policy. New York. Sonuç olarak.eu. 104-115. Ayrıca. 20. çevre ekonomilerini içine soktuğu “küresel krizden” kurtulmak için benzer durumda olanların insan.int. yaratmış olduğu yeni fırsatlardan ve imkânlardan daha fazla yararlanmak için “Stratejik İşbirliği” kavramı. Yeni dünya şartlarında. KAYNAKLAR Alstyne Marshall V. Harvard Business Review. pp.D. “The State of Network Organization: A Survey in Three Frameork”. Küreselleşme sürecinin.gov. imkan.dpt.yüzyıl işletmeciliği. Denizli. deneyim bakımından “Stratejik İşbirliği” ve kalıcı olmayan “Esnek Ortaklıklar” kurmaları zorunluluğu vardır. Wheelen Thomas L. Contemporary Approach. hızlı rekabet ortamında yapılabilmektedir. başkası adına marka satandan markaya sahip olan işletmelere kavuşmaları gereklidir. Fourth Coming in Journal of Organizational Computing. Hiçbir işletme. Denizli İmalat Sanayi Envanteri (2002).tr/bolgesel/keas-I. Bu doğrultuda. kaynağına. 1990’lardan öncesi dünya şartlarında.2003. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülke çalışanlarının ve girişimcilerinin yaptıkları işle ilgili yeni gelişme ve değişimleri yaratarak sadece üretim ve tedarik gibi işin maliyetli fonksiyonlarını üstlenir konumdan kısmen de olsa çıkarak bu fonksiyonlar için gerekli bilgiyi üreten ve pazarlayan. patent satın alandan patent satan. deneyimine ve bilgisine sahip değildir.yüzyılın işletmeciliğini harekete geçiren temel dinamik. Denizli. http://ccs.08. New Jersey. Fourth Edition. bütün yeryüzü piyasa güçlerinin etkileri altında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Seventh Edition. 3.mit. çok önemli ve kapsamlı değişmeler meydana gelmiştir. Hodgetts (1998) Entrepreneurship.pdf . 21. The Dryden Press. bilgiyi üreten ve küresel şartların dinamik yapısına uyum sağlamayı beceren ve ilke edinen yönetim geliştirme merkezleri kurulmalıdır. J. September-October. daha önceki dönemin işletme yönetiminin olageldiği gibi “korumacılık” altında olması yerine. Cilt I işletmeler Organize sanayi Bölgelerinin de katkılarıyla İnsan-İş-Cihaz uyumu sağlamaya yönelik çalışanların işi ve cihazı geliştirmesinin de öğretileceği “Ortak Eğitim Merkezleri” oluşturabilir. “bir elin nesi var? İki elin sesi var!” özdeyişinin uyarlanmasıyla söylenebilecek “Bir işletmenin nesi var? Bir çok işletmenin sesi var!” şeklindeki söylemin ana temasını oluşturan “STRATEJİK İŞBİRLİĞİ” kavramıdır.html Bardakçı Ahmet (2003) Denizli İmalat Sanayiinin Pazarlama ve Rekabet Gücü. kaynak. küreselleşmenin işletmeler için yıkıcı ve tehdit edici sonuçlarından uzak durmanın dışında. (1997). Prentice Hall.

verimli tarım arazilerinin konut. Devletin (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının) görece geri kalmış bölgelere kaynak ayıramaması. kanalizasyon vb. Öte yandan. Pek çok ilde. Cilt I Kentsel Gelişme İçin Plan Neden Gereklidir? Kentsel Gelişme Süreçlerinde İl Gelişme Planlarının Rolü: Bolu ve Düzce İl Gelişme Planı Deneyimleri Uğur ESER Prof. İİBF Kentleşmenin giderek hızlandığı ve kentleşme sorunlarının arttığı günümüzde bu mekanlar artık yönetilemez hale gelmişlerdir. Abant İzzet Baysal Üniversitesi.gov. işyeri ve sanayi tesisi yapımına açılması kentler için gerçek birer tehdit oluşturmaktadır. spekülasyona açık. kentlerin en önemli kaynağı olan ve kentte yaşayanların ortak mülkü olan kentsel topraklar artık kentte yaşayanların ortak varlığı olmaktan çıkmış. ticaretin serbestleşmesi. Artan nüfus kent merkezlerine itilmekte. Üstelik geçmiş yıllarda merkezi ve yerel düzeyde kamu hizmeti üreten devlet de bu mekanlardan hızla çekilmektedir. Türkiye’nin geçmiş yirmi yıllık deneyimi piyasaların kendi işleyişi içinde yaratılacak gelişme hızının sınırlı olduğunu. kırsal alanlarda yaşam standardı hızla düşmektedir. yerel yönetimlerin ve girişimcilerin işi çok zor olacaktır.. Kayıtdışılık yaygındır. işsizliğin yüksek olduğu bu mekanlarda suç işleme oranları artış göstermektedir.piyasa yanlı iktisat politikalarının ve sanayileşme stratejilerinin kentler/bölgesel ekonomiler üzerinde çok farklı etkilerde bulunduğunu göstermektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Anadolu’da az sayıda kent merkezleri hızla sanayileşerek öne 171 http://ekutup.) dahi karşılanamamaktadır. Gelir dağılımı eşitsizliklerinin (yoksulluğun) artması gerilimi artırmakta. su. İletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler. kentsel alanlara müdahalede başarısız olması bu bölgeleri kendi kaderleriyle baş başa bırakmış bulunmaktadır. Kent-kır arasında farklılaşma büyümekte. yaşanan belirsizlik ortamı bu mekanları etkilemektedir. bu merkezlerin aldığı yüksek göçler nedeniyle hızlı ve kontrolsüz biçimde büyüyen bu yerleşme yerlerinde en temel kentsel hizmetler (ulaşım. İnsan kaynaklarının (eğitimin) niteliğinin düşük olması ve girişimcilik kültürünün gelişmemiş olması pek çok il’in ortak sorunudur. Çoğu kaçak ve imar planlarına aykırı yapılaşma. uygulanan liberal. Kentsel rantlar yüksektir. Küreselleşme ve bölgesel entegrasyonlar en fazla üretimin yapıldığı gerçek mekanlar olan kentleri etkilemektedir. parçalanmaya. üzerinde özel mülkiyetin tesis edildiği alanlar haline gelmiştir. sermayenin dünya ölçeğinde hareketli hale gelmesi.dpt.pdf . Küçük Sanayi Siteleri inşaatlarının tamamlanması için çok uzun sürelere ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde çok sık yaşanan krizler ve piyasa şokları. sosyal dışlanma ve çatışmalara yol açmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Bölgelerarası gelir dağılımı eşitsizlikleri giderek büyümektedir. Plan fikri olmayan kamu yöneticilerinin. Kamu girişimciliği gözden düştüğü ve devlet sanayiden elini çektiği için kamu sanayi yatırımlarının bulunduğu bölgelerde sanayi hızla gerilemektedir. Yetersiz kamu kaynakları ve devlet yardımlarından yeterince yararlanamamaları nedeniyle illerde hizmetlerin niteliği düşmektedir. planlı kentleşmenin araçları olan Organize Sanayi Bölgeleri inşaatları ödeneklerin yetersiz olması nedeniyle tamamlanamamakta. kısaca küreselleşme kentlerde kutuplaşmalara. Dr.

bir taraftan küresel rekabetin baskısı diğer taraftan ülkesel ve yerel ölçekteki sorunlar altında bunalan (savunma durumunda kalan) kent yönetimleri. Bu on il Türkiye imalat sanayinde ücretli çalışanların da yüzde 68’ni istihdam etmektedir. Tek başlarına ne yerel yönetimlerin ne de merkezi hükümet kurumlarının bölgesel sorunları çözme kapasitesi yoktur. Kamunun (merkezi ve yerel yönetimlerin) kurumsal ve yönetsel kapasiteleri zayıftır. Eldeki veriler sınai faaliyetlerin az sayıdaki büyük ilde yoğunlaştığını. yönlendirici ve yol gösterici stratejik planlara ihtiyaç vardır. İllerde planlamanın ve düzenleyici politikaların eksikliği bugün daha çok hissedilmektedir. DİE’nin Yılık İmalat Sanayi İstatistikleri verilerine göre. potansiyelleri) gözeten düzenleyici.pdf . harekete geçirilmesine yönelik. ulusal planlarla da uyumlu olan. sektörel sorunları (darboğazları. makro planların ise hesaba katmadığı bölgesel farklılıkların.) hızlı büyümeyi ve bölgelerarası gelişme farklılıklarını çözmede başarılı olamamıştır. kredi vs. yeni ve stratejik bir planlama yaklaşımına ihtiyaç vardır. teknolojik dışsallıklar yaratabilen.gov. Bu yüzdendir ki. Mevcut yasal ve kurumsal-yönetsel yapı kamu kurumlarının etkin çalışmasını engellemekte.dpt. ekonomik. kentsel (il) planlama kurumları güçlerini önemli ölçüde yitirmiştir. Türkiye’de illerin çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olması ve sayılarının son yıllarda artması. Cilt I çıkar ve sanayi belirli merkezlerde yoğunlaşırken. verilen kamu hizmetleri halkın ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. beşeri. dinamizmin (potansiyellerin) bilinçli bir strateji ile uyarılması. Piyasa aktörlerine/güçlerine (ve fiyat sinyallerine) dayalı arazi ve kaynak tahsisleri (teşvik. az gelişmiş bölgelerde sanayisizleşmenin yaşanması sanayinin mekansal dağılımında kutuplaşmalar yaşanmakta olduğunu göstermektedir.) planlamasına dayalı (çevre düzeni planı vs. Öte yandan üst ölçekli (makro) planlar ise bölgesel /yerel sorunların çözümünde etkili olamamakta. işyeri sayıları içindeki payı ortalama yüzde 73’dür. 1980-2000 döneminde on il’in Türkiye imalat sanayi katma değeri içindeki payı ortalama yüzde 74.ulusal ve bölgesel planlar yapmak yeterli olmamaktadır. Türkiye’de sanayii (sanayileşmeyi). 1980’ler ve 1990’larda yaşanan “sanayisizleşme” dönemlerinden sonra “stratejik” il gelişme planlarının ve ulusal sanayi planlarının çekiciliği giderek artmaktadır. birden fazla sektöre taşabilecek etkiler yaratabilecek yatırım projelerine sahip İl Gelişme Planları illerdeki merkezi ve yerel hükümet kurumlarına güçlü bir perspektif kazandırabilir.) değil. yönetim ölçeğinin büyümesi gibi nedenlerle bölgesel gelişmişlik farklılıklarının giderilmesinde sadece üst ölçekli. teknolojik gelişmenin odak noktasında olan. tarihsel.tr/bolgesel/keas-I. kamu 172 http://ekutup. yüksek katma değer ve istihdam yaratan. Kentlerde salt mekan (arazi vb. Piyasaların yetersiz kaldığı. Kent mekanlarına ilişkin yasal ve kurumsal düzenlemeler işlevini kaybetmiş. mekansal ve kurumsal zayıflıklarını ve potansiyellerini (doğal kaynaklarını. Az gelişmiş bölgelerin gelişmelerinin gecikmiş olmasında piyasa kadar devletin de başarısızlığı söz konusudur. Stratejik sanayileri/sektörleri hedefleyen. kaynak tahsis süreçlerinde etkili kamu politikaları geliştirilemediğinden ve mevcut planlama süreçleri bölgelerin sosyal. kültürel. Türkiye sanayiinin coğrafi dağılımında bir kutuplaşma olduğunu göstermektedir. bilgi-beceri ve girişimcilik düzeylerini) dikkate almadığından başarılı olamamaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ülke düzeyindeki (ulusal) ölçekli planlar ile bölgesel (yerel) düzeydeki fiziki planlar arasında yatay ve dikey ilişkiler de kurulamamaktadır. Ayrıntılı sektör planlaması ve bunun tamamlayıcısı olan fiziksel plan hedefleri günümüz dünyasında Türkiye için uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır. dolayısıyla sosyo-ekonomik gelişmeyi az gelişmiş bölgelere yayma çabası başarısız olmuştur.

Cilt I önderleri içinde yaşadıkları mekanların uzun dönemli gelişmesi ve daha yaşanabilir hale gelebilmesi için bir arayış içindedirler. İllerin bu noktadaki temel sorunu ne tür bir gelişme stratejisi izleyeceklerine dair bir yaklaşımlarının olmaması. “İl Gelişme Planının hazırlanmasına veri tabanı oluşturacak olan İl Envanteri ve istatistik raporları hazırlanacak” ve bundan böyle “yatırımlarda devlet yardımları politikalarının belirlenmesinde. Kentsel mekanlar. Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan 2002 yılı İlerleme Raporu ve 2003 yılı Katılım Ortaklığı Belgesi’nde (KOB) yer alan Ulusal Kalkınma Planı’nın hazırlık çalışmalarında. il düzeyinde İl Gelişme Planları çalışmaları başlatılacaktır” denilmektedir. AB ile ilişkiler sürecinde. bölge planlarıyla uyumlu. nüfus itibariyle ise nüfusun yüzde 36. Türkiye yüzölçümünün yüzde 58’ni. Bölgelerin ve her biri birer bölge olarak değerlendirildiğinde illerin kendi potansiyelini harekete geçirecek sektörlere yönelik olması gereken devlet yardım ve destekleri. Kalkınmada Öncelikli Yöreler (bugün bu kapsamda olan illerin sayısı son yıllarda artarak 50’ye ulaşmış. işlevini çoktan kaybetmiş olmasına rağmen. Pek çok ilde ise. bölge) kaynak aktarma amacıyla kullanılmıştır. Türkiye’nin bölgesel gelişme faaliyetlerini yönlendirmesi beklenen İl Gelişme Planları Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın koordinasyonunda sürdürülmektedir.pdf . Türkiye’nin ulusal ve bölgesel gelişme stratejilerini yeniden belirlemesi gerektiği belirtilmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3 Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planının (2001-2005) Uygulandığına İlişkin TBMM Kararı. Mükerrer) Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2002 Yılı Programının Uygulanması. 27. Bu plan döneminde temel yönetim birimleri olan iller için bölge planlama çalışmalarıyla uyumlu İl Gelişme Planları’nın hazırlanması öngörülmektedir. bölge planlaması ile ilgili amaçlar. illerin birikmiş sorunlarının sadece sağlanacak teşviklerle çözüleceğine inanılmaktadır. üstelik devlet yardımlarının Türkiye’nin uluslararası (Dünya Ticaret Örgütü vs. bölgesel gelişme fonlarından ve uyum fonlarından sağlanacak desteklerden yararlanılmasına yönelik olarak. İlk defa bu plan döneminde “mekan” kavramına ilgi duyulduğu. bölge planlamasında VIII Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde (2001-2005) illerin analiz birimleri olarak ele alındığı gözlenmektedir.tr/bolgesel/keas-I.“ bölgesel gelişmenin hızlandırılması ve rasyonel kaynak dağılımı açısından önem taşıyan. Yukarıdan aşağıya. Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı ek’inde. 173 http://ekutup. Oysa devlet yardım ve desteklerinin etkinliği bizzat teşvik veren kurumlar tarafından sorgulanmaktadır.dpt. devlet eliyle gelişme /sanayileşme beklentisi pek çok ilde yaygındır. geleceğe yönelik bir perspektiflerinin bulunmayışıdır. Devlet yardımlarının ekonomik ve sosyal tüm sorunları çözeceğine. firma.Türkiye’de VII Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemine (1996-2000) kadar gelişmenin aktif bir ögesi olmamıştır. ilkeler ve politikalar kısmında da belirtildiği gibi.5’ni kapsar hale gelmiştir) kapsamına dahil olma yönünde çok güçlü bir istek vardır. Karar No:697. uzun süre belli kesimlere (sektör.06. 17 Ekim 2001 gün ve 24556 (2.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda. Bölgelerarası gelişmişlik farklarının azaltılmasını ve gelir dağılımı dengesizliklerinin en aza indirilmesini temel hedefler arasında gösteren VIII.) yükümlülükleri ve Avrupa Birliği çerçevesinde yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle teşviklere önemli sınırlamalar da getirilmiştir.2000. bölgelerin sosyo-ekonomik yapıları ve potansiyelleri dikkate alınacaktır”3. Bu çerçevede. Bugün devletin kaynak yaratma ve dağıtma kapasitesi zayıftır.gov. AB’ye katılım öncesi işbirliği çerçevesinde ve 2004-2006 döneminde bölgesel farklılıkların giderilmesi ve uzun vadeli stratejilerin oluşturulması hedefleri doğrultusunda.

Cilt I “İl kaynaklarının rasyonel kullanımı. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü’nün Bolu Valiliğine ve İl’deki Üniversiteye “Depremden etkilenen illere öncelik verilmek suretiyle. Plandan beklenen.C. ildeki tüm yaşayanları. Bolu’da plan yapma fikri ilk defa 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonrasında. yerel düzeyde yaşanan süreçlerden elde edilen bilgi. 2000 yılının başlarında oluşturulan Kent Kurultayı’nda ortaya atılmışsa da. kentli yurttaşları ilin sorunları üzerinde birlikte düşünmeye. DİGEP’de. mekansal dağılımın düzenlenmesi. ve spor turizmi bölgesi. potansiyelin değerlendirilerek illerin gelişmesini temin etmek amacıyla bölge planlaması ile uyumlu olarak hazırlanacak olan İl Gelişme Plan çalışmaları desteklenecektir. BİGEP ve DİGEP ilde kurulu çevrenin (fiziksel.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. beceri ve deneyimlerin daha genel. Plan yaşanabilir bir kent formu oluşturmayı. BİGEP.08.2000 tarih ve 3328 sayılı yazısı ile başlatılmıştır. ortak bir gelecek tasarımlamaya ve ilin gelişimini yönlendirecek stratejiler ve projeler geliştirmeye 174 http://ekutup. kaynakların rasyonel kullanımını sağlayarak ilin sürekli ve sürdürülebilir gelişmesini planlamaktır. Bolu İl Gelişme Planı’nın (BİGEP) ve Düzce İl Gelişme Planı’nın (DİGEP) amacı. üst ölçekli ulusal ve bölge planlamasında yararlanılmasıdır. turizmdeki potansiyelini en üst düzeyde kullanabilen bir kent tasarlanmıştır. Bolu’yu doğa. ilin gelişmesini sağlayacak yatırımları başlatmak amaçlanmıştır.dpt. ulusal ve bölgesel gelişme plan hedefi ve politikalarıyla uyumlu biçimde. Plan. Bölge Planı ve Rehabilitasyon Projesi hazırlık çalışmaları“ nın başlatıldığı ile ilgili 22. öte yandan özel sektörün teşebbüs gücünden yararlanarak.pdf . Belediye Başkanlığı ve Üniversiteden destek talep etmesi ile başlanmıştır. aynı zamanda Bolu ve Düzce illerinin gelişmesine yönelik düşüncelerin projelendirilmesine imkan sağlayabilecektir. yerel potansiyeli harekete geçirmek. çevre ve mekan kalitesini iyileştirmek. güçlü bir kamu desteğinde. plan çalışmaları Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı’nın deprem sonrası Bölge Planı ve Rehabilitasyonu Projesi kapsamında il düzeyinde yapılacak çalışmalara esas olmak üzere Valilik. İki ilde de atıl durumda olan tarım.gov. bu hedefe ulaşmada izlenecek sektörel gelişme stratejileri ile bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır. sosyal ve ekonomik) mekansal ve sektörel düzenlemesini yapmaya dönük bir çabadır. tarımsal sanayi merkezi olarak hazırlamayı ve insanı odak alan sosyal bir kent inşa etmeyi hedeflemektedir. il envanterinin oluşturulması. potansiyellerin değerlendirilerek illerin gelişmelerinin sağlanması” amaçlanmaktadır. merkezi ve yerel hükümet kurumlarının belirli hedeflere yönelik olarak stratejik düşünmelerini ve geleceğe dönük perspektif oluşturmalarını. Plan çalışmaları ile “ il kaynaklarının rasyonel kullanımı. il ölçeğinde bir yönetim planlaması ve geleceğe dönük bir karar verme aracı olarak da yararlanabilirler. mekansal dağılımın düzenlenmesi ve il envanterinin oluşturulması. 15 Kasım 2000 gün ve 24231 sayılı Resmi Gazete’de (Mükerrer) yayınlanarak yürürlüğe giren 2001 Yılı Yatırım Programının Uygulanması Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı Ek’inin Bölge Planlaması Amaç İlke ve Politikaları kısmında yer alan “Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının teknik desteğinde mahalli idareler-üniversiteler işbirliği ile Bolu ve Düzce illeri için İl Gelişme Planları hazırlanacaktır ” hükmü İl Gelişme Planlaması çalışmalarının yasal dayanağını oluşturmaktadır. tarımsal sanayi ve turizm potansiyelini harekete geçirerek sosyo-ekonomik gelişmeyi çevre ilçelere yaygınlaştırmak. 2003-2023 yılları arasındaki dönemde. katma değeri yüksek tarımsal ve sınai ürünler üreten. doğaya çevreye duyarlı. T. Plan. Bu planlardan kamu yöneticileri. sağlık. Bolu ve Düzce İlleri’nin gelişme planları.

pdf . gönüllü kuruluşlar. Planın başarısını belirleyecek olan bir diğer faktör planda öngörülen vizyon. Plan hedeflerine ulaşıldığının. üniversite) ilin sorunlarını birlikte düşünmeleri ve çözüm aramaları amacıyla işbirliği yapılmıştır. Bu ise illerin en zayıf oldukları bir konudur. 175 http://ekutup. Planlar uygulamak için yapılır. rol alması ve sorumluluk üstlenmesinin önemi büyüktür. Kamu kesiminin başta altyapı olmak üzere.yatırım projelerinin uygulanmasının izlenmesi için kurumsallaşmanın sağlanması ve mevcut kurumların kapasitelerinin geliştirilmesi İl Gelişme Planlarının başarısı bakımından önem taşıyan bir diğer öncelikli alandır. kamu önderleri. Önerilen stratejilerin. yatırım program ve projelerin uygulanmasını izleyecek olan sorumlu kurum ve kuruluşların belirlenmesi gereklidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. planda öngörülen kaynak ve alan tahsislerini yapması. hedef ve stratejilerin ilde tüm kesimler tarafından paylaşılmasıdır. Bugün İl Gelişme Planları henüz hukuki bir çerçeveden yoksundur. meslek kuruluşlarının temsilcileri. Bu nedenle her iki planda.dpt. Bu nedenle planlama süreçlerinde tüm kesimlerin en geniş ölçüde katılımının sağlanmasının.tr/bolgesel/keas-I. demokratik kitle örgütleri. Cilt I yönlendirecektir. Dolayısıyla İl Gelişme Planlarının başarısını uygulanabilir olmaları belirleyecektir. kurumsal destek sağlaması de zorunludur.gov. planlama süreçlerinde katılımcı bir yaklaşım benimsenmiş ve tüm kesimlerle (merkezi ve yerel hükümet kurumlarının yöneticileri. herhangi bir yaptırım gücüne sahip değildir.

2001). genel faktör oluşmaktadır. Beykent Üniversitesi 1.pdf . Calvin. 2002). diğerlerini küçültülerek 0’a yaklaştıran dik döndürme yöntemlerinden “quartimax” tekniği kullanılmıştır (Tatlıdil. il olan Düzce. Çalışmanın amacını. Cilt I İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişme Endekslerine Göre Sıralanması ve Belirleyici Faktörler Kenan GÖÇER Dr. Türkiye’deki illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyini belirleyen faktörlerin saptanması. Bolu il sınırları içinde alınmıştır. Değişkenlere ait veriler İllere göre yapılan analizlerde değişkenler aşağıdaki gibi dokuz grupta oluşturulmuştur: 176 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. ÇALIŞMANIN ALANI VE DEĞİŞKENLER Genel faktörün elde edilmesi için yapılan faktör analizinin alanı. 80 il bazında 1997-1999 yılları arası verilerden oluşmaktadır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin büyük bir bölümü faktör analizi sonucunda tek bir genel faktörün altında çıktığında ve toplam varyansın önemli bir kısmı birinci faktör tarafından açıklandığında. her satırdaki değerleri büyütüp l’e yaklaştırırken. Bu yüzden faktör yükleri matrisinin satırlarını göz önünde bulundurularak. Başlıca şu hedeflere ulaşılmaya çalışılmıştır: 1. Her bir il kümesi içinde ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin boyutunu ölçülerek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Faktör analizi için SPSS paket programında temel bileşenler tekniği kullanılmıştır. 1996.gov. Rotasyon için ise genel faktörü bulmak üzere. 2. adı verilmektedir (DPT. GİRİŞ Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İnsani Kalkınma İndeksi (HDI) raporlarındaki sıralamada. Calvin.. birinci temel bileşende mümkün olduğu kadar fazla varyansın açıklanması gerekmektedir. ekonomik ve sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin il gruplarına göre irdelenmesi.Çalışmada illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerini ölçen indeksin belirlenmesinde.dpt. söz konusu faktöre "genel faktör" (general factor). karşılaştırma yapmak. Türkiye genelinde 80 ilin ekonomik ve sosyal değişkenler ile yüksek düzeyde bağıntılı olduğu değişkenleri saptamak. Türkiye’deki illeri çok sayıda değişken kullanarak gelişme performanslarına ve benzerliklerine göre gruplayarak (İl Kümelerine Ayırarak) sosyo-ekonomik gelişme düzeylerine göre farklılaşmaları ortaya çıkartan faktörleri saptamak. sosyal ve ekonomik göstergeler arası ilişkinin il kümelerine göre nasıl değiştiğinin analizi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olma sürecinde üye ve aday ülkeler içindeki yerinin belirlenmesi oluşturmuştur. Türkiye’nin ekonomik olarak kendisinden az gelişmiş ülkelerin gerisinde olmasından hareketle. Literatürde. Bazı verilerin 1990-1997 arasındaki ortalaması alınmıştır..Gör. 2. 3. Öğr. 1996. 81. gelişme indeksi ile bağıntılı değişkenlerin çıkarılmasında ve illerin gelişmişliklerine göre gruplanmasında “genel faktör” (General Factor) analizi kullanılmıştır. çalışmanın çıkış noktasını oluşturmuştur (UNDP. 2002).

Cilt I 1. gerek AB. Tablo 1 Gelişme İndeksi İçin Seçilen Değişkenler EKONOMİK DEĞİŞKENLER GİRİŞİMCİLİĞE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Toplam Şirket Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Küçük Sanayi İşyeri Sayısı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı MALİ DEĞİŞKENLER Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 Kişi Başına Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 Sabit Fiyatlarıyla) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Yatırım Teşvikleri (1996-1997 Ortalaması) Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 Ort. Sosyo-ekonomik yapıyı analiz etmek amacıyla DPT. Çalış. Mali Değişkenler. okullaşma oranı değişkenleri 1996 yılına. Sosyal Güvenlik Gelişme indeksi için toplam 60 değişken kullanılmıştır. tadilata ihtiyacı olmayan binaların oranı ile konut yoğunlukları 2000 yılına aittir. değişkenler kadın. gerekse UNDP’nin çalışmalarındaki değişkenlerde kadın ve erkekler ayrı ayrı analizlere alınmaktadır. ve Güv. Son yıllarda. Fiziksel Altyapı Değişkenleri. Ancak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ekonomik Büyümeye Yönelik Değişkenler 2. DİE ve uluslararası çalışmalarda yaygın olarak kullanılan değişkenler bu çalışmada da kullanılmıştır.pdf . belli bir dönemdeki yıllar için sabit fiyatlar ile ortalamaları alınmıştır.gov. DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE DİE Turizm Bak. Sanayi ve Tic Bak. Turizm Değişkenleri. Kentlerin karşılaştırılmasında kolaylık sağlaması ve hata payını azaltmak için değişkenlerden uygun olanları nüfusa bölünmüştür. Değişkenler ve kaynakları Tablo 1’de verilmiştir. başta eğitim ve işgücü olmak üzere. Türkiye Bankalar B. Kamu yatırımları gibi değişkenler yıldan yılda değişiklik gösterdiğinden. erkek bazında ayrılmıştır. Eğitim Değişkenleri. Değişkenler 1997-1999 yılları arasındaki döneme aittir. Bak. 1998 Sabit Fiyatlarıyla) TURİZM DEĞİŞKENLERİ Kisi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) Ortalama Turist Geceleme Sayısı EKONOMİK BÜYÜMEYE YÖNELİK DEĞİŞKENLER Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret ) 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 Sanayi ve Tic Bak. Bu çalışmada da. Ekonomik Değişkenler: Girişimciliğe Yönelik Değişkenler. Sosyo-Demografik ve Fiziksel Altyapı Değişkenleri: Nüfus Değişkenleri. Sağlık Değişkenleri.tr/bolgesel/keas-I. DİE DİE DİE DİE 177 http://ekutup. Sanayi ve Tic Bak.dpt.

Cilt I 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) DİE Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) DİE GSYİH İçinde İthalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı DİE Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) DİE Kişi Başı Sanayi Elektrik Tüketimi DİE SOSYO-EKONOMİK VE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ NÜFUS DEĞİŞKENLERİ DİE Kentleşme Oranı DİE İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı DİE Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı DİE SAĞLIK DEĞİŞKENLERİ DİE 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Diş Doktoru Sayısı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı DİE 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) DİE FİZİKSEL ALTYAPI DEĞİŞKENLERİ 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) DİE Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi DİE Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı DİE Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Karataşıtı DİE 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil DİE Kişi Başına Düşen Telefon Türk Telekom Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı DİE EĞİTİM DEĞİŞKENLERİ İlkokul Okullaşma Oranı DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) DİE Lise Okullaşma Oranı (Erkek) DİE Lise Okullaşma Oranı (Kız) DİE Üniversite Okullaşma Oran (Erkek) DİE Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) DİE Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı DİE ÖSS’yi Kazananların Oranı Milli Eğitim Bak.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.pdf . SOSYAL GÜVENLİK DEĞİŞKENLERİ Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçindeki Oranı DİE Erkek SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken)DİE Kadın SSK’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı (aynı zamanda ekonomik değişken DİE Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) DİE 178 http://ekutup.dpt.

İletişim çağında telefon sayısının genel faktörle bağıntısının yüksek olması önemlidir.49 83.46 1.36 4.70 6. Genel faktör ile fazla bağıntılı olan değişkenlerin doğrusal bileşenleri sonucu oluşan birinci faktör skoruna da.41 62.45’tir.44 3. 1996).90 3. Calvin. Tablo 2 Genel Faktör İçin Açiklanan Varyanslar Temel Özdeğerler Açıklanan Toplam Bileşenler Varyans% Açıklanan Varyans % 1 2 3 4 5 6 7 8 9 31. Özellikle. Tablo 2’de faktör analizi sonucunda 60 temel bileşenden 9 tanesinin özdeğeri 1’den büyük çıkmıştır.92 1.45 6.41’ünü açıkladığı görülmektedir. 1996. Haberleşme altyapısı başta hizmet sektörü olmak üzere sanayi üretimi ve pazarlaması için en önemli parametrelerden biridir. Faktör analizi için ekonomik ve sosyal değişkenler kullanıldığından söz konusu olan faktör aynı zamanda bir gelişmişlik faktörüdür. kişi başına düşen telefon sayısı değişkenidir.34 2.56 71.94 1. Cilt I Genel Faktör İçin Açıklanan Varyans: 60 değişken kullanılarak yapılan faktör analizinde birinci temel bileşen üzerinde maksimum varyansı açıklayarak.90 1.07 52. Oranın yüksek olması kentteki üretime katkı yapan ve iş güvenliğine sahip nüfusun.gov.06 1.72 81.45 Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Rotasyon Sonra Özdeğerler Açıklanan Varyans Açıklanan Varyanslar Toplamı 31. illere göre bir gelişme indeksi çıkarmak çalışmanın amacını olmuşturmaktadır.11 1.62 2.pdf . bir değişkeni faktörler açısından katsayılarla ifade etmek mümkündür. Birinci temel bileşen.45 3. 2002).dpt.96 52. orijinal değişkenin bağımlı değişken ve faktörlerin bağımsız değişkenler olduğu çoklu regresyon eşitliğinde. İnternetin hizmet sektörü üzerinde.41 10.40 79.85 73.20 2.83 10. Tablo 3’de rotasyon sonrası genel faktör ile ilişkili olan değişkenlerin faktör yapı yükleri görülmektedir. SSK’lı oranı. Genel faktör ile 0. ister olmasın.20 67. Faktör yapı yükleri değişken ile faktör arasındaki bağıntıyı göstermektedir.17 1.20 2. İLLERİN GELİŞME İNDEKSİYLE İLİŞKİLİ DEĞİŞKENLER Her satırda. Faktör yükleri ile değişkenlere bakıldığında gelişme indeksi faktörü ile yüklemi en fazla olan değişken SSK’lı oranı değişkenidir.40 1.20 3. gelişme indeksi adı verilen genel faktörle yüksek oranda bağıntılı olduğunu göstermektedir.41 69. standartlaştırılmış regresyon katsayılarıdır (Akgül. 1997). Faktörler ister dik olsun.22 2.43 2.32 1.93’tür.39 1.67 83.46 74. Toplam açıklanan varyans ise %83.83 63.05 76.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.16 2.93’lük yüklemle bağıntılı olan diğer bir değişken ise. Değişkenin faktör üzerindeki yüklemi 0.34 1.95 2.51 2.18 52. Söz konusu katsayılara da her faktöre verilen ağırlığı göstermesi bakımından. Faktör matrisi farklı bir biçimde yorumlanabilir.78 52. bu yüzden sosyo-ekonomik gelişmişlik indeksi denilmiştir (DPT.66 3.15 81. ulusal ve uluslararası 179 http://ekutup.21 79.77 1. kamu ve özel sektörde çalışan SSK’lı erkek sayısının il nüfusu içindeki oranıdır. faktör yükleri (factor loadings) denir. faktör ağırlıkları.75 66. Toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamasından dolayı genel faktör olarak adlandırılmıştır (DPT. Mutlak değer olarak büyük katsayılar faktörün değişken ile karşılıklı olarak yakın ilişkili olduğunu açıklar.34 3. açıklanan toplam varyansın da %63’ünü açıklamaktadır.36 3. Birinci temel bileşen toplam varyansın yarıdan fazlasını açıklamaktadır. Rotasyon sonrası birinci temel bileşenin toplam varyansın %52.97 77.

Erkek öğrenciler için kullanılan lise okullaşma oranı değişkeninin. altıncı sıradaki on bin kişiye düşen otomobil sayısıdır.pdf .92’lik yüklem ile kişi başına konut elektrik tüketimi değişkeni bağıntılıdır. (0.87’lik yüklemi olan değişken. Bu yüzden okullaşma oranlarında cinsiyet açısından değişkenler kız ve erkek olmak üzere ayrı ayrı alınarak analize katılmıştır. Çünkü konut içi birçok aktivite elektrikli aletlerle yapılırken. Sanayi üretimi ise ekonomik boyutu olan bir değişkendir. temin tevzi kooperatifi. Konut tüketimi konforu ifade ettiği için sosyal yönü olan bir değişkendir. Ekonomik faktörlerin yanısıra özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki feodal yapı. kurduğu bağlantılar ve zaman tasarrufu kentlerin gelişmesi için her geçen gün vazgeçilmez özellik kazanmaktadır. Lüks tüketim grubunda olması nedeniyle otomobil sayısı önemli bir refah göstergesidir. 0. on bin kişiye düşen diş hekimi sayısı (0. sıradadır. sanayileşmenin sosyo-ekonomik gelişmişlik ile bağıntısının güçlü olmadığı konusunda ip uçları vermektedir.dpt. (0.66 ile 40.92) ve on bin kişiye düşen uzman hekim sayısıdır.gov. Genel faktör üzerinde 0. Kooperatiflerin içinde. Başka bir deyişle ekonominin kayıt altına alınması illerin sosyo-ekonomik gelişmesinde önemli rol oynayacaktır.tr/bolgesel/keas-I. uzman doktor. Kız öğrencilerin okullaşma oranı kentlerin gelişmişlikleri ile karşılıklı ilişki içindedir.91) İllerdeki sağlık göstergeleri arasındaki farklılaşmayı saptamak için. bir yönüyle genel faktör üzerinde çok fazla yüklemi olurken. Yedinci ve sekizinci sıradaki genel faktör üzerinde yüklemi olan değişkenler sırasıyla. 180 http://ekutup. İlk okulda zorunlu eğitimden dolayı önemli bir farklılaşma olmadığı için kız ve erkek öğrenciler karma olarak analize katılmıştır. Ancak farklılaşma ilkokuldan sonra önem kazanmaktadır. her geçen gün söz konusu elektrikli aletlerin kullanımı yaygınlaşmakta ve çeşitlenmektedir.89) ve kişi başı genel bütçe vergi geliridir. diğer yönüyle de kayıtlı ekonominin boyutunu vurgulamaktadır. konut yapı kooperatifi. Genel faktör ile üçüncü sırada 0. Kız öğrencilerin okullaşma oranının genel faktör üzerindeki yüklemi erkeklerden daha fazla çıkmıştır. Zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılması. Genel faktör üzerinde 0. Diş hekimi ve uzman doktor sayılarının genel faktör üzerindeki yükleminin fazlalığı. Sırasıyla genel faktör ile yüksek düzeyde yüklemi olan değişkenler. Genel faktör üzerinde dokuzuncu sırada. kişi başı genel bütçe vergi geliri ve kurumlar vergisi verenlerin oranı gibi değişkenler. toplu işyeri kooperatifi ve diğer kooperatiflerin toplamı alınmıştır. illerdeki sağlık standardı açısından uzmanlaşmanın önemli olduğunu vurgulamaktadır. pratisyen doktor ve diş doktoru gibi farklı değişkenler kullanılmıştır. Konut ve sanayide elektrik tüketimi ayrılmış olarak analize katılmıştır. motorlu taşıt kooperatifi. kız öğrenciler için lise okullaşma oranı olmuştur. Cilt I boyutta entegrasyon için getirdiği kolaylıklar. küçük sanat kooperatifi.85’lik yüklemi olan bir diğer değişken ise örgütlü üretim için önemli ip uçları veren kooperatif sayısı değişkeni olmuştur. farklılaşmayı azaltıcı etkisinden dolayı önem kazanmaktadır. Türkiye’de kentlere göre kız ve erkek öğrencilerin okullaşma oranlarında önemli bir farklılaşma vardır. cinsler arası okullaşmada.91’lik yüksek yüklemi olan değişken. Kişi başına konut elektrik tüketimi.88) SSK’lı oranı. kurumlar vergisi verenlerin il nüfusu içindeki oranı (0. ailelerin tüketim standardını ölçmek için önemli bir parametredir. Konut elektrik tüketimi yükleminin sanayi elektrik tüketiminden yüksek çıkması. tüketim kooperatifi. 60 değişken içinde genel faktör üzerindeki yüklemi 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. kız öğrencilerin okullaşma oranında etkilidir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Özel banka sayısının kamu banka sayısına oranının ise 0,85’lik bir yüklemi vardır. Girişimcilik açısından önemli bir parametre olan değişken, kamu sektörü ile özel sektörün kentlerdeki dağılımını ve farklılaşmayı vermektedir. Başka bir deyişle özel sektörün kamu sektörüne göre daha etkin olması sosyo-ekonomik gelişme için gereklidir.

Onüçüncü sırada genel faktör üzerinde etkisi olan değişken ise 0,85’lik yüklemle il nüfusuna göre kişi başına GSYİH içindeki inşaat değeri olmuştur. 1984 –2000 yılları arasında DİE tarafından yapılan bina sayımında, belediye sınırları içinde konut sayısı yaklaşık 7 milyondan, 16 milyona çıkarak nüfus artışının üzerinde bir büyüme göstermiştir. Bu yüzden inşaat, ekonominin büyümesinde önemli bir parametre olmuştur (DİE, 2001). Konut yatırımlarının ekonomik etkileri başta inşaat sektörü olmak üzere ilgili diğer sektörleri de etkilemektedir. Toplu Konut İdaresi tarafından 1996 yılında yaptırılan “konut yatırımlarının ekonomik etkileri” adlı araştırmada her 1 milyarlık konut yatırımının ekonomide 2,52 milyar liralık üretim artışına neden olduğu ortaya çıkmıştır (Eraydın ve diğ, 1996). İnşaat sektöründe yatırımların fazla olmasında kalifiye insan gücüne ihtiyaç duyulmamasının etkisi vardır. Bu alana yapılan yatırımlar başlangıçta diğer yan sektörleri etkiler. Bu durum ekonomik açıdan büyümeye neden olur. Ancak, inşaat sektörü, imalat sanayi gibi üretim sürekliliği olan bir sektör olmadığından, büyüme de süreklilik ve istikrar olmaz. İnşaat değişkeninin ardından, genel faktöre 0,84’lük yüklem ile bağıntılı olan değişken il nüfusuna göre GSYİH içinde ithalat vergisi değişkenidir. Türkiye ekonomisinde ithalatın büyümede etkisi büyük olduğundan, kentlerin uluslararası ticaret içindeki yeri daha da öne çıkmaktadır (Dinler, 2002b). İthalat vergisi, kentin uluslararası ekonomik sistemle entegrasyonunun boyutunu göstermektedir. Türkiye’de ithalatın yaklaşık %10’unu tüketim malları, %70’ini ara mallar ve kalan %20’lik payını ise sermaye malları oluşturmaktadır. Ara mal ve sermaye malları ithalatının oranının büyük olması, ihracat için fırsatlar yarattığından ekonomik krizleri azaltıcı ve engelleyici etkisi olmaktadır (DPT, 2000). İl ve ilçe merkezi nüfus artışının, genel faktör üzerinde 0,3’lük, kırsal nüfus artış hızının ise 0,49’luk yüklemi çıkmıştır. Batıdaki kentlerin ekonomik ve sosyal dinamiklerin etkisiyle nüfusları artarken, doğudaki kentlerde özellikle 1990’lı yıllardaki siyasi olayların etkisiyle kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kent nüfusu artışının hem geri kalmış, hem de gelişmiş illerde görülmesinden dolayı genel faktör üzerinde fazla yüklemi olmamıştır.
Oysa kır nüfus artışı olan iller hem gelişmiş il kategorinde yer almakta, hem de bu illerin kent merkezi nüfusu artmaktadır. Bu yüzden analize kent ve kır nüfus artışı ayrı ayrı değişkenler olarak alınmıştır. Başka bir deyişle batıdaki gelişmiş kentlerde hem kır, hem de kent nüfusu artmıştır. Doğudaki geri kalmış kentlerde ise sadece kent nüfusu artmıştır. Bu yüzden kır nüfus artışının, genel faktör üzerinde kent nüfus artışına göre yüklemi daha fazla olmuştur. Üretim göstergelerine yönelik değişkenlerden kişi başına imalat sanayi katma değer değişkeninin genel faktör üzerinde 27. sırada 0.77’lik bir yüklemi vardır. Sanayi üretimine yönelik değişkenin genel faktör üzerindeki yüklemi, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş hekimi ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin çok altında kalmıştır. Bu durumun en önemli nedeni, sanayinin ülkeye dengeli dağılmaması, belli bölgelerde toplanmasıdır. Aynı zamanda bazı sanayi kentlerinin hak ettiği sosyal http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf 181

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

göstergelere ulaşamamasının da etkisi vardır. İmalat sanayi üretimi düşük, ancak sosyo-ekonomik gelişme indeksi yüksek olan illerden Muğla, Antalya gibi illerin varlığı da, imalat sanayi üretimi ile genel faktör arasındaki bağıntının az olmasına neden olmuştur. Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
Sıralama Değişkenler 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Erkek SSK’lıların Toplam Nüfus İçindeki Oranı Kişi Başına Düşen Telefon Sayısı Kişi Başı Konut Elektrik Tüketimi 10 Bin Kisiye Düşen Diş Doktoru Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Uzman Doktor Sayısı 10 Bin Kişiye Düşen Otomobil Sayısı Kurumlar Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Kişi Başı Genel Bütçe Vergi Geliri Lise Okullaşma Oran (Kız) Katma Değer Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı Özel Banka / Kamu Banka Sayısı Toplam Kooperatif Sayısı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İnşaat) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (İthalat Vergisi) Ortaokul Okullaşma Oranı (Kız) Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Toptan ve Perakende Ticaret) 10 Bin Kişiye Düşen Motorlu Kara Taşıtı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Konut) Gelir Vergisi Sayılarının İl Nüfusu İçindeki Oranı 10 Bin Kişiye Düşen Eczane Sayısı Toplam Şirket Sayısı Özel Sektördeki SSK’lı Sayısının Kamu Sektörü İçindekilere Oranı Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Mali) ÖSS’yi Kazananların Oranı Özel Sektör Yatırım Teşvikleri İstihdamı (1991-1997 Ortalaması) Kişi Başı GSYİH (Sanayi) Kişi Başına Yaratılan Katma Değer (İmalat Sanayi İçinde) Birinci Faktör Yüklem 0,931 0,930 0,921 0,918 0,913 0,912 0,892 0,884 0,872 0,871 0,854 0,849 0,847 0,841 0,84 0,829 0,829 0,825 0,823 0,812 0,811 0,806 0,800 0,794 0,786 0,779 0,778

182

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 3 Rotasyon Sonrası Faktör Yapı Yükleri
28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 Kadın SSK’’lıların Toplam İl Nüfusu İçindeki Oranı 0,777 İlkokul Okullaşma Oranı 0,777 Ortaokul Okullaşma Oranı (Erkek) 0,776 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSYİH (Ulaştırma) 0,775 Kişi Başı İl Nüfusuna Göre GSİYH (Otel ve Lokantacılık) 0,759 Emekli Sandığından Maaş Alanların İl Nüfusu İçinde Oranı 0,752 GSYİH İçinde Ithalat Vergisinin Ülke İçindeki Oranı 0,729 2000 Yılı Bina Başına Konut Sayısı (Konut Yoğunluğu) 0,706 Ortalama Turist Geceleme Sayısı 0,704 Kisi Başı Yatırım Tesvikleri (1996-1997 Ortalaması) 0,702 Yıl İçinde Sinemaya Gidenlerin Sayısı 0,688 Bucak ve Köy Nüfusu Başına Köy Bütçe Geliri 0,667 Lise Okullaşma Oranı (Erkek) 0,667 Üniversite Okullaşma Oranı (Kız) 0,661 Özel Sektor İmalat Sanayi İşyeri Başına Çalışan Sayısı 0,654 Kırsal Yerleşim Yerinde Toplam Asfalt Yol Oranı 0,644 Kişi Başı Belediye Bütce Geliri İl ve İlçe Merkezleri Nüfusuna Göre 0,640 Kişi Bası Sanayi Elektrik Tüketimi 0,620 10 Bin Kişiye Düşen Pratisyen Doktor Sayısı 0,617 Kamu Yatırımlarının Ülke İçindeki Oranı (1990-1997 ortalaması) 0,574 Bitkisel ve Hayvansal Üretimin Ülke İçindeki Oranı 0,553 Küçük Sanayi İşyeri Sayısı 0,512 Kırsal Alan Nüfus Artış Hızı 0,487 Üniversite Okullaşma Oranı (Erkek) 0,474 Yeterli İçme Suyu Olan Kırsal Yerleşimin Toplam Köy Nüfusuna Oranı 0,412 Kentleşme Oranı 0,411 Tadilata İhtiyaç Olmayan Binaların Toplam Binalara Oranı 0,395 Kişi Başı Banka Kredileri (1995-1997 Ortalamaları 1998 Fiyatlarıyla) 0,383 65 Yaş Üstü Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (orantılı ölüm oranı)0,325 Kişi Başı Banka Mevduatı (1995-1997 kişi başına ortalamaları 1998 fiyatlarıyla) 0,284 Kişi Başı Ortalama Kamu Yatırımları (1990-1997-1998 sabit fiyatlarıyla) 0,199 İl ve İlçe Merkezi Nüfus Artış Hızı -0,300 0 Yaş Grubunun Toplam Ölümler İçindeki Oranı (Orantılı Ölüm Oranı) -0,422

4. İLLERİN GRUPLANMASI

GELIŞME

İNDEKSLERİNE

GÖRE

SIRALANMASI

VE

Genel Faktör üzerinde yüklemi olan değişkenlerin, faktör ile doğrusal bileşenleri sonucu elde edilmiş skorları, illerin gelişme indeksi olarak belirlendikten sonra kademeli olarak gruplanmıştır. Skorlar, rotasyon sonrası oluşmuş değişkenlerin yüklemlerinin tek bir vektör üzerindeki ortak ifadesidir. Tablo 5’de genel faktörden gelişme indeksi ve kademeli sıralanmasıyla elde edilmiş üç ayrı il kümesi görülmektedir. Gelişmişliklerine göre kademelenen üç il kümesi, ekonomik değişkenler ile sosyal değişkenler arasındaki ilişkinin saptanması için kanonik korelasyon analizi için de kullanılmıştır. 80 il bazında gelişmişlik sırasına göre birinci küme 27, ikinci küme 27, üçüncü küme ise 26 ilden oluşmaktadır. 183
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bütün iller, kanonik korelasyon analizindeki çoklu normal dağılım varsayımı nedeniyle birbirlerine yakın sayıda, gelişmiş, azgelişmiş ve geri kalmış olarak adlandırılararak ayrılmıştır. Bütün illeri üç il kümesine ayırmak kanonik korelasyon için uygun olurken; illerin gelişmişliklerine göre daha ayrıntılı değerlendirme yapmak ve mekansal dağılımdaki farklılaşmayı gözlemlemek için yeterli olmamaktadır. İl kümelerinin mekansal dağılımı değerlendirildiğinde; birinci il kümesi Marmara’nın tamamı, Ege kıyıları, Akdeniz kıyıları ve Konya ile Ankara İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyerek genel faktör ile yüklemi fazla olan değişkenler bazında bir homojen bölge oluşturmuştur. Kayseri, Adana üzerinden birinci il kümesi ile birleşmiştir. İç Ege ise coğrafi olarak birinci il kümesinin arasında olmasına rağmen, gelişim indeksinde ikinci il kümesi içinde yer almıştır. Birinci il kümesinde Antalya, Bursa’nın ardından beşinci, Muğla ise altıncı sıradadır. Antalya ve Muğla’nın gösterdiği gelişme performansında turizmin önemli payı olabilir. Diğer yandan, Denizli, son yıllardaki imalat sanayi alanındaki performansı ile Adana’nın üzerinde onikinci sıraya yerleşmiştir. En gelişmiş 27 il kümesi ülkedeki ekonomik faaliyetlerin yaklaşık %90’nını gerçekleştirmektedir. Kalan 53 il ise yaklaşık %10’unu gerçekleştirmektedir. Ülke nüfusunun %59,7’sini barındıran ilk 27 il, kamu sektörü imalat sanayisinin %82,4’ünü, özel sektörün ise %92,7’sini üretmektedir. Ülkeye gelen turistlerin %96,8’i birinci il kümesinde konaklamaktadır. Şirketlerin de %93’ü birinci il kümesinde açılmıştır (Tablo 4 ve Tablo 5). İkinci il kümesi ise, güneyde Gaziantep üzerinden başlayarak Karadeniz’de Giresun’a dik uzanan, Giresun’dan doğuda Artvin’e, batıda ise Bartın’ı kapsayan bir homojen bölge oluşturmuştur. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale illeri Karadeniz’e bağlanarak ikinci il kümesinde yer almıştır. Ayrıca birinci il kümesinin arasında bir “ada” görünümünde olan İç Ege’deki Kütahya, Afyon, Isparta ve Burdur da ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş il kümesi, Karadeniz kıyıları, büyükşehirler dışındaki İç Anadolu illeri (Aksaray ve Yozgat dışında) ve İç Ege’den oluşmaktadır. İkinci il kümesinin en gelişmiş ili olan Gaziantep, yaratılan imalat sanayi katma değer açısından gelişmiş il kümesinde olmasına rağmen, sosyal değişkenler açısından kendi kategorisinin gerisinde kaldığı için ikinci kümede yer almıştır. İkinci dereceden gelişmiş 27 il kümesi ülke nüfusunun % 25,6’sını barındırmakta, kamu, imalat sanayi katma değerinin %16’sını, özel sektör ise %6,8’ini üretmektedir.
Tablo 4 Genel Faktör Skorlarına Göre Oluşturulmuş Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması SanaBitkisel v Sektöİmalat Toplam Toplam Toplam Kamu Gelişme İndeksin SektöÖzel Göre Kademeli İmalat Sanaİmalat SanaToplamının OraHayvansal Nüfusu Şirket Turist Kümeleri Üretim Ora Oranı % Sayısının Geceleme Toplamının OraToplamının Ora % % Oranı % Oranı % % Birinci 27 il Küğmesi İkinci 27 ilKümesi Üçüncü 26 il Kümesi 59,69 22,54 17,77 93,01 5,22 1,77 96,79 2,91 0,3 82,41 16,05 1,53 92,66 6,77 0,57 90,32 8,89 0,79 54,93 25,63 19,44

184

http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Tablo 5 Genel Faktör Skorlarına Göre Üç İl Kümesinin Değişken Bazında Farklılaşması
Kişibaşı KonToplam İl Nüfusu Oranı Gelişme İndeksine GöKişi Başı 1997 Ortalama Kam Kademeli İl Kümeleri Yatırımları (1998 Sabit Fiyatları İlElektrik Tüketimi % Milyon TL) Birinci 27 İl Kümesi 12,1 0,31 59,69 İkinci 27 İl Kümesi 9,13 0,2 22,54 Üçüncü 26 İl kümesi 11,9 0,12 17,77

Üçüncü il kümesinde ise toplam 26 ilin; 21’i Doğu, Güneydoğu ve Doğu Karadeniz bölgelerinde homojen alan oluşturmaktadır. Yozgat, Çankırı, Aksaray, Kilis ve Osmaniye üçüncü il kümesinde yer alan diğer illerdir. Üçüncü il grubu içinde homojen bölge dışındaki illerin beşi de il kümesinin en üst sıralarında bulunmaktadır. Tablo 6 Birinci Faktör Skorları İle Elde Edilmiş Gelişme İndeksleri ve İl Grupları
Sıralama 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 Birinci Grup İndeks İstanbul 2,64 Ankara 2,27 İzmir 2,01 Bursa 1,6 Antalya 1,45 Muğla 1,4 Kocaeli 1,37 Tekirdağ 1,24 Yalova 1,15 Eskişehir 1,11 Denizli 1,09 Adana 1,07 Balıkesir 1,06 Aydın 1,01 Edirne 0,95 Kırklareli 0,94 İçel 0,89 Çanakkale 0,83 Manisa 0,64 Bolu 0,64 Sakarya 0,63 Kayseri 0,61 Zonguldak 0,6 Bilecik 0,5 Konya 0,47 Uşak 0,46 Hatay 0,44 Sıralama 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 İkinci Grup Gaziantep Burdur Samsun Rize Karabük Isparta Nevşehir Trabzon Amasya Karaman Artvin Giresun Kastamonu Elazığ Kütahya Çorum Malatya Kırşehir Kırıkkale Sinop Afyon Niğde Sivas Bartın Tokat Ordu Kahramanmaraş İndeks 0,42 0,4 0,36 0,33 0,32 0,31 0,29 0,17 0,12 0,11 0,05 0,02 -0,03 -0,06 -0,08 -0,09 -0,11 -0,11 -0,13 -0,14 -0,16 -0,22 -0,23 -0,26 -0,37 -0,39 -0,41 Sıralama 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 Üçüncü Gruİndeks Aksaray -0,42 Çankırı -0,59 Erzurum -0,6 Erzincan -0,61 Osmaniye -0,67 Diyarbakır -0,67 Kilis -0,76 Yozgat -0,78 Ş.Urfa -0,86 Adıyaman -1 Gümüşhane-1,01 Kars -1,02 Tunceli -1,02 Mardin -1,04 Van -1,09 Iğdır -1,14 Bayburt -1,15 Batman -1,2 Ardahan -1,3 Siirt -1,47 Bingöl -1,48 Ağrı -1,71 Bitlis -1,73 Hakkari -1,88 Şırnak -1,99 Muş -2,01

80 il, gelişmişliklerine göre üç gruba ayrıldığında, birinci il kümesindeki illerin tamamı, diğer kümelerde ise büyük bir kısmı birbirine komşudur. Üçüncü il kümesi, ülke nüfusunun % 19,4’ünü oluşturmasına rağmen, toplam yaratılan imalat sanayi katma değerinin %0,8’ini üretmektedir. Üçüncü 185
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

grup il kümesi bitkisel ve hayvansal üretimin %17,4’ünü sağlamaktadır. Üçüncü il kümesindeki illerde kişi başı konut elektrik tüketimi gelişmiş il kümesinin yaklaşık üçte biri kadardır (Tablo 4).

İkinci il kümesinde bulunan 27 ilin, 1990-1997 yılı kişi başı ortalama kamu yatırımlarının ortalaması 9,13 milyon TL (1998 Sabit Fiyatları) ile gelişmiş ve geri kalmış il kümelerinin altındadır. (54) Birinci gelişmiş il kümesinde kamu sektörü imalat sanayi ve nüfusun fazla olması nedeniyle kamu yatırımları fazla olmuştur. Geri kalmış üçüncü il kümesinde ise GAP gibi büyük kamu yatırımları gerektiren projeler ile olağanüstü hal uygulanan illerdeki kamu maaşlarının fazla olmasından dolayı kişi başı kamu yatırımları ikinci il kümesinden daha fazla çıkmıştır.

5. SONUÇLAR VEPLNALAMA ÖNERİLERİ Faktör analizi skorlarına göre kümeleme yapıldığında illerin büyük kısmı kendi sosyo-ekonomik düzeylerine uygun yerlerde çıkmıştır. Buna karşılık Kocaeli, Mersin, Gaziantep gibi illerde ekonomik göstergeler, sosyal göstergelere göre daha iyi düzeyde iken; Artvin, Burdur, Nevşehir gibi illerde ise tam tersine sosyal göstergeler, ekonomik göstergelere göre daha iyidir. Ekonomik göstergeleri daha iyi durumda olan illerde eğitimli iş gücü ihtiyacına yönelik yatırımlara öncelik verilmelidir. Sosyal göstergeleri daha iyi durumda olan illerde ise ekonomik yatırımlar kısa sürede karşılığını alabilir. Homojen il gruplarının saptanması, gelişmiş, az gelişmiş ve geri kalmış illerin ülke içinde nasıl dağıldığını gösterdiğinden planlama açısından önemli açılımlar sunmaktadır. Marmara’nın tamamı, Ege ve Akdeniz kıyıları ile Konya, Ankara, İstanbul bağlantısı sağlanacak şekilde İç Ege’yi çevreleyen iller gelişmişlik açısından homojen bölge oluşturmuştur. En gelişmiş il kümesinde turizm sektörü nedeniyle Antalya ve Muğla’nın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi Adana ve Kocaeli gibi sanayi ilerinin üzerinde çıkmıştır. İkinci dereceden gelişmiş iller, Karadeniz kıyıları, büyük şehirler dışındaki İç Anadolu illeri ve İç Ege’den oluşmuştur. Geri kalmış iller ise Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmıştır. Faktörlerden bağımsız olarak değişken bazında bir değerlendirme yapıldığında 60 değişken içinde kişi başına düşen telefon sayısı, SSK’lı nüfusun il içindeki oranı ile bazı refah seviyesi göstergeleri illerin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri ile yüksek düzeyde bağıntılı çıkmıştır. Yeni ekonomi kavramının en önemli parametresi olarak iletişim altyapısının, kentlerin ulusal ve uluslararası entegrasyon sürecinin hızlanmasında, bilginin dünya içinde dolaşımını arttırarak ülkeler arasındaki bağlantıların kurulmasında, sanal ortamda ticaret yapılmasında, sınırlar ötesi sermaye hareketlerinin akışında, ülke ekonomilerinin birbirlerine bağımlı hale gelmesinde ve web dünyasının oluşmasında oynadığı rol ile, her geçen gün kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyleri ile ilişkisi artmaktadır. Bu çalışmada da kişi başına düşen telefon sayısı değişkeninin illerin sosyo-ekonomik gelişme düzeyi ile bağıntısının yüksek çıkması özellikle planlama alanında önemli açılımlar sunmaktadır. Ülkenin hemen her köşesinde altyapısı hazır olmadan yarım kalmış düşük kapasite ile çalışan organize sanayi bölgeleri ekonomik kalkınmaya dinamizm getirememekte ve verimsiz üretim yapmaktadır. Bu bölgelerde özellikle iletişim altyapısı yatırımları sonucunda, elektronik ticaretin artışı, zamanında teslim ve stok maliyetlerinin düşmesi, bürokratik işlemlerin azalması, depolama için kullanılan binaların daha 186
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

etkin kullanımı ile maliyetler azalarak verimlilik sağlanabilir iç ve dış piyasalar ile entegrasyon gelişebilir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişmesi ile değişken bazında yüksek düzeyde bağıntılı olan diğer bir değişken SSK’lı nüfusun il içindeki oranı olmuştur. SSK’lı nüfusun oranı, ekonomik olduğu kadar sağlık ve emeklilik sigortası ile ailenin sosyal güvenliğini sağlamasından dolayı İnsani Kalkınma İndeksi’ne (HDI) benzerlik gösteren sosyo-ekonomik bir boyutu vardır. Aynı zamanda ekonominin kayıt altına alınması konusunda da ip uçları vermektedir.

Ülkemizde sosyal güvenliği olmadan kayıt dışı çalışan nüfusa özellikle eski doğu bloğu ülkelerinden gelen kaçak işçilerin eklenmesi ile var olan sorun giderek artmaktadır. SSK primlerinin yüksek olması, kaçak işçi ile üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve cezai yaptırımların uygulanmaması, üreticileri kayıt dışı ekonomiye yöneltmektedir. Kentlerin sosyo-ekonomik gelişme düzeylerinde iyileşme sağlamak için ekonomi kayıt altına alınmalıdır. Böylece, kamu sosyal güvenliğe yönelik harcama yapmak amacıyla daha fazla vergi toplayabilir. Kentleşme kuramları içinde sanayileşme, ülkelerin sosyo-ekonomik yapılarındaki değişimin önemli göstergelerindendir. Sanayileşmiş ülkelerin sosyal göstergelerinin, sanayileşememiş ülkelere göre daha iyi durumda olması beklenir. Ancak, iller bazında yapılan bu çalışmada imalat sanayi göstergesi ile sosyo-ekonomik gelişme arasında yüksek düzeyde bağıntı çıkmamıştır. Sanayi üretimine yönelik değişkenlerin kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyiyle bağıntısı, kişi başı konut elektrik tüketimi, bin kişiye düşen otomobil sayısı, liseli kız öğrencilerin okullaşma oranı, 10 bin kişiye düşen diş doktoru ve uzman doktor sayısı gibi refah seviyesi değişkenlerinin altında kalmıştır. Çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapıldığında, kentsel sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyinin ülke genelinde daha dengeli dağılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi önem kazanmaktadır. Ancak, az gelişmiş ülkelerin kıt kaynakları nedeniyle bölgeler arası dengesizliği azaltacak, özellikle de sosyal politikalara yönelik yatırımlar yapamamaktadırlar. Bu yüzden bölgeler arası gelişme farklarını azaltacak kuramlar içinde oldukça önemli yeri olan “kutupsal gelişmeye” yönelik plan bölge önerilerinde bulunulmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde GAP çerçevesinde Gaziantep ve Şanlıurfa önemli birer kutup merkezi olmaya aday durumundadır. GAP ağırlıklı olarak tarıma dayalı üterimi hedeflemektedir. Özellikle tarıma dayalı sanayiye yönelik teşvikler verilerek bölgenin kalkınması sağlanabilir. DPT raporlarında GAP ürünlerine yönelik ileride pazar bulma sorunlarının çıkacağı öngörülmektedir. GAP ürünlerinin büyük bir kısmının AB pazarına, Gümrük Birliği’nin tarımsal ürünleri kapsamamasından dolayı, girmesi zor olacaktır. GAP için en uygun pazar yaklaşık 450 milyon nüfuslu Hazar ve Karadeniz havzaları olabilir. Bu pazarlara yönelik kara, deniz ve demiryolu ulaşım bağlantıları sağlanmalıdır. VIII. Kalkınma Planında yer alan Kars-Tiflis demiryolu projesi, GAP ürünlerini Hazar havzasına taşımak için oldukça önem taşımaktadır. Demiryolu, GAP bölgesinin ürünlerini Kafkasya yanında Karadeniz’de de uygun bir limana bağlantı yapacak şekilde birleştirilebilir. Böylece Güneydoğu Anadolu illeri için kentlerin sosyo ekonomik gelişmişlik düzeylerinde bölgelerarası barışa ve entegrasyona katkı sağlayarak bir yükselme sağlanabilir. Rusya ve Ortadoğu dışında üçüncü bir alternatif, enerji güzergahı olan Bakü-Tiflis- Ceyhan petrol boru hattı projesi Doğu Akdeniz ve GAP bölgesini ekonomik olarak etkileyecek ve Yumurtalık boru hattı ile bölgenin stratejik önemini daha da artacaktır. Buraya gelecek olan ham petrole katma değer yaratmak ve taşımak için kimya ve lojistik alanında teşvikler verilebilir. Yine nitelikli sanayi bölgesi olarak adlandırılan, yüksek teknolojiye dayalı üretim yapılıp ABD’ye gümrüksüz olarak ihraç edilmesi 187
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

New York And Oxford. (1996) Çok Değişkenli İstatistiksel Analiz. Areas of Economic Stress In Canada. Tatlıdil. DPT. Cilt I düşünülen yer için de Doğu Akdeniz öne çıkmaktadır. Borts. Antalya ve Muğla’nın turizm sayesinde birçok sanayi kentini gelişme indeksinde geçmesi turizmin önemini vurgulamaktadır. başta okullaşma açısından sosyal göstergeleri daha iyi durumdadır. G. (1950) The Equalization of Returns And Regional Economic Growth. Queens University. Hacettepe Üniversitesi Yayınları. Turizm. Depermant of Psychology Research Design and Data Analaysis. University of Nebraska. Cook ve D. H. (2002) Factor Analaysis. Barbara. Factor Analaysis.tr/bolgesel/keas-I. Ray (1965) “Identification of Declining Regions. Antalya ve Burdur arasında ulaşım bağlantısı yapılarak sağlık ve kültür turizmi geliştirmeye yönelik plan bölgesi oluşturulabilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Calvin. Riski azaltmak için mevcut turizmin arz ve talebindeki bölgesel bağımlılık giderilebilir. Bu illerin. Burdur gibi iller daha gelişmiş illerin arasında kalmışlardır. en ufak terörist saldırıdan etkilenecek kadar da kırılgandır. GAP. Türkiye için önemli bir olgu olduğu kadar. H.dpt. Berry. daha laik bir toplumun oluşmasında ve özellikle kız çocukların okullaşma oranlarının artmasında etkili olabilir. Turizm geri kalmış bölgelerin modernleşmesinde. Ankara. Hatay’ı da içine alacak şekilde yeni bir plan bölgesi oluşturulabilir. Berry. Özellikle İç Ege’de Afyon. Bunun için AB ülkeleri dışında da pazar aranmalı ve turizm ülkenin bütününe ve 12 aya yayılmalıdır. geri kalmış bölgelerin sosyo. Bu yüzden GAP bölgesinin sınırlarını batıya kaydırarak Adana. 50.pdf . 188 http://ekutup. kültür turizmi. Ekonomik Çöküntü Alanları Konferansına Sunulan Bildiri. California. termal ve inanç turizmi potansiyeli geliştirilebilir. Akgül. A. Sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki dengesizlik.ekonomik gelişme düzeylerinin yükseltilmesinde önemli bir araçtır. Borts G. (1997) Tıbbi Araştırmalarda İstatistiksel Analiz Teknikleri. Ontario. Mersin. Stein (1964) Economic Growth in A Free Market. New York. Kingston. Oxford University Press. güneş turizmi dışında. (2001) Using Multivariate Statistics. Ankara. Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’i kapsayacak şekilde deniz kum. batı bölgeleri için de geçerlidir. KAYNAKLAR DPT (1996) İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması. Linda. eko-turizm. B.. (1965) Brain The Identification Of Forces Of Rural Poverty. Kütahya. S. Faktör Analizi. doğu illerinin aksine. January. kış turizmi.gov. Turizm. 21-22. K. Isparta. Kütahya. ve J. Özellikle Doğu Akdeniz. 319-347. L. Kingston.. Lincoln. G. An Empirical Study of The Dimensions of Rural Poverty”. Bu yüzden turizm konusundaki riskler azaltılmalıdır. American Economic Review. Ankara. P. Kanonik Korelasyon Analizi. H. Isparta. B. UNDP (2001) Human Development Report. Afyon.

pdf . Uşak’ta faaliyet gösteren sanayi işletmelerinin genel yapısını ve işletmecilik sorunlarını belirlemektir. araştırma kapsamına dahil edilecek işletmeler bu listeden seçilmiştir. Hizmet işletmeleri ve ticaret işletmeleri.1’ini oluşturmaktadır. Böylece araştırmaya 238 işletme katılmıştır. ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ Araştırmadan elde edilen veriler. sektör temsilcileriyle görüşülerek sorular test edilmiş. 2. sanayi alanında faaliyet gösteren 270 işletme belirlenmiştir. personel sayısı araştırma kapsamı ölçütlerine uymuş olsa da araştırma kapsamına dahil edilmemiştir. Cilt I Uşak’taki Sanayi İşletmelerinin Üretim ve Yönetim Özellikleri Alparslan Şahin GÖRMÜŞ Yrd.gov. Ayrıca Uşak Defterdarlığı’ndan alınan dokümanlarla beş ve üzeri personel çalıştıran işletmeler belirlenmiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Doç. Uşak Ticaret ve Sanayi Odası’ndan üyelerinin listesi alınmış. 5 işletmeye defalarca gidilmesine rağmen anket görüşmesi sağlanamamıştır. Uşak’ta yapılan sanayi araştırmasında. ön araştırma ve literatür incelemesi yapılmış. Anketörler uygulama öncesi eğitime alınmış. Bu sayı da araştırma kapsamındaki işletmelerin %88. sanayi ve ticaret odasından beklentileri ölçmek için oda temsilcileriyle görüşülerek sorular belirlenmiştir. Araştırmanın temel amacı. 17 işletme araştırmaya katılmak istememiştir. Türkiye’de imalat sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaklaşık %99’unu. konu ve soruların amacıyla ilgili bilgilendirilmişlerdir. Araştırma kapsamını belirlemede.. Sanayi alanında Uşak’ta devlet yatırımı olmamasına karşın. Bu fonksiyon o denli önemlidir ki. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE) belirlediği ölçütler kapsamında beş ve daha fazla personel çalıştıran sanayi işletmeleri araştırma kapsamına alınmıştır. geliştirilen bir anket formu ile sağlanmıştır. yüzde yüz dönüşümü sağlanmıştır. Uşak’ta da görülmektedir. Ekonomide oluşturdukları katma değer yaklaşık olarak %25-30 civarındadır. Bu kapsamda. Türkiye genelinde görülen bu özellikler bir çok Anadolu kentinde olduğu gibi. Uşak İİBF 1. Gerekli gördükleri yerlerde açıklama yapmış olmaları bilgilerin doğru alınmasını sağlamıştır. özel girişimcilik gerçekleştirilmektedir. Araştırmanın evrenini oluşturan. Anket formu geliştirilirken. Diğer bir deyişle işletmelerin sanayi üretimine yönelik çalışma şartı öngörülmüştür. 238 işletmenin tamamına ulaşılmış ve bilgi alınmıştır. Anket uygulaması. Dr.tr/bolgesel/keas-I. 270 işletmeden 10’ sinin mevsime bağlı olarak veya başka nedenlerden kapalı olduğu tespit edilmiştir.dpt. 189 http://ekutup. ARAŞTIRMANIN AMACI VE KAPSAMI Türkiye ekonomisinde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) önemli bir fonksiyon üstlenmektedirler. Afyon Kocatepe Üniversitesi. istihdamın da yaklaşık %55’ini karşılamaktadır. anketörler aracılığı ile yüz yüze görüşme şeklinde gerçekleşmiş.

3. Uşak ilinde de sanayi işletmelerinin limited şirkete yöneldiği gözlenmektedir.6 ile üçüncü sırayı anonim şirketler almaktadır. İşletmelerin Ortak Sayılarına Göre Dağılımı Şirket halinde faaliyette bulunan işletmelerin ortak sayısı itibariyle bakıldığında şirketleşen işletme sayısı 178’dir.8) iki ortaklı. %20. 2. en az iki en çok 50 ortak sayısına sahiptir. işletmelerin hukuki yapıları aşağıdadır.tr/bolgesel/keas-I. geleneksel yönetim anlayışı ve şirketleşme bürokrasisinden kaynaklanmaktadır. 36’sı (%15. tek kişi işletmesi olduğu sonucunu vermektedir. 559 sayılı KHK ile Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ve Bakanlar Kurulunun 2001/3500 sayılı kararı ile (19.01. son sırayı da %0.6 100.25 Ocak 2003 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. güçlü sermayenin rekabet şansı daha yüksek görülmektedir.dpt. %74. bu şirket türüne olan güvenin de bir sonucudur.2002 gün ve 24645 sayılı Resmi Gazete) bu yetki anonim şirketler için 50 milyar.5) ise 5 ve üzeri ortaklıdır. Ancak.0 Tablo 1’e bakıldığında.8 oran ile kolektif şirket almaktadır. çok ortaklı büyük sermaye olarak daha rekabetçi olmasına karşılık. 15’i (%6. Üçüncü sırayı 49 işletme ve %20.8’lik bir orana ulaşılmış olması.2 oran ve 60 işletmeyle tek kişi işletmeleri almaktadır. Şirketlerin 71’i (%29.2 ile tek kişi işletmeleri almaktadır. yeterli sermaye yokluğu. Toplumumuzda daha az ortaklı ve aile şirketi tipinde sermaye şirketleri talep edilmektedir. limited şirketler içinde 5 milyar olarak belirlenmiştir. Ancak ekonomik güç itibariyle bakıldığında. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı yardımıyla değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir. birinci sırayı %53.3) dört ortaklı ve 56 tanesi (%23. “küçük olsun benim olsun” ya da “azıcık aşım ağrımaz başım” 190 http://ekutup. İŞLETMELERİN GENEL BİLGİLERİNE GÖRE DAĞILIMLARI 3. İkinci sırayı %25.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Serbest piyasa ekonomisi içinde gücü ifade eden yüksek sermaye. Bu. şirketleşme ile mümkün olabilecektir.gov. Anonim şirketleri faaliyet alanlarının daha geniş olmasına karşılık limited şirketlerinin tercih edilmesi. Uşak’ta şirketleşmenin öneminin kavranmaya başlandığının işareti sayılabilir. Görüldüğü gibi. İşletmelerin Hukuki Yapılarına Göre Dağılımı Yapılan anket çalışması sonucu.8 20.1) üç ortaklı. çok ortaklı şirketlere olan güvensizliğin de sonucudur. Cilt I Anket uygulaması 15 Aralık 2002. İkinci sırayı 60 işletme sayısı ve %25.4’nün limited şirket olması. 1.pdf . sanayi işletmelerinin %53. Tek kişi işletmeleri.6 oran ile anonim şirketler. İşletmelerin dörtte birinin (%25) ortaklı olmaması. TTK’ya göre limited şirketler. Bu nedenle küçük sermayelerin bir araya gelerek. Tablo 1 İşletmelerin hukuki yapılarına göre dağılımı Hukuki yapısı Tek kişi işletmesi Limited şirket Kollektif şirket Anonim şirket Toplam Sayısı 60 127 2 49 238 Yüzde 25.4 oran ve 127 işletmeyle limited şirket türü oluşturmaktadır.4 . 3.2 53.

0 İşletmelerin faaliyet alanlarına yönelik olarak 7 seçenek sunulmuştur. Ortaklar arasında akrabalık ilişkisinin varlığı.7 9. Sanayi Odaları. Üye olmayan işletme ise 5 olup.pdf .tr/bolgesel/keas-I. Bu kapsam içersinde bakıldığından 3 işletmenin cevap vermediği. işletmelerin ortaklıklara yönelmeleri teşvik edilmektedir. Rekabet edebilmede temel olarak. 230 işletmenin üye olduğu ve 5 işletmenin mesleki bir kuruluşa üye olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.7’sini tekstil. Deniz Ticaret Odaları Ve Ticaret Borsaları Birliği Yasasına göre. İşletmelerin Mesleki Oda ya da Derneklere Üyeliklerine Göre Dağılımı Sanayi işletmelerinin 7457 Sayılı Ticaret Ve Sanayi Odaları.3).1’dir.7 1. Derneklere üye olmak ise zorunlu değildir. Cilt I yaklaşımından kaynaklanmaktadır. 3.8’inin ortakları birbiriyle akraba olduğunu ifade etmiştir.7) ile Makine sektörü oluşturmaktadır dördüncü sırada.7 1. Ticaret Borsaları Ve Türkiye Ticaret Sanayi.2 ile ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olmadığı belirtilmiştir.gov. Bu soruya 60 işletme cevap vermemiştir.3 9. üçüncü sırayı yine 23 işletme ile gıda sektörü almaktadır. 23 işletmeyle dericilik ve gıda sanayi %9. 3. 28 işletmeyle %11. İkinci sırayı 23 işletmeyle dericilik sektörü. finans ve insan kaynakları yönetimlerinin ön plana çıktığı günümüzde.7’sini.8’ini diğer sektörler oluşturmuştur.8 100.7 1. Ortaklık halindeki işletme sayısı 178 idi.dpt. Ortaklı işletmelerin %84.3. Şirketlerden 151 tanesi ortaklar arasında akrabalık ilişkisi olduğunu bildirmiştir. mesleki odalara üye olmaları gerekmektedir. 4. Mesleki kuruluşlara üye olan işletme sayısı 230 ve (%96.3) beşinci sırada yerini almaktadır. İşletmelerin Faaliyet Alanları İle İlgili Bilgiler Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanlarına Göre Dağılımı Sektör Tekstil Dericilik Seramik Gıda Makine Kimya-Petrol Diğer Toplam Sayı 154 23 3 23 4 3 28 238 Yüzde 64. Ticaret Odaları. Uşak sanayisine yön veren 3 sektör bulunmaktadır. seramik sektörü ise 3 işletmeyle (%1. 3 işletmede bu soruya cevap alınamamıştır (%1. 154 işletme sayısıyla %64. 4 işletme (%1.7’sini makine.7’sini tekstil oluşturmaktadır . bizi 191 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 11. 154 işletmeyle sanayiinin %64. 4 işletmeyle %1. 3 işletmeyle seramik ve kimya ve petrol sanayisi %1.3’ünü oluşturmaktadır.6) orandadır. Deniz Ticaret Odaları. Bu soruyu cevaplamayan işletme sayısı ile tek kişi işletme sayısı aynıdır. 27 işletmede ise %15. toplam işletme içersindeki oranı %2.

İŞLETMELERİN ÜRETİM ÖZELLİKLERİ 4. İşletmelerin %47. işletmeye kurumsal bir yönetim anlayışı getirmektedir. geleneksel yönetim ve yönetici anlayışı yerine. profesyonel yöntemlerden yararlanmaları gerekmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. toplumumuzda ekonomik ilişkilerde akrabalık bağının büyük etken olduğunu göstermektedir.tr/bolgesel/keas-I. oğul büyütür. Toplam 160 18 68 103 61 323 217 950 % 16. şirketler çok ortaklı ve küçük sermayelerin oluşturduğu büyük sermayeler şeklindedir.9 100. Cilt I şirketlerin aile şirketi olduğu sonucuna götürmektedir. Uşak’taki işletmelerin ulusal ve uluslararası rekabette güç birliği yapmaları.8 1. Bu yolla işletmeler iyi oldukları alanlarda.8 6. Profesyonel yönetim. aile işletmelerinde kuşak değişikliklerinde yaşanan olumsuzlukları ortadan kaldırmaktadır. 2. güçlü sermaye yapılı ve çok ortaklı şirketler şeklinde bir oluşuma gidilmelidir. İşletmelerin yaşam sürelerinin uzatılması ve rekabet avantajı kazandırılması için.3) kapasite raporunun olduğu. Halen kurumsal alt yapısı şekillenmekte olan bir üniversitenin Uşak’ta kurulan yeni birimlerinin varlığı. “Bir işletmeyi dede kurar. torun da sanat tarihi okur” özdeyişi tipik Türk işletmelerini tanımlamaktadır. İşletmeye üstünlüklerini tanıma fırsatı vermektedir. 4. Oysa.Der.Der.0 Önem sırası 3 7 5 4 6 1 2 192 http://ekutup. herhangi bir dönem başında o döneme ait kapasite planlaması yapmadıkları. Yaklaşık 1/3’ünün kapasite raporunun olmaması. serbest piyasa koşulunun hakim olduğu ekonomilerde. Bu sonuç. 1.pdf .gov. 35 11 2 3 12 13 15 23 6 15 83 32 20 61 3.5’lik bir oranla kapasite raporu hazırlamada ticaret ve sanayi odasından yararlandığı çıkarımı yapılabilir. Kapasite planlaması.2 10. İşletmelerin kapasite raporuna sahip olmaları stratejik bir üstünlük sağlayacaktır.3) cevapsızdır. Önemli bir iktisatçı olan Alfred Marshall kurumsallaştırılmamış işletmelere yönelik. üretim girdilerinin verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktadır. rekabet üstünlüğü sağlayabilirler. Tablo 3 Düşük Kapasite ile Çalışma Nedenleri Faktörler Öz sermaye yetersizliği Kuruluş yeri yanlışlığı Hammadde yetersiz Yetişmiş eleman az Teknoloji yetersiz Pazarın darlığı Dövizdeki dalgalanma Toplam Etkisiz 159 227 207 188 204 113 122 Önem Dereceleri 1. 77’sinin (%32.4) olmadığı görülmektedir. Kapasite Raporu Durumu İşletmelerin 153’ünün (%64. dolayısıyla boş (atıl) kapasitelerinin ne kadar olduğunu net olarak bilemediklerini ortaya koymaktadır. 33 6 6 12 13 10 35 Ağırlıklı ort. Üniversiteden yararlanan sadece bir işletme olması şaşırtıcı görülmemektedir. Bu tür sermaye yapısı Uşak’ da yaygınlaşamamıştır.4 34. Ayrıca profesyonel yönetim.dpt.9 7. 8 işletme de (%3.0 22.Der. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırması yapmadıkları. önümüzdeki yıllarda bu tablonun değişebileceği yönünde izlenimler vermektedir.

Bunlardan günümüzde en etkili olanı ise elektronik ticarettir. Sonradan daralan bir pazarla karşılaşılması durumunda önceden belirlenen stratejilerin uygulamaya konulması yerinde olacaktır.9) cevaplamamıştır. planlanan (olması gereken) kapasiteye oranlanması ile bulunur. Buna göre kapasite kullanım oranı ne kadar yüksek olursa. 142 işletme (%53.pdf .6’sı TSE-TSEK.2) fason üretim.9’u diğer standartlardır. İşletmelerin %28. 82 tanesi (%34. İşletmelerin kapasite kullanım oranlarının düşük olması maliyetler üzerinde artırıcı bir etki oluşturmaktadır.4’ünün ise hala bir kalite belgesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. 3. Kapasite kullanım oranı. 22 tanesi (%9. 31 tanesi (%13. Cilt I İşletmelere düşük kapasite ile çalışma nedenleri sorulmuş. Uşak’taki işletmelerin %75’inin tekstil işletmesi olması ve bu işletmelerin çoğunun birbirlerine müşteri olması nedeniyle gerçekleştirdikleri üretimin. %71. çevrenin ve tüketicinin korunmasına ilişkin temel gereklere uygun olduğunu ve üreticinin.9’u dövizdeki dalgalanma. Geri kalan 224 işletme (%94. Rekabet avantajı sağlamak için. %7. 193 http://ekutup. İşletmelerin hiçbirinin CE standardı belgesine sahip olmadıkları görülmüştür.1) üretim süreçlerinde kalite kontrolü yapmaktadır.1) yüzde yüze yakın kapasite kullanım oranına sahiptir. Kalite kontrol maliyetlerinin ve hatalı üretimin azaltılması için üretimin her aşamasında kontrol gereklidir. Bu konuda enformasyon toplumunda varlık göstermeyi hedef edinen örgütlerin elektronik ticareti dikkate alarak faaliyet göstermeleri bir zorunluluk halini almıştır. İşletmeler için kapasite değerlemesinin önemi büyüktür. Boş kapasite ise planlanan kapasiteden geçekleşen kapasitenin çıkarılmasıyla elde edilir. bir üretim sürecinde hammadde ya da yarımamül aşamasından mamul aşamasına gelinceye kadar geçen aşamalarda yer almalarından kaynaklanmaktadır.dpt. ikinci derece öncelikli görülen %22.1’i ISO 9000 serisi. 4.6’sı bir kalite belgesine sahip olmakla beraber. Daha kuruluş aşamasında iken işletmenin üretim kapasitesinin ve pazarın durumunun çok iyi araştırılması gerekir. üçüncü derece öncelikli görülen %16. 4. gerçekleşen kapasitenin. bilişim teknolojileri işletmelerde değerlendirilmelidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.5’lik bir oranın kalite kontrolünü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı anlaşılmaktadır.3) mevsimlik üretim yapmaktadır. Üretimle ilgili bir kalite kontrolünün nasıl yapıldığına ilişkin soruyu 14 işletme (%5. Seri üretim yapan işletmelerin oranının yüksek olması.tr/bolgesel/keas-I. %34’ü pazar payının dar olması.8’i öz sermaye yetersizliğidir. buna göre Tablo 3’te kapasite düşüklüğü nedeni olarak birinci derece öncelikli görülen.2) sürekli üretim.5) yüzde ellinin üzerinde kapasite kullanım oranına sahiptir. Daralan pazar çemberini genişletmenin temel yollarından biri yeni pazarlar bulmaktır. %65. Kullanılan standartlarla ilgili diğer bölümünde ekoteks ve gıda koteksi standartları yer almaktadır. İşletmelerin sadece %28. ürünün piyasaya sunulabilmesi için gerekli olan uygunluk değerlendirme işlemlerini yerine getirdiğini belirten bir işarettir. güvenlik. 20 işletme (%10. Bunun %15. İşletmelerde Kalite Yönetimi Ülkemizde son on yıldan bu yana kalite konusu giderek önem kazanmıştır. iletişim. CE işareti bir ürünün sağlık.gov.4) sipariş üretimi. 2. İşletmelerin Üretim Şekilleri Üretim şekilleri itibari ile işletmelerin 103 tanesi (%43. boş kapasitesi o oranda düşecektir. %5.6’sı bir kalite standardına sahiptir.

Ayrıca. Toplam % 279 24.9 5.5 18. Bunun sebebinin ne olduğunun incelenmesi yerli makine sanayi açısından önem arz etmektedir.tr/bolgesel/keas-I. 93 43 29 21 45 35 22 55 34 3 18 38 7 Ağırlıklı ort. ikinci önemli sektör olarak deri sektörünü gündeme getirmektedir. 5. 3.Der. firmalar yerli makine yerine yabancı makineleri tercih etmişlerdir. Bu rakamlar Uşak’ın bir tekstil kenti olduğunu ispatlamaktadır. çalışma sıklıkları ve menşelerine göre dağılım Makine adı Harman Tarak Cer Open end Dokuma Flatör Makas Şardon Vargel Dolap Etleme makinesi Sıkma makinesi Tıraş makinesi Tırtır Tav dolabı Gergi makinesi Desi makinesi Boya makinesi Toplam Sayı 115 341 125 128 1694 54 51 80 235 97 29 38 36 22 37 38 18 61 3199 Çalışma sıklığı Menşei Tek 3 Vardiya Yerli Yabancı vardiya 64 51 45 70 130 211 32 309 33 92 11 114 32 96 11 117 423 1271 294 1400 18 36 11 43 28 23 10 41 31 49 10 70 82 153 24 211 73 24 95 2 22 7 29 0 24 14 23 15 26 10 25 11 18 4 15 7 29 8 36 1 27 11 35 3 14 4 18 0 37 24 35 26 1105 2086 759 2440 Tablo 4’e göre.6 363 211 57 1118 32.gov. Tablodan da görülebileceği gibi.9 208 18. Hammadde Tedariki İle İlgili Bilgiler Tablo 5 Hammadde temininde karşılaşılan sorunlar Faktörler Etkisiz 145 145 Önem Dereceleri 1. mevcut makineler arasında sayı olarak deri sanayiinde kullanılan makinelerin çeşitliliği.Der.1 100. 2. ilk sırayı dokuma makinelerinin alması.Der. İşletmelerde Makine Donanımları Tablo 4 İşletmedeki makine sayıları. 4. 4.0 Önem sırası 2 4 1 3 5 Hiçbir sorunla karşılaşmıyorum Hammaddenin niteliksiz olması Hammaddenin istenilen zamanda 120 bulunamaması Yeterli miktarda hammadde 131 bulunamaması 206 Diğer Toplam 194 http://ekutup.dpt. Uşak ilinin dokuma sanayi ile bütünleştiğini sayısal olarak göstermesi açısından önemlidir. Cilt I 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .

5 57 4.3’lük oranla büyük işletmeler yer almaktadır. Bu kapsamda.dpt. işletmelerde çalışanlar arttıkça. İŞLETMELERİN YÖNETİM YAPISI Üretim unsurları. elde edilen verilere göre.3’lük oranla küçük işletmeler. 5. %31. 50-149 işçi çalıştıranlar orta boy. 10-49 arasında işçi çalıştıran işletme sayısı 184’tür (%61.tr/bolgesel/keas-I.6’sında işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır. söz konusu unsurlar içinde etkinliği olan tek girdi "insan"dır. işletme sayısının azaldığı görülmüştür. 29 işletme ve %12. Bu bulgulardan Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerin büyük oranda KOBİ’lerden oluştuğu sonucu görülmektedir (%93. İşletme sahibinin eş ve çocuklarının üst 195 http://ekutup.15 işletme ve %6. Ankete katılan 238 işletmenin kaç işçi çalıştırıldığı ortaya konulmuştur. sermaye ve doğal kaynaklar olduğu yaygın olarak kabul görmektedir.Der. 50-149 işçi çalıştıran işletme sayısı 29’dur (%12.7).2 ile çok küçük işletmeler. 1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 25 5 115 - İşletmelerin %40’ı hammadde ihtiyaçlarını ulusal kaynaklardan. 2. Yeterli miktarda hammadde bulunamaması ise %18. Bu unsurlar içinde insan kaynakları unsuru en önemli yere sahiptir. Buna göre.pdf . Cilt I İşletmelere hammadde temininde karşılaştıkları sorunlar sorulmuş ve araştırmaya katılan işletmelerin %32. Araştırmada işletmelerin uluslararası kaynaklara pek fazla başvurmadıkları sonucu çıkmıştır. Bunun yanında.2).Der.0 Önem sırası 2 1 3 4 3. 10-49 işçi çalıştıran işletmeler küçük boy. 1-9 işçi çalıştıran işletmeler çok küçük ölçekli.9 ile üçüncü öncelikli olarak yer almıştır. 150 işletme ve %61. Tablo 6 Hammaddenin sağlandığı yerler Önem Dereceleri Faktörler Etkisiz 1. bilgi. İşletmelerin başarılı olması ya da başarısız olmasında en önemli rolü insan ve insan kaynakları yönetimi oynamaktadır.5’i birinci öncelikli olarak hammaddenin zamanında bulunamaması üzerinde durmuştur. emek.gov.9 494 40. 150 ve üzeri işçiye sahip 15 işletme vardır.9’u yerel kaynaklardan sağladıklarını belirtmişlerdir. 150 ve üzeri işçi çalıştıran işletmeler büyük boy kabul edilmektedir. İşletmenin üst yönetim yapısı kapsamında üst yönetimin nitelikleri ve eğitimi incelenmektedir. Uşak’ta araştırma kapsamındaki işletmelerde toplam 12072 işçi çalışmaktadır. Uşak’taki işletmelerin çalışan sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 48 işletmede %20.Der.6 1234 100. girişimcilik. 5.3). işletmelerin %75. İşletmelerdeki Çalışan Sayısı KOSGEB’in işletmelerde çalıştırılan işçi sayısına göre yaptığı sınıflandırmada.2’lik oranla orta işletmeler. Çünkü. 5-9 işçi çalıştıran işletme sayısı 48’dir (%20. Verilerden.2). 80 102 31 Yerel kaynaklardan 39 101 93 Ulusal kaynaklardan 11 21 Uluslararası kaynaklardan 91 219 19 Hepsi Toplam Ağırlıklı ortalama Toplam % 393 31.0 290 23.9’u bir sorun ile karşılaşmadıkları yönünde cevap vermiştir. işletmelerin %24.

İkinci derecede yakınların oranı ise. 107 işletmeden ankete cevap alınamamıştır.3). 498 erkek üst düzey yönetici çalışmaktadır. 4-9 kişi arasında alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 15’tir (%16. Ankete cevap veren işletmelerin 21’i (%8.7). Cevap vermeyenlerin orta düzey yöneticilerinin olmadığı sonucuna ulaşılabilir. Profesyonel yönetici çalıştıran işletme sayısı 23’tür. Bu sonuçtan cevap vermeyenlerin kadın yönetici çalıştırmadıkları çıkarımı yapılabilir.8) en az 1 üst düzey kadın yönetici çalıştırmaktadır.gov.9) cevap vermiştir.pdf . üst düzeyde %7. Ankete katılan işletmelerin %88. 5.6).6’sında ise 8-16 üst düzey yönetici yer almaktadır. 10-25 arası alt düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 12’dir (%13).7). Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir. Orta düzey kadın yönetici sayı ve oranına ulaşılmıştır. İşletmelerin %1. 1-3 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 27’ dir (%77. ankete cevap veren 92 işletmede (%38. Üst düzey yönetici sayısı ve cinsiyetiyle ilgili soruya 18 işletme cevap vermemiştir.5’tir. Üst yöneticilerin eğitim durumları ele alınmaktadır.7).5. Alt düzey erkek yönetici sayısında. 5-9 arasında 3 işletme vardır (%1. 10-16 alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 3’dür (%8. İşletmelerde Çalışanların Yönetim Düzeylerine Göre Dağılımı Üst düzey yönetici ve cinsiyet dağılımlarına bakıldığında. Bulgulardan. 2. ankete cevap veren 220 işletmede (%92. 205 işletme bu soruyu cevapsız bırakmıştır. ankete 26 işletme (%10. 4-9 arasında alt düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’dir (%14. Erkek stajyerlerden 1-3 stajyer 28 işletmede çalışmaktadır.4’ü yüksek öğrenim görmüştür.4). Alt düzey erkek yönetici sayısı arttıkça işletme sayısı azalmaktadır. orta ve alt) kadın yöneticilerle erkek yöneticiler sayısal olarak kıyaslandığında.2). 3-8 kişi arasında orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 7’dir (%6.2’dir. Ankete cevap verenlerden 1-3 orta düzey kadın yönetici çalıştıran işletme sayısı 30’dur (12. ankete cevap veren 131 işletmede (%55). 212 işletme bu soruya cevap vermemiştir.3). Üst düzey yöneticilerin eğitim durumları ise. Orta düzey erkek yönetici sayı ve oranlarına ulaşılmıştır.dpt.3’tür. orta düzeyde %14.7). Alt düzey kadın yönetici ile ilgili soruya cevap veren işletme sayısı 35’dir (%14. Bu işletmelerde toplam 109 alt düzey kadın yönetici çalışmaktadır.9). Özel statüde çalışan personelle ilgili verilere ulaşılmıştır.1). Cilt I yönetimdeki oranı %10. Üst düzey kadın yönetici sayısı sorulmuş.tr/bolgesel/keas-I. yaklaşık yarısının ilköğretim ve orta öğretim düzeyindedir (%49. 3 kişiye kadar orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletmeler 108’dir (%82.6’sında 1-3 üst düzey yönetici. %4. Stajyer erkek 31 işletmede (%13) toplam 69 kişidir.9)cevap vermiştir. 10-42 orta düzey erkek yönetici çalıştıran işletme sayısı ise 14’dür (%10. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır. 2-7 kadın üst düzey yönetici çalıştıran işletme sayısı 5’tir (%2). Sonraki %10’luk dilimde 4-7 üst düzey yönetici bulunmakta. Ankete 33 işletme (%13. Buna karşılık %50. Her üç düzeyde de (üst.7) toplam 385 erkek alt düzey yönetici çalışmaktadır.4). 1-3 alt düzey erkek çalıştıran işletme sayısı 65’dir (%70. alt düzeyde %28. Bu sayı 196 http://ekutup. 443 orta düzey erkek yönetici çalışmaktadır. Üst düzey.8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6). kadınların erkeklere oranı.

Son 20-30 yılda dünyada iletişim. uyumlu bir örgüt ikliminin de oluşturulmasına çalışır.7’dir..9) toplam 42 kadın stajyer çalışmaktadır.dpt.8) cevap alınamamıştır. İnsan kaynakları bölümünde çalışan sayısı ile ilgili soruya 29 işletme (%12. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. Bu bilgileri de araştırma geliştirme bölümü sağlamaktadır. Toplam 24 işletmede (%10. İşletmelerde Çalışanların Bölümlere Göre Dağılımı Muhasebe bölümünde çalışan işçi sayısı ile ilgili soruya 154 işletme (%64. Üretim bölümünde çalışanların tüm çalışanlara oranı %75. 209 işletmeden (%87. cevap alınamayan işletme sayısı ise 140’tır (%58. bilgi teknolojisi ve özellikle internetin önemi ortaya çıkmıştır. Bu işletmelerde toplam 103 kişi çalışmaktadır.3) cevap vermiştir. İşletmelerin çoğunda personel yönetimi ya da insan kaynakları yönetimi bölümü bulunmaması bir eksiklik olarak görülmektedir. Araştırma geliştirme bölümünde çalışan sayıları ile ilgili oranlar şu şekilde bulgulanmıştır: Araştırma kapsamındaki işletmelerin 29’unda (%12. Bu verilerden soruyu cevaplamayan işletmelerin pazarlama departmanları veya bu konuyla ilgili personelin olmadığı sonucuna varılmaktadır.pdf . İşletmelerin rekabet avantajı elde edebilmeleri için pazarlama faaliyetlerine gerekli önemi ve önceliği vermeleri gerekmektedir.2) Ar-Ge bölümleri bulunmaktadır. Cilt I stajyer çalıştıran işletmelerin %90.7) cevap vermiştir. 14 işletmede (%5. insan kaynakları departmanını fonksiyonlarının farklı olduğunu belirtmektedir.8). 209 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır (%87. 2 işletmede 2 toplam kişidir. Özellikle küçük işletmeler pazarlamayı satış olarak algılamaktadırlar. Önceki yıllarda işletmelerde. Pazarlama işletmenin kuruluşundan başlayan ve sürekli devam eden bir süreçtir. Kadın çırak yoktur.tr/bolgesel/keas-I.gov. Anketi cevaplayan işletmelerde toplam 383 kişi çalışmaktadır.4) toplam 61 eski hükümlü erkek çalışmakta. 5.2). 4-17 stajyer çalıştıran işletme sayısı 3 (%9. Üretim girdilerinin en önemlisi bilgi olduğuna göre işletmenin kendine özgü bilgilerinin olması gerekmektedir.3’üne denk gelmektedir. 31 işletmede (%13) toplam 89 sakat erkek çalışmaktadır. alınan personelin eğitim. Bugün ise araştırma-geliştirme yönetimden sonra ikinci sırayı almaktadır. Araştırma geliştirme çalışmaları işletmelere yüksek maliyet getirse de uzun dönemde rekabet avantajı sağlayacaktır. uyumlaştırma. 3. İnsan kaynakları departmanı personelin özlük veya sosyal haklarının takibi yanında.8).1) 101 erkek çırak çalışmaktadır. 20 işletmede (%8.3) toplam 5 kişidir. insan kaynakları bölümü oluşturması yönünde daha duyarlı olmaları gerekir. Terör mağduru çalışan. Modern yönetim yaklaşımı personel departmanıyla. İnsan kaynakları.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 197 http://ekutup. Ar-Ge yardımcı bölümlerden sayılmaktaydı. Üretim bölümünde çalışan sayısını belirten 207 işletmede (%87) toplam 9140 kişi çalışmaktadır. 1 işletmede de 1 kadın eski hükümlü çalışmaktadır. Bu nedenle işletmelerin. Pazarlama bölümünde çalışan sayısını bulmak için sorulan soruya 98 işletme cevap vermiş(%41. işletmenin ihtiyaç duyduğu kişilerin daha işletmeye alınmadan önceki durumundan başlayarak değerlendirmeye almakta. Oysa satış pazarlama unsurlarından sadece birisidir. koordinasyon. motivasyon gibi verimliliği artırıcı teknikler üzerinde durmaktadır. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamaları ve üretim kalitesini artırmaları için imkanlar ölçüsünde araştırma geliştirme bölümlerini kurmaları gerekmektedir. Eski hükümlü erkek ve kadın sayısı elde edilmiştir.7) tür. Bu bağlamda herkesin bildiği bilgiyi bilmek işletmelere katma değer sağlamamaktadır. Sakat çalışan kadın ise 3 işletmede (%1. 84 işletmeden bu soruya cevap alınamamıştır.

8).7). Dolayısıyla kapasite kullanım oranları tam olarak bilinmemektedir. Bu durum söz konusu işletmelerin kapasite planlaması yapmadıkları. Halkla ilişkiler bölümü özellikle büyük işletmelerde oluşturulan bir yapı olarak değerlendirilmektedir. İç ve dış müşteri memnuniyetinin artırılması halkla ilişkiler bölümünün çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. 6.tr/bolgesel/keas-I. Bu nedenle işletmeler hem müşterilerini tanıma. İşletmelerin ortaklık durumu: İşletmelerin %75’i ortaklık şeklindedir.6) bir mesleki kuruluşa üyedir. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler bu faaliyetlerini genellikle üst yönetici aracılığı ile gerçekleştirmektedirler.pdf .5) bu soruya cevap alınamamıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ancak yeterli düzeyde olmadığını göstermektedir. işletmelerin yaklaşık yarısı ticaret ve sanayi odasından yararlanmıştır.gov. Ortaklar arasında büyük oranda akrabalık ilişkileri bulunmaktadır (%84. Bu durum işletme verimliliklerini olumsuz etkilemektedir. küçük ve orta boy işletmelerden oluşmaktadır (%93. Halkla ilişkiler bölümü işletme içi ve işletme dışı ilişkiler açısından önemlidir. SONUÇLAR Yapılan sanayi araştırmasında elde edilen sonuçlar temel olarak aşağıdaki gibidir: İşletmelerin büyüklükleri: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmeler genel karakteristik olarak. Kapasite raporu durumu: İşletmelerin yaklaşık üçte birinin kapasite raporunun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. İşletmelerin faaliyet alanları: İşletmelerin %74. hem de kendilerini müşterilerine daha etkili ve doğru tanıtabilmek için halkla ilişkiler faaliyetlerine ağırlık vermeleri gerekmektedir.dpt. Bu durum Uşak’ta şirketleşmenin öneminin büyük oranda kavrandığını. Deri sektöründe 23 işletme (%9. Uşak’taki işletmelerin örgütlenme konusunda bilinçli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Cilt I Araştırma kapsamındaki işletmelerden 25’inde (%10. Mesleki oda ya da derneklere üyelik: Uşaktaki sanayi işletmelerinin neredeyse hepsi (%96. Kapasite raporu hazırlanırken yararlanılan kaynaklar: Kapasite raporunun hazırlanmasında. Bu iki sektör Uşak sanayisinin lokomotifi durumundadır.7) faaliyet göstermektedir.5) halkla ilişkiler bölümü ya da bu konuda çalışan eleman bulunmaktadır. Bu durum oda ya da dernek üyeleri arasında olumlu iletişim ve etkileşimin olduğu fikrini vermektedir. planlanan ve gerçekleşen kapasite karşılaştırmasına sahip olmadıkları sonucunu vermektedir.7) tekstilde ise 154 işletme (%64. 213 işletmeden (%89.4’ü tekstil ve deri sektöründe faaliyet göstermektedir. 198 http://ekutup.

İş kazası sonucu ölüm ya da sakatlık nedeniyle işten çıkarılanların oranı %2. İşletmelerin %12. ulusal kaynaklar ve uluslar arası kaynaklar tercih edilmektedir.1’dir. Kalite belgesine sahip olanlardan da hiçbirisi CE standardı belgesine sahip değillerdir. Sonuç olarak. İşletmelerin işçi sayısına göre sınıflandırılmasına bakıldığında 148 işletme %81. işletme sayısının azaldığı sonucu elde edilmiştir. işletmelerin üretimleri büyük oranda mevsime bağlı olmadığından personel devir oranının kabul edilebilir limitler arasında olduğu kabul edilmektedir.pdf .1’i üretim süreçlerinde farklı yöntemlerle kalite kontrolü yapmaktadır.dpt.5’lik bir kısmın kalite kontrolü kendilerinin belirlediği standartlara göre yaptığı sonuçlardan elde edilmiştir. Hammadde kaynağı olarak.gov. Yüzde 65.6) işletme sahibi işletmenin üst yöneticiliğini de yapmaktadır. Özellikle tekstil ve deri sektörü yerel ve bölgesel kaynaklardan beslenmektedir. Üst düzey yöneticilerin yarısı herhangi bir meslek alanında yüksek öğretim görmemiştir.Ekonomik kriz nedeniyle işten çıkarılanların oranı ise %23. yeterli miktarda bulunamaması ve istenilen nitelikte olmamasıdır. Emekli olarak ayrılanlar %14. Mevsim değişikliklerinden fazla etkilenmemeleri sürekli üretimi teşvik etmektedir.5 ile çok küçük ve küçük boy işletme grubuna girmektedir. Buna karşılık 120 üst düzey yönetici (%50. İşletmelerin sadece %28. Uşak’taki işletmelerin büyük kısmının tekstil işletmesi olması bunda etkili olmaktadır.4’ünün herhangi bir kalite belgesine sahip olmadıkları sonucuna ulaşılmıştır.5’tir. İşten çıkarılanların oranı %26. Üst yöneticilerin eğitim durumları: Uşak’ta faaliyet gösteren işletmelerden 180’inde( %75. Personel devir oranı ve nedenleri: İşletmelerde işten ayrılanların ayrılış nedenleri ve oranları şu şekildedir: Başka bir işletmeye geçerek ayrılanlar %27. Cilt I Düşük kapasite ile çalışma nedenleri: Elde edilen sonuçlardan işletmelerin düşük kapasite ile çalışmasının üç önemli nedeni şu şekildedir: Pazarın dar olması. 199 http://ekutup.2) işletmenin üretim şekli süreklidir.3’tür.3’tür.6’sı bir kalite belgesine sahiptir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4) yüksek öğrenim görmüştür.2’si orta boy işletme. Hammadde sağlama: Hammadde sağlanması konusunda ise karşılaşılan güçlükler temel olarak.tr/bolgesel/keas-I.5’i 50 kişinin altında işçi çalıştırmaktadır. hammaddenin istenilen zamanda bulunamaması.9’dur. öz sermaye yetersizliği ve döviz kurlarındaki dalgalanmalardır. İşçi profili: İşletmelerin %81. İşletmede çalışan sayısı arttıkça. İşletmelerin %94.3’ü ise büyük boy işletme grubuna girmektedir. Kalite belgesi durumu: İşletmelerin %71.5’dir. %6. Kalite kontrolü yapmayan işletme oranı %5. öncelikli olarak yerel kaynaklar. Üretim şekli: 103 (%43.

4) 61. Sakat çalışan kadın 3 işletmede (%1.8) 2 kişidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.8.1) 101’dir. Sakat çalışan erkek 31 işletmede (%13) 83 kişidir.3) 5 kişidir.5.4) 1 kişidir.9). üst düzeyde kadın yöneticinin erkek yöneticiye oranı %7. stajyer kadın 14 işletmede (%5. 200 http://ekutup. Eski hükümlü erkek 20 işletmede (%8.gov.tr/bolgesel/keas-I. Cilt I Hizmetiçi eğitim: “İşbaşında ustabaşı gözetiminde” uygulanan hizmetiçi eğitim en yaygın eğitim olarak tercih edilmektedir (%56. Özel statüde çalışan personel durumu: Özel statüde çalışan personelin oran olarak düşük olması dikkat çekicidir. Terör mağduru kadın çalışan yoktur. stajyer erkek 31 işletmede (%13) 69.dpt. kadın yöneticilerin erkek yöneticilere oranı azalmaktadır. Terör mağduru çalışan sayısı 2 işletmede (%0.pdf . Buna göre.2). orta düzeyde %14. Yönetim düzeyi arttıkça.3’dir. 1 işletmede (%0. Yönetici düzeyleri ve cinsiyet dağılımları: Kadın yöneticiler erkek yöneticilerle kıyaslandığında.9) 42’dir. Çırak sayısı 24 işletmede (%10. “Çalışanların kendi kendilerini yetiştirmelerini teşvik ederek” gerçekleştiren eğitim ikinci olarak tercih edilmekte (%21) ve “işbaşında eğitim uzmanı aracılığı ile” uygulanan eğitim üçüncü eğitim metodu olarak tercih edilmektedir (%13. Üst düzey. alt düzeyde %28. orta ve alt düzeydeki kadın yöneticilerin sayısal ve oransal olarak erkek yöneticilerden az olduğu bulgulanmıştır.

4. ulusal ekonomileri ve uluslararası ekonomik ilişkileri önemli ölçüde değiştirmiştir (Castells. 1998). 12. İşçi ve işveren örgütleri.gov. 2000). bölgeler ve kentler arasında rekabetin boyutlarını da genişletmiştir (Rogerson. Yerel-ulusal görsel ve yazılı basın. Süleyman Demirel Üniversitesi. ücretler. hem gümrükler. 1996 ve 1989: 203.tr/bolgesel/keas-I. İİBF. yöresel4 ve bölgesel ekonomiler ve yönetimler açısından da önemli sonuçlar doğurmuştur (Dulupcu. Bunun yanında. Toplu taşımcılar. Yerel ekonomik kalkınma sürecinde etkin rol oynayan ya da oynaması beklenen aktörler şunları içerir: 1. vergiler vb. 9. sermayenin uluslararası hareketliliğini de artırmıştır. hükümetler ve hükümet dışı örgütler arasındaki bağlantı ve eşgüdümü kolaylaştırmaktadır. 1993. yerel düzeyde var olan girişimcilik gizilgücünün daha iyi değerlendirilmesine ve kent ve kentsel bölgelerde de ekonomik kalkınma amaçlı işbirliklerinin geliştirilmesine hem ortam hazırlamakta hem de bu işbirliğini zorunlu kılmaktadır (Rogerson. teknolojik üretim biçimlerine ve hizmet yoğun sektörlere dönüşmesi. elektrik dağıtıcıları gibi kentsel hizmet sunanlar. Kenttaşlar (Logan ve Molotch. 2000. ülkeler. Dünya ekonomisinin küreselleşmesi. 8. 1994. diğer bölgesel ekonomik işbirliği ve kalkınma girişimlerinin artması ve Sovyetler Birliği’nin dağılması. ekonomilerin yapısal olarak sanayi yoğun üretimden bilgi yoğun. Farr ve Favero.. Girişimci-sanayici. Moore ve Laramore. Mal-mülk sahipleri. Toplumsal çekiciliği olan bir dalda kenti simgeleyen spor takım(lar)ı. Okullar. kentsel 4 5 Göller Yöresi gibi birden çok ili ya da bir ildeki belli ilçe ya da ilçeleri kapsayabilecek şekilde kullanılmaktadır. Bir yerel ekonomik kalkınma stratejisi ve yönetişim modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek işbirliği ve eşgüdüm. Yerel yönetimler ve merkezin taşra örgütleri. özel sektör ve kamu sektörü yöneticiliği arasındaki ilişkiler daha da yakın bir ilişki haline gelmektedir” (Farazmand.. 11. pazara. 3. Piyasa ve siyaset. 1999).. Yaşanan küreselleşme. 1984: 4). 10. yerel düzeyde ekonomik kalkınmada rol oynayan değişik aktörleri5 de içermek durumundadır. 2002: 9). işçi-işveren ilişkileri. sadece serbest piyasada şirketler arasında değil.dpt. 5. “insanlar. ucuz ve nitelikli emeğe vb. kamu tüzel kişilerinin yanında. Tees vd. Artık şirketler. mahalle muhtarları. 2002. Üniversite. hem de mal ve hizmetlere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1990). Gül. hammaddeye. Sermayenin ve yatırım mallarının hareketliliği. Cilt I Ekonomik Kalkınmada Yerel Alternatifler Hüseyin GÜL Yrd. Ünlü. odalar ve birlikler gibi kentteki diğer önemli kamusal ya da sivil kurumlar. en rahat ulaşacakları yerleri yatırım amacıyla seçmektedir (Dulupcu. küresel ekonomi çağı ve onun beraberinde getirdiği küresel rekabet. açısından ulusal sınırlamalardan en az etkilenecekleri. 6. Serbest meslek sahipleri. 7. 1990: 643-644. Bu yaklaşım aynı zamanda. 1996: 300-318).pdf . Siyasiler ve diğer seçilmişler. Malecki. Dr. sadece ulus devletler açısından değil. Doç. GİRİŞ Günümüzde artan ulaşım ve iletişim olanakları.. yerel. 201 http://ekutup. 2. Avrupa Birliği(AB)’nin tek pazar olma yönünde attığı adımlar. Kamu Yönetimi Bölümü 1. Yerel yönetimler ve yerel topluluklar da küresel sistemin bir parçası olmaktadır. kapitalizm ve devlet.

bu dönüşümlerin ortaya çıkardığı sorunlarla baş edebilmesine ve yarattığı fırsatları kendi kentleri açısından değerlendirebilmesine de yardımcı olacaktır. Türkiye gibi gelişmekte olan. bölgeler arasındaki dengesizlikleri gidermek amacıyla kaynakların yeniden dağıtımını da kapsamalı.tr/bolgesel/keas-I. Bu çalışma. kalkınma ve bölge kavramlarına. Cilt I bölgelerin.dpt. canlandırma (‘revitalization’) ya da ıslah gibi yerel ekonomik kalkınma yaklaşımları ve yerel ekonomik kalkınma planlamasının evreleri sunulmaktadır. ulusal ekonominin de güçlü olmasına ve küresel ekonomide rekabet edebilir konuma gelmesine yardımcı olacaktır. Çalışmada öncelikle. yerel düzeyde. AB’ne üyelik ve uyum çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin. Ulusal düzeyde planlama. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulama örnekleri temelinde yeni açılımlar getirmeye. yerel ekonomik kalkınma planlaması Türkiye’deki planlama anlayışında var olan merkeziyetçiliğe yeni açılımlar getirebilecek niteliktedir. yerel ekonomik kalkınmanın kapsamı. AB’nin ekonomik kalkınmada yerel ve bölgesel kalkınma ajanslarının kurulmasını destekleyen politikaları göz önüne alındığında.gov. özel sektör endeksli ve özel sektöre koşullu destek temelli yerel ekonomik kalkınma modelleri. Türkiye’de var olan bölge anlayışının ve planlama yaklaşımlarının ötesine geçilerek yani yaklaşımlar geliştirilmesini de gerekli kılar. Ancak. hedef. yerel yönetimlerin güçlendirilmesi yönündeki çalışmalar doğrultusunda. 202 http://ekutup. Çalışmanın amacını aştığı için. yerel seçenekleri de desteklemesi bir gereklilik olmuştur. özellikle gizilgücü bunu olanaklı kılan kentlerde. Yerel kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasını sağlayacak. stratejik yerel ekonomik kalkınma yaklaşımı. özellikle yerel ya da kent bölgesi düzeyinde ekonomik kalkınma kavramını tartışmaya ve yerel ekonomik kalkınma yaklaşımlarının bir sınıflamasını yapmaya çalışmaktadır. Yerel düzeyde ekonomik kalkınma planlamasının.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işbirliğini ve eşgüdümü olanaklı kılacak yerel ekonomik kalkınma planlaması. kaynakları kıt ve bölgeler arası gelişmişlik farklılıkları yüksek olan ülkeler. Aksine. Ayrıca. Aksine. ekonomik kalkınmada bölgesel kalkınma kavramlarına yeni açılımlar getirerek. bölgesel ve ulusal düzeydeki kalkınma çabalarına ek olarak. hedef ve amaçları ile yerel ekonomik kalkınma planlaması tartışılmaktır. ekonomik kalkınma planlamasını ulusal düzeyde de gerçekleştirmek ve toplumun bütün kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak zorundadırlar.pdf . kent bölgelerinde ya da yörelerde yerel ekonomik kalkınma çabalarına vurgu yapma amacı taşımaktadır. amaç ve performans değerlendirmesi gibi temel kavramlar tartışılmaktadır. yerel ekonomik kalkınma planlarında vizyon. yerel ekonomik kalınma planlamasına engel oluşturmaması sağlanmalıdır. Daha sonra. yöresel ya da bölgesel planlamanın önemini yadsıyan bir yaklaşım olarak değerlendirilmemelidir. ancak merkezi düzeyde yürütülmesi gereken bu planlamanın aşırı merkeziyetçi ve karışımcı boyutları giderilerek. uluslararası düzeyde yaşanan dönüşümlere uyum sağlayabilmesine. Bunun yerine. yerel ekonomilerin rekabet edebilme ve istihdam yaratma gücünün artırılması. Bu adımlarla. bölge tanımı tartışmalarına ya da Türkiye’de yaygın olarak benimsenen ‘bölge’ ve ‘bölgesel kalkınma’ anlayışlarına ve uygulamalarına yer verilmemektedir. Türkiye’de uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımları yerine yerel ya da kent bölgesi kalkınma modellerinin benimsenmesi tezini savunma amacında değildir. ulusal gereksinimler de göz önünde bulundurularak yapılabilmesi.

Ancak. 2003. ekonomik gelişmeyi teşvik edici programları vardır. resim ve harç istisnası gibi başkaca teşvikler sağlayarak. bölgeler arası gelişmişlik farklarını gidermek ve diğer sosyal adaletçi politikaları uygulamak halen merkezi hükümete düşen önemli görevlerdir. asgari ücret uygulaması. azgelişmiş bölgelerde yatırımı teşvik türü programlardan bazılarıdır (Uras. 2002. işletmeleri vb. yereli de içine almak. ekonomik kalkınma yerel olmak. YEREL EKONOMİK KALKINMA VE KAPSAMI 2. Günümüzde devletin üretime yönelik doğrudan yatırımlarından çok. AB. Ekonomik Kalkınmanın Yerelleşmesi Türkiye’de kalkınma girişimlerine son yıllara kadar merkeziyetçi bir anlayış egemen olmuştur ve bu anlayış günümüzde de belirli ölçüde devam etmektedir. Gül. 1960’lardan sonra. Kanun. yatırım yapacaklara bedava arsa ve ucuz enerji vererek ve vergi. ekonominin istikrarlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak. Artık. Ekonomik istikrarı sağlamak.pdf . Bu amaç doğrultusunda gelişmiş batı ülkelerinde yerel ekonomik kalkınma konusunda önemli yerel pratik ve teorik bilgi birikimi oluşmuştur. sosyal adalet ilkesi gereği devlet. yerel düzeyde 203 http://ekutup. Örneğin. Cilt I 2. ekonomik ve sosyal refahı artırmayı hedefleyen ekonomik kalkınma girişimlerini sadece merkezi hükümetlerden beklemek gerçekçi ve geçerli bir yaklaşım niteliğini kaybetmeye başlamıştır (Dulupcu. çalışan işçilerin stopaj vergilerini 2 yıl erteleyerek. özellikle sermaye birikiminin çok yetersiz olduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında yatırımları ya doğrudan kendileri yapmışlar. enflasyonu kontrol altında tutarak ekonomik gelişme hızını artırmaya çalışmışlardır. de kapsamak durumundadır. gelir dağılımının daha adil gerçekleştirilmesi. ya da üretimi. Ekonomik gelişmeyi teşvik yanında. ihracatı vb. Yeşil Kart uygulaması.tr/bolgesel/keas-I. kenttaşları. teşvik edici plan ve programlar yürürlüğe koyarak. Sallan Gül. Ekonomik kalkınma planlamasında.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. SSK işveren katkı payını Hazine’den ödeyerek.dpt. istihdamı ve bölgesel ekonomik kalkınmayı teşvik etmeyi amaçlamıştır (Uras. bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi. yerel oda ve birlikleri. 1998).1. 1995). İşsizlik Sigortası. bölgesel ve yerel ekonomik girişimlerin desteklenmesini ilke olarak benimsemekte ve girişimlere kaynak sağlamada. 1998 yılı başında olağanüstü hal (OHAL) bölgesinde ve kalkınmada öncelikli yörelerde yatırımları ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla. Talas. SYDTF. istikrar programları.gov. yani yerel yönetim birimlerini. 2003 ve 2000. 2002 yılı sonuna kadar geçerliği olan 4325 sayılı kanun çıkarılmıştır. bu bölgelerde yatırımları. değişen ulusal ve küresel ekonomik koşullar karşısında. Merkezi hükümetler. istihdam yaratarak ve vergilendirilebilir yatırımları teşvik ederek. 2022 sayılı kanun gereği dul yetim ve kimsesiz yaşlılara sağlanan gelir desteği. DPT’nin da kurulmasıyla daha merkeziyetçi bir yapı oluşturulmuştur. 10'dan fazla işçi çalıştıran işyerlerini 5 yıl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutarak. gereksinim içinde olanlara minimum bir yaşam standardı sağlanması gibi sosyal sorumluluklar da yüklenmektedir. 2003).

özellikle yerel kamu otoriteleri. 1994: 101). 2. Örneğin.dpt. bölge içinde kendi konumlarını ve karşılıklı bağımlılıklarını daha iyi kavramalarını. Amaçlar ve Hedefler 2. önemli ölçüde istihdam olanağı sağlayacak büyük sanayi yatırımlarını bir yöreye çekmeyi amaçlayan teşviklerden oluşan bir strateji olarak görülmüştür. daha temiz ve düzenli çevre gibi. ortak bir kentsel bölgede ya da yörede yer alan ve ortak yerel kaynakları paylaşan yerel topluluklar ve yönetimlerle işletmelerin işbirliğini ve eşgüdümlü eylemde bulunabilmelerini. 1994: 65). ekonomik ve istihdam yapısında çeşitliliği ve kendi kendine yeterliliği (‘self-sufficiency’) olan bir ekonomik yapı oluşturmak. dış sanayi yatırımlarının bir bölgeye çekilmesi olarak tanımlamıştır (alıntılayan Teitz.1.pdf . özel ve sivil toplum kuruluşları arasında sıkı işbirliğini öngören. çalışan kadınlar için çocuk bakımevleri. çevresel ve toplumsal bir olgudur da-çevreye ve zamana duyarlılık açısından daha hızlı akan kent-içi ulaşım planlaması. dışa bağımlılığı az. Günümüzde ise yerel ekonomik kalkınma. yerel stratejik kalkınma planları hazırlar ve genel kamu yararı için zorunlu altyapı yatırımlarını gerçekleştirirler. 2. Moriarty (1980) yerel ekonomik kalkınmayı. yerel ekonominin kendi kapasitesinin daha çok geliştirilmesini hedefleyen. yerel düzeyde ekonomik kalkınma. 204 http://ekutup. yerel ölçekte kamu. Kaliteli istihdam olanakları ve özel girişimler yaratabilen. bölgedeki hizmetlerin dağıtımının planlamasında ve eşgüdümünde liderlik görevi üstlenir. ekonomik olduğu kadar. engelliler için daha kullanılabilir kaldırım ve toplu taşım. Cilt I ekonomik kalkınma örgütlenmesinin sağlanmış olmasını. 1994: 102).2. Yerel Ekonomik Kalkınma: Tanım. Yerel Ekonomik Kalkınma Planlamasının Amaçları Yerel ekonomik kalkınma planlamasında güdülen genel amaçlar şöyle sırlanabilir: Ekonomik refahı ve yaşam kalitesini yükseltmek: Refah ve yaşam kalitesi. Yerel Ekonomik Kalkınma Tanımı Yerel ekonomik kalkınma kavramının zaman içinde anlamının değişikliğe uğradığını görüyoruz.2.2.2. önemli koşullardan biri olarak aramaktadır. Bunun yanında. Geleneksel olarak da yerel ekonomik kalkınma. Bu süreçte.gov. çok daha profesyonelce yürütülen. yerelde ve daha büyük pazarlarda rekabeti ve işbirliğini tekrar gözden geçirmelerini de gerektirir (Blakely. yeni girişimciler yaratarak ve var olan firmaları daha da geliştirerek ekonomik büyümeyi amaçlayan bir politika olarak görülmektedir (Teitz.tr/bolgesel/keas-I. verimli ve etkin çalışma için gerekli ortamı sağlanmalarını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. dışarıdan yeni yatırımlar çekebilen.

yerel ekonomik kalkınma çabalarının daha ayrıntılı bazı hedeflerden de bahsetmek gerekir (OECD. OECD. insan ve doğal kaynak gizilgücünü daha iyi kullanarak.dpt. 4. Yerel halka daha fazla istihdam olanakları sunmak ve uzun dönemli kariyer fırsatları yaratmak. yerel ekonomi için öngörülen vizyonun gerçekleştirilmesi için harekete geçirilir. Yerel ya da bölgesel ekonominin. fırsatlar ve kaynaklar. Yerel olarak üretilen kendine özgü ürünlerin ve kaynakların daha iyi pazarlanmasını sağlayarak yeni fırsatlar yakalamak ve yerel-bölgesel ekonomiye dışarıdan daha fazla kaynak girmesini sağlamak. 1994: 42-43): 1. gerek girişimciler ve gerekse vatandaşlar etkin rol oynamalıdırlar. Dışlanmış grupların yerel ekonomiye katılımını desteklemek ve yerel ekonomik kalkınma getirilerinden yararlanmada adaleti gözetmek.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. yerel ya da kentsel yönetim(ler)in. işletmeler ve topluluk üzerinde oluşturabileceği olumsuzlukları hafifletmek. yerel halkın. “bazı şeylerin nasıl doğru yapılacağında değil. İşletmelerin daha verimli çalışabilmelerini sağlamak ve yeni işletmeleri çekebilmek için kentin altyapısını iyileştirmek ve kentte yaşam kalitesini artırmak. ekonomik ve doğal kaynaklarıyla coğrafi konumunun göreli avantajlarını. kendi toplulukları hakkında bilgi toplama. toplumsal. o yörenin insani. 1984). Stratejik yerel ekonomik kalkınma planlaması bir yönetişim sürecidir. bütün bir kenti ve ekonomik ve coğrafi açıdan yakın bağları bulunan diğer kent ve kasabaları da kapsayan bir stratejik yerel ekonomik kalkınma planı geliştirerek gerçekleştirecektir (Farr ve Favero. gerek odalar ve birlikler. 3. 1994: 134. olanaklar. 205 http://ekutup. geniş ölçekli. mal ve hizmetlerin etkin pazarlanmasına olanak sağlamak (Blakely. uzun dönemli ve geleceğe yönelik olarak. 2. doğru yapılacak şeylerin nasıl bulunacağı ve onlar üzerinde çabaların ve çalışmaların nasıl yoğunlaştırılacağı” üzerindedir (Kemp. alıntılayan Blakely. 1986. Stratejik yaklaşımda. Cilt I Küresel ve ulusal ekonomide yaşanan dönüşümlerin yerel ekonomi. EKONOMİK KALKINMADA YEREL ALTERNATİFLER Ekonomik kalkınmada yerel alternatifler genel ve dar kapsamlı politikalar olarak iki ana başlık altında incelenebilir. Yerel kamu otoritelerine bu süreçte düşen en önemli görevler. bir vizyon çerçevesinde planlaması sürecidir. gerek gönüllü kuruluşlar. Kaynakların. 1994: 41. yerel güçler.pdf . Burada vurgu. kurumsal. Bunun yanında. Bu grupların. Bingham ve Mier.gov. 3. göreli ekonomik üstünlüğünü ve rekabet gücünü artırmak. 1993: ix). 3. 1986.tr/bolgesel/keas-I. Yerel kamu otoriteleri de bu görevleri.1. eşgüdümü sağlamak ve kamusal alt yapı yatırımlarını tamamlamaktır. alıntılayan Blakely. 5. 1993). gönüllü sektör ile özel sektörü teşvik etmek ve desteklemek. Bu süreçte. ekonomik kalkınma çabalarına liderlik etmek. Genel Politikalar: Stratejik Planlama Yaklaşımı Stratejik yerel ekonomik kalkınma.

bu bölümlerde 30 yeni öğretim üyesi ve araştırmacı kadrosu 6 Özel girişim bölgeleri (“Enterprise zone programs”). işletmelere işçi ücreti ya da kalkınma yardımları sağlanması vb. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Bu tür politikalar. organize sanayi bölgeleri kurulması. olanakları ve fırsatları değerlendirme. örgütsel. 3. yatırımcılar için teknik danışmanlık hizmeti birimi kurulması. Austin kentindeki Texas Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği ve Bilgisayar Bilimleri Bölümüne sağladığı 15 milyon dolarlık kaynak. vergi muafiyeti ve indirimi uygulamalarını vb. bürokratik ve teknik kapasitesinin artırılarak özel sektörün danışmanlık.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2. 3. Yönetim Kapasitesini Arttırıcı Politikalar Bu politika türünde.1. işletmelere eleman bulmada ya da eğitiminde yardımcı olunması. Texas Eyaleti’nin başkenti olan Austin’e yatırım yapmasının nedenleri şunlardır: (1) Bu kentin yaşam kalitesi açısından koşullarının çok iyi olması. ekonomik kalkınmanın değişik yönleriyle ilgilenecek ama eşgüdümlü çalışabilecek birimlerin kurulması gibi kapasite artırıcı politikalar bu gruba girer. kamusal yatırımlar yapılmasını. (3) Eyalet hükümetinin.2. yatırımları bölgeye çekmeye çalışan ve kamu yönetimi (artan vergiler gibi) ve halk açısından (artan istihdam ve gelir gibi) somut getirilerin ancak belirli bir süre geçtikten sonra elde edilebildiği politikalardır. Dar Kapsamlı Politikalar 3. yerel ekonomik kalkınmada özel sektöre bel bağlayan ve kamuya özel sektör yatırımlarını kolaylaştırıcı ve teşvik edici bir görev yükleyen politikalardır.dpt.1.2. 1980’lerin başında ‘Microelectronics and Computer Technology Corporation’ (MCTC) isimli bilgisayar teknolojisi alanında çalışan özel şirketin Amerika Birleşik Devletleri’nde. vizyonu. onay ve eşgüdüm taleplerini daha iyi karşılanması amaçlanır. serbest ticaret bölgeleri kurulması.gov.2. Cilt I esnafın ve işletmelerin gereksinimlerini saptama.1. Yatırım danışmanlık hizmetleri komitesi kurulması. yerel yönetim birimlerinin. inceleme. izin alma ve onay süreçlerinin tek bir birimde toplanması. Örneğin. vergi muafiyeti gibi teşvikler. (2) Eyalet hükümetinin şirkete yaptığı. Vergi muafiyeti ya da indirimi uygulamaları. bu politika türüne örnek olarak verilebilir. amaçları. yönetsel. bu konuda özgün bir örnek vermek gerekirse. mali. 3. Kamu yönetiminin kapasitesini artırıcı ve özel sektöre koşulsuz destek politikaları olarak iki temel türünden bahsedilebilir. Ancak bu iki türün karışımı yaklaşımlarla da uygulamada karşılaşılabilir. öngören politikalardır. Özel Sektöre Koşulsuz Destek Politikaları Yerel yatırım ortamını işletmeler ve yatırımcılar için daha cazip hale getirerek. yeni bir bina tahsis edilmesi. ekonomik olarak geri bölgelere yatırım çekilmesi amaçlı özel bölgeler oluşturulması6. 206 http://ekutup. ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış ve düşük istihdam ve gelire sahip belirli bölgelere özel yatırımcıları çekebilmek için.pdf . sorunları ve sıkıntıları saptama.1.2. planları ve stratejileri belirleme gibi konularda aktif görev almaları beklenir (Blakely.tr/bolgesel/keas-I. 1994).

eğitim vb.pdf . 3. özel sektör yatırımları beklenen getirileri sağlamaz ise. Seçmene iyi görünmek açısından da artıları olan bir program olarak değerlendirilmiştir (Logan ve Molotch. özel sektöre endeksli ekonomik kalkınma politikalarının önündeki en önemli engellerdendir. yeni altyapı yatırımlarının ya da geliştirme-genişletme yatırımlarının gerekmesi şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. kentin diğer yatırımcılar için cazibesini de artıracağı beklentisidir. bu tür politikaların getirisi. sunulan kamusal hizmetler. Bu eğilim. 3. vergilendirilebilir üretimi ve ekonomik aktiviteleri artırmasının yanında. ekonomik aktiviteler ve sermaye. MCTC’nin kente gelmesinin istihdam olanaklarını.3. ev ve kira fiyatlarının yükselmesi. Dolayısıyla. 1996). Austin kentinde eyalet hükümetiyle işbirliği içinde gerçekleştirilen bu yerel kalkınma programındaki temel düşünce. Özel girişimlerden başlangıçta kamusal yararı olacak bir hizmet sunulmasının beklenmesinin nedeni. 1996). yerel topluluğa getirisinin eşit olarak paylaştırılmaması riski de her zaman vardır. özel girişimcilerin ve yatırımcıların bir yörede yapacakları yatırım karşılığında. Ayrıca. vergilendirilebilir üretim faaliyetlerini artırarak. ulaşım. Ancak. Ayrıca. üretim ve gelir artışlarına endekslenmiştir. 1994: 214). tamamıyla özel sektörün yapacağı yatırımlara ve bunun serbest piyasada yaratacağı istihdam. piyasa güçlerinin işleyişine bakıldığı zaman. girişimcilik gibi önemli üretim unsurları daha çok ekonomik ve sosyal faaliyetlerin önceden geliştiği. Ayrıca. Bu program başarıya ulaşmış ve Austin kentinin ekonomik kalkınmasında bir katalizör rolü oynamış ve sonraki yıllarda ekonomik kalkınma hızı bir şekilde devam etmiş ve kent bir çekim merkezi haline gelmiştir. ekonomisi zaten kötü olan kent bölgelerini ve yöreleri daha da kötüye doğru bir yarışa (‘a race to bottom’) mahkum edebilmektedir (Lynch. 1990). araştırma ve lisansüstü programlarına ayrıca destek sağlanması gibi kamusal yatırımlar. ekonomik büyümenin ve daha fazla ekonomik faaliyetin olumlu imajını yerel topluluğa kazandırarak katkı sağlarlar (Lynch. Özel Sektöre Koşullu Destek Politikaları Özel sektöre koşullu destek veren yerel ekonomik kalkınma politikalarında.dpt. bu tür ekonomik kalkınma girişimlerinin artan özel sektör yatırımları ve istihdam olanakları gibi öngörülen olası getirilerine rağmen. Eğer. Özel Sektör Endeksli Yerel Ekonomik Kalkınma Politikalarının Sakıncaları Özel sektör endeksli yerel ekonomik kalkınma politikaları. nitelikli emek. ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere ya da en fazla teşviki veren yerlere yönelmektedir. 2003). kamusal sistemler üzerindeki yükün artması. 1996: 311. özel yatırımların beraberinde getirdiği kamusal maliyetlerdir. Bu tür kamusal maliyetler. 207 http://ekutup.gov. Ancak. getirisi belirsiz özel sektör endeksli politikalara yönlendirmesinin riski görece daha yüksek olacaktır. o yörenin gereksinimlerine yönelik bir hizmet sunması ya da kamusal bir yarar sağlayacak proje geliştirmesi şart koşulur (Goetz. yerel kalkınma politikası başarılı olsa bile. istihdam yaratarak. vazgeçilen vergi gelirleri daha başlangıçta kamuya ve yerel topluluğa gerçek maliyeti olan programlardır (Mishel.2. Cilt I oluşturulması.tr/bolgesel/keas-I. yörede yapılan kamusal yatırımlar. yerel topluluk bu tür politikalardan yarar sağlayamayacaktır. zaten geri kalmış yörelerin kıt kamusal kaynaklarını. daha fazla ekonomik yatırımı bölgeye çekerek.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Levy. Bu ise.

1991: 137. eğitimsiz ve tecrübesiz yoksul kişilerin güvenceli ve makul ücretli iş 208 http://ekutup. ticari ve sanayi yatırımları açısından bu bölgeyi daha çekici hale getirmeyi öngören. bu tür canlandırma ya da ıslah politikaları semt sakinlerinin tepkisini çekebilmektedir. mali. 1984: xii). Canlandırma ya da ıslah politikalarının kamusal yararı olduğu açıktır. yüksek teknoloji ve hizmetler sektöründe çalışanların bundan daha karlı çıktığı. yerel ekonomik kalkınma sonucu yerel toplulukça elde edilecek kazanımların adil bir şekilde dağılmama riski de göz önünde bulundurulmalı ve adaletsizliklerin uzun dönemde yerel kalkınma politikalarına karşı güven ortamı oluşturma ve destek bulma konusunda sıkıntı yaratabileceği hesaba katılmalıdır. yoksul. Bu tür projeler tek başına uygulanabileceği gibi.4. Özel sektöre koşullu destek politikalarının başarılı olmaları durumunda. yıkık-dökük. yönetim kapasitesini artırıcı önlemlerin alınması gibi yöre halkına maliyeti olan kamu hizmetleri ya da teşvik uygulamaları da söz konusu olabilmektedir. Porter. küçük girişimlere ya da aile işletmelerine çıktığı. Kent merkezlerinde ekonomik canlılığı artırmak. daha dar kapsamlı ama kamu yönetimi ve yerel kenttaşlar adına daha fazlasını gerektirebilen politikalardır. Canlandırma (‘Revitalization’) ya da Islah Politikaları Canlandırma projeleri.tr/bolgesel/keas-I. Ayrıca. bu tür yerel canlandırma ya da ıslah politikalarının daha çok yerel elitlere hizmet edebileceği eleştirileri dikkate alınmalıdır. Geri kalmış bir yerin ıslahı amaçlayan politikalar da bu kategori içinde düşünülebilir. işsizliğin ve toplumsal sorunların yoğun olduğu belirli bir coğrafi bölgenin ya da bir gecekondu bölgesinin sosyal ve ekonomik olarak yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedef alan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. mahalli olarak ticari gelişim koridorları oluşturmak. canlandırma ya da ıslah projelerinin türlerinden bazıları olarak sayılabilir.pdf . ama. kamusal faydalarının daha fazla olma olasılığı yüksektir. bu tür politikaların faturasının genellikle sıradan halka. 1983). serbest girişim bölgeleri oluşturmak. Ancak. belirli bir yerleşim bölgesinde gelir ve konut kalitesini geliştirmek. Ayrıca. ulusal ve küresel ekonomilerde yaşanan yapısal dönüşümün işgücü piyasasında oluşturduğu ikili yapıda. bölgenin özel girişimcilere yeniden geliştirilmek üzere satılması ya da devredilmesi durumlarında. Dolayısıyla. Bu tür politikalar hem sosyal hem de ekonomik kalkınmayı hedefleyebilir (Krefetz. Ancak. arazi temini.dpt. Cilt I yatırımlar için başlangıçta yerel kamu birimlerinin vergi indirimi ya da muafiyeti.gov. insan sermayesini geliştirecek eğitici ve gelir getirici mesleki programları yürürlüğe koymak vb. ekonomik olarak sıkıntılı yoksul bölgedeki halkın ekonomik kalkınma vaatleriyle bölgelerinden tahliye edilip. 3. ama bu grupların bu politikaların faydalarından yeterince yararlanamadıkları da ileri sürülmektedir (Mollenkopf. eskimiş yatırımları ve binaları onarmak ya da yenilemek. kentin bütününü kapsayan genel stratejik yerel kalkınma politikalarının bir parçası olarak da uygulanabilir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. büyüyen.tr/bolgesel/keas-I. iller ve kentler arasında ulusal düzeyde dengeleyici politikalar zorunludur. Daha büyük ölçekli ve köklü çözüm önerileri geliştirmek gerekebilir. Tablo 1 Topluluk Türüne Göre Yerel Ekonomik Kalkınma Politikaları Topluluk Özellikleri Büyüyen Bölge Ekonomik Kalkınma Politikası Türü Kaynak Kullanımı Yerleşim. kapasiteyi. Ekonomik Kalkınma Politikası Saptamada Topluluk Türünün Önemi Bir yerel topluluktan diğerine. yiyiciliği ve dışlamayı önleyen stratejiler Yerel işletmelerin kapanmasını ya da başka bölgelere gitmesini önleyen.dpt. ticaret ve sanayi alanlarının Büyük ölçüde yerel gelişimini planlayan ve çevre koruyucu politikalar. 46). sınırlı ölçüde merkezi kaynaklar Ekonomik büyümeyi yönlendiren politikalar Yerel kaynaklar ve merkezi kaynaklar. temizlik işçiliği gibi çok düşük ücretli geçici işlere mahkum durumda kalmaya devam etmektedir. ekonomik kalkınma politikasının türü değişebilir. Bu türden. Eğitimsiz. Bu durumda. kayırmacılığı. Büyüyen ekonomiye sahip bir kent bölgesinin benimseyeceği ekonomik kalkınma politikası. Yerel Ekonomik Kalkınma Politikası Planlaması Süreci ve Evreleri Yerel ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için ne tür politika benimsenir ve uygulanırsa uygulansın.pdf .5.gov. zaten ekonomik olarak kötü durumdaki yörelerin ekonomisinin düzeltilmesi yerel kaynaklarla olanaklı olmayacaktır. topluluğun. yörenin ve yerel ekonominin durumuna göre. 3. başarısı açısından önemli olan bu politikanın bir plan çerçevesinde uygulanmasıdır. yerel ekonomik kalkınma girişimleri tek başına yeterli olmayabilir. Dolayısıyla. Politika planlaması bir süreçtir ve sürecin aşamalarının her birinin dikkatle 209 http://ekutup. inşaat işçiliği. küçülen ya da ekonomide yaşanan dönüşümler sonucu zorunlu olarak yeniden yapılanan bir kent bölgesinin benimseyeceği ya da benimsemesi gereken ekonomik kalkınma politikaları ile aynı olmayacaktır. Castells’in (1989) de dikkat çektiği gibi. bölgeler. tecrübesiz işgücü. Bu sınıflama aşağıda tablolaştırılmıştır. alternatif ekonomik Büyük ölçüde faaliyetlerin gelişimine öncülük eden politikalar merkezi kaynaklar. yeniden yapılanan ya da küçülen ekonomiye sahip birbirinden farklı nitelikteki ve farklı sorunları olan bölgelerin ne tür kalkınma politikaları uygulayabileceği ve ne tür kaynakları bu amaçla kullanabileceği konusunda bir sınıflama geliştirmiştir. Cilt I bulmada güçlük çektikleri görülmektedir. Değişen bölgesel-ulusal-küresel ekonomik birbirine yakın oranlarda yapıya uyumu kolaylaştıran politikalar birlikte Yeni ekonomik faaliyet alanları gelişimini teşvik eden politikalar Kamusal kaynakları verimli ve etkin yöneten. işletmeleri ve işgücünün niteliklerini zenginleştiren politikalar Yeniden Yapılanan Bölge Küçülen Sahip Bölge Ekonomiye 3. garsonluk. çocuk bakıcılığı.6. kentsel altyapıyı geliştiren stratejiler Acil istihdam sağlayan mesleki programlar Yerel ekonomik yapıyı. kaynaklar. Blakely (1994. sınırlı Ulusal işletmeleri bu bölgeye çekebilecek idari ölçüde yerel kaynaklar kullanımı yaygındır.

6. -Vizyon. istihdam durumu ve olanakları. güçlü ve zayıf yönlerinin çözümlemesi yapılır. fırsatların ve güçlüklerin saptanmasıdır. -Yerel topluluğun.3. Bu aşamada veri toplama ve çözümlemesi gerçekleştirilir. ekonomik yapının.gov.6. politikaların başarıya ulaşması açısından önemlidir.6.6. Maliza. -Proje sonuçlarının bir ön değerlendirmesi yapılır. -Alternatif yerel ekonomik kalkınma politikaları arasından.2. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Yerel ekonomik kalkınma planının hazırlanmasında tüm yerel aktörlerin katkısı alınır. yerel topluluğun ve işletmelerin gereksinimleri belirlenir. projelerin belirlenmesi ve seçilmesi üçüncü aşamadır.4. -Siyasal. ekonominin. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje yapıları belirlenir. 210 http://ekutup. olanakların. -Özel gereksinimi olan mahalleler ya da bölgeler belirlenir. çevresel ve mali yapılabilirlik çalışması yapılır.1. -Uygulanacak projeler belirlenir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işletmelerin vb. 3. Cilt I uygulanması. ve.dpt. Bir Yerel Ekonomik Kalkınma Politikasının Belirlenmesi Bir yerel ekonomik kalkınma politikasının belirlenmesi ikinci aşamadır. Planlama sürecinin yedi aşaması vardır (Blakely. ve merkezi hükümetin ya da taşra kuruluşlarının ekonomik kalkınma amaçlı projeleri ve kaynaklar saptanır. Levy. Planın Hazırlanması Yerel ekonomik kalkınma planının detaylı olarak hazırlanması dördüncü aşamadır. olanaklar ve fırsatlarla. gereksinimlerin. işgücü piyasasının. özel ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği ve eşgüdüm sağlanır. olası güçlüklerin bir dökümü çıkarılır. Yerel Kalkınma Projelerinin Belirlenmesi ve Seçilmesi Seçilen yerel ekonomik kalkınma politikası çerçevesinde. 1994: 218-221): 3. 3. işgücünün nitelikleri ve çeşitliliği saptanır. 1994. amaçlar ve hedefler saptanır.pdf . -Kamusal. amaçlar ve hedefler doğrultusunda yerel topluluk için en uygun olan belirlenir. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Olası projeler saptanır ve değerlendirilir. 3. ve. saptanan vizyon. Gereksinimlerin-Olanakların-Fırsatların ve Güçlüklerin Saptanması Yerel ekonomik kalkınma planlaması sürecinde ilk aşama.tr/bolgesel/keas-I. 1985: 86-87.

3. plan ile sonuçlar arasında doğrudan bağın kurulmaması da yararlı olacaktır. Değerlendirme Plan değerlendirmesi. -İşgücünün mesleki eğitimi.tr/bolgesel/keas-I. -Bir değerlendirme raporu hazırlanır. amaçların genel olması. Başarı düzeyine göre planın uygulanmasının devamına. suçla mücadele. Bunun nedeni.6.dpt. başarının her zaman kağıtta yazılı olanın aynen gerçekleştirilmesi anlamına gelmemesidir. firmalarla birebir görüşme yapılarak plan tanıtılır. ve. plan amaçlarının ne ölçüde gerçekleştirildiğini saptamayı amaçlar ve “Plan istenildiği gibi uygulanıyor ve istenilen sonuçları veriyor mu?” sorusuna yanıt arar. -Plan uygulamaya konur. Örneğin. ulaşım olanaklarının ve diğer kent işlevlerinin geliştirilmesi amacıyla planlar hazırlanarak yerel ekonomik kalkınma politikasıyla bağlantısı kurulur. uygun veri toplama ve veri çözümleme tekniklerinin kullanılmış olması kritik önemdedir. plan performansını ölçmek için konulan ölçütlerle karşılaştırılır. ve.gov. Bu aşamada.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. plan uygulamasından elde edilen sonuçlara ait nitel ve nicel bilgilerin toplanmış olması gerekir. -Saptanan performans ölçütleri ve nicel ölçüler çerçevesinde başarı ölçülür.6. Bu veriler. Cilt I -Mali alternatifler oluşturulur. -Planın tanıtılması ve pazarlanması: Reklam. 3. Ayrıca.pdf . -Performans ve başarı ölçütleri saptanarak. yaşam kalitesinin yükseltilmesi gibi diğer ilgili konular da planla bağlantı içinde değerlendirilir. değerlendirme yapma metodu belirlenir. -Altyapının.5. Bu aşamada şunlar gerçekleştirilir: -Proje uygulamasının zaman çizelgesi hazırlanır. planın değiştirilmesine ya da plan uygulamasının durdurulmasına ve yeni bir plan hazırlanmasına karar verilebilir. Yerel Ekonomik Kalkınma Planının Uygulanması Planın uygulama için hazır hale getirilmesi ve uygulanması aşaması ise beşinci aşamadır. performans ölçütlerinin ve nitel ölçülerin açık ve net belirlenmiş olması. -Değerlendirme sonuçlarına göre planda gerekli değişiklikler yapılır ve uygulanır. yazılı-görsel basınla söyleşi. ve. Altıncı aşama olan değerlendirme aşamasında şunlar gerçekleştirilir: -Plan uygulamasına ilişkin olarak veri toplanır ve geri-besleme sağlanır. Bunun için. -Ekonomik kalkınma amacıyla kullanılacak teşvikler belirlenir. çevrenin korunması. broşür-afiş.6. uygulanan bir plan çok önemli olumlu 211 http://ekutup.

Ancak. ulaşım yapıları sürekli değişikliğe uğradıkça. Bir diğer sorun. bir plan döneminde dahi gerçekleşebilmektedir. Bu durumda da. çünkü. plan uygulanırken. gerekli düzeltmelerin yapılmasıyla sona ermez.tr/bolgesel/keas-I. tek bir sorunun birçok nedeni olabilir. 1993: 263. 1996). Bu süreçte. uygulanan politikanın amaçlarından istemeden uzaklaşılmasının. konulan zaman ve kaynak sınırlamalarına ne ölçüde uyulabildiği gibi ölçütler izleme aşamasında sürekli gözlem altında tutulur ve bunlara göre gerektiğinde izlenen politikalarda ya da projelerde gerekli düzeltmeler yapılır. açık ve yeşil alan miktarı aynı oranda korunduğu için hedeften sapma anlamı taşımayacaktır. tek bir alan olarak birleştirilmiştir. İzleme sürecinin en önemli sıkıntısı. 1992). Örneğin.7.pdf . kısacası. başarıyı ölçmek vb. Ancak. bunun başarı olarak değerlendirilmesi zor olacaktır. daha zordur. performans ölçütlerini daha geniş ve esnek tanımlayarak. ekonomik. orijinal plana ne derece sadık kalınacağı ve planın iç tutarlılığının ne derece korunabileceğidir. gereksiz zaman ve kaynak israfının önüne geçilmesini sağlar (Talen. teknolojik. planın kullanışlılığı azalabilir. Cilt I sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. Bu aşamada dikkatli davranılmaz ise. açıklayıcı 212 http://ekutup. yerel topluluğun kıt kaynakları öncelikli olmayan ve öngörülmeyen bazı hedefler için kullanılmıştır. Bu değişiklikler. daha yeni ve güvenilir verilerin kullanılabilir hale gelip gelmediği. Buradaki temel soru. Bu süreçte.6. çıkan uzlaşmazlıklar karşısında planın hiç uygulanamaması ya da planın. sorunun doğru teşhis edilip edilmediği. sorunun niteliğinde zaman içinde değişikliklerin ortaya çıkıp çıkmadığı. plan ile elde edilecek sonuçlar arasında doğrudan bire bir lineer bağ kurmamak olabilir (Talen. 1994: 145). karmaşık ve masraflı bir biçim almasıdır. “Politika ne ölçüde başarılı oldu?” sorusudur. Bu durumda da çözüm üretmek. İzleme Yerel kalkınma planlarının ya da politikalarının uygulama süreci. planın esas amaçları gerçekleştirilemeyebilir. planın ne derecede başarılı olduğunun saptanmasına kadar tüm aşamaları daha karmaşık bir biçime sokar. bir bölgeye yönelik geliştirilmiş planda. sürekli hareket eden bir hedefe ateş etmekle aynı şeydir” (Levy.dpt. sorunun gözden kaçan yönlerinin olup olmadığı. kültürel. 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “sürekli değişen bir kentin sorunlarına çözüm üretmek. yeşil alanın ve çocuk parkının toplam alan büyüklükleri korunarak. Bu sorunları aşmanın bir yolu. uygulanan politikaların değerlendirilerek. Bu durumda aslında. hedeflenen performans ölçütlerine ne ölçüde ulaşılabildiği. değerlendirmeler sonucunda planda değişiklik yapılmasına karar verildiğinde. bu olumlu sonuçlar planda öngörülenden tamamen farklı ise. Patton ve Sawicki. 1996. Rossi ve Freeman. istenildiği kadar iyi olmasa da. Bunun yanında. bir bölge birden fazla sorundan ya da yerel kalkınma projesinden etkileniyor olabilir.gov. ilk halinin uygulanması zorunda kalınabilir. Bu değişiklik. politikanın hedef kitlesini oluşturan grupların tepkilerinin ne olduğu. mali. aynı bölgede yeşil alan ve çocuk parkı olarak iki ayrı alan öngörülmüş olsun. Ayrıca. sorunların da değişmesi ve çözüm üretmenin daha güç. kentlerin nüfus. arzulanan performansa ve amaçlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığının sürekli olarak izlenmesi (‘monitoring’) gerekir. sosyal. İzleme süreci. bu nedenlerin tümünün göz önünde bulundurulması farklı çözüm alternatiflerinin ele alınarak çözümlenmesinden.

Cilt I ve tatmin edici bir çözümleme yapabilmek için. 2002. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinde Başarıyı Etkileyen Unsurlar 3. birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekli olabilecektir (Talen. Var olan gizilgücün ve girişimci ruhun harekete geçirilmesi için gerekli çabanın gösterilmemesi Yerel halktan ve girişimcilerden yeterli destek alınamaması. vii. çok yetersiz olması.tr/bolgesel/keas-I.2. Bright vd. Uygulanan politikanın olumlu sonuçlarının 1. 1995. örgütsel ve teknik kaynakların kullanılması. oda ve birliklerin ve diğer sivil toplum örgütlerinin yerel ekonomik kalkınma sürecinde karşılaşabilecekleri bazı önemli sorunlar şunlardır (Wagner vd. Özellikle güçlü kamu kesimi liderliği. Yerel girişimcilik ruhunun harekete geçirilmesi. sosyal sınıflar.. vi. Rogowsky vd. toplum liderlerinin. özel sektör-kamu sektörü işbirliğinin ve yerel kalkınma planının açık amaçlar doğrultusunda iyi hazırlanmasının en kritik değişkenler olduğu konusunda. Merkezi mali. Yerel yönetim birim(ler)inin yönetsel-bürokratik gücünü etkin kullanımı. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki uygulamaları göz önüne alarak çözümleme yapan yazarlar arasında bir uzlaşı göze çarpmaktadır.. Ekonomik kalkınma faaliyetlerinin eşgüdümünün iyi yapması. konut stokunun vb. Kalkınma girişiminin en azından ilk etapta olumsuz etkileyeceği grupların direnci. viii..dpt. 1995. İyi hazırlanmış ve amaçları açıkça belirtilmiş ekonomik kalkınma planı. işletmelerin. girişimcilerin. v. ve Krefetz. yetki-sorumluluk dağılımının karmaşık olmasında ve uzlaşma-işbirliği kültürünün gelişmemiş olmasından dolayı eşgüdümlü işbirliğine gidilememesi.7. ve 213 http://ekutup. açısından aşırı homojen bir yapıya sahip olması. ve. x.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 3. 1991): i. iv. 1993): i ii iii iv v vi vii viii Kentsel alanlarda yerel yönetimlerin sayıca çokluğundan.pdf . 1996). 1995. Merkezi hükümetin destek vermemesi ya da desteğini kesmesi. ii. 3. Etkin kamu-özel sektör işbirliği.5-2 yıl gibi makul bir sürede alınmaya başlanılması. Wagner vd. Acil gereksinimlerin giderilmesine ve eşitsizliklerin azaltılmasına özen gösterilmesi. Etkin katılım yol ve yöntemlerinin öngörülmesi. kenttaşların. Uygulamada ayrımcılık yapılması. 1995.gov. Yerel topluluğun insan kaynakları. ekonomik faaliyetler vb. ix. Güçlü belediye ve kamu kesimi liderliği.7. iii.7. Yerel Ekonomik Kalkınma Girişimlerinin Karşılaşabileceği Güçlükler Seçilmiş atanmış kamu görevlilerinin. Alt yapının. Başarı İçin Gerekli Unsurlar Başarılı yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin özellikleri şöyle sıralanabilir (Mishel.1. Devine ve Wright.

yolsuzluk ve usulsüzlüklerin yaygın olması. alternatiflerin karşılaştırılmasından önce belirlenmesi gerekir. Bir yerel ekonomik kalkınma planı en fazla yararı en varlıklı kesime sağlarken. alternatif çözüm yolları. Örneğin. ölçütlerin. amaçlar ve hedefler vb.pdf . Günümüzde ise. bu teşkilatlarda işgücünün yetiştirilmesinde bir takım uzmanlık standartları geliştirilmiştir. Ancak. bazı politikaların olumlu sonuçları yanında zorunlu bazı olumsuz yan etkilerinin de varlığıdır (Patton ve Sawicki. Sorunun niteliği. vizyonun. çünkü. 1993: 207). planın bu sorunu çözmek için benimseyeceği yöntem.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. YEREL EKONOMİK KALKINMA PLANLARINDA AMAÇ.dpt. kamusal kaynakların yanlış kullanılması. kabul edilebilir alternatiflerin belirlenmesinde ve sonrasında da uygulanan planın başarısını ölçmede kullanılırlar. Ancak. 2003: 330-366). kayırmacılık nedeniyle kaynakların etkin kullanılamaması ve ekonomik kalkınma planlaması yaklaşımlarının ve yöntemlerinin küresel ekonomi çağında gereksinimlere yanıt vermekten uzak olması gibi etkenler de eklenmelidir. alt gelir gruplarının faydası düşük düzeyde kalabilir. ISO-9000 gibi uluslararası ticarette kaliteyi ölçmeye yarayan standartlar geliştirilmiştir (Efil. Daha sonraları da askeri malzeme ve uygulamalarda geliştirilen standartlar performans ölçütlerinin gelişiminde yeni bir aşamayı getirmiştir. ölçüt ve nicel ölçülerin saptanabilmesinin koşulu. kaynakları kıt ve bu kıt kaynaklar üzerinde paylaşım kaygısının ve kavgasının yoğun olduğu ülkelerde. Amerika Birleşik Devletleri deneyiminin çözümlemesinden çıkan bu sonuçlara ek olarak. Bunun en önemli nedeni. genel olarak ekonomik büyümeye kısa dönemde çok fazla bir katkı yapmayabilir. hatta aynı toplumlar içinde bile çok farklı sosyalkültürel yapılar yer alabilmektedir. muğlak ifadelendirme yoluna bilinçli olarak gidilebilmektedir. çünkü bu takip edilecek kuralların belirlenmesi anlamını taşır ve amaçlara daha iyi hizmet edecek alternatiflerin daha kolay kabulünü sağlar (Patton ve Sawicki. az yarar sağlanan grupların tepkisini çekmemek için. işsizlere iş sağlamayı ya da mesleki eğitim vermeyi öncelikli hedef yapan bir plan. Durum böyle olsa bile. performans ölçütlerinin belirlenmesinde etkili olur (Patton ve Sawicki.gov. genel olarak planlamada ya da yerel ekonomik kalkınma planlarında kullanılan ISO-9000 gibi açıklıkla ve net olarak tanımlanmış standartlar geliştirildiğini söylemek güçtür. Performans ölçütleri. Türkiye gibi gelişmekte olan. Bunun için. Cilt I ix Katılıma olanak verilmemesidir. 1993: 186). 1993: 188). Bu durumlarda. HEDEF VE ÖLÇÜTLER Ekonomik verimliliği ölçmek için geliştirilen standartların kökenleri ahilik ve lonca teşkilatlarındaki uygulamalara dayanır. alternatif planların karşılaştırılmasında. amaç ve hedeflerin belirlenmesi gerekir. 214 http://ekutup. amaç ve amaca ilişkin hedeflerin yeterli açıklık ve netlikle belirlenmesidir.tr/bolgesel/keas-I. Bazen siyasi nedenlerle amaçların net olarak saptanamadığı durumlar olmaktadır. Öte yandan. 4. planlama disiplini çok daha fazla insanı konu almaktadır ve dünya yüzeyinde.

tr/bolgesel/keas-I. 4.3. Bunlar. vizyonunu “demokratik. Performans Ölçütleri (‘Performance Criteria’) Performans ölçütleri hedeflerin daha somut ifadelendirilmiş biçimleridir.dpt.gov. yaşam kalitesi yüksek ama yaşam maliyetlerinin düşük olduğu.1. Amaçlar (‘Goals’) Amaçlar. Patton ve Sawicki. Aynı hedefle ilgili ölçütler tutarlı olmalı. 1993). 215 http://ekutup.1. ancak. karlılık. yapılabilirlik ya da fizibilite. Hedefler (‘Objectives’) Hedefler ise. başarılmak istenen sonuçlarla ilgili olarak daha açıklıkla ifade edilmiş. Vizyon.2. Ekonomik kalkınma alanında genel olarak kullanılan ölçütlerin bazıları şunlardır: Etkililik ya da verimlilik.1. İstanbul’un vizyonu çerçevesinde düşünülebilecek amaçlara örnek olabilir. Ölçütler açık ve net ifade edilmelidir. 4. Amaç ve Hedef Tanımları 4. Performans Ölçütleri ve Nicel Ölçüler 4. bir yerel topluluğun kendi kentlerini bir bütün olarak uzun dönemde taşımak istedikleri konumla ilişkilidir. maliyet. İstanbul kenti. Vizyon Vizyon.2. 4. yüksek teknolojiye dayalı ulusal ve uluslararası rekabet gücüne sahip ekonomik yapısı olan bir kent gibi. fayda. Yüksek teknoloji yatırım çekmek.2.1.pdf . ölçülmek isteneni doğru olarak ölçmeli.1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “Geleceğin İstanbul”unu kurarken. yaya ve araç trafiği arasındaki uyumsuzluğu en aza indirmek. Uluslar arası şirketlerin Doğu Avrupa. Cilt I 4. Örneğin. Uluslararası turizm merkezi olmak. etkin ve insanca yaşanabilir bir dünya kenti olmak” olarak saptamıştır (TOKİ ve IULA-EMME. daha yüksek yerleşim yoğunluğuna izin vermek. 1993: 219). alternatiflerin değerlendirilmesinde ve politika uygulamalarının başarısının saptanmasında kullanılırlar (Quade. uluslar arası yatırım çekmek vb. sadece bir tür olaya özgü olacak şekilde aşırı ayrıntılı olmamalı ve değişik alternatiflerin karşılaştırılmasına olanak vermelidir. bir zaman ve hedef kitlede belirtilen ifadelerdir. Daha varlıklı. 1993: 187).1. Orta Asya ve Ortadoğu bölge müdürlüklerini İstanbul’a çekmek ise. tekno-kent alanları oluşturmak. yukarıda verilen İstanbul’un vizyonu ve amacı çerçevesinde düşünülebilecek bir hedeftir. kentsel altyapıyı geliştirmek amaca örnek olabilir. 1982: 32. dışsallıklar. Örneğin. yağmur suyu toplama ve kanalizasyon altyapısını yeterli düzeye çıkarmak ya da yeşil alan-konut alanı dengesini korunmak gibi. yani geçerli ve güvenilir olmalıdır (Patton ve Sawicki. hedeflerin değişik boyutlarıyla ilgili standartlar getirirler. uzun dönemde kentin vizyonu doğrultusunda gerçekleştirileceklere dair formel ve genel olarak ifade edilmiş hedeflerdir.

dpt. konut alanının ana cadde trafiğine kapalı olması gibi ölçütler benimsenebilir (Levy. konut sayısı. mali ve idari kapasite ve yönetim yapısının. bürokratik. 1992: 64. İstanbul’un dünya kenti olma vizyonu çerçevesinde kente çektiği uluslar arası şirketlerin bölge müdürlükleri hedefine ulaşılıp ulaşılmadığına ilişkin olarak geliştirilecek performans ölçütü geliştirilirken. 362).pdf . bunların gerektireceği fedakarlıkları kabul ettirebilme ve plan sürecinde işbirliğini ve eşgüdümü sürdürebilme gücüne sahip olup olmadığını belirtir. Başka bir örnek daha verelim. Nicel Ölçüler (‘Measurements’) Ölçüler. Patton ve Sawicki. işbirliği.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 9 10 216 http://ekutup. park alanı varlığı. 1993: 218-219. projelerin yürütülmesini olanaklı kılacak düzeyde olup olmadığını belirtir. topografyanın ve toprak yapısının su baskınına. ölçülere örnek olarak verilebilir. Nicel ölçüler. açık yeşil alanların konut alanlarına oranı. yapılabilirlik gibi ölçütler düşünülecektir. siyasal destek. trafik sıkışıklığı. 1992: 163. altyapının varlığı-kalitesi. nüfus artış oranı. yerel ekonomik kalkınma planının bir parçası olduğunu varsayalım. Kurumsal bağlılık: Projenin yürütülmesine. Bunlar genel ölçütler olup. Bu proje için. hakkaniyet. Cilt I hesap verebilirlik (accountability). bunların kaç kişiye istihdam olanağı sağladığı gibi nicel ölçüler düşünülebilir. 8 Teknik. toplumdan istenecek değişiklikleri. konut alanlarına vb. 1993: 187). kirada oturan kiracı sayısı.tr/bolgesel/keas-I. Örneğin. 148). Raimondo. idari kapasite8. performans ölçütlerinin daha kolaylıkla ve doğrudan ölçülebilir. çevre temizliği. yakınlık. yayaların yağıştan ve rüzgardan korunması. fayda-maliyet. Rossi ve Freeman. hava kirliğine ve depreme karşı koruma sağlaması. Yukarıda kullanılan İstanbul’un dünya kenti olması yönündeki vizyonu çerçevesinde. kurumsal bağlılık10. kullanılabilir arazi. işgücü piyasasına. suç oranları vb. dışsallıklar. proje değerlendirmesi ve başarının ölçülmesinde kullanılırlar.2. işlevsel ve nicel şekle sokulmuş biçimleridir (Patton ve Sawicki. veri toplama ve çözümleme. amaçlar arasında iç tutarlılığın olması vb. 1996: 313.) de planlamada göz önünde bulundurulur. riskli bölgelere. bir caddeden yoğun saatlerde geçen araç sayısı. halkın taleplerine ve değer yargılarına uygunluk (responsiveness). otorite9. kişi başına gelir. ticaretin ve sanayiinin canlılığı. konut başına düşen park alanı. (Aronson ve Schwartz. konutların kolay ulaşılabilir olması. piyasa. İstanbul’a çekilebilen uluslar arası şirket genel müdürlüğü.gov. konutlarda araçlar için yeterli park alanı sağlanması. Evsiz kişi sayısı. uluslar arası şirketlerin bölge müdürlüklerinin İstanbul’a çekilmesi için kentin katlandığı maliyetlerin ya da teşviklerin miktarı. 1994: 140. Bir semte sosyal konutlar yapılması yönündeki bir projenin. eşitlik ve adalet. ticaret ve alışveriş bölgelerine. hukukilik. 7 Planın uygulanacağı alanın özellikleri (ulaşım ağına. yönetimin ve bürokrasinin ne ölçüde bağlı olduğunu belirtir. 4. projenin türüne göre daha belirgin ölçütler de saptanabilir. girişimcilik ve liderlik. vb. alternatif maliyetler (opportunity cost). dönüşümleri. Planı uygulayacak olan yönetim biriminin.2. konum7. trafik kazası sayısı.

yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin Türkiye örneğinde başarılı olabilmeleri için. araştırma ya da yüksek teknoloji enstitülerinin taşra illerine de yayılması ile. işgücü yetiştirilmesine katkıda bulunmak amaçlarıyla harekete geçirilmesi ve yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin bir parçası yapılması olanaklı hale gelmiştir. yöreler. sıvı ve katı atıkların toplanması. Cilt I 5. bölgesel ve örgütsel düzeyde önemli ölçüde yerleşmiş olan planlama çabalarına ek olarak. eşgüdümlü bir işbirliğine gidememeleri. ekonomisi zaten kötü olan yöreleri ve kentleri daha da kötü durumlara düşürebilecektir.pdf . Türkiye’de ulusal. kentleri ya da kentsel bölgeleri yatırımları çekmek için birbirleriyle yarışır duruma düşürebilir. kamu kesiminin öncülüğünde ve liderliğinde geliştirilmeleri ve uygulanmaları zorunlu gözükmektedir.gov. hatta kentsel bölgelerdeki yerel yönetimlerin. işlenmesi.dpt. serbest piyasa koşulları yatırımların nereye ve nasıl gideceğinde belirleyici rol oynar ve yatırımlar ya ekonominin zaten iyi olduğu ve iş fırsatlarının bulunduğu kentsel bölgelere. Dolayısıyla. üniversitelerin bilgi birikimlerinin yerel girişimcilerin gereksinimlerini karşılamak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. stratejik. eşgüdümü ve işbirliğini önemseyen bir bakış açısı ile. Anadolu kentlerindeki ekonomik faaliyetlerin canlandırılması için yeni olanaklar doğmuştur. kentsel bölgeler ve kentler bazında da planlamanın daha etkin olarak kullanılmasına günümüzde daha büyük bir gereksinim duyulmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. SONSÖZ Küresel anlamda gelişmiş ülkeler. yerel ekonomik kalkınma girişimlerinin ülkemizde başarısız olmasına yol açabilecek en temel sorunlardan biri olarak devam etmektedir. ama parçalı bir yapı sergileyen yerel yönetim birimlerinin bir araya gelerek ortak hareket edememeleri. halen çok yaygın uygulanan bölgesel ve ulusal kalkınma yaklaşımlarındaki aksaklıkların ve eksikliklerin saptanması ve düzeltilmesi için daha hızlı ve duyarlı davranılmasına olan gereksinimdir. kentsel bölgelerde yer alan birbirinden kopuk yerel yönetim birimlerinin uyguladıkları kalkınma girişimlerinin bir toplamı olarak görülmesi eğilimi. özellikle yüksek teknolojiye ve bilgiye (know-how) yatırım yaparak yarışmacı üstünlüklerini koruma çabasındadırlar. Türkiye’de de. imhası ve geri döndürülmesi gibi çevre koruma çalışmaları ve yatırımları vb. Yerel ekonomik kalkınma politikaların bütünlüğü olmayan programlar şeklinde yürürlüğe konması. Artık. Türkiye örneğinde son olarak vurgulanması gereken bir nokta da. Türkiye’de uygulanmaya çalışılan 217 http://ekutup. dönüştürülmesi. güven duyulan bir otorite olarak merkezi hükümetin taşra birimlerinin (yani valilikler ya da il özel idareleri) öncülüğüne ve liderliğine gereksinim vardır. Bunun yanında. ülkemizde yerel ekonomik kalkınmanın. Ayrıca. ya da yatırım yapan şirketlerin maliyetlerini en aza indirecek şekilde en fazla teşviki veren yerlere yönelecektir. AB ile bütünleşme politikasını benimseyen bir ülke olarak. İşbirliğinin ve eşgüdümün sağlanamaması. genel ve uzun dönemli bir yerel kalkınma anlayışının gelişmemesi sonucunu doğurmaktadır.) bir ilçe belediyesinin ya da kent belediyesinin olanaklarını aşan kaynaklar gerektirdiği gerçekliği de göz önünde bulundurulmalıdır. iller. ekonomik kalkınma girişimleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan bazı kentsel altyapı yatırımlarının (hava ya da kara taşımacılığı yatırımları. aynı kentsel bölgede yer alan. Bu ise. özellikle son yıllarda üniversite. Bu durumda. gizil gücünü eşgüdümlü bir şekilde ekonomik kalınma amacıyla harekete geçirebilmek için de. Ancak. yerel halkın ve girişimcilerin.

Confronting Poverty: Prescriptions For Change. Sevilay KAYGALAK. Joel A. Oxford. Danzinger vd. Bright. Society and Culture – The Rise of the Network Society.” içinde S. (1995) “The Central-City Revitalization: The Fort Worth Experience.). ve James D. Newbury Park. The University of Texas. Farazmand. Sage Publications. Elazar (der. Wright (1993) The Greatest of Evils: Urban Poverty and the American Underclass. anakent ve kent nazım imar planları. Aldine De Gruyter. Mülkiye. (der. Mumphrey J. s. E. (1994) “The Employment Strategy: Public Policies to Increase Work and Earnings. _____ (1989) The Informational City: Information Technology. Temmuz-Ağustos 2001. Joder ve A. 9-43. 245-278. University Press of America.).). Kemp. The Center for Economic Development. Arlington. 26 (2) December. (1994) Contemporary Urban Planning. Inc. John M.” içinde Proceedings of the Comparative Development and Administration Seminar for Eastern European Scholars: Studies in Comparative Analysis. Roger L. Manuel (1996) The Information Age: Economy. H. Elise M. 113128. Devine. Blank. Richard D. (1990) “Type II Policy and Mandated Benefits in Economic Development. Efil.pdf . Sharon Perlman (1991) “Urban Revitalization As A Catalyst for Urban Political Change. güncel gereksinimlere cevap vermemektedir ve stratejik bir bakış açısına olanak vermemektedir. Basil Blackwell. Ali (1999) “Küreselleşme ve Kamu Yönetimi.. Blackwell Publishers. Castells. Levy. Birmingham. J. 218 http://ekutup. Blakely.” Türk İdare Dergisi. Urban Revitalization: Policies and Programs. Sage Publications.” Urban Affairs Quarterly. Englewood Cliffs. ICMA. Hüseyin (1998) “Decentralization.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. UK. Thousand Oaks. Inc. ekonomik kalkınma stratejilerinde yerel alternatifler de artık daha ciddi olarak değerlendirilmelidir. Fainstein ve S. ve Philip Favero (1984) Local Economic Development: A Strategic Approach. Basil Blackwell. Rebecca M. Alfa. s. Edward J. 59 (6). Dulupcu. Türkiye’de ekonomik kalkınmanın planlanması ve yönetilmesine yeni açılımlar getirebilmek için. İsmail (2003) Toplam Kalite Yönetimi ve Toplam Kaliteye Ulaşmada Önemli Bir Araç: ISO 9000 Kalite Güvencesi Yönetimi. 170-190. Thousand Oaks. İstanbul. çev. Farr. Rod Erakovich ve Dick Grisby (der.tr/bolgesel/keas-I. Logan. The University of Birmingham. New York.” Public Administration Review. Calf. (der. T. Local Government Reforms and Local Autonomy: A Comparative Analysis of Recent Trends. Sage Publications. Cilt I çevre düzeni nazım imar planları.” içinde S. Campbell (der. Economic Restructuring and the Urban-Regional Process. Centre for Urban and Regional Studies. Gül. Oxford. bu çalışmada da vurgu yapıldığı gibi.” içinde D. Cambridge.. (1994) Planning Local Economic Development: Theory and Practice. Krefetz. Washington D. Reading in Urban Theory. (1993) Strategic Planning for Local Government. New York.).dpt. 68 (410). 58-80 arasını çeviren Namık Demir. XXV (229). Bunu için. Cheryl A. ve Robert Mier (1993) Theories of Local Economic Development. “Mahalli İdarelerde Stratejik Yönetim. vd. Wagner. Mart-1996. J.gov. John R.C. Russel Sage Foundation. ve Harvey L Molotch (1996) “The City as a Growth Machine. Goetz. TX. UK. Prentice Hall. Murat Ali (2002) Accomodating Turkey in New Regionalism.” içinde W. Edward G. daha çok fiziki çevre planlaması niteliğindedir. Urban Revitalization: Israel’s Project Renewal and Other Experiences.). Research and Service. Arlington. Lanham. KAYNAKÇA Bingham.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (1992) Economics of State and Local Government. Praeger. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı..gov. (1994) “Entrepreneurship in Regional and Local Development. Princeton University Press. (1996) Do State&Local Tax Incentives Work? Washington D. Malecki. Richard L. Economic Policy Institute. ve David S. E. (1995) “New York City’s Outer Borough Development Strategy. 16 (1-2). Maliza. 51-66. Barry M.dpt. (1980) Industrial Location and Community Development. Sage Publications.” Milliyet. Princeton.C. Moriarty. İmge. _____ (2002) “Generating Jobs and Growth: An Economic Stimulus Program for 2003. Arlington.” Economic Policy Institute Brifing Paper. OECD (1986) The Revitalization of Urban Economies. <http://epinet. vd. Center for Urban Policy Research. Praeger. 54-59. erişim tarihi 21.org/eplync. _____ (2003) “Yoksullukla Mücadelede Fak-Fuk-Fon ve Yeşil Kart Uygulaması.cfm/briefingpapers_bp_2002_12_stimulus>. W.) (1995) Urban Revitalization: Policies and Programs.org/content. Institute of Urban Studies. Sage Publications Inc. Cilt I Lynch. Mishel.tr/bolgesel/keas-I. Inc. (1985) Local Economic Development: A Guide to Practice. Pearson Education. John (1983) The Contested City. Patton. Ankara. OECD. Thousand Oaks.08. Upper Saddle River. Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve IULA-EMME. Urban Revitalization: Policies and Programs. Christian M. s. C.” International Regional Science Review.” International Regional Science Review.. Paul R. Michael B. Tees.. Cahit (1995) Toplumsal Politika. New Brunswick. Rogowsky. Talas.” içinde P. Porter ve D. Wagner. Rebuilding America’s Cities: Roads to Recovery. 101-106.html>. R.15. Carl V.pdf . The University of Texas at Arlington. TX. (1984) “Preface.). J. Sweet (der. 55 (Haziran Temmuz). Porter. T.” Görüş. Halil (1993) Yerel Yönetimler Arası İşbirliği: Kent ve Belediye Birlikleri. “OHAL Teşviki Unutuldu (. Chapel Hill. Kent Basımevi. New Jersey. İstanbul. Uras. 16 (1-2). 4 Mayıs. 219 http://ekutup. Teitz. Paris.” Tijdschrift voor Economische en Sociale Geografie. İstanbul. Edward T. 397-411. Sallan Gül. G.” Detroit News. New York ve London. Songül (2000) “Yeni Sağ Sosyal Güvenlik Anlayışının Tarihsel Bağlantıları: İngiltere ve Türkiye Örnekleri.ve de Uyutuldu).1999. vd. New York. Edward J.” Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi. Joder ve A. Henry J. Stanford (1990) The Interlocal Contract in Texas. erişim tarihi 4. TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve IULA-EMME (1993) Geleceğin İstanbul’u. Emil E. Fritz W. Cole ve Jay. Mollenkopf. Raimondo. Mumphrey Jr. <http://www. 5. Ünlü. University of North Carolina Press. David W. Thousand Oaks. 91 (4). Lawrence (2003) “Reducing Taxes Will Cost Jobs and Bloat Deficit. (der. IULAEMME ve T. 21 Ağustos. 40 (34). Robert G. Wagner. Rogerson.epinet.” içinde F.. 119-153. Güngör (2003).C. Sawicki (1993) Basic Methods of Policy Analysis and Planning. (1994) “Changes in Economic Development Theory and Practice. (2000) “Local Economic Development in an Era of Globalization: The Case of South African Cities. (der).2003.

2001). Elimize ulaşan ilk kullanılabilecek bilgiler aynı alt bölgede yer alan Denizli ve Aydın illerinden gelmiştir. yetişmiş işgücü. DEÜ.tr/bolgesel/keas-I. Ekonomi Bölümü Ceyhan ALDEMİR Prof. ekonomik coğrafya ve bölgesel kalkınma tartışmalarında ‘kültür’ faktörünü ön plana çıkaran. Kalkınma için gerekli insan sermayesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Bölgesel Kalkınmada Ekonomik Göstergeler İle Yerel Kültür Özellikleri Arasındaki İlişkiler: Aydın ve Denizli Örnekleri Yaprak GÜLCAN Yrd. tabii kaynaklar. coğrafi kolaylıklar gibi bir çok içsel (endogeneous) etkenin Aydın lehine olmasına rağmen Denizli’nin özellikle son 15 yılda göstermiş olduğu ekonomik performans şaşırtıcıdır. Dr.. İşletme Fakültesi. emek ücretleri.Ülkemizde kalkınma konusu genellikle ülke ve zaman zaman bölgesel düzeylerde ele alınmaktadır. Aydın ilerideki tablolarda da görüleceği gibi tabii kaynaklar.C. Sonuçları henüz yayınlanmayan taslak halinde ki çalışmada (2003) Ege Bölgesi üç alt bölgeye ayrılmıştır. mülk fiyatları gibi somut etkenlerin dahi bölge ve/veya kentlerin başarı ve /veya başarısızlığını açıklamakta yetersiz kalması. İşletme Bölümü 1. Aydın ve Denizli birbirlerine komşu ve görece iki kalkınmış ilimizdir. Yazarların da dikkatini çeken ilk nokta bu olmuştur.pdf . Daha özgün olarak ifade etmek gerekirse. Çalışmamızın amacı Ege Bölgesi içinde yer alan alt bölgeleri) ekonomik gelişmişlik düzeyleri açısından karşılaştırmak ve olası farklılıkları geliştirdiğimiz bir model çerçevesinde açıklamaya çalışmaktır. kent ve bölgesel kalkınma konusundaki araştırmalar bir hayli artmıştır.gov. Danielzyk ve Wood (2001) bu etkenlerin en başında kültürel özelliklerin geldiğini ileri sürmektedirler. merkeze yakınlık. Doç. GİRİŞ Özellikle son on yılda. muhtemelen Avrupa Birliği’nin de stratejileri doğrultusunda. Dolayısıyla çalışmanın amacı açısından en uygun yaklaşımın. Bu eğilimlerin etkisiyle T.. Dr. kalkınmanın ekonomi dışındaki başka etkenler tarafından etkileniyor olabileceğini akla getirmektedir. bu çalışmanın hedefi ekonomik gelişmeyi motive edebileceği düşünülen ve çoğu zaman Protestan İş Ahlakı (PİA) olarak da adlandırılan ve temel olarak beş kültürel değer ile bu değerlerle birlikte ortaya çıkan aktörler arası ilişki ağlarının (network’ler NW) iller bazında kalkınma olgusunu açıklayıp açıklayamadığını araştırmaktır. turizm gibi konularda Denizli’den daha zengin olmasına rağmen daha kalkınmış değildir. Planlama Teşkilatı da son birkaç yıldır süren bir çalışma sonucu Türkiye için 26 alt bölgeden oluşan bir gelişmişlik haritası hazırlamıştır. Ekonomik yapıları. İşletme Fakültesi. Ekonomik aktörler ve ekonomik ilişkilerin yüzyılların ürünü olan sosyal ilişkiler ağının (network) 220 http://ekutup. 1996).dpt. Bu amaçla Ege Bölgesinin tümü ve Marmara Bölgesinden Balıkesir’i alarak on ilde başlattığımız araştırma halen devam etmektedir. Bu yaklaşım yerleşik sosyal ilişkilerin ekonomik yaşamdaki etkisi üzerinde durmaktadır (Swedberg. Bu ve benzeri tablolar gerek ülkemizde gerekse diğer ülkelerde sık rastlanan ancak çok az araştırılmış olgulardır. Kent (il) düzeyindeki çalışmalar ise yalnız ülkemizde değil tüm Dünya da henüz embriyon aşamasındadır (Danielzyk ve Wood. kurumsalcılık (institutionalist) yaklaşımı olduğu düşünülmüştür. DEÜ. Dolayısıyla bu çalışma sadece iki il ile kısıtlıdır.

otoriteye olan mesafe ve belirsizliklerden kaçınma davranışlarnın az olduğu ülkelerin daha kalkınmış olduğuna işaret etmektedir. 2. Saxenian. Kapitalist gelişmenin gerisinde manevi itici güç olarak Protestanlığın çileci (ascetic) kollarının (Baptist. birbirlerine komşu olmalarına ve dolayısıyla nispeten benzer coğrafyalara sahip iki ilimizden birinin yine göreli olarak daha kıt kaynaklara sahip olmasına rağmen diğerine göre daha kalkınmış olmasının kültürel etkenlerle ve bu bağlamda özellikle gelişmeye katkı verecek ilişkiler ağı (network) ile açıklanabileceği düşünülmüştür. Dahlgaard ve Dahlgaard.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu çalışmalardan hareketle. 2001). Pietist. Cilt I dışında yer alması pek düşünülemez (Ülgener. 1981. KURAMSAL ÇERÇEVE Kültürel değerler ile networklerin kalkınmada ki rolünü görmek için öncelikle kalınmanın “hard core” (somut) nedenlerine bakmak gerekir. 1984). 1997. Calvinist gibi) olduğunu ileri süren Weber’in tezi özellikle 1970’lerden sonra bir çok araştırmaya konu olmuştur (Jones. 1999). Özellikle bireyci. Hoefstede’de (1984) 40 ülkede yapmış olduğu araştırmada yönetime ilişkin değerler ile gelişmişlik arasında önemli ilişkiler bulmuştur. Ancak sosyal ilişkilere egemen olan bazı kültürel değerlerin. çağdaş anlamda ekonomik kalkınmayı hızlandırıcı özellikleri olabileceği de bilinmektedir (Weber. Araştırmaların büyük çoğunluğu kalitatif olmakla birlikte bazı kantitatif çalışmalar da yapılmış ve genel olarak Weber’in tezinin doğru olduğu ileri sürülmüştür (Blum ve Dudley. Bu alandaki olası değişimler radikal olmaktan çok tedricidir. İçsel gelişme (endogeneous growth) nedenleri olarak da adlandırılabilecek bu tür ekonomik ve fiziksel nedenler ile olası sosyal nedenler ve bunların her ikisiyle bölgesel ve kentsel düzeydeki ekonomik gelişme göstergeleri arasındaki ilişkileri gösteren hipotetik model Şekil 1’de gösterilmiştir. 1985.tr/bolgesel/keas-I. 221 http://ekutup. Kültürel özellikler ve ekonomik gelişme arasında sistematik ve tarihsel bir perspektif içinde ilişki arayan ilk araştırmacı Max Weber (1985) olmuştur.dpt. Aynı biçimde Mc Clelland’da (1961) başarı güdüsü yüksek bireylerden oluşan toplumların daha kalkınmış olduklarını ileri sürmektedir. Arslan.pdf . 1998).

Alt varsayımlar ise kurumsalcılık yaklaşımı çerçevesinde ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen iki grup bağımsız değişkenin illerin kalkınmasındaki farklılığı içsel kalkınma modellerinde yer alan değişkenlere kıyasla daha fazla açıklama gücüne sahip oldukları yönündedir. zaman ve para tasarrufuna verilen önem. Bunlar.gov. Kültürel faktörlerin kalkınmayla ilişkisi bir ölçüde kurumsalcılık yaklaşımı ile açıklanmaya çalışılırken.tr/bolgesel/keas-I. ilişkilerde iradeci tutum ve davranışlar ile boş zamana veya zamanı boşa geçirmeye atfedilen değerlerdir (Mirels ve Garrett.Kültürel değerler II) SOSYAL FAKTÖRLER BÖLGESEL ve KENTSEL DÜZEYDE EKONOMİK GELİŞME GÖSTERGELERİ Büyüme Kişi başına milli gelir (il bazında) İl bazında gayri safi milli gelir Tasarruflar Endüstrileşme (İmalat sektörü gelişme oranı) Bu çalışmada.pdf .Networkler . Bir toplumda bu değerler ne kadar yerleşikse. işin amaç olarak değerlendirilmesi. kurumsalcılık yaklaşımı açısından ekonomik kalkınma göstergeleriyle ilişkili olduğu düşünülen ve kültürel faktörler arasında yer alan networkler ile özellikle çalışma anlayışıyla ilgili kültürel değerler iki bağımsız değişken olarak ele alınmaktadır. Bu değişkenlerden birincisi.dpt. 1997). ekonomik ve fiziksel faktörler içsel kalkınma teorisi ışığında ele alınmaktadır. Yukarıdaki bilgilerin ışığında araştırmanın temel varsayımı Aydın ve Denizli illeri arasındaki kalkınmışlık farkını en iyi kurumsalcılık yaklaşımı açıklamaktadır şeklinde oluşturulmuştur. ekonomik kalkınmanın da o 222 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. çalışkanlığa verilen değer. Cilt I Şekil 1 Bölgesel ve Kent Düzeyinde Ekonomik Gelişmeyi Etkileyen Faktörler I) EKONOMİK ve FİZİKSEL FAKTÖRLER Yatırımlar Kaynaklar Uzaklık Nüfus İnsan sermayesi . özellikle ekonomik davranışla ilgili olduğu düşünülen bireylerin çalışma anlayışlarını (zihniyetini ) ortaya koyan beş kültürel değerdir.

yerleşik yerel değerleri çok iyi bildikleri varsayılan. Bilgi toplama aracı olarak çeşitli kurumların istatistiksel çalışmaları yanı sıra 36 soruluk bir anket kullanılmıştır. ekonomik kalkınmada yerleşik kültürel değerler kadar ve hatta onlardan daha önemli olan ekonomik aktörlerin geliştirdikleri networklerdir.gov. Bu bulgu. Bunlar. ortalama 15 yıldır çalışan ve çoğunlukla hizmet ve tarım sektöründe yer alan bireylerden oluşmaktadır.dpt. çok miktarda ve yoğun dışsal (il dışı ve yurtdışı) ilişkilerin ekonomik hareketlenmeyi ve gelişmeyi arttıracağı ikinci varsayımımızı oluşturmaktadır. biraz daha eğitimli (üniversite düzeyi) ortalama 21 yıldır çalışan. Güven unsuruna dayanan.pdf . Aydın da ortalama 81. Elde edilen veriler. biraz daha az eğitimli. ekonomik faaliyetler kadar sosyal ilişkilere ve dayanışmaya da önem verdikleri düşünülen gönüllü iş adamları birlikleri üyeleridir. büyümüş. büyük sanayi kuruluşlarının daha çok Denizli’de olduğunu göstermesi bakımından da ilginçtir. Bunlar 177 üyesi olan Denizli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (DESİAD) ile Aydınlı bazı işadamları ve sanayicileridir. Birbirlerini tanımayan.1. yoğunluğu ve güvenilirliği ile ilişkilerde yaşanan ihtilafların sayısıdır. ARAŞTIRMA 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. imalat ve hizmet sektörlerinde görev yapan bireylerden oluşmaktadır. ihtilafların en az yaşandığı. 2001) Bu çalışmada ilişkiler ağı dört özellik açısından ölçümlenmeye çalışılmıştır. o yörede doğmuş. Dolayısıyla Denizli örneklemi daha çok büyük sayılabilecek kuruluşlardaki bireylerden oluşmaktadır. Buna karşın Denizli örneklemi daha yaşlı. ancak güvenen ve güvene dayanan kontratsal ilişki içinde bulunan bireylerin oluşturdukları pozitif ilişkiler ağı gibi dışsal (externalities) etkenler ticareti ve dolayısıyla kalkınmayı hızlandıran faktörlerdir. Kurumsalcılık yaklaşımı açısından. Görüleceği üzere Aydın örneklemi daha genç. 3. Yöntem ve Örneklem Araştırmanın örneklemini Aydın ve Denizli illerindeki yerel ekonomik aktörler oluşturmaktadır. Blum ve Dudley. Değişkenlerden ve alt varsayımlardan ikincisi ise network analiziyle ilgili olanıdır. Anketin ilk sekiz sorusu deneklerin demografik özellikleriyle ilgilidir. tanımlayıcı istatistikler (tek değişkenli) yanı sıra çift değişkenli (bi-variate) istatistiksel araçlarla da analiz edilmiştir. Denizli’de ise 350’dir. 1985 . (Weber. Örneklemi oluşturan bireylerin demografik özellikleri Tablo 1’de görülebilir. Cilt I oranda artacağı varsayılmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. Bunlar bireyler arası ilişkilerin miktarı. Örneklemin ilginç bir yönü de çalışılan örgütlerin iriliğidir. 223 http://ekutup. daha çok dış ticaret. Dokuz soru ilişkiler ağı ile ilgili olup geri kalan 19 soru çalışma anlayışıyla ilgilidir. Anketlerin geri dönüş oranı Denizli için 24 (%13). Aydın için 35’dir.

5 29 60 5.75 Toplam Çalışma yılları: Çalışılan sektör: En az: 5 En çok: 30 Ortalama: 14.dpt. 224 http://ekutup.3 12. BULGULAR Öncelikle bağımlı değişken olan Aydın ve Denizli illerinin ekonomik kalkınma göstergeleri incelendiğinde aşağıdaki gibi bir tablo ortaya çıkmaktadır.23 4.5 % 26 % 8.5 DENİZLİ (n:24) 62.5 31.7 25 25 6.gov.5 27 63 42 N 0 0 17 70 3 3.5 100 13 % Ortalama: 3.2 100 21 3000 347.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.tr/bolgesel/keas-I.9 Yaş: En az: 24 En çok: 51 Ortalama: 34 Eğitim: N İlk: Orta: Lise: Üniversite: Lisansüstü: % 0 2 10 21 2 0 5.9 % 8. Cilt I Tablo 1 Aydın ve Denizli İllerini Örnekleminin Demografik Özellikleri (N=59) AYDIN (n: 35) Cinsiyet: Erkek: % 57.pdf .52 İmalat: Hizmet: Ticaret: Tarım: Dış ticaret: TOTAL: Çalışılan örgütün iriliği: En az: 5 En çok: 450 Ortalama: 81.1 Kadın: % 42.5 % 48.5 37.5 % 8.95 12 35 20.

EGEV (2003) Denizli İl Raporu. EGEV (2002) Aydın İl Raporu.196 96. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.729 98. Cilt I Tablo 2 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik Kalkınma Göstergeleri: Düzey 3 TR321 Aydın GSYİH Büyüme Hızı 2001(1987 Fiyatları) GSYİH/Kişi Değer $ Sıra Tasarruflar (2000) Mevduat/ Kişi (milyon TL) Krediler/ Kişi (milyon TL) Endüstrileşme (İmalat Sanayi Katma Değer (2000) Toplam(milyar TL) Devlet Sektörü Özel Sektör Elektrik Tüketimi Toplam (Mwh) Sanayi (Mwh) Kişi başına Tüketim (kwh) Dış Ticaret İstatistikleri ( 2001) ithalat (milyon $) ihracat 0 0 35. Bu faktörler ile ilgili seçilmiş bilgiler Tablo 3’de sunulmuştur.478( 62.0 Düzey 3 TR322 Denizli Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü.dpt.600 209. 225 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.4 -2.232 (%22.184 912.pdf .717 247.3 2.952 2.687 581 450. Tablo 2’den görüleceği gibi Denizli çok açık bir şekilde Aydın’dan daha kalkınmış gözükmektedir.93) 958 1.1 647.133 22 -13.2 (9) 912.827 907.017 25 2. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.105 496. İçsel kalkınma yaklaşımına göre gelişmişliğin nedeni ekonomik ve fiziksel faktörlerde yatmaktadır. Özellikle ekonomik yaşamın atar damarı sayılabilecek tasarruflar/krediler ile imalat sanayi ile ilgili rakamlar Denizli’nin Aydın’dan en az dört kat daha yüksek performans sergilediğini göstermektedir.756 450.3) 1.457.7 (19) 243.gov.

445 50.gov.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.898 40. EGEV (2002) Aydın İl Raporu. DPT (2002) İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli İstatistikler. tarım. Ortaöğretim Okullaşma or Ortaöğretim Okullaşma or (mesleki) Kaynak: Bölgesel ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. İnsan sermayesi ölçüsü olarak ortaöğretimde okullaşma oranları esas alınırsa Aydın Denizli’den az da olsa daha ileridir.560 108.249 2.050 37.017 527 20.523.346 228. Tüm bu verilere karşın Aydın’ın ekonomik kalkınma göstergelerinin (Tablo 2) Denizli’den geride olması gerçekten şaşırtıcıdır.568 436. madencilik.548 22.000 96. EGEV (2003) Denizli İl Raporu. Tablo 3’deki bilgiler coğrafi konum.dpt.tr/bolgesel/keas-I. nüfus ve nüfus büyüme hızı gibi konularda Aydın’ın Denizli’den çok daha avantajlı olduğunu göstermektedir.223 4.010. DİE (2001) Türkiye İstatistik Yıllığı.790 661.571 12-40 15 73 848.9 36.5 Merkeze Uzaklık (liman kenti olan İzmir esas alınmıştır Tarım Alanları (ha) 2000 Tarımsal Üretim Değeri (Toplam Milyon TL) Turizm Yatak sayısı Yatırımlar Kamu (milyar TL) Teşvik Belgeli Yatırımlar(2001) Toplam (milyar TL) Tarım Madencilik İmalat Hizmetler Nüfus Büyüme Hızı 2000(%) Net Göç Hızı (1990) Nüfus Yoğunluğu Nüfus (2000) Eğitim İlköğretim Okullaşma or.pdf .218 17. Cilt I Tablo3 Aydın ve Denizli İlleri Ekonomik ve Fiziksel Olanaklar Düzey 3 TR321 Aydın 120 km 383.2 22.896 399.283 14-21 27 121 959.000 100. turizm.573 186.2 23.8 Düzey 3 TR322 Denizli 246 km 361.821 27. Son olarak kültürel değerler ve ilişkiler ağı bulgularına bakıldığında durumun bir kez daha Denizli lehine geliştiği görülmektedir. 226 http://ekutup.7 38.

74 1.88 en az: 1 en çok: 5 İhtilaf sıklığı 2.000 1.81 en az: 1 en çok: 5 3.000 1.5 en az: 35 en çok: 450 Yoğunluk (Harcanan saat/gün) 3.Yurtiçi ihtilaf 5Yurtdışı miktarı ilişki 1.Eğitim 227 http://ekutup.6 1.000 2 .tr/bolgesel/keas-I.37 3 4 .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.pdf .2 1. İlişki ağı ögeleriyle demografik özelliklerden sadece eğitim düzeyi önemli düzeyde ilişkili çıkmıştır. Cilt I Tablo 4 İllerin Yurtiçi Network Ögeleri Ortalamaları İller Aydın Miktar (Bir yıl içinde ilişki kurulan insan sayısı) (Adet) 112.75 en az: 1 en çok: 8 4.02 İlişki ağını oluşturan ögelerin birbirleriyle ve deneklerin demografik özellikleriyle arasındaki korelasyon katsayıları Tablo 6’da gösterilmiştir.Yurtiçi ilişki miktarı 2.42 1..000 1..36 5 6 7 8 9 6.Yurtiçi güven 4.10 2.Yurtdışı yoğunluk 7. Tablo 6 Network Korelasyonları (N=59) 1 1..9 3.17 en az: 1 en çok: 5 2..87 .000 .gov.5 en az: 28 en çok: 225 137.Yurtiçi yoğunluk 3.90 3.0 en az: 1 en çok: 5 Denizli Tablo 5: İllerin Yurtdışı Network Ögeleri Ortalamaları Aydın Denizli 16.74 .000 .93 2.62 .1 25.dpt.39 1..85 .62 1..11 en az: 2 en çok: 9 Güven 3.05 düzeyinde önemli korelasyon katsayıları incelemeye alınmıştır.000 1.Yurtdışı güven 8. Tablo’dan da görüleceği üzere sadece 0.000 .000 .Yurtdışı ihtilaf 9.

06 3.Boş zaman geçirmeyle ilgili olumsuz tutumlar 3. İş’in amaç olması 2.71 3. dolayısıyla planlı ve sistematik çalışmaya verilen önemin yüksek olması).tr/bolgesel/keas-I.48 2.02 DENİZLİ (n:24) 3.51 2. Tablo 2.Para ve zaman tasarrufu 3. Denizli ilinin ekonomik kalkınma göstergelerinin Aydın iline kıyasla çok daha ileri düzeyde olduğunu göstermektedir. Denizli burada da çok açık farkla (1: 5 gibi bir oran) katma değer yaratmaktadır. 228 http://ekutup.36 ∗-0.dpt. Tablo 7 Çalışma Anlayışına İlişkin Değerlerin Ortalamaları (en az:1.05) ilişkiler vardır. Tablo 8 Yurtdışı İlişki Yoğunluğu İle Çalışma Anlayışı Değerleri Arasındaki Korelasyon Katsayıları (N=64) 1.Ekonomik kalkınma için gerekli tasarruf ve kredi kullanım oranları Denizli’de daha yüksektir.İradecilik 4. Bu tasarruf ve kullanılan kredilerin nereye gittiği ise endüstrileşme istatistiklerinde kendini göstermektedir.Para ve zaman tasarrufu 3. Cilt I Çalışma ahlakına ilişkin değerlerin ortalamaları Tablo 7’de sunulmuştur. Bu değerlerin yurtdışı (externalitenin en yüksek olduğu) ilişki yoğunluğu ile ilişkisini gösteren korelasyon katsayıları Tablo 8’de gösterilmiştir.0 * (t-test .96 4. en çok:5) AYDIN (n:35) 1.Sıkı ve çok çalışma 4.15 ∗0.30 ∗p < 0.001 2 uçlu) Yurtdışı ilişki yoğunluğu ile işin amaç olması dışındaki diğer dört değer arasındaki korelasyon katsayıları yüksek olmamakla birlikte yinede önem düzeyi yüksek (p<0. içsel kalkınma yaklaşımının aksine kurumsalcılık yaklaşımının Aydın ve Denizli illerinin ekonomik performansını daha iyi açıkladığını ileri sürebiliriz.gov.İradecilik Yurtdışı İlişkiler Yoğunluğu 0.Boşa geçirilen zaman için olumsuz tutum 5. Gerek son 15 yılda ki büyüme oranları gerek kişi başına düşen milli gelir açısından Denizli daha ileridedir.35 ∗0.98 3.05 5.Çok çalışma ve başarıya verilen önem 5.pdf .İşi amaç olarak görmek 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Diğer değerler birbirlerine çok yakındır ve iki ilin örneklemleri arasında istatistiksel olarak önemli bir fark olmadığını göstermektedirler.86 * 3. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Öncelikle araştırmanın temel varsayımının doğru olup olmadığına bakılacak olursa.94 3. Elektrik tüketimi de bu durumun gerçek ve doğru olduğunu kanıtlamaktadır. Ayırt edici özelliğe sahip olan sadece iradecilik boyutudur (geleceğin olabildiğince insanın kendisi tarafından kontrol edilebileceğine.50 ∗0.

Burada sorulması gereken soru. her ne kadar kalkınma kriterleriyle çalışma değerleri arasında korelasyonel analizler yapılamamışsa da (bağımlı değişken örnekleminin sadece 1 olması nedeniyle) elde edilen neticeler önceki çalışmalarla (Hayaud-Din. belirsizlikleri kendi olanaklarıyla ortadan kaldırmaya. tabii kaynaklar ve ulaşım gibi (merkeze yakınlık) gibi faktörlerle açıklanabilir. 1996).tr/bolgesel/keas-I. Greif. Willemsen ve Poortinga. kalkınma için gerekli yapılanmayı. Tablo 6 Denizli’nin özellikle iradecilik konusunda Aydın’dan istatistiksel olarak da önemli bir farka sahip olduğunu göstermektedir. sıkı. 1997 . Weber. Denizli’nin imalata (endüstriye) verdikleri ağırlıklarla açıklanabilir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dolayısıyla Denizli’nin üstün ekonomik performansının nedenlerini kurumsalcılık yaklaşımı açısından özellikle de bu yaklaşım içinde kültürel değerler ve yerleşik networkler ile açıklamakta yarar vardır. 1986. Daha önce de belirtildiği gibi ekonomik davranışı sadece rasyonel modellerle açıklamak her zaman mümkün olmamaktadır. İlk etapta bu fark Aydın’ın tarıma. Çalışmanın üçüncü varsayımı bireyler arası ilişkilerden oluşan networklerin kalkınma ile ilişkisi üzerinedir. Bireyler kendi yaşamlarından kendileri sorumludur. Bu konuda yapılan bir çok çalışma güven unsuruna dayanan. İkinci varsayım. Ancak bir çok ekonomi teorisinin de aynı veya benzer görüşlere sahip olmasına karşın Denizli bu yönlerden Aydın’dan geridedir. bu kültürel değerlerden özellikle çalışma anlayışıyla ilgili olanların ekonomik kalkınma ile ilişkili olacağı yönündedir. Avner Greif’in Magribi ve Cenovalı tacirlerin davranışlarını incelediği tarihsel çalışmada (1994). ancak informel bağlarla birbirine bağlı toplulukçu Magribi’lerin tarih sahnesinden silindiğini (1200’lü yıllar) belirtmektedir. Fijneman. kişinin geleceğini planlamaya. Bu çalışmada. Toplulukçu toplumlarda ise tüm bireyleri bağlayan kurallar bireysel atılımlara izin vermemekte. örgütlenmeyi özet olarak kurumsallaşmayı becerebildiklerini. 1988) Denizli’nin üstün performansı. 1985) uyumlu gözükmektedir.pdf . ihtilafların 229 http://ekutup.dpt. Aydın’ın hem daha fazla kaynağa. (Bireyci ve toplulukçu değerlerin sosyo-psikolojik bir değerlendirmesi için bknz Çiğdem Kağıtçıbaşı. İçsel odaklı kontrol olarak da adlandırılan bu özellik birçok araştırmaya konu olmuştur. örgütçü ve fırsatları değerlendiren bireyler oldukları söylenebilir.gov. endüstrileşmeyi neden başaramamış olmasıdır. Denizli’nin durumu buna çok iyi bir örnektir. hem de insan sermayesine sahip olmasına rağmen. Lucas. insan sermayesi. Tablo 3 bu durumu gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. bölgeyi veya ulus oluşturan bireylere düştüğü görüşünü desteklemesi açısından önemlidir. İnsanları adeta rehavete kapılmış gibi görünen Aydın’ın aksine Tablo 3’de ki Teşvik Belgeli yatırımlarla ilgili istatistiklerden de anlaşılacağı gibi Denizli özel sektörü imalat ve hizmetler sektörlerinde Aydın’a kıyasla çok ileridedir. Cilt I İçsel büyüme yaklaşımı literatürü açısından (Romer. Dış güçlerin yardımına ihtiyaçları yoktur. Eğer bir spekülasyon yapmak gerekirse Aydın’ın burada tarımın rantını aldığı söylenebilir. hatta bu tür davranışları hoş karşılamamaktadır. Bu açıdan bireycilik kavramıyla da hemen hemen eş anlamlıdır. İradecilik. Bu durum kalkınmada her ne kadar devlet desteğinin önemini küçümsemese de asıl görevin o ili. Bu açıdan ikinci varsayımın geçerli olabileceği ileri sürülebilir. bir yerde kendi kaderini kendisinin yapması anlayışına dayanır. Buna karşın son derece bağlayıcı. Bu açıdan konuya bakıldığında Denizlili işadamlarının daha plancı. 2003. bireyci olan Cenova’lıların. bunun da tümüyle bireyci bilinen Batının çağdaş kurumlarının doğuşuna neden olduğunu ileri sürmektedir. 1994. Tablo 2 ve 3’ün ilk elde bize ifade ettiği ekonomik kalkınma için gerekli unsurların Aydın ‘da daha fazla bulunmasına karşın Denizli’nin daha kalkınmış olmasıdır. onun sahip olduğu nüfus.

0. hem yurtiçi.74). network özellikleri ağır basan Denizli’nin ekonomik olarak da daha kalkınmış olduğunu ileri sürebiliriz. İlişki ağını oluşturan öğeler arasındaki korelasyon katsayıları (Tablo 6) bu durumu destekler niteliktedir.6 saatini yurtdışı ilişkilere ayırmaktadır.9 saatini yurtdışı ilişkiler için harcarken Aydınlı işadamı3. Tablo 5’de ki bulgular bu görüşü destekler mahiyettedir. yoğun ve sık ilişkilerin güçlü networkler oluşturacağını belirtmektedir. Konuya bu açıdan bakıldığında. etki Blum ve Dudley’in 1500. networkler birbirini tanımayan yabancılar (externalities) arasında gerçekleşiyorsa bunun ekonomik kalkınmaya katkısı çok büyük ölçeklerde olmaktadır. Denizli’li işadamlarının iradeci (bireyci) değerleri ile yabancılarla daha fazla ilişki kurma yönündeki davranışları güçlü iş ağları kurmalarına yol açmış gözükmektedir. Denizli özellikle yurtdışı ilişki miktarı açısından Aydın’dan %30 civarında bir fazlalığa sahiptir.gov. Yurtiçinde ihtilaf miktarı ne kadar artarsa yurtdışı ilişkilerde yaşanacak ihtilaf miktarının da o kadar artacağı 0.dpt. tarihsel süreç içerisinde karşılıklı güvene dayanan kontratlar geliştirmesindeki örneğinde olduğu gibi (Blum ve Dudley.2000 yıllarını kapsayan ve 250 yıllık iki dönemden oluşan araştırmalarında da belirttikleri gibi bireylerin içsel olduğu kadar dış networkler oluşturmasına bağlıdır. Bu ilişkiler toplulukçu ve kapalı toplumlarda fazlasıyla görülebilir.87). yurtiçi yoğunluk da artmaktadır (r=0. gerekse yurtdışı ilişki miktarları açısından daha yüksek skorlara sahiptir.11 saatini yurtiçi.Bireylerin eğitim düzeyleri arttıkça yurtiçi ihtilaf (-0. gerekse yurtdışı ihtilafları en aza indirecek tek faktörün ise eğitim olduğu gözlemlenmektedir. Greif’in da (1994) belirttiği gibi bu tür networkler ekonomik kalkınmayı Magripli tacirlerin durumunda olduğu gibi kısa bir süre için sağlasa da uzun dönemde. Özellikle. Cilt I seyrek yaşandığı. Denizli örneklemi gerek yurtiçi. Önemli olan Kuzeybatı Avrupa tacirlerinin birbirlerini tanımamalarına rağmen. Bu ortamlarda bireyler birbirlerini çok iyi tanımakta. Buna karşın yurtdışı güven arttıkça.37) ve yurtdışı ihtilaf (-0.85’lik korelasyon katsayısından bellidir. yurtdışı ihtilaflarda o kadar az yaşanmaktadır (.pdf . Aynı şekilde yurtiçi ilişki miktarı arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır(-0. Yurtiçi güven arttıkça yurtiçi ihtilaf da azalmaktadır (-0.62).Çünkü ilişki miktarı arttıkça bireylerin birbirlerini tanıması da o kadar zorlaşacaktır. 1. Gerek yurtiçi. 2001) bu ilişkilerin birbirlerini tanımayan bireyler arasında gerçekleşiyor olmasıdır. Özellikle yurtiçi ilişki miktarı arttıkça. İlişkiler için harcanan saat (zaman) ne kadar çoksa ilişkilerin de o denli yoğun olacağı beklenir. Denizli’nin gerek yurtiçi gerekse yurtdışı güven skorları Aydın’dan yüksektir. Ancak bu durum sadece güçlü.62) Yurtiçi ihtilaf skoru yüksek olanların yurtdışı güven skorlarının da düşük olmasını beklemek gerekir (-0.42). ilişki miktarının arttığı oranda yabancılarla ilişki miktarının da artacağı varsayılabilir.75 saatini yurtiçi. Bu bulgular Blum ve Dudley araştırmasını da destekler niteliktedir. Yurtiçi güven skoru yüksek olanların yurtdışı güven skoru da yüksek olmaktadır (0. hatta huzurlu dingin networkleri belli eder. Bu durumda.36). ilişkilerini geleneklere de dayanan informel ancak yerleşik kurallara göre yürütebilmektedirler. İlişki miktarının artmasıyla birlikte bunlar için harcanan saatler de de artış görülmektedir. Nitekim . hem de yurtdışı ilişkide bulundukları bireylerin miktarını (adedini) vermektedir.39) miktarları azalmaktadır. ortalama olarak bir Denizli’li işadamı günde 4. Aynı şekilde ilişki miktarı ve/ya yoğunluğu arttıkça bireyler arası güvenin artacağı buna karşın ihtilafların azalacağını da kabul etmek gerekir. Buna karşın ihtilaf ortalaması azda olsa Aydın’dan daha düşüktür. Bu durum Travers ve Milgram’ın deney (1969) sonucuyla da örtüşür 230 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I.74). Benzer şekilde yurtiçi güveni yüksek olanların yurtdışı ihtilaf miktarı da azalmaktadır (-0. Tablo 4 ve 5 deneklerin geçen bir yıl içinde.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1.

ve Wood.P. 381-402 Greif. (2001) “On the Relationship Betweeen Cultural and Economic Aspects of Regional Development: Some Evidence From Germany and Britain”.9. No. 207-230. KAYNAKÇA 2000 Genel Nüfus Sayımı. L. Total Quality Management. Bölgeler ve İller Bazında İnceleme (2003) Ege Bölgesi Sanayi Odası. Journal of Evolutionary Economics. DİE 2002 Yılı Teşvik Belgeli Yatırımlar: Türkiye. Journal of Political Economy. Vol. bölgesel ve il düzeyinde kalkınma stratejilerini düzenleyen kuruluşların yerel kültürel özellikleri kesinlikle kalkınma formüllerinin içine almaları gerekir diyebiliriz. Journal of Cross Cultural Psychology. ve diğerleri (1998) “Core Values: The Precondition For Business Excellence”. Y. (1994) “Cultural Beliefs and the Organization of the Society: A Historical and Theoretical Reflection on Collectivist and Individualist Societies”.tr/bolgesel/keas-I.pdf . Catholic Irish and Muslim Turkish Managers”. Dudley. R. Jens J.dpt. A. 102. M. Araştırmacılar “altı derecelik ayrım” adını verdikleri çalışmalarında çok az sayıda ki ilişkinin (bağın) dahi herkesi herkese bağlayabileceğine işaret etmektedir. 9.. Willemsen.5. Bölgesel Gelişme Stratejisi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. John Kay’in (2003:253) dediği gibi küçük dünya networklerinin Pazar ekonomilerinde hızlı yayılımı sosyal ve ekonomik örgütlenmelerin de kendiliğinden gelişimine güç katmaktadır. Issue 1. Bu koşullarda her ne kadar ilişki ağı özellikleriyle ekonomik gelişmişlik göstergeleri arasında (örneklemin tek olması nedeniyle) korelasyon analizi yapamamış olmamıza rağmen elde edilen dolaylı değerler üçüncü varsayımımızı da destekler niteliktedir. II. 31: 321-339 Blum. Kurumsallık yaklaşımı ise kültürel değerler ve kurumsallaşmış (yabancılara da açık) network nosyonlarıyla bu durumu daha iyi açıklar gözükmektedir. İşadamlarının gerek il içinde gerekse il dışında üyesi oldukları dernek sayıları bu durumu desteklemektedir. Sonuç olarak. Danielzyk. Dahlgaard. G.. Y. Denizlili işadamlarının Denizli Sanayi ve İşadamları Derneği (DESİAD) ile Denizli Genç İşadamları Derneklerini (DEGİAD) kurmuş olmalarına karşın Aydın’da sadece 35 üyeden oluşan Aydın Genç İşadamları Derneği vardır. Hedef ve Operasyonel Programlar (2003) DPT Dahlgaard..”Küçük Dünya Network”ü adı da verilen bu olgudan Denizli’li işadamlarının daha fazla yararlandıkları bir gerçek olsa gerektir.. tüm diğer faktörlerin sabit olmadığı (Aydın lehine) durumlarda dahi Denizli’nin bu ekonomik üstünlüğünü içsel ekonomik modellerde açıklamak bir hayli zordur denilebilir. Su Mi Park.. issue 4/5.gov. Journal of Business Ethics. 231 http://ekutup. Dolayısıyla. Vol.E... Poortinga. Vol. 27. European Planning Studies. (2001) “Religion and Economic Growth: Was Weber Right?”. Arslan M. EGEV Aydın İl Raporu EGEV Denizli İl Raporu Fijneman. (1996) “Individualism and Collectivism”. Bu durum Denizli ili için son derece geçerlidir. U. ( 1999) “The Work Ethic Values of Protestant British. Cilt I gözükmektedir.4. .

22:3-42 Mc Cleland.C. Lucas RE Jr. Cheltenhan. 40-44. 32 (4) December. K.pdf .78. J. Mian A. Journal of Political Economy. Protestan Ahlakı ve Kapitalizmin Ruhu. Sociometry.tr/bolgesel/keas-I. D. Harvard University Pres. 98:71-102 Saxenian. Hil Yayınları.. Max. MA Simonsen. (1981) İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası.H. Journal of (1961) “The Achieving Society”.AQuestion of Practice”.. İstanbul Weber.L. Culture and Competition in Silican Valley and Route 128.. Segall ve Ç.Garrett. Romer. issue ½ Hoefstede. 36. Penguin Boks. Cilt I Hayaud-Din. Ç. S. (2001) “Space. J. Culture and Economy. Social Behavior and Applications (1-51). 232 http://ekutup. vol. International Social Science Review.gov. Princeton.dpt. No. UK Travers. Geografiska Analar. 41-52 Swedberg. (1994) Regional Advantage.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. S. London İllere ve Bölgelere Göre Çeşitli Göstergeler (2002) DPT Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü. Kağıtçıbaşı. İstanbul. R. Edward Adgar Publishing. (1997) “Individualism and Collectivism”. PM.. Kağıtçıbaşı (editörler) Handbook of Cross-Cultural Psychology. s. Cambridge. Boston: Allyn ve Bacon Kay.. NJ: Von Nostrand Mirels.B. Berry. M. G. (1985). 425-33 Ülgener.3. Der Yayınları. (1988) “On the mechanism of Monetary Economics. (2003) The Truth About Markets. Reinhold Economic Development”. (1969) “An Experimental Study of the Small World Problem”. (1996) “Major Traditions of Economic Sociology” içinde Economic Sociology. (2003) “The Hawallah Network: Culture and Economic Development in Afghanistan”. Sage Publications. (1984) Culture’s Consequences. J.L. A. J. Vol. Vol.F.W. H. “The Protestan Ethic As A Personality Variable” Journal of Counseling and Clinical Psychology. 83 B. London. (1990) “Endogeneous Technical Change”. Milgram.1.

kendi geleceğini kendi karar ve çabaları ile şekillendirme isteği ve -İş fırsatlarını değerlendirme isteğidir. sermaye. yeni fırsatları görmeyakalama vizyonuna ve bu fırsatları kullanarak yenilikler başlatmayı düşünme yeteneğine sahip girişimcileri gerektirmektedir (Thompson. Türkiye’nin ekonomik gerileme sürecine giren bir bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) ndeki işletme sahiplerinin girişimcilikyenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. -Bağımsız olma. girişimci. Bu açıdan. Girişimcilik-yenilikçiliği çevreleyen koşullar ile Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) sahiplerinin davranışları ele alındığında.. mal ve hizmet üretimini gerçekleştirebilmek için doğal kaynak. Kişileri girişimci olmaya yönelten faktörler üç grupta toplanabilir. dört ilde (Erzurum. bölgesel iktisat anlamıyla ortaya çıkan dengesizlik sürecinde girişimcilik-yenilikçilik unsurlarının rol oynadığı düşüncesinden hareketle çalışmada. 233 http://ekutup. Malatya. sermaye yaratabilmek için gerekli kaynakları toplayarak. riskle karşılaşabileceği halde. yeni iş ya da işletme oluşturan kişi olarak da tanımlanabilmektedir. Çalışmada DAB’nde bölgeyi temsil yeteneği olan. GİRİŞ İktisadi gelişmede girişimcilik-yenilikçiliğin önemi ve rolü nedeniyle. bir kültür olarak benimsenmesi sonucu. mevcut girişimci-yenilikçi profili belirlenmektedir. Atatürk Üniversitesi. 1999: 4): -Kişisel tatmin sağlama ve kar elde etme isteği. Örnek kütle üzerine bir anket uygulaması ile elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. 1988: 88). fırsatları değerlendirerek.gov. çevre koşulları ve kültür durumunun organizasyonun niteliklerindeki değişkenliği belirlemesi dikkat çeken temel hususlardan birini oluşturmaktadır (Kirk.tr/bolgesel/keas-I. Böylece. diğer bir ifadeyle. Girişimciler. yeteneklerini kullanarak fırsatları değerlendirebildikleri yönetimsel davranış biçimi olarak tanımlanabilir. İİBF. bölgesel gelişmişliğin farklılık arz ettiği durumlarda girişimcilikyenilikçilik algılaması da farklılık gösterebilmektedir. 1999: 209). Elazığ.dpt. Ulaşılan sonuçlardan hareketle. kişilerin ekonomik sistemde. 2. Ancak bu davranış biçimi değişim düşüncesine. KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİK-YENİLİKÇİLİK Girişimcilik. Bunlar (Tekin. belirsizlik altında büyüme ve kâra ulaşma amacıyla. Van) üretime yönelik faaliyette bulunan ve tesadüfi yöntemle seçilen işletmeler örnek kütleyi oluşturmaktadır. İktisat Bölümü 1.pdf . işletme kuran ve bu işletmedeki faaliyetleri yürüten kişilerdir. Cilt I Doğu Anadolu Bölgesi’nde Faaliyette Bulunan Küçük ve Orta Boy İşletmelerde Girişimcilik-Yenilikçilik Fatma GÜNDOĞDU Yrd.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. piyasada ortaya çıkan avantajları yakalama amacıyla. Doç. emek gibi üretim faktörlerini bir araya getirerek faaliyete geçiren. Dr.

DİE’nin 1991 yılı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Araştırması esas alınmıştır. giderek artan rekabet ortamında başarının yakalanması açısından önemli rol oynar (Tekin. girişimcinin eğitimi ve deneyimi ile ulaştığı birikimlerinden oluşur (Littunen.1. girişimcinin. çalıştırdıkları kişi sayısına göre dörtlü bir sınıflandırmaya tabi tutularak. beklenmeyen durumlarda. %6. yenilikçiliğin vizyona ve liderlik yeteneğine sahip girişimciler tarafından stratejik bir hedef olarak belirlenmesi. -Yeni işletmelerin doğması-büyümesi. anketlerin %30. 1997:18).9’unun da diğer tür şirketler mahiyetinde kurulmuş oldukları gözlenmiştir (Tablo 1). Girişimcinin önemli bir özelliği.2’sinin limitet şirket ve %0. İl düzeyinde faaliyette bulunan işletme yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle. yenilikçi olması ve bunu aktif hale getirebilmesidir. işletmeler. İşletmecilerin faydalanabildikleri çeşitli teşviklerin. Yenilikçilik. 16 yıl ve daha fazla geçmişe sahip olan işletmelerin ise %12. ∗ KOBİ tanımlamasında. kısmi de olsa girişimcilik-işletmecilik anlayışının Bölgede eski bir maziye sahip olmadığına işaret etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dolayısıyla. Bunlar (Coulter. ortaya çıkan problemleri çözme yeteneğini ifade eder. örnek kütleyi DAB’nde seçilen 324 KOBİ∗ oluşturmuştur. Buna göre. 2001: 11): -Yenilikçilik-icatçılık. DAB’NDE FAALİYETTE BULUNAN KOBİ’LERDE GİRİŞİMCİLİKYENİLİKÇİLİK DAB’ndeki işletme sahiplerinin girişimcilik-yenilikçilik niteliklerinin ortaya çıkarılmasını amaçlayan bu çalışmada. 100 kişiden fazla kişi çalıştıran işletmeler büyük ölçekli işletmeler olarak kabul edilmiştir (DİE.pdf .1’inin adi şirket. İşletmeler ve İşletme Sahiplerine İlişkin Genel Özellikler Ticari ve hukuki yapıları itibariyle faaliyette bulunan işletmelerin %48. 5 yıl ve daha altında maziye sahip işletmelerin %12.8’i ise Elazığ’da yapılmıştır.3’ü Erzurum. -Yeni iş alanları yaratmadır. %5. 2000: 51-57) 3. Güleş ve Burgess.2’sinin anonim şirket. Örnek kütleden hareketle öncelikle işletme ve sahiplerine ait genel özellikler verilmiştir. %25. Cilt I Girişimciliğin önemini.gov. 10-49 kişi çalıştıranlar küçük. işletmelerini kurmada destek sağladıkları kişi ya da kurumlar ve maddi kaynakları ile yaşadıkları finansal sorunlar irdelenmiştir. 50-99 kişi çalıştıran işletmeler orta. 1-9 kişi çalıştıran işletmeler çok küçük. girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeylerinin ve iş hayatında başarı olmalarında etkisi bulunan faktörlerin ve yakın gelecekteki stratejilerinin belirlenmesine çalışılmıştır. Bölgede dağılım itibariyle 15 yıl ve daha altında bir maziye sahip olan işletmelerin %76 oranında. 234 http://ekutup. 2000:295). 32 sorudan oluşan bir anket formu örnek kütle üzerine uygulanmış ve elde edilen ham veriler SPSS adlı istatistik programına yüklenilerek değerlendirmeye tabi tutulmuştur.dpt. özellikle üç alan için vurgulamak mümkündür. %38.9’u Malatya. Genel anlamda bütün örnek kütle içerisinde yer alan işletmelerin genç olduğu söylenebilir. 3. Bu yetenek. Bu durum.3 oranında olduğu görülmektedir (Tablo 1).4 oranında. %24’ü Van ve %19. İşletme sahipleri açısından işi kurmada ve faaliyet alanının seçiminde etkin olan faktörler ele alınmış.9’unun komandit şirket.tr/bolgesel/keas-I.

4 ile kimya ve/veya petrol ürünlerinin ve %6.0 ve 21-30 yaş grubundakilerin %7.4 0.7 oranlarında bulunduğu görülmüştür (Tablo 3). 241 74 1 1 N.(**) 48.7 M.5 oranında tarımsal ürünlerin %17.3 11.tr/bolgesel/keas-I. %33. Faaliyet Alanı Tarımsal ürünler Tekstil Deri sanayi İnşaat Kimya.5 0.pdf .F. işletmelerin %11. %22. Bununla beraber.F.8’lik düşük bir farkla %31.3 99.8 2.2 0. %7. ve mob.4 6.3’ünün kapasite kullanım oranı %81 ve üzeridir.6 0. 51 ve üzeri yaş grubundakilerin %9. ve Huk.gov.8 37.2 2.3 99.F.5 33. Cilt I Tablo 1 İşletmelerin Ticari ve Hukuki Yapıları ile Yaşları Tic.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunu %1.4’ünün 1-9 kişi arasında.6 25. 12.3 M.3 Cevaplama Cevapsız Cevaplama Cevapsız 317 7 97. Kapasite kullanım oranlarına bakıldığında.4.F. petrol Kağıt sanayi Orm.6 Yaş 5 yıl ve daha az 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 yıl ve daha fazla Cevaplama Cevapsız M. 102 1 57 3 24 20 8 108 323 1 N.2 0.9 5.0 8. işletmelerin %23.8 0.: Mutlak frekans N.F.(*) 156 126 17 2 20 1 322 2 N.7 0.: Nispi Frekans İşletmeler faaliyet alanları açısından incelendiğinde. atıl kapasitenin varlığı dikkat çekmektedir (Tablo 2).F. 18 64 121 77 37 N. 235 http://ekutup. Yapı Adi Şirket Komandit Şirket Limitet Şirket Kolektif Şirket Anonim Şirket Diğer Cevaplama Cevapsız (*) (**) M.1 38.8 11. 74.7’sinin %60 ve daha altında kapasite kullanmaları nedeniyle.9.3 0.3 88.6 19.9 7.3 ile ileri teknoloji ürünlerinin birinci sırada yer aldığı.F.F.F.F.8’inin kapasite kullanım oranı %61-80 arası.3 17. Tablo 2 İşletmelerin Faaliyet Alanları.6 6. 40 125 81 26 14 286 38 N.F. ür.dpt.0 4. 41-50 yaş grubundakilerin %32.2 İşletme sahiplerinin yaşları açısından yapıya bakıldığında. 31-40 yaş grubundakilerin %50.8’inin de 10-50 kişi arasında personel istihdam ettikleri görülmüş ve dolayısıyla işletmelerin genel anlamda çok küçük ve küçük işletme tipinde oldukları tespit edilmiştir (Tablo 2). İleri teknoloji Cevaplama Cevapsız M. İstihdam edilen eleman sayısı yönünden firmaların %74. 31.2 ile kağıt sanayiinin izlediği Tablo 2’den izlenebilmektedir. 5. faaliyette bulunan işletmelerin %62.6 ile deri sanayiinin.4 22.4 38.3 23.Eleman Sayıları ve Kapasite Kullanım Oranları İstihdam Edilen Eleman Sayısı 1-9 10-50 51-100 101-150 151 ve faz. Kapasite Kullanım Oranı 20 ve altı 21-40 41-60 61-80 81 ve üz.F.3 M.

mesleki deneyim önceliği çok düşük yüzde farkıyla 21 ve üzeri yıl (%34.4 9.41 (*) Toplam: Nispi frekans değerleri toplamını ifade etmektedir.8 7. Cilt I Girişimcilerin mesleki deneyimleri bakımından. 3. Girişimcilerin eğitim düzeyi açısından Bölge’deki ilköğretim mezunları yüzdesi (49. %16.5 100 3.4 15. 25 165 105 29 324 N.8 1.00 1.0 34. Tablo 3 İşletme Sahiplerinin Yaşları.6 13. dördüncü derecede önemli faktör.07 0.gov.1). 3.7 5. 2. Lisansüstü diplomalılar yüzdesi ise düşük seviyededir (Tablo 3).4 4.tr/bolgesel/keas-I.2 40.1 ile “bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma” ve beşinci derecede önemli faktör.F.4 13.9 1.38 0.9 3.0 0.9 32.91 Geleceği daha çok bağımsız çalışmada görme Diğer 1.2) ile 16-20 yıl arası (%34.3 1. İkinci derecede önemli faktör.3 0.5 4.0) deneyime sahip girişimcilere aittir.9 20.pdf .F.2 2.1 1.3 0. 6.98 0.50 0.9 3.2 1.F.9 ile “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”dır (Tablo 4).3 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 ile “geleceği daha çok bağımsız 236 http://ekutup.2.6 3.9 80. Toplam(*) Ortalama S.6 43.1) ne göre daha yüksektir. 7.63 Bu işe ilişkin olarak yüksek eğitim alma Bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme Farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği 13.5 2. yüksekokul/fakülte mezunları yüzdesi (40.56 1.9 2. üçüncü derecede önemli faktör %13. Tablo 4 İş Kurmada Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi İş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli çalışma 54. %0.1 2. 4.26 0.0 8.2 98.14 1.7 50.96 16.1 6. İş Kurmada ve Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör. 11 44 44 110 111 320 4 N. 6-10 ve 11-15 yıl arası deneyime sahip girişimcilerin yüzde payı (%13. Mesleki Deneyimleri ve Eğitim Düzeyleri Yaş 20 ve altı 21-30 yaş 31-40 yaş 41-50 yaş 51 ve üzeri Cevaplama M.1 9.6 34.F.F.1 5. %54.6) aynıdır (Tablo 3).9 23.1 49.8 38 1.8 14.2 Okur-yazar İlköğretim Lise ve dengi Lisans Lisansüstü Cevaplama M.6 1. Yine. % 3.9 0. Sapma 3.3 ile “farklı illerde yapılan gözlemleri bu ilde gerçekleştirme isteği”.4 ile “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”.0 100 Mesleki Deneyim 5 ve altı 6-10 yıl 11-15 yıl 16-20 yıl 21 ve üzeri Cevaplama Cevapsız Eğitim Düzeyi M.F. 10 159 4 130 21 324 N.dpt. 3. 5.

5 14. %48.6 ile çok sınırlı seviyede kalmışlardır.57 0.3 86. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme” düşüncesi. %5.6 2. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır. “bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması.7 6.3 0.33 2.72 0. Buna göre. Faaliyette bulunulan alanı seçmede.3 8.6 20. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber. 6. bu arzunun temelinde yer alan faktörler değerlendirildiğinde.0 1.9 1.1 29.5 5. “Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme” düşüncesi ise %0.8 15. Bununla beraber.8 oranı ile üçüncü sırada ve “kuvvetli bir girişimde bulunma isteği”nin %6.0 26.2 ile birinci derece önem seviyesinde ikinci sırada yer almıştır.1 3. 3. “Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”nin %37. Sapma 37.2 ile birinci derecede önem seviyesinde öncelikli sırada yer almıştır.8 3.2 8.47 1. Cilt I çalışmada görme”dir.0 1.gov.1 ile “bağımsız çalışma arzusu” dur.1 27.3 74. Toplam Ortalama S. Tablo 5 Faaliyet Alanının Seçiminde Etkili Olan Faktörler Önem Seviyesi Bağımsız Kuvvetli çalışma bir arzusu girişimde bulunma isteği 48. 5.5 17.6 3. İşletmecilerin faaliyette bulundukları alanı seçmelerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine ilişkin değerlendirme sonuçlarına Tablo 5’de yer verilmiştir. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak.dpt. %43. 4.5 2. “kendini işine adama ve başarıya yönelme”nin %6.5 45.74 6.4 2. Bu durum mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır.9 2. “Geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği.6 0.03 Kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme Çabuk ve somut sonuçlar bekleyerek güç ve prestij elde etme 0.pdf .9 1.0 ile ikinci sırada.92 6.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. “güçlüklere direnme” ve “yeteneklerini ortaya koyma” seçenekleri %0.tr/bolgesel/keas-I.2 0.4 5.6 ile beşinci sırada yer almaktadır. Tablo 6’dan da izlenebileceği gibi.30 “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.5 57. 237 http://ekutup.68 0.5 ile dördüncü sırada etkili faktörler olduğu Tablo 5’de görülmektedir. 2.17 Kendini işine adama ve başarıya yönelme Diğer 1.0 4.9 2. birinci derece önem seviyesinde öncelikli faktör.2 0.6 1.61 1.95 0.

5) ve “ticaret ve sanayi odaları” (%0.9 1. 5.2 5.50 0.75 0.1 1.9 2.3 17.2 2. Sap. 2.93 Diğer 0.6 2.6 0.6 1. 3.0 4.2 5. Buna göre.9 5. S.9 3. 6. kendi kararlarını veren ve yeteneklerini ortaya koymayı arzulayan kişi olarak tanımlandığında. güçlüklere direnen. Bilgi birikimi ve aile fikri 87.dpt.89 Yeteneklerini ortaya koyma Diğer 1.1 3.2 48. 3.2 23.3 1. %87.6 1.12 238 http://ekutup.7 ile ilk sırayı almış.3 0.tr/bolgesel/keas-I. fırsatları önceden görüp değerlendiren. Toplam Ort.5 27. 2.3 28. Sap.50 2.6 1.6 4. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar”. Tablo 7 İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler Önem Seviyesi 1.9 5.3 39. 0.2 31. 4. İş Kurmada Sağlanan Kişisel ve Kurumsal Destekler İşletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlar.3). Cilt I Tablo 6 Bağımsız Çalışma Arzusunun Temelinde Bulunan Faktörler Önem Seviyesi Kendi işini yapma ve kararları kendi verme 43.7 4.6 4. işletme sahiplerinin modern anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.4 1.32 Yakın arkadaş fikri 9.6 1. “yakın arkadaş fikri” (%9. risk alan. “bilgi birikimi ve aile fikri”.3 44.57 Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar 1. 4.9 0.5 7. 3.10 0.77 0.00 Modern girişimci.3 0.72 0.3 0.2 94.3.31 Güçlüklere direnme Geçimini veya geleceğini garantileme 5. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçeneklerinin çok düşük seviyelerde kalmaları. Toplam Ort.57 0.6 0.3) seçenekleri izlemiştir (Tablo 7).pdf .7 5.07 0.5 1. S.6 3.39 1.1 1. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği.1 0.9 7. “yakın arkadaş fikri”.2 4.4 2.3 3. 5.13 0. 6.3 9.02 0.72 Üniversiteler Ticaret ve Sanayi Odaları 0.00 0.60 Başarı yönelimli eğilim içerisinde bulunma 1.5 4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.8 2. “Konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları” (%1. “geçimini veya geleceğini garantileme” seçeneği dışında diğer tüm seçeneklerin modern girişimcilik anlayışı ile uyum sağlamış oldukları fikri ileri sürülebilmektedir. “ticaret ve sanayi odaları” ve “diğer” seçenekleri şeklinde sıralanmıştır.5 1. bunu sırasıyla.28 0.83 0.7 16.7 3.gov.08 0.

03 0.2 ile “öz kaynak yetersizliği.4. Burada işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri. AR-GE yatırımlarına girişimcilerin kendi kaynakları yetersiz kalmakta ve mevcut piyasadan da kaynak bulmakta zorlanmaktadırlar. 2003). 6.5 1.27 Kalkınma Bankası. Buradan hareketle. üçüncü olarak %0. sermaye ve doğal kaynak) bir araya getirerek üretimi başlatan ve bu faaliyeti sonucu kâr veya başarısızlık halinde zararı üstlenen kişi olarak tanımlanmakta. Toplam Ort.00 IMKB ve/veya risk sermayesi yatırım ortaklıkları Diğer 1. Sap.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.82 0. Cilt I Girişimci. 3.tr/bolgesel/keas-I.3 16. işletmenin kuruluşunda maddi kaynak sağlama yolları da girişimcilik tanımlaması açısından önem taşımaktadır.0 ile “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin geldiği görülmektedir.43 Ticari Bankalar ECIP (Avrupa Toplulukları Yatırım Ortaklıkları) ve/veya Yurtdışı Finans Kurumları 0. Bunu %14.84 0.1 1. Rekabet etmede önemli stratejilerden biri. işletmenin Araştırma-Geliştirme (AR-GE) çalışmalarına kaynak ayırabilmesidir.1 12. Ancak. 3.1 ile “Kalkınma Bankası. birinci derece önem seviyesinde. S. 5. uzun vadede karlı ve kalifiye insan gücü gerektiren yatırımlardır. Halk Bankası veya KOSGEB”. yeni finansman tekniklerinin kullanımına yönelimin sağlanması önemle üzerinde durulması gereken bir konuyu teşkil etmektedir. İlgili seçenekler için yapılan değerlendirme.7 0.37 - KOBİ’lerin. Halk Bankası veya KOSGEB 3.pdf .8 1. Tablo 8 İşletmeye Sağlanan Maddi Destekler Önem Seviyesi Kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar 88.gov.2 ile “satışların istenen düzeyde 239 http://ekutup. Ayrıca mevcut piyasadaki sermayedarlar bu yatırımların geri dönüşünün uzun vadeli ve riskinin yüksek olması sebebiyle yatırım yapmaktan çekinmektedirler (KOSGEB. KOBİ’lerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında.3 1.3 0. Bunu ikinci olarak %3. İşletmelerin Genel Finansal Sorunları İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde.9 5. Tablo 8’de işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. 0.3 90. Ancak bu tür çalışmalar riskli. Bölge’de büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaati ortaya çıkmaktadır. yüksek rekabetin yaşandığı piyasada ayakta kalabilmeleri. girişimcilerin ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarına da dikkat çekmektedir.9 4.1 ile en öncelikli öneme sahiptir. %88. “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” %70. üretim faktörlerini (emek. %6. 4.2 0.dpt. teknolojik gelişmenin yakalanması ile mümkündür. dolayısıyla. 2.0 2.9 ile “ticari bankalar” seçeneklerinin izlediği görülmektedir.

4.2 29.0 10. S.9).65 0.1 2.76 0.3 0.6 63.9 2.61 Vergi indirimleri ve muafiyetleri 1. İhracat teşvikleri 0. 14.4 ile “kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” seçenekleri izlemektedir (Tablo 9).2 3.7 1.6 21.9 2. girişimcilerce en öncelikli finans sorunu olarak ele alınmasında önemli bir nedendir.4 12.90 Diğer 4.2 1.2 20.90 0. Tablo 10 Yararlanılan Teşvikler Önem Seviyesi 1. 4.9 1.7 7.4 8.dpt.24 Öz kaynak yetersizliği Satışların istenen düzeyde olmaması 6. 6. Sap. “KOSGEB” (%3.6 1.8 6.98 Diğer 1. 5.6 28.3 0.3) izlemektedir. Bunu sırasıyla.5.1 15.2 2. 5. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” (%0.0 0.2 0.gov. işletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında.4). 2.2 6.7 6.1 12.00 Halk Bankası kredileri 15.80 Alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar 4.2 4.4 1.25 0.5 0. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri” (%1.66 2.82 Kredi faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları 3.2 7.41 0.6 0. “üretim maliyetlerinde ortaya çıkan değişmeler”in.88 3.9 3. Halk Bankası kredilerinden yararlanma oranının diğerlerine göre farklılık arz etmesi.pdf . 6. %4.9 1.3 1. Tablo 9 İşletmelerin Finansal Sorunları Önem Seviyesi Üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler 70.41 0.14 KOSGEB 3.20 0. Yararlanılan Teşvikler Tablo 10’dan da anlaşılacağı gibi.03 1.3 76.3 10. %15. Ülkemizde yaşanan yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlık ortamı. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir.9 96 1. Toplam Ort.tr/bolgesel/keas-I. Toplam Ort.01 0. Cilt I olmaması”.56 240 http://ekutup.0 0. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. Sap.1 39.2 27.3 2.4 ile “Halk Bankası kredileri” gelmektedir.3 0. S.2 60 2.73 0.2 5. 2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.3 3. 3. 3.1 1.51 1.6 ile “alacakların tahsilinde gecikmeler ve sorunlar” ve %3.71 SSK prim indirimi 0.2 1.3 5.3 15.3 4.2 6.4 0.

1998: 271-274).6. Kefalet. Oysaki. Banka kredilerinden alınan payın bu ölçüde düşük kalmasında en önemli etken ise.tr/bolgesel/keas-I. böylece kaynak israfına neden olunabilmektedir (Müftüoğlu. bankaların teminat olarak öncelikle gayri menkul (arsa. araç ve gereçler ise ipotek olarak kabul edilmemektedir. KOBİ’lerdeki mevcut makinalar. gayri menkulü bulunan kişilere tahsis edilmekte. Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. Dolayısıyla.gov. krediler.7 ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek”. düşünce ve fikir ayrılığı. ülkemizde sık sık tekrarlanan ekonomik krizlerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle. örnek kütlenin %46. araç ve gereçler haline dönüştürmeyi istemektedirler. kredi temininde de güçlüklerle karşılaşmakta ve banka kredilerinden % 4 civarında pay alabilmektedirler (KOSGEB. %12. tezgah. %1. %0.7 ile “toplumdaki algılama. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulü”. işletmeciler. yani. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmek”. 3. döviz. sahip oldukları gayri menkulleri nakde çevirerek işletmelerinde yatırım yapmayı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bina ve fabrika gibi ekonomik değeri yüksek ve satışı kolay) ipoteği istemeleridir. verdikleri krediler konusunda kendilerini garantiye almakla beraber. Hazine bonosu gibi menkul kıymetler ve altın. bu uygulamada. bunun ardından gelmektedir. mevduat gibi likit değerlerin teminat olarak kabulü ise. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleri” seçenekleri takip etmiştir (Tablo 11). ekonomik açıdan uygulanabilir projeleri bulunan girişimci niteliğine sahip kişilere değil. devlet tahvili. Cilt I KOBİ’ler ekonomik dalgalanmalardan daha az etkilenme özelliğine sahip olmalarına rağmen.6’sınca birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. bunu %16. KOBİ’lerin ekonomik açıdan doğru olan bu yolda teşvik edilmeleri önem arz etmektedir. Çünkü. bankalar. makina. 2003).2 ile “beklenmeyen başarı ve başarısızlık. tezgahlar.3 ile “uyuşmazlık.dpt. 241 http://ekutup.pdf .

gov. Cilt I Tablo 11 Girişimcilik-Yenilikçilik Kavramlarının Algılanma Düzeyleri Önem Seviyesi Beklenmeyen başarı ve başarısızlık. S.3 11.6 ile “nasip kısmet meselesi”. 3.86 0.4 0.7 17. fırsatları kolaylaştırma ve değişim arzusunu da içeren fırsatları izleme motivasyonudur (Ann and Neck. Sap.pdf .25 1.36 0. 5.10 46. fırsatları ortaya çıkarma. beklenen bir sonucun farklı olması halinde bireylerin bu sonucu kendi lehlerine kullanabilmeleridir 0. %8.3 1. 1998: 39).tr/bolgesel/keas-I. Bunlar. “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” ile “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneklerini tercih oranının %63.3 3.1 ile önceliğe sahip olup.7.2 3.75 Toplumdaki algılama. %13.6 16. bunu %27. beklenmeyen dışsal etkenlerin kabulüdür Uyuşmazlık.3 1.70 Yeni fırsatlar ortaya çıkarmaktır Endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmektir 16.60 12.1 9.6 0.27 1. Bu bağlamda.9 4.3 67 1. Toplam Ort. İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.38 0.8 ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden “disiplinli çalışma” seçeneği %49.1 3.dpt. 4.3 2. düşünce ve fikir ayrılığı.3 0.4 0.02 0. 3.7 24.88 0.7 3.65 Modern anlamda girişimsel davranışların özel bir sınıflandırılması üç kategoride yapılabilmektedir.9 0.3 51 1. moral ve anlayış gibi hususlarda ortaya çıkan değişmelere uygun fikir üretmektir Hem bilimsel hem de bilimsel olmayan yeni bilgileri kabulleneb ilmektir 1.2 0.5 0.3 ile “yasal olmayan işler yapmak” ve %0. 242 http://ekutup. 1.3 2. anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır.3 1.3 0.3 0. 2. 6.3 olması.6 ile “bilimsel gelişmeleri izleme” seçenekleri izlemiştir (Tablo 12).9 1.3 42.

gov.85 Disiplinli çalışma Bilimsel gelişmeleri izleme Diğer 1. 3. Toplam Ort.pdf .tr/bolgesel/keas-I.9 29. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır.3 0. çağdaş düşüncenin bir yansıması olarak.98 49. “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmektedirler (Tablo 13).6 1.6 8.1 1. Cilt I Tablo12 İş Hayatında Başarılı Olmada Etkili Faktörler Önem Seviyesi Nasip kısmet meselesi Yasal olmayan işler yapmak 8.6 0.05 0.6 1.1 5. 2000: 329).74 0.86 0.2 oranında birinci derecede öncelikli olarak.5 15. 6.6 21. 13.60 0.3 77.5 91.50 2.6 17.6 20. 5. 2.8 31.9 9.92 0.9 5.3 5. başarı çabasında geleneksel motiflerin varlığına işaret etmektedir. S.3 61. Tablo 11’deki sonuçları desteklemekte ve girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğunu göstermektedir. %93.dpt.1 2. girişimciliğin üç anahtar unsuru içine aldığı bilinmektedir.12 Genel olarak iş hayatında başarılı olmada “disiplinli çalışma” ile “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme” seçeneklerinin öncelik taşıması.7 3.3 0.2 1.1 30. Alvy and Less. Bunlar vizyon. 4. Nitekim. 243 http://ekutup.95 0.40 0. Bölge’deki işletme sahipleri. Ancak kaderciliği ifade eden “nasip kısmet meselesi” ile “yasal olmayan işler yapmak” seçeneklerinin de varlığı ve “bilimsel gelişmeleri izleme” seçeneğine ait yüzdenin düşüklüğü. İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. Sap.6 6.2 15. “Mevcut durumu koruma” dışında diğer seçeneklerin çok düşük oranlarda kalması.1 2.98 Üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme 27.6 2. 3.4 1.8 0. bu vizyonu işletebilen liderlik yeteneği ve yeni bir iş kurma ile büyütme isteğidir (Thompson.8.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

27 0.6 0.35 Yurtiçinde yeni pazarlara açılma 2. S. Toplam Ort. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme”dir. 21 ve üzeri yıl grubundakilerin oluşturduğu işletme sahiplerinin büyük kısmı ilköğretim mezunu olup.0 12. Mevcut durumu koruma 93.2 4.04 0.44 0.4 5. 3. “kendi işini yapma ve kararları kendi verme”nin öncelikli sırada yer alması.8 2.70 Diğer 0.gov. Bu sonuç.3 0.97 0. işletme sahiplerinin iş/işletmeyi kurma düşünceleri oluştuğunda yardım ve destek sağlayabilecekleri kuruluşlara da yönelme hususunda modern 244 http://ekutup.1 16. ancak kapasite kullanım oranlarının düşüklüğü ile dikkat çekmektedirler. 6. sosyal çevreye olan bağımlılığı yansıtmaktadır. Sap. “iş babadan kalma veya bu işte önceden ücretli olarak çalışma”.9 2.5 36.58 Yurtdışı pazarlara açılma 0.9 11.8 9. mesleki deneyimleri bakımından.3 0. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME DAB’nde mevcut girişimci-yenilikçi profilinin belirlenmesini amaç edinen bu çalışmada ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilmektedir.7 35. -Genel anlamda.dpt. “bağımsız çalışma arzusu”. işletmecilerin modern girişimcilik anlayışı ile uyumlu bir düşünce tarzına sahip olduklarına işaret etmektedir.8 2.5 7.3 6.pdf . İstihdam ettikleri eleman sayısı yönünden çok küçük ve küçük tipteki bu işletmeler öncelikli biçimde ileri teknoloji ürünleri ve tarımsal ürünler alanında faaliyette bulunmakta.90 Ürün çeşitliliğine girme 1. mevcut işletme sahiplerinin girişimcilikte taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşüncesini uyandırmaktadır.9 29.2 0.00 - 4.6 0.7 13.9 0. Çoğunluğu. bunu yüksekokul/fakülte mezunları izlemektedir. -İşletme sahiplerince mevcut işi kurmada birinci derecede önemli faktör.3 43. ikinci derecede önemli faktör.93 Yeni teknolojilere geçme 1. “bilgi birikimi ve aile fikri” seçeneği ilk sırayı almış. Cilt I Tablo 13 İşletmelerin Yakın Gelecekteki Stratejileri Önem Seviyesi 1. 2. Bölge’de bulunan işletmelerin mazisi yeni olup. “Bağımsız çalışma arzusu”nun en öncelikli olması. “ticaret ve sanayi odaları” ile “üniversiteler” seçenekleri çok düşük seviyelerde kalmıştır. bu arzunun temelinde yer alan faktörlerden. 4. Böyle bir sonuç ise.3 0. “kişisel ve ailevi nedenlerle motive edilme” düşüncesi modern girişimcilik anlayışına uymayarak. çoğu adi ve komandit şirket şeklindedir.0 1. “konu ile ilgili tecrübeli danışmanlar ve danışmanlık firmaları”. “bu faaliyette yüksek kazanç edinildiğini gözleme”dir.9 6. -İş/işletmeyi kurma düşüncesi oluşturulduğunda yardım alınabilecek kişi/kurumlardan. genel anlamda girişimcilik düşüncesinin ön planda olduğunu göstermekle beraber.3 0.50 0.6 0.3 95. “Bağımsız çalışma arzusu”nun öncelikli olması durumunda.tr/bolgesel/keas-I.9 59. Faaliyet alanının seçiminde etkili bulunan birinci derecede önemli faktör.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ikinci derecede önemli faktör. 5. yaşları açısından 31-40 yaş.

Buna ilaveten. Bunun bir nedeni. büyüme sürecine girmekten korkmakta.pdf . “mevcut durumu koruma” seçeneğini tercih etmişlerdir. işletme sahiplerinin iş hayatındaki başarılarını elde etmelerinde etkin olan faktörlerden. “ihracat teşvikleri” ve “SSK prim indirimi” gibi teşviklerden yararlanma oranının düşük kalması. bu da girişimcilik-yenilikçilik algılamasının modern anlayışa uygun bulunduğuna işaret etmektedir. “Halk Bankası kredileri” gelmektedir. işletme sahiplerinin girişimcilik tanımlamasına uygun hareket etmedikleri.gov. Tüm bu sonuçlardan hareketle. “disiplinli çalışma” seçeneği önceliğe sahip olup bunu “üretim ve piyasa yapısında karşılaşılabilecek fırsatları değerlendirme ve önceden görme”.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DAB’nde faaliyette bulunan mevcut işletme sahiplerinin. Bu tercih ise. Bu seçenekleri tercih oranının yüksekliği anketi cevaplayan işletmecilerin girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları düşüncesini doğurmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. “KOSGEB”. Bölgede büyük oranda kişisel tasarruflar ve/veya aile desteğiyle yatırım yapıldığı ya da işletme kurulduğu kanaatini ortaya çıkarmaktadır. Dolayısıyla. Bölgedeki işletme sahipleri. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını algılama düzeyleri bakımından. işletmeye maddi destek sağlanan yerlerin başında. faaliyetlerini hep başladığı gibi küçük ölçekte sürdürmekte ve karşısına çıkan imkanları etkin bir şekilde değerlendirememektedir. işletmecilerce birinci derecede öncelikle “yeni fırsatlar ortaya çıkarmak” seçeneğine önem verilmiş. Böylece. işletmecilerin yüksek enflasyon ve sıklıkla tekrarlanan ekonomik kriz ortamlarında faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalarıdır. -İşletmecilerin geçmişte karşılaştıkları ve halen yaşadıkları finansman sorunları içerisinde “üretim maliyetinde ortaya çıkan değişmeler” en öncelikli öneme sahiptir. -Doğrudan girişimcilik-yenilikçilik tanımlamasının yanı sıra. Aynı şekilde “satışların istenen düzeyde olmaması” ve “alacakların tahsilindeki gecikme ve sorunlar” ile “kredi ve faiz oranlarının yüksekliği ve sınırlı kredi imkanları” sorunlarının da yine yüksek enflasyon ve ekonomik istikrarsızlıktan kaynaklandığı ileri sürülebilmektedir. 245 http://ekutup. işletmecilerin girişimciliğe yönelik vizyonlarının dar olduğu düşüncesini oluşturmaktadır. bir çok küçük işletme. -İşletme sahiplerince yararlanılan önemli teşviklerin başında. seçeneği izlemekte. bunu “endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek” seçeneği takip etmiştir. -İşletmelerin yakın gelecekte ne tür bir stratejiyi hedeflediklerine yönelik olarak. girişimcilerin sermaye gereksinimlerinin karşılanmasında ucuz maliyetle fon temin edebilecekleri alternatif finansman yöntemleri hakkında bilgilendirilmeleri ve bu yöntemlerin kullanımının yaygınlaştırılması hususu büyük önem arz etmektedir.dpt. “kişisel tasarruflar ve/veya yakın akrabalar” seçeneğinin gelmesi. birinci derecede öncelikli olarak. Bölgedeki KOBİ işletmecilerinin bu krediler dışındaki teşviklerden yararlanma hususunda bilgi sahibi olmadıkları düşüncesini oluşturmaktadır. “vergi indirimleri ve vergi muafiyetleri”. Cilt I anlamda girişimcilik anlayışından yoksun oldukları ve bu tür kurumlar ile girişimciler arasında bilgilendirme/danışma şeklindeki bir iletişimin gereğince sağlanamadığı fikrini doğurabilmektedir.

Mahmut (1999) Girişimcilik. öncelikli olarak kendi işlerini yapma ve kararları kendileri verme amacıyla. Yayın No. (1999) “The World of the Entrepreneur-a New Perspective”.gov. (20 Ağustos).kosgeb. No. Cilt I -İş kurma ve faaliyet alanlarının belirlenmesinde. No. New Jersey. an Investigation of Two Constrasting Manufacturing Firms”. Vol. Konya. 39-40.. pp. Ankara. Ankara. Turhan Kitabevi. David (1988) “Entrepreneurial Context and Behavior in SME’s. KOBİ’ler. ancak fikir. DİE (1997) İmalat Sanayiinde Küçük ve Orta Ölçekli İşyerleri-Sorunlar Çözümler. Kendi İşini Kurma ve İşletme.dpt. KOSGEB (2003) Bilgi Bankası. Tekin. pp. taklitçi yönlerinin daha fazla ön plana çıktığı düşünülebilmektedir. risk alma yeteneklerinin bulunmadığını ve geleceğe odaklanamadıklarını göstermektedir. “Entrepreneurship and the Characteristics of the Entrepreneurial Personality”. Baskı. Bu arada.tr/BilgiBankasi/default. Kirk. girişimciliğe yönelik yenilikçilik. finansman dışı destek ve teşvik aşamalarında aileye bağımlılıkları nedeniyle. 6. Journal of Managerial Psychology.. 13. Entrepreneurship in Action.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Geoff Alvy and Ann Lees (2000) “Social Entrepreneurship-a New Look at the People and the Potential”. piyasaların nasıl işlediği hakkında bilgi ve iş birliği yapma konusunda dışa açıklık özelliklerine sahip olamamalarından da kaynaklanabilmektedir. 295-299. http://www. Coulter. International Journal of Entrepreneurial Behavior & Research. No. 2. yakın gelecekteki stratejilerinin mevcut durumun korunması düşüncesinde yoğunlaşması. Tekin.gov. pp. Hasan K. -Girişimcilik-yenilikçilik kavramlarını. maddi destek. John L. 2. Tamer (1998) Türkiye’de Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler. başarılı bir girişimcide bulunan. 38. endüstriyel yapıda ve piyasa yapısında meydana gelebilen değişiklikleri herkesten önce yakalama ve bu fırsatları değerlendirebilmek şeklinde algılamaları açısından modern bir girişimci gibi davranmaları ile beraber. Small Business 2000.. 2032. Vol. 6.gov.kosgeb. Vol. Öneriler. 328-338. http://www. Prentice. Journal of Workplace Learning.asp?Action=.asp. Konya.tr/bolgesel/keas-I. 209-211. Hannu (2000). yeni fırsatlar ortaya çıkarmak. 4. Vol. Management Decision. bağımsız çalışma arzuları doğrultusunda girişimcilik niteliğini taşımaya yatkın oldukları. 88-100. No. Echols and Christopher P. 5. çeşitli kurumsal destek ile teşviklerden yeterince yararlanamamaları. KAYNAKLAR Ann. Güleş ve Tom Burgess (2000) Değişen Dünyada Teknoloji Yönetimi.Bilişim Teknolojileri.pdf .tr/KOSGEB/KOSIs letmeler. Neck (1998) “The Impact Of Behaviours And Structure On Corporate Entrepreneurial Success”. International Journal of Entrepreneurial Behaviour and Research. 6. Mahmut.Hall. John.&BilgiNo=5 Littunen. E. pp. Thompson. Müftüoğlu. 246 http://ekutup. 11. Employee Counselling Today. Thompson. Vol. pp. Mary (2001).

Roma.pdf . 1997: 9). Kentleşme sürecinin hız kazanmasında en önemli etken 1840’lardan sonra başlayan sanayi devrimi olmuştur. Ö.. İİBF. Fransa. XX. yüzyılın en önemli olgularından biridir ve toplumun ekonomik. Basit ifadesi ile kentleşme oranı. İktisat Bölümü 1. GİRİŞ Kentleşme. Yılmaz GÜNDÜZ Doç. İngiltere’de başlayan sanayi devrimi sırası ile Almanya. 000’den fazla Babil. 1997: 43). Kent. 1972: 12). 247 http://ekutup. Cilt I Kentsel Ekonomi ve Türkiye’de Bölgesel Kalkınma Projeleri A. farklı sosyal sınıflardan oluşan bir toplumun yapay çevreyi doğal çevreye egemen kıldığı bir ortamda ve kentsel yaşam kurallarına uygun olarak yaşamlarını sürdürdükleri bir yerleşme yeridir. Yine Arapça da köy anlamına gelen “Karye” ise Medine’nin karşıtı olarak göçebe ve kırsal yaşamı tanımlamaktadır. siyasi. ekonomik ve toplumsal yapı farklılıklarını ortaya koymak üzere kullanılmıştır. Bir çok ülkede hızlı kentleşme süreci ile birlikte toplumsal ve ekonomik yaşamın kentlerde yoğunlaşması kaynak kullanımı ve kalkınma sorunlarının mekansal boyutunu ön plana çıkarmıştır. 1997: 43). Ortaçağda da hızlı bir kentleşme yaşanmıştır. Tarihsel gelişim içinde kent Arapça anlamını gelen “Medine” kelimesi. Arapça urban ve İtalyanca bourg. İnönü Üniversitesi. İlk çağlarda ekonomik ve doğal koşullardan kaynaklanarak M. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak ortaya çıkan kentleşme olgusunun temel özelliği nüfusun belirli bir alanda yoğunlaşmasıdır. Atina gibi kentlerin olduğu bilinmektedir. ve 4. kültürel ve sosyal yaşamlarında ortaya çıkan en köklü değişimleri içermektedir. İsviçre ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerine yayılmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu dönem kentlerinde ya siyasal ve kültürel işlevler ya da sadece ekonomik işlevler egemen olmuştur (Aslanoğlu. kent sayılan yerde yaşayan nüfusun/toplam nüfusa oranı şeklinde ifade edilir. 1992: 15). yüzyıllarda nüfusu 100. Bugün kentler denilince işlevsel bir özelliği olan ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerler anlaşılmaktadır. Kentlileşen ülkelerde sektörel itibariyle GSMH’da tarımın payı azalırken sanayi ve hizmetlerin payı artmaktadır (Mills.tr/bolgesel/keas-I. yüzyılın ikinci yarısında hız kazanan kentleşme olgusu bir çok ülkede nüfusun kentlerde yoğunlaşmasına yol açmıştır (Ertürk. ville gibi kelimeler de kullanılmaktadır. Bu nedenle de Friedman kenti “yenilikçi merkezler” olarak ele almaktadır (Ertürk. polis kelimeleri kullanılmıştır. Batı toplumlarında ise medine kelimesine eş anlamlı olan Latinçe kökenli cite. 6. kentlerdeki ve kent dışı alanlardaki yaşam biçimleriyle. Syracuse.dpt. Bu bağlamda kent yaşamı organize olmuş bir sosyal ilişkiler bütününü de içermektedir (Ertürk. Dr.gov. XX.

V. İsparta. Böylece elverişli konumda bulunan Venedik. Kurulan bu kentler ilk çağda en önemli askeri.pdf . yüzyılın başında ve Akdeniz kıyılarındaki kentlerde olmuştur. Yine Alman kentlerini araştıran Below ise kentlerin oluşumunu zanaata bağlamıştır. Weber ise kentsel gelişmede ekonomik faktörleri. TARİHSEL GELİŞİM İÇİNDE KENT Tarihsel gelişim içinde ilk kentlerin maden devri ile birlikte ortaya çıktığı görülmektedir. Yunan kültür ve uygarlığının gelişmesinde en önemli rolü oynamışlardır. Buna göre pazar olgusu nedeniyle belirli mekanlardaki toplanmalar ve ortaya çıkan sosyal yaşam kentleri meydana getirmiştir. Pirene de kentlerin meydana gelmesinde ticaretin önemli olduğunu söylemiştir. Batıdaki kentlerin gelişmesi ise eski Yunan kentlerinin ortaya çıkışı ile olmuştur (Atina. Kentlerdeki asıl gelişme sanayi devriminden sonradır. 248 http://ekutup. kentleri bir hukuki yapı olarak tanımlarken. Özellikle Akdeniz kıyılarındaki Fenike hem askeri hem de ticari bir merkez olmuştur. kentlerin gelişiminde ulaşım kolaylıkların ön plana çıkarmıştır. Floransa ve Cenova gibi İtalyan kentleri gelişme göstermiştir. Haçlı Savaşlarının başlaması ile doğu ve batı arasındaki ilişkilerin artması sonucu ticaret yeniden canlanmıştır. Korent. Weber tarafından yapılmıştır. politik ve kültürel merkezler olarak görevler üstlenmişlerdir. İlk kent kuramcılarından Fustel de Coulanges kentlerin kuruluşunu dini faktörlerle açıklamıştır. kentlerdeki gelişmeyi hukukun gelişmesine bağlamıştır. İktisatçılar genelde kentlerin gelişmesini ekonomik gelişmeye bağlamışlardır. XIX. yüzyılda sanayi devriminin etkisiyle kentler birer sanayi merkezi haline gelmişlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Batı kentlerinde yeniden canlanma XI. 4000-3000 yılları arasında maden bilgisindeki gelişme ile birlikte coğrafik. sanayi ve ticaretin gelişmesini ön plana çıkarırken. ve X. Batlık denizinden Karadeniz’e uzanan ticaret yolu üzerinde kentler (Novgorad ve Moskova gibi) birer ticaret merkezi halinde gelişme göstermiştir (Henri 1990: 15). Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki vadilerde. ABD’de ise kent kuramına ilişkin ilk çalışmalar H. Daha sonra kentleşme Doğu ve Batı yönlerinde gelişme göstermiştir. Meuriot ise büyük kentlerin oluşumunda sanayinin gelişmesine dikkat çekmiştir. Eski Yunan kentleri.gov. Cooley ve Adna F.tr/bolgesel/keas-I. Bazı bölgelerin diğerlerine göre yer altı ve yerüstü zenginlikleri açısından daha avantajlı olmaları bu teorinin ispatı için yeterlidir (Ertürk. Benzer bir gelişme de Rusya’da olmuştur. Cooley. 1997: 41).dpt. Maine ve Maitland. Sirakuza ve Milet gibi). kentlerin Pazar olgusuna bağlı olarak ortaya çıktığını ileri sürmüştür. Kentlerin oluşumunda “karşılaştırmalı üstünlükler teorisi”nin de geçerli olduğu vurgulanmıştır. ekonomik ve kültürel şartlardaki uygunluk kentlerin oluşmasına yol açmıştır. Cilt I 2. Yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde de Avrupa’nın önemli kentleri bulunmaktaydı. M. 1997: 44). ikinci derecede faktörler olarak sosyal ve politik faktörleri de ele almıştır. İndus nehri civarında ve Akdeniz kıyılarında kurulmaları gibi) (Ertürk. Alman kentlerinin gelişmesini inceleyen Alman bilim adamı Rietschel. Yapılan araştırmalara göre ilk büyük kentler büyük nehirlerin geçtiği verimli ovalarda kurulduğu saptanmıştır (Nil nehri vadisi. Ö.

Bu nedenle optimal bir kent büyüklüğünün olması konusunda iktisatçılar görüş birliğine varmışlardır. Cilt I 3. gürültü gibi) türden maliyetlerden oluşmaktadır (Dinler. Yapılan gözlemler. kentlerin büyüme sürecinde hizmet maliyetlerinin önce azalan bir seyir izlediğini sonra artışa geçtiğini göstermektedir. teknik. sağlık ve eğitim sorunu gibi çok çeşitli sorunlara neden olmaktadır. Kentlerin aşırı büyümesinin yarattığı olumsuz dışsal ekonomiler kent yaşamında birçok güçlüğün ve tıkanmanın ortaya çıkmasına yol açmaktadır. 1965-75 döneminde ise İstanbul’daki nüfus artış oranı %100’ü aşmıştır. 1965’te %35’e yükselmiştir. Kentte yaşamanın faydası ise kent sakinlerinin kentle ilgili değerlendirmeleri yaparken. 2000 yılında ise dünya nüfusu 6 milyarı geçmiştir ve bu nüfusun % 70’e yakını kentlerde yaşamaktadır. Az gelişmiş ülkelerde kent büyümesi ortalaması %42.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1950’de toplam nüfusun %25’i kentlerde yaşarken.pdf . kent büyüdükçe kentsel yaşamın kalitesi düştüğünden belirli bir büyüklükten sonra hızla yükselmesidir.5’dir. Özellikle az gelişmiş ülkelerde büyük kentlerin sorunları giderek artmaktadır. 1950-65 döneminde ortalama nüfus artışı %0 27’dir.3 milyar olduğu tahmin edilmektedir. belirli bir kent büyüklüğünden sonra yükselmesinin nedeni yukarıda ifade edilen faktörlere bağlıdır. ABD’de bu oran % 32’dir (www.org). 2001: 107-109). 249 http://ekutup. Ankara’nın %214 ve İzmir’in ki ise %81’dir.gov. Bu nüfusun sadece %1’i kentlerde yaşamaktadır. arsa sorunu. 1950-65 döneminde İstanbul’un kentleşme oranı %78’dir. Ortaya çıkan sefalet tablolarının sebep olduğu çok yönlü sorunların çözümü. BÜYÜK KENTLER SORUNU 1870’de dünya nüfusunun 1. Kentte yaşamanın maliyeti. Bu nedenle bir taraftan aşırı büyümenin engelleyici önlemlerin yanı sıra büyük şehirlerin yükünü hafifletici tedbirleri almak gerekir (Nadaroğlu. işe gidip-gelmeler vs. çevre kirliliği. bu oran 1955’de %29. altyapı sorunu. Türkiye’deki duruma gelince. Siyasiler oy artışı sağlamak için kısa vadeli vaatlerde bulunarak adeta gecekondulaşmayı teşvik etmektedirler. Bu faktörlerin bir kısmı hesaplanabilen (günlük seyahatler. gecekondulaşma sorunu. o kentte yaşamanın ortalama faydası denilmektedir. Bu yoğun nüfus dolayısıyla konut sorunu. Örneğin.dpt. Kentte yaşamanın ortalama faydası kentin belirli bir ölçeğe erişmesine kadar artan. iş ve seyahat nedeniyle ortaya çıkan trafik tıkanıklığı sorunu hem hizmetin kalitesini düşürmekte hem de sebep olduğu tıkanıklık sebebiyle de büyük bir zaman ve akaryakıt kaybına yol açmaktadır. Bunun sebebi kentte yaşamın maliyeti. 1951-64 döneminde kentlerin en hızlı büyüdüğü ülkeler Latin Amerika’dır. 1960’da %32’ye. 1964’ten bu yana hem artış hızının hem de yoğunluk sürecinin hızla arttığına dair önemli bazı bulgular vardır. elde ettikleri gelir yanında gelir dışı avantajları da göz önüne almaları gerekir. 1964’te dünya nüfusu 3.un.3’ü büyük kentlerde yaşadığı saptanmıştır. 2001: 165).tr/bolgesel/keas-I. Optimal kent büyüklüğü saptanması çalışmalarında kullanılan en yaygın ölçüt kişi başına düşen kent hizmetleri maliyetidir. daha sonra azalan bir seyir izler.) türden maliyetler bir kısmı da hesaplanamayan (stres. idari ve mali sorunların yanı sıra ulusal planda politik bir sorunun da doğmasına yol açmaktadır. Kentlerdeki yoğun nüfusun sebep olduğu kalabalıklaşmanın maliyeti ihmal edilemez bir hale gelmiştir. Bireylerin elde ettikleri gelir ile kentten sağladıkları avantajların toplamı.2 milyara yükselmiştir ve %11.

250 http://ekutup. karla kaplı günler sayısı ise 62 (Erzurum) ile 153 (Sarıkamış) arasında değişmektedir. KENTLEŞME İLE BİRLİKTE BÖLGESEL DENGESİZLİK OLGUSU İnsanlık tarihinin birçok önemli dönüm noktası vardır.) bölgeler arası dengesizliğin nedenleri olarak gösterilmektedir. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı 25 dereceden fazladır.pdf . Sibirya yüksek basınç merkezinin etkisi altında kalan bölgede kışlar çok uzun sürerken havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı 113-118. Batı Anadolu’da ise havanın donmaya müsait şekilde soğuduğu günler sayısı yok denecek kadar azdır. yer altı zenginlikleri. İşte Doğu Anadolu Bölgesi ile Batı Anadolu Bölgesi iklim açısından karşılaştırıldığında Doğu Anadolu’nun aleyhine işleyen coğrafi şartlar bu bölgenin ekonomik kalkınmasında etkin rol oynayan müteşebbis kesiminin yatırım yapmasını engelleyen olumsuz faktörlerin en önde gelenlerindendir. doğal şartlar. gerekse geleneksel tarımsal yapıları ve daha da önemlisi komşu ülkelerin yöneticilerinin tutumları nedeniyle ticari ilişkilerin yetersizliği gibi durumlardan kaynaklanarak yeterince gelişemediler. Cilt I 4. TÜRKİYE’DE BÖLGELERARASI FARKLILIKLARIN ORTAYA ÇIKIŞI Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ülkenin çeşitli yöreleri arasında var olan gelişmişlik farkları zaman içinde giderek artmıştır. Batı Avrupa ile ticari ilişkiler içine giren Batı Anadolu kentleri yeni koşullara kısmen uyum göstererek dışa bağımlı bir canlanma içine girdiler. İster gelişmiş isterse az gelişmiş ülkeler olsun her iki ülkede de sanayileşen kentlerde nüfus birikimi oluşmuştur. Fakat bunların hiçbiri sanayi devrimi kadar tüm dengeleri değiştiren yeni değişmelerin başlangıcı değildir. taşıma ve haberleşme imkanları vs. Öte yandan yazlar daha kısa ve sıcak geçmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 5.2. Gelişmiş ülkelerin izledikleri etkin politikalar sayesinde kendi ülkelerindeki dengesizlikleri giderdikleri halde gelişmekte olan ülkelerde ise izlenen yanlış politikalar yüzünden bölgeler arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılamamış ve tam tersine hızlanarak devam etmektedir. Ülkede var olan bölgelerarası gelişmişlik farklarının kökenlerini ülkenin coğrafi yapısından ve tarihi gelişiminden soyutlamak mümkün değildir.1. Kentleşme olgusunun hız kazanması da bu döneme rastlamaktadır. 5. Anadolu’nun Batısı ile Doğusu arasında. 5. Aşağıda. Coğrafi Nedenler Kalkınmaya olumsuz yönde etki eden coğrafi etmenler (iklim.gov. Doğu Anadolu kentleri ise bu ilişkilerden gerek coğrafi konumları gerek yüzey şekilleri.dpt. Tüm coğrafi unsurların bölgelerarası dağılımı incelendiğinde Doğu Anadolu’nun diğer bölgelere göre daha dezavantajlı olduğu görülmektedir.tr/bolgesel/keas-I. ekonomik gelişmişlik farklılıklarının da ortaya çıkmasına neden oldu. Kırsal kesimden söz konusu sanayileşen kentlere göçler başlayarak bir ülkenin bölgeleri arasında gelişme yönünden dengesizliklerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Türkiye’de bölgeler arası dengesizliklerin ortaya çıkışına neden olan önemli faktörler ve bölgelerarası dengesizlikleri gidermeye yönelik izlenen politikalar hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır. Yazla-kış arasındaki sıcaklık farkı da 10-12 derece arasında değişmektedir. Tarihsel Nedenler Sanayileşen ülkelerde gelişen teknolojiye bağlı olarak süren rekabet ilişkileri Osmanlı’ların geleneksel sanayilerini çökertirken.

deniz taşımacılığının üstünlüğü ve benzer nedenlerle yabancı sermayenin bu bölgeleri tercih etmeleridir. çeşitli silah fabrikaları. 55 Tablodan da görüldüğü gibi tüm işyerlerinin %70’den fazlası İstanbul ve İzmir’de bulunmaktadır. s. su. Tablo 1 1915 Sanayi Sayım Sonuçları Faaliyet Kolları Gıda Sanayi Toprak Deri Ağaç Dokuma Sanayi Kağıt ve Matbaa Kimya Toplam İşyeri Sayısı İstanbul 45 20 11 15 15 44 5 155 İşyeri Sayısı İzmir 23 1 2 9 8 11 8 52 İşyeri Sayısı Diğer Yerler 10 55 65 İşyeri sayısı Toplam 78 21 13 24 78 55 13 282 Kaynak: 1913-15 Sanayi Sayımı Bulguları (1971) Aktaran. (Topkapı başta olmak üzere. 251 http://ekutup. Bandırma ve Uşak şehirlerinin geldiğini gösteren sayım anket sonuçları 1917 yılında yayınlanmıştır. tramvay. Bunlardan en önemlisi de yukarıda ifade edildiği gibi coğrafi nedenlerdir. tarihi. Bu dönemde yabancı sermaye büyük ölçüde demiryollarına yatırım yapmayı tercih etmiştir (Ege ve Marmara Bölgeleri). sigorta alanındaki yabancı yatırımlar yine İstanbul ve İzmir’de kümelenmiştir.Demiryolu dışında maden imtiyazının da yine Ege ve Marmara bölgesine verilmesi.pdf . Ülkenin öteki bölgelerinde ise göze çarpan bir sanayi faaliyeti görülmemiştir. Öte yandan 1915 sanayi sayımı sonuçlarına göre Batı Anadolu’da sekiz kentte sadece 282 işyeri vardır.tr/bolgesel/keas-I. 6. çini ve askeri mal üreten fabrikalar). Milli Mücadele Başlarken Sayılarla… Vaziyet ve Manzara-ı Umumuye. ekonomik ve sosyo-kültürel gibi) çok çeşitli sebepleri vardır. 1915 yılında ülkemizdeki 282 sanayi işletmesinin 214’ü (%81’i) özel sektöre. kalan 68’i (%19’u) ise kamu sektörüne aittir. banka. Türkiye’de iklim. bitki örtüsü.İstanbul dışındaki Batı Anadolu kentlerinin kabuk değiştirerek gelişmeye başlaması. . Bu da bölgeye ekonomik bir canlılık getirmiştir. Cavdar. Karamürsel.dpt. TÜRKİYE’DE UYGULANAN BÖLGESEL DENGESİZLİĞİ GİDERMEYE YÖNELİK POLİTİKALAR Bölgeler arası gelişmişlik farklarının (coğrafi. b. Cilt I Cumhuriyet öncesinde Anadolu’daki endüstriyel faaliyetleri ve bu faaliyetlerin alansal dağılımını yansıtan tek bilgi 1913 ve 1915 sanayi sayımıdır. c. Bu işyerlerinin 155 tanesi İstanbul’dadır.gov. T. Beykoz’da tabakhane ve kundura fabrikası. İzmir. İlk kalkınma kutuplarının başta İstanbul olmak üzere Batı Anadolu’da ortaya çıkışı aşağıdaki nedenlere bağlanabilir: a. Devlete ait işletmelerin hemen hemen tümü İstanbul’da bulunmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. medeniyet ve ticaret merkezi olması. Bu işletmeler ordunun ve sarayın ihtiyaçlarını karşılayacak fabrikalardır. hereke dokuma fabrikası olmak üzere fes. İzmit.İstanbul’un eski bir başkent . Manisa. bunun dışındaki elektrik. Başta İstanbul olmak üzere söz konusu sayım sonuçlarına göre endüstriyel faaliyetlerin gelişmiş olduğu kentler. yüzey şekilleri ve yükseklik farklılıkları gibi faktörler incelendiğinde geri kalmış bölgelerimiz arasında bulunan Doğu Anadolu.

1929’da başlayan ekonomik kriz. Balkan ve I. maddede şu şekilde belirtilmektedir: “Endüstrinin memleketin bazı köşelerinde toplanması yerine –kurulmaları ekonomik de olmak şartıyla-genişlikle yayılmasını göz önünde tutarız. 28 Mart 1927’de ‘Teşvik-i Sanayi Kanunu’ çıkarıldı. 1998: 185). 1920-1933 döneminde hükümet programlarına baktığımızda Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin sorunlarına genellikle yer verilmediğini. yöreler arasındaki gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla.pdf . yatırımların yurt düzeyine yayılması ön görülmüştü. Demir-çelik. İktisadi Devlet Teşekkülleri’nin fabrikalarını yaymak amacı güdülüyordu. Anadolu’da tüm ekonomik faaliyetler durmuştu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. ulusal ekonominin özel girişim ve özellikle de Türk Girişimcilerinin katkısıyla geliştirilmesi için prensiplerin saptanmasıydı. “Yayılma politikası” denilen bu görüş CHP’nin 1935 yılındaki kurultayında. 1923-1931 yılları arasındaki kuruluş yıllarında sayıları oldukça az olan yeni kurulan işletmeler. Beş Yıllık Sanayi Planı. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Batı Anadolu ile Doğu Anadolu arasında farklılık belirmeye başlamıştı.tr/bolgesel/keas-I. 1973: 40). 1934 yılında yürürlüğe giren I.II.” Görüldüğü gibi yayılma politikasıyla. Anadolu’nun içlerine ve hatta Doğu Anadolu’ya doğru. yolları bile hemen hemen hiç olmayan. başta İstanbul olmak üzere.gov. Türkiye’yi de etkilemişti. kıyı şeridine göre daha yüksek maliyetli üretimi göze alarak. Birinci Beş Yılık Sanayi Planı’nda kurulması öngörülen sanayi tesislerinin İstanbul ve İzmir dışındaki illerimize dağıtılmış olduğu aşağıdaki tablo. Tarım dışındaki ekonomik faaliyetler azınlıkların elindeydi (Dinler. Bu planlarda. 252 http://ekutup. pazarı bulunmayan Doğu Anadolu Bölgesinde kurulacak işletmelerin yaşayabilme şansı yoktu (Kırbaşlı. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik durumu son derece kötüydü. kabul edilen 15. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle uygulanamadı. 1998: 175).dpt. Ulusal ekonomiyi geliştirme alanında atılan ilk adım 17 Şubat 1923’te toplanan İzmir İktisat Kongresidir. Bu nedenle liberal kapitalist ekonomi politikası benimsenmesine karşın ‘devletçilik’ ilkesi benimsendi. Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı ise de bunu izleyen II. Cilt I Güneydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgesi diğer tüm bölgelere göre dezavantajlı bir durumdadırlar. tekstil başta olmak üzere birçok endüstriyel işletmelerin temeli bu dönemde atılmıştır (Dinler. gelişmiş Ege ve Marmara bölgelerini seçiyorlardı. bölgesel kalkınma ile ilgili ilkelere yer verilmemiş olmakla birlikte. yer verilmesi halinde ise demir yollarının Doğu vilayetlerine kadar yayılmasının gereğinden söz edildiğini saptıyoruz. 2’de görülmektedir. Çeşitli kesimlerden gelen 1135 temsilcinin katıldığı bu kongrenin amacı. Bugünkü plancılık anlayışından farklı olarak söz konusu sanayi planlarında sadece devlet tarafından kurulması amaçlanan endüstriyel işletmelerle ilgili yatırım projeleri yer alıyordu. Osmanlıların borçlarını da devralmıştı. Çünkü. Dünya Savaşı’nı takiben kurtuluş mücadelesini yapan Anadolu halkı bitkin ve perişandı. 1933-39 yılları arasında beşer yıllık olmak üzere iki sanayi planı hazırlandı. Özel sektörün gelişmesine uygun bir ortam hazırlama amacına yönelik olan bu kanunda yatırımların yöreler arasında dengeli dağılımına ilişkin her hangi bir maddeye yer verilmemiştir. Genç cumhuriyet idaresi.

gov.pdf . ülkenin Doğusu ile Batısı arasında ayırım yapılamayacağı gerekçesiyle vazgeçilmiştir (Dinler. Özel 253 http://ekutup.tr/bolgesel/keas-I. özel teşebbüs. Dinler. s. 13. 1998: 187). Celal Bayar’ın belirttiği gibi. Ankara. Atatürk.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Özel sektör İstanbul ve İzmir’de toplanmaya devam etmiştir. Türk Tarih Kurumu. Batı Anadolu’da kültür merkezi olan İstanbul’a ek olarak Orta Anadolu’da. Z.6’sının bu iki bölgede bulunduğu görülmektedir. 1998: 186). 1933. 1960 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kamu İktisadi Teşekküllerine (KİT) ait işletmeler. s. ülkedeki kamuya ait işletmelerin %10’nu oluştururken. Cilt I Tablo 2 Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı’nda Kurulması öngörülen Sanayi Tesisleri ve Yöresel Dağılımı Sanayinin Adı 1-Kimya Sanayi -Suni ipek -Semi kok -Gülyağı -Humuzi kibrit -Süper fonfat -Klor ve Sud Kostik 2-Toprak Sanayi -Seramik -Cam ve şise 3-Demir-Çelik Sanayi 4-Kağıt ve Selüloz Sanayi 5-Kükürt Sanayi 6-Süngercilik 7-Mensucat Sanayi Sanayinin Kurulması Planlanan İl ya da İlçe Gemlik Zonguldak İsparta İzmit İzmit İzmit Kütahya Paşabahçe (İstanbul) Zonguldak İzmit Keçiborlu Bodrum Bakırköy (İstanbul) Kayseri Ereğli Nazilli Malatya Iğdır Bursa Kastamonu 8-Merinos 9-Kendir Kaynak: İnan A. 1949-50’lerde. CHP iktidarı döneminde Doğu Anadolu’yu kalkındırmak için özel bir bütçe hazırlanmış ve uygulamaya konulmadan.186 Özel teşebbüs için uygulanan kuruluş yeri sınırlaması başarılı olamadı.dpt. kendilerine gösterilen yerlerde kuruluşlarını gerçekleştiremediler ve başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Ege Bölgesi’nin kıyı şeridine ‘Kaplumbağa’ gibi sıralanmayı yeğlediler (Dinler. Ekin Kitapevi Yayınları. Beşinci Basım. aynı dönemde özel sektör de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm işletmelerin ancak %7. Doğu Anadolu’nun kalkınması için önemli bir tasarı da Atatürk’ün 1937 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında belirttiği Van Gölü kıyısında bir üniversitenin açılması konusunda isteğidir. “şimdiden harekete geçilmelidir” demektedir. Ankara’nın ve Doğu Anadolu’da Van gölü kıyısında bir kentin kültür merkezi olması için. Ancak bu istek doğrultusunda 1957’de Erzurum’a ve 1982’de Van’a birer üniversite kurulmuştur. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. Bursa. (1998) Bölgesel İktisat.

“Bölge Planlaması” yerine de “Kalkınmada Öncelikli Yöre” (KÖY) başlıklı konulara yer verilmiştir. II. Yine bu plan döneminde.gov. BYKP (1968-1972): II. Çukurova Bölgesi’nde tarımın ve sanayinin. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi KÖY kapsamına alınmıştır. tüm alt yapının hazırlandığı düzenli sanayi bölgeleri. vergi indirimleri. Bu plan döneminde Doğu Marmara Bölgesi’nde sanayinin. Bu yasayla KÖY’de fiilen çalışanların ücretlerinde özel yatırım indirimi yapılması ve KÖY’de yapılacak yatırımlarda vergi indirimi oranının %100’e kadar arttırılmasının Bakanlar Kuruluna bırakılmasıdır. planlı dönemdeki yetersiz politika sonucu bölgeler arası gelişmişlik farkının planlı dönemde daha da arttığını ve başarılı olunamadığını dile getirmişlerdir. I. 17 Mart 1984’te çıkarılan Kamu Ortaklığı Fonu’ndaki paranın en az onda birinin KÖY’lere harcanması zorunluluğudur. I. 1972 yılında da KÖY’ler dairesi kurulmuştur. 254 http://ekutup. göreceli olarak geri kalmış yörelere özel sektörün yatırım yapmasını teşvik amacıyla 19 Şubat 1963 tarih ve 202 Sayılı Kanun ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak “yatırım İndirimi” uygulaması getirilmiştir. ilk üç kalkınma planında bu alandaki politikaların yetersizliği dile getirilmiş. BYKP (1963-1967) Döneminde. Cilt I sektöre ait işletmelerin %66. II. İkinci Kanun. 1963 yılından itibaren de Beş Yıllık Kalkınma Planları uygulamasına başlandı. 1 Mart 1984’te çıkarılan. IV. 1998: 187). BYKP uygulamasının son yılı olan 1972 yılına ait programda.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. özel sektörün geri kalmış bölgelere gitmesini sağlayacak her türlü özendirici önlemlerin (özel kredi imkanları. KÖY’e dahil illerin sayısı 40’a çıkartılmış ve uygulama söz konusu planlama döneminin sonuna kadar devam etmiştir. 1960’tan günümüze kadar uzanan planlı dönemde bölgeler arası dengesizlikleri azaltmaya yönelik olarak 30 Eylül 1960 tarihinde Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kuruldu. Zonguldak Bölgesi’nde sanayinin gelişmesini hedefleyen çalışmalar yapılmıştır. BYKP’da. Antalya Bölgesi’nde tarımın ve turizmin. KÖY’lere uygulanan teşvik tedbirleri devam ederken ayrıca çıkarılan üç kanun ile bu teşvikler daha da cazip hale getirilmiştir.tr/bolgesel/keas-I. BYKP Döneminde. Üçüncü Kanun.pdf . BYKP Döneminde de sürdürülmüştür. ucuz enerji olanaklarının sağlanması ve bölgelerde yatırım yapacak işletmelere rehberlik hizmeti) artırılacağından söz edilmektedir. IV. Birinci Kanun. BYKP (1979-1983): IV. 15 Ocak 1984’te çıkarılmıştır. Bu değişiklikler.8’inin Marmara ve Ege Bölgesi’nde yoğunlaştığı görülmektedir (Dinler. III. BYKP (1973-1977): Bu dönemde KÖY’e dahil il ve ilçeler her yıl belirlenirken. BYKP Dönemin de yatırım indirimi’ uygulaması.dpt. Kalkınma Planı metninde yer alan “Bölgesel Gelişme” bölümünün yerine “Yurt Düzeyinde Dengeli Gelişme” . KÖY’lerde yapılacak konut inşaatı ile tesis inşaat ve bunlarla ilgili işlemlere getirilen vergi. bu yörelere özel girişimi çekmek için uygulanacak teşvik tedbirlerinin neler olduğu da yine yıllık programlarda belirtilerek uygulanmıştır. BYKP’nında da I:BYKP’nındaki ilkeler aynen korunmuştur. Yatırım indiriminden yararlanan il sayısı 1968 yılında 22 iken 1969-71 yıllarında 23’e 1972 yılında da 33’e çıkarılmıştır. II. resim ve harç muafiyetidir.

harç istisnası. Bu planlar gelişmenin hızlandırılması amaçlanan bölgelerde. VIII. VI.dpt. Planda yerini bölge planlamasına bırakmıştır. ülke nüfusunun ise %36’sını oluşturmaktadır. BYKP’da metropoller ile ilgili sorunlara oldukça ağırlıklı olarak değinilmiş. Planda yer alan ‘Bölgesel Gelişme’ ye ilişkin hedefler.gov. BYKP arasında. planlı dönemde geri kalmış bölgelerin kalkındırılmasında ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasında olumlu gelişmeler sağlanmasına rağmen hedeflenen seviyeye ulaşılmadığı ifade edilmektedir. bölgeler arasındaki farklılığın azaltılması için teşvikinde yarar görülen sektörler saptanacak ve bunların teşviki için gerekli ilke ve kıstaslar belirlenecektir. Gelişmekte olan bölgelerde imalat sanayini geliştirmek için ucuz kredi verilecek. BYKP (1990-1994). 255 http://ekutup. Olağanüstü Hal Bölgesinde ve KÖY’de yeni istihdam sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi amacıyla 4325 Sayılı Kanun çerçevesinde Olağanüstü Hal Bölgesindeki illerin de dahil olduğu 22 ilde uygulanmak üzere gelir ve kurumlar vergisi istisnası. Öte yandan VII. BYKP (2001-2005). IV. Cilt I V. gümrük ve fon muafiyeti. söz konusu bölgelerin gelişmesi için gerekli önlem ve araçları belirleyecektir. BYKP (1996-2000). Bölgeler arası dengesizliği azaltmak için KÖY’e ‘uygulanan teşvik tedbirleri ile alt yapı yatırımları ve mevcut yönetimin bölge sorunlarına adaptasyonu ile ilgili gelişmelere yer verilmiştir. bölge kaynaklarının ekonomik faaliyet kollarının gelişme eğilimleri ile uyum ve denge içinde ele alınmasını sağlayarak. V. Bu bölgelerde oluşturulacak Organize Sanayi Bölgeleriyle girişimcilere yol ve yer gösterilecektir. Bu değerlendirmeden sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP). 2000 yılı itibariyle KÖY 49 il ve 21 ilçeyi kapsamakta olup ülke yüzölçümünün %55’ini.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu dönemde de daha önceki planlarda olduğu gibi. Doğu Anadolu Projesi (DAP) ve Doğu Karadeniz Projelerinden (DOKAP) bahsedilecektir. vergi. VII. BYKP ile V. IV. çalışanlardan kesilen vergilerin ertelenmesi. Ayrıca bu yörelerdeki Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) yatırım ve işletme kredisi ile desteklenmesine devam edilmesi uygun görülmektedir. katma değer vergisi istisnası ve yatırım indirimi gibi teşvik araçlarından yararlandırılmaları da öngörülmüştür. KÖY yönünde öngörülen hedefler açısından büyük paralellik vardır.tr/bolgesel/keas-I. Ancak bu projeler hakkında bilgi vermeden önce söz konusu bölgelerin ortak özelliklerinden bahsetmekte fayda vardır. V. resim. BYKP (1985-1989). ancak KÖY’lerin sorunlarına ayrıcalıklı olarak değinilmemiştir. V. Planda sadece belirli amaçlarla belirli bölgeleri kapsayan bir bölgesel planlama ilkesi benimsenmiştir. V. BYKP’nın vurgulanması gereken bir yönü de. BYKP Dönemindeki teşvik tedbirleri devam etmiştir. Bu plan döneminde. İstanbul’un sorunları ele alınıp incelenmiştir. işveren paylarının hazinece karşılanması ve bedelsiz yatırım yeri tahsisi gibi ilave teşvik tedbirlerine devam edilmektedir. sigorta primi. “Proje Ofisi” kurularak girişimcilere yatırım konularında ve fizibilite raporlarında yardımcı olunacaktır. Bu nedenle KÖY’in daha hızlı gelişmesini sağlamak için yatırım ve personel politikalarına özel önem verilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. III. oldukça genel olan ilke ve politikaların uygulanması için somut adımlar yoktur. Böylece 1963 yılında ilk planla benimsenen.pdf . Bunun yanında mevcut sorunların giderilmesi amacıyla KÖY’lerde teşvik belgeli yatırımlar.Bu plan döneminde bölgesel gelişme sorunları yanında fiziki planlama ve kentleşme sorunları ile konut sorununun da incelenmesi. Planla terk edilen bölge planlama ilkesi yeniden benimsenmiştir.

7-Yabancıların dinsel ayrılığı körüklemeleri. 6-DAB’de 25 e yakın ayaklanmanın olması. Yağış eksikliği. hidroelektrik enerjisi üreten. soykırımlar ve aşiret reislerinin başkaldırılarıyla üretken genç nüfusun değişik nedenlerle yok olması.tr/bolgesel/keas-I. limanları. 4-Bölgenin dışarıya açılmasını engelleyen faktörler (Ortadoğu ve Kafkasya. 5-I. Ürünlerin olgunlaşmasını geciktirmekte. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri bir bütün olarak ele alındığında. %10. 9-Milli mücadele ardından bölge için gerekli altyapı ve sanayileşme başlatılsa da genç cumhuriyetin yetersiz kaynakları ve uluslararası ilişkileri geliştirme sürecine girdiği dönemde II. Doğu Karadeniz hariç diğer iki bölge için önemli bir sorundur.gov. göçler. sanayi ve tarım için gerekli temel altyapılara sahiptir. yöreye özgü çay fındık gibi ürünleriyle turizm alanında özellikle Doğu Anadolu Bölgesi ile paylaşacağı fiziksel imkanlara sahiptir. Bu üç bölgenin de geri kalma nedenleri. 8-Savaşlar. 2001: 222).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.52. Doğu Anadolu’da uzun geçen kış mevsimi tarımsal üretim süresini kısaltmaktadır. . Her üç bölgenin Türkiye toplam tarım arazisi içerisindeki payları ise sırasıyla %19. hayvancılıkta önemli bir yer tutmaktadır.90 ve %11. Cilt I 7. güneşli günlerin uzunluğu yılda birden fazla ürüne imkan sağlamakla birlikte bölgede sulama ihtiyacı tarımsal üretim için önemli bir problem oluşturmaktadır. GÜNEYDOĞU ANADOLU. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise. Her üç bölgede de geleneksel bitkisel üretim hakim olmakla birlikte. . Ortadoğu ve Asya’dan gelen tehditlere karşı bir tampon bölge olarak bırakılması. gibi).dpt. hasat ve depolamasını güçleştirmektedir. 256 http://ekutup.pdf . Doğu Karadeniz Bölgesi’nde ise tarımsal arazinin dağlık ve ormanlarla kaplı olması sonucu güneş ve yağış avantajlarından yararlanılamamaktadır. Ancak orman ve deniz kaynakları.84’tür. Bu sorunun GAP çerçevesinde çözülmesi ile birlikte bölge güneş ışığı avantajını da kullanarak diğer iki bölgeye göre daha üstün bir seviyeye gelebilecektir. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin yenilmesi sonucu yabancıların kaynaklara el koymaları. Ancak hayvancılık üretim ve pazarlama açısından yöresel farklılıklar içermekle birlikte tatminkar değildir (Dinler. Dünya Savaşı’nın başlaması söz konusu faaliyetlerin yapılmasını engellemiştir. aşağıdaki gibi sıralanabilir: 1-Önceleri. tarım arazisi bakımından Türkiye toplam tarım arazisinin %43’üne sahiptirler. Her üç bölge iklim ve coğrafi yapı açısından birbiri ile çelişen bir görüntü sergilemektedir. sulama sistemlerini besleyen barajlara . 2-Uzun Hasan ile Fatih Sultan Mehmet arasındaki Otlukbeli Savaşı. DOĞU ANADOLU VE DOĞU KARADENİZ BÖLGELERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ Güneydoğu Anadolu. 3-İran’ın o bölgelerde yürüttüğü olumsuz faaliyetler. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri.

Siirt. sağlık ve turizm gibi bir çok sektör yer almaktadır. GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ 8. 64 metre çapında 26. Mardin. Şanlıurfa Harran ovalarının en önemli su kaynağıdır. Gaziantep. eğitim. Bu projelerin 7’si Fırat. çevre korumacılığı. 13-1960 yılından itibaren uygulamaya başlanan ‘montaj’ sanayi politikası. 8. GAP öncelikle toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesine yönelik 13 adet proje demetinden oluşmaktadır. Paksoy. 1990-1997 yıllarında bölgede kentsel nüfus 257 http://ekutup. gibi gelişmeler dikkate alınarak.tr/bolgesel/keas-I. 14-Köyden kente. 12-Son yıllarda bölgedeki PKK olayı bölgeden dışarıya göçleri hızlandırmıştır. 1. Diyarbakır. katılımcılık ruhu. ulaştırma. Siirt. %36’sı da kırsal alanda yaşamaktadır. ‘ithal ikamesi’ne dayalı sanayileşme ile birlikte göç daha da hızlanmıştır. özel sektör yatırımlarının ve sermayenin Batı Anadolu’ya kayması. Gaziantep. yoğun nüfus ve işgücü hareketleri . 11-1950’li yıllardan sonraki çok partili demokratik sisteme ve karma ekonomiye geçilmesi. GAP çok sektörlü ve komple bir projedir proje içinde tarım. 2000: 15). Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) oto yolunun bir an önce Şanlıurfa’ya hatta Habur’a kadar uzatılarak yapılması. 6’sı da Dicle Havzasında yer almaktadır. üretim artışı vb. istihdam imkanlarının geliştirilmesi.gov. 4 km uzunluğunda ve 328 m3/sn kapasitesi olan iki sulama tünelinden (T1 ve T2) ovaya sulama amaçlı su verilecektir (Tekinel. Batman. Mardin. 1980’lerden sonra. İnsani kalkınma yaklaşımında kalkınmada adalet. GAP Bölgesinin Sosyo-Ekonomik Yapısı Nüfus: Adıyaman. Diyarbakır.2. demir yolunun il merkezine ulaştırılması ve havaalanının gelecekteki olası yolcu ve yük artışlarını karşılayabilecek uçakların inip-kalkmasına uygun hale getirilmesi ivedilik arz etmektedir (GAP Bölge Kalkınma İdaresi. 7 milyon hektarın üzerinde arazinin sulanması ve 7500 megavatın üzerinde bir kurulu kapasite ile yılda 27 milyar kilovat saatlik elektrik enerjisi üretilmesi sağlanacaktır.dpt.1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu projelerle Dicle ve Fırat nehirleri ile kolları üzerinde 22 adet baraj ve 19 adet hidroelektrik santralin inşası öngörülmektedir. 1992. sanayi. Batman. 8. mekansal standartların düzenlenmesi ve tüm altyapının geliştirilmesi GAP Projesinin temel perspektifi olarak yer almaktadır. Cilt I 10-İki kutuplu dünyada Türkiye’nin batı ekseninde yer alması ve Sovyetler Birliği ile 1917 yılında ticari yolların kapatılması sonucu hem Doğu Anadolu. Proje tamamlandığında Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde kurulacak olan tesisler ile Türkiye toplam su potansiyelinin %28’i kontrol altına alınacak. 2000: 25) GAP’ın bölgeye yapacağı katkıları. Bu projenin temel stratejisi insani kalkınma felsefesi oluşturmaktır. Şanlıurfa ve Şırnak illerinin kapsadığı alan ‘GAP Bölgesi’ olarak tanımlanmaktadır. konut.pdf . Kilis. kentten de batıya göçlerin hızlanması. Çünkü 7. Şanlıurfa ve Şırnak illerini içine alan bu bölgede ülke nüfusunun %10’u yaşamaktadır. Güneydoğu Anadolu Projesinin Amacı Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Adıyaman. Bu nüfusun %64’ü kentlerde. Kilis. hem de Doğu Karadeniz Bölgesi’nin sınır bölgelerinde mal ve sermaye dolaşımının durması. GAP’ın önemli bir parçası olan Atatürk Barajı.

Diğer sektörlerin toplam GSYİH içindeki payı ise %37. 3) oluşturmaktadır. tarım sektörü içinde yer alan ormancılık ve balıkçılık faaliyetleri yok denecek kadar azdır (Paksoy. 9’dur. Avrupa üzerinden Orta-Doğu ve Asya ülkelerine olan ulaşım bağlantısı bölge üzerinden kurulmaktadır. 1990 yılı itibariyle bölge toplam nüfusu içinde %56’lık paya sahip olan kent nüfusu 1997 yılında %64’e yükselirken. 25 adet ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi.2’dir. 1999: 22). Türkiye’nin toplam GSYİH’sı içinde tarım sektörünün payı %15.6’dır. Bu oran Türkiye için %37. GAP Bölgesi’nin merkezi olan Şanlıurfa’nın toprak varlığının önemli bir kısmının tarım arazileri (%63. projelerin devreye girmesi ve tarım arazilerinin %12’sinin sulamaya açılması ile birlikte ekonomide meydana gelen canlanma sonucu 1997 yılında bölgenin payı %5’e çıkmıştır.9 ve gelişme hızı %129. en düşük il ise Mardin’dir (DİE. 8. 2000: 30).5 ve gelişme hızı % 95. 1998 yılı itibariyle köylerin %100’ünde elektrik vardır. 23 adet verem savaş dispanseri. Bölgede kırsal alanlara yönelik rakamlar bulunmamakla birlikte 1998 yılı itibariyle GAP’ta 69 adet yataklı tedavi kurumu. Ulaşım ve Haberleşme: Bölge ulaşım ve Haberleşme açısından da gelişmemiştir. kadınlarda ise %35 civarındadır. 2000: 12). kırsal alan nüfusu %44’ten %36’ya düşmüştür (GAP İktisat İşlet.pdf . Gaziantep ve Şanlıurfa hava limanından yapılmaktadır. 4 gibi düşük bir seviyede olup Türkiye ortalamasının (%80.tr/bolgesel/keas-I.. Şanlıurfa ilinin de içinde bulunduğu GAP Bölgesi’nin ise toplam GSYİH içinde tarım sektörünün payı %27. Sağlık: GAP bölgesi eğitimde olduğu gibi sağlık hizmetleri bakımından da ülke ortalamasının altında kalmaktadır. Bölgede hava yolu taşımacılığı Diyarbakır. Bölgede 12 sağlık merkezi faaliyette bulunmaktadır. Eğitim Durumu: 1990 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre GAP Bölgesinde 6 yaş ve üzeri nüfus içinde okuma. Bu oran erkeklerde %65. Yine köylerin %97. 7’dir.6 iken Türkiye ortalaması %2. GAP Bölgesi için %42’dir (Anonymous. 1994 yılı cari (alıcı) fiyatları ile Şanlıurfa ilinde GSYİH içinde tarım sektörünün payı %40.gov.7 milyon hektar sulama alanının) tamamının devreye girmesiyle bölgenin Türkiye içindeki GSYİH payı %10 civarında olacaktır (EKO-GAP.8’dir. Şanlıurfa ilinde tarım sektörünün tamamına yakınını çiftçilik ve hayvancılık faaliyeti oluşturmakta olup. Yataklı tedavi kurumlarından 55’i kamuya. GAP Bölgesi’nde uygulanmaya konulan projelerin (özellikle 1. 1985 yılında GSYİH açısından GAP Bölgesi’nin Türkiye içindeki payı %4 iken. 6’sı özel sektöre ve 5’i de SSK’ya aittir. Cilt I artış hızı %4.1 ve gelişme hızı %165 iken sanayi sektörünün payı %22. 703 adet sağlık evi. Kırsal bölgedeki nüfus artış hızında ise hem bölge hem de ülke genelinde azalma söz konusudur. 46) altındadır. 258 http://ekutup.7 ve gelişme hızı %213. Ekonomik Yapısı: GAP bölgesinin ekonomik yapısı genelde tarıma dayalı olmakla birlikte. 5 adet halk sağlığı laboratuarı. 5. Bu değer bölge için %-0. 2000: 27).yazma bilenlerin oranı %60. 1989). ülke için %-0. Bir yatağa düşen hasta sayısı ülke genelinde 433 iken bölgede 760’dır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 6’sı telefon bağlantısına kavuşmuştur. 398 adet sağlık ocağı. Bölgede okur-yazarlık oranı en yüksek il Gaziantep.0’dır. Televizyon ve radyo yayınları kırsal kesimde yaygın bir şekilde izlenilmektedir.dpt. 15 adet sağlık meslek lisesi bulunmaktadır. son yıllarda sanayi sektörü de hızlı bir şekilde gelişme göstermektedir.

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

Bu arazilerin GAP ile birlikte suya kavuşması sonucu pamuk ekim alanları oluşmaya başlamıştır. Türkiye’de Pamuk Üretimi ve Dış Ticaretinde söz sahibi olmuştur. 1995 yılında GAP’ın devreye girmesiyle ülkemiz pamuk üretim alanlarında artışlar olmuştur. Proje kapsamında sulanan alan arttıkça, pamuk üretim alanlarında daha çok artışlar beklenmektedir. GAP Master Planı’nda bölge için öngörülen pamuk ekim alanı yaklaşık 450 bin hektardır. Hayvan varlığı bakımından Şanlıurfa’da büyükbaş hayvanlardan en fazla %64.5 oranla yerli sığır, küçükbaş hayvanlardan en fazla %86.2 oranla koyun, tek tırnaklı hayvanlardan %75.8 oranla at ve kanatlılardan en fazla %78.8 oranla tavuk yetiştirildiği görülmektedir. Türkiye büyükbaş hayvan varlığının %21’nin, koyun varlığının %30’nun, tek tırnaklı hayvan varlığının %29’unu, tavuk varlığının %5.61’nin bölge hayvan varlığından oluşmaktadır. Çayır ve mera alanlarının terör yüzünden yasaklanması, hayvancılığın ilkel şartlarda yapılması ve teşviklerin yerinde kullanılmaması bölgede hayvancılığın gerilemesine yol açmıştır. Hayvancılıkta yaşanan kriz et fiyatlarının da hızla artmasına neden olmaktadır. Bölgede hayvancılığın geliştirilmesi gerekmektedir. GAP Yatırım Teşvikler, bakımından ülke içindeki %6.5’lik pay ile 2000 yılı fiyatlarıyla toplam yatırım tutarı 1.407 trilyon TL’lik teşvik belgesi verilmiştir. Bu tutar oransal olarak aynı kalmakla beraber 1997 yılında 940 trilyon TL olmuştur. 1998 yılında GAP’ın ülke içindeki payı %7.3’e yükselmiştir. Ancak 1999 yılında ekonominin genel gidişi doğrultusunda teşvikli yatırım taleplerinde bir önceki yıla göre yaklaşık %40 oranında bir azalma göstermiştir. Aynı yıllarda Marmara Bölgesi’nin payı %39.3, DAP payı %2.1, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin payı ise %6.4’e düşmüştür. 8.3. GAP’ın Hedefleri GAP, ülkemizin görece az gelişmiş bölgelerinden birisi olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki dokuz il’e uygulanmakta olan entegre bir bölgesel kalkınma projesidir. GAP projesinin temel hedefi aşağıdaki gibi sıralanabilir: a- Tarım aleyhtarı olmayan makro ekonomik politikalar izlemek, b- Kırsal alanda yaşayan topraksız insanların topraklandırılmasını sağlamak, c- Kırsal alt yapının iyileştirilmesine çalışmak, d- Küçük ve Orta Ölçekli Tarıma Dayalı Sanayi girişimlerinin desteklenmesi, e- Kırsal alanda sosyo–kültürel hizmetlerin geliştirilmesine katkıda bulunmak, f- Dar gelirlilere direkt ulaşım imkanlarının sağlanması, g- Kamu harcamaların yeniden düzenlenmesi h- Küçük çaplı işletmelerin mevcudiyetinin muhafaza edilmesi, ı- Yerleşim programlarının hazırlanması, i- Kurumsal iyileştirmeler, j- Katılımcılık ruhunun yaygınlaştırılması GAP, ülke ekonomisine de önemli katkılarda bulunacak bir projedir. GAP iki yaklaşıma sahiptir. Birincisi, entegre planlama yaklaşımı, İkincisi ise sürdürülebilir kalkınma
259
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

felsefesidir. Entegre yaklaşımı farklı kesimlerin (tarım, sanayi, eğitim, sağlık vb. gibi) bir arada ve eşgüdüm içinde ele alınmasını içermektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı ise gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yetisini tehlikeye atmadan günümüz ihtiyaçlarını karşılayabilme olarak tanımlanmaktadır. Bu geniş tarif altında sosyal, ekonomik, kültürel, eğitim, sağlık, fiziksel planlama, tarım, çevre ve kurumsal yapı gibi düşünülmesi gereken bir çok konu vardır. 8.4. Devletin GAP Politikası Devletin GAP’a bakış açısı ve politikası, bölge ve diğer bölgeler arasındaki sosyoekonomik gelişmişlik farkının giderilmesinin yanı sıra bölgedeki kalkınma potansiyelinin ortaya çıkarılması, kendi kendine büyüme, toplumsal istikrarın sağlanması, ihracatın artırılması gibi politikaları amaçlamaktadır. GAP Bölgesi’nin kalkınma hedefi mevcut ekonomik yapıyı geliştirerek bölgesel gelir düzeyini yükseltmek ve diğer bölgelerle olan gelir farklılıklarını en aza indirgemektir. Bu amaca ulaşmak için bir taraftan kırsal alanda verimliliği ve istihdamı artırırken, öte yandan bölge içindeki büyük kentlerin emme kapasitelerinin de arttırılması ve uzun vadede kaynakların etkili kullanımı yoluyla kendi kendine büyümenin sağlanmasıdır. Bu sayede sosyal istikrar ile ihracata katkı gibi ulusal hedeflere de hizmet edilmiş olacaktır. Böylece bir taraftan istihdam-gelir imkanları artan kırsal kesimden dışa göç eğilimi zayıflayacak öte yandan sanayileşme ve yüksek gelirli istihdam olanakları geliştirilerek hem bölgeler arası gelişmişlik farkının daha da azalmasına hem de ihracatla döviz geliri sağlanması konusunda ulusal hedeflere daha da fazla katkıda bulunabilecektir (GAP Master Plan, 1989, 10). Devletin bu politikası doğrultusunda Bölgenin en az gelişmiş kenti olan, Siirt ve Mardin’de ‘Toplumsal Kalkınma Projesi’ başlatılmıştır. Bu projelerin amacı, söz konusu bölgelerin ve kırsal yörelerinin kalkındırılmasını sağlamaktır. Projenin stratejisi şunlardır ( Siirt İl Yıllığı 1998: 173): a-Yaygın eğitim alanında Halk eğitim merkezleri ve çıraklık eğitim merkezleri gibi kurumları geliştirmek ve kurs ve kursiyer sayısını çoğaltmak b-Eğitim, kültür düzeyinin yanında ekonomik durumu yükseltmek, c-Atıl işgücünü değerlendirmek (400 kişiye istihdam sağlamak), d-Aile planlaması, anne ve çocuk sağlığı, çevre sağlığı, Türkçe’nin doğru ve düzgün kullanımını sağlamak e-Devletin desteğinin yanında ulusal yardımlaşmaya fırsat tanınmış olmasıdır. 9. DOĞU ANADOLU PROJESİ 9.1. Doğu Anadolu Projesi’nin Amacı Projenin amacı, plan bölgesinin diğer gelişmiş bölgelerle olan sosyo-ekonomik gelişmişlik farkını azaltmak ve bölgedeki potansiyel kaynakların mevcut verimlilik düzeyini geliştirerek ülke ekonomisine katkısını yükseltmektir. Bu kapsamda; Sektörel gelişmeleri hızlandırmak üzere, tarım, hayvancılık, su ürünleri, kentleşme, eğitim, sağlık, altyapı ve belediye hizmetleri, konut, çevre, enerji, ulaştırma, haberleşme, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi, ticaret, merkez köylerin
260
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

desteklenmesi, turizm, kültür ve göç politikaları ve ilgili diğer alanlarda sektörel analizler yapmak ve öncelikleri belirlemektir. Plan bölgesinde kırsal ve kentsel gelişmeyi sağlamaya yönelik kamu yatırımlarını belirlemek ve özel kesim yatırımlarını özendirici politika ve uygulamaları ortaya koyarak bölgesel gelişmeyi kamu, yerel yönetimler ve özel kuruluşlarla işbirliği içinde geliştirmek. Bölgesel istihdamın geliştirilmesi açısından önem taşıyan işgücü arz ve talebinin sektörel ve mekansal analizini yapmak, bölgedeki insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda sektörel yeni projeler önermek. Plan bölgesindeki ve dışındaki girişimcilere (yabancı sermaye yatırımcıları dahil) yatırım alanlarının belirlenmesi, yatırım projelerinin hazırlanması, uygulanması, işletme yönetimi, teknoloji, finansman, pazarlama imkanlarının geliştirilmesi ve nitelikli eleman temini konularında somut öneriler geliştirmek, bunları koordine edecek kurumsal düzenlemeler önermek projenin amaçları arasındadır. Bu çerçevede ele alınacak Doğu Anadolu Projesi (DAP) ana planı ile; Bölgenin nüfus hareketleri ve demografik yapısı incelenecek, Bölgenin iller ve ilçeler düzeyinde sahip olduğu üretim ve hizmet potansiyeli ortaya çıkarılacak, Bu potansiyel projelendirilerek gerekli finansman, işgücü, teknoloji gereksinimleri belirlenecek, Bölgenin GAP Projesi ile olan ilişkileri incelenecek, Bölgenin komşu ülkelerle ve Türk Cumhuriyetleri ile olan sosyo-ekonomik ilişkileri değerlendirilecek, Tüm sektör ve alt sektörler bir bütün içinde ele alınarak bölge illerinin kendi aralarında ve diğer komşu bölge illeri ile mukayeseli üstünlükleri tespit edilecek, Dünyada başarılı bölgesel gelişme projelerinin plan ve uygulama safhaları incelenerek bölge için kapsamlı orta ve uzun dönem ‘Gelişme Ana Planı’ hazırlanacak, Bölge planında öngörülen muhtemel yatırım konuları ile ilgili fizibilite etütleri hazırlanacak, Planın uygulanması için gerekli mekanizmalar tanımlanacaktır. Doğu Anadolu Projesinin alanı 16 ilden (Ardahan, Ağrı, Bayburt, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Malatya, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kars, Muş, Tunceli ve Van ) oluşmaktadır. 9.2. Doğu Anadolu Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Doğu Anadolu Bölgesi (DAB), 163.000 km2’lik bir alanı kapsayan ve Türkiye yüzölçümünün %21’ine sahip bir bölgedir. Yüzey şekilleri itibariyle ülkenin en yüksek dağlarına sahip ve ortalama yükseklik 2000 metrenin üzerindedir. Nüfus Yapısı: DAP Bölgesinde 1997 yılında 5.865.535 kişi yaşamaktadır. 1997 yılı verilerine göre toplam nüfusu 100.000 üzerinde olan 14 il bulunmaktadır. Toplam nüfusa göre sıralama yapıldığında en büyük kentler, Erzurum, Malatya, Van ve Elazığ’dır. Bu kentlerde yaşayan toplam nüfus bölge nüfusunun %50.59’dur. DAP bölgesinin Türkiye nüfusu içindeki payı 1960 yılından 1997 yılına kadar düşüş eğilimi göstermektedir (1960 yılındaki pay, %12.1’den 1997 yılında %9.34’e inmiştir) Mevcut durum analizinde belirtilen 1935 yılı payı
261
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

%13.9 olduğu da göz önüne alınırsa düşüşün oldukça uzun bir süreci kapsadığı görülmektedir (DIE, 2000: 138). Doğu Anadolu Bölgesi’nde (DAB) bebek ölüm hızı ülke ortalamasından 1.5 kat daha fazladır. Çocuğun hayatta kalma şansı annenin eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Anneleri eğitimsiz olan çocuklar arasında bebek ölüm hızı, en az ilkokul mezunu olan annelerin bebeklerine göre 1.7 kat daha fazladır. Bölgedeki çocuk ölüm oranı yaklaşık %015.4’dür. Türkiye ortalaması %09.8’dir. Bölgenin nüfusunun nüfus artış hızı, Türkiye nüfus artış hızının altındadır. 1990-97 arası yıllık ortalama nüfus artış hızı Türkiye ortalaması %015.08 iken, bölgede ortalama hız %012.1’dir. Doğu Anadolu Bölgesi için saptanan alt bölgeler ve illerine göre 1960 yılı ile 1997 yılı arasındaki paylar tablo:3’de verilmiştir.
Tablo3 DAP Bölgesi Nüfus Artış Hızları
İller Ağrı Erzincan Erzurum Gümüşhane Kars Bayburt Ardahan Iğdır Muş Erzurum Alt Bölgesi Bingöl Elazığ Malatya Tunceli Malatya Alt Bölgesi Bitlis Hakkari Van Van Alt Bölgesi DAB Bölgesi Genel Toplamı TÜRKİYE 1990-1997 0. 9 -1. 0 0. 4 -1. 4 -1. 1 -1. 0 -3. 9 0. 2 1. 6 -0. 0 -0. 9 0. 6 2. 1 -6. 3 0. 6 1. 9 3. 5 2. 6 2. 1 0. 6 1. 5 1997-2020 0. 8 0. 1 0. 4 0. 4 0. 0 0. 7 0. 4 0. 5 1. 1 0. 5 0. 6 0. 7 1. 5 0. 7 1. 1 0. 2 0. 4 2. 0 1. 6 0. 9 1. 2

Kaynak: DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı, s. 8, Ankara

Üç alt bölge olarak belirlenen Doğu Anadolu Bölgesi’nde; nüfus artış hızı Erzurum Alt Bölgesi’nde 1990-97 yılları arasında sıfır iken 1997-2020 yılları arasında artış hızının 0.5 olacağı tahmin edilmekte, Malatya Alt Bölgesi için 0.6 ve 1.1 ve Van Alt Bölgesi için ise 2.2 ve 0.9 oranı olacağı belirtilmektedir. Türkiye genelinde ise 1990-1997’de 1.5 ve 1997-2020 yılları arasında ise 1.2 olacaktır. İller özelinde değerlendirildiğinde ise, en çok nüfus kaybeden iller sırasıyla Tunceli (6.3), Ardahan (-3.9), Kars (-1.1), Erzincan (-1.0), Bayburt (-1.0) ve Bingöl (-0.9)’dür. Bölgedeki illerin kentsel nüfuslarına bakıldığında (İlçe Merkezleri Nüfusları Toplamı) ise, 500 binin üzerinde kentsel nüfusa sahip iki il görülmektedir. Türkiye genelinde şehirli nüfus oranı %65 iken, bölge nüfusunun %54’lük kısmı şehirlerde, %46’sı köylerde yaşamaktadır. Bu oran Erzurum ve Malatya için %63 civarındadır. Bu değerlere göre 3 milyon kişi kentlerde, 2.5 milyon kişide kırsal kesimde yaşamaktadır.
262
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

DAP Bölgesi’nin hızlı bir negatif bir göçe sahip bölge olduğu yapılan analizler sonucunda da ortaya çıkmıştır. Büyük kentlere yönelen nüfus geride bir demografik boşluk bırakmaktadır. Bölgenin nüfus kaybetmesi genç işgücünün azalmasına, sermayenin kaymasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra nüfus kaybeden alanlardaki köyler yaşlı nüfusu barındıran yerler haline dönüşmektedir. Bölgeden dışarıya olan göçlerin geri kazanılabilmesi için bölgede yatırımların yapılması gereklidir. Ekonomik amaçlı vergi indirimleri, teşvikler, borçlanma (kredi) kolaylıkları girişimciyi harekete geçirebilir. Ancak az gelişmiş bölgelerin genel karakteri içinde girişimcilerin diğer bölgeler kadar hızlı harekete geçemedikleri görülmektedir. Bu nedenle yine ulusal politikalar çerçevesinde farklı deneyimlere girişilmelidir. Bölge ekonomisi için elde edilen bulgular, tarım ve hayvancılık sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Ancak bölgede genç nüfusu tutabilmek için tarım sektörünü destekleyici entegre politikalara bağlıdır. Bu entegre politikalar da sanayi ve hizmetler sektörünün desteği ile olabilecektir. Eğitim Durumu: Türkiye’de 1999 yılı itibariyle, 12 ve üstü yaş grubunda okumayazma oranı erkeklerde %94.2 ve kadınlarda %77.4 olmak üzere %85.7’ye ulaşmıştır. Bu oran DAB’ta erkeklerde %81.13, kadınlarda %54.89 olmak üzere %68.16’dır (DİE, 2000: 98). DAB’ta öğretim çağındaki nüfusun okullaşma oranı ilkokullarda %68, ortaokullarda %33.7, liselerde %25.84 ve yüksek öğrenimde %10.95’tir. Okullaşma oranında erkek nüfus daima kız nüfustan fazladır (DİE, 2000: 163). Sağlık Durumu: 1998 yılı verilerine göre Türkiye genelindeki 901 kamu kurumuna ait hastanelerin 108 tanesi Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Yani %11’lik kısmı bu bölgede bulunmaktadır. Özel hastane sayısına gelince bölgede beş tane (Malatya, Elazığ, Erzurum, Erzincan, ve Iğdır’da bulunmak üzere) hastane bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise toplam 236 özel hastane bulunmaktadır. Bu da oran olarak %0.21’e tekabül eder (DİE, 2000: 138). Sağlık personeli başına düşen kişi sayısı bakımından DAB oldukça kötü durumdadır. Türkiye genelinde uzman hekim başına 2141, DAB ise 5309, pratisyen hekim başına Türkiye genelinde 1618, Bölgede 2218, diş hekimi başına ise 5453 ve 17448 kişi düşmektedir (DİE, 2000: 147). İstihdam Yapısı: 1990 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre DAB’de 12 yaş ve üstü iktisaden faal nüfusun 2.198.905’i değişik faaliyet kollarında istihdam edilmekte olup toplam nüfusun %41.1’ini oluşturmaktadır. 1990 yılı genel nüfus sayımına göre DAB’de işsizlik oranı Türkiye ortalamasının (%7.5) üzerindedir. Çalışan iktisaden faal nüfusun tarımdaki payı %71.93, sanayi işkolundaki payı %3.98, ticaret sektöründeki payı %3.97, inşaat sektöründeki payı %3.19 ve toplum hizmetleri , sosyal ve kişisel hizmetlerdeki payı %14.22’dir. Bölgedeki istihdam yapısının sektörlere dağılımı incelendiğinde en yüksek payın %72. 1 ile tarım, bunu %3. 44 ile imalat sanayi izlemekte olduğu görülür. Bu oran Türkiye genelinde sırasıyla %50. 9 ve %11. 9’dur. 1980 yıllarında başlayan teşvik tedbirlerinden bölge terör nedeniyle yeterli ölçüde yararlanamamıştır. Türkiye genelindeki payı %2.2 ile en düşük seviyededir. 1999 yılında ise (31.12.1999), toplam 2967 adet yatırım teşvik belgesi düzenlenmiş olup, bu projelerin sabit
263
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

yatırım tutarı 4.6 katrilyon TL. dir. Bu belgelerin yaklaşık %35’i Marmara, %17’si İç Anadolu, %17’si Ege, %9’u Akdeniz, %10’u Karadeniz, %4’ü Doğu Anadolu Bölgesi ve %8’i de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne aittir. Teşvik uygulamalarından KÖY’lerin daha yoğun oranda yararlanabilmelerinin temini ve teşvik sisteminin bölgesel, ekonomik ve sosyal farklılıkların giderilmesinde daha etkin olabilmesi amacıyla 1999 yılında mevzuata bölgesel amaçlı destekler ilave edilmiştir. Bölgesel gelişmeye yönelik yatırımları ‘Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Hatay, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde yapılan asgari sabit yatırım tutarı 8 milyon dolar karşılığı TL. olan en az 75 kişilik istihdam sağlamaya yönelik hayvancılık, dokuma-giyim ve ulaştırma sektörleri haricindeki komple yeni yatırımları şeklinde tanımlanmıştır. Bu kapsamdaki yatırımların faizsiz sabit yatırım tutarının %30’u kadar kredi tahsisi öngörülmüştür. Bu kredinin faiz oranı %30’dur. Gayrisafi Hasıla : 1998 yılı verilerine göre Türkiye’de GSYİH’ya en düşük katkıyı %4.2 ile DAB yapmıştır. Oysa bölge nüfusu Türkiye nüfusunun %9.3’ünü oluşturmaktadır. Türkiye’de iller arasında kişi başına düşen en yüksek gelir Marmara Bölgesi’ndedir. Kocaeli’nde kişi başına düşen gelir (KBDG), 7882 dolar olan pay, Ağrı’da 744 dolardır. DAB’de KBDG Türkiye ortalamasının altındadır (DİE, 2000: 652). 1998 yılında KBDG iller itibariyle Ağrı 827, Muş 828, Bitlis 1075, Hakkari 1181, Van 1212 , Bingöl 1221, Malatya 1972, Elazığ 2621 ve Erzurum 1448 dolardır (Ekonomik Forum, 2000: 16). 1997 yılı itibariyle cari fiyatlarla Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sının %23.7’sini tarım, %15’ini sanayi, %12’sini ticaret, %10.7’sini ulaştırma ve haberleşme, %5.9’unu inşaat ve %2’sinide konut sahipliği oluşturmuştur. Doğu Anadolu Bölgesi GSYİH’sı içinde tarım sektörünün almış olduğu pay Türkiye’nin tarımının %6.6’sını oluşturmaktadır. İmalat sanayinin payı ise %1.7 gibi düşük bir değerdir. Bankacılık ve Mali Yapı: 1999 yılı sonu itibariyle Türkiye genelinde 7961 banka şubesi vardır. Bu sayı içinde DAB’sinin payı ise 341’dir. Bu da Türkiye genelinin %4.3’üne eşittir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde kişi başına banka mevduatı açısından değerlendirildiğinde ise 1990 yılında 116 dolar olan kişi başına banka mevduatı %65 artarak 1998 yılında 192 dolar olarak gerçekleşmiştir. 1092 dolar olan ülke ortalamasıyla karşılaştırıldığındı bu rakamın düşük kaldığı görülmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi vergi gelirleri itibariyle bakıldığında ise Türkiye’deki toplam vergi gelirlerinin % 1.2 düzeyine tekabül etmektedir. Gelirler vergisinde bu oran %2.8 iken, kurumlar vergisinde %0.25, mal ve hizmet vergisinde %0. 62 ve dış ticaret vergilerinde %0.12’dir. Bölge bazında toplam vergiler içinde vergi türlerinin dağılımı incelendiğinde vergi gelirlerinin %70’inin gelir, %23’ünün mal ve hizmet vergilerinden oluştuğu görülmektedir. Kurumlar vergisinin oranı ise %2’dir. Vergiler içinde gelir vergisinin payının yüksek oluşu ise yüksek personel harcamaları ve bölgede şirketleşme eğiliminin düşük olmasıdır. Bu nedenle bölgeden elde edilen gelirler giderleri karşılamadığı gibi Türkiye ortalaması olan %65-80 sınırının altında (%25-30) kalmaktadır. Tarım: DAB’nin ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Tarımda çalışan işgücü %72’i civarında olup Türkiye ortalamasının (%54) üzerindedir. Bölgede buğday, Arpa, Çavdar gibi tahıl tarımı yapılmakta olup endüstriyel ürünler pek yetiştirilmemektedir. Tarımsal araç ve gereç açısından da DAB, Türkiye ortalamasının altındadır. Türkiye’deki toplam traktör
264
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu, Cilt I

sayısının %5.5’i DAB’ndedir. Yine tarımsal ilaç ve gübre kullanımı açısından da yetersizdir. Bu nedenle verim düşük kalmaktadır. Örneğin, Buğday verimi 2150 kg/hektardır. Türkiye ortalaması ise 2234 kg/hektardır (DİE, 2000: 287). Ülke topraklarının %30.6’sı kullanılmaya elverişli iken bu oran DAB’ta %23.5’dir. Yine bölgede topraksızların oranı %30.13 iken Türkiye’de topraksızların payı %21. 9’dur (Gündüz, 1994: 67). Doğu Anadolu Bölgesi’nde hayvan varlığının Türkiye içindeki yeri incelendiğinde Türkiye’deki koyun varlığının %30’u, sığır varlığının %20.17’si ve Türkiye’deki Tavuk varlığının %5.61’i bölgededir. Ancak son yıllarda bu rakam terör nedeniyle azalmıştır. Sanayi: Ülkeler arasında olduğu gibi bir ülkenin bölgeleri arasında da gelişmişliğin temel ölçüsü sanayileşmedir. Türkiye’deki bölgeler arası gelişmenin Doğu Anadolu Bölgesi’nin aleyhine olduğu sanayileşmeden ileri gelmektedir. Bu bölgelerde altyapı yatırımlarının yetersiz oluşur, büyük merkezlere uzak oluşu, pazarlama imkanlarındaki güçlükler, ulaşım imkanlarının elverişli olmayışı ve dışsal ekonomilerin yetersizliği olması gibi çeşitli sebepler söz konusu bölgenin gelişmesini engellemektedir. DAB imalat sanayi hasılasının gelişimine baktığımızda 1987 yılında cari fiyatlarla 315.9 milyar TL. olan bölge imalat sanayi hasılasının 1987-1997 döneminde yaklaşık 342 kat artarak 1997 yılında 107.999.2 milyar TL. olarak gerçekleştiği görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye imalat sanayi hasılası 381 kat artmıştır. DAB imalat sanayi hasılasının Türkiye imalat sanayi hasılası içindeki payı incelendiğinde 1987 yılında %1.94 olan bu payın yıllar itibariyle azalarak 1997 yılında %1.74 seviyesine indiği görülmektedir (Türk. Kal. Ban., 1999: 74). Bölgede bulunan 145 adet imalat sanayi tesisinin %45.5’i, gıda-içki-tütün sanayiinde, %13. 8’i tekstil, giyim ve deri sanayinde, %13. 8’i taş ve toprağa dayalı sanayide ve %7.6’sı da metal eşya, makine ve teçhizat sanayinde faaliyet göstermektedir. İmalat sanayi tesislerinin yöresel hammadde ve potansiyele yönelik olarak kurulduğu dikkat çekmektedir (Türk. Kal. Ban. A. Ş. , 1999: 75). DAB’deki küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin yapısı incelendiğinde; 1992 yılı verilerine göre bölgede Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi (KOS) işletmeleri sayısının 6.232 olduğu ve bu işletmelerde toplam olarak 19.656 kişinin istihdam edildiği ve yine bu işletmelerin yarattığı katma değerin ise 655 milyar TL. olduğu görülmektedir. (Türk. Kal. Ban. A.Ş., 1999, 78). Katma değer ve istihdam bakımından Elazığ, Malatya ve Erzurum birinci, Erzincan ve Van ise ikinci sırada yerlerini almaktadırlar. Ancak bu bahsedilen işletmelerin büyük çoğunluğu emek-yoğun işletmelerdir. İşyeri büyüklüğünün sektörel dağılımı incelendiğinde küçük ve orta ölçekli kuruluşların daha çok gıda sanayinde, orta ve büyük ölçekli kuruluşların ise daha çok tekstil, metal, taş ve toprağa dayalı sanayiler olduğu görülür. Bölgeler arasındaki gelişmişlik farkını azaltmak ve özel sektör yatırımlarını bölgeye çekmek amacıyla DAB’deki bütün iller KÖY kapsamına alınmıştır. DAB’da sanayileşmeyi teşvik etmek gayesiyle hemen hemen her ilde organize sanayi bölgeleri (OSB) kurulması benimsenmiştir.
265
http://ekutup.dpt.gov.tr/bolgesel/keas-I.pdf

Erzurum 15. Edirne 3. (1999) Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ‘Ekonomik ve Sosyal Durum’. Antalya 3. Afyon 26. Burdur 14. Bolu 13. Kars 4. eğitim. Malatya 23. Van 9. Ardahan 14. Derecede Gelişmiş İller 1. 71 266 http://ekutup. güneyde GAP Bölgesiyle. Gümüşhane 5. İzmir 4. Bartın 10. Maraş 9. Karaman 25. Bayburt 6. Adıyman 3. Iğdır 11. ulaşım bağlantıları zayıftır. Derecede Gelişmiş İller 1. Doğu Anadolu Bölgesi. Kırşehir 21. Aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi. Konya 9. Kırıkkale 15. Yapılan analizler ve değerlendirmeler sonucunda ülke farklı gelişmişlik düzeylerinde beş gruba ayrılmıştır. Balıkesir 9. Uşak 8. Araştırmanın temel amacı illerin gelişmişlik seviyesinin saptanmasıdır. Rize 22. Artvin 5. Derecede Gelişmiş İller 1. dördüncü grupta 17 ve beşinci grupta 17 il bulunmaktadır. Aydın 8. tarım. Derecede Gelişmiş İller 1. Cilt I Ulaştırma: Bölge ulaşım açısından sorunludur. Sakarya 12. Tablo 4 Türkiye’deki İllerin Gelişmişlik Derecesine Göre Sınıflandırılması 1.gov. Ş. Kastamonu 2. daha fazla girdi stoku bulundurma zorunluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. Kocaeli 5. A. Topografik özellikler ulaşımı pahalı hale getirmekte. altyapı. kışın yolları açık tutmak büyük bir sorun olmakta özellikle gelişmemiş illerin bir çok köyünde uzun zaman dış dünya ile bağlantı kesilmektedir. Çanakkale 5. Muş Kaynak:Türkiye Kalkınma Bankası. İsparta 6. İçel 6. Batman 7. Samsun 20. Ordu 14. ulaşım sistemi ve hizmetleri açısından hem ülke ortalamasının hem de genel standartların oldukça altındadır. Çankırı 12. Tokat 11. Diyarbakır 16. Manisa 7. Bingöl 15. Hatay 11. Sivas 7. Kıklareli 10. Trabzon 19. Derecede Gelişmiş İller 1. Aksaray 8. Elazığ 18. ikinci grupta 11. Bilecik 2.pdf .tr/bolgesel/keas-I. inşaat. üçüncü grupta 26. Nevşehir 17. Niğde 4. Amasya 24. Ankara 3. ticaret ve mali gibi ekonomik göstergelerden oluşan toplam 58 gösterge kullanılmıştır. K. Ulaşımın hızlı ve güvenli olmaması nedeniyle sanayi işletmeleri ulaşımın daha iyi olduğu yörelerdeki rakiplerine göre rekabet güçlerini düşüren. Adana 5. Bu ayırıma göre birinci grupta 5. Gaziantep 10. Zonguldak 4. Araştırmada demografi. İstanbul 2. Şırnak 17. Çorum 3. Yozgat 17. Mardin 8. Gelişmişlik Endeksi: DPT tarafından 1996 yılında yapılan çalışmada iller gelişmişlik durumuna göre beş gruba ayrılmıştır. Sinop 13. Denizli 3. Siirt 10. Tunceli 2. Ulaşım güçlüğü bir çok ilde kırsal kesimin pazarla bütünleşmesini ve kentlerde sunulan hizmetlerden daha büyük ölçüde ve daha sık yararlanmasını imkansız hale getirmektedir. Tekirdağ 4. turizm. Şanlıurfa 5. s. Erzincan 6. Eskişehir 2. Hakkari 12. Kütahya 16. sağlık gibi sosyal göstergelerle imalat sanayi. Kayseri 11. Ağrı 16. Giresun 4. Bitlis 13. Kuzeyde Karadeniz limanlarıyla.dpt. Muğla 7. istihdam.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bursa 2.

Çalışma amaçları bakımından da DPT ve JICA çalışmalarını aşağıdaki şekilde ortaya koymuştur.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.Yukarıdaki plan çerçevesinde öncelikli sektörlerin ve olası yatırım projelerinin belirlenmesi. İşbirliği Projesinin Çalışma Alanı ve Amaçları Bu teknik işbirliğinin uygulanacağı alan yedi ilden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesi (DOKAB)’dır. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Japonya’dan da JICA tarafından imzalanmıştır. Cilt I DAB illerinden ikisi üçüncü grupta.pdf . Bu yedi il Artvin. 17 Aralık 1998 tarihinde Türkiye’den. Üçüncü grupta yer alan Elazığ ve Malatya illeri orta derecede gelişmiş iller arasındadır. b. bölge 21. ikisi dördüncü grupta ve çoğunluğu beşinci grupta yer almaktadır. Gümüşhane.gov. Rize ve Trabzon’dur. Sosyo–ekonomik düzeyi düşük olan beşinci gruptaki tüm iller az gelişmiş illerden olup bölge itibariyle DAP. 1950’lerde merkezi yönetimin öncülüğünde başlamış ve bu programların uygulanması beş yıllık kalkınma planları doğrultusunda kesintisiz bir şekilde devam etmiştir. a-Çalışma alanıyla Türkiye’nin diğer bölgeleri arasında var olan bölgesel eşitsizlikleri ortadan kaldırmak üzere DOKAB’nin kısa ve uzun dönemde gelişmesini sağlayacak entegre bir kalkınma planının ortaya konması. Soğuk savaş döneminin çökmesi ve serbest ticaretin ortaya çıkmasıyla. c-Çalışma süresince Türk personel ile işbirliği yaparak bu personelin planlama kabiliyetlerinin geliştirilmesidir. Ordu. Karadeniz Ekonomik İşbirliği’nin (KEİO) 1992 yılında kurulmasına önderlik etmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri gibi az gelişmiş bölgelerimizden biridir. Bu çerçevede sınır ticaretinin ve uluslar arası işbirliğinin artmakta olan önemini kavrayan Türkiye. Giresun. DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ PROJESİ Türkiye’deki bölgesel kalkınma programları. Bayburt. Bu talep karşısında Japon hükümeti teknik işbirliğinin yapılmasını kabul etmiş ve Japon Uluslar arası İşbirliği Ajansı’nı (JICA) görevlendirmiştir. GAP ve DOKAP Bölgesindedir 10. 91 milyondur. doğu ve batı arasındaki ticaretin gerçekleştiği Erzurum ve Bayburt’tan geçip Trabzon’a ulaşan İpek Yolu üzerinde yer almaktadır. 203 km2 olup toplam bölge nüfusu 1997 yılında 2. Dördüncü ve beşinci grupta yer alan DAB illeri yüksek oranda göç veren nüfus artış hızları ve yoğunluğu ülke ortalamasının altında olan ve geçimlerini tarımdan sağlayan illerdir. Doğu Karadeniz Bölgesi için çok sektörlü bir bölgesel kalkınma planı hazırlamak üzere Japon Hükümetinden teknik işbirliği talebinde bulunmuştur.1. Bu tür programlara örnek olarak hızlı kalkınmaya bağlı sosyo-ekonomik problemlerin çözümünü amaçlayan ‘Marmara Bölgesi Kalkınma Projesi’ ve büyük sanayi kuruluşlarının özelleştirilmesini desteklemek üzere alt yapı yatırımlarına önem veren ‘Zonguldak Bölgesel Kalkınma Projesi’ sayılabilir Doğu Karadeniz Bölgesi de. yüzyılda bu konumunu tekrar kazanabilme potansiyeline sahiptir. Çalışma alanı 39.dpt. 10. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti.tr/bolgesel/keas-I. 267 http://ekutup. Geçmişte bu bölge.

DOKAP bölgesindeki sosyo-ekonomik yapının en önemli özellikleri altı başlık altında sıralanabilir: 1-Türkiye’nin az gelişmiş bölgelerinden birisi olmasıdır. DOKAP Bölgesi’nin Sosyo-Ekonomik Yapısı Sektörel alanda yapılan mevcut durum analizi baz alınarak. Çalışmanın temeli. Kentsel kademelendirme çalışması ise Aralık itibariyle tamamlanmıştır. kullanılabilir veriler ve raporlar ile DOKAB’ne yönelik bir proje (DOKAP) hazırlamaktır. her ildeki mevcut durum.3. bunlar daha sonra yazılı hale getirilmiştir. Öneri halindeki projeler ve programlar ayrıntılı bir şekilde ortaya konmuş ve seçilen projeler üzerinde daha derin çalışmalar yapılmıştır. GAP bölgesindeki GSBH’dan büyük olmasına rağmen Türkiye genelinde kişi başına GSYİH’nın sadece %66’sı kadardır. Aşağıdaki tabloda görüldüğü üzere.1. Sosyal anket çalışmasının ikinci bölümü Çoruh Nehri üzerinde yapılması planlanan baraj projelerinden etkilenecek alanlar üzerinde yoğunlaşarak yürütülmüştür. Çalışma grubu.2.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. bunların bölge ve il teşkilatları ve yerel yönetimlerle işbirliği içinde devam etmiştir.pdf .gov. bölgesel özellikleri daha iyi ortaya koyabilmek için Türkiye’nin diğer bölgeleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Toplantı tutanakları hazırlanmış ve JICA ve DPT temsilcileri tarafından imzalanmıştır. Sektör çalışmaları Merkezi Hükümetin ilgili kurumları. DPT’nin belirlediği ekiple sıkı bir işbirliği içerisinde yürütülecektir. mekan. insan ve diğer konulara ilişkin kaynak kapasitesi de gözden geçirilmiştir. kapasiteyi artırmak ve yerel katkıyı geliştirmek amacıyla yabancı uzmanların yanı sıra iki tane de Türk uzmanı görevlendirecektir. Ekim ortası itibariyle ara raporun Türkçe’si hazırlanmış ve ilgili yerlere dağıtılmıştır. altyapı ve kurumlar başlıkları altında beş ciltte toplanmıştır. çevre. 268 http://ekutup. Çalışmanın Çerçevesi Çalışma JICA’nın görevlendirdiği bir danışmanlar ekibi tarafından. Ayrıca bölgenin toprak. Doğu Karadeniz Bölgesi Bu bölümde Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki mevcut sosyo-ekonomik ve mekansal yapı.3. su. Cilt I 10. sosyal sektör. 1996 yılında DOKAP bölgesinde kişi başına düşen gayri safi bölgesel hasıla (GSBH). 10. büyük ölçüde hazır. Bunun yanı sıra DOKAP bölgesel kalkınmasını sağlayacak kurumsal düzenlemeye yönelik olarak kalkınma yönetiminin mevcut yapısı ve sorunları ortaya konulmuştur. Ara raporla ilgili kapsamlı yorumlar yapılmış.dpt. Bu raporlar ekonomik sektör. DPT ve JICA ekibi bölgeyi potansiyel olarak taradıktan sonra 22 Nisan 1999’da hazırladıkları raporu. gelişmeyi sınırlayan etmenler ve beklentiler konularındaki ilk bulguları içermektedir. 10. 17 Kasım 1999 tarihinde ise Trabzon’da ‘Bölgesel Yönlendirme Komitesi’ toplanarak taslak halindeki Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Master Planı’nı tartışmıştır.tr/bolgesel/keas-I.

4 58. GSYİH 1998 GSBH/GSYİH 1998 Tarım Sanayi Hizmetler Birim Km2 Kişi Kişi/km2 Binde Yüzde Bin TL. 2 64. 103 60.tr/bolgesel/keas-I. 561 6. 3 2. nüfus artış hızı ve kentleşme oranı itibariyle GAP diğer iki bölgeye göre öndedir. bazı endüstri bitkileri ve sebzeler oluşturmaktadır. 287 Tablo. Türkiye’nin kentsel kademesinde üçüncü grupta yer almaktadır. Birincisi çay. DOKAP bölgesinde 1990-97 yılları arasında nüfus büyümesi negatif olarak kaydedilmiş ve bu süre içinde yıllık %0. 203 2. 3-Hizmet sektörünün büyüklüğü. Nüfusun doğal olarak artışı da göz önüne alındığında sosyal kayıp ve dışarıya net göçün daha büyük olduğu söylenebilir (DİE. DAP ile Karşılaştırması Göstergeler Alan Nüfus(1997) Nüfus Yoğunluğu N.0’dır. 4-Tek ürüne bağımlı tarım faaliyetleri. GSYİH 1998 Kişi B. . yem bitkileri. 0 48. 2 DOKAP 39. 9 11. 574 81 15. 5-Büyük kentsel merkezlerin olmaması. 3 13. 9 DAP 158. Bu oran Türkiye genelindeki ortalamanın (%58.2) bölgesinden büyüktür. 5’de görüldüğü gibi alan itibariyle DAP öndedir. 552 kişilik nüfusa sahip olan Trabzon dışında büyük bir kentsel merkez yoktur. Gümüşhane ve Bayburt illerinin tarihi ipek yolu üzerinde yer almasının bir sonucu olarak bölge de yüzyıllar içinde gelişen ticaret ve dağıtım faaliyetlerinin önemini yansıtmaktadır. ikincisi de fındıktır. 1997). 1 65. 815 62. 9 53. sanayide de GAP ileridedir. 108 74 3. Ora.pdf .gov. s. Cilt I Tablo 5 Ekonomik Yapı ve Kişi Başına Düşen GSBH. GAP (%51. 1994 yılı için DOKAP bölgesinde hizmet sektörünün GSBH’ndaki payı %56. Yüzde Yüzde Yüzde Yüzde GAP 75. 7 56. Tarım ve hizmetler açısından DOKAP. Hizmet sektörü bünyesinde ticaret. yumru bitkiler. 972 5. 830 100. 0 Türkiye 774. Art. 9 20. 5 674 36. Kişi başına GSYİH ve endeks değeri itibariyle DOKAP diğer bölgelere göre üstünlük taşır. Endeks d. 535 37 6.dpt. özel iş ve hizmetler ile konut sahipliğinin payları daha küçüktür. baklagiller. DİE. 911.9) ve DAP (%37. Ankara. 868. 0 1. Tarım arazisi içinde bu iki ürünün payı %60 civarındadır. Buna karşılık nüfus. 973 81 24.1) biraz altında kalmasına rağmen. 0 100. GAP. 1 5. Türkiye İstatistik Yıllığı. 78. 3 27.3 bir oranla bölgede 50 bin kişiden fazla bir nüfus kaybı meydana gelmiştir. Bu yapı özel sektörün zayıf ve fazla faal olmayan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. 9 3. s. 8 30. 1 Kaynak: DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 6 1. 2-Dışarıya göç veren bir bölge olması. 128. 865. DOKAP bölgesinde 1997 rakamlarına göre 182. 1 990 54.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 4 50. 9 37. Türkiye İstatistik Yıllığı. Bu durum Trabzon. 1990-97 Kentleşme Oranı Kişi B. 5 26. DOKAP bölgesi ekonomisi ve özellikle de tarım sektörü büyük ölçüde iki önemli ürüne dayanır. nüfus yoğunluğu. 4 51. 0 15. taşımacılık. 269 http://ekutup. Geri kalanını ise tahıllar (%30). iletişim ve mali hizmet alt sektörleri görece büyük paylar alırken.

Bu oran Artvin’de %57.4 gibi bölgenin kısıtlı arazisine oranla oldukça yüksek bir düzeydedir.7 dolayındadır. 1997: 35). Bölgede çayır-mera varlığı %20. 1990 yılında 1889 kişiye düşmüştür. 1991 yılında DİE tarafından gerçekleştirilen genel tarım sayımında tarımın her hangi bir kolunda ek 270 http://ekutup. Tarımda verimlilik ise iyi iklim koşullarının yanında. Bu nedenle bölge çay ve fındık gibi alternatifi olmayan iki ürünle yetinmek durumundadır.1) yüksek olmasını sağlamıştır (Türkiye Eko. Yüksek öğretim kurumu mezunlarının oranı %3.7 düzeyindedir. Bölgedeki sağlık hizmetleri ülke geneli ile paralellik arz etmektedir. Bölgede işlemeye uygun arazi %9. 1990 yılı verilerine göre tarımın istihdamdaki payı %72. 2-Sağlık Ülkenin sağlık düzeyi ile ilgili göstergeler. Bir hekime düşen nüfus 1985’de 2863 iken .5’i işlemeye uygun iken bu oran Türkiye genelinde %34. Sağlık hizmetlerinin önemini açıklayın en çarpıcı gösterge toplam sağlık harcamalarının GSMH’ya oranıdır.5’lik bir değerle bu ortalamanın oldukça altındadır. Okur-yazarlık oranı DOKAP Bölgesi’nde okur-yazarlık oranı.3’ü ormanlarla kaplıdır. Bölge sahip olunan arazinin işlemeye uygunluğu yönünden ülke genelindeki 16 alt bölge içinde son sırada yer almaktadır.8’dir.pdf . Bu oran Türkiye ortalamasının (%80.2 olup ülke ortalaması olan %4. İl bazında işlenen arazi bakımından Ordu %53 ile ilk sırayı alırken Artvin %5.Kur. Sahip olunan arazinin %9. Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin mevcudiyeti bu ildeki yüksek okul mezunu oranının (%4.3.tr/bolgesel/keas-I. Tarıma hiç elverişli olmayan arazi oranı ise %13. Bölge arazisinin %40. zirai ilaçlama yapılması ve en önemlisi tarımda teknolojik gelişmelerden yararlanmak suretiyle ancak artırılabilir. Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranı %4.dpt. Erkek okur-yazarlık oranı Türkiye ortalamasının üstünde iken kadın okur-yazarlık oranı %63.7’nin oldukça altındadır. o ülkenin kalkınmışlık derecesini ortaya koyan veriler arasında önemli bir yer tutar. 1. 2. Tarım sektörü. Ancak bölgenin şanssızlığı ne tarımda ne de sanayide büyük oranlarda gelişme sağlayabilecek bir potansiyele sahip olamayışıdır.2. 1996). Giresun ve Ordu da daha da düşüktür.1997: 31).. İstihdam Yapısı Tarım sektörü GSYİH içindeki payında olduğu gibi istihdamda da en önemli sektör konumundadır. 10.5’tir (Berber. GSBH içinde tarım sektörünün en yüksek paya sahip olduğu iller olan. Gelişmiş ülkelerde bu oran 1980’li yıllarda %12. 1996 yılında %78.5 dolayında iken işlenen arazi %21. Tarımın kalkınmada etkin rol oynayabilmesi koşulu tarımsal verimliliğin arttırılmasıdır. 1997: 38).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6 ile son sırayı almaktadır.13 düzeyinde iken Türkiye’de %3’tür.5) çok az altındadır (DPT. Bunun yanı sıra doğal yapı bölgede yetiştirilebilecek tarımsal ürün çeşidini de sınırlandırmaktadır.5’tir.7’dir (Berber. gübreleme. DOKAP’ın Ekonomik Yapısı Bölge ekonomisinin bu güne kadar istenilen düzeyde gelişmemiş olması temel olarak iki nedene dayanmaktadır.gov. Kalkınmanın ilk aşamalarında tarım sektörünün. ilaçlama. ilerleyen aşamalarında ise sanayi sektörünün sürükleyici motor rolü oynadığı bilinen bir gerçektir. Yatak başına düşen nüfus ise 574 kişiden 411 kişiye düşmüştür.6 düzeyindedir. Cilt I 1.

tr/bolgesel/keas-I. 4-İstihdamın illere göre dağılımı Bölgede istihdamın iller itibariyle dağılımı. istihdam içindeki payı ise %11.6. Canlı hayvan üretiminde büyükbaş hayvanlar ağırlıktadır.3’lük pay ile son sıradadır. mezunların işe yerleştirilmesi ve yeni eğitim programlarının yönlendirilmesi konularında hizmet vermek gerekecektir. e. hayvancılıkla uğraşanların oranı %3 düzeyindedir. Türkiye’deki ortalama gelişmenin oldukça altındadır. 8. yaygın eğitim merkezleri ve işveren birlikleri arasında işlevsel bağlar kurarak. 9’dur DOKAP bölgesi için ise bu oranlar sırası ile %11. 3.dpt. Ülke genelinde imalat sanayinin 1996 yılı GSYİH içindeki payı %23. Cilt I iş olarak çalışan hane halkı da dikkate alınmıştır.pdf . Tarımla ilişki içerisinde olan hane halkının %97’si hem bitkisel üretim hem de hayvancılığı birlikte gerçekleştirirken sadece. Bu nedenle bölgenin sanayileşebilmesi için. Küçük ölçekli firmaların hemen hemen yarısı (%49) Trabzon’da toplanmışken. %41. Bölge içinde Bayburt ve Gümüşhane’de hemen hemen hiç sanayi yoktur.Mesleki eğitimin iyileştirilmesi projesi. orta ölçekli işletmeler %0. Trabzon ve Giresun’da toplanmıştır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işyeri sayısı dağılımı ile paralellik arz eder. c. Artvin %7. şu anda çeşitli kamu kuruluşları tarafından sunulan pazarlama ve danışmanlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulmasını sağlayacak bir merkezin kurulması b.5’lik bu payın yüksekliğinde ildeki çay fabrikalarının rolü büyüktür. sanayinin değişen ve çeşitlenen taleplerini karşılayabilme amacıyla nitelikli işgücü eğitimine yönelik faaliyetlerin iyileştirilmesini sağlayacak KTÜ’ne bağlı çeşitli meslek yüksek okulları açmak.4’tür. Küçük işletmeler %97. Buna göre bölgede tarımla hiç ilgisi olmayan hane halkı oranı %5.gov. 1985 yılı DİE verilerine göre istihdamın iller itibariyle dağlımı şu şekildedir: 271 http://ekutup. iş ve işçi bulma kurumu. canlı hayvanlar %29 ve hayvansal ürünler %29 şeklindedir.İş imkanları bilgi ve yerleştirme merkezi. Bölgede bulunan sınırlı sanayi Ordu ve Trabzon illerinde toplanmıştır.KOBİ’lere yönelik üretim ve pazarlama merkezi projesi.1’dir (DİE.Serbest bölgelerin geliştirilmesi projesinin devreye sokulması gereklidir. Giresun. Ordu ve Rize’de bitkisel ürünlerin payı %46’dır. Bölgenin toplam tarımsal üretim değerinin dağılımı.3 düzeyindedir. Orta ölçekli işletmeler. büyük ölçekli işletmeler %2. bitkisel ürünler %42. Sanayi Sektörü DOKAP bölgesinde sanayi gelişimi çok sınırlı düzeydedir. Büyük ölçekli işletme düzeyinde Rize’nin üstünlüğü göze çarpmaktadır.KOBİ’lere yönelik kredi ve teknik yardım programlarının hazırlanması. d. 9 ile sınırlıdır. Sektör içinde imalat sanayinin payı madencilik ve enerji sektörüne göre oldukça yüksektir. Bölgede işletmelerin ölçek bazında dağılımı şu şekildedir. 3 ve %5. 1990). a. Bu iki şehirdeki toplam oranları %81.

Bölgede Giresun (Aslancık) ve Gümüşhane’de (Kürtün) iki HES’in inşaatı devam etmektedir. 1989 yılında katma değerin iller itibariyle yüzde dağılımı ise.pdf . Bölgedeki elektrik tüketiminin ülke geneli içindeki payı ortalama %2. 2 30. Bu illerde katma değeri gerçekleştiren kuruluşlar . Enerji tüketiminin sektörel dağılımı ise. Ankara Tablo 6’dan da görüldüğü üzere en yüksek paya Rize ve Trabzon sahiptir. Katma değerin çok büyük bir kısmının büyük ölçekli işletmeler tarafından gerçekleştirilmesidir. Artvin ve Giresun’un katma değer payları birbirine yakındır. Enerji DOKAP’ta biri termik (Artvin-Hopa) ikiside hidroelektrik (Rize-İkizdere ve GiresunDoğankent) olmak üzere üç elektrik santrali faaliyette bulunmaktadır.1 ve diğer muhtelif alanlar %11.dpt.5 gibi oldukça düşük düzeydedir. %45’lik katma değer payına sahip olan Rize’nin üstünlüğünü çay fabrikalarının fazla olmasıdır. 5. En düşük oranlı il ise Gümüşhane’ye aittir. Ayrıca (Dilek-Güroluk) ve Trabzon (Of-Soloklı) yap-işletdevret modeli ile iki adet HES yapılması planlanmaktadır. 0 14.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.9. sanayi %45.3. Bölge elektrik enerjisi üretiminin ülke geneli içindeki payı %0. Cilt I Tablo 6 DOKAP’ta İstihdamın İllere Göre Dağılımı İLLER Artvin Giresun Gümüşhane Rize Trabzon Bölge Miktar 5110 5848 887 17248 12690 41783 Yüzde (%) 12. 1990 yılındaki sel felaketinden sonra kullanılmaz duruma gelmiştir. Giresun %13. Artvin’de bakım işletmeleri ve lig levha fabrikaları. Katma değerin illere göre dağılımına bakıldığında bölgede yaratılan katma değerde dikkati çeken özellik. SEK ve çay fabrikalarıdır. resmi daireler %3.7 ve Trabzon %27. Ancak inşaatı devam eden ve yapımı planlanan santraller bittiğinde bölge payında artışlar olacaktır. orta işletmelerin payı %5 ve büyük işletmelerin payı ise %85’dir. Artvin %13. Gümüşhane %0.9 ile Gümüşhane’dir.2. Ayrıca Et ve Balık Kurumu da vardır. Bölgedeki toplam katma değer içinde küçük işletmelerin payı %10.23 düzeyindedir.7. Giresun’da ise Fiskobirlik ve SEKA’dır. Bölgenin Kamu Kesimi Göstergeleri Karma ekonomilerin hakim olduğu ülkelerde sanayileşmenin başarılmasında kamu sektörü tarafından yapılacak alt yapı yatırımları ön şart niteliğindedir. 1 41.4 şeklindedir.tr/bolgesel/keas-I.4. 6. Bölgede 1921 yılında üretime başlayan Trabzon Akçaabat-Işıklar HES.3. mesken %32. Rize %45.gov. 7 100. Sanayi kullanımının en az olduğu il ise %29. ticaret %6. Trabzon’da ise çimento fabrikaları. Genel tüketimde ise ilk sırayı Trabzon ili almaktadır.9 şeklindedir. Devlet uygulayacağı 272 http://ekutup. 0 2. Bölgede sanayide elektrik kullanımı %75 ile en fazla Artvin ilinde gerçekleşmiştir. 0 Kaynak: KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri.

DOKAB’nden bavul ticareti kapsamında yapılan ithalat ve ihracatın yıllara göre değişimi şöyledir. 1994’te döviz girişi 271.728. Konsolide bütçe gelirleri bakımından.17’ye kadar çıkan bölge yatırım payı 1993 yılında %0. tr). 1986 yılında %1. Türkiye kamu sektörü gelir ve harcamaları konsolide bütçe çerçevesinde gerçekleşmektedir. 1990-1993 döneminde bölge ile ilgili yatırım teşviklerine bakılırsa.45’e kadar inmiştir.43’dür. DOKAP bölgesinde gelirlerin giderleri karşılama oranı da buna bağlı olarak azalmıştır. 1999 yılında gelirlerin giderlere oranı %46. devletin bölgeye olan ekonomik katkısının seyri ve gelecekteki eğilimlerin belirlenmesi bakımından önemlidir. Devlet transfer harcamaları ve yatırım harcamalarına ek olarak mali araçlar ve teşvik sistemiyle de az gelişmiş yörelere kaynak aktarabilmektedir.8 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir(1999 yılında bölgeye gelen yabancı uyruklu sayısı 950 bindir). 273 http://ekutup. Aynı dönemde ülke genelindeki yıllık artış oranı ise %85 düzeyinde gerçekleşmiştir. Fakat 1994 yılında ekonomik nedenlerden etkilenerek azalmıştır (Atayeter . Aynı yılda Türkiye genelinde ise %72.tr/bolgesel/keas-I. 5).8 ve istihdam bakımından da ortalama %1’lik paylar mevcuttur. Yaman. 1987-94 dönemi yıllık artış ise %74 olarak gerçekleşmiştir. 1993. Bölge ekonomisinde sanayinin payı çok küçüktür. 1994: 265-278). yine aynı yıldaki ithalat ise 125. DOKAP’ın bu imkanlardan ne ölçüde yararlandığını ortaya koyabilmek için kamu kesimi göstergelerinin bilinmesi faydalıdır. Buna bağlı olarak 1987 yılında bölgenin ülke genelindeki payı %1. Bavul ticareti ihracatı da yolcu çıkış sayısına paralel olarak artış göstermiştir. 1994 yılında ise %51. özel sektör yatırım teşviklerinin de irdelenmesi gerekir.8 oranında bir azalma sonucu 125. Sanayi kuruluşlarının sayısının yetersiz oluşu istihdamı olumsuz yönde etkileyerek işsizlik oranının yükselmesine neden olmaktadır. DOKAP bölgesine ait gelir ve giderlerde yıllar itibariyle artışlar olmaktadır. Bavul ticareti kapsamında gerçekleştirilen ihracat ve ithalatın resmi kaydının tutulmaması nedeniyle Turizm Bakanlığı’nın yapmış olduğu anket çalışmasında kişi başına mal miktarı olan 220 doların giriş yapan yolcu sayısıyla çarpılması sonucu toplam mal girişine ulaşılmıştır. gov. DOKAP bölgesinde gelirlerin harcamalardan fazla olduğu tek il Rize’dir (www. Bu bağlamda toplam mal girişi 1991-93 yılları arasında yolcu sayısına paralel olarak artış göstermiştir. 1990 yılından sonra belge sayısı bakımından ortalama %1. 1992 yılı itibariyle bavul ticaretinden elde edilen gelir yaklaşık 148 milyar dolardır (Trabzon İl Yıllığı.gov. 1983-1990 yıllarına kadar kamu yatırımlarında önemli artışlar varken bu tutar 1990 sonrası azalmaya başlamıştır. Dış Ticaret: 1988 yılında Sarp sınır kapısının açılışı ile birlikte bölgeye ekonomik yönden bir canlılık geldi ve bavul ticareti şeklinde başlayan dış ticaret hareketlerinin yerini zamanla milyon dolarlarla ifade edilen değerler aldı. Bölgede işgücü arzı. Kamu yatırımları. Bölge ekonomik yönden tarımsal karaktere sahip ve sosyal yönden de bunun etkilerini yansıtan bir görüntü vermektedir. Cilt I yatırım politikasıyla az gelişmiş yörelerin kalkınmasında doğrudan ve dolaylı şekilde etki yapabilmektedir. mal. Bu artış 1991-1993 yılları arasında sürmüştür. yatırım tutarı bakımından ortalama %0.829. 63 iken 1994 yılında bu oran %1.444 dolardır.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. işgücü talebinden daha hızlı artmaktadır. Bölgeye yapılan yatırımlar konusunda nihai olarak.pdf . bölgenin yatırım teşviklerinden aldığı paylarda önemli bir değişiklik olmadığı görülecektir.000 dolardır. Bölge bazında bütçe gelirleri %91’lik oranla en fazla 1989 yılında artış göstermiştir. 05’e inmiştir. kamu harcamaları içinde kamu yatırımlarının miktarının ortaya konulması.92 olarak gerçekleşmiştir.

tr/bolgesel/keas-I. 1993’te ise 876. İthalata gelince 1992 yılında 611 bin dolar. 5-Bölgede işsizlik sigortası uygulamasına bir an önce başlanmalı. bölgenin diğer illerinde de oluşturulmalıdır. alım-satım.pdf . paketleme. bankacılık. 8-Mevsimlik işçiler sürekli daimi işçi statüsüne geçirilmeli. 4-Nitelikli işgücünün bölgeye çekilmesi ve göçün önlenebilmesi için maaş ve ücret politikası iyileştirilmeli. kontraplak ve video teyp kaseti dahil edilmiştir. 274 http://ekutup. 1993 yılında serbest bölgeden 462 bin dolarlık ihracat yapılmış. demontaj. bu bölgelerin diğer gelişmiş bölgelerle. genel anlamı ile bölgesel birer kalkınma projeleridirler. 1-Bölgede kaynakların en yüksek düzeyde değerlendirecek yatırımlara öncelik verilerek istihdam hacmi attırılmalı. seyyar satıcılık. Bu konularından kiralama. naylon poşet yer almaktadır. DAP ve DOKAP olarak bilinen bu projeler. Bu üç projeyi de kapsayacak şekilde önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz. İhraç edilen mallar ise toz şeker ve çaydır. SONUÇ VE ÖNERİLER. 10-Bölge insanları depreme karşı sigortalanmalı. 7-Bölgede yatırım yapacak müteşebbislerin vergi yükü hafifletilmelidir. İthal edilen mallar külçe çinko. 1994’te ise 28 milyon dolardır. montaj.Tarım sektöründe çalışanların sosyal güvenlik kapsamına alınması sağlanmalı. 1994’te ise yüzde 882 oranında artışla 4 milyon dolara ulaşmıştır.6. 9-Yöreye has olarak SSK primleri düşürülmeli. Trabzon serbest bölgesi 4. 6-Bölgede tüm çalışanlardan Türkiye’nin diğer yörelerine göre çok daha düşük oranda vergi alınmalı veya hiç alınmamalı. oto parçası. Bu laboratuvarlar bölge üniversiteleri ile işbirliği içinde çalışmalı. demir ve saç. 11. 12-Söz konusu bölgelere daha fazla sayıda kadro tahsis edilmeli. Kısa adıyla GAP.dpt. KEİB deklarasyonunda yer alan kurumlar arası işbirliği alanlarından biriside serbest ekonomik bölgelerde işbirliğini teşvik etmektir. kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını arttırarak kentsel gelişmeyi sağlayarak gelişmiş kentlere olan göçü durdurmaktır. ambalajlama. seyyar satıcılık ve alım-satım yapılmaktadır.1992 yılında faaliyete geçmiştir. 1994 yılında ise ithal edilen mallar arasına torba.gov. 11. külçe alimünyum. Faaliyet kolları depolama. bankacılık. 13-Bütçe harcamaları ile ilgili tasarruf tedbirleri bölgede uygulanmamalı. 2-Tarıma dayalı yatırımlar ile emek-yoğun endüstrilerin kurulmasına ağırlık verilmeli. 14-Bölgede KOSGEB laboratuvarları bir an önce kurulmalı. transit taşımacılık ve DPT’nca uygun görülecek benzeri faaliyetlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Trabzon Serbest Bölgesinden yapılan dış ticarete gelince. 3-Bölgedeki niteliksiz işgücünün eğitilmesine önem verilmesi.8 bin dolar. Bu projelerin temel hedefi bölge halkının gelir düzeyi ve hayat standardını yükseltmek. depolama. aralarında var olan gelişmişlik farkını ortadan kaldırmak.

Anadolu Matbaacılık. (1972) Devletçilik İlkesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Birinci Sanayi Planı. 1 Mayıs-Haziran GÜNDÜZ. Ekin Kitabevi. Sayı. Ankara ( http/www. Cilt:1 DPT (2000) Doğu Anadolu Projesi Ana Planı. (1981) Milli Mücadele Başlarken Sayılarla . 2. Foresman and Co. Bursa. Ekonomisi Uygulaması. Baskı. İzmir GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (2000) Güneydoğu Anadolu Projesi. Fak. Beta Basımevi. . NADAROĞLU. İllinois:Scott. Henri. Ankara KIRBAŞLI. Dergisi. İletişim Yayınları. Halil (2001) Mahalli İdareler Teorisi. Ekim Kitapevi Yayınları. Türkiye Ekonomi Kurumu. Basım. Ankara DPT (1989) GAP Master Plan Çalışması. ve İda. 3. . DPT Yayını. Hasan. Trabzon (www.pdf . EKO-GAP (2000) Yıl. Baskı. Ankara KELEŞ. . ÇAVDAR.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Ankara BERBER.gov. Ankara MİLLS. Yılmaz (1994) Bölgesel Dengesizlik ve GAP Projesi. (1992) ”Kentlerin Kökeni Üzerine Bir Değerlendirme”. Edwin S. Uludağ Üniversitesi İkt. DPT Yayını. gov. 1. Osman (1994) Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi (GAP). İstanbul İNAN A. Bursa. Cilt:XIII. F. Ankara DİNLER. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. 7. İmge Kitabevi. Şanlıurfa SİİRT VALİLİĞİ (1998) Siirt İl Yıllığı TOPRAK. . Zeynel (2000) Bölgesel İktisat. A. Zerrin (1995) Kent Yönetimi ve Politikası. 6. Vaziyet ve Manzara-ı Umumiye DİE (2000) Türkiye İstatistik Yıllığı. F. Kasım-Ocak GAP İktisat İşletme Finans Dergisi (1999) Yıl. Master Plan Nihai Raporu. (1973) 1920-1927 Döneminde Kalkınmada Öncelikli Yörelere İlişkin Hükümet Politikaları. Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü (2000) Yatırımlarda Devlet Yardımları. İstanbul PAKSOY. Cilt I KAYNAKLAR ASLANOĞLU. Türk Tarih Kurumu. Ankara KOSGEB (1992) Türkiye İmalat Sanayinin İller Bazında Sektörel Göstergeleri. Sadettin (2000) GAP Kapsamında Sulamaya Açılan Harran Ovasında Pamuk Yetiştiren İşletmelerin Ekonomik Analizi (Arazi ve Gelir Dağılımı). mal. Malatya PİRENE. . TRABZON VALİLİĞİ (1993) Trabzon İl Yıllığı.dpt. Sayı:1-2. İkinci Baskı.pdf) 275 http://ekutup. . Bası. tr/docs/T7-15). (1997) Kent Ekonomisi. (1972) Urban Economics. Mart. T.org/esa/population/poblications /wup2001/wup2001dh. İzmir TEKİNEL.tr/bolgesel/keas-I. Metin (1997) Gümrük Birliği Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi ve Doğu Karadeniz Ekonomisi. Rana. Sayı. Bursa BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI. Bil. 1. 1933. Ruşen (1990) Kentleşme Politikası. Ankara DPT (2000) Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. . Ankara KIRBAŞLI.un. (1990) Ortaçağ Kentleri:Kökenleri ve Ticaretin Canlanması. ERTÜRK. 1.

. Yücel.. bazı salnamelere göre ise Halil Bey tarafından hicri X.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Maraş. şehrin bu alana kurulmasında etkili olmuştur. Dr. Gelişimi ve Mekansal Analizi Mehmet GÜRBÜZ Yrd. 1. Daha sonra yazılan kaynaklar salnamelerden aldığı için genelde aynı bilgiler verilmektedir. yy) kurulduğu tahmin edilmektedir.. (1 saat) kadar doğusundaki Kara Maraş denilen yerde tekrar inşa edilmiştir. askeri ve doğal nedenlerle birkaç kez yer değiştirdiği belirtilmekte ise de (Atalay.. Coğrafya Bölümü Ersin Kaya SANDAL Dr. Bu bölümde bu konudaki görüşlere değinerek.pdf . 348) senesinde şimdiki yerinin 6 km..Coğrafya Bölümü 1. Örneğin. şehrin kale çevresinde Hititler tarafından (MÖ XIX. Maraş çok eski bir şehir olup ilk kez şimdiki yerinin 20 km. Aynı zamanda tarihte güneyden gelen yolların Anadolu ile bağlantısını sağlayan geçiş bölgesinde bulunması Kahraman Maraş’ın önemini daha da artırmıştır... bazı salnamelere göre Dulkadirli beylerinden Alaüddevle Bey. Yinanç . Şehir Halid bin Velid zamanında Müslümanlar tarafından feth olunmuş. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyinde kurulmuş olan Kahraman Maraş.Doç.tr/bolgesel/keas-I. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. Halid bin Velid 636 tarihinde Maraş’ı fethederek Hıristiyan halkı şehirden çıkarmış ve şehrin kalesini 276 http://ekutup. Adana Bölümü’nün kuzeydoğusunda yer alır. yaşam koşulları bakımından son derece uygun fiziki ve beşeri coğrafya özelliklerine sahiptir.dpt. Fakat. Halep Vilayet Salnameleri.Coğrafya Bölümü Murat KARABULUT Yrd. Harun Reşid döneminde ise şehir imar edilmiştir. Bunun üzerine Seyfüddevle tarafından feth olunarak 959 (H. Canpolat. 13. Halep Vilayet Salnamesi’ndeki kayıtlara göre. politik. Mükremin Halil Yinanç ’ın makalesinde. asır başlarında bugünkü yerine taşındığı ifade edilmiştir. Bu olumlu coğrafi koşullar nedeniyle Kahraman Maraş ve çevresinde yerleşmenin tarihi MÖ 4000-5000 yıllarına kadar inmekle beraber.gov. su kaynaklarının yeterliliği ve üç tarafının dağlarla çevrili olması nedeniyle savunmaya elverişliliği. KAHRAMAN MARAŞ’IN KURULUŞU Kahraman Maraş. Cilt I Kahraman Maraş’ın Kuruluşu. Şehir merkezinin tarihi dönemler içerisinde ekonomik. MÖ 3500 yıllarında Hititler tarafından kurulduğu ifade edilmektedir. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv. 1973: 8.-XII. coğrafyanın ilke ve metotları doğrultusunda ve kendi gözlemlerimize göre şehrin yerleşim yeri konusunda görüşümüzü bildireceğiz. Fen-Edebiyat Fakültesi.. bazı kaynaklarda şehrin Kara Maraş`a taşınma tarihinden önce Maraş Kalesi’nden bahsedilmektedir. Ahır Dağı’nın güney yamacında. bu yer değişikliği konusunda kesin bir bilgi yoktur. Maraş Ovası’nın geniş ve verimli olması. Fen-Edebiyat Fak. 1987: 103). Erkenez Çayı kenarında (Elmalar Beldesi civarındaki Himli Höyüğü). Akdeniz Bölgesi. Fen-Edebiyat Fak. (4 saat) kadar doğusunda. Dr. Şehir hicri dördüncü asır ortasına doğru İstanbul Rumları tarafından tahrip edilmiştir. Doç. Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniv.

1). 9). Kuruluş yeri olarak gösterilen Mağralı Mahallesi de kaleye çok yakındır. şehrin ilk kuruluş yerinin kale ve çevresi olduğudur. şehrin kuruluş yerinin bugünkü kale ve çevresi olduğunu doğrulamaktadır. Bunun yanında. Besim Atalay da Maraş'ın kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda salnamedeki görüşleri tekrarlayarak. şimdikinin yakınında bulunuyordu. burasının da muhtemelen sel baskınına uğraması sonucunda Alauddevle Bey tarafından bugünkü yerine taşındığı kayıtlıdır (Canpolat.gov. bizim edindiğimiz bilgi ve kendi değerlendirmelerimiz bu görüşün doğru olmadığı yönündedir.Bu bilgiler ışığında bize göre. Kahraman Maraş’ın ilk kuruluş yerinin Erkenez Çayı kenarı olduğu birçok kaynakta geçmesine rağmen. burada bulunan su kanalının kuruması sonucu Seyfuddevle tarafından Kara Maraş`a. Halbuki şehrin bugünkü merkezinde bulunan Ulu Cami'nin Alauddevle Bey’den önce (Süleyman Bey tarafından) yapılması.dpt. Bu nedenle kaleyi yerleşme yeri olarak düşünmek mümkündür. Fakat bunlar büyük bir ihtimalle Maraş'tan ayrı bir yerleşmedir. bu dönemlerin başlıca özellikleri incelenecektir. 2. şehrin daha önce de şimdiki yerinde olduğunu doğrulamaktadır. sönük dönemler de geçirmiştir.tr/bolgesel/keas-I. Dulkadirli Beyliği merkezinin Elbistan'dan Maraş'a taşınmasının şehrin taşınması gibi yanlış anlaşılmasından kaynaklanmaktadır. Maraş'ın ilk kuruluş yeri ve yer değiştirme konusunda diğer bir görüş Salman Canpolat'a aittir. 1987: 103). Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur. Maraş'ın ilk kuruluş yerinin şimdikinin kuzeydoğusunda dört saat mesafede Erkenez Çayı kenarında. Şehrin Kara Maraş'tan bugünkü yerine Alauddevle Bey tarafından taşındığı iddia edilmektedir. üçüncü yerinin ise bugünkü bulunduğu yer olduğunu belirtmiştir (Atalay. burasının büyük bir şehir kurmaya uygun olmayışı ve Hititlerin bu bölgeye Asurilerden çok daha önceleri gelmesi dolayısıyla mümkün değildir (Canpolat. Şehir. ikinci yerinin Kara Maraş. Kahraman Maraş’ı taşıdığı söylenen Sefüddevle’den önce kaleden bahsedilmesi. o günün siyasi ve savunma şartları şehrin kaleye yakın olacağını desteklemektedir. Kara Maraş ve Himli Höyüğü'nde yerleşme kalıntıları vardır. Şehrin gelişimi elimizdeki belgeler ışığında bazı dönemlere ayırarak. Sadece bu yörede Maraş'tan başka bir yerleşme kurulmuş olabilir. 13). ilk çağların Kahraman Maraş’ı. bugünkü yerine Osmanlılar zamanında taşınmıştır (Yücel. Cilt I tahrip eylemiştir (Yinanç .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Maraş’ın Kara Maraş’tan bugünkü yerine taşınması konusundaki görüşlerin. 277 http://ekutup. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi. KAHRAMAN MARAŞ’IN GELIŞIMI Kahraman Maraş. Maraş’ın ilk yerleşim merkezinin bugünkü Maraş’ın batı tarafında bulunan Mağralı Mahallesi olduğu. 14-15). 1973: 8). tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. günümüzde de şehrin en büyük camisi olan Ulu Cami muhakkak o zamanki şehrin merkezi yerine yapılmış olacağı fikri. Yücel’e göre ise. Maraş'ın Erkenez kenarında Asuriler tarafından kurulduğu fikri.pdf . buradan doğu ve güney yönde yayıldığı ve ilk önce Hititler tarafından kurulduğu kabul edilmiştir (Canpolat.

pdf .1. 1563 tarihli defterdeki vergi türlerinden Maraş’ın şehir fonksiyonlarını taşıdığını anlıyoruz. 2001b: 189). Aynı zamanda çevresinin pazarı durumunda olup. Araplar ve Selçuklular hakim olmuştur. Bu dönemde Ulu Cami. Cilt I 2. Beylik merkezi Maraş’a taşındıktan sonra şehirde büyük imar faaliyetleri başlamıştır. 278 http://ekutup. Osmanlı Dönemi 2. Romalılar. 2. 2. 1525 ve 1563 yılında tahrir yaptırmıştır.3. 1522-1832 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Alaüddevle Beyin 1515 yılında öldürülmesiyle Osmanlı Devleti’nin etkisi altına giren Maraş. 1522 yılında tamamıyla Osmanlı topraklarına katılmıştır.3. sadece şehir nüfusuna değil. Refet YYinanç ’ın “Dulkadir Beyliği” adlı eserinde Maraş şehri hakkında bazı bilgiler verilmektedir.Elibüyük. kuzeyde Fevzipaşa. iş ve ticaretin yapıldığı merkezdir (Yinanç . Nebeviyye Medresesi ve batısında bulunan Taş Medrese’nin bulundukları yer şehrin merkezi olmuş. 2001a: 103). şehrin yerleşme özellikleri ile ilgili bilgi ve belgelere ulaşılamamaktadır. 1995: 2). Kanlı Dere ve Şeker Dere’nin vadileri arasında kalan yükselti üzerine kale inşa edilerek şehir kurulmuştur. Gürbüz.gov. yerleşme tarihi bakımından eski olmasına rağmen henüz arkeolojik bir araştırma yapılmadığı için yeterli bilgiye ulaşılamamıştır. Kalenin batı taraflarına yerleştirilen Beyazıtlılar şehrin bu yönde gelişmesine neden olmuştur. Yavuz Sultan Selim tarafından İran seferi dönüşünde (1515 yılında) beraberinde getirilen Beyazıtlı sülalesi Maraş’a yerleştirilmiştir.050 vergi nüfusuna (tahmini nüfusu 16117. Maraş 42 mahalleli. Bizanslılar. Bugün Namık Kemal mahallesi sınırları içerisinde kalan Kara Maraş. yerleşmeler bu merkez etrafında yer almıştır. 1500 tarihli Alauddevle Bey vakfiyesindeki verilere göre çizilen Maraş Ulu Cami ve çevresinin krokisinden ve bu eserde verilen bilgilerden.2. çevresindeki kırsal yerleşmelere de hizmet veren bir şehir olduğu anlaşılmaktadır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yerleşmeler Bektutiye Mahallesi. Makedonyalılar. Şah İsmal’in 1505 yılında Elbistan’ı tahrip etmesi sonucu Dulkadirlilerin merkezi Alaüddevle tarafından Maraş’a taşınmıştır (Taşdemir. Çünkü Kahraman Maraş doğal afetler (deprem gibi) yaşamış ve tarihi eserler yıkılmıştır. Bu deftere göre.dpt. güneyde Kurtuluş mahallelerinde ve doğuda Duraklı Mahallesi’ndeki Hazinedarlı Cami’nin güneyinde yerleşmeler olduğu anlaşılmaktadır. kale ve Ulu Cami’nin bulunduğu Ekmekçi Mahallesi merkez olmak üzere. ticaret ve pazarın geliştiği. Ahır Dağı’ndan inen Ak Dere. Dulkadirli Beyliği (1337-1522) Dönemi Maraş 1337 yılında Dulkadirliler’in eline geçmiştir. Bu bilgilerden Maraş’ta şehirsel fonksiyonların oluştuğu. Bu dönemlerin hepsinde Maraş’tan bahsedilmesine rağmen. doğuda Turan ve Divanlı. Asurlular. 3. Kale ve çevresinin Pınarbaşı su kaynağından cazibe ile yararlanması ve savunmaya elverişliliği şehrin buraya kurulmasına neden olmuştur (Gürbüz. sahip bir şehirdir.tr/bolgesel/keas-I. 1988: XXXII).1. Boğazkesen ve Şazi Bey camilerinin bulunduğu yerlerde toplanmıştır. Osmanlı Devleti Maraş'a hakim olduktan sonra. Dulkadirli Beyliği’nden (1337) Önceki Dönem Dulkadirli Beyliği’nin kuruluş tarihi olan 1337 yılına kadar Maraş'a Hititler.

Bu verilerden ve 1920 yılına ait şehir krokisinden çıkartılan bilgiler ışığında. 20 islam mektebi.pdf . seyahatnamesinde Maraş’la ilgili şu bilgileri vermektedir. Gazipaşa.1307) tarihli Halep Vilayet Salnamesi’nde ve Şemseddin Sami’nin Kamusul Alâm adlı eserinde Maraş’ta 38 mahalle ve 5942 ev bulunduğu belirtilmektedir. 10000 evli bir şehirdir. 1902-1903 (H. Bu bilgiler bize şehrin yerleşme bakımından Dulkadirli Beyliği dönemine göre daha da büyüdüğünü ve şehir fonksiyonlarının oluştuğunu göstermektedir.1326) yıllarına ait Halep Vilayet Salnamesi’ndeki Maraş şehri ile ilgili bilgiler birbirine yakındır. 1889-1890 (H. kuzeyde Mağralı. kuzeyi ve doğusuna doğru büyümüştür (Gürbüz. güneyde Dumlupınar ve Hayrullah mahallelerine doğru geliştiği tespit edilmiştir (Gürbüz. 170 kadar derici dükkanı ve 305 kadar papuçcu dükkanı bulunduğunu bildirmektedir (Atalay. Altın ve ipek işlemeli yün ceket. manto. Yörükselim. 1862-1863: 586).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Maraş şehrinin 1832-1920 yılları arasında batıda Akçakoyunlu. Besim Atalay’da 1916 yılında verdiği bilgilerde. 6 km² sahada yerleştiğini belirtmektedir (Atalay.5 km) dır. 2. Maraş’la ilgili Cevdet Paşa’nın Tezâkir adlı eserinde. bugünkü Yusuflar.gov. aba imal edilmektedir. 1892-1893 (H. Feyzipaşa. 2001a: 105). Kayabaşı. Ahır Dağı’ndan çıkan su kaynaklarının üzerine çok sayıda değirmenler kurulmuştur. marangozluk ve papuçculuk olduğunu. böylece şehir kalenin batısı. Boyanmış pamuklu kumaşlar çok yaygın ticaret mallarını oluşturmaktadır.1923 Yılları Arası Osmanlı Hakimiyeti Maraş’ın 1832 yılında İbrahim Paşa tarafından işgal edilmesi şehrin gelişmesini durdurmuş ve şehrin nüfusu önceki yıllara göre azalmıştır. Maraş’ta aktif bir endüstri vardır. 1891-1892 (H. 1973: 164-169). Şehir. mescit. 1906-1907 (H. 1835 yılında Maraş’la ilgili şu bilgilere yer vermektedir (Texeir. 1 rüştiye mektebi. Divanlı. 42 mahalleli. 5470 hane.1309). Osmanlı Devleti’nin resmi yıllığı olan salnamelerde Maraş’la ilgili bilgiler bulabiliyoruz. Yabancı bir seyyah olan Texeir. 1973: 176-177). yüzyılın başlarında hareketli bir devre yaşamıştır. 1288) tarihli Halep Vilayet Salnamesinde Maraş 38 mahalleli bir şehir olarak geçmektedir. Şehrin güneyden kuzeye uzunluğu yedi bin adım (yaklaşık 3. 2001a: 107). 1832 yılında cami.1324) ve 1908-1909 (H. Gazipaşa.1310). Buradaki diğer bilgilerden Maraş’ın bu yıllarda ekonomik ve sosyal yönden ileri düzeyde olduğu görülmektedir. 2 km eninde.1326) tarihli salnamedeki bilgileri vereceğiz. Kalede 100 ev ve Süleyman Han Cami bulunan bir mahalle vardır (Evliyâ Çelebi.2.3. Bunlardan 1871-1872 (H. 1985: 140-141-142). 30 cami. 1833 .1320). 30 medrese. 8525 haneli bir kasaba olduğunu ve 3 km uzunluğunda.dpt. 16 mescit. Kayabaşı. Sakarya ve İsadivanlı mahallelerine doğru gelişmeye başlamış. Maraş’ın Ahır Dağı’nın eteğinde harap ve perişan halde. 11 ibtidaiye mektebi. Bu nedenle hepsini tek tek verme yerine 1908-1909 (H. 1 mevlevihane. Maraş. 279 http://ekutup. 75 oda. 1 kütüphane. Bu eserde. Cilt I Evliyâ Çelebi.tr/bolgesel/keas-I. Besim Atalay Maraş’ta en geçerli mesleğin dericilik. çarşı gibi yerleşmelerin bulunduğu kalenin güneyinin yanı sıra. 10 kilise ve 1625 dükkan kayıtlıdır. Yörükselim. Maraş XIX. Şehit Evliya.

4. batıda Ceyhan Nehri. daha güneyde yer almaktadır. Şehrin bu yöndeki gelişimi Tekerek yolunun açılması ve Afşar Köyü’ndeki üniversite kampusünün faaliyete geçmesi ile daha da hızlanacaktır.1988-1998 Yılları Arası Belediye tarafından şehrin batı tarafının imara açılması ve alt yapının hazırlanmasıyla şehir bu yönde hızlı gelişmiştir. Şehir 1919 yılında önce İngilizler. Gazi Antep kara yolu üzerinde tamamıyla endüstri tesisleri kurulmuştur. 3. Sakarya. Şehirdeki nüfusun farklı ihtiyaçlarını karşılamak için farklı kısımları. Kahraman Maraş’ta zaman içerisinde fonksiyon alanları değişmekle beraber bugünkü durum aşağıda açıklanmıştır. İsadivanlı. Belediye hali ve fuar.4.4.3. 1978-1987 Yılları Arası Bu yıllar arasında Kahraman Maraş’ta endüstri alanında büyük gelişmeler olmuş. sonra Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. Yenişehir. Bugün Kahraman Maraş doğuda Dereköy. dar bir saha üzerinde yaşadığı yerlerdir. Cumhuriyet Dönemi 2. Şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılarak devreye girmiş.1957. Gazi Antep ve Adana karayollarında endüstri tesisleri kurulmuştur. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır.tr/bolgesel/keas-I.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov.dpt. Hayrullah. Bu yıllar arasında şehrin doğu yönünde de gelişmeler olmuştur. Duraklı Kayabaşı. İsmet Paşa. şehir kuzey bölgesine doğru gelişmiştir. Şehir içerisindeki imar çalışmaları ve Şeker Dere yolunun açılmasıyla şehir batıya doğru da gelişmeye başlamıştır. 2. dolayısıyla farklı fonksiyon alanları meydana gelir. Buna rağmen 33 yıllık bu devrede Kahraman Maraş’ta birkaç çırçır fabrikası ve gıda ürünlerine yönelik endüstri tesisi kuruluşmuş. KAHRAMAN MARAŞ’IN MEKANSAL ANALIZI Şehirler. Adana yolu üzerinde Aksu Mahallesi kurulmuştur. Dulkadiroğlu ve Namık Kemal mahalleleri büyümüştür. Şeyh Adil mahallelerinde yerleşmeler kurulmuş.2.4. özellikle tekstil sektörü büyük bir hız kazanmıştır. Gazi Antep. 2. Cilt I 2. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde azınlıkların ayaklanmalarına sahne olmuştur. Şehirden kopuk olarak Gazi Antep yolu üzerinde Erkenez Mahallesi.1.1977 Yılları Arası 1957 yılında hazırlanan imar plânı ile şehrin güney tarafı yerleşmeye açılmış ve Kıbrıs Meydanı ve Trabzon Caddesi oluşmuştur. Kayseri kara yolu kavşağına kadar dayanmıştır. 2. 280 http://ekutup. Hatta Odun ambarları. Aynı zamanda şehrin gelişiminin bu yöne doğru kaymasında topoğrafyanın yerleşmeye uygunluğu. Bu savaşların olumsuz etkileri nedeniyle Kahraman Maraş 19231956 dönemini ekonomik ve sosyal bakımdan sönük geçirmiştir.pdf . Menderes. buna bağlı olarak şehir doğu yönünde gelişme göstermiştir. Orman Bölge Müdürlüğü çevresinde mahalleler oluşmuştur.4. yükselti ve batıdan esen rüzgar nedeniyle yaz mevsiminin şehrin diğer yerlerine göre daha serin olması ve manzara güzelliğinin etkisi vardır. sosyal yapıları ve ekonomik faaliyetleri birbirinden farklı çok sayıda insanın. Karamanlı ve Dumlupınar mahalleleri büyümüştür. Sütçü İmam.4. 1923-1956 Yılları Arası Kahraman Maraş ve çevresi. Şehir güneyde Adana. Gazipaşa. Aslanbey.

pdf . 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu karayollarının her iki cephesi bazı yerlerde 250 m. özellikle Dulkadirli Beyliği döneminde sosyo-kültürel bakımından büyük gelişmeler olmuş. Halkın oturduğu konut alanları da bunların çevresine yerleşmiştir. Şehirde. Dulkadirli Beyliği döneminde. Kıbrıs Meydanı ile Ulu Cami arasındaki Atatürk Bulvarı’nın her iki yamacında ve Trabzon Caddesi’nde yoğunlaşmıştır. Hükümet. Ticaret ve Konut Karışık Alanlar Azerbaycan Bulvarı. Cilt I 3. Ticaret alanları dışındaki yerlerin büyük çoğunluğu konut alanları olarak kullanılmıştır. Yeni imara açılan alanlardaki mahallelerde konutlar daha fazla katlı ve modern şekilde yapılmaktadır 3. şehrin merkezindeki tarihi ticaret bölgesi içerisinde bulunmaktadır. İş ve Ticaret Alanları İş ve ticaret alanları. Boğazkesen Caddesi ile Adana yolu üzerinde sebze hali ve odun ambarlarının bulunduğu alanları kapsamaktadır. 281 http://ekutup. 1983 yılından sonra hızla gelişen özel sektöre ait tekstil ağırlıklı endüstri Gazi Antep ve Adana kara yolu üzerine kurulmuştur. 1957 yılında Menderes Mahallesi’ndeki “Eski Sanayi” alanı yapılmıştır.3.tr/bolgesel/keas-I.5. tarihi sit alanını içerisine alacak şekilde.gov. Konut Alanları Kahraman Maraş şehri 1998 yılı itibariyle 38 mahalleye ayrılmıştır.1. bugünkü Ulu Cami merkez olmak üzere. Osmanlı döneminde bu alana 1700'lü yıllarda kapalı çarşı yapılmış ve birçok avantajları nedeniyle hâlâ Kahraman Maraş’ın en önemli ticaret yerlerinden biridir. derinliğe kadar endüstri alanı olarak belirlenmiş ve büyük çoğunluğu da tesislerle dolmuştur.. Bu sanayi alanı ihtiyacı karşılamayınca. Zübeyda Hanım. Ankara. 3. Şeyhadil. En eski mahallelerde sokaklar dar ve konutlar eskidir. bazı yerlerde ise 500 m. Artık Kayseri yolu üzeri yapılaşmaya başlamıştır. Milli Egemenlik Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında da iş ve ticaret alanları yoğunluktadır. 3. Daha sonra “Organize Sanayi Bölgesi” şehrin belediye sınırları dışarısında. Daha önceki yıllarda Kıbrıs Meydanı ve çevresindeki binaların sadece alt katları iş ve ticaret alanı olarak kullanılırken.2.dpt. Bunun yanında Kıbrıs Meydanı çevresi.10.1993 tarih ve 1566 sayılı Kültür Bakanlığı. Tarihi çarşı ve çevresi 5. Tarihi Sit Alanı Kahraman Maraş’ın tarihi çok eskilere dayanmasına rağmen.4. çarşı ve hanlar yer almaktaydı. Endüstri Alanları Kahraman Maraş’ta 1980 yılından önceki el işçiliğine dayanan küçük endüstri. bugün ayakta olan tarihi eserlerin çoğunluğu Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı dönemine aittir. çok sayıda cami ve medreseler yapılmış ve bunların arasında ekonomik faaliyetlerin yürütüldüğü çarşı ve hanlar yer almıştır. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğü kararı ile Kentsel Sit Alanı olarak ilan edilmiştir. güney kısmında iş ve ticaret alanlarının olduğu bezzazistan. Kavlaklı Beldesi’ne yapılmıştır. Uzunoluk ve Hastane caddeleri ticaret ve konut alanlarının karışık olarak yoğunlaştığı yerlerdir. 1978 yılında şehrin doğusunda “Küçük Sanayi Sitesi” yapılmıştır. Sarayaltı. zamanla şehrin gelişmesine bağlı olarak bu alanlardaki binaların üst katları da iş alanları olarak kullanılmaya başlanmıştır. Trabzon. Cahit Zarifoğlu.

50 kasaba ve 528 köy bağlıdır. Adana ve Kayseri kara yolu kavşağında bulunmaktadır. Menderes Mahallesi’nde Adnan Menderes Parkı ve Kültür Sitesi yakınlarında 12 Şubat Parkı bulunmaktadır. Askeri Alanlar Şehrin kuzeyindeki Gazipaşa Mahallesi’nde askeri tugay. Sosyal Sigortalar Hastanesi Trabzon Caddesi’nde. 3.10. Bu olaylar şehrin mekansal gelişmesinde etkili olmuştur.9.tr/bolgesel/keas-I. 2000 yılında 326198’ e çıkmıştır. Mostaş ve Hayat hastaneleri ise İsmetpaşa Mahallesi’ndeki Hükümet Caddesi’nin yan sokaklarında bulunmaktadır. Bu tesisler arasında eğitim amaçlı yapılar birinci sırada gelmekte olup şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Eğlence merkezleri fuar çevresindeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı’nda yoğunlaşmıştır.7. 2001b: 187). 4. Adana yolu üzerinde Tarım ve El Sanatları Fuarı yer almaktadır. 3.8. güneyindeki Aksu Mahallesi’nde ise askeri kışla ve Üngüt’te İl Jandarma Komutanlığı bulunmaktadır.kültürel alanlar içerisinde toplanmıştır. Zamanla topoğrafik. İsmetpaşa Mahallesi’nde Bahçelievler Parkı.pdf . Ahır Dağı’nın güney yamacında. Ulaşımda Kullanılan Alanlar Şehrin otogarı Gazi Antep. Kahraman Maraş. Yeşil Alan ve Parklar Yeşil alan ve parklar şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Demir yolu garı şehrin güneyinde Adana. Kahraman Maraş Hava Alanı şehrin güneydoğusunda.dpt. Cilt I 3. Ulu Cami ile kale arasında Rıdvan Hoca Parkı. Spor tesisleri olarak 12 Şubat ve Hanifi Mahçiçek Stadyumu. Gazi Antep.Kültürel Alanlar Eğitim. Kahraman Maraş’ın 1525 yılı tahmini nüfusu 6075 iken (Gürbüz. sönük dönemler de geçirmiştir. Sosyal tesislerden Azerbaycan Bulvarı’nda müze. sulak ve verimli Maraş Ovası’nın hemen kuzeyindeki kale ve çevresinde. sağlık ve spor tesisleri sosyo . Devlet Hastanesi ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi şehrin kuzeyindeki Yörükselim Mahallesi’nde. dini. Sosyo . 3. Kayseri kara yolu kavşağındadır. Güreş Eğitim Merkezi ve karakucak güreş sahası vardır.6. Batıpark Kapalı Spor Salonu. Resmi kurumların büyük çoğunluğu Hayrullah ve İsmet Paşa mahallelerinde. ekonomik ve siyasi şartların etkisiyle şehir 282 http://ekutup. Resmi ve İdari Kurumlar Kahraman Maraş. Kahraman Maraş’a 9 ilçe. SONUÇ Kahraman Maraş. tarihi dönemler içerisinde başkent (Dulkadirli Beyliği dönemi) ve sancak merkezi (Osmanlı dönemi) olarak ekonomik ve siyasî bakımdan ihtişamlı dönemler yaşadığı gibi. Zübeyda Hanım Caddesi ile Kıbrıs Meydanı arasında kalan alanda toplanmakla beraber şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. Bunun yanında çok sayıda sağlık ocağı ve poliklinik şehrin çeşitli yerlerine dağılmıştır. 3.gov. Kahraman Maraş’ın bu idari statüsü şehir fonksiyonlarının gelişmesinde önemli bir faktördür.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Hititler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. il merkezi olduğu için bir idari merkez durumundadır. Erkenez Çayı kenarındadır.

2001: . Bu alan günümüzde daha da artmıştır. 2001: 93) ve Türkiye tektoniğinde önemli bir yere sahip olan Doğu Anadolu Fayı ile Ölü Deniz Fayı’nın etkisi altındadır (Selçuk Biricik ve Korkmaz.MS 1900) bu fayların Kahraman Maraş çevresinde sismik aktivitenin oldukça fazla olduğu (ondokuz deprem) kayıtlardan anlaşılmaktadır (Geniş bilgi için kakınız. Aletsel dönemde (1900-2003) mağnitüdü 5. Birçok dere Ahır Dağı’ndan şehre doğru inmekte ve şehirden geçtikten sonra Aksu Çayı veya Sır Baraj Gölü’ne boşalmaktadır (Şekil. Kahraman Maraş. tarihsel dönemde (MÖ 2100 . Bu nedenle tarım alanlarını işgal etmemekte. Zayıf zeminler birikinti ve yamaç molozlarından oluşmakta olup şehrin yerleşim alanının büyük kısmını içerisine almaktadır. s. 2001: 63-64) incelendiğinde. Kahraman Maraş’ta zemin tabiatı ile deprem şiddeti arasındaki ilişkide jeolojik yapı ve jeomorfolojik karakter çok önemlidir. Doğu Anadolu Fayı ve Ölü Deniz Fayı son 200 yıldır sakin bir sismik etkinlik göstermesine rağmen. batıda Ceyhan Nehri. 283 http://ekutup. 2001. Büyümenin imar planı ve hedeflerinden daha fazla olması. çok zayıf zeminin Kuaterner yaşlı alüvyonlardan oluştuğu görülür. 1995: 351). imar plânı hedeflerini alt üst etmiş ve ortaya plânsız kentleşme çıkmıştır. sonra güney ve daha sonra tekrar batı yönünde gelişerek bugün doğuda Dereköy. güneyde Aksu Çayı ve kuzeyde Ahır Dağı tarafından sınırlandırılan 183 km²’lik mücavir alana yayılmıştır.pdf . 2002: 137).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Selçuk Biricik ve Korkmaz. su baskınlarına karşı korunaklı. Üst Miosen’de oluşan (Korkmaz.0’ın altında yüzlerce deprem meydana gelmiştir.gov. şehrin sosyo-ekonomik yapısında ve fiziki görünüşünü etkilemiştir (Gürbüz. 1994 yılında Kahraman Maraş’ın yerleşim alanının 5714 hektarı I-IV sınıf tarım arazilerinden oluşmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı.tr/bolgesel/keas-I. Şeker Dere kuzeyden gelen Cephanelik.5). Sağlam zeminler ise Üst Jura-Üst Kretase ofiyolitleri ile Orta Eosen Üst Oligosen kalkerlerinden oluşur ve şehrin kuzeyindeki dağlık alanlar ve ovadaki küçük tepeliklerden oluşmaktadır. 2001). 1996: 15). hafif tepelik alanlardan oluşmaktadır. Bunlar muhtemel bir deprem serisinin “deprem hazırlık evresi” olabilir (Selçuk Biricik ve Korkmaz. Bu durum bazı hizmetleri engellediği gibi. Kahraman Maraş ilk kuruluş yeri olan kale ve çevresi eğimli alanlardan oluşmakta idi.67). Bu durum. 1960’lı yıllarında şehrin gelişimi ovaya doğru yönelmiş ve daha sonra sanayi tesisleri ovaya yapılmaya başlamıştır. Bu sorunlara aşağıda kısaca açıklanmıştır. hizmetlerin birim maliyetini de yükseltmektedir. Cilt I önce batı ve doğu. Türkiye Deprem Bölgeleri haritasına göre de Kahraman Maraş birinci derecede deprem bölgesinde yer almaktadır (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. Kısacası Kahraman Maraş fonksiyonel gelişmeyi şehirsel gelişmeden önce tamamlayamadığı için bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Kahraman Maraş şehrinin kurulup gelişmiş olduğu bu alan üzerinde bazı yerleşme yeri sorunları vardır. Orta derecede sağlam zeminler Orta Miosen ve Pliosen’e ait konglomeralardan oluşmakta olup. Çok zayıf zeminler şehrin en güneyinde olup yaklaşık altı mahalleyi ve sanayi alanlarını kaplamaktadır. Şehrin Zemin Mukavemet Haritası (Selçuk Biricik ve Korkmaz.56).dpt. şehrin büyük bir bölümü ve endüstri alanları yer almaktadır. ovanın boğucu sıcağı ve sivri sinek tehlikesinden nispeten uzak ve yamacın yazın serin rüzgarlarından yararlanmakta idi. Zemin Mukavemet Haritası ile yerleşim planının karşılaştırılmasında görüldüğü gibi.

M.tr/bolgesel/keas-I. H.dpt. S. Cilt I Kandil ve Kanlı dereleri ile şehir içerisindeki kalenin güneyinde birleşerek Hal Deresi adını alır. Gürbüz. Sayı:12. 1324.183-194. Ankara. Cevdet Paşa. s. s. İstanbul. Cilt:9. Mihran Matbaası. Sami. 1320. Cilt:III. 1302.) (1973) Maraş Tarihi ve Coğrafyası. Canpolat.131-141. dere havzalarındaki yağışların fazla olduğu yıllarda taşkın sorunları oluşmaktadır. Ş. H.. 1312. Ankara. Cilt:6. M. Şehir merkezinden geçen bu dereler 1970 yılından önce açıktan akmaktaydı. s. s. Deprem Araştırma Dairesi Başkanlığı. İstanbul. Bu durum belirli miktardaki yağışlar için taşkın sorunlarını halletse de. Selçuk Biricik. (2001) Kahraman Maraş Havzası’nın Jeomorfolojisi. Taşdemir. (2001b) “Kahraman Maraş’ın Cumhuriyetten Önceki Nüfusu”. A. Cilt:1. Kahraman Maraş Valiliği. 1286. Afet İşleri Genel Müdürlüğü. Türk Coğrafya Kurumu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. (2002) “Kahramanmaraş’ta Göç Hareketleri ve Doğurduğu Problemler”. İstanbul. KAYNAKÇA Atalay. Maraş'ta Etiler. 1973 yılından günümüze kadar yapılan çalışmalar sonucunda bu derelerin yerleşme içerisinde kalan bölümleri belediye tarafından duvarlı kanallara alınarak üzerleri kapatılmıştır. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:2. (2001) “Kahramanmaraş’ın Depremselliği”. Sayı: 37. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı. içerisi iş makineleri ile temizlenebilmeli ve yağış havzası ağaçlandırılarak erozyon önlenmelidir. İş Matbaası.53-82. 1326. Türk Coğrafya Dergisi. İstanbul. İl Kültür Müdürlüğü Yayınları No:3. 1322. M. ve Korkmaz. (1995) “Elbistan”. (Çeviren Özbaş. Korkmaz. 1318. İslam Ansiklopedisi. İndeks. (Yayınlayan:Cavid Baysun) (1986) Tezâkir. Tasvir Matbaası.pdf . Gürbüz. M. İstanbul. Hal Deresi kuzeydoğudan gelen Şeyhadil (Akdere) Deresi’ni aldıktan sonra Oklu Dere adıyla şehri terk ederek Aksu Çayı’na boşalır. Marmara Coğrafya Dergisi. B. Kahraman Maraş. Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları. Kahraman Maraş. Dere yataklarında yerleşme olmadığı için herhangi bir sel tehlikesi de yoktu. İstanbul. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı (1996) Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası. Yıl:3. Akademik Araştırmalar Dergisi. 1313. Türk Tarih Kurumu Basımevi.1-3. Cilt:11. Taşkın sorunlarını önlemek için bu kanalların azami yağışlara göre yapılmalı. Yerleşim Birimleri ve Deprem Bölgeleri. 1309. Gürbüz. Dizerkonca Matbaası. Evliyâ Çelebi (1985) Evliyâ Çelebi Seyahatnamesi. 1288. Halep Vilayet Salnamesi. 1307. Kahraman Maraş Valiliği..gov. İstanbul. 1310. (2001a) Kahraman Maraş Merkez İlçe’nin Beşerî ve İktisadî Coğrafyası. Sayı:3. M. (1316) Kamusul Alâm. 284 http://ekutup.

Seri. Ankara.VII. Cilt I Türkiye Çevre Vakfı (1995) Türkiye’nin Çevre Sorunları. Yücel. Ankara.dpt. s. Yay. T. Üniv. No:1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Yinanç. Elibüyük.. (1987) Türkiye Coğrafyası. Türk Tarih Encümen Mecmuası.tr/bolgesel/keas-I. Tar. R. VII. Ank. M. AKDTYK. Kur.108.283-289.Dizisa. Arş. Ens. Yinanç. Ankara. Yay. “Maraş Emirleri”. (1988) Maraş Tahrir Defteri (1563). Ankara 285 http://ekutup. Arş. Onbirinci Sene-1 Eylül. Nu. Türk Tar. Yay.. No. ve Uyg.pdf . Türkiye Çevre Vakfı Yayını.Mer.gov. Yinanç. M.5. R. Osm. Türk Kült. (1989) Dulkadir Beyliği. Cilt:I-II.68.H.

Depremde fay hattı üzerinde yer olması nedeni ile büyük zarar gören Gölcük tersanesi kısmen başka merkezlere taşınmıştır. Osmanlı döneminde de liman.5 Milyar TL ve üretim kaybı da 224. On kişiden fazla çalışanı bulunan devlet ve özel sektöre ait olan sanayi kuruluşlarını kapsayan araştırma sonuçlarına göre.3 TL ye ulaştığı görülmüştür. 286 http://ekutup.959. Önemli yolların bağlantı noktası olan İzmit’te Roma İmparatorluğu döneminde çok önemli savaş filoları yerleşmiştir. DİE ve İKK tarafından yapılan anketlerden yola çıkarak.yy. Kuruluşundan beri liman şehri olarak varlığını koruyan İzmit bu fonksiyonunu günümüzde de sürdürmektedir.Ö.pdf . Şehrin bugünkü yerinde 1.gov. 4. GİRİŞ İzmit şehri M. ortalarında İzmit şehrinin nüfusu 100. Roma döneminde önemi artan İzmit ve çevresi MS 41 yılında imparator Claudius tarafından yeniden inşa edilmiş ve diğer yerleşmeler ile arasında bağlantıyı sağlayacak yollar oluşturulmuştur. Cumhuriyet döneminde bu fonksiyonlarına savaş filolarının merkezi olmak gibi bir fonksiyonu da eklemiştir. Bunun neticesinde gerek sanayiinin gerekse yerleşim yerlerinin daha planlı bir şekilde yapılanması gerektiği tartışılmaktadır. 1873 yılında Bağdat demir yolunun buradan geçmesinden sonra Avrupa’nın ve İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısı haline gelmiştir. Geographiesche Institut. Kocaeli’nde yer alan konutların 70. 8. Bu anketlerin sonuçları depremin sanayii büyük ölçüde etkilediğini göstermektedir.413. Cilt I Kocaeli Depreminin Yerleşme ve Sanayi Üzerindeki Etkileri Dr. Bir diğer sonuç ise sanayi kuruluşlarının sadece %47’sının depreme karşı sigortalı olduğudur.da bugünkü şehir yerleşmesinin yaklaşık 6 km güneydoğusunda Körfezin bitiminde kurulmuştur. tersane olarak varlığını koruyan İzmit.8 Milyar TL olmuş ve genel kayıp 402.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Kocaeli’nde bulunan 690 işyeri araştırma kapsamına alınmıştır. Nikomed tarafından kurulan tersane bugünkü şehrin de merkezi olan antik Nikomedia’nın çekirdeğini oluşturmuştur. Christop JENTSCH Universität Mannheim.6%’sında hasar tespit edilmiştir. L9 68169 Mannheim DEUTSCHLAND 1. Bu araştırma sonucunda 1999 yılı rakamları ile depremin oluşturduğu zarar 167.000’in üzerindeydi ve Roma. Körfezin güney kıyısında yer olan Gölcük 1997 depremine kadar Türkiye’nin en önemli savaş filolarını barındırıyordu. bu depremin genelde Kocaeli ili özelde ise İzmit şehri üzerindeki ekonomik ve sosyal etkileri irdelemektedir.tr/bolgesel/keas-I.453. Meryem HAYIR ve Professor Dr. İmparator Diokletian zamanında buradaki nüfus ve yerleşme gelişmiştir. yy. Ayrıca bu çalışma depremin üretim sanayii dahil olmak üzere İzmit şehrinde ki sanayide meydana getirdiği etkiler anketlerle ortaya konmaktadır. Bu çalışma 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında KSO.dpt. Antakya ve İskenderiye’den sonra dünyanın en kalabalık dördüncü şehriydi. Yerleşme bir liman olarak gelişmiştir ve burada Astakos tersanesi kurulmuştur.

Kocaeli ili genelinde 496 nitelikli personel kaybı olmuştur. 28. Bu araştırmaların bir kısmı Kocaeli Sanayi Odası tarafından. 11 12 Sayı 293 52 345 İl Toplamı 862 200 1062 % 34 26 32 Haber Bülteni. 690 işyerinden 420 tanesi %61’lik oran ile hasar görmüştür.11 Kocaeli’nde hasara uğrayan firmalardan sadece %47’si depreme karşı sigorta yaptırmışken. 1999. bir kısmı ise Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından gerçekleştirilmiştir. 16 firma tamamen (%5).İ. Bu işyerlerinde çalışan 1398 kişide bu durumdan etkilenmiştir.959. Kocaeli ili genelinde yer alan 150 ihracatçı firmadan 56 tanesi hasar görmüştür. 287 http://ekutup.12 Kocaeli’nde hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı aşağıdaki şekilde gerçekleştirilmiştir. gerekse halkın depremden nasıl etkilendiğine ilişkin olarak araştırmalar yapılmıştır. Toplam üretim kaybı 234. D. Hasarlı firmalardan ise.5 milyar Türk lirasıdır. Ankete Kocaeli ili dahilinde yer alan toplam 690 işyeri iştirak etmiştir. Tablo 2 Hasar gören firmaların firma büyüklüklerine göre dağılımı. Anket 10 kişiden fazla çalışanı olan Devlete ait tüm işyerleri ile imalat sanayi işyerlerinde uygulanmıştır. Tablo1 Hasar gören kuruluşların mülkiyetlerine göre dağılımı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.453. 329 firma ise orta hasarlıdır(%95). 51 tanesi büyük ölçekli. Bu sayılara tamamen yıkılan işyerlerinin bilgileri dahil değildir. Bu işyerlerinden %85’i yani 590 tanesinin üretimi depremden etkilenmiştir.413. Deprem nedeni ile oluşan tahmini fiziki hasar tutarı 167.pdf . KOCAELİ’NDE 17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ SONRASINDA SANAYİDE GÖRÜLEN DEĞİŞMELER 17 Ağustos 1999 Kocaeli depremi sonrasında gerek bu bölgedeki sanayi kuruluşları. Kamu Kuruluşu Özel Sektör Yerel Yönetim Toplam Kaynak: KSO.E (28.3 milyar TL hesaplanmıştır. Kocaeli Sanayi Odası (Ekim 1999) 17 Ağustos 1999 Depremi Sonrası Kocaeli de Sanayi Kuruluşları Son Durum Raporu.1999) İmalat Sanayiine Depremin Etkisi Anketi Sonuçları. depremden olumsuz yönde çok fazla etkilendiğini göstermektedir.tr/bolgesel/keas-I.10. 6 338 1 345 17 Ağustos 1999 tarihi itibarı ile Kocaeli Sanayi Odasına kayıtlı 1062 faal firmadan 345 (%32) firmada tespit yapılarak oluşturulan anket çalışması sonuçlarına göre. Firmaların Niteliği Orta Ölçekli Firmalar KOBİ Büyük Ölçekli Firmalar Toplam Kaynak: KSO (1999). Cilt I 2.dpt.1999 tarihinde DİE nün yayınladığı “İmalat Sanayine Depremin Etkisi” konulu anket sonuçları deprem bölgesinde sanayinin. %53 ise sigortasız olarak depreme yakalanmışlardır.gov.10. 278 tanesi ise orta ölçekli (KOBİ) sanayi kuruluşudur.8 milyar TL ve toplam zarar ise 402.

b.tr/bolgesel/keas-I. Bunların sektörsel dağılımına baktığımızda en fazla hasar inşaat sektöründe görülmektedir. Hasar gören Sektörsel firma sayısı bazda firma sayısı 41 95 13 56 20 42 16 51 79 233 20 80 58 211 51 147 18 64 9 58 20 25 345 1062 % 43 23 47 31 33 25 27 35 28 15 80 32 Tablo 5 Depremde zarar gören KOBİ erin ihracatı Toplam 29 604 360 $ 39 346 637 $ 137 901 992 $ 29 544 998 $ 288 http://ekutup. Yıl 1996 1997 1998 1999 (ilk 6 ay) Kaynak: KSO.b. Ölü sayısı ağır yaralı 73 işçinin daha ölümü ile 295 olmuştur.dpt.) Sanayii İnşaat Sanayii Diğer Toplam Kaynak: KSO. direkt hasarla ilgili olarak 16 ağır hasarlı firmadan dolayı 953 kişi iş kaybına uğramıştır. Bunların 107 tanesi teknik personel. Ayrıca. Mobilya Sanayii Kağıt ve Matbaa Sanayii Kimya/ Petrol Sanayii Taş ve Toprağa dayalı sanayii Metal Sanayii Makine ve Elektronik Sanayii Ulaştırma (Otomobil v.gov. 1999 Sanayii Kolu 18 25 5 6 5 4 2 2 Ayakkabı Plastik(Naylon) Asfalt Paketlenme Makine Mobilya İlaç Sanayii Tekstil 1 1 1 1 1 1 1 1 75 Tablo 4 Depremde hasar gören firmaların sektörel dağılımı. 1999. Besin Sanayii Deri/Tekstil v. Tablo 3 Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firmaların sayısı Otomobil İnşaat Plastik Elektrik Beslenme Diğer Kimya LPG Boya Sanayii Toplam Kaynak: KSO. Yan sanayi üretimi yapan hasarlı firma sayısı 75 tanedir. Depremde ölen sanayide çalışanların toplam sayısı 496’dır.pdf . 356 tanesi işçi. Cilt I Kocaeli ili genelinde hasara uğrayan tesislerdeki can kaybı 222 kişidir. 25 kişi ise idari personeldir. 137 kişi işçi. 1999. Bunlardan 60 kişi teknik personel. 33 tanesi ise memur olarak görev yapmaktaydılar.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

A. öncelikle işletmelerin kapasitesini artırmak..dpt. Çünkü Kocaeli sanayisi Türk sanayisinin önemli lokomotiflerinden birisidir. KOBİ’lerde planlanan yatırımlara gelince. Depremde hasar gören sanayi kuruluşlarının tamamına yakını depremde hasar gördükleri alanlarda faaliyetlerini yürütmektedirler. Deprem sonrasında yeni yerleşim yerleri için bölgede zemin etüdü çalışmalarına ağırlık verilmiştir.pdf . Hollanda. Rusya. 1999 (birden fazla ihtiyaç belirtilmiş olabilir) 289 http://ekutup. şirket evliliklerine ve makine teçhizat ortaklığına göre daha fazla tercih edilmektedir.B. Kocaeli Valiliği Bilim Kurulunca belirlenen bu alanlar da hazırlanan planlar doğrultusunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı önderliğinde yeni yerleşim alanları inşaa edilmiştir. İngiltere. İtalya. Finanssal ortaklık türü olarak ta hisse paylaşımı. sermaye artırımına giderek makineleri yenilemek ve böylece rekabet güçlerini yükseltmek gelmektedir. Fransa. Belçika. bölgede teknolojik ve bilimsel imkanların iyi olması ve yetişkin insan gücünün temininin kolay olması nedeni ile sanayi gelişmiştir. Bu işlemleri yaparken de yabancı yarımcılar ile ortaklık isteği %85 gibi yüksek oranlarda yabancı yatırımcılar tercih edilirken yerli yatırımcı ile ortaklığın pekte cazip olmadığını görmekteyiz. Bunu pazar alanlarının oluşturulması ve bina ile teknoloji yardımları takip etmektedir (Şekil 1). Sanayi için yeni yerleşim alanları düşünülmekle birlikte bu konuda henüz kayda değer bir gelişme yoktur.gov. İsrail ve Suriye gelmektedir. Şekil 1 KOBİ’lerde ihtiyaç duyulan destek 100 80 60 40 20 0 1 Toplam İş gücü Bina Pazar Sermaye İşletme için genişle alanı Teknoloji Hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Kaynak: KSO. Sanayi kuruluşlarındaki hasar ve üretim kayıpları bu bölgedeki sanayi kuruluşları için eksik olan sigorta olgusunun ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Almanya.tr/bolgesel/keas-I. Bu sayı deprem bölgesindeki işyerlerinin sadece %1.8’i dır. Deprem bölgesindeki sanayi kuruluşlarından sadece 13 tanesi bölge dışına taşınmayı düşünmektedir. Kocaeli’nde KOBİ erin ihtiyaç duydukları desteklerin en önemlisi finanssal destektir. İspanya.D. Bütün bu olumlu etkenler devam ettiği sürece İzmit fay hattı üzerinde yer alsa da gelişmeye devam edecektir. Cilt I Kocaeli sanayiinin ihracat yaptığı ülkelerin başında. Yunanistan.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İzmit’te ulaşım imkanlarının müsait olması. Makedonya. Romanya. Ortaklıkta istenilen özellikle finanssal ortaklık ve teknoloji transferidir. Deprem öncesi Kocaeli’nde üretim kapasitesi %87 iken deprem sonrası %50’ye düşmüştür.

İzmit şehri daha ziyade körfezin kuzeyi ve doğusunda yer almaktadır. kuzeyi ve doğusunda bulunan yerleşmeler üzerinde oldukça yıkıcı etkiler yapmıştır.tr/bolgesel/keas-I.(Harita 2).Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. DEPREM SONRASINDA KOCAELİ İLİ GENELİNDE VE İZMİT’TE GÖRÜLEN DEĞİŞİMLER 17 Ağustos depremi İzmit körfezinin güneyi. 1974 ve İTÜ. Körfez ve Sanayi mahallelerinin önemli bir kısmı depremden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. Şehrin körfez kıyısında yer alan mahallelerinde ki konutlar büyük oranda oturulamaz duruma gelmiştir.dpt. Cumhuriyet ve Serdar mahallelerinin kıyı kesimleri.gov. Çınarlı ve Şirintepe mahallelerinin kıyı kesimleri tamamen harap olmuştur. Kozluk. Dumlupınar. Burada yer alan mahallelerden Yavuz. Körfezin güneyinde yer alan Gölcük şehri 17 Ağustos depremi ile harabeye dönmüş çok miktarda can ve mal kaybı gerçekleşmiştir.pdf . İzmit’te kırsal yerleşmeler depremden şehir merkezine göre daha az etkilenmiştir. Bunun nedeni olarak köylerin genellikle zemini daha sağlam olan plato ve dağ yamaçlarında kurulmuş olması ve kırsal kesimde çok katlı binaların az olması gösterilebilir.) 290 http://ekutup. Deniz. Cilt I 3. 2002 (Kocaeli il yıllığı. İzmit’te depremin etkisinin çok fazla yıkıma neden olmadığı alan Şehrin Kocaeli Platosu eteklerinde kalan kesimidir. Ağustos 1999 dan oluşturulmuştur. Karabaş. Mehmet Ali Paşa. Harita 1 Kocaeli ili jeoloji haritası ve 17 Ağustos 1999 depremi fay hattı Kaynak Hayir. Şirinpaşa. Çenedağ.

Depremden sonra pek çok kişi geçici yada sürekli olarak şehri terk etmişlerdir.2 Diğe r 8.dpt.2 oranında çadırlarda yaşayan Kocaeli halkı.5 4. Haber Bülteni (28. 13 D.pdf .3 Eğitim 12.b.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.2 Hasta hane Diğer Başka ilde bir Bilin meyen Top lam 51 13 38. 1999 Ekim ayı itibarı ile %89.8 Misafird i Gitti 20.. Tablo 7 Deprem sonrası kişilerin başka ilde bulunma sebepleri ve oranları (%) Sağl ık 2.2 0.3 Müstakil Çadır Çadır kent Kamu Tesisi Özel Tesis Otel v.10.3 100 Kaynak: DİE.1’lik bir oran işlerinden olmuşlardır.1999) “Deprem Bölgesi Hane Halkı Anketi Sonuçları” 291 http://ekutup.3 Geçici Ayrılı k 31 Deprem Nedeni ile Göç 10.tr/bolgesel/keas-I.2 2. Cilt I Harita 2 İzmit’te Depremden en fazla hasar gören bölgeler Kaynak: Kendi Tespitlerim. bugün itibarı ile kalıcı konutlara yerleşmişlerdir. Ocak 2000 Tablo 6 Deprem Bölgesinde ki Kişilerin Ekim 1999 İtibarı ile Bulundukları Yere Göre Oranları Bulunduğu Ev yer (Ekim 1999) Kocaeli 2.9 Toplam 100 Kaynak: DİE.9’u eski işlerinde çalışmakta iken geriye kalan %38.4 0 1.E. 0. (Tablo 3). Bu insanların büyük bir kısmı depremin etkilerinin azalması ile birlikte geriye dönüş yapmışlardır.gov. 1999 Deprem öncesinde iş hayatında faal alan kişilerden %61.İ.4 Bilinmeye n 7.1 İş 7.

6 Yurtta Kalarak Devlet Okulu 4. prefabrike yada fazla hasara uğramamış olan okullara göndermişlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.7 3. 292 http://ekutup. 1999.2 oranında çadır kentlerde. Deprem sonrasında işsiz kalıp iş arayanları da buna ekler isek Kocaeli ili dahilinde depremden sonra iş arayanların oranı %36.5 6.pdf .8’dır. Deprem okullarda olduğu gibi. Bu oranlar Kocaeli’ndeki yıkımın ne kadar fazla olduğunun bir göstergesidir. Cilt I Tablo 8 Deprem Öncesi Çalışan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları (%) Deprem Öncesi İktisaden Faal Olan 100 Deprem Sonrası İktisaden Faal Olma Durumları Depremden önceki Başka işte İş arayanlar işinde çalışanlar çalışanlar 61. oranında umumi tuvaletlerde giderilmiştir.7 oranında çadır kentlerde ihtiyaçlarını karşılamışlardır. konutlarda da büyük hasarlara yol açmıştır.9 Kaynak: DİE. 1999. Kocaeli’nde yer alan konutlardan %70. hasarın yoğun olduğu kesimlerde tanker suyu yada şişe suları ile kuyu suları kullanılmıştır.6’sında hasar tespit edilmiştir (Tablo 11).dpt. Tablo 9 Deprem Öncesi İşsiz olan Kişilerin Deprem Sonrası Çalışma Durumları Deprem Öncesi İktisaden Faal Olmayan 100 İş arayanlar 13.6 Akraba Yanı 3. Deprem sonrasında temel ihtiyaçlardan olan su temininde de önemli sıkıntılar yaşanmıştır.8 4. %24. Bu durum Psikolojik ve sosyolojik açıdan incelemesi gereken bir durumdur.8 Toplam 100 100 İkamet Şekli Çadır kent Çadır kent Dışında Kaynak: DİE.4 gibi önemli bir oranın işsiz kaldığı halde iş aramadığını görmekteyiz. Bölgede yer alan okulların büyük bir çoğunluğu depremde hasar görmüştür.5 olmuştur. Deprem sonrasında deprem zedelere kuru gıda yardımında bulunulmuş bu durum kişilerin kendi düzenlerini yeniden oluşturmaya yardımcı olmuştur. Deprem öncesi işsiz olan kişilerden %13.gov.1 Deprem Sonrası İş Aramayanlar 86.tr/bolgesel/keas-I. Hasar tespit edilmeyen konut sayısı sadece %22.1 deprem sonrasında iş aramaya başlamışlardır (Tablo 9).3 23. Deprem bölgesinde yaşayan halk bütün zorluklara rağmen çocuklarını kendi yanlarında barındırarak bu bölgedeki çadır.9 3. Çadır kent dışında kalanlar ise %40.8 oranında evlerde. Tablo 10 Deprem Bölgesindeki Halkın Çocuklarının Eğitimi İçin Tercih Ettikleri Yerler (%) Kendi Yanlarında 84 85. Çünkü insanlar depremin etkisi ile yaşama karşı olan ilgilerini kaybetmişlerdir. Tuvalet ihtiyaçları Ekim 1999 itibarı ile %81. artık kişiler kendi ihtiyaçlarını kendileri gidermektedir. Deprem sonrasında %11.4 İş Aramayanlar 11.4 Kaynak: DİE. Gıda ve sıcak yemek ihtiyaçları ilk dönemlerde Çadır kentlerde ve çeşitli yardım kuruluşlarının dağıttığı yardımlardan karşılanılırken.1 Parasız Yatılı Okul 7. Su %50 oranında şehir şebekesinden sağlanırken. %7. 1999. Bu oran Türkiye için dahi oldukça yüksek bir orandır.

8 Bilmiyor 6.87’dir. Mobilyalarda %55. %27. Bu çalışmada konutların sadece %26 sinin depremde hiç zarar görmediği tespit edilmiştir. 1999.1 Hasarsız 14. Bu oran DİE’ye göre %22.4 dür. Hiç bir planlama olmadan yapılan gecekondularda bile ağır hasarlı konutların oranı sadece %15. diğer deprem merkezleri gibi önemli bir pazar alanı olacaktır. Tablo 12 Deprem Bölgesinde Sahip Olunan İşyerlerinin Hasar Durumuna Göre Oranı (%).4 Toplam 100 Kaynak: DİE.2. İzmit merkez ilçe de Kasım 1999 yılı itibarı ile konutların %7. 1999 4. Çünkü depremde ölenlerin %65’i apartman dairelerinde oturanlardır.9’u evde İzmit Kent Kurultayı (İKK) (2001) Kocaeli Deprem Sonrası Demografik.14 Bu çalışma toplam 13557 aile üzerinde uygulanmış olan. İKK Araştırma Dizisi 1: İKK Yayınları 14 293 http://ekutup.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Daha önceki bölümde ele aldığımız ve DİE’nin yapmış olduğu anket sonuçlarına yakın sonuçlar elde edilmiştir.8 Orta Hasarlı 20. farklı üniversitelerin desteklemiş olduğu bir çalışmadır. Bu durum bize göstermektedir ki İzmit gibi fay hattı üzerinde veya yakınında olan alanlar için yüksek katli binalardan kaçınılması bir zorunluluktur. Bu oranlar İzmit merkez ilçe için. Hasar Var 70. Deprem bölgesinde ki insanların ev ve ev eşyaları dışında maddi kayba uğrama oranı %5. Bu ankette üzerinde durulan bir başka nokta ise kişilerin evlerinin hasar durumları ve neden evde kalmadıkları konusudur.pdf .9 dur. İzmit önümüzdeki dönemlerde.7 Hafif Hasarlı 13. Deprem esnasında konutlar ile birlikte evlerde ve mağazalarda yer alan eşyalarda büyük oranda zarar görmüşlerdir. Depremde ailelerinden kayıp veren insanların sadece %5.95.93’lük kısmında hasar tespiti yapılmamıştır.gov. Bu kayıpları nakit para ve altın mücevher oluşturmaktadır. Apartman dairesinde oturanların konutlarının %23.3 ise az hasarlı olduğu tespit edilmiştir.72 ve az hasarlı %20. Evleri hasarlı olan ve depremde ailelerinden ölen insanların bulunduğu kesim içerisinde evde kalma düşüncesine karşı büyük bir tedirginlik ve korku olduğu görülmüştür. Yıkımdan en fazla dört katli ve daha üzerinde kata sahip binalar etkilenmiştir. hiç zararsız %24. Ağır hasarlı (enkaz) %22.dpt.6’sı ağır hasarlı.3 Toplam Konut % 100 Kaynak: DİE. Cilt I Tablo 11 Kocaeli’nde Deprem Anında İkamet Edilen Konutlara Ait Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Tarafından Verilen Hasar Tespit Tutanağının Bulunma Oranı (%).6 Hasar Yok 22. Ekonomik ve Sosyal Durumu.5 oranında zarar görmüşlerdir.tr/bolgesel/keas-I.1 dır. Kaybolan bu maddi değerlerin zaman içerisinde geriye kazanılacağı düşünülürse.3 orta hasar. İlde yer alan beyaz eşyalar %45.3 Bilinmeyen 0. DEPREM SONRASINDA İZMİT’TE GELİNEN DURUM Çalışmamızın depremle ilgili daha önceki bölümlerinde belirttiğimiz sonuçlara ilave olarak Izmit Kent Kurultayı’nın (İKK) 1999 yılında yaptığı ve 2001 yılında sonuçları yayınlanan Kocaeli ilini kapsayan anket çalışmasından söz etmeden olmaz. Konutların depremden zarar görme oranı ise %66 olarak tespit edilmiş ve %7 sinde ise hasar tespiti yapılmamıştır. Sağlam konut oranı ise burada sadece %18. Ağır Hasarlı 51.45 orta hasarlı %22. %25.8’dir.

5’i ise soruya cevap vermemişlerdir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu sonuçlar göstermektedir ki deprem gibi büyük felaketlerden sonra fiziksel tedbirler yanında sosyal tedbirlerde alınmalı ve depremden etkilenen insanlar psikolojik tedavi programlarına dahil edilmelidir.tr/bolgesel/keas-I.gov. Barınma ihtiyaçları deprem dışındaki bir bölgeden karşılanır ise yararlanmayı düşünenlerin oranı %21. Özellikle eğitim düzeyi arttıkça bölgeyi terk etmeme oranı yükselmektedir. Derince’de %23’tür. Depremden fazla bir süre geçmemiş olmasına rağmen %70.4 gibi oldukça yüksek bir değere sahiptir.9 dur. Ankete katılan ailelerden %16’sında aile bireylerinden başka illere göç edenler olmuştur. 61 yaş ve üzerindekilerin imkan olduğu taktirde bölgeyi terk etme istek oranı %88. Evleri depremde zarar gören fakat kayıp olmayanların ise %11. İzmit halkının %6. İzmit’ten ayrılmayı düşünenler içerisinde yaşlıların oranı en yüksektir. Burada göç edenler içerisinde göç ettikleri bölgelerde ayni işlerine sahip olma imkanları olan devlet memurları başta gelmektedirler. Şekil 2 Bulundukları yeri terk etmek konusundaki düşünceler (%) 80 70 60 50 40 30 20 10 0 Kocaeli-Toplam Izmit-Toplam Diplomasız Üniversite mezunu Evet Hayır Kararsız Cevap yok Kaynak: İKK.3 iken.2’lik kısmı eski işlerini korurlarken.8 ise işlerini kaybetmişlerdir. Gençler bulundukları bölgeden her şeye rağmen ayrılmayı düşünmemektedirler. İşini kaybedenlerin oranı depremin daha fazla etkilediği Kocaeli’nin diğer ilçelerinden Gölcükte %47. Çalışma sonuçlarına göre psikolojik yardın talep oranı %39. Bunun nedeni olarak İzmit’in İstanbul gibi bir metropole bir saatlik gibi yakın bir mesafede olması ve kendi içerisindeki sosyal imkanların ve iş imkanlarının Türkiye’nin diğer pek çok bölgesine göre daha iyi olması gösterilebilir. Cilt I kaldıklarını ifade etmişlerdir.(İKK. Bütün fiziksel ve psikolojik zorluklara rağmen İzmitliler yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. 294 http://ekutup. %1. 2001: 64-67’den değiştirilerek Anket sonuçlarına göre deprem sonrası İzmit’te halkın %82. yüksek öğrenim mezunlarında bu oran %18’dir.3’ü evde kalabilmektedirler.8’dir. Ayrıca gelir düzeyi arttıkça göç oranı da artmaktadır.pdf . İş yerlerini kaybedenlerin oranı İzmit’te %20’dir. %17. 2001: 166).4’ü yer değiştirme konusunda kararsız.2’lik gibi büyük bir oran kesinlikle yaşadıkları bölgeyi değiştirmeyi düşünmemektedirler. İlden göç edenler büyük oranda Marmara Bölgesi içerisinde kalmışlardır (Tablo 13).dpt. Diplomasızlarda deprem dışındaki bir bölgeye taşınabiliriz diyenlerin oranı %31.

Deprem gibi bir felaket bile insanları depreme dayanıklı bölgelere yönlendirememiştir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Bu konuda devlete güvenenlerin oranı %18.3 12.0 94 100% Göç Eden Kişilerin Yüzdesi Kocaeli Izmit 18.8 6. Yüksek gelirliler içerisinde göç edilmesi planlanan ikinci nokta ise %16. Bu oran %33.7 0.6 10.1 0.8 0.1 Kaynak: İKK. 2001: 172-180’den oluşturulmuştur. 295 http://ekutup.4 15.2 2.1 0.9 13. İnsanlar İş bulma olanaklarının sınırlı olduğu bölgeleri göç yeri olarak tercih etmemektedirler.gov. 2001: 135’den değiştirilerek Marmara Bölgesi göç edilen birinci derecedeki bölgedir.9 0.8 1.pdf Ko ca el i- .dpt.8 17.1 26.4 2.7 21. Gelir düzeyi yüksek olan insanların önemli bir kısmı yurt dışına göç etmeyi düşünmektedirler.2 0.6 0.1 5.1 15. Cilt I Tablo 13 Bölgeden göç edenlerin gittikleri yerler Göç Edilen Bölgeler Marmara Ege İç Anadolu Akdeniz Karadeniz Doğu Anadolu G.tr/bolgesel/keas-I.2 100 16. Göç edilmesi düşünülen üçüncü önemli Bölge ise İç Anadolu Bölgesidir.2 13.8 0.3 dür. Şekil 3 Deprem sonrasında hayatlarını yeniden kurma konusundaki güven noktaları 120 100 80 60 40 20 0 To pl am Er ke k Ev li Be ka D ul r Cevap yok Diğer Askere Belediye'ye Sivil Örgütlere Yardım severlere Hiç kimseye Devlete Aileme Kendime Allaha Kaynak: İKK.7 ile deprem görülme oranı az olan Türkiye’nin en önemli turizm bölgesi olan Akdeniz’dir.6 12. İzmit’te yaşayanlar deprem sonrasında yaşantılarını yeniden düzenlemekte farklı güvencelere sahiptirler.4 13.3 gibi düşük bir orandır (Grafik 5). Göç edilmesi düşünülen bir diğer bölge ise depremin çok sık yaşandığı Ege Bölgesi’dir.6 11.3 13.doğu Anadolu Yurtdışı Bilinmiyor Göçler Toplamı Göç Etmeyenler Toplam Sayı Göç Eden Sayıları Kocaeli İzmit 153 20 103 22 109 17 84 11 127 16 91 12 23 4 17 1 107 28 814 131 12743 13557 Kocaeli % 1.

Cilt I Şekil 4 Hayatınızın devamında İzmit’in yeri ne olacaktır? 6% 3% 4% Yeniden burada başlayacağım Geçici olarak taşınacağım Buradan tamamen taşınacağım 87% Belli değil Kaynak: İKK. Soyakkonutları olarak adlandırılan bu bölgenin İzmit şehri ile bağlantısı İzmit–Kandıra yolu vasıtası ile E6 Otoyolunun altındaki bağlantı yolu ile saklanmaktadır. Buda Türkiye’de devletin sosyal yapısının yeterince güçlü olmadığını.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.6’dir. Kadınlar hayatlarını yeniden kurma konusunda erkeklere oranla ailelerine daha fazla güvenmektedirler.pdf . Deprem sonrası kalıcı konutların inşası konusunda yerel yönetim ve merkezi yönetim arasındaki siyasi rant sağlama amaçlı sürtüşme ve anlaşmazlıklar kalıcı konutların yapımını geciktirmiştir.dpt. Depremin üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen kalıcı konutlar tam anlamı ile bitirilip hak sahiplerine teslim edilememiştir.gov. Bekirdere İlçesi’nin kuzeyinde yer alan Gündoğdu köyü ve çevresindeki meyve bahçeleri ve devlet arazisi üzerine yapılan konutların büyük kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Yeniden yapılanma konusunda kendilerine güvenenlerin oranı %25’dir ve bu oran gelir seviyesi yükseldikçe artmaktadır. Hayatlarını yeniden idame ettirme konusunda yardımlarına güvenilenler arasında aile %27. 5. Lazlar ve Gündoğdu’da inşa edilen konutların bir kısmı hak sahiplerine verilmiştir. Altyapısı henüz tamamlanamamış olan Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Konutlarının ve Dünya Bankasının İzmit’in Kuzeydoğusunda E6 Otoyolunun kuzeyinde Sarıcalar. Bu konut alanının 296 http://ekutup. 2001: 139’dan değiştirilerek Kocaeli’nde halkın %15’i. buna karşın aile yapısının oldukça güçlü olduğunu ve aile bağlarının güçlü olmasının toplumum en önemli sosyal güvencesini oluşturduğunun bir göstergesidir. İzmit’te ise halkın %18.tr/bolgesel/keas-I. Şehir merkezine ve iş alanlarına uzak olan bu kesimde ulaşım imkanları geliştirilmelidir.8’le birinci sırada gelmektedir. Yüksek gelirlilerde %39.3 hayatlarını yeniden kurma konusunda devlete güvenmektedirler. SONUÇLAR Sonuçlarına değindiğimiz araştırmaya ve İzmit’in bugünkü geldiği duruma baktığımızda şu sonuçları çıkartabiliriz: İzmit’ten deprem sonrası kısa süreli göçler olmuş ise de bunların çoğu geriye dönmüşlerdir. Devlete güvenenlerin oranı yaşlılar arasında daha fazladır.

Kaynak: Hayır. Şehrin yeni yerleşim alanları oluşturulurken bölgenin bir fay hattı üzerinde olduğu unutulmamalıdır. 10 kat ve üzerinde olmalarına rağmen depremden hiç zarar görmemelerinin bir başka nedeni ise deprem fay hattının daha güneyden geçmesidir. Depreme dayanıklı konutlar inşa edilirken. Foto 1 Deprem sonrasında İzmit’in kuzeydoğusunda Gündoğdu’da yapılan konutlardan bir görüntü.dpt.tr/bolgesel/keas-I. 2002: 96 297 http://ekutup. Bu konutlar deprem sonrasında hemen yerleşmeye açılmışlardır. Bu kesimde planlı yerleşim bölgeleri oluşturulmuştur. Cilt I doğusunda İzmit Büyük Şehir Belediyesi tarafından deprem öncesinde Planlanıp inşasına başlanılan Akarcakonutları (Mutlukent) yer almaktadır.gov.pdf . (Foto 3) Yeni yerleşim alanlarının kurulduğu bölgeye bakıldığında çıkarılacak sonuçlardan biriside İzmit şehrinin depreme daha dayanıklı zemine sahip olan kuzey kesime doğru kaydığıdır. Körfezin kuzeyinde yerleşmeye uygun arazi sinirli olduğundan şehir kuzeydoğuya doğru genişlemektedir. Bu konutlar depremden önce depreme dayanıklı planlanmışlar ve bu nedenle depremden zarar görmemişlerdir. deprem sonrasında insanların evleri sağlam dahi olsa evde kalmak istemedikleri düşünülerek çok amaçlı kullanıma açık altyapısı hazır mekanlar oluşturulmalıdır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.

M. Kaynak: Hayır.tr/bolgesel/keas-I.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I Foto 2: İzmit’in kuzeydoğusunda oluşturulan Mutlukent toplu konut alanı.gov. (Arka planda İzmit’in doğu kesiminde yer alan sanayi bölgesi görülmektedir. Kaynak: Hayır. 2002: 97 298 http://ekutup. 2002: 96 Foto 3: Bekirpaşa sırtlarında deprem öncesi yapımına başlanılan ve deprem sonrası hizmete açılan toplu konut alanı.pdf .

19 421469. Yeni yapılacak olan yapıların mutlaka bölgenin deprem riski düşünülerek yapılması.pdf 299 .Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Cilt I 6. 1. Bu doğrultuda. Bunun maliyeti deprem ile oluşacak bir yıkımın onarılmasından daha az olacaktır. Çünkü konutların çok az bir kısmı zorunluluğa rağmen sigortalanmıştır.tr/bolgesel/keas-I. Kurulacak yeni sanayi kuruluşları büyük oranda verimli tarım arazileri üzerinde bulunan fay hatlarından uzak noktalarda yapılmalıdır.44 400697. ÖNERİLER Deprem İzmit sanayisi ve yerleşmesi üzerinde büyük yıkımlara yol açmıştır. Depremden de etkilenen İzmit sanayisi Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuzlukları daha fazla yaşamıştır. Kentlerde depremden etkilenme ihtimali yüksek olan bölgelere öncelik verilerek oluşturulacak olan yeni yerleşim bölgelerine nakiller sağlanmalıdır. Dere Mahallesi Cedit Mahallesi Cukurbag Mahallesi Cumhuriyet Mahallesi Erenler Mahallesi Fatih Mahallesi G. 5. Bütün bu olumsuz tabloların tek teselli olunacak noktası İzmit’in depremden sonra hasarlarını en çabuk toparlayan yerleşim yeri olmasıdır.39 570696.56 480733.gov. Hayatlarını kaybeden ve yıkılan evlerin yanı sıra yaralı insanlar ve hasarlı evlerin oranı da oldukça yüksekti.31 104846.Tepe Mahallesi Gündogdu Mahallesi Hacihasan Mahallesi Hacihizir Mahallesi Karabas Mahallesi Kemal Pasa Mahallesi Harita üzerindeki mahalle numarası 6 7 3 14 13 23 10 24 3 4 10 16 9 Kapladığı alan (m²) 502200.13 305185. 4. Nüfusunun çok büyük bir bölümünü ve sanayisinin ise nerde ise tamamına yakını fay hatları üzerinde yada yakınında barındıran Türkiye Kocaeli depremi gibi büyük yıkımlara uğramadan tedbirler almalıdır. Hatalı yapılaşmaya izin verenler ile ilgili yasal yaptırımlar getirilmeli ve uygulanması sağlanmalı ve uygulamaya aykırı davranış gösterenlerin teşhiri sağlanmalıdır. Bunun sonucu olarak yeni İzmit.dpt. eski şehir merkezinin kuzey doğusunda oluşturulmuştur. İzmit’te eski yerleşim bölgeleri yeniden düzenlenmeye çalışılır iken yeni yerleşmeler için depremin daha az etkili olacağı bölgeler tercih edilmiştir. Mahalle Adı 28 Haziran Mahallesi Akcakoca Mahallesi B. 3.5 238001 947454 70474. Her şeyden önce bütün bu önerilerimizin gerçekleşe bilmesi için ulusal planlamalar yapılmalıdır.47 505782.97 http://ekutup. Bu yapılabilir ise hem tarım alanları kurtulmuş olacak hem de Sanayiye bağlı olarak gelişecek nüfus yığılmaları fay hatlarından uzaklaşacaktır.72 220994. Binlerce insan bu depremde hayatlarını kaybetmiş çok sayıda konut yıkılmıştır. İzmit sanayisi depremden etkilenmenin yanı sıra deprem sonrasında Türkiye genelinde var olan ekonominin olumsuz şartlarından da etkilenmiştir. Deprem riski yüksek olan eski yerleşim alanları yeniden ve depreme uygun olarak yapılaştırılabilir. 2.34 654107.94 363607. Uygulanma zorunluluğu getirilen deprem sigortası konusunda eğitici çalışmalar yapılmalıdır.

tr/bolgesel/keas-I.10.75 4677351. Ankara. 268-285 300 http://ekutup. Tepe Mahallesi Sanayi Mahallesi Serdar Mahallesi Tavsan Tepe Mahallesi Teprcik Mahallesi Topcular Mahallesi Turgut Mahallesi Veliahmet Mahallesi Yahya Kaptan Mahallesi Yenisehir Mahallesi Yenidogan Mahallesi Yenimahalle Mahallesi Yesil Ova Mahallesi Zabit Mahallesi Toplam 5 17 4 1 13 6 19 18 1 9 8 22 3 11 8 7 2 20 2 21 467445.88 260619. Jahrgang 31. Universität Mannheim –Dissertation HEINEBERG.36.94 125398. Volker (1984) Gecekondus: Dörfer am Rande türkischer Städte. Westermann Schulbuchverlag GmbH.5 1611876 1455230.Haber Bülteni (Ocak 1999) 17 Ağustos Depreminin Kocaelindeki Sanayi İşletmelerine Etkisi.und Industrieentwicklung Am Golf Von İzmit Und Ihre Standortprobleme.dpt.Ü. GÖÇER.75 862935. 26. Nordwestanatolien.78 276339. Jg. HAYIR. Kocaeli İl Yıllığı (1984) Kocaeli Provinz Jahrbuch.Haber Bülteni (28. EGGELING. Geographicshes Rundschau.1999 KSO.38 446434. Reinhard (1969) İzmit.Region (Türkei).Marmara.92 25891881. 57. S 444-450 İTÜ (1999) 17 Ağustos 1999 Kocaeli Depremi. Willi Johannes und Gert Ritter (1979) Türkische Binnenverkehrnetze Materialia Turcica.9.13 787259.1999) Haber Bülteni Depremin sanayi Üzerindeki Etkisi Anketi Sonuçları.8. Gert (1972) Landflucht und Städtewachstum in der Türkei.81 1719633. Paderborn HOFMEISTER.pdf . HÖHFELD.10. Raumforschung und Raumordnung. Baiheft 3.26 KAYNAKLAR DİE. İstanbul Teknik Üniversitesi Ön Değerlendirme Raporu 24.gov.72 773388.177-196 STEWIG. İ. Z. RITTER. Cilt I Kadiköy Mahallesi Körfez Mahallesi Kozluk Mahallesi Mehmet Ali Pasa Mahallesi Ömer Aga Mahallesi Orhan Mahallesi S. ss. (1993) Stadtgeographie.1999) Deprem Bölgesi Hanehalkı Anketi Sonuçları. Meryem (2002) Siedlungs. Orhan (1973) Das städtische Ballungsgebiet in der Ost.81 301764.25 1045270. H. Yayınlanmamış Tez. Erdkunde.38 427505.38 587442. Bochum. Verlag Ferdinand Schöningh. DİE. Geogr. Heft 3.Yayınlanmamış Çalışma. Burkhard Braunschweig.88 1066378. ss. KSO (1996) Kocaeli Sanayinin Profili.63 112663.66 176318 1924372.S147-156 GÖNEY. DİE. Jg.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. M. (28. Heinz (1989) Stadtgeographie. Süha (1962) İzmit Körfezi Kıyılarının Morfolojisi.

ss.dpt. die@gov. Teil2: Entwicklung 1950-1980. Değerlendirme Raporu.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. TUNCEL. Metin (1977) “Şehir yerleşmelerinde kuruluş yerinin fonksiyonel sürekliliğe etkisi üzerine bir deneme”.8. Reinhard (2000) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. 18-19. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel STEWIG. 103. 301 http://ekutup. 31. 93-97. TUNCEL Metin (1973) İzmit Şehrinin Yayılış Sahası (Die Großstadt İzmit und ihr Ausdehnungsraum) in Geographische Rundschau der İstanbul Universität. Jg. Die Erde. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Teil1: Entwicklung bis 1950.1999. Afet Sonrası Yapılması Gerekli Çalışmalar için Eylem Planı ve İzlenecek Politikalara İlişkin Öneriler.Ü. 21-47.tr: T. H. (1972) Die Industrialisierung in der Türkei“. Cilt I STEWIG.gov. İzmit. Reinhard (1999) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. 17 AĞUSTOS 1999 KOCAELI DEPREMİ (1999) İstanbul Teknik Üniversitesi 2. Im Selbstverlag des Geographischen Instituts der Universität Kiel. Nr.tr/bolgesel/keas-I. STEWIG. Gesonderte Auflage von.C. 10. Reinhard (1998) Entstehung der Industriegesellschaft in der Türkei. Staatliches Statiken Institut. STEWIG.pdf . Teil2: Entwicklung 1980-2000. İ. Sayı 22.1. ss.Coğrafya Dergisi. R.

Cilt I Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Ülke Sanayi İçindeki Yeri.2’si. 1990 yılından sonra ise Avrupa gümrük birliğinin de kabul edilmesiyle dış rekabete açılan sanayimiz. Bu doğrultuda. Önemi ve Bölgesel Dağılışı Hamdi KARA Prof. İstanbul Sanayi Odasının incelediği 500 büyük sanayi kuruluşunun Türkiye’nin büyük sanayi içindeki yerini belirlediğimiz zaman ilginç bir tablo ile karşılaşmaktayız. özel sektörün girişimleriyle gelişimini sürdürmektedir. İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yayınladığı ilk 500 büyük sanayi kuruluşuyla ilgili bilgileri içermektedir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyetle başlayan. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi. devletin bu sektörden elini çekme düşüncesi doğrultusunda. daha sonra 1980 yılında ise 500 firmaya çıkarmıştır15. 1950 yıllarında ihracatın %90’dan fazlası ham tarım ürünleri olan Türkiye.644 kişi) 500 büyük sanayi kuruluşunda çalışmaktadır. Bu gelişmenin bir sonucu olarak. daha sonra devlet eliyle sanayileşme girişimi.pdf . önce özel sektör. Dr. 1950 yıllarından sonra.tr/bolgesel/keas-I. bir ülke sanayileşmeden hızlı kalkınmak ve gelir düzeyini yükseltmek olanağına sahip değildir. Böylece. devlet-özel sektör işbirliği şeklinde iç tüketimi karşılamaya yönelik bir ekonomik gelişme göstermiştir. Coğrafya Bölümü Beşeri ve İktisadi Coğrafya İstanbul Sanayi Odası 1967 yılında İstanbul’u kapsayan 100 büyük sanayi tesisi ile ilgili başlattığı çalışmasını. Bizim bu çalışmamız. Bilindiği gibi. Oysa.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 1991 yılında ikinci 250 büyük. İstanbul Sanayi Odası 2002 yılı 500 büyük sanayi kuruluşu ile ilgili bilgileri de yayınlamıştır.9’u yine ilk 500 büyük sanayi kuruluşları tarafından gerçekleştirilmiştir (Çizelge 1) İstanbul Sanayi Odası sadece ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bilgilerini yayınlamakla da yetinmemiş. 15 302 http://ekutup. 1970 yıllarından sonra ise iç tüketim yanında.. toplam büyük sanayi içinde %4. • Büyük sanayide yaratılan katma değerin %52. özellikle 1950 yıllarından sonra hızlanan bir sanayileşme çabası içine girmiştir. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisleriyle ilgili bilgileri muntazam bir şekilde her yıl yayınlamaktadır.gov. ülkemiz ihracatının ise %42. 1977-1979 yılları arasında bütün Türkiye’yi içine alacak şekilde önce 300 firmaya. 1997 yılından sonra da ikinci 500 büyük sanayi tesisi ile ilgili bilgileri de yayınlamaya başlamıştır. İstanbul Sanayi Odası 1980 yılından sonra Türkiye’nin ilk 500.dpt. İstanbul Sanayi Odası verileri ile DİE’nin yeni yayınlanan verilerini karşılaştırma olanağı elde etmek içindir.5 gibi küçük bir paya sahiptir. 1980 yıllarından sonra hızlanan bir şekilde ihracata yönelmiştir. ihracata da başlayan Türk Sanayi. 2000 yılını seçmemizin nedeni.5’i (547. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. bugün ihracatının %90’dan fazlasını sanayi ürünlerine dönüştürmüş bir ülkedir. • Türkiye büyük sanayi tesislerinde çalışanların %48.

772 1.466 547.736 128. Akdeniz. 2000: 108-137.6 25. Bu bilgiler bize.684.0 34.Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre dağılışı ele alındığı zaman. 2001: 108-137.pdf .411.748 187.192.604 47.928 508.2 Çalışanlar Sayısı 224.364 820.2’lik paya sahiptir (Şekil 1.6 8.0 547. Kuruluş sayısı bakımından üçüncü bölge %14’lük bir payla (70 tesis) Ege’dir.774.494 11. sırasıyla Akdeniz %6.2 İhracat (Bin % USD) 27. Güneydoğu %2 ve ülkemizin en geniş yüzölçümüne sahip Doğu Anadolu bölgesi ise.2 7.128.215 39.7 9.131.644 % 51. işçi sayısı.7 2. Çizelge 2 Türkiye’de 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Bölgelere Göre Dağılışı (2000) Bölgeler Marmara İç Anadolu Ege Akdeniz Karadeniz Güneydoğu Doğu Anadolu Toplam Tesis Sayısı 288 77 70 30 24 10 1 500 % 57.9 Kaynak: İSO. Ege.gov.4’lük bir payla (77 tesis) İç Anadolu bölgesi takip etmektedir.03 Katma Değer (Milyar TL) 6.9 4.644 100.950. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz için ne denli önemli olduğunu göstermeye yeterlidir.4 1.2.717 36.0 1. Marmara bölgesi rakipsiz bir konuma sahiptir.0 4.408 47.8 12.02 İhracat (Bin USD) 7.tr/bolgesel/keas-I.4 14. Bu bölgeyi çok geriden sırasıyla İç Anadolu. Van ilimizde bulunan bir adet kuruluşla %0.298 1.0 11. Çünkü söz konusu büyük sanayi kuruluşlarının %57.2 0. Karadeniz. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin takip ettiği görülmektedir (Çizelge: 2). Diğer bölgelerin toplam payları %13 olup.933 % 55.867 % 66.1 11.0 6.534 124.906 57.dpt.978 547.0 0.932 870.483 2. Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Bu bölgeyi çok geriden %15.838 3. Cilt I Çizelge 1 Türkiye Büyük Sanayi İçinde 500 Büyük sanayi Kuruluşunun Yeri (2000) Tesis Sayısı Türkiye 11.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. 303 http://ekutup.5 Katma Değer % (milyar/TL) 23. DİE.927.3 14. Söz konusu ilk 500 büyük sanayi kuruluşunun ülkemiz sanayi açısından önemli olduğu kadar.759. bölgelere dağılışı da bize çok ilginç sonuçlar vermektedir.3 6.1 6. 1.0 100.080 42.0 12.080 Kaynak: İSO.7 7.871 191 % 41. İstanbul Sanayi Odasının verilerine dayanarak tesis sayısı.1 100.5 4.927.955 52.1 4. Harita 1).117 500 Büyük 500 Kuruluş % 95. Karadeniz %4.955 100.903.8.411.6 15.0 0.883 471. katma değer ve ihracat konularında yaptığımız bölgesel dağılış haritalarında Marmara bölgesinin rakipsiz bir yeri olduğu görülmektedir.5 48.6’sı yani 288’i bu bölgede bulunmaktadır.1 4.5 Çalışanlar Sayısı 1.8 2. 2000.

8 Doğu Anadolu Bölgesi %0.gov.2 İç Anadolu Bölgesi %15.0 Akdeniz Bölgesi %6.pdf .dpt.4 Marmara Bölgesi %57. Cilt I 350 300 Tesis Sayısı 250 200 150 100 50 0 Güneydoğu Anadolu Marmara İç Anadolu Karadeniz Akdeniz Doğu Anadolu Ege Bölgeler Şekil 1 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından dağılımı (2000) Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2.6 Şekil 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre tesis sayısı bakımından oransal dağılımı (2000) 304 http://ekutup.0% Karadeniz Bölgesi %4.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.0 Ege Bölgesi 14.tr/bolgesel/keas-I.

Çanakkale. Nitekim bu il. Kayseri. gibi kamu kuruluşlarının fabrikaları Türkiye’nin çeşitli bölgelerine dağılmış olmakla birlikte. Bu ilimiz başkent olması nedeniyle. Bölgede İzmir’in rakipsiz bir konumu vardır. Manisa ve Kütahya’da bulunmaktadır.pdf . bazı önemli kamu kuruluşlarının merkezi olmasına bağlı olması gerekenden daha büyük bir öneme sahip olmuştur. Kocaeli’nde daha çok kimya sanayi ön plana çıkmaktadır. Bursa otomobil ve iplik dokuma sanayilerinin yoğun olduğu bir il olmasına karşın. Türkiye’nin de büyük kuruluşlarının toplandığı yerdir..tr/bolgesel/keas-I. Karaman illerinde de birer ikişer sanayi tesisleri bulunmaktadır. İç Anadolu bölgesinde Ankara’nın özel bir konumu vardır. Türkiye Elektrik Üretim-İletişim A. Türkiye Şeker Fabrikaları A. Cilt I Harita 1 Marmara bölgesi içinde İstanbul ilinin çok önemli bir yeri vardır. Niğde.Ş. Marmara bölgesinde çok çeşitli sanayi kollarının üretim yaptığı İstanbul ilini çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri takip etmektedir.Ş. Ege bölgesinde büyük sanayiler başta İzmir olmak üzere.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İç Anadolu bölgesinde Ankara başta olmak üzere. Denizli. Marmara bölgesinde toplam 288 büyük kuruluşun 212’si yani %74’ü İstanbul ilinde toplanmıştır. Bu iller başta Balıkesir. Nitekim. Bu il.. Bölgenin diğer bir özelliği. Kırşehir. Konya ve Eskişehir illerinde büyük kuruluşlar toplanmıştır. başkenti olmasından daha büyük göstermektedir.gov. Sakarya dışında diğer illerin daha çok yerel hammadde işleyen sanayilerin gelişmesi sonucu büyük tesislerin kurulmuş olmasıdır. 305 http://ekutup. Bölgede bulunan kuruluşların %71’i.dpt. Bölgede bu dört il dışında Sivas.Ş. Nitekim. İstanbul gibi çok çeşitli sanayilerin toplandığı bir yerdir. Kırklareli ve Edirne’dir. bölge içinde olduğu kadar. Tüpraş-Türkiye Petrol Rafinerileri A. Genel Müdürlükleri Ankara’da olduğu için.

3 90.6 Akdeniz 1 3. Denizli’de tekstil sanayi ön plana çıkmaktadır. Ankara’da kamu tesislerinin fazla oluşu. Ordu. Güneydoğu Anadolu’nun en önemli sanayi merkezi Gaziantep’tir.213. Son yıllarda özel sektörün geçirdiği büyük gelişme ve ihracata yönelik girişimler taktire şayan bir büyük başarıdır. Bu nedenle.419 17 355.gov. Tokat.0 5. Başta tekstil olmak üzere.658 72. Antalya. Marmara ve Karadeniz bölgeleridir.111.702.0 191. Söz konusu büyük tesislerin bir tanesi basma ve boya olmak üzere 8 tanesi tekstil sektöründe üretim yapmaktadır. büyük sanayi kuruluşlarıyla İzmir’den sonra ikinci büyük sanayi merkezidir.089 36. Nitekim bu bölgede sadece Van’da yerel hammadde işleyen bir tesis bulunmaktadır.182 10.3 İç Anadolu 18 58 138.748 100.827 34. Bu bölgede kamu tesisleri başta Ankara olmak üzere.3 Karadeniz 6 19. Bartın’da da birer tesis vardır. Mersin. çeşitli sanayilerin bulunduğu Akdeniz bölgesinde Adana’nın özel bir yeri vardır.2 6.2 164. Bundan başka diğer iller tarım ürünlerini hammadde olarak kullanan sanayilere sahiptir. Isparta ve Hatay’da büyük sanayi kuruluşları bulunmaktadır.229 6. %20’ye yakın payla (6’şar tesis).0 Kaynak: İSO.661 100.3 2. Türkiye’nin dördüncü büyük sanayi bölgesi olan Akdeniz’de başta Adana olmak üzere. Çorum. Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ilk 500 büyük sanayi tesisi içinde kamu tesisinin bulunmadığı 306 http://ekutup. Akdeniz bölgesinde sadece Hatay ilinde bir kamu tesisi bulunmasına karşın. Marmara bölgesinde başta Sakarya ve Kocaeli illeri ile Bursa ve İstanbul. Bu iller dışında Trabzon. Bu ilde tekstil sanayi önemlidir. Rize.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Türkiye’de ilk 500 büyük sanayi tesisinin %6.tr/bolgesel/keas-I. Ege bölgesinde Denizli. Ege. Eskişehir ve Konya illerine dağılmıştır.3 3. Amasya. Türkiye’nin diğer iki bölgesi Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgeleri.465 17 Ege Güneydoğu Anadolu Doğu Anadolu Türkiye 31 100.pdf .dpt.372 0.905 54.0 875.058 7.2’si (31 tesis) devlete aittir.563 100. Kamu tesislerinin toplandığı ikinci bölge. Bölgenin diğer büyük sanayi Adıyaman ve Mardin’de bulunan çimento tesisleridir. Karadeniz bölgesinde ise Rize ve Zonguldak illerinde kamu tesisi bulunmaktadır. 2001: 108-137. Cilt I yani 50 tanesi İzmir’de üretim yapmaktadır. Samsun. Kahramanmaraş.243 39 321.4 14. Doğu Anadolu ülkemizin sanayi bakımından en fakir bölgesidir.4 32. Bu liman kentinin çok yakınındaki Manisa’da da büyük kuruluşlar vardır. Devlete ait tesislerin %60’a yakını (18 tesis) İç Anadolu bölgesinde toplanmıştır (Çizelge: 3). Yukarıda da belirtildiği gibi. bazı devlete ait kuruluşların genel müdürlüklerinin başkentte oluşuyla ilgilidir. Bölgenin diğer illeri ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarından yoksundur. Karadeniz Bölgesi yeraltı kaynaklarına ve tarımsal hammaddelere bağlı olarak büyük sanayilerin geliştiği bir bölgedir.4 22. Giresun illeri önemlidir. sayıca fazla büyük sanayilere sahip değildirler. Bu bölgede Bolu ve Zonguldak ön plana çıkmakla beraber.5 299. Çizelge 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi içinde kamu sektörünün bölgelere göre dağılışı (2000) Bölgeler Tesis % Çalışanlar % Katma Değer % İhracat % Sayısı Sayısı (Milyar) Marmara 6 19. Sivas.526 3.

748 kişi) iş olanağı bulurken.2’lik bir payla (187.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. %6.gov. Bu bölgeleri çok geriden sırayla %8.6 ile Akdeniz.2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından oransal dağılımı (2000) 307 http://ekutup.3 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %2. 250000 Çalışan Sayısı (kişi) 200000 150000 100000 50000 0 Marmara İç Anadolu Ege Güneydoğu Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Akdeniz Bölgeler Şekil 3 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılımı (2000) Karadeneiz Bölgesi %8.7 oranında bir payla Karadeniz.pdf .7 Akdeniz Bölgesi %6.3’le Güneydoğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir (Şekil 3-4.6 Ege Bölgesi %7. Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre istihdam bakımından dağılışını ele aldığımız zaman.2 ile Doğu ve %0. %7.dpt.3’le Ege.2 Doğu Anadolu Bölgesi %0.0 Şekil 4 İç Anadolu Bölgesi %34.215 kişi) İç Anadolu bölgesinin yer aldığı görülmektedir.03 Marmara Bölgesi %41. Harita 2).tr/bolgesel/keas-I. ikinci sırada %34. Cilt I görülmektedir. Marmara bölgesi tesislerinde toplam çalışanların %41’i (224. %2.

Daha önce de belirttiğimiz gibi. Kocaeli illerinin takip etmesi doğaldır. İç Anadolu bölgesi toplam çalışanların üçte birinden fazlasının toplandığı bir bölgedir. bu ili olduğundan daha büyük konuma getirmektedir. Bununla birlikte Ankara dışında Sivas. Marmara bölgesinde başta Kocaeli ili olmak üzere.pdf . başta İzmir olmak üzere Denizli ve Manisa’da bulunan tesislerde yoğun işçi çalışmaktadır. Marmara bölgesinde işçi sayısının fazla oluşu. Karadeniz bölgesinde başta Zonguldak ve Rize’de kamu kuruluşları fazla işçi çalıştırmaktadır. kamu tesislerinin Türkiye’nin değişik bölgelerine dağılmış olmasına karşın. Ege bölgesinde tesis sayısında olduğu gibi. 500 büyük sanayi kuruluşunun %60’a yakınının bu bölgede toplanmasıyla ilgilidir. Eskişehir ve Konya kamu çalışanlarının fazla olduğu illerdir. Çünkü. Sakarya.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. ikinci sırada ise İç Anadolu bölgelerinin bulunması bir tesadüf değildir. Marmara’da. genel müdürlüklerinin başkent Ankara’da bulunması. özellikle bu bölgede İstanbul ili rakipsiz bir büyüklüğe sahiptir. Cilt I Harita 2 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarında işçi sayısı bakımından ilk sırada Marmara. Bursa ve İstanbul’da kamu tesisi vardır.tr/bolgesel/keas-I. Fakat kamu işçilerinin çok büyük bir bölümü Kocaeli ilinde toplanmıştır. sözkonusu üç ilde bölge toplam tesislerinin %90’dan fazlası bulunmaktadır. Bölgenin işçi sayısında Ege ve Akdeniz’in önünde olması bununla ilgili bir olaydır. Bu ili çok geriden Bursa.gov. 308 http://ekutup.

tr/bolgesel/keas-I.02 İç Anadolu Bölgesi %25.02 oluşturmaktadır (Şekil: 5-6. yine Marmara bölgesinin %55.1. Hatay ili bölgede kamu işçilerinin fazla oluşuyla dikkat çekmektedir. Doğu Anadolu %1 ve Güneydoğu Anadolu bölgesi %0.pdf .1 Karadeniz Bölgesi %4.1 Ege Bölgesi %9. Karadeniz %4.6 309 http://ekutup. Geri kalan %20’den az katma değeri ise sırasıyla Ege %9.6 oranla birinci olduğu görülür.0 Doğu Anadolu Bölgesi %0.4 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.1.7 Marmara Bölgesi %55.Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun katma değer bakımından bölgelere göre dağılışını ele aldığımız zaman. 3.7’lik payla İç Anadolu bölgesi gelmektedir. Harita 3). Cilt I Akdeniz bölgesinde Adana ve Mersin. Şekil 5 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere göre katma değer bakımından dağılımı (2000) 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadolu Marmara Doğu Anadolu Ege Katma Değer (milyar TL) Bölgeler Şekil 6: Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre katma değer bakımından oransal dağılımı (2000) Akdeniz Bölgesi %4.dpt. İkinci sırada %25.gov. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ise Gaziantep illeri önemlidir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.4 Akdeniz %4.

Ankara’yı çok geriden Kayseri. Konya. Katma değer yönüyle ikinci bölge İç Anadolu bölgesidir. Doğu Anadolu hiç ihracat yapmamıştır ( Şekil: 7-8.1 oranında ihracat yapmış olmasına karşın.gov. 4. Bu ili çok geriden Bursa ve diğer iller takip etmektedir. Diğer bölgelerden Ege’de İzmir. Karadeniz bölgesi ise %4’lük bir paya sahiptir. Tesis sayısı.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.dpt. işçi sayısı ve katma değerde ikinci durumda olan İç Anadolu bölgesi yerini ihracatta Ege bölgesine bırakmaktadır.pdf . Cilt I Harita 3 Marmara bölgesinde İstanbul ve Kocaeli illerinin önemi tartışılamaz. İç Anadolu bölgesinin payı ise sadece %7.1.7’ye çıkmaktadır. İstanbul özel sektör ağırlıklı. Kocaeli ise kamu tesisleri ağırlıklı katma değere sahiptir. Denizli ve Manisa. Güneydoğu Anadolu bölgesinde de Gaziantep katma değer yönünden önemlidir. Ege bölgesinin ihracattaki payı %14. Harita: 4).Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun ihracata göre dağılışı incelendiği zaman.9. Eskişehir ve diğerleri takip etmektedir. Bu ilin katma değer yönüyle önemli oluşu kamu kuruluşlarıyla ilgilidir. Bu bölgede başkent Ankara’nın tartışılmaz bir yeri vardır. Marmara bölgesinin payı %66. Akdeniz’de Adana ve Mersin. Güneydoğu Anadolu%1. Akdeniz bölgesi %6.3’tür.tr/bolgesel/keas-I. 310 http://ekutup.

0 Güneydoğu Anadolu Bölgesi %1.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1 İç Anadolu Bölgesi %7.dpt.1 Akdeniz Bölgesi %6. Cilt I Şekil 7 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından Dağılımı (2000) 9000000 8000000 7000000 6000000 5000000 4000000 3000000 2000000 1000000 0 Akdeniz Karadeniz Güneydoğu İç Anadol u Ma rmara Ege İhracat (Bin USD) Bölgeler Şekil 8 Türkiye’de 500 büyük sanayi kuruluşunun bölgelere göre ihracat bakımından oransal dağılımı (2000) Karadeniz Bölgesi %4.9 Ege Bölgesi %14.3 Marmara Bölgesi %66.7 311 http://ekutup.pdf .gov.tr/bolgesel/keas-I.

pdf • . Ege bölgesinde İzmir. toplam büyük sanayimizin içinde %4.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. İç Anadolu’da Ankara. Sonuç olarak şunlar söylenebilir: İstanbul Sanayi Odasının 2000 yılında yapmış olduğu Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşu. Bu bölgede İstanbul ilinin tartışılmaz bir yeri vardır. Akdeniz’de Adana illeri önemlidir. bu bölgede Gaziantep ön plana çıkmaktadır.5 gibi küçük bir paya sahip olmasına karşın. söz konusu sanayi tesisleri bütün bölgelerimize dengeli bir şekilde dağılmamıştır. Fakat Kocaeli ilinde ihracatın çok büyük bir bölümünü kamu kuruluşları yapmaktadır. Oysa. 2000 yılında Doğu Anadolu bölgesinden ihracat yapılmamıştır. Ancak İç Anadolu bölgesinde Ankara. katma değerin 312 http://ekutup. İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin payları birbirine yakındır. Manisa ve Denizli birbirini takip etmektedir. Marmara bölgesinde Bursa ve Kocaeli illeri de önemlidir.6’sını.5’ini. • Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi kuruluşlarının bölgelere dağılışı bize çok daha ilginç sonuçlar vermektedir.gov. çalışanların %41’ini.2’sini ve ihracatımızın %42. katma değerin %52. Cilt I Harita 4 Marmara bölgesi toplam ihracatın yaklaşık 2/3’ünü tek başına yapmaktadır. toplam tesislerin %57. bu bölgede başta Zonguldak olmak üzere Samsun ve Rize’de ihracatı kamu sektörü yapmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. toplam çalışanların %48. Karadeniz bölgesinde ihracatta Giresun önemlidir. Güneydoğu Anadolu bölgesinde ihracat önemli değildir.9’unu elinde bulundurmaktadır. Akdeniz bölgesinde ise Hatay illerinde kamu sektörünün ihracat içindeki payı önemlidir. Yüzölçüm olarak en küçük bölgelerimizden biri olan Marmara bölgesi. Fakat. Nitekim.

Coğ. Fakat İstanbul’un bölge içinde olduğu kadar. Marmara bölgesinde bulunan tesislerin %73. (1982) Çukurova’da Endüstri. Ankara. Üniv.2. Tümertekin. Yay. Kocaeli ve Bursa illeri önemlidir. Özel Sayı. H. Özgüç. 3. Üniv. ihracatın %66.6’sı. Yılmaz.8’i tek başına İstanbul iline aittir. KAYNAKLAR DİE (2000) Yıllık İmalat Sanayi İstatistikleri. Yapısı ve Sorunları ile Denizli Sanayii. Yapısı ve Dağılışı”. Enst. Yay. (1986) “Türkiye’de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi. İstanbul. Bil. İst. katma değerin %42. M.tr/bolgesel/keas-I. E.çok geriden Bursa ve Kocaeli illeri sanayinin yoğunlaşma merkezleridir. Türkiye içinde de özel bir yeri vardır. pp. Sosyal Bilimler Dergisi. (Basılmamış Doçentlik Tezi). H. S. M. Sayı: 21. Karaboran. • Dağılış haritalarına baktığımız zaman. özellikle bu bölgede İstanbul ili. Basımevi. Ankara Üniv. (1989) “Elazığ’da Endüstrileşme Faaliyetleri”.7’sini tek başına elinde tutmaktadır. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi tesislerinin çok büyük bir bölümü Gaziantep-Zonguldak illeri arasında çizilecek bir hattın batısında toplanmıştır. İstanbul. Yıl XVII. Bu durum bize kamu tesislerinin daha çok iç tüketime yönelik üretim yaptığını göstermektedir. E. Denizli Sanayi Odası Yayını. Ayrıca Marmara bölgesi.pdf . (1967) İstanbul’da Bir Sanayi Bölgesi: Bomonti. S. DTCF.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Fırat Üniv. (1986) L’industrialisation de la Plaine de Çukurova (Turquie). Bu bölgede İstanbul. Cilt I %55. İstanbul. Ankara Üniv. İstanbul Sanayi Odası (İSO) (2000) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu. Tümertekin. Fakat kamu tesisleri işçi sayısının %35’ini. işçi sayısının %67. H. No: 22. E. Sos. katma değerin %46’sına sahip olmasına karşın. Kara.gov.2 (31 tesis) ile çok fazla değildir. (1961) “İzmir’de Sanayi Faaliyetlerinin Bünyesi ve Dağılışı” Türk Coğrafya Dergisi. (1995) Gelişimi.2. Enst. (2002) Çorum İlinde Endüstri.dpt. 63-88. İstanbul. C. Ankara. Kara. N. “Travaux de L’Institut de Géographie de Reims” (Reims) No: 65-66. ihracatın ancak %7’sini gerçekleştirmektedir. İstanbul Üniversitesi Coğrafya Dergisi. : 1282. İst.3 ve ihracatın %78. Türkiye’nin ilk 500 büyük sanayi içinde kamu kesiminin tesis sayısı olarak payı %6.6’sını. 313 http://ekutup. (Basılmamış Doktora Tezi). İzmir. Ankara. Ege Üniv. Tümertekin. Mutluer. (1969) Sanayi Coğrafyası.4’ü.

Bu çalışmada Marmara. uzun dönemde özellikle özel yatırımlar üzerinde “crowding. kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. GIRIŞ Kamu yatırımları ve Gayri Safi Milli Hasıla arasındaki ilişki araştırılmış ve çok sayıda çalışma yapılmıştır. impulse response fonksiyonları yer alacaktır. Dickey-Fuller (DF) ve genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) testleri ile incelenmiştir.pdf . zaman serilerinin bir çoğunun varyans ve kovaryanslarının zaman içinde artma eğiliminde olduğunu belirtmiştir. Modelde yer alan değişkenlerin. İkinci olara. bütünleşme derecelerinin aynı olduğuna karar verilirse.Doç.. kamu yatırımları artıkça kamunun artan fon ihtiyacı için özel kesimle rekabetinin faizleri yükselttiği ve üretimin bileşimini değiştirdiği. Son yıllarda. Genel olarak kamu yatırımları Gayri Safi Milli Hasılayı iki yönde etkilemektedir. Cilt I Türkiye’de Bölgesel Düzeyde Kamu Yatırımları ile GDP İlişkisi Erdal KARAGÖL Yrd. Ege ve Akdeniz bölgelerinde kamu yatırımlarının GSYİH’yi uzun dönemde nasıl etkilediği araştırılmaktadır. 2. 314 http://ekutup. Ghali (1998) ise kamu yatırımlarının özel yatırımları negatif yönde etkilediğini göstermiştir. 1979.. Bu yüzden elde edilen bulgulara göre kamu yatırımlarının özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim üzerindeki etkisinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde farklılık gösterdiğini ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar üzerindeki etkisinin ne olduğu sorusu Aschauer (1989) tarafından araştırılmış ve kamu yatırımlarının özel yatırımlar arasında pozitif bir ilişki olduğu. kamu yatırımlarının özel kesim yatırımlarını dışlayıcı etkisi (crowding-out) ortaya çıkarken. Çalışmanın ikinci kısmında metodoloji ve veriler kısaca gözden geçirilecek. Bu durumu ortaya koyabilmek için. Dolayısıyla. üçüncü bölümde ekonometrik bulgular ve değerlendirme. gelişmekte olan ülkelerde kamu yatırımlarının özel kesim yatırımları üzerinde uzun dönemde (crowding-in) etkisine dönüşmektedir. Son kısımda ise genel bir değerlendirme yapılacaktır. Bu çalışmada durağanlık kavramı. 1981). Dr. kointegrasyon testi ile değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığı araştırılabilir.out” etkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir. gelişmiş ülkelerde kısa ve uzun dönemde. Balıkesir Üniversitesi.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. öncelikle durağanlık testleri yapılmaktadır (Dickey-Fuller. Dickey-Fuller. kamu yatırım harcamaları ile özel yatırımlar ve dolayısıyla üretim arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarda artış gözlenmesine rağmen. Bandırma İİBF 1.dpt. Balıkesir Üniversitesi. Birinci olarak kamu yatırımları özel yatırımlarını artırarak ve de dolayısıyla ülkedeki üretimi artıracağı iddia edilmektedir. METODOLOJI VE VERILER Dickey-Fuller. Bandırma İİBF Kerim ÖZDEMİR Doç.tr/bolgesel/keas-I. Dr.

Π uzun dönem katsayılarını ve ε ise beyaz gürültüyü göstermektedir (white noise).pdf . yani X değişkenlerindeki kısa dönem değişmelerini. (2) ∆Χt = Γ1∆ Χt-1 +Γ 2∆Χt-2 + ……Γp-1 ∆ Χt-p+1 + ΠΧt-1 + εt 2 numaralı denklemde Γi (5X5) matrisini.tr/bolgesel/keas-I. Kamu yatırımları ve GSYİH verileri Devlet Planlama Teşkilatından (DPT. Tablo 1’de 315 http://ekutup. Bu nedenle (p) dereceden vektör otoregresyon (autoregression). vektör hata düzeltme modeli (VECM) kullanarak impulse response fonksiyonları elde edilip analizimiz için kullanılacaktır. Dolayısıyla denklem (1)’deki vektör hata düzeltme modeli (VECM) olarak aşağıdaki gibi yazılabilir. sistemdeki değişkenlerin tamamı birinci fark durağan sürece sahiptirler. c : nx1 sabit katsayı vektörü (5x1 bizim durumumuzda). kamu yatırımlar ile GSYİH arasındaki ilişki. 3. bir gecikme seviyesi ile uygulanan toplu test sonuçları. her bölge için kamu yatırımları için (PU) ekonomik büyüme için (GSYİH. 1988. kamu yatırımları ve GSYİH arasındaki ilişkiyi açıklamak amacıyla. 1968-2001 dönemine ilişkin olarak yıllık ve logaritmik değerleri ile analize dahil edilmiştir. Bu analiz metodu sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi(maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterir. Cilt I Bu çalışmada. Kamu yatırımları kamu tarafından gerçekleştirilen yatırımlar olarak (PU) ifade edilmiştir. ADF test sonuçlarına göre. 1990). yıllık değerleriyle yer aldığından ve de birinci farkları ile durağanlaştırıldıklarından. Değişkenler. Johansen ve Juselius. İkinci olarak. PU : Kamu yatırımları GDP : GSYİH ’yi temsil etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Değişkenler. seviyelerinde birim köke sahip olan. zaman serileri modellerinde. bulguların yüzeysel olarak iyi görünmelerine rağmen sahte (spurious) bulgular taşıması olasılığını da taşırlar. Buna göre.dpt. Tüm veriler 1987 yılı baz alınarak reel hale getirilmiştir. Bu yüzden birim kök testleri ve çok değişkenli sistem kullanılarak bu sorun giderilebilir (Johansen ve Juselius. Johansen ve Johansen-Juselius’da belirtilen kointegrasyon metodu ile incelenmiştir (Johansen. 1990). Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) değişkenleri kullanılmıştır. EKONOMETRIK BULGULAR VE DEĞERLENDIRME Yapılan çalışmada. Kointegrasyon ilişkisi. 2002) alınmıştır. Zaman serisi kullanılan regresyonlar.gov. ancak birinci farklarında durağanlaşan değişkenler arasında kointegrasyon ilişkisi araştırılabilir. VAR (p) şöyle açıklanabilir: Χt = c + a1Χt-1 +a2Χt-2 + ……apΧt-p + εt (1) Χt : nx1 değişkenler vektörü (PU ve Y). Bu metot ile birinci olarak sınırlanmamış kointegrasyon vektörler (unconstrained cointegration vectors) için en olası tahmin ediciyi (maksimum likelihood estimator) ve kaç tane kointegrasyon vektörü olup olmadığını açıkça gösterilecek. uzun dönem ilişkilerin varlığını araştırmaya yönelik olarak kullanılan kointegrasyon yöntemi ile ele belirlenmeye çalışılmıştır.

Akdeniz ve Ege bölgesinde negatif etki yaptığı görülmektedir. Cilt I gösterilmiştir.390 {0.24309 1. teşvik edilen özel sektör yatırımlarında Ege ile Akdeniz bölgelerinin paylarının düşük kalması.48690 (3) Akdeniz için uzun donem ilişki: LMGDP = 19.5341 [0.409] 3. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir.573] (* ve **) Parantez içindeki değerler.371 20. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar.0000 Sabit -11. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etkiye sahiptir.088} 30.371 – 0.dpt. Yani değişkenlerde bir doğrusal trendin olduğu kabul edilir.out) bir etki yapmaktadır.153 -6.0000 Sabit -20.gov.608 [0. %5 ve %1 kritik değerleri vermektedir Trace Test İstatistiği (Ege) 41.27543 1.153 – 0.195 9. 4 ve 5 numaralı denkleme baktığımızda kamu yatırımları ve GSYİH (GDP) üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken.0000 -1.195 + 0. Böyle bir sonucun ortaya çıkması.27543 (5) Yukarıdaki 3.24309 (4) Ege için uzun donem ilişki: LEGDP = 20. Tablo 1 Kointegrasyon Test Sonuçları Null Trace Test İstatistiği Trace Test İstatistiği (Marmara) {Akdeniz) r=0 18. 1999) kaynaklandığı belirtilebilir. Bu sonuçlara göre.0892 [0. Tablo 2’de değişkenlerin normalleştirilen değerlerinden kamu yatırımların uzun dönem ilişkisi r= 1 durumunda aşağıdaki gibidir.0000 Sabit -19.48690 1. Tablo 2 Değişkenlerin Normalleştirilen Değerleri Marmara Bölgesi LMGDP 1.0000 -0.001] ** r=1 4.35060 LEPU 0.485 [0. Marmara Bölgesinin ise önemli büyüklükte (ortalama %40’ın üzerinde) pay alıyor olması ve özel sektör yeni yatırımlarının bu bölgede yoğunluk kazanmasından (Özdemir.pdf . değişkenler arasında bir kointegre vektörün (r=1) varlığına işaret etmektedir.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.1673 Akdeniz Bölgesi LAGDP 1. Likelihood Ratio (LR ) Testi. Mamatzakis (2001) belirttiği gibi kamu yatırımlarındaki artış ülkenin yatırımını özel sektör tarafından belirlenen yatırımların seviyesinden fazla bir seviyeye getirdiği için kamu yatırımları özel yatırımları azaltıcı (crowding.1065 [0.2839 LMPU -0.tr/bolgesel/keas-I.9686 LAPU 0.000] ** 5.238] Dolayısıyla. 316 http://ekutup.2878 Marmara için uzun dönem ilişki: LMGDP = 11.0000 -1.058 Ege Bölgesi LEGDP 1.

Öte yandan.tr/bolgesel/keas-I. 04 0. 02 0.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.gov. 05 0. ) n qe U P M L( P D G M L 00. GSYİH üzerinde %1-2 arasında bir azalışa neden olmaktadır. 03 0. Impulse Response Fonksiyonu Grafik 1’de Marmara bölgesinde kamu yatırımlarındaki artış GSYİH üzerinde pozitif etki yaratmaktadır. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış.1.0 Grafik 1 Impulse Response Fonksiyonu : Marmara Bölgesi 317 http://ekutup. 10. Cilt I 3.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 1 0. GSYİH üzerinde %3-4 arasında bir azalışa neden olmaktadır. İlk yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış. 0- . GSYİH üzerinde %5’den fazla bir artışa neden olmaktadır.yıl dan sonra şok normal seyrine gelmektedir. Kamu yatırımlardaki bu artışın GSYİH üzerindeki pozitif etkisi yaklaşık 10 yıl sürmektedir. Grafik 3’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Akdeniz bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ikinci yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır. Bunun yanında Grafik 2’de görüldüğü gibi kamu yatırımların Ege bölgesinde GSYİH üzerinde etkisi ilk yıldan itibaren tüm yıllar boyunca negatif etki yaratmaktadır.dpt. İkinci yıl itibariyle kamu yatırımlarındaki %1 artış.

01 LEGDP (LEPU eqn) 0.dpt. 02 0 .01 -0.tr/bolgesel/keas-I. Akdeniz Bölgesi ) n q e U P A L( P D G A L 318 http://ekutup.02 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 Grafik 3.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu.00 -0. Cilt I Grafik 2 Impulse Response Fonksiyonu: Ege Bölgesi 0. 04 0 . 03 0 .gov.pdf 11 01 9 8 7 6 5 4 3 2 1 20.0 1 0 . 0- .0 00. Impulse Response Fonksiyonu.0 10.

319 http://ekutup. 1057-1072. Cilt I 4. 12 (2/3). 121-129.gov. Winter 1995.F.pdf . Johansen. 231-254. Akdeniz ve Ege bölgesinde negatifdir.”Journal of Macroeconomics. Mamatzakis. Oxford Bulletin Of Economics And Statistics. K. A. özel sektör tarafından planlanan verimli yatırımların yapılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. D. and Juselius. (2001) “Public Spending and Private Investment. Ghali.İ. uzun donemde kamu yatırımlarındaki artışlar Akdeniz ve Ege bölgesinde özel yatırımları azaltıcı yönde bir etki yapmaktadır. 52 (2). W. Erciyes Üniversitesi İ.Lenum.1-30. Ankara.tr/bolgesel/keas-I. ayrıca. 169-210. and Wohar. 837. Johansen. Elde edilen sonuçlara göre.dpt.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. June. Ayrıca kamu yatırımlarındaki artışlar. Erenburg.” Journal of Monetary Economics. Dergisi. (1989) “Does Public Capital Crowd Out Private Capital?. and Fuller. International Economic Journal. Ekonomik ve Sosyal Göstergeler. Journal of Economic Dynamics and Control. Applied Economics. K. (1988) “Statistical Analysis of Cointegration Vectors”. 30. kamu yatırımları ile özel yatırımlar ikame yatırımlar olduğu için kamu yatırımlar ile özel yatırımlar arasında negatif bir ilişki görülmektedir. S. E. Dickey. S. KAYNAKLAR Aschauer. A. (1999) “Bölgesel Kalkınma Politikaları ve Türkiye’de Bölgesel Dengesizliği Azaltmada Teşvik Uygulamalarının Önemi”. M. August . (1998) “Public Investment and Private capital Formation in a Vector Error – Correction Model of Growth”.844. 33-46. M (1992) “A Note With Quantiles Of The Asymptotic Distribution Of The Maximum Likelihood Cointegration Rank Test Statistics. Bu sonuçlara göre. S. 461-472. (1990) Maximum Likelihood Estimation and Inference on Cointegration-With Applications to the Demand For Money. Sayı: 15. September 171-188. K. SONUÇLAR Bu çalışmada Kointegrasyon metodu kullanılarak Marmara . (1995) “Public and Private Investment: Are There Casual Linkages?. Bununla birlikte.H. Akdeniz ve Ege bölgelerinde kamu yatırımları uzun dönemde GSYİH’yi nasıl etkilediği araştırılmıştır. Kamu yatırımları ve GSYİH üzerinde Marmara bölgesinde pozitif etki yaparken. Evidence From Greece”. 1950-2001. A. Osterwald. (1981) “Likelihood Ratio Statistics for Autoregressive Time Series with Unit Root. 17(1). DPT (2002). D.C. Oxford Bulletin of Economics and Statistics.B. impulse response fonksiyonu kullanılarak şokların etkisi araştırılmıştır. Türkiye. 15-4.” Econometrica. Özdemir.

2. iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmeler neticesinde birlikte yaşanılan dünyanın “global köy” haline geldiği şeklindeki söylemler gittikçe daha çok kullanılır hale gelmektedir.gov. Bu çerçevede öne sürülen tez. bu yönüyle dünya parçalanmaktadır. Dünya ekonomisine eklemlenme sürecinde bu misyonun tek bir şehre yüklenilmesi fikrinden daha ziyade belirli alanlarda uzmanlaşmış kentlerin oluşturduğu bir bölge politikası temelinde dünya ekonomisine eklemlenmenin ülkeye daha fazla katkıda bulunabileceği ve belki de dünya kentler hiyerarşisinde daha üst sıralara oturma ihtimalinin artabileceğidir. Fakat söz konusu küreselleşme ve yerelleşme süreçleri bu bağlamda birbirine zıt iki oluşum değildir..Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Dünya kenti kavramı irdelenerek bu kentlerin ortak özellikleri ortaya konulacak ve küre üzerinde sahip oldukları işlevleri ve etkileri ele alınacaktır. Grv.pdf . diğer yandan yine söz konusu teknolojik gelişmelerle birlikte farklı kültürler dünya düzlemine çıkabilmekte ve kendilerini tanıtabilmektedirler. Tek bir dünyada yaşanıldığı. Bu çalışmada ele alınacak söz konusu bölge ise. Bu söz konusu süreçte birbirine tezat iki oluşum meydana gelmektedir: iletişim ve ulaşım teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte tek bir küre altında birleşmek mümkün olabilmekte ve dünyanın homojenleşmesinden bahsedilebilmektedir. Yalova kentlerinden oluşan bölgedir ve bu bölge “İstanbul Metropoliten Bölgesi” olarak adlandırılacaktır. Fakat burada İstanbul’un tek başına dünya ekonomisine eklemlenmesinden ziyade içinde bulunduğu coğrafyanın da sağladığı imkanları kullanarak bu sürece dahil olması gerektiği savunulacaktır. GİRİŞ Günümüz toplumunda küreselleşme söylemlerinin hızla yükseldiğine tanık olunmaktadır. mekanların birbirlerinden etkilenip birbirlerini etkileyebilme süreçlerinin her gün geçen gün daha da yoğunlaştığı da bu söylemler arasında yer almaktadır. Bursa. Bu anlamda kentlerin ve bölgelerin tüm küre üzerinde göreli olarak artan önemleri ve bunun sonuçları “dünya kenti” kavramı çerçevesinde ele alınacaktır. İstanbul. uluslararası piyasalara hizmet veren ve bu anlamda uluslararası piyasaların da ilgisini çeken kent İstanbul’dur. Nihayetinde ise Türkiye bağlamında dünya kenti kavramı sorgulanacak ve Türkiye’de dünya ekonomisi ile eklemlenebilecek kentler ile ilgili farklı bir alternatif ortaya konulacaktır: Türkiye’de dünya ekonomisiyle en çok etkileşimde bulunan. Kocaeli. Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu 1. Uludağ Üniversitesi.dpt. Dünyanın çeşitli bölgelerinin hızlı bir şekilde birbirlerine yakınlaştığı. Bu çalışmada küreselleşme ve yerelleşme süreçlerinin etkileriyle şekillenen yeni dünya düzeninde kentlerin değişen anlamları ve fonksiyonları irdelenecektir. Yani küçülen dünyada farklılıkların altı çizilirken parçalanmakta ve diğer yandan bu gelişmelerle dünyanın tek bir yer haline geldiği şeklindeki söylemlerle dünya birleşmektedir.tr/bolgesel/keas-I. aksine birbirlerinin bütünleyicisi olan süreçlerdir. KÜRESEL KENTLER VE DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ YERLERİ Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde küreselleşme kavramı ile ilgili olarak akademik yazında birbirinden oldukça farklı tanımlamalara rastlamak 320 http://ekutup. Cilt I “Dünya Kenti” Kavramına Alternatif Bir Bakış Elif KARAKURT Öğr.

Bu nedenle. Ulus devletlerin göreli olarak önemlerini yitirdikleri ve buna paralel olarak kentlerin ve bölgelerin ön plana çıktığı şeklindeki bir düşüncenin her zaman için doğru olduğu kabul edilemez. bu da beraberinde küreselleşmenin diğer bir yüzü olan yerel kimliklerin tanınması ve kabul edilmesini içeren yerelleşme süreçlerinin önemini ortaya koymaktadır. Burada temel belirleyici unsur ekonomik küreselleşmedir. özellikle ulus devletin nüfuz alanının sorgulanması ve yeni mekan tanımlamaları ile mümkün olacaktır.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Gerçekte ulus devletler gibi kentler de yarışmazlar. Cilt I mümkündür. Bu nedenle. 2001: 368). rekabet gücü buralarda yer alan firmalar ve bireylerle gerçekleşir. Buna göre. Önceki dönemde gelişmenin sürdürülmesini sağlayan ulus devletin artık bazı ekonomik konularda karar verici olmadığını gösterirken. Ulus devlet sınırlarının yok olması nedeniyle bazı kentlerin konumlarının değiştiği ve bu nedenle göreli önemlerini kaybederek çöküş gösterdikleri. ekonomik açıdan ana birim olarak yerel birimler. terk edilerek yoksulluğa mahkum edilmektedir. 1998: 139). Bu noktada karşımıza çıkan kavram “yarışan kentler” kavramıdır. kentleri oluşturan birimlerin ortak bir strateji ve sinerji etkileri 321 http://ekutup. Mekanın yeniden yapılanması ise.gov. Küreselleşme süreçlerinin yoğun olarak yaşandığı yeni dünya düzeninde ulus devletler modern dönemlere ait anlamlarını ve fonksiyonlarını yitirmeye başlamışlardır. Tüm bu gelişmeler. Çünkü küreselleşme sürecinde sadece bazı kentler ön plana çıkarak cazibe noktası olurken bazıları ise önemsizleşmekte. Yeni şekillenmeye başlayan sistem içinde ekonominin motoru olarak kentler veya bölgeler ön plana çıkmaya başlamışlardır. sermaye yeniden bir yapılanma sürecine girmiştir ve bunun neticesinde de modern dönemlere ait olan dünya düzeni yeniden şekillenmektedir. Kentler bu yarışta yer alarak küresel sermayeyi çekebilmek için gerekli alt yapıyı oluşturmanın yanında yerel özelliklerini ve değerlerini ön plana çıkartarak farklılıklarını da vurgulamaktadırlar. Bu süreçten dışlanmamak ve diğerlerin önüne geçebilmek adına kentler ve bölgeler birbirleriyle sürekli bir yarış halindedirler. ulus devletin meşrutiyeti sorgulanırken. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin ve hızlı ulaşım-iletişim altyapısına ayak uyduramayan merkezlerin ise yeni koşullara uyum sağlayamadığı görülmektedir. Waters. Bu süreçte yer alabilmek için kentlerin ve bölgelerin çeşitli girişimlerde bulunmaları gereklidir. Waters’a göre küreselleşme: sosyal. ekonomik ve kültürel düzenlemeler içinde mekanın (coğrafyanın) etkisinin giderek azaldığı ve bireylerin bunun farkına varma düzeylerinin arttığı süreçtir (Aslanoğlu. Söz konusu yeniden yapılanma içersinde kenti anlamlandırma süreçleri de değişikliğe uğramıştır: artık belirli bir ulus devlet içinde yer alan ve söz konusu ulus devletin bir parçası olan kent tanımlamaları yerine tüm küre üzerinde nüfuz alanı oluşturabilen ve bunun için küre üzerindeki diğer kentlerle sürekli bir yarış içinde olan ve bu süreci hem etkileyen hem de ondan etkilenen kent tanımı ağırlık kazanmaktadır.pdf . Burada Waters’ın küreselleşme tanımlaması kullanılacaktır. ulus devletleri kapsayan dünya ekonomisine yönelik mevcut düzenlemelerin geçerliliklerinin de sınırlı olduğunu gösterilmektedir. kendilerini yenileyemeyen eski sanayi kentlerinin küresel ilişkiler ağının dışında kalmaları ve dolayısıyla bu ilişkiler ağının doğurduğu refahtan pay alamaması sonucunu doğurmaktadır.dpt. mekanı yeniden yapılandırarak ve ona yeni anlamlar yükleyerek kapitalizmin içinde bulunduğu krizi aşmasını sağlayabilecek bir süreçtir.tr/bolgesel/keas-I. Çok hızlı dönüşümlerin yaşandığı günümüz toplumunda küreselleşme tüm mekan ve zamanlarda kendiliğinden gerçekleşecek doğal bir sonuç değildir. Küreselleşme. globalleşme süreçlerinde kültürel küreselleşmeye daha çok önem vermektedir fakat küreselleşmenin motoru olarak kapitalizmi ve ulus devlet krizini görmektedir. kentler ve bölgeler önem kazanmaktadır (Eraydın.

Dünya kenti. sivil toplum kuruluşlarının.dpt. Bu kentlerin fonksiyonlarındaki bu değişmeler kentsel formda ve uluslararası ekonomik aktiviteler üzerinde bir büyük etkiye sahiptir: kentler geniş kaynaklar üzerinde kontrolde yoğunlaşmışlardır. 322 http://ekutup. Fakat. Dünya kentlerinin küresel kontrol fonksiyonları kentin yapısında etkin bir şekilde yansıtılır. Cilt I yaratabilecekleri ortamı oluşturmak için düzenleme mekanizmalarına ihtiyaç vardır (Eraydın. gerek uluslararası göç konusunda odak noktaları olarak öne çıkmaktadır. 1998: 142) Friedman’ın dünya kenti hipotezi oldukça önemlidir. Kentsel hiyerarşik sistemin en üst noktalarında yer alarak.Kentsel Ekonomik Araştırmalar Sempozyumu. Söz konusu mekanizmaların oluşturulması bile her zaman için yeterli değildir. Bu kentler “… uluslararası ticaret ve bankacılık için merkez olarak uzun tarihleri arkasında dört yeni rol bağlamında kurgulanmıştır: ilk olarak. devletin mali kapasitesinin üzerinde sosyal maliyetler yaratmaktadır.tr/bolgesel/keas-I. sosyal sınıf kutuplaşması gibi sanayi kapitalizminin çelişkilerine sahne olmaktadır. Sonuçta kentin yeni bir çeşidi una liderlik eden ortaya çıkmıştır. Bu arada finans ve belirli hizmet endüstrileri kentsel sosyal ve ekonomik düzenlemeleri yeniden yapılanmıştır. Bu ‘global kent’tir. 2001: 371). Sektörel istihdam yapıları. globalleşme süreçlerinde dünya kentleri olarak adlandırılan kentler için yeni bir stratejik rol oluştuğunu ve bu rolün global etkileşim ve bu şehirlerin mekansal dağılımın bir kombinasyonundan meydana geldiğini vurgular. Küresel sermayeyi çekebilecek alt yapıya sahip olan kentler giderek dünya kent hiyerarşisinde yerlerini alacaktır. mekansal dağılımları bu global işlev çerçevesinde anlaşılabilmektedir (Aslanoğlu. bunların hangisinin başarılı olacağı. Londra ve Tokyo’dur. Börnekler New York. 1998: 113). Küreselleşme sürecinde kentler etkili oldukları bölgelere göre hiyerarşik bir yapılanma içinde yer alırlar. üçüncüsü. 1987: 62).gov. yenilenmiş üretimler ve bu üretimler için piyasalar olarak. Dünya kentleri gerek iç göç. küre üzerinde en geniş düzlemde etkili olan kentler “dünya kenti” olarak adlandırılmaktadır. Kentlerin önemsizleşerek yoksulluğa mahkum olmama adına söz konusu bu hiyerarşik yapılanma içersinde yer alabilmeleri onlar için oldukça önemlidir. Dünyanın tüm bölgelerinde global sermayeyi kendisine çekebilecek maddi koşullara sahip sayısız kent olabilir. bu lider sektörlerde yeniliğin üretimlerini içermeleri açısından. En geniş düzlemde etkili olan kentler. Kentler arası hiyerarşide konumsal ve ekonomik açılardan üst noktada bulunan kentler dünya düzeyinde gerçekleşen bir kontrol sürecinde işlev görmektedir. Bu kentlerin ortaya çıkışı çok farklı değişkenlerle açıklanmakta ve tanımı da buna göre farklılaşmaktadır. Dünya kenti mekansal kutuplaşma. Bu kentsel hiyerarşi sisteminde yer alan kentlerin sayıs