DÜNYA KLAS KLER D Z S : 8 YÜZBA ININ KIZI Yayına hazırlayan: Egemen Berköz Dizgi: Yenigün Haber Ajansı Basın

ve Yayıncılık A. . Baskı: Ça da Matbaacılık Yayıncılık Ltd. ti. A ustos 1998 ALEKSANDR PU K N YÜZBA ININ KIZI Ataol Behramo lu tarafından Rusça aslından çevrilmi tir. C Cumhuriyetimizin 75. yılı co kusuyla... Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk a ama, insan varlı ının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat, bu anlatımın dü ünce ö eleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun, di er ulusların edebiyatlarını kendi dilinde, daha do rusu kendi dü üncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması, canlandırması ve yeniden yaratması demektir. te çeviri etkinli ini, biz, bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmi uluslarda dü üncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın, bütün kitlenin ruhuna kadar i leyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması, zamanda ve mekânda bütün sınırları delip a acak bir sa lamlık ve yaygınlı ı gösterir. Hangi ulusun kitaplı ı bu yönde zenginse o ulus, uygarlık dünyasında daha yüksek bir dü ünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinli ini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek, onun geni lemesine, ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına ükran duyuyorum. Onların çabalarıyla be yıl içinde, hiç de ilse, devlet eliyle yüz ciltlik, özel giri imlerin çabası ve yine devletin yardımıyla, onun dört be katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplı ımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edece i büyük yararı dü ünüp de imdiden çeviri etkinli ine yakın ilgi ve sevgi duymamak, hiçbir Türk okurunun elinde de ildir. 23 Haziran 1941. Milli E itim Bakanı Hasan Âli Yücel SUNU Cumhuriyet'le ba layan Türk Aydınlanma Devrimi'nde, dünya klasiklerinin Hasan Âli Yücel öncülü ünde dilimize çevrilmesinin, ku kusuz önemli payı vardır. Cumhuriyet gazetesi olarak, Cumhuriyetimizin 75. yılında, bu etkinli i yineleyerek, Türk okuruna bir "Aydınlanma Kitaplı ı'' kazandırmak istedik. Bu çerçevede, 1940'lı yıllardan ba layarak Milli E itim Bakanlı ı'nca yayınlanan dünya klasiklerinin en önemlilerini yayınlıyoruz. Cumhuriyet ÖYKÜ VE ROMAN YAZARI OLARAK ALEKSANDR PU K N Aleksandr Pu kin her eyden önce ozandır.Rus ve dünya yazınına, aralarında ''Ruslan ile Ludmila'', ''Çingeneler'', ''Bahçesaray Çe mesi'', ''Kafkas Tutsa ı'', ''Yevgeni One in'' gibi anlatı- iirler de bulunan ölümsüz bir iir mirası bırakmı tır. Fakat onun ''Byelkin'in Hikâyeleri'', ''Dubrovski'', ''Yüzba ının Kızı'' vb. öykü ve romanları da iir türündeki yapıtlarından daha az ünlü de ildir. Hatta, iir çevirisinin özel güçlükleri nedeniyle, kendi ülkesi dı ında iirlerinden çok, öykü ve romanlarıyla tanındı ı söylenebilir. 1799'da, zengin ve aydın bir ailenin çocu u olarak Moskova'da do du. Zamanın soylu aile çocuklarının tümü gibi, ilkö renimini Fransızca gördü. Yine çocukluk yıllarında Yunan-Latin klasiklerini, Voltaire, Rousseau gibi özgürlükçü, aydınlanmacı Fransız yazarlarını okuma olana ı buldu. Bir Rus köylü kadını olan dadısından da, Rusça’yı, Rus halk masallarını ö rendi. Pu kin öncesi Rus yazınının ana yöneli leri, romantizm ve klasizm akımlarıydı. Bunlar da daha çok Batı yazınlarının etkisi altında do mu lar, ulusal temele yeterince oturmamı lardı. Pu kin, Batı kültürü ve özgürlükçü dü ünceyle Rus halk duyarlı ını kayna tırdı ı yapıtlarında, Rus yazın dilini gerek sözcük da arı, gerekse tümce yapısı ve anlatım özellikleri bakımından arındırmı ve zenginle tirmi , bu dile ça da ve

ulusal bir yapı kazandırmı , yapıtlarında ilk kez Rus toplumunun halksal özelliklerini yansıtan tipler yaratmakla Rus yazınında ulusal ve gerçekçi çı ırın öncüsü olmu tur. Pu kin sonrası 19. yüzyıl Rus yazınının bütün büyük yazarları onun yapıtlarıyla beslenerek yeti mi lerdir. Pu kin'in anlatı türünde ilk yapıtı, 1827 yılında yazmaya ba ladı ı ''Büyük Petro'nun Arabı''dır. Bu özya amsal-tarihsel roman denemesi tamamlanmamı olmasına kar ın, sa lam kurulu u, yalın anlatımı, ki ilerin gerçekçi betimleni leriyle göze çarpar. Pu kin öncesi Rus yazınında anlatı dili iir dilinden henüz tam olarak ayrılmamı tı. ''Büyük Petro'nun Arabı'' bu ayrımın olu masında önemli bir adım olmu tur. 1830 yılının ürünü olan ''Byelkin'in Hikâyeleri'' süssüz, yalın bir üslupla yazılmı , gerçekçi, özlü sanat ürünleridir. Bu öykülerde Pu kin, halk insanlarını büyük bir yalınlık, gerçekçilik ve ustalıkla çizmi tir. ''Menzil Bekçisi'' öyküsünde bekçi ve kızı, ''Tabutçu''da tabut yapımcısı ve kızları, ''Köylü Genç Bayan''da hizmetçi kızlar, u aklar, sevecen bir alaycılık ve duyguyla çizilmi bütün bu tipler, gerçekçi Rus yazınına örnek olu turmu lar; Dostoyevski, Nekrasov, Tolstoy, Çehov vb. daha sonraki dönemlerin birçok büyük yazarı için tükenmez esin kaynakları olmu lardı. Bütün bu öyküler ince bir alay, zekâ, yalın ve en bir insan sevgisiyle örülüdür. Yine 1830 yılı ürünü olan ''Goryuhino Köyü Tarihi'', toplumcu gülmecenin, parodinin gerçekçi yazında güçlü bir örne idir. 1832-33 yıllarının ürünü olan ''Dubrovski'' adlı romanı, yukarda söz edilen yapıtlarının ortak özelliklerini ta ır. Yalın, akıcı anlatımıyla ''Byelkin'in Hikâyeleri''ne yakındır. Bu anlamda, ''Büyük Petro'nun Arabı''na göre, Pu kin'in romancılı ında ileriye do ru önemli bir adımdır. Kurgusu da çok daha i lek ve sa lamdır. Haydut olmak zorunda kalan soylu ki i, romantik edebiyatın bilinen bir kahramanıdır. Pu kin, ''Dubrovski''de, bu romantik kahramanı ve çevresinde geli en olayları, yine romantik renkler ta ımakla birlikte, halksal, ulusal, gerçekçi bir temele oturtmayı ba armı tır. Romanda dönemin Rus derebeylik düzeni ve ona u aklık eden bürokrasiyle acımasızca alay edilmekte, Kirila Petroviç tipinin çevresinde Rus derebeylik düzeni, günlük ya am özellikleriyle, sevecenlikten de yoksun olmayan ince bir alaycılıkla sergilenmektedir. Bu bakımdan ''Dubrovski'', Gogol'un bazı ilk dönem yapıtlarıyla da ortak özellikler ta ır. Pu kin'in Rus halk tiplerine, onların ya amlarına, konu malarına, göreneklerine duydu u (bu kez alaycılıktan yoksun olmayan) ilgi ve sevgi, ''Byelkin'in Hikâyeleri''nde ve daha sonraki ''Yüzba ının Kızı''nda oldu u gibi, ''Dubrovski'de de büyük yazarın ba lıca özelliklerindendir. Yine ''Dubrovski''de, romantik a k öyküsü çevresinde, Pu kin'i çok ilgilendirmi olan ''halk ayaklanması'' konusu ilk kez yansımaktadır. Sonradan, 17. yüzyıl Rus köylü ayaklanması ve ayaklanmanın ünlü önderi Pugaçev konusunda ''Pugaçev Ayaklanması Tarihi'' adlı bir inceleme de yazacak olan Pu kin, ''Boris Godunov'' adlı tragedyasında ve ''Yüzba ının Kızı'' romanında da bu konuyu i lemektedir. ''Dubrovski''yi, konunun romantik örgüsüne kar ın, acımasız, baskıcı bir yönetime kar ı bir halk ayaklanmasını konu alı ıyla, yazıldı ı dönem bakımından, oldukça gözüpek bir yapıt saymak gerekir. Yine aynı dönemin ürünlerinden ''Maça Kızı''nda, hedef bu kez Petersburg sosyetesidir. ''Maça Kızı''nı bir fantezi, traji-komik bir öykü olarak görmek olası. Fakat öykünün kahramanı Hermann konusunda Dostoyevski'nin de erlendirmesi, bu anlatıyı biraz daha derinli ine irdelemede ı ık tutucu olabilir. öyle niteliyor Dostoyevski, ''Maça Kızı''nın kahramanını: ''...muazzam bir ki ilik, Petersburg döneminin (Pu kin'in Petersburg dönemi ürünlerinin / A.B.) alı ılmadık bir tipi... Onda bir Napolyon profili ve bir iblis ruhu var...'' Dostoyevski'nin bu de erlendirmesinden yola çıkarak, Hermann'ı, Raskolnikov'un (Dostoyevski'nin ünlü kahramanının) hazırlayıcısı, bir ön örne i olarak da görebiliriz... Hermann tipinin Gonçarov'un ''Oblomov''undaki Stolts tipiyle yakınlı ı da, Pu kin'in ''Maça Kızı''nda ''Rusya'nın yeni, kapitalist döneme giri ini'' incelikle yansıttı ı konusundaki yargılara bir kanıt sayılabilir. ''Mısır Geceleri'' yine yüksek sosyete çevrelerine yönelik acı bir alaydır. Modern anlatım ve kurgu özellikleri ta ıyan öyküsünde Pu kin, dönemin resmi yazın çevrelerine ve baskıcı yönetime kar ı, sanatın özgürlü ü konusunda dü üncesini ustaca yansıtmaktadır: ''Çünkü yasak tanımaz rüzgâr, Zincir vurulmaz kartala, genç kız kalbine, air de öyledir i te çinden geldi i gibi ya ar...'' ''Mısır Geceleri''nde, Pu kin, romantik esinlenme anlayı ına kar ı, sanatı bir ustalık, bir beceri olarak gören kendi gerçekçi anlayı ını da yine ustaca ortaya koymaktadır... ''Roslavlev'', Napolyon'un Rusya seferi sırasındaki Rus yüksek sosyetesini incelikle ele tiren bir küçük anlatıdır. Yine de, bu birkaç sayfalık anlatının, ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u etkilemi oldu u söylenebilir... Anlatının kahramanı genç kız, Pu kin'in pek çok yapıtının kahramanları gibi, o dönem ve daha sonraki gerçekçi, ulusal Rus yazınının ilk örnek tiplerinden biridir. Yurtdı ına yolculuk, Pu kin'in büyük bir özlemiydi. Yazık ki bu özlem gerçekle emedi. Baskıcı çarlık yönetimi yurtdı ına çıkı izni vermedi ona. 1829 yılında, Osmanlı-Rus sava ı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkı ı, bu yurtdı ı yolculu u özlemiyle ilgilidir. Bu yolculu un izlenimlerini yansıtan (1836'da yayınlanan)

''Erzurum Yolculu u''nda belirtti i gibi, ayak bastı ı yabancı topraklar Rus ordusunca ele geçirilmi yerler oldu u için, yine de yabancı bir ülkeye ayak basmı olmuyordu... ''Erzurum Yolculu u'' Pu kin'in çok yönlü zekâsının, kültürünün ı ıltılarıyla parlayan bir yapıttır. Kafkas do ası betimlerinin, yıllar sonra, bir ba ka büyük yazarı, Maksim Gorki'yi etkilemi oldu u rahatça söylenebilir. Sava alanı betimlerinin ise, ''Sivastopol''da ve hatta ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u derinli ine etkilemi oldu u açıklıkla görülebilmektedir. Sava alanı betimlerinde, dönemin siyasal ko ullarının çok ötesinde, insancıl bir yakla ımı var Pu kin'in: ''Yolda yanlamasına uzanmı yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 ya larında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeli ini yitirmemi ti. Sarı ı tozlar içinde yatıyordu. Tıra lı ensesinde bir kur un yarası vardı...'' Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir sava alanı görüntüsünü... Pu kin anlatı alanında ba yapıtı olan ''Yüzba ının Kızı''nı da 1836 yılında tamamlayıp yayınladı. Gogol bu romanla ilgili olarak öyle demektedir: ''Yüzba ının Kızı ile kar ıla tırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikâyelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumu aklık öyle bir yüksekli e ula ıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmi gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karı ıklı ı, sıradan insanların o alçak gönüllü büyüklü ü. Bütün bunlar yalnızca gerçek de il, onu da a an bir ey.'' ''Yüzba ının Kızı'' yazılmasaydı, Tolstoy'un ''Sava ve Barı ''ının da yazılmamı olaca ı görü ü ileri sürülmektedir. Gerçekten de, sava ın abartılmadan, bütün yalınlı ı ve karma ıklı ı içinde anlatılması, roman kahramanlarının gerçek ya amdan kopuk, sava tan ba ka bir ey dü ünmeyen yapay ki iler olarak de il de, kendilerine özgü ya amları ve aile ya antılarıyla birlikte verilmi olmaları bakımından, bu iki roman arasında bir yakınlık vardır. Ba ımsız, özgürlükçü ki ili i ve dönemin ilerici okur yı ınları arasında geni yaygınlık kazanan yapıtları nedeniyle monar i yönetiminin sürekli baskıları altında ya ayan Aleksandr Pu kin 1837 yılında komploya çok benzeyen bir düello sonucunda ya amını yitirdi inde henüz 38 ya ındaydı. Fakat yapıtlarıyla çoktan ölümsüzlü e ula mı tı. Ataol Behramo lu Ocak 1990 YÜZBA ININ KIZI 1836 1 B R MUHAFIZ B RL ÇAVU U

- Yarın bir muhafız birli inde bir yüzba ı olabilirdi. - Nene gerek, bırak orduda çalı sın. - Çok do ru! Varsın sürünsün... ............................... - Peki, babası kim onun? Knyajnin Babam Andrey Petroviç Grinyov, gençli inde Kont Münnich'in emrinde çalı mı 17** yılında kıdemli binba ı rütbesiyle emekliye ayrılmı . O günden bu yana, kendi malı olan Simbirsk köyünde ya ıyordu. annem Avdotya Vasilyevna Y. de, oralı, yoksul fakat soylu bir ailenin kızıydı. Babamla Simbirsk'te evlenmi ler. Biz aslında dokuz karde mi iz. Fakat karde lerimin hepsi de bebekken ölmü ler. Ben daha annemin karnındayken, yakın aile dostlarımızdan muhafız birli i binba ısı B.'nin yardımıyla Semenovski alayına çavu yazılmı ım. E er umutlar bo a çıkıp, annem kız do uracak olsaymı , babam dünyaya gelmeyen çavu un ölümünü gerekli yere bildirecek, i de böylece kapanacakmı . Ö renimimi tamamlayıncaya kadar izinli sayılıyordum. O zamanın e itim yöntemi imdikinden ba kaydı. Be ya ıma bastıktan sonra seyis Savelyiç'in eline verildim. Kendisi uyanık davranı larından ötürü lalalı ıma atanmı tı. Onun gözetimi altında yeti erek on iki ya ıma vardı ımda Rus gramerini iyice ö renmi , bir tazı yavrusunun nitelikleri üzerine yanılmadan konu abilecek duruma gelmi tim. Bu sırada babam, Monsieur Beaupré adında bir Fransız tuttu benim için. Kendisi çiftli in yıllık arap ve zeytinya ı ihtiyacıyla birlikte Moskova'dan ısmarlanmı tı. Fransız'ın geli i Savelyiç'in çok canını sıktı. Kendi kendine ''Çocu un ne eksi i var?'' diye homurdanıp duruyordu; ''Çok ükür yıkanması, taranması, beslenmesi yerinde. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin mösyösünü kirala! Bo u bo una para harca!..'' Beaupré'nin asıl mesle i berberlikmi . Sonra bir ara Prusya'da askerlik yapmı . Sonra da ne anlama

geldi ini pek kavramadan pour être outchel(*) kalkıp Prusya'ya gelmi . yi bir delikanlıydı. Fakat çok uçarı, çok derbederdi. En güçsüz yanı da kar ı cinse a ırı tutkusuydu. Bu yüzden sık sık tokatlanır, günlerce oflayıp puflardı artık. Ayrıca, kendi deyimiyle, i e dü manı bir adam de ildi. Yani, (Rusça söylersek) içkiye pek dü kündü. Fakat bizim evde arap sadece yemekten sonra, o da birer kadehçik verildi inden ve zavallı ö retmen her keresinde atlandı ından, Beaupré az sonra Rus likörüne alı tı. Sonra da mide için çok daha yararlı oldu unu ileri sürerek, onu kendi ülkesinin araplarına ye lemeye ba ladı. Hemen dost olmu tuk Fransız ö retmenle. Anla maya göre bana Fransızca, Almanca ve bütün bilimleri ö retmek zorundaydı ya, o bunun yerine benden ayak üstü çat pat Rusça ö renmeyi ye ledi. Sonra da herkes kendi i iyle u ra maya ba ladı artık. Aramızdan su sızmıyordu. Benim için ondan daha iyi bir ö retmen bulunamazdı. Fakat kader az sonra ayıracakmı bizi. Bakın nasıl oldu bu i . i man ve çopur bir kız olan çama ırcı Pala ka ile tek gözlü sı ırtmaç kız Akulka, bir gün anla mı lar, aynı anda annemin ayaklarına kapanıp i ledikleri büyük günahı itiraf etmi ler. Gözya ları içinde, toyluklarından yararlanarak kendilerini ba tan çıkaran mösyöden yakınmı lar. Bu gibi konularda akası olmayan annem durumu babama iletmekte gecikmemi tabii. Babam ceza verirken fazla dü ünüp ta ınan insanlardan de ildi. Hemen yanına ça ırtmı düzenci Fransız'ı. Mösyö'nün küçük beye ders vermekte oldu unu bildirmi ler. Babam da bunun üzerine kalkıp odama gelmi . Bu sırada Beaupré yata a uzanmı , mı ıl mı ıl uyuyordu. Size daha önce Moskova'dan benim için bir harita getirildi ini söylemi miydim? Hiçbir i e yaramadan duvarda asılı duran bu harita, kâ ıdının geni li i ve güzelli iyle çoktandır aklımı çeliyordu. Sonunda ondan uçurtma yapmaya karar vermi , Beaupré'nin de uykuda olmasından yararlanarak i e giri mi tim. Ben tam Ümit Burnu'na a aç kabuklarından bir kuyruk takarken babam içeri giriverdi. Yaptı ım co rafya alı tırmalarını görünce kula ımı çekti; sonra Beaupré'ye do ru ko tu, zavallı adamı sarsalayarak uyandırdı ve a zına ne gelirse söylemeye ba ladı. Neye u radı ını a ıran Beaupré kalkmaya çabalıyor, fakat bir türlü beceremiyordu bunu. Körkütük sarho tu çünkü. Daha ne olup bitti ini anlayamadan, babam adamca ızı yakasından tuttu u gibi yataktan kaldırdı, ite kaka kapı dı arı etti. hemen aynı gün de çiftlikten kovdu. Savelyiç'in keyfine diyecek yoktu tabii. E itimim böylece sona ermi oldu. Güvercin kovalayarak, u akların çocuklarıyla birdirbir oynayarak birkaç yıl daha geçirdim. Fakat on altı ya ımı bitirdi im yıl hayatım temelden de i ti. Bir sonbahar günü annem salonda reçel kaynatıyor, ben de onun yanında durmu fıkır fıkır kaynayan köpüklere bakarak yalanıyordum. Babam pencere önüne oturmu , her yıl hiç kaçırmadan aldı ı Saray Yıllı ı'nı okuyordu. Bu kitaba kar ı eksilmeyen bir ilgisi vardı. Her okuyu unda a ılacak kadar heyecanlanır, neredeyse kendinden geçerdi. Babamın huylarını, alı kanlıklarını ezbere bilen annem, zavallı kitabı her zaman elden geldi ince uzak bir yere soku turmaya çalı ır, böylece Saray Yıllı ı kimi kez aylarca gözüne çarpmazdı babamın. Fakat bir kere de kazara rastladı mı, saatlerce elinden bırakmazdı artık. Böylece babam arada bir omuzlarını silkerek, kendi kendine: ''Tümgeneral!.. Benim bölü üme kavu tu!.. ki ni an sahibi!.. Acaba onunla çoktan beri...'' diye bir eyler mırıldanarak yıllı ı okuyordu. Sonra divana fırlattı onu, dü ünceye daldı. Babam böyle dü ünmeye ba ladı mı hep bir kaygı alırdı beni. Nitekim bir süre sonra, ansızın anneme döndü: - Avdotya Vasilyevna, dedi, Petru a kaç ya ında imdi? Annem: - te, on yedisine bastı ya, dedi. Hani Nastasya Garasimovna halanın bir gözüne perde indi i yıl do duydu da, sonra... Babam: - Anla ıldı, diye kesti. Görev zamanı geldi demektir. Kız pe inde ko tu u, güvercinliklere tırmandı ı yeter artık. O lundan hemen ayrılmak dü üncesi anneme o kadar dokundu ki, elindeki ka ık, tencereye dü üverdi. Yüzü gözya larıyla ıslandı. Buna kar ılık ben duydu um heyecanı anlatamam. Orduya katılmak dü üncesi kafamda özgürlük ve Petersburg hayatının mutluluklarına ili kin hayallerle birle iyordu. Kendimi bir muhafız birli inde subay olarak göz önüne getiriyordum. Bana göre, bir insanın elde edebilece i en yüksek an buydu. Babam tasarılarını de i tirmekten de, ertelemekten de ho lanmazdı. Yola çıkaca ım gün kararla tırıldı. Bir gün önce, emrine girece im komutana mektup yazaca ını söyleyerek kâ ıt kalem istedi benden. Annem: - Prens B.'ye benden de selam yazmayı unutma Andrey Petroviç, dedi. Petru a'yı kanatları altına alaca ını umarım. Babam ka larını çatarak: - Neler saçmalıyorsun! diye kar ılık verdi. Prens B.'ye mektup yazan kim? - Az önce Petru a'nın komutanına mektup yazmak istedi ini söyleyen sen de il miydin? - Ee, ne olmu ? - yi ya, Petru a'nın komutanı Prens B. de il miydi? Onu Semyonovsk alayına yazdırmı tık ya.

- Yazdırmı tık! Fakat ne çıkar bundan? Petru a, Petersburg'a gitmiyor. orada bo yere para harcamaktan, çapkınlıktan ba ka ne ö renecek? Yok; bırak orduda çalı sın, burnunu sürtsün, barut koklasın da, züppe de il asker olsun. Hıh. Muhafız Birli i'ne yazdırmı ız da! Nüfus kâ ıdı nerede bunun? Al getir. Annem nüfus kâ ıdımı, vaftiz gömle imle birlikte sakladı ı kutudan çıkarıp getirdi, titreyen bir elle uzattı babama. Babam inceden inceye okudu onu, sonra kar ısına, masaya koydu, mektuba ba ladı. Meraktan içim içime sı mıyordu. Petersburg'a de ilse nereye gönderiyorlardı beni. gözlerimi babamın a ır aksak i leyen kaleminden ayıramıyordum. Sonunda mektubu bitirdi, onu, nüfus kâ ıdımla birlikte bir zarfa koydu, mühürledi, gözlüklerini çıkardı ve yanına ça ırdı beni. - te eski arkada ım, dostum Andrey Karloviç R.'ye yazdı ım mektup, dedi. Orenburg'a onun emrine girmeye gidiyorsun. Ba ımdan bir kazan kaynar su döküldü sandım. Bütün umutlarım bir anda tuzla buz olmu tu. Petersburg dü leri kurarken, demek ıssız, tenha bir ülkenin can sıkıntıları bekliyormu beni. Bir dakika önce içimi, co kuyla dolduran çalı ma dü üncesi imdi a ır bir yük gibi sırtıma çökmü tü. Fakat yapacak bir ey de yoktu. Ertesi gün basamakların önüne çekilen yol arabasına bavulum, çay takımlarımın bulundu u sandık, sıcak ev hayatımın son izleri olan çörekler ve böreklerle dolu çıkınlar yerle tirildi. Annemle babam u urlamaya çıktılar beni. Babam: - Yolun açık olsun Pyotr, dedi. Edece in yemini tut, do rulukla çalı . Komutanlarını dinle. Aferin pe inde ko up kendini pek fazla yıpratma, ama çalı maktan da kaçma. Ve u ata sözünü hiç çıkarma aklından: ''Elbiseni yeniyken, erefini gençken koru.'' Annem gözya ları içinde kendime iyi bakmamı ö ütledi. Savelyiç'ten çocu una göz kulak olmasını istedi. Sırtıma tav an kürkü bir gocuk, onun üstüne de tilki derisinden bir yelek giydirdiler. Savelyiç'le birlikte arabaya oturdum, gözya ları içinde u urlandım. Aynı gece Simbirsk'e vardım. Gerekli öteberiyi satın almak için burada bir gün kalmak zorundaydım. Savelyiç görevlendirilmi ti satın alma i iyle. Bir hana indik. Savelyiç sabahleyin dükkânları dola maya çıktı. Ben pencereden pis bir ara soka a bakmaktan bıkıp hanın içinde dola maya ba ladım. Bilardo salonuna girdi imde otuz be ya larında, uzun boylu, kara kaytan bıyıklı bir bay gördüm orada. Sırtında bir sabahlık, elinde bilardo sopası vardı. Di lerinin arasına bir a ızlık sıkı tırmı tı. Oyun arkada ı olan markacı, kazandı ında bir kadeh votka içiyor, kaybedince bilardo masasının altında dört ayak olup sürünüyordu. Onları seyretmeye koyuldum. Oyun uzadıkça markacı daha sık görünmeye ba ladı. Öyle ki sonunda bilardo masasının altından çıkmaz oldu. Kaytan bıyıklı bay, fatiha okur gibi birkaç küfür salladı ona, sonra bana dönerek birlikte bir parti yapmamızı önerdi. Bilardo oynamayı bilmedi imi söyleyerek reddettim bu öneriyi. Besbelli çok a ırmı tı. Neredeyse acıyarak süzdü beni. Ama yine de laflamaya ba ladık. Adı van vanoviç Zurin'mi . *** Muhafız Alayında komutanmı . Simbirsk askerlik ubesine geldi inden bu handa kalıyormu imdi. Yakında meslekta olaca ımızı ö renen Zurin, Tanrı ne verdiyse askerce bir yeme e ça ırdı beni. Sevinerek kabul ettim. Masaya oturduk. Arkada ım çok içiyor, artık bu ordunun geleneklerine alı mam gerekti ini söyleyerek benim kadehimi de habire dolduruyordu. Anlattı ı askerlik fıkralarına katıla katıla gülüyordum. Masadan kalktı ımızda tam anlamıyla dost olmu tuk. Zurin beni bilardo ö renmeye ça ırdı. - Biz subaylar bu oyunu mutlaka ö renmeliyiz diyordu. Diyelim sefer sırasında bir ilçeye u radın. Haydi bakalım ne yapacaksın? Her zaman da Yahudi dövülmez ki! ster istemez bir hana gidip bilardo oynamaya ba larsın. Ee, bunun için de oynamayı bilmek gerekir! Aklım yatmı tı bu i e. Büyük bir istekle bilardo sopasını kavradım. Zurin beni yüksek sesle yüreklendiriyor, az zamanda gösterdi im ba arıya a ıp kalıyordu. Birkaç dersten sonra, hani kazanç için de il, ama hiç de ilse bo u bo una oynamamak için, parasına, sayısı bir kuru una oynamamızı önerdi. Dünyada parasız oyun oynamaktan daha berbat bir alı kanlık olamayaca ını söylüyordu. Bu öneriyi de kabul ettim. Zurin kendine punç istedi, bana da bunu bir kere denemem gerekti ini söyledi. Orduda çalı ırken mutlaka punç içmek gerekirmi . Punçsuz askerlik mi olurmu ! Dinledim onu. Bu arada oyunumuz sürüp gidiyordu. çkimi yudumladıkça gözüpekli im artıyordu. Toplarım ikide bir yan banttan dı arı fırlıyor, ben öfkeleniyor, kimbilir nasıl hesap tutan markacıyı paylıyor, gitgide büyütüyordum oyunu. Kısaca, ba ıbo bırakılan sersem bir çocuk nasıl davranırsa, tıpkı öyle davranıyordum. Bu arada zamanın nasıl geçti ini fark etmedim bile. Zurin bir ara saate baktı, bilardo topunu bıraktı. Yüz ruble yitirdi imi bildirdi bana. Bir parça a aladım. Param Savelyiç'teydi çünkü. Özür dilemeye giri tim. Zurin: - Rica ederim, diye sözümü kesti. Niçin kaygılanıyorsunuz? Ne zaman verirseniz olur. Haydi, Arinu ka'ya gidiyoruz imdi. Siz olsanız ne yapardınız? Günü nasıl uygunsuz ba ladıysam, öyle bitirdim. Ak am yeme ini Arinu ka'da yedik. Zurin habire kadehimi dolduruyor, askerli e alı mam gerekti ini tekrarlayıp duruyordu. Masadan kalktı ımızda, güçlükle ayakta durabiliyordum. Hana gece yarısı döndük. Savelyiç basamaklarda kar ıladı

Savelyiç gitgide daha çok a ırıyordu. Kafan kazan gibi olmu .Ona borcum var. A lamaklı bir sesle: . . sana ne oldu böyle? dedi.. Bilardo ö retmenimle vedala madan. Git yat. Zurin'in parası gönderildi. Elden geldi ince so ukkanlı olmaya çalı arak: .Borcun var ha. Kekeleyerek: . Bu önemli dakikada bu dikba lı ihtiyarın hakkından gelmezsem bir daha onun vesayetinden kurtulamayaca ımı dü ündüm ve yüzüne tepeden bir bakı fırlatarak: . . . Savelyiç beni bu u ursuz handan bir an önce çıkarma tela ındaydı.Ne duruyorsun. Fakat bir kere vaaza ba ladı mı Savelyiç'i susturmak olacak i de ildi.Ben efendiyim. Savelyiç a kınlıktan küçük dilini yutacaktı neredeyse. yoksa ensenden tuttu um gibi kapı dı arı edece im seni. Nerede bu hallere dü tün? Ah. dedi.Zırvayı bırak.Ne?! Ha? Niçin? diye sordu. Akıl verece ine sana söyleneni yap. ancak cevizine oynayabilirim. moruk! diye ba ırdım.Çık dı arı Savelyiç. Çay istemiyorum. diye ba ırdı. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin gâvurunu lala diye kirala. dedim. Yüz ruble! Aman Allah'ım! De ki annemle babam bana kumar oynamayı yasak ettiler.. Ben sert bir sesle: . Bir fincan çayla içeri giren Savelyiç beni dü üncelerimden ayırdı. ama ben para vermeyece im. ama daha önce beni yatır. Bana bir pusula uzattı. Fakat artık çocuk olmadı ımı kanıtlamak.bizi. çünkü canım öyle istedi. Peki.. Umursamaz bir tavır takındım. Ordudaki görevimi ciddiyetle benimseyi imin belirgin izlerini görünce inledi. Sarho musun nesin. yüzüme baktı. Öyle de il mi? Bu sırada bir çocuk girdi içeri. ne zaman borçlandın ona? Bu nasıl i ? Efendim. Fakat efendici im. Beni kederden öldürmek mi istiyorsun? Gözümün bebe i! Dinle bu ihtiyarı. Bilmem ki ne içerler. Zurin'den geliyordu.. bir gün önceki olayları sisler içinde anımsıyordum. dedim. kim suçlu bundan? O mösyö alça ı! kide bir Antıpyevna'ya ko ar: ''Madam. bu yi it delikanlıyı Gençli in ate i getirdi buraya Bir de ba ımdaki arap dumanları. Ver u parayı. htiyar a lamaya ba ladı. Titrek bir sesle: . Paraya çok ihtiyacım var. do du undan beri kvastan (*) ba ka içki koymadı a zına. Savelyiç iki gözü iki çe me. sen de benim u a ımsın. günün birinde bir daha görü ece imizi dü ünmeden. vodka'' deyip dururdu. Neye u radı ını a ıran Savelyiç ellerini çarptı. Al i te sana ''je vu pri!'' Tövbe tövbe. dedi. bir bardak tur u suyu içmek. güzel ülke Ey bilmedi im ülke! Ne kendi iste imle geldim sana Ne de soylu bir atın sırtında Beni. hem kasadarım. Öte yana döndüm: .ki gözüm Pyotr Andreyiç. içimde gizli bir sızı ve sessiz bir pi manlıkla Simbirsk'ten ayrıldım. dedi imi yapmaya gitti. sen bilirsin. bizde o kadar para olmadı ını yaz o dolandırıcıya. je vu pri. Ertesi gün uyandı ımda ba ım zonkluyor.Sus. .Efendici im. dün yitirdi in yüz rubleyi sana bu pusulayı getiren çocukla göndermeni rica ederim. annene zaten söz yok. böyle olur i te! Utanmı tım. Paralar benimdir.Haylazlı ın sonunu görüyorsun i te Pyotr Andreyiç. diye sertçe sözünü kestim. diye ba ırdım. ya da bir kadeh likörle çakırkeyif olmak varken. Açtım ve u satırları okudum: ''Azizim Pyotr Andreyeviç. ne baban. ba ını sallayarak: . 2 Ey uzak ülke.Haylazlı a pek erken ba ladın Pyotr Andreyiç. canın bir ey yemek istemiyor. . iyi ey ö retti it o lu it. Onları oyunda yitirdim. Acımı tım zavallı ihtiyara. hem de i lerimin yürütücüsü olan Savelyiç'e dönerek çocu a yüz ruble vermesini emrettim. öylece kalakaldı. aka etti ini. Her zaman hizmetinde van Zurin'' Yapacak bir ey yoktu. özgürlü üme kavu mak istiyordum. hem çama ırcım. Tanrım! Günahımız neydi? Ben söyleyecek söz bulamayıp: . dedim. . Kime çektin acaba? Ne deden ayya tı. Gelip arabanın hazır oldu unu bildirdi.

Savelyiç ondan yana çıktı. arabacının yanına oturmu tu. fakat tipinin bulanık çevriminden ba ka bir ey seçemiyordum.Hey. canlıydı sanırdınız. biz de yolumuza giderdik. Görmüyor musunuz ne oldu unu? (Kamçısıyla do uyu gösteriyordu). atlar yel gibi uçuyorlardı. . Yüzüme kırbaç gibi çarpan tipiden ba ka hiçbir ey görünmüyordu.O niye? . Arabam dar bir yolda daha do rusu köylü kızaklarının açtı ı bir iz üzerinde ilerliyordu. hendeklerle kesilen iç karartıcı bir bozkır uzanıyordu dört bir yanımdan. barı alım. Neden sonra: .. Kimbilir neredeyiz? Ne yol. iki gözüm Pyotr Andreyeviç! ( htiyar derin derin içini çekti). ahmak kafa! eytana uydum. Bütün suç bende. üzdüm seni. beyaz bir duman oldu. imdi efendilerimin yüzüne nasıl bakaca ım ben? Çocuklarının içki içti ini. seni dinleyece ime söz veriyorum. Ben hiç de ilse bir ev ya da bir yol izi görürüm umuduyla dört bir yana bakınıyor. Yandık.Ah. karlar döne döne havaya yükseliyordu. Arada bir ba ını sallıyor kendi kendine: ''Yüz ruble! Dile kolay!'' diye homurdanıyordu. Dört bir yanımız sisle kaplı. Ben adama sövüp saymaya ba lamı ken. Atlar ba larını öne e mi duruyor. Küçük bulut geni ledi. Fakat rüzgâr pek iddetli görünmedi bana. Suçlu oldu umu kabul ediyorum. sıcak bir çay içsen. handaki davranı ımın aptalca oldu unu istemeye istemeye itiraf ediyor. dedim. Kar hep lapa lapa ya ıyor. Rüzgâr gitgide iddetleniyor. . Rüzgâr öyle bir kudurmu lukla uluyordu ki. nasıl tozutuyor karları. ne yapaca ını bilemedi inden. girer ba ın belaya. sabaha kadar yatıp uyusan kötü mü olurdu? Tipi diner. Nereye ko uyoruz böyle? Dü üne mi yeti eceksiniz? Savelyiç haklıydı. Onunla ne yapıp edip barı mak istiyor. Her yer karla örtülüydü. Fakat sonunda yatı tı. . geri dönmeyi ö ütlüyordu. Tam ufuk çizgisinin orda küçük bir bulutçuk gördüm gerçekten de. Seni handa yalnız ba ına nasıl bıraktım! Ah. . htiyar. yalnız atları dehlemek için açıyordu a zını. of. Adam hayvanları dört nala kaldırdı. sonra apkasını çıkararak bana dönüp: . Zaman zaman tepelerle. Dün haylazlık ettim. Gökyüzü bir anda kararmı . Birçok yük arabasının nasıl kar altında kaldı ını biliyordum. geni ledi. . Az sonra da durdular. Uzaktan akrabam olur. Ansızın bir karaltı çarptı gözüme. Sabırsızlanarak: .una. ah. Göz gözü görmez oldu. Of. yeter artık. yerinden inerken. Hana dönsen. ... Savelyiç homurdanıyordu. Arabacı. Haydi. Bundan böyle daha akıllı davranaca ıma. kızma artık. Arabacı: . . Ben kendime kızıyorum. Güne batmak üzereydi. kumar oynadı ını duyarlarsa ne demezler? Zavallı Savelyiç'i avutmak için epeyce dil döktüm. uraya baksanıza. bundan böyle ona danı madan be para harcamayaca ıma söz verdim.Haydi Savelyiç. barı alım. Arabacı bunun bir tipiyi haber verdi ini açıkladı. fakat gözü hâlâ do udaydı. çimde. arabanın çevresinde gitgide kalınla an bir tabaka halinde yükseliyordu.Beyaz bozkırla açık gökten ba ka bir ey görmüyorum. büyüdü ve yava yava bütün gö ü kapladı. Savelyiç'in kar ısında bir suçluluk duyuyordum. Arabacı: .. Ama yapacak bir ey yoktu artık. Atandı ım bölgeye yakla ıyordum. lkin ince ince serpi tiren kar. Benden yana hiç bakmıyor. bulanık bir kar deniziyle örtülmü tü.Nereye gideyim? diye kar ılık verdi.Niye gitmiyorsun! diye ba ırdım arabacıya.Canım bu da dert mi? . ko umları düzeltiyordu. tipi!. Savelyiç'le benim üzerimize lapa lapa kar ya ıyordu. Tabii atalar sözünün dedi i çıktı. fakat söze nereden ba layaca ımı bilmiyordum. O bölgenin tipileri üzerine önceden bir eyler i itmi li im vardı. u küçük buluta bakın. Sonra yo unla arak yükseldi. Savelyiç de arabacıdan yana çıkmı . ne iz belli. Rüzgâr da gitgide iddetleniyordu bu arada. lk bakı ta uzak bir tepecik sanılabilirdi. una. u kayyımın karısına bir u rayayım dedim. U rama akrabaya. Bütün bunlar üzüyordu beni. Arabacı çevrede dolanıyor. efendim! diye seslendi. Atlar adım adım ilerliyorlardı.. arada bir titriyorlardı. Ba ımı arabadan çıkarıp baktım. Tipi bastırmadan bir sonraki menzile ula aca ımızı umarak arabacıya elini daha çabuk tutmasını emrettim. Baksanıza.Sen kimseye kulak asmadın ki efendim! diyordu. O zamanın ölçülerine göre küçümsenemeyecek bir para yitirmi tim.Efendim emrederseniz geri dönelim! dedi. Rüzgâr u ulduyor.Eski bir türkü Yol boyunca dü ündüklerim hiç de ho eyler de ildi. birden çevreye bakınmaya ba ladı.Ya uraya.Hava bozmaya ba ladı da. ansızın lapa lapa ya maya ba ladı.

''Ne demek oluyor bu?'' diyorum. dedim.. Ansızın bir kapı çıktı kar ıma ve çiftli imizin avlusuna girdik. bir o yana. bunu belki de söz dinlemezlik sayaca ı oldu. Korkunç köylü bu arada dostça sesleniyordu bana: ''Korkma. diye seslendim. araba desem araba de il. Arabacı: . Duvarda bir tüfekle uzun bir Kazak kalpa ı asılıydı. ne de ko umlar senin. durmadan inliyordu. arabacı. Tam kendimi Tanrı'ya emanet edip bozkırın ortasında gecelemeye karar vermi ken. Ete inin altında bir fener tutuyordu.'' Ben razı olmuyorum buna. Ben o durumdaydım i te. karı karı bilirim hem de. iddeti azalmakla birlikte. bana da ne eyle bakıyor. Bir adamdı bu. gök açılırda. En iyisi burada durup beklemek. Adamın bu açıksözlülü ü a ırtmı tı beni. ''Bu adam babam de il. çok ükür köy uzakta de il. uyuklamaya ba ladım. tipi hâlâ devam ediyordu. içeri gir de ısın. Adamın so ukkanlılı ı canlandırmı tı beni. Yanında üzgün yüzlü insanlar duran yata a do ru sessizce yakla ıyorum. çabuk ol. Tanrının yardımıyla dosdo ru gelip duvara dayandık. seninle helalla mak istiyor. diyor: ''Bak Petru a geldi.'' Ben hem deh et. ''Yava ''. fırtınanın u ultusu kulaklarımda gitgide bir ninniye dönü tü. Yanıma gel hayır duamı al.Çünkü rüzgâr duman kokusu getirdi bir ara. uçsuz bucaksız kar çölünde o yana. Annem cibinli i usulca kaldırıyor ve ''Andreyiç Petroviç''. Araba kâh bir kar yı ınına saplanıyor. Senin hastalı ını ö renip geri dönmü . Okuyucu kınamasın beni. uyku öncesinin belirsiz görüntüleri içinde onlarla kayna tı ı bir ruh durumu vardır. Tam o sırada uyandım. Bir teknenin bir fırtınalı denizde çalkalanmasına benziyordu bu. Hani. Kaygıyla indim arabadan.Buraları bilirim. O zaman köylü yataktan atladı ı gibi belinden bir balta çekip dört bir yana saldırmaya ba lamıyor mu? Ko mak istiyorum. Büyük bir üzüntü içinde oldu u belli. eve izinsiz dönü üme babamın kızaca ı.. diye kar ılık verdi köylü. O da nesi? Babamın yerine kara sakallı bir köylü yatıyor yatakta. bu yana dola tı ımızı görüyordum. Kar ımda oturan Savelyiç. Yakında köy var demektir bu.'' Ben diz üstü çöküyor. buraları bilir misin? Beni bir hana götürsene.Öyle ya. yol nerede? Nasıl olsa ne atlar. baksana. Hasırdan kapı perdesini indirdim. kâh bir hende e giriyor. ki dakika sonra kavu tuk. iyi adam! diye seslendi. gönlünün diledi ini yaparsın. usul usul ilerleyen araba beni be ik gibi sallarken. ama gerçekten de bir ey kımıldıyor orada.Nereye geldik? . diyor. hem a kınlık içindeydim. Ondan sonra ba ıma gelecek olan tuhaf olaylarla birlikte anımsadı ımda. göz gözü görmüyordu.Yol. Savelyiç kolumu çeki tiriyor: .Hana. ''baban ölüm dö e inde. Hava öyle karanlıktı ki. dedi. fakat oldukça temiz bir odaya girdim. Ben arabacıya oraya do ru hareket etmesini emrettim. Arabacı ho lanmamı tı bu i ten: . bizim yolcu. Aya ım vücutlara takılıyor. Hancı kapıda kar ıladı bizi. haydi in. Arabacı haklı göründü bana. bana sı ın.Hey.Niye sürecekmi im? Diye sordu.. sarsıntıdan. diyordu. ama neye yarar? Ben: . Çünkü bo inançlara kar ı ne kadar ku ku duyulursa duyulsun. Belki tipi diner. Atlar karlara bata çıka ilerlemeye ba ladılar. her dakika benim iki yanıma yuvarlanacakmı gibi oluyor. kürküme iyice büründüm. köyün uzakta olmadı ını nereden anladın? . bana hâlâ peygamberce gelen bir dü tür bu. oradaki karaltı nedir? Arabacı baktı. bir bu yana sallanarak sessizce yol alıyordu. yıldızların ı ı ında yolu yitirmeden ilerleriz.Hey köylü! dedim. Çok ükür.Tanrı biliyor ya efendim. Arabacıya hareket etmesini emrettim. Bir çıra aydınlatıyordu burayı. Gençli in yerini dü lere bıraktı ı.Geldik efendim.. ayaklarımın altında.Hey. kedi gibi bir sıçrayı ta arabacının yanına çıkıp oturdu: . .. Ömrüm boyunca unutamayaca ım bir dü görüyordum. Kalk da ona hayır duası et. Atlar durmu tu. gözlerimi hastaya dikiyorum. annem basamaklarda beni bekliyor. Oda ölgün bir ı ıkla aydınlatılmı . ya da insandır belki de. Fırtınanın hâlâ kudurmu çasına uludu unu. Yol nerede biliyor musun? Yolcu: . baktı. dedi. onlara kapılmanın yine de insan o luna özgü oldu unu biliyordur sanırım. Arabadan indim. Bir köylüden ne diye hayır duası isteyeyim?'' Annem. Aklıma ilk gelen ey. ''Fark etmez Petru a!'' diye kar ılık veriyor: ''O senin babalı ındır (*). Gözlerimi ovu turarak sordum: . Oda ölülerle dolu.. burada. Kurt.'' Deh et içinde ardına dü üyorum onun. kan birikintilerine bastıkça kayıyordu. fakat bir türlü ko amıyorum. a aç desem a aç de il.. diye kar ılık verdi. Karaltı da aynı anda kar ıdan bize do ru yöneldi. Yatak odasına giriyoruz. Küçük bey. . diye kar ılık verdi. Haydi elini öp de hayır duası etsin sana. Yolcu: . hayvanları sa a çevir de sür. Bu i e akıl erdiremeyip anneme dönüyorum. Baktım. Fakat havayı görmüyor musun? Bir anda sapıtırız yolu.Hey. Dar. sonra yerine oturarak: .

bir bilmeceyle kar ılık verdi: . Atlar ko ulmu tu. Senin gibi bir u ak parçasına ise tartı mak de il. Çay kaynatmak için hancıdan ate istedi. Durdu. Yeniden yola koyulmak da olanaksızdı. ıssız bir yerde. Savelyiç'e: .yi. . ona. Savelyiç de ardım sıra yol sandı ını ta ıyıp getirdi. stifimi bozmadan: . mantar bitince sepet de bulunur. Oca ın oradaki peykeye bakınca kara bir sakal ve bir çift parlak gözle kar ıla tım. Hancı yüklükten bir i eyle bir bardak çıkardı. Ya mur ya arsa mantar biter. bütün köylerden uzakta. Savelyiç kaygıyla kulak kabartmı tı köylüyle hancının konu masına. dedi. Efendimiz! Sa lı ınıza içiyorum! Bunu söyleyerek barda ı aldı. Savelyiç'in tedirginli i pek e lendiriyordu beni. nine bir ta attı. Güne parlıyordu. papazın karısı izin vermedi. Ee! Sizinkilerden ne haber? . ri canlı gözleri fıldır fıldır dönüyordu. bir ötekini ku kulu gözlerle süzüyordu.Bostanda uçuyordum. Savelyiç bile her zamankinin aksine. diye bir ses geldi yukardan. Çocu un henüz iyiye kötüye akıl erdiremeyece ini görüyorsun.Sus amca! diye kar ı çıktı. Sonra e ilerek selamladı beni. Beni bir felaketten olmasa bile hiç de ilse çok tatsız bir durumdan kurtaran adama borcumu ödeyemiyordum. kendir gagalıyordum. lgi çekici bir görünü ü vardı. elli kapik bah i vermesini emrettim.Haydut. çok geçmeden kendimiz aç kalırız. Savelyiç sobanın yanına çekilmeye karar verdi. eytanlar kilise mezarlı ında dola ıyor. Hancı istenileni getirmeye gitti. Fakat sonradan 1772'de patlak veren ve bastırılan Yayık Kazanları ayaklanmasından söz edildi i sonucunu çıkardım. yüzünü buru turdu: . madem elli kapik vermek istemiyorsun. Yırtık bir kaftanla bir Tatar alvarı vardı üzerinde. siz bilirsiniz. Üstünde bir eyi yok. suratını astı: . Bir haydut yuvasına pek benziyordu. Adam öyle ölçülü bir ücret aldı ki bizden. Dünkü ku kuları da tümüyle silindi kafasından. tipi dinmi ti. ste ini ho nutlukla yerine getirdim. dedi. Efendimiz lütfedip kürklerini bana veriyorlar. papaz konuklu a gitti. yardımından ötürü te ekkür ettim ve Savelyiç'e dönerek. dedim. Biz Kazaklarda çay içmek gelene i yoktur. Savelyiç küskün bir sesle: . emredileni yapmak dü er. fakat hileci bir anlatım vardı yüzünde. ü üdün mü? diye sordum. dinç bir köylüydü bu.Ne o karde .Vay. ne tartı tı ne de pazarlı a giri ti.Efendimiz. ya da oraların deyi iyle umet. Korucu dola ıyor. Bu arada geceyi geçirmek üzere sedire uzandım. Pyotr Andreyiç.Ne olsun? Ak am duasında çan çalacaklardı. istavroz çıkardı ve bir diki te yuvarladı arabı. toylu undan yararlanıp onu soymak istiyorsun de il mi? Bey gocu u senin nene gerek? Kör . Bu çapulcu konu masının ne anlama geldi ini bilemezdim o sırada. dedi. Fakat öte yandan da canım sıkılmı tı. adama yakla tı ve yüzünü görür görmez: . Pa a gönülleri böyle istiyor. Saçları çepeçevre kesilmi ti. Çay dolu fincanı uzattım. hâlâ canlı. ben de derin bir uykuya daldım. Hancıya hesabı ödedim.Elli kapik bah i ! dedi. göz kama tırıcı bir kar tabakasıyla örtülüydü. imdi sen (burada bir daha göz kırptı) baltanı ku a ına sok. Sevimli. Bu konuda tartı amazdım Savelyiç'le. Fakat yapacak bir ey yoktu. Niyeymi bu? Onu arabamızla hana getirdik diye mi? Efendim. yoksa satmaz mıyım.Hancı Yayık Kazaklarındandı. Adam peykeden indi. diye kar ılık verdi. fakat bizim bol keseden harcayacak elli kapi imiz yok. Altmı ya larında kadar gösteren. . insaf edin diye inledi. htiyar. Ömrümde hiçbir zaman canımın o denli çay istedi ini anımsamıyorum. O sırada hancı kaynayan bir semaverle içeri girdi. Tav an kürkü gocu u niçin verelim ona? t o lu it ilk meyhanede satıp parasıyla kafayı çeksin diye mi? Benim baldırı çıplak: . Han. yine buradasın ha! Hangi rüzgâr attı? Kılavuzum anlamlı anlamlı göz kırptı.Satıp parasıyla kafa mı çekerim. öyleyse elbiselerimden birini çıkar onun için. Benim baldırı çıplak: . Kara sakalına yer yer kır dü mü tü. ta yanımdan geçti. Bu kadar iddetli ayaz olaca ını sanmamı tım. ne yalan söyleyeyim.nce bir kaftanın içinde ü ünmez olur mu? Gocu um vardı ya. dün meyhaneciye rehin bıraktım. Bir onu. Hancı yerde yatıyordu. Uçsuz bucaksız bozkır.Buradayım efendimiz. bozkırın ortasındaydı.Babacı ım. Benim tav an kürkü gocu umu ver ona. . Savelyiç: . Kılavuzumuzu bir fincan çay içmeye ça ırdım. artık orası seni ilgilendirmez moruk. Az sonra bütün odayı horultular doldurdu. emredin de bir bardak arap getirsinler. sen Allah'tan korkmaz mısın. Sabahleyin oldukça geç bir saatte uyandı ımda. Paraların tümüyle onun denetiminde bulunaca ına söz vermi tim. Kılavuzu ça ırdım. Herkese bah i verirsek. yeniden peykeye döndü.Ya kılavuz nerede? diye sordum.

'' yi. kılavuzumu. Savelyiç yine: . eti sizin kemi i benim ba ka bir anlama geliyor olmalı. diye inledi. nüfus kâ ıdı. dürüst bir insandır. Orada gerekli e itimi görecek.. Babanın bütün istekleri yerine getirilecek..'' Hım... ve saire... ''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek? Bir halk deyimi olmalı.. Uzun saçları tümden a armı tı. diye tekrarladı.'' Hani. Bana dönerek: . disipline alı acaksın.. Gocu u hemen buraya getir. Masada Alman tutumlulu u hemen göze çarpıyordu. ve Karolinchen'e. Köylü hemen oracıkta denemeye giri ti onu.. hiç utanmıyor! Evet. Yüzba ı Mironov'un komutası altına gireceksin. ''Seni eski bir arkada ın ve dostun olarak içtenlikle kucaklamama izin ver'' Ha! Hele ükür!. yerlere kadar e ilerek: .. ona bir parça dar gelmi ti do rusu. nüfus kâ ıdımı bir yana ayırdı ve: . ''Ve onu ba ı bo bırakmamak. Bruder! (**) Demek hâlâ anımsıyor eski yaramazlıklarımızı: ''Gelelim asıl konuya.. Andrey Petroviç'in delikanlılı ının üstünden ne kadar zaman geçti ki. Uzun boylu.''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek.. dokunsalar a layacaktı. incitmemek. Orenburg'da kalman için bir neden yok.Hım.Yüce Tanrım.ben de Savelyiç'in üzüntüsüne aldırmayıp daha ileri do ru yola koyuldum.. ''Devletli Andrey Karloviç! Umarım ki aziz efendimiz. yani eti sizin kemi i benim demektir bu. dedi. tav an kürkü gocu u unutmu tum bile....'' Ehe... Konu masında iddetli bir Alman aksanı vardı. Babamın adını i itince bana öyle bir bakıp: .. Serseri. Bir delikanlı için ba ıbo luk iyi ey de ildir. Tav an kürkü gocuk daha yepyeni! Verdi in de bari bir adam olsa! Ayya ın. Babamın yazdı ı mektubu verdim. fakat ya lılık yüzünden hafifçe kamburla mı bir adamdı bu. baldırı çıpla ın teki! Bununla birlikte tav an kürkü gocuk da ortaya çıkmı tı.... Kırgız bozkırlarının sınırında ıssız bir kaleye!. iyi. çimden: '' ler gitgide sarpa sarıyor. ukalalı ı bırak. böyle bir delikanlının babası olmu ! Ah zaman! Zaman! Sonra mektubu açtı.. ''Ve..'' Bu ne seromoni canım? una bak. Az sonra da dünkü tipiyi.. Ertesi gün veda ettim kendisine.'' Yeme i Andrey Karloviç ve ya lı yaveriyle birlikte yedim.. dedim. ve saire. pek ho nut kalmı tı arma anımdan. o nerede? Ha. 3 KALE Bizler bu kalenin erleriyiz.. alabildi ine özgür bırakmak.'' Hım. seferde.. Generalin beni bir an önce garnizona postalamasının. hepsi yapılacak. Tanrı gönlüne göre versin.Efendimiz. ''Semyonovsk alayına yazdırılması.. Eski..Tatlılıkla davranmak. her eyin ba ı disiplin: ama eski bir kamerada (*) böyle mi yazar insan?.Tanrım. arada bir dü üncelerini belirterek alçak sesle okumaya ba ladı.. Lalama: .. i te. yili inizi ömrümce unutmayaca ım! O kendi yoluna gitti . Orenburg'a varınca do ru generale çıktım..'' Yok.... dedim. dedi. dedi.... ''Bu arada. ile.. ''Aziz efendimiz unutmamı lardır. Subay olarak alayına atanacaksın. Ben elden geldi ince saf görünmeye çalı arak: . Ama zaman yitirmemek için yarından tezi yok Belogorski kalesine gidiyorsun.. Diki lerin çatırtısını i iten Savelyiç.... Anlıyorum. te ekkür ederim. suyumuzu içeriz. diki yerlerini söke söke onu sırtına geçirmeyi ba ardı...'' diye dü ündüm. Anna Yoannovna (*) zamanının sava larını anımsatıyordu. . yi. biraz da bekâr sofrasında fazladan bir konuk görmemek iste inden oldu unu sanıyorum. Merhum feld-mare al Munn. atandı ım yere do ru yola koyuldum. Fakat adam. Beni arabaya kadar geçirdi.olası.Evet azizim.. Tayınımızı yer... soluk üniforması.. ''Daha anamın karnındayken muhafız birli ine çavu yazılmam neye yaradı? Sonunda beni nerelere sürükledi bu? *** alayına. Size benim çapkını. Mektubu okuyup bitirdi. Gelirse amansız dü manlarımız Her zaman açıktır soframız Gülleyi koyduk mu topa yi bir ziyafet çekeriz onlara Bir asker türküsü . Benim bedenim için bile küçük olan gocuk.Rica ederim. Fakat bugün yeme e bende kalmanızı rica ederim.

Beyefendiyi temizce bir eve yerle tir.Ne istiyorsunuz anacı ım. diye sordum. a aç kabu undan yapılma kanatları tembelce sarkan bir yel de irmeni vardı. Sonra da haydi bakalım. Surlar. Yaa! eytana uymu bir kere. öte yanda. Camlı. Delikanlının yol yorgunu oldu unu görüyorsun. Tek gözünü merakla üzerime diken ya lı subaycık: . Fakat ne fark eder anacı ım. ya lı bir kadın oturuyordu pencere kıyısında.''Sanırım bir muhafız birli i subayına yakı mayacak davranı lardan ötürü.. Adam: . (bana dönerek sürdürdü sözlerini) sen de bu ıssız yere sürüldün diye hiç canını sıkma. kentin dı ına çıkmı lar. Fakat kütüklerden yapılma bir çitle çevrili küçük bir köyden ba ka bir ey göremedim. Sonra hizmetçi kıza seslendi. Kar ısında oturan. Anacı ım. Ve bu sözle birlikte tam komutan sandı ım bir gözü kör subaya dönmek üzereyken. Çavu : . yine ah ap bir kilise vardı. ini bırakmadan: . safalar getirdin. Söyledim: . Seninle mi u ra sın imdi. Boylu poslu bir Kazak delikanlısıydı bu. en küçük dengesizli imi katıksız hapisle cezalandırmaya hazır.. ba lamı lar vuru maya. Kılıçları da yanlarında.Ba üstüne Vasilisa Yegorovna. onun hemen yanında da ''Kistrin ve Oçakov'un ele geçirilmesi''ni.Kaleye çok var mı daha. hem de iki tanık önünde! Ne gelir elden? bir i tir olmu bir kere. Yol. görevinden ba ka bir ey dü ünmeyen. Geli imi bildirmesini emrettim. dedi. Buraya gelenlerin ne ilki. i te geldik bile.Hani.Yo.Muhafız birli inden buraya gönderili inin nedenini de sorabilir miyim? Komutanlı ın böyle uygun gördü ünü bildirdim... Onların ötesinde de Kırgız bozkırları uzayıp gidiyordu.. sofa kapısını açtım. ço unun üzeri samanla örtülüydü. Hava kararmaya ba lamı tı bu arada.'' diye sözlerini sürdürmekteyken. Kendilerini van Polejayev'in evine yerle tirsem nasıl . sert.. Boz renkli dalgalar.. vabrin Aleksey vaniç adam öldürdü ü için buraya gönderileli be yıl oldu. gidip çavu u ça ırmasını emretti.te ya. Anasının kuzusu Belogorsk Kalesi Orenburg'dan kırk verst (*) ötedeydi. ba örtülü.. diye sordu. Emrine girece im yüzba ı Mironov'u gözümün önünde canlandırmaya çalı ıyor. dedi. Ya lı bir asker bir masanın ba ına oturmu elindeki ye il üniformanın dirse ine mavi bir bez parçası yamıyordu. beyaz bir kar tabakasıyla örtülü tekdüze kıyıların arasında hüzünle kararıyordu. dedi. bizimkiler evde. kollarını da do ru tut. e ri bü rü sokaklardan geçtik. görüyor musun u i i.. Bir yanda yarı yarıya karla örtülmü üç. a kın a kın: . Arabacıya beni komutana götürmesini emrettim. Sırtında yünlü bir fanila. Evin hemen yanında. subay üniformalı tek gözlü bir ihtiyarın kollarına gerili örgüyü çözüyordu. ya da dört ot yı ını. ve Aleksey vaniç üste meni öldürmü .. Dökme demirden.çeri gir canca ızım. yüzba ının karısı: . Ya lı asker: . Sabreden dervi muradına ermi . diye kar ılık verdi ve aynı anda içeri girdik. öfkeli bir ihtiyar olarak dü ünüyordum onu. görevim gere ince Bay Yüzba ı'yı görmeye geldi imi bildirdim. Kulübeler basıktı. Yüzba ının karısı: . kuleler ve toprak bir tabya görmek umuduyla dört bir yana bakındım.Maksimiç. Irmak donmamı tı henüz. onun karısıyım ben. Otur iki gözüm. Eski bir zevkle dö enmi temiz bir odacı a girdim. Ben üzüntülü dü üncelere gömülmü tüm. kale nerede. Ho geldin. Kimse kar ıma çıkmadı. Ta lı ı geçtim. Garnizon hayatını hiç de çekici bulmuyordum. içimden boyuna tekrarlayıp durdu um söylevi kesti: . Dar. Arabacıma: . diye sordum. ev sahibesi. canca ızım. ne de sonuncususun sen. Yorulmaz sorgucu: . dedi. Yayık Irma ı'nın sarp kıyıları boyunca ilerliyordu. Kö ede kapkacak dolabı duruyordu.Eski zaman insanları. çerçeveli bir subay diploması asılıydı duvarda. Rahip Gerasim'e konuklu a gitti.Hangi alayda görevli oldu unuzu sorabilir miyim. Buraya atandı ımı. Az sonra yüksekçe bir yere kurulmu ah ap bir evce izin önünde durduk. O sırada çavu içeri girdi.van Kuzmiç evde yok. Arabacı küçük köyü göstererek: . diye kar ılık verdi. Bir üste menle birlikte. diye kar ılık verdi. ayrıca ''Gelin seçme'' ve ''Kedinin gömülmesi'' olaylarını gösteren a aç basması tablolar göze çarpıyordu. eski bir top duruyordu kapıda.Zırvayı bırak dedi. Oldukça hızlı yol alıyorduk.

olur? Yüzba ının karısı: . bakalım kim haklı. Ertesi sabah tam giyinmek üzereyken kapı açıldı. öyle mi? Pyotr Andreyiç'i Samyo Kuzov'a götür sen. Kulübenin bir bölümünde Semyon Kuzov ailesi oturuyordu. Pyotr Andreyiç. Bana Fransızca: . Çavu kalenin öbür ucunda. domuzlara sesleniyor. Kocası hâlâ gelmeyen Vasilisa Yegorovna. Maksimiç. parlak bir dille. ne de onların bir . Ee. âmiri oldu umuzu da hiç unutmaz. Gençli im böyle bir yerde geçecekmi me er! çimi bir hüzün kapladı. Maksimiç kalaca ınız eve götürecek sizi. her ey yolunda diye kar ılık verdi. dinç bir adam olan komutan. ilgi çekici bir konu ması vardı. pembe yanaklı bir kız girdi içeri. Burada bir süre ya adıktan sonra siz de anlayacaksınız bunu. Safta toplanmı lardı. Sen beyefendiyi.van natiç! dedi. esmer. sayın konukların bekledi ini. diki e ba ladı. Ma ka nerede? Tam bu sırada. yeter artık diye kar ı çıktı. Askercikleri e itiyordum.Benim van Kuzmiç e itimi ne diye bu kadar uzattı bugün. vabrin hiç de aptal bir insan de ildi. Kırk yıllık ahbapmı ız gibi senli benli davrandı bana. Etkili. Karısı: . van Kuzmiç: . Önyargıyla bakıyordum ona. büyük bir ne e içinde tasvir etti. Ya lı. Durup e itime bakacakken. Yandan birkaç kulübe görünüyor birkaç tavuk geziniyordu sokakta. Yüzba ının karısı: . ba ında takke. Vasilisa Yegorovna'yı bekletmememizi söyledi bize. vabrin.. uzun boylu. Hiçbir ey yemiyor! Çocu u hasta dü erse hanımım bana ne der. Bu arada çorbayı getirdiler. bana dostça birkaç söz söyledi. Selam verip çıktım.Yüce tanrım. diye tamamladı sözlerini. düello nedeniyle muhafız birli inden çıkarılan subay oldu unu anladım. Ya lı askerle hizmetçi kız Pala ka sofrayı kuruyorlardı. Komutanın evine yakla ırken uzun saç örgüleri ve üç kö eli apkalarıyla yirmi kadar ya lı asker gördük alanda. haydi bakalım. Bizi görünce yanımıza yakla tı. elinde yalakla kapı önünde durmu . ırma ın yüksek kıyısına kurulmu bir kulübeye götürdü beni. Kendisi de arkamızdan gelece ini vaadetti. . pencereden ayrıldım.Burada görülmeye de er yeni bir ey yok.. adınız soyadınız neydi iki gözüm? Pyotr Andreyiç. laf! Ne senin bir ey ö retti in var.Çok ükür. Savelyiç bavulları açıp e yaları yerle tirirken. Hüzün verici bir bozkır uzanıyordu göz alabildi ine. E itim kaçmaz nasıl olsa. Vasilisa Yegorovna'nın beni yeme e ça ırdı ını bildirdi. Kısa boylu. diye kederle söylenip duruyordu. pamuklu bir gecelik entariyle onların kar ısında duruyordu. Karısı: . Açık kumral saçlarını. vabrin de hemen benimle gelmeye karar verdi. Bir insan yüzü görmeyi öylesine özlemi tim ki. bir vukuat yok ya? Kazak: . hiçbir yabancılık göstermeden kar ıladı bizi. dedi. Tahta perdeyle ikiye ayrılmı . daha fazla bekleyemezdim. dün komutanın evinin giri inde üniforma yamayan ya lı asker içeri girdi.Nedir bu anacı ım.Görev ba ında oldu umu biliyorsun Vasilisa Yegorovna.Beyefendiye git. sırtında bej renkli. sen hâlâ görünürde yoksun. utançtan kıpkırmızı kesilen kulaklarının arkasına do ru dümdüz taramı tı. Yüzba ının karısı bir gözü kör subaya dönerek: . Maksimiç. atını bizim bostana salmı . Dün ö rendim geli inizi. Komutanın ailesini.. Az sonra yüzba ı tek gözlü ihtiyarla birlikte çıkageldi. çevresini. adamakıllı çirkin suratlı. çorbanın so uyaca ını söyle.Dü ünmeden konu uyorsun Maksimiç. . Ama ikisini de cezalandır. alınyazımın beni sürükleyip getirdi i bu ülkeyi. diye kar ılık verdi. Pala ka git yeme e ça ır beyefendiyi. ben daracık pencereden dı arıya bakmaya koyuldum. on sekiz ya larında toparlak yüzlü. Ben onun anlattıklarına içtenlikle gülerken kapı açıldı. Savelyiç: . Genç kız bir kö eye çekildi. gırtlak patlatmak için çok zamanı var daha.Böyle damdan dü er gibi geldi im için özür dilerim. fakat son derece canlı bir delikanlıydı bu. Bunun. dolandırıcı herif. Yemek sofrada bekliyor. Yalnız onba ı Prohov bir tas sıcak su yüzünden Ustinya Negulina'yla hamamda dövü mü . Bir kocakarı. Öteki bölümü bana verdiler. dedi. onlar da ona dostça homurtularla kar ılık veriyorlardı. yüzba ının kızı Ma a'nın tam bir aptal oldu unu söylemi ti çünkü.Ee. Peki. onu ça ırmak üzere Pala ka'yı ikinci kez gönderdi. genç bir subay girdi içeri. sonra yine i inin ba ına döndü. Askerleri e itiyormu . canlı. Sonra bize hısım olur. dedi.. dedi. Vasilisa Yegorovna güler yüzle. kim haksız. Daha ilk görü te pek ho lanmadım bu kızdan. Prohorov'la Ustinya'yı sorguya çek. Polejayev'in ba ı yeterince kalabalık zaten. oldukça temiz bir odaydı bu. a zıma bir lokma koymadan yatmaya çekildim. Hemen kayna tık.

Yüzba ıyla karısı uyumaya çekildiler. Fakat son derecede dürüst ve iyiydi. van Kuzmiç: .Vasilisa Yegorovna gözüpek bir kadındır. durumları nasıl? Babamın üç yüz cana sahip oldu unu ö renince: . Marya vanovna. diye kar ılık verdi. Ba kırtlara gözda ı verildi. Kocaya varacak ya a geldi ya. Tanrıya emanet edilen kalede ne geçit töreni. ö renimsiz. De erli konuklar yeme e buyurun. diye dü üncesini belirtti. evinde oturup gününü duayla geçirirsen daha iyi olacak. Pala kamız var. dedi. Sofraya oturduk. nasıl delip geçece im seni! Knyajnin Birkaç hafta sonra Belogorsk kalesine alı makla kalmayıp ho lanmaya da ba lamı tım bu hayattan. Nöbet bile tutulmuyordu.Orenburg'da söylediler. gerçekle en ufak bir ilgisi yoktu. inanır mısın iki gözüm. aklına estikçe. pleri karısının elindeydi. topu topu bir canımız. ne bir eyi. Ben: .Saçma. Düpedüz iftiraydı bu. . Yok. Ama çok ükür ya ayıp gidiyoruz. ne e itim yapıldı ı vardı. vabrin tumturaklı bir tavırla: . dedim. Ma a. dedi. Ama sokulacak olurlarsa da öyle bir ders veririm ki onlara. Sabahlarımı okumakla. ara sıra da . tehlikelerle burun buruna ya amaktan korkmuyor musunuz? Ya lı kadın: .Bunu da nereden çıkardınız azizim.Ma a mı? dedi. sorular ya dırıyordu bana. vabrin'e kalırsa. bir kese. Ama öyle kanıksadım ki imdi. hatta tek gözlü garnizon te meni van gnatyiç'e. Marya vanovna'ya bir göz attım. Ma a korkaktır. van Kuzmiç. Komutan: .Dile kolay. nasıl oldu unu farketmeden alı ıvermi tim. onunla Vasilisa Yegorovna arasında uygunsuz bir ili ki varmı . sizin kaleye saldırmak için hazırlanıyorlarmı . yanımda yabancılık çekmiyordu artık. Kıpkırmızı olmu tu. Sofradan kalktık. yi bir adam çıkarsa ne âlâ! Yoksa kız o lan kız. Fakat çalı madan yana bir sıkıntım yoktu. diye sordu. im ir bir tarak. evde oturup kalacak. Bu iyi aileye. Bu da onun kaygısızlı ına denk dü üyordu. van Kuzmiç ve karısı son derece saygıde er kimselerdi. peki peki öyleyse koru kendini Gör bak. Dünyada zengin insanlar da var do rusu! Bize gelince iki gözüm. yüzba ının karısına dönerek: . Isınmı tık birbirimize. bir de (tövbeler tövbesi) üç kapik hamam parası. subaylı a erlikten yükselmi . Burada çoktandır çıt çıktı ı yok. Akıllı.Ba kırtlar. on yıl kendilerini toplayamazlar. dedim. Ama her dönü ten önce. Taba ına birkaç damla gözya ı damladı hatta. Hemen konuyu de i tirmek için. Duydu mu tir tir titrer. Vasilisa Yegorovna devlet görevini tıpkı kendi ev i leri gibi yürütüyor. akrabalarıymı ım gibi davranıyorlardı bana. evce izini nasıl yönetiyorsa kaleyi de öylece çekip çeviriyordu. Kırgızların da akılları ba larına getirildi. öyledir. Acıdım kızca ıza. içime fenalıklar gelirdi. sonsuz ni anlı. van Kuzmi bundan iki yıl önce. Bir daha buralara sokulacaklarını sanmam. çeviri yapmakla. 4 DÜELLO Ha. hele çı lıklarını i ittim mi. böyle bir kalede. duygulu bir kız oldu unu anlamı tım onun. Birkaç Fransızca kitap vardı vabrin'de. Komutanların evlerinde. Körolası topla o zamandan beri ate etmiyoruz artık. Ama vabrin hiç kaygılanmadan söylüyordu bunu. yanılmamak için istavroz çıkarmalarına ra men. ne çeyizi var. Vasilisa Yegorovna susmak bilmiyor. kendi bildi ine göre e itiyordu askerleri.Evet. Yirmi yıl önce alaydan buraya gönderildi imizde. do ru mu. Anam babam sa mı. hiç de yeri yokken: . nerede oturuyorlar. nereden aklına estiyse bizim topu ate lediydi de. Ben. adamların hiçbiri sa ını solunu ö renememi ti daha. yerimden kımıldamam. Tüfek sesine alı amadı hâlâ.Ya siz. hani dü manlar kalenin çevresinde cirit atıyor deseler. benim isim günü yortusunda.ey ö rendi i.Ya Marya vanovna? diye sordum. Biz vabrin'le çıktık ve bütün ak amı birlikte geçirdik. van Kuzmiç: . Tek sıkıntımız var. korkudan az daha öbür dünyayı boyluyordu güvercinim. Onları okumaya koyuldum ve içimde edebiyata kar ı bir heves uyandı. nasıl da korkmu tum bu kör olası gavurlardan. Subaylık emrim gelmi ti. Va ak postundan kalpaklarını gördüm mü. Tanrı bilir ya. kuru gürültüye pabuç bırakanlardan de ildir. ola anüstü yanı olmayan bir insandı. diye dü üncesini belirtti. o da sizin gibi gözüpek mi? Vasilisa Yegorovna: . Komutan.Alı tık canca ızım.

Kalede iirden anlaması gereken tek ki i oydu. Senin ne dü üncelerin.Neden iyi de ilmi ? diye sordum. vabrin'in rengi attı. akıl danı ıyormu gibi görünüp kendilerini övecek okuyucu aradıkları bilinen bir eydir.. ona tatlı iirler yerine bir çift küpe arma an et demek istiyorum. Övülece im konusunda en ufak bir ku ku duymadan: . Aleksey vaniç vabrin'le her gün görü üyorduk. Ma a'dan kaçıp kurtulmak Uçup gitmek bir ku gibi! Fakat beni tutsak eden o gözler Her an kar ımda duruyor Gönlüm hep onları özler Ruhum için için eriyor Neler çekti imi gel gör de Ma a. Ben de iirimi yazıp bitirince vabrin'e götürdüm. Ah. Fakat genellikle ho görülü bir kimse olan vabrin.Oho! Bencil bir air ve alçakgönüllü bir â ık! Fakat u dostça ö üdümü unutma: Ba arıya ula mak istiyorsan. Daha fazla dayanamadım. sevda acılarına konu olan Ma a da kim? Sakın bizim Marya vanovna olmasın bu? Yüzümü astım: . Sizi düelloya davet ediyorum. her sözcü ü benimle en i neleyici biçimde alay ederek. u dizeleri okudum: Sevda dü üncesini içimden atmak. Öfkemi güçlükle tutarak: . Bunu söyleyip defteri elimden aldı.Bunun hesabını vereceksin. Arkada ım: . ne demek istedi inizi anlayamıyorum. yan bana Unutmam seni bir an bile Sevgilim. ne de yorumların gerekli bana. . Yeme i genellikle komutanın evinde yiyor.Yalan söylüyorsun.Onun hakkında niçin böyle dü ünüyorsunuz? diye sordum. sözünü etti in bu tatlı tutkulara. inan bana. ne yazık ki iirimin hiç de iyi olmadı ını bildirdi kesin bir tavırla. diye kar ılık verdim. airler de dinleyicisiz edemez. savurdu um bu tehdidi de alaya aldı: . Canımın sıkıldı ını belli etmemeye çalı arak: . E er Marya vanova'nın karanlık bastıktan sonra sana gelmesini istiyorsan. vabrin gitgide daha çok tepemi attırıyordu: .iir yazmaya u ra makla geçirmeye ba ladım.Hay hay. Bir daha da yazdı ım eyleri ona hiçbir zaman göstermeyece imi söyledim. Defterimi çekip aldım elinden. ak amları. o çevrenin ba dedikoducusu olarak bilinen karısı Akulina Pamfilovna'yla birlikte. Birkaç yıldır yazdı ım iirlerden biri pek ho uma gitti. tutabilecek misin sözünü. . Komutanın ailesinden hep alayla söz etmesi. Edebiyatla u ra tı ımı söylemi tim daha önce. alçak! diye haykırdım kudurmu çasına. Kolumu sıkarak: . Fakat sohbeti gitgide daha az çekici olmaya ba lamı tı benim için. Unutmak istiyorum o dilberi.Nasıl buldun diye sordum vabrin'e. her dizeyi. Evet. dedi. . Lütfen açıklar mısınız? . Kimse kim. özellikle de Marya vanovna için kullandı ı i neli sözler hiç ho uma gitmiyordu. papaz Gerasim çıkıp gelirdi kimi zaman.Beyefendi. iirden medet umma. Kan beynime sıçradı.. Fakat sonradan bunun geçici bir barı oldu u anla ılacaktı.Çünkü onun huyunu kendi deneylerimden biliyorum. O dönem için hiç de küçümsenemeyecek denemelerim vardı.Çünkü. diye kar ılık verdi. . vabrin. Yazarların kimi zaman. acı bana. bir ba ka topluluk yoktu kalede. Ba kırtların ayaklanaca ı konusundaki söylentilerin aslı çıkmadı. günün öteki kesimini de ço u zaman orada geçiriyordum.Seni ilgilendirmez. amansızca de elemeye ba ladı. Küçük bir önsözden sonra defterimi cebimden çıkardım. erefsizce yalan söylüyorsun. çünkü bu gibi dizeler ancak ö retmenim Vasili Kiriliç Tredyakovski'nin (*) harcıdır ve nedense onun a k iirlerini pek anımsattılar bana. Kalemizin çevresinde barı egemendi. Ama ben de böyle bir ey istemiyordum zaten. van Kuzmiç nasıl yemeklerden önce bir bardak votka içmeden edemezse. Peki.Bakalım dedi.

kayıtsız görünmeye çalı ıyordum. Konu ma iirlerden airlere yöneldi. Diledi inizi yapın. kalede kı la çıkarına aykırı bir cinayet i lenmek üzere oldu unu bildireyim. Marya vanovna'yı her zamankinden daha sevimli buluyordum. Ak am. Ben de kendi sevdi im bir iiri okumaya ba ladım: Yüzba ının kızı. bana: . Onu belki de son kez gördü ümü dü ündükçe bo azıma bir ey tıkanır gibi oluyordu. Pyotr Andreyeviç öfkelenmi ti önce.Ne dedin. nasıl oldu. ne dedin van gnatyiç? diye sordu. Bir iir yüzünden.Siz bilirsiniz. van gnatyiç'ten tanı ım olmasını dilemeye geldi imi açıkladım. nasıl oldu bu? . Komutanın karısının buyru uyla. bir sürü dil döktüm.Fakat kimle kavga ettin anacı ım? .Hiç yoktan. van gnatyiç tek gözünü falta ı gibi açmı ilgiyle dinliyordu beni. bütün bu . van gnatyiç sevinçten kendini tutamayıp baklayı a zından çıkarıverdi. Pyotr Andreyiç bir iir yazmı geçenlerde. Her zaman emrinizdeyim! Onu paramparça edebilirdim o dakikada. gidip görevimi yerine getireyim bari. dedi. yüzba ının kızı Soka a çıkma gece yarısı. van Kuzmiç'e. ki. A lamaklı duygular kabarıyordu içimde. .Bakın. Size nasıl bir hizmette bulunabilece imi sorabilir miyim? Kısaca. Çarpı ma yeri olarak kalenin a a ısındaki ot yı ınlarının arkasını uygun gördük ve ertesi gün saat yedide orada bulunmayı kararla tırdık. diye kar ılık verdim. her zamanki gibi komutanın evindeydim yine. dü üncemden caydırmadı beni.Ba üstüne. Oldukça sert bir tartı ma geçti aramızda.Tam da kavga edecek eyi bulmu sunuz! iir yüzünden!. Peki. elinde bir i ne. Hemen van gnatyiç'e gittim. herkesin istedi i iiri okumakta özgür oldu unu kavrayınca. vabrin'in utanmazlı ı kar ısında. bir kö eye çekerek gnatyiç'le yaptı ım konu mayı haber verdim. Fakat benim tanıklı ıma ne gerek var? Anlamı ne bunun? insanların dövü mesinde görülecek ne var. dedi. Fakat sonradan. dedi. lle de karı acaksam bu i e. benim durumumda olan herkesin hemen hemen her zaman sahip olmakla övündü ü o so ukkanlılı ı elde edemiyordum bir türlü.Vay... kimse ilgilenmedi onlarla. Vasilisa Yegorovna. .Yani. yice i itemedim. Öyle dostça konu uyor olmalıydık ki. Beni görünce: .Siz bilirsiniz. söyledi iniz gibi. van gnatyiç'i komutana bir ey söylememesi için kandırmaya çalı tım. üç derken biter.Tanı a gerek yok. sıkıcı sorularla kar ıla mamak için.van gnatyiç barı mamızı kutluyor da. Keskin sirke kendi küpünü patlatır.O da niye? . Barı ın kötüsü kavganın iyisine ye dir. Hiç de ilse. Ürkmü tüm.Ha öyle. siz de ona sövün. Fakat ne yalan söyleyeyim. Aleksey vaniç'le kavga etti imi ve ondan. Yanına gittim. dedi. dedi.. Ho geldiniz! Hangi rüzgâr attı. Herhangi bir ku kuya yol açmamak. Pyotr Andreyiç! dedi. . nsanın bir yakınını bo azlaması ne demektir? Sorabilir miyim? Gerçi onu bo azlarsanız hiç de fena olmazdı. Aleksey vaniç'i koruyacak halim yok. az kalsın çileden çıkıyordum.. ne kar ılık verece ini bilemedi. Aramızda anla mazlık çıktı. vabrin imdada yeti ti bu sırada: . Aleksey vaniç'i bo azlamak dile indesiniz ve benim de buna tanık olmamı istiyorsunuz? Ha? Sorabilir miyim? . en.Pyotr Andreyiç'le. Ama ya o sizi i lerse? Ha? O zaman ne olacak? Kim zararlı çıkacak bundan? Sorabilir miyim? Çokbilmi te menin yorumları.Sevinçle: . . dedi. Sonra biz barı tırırız sizi. bunu yapmayaca ı konusunda söz verdi. ben de onun yardımından vazgeçtim. Fakat kaba imalarını benden ba ka anlayan olmadı. Sözlerimi bitirince: . ste imde direndim. Artık o gerekli önlemleri alır. Bir kö ede iskambil falı açan komutanın karısı: . So uk bir tavırla: . Neden sonra.Evet. van gnatyiç: . sorabilir miyim? Ben düelloda tanı ın görevini yarım yamalak anlatmaya çalı tım ya. vabrin geldi bu sırada. tanık olmadan da i imizi görürüz. kı a kurumak üzere ipe mantar dizerken buldum onu. tartı ma sona erdi. Yüzümün asıldı ını gören ve verdi i sözü anımsayan van gnatyiç bozuldu. Bugün gelip bana okudu. Tanrı selamet versin. Suratınıza bir yumruk mu attı? Siz de patlatın onun kula ının üstüne bir tane.nsaf edin Pyotr Andreyiç! Nereden aklınıza esti bu? Aleksey vaniçle kavga mı ettiniz? Ne çıkar bundan! Küfür dedi in avlu kapısına asılmaz ya! O size sövdüyse. . van gnatyiç bir türlü anlamaya yana mıyordu beni. Komutan. Mutlu bir yüzle..

Alçak sesle konu maya ba ladık. diye kar ılık verdi. dedim. diye kar ılık verdi. Fakat ben. Üniformalarımızı çıkardık.. kılıçlarımızı çektik. kafasını sallayarak karısının her dedi ini onaylıyor. Az sonra göründü. van Kuzmiç neye karar verece ini bilemiyordu. kısa kollu kaftanlarımızla kaldık.Nereden anladınız bunu? .Bilmem. Tanrıdan özür dileyip. ho lanmıyor mu? Marya vanovna kekeledi. vabrin'in orada bulunu u sinirlerimi alt üst ediyordu.. verin. Pala ka kılıçlarımızı verdi. u erkekler ne tuhaf! Bir hafta sonra kesinkes unutacakları bir söz için..adamların yoldan çıkmı . onun da benden ho lanmamasını hiç istemezdim.Çünkü evlenmek istedi benimle. Marya vanovna sapsarı kesilmi ti. Papaz Gerasim'e söyle. Pyotr Andreyiç! Senden beklemezdim bunu. Fırtına yava yava dindi. bir ot yı ınının arkasından van gnatyiç çıkıverdi. kavgayı sizin çıkarmadı ınıza eminim. Yüzba ının karısına so uk bir tavırla: .van Kuzmiç'e bir ey söylediysem gözüm çıksın. Bunu söyleyip evine saptı. arada bir: . Onun yüce Tanrı'ya inandı ı yok. Tören adımları atarak bizi a ılası bir tantanayla götüren van gnatyiç'in ardı sıra kaleye yollandık. ayya kimseler oldu una de indi. Ordu tüzü ünce düello yasaklanmı tır.Her an üstümüze gelebilirler. gösteri li bir tavırla: . yüklü e götürdü. vabrin ciddiyetini bozmuyordu. Fakat bizi yargılamaya hakkınız olmadı ını belirtmemek elimde de il. Katıksız hapis ver de akıllarını ba larına dev irsinler. ha öyle. . iflah olmaz. van gnatyiç de yanımızdaydı. hemen hapse at bunları! Pyotr Andreyiç! Aleksey vaniç! Verin bakayım kılıçlarınızı. kızardı. Tam o sırada. bo azlanmaya. olayın böyle sonuçlanmasına çok ükür. Fakat sanırım bir süre gözaltında tutacaklar bizi. tek bir ruh. komutanın karısı yatı tı ve zorla öpü türdü bizi. her zamanki gibi Marya vanovna'nın yanına oturdum. Vasilisa Yegorovna ev i leriyle u ra ıyordu. Kale komutanına götürece ini bildirdi bizi. Çok geçmeden komutanla ve ailesiyle vedala tım. yüklü e götür bu kılıçları. Ertesi gün kararla tırılan saatte ot yı ınlarının arkasında durmu dü manın gelmesini bekliyordum.Duydun mu? diyordu.Aman azizim! diye kar ı çıktı.. Acaba karıyla koca. verin. Ona sert bir tavırla: . Kanım hiç ısınmadı ona. insanların kar ısında pi manlık getirsinler. anacı ım! Nedir bu? Nasıl olur? Nereden çıktı? Kalemizde cana kıyıcılık mı tasarlanıyor? van Kuzmiç. Ya sen? Sana ne oluyor? Sen de mi onun yoluna girdin? van Kuzmiç. Pala ka.Bana eref sözü verdi inizi unutarak gidip komutana her eyi söylemeye utanmadınız mı? dedim. . van gnatyiç kapıyı açtı. van Kuzmiç'e bırakın bunu. diye seslendi. Andrey vaniç suçludur. ba kalarının mutluluklarını da feda etmeye hazırdırlar. Komutanın evine girdik. Elimde olmaksızın gülümsedim. .Size büyük saygım vardır.Sözümona barı mı olarak ayrıldık oradan. Savelyiç'e beni sabahleyin saat yedide uyandırmasını emrederek çekildim. Küstahlı ınızı kanınızla ödeyeceksiniz. . . Fakat tuhaf ey.Ah. Askerler çevremizde sıralandılar. Te men: . ster istemez boyun e dik.Evlenmek istedi ha! Peki ne zaman? . dedi. Pala ka bu arada kılıçlarımızı aldı. ve komutana duyurmadan kendi yürüttü i i. elimizi çabuk tutalım. Komutanın evine döndüm. yalnız kendi hayatlarını de il.Bu sonuca nereden varıyorsunuz Marya vanovna? . Utanmıyor musun? Aleksey vaniç'e diyece im yok: Onu zaten adam öldürdü diye çıkardılar muhafız birli inden.Bu i böyle bitmez. Marya vanovna vabrin'le çeki memiz yüzünden nasıl tedirgin oldu unu anlatıyordu tatlılıkla: . O kadar alaycı ki! Aleksey vaniç'i sevmiyorum ben. Vasilisa Yegorovna her eyi söke söke ö rendi benden. hiçbir iyi eye götürmeyen iir yazma i inden el çekmemi ö ütledi. dedi.Kılıçlarla dövü ece inizi i itince donakaldım.. Ayrıca. . o da ayrıca versin cezalarını. . vabrin'le yalnız kaldık. van Kuzmiç evde yoktu.Hiç ku kusuz. nsanı görev yapmaktan alıkoyan. Ho ça kalın! Hiçbir ey olmamı casına ayrıldık. eve gelip kılıcımın ucunu gözden geçirdim.Ho landı ını sanıyorum.Getirdim. Birkaç gün yalancıktan uzla mı görünmek zorundayız. Bu ürküttü beni. Vasilisa Yegorovna kar ıladı bizi. tek bir beden de il midir? van Kuzmiç! Esnemenin sırası mı? Hemen ayrı ayrı yerlere tık unları. diye kar ılık verdi. Hiç ku ku yok. . Peki bu konuda dü ünceniz nedir Marya vanovna? Sizden ho lanıyor mu. yanında be askerle birlikte. Onun i idir.. Vasilisa Yegorovna do ru söylüyor. Yüzba ının karısı: .

vabrin benim küçük pencereyi tıkırdattı. Be gündür komada. Beni ta içimden titreten bir fısıltı i ittim: . Ertesi gün bir a k iiri yazmaya oturmu . güzel kız! Böyle çiçe in burnunda kocaya varma Anana babana danı bir kere Anana.. diye kar ılık verdi. Birisi. vabrin'in ondan niçin hep zehir gibi bir dille söz etti ini anlıyordum imdi. Çok ükür. dü tüm. Sonra. iyiyim.. olamaz bu! sterse dünyayı versinler! Marya vanovna'nın anlattıkları gözlerimi açmı tı. Ama ben daha güçlü. öyle bir baktım. daha gözüpektim. Kar ılıklı e ilimimizi sezmi .. be gün. Kapıyı sessizce kapayıp çıktı. Bana: . vabrin daha ustaydı benden. Kar ımda. Yabancısı oldu um bir odada. Bitkindir daha. Bu kötü dilli küstah adamı cezalandırmak iste i daha da kabardı içimde. Savelyiç'e bazı sorular sormak istedim. Demek komutanın evindeydim. akrabalara Aklını ba ına dev ir güzel kız Aklını ba ına dev ir. Savelyiç keçi yolundan a a ı. kendine geldi. . herkesin gözü önünde onunla öpü ece imi dü ündükçe. Siz gelmeden iki ay önce. Aynı anda gö süme. Kılıçlarımızı çektik. Pyotr Andreyeviç. Hayır. dönemiyordum. Bitkin bir sesle: . Aleksey vaniç akıllı. bizi birbirimizden ayırmaya çalı ıyordu demek. Güçlükle: .Kendine geldi. Kalemi bıraktım. genç kız. Bunlardan hiç ku kum yok. . Dik bir keçi yolundan inerek tam ırma ın kıyısında durduk. Savelyiç derin bir oh çekti. karyolada yatıyordum.Onunla çok konu ma Savelyiç. Tanrım! Hey. varlıklı bir insan. Savelyiç duruyordu. kendimden geçtim. Uzun süre zarar veremedik birbirimize. elinde bir mum.Neredeyim? Kim var orada. O sırada kapı gıcırdadı.Nasılsınız? Kendinizi nasıl hissediyorsunuz. yi bir aileden geliyor. Kaba. diyebildim. Siz misiniz Marya vanovna? söyleyin! Daha fazla konu maya gücüm yetmedi. iki gözüm! Ödümü kopardın! Dile kolay. Marya vanovya yata a yakla tı. Ama kilisede. Sustum. diye tekrarlayıp duruyordu. üzerime e ildi: . Sessizce yürüdük. Dü üncelerim yava yava açıklık kazandı. Düelloyu anımsadım ve yaralı oldu umu anladım.Çok ükür.Hep aynı. dedi. Uygun bir fırsat kollamaya ba ladım. Irmak kıyısına gidelim. Fakat ihtiyar ba ını salladı. babana. Marya vanovna beni ziyaret ediyordu.. tasarlanmı bir iftira olduklarını anlayınca. Sonunda vabrin'in gerilemeye ba ladı ını sezerek daha bir canlılıkla saldırıya geçtim ve ırma ın ucuna kadar sıkı tırdım onu. gö sümle omzumu sıkıca saran bir sargıyı özenle çözüyordu.Nasıl? Nasıl oldu? Savelyiç içini çekerek: . Orada kimse engel olmaz bize. vabrin bu kadar tehlikeli bir hasımla kar ıla aca ını beklemiyordu besbelli. kalemimin ucunu kemirerek uyak ararken.Niçin erteleyelim i imizi? dedi. 5 A K Ah sen.Geçen yıl. ne olup bitti ini anımsayamadım. dedi. Pek çok ey aydınlanmı tı kafamda. Dönmek istiyor. tartı mamıza yol açan sözler daha i renç göründüler bana. . Marya vanovna sözünü kesti ihtiyarın: ..Gördü ünüz gibi. Büyük bir bitkinlik içindeydim. Kafam arı kovanı gibi u ulduyordu.Fakat siz kabul etmediniz bunu? . Tam bu sırada adımın ünlendi ini i ittim. sa omuzumun biraz a a ısına iddetli bir kılıç darbesi indi. Yüzü sevinçle aydınlandı. diye kar ılık verdim. bir zamanlar askerlik yapmı Monsieur Beaupré'nin verdi i eskrim derslerinden yararlanıyordum. Çok bekledim. kılıcımı ku anıp çıktım.. bana do ru ko uyor. çeyiz topla Halk türküsü Benden iyisine dü ersen beni unutursun Benden kötüsüne dü ersen beni ararsın Halk türküsü Ayılınca bir süre kendime gelemedim. Bizi gözetleyen yok.. yakı ıksız bir aka de il de.

Ma a geri çekmedi elini ve ansızın.Sevgili Marya vanovna.G. dedi. Pyotr Andreyiç! Seni hapse atmam gerekirdi ya. O. Ondan sonra hızla iyile meye ba ladım. Mutluluk canlandırmı tı beni. içimdeki kötü önsezileri bastırmaya çalı arak. Kavgamızı da. o da bana kar ı kayıtsız olmadı ını. Bereket versin. Biraz yalnız kalıp dü ünsün de. Tehlike geçmedi daha. anayurt savunması için verilen kılıcı ta ımaya henüz layık olmadı ını gösterdin. az sonra derin bir uykuya daldım. Aleksey vaniç'e gelince. Yaradılı tan kin tutmayı sevmem. . Bahtsız hasmımı içtenlikle ba ı ladım. Elini yakaladım. Yaranız her an açılabilir. yarım kalmı a k ilanına yeniden giri tim. vabrin'i hapisten çıkarmaya karar verdi. Annemden yana ku kum yoktu. Fakat babamın huyunu. aramızda geçenler için derin bir üzüntü duydu unu bildirdi. Hiç nazlanmadan. seni do ru yola getirmesi için Tanrı'ya yalvarıyorum. Ola anüstü bir durumla kar ı kar ıya oldu umu anlamı tım. Kalede hekim olmadı ı için alay berberi tedavi ediyordu beni. o kadar duygulandırıcı buldu ki. Savelyiç bir mektupla girdi içeri. Ne ben. Pek umutlanmadan. O an benli imi kaplayan tatlı duyguyu anlatamam. Düello etti ini. ailece benim için ne yapacaklarını bilemiyorlardı. kırıtmadan. ftirasını. Marya vanovna bu kez daha sabırla dinledi beni. ne Marya vanovna duygularımızı onlardan gizlemeye çalı mıyor. fırına tıktım onu. Yazdı ım mektubu Marya vanovna'ya gösterdim. incinmi bir onurun. fazla konu an berberlerden de ildi. Savelyiç'in adını ünledim. Fakat teklifim onları a ırtmayacaktı. Melek sesiyle selamladı beni. Kendinizi benim için koruyun hiç de ilse. yanına gelmeye. Baban A. Gençli im. Mektubu titreyen ellerimle yakaladım. seviyor beni! Bu dü ünce. Co kudan sarho olmu gibiydim. duydu u acıdan hasta dü tü. senin annenle baban yönünden bir engel çıkmasın? Dü ünceye daldım.'' Mektup çe itli duygular uyandırmı tı içimde. Titredi. diye ekledi. fakat babama da elden geldi ince dokunaklı bir mektup yazarak babalık onayını istemekten geri kalmadım. Komutanlar. Uyanınca. Gençli in ve a kın tüm içtenli iyle pembe dü ler görmeye ba ladı. Kılıcına da Vasilisa Yegorovna el koydu. haksız oldu u kadar yakı ıksız bir davranı olarak da görünüyordu bana. duygulu göz ya larıyla ıslatarak. fakat onun yerine Marya vanovna çıktı kar ıma. Tenime bir kor dü tü sandım. kendin gibi haytalarla düello etmek için de il.'' Yazının biçiminden mektupta yazılı olanlara ili kin bir eyler çıkarmaya çalı ıyordum. seni Belogorsk Kalesi'nden almasını. Üzüntü içinde gözlerimi kapadım. olumlu yanıt alaca ımızdan ku kusu kalmadı artık. mektubumun kar ılı ını bekliyordum. Hele Belogorsk Kalesi'nden bir ba ka yere atanmayı . babam en alta birkaç satır eklerdi. cezanı zaten çektin. a kımı pek fazla umursamayaca ını. Babamın hiç gözünü kırpmadan kullandı ı a ır sözler derin bir biçimde onurumu yaralamı tı. annesiyle babasının. geri çevrilmi bir a kın üzüntüsüne ba ladım. onu genç bir adamın sersemli i olarak yorumlayaca ını seziyordum. benim olacak! O. sa lam yapım. yaralandı ını i iten annen. dudakları yanaklarıma de di! Kızgın taze öpücü ünü hissettim onların.Fakat iyi dü ün. yaptı ına pi man olsun. Bir süre sonra sa lı ıma tümüyle kavu up kendi evime ta ındım. üstündeki tumturaklı yazıyı okuyup duruyordum: ''O lum Pyotr Andreyeviç Grinyov'a. Neden sonra bir sabah. Davranı ını onaylamak niyetinde olmadı ım gibi. tatlı Marya vanovna. Sonunda onu açmaya karar verdim ve daha ilk satırlara göz gezdirir gezdirmez her eyin alt üst oldu unu anladım. Andrey Karloviç'e tezelden mektup yazacak. Zarfı açmayı bir türlü göze alamıyor.Eh. Orenburg iline ba lı Belogorsk kalesinde. elini çekerek: . onun eliyle aldı ım yarayı da ba ı ladım. bütün varlı ımı dolduruyordu. Nedir bu yaptıkların? Yüce merhametine fazla umut ba lamayı göze almamakla birlikte.kulaklarını tıkadı.Allah a kına sakin olun. Marya vanovna'dan söz ederkenki umursamazlı ı. Mutlulu um yüre imde dü manca duygular beslememi engelledi. Çünkü mektupları bana hep annem yazar. yi yürekli komutan. Mektup öyleydi: ''O lum Pyotr! Mironov kızı Marya vanovna'yla nikâhlanmak için baba onayı istedi in mektubu bu ayın 15'inde aldık. lk uygun fırsatta. karım ol. van Kuzmiç beni düello nedeniyle azarlarken öyle demi ti: . dünya görü ünü bildi im için. koskoca subay olmana bakmaksızın sana güzel bir ders vermeye hazırlandı ımı bilesin: Çünkü sen. Zarfın üstündeki yazı babamındı. kızlarının mutlulu undan hiç ku ku yok sevinç duyacaklarını bildirdi. yile tikten sonraki ilk günlerde vabrin'le barı tım. Marya vanovna ba ucumdan ayrılmıyordu. vabrin yanıma geldi. Onu o kadar inandırıcı. Suçu tümüyle üstlendi ve geçmi i unutmamı diledi benden. iyile memi çabukla tırıyordu. dedim. üzerine e ildim onun. Vasilisa Yegorovna'yla kocasına bir ey söylememi tim daha. kafandaki sersemli in geçece i uzak bir yere atamasını isteyece im. yatıyor imdi. oraya. Bunu içtenlikle Marya vanovna'ya itiraf ettim. karısının da onayıyla. . vabrin'i serbest bırakmalarını diledim. Bunu söyleyip odadan çıktı. o mutlulu u benden esirgeme. mutlulu umuzu onaylayacaklarını önceden biliyorduk.

gözya ları neredeyse bo anıverecekmi gibi: .. Annenle babanın onayı olmadan varamam sana.) Sararma sırası ona gelmi ti. nikâhlanalım. dedim. Sen görevini. Düzeldi ini yazıyorlar. Kendi halinde. titreyen bir sesle: . Onların onayını alalım. babayla o ulun arasını bulandırmak mı istiyorum. Efendilerimizden görmedi imiz bir bu lütuf kalmı tı! Ben ihtiyar köpek. Günün birinde kendine yeni bir yavuklu bulursan.. Fakat ihtiyarcık bir türlü avunamıyordu.Oku. Yakınlarınız aralarında istemiyorlar beni.Me er bugünleri de görecekmi iz. Onun ardı sıra odaya girmek istediysem de.nsaf edin efendim. Elden ne gelir Pyotr Andreyiç? Hiç de ilse siz mutlu olun.. Her eyi oldu u gibi Marya vanovna'ya bildirmeye gittim. ko arak ayrıldı yanımdan. diye kar ılık verdim. Özür diledim. diye tekrarlayıp duruyordu. dedi. o. Pyotr Andreyiç. kibirli kimseler de illerdir. Sen beni sevdikten sonra ben her eye hazırım. bey buyruklarını yerine getirmemekle . Daracık odamı bir a a ı bir yukarı ar ınladım.'' Savelyiç'in haklılı ı.dü ündükçe. öyle mi? Yok.Her ey bitti.. dedi. o körolası mösyönündür. Oturmu kara kara dü ünürken..Ne oldu sana böyle..Hayır. Gidip seninkilerin ayaklarına kapanalım. ben domuz çobanı. çimde büyük bir öfkenin kabardı ını hissediyordum. olamaz bu. bo yere para harcamak çok gerekliydi de!. domuz çobanı yapaca ım. sade insanlardır onlar. ihtiyar köpek! Verdi im sıkı buyruklara aldırmayıp. Düelloyu annemle babama duyuran ki inin Savelyiç oldu undan ku kum yoktu. bir ba kasını seversen. düelloyu yukarıya iletmeyi gerekli bulmamı tı. (Ve babamın mektubunu uzattım ona. ku kularımla ve çıkı ımla onu bo yere incitti im ortadaydı. Demir i leri birbirine çarpıp tepinmeyi ondan ö rendin. Hey yüce Tanrım! Öyleyse beyefendinin bana neler yazdı ını bir okuyuver. o lum Pyotr Andreyeviç'in davranı larını bildirmedin bana. dedi. Daha yanına yakla ırken: . Bunu söyleyip bir mektup çıkardı cebinden. Ku kularım vabrin üzerinde toplanıyordu. Bu sözleri söylerken gözya ları bo anıverdi. yiliksever babamız! Lütfen göndermi oldu unuz mektubunuzu aldım. ben ikiniz için de dua edece im. Savelyiç birden bire dü üncelerimden ayırdı beni. ne demek istiyorsunuz? Yaralanmanız benim yüzümden oldu ha? Kendi gö sümü siper ederek seni Aleksey vaniç'in kılıcından kurtarmaya ko tu umu Tanrı biliyor! Kör olası ihtiyarlık aman vermedi. yüzba ının ailesiyle ili kilerim kesilebilirdi. Ellerine sarıldım: . Böylelikle kaleden uzakla tırılabilir. diye inledi. ihtiyar köpe i. yumu ak kalplidir. korkunç bir sesle: . kendimde olmadı ımı hissederek eve döndüm. Her eyde Tanrı'nın dedi i olur! Bize gerekli olan eyi o bizden daha iyi bilir. van Kuzmiç'e gelince. Onlar bunu istemedikçe. Fakat en çok annemin hastalı ı üzmü tü beni.. Merdiven ba ında kar ıladı beni. efendim. Savelyiç. Annem bizden yana çıkacaktır. Annemi de öldürmek istedi in anla ılıyor. hiçbirinde karar kılamıyordum. dedi. Aklıma bir sürü olasılık geliyor. Beni.Hayır. Beni jurnallemekten bir onun çıkarı vardı. Savelyiç'in babama yanıtıydı bu. toy bir çocu a yardakçılık için. Betin benzin kül gibi olmu ! . dedim. sen de mutlu olamazsın. seni. . Suç benim de il. Haylazlıklarını yabancılar duyurmak zorunda kaldılar. kulunuzu. u a a ıdaki satırları okudum: ''Utan..Daha ne yapacaksın.Yazgım böyleymi demek. bahtın açık olsun Pyotr Andreyiç. Efendimin jurnalcısı mıyım. Üstelik senin yaralanmana da ben yol açtım. katı yürekli.. htiyar lalamın kar ısında durdum. bey buyru unu böyle mi yerine getirirsin? Gerçe i ört bas etti in. Mektup sözcü ü sözcü üne öyleydi: ''Devletli Andrey Petroviç. gör! Kâ ıdı aldım. deh ete dü üyordum. do ru mu? Yarasının nerede oldu unu. Yazılı bir kâ ıt uzatarak: . Fakat Savelyiç de ilse kimdi beni babama jurnalleyen? General mi? Görünü e göre onun beni umursadı ı yoktu pek. iki gözüm Pyotr Andreyiç. zamanla babamın da yumu ayaca ına eminim. diye haykırdım... Bu yazdıklarımı okur okumaz bana hemen onun sa lık durumunu bildirmeni emrediyorum. Sanki çarpıp tepinmekle elin kötüsünden korunacaksın! Mösyö tutup. annene ne yapmı ım? . Seni nasıl jurnalledi imi göreceksin. Ma a: . tedavisinin iyi yapılıp yapılmadı ını özellikle bildir. Mektubu okuyup bitirdikten sonra titreyen bir elle geri verdi. Peki.Ben ha? Hakkında jurnaller düzenlemi im ha. diye kar ılık verdi.Senin yüzünden yaralanı ım bir ay ecelle pençele memi yeterli bulmamı a benziyorsun. Hakkımda jurnaller düzenlemeni kim istedi senden? Yoksa bunun için gizli buyruk mu aldın? Savelyiç artık gözya larını tutamayarak: . Tanrının istemine boyun e elim. onu öyle bir süzüp.

Komutan kaygılı bir tavırla kar ılık verdi selamıma. gitgide daha dayanılmaz oluyordu. kulak verin Biz ya lıların anlatacaklarını dinleyin Bir türküden Tanı ı oldu um tuhaf olayları anlatmaya geçmeden önce 1773 yılı sonlarında Orenburg ilinin durumu üzerinde birkaç söz söylemek zorundayım. annemiz Avdotya Vasilyevna'nın. Sadık u a ınız Arhip Savelyev. hayatımın gidi i üzerinde önemli etkiler yaptı. Traubenberg barbarca öldürüldü. sa omzunun altından. Ba ına böyle bir i geldi diye de kınamamalı delikanlıyı: At bile dört ayaklı olmasına ra men. aklımı kaçırmaktan ya da kendimi haytalı a vurmaktan korkuyordum. onları dizgin altında tutabilmek için hükümetin sürekli bir gözetimini gerektiriyordu. Vasilisa Yegorovna'nın öz o lu gibidir. yasalı ve uygar bir hayata alı kın olmayı ları. imdi hanımefendinin. Fakat gitgide çekilmez olmaya ba lamı tı. ne de Marya vanovna vardı odada. karanlık bir umursamazlı a gömüldüm. cebinden bir kâ ıt çıkararak öyle dedi: . Onun bana kar ı gizli bir dü manlık besledi ini seziyor. Çok ükür sa lı ına kavu mu bulunmaktadır. Yayık kıyılarının en eski sahipleri olan Kazaklar yerle tirilmi ti buralara. Ben babama mektup yazacak durumda de ildim. Onun sa lı ı için Tanrı'ya dua edece im. Pyotr Andreyeviç'in yaralandı ını sizi üzmemek için yazmamı tım. Vasilisa Yegorovna ilkin birkaç kez sitem etti. Fakat ayak diredi imi görünce. Ben Belogorsk Kalesi'ne gelmezden az önce olmu tu bunlar. gerilikleri ve zalimlikleri. i sizlikle beslenen. 1772 yılında Kazak ba kentinde bir ayaklanma patladı. Pyotr Andreyeviç. vabrin'le pek seyrek kar ıla ıyor. bu da ku kularımı do ruluyordu. Kitap okumaya. Ortalık yatı mı a benziyor. Hemen kalkıp gittim. edebiyata olan ilgimi de yitirdim. tam gö sünün üstündeki kemikçikten. bir ya da bir buçuk santim derinli inde bir yara almı tı. Gerekli sayılan bölgelere kaleler kurulmu . Ansızın güçlü ve hayırlı bir sarsıntı yarattı ruhumda. Marya vanovna benimle hemen hemen hiç konu muyor. Annemi yatı tırmak için de Savelyiç'in mektubunu yeterli buldum. gelip komutanın beni ça ırdı ını söylediler. buyruklarınız kar ısında boynum kıldan incedir. Buna kar ılık ne Vasilisa Yegorovna. Bu yalnızlık içinde a kım büsbütün alevleniyor. Gelgelelim yörede can ve mal güvenli ini korumakla görevli Yayık Kazaklarının kendileri bir süredir kaygı verici. bey buyruklarını her zaman dinlemi . O günden sonra durumum de i ti. kide bir ba kaldırmaları. imdi hikâyeye dönüyorum: Bir ak amüstü (1773 yılı Ekim ba larıydı bu) sonbahar rüzgârının u ultusunu dinleyerek ve penceremden ayın çevresinde ko u up duran bulutlara bakarak tek ba ıma evde oturuyorken. Fakat ben. söylendi ine göre çok ho nutlarmı ondan. van Kuzmiç'le görevimiz gerektirdikçe görü üyorduk. vabrin. tökezler. kaygıdan yata a dü tü ünü ö renmi bulunuyorum. çim karardıkça kararıyor. yeniden karı ıklık çıkarmak için fırsat kollayan kurnaz asilerin görünü teki pi manlıklarına komutanlı ın inandı ı yoktu pek. Kapıyı sürgüledi. orada ayakta duran çavu un dı ında herkesi oturttu. ya da öyle görünüyordu imdilerde. üstelemedi. ihtiyar köpek de il. yönetimde ba ına buyruk bir de i iklik yapıldı. Komutanın evinden so umaya ba lamı tım. gizli gizli kin besleyen. istemeye istemeye selamlıyorduk birbirimizi. sizin sadık kulunuz. Komutanlar. Fakat az sonra top gülleleri ve insafsız cezalarla ayaklanma bastırıldı. Fakat tam o sırada ortaya çıkan beklenmedik olaylar. ne zaman kar ıla sak bir fırsatını bulup uzakla ıyordu yanımdan.Sayın subaylar. size her zaman canla ba la hizmet ederek saçımı sakalımı a artmı ımdır. önemli bir haber aldık! Generalin yazdıklarını dinleyin imdi: Gözlü ünü taktı ve unları okudu: ''Belogorsk Kalesi komutanı . en ve esendir. Bana domuz güttürece inizi yazmak lütfunda bulunmu sunuz.'' htiyarcı ın yazdıklarını okurken birkaç kez gülmekten kendimi alamadım.suçluyor. sakıncalı yurtta lar olmu lardı hükümet için. Yalnızlıkla. Kendisini ırmak kıyısından komutanın evine ta ıdık ve burada berber Stepen Karamonov tarafından tedavi edildi. azarlamak lütfunda bulunuyorsunuz. Rus Çarlarının egemenli ini kısa bir süre önce kabul eden bir sürü yarı vah i oymak ya ıyordu bu geni ve zengin ilin çevresinde. Yava yava tek ba ıma evde oturmaya alı tım. Disiplini sa lamak için oraya gönderilen kıdemli general Traubenberg'in aldı ı sert önlemler yol açmı tı bu ayaklanmaya. 6 PUGAÇEV AYAKLANMASI Delikanlılar. Do rusu. van gnatyic ve Kazak çavu u da oradaydılar. Kölece selamlarımı iletirim.

diye kar ılık verdi. sertçe seslendi van gnatyiç'e. Komutanın karısı: . Bizim elimizdeyse. ustaca bir oyunla ba ından savmı tı Vasilisa Yegorovna'yı: sözde. Tanrı büyüktür: Yeterli sayıda askerimiz var. birkaç kaleyi ele geçirerek yakıp yıkmı . kamı . bozkırda yayılan ine ini haydutlar ele geçirmesin diye söylemi ti bunu. ba ını sallayarak: . Sen. Kocasının kendisinden gizledi i eyin ne olabilece ini dü ündü durdu.. görevle ilgili böyle bir sırrı dünyada açmazdı ona. evde yalnız kalıp canı sıkılmasın diye. Kırgızlardan bir saldırı mı bekleniyor yoksa? Fakat van Kuzmiç bu gibi saçmalıkları niye gizlesin benden? Kadınlık merakını inadına kızı tıran sırrı ö renmeye kesin olarak karar verip.) Fakat emir emirdir. Fakat bütün gece uyku girmedi gözüne. Tanrı'nın izniyle hakkından geliriz o Pugaçev domuzunun! Komutanın karısı: -Pugaçev de kim? diye sordu.Ne dersin. iyice temizleyin. sobalarında saman yakmak esmi . dedi. Vasilisa Yegorovna bunu duyar da evde kalır mı? Hemen papazın karısına konuk gitmeye hazırlanmı .Gizlidir Don Kazaklarından olup geçenlerde hapisten kaçan Yamelyan Pugaçev adındaki bozguncu. Orenburg'dan çok ilgi çekici haberler almı da. cinayetler i lemi tir. Ne kadar sakındıysak da haberin kaleye yayılmasını önleyemedik. soru turmaya ilgisiz sorularla ba layan bir yargıç gibi.'' Komutan. Yayık köylerinde ayaklanmalar çıkarmı . Haberleri duydun de il mi? Peki ne olacak imdi? van gnatyiç: . Haydutun güçlü oldu u anla ılıyor. Zavallı kız. kadınların bundan böyle sobalarında saman yerine çalı çırpı.Tanrı bilir. kâ ıdı katlayarak: . Pala ka'nın kilit altında tutuldu unu ö rendi. Kazakları saymazsak. Tek gözlü te men. topu çocukların soktu u paçavra.Ya.Yüzba ı Mironov'a. van Kuzmiç. Maksimiç. Akuline Pamfilovna'nın çok güzel bir yöntemle hazırladı ı hıyar tur usuna getirdi. Sonra bir süre sustu. diye sordu. Yoklu unda van Kuzmiç'in toplantı düzenledi ini. Kocası tarafından aldatıldı ını anlayıp bir soru ya muruna tuttu onu. diye sordum. sanı ın dikkatini da ıtmak için. bunun nasıl bir felakete yol açabilece ini dü ünsene! Subayları toplayıp. kendisini merhum çarımız III.Öyleyse Pala ka'yı yüklü e kapatmak da neyin nesi. dilini ısırdı. Kalede hiç kimse imdiden ö renmemeli bunu. Hiç renk vermeden. Kazaklarına göz kulak ol. Bocaladı. vabrin'e: . bakalım. kuru dal yakmaları konusunda kesin buyruk verdim. Komutanın karısı verdi i sözü gerçekten de tuttu: papazın karısı dı ında kimseye bir ey söylemedi. Fakat e er. yonga. Vasilisa Yegorovna kocasının bir dolap çevirdi ini anladıysa da bu gibi durumlarda ondan bir ey koparamayaca ını bildi inden sorularına son verdi. topu da temizledim. Topu gözden geçirin. derin derin içini çekti. bizim kadınların aklına. . En önemlisi de bu konuda a zınızı sıkı tutmanızdır. konu ulanları i itmesin diye Pala ka'yı da yüklü e kilitlemi ti. barut bol. dile kolay. . ıslıkla bir Fransız aryasına ba ladı. anacı ım! diye kar ılık verdi. Generalin mesajını alır almaz. bu soruyu beklemiyordu i te. Petro olarak tanıtmak küstahlı ında bulunup bir haydut çetesi toplamı . Vasilisa Yegorovna papazın karısından hiçbir ey ö renemeden eve döndü. karısına duydu u büyük saygıya ra men.. van Kuzmiç'in ö üdüyle Ma a'yı da yanına almı tı. Ertesi gün sabah ayininden dönerken. gözlü ünü çıkardı. topu topu yüz otuz adam var. buyruklarını verdikten sonra serbest bıraktı bizi. ekonomik i ler konusunda birkaç uyarıda bulundu. her yerde ya malar yapmı . a ık ve bin türlü çerçöpten temizlemekle u ra ıyordu.Biliyor musun anacı ım. birbirini tutmaz eyler mırıldandı.Gerekli önlemleri almak. saldırı halinde de kale kapılarını kapattırıp askerlerinizin ba ına geçin. O zaman van gnatyiç bo bo azlık etti ini anlayıp. bocalamadan yanıtladı meraklı hayat arkada ının sorularını: . Bundan ötürü sayın komutan. Maksimiç. Vasilisa yegorovna: . Vasilisa Yegorovna. van Kuzmiç. nöbetçi ve gece devriyesi çıkarın. dedi. bu mesajı alır almaz. lkin. van gnatyiç'e rastladı. subay efendiler! Görevlerinizi bilin. papaz Gerasim. adı geçen haydut ve düzmece çarı püskürtmek için gerekli önlemleri almanızı. Sözünü tamamlayacak yerde. Nasıl sonuçlanacak bu i ? .Aman Yarabbim! dedi. duyduklarını kimseye anlatmayaca ına söz verip her eyi bülbül gibi söyletti ona. Fakat ok yaydan çıkmı tı bir kere. van Kuzmiç yalnız kalınca hemen bize haber salmı . çıkarken. alınma ama Kazaklardan pek umut yok. ittiklerimizi konu arak.Bu sava hazırlıkları da ne ola ki? diye dü ündü. imdilik önemli bir ey görmüyorum ben. buyru unuzda bulunan kaleye saldırması halinde de kendisini tümüyle yok etmenizi rica ederim. kimseye söylemiyormu bunları. Ona da. (Çavu gülümsedi. Fakat van Kuzmiç hazırdı bu saldırıya. sözü. biz gelene kadar niçin orada kaldı bakayım? van Kuzmiç.

Bununla birlikte. peki dedi. diye kar ılık verdi. Ça ıtlar sokulmu tu içlerine. Kazakları ve askerleri çetesine ça ırıyor. ne yargıçların. Hıristiyanlı a dönmü bir Kalmuk olan Yulay. van gnatyiç. ilk yönteminden ba kası gelmedi aklına: . Yeni bir olay büsbütün artırdı komutanın tedirginli ini. uzun bir süre etkisiz kaldı. Cahil insanlar üzerinde tehlikeli bir etki yaratabilirdi. kurnazlık yapmak kim? imdi ça ırt bakalım subaylarını. sen kim. Hangi cesaretle böyle bir ey öneriyor bize? Onu kar ılamaya çıkacak.Gerçek gücünü imde ö reniriz. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim. i kencenin. . Kaledeki Kazaklar arasında ola anüstü bir hareketlilik göze çarpıyordu. gitmene gerek yok. Ona öyle bir bakmamla. ne kulakları vardı.Az sonra herkes Pugaçev'den söz ediyordu. senin yanında da konu uruz. çavu un anlattıkları uydurmaymı . diye sözünü kesti komutanın.Bak sen u dolandırıcıya! diye ba ırdı. Ne burnu. Sa lıklı bir hukuk kavrayı ına tam anlamıyla aykırı. toplantı düzenlemek ve Yemelyan Pugaçev'den bensiz söz etmek istiyorsan bu kez hava alacaksın! van Kuzmiç falta ı gibi açtı gözlerini: . madem her eyi biliyorsun. çavu . Ba kırt.Sanmam. kom u köylerde ve kalelerde olup bitenleri ö renip gelmekle görevlendirdi çavu u. Adam ambarda. komutana önemli bir haber getirdi. kendisine: . Sokaklarda öbek öbek toplanıyorlar. bu barbarca yöntemin kalkmasından yakınan yargıçlar bulundu unu i itiyorum. uzun kalpa ını çıkararak kapının yanında durdu. Komutan. Çünkü sanı ın suçu yadsıması nasıl onun suçsuzlu una kanıt olmazsa. Ba kırtı buraya getir. Yulay da kamçıları alıp gelsin. hemen o gün hapisten kaçtı. diye dü üncesini belirtti. çok ükür buraların düzenini sa ladı ımızı bilmiyor mu acaba? Acaba bu hayduda kulak asan komutanlar var mıdır? van Kuzmiç: . Sanı ın suçu üstlenmesi. Söylentiler çe it çe itti. Bu adamı hiçbir zaman unutmayaca ım. Yeniden toplandık. ne de sanıkların. Do rusu ya. ota ına kadar ula abildi i ba bu un ona elini öptürüp kendisiyle uzun uzun konu tu unu anlatmı arkada larına. Sa lıcakla kalın. Hatta günümüzde bile. Kaba. Vasilisa Yegorovna'yı uygun bir bahaneyle yine evden uzakla tırmak istedi. Vasilisa Yegorovna: . En kısa zamanda kalemize gelmek niyetinde oldu unu bildiren haydut.. Vasilisa Yegorovna'nın kilidi altındaydı. diye kar ılık verdi karısı. Fakat o kadar açık yürekli ve dürüst bir insandı ki. ayaklarına sancaklar serecekmi iz! Seni ito lu it seni! Kırk yıldır namuzumuzla hizmet gördü ümüzü. daha ileriye gitmeyi göze alamadı ından. Ba kırtı almaya gitti.Dinle beni Vasilisa Yegorovna. Ba kırtlardan da. Vasilisa Yegorovna. Karısı: . tutuklusunu aynı gün sorguya çekmeyi dü ünüyordu ya. Komutanın buyru unu uygulayan van gnatyiç. Komutan: . Yazıyı yarı cahil bir Kaza ın kaleme aldı ı belliydi. kar ı koymamalarını ö ütlüyor. Komutan. deyip aya a kalktı. Yüksek sesle homurdanıyorlardı. karısı da oradayken. temelsiz bir görü . bozkırda. bunun gibi. Bu yüzden hepimiz ola an kar ıladık komutanın buyru unu. bana ambarın anahtarını ver. dönü ünde.Dur van Kuzmiç. fakat. baksanıza. pek çok ate gördü ünü. Kafası dipten kazınmı tı ve sakal yerine birkaç kırçıl tüy sarkıyordu çenesinden. tutsa ın içeriye alınmasını emretti.Gerçekten güçlü oldu u anla ılıyor. van gnatyiç. Karga alık çıkarmak amacıyla bildiriler da ıtan bir Ba kırt yakalanmı tı. Yoksa çı lıkları i itip korkar. yoksa idam edilecekleri tehdidini savuruyordu. kendi aralarında usul usul bir eyler konu uyorlar. Bu de i iklik açık bir ho nutsuzluk yarattı Kazaklar arasında. Komutan hemen hapse attı çavu u. Eski zaman yargılama yöntemi içinde i kence öylesine kökle mi ti ki. Yetmi ya larında kadar gösteriyordu. olmaması gerekir. onun yerine Yulay'ı atadı. Pugaçev'in bildirisini okudu bize. Vasilisa Yegorovna: . Ma a'yı alıp bir yere götüreyim. onun gerçekten suçlu oldu unu göstermeye yeterli bir kanıt sayılıyordu. isyancıların yanına gitti ini. Yulay'ın söyledi ine göre. Komutan. Bu olay üzerine subayları yeniden toplantıya ça ırmayı dü ünen komutan. suçu üstlenmesi de suçlulu unun kanıtı olamaz. ben de soru turma dinlemeye pek hevesli de ilim. di e dokunur bir ey söyleyecek durumda de ildi. Birkaç dakika sonra alınıp sofaya getirildi. dedi öksürerek. komutanlara da. bir süvari ya da bir kı la askeri gördüler mi da ılıveriyorlardı. onu ortadan kaldıran hayırlı yasa. dedi. bilinmeyen bir kuvvetin bu yana do ru ilerledi ini i itti ini bildirdi. .Göreceksin sen. ki gün sonra dönen çavu . van Kuzmiç. her halde arkada larının yardımıyla. kaleden altmı verst ötede. papaz Gerasim'in kentten.Bırak yalanı van Kuzmiç. kiyüzlü Kazak.Peki anacı ım. haydut bir sürü kale ele geçirmi .Hah öyle iki gözüm.. vabrin: . kı la faresi! dendi ini kulaklarıyla i itmi ti. fakat güçlü bir anlatımı vardı bildirinin. Bizim zamanımızdaysa onun gereklili inden kimsenin ku kusu yoktu.

Genç adam! Bir gün bu yazdıklarım eline geçerse.O zaman.Peki. Fakat askerlerden biri adamı kucaklayıp omuzladı ında ve Yulay kamçıyı alıp tam vurmak için kolunu kaldırdı ında. insan sevgisinin bu denli geli ip yayılmasına a madan edemiyorum. kim gönderdi seni? htiyar Ba kırt susuyor. van Kuzmiç'in sorusunu Tatarca tekrarladı. kalemize kim yollamı onu? Yulay. devam etti: . kanımızın son damlasına kadar kaleyi savunmamızı emrediyor. Birlikte ya adık. Baylar konu aca ımız ba ka eyler de var. Hepimiz donup kalmı tık. birlikte .Saçma! diye kar ılık verdi.Yah i. ancak ahlâkların düzelmesi yoluyla. felaket! diye inledi. Ansızın Marya vanovna'nın ne olaca ı dü üncesi beynime bir ok gibi saplandı. karısı üzerinde sözlerinin etkili oldu unu gören komutan. sor bakalım sizin dilden. e itimin hızla elde etti i ba arılara. Kafan böyle dümdüz rendelendi ine göre. Yulay. Ma a'nın burada kalması do ru de il. allak bullak olmu bir yüzle Vasilisa Yegorovna girdi içeri. Yulay.Bak hele! dedi. sen buraya güveniyorsan kal. Fakat kadınların güvenli ini dü ünmek zorundayız. Ma a'nın hali ne olur? . Tam durumu gözden geçirmeye ba lamı ken. gözlerimle gördü üm bu olayı anımsadıkça.Felaket anacı ım. anacı ım. bir yere gitmem. en köklü de i ikliklerin. van Kuzmiç: . Yakla bakalım. vaftiz anasına gönderelim onu. Yol henüz tehlikeli de ilse. bu konuda söylenecek söz yok. Komutan: . Birkaç saat içinde Pugaçev'in bize de saldırmasını beklemek gerekiyordu. Kırgızını da gördük. van Kuzmiç'te konaklanmı tı. van Kuzmiç! dedim. Nijneozernıy Kalesi bu sabah dü mü . anacı ım. Orenburg'a.Peki. Ba kırtını da. güçsüz. hiçbir zorlayıcı sarsıntı olmadan gerçekle enler oldu unu unutma. Zavallının yüzünde kaygılı bir anlam belirmi ti. Komutan a ırarak: . Kur unların ula amayaca ı bir kale var mıdır? Belogorsk niye güvenilir olmasınmı ? Çok ükür yirmi iki yıldır ya ıyoruz burada. Bu beklenmedik haber allak bullak etmi ti beni.Dinleyin. Gerçi ya lısın. Demek zamanında kapanımıza bir kez daha dü mü sün ihtiyar kurt. dedi. ansızın.Peki.Yok. yalvaran bir inilti çıkardı Ba kırt ve ba ını sallayarak a zını açtı: Dil yerine güdük bir et parçası kımıldıyordu orada. Papaz Gerasim'in i çisi az önce oradan geldi. dedi. Fakat Ba kırt ona da aynı bo gözlerle baktı ve çıt çıkmadı a zından. onları Orenburg'a ya da daha uzak. Ba kırtı soymaya ba ladı. en yararlı. Ba kırtı ambara götür. Hayatında belki de ilk kez. (*) dedi. Fakat Ma a ne olacak? Destek gelene kadar dayanırsak ne âlâ. Fakat çekik gözleri hâlâ çakmak çakmak yanıyordu. Sana da onunla birlikte gitmeni ö ütlerim. Komutana: .ittin. Bugün Çarımız Aleksandr'ın insancıl egemenli i altında ya arken. ilk isyanın de il bu. Caniler göz açıp kapayıncaya kadar burada olacaklar. Çocuklar! u soytarının mintanını çıkarın da sırtını ok ayıverin biraz. yabancı topraklarda yalnız bir mezar aramak gerekmez bana. Komutanı ve bütün subayları asmı lar. cılız. Rusça anlamıyor musun yoksa? Yulay. Ta ıdı ı korkunç i aretlerden onun 1741 ayaklanmasına katılıp bu yüzden cezalandırılmı isyancılardan biri oldu unu anlayan komutan: . Orada yeterince asker ve top var. sustu. Nijneozernıy Kalesi yirmi be verst ötemizdeydi. soluk solu a. Komutan: . yok. ondan bir ey ö renemeyece imiz anla ıldı.. i ini iyi gör ha! ki asker. ama kaleyi ele geçirecek olurlarsa ba ına gelecekleri dü ün. Ma a'yı gönderelim. Nijneozernıy Kalesi'nin sessiz. Haydutların kaleyi nasıl ele geçirdiklerini görmü .Kısa boylu. Bu ya tan sonra senden ayrılmak. söyle. peki. Vasilisa Yegorovna.. Ama benim için bo una u ra ma. Vasilisa Yegorovna kekeledi. Surları da ta tandır. ne dersin? Vasilisa Yegorovna: . Karısı: . Pugaçev'e niye dayanmayalım? van Kuzmiç: . ki ay kadar önce Orenburg'dan gelmi . alçakgönüllü bir delikanlı olan komutanını tanıyordum. van Kuzmiç karısına dönerek: . caniler kaleyi daha önce ele geçirirlerse.. dedi. Görevimiz. Bu ne hal? Vasilisa Yegorovna: . kamburca bir adamdı. Askerler tutsak edilmi .Ne oldu sana? diye sordu. bo gözlerle bakıyordu komutana. canilerin ula amayaca ı bir yere gönderin.. syancılarla kozumuzu payla madan önce sizi daha uzak bir yere göndereyim mi. dedi. Bak bakalım nasıl bülbül gibi konu turaca ım seni. Çocukların eline dü mü bir hayvan gibi dört bir yana bakınıyordu.Niye susuyorsun? diye sürdürdü sözlerini. Bütün benli iyle sarsıldı ı belliydi. daha güvenli.

Gün do ar do maz Marya vanovna'nın çıkaca ı kale kapısına gitmek. ne de uyudum. dedi. beynime bir ok gibi saplandı. Git. Kale ku atılmı durumda. Komutanla ve ailesiyle vedala tık. kalenin çevresinde kimli i belli olmayan insanların dola tı ını bildirdi. ba ca ızım Sonuncu dereceden memur ba ı Tam otuz yıl. Kucakladım. Çevresi kalın kütüklerle sa lamla tırılmı yüksekçe bir yerdi burası. Marya vanovya'yı yalnız bulaca ımı söyleyen bir önsezi vardı içimde. Komutan: . Ayrılı ın hüznü belirsiz.Çıkmadı. van gnatyiç. Fakat ben az sonra. Nijneozernıy'ın dü tü ünü i itince fenala tı. Nerede o? Karısı: .Nasıl istersen öyle olsun. inan bana! Ma a gö süme kapanmı . Yüce Tanrım. Büyük bir de i iklik seziyordum benli imde. Sizi almak için gönderdi beni. kazanamadın ba ca ızım Ne be on kuru . ba rıma bastım onu: . Fazla adamımız olmasa da. Komutanlıkta konu ma devam ediyordu. orada onunla son bir kez daha vedala mak istiyordum. Gece çabucak geçiverdi. Ben tam evden dı arı çıkmak üzereyken kapı açıldı. bir süre önce gömüldü üm kederden çok daha katlanılır geliyordu bana. Yemek sessizce yenildi ve her zamankinden daha erken kalkıldı sofradan. kaleden çıkabildi mi? van gnatyiç: .ölürüz. ama görü emezsek. Fakat ben ne bir ey söylüyor. mutlulukla kalın. Onba ıya çabucak birkaç emir verdim. imdiki iç çarpıntısı. a lamaktan i mi gözlerle geldi ak am yeme ine. dedim. ne bir mutluluk Ne bir çift iyi söz Ne de büyük bir rütbe Kazandı ın tek ey ba ca ızım Yüksek bir dara acı oldu Akçaa açtan bir kiri Ve ibri imden bir ilmek Halk türküsü O gece ne soyundum.Nereye gidiyorsunuz? dedi. Gerçekten de öyle oldu. yanına birkaç ki i katarız. Gö sünden ta an hıçkırıklar sözünü tamamlamasına engel oldu. Sa lıcakla. Sokakta uçarcasına ilerlerken. Beni kapıda kar ılayıp kılıcımı uzattı. evlerimize da ıldık. hüngür hüngür a lıyordu. Elveda sevgilim.Elveda mele im. Ma a'yı yolculu a hazırla. Beni Orenburg'a gönderiyorlar. Belki Tanrının izniyle yine görü ürüz. Kale sakinlerinin hepsi . Fakat elimizi çabuk tutmalıyız. adımın ünlendi ini i ittim.Ya Marya vanovna? diye sordum. bilerek unuttu um kılıcımı almak için geri döndüm. içeri giren onba ı. Ardım sıra gelirken: .Elveda Pyotr Andreyiç! dedi. dedi. Haydutlar Orenburg yolunu tutmu lar. Pugaçev gelmi . diye kar ılık verdi. hemen komutanın evine ko tum.. tabyada. son nefesimde bile dudaklarımdan senin adın dökülecek. Pyotr Andreyiç! Tabyaya vardık.. fakat tatlı umutlarla. Onu tutkuyla öptüm ve çabucak çıktım odadan. canım! Ba ıma ne gelirse gelsin. Baktım. üç yıl daha Sessizce hizmet ettin Çara Ah. 7 SALDIRI Ba ım benim. Gözya ları arasında: . Marya vanovna solgun bir yüzle. bizim Kazaklar'ın Yulay'ı da zorla alıp götürerek geceleyin kaleden kaçtıklarını. bu günleri görmek için mi ya adık! Vasilisa Yegorovna kızının yol hazırlı ını sa lamak için çıktı.Akulina Pamfilovna'da. ne de söylenenleri dinleyebiliyordum artık. son duam seninle ilgili olacak. Hava a arıyordu artık. tehlikeyi bir an önce gö üslemek iste i ve bir yükselme tutkusuyla birle iyordu. ayrıca. Çok kötü. hastalanmasından korkuyorum. van Kuzmiç. Marya vanovna'nın kaleden dı arı çıkmaya vakit bulamamı olabilece i dü üncesi. Yüre im titreyerek: . Yarın gün do madan yola salalım onu.

Kalabalı ın tam ortasında beyaz bir at üstünde. Çariçe anamız (*) için dövü ece iz bugün. diye kar ılık verdi. Ma a'yı götür. e ilerek selamladı babasını. korkuyor musun kızım? . Onba ı a a ı indi. kalede bir hareketlilik oldu unu görünce kümelendiler. sayısı pek de kabarık olmayan asker dizisinin önünde geziniyordu. Haydi.Uzakta de il. Tanrı ikinizi de mutlu etsin. Marya vanovna'ya göz ucuyla baktım. bir gün önceden getirilip yerle tirilmi ti. topra a ya da çite saplandı. dedi. Ma a. hüngür hüngür a lamaya ba ladı. bütün dünyaya yi it. Ma a git babanla vedala .Elveda iki gözüm! dedi. siz de öyle ya ayın.Ate etmeyin. Yulay'ın kafasını. titreyerek van Kuzmiç'e yakla tı. kaleye do ru dörtnala at sürdüler. Komutanın karısıyla kızı uzakla tı. Mektubu komutana uzattı. Bozkırda da ınık olarak gezinen atlılar. çlerinden biri. ovada. attan yuvarlandı. Ma a'yı kutsa. Zaman kalırsa. Bu arada isyancıların saldırıya hazırlandıkları görülüyordu. Bu sırada Vasilisa Yegorovna. Kocasına: . Ya lı komutan. Elveda Kuzmiç'im. dedi. Evde tek ba ıma daha çok korkarım. Gönlümün sultanının güvenine layık oldu umu bir an önce göstermek için çatı ma anının gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Küme da ıldı. sonra kocasına dönüp: . Kı la askerleri. Ben Marya vanovna'nın arkasından bakıyordum. Komutan. Yulay'ın kanlı ba ını görmek. atlılar dört nala uzakla tılar. gözlerini ayırmadan dü mana bakıyordu. Tehlikenin yakınlı ı ola anüstü bir canlılık vermi ti bu eski kurda. Evlatlarım! Ate ! Askerler bir yaylım ate i açtılar. dedi. Haydi. Baktık. dü man nerede? van Kuzmiç: . vabrin yanımda durmu . Komutan son bir kez daha dola arak ordusunu gözden geçirdi ve askerlere: . van Kuzmiç: . Kocasına: . yarı ölü. kırmızı kaftanlı. yalın kılıç bir adam ilerliyordu.) Vasilisa Yegorovna da a lıyordu. ölüm de Tanrı buyru udur. dedi. yukarıya do ru uzattı ı elinde bir ka ıt tutuyordu. Kalenin yakınlarında. Hayat da. Bir ara kaçamak bir bakı fırlattı bana. Kur un ya muru altında kalınca. komutanlarına ba lılıklarını bildirdiler. Biz Vasilisa Yegorovna'yla nasıl ya adıysak.Oh. yirmi kadar atlı görünüyordu. elini üç kere kızının üzerinden geçirdi. elveda Ma a. va ak postundan kalpakları ve okluklarıyla hemen göze çarpan Ba kırtlar da vardı. oklar ve yaylarla silahlanmı bir insan kalabalı ı yayıldı bozkıra. Dün onun elinden aldı ımı anımsayarak. sendeledi. topu o kümenin üzerine yöneltmesini emretti van gnatyiç'e ve fitili kendi eliyle yerle tirdi. o seni bırakmayacaktır. diz çöktü. komutanın ayaklarının dibine dü tü. allak bullak etmi ti onu. Yaprak gibi sallanıyordu.imdi görürsünüz siz! diye ba ırarak kar ılık verdi. Bu sırada. ne oluyor? dedi. Tanrı'ya dua et. Sevgilimi onunla koruyaca ımı dü ündükçe içim içime sı mıyor.Hayır babacı ım. Bir ba kası mızra ına takılı kesik bir kafayı. kalenin yarım verst ötesindeki bir tepenin ardından yeni atlılar belirdi ve az sonra mızraklarla.Vasilisa Yegorovna! Burada kadınların yapaca ı bir ey yok. silahlarını ku anmı bekliyorlardı. kız yarı canlı. adamın atını da geminden tutup getirdi. güçlükle gülümsedi. Kazak oldukları belliydi. sözünün eri kimseler oldu umuzu kanıtlayaca ız! Askerler hep bir a ızdan. Fakat aralarında. Komutan.van Kuzmiç. sava nasıl gidiyor? Hani. ölü Kazak'ın elindeki ka ıdı alıp getirmesini emretti. sonra tutup kaldırdı onu. Bunu söylerken bana baktı. . Ma a. bo uk bir sesle: . (Ma a babasının boynuna atıldı. Komutan: .Biz de kucakla alım. dedi.oradaydı. Çar'ı kar ılamaya çıkın. kendi aralarında görü meye ba ladılar. Vasilisa Yegorovna hemen götür onu. Zavallı Kalmuk'un ba ı. dedi. Komutan onba ıyı ça ırdı. bize ihanet eden Kazaklardı bunlar. Durdu. yelkenleri suya indiren Vasilisa Yegorovna. Hainler ba ırdılar: . Baksana. Ötekiler hayvanlarının ba ını çevirip dörtnala uzakla tılar. bozkır bo aldı. kum gibi adam kaynayan bozkıra bir göz attı. Adamları çevresini aldılar ve besbelli onun buyru uyla kümeden ayrılan dört atlı. sersemle mi ti. yeter artık! Durmayın. Fakat Tanrı'nın yardımıyla her ey yolunda gidecek. Ne o Ma a. van Kuzmiç ona öyle bir göz gezdirdikten sonra yırtıp attı. yi bir adam bulur evlenirsen. Yaylım ate iyle de sa ırla mı . Pugaçev olmalıydı bu. Birkaç ok hemen yanıba ımıza. ba ını salladı. Ma a'ya bir köylü fistanı giydir.Ey. yanında ondan ayrılmak istemeyen Ma a'yla birlikte tabyaya geldi. Top. Mektubu tutan Kazak.Göreyim sizi evlatlarım. beti benzi kül gibi. sa lıcakla kal kızım. Çar burada. Az sonra kulaklarımızın dibinden kur unlar vızıldamaya ba ladı. Bozkıra çıktı. stemeden seni incitti im olduysa. kılıcımın kabzasını sıktım. Gülle vızıldayarak havayı yardı ve adamlara hiçbir zarar vermeden üzerlerinden geçip gitti. sallayarak bize do ru savurdu. kendimi bir övalye olarak görüyordum. ba ı la beni! Komutan: . eve gidin. öptü.

vabrin kafası çepeçevre tıra lı. Sen bir hırsızdan ve düzenbazdan ba ka bir ey de ilsin. ne duruyorsunuz? diye haykırdı. Alanda ka la göz arasında bir dara acı kuruluverdi.Efendimiz ba ı ladı seni! dediler. kalabalı ı yarıp çıktı.Asın onu! dedi. Ba bu ları en önde. trampetler çalsın! Evlatlarım. Bana. Birbirini tutmaz . bizi de oraya sürüklediler. Düzmece Çar: . Sonra van gnatyiç'i çıkardılar Pugaçev'in kar ısına: . komutan evinin ta lı ında. iki yana da ıldılar.te imdi sıkı durun evlatlarım. Gözleri kıvılcımlar saçıyordu. Ba ından kanlar akan komutanı. van gnatyiç de yüzba ının sözlerini tekrarladı: . Kimbilir. kula ına bir eyler fısıldadı. samur külahını ka larının üstüne yıkmı tı. ansızın atlardan inmeye ba ladılar. tok bir sesle: . Pugaçev müthi bir bakı fırlattı ihtiyara. O anda duyduklarımı anlatamam.Çara kar ı koymanın ne demek oldu unu gösterece iz size! diyerek ku aklarıyla kıskıvrak ba ladılar beni. Pugaçev'e yakla tı. sapsarı bir yüzle. elindeki beyaz mendili salladı. lme i boynuma geçirdiler. Trampet sesi kesildi..Durun. Fakat kı la askerleri bunu göze alamamı .. geriye çekilmeye ba ladılar. Pugaçev'in ayaklarına kapanmı . Hükümdarın alanda tutsakları bekledi i ve ba lılık yeminini kabul edece i duyuruldu. ka la göz arasında ortaya çıkmı .Babacı ım! diye yalvarıyordu. sırtında bir Kazak kaftanı. Pugaçev. Ahali.. Bu yüzü bir yerden tanır gibiydim. Gülle tam ortasına dü mü tü kalabalı ın.Sen mi benim Çarımsın? dedi. bilemiyordum. ahali alana ko u tu. Bir de ne göreyim. Bir çan sesi yükseldi.. Zavallı lalam: . amcacı ım. Yarası hâlâ kanayan. Günahlarımı ba ı laması. Sen. Bir ara ayaklarımın yerden kesildi ini hissettim: Fakat kalkıp toparlandım ve isyancılarla birlikte kaleye girdim. son gücünü topladı. Tam yardımına ko acakken birkaç düzine Kazak çullandı üstüme. eliyle van Kuzmiç'i gösterdi. bir daha ate ledi fitili. elinde ilmek. Komutan onların yakına kadar gelmesini bekledikten sonra. korkma! deyip duruyorlardı. Bizim çavu .Çar Pyotr Feodoroviç'e ba lılık yemini et! dedi. Aynı anda korkunç çı lıklar. Yakla tı ımızda Ba kırtlar ahaliyi da ıttılar.van Kuzmiç bütün ilgisini dü mana yöneltmi ti imdi. melunlar! Bekleyin! Cellatlar bir an için durdular. Az sonra zavallı van Kuzmiç'i havada sallanırken gördüm. nasıl kar ı koyarsın? dedi. kar ısına getirilen kurbanlar için sessizce aman diliyordu ondan. Bir an için kesilen çı lıklar. Ansızın bir haykırı yükseldi: . elinde bir haçla basamaklarda duruyor. van gnatyiç ve ben. görünü e göre. bir yandan da: . Sıra bana gelmi ti. Zavallı üste meni de eski komutanının yanıba ına astılar. . Birkaç Kazak.Haydi evlatlarım! diye ba ırdı. Çarına. düzenbazın birisin! Pugaçev bir kez daha salladı mendilini. Yi it arkada larımın sözlerini tekrarlamaya hazırlanarak gözümü kırpmadan bakıyordum Pugaçev'e. ne oluyor. . syancılar ba bu larının çevresinde toplandılar. Kalenin anahtarlarını istiyorlardı ondan. Kılıcını sallıyor. dedi. Pugaçev ona.Evlatlarım. bir koltu a kurulmu tu. asker de il miyiz? Aynı anda gelip bize kavu an isyancılar. Baktım. bir an önce tabyadan dı arı fırladık. E er gözda ı vermek için ille de birini astıracaksan. Kapı açılsın. Pugaçev bunun üzerine yüzüme bile bakmadan: . Çan sesi kesildi. gitgide bitkinle en komutan. syancılar. tile kakıla sokaklarda sürüklenmeye ba ladık. ata biner gibi dara acının kiri ine oturuvermi ti. bey çocu unu öldürmekle ne geçecek eline? Bırak onu.. belki de gerçekten iyilik etmek istiyorlardı bana.. Kazak ileri gelenleri almı tı çevresini. zorla kaleye girdiler. askerler tüfeklerini attılar. uzun. bir caniler toplulu u ku atmı tı. Pugaçev'in kar ısına çıkardılar bizi.Komutan hangisi? diye sordu. Sırma püsküllü. haykırı lar yükseldi. anladın mı? Pugaçev'in yüzü karardı. üzüleyim mi. besbelli yeniden kızı tırmaya çalı ıyordu onları. Ölürsek ölürüz. Kazak ileri gelenleri arasından çıktı. emret. haykırı lar yeniden yükseldi. van Kumiç: .Korkma. . ellerinde ekmek ve tuz (*). titreyerek. yerlerinden kımıldamamı lardı. Ortalı ı derin bir sessizlik kapladı. ileri! Hücum! Ardım sıra gelin! Komutan. hırsızın. Kurtulu uma sevineyim mi. kapılardan çıkıyordu.Sen bizim Çarımız de ilsin. saldırıya geçiyorlar. Sırma i lemeli bir Kazak kaftanı vardı sırtında. Top atı a hazırdı. tek ba ına kalmı tı. beni. ya lı yüzba ıyı yakalayıp dara acına sürüklediler. Papaz Gerasim. Bir gün önce sorguya çekti imiz dilsiz Ba kırt. Katiller beni dara acının altına sürüklerken. sana fidye verirler. bu ihtiyarı assınlar! Pugaçev'in bir i aretiyle serbest bıraktılar beni. benim Savelyiç. Komutan: . syancılar kaleye do ru ko arak saldırıya geçtiler. yakınlarımı koruması için Tanrı'ya yakarmaya ba ladım.

elini öpüyorlar.. hayatım. diye kar ılık verdi.Küçük hanım ya ıyor. kılıcıyla bir darbe indirdi ba ına.. Zavallı kadınca ız: . Sıra. kahraman asker! Ne Prusya süngüleri... Bir kadın çı lı ı koptu bu sırada. Pugaçev atını sürdü. Ne felaket! ne korkunç eyler! Ben bo ulurcasına: . Pugaçev'le arkada ları cümbü yapıyordu. yeme i orda yiyece ini bildirdi. Birbiri arkasına yakla ıyor. Pugaçev kolunu indirdi. köy makasıyla Kazak biçimi tıra ediyordu onları. sandıkları. Atasözü Alan bo alıverdi. erefli sava larda de il de. Haydutlar didik didik etmi lerdi yata ını. Deh et içinde: . damar damar elini uzattı bana... masalar. Fakat ben. Marya vanovna'nın odasına götüren küçük merdiveni bir solukta tırmanarak ömrümde ilk kez odasına girdim onun. Beni dürterek: . Pyotr Andreyiç! dedi. n cin top oynuyordu.Susturun u cadalozu! diye ba ırdı. haydutlardan birinin sırtına geçmi ti bile. Saçı ba ı da ılmı . Fakat bu sakin kö enin sahibi neredeydi? Bir dü ünce ok gibi saplandı beynime.Evlatçıklarım! Bırakın beni! diye ba ırıyordu.. bir solukta papazın evine ko tum. Gösteri li bir ko um ta ıyan beyaz atını getirdiler. Dikba lılık etme! Ne çıkar bundan? Canı cehenneme deyip u namus.Katiller! diye haykırdı. Kazak ileri gelenleriyle birlikte ta merdivenlerden indi. idamların en korkuncunu bile böyle bir alçalmaya ye lerim. elbiseleri parçalanmı . alaycı bir gülümseyi le: . Ahali ba lılık yemini etmeye ba ladı. Pala a da ardım sıra ko up gelmi ti. Ben hâlâ oldu um yerde duruyor. Kımıldadım. arkılar yükseliyordu oradan.. sapsarı bir yüzle. neredeyse çırılçıplak kalmı tı. Savelyiç arkamda duruyordu. Birkaç haydut. Dolap kırılmı . ki duvar arasında asılı duran aynaya bir ey olmamı tı. dolabın arkasından. çama ırları ve daha ne varsa. papazın karısına ha? Tanrım! Fakat Pugaçev orada!..Ah. Neredeydi imdi? Ne durumdaydı acaba? Gizlenebilmi miydi? Güvenilir bir yer miydi sı ına ı? Bu gibi kaygı verici dü üncelerle dolu olarak komutanın evine girdim. bir anda sokakta buldum kendimi. ki Kazak'ın koltuklamasıyla sıçrayıp eyere oturdu. öp elini! diyorlardı. dedi. tir tir titreyerek. kap kacak kırılmı . Bırakın kalksın! Kaldırıp serbest bıraktılar beni. Sandalyeler. Bütün bu tören üç saat kadar sürdü. bir hapishane kaçkınının elinde mi ölecektin! Pugaçev: .Ne? diye inledim. içinde ne varsa alınıp götürülmü tü. ahali ardı sıra atıldı. Odadan fırladım. Beni yeniden düzmece Çar'ın kar ısına götürdüler.. Neden sonra Pugaçev koltuktan kalktı. beni van Kuzmiç'e götürün! Birdenbire dara acını görüverdi ve kocasını tanıdı. onları ba ı ladı ını bildirerek çetesine kabul ediyordu. O zaman genç bir Kazak. Pala a çıkıverdi. Ses etmeden Akulina Pamfilovna'yı ça ırmaya . Yanımdakiler: . sonra düzmece Çar'a ba lılıklarını bildiriyorlardı. Bombo ikona mahfazalarının önünde bir kandil hâlâ ölgün ölgün yanıyordu. Pugaçev kocaman. Papaz Gerasim'e. birbirini hızla izleyen korkunç olaylarla allak bullak olmu kafamı bir türlü toparlayamıyordum. Ba ırtılar. evin bütün pılıpırtısını sürüklüyorlardı. ne Türk kur unları kılına dokunamamı tı senin.. Akulina Pamfilovnalara sı ındı. kı la askerlerine geldi.Öp elini. Babacıklar. o da. ta lıkta Vasilisa Yegorovna'yı sürüklüyorlardı. Her eyden çok Marya vanovna'nın yazgısının belirsizli i ıstırap veriyordu bana. 8 ÇA RILMADIK M SAF R Ça rılmadık konuk Tatar'dan kötüdür. Vasilisa Yegorovna ta lı ın basamaklarına cansız dü tü. Ellerini birbirine çarpıp: .. haçı öpüyor.Ya Marya vanovna.duygular içindeydim. Marya vanovna nerede? diye haykırdım: Pala a: . dü ünmeden ve hissetmeden. Hafif bir gürültü duyuldu bu sırada. O zaman yürek paralayan bir sesle: . sandıklar parçalanmı .. (hay Allah!) öpüver onun elini. Ötekiler ku tüyü ilteleri. Hırkası. çay takımını. kahkahalar.ki gözüm. diz çöktürdüler.Hazret sevinçten sersemlemi olmalı. Ne yaptınız ona! van Kuzmiç. i e yarar ne varsa ya malanmı tı. Bir kıyıya çekilip bu korkunç güldürünün devamını izlemeye koyuldum. Hiçbir ey görmeden. Bölük berberi orada durmu . Sonra silkinerek Pugaçev'e yakla ıyor. Pyotr Andreyiç! diye fısıldadı. Gözlerimden zehir gibi acı ya lar bo andı ve sevgilimin adını ünledim.

ba bu larını tanıdın. dedim. bölmenin arkasında. çimde parlayan öfkeyi güçlükle dizginleyebildim.Ye enimdir hükümdarım. Fakat. diye kar ılık verdi. Pugaçev'le benim kılavuz arasındaki benzerlik hemen göze çarpıyordu gerçekten.Allah a kına! Söyleyin. Elveda Pyotr Andreyiç. en korkunç bir ölümü bile göze almı tık artık. ''Fakat kız hastadır. papaz da karısına sesleniyordu. Ya Vasilisa Yegorovna? Ya van gnatyiç? Onu niye astılar peki? Sizi nasıl oldu da ba ı ladılar anacı ım? Ya u Aleksey vaniç vabrin'e ne buyurulur? Saçını onlar gibi kestirmi . kap kaca ı. Fakat.. seni bıraktılar ya! Efendim. bölmeye kadar gitti. baktım ki birkaç Ba kırt dara acının yanında dikilmi . de il mi? . Fakat ne gelir elden? ''. Yalnız kalınca kara kara dü ünmeye ba ladım. Yemekte . devleti temelinden sarsıyordu! Dünya yıkılsa alı kanlıklarını bozmayan Savelyiç: . subay evlerini ya malıyorlardı..Gençtir hükümdarım.'' ''. onlarla birlikte e leniyor imdi! Beceriklili ine diyecek yok do rusu.. göster bakalım u ye enini bana. atlattık. papazın karısı. atmaca gibi par par yanan gözleriyle baktı! Fakat. Evde de bir ey yok ya.'' dedim. ben de. Hastalandı da. Katiller papaz uçuruyor yukarda! Herifler sarho ken ellerine dü ersem felaket olur. Marya vanovna nerede? diye sordum.Yüce Çarımız sizi istiyor.Kocakarı. kisinin aynı adam oldu unu aklım kesti ve o zaman hayatımın niçin ba ı landı ını anladım.Ba üstüne hükümdarım.Çok ükür! diye haykırdı. Bunu söyleyip gitti. bu güç ko ullarda anayurdum için nerede daha çok yararlı olabilirsem. Çok ükür bu kadarcıkla kaldı i ! nan olsun.. Eve vardım. Biliyor musunuz. Kazak: . Pyotr Andreyiç! nanır mısınız? Dolandırıcılar her eyimizi ya maladılar. nemiz var nemiz yok alıp götürdüler. kocakarı. Görür görmez: . Tanrı'ya ükür olsun. Katillerin seni yeniden yakaladıklarını sanmı tım. koruyucusuz bırakmamaya zorluyordu beni. Biraz yatı mı olarak eve döndüm. bir eyler hazırlayayım. asılanların çizmelerini çekip çıkarıyorlar. gidip ben bakarım. iki gözüm. orada bulunmamı gerektiriyordu. az kalsın bir felakete u ruyorduk Pyotr Andreyiç. Savelyiç e ikte bekliyormu beni. onu tek ba ına. Adamlar arap istiyor.. ne yapalım! Çok ükür. ''Yüce Çar'' ın iste ini yerine getirmek üzere kalkarken: . tam ben hasta ye enimden söz ederken yüzüme öyle bir bakı baktı ki. kalkıp efendimizin yanına gelecek durumda de il. Dondum kaldım. Ben elin hırsızının önünde yerlere kadar e ilerek: ''. iki haftadır yatıyor böyle. Alanın yanından geçerken. ne demezsin! Perdeyi araladı. dedi. hanlardan hanlara sürtüp duran bir sarho . Bu sırada içeri giren bir Kazak. Görevim.'' ''. Olayların bu tuhaf ili kisine a mamak elde de ildi: Serserinin birine arma an edilen ufak bir gocuk beni asılmaktan kurtarıyor. Biliyor musun.. Ne yapmalıydım? Caninin egemenli i altındaki bir kalede kalmak ya da onun çetesinin ardı sıra gitmek bir subaya yakı acak ey de ildi.gönderdim onu. Papazın karısı: . Bir dakika geçmeden. dedi. kaleler ku atıyor. Yeter ki Tanrı el çekmesin bizden.. elinde bo bir votka i esiyle kapının önüne geldi.Kocakarı. güvercinim tanımıyordu onu. elbiseleri. Kadınca ızın eli aya ına dola tı: . Hınzır herif.Nerede kendisi? diye sordum.Yo. e yaları.'' Yüre im yerinden oynadı. Zavallı van Kuzmiç! Kimin aklına gelirdi ki!.. Fakat. Fakat efendimiz. Kar ı koymanın hiçbir yararı yoktu.Komutanın evinde. Sarho ba ırtıları yükseliyordu her yerden. Ba a gelen çekilir. dü üncelerimi yarıda bıraktı: . kocam da. çama ırları. Marya vanovna'nın yanında kalmaya.Olsun.'' Ve kör olası. kim o inleyen?'' diye sordu. Ayaklanmanın hızlı ve kaçınılmaz sonunu önceden görüyordum ama.. Fakat bereket versin açı a vurmadı i i. Fakat a kım.Nasıl olur babacı ım? Handa senin gocu u sızdıran sarho u unuttun mu? Tav an kürkü gocuk yepyeniydi daha. Bereket versin. Gidip bakayım da. Herif i itti sesi: ''. Tam o sırada konukların sarho ba ırtıları ve papaz Gerasim'in sesi i itildi. nereden tanıyayım? . ne günlere kaldık.Pyotr Andreyiç. Kar ı konulmaz bir duyguydu bu da. Yüce Tanrım.Yemek yemeyecek misin efendim? diye sordu. yüre imi deldi geçti sandım. Haydutlar kalede ko u uyor. üstüme uyduraca ım diye nasıl da çatır çatır sökmü tü onu! a akalmı tım.Ye enin genç mi?'' ''. oh. sizinle u ra amayız imdi.'' ''. benim yata ımda yatıyor. evinize gidin. Marya vanovna bu durumdayken kaygılanmamak elimde de ildi yine de. Haydut yeme e oturduktan az sonra zavallı yavrucak kendine gelip inlemesin mi!. her ey çok önemli bir ki i oldu unu gösteriyor onun. Yüre im tıkanıverecekmi gibi: .Zavallı çocuk orada.

onurlandırdınız bizi. Taras Kuroçkin baygınlık geçirmi .. benim için bir barda a votka doldurdu.. Pugaçev: . Hep bir a ızdan katıldılar ona: Ye il orman. Zavallı Vasilisa Yegorovna'nın cesedi hâlâ ta lıkta yatıyor. dedi. i te bu tuhaf sava kurulunda kararla tırıldı. Banyoda Çarlık i aretlerini gösterdi ini de söylüyorlar: Gö sünün bir yanında be kapik büyüklü ünde iki ba lı kartal. O sırada pek de so ukkanlı olmadı ımı söylemeye gerek var mı? Komutanın evine vardı ımda ortalık kararmak üzereydi.Karde ler. Ola anüstü bir görünümle kar ıla tım: Üstüne örtü serilmi . Konu ma. ayaklanmanın ba arısı ve gelecekteki hareketler üzerineydi. öbür yanında kendi resmi varmı . u uldama Engel olma dü ünmesine bu delikanlının Yarın hesap vermeye çıkaca ım En korkunç yargıcın kar ısına. üzerimde bıraktı ı etkiyi anlatamam. ba kö ede oturuyordu. söyle Kimlerle gittin soyguna. sabahki saldırı. dedi.Vay efendimiz! Ho geldiniz. üstündeki kurbanlarıyla. Orenburg üzerine yürüyü . külahları. renk renk gömlekleriyle oturmu lardı. kimi zaman ''Kont''. ince bir sesle. en sevdi im türküyü söyleyelim. Haberci Kazak. keseyi Fomka Bikvayev'e verip çıkmı . kimi zaman ''Amca'' diyordu ona. Yok canım. Biliyoruz.. ne de çavu (yani bizim hainler) vardı. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu. Her biri kendini övüyor. lgiyle gözden geçirmeye koyuldum bu toplulu u. Hepsi birbirine arkada ça davranıyor. Pugaçev beni görünce: . nasıl sonuçlanabilece ini kafamda canlandırmaya çalı ıyordum. Çar'ın Ba layacak sormaya Çar baba Söyle bakalım köylü o lu. Yanımda oturan boylu boslu. Buyurun. Volga yedekçilerinin hüzünlü türküsüne ba ladı. Hepsinin suratı kıpkırmızı olmu tu. iirsel . kimi zaman ''Timofeyiç''. Aralarında ne vabrin. Dara acı. az sonra dönerek. pürüzsüz sesleri. çok önemli i aretler bunlar. Türkücülerin çarpıcı yüzleri. bir kiri ten yapılma. yatmadan önce. Sessizce masanın bir ucuna ili tim. Pugaçev'le görü memizin nasıl olaca ını. Düzgün. Arkada ları sıkı ıp yer açtılar bana. neredeyse acıklı bir zaferle taçlanacaktı bu pervasız hareket! Seferin ertesi gün ba lamasında karar kılındı. çok de il bir gün önce Marya vanovna'yla öylesine tatlı ayrıldı ımız odaya aldı beni.tek ba ına iki kızarmı domuz yavrusunu gövdeye indirmi . Adamakıllı içtikleri belliydi. Kova kova so uk suyla ancak kendine getirebilmi ler. bütün bunlar. i eler ve bardaklarla donatılmı bir masanın çevresinde Pugaçev ve Kazak ileri gelenlerinden on kadar arkada ı.. hiç de özel bir saygı göstermiyorlardı ba bu larına. kendi tasarılarını öneriyor ve serbestçe tartı ıyordu Pugaçev'le. damlıkların söyledi i bu yalın halk türküsünün. korkunç bir karaltı halinde yükseliyordu. yakı ıklı bir Kazak delikanlısı. hatta güzel denebilecek yüzünde hiç de yabanıl bir anlam yoktu. anne orman. Yanında oturan elli ya larında kadar bir adamla sık sık konu uyor. Banyoyu da öyle yaktırmı ki. Çumakov! Ba la! Yanımda oturan Kazak delikanlısı. zaten kendili inden etkileyici sözlere kattıkları hüzünlü eda. geli imi bildirmek üzere yanımdan ayrıldı. ya maya Çok muydu yolda ların? Söyleyece im sana Çar baba Bir bir anlataca ım gerçe i Yolda larım dört taneydi Birinci yolda ım karanlık gece kincisi çelik hançerim Safkan atımdı üçüncüsü Dördüncü yolda ım sıkı bir yay Ve amansız oklardı habercilerim. diyecek Çar baba Aferin sana köylü o lu Soygunda oldu u kadar Söz söylemekte de ustasın te bunun için çocu um Sana u kar ıki alanda Bir ev arma an ediyorum Üç direk. Dokunmadım bile. iki Kazak nöbet tutuyordu ba ında. Aferin. Pugaçev dirseklerini masaya dayamı . kocaman yumruklarını kara bir sakalla kaplı çenesine yaslamı . Kazakla tartı mayı gereksiz bularak onunla birlikte komutanın evine yollandım. rica ederim.

dedim. asarsan. . Öyle candan ve ne eyle gülüyordu ki. Gün do ar do maz kaleden ayrılıp. Ba ba a kaldık. sa ol. Sana bir eyler hazırlamı tım iki gözüm. masadan kalkıp Pugaçev'le vedala tılar. adamlarından itaat istemiyor musun? Bana verilen görevi yerine getirmekle yükümlü de il miyim? Boynum kıldan ince. insansal güçsüzlü üme baskın geldi. Yeme imi büyük bir i tahla yedikten sonra. Kalede bütün ı ıklar sönmü . ruhça ve bedence bitkinlik içinde. öfkemin ilk kızgınlı ıyla söylemeye hazırlandı ım ey.Nasıl böyle bir söz verebilirim? diye yanıtladım onu. kimim ben öyleyse? . Adamın yüzüne kar ı dolandırıcı oldu unu söylemek de akıl kârı de ildi.Peki.) Bana kar ı çok suçlusun. Ba ı lanmaz bir tabansızlık olarak görünüyordu bana bu. Fakat at binenin. vedala benimle.. Pancurlar. Orası da derin bir sessizlik içindeydi. fakat dü manlarımdan gizlenmek zorunda oldu um bir sırada bana yardım etmi tin. . Dü ündüklerimi oldu u gibi söyleyece im sana. ba ı lamaksa ba ı lamalı! Canının istedi i yere git ve diledi in i i yap. seninle konu acaklarım var. benim delikanlılar ilme i boynuna geçirdiklerinde korktu unu itiraf et! Korkudan ödün patladı de il mi? Ha?. Sadece meyhaneden bir aydınlık sızıyor. Bir baldırı çıpla ın Çarlı ını kabul etmem söz konusu olamazdı. Fakat ne dersin efendimiz. benim de gözlerim kapanıyor neredeyse. daha neler neler elde edeceksin! Tahtımı ele geçireyim. Ben de onlar gibi yapmak istiyordum ki. ki yüzlülük etti imi hemen anlarsın. Bana canla ba la hizmet et. dedi. Yarın gel. Pugaçev dü ünceye daldı: . Asmaksa asmalı. her yer sessizli e gömülmü tü. prens de. ne dersin? . Sen de ba bu sun. Fakat hiç de ilse bana kar ı çalı mayaca ına söz verir misin? . bunun için ba ı ladım seni. geç kalmı ayya ların ba ırı ları i itiliyordu. bana kalırsa tehlikeli bir oyun oynuyorsun. Evime geldi imde Savelyiç'i meraktan ve kaygıdan dokuz do ururken buldum. Çariçe anamıza yeminim var. . Benim Çar oldu uma inanmıyor musun yoksa? Do ru söyle.Peki. sonra da sa efendimizin koynundaymı sın gibi sabaha kadar yan gel yat. seni Çar olarak kabul edebilir miyim? Akıllı bir adamsın. gizemli bir tavır takındı. ükürler olsun! dedi. Özgürlük haberini i itince sevinçten deliye döndü. Ben gerçek bildi im eyi söyledim. Bocaladım. bak daha ne arma anlar verece im sana! Emrimde canla ba la çalı aca ına söz veriyor musun? Dolandırıcının bu sorusu ve pervasızlı ı öyle gülünç geldi ki bana. Mühür kimdeyse Süleyman odur.ürperi lerle dolduruyordu içimi.Otur.Efendimiz. öyle olsun. bırakayım. o gece seni hana götüren adamın yüce hükümdarın ta kendisi oldu u gelir miydi aklına? (Bunu söyleyip görkemli. Birkaç dakika ikimiz de sustuk. dedi. Sen karar ver. Pugaçev yüzünü astı: . Omuzuma vurarak: . 9 AYRILIK . Konuklar birer bardak daha yuvarladılar. dedim kesin bir tavırla. Sessiz. Neden sonra ( imdi bile bu dakikayı anımsadıkça övünç duyarım) görev duygusu. mare al da olursun.Ne gülüyorsun? dedi. Pugaçev'den ayrılıp soka a çıktım. Ha. avlu kapısı sımsıkı kapanmı tı. Ba ka eye de burnunu sokma. Orenburg'a gideyim. Dara acının altında. alanı. E er bırakırsan beni. imdi bo bir kabadayılık gibi görünüyordu bana. dara acını aydınlatıyordu.Yok. Pugaçev karanlık bir yüzle bekliyordu yanıtımı. elimde olmaksızın ben de katıldım ona. Hemen tanıdım moru u.Tanrım. ayazlı bir geceydi. yürürüm. Bile bile ölüme gitmek olurdu bu da. htiyarın ö üdünü tuttum.Kim oldu unu Tanrı bilir ya. karnını doyur. Pugaçev gözleriyle öyle bir taradı beni: . Bak. kılıç ku ananın de il midir? Eski zamanlarda Giri ka Otrepyev (*) saltanat sürmedi mi? Hakkımda diledi ini dü ün. Tanrı'nın önünde verece in hesabını kendin dü ün. arada bir sol gözünü kurnaz kurnaz kırpı tırıyordu. U a ın olmasa dara acının kiri inde sallanıyordun imdi. Sana hizmet edemem. Ayın ve yıldızların ı ı ı. Peki. Pugaçev dik dik yüzüme bakıyor. Haydi git yat imdi. halkın gözü önünde. çıplak dö emeye uzanıp uykuya daldım. Pugaçev: . bırak beni. E er gerçekten iyili imi istiyorsan. Papazın evine bir göz attım. arkamıza bakmadan gidelim. çtenli im Pugaçev'i sarmı tı. Sonra birdenbire gülmeye ba ladı. gülümsemekten kendimi alamadım.Dinle. Bunun elimde olmadı ını sen de bilirsin: Sana kar ı yürümemi emrederlerse.Öyle olsun bakalım. Ne diyece imi bilemiyordum. dedi. stavroz çıkararak: .Demek Çar Pyotr Fedoroviç oldu uma inanmıyorsun ha? dedi. Do u tan soyluyum ben. fakat beni bırakma. ba ka bir ey yapmak söz konusu olamaz.

Ba yazman gür bir sesle. Neden sonra: . efendimin caniler tarafından çalınan mallarının listesidir. Nerede benim ba yazmanım? Onba ı üniformalı bir genç. yayalar silahlarını ku anmı lardı. Gerçek bir dü manlık. Ah. hemen u anda Orenburg'a do ru yola çık. ba ı la. dedi. dedi. kalabalı ın içinde görüp ba ıyla yanına ça ırdı beni. Güzelim. altın ruble. Ahali apkalarını çıkardı. Ba yazman devam etti: .Evlatlarım. diye kar ılık verdi. kalabalı ı selamladı. Kazaklar atlarına binmi ler. be ruble. Pugaçev. Lalam ne yazmı olabilirdi Pugaçev'e? Meraktan çatlıyordum. Azıcık kıyıya çekilmi .. yi yolculuklar. çuha pantolon. sakatlananlar oldu bu arada. yedi ruble. Valiye ve bütün generallere beni bir hafta içinde beklemelerini söyle.. efendimiz! Sonra ahaliye döndü. Pugaçev'in çevresini belli ba lı suç ortakları almı tı. dünkü kurbanlarının hâlâ asılı oldu u dara acının yanında sıraya geçmi lerdi bile. ta lıkta durdu.Hangi canilerden söz ediyorsun? Savelyiç: . yapmacık bir küçümsemeyle ba ını çevirdi. vabrin'i göstererek: . açıklamaya giri ti: .. Bir sandık. Bu sözleri duyunca deh etle irkildim. Senin çocuklar cani olmasına cani de il ya. Pugaçev korkunç bir sesle sordu: . e yaları alıp götürdüler i te. Kalkıp alana gittim. dilim sürçtü de. ona bir kâ ıt uzattı ını görmeyeyim mi! Hayırdır in allah deyip i in nereye varaca ını beklemeye ba ladım. Sizden ve kaleden bana kar ı o sorumlu olacaktır. Benimkilerdeki horgörüyü okudu.nce ye il çuhadan bir adet üniforma. tökezler. gözlerim hiçbir ey sökemedi. Ahali haykırarak paraların üstüne atıldı.. diye kar ılık verdi. kâ ıdı ona uzatıp: .. Sandıklardan. Pugaçev kâ ıdı aldı. Ahali alanda toplanmı .Emir buyurursanız. Tam o anda. görkemli bir tavırla uzun uzun gözden geçirdi onu. Savelyiç: .. Pugaçev avuç avuç para saçmaya ba ladı.. beyaz bir Kırgız atının dizginlerini tutuyordu. Derken Pugaçev göründü. on ruble. Atını getirdiler.. Düzmece Çar.Oku. görmü oldu unuz gibi. bundan böyle komutanınız budur. Pugaçev kurumlu kurumlu: . biri yollu ipekten. Beyaz. aziz babamız. benim Savelyiç'in kalabalı ı yararak Pugaçev'e yakla tı ını. Sancaklar dalgalanıyordu. iki ruble elli kapik. Pugaçev: . bakır mangırla dolu bir torba uzattı ona. heceleye heceleye okumaya ba ladı: .Bu. seninle bulu mak Heraskov Sabahleyin. Savelyiç istifini bozmadan: .Ne diye böyle karı ık yazmı sın? dedi Çar. dedi. bir çay takımı. kol dü meleriyle birlikte.Babacı ım. biri pamuklu.Dinle. Düzmece Çar. Vasilisa Yegorovna'nın cesedini aradım gözlerimle. güzel. diye kar ılık verdi. ok gibi fırlayarak Pugaçev'e do ru ko tu. Emret de okuyup bitiriversin unu: . Çarlarını bir çocuk sevgisi ve itaatiyle kar ılasınlar.ki tane gecelik entari. Bir Kazak. Kazak ileri gelenlerinden biri. me er ne zormu ayrılmak.Yüksek sesle oku. Bakı larımız kar ıla tı.. kendisine yardım etmek isteyen Kazakları beklemeden çevik bir hareketle eyere sıçradı. Pugaçev yüzünü asarak: . Aralarında bizimkini de tanıdı ım birkaç top. . Kızma: At bile dört ayaklı olmasına ra men. devam etsin. Düzmece Çar.Bu da ne demek oluyor? dedi. erkenden trampet sesleriyle uyandım. komutan evinin ta lı ında. yoksa hepsini sallandıraca ım. vabrin de onların arasındaydı.Nedir bu saçmalık? diye ba yazmanın okumasını kesti. anlarsın. Canımdan ayrılıyorum sanki. Kalenin komutanı vabrin oluyordu ha! Marya vanovna onun egemenli i altında kalıyordu! Tanrım zavallı kız ne yapacaktı bu durumda? Pugaçev basamaklardan indi. üstüne bir hasır örtülmü tü. Pugaçev'in adamları. seyyar kundaklarına yerle tirilmi ti.Bu da ne? dedi.Dünyanın en tatlı eyiydi. Onun sözünden çıkmayın.. kol dü meli pantolonlardan bana ne? Savelyiç yutkundu. düzmece Çar'ın çıkmasını bekliyordu. Hollanda keteninden on iki tane gömlek.

Sessizce yata a yakla tım. n allah daha iyi günlerde de görü ürüz. Sonra hastanın elce izini tuttum. Unutmayın bizi. Pugaçev.. Tav an kürkü gocuk. allak bullak oldum. yattı ı odaya gittik.Oku. Ahali Pugaçev'i u urlamaya atıldı.. Ben: . Kâ ıdı ba yazmanın elinden çekip aldı. hele o büsbütün kurcalıyordu aklımı. yanımdan ayrılmayan Savelyiç'le birlikte Orenburg yolunda yürümeye ba ladık. Geceleyin Marya vanovna'nın ate i yükselmi . Yenilerini alaca ımız zaman bakalım yine gülecek misin?. durmadan sayıklıyormu . bir gün içinde öylesine de i mi ti ki. Savelyiç'i terkime yerle tirerek ata bindim. Tilki kürkü geçirilmi kırmızı bir ceket.. tüylerim ürperiyordu. vabrin ve Kazak ileri gelenleri arkasından gittiler. dedi. acı acı bakıyordu ona.. çimde karanlık dü ünceler kayna ıyordu. votka içersin. ster misin uracıkta canlı canlı derini yüzdürüp bir gocuk yaptırayım ondan? Savelyiç: . Papazla ve Akulina Pamfilovna'yla vedala tım.. öteki hayvanın dizginini bana uzatarak: . attan indi.Gül. nefret etti i zavallı suçsuz kızın bulundu u kalede yönetimi ele geçiren bu adamdan her ey beklenebilirdi. sık sık yazın. kendi güçsüzlü ümü.. Sonra kaleden çıktım. onbe ruble. Fakat ben emir kuluyum. Düzmece Çar'dan aldı ı egemenlikle. Papazın karısı üzücü bir haberle kar ıladı beni. efendimin mallarından ben sorumluyum. para de il. Ömrüm boyunca duacınız olaca ım. Pugaçev'le aramın iyi oldu unu görünce bundan bir yarar sa lamayı dü ünmü .. Kendimi dü üncelere kaptırmı giderken. Pugaçev sözünü kesti. Bu yersiz gayretke li inden ötürü azarlamaya ba ladım onu.. Zavallı Marya vanovna. babanız size bir at ve kendi sırtındaki kürkü ba ı lıyor. Bir de yüce efendimize handa verilen tav an kürk gocuk. ne kadar korumasız kalacak! Alana çıkıp bir dakika kadar durdum. Uzun süre ba ucunda durdum. diye kar ılık verdi. Yede indeki bir Ba kırt atını dizginlerinden tutmu . tanımadı beni. ba ı lıyor ama. Seni gönderene te ekkürlerimi ilet. bunak!. Savelyiç ona yan yan bakıp: -Yolda dü ürdün ha? diye homurdandı.. düzen içinde kaleden ayrıldı.Boynum kıldan incedir. Artık karım saydı ım genç kızı onlara emanet ettim. Alanda Savelyiç ile ikimiz kaldık. Bir Kazaktı bu. fakat amacına ula amamı tı. Bu sözleri söyler söylemez. e ilip selamladım. kem küm etmeye ba lamı tı) size. Ba ı layın beni. Gocu u giydim.. Durup bakınca bunun bizim çavu oldu unu gördüm. tozu dumana katarak geliyor. siz de olmayınca ne kadar yalnız. atını sürüp uzakla tı.Elveda.Efendimiz! dedi. Yeniden bir eyler açıklamaya kalkı tıysa da. biri pamuklu taftadan iki yorgan.Daha neler! diye haykırdı.Anla ıldı! diyerek tartı mayı kestim. Hasta. (Koyun postundan bir kürk ba lıydı eyere. Papazın karısı: . Zavallı lalamın hayatından kaygılandı ımı itiraf ederim. Savelyiç'in yüzüne fırlatarak: . . bir yandan da uzaktan i aretler yapıyordu bana. dört ruble. Marya vanovna'nın yüzü. imdi baygın yatıyor. bir eliyle koynunu tutarak atını dörtnala kaldırdı. lahi ihtiyar! ıngırdayan. elli kapik. Adam atının ba ını çevirerek: . onu yolda dü ürmü üm. Çete. Fakat gülmekten de kendimi alamıyordum.Pugaçev ba yazmanına: . çaresizli imi dü ündükçe. vah vah! Seni ve efendini ötekilerin yanıba ında sallandırmadı ımız için bana ve adamlarıma ömrün boyunca dua etmelisin. elveda Pyotr Andreyiç. Pugaçev çok iyi bir günündeydi anla ılan. gözya larımla ıslatarak öptüm. kötü yürekli isyancılar arasında tek ba ına kalan zavallı yetim kızca ızın durumunu.. listesini elinde tutuyor. Sersem moruk! Soyulmu lar. Dara acına bir göz attım. Savelyiç: .. Lalam.) Bir de (Çavu . Birlikte. efendim gül! dedi. bitir! dedi. ansızın nal sesleri geldi arkadan. Sanırım beni avutmak için bir eyler söyleyen papaz Gerasim'i ve karısını dinlemiyordum bile. Belogorsk kalesinin bir an önce kurtarılması için elden gelen her eyi yapmak. gözleri im ekler çakarak: . Hele vabrin.Koynumda ne ıngırdıyormu ? Diye kar ılık verdi.. Onba ı devam etti: . Elinden tutacak kimsesi olmayan.. kırk ruble. Ne yapmalıydım? Marya vanovna'ya nasıl yardım edebilirdim? Onu vabrin canisinin elinden nasıl kurtarabilirdim? Tek bir yol vardı: Hemen o dakikadan tezi yok Orenburg'a do ru yola çıkmak. Ya koynundaki ıngırdayan nedir? Utanmaz herif! Çavu hiç bozuntuya vermeden: . diye kar ılık verdi. Yanıma kadar geldi. Ba kaca bir ey söylemeden döndü. tozu dumana katıp gitti. Marya vanovna'yla görü mek için hemen papazın evine gittim. Dü ürdü ün parayı da dönerken bulmaya bak. ha? Ben imdi tav an kürkü bir gocuk veririm sana.Biri basma.Bu gibi saçmalıklarla beni oyalamaya nasıl cüret edersin? diye haykırdı.Çok te ekkür ederim efendimiz. atın gemi.

Hemen.Bakalım hele. sava sanatından anlamasa bile zeki ve do u tan akıllı bir kimse oldu unu gösteriyordu en azından. savunma mı? Her iki yöntemin de kendilerine göre yararlı ve zararlı yanları vardır. zavallı Belogorskluların kurtarılması için ekselanslarının ordu göndermekte gecikmeyeceklerini umdu umu söyleyerek kar ılık verdim. lütfen dü üncenizi belirtin! Kalktım. Herkes yerle tikten ve kendilerine birer fincan çay sunulduktan sonra. özene bezene çaput sarıyordu onlara. sa lık ve esenlik okunuyordu yüzünde. gümrük müdürüydü bu. Bunlar. vay. Aklımda yanlı kalmadıysa. dedi. General: -Vay. Çok yazık. Haydutların sa ı solu belli olmaz. bahçıvanın yardımıyla. Aralarında. yani en küçük rütbeden ba layarak oyları toplayaca ız. kentin surlarını kerpiçle onarıyorlardı. Kı la askerlerinin denetiminde. Gerçi ne lagar Ba kırt beygiri. General bahçedeydi. Bir yasadır bu. isyancılara kar ı takınaca ımız tavır konusunda karar almamız gerekiyor. i man. içine adamakıllı rom karı tırdı ı üçüncü çay fincanını bir solukta yuvarladı ve generale: . dolandırıcıların bizden a ırdıklarının ve senin o ba ı ladı ının yarısı etmez ya. o ne oldu? Ma a'nın kalede. bu arada kuru dalları budamaktan da geri kalmıyordu. sorunu olabildi ince açık ve ayrıntılı bir biçimde ortaya koyan general öyle ba ladı sözlerini: . Pugaçev çetesinin niteli ini belirterek düzmecenin düzenli bir askeri birlik kar ısında tutunamayaca ını kesinlikle belirttim. Bayan Mironov da çok iyi bir kadındı. Sözlerim. ö retici uyarılarla kesiyordu. ne de koyun postundan gocuk.Celladın kırbacı. Saldırı mı. baylar. General ku kuyla salladı ba ını: . Geli im sevindirdi onu. Derin bir sükûnet. onun. Kimileri kürekle topra ı belliyor. Zavallı kız ne yapar orada? Belogorsk kalesinin uzak olmadı ını. savunma harekâtı çok daha tehlikesiz ve güvenlidir. tanı ı oldu um korkunç olayları anlatmamı istedi. Çavu .Zavallı Mironov! dedi. kimileri hendeklerden çıkardıkları süprüntüleri el arabalarıyla ta ıyorlardı. Sava kurallarında ilk oylar. Onunla vaftiz akrabalı ı varmı . sonra. gülümseyerek: . Acıklı hikâyem sona erdi inde: .htiyar: . Bir delikanlı toylu u. Toprak tabyada duvarcılar. Sonbaharın serin solu uyla çıplakla an elma a açlarını gözden geçiriyor. Bu arada sava kurulunun öteki üyeleri de yerlerini aldılar. hele mantar salamurası yapmaktaki ustalı ına diyecek yoktu do rusu! Ya Ma a. domuzdan bir kıl koparsan kârdır.Görüyorsun ya efendim. dosdo ru generale çıkardı beni. pembe yanaklı bir ihtiyardı. yine de i e yararlar. Sözlerimi sık sık tamamlayıcı sorularla. Müdür bey! Sizin dü ünceniz nedir? Sırmalı kadifeden kaftan giymi ihtiyar. Dü manın en kısa zamanda yok edilmesi için saldırı harekâtına daha çok umut ba lanabilir. Buna kar ılık. imdi oyları toplamaya devam edelim. htiyar. Heraskov Orenburg'a yakla ırken kafaları kazınmı bir prangalı mahkûmlar kalabalı ı gördük. Orada kent memurlarından biriyle kar ıla tım. savunma mevzileri yapımında çalı ıyorlardı. Belogorsk kalesinden geldi imi ö renir ö renmez. Oraya gidip belirli zamanın gelmesini beklemeye koyuldum. Homurtular yükseldi. Bana bir fincan çay içmeye gelmenizi rica ederim: Sava kurulu toplanacak bugün. (Burada bana döndü) Bay aste men. generalden ba ka ordudan olan yoktu. Her eyi bir bir anlattım. belli ki hiç ho una gitmemi ti memurların. yüzlerinin biçimini de i tirmi ti. Hırsız herif utandı demek. Sırmalı kadifeden bir kaftan vardı üzerinde. imdi. Haydi. Pugaçev'in yaptı ı dengesizlikler ve ordusunun durumu üzerine bize güvenilir bilgiler verebilirsiniz. o zamana kadar gidip dinlenin imdi. dedi: dolandırıcıya verdi im dilekçe bo a gitmedi. papazın karısının yanında kaldı ını söyledim. gözükaralı ı görüyorlardı onda. Belirtilen saatte komutanın odasında boy göstermekte gecikmedi imi okuyucu kolayca anlamı tır. vay! i te bu çok kötü! dedi. Alınyazımın üzerinde büyük etkisi olabilecek bir toplantıydı bu. Konu aca ız bunu. General bana döndü. Kalaca ım evi Savelyiç düzene koymu tu bile.imdi. 10 KENT N KU ATILMASI Ota ını çadırlara ve da lara kurarak Yükseklerden bir kartal gibi süzdü kenti Ve hendekler kazdırarak ordugâh gerisinde Gece kente salaca ı yıldırımlarını gizledi. Birinin ''süt kuzusu'' diye mırıldandı ını kulaklarımla i ittim.Bay aste men! dedi. yasa gere ince. neyse. iyi bir subaydı. Nöbetçiler bizi kapıda durdurup kimlik belgelerimizi istediler. kısa ve özlü sözlerle. yüzba ının kızı. Toplantı saatini iple çekiyordum. Bana van Kuzmiç'in ba ına gelenleri anlattırdı. genellikle savunma harekâtından yana verilir. beni ilgiyle dinliyor.

Aile notlarına de il.Nasıl olur müdür bey? diye kar ı çıktı. sava alanına çıkınca da çakılıp kalıyor. . Fakat kalın kar tabakası. a zından. Kimse benden yana çıkmadı. ordunun güçsüzlü ünden. Pyotr Andreyiç! Nasılsınız. da ınık dü man süvarilerini gözden gizliyordu. Gururum ok anmı tı. Herkes. Pugaçev'in egemenli i altına giren kalelerin küçük topçu birlikleri de vardı imdi. ba arının güvenilmezli inden.. Aralarında. a ıran general . Serserinin ba ına. Açlı a ve her türlü yıkıma katlanmak zorundaydılar. efendimiz ne saldırı ne de savunma harekâtına giri menin gere i yok. Fakat kısaca söylemem gerekirse. kentin içinde ku atmayı beklemenin. iyisinizdir in allah? diye ba ırmaz mı? Baktım. Pugaçev süvarileriyle yapılan çarpı malara katılıyordum.Efendimiz. ben tümüyle bay aste menin görü ünden yana oldu umu bildirmek zorundayım. Orenburglular dayanılmaz günler geçirdiler. Kentin güçsüz süvari birli i onları altedecek durumda de ildi. içim acıyla burkuluyordu. Çünkü canilerin elinde top vardı.Baylar! Bana gelince. daha güvenilir bir davranı oldu unda birle en oy ço unlu una katılıyorum. konu. satın alma harekâtına giri iniz! . küçük çarpı malarla avutabiliyordum bir parça. alınyazısının belirsizli ini dü ündükçe. sava a hazırlanmamız gerekiyor. Gönlümü. ya saldırı. Belogorsk'tan çıkalı çok oldu mu? . Sonra kurulun aldı ı kararı anımsayarak.Ha! ha! ha! Son derece akıllıca bir dü ünce. Zaman geçiyor. böyle büyük bir sorumlulu u üstlenmeyi göze alamam.Fakat beyler diye sürdürdü sözlerini. Kendi görü üne aykırı olarak. yüce Çariçe'nin bana emanet etti i bölgenin güvenli iyle ilgili olunca. bilgisiz ve deneysiz adamların görü lerini izleyen bu saygıde er askerin güçsüzlü ü kar ısında üzüntü duymamak elde de ildi. topların ve surların gerisinde. Marya vanovna gözümde tütüyor. anlatılmaz bir sevinçle doldu. tarihe mal olmu bir olaydır bu. bizim çavu .Bunu sonra daha ayrıntılı olarak görü ürüz. örtülü ödenekten yetmi . yöneticilerin kısır görü lülü ü yüzünden. Heyecandan solu um kesilmi ti: . bu sonucu vermi ti i te! Bir gün. saldırıya geçmenin ba ı lanamaz bir serüvencilik olaca ından ve buna benzer eylerden söz ettiler. tek sözcükle korkunçtu. Taktik harekatımız. piposunu yeniden doldurmaya ba ladı. verdi i sözü tutarak Orenburg üzerine yürüdü ünü ö rendik. .Ve o zaman (gümrük müdürü atıldı) bu serseriler ba bu larını prangaya vurup getirmezlerse. Herkes büyük bir umutsuzluk içinde. atların bitkinli i yüzünden ilerleyemiyorlardı. Söz konusu toplantıdan birkaç gün sonra. gümrük müdürü de il. Bütün memurlar. bütün görü leri dinleyen general. Toplarımız toprak tabyanın üstünde bo u bo una gümbürdüyor. . Evlerin avlusuna dü en top gülleleri kimseyi a ırtmıyordu. nerede? diye ba ırdım. .. Kırgız davarı olayım! General: . Üstelik zilzurna sarho saldırıyorlardı. hatta yüz ruble koyabiliriz.Selam. dü manın saldırısını topçu ate iyle ve (olanaklar elverdi inde de) bir çıkı hareketiyle püskürtmenin daha akıllıca.Yeni geldim aziz Pyotr Andreyiç. . bütün yollar kesildi i için Belogorsk kalesinden mektup gelmiyordu.Hani. Piposundan derin bir nefes alan general.Selam Maksimiç! dedim. Tepeden bakma sırası memurlardaydı. Kimi zaman. Toplantı sona erdi. açlıktan bitkin dü mü piyade birliklerimizin de sava alanına çıktı ı oluyordu. çim. Fakat ne olursa olsun. Orenburg surları gerisinde daha uzun süre kalaca ımı gördüm ve üzüntüden a lamaklı oldum. Baylar oylarınızı yasa gere ince belirtmenizi bekliyorum. saldırı harekatının hemen hemen her zaman savunma harekâtına üstün oldu unu gösteren taktik belgelere dayanmaktadır. Ya savunma harekâtını benimseyeceksiniz. Bu çarpı malarda üstünlük hep kar ı yanda kalıyordu. her gün sırtına binip kent dı ına çıkarak. uygulamada bu durumdaydı! Orenburg memurlarının sa duyu ve akıllılık dedikleri ey. Neden sonra. yi hayvanlara sahiptiler. adam kalpa ını çıkararak. Ben can sıkıntısından patlıyordum. ahali için öldürücü bir ey olmu tu bu ku atma. daha dün döndüm.Bence. adamakıllı kalabalık bir dü man birli ini nasıl olduysa da ıtıp kovalamaya ba ladı ımızda. ö üdünüzden yararlanaca ız. Çünkü bu görü .. Ayrılık gitgide dayanılmaz olmu tu. Aralarında ho nutsuzluk ve tedirginlikle fısılda an memurlara öyle tepeden bir bakı fırlattım. dedi.. piposunun külünü temizledi ve u söylevi çekti: . Satın alma harekâtını da taktik harekât sayacak. Zaten az olan yiyece imi onunla payla ıyor. diye kar ılık verdi. Yani. Üçüncü bir taktik hareket yoktur. alınyazılarının nereye varaca ını bekliyordu. Pahalılık. güvenlik içinde kalmanın daha akıllıca bir i olaca ı kanısındaydı.. Tam Türk yapısı palamı sallamak üzereyken. Burada durdu. hatta Pugaçev'in saldırıları bile umursanmaz olmu tu artık. Pugaçev'in. burnundan koyu bir duman yı ını salıverirken: . Size de bir mektubum var. Kale burçlarından isyancıların ordusuna baktım. Orenburg ku atmasını anlatacak de ilim. Belogorsk saldırısından bu yana sayıları on kat daha artmı gibi geldi bana. Pugaçev'in sayesinde iyi bir ata sahip olmu tum. arkada larından geri kalan bir Kazak'a yeti tim. açık sava alanında silahın ansını denemektense.

gözümün ya ına bakmayacakmı .Di imizi sıkmak mı? diye haykırdım. sık sık kaleden çıkıp çarpı malara katıldı ınızı görüyormu uzaktan. htiyar: . bütün komutanlara yalvarın. Ba araca ım bunu. Aleksey vanoviç. . Ne çıkar bundan? Hatta imdilik vabrin'in karısı olması daha iyi. General ba ını sallayarak: .Vay. Kendine bir koruyucu bulmu olur hiç de ilse. Her zaman iyili imi istedi inizi ve herkese yardıma hazır oldu unuzu bildi imden. Herhalde çıldırdı ımı sanan general (ki yanılmıyordu) yüzüme dik dik baktı. beni zorla onun elinden aldı. bu zavallı kızı. Yine Maksimiç'in Pala a'ya anlattı ına göre. Fakat Aleksey vanoviç gibi bir adamın karısı olmaktansa ölürüm daha iyi. diye dü üncesini belirtti. Canilere ye eni oldu umu söyleyen Akulina Pamfilovna'nın yalanını çıkarmamakla hayatımı kurtardı ını ileri sürüyor. vabrin kendisiyle evlenmeye zorluyormu onu. burada babamın yerine komutanlı ı ele alan Aleksey vanoviç..Onu vabrin'e kaptırmaktansa ölürüm daha iyi. Kendinizi hiç sakınmıyor. Neden sonra: . Bize yardım kuvveti gönderilmesi için generale. Uzun süre hasta yattım. yardım istiyor benden. Derin bir umutsuzlu a kapılmı tım. Marya Mironova.Canım. yirmi dört saat içinde yargılatıp kale korkulu unda kur una dizdirece im! Fakat imdilik di imizi sıkmaktan ba ka çare yok. E er üç gün sonra ona varmazsam.. böyle bir sorumlulu u üstlenemem. ne yapabilirim senin için? .Efendimiz.Maksimiç elini koynuna sokarak: . dedi. Azizim Pyotr Andreyiç! Tek umudum sizsiniz.. kendisiyle evlenmeye zorluyor beni. size ba vuruyor. Sevimli dulların ansı açıktır.Söz veriyorum.Yüzba ı Mironov'un kızı mektup yazmı . o zaman ba ka! Zavallı delikanlı. beni canilerin ordugâhına yollayaca ını söylüyor. Ba ımı e dim. olanaklar varsa kendiniz de gelin. Onun taktik hareket konusunda yeni bir söyleve ba lamak üzere oldu unu görünce korktum. Dü ünmek için bana biraz zaman vermesini rica ettim kendisinden. Beni. papaz Gerasim'in gözünü Pugaçev'le korkutarak. eski romancıların söyledi i gibi.. annemden yoksun kıldı beni. Bunun ne oldu unu. Çılgınca bir hareket olurdu bu. Belogorsk kalesini nasıl temizleyeceksin dü mandan? Ben co kuyla: . ne bir koruyucum var. dü man. diye kar ılık verdi. Ara bu kadar açılınca. bana bir bölük askerle elli tane Kazak verin. vay. Maksimiç onu size ula tırmak için söz verdi. zavallı yetim. u anda öz babammı sınız gibi ba vuruyorum size. Onu ne yapıp edip size ula tıraca ım konusunda Pala a'ya söz vermi tim. u dünyada ne bir akrabam. bir elime geçsin. Yeter ki iste imi yerine getirin. vay! dedi. Tanrı büyüktür. imdi anlıyorum. General lüle ta ından piposunu tüttürerek bir a a ı bir yukarı dola ıyordu. ona karı olmayı kabul etmezsem.Olmaz delikanlı. "Lizaveta Harlova'nın ba ına gelen sizin de ba ınıza gelir" diyor (*). okuyucu gelecek bölümde ö renecek. fakat o. Artık kendimi yitirmi cesine: . Zavallı atımı kıyasıya mahmuzlayarak kente yollandım. Hayatımın bütün mutlulu u sizin verece iniz karara ba lı olacak. Yıldırım gibi generalin odasına daldım. bu arada Marya vanovna'yla evlenecek!. Demek Marya vanovna'ya tutkunsun. Ama yine de ne bir bölük asker.Burada i te. Beni görüp durdu. Dü üncemi de i tirmez. bir solukta a a ıdaki satırları okudum: "Tanrı birdenbire babamdan. fakat hiçbir çözüm yolu bulamıyordum. General: . Bana çok merhametsiz davranıyor. Yani. nasıl olsa yeni bir kısmet çıkar Marya vanovna'ya. . Bu soluk solu a geli imin nedenini sordu kaygıyla. Ansızın im ek gibi bir dü ünce geçti aklımdan. sözünü kesmekte acele ettim: . varsın evlensin. Kâ ıdı açtım." Mektubu okuyup bitirince çıldıracak gibi oldum. Yalvarırım geri çevirmeyin dile imi. . Üç gün daha beklemeye razı oldu.Efendimiz.Öyle mi? u koca Schelm (*) vabrin yok mu. Oo. dedim. dedim. Bunu söyleyip katlanmı bir kâ ıt parçası uzattı bana ve tozu dumana katarak uzakla tı.Hayrola azizim. diye ba ırdım. kanatlarınızın altına alın. a ıran ihtiyar: .. Görünü üm a ırtmı olmalıydı onu. Her zaman size ba lı. dedi. ba stratejik noktayla ba lantınızı kolayca keser ve üzerinizde kesin bir zafer kazanır. kızlardan daha kolay koca buluyorlar demek istiyorum: Umutsuzluktan bo ulur gibi: . yi olduktan sonra. gidip Belogorsk kalesini dü mandan temizleyeyim. ne de elli Kazak verebilirim sana. imdi kendi evimizde tutuklu olarak ya ıyorum. Kızca ızı kurtarabilmek için yol boyunca kafa patlatıyor. Nedir? Söyle.Nasıl olacak bu? dedi. bu mektubun elinize ula ması için Tanrı'ya yalvarıyorum. Kesilen ba lantı. Onu kur una dizdikten sonra. sizin için gözya ları akıtarak Tanrı'ya yakaranları dü ünmüyormu sunuz. Kente dörtnala girip atımı dosdo ru komutanlı a sürdüm.

cimrilik etme sakın. be para almadan Savelyiç'e vermi ti onu.Azizim Pyotr Andreyiç! dedi. Nöbetçiler bıraktılar bizi. .. Yüce Tanrım.Laf ebeli inin zamanı de il. Yarısı sende kalsın. seni yalnız bırakmam. Ardım sıra güçlükle gelebilen Savelyiç. ikide bir: . Fakat çevremi ku atıverdiler. yanlarından sessizce geçmek istedim. Yarım saat sonra ben. az sanra Çar'a götürece ini söyledi bizi. Ne yapabilirdim? Birkaç dakika bekleyip. A. diye ekledi. Bu paraları sana veriyorum. uzun örme bir kese çıkardı cebinden. Türklerle ya da sveçlilerle dövü sen neyse ne! nsan bu haydutların adını bile anamaz!. diye kar ılık verdim. gerisin geri. üç kat pahalı da olsa al.u ayya haydutlarla çarpı maktan ne zevk alıyorsun efendici im! Soylu bir kimseye yakı ır mı bu? Günün birinde yok yere kendini ziyan edeceksin.. ba ırtılar ve benim Savelyiç'in sesini duydum uzaktan. Atımı hızla sürdüm. Savelyiç: . yayan yapıldak da olsa pe ine dü er. Ana yol karla örtülüydü. Kent sakinlerinden biri. Ben Belogorsk kalesine gidiyorum. Aziz Pyotr Andreyiç!. içi gümü sikkeyle dolu. htiyarcık topal atıyla haydutların elinden kaçamamı tı demek. Ba ırarak üstüme atılıp. Savelyiç sızıltıyı kesmiyor.. Orenburg'dan çıktık. birdenbire. Savelyiç'le tartı manın bo una oldu unu bildi imden. Orenburg'lu bir subay oldu um . dedim. Savelyiç de bana uydu. karnını az önce doyurmu tu Tatlı bir dille bana " nime niye geldin" diye sordu. haydutlar bütün geçitleri tutmu ken nasıl gidersin oraya? Kendine acımıyorsan anana babana acı. Bana bak. Daha fazla direnmedim. Köyün do al siperlerine.. nsaf et. Bu ta duvarların gerisinde sensiz oturaca ım ha! Çok ükür. ondan sonra canının çekti i yere git. çlerinden ba kan oldu u anla ılan biri. karanlıkta kimsenin gözüne çarpmadık. E er üç gün içinde dönmeyecek olursam. Köyü kazasız belasız geçmeyi umarken. yoksa efendimizin buyru uyla sabahı mı bekleriz.. Adamlar Savelyiç'i kıstırmı lar atından indirip ba lamaya hazırlanıyorlardı.Sizi imdi mi asarız. ama ben senden ayrılmam. belki yine görü ürüz. ölürüm de bunu yaptıramazsın bana. Gecenin gitgide koyula an karanlı ı beni her tehlikeden koruyabilirdi. efendimin çocu u mahvoluyor!. Madem gitmeye karar verdin. Hava kararmaya ba lamı tı. köylünün kafasına indirdim. hendeklere yakla ıyorduk. safkan atımın sırtındaydım. Gürültüler. Ordu gelsin dolandırıcıları yakalasın. bu böyle. Sıkı bir tırısla ilerliyordum. Savelyiç de lagar. Gitmek zorundayım. Savelyiç her zamanki ö ütleriyle kar ıladı beni: . çlerinden biri. gemi bıraktı. Savelyiç keyifli keyifli gülümsedi: . bir anda ala a ı ettiler. her gün yenilenen nal izleriyle kaplanmı tı. htiyara: . atımı geminden yakaladı. Korkma Savelyiç: Tanrı büyüktür. Savelyiç arkamdan gelmiyor.. Onların bu a kınlı ından yararlanarak atımı mahmuzladım. Adamlar seslendiler. hayvan ok gibi fırladı. Hendeklere yakla ırken gürültüler.. Bütün kulübelerde ı ık vardı. bilmem. efendim! Tanrı a kına daha yava ! diye ba ırıyordu.Yeterince var efendici im. Fakat bozkır.. Ötekiler korkup kaçı tılar. Sokakta bir sürü insana rastladık ya. onu kurtarmaya döndüm. apkası adamı ölümden kurtarmı tı. Az sonra Berda'nın ı ıkları görünmeye ba ladı. . Kılıcımı çekti im gibi. Sumarokov Generalden ayrılıp çabucak odama döndüm. yakalandı ına iyice aklım kesince atımın ba ını çevirdim.11 SYANCILARIN OTA I Do u tan yırtıcıdır yırtıcı olmasına ya Aslan. hayvanı besleyecek yiyecek bulamadı ı için.Daha yava . Pyotr Andreyiç. karanlı ın içinden eli sopalı be köylü gördüm. Canın ne istiyorsa. onun yarısını bana ver imdi. ba tan ba . Seni yalnız bırakaca ımı mı sandın? te. Kendini yiyip bitirme!. yi yürekli lalam titreyen bir sesle: .. Pugaçev barına ının öncü karakoluna çıkmı tık. Kararım kesindi. Devriyeler tantanayla götürdüler bizi. Beni görünce pek sevindiler. Bütün paramın ne kadar oldu unu sorarak sözünü kestim. Hendekleri a ıp köye girdik. efendim. az önce beni durduran nöbetçi köylüler arasındaydım yine. senin uzun bacaklı eytana yeti emiyor. Birkaç dakika sonra. ben yine de gizleyebildim onları. Bunu söyleyip.Peki Savelyiç.Bu da ne demek efendim? diye sözümü kesti. ama ardım sıra gelmekten de geri kalmıyordu. Yolum.. aklımı kaçırmadım daha! Sen bilirsin.. ba ırı lar geliyordu her yerden. Nereye gidiyorsun? Niçin gidiyorsun? Azıcık bekleyiver. Dolandırıcılar aramadık yer komadılar ya.. Fakat bir de baktım. Kendini sıkma. Pugaçev'in barına ı olan Berda köyü yakınlarından geçiyordu. Bu körolası beygir. Parolayı bilmedi im için. Fakat sendeledi. Kent kapısına geldik. hazırlı ı yapmasına izin verdim. topal bir beygire binmi ti.

Hayırdır in allah? Hangi rüzgâr attı sizi? Özel bir i im için giderken. e er tanıyorsa. dört yol a zının kö esinde bir kulübeye getirdiler. Alınyazım beni Pugaçev'le bir kez daha kar ıla tırmakla. Benim mare al do ru söylüyor galiba. ak sakallı bir ihtiyardı. Zararı yok. Efendimiz. htiyarcık usul usul bir dua mırıldanıyordu. ürkütücü bir tavırla: . dedim. elimde olmaksızın kendimi içinde buldu um bu topluluk. soyluları ürkütme.vabrin'e gösterece im. amacıma ula abilmem için bir fırsat vermi olmuyor muydu? Bu fırsattan yararlanmaya karar verdim. Tedirginli im Pugaçev'in gözünden kaçmamı tı.Gir. ne dersin? Bana öyle geliyor ki Orenburg'dan ça ıt olarak yolladılar bu efendiyi. Afanasi Sokolov idi. hırıltılı bir sesle: . sıska. Kulübeye girdi.te saraya geldik. Bizi do ruca. kinci adam ise (Hlopu a lakabıyla tanınan) Sibirya maden ocaklarından üç kere kaçabilmi sürgün bir cani. Yapmacık görkemi kayboluverdi. Kırmızı bir gömlek. dedi. Üstlerine bir soyluyu getirmekle Kazakları darılttın. Gür ve kızıl sakalı. sırtında kırmızı bir kaftan. Adamakıllı bekledik. ileri gelen arkada larından birkaçı oturuyordu çevresinde. adamakıllı kamçılıyordu dü gücümü. arkada larına döndü. ki ya kandiliyle aydınlatılmı . dedi.Ne dersiniz.Fakat. vabrin'i kale komutanlı ına atamada tezcanlılık etmi tin. makası. Pugaçev. Hlopu a. Köylü neden sonra dönerek: . Pugaçev'in gözleri parladı: . senden adalet beklemeye de hakkı olamaz. ilgi çekici bir yan görmedim onda. ne de ba ı ta bulunmalı. kambur. subayın içeri alınmasını buyurdu. Mavi eritli ihtiyar: . ne i iymi bu? Kem küm ettim.Onlara ne acımalı. Kapıda birkaç arap fıçısı ve iki top duruyordu. ya da köylülerin deyi iyle. hangi i için çıktın Orenburg'dan? O anda tuhaf bir dü ünce geldi aklıma. iri yarı. vabrin'i sallandıralım. . suçlu kim? . bir Kırgız kaftanı ve bir Kazak alvarı vardı üzerinde. Söyle. dedi. Onlardan hiçbir ey gizlemem. Orenburg'dan bir subay gelmesinin onları adamakıllı meraklandırdı ı. içtenlikle yanıtladım Pugaçev'i: .anla ılmadı. eytanın baca ı olsa. kurtulamayacak elimden. Uzun boylu. gösteri li bir kar ılama törenine hazırlandıkları belliydi. Sırtındaki kaba kuma tan yapılmı boz kaftana çaprazlama geçirilmi mavi eritten (*) ba ka. ipe asılı le eni. istavroz çıkarıyordu. Fakat ötekini ömrümce unutmayaca ım. saraya girdim. imdi de astırmakla tezcanlılık ediyorsun. bugüne kadar Orenburg'da senin dü manlarınla niye oturdu? Onu sorgu odasına götürüp biraz da lasak. Düzmece Çar'ın gözdelerine yan gözle öyle bir baktım. Fakat Pugaçev az önceki soruyla kendime getirdi beni. Fakat peykeleri. Savelyiç'e bir göz attım. . dedi bana. duvarları yaldızlı kâ ıtla kaplı bir odaydı bu. kırk be ya larında kadar bir adamdı bu.Suçlu vabrin'dir.ncitilen yetim bir kızı kurtarmak için Belogorsk kalesine gidiyordum. ha. imdi geli inizi bildirece im. Canlılıkla: . i te onu tutsak etmi . bütün vücudumdan so uk bir ürperti geçti ini hissettim.Hangi adamım yetim bir kızı incitmeye cesaret edebiliyor? diye gürledi. Ba ına buyruk davranmanın.zin verirsen sana bir ey söyleyeyim. efendimiz? diye sordu. Kulübeye. dedi. Pugaçev. Ve aklıma gelen ilk cümleyle. ha? Pugaçev'in i i akaya vurdu unu görmek biraz canlandırmı tı beni. imdi de ilk duydu un söze kanarak adam astırıp. Kimlerin elinde bulundu umu dü ününce. alnındaki ve yanaklarındaki kızılımtırak lekeler.Onların yanında çekinmeden konu abilirsin. halkı incitmenin ne demek oldu unu ö retece im. Birincisinin (sonradan) kaçak onba ı Beloborodov oldu unu ö rendim. adamlarının beni durdurdu unu söyledim. bu çillerle kaplı geni yüze a ılası bir güç veriyordu. ellerini gösteri li bir tavırla bö rüne dayamı . Göz kırparak: . Fakat bu subay efendiyi de niçin te rif buyurdukları konusunda do ru dürüst sorguya çekersek fena olmaz. kıvılcımlar saçan kül rengi gözleri. ki ki i dı ında herkes bu emre uydu. kutsal tasvirlerin altında oturuyordu. topluluk kar ısında sırrımı açıklamaktan çekindi imi sanarak. htiyar caninin mantı ı çok inandırıcı göründü bana.Söyle bakalım. diye dü üncesini belirtti. kö edeki fırın çatalı ve üstüne toprak çanaklar dizilmi önlü üyle (*) herhangi bir köy odasından farkı yoktu. kendisiyle evlenmeye zorluyor. Pugaçev görür görmez tanıdı beni.Vay efendimiz! dedi. Beni iddetle sarsan duygulara ra men. deliksiz burnu. Köylülerden biri: . Çarlı ını tanımıyorsa. geni omuzlu. boynumun . . Bunlardan biri. Ellerinde bulundu umu. çıkmalarını emretti. Pugaçev. Papazın evinde gördü ünüz hasta bir kız vardı ya. Yapmacık bir uysallık içinde. Yok. Astıraca ım onu.

dedi. Ekmek. Dinle. diye söze karı tı. Pugaçev..Ah! dedim. Karı gibi çene çalarak de il. Ben derin dü ünceler içinde bütün gece gözümü kırpmadım. do ru söylüyordu. Üstünde yol kıyafeti vardı.Her ey tıkırında ha! dedi. Kapıyı üstümüze kilitlediler. Ahali sokakta birikmi ti. melûn ihtiyarın sözlerinden etkilenmi e benziyordu. ba ına bir Kırgız kalpa ı takmı tı.. Fakat ahali açlıktan kırılıyor! Düzmece. Gerçe i gizlemeyi gereksiz kılarak: . Orenburg köpeklerinin tümü birden dara acında kuyru u titretse umursamam ama. arap ve birayla dolu i eler getirdiler. Hlopu a imdada yeti ti. Pugaçev'le kulübenin giri inde kar ıla tık. Kendimi ikinci kez. Hem de serbest dört yol a ızlarında. Madem vabrin'i asacaksın. ster istemez tanı ı oldu um cümbü . dedi. Bunlar. ondan korkarım i te! Haydi. Kesin u zırıltıyı. Kaçıp gelenler a ız birli iyle Orenburg'da açlı ın ve ölümün kol gezdi ini. ki genç Kazak kızı.yilik eden. Öyle soba ba ında oturup da kahramanlık taslayarak de il. yarı yolda donup kalırdım. Her ey tıkırında. Bu el. Pugaçev: .Görüyorsunuz i te.kıldan ince oldu unu bildirdim. Orenburg'da yeterince erzak bulundu u konusunda onu inandırmak için dil döktüm. imdi. Hlopu a ve Beloborodov. içki neden sonra etkisini göstermeye ba ladı. uzun süre ahlayıp vahladı ını i ittim. sen niye yaltaklanıyorsun? diye kar ı çıktı. Oturup karnımızı doyuralım imdi. Pugaçev: . Masa arkada larım üzerinde. htiyar öte yana dönüp: . hayır ola. ama gözün hâlâ asmakta. Arkada ları kalktılar. At ve gocuk için sana te ekkür etmeyi unutuyordum az kalsın. karanlık ormanlarda. ben de günah i ledim. mare al! Bu delikanlı.General efendiler! diye sesini yükseltti.Peki. Bir gün önceki arkada ları almı tı çevresini. dedi. Arkada ına: . Akıttı ın kanlar vicdanını sızlatmaya az mı geliyor? Beloborodov: . Fakat ben konukları de il. Sonunda horuldamaya ba ladı.Do ru. Pugaçev'in masasına oturmak erefinden yoksun kalmaya dünden razıydım ama yapacak bir ey yoktu. en bir tavırla: . eski ahbabımdır. gece yarısına kadar sürdü. Naumiç. Birlikte çıktık. Onları topuzla. Yüre ine bu yufkalık nereden geldi böyle? Hlopu a: .Yavuklun ha! diye ba ırdı. Pugaçev oturdu u yerde uyukluyordu. kesersin.Ya sen. Tanrının yardımıyla sen de koklayacaksın o kızgın ma aları.Orada ne homurdanıyorsun. Karanlıkta uzandı ını. verdi im yemin gere ince. Hele bir geceyi atlatalım da.Yeter. senin de zamanın gelecek. fakat bu efendi. üfleseler canın çıkacak. aynı dara acına bu delikanlıyı da çek ki. Sırtına kürk giymi .. Pugaçev: . balık çorbası. Pugaçev görkemli bir tavırla: .. Bu bulu um i e yaramı tı. Sen olmasan kente varamaz. balta tersiyle yere serdim. bütün bunların bo söylentiler oldu u. Pugaçev ne elendi. Pugaçev'le ve korkunç arkada larıyla bir ölende buldum. söyle bakalım... kimsenin hakkı kalmasın. hasımlarımı öldürdüm.Çok ükür. Pugaçev'in beni ça ırdı ını söylediler. üç Tatar atı ko ulu bir yaylı duruyordu. Söyle bakalım. kesmekte. Hlopu a: . sana kalsa herkesi bo ar. Ba ımıza Ali kıran ba kesen mi oldun? Bir aya ın çukurda. sizin kent ne durumda? . diye kar ılık verdim. htiyar: . Sabahleyin gelip. Bereket. Fakat dikkat et.. Benim için hiç de hayırlı bir sonuca ula mayaca ı anla ılan bu konu mayı de i tirmek gerekti ini görerek Pugaçev'e döndüm. Gözünü kırpı tırarak: . iyilik bulur.Yırtık burun! diye homurdandı. (kemikli yumru unu sıktı ve gömle inin yenini sıyırıp kıllı kolunu ortaya çıkardı) ve bu kol da Hıristiyan kanına bula tı. tek sözcük söylemeden. barı ın bakayım.O kız yavuklumdur.. diye kar ılık verdim. gözünün içine baka baka yalan söylüyor.. Fakat ben. ona ne yapaca ımızı yarın dü ünürüz. Dur bakalım. bizi her eyin yolunda oldu una inandırmaya çalı ıyor. Hlopu a'nın buyru uyla nöbetçi Kazak beni hükümet kulübesine götürdü. karanlık bakı larla süzdüler birbirlerini. moruk! diye gürledi.. bizim koca itler kendi aralarında hırla maya ba larlarsa. Savelyiç de oradaydı. Kapısının önünde. Yırtık burnu gösteririm ben sana. Niye daha önce söylemezsin bunu? Sizi evlendirip güzel bir ölen yapaca ız! (Sonra Beloborodov'a döndü).. vabrin'in incitti i kızla ne ilgin var? Yi idin gönlü yarasız olmazmı derler. Ha yanılıyor muyum? Hava yumu amı tı. ev sahibinin kızları masaya beyaz bir örtü yaydılar. Olup bitenler lalamı öylesine a kına çevirmi ti ki. a zını açıp bir ey sormadı bana. dedi. o zamana kadar sakalını yolmayayım!. ahalinin (hem de seve seve) le yedi ini söylüyor. Sabah ola. onu bırakmam için bana da i aret yaptılar. .

troyka ok gibi fırladı. . Kavu ma dakikasını gözlerimin önünde canlandırıyordum. Bu tav an kürkü gocuk. Benim çocukların sana nasıl yan yan baktıklarını gördün.Sen ne dersin? dedim. alınyazımı yine elinde tutan. sa ol babamız. kan dökücü alı kanlıkları aklıma geldi! Yüzba ı Mironov'un kızı oldu unu bilmiyordu onun.Moskova'ya gitmeyi mi tasarlıyorsun yoksa? Düzmece. arabacıya durmasını emretti. Kalbim hızla çarptı. arma an etti in tav an kürk gocuk aklıma geldi de ondan. karde lerinin dedi i gibi pek öyle kan içici de ilim.Sa ol devletlim. dedi. Sonra. htiyar. bir parça dü ündü.Sen de haklısın. Pugaçev: . Beni ihtiyar halimde bunların arasında bırakma. sonra hafif bir sesle: . esenlik içinde ya atsın seni. köyden çıktık. Düzmecenin yüzünde sevinçli bir gurur ifadesi belirdi: ... korkuyor musun yoksa? Bir gün beni ba ı lamı oldu unu.Fyodor Fedoroviç'in mi? Niye olmasın? Sizin generallerin hakkından geliyorum ya? Onlar da onu yenmemi ler miydi? imdiye kadar silahım hep zafer kazandı.Ben dü ünmeyeyim de. içimden neler geçti ini kestirmek güç de il. tanıttın kendini. O zaman Marya vanovna'nın hali ne olurdu? Bunu dü ününce bütün vücudumdan so uk bir esinti geçti ini. O an. . bu dolan. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim.Efendimiz ne dü ünüyor acaba? . atla bakalım arabacının yanına. sesini yava latarak ekledi: Ismarlama bir bardak arapla. çıngırak çınladı. moruk! dedi. dedi. olayların beni yine tuhaf bir biçimde kar ıla tırdı ı insanı dü ünüyordum..Tanrı bilir. Ne dersin. dümdüz bir yolda hızla ilerlemeye ba ladık. Moskova üzerine yürüyeyim. Adamlarım dik kafalılık ediyorlar. kendi boyunlarını kurtarmak için benim ba ımı vereceklerdir. imdiyse yalnız esirgemesine de il.. Hakkından gelebilir miydin Frederick'in? . Sonra Savelyiç ve Tatar arabacı i itmesinler diye. Atlar hareket etti. belki bir ba ka yolla da ö renebilirdi gerçe i. Baktım Savelyiç kar ıdan bize do ru ko uyor.. yaylıyı ayakta süren geni omuzlu Tatar arabacıya: . dedi. istedi im gibi yürütemiyorum i lerimi.Öyledir. tav an kürklü gocu u da bir daha a zıma almayaca ım. Belogorsk kalesinin alını ı gözlerimin önünde canlandı. Pugaçev. Soka ın iki yanına dizilen ahali. Pugaçev en bir tavırla selamladı beni.. Bereket versin. Pugaçev. yardımına da bel ba ladı ımı söyleyerek kar ılık verdim. Sevgilimi kurtarmak için yola çıkan bu adamın bilinçsiz zalimli i. Daha dün sana kar ı dövü ürken. lk ba arısızlıkta. bugün de ça ıt oldu unda. vallahi haklısın! dedi. yapmacık bir uysallık içindeydiler. Pugaçev'in gerçekten de tepesini attırabilirdi sonunda. Pugaçev: . Görüyorsun.Belogorsk Kalesi'ne çek! dedi.. Sava makta ustayımdır. yerlere kadar e ilerek selamlıyordu Pugaçev'i. i kence edilmen ve asılman gerekti inde ayak diredi. ya da yersiz bir ta lama sayıp geçti bu sözü. Binip yerle tik. Benim gibi bir ihtiyarın elinden tuttu un için Tanrı yüz yıl sa lık. Dizginlerini sıkı tutmam gerekiyor.Vay. dedi ne eyle.Babacı ım! Pyotr andreyiç! diye ba ırıyordu.Dur! Dur! diye çınladı bu sırada. Ömrümce dua edece im sana. gönlümün biricik sultanını görecektim birkaç saat sonra. bugün seninle aynı yaylıda yan yanayım ve hayatımın bütün mutlulu u sana ba lı. Tanrı bizi yine kar ıla tırdı ha! Haydi.dün tanık oldu um olaylara taban tabana zıt. kim dü ünsün? diye kar ılık verdim. Hırsızdır onlar.Ne o. düzmece ya i itmedi. Pugaçev. . Prusya Kralı boy ölçü ebilir miydi benimle? Haydudun bu böbürleni i pek ho uma gitmi ti. Ansızın Pugaçev bir soruyla dü üncelerimden ayırdı beni: . kendisiyle birlikte yaylıya binmemi emretti. . Düzmece Çar: . Artık bütün bütün yitirdim sandı ım. O da ba ıyla selamlıyordu her iki yanını. hiçbir ey söylemedim. vabrin öfkeye kapılarak her eyi açıklayabilirdi.Orenburg'da ne diyorlar benim için? diye sordu. Az sonra. Atlar dörtnala kalktı. Subayım ve soylu bir aileden geliyorum. Hele biraz bekle. Pugaçev bir süre sonra: . Savelyiç yerle irken: . Fakat onunla tartı manın gereksizli ini dü ünerek. Do rusu. . Fakat ben razı olmadım buna. Yolum dar. Çok iyi tanıdı ım bir ses: .Seninle ba a çıkmanın kolay olmadı ını söylüyorlar. bak neler olacak daha!. Sizin Orenburg'dakilerin Yüzeyevç çarpı masından haberi var mı? Kırk general öldürüldü. dört ordu tutsak edildi orada.

Pugaçev'in kendisinden ho nut olmadı ını kestirmi ti hiç ku kusuz. le gagalamaktır bence. Çocuklu umda ya lı bir Kalmuk'tan dinlemi tim. Pugaçev'i çıngıra ından tanımı . fakat çabuk toparladı kendini. sonrası Allah kerim''. vabrin'in beti benzi kül gibi oldu. oturdu u yerde ileri geri sallanıyordu.Demek sen de katıldın bize? dedi. kalenin durumu.Hükümdarım.Dinle! dedi. dedim. hiç beklenmedik bir anda: . bir yandan övgüler düzüyormu le in lezzetine. Ahali. Ansızın tanıdık çit ve çan kulesiyle. ben de le le beslenmeyi bir deneyeyim'' demi . vabrin elindeki tepsiyle bana da yakla tı. nip çökmü ler ba ına.'' Kartal dü ünmü : ''Haydi. Kazaklar gibi giyinmi . kuzguna: ''Kuzgun karde . yaltaklanmak için birkaç söz söyleyerek Pugaçev'in yaylıdan inmesine yardım etti. benden her ey istemek hakkına sahipsiniz. ''Sen taze kan içiyorsun.. Büyük bir tedirginlik içinde oldu u belliydi. Benim için öylesine sıcak anılar ta ıyan odaya girdi imizde. Pugaçev. kimiz de kendi dü üncelerimize gömülüp. Yayık'ın yalçın kıyısındaki köy göründü. haydutlukla ya amak. odasında yatıyor. ''üç yüz yıl le le beslenmektense.. iki gagalamı . kendi iste inle onlardan ayrılsan. söyle bakalım.Hükümdarım dedi. '' u dünyada nasıl oluyor da sen üç yüz yıl. bir zamanlar karısının dırdırıyla serseme dönen zavallı van Kuzmiç'in uyukladı ı divana oturdu. Pugaçev'i Marya vanovna'nın odasına götürdü. Ben de arkalarından gidiyordum.. hiçbir ey söylemedi.Karde . Onun bakı ları altında kaçacak delik arıyor. ne fı kını u gencecik gelinin de Ne anası var. Hain. kimdir u tutukladı ın kız? Onu bana göstersene. Hain. 12 YET M KIZ ncecik elma fidanımızın Na yapra ı var. Beni görünce a aladı. Kuzgun bir yandan gagalıyor. dedi. Benim için ba ı lanmak söz konusu de ildir.. yaylı uçarcasına ilerliyordu. Pugaçev kadehini yuvarladı. azizim'' diye yanıtlamı onu. ''Yok arkada '' demi kuzguna. sakal koyvermi ti.Pugaçev'e: . tamam. bense le le besleniyorum. Kartal bir gagalamı . sustuk. On be dakika sonra da Belogorsk kalesine giriyorduk. vabrin. Fakat bir yabancıyı karımın yatak odasına . vabrin kendi eliyle votka getirdi ona. dedi. Tatar arabacı yanık bir türkü tutturmu tu. Pugaçev. Her zamanki uyanıklı ıyla. hükümdarım. Titreyen bir sesle: . Bir gün kartal.Güzel.Beni ona götür. kestiler. Karla kaplı dümdüz yolda. Geç bile kaldın! Hiçbir ey söylemeden yüzümü öte yana çevirdim. küllerini topa koyup savurdular. komutan evinin basamaklarına yana tı.Gördün mü ya! dedim. Fakat cinayetle. Düzmece yerinden kalkarak: . söylesene'' demi . bense topu topu otuz yıl ya ıyorum?'' Kuzgun: '' undan.. de il mi? Sarayın penceresinden attılar onu.. Nasıl ba ladıysam öyle sürdürece im. Zaman geçmemi ken. dedi. Fakat bir kez daha yüzümü öte yana çevirdim. fakat bana güvensiz bakı lar fırlatıyordu arada bir. tutuklu de il o. Savelyiç uyukluyor.Efendimizi de a ırla. Çariçe'nin merhametine sı ınsan daha iyi olmaz mı? Acı acı güldü: . bir kere taze kan içmek çok daha iyi. hastadır. yüre im burkuldu. çok güzel. dedi. Elini uzatarak: . beni göstererek: . ardımız sıra ko uyordu. bir masal anlataca ım sana. geçmi günlerin bir mezar yazıtı gibi hâlâ duvarda asılıydı.. vabrin basamaklarda kar ıladı düzmeceyi.Ama sonunun ne oldu unu da biliyorsundur. Bir kaçamak bulup i in içinden sıyrılmak olana ı yoktu. Pugaçev yüzüme a kın a kın baktı... Ne dersin Kalmuk masalına? Ha? . vah i bir esinlemeyle: . dü man ordusuna ili kin söylentiler ve buna benzer eyler üzerine bir süre bilgi aldıktan sonra. ne babası Ne elinden tutanı var Ne hayır dua edeni Bir dü ün türküsü Yaylı.. sonra kanat çırpıp havalanırken. yaktılar. Kartalla kuzgun uçup gitmi ler.Olmaz. Derken bir at le i görmü ler a a ıda. dedi. Bakarsın ba arırım da! Gri a Otrepyev Moskova'yı ele geçirdi ya! . Tamam mı. merdivenlerde durarak: . Pugaçev. Merhum komutanın diploması.

imdi papaza adam gönderip. Pugaçev'in katı yüre ini yumu attı ı belliydi.Bu da ne demek? diye sordu. benim i im. a kın a kın: . odaya girdik. vabrin. nefretimi de.Çıkabilirsin güzel kız. bir deri bir kemik. kar ısında duran adamın annesiyle babasının katili oldu unu anlayınca elleriyle yüzünü örttü. yalan söyledim size. Yer. dedi.Haydi. kesik kesik: . acı acı gülerek: . . vabrin'e dönerek sürdürdü sözlerini: Sen de ukalalık etme. diye yanıtladım onu. Önünde bir su testisi.. Karınmı . Suçluyum. ye enini gelin etmeye zorlayalım mı? Ben babanız olurum. Pugaçev: . Pugaçev gülerek: . Titredim. Sana özgürlü ünü ba ı lıyorum. Ceplerini karı tırmaya ba layan vabrin. anahtarı yanına almadı ını söyledi.. Pugaçev. dedi in gibi olsun! Asmaksa asmalı. bu kalenin alını ı sırasında idam edilen van Mironov'un kızıdır. Onun iyi bir duyarlık içinde oldu unu görerek: . bir tekme salladı kapıya. O. kocan niçin cezalandırıyor seni? Ona kar ı ne kabahat i ledin? Marya vanovna: . öfkemi de bastırmı tı. Kendinden geçmi cesine: . Zavallı kız beni görünce titredi. Pugaçev: . önceden haber vereyim ki. benim için yaptıklarına kar ılık hayatımı seve seve verirdim.Kendin karar ver. Marya vanovna hızla bir bakı fırlattı ona.. anımsamıyorum imdi. Benim ayya lar gözünün ya ına bakmazlardı zavallı kızın. kilit söküldü. Hıristiyanlık inancıma aykırı bir eyi isteme benden. Ba ladı ın gibi bitir: Bırak beni. diye kar ılık verdim. Densiz herif nasıl bir ceza haketti ini biliyor musun? vabrin dizüstü çöktü. Yavuklunu al. efendimiz! dedi. Baktım ve donakaldım. papazın ye eni de il. bir çı lık attı. Benim âdetim budur. alnımıza hangi yön yazılmı sa çekip gidelim.A ır ol! diye durdurdu beni.. vicdanıma. Fakat Tanrı tanı ımdır. kendinden geçerek dö emeye yuvarlandı. bilmek de istemiyorum. içer. dedi. vabrin'i paralamaya hazırlanarak: . kocam de il benim.. odanın kapısında yeniden durdu.. Bu. de ilmi . Kimse kurtaramazdı kızca ızı. Ben. yüzü sapsarı. korkunç bir bakı fırlattı vabrin'e: . sırtında yırtık pırtık bir köylü fistanı. Pugaçev.Hükümdarım. Ben hükümdarım.Kocam ha! diye tekrarladı. Efendimiz. kılımı bile kıpırdatmadan: . Pugaçev çıktı. Pala a. dedim. hanımıyla u ra maya ba ladı. Sonra Marya vanovna'ya döndü. O sırada ben ne yaptım. Pugaçev.Bu da do ru ya! dedi. Fakat Grinyov da sizi aldatıyor. . günahkâr ruhunun kurtulu u için ikimiz de Tanrı'ya dua edece iz. vabrin'e baktı. O sırada içimi kaplayan ho görü. testinin üstünde bir dilim ekmek duruyordu. ne dedi ini bilmeden sayıklıyor. Üçümüz de konuk odasına indik. kendisi beyin hummasından yatıyor. ba ı lamaksa ba ı lamalı. seni nasıl adlandıraca ımı bilemiyorum. . Hiçbir zaman karısı olmayaca ım onun! E er beni kurtarmazlarsa. Pugaçev.sokmamı emretmeyin. Ona do ru atıldım. üç gündür. kendimi öldürmeye karar verdim. keyfimize bakarız! Korktu um ba ıma geldi. Sonra Marya vanovna'ya yakla tı: .Bir de beni aldatmaya cüret ettin ha! dedi.Bunu daha önce söylememi tin bana! dedi.vabrin gerçe i söyledi size. dedi. O.. Pugaçev yumu adı: . dö emede oturuyordu. Pugaçev'in yüzü karardı: . büyük bir gözüpeklikle odaya daldı. zavallı yetim kızla birlikte. vabrin de sa dıçlık yapar. Düzmece Çar. im ekler çakan gözlerini üzerime dikti.Evlendin ha! dedim.Ee. Ne var ki. ardım sıra gel. nazlanmayı da bırak. Papazın çaçaron karısı bizimkileri aldatmakla iyi etmi ..Söyle bana güvercinim. Hapishane kaçkını bir Kazak'ın ayakları altında yuvarlanan bu soyluya i rentiyle bakıyordum. vız gelir bana.Güzel bir hastanen varmı ! dedi. Adamlarının yanında Mironov'un kızının hayatta oldu unu söyleyebilir miydim? Di leriyle paralarlardı onu. Nerede olursan ol ve ba ına ne gelirse gelsin. gülerek: .Aç u kapıyı! dedi. Pugaçev'in son sözleri vabrin'i yüre inden yaralamı tı. saçı ba ı darmada ın.Hükümdarım! diye haykırdı. Fakat bundan sonra i leyece in ilk suça. Sözlerimin.. bunun da eklenece ini unutma.Bu kez ba ı lıyorum seni. Marya vanovna. tatlı bir sesle: . Kimi istersem sokarım yanına. fakat aynı anda. Kızın güzelini yakalamı sın. eski bir tanıdık. Velinimetimsin.Dinle.

hissettiklerimi anlatamam.Sevgili Marya vanovna! dedim. diye söze karı tı. ta kesilmi cesine duruyordu. u Aleksey vanoviç vabrin'e diyecek yok do rusu. Ben de kar ı çıkmadım artık. Nasılsınız? Bizler her Allah'ın günü dü ünüyorduk sizi. i renç vabrin'den çektiklerini gözlerimin önünde canlandırdı. Papaz Gerasim'in evine gittim.Azıcık bekleyin Pyotr Andreyiç. bitmi ti sanki. Bir türlü doymak bilmiyorduk konu maya. açık yüreklilikle dinledi beni. Elini tuttum. Ba ba a kaldık. cani herife bunun için de te ekkürler. Ya adı ı korkunç durumları. Akıl almaz olaylar bizi öylesine ba ladı ki birbirimize. Siz Akulina Pamfilovna'ya gidin.. konu tuk. Pugaçev'i aldattıklarının Pugaçev'ce bilindi ini i itince istavroz çıkartılar. hükümdarın beni ça ırdı ını söyledi. Köye. egemenli i altında bulunan bütün karakol ve kalelerden serbestçe geçebilmem için bir belge hazırlamasını emretti. annemle babamın yanına gelmesini önerdim. vs. Akulina Pamfilovna: . Bir süre sonra Pugaçev'in kargacık burgacık yazısıyla imzalanmı geçi belgesini getiren çavu . Çaldım. Ev sahipleri orada kendilerinin fazla oldu unu hissederek çıktılar. uzun süre tek sözcük söylemeden öylece kaldım. Köylü fistanını çıkarmı . ben kaleden ayrıldıktan sonra ba ına ne geldiyse hepsini birer birer anlattı. Hele Marya vanovna neler neler çekti yoklu unuzda. Üstümü de i tiriyorum. bir bir anlattı.. Bu korkunç insandan.Kim o? dedi. Sonunda: . önderlik etti i caniler yı ınından koparıp almak. Tutkuyla. Fakat vabrin ve çevremizde biriken ahali. bir cani olan bu adamdan ayrılırken. benden ba ka herkes için bir canavar. Konu tuk. O da alınyazısının benimkiyle birle ti ini seziyordu. eskisi gibi yalın ve sevimli giyinmi ti. Çevremizdeki her ey unutuluverdi.Kocakarı. Kapının ötesinden Marya vanovna'nın tatlı sesi geldi: . Böylece aramızda her ey karara ba lanmı oldu. yüre imi dolduran eylerin hepsini söylememe engeldi. Dünyada tek bir akrabası yoktu. Marya vanovna'nın nasıl a ladı ını. Gitti imde yola çıkmak üzere hazırlanmı tı. vs. kimiz de. Savelyiç onlara her eyi anlatmı . Fakat yine de babamla annemin onayı olmadan karım olamayaca ını tekrarladı. ne de olmadık bahaneler ileri sürdü. Seni imdiden karım sayıyorum. Ben yol hazırlı ı yapaca ımı ileri sürerek evden ayrılmadım. Pugaçev onu yanına alarak. Akulina Pamfilovna: . Fakat. Sıra bana gelince. ben de az sonra oraya gelirim. Onu. Marya vanovna. dedi. vabrin erimi . Özür dileyerek ayrıldım oradan. Kalabalı ın arasında Akulina Pamfilovna'yı gören Pugaçev. Önce durakladı. bana mektup yazması için Marya vanovna'ya nasıl ö ütte bulundu unu. Papaz Gerasim: . Sonra vabrin'e döndü. hemen sevgilimin odasına ko tum. Neden söylemeyeyim gerçe i? O an büyük bir yakınlık duyuyordum ona kar ı. Pugaçev'in egemenli inde ve vabrin'in komutasında bulunan bir kalede kalamazdı artık. Pala ka: . zavallı yavrum!. Öylece. Pugaçev'le nasıl oldu da uyu tunuz böyle? Nasıl oldu da öldürmedi sizi? Neyse. Sonunda. onlardan ayrılmak istemedi ini. söyler misin canca ızım. bunu kendine görev sayaca ını biliyordum. yüreklerimiz dopdolu. kapıda kar ıladılar beni. kimiz de a ladık. solgun yüzünde bir gülümsemeyle Marya vanovna girdi içeri. Dostça vedala tık.. Marya vanovna'yı ellerinden almak için vabrin'in nasıl kendileri üzerinde baskı yaptı ını. daha zaman varken ba ını kurtarmak için ate li bir istek duyuyordum içimde. Kaygılarını yatı tırdım. malın gözüymü ! Bu sırada kapı açıldı. Bırak u bo bo azlı ı. içtenlikle öpü tük. Papazla karısı. Söyledim. yeter. Babamın dostça olmayan tavrı ürkütüyordu onu. Kapı arkadan sürmelenmi ti. Ku atılmı bir kentin bütün acılarını ya amakta olan Orenburg da dü ünülemezdi. ne kadar uzun zaman oldu de il mi? Papazın karısı. ben de kendi ba ımdan geçenleri kısaca özetledim. Tanrı ne verdiyse a ırlamaya koyuldu beni. Ne utangaçlık gösterilerinde bulundu. Çok konu anların cehennemde yanacaklarını unutma! Azizim Pyotr Andreyiç. kaleyi denetlemeye çıktı.. gelece e ili kin tasarılarımı anlatmaya koyuldum ona. Papazla karısı. mutluluk içinde ya ayın. Marya vanovna içtenlikle..diledi in yere götür. Yalnız kalınca. susuyorduk.Ho geldiniz Pyotr Andreyiç. dünyada hiçbir güç bu ba ı koparamaz. (ate gibi bir kız olan ve çavu un kaval çalıp oynatmak istedi i) Pala ka'yı kullanarak aralarında nasıl sürekli bir ba lantı kurduklarını. ko arak. Bu arada çenesi de durmak bilmiyordu. ükür kavu turana. Geçmi mutlu günleri de anımsadık.sa bizi korusun! dedi! Tanrının hı mından esirgesin bizi. anayurdu için kahramanca can veren de erli bir askerin kızını mutlaka ba rına basaca ını. Babamın. parma ını sallayarak . girin rica ederim! Görü meyeli ne kadar.

Gerçekten de yine görü tük görü mesine. Yaylısının hızla uzakla tı ı beyaz bozkıra uzun uzun baktım. Birkaç dakika sonra. bir daha dönmemek üzere geride bıraktık. Yoksa çıldırdı mı bu adam! Ba çavu : . yine Pugaçev'in egemenli indeki yakın kaleye geliverdik. Atlar göz açıp kapayıncaya kadar ko uluverdi. Altı tane muhafız birli i subayı iskambil oynuyordu burada. düzmece Çar'a katılmaya gelen büyük bir birlik varmı orada. Sen de. Tanrım! Bütün bu i lerin sonu nereye varacak? Yaylı da usul usul arkamızdan geliyordu. Elveda Pyotr Andreyiç. gözlerimi öte yana çevirdim. Fakat komutan efendimiz. Sakallının dedi ine göre. Küçük bir kente yakla ıyorduk. Berda'ya hareket emri verdi ve yaylı yola çıktı ında oturdu u yerden bir kez daha uzanarak: . Tanrım ikinizin üstünden de kanatlarını eksik etmesin! Yola koyulduk.Elveda Marya vanovna. güvercinim benim! dedi. ben hazırım. ben. yaylıya yerle tik. aslanım! Yolunuz açık olsun. haber vermek için içeri girdi. Bir zamanlar Simbirsk hanında yüz rublemi üten van vanoviç Zurin'in ta kendisiydi bu!. kilisenin arkasına. Marya vanovna.Ne demek bu? diye haykırdım. 13 TUTUKLANMA . bizi u urlamak için basamaklara çıktılar. Marya vanovna dalgın gözlerle bir bana. eytanın bacana ı! dedi. Marya vanovna. çalçene arabacının bizi bir saray gözdesi gibi tanıttı ını anladım. . Ya murdan kaçarken doluya tutulduk. Kötü karanlık bir anlatım okunuyordu yüzünde. Burada atlar de i tirildi. iki saat sonra.gözda ı verdi ona. fakat kendisini yalnız bırakmamı istedi. Olup bitenler bir dü gibi geliyordu bana. Bu i in bir çırpıda yapılmasından ve kale komutanı olan sakallı Kazak'ın çevremizde pervane gibi dönmesinden. ama hangi ko ullarda!. Yine görü ürüz in allah.Al i te Çar'ın bacana ı! diye homurdanıyordu kendi kendine. diye ba ırdım. Ona e lik etmek istedim. pırıl pırıl aydınlatılmı küçük bir evin önündeydik. bir yola bakıyor. fakat daha önce fademi alaca ınızı umarım. Belogorsk Kalesi'ni.Hey. beni komutanlı a götürmelerini istedim. dü üncesi bana ıstıraplı bir kaygı veren sevgili Marya'yla böyle umulmadık bir biçimde birle iverince. Zamanın nasıl geçti ini farketmeden.Ho ça kal efendimiz! diye seslendi bana. askerler küfürü bıraktılar. kendime inanamıyordum. . Ahali da ıldı. Tanrım. ailen de dünyanın kaç bucak oldu unu görürsünüz imdi. yi yürekli Akulina Pamfilovna: .Kızmayınız efendim. Kâ ıt da ıtan binba ıya bakınca a ıp kaldım. Muhafızlar. ailemi de yanına götürmelerini emretti ini bildirdi.. sayın ailenizin de kendisine götürülmesini emrettiler efendimiz! Basamaklara do ru atıldım. Devriyeler önümüzü kesti. görevim gere ince Sizi u an tutuklamak zorundayım. Yere serilmi bir dü man kar ısında kahramanlık taslamak gere ini duymayıp. Savelyiç çıkıp arabacı yerine oturdu. Ba çavu beni binba ıya götürmek üzere yanıma dü tü. Arabamız kapıya çekilmi ti. gözlerinden sessizce bo anan ya larla sırılsıklam döndü. Kar ılarında bir subay görünce. Yola çıkmamız için her ey hazırdı.Çar'ın bacana ı. Yaylıdan indim. Knyajnin Daha sabahleyin.Bilemem efendimiz. diye kar ılık verdi. Bıyıklı bir ba çavu bana: . belli ki dü üncelerini toparlayıp bir türlü kendine gelemiyordu.Buyurun. arabacı gür bir sesle: .. do ru mu görüyorum? van vaniç! Sensin ha? . Önüme gelen ilk odaya ok gibi daldım. Be dakika sonra. Ailesi de yanında. . Pugaçev gitti. bir de Pala a. babasının ve annesinin mezarlarıyla son bir kez daha vedala maya gitti. Ben de papazın evine döndüm. Komutan evinin penceresinde duran vabrin gözüme çarptı... Arabamız kale kapısından çıktı. beni hapse atmalarını. Nöbetçiler beni durdurmaya kalkı madılar. Daha fazla oyalanmak istemiyordum. diye kar ılık verdi. vabrin bir yere sıvı tı. E yalarımız eski komutanlık arabasına yüklenmi ti. korkunç küfürler savurarak ansızın ku atıverdiler bizi.Çık dı arı. . efendimizin hapse atılmalarını. Susuyorduk. Yine yola koyulduk. Yüreklerimiz yorgun dü mü tü.Arabada kim var? sorusuna. Ba çavu yanıma bir nöbetçi bırakıp. Savelyiç ardım sıra geliyor: . Anlamlı anlamlı göz kırptı. Hava kararmaya ba lamı tı. girmesiyle de çıkması bir oldu ve komutanın beni kabul etmeye vakti olmadı ını. Papaz Gerasim'le karısı. Sonra yaylısına bindi.

Kendisini tutsaklıktan kurtardım. dostum! diye söze ba ladım. bir genç kızla birlikteyim.Evlenmek ha! dedi. sana do ru bildi im eyi söylemek zorundayım: nan ki evlenmek ahmaklıktır. çocuk dadılı ı etmekten ba ka yapacak eyin yok mu? Bo ver yahu! Ne diyece im bak: Bırak u yüzba ının kızını! Simbirsk yolunu dü mandan temizledim. bir kez daha kurtulaca ını hiç sanmam. Ona hizmet etmekle bana da hizmet etmi olacaksın. annenlere gitsin. Marya vanovna öyle iyi bir kız ki. çok daha iyi olur.Olmaz. Ertesi gün sabahtan Marya vanovna'ya gittim. Ben geceyi Zurin'de geçirecektim. babam ve annem inanırlar sana: bizim için aracılık yaparsın de il mi? Ha? Sözlerim. Gerçi evlenmen için henüz çok erken ama.Arkada de il. çünkü bu karı ıklıklar biter bitmez evlenece im onunla. arkada ını da al gel. Beyefendi yakı ıklıdır. ba ımdan geçen olayları bir bir anlattım. Marya vanovna'yı Savelyiç'e emanet ettim.Vay.. anlatılmaz bir a kınlık içinde ellerini birbirine çarptı: . kabul etmeleri gerekir. (Zurin devam ediyordu) istedi in gibi olsun. bir daha görü ür müyüz. Oyuna katılmak istemez misin? ..Elveda Pyotr Andreyiç! dedi usulca. ertesi gün Marya vanovna'yla yola çıkmaya hazır olmasını bildirdim. vay.Karde . Zurin de konu maya istekliydi önce. çim içime sı mıyor. korkmasın.Arhip Savelyiç. orasını Tanrı bilir. Marya vanovna'nın kim oldu unu ö renince. syancıların eline dü ersen. Zurin'in birli i o gün kentten ayrılıyordu. Büyük bir ilgiyle dinledi beni. ben de adamakıllı bozuldum. tatlı sözlerle yola getirmeye çalı tım: . odadakiler kahkahalarla güldü. ben burada.) . Soyunmama yardım etmek için gelen Savelyiç'e. Araya ayrılık girince sevda saçmalı ı kendili inden geçer. onu içtenlikle. Orenburg'a dönmen için bir neden yok. imdi köyümüze götürüyorum. Dünkü çocuk evlenmek istiyor! Fakat baban ne der. Pyotr Andreyiç! diye kar ılık verdi. oraya bırakaca ım. Eskisi gibi cümbü yapsaydık.Ne diyorsun? Yoksa demin sözünü ettikleri sen miydin? Hay Allah! Peki. . Ba çavu a. Zurin'e: . ba lantısızla tı. her ey yoluna girer. iki gözüm.. bir sıkıntım olmayacak. Burada.. böyle bir gelin için çeyizli in bile kusur sayılmayaca ını haddim olmayarak bildirece im. Hemen bir ev verelim sana. askerlerinin ürküttü ü zavallı bir kızı yatı tır. bu iyili i esirgeme benden. yalnız de ilim. görü mez miyiz. Zurin'in ö üdünü tutmaya karar verdim. sonra da ensesinden tuttu unuz gibi alıp getirin.Sa ol. Fakat yava yava kesikle ti. Aynı kanıda de ildim onunla. Bununla birlikte. . dokunmu tu ihtiyarcı a. Tanrı a kına. do rusu çok yazık.. az sonra da bir soruma horultuyla ve burnundan çıkan ıslık sesiyle kar ılık verdi. benim birli imde kal. Bunu duyan Savelyiç. Beni haklı buldu. . Sen burada. ba ını sallayarak: . bu fırsatı kaçırmak yazık olur do rusu. a layarak: .Sonra her eyi anlatırım. tehlikesizdir. Ak am yeme inden sonra Zurin'le yalnız kalınca.. vay. Çevremizde insanlar vardı. annen ne dü ünür? . Kar ı çıkma. diye yanıtladım onu. Fakat imdi. Sustum. görev ba ında.Fakat. Karınla cebelle mekten. Pugaçev'in sevgilisi de kim? Merhum Yüzba ı Mironov'un kızıdır o.. dedi. . Pyotr Andreyiç! Hangi rüzgâr attı seni? Nereden geliyorsun böyle? Selam. . Savelyiç. Kendisi de elde olmayan bu terslik dolayısıyla Marya vanovna'dan özür dilemek üzere dı arı çıktı. hepsi iyi.Kabul edeceklerdir. Zurin hemen gerekli emirleri verdi. ho . Ama Marya vanovna'yı yalnız ba ına gönderirsem. Onu yalnız ba ına gönder. Marya vanovna. Bitirdi imde. Kararımı bildirdim..Evi ne yapacaksın? Benimle kal. Savelyiç'e te ekkür ettim ve Zurin'le yataklarımıza uzanıp çene çalmaya ba ladık. . Elimi çabuk tutmalıydım. genç kızı kentin en iyi evine yerle tirmesini emretti. . Benli imi sarsan duyguları onların yanında dı a .Bir genç kız mı dedin? Vay be! Nereden tırtıkladın onu? (Zurin bu sözle birlikte öyle anlamlı bir ıslık çaldı ki.yi ya. onun birli inde kalacaktım. Fakat Çarice'nin ordusunda kalmanın da bir namus borcu oldu unu hissediyordum.Oh.. aklıma ne gelirse söylüyordum. Hemen dikkafalılı a ba ladı: . Bana hemen bir ev verilmesini emredersen. Hey! Asker! Pugaçev'in sevgilisi niye gelmiyor hâlâ? Dikba lılık mı ediyor yoksa? Söyleyin ona. Fakat ömrümce unutmayaca ım sizi: yüre imde hep sizi ta ıyaca ım. Marya vanovna'yı köye göndererek.Bu da ne demek oluyor efendim? Seni nasıl yalnız bırakırım. Fakat aklımın ermedi i tek bir ey var: Hangi eytana uyup da evleniyorsun? Ben. babamla anneme iletmesi için bir mektup verdim ona. Hiçbir kar ılık vermedim. bir süre sonra ben de ona uydum. dedi in gibi olsun! O tanrısal mele i götürecek. erefli bir asker olarak. içim rahat etmez. babanla annene de. hemen oracıkta vedala tık.Ne demek oluyor bu? dedim. Haydi. Babanla annen ne der sonra? Lalamın huyunu bildi imden. karde . kabalık etmez deyin. ne demek oluyor bu? . bir.

Fakat Pugaçev ele geçirilememi ti daha. Görevim. hiç beklenmedik bir felakete u radım. Oku. Ansızın Sibirya dökümhaneleri bölgesinde yeniden ortaya çıktı. Onları kucaklayaca ımı. Seferimizi ve sava ın bitimini uzun uzun anlatacak de ilim.. Pugaçev'le dostlu un hükümetin kula ına gitmi olmalı. Çok geçmeden Prens Golitsin.. Zurin gülüyor omuzlarını silkelerek: . hele hiçbir haber almadı ım Marya vanovna'yı görece imi dü ündükte içim içime sı mıyor. Zurin: . Bu haber. Masalar kuruldu. Arkada ım beni ne elendirmeye çalı tı. Zurin'e döndüm. ya da bir top ate ine hedef olmadın. isyancı Ba kırt çetelerinin üzerine gönderildi. emirlere uymamı gerektirir. isyancının pek o kadar güçlü olmadı ı kurunutusuyla kendilerini avutan ordu ileri gelenlerini adamakıllı kaygılandırmı tı. kurulca suçsuz bulunaca ını umarım. bir parça yatı tırıyordu. sonun kötü olacak senin! Evlenmek ha! Hiç yoktan ba ını yakacaksın! Fakat bu arada mutlulu uma zehir katan tuhaf bir dü ünce girmi ti aklıma. yollar geçit vermez oldu. daha kar ımıza çıkmadan da ıldılar. mutlu bir sonun hızla yakla tı ını gösteriyordu. Nedenini bilmedi im bir ürküntü kapladı içimi. syancı köyler bizim birlikleri görür görmez. Yalın kılıç iki muhafız oturuyordu yanımda. az önce aldım. Zurin elinde bir kâ ıtla. Az sonra düzmece Çar'ın Kazan'ı ele geçirdi i ve Moskova üzerine yürüdü ü haberi geldi. Irmaklar ta tı.Yok karde .. Bununla birlikte. ak amı ettik. Ordusunu darmada ın etti. Sonunda. Mal ve can güvenli i diye bir ey kalmamı tı ülkede. Pugaçev i i için kurulmu soru turma kuruluna postalanmamı bildiren gizli bir emirdi bu. Demek baba oca ına dönebilecektim artık. Kazan yoluna dü tük. zavallı ahaliden. Araba hazır bekliyordu. her ey. Zurin. Ak amla birlikte de sefere çıktık. Birlikten ayrılaca ım gün. yine sevgili Marya vanovnamı görecektim. Bütün müfreze komutanlıklarına gönderilen ve görüldü üm yerde tutaklanarak hemen Kazan'a.Küçük bir tatsızlık. Sava buyruklarının yerine getirilmesine engel olan kı . diye kar ılık verdi. Zurin dostça vedala tı benimle. ubat aylarında oluyordu bu. Volga'yı geçmek buyru unu aldı. Pugaçev hâlâ Orenburg önlerindeydi. kazandı ı ba arılar üzerine söylentiler aldı yürüdü. geçiyor: öteki birlikler de elbirli iyle yardıma hazırlanıyorlardı bize. ''Neden bir süngüye. haydudun ini dört bir yandan kıskaca alınıyordu. yargılanmaktan korkmuyordum. Fakat birdenbire. Vicdanım temizdi. Adamlar. diyordu. Sava sona ermi ti. Böyle eli kolu ba lı kalmakla duydu umuz üzüntüyü. son derece kaygılı bir yüzle kulübeme geldi. Kaygıyla: . Yüre im cız etti. Tanrı. 14 . O kadar suçsuz insanın kanını akıtan haydudu ve onu bekleyen korkunç sonu dü ündükçe. Bu sırada Zurin. yeni çeteler topladı ve yeniden çapulculu a ba ladı. cayır cayır yanıyordu. Haydut çeteleri ortalı ı kavuruyor. Sonunda Zurin. çevresi gitgide bizimkilerce ku atılıyor. Canını sıkma ve hemen yola koyul. Elindeki ka ıdı uzatarak: . Kâ ıt az daha elimden dü üyordu... Kısaca söylemem gerekirse. syancıların yakıp yıktı ı köylerden geçiyor. Tati çev kalesi yakınlarında Pugaçev'i bozguna u rattı.. Sibirya kalelerinin birbiri arkasında dü tü ünü i itiyorduk. Zurin emir erimi dı arı gönderdi. müfreze birlik komutanları kendi bildiklerini okuyorlardı. Ülke ba tan ba a tutu mu . Derebeyler ormanlarda gizleniyordu. yelkenleri suya indiriyor. lkbahar küçük bir Tatar köyünde ku attı bizi. van vanoviç Mihelson kovalıyordu.'' Hayatımın en korkunç anlarından birinde beni ba ı lamasını ve ni anlımı i renç vabrin'in elinden kurtarmasını nasıl unutabilirdim? Zurin'den gerekli izni aldım.vurmak istemiyordum.Hayrola? diye sordum. haydutlarla ve vah ilerle yaptı ımız bu de ersiz sava ın sona ermek üzere oldu u dü üncesi. Pugaçev'in yakalanması haberiyle birlikte harekâtın durdurulması buyru unu aldı. Üzgün ve suskun. Yeniden. vur patlasın çal oynasın. Ben de biraz açılmak istiyordum do rusu. sevincimden çocuklar gibi zıplıyordum. Birkaç gün sonra kendimi yine sıcak baba oca ında bulacak.Yapacak bir ey yok! dedi. arabası hareket etti. içim bir tuhaf oluyordu. böylesine çılgınca ve amansız bir Rus ayaklanması daha göstermesin! Pugaçev kaçıyor. Arabaya bindim. tam yola çıkaca ım sırada. Az sonra düzmecenin kesin bir bozguna u radı ını i ittik. ellerinde ne kalmı sa bu kez biz alıyorduk ister istemez. son derece yoksulluk çekiyorduk. Orenburg'u kurtardı ve böylece sava ın sonucunu belli eden kesin darbeyi indirmi oldu. Fakat tatlı bulu ma anının belki de aylarca gecikece ini dü ündükçe için için kendimi yiyordum. in kötü bir sonuç do urmayaca ını. haydut çeteleri her yerde önümüzden kaçıyor. benimle bir i i oldu unu söyledi. ''Yamelya! Yamelya!'' diye dü ünüyordum üzüntüyle.

nasıl ba ı lanabiliyor Pugaçev tarafından? Nasıl oluyor da aynı subay ve soylu ki i. demircinin ça rılmasını emretti. Fakat yine de koyvermedim kendimi. Kentin sa lam kalmı tek yapısına. Fakat bu tarihte kentten ayrıldı. Kent. Bunda da kolayca savunabilirdim kendimi. onurumu derin bir biçimde yaralamı tı. Kurulca istendi imi bildirdi. generalin ho una gitmemi ti. elli kapik gibi arma anlar alıyor? Nerden do du bu tuhaf dostluk? hanet ya da en azından alçakça bir korkaklık de ilse.Açıkgöz bir eye benziyorsun delikanlı dedi.. Sokaklarda evlerin yerine kömürle mi moloz yı ınları görülüyor.Öyle saygıde er bir babanın böyle uygunsuz bir evladı olması ne kadar acı! diye bir çıkı yaptı bana. sanımı sordular. yirmi sekiz ya larında kadar. at. Bir subay ve bir soylu olarak. ba tan ba a yakılıp yıkılmı . bir daha da komutam altına girmedi. Ayaklarıma pranga vuruldu. bütün güçlerce destekleniyordu. Pugaçev'le tanı ıklı ımızın nasıl ba ladı ını. yasaklanmak bir yana. Kendime bu güvenim. Atasözü Orenburg'dan izinsiz ayrılı ım dı ında bir suçum olmadı ına güvenim tamdı. yanıtlarımı tasarlıyordum. bu konuda. Bunlardan biri. Sinirlenmi tim. Üstü kâ ıtlarla dolu bir masanın arkasında iki adam oturuyordu. Umutsuzlu a kapılmadım. etti i yemine aykırı dü en ili kilere girdi i ileri sürülen aste men Grinyov'a ili kin bilgilerimi iletmekle eref duyarım: Adı geçen aste men Grinyov geçen 1773 yılı Ekim ayı ba langıcından bu yılın 4 ubatına kadar. O zaman genç yargıç. gelecek konusunda kaygılanmayı bir yana bırakıp derin bir uykuya daldım. Yol boyunca. nasıl bir töhmet altında bulunursam bulunayım. Çünkü akıncılık. Dü man tarafından gelen kaçakların söylediklerine göre. Tipi sırasında. Askerler giri te durarak. karanlık bir hücreye tek ba ıma kapattılar beni. kâ ıtlara e ilmi . yakı ıklı bir muhafız birli i yüzba ısıydı. durum ve davranı larına gelince. Belogorsk kalesinin alını ında beni nasıl tanıyıp ba ı ladı ını anlattım. Pugaçev'in hizmetine girmemin ve ondan herhangi bir görev almamın sözkonusu olmayaca ını belirttim. Bütün acı çekenlerin o biricik avuntusuna sı ındım: Temiz. Oldukça geni bir salona girdim. Sonra zindana götürülüp. orta yerdeki kaleye götürüldüm. So ukkanlılı ımı yitirmeden. gerçe i oldu u gibi söylemeye karar verdim.. ba caniden kürk. Pugaçev'in hizmetine nasıl ve ne zaman girdi imi. aynı zamanda da en güvenilir savunma yöntemi oldu u kanısındaydım. ki asker e li inde. Sorgu ba ladı. askerlik göreviyle ba da mayan. sert bir tavırla: . beni bekleyebilecek soruları kafamda evirip çeviriyor. bugünkü karı ıklıkta parma ı oldu u. Söyledim.Arkada ları canavarca öldürülürken. fazla gözükaralıkla suçlanabilirdim belki. canilerle. Düzmece'den gocu u ve atı almakta bir sakınca görmedi imin do ru oldu unu. Orenburg'da görev ba ındaydı. fakat bunun yanısıra. Kazan'a vardık. ifademi yazmaya hazır. kendisi Pugaçev'in ota ına u ramı ve onunla birlikte. Beni muhafızlardan tesim alan nöbetçi subay. Belogorsk kalesini caniye kar ı canla ba la nasıl savundu umu söyledim. Fakat Pugaçev'le dostça ili kilerimi kanıtlayacak pek çok tanık bulunabilir.YARGILANMA Halkın a zında lâf Denizde dalga. Buyruklara aykırı davranmakla de il. Pugaçev buraya da damgasını basmı tı. hangi görevleri yerine getirdi imi sordu. Yargıç önüne çıktı ımda. yerle bir edilmi ti. Ertesi gün gardiyan uyandırdı beni. Asık yüzlü ihtiyar.. çıplak duvarlardan ve demir parmaklıklı küçük bir pencereden ibaret dar. Bunun en yalın. sert. Pencerenin yanına konulmu ayrı bir masanın ba ında da yazman oturuyordu. bozkırda. Becerikli ve serbest tavırlı bir insan oldu u görülüyordu. Bunun üzerine. Andrey Petroviç Grinyov'un o lu olup olmadı ımı bir kere de benden ö renmek istedi. General. isyancıların cümbü üne katılıyor. çatısız ve penceresiz kalmı duvarlak isli isli dikilip duruyordu. Kalemi kula ının arkasında. Yargıç kar ı çıktı: . nedir bu? Muhafız subayının sözleri. bu da en azından çok ku ku uyandırıcı görülebilirdi. komutanın evine giden avluya geçtim.. bekliyordu. fakat parça parça olmu bir yürekten ta an duanın tatlı lezzetini ilk kez tadarak. daha önce görevde bulundu u Belogorsk kalesine gitmi ler. soylu ve subay olan bir kimse. içeri yalnız ba ıma girece imi bildirdiler. Adımı. Öteki. Somurtarak: . Ama biz senden açıkgözlerini de gördük. so uk görünü lü ya lı bir generaldi. sımsıkı zincirlendim. En sonunda da. korkunç Orenburg ku atması sırasında gösterdi im yararlıklara tanıklık edebilecek olan generalin adını verdim. Co kuyla savunmaya ba ladım kendimi. gerçe i içtenlikle açıklayarak bundan kurtulmayı umdu umu bildirdim. Böyle bir ba langıç. masadan aldı ı bir kâ ıdı yüksek sesle okumaya ba ladı: ''Ekselanslarınızın sorusu üzerine. hiç de iyi bir son umdurmuyordu insana.'' .

fakat susuyordu. lalam. haydutun da onu gözetti ine yemin etmi ti. bu. kar ı durulmaz bir i renti uyandı içimde. bir soylunun yeminine ihanet etmesi. efendisinin Yemelka Pugaçev'e konuk oldu una. Ve benim için kutsal olan o adın. Alçak cani. Ailemiz için ne büyük bir utanç.. ba ihbarcıyla yüzle tirilmemi istedi. Korkunç denecek kadar zayıflamı . Marya vanovna iddetle sarsılmı tı. kaçak kölelerle birlikte olmasıdır!.. acılarını herkesten gizliyor. canilerin i renç jurnalleriyle karı aca ı. kurulca dinlenmek üzere ça ırtacaklardı onu. Az sonra da içtenlikle ba landılar ona. saray yıllı ının yapraklarını karı tırıyordu. Korkunç olan. Fakat hiçbir ey kendine getiremiyordu onu. General. Muhafız subayı. soylular sınıfının yok edilmesi amacını ta ıyan bir ayaklanmada benim de parma ım olabilece ine inanmak istemiyordu babam. onu yüz karası idam cezasından kurtararak Sibirya'nın ücra bir bölgesinde ömürboyu oturmaya mahkûm etti ini bildiriyordu. Benim dedemin dedesi. eski zaman insanlarının seçkin bir özelli i olan o candan güleryüzlülükle kar ılamı lardı vanovna'yı. Marya vanovna ile olan ili kimi bütün öteki eyler gibi açıklamak istedim. daha önceki açıklamama ekleyebilecek ba kaca bir söz olmadı ını bildirdim. Hani. ne diyece imi bilemedim. A kım. Prens benden söz ediyor. beylik giri ten sonra. Merakla kapıya döndüm. Adını verecek olursam. Az sonra zincir akırtıları i itildi. beni ihbar edeni beklemeye koyuldum. bir daha da sorguya çıkarmadılar. Üzüntülerini o ana kadar içine atarken. Marya vanovna ise herkesten daha çok acı çekiyordu. Birkaç hafta geçti. öylesine allak bullak etti ki beni. soru turma kurulu önünde. Benim o lum Pugaçev'e yardakçılık etsin! Yüce Tanrım. Babam. Pugaçev'le olan tuhaf ili kimi Marya vanovna annemle babama öylesine ola an bir ey olarak anlatmı tı ki.Yargıç burada okumayı kesti ve sertçe: . insan yargılarının güvenilmezli inden sözederek avutmaya çalı ıyordu babamı. Kendilerine zavallı bir yetim kızı kanatları altına almak fırsatı verdi i için Tanrı'ya ükrediyorlardı. Sessizce. . Fakat ansızın. ya da yüre inde beni de susmaya zorlayan duygunun kıvılcımlarını ta ıdı ından yapmı tı bunu. uzun sakalı da birbirine karı mı tı.. eski katı tavırlarına büründüler yeniden. bu günleri göreyim diye mi ya attın beni! Çariçe idamdan kurtarıyor onu! Sanki bu bir avuntu mu? Korkunç olan. General. ibret için idam cezasına çarptırılmam söz konusuyken babasının hizmetlerine ve ilerlemi ya ına duydu u saygıyla Çariçe'nin suçlu o ulu ba ı ladı ını. beni nasıl kurtarabilece ini dü ünüyordu hiç durmadan. kutsal bildi i ey u runa dara acında can verdi. düzmecenin gözüne girmek için kaleden kaleye geziyormu um onunla. hızlı hızlı yürüyüp gitti. nasıl ba ladıysam öyle sürdürmek. hanet eden öteki arkada larımın kuyusunu kazıyor. Annem onun umutsuzlu u kar ısında korkuya kapılıyor. Bir ak amüstü babam divana oturmu . Ne kadar de i mi ti! a ıp kaldım. Tutuklandı ımı i itince hepsi beyinlerinden vurulmu a döndüler. Okuyucuya bundan sonra anlataca ım olayların hiçbirinin tanı ı olmadım. zincirlerini toplayarak önüme geçti. katillerle. Sonra da açıkça düzmecenin ordusuna katılmı ım. dünkü caninin getirilmesini emretti. Yüzünde kinli bir gülümseme belirdi. Kararımı daha da peki tirdi bu. Titrek fakat kararlı bir sesle. Tahtın devrilmesi. az kalsın öldürecekti babamı. biricik o lunun.Nasıl olur? Nasıl olur? diye tekrarlayıp duruyor. Her zamanki dayanıklılı ını yitirdi. arasıra anımsayıp içtenlikle gülmelerine yol açıyordu.imdi kendini nasıl savunacaksın bakalım? dedi. Çünkü Marya vanovna'yı tanıyıp da â ık olmamak elde de ildi. acı acı yakınmaya ba ladı. ne büyük bir leke!. haydutlarla. Anneme gelince. bocaladım. Fakat hikâyelerini o kadar çok dinledim ki. Bu bir parça avuttu ihtiyarları. kendisini horgörüyle reddeden kızı dü ündükçe onur kırıklı ı duydu undan. Sözde beni Orenburg'a ça ıt olarak Pugaçev göndermi . Marya vanovna'nın adını vermemi ti. artık delikanlıca bir sersemlik olarak görünmüyordu babama. en küçük ayrıntılara varıncaya kadar belle ime kazındılar. gerçe i sezinliyor. Marya vanovna'nın onlarla yüzle tirilece i dü üncesi -bu korkunç dü ünce-. onları kaygılandırmak urda dursun. Kentte olup bitenleri rapor etmek için hergün akına çıkıyormu um. Marya vanovna adı edilmedi. söylentilerin asılsızlı ından. vabrin'le birlikte çıktık. beti benzi kül gibi olmu tu. suçlamalarını tekrar etti. Yeniden zindana kapattılar beni. Petru a'sının. Bolinski ve Kru çiv'le birlikte ıstırap çekti. hiçbir ey söylemeden baktım ona. aklını oynatacak gibi oluyordu. görmeden de ya amı gibiyim onları: Annemle babam. hayırlı haberler beklemeye koyuldular.Ansızın Petersburg'daki akrabamız Prens(***)den bir mektup geldi babama. vabrin girdi. Fakat dü üncelerinin . bocaladı ımı görünce. Bu sözleri sessizce dinledim ve bir eye sevindim. Az bir zaman önce kapkara olan saçları tümüyle a armı . mutsuzlu umdan kendini sorumlu tutuyordu. Bu beklenmedik darbe. kendi gözya larını gizliyor. Bir an. Beni bir çe it iyi niyetle dinlemeye ba layan yargıçlar. vabrin'in suçlamalarını nasıl çürütece imi sorduklarında. çıkarılmamı emretti. Yargıçlar. kapı açıldı.. yüzba ının tatlı kızıyla evlenmesinden ba ka bir dile i yoktu. birdenbire. stesem kendimi temize çıkarabilece ime inanıyor. Çünkü alçakgönüllülü ün ve inceli in doru unda bir insandı o. isyancıların planlarına katılmı oldu uma ili kin ku kuların ne yazık ki do rulandı ını. Ya hâlâ. Ne olursa olsun. idam de ildir.Fakat gözya ları. Savelyiç'i sıkı bir sorguya çekmi .

Sessizli i ilk o bozdu. her bir elma a acının. Marya vanovna aya a kalktı. Herhalde size haksızlık edildi inden. gölün kıyılarını kaplayan sazlıklar arasından kurumlu kurumlu yüzüp çıkıyorlardı. örgüsünün üstüne gözya ları damlıyordu arada bir.Yüzba ı Mironov! Hani u Orenburg kalelerinden birinde komutanlık eden mi? . Ta radan daha dün geldim. giyindi. Marya vanovna birkaç günlük yol hazırlı ından sonra. Güne .Petersburg'a niçin gidesin? dedi.Yetimsiniz. saat kaçta gezintiye çıktı ını anlattı. anlatılmaz bir güzellik veriyordu ona.Hayır efendim. iyi bir insan bulmanı dilerim. Okuma.Hayır efendim. Yoksa sen de mi bizi bırakıyorsun Marya vanovna? Marya vanovna.Yüzba ı Mironov'un kızıyım. Çok güzel bir sabahtı.Evet efendim. Paravanayla ayrılmı bir kö ecik verdiler ona.Git. dedi. elinde bir örgüyle oturmakta olan Marya vanovna. saray hayatının bütün gizli kapaklı yanlarını bir çırpıda anlatıverdi. Kendine koca olarak rezil bir hain de il. Daha tatlı bir sesle: . Çariçe'nin sabahları genellikle saat kaçta uyandı ını ve kahve içti ini. Petersburg'a gitmek istedi ini bildirdi ve bu konuda kendisine yardım edilmesini diledi. saygıyla te ekkür etti ona. Dolgun ve pembe yüzünde. Ansızın. Babam ba ını e di. sonbaharın serin solu uyla artık sararmaya ba lamı ıhlamur a açlarının doruklarını aydınlatıyordu.Sanırım. Dileklerinizin ne oldu unu söyleyin bana. Çariçe'den bir dilekte bulunmaya geldim.Korkmayın ısırmaz. içinden okumaya ba ladı. Yumu ak.Buraya bir i için gelmi olmalısınız. . Ertesi gün Marya vanovna erkenden kalktı. Ben adalet de il. Burada. Bir bir uyanan ku ular. Kalktı.inize burnumu sokuyorsam ba ı layın beni. genç kızla sohbeti hemen koyula tırdı. Yine orada.Yalnız ha! Fakat henüz çok gençsiniz. yalnız geldim. Tam bu sırada ho bir kadın sesi i itildi: . Annemle yalnız kalan Marya vanovna. Sonra katlanmı bir kâ ıt çıkardı cebinden. durgun. Geni göl. Ba ını kaldırıp bakınca.Kim oldu unuzu sorabilir miyim? . i neli bir alay olarak görünüyordu. kıpırtısız. içinde güven uyandırıyordu. . kendine destek bulmak için oraya gidece ini söyledi. ak am kimi kabul etti ini bir bir sayıp döktü. dedi. birkaç kaçamak bakı la tepeden tırna a gözden geçirebilmi ti onu. de il mi? . ansızın. birbirlerinden pek ho nut kalarak döndüler menzile. Anna Vlasyevna'nın anlattı ı eyler.Evet efendim. dürüstlü ü nedeniyle acı çeken bir insanın kızı olarak. O lunun i ledi i suçu anımsatan her söz a ır geliyordu ona. ötelerde oldu u belliydi. her zamanki etkisini göstermiyordu üzerinde. . sadık Pala kası ve benden zorla ayrılan. . sevimli bir anlatım vardı yüzünde. Anna Vlasyevna. az önce kazandı ı zaferin erefine bir anıt dikilmi ti. havlayarak beyaz bir ngiliz köpe i çıktı önüne. tasarladı ı eyin ba arıya ula ması için yana yakıla dua etti Tanrı'ya. Annem çok üzülmü tü: . Kadın dik dik bakıyordu ona. Beyaz bir sabah elbisesi ve kolsuz bir bluz vardı kadının üzerinde. Pyotr Aleksandroviç Rumyantsev (*) için. alınyazısının bu yolculu a ba lı oldu unu. Mavi gözleri ve hafif bir gülümsemeyle aralanmı dudakları. Tek sözcükle. . Marya vanovna ise. Sofiya'ya (*) sa lıcakla varıp Çariçe'nin o sırada Tsarskoye Selo'da oldu unu menzilden ö renince. Marya vanovna korkup durdu. dün yemek masasında söyledi i eyleri.yıllıkta de il. saygıyla uzattı. .Babanız ve annenizle mi geldiniz? . . Kadın kâ ıdı aldı. Marya vanovna. tasarılarının bir bölümünü açıkladı ona. fakat ben saraydanım. . görkemli bir anlatım vardı. Sonra birdenbire de i iverdi bu yüz. O sırada yanında saray ileri gelenlerinden kimlerin bulundu unu. Mutlulu una engel olmak istemeyiz. Belki size bir yardımım dokunabilir. Menzil bekçisinin karısı. Kırk ya larında kadar gösteriyordu. anacı ım. Bu tanımadı ı kadın.Evet efendim. lûtuf dilemeye geldim. Annem yüzba ının kızını gözya ları içinde kucakladı. e ilerek. Islıkla eski bir mar tutturmu tu. usulca bahçeye çıktı. her bir küçük köprünün hikâyesini anlattı. ne annem var. Sonra bahçeye çıktılar. Önce ilgiyle okuyordu.Benim ne babam. parlıyordu. buralı de ilsiniz? . her eyiyle onu kendine çekiyor. odadan çıktı. Annem sessizce yün bir fanila örüyor. Marya vanovna da kanepenin öteki ucuna ili ti. . gezip tozdular. Ba ına bir gece ba lı ı takmı tı. orada anıtın kar ısındaki kanepede oturan bir kadın gördü. kötü davranıldı ından yakınacaksınız. çini çekerek: . iki sözün ba ında saray sobacısının ye eni oldu unu söyleyerek. orada konaklamaya karar verdi. tarih kitaplarının birkaç sayfasına de erdi do rusu ve ku aklar için de er ta ıyordu. Kadının duygulandı ı belliydi. güzel bir çayırlı a do ru yürüdü. . hiç de ilse yavukluma hizmet etmekle avunan sadık Savelyiç'le birlikte Petersburg yoluna dü tü. Marya vanovna ilgiyle dinledi onu.

Anna Vlasyevna'nın ö ütleriyle. bunu ta ralı kızların utangaçlı ına vererek. Ev sahibesi. Kar ıla mamızdan kimseye söz etmeyin. Anna Vlasyevna a ırdı.Aman yarabbi! diye ba ırdı. gülümsemeye devam ederken: . Bu ba . Anna Vlasyevna'da kaldı ını ö renince: . Marya vanovna aynı saray arabasıyla ayrıldı saraydan. bunları söyleyip.Gerçek de il. Çariçe. Genç kız. az sonra.Sertle ti. Pugaçev'in idamında bulundu unu. bir soru ya muruna tuttu genç kızı. Onun bu bellek güçsüzlü ü Anna Vlasyevna'nın pek ho una gitmemi ti ama. her eyi anlataca ım size. Çeyizini ben düzece im. A açlı bir yoldan yürüyüp gitti. Saray u a ı yol gösteriyordu. okuyucunun bildi i her eyi bir çırpıda anlatıverdi. duracakmı gibi oluyordu. Birkaç dakika sonra araba sarayın kapısında durdu. Çariçe'nin tuvalet odasına girdi. Bir dakika geçmeden kapılar açıldı. dualarıyla u urlanarak saraya yollandı. Ebeye haber gönderip. Genç kız titreyen bir elle aldı mektubu ve gözya ları içinde Çariçe'nin ayaklarına kapandı. ya da saflı ından de il. sabahın erken saatlerinde yapılan böyle bir gezintinin genç kız sa lı ına zararlı oldu unu söyledi. Çariçe'yle yüz yüze gelece ini dü ündükçe. dedi. U ak. Çariçe yanına ça ırdı onu. Gelecek konusunda hiçbir kaygınız olmasın.Ah. alınyazımızın belli oldu unu hissediyor. Marya vanovna da içi sevinçle. Dönü ünü sabırsızlıkla bekleyen Anna Vlasyevna.Biliyorum. Marya vanovna merak edip de Petersburg'a öyle bir göz atayım bile demeden aynı gün gerisin geriye köye döndü. Anna Vlasyevna'ya döndü. Çariçe kaldırdı onu. Marya vanovna'yı görünce saygıyla yol açtılar. Sonra.Nerede kalıyorsunuz? diye sordu. Sonra: . Bo ve görkemli odalar dizisinden geçti. kapalı bir kapının önünde durdular. geli ini bildirmek üzere Marya vanovna'yı yalnız bırakıp içeri girdi. basamakların önünde bir saray arabası durdu ve içeri giren bir saray u a ı Mironov'un kızının Çariçe tarafından saraya ça rıldı ını bildirdi. Biliyorum. Kadın kıpkırmızı kesilerek . güçlükle durabiliyordu ayakları üzerinde. dedi. Çariçe'nin onu ba ı laması söz konusu olamaz. Marya vanovna. dizlerinin ba ı çözülüyor. Marya vanovna titreyerek tırmandı basamakları. Kadın so uk bir tavırla: . Sonunda. Fakat yüzba ı Mironov'un kızına borçluyum ben. Marya vanovna üstünkörü kar ılıklar verdi.Ne demek gerçek de il! dedi. Onun her hareketini göz ucuyla izleyen Marya vanovna. Çariçe tatlı bir gülümsemeyle döndü ve Marya vanovna. yüre i iddetle çarpıyor.Verdi im sözü tutabildi im. eli aya ına dola tı: . iki kanatlı. Çünkü toylu undan. nasıl çıkacaksınız Çariçe'nin kar ısına? Daha saraylılar gibi yürümeyi bile bilmiyorsunuzdur. Sonbaharda... dedi. Kapılar ardına kadar açılıyordu önünde. Yargılandı ı sırada kendini savunmadıysa. Kadın ilgiyle dinledi onu. onun jüponlu sarı fistanını mı istesek? Bunun üzerine u ak. Ba ına ne geldiyse. tam fincanlara çay doldurup saraya ili kin bitmez tükenmez hikâyelerine ba lamak üzereyken. Ni anlınızın suçsuzlu una kesinlikle inanıyorum. düpedüz ahlaksız ve zararlı bir insan oldu u için katıldı düzmeceye! Marya vanovna: . Bunlar. haydudun kalabalık arasında onu tanıyarak ba ıyla selamladı ını ö reniyoruz. Çariçe zavallı yetim kıza daha pek çok ok ayıcı söz söyledikten sonra. vallahi gerçek de il! Ben her eyi biliyorum. Bunu söyleyerek bir mektup uzattı Marya vanovna'ya. zengin de ilsiniz. kısa bir süre önce öylesine içtenlikle açıldı ı kadını tanıdı. iniz görüldü. kanlar içerisinde ve cansız olarak halka gösterilmi ti. 1774 yılı sonunda özel bir buyrukla hapisten kurtuldu unu. çıkı tı ona. Yoksa ben de mi gelsem sizinle? Hiç de ilse bir iki pot kırmanızı önlerim.Ha. Saray ileri gelenlerinden birkaç ki i vardı çevresinde. dile inizi yerine getirdi im için sevinçliyim. Çariçe'nin Marya vanovna'yı tek ba ına ve üstünde hangi kıyafet varsa. umutla dolu. sırf benim adımı bu i e karı tırmamak için yaptı bunu. Marya vanovna. gerçek de il bu! diye ba ırdı. tuvalet masasının önünde oturuyordu. öylece istedi ini bildirdi. Bunu söyleyip kalktı. Sonra semaveri getirdi. yine de iyi yüreklilikle ba ı ladı Marya vanovna'yı. Mektubunuza gelecek yanıtı çok beklemeyece inizi umarım. Ho çakalın. gitmesine izin verdi. . bu yol kıyafetiyle gidemezsiniz saraya. bu de i iklik kar ısında korkuya dü tü. sizi saraya ça ırıyor! Nasıl oldu da burada oldu unuzu ö rendi? Fakat anacı ım. Yüce Çariçe. Aile arasında anlatılanlardan. Genç kız. . Gelecekteki kayınbabanıza yazdı ım bu mektubu kendi elinizle götürmek zahmetine katlanın. Pyotr Andreyiç Grinyov'un notları burada kesiliyor. hep benim yüzümden oldu. öptü: .Dile iniz Grinyov'la ilgili öyle mi? dedi.

Bu. ona o lunun suçsuzlu unu bildiren. dedesinin hikâye etti i zamanla ilgili bir i üzerinde çalı tı ımızı ö renen bir torunu vermi ti bize. Yalnız. çerçeveli bir mektup asılıdır. Simbirsk ilinde bolluk içinde ya ıyorlar imdi. on derebeyinin ortak malı olan bir köy vardır. Çocukları. Bey evlerinden birinin duvarında. ***'den otuz verst ötede.Pyotr Andreyiç kısa bir süre sonra Marya vanovna'yla evlenmi . ahlakını öven mektuptur. camlı. 19 Ekim 1836 Yayımcı . yüzba ı Mironov'un kızının da zekâsını. bir de bazı özel adları de i tirmeye cesaret ettik. bunları oldu u gibi yayımlamaya karar verdik. Pyotr Andreyiç Grinyov'un anılarını. Yazarın akrabalarının izniyle. her bölümün ba ına uygun bir yazıt bulduk. kinci Katerina'nın kendi eliyle Pyotr Andreyiç'in babasına yazdı ı.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful