DÜNYA KLAS KLER D Z S : 8 YÜZBA ININ KIZI Yayına hazırlayan: Egemen Berköz Dizgi: Yenigün Haber Ajansı Basın

ve Yayıncılık A. . Baskı: Ça da Matbaacılık Yayıncılık Ltd. ti. A ustos 1998 ALEKSANDR PU K N YÜZBA ININ KIZI Ataol Behramo lu tarafından Rusça aslından çevrilmi tir. C Cumhuriyetimizin 75. yılı co kusuyla... Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk a ama, insan varlı ının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat, bu anlatımın dü ünce ö eleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun, di er ulusların edebiyatlarını kendi dilinde, daha do rusu kendi dü üncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması, canlandırması ve yeniden yaratması demektir. te çeviri etkinli ini, biz, bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmi uluslarda dü üncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın, bütün kitlenin ruhuna kadar i leyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması, zamanda ve mekânda bütün sınırları delip a acak bir sa lamlık ve yaygınlı ı gösterir. Hangi ulusun kitaplı ı bu yönde zenginse o ulus, uygarlık dünyasında daha yüksek bir dü ünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinli ini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek, onun geni lemesine, ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına ükran duyuyorum. Onların çabalarıyla be yıl içinde, hiç de ilse, devlet eliyle yüz ciltlik, özel giri imlerin çabası ve yine devletin yardımıyla, onun dört be katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplı ımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edece i büyük yararı dü ünüp de imdiden çeviri etkinli ine yakın ilgi ve sevgi duymamak, hiçbir Türk okurunun elinde de ildir. 23 Haziran 1941. Milli E itim Bakanı Hasan Âli Yücel SUNU Cumhuriyet'le ba layan Türk Aydınlanma Devrimi'nde, dünya klasiklerinin Hasan Âli Yücel öncülü ünde dilimize çevrilmesinin, ku kusuz önemli payı vardır. Cumhuriyet gazetesi olarak, Cumhuriyetimizin 75. yılında, bu etkinli i yineleyerek, Türk okuruna bir "Aydınlanma Kitaplı ı'' kazandırmak istedik. Bu çerçevede, 1940'lı yıllardan ba layarak Milli E itim Bakanlı ı'nca yayınlanan dünya klasiklerinin en önemlilerini yayınlıyoruz. Cumhuriyet ÖYKÜ VE ROMAN YAZARI OLARAK ALEKSANDR PU K N Aleksandr Pu kin her eyden önce ozandır.Rus ve dünya yazınına, aralarında ''Ruslan ile Ludmila'', ''Çingeneler'', ''Bahçesaray Çe mesi'', ''Kafkas Tutsa ı'', ''Yevgeni One in'' gibi anlatı- iirler de bulunan ölümsüz bir iir mirası bırakmı tır. Fakat onun ''Byelkin'in Hikâyeleri'', ''Dubrovski'', ''Yüzba ının Kızı'' vb. öykü ve romanları da iir türündeki yapıtlarından daha az ünlü de ildir. Hatta, iir çevirisinin özel güçlükleri nedeniyle, kendi ülkesi dı ında iirlerinden çok, öykü ve romanlarıyla tanındı ı söylenebilir. 1799'da, zengin ve aydın bir ailenin çocu u olarak Moskova'da do du. Zamanın soylu aile çocuklarının tümü gibi, ilkö renimini Fransızca gördü. Yine çocukluk yıllarında Yunan-Latin klasiklerini, Voltaire, Rousseau gibi özgürlükçü, aydınlanmacı Fransız yazarlarını okuma olana ı buldu. Bir Rus köylü kadını olan dadısından da, Rusça’yı, Rus halk masallarını ö rendi. Pu kin öncesi Rus yazınının ana yöneli leri, romantizm ve klasizm akımlarıydı. Bunlar da daha çok Batı yazınlarının etkisi altında do mu lar, ulusal temele yeterince oturmamı lardı. Pu kin, Batı kültürü ve özgürlükçü dü ünceyle Rus halk duyarlı ını kayna tırdı ı yapıtlarında, Rus yazın dilini gerek sözcük da arı, gerekse tümce yapısı ve anlatım özellikleri bakımından arındırmı ve zenginle tirmi , bu dile ça da ve

ulusal bir yapı kazandırmı , yapıtlarında ilk kez Rus toplumunun halksal özelliklerini yansıtan tipler yaratmakla Rus yazınında ulusal ve gerçekçi çı ırın öncüsü olmu tur. Pu kin sonrası 19. yüzyıl Rus yazınının bütün büyük yazarları onun yapıtlarıyla beslenerek yeti mi lerdir. Pu kin'in anlatı türünde ilk yapıtı, 1827 yılında yazmaya ba ladı ı ''Büyük Petro'nun Arabı''dır. Bu özya amsal-tarihsel roman denemesi tamamlanmamı olmasına kar ın, sa lam kurulu u, yalın anlatımı, ki ilerin gerçekçi betimleni leriyle göze çarpar. Pu kin öncesi Rus yazınında anlatı dili iir dilinden henüz tam olarak ayrılmamı tı. ''Büyük Petro'nun Arabı'' bu ayrımın olu masında önemli bir adım olmu tur. 1830 yılının ürünü olan ''Byelkin'in Hikâyeleri'' süssüz, yalın bir üslupla yazılmı , gerçekçi, özlü sanat ürünleridir. Bu öykülerde Pu kin, halk insanlarını büyük bir yalınlık, gerçekçilik ve ustalıkla çizmi tir. ''Menzil Bekçisi'' öyküsünde bekçi ve kızı, ''Tabutçu''da tabut yapımcısı ve kızları, ''Köylü Genç Bayan''da hizmetçi kızlar, u aklar, sevecen bir alaycılık ve duyguyla çizilmi bütün bu tipler, gerçekçi Rus yazınına örnek olu turmu lar; Dostoyevski, Nekrasov, Tolstoy, Çehov vb. daha sonraki dönemlerin birçok büyük yazarı için tükenmez esin kaynakları olmu lardı. Bütün bu öyküler ince bir alay, zekâ, yalın ve en bir insan sevgisiyle örülüdür. Yine 1830 yılı ürünü olan ''Goryuhino Köyü Tarihi'', toplumcu gülmecenin, parodinin gerçekçi yazında güçlü bir örne idir. 1832-33 yıllarının ürünü olan ''Dubrovski'' adlı romanı, yukarda söz edilen yapıtlarının ortak özelliklerini ta ır. Yalın, akıcı anlatımıyla ''Byelkin'in Hikâyeleri''ne yakındır. Bu anlamda, ''Büyük Petro'nun Arabı''na göre, Pu kin'in romancılı ında ileriye do ru önemli bir adımdır. Kurgusu da çok daha i lek ve sa lamdır. Haydut olmak zorunda kalan soylu ki i, romantik edebiyatın bilinen bir kahramanıdır. Pu kin, ''Dubrovski''de, bu romantik kahramanı ve çevresinde geli en olayları, yine romantik renkler ta ımakla birlikte, halksal, ulusal, gerçekçi bir temele oturtmayı ba armı tır. Romanda dönemin Rus derebeylik düzeni ve ona u aklık eden bürokrasiyle acımasızca alay edilmekte, Kirila Petroviç tipinin çevresinde Rus derebeylik düzeni, günlük ya am özellikleriyle, sevecenlikten de yoksun olmayan ince bir alaycılıkla sergilenmektedir. Bu bakımdan ''Dubrovski'', Gogol'un bazı ilk dönem yapıtlarıyla da ortak özellikler ta ır. Pu kin'in Rus halk tiplerine, onların ya amlarına, konu malarına, göreneklerine duydu u (bu kez alaycılıktan yoksun olmayan) ilgi ve sevgi, ''Byelkin'in Hikâyeleri''nde ve daha sonraki ''Yüzba ının Kızı''nda oldu u gibi, ''Dubrovski'de de büyük yazarın ba lıca özelliklerindendir. Yine ''Dubrovski''de, romantik a k öyküsü çevresinde, Pu kin'i çok ilgilendirmi olan ''halk ayaklanması'' konusu ilk kez yansımaktadır. Sonradan, 17. yüzyıl Rus köylü ayaklanması ve ayaklanmanın ünlü önderi Pugaçev konusunda ''Pugaçev Ayaklanması Tarihi'' adlı bir inceleme de yazacak olan Pu kin, ''Boris Godunov'' adlı tragedyasında ve ''Yüzba ının Kızı'' romanında da bu konuyu i lemektedir. ''Dubrovski''yi, konunun romantik örgüsüne kar ın, acımasız, baskıcı bir yönetime kar ı bir halk ayaklanmasını konu alı ıyla, yazıldı ı dönem bakımından, oldukça gözüpek bir yapıt saymak gerekir. Yine aynı dönemin ürünlerinden ''Maça Kızı''nda, hedef bu kez Petersburg sosyetesidir. ''Maça Kızı''nı bir fantezi, traji-komik bir öykü olarak görmek olası. Fakat öykünün kahramanı Hermann konusunda Dostoyevski'nin de erlendirmesi, bu anlatıyı biraz daha derinli ine irdelemede ı ık tutucu olabilir. öyle niteliyor Dostoyevski, ''Maça Kızı''nın kahramanını: ''...muazzam bir ki ilik, Petersburg döneminin (Pu kin'in Petersburg dönemi ürünlerinin / A.B.) alı ılmadık bir tipi... Onda bir Napolyon profili ve bir iblis ruhu var...'' Dostoyevski'nin bu de erlendirmesinden yola çıkarak, Hermann'ı, Raskolnikov'un (Dostoyevski'nin ünlü kahramanının) hazırlayıcısı, bir ön örne i olarak da görebiliriz... Hermann tipinin Gonçarov'un ''Oblomov''undaki Stolts tipiyle yakınlı ı da, Pu kin'in ''Maça Kızı''nda ''Rusya'nın yeni, kapitalist döneme giri ini'' incelikle yansıttı ı konusundaki yargılara bir kanıt sayılabilir. ''Mısır Geceleri'' yine yüksek sosyete çevrelerine yönelik acı bir alaydır. Modern anlatım ve kurgu özellikleri ta ıyan öyküsünde Pu kin, dönemin resmi yazın çevrelerine ve baskıcı yönetime kar ı, sanatın özgürlü ü konusunda dü üncesini ustaca yansıtmaktadır: ''Çünkü yasak tanımaz rüzgâr, Zincir vurulmaz kartala, genç kız kalbine, air de öyledir i te çinden geldi i gibi ya ar...'' ''Mısır Geceleri''nde, Pu kin, romantik esinlenme anlayı ına kar ı, sanatı bir ustalık, bir beceri olarak gören kendi gerçekçi anlayı ını da yine ustaca ortaya koymaktadır... ''Roslavlev'', Napolyon'un Rusya seferi sırasındaki Rus yüksek sosyetesini incelikle ele tiren bir küçük anlatıdır. Yine de, bu birkaç sayfalık anlatının, ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u etkilemi oldu u söylenebilir... Anlatının kahramanı genç kız, Pu kin'in pek çok yapıtının kahramanları gibi, o dönem ve daha sonraki gerçekçi, ulusal Rus yazınının ilk örnek tiplerinden biridir. Yurtdı ına yolculuk, Pu kin'in büyük bir özlemiydi. Yazık ki bu özlem gerçekle emedi. Baskıcı çarlık yönetimi yurtdı ına çıkı izni vermedi ona. 1829 yılında, Osmanlı-Rus sava ı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkı ı, bu yurtdı ı yolculu u özlemiyle ilgilidir. Bu yolculu un izlenimlerini yansıtan (1836'da yayınlanan)

''Erzurum Yolculu u''nda belirtti i gibi, ayak bastı ı yabancı topraklar Rus ordusunca ele geçirilmi yerler oldu u için, yine de yabancı bir ülkeye ayak basmı olmuyordu... ''Erzurum Yolculu u'' Pu kin'in çok yönlü zekâsının, kültürünün ı ıltılarıyla parlayan bir yapıttır. Kafkas do ası betimlerinin, yıllar sonra, bir ba ka büyük yazarı, Maksim Gorki'yi etkilemi oldu u rahatça söylenebilir. Sava alanı betimlerinin ise, ''Sivastopol''da ve hatta ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u derinli ine etkilemi oldu u açıklıkla görülebilmektedir. Sava alanı betimlerinde, dönemin siyasal ko ullarının çok ötesinde, insancıl bir yakla ımı var Pu kin'in: ''Yolda yanlamasına uzanmı yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 ya larında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeli ini yitirmemi ti. Sarı ı tozlar içinde yatıyordu. Tıra lı ensesinde bir kur un yarası vardı...'' Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir sava alanı görüntüsünü... Pu kin anlatı alanında ba yapıtı olan ''Yüzba ının Kızı''nı da 1836 yılında tamamlayıp yayınladı. Gogol bu romanla ilgili olarak öyle demektedir: ''Yüzba ının Kızı ile kar ıla tırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikâyelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumu aklık öyle bir yüksekli e ula ıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmi gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karı ıklı ı, sıradan insanların o alçak gönüllü büyüklü ü. Bütün bunlar yalnızca gerçek de il, onu da a an bir ey.'' ''Yüzba ının Kızı'' yazılmasaydı, Tolstoy'un ''Sava ve Barı ''ının da yazılmamı olaca ı görü ü ileri sürülmektedir. Gerçekten de, sava ın abartılmadan, bütün yalınlı ı ve karma ıklı ı içinde anlatılması, roman kahramanlarının gerçek ya amdan kopuk, sava tan ba ka bir ey dü ünmeyen yapay ki iler olarak de il de, kendilerine özgü ya amları ve aile ya antılarıyla birlikte verilmi olmaları bakımından, bu iki roman arasında bir yakınlık vardır. Ba ımsız, özgürlükçü ki ili i ve dönemin ilerici okur yı ınları arasında geni yaygınlık kazanan yapıtları nedeniyle monar i yönetiminin sürekli baskıları altında ya ayan Aleksandr Pu kin 1837 yılında komploya çok benzeyen bir düello sonucunda ya amını yitirdi inde henüz 38 ya ındaydı. Fakat yapıtlarıyla çoktan ölümsüzlü e ula mı tı. Ataol Behramo lu Ocak 1990 YÜZBA ININ KIZI 1836 1 B R MUHAFIZ B RL ÇAVU U

- Yarın bir muhafız birli inde bir yüzba ı olabilirdi. - Nene gerek, bırak orduda çalı sın. - Çok do ru! Varsın sürünsün... ............................... - Peki, babası kim onun? Knyajnin Babam Andrey Petroviç Grinyov, gençli inde Kont Münnich'in emrinde çalı mı 17** yılında kıdemli binba ı rütbesiyle emekliye ayrılmı . O günden bu yana, kendi malı olan Simbirsk köyünde ya ıyordu. annem Avdotya Vasilyevna Y. de, oralı, yoksul fakat soylu bir ailenin kızıydı. Babamla Simbirsk'te evlenmi ler. Biz aslında dokuz karde mi iz. Fakat karde lerimin hepsi de bebekken ölmü ler. Ben daha annemin karnındayken, yakın aile dostlarımızdan muhafız birli i binba ısı B.'nin yardımıyla Semenovski alayına çavu yazılmı ım. E er umutlar bo a çıkıp, annem kız do uracak olsaymı , babam dünyaya gelmeyen çavu un ölümünü gerekli yere bildirecek, i de böylece kapanacakmı . Ö renimimi tamamlayıncaya kadar izinli sayılıyordum. O zamanın e itim yöntemi imdikinden ba kaydı. Be ya ıma bastıktan sonra seyis Savelyiç'in eline verildim. Kendisi uyanık davranı larından ötürü lalalı ıma atanmı tı. Onun gözetimi altında yeti erek on iki ya ıma vardı ımda Rus gramerini iyice ö renmi , bir tazı yavrusunun nitelikleri üzerine yanılmadan konu abilecek duruma gelmi tim. Bu sırada babam, Monsieur Beaupré adında bir Fransız tuttu benim için. Kendisi çiftli in yıllık arap ve zeytinya ı ihtiyacıyla birlikte Moskova'dan ısmarlanmı tı. Fransız'ın geli i Savelyiç'in çok canını sıktı. Kendi kendine ''Çocu un ne eksi i var?'' diye homurdanıp duruyordu; ''Çok ükür yıkanması, taranması, beslenmesi yerinde. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin mösyösünü kirala! Bo u bo una para harca!..'' Beaupré'nin asıl mesle i berberlikmi . Sonra bir ara Prusya'da askerlik yapmı . Sonra da ne anlama

geldi ini pek kavramadan pour être outchel(*) kalkıp Prusya'ya gelmi . yi bir delikanlıydı. Fakat çok uçarı, çok derbederdi. En güçsüz yanı da kar ı cinse a ırı tutkusuydu. Bu yüzden sık sık tokatlanır, günlerce oflayıp puflardı artık. Ayrıca, kendi deyimiyle, i e dü manı bir adam de ildi. Yani, (Rusça söylersek) içkiye pek dü kündü. Fakat bizim evde arap sadece yemekten sonra, o da birer kadehçik verildi inden ve zavallı ö retmen her keresinde atlandı ından, Beaupré az sonra Rus likörüne alı tı. Sonra da mide için çok daha yararlı oldu unu ileri sürerek, onu kendi ülkesinin araplarına ye lemeye ba ladı. Hemen dost olmu tuk Fransız ö retmenle. Anla maya göre bana Fransızca, Almanca ve bütün bilimleri ö retmek zorundaydı ya, o bunun yerine benden ayak üstü çat pat Rusça ö renmeyi ye ledi. Sonra da herkes kendi i iyle u ra maya ba ladı artık. Aramızdan su sızmıyordu. Benim için ondan daha iyi bir ö retmen bulunamazdı. Fakat kader az sonra ayıracakmı bizi. Bakın nasıl oldu bu i . i man ve çopur bir kız olan çama ırcı Pala ka ile tek gözlü sı ırtmaç kız Akulka, bir gün anla mı lar, aynı anda annemin ayaklarına kapanıp i ledikleri büyük günahı itiraf etmi ler. Gözya ları içinde, toyluklarından yararlanarak kendilerini ba tan çıkaran mösyöden yakınmı lar. Bu gibi konularda akası olmayan annem durumu babama iletmekte gecikmemi tabii. Babam ceza verirken fazla dü ünüp ta ınan insanlardan de ildi. Hemen yanına ça ırtmı düzenci Fransız'ı. Mösyö'nün küçük beye ders vermekte oldu unu bildirmi ler. Babam da bunun üzerine kalkıp odama gelmi . Bu sırada Beaupré yata a uzanmı , mı ıl mı ıl uyuyordu. Size daha önce Moskova'dan benim için bir harita getirildi ini söylemi miydim? Hiçbir i e yaramadan duvarda asılı duran bu harita, kâ ıdının geni li i ve güzelli iyle çoktandır aklımı çeliyordu. Sonunda ondan uçurtma yapmaya karar vermi , Beaupré'nin de uykuda olmasından yararlanarak i e giri mi tim. Ben tam Ümit Burnu'na a aç kabuklarından bir kuyruk takarken babam içeri giriverdi. Yaptı ım co rafya alı tırmalarını görünce kula ımı çekti; sonra Beaupré'ye do ru ko tu, zavallı adamı sarsalayarak uyandırdı ve a zına ne gelirse söylemeye ba ladı. Neye u radı ını a ıran Beaupré kalkmaya çabalıyor, fakat bir türlü beceremiyordu bunu. Körkütük sarho tu çünkü. Daha ne olup bitti ini anlayamadan, babam adamca ızı yakasından tuttu u gibi yataktan kaldırdı, ite kaka kapı dı arı etti. hemen aynı gün de çiftlikten kovdu. Savelyiç'in keyfine diyecek yoktu tabii. E itimim böylece sona ermi oldu. Güvercin kovalayarak, u akların çocuklarıyla birdirbir oynayarak birkaç yıl daha geçirdim. Fakat on altı ya ımı bitirdi im yıl hayatım temelden de i ti. Bir sonbahar günü annem salonda reçel kaynatıyor, ben de onun yanında durmu fıkır fıkır kaynayan köpüklere bakarak yalanıyordum. Babam pencere önüne oturmu , her yıl hiç kaçırmadan aldı ı Saray Yıllı ı'nı okuyordu. Bu kitaba kar ı eksilmeyen bir ilgisi vardı. Her okuyu unda a ılacak kadar heyecanlanır, neredeyse kendinden geçerdi. Babamın huylarını, alı kanlıklarını ezbere bilen annem, zavallı kitabı her zaman elden geldi ince uzak bir yere soku turmaya çalı ır, böylece Saray Yıllı ı kimi kez aylarca gözüne çarpmazdı babamın. Fakat bir kere de kazara rastladı mı, saatlerce elinden bırakmazdı artık. Böylece babam arada bir omuzlarını silkerek, kendi kendine: ''Tümgeneral!.. Benim bölü üme kavu tu!.. ki ni an sahibi!.. Acaba onunla çoktan beri...'' diye bir eyler mırıldanarak yıllı ı okuyordu. Sonra divana fırlattı onu, dü ünceye daldı. Babam böyle dü ünmeye ba ladı mı hep bir kaygı alırdı beni. Nitekim bir süre sonra, ansızın anneme döndü: - Avdotya Vasilyevna, dedi, Petru a kaç ya ında imdi? Annem: - te, on yedisine bastı ya, dedi. Hani Nastasya Garasimovna halanın bir gözüne perde indi i yıl do duydu da, sonra... Babam: - Anla ıldı, diye kesti. Görev zamanı geldi demektir. Kız pe inde ko tu u, güvercinliklere tırmandı ı yeter artık. O lundan hemen ayrılmak dü üncesi anneme o kadar dokundu ki, elindeki ka ık, tencereye dü üverdi. Yüzü gözya larıyla ıslandı. Buna kar ılık ben duydu um heyecanı anlatamam. Orduya katılmak dü üncesi kafamda özgürlük ve Petersburg hayatının mutluluklarına ili kin hayallerle birle iyordu. Kendimi bir muhafız birli inde subay olarak göz önüne getiriyordum. Bana göre, bir insanın elde edebilece i en yüksek an buydu. Babam tasarılarını de i tirmekten de, ertelemekten de ho lanmazdı. Yola çıkaca ım gün kararla tırıldı. Bir gün önce, emrine girece im komutana mektup yazaca ını söyleyerek kâ ıt kalem istedi benden. Annem: - Prens B.'ye benden de selam yazmayı unutma Andrey Petroviç, dedi. Petru a'yı kanatları altına alaca ını umarım. Babam ka larını çatarak: - Neler saçmalıyorsun! diye kar ılık verdi. Prens B.'ye mektup yazan kim? - Az önce Petru a'nın komutanına mektup yazmak istedi ini söyleyen sen de il miydin? - Ee, ne olmu ? - yi ya, Petru a'nın komutanı Prens B. de il miydi? Onu Semyonovsk alayına yazdırmı tık ya.

- Yazdırmı tık! Fakat ne çıkar bundan? Petru a, Petersburg'a gitmiyor. orada bo yere para harcamaktan, çapkınlıktan ba ka ne ö renecek? Yok; bırak orduda çalı sın, burnunu sürtsün, barut koklasın da, züppe de il asker olsun. Hıh. Muhafız Birli i'ne yazdırmı ız da! Nüfus kâ ıdı nerede bunun? Al getir. Annem nüfus kâ ıdımı, vaftiz gömle imle birlikte sakladı ı kutudan çıkarıp getirdi, titreyen bir elle uzattı babama. Babam inceden inceye okudu onu, sonra kar ısına, masaya koydu, mektuba ba ladı. Meraktan içim içime sı mıyordu. Petersburg'a de ilse nereye gönderiyorlardı beni. gözlerimi babamın a ır aksak i leyen kaleminden ayıramıyordum. Sonunda mektubu bitirdi, onu, nüfus kâ ıdımla birlikte bir zarfa koydu, mühürledi, gözlüklerini çıkardı ve yanına ça ırdı beni. - te eski arkada ım, dostum Andrey Karloviç R.'ye yazdı ım mektup, dedi. Orenburg'a onun emrine girmeye gidiyorsun. Ba ımdan bir kazan kaynar su döküldü sandım. Bütün umutlarım bir anda tuzla buz olmu tu. Petersburg dü leri kurarken, demek ıssız, tenha bir ülkenin can sıkıntıları bekliyormu beni. Bir dakika önce içimi, co kuyla dolduran çalı ma dü üncesi imdi a ır bir yük gibi sırtıma çökmü tü. Fakat yapacak bir ey de yoktu. Ertesi gün basamakların önüne çekilen yol arabasına bavulum, çay takımlarımın bulundu u sandık, sıcak ev hayatımın son izleri olan çörekler ve böreklerle dolu çıkınlar yerle tirildi. Annemle babam u urlamaya çıktılar beni. Babam: - Yolun açık olsun Pyotr, dedi. Edece in yemini tut, do rulukla çalı . Komutanlarını dinle. Aferin pe inde ko up kendini pek fazla yıpratma, ama çalı maktan da kaçma. Ve u ata sözünü hiç çıkarma aklından: ''Elbiseni yeniyken, erefini gençken koru.'' Annem gözya ları içinde kendime iyi bakmamı ö ütledi. Savelyiç'ten çocu una göz kulak olmasını istedi. Sırtıma tav an kürkü bir gocuk, onun üstüne de tilki derisinden bir yelek giydirdiler. Savelyiç'le birlikte arabaya oturdum, gözya ları içinde u urlandım. Aynı gece Simbirsk'e vardım. Gerekli öteberiyi satın almak için burada bir gün kalmak zorundaydım. Savelyiç görevlendirilmi ti satın alma i iyle. Bir hana indik. Savelyiç sabahleyin dükkânları dola maya çıktı. Ben pencereden pis bir ara soka a bakmaktan bıkıp hanın içinde dola maya ba ladım. Bilardo salonuna girdi imde otuz be ya larında, uzun boylu, kara kaytan bıyıklı bir bay gördüm orada. Sırtında bir sabahlık, elinde bilardo sopası vardı. Di lerinin arasına bir a ızlık sıkı tırmı tı. Oyun arkada ı olan markacı, kazandı ında bir kadeh votka içiyor, kaybedince bilardo masasının altında dört ayak olup sürünüyordu. Onları seyretmeye koyuldum. Oyun uzadıkça markacı daha sık görünmeye ba ladı. Öyle ki sonunda bilardo masasının altından çıkmaz oldu. Kaytan bıyıklı bay, fatiha okur gibi birkaç küfür salladı ona, sonra bana dönerek birlikte bir parti yapmamızı önerdi. Bilardo oynamayı bilmedi imi söyleyerek reddettim bu öneriyi. Besbelli çok a ırmı tı. Neredeyse acıyarak süzdü beni. Ama yine de laflamaya ba ladık. Adı van vanoviç Zurin'mi . *** Muhafız Alayında komutanmı . Simbirsk askerlik ubesine geldi inden bu handa kalıyormu imdi. Yakında meslekta olaca ımızı ö renen Zurin, Tanrı ne verdiyse askerce bir yeme e ça ırdı beni. Sevinerek kabul ettim. Masaya oturduk. Arkada ım çok içiyor, artık bu ordunun geleneklerine alı mam gerekti ini söyleyerek benim kadehimi de habire dolduruyordu. Anlattı ı askerlik fıkralarına katıla katıla gülüyordum. Masadan kalktı ımızda tam anlamıyla dost olmu tuk. Zurin beni bilardo ö renmeye ça ırdı. - Biz subaylar bu oyunu mutlaka ö renmeliyiz diyordu. Diyelim sefer sırasında bir ilçeye u radın. Haydi bakalım ne yapacaksın? Her zaman da Yahudi dövülmez ki! ster istemez bir hana gidip bilardo oynamaya ba larsın. Ee, bunun için de oynamayı bilmek gerekir! Aklım yatmı tı bu i e. Büyük bir istekle bilardo sopasını kavradım. Zurin beni yüksek sesle yüreklendiriyor, az zamanda gösterdi im ba arıya a ıp kalıyordu. Birkaç dersten sonra, hani kazanç için de il, ama hiç de ilse bo u bo una oynamamak için, parasına, sayısı bir kuru una oynamamızı önerdi. Dünyada parasız oyun oynamaktan daha berbat bir alı kanlık olamayaca ını söylüyordu. Bu öneriyi de kabul ettim. Zurin kendine punç istedi, bana da bunu bir kere denemem gerekti ini söyledi. Orduda çalı ırken mutlaka punç içmek gerekirmi . Punçsuz askerlik mi olurmu ! Dinledim onu. Bu arada oyunumuz sürüp gidiyordu. çkimi yudumladıkça gözüpekli im artıyordu. Toplarım ikide bir yan banttan dı arı fırlıyor, ben öfkeleniyor, kimbilir nasıl hesap tutan markacıyı paylıyor, gitgide büyütüyordum oyunu. Kısaca, ba ıbo bırakılan sersem bir çocuk nasıl davranırsa, tıpkı öyle davranıyordum. Bu arada zamanın nasıl geçti ini fark etmedim bile. Zurin bir ara saate baktı, bilardo topunu bıraktı. Yüz ruble yitirdi imi bildirdi bana. Bir parça a aladım. Param Savelyiç'teydi çünkü. Özür dilemeye giri tim. Zurin: - Rica ederim, diye sözümü kesti. Niçin kaygılanıyorsunuz? Ne zaman verirseniz olur. Haydi, Arinu ka'ya gidiyoruz imdi. Siz olsanız ne yapardınız? Günü nasıl uygunsuz ba ladıysam, öyle bitirdim. Ak am yeme ini Arinu ka'da yedik. Zurin habire kadehimi dolduruyor, askerli e alı mam gerekti ini tekrarlayıp duruyordu. Masadan kalktı ımızda, güçlükle ayakta durabiliyordum. Hana gece yarısı döndük. Savelyiç basamaklarda kar ıladı

Ona borcum var. Onları oyunda yitirdim.Ne duruyorsun. Umursamaz bir tavır takındım. ba ını sallayarak: . Öyle de il mi? Bu sırada bir çocuk girdi içeri. Bilardo ö retmenimle vedala madan.ki gözüm Pyotr Andreyiç. A lamaklı bir sesle: . yoksa ensenden tuttu um gibi kapı dı arı edece im seni.Çık dı arı Savelyiç. dedi. Ertesi gün uyandı ımda ba ım zonkluyor. Acımı tım zavallı ihtiyara. sen bilirsin.Borcun var ha. . günün birinde bir daha görü ece imizi dü ünmeden. Savelyiç beni bu u ursuz handan bir an önce çıkarma tela ındaydı. Çay istemiyorum. sana ne oldu böyle? dedi. özgürlü üme kavu mak istiyordum. .. Fakat artık çocuk olmadı ımı kanıtlamak. öylece kalakaldı. Bilmem ki ne içerler. Bu önemli dakikada bu dikba lı ihtiyarın hakkından gelmezsem bir daha onun vesayetinden kurtulamayaca ımı dü ündüm ve yüzüne tepeden bir bakı fırlatarak: . 2 Ey uzak ülke. Peki. canın bir ey yemek istemiyor. Ordudaki görevimi ciddiyetle benimseyi imin belirgin izlerini görünce inledi. hem de i lerimin yürütücüsü olan Savelyiç'e dönerek çocu a yüz ruble vermesini emrettim. Kekeleyerek: . je vu pri. dedi imi yapmaya gitti. Nerede bu hallere dü tün? Ah. ne zaman borçlandın ona? Bu nasıl i ? Efendim. Yüz ruble! Aman Allah'ım! De ki annemle babam bana kumar oynamayı yasak ettiler. çünkü canım öyle istedi. ancak cevizine oynayabilirim. Fakat bir kere vaaza ba ladı mı Savelyiç'i susturmak olacak i de ildi.. iyi ey ö retti it o lu it. . ya da bir kadeh likörle çakırkeyif olmak varken. Sarho musun nesin. Git yat. bir gün önceki olayları sisler içinde anımsıyordum. Savelyiç gitgide daha çok a ırıyordu. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin gâvurunu lala diye kirala.Ben efendiyim. içimde gizli bir sızı ve sessiz bir pi manlıkla Simbirsk'ten ayrıldım. Kime çektin acaba? Ne deden ayya tı. Beni kederden öldürmek mi istiyorsun? Gözümün bebe i! Dinle bu ihtiyarı. . Zurin'in parası gönderildi. ne baban. diye ba ırdım. Ver u parayı. Fakat efendici im. Öte yana döndüm: . Her zaman hizmetinde van Zurin'' Yapacak bir ey yoktu.bizi. bizde o kadar para olmadı ını yaz o dolandırıcıya. . dedim. Kafan kazan gibi olmu ..Haylazlı a pek erken ba ladın Pyotr Andreyiç. aka etti ini. Bana bir pusula uzattı. Akıl verece ine sana söyleneni yap. do du undan beri kvastan (*) ba ka içki koymadı a zına. yüzüme baktı. Tanrım! Günahımız neydi? Ben söyleyecek söz bulamayıp: . güzel ülke Ey bilmedi im ülke! Ne kendi iste imle geldim sana Ne de soylu bir atın sırtında Beni. Elden geldi ince so ukkanlı olmaya çalı arak: . moruk! diye ba ırdım. dedi. Açtım ve u satırları okudum: ''Azizim Pyotr Andreyeviç. ama daha önce beni yatır. Paralar benimdir. bir bardak tur u suyu içmek. ama ben para vermeyece im. hem kasadarım.Zırvayı bırak.Ne?! Ha? Niçin? diye sordu.Haylazlı ın sonunu görüyorsun i te Pyotr Andreyiç.Efendici im. sen de benim u a ımsın. Ben sert bir sesle: . Gelip arabanın hazır oldu unu bildirdi. Neye u radı ını a ıran Savelyiç ellerini çarptı. . htiyar a lamaya ba ladı. Savelyiç iki gözü iki çe me. annene zaten söz yok. dedim. hem çama ırcım. diye sertçe sözünü kestim. diye ba ırdı. Zurin'den geliyordu. Bir fincan çayla içeri giren Savelyiç beni dü üncelerimden ayırdı. vodka'' deyip dururdu. Savelyiç a kınlıktan küçük dilini yutacaktı neredeyse. dedim. Al i te sana ''je vu pri!'' Tövbe tövbe. Titrek bir sesle: . bu yi it delikanlıyı Gençli in ate i getirdi buraya Bir de ba ımdaki arap dumanları. böyle olur i te! Utanmı tım. kim suçlu bundan? O mösyö alça ı! kide bir Antıpyevna'ya ko ar: ''Madam.Sus.. Paraya çok ihtiyacım var. dün yitirdi in yüz rubleyi sana bu pusulayı getiren çocukla göndermeni rica ederim.

tipi!. Tabii atalar sözünün dedi i çıktı. Yüzüme kırbaç gibi çarpan tipiden ba ka hiçbir ey görünmüyordu. Arabacı: . Rüzgâr da gitgide iddetleniyordu bu arada. Ansızın bir karaltı çarptı gözüme. fakat söze nereden ba layaca ımı bilmiyordum. Güne batmak üzereydi. .Sen kimseye kulak asmadın ki efendim! diyordu. Küçük bulut geni ledi. Tipi bastırmadan bir sonraki menzile ula aca ımızı umarak arabacıya elini daha çabuk tutmasını emrettim.. Arabacı çevrede dolanıyor. Atandı ım bölgeye yakla ıyordum. geri dönmeyi ö ütlüyordu. lk bakı ta uzak bir tepecik sanılabilirdi. ko umları düzeltiyordu. Atlar ba larını öne e mi duruyor. Birçok yük arabasının nasıl kar altında kaldı ını biliyordum. arabanın çevresinde gitgide kalınla an bir tabaka halinde yükseliyordu.Beyaz bozkırla açık gökten ba ka bir ey görmüyorum. birden çevreye bakınmaya ba ladı. Savelyiç'in kar ısında bir suçluluk duyuyordum. Bundan böyle daha akıllı davranaca ıma.Eski bir türkü Yol boyunca dü ündüklerim hiç de ho eyler de ildi. U rama akrabaya. Göz gözü görmez oldu. biz de yolumuza giderdik. Savelyiç ondan yana çıktı. htiyar. atlar yel gibi uçuyorlardı. Rüzgâr u ulduyor. yeter artık.. ne iz belli. Arabam dar bir yolda daha do rusu köylü kızaklarının açtı ı bir iz üzerinde ilerliyordu. efendim! diye seslendi. beyaz bir duman oldu. imdi efendilerimin yüzüne nasıl bakaca ım ben? Çocuklarının içki içti ini.. Her yer karla örtülüydü. Tam ufuk çizgisinin orda küçük bir bulutçuk gördüm gerçekten de. Yandık. Arabacı. Sabırsızlanarak: . O zamanın ölçülerine göre küçümsenemeyecek bir para yitirmi tim. handaki davranı ımın aptalca oldu unu istemeye istemeye itiraf ediyor. Atlar adım adım ilerliyorlardı. ahmak kafa! eytana uydum. sabaha kadar yatıp uyusan kötü mü olurdu? Tipi diner. sonra apkasını çıkararak bana dönüp: . Fakat sonunda yatı tı. Zaman zaman tepelerle. . Kar hep lapa lapa ya ıyor. u küçük buluta bakın. canlıydı sanırdınız.Niye gitmiyorsun! diye ba ırdım arabacıya.Hey. Ben hiç de ilse bir ev ya da bir yol izi görürüm umuduyla dört bir yana bakınıyor.una. . Görmüyor musunuz ne oldu unu? (Kamçısıyla do uyu gösteriyordu). . Fakat rüzgâr pek iddetli görünmedi bana. Baksanıza. Savelyiç homurdanıyordu. Neden sonra: . ne yapaca ını bilemedi inden. dedim. Hana dönsen. hendeklerle kesilen iç karartıcı bir bozkır uzanıyordu dört bir yanımdan. kumar oynadı ını duyarlarsa ne demezler? Zavallı Savelyiç'i avutmak için epeyce dil döktüm. sıcak bir çay içsen. Haydi. u kayyımın karısına bir u rayayım dedim. uraya baksanıza. kızma artık. Dört bir yanımız sisle kaplı. arabacının yanına oturmu tu.Ya uraya.Nereye gideyim? diye kar ılık verdi. Arada bir ba ını sallıyor kendi kendine: ''Yüz ruble! Dile kolay!'' diye homurdanıyordu. Ba ımı arabadan çıkarıp baktım. Seni handa yalnız ba ına nasıl bıraktım! Ah.Ah. of. büyüdü ve yava yava bütün gö ü kapladı. Ben adama sövüp saymaya ba lamı ken. fakat tipinin bulanık çevriminden ba ka bir ey seçemiyordum. . Savelyiç de arabacıdan yana çıkmı .Canım bu da dert mi? . Nereye ko uyoruz böyle? Dü üne mi yeti eceksiniz? Savelyiç haklıydı. bundan böyle ona danı madan be para harcamayaca ıma söz verdim. iki gözüm Pyotr Andreyeviç! ( htiyar derin derin içini çekti).Efendim emrederseniz geri dönelim! dedi. lkin ince ince serpi tiren kar. Kimbilir neredeyiz? Ne yol. girer ba ın belaya. bulanık bir kar deniziyle örtülmü tü. Rüzgâr gitgide iddetleniyor. çimde. Dün haylazlık ettim. Uzaktan akrabam olur.Haydi Savelyiç. Adam hayvanları dört nala kaldırdı. Rüzgâr öyle bir kudurmu lukla uluyordu ki. Ben kendime kızıyorum. barı alım. nasıl tozutuyor karları. Bütün bunlar üzüyordu beni. Bütün suç bende. ansızın lapa lapa ya maya ba ladı. . .Hava bozmaya ba ladı da. Of. yerinden inerken. fakat gözü hâlâ do udaydı. Sonra yo unla arak yükseldi. Arabacı: . barı alım. Arabacı bunun bir tipiyi haber verdi ini açıkladı. Suçlu oldu umu kabul ediyorum. seni dinleyece ime söz veriyorum. O bölgenin tipileri üzerine önceden bir eyler i itmi li im vardı. yalnız atları dehlemek için açıyordu a zını. geni ledi. karlar döne döne havaya yükseliyordu. Benden yana hiç bakmıyor. Onunla ne yapıp edip barı mak istiyor.. Az sonra da durdular. Ama yapacak bir ey yoktu artık. Gökyüzü bir anda kararmı . Savelyiç'le benim üzerimize lapa lapa kar ya ıyordu. arada bir titriyorlardı. una. üzdüm seni. ah.O niye? ..

Arabacı ho lanmamı tı bu i ten: . Ondan sonra ba ıma gelecek olan tuhaf olaylarla birlikte anımsadı ımda. Bir çıra aydınlatıyordu burayı. Tam kendimi Tanrı'ya emanet edip bozkırın ortasında gecelemeye karar vermi ken. diyor. gözlerimi hastaya dikiyorum. Duvarda bir tüfekle uzun bir Kazak kalpa ı asılıydı. bunu belki de söz dinlemezlik sayaca ı oldu. dedim. arabacı. her dakika benim iki yanıma yuvarlanacakmı gibi oluyor. diye kar ılık verdi. seninle helalla mak istiyor. Ete inin altında bir fener tutuyordu. Baktım. tipi hâlâ devam ediyordu.Hey. baktı. Çok ükür. Çünkü bo inançlara kar ı ne kadar ku ku duyulursa duyulsun. kan birikintilerine bastıkça kayıyordu.. Bir adamdı bu.Hey. kedi gibi bir sıçrayı ta arabacının yanına çıkıp oturdu: . Fakat havayı görmüyor musun? Bir anda sapıtırız yolu.Yol. eve izinsiz dönü üme babamın kızaca ı. iddeti azalmakla birlikte. Araba kâh bir kar yı ınına saplanıyor. Atlar durmu tu. ''Bu adam babam de il. Savelyiç kolumu çeki tiriyor: . iyi adam! diye seslendi. Arabacıya hareket etmesini emrettim. Yol nerede biliyor musun? Yolcu: .. a aç desem a aç de il. Hasırdan kapı perdesini indirdim. . ''Yava ''. O da nesi? Babamın yerine kara sakallı bir köylü yatıyor yatakta. Gözlerimi ovu turarak sordum: . uyku öncesinin belirsiz görüntüleri içinde onlarla kayna tı ı bir ruh durumu vardır. gök açılırda.Çünkü rüzgâr duman kokusu getirdi bir ara. Oda ölgün bir ı ıkla aydınlatılmı . diye kar ılık verdi.Öyle ya. baksana.Hey. diyordu. gönlünün diledi ini yaparsın. ayaklarımın altında. diye kar ılık verdi köylü. bana sı ın. ya da insandır belki de. köyün uzakta olmadı ını nereden anladın? .Nereye geldik? . içeri gir de ısın. Arabadan indim. Senin hastalı ını ö renip geri dönmü . Kurt. bir o yana. Tanrının yardımıyla dosdo ru gelip duvara dayandık. bir bu yana sallanarak sessizce yol alıyordu.Tanrı biliyor ya efendim. Kalk da ona hayır duası et. uyuklamaya ba ladım. annem basamaklarda beni bekliyor.Niye sürecekmi im? Diye sordu. göz gözü görmüyordu. ne de ko umlar senin. Yanında üzgün yüzlü insanlar duran yata a do ru sessizce yakla ıyorum. Hani. Yatak odasına giriyoruz. Yanıma gel hayır duamı al. Bu i e akıl erdiremeyip anneme dönüyorum. yol nerede? Nasıl olsa ne atlar. dedi. uçsuz bucaksız kar çölünde o yana. Atlar karlara bata çıka ilerlemeye ba ladılar.'' Ben hem deh et. ''baban ölüm dö e inde. Dar. Büyük bir üzüntü içinde oldu u belli. O zaman köylü yataktan atladı ı gibi belinden bir balta çekip dört bir yana saldırmaya ba lamıyor mu? Ko mak istiyorum. karı karı bilirim hem de. bu yana dola tı ımızı görüyordum. . kürküme iyice büründüm. dedi. ama neye yarar? Ben: . Okuyucu kınamasın beni.. yıldızların ı ı ında yolu yitirmeden ilerleriz. haydi in. bizim yolcu.Buraları bilirim. hayvanları sa a çevir de sür.. diyor: ''Bak Petru a geldi. En iyisi burada durup beklemek. Arabacı: . onlara kapılmanın yine de insan o luna özgü oldu unu biliyordur sanırım.'' Ben razı olmuyorum buna.Hana. fırtınanın u ultusu kulaklarımda gitgide bir ninniye dönü tü. diye seslendim. usul usul ilerleyen araba beni be ik gibi sallarken.'' Ben diz üstü çöküyor. Kar ımda oturan Savelyiç. fakat bir türlü ko amıyorum. Hancı kapıda kar ıladı bizi. durmadan inliyordu. Yakında köy var demektir bu. Tam o sırada uyandım. oradaki karaltı nedir? Arabacı baktı. Oda ölülerle dolu.. Ömrüm boyunca unutamayaca ım bir dü görüyordum. Aya ım vücutlara takılıyor.Geldik efendim. Bir köylüden ne diye hayır duası isteyeyim?'' Annem. kâh bir hende e giriyor. Adamın bu açıksözlülü ü a ırtmı tı beni. buraları bilir misin? Beni bir hana götürsene. Gençli in yerini dü lere bıraktı ı. Ansızın bir kapı çıktı kar ıma ve çiftli imizin avlusuna girdik. Kaygıyla indim arabadan. sarsıntıdan.Hey köylü! dedim. hem a kınlık içindeydim. ''Ne demek oluyor bu?'' diyorum.. Karaltı da aynı anda kar ıdan bize do ru yöneldi. fakat oldukça temiz bir odaya girdim. çabuk ol.. Ben arabacıya oraya do ru hareket etmesini emrettim. araba desem araba de il. Ben o durumdaydım i te. Aklıma ilk gelen ey. Bir teknenin bir fırtınalı denizde çalkalanmasına benziyordu bu. Yolcu: . ''Fark etmez Petru a!'' diye kar ılık veriyor: ''O senin babalı ındır (*). Haydi elini öp de hayır duası etsin sana. sonra yerine oturarak: . bana da ne eyle bakıyor. çok ükür köy uzakta de il. Belki tipi diner. Küçük bey. bana hâlâ peygamberce gelen bir dü tür bu. Annem cibinli i usulca kaldırıyor ve ''Andreyiç Petroviç''. Adamın so ukkanlılı ı canlandırmı tı beni. burada. Hava öyle karanlıktı ki.'' Deh et içinde ardına dü üyorum onun. Fırtınanın hâlâ kudurmu çasına uludu unu. ki dakika sonra kavu tuk. Korkunç köylü bu arada dostça sesleniyordu bana: ''Korkma. Arabacı haklı göründü bana. ama gerçekten de bir ey kımıldıyor orada.

Bir onu. Hancı istenileni getirmeye gitti. Savelyiç bile her zamankinin aksine. Uçsuz bucaksız bozkır. yoksa satmaz mıyım. Pyotr Andreyiç. bir ötekini ku kulu gözlerle süzüyordu. Bu çapulcu konu masının ne anlama geldi ini bilemezdim o sırada. Üstünde bir eyi yok. ri canlı gözleri fıldır fıldır dönüyordu. elli kapik bah i vermesini emrettim. Güne parlıyordu. Altmı ya larında kadar gösteren.Satıp parasıyla kafa mı çekerim. kendir gagalıyordum. mantar bitince sepet de bulunur. Fakat yapacak bir ey yoktu. Tav an kürkü gocu u niçin verelim ona? t o lu it ilk meyhanede satıp parasıyla kafayı çeksin diye mi? Benim baldırı çıplak: . Savelyiç de ardım sıra yol sandı ını ta ıyıp getirdi. diye bir ses geldi yukardan. .Hancı Yayık Kazaklarındandı. ıssız bir yerde. Benim baldırı çıplak: . bütün köylerden uzakta. dedim.nce bir kaftanın içinde ü ünmez olur mu? Gocu um vardı ya. Hancı yerde yatıyordu. Benim tav an kürkü gocu umu ver ona. Oca ın oradaki peykeye bakınca kara bir sakal ve bir çift parlak gözle kar ıla tım.Ya kılavuz nerede? diye sordum. Beni bir felaketten olmasa bile hiç de ilse çok tatsız bir durumdan kurtaran adama borcumu ödeyemiyordum. yüzünü buru turdu: . fakat bizim bol keseden harcayacak elli kapi imiz yok. Niyeymi bu? Onu arabamızla hana getirdik diye mi? Efendim. lgi çekici bir görünü ü vardı. Biz Kazaklarda çay içmek gelene i yoktur. madem elli kapik vermek istemiyorsun. Savelyiç sobanın yanına çekilmeye karar verdi. dün meyhaneciye rehin bıraktım. imdi sen (burada bir daha göz kırptı) baltanı ku a ına sok. Bu konuda tartı amazdım Savelyiç'le. dedi. ya da oraların deyi iyle umet. Senin gibi bir u ak parçasına ise tartı mak de il. Atlar ko ulmu tu.Ne olsun? Ak am duasında çan çalacaklardı. Paraların tümüyle onun denetiminde bulunaca ına söz vermi tim. ü üdün mü? diye sordum. diye kar ılık verdi. bir bilmeceyle kar ılık verdi: . siz bilirsiniz. Hancıya hesabı ödedim. dinç bir köylüydü bu. Sonra e ilerek selamladı beni. htiyar.yi. Fakat öte yandan da canım sıkılmı tı. Savelyiç kaygıyla kulak kabartmı tı köylüyle hancının konu masına. Bir haydut yuvasına pek benziyordu. adama yakla tı ve yüzünü görür görmez: . Ömrümde hiçbir zaman canımın o denli çay istedi ini anımsamıyorum. ta yanımdan geçti. hâlâ canlı. fakat hileci bir anlatım vardı yüzünde. papaz konuklu a gitti. papazın karısı izin vermedi. Ya mur ya arsa mantar biter. Durdu. istavroz çıkardı ve bir diki te yuvarladı arabı. Adam öyle ölçülü bir ücret aldı ki bizden. yardımından ötürü te ekkür ettim ve Savelyiç'e dönerek. ben de derin bir uykuya daldım. dedi.Ne o karde . O sırada hancı kaynayan bir semaverle içeri girdi. Savelyiç küskün bir sesle: . Savelyiç'e: . Adam peykeden indi. yine buradasın ha! Hangi rüzgâr attı? Kılavuzum anlamlı anlamlı göz kırptı. öyleyse elbiselerimden birini çıkar onun için. nine bir ta attı. ona.Efendimiz. .Bostanda uçuyordum. Kılavuzumuzu bir fincan çay içmeye ça ırdım. insaf edin diye inledi.Sus amca! diye kar ı çıktı. Efendimiz! Sa lı ınıza içiyorum! Bunu söyleyerek barda ı aldı. Hancı yüklükten bir i eyle bir bardak çıkardı.Elli kapik bah i ! dedi. dedi. Sevimli. emredin de bir bardak arap getirsinler. Fakat sonradan 1772'de patlak veren ve bastırılan Yayık Kazanları ayaklanmasından söz edildi i sonucunu çıkardım. Ee! Sizinkilerden ne haber? . tipi dinmi ti. göz kama tırıcı bir kar tabakasıyla örtülüydü. Çay dolu fincanı uzattım. Yırtık bir kaftanla bir Tatar alvarı vardı üzerinde. Bu arada geceyi geçirmek üzere sedire uzandım. toylu undan yararlanıp onu soymak istiyorsun de il mi? Bey gocu u senin nene gerek? Kör . sen Allah'tan korkmaz mısın. ste ini ho nutlukla yerine getirdim. ne yalan söyleyeyim. Yeniden yola koyulmak da olanaksızdı. Saçları çepeçevre kesilmi ti. stifimi bozmadan: . Kılavuzu ça ırdım. çok geçmeden kendimiz aç kalırız. Az sonra bütün odayı horultular doldurdu. Bu kadar iddetli ayaz olaca ını sanmamı tım. Kara sakalına yer yer kır dü mü tü. eytanlar kilise mezarlı ında dola ıyor.Babacı ım. emredileni yapmak dü er. Sabahleyin oldukça geç bir saatte uyandı ımda. Pa a gönülleri böyle istiyor.Buradayım efendimiz. Han. Savelyiç: . . bozkırın ortasındaydı. Çocu un henüz iyiye kötüye akıl erdiremeyece ini görüyorsun. suratını astı: . Savelyiç'in tedirginli i pek e lendiriyordu beni. yeniden peykeye döndü. Dünkü ku kuları da tümüyle silindi kafasından. Herkese bah i verirsek. ne tartı tı ne de pazarlı a giri ti. artık orası seni ilgilendirmez moruk.Haydut. Korucu dola ıyor. Efendimiz lütfedip kürklerini bana veriyorlar. Çay kaynatmak için hancıdan ate istedi.Vay.

. Fakat adam... ''Daha anamın karnındayken muhafız birli ine çavu yazılmam neye yaradı? Sonunda beni nerelere sürükledi bu? *** alayına. Uzun saçları tümden a armı tı.'' Yok. Babanın bütün istekleri yerine getirilecek.. arada bir dü üncelerini belirterek alçak sesle okumaya ba ladı. Andrey Petroviç'in delikanlılı ının üstünden ne kadar zaman geçti ki.ben de Savelyiç'in üzüntüsüne aldırmayıp daha ileri do ru yola koyuldum. Tanrı gönlüne göre versin. ''Aziz efendimiz unutmamı lardır.... ve saire. diye inledi. Bana dönerek: ..Hım. Gocu u hemen buraya getir. ''Seni eski bir arkada ın ve dostun olarak içtenlikle kucaklamama izin ver'' Ha! Hele ükür!. Babamın yazdı ı mektubu verdim.. Orenburg'da kalman için bir neden yok.. Size benim çapkını. alabildi ine özgür bırakmak. her eyin ba ı disiplin: ama eski bir kamerada (*) böyle mi yazar insan?.'' Bu ne seromoni canım? una bak.'' diye dü ündüm. ve saire.. Tav an kürkü gocuk daha yepyeni! Verdi in de bari bir adam olsa! Ayya ın.. eti sizin kemi i benim ba ka bir anlama geliyor olmalı.. Benim bedenim için bile küçük olan gocuk. ona bir parça dar gelmi ti do rusu. Orada gerekli e itimi görecek. ''Ve. ''Ve onu ba ı bo bırakmamak.. Generalin beni bir an önce garnizona postalamasının. ..Efendimiz. dürüst bir insandır.. kılavuzumu.. Lalama: .Evet azizim. i te...'' Hım.. tav an kürkü gocu u unutmu tum bile.'' Hani. Anna Yoannovna (*) zamanının sava larını anımsatıyordu. incitmemek. fakat ya lılık yüzünden hafifçe kamburla mı bir adamdı bu.Tanrım.'' Ehe. Ertesi gün veda ettim kendisine.. Eski. Gelirse amansız dü manlarımız Her zaman açıktır soframız Gülleyi koyduk mu topa yi bir ziyafet çekeriz onlara Bir asker türküsü . dedi.. Tayınımızı yer. Babamın adını i itince bana öyle bir bakıp: . Diki lerin çatırtısını i iten Savelyiç. seferde. Beni arabaya kadar geçirdi.olası. Masada Alman tutumlulu u hemen göze çarpıyordu. iyi. nüfus kâ ıdı. ''Semyonovsk alayına yazdırılması.... biraz da bekâr sofrasında fazladan bir konuk görmemek iste inden oldu unu sanıyorum. disipline alı acaksın. Ben elden geldi ince saf görünmeye çalı arak: .. hiç utanmıyor! Evet. dedi. Orenburg'a varınca do ru generale çıktım.. Mektubu okuyup bitirdi. Bir delikanlı için ba ıbo luk iyi ey de ildir.. çimden: '' ler gitgide sarpa sarıyor. ''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek? Bir halk deyimi olmalı.. pek ho nut kalmı tı arma anımdan.'' Hım...''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek. yani eti sizin kemi i benim demektir bu... yerlere kadar e ilerek: . baldırı çıpla ın teki! Bununla birlikte tav an kürkü gocuk da ortaya çıkmı tı. 3 KALE Bizler bu kalenin erleriyiz. dedi. Az sonra da dünkü tipiyi. Fakat bugün yeme e bende kalmanızı rica ederim.. ''Devletli Andrey Karloviç! Umarım ki aziz efendimiz.. Subay olarak alayına atanacaksın..'' Yeme i Andrey Karloviç ve ya lı yaveriyle birlikte yedim. ukalalı ı bırak. te ekkür ederim.Tatlılıkla davranmak.'' yi... dedim. Köylü hemen oracıkta denemeye giri ti onu. suyumuzu içeriz.. Bruder! (**) Demek hâlâ anımsıyor eski yaramazlıklarımızı: ''Gelelim asıl konuya. ile.. ve Karolinchen'e. hepsi yapılacak. yili inizi ömrümce unutmayaca ım! O kendi yoluna gitti . böyle bir delikanlının babası olmu ! Ah zaman! Zaman! Sonra mektubu açtı. Savelyiç yine: . Kırgız bozkırlarının sınırında ıssız bir kaleye!. Yüzba ı Mironov'un komutası altına gireceksin. Anlıyorum.Yüce Tanrım. dokunsalar a layacaktı.. yi. Ama zaman yitirmemek için yarından tezi yok Belogorski kalesine gidiyorsun... diki yerlerini söke söke onu sırtına geçirmeyi ba ardı. Merhum feld-mare al Munn.. nüfus kâ ıdımı bir yana ayırdı ve: . Serseri.. dedim. Uzun boylu... diye tekrarladı. soluk üniforması.. ''Bu arada. o nerede? Ha.. atandı ım yere do ru yola koyuldum.. Konu masında iddetli bir Alman aksanı vardı.Rica ederim.

Hangi alayda görevli oldu unuzu sorabilir miyim. Fakat kütüklerden yapılma bir çitle çevrili küçük bir köyden ba ka bir ey göremedim.Yo. Buraya atandı ımı. Ben üzüntülü dü üncelere gömülmü tüm. öte yanda.Kaleye çok var mı daha. Kılıçları da yanlarında.Hani. sert. ba örtülü. Yaa! eytana uymu bir kere. vabrin Aleksey vaniç adam öldürdü ü için buraya gönderileli be yıl oldu. Yol. Arabacıya beni komutana götürmesini emrettim. öfkeli bir ihtiyar olarak dü ünüyordum onu. onun hemen yanında da ''Kistrin ve Oçakov'un ele geçirilmesi''ni. kollarını da do ru tut.van Kuzmiç evde yok. Dar. Ve bu sözle birlikte tam komutan sandı ım bir gözü kör subaya dönmek üzereyken. Yüzba ının karısı: . Arabacıma: .te ya. ne de sonuncususun sen. gidip çavu u ça ırmasını emretti. yine ah ap bir kilise vardı. Bir üste menle birlikte.. ayrıca ''Gelin seçme'' ve ''Kedinin gömülmesi'' olaylarını gösteren a aç basması tablolar göze çarpıyordu. dedi. Yorulmaz sorgucu: .Muhafız birli inden buraya gönderili inin nedenini de sorabilir miyim? Komutanlı ın böyle uygun gördü ünü bildirdim.. Ta lı ı geçtim.Eski zaman insanları. Buraya gelenlerin ne ilki. Az sonra yüksekçe bir yere kurulmu ah ap bir evce izin önünde durduk. Yayık Irma ı'nın sarp kıyıları boyunca ilerliyordu.'' diye sözlerini sürdürmekteyken. Otur iki gözüm... subay üniformalı tek gözlü bir ihtiyarın kollarına gerili örgüyü çözüyordu. Sonra hizmetçi kıza seslendi. ini bırakmadan: . kale nerede. Surlar.Ne istiyorsunuz anacı ım.. Boylu poslu bir Kazak delikanlısıydı bu. Delikanlının yol yorgunu oldu unu görüyorsun. Anacı ım. Ya lı bir asker bir masanın ba ına oturmu elindeki ye il üniformanın dirse ine mavi bir bez parçası yamıyordu. Kulübeler basıktı. kuleler ve toprak bir tabya görmek umuduyla dört bir yana bakındım. Emrine girece im yüzba ı Mironov'u gözümün önünde canlandırmaya çalı ıyor.çeri gir canca ızım. diye kar ılık verdi ve aynı anda içeri girdik. a kın a kın: . Çavu : . Dökme demirden. diye kar ılık verdi. ya da dört ot yı ını. dedi. Tek gözünü merakla üzerime diken ya lı subaycık: . içimden boyuna tekrarlayıp durdu um söylevi kesti: .Maksimiç. onun karısıyım ben. diye sordum.Ba üstüne Vasilisa Yegorovna. diye kar ılık verdi. ve Aleksey vaniç üste meni öldürmü . Boz renkli dalgalar. görevim gere ince Bay Yüzba ı'yı görmeye geldi imi bildirdim. Söyledim: . O sırada çavu içeri girdi. ev sahibesi. ya lı bir kadın oturuyordu pencere kıyısında. Ya lı asker: . Beyefendiyi temizce bir eve yerle tir. Kö ede kapkacak dolabı duruyordu. diye sordu.. Garnizon hayatını hiç de çekici bulmuyordum.. Oldukça hızlı yol alıyorduk. Anasının kuzusu Belogorsk Kalesi Orenburg'dan kırk verst (*) ötedeydi. Onların ötesinde de Kırgız bozkırları uzayıp gidiyordu. hem de iki tanık önünde! Ne gelir elden? bir i tir olmu bir kere. Geli imi bildirmesini emrettim. e ri bü rü sokaklardan geçtik. çerçeveli bir subay diploması asılıydı duvarda. Sırtında yünlü bir fanila. Arabacı küçük köyü göstererek: . görüyor musun u i i. kentin dı ına çıkmı lar. yüzba ının karısı: . (bana dönerek sürdürdü sözlerini) sen de bu ıssız yere sürüldün diye hiç canını sıkma. Adam: . sofa kapısını açtım. ço unun üzeri samanla örtülüydü. Sabreden dervi muradına ermi .''Sanırım bir muhafız birli i subayına yakı mayacak davranı lardan ötürü.. dedi.. bizimkiler evde. Kimse kar ıma çıkmadı. Irmak donmamı tı henüz. en küçük dengesizli imi katıksız hapisle cezalandırmaya hazır. a aç kabu undan yapılma kanatları tembelce sarkan bir yel de irmeni vardı. Eski bir zevkle dö enmi temiz bir odacı a girdim. safalar getirdin. Camlı. canca ızım. Hava kararmaya ba lamı tı bu arada. Sonra da haydi bakalım. Fakat ne fark eder anacı ım. görevinden ba ka bir ey dü ünmeyen. Ho geldin. Kar ısında oturan. Rahip Gerasim'e konuklu a gitti. Bir yanda yarı yarıya karla örtülmü üç. ba lamı lar vuru maya.. eski bir top duruyordu kapıda. Evin hemen yanında. Seninle mi u ra sın imdi. i te geldik bile.Zırvayı bırak dedi. Kendilerini van Polejayev'in evine yerle tirsem nasıl . beyaz bir kar tabakasıyla örtülü tekdüze kıyıların arasında hüzünle kararıyordu. diye sordum. dedi.

Bir kocakarı. Gençli im böyle bir yerde geçecekmi me er! çimi bir hüzün kapladı. Öteki bölümü bana verdiler.Dü ünmeden konu uyorsun Maksimiç. elinde yalakla kapı önünde durmu . Az sonra yüzba ı tek gözlü ihtiyarla birlikte çıkageldi. Hemen kayna tık. dedi. pembe yanaklı bir kız girdi içeri. Ben onun anlattıklarına içtenlikle gülerken kapı açıldı. van Kuzmiç: . Kısa boylu. Askercikleri e itiyordum. çevresini. dedi. parlak bir dille. onu ça ırmak üzere Pala ka'yı ikinci kez gönderdi. Bunun. sayın konukların bekledi ini. Hüzün verici bir bozkır uzanıyordu göz alabildi ine. ilgi çekici bir konu ması vardı. diki e ba ladı. Prohorov'la Ustinya'yı sorguya çek. Pyotr Andreyiç. Yüzba ının karısı bir gözü kör subaya dönerek: . Ama ikisini de cezalandır. domuzlara sesleniyor. Tahta perdeyle ikiye ayrılmı . diye tamamladı sözlerini. âmiri oldu umuzu da hiç unutmaz. Yemek sofrada bekliyor. pamuklu bir gecelik entariyle onların kar ısında duruyordu. vabrin de hemen benimle gelmeye karar verdi. Yüzba ının karısı: ... Genç kız bir kö eye çekildi. Komutanın ailesini. yeter artık diye kar ı çıktı. Kendisi de arkamızdan gelece ini vaadetti.van natiç! dedi. canlı. sen hâlâ görünürde yoksun. alınyazımın beni sürükleyip getirdi i bu ülkeyi. Yalnız onba ı Prohov bir tas sıcak su yüzünden Ustinya Negulina'yla hamamda dövü mü . büyük bir ne e içinde tasvir etti. utançtan kıpkırmızı kesilen kulaklarının arkasına do ru dümdüz taramı tı. Selam verip çıktım. her ey yolunda diye kar ılık verdi. Yandan birkaç kulübe görünüyor birkaç tavuk geziniyordu sokakta. Karısı: . Bu arada çorbayı getirdiler. Maksimiç. Pala ka git yeme e ça ır beyefendiyi. gırtlak patlatmak için çok zamanı var daha. Burada bir süre ya adıktan sonra siz de anlayacaksınız bunu.Benim van Kuzmiç e itimi ne diye bu kadar uzattı bugün. Sonra bize hısım olur. Vasilisa Yegorovna'nın beni yeme e ça ırdı ını bildirdi. düello nedeniyle muhafız birli inden çıkarılan subay oldu unu anladım. laf! Ne senin bir ey ö retti in var. Maksimiç.. dolandırıcı herif. Sen beyefendiyi. haydi bakalım. Açık kumral saçlarını. Savelyiç: . Safta toplanmı lardı. yüzba ının kızı Ma a'nın tam bir aptal oldu unu söylemi ti çünkü. atını bizim bostana salmı . genç bir subay girdi içeri. Etkili. kim haksız.Ee. Ertesi sabah tam giyinmek üzereyken kapı açıldı. bir vukuat yok ya? Kazak: . bakalım kim haklı. daha fazla bekleyemezdim. adamakıllı çirkin suratlı.olur? Yüzba ının karısı: .Görev ba ında oldu umu biliyorsun Vasilisa Yegorovna.Beyefendiye git. fakat son derece canlı bir delikanlıydı bu. Çavu kalenin öbür ucunda. Hiçbir ey yemiyor! Çocu u hasta dü erse hanımım bana ne der. Ma ka nerede? Tam bu sırada.Yüce tanrım. pencereden ayrıldım. Kırk yıllık ahbapmı ız gibi senli benli davrandı bana. uzun boylu. ba ında takke. dün komutanın evinin giri inde üniforma yamayan ya lı asker içeri girdi. Ee. oldukça temiz bir odaydı bu. a zıma bir lokma koymadan yatmaya çekildim. dedi. Karısı: . Bir insan yüzü görmeyi öylesine özlemi tim ki. on sekiz ya larında toparlak yüzlü. diye kederle söylenip duruyordu. onlar da ona dostça homurtularla kar ılık veriyorlardı. Askerleri e itiyormu . çorbanın so uyaca ını söyle. Ya lı askerle hizmetçi kız Pala ka sofrayı kuruyorlardı. Vasilisa Yegorovna güler yüzle.Çok ükür. Komutanın evine yakla ırken uzun saç örgüleri ve üç kö eli apkalarıyla yirmi kadar ya lı asker gördük alanda. E itim kaçmaz nasıl olsa. Kulübenin bir bölümünde Semyon Kuzov ailesi oturuyordu. Peki. vabrin. Savelyiç bavulları açıp e yaları yerle tirirken.Burada görülmeye de er yeni bir ey yok. Ya lı. . diye kar ılık verdi.Nedir bu anacı ım. hiçbir yabancılık göstermeden kar ıladı bizi. Vasilisa Yegorovna'yı bekletmememizi söyledi bize. sonra yine i inin ba ına döndü. Maksimiç kalaca ınız eve götürecek sizi.Böyle damdan dü er gibi geldi im için özür dilerim. ben daracık pencereden dı arıya bakmaya koyuldum. Polejayev'in ba ı yeterince kalabalık zaten. esmer. ne de onların bir . adınız soyadınız neydi iki gözüm? Pyotr Andreyiç. dedi. . öyle mi? Pyotr Andreyiç'i Samyo Kuzov'a götür sen. Bizi görünce yanımıza yakla tı. Bana Fransızca: . Daha ilk görü te pek ho lanmadım bu kızdan. Önyargıyla bakıyordum ona. bana dostça birkaç söz söyledi. sırtında bej renkli.. Durup e itime bakacakken. Kocası hâlâ gelmeyen Vasilisa Yegorovna. Dün ö rendim geli inizi. ırma ın yüksek kıyısına kurulmu bir kulübeye götürdü beni. dinç bir adam olan komutan. vabrin hiç de aptal bir insan de ildi.

diye kar ılık verdi. van Kuzmiç: . Bu da onun kaygısızlı ına denk dü üyordu. Va ak postundan kalpaklarını gördüm mü. kuru gürültüye pabuç bırakanlardan de ildir.Ma a mı? dedi. onunla Vasilisa Yegorovna arasında uygunsuz bir ili ki varmı . hele çı lıklarını i ittim mi. kendi bildi ine göre e itiyordu askerleri. sonsuz ni anlı. .Ya siz. Ama çok ükür ya ayıp gidiyoruz. yanılmamak için istavroz çıkarmalarına ra men. im ir bir tarak. ne bir eyi. evde oturup kalacak. Burada çoktandır çıt çıktı ı yok. Bu iyi aileye. do ru mu. Sofraya oturduk. ö renimsiz. Marya vanovna. bir kese. hatta tek gözlü garnizon te meni van gnatyiç'e. on yıl kendilerini toplayamazlar. evce izini nasıl yönetiyorsa kaleyi de öylece çekip çeviriyordu. durumları nasıl? Babamın üç yüz cana sahip oldu unu ö renince: . evinde oturup gününü duayla geçirirsen daha iyi olacak.Saçma. dedi. ola anüstü yanı olmayan bir insandı. Kocaya varacak ya a geldi ya. Ba kırtlara gözda ı verildi. öyledir. Komutan. Ama vabrin hiç kaygılanmadan söylüyordu bunu. akrabalarıymı ım gibi davranıyorlardı bana. Taba ına birkaç damla gözya ı damladı hatta. dedim. Tanrı bilir ya. subaylı a erlikten yükselmi . van Kuzmiç. pleri karısının elindeydi. Pala kamız var. vabrin'e kalırsa. dedi. sizin kaleye saldırmak için hazırlanıyorlarmı . tehlikelerle burun buruna ya amaktan korkmuyor musunuz? Ya lı kadın: . duygulu bir kız oldu unu anlamı tım onun. topu topu bir canımız. Komutan: .Alı tık canca ızım. o da sizin gibi gözüpek mi? Vasilisa Yegorovna: . Duydu mu tir tir titrer. ne e itim yapıldı ı vardı. Subaylık emrim gelmi ti. Acıdım kızca ıza. Ama her dönü ten önce. Tüfek sesine alı amadı hâlâ. Körolası topla o zamandan beri ate etmiyoruz artık. Ma a korkaktır. sorular ya dırıyordu bana. Birkaç Fransızca kitap vardı vabrin'de. Ben. Vasilisa Yegorovna devlet görevini tıpkı kendi ev i leri gibi yürütüyor. Marya vanovna'ya bir göz attım. 4 DÜELLO Ha. Fakat çalı madan yana bir sıkıntım yoktu. nereden aklına estiyse bizim topu ate lediydi de. yi bir adam çıkarsa ne âlâ! Yoksa kız o lan kız.Ya Marya vanovna? diye sordum.Evet. van Kuzmiç: . Düpedüz iftiraydı bu. bir de (tövbeler tövbesi) üç kapik hamam parası. adamların hiçbiri sa ını solunu ö renememi ti daha. Ama sokulacak olurlarsa da öyle bir ders veririm ki onlara. böyle bir kalede. korkudan az daha öbür dünyayı boyluyordu güvercinim. nasıl delip geçece im seni! Knyajnin Birkaç hafta sonra Belogorsk kalesine alı makla kalmayıp ho lanmaya da ba lamı tım bu hayattan. vabrin tumturaklı bir tavırla: . Ama öyle kanıksadım ki imdi.Bunu da nereden çıkardınız azizim. Hemen konuyu de i tirmek için. van Kuzmi bundan iki yıl önce. Bir daha buralara sokulacaklarını sanmam.ey ö rendi i. Biz vabrin'le çıktık ve bütün ak amı birlikte geçirdik. Isınmı tık birbirimize. nasıl oldu unu farketmeden alı ıvermi tim. Yüzba ıyla karısı uyumaya çekildiler. Nöbet bile tutulmuyordu. De erli konuklar yeme e buyurun. ne çeyizi var. Kıpkırmızı olmu tu. Onları okumaya koyuldum ve içimde edebiyata kar ı bir heves uyandı. dedim. Ma a. inanır mısın iki gözüm. Sofradan kalktık. diye dü üncesini belirtti. Sabahlarımı okumakla. çeviri yapmakla.Vasilisa Yegorovna gözüpek bir kadındır. aklına estikçe. Kırgızların da akılları ba larına getirildi. Anam babam sa mı. diye dü üncesini belirtti. içime fenalıklar gelirdi. peki peki öyleyse koru kendini Gör bak. yanımda yabancılık çekmiyordu artık. Yok.Orenburg'da söylediler.Ba kırtlar. nasıl da korkmu tum bu kör olası gavurlardan. nerede oturuyorlar. Yirmi yıl önce alaydan buraya gönderildi imizde. gerçekle en ufak bir ilgisi yoktu.Dile kolay. hani dü manlar kalenin çevresinde cirit atıyor deseler. Tek sıkıntımız var. hiç de yeri yokken: . ara sıra da . Tanrıya emanet edilen kalede ne geçit töreni. Komutanların evlerinde. Vasilisa Yegorovna susmak bilmiyor. yerimden kımıldamam. van Kuzmiç ve karısı son derece saygıde er kimselerdi. Dünyada zengin insanlar da var do rusu! Bize gelince iki gözüm. Akıllı. Ben: . yüzba ının karısına dönerek: . diye sordu. benim isim günü yortusunda. Fakat son derecede dürüst ve iyiydi.

Bir daha da yazdı ım eyleri ona hiçbir zaman göstermeyece imi söyledim. diye kar ılık verdim. ne demek istedi inizi anlayamıyorum. günün öteki kesimini de ço u zaman orada geçiriyordum.Beyefendi. Ah. Yazarların kimi zaman. diye kar ılık verdi.Neden iyi de ilmi ? diye sordum. amansızca de elemeye ba ladı. iirden medet umma. Ma a'dan kaçıp kurtulmak Uçup gitmek bir ku gibi! Fakat beni tutsak eden o gözler Her an kar ımda duruyor Gönlüm hep onları özler Ruhum için için eriyor Neler çekti imi gel gör de Ma a. vabrin'in rengi attı. Senin ne dü üncelerin. Peki.. Evet. tutabilecek misin sözünü. her sözcü ü benimle en i neleyici biçimde alay ederek. Küçük bir önsözden sonra defterimi cebimden çıkardım. vabrin gitgide daha çok tepemi attırıyordu: . erefsizce yalan söylüyorsun.Seni ilgilendirmez. Edebiyatla u ra tı ımı söylemi tim daha önce. akıl danı ıyormu gibi görünüp kendilerini övecek okuyucu aradıkları bilinen bir eydir. Arkada ım: . Bunu söyleyip defteri elimden aldı. Unutmak istiyorum o dilberi. O dönem için hiç de küçümsenemeyecek denemelerim vardı.Onun hakkında niçin böyle dü ünüyorsunuz? diye sordum. Fakat genellikle ho görülü bir kimse olan vabrin. bir ba ka topluluk yoktu kalede. Defterimi çekip aldım elinden.Nasıl buldun diye sordum vabrin'e. ak amları. Kolumu sıkarak: . van Kuzmiç nasıl yemeklerden önce bir bardak votka içmeden edemezse. Sizi düelloya davet ediyorum. .Bunun hesabını vereceksin.. . her dizeyi. dedi. ona tatlı iirler yerine bir çift küpe arma an et demek istiyorum. Lütfen açıklar mısınız? . Kan beynime sıçradı. inan bana. papaz Gerasim çıkıp gelirdi kimi zaman. Kimse kim. ne de yorumların gerekli bana. ne yazık ki iirimin hiç de iyi olmadı ını bildirdi kesin bir tavırla. Daha fazla dayanamadım. vabrin.Bakalım dedi. özellikle de Marya vanovna için kullandı ı i neli sözler hiç ho uma gitmiyordu.Oho! Bencil bir air ve alçakgönüllü bir â ık! Fakat u dostça ö üdümü unutma: Ba arıya ula mak istiyorsan. Aleksey vaniç vabrin'le her gün görü üyorduk. Fakat sohbeti gitgide daha az çekici olmaya ba lamı tı benim için. Birkaç yıldır yazdı ım iirlerden biri pek ho uma gitti. airler de dinleyicisiz edemez. Kalemizin çevresinde barı egemendi. acı bana. sözünü etti in bu tatlı tutkulara. .Yalan söylüyorsun.iir yazmaya u ra makla geçirmeye ba ladım. Fakat sonradan bunun geçici bir barı oldu u anla ılacaktı.Çünkü. Övülece im konusunda en ufak bir ku ku duymadan: . Öfkemi güçlükle tutarak: . alçak! diye haykırdım kudurmu çasına.Çünkü onun huyunu kendi deneylerimden biliyorum. Komutanın ailesinden hep alayla söz etmesi. . E er Marya vanova'nın karanlık bastıktan sonra sana gelmesini istiyorsan. Yeme i genellikle komutanın evinde yiyor. yan bana Unutmam seni bir an bile Sevgilim. savurdu um bu tehdidi de alaya aldı: . Canımın sıkıldı ını belli etmemeye çalı arak: . Ba kırtların ayaklanaca ı konusundaki söylentilerin aslı çıkmadı. sevda acılarına konu olan Ma a da kim? Sakın bizim Marya vanovna olmasın bu? Yüzümü astım: . çünkü bu gibi dizeler ancak ö retmenim Vasili Kiriliç Tredyakovski'nin (*) harcıdır ve nedense onun a k iirlerini pek anımsattılar bana.Hay hay. o çevrenin ba dedikoducusu olarak bilinen karısı Akulina Pamfilovna'yla birlikte. Ama ben de böyle bir ey istemiyordum zaten. u dizeleri okudum: Sevda dü üncesini içimden atmak. Kalede iirden anlaması gereken tek ki i oydu. Ben de iirimi yazıp bitirince vabrin'e götürdüm.

Ha öyle. kimse ilgilenmedi onlarla. bana: .Tam da kavga edecek eyi bulmu sunuz! iir yüzünden!. Çarpı ma yeri olarak kalenin a a ısındaki ot yı ınlarının arkasını uygun gördük ve ertesi gün saat yedide orada bulunmayı kararla tırdık. ste imde direndim.nsaf edin Pyotr Andreyiç! Nereden aklınıza esti bu? Aleksey vaniçle kavga mı ettiniz? Ne çıkar bundan! Küfür dedi in avlu kapısına asılmaz ya! O size sövdüyse. Bir kö ede iskambil falı açan komutanın karısı: . Öyle dostça konu uyor olmalıydık ki. kı a kurumak üzere ipe mantar dizerken buldum onu. ki.O da niye? . bütün bu . Komutan. vabrin imdada yeti ti bu sırada: . van gnatyiç bir türlü anlamaya yana mıyordu beni.Hiç yoktan. üç derken biter. kayıtsız görünmeye çalı ıyordum. Neden sonra. van gnatyiç: .Sevinçle: . . Ho geldiniz! Hangi rüzgâr attı. dedi. Pyotr Andreyiç bir iir yazmı geçenlerde. Aleksey vaniç'i bo azlamak dile indesiniz ve benim de buna tanık olmamı istiyorsunuz? Ha? Sorabilir miyim? . Ak am. dedi.Evet. Ben de kendi sevdi im bir iiri okumaya ba ladım: Yüzba ının kızı. lle de karı acaksam bu i e. her zamanki gibi komutanın evindeydim yine. Peki. van gnatyiç'i komutana bir ey söylememesi için kandırmaya çalı tım. az kalsın çileden çıkıyordum. bir kö eye çekerek gnatyiç'le yaptı ım konu mayı haber verdim.Yani.Tanı a gerek yok. Suratınıza bir yumruk mu attı? Siz de patlatın onun kula ının üstüne bir tane. Yüzümün asıldı ını gören ve verdi i sözü anımsayan van gnatyiç bozuldu. Vasilisa Yegorovna. Her zaman emrinizdeyim! Onu paramparça edebilirdim o dakikada. A lamaklı duygular kabarıyordu içimde. gidip görevimi yerine getireyim bari. söyledi iniz gibi. vabrin'in utanmazlı ı kar ısında. Aleksey vaniç'i koruyacak halim yok. ne kar ılık verece ini bilemedi.. kalede kı la çıkarına aykırı bir cinayet i lenmek üzere oldu unu bildireyim. elinde bir i ne.Ne dedin. van gnatyiç sevinçten kendini tutamayıp baklayı a zından çıkarıverdi..Siz bilirsiniz. Bir iir yüzünden. Ama ya o sizi i lerse? Ha? O zaman ne olacak? Kim zararlı çıkacak bundan? Sorabilir miyim? Çokbilmi te menin yorumları. Keskin sirke kendi küpünü patlatır.Pyotr Andreyiç'le. nasıl oldu. Konu ma iirlerden airlere yöneldi. dedi.van gnatyiç barı mamızı kutluyor da. Sonra biz barı tırırız sizi. herkesin istedi i iiri okumakta özgür oldu unu kavrayınca.Fakat kimle kavga ettin anacı ım? . ben de onun yardımından vazgeçtim.Vay. Yanına gittim. Oldukça sert bir tartı ma geçti aramızda.Bakın. Bugün gelip bana okudu. Aleksey vaniç'le kavga etti imi ve ondan. Artık o gerekli önlemleri alır.. dedi. Mutlu bir yüzle. Onu belki de son kez gördü ümü dü ündükçe bo azıma bir ey tıkanır gibi oluyordu. dedi. . Size nasıl bir hizmette bulunabilece imi sorabilir miyim? Kısaca. . Hemen van gnatyiç'e gittim. siz de ona sövün. vabrin geldi bu sırada. yüzba ının kızı Soka a çıkma gece yarısı.Siz bilirsiniz.. Fakat benim tanıklı ıma ne gerek var? Anlamı ne bunun? insanların dövü mesinde görülecek ne var. ne dedin van gnatyiç? diye sordu. Beni görünce: . So uk bir tavırla: . Aramızda anla mazlık çıktı. yice i itemedim. Hiç de ilse. Fakat sonradan. . bunu yapmayaca ı konusunda söz verdi. van gnatyiç tek gözünü falta ı gibi açmı ilgiyle dinliyordu beni. dü üncemden caydırmadı beni. Sözlerimi bitirince: . . Herhangi bir ku kuya yol açmamak. Tanrı selamet versin. van gnatyiç'ten tanı ım olmasını dilemeye geldi imi açıkladım. dedi. nsanın bir yakınını bo azlaması ne demektir? Sorabilir miyim? Gerçi onu bo azlarsanız hiç de fena olmazdı. Ürkmü tüm.Ba üstüne. Pyotr Andreyiç! dedi. nasıl oldu bu? . tartı ma sona erdi. Pyotr Andreyeviç öfkelenmi ti önce. Fakat kaba imalarını benden ba ka anlayan olmadı. Fakat ne yalan söyleyeyim. sıkıcı sorularla kar ıla mamak için. Marya vanovna'yı her zamankinden daha sevimli buluyordum. bir sürü dil döktüm. Barı ın kötüsü kavganın iyisine ye dir.. tanık olmadan da i imizi görürüz. Diledi inizi yapın. benim durumumda olan herkesin hemen hemen her zaman sahip olmakla övündü ü o so ukkanlılı ı elde edemiyordum bir türlü. van Kuzmiç'e. diye kar ılık verdim. Komutanın karısının buyru uyla. en. sorabilir miyim? Ben düelloda tanı ın görevini yarım yamalak anlatmaya çalı tım ya.

u erkekler ne tuhaf! Bir hafta sonra kesinkes unutacakları bir söz için. van Kuzmiç evde yoktu. Bu ürküttü beni. van Kuzmiç neye karar verece ini bilemiyordu. Marya vanovna sapsarı kesilmi ti. Tören adımları atarak bizi a ılası bir tantanayla götüren van gnatyiç'in ardı sıra kaleye yollandık. ha öyle. Tanrıdan özür dileyip.Bana eref sözü verdi inizi unutarak gidip komutana her eyi söylemeye utanmadınız mı? dedim. olayın böyle sonuçlanmasına çok ükür. kızardı. insanların kar ısında pi manlık getirsinler.Çünkü evlenmek istedi benimle. Vasilisa Yegorovna do ru söylüyor. Üniformalarımızı çıkardık.. ba kalarının mutluluklarını da feda etmeye hazırdırlar.. Az sonra göründü. elimizi çabuk tutalım. van Kuzmiç'e bırakın bunu. Ho ça kalın! Hiçbir ey olmamı casına ayrıldık. dedim. Ordu tüzü ünce düello yasaklanmı tır. . Küstahlı ınızı kanınızla ödeyeceksiniz. Marya vanovna vabrin'le çeki memiz yüzünden nasıl tedirgin oldu unu anlatıyordu tatlılıkla: . ayya kimseler oldu una de indi. anacı ım! Nedir bu? Nasıl olur? Nereden çıktı? Kalemizde cana kıyıcılık mı tasarlanıyor? van Kuzmiç. komutanın karısı yatı tı ve zorla öpü türdü bizi. Vasilisa Yegorovna ev i leriyle u ra ıyordu. Vasilisa Yegorovna kar ıladı bizi. Alçak sesle konu maya ba ladık. van gnatyiç kapıyı açtı.Hiç ku kusuz. Vasilisa Yegorovna her eyi söke söke ö rendi benden. gösteri li bir tavırla: . nsanı görev yapmaktan alıkoyan. yalnız kendi hayatlarını de il.Duydun mu? diyordu.Nereden anladınız bunu? . diye kar ılık verdi. Ya sen? Sana ne oluyor? Sen de mi onun yoluna girdin? van Kuzmiç. bir ot yı ınının arkasından van gnatyiç çıkıverdi. . dedi. Hiç ku ku yok. Papaz Gerasim'e söyle. dedi. Onun i idir. Utanmıyor musun? Aleksey vaniç'e diyece im yok: Onu zaten adam öldürdü diye çıkardılar muhafız birli inden. .Sözümona barı mı olarak ayrıldık oradan. Andrey vaniç suçludur. Ayrıca. O kadar alaycı ki! Aleksey vaniç'i sevmiyorum ben.Her an üstümüze gelebilirler.. Ertesi gün kararla tırılan saatte ot yı ınlarının arkasında durmu dü manın gelmesini bekliyordum. Fakat tuhaf ey. Komutanın evine döndüm. Onun yüce Tanrı'ya inandı ı yok. Kanım hiç ısınmadı ona.Bu i böyle bitmez. Yüzba ının karısı: . . kavgayı sizin çıkarmadı ınıza eminim. Fakat sanırım bir süre gözaltında tutacaklar bizi. eve gelip kılıcımın ucunu gözden geçirdim. arada bir: . vabrin'in orada bulunu u sinirlerimi alt üst ediyordu. hiçbir iyi eye götürmeyen iir yazma i inden el çekmemi ö ütledi.. Ona sert bir tavırla: . yüklü e götürdü. diye kar ılık verdi.Size büyük saygım vardır. onun da benden ho lanmamasını hiç istemezdim.Aman azizim! diye kar ı çıktı. kılıçlarımızı çektik. Pala ka. Elimde olmaksızın gülümsedim. . bo azlanmaya. Yüzba ının karısına so uk bir tavırla: . verin. . vabrin'le yalnız kaldık. Te men: . vabrin ciddiyetini bozmuyordu. iflah olmaz. Acaba karıyla koca. yüklü e götür bu kılıçları. Komutanın evine girdik.. Katıksız hapis ver de akıllarını ba larına dev irsinler. Fakat bizi yargılamaya hakkınız olmadı ını belirtmemek elimde de il. ster istemez boyun e dik. Çok geçmeden komutanla ve ailesiyle vedala tım. .Getirdim. ve komutana duyurmadan kendi yürüttü i i. Fakat ben. o da ayrıca versin cezalarını. kısa kollu kaftanlarımızla kaldık. . verin. diye seslendi. diye kar ılık verdi. Askerler çevremizde sıralandılar. tek bir beden de il midir? van Kuzmiç! Esnemenin sırası mı? Hemen ayrı ayrı yerlere tık unları. Savelyiç'e beni sabahleyin saat yedide uyandırmasını emrederek çekildim. her zamanki gibi Marya vanovna'nın yanına oturdum. hemen hapse at bunları! Pyotr Andreyiç! Aleksey vaniç! Verin bakayım kılıçlarınızı. kafasını sallayarak karısının her dedi ini onaylıyor.Evlenmek istedi ha! Peki ne zaman? . Bunu söyleyip evine saptı. Pala ka bu arada kılıçlarımızı aldı. Fırtına yava yava dindi.. Tam o sırada.Bilmem.Bu sonuca nereden varıyorsunuz Marya vanovna? . Kale komutanına götürece ini bildirdi bizi. Pyotr Andreyiç! Senden beklemezdim bunu. Pala ka kılıçlarımızı verdi. yanında be askerle birlikte.van Kuzmiç'e bir ey söylediysem gözüm çıksın. van gnatyiç de yanımızdaydı. tek bir ruh. Birkaç gün yalancıktan uzla mı görünmek zorundayız.Kılıçlarla dövü ece inizi i itince donakaldım. ho lanmıyor mu? Marya vanovna kekeledi. Peki bu konuda dü ünceniz nedir Marya vanovna? Sizden ho lanıyor mu.adamların yoldan çıkmı .Ah.Ho landı ını sanıyorum.

karyolada yatıyordum.Geçen yıl. Uzun süre zarar veremedik birbirimize. Be gündür komada. Bitkindir daha. bana do ru ko uyor. Hayır.Fakat siz kabul etmediniz bunu? . Kapıyı sessizce kapayıp çıktı. . Savelyiç keçi yolundan a a ı. güzel kız! Böyle çiçe in burnunda kocaya varma Anana babana danı bir kere Anana.. Çok ükür. üzerime e ildi: . tasarlanmı bir iftira olduklarını anlayınca. Kaba. öyle bir baktım. Savelyiç'e bazı sorular sormak istedim. kılıcımı ku anıp çıktım. Kafam arı kovanı gibi u ulduyordu.. dü tüm. diye kar ılık verdi. Tam bu sırada adımın ünlendi ini i ittim. Marya vanovya yata a yakla tı. dönemiyordum. yakı ıksız bir aka de il de. . kalemimin ucunu kemirerek uyak ararken. vabrin bu kadar tehlikeli bir hasımla kar ıla aca ını beklemiyordu besbelli. Birisi.. O sırada kapı gıcırdadı. dedi. Ama kilisede.. ne olup bitti ini anımsayamadım. varlıklı bir insan. Siz misiniz Marya vanovna? söyleyin! Daha fazla konu maya gücüm yetmedi. gö sümle omzumu sıkıca saran bir sargıyı özenle çözüyordu. kendimden geçtim. iki gözüm! Ödümü kopardın! Dile kolay.Nasılsınız? Kendinizi nasıl hissediyorsunuz. Pyotr Andreyeviç.. olamaz bu! sterse dünyayı versinler! Marya vanovna'nın anlattıkları gözlerimi açmı tı. çeyiz topla Halk türküsü Benden iyisine dü ersen beni unutursun Benden kötüsüne dü ersen beni ararsın Halk türküsü Ayılınca bir süre kendime gelemedim. herkesin gözü önünde onunla öpü ece imi dü ündükçe. vabrin daha ustaydı benden. Güçlükle: . Sessizce yürüdük. Bana: . sa omuzumun biraz a a ısına iddetli bir kılıç darbesi indi.. vabrin benim küçük pencereyi tıkırdattı. Bizi gözetleyen yok. Kar ılıklı e ilimimizi sezmi . Marya vanovna beni ziyaret ediyordu.Neredeyim? Kim var orada. bizi birbirimizden ayırmaya çalı ıyordu demek. Ertesi gün bir a k iiri yazmaya oturmu .Niçin erteleyelim i imizi? dedi. 5 A K Ah sen. Kalemi bıraktım. Bunlardan hiç ku kum yok. elinde bir mum. Sonra.Kendine geldi. Sonunda vabrin'in gerilemeye ba ladı ını sezerek daha bir canlılıkla saldırıya geçtim ve ırma ın ucuna kadar sıkı tırdım onu. Düelloyu anımsadım ve yaralı oldu umu anladım.. babana. Fakat ihtiyar ba ını salladı. Aleksey vaniç akıllı. Dik bir keçi yolundan inerek tam ırma ın kıyısında durduk. kendine geldi.Onunla çok konu ma Savelyiç. Dönmek istiyor. Tanrım! Hey. Orada kimse engel olmaz bize. Büyük bir bitkinlik içindeydim. Dü üncelerim yava yava açıklık kazandı. be gün. tartı mamıza yol açan sözler daha i renç göründüler bana. Ama ben daha güçlü. Savelyiç derin bir oh çekti. vabrin'in ondan niçin hep zehir gibi bir dille söz etti ini anlıyordum imdi. Aynı anda gö süme. Pek çok ey aydınlanmı tı kafamda. daha gözüpektim. yi bir aileden geliyor. diye kar ılık verdim. Sustum. Irmak kıyısına gidelim. Savelyiç duruyordu. Siz gelmeden iki ay önce. dedi.Nasıl? Nasıl oldu? Savelyiç içini çekerek: . Marya vanovna sözünü kesti ihtiyarın: . Bu kötü dilli küstah adamı cezalandırmak iste i daha da kabardı içimde. Yabancısı oldu um bir odada. Uygun bir fırsat kollamaya ba ladım. Yüzü sevinçle aydınlandı. diye tekrarlayıp duruyordu.Çok ükür.Hep aynı.Gördü ünüz gibi. . Kar ımda. akrabalara Aklını ba ına dev ir güzel kız Aklını ba ına dev ir. Demek komutanın evindeydim. genç kız. Bitkin bir sesle: . bir zamanlar askerlik yapmı Monsieur Beaupré'nin verdi i eskrim derslerinden yararlanıyordum. Kılıçlarımızı çektik. iyiyim. Beni ta içimden titreten bir fısıltı i ittim: . Çok bekledim. diyebildim.

Elini yakaladım. Tenime bir kor dü tü sandım. . yanına gelmeye. Çünkü mektupları bana hep annem yazar. Titredi. vabrin yanıma geldi. Düello etti ini. Mutluluk canlandırmı tı beni.Allah a kına sakin olun. Pyotr Andreyiç! Seni hapse atmam gerekirdi ya. Aleksey vaniç'e gelince.kulaklarını tıkadı. fazla konu an berberlerden de ildi. annesiyle babasının. mutlulu umuzu onaylayacaklarını önceden biliyorduk. mektubumun kar ılı ını bekliyordum. ne Marya vanovna duygularımızı onlardan gizlemeye çalı mıyor. yi yürekli komutan. yarım kalmı a k ilanına yeniden giri tim. Orenburg iline ba lı Belogorsk kalesinde.'' Yazının biçiminden mektupta yazılı olanlara ili kin bir eyler çıkarmaya çalı ıyordum. duydu u acıdan hasta dü tü. karısının da onayıyla. Yaranız her an açılabilir. Ma a geri çekmedi elini ve ansızın. haksız oldu u kadar yakı ıksız bir davranı olarak da görünüyordu bana. Kavgamızı da. fakat babama da elden geldi ince dokunaklı bir mektup yazarak babalık onayını istemekten geri kalmadım. O an benli imi kaplayan tatlı duyguyu anlatamam. Tehlike geçmedi daha. Andrey Karloviç'e tezelden mektup yazacak. Mektubu titreyen ellerimle yakaladım. Komutanlar. Marya vanovna ba ucumdan ayrılmıyordu. Pek umutlanmadan. ailece benim için ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Melek sesiyle selamladı beni. dünya görü ünü bildi im için. fırına tıktım onu. diye ekledi. Bereket versin. seni Belogorsk Kalesi'nden almasını. aramızda geçenler için derin bir üzüntü duydu unu bildirdi. tatlı Marya vanovna. üzerine e ildim onun. van Kuzmiç beni düello nedeniyle azarlarken öyle demi ti: . Sonunda onu açmaya karar verdim ve daha ilk satırlara göz gezdirir gezdirmez her eyin alt üst oldu unu anladım. ftirasını. o da bana kar ı kayıtsız olmadı ını. incinmi bir onurun. Davranı ını onaylamak niyetinde olmadı ım gibi. anayurt savunması için verilen kılıcı ta ımaya henüz layık olmadı ını gösterdin. Mutlulu um yüre imde dü manca duygular beslememi engelledi. yaptı ına pi man olsun. Bir süre sonra sa lı ıma tümüyle kavu up kendi evime ta ındım. sa lam yapım. Fakat babamın huyunu. geri çevrilmi bir a kın üzüntüsüne ba ladım. dudakları yanaklarıma de di! Kızgın taze öpücü ünü hissettim onların. Ola anüstü bir durumla kar ı kar ıya oldu umu anlamı tım. Zarfın üstündeki yazı babamındı. Babamın hiç gözünü kırpmadan kullandı ı a ır sözler derin bir biçimde onurumu yaralamı tı. Kendinizi benim için koruyun hiç de ilse. cezanı zaten çektin. Marya vanovna bu kez daha sabırla dinledi beni. yile tikten sonraki ilk günlerde vabrin'le barı tım. Yazdı ım mektubu Marya vanovna'ya gösterdim. seni do ru yola getirmesi için Tanrı'ya yalvarıyorum. O. dedim. bütün varlı ımı dolduruyordu. Üzüntü içinde gözlerimi kapadım. fakat onun yerine Marya vanovna çıktı kar ıma. onun eliyle aldı ım yarayı da ba ı ladım. Hiç nazlanmadan. vabrin'i serbest bırakmalarını diledim. . Gençli in ve a kın tüm içtenli iyle pembe dü ler görmeye ba ladı. Kılıcına da Vasilisa Yegorovna el koydu. Hele Belogorsk Kalesi'nden bir ba ka yere atanmayı . Mektup öyleydi: ''O lum Pyotr! Mironov kızı Marya vanovna'yla nikâhlanmak için baba onayı istedi in mektubu bu ayın 15'inde aldık. Bunu söyleyip odadan çıktı. a kımı pek fazla umursamayaca ını. seviyor beni! Bu dü ünce. Onu o kadar inandırıcı. Co kudan sarho olmu gibiydim. Suçu tümüyle üstlendi ve geçmi i unutmamı diledi benden. yatıyor imdi. oraya.Eh. Nedir bu yaptıkların? Yüce merhametine fazla umut ba lamayı göze almamakla birlikte. Neden sonra bir sabah. yaralandı ını i iten annen. karım ol. Savelyiç'in adını ünledim. o mutlulu u benden esirgeme.Sevgili Marya vanovna. olumlu yanıt alaca ımızdan ku kusu kalmadı artık. babam en alta birkaç satır eklerdi. kafandaki sersemli in geçece i uzak bir yere atamasını isteyece im. Baban A. üstündeki tumturaklı yazıyı okuyup duruyordum: ''O lum Pyotr Andreyeviç Grinyov'a. kendin gibi haytalarla düello etmek için de il. Ondan sonra hızla iyile meye ba ladım. senin annenle baban yönünden bir engel çıkmasın? Dü ünceye daldım. koskoca subay olmana bakmaksızın sana güzel bir ders vermeye hazırlandı ımı bilesin: Çünkü sen. az sonra derin bir uykuya daldım. benim olacak! O. lk uygun fırsatta. Bahtsız hasmımı içtenlikle ba ı ladım. Fakat teklifim onları a ırtmayacaktı. Zarfı açmayı bir türlü göze alamıyor. Annemden yana ku kum yoktu. elini çekerek: . vabrin'i hapisten çıkarmaya karar verdi. içimdeki kötü önsezileri bastırmaya çalı arak. Bunu içtenlikle Marya vanovna'ya itiraf ettim. dedi. kırıtmadan. Ne ben. onu genç bir adamın sersemli i olarak yorumlayaca ını seziyordum. Marya vanovna'dan söz ederkenki umursamazlı ı. Yaradılı tan kin tutmayı sevmem.Fakat iyi dü ün. iyile memi çabukla tırıyordu. o kadar duygulandırıcı buldu ki. Biraz yalnız kalıp dü ünsün de.'' Mektup çe itli duygular uyandırmı tı içimde. Uyanınca. Gençli im. duygulu göz ya larıyla ıslatarak.G. kızlarının mutlulu undan hiç ku ku yok sevinç duyacaklarını bildirdi. Kalede hekim olmadı ı için alay berberi tedavi ediyordu beni. Savelyiç bir mektupla girdi içeri. Vasilisa Yegorovna'yla kocasına bir ey söylememi tim daha.

bahtın açık olsun Pyotr Andreyiç. Düzeldi ini yazıyorlar. toy bir çocu a yardakçılık için. yumu ak kalplidir.. bey buyruklarını yerine getirmemekle . Hey yüce Tanrım! Öyleyse beyefendinin bana neler yazdı ını bir okuyuver.Yazgım böyleymi demek. Üstelik senin yaralanmana da ben yol açtım. Daha yanına yakla ırken: . o körolası mösyönündür. babayla o ulun arasını bulandırmak mı istiyorum. Betin benzin kül gibi olmu ! . nikâhlanalım. ihtiyar köpe i. diye tekrarlayıp duruyordu. dedi.. Elden ne gelir Pyotr Andreyiç? Hiç de ilse siz mutlu olun. Özür diledim.'' Savelyiç'in haklılı ı. zamanla babamın da yumu ayaca ına eminim. Onun ardı sıra odaya girmek istediysem de. diye kar ılık verdi.. tedavisinin iyi yapılıp yapılmadı ını özellikle bildir. bir ba kasını seversen. bey buyru unu böyle mi yerine getirirsin? Gerçe i ört bas etti in.. olamaz bu. dedim. Onların onayını alalım. Fakat Savelyiç de ilse kimdi beni babama jurnalleyen? General mi? Görünü e göre onun beni umursadı ı yoktu pek. çimde büyük bir öfkenin kabardı ını hissediyordum. Bu sözleri söylerken gözya ları bo anıverdi.. düelloyu yukarıya iletmeyi gerekli bulmamı tı. Pyotr Andreyiç. öyle mi? Yok.Hayır. diye haykırdım.Ne oldu sana böyle. yiliksever babamız! Lütfen göndermi oldu unuz mektubunuzu aldım. Daracık odamı bir a a ı bir yukarı ar ınladım. efendim. ben domuz çobanı. Aklıma bir sürü olasılık geliyor. sen de mutlu olamazsın.. Fakat ihtiyarcık bir türlü avunamıyordu. . Yakınlarınız aralarında istemiyorlar beni. Hakkımda jurnaller düzenlemeni kim istedi senden? Yoksa bunun için gizli buyruk mu aldın? Savelyiç artık gözya larını tutamayarak: .Senin yüzünden yaralanı ım bir ay ecelle pençele memi yeterli bulmamı a benziyorsun.. kulunuzu. Sanki çarpıp tepinmekle elin kötüsünden korunacaksın! Mösyö tutup. titreyen bir sesle: . Bu yazdıklarımı okur okumaz bana hemen onun sa lık durumunu bildirmeni emrediyorum.. Demir i leri birbirine çarpıp tepinmeyi ondan ö rendin.Hayır. ko arak ayrıldı yanımdan. Beni jurnallemekten bir onun çıkarı vardı. dedi. Bunu söyleyip bir mektup çıkardı cebinden. korkunç bir sesle: . Tanrının istemine boyun e elim. ne demek istiyorsunuz? Yaralanmanız benim yüzümden oldu ha? Kendi gö sümü siper ederek seni Aleksey vaniç'in kılıcından kurtarmaya ko tu umu Tanrı biliyor! Kör olası ihtiyarlık aman vermedi. Yazılı bir kâ ıt uzatarak: .) Sararma sırası ona gelmi ti. Savelyiç. htiyar lalamın kar ısında durdum.Her ey bitti. Merdiven ba ında kar ıladı beni. Gidip seninkilerin ayaklarına kapanalım. ben ikiniz için de dua edece im. Kendi halinde. diye inledi. ihtiyar köpek! Verdi im sıkı buyruklara aldırmayıp. Düelloyu annemle babama duyuran ki inin Savelyiç oldu undan ku kum yoktu. o. Haylazlıklarını yabancılar duyurmak zorunda kaldılar. Onlar bunu istemedikçe. Her eyi oldu u gibi Marya vanovna'ya bildirmeye gittim.Daha ne yapacaksın. Savelyiç birden bire dü üncelerimden ayırdı beni. Annemi de öldürmek istedi in anla ılıyor. gör! Kâ ıdı aldım. Her eyde Tanrı'nın dedi i olur! Bize gerekli olan eyi o bizden daha iyi bilir.dü ündükçe. hiçbirinde karar kılamıyordum. Peki. dedi. iki gözüm Pyotr Andreyiç.Ben ha? Hakkında jurnaller düzenlemi im ha. Mektup sözcü ü sözcü üne öyleydi: ''Devletli Andrey Petroviç. do ru mu? Yarasının nerede oldu unu. ku kularımla ve çıkı ımla onu bo yere incitti im ortadaydı. kibirli kimseler de illerdir. dedi. Fakat en çok annemin hastalı ı üzmü tü beni. kendimde olmadı ımı hissederek eve döndüm. Sen görevini. Annem bizden yana çıkacaktır.nsaf edin efendim. (Ve babamın mektubunu uzattım ona.. domuz çobanı yapaca ım. katı yürekli. Sen beni sevdikten sonra ben her eye hazırım. Efendimin jurnalcısı mıyım. o lum Pyotr Andreyeviç'in davranı larını bildirmedin bana. Seni nasıl jurnalledi imi göreceksin. bo yere para harcamak çok gerekliydi de!. Oturmu kara kara dü ünürken.. seni.Oku. Efendilerimizden görmedi imiz bir bu lütuf kalmı tı! Ben ihtiyar köpek. diye kar ılık verdim. Ma a: .Me er bugünleri de görecekmi iz. Günün birinde kendine yeni bir yavuklu bulursan. Beni. deh ete dü üyordum. Ku kularım vabrin üzerinde toplanıyordu. sade insanlardır onlar. gözya ları neredeyse bo anıverecekmi gibi: . annene ne yapmı ım? . Ellerine sarıldım: . onu öyle bir süzüp. van Kuzmiç'e gelince. Böylelikle kaleden uzakla tırılabilir. dedim. yüzba ının ailesiyle ili kilerim kesilebilirdi. Annenle babanın onayı olmadan varamam sana. u a a ıdaki satırları okudum: ''Utan. Mektubu okuyup bitirdikten sonra titreyen bir elle geri verdi. Suç benim de il. Savelyiç'in babama yanıtıydı bu..

Do rusu. Buna kar ılık ne Vasilisa Yegorovna. Gelgelelim yörede can ve mal güvenli ini korumakla görevli Yayık Kazaklarının kendileri bir süredir kaygı verici. edebiyata olan ilgimi de yitirdim. bey buyruklarını her zaman dinlemi .Sayın subaylar. Komutanlar. vabrin. Fakat gitgide çekilmez olmaya ba lamı tı. cebinden bir kâ ıt çıkararak öyle dedi: . Kitap okumaya. 1772 yılında Kazak ba kentinde bir ayaklanma patladı. vabrin'le pek seyrek kar ıla ıyor. bir ya da bir buçuk santim derinli inde bir yara almı tı. sakıncalı yurtta lar olmu lardı hükümet için. önemli bir haber aldık! Generalin yazdıklarını dinleyin imdi: Gözlü ünü taktı ve unları okudu: ''Belogorsk Kalesi komutanı . sizin sadık kulunuz. karanlık bir umursamazlı a gömüldüm. orada ayakta duran çavu un dı ında herkesi oturttu. Pyotr Andreyeviç. Onun bana kar ı gizli bir dü manlık besledi ini seziyor. çim karardıkça kararıyor. Disiplini sa lamak için oraya gönderilen kıdemli general Traubenberg'in aldı ı sert önlemler yol açmı tı bu ayaklanmaya. Çok ükür sa lı ına kavu mu bulunmaktadır. Gerekli sayılan bölgelere kaleler kurulmu . söylendi ine göre çok ho nutlarmı ondan. Onun sa lı ı için Tanrı'ya dua edece im. yeniden karı ıklık çıkarmak için fırsat kollayan kurnaz asilerin görünü teki pi manlıklarına komutanlı ın inandı ı yoktu pek. yönetimde ba ına buyruk bir de i iklik yapıldı. yasalı ve uygar bir hayata alı kın olmayı ları. Vasilisa Yegorovna'nın öz o lu gibidir. ne zaman kar ıla sak bir fırsatını bulup uzakla ıyordu yanımdan. van gnatyic ve Kazak çavu u da oradaydılar. gerilikleri ve zalimlikleri. Bu yalnızlık içinde a kım büsbütün alevleniyor. ya da öyle görünüyordu imdilerde.'' htiyarcı ın yazdıklarını okurken birkaç kez gülmekten kendimi alamadım. Ben Belogorsk Kalesi'ne gelmezden az önce olmu tu bunlar. Hemen kalkıp gittim. gelip komutanın beni ça ırdı ını söylediler. imdi hikâyeye dönüyorum: Bir ak amüstü (1773 yılı Ekim ba larıydı bu) sonbahar rüzgârının u ultusunu dinleyerek ve penceremden ayın çevresinde ko u up duran bulutlara bakarak tek ba ıma evde oturuyorken. van Kuzmiç'le görevimiz gerektirdikçe görü üyorduk. sa omzunun altından. hayatımın gidi i üzerinde önemli etkiler yaptı. bu da ku kularımı do ruluyordu. Traubenberg barbarca öldürüldü. Kendisini ırmak kıyısından komutanın evine ta ıdık ve burada berber Stepen Karamonov tarafından tedavi edildi. ihtiyar köpek de il. Kapıyı sürgüledi. kulak verin Biz ya lıların anlatacaklarını dinleyin Bir türküden Tanı ı oldu um tuhaf olayları anlatmaya geçmeden önce 1773 yılı sonlarında Orenburg ilinin durumu üzerinde birkaç söz söylemek zorundayım. Yayık kıyılarının en eski sahipleri olan Kazaklar yerle tirilmi ti buralara. istemeye istemeye selamlıyorduk birbirimizi. Ben babama mektup yazacak durumda de ildim. ne de Marya vanovna vardı odada. tam gö sünün üstündeki kemikçikten. Annemi yatı tırmak için de Savelyiç'in mektubunu yeterli buldum. aklımı kaçırmaktan ya da kendimi haytalı a vurmaktan korkuyordum. Ansızın güçlü ve hayırlı bir sarsıntı yarattı ruhumda. Fakat ayak diredi imi görünce. gizli gizli kin besleyen. 6 PUGAÇEV AYAKLANMASI Delikanlılar. azarlamak lütfunda bulunuyorsunuz. buyruklarınız kar ısında boynum kıldan incedir. imdi hanımefendinin. Pyotr Andreyeviç'in yaralandı ını sizi üzmemek için yazmamı tım. Rus Çarlarının egemenli ini kısa bir süre önce kabul eden bir sürü yarı vah i oymak ya ıyordu bu geni ve zengin ilin çevresinde. kide bir ba kaldırmaları. gitgide daha dayanılmaz oluyordu. Kölece selamlarımı iletirim. Yava yava tek ba ıma evde oturmaya alı tım. Bana domuz güttürece inizi yazmak lütfunda bulunmu sunuz. Fakat tam o sırada ortaya çıkan beklenmedik olaylar. size her zaman canla ba la hizmet ederek saçımı sakalımı a artmı ımdır.suçluyor. Sadık u a ınız Arhip Savelyev. tökezler. O günden sonra durumum de i ti. annemiz Avdotya Vasilyevna'nın. Komutan kaygılı bir tavırla kar ılık verdi selamıma. i sizlikle beslenen. Marya vanovna benimle hemen hemen hiç konu muyor. Komutanın evinden so umaya ba lamı tım. onları dizgin altında tutabilmek için hükümetin sürekli bir gözetimini gerektiriyordu. Fakat az sonra top gülleleri ve insafsız cezalarla ayaklanma bastırıldı. kaygıdan yata a dü tü ünü ö renmi bulunuyorum. en ve esendir. üstelemedi. Yalnızlıkla. Vasilisa Yegorovna ilkin birkaç kez sitem etti. Fakat ben. Ortalık yatı mı a benziyor. Ba ına böyle bir i geldi diye de kınamamalı delikanlıyı: At bile dört ayaklı olmasına ra men.

anacı ım! diye kar ılık verdi. diye sordu. Haberleri duydun de il mi? Peki ne olacak imdi? van gnatyiç: .Ne dersin. birkaç kaleyi ele geçirerek yakıp yıkmı . imdilik önemli bir ey görmüyorum ben. Bocaladı. dile kolay. kendisini merhum çarımız III. kamı . dedi.Gerekli önlemleri almak. görevle ilgili böyle bir sırrı dünyada açmazdı ona. Kazaklarına göz kulak ol. vabrin'e: . saldırı halinde de kale kapılarını kapattırıp askerlerinizin ba ına geçin. van Kuzmiç. O zaman van gnatyiç bo bo azlık etti ini anlayıp. . sanı ın dikkatini da ıtmak için. gözlü ünü çıkardı. Sonra bir süre sustu. ıslıkla bir Fransız aryasına ba ladı.Öyleyse Pala ka'yı yüklü e kapatmak da neyin nesi. sözü. yonga. Fakat ok yaydan çıkmı tı bir kere. birbirini tutmaz eyler mırıldandı. van Kuzmiç. Petro olarak tanıtmak küstahlı ında bulunup bir haydut çetesi toplamı . Kocası tarafından aldatıldı ını anlayıp bir soru ya muruna tuttu onu. ittiklerimizi konu arak. Fakat e er. cinayetler i lemi tir. alınma ama Kazaklardan pek umut yok. diye sordum. Yayık köylerinde ayaklanmalar çıkarmı . (Çavu gülümsedi. Kalede hiç kimse imdiden ö renmemeli bunu. sertçe seslendi van gnatyiç'e. bunun nasıl bir felakete yol açabilece ini dü ünsene! Subayları toplayıp. van Kuzmiç yalnız kalınca hemen bize haber salmı .Aman Yarabbim! dedi. topu çocukların soktu u paçavra. bocalamadan yanıtladı meraklı hayat arkada ının sorularını: . Bizim elimizdeyse. van gnatyiç'e rastladı. Vasilisa Yegorovna papazın karısından hiçbir ey ö renemeden eve döndü.) Fakat emir emirdir. Kırgızlardan bir saldırı mı bekleniyor yoksa? Fakat van Kuzmiç bu gibi saçmalıkları niye gizlesin benden? Kadınlık merakını inadına kızı tıran sırrı ö renmeye kesin olarak karar verip. van Kuzmiç'in ö üdüyle Ma a'yı da yanına almı tı. iyice temizleyin. bu mesajı alır almaz.'' Komutan. kimseye söylemiyormu bunları. Ertesi gün sabah ayininden dönerken. adı geçen haydut ve düzmece çarı püskürtmek için gerekli önlemleri almanızı. soru turmaya ilgisiz sorularla ba layan bir yargıç gibi. Tek gözlü te men. bu soruyu beklemiyordu i te. Hiç renk vermeden. . Pala ka'nın kilit altında tutuldu unu ö rendi.Gizlidir Don Kazaklarından olup geçenlerde hapisten kaçan Yamelyan Pugaçev adındaki bozguncu. Maksimiç.Yüzba ı Mironov'a. Fakat bütün gece uyku girmedi gözüne. diye kar ılık verdi. Vasilisa yegorovna: . Nasıl sonuçlanacak bu i ? . kadınların bundan böyle sobalarında saman yerine çalı çırpı. evde yalnız kalıp canı sıkılmasın diye. biz gelene kadar niçin orada kaldı bakayım? van Kuzmiç. dilini ısırdı. Fakat van Kuzmiç hazırdı bu saldırıya. bozkırda yayılan ine ini haydutlar ele geçirmesin diye söylemi ti bunu. topu da temizledim. ekonomik i ler konusunda birkaç uyarıda bulundu. kâ ıdı katlayarak: . Haydutun güçlü oldu u anla ılıyor. Ona da. Vasilisa Yegorovna.Ya. lkin. derin derin içini çekti. buyruklarını verdikten sonra serbest bıraktı bizi. Sen.Tanrı bilir. Kazakları saymazsak. Yoklu unda van Kuzmiç'in toplantı düzenledi ini. her yerde ya malar yapmı . Komutanın karısı: . bakalım. topu topu yüz otuz adam var. Tanrı'nın izniyle hakkından geliriz o Pugaçev domuzunun! Komutanın karısı: -Pugaçev de kim? diye sordu. Ne kadar sakındıysak da haberin kaleye yayılmasını önleyemedik. karısına duydu u büyük saygıya ra men. buyru unuzda bulunan kaleye saldırması halinde de kendisini tümüyle yok etmenizi rica ederim. ustaca bir oyunla ba ından savmı tı Vasilisa Yegorovna'yı: sözde. Vasilisa Yegorovna kocasının bir dolap çevirdi ini anladıysa da bu gibi durumlarda ondan bir ey koparamayaca ını bildi inden sorularına son verdi. Maksimiç. Generalin mesajını alır almaz.Biliyor musun anacı ım. sobalarında saman yakmak esmi . Zavallı kız. Orenburg'dan çok ilgi çekici haberler almı da. En önemlisi de bu konuda a zınızı sıkı tutmanızdır. Sözünü tamamlayacak yerde. duyduklarını kimseye anlatmayaca ına söz verip her eyi bülbül gibi söyletti ona.Bu sava hazırlıkları da ne ola ki? diye dü ündü. subay efendiler! Görevlerinizi bilin. Komutanın karısı verdi i sözü gerçekten de tuttu: papazın karısı dı ında kimseye bir ey söylemedi. Topu gözden geçirin. Kocasının kendisinden gizledi i eyin ne olabilece ini dü ündü durdu.. ba ını sallayarak: . bizim kadınların aklına. Vasilisa Yegorovna bunu duyar da evde kalır mı? Hemen papazın karısına konuk gitmeye hazırlanmı . Tanrı büyüktür: Yeterli sayıda askerimiz var. papaz Gerasim. Akuline Pamfilovna'nın çok güzel bir yöntemle hazırladı ı hıyar tur usuna getirdi.. konu ulanları i itmesin diye Pala ka'yı da yüklü e kilitlemi ti. a ık ve bin türlü çerçöpten temizlemekle u ra ıyordu. çıkarken. Bundan ötürü sayın komutan. barut bol. kuru dal yakmaları konusunda kesin buyruk verdim. nöbetçi ve gece devriyesi çıkarın. dedi.

van Kuzmiç. komutanlara da. En kısa zamanda kalemize gelmek niyetinde oldu unu bildiren haydut. ne yargıçların. diye kar ılık verdi karısı. . Yoksa çı lıkları i itip korkar. van gnatyiç. olmaması gerekir. Fakat o kadar açık yürekli ve dürüst bir insandı ki. gitmene gerek yok. . yoksa idam edilecekleri tehdidini savuruyordu. Komutanın buyru unu uygulayan van gnatyiç. bana ambarın anahtarını ver. kar ı koymamalarını ö ütlüyor. bunun gibi. ki gün sonra dönen çavu . haydut bir sürü kale ele geçirmi . Cahil insanlar üzerinde tehlikeli bir etki yaratabilirdi. vabrin: . onu ortadan kaldıran hayırlı yasa. senin yanında da konu uruz. Sokaklarda öbek öbek toplanıyorlar. ilk yönteminden ba kası gelmedi aklına: . Birkaç dakika sonra alınıp sofaya getirildi. fakat. onun gerçekten suçlu oldu unu göstermeye yeterli bir kanıt sayılıyordu. Bu adamı hiçbir zaman unutmayaca ım. Komutan. Bu de i iklik açık bir ho nutsuzluk yarattı Kazaklar arasında. Ne burnu. Yeni bir olay büsbütün artırdı komutanın tedirginli ini. Yetmi ya larında kadar gösteriyordu.Gerçekten güçlü oldu u anla ılıyor. peki dedi. bu barbarca yöntemin kalkmasından yakınan yargıçlar bulundu unu i itiyorum. Yazıyı yarı cahil bir Kaza ın kaleme aldı ı belliydi. tutsa ın içeriye alınmasını emretti. Söylentiler çe it çe itti. Hatta günümüzde bile. daha ileriye gitmeyi göze alamadı ından.. Hangi cesaretle böyle bir ey öneriyor bize? Onu kar ılamaya çıkacak. kendi aralarında usul usul bir eyler konu uyorlar. Bizim zamanımızdaysa onun gereklili inden kimsenin ku kusu yoktu. ota ına kadar ula abildi i ba bu un ona elini öptürüp kendisiyle uzun uzun konu tu unu anlatmı arkada larına.Az sonra herkes Pugaçev'den söz ediyordu. ne de sanıkların. Ona öyle bir bakmamla. bilinmeyen bir kuvvetin bu yana do ru ilerledi ini i itti ini bildirdi. papaz Gerasim'in kentten. komutana önemli bir haber getirdi. di e dokunur bir ey söyleyecek durumda de ildi. Vasilisa Yegorovna'yı uygun bir bahaneyle yine evden uzakla tırmak istedi. Bu yüzden hepimiz ola an kar ıladık komutanın buyru unu. deyip aya a kalktı.Dinle beni Vasilisa Yegorovna. ne kulakları vardı. Ça ıtlar sokulmu tu içlerine. Yeniden toplandık. Do rusu ya. Eski zaman yargılama yöntemi içinde i kence öylesine kökle mi ti ki. diye sözünü kesti komutanın. Kafası dipten kazınmı tı ve sakal yerine birkaç kırçıl tüy sarkıyordu çenesinden. van gnatyiç. uzun kalpa ını çıkararak kapının yanında durdu. kı la faresi! dendi ini kulaklarıyla i itmi ti. dedi. i kencenin. madem her eyi biliyorsun. Ba kırt. kom u köylerde ve kalelerde olup bitenleri ö renip gelmekle görevlendirdi çavu u. Ba kırtlardan da. baksanıza. çok ükür buraların düzenini sa ladı ımızı bilmiyor mu acaba? Acaba bu hayduda kulak asan komutanlar var mıdır? van Kuzmiç: .. Sa lıcakla kalın. Yulay'ın söyledi ine göre. ben de soru turma dinlemeye pek hevesli de ilim. bir süvari ya da bir kı la askeri gördüler mi da ılıveriyorlardı. uzun bir süre etkisiz kaldı. çavu .Gerçek gücünü imde ö reniriz. Ba kırtı almaya gitti. Karısı: . karısı da oradayken. ayaklarına sancaklar serecekmi iz! Seni ito lu it seni! Kırk yıldır namuzumuzla hizmet gördü ümüzü. sen kim. Sanı ın suçu üstlenmesi. Bununla birlikte. hemen o gün hapisten kaçtı. Kaba. tutuklusunu aynı gün sorguya çekmeyi dü ünüyordu ya.Dur van Kuzmiç. Vasilisa Yegorovna'nın kilidi altındaydı. Komutan: . Ba kırtı buraya getir. Pugaçev'in bildirisini okudu bize.Sanmam. dönü ünde. Hıristiyanlı a dönmü bir Kalmuk olan Yulay. Komutan. Adam ambarda. Sa lıklı bir hukuk kavrayı ına tam anlamıyla aykırı. dedi öksürerek. Komutan.Bak sen u dolandırıcıya! diye ba ırdı. Vasilisa Yegorovna: . diye dü üncesini belirtti. suçu üstlenmesi de suçlulu unun kanıtı olamaz.Bırak yalanı van Kuzmiç. bozkırda. Vasilisa Yegorovna: .Peki anacı ım. her halde arkada larının yardımıyla. Çünkü sanı ın suçu yadsıması nasıl onun suçsuzlu una kanıt olmazsa. fakat güçlü bir anlatımı vardı bildirinin. Vasilisa Yegorovna. diye kar ılık verdi. Kazakları ve askerleri çetesine ça ırıyor. kurnazlık yapmak kim? imdi ça ırt bakalım subaylarını. Yüksek sesle homurdanıyorlardı. çavu un anlattıkları uydurmaymı . Yulay da kamçıları alıp gelsin. Bu olay üzerine subayları yeniden toplantıya ça ırmayı dü ünen komutan.Hah öyle iki gözüm.Göreceksin sen. kaleden altmı verst ötede. Karga alık çıkarmak amacıyla bildiriler da ıtan bir Ba kırt yakalanmı tı. kendisine: . Komutan hemen hapse attı çavu u. Ma a'yı alıp bir yere götüreyim. kiyüzlü Kazak. Kaledeki Kazaklar arasında ola anüstü bir hareketlilik göze çarpıyordu. toplantı düzenlemek ve Yemelyan Pugaçev'den bensiz söz etmek istiyorsan bu kez hava alacaksın! van Kuzmiç falta ı gibi açtı gözlerini: . isyancıların yanına gitti ini. onun yerine Yulay'ı atadı. pek çok ate gördü ünü. temelsiz bir görü . tüylerimin diken diken oldu unu hissettim.

anacı ım. Çocukların eline dü mü bir hayvan gibi dört bir yana bakınıyordu. Çocuklar! u soytarının mintanını çıkarın da sırtını ok ayıverin biraz. van Kuzmiç'te konaklanmı tı. canilerin ula amayaca ı bir yere gönderin. syancılarla kozumuzu payla madan önce sizi daha uzak bir yere göndereyim mi. karısı üzerinde sözlerinin etkili oldu unu gören komutan. bo gözlerle bakıyordu komutana. Papaz Gerasim'in i çisi az önce oradan geldi. Genç adam! Bir gün bu yazdıklarım eline geçerse. söyle. Komutan: . soluk solu a. Demek zamanında kapanımıza bir kez daha dü mü sün ihtiyar kurt. Ama benim için bo una u ra ma. Komutana: . Yakla bakalım. Ba kırtı soymaya ba ladı. dedi.Yah i. Ta ıdı ı korkunç i aretlerden onun 1741 ayaklanmasına katılıp bu yüzden cezalandırılmı isyancılardan biri oldu unu anlayan komutan: . devam etti: . Baylar konu aca ımız ba ka eyler de var. Orenburg'a. yalvaran bir inilti çıkardı Ba kırt ve ba ını sallayarak a zını açtı: Dil yerine güdük bir et parçası kımıldıyordu orada. bir yere gitmem. Bak bakalım nasıl bülbül gibi konu turaca ım seni. (*) dedi. insan sevgisinin bu denli geli ip yayılmasına a madan edemiyorum. gözlerimle gördü üm bu olayı anımsadıkça. Nijneozernıy Kalesi yirmi be verst ötemizdeydi.. van Kuzmiç! dedim. bu konuda söylenecek söz yok. sustu. Bütün benli iyle sarsıldı ı belliydi. Surları da ta tandır. Ansızın Marya vanovna'nın ne olaca ı dü üncesi beynime bir ok gibi saplandı. Ma a'nın burada kalması do ru de il. Askerler tutsak edilmi . Kafan böyle dümdüz rendelendi ine göre. Hayatında belki de ilk kez. Bugün Çarımız Aleksandr'ın insancıl egemenli i altında ya arken. Vasilisa Yegorovna kekeledi.Felaket anacı ım. Fakat askerlerden biri adamı kucaklayıp omuzladı ında ve Yulay kamçıyı alıp tam vurmak için kolunu kaldırdı ında. ilk isyanın de il bu. Vasilisa Yegorovna.Peki. Yulay. ki ay kadar önce Orenburg'dan gelmi . sor bakalım sizin dilden. Nijneozernıy Kalesi'nin sessiz. Birlikte ya adık. Ma a'nın hali ne olur? .O zaman. en köklü de i ikliklerin. yok. Yol henüz tehlikeli de ilse.Peki. ancak ahlâkların düzelmesi yoluyla. Bu ne hal? Vasilisa Yegorovna: .ittin. ama kaleyi ele geçirecek olurlarsa ba ına gelecekleri dü ün. hiçbir zorlayıcı sarsıntı olmadan gerçekle enler oldu unu unutma. Kur unların ula amayaca ı bir kale var mıdır? Belogorsk niye güvenilir olmasınmı ? Çok ükür yirmi iki yıldır ya ıyoruz burada. kanımızın son damlasına kadar kaleyi savunmamızı emrediyor. Haydutların kaleyi nasıl ele geçirdiklerini görmü . anacı ım. Fakat Ba kırt ona da aynı bo gözlerle baktı ve çıt çıkmadı a zından. Zavallının yüzünde kaygılı bir anlam belirmi ti.. Caniler göz açıp kapayıncaya kadar burada olacaklar. Tam durumu gözden geçirmeye ba lamı ken. Birkaç saat içinde Pugaçev'in bize de saldırmasını beklemek gerekiyordu. caniler kaleyi daha önce ele geçirirlerse.Ne oldu sana? diye sordu. Karısı: . Yulay. felaket! diye inledi. Fakat kadınların güvenli ini dü ünmek zorundayız.Kısa boylu. ne dersin? Vasilisa Yegorovna: . dedi. van Kuzmiç'in sorusunu Tatarca tekrarladı. Nijneozernıy Kalesi bu sabah dü mü . Ma a'yı gönderelim. Komutan a ırarak: . e itimin hızla elde etti i ba arılara. Bu beklenmedik haber allak bullak etmi ti beni.Peki.Dinleyin. i ini iyi gör ha! ki asker.Saçma! diye kar ılık verdi. Kırgızını da gördük. Komutan: . Bu ya tan sonra senden ayrılmak. Fakat Ma a ne olacak? Destek gelene kadar dayanırsak ne âlâ. Görevimiz. Orada yeterince asker ve top var. yabancı topraklarda yalnız bir mezar aramak gerekmez bana. sen buraya güveniyorsan kal. dedi. cılız.Yok. Fakat çekik gözleri hâlâ çakmak çakmak yanıyordu. vaftiz anasına gönderelim onu. peki. Ba kırtı ambara götür. kamburca bir adamdı. en yararlı. kim gönderdi seni? htiyar Ba kırt susuyor. alçakgönüllü bir delikanlı olan komutanını tanıyordum. Sana da onunla birlikte gitmeni ö ütlerim. ansızın.Niye susuyorsun? diye sürdürdü sözlerini.. van Kuzmiç karısına dönerek: . güçsüz. van Kuzmiç: . daha güvenli. Komutanı ve bütün subayları asmı lar. Pugaçev'e niye dayanmayalım? van Kuzmiç: . Gerçi ya lısın. allak bullak olmu bir yüzle Vasilisa Yegorovna girdi içeri. Ba kırtını da. birlikte .Bak hele! dedi. ondan bir ey ö renemeyece imiz anla ıldı. dedi.. onları Orenburg'a ya da daha uzak. Rusça anlamıyor musun yoksa? Yulay. Hepimiz donup kalmı tık. kalemize kim yollamı onu? Yulay.

7 SALDIRI Ba ım benim. Beni Orenburg'a gönderiyorlar.Ya Marya vanovna? diye sordum. Yüce Tanrım. Gö sünden ta an hıçkırıklar sözünü tamamlamasına engel oldu. fakat tatlı umutlarla. van gnatyiç. kaleden çıkabildi mi? van gnatyiç: . bu günleri görmek için mi ya adık! Vasilisa Yegorovna kızının yol hazırlı ını sa lamak için çıktı. son duam seninle ilgili olacak. Sizi almak için gönderdi beni. son nefesimde bile dudaklarımdan senin adın dökülecek. Elveda sevgilim. tabyada. Marya vanovna solgun bir yüzle. ne de söylenenleri dinleyebiliyordum artık. içeri giren onba ı. canım! Ba ıma ne gelirse gelsin. Onba ıya çabucak birkaç emir verdim. Beni kapıda kar ılayıp kılıcımı uzattı.Akulina Pamfilovna'da. mutlulukla kalın. diye kar ılık verdi. Yemek sessizce yenildi ve her zamankinden daha erken kalkıldı sofradan. üç yıl daha Sessizce hizmet ettin Çara Ah. Komutanla ve ailesiyle vedala tık. Yüre im titreyerek: . Gerçekten de öyle oldu. inan bana! Ma a gö süme kapanmı . Kucakladım. van Kuzmiç. Sa lıcakla. Kale ku atılmı durumda. Pyotr Andreyiç! Tabyaya vardık. ayrıca. Büyük bir de i iklik seziyordum benli imde. a lamaktan i mi gözlerle geldi ak am yeme ine. Belki Tanrının izniyle yine görü ürüz. Ma a'yı yolculu a hazırla. Gözya ları arasında: . Haydutlar Orenburg yolunu tutmu lar. Fakat elimizi çabuk tutmalıyız. Marya vanovna'nın kaleden dı arı çıkmaya vakit bulamamı olabilece i dü üncesi. adımın ünlendi ini i ittim. Nerede o? Karısı: . dedi. ba ca ızım Sonuncu dereceden memur ba ı Tam otuz yıl.Nereye gidiyorsunuz? dedi. kazanamadın ba ca ızım Ne be on kuru . Hava a arıyordu artık. Pugaçev gelmi .Çıkmadı. imdiki iç çarpıntısı. hastalanmasından korkuyorum. orada onunla son bir kez daha vedala mak istiyordum. Gece çabucak geçiverdi. Çevresi kalın kütüklerle sa lamla tırılmı yüksekçe bir yerdi burası. Onu tutkuyla öptüm ve çabucak çıktım odadan. ba rıma bastım onu: . bizim Kazaklar'ın Yulay'ı da zorla alıp götürerek geceleyin kaleden kaçtıklarını. ne bir mutluluk Ne bir çift iyi söz Ne de büyük bir rütbe Kazandı ın tek ey ba ca ızım Yüksek bir dara acı oldu Akçaa açtan bir kiri Ve ibri imden bir ilmek Halk türküsü O gece ne soyundum. Yarın gün do madan yola salalım onu. tehlikeyi bir an önce gö üslemek iste i ve bir yükselme tutkusuyla birle iyordu. dedi. Baktım. Kale sakinlerinin hepsi . evlerimize da ıldık. hüngür hüngür a lıyordu. Fakat ben ne bir ey söylüyor. kalenin çevresinde kimli i belli olmayan insanların dola tı ını bildirdi.. ne de uyudum. Çok kötü. Fazla adamımız olmasa da.ölürüz. Gün do ar do maz Marya vanovna'nın çıkaca ı kale kapısına gitmek. Sokakta uçarcasına ilerlerken. dedim.Elveda mele im. Nijneozernıy'ın dü tü ünü i itince fenala tı. hemen komutanın evine ko tum.. bilerek unuttu um kılıcımı almak için geri döndüm. ama görü emezsek. Komutan: . Ardım sıra gelirken: . Fakat ben az sonra. Komutanlıkta konu ma devam ediyordu. Ben tam evden dı arı çıkmak üzereyken kapı açıldı. yanına birkaç ki i katarız.Nasıl istersen öyle olsun. Marya vanovya'yı yalnız bulaca ımı söyleyen bir önsezi vardı içimde. Ayrılı ın hüznü belirsiz. bir süre önce gömüldü üm kederden çok daha katlanılır geliyordu bana. Git.Elveda Pyotr Andreyiç! dedi. beynime bir ok gibi saplandı.

Adamları çevresini aldılar ve besbelli onun buyru uyla kümeden ayrılan dört atlı. van Kuzmiç ona öyle bir göz gezdirdikten sonra yırtıp attı. bütün dünyaya yi it. Vasilisa Yegorovna hemen götür onu. Mektubu komutana uzattı. dü man nerede? van Kuzmiç: . Gülle vızıldayarak havayı yardı ve adamlara hiçbir zarar vermeden üzerlerinden geçip gitti. Top. Komutan son bir kez daha dola arak ordusunu gözden geçirdi ve askerlere: . sallayarak bize do ru savurdu. sonra tutup kaldırdı onu. Küme da ıldı. Evde tek ba ıma daha çok korkarım. Ma a'yı götür. attan yuvarlandı. Kocasına: . Ma a'ya bir köylü fistanı giydir.) Vasilisa Yegorovna da a lıyordu. Ben Marya vanovna'nın arkasından bakıyordum. Kazak oldukları belliydi. Kalenin yakınlarında. Birkaç ok hemen yanıba ımıza. Zavallı Kalmuk'un ba ı. Tanrı'ya dua et. ölüm de Tanrı buyru udur. Pugaçev olmalıydı bu. dedi. Ma a. sa lıcakla kal kızım. öptü. Kı la askerleri.Ey. sava nasıl gidiyor? Hani. kum gibi adam kaynayan bozkıra bir göz attı. sayısı pek de kabarık olmayan asker dizisinin önünde geziniyordu. dedi. Tehlikenin yakınlı ı ola anüstü bir canlılık vermi ti bu eski kurda. Evlatlarım! Ate ! Askerler bir yaylım ate i açtılar. silahlarını ku anmı bekliyorlardı. Ma a'yı kutsa. çlerinden biri. Kocasına: . diz çöktü. yukarıya do ru uzattı ı elinde bir ka ıt tutuyordu.Ate etmeyin. Haydi. kalede bir hareketlilik oldu unu görünce kümelendiler. kaleye do ru dörtnala at sürdüler. diye kar ılık verdi. Marya vanovna'ya göz ucuyla baktım. ba ı la beni! Komutan: . va ak postundan kalpakları ve okluklarıyla hemen göze çarpan Ba kırtlar da vardı. yeter artık! Durmayın. ba ını salladı.Vasilisa Yegorovna! Burada kadınların yapaca ı bir ey yok. bize ihanet eden Kazaklardı bunlar. Hainler ba ırdılar: . hüngür hüngür a lamaya ba ladı. beti benzi kül gibi. yelkenleri suya indiren Vasilisa Yegorovna.Biz de kucakla alım.Hayır babacı ım. oklar ve yaylarla silahlanmı bir insan kalabalı ı yayıldı bozkıra.Oh.Elveda iki gözüm! dedi. o seni bırakmayacaktır. Dün onun elinden aldı ımı anımsayarak. kendimi bir övalye olarak görüyordum. sözünün eri kimseler oldu umuzu kanıtlayaca ız! Askerler hep bir a ızdan. yarı ölü. Fakat aralarında. kılıcımın kabzasını sıktım. Fakat Tanrı'nın yardımıyla her ey yolunda gidecek. bir gün önceden getirilip yerle tirilmi ti. (Ma a babasının boynuna atıldı. Bu sırada Vasilisa Yegorovna. ölü Kazak'ın elindeki ka ıdı alıp getirmesini emretti. adamın atını da geminden tutup getirdi. topra a ya da çite saplandı. yirmi kadar atlı görünüyordu. van Kuzmiç: . Komutanın karısıyla kızı uzakla tı.oradaydı. Gönlümün sultanının güvenine layık oldu umu bir an önce göstermek için çatı ma anının gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. vabrin yanımda durmu . dedi. . Ma a git babanla vedala . Komutan. Baksana. yi bir adam bulur evlenirsen. Ya lı komutan. Kalabalı ın tam ortasında beyaz bir at üstünde. eve gidin. Zaman kalırsa. Bozkıra çıktı. Hayat da. atlılar dört nala uzakla tılar. sonra kocasına dönüp: . titreyerek van Kuzmiç'e yakla tı. topu o kümenin üzerine yöneltmesini emretti van gnatyiç'e ve fitili kendi eliyle yerle tirdi. Ne o Ma a. Haydi. dedi. Tanrı ikinizi de mutlu etsin. Mektubu tutan Kazak.Göreyim sizi evlatlarım. Bu sırada. dedi. gözlerini ayırmadan dü mana bakıyordu. e ilerek selamladı babasını. Biz Vasilisa Yegorovna'yla nasıl ya adıysak. yalın kılıç bir adam ilerliyordu. korkuyor musun kızım? . kendi aralarında görü meye ba ladılar. güçlükle gülümsedi. dedi. kırmızı kaftanlı. komutanlarına ba lılıklarını bildirdiler. Komutan. Bir ara kaçamak bir bakı fırlattı bana. bozkır bo aldı. Bozkırda da ınık olarak gezinen atlılar. Sevgilimi onunla koruyaca ımı dü ündükçe içim içime sı mıyor. Ma a. Çariçe anamız (*) için dövü ece iz bugün. Bunu söylerken bana baktı. Yulay'ın kanlı ba ını görmek. allak bullak etmi ti onu. bo uk bir sesle: .imdi görürsünüz siz! diye ba ırarak kar ılık verdi. elini üç kere kızının üzerinden geçirdi. sendeledi. Baktık. Elveda Kuzmiç'im. Yulay'ın kafasını. yanında ondan ayrılmak istemeyen Ma a'yla birlikte tabyaya geldi. Çar'ı kar ılamaya çıkın. Yaylım ate iyle de sa ırla mı . Bir ba kası mızra ına takılı kesik bir kafayı. Çar burada. Ötekiler hayvanlarının ba ını çevirip dörtnala uzakla tılar. Onba ı a a ı indi.van Kuzmiç. ovada. Komutan onba ıyı ça ırdı. siz de öyle ya ayın. Komutan: . Az sonra kulaklarımızın dibinden kur unlar vızıldamaya ba ladı. kız yarı canlı. Durdu. kalenin yarım verst ötesindeki bir tepenin ardından yeni atlılar belirdi ve az sonra mızraklarla. elveda Ma a. Yaprak gibi sallanıyordu. komutanın ayaklarının dibine dü tü. Kur un ya muru altında kalınca. Bu arada isyancıların saldırıya hazırlandıkları görülüyordu. sersemle mi ti.Uzakta de il. stemeden seni incitti im olduysa. ne oluyor? dedi.

saldırıya geçiyorlar. Yi it arkada larımın sözlerini tekrarlamaya hazırlanarak gözümü kırpmadan bakıyordum Pugaçev'e.. Düzmece Çar: . ya lı yüzba ıyı yakalayıp dara acına sürüklediler. bilemiyordum. ata biner gibi dara acının kiri ine oturuvermi ti. korkma! deyip duruyorlardı. sana fidye verirler. .Evlatlarım. Zavallı üste meni de eski komutanının yanıba ına astılar. dedi. Kapı açılsın. bu ihtiyarı assınlar! Pugaçev'in bir i aretiyle serbest bıraktılar beni. Çarına.Korkma. Bir çan sesi yükseldi. Kazak ileri gelenleri almı tı çevresini. ka la göz arasında ortaya çıkmı . son gücünü topladı. Kimbilir.. beni. kar ısına getirilen kurbanlar için sessizce aman diliyordu ondan. iki yana da ıldılar. komutan evinin ta lı ında. Trampet sesi kesildi. kapılardan çıkıyordu. Kurtulu uma sevineyim mi. haykırı lar yükseldi. eliyle van Kuzmiç'i gösterdi. Bir an için kesilen çı lıklar.Komutan hangisi? diye sordu. ellerinde ekmek ve tuz (*). Bana. Bir gün önce sorguya çekti imiz dilsiz Ba kırt. Top atı a hazırdı. bir daha ate ledi fitili. Pugaçev bunun üzerine yüzüme bile bakmadan: . vabrin kafası çepeçevre tıra lı. titreyerek. ne oluyor.Sen mi benim Çarımsın? dedi.Sen bizim Çarımız de ilsin. ne duruyorsunuz? diye haykırdı. O anda duyduklarımı anlatamam. Gülle tam ortasına dü mü tü kalabalı ın. üzüleyim mi. kula ına bir eyler fısıldadı. zorla kaleye girdiler. amcacı ım. Yakla tı ımızda Ba kırtlar ahaliyi da ıttılar. samur külahını ka larının üstüne yıkmı tı. Ölürsek ölürüz. syancılar ba bu larının çevresinde toplandılar. Bir ara ayaklarımın yerden kesildi ini hissettim: Fakat kalkıp toparlandım ve isyancılarla birlikte kaleye girdim. Sırma püsküllü. . . bey çocu unu öldürmekle ne geçecek eline? Bırak onu.Çara kar ı koymanın ne demek oldu unu gösterece iz size! diyerek ku aklarıyla kıskıvrak ba ladılar beni. Sıra bana gelmi ti.Çar Pyotr Feodoroviç'e ba lılık yemini et! dedi. emret. anladın mı? Pugaçev'in yüzü karardı.Babacı ım! diye yalvarıyordu. kalabalı ı yarıp çıktı. sapsarı bir yüzle. Ba ından kanlar akan komutanı. nasıl kar ı koyarsın? dedi. Katiller beni dara acının altına sürüklerken. askerler tüfeklerini attılar. Bizim çavu . bir caniler toplulu u ku atmı tı.. Fakat kı la askerleri bunu göze alamamı . Pugaçev ona. lme i boynuma geçirdiler.te imdi sıkı durun evlatlarım. besbelli yeniden kızı tırmaya çalı ıyordu onları. yerlerinden kımıldamamı lardı.van Kuzmiç bütün ilgisini dü mana yöneltmi ti imdi. Pugaçev. belki de gerçekten iyilik etmek istiyorlardı bana. Sen. Pugaçev'e yakla tı. bir an önce tabyadan dı arı fırladık. düzenbazın birisin! Pugaçev bir kez daha salladı mendilini. Baktım. Ortalı ı derin bir sessizlik kapladı.Efendimiz ba ı ladı seni! dediler. geriye çekilmeye ba ladılar. van gnatyiç ve ben. Aynı anda korkunç çı lıklar. tek ba ına kalmı tı. Komutan: . Birkaç Kazak. bizi de oraya sürüklediler. elinde bir haçla basamaklarda duruyor. Ansızın bir haykırı yükseldi: . bir koltu a kurulmu tu. Bir de ne göreyim. Yarası hâlâ kanayan. ansızın atlardan inmeye ba ladılar. Komutan onların yakına kadar gelmesini bekledikten sonra. Alanda ka la göz arasında bir dara acı kuruluverdi. Zavallı lalam: . E er gözda ı vermek için ille de birini astıracaksan. Çan sesi kesildi. syancılar. trampetler çalsın! Evlatlarım.Haydi evlatlarım! diye ba ırdı. melunlar! Bekleyin! Cellatlar bir an için durdular. benim Savelyiç. ileri! Hücum! Ardım sıra gelin! Komutan. haykırı lar yeniden yükseldi. elindeki beyaz mendili salladı. tile kakıla sokaklarda sürüklenmeye ba ladık. Sırma i lemeli bir Kazak kaftanı vardı sırtında.. sırtında bir Kazak kaftanı.. hırsızın. ahali alana ko u tu. Birbirini tutmaz . Pugaçev müthi bir bakı fırlattı ihtiyara. bir yandan da: . Kalenin anahtarlarını istiyorlardı ondan. Kılıcını sallıyor. Pugaçev'in kar ısına çıkardılar bizi. van Kumiç: . Sonra van gnatyiç'i çıkardılar Pugaçev'in kar ısına: . Sen bir hırsızdan ve düzenbazdan ba ka bir ey de ilsin. asker de il miyiz? Aynı anda gelip bize kavu an isyancılar. syancılar kaleye do ru ko arak saldırıya geçtiler. Bu yüzü bir yerden tanır gibiydim. Ba bu ları en önde. tok bir sesle: . Kazak ileri gelenleri arasından çıktı. Ahali. Az sonra zavallı van Kuzmiç'i havada sallanırken gördüm. van gnatyiç de yüzba ının sözlerini tekrarladı: . Gözleri kıvılcımlar saçıyordu.Durun. yakınlarımı koruması için Tanrı'ya yakarmaya ba ladım. görünü e göre. uzun. gitgide bitkinle en komutan.. Günahlarımı ba ı laması.Asın onu! dedi. Tam yardımına ko acakken birkaç düzine Kazak çullandı üstüme. Hükümdarın alanda tutsakları bekledi i ve ba lılık yeminini kabul edece i duyuruldu. Pugaçev'in ayaklarına kapanmı . Papaz Gerasim. elinde ilmek.

Pugaçev kocaman. Dikba lılık etme! Ne çıkar bundan? Canı cehenneme deyip u namus. O zaman yürek paralayan bir sesle: . elbiseleri parçalanmı . Ben hâlâ oldu um yerde duruyor. kı la askerlerine geldi. Birbiri arkasına yakla ıyor.Hazret sevinçten sersemlemi olmalı. Hafif bir gürültü duyuldu bu sırada. beni van Kuzmiç'e götürün! Birdenbire dara acını görüverdi ve kocasını tanıdı. yeme i orda yiyece ini bildirdi. Fakat bu sakin kö enin sahibi neredeydi? Bir dü ünce ok gibi saplandı beynime. Ses etmeden Akulina Pamfilovna'yı ça ırmaya .. hayatım. Atasözü Alan bo alıverdi.Öp elini. Deh et içinde: .. sonra düzmece Çar'a ba lılıklarını bildiriyorlardı. çama ırları ve daha ne varsa. erefli sava larda de il de. n cin top oynuyordu. o da. Fakat ben. çay takımını. Beni yeniden düzmece Çar'ın kar ısına götürdüler.. ta lıkta Vasilisa Yegorovna'yı sürüklüyorlardı. Birkaç haydut. kap kacak kırılmı . Pugaçev kolunu indirdi. birbirini hızla izleyen korkunç olaylarla allak bullak olmu kafamı bir türlü toparlayamıyordum. alaycı bir gülümseyi le: . Gösteri li bir ko um ta ıyan beyaz atını getirdiler. Bir kıyıya çekilip bu korkunç güldürünün devamını izlemeye koyuldum. neredeyse çırılçıplak kalmı tı. sapsarı bir yüzle.. arkılar yükseliyordu oradan. Bir kadın çı lı ı koptu bu sırada. Ellerini birbirine çarpıp: . bir anda sokakta buldum kendimi. evin bütün pılıpırtısını sürüklüyorlardı. masalar. Zavallı kadınca ız: . ki duvar arasında asılı duran aynaya bir ey olmamı tı. Bombo ikona mahfazalarının önünde bir kandil hâlâ ölgün ölgün yanıyordu. Pugaçev atını sürdü. Kazak ileri gelenleriyle birlikte ta merdivenlerden indi.. Ahali ba lılık yemini etmeye ba ladı. Babacıklar.duygular içindeydim... haçı öpüyor. Gözlerimden zehir gibi acı ya lar bo andı ve sevgilimin adını ünledim.Ya Marya vanovna. Sandalyeler. elini öpüyorlar. diz çöktürdüler.. Pyotr Andreyiç! diye fısıldadı.. Pyotr Andreyiç! dedi. Dolap kırılmı . idamların en korkuncunu bile böyle bir alçalmaya ye lerim.Evlatçıklarım! Bırakın beni! diye ba ırıyordu. Her eyden çok Marya vanovna'nın yazgısının belirsizli i ıstırap veriyordu bana.Ah. sandıkları. bir hapishane kaçkınının elinde mi ölecektin! Pugaçev: . kahraman asker! Ne Prusya süngüleri. Pala a çıkıverdi. Odadan fırladım. ne Türk kur unları kılına dokunamamı tı senin.. kılıcıyla bir darbe indirdi ba ına. diye kar ılık verdi.Susturun u cadalozu! diye ba ırdı.Küçük hanım ya ıyor. içinde ne varsa alınıp götürülmü tü.ki gözüm. Hırkası. Marya vanovna'nın odasına götüren küçük merdiveni bir solukta tırmanarak ömrümde ilk kez odasına girdim onun. dedi. haydutlardan birinin sırtına geçmi ti bile. Marya vanovna nerede? diye haykırdım: Pala a: . Sonra silkinerek Pugaçev'e yakla ıyor. kahkahalar.Ne? diye inledim. ki Kazak'ın koltuklamasıyla sıçrayıp eyere oturdu.Katiller! diye haykırdı. bir solukta papazın evine ko tum. onları ba ı ladı ını bildirerek çetesine kabul ediyordu. i e yarar ne varsa ya malanmı tı. Yanımdakiler: . Bölük berberi orada durmu . Neredeydi imdi? Ne durumdaydı acaba? Gizlenebilmi miydi? Güvenilir bir yer miydi sı ına ı? Bu gibi kaygı verici dü üncelerle dolu olarak komutanın evine girdim. Ne yaptınız ona! van Kuzmiç... köy makasıyla Kazak biçimi tıra ediyordu onları. Hiçbir ey görmeden. Pugaçev'le arkada ları cümbü yapıyordu. Savelyiç arkamda duruyordu. Beni dürterek: . öp elini! diyorlardı. Papaz Gerasim'e. sandıklar parçalanmı . O zaman genç bir Kazak. Ba ırtılar. Neden sonra Pugaçev koltuktan kalktı. Kımıldadım. 8 ÇA RILMADIK M SAF R Ça rılmadık konuk Tatar'dan kötüdür. Akulina Pamfilovnalara sı ındı. dolabın arkasından. Ne felaket! ne korkunç eyler! Ben bo ulurcasına: . ahali ardı sıra atıldı. Ötekiler ku tüyü ilteleri. papazın karısına ha? Tanrım! Fakat Pugaçev orada!. Sıra. Pala a da ardım sıra ko up gelmi ti. Bütün bu tören üç saat kadar sürdü. Vasilisa Yegorovna ta lı ın basamaklarına cansız dü tü. Saçı ba ı da ılmı . damar damar elini uzattı bana. Bırakın kalksın! Kaldırıp serbest bıraktılar beni. dü ünmeden ve hissetmeden. Haydutlar didik didik etmi lerdi yata ını. (hay Allah!) öpüver onun elini. tir tir titreyerek..

Çok ükür! diye haykırdı.Allah a kına! Söyleyin.'' ''.. kocam da. dedim. yüre imi deldi geçti sandım. baktım ki birkaç Ba kırt dara acının yanında dikilmi . elinde bo bir votka i esiyle kapının önüne geldi. Olayların bu tuhaf ili kisine a mamak elde de ildi: Serserinin birine arma an edilen ufak bir gocuk beni asılmaktan kurtarıyor. Ba a gelen çekilir. çimde parlayan öfkeyi güçlükle dizginleyebildim. atmaca gibi par par yanan gözleriyle baktı! Fakat. üstüme uyduraca ım diye nasıl da çatır çatır sökmü tü onu! a akalmı tım. Kadınca ızın eli aya ına dola tı: .Yüce Çarımız sizi istiyor. Ne yapmalıydım? Caninin egemenli i altındaki bir kalede kalmak ya da onun çetesinin ardı sıra gitmek bir subaya yakı acak ey de ildi. sizinle u ra amayız imdi. Hastalandı da.'' ''. Fakat.Yemek yemeyecek misin efendim? diye sordu. Biraz yatı mı olarak eve döndüm.'' Ve kör olası. ''Fakat kız hastadır.Zavallı çocuk orada. kalkıp efendimizin yanına gelecek durumda de il. Alanın yanından geçerken. en korkunç bir ölümü bile göze almı tık artık. Sarho ba ırtıları yükseliyordu her yerden. Yemekte . bölmeye kadar gitti. iki gözüm. Ben elin hırsızının önünde yerlere kadar e ilerek: ''.Nerede kendisi? diye sordum.'' ''. Haydutlar kalede ko u uyor. Tanrı'ya ükür olsun. diye kar ılık verdi.. Marya vanovna bu durumdayken kaygılanmamak elimde de ildi yine de. Kar ı koymanın hiçbir yararı yoktu. göster bakalım u ye enini bana. Marya vanovna nerede? diye sordum. Yeter ki Tanrı el çekmesin bizden. Ayaklanmanın hızlı ve kaçınılmaz sonunu önceden görüyordum ama. Katillerin seni yeniden yakaladıklarını sanmı tım. Kazak: . Bunu söyleyip gitti. dü üncelerimi yarıda bıraktı: . ne demezsin! Perdeyi araladı. evinize gidin.Pyotr Andreyiç. Papazın karısı: .Gençtir hükümdarım. Ya Vasilisa Yegorovna? Ya van gnatyiç? Onu niye astılar peki? Sizi nasıl oldu da ba ı ladılar anacı ım? Ya u Aleksey vaniç vabrin'e ne buyurulur? Saçını onlar gibi kestirmi . bir eyler hazırlayayım. bölmenin arkasında. kim o inleyen?'' diye sordu.Kocakarı.Kocakarı. az kalsın bir felakete u ruyorduk Pyotr Andreyiç. atlattık. nemiz var nemiz yok alıp götürdüler. subay evlerini ya malıyorlardı.Ye enimdir hükümdarım. çama ırları. Yalnız kalınca kara kara dü ünmeye ba ladım. Yüce Tanrım. Görür görmez: . kaleler ku atıyor. dedi. bu güç ko ullarda anayurdum için nerede daha çok yararlı olabilirsem. Eve vardım. Kar ı konulmaz bir duyguydu bu da.. her ey çok önemli bir ki i oldu unu gösteriyor onun.gönderdim onu. Evde de bir ey yok ya.'' Yüre im yerinden oynadı. Elveda Pyotr Andreyiç. benim yata ımda yatıyor. Haydut yeme e oturduktan az sonra zavallı yavrucak kendine gelip inlemesin mi!. ne günlere kaldık. kisinin aynı adam oldu unu aklım kesti ve o zaman hayatımın niçin ba ı landı ını anladım. Çok ükür bu kadarcıkla kaldı i ! nan olsun. papazın karısı. Katiller papaz uçuruyor yukarda! Herifler sarho ken ellerine dü ersem felaket olur. Fakat ne gelir elden? ''.Komutanın evinde. gidip ben bakarım. Yüre im tıkanıverecekmi gibi: . elbiseleri. tam ben hasta ye enimden söz ederken yüzüme öyle bir bakı baktı ki.Olsun..Nasıl olur babacı ım? Handa senin gocu u sızdıran sarho u unuttun mu? Tav an kürkü gocuk yepyeniydi daha. kocakarı.. ben de. iki haftadır yatıyor böyle.. Biliyor musunuz.. Marya vanovna'nın yanında kalmaya. Görevim. nereden tanıyayım? . Fakat. onlarla birlikte e leniyor imdi! Beceriklili ine diyecek yok do rusu. Fakat bereket versin açı a vurmadı i i. Bu sırada içeri giren bir Kazak. kap kaca ı. ne yapalım! Çok ükür. Savelyiç e ikte bekliyormu beni. Herif i itti sesi: ''.Yo. ''Yüce Çar'' ın iste ini yerine getirmek üzere kalkarken: . Fakat a kım. de il mi? . Pugaçev'le benim kılavuz arasındaki benzerlik hemen göze çarpıyordu gerçekten.Ye enin genç mi?'' ''. Hınzır herif. orada bulunmamı gerektiriyordu. Bereket versin. Bir dakika geçmeden. Dondum kaldım. ba bu larını tanıdın.. Biliyor musun. devleti temelinden sarsıyordu! Dünya yıkılsa alı kanlıklarını bozmayan Savelyiç: . Zavallı van Kuzmiç! Kimin aklına gelirdi ki!. onu tek ba ına. Adamlar arap istiyor.'' dedim. asılanların çizmelerini çekip çıkarıyorlar. koruyucusuz bırakmamaya zorluyordu beni.Ba üstüne hükümdarım. dedi. hanlardan hanlara sürtüp duran bir sarho . papaz da karısına sesleniyordu. güvercinim tanımıyordu onu.. Fakat. Gidip bakayım da. Tam o sırada konukların sarho ba ırtıları ve papaz Gerasim'in sesi i itildi. e yaları. oh. Fakat efendimiz. Pyotr Andreyiç! nanır mısınız? Dolandırıcılar her eyimizi ya maladılar. seni bıraktılar ya! Efendim.

onurlandırdınız bizi.. Orenburg üzerine yürüyü . u uldama Engel olma dü ünmesine bu delikanlının Yarın hesap vermeye çıkaca ım En korkunç yargıcın kar ısına. lgiyle gözden geçirmeye koyuldum bu toplulu u. ayaklanmanın ba arısı ve gelecekteki hareketler üzerineydi. Yanında oturan elli ya larında kadar bir adamla sık sık konu uyor. Dokunmadım bile. renk renk gömlekleriyle oturmu lardı. iki Kazak nöbet tutuyordu ba ında. korkunç bir karaltı halinde yükseliyordu. Hepsinin suratı kıpkırmızı olmu tu. Banyoda Çarlık i aretlerini gösterdi ini de söylüyorlar: Gö sünün bir yanında be kapik büyüklü ünde iki ba lı kartal. Taras Kuroçkin baygınlık geçirmi . çok önemli i aretler bunlar. çok de il bir gün önce Marya vanovna'yla öylesine tatlı ayrıldı ımız odaya aldı beni.Karde ler. kocaman yumruklarını kara bir sakalla kaplı çenesine yaslamı . Pugaçev'le görü memizin nasıl olaca ını. Türkücülerin çarpıcı yüzleri. Banyoyu da öyle yaktırmı ki..Vay efendimiz! Ho geldiniz. Ola anüstü bir görünümle kar ıla tım: Üstüne örtü serilmi . anne orman. en sevdi im türküyü söyleyelim. kimi zaman ''Timofeyiç''. ince bir sesle. Buyurun. Her biri kendini övüyor. yatmadan önce. ya maya Çok muydu yolda ların? Söyleyece im sana Çar baba Bir bir anlataca ım gerçe i Yolda larım dört taneydi Birinci yolda ım karanlık gece kincisi çelik hançerim Safkan atımdı üçüncüsü Dördüncü yolda ım sıkı bir yay Ve amansız oklardı habercilerim. Adamakıllı içtikleri belliydi. iirsel . geli imi bildirmek üzere yanımdan ayrıldı. diyecek Çar baba Aferin sana köylü o lu Soygunda oldu u kadar Söz söylemekte de ustasın te bunun için çocu um Sana u kar ıki alanda Bir ev arma an ediyorum Üç direk. keseyi Fomka Bikvayev'e verip çıkmı . Pugaçev: . hatta güzel denebilecek yüzünde hiç de yabanıl bir anlam yoktu. Çumakov! Ba la! Yanımda oturan Kazak delikanlısı. dedi. dedi. damlıkların söyledi i bu yalın halk türküsünün. Hep bir a ızdan katıldılar ona: Ye il orman. bir kiri ten yapılma.tek ba ına iki kızarmı domuz yavrusunu gövdeye indirmi . neredeyse acıklı bir zaferle taçlanacaktı bu pervasız hareket! Seferin ertesi gün ba lamasında karar kılındı. Sessizce masanın bir ucuna ili tim.. söyle Kimlerle gittin soyguna. nasıl sonuçlanabilece ini kafamda canlandırmaya çalı ıyordum. sabahki saldırı. benim için bir barda a votka doldurdu. Biliyoruz. Aferin. Pugaçev dirseklerini masaya dayamı . Dara acı. hiç de özel bir saygı göstermiyorlardı ba bu larına. O sırada pek de so ukkanlı olmadı ımı söylemeye gerek var mı? Komutanın evine vardı ımda ortalık kararmak üzereydi. Pugaçev beni görünce: . bütün bunlar. Arkada ları sıkı ıp yer açtılar bana. öbür yanında kendi resmi varmı . Haberci Kazak. üzerimde bıraktı ı etkiyi anlatamam. Hepsi birbirine arkada ça davranıyor. Düzgün. yakı ıklı bir Kazak delikanlısı. Çar'ın Ba layacak sormaya Çar baba Söyle bakalım köylü o lu. Aralarında ne vabrin.. rica ederim. Volga yedekçilerinin hüzünlü türküsüne ba ladı. Yok canım. üstündeki kurbanlarıyla. i te bu tuhaf sava kurulunda kararla tırıldı. ba kö ede oturuyordu. külahları. kimi zaman ''Amca'' diyordu ona. zaten kendili inden etkileyici sözlere kattıkları hüzünlü eda. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu. kimi zaman ''Kont''. Konu ma. Kazakla tartı mayı gereksiz bularak onunla birlikte komutanın evine yollandım. Kova kova so uk suyla ancak kendine getirebilmi ler. Zavallı Vasilisa Yegorovna'nın cesedi hâlâ ta lıkta yatıyor. Yanımda oturan boylu boslu. i eler ve bardaklarla donatılmı bir masanın çevresinde Pugaçev ve Kazak ileri gelenlerinden on kadar arkada ı. kendi tasarılarını öneriyor ve serbestçe tartı ıyordu Pugaçev'le. pürüzsüz sesleri. ne de çavu (yani bizim hainler) vardı. az sonra dönerek.

Pugaçev dik dik yüzüme bakıyor. Pugaçev: . dedi. alanı.Peki. Hemen tanıdım moru u. seninle konu acaklarım var. arada bir sol gözünü kurnaz kurnaz kırpı tırıyordu. Bocaladım. Pugaçev gözleriyle öyle bir taradı beni: . Ne diyece imi bilemiyordum. Sana bir eyler hazırlamı tım iki gözüm. Ba ı lanmaz bir tabansızlık olarak görünüyordu bana bu. kılıç ku ananın de il midir? Eski zamanlarda Giri ka Otrepyev (*) saltanat sürmedi mi? Hakkımda diledi ini dü ün. yürürüm. her yer sessizli e gömülmü tü. gizemli bir tavır takındı. benim de gözlerim kapanıyor neredeyse. Öyle candan ve ne eyle gülüyordu ki. Yeme imi büyük bir i tahla yedikten sonra.ürperi lerle dolduruyordu içimi. Haydi git yat imdi.Öyle olsun bakalım. Pugaçev'den ayrılıp soka a çıktım. fakat beni bırakma. ne dersin? . Ben de onlar gibi yapmak istiyordum ki. Dara acının altında. Tanrı'nın önünde verece in hesabını kendin dü ün. Pugaçev dü ünceye daldı: . Çariçe anamıza yeminim var. adamlarından itaat istemiyor musun? Bana verilen görevi yerine getirmekle yükümlü de il miyim? Boynum kıldan ince. E er bırakırsan beni. Fakat at binenin. Omuzuma vurarak: . Ba ba a kaldık.. dara acını aydınlatıyordu. vedala benimle. htiyarın ö üdünü tuttum. Ba ka eye de burnunu sokma. ayazlı bir geceydi. Evime geldi imde Savelyiç'i meraktan ve kaygıdan dokuz do ururken buldum.Otur. seni Çar olarak kabul edebilir miyim? Akıllı bir adamsın. Konuklar birer bardak daha yuvarladılar. Asmaksa asmalı. arkamıza bakmadan gidelim. Pugaçev yüzünü astı: .Tanrım. Bak. Fakat ne dersin efendimiz. Papazın evine bir göz attım. Orenburg'a gideyim. daha neler neler elde edeceksin! Tahtımı ele geçireyim. bak daha ne arma anlar verece im sana! Emrimde canla ba la çalı aca ına söz veriyor musun? Dolandırıcının bu sorusu ve pervasızlı ı öyle gülünç geldi ki bana. Bunun elimde olmadı ını sen de bilirsin: Sana kar ı yürümemi emrederlerse.Peki. elimde olmaksızın ben de katıldım ona.Nasıl böyle bir söz verebilirim? diye yanıtladım onu. Neden sonra ( imdi bile bu dakikayı anımsadıkça övünç duyarım) görev duygusu. Yarın gel. bırak beni. Adamın yüzüne kar ı dolandırıcı oldu unu söylemek de akıl kârı de ildi. Sana hizmet edemem. Ayın ve yıldızların ı ı ı. benim delikanlılar ilme i boynuna geçirdiklerinde korktu unu itiraf et! Korkudan ödün patladı de il mi? Ha?. dedi. Gün do ar do maz kaleden ayrılıp. çtenli im Pugaçev'i sarmı tı. sa ol. öfkemin ilk kızgınlı ıyla söylemeye hazırlandı ım ey. bırakayım. . Sonra birdenbire gülmeye ba ladı. Sessiz. dedim kesin bir tavırla. Pancurlar. asarsan. Ben gerçek bildi im eyi söyledim.Efendimiz.) Bana kar ı çok suçlusun. çıplak dö emeye uzanıp uykuya daldım. Pugaçev karanlık bir yüzle bekliyordu yanıtımı. imdi bo bir kabadayılık gibi görünüyordu bana. 9 AYRILIK . . kimim ben öyleyse? . geç kalmı ayya ların ba ırı ları i itiliyordu. Fakat hiç de ilse bana kar ı çalı mayaca ına söz verir misin? . Mühür kimdeyse Süleyman odur. Bile bile ölüme gitmek olurdu bu da. bunun için ba ı ladım seni.Demek Çar Pyotr Fedoroviç oldu uma inanmıyorsun ha? dedi. Özgürlük haberini i itince sevinçten deliye döndü. Benim Çar oldu uma inanmıyor musun yoksa? Do ru söyle. karnını doyur. avlu kapısı sımsıkı kapanmı tı. Birkaç dakika ikimiz de sustuk. masadan kalkıp Pugaçev'le vedala tılar. insansal güçsüzlü üme baskın geldi. Dü ündüklerimi oldu u gibi söyleyece im sana. Sadece meyhaneden bir aydınlık sızıyor. ba ı lamaksa ba ı lamalı! Canının istedi i yere git ve diledi in i i yap. U a ın olmasa dara acının kiri inde sallanıyordun imdi. Sen de ba bu sun. Bana canla ba la hizmet et. halkın gözü önünde. öyle olsun.Ne gülüyorsun? dedi. prens de. Bir baldırı çıpla ın Çarlı ını kabul etmem söz konusu olamazdı. Ha. ki yüzlülük etti imi hemen anlarsın. E er gerçekten iyili imi istiyorsan.Kim oldu unu Tanrı bilir ya.Yok. Peki. ruhça ve bedence bitkinlik içinde. dedi. gülümsemekten kendimi alamadım. bana kalırsa tehlikeli bir oyun oynuyorsun. ba ka bir ey yapmak söz konusu olamaz. ükürler olsun! dedi. . Orası da derin bir sessizlik içindeydi.Dinle. mare al da olursun. fakat dü manlarımdan gizlenmek zorunda oldu um bir sırada bana yardım etmi tin. sonra da sa efendimizin koynundaymı sın gibi sabaha kadar yan gel yat. Do u tan soyluyum ben. Kalede bütün ı ıklar sönmü . stavroz çıkararak: . dedim. o gece seni hana götüren adamın yüce hükümdarın ta kendisi oldu u gelir miydi aklına? (Bunu söyleyip görkemli. Sen karar ver.

üstüne bir hasır örtülmü tü. ta lıkta durdu.. dünkü kurbanlarının hâlâ asılı oldu u dara acının yanında sıraya geçmi lerdi bile. efendimiz! Sonra ahaliye döndü.Hangi canilerden söz ediyorsun? Savelyiç: . yedi ruble. ba ı la. Kazak ileri gelenlerinden biri.. Ah. on ruble. Tam o anda. Benimkilerdeki horgörüyü okudu. hemen u anda Orenburg'a do ru yola çık. Lalam ne yazmı olabilirdi Pugaçev'e? Meraktan çatlıyordum.Bu da ne? dedi. Güzelim.Babacı ım. diye kar ılık verdi. . açıklamaya giri ti: . Senin çocuklar cani olmasına cani de il ya. Sizden ve kaleden bana kar ı o sorumlu olacaktır. erkenden trampet sesleriyle uyandım..Bu. yoksa hepsini sallandıraca ım. görmü oldu unuz gibi. benim Savelyiç'in kalabalı ı yararak Pugaçev'e yakla tı ını. Sancaklar dalgalanıyordu. Ba yazman devam etti: .Oku. Kızma: At bile dört ayaklı olmasına ra men. ok gibi fırlayarak Pugaçev'e do ru ko tu.Yüksek sesle oku.Emir buyurursanız. çuha pantolon. yapmacık bir küçümsemeyle ba ını çevirdi. biri pamuklu. Pugaçev kurumlu kurumlu: .. kalabalı ı selamladı. Ba yazman gür bir sesle. güzel. dilim sürçtü de. diye kar ılık verdi. bakır mangırla dolu bir torba uzattı ona. Bir sandık. Gerçek bir dü manlık. tökezler. Çarlarını bir çocuk sevgisi ve itaatiyle kar ılasınlar. yi yolculuklar. heceleye heceleye okumaya ba ladı: . be ruble.Bu da ne demek oluyor? dedi. Pugaçev yüzünü asarak: . efendimin caniler tarafından çalınan mallarının listesidir. sakatlananlar oldu bu arada. görkemli bir tavırla uzun uzun gözden geçirdi onu. Bu sözleri duyunca deh etle irkildim. dedi. Ahali alanda toplanmı . Vasilisa Yegorovna'nın cesedini aradım gözlerimle. düzmece Çar'ın çıkmasını bekliyordu. Ahali apkalarını çıkardı. Emret de okuyup bitiriversin unu: . bir çay takımı.. kendisine yardım etmek isteyen Kazakları beklemeden çevik bir hareketle eyere sıçradı. biri yollu ipekten. vabrin de onların arasındaydı. Hollanda keteninden on iki tane gömlek. vabrin'i göstererek: .. anlarsın.Nedir bu saçmalık? diye ba yazmanın okumasını kesti. yayalar silahlarını ku anmı lardı. Onun sözünden çıkmayın. Aralarında bizimkini de tanıdı ım birkaç top. bundan böyle komutanınız budur. Beyaz. Sandıklardan. Pugaçev: . Savelyiç istifini bozmadan: . Pugaçev'in çevresini belli ba lı suç ortakları almı tı. seyyar kundaklarına yerle tirilmi ti. Pugaçev avuç avuç para saçmaya ba ladı. Atını getirdiler. dedi. Kazaklar atlarına binmi ler. e yaları alıp götürdüler i te. altın ruble.Dinle. Pugaçev korkunç bir sesle sordu: . Derken Pugaçev göründü. Ahali haykırarak paraların üstüne atıldı. devam etsin. aziz babamız. Kalenin komutanı vabrin oluyordu ha! Marya vanovna onun egemenli i altında kalıyordu! Tanrım zavallı kız ne yapacaktı bu durumda? Pugaçev basamaklardan indi. komutan evinin ta lı ında. gözlerim hiçbir ey sökemedi. Pugaçev'in adamları. Nerede benim ba yazmanım? Onba ı üniformalı bir genç. Pugaçev kâ ıdı aldı. seninle bulu mak Heraskov Sabahleyin. Düzmece Çar. kol dü meleriyle birlikte. Bakı larımız kar ıla tı. dedi. diye kar ılık verdi. Valiye ve bütün generallere beni bir hafta içinde beklemelerini söyle.nce ye il çuhadan bir adet üniforma. Düzmece Çar. Canımdan ayrılıyorum sanki. Azıcık kıyıya çekilmi . Bir Kazak. Savelyiç: . Düzmece Çar.. Pugaçev. kalabalı ın içinde görüp ba ıyla yanına ça ırdı beni.Ne diye böyle karı ık yazmı sın? dedi Çar. me er ne zormu ayrılmak.ki tane gecelik entari. Neden sonra: ..Dünyanın en tatlı eyiydi. ona bir kâ ıt uzattı ını görmeyeyim mi! Hayırdır in allah deyip i in nereye varaca ını beklemeye ba ladım. beyaz bir Kırgız atının dizginlerini tutuyordu. kol dü meli pantolonlardan bana ne? Savelyiç yutkundu. kâ ıdı ona uzatıp: .Evlatlarım. Kalkıp alana gittim. iki ruble elli kapik...

Dü ürdü ün parayı da dönerken bulmaya bak. efendim gül! dedi. kötü yürekli isyancılar arasında tek ba ına kalan zavallı yetim kızca ızın durumunu. yanımdan ayrılmayan Savelyiç'le birlikte Orenburg yolunda yürümeye ba ladık. Bir de yüce efendimize handa verilen tav an kürk gocuk. Düzmece Çar'dan aldı ı egemenlikle. Hele vabrin.. Belogorsk kalesinin bir an önce kurtarılması için elden gelen her eyi yapmak. Sonra kaleden çıktım.. Bu yersiz gayretke li inden ötürü azarlamaya ba ladım onu. hele o büsbütün kurcalıyordu aklımı. Artık karım saydı ım genç kızı onlara emanet ettim. vah vah! Seni ve efendini ötekilerin yanıba ında sallandırmadı ımız için bana ve adamlarıma ömrün boyunca dua etmelisin. yattı ı odaya gittik.Daha neler! diye haykırdı. bir yandan da uzaktan i aretler yapıyordu bana..) Bir de (Çavu . dedi. atın gemi. acı acı bakıyordu ona. bir eliyle koynunu tutarak atını dörtnala kaldırdı. Sanırım beni avutmak için bir eyler söyleyen papaz Gerasim'i ve karısını dinlemiyordum bile. Marya vanovna'nın yüzü. Savelyiç'in yüzüne fırlatarak: . Sonra hastanın elce izini tuttum..Çok te ekkür ederim efendimiz. Ben: . bir gün içinde öylesine de i mi ti ki. atını sürüp uzakla tı. Yeniden bir eyler açıklamaya kalkı tıysa da.Pugaçev ba yazmanına: . Papazın karısı üzücü bir haberle kar ıladı beni. votka içersin.. allak bullak oldum. elveda Pyotr Andreyiç.Bu gibi saçmalıklarla beni oyalamaya nasıl cüret edersin? diye haykırdı. tozu dumana katıp gitti.. Onba ı devam etti: . Savelyiç: .. Sessizce yata a yakla tım. Çete. ha? Ben imdi tav an kürkü bir gocuk veririm sana. diye kar ılık verdi. Papazın karısı: . Ahali Pugaçev'i u urlamaya atıldı. Fakat gülmekten de kendimi alamıyordum. e ilip selamladım. n allah daha iyi günlerde de görü ürüz. Ömrüm boyunca duacınız olaca ım. Tav an kürkü gocuk.Koynumda ne ıngırdıyormu ? Diye kar ılık verdi. babanız size bir at ve kendi sırtındaki kürkü ba ı lıyor. onu yolda dü ürmü üm. vabrin ve Kazak ileri gelenleri arkasından gittiler. attan indi.. bitir! dedi. Ba ı layın beni. fakat amacına ula amamı tı. ster misin uracıkta canlı canlı derini yüzdürüp bir gocuk yaptırayım ondan? Savelyiç: . Hasta. Savelyiç'i terkime yerle tirerek ata bindim. Pugaçev çok iyi bir günündeydi anla ılan. kem küm etmeye ba lamı tı) size.Boynum kıldan incedir. ne kadar korumasız kalacak! Alana çıkıp bir dakika kadar durdum. Ba kaca bir ey söylemeden döndü. Pugaçev'le aramın iyi oldu unu görünce bundan bir yarar sa lamayı dü ünmü . biri pamuklu taftadan iki yorgan.. Yanıma kadar geldi. Fakat ben emir kuluyum. tozu dumana katarak geliyor. bunak!. Zavallı lalamın hayatından kaygılandı ımı itiraf ederim. kendi güçsüzlü ümü. sık sık yazın. ansızın nal sesleri geldi arkadan. Ne yapmalıydım? Marya vanovna'ya nasıl yardım edebilirdim? Onu vabrin canisinin elinden nasıl kurtarabilirdim? Tek bir yol vardı: Hemen o dakikadan tezi yok Orenburg'a do ru yola çıkmak. imdi baygın yatıyor. tanımadı beni. öteki hayvanın dizginini bana uzatarak: . Sersem moruk! Soyulmu lar. elli kapik. Bu sözleri söyler söylemez.Gül. Dara acına bir göz attım. Marya vanovna'yla görü mek için hemen papazın evine gittim. Pugaçev. Gocu u giydim. Seni gönderene te ekkürlerimi ilet. siz de olmayınca ne kadar yalnız. Geceleyin Marya vanovna'nın ate i yükselmi .. tüylerim ürperiyordu. Lalam.. Tilki kürkü geçirilmi kırmızı bir ceket. para de il. Ya koynundaki ıngırdayan nedir? Utanmaz herif! Çavu hiç bozuntuya vermeden: . Pugaçev sözünü kesti.Anla ıldı! diyerek tartı mayı kestim. listesini elinde tutuyor.Efendimiz! dedi. Bir Kazaktı bu. Elinden tutacak kimsesi olmayan. çaresizli imi dü ündükçe. Kâ ıdı ba yazmanın elinden çekip aldı. Uzun süre ba ucunda durdum. diye kar ılık verdi. Durup bakınca bunun bizim çavu oldu unu gördüm. Zavallı Marya vanovna. Yede indeki bir Ba kırt atını dizginlerinden tutmu . durmadan sayıklıyormu . Savelyiç ona yan yan bakıp: -Yolda dü ürdün ha? diye homurdandı. Unutmayın bizi.. nefret etti i zavallı suçsuz kızın bulundu u kalede yönetimi ele geçiren bu adamdan her ey beklenebilirdi.Oku. . çimde karanlık dü ünceler kayna ıyordu. gözleri im ekler çakarak: . efendimin mallarından ben sorumluyum.. Kendimi dü üncelere kaptırmı giderken..Elveda. onbe ruble. Yenilerini alaca ımız zaman bakalım yine gülecek misin?. Birlikte. Papazla ve Akulina Pamfilovna'yla vedala tım.Biri basma. dört ruble. Adam atının ba ını çevirerek: . ba ı lıyor ama. (Koyun postundan bir kürk ba lıydı eyere. gözya larımla ıslatarak öptüm. kırk ruble. düzen içinde kaleden ayrıldı. Alanda Savelyiç ile ikimiz kaldık. lahi ihtiyar! ıngırdayan.

Orada kent memurlarından biriyle kar ıla tım. Bu arada sava kurulunun öteki üyeleri de yerlerini aldılar. sorunu olabildi ince açık ve ayrıntılı bir biçimde ortaya koyan general öyle ba ladı sözlerini: . 10 KENT N KU ATILMASI Ota ını çadırlara ve da lara kurarak Yükseklerden bir kartal gibi süzdü kenti Ve hendekler kazdırarak ordugâh gerisinde Gece kente salaca ı yıldırımlarını gizledi. ne de koyun postundan gocuk. içine adamakıllı rom karı tırdı ı üçüncü çay fincanını bir solukta yuvarladı ve generale: . Hemen. savunma harekâtı çok daha tehlikesiz ve güvenlidir. Geli im sevindirdi onu. Homurtular yükseldi. baylar. Haydutların sa ı solu belli olmaz. Herkes yerle tikten ve kendilerine birer fincan çay sunulduktan sonra. Kı la askerlerinin denetiminde. yasa gere ince. zavallı Belogorskluların kurtarılması için ekselanslarının ordu göndermekte gecikmeyeceklerini umdu umu söyleyerek kar ılık verdim.htiyar: . belli ki hiç ho una gitmemi ti memurların. dosdo ru generale çıkardı beni. Haydi. Toprak tabyada duvarcılar. Sözlerim. Pugaçev çetesinin niteli ini belirterek düzmecenin düzenli bir askeri birlik kar ısında tutunamayaca ını kesinlikle belirttim. General ku kuyla salladı ba ını: . sonra. Sırmalı kadifeden bir kaftan vardı üzerinde. Bunlar. savunma mı? Her iki yöntemin de kendilerine göre yararlı ve zararlı yanları vardır. Çavu . özene bezene çaput sarıyordu onlara. kısa ve özlü sözlerle. Sonbaharın serin solu uyla çıplakla an elma a açlarını gözden geçiriyor. vay! i te bu çok kötü! dedi. ö retici uyarılarla kesiyordu. pembe yanaklı bir ihtiyardı. Belirtilen saatte komutanın odasında boy göstermekte gecikmedi imi okuyucu kolayca anlamı tır. Çok yazık. gülümseyerek: .Celladın kırbacı. vay. Oraya gidip belirli zamanın gelmesini beklemeye koyuldum. yani en küçük rütbeden ba layarak oyları toplayaca ız. Gerçi ne lagar Ba kırt beygiri. genellikle savunma harekâtından yana verilir. General bana döndü. bahçıvanın yardımıyla. (Burada bana döndü) Bay aste men. beni ilgiyle dinliyor. General: -Vay. dolandırıcıların bizden a ırdıklarının ve senin o ba ı ladı ının yarısı etmez ya. bu arada kuru dalları budamaktan da geri kalmıyordu. Zavallı kız ne yapar orada? Belogorsk kalesinin uzak olmadı ını. Konu aca ız bunu. Belogorsk kalesinden geldi imi ö renir ö renmez. dedi. Aralarında. Nöbetçiler bizi kapıda durdurup kimlik belgelerimizi istediler. Birinin ''süt kuzusu'' diye mırıldandı ını kulaklarımla i ittim. Bir yasadır bu. tanı ı oldu um korkunç olayları anlatmamı istedi. Derin bir sükûnet. htiyar. Kimileri kürekle topra ı belliyor. i man.Görüyorsun ya efendim. Her eyi bir bir anlattım.Bakalım hele. lütfen dü üncenizi belirtin! Kalktım. gözükaralı ı görüyorlardı onda. domuzdan bir kıl koparsan kârdır. Müdür bey! Sizin dü ünceniz nedir? Sırmalı kadifeden kaftan giymi ihtiyar. Hırsız herif utandı demek. kentin surlarını kerpiçle onarıyorlardı. generalden ba ka ordudan olan yoktu. Alınyazımın üzerinde büyük etkisi olabilecek bir toplantıydı bu. Aklımda yanlı kalmadıysa. Bana van Kuzmiç'in ba ına gelenleri anlattırdı. yüzba ının kızı. Bana bir fincan çay içmeye gelmenizi rica ederim: Sava kurulu toplanacak bugün. Saldırı mı. Heraskov Orenburg'a yakla ırken kafaları kazınmı bir prangalı mahkûmlar kalabalı ı gördük. dedi: dolandırıcıya verdi im dilekçe bo a gitmedi. Acıklı hikâyem sona erdi inde: . Onunla vaftiz akrabalı ı varmı . kimileri hendeklerden çıkardıkları süprüntüleri el arabalarıyla ta ıyorlardı. savunma mevzileri yapımında çalı ıyorlardı.imdi. sa lık ve esenlik okunuyordu yüzünde. isyancılara kar ı takınaca ımız tavır konusunda karar almamız gerekiyor. imdi oyları toplamaya devam edelim. neyse. o zamana kadar gidip dinlenin imdi. Kalaca ım evi Savelyiç düzene koymu tu bile. Bayan Mironov da çok iyi bir kadındı. Pugaçev'in yaptı ı dengesizlikler ve ordusunun durumu üzerine bize güvenilir bilgiler verebilirsiniz. sava sanatından anlamasa bile zeki ve do u tan akıllı bir kimse oldu unu gösteriyordu en azından.Zavallı Mironov! dedi. imdi. gümrük müdürüydü bu. yine de i e yararlar. hele mantar salamurası yapmaktaki ustalı ına diyecek yoktu do rusu! Ya Ma a. Sözlerimi sık sık tamamlayıcı sorularla. Toplantı saatini iple çekiyordum. yüzlerinin biçimini de i tirmi ti. onun. Bir delikanlı toylu u. o ne oldu? Ma a'nın kalede. papazın karısının yanında kaldı ını söyledim. Buna kar ılık. General bahçedeydi. iyi bir subaydı. Sava kurallarında ilk oylar. Dü manın en kısa zamanda yok edilmesi için saldırı harekâtına daha çok umut ba lanabilir.Bay aste men! dedi.

saldırıya geçmenin ba ı lanamaz bir serüvencilik olaca ından ve buna benzer eylerden söz ettiler. verdi i sözü tutarak Orenburg üzerine yürüdü ünü ö rendik.Bunu sonra daha ayrıntılı olarak görü ürüz.Baylar! Bana gelince. bütün görü leri dinleyen general. Orenburg surları gerisinde daha uzun süre kalaca ımı gördüm ve üzüntüden a lamaklı oldum. içim acıyla burkuluyordu. . güvenlik içinde kalmanın daha akıllıca bir i olaca ı kanısındaydı. Fakat kısaca söylemem gerekirse. ahali için öldürücü bir ey olmu tu bu ku atma. arkada larından geri kalan bir Kazak'a yeti tim. Belogorsk'tan çıkalı çok oldu mu? . Herkes büyük bir umutsuzluk içinde. atların bitkinli i yüzünden ilerleyemiyorlardı. Sonra kurulun aldı ı kararı anımsayarak. Kimi zaman. Tam Türk yapısı palamı sallamak üzereyken. topların ve surların gerisinde. Burada durdu. Herkes. örtülü ödenekten yetmi . bizim çavu .Bence. da ınık dü man süvarilerini gözden gizliyordu. konu. Marya vanovna gözümde tütüyor. Belogorsk saldırısından bu yana sayıları on kat daha artmı gibi geldi bana. burnundan koyu bir duman yı ını salıverirken: . Zaman geçiyor. daha dün döndüm. Orenburg ku atmasını anlatacak de ilim.. Pugaçev'in egemenli i altına giren kalelerin küçük topçu birlikleri de vardı imdi. Pahalılık. Üstelik zilzurna sarho saldırıyorlardı. uygulamada bu durumdaydı! Orenburg memurlarının sa duyu ve akıllılık dedikleri ey.. a zından. Yani. Ben can sıkıntısından patlıyordum. . Evlerin avlusuna dü en top gülleleri kimseyi a ırtmıyordu.Selam. Aile notlarına de il. Kırgız davarı olayım! General: . . bütün yollar kesildi i için Belogorsk kalesinden mektup gelmiyordu. hatta yüz ruble koyabiliriz. Pyotr Andreyiç! Nasılsınız. a ıran general . piposunun külünü temizledi ve u söylevi çekti: . Kendi görü üne aykırı olarak. piposunu yeniden doldurmaya ba ladı. yüce Çariçe'nin bana emanet etti i bölgenin güvenli iyle ilgili olunca. Pugaçev'in sayesinde iyi bir ata sahip olmu tum. Fakat kalın kar tabakası. nerede? diye ba ırdım. ben tümüyle bay aste menin görü ünden yana oldu umu bildirmek zorundayım. sava a hazırlanmamız gerekiyor. dedi. kentin içinde ku atmayı beklemenin. Pugaçev süvarileriyle yapılan çarpı malara katılıyordum. Size de bir mektubum var. adam kalpa ını çıkararak. dü manın saldırısını topçu ate iyle ve (olanaklar elverdi inde de) bir çıkı hareketiyle püskürtmenin daha akıllıca.Ha! ha! ha! Son derece akıllıca bir dü ünce. Heyecandan solu um kesilmi ti: . anlatılmaz bir sevinçle doldu. Çünkü canilerin elinde top vardı.Efendimiz. Pugaçev'in. Kale burçlarından isyancıların ordusuna baktım. alınyazısının belirsizli ini dü ündükçe. Aralarında. Ya savunma harekâtını benimseyeceksiniz. Piposundan derin bir nefes alan general. ö üdünüzden yararlanaca ız. Serserinin ba ına. Bu çarpı malarda üstünlük hep kar ı yanda kalıyordu. Açlı a ve her türlü yıkıma katlanmak zorundaydılar. Toplarımız toprak tabyanın üstünde bo u bo una gümbürdüyor. her gün sırtına binip kent dı ına çıkarak. Fakat ne olursa olsun. adamakıllı kalabalık bir dü man birli ini nasıl olduysa da ıtıp kovalamaya ba ladı ımızda. açlıktan bitkin dü mü piyade birliklerimizin de sava alanına çıktı ı oluyordu. Neden sonra. . yöneticilerin kısır görü lülü ü yüzünden. Baylar oylarınızı yasa gere ince belirtmenizi bekliyorum. satın alma harekâtına giri iniz! .Fakat beyler diye sürdürdü sözlerini. tek sözcükle korkunçtu. Gururum ok anmı tı. bu sonucu vermi ti i te! Bir gün. Gönlümü. ya saldırı. açık sava alanında silahın ansını denemektense. Ayrılık gitgide dayanılmaz olmu tu. Söz konusu toplantıdan birkaç gün sonra. Kimse benden yana çıkmadı. bilgisiz ve deneysiz adamların görü lerini izleyen bu saygıde er askerin güçsüzlü ü kar ısında üzüntü duymamak elde de ildi.Nasıl olur müdür bey? diye kar ı çıktı. efendimiz ne saldırı ne de savunma harekâtına giri menin gere i yok. Çünkü bu görü . Orenburglular dayanılmaz günler geçirdiler. iyisinizdir in allah? diye ba ırmaz mı? Baktım. Bütün memurlar. böyle büyük bir sorumlulu u üstlenmeyi göze alamam. . Zaten az olan yiyece imi onunla payla ıyor. Toplantı sona erdi. hatta Pugaçev'in saldırıları bile umursanmaz olmu tu artık. gümrük müdürü de il. yi hayvanlara sahiptiler. çim. sava alanına çıkınca da çakılıp kalıyor.. tarihe mal olmu bir olaydır bu. ba arının güvenilmezli inden.Yeni geldim aziz Pyotr Andreyiç.. Satın alma harekâtını da taktik harekât sayacak. diye kar ılık verdi. Kentin güçsüz süvari birli i onları altedecek durumda de ildi. Üçüncü bir taktik hareket yoktur. daha güvenilir bir davranı oldu unda birle en oy ço unlu una katılıyorum. ordunun güçsüzlü ünden. Tepeden bakma sırası memurlardaydı.Ve o zaman (gümrük müdürü atıldı) bu serseriler ba bu larını prangaya vurup getirmezlerse. küçük çarpı malarla avutabiliyordum bir parça.Selam Maksimiç! dedim. saldırı harekatının hemen hemen her zaman savunma harekâtına üstün oldu unu gösteren taktik belgelere dayanmaktadır. Taktik harekatımız.Hani. alınyazılarının nereye varaca ını bekliyordu.. Aralarında ho nutsuzluk ve tedirginlikle fısılda an memurlara öyle tepeden bir bakı fırlattım.

imdi anlıyorum. Görünü üm a ırtmı olmalıydı onu. Tanrı büyüktür. bana bir bölük askerle elli tane Kazak verin. Ama yine de ne bir bölük asker. Yeter ki iste imi yerine getirin. Kendine bir koruyucu bulmu olur hiç de ilse. varsın evlensin. Kızca ızı kurtarabilmek için yol boyunca kafa patlatıyor.Efendimiz. u dünyada ne bir akrabam. Her zaman iyili imi istedi inizi ve herkese yardıma hazır oldu unuzu bildi imden. kanatlarınızın altına alın. Beni görüp durdu. sözünü kesmekte acele ettim: . a ıran ihtiyar: .. ba stratejik noktayla ba lantınızı kolayca keser ve üzerinizde kesin bir zafer kazanır.Öyle mi? u koca Schelm (*) vabrin yok mu. htiyar: . bütün komutanlara yalvarın. Oo. Neden sonra: . Maksimiç onu size ula tırmak için söz verdi.Hayrola azizim.Maksimiç elini koynuna sokarak: . Herhalde çıldırdı ımı sanan general (ki yanılmıyordu) yüzüme dik dik baktı. sizin için gözya ları akıtarak Tanrı'ya yakaranları dü ünmüyormu sunuz.. General lüle ta ından piposunu tüttürerek bir a a ı bir yukarı dola ıyordu. annemden yoksun kıldı beni. Marya Mironova. ne bir koruyucum var.. olanaklar varsa kendiniz de gelin. zavallı yetim. diye ba ırdım. beni zorla onun elinden aldı. Aleksey vanoviç. Sevimli dulların ansı açıktır. Onu kur una dizdikten sonra. u anda öz babammı sınız gibi ba vuruyorum size. Bunu söyleyip katlanmı bir kâ ıt parçası uzattı bana ve tozu dumana katarak uzakla tı. . diye kar ılık verdi. Üç gün daha beklemeye razı oldu.Nasıl olacak bu? dedi. Her zaman size ba lı.Vay. E er üç gün sonra ona varmazsam. nasıl olsa yeni bir kısmet çıkar Marya vanovna'ya. Bize yardım kuvveti gönderilmesi için generale. dedim. papaz Gerasim'in gözünü Pugaçev'le korkutarak. Fakat Aleksey vanoviç gibi bir adamın karısı olmaktansa ölürüm daha iyi. size ba vuruyor. fakat hiçbir çözüm yolu bulamıyordum. Kesilen ba lantı. Yalvarırım geri çevirmeyin dile imi. dedi. bir elime geçsin. Ne çıkar bundan? Hatta imdilik vabrin'in karısı olması daha iyi. Hayatımın bütün mutlulu u sizin verece iniz karara ba lı olacak. Zavallı atımı kıyasıya mahmuzlayarak kente yollandım.Efendimiz. Bunun ne oldu unu.Di imizi sıkmak mı? diye haykırdım. Nedir? Söyle. "Lizaveta Harlova'nın ba ına gelen sizin de ba ınıza gelir" diyor (*). eski romancıların söyledi i gibi. vabrin kendisiyle evlenmeye zorluyormu onu. fakat o. General ba ını sallayarak: .. gidip Belogorsk kalesini dü mandan temizleyeyim. o zaman ba ka! Zavallı delikanlı. Onu ne yapıp edip size ula tıraca ım konusunda Pala a'ya söz vermi tim.Söz veriyorum. Yani. beni canilerin ordugâhına yollayaca ını söylüyor. bir solukta a a ıdaki satırları okudum: "Tanrı birdenbire babamdan. kızlardan daha kolay koca buluyorlar demek istiyorum: Umutsuzluktan bo ulur gibi: .Burada i te. Ba araca ım bunu. dü man. yardım istiyor benden.Olmaz delikanlı. Ba ımı e dim. Ara bu kadar açılınca. Bu soluk solu a geli imin nedenini sordu kaygıyla. Azizim Pyotr Andreyiç! Tek umudum sizsiniz. ona karı olmayı kabul etmezsem. Onun taktik hareket konusunda yeni bir söyleve ba lamak üzere oldu unu görünce korktum. Kente dörtnala girip atımı dosdo ru komutanlı a sürdüm. dedi.Onu vabrin'e kaptırmaktansa ölürüm daha iyi. Derin bir umutsuzlu a kapılmı tım. General: . yi olduktan sonra. Dü ünmek için bana biraz zaman vermesini rica ettim kendisinden. burada babamın yerine komutanlı ı ele alan Aleksey vanoviç. Beni. Belogorsk kalesini nasıl temizleyeceksin dü mandan? Ben co kuyla: . Canilere ye eni oldu umu söyleyen Akulina Pamfilovna'nın yalanını çıkarmamakla hayatımı kurtardı ını ileri sürüyor. Yine Maksimiç'in Pala a'ya anlattı ına göre. . Çılgınca bir hareket olurdu bu. Bana çok merhametsiz davranıyor. imdi kendi evimizde tutuklu olarak ya ıyorum. kendisiyle evlenmeye zorluyor beni. böyle bir sorumlulu u üstlenemem. gözümün ya ına bakmayacakmı . bu mektubun elinize ula ması için Tanrı'ya yalvarıyorum. vay. ne de elli Kazak verebilirim sana. bu zavallı kızı. vay! dedi. ." Mektubu okuyup bitirince çıldıracak gibi oldum. Ansızın im ek gibi bir dü ünce geçti aklımdan. Uzun süre hasta yattım. yirmi dört saat içinde yargılatıp kale korkulu unda kur una dizdirece im! Fakat imdilik di imizi sıkmaktan ba ka çare yok.Yüzba ı Mironov'un kızı mektup yazmı .Canım. Kâ ıdı açtım. okuyucu gelecek bölümde ö renecek. diye dü üncesini belirtti. sık sık kaleden çıkıp çarpı malara katıldı ınızı görüyormu uzaktan. bu arada Marya vanovna'yla evlenecek!. Kendinizi hiç sakınmıyor. Dü üncemi de i tirmez. ne yapabilirim senin için? . Yıldırım gibi generalin odasına daldım.. dedim. Demek Marya vanovna'ya tutkunsun. Artık kendimi yitirmi cesine: .

Madem gitmeye karar verdin. Kendini yiyip bitirme!. köylünün kafasına indirdim. karanlıkta kimsenin gözüne çarpmadık. Savelyiç'le tartı manın bo una oldu unu bildi imden. Bana bak. çlerinden biri. onu kurtarmaya döndüm. ölürüm de bunu yaptıramazsın bana.. Ben Belogorsk kalesine gidiyorum. ikide bir: . Savelyiç keyifli keyifli gülümsedi: . Yolum.Bu da ne demek efendim? diye sözümü kesti. yanlarından sessizce geçmek istedim. onun yarısını bana ver imdi. bu böyle. Gitmek zorundayım. efendimin çocu u mahvoluyor!. Bu paraları sana veriyorum. Köyü kazasız belasız geçmeyi umarken. birdenbire. Bütün kulübelerde ı ık vardı. Kent sakinlerinden biri. Savelyiç de bana uydu. bir anda ala a ı ettiler. seni yalnız bırakmam. Orenburg'lu bir subay oldu um . Korkma Savelyiç: Tanrı büyüktür. Savelyiç arkamdan gelmiyor.Sizi imdi mi asarız. Az sonra Berda'nın ı ıkları görünmeye ba ladı. karanlı ın içinden eli sopalı be köylü gördüm. Yüce Tanrım. A. Sıkı bir tırısla ilerliyordum.Peki Savelyiç. yakalandı ına iyice aklım kesince atımın ba ını çevirdim. her gün yenilenen nal izleriyle kaplanmı tı. Onların bu a kınlı ından yararlanarak atımı mahmuzladım. Pugaçev barına ının öncü karakoluna çıkmı tık. Pyotr Andreyiç. ba ırı lar geliyordu her yerden. Ordu gelsin dolandırıcıları yakalasın. Savelyiç de lagar. htiyarcık topal atıyla haydutların elinden kaçamamı tı demek. Gecenin gitgide koyula an karanlı ı beni her tehlikeden koruyabilirdi.. Savelyiç sızıltıyı kesmiyor.. içi gümü sikkeyle dolu. hayvanı besleyecek yiyecek bulamadı ı için. gemi bıraktı. senin uzun bacaklı eytana yeti emiyor.. Ana yol karla örtülüydü. hazırlı ı yapmasına izin verdim. ondan sonra canının çekti i yere git. htiyara: . Birkaç dakika sonra.Laf ebeli inin zamanı de il. ba ırtılar ve benim Savelyiç'in sesini duydum uzaktan. Ardım sıra güçlükle gelebilen Savelyiç. üç kat pahalı da olsa al. safkan atımın sırtındaydım. dedim.11 SYANCILARIN OTA I Do u tan yırtıcıdır yırtıcı olmasına ya Aslan. Nöbetçiler bıraktılar bizi. karnını az önce doyurmu tu Tatlı bir dille bana " nime niye geldin" diye sordu. Pugaçev'in barına ı olan Berda köyü yakınlarından geçiyordu. Seni yalnız bırakaca ımı mı sandın? te. uzun örme bir kese çıkardı cebinden. topal bir beygire binmi ti. Bu körolası beygir. Yarısı sende kalsın. Türklerle ya da sveçlilerle dövü sen neyse ne! nsan bu haydutların adını bile anamaz!.Azizim Pyotr Andreyiç! dedi. Fakat sendeledi. Kent kapısına geldik. be para almadan Savelyiç'e vermi ti onu. Fakat bir de baktım. Ötekiler korkup kaçı tılar. Adamlar seslendiler. atımı geminden yakaladı. Bütün paramın ne kadar oldu unu sorarak sözünü kestim.. Ba ırarak üstüme atılıp. Kılıcımı çekti im gibi.. ben yine de gizleyebildim onları. cimrilik etme sakın. Orenburg'dan çıktık. Savelyiç: . ba tan ba . diye kar ılık verdim.. Yarım saat sonra ben. Hendeklere yakla ırken gürültüler. yoksa efendimizin buyru uyla sabahı mı bekleriz. ama ben senden ayrılmam.. aklımı kaçırmadım daha! Sen bilirsin. Adamlar Savelyiç'i kıstırmı lar atından indirip ba lamaya hazırlanıyorlardı. E er üç gün içinde dönmeyecek olursam. . Savelyiç her zamanki ö ütleriyle kar ıladı beni: . Gürültüler. Ne yapabilirdim? Birkaç dakika bekleyip. Atımı hızla sürdüm. Fakat bozkır. Dolandırıcılar aramadık yer komadılar ya.. çlerinden ba kan oldu u anla ılan biri. efendim! Tanrı a kına daha yava ! diye ba ırıyordu. hayvan ok gibi fırladı. . Sumarokov Generalden ayrılıp çabucak odama döndüm.. Canın ne istiyorsa.Daha yava . az sanra Çar'a götürece ini söyledi bizi. Beni görünce pek sevindiler. belki yine görü ürüz.Yeterince var efendici im. Devriyeler tantanayla götürdüler bizi. gerisin geri. Kendini sıkma. ama ardım sıra gelmekten de geri kalmıyordu. bilmem. Hava kararmaya ba lamı tı. Parolayı bilmedi im için. Bu ta duvarların gerisinde sensiz oturaca ım ha! Çok ükür. yi yürekli lalam titreyen bir sesle: . apkası adamı ölümden kurtarmı tı. Bunu söyleyip. Fakat çevremi ku atıverdiler. diye ekledi. haydutlar bütün geçitleri tutmu ken nasıl gidersin oraya? Kendine acımıyorsan anana babana acı.. Nereye gidiyorsun? Niçin gidiyorsun? Azıcık bekleyiver. Daha fazla direnmedim.. Hendekleri a ıp köye girdik.u ayya haydutlarla çarpı maktan ne zevk alıyorsun efendici im! Soylu bir kimseye yakı ır mı bu? Günün birinde yok yere kendini ziyan edeceksin. Kararım kesindi. hendeklere yakla ıyorduk. Sokakta bir sürü insana rastladık ya. nsaf et. yayan yapıldak da olsa pe ine dü er. Köyün do al siperlerine. Aziz Pyotr Andreyiç!. az önce beni durduran nöbetçi köylüler arasındaydım yine. efendim.

Ve aklıma gelen ilk cümleyle. Fakat peykeleri. kambur. Fakat bu subay efendiyi de niçin te rif buyurdukları konusunda do ru dürüst sorguya çekersek fena olmaz. ellerini gösteri li bir tavırla bö rüne dayamı .anla ılmadı. arkada larına döndü. Papazın evinde gördü ünüz hasta bir kız vardı ya. kurtulamayacak elimden. ilgi çekici bir yan görmedim onda. Bunlardan biri. dedi. kinci adam ise (Hlopu a lakabıyla tanınan) Sibirya maden ocaklarından üç kere kaçabilmi sürgün bir cani.ncitilen yetim bir kızı kurtarmak için Belogorsk kalesine gidiyordum. htiyar caninin mantı ı çok inandırıcı göründü bana. duvarları yaldızlı kâ ıtla kaplı bir odaydı bu. Benim mare al do ru söylüyor galiba. bu çillerle kaplı geni yüze a ılası bir güç veriyordu. diye dü üncesini belirtti. Köylülerden biri: .te saraya geldik. ileri gelen arkada larından birkaçı oturuyordu çevresinde. Ellerinde bulundu umu. gösteri li bir kar ılama törenine hazırlandıkları belliydi. Üstlerine bir soyluyu getirmekle Kazakları darılttın. ne dersin? Bana öyle geliyor ki Orenburg'dan ça ıt olarak yolladılar bu efendiyi. Hlopu a. ne i iymi bu? Kem küm ettim. bugüne kadar Orenburg'da senin dü manlarınla niye oturdu? Onu sorgu odasına götürüp biraz da lasak. çıkmalarını emretti. Söyle. ha? Pugaçev'in i i akaya vurdu unu görmek biraz canlandırmı tı beni. kendisiyle evlenmeye zorluyor. ak sakallı bir ihtiyardı. Sırtındaki kaba kuma tan yapılmı boz kaftana çaprazlama geçirilmi mavi eritten (*) ba ka. subayın içeri alınmasını buyurdu. imdi geli inizi bildirece im. Kulübeye. deliksiz burnu. Beni iddetle sarsan duygulara ra men. imdi de ilk duydu un söze kanarak adam astırıp. Bizi do ruca. ki ki i dı ında herkes bu emre uydu. topluluk kar ısında sırrımı açıklamaktan çekindi imi sanarak. iri yarı. . Canlılıkla: . senden adalet beklemeye de hakkı olamaz. bütün vücudumdan so uk bir ürperti geçti ini hissettim. kıvılcımlar saçan kül rengi gözleri.Gir. amacıma ula abilmem için bir fırsat vermi olmuyor muydu? Bu fırsattan yararlanmaya karar verdim. halkı incitmenin ne demek oldu unu ö retece im. Kırmızı bir gömlek. Alınyazım beni Pugaçev'le bir kez daha kar ıla tırmakla. efendimiz? diye sordu. dedi. htiyarcık usul usul bir dua mırıldanıyordu. Kulübeye girdi. Zararı yok. Afanasi Sokolov idi.Söyle bakalım. suçlu kim? . Pugaçev. Mavi eritli ihtiyar: . Fakat Pugaçev az önceki soruyla kendime getirdi beni. alnındaki ve yanaklarındaki kızılımtırak lekeler. ürkütücü bir tavırla: . hırıltılı bir sesle: . dedi bana. dört yol a zının kö esinde bir kulübeye getirdiler.Fakat. Ba ına buyruk davranmanın.Vay efendimiz! dedi.zin verirsen sana bir ey söyleyeyim. Fakat ötekini ömrümce unutmayaca ım. Efendimiz. dedi. makası. soyluları ürkütme. Hayırdır in allah? Hangi rüzgâr attı sizi? Özel bir i im için giderken. kutsal tasvirlerin altında oturuyordu. dedim. saraya girdim. Pugaçev. sıska. Çarlı ını tanımıyorsa.Onların yanında çekinmeden konu abilirsin. eytanın baca ı olsa. Orenburg'dan bir subay gelmesinin onları adamakıllı meraklandırdı ı. hangi i için çıktın Orenburg'dan? O anda tuhaf bir dü ünce geldi aklıma. Köylü neden sonra dönerek: . vabrin'i sallandıralım. Onlardan hiçbir ey gizlemem. adamlarının beni durdurdu unu söyledim.Suçlu vabrin'dir. imdi de astırmakla tezcanlılık ediyorsun. Kapıda birkaç arap fıçısı ve iki top duruyordu. Adamakıllı bekledik. ipe asılı le eni. Yapmacık görkemi kayboluverdi. Yapmacık bir uysallık içinde. Düzmece Çar'ın gözdelerine yan gözle öyle bir baktım. i te onu tutsak etmi . Birincisinin (sonradan) kaçak onba ı Beloborodov oldu unu ö rendim. elimde olmaksızın kendimi içinde buldu um bu topluluk. kırk be ya larında kadar bir adamdı bu. bir Kırgız kaftanı ve bir Kazak alvarı vardı üzerinde. ha.Onlara ne acımalı.vabrin'e gösterece im. Tedirginli im Pugaçev'in gözünden kaçmamı tı. kö edeki fırın çatalı ve üstüne toprak çanaklar dizilmi önlü üyle (*) herhangi bir köy odasından farkı yoktu. sırtında kırmızı bir kaftan. ki ya kandiliyle aydınlatılmı . Gür ve kızıl sakalı. Pugaçev. içtenlikle yanıtladım Pugaçev'i: . vabrin'i kale komutanlı ına atamada tezcanlılık etmi tin. ya da köylülerin deyi iyle. dedi. Uzun boylu. Kimlerin elinde bulundu umu dü ününce. . Astıraca ım onu. e er tanıyorsa. Göz kırparak: . adamakıllı kamçılıyordu dü gücümü. istavroz çıkarıyordu.Hangi adamım yetim bir kızı incitmeye cesaret edebiliyor? diye gürledi. ne de ba ı ta bulunmalı. boynumun . Pugaçev'in gözleri parladı: . Pugaçev görür görmez tanıdı beni.Ne dersiniz. Yok. geni omuzlu. . Savelyiç'e bir göz attım.

Masa arkada larım üzerinde.Her ey tıkırında ha! dedi. Sonunda horuldamaya ba ladı.Orada ne homurdanıyorsun. bütün bunların bo söylentiler oldu u. balta tersiyle yere serdim. Orenburg'da yeterince erzak bulundu u konusunda onu inandırmak için dil döktüm. Hlopu a ve Beloborodov. verdi im yemin gere ince. Pugaçev ne elendi. Hlopu a imdada yeti ti.Ya sen.. kimsenin hakkı kalmasın. Ahali sokakta birikmi ti.. ev sahibinin kızları masaya beyaz bir örtü yaydılar.. Hem de serbest dört yol a ızlarında. diye kar ılık verdim. onu bırakmam için bana da i aret yaptılar. Hele bir geceyi atlatalım da. Pugaçev'le kulübenin giri inde kar ıla tık. içki neden sonra etkisini göstermeye ba ladı. Pugaçev.Yavuklun ha! diye ba ırdı. ahalinin (hem de seve seve) le yedi ini söylüyor. Savelyiç de oradaydı. kesersin.Ah! dedim. bizim koca itler kendi aralarında hırla maya ba larlarsa. vabrin'in incitti i kızla ne ilgin var? Yi idin gönlü yarasız olmazmı derler. diye söze karı tı. Kapıyı üstümüze kilitlediler.Çok ükür. yarı yolda donup kalırdım. Ba ımıza Ali kıran ba kesen mi oldun? Bir aya ın çukurda. Fakat ben konukları de il. Hlopu a: . Pugaçev: . üfleseler canın çıkacak. ona ne yapaca ımızı yarın dü ünürüz. Pugaçev'in masasına oturmak erefinden yoksun kalmaya dünden razıydım ama yapacak bir ey yoktu. Niye daha önce söylemezsin bunu? Sizi evlendirip güzel bir ölen yapaca ız! (Sonra Beloborodov'a döndü). Tanrının yardımıyla sen de koklayacaksın o kızgın ma aları. Madem vabrin'i asacaksın. Dinle. senin de zamanın gelecek. Kapısının önünde.. karanlık ormanlarda. üç Tatar atı ko ulu bir yaylı duruyordu. Birlikte çıktık. Pugaçev oturdu u yerde uyukluyordu. ben de günah i ledim. Ekmek. Pugaçev: . Sabah ola..Yeter. eski ahbabımdır.O kız yavuklumdur. Orenburg köpeklerinin tümü birden dara acında kuyru u titretse umursamam ama. ba ına bir Kırgız kalpa ı takmı tı. Sabahleyin gelip. en bir tavırla: . hasımlarımı öldürdüm.Görüyorsunuz i te. imdi. Fakat ben. uzun süre ahlayıp vahladı ını i ittim. ondan korkarım i te! Haydi. sen niye yaltaklanıyorsun? diye kar ı çıktı.. ster istemez tanı ı oldu um cümbü . söyle bakalım. balık çorbası. Ben derin dü ünceler içinde bütün gece gözümü kırpmadım. Sırtına kürk giymi . aynı dara acına bu delikanlıyı da çek ki. barı ın bakayım. (kemikli yumru unu sıktı ve gömle inin yenini sıyırıp kıllı kolunu ortaya çıkardı) ve bu kol da Hıristiyan kanına bula tı. ama gözün hâlâ asmakta. Fakat dikkat et. moruk! diye gürledi. Hlopu a'nın buyru uyla nöbetçi Kazak beni hükümet kulübesine götürdü. Bir gün önceki arkada ları almı tı çevresini. Öyle soba ba ında oturup da kahramanlık taslayarak de il. Pugaçev'le ve korkunç arkada larıyla bir ölende buldum. Her ey tıkırında. Olup bitenler lalamı öylesine a kına çevirmi ti ki. bizi her eyin yolunda oldu una inandırmaya çalı ıyor. Arkada ları kalktılar. Fakat ahali açlıktan kırılıyor! Düzmece. Sen olmasan kente varamaz. sizin kent ne durumda? .. Karı gibi çene çalarak de il. Naumiç. Pugaçev'in beni ça ırdı ını söylediler. Üstünde yol kıyafeti vardı.. Bu el. Kaçıp gelenler a ız birli iyle Orenburg'da açlı ın ve ölümün kol gezdi ini. Gözünü kırpı tırarak: . diye kar ılık verdim. Dur bakalım. arap ve birayla dolu i eler getirdiler. Benim için hiç de hayırlı bir sonuca ula mayaca ı anla ılan bu konu mayı de i tirmek gerekti ini görerek Pugaçev'e döndüm.. gözünün içine baka baka yalan söylüyor. a zını açıp bir ey sormadı bana.Peki. fakat bu efendi. Onları topuzla. dedi. ki genç Kazak kızı.General efendiler! diye sesini yükseltti. mare al! Bu delikanlı. Pugaçev: .kıldan ince oldu unu bildirdim. o zamana kadar sakalını yolmayayım!. Karanlıkta uzandı ını. Akıttı ın kanlar vicdanını sızlatmaya az mı geliyor? Beloborodov: . Bu bulu um i e yaramı tı. sana kalsa herkesi bo ar. dedi..yilik eden. iyilik bulur. At ve gocuk için sana te ekkür etmeyi unutuyordum az kalsın. Arkada ına: . Bunlar. tek sözcük söylemeden. Gerçe i gizlemeyi gereksiz kılarak: . Kesin u zırıltıyı. Yüre ine bu yufkalık nereden geldi böyle? Hlopu a: .. Oturup karnımızı doyuralım imdi. karanlık bakı larla süzdüler birbirlerini. Bereket. gece yarısına kadar sürdü.Yırtık burun! diye homurdandı. Pugaçev görkemli bir tavırla: . Söyle bakalım. kesmekte. Yırtık burnu gösteririm ben sana. Kendimi ikinci kez. hayır ola. Ha yanılıyor muyum? Hava yumu amı tı. do ru söylüyordu.Do ru. melûn ihtiyarın sözlerinden etkilenmi e benziyordu. dedi. . dedi. htiyar: . htiyar öte yana dönüp: .

Pugaçev. tanıttın kendini. karde lerinin dedi i gibi pek öyle kan içici de ilim.Vay. dümdüz bir yolda hızla ilerlemeye ba ladık.Dur! Dur! diye çınladı bu sırada. bugün de ça ıt oldu unda. i kence edilmen ve asılman gerekti inde ayak diredi.Ben dü ünmeyeyim de. Artık bütün bütün yitirdim sandı ım. Ansızın Pugaçev bir soruyla dü üncelerimden ayırdı beni: . Beni ihtiyar halimde bunların arasında bırakma.Orenburg'da ne diyorlar benim için? diye sordu. Düzmece Çar: . düzmece ya i itmedi. . Fakat ben razı olmadım buna. Pugaçev: . Pugaçev: . Pugaçev. Ne dersin. içimden neler geçti ini kestirmek güç de il. olayların beni yine tuhaf bir biçimde kar ıla tırdı ı insanı dü ünüyordum. Belogorsk kalesinin alını ı gözlerimin önünde canlandı.Babacı ım! Pyotr andreyiç! diye ba ırıyordu.Seninle ba a çıkmanın kolay olmadı ını söylüyorlar. Düzmecenin yüzünde sevinçli bir gurur ifadesi belirdi: . sesini yava latarak ekledi: Ismarlama bir bardak arapla.Ne o. Fakat onunla tartı manın gereksizli ini dü ünerek. bugün seninle aynı yaylıda yan yanayım ve hayatımın bütün mutlulu u sana ba lı. Soka ın iki yanına dizilen ahali. köyden çıktık. Yolum dar. Prusya Kralı boy ölçü ebilir miydi benimle? Haydudun bu böbürleni i pek ho uma gitmi ti.. dedi ne eyle. Moskova üzerine yürüyeyim.. korkuyor musun yoksa? Bir gün beni ba ı lamı oldu unu. Görüyorsun. sonra hafif bir sesle: .. bu dolan. ya da yersiz bir ta lama sayıp geçti bu sözü. Pugaçev'in gerçekten de tepesini attırabilirdi sonunda. Bereket versin. vallahi haklısın! dedi.Sen de haklısın. imdiyse yalnız esirgemesine de il. dedi.Fyodor Fedoroviç'in mi? Niye olmasın? Sizin generallerin hakkından geliyorum ya? Onlar da onu yenmemi ler miydi? imdiye kadar silahım hep zafer kazandı. Sava makta ustayımdır. troyka ok gibi fırladı. O an. moruk! dedi. bir parça dü ündü. Pugaçev. lk ba arısızlıkta. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim.Moskova'ya gitmeyi mi tasarlıyorsun yoksa? Düzmece. . Binip yerle tik.Efendimiz ne dü ünüyor acaba? . kim dü ünsün? diye kar ılık verdim. dedi.Sa ol devletlim.. Pugaçev en bir tavırla selamladı beni. Kalbim hızla çarptı. Bu tav an kürkü gocuk. O da ba ıyla selamlıyordu her iki yanını. Sonra Savelyiç ve Tatar arabacı i itmesinler diye. çıngırak çınladı. arma an etti in tav an kürk gocuk aklıma geldi de ondan. hiçbir ey söylemedim. arabacıya durmasını emretti. yaylıyı ayakta süren geni omuzlu Tatar arabacıya: . Dizginlerini sıkı tutmam gerekiyor. Sizin Orenburg'dakilerin Yüzeyevç çarpı masından haberi var mı? Kırk general öldürüldü. kan dökücü alı kanlıkları aklıma geldi! Yüzba ı Mironov'un kızı oldu unu bilmiyordu onun. yapmacık bir uysallık içindeydiler. Benim çocukların sana nasıl yan yan baktıklarını gördün. yardımına da bel ba ladı ımı söyleyerek kar ılık verdim.. Kavu ma dakikasını gözlerimin önünde canlandırıyordum. dört ordu tutsak edildi orada. Sevgilimi kurtarmak için yola çıkan bu adamın bilinçsiz zalimli i. gönlümün biricik sultanını görecektim birkaç saat sonra. vabrin öfkeye kapılarak her eyi açıklayabilirdi. Adamlarım dik kafalılık ediyorlar. Do rusu. Benim gibi bir ihtiyarın elinden tuttu un için Tanrı yüz yıl sa lık. Hakkından gelebilir miydin Frederick'in? . Pugaçev bir süre sonra: . Sonra. htiyar. Atlar dörtnala kalktı.Sen ne dersin? dedim. Daha dün sana kar ı dövü ürken. Atlar hareket etti. yerlere kadar e ilerek selamlıyordu Pugaçev'i. kendi boyunlarını kurtarmak için benim ba ımı vereceklerdir. Baktım Savelyiç kar ıdan bize do ru ko uyor. Savelyiç yerle irken: . Ömrümce dua edece im sana. . Çok iyi tanıdı ım bir ses: . dedi.Belogorsk Kalesi'ne çek! dedi. Subayım ve soylu bir aileden geliyorum. Hele biraz bekle. . Tanrı bizi yine kar ıla tırdı ha! Haydi. belki bir ba ka yolla da ö renebilirdi gerçe i.Tanrı bilir. ..Öyledir. esenlik içinde ya atsın seni. tav an kürklü gocu u da bir daha a zıma almayaca ım. kendisiyle birlikte yaylıya binmemi emretti. bak neler olacak daha!. alınyazımı yine elinde tutan. atla bakalım arabacının yanına. Az sonra. O zaman Marya vanovna'nın hali ne olurdu? Bunu dü ününce bütün vücudumdan so uk bir esinti geçti ini..dün tanık oldu um olaylara taban tabana zıt. Hırsızdır onlar. istedi im gibi yürütemiyorum i lerimi. sa ol babamız.

azizim'' diye yanıtlamı onu. Her zamanki uyanıklı ıyla. Fakat bir kez daha yüzümü öte yana çevirdim. yaylı uçarcasına ilerliyordu. Kazaklar gibi giyinmi . kalenin durumu. Beni görünce a aladı.Gördün mü ya! dedim. bense topu topu otuz yıl ya ıyorum?'' Kuzgun: '' undan. odasında yatıyor. kestiler. vabrin'in beti benzi kül gibi oldu. Savelyiç uyukluyor. söyle bakalım. Pugaçev.Olmaz. nip çökmü ler ba ına.Hükümdarım.Pugaçev'e: . bir yandan övgüler düzüyormu le in lezzetine.Efendimizi de a ırla. Kartalla kuzgun uçup gitmi ler. tamam. vabrin basamaklarda kar ıladı düzmeceyi. le gagalamaktır bence. Tamam mı. yaltaklanmak için birkaç söz söyleyerek Pugaçev'in yaylıdan inmesine yardım etti. oturdu u yerde ileri geri sallanıyordu. ben de le le beslenmeyi bir deneyeyim'' demi .'' Kartal dü ünmü : ''Haydi.. kendi iste inle onlardan ayrılsan. Ne dersin Kalmuk masalına? Ha? . Hain. bir zamanlar karısının dırdırıyla serseme dönen zavallı van Kuzmiç'in uyukladı ı divana oturdu. '' u dünyada nasıl oluyor da sen üç yüz yıl. bir masal anlataca ım sana. kimiz de kendi dü üncelerimize gömülüp. Pugaçev'i çıngıra ından tanımı . Zaman geçmemi ken. 12 YET M KIZ ncecik elma fidanımızın Na yapra ı var. Titreyen bir sesle: .. sustuk. Pugaçev'in kendisinden ho nut olmadı ını kestirmi ti hiç ku kusuz. Geç bile kaldın! Hiçbir ey söylemeden yüzümü öte yana çevirdim.. sonrası Allah kerim''. vabrin elindeki tepsiyle bana da yakla tı.. vah i bir esinlemeyle: .. Karla kaplı dümdüz yolda. Fakat cinayetle. dedi.. çok güzel... hiç beklenmedik bir anda: . hastadır. ''üç yüz yıl le le beslenmektense. Kartal bir gagalamı . ne fı kını u gencecik gelinin de Ne anası var. ne babası Ne elinden tutanı var Ne hayır dua edeni Bir dü ün türküsü Yaylı. Düzmece yerinden kalkarak: . dedi. Çocuklu umda ya lı bir Kalmuk'tan dinlemi tim. kimdir u tutukladı ın kız? Onu bana göstersene. dedi. ''Sen taze kan içiyorsun. küllerini topa koyup savurdular. Ahali.Hükümdarım dedi. Çariçe'nin merhametine sı ınsan daha iyi olmaz mı? Acı acı güldü: . Hain. Pugaçev. On be dakika sonra da Belogorsk kalesine giriyorduk. tutuklu de il o. Kuzgun bir yandan gagalıyor.Güzel. merdivenlerde durarak: . Bir gün kartal. Ansızın tanıdık çit ve çan kulesiyle. dedi. Merhum komutanın diploması. Yayık'ın yalçın kıyısındaki köy göründü. dü man ordusuna ili kin söylentiler ve buna benzer eyler üzerine bir süre bilgi aldıktan sonra. Tatar arabacı yanık bir türkü tutturmu tu..Demek sen de katıldın bize? dedi. Benim için öylesine sıcak anılar ta ıyan odaya girdi imizde. yüre im burkuldu. söylesene'' demi . ''Yok arkada '' demi kuzguna. de il mi? Sarayın penceresinden attılar onu. dedi. vabrin kendi eliyle votka getirdi ona. sakal koyvermi ti.Karde .Beni ona götür. Bir kaçamak bulup i in içinden sıyrılmak olana ı yoktu. haydutlukla ya amak. benden her ey istemek hakkına sahipsiniz. vabrin. Pugaçev'i Marya vanovna'nın odasına götürdü. bense le le besleniyorum. Pugaçev kadehini yuvarladı. ardımız sıra ko uyordu.Dinle! dedi. kuzguna: ''Kuzgun karde . iki gagalamı . fakat bana güvensiz bakı lar fırlatıyordu arada bir. yaktılar. beni göstererek: . Büyük bir tedirginlik içinde oldu u belliydi. geçmi günlerin bir mezar yazıtı gibi hâlâ duvarda asılıydı. Onun bakı ları altında kaçacak delik arıyor. bir kere taze kan içmek çok daha iyi. hiçbir ey söylemedi. Bakarsın ba arırım da! Gri a Otrepyev Moskova'yı ele geçirdi ya! . Fakat bir yabancıyı karımın yatak odasına . Pugaçev. dedim. Benim için ba ı lanmak söz konusu de ildir. Ben de arkalarından gidiyordum. Nasıl ba ladıysam öyle sürdürece im. fakat çabuk toparladı kendini. hükümdarım. Derken bir at le i görmü ler a a ıda. Pugaçev yüzüme a kın a kın baktı. komutan evinin basamaklarına yana tı. Elini uzatarak: . sonra kanat çırpıp havalanırken.Ama sonunun ne oldu unu da biliyorsundur..

önceden haber vereyim ki.. bunun da eklenece ini unutma. eski bir tanıdık. Papazın çaçaron karısı bizimkileri aldatmakla iyi etmi . Hiçbir zaman karısı olmayaca ım onun! E er beni kurtarmazlarsa. odanın kapısında yeniden durdu. nazlanmayı da bırak. günahkâr ruhunun kurtulu u için ikimiz de Tanrı'ya dua edece iz. Titredim. seni nasıl adlandıraca ımı bilemiyorum. fakat aynı anda.. vabrin'i paralamaya hazırlanarak: . Fakat Tanrı tanı ımdır. a kın a kın: . ye enini gelin etmeye zorlayalım mı? Ben babanız olurum. testinin üstünde bir dilim ekmek duruyordu. Pugaçev. vicdanıma. Hıristiyanlık inancıma aykırı bir eyi isteme benden. dedi. vabrin'e dönerek sürdürdü sözlerini: Sen de ukalalık etme.Ee. keyfimize bakarız! Korktu um ba ıma geldi. Sana özgürlü ünü ba ı lıyorum. Pugaçev'in katı yüre ini yumu attı ı belliydi... kendimi öldürmeye karar verdim. kar ısında duran adamın annesiyle babasının katili oldu unu anlayınca elleriyle yüzünü örttü. dedi in gibi olsun! Asmaksa asmalı. Suçluyum. bir çı lık attı. Ceplerini karı tırmaya ba layan vabrin.sokmamı emretmeyin. Üçümüz de konuk odasına indik. .Evlendin ha! dedim. vabrin de sa dıçlık yapar.. Ba ladı ın gibi bitir: Bırak beni. O sırada içimi kaplayan ho görü. Kızın güzelini yakalamı sın. kocan niçin cezalandırıyor seni? Ona kar ı ne kabahat i ledin? Marya vanovna: .Söyle bana güvercinim.Hükümdarım. kocam de il benim. benim için yaptıklarına kar ılık hayatımı seve seve verirdim. Pugaçev. efendimiz! dedi.. korkunç bir bakı fırlattı vabrin'e: . O sırada ben ne yaptım.A ır ol! diye durdurdu beni. Marya vanovna. üç gündür. Pugaçev çıktı. kilit söküldü. vız gelir bana. . bu kalenin alını ı sırasında idam edilen van Mironov'un kızıdır. imdi papaza adam gönderip.Hükümdarım! diye haykırdı.Çıkabilirsin güzel kız. diye yanıtladım onu.Aç u kapıyı! dedi. Efendimiz. zavallı yetim kızla birlikte. saçı ba ı darmada ın. Ona do ru atıldım. acı acı gülerek: . Yer.Bu kez ba ı lıyorum seni. Pugaçev. Onun iyi bir duyarlık içinde oldu unu görerek: . Fakat bundan sonra i leyece in ilk suça.Kendin karar ver. Düzmece Çar.Dinle. Pugaçev gülerek: . Ben hükümdarım. hanımıyla u ra maya ba ladı. Pugaçev'in son sözleri vabrin'i yüre inden yaralamı tı.Kocam ha! diye tekrarladı. Yavuklunu al. Baktım ve donakaldım.Bir de beni aldatmaya cüret ettin ha! dedi. öfkemi de bastırmı tı. Sözlerimin. Benim ayya lar gözünün ya ına bakmazlardı zavallı kızın. kesik kesik: . alnımıza hangi yön yazılmı sa çekip gidelim. kendinden geçerek dö emeye yuvarlandı. Kimi istersem sokarım yanına. de ilmi .vabrin gerçe i söyledi size. nefretimi de. Pugaçev'in yüzü karardı: . dedi. bir deri bir kemik. Marya vanovna hızla bir bakı fırlattı ona.Bunu daha önce söylememi tin bana! dedi. kendisi beyin hummasından yatıyor. gülerek: . Pugaçev: .. diye kar ılık verdim. bilmek de istemiyorum. yüzü sapsarı. dedi. Pugaçev yumu adı: . Kimse kurtaramazdı kızca ızı. Sonra Marya vanovna'ya yakla tı: . vabrin. Sonra Marya vanovna'ya döndü. Benim âdetim budur. Hapishane kaçkını bir Kazak'ın ayakları altında yuvarlanan bu soyluya i rentiyle bakıyordum. Bu. . Ben. tatlı bir sesle: . Velinimetimsin. O.Güzel bir hastanen varmı ! dedi. büyük bir gözüpeklikle odaya daldı. odaya girdik. ardım sıra gel. Adamlarının yanında Mironov'un kızının hayatta oldu unu söyleyebilir miydim? Di leriyle paralarlardı onu.. ba ı lamaksa ba ı lamalı. Pala a. içer. Densiz herif nasıl bir ceza haketti ini biliyor musun? vabrin dizüstü çöktü. yalan söyledim size.Bu da do ru ya! dedi. kılımı bile kıpırdatmadan: . O. anımsamıyorum imdi. dedim. Ne var ki. papazın ye eni de il. Pugaçev. Fakat Grinyov da sizi aldatıyor. ne dedi ini bilmeden sayıklıyor. anahtarı yanına almadı ını söyledi. vabrin'e baktı. dö emede oturuyordu. Önünde bir su testisi. Karınmı . im ekler çakan gözlerini üzerime dikti. Kendinden geçmi cesine: . benim i im. sırtında yırtık pırtık bir köylü fistanı. bir tekme salladı kapıya.. Pugaçev: . Zavallı kız beni görünce titredi. Nerede olursan ol ve ba ına ne gelirse gelsin.Bu da ne demek? diye sordu.Haydi.

eskisi gibi yalın ve sevimli giyinmi ti. Papazla karısı. Pugaçev'le nasıl oldu da uyu tunuz böyle? Nasıl oldu da öldürmedi sizi? Neyse. Akulina Pamfilovna: . Pala ka: . hükümdarın beni ça ırdı ını söyledi. Fakat vabrin ve çevremizde biriken ahali. Dünyada tek bir akrabası yoktu. Söyledim. uzun süre tek sözcük söylemeden öylece kaldım. Akulina Pamfilovna: . annemle babamın yanına gelmesini önerdim. içtenlikle öpü tük. bir bir anlattı.Kocakarı. Sonunda: . Pugaçev'i aldattıklarının Pugaçev'ce bilindi ini i itince istavroz çıkartılar. mutluluk içinde ya ayın. Sonunda. bana mektup yazması için Marya vanovna'ya nasıl ö ütte bulundu unu. yüre imi dolduran eylerin hepsini söylememe engeldi. Ben de kar ı çıkmadım artık. Neden söylemeyeyim gerçe i? O an büyük bir yakınlık duyuyordum ona kar ı. Papaz Gerasim: . ne de olmadık bahaneler ileri sürdü. O da alınyazısının benimkiyle birle ti ini seziyordu. malın gözüymü ! Bu sırada kapı açıldı. Marya vanovna'yı ellerinden almak için vabrin'in nasıl kendileri üzerinde baskı yaptı ını.Azıcık bekleyin Pyotr Andreyiç. kapıda kar ıladılar beni.Ho geldiniz Pyotr Andreyiç. kaleyi denetlemeye çıktı. Sıra bana gelince. Babamın dostça olmayan tavrı ürkütüyordu onu. Marya vanovna'nın nasıl a ladı ını. Çaldım. Bir türlü doymak bilmiyorduk konu maya. Elini tuttum. diye söze karı tı. kimiz de. yeter. ko arak. Önce durakladı. kimiz de a ladık. hissettiklerimi anlatamam. Marya vanovna içtenlikle. Marya vanovna. cani herife bunun için de te ekkürler. Geçmi mutlu günleri de anımsadık. u Aleksey vanoviç vabrin'e diyecek yok do rusu. (ate gibi bir kız olan ve çavu un kaval çalıp oynatmak istedi i) Pala ka'yı kullanarak aralarında nasıl sürekli bir ba lantı kurduklarını. Savelyiç onlara her eyi anlatmı . onlardan ayrılmak istemedi ini. hemen sevgilimin odasına ko tum. Sonra vabrin'e döndü. ben de az sonra oraya gelirim. Ba ba a kaldık. Pugaçev'in egemenli inde ve vabrin'in komutasında bulunan bir kalede kalamazdı artık. Akıl almaz olaylar bizi öylesine ba ladı ki birbirimize. bir cani olan bu adamdan ayrılırken. Yalnız kalınca. Böylece aramızda her ey karara ba lanmı oldu. vs. dedi. Seni imdiden karım sayıyorum. solgun yüzünde bir gülümsemeyle Marya vanovna girdi içeri. Babamın. yüreklerimiz dopdolu. söyler misin canca ızım. ta kesilmi cesine duruyordu. Tanrı ne verdiyse a ırlamaya koyuldu beni. Siz Akulina Pamfilovna'ya gidin.. i renç vabrin'den çektiklerini gözlerimin önünde canlandırdı. Ev sahipleri orada kendilerinin fazla oldu unu hissederek çıktılar. Ya adı ı korkunç durumları. vabrin erimi . Fakat. Köylü fistanını çıkarmı .Sevgili Marya vanovna! dedim. Çevremizdeki her ey unutuluverdi. girin rica ederim! Görü meyeli ne kadar. parma ını sallayarak . Gitti imde yola çıkmak üzere hazırlanmı tı. Bu arada çenesi de durmak bilmiyordu. daha zaman varken ba ını kurtarmak için ate li bir istek duyuyordum içimde. bitmi ti sanki. Ku atılmı bir kentin bütün acılarını ya amakta olan Orenburg da dü ünülemezdi. Bırak u bo bo azlı ı. ben de kendi ba ımdan geçenleri kısaca özetledim. Konu tuk. Ne utangaçlık gösterilerinde bulundu. Bu korkunç insandan. önderlik etti i caniler yı ınından koparıp almak. vs. egemenli i altında bulunan bütün karakol ve kalelerden serbestçe geçebilmem için bir belge hazırlamasını emretti. Kaygılarını yatı tırdım.. Köye. Dostça vedala tık. Fakat yine de babamla annemin onayı olmadan karım olamayaca ını tekrarladı. Hele Marya vanovna neler neler çekti yoklu unuzda. ükür kavu turana. ben kaleden ayrıldıktan sonra ba ına ne geldiyse hepsini birer birer anlattı. Bir süre sonra Pugaçev'in kargacık burgacık yazısıyla imzalanmı geçi belgesini getiren çavu . Öylece. Papaz Gerasim'in evine gittim. Nasılsınız? Bizler her Allah'ın günü dü ünüyorduk sizi. Kapının ötesinden Marya vanovna'nın tatlı sesi geldi: . susuyorduk..sa bizi korusun! dedi! Tanrının hı mından esirgesin bizi. açık yüreklilikle dinledi beni. Onu. Tutkuyla. benden ba ka herkes için bir canavar.. zavallı yavrum!. Pugaçev onu yanına alarak..Kim o? dedi. Özür dileyerek ayrıldım oradan. Çok konu anların cehennemde yanacaklarını unutma! Azizim Pyotr Andreyiç. Kapı arkadan sürmelenmi ti. bunu kendine görev sayaca ını biliyordum. anayurdu için kahramanca can veren de erli bir askerin kızını mutlaka ba rına basaca ını. Papazla karısı. Üstümü de i tiriyorum. Kalabalı ın arasında Akulina Pamfilovna'yı gören Pugaçev. ne kadar uzun zaman oldu de il mi? Papazın karısı.diledi in yere götür. gelece e ili kin tasarılarımı anlatmaya koyuldum ona. konu tuk. dünyada hiçbir güç bu ba ı koparamaz. Ben yol hazırlı ı yapaca ımı ileri sürerek evden ayrılmadım.

. Savelyiç çıkıp arabacı yerine oturdu. Kâ ıt da ıtan binba ıya bakınca a ıp kaldım. Birkaç dakika sonra. Atlar göz açıp kapayıncaya kadar ko uluverdi. arabacı gür bir sesle: . Savelyiç ardım sıra geliyor: . Hava kararmaya ba lamı tı. bir de Pala a.Buyurun. Anlamlı anlamlı göz kırptı. . yi yürekli Akulina Pamfilovna: . do ru mu görüyorum? van vaniç! Sensin ha? . askerler küfürü bıraktılar.. Daha fazla oyalanmak istemiyordum. Marya vanovna dalgın gözlerle bir bana. korkunç küfürler savurarak ansızın ku atıverdiler bizi.Hey. Tanrım! Bütün bu i lerin sonu nereye varacak? Yaylı da usul usul arkamızdan geliyordu. ailemi de yanına götürmelerini emretti ini bildirdi. beni komutanlı a götürmelerini istedim. fakat daha önce fademi alaca ınızı umarım.Ho ça kal efendimiz! diye seslendi bana. Sonra yaylısına bindi. bir yola bakıyor.Arabada kim var? sorusuna. bizi u urlamak için basamaklara çıktılar. Yola çıkmamız için her ey hazırdı.Al i te Çar'ın bacana ı! diye homurdanıyordu kendi kendine. Ben de papazın evine döndüm. Belogorsk Kalesi'ni. ben hazırım. Berda'ya hareket emri verdi ve yaylı yola çıktı ında oturdu u yerden bir kez daha uzanarak: . Komutan evinin penceresinde duran vabrin gözüme çarptı. . diye ba ırdım. Tanrım ikinizin üstünden de kanatlarını eksik etmesin! Yola koyulduk. Yaylısının hızla uzakla tı ı beyaz bozkıra uzun uzun baktım.Çık dı arı. babasının ve annesinin mezarlarıyla son bir kez daha vedala maya gitti. Sakallının dedi ine göre. Kötü karanlık bir anlatım okunuyordu yüzünde. Yaylıdan indim. eytanın bacana ı! dedi. Kar ılarında bir subay görünce. girmesiyle de çıkması bir oldu ve komutanın beni kabul etmeye vakti olmadı ını. Yere serilmi bir dü man kar ısında kahramanlık taslamak gere ini duymayıp. Sen de. gözlerinden sessizce bo anan ya larla sırılsıklam döndü. belli ki dü üncelerini toparlayıp bir türlü kendine gelemiyordu. Tanrım. Fakat komutan efendimiz. Knyajnin Daha sabahleyin.Ne demek bu? diye haykırdım. sayın ailenizin de kendisine götürülmesini emrettiler efendimiz! Basamaklara do ru atıldım. ama hangi ko ullarda!.gözda ı verdi ona. kilisenin arkasına. Be dakika sonra. ailen de dünyanın kaç bucak oldu unu görürsünüz imdi. 13 TUTUKLANMA . vabrin bir yere sıvı tı. Ona e lik etmek istedim. Zamanın nasıl geçti ini farketmeden. Marya vanovna. düzmece Çar'a katılmaya gelen büyük bir birlik varmı orada. pırıl pırıl aydınlatılmı küçük bir evin önündeydik. Bıyıklı bir ba çavu bana: . yine Pugaçev'in egemenli indeki yakın kaleye geliverdik. Yine görü ürüz in allah. Devriyeler önümüzü kesti. haber vermek için içeri girdi. Ba çavu yanıma bir nöbetçi bırakıp. Arabamız kapıya çekilmi ti. Ailesi de yanında. Küçük bir kente yakla ıyorduk. diye kar ılık verdi. efendimizin hapse atılmalarını. Bir zamanlar Simbirsk hanında yüz rublemi üten van vanoviç Zurin'in ta kendisiydi bu!. Gerçekten de yine görü tük görü mesine. Pugaçev gitti. yaylıya yerle tik. Muhafızlar. Altı tane muhafız birli i subayı iskambil oynuyordu burada. dü üncesi bana ıstıraplı bir kaygı veren sevgili Marya'yla böyle umulmadık bir biçimde birle iverince. iki saat sonra. Önüme gelen ilk odaya ok gibi daldım. çalçene arabacının bizi bir saray gözdesi gibi tanıttı ını anladım. Ba çavu beni binba ıya götürmek üzere yanıma dü tü. diye kar ılık verdi. Nöbetçiler beni durdurmaya kalkı madılar. bir daha dönmemek üzere geride bıraktık. beni hapse atmalarını. Marya vanovna. gözlerimi öte yana çevirdim. . .Elveda Marya vanovna. ben. Yine yola koyulduk. Yüreklerimiz yorgun dü mü tü. görevim gere ince Sizi u an tutuklamak zorundayım. Burada atlar de i tirildi. Ya murdan kaçarken doluya tutulduk. güvercinim benim! dedi. Ahali da ıldı. Elveda Pyotr Andreyiç.Kızmayınız efendim. fakat kendisini yalnız bırakmamı istedi.Bilemem efendimiz. Arabamız kale kapısından çıktı. Bu i in bir çırpıda yapılmasından ve kale komutanı olan sakallı Kazak'ın çevremizde pervane gibi dönmesinden. Olup bitenler bir dü gibi geliyordu bana. aslanım! Yolunuz açık olsun.. E yalarımız eski komutanlık arabasına yüklenmi ti. Susuyorduk..Çar'ın bacana ı. Papaz Gerasim'le karısı. kendime inanamıyordum. Yoksa çıldırdı mı bu adam! Ba çavu : .

kabul etmeleri gerekir. vay. Büyük bir ilgiyle dinledi beni.Evi ne yapacaksın? Benimle kal. Orenburg'a dönmen için bir neden yok. do rusu çok yazık. annenlere gitsin.Ne demek oluyor bu? dedim. Benli imi sarsan duyguları onların yanında dı a . Hemen bir ev verelim sana. ne demek oluyor bu? . . her ey yoluna girer. anlatılmaz bir a kınlık içinde ellerini birbirine çarptı: . .Ne diyorsun? Yoksa demin sözünü ettikleri sen miydin? Hay Allah! Peki. Pugaçev'in sevgilisi de kim? Merhum Yüzba ı Mironov'un kızıdır o. onun birli inde kalacaktım. iki gözüm. (Zurin devam ediyordu) istedi in gibi olsun. çok daha iyi olur. Elimi çabuk tutmalıydım. Dünkü çocuk evlenmek istiyor! Fakat baban ne der. Bunu duyan Savelyiç. tehlikesizdir. ho .Olmaz. bir sıkıntım olmayacak.. Marya vanovna öyle iyi bir kız ki. Fakat yava yava kesikle ti. genç kızı kentin en iyi evine yerle tirmesini emretti. Zurin'e: . Babanla annen ne der sonra? Lalamın huyunu bildi imden. korkmasın.. Zurin'in ö üdünü tutmaya karar verdim. bu iyili i esirgeme benden. görev ba ında.Sa ol. . Bununla birlikte. dedi in gibi olsun! O tanrısal mele i götürecek. ba ımdan geçen olayları bir bir anlattım. çim içime sı mıyor. aklıma ne gelirse söylüyordum. babamla anneme iletmesi için bir mektup verdim ona. . Kendisini tutsaklıktan kurtardım. çocuk dadılı ı etmekten ba ka yapacak eyin yok mu? Bo ver yahu! Ne diyece im bak: Bırak u yüzba ının kızını! Simbirsk yolunu dü mandan temizledim. Ak am yeme inden sonra Zurin'le yalnız kalınca. diye yanıtladım onu. içim rahat etmez. Ben geceyi Zurin'de geçirecektim. karde . sonra da ensesinden tuttu unuz gibi alıp getirin. bir genç kızla birlikteyim.Bu da ne demek oluyor efendim? Seni nasıl yalnız bırakırım. annen ne dü ünür? . Çevremizde insanlar vardı. böyle bir gelin için çeyizli in bile kusur sayılmayaca ını haddim olmayarak bildirece im.Kabul edeceklerdir. Sen burada. bir. Araya ayrılık girince sevda saçmalı ı kendili inden geçer. imdi köyümüze götürüyorum. orasını Tanrı bilir. Beyefendi yakı ıklıdır. Tanrı a kına. odadakiler kahkahalarla güldü. Ama Marya vanovna'yı yalnız ba ına gönderirsem. babanla annene de. Savelyiç'e te ekkür ettim ve Zurin'le yataklarımıza uzanıp çene çalmaya ba ladık. Gerçi evlenmen için henüz çok erken ama. Fakat aklımın ermedi i tek bir ey var: Hangi eytana uyup da evleniyorsun? Ben. dokunmu tu ihtiyarcı a. Kar ı çıkma. yalnız de ilim. vay. Burada. hemen oracıkta vedala tık. bir kez daha kurtulaca ını hiç sanmam. görü mez miyiz. Beni haklı buldu. Savelyiç. ertesi gün Marya vanovna'yla yola çıkmaya hazır olmasını bildirdim.Arhip Savelyiç. Kararımı bildirdim.Oh. benim birli imde kal. sana do ru bildi im eyi söylemek zorundayım: nan ki evlenmek ahmaklıktır.Evlenmek ha! dedi. Hemen dikkafalılı a ba ladı: . ba ını sallayarak: . babam ve annem inanırlar sana: bizim için aracılık yaparsın de il mi? Ha? Sözlerim.Karde . Marya vanovna'nın kim oldu unu ö renince. bir daha görü ür müyüz.. kabalık etmez deyin. Sustum. Hiçbir kar ılık vermedim. Zurin hemen gerekli emirleri verdi.Vay. Haydi. Fakat imdi.Bir genç kız mı dedin? Vay be! Nereden tırtıkladın onu? (Zurin bu sözle birlikte öyle anlamlı bir ıslık çaldı ki. arkada ını da al gel. az sonra da bir soruma horultuyla ve burnundan çıkan ıslık sesiyle kar ılık verdi.. Zurin de konu maya istekliydi önce. Onu yalnız ba ına gönder. tatlı sözlerle yola getirmeye çalı tım: .. Ba çavu a.) .. oraya bırakaca ım. Eskisi gibi cümbü yapsaydık. dostum! diye söze ba ladım. Zurin'in birli i o gün kentten ayrılıyordu. bu fırsatı kaçırmak yazık olur do rusu.Fakat. askerlerinin ürküttü ü zavallı bir kızı yatı tır. . Marya vanovna.Arkada de il. a layarak: . . Bitirdi imde. Fakat Çarice'nin ordusunda kalmanın da bir namus borcu oldu unu hissediyordum. Marya vanovna'yı köye göndererek. hepsi iyi.yi ya. Hey! Asker! Pugaçev'in sevgilisi niye gelmiyor hâlâ? Dikba lılık mı ediyor yoksa? Söyleyin ona.. Bana hemen bir ev verilmesini emredersen. Oyuna katılmak istemez misin? . . Kendisi de elde olmayan bu terslik dolayısıyla Marya vanovna'dan özür dilemek üzere dı arı çıktı. dedi. Pyotr Andreyiç! Hangi rüzgâr attı seni? Nereden geliyorsun böyle? Selam. Ertesi gün sabahtan Marya vanovna'ya gittim. Pyotr Andreyiç! diye kar ılık verdi. ba lantısızla tı. syancıların eline dü ersen. bir süre sonra ben de ona uydum.Elveda Pyotr Andreyiç! dedi usulca. ben de adamakıllı bozuldum. erefli bir asker olarak..Sonra her eyi anlatırım. ben burada. Fakat ömrümce unutmayaca ım sizi: yüre imde hep sizi ta ıyaca ım. Aynı kanıda de ildim onunla. Soyunmama yardım etmek için gelen Savelyiç'e. onu içtenlikle. çünkü bu karı ıklıklar biter bitmez evlenece im onunla.. Karınla cebelle mekten. Ona hizmet etmekle bana da hizmet etmi olacaksın. Marya vanovna'yı Savelyiç'e emanet ettim.

sonun kötü olacak senin! Evlenmek ha! Hiç yoktan ba ını yakacaksın! Fakat bu arada mutlulu uma zehir katan tuhaf bir dü ünce girmi ti aklıma.vurmak istemiyordum. son derece kaygılı bir yüzle kulübeme geldi. emirlere uymamı gerektirir. benimle bir i i oldu unu söyledi. Böyle eli kolu ba lı kalmakla duydu umuz üzüntüyü.. yollar geçit vermez oldu. ubat aylarında oluyordu bu. Arkada ım beni ne elendirmeye çalı tı. Sava buyruklarının yerine getirilmesine engel olan kı . Zurin gülüyor omuzlarını silkelerek: . Yüre im cız etti. Bu sırada Zurin. diyordu. Sonunda. O kadar suçsuz insanın kanını akıtan haydudu ve onu bekleyen korkunç sonu dü ündükçe. Adamlar.Yapacak bir ey yok! dedi.Hayrola? diye sordum. Mal ve can güvenli i diye bir ey kalmamı tı ülkede. hiç beklenmedik bir felakete u radım. Birlikten ayrılaca ım gün. Vicdanım temizdi. kurulca suçsuz bulunaca ını umarım.. Arabaya bindim.. Pugaçev'in yakalanması haberiyle birlikte harekâtın durdurulması buyru unu aldı. Zurin emir erimi dı arı gönderdi. Oku. yelkenleri suya indiriyor. Sonunda Zurin. Fakat tatlı bulu ma anının belki de aylarca gecikece ini dü ündükçe için için kendimi yiyordum. Kaygıyla: . haydutlarla ve vah ilerle yaptı ımız bu de ersiz sava ın sona ermek üzere oldu u dü üncesi. Kâ ıt az daha elimden dü üyordu. ya da bir top ate ine hedef olmadın. böylesine çılgınca ve amansız bir Rus ayaklanması daha göstermesin! Pugaçev kaçıyor. Pugaçev i i için kurulmu soru turma kuruluna postalanmamı bildiren gizli bir emirdi bu. Fakat birdenbire. Zurin dostça vedala tı benimle. syancıların yakıp yıktı ı köylerden geçiyor. Zurin'e döndüm. Volga'yı geçmek buyru unu aldı. Fakat Pugaçev ele geçirilememi ti daha. Elindeki ka ıdı uzatarak: . Zurin: . Görevim.Küçük bir tatsızlık. Haydut çeteleri ortalı ı kavuruyor. Yalın kılıç iki muhafız oturuyordu yanımda. Derebeyler ormanlarda gizleniyordu. Bununla birlikte. Tati çev kalesi yakınlarında Pugaçev'i bozguna u rattı. Az sonra düzmecenin kesin bir bozguna u radı ını i ittik. yeni çeteler topladı ve yeniden çapulculu a ba ladı.. Çok geçmeden Prens Golitsin. van vanoviç Mihelson kovalıyordu. Kısaca söylemem gerekirse. vur patlasın çal oynasın. çevresi gitgide bizimkilerce ku atılıyor. Az sonra düzmece Çar'ın Kazan'ı ele geçirdi i ve Moskova üzerine yürüdü ü haberi geldi. yine sevgili Marya vanovnamı görecektim. Pugaçev hâlâ Orenburg önlerindeydi. Tanrı. Masalar kuruldu. Ben de biraz açılmak istiyordum do rusu. isyancı Ba kırt çetelerinin üzerine gönderildi. haydudun ini dört bir yandan kıskaca alınıyordu. Orenburg'u kurtardı ve böylece sava ın sonucunu belli eden kesin darbeyi indirmi oldu. sevincimden çocuklar gibi zıplıyordum. Zurin elinde bir kâ ıtla. Ansızın Sibirya dökümhaneleri bölgesinde yeniden ortaya çıktı. Ordusunu darmada ın etti. Onları kucaklayaca ımı. ellerinde ne kalmı sa bu kez biz alıyorduk ister istemez. geçiyor: öteki birlikler de elbirli iyle yardıma hazırlanıyorlardı bize. Sava sona ermi ti. Ülke ba tan ba a tutu mu .Yok karde . Yeniden. diye kar ılık verdi.. Canını sıkma ve hemen yola koyul. bir parça yatı tırıyordu. isyancının pek o kadar güçlü olmadı ı kurunutusuyla kendilerini avutan ordu ileri gelenlerini adamakıllı kaygılandırmı tı. Ak amla birlikte de sefere çıktık. in kötü bir sonuç do urmayaca ını. az önce aldım. Demek baba oca ına dönebilecektim artık. müfreze birlik komutanları kendi bildiklerini okuyorlardı. ak amı ettik. Seferimizi ve sava ın bitimini uzun uzun anlatacak de ilim. son derece yoksulluk çekiyorduk. içim bir tuhaf oluyordu. tam yola çıkaca ım sırada. kazandı ı ba arılar üzerine söylentiler aldı yürüdü. haydut çeteleri her yerde önümüzden kaçıyor.. ''Neden bir süngüye. Zurin. Pugaçev'le dostlu un hükümetin kula ına gitmi olmalı. Kazan yoluna dü tük. Bu haber. Nedenini bilmedi im bir ürküntü kapladı içimi. yargılanmaktan korkmuyordum. Üzgün ve suskun. cayır cayır yanıyordu. zavallı ahaliden. Araba hazır bekliyordu. daha kar ımıza çıkmadan da ıldılar. Birkaç gün sonra kendimi yine sıcak baba oca ında bulacak. ''Yamelya! Yamelya!'' diye dü ünüyordum üzüntüyle. 14 . lkbahar küçük bir Tatar köyünde ku attı bizi.'' Hayatımın en korkunç anlarından birinde beni ba ı lamasını ve ni anlımı i renç vabrin'in elinden kurtarmasını nasıl unutabilirdim? Zurin'den gerekli izni aldım. Sibirya kalelerinin birbiri arkasında dü tü ünü i itiyorduk. hele hiçbir haber almadı ım Marya vanovna'yı görece imi dü ündükte içim içime sı mıyor. mutlu bir sonun hızla yakla tı ını gösteriyordu. syancı köyler bizim birlikleri görür görmez. Irmaklar ta tı. her ey. arabası hareket etti. Bütün müfreze komutanlıklarına gönderilen ve görüldü üm yerde tutaklanarak hemen Kazan'a.

Öteki. En sonunda da. Atasözü Orenburg'dan izinsiz ayrılı ım dı ında bir suçum olmadı ına güvenim tamdı. sanımı sordular. Co kuyla savunmaya ba ladım kendimi. Tipi sırasında.. bugünkü karı ıklıkta parma ı oldu u. askerlik göreviyle ba da mayan. Pugaçev buraya da damgasını basmı tı. sımsıkı zincirlendim. General. Sokaklarda evlerin yerine kömürle mi moloz yı ınları görülüyor. Buyruklara aykırı davranmakla de il. yirmi sekiz ya larında kadar. Sinirlenmi tim. ifademi yazmaya hazır. Pugaçev'in hizmetine nasıl ve ne zaman girdi imi. masadan aldı ı bir kâ ıdı yüksek sesle okumaya ba ladı: ''Ekselanslarınızın sorusu üzerine. So ukkanlılı ımı yitirmeden. elli kapik gibi arma anlar alıyor? Nerden do du bu tuhaf dostluk? hanet ya da en azından alçakça bir korkaklık de ilse. Askerler giri te durarak. nedir bu? Muhafız subayının sözleri. Ama biz senden açıkgözlerini de gördük. yakı ıklı bir muhafız birli i yüzba ısıydı. nasıl ba ı lanabiliyor Pugaçev tarafından? Nasıl oluyor da aynı subay ve soylu ki i. Pugaçev'le tanı ıklı ımızın nasıl ba ladı ını. Kent. çatısız ve penceresiz kalmı duvarlak isli isli dikilip duruyordu. sert. Asık yüzlü ihtiyar. Belogorsk kalesini caniye kar ı canla ba la nasıl savundu umu söyledim. Bunlardan biri. Böyle bir ba langıç. Somurtarak: . beni bekleyebilecek soruları kafamda evirip çeviriyor. hangi görevleri yerine getirdi imi sordu. ba caniden kürk.. ba tan ba a yakılıp yıkılmı . Bir subay ve bir soylu olarak. kâ ıtlara e ilmi . bütün güçlerce destekleniyordu. Beni muhafızlardan tesim alan nöbetçi subay.. Pencerenin yanına konulmu ayrı bir masanın ba ında da yazman oturuyordu. bozkırda. çıplak duvarlardan ve demir parmaklıklı küçük bir pencereden ibaret dar. yasaklanmak bir yana. Fakat yine de koyvermedim kendimi. Ertesi gün gardiyan uyandırdı beni. canilerle. ki asker e li inde. demircinin ça rılmasını emretti. Bunun en yalın. kendisi Pugaçev'in ota ına u ramı ve onunla birlikte. Adımı.YARGILANMA Halkın a zında lâf Denizde dalga. bu konuda. gerçe i oldu u gibi söylemeye karar verdim.Açıkgöz bir eye benziyorsun delikanlı dedi. aynı zamanda da en güvenilir savunma yöntemi oldu u kanısındaydım. Sorgu ba ladı.Arkada ları canavarca öldürülürken. Belogorsk kalesinin alını ında beni nasıl tanıyıp ba ı ladı ını anlattım. bir daha da komutam altına girmedi. sert bir tavırla: .. Fakat Pugaçev'le dostça ili kilerimi kanıtlayacak pek çok tanık bulunabilir. O zaman genç yargıç. korkunç Orenburg ku atması sırasında gösterdi im yararlıklara tanıklık edebilecek olan generalin adını verdim. so uk görünü lü ya lı bir generaldi. Bunda da kolayca savunabilirdim kendimi. Söyledim.Öyle saygıde er bir babanın böyle uygunsuz bir evladı olması ne kadar acı! diye bir çıkı yaptı bana. gerçe i içtenlikle açıklayarak bundan kurtulmayı umdu umu bildirdim. Üstü kâ ıtlarla dolu bir masanın arkasında iki adam oturuyordu. Umutsuzlu a kapılmadım. Dü man tarafından gelen kaçakların söylediklerine göre. Kalemi kula ının arkasında. Kendime bu güvenim. içeri yalnız ba ıma girece imi bildirdiler. fakat parça parça olmu bir yürekten ta an duanın tatlı lezzetini ilk kez tadarak. isyancıların cümbü üne katılıyor. bu da en azından çok ku ku uyandırıcı görülebilirdi. Fakat bu tarihte kentten ayrıldı. Yargıç önüne çıktı ımda. Ayaklarıma pranga vuruldu. fakat bunun yanısıra. at. daha önce görevde bulundu u Belogorsk kalesine gitmi ler. durum ve davranı larına gelince. Andrey Petroviç Grinyov'un o lu olup olmadı ımı bir kere de benden ö renmek istedi. Becerikli ve serbest tavırlı bir insan oldu u görülüyordu. Yargıç kar ı çıktı: . bekliyordu. generalin ho una gitmemi ti.'' . yanıtlarımı tasarlıyordum. Bunun üzerine. Oldukça geni bir salona girdim. Sonra zindana götürülüp. soylu ve subay olan bir kimse. etti i yemine aykırı dü en ili kilere girdi i ileri sürülen aste men Grinyov'a ili kin bilgilerimi iletmekle eref duyarım: Adı geçen aste men Grinyov geçen 1773 yılı Ekim ayı ba langıcından bu yılın 4 ubatına kadar. Orenburg'da görev ba ındaydı. Kentin sa lam kalmı tek yapısına. Pugaçev'in hizmetine girmemin ve ondan herhangi bir görev almamın sözkonusu olmayaca ını belirttim. onurumu derin bir biçimde yaralamı tı. yerle bir edilmi ti. komutanın evine giden avluya geçtim. nasıl bir töhmet altında bulunursam bulunayım. Bütün acı çekenlerin o biricik avuntusuna sı ındım: Temiz. Düzmece'den gocu u ve atı almakta bir sakınca görmedi imin do ru oldu unu. gelecek konusunda kaygılanmayı bir yana bırakıp derin bir uykuya daldım. fazla gözükaralıkla suçlanabilirdim belki. Çünkü akıncılık. karanlık bir hücreye tek ba ıma kapattılar beni. Kurulca istendi imi bildirdi. hiç de iyi bir son umdurmuyordu insana. Yol boyunca. Kazan'a vardık. orta yerdeki kaleye götürüldüm.

Ne olursa olsun. Az sonra zincir akırtıları i itildi. Petru a'sının. nasıl ba ladıysam öyle sürdürmek.imdi kendini nasıl savunacaksın bakalım? dedi. Marya vanovna adı edilmedi. Beni bir çe it iyi niyetle dinlemeye ba layan yargıçlar. Korkunç olan. kutsal bildi i ey u runa dara acında can verdi. kar ı durulmaz bir i renti uyandı içimde. Ailemiz için ne büyük bir utanç. Adını verecek olursam. General. Marya vanovna'nın onlarla yüzle tirilece i dü üncesi -bu korkunç dü ünce-. arasıra anımsayıp içtenlikle gülmelerine yol açıyordu. Tahtın devrilmesi. Prens benden söz ediyor. Birkaç hafta geçti. insan yargılarının güvenilmezli inden sözederek avutmaya çalı ıyordu babamı. Fakat hiçbir ey kendine getiremiyordu onu. kendi gözya larını gizliyor. Üzüntülerini o ana kadar içine atarken. hızlı hızlı yürüyüp gitti. beni nasıl kurtarabilece ini dü ünüyordu hiç durmadan. aklını oynatacak gibi oluyordu. A kım. Marya vanovna ise herkesten daha çok acı çekiyordu. saray yıllı ının yapraklarını karı tırıyordu. Merakla kapıya döndüm. beylik giri ten sonra. eski katı tavırlarına büründüler yeniden. Babam. Az bir zaman önce kapkara olan saçları tümüyle a armı . Az sonra da içtenlikle ba landılar ona. haydutlarla. onu yüz karası idam cezasından kurtararak Sibirya'nın ücra bir bölgesinde ömürboyu oturmaya mahkûm etti ini bildiriyordu. Sonra da açıkça düzmecenin ordusuna katılmı ım. Bir ak amüstü babam divana oturmu . suçlamalarını tekrar etti. kapı açıldı. Bu bir parça avuttu ihtiyarları. Kendilerine zavallı bir yetim kızı kanatları altına almak fırsatı verdi i için Tanrı'ya ükrediyorlardı. Kararımı daha da peki tirdi bu. Anneme gelince. efendisinin Yemelka Pugaçev'e konuk oldu una. en küçük ayrıntılara varıncaya kadar belle ime kazındılar. ibret için idam cezasına çarptırılmam söz konusuyken babasının hizmetlerine ve ilerlemi ya ına duydu u saygıyla Çariçe'nin suçlu o ulu ba ı ladı ını. bu. öylesine allak bullak etti ki beni. acılarını herkesten gizliyor. Annem onun umutsuzlu u kar ısında korkuya kapılıyor. Çünkü alçakgönüllülü ün ve inceli in doru unda bir insandı o. Alçak cani. artık delikanlıca bir sersemlik olarak görünmüyordu babama. beni ihbar edeni beklemeye koyuldum. haydutun da onu gözetti ine yemin etmi ti. onları kaygılandırmak urda dursun. Bu beklenmedik darbe. az kalsın öldürecekti babamı. bocaladı ımı görünce. idam de ildir.Ansızın Petersburg'daki akrabamız Prens(***)den bir mektup geldi babama. Bu sözleri sessizce dinledim ve bir eye sevindim. görmeden de ya amı gibiyim onları: Annemle babam.. ne diyece imi bilemedim. ba ihbarcıyla yüzle tirilmemi istedi.. biricik o lunun. canilerin i renç jurnalleriyle karı aca ı. hanet eden öteki arkada larımın kuyusunu kazıyor. lalam. Sözde beni Orenburg'a ça ıt olarak Pugaçev göndermi . fakat susuyordu. Savelyiç'i sıkı bir sorguya çekmi . bocaladım. Benim o lum Pugaçev'e yardakçılık etsin! Yüce Tanrım.. Okuyucuya bundan sonra anlataca ım olayların hiçbirinin tanı ı olmadım. eski zaman insanlarının seçkin bir özelli i olan o candan güleryüzlülükle kar ılamı lardı vanovna'yı. ya da yüre inde beni de susmaya zorlayan duygunun kıvılcımlarını ta ıdı ından yapmı tı bunu. ne büyük bir leke!. bir soylunun yeminine ihanet etmesi. Kentte olup bitenleri rapor etmek için hergün akına çıkıyormu um. Ya hâlâ. vabrin girdi. katillerle. Titrek fakat kararlı bir sesle. zincirlerini toplayarak önüme geçti. uzun sakalı da birbirine karı mı tı. çıkarılmamı emretti. Yüzünde kinli bir gülümseme belirdi. vabrin'le birlikte çıktık. kurulca dinlenmek üzere ça ırtacaklardı onu. gerçe i sezinliyor. Ne kadar de i mi ti! a ıp kaldım. stesem kendimi temize çıkarabilece ime inanıyor. Marya vanovna'nın adını vermemi ti. mutsuzlu umdan kendini sorumlu tutuyordu. yüzba ının tatlı kızıyla evlenmesinden ba ka bir dile i yoktu. Fakat hikâyelerini o kadar çok dinledim ki. Ve benim için kutsal olan o adın. Marya vanovna ile olan ili kimi bütün öteki eyler gibi açıklamak istedim. bu günleri göreyim diye mi ya attın beni! Çariçe idamdan kurtarıyor onu! Sanki bu bir avuntu mu? Korkunç olan.Fakat gözya ları. Yeniden zindana kapattılar beni. General. dünkü caninin getirilmesini emretti. isyancıların planlarına katılmı oldu uma ili kin ku kuların ne yazık ki do rulandı ını. Muhafız subayı.Yargıç burada okumayı kesti ve sertçe: . Çünkü Marya vanovna'yı tanıyıp da â ık olmamak elde de ildi. . kaçak kölelerle birlikte olmasıdır!. Tutuklandı ımı i itince hepsi beyinlerinden vurulmu a döndüler.. Fakat ansızın. Bolinski ve Kru çiv'le birlikte ıstırap çekti. Fakat dü üncelerinin . acı acı yakınmaya ba ladı. Pugaçev'le olan tuhaf ili kimi Marya vanovna annemle babama öylesine ola an bir ey olarak anlatmı tı ki. Hani. daha önceki açıklamama ekleyebilecek ba kaca bir söz olmadı ını bildirdim. hiçbir ey söylemeden baktım ona. Sessizce. Her zamanki dayanıklılı ını yitirdi. birdenbire. söylentilerin asılsızlı ından. düzmecenin gözüne girmek için kaleden kaleye geziyormu um onunla. soru turma kurulu önünde. Bir an. Benim dedemin dedesi. soylular sınıfının yok edilmesi amacını ta ıyan bir ayaklanmada benim de parma ım olabilece ine inanmak istemiyordu babam. bir daha da sorguya çıkarmadılar. Korkunç denecek kadar zayıflamı . hayırlı haberler beklemeye koyuldular. Marya vanovna iddetle sarsılmı tı. Yargıçlar. kendisini horgörüyle reddeden kızı dü ündükçe onur kırıklı ı duydu undan. beti benzi kül gibi olmu tu.Nasıl olur? Nasıl olur? diye tekrarlayıp duruyor. vabrin'in suçlamalarını nasıl çürütece imi sorduklarında.

her bir elma a acının.Evet efendim.Petersburg'a niçin gidesin? dedi. . e ilerek. örgüsünün üstüne gözya ları damlıyordu arada bir. Kadın dik dik bakıyordu ona. . Herhalde size haksızlık edildi inden.Korkmayın ısırmaz.Babanız ve annenizle mi geldiniz? . orada konaklamaya karar verdi. anlatılmaz bir güzellik veriyordu ona. . Ba ını kaldırıp bakınca. odadan çıktı. iki sözün ba ında saray sobacısının ye eni oldu unu söyleyerek. Petersburg'a gitmek istedi ini bildirdi ve bu konuda kendisine yardım edilmesini diledi.Kim oldu unuzu sorabilir miyim? . Ba ına bir gece ba lı ı takmı tı. saygıyla uzattı.Yüzba ı Mironov'un kızıyım. ne annem var. genç kızla sohbeti hemen koyula tırdı. .Hayır efendim. Ansızın.Yalnız ha! Fakat henüz çok gençsiniz. Güne . sadık Pala kası ve benden zorla ayrılan. anacı ım. . de il mi? . dedi. Marya vanovna. .Yetimsiniz. orada anıtın kar ısındaki kanepede oturan bir kadın gördü. Çariçe'den bir dilekte bulunmaya geldim. gölün kıyılarını kaplayan sazlıklar arasından kurumlu kurumlu yüzüp çıkıyorlardı.Benim ne babam. Mutlulu una engel olmak istemeyiz. Dileklerinizin ne oldu unu söyleyin bana. Ta radan daha dün geldim. güzel bir çayırlı a do ru yürüdü. içinden okumaya ba ladı. alınyazısının bu yolculu a ba lı oldu unu. giyindi. . saygıyla te ekkür etti ona. Bu tanımadı ı kadın. Tek sözcükle. dürüstlü ü nedeniyle acı çeken bir insanın kızı olarak. saray hayatının bütün gizli kapaklı yanlarını bir çırpıda anlatıverdi. Annemle yalnız kalan Marya vanovna. Pyotr Aleksandroviç Rumyantsev (*) için. her bir küçük köprünün hikâyesini anlattı. ötelerde oldu u belliydi. . Mavi gözleri ve hafif bir gülümsemeyle aralanmı dudakları. lûtuf dilemeye geldim. Kadın kâ ıdı aldı. Paravanayla ayrılmı bir kö ecik verdiler ona. fakat ben saraydanım. birkaç kaçamak bakı la tepeden tırna a gözden geçirebilmi ti onu. Belki size bir yardımım dokunabilir. iyi bir insan bulmanı dilerim. Önce ilgiyle okuyordu. Marya vanovna korkup durdu. yalnız geldim. ak am kimi kabul etti ini bir bir sayıp döktü. durgun.Yüzba ı Mironov! Hani u Orenburg kalelerinden birinde komutanlık eden mi? . Kadının duygulandı ı belliydi. görkemli bir anlatım vardı.inize burnumu sokuyorsam ba ı layın beni. Yine orada. havlayarak beyaz bir ngiliz köpe i çıktı önüne. Tam bu sırada ho bir kadın sesi i itildi: . saat kaçta gezintiye çıktı ını anlattı. kıpırtısız. Marya vanovna ise. Menzil bekçisinin karısı. buralı de ilsiniz? .Evet efendim. tarih kitaplarının birkaç sayfasına de erdi do rusu ve ku aklar için de er ta ıyordu. Beyaz bir sabah elbisesi ve kolsuz bir bluz vardı kadının üzerinde.Evet efendim. her eyiyle onu kendine çekiyor. Sofiya'ya (*) sa lıcakla varıp Çariçe'nin o sırada Tsarskoye Selo'da oldu unu menzilden ö renince. Ben adalet de il. Sonra bahçeye çıktılar. kötü davranıldı ından yakınacaksınız. Marya vanovna ilgiyle dinledi onu. usulca bahçeye çıktı. tasarılarının bir bölümünü açıkladı ona. Bir bir uyanan ku ular. Yoksa sen de mi bizi bırakıyorsun Marya vanovna? Marya vanovna.yıllıkta de il. içinde güven uyandırıyordu. Marya vanovna aya a kalktı. Yumu ak. i neli bir alay olarak görünüyordu. Okuma. . Marya vanovna birkaç günlük yol hazırlı ından sonra. parlıyordu.Git. Babam ba ını e di. Çok güzel bir sabahtı. sevimli bir anlatım vardı yüzünde. Marya vanovna da kanepenin öteki ucuna ili ti. birbirlerinden pek ho nut kalarak döndüler menzile. her zamanki etkisini göstermiyordu üzerinde. kendine destek bulmak için oraya gidece ini söyledi. Annem çok üzülmü tü: . Ertesi gün Marya vanovna erkenden kalktı. Sonra birdenbire de i iverdi bu yüz. . elinde bir örgüyle oturmakta olan Marya vanovna. Sonra katlanmı bir kâ ıt çıkardı cebinden. hiç de ilse yavukluma hizmet etmekle avunan sadık Savelyiç'le birlikte Petersburg yoluna dü tü. ansızın. Annem sessizce yün bir fanila örüyor. tasarladı ı eyin ba arıya ula ması için yana yakıla dua etti Tanrı'ya. sonbaharın serin solu uyla artık sararmaya ba lamı ıhlamur a açlarının doruklarını aydınlatıyordu. Kendine koca olarak rezil bir hain de il. Anna Vlasyevna'nın anlattı ı eyler. çini çekerek: . Islıkla eski bir mar tutturmu tu. Geni göl. Kalktı. Çariçe'nin sabahları genellikle saat kaçta uyandı ını ve kahve içti ini. Burada. dedi. Dolgun ve pembe yüzünde. gezip tozdular. Annem yüzba ının kızını gözya ları içinde kucakladı. O lunun i ledi i suçu anımsatan her söz a ır geliyordu ona.Sanırım.Buraya bir i için gelmi olmalısınız. Sessizli i ilk o bozdu. az önce kazandı ı zaferin erefine bir anıt dikilmi ti. Anna Vlasyevna.Hayır efendim. Daha tatlı bir sesle: . dün yemek masasında söyledi i eyleri. Kırk ya larında kadar gösteriyordu. O sırada yanında saray ileri gelenlerinden kimlerin bulundu unu.

Marya vanovna aynı saray arabasıyla ayrıldı saraydan. bir soru ya muruna tuttu genç kızı. Çeyizini ben düzece im. Marya vanovna'yı görünce saygıyla yol açtılar. hep benim yüzümden oldu. Genç kız titreyen bir elle aldı mektubu ve gözya ları içinde Çariçe'nin ayaklarına kapandı. Sonunda. Çariçe kaldırdı onu. Çünkü toylu undan. nasıl çıkacaksınız Çariçe'nin kar ısına? Daha saraylılar gibi yürümeyi bile bilmiyorsunuzdur. Marya vanovna titreyerek tırmandı basamakları. çıkı tı ona. Anna Vlasyevna'ya döndü. Bunlar. dedi. sırf benim adımı bu i e karı tırmamak için yaptı bunu. haydudun kalabalık arasında onu tanıyarak ba ıyla selamladı ını ö reniyoruz.. basamakların önünde bir saray arabası durdu ve içeri giren bir saray u a ı Mironov'un kızının Çariçe tarafından saraya ça rıldı ını bildirdi. güçlükle durabiliyordu ayakları üzerinde. alınyazımızın belli oldu unu hissediyor. sizi saraya ça ırıyor! Nasıl oldu da burada oldu unuzu ö rendi? Fakat anacı ım. onun jüponlu sarı fistanını mı istesek? Bunun üzerine u ak.Biliyorum. . Kadın so uk bir tavırla: . Çariçe zavallı yetim kıza daha pek çok ok ayıcı söz söyledikten sonra. A açlı bir yoldan yürüyüp gitti. dizlerinin ba ı çözülüyor.Ne demek gerçek de il! dedi. Saray u a ı yol gösteriyordu. Sonra: . yine de iyi yüreklilikle ba ı ladı Marya vanovna'yı. bu de i iklik kar ısında korkuya dü tü. bunları söyleyip. dualarıyla u urlanarak saraya yollandı. Biliyorum. Onun her hareketini göz ucuyla izleyen Marya vanovna. Ba ına ne geldiyse. Saray ileri gelenlerinden birkaç ki i vardı çevresinde. Onun bu bellek güçsüzlü ü Anna Vlasyevna'nın pek ho una gitmemi ti ama. iki kanatlı. Genç kız. vallahi gerçek de il! Ben her eyi biliyorum. Ho çakalın.Nerede kalıyorsunuz? diye sordu. Ev sahibesi. öptü: . Dönü ünü sabırsızlıkla bekleyen Anna Vlasyevna. Fakat yüzba ı Mironov'un kızına borçluyum ben. gerçek de il bu! diye ba ırdı. Sonbaharda. umutla dolu. kapalı bir kapının önünde durdular. zengin de ilsiniz. yüre i iddetle çarpıyor. Ebeye haber gönderip. Çariçe'yle yüz yüze gelece ini dü ündükçe. U ak. 1774 yılı sonunda özel bir buyrukla hapisten kurtuldu unu. sabahın erken saatlerinde yapılan böyle bir gezintinin genç kız sa lı ına zararlı oldu unu söyledi. Bunu söyleyerek bir mektup uzattı Marya vanovna'ya. kanlar içerisinde ve cansız olarak halka gösterilmi ti.Ah. Marya vanovna. Marya vanovna üstünkörü kar ılıklar verdi. Aile arasında anlatılanlardan. Bu ba .Ha. Bir dakika geçmeden kapılar açıldı. bu yol kıyafetiyle gidemezsiniz saraya. Kadın kıpkırmızı kesilerek . Sonra. Anna Vlasyevna'da kaldı ını ö renince: . Birkaç dakika sonra araba sarayın kapısında durdu.Sertle ti. Çariçe tatlı bir gülümsemeyle döndü ve Marya vanovna. Çariçe'nin onu ba ı laması söz konusu olamaz. Marya vanovna da içi sevinçle.Aman yarabbi! diye ba ırdı. Genç kız. düpedüz ahlaksız ve zararlı bir insan oldu u için katıldı düzmeceye! Marya vanovna: . gitmesine izin verdi. eli aya ına dola tı: . Gelecek konusunda hiçbir kaygınız olmasın. her eyi anlataca ım size. kısa bir süre önce öylesine içtenlikle açıldı ı kadını tanıdı. Çariçe yanına ça ırdı onu. Ni anlınızın suçsuzlu una kesinlikle inanıyorum.Gerçek de il. Gelecekteki kayınbabanıza yazdı ım bu mektubu kendi elinizle götürmek zahmetine katlanın.. Sonra semaveri getirdi. gülümsemeye devam ederken: . Pyotr Andreyiç Grinyov'un notları burada kesiliyor. Kar ıla mamızdan kimseye söz etmeyin. Bo ve görkemli odalar dizisinden geçti. Çariçe'nin tuvalet odasına girdi. duracakmı gibi oluyordu. Marya vanovna merak edip de Petersburg'a öyle bir göz atayım bile demeden aynı gün gerisin geriye köye döndü.Verdi im sözü tutabildi im. . bunu ta ralı kızların utangaçlı ına vererek. Kadın ilgiyle dinledi onu. Mektubunuza gelecek yanıtı çok beklemeyece inizi umarım. geli ini bildirmek üzere Marya vanovna'yı yalnız bırakıp içeri girdi. az sonra. Yargılandı ı sırada kendini savunmadıysa. Kapılar ardına kadar açılıyordu önünde. Yoksa ben de mi gelsem sizinle? Hiç de ilse bir iki pot kırmanızı önlerim. Anna Vlasyevna'nın ö ütleriyle. Yüce Çariçe. Çariçe. dile inizi yerine getirdi im için sevinçliyim. ya da saflı ından de il. öylece istedi ini bildirdi. tuvalet masasının önünde oturuyordu. Bunu söyleyip kalktı. Anna Vlasyevna a ırdı. okuyucunun bildi i her eyi bir çırpıda anlatıverdi. iniz görüldü. Pugaçev'in idamında bulundu unu. dedi. Çariçe'nin Marya vanovna'yı tek ba ına ve üstünde hangi kıyafet varsa. dedi. Marya vanovna. tam fincanlara çay doldurup saraya ili kin bitmez tükenmez hikâyelerine ba lamak üzereyken.Dile iniz Grinyov'la ilgili öyle mi? dedi.

Pyotr Andreyiç Grinyov'un anılarını. ona o lunun suçsuzlu unu bildiren. camlı. Simbirsk ilinde bolluk içinde ya ıyorlar imdi. Yalnız. bunları oldu u gibi yayımlamaya karar verdik. dedesinin hikâye etti i zamanla ilgili bir i üzerinde çalı tı ımızı ö renen bir torunu vermi ti bize. Çocukları. 19 Ekim 1836 Yayımcı . bir de bazı özel adları de i tirmeye cesaret ettik. kinci Katerina'nın kendi eliyle Pyotr Andreyiç'in babasına yazdı ı.Pyotr Andreyiç kısa bir süre sonra Marya vanovna'yla evlenmi . on derebeyinin ortak malı olan bir köy vardır. her bölümün ba ına uygun bir yazıt bulduk. Bey evlerinden birinin duvarında. ahlakını öven mektuptur. yüzba ı Mironov'un kızının da zekâsını. ***'den otuz verst ötede. Yazarın akrabalarının izniyle. çerçeveli bir mektup asılıdır. Bu.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful