P. 1
Alexander Puşkin - Yüzbaşının Kızı

Alexander Puşkin - Yüzbaşının Kızı

|Views: 118|Likes:
Yayınlayan: 41asasdas41

More info:

Published by: 41asasdas41 on Aug 13, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/06/2011

pdf

text

original

DÜNYA KLAS KLER D Z S : 8 YÜZBA ININ KIZI Yayına hazırlayan: Egemen Berköz Dizgi: Yenigün Haber Ajansı Basın

ve Yayıncılık A. . Baskı: Ça da Matbaacılık Yayıncılık Ltd. ti. A ustos 1998 ALEKSANDR PU K N YÜZBA ININ KIZI Ataol Behramo lu tarafından Rusça aslından çevrilmi tir. C Cumhuriyetimizin 75. yılı co kusuyla... Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk a ama, insan varlı ının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat, bu anlatımın dü ünce ö eleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun, di er ulusların edebiyatlarını kendi dilinde, daha do rusu kendi dü üncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması, canlandırması ve yeniden yaratması demektir. te çeviri etkinli ini, biz, bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmi uluslarda dü üncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın, bütün kitlenin ruhuna kadar i leyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması, zamanda ve mekânda bütün sınırları delip a acak bir sa lamlık ve yaygınlı ı gösterir. Hangi ulusun kitaplı ı bu yönde zenginse o ulus, uygarlık dünyasında daha yüksek bir dü ünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinli ini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek, onun geni lemesine, ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına ükran duyuyorum. Onların çabalarıyla be yıl içinde, hiç de ilse, devlet eliyle yüz ciltlik, özel giri imlerin çabası ve yine devletin yardımıyla, onun dört be katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplı ımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edece i büyük yararı dü ünüp de imdiden çeviri etkinli ine yakın ilgi ve sevgi duymamak, hiçbir Türk okurunun elinde de ildir. 23 Haziran 1941. Milli E itim Bakanı Hasan Âli Yücel SUNU Cumhuriyet'le ba layan Türk Aydınlanma Devrimi'nde, dünya klasiklerinin Hasan Âli Yücel öncülü ünde dilimize çevrilmesinin, ku kusuz önemli payı vardır. Cumhuriyet gazetesi olarak, Cumhuriyetimizin 75. yılında, bu etkinli i yineleyerek, Türk okuruna bir "Aydınlanma Kitaplı ı'' kazandırmak istedik. Bu çerçevede, 1940'lı yıllardan ba layarak Milli E itim Bakanlı ı'nca yayınlanan dünya klasiklerinin en önemlilerini yayınlıyoruz. Cumhuriyet ÖYKÜ VE ROMAN YAZARI OLARAK ALEKSANDR PU K N Aleksandr Pu kin her eyden önce ozandır.Rus ve dünya yazınına, aralarında ''Ruslan ile Ludmila'', ''Çingeneler'', ''Bahçesaray Çe mesi'', ''Kafkas Tutsa ı'', ''Yevgeni One in'' gibi anlatı- iirler de bulunan ölümsüz bir iir mirası bırakmı tır. Fakat onun ''Byelkin'in Hikâyeleri'', ''Dubrovski'', ''Yüzba ının Kızı'' vb. öykü ve romanları da iir türündeki yapıtlarından daha az ünlü de ildir. Hatta, iir çevirisinin özel güçlükleri nedeniyle, kendi ülkesi dı ında iirlerinden çok, öykü ve romanlarıyla tanındı ı söylenebilir. 1799'da, zengin ve aydın bir ailenin çocu u olarak Moskova'da do du. Zamanın soylu aile çocuklarının tümü gibi, ilkö renimini Fransızca gördü. Yine çocukluk yıllarında Yunan-Latin klasiklerini, Voltaire, Rousseau gibi özgürlükçü, aydınlanmacı Fransız yazarlarını okuma olana ı buldu. Bir Rus köylü kadını olan dadısından da, Rusça’yı, Rus halk masallarını ö rendi. Pu kin öncesi Rus yazınının ana yöneli leri, romantizm ve klasizm akımlarıydı. Bunlar da daha çok Batı yazınlarının etkisi altında do mu lar, ulusal temele yeterince oturmamı lardı. Pu kin, Batı kültürü ve özgürlükçü dü ünceyle Rus halk duyarlı ını kayna tırdı ı yapıtlarında, Rus yazın dilini gerek sözcük da arı, gerekse tümce yapısı ve anlatım özellikleri bakımından arındırmı ve zenginle tirmi , bu dile ça da ve

ulusal bir yapı kazandırmı , yapıtlarında ilk kez Rus toplumunun halksal özelliklerini yansıtan tipler yaratmakla Rus yazınında ulusal ve gerçekçi çı ırın öncüsü olmu tur. Pu kin sonrası 19. yüzyıl Rus yazınının bütün büyük yazarları onun yapıtlarıyla beslenerek yeti mi lerdir. Pu kin'in anlatı türünde ilk yapıtı, 1827 yılında yazmaya ba ladı ı ''Büyük Petro'nun Arabı''dır. Bu özya amsal-tarihsel roman denemesi tamamlanmamı olmasına kar ın, sa lam kurulu u, yalın anlatımı, ki ilerin gerçekçi betimleni leriyle göze çarpar. Pu kin öncesi Rus yazınında anlatı dili iir dilinden henüz tam olarak ayrılmamı tı. ''Büyük Petro'nun Arabı'' bu ayrımın olu masında önemli bir adım olmu tur. 1830 yılının ürünü olan ''Byelkin'in Hikâyeleri'' süssüz, yalın bir üslupla yazılmı , gerçekçi, özlü sanat ürünleridir. Bu öykülerde Pu kin, halk insanlarını büyük bir yalınlık, gerçekçilik ve ustalıkla çizmi tir. ''Menzil Bekçisi'' öyküsünde bekçi ve kızı, ''Tabutçu''da tabut yapımcısı ve kızları, ''Köylü Genç Bayan''da hizmetçi kızlar, u aklar, sevecen bir alaycılık ve duyguyla çizilmi bütün bu tipler, gerçekçi Rus yazınına örnek olu turmu lar; Dostoyevski, Nekrasov, Tolstoy, Çehov vb. daha sonraki dönemlerin birçok büyük yazarı için tükenmez esin kaynakları olmu lardı. Bütün bu öyküler ince bir alay, zekâ, yalın ve en bir insan sevgisiyle örülüdür. Yine 1830 yılı ürünü olan ''Goryuhino Köyü Tarihi'', toplumcu gülmecenin, parodinin gerçekçi yazında güçlü bir örne idir. 1832-33 yıllarının ürünü olan ''Dubrovski'' adlı romanı, yukarda söz edilen yapıtlarının ortak özelliklerini ta ır. Yalın, akıcı anlatımıyla ''Byelkin'in Hikâyeleri''ne yakındır. Bu anlamda, ''Büyük Petro'nun Arabı''na göre, Pu kin'in romancılı ında ileriye do ru önemli bir adımdır. Kurgusu da çok daha i lek ve sa lamdır. Haydut olmak zorunda kalan soylu ki i, romantik edebiyatın bilinen bir kahramanıdır. Pu kin, ''Dubrovski''de, bu romantik kahramanı ve çevresinde geli en olayları, yine romantik renkler ta ımakla birlikte, halksal, ulusal, gerçekçi bir temele oturtmayı ba armı tır. Romanda dönemin Rus derebeylik düzeni ve ona u aklık eden bürokrasiyle acımasızca alay edilmekte, Kirila Petroviç tipinin çevresinde Rus derebeylik düzeni, günlük ya am özellikleriyle, sevecenlikten de yoksun olmayan ince bir alaycılıkla sergilenmektedir. Bu bakımdan ''Dubrovski'', Gogol'un bazı ilk dönem yapıtlarıyla da ortak özellikler ta ır. Pu kin'in Rus halk tiplerine, onların ya amlarına, konu malarına, göreneklerine duydu u (bu kez alaycılıktan yoksun olmayan) ilgi ve sevgi, ''Byelkin'in Hikâyeleri''nde ve daha sonraki ''Yüzba ının Kızı''nda oldu u gibi, ''Dubrovski'de de büyük yazarın ba lıca özelliklerindendir. Yine ''Dubrovski''de, romantik a k öyküsü çevresinde, Pu kin'i çok ilgilendirmi olan ''halk ayaklanması'' konusu ilk kez yansımaktadır. Sonradan, 17. yüzyıl Rus köylü ayaklanması ve ayaklanmanın ünlü önderi Pugaçev konusunda ''Pugaçev Ayaklanması Tarihi'' adlı bir inceleme de yazacak olan Pu kin, ''Boris Godunov'' adlı tragedyasında ve ''Yüzba ının Kızı'' romanında da bu konuyu i lemektedir. ''Dubrovski''yi, konunun romantik örgüsüne kar ın, acımasız, baskıcı bir yönetime kar ı bir halk ayaklanmasını konu alı ıyla, yazıldı ı dönem bakımından, oldukça gözüpek bir yapıt saymak gerekir. Yine aynı dönemin ürünlerinden ''Maça Kızı''nda, hedef bu kez Petersburg sosyetesidir. ''Maça Kızı''nı bir fantezi, traji-komik bir öykü olarak görmek olası. Fakat öykünün kahramanı Hermann konusunda Dostoyevski'nin de erlendirmesi, bu anlatıyı biraz daha derinli ine irdelemede ı ık tutucu olabilir. öyle niteliyor Dostoyevski, ''Maça Kızı''nın kahramanını: ''...muazzam bir ki ilik, Petersburg döneminin (Pu kin'in Petersburg dönemi ürünlerinin / A.B.) alı ılmadık bir tipi... Onda bir Napolyon profili ve bir iblis ruhu var...'' Dostoyevski'nin bu de erlendirmesinden yola çıkarak, Hermann'ı, Raskolnikov'un (Dostoyevski'nin ünlü kahramanının) hazırlayıcısı, bir ön örne i olarak da görebiliriz... Hermann tipinin Gonçarov'un ''Oblomov''undaki Stolts tipiyle yakınlı ı da, Pu kin'in ''Maça Kızı''nda ''Rusya'nın yeni, kapitalist döneme giri ini'' incelikle yansıttı ı konusundaki yargılara bir kanıt sayılabilir. ''Mısır Geceleri'' yine yüksek sosyete çevrelerine yönelik acı bir alaydır. Modern anlatım ve kurgu özellikleri ta ıyan öyküsünde Pu kin, dönemin resmi yazın çevrelerine ve baskıcı yönetime kar ı, sanatın özgürlü ü konusunda dü üncesini ustaca yansıtmaktadır: ''Çünkü yasak tanımaz rüzgâr, Zincir vurulmaz kartala, genç kız kalbine, air de öyledir i te çinden geldi i gibi ya ar...'' ''Mısır Geceleri''nde, Pu kin, romantik esinlenme anlayı ına kar ı, sanatı bir ustalık, bir beceri olarak gören kendi gerçekçi anlayı ını da yine ustaca ortaya koymaktadır... ''Roslavlev'', Napolyon'un Rusya seferi sırasındaki Rus yüksek sosyetesini incelikle ele tiren bir küçük anlatıdır. Yine de, bu birkaç sayfalık anlatının, ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u etkilemi oldu u söylenebilir... Anlatının kahramanı genç kız, Pu kin'in pek çok yapıtının kahramanları gibi, o dönem ve daha sonraki gerçekçi, ulusal Rus yazınının ilk örnek tiplerinden biridir. Yurtdı ına yolculuk, Pu kin'in büyük bir özlemiydi. Yazık ki bu özlem gerçekle emedi. Baskıcı çarlık yönetimi yurtdı ına çıkı izni vermedi ona. 1829 yılında, Osmanlı-Rus sava ı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkı ı, bu yurtdı ı yolculu u özlemiyle ilgilidir. Bu yolculu un izlenimlerini yansıtan (1836'da yayınlanan)

''Erzurum Yolculu u''nda belirtti i gibi, ayak bastı ı yabancı topraklar Rus ordusunca ele geçirilmi yerler oldu u için, yine de yabancı bir ülkeye ayak basmı olmuyordu... ''Erzurum Yolculu u'' Pu kin'in çok yönlü zekâsının, kültürünün ı ıltılarıyla parlayan bir yapıttır. Kafkas do ası betimlerinin, yıllar sonra, bir ba ka büyük yazarı, Maksim Gorki'yi etkilemi oldu u rahatça söylenebilir. Sava alanı betimlerinin ise, ''Sivastopol''da ve hatta ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u derinli ine etkilemi oldu u açıklıkla görülebilmektedir. Sava alanı betimlerinde, dönemin siyasal ko ullarının çok ötesinde, insancıl bir yakla ımı var Pu kin'in: ''Yolda yanlamasına uzanmı yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 ya larında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeli ini yitirmemi ti. Sarı ı tozlar içinde yatıyordu. Tıra lı ensesinde bir kur un yarası vardı...'' Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir sava alanı görüntüsünü... Pu kin anlatı alanında ba yapıtı olan ''Yüzba ının Kızı''nı da 1836 yılında tamamlayıp yayınladı. Gogol bu romanla ilgili olarak öyle demektedir: ''Yüzba ının Kızı ile kar ıla tırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikâyelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumu aklık öyle bir yüksekli e ula ıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmi gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karı ıklı ı, sıradan insanların o alçak gönüllü büyüklü ü. Bütün bunlar yalnızca gerçek de il, onu da a an bir ey.'' ''Yüzba ının Kızı'' yazılmasaydı, Tolstoy'un ''Sava ve Barı ''ının da yazılmamı olaca ı görü ü ileri sürülmektedir. Gerçekten de, sava ın abartılmadan, bütün yalınlı ı ve karma ıklı ı içinde anlatılması, roman kahramanlarının gerçek ya amdan kopuk, sava tan ba ka bir ey dü ünmeyen yapay ki iler olarak de il de, kendilerine özgü ya amları ve aile ya antılarıyla birlikte verilmi olmaları bakımından, bu iki roman arasında bir yakınlık vardır. Ba ımsız, özgürlükçü ki ili i ve dönemin ilerici okur yı ınları arasında geni yaygınlık kazanan yapıtları nedeniyle monar i yönetiminin sürekli baskıları altında ya ayan Aleksandr Pu kin 1837 yılında komploya çok benzeyen bir düello sonucunda ya amını yitirdi inde henüz 38 ya ındaydı. Fakat yapıtlarıyla çoktan ölümsüzlü e ula mı tı. Ataol Behramo lu Ocak 1990 YÜZBA ININ KIZI 1836 1 B R MUHAFIZ B RL ÇAVU U

- Yarın bir muhafız birli inde bir yüzba ı olabilirdi. - Nene gerek, bırak orduda çalı sın. - Çok do ru! Varsın sürünsün... ............................... - Peki, babası kim onun? Knyajnin Babam Andrey Petroviç Grinyov, gençli inde Kont Münnich'in emrinde çalı mı 17** yılında kıdemli binba ı rütbesiyle emekliye ayrılmı . O günden bu yana, kendi malı olan Simbirsk köyünde ya ıyordu. annem Avdotya Vasilyevna Y. de, oralı, yoksul fakat soylu bir ailenin kızıydı. Babamla Simbirsk'te evlenmi ler. Biz aslında dokuz karde mi iz. Fakat karde lerimin hepsi de bebekken ölmü ler. Ben daha annemin karnındayken, yakın aile dostlarımızdan muhafız birli i binba ısı B.'nin yardımıyla Semenovski alayına çavu yazılmı ım. E er umutlar bo a çıkıp, annem kız do uracak olsaymı , babam dünyaya gelmeyen çavu un ölümünü gerekli yere bildirecek, i de böylece kapanacakmı . Ö renimimi tamamlayıncaya kadar izinli sayılıyordum. O zamanın e itim yöntemi imdikinden ba kaydı. Be ya ıma bastıktan sonra seyis Savelyiç'in eline verildim. Kendisi uyanık davranı larından ötürü lalalı ıma atanmı tı. Onun gözetimi altında yeti erek on iki ya ıma vardı ımda Rus gramerini iyice ö renmi , bir tazı yavrusunun nitelikleri üzerine yanılmadan konu abilecek duruma gelmi tim. Bu sırada babam, Monsieur Beaupré adında bir Fransız tuttu benim için. Kendisi çiftli in yıllık arap ve zeytinya ı ihtiyacıyla birlikte Moskova'dan ısmarlanmı tı. Fransız'ın geli i Savelyiç'in çok canını sıktı. Kendi kendine ''Çocu un ne eksi i var?'' diye homurdanıp duruyordu; ''Çok ükür yıkanması, taranması, beslenmesi yerinde. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin mösyösünü kirala! Bo u bo una para harca!..'' Beaupré'nin asıl mesle i berberlikmi . Sonra bir ara Prusya'da askerlik yapmı . Sonra da ne anlama

geldi ini pek kavramadan pour être outchel(*) kalkıp Prusya'ya gelmi . yi bir delikanlıydı. Fakat çok uçarı, çok derbederdi. En güçsüz yanı da kar ı cinse a ırı tutkusuydu. Bu yüzden sık sık tokatlanır, günlerce oflayıp puflardı artık. Ayrıca, kendi deyimiyle, i e dü manı bir adam de ildi. Yani, (Rusça söylersek) içkiye pek dü kündü. Fakat bizim evde arap sadece yemekten sonra, o da birer kadehçik verildi inden ve zavallı ö retmen her keresinde atlandı ından, Beaupré az sonra Rus likörüne alı tı. Sonra da mide için çok daha yararlı oldu unu ileri sürerek, onu kendi ülkesinin araplarına ye lemeye ba ladı. Hemen dost olmu tuk Fransız ö retmenle. Anla maya göre bana Fransızca, Almanca ve bütün bilimleri ö retmek zorundaydı ya, o bunun yerine benden ayak üstü çat pat Rusça ö renmeyi ye ledi. Sonra da herkes kendi i iyle u ra maya ba ladı artık. Aramızdan su sızmıyordu. Benim için ondan daha iyi bir ö retmen bulunamazdı. Fakat kader az sonra ayıracakmı bizi. Bakın nasıl oldu bu i . i man ve çopur bir kız olan çama ırcı Pala ka ile tek gözlü sı ırtmaç kız Akulka, bir gün anla mı lar, aynı anda annemin ayaklarına kapanıp i ledikleri büyük günahı itiraf etmi ler. Gözya ları içinde, toyluklarından yararlanarak kendilerini ba tan çıkaran mösyöden yakınmı lar. Bu gibi konularda akası olmayan annem durumu babama iletmekte gecikmemi tabii. Babam ceza verirken fazla dü ünüp ta ınan insanlardan de ildi. Hemen yanına ça ırtmı düzenci Fransız'ı. Mösyö'nün küçük beye ders vermekte oldu unu bildirmi ler. Babam da bunun üzerine kalkıp odama gelmi . Bu sırada Beaupré yata a uzanmı , mı ıl mı ıl uyuyordu. Size daha önce Moskova'dan benim için bir harita getirildi ini söylemi miydim? Hiçbir i e yaramadan duvarda asılı duran bu harita, kâ ıdının geni li i ve güzelli iyle çoktandır aklımı çeliyordu. Sonunda ondan uçurtma yapmaya karar vermi , Beaupré'nin de uykuda olmasından yararlanarak i e giri mi tim. Ben tam Ümit Burnu'na a aç kabuklarından bir kuyruk takarken babam içeri giriverdi. Yaptı ım co rafya alı tırmalarını görünce kula ımı çekti; sonra Beaupré'ye do ru ko tu, zavallı adamı sarsalayarak uyandırdı ve a zına ne gelirse söylemeye ba ladı. Neye u radı ını a ıran Beaupré kalkmaya çabalıyor, fakat bir türlü beceremiyordu bunu. Körkütük sarho tu çünkü. Daha ne olup bitti ini anlayamadan, babam adamca ızı yakasından tuttu u gibi yataktan kaldırdı, ite kaka kapı dı arı etti. hemen aynı gün de çiftlikten kovdu. Savelyiç'in keyfine diyecek yoktu tabii. E itimim böylece sona ermi oldu. Güvercin kovalayarak, u akların çocuklarıyla birdirbir oynayarak birkaç yıl daha geçirdim. Fakat on altı ya ımı bitirdi im yıl hayatım temelden de i ti. Bir sonbahar günü annem salonda reçel kaynatıyor, ben de onun yanında durmu fıkır fıkır kaynayan köpüklere bakarak yalanıyordum. Babam pencere önüne oturmu , her yıl hiç kaçırmadan aldı ı Saray Yıllı ı'nı okuyordu. Bu kitaba kar ı eksilmeyen bir ilgisi vardı. Her okuyu unda a ılacak kadar heyecanlanır, neredeyse kendinden geçerdi. Babamın huylarını, alı kanlıklarını ezbere bilen annem, zavallı kitabı her zaman elden geldi ince uzak bir yere soku turmaya çalı ır, böylece Saray Yıllı ı kimi kez aylarca gözüne çarpmazdı babamın. Fakat bir kere de kazara rastladı mı, saatlerce elinden bırakmazdı artık. Böylece babam arada bir omuzlarını silkerek, kendi kendine: ''Tümgeneral!.. Benim bölü üme kavu tu!.. ki ni an sahibi!.. Acaba onunla çoktan beri...'' diye bir eyler mırıldanarak yıllı ı okuyordu. Sonra divana fırlattı onu, dü ünceye daldı. Babam böyle dü ünmeye ba ladı mı hep bir kaygı alırdı beni. Nitekim bir süre sonra, ansızın anneme döndü: - Avdotya Vasilyevna, dedi, Petru a kaç ya ında imdi? Annem: - te, on yedisine bastı ya, dedi. Hani Nastasya Garasimovna halanın bir gözüne perde indi i yıl do duydu da, sonra... Babam: - Anla ıldı, diye kesti. Görev zamanı geldi demektir. Kız pe inde ko tu u, güvercinliklere tırmandı ı yeter artık. O lundan hemen ayrılmak dü üncesi anneme o kadar dokundu ki, elindeki ka ık, tencereye dü üverdi. Yüzü gözya larıyla ıslandı. Buna kar ılık ben duydu um heyecanı anlatamam. Orduya katılmak dü üncesi kafamda özgürlük ve Petersburg hayatının mutluluklarına ili kin hayallerle birle iyordu. Kendimi bir muhafız birli inde subay olarak göz önüne getiriyordum. Bana göre, bir insanın elde edebilece i en yüksek an buydu. Babam tasarılarını de i tirmekten de, ertelemekten de ho lanmazdı. Yola çıkaca ım gün kararla tırıldı. Bir gün önce, emrine girece im komutana mektup yazaca ını söyleyerek kâ ıt kalem istedi benden. Annem: - Prens B.'ye benden de selam yazmayı unutma Andrey Petroviç, dedi. Petru a'yı kanatları altına alaca ını umarım. Babam ka larını çatarak: - Neler saçmalıyorsun! diye kar ılık verdi. Prens B.'ye mektup yazan kim? - Az önce Petru a'nın komutanına mektup yazmak istedi ini söyleyen sen de il miydin? - Ee, ne olmu ? - yi ya, Petru a'nın komutanı Prens B. de il miydi? Onu Semyonovsk alayına yazdırmı tık ya.

- Yazdırmı tık! Fakat ne çıkar bundan? Petru a, Petersburg'a gitmiyor. orada bo yere para harcamaktan, çapkınlıktan ba ka ne ö renecek? Yok; bırak orduda çalı sın, burnunu sürtsün, barut koklasın da, züppe de il asker olsun. Hıh. Muhafız Birli i'ne yazdırmı ız da! Nüfus kâ ıdı nerede bunun? Al getir. Annem nüfus kâ ıdımı, vaftiz gömle imle birlikte sakladı ı kutudan çıkarıp getirdi, titreyen bir elle uzattı babama. Babam inceden inceye okudu onu, sonra kar ısına, masaya koydu, mektuba ba ladı. Meraktan içim içime sı mıyordu. Petersburg'a de ilse nereye gönderiyorlardı beni. gözlerimi babamın a ır aksak i leyen kaleminden ayıramıyordum. Sonunda mektubu bitirdi, onu, nüfus kâ ıdımla birlikte bir zarfa koydu, mühürledi, gözlüklerini çıkardı ve yanına ça ırdı beni. - te eski arkada ım, dostum Andrey Karloviç R.'ye yazdı ım mektup, dedi. Orenburg'a onun emrine girmeye gidiyorsun. Ba ımdan bir kazan kaynar su döküldü sandım. Bütün umutlarım bir anda tuzla buz olmu tu. Petersburg dü leri kurarken, demek ıssız, tenha bir ülkenin can sıkıntıları bekliyormu beni. Bir dakika önce içimi, co kuyla dolduran çalı ma dü üncesi imdi a ır bir yük gibi sırtıma çökmü tü. Fakat yapacak bir ey de yoktu. Ertesi gün basamakların önüne çekilen yol arabasına bavulum, çay takımlarımın bulundu u sandık, sıcak ev hayatımın son izleri olan çörekler ve böreklerle dolu çıkınlar yerle tirildi. Annemle babam u urlamaya çıktılar beni. Babam: - Yolun açık olsun Pyotr, dedi. Edece in yemini tut, do rulukla çalı . Komutanlarını dinle. Aferin pe inde ko up kendini pek fazla yıpratma, ama çalı maktan da kaçma. Ve u ata sözünü hiç çıkarma aklından: ''Elbiseni yeniyken, erefini gençken koru.'' Annem gözya ları içinde kendime iyi bakmamı ö ütledi. Savelyiç'ten çocu una göz kulak olmasını istedi. Sırtıma tav an kürkü bir gocuk, onun üstüne de tilki derisinden bir yelek giydirdiler. Savelyiç'le birlikte arabaya oturdum, gözya ları içinde u urlandım. Aynı gece Simbirsk'e vardım. Gerekli öteberiyi satın almak için burada bir gün kalmak zorundaydım. Savelyiç görevlendirilmi ti satın alma i iyle. Bir hana indik. Savelyiç sabahleyin dükkânları dola maya çıktı. Ben pencereden pis bir ara soka a bakmaktan bıkıp hanın içinde dola maya ba ladım. Bilardo salonuna girdi imde otuz be ya larında, uzun boylu, kara kaytan bıyıklı bir bay gördüm orada. Sırtında bir sabahlık, elinde bilardo sopası vardı. Di lerinin arasına bir a ızlık sıkı tırmı tı. Oyun arkada ı olan markacı, kazandı ında bir kadeh votka içiyor, kaybedince bilardo masasının altında dört ayak olup sürünüyordu. Onları seyretmeye koyuldum. Oyun uzadıkça markacı daha sık görünmeye ba ladı. Öyle ki sonunda bilardo masasının altından çıkmaz oldu. Kaytan bıyıklı bay, fatiha okur gibi birkaç küfür salladı ona, sonra bana dönerek birlikte bir parti yapmamızı önerdi. Bilardo oynamayı bilmedi imi söyleyerek reddettim bu öneriyi. Besbelli çok a ırmı tı. Neredeyse acıyarak süzdü beni. Ama yine de laflamaya ba ladık. Adı van vanoviç Zurin'mi . *** Muhafız Alayında komutanmı . Simbirsk askerlik ubesine geldi inden bu handa kalıyormu imdi. Yakında meslekta olaca ımızı ö renen Zurin, Tanrı ne verdiyse askerce bir yeme e ça ırdı beni. Sevinerek kabul ettim. Masaya oturduk. Arkada ım çok içiyor, artık bu ordunun geleneklerine alı mam gerekti ini söyleyerek benim kadehimi de habire dolduruyordu. Anlattı ı askerlik fıkralarına katıla katıla gülüyordum. Masadan kalktı ımızda tam anlamıyla dost olmu tuk. Zurin beni bilardo ö renmeye ça ırdı. - Biz subaylar bu oyunu mutlaka ö renmeliyiz diyordu. Diyelim sefer sırasında bir ilçeye u radın. Haydi bakalım ne yapacaksın? Her zaman da Yahudi dövülmez ki! ster istemez bir hana gidip bilardo oynamaya ba larsın. Ee, bunun için de oynamayı bilmek gerekir! Aklım yatmı tı bu i e. Büyük bir istekle bilardo sopasını kavradım. Zurin beni yüksek sesle yüreklendiriyor, az zamanda gösterdi im ba arıya a ıp kalıyordu. Birkaç dersten sonra, hani kazanç için de il, ama hiç de ilse bo u bo una oynamamak için, parasına, sayısı bir kuru una oynamamızı önerdi. Dünyada parasız oyun oynamaktan daha berbat bir alı kanlık olamayaca ını söylüyordu. Bu öneriyi de kabul ettim. Zurin kendine punç istedi, bana da bunu bir kere denemem gerekti ini söyledi. Orduda çalı ırken mutlaka punç içmek gerekirmi . Punçsuz askerlik mi olurmu ! Dinledim onu. Bu arada oyunumuz sürüp gidiyordu. çkimi yudumladıkça gözüpekli im artıyordu. Toplarım ikide bir yan banttan dı arı fırlıyor, ben öfkeleniyor, kimbilir nasıl hesap tutan markacıyı paylıyor, gitgide büyütüyordum oyunu. Kısaca, ba ıbo bırakılan sersem bir çocuk nasıl davranırsa, tıpkı öyle davranıyordum. Bu arada zamanın nasıl geçti ini fark etmedim bile. Zurin bir ara saate baktı, bilardo topunu bıraktı. Yüz ruble yitirdi imi bildirdi bana. Bir parça a aladım. Param Savelyiç'teydi çünkü. Özür dilemeye giri tim. Zurin: - Rica ederim, diye sözümü kesti. Niçin kaygılanıyorsunuz? Ne zaman verirseniz olur. Haydi, Arinu ka'ya gidiyoruz imdi. Siz olsanız ne yapardınız? Günü nasıl uygunsuz ba ladıysam, öyle bitirdim. Ak am yeme ini Arinu ka'da yedik. Zurin habire kadehimi dolduruyor, askerli e alı mam gerekti ini tekrarlayıp duruyordu. Masadan kalktı ımızda, güçlükle ayakta durabiliyordum. Hana gece yarısı döndük. Savelyiç basamaklarda kar ıladı

Akıl verece ine sana söyleneni yap. diye ba ırdım. 2 Ey uzak ülke. böyle olur i te! Utanmı tım. kim suçlu bundan? O mösyö alça ı! kide bir Antıpyevna'ya ko ar: ''Madam.. diye sertçe sözünü kestim. bir gün önceki olayları sisler içinde anımsıyordum. Bu önemli dakikada bu dikba lı ihtiyarın hakkından gelmezsem bir daha onun vesayetinden kurtulamayaca ımı dü ündüm ve yüzüne tepeden bir bakı fırlatarak: . dün yitirdi in yüz rubleyi sana bu pusulayı getiren çocukla göndermeni rica ederim. Her zaman hizmetinde van Zurin'' Yapacak bir ey yoktu.Sus.Ne?! Ha? Niçin? diye sordu. ya da bir kadeh likörle çakırkeyif olmak varken. Zurin'in parası gönderildi. Peki. hem kasadarım. Ordudaki görevimi ciddiyetle benimseyi imin belirgin izlerini görünce inledi. bir bardak tur u suyu içmek.. Ertesi gün uyandı ımda ba ım zonkluyor. iyi ey ö retti it o lu it. Kekeleyerek: . aka etti ini. Bilardo ö retmenimle vedala madan.. Elden geldi ince so ukkanlı olmaya çalı arak: . Sarho musun nesin. sen bilirsin. Beni kederden öldürmek mi istiyorsun? Gözümün bebe i! Dinle bu ihtiyarı. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin gâvurunu lala diye kirala. Savelyiç a kınlıktan küçük dilini yutacaktı neredeyse.Çık dı arı Savelyiç. ancak cevizine oynayabilirim. Paraya çok ihtiyacım var. Fakat artık çocuk olmadı ımı kanıtlamak. Gelip arabanın hazır oldu unu bildirdi. Öte yana döndüm: .bizi.Borcun var ha. Tanrım! Günahımız neydi? Ben söyleyecek söz bulamayıp: . özgürlü üme kavu mak istiyordum. Yüz ruble! Aman Allah'ım! De ki annemle babam bana kumar oynamayı yasak ettiler. Onları oyunda yitirdim. Zurin'den geliyordu. Kafan kazan gibi olmu . Ben sert bir sesle: . ba ını sallayarak: .Ben efendiyim. A lamaklı bir sesle: .Efendici im. Bir fincan çayla içeri giren Savelyiç beni dü üncelerimden ayırdı.Zırvayı bırak. Git yat. do du undan beri kvastan (*) ba ka içki koymadı a zına.Haylazlı ın sonunu görüyorsun i te Pyotr Andreyiç. . bizde o kadar para olmadı ını yaz o dolandırıcıya.. Savelyiç beni bu u ursuz handan bir an önce çıkarma tela ındaydı. annene zaten söz yok. Paralar benimdir. Bana bir pusula uzattı. Açtım ve u satırları okudum: ''Azizim Pyotr Andreyeviç. Fakat bir kere vaaza ba ladı mı Savelyiç'i susturmak olacak i de ildi. diye ba ırdı. ama daha önce beni yatır. çünkü canım öyle istedi. dedi imi yapmaya gitti. Kime çektin acaba? Ne deden ayya tı. Fakat efendici im. hem çama ırcım. htiyar a lamaya ba ladı. ne zaman borçlandın ona? Bu nasıl i ? Efendim. ama ben para vermeyece im. Neye u radı ını a ıran Savelyiç ellerini çarptı. . yüzüme baktı. öylece kalakaldı. Al i te sana ''je vu pri!'' Tövbe tövbe. Bilmem ki ne içerler. . ne baban. dedim.ki gözüm Pyotr Andreyiç. dedi. canın bir ey yemek istemiyor. vodka'' deyip dururdu. Savelyiç iki gözü iki çe me. Acımı tım zavallı ihtiyara. Savelyiç gitgide daha çok a ırıyordu. sana ne oldu böyle? dedi. Çay istemiyorum. moruk! diye ba ırdım. je vu pri. içimde gizli bir sızı ve sessiz bir pi manlıkla Simbirsk'ten ayrıldım. . günün birinde bir daha görü ece imizi dü ünmeden. Ver u parayı. . dedi. güzel ülke Ey bilmedi im ülke! Ne kendi iste imle geldim sana Ne de soylu bir atın sırtında Beni. . Titrek bir sesle: . bu yi it delikanlıyı Gençli in ate i getirdi buraya Bir de ba ımdaki arap dumanları. Öyle de il mi? Bu sırada bir çocuk girdi içeri. Nerede bu hallere dü tün? Ah. yoksa ensenden tuttu um gibi kapı dı arı edece im seni. dedim. Umursamaz bir tavır takındım. dedim. sen de benim u a ımsın.Ona borcum var. hem de i lerimin yürütücüsü olan Savelyiç'e dönerek çocu a yüz ruble vermesini emrettim.Haylazlı a pek erken ba ladın Pyotr Andreyiç.Ne duruyorsun.

. Savelyiç ondan yana çıktı. kumar oynadı ını duyarlarsa ne demezler? Zavallı Savelyiç'i avutmak için epeyce dil döktüm. üzdüm seni.Haydi Savelyiç... Savelyiç'in kar ısında bir suçluluk duyuyordum. arabanın çevresinde gitgide kalınla an bir tabaka halinde yükseliyordu. Her yer karla örtülüydü. . O bölgenin tipileri üzerine önceden bir eyler i itmi li im vardı. fakat söze nereden ba layaca ımı bilmiyordum. ahmak kafa! eytana uydum. imdi efendilerimin yüzüne nasıl bakaca ım ben? Çocuklarının içki içti ini. Arabacı çevrede dolanıyor. . arada bir titriyorlardı.Hey. . Bundan böyle daha akıllı davranaca ıma. Ama yapacak bir ey yoktu artık. Tipi bastırmadan bir sonraki menzile ula aca ımızı umarak arabacıya elini daha çabuk tutmasını emrettim.una. ansızın lapa lapa ya maya ba ladı. bundan böyle ona danı madan be para harcamayaca ıma söz verdim. Dün haylazlık ettim. barı alım. of. Benden yana hiç bakmıyor.Niye gitmiyorsun! diye ba ırdım arabacıya. yerinden inerken. sonra apkasını çıkararak bana dönüp: . . Arada bir ba ını sallıyor kendi kendine: ''Yüz ruble! Dile kolay!'' diye homurdanıyordu. seni dinleyece ime söz veriyorum.Hava bozmaya ba ladı da. Ben hiç de ilse bir ev ya da bir yol izi görürüm umuduyla dört bir yana bakınıyor. O zamanın ölçülerine göre küçümsenemeyecek bir para yitirmi tim. Rüzgâr gitgide iddetleniyor. htiyar. Nereye ko uyoruz böyle? Dü üne mi yeti eceksiniz? Savelyiç haklıydı. u kayyımın karısına bir u rayayım dedim. Ben kendime kızıyorum. Atlar adım adım ilerliyorlardı. Yüzüme kırbaç gibi çarpan tipiden ba ka hiçbir ey görünmüyordu. ah. handaki davranı ımın aptalca oldu unu istemeye istemeye itiraf ediyor. Arabacı bunun bir tipiyi haber verdi ini açıkladı. sıcak bir çay içsen.Ah. Neden sonra: . Güne batmak üzereydi. lk bakı ta uzak bir tepecik sanılabilirdi. . Atandı ım bölgeye yakla ıyordum.. ne iz belli. Adam hayvanları dört nala kaldırdı.Efendim emrederseniz geri dönelim! dedi. biz de yolumuza giderdik. Zaman zaman tepelerle. Savelyiç homurdanıyordu. Arabacı.Sen kimseye kulak asmadın ki efendim! diyordu. yalnız atları dehlemek için açıyordu a zını. Küçük bulut geni ledi. Haydi. uraya baksanıza. atlar yel gibi uçuyorlardı. çimde. fakat tipinin bulanık çevriminden ba ka bir ey seçemiyordum. bulanık bir kar deniziyle örtülmü tü.. sabaha kadar yatıp uyusan kötü mü olurdu? Tipi diner.Nereye gideyim? diye kar ılık verdi. girer ba ın belaya. Seni handa yalnız ba ına nasıl bıraktım! Ah. Arabacı: . geni ledi. Dört bir yanımız sisle kaplı. Tabii atalar sözünün dedi i çıktı.Canım bu da dert mi? . tipi!. ne yapaca ını bilemedi inden. karlar döne döne havaya yükseliyordu. Rüzgâr da gitgide iddetleniyordu bu arada. geri dönmeyi ö ütlüyordu. kızma artık. beyaz bir duman oldu. yeter artık. Gökyüzü bir anda kararmı .. ko umları düzeltiyordu. Arabam dar bir yolda daha do rusu köylü kızaklarının açtı ı bir iz üzerinde ilerliyordu. Suçlu oldu umu kabul ediyorum. nasıl tozutuyor karları. arabacının yanına oturmu tu. canlıydı sanırdınız. U rama akrabaya. hendeklerle kesilen iç karartıcı bir bozkır uzanıyordu dört bir yanımdan. Ansızın bir karaltı çarptı gözüme.O niye? . Yandık. Arabacı: . Uzaktan akrabam olur. efendim! diye seslendi. Tam ufuk çizgisinin orda küçük bir bulutçuk gördüm gerçekten de. Kar hep lapa lapa ya ıyor. Sabırsızlanarak: . fakat gözü hâlâ do udaydı. Fakat rüzgâr pek iddetli görünmedi bana. Baksanıza. Kimbilir neredeyiz? Ne yol. büyüdü ve yava yava bütün gö ü kapladı. Fakat sonunda yatı tı. birden çevreye bakınmaya ba ladı.Beyaz bozkırla açık gökten ba ka bir ey görmüyorum. Hana dönsen. Bütün suç bende. u küçük buluta bakın. Savelyiç de arabacıdan yana çıkmı . Birçok yük arabasının nasıl kar altında kaldı ını biliyordum. Göz gözü görmez oldu. Atlar ba larını öne e mi duruyor. dedim. Savelyiç'le benim üzerimize lapa lapa kar ya ıyordu. Rüzgâr u ulduyor. una. Ba ımı arabadan çıkarıp baktım. Onunla ne yapıp edip barı mak istiyor. Görmüyor musunuz ne oldu unu? (Kamçısıyla do uyu gösteriyordu). Bütün bunlar üzüyordu beni. Az sonra da durdular. Rüzgâr öyle bir kudurmu lukla uluyordu ki. .Eski bir türkü Yol boyunca dü ündüklerim hiç de ho eyler de ildi. barı alım.Ya uraya. Of. Sonra yo unla arak yükseldi. iki gözüm Pyotr Andreyeviç! ( htiyar derin derin içini çekti). lkin ince ince serpi tiren kar. Ben adama sövüp saymaya ba lamı ken.

Çünkü rüzgâr duman kokusu getirdi bir ara. Arabacı haklı göründü bana. Küçük bey. bana hâlâ peygamberce gelen bir dü tür bu. Çünkü bo inançlara kar ı ne kadar ku ku duyulursa duyulsun. Hani. gözlerimi hastaya dikiyorum.Nereye geldik? .Hana. Adamın so ukkanlılı ı canlandırmı tı beni.Buraları bilirim. uyku öncesinin belirsiz görüntüleri içinde onlarla kayna tı ı bir ruh durumu vardır. Aya ım vücutlara takılıyor. fırtınanın u ultusu kulaklarımda gitgide bir ninniye dönü tü. Atlar durmu tu. uçsuz bucaksız kar çölünde o yana. Aklıma ilk gelen ey. onlara kapılmanın yine de insan o luna özgü oldu unu biliyordur sanırım. En iyisi burada durup beklemek. yol nerede? Nasıl olsa ne atlar... fakat oldukça temiz bir odaya girdim.'' Ben razı olmuyorum buna. Yatak odasına giriyoruz. her dakika benim iki yanıma yuvarlanacakmı gibi oluyor. Adamın bu açıksözlülü ü a ırtmı tı beni. burada. Savelyiç kolumu çeki tiriyor: .. Çok ükür. Ben o durumdaydım i te. seninle helalla mak istiyor. Arabacı: . Annem cibinli i usulca kaldırıyor ve ''Andreyiç Petroviç''. Ömrüm boyunca unutamayaca ım bir dü görüyordum. Bir köylüden ne diye hayır duası isteyeyim?'' Annem. bana sı ın.Hey.Öyle ya. buraları bilir misin? Beni bir hana götürsene. . Bir adamdı bu. Yolcu: . uyuklamaya ba ladım. diye kar ılık verdi köylü. gönlünün diledi ini yaparsın. . dedim.. bana da ne eyle bakıyor. diye kar ılık verdi. ''Fark etmez Petru a!'' diye kar ılık veriyor: ''O senin babalı ındır (*).Hey köylü! dedim. Hancı kapıda kar ıladı bizi. Fırtınanın hâlâ kudurmu çasına uludu unu. diyordu. bizim yolcu. baktı. ama gerçekten de bir ey kımıldıyor orada. Arabadan indim. Tanrının yardımıyla dosdo ru gelip duvara dayandık. Okuyucu kınamasın beni. Kar ımda oturan Savelyiç. Belki tipi diner. Ben arabacıya oraya do ru hareket etmesini emrettim. Senin hastalı ını ö renip geri dönmü . Tam kendimi Tanrı'ya emanet edip bozkırın ortasında gecelemeye karar vermi ken. araba desem araba de il. ki dakika sonra kavu tuk. diyor: ''Bak Petru a geldi. Bir çıra aydınlatıyordu burayı. ''Yava ''. sonra yerine oturarak: .'' Ben diz üstü çöküyor.Hey. Hasırdan kapı perdesini indirdim. Kaygıyla indim arabadan.Geldik efendim. annem basamaklarda beni bekliyor. Ansızın bir kapı çıktı kar ıma ve çiftli imizin avlusuna girdik. diye kar ılık verdi. ne de ko umlar senin. Gençli in yerini dü lere bıraktı ı.Tanrı biliyor ya efendim. kedi gibi bir sıçrayı ta arabacının yanına çıkıp oturdu: .'' Ben hem deh et. göz gözü görmüyordu. Oda ölülerle dolu. ''Ne demek oluyor bu?'' diyorum. arabacı. bu yana dola tı ımızı görüyordum. Hava öyle karanlıktı ki. haydi in. Bu i e akıl erdiremeyip anneme dönüyorum. Ete inin altında bir fener tutuyordu. bir bu yana sallanarak sessizce yol alıyordu. tipi hâlâ devam ediyordu. sarsıntıdan. O zaman köylü yataktan atladı ı gibi belinden bir balta çekip dört bir yana saldırmaya ba lamıyor mu? Ko mak istiyorum. Fakat havayı görmüyor musun? Bir anda sapıtırız yolu. içeri gir de ısın.'' Deh et içinde ardına dü üyorum onun. Kalk da ona hayır duası et. iddeti azalmakla birlikte. baksana. Araba kâh bir kar yı ınına saplanıyor. diye seslendim.. ''Bu adam babam de il. usul usul ilerleyen araba beni be ik gibi sallarken. ''baban ölüm dö e inde. kürküme iyice büründüm. dedi. Yanında üzgün yüzlü insanlar duran yata a do ru sessizce yakla ıyorum. fakat bir türlü ko amıyorum. ayaklarımın altında. bir o yana. O da nesi? Babamın yerine kara sakallı bir köylü yatıyor yatakta.. yıldızların ı ı ında yolu yitirmeden ilerleriz. a aç desem a aç de il. dedi. ya da insandır belki de. Yol nerede biliyor musun? Yolcu: .Hey.Yol. Ondan sonra ba ıma gelecek olan tuhaf olaylarla birlikte anımsadı ımda. durmadan inliyordu. hem a kınlık içindeydim. Yakında köy var demektir bu. Büyük bir üzüntü içinde oldu u belli. Bir teknenin bir fırtınalı denizde çalkalanmasına benziyordu bu. Yanıma gel hayır duamı al. kâh bir hende e giriyor. çabuk ol. Oda ölgün bir ı ıkla aydınlatılmı .. Dar. Karaltı da aynı anda kar ıdan bize do ru yöneldi. Baktım.Niye sürecekmi im? Diye sordu. Korkunç köylü bu arada dostça sesleniyordu bana: ''Korkma. Kurt. diyor. bunu belki de söz dinlemezlik sayaca ı oldu. oradaki karaltı nedir? Arabacı baktı. Arabacıya hareket etmesini emrettim. karı karı bilirim hem de. çok ükür köy uzakta de il. Atlar karlara bata çıka ilerlemeye ba ladılar. Arabacı ho lanmamı tı bu i ten: . hayvanları sa a çevir de sür. eve izinsiz dönü üme babamın kızaca ı. kan birikintilerine bastıkça kayıyordu. iyi adam! diye seslendi. Duvarda bir tüfekle uzun bir Kazak kalpa ı asılıydı. Tam o sırada uyandım. Haydi elini öp de hayır duası etsin sana. köyün uzakta olmadı ını nereden anladın? . ama neye yarar? Ben: . gök açılırda. Gözlerimi ovu turarak sordum: .

O sırada hancı kaynayan bir semaverle içeri girdi. . Atlar ko ulmu tu. papaz konuklu a gitti. dedi. Niyeymi bu? Onu arabamızla hana getirdik diye mi? Efendim. Savelyiç'in tedirginli i pek e lendiriyordu beni. Benim baldırı çıplak: . Dünkü ku kuları da tümüyle silindi kafasından. Çocu un henüz iyiye kötüye akıl erdiremeyece ini görüyorsun.Haydut. Sabahleyin oldukça geç bir saatte uyandı ımda.yi. emredin de bir bardak arap getirsinler. sen Allah'tan korkmaz mısın. Yırtık bir kaftanla bir Tatar alvarı vardı üzerinde. Çay dolu fincanı uzattım. Tav an kürkü gocu u niçin verelim ona? t o lu it ilk meyhanede satıp parasıyla kafayı çeksin diye mi? Benim baldırı çıplak: . ne yalan söyleyeyim. bir bilmeceyle kar ılık verdi: . Fakat yapacak bir ey yoktu.Elli kapik bah i ! dedi. Sonra e ilerek selamladı beni.Ya kılavuz nerede? diye sordum. Adam peykeden indi. Han. Herkese bah i verirsek. yoksa satmaz mıyım. istavroz çıkardı ve bir diki te yuvarladı arabı.Buradayım efendimiz. Kılavuzu ça ırdım. Beni bir felaketten olmasa bile hiç de ilse çok tatsız bir durumdan kurtaran adama borcumu ödeyemiyordum. toylu undan yararlanıp onu soymak istiyorsun de il mi? Bey gocu u senin nene gerek? Kör . Savelyiç: .Vay. tipi dinmi ti. Adam öyle ölçülü bir ücret aldı ki bizden. madem elli kapik vermek istemiyorsun.Ne o karde . Benim tav an kürkü gocu umu ver ona. insaf edin diye inledi. Savelyiç bile her zamankinin aksine. yine buradasın ha! Hangi rüzgâr attı? Kılavuzum anlamlı anlamlı göz kırptı. bütün köylerden uzakta.Efendimiz. suratını astı: . Senin gibi bir u ak parçasına ise tartı mak de il. ona. Fakat sonradan 1772'de patlak veren ve bastırılan Yayık Kazanları ayaklanmasından söz edildi i sonucunu çıkardım. nine bir ta attı. Paraların tümüyle onun denetiminde bulunaca ına söz vermi tim. Ömrümde hiçbir zaman canımın o denli çay istedi ini anımsamıyorum. kendir gagalıyordum. Efendimiz lütfedip kürklerini bana veriyorlar. Üstünde bir eyi yok. Korucu dola ıyor. fakat bizim bol keseden harcayacak elli kapi imiz yok. Savelyiç'e: . emredileni yapmak dü er. Yeniden yola koyulmak da olanaksızdı. eytanlar kilise mezarlı ında dola ıyor. Durdu. Bir onu. Hancı yüklükten bir i eyle bir bardak çıkardı. Bu kadar iddetli ayaz olaca ını sanmamı tım. bir ötekini ku kulu gözlerle süzüyordu. Bir haydut yuvasına pek benziyordu. hâlâ canlı. Ya mur ya arsa mantar biter. Bu konuda tartı amazdım Savelyiç'le. ya da oraların deyi iyle umet. Hancı yerde yatıyordu. Savelyiç kaygıyla kulak kabartmı tı köylüyle hancının konu masına. Savelyiç de ardım sıra yol sandı ını ta ıyıp getirdi.nce bir kaftanın içinde ü ünmez olur mu? Gocu um vardı ya. Kara sakalına yer yer kır dü mü tü.Ne olsun? Ak am duasında çan çalacaklardı. mantar bitince sepet de bulunur.Bostanda uçuyordum. yeniden peykeye döndü. yüzünü buru turdu: . Biz Kazaklarda çay içmek gelene i yoktur. Altmı ya larında kadar gösteren. dedim. siz bilirsiniz. Hancıya hesabı ödedim. lgi çekici bir görünü ü vardı. ıssız bir yerde. ben de derin bir uykuya daldım. Hancı istenileni getirmeye gitti. Pyotr Andreyiç.Hancı Yayık Kazaklarındandı. dinç bir köylüydü bu. çok geçmeden kendimiz aç kalırız. dedi. . ta yanımdan geçti. göz kama tırıcı bir kar tabakasıyla örtülüydü. Kılavuzumuzu bir fincan çay içmeye ça ırdım. . Az sonra bütün odayı horultular doldurdu. Pa a gönülleri böyle istiyor. ri canlı gözleri fıldır fıldır dönüyordu. ü üdün mü? diye sordum.Satıp parasıyla kafa mı çekerim. Fakat öte yandan da canım sıkılmı tı. htiyar. stifimi bozmadan: .Sus amca! diye kar ı çıktı. yardımından ötürü te ekkür ettim ve Savelyiç'e dönerek. Saçları çepeçevre kesilmi ti. Efendimiz! Sa lı ınıza içiyorum! Bunu söyleyerek barda ı aldı. fakat hileci bir anlatım vardı yüzünde. papazın karısı izin vermedi. öyleyse elbiselerimden birini çıkar onun için.Babacı ım. bozkırın ortasındaydı. imdi sen (burada bir daha göz kırptı) baltanı ku a ına sok. Güne parlıyordu. diye bir ses geldi yukardan. Sevimli. dün meyhaneciye rehin bıraktım. artık orası seni ilgilendirmez moruk. Çay kaynatmak için hancıdan ate istedi. Oca ın oradaki peykeye bakınca kara bir sakal ve bir çift parlak gözle kar ıla tım. Uçsuz bucaksız bozkır. dedi. Savelyiç sobanın yanına çekilmeye karar verdi. Bu çapulcu konu masının ne anlama geldi ini bilemezdim o sırada. Bu arada geceyi geçirmek üzere sedire uzandım. ne tartı tı ne de pazarlı a giri ti. adama yakla tı ve yüzünü görür görmez: . Ee! Sizinkilerden ne haber? . Savelyiç küskün bir sesle: . elli kapik bah i vermesini emrettim. diye kar ılık verdi. ste ini ho nutlukla yerine getirdim.

ve saire.. Tav an kürkü gocuk daha yepyeni! Verdi in de bari bir adam olsa! Ayya ın.. Fakat adam.Yüce Tanrım.. Fakat bugün yeme e bende kalmanızı rica ederim. Uzun boylu. ''Aziz efendimiz unutmamı lardır. suyumuzu içeriz.. dedim. Ama zaman yitirmemek için yarından tezi yok Belogorski kalesine gidiyorsun. diye tekrarladı.. nüfus kâ ıdı. .....ben de Savelyiç'in üzüntüsüne aldırmayıp daha ileri do ru yola koyuldum..''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek. Generalin beni bir an önce garnizona postalamasının.. çimden: '' ler gitgide sarpa sarıyor. diye inledi. Anna Yoannovna (*) zamanının sava larını anımsatıyordu. Size benim çapkını. ve saire. 3 KALE Bizler bu kalenin erleriyiz. kılavuzumu. eti sizin kemi i benim ba ka bir anlama geliyor olmalı... Mektubu okuyup bitirdi. Köylü hemen oracıkta denemeye giri ti onu... ''Seni eski bir arkada ın ve dostun olarak içtenlikle kucaklamama izin ver'' Ha! Hele ükür!.. Babanın bütün istekleri yerine getirilecek. ona bir parça dar gelmi ti do rusu. Savelyiç yine: . o nerede? Ha. hiç utanmıyor! Evet. ukalalı ı bırak.. Tayınımızı yer. Benim bedenim için bile küçük olan gocuk. hepsi yapılacak..'' yi.. tav an kürkü gocu u unutmu tum bile.Tanrım. dürüst bir insandır.. te ekkür ederim..Rica ederim. Serseri. Ertesi gün veda ettim kendisine. pek ho nut kalmı tı arma anımdan.... Orada gerekli e itimi görecek.'' Yeme i Andrey Karloviç ve ya lı yaveriyle birlikte yedim.. her eyin ba ı disiplin: ama eski bir kamerada (*) böyle mi yazar insan?. yerlere kadar e ilerek: . Ben elden geldi ince saf görünmeye çalı arak: ... Konu masında iddetli bir Alman aksanı vardı... Bruder! (**) Demek hâlâ anımsıyor eski yaramazlıklarımızı: ''Gelelim asıl konuya. ''Daha anamın karnındayken muhafız birli ine çavu yazılmam neye yaradı? Sonunda beni nerelere sürükledi bu? *** alayına..Tatlılıkla davranmak. Yüzba ı Mironov'un komutası altına gireceksin.. böyle bir delikanlının babası olmu ! Ah zaman! Zaman! Sonra mektubu açtı. nüfus kâ ıdımı bir yana ayırdı ve: .. ile. Masada Alman tutumlulu u hemen göze çarpıyordu. iyi..Efendimiz. Tanrı gönlüne göre versin.Evet azizim. Gelirse amansız dü manlarımız Her zaman açıktır soframız Gülleyi koyduk mu topa yi bir ziyafet çekeriz onlara Bir asker türküsü . seferde... Babamın yazdı ı mektubu verdim.. diki yerlerini söke söke onu sırtına geçirmeyi ba ardı. Diki lerin çatırtısını i iten Savelyiç. ''Ve.. arada bir dü üncelerini belirterek alçak sesle okumaya ba ladı...'' Hani. Az sonra da dünkü tipiyi. yi.Hım... Orenburg'da kalman için bir neden yok.. fakat ya lılık yüzünden hafifçe kamburla mı bir adamdı bu. Bana dönerek: . Uzun saçları tümden a armı tı.'' Hım.. ''Bu arada. baldırı çıpla ın teki! Bununla birlikte tav an kürkü gocuk da ortaya çıkmı tı.'' Yok. Merhum feld-mare al Munn.. Andrey Petroviç'in delikanlılı ının üstünden ne kadar zaman geçti ki. Kırgız bozkırlarının sınırında ıssız bir kaleye!. dedi.. ''Devletli Andrey Karloviç! Umarım ki aziz efendimiz. yani eti sizin kemi i benim demektir bu. ''Ve onu ba ı bo bırakmamak. dedi. i te. Anlıyorum.'' Bu ne seromoni canım? una bak. Beni arabaya kadar geçirdi. dokunsalar a layacaktı..'' Ehe. ''Semyonovsk alayına yazdırılması..'' diye dü ündüm.'' Hım.olası. atandı ım yere do ru yola koyuldum. Eski. soluk üniforması. alabildi ine özgür bırakmak. disipline alı acaksın.. biraz da bekâr sofrasında fazladan bir konuk görmemek iste inden oldu unu sanıyorum. dedi. dedim.. yili inizi ömrümce unutmayaca ım! O kendi yoluna gitti . ve Karolinchen'e. Orenburg'a varınca do ru generale çıktım. Subay olarak alayına atanacaksın. incitmemek. Lalama: .. ''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek? Bir halk deyimi olmalı. Babamın adını i itince bana öyle bir bakıp: . Bir delikanlı için ba ıbo luk iyi ey de ildir. Gocu u hemen buraya getir.

safalar getirdin.. Kılıçları da yanlarında.çeri gir canca ızım. Seninle mi u ra sın imdi. Evin hemen yanında. onun karısıyım ben. Otur iki gözüm.Hangi alayda görevli oldu unuzu sorabilir miyim. O sırada çavu içeri girdi. e ri bü rü sokaklardan geçtik. diye sordum. dedi. Sonra hizmetçi kıza seslendi. Eski bir zevkle dö enmi temiz bir odacı a girdim. Emrine girece im yüzba ı Mironov'u gözümün önünde canlandırmaya çalı ıyor. görüyor musun u i i.. Dar.. görevim gere ince Bay Yüzba ı'yı görmeye geldi imi bildirdim. Yüzba ının karısı: . en küçük dengesizli imi katıksız hapisle cezalandırmaya hazır.. Dökme demirden. Onların ötesinde de Kırgız bozkırları uzayıp gidiyordu. yüzba ının karısı: . a kın a kın: . i te geldik bile.. Arabacıma: .Ba üstüne Vasilisa Yegorovna. Ve bu sözle birlikte tam komutan sandı ım bir gözü kör subaya dönmek üzereyken. Anacı ım. Garnizon hayatını hiç de çekici bulmuyordum. kollarını da do ru tut. Kendilerini van Polejayev'in evine yerle tirsem nasıl . ini bırakmadan: . sofa kapısını açtım. Arabacıya beni komutana götürmesini emrettim. diye sordu. ayrıca ''Gelin seçme'' ve ''Kedinin gömülmesi'' olaylarını gösteren a aç basması tablolar göze çarpıyordu. Fakat ne fark eder anacı ım. ev sahibesi. Boylu poslu bir Kazak delikanlısıydı bu. içimden boyuna tekrarlayıp durdu um söylevi kesti: . gidip çavu u ça ırmasını emretti. Kö ede kapkacak dolabı duruyordu..Yo.te ya. diye kar ılık verdi. Oldukça hızlı yol alıyorduk.Maksimiç. ba lamı lar vuru maya. ya lı bir kadın oturuyordu pencere kıyısında. subay üniformalı tek gözlü bir ihtiyarın kollarına gerili örgüyü çözüyordu. kale nerede. Yorulmaz sorgucu: .Hani. yine ah ap bir kilise vardı. çerçeveli bir subay diploması asılıydı duvarda. kuleler ve toprak bir tabya görmek umuduyla dört bir yana bakındım.. Boz renkli dalgalar. Sabreden dervi muradına ermi . Az sonra yüksekçe bir yere kurulmu ah ap bir evce izin önünde durduk. Ya lı bir asker bir masanın ba ına oturmu elindeki ye il üniformanın dirse ine mavi bir bez parçası yamıyordu. Yol. Ya lı asker: . Yayık Irma ı'nın sarp kıyıları boyunca ilerliyordu.Ne istiyorsunuz anacı ım. vabrin Aleksey vaniç adam öldürdü ü için buraya gönderileli be yıl oldu. hem de iki tanık önünde! Ne gelir elden? bir i tir olmu bir kere. Söyledim: . Rahip Gerasim'e konuklu a gitti.van Kuzmiç evde yok. bizimkiler evde.'' diye sözlerini sürdürmekteyken. diye kar ılık verdi ve aynı anda içeri girdik. a aç kabu undan yapılma kanatları tembelce sarkan bir yel de irmeni vardı. Camlı. kentin dı ına çıkmı lar. Fakat kütüklerden yapılma bir çitle çevrili küçük bir köyden ba ka bir ey göremedim. Kar ısında oturan. diye sordum. Tek gözünü merakla üzerime diken ya lı subaycık: .''Sanırım bir muhafız birli i subayına yakı mayacak davranı lardan ötürü. eski bir top duruyordu kapıda.. Anasının kuzusu Belogorsk Kalesi Orenburg'dan kırk verst (*) ötedeydi. öfkeli bir ihtiyar olarak dü ünüyordum onu.. sert. dedi. Beyefendiyi temizce bir eve yerle tir. Irmak donmamı tı henüz. ve Aleksey vaniç üste meni öldürmü . Adam: . Kulübeler basıktı. Buraya gelenlerin ne ilki. Surlar. dedi. Geli imi bildirmesini emrettim. diye kar ılık verdi. Buraya atandı ımı. ba örtülü. Ben üzüntülü dü üncelere gömülmü tüm. öte yanda. Yaa! eytana uymu bir kere. görevinden ba ka bir ey dü ünmeyen. onun hemen yanında da ''Kistrin ve Oçakov'un ele geçirilmesi''ni.Muhafız birli inden buraya gönderili inin nedenini de sorabilir miyim? Komutanlı ın böyle uygun gördü ünü bildirdim.Zırvayı bırak dedi. ne de sonuncususun sen. Arabacı küçük köyü göstererek: . Ho geldin.Eski zaman insanları. Ta lı ı geçtim.Kaleye çok var mı daha. Çavu : .. Bir üste menle birlikte. Delikanlının yol yorgunu oldu unu görüyorsun. ya da dört ot yı ını. Kimse kar ıma çıkmadı. Hava kararmaya ba lamı tı bu arada. ço unun üzeri samanla örtülüydü. Bir yanda yarı yarıya karla örtülmü üç. dedi. Sonra da haydi bakalım. (bana dönerek sürdürdü sözlerini) sen de bu ıssız yere sürüldün diye hiç canını sıkma. canca ızım. Sırtında yünlü bir fanila. beyaz bir kar tabakasıyla örtülü tekdüze kıyıların arasında hüzünle kararıyordu.

Önyargıyla bakıyordum ona. Yüzba ının karısı: . ırma ın yüksek kıyısına kurulmu bir kulübeye götürdü beni. Ee. Pyotr Andreyiç. Prohorov'la Ustinya'yı sorguya çek. gırtlak patlatmak için çok zamanı var daha. vabrin de hemen benimle gelmeye karar verdi. Çavu kalenin öbür ucunda. ben daracık pencereden dı arıya bakmaya koyuldum. Durup e itime bakacakken. Kendisi de arkamızdan gelece ini vaadetti. Askerleri e itiyormu .Ee. . sayın konukların bekledi ini. düello nedeniyle muhafız birli inden çıkarılan subay oldu unu anladım.Burada görülmeye de er yeni bir ey yok. Ertesi sabah tam giyinmek üzereyken kapı açıldı. Ama ikisini de cezalandır. diye kar ılık verdi.. bir vukuat yok ya? Kazak: . hiçbir yabancılık göstermeden kar ıladı bizi. Askercikleri e itiyordum. yüzba ının kızı Ma a'nın tam bir aptal oldu unu söylemi ti çünkü. Bunun.van natiç! dedi. kim haksız.Çok ükür. Burada bir süre ya adıktan sonra siz de anlayacaksınız bunu. adınız soyadınız neydi iki gözüm? Pyotr Andreyiç. dedi. Savelyiç bavulları açıp e yaları yerle tirirken. çorbanın so uyaca ını söyle. adamakıllı çirkin suratlı. büyük bir ne e içinde tasvir etti. a zıma bir lokma koymadan yatmaya çekildim. alınyazımın beni sürükleyip getirdi i bu ülkeyi. Peki. onlar da ona dostça homurtularla kar ılık veriyorlardı. Etkili. dedi.Benim van Kuzmiç e itimi ne diye bu kadar uzattı bugün. Maksimiç kalaca ınız eve götürecek sizi. atını bizim bostana salmı .. Ben onun anlattıklarına içtenlikle gülerken kapı açıldı. pembe yanaklı bir kız girdi içeri. Karısı: . Daha ilk görü te pek ho lanmadım bu kızdan. Karısı: . pencereden ayrıldım. dinç bir adam olan komutan. Yemek sofrada bekliyor. sonra yine i inin ba ına döndü. Tahta perdeyle ikiye ayrılmı . Dün ö rendim geli inizi. Vasilisa Yegorovna güler yüzle. diki e ba ladı. her ey yolunda diye kar ılık verdi. diye tamamladı sözlerini. van Kuzmiç: . Ya lı askerle hizmetçi kız Pala ka sofrayı kuruyorlardı. öyle mi? Pyotr Andreyiç'i Samyo Kuzov'a götür sen. Ma ka nerede? Tam bu sırada. ilgi çekici bir konu ması vardı. sen hâlâ görünürde yoksun.Görev ba ında oldu umu biliyorsun Vasilisa Yegorovna. Vasilisa Yegorovna'nın beni yeme e ça ırdı ını bildirdi. Kırk yıllık ahbapmı ız gibi senli benli davrandı bana. dedi. Bir insan yüzü görmeyi öylesine özlemi tim ki. dedi. onu ça ırmak üzere Pala ka'yı ikinci kez gönderdi. Safta toplanmı lardı. Hiçbir ey yemiyor! Çocu u hasta dü erse hanımım bana ne der. Öteki bölümü bana verdiler. çevresini. Ya lı. fakat son derece canlı bir delikanlıydı bu.Nedir bu anacı ım. Maksimiç. Komutanın ailesini. Kulübenin bir bölümünde Semyon Kuzov ailesi oturuyordu.Dü ünmeden konu uyorsun Maksimiç. daha fazla bekleyemezdim.Böyle damdan dü er gibi geldi im için özür dilerim. ba ında takke. bana dostça birkaç söz söyledi. oldukça temiz bir odaydı bu. Genç kız bir kö eye çekildi. laf! Ne senin bir ey ö retti in var. Sonra bize hısım olur. Kısa boylu.olur? Yüzba ının karısı: . utançtan kıpkırmızı kesilen kulaklarının arkasına do ru dümdüz taramı tı. parlak bir dille. Yalnız onba ı Prohov bir tas sıcak su yüzünden Ustinya Negulina'yla hamamda dövü mü . Gençli im böyle bir yerde geçecekmi me er! çimi bir hüzün kapladı. Maksimiç. Bana Fransızca: . Bu arada çorbayı getirdiler. E itim kaçmaz nasıl olsa. on sekiz ya larında toparlak yüzlü. Az sonra yüzba ı tek gözlü ihtiyarla birlikte çıkageldi. vabrin. sırtında bej renkli. diye kederle söylenip duruyordu. Kocası hâlâ gelmeyen Vasilisa Yegorovna. domuzlara sesleniyor. uzun boylu. Savelyiç: . Bir kocakarı. vabrin hiç de aptal bir insan de ildi. Yandan birkaç kulübe görünüyor birkaç tavuk geziniyordu sokakta. dolandırıcı herif. elinde yalakla kapı önünde durmu . . pamuklu bir gecelik entariyle onların kar ısında duruyordu.. ne de onların bir . esmer. canlı. Sen beyefendiyi. Pala ka git yeme e ça ır beyefendiyi. Polejayev'in ba ı yeterince kalabalık zaten. genç bir subay girdi içeri. Hüzün verici bir bozkır uzanıyordu göz alabildi ine. dün komutanın evinin giri inde üniforma yamayan ya lı asker içeri girdi.Yüce tanrım. Yüzba ının karısı bir gözü kör subaya dönerek: .Beyefendiye git. bakalım kim haklı. Komutanın evine yakla ırken uzun saç örgüleri ve üç kö eli apkalarıyla yirmi kadar ya lı asker gördük alanda.. Açık kumral saçlarını. Vasilisa Yegorovna'yı bekletmememizi söyledi bize. yeter artık diye kar ı çıktı. haydi bakalım. Selam verip çıktım. Hemen kayna tık. âmiri oldu umuzu da hiç unutmaz. Bizi görünce yanımıza yakla tı.

Dile kolay. Tanrı bilir ya. Marya vanovna'ya bir göz attım. yüzba ının karısına dönerek: . diye kar ılık verdi. Düpedüz iftiraydı bu.ey ö rendi i. Duydu mu tir tir titrer. adamların hiçbiri sa ını solunu ö renememi ti daha. Komutan: . . ne çeyizi var. dedim. nasıl oldu unu farketmeden alı ıvermi tim. kuru gürültüye pabuç bırakanlardan de ildir. Anam babam sa mı. Bu da onun kaygısızlı ına denk dü üyordu. van Kuzmiç ve karısı son derece saygıde er kimselerdi. topu topu bir canımız. Tek sıkıntımız var. Isınmı tık birbirimize. nerede oturuyorlar. ne e itim yapıldı ı vardı.Ma a mı? dedi. çeviri yapmakla. Ama çok ükür ya ayıp gidiyoruz. dedi. Körolası topla o zamandan beri ate etmiyoruz artık. Pala kamız var. yanımda yabancılık çekmiyordu artık. Kırgızların da akılları ba larına getirildi.Orenburg'da söylediler. Taba ına birkaç damla gözya ı damladı hatta. nereden aklına estiyse bizim topu ate lediydi de. Ama her dönü ten önce. Ma a. aklına estikçe. akrabalarıymı ım gibi davranıyorlardı bana.Bunu da nereden çıkardınız azizim. bir de (tövbeler tövbesi) üç kapik hamam parası. on yıl kendilerini toplayamazlar. 4 DÜELLO Ha. korkudan az daha öbür dünyayı boyluyordu güvercinim. diye sordu. ola anüstü yanı olmayan bir insandı. bir kese. Onları okumaya koyuldum ve içimde edebiyata kar ı bir heves uyandı.Ba kırtlar. Bu iyi aileye. böyle bir kalede. Marya vanovna. onunla Vasilisa Yegorovna arasında uygunsuz bir ili ki varmı . peki peki öyleyse koru kendini Gör bak. van Kuzmi bundan iki yıl önce. Fakat son derecede dürüst ve iyiydi. vabrin tumturaklı bir tavırla: . ara sıra da . Burada çoktandır çıt çıktı ı yok. Tüfek sesine alı amadı hâlâ. Akıllı. do ru mu. Ma a korkaktır. Biz vabrin'le çıktık ve bütün ak amı birlikte geçirdik. Tanrıya emanet edilen kalede ne geçit töreni. Nöbet bile tutulmuyordu.Vasilisa Yegorovna gözüpek bir kadındır. Acıdım kızca ıza. evce izini nasıl yönetiyorsa kaleyi de öylece çekip çeviriyordu. Ba kırtlara gözda ı verildi. duygulu bir kız oldu unu anlamı tım onun. Ben. van Kuzmiç: . evde oturup kalacak.Ya Marya vanovna? diye sordum. Va ak postundan kalpaklarını gördüm mü.Ya siz. Vasilisa Yegorovna susmak bilmiyor. Sofraya oturduk. yerimden kımıldamam. öyledir.Alı tık canca ızım. Yüzba ıyla karısı uyumaya çekildiler. kendi bildi ine göre e itiyordu askerleri. Sabahlarımı okumakla.Saçma. Subaylık emrim gelmi ti. nasıl delip geçece im seni! Knyajnin Birkaç hafta sonra Belogorsk kalesine alı makla kalmayıp ho lanmaya da ba lamı tım bu hayattan. Ama sokulacak olurlarsa da öyle bir ders veririm ki onlara. vabrin'e kalırsa. Dünyada zengin insanlar da var do rusu! Bize gelince iki gözüm. hiç de yeri yokken: . im ir bir tarak. hani dü manlar kalenin çevresinde cirit atıyor deseler. sizin kaleye saldırmak için hazırlanıyorlarmı . van Kuzmiç. içime fenalıklar gelirdi. nasıl da korkmu tum bu kör olası gavurlardan. van Kuzmiç: . subaylı a erlikten yükselmi . Komutanların evlerinde. Sofradan kalktık. Hemen konuyu de i tirmek için. gerçekle en ufak bir ilgisi yoktu. Vasilisa Yegorovna devlet görevini tıpkı kendi ev i leri gibi yürütüyor. evinde oturup gününü duayla geçirirsen daha iyi olacak. ö renimsiz. inanır mısın iki gözüm. sonsuz ni anlı. ne bir eyi. dedim. Ama öyle kanıksadım ki imdi. sorular ya dırıyordu bana. De erli konuklar yeme e buyurun. dedi. yanılmamak için istavroz çıkarmalarına ra men. Kıpkırmızı olmu tu. yi bir adam çıkarsa ne âlâ! Yoksa kız o lan kız. Kocaya varacak ya a geldi ya. Komutan. Birkaç Fransızca kitap vardı vabrin'de. Bir daha buralara sokulacaklarını sanmam. hatta tek gözlü garnizon te meni van gnatyiç'e. diye dü üncesini belirtti. o da sizin gibi gözüpek mi? Vasilisa Yegorovna: . hele çı lıklarını i ittim mi. Yirmi yıl önce alaydan buraya gönderildi imizde. Ben: . durumları nasıl? Babamın üç yüz cana sahip oldu unu ö renince: . tehlikelerle burun buruna ya amaktan korkmuyor musunuz? Ya lı kadın: . Ama vabrin hiç kaygılanmadan söylüyordu bunu. pleri karısının elindeydi. Yok. benim isim günü yortusunda. Fakat çalı madan yana bir sıkıntım yoktu.Evet. diye dü üncesini belirtti.

Birkaç yıldır yazdı ım iirlerden biri pek ho uma gitti. vabrin. Fakat genellikle ho görülü bir kimse olan vabrin. iirden medet umma. ak amları.. Kalede iirden anlaması gereken tek ki i oydu. Yazarların kimi zaman. Komutanın ailesinden hep alayla söz etmesi. Kan beynime sıçradı. Daha fazla dayanamadım. papaz Gerasim çıkıp gelirdi kimi zaman. Senin ne dü üncelerin.Onun hakkında niçin böyle dü ünüyorsunuz? diye sordum. Arkada ım: . çünkü bu gibi dizeler ancak ö retmenim Vasili Kiriliç Tredyakovski'nin (*) harcıdır ve nedense onun a k iirlerini pek anımsattılar bana. ne de yorumların gerekli bana. O dönem için hiç de küçümsenemeyecek denemelerim vardı. .Yalan söylüyorsun. Defterimi çekip aldım elinden.Nasıl buldun diye sordum vabrin'e.Oho! Bencil bir air ve alçakgönüllü bir â ık! Fakat u dostça ö üdümü unutma: Ba arıya ula mak istiyorsan. Fakat sohbeti gitgide daha az çekici olmaya ba lamı tı benim için. yan bana Unutmam seni bir an bile Sevgilim. Evet. Unutmak istiyorum o dilberi. Fakat sonradan bunun geçici bir barı oldu u anla ılacaktı.Çünkü onun huyunu kendi deneylerimden biliyorum. Kalemizin çevresinde barı egemendi. diye kar ılık verdi. Bunu söyleyip defteri elimden aldı. vabrin'in rengi attı. her dizeyi. ne demek istedi inizi anlayamıyorum. Canımın sıkıldı ını belli etmemeye çalı arak: . Edebiyatla u ra tı ımı söylemi tim daha önce. Ama ben de böyle bir ey istemiyordum zaten. Sizi düelloya davet ediyorum. Ba kırtların ayaklanaca ı konusundaki söylentilerin aslı çıkmadı. Kimse kim. Kolumu sıkarak: . ona tatlı iirler yerine bir çift küpe arma an et demek istiyorum. inan bana. ne yazık ki iirimin hiç de iyi olmadı ını bildirdi kesin bir tavırla. sözünü etti in bu tatlı tutkulara. Ah. u dizeleri okudum: Sevda dü üncesini içimden atmak. airler de dinleyicisiz edemez. sevda acılarına konu olan Ma a da kim? Sakın bizim Marya vanovna olmasın bu? Yüzümü astım: .Beyefendi. Peki. Yeme i genellikle komutanın evinde yiyor. diye kar ılık verdim. amansızca de elemeye ba ladı. acı bana. Ben de iirimi yazıp bitirince vabrin'e götürdüm.iir yazmaya u ra makla geçirmeye ba ladım. . bir ba ka topluluk yoktu kalede. her sözcü ü benimle en i neleyici biçimde alay ederek.Bunun hesabını vereceksin. dedi.Bakalım dedi. Lütfen açıklar mısınız? .Çünkü. tutabilecek misin sözünü. savurdu um bu tehdidi de alaya aldı: . alçak! diye haykırdım kudurmu çasına. E er Marya vanova'nın karanlık bastıktan sonra sana gelmesini istiyorsan.. .Seni ilgilendirmez. Ma a'dan kaçıp kurtulmak Uçup gitmek bir ku gibi! Fakat beni tutsak eden o gözler Her an kar ımda duruyor Gönlüm hep onları özler Ruhum için için eriyor Neler çekti imi gel gör de Ma a. vabrin gitgide daha çok tepemi attırıyordu: . Övülece im konusunda en ufak bir ku ku duymadan: . Bir daha da yazdı ım eyleri ona hiçbir zaman göstermeyece imi söyledim. Öfkemi güçlükle tutarak: .Neden iyi de ilmi ? diye sordum.Hay hay. o çevrenin ba dedikoducusu olarak bilinen karısı Akulina Pamfilovna'yla birlikte. van Kuzmiç nasıl yemeklerden önce bir bardak votka içmeden edemezse. akıl danı ıyormu gibi görünüp kendilerini övecek okuyucu aradıkları bilinen bir eydir. özellikle de Marya vanovna için kullandı ı i neli sözler hiç ho uma gitmiyordu. . Aleksey vaniç vabrin'le her gün görü üyorduk. günün öteki kesimini de ço u zaman orada geçiriyordum. Küçük bir önsözden sonra defterimi cebimden çıkardım. erefsizce yalan söylüyorsun.

Suratınıza bir yumruk mu attı? Siz de patlatın onun kula ının üstüne bir tane. Komutan.Yani. Sözlerimi bitirince: . tartı ma sona erdi.Bakın. Pyotr Andreyiç bir iir yazmı geçenlerde. Neden sonra. Pyotr Andreyiç! dedi. kimse ilgilenmedi onlarla.Vay. Fakat sonradan. Tanrı selamet versin. Mutlu bir yüzle. Konu ma iirlerden airlere yöneldi.Ha öyle. .Tanı a gerek yok. gidip görevimi yerine getireyim bari. Her zaman emrinizdeyim! Onu paramparça edebilirdim o dakikada. dedi. . van gnatyiç'ten tanı ım olmasını dilemeye geldi imi açıkladım. bir sürü dil döktüm.Fakat kimle kavga ettin anacı ım? .nsaf edin Pyotr Andreyiç! Nereden aklınıza esti bu? Aleksey vaniçle kavga mı ettiniz? Ne çıkar bundan! Küfür dedi in avlu kapısına asılmaz ya! O size sövdüyse. Size nasıl bir hizmette bulunabilece imi sorabilir miyim? Kısaca. ki.Ba üstüne. Marya vanovna'yı her zamankinden daha sevimli buluyordum. Aleksey vaniç'i koruyacak halim yok. Pyotr Andreyeviç öfkelenmi ti önce. Öyle dostça konu uyor olmalıydık ki. yüzba ının kızı Soka a çıkma gece yarısı. Komutanın karısının buyru uyla. ste imde direndim..Evet. Vasilisa Yegorovna. vabrin'in utanmazlı ı kar ısında. van Kuzmiç'e. Aleksey vaniç'le kavga etti imi ve ondan. Sonra biz barı tırırız sizi. Hemen van gnatyiç'e gittim.Tam da kavga edecek eyi bulmu sunuz! iir yüzünden!..Sevinçle: . Artık o gerekli önlemleri alır. Bir iir yüzünden. Diledi inizi yapın. Fakat benim tanıklı ıma ne gerek var? Anlamı ne bunun? insanların dövü mesinde görülecek ne var. bütün bu . benim durumumda olan herkesin hemen hemen her zaman sahip olmakla övündü ü o so ukkanlılı ı elde edemiyordum bir türlü. van gnatyiç tek gözünü falta ı gibi açmı ilgiyle dinliyordu beni. Ho geldiniz! Hangi rüzgâr attı. dü üncemden caydırmadı beni. Ürkmü tüm. Herhangi bir ku kuya yol açmamak. van gnatyiç'i komutana bir ey söylememesi için kandırmaya çalı tım. Oldukça sert bir tartı ma geçti aramızda. Keskin sirke kendi küpünü patlatır. bir kö eye çekerek gnatyiç'le yaptı ım konu mayı haber verdim. kayıtsız görünmeye çalı ıyordum. van gnatyiç sevinçten kendini tutamayıp baklayı a zından çıkarıverdi. yice i itemedim. nasıl oldu bu? . van gnatyiç bir türlü anlamaya yana mıyordu beni. dedi. Fakat ne yalan söyleyeyim. ne dedin van gnatyiç? diye sordu. diye kar ılık verdim. Ben de kendi sevdi im bir iiri okumaya ba ladım: Yüzba ının kızı. üç derken biter. elinde bir i ne. Beni görünce: . van gnatyiç: . . az kalsın çileden çıkıyordum. Onu belki de son kez gördü ümü dü ündükçe bo azıma bir ey tıkanır gibi oluyordu. Yüzümün asıldı ını gören ve verdi i sözü anımsayan van gnatyiç bozuldu. sıkıcı sorularla kar ıla mamak için. siz de ona sövün. ..Pyotr Andreyiç'le. Peki.Hiç yoktan. Çarpı ma yeri olarak kalenin a a ısındaki ot yı ınlarının arkasını uygun gördük ve ertesi gün saat yedide orada bulunmayı kararla tırdık. nsanın bir yakınını bo azlaması ne demektir? Sorabilir miyim? Gerçi onu bo azlarsanız hiç de fena olmazdı.. Aleksey vaniç'i bo azlamak dile indesiniz ve benim de buna tanık olmamı istiyorsunuz? Ha? Sorabilir miyim? . ne kar ılık verece ini bilemedi.O da niye? .Siz bilirsiniz.. dedi.van gnatyiç barı mamızı kutluyor da.Siz bilirsiniz. nasıl oldu. söyledi iniz gibi. kalede kı la çıkarına aykırı bir cinayet i lenmek üzere oldu unu bildireyim. kı a kurumak üzere ipe mantar dizerken buldum onu. Fakat kaba imalarını benden ba ka anlayan olmadı. en. dedi. her zamanki gibi komutanın evindeydim yine. lle de karı acaksam bu i e. vabrin geldi bu sırada. Bugün gelip bana okudu. Ak am. vabrin imdada yeti ti bu sırada: . bunu yapmayaca ı konusunda söz verdi. dedi. Ama ya o sizi i lerse? Ha? O zaman ne olacak? Kim zararlı çıkacak bundan? Sorabilir miyim? Çokbilmi te menin yorumları. So uk bir tavırla: . dedi. Hiç de ilse. ben de onun yardımından vazgeçtim. Bir kö ede iskambil falı açan komutanın karısı: . sorabilir miyim? Ben düelloda tanı ın görevini yarım yamalak anlatmaya çalı tım ya. . Barı ın kötüsü kavganın iyisine ye dir. Aramızda anla mazlık çıktı. Yanına gittim. A lamaklı duygular kabarıyordu içimde. bana: . tanık olmadan da i imizi görürüz. herkesin istedi i iiri okumakta özgür oldu unu kavrayınca.Ne dedin.

. ster istemez boyun e dik. kılıçlarımızı çektik.. Tören adımları atarak bizi a ılası bir tantanayla götüren van gnatyiç'in ardı sıra kaleye yollandık. O kadar alaycı ki! Aleksey vaniç'i sevmiyorum ben. Savelyiç'e beni sabahleyin saat yedide uyandırmasını emrederek çekildim. ayya kimseler oldu una de indi. vabrin ciddiyetini bozmuyordu. kızardı. arada bir: . yüklü e götür bu kılıçları. yanında be askerle birlikte. vabrin'le yalnız kaldık. Ertesi gün kararla tırılan saatte ot yı ınlarının arkasında durmu dü manın gelmesini bekliyordum.. dedim. . Pala ka bu arada kılıçlarımızı aldı.Aman azizim! diye kar ı çıktı. Onun i idir.. bir ot yı ınının arkasından van gnatyiç çıkıverdi. . Elimde olmaksızın gülümsedim. ha öyle. Ordu tüzü ünce düello yasaklanmı tır. van gnatyiç kapıyı açtı. ve komutana duyurmadan kendi yürüttü i i. Bunu söyleyip evine saptı. yalnız kendi hayatlarını de il. dedi. . Peki bu konuda dü ünceniz nedir Marya vanovna? Sizden ho lanıyor mu. Çok geçmeden komutanla ve ailesiyle vedala tım. . Küstahlı ınızı kanınızla ödeyeceksiniz. onun da benden ho lanmamasını hiç istemezdim. dedi. Az sonra göründü. Ho ça kalın! Hiçbir ey olmamı casına ayrıldık. tek bir beden de il midir? van Kuzmiç! Esnemenin sırası mı? Hemen ayrı ayrı yerlere tık unları.Hiç ku kusuz. Fakat bizi yargılamaya hakkınız olmadı ını belirtmemek elimde de il. Utanmıyor musun? Aleksey vaniç'e diyece im yok: Onu zaten adam öldürdü diye çıkardılar muhafız birli inden. Komutanın evine döndüm. her zamanki gibi Marya vanovna'nın yanına oturdum. verin. Yüzba ının karısı: .. Tanrıdan özür dileyip. Fırtına yava yava dindi.adamların yoldan çıkmı .Nereden anladınız bunu? . Üniformalarımızı çıkardık. yüklü e götürdü. Marya vanovna vabrin'le çeki memiz yüzünden nasıl tedirgin oldu unu anlatıyordu tatlılıkla: . Onun yüce Tanrı'ya inandı ı yok. Askerler çevremizde sıralandılar.van Kuzmiç'e bir ey söylediysem gözüm çıksın. ba kalarının mutluluklarını da feda etmeye hazırdırlar. anacı ım! Nedir bu? Nasıl olur? Nereden çıktı? Kalemizde cana kıyıcılık mı tasarlanıyor? van Kuzmiç.Ah. Fakat sanırım bir süre gözaltında tutacaklar bizi. tek bir ruh. olayın böyle sonuçlanmasına çok ükür. Te men: . hiçbir iyi eye götürmeyen iir yazma i inden el çekmemi ö ütledi. Bu ürküttü beni. Fakat ben. Pyotr Andreyiç! Senden beklemezdim bunu.Ho landı ını sanıyorum. diye seslendi. verin. bo azlanmaya.Size büyük saygım vardır. Ayrıca. . Birkaç gün yalancıktan uzla mı görünmek zorundayız.Getirdim.Kılıçlarla dövü ece inizi i itince donakaldım.. vabrin'in orada bulunu u sinirlerimi alt üst ediyordu. eve gelip kılıcımın ucunu gözden geçirdim.Bu i böyle bitmez. Katıksız hapis ver de akıllarını ba larına dev irsinler. diye kar ılık verdi. van Kuzmiç evde yoktu.Bilmem. van gnatyiç de yanımızdaydı. kafasını sallayarak karısının her dedi ini onaylıyor. van Kuzmiç'e bırakın bunu. Pala ka. Andrey vaniç suçludur. ho lanmıyor mu? Marya vanovna kekeledi. Marya vanovna sapsarı kesilmi ti. o da ayrıca versin cezalarını. diye kar ılık verdi.Duydun mu? diyordu. elimizi çabuk tutalım. Ona sert bir tavırla: . Pala ka kılıçlarımızı verdi. u erkekler ne tuhaf! Bir hafta sonra kesinkes unutacakları bir söz için. Vasilisa Yegorovna do ru söylüyor. Alçak sesle konu maya ba ladık. Papaz Gerasim'e söyle.. van Kuzmiç neye karar verece ini bilemiyordu. Hiç ku ku yok. diye kar ılık verdi. nsanı görev yapmaktan alıkoyan.Bu sonuca nereden varıyorsunuz Marya vanovna? . Yüzba ının karısına so uk bir tavırla: . Kanım hiç ısınmadı ona. Fakat tuhaf ey.Evlenmek istedi ha! Peki ne zaman? .Bana eref sözü verdi inizi unutarak gidip komutana her eyi söylemeye utanmadınız mı? dedim. komutanın karısı yatı tı ve zorla öpü türdü bizi.Sözümona barı mı olarak ayrıldık oradan. Ya sen? Sana ne oluyor? Sen de mi onun yoluna girdin? van Kuzmiç. Acaba karıyla koca. Tam o sırada. . gösteri li bir tavırla: . Kale komutanına götürece ini bildirdi bizi. kısa kollu kaftanlarımızla kaldık. insanların kar ısında pi manlık getirsinler. . iflah olmaz.Her an üstümüze gelebilirler. Komutanın evine girdik. Vasilisa Yegorovna her eyi söke söke ö rendi benden. kavgayı sizin çıkarmadı ınıza eminim. Vasilisa Yegorovna ev i leriyle u ra ıyordu.Çünkü evlenmek istedi benimle. Vasilisa Yegorovna kar ıladı bizi. hemen hapse at bunları! Pyotr Andreyiç! Aleksey vaniç! Verin bakayım kılıçlarınızı.

Yabancısı oldu um bir odada. gö sümle omzumu sıkıca saran bir sargıyı özenle çözüyordu. kendimden geçtim. kendine geldi. Dönmek istiyor. olamaz bu! sterse dünyayı versinler! Marya vanovna'nın anlattıkları gözlerimi açmı tı. bizi birbirimizden ayırmaya çalı ıyordu demek. iki gözüm! Ödümü kopardın! Dile kolay. Tam bu sırada adımın ünlendi ini i ittim.Nasıl? Nasıl oldu? Savelyiç içini çekerek: . . Kılıçlarımızı çektik. Uzun süre zarar veremedik birbirimize. öyle bir baktım. vabrin daha ustaydı benden. diyebildim. Sustum.Geçen yıl. Dü üncelerim yava yava açıklık kazandı. diye kar ılık verdi. Siz gelmeden iki ay önce. Çok ükür. yakı ıksız bir aka de il de. bana do ru ko uyor. Uygun bir fırsat kollamaya ba ladım. Savelyiç derin bir oh çekti. Marya vanovna sözünü kesti ihtiyarın: . yi bir aileden geliyor.Gördü ünüz gibi. Ertesi gün bir a k iiri yazmaya oturmu . Irmak kıyısına gidelim. Çok bekledim. Bana: . ne olup bitti ini anımsayamadım. Kapıyı sessizce kapayıp çıktı. . Kar ımda. daha gözüpektim. tartı mamıza yol açan sözler daha i renç göründüler bana. kılıcımı ku anıp çıktım. Sessizce yürüdük. dönemiyordum. Pek çok ey aydınlanmı tı kafamda. Bizi gözetleyen yok. Kaba. Savelyiç duruyordu. varlıklı bir insan.. Büyük bir bitkinlik içindeydim. vabrin bu kadar tehlikeli bir hasımla kar ıla aca ını beklemiyordu besbelli.Fakat siz kabul etmediniz bunu? . Fakat ihtiyar ba ını salladı. .. Savelyiç'e bazı sorular sormak istedim. tasarlanmı bir iftira olduklarını anlayınca. diye tekrarlayıp duruyordu.Kendine geldi. kalemimin ucunu kemirerek uyak ararken. Düelloyu anımsadım ve yaralı oldu umu anladım. vabrin benim küçük pencereyi tıkırdattı. Ama kilisede. Tanrım! Hey. sa omuzumun biraz a a ısına iddetli bir kılıç darbesi indi. Ama ben daha güçlü. be gün. bir zamanlar askerlik yapmı Monsieur Beaupré'nin verdi i eskrim derslerinden yararlanıyordum.. Birisi. elinde bir mum. Siz misiniz Marya vanovna? söyleyin! Daha fazla konu maya gücüm yetmedi. karyolada yatıyordum. dedi. Bitkindir daha. iyiyim.Hep aynı. Savelyiç keçi yolundan a a ı. genç kız. Beni ta içimden titreten bir fısıltı i ittim: ..Çok ükür. Kalemi bıraktım. çeyiz topla Halk türküsü Benden iyisine dü ersen beni unutursun Benden kötüsüne dü ersen beni ararsın Halk türküsü Ayılınca bir süre kendime gelemedim. Kafam arı kovanı gibi u ulduyordu. dedi. Bunlardan hiç ku kum yok. Bu kötü dilli küstah adamı cezalandırmak iste i daha da kabardı içimde. üzerime e ildi: .Onunla çok konu ma Savelyiç.. Yüzü sevinçle aydınlandı. akrabalara Aklını ba ına dev ir güzel kız Aklını ba ına dev ir. Aleksey vaniç akıllı. Bitkin bir sesle: . dü tüm. herkesin gözü önünde onunla öpü ece imi dü ündükçe.Niçin erteleyelim i imizi? dedi..Nasılsınız? Kendinizi nasıl hissediyorsunuz. Aynı anda gö süme. Dik bir keçi yolundan inerek tam ırma ın kıyısında durduk. vabrin'in ondan niçin hep zehir gibi bir dille söz etti ini anlıyordum imdi. güzel kız! Böyle çiçe in burnunda kocaya varma Anana babana danı bir kere Anana. 5 A K Ah sen. O sırada kapı gıcırdadı. babana. Kar ılıklı e ilimimizi sezmi . diye kar ılık verdim. Sonunda vabrin'in gerilemeye ba ladı ını sezerek daha bir canlılıkla saldırıya geçtim ve ırma ın ucuna kadar sıkı tırdım onu.. Marya vanovya yata a yakla tı. Güçlükle: . Marya vanovna beni ziyaret ediyordu. Be gündür komada. Sonra. Pyotr Andreyeviç.Neredeyim? Kim var orada. Orada kimse engel olmaz bize. Demek komutanın evindeydim. Hayır.

Vasilisa Yegorovna'yla kocasına bir ey söylememi tim daha. Aleksey vaniç'e gelince. dedi. tatlı Marya vanovna. yile tikten sonraki ilk günlerde vabrin'le barı tım. onun eliyle aldı ım yarayı da ba ı ladım. Çünkü mektupları bana hep annem yazar. Marya vanovna'dan söz ederkenki umursamazlı ı. Düello etti ini. o mutlulu u benden esirgeme. fakat babama da elden geldi ince dokunaklı bir mektup yazarak babalık onayını istemekten geri kalmadım. üstündeki tumturaklı yazıyı okuyup duruyordum: ''O lum Pyotr Andreyeviç Grinyov'a. Kendinizi benim için koruyun hiç de ilse.G. Davranı ını onaylamak niyetinde olmadı ım gibi. içimdeki kötü önsezileri bastırmaya çalı arak. vabrin yanıma geldi. Gençli im. Baban A. O an benli imi kaplayan tatlı duyguyu anlatamam. Fakat babamın huyunu. Marya vanovna ba ucumdan ayrılmıyordu. mutlulu umuzu onaylayacaklarını önceden biliyorduk. Uyanınca. Co kudan sarho olmu gibiydim. . a kımı pek fazla umursamayaca ını. Melek sesiyle selamladı beni. yarım kalmı a k ilanına yeniden giri tim. Yaradılı tan kin tutmayı sevmem. Ma a geri çekmedi elini ve ansızın. Mutlulu um yüre imde dü manca duygular beslememi engelledi. ailece benim için ne yapacaklarını bilemiyorlardı. karısının da onayıyla.Sevgili Marya vanovna. Yazdı ım mektubu Marya vanovna'ya gösterdim. Hele Belogorsk Kalesi'nden bir ba ka yere atanmayı . Bereket versin. Ola anüstü bir durumla kar ı kar ıya oldu umu anlamı tım. .Eh. onu genç bir adamın sersemli i olarak yorumlayaca ını seziyordum. seviyor beni! Bu dü ünce. Andrey Karloviç'e tezelden mektup yazacak. ftirasını. Kalede hekim olmadı ı için alay berberi tedavi ediyordu beni. oraya. Üzüntü içinde gözlerimi kapadım. kırıtmadan. fırına tıktım onu. benim olacak! O. kızlarının mutlulu undan hiç ku ku yok sevinç duyacaklarını bildirdi. vabrin'i hapisten çıkarmaya karar verdi. o kadar duygulandırıcı buldu ki. az sonra derin bir uykuya daldım. elini çekerek: . Pyotr Andreyiç! Seni hapse atmam gerekirdi ya. vabrin'i serbest bırakmalarını diledim. dudakları yanaklarıma de di! Kızgın taze öpücü ünü hissettim onların. Bunu içtenlikle Marya vanovna'ya itiraf ettim. yanına gelmeye. Tenime bir kor dü tü sandım. fakat onun yerine Marya vanovna çıktı kar ıma. seni do ru yola getirmesi için Tanrı'ya yalvarıyorum. incinmi bir onurun. Bahtsız hasmımı içtenlikle ba ı ladım. Kavgamızı da. duygulu göz ya larıyla ıslatarak. anayurt savunması için verilen kılıcı ta ımaya henüz layık olmadı ını gösterdin. mektubumun kar ılı ını bekliyordum. annesiyle babasının. Annemden yana ku kum yoktu. yatıyor imdi. Orenburg iline ba lı Belogorsk kalesinde. Kılıcına da Vasilisa Yegorovna el koydu. senin annenle baban yönünden bir engel çıkmasın? Dü ünceye daldım. koskoca subay olmana bakmaksızın sana güzel bir ders vermeye hazırlandı ımı bilesin: Çünkü sen. dedim. duydu u acıdan hasta dü tü. iyile memi çabukla tırıyordu. Ne ben. yi yürekli komutan. Neden sonra bir sabah. sa lam yapım. Elini yakaladım. Zarfın üstündeki yazı babamındı. Savelyiç bir mektupla girdi içeri. Savelyiç'in adını ünledim. aramızda geçenler için derin bir üzüntü duydu unu bildirdi. o da bana kar ı kayıtsız olmadı ını. Titredi. Bir süre sonra sa lı ıma tümüyle kavu up kendi evime ta ındım. kendin gibi haytalarla düello etmek için de il. dünya görü ünü bildi im için. Bunu söyleyip odadan çıktı. diye ekledi. Zarfı açmayı bir türlü göze alamıyor. seni Belogorsk Kalesi'nden almasını. olumlu yanıt alaca ımızdan ku kusu kalmadı artık. Gençli in ve a kın tüm içtenli iyle pembe dü ler görmeye ba ladı. geri çevrilmi bir a kın üzüntüsüne ba ladım. yaralandı ını i iten annen. karım ol.'' Yazının biçiminden mektupta yazılı olanlara ili kin bir eyler çıkarmaya çalı ıyordum. Mektubu titreyen ellerimle yakaladım. üzerine e ildim onun. Pek umutlanmadan.'' Mektup çe itli duygular uyandırmı tı içimde. Mutluluk canlandırmı tı beni. kafandaki sersemli in geçece i uzak bir yere atamasını isteyece im. Onu o kadar inandırıcı.Fakat iyi dü ün. Marya vanovna bu kez daha sabırla dinledi beni. Suçu tümüyle üstlendi ve geçmi i unutmamı diledi benden. Biraz yalnız kalıp dü ünsün de. Babamın hiç gözünü kırpmadan kullandı ı a ır sözler derin bir biçimde onurumu yaralamı tı. Komutanlar. Mektup öyleydi: ''O lum Pyotr! Mironov kızı Marya vanovna'yla nikâhlanmak için baba onayı istedi in mektubu bu ayın 15'inde aldık.Allah a kına sakin olun. yaptı ına pi man olsun. van Kuzmiç beni düello nedeniyle azarlarken öyle demi ti: .kulaklarını tıkadı. babam en alta birkaç satır eklerdi. bütün varlı ımı dolduruyordu. cezanı zaten çektin. Sonunda onu açmaya karar verdim ve daha ilk satırlara göz gezdirir gezdirmez her eyin alt üst oldu unu anladım. O. haksız oldu u kadar yakı ıksız bir davranı olarak da görünüyordu bana. Nedir bu yaptıkların? Yüce merhametine fazla umut ba lamayı göze almamakla birlikte. Hiç nazlanmadan. Fakat teklifim onları a ırtmayacaktı. Tehlike geçmedi daha. fazla konu an berberlerden de ildi. Yaranız her an açılabilir. Ondan sonra hızla iyile meye ba ladım. lk uygun fırsatta. ne Marya vanovna duygularımızı onlardan gizlemeye çalı mıyor.

diye tekrarlayıp duruyordu. bo yere para harcamak çok gerekliydi de!.Ben ha? Hakkında jurnaller düzenlemi im ha. Annenle babanın onayı olmadan varamam sana. diye kar ılık verdi.dü ündükçe. u a a ıdaki satırları okudum: ''Utan. Ma a: . Kendi halinde. o. düelloyu yukarıya iletmeyi gerekli bulmamı tı. Düzeldi ini yazıyorlar. dedi. Hey yüce Tanrım! Öyleyse beyefendinin bana neler yazdı ını bir okuyuver. dedim. yüzba ının ailesiyle ili kilerim kesilebilirdi.Hayır. diye haykırdım. (Ve babamın mektubunu uzattım ona. Seni nasıl jurnalledi imi göreceksin. onu öyle bir süzüp. ne demek istiyorsunuz? Yaralanmanız benim yüzümden oldu ha? Kendi gö sümü siper ederek seni Aleksey vaniç'in kılıcından kurtarmaya ko tu umu Tanrı biliyor! Kör olası ihtiyarlık aman vermedi. öyle mi? Yok.Daha ne yapacaksın.Me er bugünleri de görecekmi iz. Bu yazdıklarımı okur okumaz bana hemen onun sa lık durumunu bildirmeni emrediyorum. Onlar bunu istemedikçe. domuz çobanı yapaca ım. kulunuzu.nsaf edin efendim. Tanrının istemine boyun e elim. Mektubu okuyup bitirdikten sonra titreyen bir elle geri verdi.Ne oldu sana böyle. babayla o ulun arasını bulandırmak mı istiyorum. ko arak ayrıldı yanımdan. Annemi de öldürmek istedi in anla ılıyor. o körolası mösyönündür. bir ba kasını seversen. yiliksever babamız! Lütfen göndermi oldu unuz mektubunuzu aldım. Hakkımda jurnaller düzenlemeni kim istedi senden? Yoksa bunun için gizli buyruk mu aldın? Savelyiç artık gözya larını tutamayarak: . Onların onayını alalım. kendimde olmadı ımı hissederek eve döndüm. dedi. Efendimin jurnalcısı mıyım. zamanla babamın da yumu ayaca ına eminim. Betin benzin kül gibi olmu ! . Fakat ihtiyarcık bir türlü avunamıyordu.. dedi. Ku kularım vabrin üzerinde toplanıyordu. sade insanlardır onlar.Hayır. Düelloyu annemle babama duyuran ki inin Savelyiç oldu undan ku kum yoktu.. kibirli kimseler de illerdir.. bey buyruklarını yerine getirmemekle . Demir i leri birbirine çarpıp tepinmeyi ondan ö rendin. Peki. Özür diledim. Bunu söyleyip bir mektup çıkardı cebinden. dedi. deh ete dü üyordum. Daracık odamı bir a a ı bir yukarı ar ınladım. Fakat Savelyiç de ilse kimdi beni babama jurnalleyen? General mi? Görünü e göre onun beni umursadı ı yoktu pek. hiçbirinde karar kılamıyordum. Haylazlıklarını yabancılar duyurmak zorunda kaldılar. Sen görevini. seni. Beni jurnallemekten bir onun çıkarı vardı. Ellerine sarıldım: . Beni.Senin yüzünden yaralanı ım bir ay ecelle pençele memi yeterli bulmamı a benziyorsun. Böylelikle kaleden uzakla tırılabilir. Aklıma bir sürü olasılık geliyor.. Elden ne gelir Pyotr Andreyiç? Hiç de ilse siz mutlu olun. efendim. tedavisinin iyi yapılıp yapılmadı ını özellikle bildir. Suç benim de il. katı yürekli. Efendilerimizden görmedi imiz bir bu lütuf kalmı tı! Ben ihtiyar köpek. Gidip seninkilerin ayaklarına kapanalım.. Sen beni sevdikten sonra ben her eye hazırım.. Fakat en çok annemin hastalı ı üzmü tü beni. korkunç bir sesle: . Oturmu kara kara dü ünürken. Bu sözleri söylerken gözya ları bo anıverdi. Savelyiç'in babama yanıtıydı bu.. Sanki çarpıp tepinmekle elin kötüsünden korunacaksın! Mösyö tutup. ku kularımla ve çıkı ımla onu bo yere incitti im ortadaydı. titreyen bir sesle: .. Yakınlarınız aralarında istemiyorlar beni. Savelyiç. Mektup sözcü ü sözcü üne öyleydi: ''Devletli Andrey Petroviç. o lum Pyotr Andreyeviç'in davranı larını bildirmedin bana. do ru mu? Yarasının nerede oldu unu. van Kuzmiç'e gelince.Yazgım böyleymi demek. Her eyde Tanrı'nın dedi i olur! Bize gerekli olan eyi o bizden daha iyi bilir. Onun ardı sıra odaya girmek istediysem de.) Sararma sırası ona gelmi ti. Pyotr Andreyiç. Üstelik senin yaralanmana da ben yol açtım. Savelyiç birden bire dü üncelerimden ayırdı beni. annene ne yapmı ım? . diye kar ılık verdim. ihtiyar köpe i. htiyar lalamın kar ısında durdum.Oku. gör! Kâ ıdı aldım. bey buyru unu böyle mi yerine getirirsin? Gerçe i ört bas etti in. Daha yanına yakla ırken: . bahtın açık olsun Pyotr Andreyiç. dedim. Günün birinde kendine yeni bir yavuklu bulursan. Annem bizden yana çıkacaktır. nikâhlanalım. yumu ak kalplidir. Merdiven ba ında kar ıladı beni. çimde büyük bir öfkenin kabardı ını hissediyordum.. gözya ları neredeyse bo anıverecekmi gibi: . Yazılı bir kâ ıt uzatarak: . olamaz bu..Her ey bitti.. ben domuz çobanı. toy bir çocu a yardakçılık için.'' Savelyiç'in haklılı ı. diye inledi. sen de mutlu olamazsın. ben ikiniz için de dua edece im. . Her eyi oldu u gibi Marya vanovna'ya bildirmeye gittim. iki gözüm Pyotr Andreyiç. ihtiyar köpek! Verdi im sıkı buyruklara aldırmayıp.

önemli bir haber aldık! Generalin yazdıklarını dinleyin imdi: Gözlü ünü taktı ve unları okudu: ''Belogorsk Kalesi komutanı . size her zaman canla ba la hizmet ederek saçımı sakalımı a artmı ımdır. edebiyata olan ilgimi de yitirdim. Pyotr Andreyeviç. onları dizgin altında tutabilmek için hükümetin sürekli bir gözetimini gerektiriyordu. bir ya da bir buçuk santim derinli inde bir yara almı tı. Yayık kıyılarının en eski sahipleri olan Kazaklar yerle tirilmi ti buralara. gelip komutanın beni ça ırdı ını söylediler. O günden sonra durumum de i ti. Fakat ayak diredi imi görünce. istemeye istemeye selamlıyorduk birbirimizi. van Kuzmiç'le görevimiz gerektirdikçe görü üyorduk. Disiplini sa lamak için oraya gönderilen kıdemli general Traubenberg'in aldı ı sert önlemler yol açmı tı bu ayaklanmaya. yönetimde ba ına buyruk bir de i iklik yapıldı. Gerekli sayılan bölgelere kaleler kurulmu . yeniden karı ıklık çıkarmak için fırsat kollayan kurnaz asilerin görünü teki pi manlıklarına komutanlı ın inandı ı yoktu pek. Rus Çarlarının egemenli ini kısa bir süre önce kabul eden bir sürü yarı vah i oymak ya ıyordu bu geni ve zengin ilin çevresinde. Annemi yatı tırmak için de Savelyiç'in mektubunu yeterli buldum. Fakat tam o sırada ortaya çıkan beklenmedik olaylar. Komutanlar. söylendi ine göre çok ho nutlarmı ondan. orada ayakta duran çavu un dı ında herkesi oturttu. Kölece selamlarımı iletirim. van gnatyic ve Kazak çavu u da oradaydılar. Çok ükür sa lı ına kavu mu bulunmaktadır. 1772 yılında Kazak ba kentinde bir ayaklanma patladı. ne de Marya vanovna vardı odada. Do rusu. Gelgelelim yörede can ve mal güvenli ini korumakla görevli Yayık Kazaklarının kendileri bir süredir kaygı verici. Hemen kalkıp gittim. Sadık u a ınız Arhip Savelyev. ne zaman kar ıla sak bir fırsatını bulup uzakla ıyordu yanımdan. hayatımın gidi i üzerinde önemli etkiler yaptı. azarlamak lütfunda bulunuyorsunuz. sakıncalı yurtta lar olmu lardı hükümet için. Ansızın güçlü ve hayırlı bir sarsıntı yarattı ruhumda. Kitap okumaya. Fakat az sonra top gülleleri ve insafsız cezalarla ayaklanma bastırıldı. vabrin. Vasilisa Yegorovna ilkin birkaç kez sitem etti. tökezler. tam gö sünün üstündeki kemikçikten. Buna kar ılık ne Vasilisa Yegorovna. cebinden bir kâ ıt çıkararak öyle dedi: . Kapıyı sürgüledi. Vasilisa Yegorovna'nın öz o lu gibidir. buyruklarınız kar ısında boynum kıldan incedir. Komutanın evinden so umaya ba lamı tım. sizin sadık kulunuz. Onun bana kar ı gizli bir dü manlık besledi ini seziyor. Fakat ben. karanlık bir umursamazlı a gömüldüm. ya da öyle görünüyordu imdilerde. Komutan kaygılı bir tavırla kar ılık verdi selamıma. üstelemedi. gizli gizli kin besleyen. vabrin'le pek seyrek kar ıla ıyor. Onun sa lı ı için Tanrı'ya dua edece im. kaygıdan yata a dü tü ünü ö renmi bulunuyorum. Fakat gitgide çekilmez olmaya ba lamı tı. aklımı kaçırmaktan ya da kendimi haytalı a vurmaktan korkuyordum. gitgide daha dayanılmaz oluyordu. bey buyruklarını her zaman dinlemi . i sizlikle beslenen. Ortalık yatı mı a benziyor. kide bir ba kaldırmaları. Yava yava tek ba ıma evde oturmaya alı tım.'' htiyarcı ın yazdıklarını okurken birkaç kez gülmekten kendimi alamadım. sa omzunun altından. en ve esendir. Kendisini ırmak kıyısından komutanın evine ta ıdık ve burada berber Stepen Karamonov tarafından tedavi edildi. Traubenberg barbarca öldürüldü. 6 PUGAÇEV AYAKLANMASI Delikanlılar. çim karardıkça kararıyor. Marya vanovna benimle hemen hemen hiç konu muyor. Yalnızlıkla. ihtiyar köpek de il. Ben babama mektup yazacak durumda de ildim. Pyotr Andreyeviç'in yaralandı ını sizi üzmemek için yazmamı tım. gerilikleri ve zalimlikleri. imdi hikâyeye dönüyorum: Bir ak amüstü (1773 yılı Ekim ba larıydı bu) sonbahar rüzgârının u ultusunu dinleyerek ve penceremden ayın çevresinde ko u up duran bulutlara bakarak tek ba ıma evde oturuyorken. bu da ku kularımı do ruluyordu. annemiz Avdotya Vasilyevna'nın. Bu yalnızlık içinde a kım büsbütün alevleniyor. kulak verin Biz ya lıların anlatacaklarını dinleyin Bir türküden Tanı ı oldu um tuhaf olayları anlatmaya geçmeden önce 1773 yılı sonlarında Orenburg ilinin durumu üzerinde birkaç söz söylemek zorundayım.Sayın subaylar. imdi hanımefendinin. Ben Belogorsk Kalesi'ne gelmezden az önce olmu tu bunlar.suçluyor. yasalı ve uygar bir hayata alı kın olmayı ları. Ba ına böyle bir i geldi diye de kınamamalı delikanlıyı: At bile dört ayaklı olmasına ra men. Bana domuz güttürece inizi yazmak lütfunda bulunmu sunuz.

. gözlü ünü çıkardı. Pala ka'nın kilit altında tutuldu unu ö rendi. Zavallı kız. ıslıkla bir Fransız aryasına ba ladı. Hiç renk vermeden. buyru unuzda bulunan kaleye saldırması halinde de kendisini tümüyle yok etmenizi rica ederim. kadınların bundan böyle sobalarında saman yerine çalı çırpı. bu mesajı alır almaz. kâ ıdı katlayarak: . van Kuzmiç'in ö üdüyle Ma a'yı da yanına almı tı. Bizim elimizdeyse. cinayetler i lemi tir. Generalin mesajını alır almaz. dedi. Kocası tarafından aldatıldı ını anlayıp bir soru ya muruna tuttu onu. barut bol. O zaman van gnatyiç bo bo azlık etti ini anlayıp. papaz Gerasim. van Kuzmiç. Haydutun güçlü oldu u anla ılıyor.Tanrı bilir. Ne kadar sakındıysak da haberin kaleye yayılmasını önleyemedik. dilini ısırdı. Haberleri duydun de il mi? Peki ne olacak imdi? van gnatyiç: . derin derin içini çekti. biz gelene kadar niçin orada kaldı bakayım? van Kuzmiç. imdilik önemli bir ey görmüyorum ben. Vasilisa yegorovna: . ustaca bir oyunla ba ından savmı tı Vasilisa Yegorovna'yı: sözde. ekonomik i ler konusunda birkaç uyarıda bulundu. subay efendiler! Görevlerinizi bilin. . Kazaklarına göz kulak ol.Öyleyse Pala ka'yı yüklü e kapatmak da neyin nesi. lkin. Sen. sertçe seslendi van gnatyiç'e. a ık ve bin türlü çerçöpten temizlemekle u ra ıyordu. bizim kadınların aklına. En önemlisi de bu konuda a zınızı sıkı tutmanızdır.Ne dersin.Bu sava hazırlıkları da ne ola ki? diye dü ündü. Nasıl sonuçlanacak bu i ? . diye sordum. vabrin'e: . topu topu yüz otuz adam var. topu çocukların soktu u paçavra. evde yalnız kalıp canı sıkılmasın diye. Fakat van Kuzmiç hazırdı bu saldırıya.Biliyor musun anacı ım. Maksimiç. Orenburg'dan çok ilgi çekici haberler almı da. kamı . kimseye söylemiyormu bunları.Ya. dedi. Kazakları saymazsak. Tek gözlü te men. van gnatyiç'e rastladı. çıkarken. topu da temizledim. sanı ın dikkatini da ıtmak için. Ona da.Aman Yarabbim! dedi. ba ını sallayarak: . birkaç kaleyi ele geçirerek yakıp yıkmı . sobalarında saman yakmak esmi . Fakat ok yaydan çıkmı tı bir kere. bocalamadan yanıtladı meraklı hayat arkada ının sorularını: . her yerde ya malar yapmı . Komutanın karısı verdi i sözü gerçekten de tuttu: papazın karısı dı ında kimseye bir ey söylemedi. bunun nasıl bir felakete yol açabilece ini dü ünsene! Subayları toplayıp.Gerekli önlemleri almak. Bundan ötürü sayın komutan. sözü. nöbetçi ve gece devriyesi çıkarın. bakalım. Yoklu unda van Kuzmiç'in toplantı düzenledi ini. Vasilisa Yegorovna bunu duyar da evde kalır mı? Hemen papazın karısına konuk gitmeye hazırlanmı . duyduklarını kimseye anlatmayaca ına söz verip her eyi bülbül gibi söyletti ona. Sözünü tamamlayacak yerde. soru turmaya ilgisiz sorularla ba layan bir yargıç gibi. Fakat bütün gece uyku girmedi gözüne. Ertesi gün sabah ayininden dönerken. Vasilisa Yegorovna. van Kuzmiç yalnız kalınca hemen bize haber salmı . Kırgızlardan bir saldırı mı bekleniyor yoksa? Fakat van Kuzmiç bu gibi saçmalıkları niye gizlesin benden? Kadınlık merakını inadına kızı tıran sırrı ö renmeye kesin olarak karar verip. kuru dal yakmaları konusunda kesin buyruk verdim. Tanrı'nın izniyle hakkından geliriz o Pugaçev domuzunun! Komutanın karısı: -Pugaçev de kim? diye sordu.Gizlidir Don Kazaklarından olup geçenlerde hapisten kaçan Yamelyan Pugaçev adındaki bozguncu. bozkırda yayılan ine ini haydutlar ele geçirmesin diye söylemi ti bunu. Fakat e er. Akuline Pamfilovna'nın çok güzel bir yöntemle hazırladı ı hıyar tur usuna getirdi.) Fakat emir emirdir. Sonra bir süre sustu. Yayık köylerinde ayaklanmalar çıkarmı .Yüzba ı Mironov'a. Petro olarak tanıtmak küstahlı ında bulunup bir haydut çetesi toplamı . . adı geçen haydut ve düzmece çarı püskürtmek için gerekli önlemleri almanızı. yonga. alınma ama Kazaklardan pek umut yok. Kalede hiç kimse imdiden ö renmemeli bunu. konu ulanları i itmesin diye Pala ka'yı da yüklü e kilitlemi ti. Komutanın karısı: .'' Komutan. saldırı halinde de kale kapılarını kapattırıp askerlerinizin ba ına geçin. (Çavu gülümsedi. diye sordu. Topu gözden geçirin. karısına duydu u büyük saygıya ra men. Maksimiç. van Kuzmiç. Tanrı büyüktür: Yeterli sayıda askerimiz var. dile kolay. birbirini tutmaz eyler mırıldandı. anacı ım! diye kar ılık verdi. görevle ilgili böyle bir sırrı dünyada açmazdı ona. Vasilisa Yegorovna papazın karısından hiçbir ey ö renemeden eve döndü. diye kar ılık verdi. bu soruyu beklemiyordu i te. iyice temizleyin. Bocaladı.. ittiklerimizi konu arak. buyruklarını verdikten sonra serbest bıraktı bizi. Vasilisa Yegorovna kocasının bir dolap çevirdi ini anladıysa da bu gibi durumlarda ondan bir ey koparamayaca ını bildi inden sorularına son verdi. kendisini merhum çarımız III. Kocasının kendisinden gizledi i eyin ne olabilece ini dü ündü durdu.

senin yanında da konu uruz. bunun gibi. Yeni bir olay büsbütün artırdı komutanın tedirginli ini. Ba kırtlardan da.Hah öyle iki gözüm. bu barbarca yöntemin kalkmasından yakınan yargıçlar bulundu unu i itiyorum. Sanı ın suçu üstlenmesi. Adam ambarda. kendi aralarında usul usul bir eyler konu uyorlar. ben de soru turma dinlemeye pek hevesli de ilim. gitmene gerek yok.Sanmam. Kafası dipten kazınmı tı ve sakal yerine birkaç kırçıl tüy sarkıyordu çenesinden. Kaledeki Kazaklar arasında ola anüstü bir hareketlilik göze çarpıyordu. haydut bir sürü kale ele geçirmi . vabrin: .Az sonra herkes Pugaçev'den söz ediyordu. her halde arkada larının yardımıyla.. isyancıların yanına gitti ini. Komutan. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim. tutuklusunu aynı gün sorguya çekmeyi dü ünüyordu ya. Hatta günümüzde bile. Bu adamı hiçbir zaman unutmayaca ım. Yulay da kamçıları alıp gelsin. Karısı: . Söylentiler çe it çe itti. çok ükür buraların düzenini sa ladı ımızı bilmiyor mu acaba? Acaba bu hayduda kulak asan komutanlar var mıdır? van Kuzmiç: . komutanlara da. kar ı koymamalarını ö ütlüyor. dönü ünde. Birkaç dakika sonra alınıp sofaya getirildi. Fakat o kadar açık yürekli ve dürüst bir insandı ki. daha ileriye gitmeyi göze alamadı ından. Vasilisa Yegorovna. Eski zaman yargılama yöntemi içinde i kence öylesine kökle mi ti ki. çavu un anlattıkları uydurmaymı . Yazıyı yarı cahil bir Kaza ın kaleme aldı ı belliydi. ki gün sonra dönen çavu . van gnatyiç. Bu yüzden hepimiz ola an kar ıladık komutanın buyru unu. diye sözünü kesti komutanın. diye kar ılık verdi.Dur van Kuzmiç. i kencenin. ayaklarına sancaklar serecekmi iz! Seni ito lu it seni! Kırk yıldır namuzumuzla hizmet gördü ümüzü. tutsa ın içeriye alınmasını emretti. karısı da oradayken. Ça ıtlar sokulmu tu içlerine. Kaba. dedi. kendisine: . Komutan: . ne kulakları vardı. onu ortadan kaldıran hayırlı yasa. komutana önemli bir haber getirdi. Kazakları ve askerleri çetesine ça ırıyor. Çünkü sanı ın suçu yadsıması nasıl onun suçsuzlu una kanıt olmazsa.Bak sen u dolandırıcıya! diye ba ırdı. Yulay'ın söyledi ine göre. Hangi cesaretle böyle bir ey öneriyor bize? Onu kar ılamaya çıkacak. diye kar ılık verdi karısı. Cahil insanlar üzerinde tehlikeli bir etki yaratabilirdi. kurnazlık yapmak kim? imdi ça ırt bakalım subaylarını. Ma a'yı alıp bir yere götüreyim. hemen o gün hapisten kaçtı. Pugaçev'in bildirisini okudu bize. fakat. Komutanın buyru unu uygulayan van gnatyiç. baksanıza. ota ına kadar ula abildi i ba bu un ona elini öptürüp kendisiyle uzun uzun konu tu unu anlatmı arkada larına. . bozkırda. kı la faresi! dendi ini kulaklarıyla i itmi ti. Komutan.Dinle beni Vasilisa Yegorovna. onun yerine Yulay'ı atadı. Vasilisa Yegorovna'yı uygun bir bahaneyle yine evden uzakla tırmak istedi. Ona öyle bir bakmamla. Karga alık çıkarmak amacıyla bildiriler da ıtan bir Ba kırt yakalanmı tı. Ne burnu. onun gerçekten suçlu oldu unu göstermeye yeterli bir kanıt sayılıyordu. ilk yönteminden ba kası gelmedi aklına: . Vasilisa Yegorovna: . Komutan hemen hapse attı çavu u. toplantı düzenlemek ve Yemelyan Pugaçev'den bensiz söz etmek istiyorsan bu kez hava alacaksın! van Kuzmiç falta ı gibi açtı gözlerini: . uzun kalpa ını çıkararak kapının yanında durdu. yoksa idam edilecekleri tehdidini savuruyordu. . Yeniden toplandık. olmaması gerekir. ne de sanıkların. Vasilisa Yegorovna'nın kilidi altındaydı. Ba kırt. di e dokunur bir ey söyleyecek durumda de ildi. Komutan. Bu olay üzerine subayları yeniden toplantıya ça ırmayı dü ünen komutan. Hıristiyanlı a dönmü bir Kalmuk olan Yulay. kaleden altmı verst ötede. kiyüzlü Kazak. Bununla birlikte.Göreceksin sen. En kısa zamanda kalemize gelmek niyetinde oldu unu bildiren haydut. bir süvari ya da bir kı la askeri gördüler mi da ılıveriyorlardı. Bu de i iklik açık bir ho nutsuzluk yarattı Kazaklar arasında. Sa lıklı bir hukuk kavrayı ına tam anlamıyla aykırı. Sokaklarda öbek öbek toplanıyorlar. diye dü üncesini belirtti.Bırak yalanı van Kuzmiç. bana ambarın anahtarını ver. suçu üstlenmesi de suçlulu unun kanıtı olamaz. ne yargıçların.Gerçek gücünü imde ö reniriz. uzun bir süre etkisiz kaldı. Ba kırtı almaya gitti. Bizim zamanımızdaysa onun gereklili inden kimsenin ku kusu yoktu. deyip aya a kalktı. Yoksa çı lıkları i itip korkar. Vasilisa Yegorovna: . fakat güçlü bir anlatımı vardı bildirinin. temelsiz bir görü .Peki anacı ım. sen kim. Yüksek sesle homurdanıyorlardı. bilinmeyen bir kuvvetin bu yana do ru ilerledi ini i itti ini bildirdi. van Kuzmiç. Yetmi ya larında kadar gösteriyordu. papaz Gerasim'in kentten. kom u köylerde ve kalelerde olup bitenleri ö renip gelmekle görevlendirdi çavu u. Sa lıcakla kalın. van gnatyiç. peki dedi. dedi öksürerek.Gerçekten güçlü oldu u anla ılıyor. çavu . pek çok ate gördü ünü. Ba kırtı buraya getir.. madem her eyi biliyorsun. Do rusu ya.

Ansızın Marya vanovna'nın ne olaca ı dü üncesi beynime bir ok gibi saplandı. i ini iyi gör ha! ki asker. ancak ahlâkların düzelmesi yoluyla. Sana da onunla birlikte gitmeni ö ütlerim.Dinleyin. sor bakalım sizin dilden. anacı ım. Komutanı ve bütün subayları asmı lar. Komutan a ırarak: . Yulay. Askerler tutsak edilmi . Ba kırtı ambara götür. Birkaç saat içinde Pugaçev'in bize de saldırmasını beklemek gerekiyordu. Ta ıdı ı korkunç i aretlerden onun 1741 ayaklanmasına katılıp bu yüzden cezalandırılmı isyancılardan biri oldu unu anlayan komutan: . bir yere gitmem. Ma a'nın hali ne olur? .Peki. Hayatında belki de ilk kez. söyle. onları Orenburg'a ya da daha uzak. Çocuklar! u soytarının mintanını çıkarın da sırtını ok ayıverin biraz. Orenburg'a. Genç adam! Bir gün bu yazdıklarım eline geçerse. alçakgönüllü bir delikanlı olan komutanını tanıyordum. dedi. yok. Vasilisa Yegorovna. (*) dedi. Yakla bakalım. ama kaleyi ele geçirecek olurlarsa ba ına gelecekleri dü ün. Bugün Çarımız Aleksandr'ın insancıl egemenli i altında ya arken. Caniler göz açıp kapayıncaya kadar burada olacaklar. Karısı: . devam etti: . Fakat askerlerden biri adamı kucaklayıp omuzladı ında ve Yulay kamçıyı alıp tam vurmak için kolunu kaldırdı ında.Peki. en köklü de i ikliklerin. Surları da ta tandır. Yulay.Bak hele! dedi.Peki. Ma a'nın burada kalması do ru de il. Fakat kadınların güvenli ini dü ünmek zorundayız. Ba kırtı soymaya ba ladı.Kısa boylu.Niye susuyorsun? diye sürdürdü sözlerini. e itimin hızla elde etti i ba arılara.Saçma! diye kar ılık verdi. anacı ım. ne dersin? Vasilisa Yegorovna: . Vasilisa Yegorovna kekeledi. Fakat Ba kırt ona da aynı bo gözlerle baktı ve çıt çıkmadı a zından. kalemize kim yollamı onu? Yulay. Ba kırtını da. Bütün benli iyle sarsıldı ı belliydi.Yah i. yalvaran bir inilti çıkardı Ba kırt ve ba ını sallayarak a zını açtı: Dil yerine güdük bir et parçası kımıldıyordu orada. canilerin ula amayaca ı bir yere gönderin. van Kuzmiç karısına dönerek: . insan sevgisinin bu denli geli ip yayılmasına a madan edemiyorum. van Kuzmiç'te konaklanmı tı. caniler kaleyi daha önce ele geçirirlerse. allak bullak olmu bir yüzle Vasilisa Yegorovna girdi içeri. Nijneozernıy Kalesi yirmi be verst ötemizdeydi. sen buraya güveniyorsan kal. karısı üzerinde sözlerinin etkili oldu unu gören komutan. Görevimiz. Kur unların ula amayaca ı bir kale var mıdır? Belogorsk niye güvenilir olmasınmı ? Çok ükür yirmi iki yıldır ya ıyoruz burada. ondan bir ey ö renemeyece imiz anla ıldı. cılız. van Kuzmiç! dedim. Yol henüz tehlikeli de ilse. Zavallının yüzünde kaygılı bir anlam belirmi ti. dedi.Yok. Fakat Ma a ne olacak? Destek gelene kadar dayanırsak ne âlâ. Bak bakalım nasıl bülbül gibi konu turaca ım seni. Pugaçev'e niye dayanmayalım? van Kuzmiç: . dedi. Komutan: . Tam durumu gözden geçirmeye ba lamı ken.. en yararlı. gözlerimle gördü üm bu olayı anımsadıkça. Demek zamanında kapanımıza bir kez daha dü mü sün ihtiyar kurt. Kırgızını da gördük. kamburca bir adamdı. peki. kanımızın son damlasına kadar kaleyi savunmamızı emrediyor. Komutan: . daha güvenli. kim gönderdi seni? htiyar Ba kırt susuyor. Nijneozernıy Kalesi'nin sessiz. Fakat çekik gözleri hâlâ çakmak çakmak yanıyordu. soluk solu a. hiçbir zorlayıcı sarsıntı olmadan gerçekle enler oldu unu unutma. van Kuzmiç'in sorusunu Tatarca tekrarladı. Ma a'yı gönderelim. güçsüz. van Kuzmiç: . Baylar konu aca ımız ba ka eyler de var. ilk isyanın de il bu. Haydutların kaleyi nasıl ele geçirdiklerini görmü . syancılarla kozumuzu payla madan önce sizi daha uzak bir yere göndereyim mi..O zaman.Ne oldu sana? diye sordu. Orada yeterince asker ve top var. Rusça anlamıyor musun yoksa? Yulay. felaket! diye inledi. dedi.ittin. Ama benim için bo una u ra ma. ki ay kadar önce Orenburg'dan gelmi . Papaz Gerasim'in i çisi az önce oradan geldi.. Komutana: . Bu beklenmedik haber allak bullak etmi ti beni.Felaket anacı ım.. birlikte . bo gözlerle bakıyordu komutana. yabancı topraklarda yalnız bir mezar aramak gerekmez bana. Gerçi ya lısın. Nijneozernıy Kalesi bu sabah dü mü . vaftiz anasına gönderelim onu. Birlikte ya adık. Bu ya tan sonra senden ayrılmak. sustu. Hepimiz donup kalmı tık. Çocukların eline dü mü bir hayvan gibi dört bir yana bakınıyordu. bu konuda söylenecek söz yok. Bu ne hal? Vasilisa Yegorovna: . Kafan böyle dümdüz rendelendi ine göre. ansızın.

hemen komutanın evine ko tum. dedi. Sa lıcakla. Büyük bir de i iklik seziyordum benli imde. Pyotr Andreyiç! Tabyaya vardık. Sizi almak için gönderdi beni. Gözya ları arasında: .Nereye gidiyorsunuz? dedi. Çevresi kalın kütüklerle sa lamla tırılmı yüksekçe bir yerdi burası. Nijneozernıy'ın dü tü ünü i itince fenala tı. Kale sakinlerinin hepsi . ba ca ızım Sonuncu dereceden memur ba ı Tam otuz yıl. Ben tam evden dı arı çıkmak üzereyken kapı açıldı. Pugaçev gelmi . bu günleri görmek için mi ya adık! Vasilisa Yegorovna kızının yol hazırlı ını sa lamak için çıktı. Fakat ben az sonra. orada onunla son bir kez daha vedala mak istiyordum. Yarın gün do madan yola salalım onu.Elveda Pyotr Andreyiç! dedi. Beni Orenburg'a gönderiyorlar. Hava a arıyordu artık. a lamaktan i mi gözlerle geldi ak am yeme ine. Ayrılı ın hüznü belirsiz. Fakat elimizi çabuk tutmalıyız. evlerimize da ıldık. ne de söylenenleri dinleyebiliyordum artık. Komutanlıkta konu ma devam ediyordu. Ardım sıra gelirken: . ama görü emezsek. Haydutlar Orenburg yolunu tutmu lar. kalenin çevresinde kimli i belli olmayan insanların dola tı ını bildirdi. van Kuzmiç. Kale ku atılmı durumda.. van gnatyiç. ne de uyudum. Marya vanovna solgun bir yüzle. tehlikeyi bir an önce gö üslemek iste i ve bir yükselme tutkusuyla birle iyordu. hastalanmasından korkuyorum. tabyada. beynime bir ok gibi saplandı. mutlulukla kalın. Yüre im titreyerek: . ba rıma bastım onu: . Sokakta uçarcasına ilerlerken. Fakat ben ne bir ey söylüyor. Belki Tanrının izniyle yine görü ürüz. Fazla adamımız olmasa da. ne bir mutluluk Ne bir çift iyi söz Ne de büyük bir rütbe Kazandı ın tek ey ba ca ızım Yüksek bir dara acı oldu Akçaa açtan bir kiri Ve ibri imden bir ilmek Halk türküsü O gece ne soyundum. Gece çabucak geçiverdi. dedi. bizim Kazaklar'ın Yulay'ı da zorla alıp götürerek geceleyin kaleden kaçtıklarını. ayrıca. yanına birkaç ki i katarız. Gö sünden ta an hıçkırıklar sözünü tamamlamasına engel oldu. Baktım. Marya vanovya'yı yalnız bulaca ımı söyleyen bir önsezi vardı içimde. Beni kapıda kar ılayıp kılıcımı uzattı. canım! Ba ıma ne gelirse gelsin. bir süre önce gömüldü üm kederden çok daha katlanılır geliyordu bana.Ya Marya vanovna? diye sordum. Gerçekten de öyle oldu.Akulina Pamfilovna'da. Kucakladım. içeri giren onba ı. Ma a'yı yolculu a hazırla. Yemek sessizce yenildi ve her zamankinden daha erken kalkıldı sofradan.Elveda mele im. Komutanla ve ailesiyle vedala tık. adımın ünlendi ini i ittim.ölürüz. fakat tatlı umutlarla. hüngür hüngür a lıyordu. Onu tutkuyla öptüm ve çabucak çıktım odadan. Marya vanovna'nın kaleden dı arı çıkmaya vakit bulamamı olabilece i dü üncesi. Git. Onba ıya çabucak birkaç emir verdim. imdiki iç çarpıntısı. Çok kötü. inan bana! Ma a gö süme kapanmı . kazanamadın ba ca ızım Ne be on kuru . 7 SALDIRI Ba ım benim. kaleden çıkabildi mi? van gnatyiç: . Nerede o? Karısı: .. Komutan: . diye kar ılık verdi. üç yıl daha Sessizce hizmet ettin Çara Ah. dedim. Gün do ar do maz Marya vanovna'nın çıkaca ı kale kapısına gitmek. bilerek unuttu um kılıcımı almak için geri döndüm. son duam seninle ilgili olacak. Elveda sevgilim.Nasıl istersen öyle olsun. Yüce Tanrım. son nefesimde bile dudaklarımdan senin adın dökülecek.Çıkmadı.

Komutan: . Ya lı komutan. sava nasıl gidiyor? Hani. yukarıya do ru uzattı ı elinde bir ka ıt tutuyordu. Baksana. gözlerini ayırmadan dü mana bakıyordu. sayısı pek de kabarık olmayan asker dizisinin önünde geziniyordu. siz de öyle ya ayın. Ötekiler hayvanlarının ba ını çevirip dörtnala uzakla tılar. Yaylım ate iyle de sa ırla mı . elveda Ma a. Bir ba kası mızra ına takılı kesik bir kafayı. Mektubu komutana uzattı. Yulay'ın kafasını. dedi. allak bullak etmi ti onu. sonra kocasına dönüp: . Biz Vasilisa Yegorovna'yla nasıl ya adıysak. dü man nerede? van Kuzmiç: . ba ını salladı. bozkır bo aldı. sa lıcakla kal kızım. kendimi bir övalye olarak görüyordum. yeter artık! Durmayın. Birkaç ok hemen yanıba ımıza. dedi. (Ma a babasının boynuna atıldı. hüngür hüngür a lamaya ba ladı. silahlarını ku anmı bekliyorlardı. kız yarı canlı. Ma a git babanla vedala . Hainler ba ırdılar: . dedi. Kalabalı ın tam ortasında beyaz bir at üstünde. Zavallı Kalmuk'un ba ı.Hayır babacı ım. Durdu. beti benzi kül gibi. ölü Kazak'ın elindeki ka ıdı alıp getirmesini emretti. Komutanın karısıyla kızı uzakla tı. kırmızı kaftanlı. çlerinden biri. bo uk bir sesle: . e ilerek selamladı babasını. Az sonra kulaklarımızın dibinden kur unlar vızıldamaya ba ladı. stemeden seni incitti im olduysa. korkuyor musun kızım? . Çar'ı kar ılamaya çıkın. Zaman kalırsa. Ne o Ma a.Uzakta de il. Tanrı ikinizi de mutlu etsin. yalın kılıç bir adam ilerliyordu. Baktık. Bozkırda da ınık olarak gezinen atlılar. elini üç kere kızının üzerinden geçirdi. Bu arada isyancıların saldırıya hazırlandıkları görülüyordu. Tanrı'ya dua et. Kocasına: . Haydi. bir gün önceden getirilip yerle tirilmi ti. Hayat da. attan yuvarlandı. eve gidin. Komutan. topu o kümenin üzerine yöneltmesini emretti van gnatyiç'e ve fitili kendi eliyle yerle tirdi. Ma a'yı kutsa. Gülle vızıldayarak havayı yardı ve adamlara hiçbir zarar vermeden üzerlerinden geçip gitti. yarı ölü. Bunu söylerken bana baktı. sendeledi. sallayarak bize do ru savurdu. o seni bırakmayacaktır. yi bir adam bulur evlenirsen.Göreyim sizi evlatlarım. Elveda Kuzmiç'im. ne oluyor? dedi. Ma a. topra a ya da çite saplandı. Bozkıra çıktı. Mektubu tutan Kazak.Elveda iki gözüm! dedi. Ma a'yı götür. Bir ara kaçamak bir bakı fırlattı bana. van Kuzmiç: . titreyerek van Kuzmiç'e yakla tı. Fakat aralarında. Evlatlarım! Ate ! Askerler bir yaylım ate i açtılar. sersemle mi ti. Komutan. Küme da ıldı. Ben Marya vanovna'nın arkasından bakıyordum. dedi. Fakat Tanrı'nın yardımıyla her ey yolunda gidecek. ba ı la beni! Komutan: . bütün dünyaya yi it. Evde tek ba ıma daha çok korkarım. ovada. Kur un ya muru altında kalınca. komutanın ayaklarının dibine dü tü. yanında ondan ayrılmak istemeyen Ma a'yla birlikte tabyaya geldi.Biz de kucakla alım. Vasilisa Yegorovna hemen götür onu. Ma a. yelkenleri suya indiren Vasilisa Yegorovna. oklar ve yaylarla silahlanmı bir insan kalabalı ı yayıldı bozkıra. vabrin yanımda durmu .Vasilisa Yegorovna! Burada kadınların yapaca ı bir ey yok. Sevgilimi onunla koruyaca ımı dü ündükçe içim içime sı mıyor. Kazak oldukları belliydi. Top. bize ihanet eden Kazaklardı bunlar.imdi görürsünüz siz! diye ba ırarak kar ılık verdi. diye kar ılık verdi. dedi. atlılar dört nala uzakla tılar. adamın atını da geminden tutup getirdi. kendi aralarında görü meye ba ladılar.Oh. Komutan onba ıyı ça ırdı. Yulay'ın kanlı ba ını görmek. sonra tutup kaldırdı onu. komutanlarına ba lılıklarını bildirdiler.van Kuzmiç. Yaprak gibi sallanıyordu.Ate etmeyin.) Vasilisa Yegorovna da a lıyordu. Çariçe anamız (*) için dövü ece iz bugün. Haydi. Kı la askerleri. kum gibi adam kaynayan bozkıra bir göz attı. Ma a'ya bir köylü fistanı giydir. dedi. Kocasına: . Kalenin yakınlarında. Bu sırada. kaleye do ru dörtnala at sürdüler. güçlükle gülümsedi. . kılıcımın kabzasını sıktım. kalede bir hareketlilik oldu unu görünce kümelendiler. kalenin yarım verst ötesindeki bir tepenin ardından yeni atlılar belirdi ve az sonra mızraklarla. Onba ı a a ı indi.oradaydı.Ey. Gönlümün sultanının güvenine layık oldu umu bir an önce göstermek için çatı ma anının gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. yirmi kadar atlı görünüyordu. Tehlikenin yakınlı ı ola anüstü bir canlılık vermi ti bu eski kurda. Bu sırada Vasilisa Yegorovna. Adamları çevresini aldılar ve besbelli onun buyru uyla kümeden ayrılan dört atlı. van Kuzmiç ona öyle bir göz gezdirdikten sonra yırtıp attı. Marya vanovna'ya göz ucuyla baktım. öptü. Komutan son bir kez daha dola arak ordusunu gözden geçirdi ve askerlere: . Çar burada. ölüm de Tanrı buyru udur. Pugaçev olmalıydı bu. va ak postundan kalpakları ve okluklarıyla hemen göze çarpan Ba kırtlar da vardı. Dün onun elinden aldı ımı anımsayarak. sözünün eri kimseler oldu umuzu kanıtlayaca ız! Askerler hep bir a ızdan. diz çöktü.

amcacı ım. Sıra bana gelmi ti. gitgide bitkinle en komutan. ellerinde ekmek ve tuz (*). Trampet sesi kesildi. nasıl kar ı koyarsın? dedi.Asın onu! dedi. Papaz Gerasim.Sen mi benim Çarımsın? dedi. van gnatyiç ve ben. Hükümdarın alanda tutsakları bekledi i ve ba lılık yeminini kabul edece i duyuruldu. son gücünü topladı.. Ba ından kanlar akan komutanı. tek ba ına kalmı tı. Sırma i lemeli bir Kazak kaftanı vardı sırtında. Ahali.Sen bizim Çarımız de ilsin. Ölürsek ölürüz.. Komutan onların yakına kadar gelmesini bekledikten sonra. Sen bir hırsızdan ve düzenbazdan ba ka bir ey de ilsin. haykırı lar yeniden yükseldi. Bir ara ayaklarımın yerden kesildi ini hissettim: Fakat kalkıp toparlandım ve isyancılarla birlikte kaleye girdim. iki yana da ıldılar. ne oluyor. Pugaçev müthi bir bakı fırlattı ihtiyara. syancılar ba bu larının çevresinde toplandılar.te imdi sıkı durun evlatlarım. ahali alana ko u tu. haykırı lar yükseldi.Efendimiz ba ı ladı seni! dediler. Kılıcını sallıyor. ya lı yüzba ıyı yakalayıp dara acına sürüklediler. bey çocu unu öldürmekle ne geçecek eline? Bırak onu. Sen. lme i boynuma geçirdiler. Kurtulu uma sevineyim mi. Düzmece Çar: . . kapılardan çıkıyordu. Kazak ileri gelenleri arasından çıktı. melunlar! Bekleyin! Cellatlar bir an için durdular. Bir gün önce sorguya çekti imiz dilsiz Ba kırt. benim Savelyiç. yakınlarımı koruması için Tanrı'ya yakarmaya ba ladım. ata biner gibi dara acının kiri ine oturuvermi ti. görünü e göre.. ileri! Hücum! Ardım sıra gelin! Komutan. kar ısına getirilen kurbanlar için sessizce aman diliyordu ondan. bir daha ate ledi fitili. Tam yardımına ko acakken birkaç düzine Kazak çullandı üstüme. tile kakıla sokaklarda sürüklenmeye ba ladık.Babacı ım! diye yalvarıyordu. kula ına bir eyler fısıldadı. bir an önce tabyadan dı arı fırladık. Çarına.Komutan hangisi? diye sordu. vabrin kafası çepeçevre tıra lı.Durun. Pugaçev. Bir çan sesi yükseldi. E er gözda ı vermek için ille de birini astıracaksan. Az sonra zavallı van Kuzmiç'i havada sallanırken gördüm. ne duruyorsunuz? diye haykırdı. Zavallı lalam: . askerler tüfeklerini attılar. belki de gerçekten iyilik etmek istiyorlardı bana. elindeki beyaz mendili salladı. Bir de ne göreyim. van Kumiç: . Pugaçev'e yakla tı. Top atı a hazırdı. bir caniler toplulu u ku atmı tı. ka la göz arasında ortaya çıkmı . Alanda ka la göz arasında bir dara acı kuruluverdi. geriye çekilmeye ba ladılar. Pugaçev ona. Ba bu ları en önde. uzun.Haydi evlatlarım! diye ba ırdı. beni. Kimbilir. Komutan: . sapsarı bir yüzle. trampetler çalsın! Evlatlarım. ansızın atlardan inmeye ba ladılar. Pugaçev'in kar ısına çıkardılar bizi. Fakat kı la askerleri bunu göze alamamı . syancılar kaleye do ru ko arak saldırıya geçtiler. Pugaçev'in ayaklarına kapanmı .. anladın mı? Pugaçev'in yüzü karardı. Aynı anda korkunç çı lıklar. Kapı açılsın. korkma! deyip duruyorlardı. eliyle van Kuzmiç'i gösterdi. syancılar. bir koltu a kurulmu tu. titreyerek. samur külahını ka larının üstüne yıkmı tı. Gülle tam ortasına dü mü tü kalabalı ın. Kalenin anahtarlarını istiyorlardı ondan.Evlatlarım. sırtında bir Kazak kaftanı. Yakla tı ımızda Ba kırtlar ahaliyi da ıttılar. bu ihtiyarı assınlar! Pugaçev'in bir i aretiyle serbest bıraktılar beni. elinde bir haçla basamaklarda duruyor. Günahlarımı ba ı laması. van gnatyiç de yüzba ının sözlerini tekrarladı: .van Kuzmiç bütün ilgisini dü mana yöneltmi ti imdi. düzenbazın birisin! Pugaçev bir kez daha salladı mendilini. Gözleri kıvılcımlar saçıyordu. Çan sesi kesildi. Bana. . Ortalı ı derin bir sessizlik kapladı.. besbelli yeniden kızı tırmaya çalı ıyordu onları. Baktım. Pugaçev bunun üzerine yüzüme bile bakmadan: . .Çar Pyotr Feodoroviç'e ba lılık yemini et! dedi. Sonra van gnatyiç'i çıkardılar Pugaçev'in kar ısına: . Bu yüzü bir yerden tanır gibiydim. Birbirini tutmaz . asker de il miyiz? Aynı anda gelip bize kavu an isyancılar. komutan evinin ta lı ında. bizi de oraya sürüklediler. emret. bir yandan da: . Ansızın bir haykırı yükseldi: . Sırma püsküllü. saldırıya geçiyorlar. O anda duyduklarımı anlatamam. üzüleyim mi. bilemiyordum. hırsızın. zorla kaleye girdiler. Bizim çavu . sana fidye verirler.. Yarası hâlâ kanayan. dedi. Yi it arkada larımın sözlerini tekrarlamaya hazırlanarak gözümü kırpmadan bakıyordum Pugaçev'e. Katiller beni dara acının altına sürüklerken. Birkaç Kazak. Bir an için kesilen çı lıklar. kalabalı ı yarıp çıktı. Kazak ileri gelenleri almı tı çevresini. tok bir sesle: .Korkma. Zavallı üste meni de eski komutanının yanıba ına astılar.Çara kar ı koymanın ne demek oldu unu gösterece iz size! diyerek ku aklarıyla kıskıvrak ba ladılar beni. yerlerinden kımıldamamı lardı. elinde ilmek.

Pugaçev atını sürdü. elbiseleri parçalanmı . evin bütün pılıpırtısını sürüklüyorlardı. Pala a da ardım sıra ko up gelmi ti. arkılar yükseliyordu oradan. Kımıldadım. diz çöktürdüler.duygular içindeydim. Yanımdakiler: . haçı öpüyor. Haydutlar didik didik etmi lerdi yata ını. O zaman genç bir Kazak. erefli sava larda de il de. Ses etmeden Akulina Pamfilovna'yı ça ırmaya .. Ben hâlâ oldu um yerde duruyor.ki gözüm.Katiller! diye haykırdı. ki Kazak'ın koltuklamasıyla sıçrayıp eyere oturdu. Bir kıyıya çekilip bu korkunç güldürünün devamını izlemeye koyuldum. Ba ırtılar. Her eyden çok Marya vanovna'nın yazgısının belirsizli i ıstırap veriyordu bana. kahkahalar.. Zavallı kadınca ız: ..Küçük hanım ya ıyor. papazın karısına ha? Tanrım! Fakat Pugaçev orada!. Papaz Gerasim'e. çama ırları ve daha ne varsa. Ahali ba lılık yemini etmeye ba ladı. Bölük berberi orada durmu . Kazak ileri gelenleriyle birlikte ta merdivenlerden indi. Marya vanovna'nın odasına götüren küçük merdiveni bir solukta tırmanarak ömrümde ilk kez odasına girdim onun. kılıcıyla bir darbe indirdi ba ına. Odadan fırladım. Ne yaptınız ona! van Kuzmiç. Ne felaket! ne korkunç eyler! Ben bo ulurcasına: .. Savelyiç arkamda duruyordu.Ne? diye inledim. öp elini! diyorlardı. Fakat bu sakin kö enin sahibi neredeydi? Bir dü ünce ok gibi saplandı beynime. Pugaçev'le arkada ları cümbü yapıyordu. Bırakın kalksın! Kaldırıp serbest bıraktılar beni. sandıkları. Deh et içinde: . Vasilisa Yegorovna ta lı ın basamaklarına cansız dü tü. Birkaç haydut.Hazret sevinçten sersemlemi olmalı. içinde ne varsa alınıp götürülmü tü.. diye kar ılık verdi.Evlatçıklarım! Bırakın beni! diye ba ırıyordu. Hiçbir ey görmeden.. Neden sonra Pugaçev koltuktan kalktı.. haydutlardan birinin sırtına geçmi ti bile. alaycı bir gülümseyi le: . dolabın arkasından. Gösteri li bir ko um ta ıyan beyaz atını getirdiler. çay takımını. elini öpüyorlar. dü ünmeden ve hissetmeden. O zaman yürek paralayan bir sesle: . Babacıklar. ahali ardı sıra atıldı. Pyotr Andreyiç! diye fısıldadı. o da. bir anda sokakta buldum kendimi.. i e yarar ne varsa ya malanmı tı. dedi. Dikba lılık etme! Ne çıkar bundan? Canı cehenneme deyip u namus. köy makasıyla Kazak biçimi tıra ediyordu onları.Ah.Ya Marya vanovna. ta lıkta Vasilisa Yegorovna'yı sürüklüyorlardı. Atasözü Alan bo alıverdi. Ellerini birbirine çarpıp: . Sonra silkinerek Pugaçev'e yakla ıyor. Akulina Pamfilovnalara sı ındı.. Hırkası. n cin top oynuyordu. damar damar elini uzattı bana. masalar. Marya vanovna nerede? diye haykırdım: Pala a: . Pyotr Andreyiç! dedi.Susturun u cadalozu! diye ba ırdı. Sandalyeler. Hafif bir gürültü duyuldu bu sırada. tir tir titreyerek. idamların en korkuncunu bile böyle bir alçalmaya ye lerim. kı la askerlerine geldi.. hayatım. Beni yeniden düzmece Çar'ın kar ısına götürdüler. Saçı ba ı da ılmı . Birbiri arkasına yakla ıyor. kahraman asker! Ne Prusya süngüleri. beni van Kuzmiç'e götürün! Birdenbire dara acını görüverdi ve kocasını tanıdı. sonra düzmece Çar'a ba lılıklarını bildiriyorlardı.. bir solukta papazın evine ko tum. Dolap kırılmı . sandıklar parçalanmı . Pugaçev kolunu indirdi. Sıra. Beni dürterek: . Bombo ikona mahfazalarının önünde bir kandil hâlâ ölgün ölgün yanıyordu. Neredeydi imdi? Ne durumdaydı acaba? Gizlenebilmi miydi? Güvenilir bir yer miydi sı ına ı? Bu gibi kaygı verici dü üncelerle dolu olarak komutanın evine girdim. Pugaçev kocaman. 8 ÇA RILMADIK M SAF R Ça rılmadık konuk Tatar'dan kötüdür. Fakat ben. Pala a çıkıverdi. onları ba ı ladı ını bildirerek çetesine kabul ediyordu.Öp elini. birbirini hızla izleyen korkunç olaylarla allak bullak olmu kafamı bir türlü toparlayamıyordum. Gözlerimden zehir gibi acı ya lar bo andı ve sevgilimin adını ünledim. (hay Allah!) öpüver onun elini. sapsarı bir yüzle.. yeme i orda yiyece ini bildirdi. ki duvar arasında asılı duran aynaya bir ey olmamı tı. Bütün bu tören üç saat kadar sürdü. ne Türk kur unları kılına dokunamamı tı senin.. Bir kadın çı lı ı koptu bu sırada. kap kacak kırılmı . neredeyse çırılçıplak kalmı tı. bir hapishane kaçkınının elinde mi ölecektin! Pugaçev: . Ötekiler ku tüyü ilteleri.

Ba üstüne hükümdarım.. koruyucusuz bırakmamaya zorluyordu beni.'' ''. güvercinim tanımıyordu onu. Ben elin hırsızının önünde yerlere kadar e ilerek: ''. Zavallı van Kuzmiç! Kimin aklına gelirdi ki!. iki gözüm. Kadınca ızın eli aya ına dola tı: . Kar ı konulmaz bir duyguydu bu da. devleti temelinden sarsıyordu! Dünya yıkılsa alı kanlıklarını bozmayan Savelyiç: . ne günlere kaldık. ne yapalım! Çok ükür.Nasıl olur babacı ım? Handa senin gocu u sızdıran sarho u unuttun mu? Tav an kürkü gocuk yepyeniydi daha.'' ''. Kar ı koymanın hiçbir yararı yoktu. kisinin aynı adam oldu unu aklım kesti ve o zaman hayatımın niçin ba ı landı ını anladım.. Yüre im tıkanıverecekmi gibi: .Kocakarı. Hastalandı da. Fakat efendimiz. Tanrı'ya ükür olsun. her ey çok önemli bir ki i oldu unu gösteriyor onun. Fakat. Katiller papaz uçuruyor yukarda! Herifler sarho ken ellerine dü ersem felaket olur. Eve vardım. Gidip bakayım da. az kalsın bir felakete u ruyorduk Pyotr Andreyiç. elinde bo bir votka i esiyle kapının önüne geldi.. ''Fakat kız hastadır. subay evlerini ya malıyorlardı. Haydutlar kalede ko u uyor. kocam da. yüre imi deldi geçti sandım. sizinle u ra amayız imdi. dedi. oh. bir eyler hazırlayayım.. baktım ki birkaç Ba kırt dara acının yanında dikilmi .Ye enin genç mi?'' ''. dü üncelerimi yarıda bıraktı: . Pugaçev'le benim kılavuz arasındaki benzerlik hemen göze çarpıyordu gerçekten. nemiz var nemiz yok alıp götürdüler. de il mi? .Pyotr Andreyiç. kalkıp efendimizin yanına gelecek durumda de il.Olsun. Papazın karısı: . ben de. Ya Vasilisa Yegorovna? Ya van gnatyiç? Onu niye astılar peki? Sizi nasıl oldu da ba ı ladılar anacı ım? Ya u Aleksey vaniç vabrin'e ne buyurulur? Saçını onlar gibi kestirmi . Sarho ba ırtıları yükseliyordu her yerden.'' ''. hanlardan hanlara sürtüp duran bir sarho . Bereket versin. Alanın yanından geçerken. iki haftadır yatıyor böyle. ''Yüce Çar'' ın iste ini yerine getirmek üzere kalkarken: . Elveda Pyotr Andreyiç.Yo. Olayların bu tuhaf ili kisine a mamak elde de ildi: Serserinin birine arma an edilen ufak bir gocuk beni asılmaktan kurtarıyor. diye kar ılık verdi. üstüme uyduraca ım diye nasıl da çatır çatır sökmü tü onu! a akalmı tım. Yalnız kalınca kara kara dü ünmeye ba ladım. Fakat. Haydut yeme e oturduktan az sonra zavallı yavrucak kendine gelip inlemesin mi!. nereden tanıyayım? . ba bu larını tanıdın. Fakat ne gelir elden? ''. Ayaklanmanın hızlı ve kaçınılmaz sonunu önceden görüyordum ama. kaleler ku atıyor. Kazak: . Marya vanovna'nın yanında kalmaya. gidip ben bakarım. Marya vanovna nerede? diye sordum. Bir dakika geçmeden. Çok ükür bu kadarcıkla kaldı i ! nan olsun.'' dedim.Yüce Çarımız sizi istiyor. Adamlar arap istiyor. tam ben hasta ye enimden söz ederken yüzüme öyle bir bakı baktı ki. göster bakalım u ye enini bana.Gençtir hükümdarım. çimde parlayan öfkeyi güçlükle dizginleyebildim. atlattık.'' Yüre im yerinden oynadı. Evde de bir ey yok ya.Ye enimdir hükümdarım. en korkunç bir ölümü bile göze almı tık artık. Bu sırada içeri giren bir Kazak. elbiseleri. Biraz yatı mı olarak eve döndüm. ne demezsin! Perdeyi araladı. Marya vanovna bu durumdayken kaygılanmamak elimde de ildi yine de. papazın karısı. Pyotr Andreyiç! nanır mısınız? Dolandırıcılar her eyimizi ya maladılar. onu tek ba ına. atmaca gibi par par yanan gözleriyle baktı! Fakat. Herif i itti sesi: ''. Görevim. bölmeye kadar gitti.Nerede kendisi? diye sordum.. Bunu söyleyip gitti.Komutanın evinde. onlarla birlikte e leniyor imdi! Beceriklili ine diyecek yok do rusu. Ba a gelen çekilir.Zavallı çocuk orada. Yüce Tanrım. Katillerin seni yeniden yakaladıklarını sanmı tım. Savelyiç e ikte bekliyormu beni.'' Ve kör olası.Allah a kına! Söyleyin.gönderdim onu. orada bulunmamı gerektiriyordu. Fakat a kım.Kocakarı. bu güç ko ullarda anayurdum için nerede daha çok yararlı olabilirsem. bölmenin arkasında. dedi. Görür görmez: . kap kaca ı.. kim o inleyen?'' diye sordu. seni bıraktılar ya! Efendim. Fakat bereket versin açı a vurmadı i i. evinize gidin. Tam o sırada konukların sarho ba ırtıları ve papaz Gerasim'in sesi i itildi. Dondum kaldım. asılanların çizmelerini çekip çıkarıyorlar. dedim.. Ne yapmalıydım? Caninin egemenli i altındaki bir kalede kalmak ya da onun çetesinin ardı sıra gitmek bir subaya yakı acak ey de ildi.. çama ırları. Hınzır herif.. Fakat. Yeter ki Tanrı el çekmesin bizden.Yemek yemeyecek misin efendim? diye sordu. papaz da karısına sesleniyordu. Biliyor musun. kocakarı. e yaları. Yemekte .Çok ükür! diye haykırdı. Biliyor musunuz. benim yata ımda yatıyor.

Ola anüstü bir görünümle kar ıla tım: Üstüne örtü serilmi . Aralarında ne vabrin. nasıl sonuçlanabilece ini kafamda canlandırmaya çalı ıyordum.tek ba ına iki kızarmı domuz yavrusunu gövdeye indirmi .Karde ler. lgiyle gözden geçirmeye koyuldum bu toplulu u. Haberci Kazak. zaten kendili inden etkileyici sözlere kattıkları hüzünlü eda. bütün bunlar. dedi. u uldama Engel olma dü ünmesine bu delikanlının Yarın hesap vermeye çıkaca ım En korkunç yargıcın kar ısına. damlıkların söyledi i bu yalın halk türküsünün. Kazakla tartı mayı gereksiz bularak onunla birlikte komutanın evine yollandım. Banyoyu da öyle yaktırmı ki. Buyurun.. i te bu tuhaf sava kurulunda kararla tırıldı. i eler ve bardaklarla donatılmı bir masanın çevresinde Pugaçev ve Kazak ileri gelenlerinden on kadar arkada ı. çok de il bir gün önce Marya vanovna'yla öylesine tatlı ayrıldı ımız odaya aldı beni. rica ederim. Volga yedekçilerinin hüzünlü türküsüne ba ladı. Çar'ın Ba layacak sormaya Çar baba Söyle bakalım köylü o lu. geli imi bildirmek üzere yanımdan ayrıldı. Pugaçev'le görü memizin nasıl olaca ını. keseyi Fomka Bikvayev'e verip çıkmı . yatmadan önce.. Türkücülerin çarpıcı yüzleri. az sonra dönerek. Biliyoruz. sabahki saldırı. Yanında oturan elli ya larında kadar bir adamla sık sık konu uyor. ya maya Çok muydu yolda ların? Söyleyece im sana Çar baba Bir bir anlataca ım gerçe i Yolda larım dört taneydi Birinci yolda ım karanlık gece kincisi çelik hançerim Safkan atımdı üçüncüsü Dördüncü yolda ım sıkı bir yay Ve amansız oklardı habercilerim. Banyoda Çarlık i aretlerini gösterdi ini de söylüyorlar: Gö sünün bir yanında be kapik büyüklü ünde iki ba lı kartal. iki Kazak nöbet tutuyordu ba ında. neredeyse acıklı bir zaferle taçlanacaktı bu pervasız hareket! Seferin ertesi gün ba lamasında karar kılındı. ba kö ede oturuyordu. Hep bir a ızdan katıldılar ona: Ye il orman. Yok canım. öbür yanında kendi resmi varmı . külahları. Pugaçev: . çok önemli i aretler bunlar. kimi zaman ''Kont''. Zavallı Vasilisa Yegorovna'nın cesedi hâlâ ta lıkta yatıyor. üstündeki kurbanlarıyla. ince bir sesle. pürüzsüz sesleri. ayaklanmanın ba arısı ve gelecekteki hareketler üzerineydi. ne de çavu (yani bizim hainler) vardı. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu. benim için bir barda a votka doldurdu. Her biri kendini övüyor. kimi zaman ''Timofeyiç''. Taras Kuroçkin baygınlık geçirmi . O sırada pek de so ukkanlı olmadı ımı söylemeye gerek var mı? Komutanın evine vardı ımda ortalık kararmak üzereydi. Hepsinin suratı kıpkırmızı olmu tu. Konu ma. diyecek Çar baba Aferin sana köylü o lu Soygunda oldu u kadar Söz söylemekte de ustasın te bunun için çocu um Sana u kar ıki alanda Bir ev arma an ediyorum Üç direk. Adamakıllı içtikleri belliydi. dedi. anne orman. Çumakov! Ba la! Yanımda oturan Kazak delikanlısı. Kova kova so uk suyla ancak kendine getirebilmi ler. kimi zaman ''Amca'' diyordu ona. üzerimde bıraktı ı etkiyi anlatamam. Dara acı. iirsel . Yanımda oturan boylu boslu.. Arkada ları sıkı ıp yer açtılar bana.. onurlandırdınız bizi. hatta güzel denebilecek yüzünde hiç de yabanıl bir anlam yoktu. Sessizce masanın bir ucuna ili tim. en sevdi im türküyü söyleyelim. Dokunmadım bile. Düzgün. Pugaçev beni görünce: . söyle Kimlerle gittin soyguna. kocaman yumruklarını kara bir sakalla kaplı çenesine yaslamı . Aferin. kendi tasarılarını öneriyor ve serbestçe tartı ıyordu Pugaçev'le. Pugaçev dirseklerini masaya dayamı .Vay efendimiz! Ho geldiniz. Hepsi birbirine arkada ça davranıyor. renk renk gömlekleriyle oturmu lardı. korkunç bir karaltı halinde yükseliyordu. bir kiri ten yapılma. yakı ıklı bir Kazak delikanlısı. hiç de özel bir saygı göstermiyorlardı ba bu larına. Orenburg üzerine yürüyü .

Orası da derin bir sessizlik içindeydi. . kılıç ku ananın de il midir? Eski zamanlarda Giri ka Otrepyev (*) saltanat sürmedi mi? Hakkımda diledi ini dü ün. Adamın yüzüne kar ı dolandırıcı oldu unu söylemek de akıl kârı de ildi. U a ın olmasa dara acının kiri inde sallanıyordun imdi. Tanrı'nın önünde verece in hesabını kendin dü ün. Ba ba a kaldık. Bana canla ba la hizmet et. benim delikanlılar ilme i boynuna geçirdiklerinde korktu unu itiraf et! Korkudan ödün patladı de il mi? Ha?. Orenburg'a gideyim. seninle konu acaklarım var. o gece seni hana götüren adamın yüce hükümdarın ta kendisi oldu u gelir miydi aklına? (Bunu söyleyip görkemli. seni Çar olarak kabul edebilir miyim? Akıllı bir adamsın. Çariçe anamıza yeminim var.Demek Çar Pyotr Fedoroviç oldu uma inanmıyorsun ha? dedi. Pugaçev dik dik yüzüme bakıyor. Dara acının altında. fakat beni bırakma. 9 AYRILIK . Pugaçev yüzünü astı: . Hemen tanıdım moru u. gülümsemekten kendimi alamadım. Papazın evine bir göz attım. Omuzuma vurarak: . karnını doyur. avlu kapısı sımsıkı kapanmı tı. Ha. dedim kesin bir tavırla. sa ol. sonra da sa efendimizin koynundaymı sın gibi sabaha kadar yan gel yat. arkamıza bakmadan gidelim.Öyle olsun bakalım. masadan kalkıp Pugaçev'le vedala tılar. Ben de onlar gibi yapmak istiyordum ki. benim de gözlerim kapanıyor neredeyse. fakat dü manlarımdan gizlenmek zorunda oldu um bir sırada bana yardım etmi tin. Gün do ar do maz kaleden ayrılıp.Otur. Kalede bütün ı ıklar sönmü . Pugaçev karanlık bir yüzle bekliyordu yanıtımı. adamlarından itaat istemiyor musun? Bana verilen görevi yerine getirmekle yükümlü de il miyim? Boynum kıldan ince. yürürüm.Nasıl böyle bir söz verebilirim? diye yanıtladım onu. ki yüzlülük etti imi hemen anlarsın. Birkaç dakika ikimiz de sustuk. E er bırakırsan beni. ba ı lamaksa ba ı lamalı! Canının istedi i yere git ve diledi in i i yap. Ba ka eye de burnunu sokma. dedi. vedala benimle. ne dersin? .Ne gülüyorsun? dedi.Peki. çıplak dö emeye uzanıp uykuya daldım. geç kalmı ayya ların ba ırı ları i itiliyordu. Fakat ne dersin efendimiz. bana kalırsa tehlikeli bir oyun oynuyorsun. Bunun elimde olmadı ını sen de bilirsin: Sana kar ı yürümemi emrederlerse. bırak beni. Dü ündüklerimi oldu u gibi söyleyece im sana. dara acını aydınlatıyordu. Neden sonra ( imdi bile bu dakikayı anımsadıkça övünç duyarım) görev duygusu. daha neler neler elde edeceksin! Tahtımı ele geçireyim. ba ka bir ey yapmak söz konusu olamaz. Yeme imi büyük bir i tahla yedikten sonra. . Asmaksa asmalı. ükürler olsun! dedi. bunun için ba ı ladım seni. Ben gerçek bildi im eyi söyledim. dedi. Benim Çar oldu uma inanmıyor musun yoksa? Do ru söyle. Peki.Dinle.. Pugaçev gözleriyle öyle bir taradı beni: .Kim oldu unu Tanrı bilir ya. Evime geldi imde Savelyiç'i meraktan ve kaygıdan dokuz do ururken buldum. Fakat at binenin. asarsan.Efendimiz.Yok. Pancurlar. halkın gözü önünde. insansal güçsüzlü üme baskın geldi.) Bana kar ı çok suçlusun. dedi. Pugaçev'den ayrılıp soka a çıktım. kimim ben öyleyse? . bak daha ne arma anlar verece im sana! Emrimde canla ba la çalı aca ına söz veriyor musun? Dolandırıcının bu sorusu ve pervasızlı ı öyle gülünç geldi ki bana. Ne diyece imi bilemiyordum. Bile bile ölüme gitmek olurdu bu da. çtenli im Pugaçev'i sarmı tı. stavroz çıkararak: . . Bak.Peki. Mühür kimdeyse Süleyman odur. Konuklar birer bardak daha yuvarladılar. Do u tan soyluyum ben. bırakayım. mare al da olursun. Sana hizmet edemem. her yer sessizli e gömülmü tü. Sen karar ver. ruhça ve bedence bitkinlik içinde. dedim. Öyle candan ve ne eyle gülüyordu ki. arada bir sol gözünü kurnaz kurnaz kırpı tırıyordu. Sen de ba bu sun. gizemli bir tavır takındı. htiyarın ö üdünü tuttum. Sonra birdenbire gülmeye ba ladı. Ba ı lanmaz bir tabansızlık olarak görünüyordu bana bu. öyle olsun.Tanrım. Sana bir eyler hazırlamı tım iki gözüm. prens de. ayazlı bir geceydi. Sessiz. Bocaladım. imdi bo bir kabadayılık gibi görünüyordu bana. öfkemin ilk kızgınlı ıyla söylemeye hazırlandı ım ey. Yarın gel. Fakat hiç de ilse bana kar ı çalı mayaca ına söz verir misin? . alanı.ürperi lerle dolduruyordu içimi. Haydi git yat imdi. elimde olmaksızın ben de katıldım ona. Özgürlük haberini i itince sevinçten deliye döndü. Ayın ve yıldızların ı ı ı. Pugaçev dü ünceye daldı: . Bir baldırı çıpla ın Çarlı ını kabul etmem söz konusu olamazdı. E er gerçekten iyili imi istiyorsan. Sadece meyhaneden bir aydınlık sızıyor. Pugaçev: .

devam etsin. Ahali alanda toplanmı . dedi.Hangi canilerden söz ediyorsun? Savelyiç: .. Güzelim. tökezler. seninle bulu mak Heraskov Sabahleyin. Pugaçev. Benimkilerdeki horgörüyü okudu.nce ye il çuhadan bir adet üniforma. iki ruble elli kapik. Kızma: At bile dört ayaklı olmasına ra men. Pugaçev'in adamları. aziz babamız.Dünyanın en tatlı eyiydi. yoksa hepsini sallandıraca ım. kol dü meleriyle birlikte. biri yollu ipekten.Oku. efendimin caniler tarafından çalınan mallarının listesidir.Nedir bu saçmalık? diye ba yazmanın okumasını kesti. gözlerim hiçbir ey sökemedi.Bu da ne demek oluyor? dedi. güzel. dedi. Tam o anda. Ahali apkalarını çıkardı. açıklamaya giri ti: . bakır mangırla dolu bir torba uzattı ona. kâ ıdı ona uzatıp: . Onun sözünden çıkmayın. Ba yazman devam etti: . Savelyiç istifini bozmadan: .Babacı ım. on ruble. Ah. Bir Kazak.ki tane gecelik entari. Kalkıp alana gittim. vabrin de onların arasındaydı. Bakı larımız kar ıla tı. Bu sözleri duyunca deh etle irkildim. Savelyiç: .. Emret de okuyup bitiriversin unu: . Çarlarını bir çocuk sevgisi ve itaatiyle kar ılasınlar. kendisine yardım etmek isteyen Kazakları beklemeden çevik bir hareketle eyere sıçradı. Lalam ne yazmı olabilirdi Pugaçev'e? Meraktan çatlıyordum. Beyaz. yedi ruble.. Neden sonra: . biri pamuklu. Düzmece Çar. ona bir kâ ıt uzattı ını görmeyeyim mi! Hayırdır in allah deyip i in nereye varaca ını beklemeye ba ladım.. . efendimiz! Sonra ahaliye döndü. seyyar kundaklarına yerle tirilmi ti. Canımdan ayrılıyorum sanki. Atını getirdiler. altın ruble.. benim Savelyiç'in kalabalı ı yararak Pugaçev'e yakla tı ını. Gerçek bir dü manlık. Hollanda keteninden on iki tane gömlek.Evlatlarım. vabrin'i göstererek: . çuha pantolon. me er ne zormu ayrılmak. ta lıkta durdu. Aralarında bizimkini de tanıdı ım birkaç top. Sancaklar dalgalanıyordu. dedi. heceleye heceleye okumaya ba ladı: . Nerede benim ba yazmanım? Onba ı üniformalı bir genç. diye kar ılık verdi.. dünkü kurbanlarının hâlâ asılı oldu u dara acının yanında sıraya geçmi lerdi bile. ba ı la. görkemli bir tavırla uzun uzun gözden geçirdi onu. e yaları alıp götürdüler i te. Pugaçev korkunç bir sesle sordu: . üstüne bir hasır örtülmü tü.Yüksek sesle oku. dilim sürçtü de. düzmece Çar'ın çıkmasını bekliyordu. Derken Pugaçev göründü.Bu da ne? dedi. Azıcık kıyıya çekilmi . diye kar ılık verdi. Kazak ileri gelenlerinden biri. Ahali haykırarak paraların üstüne atıldı.. Pugaçev kâ ıdı aldı. Düzmece Çar. Pugaçev: . Valiye ve bütün generallere beni bir hafta içinde beklemelerini söyle. kalabalı ın içinde görüp ba ıyla yanına ça ırdı beni.Dinle..Ne diye böyle karı ık yazmı sın? dedi Çar. be ruble. Pugaçev'in çevresini belli ba lı suç ortakları almı tı. kalabalı ı selamladı. diye kar ılık verdi. Pugaçev yüzünü asarak: . Senin çocuklar cani olmasına cani de il ya.. Pugaçev avuç avuç para saçmaya ba ladı. beyaz bir Kırgız atının dizginlerini tutuyordu. erkenden trampet sesleriyle uyandım. Kalenin komutanı vabrin oluyordu ha! Marya vanovna onun egemenli i altında kalıyordu! Tanrım zavallı kız ne yapacaktı bu durumda? Pugaçev basamaklardan indi. Ba yazman gür bir sesle. bir çay takımı. ok gibi fırlayarak Pugaçev'e do ru ko tu. bundan böyle komutanınız budur. komutan evinin ta lı ında. Sandıklardan.Emir buyurursanız. kol dü meli pantolonlardan bana ne? Savelyiç yutkundu. yapmacık bir küçümsemeyle ba ını çevirdi. sakatlananlar oldu bu arada. Pugaçev kurumlu kurumlu: . anlarsın. Sizden ve kaleden bana kar ı o sorumlu olacaktır.. Kazaklar atlarına binmi ler. Bir sandık. yayalar silahlarını ku anmı lardı. Düzmece Çar. görmü oldu unuz gibi. hemen u anda Orenburg'a do ru yola çık. yi yolculuklar.Bu. Vasilisa Yegorovna'nın cesedini aradım gözlerimle.

Papazla ve Akulina Pamfilovna'yla vedala tım..Çok te ekkür ederim efendimiz. kırk ruble. tanımadı beni. Papazın karısı üzücü bir haberle kar ıladı beni. ster misin uracıkta canlı canlı derini yüzdürüp bir gocuk yaptırayım ondan? Savelyiç: .Boynum kıldan incedir. gözya larımla ıslatarak öptüm. Hele vabrin. hele o büsbütün kurcalıyordu aklımı. Belogorsk kalesinin bir an önce kurtarılması için elden gelen her eyi yapmak.Bu gibi saçmalıklarla beni oyalamaya nasıl cüret edersin? diye haykırdı. dedi. Sonra hastanın elce izini tuttum. Birlikte. Savelyiç ona yan yan bakıp: -Yolda dü ürdün ha? diye homurdandı. Savelyiç'in yüzüne fırlatarak: . Gocu u giydim. Yeniden bir eyler açıklamaya kalkı tıysa da. Kendimi dü üncelere kaptırmı giderken. Marya vanovna'nın yüzü. Seni gönderene te ekkürlerimi ilet. Bir Kazaktı bu. Sonra kaleden çıktım. efendim gül! dedi. Tilki kürkü geçirilmi kırmızı bir ceket. Sersem moruk! Soyulmu lar.Koynumda ne ıngırdıyormu ? Diye kar ılık verdi. kem küm etmeye ba lamı tı) size. Pugaçev'le aramın iyi oldu unu görünce bundan bir yarar sa lamayı dü ünmü . yanımdan ayrılmayan Savelyiç'le birlikte Orenburg yolunda yürümeye ba ladık.. Marya vanovna'yla görü mek için hemen papazın evine gittim.Efendimiz! dedi. Dü ürdü ün parayı da dönerken bulmaya bak. listesini elinde tutuyor.) Bir de (Çavu . Bu sözleri söyler söylemez. votka içersin. çaresizli imi dü ündükçe. n allah daha iyi günlerde de görü ürüz.. ha? Ben imdi tav an kürkü bir gocuk veririm sana. diye kar ılık verdi.Biri basma.. Alanda Savelyiç ile ikimiz kaldık. onu yolda dü ürmü üm. biri pamuklu taftadan iki yorgan. Kâ ıdı ba yazmanın elinden çekip aldı.Daha neler! diye haykırdı. acı acı bakıyordu ona. tozu dumana katarak geliyor.. Dara acına bir göz attım. dört ruble.Gül. Bu yersiz gayretke li inden ötürü azarlamaya ba ladım onu.... Zavallı Marya vanovna. ansızın nal sesleri geldi arkadan. babanız size bir at ve kendi sırtındaki kürkü ba ı lıyor. Artık karım saydı ım genç kızı onlara emanet ettim. Çete.Oku. öteki hayvanın dizginini bana uzatarak: .. elveda Pyotr Andreyiç. imdi baygın yatıyor. Zavallı lalamın hayatından kaygılandı ımı itiraf ederim.. Ben: . vah vah! Seni ve efendini ötekilerin yanıba ında sallandırmadı ımız için bana ve adamlarıma ömrün boyunca dua etmelisin. Uzun süre ba ucunda durdum. Tav an kürkü gocuk. elli kapik. Geceleyin Marya vanovna'nın ate i yükselmi . para de il. çimde karanlık dü ünceler kayna ıyordu.Anla ıldı! diyerek tartı mayı kestim. tüylerim ürperiyordu. Pugaçev çok iyi bir günündeydi anla ılan. Ömrüm boyunca duacınız olaca ım. Ne yapmalıydım? Marya vanovna'ya nasıl yardım edebilirdim? Onu vabrin canisinin elinden nasıl kurtarabilirdim? Tek bir yol vardı: Hemen o dakikadan tezi yok Orenburg'a do ru yola çıkmak. Savelyiç: . diye kar ılık verdi. kendi güçsüzlü ümü. Yede indeki bir Ba kırt atını dizginlerinden tutmu . gözleri im ekler çakarak: . Bir de yüce efendimize handa verilen tav an kürk gocuk.. atını sürüp uzakla tı. Ahali Pugaçev'i u urlamaya atıldı. atın gemi. Yanıma kadar geldi. düzen içinde kaleden ayrıldı. bunak!. tozu dumana katıp gitti. nefret etti i zavallı suçsuz kızın bulundu u kalede yönetimi ele geçiren bu adamdan her ey beklenebilirdi. (Koyun postundan bir kürk ba lıydı eyere. Elinden tutacak kimsesi olmayan. efendimin mallarından ben sorumluyum. bir eliyle koynunu tutarak atını dörtnala kaldırdı. durmadan sayıklıyormu .Elveda. Ba ı layın beni. bitir! dedi. kötü yürekli isyancılar arasında tek ba ına kalan zavallı yetim kızca ızın durumunu. Durup bakınca bunun bizim çavu oldu unu gördüm. bir gün içinde öylesine de i mi ti ki. Lalam. yattı ı odaya gittik. Ya koynundaki ıngırdayan nedir? Utanmaz herif! Çavu hiç bozuntuya vermeden: . Pugaçev sözünü kesti. Unutmayın bizi. Adam atının ba ını çevirerek: . Savelyiç'i terkime yerle tirerek ata bindim. e ilip selamladım.. Sessizce yata a yakla tım. attan indi. Düzmece Çar'dan aldı ı egemenlikle. Fakat ben emir kuluyum. lahi ihtiyar! ıngırdayan. onbe ruble. sık sık yazın.Pugaçev ba yazmanına: . siz de olmayınca ne kadar yalnız. Fakat gülmekten de kendimi alamıyordum. bir yandan da uzaktan i aretler yapıyordu bana. allak bullak oldum. ne kadar korumasız kalacak! Alana çıkıp bir dakika kadar durdum. Papazın karısı: . Pugaçev. Yenilerini alaca ımız zaman bakalım yine gülecek misin?. Onba ı devam etti: . Ba kaca bir ey söylemeden döndü. Hasta. vabrin ve Kazak ileri gelenleri arkasından gittiler.. fakat amacına ula amamı tı.. . ba ı lıyor ama. Sanırım beni avutmak için bir eyler söyleyen papaz Gerasim'i ve karısını dinlemiyordum bile.

isyancılara kar ı takınaca ımız tavır konusunda karar almamız gerekiyor. imdi oyları toplamaya devam edelim.Bay aste men! dedi. Alınyazımın üzerinde büyük etkisi olabilecek bir toplantıydı bu. dedi: dolandırıcıya verdi im dilekçe bo a gitmedi. Sonbaharın serin solu uyla çıplakla an elma a açlarını gözden geçiriyor.Görüyorsun ya efendim. onun. General bahçedeydi. belli ki hiç ho una gitmemi ti memurların. Müdür bey! Sizin dü ünceniz nedir? Sırmalı kadifeden kaftan giymi ihtiyar. hele mantar salamurası yapmaktaki ustalı ına diyecek yoktu do rusu! Ya Ma a.Bakalım hele. pembe yanaklı bir ihtiyardı. Konu aca ız bunu. dolandırıcıların bizden a ırdıklarının ve senin o ba ı ladı ının yarısı etmez ya. kentin surlarını kerpiçle onarıyorlardı. lütfen dü üncenizi belirtin! Kalktım.Celladın kırbacı. htiyar. Nöbetçiler bizi kapıda durdurup kimlik belgelerimizi istediler. Hemen. sa lık ve esenlik okunuyordu yüzünde. neyse. Zavallı kız ne yapar orada? Belogorsk kalesinin uzak olmadı ını. Saldırı mı. Aralarında. gözükaralı ı görüyorlardı onda. sava sanatından anlamasa bile zeki ve do u tan akıllı bir kimse oldu unu gösteriyordu en azından. Bayan Mironov da çok iyi bir kadındı. beni ilgiyle dinliyor. Dü manın en kısa zamanda yok edilmesi için saldırı harekâtına daha çok umut ba lanabilir. papazın karısının yanında kaldı ını söyledim. Belogorsk kalesinden geldi imi ö renir ö renmez. Hırsız herif utandı demek. Oraya gidip belirli zamanın gelmesini beklemeye koyuldum. Çok yazık. Kı la askerlerinin denetiminde. generalden ba ka ordudan olan yoktu. Bu arada sava kurulunun öteki üyeleri de yerlerini aldılar. Geli im sevindirdi onu. vay. kısa ve özlü sözlerle. tanı ı oldu um korkunç olayları anlatmamı istedi. yasa gere ince. gümrük müdürüydü bu. savunma mevzileri yapımında çalı ıyorlardı. Aklımda yanlı kalmadıysa. Bana bir fincan çay içmeye gelmenizi rica ederim: Sava kurulu toplanacak bugün. Orada kent memurlarından biriyle kar ıla tım. Her eyi bir bir anlattım.imdi. savunma mı? Her iki yöntemin de kendilerine göre yararlı ve zararlı yanları vardır. bahçıvanın yardımıyla. Bir delikanlı toylu u. o zamana kadar gidip dinlenin imdi. kimileri hendeklerden çıkardıkları süprüntüleri el arabalarıyla ta ıyorlardı. özene bezene çaput sarıyordu onlara. Sözlerimi sık sık tamamlayıcı sorularla. General: -Vay. Bunlar. zavallı Belogorskluların kurtarılması için ekselanslarının ordu göndermekte gecikmeyeceklerini umdu umu söyleyerek kar ılık verdim. domuzdan bir kıl koparsan kârdır. savunma harekâtı çok daha tehlikesiz ve güvenlidir. Kimileri kürekle topra ı belliyor. i man. General ku kuyla salladı ba ını: . General bana döndü. bu arada kuru dalları budamaktan da geri kalmıyordu. Birinin ''süt kuzusu'' diye mırıldandı ını kulaklarımla i ittim. genellikle savunma harekâtından yana verilir. Buna kar ılık. Sırmalı kadifeden bir kaftan vardı üzerinde. Pugaçev çetesinin niteli ini belirterek düzmecenin düzenli bir askeri birlik kar ısında tutunamayaca ını kesinlikle belirttim. Derin bir sükûnet. Homurtular yükseldi. o ne oldu? Ma a'nın kalede. 10 KENT N KU ATILMASI Ota ını çadırlara ve da lara kurarak Yükseklerden bir kartal gibi süzdü kenti Ve hendekler kazdırarak ordugâh gerisinde Gece kente salaca ı yıldırımlarını gizledi. dosdo ru generale çıkardı beni. Herkes yerle tikten ve kendilerine birer fincan çay sunulduktan sonra. iyi bir subaydı. yüzba ının kızı. Gerçi ne lagar Ba kırt beygiri. Haydutların sa ı solu belli olmaz. yine de i e yararlar. (Burada bana döndü) Bay aste men. Acıklı hikâyem sona erdi inde: . Onunla vaftiz akrabalı ı varmı . Haydi. yani en küçük rütbeden ba layarak oyları toplayaca ız. içine adamakıllı rom karı tırdı ı üçüncü çay fincanını bir solukta yuvarladı ve generale: . Pugaçev'in yaptı ı dengesizlikler ve ordusunun durumu üzerine bize güvenilir bilgiler verebilirsiniz.htiyar: . Toplantı saatini iple çekiyordum. sonra. sorunu olabildi ince açık ve ayrıntılı bir biçimde ortaya koyan general öyle ba ladı sözlerini: . Bir yasadır bu. ne de koyun postundan gocuk. ö retici uyarılarla kesiyordu.Zavallı Mironov! dedi. vay! i te bu çok kötü! dedi. Toprak tabyada duvarcılar. Sava kurallarında ilk oylar. imdi. baylar. Çavu . Sözlerim. Bana van Kuzmiç'in ba ına gelenleri anlattırdı. gülümseyerek: . Belirtilen saatte komutanın odasında boy göstermekte gecikmedi imi okuyucu kolayca anlamı tır. yüzlerinin biçimini de i tirmi ti. Heraskov Orenburg'a yakla ırken kafaları kazınmı bir prangalı mahkûmlar kalabalı ı gördük. Kalaca ım evi Savelyiç düzene koymu tu bile. dedi.

tarihe mal olmu bir olaydır bu. piposunu yeniden doldurmaya ba ladı. Ben can sıkıntısından patlıyordum. bütün görü leri dinleyen general. Kale burçlarından isyancıların ordusuna baktım. atların bitkinli i yüzünden ilerleyemiyorlardı. Marya vanovna gözümde tütüyor. Açlı a ve her türlü yıkıma katlanmak zorundaydılar. Bütün memurlar. verdi i sözü tutarak Orenburg üzerine yürüdü ünü ö rendik. ahali için öldürücü bir ey olmu tu bu ku atma. Belogorsk saldırısından bu yana sayıları on kat daha artmı gibi geldi bana. bu sonucu vermi ti i te! Bir gün. alınyazılarının nereye varaca ını bekliyordu. böyle büyük bir sorumlulu u üstlenmeyi göze alamam. örtülü ödenekten yetmi .Hani. sava a hazırlanmamız gerekiyor. iyisinizdir in allah? diye ba ırmaz mı? Baktım. Taktik harekatımız.Yeni geldim aziz Pyotr Andreyiç. burnundan koyu bir duman yı ını salıverirken: . satın alma harekâtına giri iniz! . .Selam Maksimiç! dedim. Satın alma harekâtını da taktik harekât sayacak. uygulamada bu durumdaydı! Orenburg memurlarının sa duyu ve akıllılık dedikleri ey.. saldırı harekatının hemen hemen her zaman savunma harekâtına üstün oldu unu gösteren taktik belgelere dayanmaktadır. alınyazısının belirsizli ini dü ündükçe. yi hayvanlara sahiptiler. tek sözcükle korkunçtu. konu. yüce Çariçe'nin bana emanet etti i bölgenin güvenli iyle ilgili olunca. Pyotr Andreyiç! Nasılsınız. Aralarında. ba arının güvenilmezli inden. Söz konusu toplantıdan birkaç gün sonra. a zından. Kırgız davarı olayım! General: . dü manın saldırısını topçu ate iyle ve (olanaklar elverdi inde de) bir çıkı hareketiyle püskürtmenin daha akıllıca. küçük çarpı malarla avutabiliyordum bir parça.. her gün sırtına binip kent dı ına çıkarak. diye kar ılık verdi. Ayrılık gitgide dayanılmaz olmu tu. Herkes büyük bir umutsuzluk içinde. Gönlümü. Kimi zaman. Zaten az olan yiyece imi onunla payla ıyor. Size de bir mektubum var. Burada durdu. Orenburg ku atmasını anlatacak de ilim. içim acıyla burkuluyordu. adamakıllı kalabalık bir dü man birli ini nasıl olduysa da ıtıp kovalamaya ba ladı ımızda. Tam Türk yapısı palamı sallamak üzereyken. Herkes. ben tümüyle bay aste menin görü ünden yana oldu umu bildirmek zorundayım. Aile notlarına de il. Toplantı sona erdi. ö üdünüzden yararlanaca ız.Nasıl olur müdür bey? diye kar ı çıktı. Pugaçev süvarileriyle yapılan çarpı malara katılıyordum. da ınık dü man süvarilerini gözden gizliyordu. Sonra kurulun aldı ı kararı anımsayarak. Fakat ne olursa olsun.Fakat beyler diye sürdürdü sözlerini. Orenburg surları gerisinde daha uzun süre kalaca ımı gördüm ve üzüntüden a lamaklı oldum. daha dün döndüm. bizim çavu . ordunun güçsüzlü ünden. dedi. Gururum ok anmı tı. Çünkü bu görü . piposunun külünü temizledi ve u söylevi çekti: .Ha! ha! ha! Son derece akıllıca bir dü ünce. topların ve surların gerisinde.Bunu sonra daha ayrıntılı olarak görü ürüz. sava alanına çıkınca da çakılıp kalıyor. Çünkü canilerin elinde top vardı. Kendi görü üne aykırı olarak. . saldırıya geçmenin ba ı lanamaz bir serüvencilik olaca ından ve buna benzer eylerden söz ettiler. hatta Pugaçev'in saldırıları bile umursanmaz olmu tu artık. Serserinin ba ına. Evlerin avlusuna dü en top gülleleri kimseyi a ırtmıyordu. Fakat kısaca söylemem gerekirse. arkada larından geri kalan bir Kazak'a yeti tim. Yani. yöneticilerin kısır görü lülü ü yüzünden.. Bu çarpı malarda üstünlük hep kar ı yanda kalıyordu. Kimse benden yana çıkmadı.Baylar! Bana gelince. adam kalpa ını çıkararak. . bilgisiz ve deneysiz adamların görü lerini izleyen bu saygıde er askerin güçsüzlü ü kar ısında üzüntü duymamak elde de ildi. Tepeden bakma sırası memurlardaydı.Ve o zaman (gümrük müdürü atıldı) bu serseriler ba bu larını prangaya vurup getirmezlerse. kentin içinde ku atmayı beklemenin. efendimiz ne saldırı ne de savunma harekâtına giri menin gere i yok. Toplarımız toprak tabyanın üstünde bo u bo una gümbürdüyor. anlatılmaz bir sevinçle doldu. Zaman geçiyor. daha güvenilir bir davranı oldu unda birle en oy ço unlu una katılıyorum. Kentin güçsüz süvari birli i onları altedecek durumda de ildi. gümrük müdürü de il. Piposundan derin bir nefes alan general. a ıran general . Üstelik zilzurna sarho saldırıyorlardı. Heyecandan solu um kesilmi ti: . . Aralarında ho nutsuzluk ve tedirginlikle fısılda an memurlara öyle tepeden bir bakı fırlattım. .. Fakat kalın kar tabakası. Pugaçev'in. bütün yollar kesildi i için Belogorsk kalesinden mektup gelmiyordu. çim.Selam.Bence. nerede? diye ba ırdım.. Belogorsk'tan çıkalı çok oldu mu? . Pugaçev'in sayesinde iyi bir ata sahip olmu tum. hatta yüz ruble koyabiliriz. güvenlik içinde kalmanın daha akıllıca bir i olaca ı kanısındaydı. açlıktan bitkin dü mü piyade birliklerimizin de sava alanına çıktı ı oluyordu. açık sava alanında silahın ansını denemektense. ya saldırı. Pahalılık. Orenburglular dayanılmaz günler geçirdiler. Pugaçev'in egemenli i altına giren kalelerin küçük topçu birlikleri de vardı imdi. Üçüncü bir taktik hareket yoktur. Ya savunma harekâtını benimseyeceksiniz.Efendimiz. Baylar oylarınızı yasa gere ince belirtmenizi bekliyorum. Neden sonra.

Yüzba ı Mironov'un kızı mektup yazmı . Dü üncemi de i tirmez. dü man. sizin için gözya ları akıtarak Tanrı'ya yakaranları dü ünmüyormu sunuz. General lüle ta ından piposunu tüttürerek bir a a ı bir yukarı dola ıyordu. Ba araca ım bunu. General: . Ba ımı e dim. kanatlarınızın altına alın. . Canilere ye eni oldu umu söyleyen Akulina Pamfilovna'nın yalanını çıkarmamakla hayatımı kurtardı ını ileri sürüyor. Aleksey vanoviç. Bu soluk solu a geli imin nedenini sordu kaygıyla. Kesilen ba lantı.. annemden yoksun kıldı beni. Bunu söyleyip katlanmı bir kâ ıt parçası uzattı bana ve tozu dumana katarak uzakla tı. nasıl olsa yeni bir kısmet çıkar Marya vanovna'ya. Her zaman iyili imi istedi inizi ve herkese yardıma hazır oldu unuzu bildi imden. okuyucu gelecek bölümde ö renecek. bana bir bölük askerle elli tane Kazak verin.Hayrola azizim.Burada i te. dedi. fakat hiçbir çözüm yolu bulamıyordum. Onun taktik hareket konusunda yeni bir söyleve ba lamak üzere oldu unu görünce korktum. ona karı olmayı kabul etmezsem. varsın evlensin. imdi anlıyorum. Zavallı atımı kıyasıya mahmuzlayarak kente yollandım. bir elime geçsin. Herhalde çıldırdı ımı sanan general (ki yanılmıyordu) yüzüme dik dik baktı.Efendimiz.. Çılgınca bir hareket olurdu bu.Olmaz delikanlı. gözümün ya ına bakmayacakmı . fakat o. sık sık kaleden çıkıp çarpı malara katıldı ınızı görüyormu uzaktan. Onu kur una dizdikten sonra. u dünyada ne bir akrabam. vay! dedi. Kente dörtnala girip atımı dosdo ru komutanlı a sürdüm. Kâ ıdı açtım.Öyle mi? u koca Schelm (*) vabrin yok mu. Yıldırım gibi generalin odasına daldım. kızlardan daha kolay koca buluyorlar demek istiyorum: Umutsuzluktan bo ulur gibi: . Kızca ızı kurtarabilmek için yol boyunca kafa patlatıyor. yardım istiyor benden. bu zavallı kızı. Ansızın im ek gibi bir dü ünce geçti aklımdan. gidip Belogorsk kalesini dü mandan temizleyeyim.Nasıl olacak bu? dedi. Neden sonra: . Oo. diye kar ılık verdi. yi olduktan sonra. E er üç gün sonra ona varmazsam. ba stratejik noktayla ba lantınızı kolayca keser ve üzerinizde kesin bir zafer kazanır. bütün komutanlara yalvarın. beni canilerin ordugâhına yollayaca ını söylüyor. vabrin kendisiyle evlenmeye zorluyormu onu. General ba ını sallayarak: . Kendine bir koruyucu bulmu olur hiç de ilse. vay. diye dü üncesini belirtti..Efendimiz. Artık kendimi yitirmi cesine: . eski romancıların söyledi i gibi.Di imizi sıkmak mı? diye haykırdım.Onu vabrin'e kaptırmaktansa ölürüm daha iyi. dedim. Derin bir umutsuzlu a kapılmı tım. Uzun süre hasta yattım. diye ba ırdım. ne yapabilirim senin için? . . Beni. . bu mektubun elinize ula ması için Tanrı'ya yalvarıyorum. Hayatımın bütün mutlulu u sizin verece iniz karara ba lı olacak. Tanrı büyüktür. Kendinizi hiç sakınmıyor. Dü ünmek için bana biraz zaman vermesini rica ettim kendisinden. Yeter ki iste imi yerine getirin." Mektubu okuyup bitirince çıldıracak gibi oldum. Ara bu kadar açılınca. Beni görüp durdu.Vay. yirmi dört saat içinde yargılatıp kale korkulu unda kur una dizdirece im! Fakat imdilik di imizi sıkmaktan ba ka çare yok.. Nedir? Söyle. Azizim Pyotr Andreyiç! Tek umudum sizsiniz. "Lizaveta Harlova'nın ba ına gelen sizin de ba ınıza gelir" diyor (*). Bize yardım kuvveti gönderilmesi için generale. a ıran ihtiyar: . böyle bir sorumlulu u üstlenemem. dedim. Bana çok merhametsiz davranıyor.Canım. Sevimli dulların ansı açıktır. beni zorla onun elinden aldı.Maksimiç elini koynuna sokarak: . bir solukta a a ıdaki satırları okudum: "Tanrı birdenbire babamdan. bu arada Marya vanovna'yla evlenecek!. Ne çıkar bundan? Hatta imdilik vabrin'in karısı olması daha iyi. Ama yine de ne bir bölük asker. Üç gün daha beklemeye razı oldu. o zaman ba ka! Zavallı delikanlı. size ba vuruyor. u anda öz babammı sınız gibi ba vuruyorum size.. sözünü kesmekte acele ettim: . htiyar: . ne bir koruyucum var.Söz veriyorum. Yine Maksimiç'in Pala a'ya anlattı ına göre. Bunun ne oldu unu. Yalvarırım geri çevirmeyin dile imi. Görünü üm a ırtmı olmalıydı onu. Yani. Her zaman size ba lı. Fakat Aleksey vanoviç gibi bir adamın karısı olmaktansa ölürüm daha iyi. Marya Mironova. burada babamın yerine komutanlı ı ele alan Aleksey vanoviç. imdi kendi evimizde tutuklu olarak ya ıyorum. Belogorsk kalesini nasıl temizleyeceksin dü mandan? Ben co kuyla: . olanaklar varsa kendiniz de gelin. Maksimiç onu size ula tırmak için söz verdi. papaz Gerasim'in gözünü Pugaçev'le korkutarak. ne de elli Kazak verebilirim sana. Demek Marya vanovna'ya tutkunsun. kendisiyle evlenmeye zorluyor beni. dedi. zavallı yetim. Onu ne yapıp edip size ula tıraca ım konusunda Pala a'ya söz vermi tim.

hayvan ok gibi fırladı. haydutlar bütün geçitleri tutmu ken nasıl gidersin oraya? Kendine acımıyorsan anana babana acı. Pugaçev'in barına ı olan Berda köyü yakınlarından geçiyordu. Bunu söyleyip. Onların bu a kınlı ından yararlanarak atımı mahmuzladım.u ayya haydutlarla çarpı maktan ne zevk alıyorsun efendici im! Soylu bir kimseye yakı ır mı bu? Günün birinde yok yere kendini ziyan edeceksin. Gürültüler. Kılıcımı çekti im gibi. Canın ne istiyorsa. Ba ırarak üstüme atılıp.. Madem gitmeye karar verdin. Gitmek zorundayım.Yeterince var efendici im. efendimin çocu u mahvoluyor!. Hava kararmaya ba lamı tı. Adamlar Savelyiç'i kıstırmı lar atından indirip ba lamaya hazırlanıyorlardı. hayvanı besleyecek yiyecek bulamadı ı için.Laf ebeli inin zamanı de il.Peki Savelyiç. yanlarından sessizce geçmek istedim... yakalandı ına iyice aklım kesince atımın ba ını çevirdim. Savelyiç'le tartı manın bo una oldu unu bildi imden. Bütün paramın ne kadar oldu unu sorarak sözünü kestim. cimrilik etme sakın. Yolum. çlerinden ba kan oldu u anla ılan biri. safkan atımın sırtındaydım. Ordu gelsin dolandırıcıları yakalasın. ba ırtılar ve benim Savelyiç'in sesini duydum uzaktan. Yarım saat sonra ben. be para almadan Savelyiç'e vermi ti onu. Atımı hızla sürdüm. ikide bir: .. A. Birkaç dakika sonra. efendim! Tanrı a kına daha yava ! diye ba ırıyordu. Fakat sendeledi. hendeklere yakla ıyorduk. içi gümü sikkeyle dolu. . bu böyle. htiyarcık topal atıyla haydutların elinden kaçamamı tı demek. efendim. ölürüm de bunu yaptıramazsın bana. köylünün kafasına indirdim. ama ardım sıra gelmekten de geri kalmıyordu... diye kar ılık verdim. seni yalnız bırakmam. htiyara: . nsaf et. ba tan ba . Dolandırıcılar aramadık yer komadılar ya. Orenburg'dan çıktık. Bana bak.. Hendekleri a ıp köye girdik. Ana yol karla örtülüydü. Fakat bir de baktım. Savelyiç sızıltıyı kesmiyor. Orenburg'lu bir subay oldu um . . Devriyeler tantanayla götürdüler bizi. az sanra Çar'a götürece ini söyledi bizi. bir anda ala a ı ettiler. karanlı ın içinden eli sopalı be köylü gördüm. Kendini yiyip bitirme!. Yarısı sende kalsın. Sokakta bir sürü insana rastladık ya. Köyün do al siperlerine. ondan sonra canının çekti i yere git.Azizim Pyotr Andreyiç! dedi. Sumarokov Generalden ayrılıp çabucak odama döndüm. topal bir beygire binmi ti.. Ben Belogorsk kalesine gidiyorum. Bu körolası beygir. Savelyiç de lagar.. Pugaçev barına ının öncü karakoluna çıkmı tık. Köyü kazasız belasız geçmeyi umarken. üç kat pahalı da olsa al. onu kurtarmaya döndüm. Gecenin gitgide koyula an karanlı ı beni her tehlikeden koruyabilirdi. karanlıkta kimsenin gözüne çarpmadık. gerisin geri. apkası adamı ölümden kurtarmı tı. yoksa efendimizin buyru uyla sabahı mı bekleriz. ba ırı lar geliyordu her yerden. Bütün kulübelerde ı ık vardı. Seni yalnız bırakaca ımı mı sandın? te. Bu ta duvarların gerisinde sensiz oturaca ım ha! Çok ükür. Ardım sıra güçlükle gelebilen Savelyiç. diye ekledi. belki yine görü ürüz. Kararım kesindi. Yüce Tanrım.. Az sonra Berda'nın ı ıkları görünmeye ba ladı. Adamlar seslendiler. atımı geminden yakaladı. Ne yapabilirdim? Birkaç dakika bekleyip. yi yürekli lalam titreyen bir sesle: . her gün yenilenen nal izleriyle kaplanmı tı. çlerinden biri.11 SYANCILARIN OTA I Do u tan yırtıcıdır yırtıcı olmasına ya Aslan.. senin uzun bacaklı eytana yeti emiyor. Hendeklere yakla ırken gürültüler. gemi bıraktı. Türklerle ya da sveçlilerle dövü sen neyse ne! nsan bu haydutların adını bile anamaz!. karnını az önce doyurmu tu Tatlı bir dille bana " nime niye geldin" diye sordu. aklımı kaçırmadım daha! Sen bilirsin. Beni görünce pek sevindiler. Sıkı bir tırısla ilerliyordum. Ötekiler korkup kaçı tılar. Kendini sıkma. uzun örme bir kese çıkardı cebinden. Fakat çevremi ku atıverdiler.Bu da ne demek efendim? diye sözümü kesti. E er üç gün içinde dönmeyecek olursam. Kent sakinlerinden biri. Nöbetçiler bıraktılar bizi. Pyotr Andreyiç. ben yine de gizleyebildim onları. hazırlı ı yapmasına izin verdim. Savelyiç arkamdan gelmiyor.Daha yava . birdenbire. Savelyiç de bana uydu. Fakat bozkır.. Savelyiç: . Korkma Savelyiç: Tanrı büyüktür. ama ben senden ayrılmam. bilmem. Nereye gidiyorsun? Niçin gidiyorsun? Azıcık bekleyiver. Savelyiç her zamanki ö ütleriyle kar ıladı beni: . az önce beni durduran nöbetçi köylüler arasındaydım yine. Kent kapısına geldik.Sizi imdi mi asarız. Bu paraları sana veriyorum. dedim. Daha fazla direnmedim. Aziz Pyotr Andreyiç!. Savelyiç keyifli keyifli gülümsedi: . Parolayı bilmedi im için. yayan yapıldak da olsa pe ine dü er. onun yarısını bana ver imdi.

çıkmalarını emretti. Hlopu a. Hayırdır in allah? Hangi rüzgâr attı sizi? Özel bir i im için giderken. Bizi do ruca. Üstlerine bir soyluyu getirmekle Kazakları darılttın. Tedirginli im Pugaçev'in gözünden kaçmamı tı.Onlara ne acımalı. Pugaçev. . ne de ba ı ta bulunmalı. adamakıllı kamçılıyordu dü gücümü. . Papazın evinde gördü ünüz hasta bir kız vardı ya. Fakat Pugaçev az önceki soruyla kendime getirdi beni.Vay efendimiz! dedi.Fakat. bir Kırgız kaftanı ve bir Kazak alvarı vardı üzerinde. istavroz çıkarıyordu. . Benim mare al do ru söylüyor galiba.Ne dersiniz. kutsal tasvirlerin altında oturuyordu. Pugaçev görür görmez tanıdı beni. alnındaki ve yanaklarındaki kızılımtırak lekeler. e er tanıyorsa. dedi. Zararı yok. dedim. Ba ına buyruk davranmanın. diye dü üncesini belirtti. imdi geli inizi bildirece im. imdi de ilk duydu un söze kanarak adam astırıp. subayın içeri alınmasını buyurdu.Gir. dedi. dedi bana. Pugaçev. saraya girdim. ne i iymi bu? Kem küm ettim. kambur. htiyarcık usul usul bir dua mırıldanıyordu. Pugaçev. sırtında kırmızı bir kaftan. makası. Kapıda birkaç arap fıçısı ve iki top duruyordu. Fakat bu subay efendiyi de niçin te rif buyurdukları konusunda do ru dürüst sorguya çekersek fena olmaz. ha? Pugaçev'in i i akaya vurdu unu görmek biraz canlandırmı tı beni. htiyar caninin mantı ı çok inandırıcı göründü bana. bu çillerle kaplı geni yüze a ılası bir güç veriyordu. duvarları yaldızlı kâ ıtla kaplı bir odaydı bu. ilgi çekici bir yan görmedim onda. i te onu tutsak etmi . Çarlı ını tanımıyorsa. Beni iddetle sarsan duygulara ra men. bütün vücudumdan so uk bir ürperti geçti ini hissettim. Adamakıllı bekledik. Kırmızı bir gömlek. Mavi eritli ihtiyar: . ellerini gösteri li bir tavırla bö rüne dayamı . ha. Fakat peykeleri. Orenburg'dan bir subay gelmesinin onları adamakıllı meraklandırdı ı. ki ki i dı ında herkes bu emre uydu. ak sakallı bir ihtiyardı. Canlılıkla: . Fakat ötekini ömrümce unutmayaca ım. kendisiyle evlenmeye zorluyor.Hangi adamım yetim bir kızı incitmeye cesaret edebiliyor? diye gürledi.zin verirsen sana bir ey söyleyeyim. ne dersin? Bana öyle geliyor ki Orenburg'dan ça ıt olarak yolladılar bu efendiyi.vabrin'e gösterece im. Savelyiç'e bir göz attım. dedi.anla ılmadı. ki ya kandiliyle aydınlatılmı . Birincisinin (sonradan) kaçak onba ı Beloborodov oldu unu ö rendim. Efendimiz. Kulübeye. deliksiz burnu. Kulübeye girdi. Yapmacık görkemi kayboluverdi. Uzun boylu. Pugaçev'in gözleri parladı: . geni omuzlu. amacıma ula abilmem için bir fırsat vermi olmuyor muydu? Bu fırsattan yararlanmaya karar verdim. Afanasi Sokolov idi. Yapmacık bir uysallık içinde. Köylülerden biri: . Köylü neden sonra dönerek: . gösteri li bir kar ılama törenine hazırlandıkları belliydi. ya da köylülerin deyi iyle. senden adalet beklemeye de hakkı olamaz. halkı incitmenin ne demek oldu unu ö retece im. Kimlerin elinde bulundu umu dü ününce. Gür ve kızıl sakalı. ürkütücü bir tavırla: . Bunlardan biri. ipe asılı le eni. vabrin'i sallandıralım. efendimiz? diye sordu.Söyle bakalım. hırıltılı bir sesle: .Onların yanında çekinmeden konu abilirsin.Suçlu vabrin'dir. ileri gelen arkada larından birkaçı oturuyordu çevresinde. içtenlikle yanıtladım Pugaçev'i: . Astıraca ım onu. dedi. Ellerinde bulundu umu. kö edeki fırın çatalı ve üstüne toprak çanaklar dizilmi önlü üyle (*) herhangi bir köy odasından farkı yoktu. topluluk kar ısında sırrımı açıklamaktan çekindi imi sanarak. vabrin'i kale komutanlı ına atamada tezcanlılık etmi tin. Söyle. adamlarının beni durdurdu unu söyledim. Düzmece Çar'ın gözdelerine yan gözle öyle bir baktım. kırk be ya larında kadar bir adamdı bu. Sırtındaki kaba kuma tan yapılmı boz kaftana çaprazlama geçirilmi mavi eritten (*) ba ka. Alınyazım beni Pugaçev'le bir kez daha kar ıla tırmakla. dört yol a zının kö esinde bir kulübeye getirdiler. iri yarı. kıvılcımlar saçan kül rengi gözleri. imdi de astırmakla tezcanlılık ediyorsun. soyluları ürkütme. boynumun . kinci adam ise (Hlopu a lakabıyla tanınan) Sibirya maden ocaklarından üç kere kaçabilmi sürgün bir cani. Yok. bugüne kadar Orenburg'da senin dü manlarınla niye oturdu? Onu sorgu odasına götürüp biraz da lasak. Ve aklıma gelen ilk cümleyle. kurtulamayacak elimden. hangi i için çıktın Orenburg'dan? O anda tuhaf bir dü ünce geldi aklıma. sıska.te saraya geldik. arkada larına döndü.ncitilen yetim bir kızı kurtarmak için Belogorsk kalesine gidiyordum. suçlu kim? . elimde olmaksızın kendimi içinde buldu um bu topluluk. Göz kırparak: . eytanın baca ı olsa. Onlardan hiçbir ey gizlemem.

ona ne yapaca ımızı yarın dü ünürüz. Masa arkada larım üzerinde. diye söze karı tı. Pugaçev'le kulübenin giri inde kar ıla tık. söyle bakalım. Hlopu a ve Beloborodov. htiyar: . Yırtık burnu gösteririm ben sana. dedi.. o zamana kadar sakalını yolmayayım!. barı ın bakayım. Kapısının önünde. Oturup karnımızı doyuralım imdi. Ahali sokakta birikmi ti. a zını açıp bir ey sormadı bana.kıldan ince oldu unu bildirdim. onu bırakmam için bana da i aret yaptılar. sen niye yaltaklanıyorsun? diye kar ı çıktı.Ya sen. üfleseler canın çıkacak. Arkada ına: . hayır ola. Hele bir geceyi atlatalım da.. bütün bunların bo söylentiler oldu u. Pugaçev'le ve korkunç arkada larıyla bir ölende buldum. en bir tavırla: . gece yarısına kadar sürdü. Bu bulu um i e yaramı tı. fakat bu efendi. yarı yolda donup kalırdım. balta tersiyle yere serdim. Bir gün önceki arkada ları almı tı çevresini.. Orenburg'da yeterince erzak bulundu u konusunda onu inandırmak için dil döktüm.O kız yavuklumdur. Ekmek. bizi her eyin yolunda oldu una inandırmaya çalı ıyor.Ah! dedim. Yüre ine bu yufkalık nereden geldi böyle? Hlopu a: . (kemikli yumru unu sıktı ve gömle inin yenini sıyırıp kıllı kolunu ortaya çıkardı) ve bu kol da Hıristiyan kanına bula tı. ster istemez tanı ı oldu um cümbü . Hlopu a imdada yeti ti. Kendimi ikinci kez. Karı gibi çene çalarak de il. Naumiç. Gerçe i gizlemeyi gereksiz kılarak: . Pugaçev oturdu u yerde uyukluyordu. Bereket. hasımlarımı öldürdüm. karanlık ormanlarda..Peki. Kaçıp gelenler a ız birli iyle Orenburg'da açlı ın ve ölümün kol gezdi ini. dedi. aynı dara acına bu delikanlıyı da çek ki. dedi. Benim için hiç de hayırlı bir sonuca ula mayaca ı anla ılan bu konu mayı de i tirmek gerekti ini görerek Pugaçev'e döndüm.Çok ükür. Akıttı ın kanlar vicdanını sızlatmaya az mı geliyor? Beloborodov: . tek sözcük söylemeden. Sabah ola. bizim koca itler kendi aralarında hırla maya ba larlarsa. içki neden sonra etkisini göstermeye ba ladı. Bu el. Hlopu a: . iyilik bulur. kesersin. htiyar öte yana dönüp: . eski ahbabımdır. Söyle bakalım. ahalinin (hem de seve seve) le yedi ini söylüyor.yilik eden. ba ına bir Kırgız kalpa ı takmı tı. ben de günah i ledim. Pugaçev'in beni ça ırdı ını söylediler. Pugaçev ne elendi. Ben derin dü ünceler içinde bütün gece gözümü kırpmadım. dedi. mare al! Bu delikanlı. arap ve birayla dolu i eler getirdiler. vabrin'in incitti i kızla ne ilgin var? Yi idin gönlü yarasız olmazmı derler. Kapıyı üstümüze kilitlediler. . Birlikte çıktık. kimsenin hakkı kalmasın.. Fakat dikkat et. Fakat ben konukları de il. Pugaçev'in masasına oturmak erefinden yoksun kalmaya dünden razıydım ama yapacak bir ey yoktu. imdi. Pugaçev. Hlopu a'nın buyru uyla nöbetçi Kazak beni hükümet kulübesine götürdü.Yırtık burun! diye homurdandı. ama gözün hâlâ asmakta. diye kar ılık verdim. Madem vabrin'i asacaksın. Sırtına kürk giymi . Öyle soba ba ında oturup da kahramanlık taslayarak de il. Hem de serbest dört yol a ızlarında. verdi im yemin gere ince. Orenburg köpeklerinin tümü birden dara acında kuyru u titretse umursamam ama. Savelyiç de oradaydı.Yeter. moruk! diye gürledi. diye kar ılık verdim. Pugaçev görkemli bir tavırla: . do ru söylüyordu. Üstünde yol kıyafeti vardı. Fakat ben. ki genç Kazak kızı.. Her ey tıkırında. kesmekte.. Ha yanılıyor muyum? Hava yumu amı tı..General efendiler! diye sesini yükseltti. sizin kent ne durumda? . Dinle. Gözünü kırpı tırarak: . Tanrının yardımıyla sen de koklayacaksın o kızgın ma aları. Pugaçev: . ev sahibinin kızları masaya beyaz bir örtü yaydılar..Orada ne homurdanıyorsun. üç Tatar atı ko ulu bir yaylı duruyordu. senin de zamanın gelecek. Olup bitenler lalamı öylesine a kına çevirmi ti ki. Pugaçev: . sana kalsa herkesi bo ar.. Arkada ları kalktılar.Görüyorsunuz i te. At ve gocuk için sana te ekkür etmeyi unutuyordum az kalsın. Pugaçev: . Sonunda horuldamaya ba ladı. gözünün içine baka baka yalan söylüyor. karanlık bakı larla süzdüler birbirlerini. Sen olmasan kente varamaz. Bunlar. melûn ihtiyarın sözlerinden etkilenmi e benziyordu. Kesin u zırıltıyı.Yavuklun ha! diye ba ırdı.. Fakat ahali açlıktan kırılıyor! Düzmece. Niye daha önce söylemezsin bunu? Sizi evlendirip güzel bir ölen yapaca ız! (Sonra Beloborodov'a döndü). Sabahleyin gelip. balık çorbası. ondan korkarım i te! Haydi. Dur bakalım.Do ru. Ba ımıza Ali kıran ba kesen mi oldun? Bir aya ın çukurda. Karanlıkta uzandı ını.Her ey tıkırında ha! dedi. Onları topuzla. uzun süre ahlayıp vahladı ını i ittim.

. kim dü ünsün? diye kar ılık verdim. Ansızın Pugaçev bir soruyla dü üncelerimden ayırdı beni: . tav an kürklü gocu u da bir daha a zıma almayaca ım. sonra hafif bir sesle: . sesini yava latarak ekledi: Ismarlama bir bardak arapla. yerlere kadar e ilerek selamlıyordu Pugaçev'i. çıngırak çınladı. Sava makta ustayımdır. tanıttın kendini. troyka ok gibi fırladı. arma an etti in tav an kürk gocuk aklıma geldi de ondan. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim. Hakkından gelebilir miydin Frederick'in? . Adamlarım dik kafalılık ediyorlar. Bu tav an kürkü gocuk. Sevgilimi kurtarmak için yola çıkan bu adamın bilinçsiz zalimli i. gönlümün biricik sultanını görecektim birkaç saat sonra. arabacıya durmasını emretti.Sen de haklısın. . Benim çocukların sana nasıl yan yan baktıklarını gördün. Bereket versin. . Belogorsk kalesinin alını ı gözlerimin önünde canlandı. Kavu ma dakikasını gözlerimin önünde canlandırıyordum.Vay. bugün seninle aynı yaylıda yan yanayım ve hayatımın bütün mutlulu u sana ba lı. dedi.Seninle ba a çıkmanın kolay olmadı ını söylüyorlar. yapmacık bir uysallık içindeydiler. yaylıyı ayakta süren geni omuzlu Tatar arabacıya: . Sonra Savelyiç ve Tatar arabacı i itmesinler diye. dümdüz bir yolda hızla ilerlemeye ba ladık. htiyar. O zaman Marya vanovna'nın hali ne olurdu? Bunu dü ününce bütün vücudumdan so uk bir esinti geçti ini. Sonra. Hele biraz bekle. Subayım ve soylu bir aileden geliyorum. vabrin öfkeye kapılarak her eyi açıklayabilirdi. alınyazımı yine elinde tutan. O da ba ıyla selamlıyordu her iki yanını. Yolum dar.. Beni ihtiyar halimde bunların arasında bırakma. istedi im gibi yürütemiyorum i lerimi.dün tanık oldu um olaylara taban tabana zıt. kendisiyle birlikte yaylıya binmemi emretti. içimden neler geçti ini kestirmek güç de il. esenlik içinde ya atsın seni. . kan dökücü alı kanlıkları aklıma geldi! Yüzba ı Mironov'un kızı oldu unu bilmiyordu onun.Orenburg'da ne diyorlar benim için? diye sordu.Babacı ım! Pyotr andreyiç! diye ba ırıyordu. Moskova üzerine yürüyeyim. atla bakalım arabacının yanına.Tanrı bilir.Belogorsk Kalesi'ne çek! dedi. belki bir ba ka yolla da ö renebilirdi gerçe i.Ben dü ünmeyeyim de.Öyledir. imdiyse yalnız esirgemesine de il. Baktım Savelyiç kar ıdan bize do ru ko uyor. Düzmecenin yüzünde sevinçli bir gurur ifadesi belirdi: . i kence edilmen ve asılman gerekti inde ayak diredi. bak neler olacak daha!. Prusya Kralı boy ölçü ebilir miydi benimle? Haydudun bu böbürleni i pek ho uma gitmi ti.. olayların beni yine tuhaf bir biçimde kar ıla tırdı ı insanı dü ünüyordum. bu dolan. Pugaçev'in gerçekten de tepesini attırabilirdi sonunda. vallahi haklısın! dedi. Düzmece Çar: . bir parça dü ündü.Dur! Dur! diye çınladı bu sırada. lk ba arısızlıkta. Sizin Orenburg'dakilerin Yüzeyevç çarpı masından haberi var mı? Kırk general öldürüldü.. Çok iyi tanıdı ım bir ses: . Tanrı bizi yine kar ıla tırdı ha! Haydi. dört ordu tutsak edildi orada.Efendimiz ne dü ünüyor acaba? . yardımına da bel ba ladı ımı söyleyerek kar ılık verdim. kendi boyunlarını kurtarmak için benim ba ımı vereceklerdir. Dizginlerini sıkı tutmam gerekiyor. Binip yerle tik. Pugaçev en bir tavırla selamladı beni.Ne o. Hırsızdır onlar. dedi. .Moskova'ya gitmeyi mi tasarlıyorsun yoksa? Düzmece. Benim gibi bir ihtiyarın elinden tuttu un için Tanrı yüz yıl sa lık. düzmece ya i itmedi. Pugaçev bir süre sonra: . dedi. Artık bütün bütün yitirdim sandı ım. Pugaçev. köyden çıktık. Atlar dörtnala kalktı. Pugaçev: . O an. . Savelyiç yerle irken: . korkuyor musun yoksa? Bir gün beni ba ı lamı oldu unu. dedi ne eyle. Soka ın iki yanına dizilen ahali.. Pugaçev.. Ne dersin. Görüyorsun.. bugün de ça ıt oldu unda. sa ol babamız. Fakat ben razı olmadım buna. Kalbim hızla çarptı. karde lerinin dedi i gibi pek öyle kan içici de ilim.Sen ne dersin? dedim. Atlar hareket etti. Ömrümce dua edece im sana. Daha dün sana kar ı dövü ürken. Pugaçev. Do rusu.Sa ol devletlim. Fakat onunla tartı manın gereksizli ini dü ünerek. Pugaçev: . moruk! dedi. hiçbir ey söylemedim.Fyodor Fedoroviç'in mi? Niye olmasın? Sizin generallerin hakkından geliyorum ya? Onlar da onu yenmemi ler miydi? imdiye kadar silahım hep zafer kazandı. ya da yersiz bir ta lama sayıp geçti bu sözü. Az sonra.

.Dinle! dedi. haydutlukla ya amak. Büyük bir tedirginlik içinde oldu u belliydi.Pugaçev'e: . Ne dersin Kalmuk masalına? Ha? .. ne babası Ne elinden tutanı var Ne hayır dua edeni Bir dü ün türküsü Yaylı. vabrin'in beti benzi kül gibi oldu. Titreyen bir sesle: . bir yandan övgüler düzüyormu le in lezzetine. Ansızın tanıdık çit ve çan kulesiyle. azizim'' diye yanıtlamı onu. Kuzgun bir yandan gagalıyor.Hükümdarım dedi. beni göstererek: . Karla kaplı dümdüz yolda. hiçbir ey söylemedi. hükümdarım.. Kazaklar gibi giyinmi . geçmi günlerin bir mezar yazıtı gibi hâlâ duvarda asılıydı. küllerini topa koyup savurdular. söylesene'' demi . Pugaçev yüzüme a kın a kın baktı. benden her ey istemek hakkına sahipsiniz. vabrin elindeki tepsiyle bana da yakla tı. Tatar arabacı yanık bir türkü tutturmu tu.Efendimizi de a ırla. Çocuklu umda ya lı bir Kalmuk'tan dinlemi tim. Pugaçev kadehini yuvarladı. Düzmece yerinden kalkarak: . Onun bakı ları altında kaçacak delik arıyor. Fakat bir yabancıyı karımın yatak odasına . sustuk. dedi. bir masal anlataca ım sana. Bir kaçamak bulup i in içinden sıyrılmak olana ı yoktu.. yüre im burkuldu.Gördün mü ya! dedim. Hain. Zaman geçmemi ken.. Pugaçev'in kendisinden ho nut olmadı ını kestirmi ti hiç ku kusuz. ardımız sıra ko uyordu. Kartalla kuzgun uçup gitmi ler.Karde . sonrası Allah kerim''.. Elini uzatarak: . fakat bana güvensiz bakı lar fırlatıyordu arada bir. kimiz de kendi dü üncelerimize gömülüp. ''üç yüz yıl le le beslenmektense. hiç beklenmedik bir anda: . ben de le le beslenmeyi bir deneyeyim'' demi . yaylı uçarcasına ilerliyordu. Beni görünce a aladı. fakat çabuk toparladı kendini. Hain. odasında yatıyor. kimdir u tutukladı ın kız? Onu bana göstersene. Bakarsın ba arırım da! Gri a Otrepyev Moskova'yı ele geçirdi ya! . vah i bir esinlemeyle: . Her zamanki uyanıklı ıyla. komutan evinin basamaklarına yana tı.Beni ona götür. Pugaçev. kestiler. bir zamanlar karısının dırdırıyla serseme dönen zavallı van Kuzmiç'in uyukladı ı divana oturdu. nip çökmü ler ba ına.Demek sen de katıldın bize? dedi.. Benim için ba ı lanmak söz konusu de ildir. dü man ordusuna ili kin söylentiler ve buna benzer eyler üzerine bir süre bilgi aldıktan sonra. bense topu topu otuz yıl ya ıyorum?'' Kuzgun: '' undan. kuzguna: ''Kuzgun karde . Pugaçev'i çıngıra ından tanımı . vabrin basamaklarda kar ıladı düzmeceyi. '' u dünyada nasıl oluyor da sen üç yüz yıl. dedi. dedi. sakal koyvermi ti.. dedim. 12 YET M KIZ ncecik elma fidanımızın Na yapra ı var. Nasıl ba ladıysam öyle sürdürece im. Kartal bir gagalamı . iki gagalamı . Benim için öylesine sıcak anılar ta ıyan odaya girdi imizde.Ama sonunun ne oldu unu da biliyorsundur. yaktılar. ''Yok arkada '' demi kuzguna. sonra kanat çırpıp havalanırken. ''Sen taze kan içiyorsun. Yayık'ın yalçın kıyısındaki köy göründü. kalenin durumu. Tamam mı. Pugaçev'i Marya vanovna'nın odasına götürdü.. bir kere taze kan içmek çok daha iyi. yaltaklanmak için birkaç söz söyleyerek Pugaçev'in yaylıdan inmesine yardım etti. Ben de arkalarından gidiyordum. çok güzel. Geç bile kaldın! Hiçbir ey söylemeden yüzümü öte yana çevirdim. kendi iste inle onlardan ayrılsan. Ahali. Pugaçev. Çariçe'nin merhametine sı ınsan daha iyi olmaz mı? Acı acı güldü: . ne fı kını u gencecik gelinin de Ne anası var. vabrin kendi eliyle votka getirdi ona. Derken bir at le i görmü ler a a ıda.'' Kartal dü ünmü : ''Haydi. On be dakika sonra da Belogorsk kalesine giriyorduk. söyle bakalım. Pugaçev. tamam. bense le le besleniyorum. hastadır.Güzel. Fakat cinayetle. Fakat bir kez daha yüzümü öte yana çevirdim. tutuklu de il o. dedi.Olmaz. Bir gün kartal.. Merhum komutanın diploması. oturdu u yerde ileri geri sallanıyordu. de il mi? Sarayın penceresinden attılar onu. merdivenlerde durarak: . le gagalamaktır bence.Hükümdarım. dedi. Savelyiç uyukluyor. vabrin.

O sırada ben ne yaptım.. imdi papaza adam gönderip. Pugaçev çıktı. saçı ba ı darmada ın. Pugaçev. Pugaçev. Sonra Marya vanovna'ya yakla tı: .Ee. . bir tekme salladı kapıya. papazın ye eni de il. zavallı yetim kızla birlikte. bir çı lık attı. dedi in gibi olsun! Asmaksa asmalı.Bunu daha önce söylememi tin bana! dedi. Yavuklunu al. içer.. bir deri bir kemik. Kimi istersem sokarım yanına.Evlendin ha! dedim. önceden haber vereyim ki. Pugaçev'in yüzü karardı: . .. Kendinden geçmi cesine: . üç gündür. Ona do ru atıldım. Hiçbir zaman karısı olmayaca ım onun! E er beni kurtarmazlarsa. Marya vanovna. efendimiz! dedi. öfkemi de bastırmı tı. testinin üstünde bir dilim ekmek duruyordu.Güzel bir hastanen varmı ! dedi. Sonra Marya vanovna'ya döndü. de ilmi . dedi. odaya girdik.Haydi. Benim âdetim budur. O. fakat aynı anda.vabrin gerçe i söyledi size. kendimi öldürmeye karar verdim. Ne var ki. bu kalenin alını ı sırasında idam edilen van Mironov'un kızıdır.Kocam ha! diye tekrarladı. Onun iyi bir duyarlık içinde oldu unu görerek: . yüzü sapsarı. Ceplerini karı tırmaya ba layan vabrin.A ır ol! diye durdurdu beni. vicdanıma.Bu kez ba ı lıyorum seni. sırtında yırtık pırtık bir köylü fistanı. Ben. benim için yaptıklarına kar ılık hayatımı seve seve verirdim. Fakat Grinyov da sizi aldatıyor.Çıkabilirsin güzel kız.Hükümdarım. Pugaçev. Pugaçev. Fakat Tanrı tanı ımdır. bilmek de istemiyorum. vız gelir bana. kendisi beyin hummasından yatıyor. Düzmece Çar. anımsamıyorum imdi. im ekler çakan gözlerini üzerime dikti. Pala a. kılımı bile kıpırdatmadan: . yalan söyledim size. Baktım ve donakaldım.Aç u kapıyı! dedi. Pugaçev: . a kın a kın: .. diye kar ılık verdim. Üçümüz de konuk odasına indik. ba ı lamaksa ba ı lamalı. vabrin'e baktı. kilit söküldü. O sırada içimi kaplayan ho görü. Velinimetimsin.Hükümdarım! diye haykırdı. Pugaçev: . Efendimiz. kendinden geçerek dö emeye yuvarlandı. gülerek: . Hıristiyanlık inancıma aykırı bir eyi isteme benden. acı acı gülerek: .Söyle bana güvercinim. seni nasıl adlandıraca ımı bilemiyorum. vabrin'e dönerek sürdürdü sözlerini: Sen de ukalalık etme. Papazın çaçaron karısı bizimkileri aldatmakla iyi etmi .sokmamı emretmeyin. nefretimi de. Ba ladı ın gibi bitir: Bırak beni. büyük bir gözüpeklikle odaya daldı. Pugaçev'in katı yüre ini yumu attı ı belliydi. kesik kesik: . dedi. korkunç bir bakı fırlattı vabrin'e: . vabrin'i paralamaya hazırlanarak: . nazlanmayı da bırak. ye enini gelin etmeye zorlayalım mı? Ben babanız olurum. O. benim i im. bunun da eklenece ini unutma. keyfimize bakarız! Korktu um ba ıma geldi.Bu da ne demek? diye sordu. dedim.Kendin karar ver. Adamlarının yanında Mironov'un kızının hayatta oldu unu söyleyebilir miydim? Di leriyle paralarlardı onu. Fakat bundan sonra i leyece in ilk suça. Densiz herif nasıl bir ceza haketti ini biliyor musun? vabrin dizüstü çöktü. diye yanıtladım onu. .. odanın kapısında yeniden durdu.Bir de beni aldatmaya cüret ettin ha! dedi. alnımıza hangi yön yazılmı sa çekip gidelim. eski bir tanıdık. Karınmı . kar ısında duran adamın annesiyle babasının katili oldu unu anlayınca elleriyle yüzünü örttü.. Benim ayya lar gözünün ya ına bakmazlardı zavallı kızın. kocam de il benim. ardım sıra gel. Bu. dedi. Pugaçev gülerek: . Titredim. anahtarı yanına almadı ını söyledi. Nerede olursan ol ve ba ına ne gelirse gelsin. Hapishane kaçkını bir Kazak'ın ayakları altında yuvarlanan bu soyluya i rentiyle bakıyordum. Kızın güzelini yakalamı sın. Önünde bir su testisi. Kimse kurtaramazdı kızca ızı. günahkâr ruhunun kurtulu u için ikimiz de Tanrı'ya dua edece iz. Pugaçev yumu adı: . Marya vanovna hızla bir bakı fırlattı ona. dö emede oturuyordu. Ben hükümdarım. hanımıyla u ra maya ba ladı. Zavallı kız beni görünce titredi..Bu da do ru ya! dedi. tatlı bir sesle: . Pugaçev'in son sözleri vabrin'i yüre inden yaralamı tı. vabrin. Sözlerimin. vabrin de sa dıçlık yapar. kocan niçin cezalandırıyor seni? Ona kar ı ne kabahat i ledin? Marya vanovna: . Sana özgürlü ünü ba ı lıyorum.. Yer.. ne dedi ini bilmeden sayıklıyor. Suçluyum.Dinle.

Kapının ötesinden Marya vanovna'nın tatlı sesi geldi: . söyler misin canca ızım. gelece e ili kin tasarılarımı anlatmaya koyuldum ona. Yalnız kalınca. Sıra bana gelince. susuyorduk. Üstümü de i tiriyorum. bana mektup yazması için Marya vanovna'ya nasıl ö ütte bulundu unu. ne de olmadık bahaneler ileri sürdü. hükümdarın beni ça ırdı ını söyledi. diye söze karı tı. bitmi ti sanki. Pala ka: . Pugaçev'le nasıl oldu da uyu tunuz böyle? Nasıl oldu da öldürmedi sizi? Neyse. Konu tuk. dünyada hiçbir güç bu ba ı koparamaz. ne kadar uzun zaman oldu de il mi? Papazın karısı. Köylü fistanını çıkarmı . Köye. Öylece. Dünyada tek bir akrabası yoktu. benden ba ka herkes için bir canavar. Kalabalı ın arasında Akulina Pamfilovna'yı gören Pugaçev. Marya vanovna içtenlikle. onlardan ayrılmak istemedi ini. ben de az sonra oraya gelirim. kimiz de a ladık. Akulina Pamfilovna: . Marya vanovna. Pugaçev'i aldattıklarının Pugaçev'ce bilindi ini i itince istavroz çıkartılar. Sonra vabrin'e döndü. Bu arada çenesi de durmak bilmiyordu. annemle babamın yanına gelmesini önerdim. bir cani olan bu adamdan ayrılırken. dedi. anayurdu için kahramanca can veren de erli bir askerin kızını mutlaka ba rına basaca ını. parma ını sallayarak . Önce durakladı. Tanrı ne verdiyse a ırlamaya koyuldu beni. Ba ba a kaldık. Sonunda. Tutkuyla. vs. Marya vanovna'nın nasıl a ladı ını. u Aleksey vanoviç vabrin'e diyecek yok do rusu. Pugaçev'in egemenli inde ve vabrin'in komutasında bulunan bir kalede kalamazdı artık. Onu. solgun yüzünde bir gülümsemeyle Marya vanovna girdi içeri. egemenli i altında bulunan bütün karakol ve kalelerden serbestçe geçebilmem için bir belge hazırlamasını emretti. bunu kendine görev sayaca ını biliyordum.Azıcık bekleyin Pyotr Andreyiç. Seni imdiden karım sayıyorum. kimiz de. yeter.. Nasılsınız? Bizler her Allah'ın günü dü ünüyorduk sizi. Gitti imde yola çıkmak üzere hazırlanmı tı. Papazla karısı. Dostça vedala tık. Sonunda: . uzun süre tek sözcük söylemeden öylece kaldım. Papaz Gerasim'in evine gittim. içtenlikle öpü tük.Kocakarı. i renç vabrin'den çektiklerini gözlerimin önünde canlandırdı. mutluluk içinde ya ayın. girin rica ederim! Görü meyeli ne kadar. Söyledim. kaleyi denetlemeye çıktı. Fakat vabrin ve çevremizde biriken ahali. Ku atılmı bir kentin bütün acılarını ya amakta olan Orenburg da dü ünülemezdi. Çaldım. Akıl almaz olaylar bizi öylesine ba ladı ki birbirimize. Bu korkunç insandan. Kapı arkadan sürmelenmi ti.Kim o? dedi. daha zaman varken ba ını kurtarmak için ate li bir istek duyuyordum içimde. Geçmi mutlu günleri de anımsadık. yüreklerimiz dopdolu. Çok konu anların cehennemde yanacaklarını unutma! Azizim Pyotr Andreyiç. (ate gibi bir kız olan ve çavu un kaval çalıp oynatmak istedi i) Pala ka'yı kullanarak aralarında nasıl sürekli bir ba lantı kurduklarını. ben de kendi ba ımdan geçenleri kısaca özetledim. hissettiklerimi anlatamam. Savelyiç onlara her eyi anlatmı . açık yüreklilikle dinledi beni. Siz Akulina Pamfilovna'ya gidin. Bir türlü doymak bilmiyorduk konu maya.Ho geldiniz Pyotr Andreyiç. hemen sevgilimin odasına ko tum. Bir süre sonra Pugaçev'in kargacık burgacık yazısıyla imzalanmı geçi belgesini getiren çavu .. Neden söylemeyeyim gerçe i? O an büyük bir yakınlık duyuyordum ona kar ı. Kaygılarını yatı tırdım. Ev sahipleri orada kendilerinin fazla oldu unu hissederek çıktılar. eskisi gibi yalın ve sevimli giyinmi ti. ko arak. bir bir anlattı. Elini tuttum. ben kaleden ayrıldıktan sonra ba ına ne geldiyse hepsini birer birer anlattı. vs. O da alınyazısının benimkiyle birle ti ini seziyordu. Babamın. Papaz Gerasim: . ükür kavu turana. Babamın dostça olmayan tavrı ürkütüyordu onu. malın gözüymü ! Bu sırada kapı açıldı. yüre imi dolduran eylerin hepsini söylememe engeldi. Fakat yine de babamla annemin onayı olmadan karım olamayaca ını tekrarladı. kapıda kar ıladılar beni. önderlik etti i caniler yı ınından koparıp almak. Ne utangaçlık gösterilerinde bulundu. Ben yol hazırlı ı yapaca ımı ileri sürerek evden ayrılmadım. Pugaçev onu yanına alarak.Sevgili Marya vanovna! dedim.. Ben de kar ı çıkmadım artık. Özür dileyerek ayrıldım oradan. Bırak u bo bo azlı ı. cani herife bunun için de te ekkürler... Çevremizdeki her ey unutuluverdi. Hele Marya vanovna neler neler çekti yoklu unuzda. Marya vanovna'yı ellerinden almak için vabrin'in nasıl kendileri üzerinde baskı yaptı ını. zavallı yavrum!. Böylece aramızda her ey karara ba lanmı oldu. Fakat. Akulina Pamfilovna: . ta kesilmi cesine duruyordu. Papazla karısı. vabrin erimi .sa bizi korusun! dedi! Tanrının hı mından esirgesin bizi. Ya adı ı korkunç durumları. konu tuk.diledi in yere götür.

Burada atlar de i tirildi.. Ba çavu beni binba ıya götürmek üzere yanıma dü tü. Muhafızlar. 13 TUTUKLANMA . ailemi de yanına götürmelerini emretti ini bildirdi.Çar'ın bacana ı. Tanrım ikinizin üstünden de kanatlarını eksik etmesin! Yola koyulduk. Elveda Pyotr Andreyiç. Marya vanovna dalgın gözlerle bir bana. eytanın bacana ı! dedi. kilisenin arkasına. Sonra yaylısına bindi. Savelyiç ardım sıra geliyor: . diye ba ırdım. beni hapse atmalarını. dü üncesi bana ıstıraplı bir kaygı veren sevgili Marya'yla böyle umulmadık bir biçimde birle iverince. Ben de papazın evine döndüm. . Yere serilmi bir dü man kar ısında kahramanlık taslamak gere ini duymayıp. do ru mu görüyorum? van vaniç! Sensin ha? . Yine yola koyulduk. Sen de. Altı tane muhafız birli i subayı iskambil oynuyordu burada. Küçük bir kente yakla ıyorduk. çalçene arabacının bizi bir saray gözdesi gibi tanıttı ını anladım. Birkaç dakika sonra.Ho ça kal efendimiz! diye seslendi bana. Ona e lik etmek istedim. Ailesi de yanında.Bilemem efendimiz. fakat kendisini yalnız bırakmamı istedi. Komutan evinin penceresinde duran vabrin gözüme çarptı.gözda ı verdi ona. Savelyiç çıkıp arabacı yerine oturdu.Buyurun.. Anlamlı anlamlı göz kırptı. Bıyıklı bir ba çavu bana: .Ne demek bu? diye haykırdım. . diye kar ılık verdi. Marya vanovna. Zamanın nasıl geçti ini farketmeden.Al i te Çar'ın bacana ı! diye homurdanıyordu kendi kendine. Hava kararmaya ba lamı tı. güvercinim benim! dedi. Arabamız kapıya çekilmi ti. gözlerinden sessizce bo anan ya larla sırılsıklam döndü. Belogorsk Kalesi'ni. Atlar göz açıp kapayıncaya kadar ko uluverdi. fakat daha önce fademi alaca ınızı umarım. görevim gere ince Sizi u an tutuklamak zorundayım. Olup bitenler bir dü gibi geliyordu bana. Tanrım! Bütün bu i lerin sonu nereye varacak? Yaylı da usul usul arkamızdan geliyordu. Tanrım. E yalarımız eski komutanlık arabasına yüklenmi ti. pırıl pırıl aydınlatılmı küçük bir evin önündeydik. girmesiyle de çıkması bir oldu ve komutanın beni kabul etmeye vakti olmadı ını. arabacı gür bir sesle: . ama hangi ko ullarda!. Önüme gelen ilk odaya ok gibi daldım. Yoksa çıldırdı mı bu adam! Ba çavu : . Ba çavu yanıma bir nöbetçi bırakıp. gözlerimi öte yana çevirdim. Ya murdan kaçarken doluya tutulduk. Kar ılarında bir subay görünce. yaylıya yerle tik. Berda'ya hareket emri verdi ve yaylı yola çıktı ında oturdu u yerden bir kez daha uzanarak: . Susuyorduk. Bu i in bir çırpıda yapılmasından ve kale komutanı olan sakallı Kazak'ın çevremizde pervane gibi dönmesinden. . beni komutanlı a götürmelerini istedim. iki saat sonra. Gerçekten de yine görü tük görü mesine. vabrin bir yere sıvı tı. aslanım! Yolunuz açık olsun. ben hazırım. belli ki dü üncelerini toparlayıp bir türlü kendine gelemiyordu. haber vermek için içeri girdi. Pugaçev gitti. Bir zamanlar Simbirsk hanında yüz rublemi üten van vanoviç Zurin'in ta kendisiydi bu!. Ahali da ıldı. Marya vanovna..Çık dı arı. askerler küfürü bıraktılar. Yine görü ürüz in allah. efendimizin hapse atılmalarını. Kâ ıt da ıtan binba ıya bakınca a ıp kaldım. ben. Be dakika sonra. Papaz Gerasim'le karısı. Arabamız kale kapısından çıktı.Hey. Sakallının dedi ine göre. bir yola bakıyor. babasının ve annesinin mezarlarıyla son bir kez daha vedala maya gitti. yine Pugaçev'in egemenli indeki yakın kaleye geliverdik. Nöbetçiler beni durdurmaya kalkı madılar. Yola çıkmamız için her ey hazırdı. Yaylıdan indim.Kızmayınız efendim. sayın ailenizin de kendisine götürülmesini emrettiler efendimiz! Basamaklara do ru atıldım. bizi u urlamak için basamaklara çıktılar. . korkunç küfürler savurarak ansızın ku atıverdiler bizi. bir daha dönmemek üzere geride bıraktık. Yaylısının hızla uzakla tı ı beyaz bozkıra uzun uzun baktım. Fakat komutan efendimiz. Knyajnin Daha sabahleyin. kendime inanamıyordum. bir de Pala a. Yüreklerimiz yorgun dü mü tü. Daha fazla oyalanmak istemiyordum. Devriyeler önümüzü kesti. diye kar ılık verdi. ailen de dünyanın kaç bucak oldu unu görürsünüz imdi.Elveda Marya vanovna. Kötü karanlık bir anlatım okunuyordu yüzünde.. yi yürekli Akulina Pamfilovna: . düzmece Çar'a katılmaya gelen büyük bir birlik varmı orada.Arabada kim var? sorusuna.

bu iyili i esirgeme benden.Bu da ne demek oluyor efendim? Seni nasıl yalnız bırakırım. anlatılmaz bir a kınlık içinde ellerini birbirine çarptı: . oraya bırakaca ım.Elveda Pyotr Andreyiç! dedi usulca.. Aynı kanıda de ildim onunla. bir daha görü ür müyüz. Kendisini tutsaklıktan kurtardım. az sonra da bir soruma horultuyla ve burnundan çıkan ıslık sesiyle kar ılık verdi. orasını Tanrı bilir.. Beyefendi yakı ıklıdır. bir kez daha kurtulaca ını hiç sanmam. korkmasın. tatlı sözlerle yola getirmeye çalı tım: . Çevremizde insanlar vardı. Pugaçev'in sevgilisi de kim? Merhum Yüzba ı Mironov'un kızıdır o. vay. görev ba ında. Eskisi gibi cümbü yapsaydık.. Haydi. kabalık etmez deyin. ba ını sallayarak: . ben burada. Pyotr Andreyiç! Hangi rüzgâr attı seni? Nereden geliyorsun böyle? Selam. karde . hepsi iyi. Gerçi evlenmen için henüz çok erken ama. Fakat aklımın ermedi i tek bir ey var: Hangi eytana uyup da evleniyorsun? Ben. .yi ya. . arkada ını da al gel. tehlikesizdir. Kararımı bildirdim. . Marya vanovna'yı Savelyiç'e emanet ettim. kabul etmeleri gerekir. ba ımdan geçen olayları bir bir anlattım. Ama Marya vanovna'yı yalnız ba ına gönderirsem. babamla anneme iletmesi için bir mektup verdim ona. Dünkü çocuk evlenmek istiyor! Fakat baban ne der.Ne demek oluyor bu? dedim. Marya vanovna öyle iyi bir kız ki. Kendisi de elde olmayan bu terslik dolayısıyla Marya vanovna'dan özür dilemek üzere dı arı çıktı. .Arkada de il. Hiçbir kar ılık vermedim. çünkü bu karı ıklıklar biter bitmez evlenece im onunla. Soyunmama yardım etmek için gelen Savelyiç'e. do rusu çok yazık. onu içtenlikle. Pyotr Andreyiç! diye kar ılık verdi. Tanrı a kına. içim rahat etmez. Hemen dikkafalılı a ba ladı: .Arhip Savelyiç. .Oh. Bitirdi imde. Bana hemen bir ev verilmesini emredersen. çim içime sı mıyor. Ona hizmet etmekle bana da hizmet etmi olacaksın. Hemen bir ev verelim sana. askerlerinin ürküttü ü zavallı bir kızı yatı tır.. babam ve annem inanırlar sana: bizim için aracılık yaparsın de il mi? Ha? Sözlerim. yalnız de ilim. Zurin hemen gerekli emirleri verdi.Sa ol.. çok daha iyi olur. Marya vanovna. Zurin'in birli i o gün kentten ayrılıyordu. Elimi çabuk tutmalıydım.Olmaz. Zurin de konu maya istekliydi önce. Fakat Çarice'nin ordusunda kalmanın da bir namus borcu oldu unu hissediyordum. hemen oracıkta vedala tık. Fakat ömrümce unutmayaca ım sizi: yüre imde hep sizi ta ıyaca ım. ne demek oluyor bu? .Evlenmek ha! dedi. .Vay.. genç kızı kentin en iyi evine yerle tirmesini emretti. Araya ayrılık girince sevda saçmalı ı kendili inden geçer. bu fırsatı kaçırmak yazık olur do rusu. bir süre sonra ben de ona uydum.Sonra her eyi anlatırım. Ertesi gün sabahtan Marya vanovna'ya gittim. bir sıkıntım olmayacak.Karde . bir.. erefli bir asker olarak. Sustum. Kar ı çıkma. Beni haklı buldu. dostum! diye söze ba ladım. çocuk dadılı ı etmekten ba ka yapacak eyin yok mu? Bo ver yahu! Ne diyece im bak: Bırak u yüzba ının kızını! Simbirsk yolunu dü mandan temizledim. sonra da ensesinden tuttu unuz gibi alıp getirin. Burada. benim birli imde kal. Savelyiç'e te ekkür ettim ve Zurin'le yataklarımıza uzanıp çene çalmaya ba ladık. görü mez miyiz. odadakiler kahkahalarla güldü.Ne diyorsun? Yoksa demin sözünü ettikleri sen miydin? Hay Allah! Peki. Marya vanovna'nın kim oldu unu ö renince. Zurin'in ö üdünü tutmaya karar verdim. Fakat yava yava kesikle ti. (Zurin devam ediyordu) istedi in gibi olsun. Bununla birlikte. onun birli inde kalacaktım.. Karınla cebelle mekten. dokunmu tu ihtiyarcı a. Sen burada. ertesi gün Marya vanovna'yla yola çıkmaya hazır olmasını bildirdim. ben de adamakıllı bozuldum. imdi köyümüze götürüyorum. Marya vanovna'yı köye göndererek. Fakat imdi. böyle bir gelin için çeyizli in bile kusur sayılmayaca ını haddim olmayarak bildirece im. vay. Bunu duyan Savelyiç.. . Ak am yeme inden sonra Zurin'le yalnız kalınca. Onu yalnız ba ına gönder. annenlere gitsin. Babanla annen ne der sonra? Lalamın huyunu bildi imden. syancıların eline dü ersen. a layarak: . sana do ru bildi im eyi söylemek zorundayım: nan ki evlenmek ahmaklıktır.Fakat. dedi in gibi olsun! O tanrısal mele i götürecek. babanla annene de. Ba çavu a.Kabul edeceklerdir. annen ne dü ünür? . aklıma ne gelirse söylüyordum. ba lantısızla tı. Zurin'e: . ho . Orenburg'a dönmen için bir neden yok.) . bir genç kızla birlikteyim. Oyuna katılmak istemez misin? . Hey! Asker! Pugaçev'in sevgilisi niye gelmiyor hâlâ? Dikba lılık mı ediyor yoksa? Söyleyin ona. Benli imi sarsan duyguları onların yanında dı a . her ey yoluna girer. iki gözüm.Bir genç kız mı dedin? Vay be! Nereden tırtıkladın onu? (Zurin bu sözle birlikte öyle anlamlı bir ıslık çaldı ki.Evi ne yapacaksın? Benimle kal. Büyük bir ilgiyle dinledi beni. Ben geceyi Zurin'de geçirecektim. Savelyiç. dedi. diye yanıtladım onu.

Ülke ba tan ba a tutu mu . yeni çeteler topladı ve yeniden çapulculu a ba ladı. Tanrı. Irmaklar ta tı. benimle bir i i oldu unu söyledi. Ben de biraz açılmak istiyordum do rusu. syancı köyler bizim birlikleri görür görmez. Kaygıyla: . Derebeyler ormanlarda gizleniyordu. Araba hazır bekliyordu. Zurin dostça vedala tı benimle. çevresi gitgide bizimkilerce ku atılıyor. haydutlarla ve vah ilerle yaptı ımız bu de ersiz sava ın sona ermek üzere oldu u dü üncesi. ak amı ettik. Kazan yoluna dü tük. Pugaçev'in yakalanması haberiyle birlikte harekâtın durdurulması buyru unu aldı. Yeniden. ubat aylarında oluyordu bu.. Bu haber. son derece kaygılı bir yüzle kulübeme geldi. 14 . Üzgün ve suskun. Pugaçev'le dostlu un hükümetin kula ına gitmi olmalı. vur patlasın çal oynasın. Arabaya bindim. kazandı ı ba arılar üzerine söylentiler aldı yürüdü.. Yüre im cız etti. diyordu. böylesine çılgınca ve amansız bir Rus ayaklanması daha göstermesin! Pugaçev kaçıyor. hele hiçbir haber almadı ım Marya vanovna'yı görece imi dü ündükte içim içime sı mıyor. Pugaçev i i için kurulmu soru turma kuruluna postalanmamı bildiren gizli bir emirdi bu. Sava sona ermi ti. Adamlar. zavallı ahaliden. sonun kötü olacak senin! Evlenmek ha! Hiç yoktan ba ını yakacaksın! Fakat bu arada mutlulu uma zehir katan tuhaf bir dü ünce girmi ti aklıma. van vanoviç Mihelson kovalıyordu. hiç beklenmedik bir felakete u radım. Bununla birlikte. Görevim. Vicdanım temizdi. Volga'yı geçmek buyru unu aldı. Ordusunu darmada ın etti.Hayrola? diye sordum. Fakat birdenbire. az önce aldım.'' Hayatımın en korkunç anlarından birinde beni ba ı lamasını ve ni anlımı i renç vabrin'in elinden kurtarmasını nasıl unutabilirdim? Zurin'den gerekli izni aldım. Pugaçev hâlâ Orenburg önlerindeydi. Zurin gülüyor omuzlarını silkelerek: . Sonunda Zurin. Birlikten ayrılaca ım gün. Mal ve can güvenli i diye bir ey kalmamı tı ülkede. in kötü bir sonuç do urmayaca ını. arabası hareket etti. haydudun ini dört bir yandan kıskaca alınıyordu. sevincimden çocuklar gibi zıplıyordum. Fakat tatlı bulu ma anının belki de aylarca gecikece ini dü ündükçe için için kendimi yiyordum. yine sevgili Marya vanovnamı görecektim. Sava buyruklarının yerine getirilmesine engel olan kı . Haydut çeteleri ortalı ı kavuruyor. Onları kucaklayaca ımı. Kısaca söylemem gerekirse. içim bir tuhaf oluyordu. Bütün müfreze komutanlıklarına gönderilen ve görüldü üm yerde tutaklanarak hemen Kazan'a. Sibirya kalelerinin birbiri arkasında dü tü ünü i itiyorduk.. Zurin: . Kâ ıt az daha elimden dü üyordu.. Canını sıkma ve hemen yola koyul. Fakat Pugaçev ele geçirilememi ti daha. Ansızın Sibirya dökümhaneleri bölgesinde yeniden ortaya çıktı. tam yola çıkaca ım sırada. isyancının pek o kadar güçlü olmadı ı kurunutusuyla kendilerini avutan ordu ileri gelenlerini adamakıllı kaygılandırmı tı. diye kar ılık verdi. Oku. Zurin. Orenburg'u kurtardı ve böylece sava ın sonucunu belli eden kesin darbeyi indirmi oldu. Seferimizi ve sava ın bitimini uzun uzun anlatacak de ilim. isyancı Ba kırt çetelerinin üzerine gönderildi. Az sonra düzmecenin kesin bir bozguna u radı ını i ittik. Zurin elinde bir kâ ıtla. syancıların yakıp yıktı ı köylerden geçiyor. Birkaç gün sonra kendimi yine sıcak baba oca ında bulacak. bir parça yatı tırıyordu. cayır cayır yanıyordu. Ak amla birlikte de sefere çıktık.vurmak istemiyordum.Yapacak bir ey yok! dedi. kurulca suçsuz bulunaca ını umarım. Böyle eli kolu ba lı kalmakla duydu umuz üzüntüyü. mutlu bir sonun hızla yakla tı ını gösteriyordu. Bu sırada Zurin.. Sonunda. Arkada ım beni ne elendirmeye çalı tı. Az sonra düzmece Çar'ın Kazan'ı ele geçirdi i ve Moskova üzerine yürüdü ü haberi geldi.Küçük bir tatsızlık. Çok geçmeden Prens Golitsin. Zurin'e döndüm. ''Yamelya! Yamelya!'' diye dü ünüyordum üzüntüyle. ellerinde ne kalmı sa bu kez biz alıyorduk ister istemez. geçiyor: öteki birlikler de elbirli iyle yardıma hazırlanıyorlardı bize. ya da bir top ate ine hedef olmadın.Yok karde . emirlere uymamı gerektirir. her ey. Yalın kılıç iki muhafız oturuyordu yanımda. daha kar ımıza çıkmadan da ıldılar. Tati çev kalesi yakınlarında Pugaçev'i bozguna u rattı. O kadar suçsuz insanın kanını akıtan haydudu ve onu bekleyen korkunç sonu dü ündükçe. Nedenini bilmedi im bir ürküntü kapladı içimi. yelkenleri suya indiriyor. Zurin emir erimi dı arı gönderdi. lkbahar küçük bir Tatar köyünde ku attı bizi. Demek baba oca ına dönebilecektim artık. ''Neden bir süngüye. yargılanmaktan korkmuyordum. Masalar kuruldu. müfreze birlik komutanları kendi bildiklerini okuyorlardı. yollar geçit vermez oldu. Elindeki ka ıdı uzatarak: . son derece yoksulluk çekiyorduk.. haydut çeteleri her yerde önümüzden kaçıyor.

ba tan ba a yakılıp yıkılmı . Kent. Sonra zindana götürülüp..Arkada ları canavarca öldürülürken. generalin ho una gitmemi ti.. elli kapik gibi arma anlar alıyor? Nerden do du bu tuhaf dostluk? hanet ya da en azından alçakça bir korkaklık de ilse. nedir bu? Muhafız subayının sözleri. Pugaçev'le tanı ıklı ımızın nasıl ba ladı ını.YARGILANMA Halkın a zında lâf Denizde dalga. Oldukça geni bir salona girdim. komutanın evine giden avluya geçtim. onurumu derin bir biçimde yaralamı tı. ifademi yazmaya hazır. Böyle bir ba langıç. sert. Belogorsk kalesinin alını ında beni nasıl tanıyıp ba ı ladı ını anlattım. Yargıç kar ı çıktı: . Üstü kâ ıtlarla dolu bir masanın arkasında iki adam oturuyordu. Belogorsk kalesini caniye kar ı canla ba la nasıl savundu umu söyledim. etti i yemine aykırı dü en ili kilere girdi i ileri sürülen aste men Grinyov'a ili kin bilgilerimi iletmekle eref duyarım: Adı geçen aste men Grinyov geçen 1773 yılı Ekim ayı ba langıcından bu yılın 4 ubatına kadar. bu konuda. at. yakı ıklı bir muhafız birli i yüzba ısıydı. Düzmece'den gocu u ve atı almakta bir sakınca görmedi imin do ru oldu unu. so uk görünü lü ya lı bir generaldi. Asık yüzlü ihtiyar. sert bir tavırla: . orta yerdeki kaleye götürüldüm. Kurulca istendi imi bildirdi. So ukkanlılı ımı yitirmeden. hiç de iyi bir son umdurmuyordu insana. hangi görevleri yerine getirdi imi sordu. Fakat yine de koyvermedim kendimi. kendisi Pugaçev'in ota ına u ramı ve onunla birlikte. Sorgu ba ladı. Yol boyunca. Fakat Pugaçev'le dostça ili kilerimi kanıtlayacak pek çok tanık bulunabilir. Bütün acı çekenlerin o biricik avuntusuna sı ındım: Temiz. yirmi sekiz ya larında kadar. Pugaçev buraya da damgasını basmı tı. Pugaçev'in hizmetine nasıl ve ne zaman girdi imi. bütün güçlerce destekleniyordu. yerle bir edilmi ti. Umutsuzlu a kapılmadım. bekliyordu. gerçe i oldu u gibi söylemeye karar verdim. nasıl bir töhmet altında bulunursam bulunayım. En sonunda da. Sinirlenmi tim. Askerler giri te durarak. Co kuyla savunmaya ba ladım kendimi. Becerikli ve serbest tavırlı bir insan oldu u görülüyordu. Yargıç önüne çıktı ımda. bozkırda. masadan aldı ı bir kâ ıdı yüksek sesle okumaya ba ladı: ''Ekselanslarınızın sorusu üzerine. içeri yalnız ba ıma girece imi bildirdiler. sanımı sordular. nasıl ba ı lanabiliyor Pugaçev tarafından? Nasıl oluyor da aynı subay ve soylu ki i. ba caniden kürk. isyancıların cümbü üne katılıyor. Kendime bu güvenim. Atasözü Orenburg'dan izinsiz ayrılı ım dı ında bir suçum olmadı ına güvenim tamdı.Açıkgöz bir eye benziyorsun delikanlı dedi. bir daha da komutam altına girmedi. fakat bunun yanısıra..'' .. karanlık bir hücreye tek ba ıma kapattılar beni. O zaman genç yargıç. Beni muhafızlardan tesim alan nöbetçi subay. canilerle. Bunun en yalın. Adımı. gelecek konusunda kaygılanmayı bir yana bırakıp derin bir uykuya daldım. Ertesi gün gardiyan uyandırdı beni. Pugaçev'in hizmetine girmemin ve ondan herhangi bir görev almamın sözkonusu olmayaca ını belirttim. kâ ıtlara e ilmi . Öteki. beni bekleyebilecek soruları kafamda evirip çeviriyor. çatısız ve penceresiz kalmı duvarlak isli isli dikilip duruyordu. aynı zamanda da en güvenilir savunma yöntemi oldu u kanısındaydım. bu da en azından çok ku ku uyandırıcı görülebilirdi. ki asker e li inde. soylu ve subay olan bir kimse. Andrey Petroviç Grinyov'un o lu olup olmadı ımı bir kere de benden ö renmek istedi. Dü man tarafından gelen kaçakların söylediklerine göre. Söyledim. Tipi sırasında. Buyruklara aykırı davranmakla de il. Çünkü akıncılık. daha önce görevde bulundu u Belogorsk kalesine gitmi ler.Öyle saygıde er bir babanın böyle uygunsuz bir evladı olması ne kadar acı! diye bir çıkı yaptı bana. Ama biz senden açıkgözlerini de gördük. Bir subay ve bir soylu olarak. Orenburg'da görev ba ındaydı. Pencerenin yanına konulmu ayrı bir masanın ba ında da yazman oturuyordu. Bunda da kolayca savunabilirdim kendimi. Kentin sa lam kalmı tek yapısına. Bunlardan biri. General. Bunun üzerine. Kazan'a vardık. yanıtlarımı tasarlıyordum. demircinin ça rılmasını emretti. bugünkü karı ıklıkta parma ı oldu u. Kalemi kula ının arkasında. Sokaklarda evlerin yerine kömürle mi moloz yı ınları görülüyor. askerlik göreviyle ba da mayan. sımsıkı zincirlendim. Somurtarak: . durum ve davranı larına gelince. gerçe i içtenlikle açıklayarak bundan kurtulmayı umdu umu bildirdim. fakat parça parça olmu bir yürekten ta an duanın tatlı lezzetini ilk kez tadarak. Fakat bu tarihte kentten ayrıldı. fazla gözükaralıkla suçlanabilirdim belki. yasaklanmak bir yana. Ayaklarıma pranga vuruldu. korkunç Orenburg ku atması sırasında gösterdi im yararlıklara tanıklık edebilecek olan generalin adını verdim. çıplak duvarlardan ve demir parmaklıklı küçük bir pencereden ibaret dar.

kapı açıldı. Kentte olup bitenleri rapor etmek için hergün akına çıkıyormu um. arasıra anımsayıp içtenlikle gülmelerine yol açıyordu.imdi kendini nasıl savunacaksın bakalım? dedi. biricik o lunun. dünkü caninin getirilmesini emretti. çıkarılmamı emretti. Bolinski ve Kru çiv'le birlikte ıstırap çekti. soru turma kurulu önünde. ba ihbarcıyla yüzle tirilmemi istedi. kar ı durulmaz bir i renti uyandı içimde. kurulca dinlenmek üzere ça ırtacaklardı onu. Alçak cani. Titrek fakat kararlı bir sesle. vabrin girdi. Ya hâlâ. Çünkü Marya vanovna'yı tanıyıp da â ık olmamak elde de ildi. Pugaçev'le olan tuhaf ili kimi Marya vanovna annemle babama öylesine ola an bir ey olarak anlatmı tı ki. Bu beklenmedik darbe. Ne kadar de i mi ti! a ıp kaldım. Petru a'sının. isyancıların planlarına katılmı oldu uma ili kin ku kuların ne yazık ki do rulandı ını. eski zaman insanlarının seçkin bir özelli i olan o candan güleryüzlülükle kar ılamı lardı vanovna'yı. ya da yüre inde beni de susmaya zorlayan duygunun kıvılcımlarını ta ıdı ından yapmı tı bunu. idam de ildir. nasıl ba ladıysam öyle sürdürmek. stesem kendimi temize çıkarabilece ime inanıyor. Yeniden zindana kapattılar beni. Babam. birdenbire. Marya vanovna ile olan ili kimi bütün öteki eyler gibi açıklamak istedim. bir daha da sorguya çıkarmadılar. bu. Benim dedemin dedesi. hızlı hızlı yürüyüp gitti. Adını verecek olursam. Korkunç olan. öylesine allak bullak etti ki beni. daha önceki açıklamama ekleyebilecek ba kaca bir söz olmadı ını bildirdim. yüzba ının tatlı kızıyla evlenmesinden ba ka bir dile i yoktu. Çünkü alçakgönüllülü ün ve inceli in doru unda bir insandı o.Nasıl olur? Nasıl olur? diye tekrarlayıp duruyor. Bir an. Fakat hiçbir ey kendine getiremiyordu onu. Okuyucuya bundan sonra anlataca ım olayların hiçbirinin tanı ı olmadım. Marya vanovna'nın adını vermemi ti. onu yüz karası idam cezasından kurtararak Sibirya'nın ücra bir bölgesinde ömürboyu oturmaya mahkûm etti ini bildiriyordu.. uzun sakalı da birbirine karı mı tı. Marya vanovna iddetle sarsılmı tı. kaçak kölelerle birlikte olmasıdır!. General. Yüzünde kinli bir gülümseme belirdi. Her zamanki dayanıklılı ını yitirdi. Tutuklandı ımı i itince hepsi beyinlerinden vurulmu a döndüler. beylik giri ten sonra. kendi gözya larını gizliyor. Hani. zincirlerini toplayarak önüme geçti. artık delikanlıca bir sersemlik olarak görünmüyordu babama. Sessizce. efendisinin Yemelka Pugaçev'e konuk oldu una. Kararımı daha da peki tirdi bu. Bu bir parça avuttu ihtiyarları. beni nasıl kurtarabilece ini dü ünüyordu hiç durmadan. Korkunç denecek kadar zayıflamı . Beni bir çe it iyi niyetle dinlemeye ba layan yargıçlar. insan yargılarının güvenilmezli inden sözederek avutmaya çalı ıyordu babamı. hayırlı haberler beklemeye koyuldular. ibret için idam cezasına çarptırılmam söz konusuyken babasının hizmetlerine ve ilerlemi ya ına duydu u saygıyla Çariçe'nin suçlu o ulu ba ı ladı ını. canilerin i renç jurnalleriyle karı aca ı. haydutun da onu gözetti ine yemin etmi ti. bu günleri göreyim diye mi ya attın beni! Çariçe idamdan kurtarıyor onu! Sanki bu bir avuntu mu? Korkunç olan. Annem onun umutsuzlu u kar ısında korkuya kapılıyor. bocaladım. haydutlarla. Savelyiç'i sıkı bir sorguya çekmi . Merakla kapıya döndüm. onları kaygılandırmak urda dursun. bocaladı ımı görünce. Ne olursa olsun. soylular sınıfının yok edilmesi amacını ta ıyan bir ayaklanmada benim de parma ım olabilece ine inanmak istemiyordu babam. lalam.. aklını oynatacak gibi oluyordu. ne büyük bir leke!. Az sonra da içtenlikle ba landılar ona. fakat susuyordu. kendisini horgörüyle reddeden kızı dü ündükçe onur kırıklı ı duydu undan. Üzüntülerini o ana kadar içine atarken. Yargıçlar.Fakat gözya ları. Sözde beni Orenburg'a ça ıt olarak Pugaçev göndermi . Ailemiz için ne büyük bir utanç.Ansızın Petersburg'daki akrabamız Prens(***)den bir mektup geldi babama.Yargıç burada okumayı kesti ve sertçe: . hiçbir ey söylemeden baktım ona. eski katı tavırlarına büründüler yeniden. vabrin'le birlikte çıktık. Anneme gelince. Marya vanovna'nın onlarla yüzle tirilece i dü üncesi -bu korkunç dü ünce-. Ve benim için kutsal olan o adın. en küçük ayrıntılara varıncaya kadar belle ime kazındılar. söylentilerin asılsızlı ından. . Muhafız subayı. Az bir zaman önce kapkara olan saçları tümüyle a armı . Bir ak amüstü babam divana oturmu . Marya vanovna ise herkesten daha çok acı çekiyordu. Az sonra zincir akırtıları i itildi. kutsal bildi i ey u runa dara acında can verdi. General. düzmecenin gözüne girmek için kaleden kaleye geziyormu um onunla. Marya vanovna adı edilmedi. Kendilerine zavallı bir yetim kızı kanatları altına almak fırsatı verdi i için Tanrı'ya ükrediyorlardı. Sonra da açıkça düzmecenin ordusuna katılmı ım. bir soylunun yeminine ihanet etmesi. beti benzi kül gibi olmu tu. az kalsın öldürecekti babamı. Fakat ansızın. vabrin'in suçlamalarını nasıl çürütece imi sorduklarında. hanet eden öteki arkada larımın kuyusunu kazıyor. Fakat dü üncelerinin .. Benim o lum Pugaçev'e yardakçılık etsin! Yüce Tanrım. Prens benden söz ediyor. gerçe i sezinliyor. görmeden de ya amı gibiyim onları: Annemle babam. beni ihbar edeni beklemeye koyuldum. acı acı yakınmaya ba ladı. ne diyece imi bilemedim. Tahtın devrilmesi. A kım. Fakat hikâyelerini o kadar çok dinledim ki. Birkaç hafta geçti. saray yıllı ının yapraklarını karı tırıyordu. Bu sözleri sessizce dinledim ve bir eye sevindim. acılarını herkesten gizliyor. katillerle.. mutsuzlu umdan kendini sorumlu tutuyordu. suçlamalarını tekrar etti.

Ba ına bir gece ba lı ı takmı tı. ak am kimi kabul etti ini bir bir sayıp döktü. fakat ben saraydanım.Kim oldu unuzu sorabilir miyim? . . giyindi. Marya vanovna da kanepenin öteki ucuna ili ti. Annemle yalnız kalan Marya vanovna.Yüzba ı Mironov! Hani u Orenburg kalelerinden birinde komutanlık eden mi? . orada konaklamaya karar verdi. Okuma. . Kırk ya larında kadar gösteriyordu. . anlatılmaz bir güzellik veriyordu ona. Tam bu sırada ho bir kadın sesi i itildi: . orada anıtın kar ısındaki kanepede oturan bir kadın gördü. anacı ım. saygıyla uzattı. Tek sözcükle. Annem çok üzülmü tü: . Yine orada. Sofiya'ya (*) sa lıcakla varıp Çariçe'nin o sırada Tsarskoye Selo'da oldu unu menzilden ö renince. dün yemek masasında söyledi i eyleri. her zamanki etkisini göstermiyordu üzerinde.Hayır efendim. Marya vanovna aya a kalktı. Beyaz bir sabah elbisesi ve kolsuz bir bluz vardı kadının üzerinde. . Herhalde size haksızlık edildi inden. ötelerde oldu u belliydi. Çariçe'den bir dilekte bulunmaya geldim. ansızın. Kadının duygulandı ı belliydi. dedi.Hayır efendim. elinde bir örgüyle oturmakta olan Marya vanovna. Anna Vlasyevna. Anna Vlasyevna'nın anlattı ı eyler. saat kaçta gezintiye çıktı ını anlattı. e ilerek. sadık Pala kası ve benden zorla ayrılan. içinde güven uyandırıyordu. Ben adalet de il.inize burnumu sokuyorsam ba ı layın beni. Kadın kâ ıdı aldı. Belki size bir yardımım dokunabilir.Buraya bir i için gelmi olmalısınız. kendine destek bulmak için oraya gidece ini söyledi. içinden okumaya ba ladı.Babanız ve annenizle mi geldiniz? . Çok güzel bir sabahtı. Geni göl. gezip tozdular. Dileklerinizin ne oldu unu söyleyin bana. tasarılarının bir bölümünü açıkladı ona. Yumu ak. parlıyordu. Sessizli i ilk o bozdu. Yoksa sen de mi bizi bırakıyorsun Marya vanovna? Marya vanovna. Mutlulu una engel olmak istemeyiz. Islıkla eski bir mar tutturmu tu. usulca bahçeye çıktı. Marya vanovna birkaç günlük yol hazırlı ından sonra. havlayarak beyaz bir ngiliz köpe i çıktı önüne. iyi bir insan bulmanı dilerim. Ertesi gün Marya vanovna erkenden kalktı. her eyiyle onu kendine çekiyor. .Evet efendim. Mavi gözleri ve hafif bir gülümsemeyle aralanmı dudakları. Sonra birdenbire de i iverdi bu yüz. Pyotr Aleksandroviç Rumyantsev (*) için. çini çekerek: . dürüstlü ü nedeniyle acı çeken bir insanın kızı olarak. alınyazısının bu yolculu a ba lı oldu unu. ne annem var. Ansızın. sonbaharın serin solu uyla artık sararmaya ba lamı ıhlamur a açlarının doruklarını aydınlatıyordu. görkemli bir anlatım vardı. Marya vanovna.Korkmayın ısırmaz. iki sözün ba ında saray sobacısının ye eni oldu unu söyleyerek. Babam ba ını e di.Git. de il mi? .Sanırım. Marya vanovna ise. . gölün kıyılarını kaplayan sazlıklar arasından kurumlu kurumlu yüzüp çıkıyorlardı. yalnız geldim. . . güzel bir çayırlı a do ru yürüdü. Çariçe'nin sabahları genellikle saat kaçta uyandı ını ve kahve içti ini. hiç de ilse yavukluma hizmet etmekle avunan sadık Savelyiç'le birlikte Petersburg yoluna dü tü. birbirlerinden pek ho nut kalarak döndüler menzile. Sonra bahçeye çıktılar. saray hayatının bütün gizli kapaklı yanlarını bir çırpıda anlatıverdi. tarih kitaplarının birkaç sayfasına de erdi do rusu ve ku aklar için de er ta ıyordu. O sırada yanında saray ileri gelenlerinden kimlerin bulundu unu. Annem sessizce yün bir fanila örüyor. örgüsünün üstüne gözya ları damlıyordu arada bir. Paravanayla ayrılmı bir kö ecik verdiler ona. Ba ını kaldırıp bakınca.Evet efendim. .Benim ne babam. genç kızla sohbeti hemen koyula tırdı. durgun. Daha tatlı bir sesle: . Annem yüzba ının kızını gözya ları içinde kucakladı. buralı de ilsiniz? . Bu tanımadı ı kadın. Kadın dik dik bakıyordu ona. Kalktı. odadan çıktı. dedi. kıpırtısız. saygıyla te ekkür etti ona. az önce kazandı ı zaferin erefine bir anıt dikilmi ti. Ta radan daha dün geldim. Dolgun ve pembe yüzünde. Güne . Marya vanovna korkup durdu. her bir küçük köprünün hikâyesini anlattı. i neli bir alay olarak görünüyordu. Sonra katlanmı bir kâ ıt çıkardı cebinden. Kendine koca olarak rezil bir hain de il.Evet efendim. lûtuf dilemeye geldim.Yetimsiniz. kötü davranıldı ından yakınacaksınız. . birkaç kaçamak bakı la tepeden tırna a gözden geçirebilmi ti onu. Önce ilgiyle okuyordu.yıllıkta de il. Marya vanovna ilgiyle dinledi onu.Petersburg'a niçin gidesin? dedi. Bir bir uyanan ku ular.Yalnız ha! Fakat henüz çok gençsiniz. tasarladı ı eyin ba arıya ula ması için yana yakıla dua etti Tanrı'ya. O lunun i ledi i suçu anımsatan her söz a ır geliyordu ona. Petersburg'a gitmek istedi ini bildirdi ve bu konuda kendisine yardım edilmesini diledi. Burada. sevimli bir anlatım vardı yüzünde. her bir elma a acının. Menzil bekçisinin karısı.Yüzba ı Mironov'un kızıyım.

. bunu ta ralı kızların utangaçlı ına vererek. zengin de ilsiniz. Marya vanovna merak edip de Petersburg'a öyle bir göz atayım bile demeden aynı gün gerisin geriye köye döndü.Sertle ti. iniz görüldü.Ne demek gerçek de il! dedi. kanlar içerisinde ve cansız olarak halka gösterilmi ti. yine de iyi yüreklilikle ba ı ladı Marya vanovna'yı. Yargılandı ı sırada kendini savunmadıysa. Marya vanovna.. Anna Vlasyevna'ya döndü. nasıl çıkacaksınız Çariçe'nin kar ısına? Daha saraylılar gibi yürümeyi bile bilmiyorsunuzdur. Marya vanovna da içi sevinçle. Bo ve görkemli odalar dizisinden geçti. Saray ileri gelenlerinden birkaç ki i vardı çevresinde. öptü: . hep benim yüzümden oldu.Aman yarabbi! diye ba ırdı. Gelecek konusunda hiçbir kaygınız olmasın. Saray u a ı yol gösteriyordu. her eyi anlataca ım size. Çeyizini ben düzece im. az sonra. Çariçe yanına ça ırdı onu.Gerçek de il.Biliyorum. çıkı tı ona. U ak. Anna Vlasyevna'nın ö ütleriyle. sizi saraya ça ırıyor! Nasıl oldu da burada oldu unuzu ö rendi? Fakat anacı ım. bunları söyleyip. sırf benim adımı bu i e karı tırmamak için yaptı bunu. Fakat yüzba ı Mironov'un kızına borçluyum ben. dile inizi yerine getirdi im için sevinçliyim. Genç kız. bu de i iklik kar ısında korkuya dü tü. gülümsemeye devam ederken: . dedi. Bir dakika geçmeden kapılar açıldı. Sonra. düpedüz ahlaksız ve zararlı bir insan oldu u için katıldı düzmeceye! Marya vanovna: . eli aya ına dola tı: . Çariçe'nin Marya vanovna'yı tek ba ına ve üstünde hangi kıyafet varsa. Marya vanovna. Gelecekteki kayınbabanıza yazdı ım bu mektubu kendi elinizle götürmek zahmetine katlanın. Sonra semaveri getirdi. onun jüponlu sarı fistanını mı istesek? Bunun üzerine u ak. Mektubunuza gelecek yanıtı çok beklemeyece inizi umarım. Kapılar ardına kadar açılıyordu önünde. Sonunda. Dönü ünü sabırsızlıkla bekleyen Anna Vlasyevna. geli ini bildirmek üzere Marya vanovna'yı yalnız bırakıp içeri girdi.Ha.Verdi im sözü tutabildi im.. Ni anlınızın suçsuzlu una kesinlikle inanıyorum. Ba ına ne geldiyse. Ebeye haber gönderip. okuyucunun bildi i her eyi bir çırpıda anlatıverdi. Ev sahibesi. Genç kız. bu yol kıyafetiyle gidemezsiniz saraya. Marya vanovna titreyerek tırmandı basamakları. yüre i iddetle çarpıyor. dedi. iki kanatlı. alınyazımızın belli oldu unu hissediyor. umutla dolu. Marya vanovna aynı saray arabasıyla ayrıldı saraydan. Çariçe'nin tuvalet odasına girdi. duracakmı gibi oluyordu. Pyotr Andreyiç Grinyov'un notları burada kesiliyor. bir soru ya muruna tuttu genç kızı.Nerede kalıyorsunuz? diye sordu. Kadın ilgiyle dinledi onu. Biliyorum. Yoksa ben de mi gelsem sizinle? Hiç de ilse bir iki pot kırmanızı önlerim. dedi. Genç kız titreyen bir elle aldı mektubu ve gözya ları içinde Çariçe'nin ayaklarına kapandı. Kadın kıpkırmızı kesilerek . Aile arasında anlatılanlardan. Bunu söyleyip kalktı. kısa bir süre önce öylesine içtenlikle açıldı ı kadını tanıdı. . vallahi gerçek de il! Ben her eyi biliyorum.Ah. Pugaçev'in idamında bulundu unu. Onun her hareketini göz ucuyla izleyen Marya vanovna. Onun bu bellek güçsüzlü ü Anna Vlasyevna'nın pek ho una gitmemi ti ama. tuvalet masasının önünde oturuyordu. Anna Vlasyevna a ırdı. güçlükle durabiliyordu ayakları üzerinde. Çariçe kaldırdı onu. basamakların önünde bir saray arabası durdu ve içeri giren bir saray u a ı Mironov'un kızının Çariçe tarafından saraya ça rıldı ını bildirdi. Sonbaharda. öylece istedi ini bildirdi. gitmesine izin verdi. Bunu söyleyerek bir mektup uzattı Marya vanovna'ya. Kadın so uk bir tavırla: . Çariçe. A açlı bir yoldan yürüyüp gitti. Çünkü toylu undan. gerçek de il bu! diye ba ırdı. kapalı bir kapının önünde durdular. Sonra: . Bu ba . Çariçe'nin onu ba ı laması söz konusu olamaz. Ho çakalın. dualarıyla u urlanarak saraya yollandı. sabahın erken saatlerinde yapılan böyle bir gezintinin genç kız sa lı ına zararlı oldu unu söyledi. Marya vanovna üstünkörü kar ılıklar verdi. Birkaç dakika sonra araba sarayın kapısında durdu. Bunlar. Anna Vlasyevna'da kaldı ını ö renince: . Yüce Çariçe. ya da saflı ından de il. Marya vanovna'yı görünce saygıyla yol açtılar. tam fincanlara çay doldurup saraya ili kin bitmez tükenmez hikâyelerine ba lamak üzereyken. 1774 yılı sonunda özel bir buyrukla hapisten kurtuldu unu. Çariçe zavallı yetim kıza daha pek çok ok ayıcı söz söyledikten sonra.Dile iniz Grinyov'la ilgili öyle mi? dedi. dizlerinin ba ı çözülüyor. haydudun kalabalık arasında onu tanıyarak ba ıyla selamladı ını ö reniyoruz. Kar ıla mamızdan kimseye söz etmeyin. Çariçe tatlı bir gülümsemeyle döndü ve Marya vanovna. Çariçe'yle yüz yüze gelece ini dü ündükçe.

Bu. kinci Katerina'nın kendi eliyle Pyotr Andreyiç'in babasına yazdı ı. camlı. yüzba ı Mironov'un kızının da zekâsını. Çocukları. Pyotr Andreyiç Grinyov'un anılarını. Yazarın akrabalarının izniyle. ***'den otuz verst ötede. Yalnız. Bey evlerinden birinin duvarında. her bölümün ba ına uygun bir yazıt bulduk. bir de bazı özel adları de i tirmeye cesaret ettik.Pyotr Andreyiç kısa bir süre sonra Marya vanovna'yla evlenmi . dedesinin hikâye etti i zamanla ilgili bir i üzerinde çalı tı ımızı ö renen bir torunu vermi ti bize. on derebeyinin ortak malı olan bir köy vardır. bunları oldu u gibi yayımlamaya karar verdik. ahlakını öven mektuptur. 19 Ekim 1836 Yayımcı . ona o lunun suçsuzlu unu bildiren. Simbirsk ilinde bolluk içinde ya ıyorlar imdi. çerçeveli bir mektup asılıdır.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->