DÜNYA KLAS KLER D Z S : 8 YÜZBA ININ KIZI Yayına hazırlayan: Egemen Berköz Dizgi: Yenigün Haber Ajansı Basın

ve Yayıncılık A. . Baskı: Ça da Matbaacılık Yayıncılık Ltd. ti. A ustos 1998 ALEKSANDR PU K N YÜZBA ININ KIZI Ataol Behramo lu tarafından Rusça aslından çevrilmi tir. C Cumhuriyetimizin 75. yılı co kusuyla... Hümanizma ruhunu anlama ve duymada ilk a ama, insan varlı ının en somut anlatımı olan sanat yapıtlarının benimsenmesidir. Sanat dalları içinde edebiyat, bu anlatımın dü ünce ö eleri en zengin olanıdır. Bunun içindir ki bir ulusun, di er ulusların edebiyatlarını kendi dilinde, daha do rusu kendi dü üncesinde yinelemesi; zekâ ve anlama gücünü o yapıtlar oranında artırması, canlandırması ve yeniden yaratması demektir. te çeviri etkinli ini, biz, bu bakımdan önemli ve uygarlık davamız için etkili saymaktayız. Zekâsının her yüzünü bu türlü yapıtların her türlüsüne döndürebilmi uluslarda dü üncenin en silinmez aracı olan yazı ve onun mimarisi demek olan edebiyatın, bütün kitlenin ruhuna kadar i leyen ve sinen bir etkisi vardır. Bu etkinin birey ve toplum üzerinde aynı olması, zamanda ve mekânda bütün sınırları delip a acak bir sa lamlık ve yaygınlı ı gösterir. Hangi ulusun kitaplı ı bu yönde zenginse o ulus, uygarlık dünyasında daha yüksek bir dü ünce düzeyinde demektir. Bu bakımdan çeviri etkinli ini sistemli ve dikkatli bir biçimde yönetmek, onun geni lemesine, ilerlemesine hizmet etmektir. Bu yolda bilgi ve emeklerini esirgemeyen Türk aydınlarına ükran duyuyorum. Onların çabalarıyla be yıl içinde, hiç de ilse, devlet eliyle yüz ciltlik, özel giri imlerin çabası ve yine devletin yardımıyla, onun dört be katı büyük olmak üzere zengin bir çeviri kitaplı ımız olacaktır. Özellikle Türk dilinin bu emeklerden elde edece i büyük yararı dü ünüp de imdiden çeviri etkinli ine yakın ilgi ve sevgi duymamak, hiçbir Türk okurunun elinde de ildir. 23 Haziran 1941. Milli E itim Bakanı Hasan Âli Yücel SUNU Cumhuriyet'le ba layan Türk Aydınlanma Devrimi'nde, dünya klasiklerinin Hasan Âli Yücel öncülü ünde dilimize çevrilmesinin, ku kusuz önemli payı vardır. Cumhuriyet gazetesi olarak, Cumhuriyetimizin 75. yılında, bu etkinli i yineleyerek, Türk okuruna bir "Aydınlanma Kitaplı ı'' kazandırmak istedik. Bu çerçevede, 1940'lı yıllardan ba layarak Milli E itim Bakanlı ı'nca yayınlanan dünya klasiklerinin en önemlilerini yayınlıyoruz. Cumhuriyet ÖYKÜ VE ROMAN YAZARI OLARAK ALEKSANDR PU K N Aleksandr Pu kin her eyden önce ozandır.Rus ve dünya yazınına, aralarında ''Ruslan ile Ludmila'', ''Çingeneler'', ''Bahçesaray Çe mesi'', ''Kafkas Tutsa ı'', ''Yevgeni One in'' gibi anlatı- iirler de bulunan ölümsüz bir iir mirası bırakmı tır. Fakat onun ''Byelkin'in Hikâyeleri'', ''Dubrovski'', ''Yüzba ının Kızı'' vb. öykü ve romanları da iir türündeki yapıtlarından daha az ünlü de ildir. Hatta, iir çevirisinin özel güçlükleri nedeniyle, kendi ülkesi dı ında iirlerinden çok, öykü ve romanlarıyla tanındı ı söylenebilir. 1799'da, zengin ve aydın bir ailenin çocu u olarak Moskova'da do du. Zamanın soylu aile çocuklarının tümü gibi, ilkö renimini Fransızca gördü. Yine çocukluk yıllarında Yunan-Latin klasiklerini, Voltaire, Rousseau gibi özgürlükçü, aydınlanmacı Fransız yazarlarını okuma olana ı buldu. Bir Rus köylü kadını olan dadısından da, Rusça’yı, Rus halk masallarını ö rendi. Pu kin öncesi Rus yazınının ana yöneli leri, romantizm ve klasizm akımlarıydı. Bunlar da daha çok Batı yazınlarının etkisi altında do mu lar, ulusal temele yeterince oturmamı lardı. Pu kin, Batı kültürü ve özgürlükçü dü ünceyle Rus halk duyarlı ını kayna tırdı ı yapıtlarında, Rus yazın dilini gerek sözcük da arı, gerekse tümce yapısı ve anlatım özellikleri bakımından arındırmı ve zenginle tirmi , bu dile ça da ve

ulusal bir yapı kazandırmı , yapıtlarında ilk kez Rus toplumunun halksal özelliklerini yansıtan tipler yaratmakla Rus yazınında ulusal ve gerçekçi çı ırın öncüsü olmu tur. Pu kin sonrası 19. yüzyıl Rus yazınının bütün büyük yazarları onun yapıtlarıyla beslenerek yeti mi lerdir. Pu kin'in anlatı türünde ilk yapıtı, 1827 yılında yazmaya ba ladı ı ''Büyük Petro'nun Arabı''dır. Bu özya amsal-tarihsel roman denemesi tamamlanmamı olmasına kar ın, sa lam kurulu u, yalın anlatımı, ki ilerin gerçekçi betimleni leriyle göze çarpar. Pu kin öncesi Rus yazınında anlatı dili iir dilinden henüz tam olarak ayrılmamı tı. ''Büyük Petro'nun Arabı'' bu ayrımın olu masında önemli bir adım olmu tur. 1830 yılının ürünü olan ''Byelkin'in Hikâyeleri'' süssüz, yalın bir üslupla yazılmı , gerçekçi, özlü sanat ürünleridir. Bu öykülerde Pu kin, halk insanlarını büyük bir yalınlık, gerçekçilik ve ustalıkla çizmi tir. ''Menzil Bekçisi'' öyküsünde bekçi ve kızı, ''Tabutçu''da tabut yapımcısı ve kızları, ''Köylü Genç Bayan''da hizmetçi kızlar, u aklar, sevecen bir alaycılık ve duyguyla çizilmi bütün bu tipler, gerçekçi Rus yazınına örnek olu turmu lar; Dostoyevski, Nekrasov, Tolstoy, Çehov vb. daha sonraki dönemlerin birçok büyük yazarı için tükenmez esin kaynakları olmu lardı. Bütün bu öyküler ince bir alay, zekâ, yalın ve en bir insan sevgisiyle örülüdür. Yine 1830 yılı ürünü olan ''Goryuhino Köyü Tarihi'', toplumcu gülmecenin, parodinin gerçekçi yazında güçlü bir örne idir. 1832-33 yıllarının ürünü olan ''Dubrovski'' adlı romanı, yukarda söz edilen yapıtlarının ortak özelliklerini ta ır. Yalın, akıcı anlatımıyla ''Byelkin'in Hikâyeleri''ne yakındır. Bu anlamda, ''Büyük Petro'nun Arabı''na göre, Pu kin'in romancılı ında ileriye do ru önemli bir adımdır. Kurgusu da çok daha i lek ve sa lamdır. Haydut olmak zorunda kalan soylu ki i, romantik edebiyatın bilinen bir kahramanıdır. Pu kin, ''Dubrovski''de, bu romantik kahramanı ve çevresinde geli en olayları, yine romantik renkler ta ımakla birlikte, halksal, ulusal, gerçekçi bir temele oturtmayı ba armı tır. Romanda dönemin Rus derebeylik düzeni ve ona u aklık eden bürokrasiyle acımasızca alay edilmekte, Kirila Petroviç tipinin çevresinde Rus derebeylik düzeni, günlük ya am özellikleriyle, sevecenlikten de yoksun olmayan ince bir alaycılıkla sergilenmektedir. Bu bakımdan ''Dubrovski'', Gogol'un bazı ilk dönem yapıtlarıyla da ortak özellikler ta ır. Pu kin'in Rus halk tiplerine, onların ya amlarına, konu malarına, göreneklerine duydu u (bu kez alaycılıktan yoksun olmayan) ilgi ve sevgi, ''Byelkin'in Hikâyeleri''nde ve daha sonraki ''Yüzba ının Kızı''nda oldu u gibi, ''Dubrovski'de de büyük yazarın ba lıca özelliklerindendir. Yine ''Dubrovski''de, romantik a k öyküsü çevresinde, Pu kin'i çok ilgilendirmi olan ''halk ayaklanması'' konusu ilk kez yansımaktadır. Sonradan, 17. yüzyıl Rus köylü ayaklanması ve ayaklanmanın ünlü önderi Pugaçev konusunda ''Pugaçev Ayaklanması Tarihi'' adlı bir inceleme de yazacak olan Pu kin, ''Boris Godunov'' adlı tragedyasında ve ''Yüzba ının Kızı'' romanında da bu konuyu i lemektedir. ''Dubrovski''yi, konunun romantik örgüsüne kar ın, acımasız, baskıcı bir yönetime kar ı bir halk ayaklanmasını konu alı ıyla, yazıldı ı dönem bakımından, oldukça gözüpek bir yapıt saymak gerekir. Yine aynı dönemin ürünlerinden ''Maça Kızı''nda, hedef bu kez Petersburg sosyetesidir. ''Maça Kızı''nı bir fantezi, traji-komik bir öykü olarak görmek olası. Fakat öykünün kahramanı Hermann konusunda Dostoyevski'nin de erlendirmesi, bu anlatıyı biraz daha derinli ine irdelemede ı ık tutucu olabilir. öyle niteliyor Dostoyevski, ''Maça Kızı''nın kahramanını: ''...muazzam bir ki ilik, Petersburg döneminin (Pu kin'in Petersburg dönemi ürünlerinin / A.B.) alı ılmadık bir tipi... Onda bir Napolyon profili ve bir iblis ruhu var...'' Dostoyevski'nin bu de erlendirmesinden yola çıkarak, Hermann'ı, Raskolnikov'un (Dostoyevski'nin ünlü kahramanının) hazırlayıcısı, bir ön örne i olarak da görebiliriz... Hermann tipinin Gonçarov'un ''Oblomov''undaki Stolts tipiyle yakınlı ı da, Pu kin'in ''Maça Kızı''nda ''Rusya'nın yeni, kapitalist döneme giri ini'' incelikle yansıttı ı konusundaki yargılara bir kanıt sayılabilir. ''Mısır Geceleri'' yine yüksek sosyete çevrelerine yönelik acı bir alaydır. Modern anlatım ve kurgu özellikleri ta ıyan öyküsünde Pu kin, dönemin resmi yazın çevrelerine ve baskıcı yönetime kar ı, sanatın özgürlü ü konusunda dü üncesini ustaca yansıtmaktadır: ''Çünkü yasak tanımaz rüzgâr, Zincir vurulmaz kartala, genç kız kalbine, air de öyledir i te çinden geldi i gibi ya ar...'' ''Mısır Geceleri''nde, Pu kin, romantik esinlenme anlayı ına kar ı, sanatı bir ustalık, bir beceri olarak gören kendi gerçekçi anlayı ını da yine ustaca ortaya koymaktadır... ''Roslavlev'', Napolyon'un Rusya seferi sırasındaki Rus yüksek sosyetesini incelikle ele tiren bir küçük anlatıdır. Yine de, bu birkaç sayfalık anlatının, ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u etkilemi oldu u söylenebilir... Anlatının kahramanı genç kız, Pu kin'in pek çok yapıtının kahramanları gibi, o dönem ve daha sonraki gerçekçi, ulusal Rus yazınının ilk örnek tiplerinden biridir. Yurtdı ına yolculuk, Pu kin'in büyük bir özlemiydi. Yazık ki bu özlem gerçekle emedi. Baskıcı çarlık yönetimi yurtdı ına çıkı izni vermedi ona. 1829 yılında, Osmanlı-Rus sava ı sırasında Rus ordusuyla birlikte yola çıkı ı, bu yurtdı ı yolculu u özlemiyle ilgilidir. Bu yolculu un izlenimlerini yansıtan (1836'da yayınlanan)

''Erzurum Yolculu u''nda belirtti i gibi, ayak bastı ı yabancı topraklar Rus ordusunca ele geçirilmi yerler oldu u için, yine de yabancı bir ülkeye ayak basmı olmuyordu... ''Erzurum Yolculu u'' Pu kin'in çok yönlü zekâsının, kültürünün ı ıltılarıyla parlayan bir yapıttır. Kafkas do ası betimlerinin, yıllar sonra, bir ba ka büyük yazarı, Maksim Gorki'yi etkilemi oldu u rahatça söylenebilir. Sava alanı betimlerinin ise, ''Sivastopol''da ve hatta ''Sava ve Barı ''ta Lev Tolstoy'u derinli ine etkilemi oldu u açıklıkla görülebilmektedir. Sava alanı betimlerinde, dönemin siyasal ko ullarının çok ötesinde, insancıl bir yakla ımı var Pu kin'in: ''Yolda yanlamasına uzanmı yatan genç bir Türk'ün cesedi önünde durdum. 18 ya larında bir delikanlıydı bu. Bir kızınkini andıran solgun yüzü henüz tazeli ini yitirmemi ti. Sarı ı tozlar içinde yatıyordu. Tıra lı ensesinde bir kur un yarası vardı...'' Bu tümceler, bütün tarih kitaplarından çok daha belirgin ve elle tutulurcasına gözlerimizin önünde canlandırmaktadır bir sava alanı görüntüsünü... Pu kin anlatı alanında ba yapıtı olan ''Yüzba ının Kızı''nı da 1836 yılında tamamlayıp yayınladı. Gogol bu romanla ilgili olarak öyle demektedir: ''Yüzba ının Kızı ile kar ıla tırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikâyelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumu aklık öyle bir yüksekli e ula ıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmi gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karı ıklı ı, sıradan insanların o alçak gönüllü büyüklü ü. Bütün bunlar yalnızca gerçek de il, onu da a an bir ey.'' ''Yüzba ının Kızı'' yazılmasaydı, Tolstoy'un ''Sava ve Barı ''ının da yazılmamı olaca ı görü ü ileri sürülmektedir. Gerçekten de, sava ın abartılmadan, bütün yalınlı ı ve karma ıklı ı içinde anlatılması, roman kahramanlarının gerçek ya amdan kopuk, sava tan ba ka bir ey dü ünmeyen yapay ki iler olarak de il de, kendilerine özgü ya amları ve aile ya antılarıyla birlikte verilmi olmaları bakımından, bu iki roman arasında bir yakınlık vardır. Ba ımsız, özgürlükçü ki ili i ve dönemin ilerici okur yı ınları arasında geni yaygınlık kazanan yapıtları nedeniyle monar i yönetiminin sürekli baskıları altında ya ayan Aleksandr Pu kin 1837 yılında komploya çok benzeyen bir düello sonucunda ya amını yitirdi inde henüz 38 ya ındaydı. Fakat yapıtlarıyla çoktan ölümsüzlü e ula mı tı. Ataol Behramo lu Ocak 1990 YÜZBA ININ KIZI 1836 1 B R MUHAFIZ B RL ÇAVU U

- Yarın bir muhafız birli inde bir yüzba ı olabilirdi. - Nene gerek, bırak orduda çalı sın. - Çok do ru! Varsın sürünsün... ............................... - Peki, babası kim onun? Knyajnin Babam Andrey Petroviç Grinyov, gençli inde Kont Münnich'in emrinde çalı mı 17** yılında kıdemli binba ı rütbesiyle emekliye ayrılmı . O günden bu yana, kendi malı olan Simbirsk köyünde ya ıyordu. annem Avdotya Vasilyevna Y. de, oralı, yoksul fakat soylu bir ailenin kızıydı. Babamla Simbirsk'te evlenmi ler. Biz aslında dokuz karde mi iz. Fakat karde lerimin hepsi de bebekken ölmü ler. Ben daha annemin karnındayken, yakın aile dostlarımızdan muhafız birli i binba ısı B.'nin yardımıyla Semenovski alayına çavu yazılmı ım. E er umutlar bo a çıkıp, annem kız do uracak olsaymı , babam dünyaya gelmeyen çavu un ölümünü gerekli yere bildirecek, i de böylece kapanacakmı . Ö renimimi tamamlayıncaya kadar izinli sayılıyordum. O zamanın e itim yöntemi imdikinden ba kaydı. Be ya ıma bastıktan sonra seyis Savelyiç'in eline verildim. Kendisi uyanık davranı larından ötürü lalalı ıma atanmı tı. Onun gözetimi altında yeti erek on iki ya ıma vardı ımda Rus gramerini iyice ö renmi , bir tazı yavrusunun nitelikleri üzerine yanılmadan konu abilecek duruma gelmi tim. Bu sırada babam, Monsieur Beaupré adında bir Fransız tuttu benim için. Kendisi çiftli in yıllık arap ve zeytinya ı ihtiyacıyla birlikte Moskova'dan ısmarlanmı tı. Fransız'ın geli i Savelyiç'in çok canını sıktı. Kendi kendine ''Çocu un ne eksi i var?'' diye homurdanıp duruyordu; ''Çok ükür yıkanması, taranması, beslenmesi yerinde. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin mösyösünü kirala! Bo u bo una para harca!..'' Beaupré'nin asıl mesle i berberlikmi . Sonra bir ara Prusya'da askerlik yapmı . Sonra da ne anlama

geldi ini pek kavramadan pour être outchel(*) kalkıp Prusya'ya gelmi . yi bir delikanlıydı. Fakat çok uçarı, çok derbederdi. En güçsüz yanı da kar ı cinse a ırı tutkusuydu. Bu yüzden sık sık tokatlanır, günlerce oflayıp puflardı artık. Ayrıca, kendi deyimiyle, i e dü manı bir adam de ildi. Yani, (Rusça söylersek) içkiye pek dü kündü. Fakat bizim evde arap sadece yemekten sonra, o da birer kadehçik verildi inden ve zavallı ö retmen her keresinde atlandı ından, Beaupré az sonra Rus likörüne alı tı. Sonra da mide için çok daha yararlı oldu unu ileri sürerek, onu kendi ülkesinin araplarına ye lemeye ba ladı. Hemen dost olmu tuk Fransız ö retmenle. Anla maya göre bana Fransızca, Almanca ve bütün bilimleri ö retmek zorundaydı ya, o bunun yerine benden ayak üstü çat pat Rusça ö renmeyi ye ledi. Sonra da herkes kendi i iyle u ra maya ba ladı artık. Aramızdan su sızmıyordu. Benim için ondan daha iyi bir ö retmen bulunamazdı. Fakat kader az sonra ayıracakmı bizi. Bakın nasıl oldu bu i . i man ve çopur bir kız olan çama ırcı Pala ka ile tek gözlü sı ırtmaç kız Akulka, bir gün anla mı lar, aynı anda annemin ayaklarına kapanıp i ledikleri büyük günahı itiraf etmi ler. Gözya ları içinde, toyluklarından yararlanarak kendilerini ba tan çıkaran mösyöden yakınmı lar. Bu gibi konularda akası olmayan annem durumu babama iletmekte gecikmemi tabii. Babam ceza verirken fazla dü ünüp ta ınan insanlardan de ildi. Hemen yanına ça ırtmı düzenci Fransız'ı. Mösyö'nün küçük beye ders vermekte oldu unu bildirmi ler. Babam da bunun üzerine kalkıp odama gelmi . Bu sırada Beaupré yata a uzanmı , mı ıl mı ıl uyuyordu. Size daha önce Moskova'dan benim için bir harita getirildi ini söylemi miydim? Hiçbir i e yaramadan duvarda asılı duran bu harita, kâ ıdının geni li i ve güzelli iyle çoktandır aklımı çeliyordu. Sonunda ondan uçurtma yapmaya karar vermi , Beaupré'nin de uykuda olmasından yararlanarak i e giri mi tim. Ben tam Ümit Burnu'na a aç kabuklarından bir kuyruk takarken babam içeri giriverdi. Yaptı ım co rafya alı tırmalarını görünce kula ımı çekti; sonra Beaupré'ye do ru ko tu, zavallı adamı sarsalayarak uyandırdı ve a zına ne gelirse söylemeye ba ladı. Neye u radı ını a ıran Beaupré kalkmaya çabalıyor, fakat bir türlü beceremiyordu bunu. Körkütük sarho tu çünkü. Daha ne olup bitti ini anlayamadan, babam adamca ızı yakasından tuttu u gibi yataktan kaldırdı, ite kaka kapı dı arı etti. hemen aynı gün de çiftlikten kovdu. Savelyiç'in keyfine diyecek yoktu tabii. E itimim böylece sona ermi oldu. Güvercin kovalayarak, u akların çocuklarıyla birdirbir oynayarak birkaç yıl daha geçirdim. Fakat on altı ya ımı bitirdi im yıl hayatım temelden de i ti. Bir sonbahar günü annem salonda reçel kaynatıyor, ben de onun yanında durmu fıkır fıkır kaynayan köpüklere bakarak yalanıyordum. Babam pencere önüne oturmu , her yıl hiç kaçırmadan aldı ı Saray Yıllı ı'nı okuyordu. Bu kitaba kar ı eksilmeyen bir ilgisi vardı. Her okuyu unda a ılacak kadar heyecanlanır, neredeyse kendinden geçerdi. Babamın huylarını, alı kanlıklarını ezbere bilen annem, zavallı kitabı her zaman elden geldi ince uzak bir yere soku turmaya çalı ır, böylece Saray Yıllı ı kimi kez aylarca gözüne çarpmazdı babamın. Fakat bir kere de kazara rastladı mı, saatlerce elinden bırakmazdı artık. Böylece babam arada bir omuzlarını silkerek, kendi kendine: ''Tümgeneral!.. Benim bölü üme kavu tu!.. ki ni an sahibi!.. Acaba onunla çoktan beri...'' diye bir eyler mırıldanarak yıllı ı okuyordu. Sonra divana fırlattı onu, dü ünceye daldı. Babam böyle dü ünmeye ba ladı mı hep bir kaygı alırdı beni. Nitekim bir süre sonra, ansızın anneme döndü: - Avdotya Vasilyevna, dedi, Petru a kaç ya ında imdi? Annem: - te, on yedisine bastı ya, dedi. Hani Nastasya Garasimovna halanın bir gözüne perde indi i yıl do duydu da, sonra... Babam: - Anla ıldı, diye kesti. Görev zamanı geldi demektir. Kız pe inde ko tu u, güvercinliklere tırmandı ı yeter artık. O lundan hemen ayrılmak dü üncesi anneme o kadar dokundu ki, elindeki ka ık, tencereye dü üverdi. Yüzü gözya larıyla ıslandı. Buna kar ılık ben duydu um heyecanı anlatamam. Orduya katılmak dü üncesi kafamda özgürlük ve Petersburg hayatının mutluluklarına ili kin hayallerle birle iyordu. Kendimi bir muhafız birli inde subay olarak göz önüne getiriyordum. Bana göre, bir insanın elde edebilece i en yüksek an buydu. Babam tasarılarını de i tirmekten de, ertelemekten de ho lanmazdı. Yola çıkaca ım gün kararla tırıldı. Bir gün önce, emrine girece im komutana mektup yazaca ını söyleyerek kâ ıt kalem istedi benden. Annem: - Prens B.'ye benden de selam yazmayı unutma Andrey Petroviç, dedi. Petru a'yı kanatları altına alaca ını umarım. Babam ka larını çatarak: - Neler saçmalıyorsun! diye kar ılık verdi. Prens B.'ye mektup yazan kim? - Az önce Petru a'nın komutanına mektup yazmak istedi ini söyleyen sen de il miydin? - Ee, ne olmu ? - yi ya, Petru a'nın komutanı Prens B. de il miydi? Onu Semyonovsk alayına yazdırmı tık ya.

- Yazdırmı tık! Fakat ne çıkar bundan? Petru a, Petersburg'a gitmiyor. orada bo yere para harcamaktan, çapkınlıktan ba ka ne ö renecek? Yok; bırak orduda çalı sın, burnunu sürtsün, barut koklasın da, züppe de il asker olsun. Hıh. Muhafız Birli i'ne yazdırmı ız da! Nüfus kâ ıdı nerede bunun? Al getir. Annem nüfus kâ ıdımı, vaftiz gömle imle birlikte sakladı ı kutudan çıkarıp getirdi, titreyen bir elle uzattı babama. Babam inceden inceye okudu onu, sonra kar ısına, masaya koydu, mektuba ba ladı. Meraktan içim içime sı mıyordu. Petersburg'a de ilse nereye gönderiyorlardı beni. gözlerimi babamın a ır aksak i leyen kaleminden ayıramıyordum. Sonunda mektubu bitirdi, onu, nüfus kâ ıdımla birlikte bir zarfa koydu, mühürledi, gözlüklerini çıkardı ve yanına ça ırdı beni. - te eski arkada ım, dostum Andrey Karloviç R.'ye yazdı ım mektup, dedi. Orenburg'a onun emrine girmeye gidiyorsun. Ba ımdan bir kazan kaynar su döküldü sandım. Bütün umutlarım bir anda tuzla buz olmu tu. Petersburg dü leri kurarken, demek ıssız, tenha bir ülkenin can sıkıntıları bekliyormu beni. Bir dakika önce içimi, co kuyla dolduran çalı ma dü üncesi imdi a ır bir yük gibi sırtıma çökmü tü. Fakat yapacak bir ey de yoktu. Ertesi gün basamakların önüne çekilen yol arabasına bavulum, çay takımlarımın bulundu u sandık, sıcak ev hayatımın son izleri olan çörekler ve böreklerle dolu çıkınlar yerle tirildi. Annemle babam u urlamaya çıktılar beni. Babam: - Yolun açık olsun Pyotr, dedi. Edece in yemini tut, do rulukla çalı . Komutanlarını dinle. Aferin pe inde ko up kendini pek fazla yıpratma, ama çalı maktan da kaçma. Ve u ata sözünü hiç çıkarma aklından: ''Elbiseni yeniyken, erefini gençken koru.'' Annem gözya ları içinde kendime iyi bakmamı ö ütledi. Savelyiç'ten çocu una göz kulak olmasını istedi. Sırtıma tav an kürkü bir gocuk, onun üstüne de tilki derisinden bir yelek giydirdiler. Savelyiç'le birlikte arabaya oturdum, gözya ları içinde u urlandım. Aynı gece Simbirsk'e vardım. Gerekli öteberiyi satın almak için burada bir gün kalmak zorundaydım. Savelyiç görevlendirilmi ti satın alma i iyle. Bir hana indik. Savelyiç sabahleyin dükkânları dola maya çıktı. Ben pencereden pis bir ara soka a bakmaktan bıkıp hanın içinde dola maya ba ladım. Bilardo salonuna girdi imde otuz be ya larında, uzun boylu, kara kaytan bıyıklı bir bay gördüm orada. Sırtında bir sabahlık, elinde bilardo sopası vardı. Di lerinin arasına bir a ızlık sıkı tırmı tı. Oyun arkada ı olan markacı, kazandı ında bir kadeh votka içiyor, kaybedince bilardo masasının altında dört ayak olup sürünüyordu. Onları seyretmeye koyuldum. Oyun uzadıkça markacı daha sık görünmeye ba ladı. Öyle ki sonunda bilardo masasının altından çıkmaz oldu. Kaytan bıyıklı bay, fatiha okur gibi birkaç küfür salladı ona, sonra bana dönerek birlikte bir parti yapmamızı önerdi. Bilardo oynamayı bilmedi imi söyleyerek reddettim bu öneriyi. Besbelli çok a ırmı tı. Neredeyse acıyarak süzdü beni. Ama yine de laflamaya ba ladık. Adı van vanoviç Zurin'mi . *** Muhafız Alayında komutanmı . Simbirsk askerlik ubesine geldi inden bu handa kalıyormu imdi. Yakında meslekta olaca ımızı ö renen Zurin, Tanrı ne verdiyse askerce bir yeme e ça ırdı beni. Sevinerek kabul ettim. Masaya oturduk. Arkada ım çok içiyor, artık bu ordunun geleneklerine alı mam gerekti ini söyleyerek benim kadehimi de habire dolduruyordu. Anlattı ı askerlik fıkralarına katıla katıla gülüyordum. Masadan kalktı ımızda tam anlamıyla dost olmu tuk. Zurin beni bilardo ö renmeye ça ırdı. - Biz subaylar bu oyunu mutlaka ö renmeliyiz diyordu. Diyelim sefer sırasında bir ilçeye u radın. Haydi bakalım ne yapacaksın? Her zaman da Yahudi dövülmez ki! ster istemez bir hana gidip bilardo oynamaya ba larsın. Ee, bunun için de oynamayı bilmek gerekir! Aklım yatmı tı bu i e. Büyük bir istekle bilardo sopasını kavradım. Zurin beni yüksek sesle yüreklendiriyor, az zamanda gösterdi im ba arıya a ıp kalıyordu. Birkaç dersten sonra, hani kazanç için de il, ama hiç de ilse bo u bo una oynamamak için, parasına, sayısı bir kuru una oynamamızı önerdi. Dünyada parasız oyun oynamaktan daha berbat bir alı kanlık olamayaca ını söylüyordu. Bu öneriyi de kabul ettim. Zurin kendine punç istedi, bana da bunu bir kere denemem gerekti ini söyledi. Orduda çalı ırken mutlaka punç içmek gerekirmi . Punçsuz askerlik mi olurmu ! Dinledim onu. Bu arada oyunumuz sürüp gidiyordu. çkimi yudumladıkça gözüpekli im artıyordu. Toplarım ikide bir yan banttan dı arı fırlıyor, ben öfkeleniyor, kimbilir nasıl hesap tutan markacıyı paylıyor, gitgide büyütüyordum oyunu. Kısaca, ba ıbo bırakılan sersem bir çocuk nasıl davranırsa, tıpkı öyle davranıyordum. Bu arada zamanın nasıl geçti ini fark etmedim bile. Zurin bir ara saate baktı, bilardo topunu bıraktı. Yüz ruble yitirdi imi bildirdi bana. Bir parça a aladım. Param Savelyiç'teydi çünkü. Özür dilemeye giri tim. Zurin: - Rica ederim, diye sözümü kesti. Niçin kaygılanıyorsunuz? Ne zaman verirseniz olur. Haydi, Arinu ka'ya gidiyoruz imdi. Siz olsanız ne yapardınız? Günü nasıl uygunsuz ba ladıysam, öyle bitirdim. Ak am yeme ini Arinu ka'da yedik. Zurin habire kadehimi dolduruyor, askerli e alı mam gerekti ini tekrarlayıp duruyordu. Masadan kalktı ımızda, güçlükle ayakta durabiliyordum. Hana gece yarısı döndük. Savelyiç basamaklarda kar ıladı

Haylazlı ın sonunu görüyorsun i te Pyotr Andreyiç. ancak cevizine oynayabilirim. dedim. Bilmem ki ne içerler.Ne?! Ha? Niçin? diye sordu. Kime çektin acaba? Ne deden ayya tı. ama ben para vermeyece im. Fakat bir kere vaaza ba ladı mı Savelyiç'i susturmak olacak i de ildi. diye ba ırdı. Bir fincan çayla içeri giren Savelyiç beni dü üncelerimden ayırdı. canın bir ey yemek istemiyor.Efendici im. Zurin'in parası gönderildi. hem de i lerimin yürütücüsü olan Savelyiç'e dönerek çocu a yüz ruble vermesini emrettim.. Neye u radı ını a ıran Savelyiç ellerini çarptı. Kafan kazan gibi olmu . Bu önemli dakikada bu dikba lı ihtiyarın hakkından gelmezsem bir daha onun vesayetinden kurtulamayaca ımı dü ündüm ve yüzüne tepeden bir bakı fırlatarak: . güzel ülke Ey bilmedi im ülke! Ne kendi iste imle geldim sana Ne de soylu bir atın sırtında Beni. Paraya çok ihtiyacım var. Al i te sana ''je vu pri!'' Tövbe tövbe. Çay istemiyorum. Her zaman hizmetinde van Zurin'' Yapacak bir ey yoktu.Sus. htiyar a lamaya ba ladı. Acımı tım zavallı ihtiyara.bizi. Savelyiç a kınlıktan küçük dilini yutacaktı neredeyse. Elden geldi ince so ukkanlı olmaya çalı arak: . günün birinde bir daha görü ece imizi dü ünmeden. Sarho musun nesin.Ne duruyorsun. iyi ey ö retti it o lu it. . diye ba ırdım. dedim. Açtım ve u satırları okudum: ''Azizim Pyotr Andreyeviç. Titrek bir sesle: . Peki.. sen bilirsin. kim suçlu bundan? O mösyö alça ı! kide bir Antıpyevna'ya ko ar: ''Madam.Zırvayı bırak. ama daha önce beni yatır. Öyle de il mi? Bu sırada bir çocuk girdi içeri. bir gün önceki olayları sisler içinde anımsıyordum.. Onları oyunda yitirdim. Fakat artık çocuk olmadı ımı kanıtlamak. Ertesi gün uyandı ımda ba ım zonkluyor. hem çama ırcım. Ben sert bir sesle: . Öte yana döndüm: . A lamaklı bir sesle: . Nerede bu hallere dü tün? Ah. Kendi adamın yokmu gibi sen git elin gâvurunu lala diye kirala. ba ını sallayarak: . bu yi it delikanlıyı Gençli in ate i getirdi buraya Bir de ba ımdaki arap dumanları. Fakat efendici im. Ver u parayı. . böyle olur i te! Utanmı tım. Bilardo ö retmenimle vedala madan. sana ne oldu böyle? dedi. bizde o kadar para olmadı ını yaz o dolandırıcıya. dedim. Kekeleyerek: . Zurin'den geliyordu.ki gözüm Pyotr Andreyiç.Ben efendiyim. Yüz ruble! Aman Allah'ım! De ki annemle babam bana kumar oynamayı yasak ettiler. Beni kederden öldürmek mi istiyorsun? Gözümün bebe i! Dinle bu ihtiyarı. Paralar benimdir.Çık dı arı Savelyiç. moruk! diye ba ırdım. hem kasadarım. Ordudaki görevimi ciddiyetle benimseyi imin belirgin izlerini görünce inledi. Umursamaz bir tavır takındım. . aka etti ini. annene zaten söz yok.Haylazlı a pek erken ba ladın Pyotr Andreyiç. Gelip arabanın hazır oldu unu bildirdi. dün yitirdi in yüz rubleyi sana bu pusulayı getiren çocukla göndermeni rica ederim. sen de benim u a ımsın. Akıl verece ine sana söyleneni yap. dedi. .Borcun var ha. . yoksa ensenden tuttu um gibi kapı dı arı edece im seni. diye sertçe sözünü kestim. ne zaman borçlandın ona? Bu nasıl i ? Efendim. bir bardak tur u suyu içmek. yüzüme baktı. dedi. ya da bir kadeh likörle çakırkeyif olmak varken. Savelyiç beni bu u ursuz handan bir an önce çıkarma tela ındaydı. ne baban. do du undan beri kvastan (*) ba ka içki koymadı a zına. Git yat. dedi imi yapmaya gitti. içimde gizli bir sızı ve sessiz bir pi manlıkla Simbirsk'ten ayrıldım. Savelyiç gitgide daha çok a ırıyordu.Ona borcum var. özgürlü üme kavu mak istiyordum. 2 Ey uzak ülke. vodka'' deyip dururdu. je vu pri. Tanrım! Günahımız neydi? Ben söyleyecek söz bulamayıp: . öylece kalakaldı.. . Savelyiç iki gözü iki çe me. çünkü canım öyle istedi. Bana bir pusula uzattı.

. girer ba ın belaya. ah. Sonra yo unla arak yükseldi. Rüzgâr da gitgide iddetleniyordu bu arada. Savelyiç'le benim üzerimize lapa lapa kar ya ıyordu. Ba ımı arabadan çıkarıp baktım.Beyaz bozkırla açık gökten ba ka bir ey görmüyorum. U rama akrabaya. Yüzüme kırbaç gibi çarpan tipiden ba ka hiçbir ey görünmüyordu.. Tabii atalar sözünün dedi i çıktı. Tam ufuk çizgisinin orda küçük bir bulutçuk gördüm gerçekten de. fakat gözü hâlâ do udaydı. uraya baksanıza.. barı alım. Ben kendime kızıyorum. hendeklerle kesilen iç karartıcı bir bozkır uzanıyordu dört bir yanımdan. sabaha kadar yatıp uyusan kötü mü olurdu? Tipi diner. geni ledi.. Her yer karla örtülüydü. Tipi bastırmadan bir sonraki menzile ula aca ımızı umarak arabacıya elini daha çabuk tutmasını emrettim. Rüzgâr öyle bir kudurmu lukla uluyordu ki. Seni handa yalnız ba ına nasıl bıraktım! Ah. Arabacı: . Ama yapacak bir ey yoktu artık. yerinden inerken. O zamanın ölçülerine göre küçümsenemeyecek bir para yitirmi tim. . . Dört bir yanımız sisle kaplı.. u küçük buluta bakın. atlar yel gibi uçuyorlardı. çimde. fakat tipinin bulanık çevriminden ba ka bir ey seçemiyordum. lk bakı ta uzak bir tepecik sanılabilirdi. Haydi. ansızın lapa lapa ya maya ba ladı. arada bir titriyorlardı. . karlar döne döne havaya yükseliyordu. sonra apkasını çıkararak bana dönüp: . Nereye ko uyoruz böyle? Dü üne mi yeti eceksiniz? Savelyiç haklıydı. Onunla ne yapıp edip barı mak istiyor. handaki davranı ımın aptalca oldu unu istemeye istemeye itiraf ediyor. barı alım. Suçlu oldu umu kabul ediyorum. Savelyiç homurdanıyordu.Hey. iki gözüm Pyotr Andreyeviç! ( htiyar derin derin içini çekti). Arada bir ba ını sallıyor kendi kendine: ''Yüz ruble! Dile kolay!'' diye homurdanıyordu. Güne batmak üzereydi. Birçok yük arabasının nasıl kar altında kaldı ını biliyordum. Bütün suç bende. tipi!.Ah. yeter artık.. biz de yolumuza giderdik. Adam hayvanları dört nala kaldırdı. Dün haylazlık ettim. Atlar adım adım ilerliyorlardı. Atandı ım bölgeye yakla ıyordum. kumar oynadı ını duyarlarsa ne demezler? Zavallı Savelyiç'i avutmak için epeyce dil döktüm. geri dönmeyi ö ütlüyordu. arabanın çevresinde gitgide kalınla an bir tabaka halinde yükseliyordu. Arabacı çevrede dolanıyor. kızma artık. Yandık. lkin ince ince serpi tiren kar. Atlar ba larını öne e mi duruyor. Arabacı. Fakat rüzgâr pek iddetli görünmedi bana. . ne iz belli. htiyar. imdi efendilerimin yüzüne nasıl bakaca ım ben? Çocuklarının içki içti ini. of. Rüzgâr u ulduyor. Zaman zaman tepelerle. üzdüm seni. arabacının yanına oturmu tu.O niye? . Benden yana hiç bakmıyor. Az sonra da durdular. Savelyiç de arabacıdan yana çıkmı .Haydi Savelyiç. . . Fakat sonunda yatı tı.Hava bozmaya ba ladı da. Sabırsızlanarak: .Efendim emrederseniz geri dönelim! dedi. Ben adama sövüp saymaya ba lamı ken. fakat söze nereden ba layaca ımı bilmiyordum. una. O bölgenin tipileri üzerine önceden bir eyler i itmi li im vardı. Of. Uzaktan akrabam olur. efendim! diye seslendi. nasıl tozutuyor karları. sıcak bir çay içsen. ahmak kafa! eytana uydum. Bundan böyle daha akıllı davranaca ıma. Savelyiç ondan yana çıktı. Küçük bulut geni ledi. Hana dönsen. bulanık bir kar deniziyle örtülmü tü. Kar hep lapa lapa ya ıyor. Arabacı bunun bir tipiyi haber verdi ini açıkladı. Neden sonra: . Arabam dar bir yolda daha do rusu köylü kızaklarının açtı ı bir iz üzerinde ilerliyordu. seni dinleyece ime söz veriyorum. birden çevreye bakınmaya ba ladı. Savelyiç'in kar ısında bir suçluluk duyuyordum. Ansızın bir karaltı çarptı gözüme. Görmüyor musunuz ne oldu unu? (Kamçısıyla do uyu gösteriyordu). canlıydı sanırdınız.una. dedim. Kimbilir neredeyiz? Ne yol. u kayyımın karısına bir u rayayım dedim. Göz gözü görmez oldu. Rüzgâr gitgide iddetleniyor.Ya uraya. ko umları düzeltiyordu. yalnız atları dehlemek için açıyordu a zını. Bütün bunlar üzüyordu beni. Ben hiç de ilse bir ev ya da bir yol izi görürüm umuduyla dört bir yana bakınıyor. ne yapaca ını bilemedi inden. Gökyüzü bir anda kararmı .Nereye gideyim? diye kar ılık verdi.Niye gitmiyorsun! diye ba ırdım arabacıya.Eski bir türkü Yol boyunca dü ündüklerim hiç de ho eyler de ildi. beyaz bir duman oldu. büyüdü ve yava yava bütün gö ü kapladı. bundan böyle ona danı madan be para harcamayaca ıma söz verdim.Canım bu da dert mi? .Sen kimseye kulak asmadın ki efendim! diyordu. Baksanıza. Arabacı: .

Nereye geldik? .Tanrı biliyor ya efendim.Hey. Baktım. Dar. uçsuz bucaksız kar çölünde o yana.Çünkü rüzgâr duman kokusu getirdi bir ara. diye seslendim. annem basamaklarda beni bekliyor. baksana. Fırtınanın hâlâ kudurmu çasına uludu unu. Yatak odasına giriyoruz. iddeti azalmakla birlikte. kan birikintilerine bastıkça kayıyordu. ''Yava ''. Arabacı ho lanmamı tı bu i ten: . bana hâlâ peygamberce gelen bir dü tür bu. Bir teknenin bir fırtınalı denizde çalkalanmasına benziyordu bu. bu yana dola tı ımızı görüyordum. Arabadan indim.'' Ben hem deh et.. Gözlerimi ovu turarak sordum: . dedim.Öyle ya. Yanında üzgün yüzlü insanlar duran yata a do ru sessizce yakla ıyorum. diye kar ılık verdi köylü. diyordu. ama gerçekten de bir ey kımıldıyor orada. eve izinsiz dönü üme babamın kızaca ı. onlara kapılmanın yine de insan o luna özgü oldu unu biliyordur sanırım.'' Ben razı olmuyorum buna.Hana. ''baban ölüm dö e inde. dedi. Aya ım vücutlara takılıyor. ki dakika sonra kavu tuk. çok ükür köy uzakta de il. uyku öncesinin belirsiz görüntüleri içinde onlarla kayna tı ı bir ruh durumu vardır. Yanıma gel hayır duamı al. Çünkü bo inançlara kar ı ne kadar ku ku duyulursa duyulsun. oradaki karaltı nedir? Arabacı baktı. En iyisi burada durup beklemek. diye kar ılık verdi. Arabacıya hareket etmesini emrettim. diyor. .Niye sürecekmi im? Diye sordu. bana sı ın. Arabacı haklı göründü bana. Gençli in yerini dü lere bıraktı ı. içeri gir de ısın. a aç desem a aç de il. Atlar durmu tu. Tam o sırada uyandım. Haydi elini öp de hayır duası etsin sana. Fakat havayı görmüyor musun? Bir anda sapıtırız yolu. dedi.. Yakında köy var demektir bu. Kalk da ona hayır duası et. diye kar ılık verdi.Buraları bilirim. buraları bilir misin? Beni bir hana götürsene. Ben o durumdaydım i te. tipi hâlâ devam ediyordu. bizim yolcu. ama neye yarar? Ben: . gözlerimi hastaya dikiyorum. Senin hastalı ını ö renip geri dönmü .'' Deh et içinde ardına dü üyorum onun. Oda ölgün bir ı ıkla aydınlatılmı . köyün uzakta olmadı ını nereden anladın? . Tam kendimi Tanrı'ya emanet edip bozkırın ortasında gecelemeye karar vermi ken. kâh bir hende e giriyor. Duvarda bir tüfekle uzun bir Kazak kalpa ı asılıydı.. burada. Kar ımda oturan Savelyiç. uyuklamaya ba ladım.'' Ben diz üstü çöküyor. iyi adam! diye seslendi.. Kaygıyla indim arabadan. Büyük bir üzüntü içinde oldu u belli. . arabacı. Hancı kapıda kar ıladı bizi. Küçük bey. bunu belki de söz dinlemezlik sayaca ı oldu. usul usul ilerleyen araba beni be ik gibi sallarken. Bir köylüden ne diye hayır duası isteyeyim?'' Annem. Tanrının yardımıyla dosdo ru gelip duvara dayandık. Bir adamdı bu. Oda ölülerle dolu. haydi in. ''Ne demek oluyor bu?'' diyorum. çabuk ol.. kedi gibi bir sıçrayı ta arabacının yanına çıkıp oturdu: . seninle helalla mak istiyor. Atlar karlara bata çıka ilerlemeye ba ladılar. Okuyucu kınamasın beni. Araba kâh bir kar yı ınına saplanıyor. Bu i e akıl erdiremeyip anneme dönüyorum. ne de ko umlar senin. Korkunç köylü bu arada dostça sesleniyordu bana: ''Korkma. Arabacı: . bana da ne eyle bakıyor. fakat oldukça temiz bir odaya girdim. hem a kınlık içindeydim. Hava öyle karanlıktı ki. O da nesi? Babamın yerine kara sakallı bir köylü yatıyor yatakta. Adamın so ukkanlılı ı canlandırmı tı beni.Hey. Adamın bu açıksözlülü ü a ırtmı tı beni.Hey köylü! dedim. fakat bir türlü ko amıyorum. diyor: ''Bak Petru a geldi. Savelyiç kolumu çeki tiriyor: .. karı karı bilirim hem de. durmadan inliyordu. kürküme iyice büründüm. O zaman köylü yataktan atladı ı gibi belinden bir balta çekip dört bir yana saldırmaya ba lamıyor mu? Ko mak istiyorum. yol nerede? Nasıl olsa ne atlar.Hey. gök açılırda.. Annem cibinli i usulca kaldırıyor ve ''Andreyiç Petroviç''. araba desem araba de il. Hani. Karaltı da aynı anda kar ıdan bize do ru yöneldi.Yol. Ansızın bir kapı çıktı kar ıma ve çiftli imizin avlusuna girdik. gönlünün diledi ini yaparsın. ayaklarımın altında. Ömrüm boyunca unutamayaca ım bir dü görüyordum. bir bu yana sallanarak sessizce yol alıyordu. Yol nerede biliyor musun? Yolcu: . Aklıma ilk gelen ey. Kurt. Ete inin altında bir fener tutuyordu. Çok ükür. sarsıntıdan. Ben arabacıya oraya do ru hareket etmesini emrettim. hayvanları sa a çevir de sür. göz gözü görmüyordu. Bir çıra aydınlatıyordu burayı. Yolcu: . baktı.Geldik efendim. Belki tipi diner. ya da insandır belki de. Hasırdan kapı perdesini indirdim. Ondan sonra ba ıma gelecek olan tuhaf olaylarla birlikte anımsadı ımda. yıldızların ı ı ında yolu yitirmeden ilerleriz. sonra yerine oturarak: . ''Bu adam babam de il. her dakika benim iki yanıma yuvarlanacakmı gibi oluyor. ''Fark etmez Petru a!'' diye kar ılık veriyor: ''O senin babalı ındır (*). bir o yana. fırtınanın u ultusu kulaklarımda gitgide bir ninniye dönü tü.

papaz konuklu a gitti. Fakat sonradan 1772'de patlak veren ve bastırılan Yayık Kazanları ayaklanmasından söz edildi i sonucunu çıkardım. Sabahleyin oldukça geç bir saatte uyandı ımda. bir bilmeceyle kar ılık verdi: . yardımından ötürü te ekkür ettim ve Savelyiç'e dönerek. Dünkü ku kuları da tümüyle silindi kafasından. dedim. ya da oraların deyi iyle umet. Hancı yerde yatıyordu. Ömrümde hiçbir zaman canımın o denli çay istedi ini anımsamıyorum. madem elli kapik vermek istemiyorsun. Savelyiç küskün bir sesle: . Savelyiç sobanın yanına çekilmeye karar verdi. çok geçmeden kendimiz aç kalırız. diye bir ses geldi yukardan. yoksa satmaz mıyım. Niyeymi bu? Onu arabamızla hana getirdik diye mi? Efendim. dedi. yüzünü buru turdu: . . ste ini ho nutlukla yerine getirdim. kendir gagalıyordum. hâlâ canlı. Efendimiz lütfedip kürklerini bana veriyorlar.Vay. Bu kadar iddetli ayaz olaca ını sanmamı tım. tipi dinmi ti. Savelyiç kaygıyla kulak kabartmı tı köylüyle hancının konu masına. ü üdün mü? diye sordum. diye kar ılık verdi. bir ötekini ku kulu gözlerle süzüyordu.Hancı Yayık Kazaklarındandı. Paraların tümüyle onun denetiminde bulunaca ına söz vermi tim. dün meyhaneciye rehin bıraktım. Hancı yüklükten bir i eyle bir bardak çıkardı. Saçları çepeçevre kesilmi ti. dedi. emredin de bir bardak arap getirsinler. Bir onu. Durdu.Elli kapik bah i ! dedi. Sevimli. fakat bizim bol keseden harcayacak elli kapi imiz yok.Bostanda uçuyordum. Savelyiç'in tedirginli i pek e lendiriyordu beni. Sonra e ilerek selamladı beni. Ya mur ya arsa mantar biter. Yırtık bir kaftanla bir Tatar alvarı vardı üzerinde.Haydut. ta yanımdan geçti. Altmı ya larında kadar gösteren. Kılavuzu ça ırdım. Ee! Sizinkilerden ne haber? . istavroz çıkardı ve bir diki te yuvarladı arabı. eytanlar kilise mezarlı ında dola ıyor. fakat hileci bir anlatım vardı yüzünde. Pyotr Andreyiç.yi. Bu çapulcu konu masının ne anlama geldi ini bilemezdim o sırada. Bu arada geceyi geçirmek üzere sedire uzandım. emredileni yapmak dü er. Fakat öte yandan da canım sıkılmı tı. lgi çekici bir görünü ü vardı.Ya kılavuz nerede? diye sordum. Kılavuzumuzu bir fincan çay içmeye ça ırdım. Üstünde bir eyi yok. papazın karısı izin vermedi. bütün köylerden uzakta. suratını astı: . Tav an kürkü gocu u niçin verelim ona? t o lu it ilk meyhanede satıp parasıyla kafayı çeksin diye mi? Benim baldırı çıplak: . Benim tav an kürkü gocu umu ver ona. Çay kaynatmak için hancıdan ate istedi. dedi. Oca ın oradaki peykeye bakınca kara bir sakal ve bir çift parlak gözle kar ıla tım. Bu konuda tartı amazdım Savelyiç'le. Han. . öyleyse elbiselerimden birini çıkar onun için. ben de derin bir uykuya daldım. O sırada hancı kaynayan bir semaverle içeri girdi. Benim baldırı çıplak: .Ne olsun? Ak am duasında çan çalacaklardı. ri canlı gözleri fıldır fıldır dönüyordu. mantar bitince sepet de bulunur. Çay dolu fincanı uzattım. ne tartı tı ne de pazarlı a giri ti.Buradayım efendimiz.Sus amca! diye kar ı çıktı. yeniden peykeye döndü. Hancıya hesabı ödedim. ne yalan söyleyeyim. nine bir ta attı. sen Allah'tan korkmaz mısın. elli kapik bah i vermesini emrettim. Yeniden yola koyulmak da olanaksızdı.Efendimiz. Korucu dola ıyor. ona. insaf edin diye inledi. Savelyiç bile her zamankinin aksine.Ne o karde . Az sonra bütün odayı horultular doldurdu. göz kama tırıcı bir kar tabakasıyla örtülüydü. artık orası seni ilgilendirmez moruk. Biz Kazaklarda çay içmek gelene i yoktur. siz bilirsiniz. stifimi bozmadan: . htiyar. Bir haydut yuvasına pek benziyordu. adama yakla tı ve yüzünü görür görmez: . Savelyiç de ardım sıra yol sandı ını ta ıyıp getirdi. Hancı istenileni getirmeye gitti. Savelyiç: . Uçsuz bucaksız bozkır.Satıp parasıyla kafa mı çekerim. Güne parlıyordu. imdi sen (burada bir daha göz kırptı) baltanı ku a ına sok. Fakat yapacak bir ey yoktu. Adam öyle ölçülü bir ücret aldı ki bizden. Beni bir felaketten olmasa bile hiç de ilse çok tatsız bir durumdan kurtaran adama borcumu ödeyemiyordum. Kara sakalına yer yer kır dü mü tü. .nce bir kaftanın içinde ü ünmez olur mu? Gocu um vardı ya. Senin gibi bir u ak parçasına ise tartı mak de il. Pa a gönülleri böyle istiyor. Çocu un henüz iyiye kötüye akıl erdiremeyece ini görüyorsun. yine buradasın ha! Hangi rüzgâr attı? Kılavuzum anlamlı anlamlı göz kırptı. Atlar ko ulmu tu. dinç bir köylüydü bu. Savelyiç'e: . Efendimiz! Sa lı ınıza içiyorum! Bunu söyleyerek barda ı aldı.Babacı ım. ıssız bir yerde. Adam peykeden indi. bozkırın ortasındaydı. Herkese bah i verirsek. toylu undan yararlanıp onu soymak istiyorsun de il mi? Bey gocu u senin nene gerek? Kör .

..'' Bu ne seromoni canım? una bak.. Lalama: ... Ben elden geldi ince saf görünmeye çalı arak: ..... Diki lerin çatırtısını i iten Savelyiç. Tayınımızı yer.ben de Savelyiç'in üzüntüsüne aldırmayıp daha ileri do ru yola koyuldum. Uzun boylu. hiç utanmıyor! Evet. dürüst bir insandır. Bir delikanlı için ba ıbo luk iyi ey de ildir.'' Yok. yerlere kadar e ilerek: .. Generalin beni bir an önce garnizona postalamasının.Efendimiz.. o nerede? Ha.. dedi. dokunsalar a layacaktı.. fakat ya lılık yüzünden hafifçe kamburla mı bir adamdı bu. Konu masında iddetli bir Alman aksanı vardı.. pek ho nut kalmı tı arma anımdan. ''Aziz efendimiz unutmamı lardır.Hım. ve saire. Serseri..'' diye dü ündüm.'' Yeme i Andrey Karloviç ve ya lı yaveriyle birlikte yedim. dedi.. yani eti sizin kemi i benim demektir bu. ve saire..... ona bir parça dar gelmi ti do rusu.''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek. Ertesi gün veda ettim kendisine. Tanrı gönlüne göre versin. Babamın yazdı ı mektubu verdim.Rica ederim.. Fakat adam.. alabildi ine özgür bırakmak... Ama zaman yitirmemek için yarından tezi yok Belogorski kalesine gidiyorsun. Orenburg'a varınca do ru generale çıktım. Benim bedenim için bile küçük olan gocuk.'' yi. ve Karolinchen'e. baldırı çıpla ın teki! Bununla birlikte tav an kürkü gocuk da ortaya çıkmı tı. Kırgız bozkırlarının sınırında ıssız bir kaleye!. Az sonra da dünkü tipiyi. tav an kürkü gocu u unutmu tum bile. iyi. ''Ve.Evet azizim.olası. Savelyiç yine: ..... .. ''Eti sizin kemi i benim'' de ne demek? Bir halk deyimi olmalı. Beni arabaya kadar geçirdi. i te. ''Daha anamın karnındayken muhafız birli ine çavu yazılmam neye yaradı? Sonunda beni nerelere sürükledi bu? *** alayına. Anna Yoannovna (*) zamanının sava larını anımsatıyordu. diki yerlerini söke söke onu sırtına geçirmeyi ba ardı. diye inledi. ''Bu arada. nüfus kâ ıdımı bir yana ayırdı ve: ... te ekkür ederim. Merhum feld-mare al Munn. eti sizin kemi i benim ba ka bir anlama geliyor olmalı.. Bruder! (**) Demek hâlâ anımsıyor eski yaramazlıklarımızı: ''Gelelim asıl konuya.. Tav an kürkü gocuk daha yepyeni! Verdi in de bari bir adam olsa! Ayya ın. ''Seni eski bir arkada ın ve dostun olarak içtenlikle kucaklamama izin ver'' Ha! Hele ükür!. disipline alı acaksın.'' Ehe. ''Ve onu ba ı bo bırakmamak. çimden: '' ler gitgide sarpa sarıyor. Anlıyorum... ukalalı ı bırak.. ''Devletli Andrey Karloviç! Umarım ki aziz efendimiz.. dedim. Yüzba ı Mironov'un komutası altına gireceksin.. Andrey Petroviç'in delikanlılı ının üstünden ne kadar zaman geçti ki.. biraz da bekâr sofrasında fazladan bir konuk görmemek iste inden oldu unu sanıyorum. Orenburg'da kalman için bir neden yok. Babamın adını i itince bana öyle bir bakıp: . her eyin ba ı disiplin: ama eski bir kamerada (*) böyle mi yazar insan?.. 3 KALE Bizler bu kalenin erleriyiz. nüfus kâ ıdı. ''Semyonovsk alayına yazdırılması.. Babanın bütün istekleri yerine getirilecek. hepsi yapılacak.. Gocu u hemen buraya getir. dedi. soluk üniforması. Subay olarak alayına atanacaksın.Tanrım.Yüce Tanrım. arada bir dü üncelerini belirterek alçak sesle okumaya ba ladı. Köylü hemen oracıkta denemeye giri ti onu.. Orada gerekli e itimi görecek. böyle bir delikanlının babası olmu ! Ah zaman! Zaman! Sonra mektubu açtı.Tatlılıkla davranmak.. diye tekrarladı. ile.'' Hım. Gelirse amansız dü manlarımız Her zaman açıktır soframız Gülleyi koyduk mu topa yi bir ziyafet çekeriz onlara Bir asker türküsü . atandı ım yere do ru yola koyuldum. kılavuzumu... Mektubu okuyup bitirdi.'' Hım. yi. dedim.. seferde. incitmemek. Fakat bugün yeme e bende kalmanızı rica ederim. Eski. Uzun saçları tümden a armı tı.. Bana dönerek: .'' Hani.. Size benim çapkını. Masada Alman tutumlulu u hemen göze çarpıyordu. suyumuzu içeriz.. yili inizi ömrümce unutmayaca ım! O kendi yoluna gitti .

(bana dönerek sürdürdü sözlerini) sen de bu ıssız yere sürüldün diye hiç canını sıkma. çerçeveli bir subay diploması asılıydı duvarda. Ve bu sözle birlikte tam komutan sandı ım bir gözü kör subaya dönmek üzereyken. Rahip Gerasim'e konuklu a gitti. Delikanlının yol yorgunu oldu unu görüyorsun. vabrin Aleksey vaniç adam öldürdü ü için buraya gönderileli be yıl oldu. ba örtülü.çeri gir canca ızım.Ne istiyorsunuz anacı ım. eski bir top duruyordu kapıda.Hangi alayda görevli oldu unuzu sorabilir miyim. a aç kabu undan yapılma kanatları tembelce sarkan bir yel de irmeni vardı. Tek gözünü merakla üzerime diken ya lı subaycık: . Arabacıma: . Anacı ım. diye sordum.'' diye sözlerini sürdürmekteyken.Hani. Dar. canca ızım. Anasının kuzusu Belogorsk Kalesi Orenburg'dan kırk verst (*) ötedeydi.. Yorulmaz sorgucu: . Bir üste menle birlikte.van Kuzmiç evde yok. en küçük dengesizli imi katıksız hapisle cezalandırmaya hazır. sert.. O sırada çavu içeri girdi. Boylu poslu bir Kazak delikanlısıydı bu. Ho geldin. Otur iki gözüm. onun hemen yanında da ''Kistrin ve Oçakov'un ele geçirilmesi''ni. Buraya gelenlerin ne ilki. diye kar ılık verdi. kuleler ve toprak bir tabya görmek umuduyla dört bir yana bakındım. subay üniformalı tek gözlü bir ihtiyarın kollarına gerili örgüyü çözüyordu. gidip çavu u ça ırmasını emretti. beyaz bir kar tabakasıyla örtülü tekdüze kıyıların arasında hüzünle kararıyordu. Evin hemen yanında. Adam: . Sonra hizmetçi kıza seslendi. diye sordum. bizimkiler evde. i te geldik bile.. dedi. ve Aleksey vaniç üste meni öldürmü . görevinden ba ka bir ey dü ünmeyen. içimden boyuna tekrarlayıp durdu um söylevi kesti: . diye sordu. Çavu : . Ya lı bir asker bir masanın ba ına oturmu elindeki ye il üniformanın dirse ine mavi bir bez parçası yamıyordu.''Sanırım bir muhafız birli i subayına yakı mayacak davranı lardan ötürü. kale nerede. yüzba ının karısı: . diye kar ılık verdi. onun karısıyım ben. Buraya atandı ımı. Kılıçları da yanlarında. dedi. Emrine girece im yüzba ı Mironov'u gözümün önünde canlandırmaya çalı ıyor. e ri bü rü sokaklardan geçtik. Beyefendiyi temizce bir eve yerle tir.Kaleye çok var mı daha. dedi. Seninle mi u ra sın imdi. Kar ısında oturan. Onların ötesinde de Kırgız bozkırları uzayıp gidiyordu. a kın a kın: . Yüzba ının karısı: . safalar getirdin. Boz renkli dalgalar. sofa kapısını açtım. ev sahibesi. Garnizon hayatını hiç de çekici bulmuyordum. Kulübeler basıktı. Sabreden dervi muradına ermi . Oldukça hızlı yol alıyorduk. öfkeli bir ihtiyar olarak dü ünüyordum onu. yine ah ap bir kilise vardı. Bir yanda yarı yarıya karla örtülmü üç.te ya. Surlar.Maksimiç. Arabacıya beni komutana götürmesini emrettim. Ta lı ı geçtim. Yol. Eski bir zevkle dö enmi temiz bir odacı a girdim.. ba lamı lar vuru maya. öte yanda. ya da dört ot yı ını. Fakat kütüklerden yapılma bir çitle çevrili küçük bir köyden ba ka bir ey göremedim. Ya lı asker: . Sırtında yünlü bir fanila.Eski zaman insanları.. Arabacı küçük köyü göstererek: . ya lı bir kadın oturuyordu pencere kıyısında. Fakat ne fark eder anacı ım..Zırvayı bırak dedi. görüyor musun u i i. Kendilerini van Polejayev'in evine yerle tirsem nasıl . ço unun üzeri samanla örtülüydü. Söyledim: . Geli imi bildirmesini emrettim. dedi. Kö ede kapkacak dolabı duruyordu. görevim gere ince Bay Yüzba ı'yı görmeye geldi imi bildirdim. Kimse kar ıma çıkmadı. Ben üzüntülü dü üncelere gömülmü tüm. Yayık Irma ı'nın sarp kıyıları boyunca ilerliyordu.. Camlı. Dökme demirden. Az sonra yüksekçe bir yere kurulmu ah ap bir evce izin önünde durduk. Yaa! eytana uymu bir kere. hem de iki tanık önünde! Ne gelir elden? bir i tir olmu bir kere. ini bırakmadan: ..Muhafız birli inden buraya gönderili inin nedenini de sorabilir miyim? Komutanlı ın böyle uygun gördü ünü bildirdim.Ba üstüne Vasilisa Yegorovna..Yo. Sonra da haydi bakalım. Hava kararmaya ba lamı tı bu arada.. ne de sonuncususun sen. Irmak donmamı tı henüz. ayrıca ''Gelin seçme'' ve ''Kedinin gömülmesi'' olaylarını gösteren a aç basması tablolar göze çarpıyordu. kentin dı ına çıkmı lar. kollarını da do ru tut. diye kar ılık verdi ve aynı anda içeri girdik.

Ee. on sekiz ya larında toparlak yüzlü. bana dostça birkaç söz söyledi.olur? Yüzba ının karısı: . Tahta perdeyle ikiye ayrılmı . Az sonra yüzba ı tek gözlü ihtiyarla birlikte çıkageldi. genç bir subay girdi içeri. Kısa boylu. . Askerleri e itiyormu .Ee. van Kuzmiç: . Bu arada çorbayı getirdiler. dedi.. laf! Ne senin bir ey ö retti in var. Komutanın evine yakla ırken uzun saç örgüleri ve üç kö eli apkalarıyla yirmi kadar ya lı asker gördük alanda. atını bizim bostana salmı . dinç bir adam olan komutan. onu ça ırmak üzere Pala ka'yı ikinci kez gönderdi. diki e ba ladı. Dün ö rendim geli inizi. ırma ın yüksek kıyısına kurulmu bir kulübeye götürdü beni. Daha ilk görü te pek ho lanmadım bu kızdan. Genç kız bir kö eye çekildi. Kırk yıllık ahbapmı ız gibi senli benli davrandı bana. adamakıllı çirkin suratlı.Yüce tanrım. âmiri oldu umuzu da hiç unutmaz.. alınyazımın beni sürükleyip getirdi i bu ülkeyi. E itim kaçmaz nasıl olsa. Pala ka git yeme e ça ır beyefendiyi. bakalım kim haklı. Pyotr Andreyiç. Bir insan yüzü görmeyi öylesine özlemi tim ki. Açık kumral saçlarını. vabrin hiç de aptal bir insan de ildi. çevresini. Bana Fransızca: . Hüzün verici bir bozkır uzanıyordu göz alabildi ine. sonra yine i inin ba ına döndü. kim haksız. Vasilisa Yegorovna güler yüzle. Sen beyefendiyi. ba ında takke. sırtında bej renkli. Prohorov'la Ustinya'yı sorguya çek. Bizi görünce yanımıza yakla tı. ben daracık pencereden dı arıya bakmaya koyuldum. Etkili. Bir kocakarı. dedi. Kendisi de arkamızdan gelece ini vaadetti. Savelyiç bavulları açıp e yaları yerle tirirken. Bunun. ne de onların bir . pamuklu bir gecelik entariyle onların kar ısında duruyordu. yüzba ının kızı Ma a'nın tam bir aptal oldu unu söylemi ti çünkü. Çavu kalenin öbür ucunda. Karısı: . Öteki bölümü bana verdiler. Ma ka nerede? Tam bu sırada. Polejayev'in ba ı yeterince kalabalık zaten.. yeter artık diye kar ı çıktı. Vasilisa Yegorovna'yı bekletmememizi söyledi bize. düello nedeniyle muhafız birli inden çıkarılan subay oldu unu anladım. Burada bir süre ya adıktan sonra siz de anlayacaksınız bunu. parlak bir dille. Yüzba ının karısı: . Maksimiç.Çok ükür. dün komutanın evinin giri inde üniforma yamayan ya lı asker içeri girdi.Görev ba ında oldu umu biliyorsun Vasilisa Yegorovna. Kocası hâlâ gelmeyen Vasilisa Yegorovna. dolandırıcı herif. a zıma bir lokma koymadan yatmaya çekildim. Hiçbir ey yemiyor! Çocu u hasta dü erse hanımım bana ne der. vabrin de hemen benimle gelmeye karar verdi. haydi bakalım. Gençli im böyle bir yerde geçecekmi me er! çimi bir hüzün kapladı. adınız soyadınız neydi iki gözüm? Pyotr Andreyiç. diye tamamladı sözlerini. Önyargıyla bakıyordum ona. Ben onun anlattıklarına içtenlikle gülerken kapı açıldı. sen hâlâ görünürde yoksun. Yüzba ının karısı bir gözü kör subaya dönerek: . Peki. Maksimiç kalaca ınız eve götürecek sizi. diye kederle söylenip duruyordu. ilgi çekici bir konu ması vardı. Sonra bize hısım olur.Beyefendiye git. dedi. fakat son derece canlı bir delikanlıydı bu. Vasilisa Yegorovna'nın beni yeme e ça ırdı ını bildirdi. Hemen kayna tık. pencereden ayrıldım.Böyle damdan dü er gibi geldi im için özür dilerim. Yalnız onba ı Prohov bir tas sıcak su yüzünden Ustinya Negulina'yla hamamda dövü mü .Nedir bu anacı ım. gırtlak patlatmak için çok zamanı var daha. domuzlara sesleniyor. Kulübenin bir bölümünde Semyon Kuzov ailesi oturuyordu. çorbanın so uyaca ını söyle. Karısı: .. hiçbir yabancılık göstermeden kar ıladı bizi. esmer. . sayın konukların bekledi ini. Ya lı. daha fazla bekleyemezdim. büyük bir ne e içinde tasvir etti. Ya lı askerle hizmetçi kız Pala ka sofrayı kuruyorlardı. dedi. Komutanın ailesini.Dü ünmeden konu uyorsun Maksimiç. vabrin. canlı. uzun boylu.Burada görülmeye de er yeni bir ey yok. Askercikleri e itiyordum. Yandan birkaç kulübe görünüyor birkaç tavuk geziniyordu sokakta. Ama ikisini de cezalandır.van natiç! dedi. öyle mi? Pyotr Andreyiç'i Samyo Kuzov'a götür sen. Selam verip çıktım. her ey yolunda diye kar ılık verdi. Ertesi sabah tam giyinmek üzereyken kapı açıldı. utançtan kıpkırmızı kesilen kulaklarının arkasına do ru dümdüz taramı tı. Savelyiç: . oldukça temiz bir odaydı bu. diye kar ılık verdi. onlar da ona dostça homurtularla kar ılık veriyorlardı. bir vukuat yok ya? Kazak: . Maksimiç.Benim van Kuzmiç e itimi ne diye bu kadar uzattı bugün. Safta toplanmı lardı. pembe yanaklı bir kız girdi içeri. elinde yalakla kapı önünde durmu . Durup e itime bakacakken. Yemek sofrada bekliyor.

Yok. vabrin'e kalırsa. Dünyada zengin insanlar da var do rusu! Bize gelince iki gözüm. sizin kaleye saldırmak için hazırlanıyorlarmı .Saçma. o da sizin gibi gözüpek mi? Vasilisa Yegorovna: . van Kuzmi bundan iki yıl önce. subaylı a erlikten yükselmi . Körolası topla o zamandan beri ate etmiyoruz artık. yanımda yabancılık çekmiyordu artık. yi bir adam çıkarsa ne âlâ! Yoksa kız o lan kız. peki peki öyleyse koru kendini Gör bak. Düpedüz iftiraydı bu. Marya vanovna'ya bir göz attım. hele çı lıklarını i ittim mi. dedim. Ben: . ara sıra da . nasıl da korkmu tum bu kör olası gavurlardan. durumları nasıl? Babamın üç yüz cana sahip oldu unu ö renince: .Ma a mı? dedi. Sofraya oturduk. ne çeyizi var. vabrin tumturaklı bir tavırla: . hatta tek gözlü garnizon te meni van gnatyiç'e. ne e itim yapıldı ı vardı. Kocaya varacak ya a geldi ya. Bu iyi aileye. im ir bir tarak. Nöbet bile tutulmuyordu. onunla Vasilisa Yegorovna arasında uygunsuz bir ili ki varmı .Ya Marya vanovna? diye sordum. Ba kırtlara gözda ı verildi. böyle bir kalede. De erli konuklar yeme e buyurun. Pala kamız var. evinde oturup gününü duayla geçirirsen daha iyi olacak. evde oturup kalacak. van Kuzmiç: . gerçekle en ufak bir ilgisi yoktu. Tek sıkıntımız var. ola anüstü yanı olmayan bir insandı. duygulu bir kız oldu unu anlamı tım onun.Orenburg'da söylediler. dedim. van Kuzmiç. . nerede oturuyorlar. diye sordu. inanır mısın iki gözüm.Dile kolay. öyledir. diye dü üncesini belirtti.Bunu da nereden çıkardınız azizim. tehlikelerle burun buruna ya amaktan korkmuyor musunuz? Ya lı kadın: . dedi. Vasilisa Yegorovna susmak bilmiyor. yüzba ının karısına dönerek: . bir kese. Subaylık emrim gelmi ti. Yirmi yıl önce alaydan buraya gönderildi imizde. van Kuzmiç ve karısı son derece saygıde er kimselerdi. diye kar ılık verdi. benim isim günü yortusunda.Alı tık canca ızım. Onları okumaya koyuldum ve içimde edebiyata kar ı bir heves uyandı. Komutanların evlerinde. nereden aklına estiyse bizim topu ate lediydi de. Ma a. Ama öyle kanıksadım ki imdi. Fakat son derecede dürüst ve iyiydi. Kırgızların da akılları ba larına getirildi. kuru gürültüye pabuç bırakanlardan de ildir. Bu da onun kaygısızlı ına denk dü üyordu.Ya siz. pleri karısının elindeydi. Fakat çalı madan yana bir sıkıntım yoktu. Kıpkırmızı olmu tu. Ben. ne bir eyi. Duydu mu tir tir titrer. Akıllı. Sofradan kalktık. Bir daha buralara sokulacaklarını sanmam. Tanrı bilir ya. Ama sokulacak olurlarsa da öyle bir ders veririm ki onlara. Marya vanovna.Vasilisa Yegorovna gözüpek bir kadındır. akrabalarıymı ım gibi davranıyorlardı bana. aklına estikçe. Komutan: . van Kuzmiç: . 4 DÜELLO Ha. çeviri yapmakla. Ma a korkaktır.ey ö rendi i. yanılmamak için istavroz çıkarmalarına ra men. on yıl kendilerini toplayamazlar. Birkaç Fransızca kitap vardı vabrin'de. Ama vabrin hiç kaygılanmadan söylüyordu bunu. do ru mu. Ama çok ükür ya ayıp gidiyoruz. nasıl delip geçece im seni! Knyajnin Birkaç hafta sonra Belogorsk kalesine alı makla kalmayıp ho lanmaya da ba lamı tım bu hayattan. diye dü üncesini belirtti. hiç de yeri yokken: . adamların hiçbiri sa ını solunu ö renememi ti daha. evce izini nasıl yönetiyorsa kaleyi de öylece çekip çeviriyordu. Taba ına birkaç damla gözya ı damladı hatta. içime fenalıklar gelirdi. Komutan. Acıdım kızca ıza. Burada çoktandır çıt çıktı ı yok.Ba kırtlar. bir de (tövbeler tövbesi) üç kapik hamam parası. Biz vabrin'le çıktık ve bütün ak amı birlikte geçirdik. korkudan az daha öbür dünyayı boyluyordu güvercinim. Anam babam sa mı. hani dü manlar kalenin çevresinde cirit atıyor deseler. topu topu bir canımız. Va ak postundan kalpaklarını gördüm mü.Evet. dedi. Vasilisa Yegorovna devlet görevini tıpkı kendi ev i leri gibi yürütüyor. Ama her dönü ten önce. Tanrıya emanet edilen kalede ne geçit töreni. ö renimsiz. Isınmı tık birbirimize. Yüzba ıyla karısı uyumaya çekildiler. Sabahlarımı okumakla. yerimden kımıldamam. nasıl oldu unu farketmeden alı ıvermi tim. sorular ya dırıyordu bana. Hemen konuyu de i tirmek için. sonsuz ni anlı. Tüfek sesine alı amadı hâlâ. kendi bildi ine göre e itiyordu askerleri.

Senin ne dü üncelerin. Bir daha da yazdı ım eyleri ona hiçbir zaman göstermeyece imi söyledim. papaz Gerasim çıkıp gelirdi kimi zaman. Ma a'dan kaçıp kurtulmak Uçup gitmek bir ku gibi! Fakat beni tutsak eden o gözler Her an kar ımda duruyor Gönlüm hep onları özler Ruhum için için eriyor Neler çekti imi gel gör de Ma a. her sözcü ü benimle en i neleyici biçimde alay ederek. ne demek istedi inizi anlayamıyorum. Edebiyatla u ra tı ımı söylemi tim daha önce. ona tatlı iirler yerine bir çift küpe arma an et demek istiyorum. Birkaç yıldır yazdı ım iirlerden biri pek ho uma gitti. Kalemizin çevresinde barı egemendi. sevda acılarına konu olan Ma a da kim? Sakın bizim Marya vanovna olmasın bu? Yüzümü astım: . Fakat sohbeti gitgide daha az çekici olmaya ba lamı tı benim için. çünkü bu gibi dizeler ancak ö retmenim Vasili Kiriliç Tredyakovski'nin (*) harcıdır ve nedense onun a k iirlerini pek anımsattılar bana.Çünkü.Bakalım dedi. Ama ben de böyle bir ey istemiyordum zaten. Arkada ım: . . Peki. Kimse kim. Övülece im konusunda en ufak bir ku ku duymadan: . Defterimi çekip aldım elinden. ne de yorumların gerekli bana. sözünü etti in bu tatlı tutkulara..Bunun hesabını vereceksin. Kalede iirden anlaması gereken tek ki i oydu. o çevrenin ba dedikoducusu olarak bilinen karısı Akulina Pamfilovna'yla birlikte. Yeme i genellikle komutanın evinde yiyor. Fakat sonradan bunun geçici bir barı oldu u anla ılacaktı. Öfkemi güçlükle tutarak: . O dönem için hiç de küçümsenemeyecek denemelerim vardı. Komutanın ailesinden hep alayla söz etmesi. her dizeyi. Daha fazla dayanamadım.Çünkü onun huyunu kendi deneylerimden biliyorum. Lütfen açıklar mısınız? . Unutmak istiyorum o dilberi. Ah. Aleksey vaniç vabrin'le her gün görü üyorduk. günün öteki kesimini de ço u zaman orada geçiriyordum. dedi. iirden medet umma. . Küçük bir önsözden sonra defterimi cebimden çıkardım. Bunu söyleyip defteri elimden aldı. E er Marya vanova'nın karanlık bastıktan sonra sana gelmesini istiyorsan. özellikle de Marya vanovna için kullandı ı i neli sözler hiç ho uma gitmiyordu.Seni ilgilendirmez. akıl danı ıyormu gibi görünüp kendilerini övecek okuyucu aradıkları bilinen bir eydir. vabrin. . vabrin'in rengi attı.Oho! Bencil bir air ve alçakgönüllü bir â ık! Fakat u dostça ö üdümü unutma: Ba arıya ula mak istiyorsan. savurdu um bu tehdidi de alaya aldı: .. Fakat genellikle ho görülü bir kimse olan vabrin. Canımın sıkıldı ını belli etmemeye çalı arak: . airler de dinleyicisiz edemez. diye kar ılık verdi.Yalan söylüyorsun. Kan beynime sıçradı. yan bana Unutmam seni bir an bile Sevgilim. tutabilecek misin sözünü. . ne yazık ki iirimin hiç de iyi olmadı ını bildirdi kesin bir tavırla.Nasıl buldun diye sordum vabrin'e. erefsizce yalan söylüyorsun. bir ba ka topluluk yoktu kalede. Sizi düelloya davet ediyorum.iir yazmaya u ra makla geçirmeye ba ladım. u dizeleri okudum: Sevda dü üncesini içimden atmak. Kolumu sıkarak: . alçak! diye haykırdım kudurmu çasına. van Kuzmiç nasıl yemeklerden önce bir bardak votka içmeden edemezse. Ben de iirimi yazıp bitirince vabrin'e götürdüm. acı bana. Evet.Beyefendi. diye kar ılık verdim. Ba kırtların ayaklanaca ı konusundaki söylentilerin aslı çıkmadı. amansızca de elemeye ba ladı.Neden iyi de ilmi ? diye sordum.Hay hay. inan bana. Yazarların kimi zaman. vabrin gitgide daha çok tepemi attırıyordu: .Onun hakkında niçin böyle dü ünüyorsunuz? diye sordum. ak amları.

Siz bilirsiniz. üç derken biter. lle de karı acaksam bu i e. Yüzümün asıldı ını gören ve verdi i sözü anımsayan van gnatyiç bozuldu.Evet. Aleksey vaniç'le kavga etti imi ve ondan. tartı ma sona erdi. kimse ilgilenmedi onlarla..Ha öyle.. bunu yapmayaca ı konusunda söz verdi. Vasilisa Yegorovna. Suratınıza bir yumruk mu attı? Siz de patlatın onun kula ının üstüne bir tane. Fakat benim tanıklı ıma ne gerek var? Anlamı ne bunun? insanların dövü mesinde görülecek ne var.Tanı a gerek yok. Hemen van gnatyiç'e gittim. van gnatyiç bir türlü anlamaya yana mıyordu beni. Size nasıl bir hizmette bulunabilece imi sorabilir miyim? Kısaca. Ben de kendi sevdi im bir iiri okumaya ba ladım: Yüzba ının kızı. dedi. Peki.nsaf edin Pyotr Andreyiç! Nereden aklınıza esti bu? Aleksey vaniçle kavga mı ettiniz? Ne çıkar bundan! Küfür dedi in avlu kapısına asılmaz ya! O size sövdüyse. Keskin sirke kendi küpünü patlatır. siz de ona sövün. Diledi inizi yapın. Bir iir yüzünden. . Ak am. Ürkmü tüm. . nasıl oldu bu? . Pyotr Andreyiç! dedi. dedi. Pyotr Andreyiç bir iir yazmı geçenlerde. Oldukça sert bir tartı ma geçti aramızda. bütün bu . her zamanki gibi komutanın evindeydim yine. Neden sonra. benim durumumda olan herkesin hemen hemen her zaman sahip olmakla övündü ü o so ukkanlılı ı elde edemiyordum bir türlü. gidip görevimi yerine getireyim bari. kı a kurumak üzere ipe mantar dizerken buldum onu. sıkıcı sorularla kar ıla mamak için.Bakın. Komutan. Fakat ne yalan söyleyeyim. . Öyle dostça konu uyor olmalıydık ki.Ba üstüne.. van gnatyiç'i komutana bir ey söylememesi için kandırmaya çalı tım.. van gnatyiç: . Sözlerimi bitirince: . dedi. van gnatyiç tek gözünü falta ı gibi açmı ilgiyle dinliyordu beni.Siz bilirsiniz. Yanına gittim. elinde bir i ne. Aleksey vaniç'i bo azlamak dile indesiniz ve benim de buna tanık olmamı istiyorsunuz? Ha? Sorabilir miyim? . Aleksey vaniç'i koruyacak halim yok. . nasıl oldu. Onu belki de son kez gördü ümü dü ündükçe bo azıma bir ey tıkanır gibi oluyordu. yüzba ının kızı Soka a çıkma gece yarısı. dedi.Vay.van gnatyiç barı mamızı kutluyor da. Ho geldiniz! Hangi rüzgâr attı. en. vabrin'in utanmazlı ı kar ısında.. sorabilir miyim? Ben düelloda tanı ın görevini yarım yamalak anlatmaya çalı tım ya. Fakat kaba imalarını benden ba ka anlayan olmadı. Hiç de ilse. dedi. So uk bir tavırla: .O da niye? . Her zaman emrinizdeyim! Onu paramparça edebilirdim o dakikada. Komutanın karısının buyru uyla.Sevinçle: . diye kar ılık verdim. Herhangi bir ku kuya yol açmamak. Tanrı selamet versin. A lamaklı duygular kabarıyordu içimde. bir sürü dil döktüm. yice i itemedim. ne kar ılık verece ini bilemedi. ben de onun yardımından vazgeçtim.Pyotr Andreyiç'le. van Kuzmiç'e. vabrin geldi bu sırada. Artık o gerekli önlemleri alır. Beni görünce: . kayıtsız görünmeye çalı ıyordum. herkesin istedi i iiri okumakta özgür oldu unu kavrayınca.Hiç yoktan. Pyotr Andreyeviç öfkelenmi ti önce. Mutlu bir yüzle. . Bir kö ede iskambil falı açan komutanın karısı: . bir kö eye çekerek gnatyiç'le yaptı ım konu mayı haber verdim. vabrin imdada yeti ti bu sırada: . dü üncemden caydırmadı beni. ste imde direndim. az kalsın çileden çıkıyordum. van gnatyiç sevinçten kendini tutamayıp baklayı a zından çıkarıverdi. Sonra biz barı tırırız sizi. Marya vanovna'yı her zamankinden daha sevimli buluyordum. Ama ya o sizi i lerse? Ha? O zaman ne olacak? Kim zararlı çıkacak bundan? Sorabilir miyim? Çokbilmi te menin yorumları. Bugün gelip bana okudu. Konu ma iirlerden airlere yöneldi. kalede kı la çıkarına aykırı bir cinayet i lenmek üzere oldu unu bildireyim. dedi. söyledi iniz gibi. Barı ın kötüsü kavganın iyisine ye dir. nsanın bir yakınını bo azlaması ne demektir? Sorabilir miyim? Gerçi onu bo azlarsanız hiç de fena olmazdı.Ne dedin. Aramızda anla mazlık çıktı.Yani. ne dedin van gnatyiç? diye sordu. Çarpı ma yeri olarak kalenin a a ısındaki ot yı ınlarının arkasını uygun gördük ve ertesi gün saat yedide orada bulunmayı kararla tırdık.Fakat kimle kavga ettin anacı ım? .Tam da kavga edecek eyi bulmu sunuz! iir yüzünden!. ki. Fakat sonradan. bana: . van gnatyiç'ten tanı ım olmasını dilemeye geldi imi açıkladım. tanık olmadan da i imizi görürüz.

Çok geçmeden komutanla ve ailesiyle vedala tım. Papaz Gerasim'e söyle. . diye kar ılık verdi. Onun i idir. . . van gnatyiç kapıyı açtı. Yüzba ının karısına so uk bir tavırla: .van Kuzmiç'e bir ey söylediysem gözüm çıksın. van Kuzmiç neye karar verece ini bilemiyordu. Te men: . O kadar alaycı ki! Aleksey vaniç'i sevmiyorum ben. Katıksız hapis ver de akıllarını ba larına dev irsinler.. ve komutana duyurmadan kendi yürüttü i i.. Pyotr Andreyiç! Senden beklemezdim bunu. .. kavgayı sizin çıkarmadı ınıza eminim. kafasını sallayarak karısının her dedi ini onaylıyor. van gnatyiç de yanımızdaydı. Bunu söyleyip evine saptı. Üniformalarımızı çıkardık. Komutanın evine döndüm. Pala ka bu arada kılıçlarımızı aldı. Askerler çevremizde sıralandılar. yüklü e götürdü. . Bu ürküttü beni. Pala ka.Hiç ku kusuz. olayın böyle sonuçlanmasına çok ükür. vabrin ciddiyetini bozmuyordu. eve gelip kılıcımın ucunu gözden geçirdim. Az sonra göründü. ba kalarının mutluluklarını da feda etmeye hazırdırlar. dedim.adamların yoldan çıkmı . Marya vanovna sapsarı kesilmi ti. vabrin'in orada bulunu u sinirlerimi alt üst ediyordu. Ya sen? Sana ne oluyor? Sen de mi onun yoluna girdin? van Kuzmiç. nsanı görev yapmaktan alıkoyan. Savelyiç'e beni sabahleyin saat yedide uyandırmasını emrederek çekildim. Elimde olmaksızın gülümsedim. ho lanmıyor mu? Marya vanovna kekeledi. Komutanın evine girdik. Ordu tüzü ünce düello yasaklanmı tır. Birkaç gün yalancıktan uzla mı görünmek zorundayız. Ho ça kalın! Hiçbir ey olmamı casına ayrıldık. anacı ım! Nedir bu? Nasıl olur? Nereden çıktı? Kalemizde cana kıyıcılık mı tasarlanıyor? van Kuzmiç. u erkekler ne tuhaf! Bir hafta sonra kesinkes unutacakları bir söz için. ster istemez boyun e dik. Fakat bizi yargılamaya hakkınız olmadı ını belirtmemek elimde de il. . dedi. tek bir ruh. bo azlanmaya. Marya vanovna vabrin'le çeki memiz yüzünden nasıl tedirgin oldu unu anlatıyordu tatlılıkla: . iflah olmaz. onun da benden ho lanmamasını hiç istemezdim.Her an üstümüze gelebilirler.Evlenmek istedi ha! Peki ne zaman? . Fırtına yava yava dindi. kılıçlarımızı çektik. ayya kimseler oldu una de indi. yalnız kendi hayatlarını de il. o da ayrıca versin cezalarını.. Vasilisa Yegorovna kar ıladı bizi. Hiç ku ku yok. Ona sert bir tavırla: . van Kuzmiç'e bırakın bunu.Getirdim. Peki bu konuda dü ünceniz nedir Marya vanovna? Sizden ho lanıyor mu.Sözümona barı mı olarak ayrıldık oradan. Ayrıca. elimizi çabuk tutalım. hiçbir iyi eye götürmeyen iir yazma i inden el çekmemi ö ütledi..Bilmem. yanında be askerle birlikte. Fakat ben. hemen hapse at bunları! Pyotr Andreyiç! Aleksey vaniç! Verin bakayım kılıçlarınızı. Ertesi gün kararla tırılan saatte ot yı ınlarının arkasında durmu dü manın gelmesini bekliyordum. ha öyle. arada bir: . diye seslendi. vabrin'le yalnız kaldık.Ah. Utanmıyor musun? Aleksey vaniç'e diyece im yok: Onu zaten adam öldürdü diye çıkardılar muhafız birli inden. tek bir beden de il midir? van Kuzmiç! Esnemenin sırası mı? Hemen ayrı ayrı yerlere tık unları.Ho landı ını sanıyorum.Kılıçlarla dövü ece inizi i itince donakaldım. Vasilisa Yegorovna her eyi söke söke ö rendi benden. Yüzba ının karısı: .Duydun mu? diyordu. Tören adımları atarak bizi a ılası bir tantanayla götüren van gnatyiç'in ardı sıra kaleye yollandık. Tanrıdan özür dileyip. Alçak sesle konu maya ba ladık.Size büyük saygım vardır. Acaba karıyla koca. Vasilisa Yegorovna ev i leriyle u ra ıyordu.. yüklü e götür bu kılıçları. Tam o sırada. Küstahlı ınızı kanınızla ödeyeceksiniz. van Kuzmiç evde yoktu. her zamanki gibi Marya vanovna'nın yanına oturdum. diye kar ılık verdi. verin. Onun yüce Tanrı'ya inandı ı yok. Fakat sanırım bir süre gözaltında tutacaklar bizi. . Pala ka kılıçlarımızı verdi. verin. Kale komutanına götürece ini bildirdi bizi. kızardı.Nereden anladınız bunu? .Bana eref sözü verdi inizi unutarak gidip komutana her eyi söylemeye utanmadınız mı? dedim.Bu i böyle bitmez. bir ot yı ınının arkasından van gnatyiç çıkıverdi. dedi. Fakat tuhaf ey.Aman azizim! diye kar ı çıktı. diye kar ılık verdi. kısa kollu kaftanlarımızla kaldık. Andrey vaniç suçludur. Vasilisa Yegorovna do ru söylüyor. komutanın karısı yatı tı ve zorla öpü türdü bizi. Kanım hiç ısınmadı ona. gösteri li bir tavırla: .Çünkü evlenmek istedi benimle. . insanların kar ısında pi manlık getirsinler.Bu sonuca nereden varıyorsunuz Marya vanovna? .

vabrin'in ondan niçin hep zehir gibi bir dille söz etti ini anlıyordum imdi. babana.. Sonunda vabrin'in gerilemeye ba ladı ını sezerek daha bir canlılıkla saldırıya geçtim ve ırma ın ucuna kadar sıkı tırdım onu. olamaz bu! sterse dünyayı versinler! Marya vanovna'nın anlattıkları gözlerimi açmı tı. 5 A K Ah sen. Savelyiç'e bazı sorular sormak istedim. Düelloyu anımsadım ve yaralı oldu umu anladım. Güçlükle: . Aynı anda gö süme. Pek çok ey aydınlanmı tı kafamda. Kapıyı sessizce kapayıp çıktı. diye kar ılık verdim. Hayır. Yüzü sevinçle aydınlandı. sa omuzumun biraz a a ısına iddetli bir kılıç darbesi indi. diye kar ılık verdi. güzel kız! Böyle çiçe in burnunda kocaya varma Anana babana danı bir kere Anana.Nasıl? Nasıl oldu? Savelyiç içini çekerek: . Siz gelmeden iki ay önce. kılıcımı ku anıp çıktım. tasarlanmı bir iftira olduklarını anlayınca. gö sümle omzumu sıkıca saran bir sargıyı özenle çözüyordu.Çok ükür. vabrin daha ustaydı benden. dedi. kendimden geçtim.Niçin erteleyelim i imizi? dedi. O sırada kapı gıcırdadı. Kılıçlarımızı çektik. Kafam arı kovanı gibi u ulduyordu. ne olup bitti ini anımsayamadım. Ama kilisede. dü tüm. Çok bekledim. Dönmek istiyor. Dik bir keçi yolundan inerek tam ırma ın kıyısında durduk. Be gündür komada. . .. Orada kimse engel olmaz bize. bana do ru ko uyor. dedi. Beni ta içimden titreten bir fısıltı i ittim: . Sessizce yürüdük. Savelyiç duruyordu. Ama ben daha güçlü. bizi birbirimizden ayırmaya çalı ıyordu demek. tartı mamıza yol açan sözler daha i renç göründüler bana. Marya vanovna beni ziyaret ediyordu. Kar ılıklı e ilimimizi sezmi . kendine geldi.. Yabancısı oldu um bir odada. üzerime e ildi: . Savelyiç derin bir oh çekti. elinde bir mum. diyebildim. Kaba. herkesin gözü önünde onunla öpü ece imi dü ündükçe.Kendine geldi.. Fakat ihtiyar ba ını salladı. Kar ımda. Tanrım! Hey. daha gözüpektim. Sustum. Bana: . Bizi gözetleyen yok. Siz misiniz Marya vanovna? söyleyin! Daha fazla konu maya gücüm yetmedi.. Ertesi gün bir a k iiri yazmaya oturmu . Tam bu sırada adımın ünlendi ini i ittim. çeyiz topla Halk türküsü Benden iyisine dü ersen beni unutursun Benden kötüsüne dü ersen beni ararsın Halk türküsü Ayılınca bir süre kendime gelemedim. Sonra.Fakat siz kabul etmediniz bunu? . Bitkindir daha. Uygun bir fırsat kollamaya ba ladım.Gördü ünüz gibi. Bu kötü dilli küstah adamı cezalandırmak iste i daha da kabardı içimde. Marya vanovna sözünü kesti ihtiyarın: . Pyotr Andreyeviç. kalemimin ucunu kemirerek uyak ararken. yakı ıksız bir aka de il de..Neredeyim? Kim var orada. Dü üncelerim yava yava açıklık kazandı.Hep aynı. iki gözüm! Ödümü kopardın! Dile kolay. Kalemi bıraktım. Birisi. bir zamanlar askerlik yapmı Monsieur Beaupré'nin verdi i eskrim derslerinden yararlanıyordum. varlıklı bir insan. Bitkin bir sesle: . Irmak kıyısına gidelim.Onunla çok konu ma Savelyiç. Demek komutanın evindeydim. diye tekrarlayıp duruyordu. Bunlardan hiç ku kum yok. vabrin bu kadar tehlikeli bir hasımla kar ıla aca ını beklemiyordu besbelli. genç kız. Marya vanovya yata a yakla tı. öyle bir baktım. .Geçen yıl.. be gün. yi bir aileden geliyor.Nasılsınız? Kendinizi nasıl hissediyorsunuz. akrabalara Aklını ba ına dev ir güzel kız Aklını ba ına dev ir. vabrin benim küçük pencereyi tıkırdattı. karyolada yatıyordum. Savelyiç keçi yolundan a a ı. iyiyim. Uzun süre zarar veremedik birbirimize. dönemiyordum. Çok ükür. Aleksey vaniç akıllı. Büyük bir bitkinlik içindeydim.

Fakat iyi dü ün. Aleksey vaniç'e gelince. karım ol. Orenburg iline ba lı Belogorsk kalesinde. Melek sesiyle selamladı beni. fırına tıktım onu. fakat babama da elden geldi ince dokunaklı bir mektup yazarak babalık onayını istemekten geri kalmadım. anayurt savunması için verilen kılıcı ta ımaya henüz layık olmadı ını gösterdin. Ondan sonra hızla iyile meye ba ladım. Bunu içtenlikle Marya vanovna'ya itiraf ettim. mektubumun kar ılı ını bekliyordum. geri çevrilmi bir a kın üzüntüsüne ba ladım. Davranı ını onaylamak niyetinde olmadı ım gibi. onu genç bir adamın sersemli i olarak yorumlayaca ını seziyordum. ailece benim için ne yapacaklarını bilemiyorlardı. Baban A. oraya. o kadar duygulandırıcı buldu ki. Düello etti ini. olumlu yanıt alaca ımızdan ku kusu kalmadı artık. yarım kalmı a k ilanına yeniden giri tim. içimdeki kötü önsezileri bastırmaya çalı arak. haksız oldu u kadar yakı ıksız bir davranı olarak da görünüyordu bana. O. Ola anüstü bir durumla kar ı kar ıya oldu umu anlamı tım. üstündeki tumturaklı yazıyı okuyup duruyordum: ''O lum Pyotr Andreyeviç Grinyov'a. O an benli imi kaplayan tatlı duyguyu anlatamam. Gençli in ve a kın tüm içtenli iyle pembe dü ler görmeye ba ladı. Yaradılı tan kin tutmayı sevmem. seni do ru yola getirmesi için Tanrı'ya yalvarıyorum. vabrin yanıma geldi. a kımı pek fazla umursamayaca ını.Sevgili Marya vanovna. Titredi. cezanı zaten çektin. Onu o kadar inandırıcı. Pek umutlanmadan.'' Yazının biçiminden mektupta yazılı olanlara ili kin bir eyler çıkarmaya çalı ıyordum. senin annenle baban yönünden bir engel çıkmasın? Dü ünceye daldım. ne Marya vanovna duygularımızı onlardan gizlemeye çalı mıyor.G. onun eliyle aldı ım yarayı da ba ı ladım. Savelyiç bir mektupla girdi içeri. Çünkü mektupları bana hep annem yazar. . Bir süre sonra sa lı ıma tümüyle kavu up kendi evime ta ındım. Ne ben. kendin gibi haytalarla düello etmek için de il. dedim. ftirasını. az sonra derin bir uykuya daldım. lk uygun fırsatta. vabrin'i hapisten çıkarmaya karar verdi. Mektup öyleydi: ''O lum Pyotr! Mironov kızı Marya vanovna'yla nikâhlanmak için baba onayı istedi in mektubu bu ayın 15'inde aldık. Biraz yalnız kalıp dü ünsün de. sa lam yapım. Üzüntü içinde gözlerimi kapadım. Fakat babamın huyunu. o mutlulu u benden esirgeme. mutlulu umuzu onaylayacaklarını önceden biliyorduk. Marya vanovna ba ucumdan ayrılmıyordu. Bunu söyleyip odadan çıktı. annesiyle babasının. o da bana kar ı kayıtsız olmadı ını. Savelyiç'in adını ünledim. Ma a geri çekmedi elini ve ansızın. iyile memi çabukla tırıyordu. Mutlulu um yüre imde dü manca duygular beslememi engelledi. Co kudan sarho olmu gibiydim.Eh. Kılıcına da Vasilisa Yegorovna el koydu. diye ekledi. seni Belogorsk Kalesi'nden almasını. duydu u acıdan hasta dü tü. karısının da onayıyla. Kavgamızı da. Marya vanovna'dan söz ederkenki umursamazlı ı. babam en alta birkaç satır eklerdi. Andrey Karloviç'e tezelden mektup yazacak. Neden sonra bir sabah. yile tikten sonraki ilk günlerde vabrin'le barı tım. elini çekerek: . kafandaki sersemli in geçece i uzak bir yere atamasını isteyece im. Hele Belogorsk Kalesi'nden bir ba ka yere atanmayı . vabrin'i serbest bırakmalarını diledim. Mektubu titreyen ellerimle yakaladım. incinmi bir onurun. fazla konu an berberlerden de ildi. yatıyor imdi. Komutanlar. koskoca subay olmana bakmaksızın sana güzel bir ders vermeye hazırlandı ımı bilesin: Çünkü sen.Allah a kına sakin olun. seviyor beni! Bu dü ünce. Tehlike geçmedi daha. Sonunda onu açmaya karar verdim ve daha ilk satırlara göz gezdirir gezdirmez her eyin alt üst oldu unu anladım. Vasilisa Yegorovna'yla kocasına bir ey söylememi tim daha. yi yürekli komutan. aramızda geçenler için derin bir üzüntü duydu unu bildirdi. Zarfı açmayı bir türlü göze alamıyor. Fakat teklifim onları a ırtmayacaktı. Yazdı ım mektubu Marya vanovna'ya gösterdim. tatlı Marya vanovna. Hiç nazlanmadan. Elini yakaladım. Mutluluk canlandırmı tı beni. Yaranız her an açılabilir.'' Mektup çe itli duygular uyandırmı tı içimde. yanına gelmeye. duygulu göz ya larıyla ıslatarak. dudakları yanaklarıma de di! Kızgın taze öpücü ünü hissettim onların. Annemden yana ku kum yoktu. dünya görü ünü bildi im için. fakat onun yerine Marya vanovna çıktı kar ıma. Pyotr Andreyiç! Seni hapse atmam gerekirdi ya. Uyanınca. kırıtmadan. Marya vanovna bu kez daha sabırla dinledi beni. Bahtsız hasmımı içtenlikle ba ı ladım. benim olacak! O. Nedir bu yaptıkların? Yüce merhametine fazla umut ba lamayı göze almamakla birlikte. . kızlarının mutlulu undan hiç ku ku yok sevinç duyacaklarını bildirdi. Gençli im. van Kuzmiç beni düello nedeniyle azarlarken öyle demi ti: . Suçu tümüyle üstlendi ve geçmi i unutmamı diledi benden. bütün varlı ımı dolduruyordu. Bereket versin. Kalede hekim olmadı ı için alay berberi tedavi ediyordu beni.kulaklarını tıkadı. yaptı ına pi man olsun. Kendinizi benim için koruyun hiç de ilse. yaralandı ını i iten annen. dedi. Babamın hiç gözünü kırpmadan kullandı ı a ır sözler derin bir biçimde onurumu yaralamı tı. Tenime bir kor dü tü sandım. Zarfın üstündeki yazı babamındı. üzerine e ildim onun.

Ellerine sarıldım: . bo yere para harcamak çok gerekliydi de!. Peki. Mektup sözcü ü sözcü üne öyleydi: ''Devletli Andrey Petroviç.nsaf edin efendim. domuz çobanı yapaca ım. kendimde olmadı ımı hissederek eve döndüm. efendim. Sen beni sevdikten sonra ben her eye hazırım. titreyen bir sesle: . diye kar ılık verdim.Me er bugünleri de görecekmi iz. deh ete dü üyordum. diye inledi. nikâhlanalım.. zamanla babamın da yumu ayaca ına eminim. Fakat ihtiyarcık bir türlü avunamıyordu. dedi. yumu ak kalplidir..Daha ne yapacaksın.Ben ha? Hakkında jurnaller düzenlemi im ha.dü ündükçe. dedi. öyle mi? Yok. annene ne yapmı ım? .. Gidip seninkilerin ayaklarına kapanalım. Sanki çarpıp tepinmekle elin kötüsünden korunacaksın! Mösyö tutup. htiyar lalamın kar ısında durdum. diye tekrarlayıp duruyordu. hiçbirinde karar kılamıyordum. Merdiven ba ında kar ıladı beni. Kendi halinde. Betin benzin kül gibi olmu ! .Yazgım böyleymi demek. Annem bizden yana çıkacaktır. Beni. Daracık odamı bir a a ı bir yukarı ar ınladım. u a a ıdaki satırları okudum: ''Utan. Günün birinde kendine yeni bir yavuklu bulursan. do ru mu? Yarasının nerede oldu unu. ihtiyar köpe i. ben ikiniz için de dua edece im. Savelyiç'in babama yanıtıydı bu. bahtın açık olsun Pyotr Andreyiç. gözya ları neredeyse bo anıverecekmi gibi: . Suç benim de il. Beni jurnallemekten bir onun çıkarı vardı. Özür diledim. van Kuzmiç'e gelince. Efendilerimizden görmedi imiz bir bu lütuf kalmı tı! Ben ihtiyar köpek. tedavisinin iyi yapılıp yapılmadı ını özellikle bildir. korkunç bir sesle: . Bunu söyleyip bir mektup çıkardı cebinden. Elden ne gelir Pyotr Andreyiç? Hiç de ilse siz mutlu olun. ko arak ayrıldı yanımdan. Ma a: .. onu öyle bir süzüp. Aklıma bir sürü olasılık geliyor. Mektubu okuyup bitirdikten sonra titreyen bir elle geri verdi. Savelyiç birden bire dü üncelerimden ayırdı beni. Daha yanına yakla ırken: . Demir i leri birbirine çarpıp tepinmeyi ondan ö rendin. Her eyde Tanrı'nın dedi i olur! Bize gerekli olan eyi o bizden daha iyi bilir. yiliksever babamız! Lütfen göndermi oldu unuz mektubunuzu aldım. Seni nasıl jurnalledi imi göreceksin. katı yürekli. Fakat en çok annemin hastalı ı üzmü tü beni. Böylelikle kaleden uzakla tırılabilir. Savelyiç. düelloyu yukarıya iletmeyi gerekli bulmamı tı. ku kularımla ve çıkı ımla onu bo yere incitti im ortadaydı. Annenle babanın onayı olmadan varamam sana. o.. bey buyru unu böyle mi yerine getirirsin? Gerçe i ört bas etti in. Hey yüce Tanrım! Öyleyse beyefendinin bana neler yazdı ını bir okuyuver. (Ve babamın mektubunu uzattım ona. Fakat Savelyiç de ilse kimdi beni babama jurnalleyen? General mi? Görünü e göre onun beni umursadı ı yoktu pek. Her eyi oldu u gibi Marya vanovna'ya bildirmeye gittim.Her ey bitti. diye haykırdım. bir ba kasını seversen.Ne oldu sana böyle. babayla o ulun arasını bulandırmak mı istiyorum. Tanrının istemine boyun e elim. Annemi de öldürmek istedi in anla ılıyor.. Onların onayını alalım. o körolası mösyönündür.. Pyotr Andreyiç. dedi.. Haylazlıklarını yabancılar duyurmak zorunda kaldılar. Onlar bunu istemedikçe. ihtiyar köpek! Verdi im sıkı buyruklara aldırmayıp. Sen görevini. Bu sözleri söylerken gözya ları bo anıverdi.. Bu yazdıklarımı okur okumaz bana hemen onun sa lık durumunu bildirmeni emrediyorum. Efendimin jurnalcısı mıyım. Yakınlarınız aralarında istemiyorlar beni. gör! Kâ ıdı aldım. Ku kularım vabrin üzerinde toplanıyordu. ben domuz çobanı. olamaz bu.) Sararma sırası ona gelmi ti.Senin yüzünden yaralanı ım bir ay ecelle pençele memi yeterli bulmamı a benziyorsun. kulunuzu. Düelloyu annemle babama duyuran ki inin Savelyiç oldu undan ku kum yoktu.Hayır. yüzba ının ailesiyle ili kilerim kesilebilirdi. Oturmu kara kara dü ünürken. kibirli kimseler de illerdir. seni.Hayır. Üstelik senin yaralanmana da ben yol açtım. bey buyruklarını yerine getirmemekle . . Onun ardı sıra odaya girmek istediysem de. Düzeldi ini yazıyorlar. dedi. o lum Pyotr Andreyeviç'in davranı larını bildirmedin bana. dedim. sen de mutlu olamazsın. Yazılı bir kâ ıt uzatarak: . sade insanlardır onlar. dedim. Hakkımda jurnaller düzenlemeni kim istedi senden? Yoksa bunun için gizli buyruk mu aldın? Savelyiç artık gözya larını tutamayarak: . çimde büyük bir öfkenin kabardı ını hissediyordum.. ne demek istiyorsunuz? Yaralanmanız benim yüzümden oldu ha? Kendi gö sümü siper ederek seni Aleksey vaniç'in kılıcından kurtarmaya ko tu umu Tanrı biliyor! Kör olası ihtiyarlık aman vermedi. diye kar ılık verdi.Oku. iki gözüm Pyotr Andreyiç.. toy bir çocu a yardakçılık için.'' Savelyiç'in haklılı ı.

Disiplini sa lamak için oraya gönderilen kıdemli general Traubenberg'in aldı ı sert önlemler yol açmı tı bu ayaklanmaya. annemiz Avdotya Vasilyevna'nın. Fakat tam o sırada ortaya çıkan beklenmedik olaylar. Ba ına böyle bir i geldi diye de kınamamalı delikanlıyı: At bile dört ayaklı olmasına ra men. gelip komutanın beni ça ırdı ını söylediler. Marya vanovna benimle hemen hemen hiç konu muyor. gitgide daha dayanılmaz oluyordu. Do rusu. bu da ku kularımı do ruluyordu. Ansızın güçlü ve hayırlı bir sarsıntı yarattı ruhumda. Bana domuz güttürece inizi yazmak lütfunda bulunmu sunuz. aklımı kaçırmaktan ya da kendimi haytalı a vurmaktan korkuyordum. Buna kar ılık ne Vasilisa Yegorovna. çim karardıkça kararıyor. Kapıyı sürgüledi. ya da öyle görünüyordu imdilerde. Vasilisa Yegorovna'nın öz o lu gibidir. tam gö sünün üstündeki kemikçikten. karanlık bir umursamazlı a gömüldüm. 6 PUGAÇEV AYAKLANMASI Delikanlılar. imdi hikâyeye dönüyorum: Bir ak amüstü (1773 yılı Ekim ba larıydı bu) sonbahar rüzgârının u ultusunu dinleyerek ve penceremden ayın çevresinde ko u up duran bulutlara bakarak tek ba ıma evde oturuyorken. size her zaman canla ba la hizmet ederek saçımı sakalımı a artmı ımdır. ihtiyar köpek de il. Traubenberg barbarca öldürüldü. Fakat gitgide çekilmez olmaya ba lamı tı. edebiyata olan ilgimi de yitirdim. sizin sadık kulunuz. yasalı ve uygar bir hayata alı kın olmayı ları.suçluyor. Komutan kaygılı bir tavırla kar ılık verdi selamıma. kaygıdan yata a dü tü ünü ö renmi bulunuyorum. önemli bir haber aldık! Generalin yazdıklarını dinleyin imdi: Gözlü ünü taktı ve unları okudu: ''Belogorsk Kalesi komutanı . kide bir ba kaldırmaları. Vasilisa Yegorovna ilkin birkaç kez sitem etti. 1772 yılında Kazak ba kentinde bir ayaklanma patladı. Ben Belogorsk Kalesi'ne gelmezden az önce olmu tu bunlar. bey buyruklarını her zaman dinlemi .Sayın subaylar. van Kuzmiç'le görevimiz gerektirdikçe görü üyorduk. van gnatyic ve Kazak çavu u da oradaydılar. Fakat ben. Rus Çarlarının egemenli ini kısa bir süre önce kabul eden bir sürü yarı vah i oymak ya ıyordu bu geni ve zengin ilin çevresinde. bir ya da bir buçuk santim derinli inde bir yara almı tı. Hemen kalkıp gittim. üstelemedi. O günden sonra durumum de i ti. Annemi yatı tırmak için de Savelyiç'in mektubunu yeterli buldum. Ortalık yatı mı a benziyor. buyruklarınız kar ısında boynum kıldan incedir. Pyotr Andreyeviç. Yava yava tek ba ıma evde oturmaya alı tım. Yalnızlıkla. kulak verin Biz ya lıların anlatacaklarını dinleyin Bir türküden Tanı ı oldu um tuhaf olayları anlatmaya geçmeden önce 1773 yılı sonlarında Orenburg ilinin durumu üzerinde birkaç söz söylemek zorundayım.'' htiyarcı ın yazdıklarını okurken birkaç kez gülmekten kendimi alamadım. Gelgelelim yörede can ve mal güvenli ini korumakla görevli Yayık Kazaklarının kendileri bir süredir kaygı verici. cebinden bir kâ ıt çıkararak öyle dedi: . yönetimde ba ına buyruk bir de i iklik yapıldı. onları dizgin altında tutabilmek için hükümetin sürekli bir gözetimini gerektiriyordu. imdi hanımefendinin. Çok ükür sa lı ına kavu mu bulunmaktadır. Pyotr Andreyeviç'in yaralandı ını sizi üzmemek için yazmamı tım. vabrin. vabrin'le pek seyrek kar ıla ıyor. yeniden karı ıklık çıkarmak için fırsat kollayan kurnaz asilerin görünü teki pi manlıklarına komutanlı ın inandı ı yoktu pek. Kitap okumaya. Komutanlar. Sadık u a ınız Arhip Savelyev. gizli gizli kin besleyen. istemeye istemeye selamlıyorduk birbirimizi. Onun sa lı ı için Tanrı'ya dua edece im. Fakat ayak diredi imi görünce. sa omzunun altından. tökezler. Komutanın evinden so umaya ba lamı tım. en ve esendir. Kendisini ırmak kıyısından komutanın evine ta ıdık ve burada berber Stepen Karamonov tarafından tedavi edildi. Fakat az sonra top gülleleri ve insafsız cezalarla ayaklanma bastırıldı. Yayık kıyılarının en eski sahipleri olan Kazaklar yerle tirilmi ti buralara. sakıncalı yurtta lar olmu lardı hükümet için. orada ayakta duran çavu un dı ında herkesi oturttu. Kölece selamlarımı iletirim. Bu yalnızlık içinde a kım büsbütün alevleniyor. hayatımın gidi i üzerinde önemli etkiler yaptı. ne de Marya vanovna vardı odada. Gerekli sayılan bölgelere kaleler kurulmu . söylendi ine göre çok ho nutlarmı ondan. gerilikleri ve zalimlikleri. Onun bana kar ı gizli bir dü manlık besledi ini seziyor. ne zaman kar ıla sak bir fırsatını bulup uzakla ıyordu yanımdan. Ben babama mektup yazacak durumda de ildim. azarlamak lütfunda bulunuyorsunuz. i sizlikle beslenen.

Haberleri duydun de il mi? Peki ne olacak imdi? van gnatyiç: . van Kuzmiç. (Çavu gülümsedi. lkin. bu mesajı alır almaz. Petro olarak tanıtmak küstahlı ında bulunup bir haydut çetesi toplamı . buyru unuzda bulunan kaleye saldırması halinde de kendisini tümüyle yok etmenizi rica ederim. topu topu yüz otuz adam var.'' Komutan. sertçe seslendi van gnatyiç'e.Ya. saldırı halinde de kale kapılarını kapattırıp askerlerinizin ba ına geçin. dilini ısırdı. En önemlisi de bu konuda a zınızı sıkı tutmanızdır. Fakat e er. Kazaklarına göz kulak ol. van gnatyiç'e rastladı. . . Kocasının kendisinden gizledi i eyin ne olabilece ini dü ündü durdu. Maksimiç. Kırgızlardan bir saldırı mı bekleniyor yoksa? Fakat van Kuzmiç bu gibi saçmalıkları niye gizlesin benden? Kadınlık merakını inadına kızı tıran sırrı ö renmeye kesin olarak karar verip. kadınların bundan böyle sobalarında saman yerine çalı çırpı. van Kuzmiç. iyice temizleyin. vabrin'e: .Öyleyse Pala ka'yı yüklü e kapatmak da neyin nesi. ba ını sallayarak: . bakalım. barut bol. kamı . Nasıl sonuçlanacak bu i ? . kendisini merhum çarımız III. Hiç renk vermeden. Komutanın karısı: . Sözünü tamamlayacak yerde. bu soruyu beklemiyordu i te. Komutanın karısı verdi i sözü gerçekten de tuttu: papazın karısı dı ında kimseye bir ey söylemedi. Haydutun güçlü oldu u anla ılıyor. imdilik önemli bir ey görmüyorum ben. Kalede hiç kimse imdiden ö renmemeli bunu. Topu gözden geçirin.Gizlidir Don Kazaklarından olup geçenlerde hapisten kaçan Yamelyan Pugaçev adındaki bozguncu. Orenburg'dan çok ilgi çekici haberler almı da. van Kuzmiç'in ö üdüyle Ma a'yı da yanına almı tı.. soru turmaya ilgisiz sorularla ba layan bir yargıç gibi. çıkarken. dile kolay. Vasilisa Yegorovna bunu duyar da evde kalır mı? Hemen papazın karısına konuk gitmeye hazırlanmı . Maksimiç. konu ulanları i itmesin diye Pala ka'yı da yüklü e kilitlemi ti. ıslıkla bir Fransız aryasına ba ladı. O zaman van gnatyiç bo bo azlık etti ini anlayıp. Sonra bir süre sustu. Vasilisa Yegorovna papazın karısından hiçbir ey ö renemeden eve döndü.Tanrı bilir. subay efendiler! Görevlerinizi bilin. yonga. ittiklerimizi konu arak. Bizim elimizdeyse. nöbetçi ve gece devriyesi çıkarın..Gerekli önlemleri almak. a ık ve bin türlü çerçöpten temizlemekle u ra ıyordu. her yerde ya malar yapmı . bunun nasıl bir felakete yol açabilece ini dü ünsene! Subayları toplayıp. birkaç kaleyi ele geçirerek yakıp yıkmı . diye sordum.Biliyor musun anacı ım. görevle ilgili böyle bir sırrı dünyada açmazdı ona. duyduklarını kimseye anlatmayaca ına söz verip her eyi bülbül gibi söyletti ona. Tek gözlü te men. karısına duydu u büyük saygıya ra men. ustaca bir oyunla ba ından savmı tı Vasilisa Yegorovna'yı: sözde.Ne dersin. topu çocukların soktu u paçavra.Aman Yarabbim! dedi. sözü. dedi. sobalarında saman yakmak esmi . derin derin içini çekti. Generalin mesajını alır almaz. Fakat bütün gece uyku girmedi gözüne. Bocaladı. Vasilisa yegorovna: . Kazakları saymazsak. Yoklu unda van Kuzmiç'in toplantı düzenledi ini. bozkırda yayılan ine ini haydutlar ele geçirmesin diye söylemi ti bunu. bizim kadınların aklına. Pala ka'nın kilit altında tutuldu unu ö rendi. bocalamadan yanıtladı meraklı hayat arkada ının sorularını: . kimseye söylemiyormu bunları. van Kuzmiç yalnız kalınca hemen bize haber salmı . Fakat ok yaydan çıkmı tı bir kere.) Fakat emir emirdir. Sen. Zavallı kız. alınma ama Kazaklardan pek umut yok. diye kar ılık verdi. Tanrı'nın izniyle hakkından geliriz o Pugaçev domuzunun! Komutanın karısı: -Pugaçev de kim? diye sordu. topu da temizledim. Ona da. diye sordu. gözlü ünü çıkardı. dedi. biz gelene kadar niçin orada kaldı bakayım? van Kuzmiç. sanı ın dikkatini da ıtmak için.Bu sava hazırlıkları da ne ola ki? diye dü ündü. Fakat van Kuzmiç hazırdı bu saldırıya.Yüzba ı Mironov'a. birbirini tutmaz eyler mırıldandı. evde yalnız kalıp canı sıkılmasın diye. anacı ım! diye kar ılık verdi. Akuline Pamfilovna'nın çok güzel bir yöntemle hazırladı ı hıyar tur usuna getirdi. Ertesi gün sabah ayininden dönerken. papaz Gerasim. Tanrı büyüktür: Yeterli sayıda askerimiz var. Ne kadar sakındıysak da haberin kaleye yayılmasını önleyemedik. kâ ıdı katlayarak: . buyruklarını verdikten sonra serbest bıraktı bizi. Vasilisa Yegorovna kocasının bir dolap çevirdi ini anladıysa da bu gibi durumlarda ondan bir ey koparamayaca ını bildi inden sorularına son verdi. Yayık köylerinde ayaklanmalar çıkarmı . adı geçen haydut ve düzmece çarı püskürtmek için gerekli önlemleri almanızı. kuru dal yakmaları konusunda kesin buyruk verdim. ekonomik i ler konusunda birkaç uyarıda bulundu. Vasilisa Yegorovna. Bundan ötürü sayın komutan. Kocası tarafından aldatıldı ını anlayıp bir soru ya muruna tuttu onu. cinayetler i lemi tir.

Göreceksin sen. Hıristiyanlı a dönmü bir Kalmuk olan Yulay. Komutan hemen hapse attı çavu u. sen kim. diye kar ılık verdi karısı. Ma a'yı alıp bir yere götüreyim. Komutan. bu barbarca yöntemin kalkmasından yakınan yargıçlar bulundu unu i itiyorum. Cahil insanlar üzerinde tehlikeli bir etki yaratabilirdi. ilk yönteminden ba kası gelmedi aklına: . Vasilisa Yegorovna: . Komutan: . kendi aralarında usul usul bir eyler konu uyorlar. Adam ambarda. papaz Gerasim'in kentten. Sa lıklı bir hukuk kavrayı ına tam anlamıyla aykırı. her halde arkada larının yardımıyla. uzun bir süre etkisiz kaldı. onu ortadan kaldıran hayırlı yasa.. isyancıların yanına gitti ini. Yeni bir olay büsbütün artırdı komutanın tedirginli ini. onun yerine Yulay'ı atadı. Yeniden toplandık. yoksa idam edilecekleri tehdidini savuruyordu. kurnazlık yapmak kim? imdi ça ırt bakalım subaylarını. i kencenin. çavu un anlattıkları uydurmaymı . senin yanında da konu uruz. ki gün sonra dönen çavu . Kazakları ve askerleri çetesine ça ırıyor. diye sözünü kesti komutanın. Fakat o kadar açık yürekli ve dürüst bir insandı ki. Eski zaman yargılama yöntemi içinde i kence öylesine kökle mi ti ki.Hah öyle iki gözüm. di e dokunur bir ey söyleyecek durumda de ildi. Ba kırtlardan da. Yulay da kamçıları alıp gelsin. ne yargıçların. ota ına kadar ula abildi i ba bu un ona elini öptürüp kendisiyle uzun uzun konu tu unu anlatmı arkada larına. toplantı düzenlemek ve Yemelyan Pugaçev'den bensiz söz etmek istiyorsan bu kez hava alacaksın! van Kuzmiç falta ı gibi açtı gözlerini: . vabrin: . Ça ıtlar sokulmu tu içlerine. kar ı koymamalarını ö ütlüyor. kı la faresi! dendi ini kulaklarıyla i itmi ti. kom u köylerde ve kalelerde olup bitenleri ö renip gelmekle görevlendirdi çavu u. daha ileriye gitmeyi göze alamadı ından. Kaba. Yetmi ya larında kadar gösteriyordu. Vasilisa Yegorovna. haydut bir sürü kale ele geçirmi .Peki anacı ım. Komutan. En kısa zamanda kalemize gelmek niyetinde oldu unu bildiren haydut. Yazıyı yarı cahil bir Kaza ın kaleme aldı ı belliydi. Çünkü sanı ın suçu yadsıması nasıl onun suçsuzlu una kanıt olmazsa. Hatta günümüzde bile. deyip aya a kalktı. bir süvari ya da bir kı la askeri gördüler mi da ılıveriyorlardı. komutana önemli bir haber getirdi. gitmene gerek yok. bana ambarın anahtarını ver.Az sonra herkes Pugaçev'den söz ediyordu. Bu olay üzerine subayları yeniden toplantıya ça ırmayı dü ünen komutan. Komutanın buyru unu uygulayan van gnatyiç. madem her eyi biliyorsun. Vasilisa Yegorovna'yı uygun bir bahaneyle yine evden uzakla tırmak istedi. bilinmeyen bir kuvvetin bu yana do ru ilerledi ini i itti ini bildirdi. tutuklusunu aynı gün sorguya çekmeyi dü ünüyordu ya. Bu yüzden hepimiz ola an kar ıladık komutanın buyru unu. Yüksek sesle homurdanıyorlardı. kendisine: . Birkaç dakika sonra alınıp sofaya getirildi.Dur van Kuzmiç. ne de sanıkların. diye kar ılık verdi. Pugaçev'in bildirisini okudu bize. Kafası dipten kazınmı tı ve sakal yerine birkaç kırçıl tüy sarkıyordu çenesinden. Karga alık çıkarmak amacıyla bildiriler da ıtan bir Ba kırt yakalanmı tı. bunun gibi.Bak sen u dolandırıcıya! diye ba ırdı. Yoksa çı lıkları i itip korkar. ayaklarına sancaklar serecekmi iz! Seni ito lu it seni! Kırk yıldır namuzumuzla hizmet gördü ümüzü. van Kuzmiç.Gerçekten güçlü oldu u anla ılıyor. van gnatyiç. Bu adamı hiçbir zaman unutmayaca ım. Vasilisa Yegorovna'nın kilidi altındaydı. onun gerçekten suçlu oldu unu göstermeye yeterli bir kanıt sayılıyordu.Gerçek gücünü imde ö reniriz. Hangi cesaretle böyle bir ey öneriyor bize? Onu kar ılamaya çıkacak. Bizim zamanımızdaysa onun gereklili inden kimsenin ku kusu yoktu. temelsiz bir görü . dönü ünde. suçu üstlenmesi de suçlulu unun kanıtı olamaz. ben de soru turma dinlemeye pek hevesli de ilim. kiyüzlü Kazak. Karısı: . kaleden altmı verst ötede. Do rusu ya. van gnatyiç. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim. . Ba kırt. peki dedi. Kaledeki Kazaklar arasında ola anüstü bir hareketlilik göze çarpıyordu. Ona öyle bir bakmamla. Komutan. Vasilisa Yegorovna: .. Ba kırtı buraya getir. Bununla birlikte. fakat. çavu . Sokaklarda öbek öbek toplanıyorlar. Sa lıcakla kalın. komutanlara da.Sanmam. Sanı ın suçu üstlenmesi. olmaması gerekir. dedi öksürerek. karısı da oradayken. pek çok ate gördü ünü. Söylentiler çe it çe itti. ne kulakları vardı. bozkırda. hemen o gün hapisten kaçtı. dedi.Bırak yalanı van Kuzmiç. Ba kırtı almaya gitti.Dinle beni Vasilisa Yegorovna. fakat güçlü bir anlatımı vardı bildirinin. uzun kalpa ını çıkararak kapının yanında durdu. diye dü üncesini belirtti. çok ükür buraların düzenini sa ladı ımızı bilmiyor mu acaba? Acaba bu hayduda kulak asan komutanlar var mıdır? van Kuzmiç: . Yulay'ın söyledi ine göre. tutsa ın içeriye alınmasını emretti. Bu de i iklik açık bir ho nutsuzluk yarattı Kazaklar arasında. baksanıza. Ne burnu. .

anacı ım. vaftiz anasına gönderelim onu. canilerin ula amayaca ı bir yere gönderin. Askerler tutsak edilmi . güçsüz. syancılarla kozumuzu payla madan önce sizi daha uzak bir yere göndereyim mi. van Kuzmiç: . Surları da ta tandır. sor bakalım sizin dilden. Kafan böyle dümdüz rendelendi ine göre. yalvaran bir inilti çıkardı Ba kırt ve ba ını sallayarak a zını açtı: Dil yerine güdük bir et parçası kımıldıyordu orada. kamburca bir adamdı. Çocukların eline dü mü bir hayvan gibi dört bir yana bakınıyordu. Yulay. hiçbir zorlayıcı sarsıntı olmadan gerçekle enler oldu unu unutma. felaket! diye inledi. soluk solu a. Nijneozernıy Kalesi'nin sessiz. söyle. Haydutların kaleyi nasıl ele geçirdiklerini görmü . bu konuda söylenecek söz yok. dedi.Kısa boylu. insan sevgisinin bu denli geli ip yayılmasına a madan edemiyorum. (*) dedi. Pugaçev'e niye dayanmayalım? van Kuzmiç: .. Sana da onunla birlikte gitmeni ö ütlerim. daha güvenli. Kırgızını da gördük. van Kuzmiç! dedim. Komutana: .Peki. Karısı: .Ne oldu sana? diye sordu. devam etti: . Orada yeterince asker ve top var. Ma a'nın hali ne olur? . kim gönderdi seni? htiyar Ba kırt susuyor. van Kuzmiç'in sorusunu Tatarca tekrarladı. i ini iyi gör ha! ki asker. Yakla bakalım. bo gözlerle bakıyordu komutana.Yah i.Niye susuyorsun? diye sürdürdü sözlerini. Yol henüz tehlikeli de ilse. Fakat kadınların güvenli ini dü ünmek zorundayız. Görevimiz. yabancı topraklarda yalnız bir mezar aramak gerekmez bana. Birlikte ya adık. Bak bakalım nasıl bülbül gibi konu turaca ım seni.Bak hele! dedi. Papaz Gerasim'in i çisi az önce oradan geldi. allak bullak olmu bir yüzle Vasilisa Yegorovna girdi içeri. alçakgönüllü bir delikanlı olan komutanını tanıyordum. e itimin hızla elde etti i ba arılara. Hepimiz donup kalmı tık. Baylar konu aca ımız ba ka eyler de var. Rusça anlamıyor musun yoksa? Yulay. Ama benim için bo una u ra ma. sen buraya güveniyorsan kal. Ba kırtını da. Fakat Ma a ne olacak? Destek gelene kadar dayanırsak ne âlâ. caniler kaleyi daha önce ele geçirirlerse.Dinleyin.Yok. Ma a'yı gönderelim. ilk isyanın de il bu. Ta ıdı ı korkunç i aretlerden onun 1741 ayaklanmasına katılıp bu yüzden cezalandırılmı isyancılardan biri oldu unu anlayan komutan: .Peki. Bu ne hal? Vasilisa Yegorovna: . Bu ya tan sonra senden ayrılmak.Saçma! diye kar ılık verdi. sustu. Vasilisa Yegorovna kekeledi. Çocuklar! u soytarının mintanını çıkarın da sırtını ok ayıverin biraz. birlikte . kalemize kim yollamı onu? Yulay. Fakat askerlerden biri adamı kucaklayıp omuzladı ında ve Yulay kamçıyı alıp tam vurmak için kolunu kaldırdı ında. Genç adam! Bir gün bu yazdıklarım eline geçerse. bir yere gitmem. gözlerimle gördü üm bu olayı anımsadıkça. dedi. Gerçi ya lısın. Ba kırtı ambara götür. onları Orenburg'a ya da daha uzak. Komutan: . ansızın. en yararlı. Komutanı ve bütün subayları asmı lar. Zavallının yüzünde kaygılı bir anlam belirmi ti. Kur unların ula amayaca ı bir kale var mıdır? Belogorsk niye güvenilir olmasınmı ? Çok ükür yirmi iki yıldır ya ıyoruz burada.ittin.Peki. Tam durumu gözden geçirmeye ba lamı ken. Orenburg'a. cılız. van Kuzmiç'te konaklanmı tı.. peki. dedi. Bütün benli iyle sarsıldı ı belliydi. Yulay. anacı ım. Komutan: .Felaket anacı ım. Ansızın Marya vanovna'nın ne olaca ı dü üncesi beynime bir ok gibi saplandı. ancak ahlâkların düzelmesi yoluyla. Bugün Çarımız Aleksandr'ın insancıl egemenli i altında ya arken. Nijneozernıy Kalesi bu sabah dü mü . dedi. Fakat Ba kırt ona da aynı bo gözlerle baktı ve çıt çıkmadı a zından. ne dersin? Vasilisa Yegorovna: . Demek zamanında kapanımıza bir kez daha dü mü sün ihtiyar kurt. Nijneozernıy Kalesi yirmi be verst ötemizdeydi. Caniler göz açıp kapayıncaya kadar burada olacaklar. yok. Birkaç saat içinde Pugaçev'in bize de saldırmasını beklemek gerekiyordu. van Kuzmiç karısına dönerek: . Fakat çekik gözleri hâlâ çakmak çakmak yanıyordu. karısı üzerinde sözlerinin etkili oldu unu gören komutan. Vasilisa Yegorovna.. kanımızın son damlasına kadar kaleyi savunmamızı emrediyor. ki ay kadar önce Orenburg'dan gelmi . ama kaleyi ele geçirecek olurlarsa ba ına gelecekleri dü ün. ondan bir ey ö renemeyece imiz anla ıldı..O zaman. Bu beklenmedik haber allak bullak etmi ti beni. Ma a'nın burada kalması do ru de il. Komutan a ırarak: . Ba kırtı soymaya ba ladı. Hayatında belki de ilk kez. en köklü de i ikliklerin.

kalenin çevresinde kimli i belli olmayan insanların dola tı ını bildirdi. ama görü emezsek. dedi. canım! Ba ıma ne gelirse gelsin. Komutanlıkta konu ma devam ediyordu. hüngür hüngür a lıyordu. Sa lıcakla. diye kar ılık verdi.Elveda Pyotr Andreyiç! dedi. içeri giren onba ı. Hava a arıyordu artık. Pyotr Andreyiç! Tabyaya vardık. ba ca ızım Sonuncu dereceden memur ba ı Tam otuz yıl. Ma a'yı yolculu a hazırla. a lamaktan i mi gözlerle geldi ak am yeme ine. Beni kapıda kar ılayıp kılıcımı uzattı. Sizi almak için gönderdi beni. inan bana! Ma a gö süme kapanmı . Yemek sessizce yenildi ve her zamankinden daha erken kalkıldı sofradan.Nasıl istersen öyle olsun. Gözya ları arasında: . bu günleri görmek için mi ya adık! Vasilisa Yegorovna kızının yol hazırlı ını sa lamak için çıktı. Fakat ben ne bir ey söylüyor.ölürüz. ne bir mutluluk Ne bir çift iyi söz Ne de büyük bir rütbe Kazandı ın tek ey ba ca ızım Yüksek bir dara acı oldu Akçaa açtan bir kiri Ve ibri imden bir ilmek Halk türküsü O gece ne soyundum. Komutanla ve ailesiyle vedala tık. Fakat ben az sonra.. hemen komutanın evine ko tum. Marya vanovna'nın kaleden dı arı çıkmaya vakit bulamamı olabilece i dü üncesi. Onu tutkuyla öptüm ve çabucak çıktım odadan. orada onunla son bir kez daha vedala mak istiyordum. Marya vanovya'yı yalnız bulaca ımı söyleyen bir önsezi vardı içimde. Marya vanovna solgun bir yüzle. imdiki iç çarpıntısı. Git.Nereye gidiyorsunuz? dedi. Elveda sevgilim. Nijneozernıy'ın dü tü ünü i itince fenala tı. Yarın gün do madan yola salalım onu. Gece çabucak geçiverdi. son duam seninle ilgili olacak.Akulina Pamfilovna'da. Ardım sıra gelirken: . Komutan: . Gün do ar do maz Marya vanovna'nın çıkaca ı kale kapısına gitmek. Pugaçev gelmi . beynime bir ok gibi saplandı. bizim Kazaklar'ın Yulay'ı da zorla alıp götürerek geceleyin kaleden kaçtıklarını. evlerimize da ıldık. Belki Tanrının izniyle yine görü ürüz. Kale ku atılmı durumda. van gnatyiç. Ayrılı ın hüznü belirsiz. Kale sakinlerinin hepsi . Nerede o? Karısı: . ne de uyudum. Büyük bir de i iklik seziyordum benli imde. tabyada.Çıkmadı. bir süre önce gömüldü üm kederden çok daha katlanılır geliyordu bana.. dedim. Kucakladım. Fakat elimizi çabuk tutmalıyız. hastalanmasından korkuyorum. Haydutlar Orenburg yolunu tutmu lar. fakat tatlı umutlarla.Elveda mele im. Gö sünden ta an hıçkırıklar sözünü tamamlamasına engel oldu. son nefesimde bile dudaklarımdan senin adın dökülecek. Fazla adamımız olmasa da. Baktım. Yüce Tanrım. bilerek unuttu um kılıcımı almak için geri döndüm. Yüre im titreyerek: . ba rıma bastım onu: . kaleden çıkabildi mi? van gnatyiç: . Gerçekten de öyle oldu. adımın ünlendi ini i ittim. yanına birkaç ki i katarız. Çevresi kalın kütüklerle sa lamla tırılmı yüksekçe bir yerdi burası. Sokakta uçarcasına ilerlerken.Ya Marya vanovna? diye sordum. van Kuzmiç. üç yıl daha Sessizce hizmet ettin Çara Ah. mutlulukla kalın. Ben tam evden dı arı çıkmak üzereyken kapı açıldı. Onba ıya çabucak birkaç emir verdim. Beni Orenburg'a gönderiyorlar. Çok kötü. tehlikeyi bir an önce gö üslemek iste i ve bir yükselme tutkusuyla birle iyordu. 7 SALDIRI Ba ım benim. ayrıca. kazanamadın ba ca ızım Ne be on kuru . dedi. ne de söylenenleri dinleyebiliyordum artık.

adamın atını da geminden tutup getirdi. yirmi kadar atlı görünüyordu. Kalabalı ın tam ortasında beyaz bir at üstünde. e ilerek selamladı babasını. kaleye do ru dörtnala at sürdüler. Kazak oldukları belliydi. Bozkıra çıktı. öptü. topu o kümenin üzerine yöneltmesini emretti van gnatyiç'e ve fitili kendi eliyle yerle tirdi. gözlerini ayırmadan dü mana bakıyordu.Göreyim sizi evlatlarım. Az sonra kulaklarımızın dibinden kur unlar vızıldamaya ba ladı. Kocasına: . Top.Hayır babacı ım. Tehlikenin yakınlı ı ola anüstü bir canlılık vermi ti bu eski kurda. Küme da ıldı.oradaydı. Birkaç ok hemen yanıba ımıza.Vasilisa Yegorovna! Burada kadınların yapaca ı bir ey yok. Pugaçev olmalıydı bu. siz de öyle ya ayın. ölü Kazak'ın elindeki ka ıdı alıp getirmesini emretti. Marya vanovna'ya göz ucuyla baktım. titreyerek van Kuzmiç'e yakla tı. Haydi. Biz Vasilisa Yegorovna'yla nasıl ya adıysak. Komutan onba ıyı ça ırdı. Yulay'ın kafasını. Bir ara kaçamak bir bakı fırlattı bana. Komutan. Fakat Tanrı'nın yardımıyla her ey yolunda gidecek. Komutan. va ak postundan kalpakları ve okluklarıyla hemen göze çarpan Ba kırtlar da vardı. Zaman kalırsa. Zavallı Kalmuk'un ba ı. Bir ba kası mızra ına takılı kesik bir kafayı. kendi aralarında görü meye ba ladılar. Ötekiler hayvanlarının ba ını çevirip dörtnala uzakla tılar. kendimi bir övalye olarak görüyordum. Bozkırda da ınık olarak gezinen atlılar. Gönlümün sultanının güvenine layık oldu umu bir an önce göstermek için çatı ma anının gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Ma a. eve gidin. kız yarı canlı. attan yuvarlandı. güçlükle gülümsedi. vabrin yanımda durmu . atlılar dört nala uzakla tılar. Durdu. Ne o Ma a. Ma a git babanla vedala . Dün onun elinden aldı ımı anımsayarak. diye kar ılık verdi. Kalenin yakınlarında. Baktık. Fakat aralarında. sonra kocasına dönüp: . Baksana. Bunu söylerken bana baktı. sersemle mi ti. kalede bir hareketlilik oldu unu görünce kümelendiler. Tanrı ikinizi de mutlu etsin. ölüm de Tanrı buyru udur. kırmızı kaftanlı. kum gibi adam kaynayan bozkıra bir göz attı.van Kuzmiç. yi bir adam bulur evlenirsen. Ben Marya vanovna'nın arkasından bakıyordum. allak bullak etmi ti onu.Ate etmeyin. bozkır bo aldı. ne oluyor? dedi. Mektubu tutan Kazak. yanında ondan ayrılmak istemeyen Ma a'yla birlikte tabyaya geldi. Tanrı'ya dua et. bo uk bir sesle: . Çar'ı kar ılamaya çıkın. Hayat da. yukarıya do ru uzattı ı elinde bir ka ıt tutuyordu. Ya lı komutan. dü man nerede? van Kuzmiç: . Ma a'yı götür. dedi. sonra tutup kaldırdı onu. Bu sırada Vasilisa Yegorovna. van Kuzmiç: . Evlatlarım! Ate ! Askerler bir yaylım ate i açtılar. Yaylım ate iyle de sa ırla mı . Bu arada isyancıların saldırıya hazırlandıkları görülüyordu. elini üç kere kızının üzerinden geçirdi. Çariçe anamız (*) için dövü ece iz bugün. dedi. Gülle vızıldayarak havayı yardı ve adamlara hiçbir zarar vermeden üzerlerinden geçip gitti. Haydi. sözünün eri kimseler oldu umuzu kanıtlayaca ız! Askerler hep bir a ızdan. yelkenleri suya indiren Vasilisa Yegorovna.imdi görürsünüz siz! diye ba ırarak kar ılık verdi. ovada. Ma a'ya bir köylü fistanı giydir. Kocasına: . Evde tek ba ıma daha çok korkarım. sendeledi. Kur un ya muru altında kalınca. hüngür hüngür a lamaya ba ladı. sa lıcakla kal kızım. çlerinden biri. o seni bırakmayacaktır. elveda Ma a. dedi. sayısı pek de kabarık olmayan asker dizisinin önünde geziniyordu. oklar ve yaylarla silahlanmı bir insan kalabalı ı yayıldı bozkıra. bir gün önceden getirilip yerle tirilmi ti. komutanlarına ba lılıklarını bildirdiler. Vasilisa Yegorovna hemen götür onu.Ey. sava nasıl gidiyor? Hani. Elveda Kuzmiç'im. Komutanın karısıyla kızı uzakla tı. bütün dünyaya yi it. van Kuzmiç ona öyle bir göz gezdirdikten sonra yırtıp attı. dedi. Çar burada. Yulay'ın kanlı ba ını görmek. Komutan: . kılıcımın kabzasını sıktım.Oh. beti benzi kül gibi. Komutan son bir kez daha dola arak ordusunu gözden geçirdi ve askerlere: .) Vasilisa Yegorovna da a lıyordu. Ma a'yı kutsa. Adamları çevresini aldılar ve besbelli onun buyru uyla kümeden ayrılan dört atlı.Uzakta de il.Elveda iki gözüm! dedi. sallayarak bize do ru savurdu. (Ma a babasının boynuna atıldı. dedi. Onba ı a a ı indi. bize ihanet eden Kazaklardı bunlar. ba ını salladı. Bu sırada. silahlarını ku anmı bekliyorlardı. kalenin yarım verst ötesindeki bir tepenin ardından yeni atlılar belirdi ve az sonra mızraklarla. yarı ölü. yalın kılıç bir adam ilerliyordu. yeter artık! Durmayın. Hainler ba ırdılar: . topra a ya da çite saplandı. ba ı la beni! Komutan: . Ma a. Mektubu komutana uzattı. stemeden seni incitti im olduysa. Sevgilimi onunla koruyaca ımı dü ündükçe içim içime sı mıyor.Biz de kucakla alım. . Yaprak gibi sallanıyordu. korkuyor musun kızım? . dedi. diz çöktü. komutanın ayaklarının dibine dü tü. Kı la askerleri.

bu ihtiyarı assınlar! Pugaçev'in bir i aretiyle serbest bıraktılar beni. . Gülle tam ortasına dü mü tü kalabalı ın. asker de il miyiz? Aynı anda gelip bize kavu an isyancılar. E er gözda ı vermek için ille de birini astıracaksan. Pugaçev'in ayaklarına kapanmı . besbelli yeniden kızı tırmaya çalı ıyordu onları. üzüleyim mi. Papaz Gerasim. belki de gerçekten iyilik etmek istiyorlardı bana. Komutan: . sapsarı bir yüzle. Ba bu ları en önde. Sen. ellerinde ekmek ve tuz (*). benim Savelyiç. zorla kaleye girdiler. yerlerinden kımıldamamı lardı. son gücünü topladı. tek ba ına kalmı tı. Günahlarımı ba ı laması. emret. Fakat kı la askerleri bunu göze alamamı . van Kumiç: .Haydi evlatlarım! diye ba ırdı. Bir çan sesi yükseldi. Katiller beni dara acının altına sürüklerken. ne oluyor.Babacı ım! diye yalvarıyordu.. Az sonra zavallı van Kuzmiç'i havada sallanırken gördüm. nasıl kar ı koyarsın? dedi. haykırı lar yükseldi. Pugaçev bunun üzerine yüzüme bile bakmadan: .. uzun.van Kuzmiç bütün ilgisini dü mana yöneltmi ti imdi. Kılıcını sallıyor. kalabalı ı yarıp çıktı. sırtında bir Kazak kaftanı. samur külahını ka larının üstüne yıkmı tı. anladın mı? Pugaçev'in yüzü karardı. komutan evinin ta lı ında.Komutan hangisi? diye sordu.Efendimiz ba ı ladı seni! dediler. Ölürsek ölürüz. Ortalı ı derin bir sessizlik kapladı. Aynı anda korkunç çı lıklar. geriye çekilmeye ba ladılar. Trampet sesi kesildi.Sen mi benim Çarımsın? dedi. Bir de ne göreyim. Sen bir hırsızdan ve düzenbazdan ba ka bir ey de ilsin. ya lı yüzba ıyı yakalayıp dara acına sürüklediler. Kurtulu uma sevineyim mi. Düzmece Çar: . titreyerek. hırsızın. görünü e göre. Gözleri kıvılcımlar saçıyordu.Asın onu! dedi. Sıra bana gelmi ti. Yakla tı ımızda Ba kırtlar ahaliyi da ıttılar..Evlatlarım. van gnatyiç de yüzba ının sözlerini tekrarladı: . . Baktım.Korkma. kar ısına getirilen kurbanlar için sessizce aman diliyordu ondan. iki yana da ıldılar.Durun. Bana. Pugaçev'in kar ısına çıkardılar bizi. van gnatyiç ve ben. Sırma püsküllü. Kapı açılsın. syancılar. Hükümdarın alanda tutsakları bekledi i ve ba lılık yeminini kabul edece i duyuruldu. Alanda ka la göz arasında bir dara acı kuruluverdi. Top atı a hazırdı. Pugaçev'e yakla tı. elindeki beyaz mendili salladı.Sen bizim Çarımız de ilsin. O anda duyduklarımı anlatamam. Pugaçev. ileri! Hücum! Ardım sıra gelin! Komutan. ata biner gibi dara acının kiri ine oturuvermi ti. bir an önce tabyadan dı arı fırladık. Ba ından kanlar akan komutanı. dedi.te imdi sıkı durun evlatlarım. eliyle van Kuzmiç'i gösterdi. gitgide bitkinle en komutan.Çar Pyotr Feodoroviç'e ba lılık yemini et! dedi. Çarına. trampetler çalsın! Evlatlarım. Yi it arkada larımın sözlerini tekrarlamaya hazırlanarak gözümü kırpmadan bakıyordum Pugaçev'e. Komutan onların yakına kadar gelmesini bekledikten sonra.. Bu yüzü bir yerden tanır gibiydim. syancılar kaleye do ru ko arak saldırıya geçtiler. elinde bir haçla basamaklarda duruyor. sana fidye verirler.. Pugaçev ona. beni. Kimbilir. askerler tüfeklerini attılar. Birkaç Kazak. Sırma i lemeli bir Kazak kaftanı vardı sırtında. . amcacı ım. bir daha ate ledi fitili. ne duruyorsunuz? diye haykırdı. kapılardan çıkıyordu. syancılar ba bu larının çevresinde toplandılar. bilemiyordum. Sonra van gnatyiç'i çıkardılar Pugaçev'in kar ısına: . Kalenin anahtarlarını istiyorlardı ondan. Ansızın bir haykırı yükseldi: . korkma! deyip duruyorlardı. elinde ilmek. lme i boynuma geçirdiler. bir caniler toplulu u ku atmı tı. Bizim çavu . kula ına bir eyler fısıldadı. bir koltu a kurulmu tu. vabrin kafası çepeçevre tıra lı. Kazak ileri gelenleri arasından çıktı. Tam yardımına ko acakken birkaç düzine Kazak çullandı üstüme. bizi de oraya sürüklediler. haykırı lar yeniden yükseldi. Zavallı lalam: . bir yandan da: . ansızın atlardan inmeye ba ladılar. düzenbazın birisin! Pugaçev bir kez daha salladı mendilini. Ahali. ahali alana ko u tu. Çan sesi kesildi. Bir an için kesilen çı lıklar.. melunlar! Bekleyin! Cellatlar bir an için durdular. Birbirini tutmaz . Yarası hâlâ kanayan. saldırıya geçiyorlar. Bir ara ayaklarımın yerden kesildi ini hissettim: Fakat kalkıp toparlandım ve isyancılarla birlikte kaleye girdim. tok bir sesle: . bey çocu unu öldürmekle ne geçecek eline? Bırak onu. tile kakıla sokaklarda sürüklenmeye ba ladık. Bir gün önce sorguya çekti imiz dilsiz Ba kırt.Çara kar ı koymanın ne demek oldu unu gösterece iz size! diyerek ku aklarıyla kıskıvrak ba ladılar beni. Pugaçev müthi bir bakı fırlattı ihtiyara. Zavallı üste meni de eski komutanının yanıba ına astılar. Kazak ileri gelenleri almı tı çevresini. ka la göz arasında ortaya çıkmı . yakınlarımı koruması için Tanrı'ya yakarmaya ba ladım.

papazın karısına ha? Tanrım! Fakat Pugaçev orada!. haçı öpüyor. sandıklar parçalanmı . Ne yaptınız ona! van Kuzmiç. ki Kazak'ın koltuklamasıyla sıçrayıp eyere oturdu. Pala a çıkıverdi. dü ünmeden ve hissetmeden. Ötekiler ku tüyü ilteleri.. Dikba lılık etme! Ne çıkar bundan? Canı cehenneme deyip u namus. Pugaçev kolunu indirdi. O zaman yürek paralayan bir sesle: . Ahali ba lılık yemini etmeye ba ladı. Saçı ba ı da ılmı . Ses etmeden Akulina Pamfilovna'yı ça ırmaya . birbirini hızla izleyen korkunç olaylarla allak bullak olmu kafamı bir türlü toparlayamıyordum. kahkahalar.. kap kacak kırılmı .Hazret sevinçten sersemlemi olmalı. Atasözü Alan bo alıverdi. O zaman genç bir Kazak. Ba ırtılar.Küçük hanım ya ıyor. Bölük berberi orada durmu . Fakat ben. Pala a da ardım sıra ko up gelmi ti. Vasilisa Yegorovna ta lı ın basamaklarına cansız dü tü. Marya vanovna nerede? diye haykırdım: Pala a: . Pugaçev kocaman. diye kar ılık verdi. Pugaçev atını sürdü... öp elini! diyorlardı. Bir kıyıya çekilip bu korkunç güldürünün devamını izlemeye koyuldum. ahali ardı sıra atıldı.Öp elini.ki gözüm.. Ben hâlâ oldu um yerde duruyor. yeme i orda yiyece ini bildirdi. Zavallı kadınca ız: ..Evlatçıklarım! Bırakın beni! diye ba ırıyordu. o da. Her eyden çok Marya vanovna'nın yazgısının belirsizli i ıstırap veriyordu bana. dedi. Neredeydi imdi? Ne durumdaydı acaba? Gizlenebilmi miydi? Güvenilir bir yer miydi sı ına ı? Bu gibi kaygı verici dü üncelerle dolu olarak komutanın evine girdim.. Dolap kırılmı . Bir kadın çı lı ı koptu bu sırada. Kımıldadım. köy makasıyla Kazak biçimi tıra ediyordu onları.Ya Marya vanovna. evin bütün pılıpırtısını sürüklüyorlardı. Pugaçev'le arkada ları cümbü yapıyordu. beni van Kuzmiç'e götürün! Birdenbire dara acını görüverdi ve kocasını tanıdı. alaycı bir gülümseyi le: . Hafif bir gürültü duyuldu bu sırada. kı la askerlerine geldi. haydutlardan birinin sırtına geçmi ti bile. ki duvar arasında asılı duran aynaya bir ey olmamı tı. 8 ÇA RILMADIK M SAF R Ça rılmadık konuk Tatar'dan kötüdür. bir solukta papazın evine ko tum. Yanımdakiler: . arkılar yükseliyordu oradan. Odadan fırladım.. Birkaç haydut..Katiller! diye haykırdı. Babacıklar. bir hapishane kaçkınının elinde mi ölecektin! Pugaçev: .Ne? diye inledim. Deh et içinde: . Papaz Gerasim'e. Bombo ikona mahfazalarının önünde bir kandil hâlâ ölgün ölgün yanıyordu. elini öpüyorlar. Sıra. Hiçbir ey görmeden. Ne felaket! ne korkunç eyler! Ben bo ulurcasına: . Gösteri li bir ko um ta ıyan beyaz atını getirdiler. kılıcıyla bir darbe indirdi ba ına. ta lıkta Vasilisa Yegorovna'yı sürüklüyorlardı. Beni yeniden düzmece Çar'ın kar ısına götürdüler. (hay Allah!) öpüver onun elini.duygular içindeydim. çama ırları ve daha ne varsa. elbiseleri parçalanmı . Pyotr Andreyiç! diye fısıldadı.Ah. içinde ne varsa alınıp götürülmü tü.. damar damar elini uzattı bana. Sonra silkinerek Pugaçev'e yakla ıyor. neredeyse çırılçıplak kalmı tı. dolabın arkasından. Hırkası.. Ellerini birbirine çarpıp: .. Birbiri arkasına yakla ıyor. Kazak ileri gelenleriyle birlikte ta merdivenlerden indi. sapsarı bir yüzle. n cin top oynuyordu. tir tir titreyerek. Bırakın kalksın! Kaldırıp serbest bıraktılar beni. Bütün bu tören üç saat kadar sürdü.Susturun u cadalozu! diye ba ırdı. Akulina Pamfilovnalara sı ındı. kahraman asker! Ne Prusya süngüleri. diz çöktürdüler. onları ba ı ladı ını bildirerek çetesine kabul ediyordu. Pyotr Andreyiç! dedi. ne Türk kur unları kılına dokunamamı tı senin. masalar. Haydutlar didik didik etmi lerdi yata ını. Savelyiç arkamda duruyordu. Neden sonra Pugaçev koltuktan kalktı. Fakat bu sakin kö enin sahibi neredeydi? Bir dü ünce ok gibi saplandı beynime. erefli sava larda de il de. i e yarar ne varsa ya malanmı tı. Marya vanovna'nın odasına götüren küçük merdiveni bir solukta tırmanarak ömrümde ilk kez odasına girdim onun. idamların en korkuncunu bile böyle bir alçalmaya ye lerim. Sandalyeler. bir anda sokakta buldum kendimi. çay takımını. hayatım.. Beni dürterek: . Gözlerimden zehir gibi acı ya lar bo andı ve sevgilimin adını ünledim. sandıkları. sonra düzmece Çar'a ba lılıklarını bildiriyorlardı.

Fakat. Zavallı van Kuzmiç! Kimin aklına gelirdi ki!. Yüre im tıkanıverecekmi gibi: . güvercinim tanımıyordu onu. üstüme uyduraca ım diye nasıl da çatır çatır sökmü tü onu! a akalmı tım. Marya vanovna bu durumdayken kaygılanmamak elimde de ildi yine de.'' Ve kör olası.'' dedim.gönderdim onu. sizinle u ra amayız imdi.. onu tek ba ına. Katillerin seni yeniden yakaladıklarını sanmı tım. onlarla birlikte e leniyor imdi! Beceriklili ine diyecek yok do rusu.. hanlardan hanlara sürtüp duran bir sarho .Olsun.Gençtir hükümdarım. kaleler ku atıyor. kocam da. Biliyor musunuz. Görevim. Haydutlar kalede ko u uyor. iki gözüm. Fakat ne gelir elden? ''.Çok ükür! diye haykırdı. çimde parlayan öfkeyi güçlükle dizginleyebildim. Kar ı koymanın hiçbir yararı yoktu. Çok ükür bu kadarcıkla kaldı i ! nan olsun.Pyotr Andreyiç.Ye enin genç mi?'' ''. seni bıraktılar ya! Efendim. Tanrı'ya ükür olsun. ben de. Kadınca ızın eli aya ına dola tı: . bölmenin arkasında. Fakat efendimiz. çama ırları. Gidip bakayım da. orada bulunmamı gerektiriyordu. Herif i itti sesi: ''. Pyotr Andreyiç! nanır mısınız? Dolandırıcılar her eyimizi ya maladılar... Eve vardım. her ey çok önemli bir ki i oldu unu gösteriyor onun.Komutanın evinde. dedi. Ya Vasilisa Yegorovna? Ya van gnatyiç? Onu niye astılar peki? Sizi nasıl oldu da ba ı ladılar anacı ım? Ya u Aleksey vaniç vabrin'e ne buyurulur? Saçını onlar gibi kestirmi .. ne yapalım! Çok ükür. Olayların bu tuhaf ili kisine a mamak elde de ildi: Serserinin birine arma an edilen ufak bir gocuk beni asılmaktan kurtarıyor. diye kar ılık verdi.. Yeter ki Tanrı el çekmesin bizden.Allah a kına! Söyleyin.Yo.Yüce Çarımız sizi istiyor. papazın karısı. kocakarı. Fakat bereket versin açı a vurmadı i i. Bir dakika geçmeden. asılanların çizmelerini çekip çıkarıyorlar. Yemekte . atmaca gibi par par yanan gözleriyle baktı! Fakat. bölmeye kadar gitti. Hınzır herif. Papazın karısı: . Fakat a kım. tam ben hasta ye enimden söz ederken yüzüme öyle bir bakı baktı ki. baktım ki birkaç Ba kırt dara acının yanında dikilmi . atlattık. Bunu söyleyip gitti.'' ''. dedim. Yüce Tanrım. Alanın yanından geçerken. Dondum kaldım. dedi. Biliyor musun. e yaları. nemiz var nemiz yok alıp götürdüler. nereden tanıyayım? . ''Fakat kız hastadır. kalkıp efendimizin yanına gelecek durumda de il.Zavallı çocuk orada. Tam o sırada konukların sarho ba ırtıları ve papaz Gerasim'in sesi i itildi. bu güç ko ullarda anayurdum için nerede daha çok yararlı olabilirsem.Kocakarı. Evde de bir ey yok ya. ''Yüce Çar'' ın iste ini yerine getirmek üzere kalkarken: . kisinin aynı adam oldu unu aklım kesti ve o zaman hayatımın niçin ba ı landı ını anladım.Nerede kendisi? diye sordum.'' ''. Ba a gelen çekilir. Katiller papaz uçuruyor yukarda! Herifler sarho ken ellerine dü ersem felaket olur.'' Yüre im yerinden oynadı. az kalsın bir felakete u ruyorduk Pyotr Andreyiç. Görür görmez: . evinize gidin. göster bakalım u ye enini bana. Kar ı konulmaz bir duyguydu bu da. ne günlere kaldık. devleti temelinden sarsıyordu! Dünya yıkılsa alı kanlıklarını bozmayan Savelyiç: .Ba üstüne hükümdarım. dü üncelerimi yarıda bıraktı: . Pugaçev'le benim kılavuz arasındaki benzerlik hemen göze çarpıyordu gerçekten. Elveda Pyotr Andreyiç. de il mi? . Bereket versin. elinde bo bir votka i esiyle kapının önüne geldi. en korkunç bir ölümü bile göze almı tık artık. koruyucusuz bırakmamaya zorluyordu beni.Ye enimdir hükümdarım.. Fakat. Haydut yeme e oturduktan az sonra zavallı yavrucak kendine gelip inlemesin mi!. Fakat.Nasıl olur babacı ım? Handa senin gocu u sızdıran sarho u unuttun mu? Tav an kürkü gocuk yepyeniydi daha. Sarho ba ırtıları yükseliyordu her yerden. Savelyiç e ikte bekliyormu beni.. Adamlar arap istiyor. ne demezsin! Perdeyi araladı. benim yata ımda yatıyor. ba bu larını tanıdın. subay evlerini ya malıyorlardı. kim o inleyen?'' diye sordu. Ayaklanmanın hızlı ve kaçınılmaz sonunu önceden görüyordum ama. Hastalandı da.'' ''. kap kaca ı. Marya vanovna'nın yanında kalmaya. Kazak: . Ben elin hırsızının önünde yerlere kadar e ilerek: ''. Ne yapmalıydım? Caninin egemenli i altındaki bir kalede kalmak ya da onun çetesinin ardı sıra gitmek bir subaya yakı acak ey de ildi. Biraz yatı mı olarak eve döndüm. Bu sırada içeri giren bir Kazak. elbiseleri.Kocakarı. Yalnız kalınca kara kara dü ünmeye ba ladım. yüre imi deldi geçti sandım. papaz da karısına sesleniyordu.Yemek yemeyecek misin efendim? diye sordu. iki haftadır yatıyor böyle. Marya vanovna nerede? diye sordum. bir eyler hazırlayayım. oh.. gidip ben bakarım.

. onurlandırdınız bizi. u uldama Engel olma dü ünmesine bu delikanlının Yarın hesap vermeye çıkaca ım En korkunç yargıcın kar ısına. Volga yedekçilerinin hüzünlü türküsüne ba ladı. Zavallı Vasilisa Yegorovna'nın cesedi hâlâ ta lıkta yatıyor. rica ederim. Aralarında ne vabrin.. anne orman. en sevdi im türküyü söyleyelim. Arkada ları sıkı ıp yer açtılar bana. Kova kova so uk suyla ancak kendine getirebilmi ler. dedi. üzerimde bıraktı ı etkiyi anlatamam. korkunç bir karaltı halinde yükseliyordu. çok önemli i aretler bunlar. dedi. O sırada pek de so ukkanlı olmadı ımı söylemeye gerek var mı? Komutanın evine vardı ımda ortalık kararmak üzereydi. yakı ıklı bir Kazak delikanlısı. söyle Kimlerle gittin soyguna. Hep bir a ızdan katıldılar ona: Ye il orman. Pugaçev'le görü memizin nasıl olaca ını. iirsel . geli imi bildirmek üzere yanımdan ayrıldı. ba kö ede oturuyordu. Yok canım. ince bir sesle. Çumakov! Ba la! Yanımda oturan Kazak delikanlısı. kimi zaman ''Timofeyiç''. i te bu tuhaf sava kurulunda kararla tırıldı. hiç de özel bir saygı göstermiyorlardı ba bu larına. Her biri kendini övüyor.tek ba ına iki kızarmı domuz yavrusunu gövdeye indirmi . öbür yanında kendi resmi varmı . Banyoda Çarlık i aretlerini gösterdi ini de söylüyorlar: Gö sünün bir yanında be kapik büyüklü ünde iki ba lı kartal. sabahki saldırı. Çar'ın Ba layacak sormaya Çar baba Söyle bakalım köylü o lu. Buyurun. ne de çavu (yani bizim hainler) vardı. Hepsinin suratı kıpkırmızı olmu tu. Pugaçev beni görünce: . Türkücülerin çarpıcı yüzleri. bir kiri ten yapılma. Pugaçev: . Yanında oturan elli ya larında kadar bir adamla sık sık konu uyor. keseyi Fomka Bikvayev'e verip çıkmı . Haberci Kazak. Dokunmadım bile. Gözleri pırıl pırıl parlıyordu.. pürüzsüz sesleri. i eler ve bardaklarla donatılmı bir masanın çevresinde Pugaçev ve Kazak ileri gelenlerinden on kadar arkada ı. az sonra dönerek. hatta güzel denebilecek yüzünde hiç de yabanıl bir anlam yoktu. benim için bir barda a votka doldurdu. Ola anüstü bir görünümle kar ıla tım: Üstüne örtü serilmi . Kazakla tartı mayı gereksiz bularak onunla birlikte komutanın evine yollandım. diyecek Çar baba Aferin sana köylü o lu Soygunda oldu u kadar Söz söylemekte de ustasın te bunun için çocu um Sana u kar ıki alanda Bir ev arma an ediyorum Üç direk. Adamakıllı içtikleri belliydi. Konu ma. Pugaçev dirseklerini masaya dayamı . Aferin.Karde ler. zaten kendili inden etkileyici sözlere kattıkları hüzünlü eda. Sessizce masanın bir ucuna ili tim. kocaman yumruklarını kara bir sakalla kaplı çenesine yaslamı . Orenburg üzerine yürüyü . Düzgün. Banyoyu da öyle yaktırmı ki. Hepsi birbirine arkada ça davranıyor. renk renk gömlekleriyle oturmu lardı. kimi zaman ''Kont''. Yanımda oturan boylu boslu. yatmadan önce. üstündeki kurbanlarıyla. külahları. damlıkların söyledi i bu yalın halk türküsünün. Dara acı. Taras Kuroçkin baygınlık geçirmi . iki Kazak nöbet tutuyordu ba ında. bütün bunlar. kendi tasarılarını öneriyor ve serbestçe tartı ıyordu Pugaçev'le. kimi zaman ''Amca'' diyordu ona. nasıl sonuçlanabilece ini kafamda canlandırmaya çalı ıyordum. ya maya Çok muydu yolda ların? Söyleyece im sana Çar baba Bir bir anlataca ım gerçe i Yolda larım dört taneydi Birinci yolda ım karanlık gece kincisi çelik hançerim Safkan atımdı üçüncüsü Dördüncü yolda ım sıkı bir yay Ve amansız oklardı habercilerim. neredeyse acıklı bir zaferle taçlanacaktı bu pervasız hareket! Seferin ertesi gün ba lamasında karar kılındı. Biliyoruz. lgiyle gözden geçirmeye koyuldum bu toplulu u. ayaklanmanın ba arısı ve gelecekteki hareketler üzerineydi..Vay efendimiz! Ho geldiniz. çok de il bir gün önce Marya vanovna'yla öylesine tatlı ayrıldı ımız odaya aldı beni.

dedi. benim delikanlılar ilme i boynuna geçirdiklerinde korktu unu itiraf et! Korkudan ödün patladı de il mi? Ha?. dedim. dedi. Pugaçev gözleriyle öyle bir taradı beni: . Ayın ve yıldızların ı ı ı. seninle konu acaklarım var. imdi bo bir kabadayılık gibi görünüyordu bana. Fakat at binenin. sa ol. geç kalmı ayya ların ba ırı ları i itiliyordu. ayazlı bir geceydi. Mühür kimdeyse Süleyman odur. çtenli im Pugaçev'i sarmı tı. Benim Çar oldu uma inanmıyor musun yoksa? Do ru söyle. Neden sonra ( imdi bile bu dakikayı anımsadıkça övünç duyarım) görev duygusu. Ba ı lanmaz bir tabansızlık olarak görünüyordu bana bu. gülümsemekten kendimi alamadım. Ben gerçek bildi im eyi söyledim. alanı. Hemen tanıdım moru u. Pugaçev yüzünü astı: . Haydi git yat imdi. asarsan. dedi. vedala benimle. Omuzuma vurarak: . Özgürlük haberini i itince sevinçten deliye döndü. bırak beni. Adamın yüzüne kar ı dolandırıcı oldu unu söylemek de akıl kârı de ildi. benim de gözlerim kapanıyor neredeyse. Fakat hiç de ilse bana kar ı çalı mayaca ına söz verir misin? .. Evime geldi imde Savelyiç'i meraktan ve kaygıdan dokuz do ururken buldum. o gece seni hana götüren adamın yüce hükümdarın ta kendisi oldu u gelir miydi aklına? (Bunu söyleyip görkemli. avlu kapısı sımsıkı kapanmı tı. bırakayım. Pugaçev karanlık bir yüzle bekliyordu yanıtımı.Efendimiz. E er gerçekten iyili imi istiyorsan.Dinle. prens de. seni Çar olarak kabul edebilir miyim? Akıllı bir adamsın. Asmaksa asmalı. öfkemin ilk kızgınlı ıyla söylemeye hazırlandı ım ey. Orenburg'a gideyim. adamlarından itaat istemiyor musun? Bana verilen görevi yerine getirmekle yükümlü de il miyim? Boynum kıldan ince. ne dersin? .Nasıl böyle bir söz verebilirim? diye yanıtladım onu. bunun için ba ı ladım seni. kimim ben öyleyse? . Sen karar ver. Papazın evine bir göz attım. Yarın gel. Dara acının altında. Tanrı'nın önünde verece in hesabını kendin dü ün. ki yüzlülük etti imi hemen anlarsın. arkamıza bakmadan gidelim.) Bana kar ı çok suçlusun.Ne gülüyorsun? dedi. Pugaçev'den ayrılıp soka a çıktım. Sen de ba bu sun. htiyarın ö üdünü tuttum. her yer sessizli e gömülmü tü. ükürler olsun! dedi. dara acını aydınlatıyordu. Orası da derin bir sessizlik içindeydi. . Sadece meyhaneden bir aydınlık sızıyor. arada bir sol gözünü kurnaz kurnaz kırpı tırıyordu. Öyle candan ve ne eyle gülüyordu ki.ürperi lerle dolduruyordu içimi. Sana hizmet edemem. Çariçe anamıza yeminim var. Peki. Bunun elimde olmadı ını sen de bilirsin: Sana kar ı yürümemi emrederlerse. Ba ka eye de burnunu sokma. karnını doyur. 9 AYRILIK . ba ı lamaksa ba ı lamalı! Canının istedi i yere git ve diledi in i i yap.Kim oldu unu Tanrı bilir ya. Birkaç dakika ikimiz de sustuk. öyle olsun. Bir baldırı çıpla ın Çarlı ını kabul etmem söz konusu olamazdı. ruhça ve bedence bitkinlik içinde.Peki. dedim kesin bir tavırla. fakat dü manlarımdan gizlenmek zorunda oldu um bir sırada bana yardım etmi tin. Gün do ar do maz kaleden ayrılıp. Ha. Ba ba a kaldık. stavroz çıkararak: . çıplak dö emeye uzanıp uykuya daldım. Pugaçev dü ünceye daldı: .Otur. Do u tan soyluyum ben. Sessiz. bak daha ne arma anlar verece im sana! Emrimde canla ba la çalı aca ına söz veriyor musun? Dolandırıcının bu sorusu ve pervasızlı ı öyle gülünç geldi ki bana. daha neler neler elde edeceksin! Tahtımı ele geçireyim. Bocaladım. U a ın olmasa dara acının kiri inde sallanıyordun imdi. Ne diyece imi bilemiyordum. gizemli bir tavır takındı. insansal güçsüzlü üme baskın geldi. fakat beni bırakma. . Pancurlar. Yeme imi büyük bir i tahla yedikten sonra. kılıç ku ananın de il midir? Eski zamanlarda Giri ka Otrepyev (*) saltanat sürmedi mi? Hakkımda diledi ini dü ün.Yok. Sana bir eyler hazırlamı tım iki gözüm. E er bırakırsan beni. Pugaçev: . Fakat ne dersin efendimiz. bana kalırsa tehlikeli bir oyun oynuyorsun.Tanrım. yürürüm. ba ka bir ey yapmak söz konusu olamaz. Dü ündüklerimi oldu u gibi söyleyece im sana.Öyle olsun bakalım. sonra da sa efendimizin koynundaymı sın gibi sabaha kadar yan gel yat. Pugaçev dik dik yüzüme bakıyor. Bak. Bile bile ölüme gitmek olurdu bu da. halkın gözü önünde. Sonra birdenbire gülmeye ba ladı. elimde olmaksızın ben de katıldım ona.Demek Çar Pyotr Fedoroviç oldu uma inanmıyorsun ha? dedi. masadan kalkıp Pugaçev'le vedala tılar. Kalede bütün ı ıklar sönmü . mare al da olursun. Ben de onlar gibi yapmak istiyordum ki. .Peki. Konuklar birer bardak daha yuvarladılar. Bana canla ba la hizmet et.

ki tane gecelik entari. seyyar kundaklarına yerle tirilmi ti. Beyaz. Tam o anda. dedi. kendisine yardım etmek isteyen Kazakları beklemeden çevik bir hareketle eyere sıçradı. Derken Pugaçev göründü. Pugaçev'in adamları. dedi.nce ye il çuhadan bir adet üniforma. iki ruble elli kapik. sakatlananlar oldu bu arada. Ahali alanda toplanmı . Pugaçev kâ ıdı aldı.Babacı ım. Ba yazman gür bir sesle. Kalkıp alana gittim. Valiye ve bütün generallere beni bir hafta içinde beklemelerini söyle. Çarlarını bir çocuk sevgisi ve itaatiyle kar ılasınlar. me er ne zormu ayrılmak. bundan böyle komutanınız budur. Hollanda keteninden on iki tane gömlek. Düzmece Çar. . seninle bulu mak Heraskov Sabahleyin. Pugaçev.Nedir bu saçmalık? diye ba yazmanın okumasını kesti. Güzelim. Aralarında bizimkini de tanıdı ım birkaç top.Emir buyurursanız. yayalar silahlarını ku anmı lardı. Sandıklardan. be ruble. yi yolculuklar. Pugaçev avuç avuç para saçmaya ba ladı. komutan evinin ta lı ında. kalabalı ı selamladı. Pugaçev: . Gerçek bir dü manlık.Oku.. ta lıkta durdu. kol dü meleriyle birlikte. diye kar ılık verdi. Düzmece Çar. diye kar ılık verdi.. diye kar ılık verdi. ok gibi fırlayarak Pugaçev'e do ru ko tu. biri pamuklu. Kazak ileri gelenlerinden biri.Bu. Neden sonra: .. Azıcık kıyıya çekilmi . dünkü kurbanlarının hâlâ asılı oldu u dara acının yanında sıraya geçmi lerdi bile. bakır mangırla dolu bir torba uzattı ona.. Bir sandık. dedi. anlarsın. Onun sözünden çıkmayın.. Senin çocuklar cani olmasına cani de il ya.. Pugaçev korkunç bir sesle sordu: ..Yüksek sesle oku. gözlerim hiçbir ey sökemedi. Sancaklar dalgalanıyordu. Canımdan ayrılıyorum sanki. ba ı la. Düzmece Çar.. vabrin'i göstererek: . Savelyiç: . Kızma: At bile dört ayaklı olmasına ra men. benim Savelyiç'in kalabalı ı yararak Pugaçev'e yakla tı ını. devam etsin.Dinle. Pugaçev'in çevresini belli ba lı suç ortakları almı tı. tökezler. üstüne bir hasır örtülmü tü. beyaz bir Kırgız atının dizginlerini tutuyordu. yoksa hepsini sallandıraca ım. Emret de okuyup bitiriversin unu: . kalabalı ın içinde görüp ba ıyla yanına ça ırdı beni. Nerede benim ba yazmanım? Onba ı üniformalı bir genç. Pugaçev yüzünü asarak: . e yaları alıp götürdüler i te.. bir çay takımı. efendimiz! Sonra ahaliye döndü. çuha pantolon. vabrin de onların arasındaydı. hemen u anda Orenburg'a do ru yola çık. Bakı larımız kar ıla tı. Kazaklar atlarına binmi ler. aziz babamız. efendimin caniler tarafından çalınan mallarının listesidir. kâ ıdı ona uzatıp: . Atını getirdiler. altın ruble. Ahali apkalarını çıkardı. Vasilisa Yegorovna'nın cesedini aradım gözlerimle.Hangi canilerden söz ediyorsun? Savelyiç: . Ahali haykırarak paraların üstüne atıldı. Benimkilerdeki horgörüyü okudu.Evlatlarım. açıklamaya giri ti: . Sizden ve kaleden bana kar ı o sorumlu olacaktır.Ne diye böyle karı ık yazmı sın? dedi Çar. Kalenin komutanı vabrin oluyordu ha! Marya vanovna onun egemenli i altında kalıyordu! Tanrım zavallı kız ne yapacaktı bu durumda? Pugaçev basamaklardan indi. Pugaçev kurumlu kurumlu: . erkenden trampet sesleriyle uyandım. görmü oldu unuz gibi. Ba yazman devam etti: . Ah. heceleye heceleye okumaya ba ladı: . kol dü meli pantolonlardan bana ne? Savelyiç yutkundu. Bu sözleri duyunca deh etle irkildim.Bu da ne demek oluyor? dedi. ona bir kâ ıt uzattı ını görmeyeyim mi! Hayırdır in allah deyip i in nereye varaca ını beklemeye ba ladım. yapmacık bir küçümsemeyle ba ını çevirdi. biri yollu ipekten. dilim sürçtü de. on ruble. Lalam ne yazmı olabilirdi Pugaçev'e? Meraktan çatlıyordum. yedi ruble. güzel.Dünyanın en tatlı eyiydi.Bu da ne? dedi. görkemli bir tavırla uzun uzun gözden geçirdi onu. Bir Kazak. Savelyiç istifini bozmadan: . düzmece Çar'ın çıkmasını bekliyordu..

Tav an kürkü gocuk.. ha? Ben imdi tav an kürkü bir gocuk veririm sana. . tozu dumana katıp gitti. Savelyiç ona yan yan bakıp: -Yolda dü ürdün ha? diye homurdandı. nefret etti i zavallı suçsuz kızın bulundu u kalede yönetimi ele geçiren bu adamdan her ey beklenebilirdi.. kötü yürekli isyancılar arasında tek ba ına kalan zavallı yetim kızca ızın durumunu. Savelyiç'in yüzüne fırlatarak: ..) Bir de (Çavu .. ster misin uracıkta canlı canlı derini yüzdürüp bir gocuk yaptırayım ondan? Savelyiç: . diye kar ılık verdi.Bu gibi saçmalıklarla beni oyalamaya nasıl cüret edersin? diye haykırdı.Boynum kıldan incedir. kırk ruble. Sessizce yata a yakla tım. yanımdan ayrılmayan Savelyiç'le birlikte Orenburg yolunda yürümeye ba ladık. Gocu u giydim. Dara acına bir göz attım. Bir Kazaktı bu. lahi ihtiyar! ıngırdayan. Fakat ben emir kuluyum. Marya vanovna'yla görü mek için hemen papazın evine gittim. dedi. ba ı lıyor ama. kendi güçsüzlü ümü. elveda Pyotr Andreyiç. onu yolda dü ürmü üm. attan indi.Elveda. Sersem moruk! Soyulmu lar. diye kar ılık verdi. yattı ı odaya gittik. Ne yapmalıydım? Marya vanovna'ya nasıl yardım edebilirdim? Onu vabrin canisinin elinden nasıl kurtarabilirdim? Tek bir yol vardı: Hemen o dakikadan tezi yok Orenburg'a do ru yola çıkmak.Koynumda ne ıngırdıyormu ? Diye kar ılık verdi. efendimin mallarından ben sorumluyum. Dü ürdü ün parayı da dönerken bulmaya bak.Gül.. gözya larımla ıslatarak öptüm. acı acı bakıyordu ona.. Zavallı Marya vanovna. efendim gül! dedi. Geceleyin Marya vanovna'nın ate i yükselmi . Elinden tutacak kimsesi olmayan. ansızın nal sesleri geldi arkadan. babanız size bir at ve kendi sırtındaki kürkü ba ı lıyor. Sonra kaleden çıktım. çaresizli imi dü ündükçe. Pugaçev. gözleri im ekler çakarak: . fakat amacına ula amamı tı. Savelyiç'i terkime yerle tirerek ata bindim.. Pugaçev'le aramın iyi oldu unu görünce bundan bir yarar sa lamayı dü ünmü . onbe ruble. tüylerim ürperiyordu. Marya vanovna'nın yüzü. Artık karım saydı ım genç kızı onlara emanet ettim. vabrin ve Kazak ileri gelenleri arkasından gittiler. sık sık yazın.. tanımadı beni.Daha neler! diye haykırdı. Pugaçev sözünü kesti. Sanırım beni avutmak için bir eyler söyleyen papaz Gerasim'i ve karısını dinlemiyordum bile. para de il.. atın gemi.Efendimiz! dedi. Ya koynundaki ıngırdayan nedir? Utanmaz herif! Çavu hiç bozuntuya vermeden: . Seni gönderene te ekkürlerimi ilet. Yede indeki bir Ba kırt atını dizginlerinden tutmu . (Koyun postundan bir kürk ba lıydı eyere. bunak!. Ba kaca bir ey söylemeden döndü.Çok te ekkür ederim efendimiz. listesini elinde tutuyor. Ben: .. Bir de yüce efendimize handa verilen tav an kürk gocuk.Anla ıldı! diyerek tartı mayı kestim. ne kadar korumasız kalacak! Alana çıkıp bir dakika kadar durdum. Kâ ıdı ba yazmanın elinden çekip aldı. bir yandan da uzaktan i aretler yapıyordu bana. Sonra hastanın elce izini tuttum.Biri basma. n allah daha iyi günlerde de görü ürüz. Bu yersiz gayretke li inden ötürü azarlamaya ba ladım onu. siz de olmayınca ne kadar yalnız. Fakat gülmekten de kendimi alamıyordum. Yeniden bir eyler açıklamaya kalkı tıysa da. Ömrüm boyunca duacınız olaca ım. Yenilerini alaca ımız zaman bakalım yine gülecek misin?. Düzmece Çar'dan aldı ı egemenlikle. düzen içinde kaleden ayrıldı. allak bullak oldum. e ilip selamladım.. Hasta. Durup bakınca bunun bizim çavu oldu unu gördüm. biri pamuklu taftadan iki yorgan. Hele vabrin. bir eliyle koynunu tutarak atını dörtnala kaldırdı. Belogorsk kalesinin bir an önce kurtarılması için elden gelen her eyi yapmak. imdi baygın yatıyor. elli kapik.. votka içersin. hele o büsbütün kurcalıyordu aklımı. Ahali Pugaçev'i u urlamaya atıldı.Pugaçev ba yazmanına: .. Ba ı layın beni. Alanda Savelyiç ile ikimiz kaldık.. Bu sözleri söyler söylemez. Savelyiç: . durmadan sayıklıyormu . vah vah! Seni ve efendini ötekilerin yanıba ında sallandırmadı ımız için bana ve adamlarıma ömrün boyunca dua etmelisin. Zavallı lalamın hayatından kaygılandı ımı itiraf ederim. Papazın karısı: . bir gün içinde öylesine de i mi ti ki. Unutmayın bizi. Tilki kürkü geçirilmi kırmızı bir ceket. çimde karanlık dü ünceler kayna ıyordu. Pugaçev çok iyi bir günündeydi anla ılan. Lalam. öteki hayvanın dizginini bana uzatarak: . Çete. Papazın karısı üzücü bir haberle kar ıladı beni. Kendimi dü üncelere kaptırmı giderken. Onba ı devam etti: . bitir! dedi. Birlikte. Adam atının ba ını çevirerek: . kem küm etmeye ba lamı tı) size. Uzun süre ba ucunda durdum. tozu dumana katarak geliyor. Papazla ve Akulina Pamfilovna'yla vedala tım. dört ruble.Oku. Yanıma kadar geldi. atını sürüp uzakla tı.

sonra. Kimileri kürekle topra ı belliyor. Bayan Mironov da çok iyi bir kadındı. Nöbetçiler bizi kapıda durdurup kimlik belgelerimizi istediler. Dü manın en kısa zamanda yok edilmesi için saldırı harekâtına daha çok umut ba lanabilir. Heraskov Orenburg'a yakla ırken kafaları kazınmı bir prangalı mahkûmlar kalabalı ı gördük. lütfen dü üncenizi belirtin! Kalktım. Toprak tabyada duvarcılar. hele mantar salamurası yapmaktaki ustalı ına diyecek yoktu do rusu! Ya Ma a. Toplantı saatini iple çekiyordum. Gerçi ne lagar Ba kırt beygiri. General bana döndü. beni ilgiyle dinliyor. ne de koyun postundan gocuk. Çok yazık. domuzdan bir kıl koparsan kârdır. Aklımda yanlı kalmadıysa. Hırsız herif utandı demek. o ne oldu? Ma a'nın kalede. Orada kent memurlarından biriyle kar ıla tım. kimileri hendeklerden çıkardıkları süprüntüleri el arabalarıyla ta ıyorlardı. yasa gere ince. imdi. Oraya gidip belirli zamanın gelmesini beklemeye koyuldum.Görüyorsun ya efendim. Belogorsk kalesinden geldi imi ö renir ö renmez. savunma mevzileri yapımında çalı ıyorlardı. Bu arada sava kurulunun öteki üyeleri de yerlerini aldılar. belli ki hiç ho una gitmemi ti memurların. General bahçedeydi. Bana bir fincan çay içmeye gelmenizi rica ederim: Sava kurulu toplanacak bugün. dedi: dolandırıcıya verdi im dilekçe bo a gitmedi. Alınyazımın üzerinde büyük etkisi olabilecek bir toplantıydı bu. Bunlar. savunma harekâtı çok daha tehlikesiz ve güvenlidir. Pugaçev'in yaptı ı dengesizlikler ve ordusunun durumu üzerine bize güvenilir bilgiler verebilirsiniz. kentin surlarını kerpiçle onarıyorlardı. gümrük müdürüydü bu. Zavallı kız ne yapar orada? Belogorsk kalesinin uzak olmadı ını. yüzlerinin biçimini de i tirmi ti.Bay aste men! dedi. Saldırı mı. sa lık ve esenlik okunuyordu yüzünde. tanı ı oldu um korkunç olayları anlatmamı istedi. Onunla vaftiz akrabalı ı varmı . kısa ve özlü sözlerle. generalden ba ka ordudan olan yoktu. Herkes yerle tikten ve kendilerine birer fincan çay sunulduktan sonra. Konu aca ız bunu. papazın karısının yanında kaldı ını söyledim. gülümseyerek: . dedi. Pugaçev çetesinin niteli ini belirterek düzmecenin düzenli bir askeri birlik kar ısında tutunamayaca ını kesinlikle belirttim.Bakalım hele. Haydutların sa ı solu belli olmaz. Belirtilen saatte komutanın odasında boy göstermekte gecikmedi imi okuyucu kolayca anlamı tır. bahçıvanın yardımıyla. yüzba ının kızı. Derin bir sükûnet. pembe yanaklı bir ihtiyardı. içine adamakıllı rom karı tırdı ı üçüncü çay fincanını bir solukta yuvarladı ve generale: . vay. yine de i e yararlar. dolandırıcıların bizden a ırdıklarının ve senin o ba ı ladı ının yarısı etmez ya. Sözlerimi sık sık tamamlayıcı sorularla. Sonbaharın serin solu uyla çıplakla an elma a açlarını gözden geçiriyor. Homurtular yükseldi. o zamana kadar gidip dinlenin imdi. isyancılara kar ı takınaca ımız tavır konusunda karar almamız gerekiyor.imdi. gözükaralı ı görüyorlardı onda. (Burada bana döndü) Bay aste men. Sava kurallarında ilk oylar. ö retici uyarılarla kesiyordu. iyi bir subaydı. Aralarında. 10 KENT N KU ATILMASI Ota ını çadırlara ve da lara kurarak Yükseklerden bir kartal gibi süzdü kenti Ve hendekler kazdırarak ordugâh gerisinde Gece kente salaca ı yıldırımlarını gizledi. General: -Vay. Birinin ''süt kuzusu'' diye mırıldandı ını kulaklarımla i ittim. onun. neyse. yani en küçük rütbeden ba layarak oyları toplayaca ız. Her eyi bir bir anlattım.Celladın kırbacı. sorunu olabildi ince açık ve ayrıntılı bir biçimde ortaya koyan general öyle ba ladı sözlerini: . Bir delikanlı toylu u. htiyar. Sırmalı kadifeden bir kaftan vardı üzerinde. vay! i te bu çok kötü! dedi. Geli im sevindirdi onu. Bana van Kuzmiç'in ba ına gelenleri anlattırdı. Çavu . Acıklı hikâyem sona erdi inde: . Kı la askerlerinin denetiminde. bu arada kuru dalları budamaktan da geri kalmıyordu. genellikle savunma harekâtından yana verilir. dosdo ru generale çıkardı beni. imdi oyları toplamaya devam edelim. özene bezene çaput sarıyordu onlara.htiyar: . savunma mı? Her iki yöntemin de kendilerine göre yararlı ve zararlı yanları vardır.Zavallı Mironov! dedi. baylar. Müdür bey! Sizin dü ünceniz nedir? Sırmalı kadifeden kaftan giymi ihtiyar. zavallı Belogorskluların kurtarılması için ekselanslarının ordu göndermekte gecikmeyeceklerini umdu umu söyleyerek kar ılık verdim. General ku kuyla salladı ba ını: . Hemen. Kalaca ım evi Savelyiç düzene koymu tu bile. sava sanatından anlamasa bile zeki ve do u tan akıllı bir kimse oldu unu gösteriyordu en azından. Buna kar ılık. Bir yasadır bu. Sözlerim. i man. Haydi.

bütün yollar kesildi i için Belogorsk kalesinden mektup gelmiyordu. alınyazılarının nereye varaca ını bekliyordu.. diye kar ılık verdi. Fakat kısaca söylemem gerekirse. bilgisiz ve deneysiz adamların görü lerini izleyen bu saygıde er askerin güçsüzlü ü kar ısında üzüntü duymamak elde de ildi.Yeni geldim aziz Pyotr Andreyiç. nerede? diye ba ırdım. ba arının güvenilmezli inden. . Evlerin avlusuna dü en top gülleleri kimseyi a ırtmıyordu. Gönlümü. atların bitkinli i yüzünden ilerleyemiyorlardı. güvenlik içinde kalmanın daha akıllıca bir i olaca ı kanısındaydı. Fakat kalın kar tabakası. Kendi görü üne aykırı olarak. Üstelik zilzurna sarho saldırıyorlardı. Orenburg ku atmasını anlatacak de ilim. yöneticilerin kısır görü lülü ü yüzünden. sava a hazırlanmamız gerekiyor. Kimse benden yana çıkmadı.. Fakat ne olursa olsun. Tam Türk yapısı palamı sallamak üzereyken. burnundan koyu bir duman yı ını salıverirken: . Açlı a ve her türlü yıkıma katlanmak zorundaydılar.Nasıl olur müdür bey? diye kar ı çıktı. alınyazısının belirsizli ini dü ündükçe. açlıktan bitkin dü mü piyade birliklerimizin de sava alanına çıktı ı oluyordu. bizim çavu . Serserinin ba ına. ahali için öldürücü bir ey olmu tu bu ku atma. Kimi zaman. piposunun külünü temizledi ve u söylevi çekti: ..Baylar! Bana gelince. Kırgız davarı olayım! General: .Ve o zaman (gümrük müdürü atıldı) bu serseriler ba bu larını prangaya vurup getirmezlerse.. yi hayvanlara sahiptiler. Aile notlarına de il. hatta yüz ruble koyabiliriz.Bence. ö üdünüzden yararlanaca ız. ordunun güçsüzlü ünden. Pugaçev'in. piposunu yeniden doldurmaya ba ladı. dü manın saldırısını topçu ate iyle ve (olanaklar elverdi inde de) bir çıkı hareketiyle püskürtmenin daha akıllıca. Sonra kurulun aldı ı kararı anımsayarak. böyle büyük bir sorumlulu u üstlenmeyi göze alamam. Pugaçev'in sayesinde iyi bir ata sahip olmu tum. Orenburglular dayanılmaz günler geçirdiler. Ya savunma harekâtını benimseyeceksiniz. tek sözcükle korkunçtu. Marya vanovna gözümde tütüyor. adam kalpa ını çıkararak. Bütün memurlar. Herkes büyük bir umutsuzluk içinde. Kale burçlarından isyancıların ordusuna baktım. Çünkü canilerin elinde top vardı. Toplarımız toprak tabyanın üstünde bo u bo una gümbürdüyor. Üçüncü bir taktik hareket yoktur. Kentin güçsüz süvari birli i onları altedecek durumda de ildi. topların ve surların gerisinde. gümrük müdürü de il. Orenburg surları gerisinde daha uzun süre kalaca ımı gördüm ve üzüntüden a lamaklı oldum. saldırıya geçmenin ba ı lanamaz bir serüvencilik olaca ından ve buna benzer eylerden söz ettiler.Fakat beyler diye sürdürdü sözlerini. satın alma harekâtına giri iniz! . Bu çarpı malarda üstünlük hep kar ı yanda kalıyordu. saldırı harekatının hemen hemen her zaman savunma harekâtına üstün oldu unu gösteren taktik belgelere dayanmaktadır. anlatılmaz bir sevinçle doldu. içim acıyla burkuluyordu. Neden sonra. bütün görü leri dinleyen general. . . Size de bir mektubum var. tarihe mal olmu bir olaydır bu. verdi i sözü tutarak Orenburg üzerine yürüdü ünü ö rendik. konu. Taktik harekatımız. Baylar oylarınızı yasa gere ince belirtmenizi bekliyorum. bu sonucu vermi ti i te! Bir gün. Söz konusu toplantıdan birkaç gün sonra. ben tümüyle bay aste menin görü ünden yana oldu umu bildirmek zorundayım. Toplantı sona erdi.Selam Maksimiç! dedim. uygulamada bu durumdaydı! Orenburg memurlarının sa duyu ve akıllılık dedikleri ey. Zaman geçiyor. Gururum ok anmı tı. her gün sırtına binip kent dı ına çıkarak. daha dün döndüm. çim. açık sava alanında silahın ansını denemektense. ya saldırı. Burada durdu. adamakıllı kalabalık bir dü man birli ini nasıl olduysa da ıtıp kovalamaya ba ladı ımızda. a ıran general . Aralarında. efendimiz ne saldırı ne de savunma harekâtına giri menin gere i yok. da ınık dü man süvarilerini gözden gizliyordu. yüce Çariçe'nin bana emanet etti i bölgenin güvenli iyle ilgili olunca. . hatta Pugaçev'in saldırıları bile umursanmaz olmu tu artık.Efendimiz. iyisinizdir in allah? diye ba ırmaz mı? Baktım. Yani. Satın alma harekâtını da taktik harekât sayacak. Tepeden bakma sırası memurlardaydı. Çünkü bu görü .Hani.Bunu sonra daha ayrıntılı olarak görü ürüz. Belogorsk saldırısından bu yana sayıları on kat daha artmı gibi geldi bana. Belogorsk'tan çıkalı çok oldu mu? . sava alanına çıkınca da çakılıp kalıyor. Herkes. Pyotr Andreyiç! Nasılsınız. daha güvenilir bir davranı oldu unda birle en oy ço unlu una katılıyorum. Aralarında ho nutsuzluk ve tedirginlikle fısılda an memurlara öyle tepeden bir bakı fırlattım.. kentin içinde ku atmayı beklemenin. Pugaçev süvarileriyle yapılan çarpı malara katılıyordum. Heyecandan solu um kesilmi ti: .Selam. Pugaçev'in egemenli i altına giren kalelerin küçük topçu birlikleri de vardı imdi. örtülü ödenekten yetmi . Ben can sıkıntısından patlıyordum. Pahalılık. . Piposundan derin bir nefes alan general. küçük çarpı malarla avutabiliyordum bir parça. dedi.Ha! ha! ha! Son derece akıllıca bir dü ünce. arkada larından geri kalan bir Kazak'a yeti tim. a zından. Ayrılık gitgide dayanılmaz olmu tu. Zaten az olan yiyece imi onunla payla ıyor.

Aleksey vanoviç. a ıran ihtiyar: . Ama yine de ne bir bölük asker. dedim. dedim. bir solukta a a ıdaki satırları okudum: "Tanrı birdenbire babamdan. diye dü üncesini belirtti. yardım istiyor benden. Beni. ona karı olmayı kabul etmezsem.Burada i te.. o zaman ba ka! Zavallı delikanlı. Artık kendimi yitirmi cesine: .Efendimiz. eski romancıların söyledi i gibi. yi olduktan sonra. Her zaman iyili imi istedi inizi ve herkese yardıma hazır oldu unuzu bildi imden. diye kar ılık verdi.Efendimiz. General ba ını sallayarak: . Bunu söyleyip katlanmı bir kâ ıt parçası uzattı bana ve tozu dumana katarak uzakla tı. . htiyar: . dedi. Kendine bir koruyucu bulmu olur hiç de ilse. Yine Maksimiç'in Pala a'ya anlattı ına göre.. General lüle ta ından piposunu tüttürerek bir a a ı bir yukarı dola ıyordu. u dünyada ne bir akrabam. nasıl olsa yeni bir kısmet çıkar Marya vanovna'ya. Kendinizi hiç sakınmıyor. Zavallı atımı kıyasıya mahmuzlayarak kente yollandım. Hayatımın bütün mutlulu u sizin verece iniz karara ba lı olacak. Kızca ızı kurtarabilmek için yol boyunca kafa patlatıyor. sözünü kesmekte acele ettim: . Kâ ıdı açtım. Belogorsk kalesini nasıl temizleyeceksin dü mandan? Ben co kuyla: .Di imizi sıkmak mı? diye haykırdım. bu zavallı kızı. Bu soluk solu a geli imin nedenini sordu kaygıyla. zavallı yetim. Görünü üm a ırtmı olmalıydı onu. Bunun ne oldu unu. Herhalde çıldırdı ımı sanan general (ki yanılmıyordu) yüzüme dik dik baktı. Dü üncemi de i tirmez. Derin bir umutsuzlu a kapılmı tım.Maksimiç elini koynuna sokarak: . General: . fakat hiçbir çözüm yolu bulamıyordum. diye ba ırdım. Bana çok merhametsiz davranıyor. Fakat Aleksey vanoviç gibi bir adamın karısı olmaktansa ölürüm daha iyi. kanatlarınızın altına alın. bana bir bölük askerle elli tane Kazak verin. burada babamın yerine komutanlı ı ele alan Aleksey vanoviç. Ne çıkar bundan? Hatta imdilik vabrin'in karısı olması daha iyi. u anda öz babammı sınız gibi ba vuruyorum size. Dü ünmek için bana biraz zaman vermesini rica ettim kendisinden.Söz veriyorum. imdi anlıyorum. Beni görüp durdu. Sevimli dulların ansı açıktır. Yeter ki iste imi yerine getirin. Ba araca ım bunu. bu arada Marya vanovna'yla evlenecek!. Azizim Pyotr Andreyiç! Tek umudum sizsiniz. Bize yardım kuvveti gönderilmesi için generale.Hayrola azizim. gözümün ya ına bakmayacakmı .. sık sık kaleden çıkıp çarpı malara katıldı ınızı görüyormu uzaktan. Üç gün daha beklemeye razı oldu. bir elime geçsin.. Canilere ye eni oldu umu söyleyen Akulina Pamfilovna'nın yalanını çıkarmamakla hayatımı kurtardı ını ileri sürüyor. Neden sonra: . dedi. kendisiyle evlenmeye zorluyor beni. yirmi dört saat içinde yargılatıp kale korkulu unda kur una dizdirece im! Fakat imdilik di imizi sıkmaktan ba ka çare yok. papaz Gerasim'in gözünü Pugaçev'le korkutarak. Yıldırım gibi generalin odasına daldım. dü man. ba stratejik noktayla ba lantınızı kolayca keser ve üzerinizde kesin bir zafer kazanır.. Onu ne yapıp edip size ula tıraca ım konusunda Pala a'ya söz vermi tim. Ara bu kadar açılınca. Yani. varsın evlensin. Onu kur una dizdikten sonra. Marya Mironova. Demek Marya vanovna'ya tutkunsun. Nedir? Söyle. ne de elli Kazak verebilirim sana. Oo. vay. bu mektubun elinize ula ması için Tanrı'ya yalvarıyorum.Nasıl olacak bu? dedi. gidip Belogorsk kalesini dü mandan temizleyeyim. sizin için gözya ları akıtarak Tanrı'ya yakaranları dü ünmüyormu sunuz. imdi kendi evimizde tutuklu olarak ya ıyorum.Onu vabrin'e kaptırmaktansa ölürüm daha iyi. olanaklar varsa kendiniz de gelin. Onun taktik hareket konusunda yeni bir söyleve ba lamak üzere oldu unu görünce korktum. Kesilen ba lantı. beni canilerin ordugâhına yollayaca ını söylüyor. Yalvarırım geri çevirmeyin dile imi. . vabrin kendisiyle evlenmeye zorluyormu onu. Kente dörtnala girip atımı dosdo ru komutanlı a sürdüm. Ba ımı e dim. ne bir koruyucum var. Ansızın im ek gibi bir dü ünce geçti aklımdan. okuyucu gelecek bölümde ö renecek." Mektubu okuyup bitirince çıldıracak gibi oldum. annemden yoksun kıldı beni. fakat o. . bütün komutanlara yalvarın. beni zorla onun elinden aldı. E er üç gün sonra ona varmazsam. ne yapabilirim senin için? . vay! dedi. size ba vuruyor.Yüzba ı Mironov'un kızı mektup yazmı . böyle bir sorumlulu u üstlenemem.Öyle mi? u koca Schelm (*) vabrin yok mu. Her zaman size ba lı.Canım. Maksimiç onu size ula tırmak için söz verdi. Uzun süre hasta yattım. Tanrı büyüktür. kızlardan daha kolay koca buluyorlar demek istiyorum: Umutsuzluktan bo ulur gibi: . "Lizaveta Harlova'nın ba ına gelen sizin de ba ınıza gelir" diyor (*).Vay. Çılgınca bir hareket olurdu bu.Olmaz delikanlı.

ondan sonra canının çekti i yere git. efendimin çocu u mahvoluyor!. Bu ta duvarların gerisinde sensiz oturaca ım ha! Çok ükür. bir anda ala a ı ettiler. htiyarcık topal atıyla haydutların elinden kaçamamı tı demek. üç kat pahalı da olsa al. Sumarokov Generalden ayrılıp çabucak odama döndüm.. diye kar ılık verdim.11 SYANCILARIN OTA I Do u tan yırtıcıdır yırtıcı olmasına ya Aslan. karnını az önce doyurmu tu Tatlı bir dille bana " nime niye geldin" diye sordu. Korkma Savelyiç: Tanrı büyüktür. Ne yapabilirdim? Birkaç dakika bekleyip. Gitmek zorundayım. karanlıkta kimsenin gözüne çarpmadık. Az sonra Berda'nın ı ıkları görünmeye ba ladı. aklımı kaçırmadım daha! Sen bilirsin. Ordu gelsin dolandırıcıları yakalasın. içi gümü sikkeyle dolu. Hendeklere yakla ırken gürültüler... hendeklere yakla ıyorduk. yi yürekli lalam titreyen bir sesle: . gemi bıraktı. ba ırtılar ve benim Savelyiç'in sesini duydum uzaktan.Daha yava . Sıkı bir tırısla ilerliyordum. Nereye gidiyorsun? Niçin gidiyorsun? Azıcık bekleyiver. Canın ne istiyorsa. Sokakta bir sürü insana rastladık ya. ben yine de gizleyebildim onları.Yeterince var efendici im. ölürüm de bunu yaptıramazsın bana. Bana bak.. Hendekleri a ıp köye girdik. Bütün paramın ne kadar oldu unu sorarak sözünü kestim. karanlı ın içinden eli sopalı be köylü gördüm. Bunu söyleyip. belki yine görü ürüz. Ardım sıra güçlükle gelebilen Savelyiç. Onların bu a kınlı ından yararlanarak atımı mahmuzladım. çlerinden ba kan oldu u anla ılan biri. her gün yenilenen nal izleriyle kaplanmı tı. nsaf et. Kararım kesindi. Adamlar seslendiler. Köyü kazasız belasız geçmeyi umarken. çlerinden biri. Birkaç dakika sonra. Devriyeler tantanayla götürdüler bizi. Seni yalnız bırakaca ımı mı sandın? te. Savelyiç'le tartı manın bo una oldu unu bildi imden. Pugaçev'in barına ı olan Berda köyü yakınlarından geçiyordu. Bütün kulübelerde ı ık vardı. ikide bir: . Köyün do al siperlerine. Parolayı bilmedi im için. Savelyiç: . Yüce Tanrım. Savelyiç arkamdan gelmiyor. hayvanı besleyecek yiyecek bulamadı ı için.u ayya haydutlarla çarpı maktan ne zevk alıyorsun efendici im! Soylu bir kimseye yakı ır mı bu? Günün birinde yok yere kendini ziyan edeceksin. haydutlar bütün geçitleri tutmu ken nasıl gidersin oraya? Kendine acımıyorsan anana babana acı. az sanra Çar'a götürece ini söyledi bizi. .. Yarısı sende kalsın. yoksa efendimizin buyru uyla sabahı mı bekleriz. uzun örme bir kese çıkardı cebinden. apkası adamı ölümden kurtarmı tı. dedim. topal bir beygire binmi ti. seni yalnız bırakmam. Dolandırıcılar aramadık yer komadılar ya. Pugaçev barına ının öncü karakoluna çıkmı tık. hayvan ok gibi fırladı.. efendim. Adamlar Savelyiç'i kıstırmı lar atından indirip ba lamaya hazırlanıyorlardı.. Yarım saat sonra ben. ama ben senden ayrılmam. E er üç gün içinde dönmeyecek olursam. be para almadan Savelyiç'e vermi ti onu. Pyotr Andreyiç. Kendini sıkma. senin uzun bacaklı eytana yeti emiyor. Fakat sendeledi. Savelyiç her zamanki ö ütleriyle kar ıladı beni: . Türklerle ya da sveçlilerle dövü sen neyse ne! nsan bu haydutların adını bile anamaz!. diye ekledi..Laf ebeli inin zamanı de il.. Madem gitmeye karar verdin. Savelyiç de bana uydu. Kent kapısına geldik. htiyara: . Bu paraları sana veriyorum. ama ardım sıra gelmekten de geri kalmıyordu. onun yarısını bana ver imdi. safkan atımın sırtındaydım. az önce beni durduran nöbetçi köylüler arasındaydım yine. Aziz Pyotr Andreyiç!. Ötekiler korkup kaçı tılar. Ana yol karla örtülüydü. Savelyiç de lagar. ba tan ba . Beni görünce pek sevindiler. Orenburg'dan çıktık.. A. yakalandı ına iyice aklım kesince atımın ba ını çevirdim. yanlarından sessizce geçmek istedim. birdenbire. Hava kararmaya ba lamı tı. Ben Belogorsk kalesine gidiyorum. Savelyiç sızıltıyı kesmiyor. Fakat bozkır. Kılıcımı çekti im gibi. bilmem.Azizim Pyotr Andreyiç! dedi.Sizi imdi mi asarız. onu kurtarmaya döndüm. yayan yapıldak da olsa pe ine dü er. Orenburg'lu bir subay oldu um . hazırlı ı yapmasına izin verdim. Ba ırarak üstüme atılıp.Peki Savelyiç. Nöbetçiler bıraktılar bizi. ba ırı lar geliyordu her yerden.. Bu körolası beygir.Bu da ne demek efendim? diye sözümü kesti. Gecenin gitgide koyula an karanlı ı beni her tehlikeden koruyabilirdi. gerisin geri. Fakat çevremi ku atıverdiler. atımı geminden yakaladı.. Atımı hızla sürdüm. Kent sakinlerinden biri. Kendini yiyip bitirme!. . Daha fazla direnmedim. bu böyle. köylünün kafasına indirdim. Gürültüler. efendim! Tanrı a kına daha yava ! diye ba ırıyordu. Savelyiç keyifli keyifli gülümsedi: . cimrilik etme sakın. Fakat bir de baktım. Yolum.

. bugüne kadar Orenburg'da senin dü manlarınla niye oturdu? Onu sorgu odasına götürüp biraz da lasak. Savelyiç'e bir göz attım.te saraya geldik. içtenlikle yanıtladım Pugaçev'i: . iri yarı.Suçlu vabrin'dir. kö edeki fırın çatalı ve üstüne toprak çanaklar dizilmi önlü üyle (*) herhangi bir köy odasından farkı yoktu. kırk be ya larında kadar bir adamdı bu. kendisiyle evlenmeye zorluyor. e er tanıyorsa. imdi geli inizi bildirece im. halkı incitmenin ne demek oldu unu ö retece im. htiyar caninin mantı ı çok inandırıcı göründü bana.zin verirsen sana bir ey söyleyeyim. elimde olmaksızın kendimi içinde buldu um bu topluluk. kinci adam ise (Hlopu a lakabıyla tanınan) Sibirya maden ocaklarından üç kere kaçabilmi sürgün bir cani. Fakat bu subay efendiyi de niçin te rif buyurdukları konusunda do ru dürüst sorguya çekersek fena olmaz.Hangi adamım yetim bir kızı incitmeye cesaret edebiliyor? diye gürledi. deliksiz burnu. dedim. Üstlerine bir soyluyu getirmekle Kazakları darılttın. diye dü üncesini belirtti. adamlarının beni durdurdu unu söyledim. suçlu kim? . Kapıda birkaç arap fıçısı ve iki top duruyordu. çıkmalarını emretti. Kulübeye. Afanasi Sokolov idi. sırtında kırmızı bir kaftan. Mavi eritli ihtiyar: .Gir. senden adalet beklemeye de hakkı olamaz.ncitilen yetim bir kızı kurtarmak için Belogorsk kalesine gidiyordum. Yok.Ne dersiniz. ak sakallı bir ihtiyardı. Göz kırparak: .Fakat. Orenburg'dan bir subay gelmesinin onları adamakıllı meraklandırdı ı. Yapmacık görkemi kayboluverdi. Ve aklıma gelen ilk cümleyle. Kulübeye girdi. kıvılcımlar saçan kül rengi gözleri. saraya girdim. Köylü neden sonra dönerek: . istavroz çıkarıyordu. Canlılıkla: . ya da köylülerin deyi iyle. Kırmızı bir gömlek. hırıltılı bir sesle: . sıska. boynumun . kambur. soyluları ürkütme.Onların yanında çekinmeden konu abilirsin.anla ılmadı. . dedi bana.Söyle bakalım. ha. arkada larına döndü. ha? Pugaçev'in i i akaya vurdu unu görmek biraz canlandırmı tı beni. Zararı yok. kurtulamayacak elimden. kutsal tasvirlerin altında oturuyordu. ellerini gösteri li bir tavırla bö rüne dayamı . dedi. Fakat peykeleri. Pugaçev. bu çillerle kaplı geni yüze a ılası bir güç veriyordu. Adamakıllı bekledik. Fakat ötekini ömrümce unutmayaca ım. Yapmacık bir uysallık içinde. adamakıllı kamçılıyordu dü gücümü. Birincisinin (sonradan) kaçak onba ı Beloborodov oldu unu ö rendim. efendimiz? diye sordu. Ba ına buyruk davranmanın. dedi. vabrin'i sallandıralım. Hayırdır in allah? Hangi rüzgâr attı sizi? Özel bir i im için giderken. Düzmece Çar'ın gözdelerine yan gözle öyle bir baktım. i te onu tutsak etmi . htiyarcık usul usul bir dua mırıldanıyordu. bütün vücudumdan so uk bir ürperti geçti ini hissettim. Fakat Pugaçev az önceki soruyla kendime getirdi beni. topluluk kar ısında sırrımı açıklamaktan çekindi imi sanarak. Hlopu a. . Gür ve kızıl sakalı. imdi de astırmakla tezcanlılık ediyorsun. Sırtındaki kaba kuma tan yapılmı boz kaftana çaprazlama geçirilmi mavi eritten (*) ba ka. Söyle. dedi. Astıraca ım onu.Onlara ne acımalı. ipe asılı le eni. ilgi çekici bir yan görmedim onda. Pugaçev. Uzun boylu. Ellerinde bulundu umu. geni omuzlu. Pugaçev'in gözleri parladı: . Çarlı ını tanımıyorsa. ileri gelen arkada larından birkaçı oturuyordu çevresinde. ne i iymi bu? Kem küm ettim. ne de ba ı ta bulunmalı. Onlardan hiçbir ey gizlemem. Pugaçev görür görmez tanıdı beni. Papazın evinde gördü ünüz hasta bir kız vardı ya. Köylülerden biri: . ki ki i dı ında herkes bu emre uydu. Pugaçev. imdi de ilk duydu un söze kanarak adam astırıp. eytanın baca ı olsa. Tedirginli im Pugaçev'in gözünden kaçmamı tı. Bizi do ruca. vabrin'i kale komutanlı ına atamada tezcanlılık etmi tin. bir Kırgız kaftanı ve bir Kazak alvarı vardı üzerinde. subayın içeri alınmasını buyurdu. Beni iddetle sarsan duygulara ra men. Alınyazım beni Pugaçev'le bir kez daha kar ıla tırmakla. alnındaki ve yanaklarındaki kızılımtırak lekeler. ürkütücü bir tavırla: . Kimlerin elinde bulundu umu dü ününce. hangi i için çıktın Orenburg'dan? O anda tuhaf bir dü ünce geldi aklıma. duvarları yaldızlı kâ ıtla kaplı bir odaydı bu.vabrin'e gösterece im. Bunlardan biri. ki ya kandiliyle aydınlatılmı . amacıma ula abilmem için bir fırsat vermi olmuyor muydu? Bu fırsattan yararlanmaya karar verdim. ne dersin? Bana öyle geliyor ki Orenburg'dan ça ıt olarak yolladılar bu efendiyi.Vay efendimiz! dedi. gösteri li bir kar ılama törenine hazırlandıkları belliydi. dedi. makası. dört yol a zının kö esinde bir kulübeye getirdiler. Benim mare al do ru söylüyor galiba. Efendimiz.

Görüyorsunuz i te. üç Tatar atı ko ulu bir yaylı duruyordu. Bunlar. Madem vabrin'i asacaksın. Arkada ları kalktılar. Kesin u zırıltıyı. Hlopu a: . Bereket. Olup bitenler lalamı öylesine a kına çevirmi ti ki.Ah! dedim. ama gözün hâlâ asmakta. Pugaçev ne elendi. hasımlarımı öldürdüm. Tanrının yardımıyla sen de koklayacaksın o kızgın ma aları. Yüre ine bu yufkalık nereden geldi böyle? Hlopu a: . Sabah ola.. ki genç Kazak kızı. a zını açıp bir ey sormadı bana. kesmekte. Hlopu a imdada yeti ti..General efendiler! diye sesini yükseltti. Yırtık burnu gösteririm ben sana. vabrin'in incitti i kızla ne ilgin var? Yi idin gönlü yarasız olmazmı derler. Masa arkada larım üzerinde. ster istemez tanı ı oldu um cümbü . ba ına bir Kırgız kalpa ı takmı tı. Hlopu a'nın buyru uyla nöbetçi Kazak beni hükümet kulübesine götürdü. sana kalsa herkesi bo ar. Üstünde yol kıyafeti vardı. Savelyiç de oradaydı. Naumiç. Karı gibi çene çalarak de il. dedi. kimsenin hakkı kalmasın. gece yarısına kadar sürdü. ondan korkarım i te! Haydi. Pugaçev: .Çok ükür. moruk! diye gürledi. söyle bakalım. (kemikli yumru unu sıktı ve gömle inin yenini sıyırıp kıllı kolunu ortaya çıkardı) ve bu kol da Hıristiyan kanına bula tı. Ba ımıza Ali kıran ba kesen mi oldun? Bir aya ın çukurda.Peki.Do ru.. Bu el. Birlikte çıktık. bizi her eyin yolunda oldu una inandırmaya çalı ıyor. Onları topuzla. Kendimi ikinci kez. Pugaçev'in masasına oturmak erefinden yoksun kalmaya dünden razıydım ama yapacak bir ey yoktu. Gerçe i gizlemeyi gereksiz kılarak: . Ekmek. Sen olmasan kente varamaz.Orada ne homurdanıyorsun. fakat bu efendi. balta tersiyle yere serdim. onu bırakmam için bana da i aret yaptılar. aynı dara acına bu delikanlıyı da çek ki. uzun süre ahlayıp vahladı ını i ittim. en bir tavırla: . Sırtına kürk giymi . sen niye yaltaklanıyorsun? diye kar ı çıktı. Karanlıkta uzandı ını.Ya sen. Pugaçev'in beni ça ırdı ını söylediler. Dur bakalım. iyilik bulur. Hem de serbest dört yol a ızlarında. kesersin. dedi. Fakat ben konukları de il.Her ey tıkırında ha! dedi. ben de günah i ledim. Niye daha önce söylemezsin bunu? Sizi evlendirip güzel bir ölen yapaca ız! (Sonra Beloborodov'a döndü). Kaçıp gelenler a ız birli iyle Orenburg'da açlı ın ve ölümün kol gezdi ini. Sabahleyin gelip. ona ne yapaca ımızı yarın dü ünürüz. Orenburg köpeklerinin tümü birden dara acında kuyru u titretse umursamam ama. Bu bulu um i e yaramı tı. Gözünü kırpı tırarak: . Ahali sokakta birikmi ti. Sonunda horuldamaya ba ladı. htiyar: . Hlopu a ve Beloborodov.. Pugaçev: .. mare al! Bu delikanlı... Arkada ına: . Pugaçev görkemli bir tavırla: .O kız yavuklumdur. bizim koca itler kendi aralarında hırla maya ba larlarsa. hayır ola. dedi. Bir gün önceki arkada ları almı tı çevresini. verdi im yemin gere ince.Yeter. Her ey tıkırında. karanlık ormanlarda. diye kar ılık verdim. senin de zamanın gelecek. melûn ihtiyarın sözlerinden etkilenmi e benziyordu. do ru söylüyordu. Oturup karnımızı doyuralım imdi. Pugaçev: . Ha yanılıyor muyum? Hava yumu amı tı. Akıttı ın kanlar vicdanını sızlatmaya az mı geliyor? Beloborodov: . Dinle. diye kar ılık verdim.. karanlık bakı larla süzdüler birbirlerini. Öyle soba ba ında oturup da kahramanlık taslayarak de il. . At ve gocuk için sana te ekkür etmeyi unutuyordum az kalsın. Pugaçev'le kulübenin giri inde kar ıla tık.yilik eden. Fakat ahali açlıktan kırılıyor! Düzmece. htiyar öte yana dönüp: . ahalinin (hem de seve seve) le yedi ini söylüyor. diye söze karı tı. Söyle bakalım. barı ın bakayım. sizin kent ne durumda? . eski ahbabımdır. tek sözcük söylemeden.. Ben derin dü ünceler içinde bütün gece gözümü kırpmadım. üfleseler canın çıkacak. Fakat ben. ev sahibinin kızları masaya beyaz bir örtü yaydılar. Orenburg'da yeterince erzak bulundu u konusunda onu inandırmak için dil döktüm. Pugaçev'le ve korkunç arkada larıyla bir ölende buldum. içki neden sonra etkisini göstermeye ba ladı. gözünün içine baka baka yalan söylüyor.. dedi. Pugaçev oturdu u yerde uyukluyordu. imdi. balık çorbası.Yavuklun ha! diye ba ırdı. arap ve birayla dolu i eler getirdiler. Benim için hiç de hayırlı bir sonuca ula mayaca ı anla ılan bu konu mayı de i tirmek gerekti ini görerek Pugaçev'e döndüm. Kapıyı üstümüze kilitlediler. o zamana kadar sakalını yolmayayım!. Fakat dikkat et. Pugaçev. Hele bir geceyi atlatalım da. yarı yolda donup kalırdım.kıldan ince oldu unu bildirdim.Yırtık burun! diye homurdandı.. bütün bunların bo söylentiler oldu u. Kapısının önünde.

kendi boyunlarını kurtarmak için benim ba ımı vereceklerdir. Moskova üzerine yürüyeyim. Ne dersin. bir parça dü ündü. Adamlarım dik kafalılık ediyorlar. kendisiyle birlikte yaylıya binmemi emretti. yerlere kadar e ilerek selamlıyordu Pugaçev'i.Belogorsk Kalesi'ne çek! dedi. Bu tav an kürkü gocuk.Ne o. Yolum dar. sonra hafif bir sesle: .Seninle ba a çıkmanın kolay olmadı ını söylüyorlar. Sava makta ustayımdır.dün tanık oldu um olaylara taban tabana zıt.Efendimiz ne dü ünüyor acaba? . Az sonra.. moruk! dedi. Do rusu.Sen de haklısın. belki bir ba ka yolla da ö renebilirdi gerçe i. düzmece ya i itmedi. ya da yersiz bir ta lama sayıp geçti bu sözü. htiyar. bugün seninle aynı yaylıda yan yanayım ve hayatımın bütün mutlulu u sana ba lı. Belogorsk kalesinin alını ı gözlerimin önünde canlandı. karde lerinin dedi i gibi pek öyle kan içici de ilim. Düzmece Çar: . vabrin öfkeye kapılarak her eyi açıklayabilirdi. Pugaçev. atla bakalım arabacının yanına. Bereket versin. .Dur! Dur! diye çınladı bu sırada. dedi. dümdüz bir yolda hızla ilerlemeye ba ladık. O da ba ıyla selamlıyordu her iki yanını. Atlar hareket etti. kim dü ünsün? diye kar ılık verdim. bugün de ça ıt oldu unda. lk ba arısızlıkta. Benim gibi bir ihtiyarın elinden tuttu un için Tanrı yüz yıl sa lık. Dizginlerini sıkı tutmam gerekiyor. yardımına da bel ba ladı ımı söyleyerek kar ılık verdim. Pugaçev'in gerçekten de tepesini attırabilirdi sonunda.. . Pugaçev: . Düzmecenin yüzünde sevinçli bir gurur ifadesi belirdi: . Sonra Savelyiç ve Tatar arabacı i itmesinler diye. O an. dört ordu tutsak edildi orada. Sevgilimi kurtarmak için yola çıkan bu adamın bilinçsiz zalimli i. O zaman Marya vanovna'nın hali ne olurdu? Bunu dü ününce bütün vücudumdan so uk bir esinti geçti ini. Hele biraz bekle. Ömrümce dua edece im sana.Moskova'ya gitmeyi mi tasarlıyorsun yoksa? Düzmece. kan dökücü alı kanlıkları aklıma geldi! Yüzba ı Mironov'un kızı oldu unu bilmiyordu onun. olayların beni yine tuhaf bir biçimde kar ıla tırdı ı insanı dü ünüyordum. Hakkından gelebilir miydin Frederick'in? . dedi ne eyle. . tanıttın kendini. Prusya Kralı boy ölçü ebilir miydi benimle? Haydudun bu böbürleni i pek ho uma gitmi ti. Çok iyi tanıdı ım bir ses: . Atlar dörtnala kalktı. Beni ihtiyar halimde bunların arasında bırakma. tav an kürklü gocu u da bir daha a zıma almayaca ım. Kalbim hızla çarptı. arabacıya durmasını emretti. Hırsızdır onlar. imdiyse yalnız esirgemesine de il. dedi. çıngırak çınladı.Sa ol devletlim. Subayım ve soylu bir aileden geliyorum.Tanrı bilir. arma an etti in tav an kürk gocuk aklıma geldi de ondan. Pugaçev: . gönlümün biricik sultanını görecektim birkaç saat sonra. troyka ok gibi fırladı. Baktım Savelyiç kar ıdan bize do ru ko uyor. Benim çocukların sana nasıl yan yan baktıklarını gördün. Fakat onunla tartı manın gereksizli ini dü ünerek. Görüyorsun. Pugaçev en bir tavırla selamladı beni. sa ol babamız. bak neler olacak daha!. Binip yerle tik. Fakat ben razı olmadım buna. i kence edilmen ve asılman gerekti inde ayak diredi. vallahi haklısın! dedi.Sen ne dersin? dedim. .Öyledir. Pugaçev bir süre sonra: . Savelyiç yerle irken: . yapmacık bir uysallık içindeydiler. Sonra. Pugaçev. dedi. Artık bütün bütün yitirdim sandı ım. sesini yava latarak ekledi: Ismarlama bir bardak arapla. Tanrı bizi yine kar ıla tırdı ha! Haydi.Orenburg'da ne diyorlar benim için? diye sordu.. Soka ın iki yanına dizilen ahali.. bu dolan.Babacı ım! Pyotr andreyiç! diye ba ırıyordu.. yaylıyı ayakta süren geni omuzlu Tatar arabacıya: . korkuyor musun yoksa? Bir gün beni ba ı lamı oldu unu. istedi im gibi yürütemiyorum i lerimi.. içimden neler geçti ini kestirmek güç de il. hiçbir ey söylemedim.Fyodor Fedoroviç'in mi? Niye olmasın? Sizin generallerin hakkından geliyorum ya? Onlar da onu yenmemi ler miydi? imdiye kadar silahım hep zafer kazandı. Ansızın Pugaçev bir soruyla dü üncelerimden ayırdı beni: .Vay. alınyazımı yine elinde tutan. .. esenlik içinde ya atsın seni. köyden çıktık.Ben dü ünmeyeyim de. Kavu ma dakikasını gözlerimin önünde canlandırıyordum. tüylerimin diken diken oldu unu hissettim. Pugaçev. Sizin Orenburg'dakilerin Yüzeyevç çarpı masından haberi var mı? Kırk general öldürüldü. Daha dün sana kar ı dövü ürken.

Çocuklu umda ya lı bir Kalmuk'tan dinlemi tim. Hain.Güzel. sonra kanat çırpıp havalanırken. Pugaçev'in kendisinden ho nut olmadı ını kestirmi ti hiç ku kusuz. dedi. Pugaçev yüzüme a kın a kın baktı. hiçbir ey söylemedi. kuzguna: ''Kuzgun karde . Nasıl ba ladıysam öyle sürdürece im. dedi.. Büyük bir tedirginlik içinde oldu u belliydi. bir yandan övgüler düzüyormu le in lezzetine. azizim'' diye yanıtlamı onu. vabrin kendi eliyle votka getirdi ona. çok güzel.. merdivenlerde durarak: . le gagalamaktır bence. söylesene'' demi . yaktılar. fakat bana güvensiz bakı lar fırlatıyordu arada bir. Elini uzatarak: .Karde .. Bakarsın ba arırım da! Gri a Otrepyev Moskova'yı ele geçirdi ya! . bense topu topu otuz yıl ya ıyorum?'' Kuzgun: '' undan. 12 YET M KIZ ncecik elma fidanımızın Na yapra ı var. Fakat bir kez daha yüzümü öte yana çevirdim. odasında yatıyor. bense le le besleniyorum. sustuk.Efendimizi de a ırla. Ansızın tanıdık çit ve çan kulesiyle. On be dakika sonra da Belogorsk kalesine giriyorduk. Kartal bir gagalamı .. ''Sen taze kan içiyorsun. Bir kaçamak bulup i in içinden sıyrılmak olana ı yoktu. yaltaklanmak için birkaç söz söyleyerek Pugaçev'in yaylıdan inmesine yardım etti. Pugaçev'i Marya vanovna'nın odasına götürdü.. yaylı uçarcasına ilerliyordu. Titreyen bir sesle: . iki gagalamı .'' Kartal dü ünmü : ''Haydi. söyle bakalım. dü man ordusuna ili kin söylentiler ve buna benzer eyler üzerine bir süre bilgi aldıktan sonra. Hain. Yayık'ın yalçın kıyısındaki köy göründü. Düzmece yerinden kalkarak: . Benim için ba ı lanmak söz konusu de ildir. dedi. kestiler. kendi iste inle onlardan ayrılsan. Zaman geçmemi ken. kalenin durumu. Pugaçev kadehini yuvarladı. benden her ey istemek hakkına sahipsiniz.. Beni görünce a aladı.Olmaz. vabrin. ne babası Ne elinden tutanı var Ne hayır dua edeni Bir dü ün türküsü Yaylı. Onun bakı ları altında kaçacak delik arıyor. vah i bir esinlemeyle: . Kartalla kuzgun uçup gitmi ler.. Tamam mı. Tatar arabacı yanık bir türkü tutturmu tu. ben de le le beslenmeyi bir deneyeyim'' demi .Ama sonunun ne oldu unu da biliyorsundur.Hükümdarım. vabrin'in beti benzi kül gibi oldu. yüre im burkuldu.. komutan evinin basamaklarına yana tı. ardımız sıra ko uyordu. Merhum komutanın diploması. '' u dünyada nasıl oluyor da sen üç yüz yıl. oturdu u yerde ileri geri sallanıyordu. bir kere taze kan içmek çok daha iyi. dedi. Fakat cinayetle. vabrin elindeki tepsiyle bana da yakla tı. Pugaçev. bir masal anlataca ım sana.Hükümdarım dedi. Fakat bir yabancıyı karımın yatak odasına . Pugaçev. Kuzgun bir yandan gagalıyor.Dinle! dedi. hükümdarım. sonrası Allah kerim''. Geç bile kaldın! Hiçbir ey söylemeden yüzümü öte yana çevirdim. Her zamanki uyanıklı ıyla. haydutlukla ya amak. nip çökmü ler ba ına. Pugaçev'i çıngıra ından tanımı . Bir gün kartal. Karla kaplı dümdüz yolda.. Ne dersin Kalmuk masalına? Ha? . fakat çabuk toparladı kendini.Demek sen de katıldın bize? dedi. hastadır. Kazaklar gibi giyinmi . tutuklu de il o. ''Yok arkada '' demi kuzguna. Ahali. bir zamanlar karısının dırdırıyla serseme dönen zavallı van Kuzmiç'in uyukladı ı divana oturdu. Ben de arkalarından gidiyordum. vabrin basamaklarda kar ıladı düzmeceyi. sakal koyvermi ti. geçmi günlerin bir mezar yazıtı gibi hâlâ duvarda asılıydı. dedim. Çariçe'nin merhametine sı ınsan daha iyi olmaz mı? Acı acı güldü: .Gördün mü ya! dedim. Pugaçev. de il mi? Sarayın penceresinden attılar onu. Savelyiç uyukluyor. ''üç yüz yıl le le beslenmektense. kimdir u tutukladı ın kız? Onu bana göstersene.Beni ona götür. beni göstererek: . Derken bir at le i görmü ler a a ıda. ne fı kını u gencecik gelinin de Ne anası var. hiç beklenmedik bir anda: .Pugaçev'e: . dedi. kimiz de kendi dü üncelerimize gömülüp. Benim için öylesine sıcak anılar ta ıyan odaya girdi imizde.. küllerini topa koyup savurdular. tamam.

odaya girdik. Karınmı .Bir de beni aldatmaya cüret ettin ha! dedi.Kendin karar ver. Ona do ru atıldım. Kimi istersem sokarım yanına. Papazın çaçaron karısı bizimkileri aldatmakla iyi etmi . önceden haber vereyim ki. O. seni nasıl adlandıraca ımı bilemiyorum. im ekler çakan gözlerini üzerime dikti.Çıkabilirsin güzel kız. Titredim. sırtında yırtık pırtık bir köylü fistanı. Kimse kurtaramazdı kızca ızı. de ilmi . gülerek: . Kızın güzelini yakalamı sın. günahkâr ruhunun kurtulu u için ikimiz de Tanrı'ya dua edece iz. alnımıza hangi yön yazılmı sa çekip gidelim. dedim.. kılımı bile kıpırdatmadan: . vabrin'e dönerek sürdürdü sözlerini: Sen de ukalalık etme. Benim ayya lar gözünün ya ına bakmazlardı zavallı kızın. Pugaçev.. bu kalenin alını ı sırasında idam edilen van Mironov'un kızıdır. vabrin. dedi. Üçümüz de konuk odasına indik. anahtarı yanına almadı ını söyledi. nefretimi de. . içer.Hükümdarım.Bu kez ba ı lıyorum seni. kendisi beyin hummasından yatıyor. Pugaçev'in katı yüre ini yumu attı ı belliydi. Pugaçev: .Hükümdarım! diye haykırdı. dedi. Yavuklunu al. bir deri bir kemik. ye enini gelin etmeye zorlayalım mı? Ben babanız olurum. Onun iyi bir duyarlık içinde oldu unu görerek: . Pugaçev çıktı.. Ceplerini karı tırmaya ba layan vabrin. Fakat Tanrı tanı ımdır. kendimi öldürmeye karar verdim. Densiz herif nasıl bir ceza haketti ini biliyor musun? vabrin dizüstü çöktü. ne dedi ini bilmeden sayıklıyor. ardım sıra gel. tatlı bir sesle: . öfkemi de bastırmı tı. kilit söküldü.Bu da ne demek? diye sordu. Ne var ki. Sana özgürlü ünü ba ı lıyorum. Pugaçev. Benim âdetim budur. diye kar ılık verdim. a kın a kın: . Baktım ve donakaldım. acı acı gülerek: .Güzel bir hastanen varmı ! dedi. kocam de il benim. kesik kesik: .Evlendin ha! dedim. imdi papaza adam gönderip. . Efendimiz. fakat aynı anda. Pala a. vabrin de sa dıçlık yapar. zavallı yetim kızla birlikte.. vabrin'i paralamaya hazırlanarak: . bunun da eklenece ini unutma. Fakat bundan sonra i leyece in ilk suça. Önünde bir su testisi. kendinden geçerek dö emeye yuvarlandı.... Bu.Haydi. vabrin'e baktı. bir tekme salladı kapıya. Sözlerimin.vabrin gerçe i söyledi size. benim i im.. Ben hükümdarım. Nerede olursan ol ve ba ına ne gelirse gelsin. Marya vanovna. Hapishane kaçkını bir Kazak'ın ayakları altında yuvarlanan bu soyluya i rentiyle bakıyordum.Kocam ha! diye tekrarladı.Söyle bana güvercinim. Sonra Marya vanovna'ya döndü. Pugaçev: . nazlanmayı da bırak. Pugaçev gülerek: . Pugaçev.Ee. keyfimize bakarız! Korktu um ba ıma geldi. eski bir tanıdık. dedi.. Pugaçev. O. Sonra Marya vanovna'ya yakla tı: . Ben. kocan niçin cezalandırıyor seni? Ona kar ı ne kabahat i ledin? Marya vanovna: . Zavallı kız beni görünce titredi. Hiçbir zaman karısı olmayaca ım onun! E er beni kurtarmazlarsa. Kendinden geçmi cesine: . Fakat Grinyov da sizi aldatıyor. efendimiz! dedi. O sırada içimi kaplayan ho görü.A ır ol! diye durdurdu beni. anımsamıyorum imdi. Ba ladı ın gibi bitir: Bırak beni. O sırada ben ne yaptım. hanımıyla u ra maya ba ladı. testinin üstünde bir dilim ekmek duruyordu. Velinimetimsin. bir çı lık attı. . Hıristiyanlık inancıma aykırı bir eyi isteme benden. Suçluyum.Bunu daha önce söylememi tin bana! dedi. vız gelir bana.Dinle. yalan söyledim size. üç gündür. büyük bir gözüpeklikle odaya daldı. saçı ba ı darmada ın. dö emede oturuyordu. dedi in gibi olsun! Asmaksa asmalı. Pugaçev'in yüzü karardı: .Bu da do ru ya! dedi. korkunç bir bakı fırlattı vabrin'e: . papazın ye eni de il. Pugaçev yumu adı: . Yer. Adamlarının yanında Mironov'un kızının hayatta oldu unu söyleyebilir miydim? Di leriyle paralarlardı onu.sokmamı emretmeyin. vicdanıma. bilmek de istemiyorum. Marya vanovna hızla bir bakı fırlattı ona. odanın kapısında yeniden durdu. diye yanıtladım onu.Aç u kapıyı! dedi. Düzmece Çar. yüzü sapsarı. ba ı lamaksa ba ı lamalı. benim için yaptıklarına kar ılık hayatımı seve seve verirdim. Pugaçev'in son sözleri vabrin'i yüre inden yaralamı tı. kar ısında duran adamın annesiyle babasının katili oldu unu anlayınca elleriyle yüzünü örttü.

Babamın.. Akıl almaz olaylar bizi öylesine ba ladı ki birbirimize. bitmi ti sanki. Kapının ötesinden Marya vanovna'nın tatlı sesi geldi: . dünyada hiçbir güç bu ba ı koparamaz. Özür dileyerek ayrıldım oradan. Papaz Gerasim: . Seni imdiden karım sayıyorum.. bana mektup yazması için Marya vanovna'ya nasıl ö ütte bulundu unu. Köylü fistanını çıkarmı . eskisi gibi yalın ve sevimli giyinmi ti. Fakat. malın gözüymü ! Bu sırada kapı açıldı. Siz Akulina Pamfilovna'ya gidin. Babamın dostça olmayan tavrı ürkütüyordu onu. benden ba ka herkes için bir canavar. Ku atılmı bir kentin bütün acılarını ya amakta olan Orenburg da dü ünülemezdi. Üstümü de i tiriyorum. Ya adı ı korkunç durumları. vs. Kalabalı ın arasında Akulina Pamfilovna'yı gören Pugaçev. mutluluk içinde ya ayın. ükür kavu turana. kaleyi denetlemeye çıktı.. daha zaman varken ba ını kurtarmak için ate li bir istek duyuyordum içimde. egemenli i altında bulunan bütün karakol ve kalelerden serbestçe geçebilmem için bir belge hazırlamasını emretti. Pugaçev'i aldattıklarının Pugaçev'ce bilindi ini i itince istavroz çıkartılar. Çaldım. Yalnız kalınca. söyler misin canca ızım. hükümdarın beni ça ırdı ını söyledi. hemen sevgilimin odasına ko tum. gelece e ili kin tasarılarımı anlatmaya koyuldum ona. i renç vabrin'den çektiklerini gözlerimin önünde canlandırdı. Kapı arkadan sürmelenmi ti. Bu arada çenesi de durmak bilmiyordu. Ne utangaçlık gösterilerinde bulundu. Sonunda. Gitti imde yola çıkmak üzere hazırlanmı tı. u Aleksey vanoviç vabrin'e diyecek yok do rusu. Fakat vabrin ve çevremizde biriken ahali..Kocakarı. ben kaleden ayrıldıktan sonra ba ına ne geldiyse hepsini birer birer anlattı. Pugaçev onu yanına alarak. Konu tuk. ben de az sonra oraya gelirim. Pugaçev'in egemenli inde ve vabrin'in komutasında bulunan bir kalede kalamazdı artık. ta kesilmi cesine duruyordu. Neden söylemeyeyim gerçe i? O an büyük bir yakınlık duyuyordum ona kar ı. içtenlikle öpü tük. önderlik etti i caniler yı ınından koparıp almak. cani herife bunun için de te ekkürler.Ho geldiniz Pyotr Andreyiç. anayurdu için kahramanca can veren de erli bir askerin kızını mutlaka ba rına basaca ını. Nasılsınız? Bizler her Allah'ın günü dü ünüyorduk sizi. Çevremizdeki her ey unutuluverdi. Marya vanovna içtenlikle. dedi. Dostça vedala tık. Hele Marya vanovna neler neler çekti yoklu unuzda. diye söze karı tı. ko arak. (ate gibi bir kız olan ve çavu un kaval çalıp oynatmak istedi i) Pala ka'yı kullanarak aralarında nasıl sürekli bir ba lantı kurduklarını. Köye. Bir türlü doymak bilmiyorduk konu maya. bir bir anlattı. Bir süre sonra Pugaçev'in kargacık burgacık yazısıyla imzalanmı geçi belgesini getiren çavu . Geçmi mutlu günleri de anımsadık.sa bizi korusun! dedi! Tanrının hı mından esirgesin bizi. Söyledim.Sevgili Marya vanovna! dedim. Pugaçev'le nasıl oldu da uyu tunuz böyle? Nasıl oldu da öldürmedi sizi? Neyse. Marya vanovna'yı ellerinden almak için vabrin'in nasıl kendileri üzerinde baskı yaptı ını. Öylece. kimiz de. vs. Çok konu anların cehennemde yanacaklarını unutma! Azizim Pyotr Andreyiç. Fakat yine de babamla annemin onayı olmadan karım olamayaca ını tekrarladı.. Sonunda: . Papazla karısı. Ben de kar ı çıkmadım artık. Dünyada tek bir akrabası yoktu. Papaz Gerasim'in evine gittim. ne de olmadık bahaneler ileri sürdü. Önce durakladı. Papazla karısı. Onu. solgun yüzünde bir gülümsemeyle Marya vanovna girdi içeri. bunu kendine görev sayaca ını biliyordum. Ba ba a kaldık. Tutkuyla. ne kadar uzun zaman oldu de il mi? Papazın karısı. Elini tuttum. zavallı yavrum!. O da alınyazısının benimkiyle birle ti ini seziyordu. Ev sahipleri orada kendilerinin fazla oldu unu hissederek çıktılar. kimiz de a ladık. Akulina Pamfilovna: . kapıda kar ıladılar beni. açık yüreklilikle dinledi beni. Sonra vabrin'e döndü. onlardan ayrılmak istemedi ini. yüre imi dolduran eylerin hepsini söylememe engeldi. uzun süre tek sözcük söylemeden öylece kaldım. susuyorduk. ben de kendi ba ımdan geçenleri kısaca özetledim. parma ını sallayarak . bir cani olan bu adamdan ayrılırken. Ben yol hazırlı ı yapaca ımı ileri sürerek evden ayrılmadım. Pala ka: . Böylece aramızda her ey karara ba lanmı oldu. Tanrı ne verdiyse a ırlamaya koyuldu beni.Azıcık bekleyin Pyotr Andreyiç. Sıra bana gelince.diledi in yere götür. Akulina Pamfilovna: . Kaygılarını yatı tırdım. Bu korkunç insandan. vabrin erimi . yeter. konu tuk.Kim o? dedi. Bırak u bo bo azlı ı. Savelyiç onlara her eyi anlatmı . yüreklerimiz dopdolu. girin rica ederim! Görü meyeli ne kadar. Marya vanovna. annemle babamın yanına gelmesini önerdim. Marya vanovna'nın nasıl a ladı ını. hissettiklerimi anlatamam.

beni komutanlı a götürmelerini istedim. yine Pugaçev'in egemenli indeki yakın kaleye geliverdik. Sonra yaylısına bindi. Savelyiç ardım sıra geliyor: . sayın ailenizin de kendisine götürülmesini emrettiler efendimiz! Basamaklara do ru atıldım. Küçük bir kente yakla ıyorduk. fakat kendisini yalnız bırakmamı istedi. Elveda Pyotr Andreyiç. Pugaçev gitti. Kötü karanlık bir anlatım okunuyordu yüzünde. Papaz Gerasim'le karısı. Ona e lik etmek istedim. Birkaç dakika sonra. Marya vanovna. kendime inanamıyordum. Susuyorduk. Ba çavu beni binba ıya götürmek üzere yanıma dü tü. Yoksa çıldırdı mı bu adam! Ba çavu : . arabacı gür bir sesle: .Al i te Çar'ın bacana ı! diye homurdanıyordu kendi kendine. diye kar ılık verdi. Zamanın nasıl geçti ini farketmeden. Tanrım ikinizin üstünden de kanatlarını eksik etmesin! Yola koyulduk. beni hapse atmalarını. Daha fazla oyalanmak istemiyordum. ben. Hava kararmaya ba lamı tı. 13 TUTUKLANMA . . E yalarımız eski komutanlık arabasına yüklenmi ti. Yola çıkmamız için her ey hazırdı. Tanrım! Bütün bu i lerin sonu nereye varacak? Yaylı da usul usul arkamızdan geliyordu..Elveda Marya vanovna.. Burada atlar de i tirildi. Fakat komutan efendimiz. aslanım! Yolunuz açık olsun.Çar'ın bacana ı. bizi u urlamak için basamaklara çıktılar. girmesiyle de çıkması bir oldu ve komutanın beni kabul etmeye vakti olmadı ını. Marya vanovna. vabrin bir yere sıvı tı. Kar ılarında bir subay görünce. do ru mu görüyorum? van vaniç! Sensin ha? . fakat daha önce fademi alaca ınızı umarım.Bilemem efendimiz. Yine yola koyulduk. Arabamız kapıya çekilmi ti. güvercinim benim! dedi. ailen de dünyanın kaç bucak oldu unu görürsünüz imdi.. Atlar göz açıp kapayıncaya kadar ko uluverdi. korkunç küfürler savurarak ansızın ku atıverdiler bizi. .gözda ı verdi ona. Ailesi de yanında. efendimizin hapse atılmalarını. kilisenin arkasına.Ne demek bu? diye haykırdım. Anlamlı anlamlı göz kırptı. Kâ ıt da ıtan binba ıya bakınca a ıp kaldım. Belogorsk Kalesi'ni. . Yine görü ürüz in allah. çalçene arabacının bizi bir saray gözdesi gibi tanıttı ını anladım. Marya vanovna dalgın gözlerle bir bana. yaylıya yerle tik. yi yürekli Akulina Pamfilovna: . iki saat sonra. Bu i in bir çırpıda yapılmasından ve kale komutanı olan sakallı Kazak'ın çevremizde pervane gibi dönmesinden. Yaylısının hızla uzakla tı ı beyaz bozkıra uzun uzun baktım. Savelyiç çıkıp arabacı yerine oturdu. Tanrım. Altı tane muhafız birli i subayı iskambil oynuyordu burada.Buyurun.Hey. Ben de papazın evine döndüm. ama hangi ko ullarda!. Sakallının dedi ine göre. gözlerinden sessizce bo anan ya larla sırılsıklam döndü. Gerçekten de yine görü tük görü mesine. Muhafızlar. Ba çavu yanıma bir nöbetçi bırakıp.Arabada kim var? sorusuna. Yere serilmi bir dü man kar ısında kahramanlık taslamak gere ini duymayıp. düzmece Çar'a katılmaya gelen büyük bir birlik varmı orada. Yüreklerimiz yorgun dü mü tü. diye ba ırdım. Bıyıklı bir ba çavu bana: . Berda'ya hareket emri verdi ve yaylı yola çıktı ında oturdu u yerden bir kez daha uzanarak: . diye kar ılık verdi. haber vermek için içeri girdi. ailemi de yanına götürmelerini emretti ini bildirdi. Nöbetçiler beni durdurmaya kalkı madılar. belli ki dü üncelerini toparlayıp bir türlü kendine gelemiyordu. ben hazırım. pırıl pırıl aydınlatılmı küçük bir evin önündeydik. Knyajnin Daha sabahleyin.Çık dı arı.Ho ça kal efendimiz! diye seslendi bana.. Devriyeler önümüzü kesti. . Arabamız kale kapısından çıktı. bir yola bakıyor.Kızmayınız efendim. Önüme gelen ilk odaya ok gibi daldım. Be dakika sonra. görevim gere ince Sizi u an tutuklamak zorundayım. eytanın bacana ı! dedi. Sen de. bir daha dönmemek üzere geride bıraktık. bir de Pala a. Ahali da ıldı. Olup bitenler bir dü gibi geliyordu bana. gözlerimi öte yana çevirdim. Komutan evinin penceresinde duran vabrin gözüme çarptı. babasının ve annesinin mezarlarıyla son bir kez daha vedala maya gitti. askerler küfürü bıraktılar. dü üncesi bana ıstıraplı bir kaygı veren sevgili Marya'yla böyle umulmadık bir biçimde birle iverince. Ya murdan kaçarken doluya tutulduk. Bir zamanlar Simbirsk hanında yüz rublemi üten van vanoviç Zurin'in ta kendisiydi bu!. Yaylıdan indim.

çim içime sı mıyor. Soyunmama yardım etmek için gelen Savelyiç'e.Vay. Çevremizde insanlar vardı. Ba çavu a.Sonra her eyi anlatırım. bir genç kızla birlikteyim.. Bununla birlikte. Pyotr Andreyiç! diye kar ılık verdi. aklıma ne gelirse söylüyordum.. sana do ru bildi im eyi söylemek zorundayım: nan ki evlenmek ahmaklıktır. Pugaçev'in sevgilisi de kim? Merhum Yüzba ı Mironov'un kızıdır o. Zurin de konu maya istekliydi önce. . yalnız de ilim. Zurin'in birli i o gün kentten ayrılıyordu..Olmaz. . Elimi çabuk tutmalıydım.Fakat. syancıların eline dü ersen. tatlı sözlerle yola getirmeye çalı tım: . karde . do rusu çok yazık. Orenburg'a dönmen için bir neden yok. onun birli inde kalacaktım. kabalık etmez deyin. Beni haklı buldu.Arhip Savelyiç. Oyuna katılmak istemez misin? . Tanrı a kına. Ben geceyi Zurin'de geçirecektim. Hemen bir ev verelim sana. Aynı kanıda de ildim onunla.. erefli bir asker olarak. odadakiler kahkahalarla güldü. Kar ı çıkma. Benli imi sarsan duyguları onların yanında dı a . dedi in gibi olsun! O tanrısal mele i götürecek. Marya vanovna'nın kim oldu unu ö renince. Hey! Asker! Pugaçev'in sevgilisi niye gelmiyor hâlâ? Dikba lılık mı ediyor yoksa? Söyleyin ona.Ne demek oluyor bu? dedim. Ona hizmet etmekle bana da hizmet etmi olacaksın. ba ımdan geçen olayları bir bir anlattım. dostum! diye söze ba ladım. korkmasın. Bunu duyan Savelyiç. oraya bırakaca ım. Büyük bir ilgiyle dinledi beni. Marya vanovna'yı köye göndererek. . Savelyiç'e te ekkür ettim ve Zurin'le yataklarımıza uzanıp çene çalmaya ba ladık. ba lantısızla tı. ben de adamakıllı bozuldum.. imdi köyümüze götürüyorum. az sonra da bir soruma horultuyla ve burnundan çıkan ıslık sesiyle kar ılık verdi. böyle bir gelin için çeyizli in bile kusur sayılmayaca ını haddim olmayarak bildirece im.Evi ne yapacaksın? Benimle kal. Sustum. bir kez daha kurtulaca ını hiç sanmam.Elveda Pyotr Andreyiç! dedi usulca. her ey yoluna girer. askerlerinin ürküttü ü zavallı bir kızı yatı tır. babam ve annem inanırlar sana: bizim için aracılık yaparsın de il mi? Ha? Sözlerim. genç kızı kentin en iyi evine yerle tirmesini emretti. vay. annenlere gitsin. Pyotr Andreyiç! Hangi rüzgâr attı seni? Nereden geliyorsun böyle? Selam. Karınla cebelle mekten. vay. Dünkü çocuk evlenmek istiyor! Fakat baban ne der. . Babanla annen ne der sonra? Lalamın huyunu bildi imden. Haydi. sonra da ensesinden tuttu unuz gibi alıp getirin. Hemen dikkafalılı a ba ladı: . Marya vanovna öyle iyi bir kız ki. hemen oracıkta vedala tık. iki gözüm. Savelyiç. ba ını sallayarak: . hepsi iyi.. babamla anneme iletmesi için bir mektup verdim ona. kabul etmeleri gerekir.yi ya. Zurin'e: .) .Arkada de il. Bitirdi imde.. Marya vanovna'yı Savelyiç'e emanet ettim. Burada. Fakat aklımın ermedi i tek bir ey var: Hangi eytana uyup da evleniyorsun? Ben. görev ba ında.Sa ol.Bir genç kız mı dedin? Vay be! Nereden tırtıkladın onu? (Zurin bu sözle birlikte öyle anlamlı bir ıslık çaldı ki. Kendisini tutsaklıktan kurtardım. Kararımı bildirdim. Fakat Çarice'nin ordusunda kalmanın da bir namus borcu oldu unu hissediyordum. ertesi gün Marya vanovna'yla yola çıkmaya hazır olmasını bildirdim. Eskisi gibi cümbü yapsaydık.Kabul edeceklerdir. diye yanıtladım onu. Bana hemen bir ev verilmesini emredersen. benim birli imde kal. ho . Ak am yeme inden sonra Zurin'le yalnız kalınca. çok daha iyi olur. Beyefendi yakı ıklıdır. dedi. . a layarak: .Oh. içim rahat etmez. Kendisi de elde olmayan bu terslik dolayısıyla Marya vanovna'dan özür dilemek üzere dı arı çıktı. (Zurin devam ediyordu) istedi in gibi olsun. . Marya vanovna. onu içtenlikle.Karde . . ne demek oluyor bu? .Evlenmek ha! dedi. orasını Tanrı bilir. annen ne dü ünür? . çocuk dadılı ı etmekten ba ka yapacak eyin yok mu? Bo ver yahu! Ne diyece im bak: Bırak u yüzba ının kızını! Simbirsk yolunu dü mandan temizledim. Ertesi gün sabahtan Marya vanovna'ya gittim. görü mez miyiz. Fakat ömrümce unutmayaca ım sizi: yüre imde hep sizi ta ıyaca ım. Gerçi evlenmen için henüz çok erken ama. bir daha görü ür müyüz.Bu da ne demek oluyor efendim? Seni nasıl yalnız bırakırım. Sen burada. Ama Marya vanovna'yı yalnız ba ına gönderirsem. Onu yalnız ba ına gönder.Ne diyorsun? Yoksa demin sözünü ettikleri sen miydin? Hay Allah! Peki. bir sıkıntım olmayacak. Zurin'in ö üdünü tutmaya karar verdim... dokunmu tu ihtiyarcı a. Zurin hemen gerekli emirleri verdi. bu fırsatı kaçırmak yazık olur do rusu. arkada ını da al gel. bir. bir süre sonra ben de ona uydum. Fakat imdi. bu iyili i esirgeme benden. çünkü bu karı ıklıklar biter bitmez evlenece im onunla. anlatılmaz bir a kınlık içinde ellerini birbirine çarptı: . babanla annene de. ben burada. Fakat yava yava kesikle ti. tehlikesizdir. Hiçbir kar ılık vermedim. Araya ayrılık girince sevda saçmalı ı kendili inden geçer.

''Neden bir süngüye. Ordusunu darmada ın etti. kurulca suçsuz bulunaca ını umarım.Yok karde . Vicdanım temizdi. Haydut çeteleri ortalı ı kavuruyor. içim bir tuhaf oluyordu. O kadar suçsuz insanın kanını akıtan haydudu ve onu bekleyen korkunç sonu dü ündükçe. Fakat tatlı bulu ma anının belki de aylarca gecikece ini dü ündükçe için için kendimi yiyordum. mutlu bir sonun hızla yakla tı ını gösteriyordu. Derebeyler ormanlarda gizleniyordu. yollar geçit vermez oldu. Bütün müfreze komutanlıklarına gönderilen ve görüldü üm yerde tutaklanarak hemen Kazan'a. Masalar kuruldu. Elindeki ka ıdı uzatarak: . geçiyor: öteki birlikler de elbirli iyle yardıma hazırlanıyorlardı bize. Sonunda. Tanrı. emirlere uymamı gerektirir. haydutlarla ve vah ilerle yaptı ımız bu de ersiz sava ın sona ermek üzere oldu u dü üncesi. Bu sırada Zurin. zavallı ahaliden.. Fakat Pugaçev ele geçirilememi ti daha. Zurin: . Canını sıkma ve hemen yola koyul. Sibirya kalelerinin birbiri arkasında dü tü ünü i itiyorduk. Pugaçev'le dostlu un hükümetin kula ına gitmi olmalı. Az sonra düzmecenin kesin bir bozguna u radı ını i ittik. az önce aldım. in kötü bir sonuç do urmayaca ını. Zurin. Sonunda Zurin. Pugaçev hâlâ Orenburg önlerindeydi. syancıların yakıp yıktı ı köylerden geçiyor. Üzgün ve suskun. Adamlar. ya da bir top ate ine hedef olmadın. benimle bir i i oldu unu söyledi.. kazandı ı ba arılar üzerine söylentiler aldı yürüdü. diyordu. Kaygıyla: . yelkenleri suya indiriyor.. Zurin'e döndüm. Ben de biraz açılmak istiyordum do rusu. müfreze birlik komutanları kendi bildiklerini okuyorlardı. ak amı ettik. tam yola çıkaca ım sırada. her ey. Kısaca söylemem gerekirse. Tati çev kalesi yakınlarında Pugaçev'i bozguna u rattı. isyancı Ba kırt çetelerinin üzerine gönderildi.. Zurin elinde bir kâ ıtla. sevincimden çocuklar gibi zıplıyordum. Sava sona ermi ti. yargılanmaktan korkmuyordum. hele hiçbir haber almadı ım Marya vanovna'yı görece imi dü ündükte içim içime sı mıyor. Pugaçev i i için kurulmu soru turma kuruluna postalanmamı bildiren gizli bir emirdi bu. isyancının pek o kadar güçlü olmadı ı kurunutusuyla kendilerini avutan ordu ileri gelenlerini adamakıllı kaygılandırmı tı. Yalın kılıç iki muhafız oturuyordu yanımda. ubat aylarında oluyordu bu. Seferimizi ve sava ın bitimini uzun uzun anlatacak de ilim. Kazan yoluna dü tük.Hayrola? diye sordum. Oku. Birlikten ayrılaca ım gün.'' Hayatımın en korkunç anlarından birinde beni ba ı lamasını ve ni anlımı i renç vabrin'in elinden kurtarmasını nasıl unutabilirdim? Zurin'den gerekli izni aldım. Fakat birdenbire. böylesine çılgınca ve amansız bir Rus ayaklanması daha göstermesin! Pugaçev kaçıyor. Orenburg'u kurtardı ve böylece sava ın sonucunu belli eden kesin darbeyi indirmi oldu. Yüre im cız etti. son derece yoksulluk çekiyorduk. Volga'yı geçmek buyru unu aldı. Az sonra düzmece Çar'ın Kazan'ı ele geçirdi i ve Moskova üzerine yürüdü ü haberi geldi. haydut çeteleri her yerde önümüzden kaçıyor. Irmaklar ta tı. Çok geçmeden Prens Golitsin. diye kar ılık verdi. Demek baba oca ına dönebilecektim artık. Böyle eli kolu ba lı kalmakla duydu umuz üzüntüyü. ''Yamelya! Yamelya!'' diye dü ünüyordum üzüntüyle. Yeniden. Kâ ıt az daha elimden dü üyordu. syancı köyler bizim birlikleri görür görmez. Zurin dostça vedala tı benimle. Onları kucaklayaca ımı. bir parça yatı tırıyordu. Bu haber.. van vanoviç Mihelson kovalıyordu. 14 . arabası hareket etti. Ülke ba tan ba a tutu mu . lkbahar küçük bir Tatar köyünde ku attı bizi. Zurin emir erimi dı arı gönderdi. Araba hazır bekliyordu. daha kar ımıza çıkmadan da ıldılar. Zurin gülüyor omuzlarını silkelerek: . sonun kötü olacak senin! Evlenmek ha! Hiç yoktan ba ını yakacaksın! Fakat bu arada mutlulu uma zehir katan tuhaf bir dü ünce girmi ti aklıma. Nedenini bilmedi im bir ürküntü kapladı içimi.Küçük bir tatsızlık. Bununla birlikte. son derece kaygılı bir yüzle kulübeme geldi.Yapacak bir ey yok! dedi. Pugaçev'in yakalanması haberiyle birlikte harekâtın durdurulması buyru unu aldı. Arabaya bindim. yeni çeteler topladı ve yeniden çapulculu a ba ladı. Ak amla birlikte de sefere çıktık. Ansızın Sibirya dökümhaneleri bölgesinde yeniden ortaya çıktı. Sava buyruklarının yerine getirilmesine engel olan kı . Görevim. haydudun ini dört bir yandan kıskaca alınıyordu. yine sevgili Marya vanovnamı görecektim.vurmak istemiyordum. Birkaç gün sonra kendimi yine sıcak baba oca ında bulacak. ellerinde ne kalmı sa bu kez biz alıyorduk ister istemez. Arkada ım beni ne elendirmeye çalı tı. hiç beklenmedik bir felakete u radım. Mal ve can güvenli i diye bir ey kalmamı tı ülkede.. çevresi gitgide bizimkilerce ku atılıyor. cayır cayır yanıyordu. vur patlasın çal oynasın.

Co kuyla savunmaya ba ladım kendimi. ifademi yazmaya hazır. Bunun üzerine. Fakat bu tarihte kentten ayrıldı. General. Öteki.Arkada ları canavarca öldürülürken. Buyruklara aykırı davranmakla de il. Söyledim. Sorgu ba ladı. ba tan ba a yakılıp yıkılmı . soylu ve subay olan bir kimse. bozkırda.YARGILANMA Halkın a zında lâf Denizde dalga. Ertesi gün gardiyan uyandırdı beni. gelecek konusunda kaygılanmayı bir yana bırakıp derin bir uykuya daldım. Kendime bu güvenim. içeri yalnız ba ıma girece imi bildirdiler. Ama biz senden açıkgözlerini de gördük. nedir bu? Muhafız subayının sözleri. onurumu derin bir biçimde yaralamı tı. çatısız ve penceresiz kalmı duvarlak isli isli dikilip duruyordu. so uk görünü lü ya lı bir generaldi. yakı ıklı bir muhafız birli i yüzba ısıydı.. sert bir tavırla: . ki asker e li inde. Andrey Petroviç Grinyov'un o lu olup olmadı ımı bir kere de benden ö renmek istedi. Bunlardan biri. En sonunda da. fakat parça parça olmu bir yürekten ta an duanın tatlı lezzetini ilk kez tadarak. Ayaklarıma pranga vuruldu. Orenburg'da görev ba ındaydı. gerçe i oldu u gibi söylemeye karar verdim. Yargıç önüne çıktı ımda.Öyle saygıde er bir babanın böyle uygunsuz bir evladı olması ne kadar acı! diye bir çıkı yaptı bana. canilerle. Becerikli ve serbest tavırlı bir insan oldu u görülüyordu.. sanımı sordular. Pencerenin yanına konulmu ayrı bir masanın ba ında da yazman oturuyordu. kendisi Pugaçev'in ota ına u ramı ve onunla birlikte. Atasözü Orenburg'dan izinsiz ayrılı ım dı ında bir suçum olmadı ına güvenim tamdı. Dü man tarafından gelen kaçakların söylediklerine göre. Fakat yine de koyvermedim kendimi. aynı zamanda da en güvenilir savunma yöntemi oldu u kanısındaydım. etti i yemine aykırı dü en ili kilere girdi i ileri sürülen aste men Grinyov'a ili kin bilgilerimi iletmekle eref duyarım: Adı geçen aste men Grinyov geçen 1773 yılı Ekim ayı ba langıcından bu yılın 4 ubatına kadar. Somurtarak: . generalin ho una gitmemi ti. yerle bir edilmi ti. masadan aldı ı bir kâ ıdı yüksek sesle okumaya ba ladı: ''Ekselanslarınızın sorusu üzerine. yanıtlarımı tasarlıyordum. bekliyordu. orta yerdeki kaleye götürüldüm. Kalemi kula ının arkasında. Adımı. ba caniden kürk. nasıl bir töhmet altında bulunursam bulunayım. So ukkanlılı ımı yitirmeden. sımsıkı zincirlendim. korkunç Orenburg ku atması sırasında gösterdi im yararlıklara tanıklık edebilecek olan generalin adını verdim. daha önce görevde bulundu u Belogorsk kalesine gitmi ler. Sonra zindana götürülüp. Sinirlenmi tim. karanlık bir hücreye tek ba ıma kapattılar beni. Pugaçev buraya da damgasını basmı tı. komutanın evine giden avluya geçtim. gerçe i içtenlikle açıklayarak bundan kurtulmayı umdu umu bildirdim.. Bunda da kolayca savunabilirdim kendimi. Pugaçev'le tanı ıklı ımızın nasıl ba ladı ını.'' . hangi görevleri yerine getirdi imi sordu.Açıkgöz bir eye benziyorsun delikanlı dedi. fazla gözükaralıkla suçlanabilirdim belki. Bir subay ve bir soylu olarak. Üstü kâ ıtlarla dolu bir masanın arkasında iki adam oturuyordu. Yargıç kar ı çıktı: . demircinin ça rılmasını emretti. isyancıların cümbü üne katılıyor. çıplak duvarlardan ve demir parmaklıklı küçük bir pencereden ibaret dar. Kent. nasıl ba ı lanabiliyor Pugaçev tarafından? Nasıl oluyor da aynı subay ve soylu ki i. Çünkü akıncılık. Fakat Pugaçev'le dostça ili kilerimi kanıtlayacak pek çok tanık bulunabilir. Düzmece'den gocu u ve atı almakta bir sakınca görmedi imin do ru oldu unu. bu konuda. yasaklanmak bir yana. Tipi sırasında. elli kapik gibi arma anlar alıyor? Nerden do du bu tuhaf dostluk? hanet ya da en azından alçakça bir korkaklık de ilse. bütün güçlerce destekleniyordu. hiç de iyi bir son umdurmuyordu insana. Umutsuzlu a kapılmadım. Kazan'a vardık.. bugünkü karı ıklıkta parma ı oldu u. Kentin sa lam kalmı tek yapısına. yirmi sekiz ya larında kadar. beni bekleyebilecek soruları kafamda evirip çeviriyor. Yol boyunca. askerlik göreviyle ba da mayan. Sokaklarda evlerin yerine kömürle mi moloz yı ınları görülüyor. bu da en azından çok ku ku uyandırıcı görülebilirdi. Bütün acı çekenlerin o biricik avuntusuna sı ındım: Temiz. bir daha da komutam altına girmedi. Askerler giri te durarak. Pugaçev'in hizmetine nasıl ve ne zaman girdi imi. Pugaçev'in hizmetine girmemin ve ondan herhangi bir görev almamın sözkonusu olmayaca ını belirttim. Oldukça geni bir salona girdim. Belogorsk kalesini caniye kar ı canla ba la nasıl savundu umu söyledim. Böyle bir ba langıç. Beni muhafızlardan tesim alan nöbetçi subay. Asık yüzlü ihtiyar. at. Belogorsk kalesinin alını ında beni nasıl tanıyıp ba ı ladı ını anlattım. sert. Bunun en yalın. durum ve davranı larına gelince. kâ ıtlara e ilmi . Kurulca istendi imi bildirdi. O zaman genç yargıç. fakat bunun yanısıra.

beylik giri ten sonra. Benim dedemin dedesi. kurulca dinlenmek üzere ça ırtacaklardı onu. söylentilerin asılsızlı ından.. en küçük ayrıntılara varıncaya kadar belle ime kazındılar. suçlamalarını tekrar etti. kaçak kölelerle birlikte olmasıdır!. Fakat ansızın. çıkarılmamı emretti. Kararımı daha da peki tirdi bu. Bolinski ve Kru çiv'le birlikte ıstırap çekti. Bu bir parça avuttu ihtiyarları. Babam. Ne kadar de i mi ti! a ıp kaldım. eski zaman insanlarının seçkin bir özelli i olan o candan güleryüzlülükle kar ılamı lardı vanovna'yı. haydutlarla. Sözde beni Orenburg'a ça ıt olarak Pugaçev göndermi . düzmecenin gözüne girmek için kaleden kaleye geziyormu um onunla. isyancıların planlarına katılmı oldu uma ili kin ku kuların ne yazık ki do rulandı ını. Kendilerine zavallı bir yetim kızı kanatları altına almak fırsatı verdi i için Tanrı'ya ükrediyorlardı.Nasıl olur? Nasıl olur? diye tekrarlayıp duruyor. insan yargılarının güvenilmezli inden sözederek avutmaya çalı ıyordu babamı. Çünkü alçakgönüllülü ün ve inceli in doru unda bir insandı o. Marya vanovna'nın adını vermemi ti. bir soylunun yeminine ihanet etmesi. bocaladım. lalam. Fakat dü üncelerinin . kutsal bildi i ey u runa dara acında can verdi. Az sonra zincir akırtıları i itildi. efendisinin Yemelka Pugaçev'e konuk oldu una. fakat susuyordu. General. kendi gözya larını gizliyor.. hayırlı haberler beklemeye koyuldular. idam de ildir. saray yıllı ının yapraklarını karı tırıyordu. Yargıçlar. Marya vanovna ise herkesten daha çok acı çekiyordu. A kım. Birkaç hafta geçti.Fakat gözya ları. ya da yüre inde beni de susmaya zorlayan duygunun kıvılcımlarını ta ıdı ından yapmı tı bunu. Merakla kapıya döndüm. ba ihbarcıyla yüzle tirilmemi istedi. Sonra da açıkça düzmecenin ordusuna katılmı ım. Savelyiç'i sıkı bir sorguya çekmi .Yargıç burada okumayı kesti ve sertçe: . Korkunç olan. Üzüntülerini o ana kadar içine atarken. mutsuzlu umdan kendini sorumlu tutuyordu. beti benzi kül gibi olmu tu. Kentte olup bitenleri rapor etmek için hergün akına çıkıyormu um. Annem onun umutsuzlu u kar ısında korkuya kapılıyor. Marya vanovna iddetle sarsılmı tı. beni ihbar edeni beklemeye koyuldum.. artık delikanlıca bir sersemlik olarak görünmüyordu babama. Marya vanovna adı edilmedi.. bir daha da sorguya çıkarmadılar. Ne olursa olsun. bu günleri göreyim diye mi ya attın beni! Çariçe idamdan kurtarıyor onu! Sanki bu bir avuntu mu? Korkunç olan. vabrin'le birlikte çıktık. az kalsın öldürecekti babamı. bu. Hani. Bu beklenmedik darbe. haydutun da onu gözetti ine yemin etmi ti. Bir an. hiçbir ey söylemeden baktım ona. uzun sakalı da birbirine karı mı tı. biricik o lunun. Fakat hikâyelerini o kadar çok dinledim ki. katillerle. vabrin girdi. Ailemiz için ne büyük bir utanç. ne büyük bir leke!. Ve benim için kutsal olan o adın. Marya vanovna'nın onlarla yüzle tirilece i dü üncesi -bu korkunç dü ünce-. zincirlerini toplayarak önüme geçti. acı acı yakınmaya ba ladı. ne diyece imi bilemedim. ibret için idam cezasına çarptırılmam söz konusuyken babasının hizmetlerine ve ilerlemi ya ına duydu u saygıyla Çariçe'nin suçlu o ulu ba ı ladı ını. onları kaygılandırmak urda dursun. birdenbire. soylular sınıfının yok edilmesi amacını ta ıyan bir ayaklanmada benim de parma ım olabilece ine inanmak istemiyordu babam. Ya hâlâ. Anneme gelince. soru turma kurulu önünde. Petru a'sının. daha önceki açıklamama ekleyebilecek ba kaca bir söz olmadı ını bildirdim. Tahtın devrilmesi. hanet eden öteki arkada larımın kuyusunu kazıyor. Prens benden söz ediyor. stesem kendimi temize çıkarabilece ime inanıyor. Her zamanki dayanıklılı ını yitirdi. Okuyucuya bundan sonra anlataca ım olayların hiçbirinin tanı ı olmadım. Fakat hiçbir ey kendine getiremiyordu onu. görmeden de ya amı gibiyim onları: Annemle babam. Bu sözleri sessizce dinledim ve bir eye sevindim. vabrin'in suçlamalarını nasıl çürütece imi sorduklarında. kapı açıldı. Marya vanovna ile olan ili kimi bütün öteki eyler gibi açıklamak istedim. onu yüz karası idam cezasından kurtararak Sibirya'nın ücra bir bölgesinde ömürboyu oturmaya mahkûm etti ini bildiriyordu. Az sonra da içtenlikle ba landılar ona. bocaladı ımı görünce. Sessizce. Pugaçev'le olan tuhaf ili kimi Marya vanovna annemle babama öylesine ola an bir ey olarak anlatmı tı ki. acılarını herkesten gizliyor. arasıra anımsayıp içtenlikle gülmelerine yol açıyordu. Yeniden zindana kapattılar beni. Titrek fakat kararlı bir sesle. Beni bir çe it iyi niyetle dinlemeye ba layan yargıçlar. hızlı hızlı yürüyüp gitti. Tutuklandı ımı i itince hepsi beyinlerinden vurulmu a döndüler. Az bir zaman önce kapkara olan saçları tümüyle a armı .imdi kendini nasıl savunacaksın bakalım? dedi. aklını oynatacak gibi oluyordu. Adını verecek olursam. canilerin i renç jurnalleriyle karı aca ı. beni nasıl kurtarabilece ini dü ünüyordu hiç durmadan. gerçe i sezinliyor. nasıl ba ladıysam öyle sürdürmek.Ansızın Petersburg'daki akrabamız Prens(***)den bir mektup geldi babama. Alçak cani. General. yüzba ının tatlı kızıyla evlenmesinden ba ka bir dile i yoktu. Yüzünde kinli bir gülümseme belirdi. Korkunç denecek kadar zayıflamı . Bir ak amüstü babam divana oturmu . kar ı durulmaz bir i renti uyandı içimde. eski katı tavırlarına büründüler yeniden. dünkü caninin getirilmesini emretti. Benim o lum Pugaçev'e yardakçılık etsin! Yüce Tanrım. öylesine allak bullak etti ki beni. Muhafız subayı. Çünkü Marya vanovna'yı tanıyıp da â ık olmamak elde de ildi. . kendisini horgörüyle reddeden kızı dü ündükçe onur kırıklı ı duydu undan.

Tek sözcükle. Mutlulu una engel olmak istemeyiz. dürüstlü ü nedeniyle acı çeken bir insanın kızı olarak. parlıyordu. O sırada yanında saray ileri gelenlerinden kimlerin bulundu unu. saygıyla uzattı.Evet efendim. güzel bir çayırlı a do ru yürüdü. Çok güzel bir sabahtı. alınyazısının bu yolculu a ba lı oldu unu.Buraya bir i için gelmi olmalısınız. Islıkla eski bir mar tutturmu tu. Annemle yalnız kalan Marya vanovna. . Yoksa sen de mi bizi bırakıyorsun Marya vanovna? Marya vanovna. Burada. içinden okumaya ba ladı.Git. her bir küçük köprünün hikâyesini anlattı. elinde bir örgüyle oturmakta olan Marya vanovna. dedi. . Marya vanovna aya a kalktı. . ansızın. hiç de ilse yavukluma hizmet etmekle avunan sadık Savelyiç'le birlikte Petersburg yoluna dü tü. Marya vanovna ilgiyle dinledi onu. Belki size bir yardımım dokunabilir. iki sözün ba ında saray sobacısının ye eni oldu unu söyleyerek. . usulca bahçeye çıktı. Ba ına bir gece ba lı ı takmı tı.yıllıkta de il. tasarılarının bir bölümünü açıkladı ona. Marya vanovna da kanepenin öteki ucuna ili ti. Ba ını kaldırıp bakınca. fakat ben saraydanım. gezip tozdular. i neli bir alay olarak görünüyordu. Herhalde size haksızlık edildi inden. Güne . odadan çıktı. . Marya vanovna ise. . görkemli bir anlatım vardı. Mavi gözleri ve hafif bir gülümsemeyle aralanmı dudakları. içinde güven uyandırıyordu. ötelerde oldu u belliydi. sonbaharın serin solu uyla artık sararmaya ba lamı ıhlamur a açlarının doruklarını aydınlatıyordu. Yumu ak. Marya vanovna birkaç günlük yol hazırlı ından sonra.Kim oldu unuzu sorabilir miyim? . az önce kazandı ı zaferin erefine bir anıt dikilmi ti. Bir bir uyanan ku ular. genç kızla sohbeti hemen koyula tırdı. Marya vanovna. .Hayır efendim.Babanız ve annenizle mi geldiniz? .Yalnız ha! Fakat henüz çok gençsiniz. kıpırtısız. Yine orada. birbirlerinden pek ho nut kalarak döndüler menzile. Pyotr Aleksandroviç Rumyantsev (*) için. kötü davranıldı ından yakınacaksınız. gölün kıyılarını kaplayan sazlıklar arasından kurumlu kurumlu yüzüp çıkıyorlardı. Bu tanımadı ı kadın. Petersburg'a gitmek istedi ini bildirdi ve bu konuda kendisine yardım edilmesini diledi. Ertesi gün Marya vanovna erkenden kalktı. Sonra birdenbire de i iverdi bu yüz. buralı de ilsiniz? . Ben adalet de il. Ansızın. Çariçe'nin sabahları genellikle saat kaçta uyandı ını ve kahve içti ini. yalnız geldim. Paravanayla ayrılmı bir kö ecik verdiler ona. . anlatılmaz bir güzellik veriyordu ona. O lunun i ledi i suçu anımsatan her söz a ır geliyordu ona. Kadının duygulandı ı belliydi. Sonra bahçeye çıktılar. örgüsünün üstüne gözya ları damlıyordu arada bir. dedi.Petersburg'a niçin gidesin? dedi. Beyaz bir sabah elbisesi ve kolsuz bir bluz vardı kadının üzerinde.Evet efendim.Benim ne babam. saygıyla te ekkür etti ona. Dolgun ve pembe yüzünde. birkaç kaçamak bakı la tepeden tırna a gözden geçirebilmi ti onu. dün yemek masasında söyledi i eyleri. Daha tatlı bir sesle: .Yetimsiniz. çini çekerek: . Sessizli i ilk o bozdu. durgun. Annem sessizce yün bir fanila örüyor. saray hayatının bütün gizli kapaklı yanlarını bir çırpıda anlatıverdi. Kendine koca olarak rezil bir hain de il. ak am kimi kabul etti ini bir bir sayıp döktü.Yüzba ı Mironov'un kızıyım. Kalktı.inize burnumu sokuyorsam ba ı layın beni. ne annem var. iyi bir insan bulmanı dilerim. Dileklerinizin ne oldu unu söyleyin bana. orada konaklamaya karar verdi. sevimli bir anlatım vardı yüzünde.Sanırım. sadık Pala kası ve benden zorla ayrılan. orada anıtın kar ısındaki kanepede oturan bir kadın gördü. her zamanki etkisini göstermiyordu üzerinde.Evet efendim. Anna Vlasyevna'nın anlattı ı eyler.Yüzba ı Mironov! Hani u Orenburg kalelerinden birinde komutanlık eden mi? . e ilerek. her eyiyle onu kendine çekiyor. Kırk ya larında kadar gösteriyordu. Kadın dik dik bakıyordu ona. Tam bu sırada ho bir kadın sesi i itildi: . . Babam ba ını e di. Geni göl.Korkmayın ısırmaz. . de il mi? . Önce ilgiyle okuyordu. Çariçe'den bir dilekte bulunmaya geldim. giyindi. Ta radan daha dün geldim. Menzil bekçisinin karısı.Hayır efendim. havlayarak beyaz bir ngiliz köpe i çıktı önüne. kendine destek bulmak için oraya gidece ini söyledi. lûtuf dilemeye geldim. anacı ım. Sofiya'ya (*) sa lıcakla varıp Çariçe'nin o sırada Tsarskoye Selo'da oldu unu menzilden ö renince. Annem çok üzülmü tü: . Marya vanovna korkup durdu. tarih kitaplarının birkaç sayfasına de erdi do rusu ve ku aklar için de er ta ıyordu. Kadın kâ ıdı aldı. Sonra katlanmı bir kâ ıt çıkardı cebinden. tasarladı ı eyin ba arıya ula ması için yana yakıla dua etti Tanrı'ya. Anna Vlasyevna. Annem yüzba ının kızını gözya ları içinde kucakladı. saat kaçta gezintiye çıktı ını anlattı. Okuma. her bir elma a acının.

sabahın erken saatlerinde yapılan böyle bir gezintinin genç kız sa lı ına zararlı oldu unu söyledi. Anna Vlasyevna'nın ö ütleriyle. Çariçe yanına ça ırdı onu. kanlar içerisinde ve cansız olarak halka gösterilmi ti. Çeyizini ben düzece im. Mektubunuza gelecek yanıtı çok beklemeyece inizi umarım. Kar ıla mamızdan kimseye söz etmeyin. Bunu söyleyip kalktı. Saray u a ı yol gösteriyordu. Anna Vlasyevna a ırdı. iki kanatlı. Sonra semaveri getirdi. Pyotr Andreyiç Grinyov'un notları burada kesiliyor. Çariçe. öylece istedi ini bildirdi. Genç kız. umutla dolu. Çünkü toylu undan. Çariçe'yle yüz yüze gelece ini dü ündükçe. hep benim yüzümden oldu. duracakmı gibi oluyordu. ya da saflı ından de il. Bu ba . geli ini bildirmek üzere Marya vanovna'yı yalnız bırakıp içeri girdi. Bunu söyleyerek bir mektup uzattı Marya vanovna'ya. Sonra. sizi saraya ça ırıyor! Nasıl oldu da burada oldu unuzu ö rendi? Fakat anacı ım.Ah. yine de iyi yüreklilikle ba ı ladı Marya vanovna'yı. Biliyorum. . Anna Vlasyevna'da kaldı ını ö renince: . Pugaçev'in idamında bulundu unu. Ho çakalın. Gelecekteki kayınbabanıza yazdı ım bu mektubu kendi elinizle götürmek zahmetine katlanın.Aman yarabbi! diye ba ırdı. 1774 yılı sonunda özel bir buyrukla hapisten kurtuldu unu.Ha. eli aya ına dola tı: . Yüce Çariçe. dedi. . Sonbaharda. Marya vanovna merak edip de Petersburg'a öyle bir göz atayım bile demeden aynı gün gerisin geriye köye döndü. Çariçe kaldırdı onu. her eyi anlataca ım size. az sonra.Ne demek gerçek de il! dedi. Genç kız titreyen bir elle aldı mektubu ve gözya ları içinde Çariçe'nin ayaklarına kapandı. dualarıyla u urlanarak saraya yollandı. sırf benim adımı bu i e karı tırmamak için yaptı bunu. Sonra: . nasıl çıkacaksınız Çariçe'nin kar ısına? Daha saraylılar gibi yürümeyi bile bilmiyorsunuzdur. Bunlar. gerçek de il bu! diye ba ırdı. kapalı bir kapının önünde durdular. Marya vanovna titreyerek tırmandı basamakları. Kadın so uk bir tavırla: . tuvalet masasının önünde oturuyordu. dedi. gitmesine izin verdi. düpedüz ahlaksız ve zararlı bir insan oldu u için katıldı düzmeceye! Marya vanovna: . çıkı tı ona. dile inizi yerine getirdi im için sevinçliyim. Kapılar ardına kadar açılıyordu önünde. Çariçe zavallı yetim kıza daha pek çok ok ayıcı söz söyledikten sonra. yüre i iddetle çarpıyor. güçlükle durabiliyordu ayakları üzerinde. bu yol kıyafetiyle gidemezsiniz saraya. bunları söyleyip. gülümsemeye devam ederken: . Marya vanovna aynı saray arabasıyla ayrıldı saraydan. Dönü ünü sabırsızlıkla bekleyen Anna Vlasyevna. Yoksa ben de mi gelsem sizinle? Hiç de ilse bir iki pot kırmanızı önlerim. haydudun kalabalık arasında onu tanıyarak ba ıyla selamladı ını ö reniyoruz. Kadın kıpkırmızı kesilerek . Fakat yüzba ı Mironov'un kızına borçluyum ben. Çariçe'nin tuvalet odasına girdi. Onun her hareketini göz ucuyla izleyen Marya vanovna. Onun bu bellek güçsüzlü ü Anna Vlasyevna'nın pek ho una gitmemi ti ama. Bir dakika geçmeden kapılar açıldı. Saray ileri gelenlerinden birkaç ki i vardı çevresinde. Sonunda. kısa bir süre önce öylesine içtenlikle açıldı ı kadını tanıdı..Verdi im sözü tutabildi im. basamakların önünde bir saray arabası durdu ve içeri giren bir saray u a ı Mironov'un kızının Çariçe tarafından saraya ça rıldı ını bildirdi. A açlı bir yoldan yürüyüp gitti. dedi. Marya vanovna da içi sevinçle.. Genç kız. vallahi gerçek de il! Ben her eyi biliyorum. bunu ta ralı kızların utangaçlı ına vererek. Çariçe tatlı bir gülümsemeyle döndü ve Marya vanovna. Yargılandı ı sırada kendini savunmadıysa.Dile iniz Grinyov'la ilgili öyle mi? dedi. öptü: .Sertle ti. Anna Vlasyevna'ya döndü. Ebeye haber gönderip. Marya vanovna. tam fincanlara çay doldurup saraya ili kin bitmez tükenmez hikâyelerine ba lamak üzereyken. Aile arasında anlatılanlardan.Biliyorum. bir soru ya muruna tuttu genç kızı. okuyucunun bildi i her eyi bir çırpıda anlatıverdi. onun jüponlu sarı fistanını mı istesek? Bunun üzerine u ak. Ni anlınızın suçsuzlu una kesinlikle inanıyorum. Marya vanovna'yı görünce saygıyla yol açtılar. Marya vanovna. alınyazımızın belli oldu unu hissediyor. Çariçe'nin Marya vanovna'yı tek ba ına ve üstünde hangi kıyafet varsa. dizlerinin ba ı çözülüyor.Gerçek de il.Nerede kalıyorsunuz? diye sordu. zengin de ilsiniz. bu de i iklik kar ısında korkuya dü tü. Çariçe'nin onu ba ı laması söz konusu olamaz. iniz görüldü. Ba ına ne geldiyse. Bo ve görkemli odalar dizisinden geçti. Birkaç dakika sonra araba sarayın kapısında durdu. Marya vanovna üstünkörü kar ılıklar verdi. Ev sahibesi. U ak. Gelecek konusunda hiçbir kaygınız olmasın. Kadın ilgiyle dinledi onu.

ahlakını öven mektuptur. Simbirsk ilinde bolluk içinde ya ıyorlar imdi. Yalnız. 19 Ekim 1836 Yayımcı . camlı. ona o lunun suçsuzlu unu bildiren. Bu. Bey evlerinden birinin duvarında. kinci Katerina'nın kendi eliyle Pyotr Andreyiç'in babasına yazdı ı. ***'den otuz verst ötede. Çocukları. on derebeyinin ortak malı olan bir köy vardır. Yazarın akrabalarının izniyle. Pyotr Andreyiç Grinyov'un anılarını. her bölümün ba ına uygun bir yazıt bulduk. bir de bazı özel adları de i tirmeye cesaret ettik. bunları oldu u gibi yayımlamaya karar verdik. yüzba ı Mironov'un kızının da zekâsını. çerçeveli bir mektup asılıdır. dedesinin hikâye etti i zamanla ilgili bir i üzerinde çalı tı ımızı ö renen bir torunu vermi ti bize.Pyotr Andreyiç kısa bir süre sonra Marya vanovna'yla evlenmi .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful