T.C.

SAKARYA ÜN VERS TES

FEN B L MLER ENST TÜSÜ

ZEM N ETÜTLER NDE GEOTEKN K VE JEOF Z K YÖNTEMLER N KULLANILMASI VE D KKAT ED LMES GEREKEN HUSUSLAR

YÜKSEK L SANS TEZ
Mehmet KOCAMAN

Enstitü Anabilim Dalı Enstitü Bilim Dalı Tez Danışmanı

: : :

NŞAAT MÜHEND SL Ğ GEOTEKN K Prof. Dr. Hasan ARMAN

Ocak 2008

T.C. SAKARYA ÜN VERS TES

FEN B L MLER ENST TÜSÜ

ZEM N ETÜTLER NDE GEOTEKN K VE JEOF Z K YÖNTEMLER N KULLANILMASI VE D KKAT ED LMES GEREKEN HUSUSLAR

YÜKSEK L SANS TEZ
Mehmet KOCAMAN

Enstitü Anabilim Dalı Enstitü Bilim Dalı

: :

NŞAAT MÜHEND SL Ğ GEOTEKN K

Bu tez 29/01/2008 tarihinde aşağıdaki jüri tarafından Oybirliği ile kabul edilmiştir.

Prof.Dr.Hasan ARMAN Jüri Başkanı

Prof.Dr.Zeki GÜNDÜZ Üye

Yrd.Doç.Dr.Can KARAVUL Üye

i

TEŞEKKÜR

Yüksek lisans çalışmamda bana çalışma imkanı sağlayan, tezimin hazırlanması aşamasında bana konu seçiminden başlayarak, çalışmanın sonlandırılmasına kadar bilgi birikimi ve tecrübesi ile her aşamada desteğini esirgemeyen değerli hocam Prof. Dr. Hasan ARMAN’a sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Tez çalışmam için gerekli olan kaynaklar ve incelemem gereken zemin etüt raporlarını kullanma imkanı sağlayan ve yardımlarını esirgemeyen Metmar Mühendislik, Akçin Mühendislik, Çam Mühendislik ve Mekan Mühendislik çalışanlarına teşekkür ederim.

ii

.......... Sondaj çalışmaları……………...................................... Deprem Dalgalarının Genel Özellikleri.......................................... Ülkemizde Afet Çalışmaları.......................2............................... 2...............1......................................................................... TABLOLAR L STES ....................... 3................ S MGELER VE KISALTMALAR L STES ..2......................2.... 3............1......................3.......................3.................................3. ÖZET................ Sismik kırılma yöntemi…..................................................................................3.......... 3 3 5 BÖLÜM 3............................................. Giriş................................ 2.............1.......3.......1... Sismik yansıma yöntemi…….............................................. 3.............. 3....... Ön Zemin ncelemesi ve Büro Çalışması.3.... 1 BÖLÜM 2.......... Ç NDEK LER ...................................3... Araştırma çukuru açılması…………......................................................... 3...........................................................…………………………............................................................................................. ÜLKEM Z VE DEPREMLER........... 3. Arazi Çalışma Yöntemleri......................................................... SUMMARY................................ ZEM N ETÜTLER N N PLANLANMASI VE ÇALIŞMA YÖNTEMLER ........3... Jeofizik yöntemler……..................... 3.......Ç NDEK LER TEŞEKKÜR........................................................................................ ŞEK LLER L STES ................ ii iii vii ix x xi xii BÖLÜM 1..... 3......................................………………………… 7 7 8 9 9 9 10 10 11 iii .......... G R Ş...........3........................................2..............................

3.....………......... Giriş………..3.............……………..4...5....4.5... …………..1........... 4.............3.......... 4.5.......... Elek analizi…………………………..... Üç eksenli basınç deneyi……………….....…………….... 3...............5.. Plaka yükleme deneyi………………….... Zeminin oturma ve sıkışma karakteristiklerini belirleyen deneyler……………………………………………………..................3.... Laboratuvar veyn deneyi…..3.............2........... Karşıt kuyu dalga yayılma deneyi….........3.......1.5...4.....2......1...............4...……………..... Geoteknik Etüt Raporunun çeriği……... Zeminin kayma direnci karakteristiklerini ölçen deneyler…........ 3....3......4.5... Arazide Yerinde Yapılan Deneyler….……………..... 4......... 12 13 13 14 14 16 17 18 19 19 20 20 20 21 21 22 23 25 26 26 26 27 BÖLÜM 4..........……………............. 3..... 3.............4.. 3.5........ Diğer laboratuar deneyleri…...5. 3................ Parametreler ve Analizler... 3. 3........1.... 3........2. 3.. Kesme kutusu deneyi………………..2..2.. 3..………………..... 4....1.... Mikrotremor yöntemi…...............1.3........…………….....………………......1........ Taşıma gücü……………………………………....... Sismik koni penetrasyon deneyi (SCPT)......3.....5.....………….………………..................5.......... 3.........5....... 3..........1.....………........1......3......3.5..4.... Kuyu üstü (up hole) ve kuyu içi (down hole) dalga yayılma deneyi ………………….………………. 3................1...................2.......... Kıvam limitleri deneyleri….5..2......... Hidrometre deneyi…....4.....…………….. Düşen koni deneyi…………...1.. ZEM N ETÜT ÇALIŞMALARI SONUCUNDA GEOTEKN K RAPOR HAZIRLANMASI VE SUNULMASI……...... 3...... 3..... Konsolidasyon deneyi………………........5.... 3.... 28 28 28 29 29 iv ...... Laboratuar Deneyleri……………….5.......... Serbest basınç deneyi......3...……………. 3. Standart penetrasyon deneyi (SPT)…….3..........3..4.......................3.. Koni penetrasyon deneyi (CPT)……….......................... Sınıflandırma deneyleri……………….2..3..... 3.... 3.........4....………..................2.……………......

......3.....1..3...... 6.................................... 4..1...................................3. GEOTEKN K VE JEOF Z K PARAMETRELER ARASINDA YAPILAN KORELASYON ÇALIŞMALARI…………………………..................... SONUÇLAR VE ÖNER LER..... Ümraniye Çalışmasına Ait Değerlendirmeler...1.... 42 42 43 BÖLÜM 7......1....................................... 4............................................... 39 39 40 BÖLÜM 6................................. Sismik hızlar yardımıyla taşıma gücü tayini…....3............... 7......................2................. REGRESYON ANAL Z ........2...1.... 4.3. 5................ Yatak katsayısı……………………………....1...1...3..2 Kayaçlara oturan temellerde taşıma gücü…………..............3.1..........3...............1......... Taşıma gücünün Terzaghi formülü ile 30 belirlenmesi…………………………………............ 7. Standart penetrasyon deneyleri ile taşıma gücü tayini………………………………………… 4................3....3... 6..... 4.. 30 32 33 34 35 36 BÖLÜM 5. Tuzla-Kartal-Kadıköy-Beşiktaş lçeleri Genelinde Gerçekleştirilen Zemin Etüt Çalışmalarına Ait Değerlendirmeler................. Zemin grubu ve yerel zemin sınıfı kavramları................ 7.....1.....1....................... Basit Regresyon ve Korelasyon Analizi...........4.. GEOTEKN K VE JEOF Z K PARAMETRELER ARASINDAK L ŞK LER N ARAŞTIRILMASI: ÜMRAN YE VE TUZLA-KARTAL-KADIKÖY-BEŞ KTAŞ LÇELER .......................... Non-Lineer Regresyon Analizi........ 53 47 47 47 BÖLÜM 8....2...................2................ Giriş... Giriş....... Daha Önce Yapılan Korelasyon Çalışmaları................. 4................... 57 v ........ 5......1............2.........1 Sığ temellerde taşıma gücünün hesaplanması…..............................

...........................................................KAYNAKLAR................................................................... 60 62 vi ................... ÖZGEÇM Ş.........................................................

S MGELER VE KISALTMALAR L STES ASTM CD : Amerikan standartları : Konsolidasyonlu-drenajlı deney : Koni penetrasyon deneyi : Piyezokoni penetrasyon deneyi : Konsolidasyonlu-drenajsız deney : Doğu Anadolu Fayı : Dilatometre deneyi : Veyn deneyi : Kayma Modülü : Plastisite ndisi : Nokta yük dayanım indeksi : Japonya Uluslararası şbirliği Ajansı : Kuzey Anadolu Fayı : Yatak katsayısı : Taşıma gücü katsayıları : Emniyetli taşıma gücü : Serbest basınç mukavemeti : Koni penetrasyon uç direnci : Pressiyometre deneyi : Kaya kalitesi : Korelasyon katsayısı : Sismik koni penetrasyon deneyi : Standart penetrasyon deneyi : Hacimsel sıkışma katsayısı : University of British Colombia : Konsolidasyonsuz-drenajsız deney CPT CPTU CU DAF DMT FVT G IP Is50 JICA KAF ks Nc. Nq. Nγ qa qu qc PMT RQD r SCPT SPT mv UBC UU vii .

Vp Vs WL WP ρ φ τf γ : Boyuna dalga : Kayma dalgası hızı : Likit Limit : Plastik Limit : Zeminin yoğunluğu : Kayma mukavemeti açısı : Drenajsız kayma mukavemeti : Zeminin birim hacim ağırlığı viii .

........................ Kohezyon (c) değerleri ile kayma dalgası hızları (Vs) korelasyonu (Ümraniye ilçesi verileri)... Serbest basınç deney sonuçlarını gösteren mohr dairesi ve mukavemet zarfı........... Kartal............... 56 Şekil 7........................ŞEK LLER L STES Şekil 1......................... Yüzeysel temel altındaki göçme mekanizması........... 11 Şekil 3..... Depremlerden oluşan sismik dalgaların türleri ve yer içinde yayılma özellikleri.......................... 52 Şekil 6... Kadıköy....................................................................................... Beşiktaş) stanbul ilindeki konumu................. 4 Şekil 2.... 23 31 Şekil 4...................................................... Şekil 5.......... ix ........ Şekil 8................ 52 Kayma dalgası hızları (Vs) ile nokta yük dayanım indeksi korelasyonu (Tuzla-Kartal-Kadıköy-Beşiktaş verileri)............. 55 Çalışma alanlarının (Ümraniye..... Yatay katmanlı ortamda kırılarak gelen sismik dalganın izlediği yol ve oluşturacağı zaman uzaklık (t-x) grafiği...................... SPT-N sayıları ile kayma dalgası hızları (Vs) korelasyonu (Ümraniye ilçesi verileri)........ Tuzla..

............... Tablo 2............................... Tablo 4.................... 54 55 49 x ....................... Tablo 7................. Tablo 5........................................................................................................ Yerel Zemin sınıfları..................................... Taşıma gücü katsayıları................TABLOLAR L STES Tablo 1..... Tablo 3....................................................... Zemin grupları.......... Analizlerde kullanılan veriler (Tuzla-Kartal-Kadıköy-Beşiktaş verileri)... Değişik araştırmacılar tarafından geliştirilen korelasyon 32 35 37 38 46 bağıntıları............ Tablo 6.. Arazi çalışmaları neticesinde geliştirilen korelasyon bağıntıları....... Analizlerde kullanılan veriler (Ümraniye ilçesi)........... RQD’ye göre izin verilebilir taşıma gücü..................................................................................................... Tablo 8..

xi . Bu amaçla arazi verileri elde edilerek farklı parametreler arasında korelasyonlar gerçekleştirilmiştir.ÖZET Anahtar kelimeler : geoteknik. jeofizik. Elde edilen bu verilerin zemin etüt çalışmalarını gerçekleştiren mühendislere ne gibi katkılar sağlayabileceği ve zemin etüt çalışmalarında doğru sonuçlara ulaşabilmek için sağlayacağı faydalar irdelenmiştir. kayma dalgası hızı. zemin etüt çalışmalarında belirlenen geoteknik ve jeofizik parametreler arasındaki ilişki araştırılmıştır. zemin etüt çalışmalarında dikkat edilmesi gereken hususların neler olduğu üzerinde durulmuş. zemin etüdü Mühendislik yapılarının inşa edileceği zeminlere ait zemin parametrelerinin belirlenmesi ancak zemin etüt çalışmaları ile gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada. Türkiye’de gerçekleştirilen zemin etüt çalışmaları birçok sebeplerden ötürü yetersiz kalmakta yada yanlış sonuçlar elde edilmesine sebep olabilmektedir.

the advantages of these results to reach the correct values in soil investigations are examined. soil investigation Soil parameters can be determined by soil investigations. In this study. The soil investigations in Turkey may be insufficient or give wrong results because of many reasons.GEOTECHNICAL AND GEOPHYSICAL METHODS USED IN SOIL INVESTIGATIONS AND MATTERS NEED TO BE CONCERNED SUMMARY Keywords : geotechnic. For this reason. geophysic. What kind of support will the results of this study provide to engineers who perform soil investigations are questioned. xii . the relationship between geotechnical and geophysical parameters determined in soil investigations are examined. shear wave velocity. Also. the correlations are developed using field data.

bina. laboratuar ortamında çeşitli deneylere tabi tutularak zemin özellikleri hakkında bilgi elde edilir. G R Ş nşaat mühendisliğinde zeminler. oturma ve sıvılaşma potansiyelinin. Tüm bu çalışmaların sonucuna göre zemin etüt çalışması gerçekleştirilen alanda inşa edilecek yapının temel tasarımı ve projesi belirlenir. arazide çeşitli yöntemler kullanılarak örselenmiş ve örselenmemiş numune alımı gerçekleştirilmektedir. Zemin parametrelerinin tespiti ise arazide doğru teknikler kullanılarak gerçekleştirilecek zemin etüt çalışmaları ile mümkün olabilir [1]. dayanma yapıları ve yol türü mühendislik yapı alanlarının tamamı için gerçekleştirilmektedir. Zemin problemlerinin belirlenebilmesi için zemin parametrelerinin gerekli derinliğe kadar tespit edilmesi gerekmektedir. Zemin parametreleri çeşitli arazi ve laboratuar deneyleri sonucunda belirlenebilmektedir. bunların kalınlıklarının. tünel. Bina yüklerinin altında statik ve dinamik etkiye maruz kalan zeminlerde birçok problem ile karşılaşılmaktadır. yapı malzemesi olarak kullanılmasının yanında tüm mühendislik yapılarının temellerini taşıyan malzemeler olarak bilinmektedir. yapıların inşa edileceği alanda. Geoteknik mühendisliğinde. Kohezyonlu zeminlerde numune alma işlemi daha kolay ii . boru hattı. Bu çalışma kapsamında bina türü mühendislik yapıları için gerçekleştirilen zemin etüt çalışmaları ve içeriği dikkate alınmıştır. Zemin etüt çalışmaları. yeraltı su durumunun. Arazide alınan örselenmemiş numuneler.BÖLÜM 1. baraj. Zemin etüt çalışmaları. zemin-temel etkileşiminin irdelenmesinde ve temellerin tasarlanmasında gerekli statik ve dinamik parametrelerin araştırılması amacıyla gerçekleştirilirler. köprü. zeminin tabakalarının.

geoteknik ve jeofizik parametreler arasındaki ilişkiler araştırılmış ve elde edilen sonuçlar tartışılmıştır. Jeofizik yöntemler ile zemine ait sismik dalga hızları. çözüm önerileri ve özellikle elde edilen jeofizik ve geoteknik parametreler arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Kartal.2 bir şekilde gerçekleştirilebilirken. deneylerin yapılamaması ve maliyet sıkıntıları sebebiyle elde edilen bilgiler sınırlı kalabilmektedir. özellikle yeterli miktarda ve kalitede numune alınamaması. Bu sebeple arazide de laboratuar imkanı oluşturulmaya çalışılmış ve arazide standart penetrasyon (SPT). presiyometre (PMT) ve veyn (FVT) gibi arazi deneyleri geliştirilmiştir [1]. stanbul ili. bu teknikler oldukça zor ve pahalıdır. Bu çalışmada. Kadıköy ve Beşiktaş ilçeleri genelinde gerçekleştirilen zemin etüt çalışmalarından elde edilen verilerden yararlanılarak. yoğunluk. çeşitli fiziksel etkiler sebebiyle az yada kısmen çok örselenme meydana gelebilmektedir. elektriksel geçirgenlik. Ümraniye ilçesi için gerçekleştirilen “Ümraniye lçesi mar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Çalışması” kapsamında elde edilen geoteknik ve jeofizik veriler ile Tuzla. Ancak jeofizik dataların yorumlanması. Jeofizik yöntemler özellikle geniş saha incelemelerine imkan sağlayan hızlı ve pratik yöntemlerdir. zemin etüt çalışmalarında karşılaşılan sorunların irdelenmesi. Ülkemizde bina türü mühendislik yapıları için gerçekleştirilen zemin etüt çalışmalarında. . Ayrıca numune alımı sırasında. Bu arazi deneylerinin yanında. kohezyonsuz zeminlerde ise bazı özel tekniklerle numune alımı geçekleştirilebilmekle birlikte. dilatometre (DMT). Bu amaçla. arazide gerçekleştirilen yeterli sondaj verilerine göre yapılmalıdır. koni penetrasyon (CPT). zeminlerin dinamik özelliklerinin belirlenmesinde fiziksel ölçümlerden yararlanan jeofizik yöntemlerden de faydalanılmaktadır. manyetizma gibi fiziksel özelliklerin belirlenmesi mümkün olmaktadır.

1. üç büyük levhanın etkisi altındadır. Depremi oluşturan bu faylanma sonucunda deprem kaynağından çeşitli sismik dalgalar yer içerisinde yayılır. Afrika ve Arap levhalarıdır. Bunlar Avrasya.2 büyüklüğündeki deprem olarak gösterilebilir. Deprem Dalgalarının Genel Özellikleri Deprem. güney sınırı ise Helenik-Kıbrıs Yayı ile Doğu Anadolu Fayını (DAF) oluşturmaktadır. . 2. Oldukça büyük depremlerin meydana geldiği bu kuşak içerisinde Türkiye. yerküre içerisindeki kırık (fay) düzlemleri üzerinde biriken biçim değiştirme enerjisinin aniden boşalması sonucunda meydana gelen yer değiştirme hareketlerine verilen isimdir.4 büyüklüğündeki deprem ile 12 Kasım 1999 tarihinde Düzce’de meydana gelen 7.3 BÖLÜM 2. Yer içinde yayılan bu sismik dalgalar yüzey ve cisim dalgaları olmak üzere ikiye ayrılırlar. Bu depremlerin büyüklük ve meydana geldikleri bölge açısından en önemli iki tanesi ise 17 Ağustos 1999 tarihinde Kocaeli-Gölcük’te meydana gelen 7. Bu levhalardan Anadolu levhasının kuzey sınırı Kuzey Anadolu Fayını (KAF). ÜLKEM Z VE DEPREMLER Ülkemiz. yerküre üzerinde oluşan depremlerin büyüklüğü ve neden oldukları zararlar göz önüne alındığında iki ana deprem kuşağından biri olan Akdeniz-Himalaya deprem kuşağı içerisinde yer almaktadır. Bilindiği gibi bu depremlerde ülkemiz büyük maddi zararların yanında 20.000 den fazla insanını da kaybetmiştir. Ülkemizde bulunan bu iki önemli fay üzerinde tarihsel süreçte birçok büyük ve yıkıcı deprem meydana gelmiştir.

Cisim dalgaları da kendi içerisinde P dalgaları (boyuna dalga) ve S dalgaları (enine dalga) olarak ikiye ayrılmaktadır. en hızlı yayılan bu yüzden deprem kayıt aletlerinde (sismograf) en önce görülen dalgalardır. Bu dalgalar yerin serbest yüzeyi boyunca yayılan dalgalardır. P dalgaları. . titreşim hareketi yayılma doğrultusunun tersi yönündedir. S dalgaları hacim değişikliğine yol açmazlar) [2] Yüzey dalgaları ise cisim dalgalarına göre daha yavaş yayılırlar ancak genlikleri daha büyüktür. periyotları büyük yüzey dalgaları. Depremlerden oluşan sismik dalgaların türleri ve yer içinde yayılma özellikleri. Hızları düşük. Rayleigh dalgaları yerin serbest yüzeyinin oluşturduğu dalgalar olup. Yapılarda yıkıma yol açan dalgalar S dalgaları ile yüzey dalgalarıdır. Hızı daha fazla olan Love ve genliği daha büyük olan Rayleigh dalgaları olarak ikiye ayrılırlar. (P dalgaları yayıldıkları ortamda hacim değişikliği yaratırlarken. S dalgaları sıvı içinde yayılamazlar.4 Cisim dalgaları yer kabuğu içerisinde yayılan dalgalardır. P Dalgası Yayılma Yönü S Dalgası Yayılma Yönü Şekil 1. kayıt aletlerinde en şiddetli hareketleri yansıtırlar. Love dalgaları ise yatay yönde polarize olmuş S dalgalarıdır ve kanal dalgaları olarak da adlandırılırlar. kayıt aletlerinde ikincil olarak görülen ve titreşim hareketi yayılma doğrultusuna dik olan dalgalardır. Daha yavaş yayılan S dalgaları. P dalgalarında. titreşim hareketi yayılma doğrultusu ile aynıdır.

çığ ve kaya düşmeleri gibi afetlerle çok yoğun olarak karşı karşıya kalmaktadır.2. Buna rağmen ülkemizde yakın geçmişte olmuş depremlere bakıldığında. doğal afet tehlikeleri ve zemin koşullarını da göz önüne alınarak yapılmasıdır. stanbul için hazırlanan master plan. Türkiye genelinde ise özellikle afet riski bulunan il ve ilçelerde bu çalışmalar sürdürülmektedir. Özellikle büyük şehirlerde bu tür yapılar iş hayatının ve günlük hayatın tamamen devam ettiği yapılar olarak karşımıza çıkmaktadır. Deprem bölgelerinde inşa edilecek bu tür mühendislik yapıları hem sismik hem de statik yüklere dayanacak şekilde tasarlanmalıdır. afet riski bulunan illerde. Bu çalışmalar ek olarak özellikle stanbul başta olmak üzere büyük metropoller için “deprem master plan” çalışmaları başlatılmıştır. heyelanlar. risk yönetimi ve afet yönetiminin temel ilke ve esaslarının belirlenmesidir [3]. ilçeler bazında zemin özelliklerinin ve zemin parametrelerinin ortaya çıkarılması ve zemin etüt çalışmalarına altyapı oluşturulması amacıyla “ mar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt” çalışmaları gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Bu önlemlerden bir tanesi de imar planlarının ve bu planlama çerçevesinde inşa edilecek yapıların. yapılarda bir çok hasarlar ve can kaybının olduğu görülmektedir. Bu afetlerin zararları ancak alınacak bazı önlemlerle azaltılabilir. Özellikle deprem riski altında bulunan stanbul’da hemen hemen bütün ilçe ve beldelerin imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt çalışmaları gerçekleştirilmiş durumdadır. idari çalışmaların. hukuki altyapının. Ayrıca ülkemiz depremler dışında. Bu amaç doğrultusunda 1999’da meydana gelen Marmara ve Düzce depremleri sonrasında zemin etüt çalışmaları zorunlu hale getirilmiştir. mevcut durumun tespiti yanında teknik çalışmaların. mali kaynakların. sosyal faaliyetlerin. Diğer taraftan. Ülkemizde Afet Çalışmaları Mühendislik yapıları modern toplumlarda yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. su baskınları.5 2. stanbul'da olası bir deprem tehlikesine karşı mevcut yapıların deprem güvenliklerinin incelenmesi ve yeterli güvenliğe sahip . eğitim çalışmalarının. Bu çalışmaların ana amacı.

Japonya Uluslararası şbirliği Ajansı’nın (JICA) desteği ile “ stanbul çin Mikro Bölgeleme Dahil Afet Önleme/Zarar Azaltma Ana Planı” hazırlanmasını amaçlayan bir çalışma başlatılmıştır. stanbul’un ardından ülkemizin diğer büyük kentlerinde de mikro bölgeleme çalışmalarına başlanmıştır. Zeytinburnu ilçesinde. stanbul ve civarı için deprem zararlarını önleme/azaltma planlarına esas teşkil edecek nitelikte. depreme dayanıklı inşa edilecek her yapı için zemin özellikleri ve zemin parametreleri. master planla eş zamanlı olarak başlatılmış ve başarı sağlandığı ölçüde çalışmanın stanbul geneline yayılması hedeflenmektedir [3]. hukuki ve mali önlemlerin belirlenmesini de içermektedir. stanbul’da ayrıca 17 Ağustos depreminin adından deprem riskinin belirlenmesi için mikro bölgeleme çalışması yapılması gereksinimi ortaya çıkmıştır. sosyal. inşa edilecek yapı alanında gerçekleştirilen zemin etüt çalışmaları sonucunda ortaya çıkarılmaktadır. Master Plan bu amaçlara ulaşılması için yapılması gerekli işlemleri ve çalışmaları da tanımlamaktadır. Türkiye’nin başvurusu üzerine. sismik mikro bölgeleme haritalarının yapılması. depreme dayanıklı inşaatlar yapılabilmesi için teknik önerilerde bulunulması ve bu konularla ilgili planlama tekniklerinin etkin bir şekilde Türkiye’ye aktarılması bulunmaktadır [4]. Tüm bu çalışmalar il ve ilçeler bazında imar planlamasına bir altyapı oluşturmakla birlikte. .6 olmayan yapılar için gerekli güçlendirme ilkelerinin belirlenmesi yanında diğer teknik. stanbul için Deprem Master Planı'nın pilot uygulaması. Çalışmanın ana hedefleri arasında. Dolayısıyla parsel bazında gerçekleştirilecek zemin etüt çalışmalarının doğruluğu ve güvenilirliği deprem güvenliği açısından birinci derecede önemlidir. stanbul'da deprem güvenliğinin arttırılması amacıyla yapılacak girişimlerin geniş vizyona sahip. çok disiplinli çalışmalar olması gerekmektedir. çok yönlü. idari.

Bu çalışmaların gerçekleştirilmesi ve yorumlanması ile çalışılan sahanın zemin özellikleri belirlenmiş olur. büro çalışması. bu olanakları gereğince kullanmak ve zemin incelemelerini etkin biçimde gerçekleştirmektir [6]. sondalama. Bir zemin etüt çalışması. arazi ve laboratuar deney çalışmaları ve jeofizik ölçümlerden faydalanır. Gelişen teknolojilere bağlı olarak günümüzde mühendisin elinde çok çeşitli ölçüm olanakları bulunmaktadır. zemin-temel etkileşiminin irdelenmesi ve yapı temellerinin tasarlanmasında gerekli zemin özelliklerinin belirlenmesidir. bunların kalınlıklarının. örselenmiş ve örselenmemiş numune alma.7 BÖLÜM 3. araştırmada kazı. sondaj. Zemin etüt çalışmasını gerçekleştirecek geoteknik mühendisi. zeminin tabakalarının. ortam özelliklerinin doğru ve amaca yönelik olarak ölçümünden geçer. çalışılacak alanın büyüklüğü. arazinin tanınması ve hidrolojiktopografik ve jeolojik araştırmaları ayrıntılı incelemeyi içerir [5]. yeraltı su durumunun. çalışmalarda karşılaşılan eksiklikler ve dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir. ekonomik ve güvenli bir yapı tasarımı için gerekli zemin parametreleri elde edilmiş olacaktır. arazi yapısı ve tasarlanan işin büyüklüğüne bağlıdır. Giriş Zemin etüt çalışmalarının amacı. ZEM N ETÜTLER N N PLANLANMASI VE ÇALIŞMA YÖNTEMLER 3. Bu bölümde zemin etüt çalışmalarında izlenen çalışma planı ve çalışma yöntemlerine kısaca değinilmiş. Böylece çalışılan sahada olası mühendislik problemleri açığa çıkartılarak. Zemin etüt çalışmasının boyutu. Zemin ve kayaya oturtulacak yapı temellerinin boyutlandırma ve analizinde başarı.1. . Amaç.

yer altı suyu durumu ve olası mühendislik problemleri hakkında detaylı bilgi edinilmesi sağlanmış olacaktır. zemin etüt çalışmalarında en doğru sonuç. planlama ile ilgili bilgiler ve topografik haritalar bu aşamada belirlenir. yerel yönetim tarafından çalışılan alan ve çevresinde gerçekleştirmiş olduğu geoteknik etütlere ait veriler. Bunun neticesinde. Ön Zemin ncelemesi ve Büro Çalışması Birçok çalışmada olduğu gibi zemin etüt çalışmalarında da en önemli husus çalışmanın planlamasıdır. ön zemin incelemesi ve büro çalışmasının yapılması. Alanda çalışmayı etkileyebilecek yol. yeterli denetim ile deneyimli bir ekip tarafından doğru teknikler kullanılarak elde edilebilir.8 3.). debisi ve yönü. Unutulmamalıdır ki. alanın zemin koşulları hakkında bir ön analiz gerçekleştirilerek. . su. arazi sınırları ile tasarlanan yapı sınırları haritalara işlenmelidir. elektrik. iyi bir planlama ile en aza düşürülebilir. Çalışılacak alan ile ilgili jeolojik haritalar. telefon vb. nehir ya da kanallarda su seviyesi. Bu bilgilerin elde edilmesinin ardından çalışılan saha için gözlemsel olarak detaylı bir inceleme gerçekleştirilmelidir. Bu sebeple arazi çalışmalarının başlaması öncesinde. Araştırma maliyeti ve zaman. Böylece çalışılan alanın jeolojik özellikleri.2. olası mühendislik sorunları tahmin edilmeye çalışılmalıdır. asıl araştırmanın boyutunun ve çalışma yöntemlerinin belirlenmesi için gereklidir [5]. Elde edilen bu veriler yardımıyla. enerji hatları. sonda ve araştırma çukurlarının yerleri ve koordinatları belirlenmelidir. Bu amaçla tüm alan gezilmeli. Çalışılacak alan içerisinde ya da yakınında bulunan dere. alanın genel jeolojik yapısını ortaya çıkarmaya yeterli sondaj. alt yapı tesisleri (doğalgaz. ağaçlar ve mevcut yapılar gibi her türlü engeller belirlenmelidir. Alana yakın çevrede bulunan kazı ya da yarmalarda gözlemler gerçekleştirilerek zemin koşulları hakkında bilgi edinilmesi yine bu aşamada yapılmalıdır. taşkın alanı tespit edilmelidir. Bu bilgiler arazide gerçekleştirilecek çalışma yöntemlerini ve adetini belirlemede yardımcı olacaktır.

Hafif vurmalı (darbeli) sondaj tekniği ise kum kovası (kohezyonsuz zeminlerde) veya kil kovası (kohezyonlu zeminlerde) kullanılarak bütün zeminlerde uygulanmaktadır. araştırma çukurları ve jeofizik yöntemlerdir. Bunun ana nedeni hızlı oluşu ve tüm kurum ve kuruluşlarca yaygın olarak kabul görmesidir.1. Araştırma çukuru açılması Kohezyonsuz yada bloklu ve iri çakıllı kohezyonlu zeminlerde en iyi metot kepçe veya benzeri bir ekipmanla yapılan araştırma çukuru kazısıdır. sondalamalar. Sondaj çalışmalarının başlamasının ardından zemin koşulları dikkate alınarak çalışma programını gözden geçirmek faydalı sonuçlara ulaşmayı sağlayacaktır. arazi çalışmaları için uygulamaya geçilir. Daha küçük parsellerde. Sondaj çalışmaları Ülkemizde zemin etüt çalışmalarında özellikle dönel (rotary) sondaj uygulanmaktadır. Büyük parsellerde (>1000 m2) yapı oturum alanının dört köşesi ve ortasında sondaj kuyularını açmak doğru olacaktır. Sürekli burgularla delgi de kohezyonlu zeminlerde uygulanmaktadır. Bu yöntemler ve arazide uygulanmaları konusu aşağıda kısaca açıklanmaktadır. sınırlı derinliklerde zemin yapısının gözlenebilmesine imkan sağlayan oldukça pratik ve düşük maliyetli bir yöntemdir. 3.3. çok değişken zemin .9 3. Arazi Çalışma Yöntemleri Zemin etüt çalışması için gerekli ön etüt ve planlamanın gerçekleştirilmesinin ardından.3. Zemin etüt çalışmalarında arazi uygulamalarında sıklıkla kullanılan yöntemler sondajlar. Bu teknikte zemin profili daha detaylı bir şekilde takip edilebilmektedir. Başlangıçta sondaj kuyularının aralıklarının 10 m – 25 m olması uygundur.2. örselenmemiş numune almanın ise oldukça zor. Bu tip zeminlerde sondaj çalışmalarının oldukça zor olması. bazı durumlarda ise imkansız olması sebebiyle araştırma çukuru açılması tercih edilir. 3. Ancak darbeli sondaj tekniği zemin etüt çalışmalarında nadiren tercih edilmektedir.3. Bu teknik.

10
koşullarının bulunduğu haller dışında, her 300 m2 için en az bir adet sondaj yapılır [6].

Sondaj kuyularının derinlikleri, yapının zeminde ve yer altı suyunda yapacağı etki derinliğine kadar olmalıdır. Yapının inşa edileceği alanda, temeller için uygun olmayan tüm formasyonların (dolgu, zayıf ve sıkışabilen zeminler) altına kadar sondaj sürdürülmelidir.

3.3.3. Jeofizik yöntemler

Jeofizik yöntemler; deprem hareketi altında mühendislik yapılarının dinamik analizlerinin yapılabilmesi için elastik dalga hızlarının (Vp, Vs) ve dinamik elastik parametrelerinin tayini için kullanılır. Geoteknik yöntemlerin desteklenmesi ve elde edilen verilerin teyid edilmesi amacı ile zaman ve maliyet açısından ekonomik bu yöntemler sıklıkla kullanılmaktadır.

3.3.3.1. Sismik kırılma yöntemi

Zemin etüt çalışmalarında sıklıkla kullanılan jeofizik yöntemlerden biridir. Zemin üzerinde çeşitli enerji kaynakları ile yapay olarak oluşturulan ve yapay deprem olarak nitelendirilen küçük sarsıntıların yani elastik dalgalar ile yeraltı yapısının incelenmesinde kullanılır.

Bu yöntemde, öncelikle yeryüzünde ya da yeryüzüne yakın bir derinlikte yapay bir kaynak vasıtası ile elastik dalgalar üretilir. Bu dalgaların yer içerisinde yayılırken kırılarak veya yansıyarak geçtikleri ortamların fiziksel (mekanik) özelliklerini taşıyarak sismik sinyal olarak yeryüzüne gelişleri alıcı aletler ile kaydedilir (Şekil 2). Burada kaydedilen parametre, bir dalganın kaynaktan çıkıp alıcıya gelmesi için geçen zamandır. Böylece kendine özgü değerlendirme metotları vasıtasıyla incelenen kayıtlardan, yeraltı yapısı, dalganın her tabaka içindeki yayılma hızı ve tabaka kalınlığı ile hesaplanır.

11

Şekil 2. Yatay katmanlı ortamda kırılarak gelen sismik dalganın izlediği yol ve oluşturacağı zamanuzaklık (t-x) grafiği.

Sismik ölçümler yer içinde yayılan boyuna veya sıkışma, Vp, ayrıca enine ve kayma, Vs, dalgası hızlarının ölçülebilmesi amacıyla yapılır. Vp dalga hızları vasıtasıyla, yer altı yapısal konumunun düşey ve yanal olarak (derinlik, kalınlık, eğim, kırık, fay, gözeneklilik, boşluk, sökülebilirlik) tespit edilir. Vs dalga hızları ise zeminin elastik özelliklerinin (zemin hakim periyodu, dinamik elastisite, young modülü, kayma modülü, bulk modülü) tanımlanmasını sağlamaktadır.

3.3.3.2. Sismik yansıma yöntemi

Sismik yansıma yöntemi yeraltının iki veya üç boyutlu, ayrıntılı yapısal ve stratigrafik kesitinin elde edilmesinde kullanılır.

Sismik Yansıma Yöntemi çalışmalarını üç aşamada toplamak mümkündür:

1- Arazide sismik verilerin toplanması 2- Verilerin ofiste bilgisayarlarla işleme tabi tutulması (Veri- şlem) 3- Verilerin değerlendirilmesi

12

Sismik yansıma yöntemi ekonomik olarak petrol ve doğal gaz araştırmalarında, kömür yatağı araştırmalarında, mühendislik amaçlı olarak kıyı tesislerinin denizaltı zemin ve çökel istif şartlarının belirlenmesinde, liman, karayolu, baraj ve büyük yapıların inşası ile ilgili temel kaya problemlerinin çözümünde, kültürel olarak arkeojeolojik çalışmalarda bilimsel amaçlı olarak kara ve denizde yerkabuğu araştırmalarında kullanılmaktadır.

3.3.3.3. Karşıt kuyu dalga yayılma deneyi

Kayma dalgası hızlarının belirlenmesi amacıyla kullanılan diğer bir yöntem de karşıt kuyu dalga yayılma deneyidir. Karşıt kuyu deneylerinde kayma modülü ile kayma dalgası hızı Vs ve zemin yoğunluğu arasında; G = ρ Vs2

(1)

bağıntısı verilmektedir. Burada; ρ Vs dır. : Zeminin yoğunluğu : Kayma dalgası hızı

Karşıt kuyu dalga yayılma deneylerinde arazide iki yada daha fazla sondaj kuyusu açılması gerekmektedir. Bu yöntemde kuyuların birinde yapay bir kaynak vasıtası ile oluşturulan elastik dalgalar diğer kuyuya yerleştirilen alıcılar vasıtasıyla kaydedilir. Kuyular arası mesafenin bilinmesi yani sismik dalgaların geçtiği mesafe yardımıyla dalgaların yayılma hızları tespit edilir.

Sismik dalga hızlarının tespit edilebilmesi için oldukça başarılı yöntemlerden biri olan karşıt kuyu dalga yayılma deneyleri; ekonomik olmamaları sebebiyle günümüzde zemin etüt çalışmalarında nadiren kullanılmaktadır. Bu yöntem yerine daha ekonomik olan aşağı kuyu yöntemi daha sıklıkla tercih edilmektedir.

Kanai’nin mikrotremor verilerine dayanarak yaptığı zemin sınıflaması ile ilgili olarak iki yaklaşımı bulunmaktadır. Kuyu üstü (up hole) ve kuyu içi (down hole) dalga yayılma deneyi Kuyu üstü ve kuyu içi dalga yayılma deneyleri. yeryüzündeki sismik gürültüleri periyot ve genlik kökenlerine göre değerlendiren bir jeofizik yöntemdir. Kuyu içi (Down Hole) tekniğinde ise alıcılar kuyu içerisine yerleştirilerek. Kuyu içi çalışmalarında Stokoe ve Woods (1972)'nin teklif ettiği şekilde de çalışmalar yapılabilir [7]. sinyal kuvvetlendirici özelliğe sahip ise. zemin yüzeyinde elastik dalgalar üretilir. Kuyu üstü (Up Hole) yöntemindede kuyu içerisinde oluşturulan elastik dalgalar. Karşıt kuyu dalga yayılma deneylerine nazaran daha ekonomik olması sebebiyle zemin etüt çalışmalarında daha fazla tercih edilen bir yöntemdir. ikinci yaklaşımda ise en büyük genlikle hakim periyot arasındaki ilişki incelenmektedir.3.4. Mikrotremor çalışmaları ile . Enine dalgalan kaydetmek için yere paralel yönde. Eğer sismik cihaz. boyuna dalgaları kaydetmek için yere dik olacak tarzda döşemeye vurularak sismik enerji oluşturulur.5. Bu durumda kuyu içine plastik bir boru indirilir. Her iki metotta da dalgaların katettiği mesafeler ile bu mesafeyi katettikleri süreler ölçüldüğünden sismik dalga hızları tespit edilebilmektedir. Kuyu cidarı ile boru arasındaki boşluk ince taneli çakıl ve kum ile tamamen doldurulur. Mikrotremor çalışmalarının mühendislik sismolojisi kapsamında değerlendirilmesi yönünde ilk çalışmalar Kanai tarafından 1960’larda yapılmıştır. Nakamura’nın geliştirdiği spektral oran tekniği günümüzde araştırmacılar tarafından sıklıkla kullanılan bir değerlendirme yöntemidir. mikrotremorların en büyük ve ortalama periyotları arasındaki ilişki. Mikrotremor yöntemi Mikrotremor yöntemi. Kuyu üstüne veya yakınına ahşap bir döşeme yerleştirilir.3.3.3. arazide açılan tek bir sondaj kuyusunda gerçekleştirilebilir.13 3. 3. zemin yüzeyine yerleştirilen alıcılar vasıtasıyla kaydedilir. çok derin kuyularda da çalışma yapmak mümkün olabilir. Birinci yaklaşımda.

Ancak bu alandaki tüm gelişmele karşın laboratuar tekniklerinin yerine geçmesi beklenmemelidir.4. SPT. Tijlerin ucuna yerleştirilen örnekleyici kuyu tabanına kadar indirilir. Kullanılan şahmerdan türleri çeşitli ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte. 3. ortasından ikiye ayrılabilen ve içinde pirinçten yapılmış bir iç tüpün bulunduğu bir örnekleyicinin.4. Son iki aşamadaki toplam vuruş sayısı SPT değeri (N değeri) olarak adlandırılır. Son yıllarda bu amaçla arazi deney tekniklerini laboratuar tekniklerine göre geliştirme çabaları vardır. ülkemizde yaygın olarak Donut tipi şahmerdan kullanılmaktadır [8].14 depremin farklı zeminlerde neden olacağı yer hareketlerinin zaman ve frekans ortamında tanımlanması amaçlanmaktadır. geoteknik mühendisliğinde yaygın olarak kullanılan arazi deneylerinden biridir [1]. ASTM (D 1586) da tanımlandığı şekilde. Şahmerdanın tijlerin üzerine düşürülmesi ilkesiyle üç kez 15 cm ilerleyen örnekleyici için her bir 15 cm ilerlemeyi sağlayan vuruş sayısı kaydedilir. geoteknik özelliklerin doğru olarak tespit edilmesine bağlıdır. deney derinliğinde örselenmiş sedimandan mümkün olduğunca arındırılır. . 63.5 kg ağırlığında bir şahmerdanın 760 mm yükseklikten tijlerin üzerine düşürülerek zemine sokulması ilkesine dayanır. Uygulamada öncelikle sondaj kuyusu deneyin yapılacağı derinliğe kadar temizlenerek. sondaj tijlerine takılmış. Arazide Yerinde Yapılan Deneyler Geoteknik problemlerin doğru olarak tespit edilmesi.1. Ülkemizde zemin etüt çalışmalarında sıklıkla kullanılan arazi deneylerine aşağıda kısaca değinilmiştir. Standart penetrasyon deneyi (SPT) Bazı arazi deneyleri 40-50 yıldan beri kullanıla gelmektedir. 3. Bazıları ise teknolojik gelişmeler ile birlikte ortaya çıkmıştır. SPT.

SPT deneyinin asıl amacının kumlar ve çakıllar için göreceli sıkılığın elde edilmesi olmasına karşı. muhafaza borusu deneyin yapılacağı seviyenin daha altına çakılmamalıdır. penetrasyon derinliği. özellikle sondaj çalışmalarından yeterli kalitede örnek almanın mümkün olmadığı koşullarda zemin parametrelerinin yaklaşık elde edilmesinde yararlı olmaktadır. örnekleyici ağzına kaba danelerin rastlaması gerçek sıkılıktan daha fazla sıkılığa ulaşılmasına sebep olabilir. Bu kaplar üzerine çalışma alanı. SPT. numune alma tarihi gibi bilgiler kaydedilmelidir. Alınan numuneler. Ülkemizde . zemin parametrelerinin belirlenmesi noktasından bakıldığında örselenmiş kabul edilir. Delgi aleti ve tijler kuyu içerisindeki zeminin gevşemesini önlemek için yavaş bir şekilde çekilmelidir. SPT deneylerinin doğru bir şekilde yapılabilmesi için öncelikle deneyi yapan kişi ya da kişilerin deneyin nasıl yapıldığını tamamen bilmesi gerekmektedir. Basit ve ucuz bir teknik olması sebebiyle yaygın olarak kullanılan deney. bu zeminlerde daha uygun sonuçlar vermektedir. darbe sayısı. silt. sondaj kuyu numarası. Deneyin tamamlanmasının ardından örnekleyici yüzeye çekilir ve açılır. Bu sebeple bu tür zeminlerde SPT sonuçları çok fazla güvenilir olmamaktadır. temiz ince-orta kumlar. Ancak zemin içerisindeki iri dane oranı arttıkça. SPT deneyinin örselenmemiş bir zemin üzerine uygulanması esastır. Muhafaza borusu kullanıldığı durumlarda. Zemine ait numuneler hava geçirimsiz kaplar içerisinde muhafaza edilmelidir. Sondaj suyu seviyesi daima yer altı suyu seviyesinde ya da daha yüksek tutulmalıdır.15 Örnekleyici son iki aşamada 30 cm’lik bir penetrasyona ulaşmadan önce elde edilen darbe sayısı 50 ise daha fazla darbe uygulanmaz ve SPT değeri “refü” olarak adlandırılır. Deneyden önce sondaj kuyusu dikkatlice temizlenmelidir. kil ve ayrışmış kayaçların mukavemetinin tahmin edilmesinde de kullanılmaktadır. çok ince çakıllı kumlar ve az siltli kumların ve silt-killerin mühendislik özelliklerinin tahmini için yararlı olan bir deney türü olup. Zeminin kendini tutamadığı durumlarda kuyu içerisinde muhafaza borusu ya da sondaj çamuru kullanılmalıdır.

hatta sükunette toprak basıncı katsayısı da ölçülebilmektedir.4. okunan uç direnci qc ile kumun taşıma gücünü ölçmekte buradan da kayma direnci açısında geçilebilmektedir [9]. deneyi gerçekleştiren kişilerin yetersizliği gibi ana unsurlardan oluşmaktadır. Daha sonra uç itilerek aradaki farktan çevre sürtünmesi bulunmaktadır. Aşırı yüksek elde edilen SPT-N değerleri. sıvılaşma potansiyeli. bu etki faktörleri sonucunda çok aşırı yüksek ya da çok aşırı düşük elde edilebilmektedir. Penetrometre ölçümlerinde çok önemli bir gelişme 1980’lerde konik ucun hemen arkasına bir piyezometrenin yerleştirilmesiyle olmuştur. SPT-N değerlerlerini bir çok faktör etkilemektedir. zemin parametreleri ve taşıma gücü açısından güvenli olmayan tahminlere sebep olur. belli bir ortama itilen sert bir cismin gördüğü direnci ölçen alet için kullanılmaktadır. 3.2. yanlış sondaj tekniği. Elektronik teknolojisindeki gelişmeler 1970’lerde penetrometre ölçümlerinin de bu yapılması kolaylığını getirmiştir [9]. 1940’larda geliştirildiği Hollanda’da 60 derecelik konik uçlu ve 10 cm2 kesitli çelik penetrometre bu ülkenin adı ile anılmıştır. SPT-N değerlerini etkileyen faktörler. uç direnci/çevre sürtünmesi oranından tahmin edilmektedir. Geliştirilen ikinci modelde. zeminin kayma direnci yanında aşırı konsolidasyon oranı. penetrometre zemine itilirken uç direnci yanında artırılmış gövde yüzey alanı boyunca sürtünme de toplam direnç olarak ölçülmektedir.16 zemin etütlerinde gerçekleştirilen SPT deneylerinin doğruluğu açısından en büyük sorun deneyin doğru olarak bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu aletin . standart olmayan ya da hatalı aletlerin kullanılması. Bu penetrometrede numune alınamadığından direnci ölçülen zeminin türü. Arazide ölçülen SPT-N değeri. Aşırı düşük elde edilen SPT-N değerleri ise aşırı güvenli sonuçlara sebep olmaktadır. Piyezokoni ismi verilen bu aletde (CPTU). standartlara uygun davranılmaması. Konik sonda hidrolik olarak sürekli itilirken. Koni penetrasyon deneyi (CPT) Penetrometre.

Konik penetrometreye takılı bulunan ivme ölçerler ile zeminin kayma dalgası hızı bu esnada ölçülür.3.4. Sismik koninin kullanımı esnasında. SCPT. Sismik koni penetrasyon deneyi (SCPT) Bu deney zeminin dinamik parametrelerini bulmak amacıyla yapılır. Sismik koni. Sismik koni. Kayma dalgası genellikle yüzeyde tekrarlanan tek yönde oluşturulan darbeler ile meydana getirilir. dalgayı algılayıcı ve kaydedici cihazlar gereklidir. Yerinde kayma dalgası hızlarının hassas bir şekilde ölçülmesine imkan tanıyan yeni bir deney yöntemi olarak sismik koni penetrasyon deneyi (SCPT) maliyetleri önemli oranda düşürdüğü gibi. ölçmelerin sismik olarak da yapılması gündemde bulunmaktadır. (ρ) ve kayma modülü (G) arasındaki ilişkiyi (1) numaralı bağıntı ile vermektedir. . yerinde kayma dalgası hızlarının ölçülmesi aracılığı ile ölçülebilmektedir. Ayrıca bu yöntemde deney sonuçları operatör faktöründen daha az etkilenmektedir. University of British Colombia’da (UBC) geliştirilmiştir. düşük deformasyon seviyelerinde dinamik kayma modülü. Bu deneyin zemin parametrelerini en iyi yansıtan deney olduğu konusunda fikir birliği belirmiştir. piyezokoni ile beraber oluşturulabilir. zemin yoğunluğu. tetik kaynağı. Böylelikle kayma modülü. CPT uygulaması esnasında belirli derinliklerde deney durdurularak gerçekleştirilir. Yerinde sismik deneylerde elde edilen kayma birim deformasyonunun genelde 10-4 mertebesinde küçük genliklere sahip olması nedeniyle. Böylece kaynaktan alıcıya gelerek kaydedilen sismik dalgalardan kayma dalgası hızları elde edilmiş olur. Bu tür bir deneyin alışılagelmiş sondaj teknikleri ve kuyu içi yöntemleri ile gerçekleştirilmesi birden fazla sondaj kuyusu gerektirmesi nedeniyle oldukça yüksek maliyetli ve uzun süre gerektirmektedir [10]. Gmax’in ölçülebilmesine olanak tanımaktadır. 3. Elastik teori kayma dalgası hızı (Vs).17 uygulamasıyla ilgili araştırmalar sürmekte olup. zemin profilinin geoteknik ve geodinamik parametrelerinin aynı zamanda ve süratli bir şekilde ölçülmesine olanak tanımaktadır [10].

zeminde iri daneler bulunduğunda gereklidir. rijitliği artıracak biçimde küçük plakalar daha büyüğü üzerine yerleştirilir. Buna göre genel olarak zeminin yapı genişliğinin 2 ila 3 katı derinliğe kadar değişmediği (homojen olduğu). Bunun için belirli bir yük alanı ile zemine artan basınçlar uygulanır ve bu basınçlar altında yükleme plakasının zemine batma (oturma) miktarlarına dayanılarak saptanan yük-oturma bağıntısından zeminin güvenle taşıyabileceği yük bulunur.4. Fakat burada plaka etkisinin aşağı yukarı 1.5 D derinliğine kadar uzanabileceği varsayım ile denenen tabaka kalınlığının göz önüne alınması gerekir. Daha büyük plakalar. . 60 veya 76. yüzeysel temeller altındaki zeminin taşıma gücünün bulunması amacıyla kullanılmaktadır. en büyük dane çapı plaka çapının 1/5 inden (D/5) büyük olmamak üzere.18 3. Ayrıca kohezyonlu zeminlerde boşluk suyu basıncından dolayı oturmaların sona ermesi çok uzun zaman beklemeyi gerektirdiğinden. Bina türü mühendislik yapıları için gerçekleştirilen zemin etüt çalışmalarında plaka yükleme deneyleri. bu zeminler için yükleme deneyi ile sonuç alınması da oldukça güçtür. Plaka yükleme deneyi ri daneli zeminlerde ya da küçük taşlar ve iri çakıllar içeren zeminlerde oldukça iyi sonuçlar veren bir yöntemdir. örselenmemiş zemin örneği alınamadığı veya çok güç alınabildiği durumlarda plaka basınç deneyine izin verilir. Büyük çaplı plakalar kullanıldığında.2 cm standart çaplarında (D) olması öngörülmüştür. Normal durumlarda 30 cm çapındaki plakalardan yararlanılır. Kohezyonlu zeminlerde örselenmemiş örnek güvenilir bir biçimde alınabildiğinden. DIN 18 134’e göre deney için rijit yükleme plakasının 30. bu zeminlerde deneme yüklemesi yapmaya gerek yoktur. Plaka yükleme deneyinin yüzeysel temellerdeki kullanılma alanı ilgili standartlarla sınırlandırılmıştır. Hatta yumuşak zeminlerde bile büyük çaplı plakaların kullanılmasının yararlı olacağı söylenebilir.4.

tabii bir malzeme olmaları ve katı. gaz gibi üç değişik fazda bileşenden meydana gelmeleri sebebi ile. Bu sebeple. 3. Bu sebeple. farklı mühendislik özelliklerine sahip birçok malzemenin birleşiminden oluşmaktadırlar. Zeminin Oturma Karakteristiklerini Belirleyen Deneyler a.5. Laboratuar Deneyleri Zeminler. Konsolidasyon Deneyi dir. Zeminin Gerilme-Şekil Değiştirme Karakteristiklerini Belirleyen Deneyler a.5. sıvı. Sınıflandırma Deneyleri a. Serbest Basınç Deneyi c. Bu yapılırken arazi koşullarının dikkatle göz önünde bulundurulması unutulmamalıdır. diğer inşaat mühendisliği malzemelerine göre davranışlarının anlaşılması çok daha zordur.1. Elek Analizi Deneyi b. Zemin etüt çalışmalarında. Bunlar: 1. Üç Eksenli Basınç Deneyi 3. Kesme Kutusu Deneyi b. Casagrande Deneyi ii. Rötre Limit Deneyi 2. Düşen Koni Deneyi iii. zeminlerin mühendislik özelliklerinin tanımlanması ve deneysel olarak saptanması amacıyla kullanılan deneyler üç ana başlık altında sınıflandırılabilirler. Kıvam Limitleri Deneyleri i. . Hidrometre Deneyi c. Plastik Limit Deneyi iv. Sınıflandırma deneyleri Zeminler. zemin özelliklerinin her proje alanı için deneysel olarak saptanması gerekmektedir.19 3. yüklemeler altında zeminlerin davranışlarını analiz edebilmek ve mühendislik tasarımlar için gerekli parametreleri belirleyebilmek için.

Kıvam limitleri ilk olarak Atterberg (1911) tarafından önerildiğinden Atterberg Limitleri olarak da adlandırılmaktadır [11]. Bu sınır su muhtevalarının hepsine birden kıvam limitleri denilmektedir. 3. nce daneli zeminlerin su muhtevası değiştikçe kıvamı da değişmektedir. Kıvam . Zemin etüt çalışmalarında zeminleri sınıflandırmak için gerçekleştirilen başlıca laboratuar deneyleri aşağıda kısaca açıklanmıştır. Zemin sırasıyla en büyük açıklıklı elekten en küçük açıklıklı eleğe doğru bir seri elekten geçirildiği zaman. yice karıştırılan süspansiyon çökelmeye bırakılarak değişik zaman aralıkları ile yoğunluk ölçümleri gerçekleştirilir. 3.2. değişik büyüklükte açıklıkları olan bir seri standart elekten geçirilmekte ve değişik boyutlar arasında kalan danelerin ağırlık yüzdesi (toplam kuru ağırlığa oranı) saptanmaktadır. Elek analizi ri daneli zeminlerde dane çapı dağılımını belirlemek için kullanılan deney yöntemidir. Bu amaçla zemin numunesi.1. daha sonra ise zeminlerin mühendislik özelliklerini saptamaya çalışmak yararlı olmaktadır.5.1.1.1. Bu deney çalışmasında.20 zeminleri öncelikle basit özelliklerine göre sınıflandırmak. 3. Bu sayede zemin içerisindeki danelerin çap dağılımları belirlenmiş olmaktadır.5. Hidrometre deneyi 200 nolu elekten geçen ince daneli zeminlerin (siltler ve killer) dane çaplarının belirlenmesi amacıyla kullanılmaktadır. Kıvam limitleri deneyleri nce daneli zeminlerin mühendislik özellikleri boşluklarında bulunan su miktarına bağlı olarak değişmektedir. bu sınır su muhtevası değerinden belirli bir sınır su muhtevası değerine kadar plastik davranış sergilemektedir.5.3. belli bir ağırlıktaki zemin numunesi mekanik bir karıştırıcı ile karıştırılarak suda bir süspansiyon haline getirilir. Belirli bir sınır su muhtevası değerine kadar katı kıvamda bulunan zeminler. bir elekten geçip diğeri üzerinde kalan danelerin içinde kaldığı çap sınırları belirlenmiş olmaktadır.

a.5. . gerek kendi ağırlıklarından gerekse zemin üzerine uygulanan yüklerden dolayı gerilmeler oluşmaktadır. kutunun alt parçası sabit tutulurken üst parçası yatay bir düzlem üzerinde hareket edebilmekte ve böylece numunenin ortasından geçen yatay düzlem boyunca zemin kaymaya zorlanmaktadır.2. Rötre Limit Deneyi 3. Plastik Limit Deneyi d. Zeminin kayma mukavemeti ise. zemin numunesi dikdörtgen veya dairesel kesitli ve iki parçadan oluşan rijit bir kutu içine yerleştirilmektedir.5. Zeminler üzerine uygulanan yüklerin yol açtığı gerilmeler belirli sınır değerlerini aştığında. olası bir kayma düzlemi boyunca kayma direncinin aşılması gerekmektedir. Zeminin kayma direnci karakteristiklerini ölçen deneyler Zemin tabakaları içinde.2. göçmeye meydan vermeden karşı koyabileceği en büyük kayma gerilmesi olarak ifade edilebilir. zeminde göçme meydana gelmektedir. Kıvam limitleri. Diğer birçok inşaat malzemesine göre zeminlerin gerilme-şekil değiştirme davranışı genellikle çok daha karmaşık olmaktadır. Zeminlerde göçme meydana gelmesi için. Diğer zemin problemlerinde olduğu gibi zemin etüt çalışmalarında da zeminlerin gerilme ve şekil değiştirme davranışının incelenmesi amacıyla kullanılan deneysel yöntemler aşağıda açıklanacaktır. Casagrande Deneyi b. 3. Kesme kutusu deneyi Kesme kutusu deneyinde. Uygulanan yükler altında zeminlerde ortaya çıkan gerilmeler ise zeminin şekil değiştirmesine yol açmaktadır. Düşen Koni Deneyi c. plastik limit ve likit limit’dir. Uygulanan bir kesme kuvveti altında.1. aşağıda verilen deneyler yardımıyla laboratuar ortamında tespit edilebilmektedir.21 limitlerinin küçükten büyüğe doğru aldıkları isim ise sırası ile rötre limiti.

Uygulamada. Deney sırasında ulaşılan en büyük kayma gerilmesi veya göçme. arazi koşulları ile uyumlu olduğu kabul edilebilir. kesme kutusu deneyi daha çok kumların kayma mukavemetini saptamak için kullanılmaktadır.2. göçmeye ulaşılmadan önceki gerilme seviyelerinde asal gerilme doğrultularının belirsiz olması ve kurulma düzlemi boyunca gerilme dağılımının üniform olmaması bu deneyin kısıtlayıcı yönlerini oluşturmaktadır.5. 3. Serbest basınç deneyi ancak herhangi bir yanal destek olmaksızın kendi kendini dik olarak ayakta tutabilecek özelliklere sahip zeminler üzerinde uygulanması mümkün değildir.22 Numune üzerine normal gerilme uygulamak. uygulanan kesme kuvveti ile meydana gelen yatay yer değiştirmelerdir. Deney . yalnızca killi zeminler için kullanılan bir deney yöntemi olmaktadır. kabul edilebilecek şekil değiştirmelere yol açan kayma gerilmesi zeminin belirli bir normal gerilme altında tekrarlanarak mukavemet zarfını elde etmek mümkün olmaktadır. Kum zeminler için elde edilen kayma mukavemeti açısı φ drenajlı yükleme durumları için olup. zemin önceden belirlenmiş (numunenin ortasından geçen) yatay bir düzlem boyunca kırılmaya (göçmeye) zorlanmaktadır. boy uzunluğu/çap oranının. Deney numunesinin arazi boşluk oranına sahip olacak şekilde hazırlanmasına dikkat etmek gerekmektedir. Serbest basınç deneyi Serbest basınç deneyinde silindirik bir zemin numunesi yalnızca eksenel doğrultuda yüklemeye tabi tutulmaktadır. Numunede oluşan kayma düzleminin alt ve üst yükleme başlıkları ile kesişmemesi için. Kesme sırasında oluşan boşluk suyu basıncı artışlarını ölçmenin mümkün olmaması. ve böylece kesmeden önce zeminin konsolide olması ve kesme sırasında normal gerilmelerin kontrol altında tutulması mümkün olmaktadır. Eksenel yük artışları altında meydana gelen numunenin boy kısalması (eksenel şekil değiştirmesi) ölçülmekte gerilme-şekil değiştirme eğrileri elde edilmektedir.2. h/d>2 olarak seçilmesi uygun olmaktadır. Belirli bir normal gerilme altında. Eksenel gerilmenin en büyük değeri (veya göçme kabul edilebilecek şekil değiştirme seviyesine karşılık gelen değeri) zeminin serbest basınç mukavemeti (qu) değerini vermektedir. Bu deneyde.

3. hızlı yükleme yapılarak zeminin drenajsız kayma mukavemetinin elde edildiği kabul edilmektedir. 3. Bu deney düzeni ile. serbest basınç deneyi killerin drenajsız kayma mukavemetini belirlemekte yaygın olarak kullanılan bir deney yöntemi olmaktadır. Üç eksenli basınç deneyi Zeminlerin kayma mukavemetini saptamak için kullanılan laboratuar deney yöntemleri arasında üç eksenli basınç deneyi en gelişmişlerinden biri olmaktadır. Serbest Basınç Deney Sonuçlarını Gösteren Mohr Dairesi ve Mukavemet Zarfı Drenajsız kayma mukavemetinin τf = cu = (1/2)qu olarak elde edilebileceği bu şekilden açık olarak görülmektedir. Bir serbest basınç deneyinde göçme anındaki gerilme durumunu gösteren mohr dairesi ve drenajsız kayma mukavemeti zarfı Şekil 3’de gösterilmiştir. Mukavemet Zarfı cu σ3=0 qu Şekil 3. ancak özel arazi yükleme ve drenaj koşullarında geçerli olacağını hatırdan çıkarmamamız gerekmektedir. Bu kısıtlayıcı yönlerine karşın.2. Fakat bu şekilde elde edilen kayma mukavemetinin. Üç eksenli basınç deneyinde kontrol edilebilen ve ölçülebilen parametreler şu şekilde sıralanabilir: . Eksenel yüklemeden önce zemini konsolide etmek ve eksenel yükleme sırasında oluşan boşluk suyu basınçlarını ölçmek mümkün olmamaktadır.5.23 sırasında numunenin drenaj koşulları kontrol edilmediği için. zeminin arazi koşullarında sahip olacağı kayma mukavemetini gerçeğe yakın olarak belirlemek mümkün olmaktadır.

Numune etrafına geçirilen bir lastik kılıf zeminin hücreyi dolduran su ile temas etmesini önlemekte ve numune içine ve dışına ayrı ayrı basınçlar uygulanmasını mümkün kılmaktadır. . yükleme hızının zeminin permeabilitesine göre seçilerek. Yukarıdaki aşamaların her ikisinde de drenaj durumu kontrol edilerek. 1. Zemin numunesi arazi gerilmeleri altında konsolide edilebilmekte ve doygunluk derecesi kontrol edilebilmektedir. Numune üst başlığına temas eden bir piston vasıtası ile eksenel gerilme uygulanmakta. Bu aşamada drenaja izin verilirse numune konsolide edilebilmektedir. üç değişik türde üç eksenli basınç deneyi yürütmek mümkün olmaktadır. Üç eksenli basınç deneyi iki aşamadan oluşmaktadır. drenajlı deneylerde ise meydana gelen hacim değişimleri ölçülebilmektedir. silindirik bir zemin numunesi bir hücre içine yerleştirilmekte ve hücreye uygulanan basınç (hava veya su basıncı) vasıtası ile zemin numunesi üzerinde hidrostatik bir basınç uygulanabilmektedir. Üç eksenli basınç deneyinde. Drenajsız yüklemelerde numunede oluşan boşluk suyu basıncı artışları. d. dolayısıyla boşluk suyu basıncı artışları oluşmamasına dikkat etmek gerekmektedir. Bu aşama drenajlı ve drenajsız olarak gerçekleştirilebilmektedir. Aşama: Eksenel basınç uygulanması. Yanal ve eksenel gerilmeler uygulamak sureti ile arazi yükleme izlerine yakın yüklemeler yapılabilmektedir. Aşama: Zemin numunesi üzerine arazide yüklenmeden önce etkiyen gerilmelerin hücre basıncı vasıtası ile uygulanması. numune alt ve üst başlıklarına bağlı ince kanallar vasıtası ile de deney sırasında drenaj durumu (zemin suyunun dışları çıkıp çıkmaması) kontrol edilebilmektedir. Eksenel yükleme sırasında drenajsız veya drenajlı koşullar geçerli kılınabilmektedir. 2.24 a. zemin içindeki suyun rahatlıkla dışarı çıkmasına. c. Drenajlı deney yapılması durumunda. b.

yapının güvenliği açısından tehlike oluşturacak durumlar meydana gelebilmektedir. arazideki zemin tabakalarının farklı yükleme ve drenaj koşulları altında gösterecekleri gerilme-şekil değiştirme davranışlarını ve kayma mukavemetlerini belirlemek mümkün olmaktadır. 3. Yük altında zeminde meydana gelecek şekil değiştirmelerini deneysel yöntemler ile belirlemek amacıyla çeşitli teknikler geliştirilmiştir. zemin suyunun gerek hücre basıncı uygulanmasında gerekse eksenel yükleme sırasında numuneden dışları çıkmasına izin verilmemektedir. Yük altında kalan zemin tabakalarının düşey şekil değiştirmeleri toplamı zemin yüzeyinde yada temel altında oturmalar meydana gelmesi sonucunu doğurur. Temeller altında meydana gelen bu tür zemin deformasyonları sonucunda. Uygulanan yükler zemin içerisinde gerek kayma gerilmelerine gerekse düşey ve yatay düzlemlere etkiyen normal gerilmelerde artışlara sebep olmaktadır.25 a) Konsolidasyonsuz-Drenajsız Deneyler (UU-deneyleri): Bu tür deneyde.3. Zemin etüt çalışmalarında da yararlanılan bu laboratuar deneylerine aşağıda kıcaca değinilmiştir. b) Konsolidasyonlu-Drenajsız Deneyler (CU-deneyleri): Birinci aşamada hidrostatik basınç altında zemin suyunun dışarı çıkmasına (numunenin konsolide olmasına) izin verdikten sonra.5. . zeminde düşey şekil değiştirmelere de yol açmaktadır. Değişik türde üç eksenli basınç deneyleri uygulanarak. ikinci aşamada drenajsız durumda eksenel yükleme yapılan deneyler. Zeminin oturma ve sıkışma karakteristiklerini belirleyen deneyler Üzerine yük uygulanan her malzemenin şekil değiştirme göstermesi gibi zeminler de yük altında şekil değiştirmeye maruz kalmaktadırlar. Uygulanan yüklerin yol açtığı düşey normal gerilme artışları ise zeminin kayma mukavemetini etkilemekle birlikte. c) Konsolidasyonlu-Drenajlı Deneyler (CD-deneyleri): Her iki aşamada da (hidrostatik hücre basıncı uygulanması ve eksenel yükleme) drenaja izin verilen tür deneylerdir.

1.5.5. H ve D ise fırıldağın . Burada.26 3. Burada. 3.3.4.1. laboratuar deney düzeneğinde zeminin yanal genişlemesine izin verilmemekte ve belirli düşey yükler altında zeminin boy kısalması ölçülmektedir.4. Diğer laboratuar deneyleri Zeminlerin özellikle kayma mukavemetlerinin laboratuarda deneysel yöntemler yardımıyla belirlenmesi için yukarıda kısaca açıklanan deney çalışmaları yanında birçok farklı deney yöntemi de geliştirilmiştir. zemin içinde dönmeye zorlanmakta. Uygulanan sabit bir yük altında meydana gelen düşey şekil değiştirmeler hassas bir okuma saati yardımıyla sürekli ölçülerek kaydedilir. Zemin numunesinin alanı sabit olduğundan. boy kısalması ölçümlerinden hacim değişiklikleri kolaylıkla hesaplanabilmektedir. Laboratuar veyn deneyi Bu deneyde fırıldak (veyn) zemin içine batırıldıktan sonra. 3. Ödometre cihazında rijit bir çelik halka içerisine yerleştirilen zemin numunesinin alt ve üst yüzeylerine konan geçirimli taşlardan zemin içerisindeki suyun düşey doğrultuda hareketle dışarı çıkmasına izin verilir. bu deney yöntemlerinden özellikle killerin drenajsız kayma mukavametinin belirlenmesi amacıyla zemin etüt çalışmalarında kullanılan iki yöntem kısaca açıklanacaktır. zeminin direncinin aşılmasına karşılık gelen burulma momentinden zeminin kayma mukavemeti τ =(3 Tmax) / (2πD3) ) (H/D=1 için) τ =(6 Tmax) / (7πD3) ) (H/D=2 için) (2) (3) bağıntılarından hesaplanabilmektedir. Konsolidasyon deneyi Arazideki zemin tabakalarının düşey yüklemeler altında sıkışması esas olarak tek boyutlu bir sıkışma problemi oluşturduğu için.5. Tmax zeminde göçmeye (fırıldağın zemin içinde rahatça dönmesine) yol açan burulma momentini.

zemin içine batma miktarından zeminin drenajsız kayma mukavemeti elde edilebilmektedir. Deney ancak yumuşak killerde güvenilir sonuç vermektedir.4. (5) 3.27 boyutlarını göstermektedir. Bjerrum (1972) bu düzeltmenin (τf )arazi= µ (τf)veyn (4) şeklinde yapılabileceğini ve µ düzeltme faktörünün zeminin plastisite indisi değerine bağlı olarak µ=1. bir düzeltme yapılmasının uygun olacağı tavsiye edilmektedir. Düşen koni deneyi Bu deneyde. arazide uygulanan yükleme hızlarından oldukça daha yüksek olduğu için. koninin zemin içine batma miktarının karesi ile tersten orantılı olduğu kabul edilmektedir. Yalnız yükleme hızı.5. Aletin kalibrasyon tablolarından. standart boyutlarda ve ağırlıkta metal bir koni. Bu deneyin de yalnızca yumuşak normal konsolide killerde güvenilir sonuç verdiği kabul edilmektedir.2.0 şeklinde elde edilebileceğini önermiştir. .7-0. Veyn deneyinin arazideki zemin tabakalarının yerinde kayma mukavemetini ölçmek için geliştirilmiş modelleri de mevcuttur. zeminin drenajsız kayma mukavemetinin koninin ağırlığı ile doğrudan. sabit bir yükseklikten zemin numunesi üzerine düşürülmekte.54 log Ip < 1.

4. çalışılan alan ile genel bilgiler. Bölgedeki tarihsel depremler.2. Bu bölümde. Giriş Zemin etüt çalışması kapsamında ön etüt. geoteknik etüt çalışmaları sonucunda hazırlanan raporların içeriği ve bu çalışmalar sonucunda elde edilen zemin parametrelerine kısaca değinilmiştir. alanın genel zemin özellikleri ve tasarlanan yapı için zeminde alınması önerilen tedbirleri içerir. alanın sismotektonik özellikleri. Çalışılan alan ile ilgili bu bilgilerin verilmesinin ardından parselin jeolojisi. etkin yer ivme katsayısı ve alanda deprem etkisi sonucunda oluşabilecek zemin problemleri belirlenmelidir. Parselin imar bilgileri ve alanda yapılması planlanan yapı ile ilgili tüm bilgiler detaylı bir şekilde açıklanmalıdır. jeomorfolojik ve topografik özellikleri açıklanmalı. alanın bulunduğu bölgenin depremselliği hakkında bilgiler sunulmalıdır. .28 BÖLÜM 4. alanın içerisinde yer aldığı deprem bölgesi. Geoteknik mühendisinin hazırladığı bu rapor genel olarak. ZEM N ETÜT ÇALIŞMALARI SONUCUNDA GEOTEKN K RAPOR HAZIRLANMASI VE SUNULMASI 4.1. arazi çalışmaları ve laboratuar deney çalışmaları sonucunda elde edilen verileri yorumlanması ile bir “geoteknik zemin etüt raporu” hazırlanır. Geoteknik Etüt Raporunun çeriği Bir geoteknik etüt raporunda öncelikle çalışılan alan ile ilgili parsel bilgileri belirtilmelidir.

kaya düşmesi vb. bu mühendislik problemlerinin iyileştirilmesi için öneriler geliştirilmelidir. çökme. 4. 4.1. tasarlanan yapının jeolojik açıdan uygunluğu. Temel. Burada zemin etüt çalışmaları neticesinde elde edilen bu zemin parametrelerine kısaca değinilmiştir. Tüm arazi ve laboratuar çalışmaları neticesinde elde edilen veriler. Taşıma gücü Bir yapı sistemi genel olarak iki kısımda tanımlanır. Bir . Alanın jeolojik özelliklerine bağlı olarak alanda yapılacak kazıların parsel ve çevresinde oluşturabileceği etkiler belirlenmelidir. temel sisteminin seçimine ve modellenmesine ışık tutacak zemin parametreleri hesaplanmalı ve hesaplanma yöntemleriyle birlikte sunulmalıdır. heyelan. Alanda olası sıvılaşma. alanda tasarlanan yapı özellikleri ve yüklerine bağlı olarak değerlendirilerek. Üst kısım üst yapı olarak adlandırılır. tasarlanan yapı özelliklerine bağlı olarak temel sisteminin belirlenmesi için gerekli olan zemin parametreleri hesaplanarak sunulur. Yer altı suyu seviyesi ve rejimi hakkında bilgiler verilerek. elde edilen veriler grafikler ve tablolar halinde sunulmalıdır.3. bölgesel jeoloji ve tektonik özellikler hakkında bilgiler sunulmalıdır. Mühendislik jeolojisi haritası ve jeolojik kesitler çıkartılmalı.29 Alanda gerçekleştirilen tüm arazi çalışmaları. zemin problemleri belirlenmeli. oturma. kayma. zeminle doğrudan temas halinde olan ve üst yapı yüklerini zemine aktaran aracı yapı kısmıdır. bunun oluşturacağı zemin gerilmeleri ve yapıya etkisi hakkında bilgiler sunularak öneriler geliştirmelidir. Zeminle üst yapı arasındaki ara bölge de temel adıyla tanımlanır. Arazi çalısmaları sonucunda elde edilen verilerden yararlanılarak. Bir yapı sistemi üst yapı. temel ve zemin bileşiminden oluşur. akma. arazi deneyleri ve laboratuar deney çalışmaları detaylı olarak açıklanmalı.3. Parametreler ve Analizler Geoteknik etüt raporunda. varsa olası afet etkilerinin değerlendirilmesi gerekir.

. Bu niteliği ile de hem yapıdan hem de zeminden etkilenir.3.1. 4. 4. Sığ temellerde taşıma gücünün hesaplanması Taşıma gücünün belirlenebilmesi için çeşitli araştırmacılar tarafından birçok hesap yöntemi geliştirilmiştir. temel. Taşıma gücü ise.1. yapı yüklerini ve yükün dağılımını altta bu yükü taşıyacak zeminin taşıyabileceği şekle dönüştürerek aktaran bir sistemdir. Taşıma gücünün Terzaghi formülü ile belirlenmesi Yüzeysel temeller altında göçme mekanizmasının Şekil 4’de görüldüğü gibi gelişeceği düşünülür ve kaydıran kuvvetlerle karşı koyan kuvvetler dengelenerek limit durum için çözüm yapılır [12]. Bu çalışmada. Taşıma gücü bakımından temeller “sığ temeller” ve “derin temeller” olmak üzere iki gruba ayrılırlar. zemin etüt çalışmalarında sıklıkla kullanılan yöntemler ele alınacaktır. Buna göre.1. temel tasarımı bir yapı-zemin etkileşimi problemidir [12]. Bina türü yapılar genel olarak sığ temellere sahip olduklarından bu çalışmada sığ temellere ait taşıma gücü üzerinde durulacaktır.1.30 başka deyişle. temel yapısının göçme olmadan zemine aktarabileceği maksimum taban basıncıdır [11].3.1.

Taşıma gücü katsayıları Tablo 1’de tanımlanmaktadır [12]. sürekli bir temel için: qu = Qu B. t/m2) Nc.Nq. Temel tabanı altındaki zeminle temel tabanı üzerindeki zeminin γ değerleri farklı olabilir.Nq 2 (6) Qu B L γ Df c :Alttaki zeminde kayma göçmesine sebep olan düşey yük (kN. Sığ temellerin taşıma gücünün hesaplanmasında sıklıkla kullanılan Terzaghi (1943) formülü olup.B.Nγ : Taşıma gücü katsayıları (boyutsuz) olarak verilmektedir.Df. Böyle bir durumda (6) numaralı bağıntının ikinci ve üçüncü terimlerde farklı γ değerleri kullanılacaktır. Yüzeysel temel altındaki göçme mekanizması [12].Nc + 1 . t/m3) :Temel çevresindeki zemin yüzeyinden temelin alt taban kotuna düşey uzaklık : Temel altındaki zeminin kohezyonu (kN/m2 . Nγ + γ.31 Şekil 4. .L = c. γ. ton) :Temelin genişliği (m) :Temelin uzunluğu (m) :Zeminin birim hacim ağırlığı (kN/m3.

5 1.1. qu = 1.Df.4 37.9 Nq 1.Nq + 0.c.Nc + γ.3 266.3.6 5.c.7 48.2 2.Nc + γ.6 330.4 115.0 14.3 158. Nγ (Kare temel) (7) (Dairesel temel) (8) 4.4 155.4 152.7 118.4 30.1.5 222.2 85.6 61.2 50.8 20.3 93.8 22.5 42.3.0 0.9 6.1 35.3 319. Nγ qu = 1.6 2. .3 78. Kumlu zeminler için SPT deneylerine bağlı olarak emniyetli taşıma gücünün hesabı için en uygun denklemler Meyerhof (1974) tarafından verilmiştir.5 cm) oturmasına karşılık gelen emniyetli taşıma gücü değerleri bulunur.6 224.30 11.9 64.9 Terzaghi (1943) taşıma gücü denklemi kare ve daire şeklindeki temeller için ise aşağıdaki gibidir.5 3. Taşıma gücü katsayıları φ 0 5 10 15 20 25 30 32 34 36 38 40 42 44 46 48 50 Nc 5.7 18.1 Nγ 0.0 1.0 762.B.14 6.3.4 10.7 30.1 56.Df.4 75.4 10.32 Tablo 1.50 8. Standart penetrasyon deneyleri ile taşıma gücü tayini ri daneli zeminlerde örselenmemiş numune almak oldukça zor olduğundan. Meyerhof denklemleri ile temelin en fazla 25 mm (2.4 23.γ.2. arazide gerçekleştirilen SPT deneylerine bağlı olarak taşıma gücü hesaplamaları araştırılmıştır.3. Meyerhof tarafından tekil temeller için emniyetli taşıma gücünü hesaplamaya yönelik olarak kumlu zeminler için önerilen denklemler aşağıda verilmektedir [12].4.1 199.2 29.0 109.4 496.γ.Nq + 0.B.2 41.

33 .5 ⋅ N ⋅   ⋅ Kd B   2 B ≤ 1. oturma için emniyetli taşıma gücü (kN/m2) : Düzeltilmiş SPT darbe sayısı : Temel derinliği (m) : Temel genişliği (m) Bowles. Bowles’un önerdiği denklemler tercih edildiği takdirde kullanılan SPT sayısının zemini yeterli seviyede temsil ettiğinden emin olunmalıdır [12].33 B (11) qa N D B : 25 mm. Kd B   2 B > 1.3.3. için B > 1.22 m.1. Meyerhof’un formüllerini muhafazakar bulmuştur. için (10) Kd = 1 + 0.22m.329 Vs = 147. 4. N . N0. D < 1.1 .305  qa= 8 .6 . için (9)  B + 0.22 m. qu0. için (12) (13) Bu denklemlerden Meyerhof’u tercih etmek güvenli tarafta kalmak bakımından yararlıdır.1.305  q a = 12. Bowles bu denklemleri çok daha büyük emniyetli taşıma gücü elde edecek şekilde değiştirmiştir [12]: q a = 20 ⋅ N ⋅ K d  B + 0. Sismik hızlar yardımıyla taşıma gücü tayini Zeminin serbest basınç direnci qu ile kayma dalgası hızı Vs arasındaki ilişkiden.N .417 (m/sn) (m/sn) (14) (15) . Kd B < 1.33 qa = 12 . Imai ve Yoshimura (1975) tarafından aşağıdaki bağıntılar geliştirilmiştir [13]. Vs = 92.   .22m.

Oysa kayaçlarda da aşırı yüklenmeden dolayı büyük oranda oturmalar veya ani yenilmeler meydana gelebilmektedir. eğim vb. bu tip sığ temellerin genelde çatlaklı ve kırıklı yapılar gösteren ve ayrışmış süreksizlikler içeren kayaçlar üzerine oturtulduğu görülmektedir.1. Bu tür çatlaklı ve parçalı kayaçlar için.To 40 (kg/cm2) (16) Vs γ To : Kayma dalgası hızı (m/sn) : Zeminin birim hacim ağırlığı (gr/cm3) : Zemin hakim titreşim periyodu (sn) 4. qu = Vs. Bu çalışmada değerlendirilen zemin etüt çalışmaları daha çok bina türü ve sığ temellere sahip yapılar için gerçekleştirildiğinden. Temel tasarımındaki hesaplamalarda kayaçlar genel olarak ayrışmış ve ayrışmamış (sağlam) olmak üzere iki başlık altında sınıflandırılmakta ve kayaçların mekanik özellikleri dikkate alınmaktadır.γ.3.2. fay. .34 Bu bağıntılardan hareketle kayma dalgası hızlarından temel taşıma gücü aşağıdaki şekilde hesaplanabilir [13]. Bu nedenle kayaç üzerine inşa edilecek temelin tasarımında da en az herhangi bir zemin üzerinde düşünülen temel tasarımında gösterilen dikkat gösterilmelidir. Kayaçlara oturan temellerde taşıma gücü Kayaçlar genel olarak çok iyi temel birimi olarak düşünülmektedir. kayaç parçaları arasındaki göreceli hareket fazla olabileceğinden yerinde dayanım deneyleri yapmak gerekebilir [5]. Oysa en az ayrışma kadar yapısal süreksizliklerin özellikleri (kırık. çatlak. eklem. doğrultu.) de önemlidir.

RQD=0 değerindeki kayaçlar için zemin mekaniği kurallarına göre taşıma gücü hesapları yapılmalıdır.35 Stagg ve Zienkiewicz (1968) taşıma gücü eşitliklerinde taşıma gücü faktörlerinin. 2  ϕ  Nc = 5 .3. mümkün olan en büyük plaka çapı kullanılarak basınç-oturma eğrisinin doğruya yakın olan kısmından hesaplanır. . Yatak katsayısı.  45 +  .2. tg4 . RQD’ye Göre zin Verilebilir Taşıma Gücü RQD (%) 0 20 40 60 80 100 qa (kPa) 500 1250 2500 4000 9000 15000 4. 2  Nγ = Nq . 1 Çatlak aralığı < (inç) olan kayaçlarda Peck (1974) RQD’ye bağlı olarak Tablo 2’de 8 sunulan izin verilebilir taşıma gücü değerlerini önermiştir. ϕ  Nq = tg6 . yük altında zeminin birim alanının birim deplasmana karşı olan direncidir. Yatak katsayısı değişik deney sonuçlarına göre değişik araştırmacılar tarafından aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir [11]. zeminin elastiğe yakın özelliklerinden. Tablo 2. Yatak katsayısı Yatak katsayısı (ks).  45 +  .1 (17) alınmasını önermektedir.

zeminleri dört farklı grup altında sınıflandırmıştır. Em d (Kanada Temel Mühendisliği El Kitabı) (19) Burada. elde ettiği verileri bu tablolar yardımıyla değerlendirerek. N30 (t/m3) Pressiyometre Deneylerine göre: (Scott.3.36 SPT Deneylerine göre: ks = 1800 . Zemin etüt çalışmasını gerçekleştirilen mühendis. 1981) (18) ks = 1. Bu sınıflandırma Tablo 3 ve Tablo 4’de sunulmuştur [14]. 4. çalışılan alana ait zemin grubu ve yerel zemin sınıfı özelliklerini geoteknik etüt raporu içerisinde sunmalıdır. ks N30 : Yatak katsayısı : Düzeltilmiş SPT darbe sayısı olarak verilmektedir. Zemin grubu ve yerel zemin sınıfı kavramları Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkındaki Yönetmelik. Ayrıca bu sınıflandırma doğrultusunda zemin tabakalarının kalınlıklarına bağlı olarak yine zeminleri dört farklı yerel zemin sınıfı ile tanımlamıştır. .3. N30 (kN/m3) = 180 .6 .

. 1.Yeraltı su seviyesinin ── 100─200 ── yüksek olduğu yumuşak.......... Orta sıkı kum... Sıkı kum... Masif volkanik kayaçlar ve ayrışmamış sağlam Kayma Dalgası Hızı (m/s) Basınç Direnci (kPa) metamorfik kayaçlar.... Yumuşak kil.... 30─50 ── 200─400 3.. > 50 3. sert (A) çimentolu tortul kayaçlar..37 Tablo 3...... Çok sıkı kum.... ── ── 65─85 500─1000 700─1000 400─700 300─700 2.... Katı kil ve siltli kil. Tüf ve aglomera gibi gevşek volkanik kayaçlar. ── 10─30 8─16 ── 35─65 < 500 400─700 200─400 200─300 2.. 1. Gevşek kum.Yumuşak süreksizlik düzlemleri ayrışmış (C) kayaçlar ve bulunan çok ── metamorfik çimentolu tortul kayaçlar..... Sert kil ve siltli kil. süreksizlik (B) bulunan düzlemleri ayrışmış > 32 85─100 ── ── > 400 çimentolu tortul kayaçlar.... Çok katı kil ve siltli kil.. Zemin Grupları [14] Serbest Zemin Grubu Zemin Grubu Tanımı SPT (N30) Relatif Sıkılık (%) 1... 3.…... (D) kalın alüvyon tabakaları... ── < 10 <8 ── < 35 ── ── < 100 < 200 < 200 < 200 2........... ── .... çakıl.. çakıl................ 3. 16─32 1. ── ── > 1000 > 1000 > 700 > 700 2.... çakıl......... siltli kil.......

38 Tablo 4. Yerel Zemin Sınıfları [14] Yerel Zemin Sınıfı Tablo 3’e Göre Zemin Grubu ve En Üst Zemin Tabakası Kalınlığı (h1) (A) grubu zeminler h1 ≤ 15 m olan (B) grubu zeminler h1 > 15 m olan (B) grubu zeminler h1 ≤ 15 m olan (C) grubu zeminler 15 m < h1 ≤ 50 m olan (C) grubu zeminler h1 ≤ 10 m olan (D) grubu zeminler h1 > 50 m olan (C) grubu zeminler Z1 Z2 Z3 Z4 h1 > 10 m olan (D) grubu zeminler .

çizilen eğriden serpilme diyagramındaki noktalara olan dikey uzaklıkların kareleri toplamı minimum olacaktır [1]. diğeri bağımsız (x) değişken olarak ifade edilir. Basit Regresyon ve Korelasyon Analizi Bir regresyon fonksiyonundaki iki değişken arasındaki ilişkiyi tanımlarken değişkenlerden biri bağımlı (y). 5. Matematiksel açıdan regresyon analizlerinde doğrusal bir ilişki kullanılması daha kolaydır ve tercih edilir. Bu metoda göre. ilişkinin şekline göre lineer bir doğru yada lineer olmayan bir eğri denklemi ile ifade edilir [1]. bu ilişki en doğru şekilde ancak matematiksel fonksiyon olarak tanımlanabilir. iki değişken arasında varolan ilişki y=ax+b şeklinde ifade edilir. kuvveti ve yönü hakkında bilgi vermez. bir değişkenin farklı değişkenler vasıtasıyla bulunması yada tahmin edilmesi istenir. birden fazla ise çoklu regresyon analizi olarak adlandırılır. yi gözlenen değerler. Değişkenler arasındaki ilişkinin araştırılması için ise regresyon ve korelasyon analiz yöntemleri kullanılır. . Değişkenler arasında bir ilişki bulunabiliyorsa. Burada değişkenler arasındaki ilişkiyi en iyi şekilde ifade eden denklemi tespit etmek için en küçük kareler yöntemi kullanılır. yx ise hesaplanan değerler olmak üzere. Bu fonksiyon. REGRESYON ANAL Z Genellikle mühendisliğin birçok dalında yapılan araştırmalar için. Basit regresyonda. Regresyon analizi iki değişken arasındaki ilişkinin şeklini belirlerken. Burada elde edilen “a” ve “b” değerleri regresyon katsayıları olarak isimlendirilmektedir.1.39 BÖLÜM 5. Eğer bağımsız değişken bir tane ise basit regresyon analizi.

doğrusal olmayan (non-lineer) basit regresyon analizleri de mevcuttur. Genellikle. Doğrusal olmayan basit regresyon analizleri daha çok . Eğer 0. yönü ve doğrunun veya eğrinin verilere uyumluluğunun derecesi hakkında bilgi vermez.9 ise.5 ise “zayıf bir ilişki” olduğu söylenir [15]. ki değişken arasındaki ilişkinin ölçülebilmesinde. değişkenler arasındaki ilişkinin doğrusal olması halinde bu ilişki için en çok kullanılan ölçü Pearson korelasyon (rp) katsayısıdır. “orta derecede”. derecesinin ve istatistiksel olarak anlamlılığının tayini korelasyon yoluyla yapılmakta ve korelasyon katsayısı (r) ile ifade edilmektedir [1]. Normal dağılmış X ve Y değişkenleri için n elemanlı (Xi Yi) çiftlerinden oluşan bir örnekten korelasyon katsayısı aşağıdaki denklemle tahmin edilir.9 < r < 1 ise. lişkinin yönünün.40 ∑ (y i − y x ) 2 = ∑ ∆yi 2 = minimum (20) olacak a ve b değerleri alınır ve bu katsayılar şu şekilde hesaplanır [1]: Sxy = ∑ (X i − X) (Yi − Y). 5. 0 < r < 0. değişkenler arasında “güçlü ilişki” bulunduğu kabul edilmektedir.5 < r < 0. Non-Lineer Regresyon Analizi Basit doğrusal regresyon yanında.2.SSx = ∑ (X i − X) . a = Y − bX (22) Regresyon analizi iki değişken arasındaki ilişkinin yalnızca şeklini (en uygun doğru yada eğri denklemini) belirlerken. kuvveti. 1 n (X i − X) 2 (Yi − Y) 2 ∑ n − 1 i =1 SSX SSY rp = (23) Bu çalışmada rp yerine r olarak gösterimde bulunulmuştur.SSy = ∑ (Yi − Y) 2 2 2 i =1 i =1 i =1 n n n (21) b= Sxy SSx . 0.

Bu regresyon analizi sonuçları Bölüm 7’de sunulmuştur.41 bilgisayar paket programları vasıtasıyla yapılmaktadır.3” programı vasıtasıyla yapılmış ve en uygun şekli y=axb olarak bulunmuştur. . y=abx şeklinde lineer olmayan regresyon analizleri “Curve Expert 1. Bu çalışmada y=ax+b şeklindeki doğrusal regresyonun yanında y=axb.

Geoteknik etüt çalışmaları neticesinde elde edilen arazi ve laboratuar verileri ile jeofizik yöntemlerin uygulanması neticesinde elde edilen parametreler arasında ilişkiler olup olmadığı birçok araştırmacının dikkatini çekmiştir. Bu sebeplerle. bazen de hatalı sonuçlara ulaşılmasına sebep olabilir. Ancak burada unutulmamalıdır ki. ihtiyaç duyulan zemin özelliklerine göre korele edilmesinin getireceği yararların tartışılması amaçlanmaktadır. kuyu üstü ve kuyu içi sismik ölçümlerden elde edilen sonuçlar ile geoteknik veriler arasındaki ilişkiler geliştirilmiştir. Bunun başlıca sebebi. zemin özelliklerine göre en . Bu çalışmaların bir bölümünü de jeofizik yöntemler oluşturmaktadır. çeşitli bağıntılar geliştirmiştir. zemin davranışlarının tahmin edilebilmesi için ilgili deney çalışmalarının ya çok az yapıldığı yada hiç yapılmadığı görülmektedir. Bu tür korelasyon bağıntıları ise.42 BÖLÜM 6. Bu çalışmalar öncelikle mikrotremor verileri kullanılarak elde edilen Vs kayma dalgası hızları ile SPT-N arasındaki ilişkilerin incelenmesi şeklinde başlamıştır. Daha sonra gelişen teknoloji ile birlikte karşıt kuyu. Ülkemizde gerçekleştirilen zemin etüt çalışmaları incelendiğinde. araziden elde edilen geoteknik ve jeofizik verilerin. Bu sebeple doğru olan arazide yerinde tüm çalışmaların gerçekleştirilmesidir. denetim mekanizmasının sınırlı olması. zemin özelliklerini belirlemede korelasyonların kullanımı ucuz ve kolay olmakla birlikte. Giriş Geoteknik etüt çalışmaları kapsamında yukarıda da belirtildiği gibi çeşitli arazi çalışmaları gerçekleştirilmektedir.1. GEOTEKN K VE JEOF Z K PARAMETRELER ARASINDA YAPILAN KORELASYON ÇALIŞMALARI 6. zaman ve ekonomik sebepler olarak düşünülmektedir. Birçok araştırmacı bu parametreler arasındaki ilişkileri inceleyerek.

80 t/m3 kabul edilerek kayma dalgası hızı Vs ile SPT darbe sayıları arasında.2. Analizde.39 (m/sn) (25) bağıntısı önerilmiştir. Daha Önce Yapılan Korelasyon Çalışmaları Kanai ve diğerleri (1966). .4N0. 6. Zemin tipi ve jeolojik yaşa göre sınıflandırma yapılarak G=aNb eşitliğinin elde edilebilmesi için istatistik analiz sonucunda çeşitli korelasyon katsayılarına sahip bağıntılar elde edilmiştir. Ohsaki ve Sakaguchi tarafından önerilen basitleştirilmiş zemin profili içinde her zemin tipi için ortalama N değerleri kullanılmıştır. Bu analizler sonucunda.6 (m/sn) (24) Ohsaki ve Iwasaki (1973).43 uygun korelasyon bağıntısının seçilerek. korelasyon katsayıları bakımından en iyi ilişki sadece kohezyonlu zeminlerde elde edilen verilerden bulunmuştur. jeolojik yaşın ve zemin tipinin etkisini de dikkate alarak Vs – N ilişkisini basit istatistik analizle incelemişlerdir. genelde kuyu içi ölçümlerinden elde edilen veriler yardımıyla. gerekmesi durumunda parametreler arasındaki ilişkiler hakkında fikir sağlanması amacıyla kullanılmalıdır. genelde kumlarda yapılan yaklaşık 70 mikrotremor ölçüm sonuçlarını kullanarak kayma dalgası hızı Vs ile SPT darbe sayıları arasında aşağıdaki ilişkiyi önermişlerdir [9]. Bu yönteme göre kayma modülü (G) veya kayma dalgası hızının sabit olduğu tabaka içinde. Vs = 19N0. aynı hız veya kayma modülüne ortalama bir N darbe sayısı karşı gelmektedir. kinci en iyi ilişki ise tüm verilerin kullanılması ile gerçekleştirilen analizden elde edilmiştir [9]. Araştırmacılar Kanai’nin verilerini kullanarak kum ve killer için kayma modülleri arasında tipik arazi yoğunlukları belirleyerek karşılaştırma yapmışlardır. Bu çalışmalardan aynı N değerlerinde kilin daha büyük kayma modülüne sahip olduğu sonucuna varılmış ve Japonya’da kumlar için birim hacim ağırlığı 1. Vs = 81.

Kohezyonsuz zeminlerde yer altı suyu dikkate alınmadan yapılan . tüm zeminler için düzeltilmiş SPT darbe sayıları ile kayma dalgası hızları arasında aşağıdaki ilişkiyi geliştirmişlerdir [18]. Japonya’da 18 sahadan toplanan 100 adet veri için birim hacim ağırlığı 1.280 (m/sn) (26) Ayrıca Hamilton (1976). kaba kumlar üzerinde gerçekleştirdiği deney çalışmaları ile efektif düşey gerilme ve kayma dalgası hızı arasındaki ilişkiyi incelemiş. Vs = 257.44 Hamilton (1976) deniz sedimanlarında Rayleigh dalgası ölçümleri ve kuyu içi yöntemler ile elde edilen 29 veriden kayma dalgası hızı Vs’in derinlik ile değişimini inceleyerek H (m) derinlik olmak üzere aşağıdaki bağıntıyı geliştirmiştir [16].2N0.329 (m/sn) (28) Ohda ve Goto (1978).80 t/m3 kabul ederek regresyon analizleri yapmış ve kayma dalgası hızı ile SPT darbe sayıları arasında aşağıdaki bağıntıyı geliştirmişlerdir [17]. CPT uç direnci (qc) ile kayma dalgası arasındaki ilişkiyi incelemişlerdir. Vs = 92. Vs = 87.31 (m/sn) (27) Imai ve Yoshimura (1975). kayma dalgası hızları ile zemin tipi ve jeolojisi arasındaki ilişkileri inceleyerek.5 (m/sn) (30) Syroka ve Stokoe (1983).36 (m/sn) (29) Seed ve Idriss (1981). Vs = 128H0. Bu araştırmaları neticesinde kayma dalgası hızları ile SPT darbe sayıları arasında aşağıdaki deneysel bağıntıları geliştirmişlerdir [9].1N0. Vs = 61N10. kayma dalgası hızları ile zeminlerin diğer mühendislik özellikleri arasında iyi sayılabilecek bir korelasyon olduğunu savunmuşlardır. σv (kg/cm2) olmak üzere aşağıdaki bağıntıyı önermiştir [16].9σv0.

. gr/cm3) bağlı olmak üzere aşağıdaki gibi genelleştirmiştir [20].7qc + 134 Vs = 109. Vs = 51.516 (m/sn) (33) Keçeli (2000) sismik sınır taşıma basıncı qus ve müsaade edilebilir taşıma basıncı qs parametrelerini. yisan (1994). Erzincan ovasındaki alüvyonlarda gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda kayma dalgası hızı ile SPT darbe sayıları arasında R=%81 uyumlulukla izleyen bağıntıyı geliştirmiştir [19].7qc0.29 (m/sn) (m/sn) (31) (32) bağıntılarını geliştirmişlerdir. CPT uç direnci olup birimi kg/cm2’dir [9]. enine dalgaları (Vs) ve yoğunluğuna (ρ. Bu bağıntılarda qc. Vs = 1. q us = ρVs 100 (kg/cm2) (34)  ρV 2  q s =  s  /100  Vp    (kg/cm2) (35) Değişik araştırmacılar tarafından gerçekleştirilen bu çalışmalara ait korelasyon bağıntıları Tablo 5’de sunulmuştur.45 deneylerden elde edilen 256 veri kullanılarak yapılan lineer ve lineer olamayan regresyon analizleri sonucunda. tanımlanan zeminin boyuna (Vp).5N 0.

2N0. Değişik araştırmacılar tarafından geliştirilen korelasyon bağıntıları Araştırmacı smi Kanai ve diğerleri (1966) Ohsaki ve Iwasaki (1973) Hamilton (1976) Hamilton (1976) Imai ve Yoshimura (1975) Ohda ve Goto (1978) Seed ve Idriss (1981) Syroka ve Stokoe (1983) Syroka ve Stokoe (1983) yisan (1994) Keçeli (2000) Keçeli (2000) Korelasyon Bağıntısı Vs = 19N0.36 Vs = 61N10.31 Vs = 92.7qc0.329 Vs = 87.9σv0.7qc+134 Vs= 109.39 Vs = 128H0.4N0.516 ρVs 100  ρVs 2  qs =  /100  Vp     q us = .5 Vs = 1.29 VS = 51.5N 0.1N0.280 Vs = 257.6 Vs = 81.46 Tablo 5.

80 profil boyunca elektrik özdirenç etütleri ve 55 noktada mikrotremor ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Ümraniye lçesinde mar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Çalışması” kapsamında elde edilen geoteknik ve jeofizik veriler ile Tuzla. bu parametreler arasındaki ilişkiler araştırılmak istenmiş.47 BÖLÜM 7. GEOTEKN K VE JEOF Z K PARAMETRELER ARASINDAK L ŞK LER N ARAŞTIRILMASI: ÜMRAN YE VE TUZLA – KARTAL – KADIKÖY – BEŞ KTAŞ LÇELER 7. bu parametreler arasındaki ilişkilerin zemin etüt çalışmalarına sağlayacağı katkıların belirlenmesidir. Ayrıca 80 profil boyunca sismik kırılma etütleri. 7. Tüm bu çalışmalar neticesinde ilçenin yerleşime uygunluk ve jeoloji haritaları hazırlanmıştır.1. Hazırlanan jeoloji haritasında Ümraniye ilçesi . ilçe genelinde 58 noktada toplam 1109 m mekanik sondaj çalışması gerçekleştirilmiştir. Kadıköy ve Beşiktaş ilçeleri genelinde gerçekleştirilen zemin etüt çalışmalarından elde edilen verilerden yararlanılmıştır. Bu çalışma kapsamında da. kayma dalgası hızları ile kohezyon ve kayma dalgası hızları ile nokta yük dayanımı indeksi arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Çalışmalara ait değerlendirmeler aşağıda sunulmuştur. Kartal. bu amaçla gerçekleştirilen “Ümraniye lçesi stanbul ili. Bu çalışma ile amaçlanan. Bu veriler değerlendirilerek kayma dalgası hızları ile SPT darbe sayıları. Giriş Geoteknik parametreler ile jeofizik parametreler arasındaki ilişkilerin araştırılması bir çok araştırmacının ilgisini çekmiştir.2. Ümraniye Çalışmasına Ait Değerlendirmeler Bu çalışmada. Bu araştırmalar ile ilgili geniş bilgiler bir önceki bölümde sunulmuştur.

Dolgu ve volkanik sokulumlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalar ise dikkate alınmamıştır. Arazi verileri incelendiğinde 0-6 m arasında değişen derinlikler için SPT-N değerleri 11-46 arasında elde edilmiştir. yamaç molozları. Bu birimler güncel dolgular.48 genelinde dokuz (9) farklı birimin varlığı belirlenmiştir. Bu çalışmada ilçe genelinde gerçekleştirilen sondaj çalışmaları. Analizlerde kullanılan SPT değerleri. veri yetersizliği sebebiyle dolgu ve volkanik sokulumlar dışında jeolojik formasyon özellikleri ihmal edilmiştir. Gözdağ Formasyonu. genç alüvyon birimler. Aydos Formasyonu ve Kurtköy Formasyonu olarak isimlendirilmişlerdir. Kartal Formasyonu. Çalışma 0-6 m arasında bulunan birimler için gerçekleştirilmiş olup. . volkanik sokulumlar. Bu derinliklerde elde edilen sismik hızlar ise Vp hızları 384-2480 m/sn ve Vs hızları 276-1167 m/sn arasındadır. bu çalışmalarda elde edilen SPT-N değerleri ve laboratuar deney sonuçları ile sondaj kuyuları çevresinde gerçekleştirilen sismik etütler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. laboratuar deney sonuçları ve sismik hızlar Tablo 6’da sunulmuştur. Toplam 51 adet sondaj çalışması dikkate alınmış. Dolayoba Formasyonu. laboratuar deney sonuçları ve sismik kırılma etütleri irdelenmiştir. Öncelikle sondaj çalışmalarına ait SPT-N değerleri belirlenmiş ve bu değerlerin elde edildiği derinliklere karşılık gelen laboratuar verileri ile sismik hızlar listelenmiştir.

0 3.8 11.5 4 3 3 2 2 4 2 4 4 4 4 4 4 4 4 4 4 3 5 5 3 3 3 41 41 48 41 30 31 19 41 38 39 31 35 39 33 41 40 41 32 34 WP % 21 21 19 31 13 15 11 17 15 14 12 16 15 12 15 18 15 14 13 IP qu c % kg/cm2 kg/cm2 20 20 29 10 17 16 8 24 23 25 19 19 24 21 28 22 26 18 21 1.06 4.68 1.9 4.73 1.63 1.3 3.7 2.7 1.62 3.0 5.5 5.5 2 6.2 9 0.17 0.5 4 4 2 4 5 3 3.8 3.05 1.5 2.49 Tablo 6.8 0.2 1.5 2.5 2.19 2.03 17 14 17 24 10 8 2 24 22 15 13 15 22 10 9 6 25 9 2.7 Nq 3.31 2.5 2.8 0.79 22 19 5 8 44 37 43 43 42 37 32 76 40 78 50 84 84 45 44 22 16 8 18 15 12 13 27 13 23 16 25 24 13 19 22 21 35 25 27 25 19 49 27 55 34 59 60 32 25 6.6 0.5 4.2 13 . Analizlerde kullanılan veriler (Ümraniye ilçesi) Veri No SK-1 SK-6 SK-7 SK-8 SK-9 SK-10 SK-11 SK-12 SK-13 SK-14 SK-15 SK-16 SK-17 SK-18 SK-19 SK-20 SK-22 SK-23 SK-24 SK-25 SK-26 SK-27 SK-28 SK-29 SK-30 SK-30 SK-31 SK-32 SK-33 SK-34 SK-36 SK-37 SK-38 SK-39 SK-40 SK-41 SK-42 SK-43 SK-44 SK-45 SK-46 SK-47 SK-48 Derinlik WL (m) % 4.5 0 10 11.43 2.1 1.33 25 1.5 3 2.5 2.02 1.5 6.57 4.87 4.74 3.5 2.5 3.12 0.2 3.48 2.6 2.19 φ 13 19 11 SPT 18 37 24 46 29 30 28 39 22 35 21 33 11 21 35 17 28 22 14 28 26 17 20 16 11 33 21 33 21 18 26 28 30 18 16 28 24 18 31 25 27 20 28 Vp Vs Nc (m/sn) (m/sn) 928 1431 485 2088 1552 640 1202 1202 473 1000 545 1458 384 729 1605 755 1578 985 474 537 497 817 817 560 423 1259 423 729 1705 471 728 1725 1725 754 754 2480 471 471 632 498 701 953 953 585 975 329 1167 691 422 678 678 303 500 326 819 265 410 1050 432 776 608 319 378 334 370 370 321 276 758 276 439 821 308 508 623 623 454 454 967 308 308 385 351 418 429 429 12 18 11 Nγ γ 1.61 0.28 5.27 2.5 6.

Bu değerlendirmeler sonucunda c = 18.5 4 4 54 18 36 58 19 39 1.753N1.44 1 12 22 31 29 24 24 25 26 25 23 1611 1552 1838 508 508 755 755 755 724 624 691 762 345 345 432 432 432 391 5. Benzer şekilde 13 adet laboratuar verisi dikkate alınarak. datalardan geçecek en uygun eğriler ve bunlara ait bağıntılar ile korelasyon katsayıları belirlenmiştir. Regresyon analizleri “Curve Expert 1.19 1. öncelikle SPT değerleri ile Vs kayma dalgası hızları arasında lineer olmayan regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir.50 Tablo 6 devamı.37 0. Bu değerlendirmeye ait grafik Şekil 6’da sunulmuştur. .099 (m/sn) (36) bağıntısı elde edilmiştir.046Vs-0.8 Alanda gerçekleştirilen çalışmalara ait verilerin tasnif edilmelerinin ardından. Veri sayısının oldukça yetersiz olması sebebiyle 0.92 1.92 1.32 2.14 1. Elde edilen r değerine göre SPT-N ve Vs değerleri arasında aynı yönde ve “orta” düzeyde bir etkileşim söz konusudur. birimlerin kohezyonları (c) ve kayma dalgası hızları arasıdaki ilişkiler regresyon analizleri ile araştırılmıştır.495 olarak elde edilen “r” değeri. Bu değerlendirmeye ait grafik Şekil 5’te sunulmuştur.1 2. iki parametre arasında aynı yönde fakat “düşük” düzeyde bir etkileşim olduğunu göstermektedir.09 0.67 2.7 1.3” bilgisayar programından yararlanılarak gerçekleştirilmiş olup. Analizlerde kullanılan veriler (Ümraniye ilçesi) SK-50 SK-51 SK-52 SK-53 SK-54 SK-55 SK-56 SK-57 SK-58 3 4 4 4 4 4 3.421 (kg/cm2) (37) bağıntısı elde edilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda Vs = 14.9 12 0 0.25 4.

51 Veri sayılarının yeterli miktarlara ulaşması durumunda. . geoteknik ve jeofizik parametreler arasındaki ilişkilerin daha sağlıklı olarak geliştirilebileceği düşünülmektedir.

753*N1. SPT-N sayıları ile kayma dalgası hızları (Vs) korelasyonu (Ümraniye ilçesi verileri) c=18.099 Şekil 5.52 Vs=14. Kohezyon (c) değerleri ile kayma dalgası hızları (Vs) korelasyonu (Ümraniye ilçesi verileri) .046*Vs-0.421 Şekil 6.

genel olarak benzer karakterli. Öncelikle 32 farklı alanda yapılan mekanik sondaj çalışmalarından alınan numuneler üzerinde gerçekleştirilen nokta yükleme testleri ile bu değerlere karşılık gelen ve 32 profil için gerçekleştirilen kayma dalgası hızları tasnif edilmiştir.3” bilgisayar programı yardımıyla gerçekleştirilen regresyon analizleri ile korelasyon katsayıları belirlenmiştir. 32 adet laboratuar ve 32 adet sismik veri ile edilen “r” değeri. Kartal ve Trakya Formasyonları kalsitürbidit ve türbidit ara tabakalı şeyl ve grovak ardalanmalarından oluşmaktadır.53 7. “Curve Expert 1.997(Is50)0. Bu değerlendirmeye ait grafik Şekil 7’de sunulmuştur.3. Bu değerlendirmeler neticesinde Vs = 336. Kayma dalgası hızları ile nokta yük dayanım indeksi arasında lineer olmayan regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Analizlerde kullanılan tüm veriler Tablo 7’de sunulmuştur.370 (m/sn) (38) bağıntısı elde edilmiştir. Kartal ve Trakya Formasyonlarının gözlendiği alanlar için gerçekleştirilen çalışmalar değerlendirilmiştir. Tuzla-Kartal-Kadıköy-Beşiktaş lçeleri Genelinde Gerçekleştirilen Zemin Etüt Çalışmalarına Ait Değerlendirmeler Bu çalışmada 32 adet zemin etüt raporu dikkate alınmıştır. . iki parametre arasında aynı yönde ve “kuvvetli” düzeyde bir etkileşim olduğunu göstermektedir. Çalışmada nokta yük dayanımı indeksi (Is50) ile kayma dalgası hızları (Vs) arasındaki ilişki araştırılmak istendiğinden.

3 9.177 9.16 1.8 4.5 21.7 33 36.2 10.9 12.9 18.7 33.8 44.518 2.8 7.7 9.3 44.2 28.59 1.022 7. Analizlerde kullanılan veriler (Tuzla-Kartal-Kadıköy-Beşiktaş verileri) Sıra No Kayma Dalgası Hızı (Vs-m/sn) 1 530 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 490 530 500 500 548 911 889 800 457 716 763 640 658 1860 763 1464 1278 1356 920 1130 1150 840 911 889 742 920 733 587 842 693 474 Nokta Yük dayanım ndisi (Is50-kg/cm2) 2.1 10.54 Tablo 7.7 7.3 11.383 .9 13.2 10.22 6.46 3.869 1.643 4.85 8 11.6 28.

Kayma dalgası hızları (Vs) ile nokta yük dayanım indeksi (Is50) korelasyonu (Tuzla-KartalKadıköy-Beşiktaş verileri) Tablo 8.370 Şekil 7.753N1.997*(Is50)0. Arazi çalışmaları neticesinde geliştirilen korelasyon bağıntıları Kocaman (2008) Kocaman (2008) Kocaman (2008) Vs = 14.421 Vs = 336.099 c = 18.370 .55 Vs=336.046Vs-0.997(Is50)0.

Tuzla.56 Şekil 8. Çalışma alanlarının (Ümraniye. Beşiktaş) stanbul ilindeki konumları . Kartal. Kadıköy.

Ayrıca stanbul Valiliği Bayındırlık l Müdürlüğü ile stanbul’da bulunan bazı ilçe belediyeleri ziyaret edilerek.57 BÖLÜM 8. Örneğin bir çok parselde sondaj çalışmasına imkan bulunmaması sebebiyle. Zemin etüt çalışmaları ile ilgili en büyük sıkıntının. denetim konusunda görevli teknik personel ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. bu çalışmaların gerçekleştirilemediği yada benzer sebeplerle sismik çalışmaların yapılamadığı görülmüştür. Bu görüşmelerde konunun hassasiyeti üzerinde durulmuş. zemin etüt çalışmaları ile uğraşan firmalar ile görüşmeler gerçekleştirilmiş ve karşılıklı görüş alış-verişinde bulunulmuştur. geoteknik parametreler ile jeofizik veriler arasında kurulacak ilişkilere ışık tutması amacıyla arazi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu gibi durumlar için. kayma dalgası hızı Vs ile . Bu konudaki diğer bir sıkıntı ise özellikle stanbul başta olmak üzere büyük kentlerde arazide çalışma imkanlarının kısıtlı olmasıdır. Kadıköy ve Beşiktaş’ta gerçekleştirilen zemin etüt çalışmalarında elde edilen veriler üzerinde regresyon analizleri ile geoteknik ve jeofizik parametreler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. stanbul Ümraniye ilçesi ile Tuzla. Gerçekleştirilen regresyon analizlerinde. SONUÇLAR VE ÖNER LER Bu çalışmanın amacı. hazırlanan zemin etüt raporlarındaki eksiklik ve yetersizlikler ile bu konuda yapılabilecekler irdelenmiştir. bu çalışmalarda gözlenen eksiklikleri ortaya çıkarmak ve daha sağlıklı sonuçlar elde edebilmek için dikkat edilmesi gereken hususları irdelemektir. ülkemizde gerçekleştirilen zemin etüt çalışmaları üzerine araştırmalar yapmak. Bu amaç doğrultusunda. arazi ve laboratuar çalışmaları esnasında denetim mekanizması bulunmaması ya da kısıtlı imkanlar ile denetim gerçekleştirilebilmesi olduğu görülmüştür. Kartal. Dolayısıyla yapılan çalışmalarda kontrol mekanizmasının olmaması yada yeterli kontrol imkanının bulunmaması sebebiyle birçok çalışma yetersiz ya da düşük kaliteli olmaktadır.

laboratuar programını takip etme ve denetleme konularında tecrübesi gerekmektedir. Daha fazla veri kullanılarak geliştirilebilecek bu teknik ile özellikle kısıtlı çalışma imkanları bulunan araziler için. çeşitli arazi deneylerini yapma ya da yaptırma. çalışılan arazide ölçümler yaparak zemin parametrelerinin yerinde elde edilmesidir. Örnek alma konusundaki deneyim eksikliği sebebiyle de alınan örnekler örselenmelere maruz kalmakta. Etütleri yürütecek mühendisin sondaj yapma. Ancak unutulmamalıdır ki. çalışma derinliğinin yetersiz olması yada daha ucuz tekniklerin tercih edilmesi de bu çalışmalardaki yetersizliklerin bir diğer sebebidir. Ayrıca ekonomik olması amacıyla sondaj çalışmasının birçok çalışmada yapılmaması. Ayrıca arazide örselenmemiş numune alımı gerçekleştirilemediği bir durumda dahi. Gerek mühendis.58 SPT-N değerleri ve nokta yük dayanımı indeksi (Is50) arasındaki ilişkiler incelenmiş ve bu parametreler arasında orta ve yüksek derecede ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Birçok zemin etüt çalışması incelendiğinde. Dolayısıyla doğru olan. bu durumda zemin parametrelerini doğrudan etkilemektedir. Benzer şekilde kayma dalgası hızı (Vs) ile kohezyon (c) arasındaki ilişkiler araştırılmış ve arazi örneklerine ait değerlendirmeler Bölüm 7’de ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu sebeple örneğin SPT testleri sondaj çalışmalarının bir çoğunda standartlara uygun olarak yapılamamaktadır. bu çalışmaların arazi yada laboratuar deney çalışmaları gerçekleştirilmeden yapıldığı görülmektedir. numune alma. Ayrıca arazi ve laboratuarda gerçekleştirilen çalışmaların yeterli bilgi ve deneyime sahip olmayan personelce gerçekleştirilmesi diğer bir husustur. . maddi çıkarlar sebebiyle bu numuneler üzerine deney çalışmaları gerçekleştirilebilmektedir. çalışmayı yapan mühendisin farklı parametreler arasındaki ilişkileri irdeleyebilmesine yönelik fikir edinmesi sağlanabileceği düşünülmektedir. bu değerler arazide yapılan ölçümler sonucunda elde edilen değerler ampirik bir yaklaşımı ifade eder. gerek sondör ya da tekniker seviyesinde konuya hakim tecrübeli elemanların çalıştırılması sağlanmalıdır.

araziyi büroya getirilen sondaj loglarına ve zemin numunelerine göre değerlendirildiği görülmektedir. örselenmemiş numune alımının zor yada imkansız olduğu iri daneli zeminler için geliştirilmiştir. . arazi çalışmaları ve laboratuar deneylerinin gerçekleştirilmeleri geoteknik mühendisi ile ilgili mühendislik dallarına mensup uzman mühendislerle birlikte yapılmalıdır. Sonuç olarak. çalışmanın planlanması ve yönlendirilmesi. Zemin etüt çalışmalarının yapılmaması yada eksik. “Deprem ülkesi” olarak isimlendirilen ve bugüne kadar birçok büyük depremin gerçekleştiği ülkemizde. hatalı yapılmasının büyük can ve ekonomik kayıplara sebep olabileceği unutulmamalıdır. birçok konuda olduğu gibi zemin incelemelerin de çok disiplinli bir mühendislik konusu olduğu unutulmamalıdır. konunun hassasiyeti sebebiyle yapılan çalışmalarda “kalite” artışı sağlanması amacıyla gerekli tedbirler alınmalıdır. arazi deneylerine bağlı hesaplamalar. doğru teknikleri ve hesaplamaları kullanabilecek bilgi birikimi ve tecrübeye sahip olmalıdır. Zemin etüt çalışmaları kapsamında. Bu sebeple geoteknik etüt raporunu hazırlayan mühendis. etüt programının hazırlanması. Unutulmamalıdır ki. Zemin etüt çalışmasından sorumlu mühendislerin arazi çalışmaları esnasında çalışmaları yerinde kontrol etmemesi de yine bu çalışmalarda eksiklikler ve hatalara sebep olmaktadır.59 Ayrıca incelenen zemin etüt raporlarında özellikle ince daneli zeminlerde SPT testlerine bağlı olarak taşıma gücü hesaplamaları yapıldığı görülmektedir. Birçok mühendisin arazi çalışmalarına katılmayıp.

60 KAYNAKLAR [1] S VR KAYA. Parsel Bazında Zemin – Temel Etüdleri Ve Zemin yileştirme Yöntemleri Hakkında Yönetmelik Taslağı Ön Raporu STOKOE. 98.jpg STANBUL BÜYÜKŞEH R BELED YES PLANLAMA VE MAR DA RES ZEM N VE DEPREM NCELEME MÜDÜRLÜĞÜ.. Türkiye’de Doğal Afetler Konulu Ülke Strateji Raporu YILDIRIM. Zemin Mekanigi ve Temel Mühendisligi Sekizinci Ulusal Kongresi Istanbul Teknik Üniversitesi. 443-460. ULUSAY..2004. Zeminlerde Statik ve Dinamik Yükler Altında Taşıma Gücü Anlayışı ve Hesabı.2000.D. SANCIO..E. Journal of the Soil Mechanics and Foundation Divison. Sismik Statik Penetrasyon Deneyi (SCPT) le Geoteknik-Geodinamik Zemin Profili. Uygulamalı Jeoteknik Bilgiler.2002.. Yüksek Lisans Tezi DURGUNOGLU. Yapıların Projelendirilmesinde Mühendislik Jeolojisi Ç N C OĞLU. No.E. KEÇEL . ÖNALP.2001.. Standart Penetrasyon Deneyi le Zemin Özelliklerinin Belirlenmesi ve Türkiye’deki Uygulaması.T. KARADAYILAR. K.. stanbul Deprem Master Planı JAPONYA ULUSLAR ARASI ŞB RL Ğ AJANSI (JICA).imageshack.us/img231/2151/resim7bv0.. Zemin ncelemesi ve Temel Tasarımı ERGUN. D. F.O. HACIALIOGLU. 2003.. (1972).2003.R. ASCE. pp. AND WOODS. R. SM5.F. R...J. Insitu Shear Wave Velocity by Cross-Hole Method.T.2004.. Doktora Tezi. 2004. Vol. http://img231. YAZICI.2005. BRAY.2005. A. H.B... U. S. A. ÖZKAN. Zeminlerde Kayma Dalgası Hızı le Penetrasyon Deney Sonuçları Arasındaki Bağıntıların ncelenmesi..S. Y. Seminer MO stanbul [12] ... Istanbul [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] ŞEKERC OĞLU.

Y SAN. Earth Eng. St. E. 2000.. 1981. On in Sigth Testing to Evaluate Liquefaction Sneeptibility. N.lişki-Korelasyon. Jeofizik Cilt 14. A.. Deprem [14] [15] YILMAZ. Sismik Yöntemle Kabul Edilebilir veya Güvenli Taşıma Kapasitesi Saptanması.2002.167-187 SEED.2006. MO. Geophysics Vol. ASCE.B.. Zemin Araştırmaları Kurs Notları.41.1994.61 [13] TÜRKER. Geoteknik Özelliklerin Belirlenmesinde Sismik ve Penetrasyon Deneylerinin Karşılaştırılması. of the Conf.C BAYINDIRLIK VE SKAN BAKANLIĞI. Yüksek Lisans Tezi HAMILTON. I. IDRISS. TÜ Fen Bilimleri Enstitüsü KEÇEL . Shear Wave Velocity Versus Depth in Marina Sedimenter A Rewiew. Vo.. Sayı 1-2/Mart-Eylül 2000 [16] [17] [18] [19] [20] . TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Ankara T. H.1978. R.. Empirical Shear Wave Velocity Equations in Terms of Characteristic Soil Indexes.No 5 985-996 OHTA. Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkındaki Yönetmelik 2007. And Struc. Doktora Tezi. Y. E.... Evaluation of Liquefaction Potential of Sands Depoits Bread on Obearvailons of Performance in Previous Earthquake.1976.Loud.M. Dynamics.GOTO.. Proc. Verilerin Çözümlenmesi. .6.

Ekşioğlu Mim. lk. Tic. 18. orta ve lise eğitimini stanbul’da tamamladı.1976 tarihinde stanbul’da doğdu. nş. Müh.08.’nde mühendis olarak çalıştıktan sonra 2003 yılında stanbul’da kendi şirketini kurarak mühendislik hayatına devam etti. Halen Metmar Mühendislik ve Madencilik’te çalışma hayatını devam ettirmektedir. 1995 yılında başladığı stanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden 1999 yılında mezun oldu. . nşaat Mühendisliği Geoteknik Bölümü Yüksek Lisans Programına girdi. Ltd.62 ÖZGEÇM Ş Mehmet Kocaman. Şti. 2004 yılında Sakarya Üniversitesi.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful