P. 1
Edebi_Sanatlar_turkvip

Edebi_Sanatlar_turkvip

|Views: 137|Likes:
Yayınlayan: Hakikat Ar

More info:

Published by: Hakikat Ar on Jul 06, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as DOC, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

07/06/2011

pdf

text

original

EDEBİ SANATLAR TEŞBİH: Aralarında çeşitli yönlerden benzerlik bulunan iki varlıktan zayıfı kuvvetliye, çirkini güzele benzetme

sanatıdır. Kelimenin gerçek anlamıyla yapılan teşbihte en az iki, en fazla dört öğe bulunur. Benzeyen: Birbirine benzetilen kavramlardan güçsüz olanıdır. Kendine Benzetilen: Benzetilen kavramlardan güçlü ve üstün olanıdır. Benzetme Yönü: Benzeyenle, benzetilen arasındaki ortak yöndür. Benzetme Edatı: Teşbih sanatının yapımında kullanılan edattır. Durmuş bir saat gibiydi, durup geçmeyen zaman. Poyrazla söyleşir gibi yaprakların sesi. İSTİARE: Teşbihle benzerlik gösteren bir sanattır. Teşbihte iki öğe bulunurdu ( benzeyen ve kendisine benzetilen ). İstiare ise bunlardan sadece biriyle yapılan sanattır. " Aslan asker " ifadesi teşbihtir fakat askerlerin yerine " Aslanlarım " ifadesini kullanırsak istiare olur. Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın Ey gonca bu cemiyeti her dem mi sandın. Aslanlarımız İstanbul'u kuşattılar. Mor menekşe boyun eğmiş. ÖRNEK: Kurban olam kurban olam Beşikte yatan kuzuya Bu beyitte aşağıdaki edebi sanatlardan hangisi yapılmıştır? A) Cinas B) İstiare C) Benzetme D) Kişileştirme E) Abartma

ÇÖZÜM: Herhangi bir benzetmede sadece benzeyen ya da benzetilen bulunuyorsa buna istiare denir. Yukarıdaki dizede bebek kuzuya benzetilmiştir. Dörtlükte benzeyen "bebek" kullanılmamış, onun yerine benzetilen "kuzu" kullanılmıştır. CEVAP: B KİNAYE: Gerçek ve mecazi anlamları olan bir sözü, onun mecazi anlamını kastederek söyleme sanatıdır. Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın? Yumdu ela gözlerini dünyaya. ÖRNEK:

1

"-Ey benim sarı tamburam, Sen ne için inilersin? -İçim oyuk, derdim büyük; Ben onun'çün inilerim." Sazın gerçekten de içi oyuktur. Ama burada anlatılmak istenen başka bir şeydir. Böyle bir yazım sanatı (edebi sanat) aşağıdakilerden hangisinde vardır? A) Güleriz ağalanacak halimize B) Şu karşıma göğüs geren, Taş bağırlı dağlar mısın? C) Sakiler meclisten çekmiş ayağı. D) Kısmetindir gezdiren, yer yer seni. Arşa çıksan, akıbet yer yer seni. E) Gül hasretinle yollara tutsun kulağını (79) ÇÖZÜM: A => tezat C => tevriye D => cinas E => kişileştirme Sazın gerçekten için oyuktur. Diğer taraftan dertlerin sazın içini oyması mecazlı bir ifadedir. Dağların yamaçları gerçekten taşlıdır. Bu dağlar sevgiliye ulaşmayı engellediği için de taş bağırlıdır ki mecazlı bir ifadedir. Verilen dörtlükte ve B seçeneğinde kinaye sanatı yapılmıştır. CEVAP: B MECAZ-I MÜRSEL: Kelimelerin iki manası vardır: biri gerçek diğeri gerçek olmayan manasıdır. Bir kelimenin gerçek manasından sıyrılarak değişmeceli manada kullanılması sanatına mecaz-ı mürsel denir. Fakat kelimenin gerçek anlamıyla alakası olmamalıdır. Bu sanatın oluşması için: kelime mutlaka mecaz manalı olmalıdır ve kelime ile yerine kullanılan varlık arasında benzetme amacı güdülmemelidir. Evet, sabah olacaktır, sabah olur geceler Tulu-u haşre kadar sürmez akıbet bu sema Bu mavi gök size bir gün acır, melul olma Yedi iklimi cihanın duruyor karşında ÖRNEK: Anavarza at oynağı Kana bulanmış gömleği. Kıyman a zalımlar kıyman Kör karının bir deyneği. Yaşlı kadının öldürülen tek oğlu için duyduğu acıyı dile getiren bu dörtlükte, aşağıdaki açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır? A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiği şeyi bilmez görünme B) Bir sözcüğü, iki anlamını birden sezdirecek biçimde kullanma C) Bir sözcüğü, gerçek anlamı dışında başka bir sözcük yerine kullanma

2

D) Bir olgunun gerçek etkenini bir yana bırakarak olguyu başka bir nedene bağlama E) Birkaç şeyi söyledikten sonra onlarla ilgili başka şeyleri bir sıra gözeterek anlatma (88/II) ÇÖZÜM: A => tecahül-i Arif B => tevriye D => hüsn-ü tahlil E => Lütf-ü neşr, sanatları tanımlanmıştır. C seçeneğinde ise 'deynek' kelimesiyle 'kadının öldürülen oğlu' kastedilmiştir. Dolayısıyla sözcük, gerçek anlamı dışında başka bir sözcük yerine kullanılmıştır ki buna da Mecaz-ı Mürsel sanatı denir. CEVAP: C HÜSN-İ TAHLİL: Bir olayın gerçek sebebini inkar ederek, bu gerçek sebep yerine hayali ve şairane bir sebep getirme sanatıdır. Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor Bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor. Bir gün dolu dizgin koşan atlarımızla Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla ÖRNEK: Yapıtlarında daha çok kırsal kesim insanlarını anlatan birkaç yazar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'yla görüşmeye gider. Bu ilgiden çok hoşnut olan Yakup Kardi, bir ara merakla konuk yazarlara, nerelerden geldiklerini sorar. Yazarlardan biri gülerek: "Yaban'dan geliyoruz üstat, Yaban'dan!" der. Bu parçada geçen "Yaban'dan geliyoruz" sözünde, aşağıdaki açıklamaların hangisine uygun bir söz sanatı vardır? A) Bir anlam inceliği yaratmak için bildiğini bilmezlikten gelme B) Bir sözcüğü alışılmış anlamın dışında bir anlamda kullanma C) Söylenmek isteneni en az sözcükle anlatma D) Bir gerçeği sezdirmek için bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamıyla kullanma E) Söz arasında, bilinen bir duruma işaret etme (90/II) ÇÖZÜM: 'Yaban' kelimesi hem Yakup Kadri'nin romanı 'Yaban' hem de 'uzak yer' yer anlamında kullanılmıştır. Yaban kelimesi gerçek ve mecaz anlamı kastedilerek kullanılmıştır. CEVAP: D TEZAT: Ortak yanları bulunan iki kavramı birini gerçek diğerini mecazi manada kullanma sanatıdır. Ne siyah eylemiş bu nasiyeyi Saçımı bembeyaz eden bahtım. Karlar altında nev baharım ben TECAHÜL-İ ARİF: Bilinen bir hususun nükte amacıyla bilmezlikten gelerek anlatma sanatıdır. Sözü yazdım da kalmış öbür entaride

3

Şeriatın ne mübarek nizamdır ey Cem ! Kanmadık gayş eden bu maviliğe MÜBALAĞA: Herhangi bir olayın olduğundan fazla büyütülmesi ya da küçültülmesiyle yapılan sanattır. mana bakımından farklı olan iki kelimeyi şiirde bir araya getirmek suretiyle yapılan sanattır. CEVAP: A CİNAS: Şekil ve söyleyiş bakımından sesteş.Vadiniz buse mi. köyüm hep bu yerin bucağı C) Ne doğan güne hükmüm geçer. D) Derdüm çoktur hangisine yanayım Yine tazelendi yürek yarası E) Yükseğinde büyük namlı karın var Alçağında mor sümbüllü bağın var (91/II) ÇÖZÜM: A seçeneğinde geçen 'Ah çekmek' ile dağın taşın erimesi. Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın ÖRNEK: Aşağıdaki dizelerin özellikle hangisinde bir abartma vardır? A) Bir ah çeksem dağı taşı eritir Gözüm yaşı dermeni yürütür B) Bu topraklar ecdadımın ocağı Evim. 'Göz yaşıyla' değirmenin çalışmaya başlaması ifadelerinde abartma sanatı vardır. Ey kimsesizler elveriniz kimsesizlere Onlardır ancak el verecek kimse sizlere 4 . Ne halden anlayan bulunur. en uzak manasıyla kullanma sanatıdır. vuslat mi ne idi unuttum Altında mı üstünde midir Cennet i ala El hak bu ne halet bu ne hoş ab u hevadır TEVRİYE: Birden fazla anlamı olan bir kelimeyi herkesin bildiği anlam dışında.

insanmış gibi konuşturma sanatıdır. Kaldırımlar çilekeş yalnızların annesi Kaldırımlar içimde yaşamış bir insandır Kaldırımlar duyulur ses kesilince sesi Kaldırımlar içimde kıvrılan bir lisandır TENASÜP: Manaca alakalı kelimelerin şiirde belli bir düzene göre dizilmesidir. 'toprağın karnını yarmak." dörtlüğünde işlenen duyguyu görünür kılmak için aşağıdaki yollardan. 'dost' gibi ifadeler insana özgü kavramlardır. bülbül ağladı. yüzünü yırtmak. ÖRNEK: " Karnın yardım kazmayınan belinen Yüzün yırttım tırnağınan elinen Yine beni karşıladı gülünen Benim sadık yarim kara topraktır. özellikle hangisine baş vurulmuştur? A) Birbirine karşıt durumlardan yararlanma B) Birbirini çağrıştıran sözcükler kullanma C) İnsana özgü kavramları doğaya aktarma D) Halk söyleyişine yer verme E) İnsan ve toprak ilişkisini işleme (76) ÇÖZÜM: Dörtlükte kullanılan 'karın'. TEŞHİS: İnsan olmayan varlıklara insan özelliği verme sanatıdır. gülle karşılamak ve sadık yar olmak' anlamlarında kullanılarak doğaya aktarılmıştır. 'gülle karşılamak'. CEVAP: C İNTAK: İnsan olmayan varlıkları. Doğru cevap C seçeneğidir. 5 . 'yüz'. Gül ağladı. Menekşe külahını kaldırdı. Her sabah başka bahar olsa da ben usandım Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım SECİ: Düz yazıda kafiyeli kelimelerin kullanılmasıdır. Bu ifadeler.Uğrarız sadmesine her gelenin Bu da bir çiftesidir bize hergelenin TEKRİR: Herhangi bir kelimenin şiir içinde birden fazla tekrarlanmasıyla oluşan sanattır.

tam onu koparacağı sırada. 17. Verilen cümlede menekşe konuşturularak intak sanatı yapılmıştır. 19. 6. 3. elini uzattı. 7. 21. Rus güzelleri Sessiz haremde her biri endamlı bir peri Ben toprak oldum yoluna Sen aşırı gözetirsin Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın Bu eller miydi masallar arasında Rüyalar uzattığım bu eller miydi Arzu dolu yaşamak dolu Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan Bükün boynunuzu bayraklar bükün Cep delik. 18. 10. 14. 8. 5. Venedik. 12. ÖRNEK: Adam. 4. unut mu ? Düşünür ağaçlar aylarca gelecek baharı Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer Eyleme vaktini zayi deme kış. konuş mu. 9. mor menekşe: "Bana dokunma!" diye bağırdı. mintan delik Yen delik. 2. 15. CEVAP: E Aşağıdaki dizelerde geçen sanatları belirtiniz 1. 22. Ahır ağardı tan yeri reisi cibalden Serhadde yol göründü Acem tahtgahına Altında mı üstünde midir cennet-i ala Elhak bu ne halet. kaftan delik Kevgir misin be kardeşlik Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm hayli zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece Durmuş bir saat gibiydi durup geçmeyen zaman Düşün mü. Macar. 23. 11. 6 .Tenimde bir yara işler gibisin. yaz. bu ne hoş ab-ı hevadır Ani üzüntüyle bu rüyadan uyandım Tekrar alev gömleği giymiş gibi yandım Aslanlarımız Çanakkale'yi kuşattılar Bambaşka Leh. Bu cümledeki en belirgin söz sanatı aşağıdakilerden hangisidir? A) Teşbih (benzetme) B) Tezat C) İstiare D) Kinaye E) İntak (konuşma) (89/II) ÇÖZÜM: İnsan dışındaki varlıkları konuşturma sanatına 'intak' denir. 20. sus mu. 24. 16.Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna: . cepken delik Kol delik. oku yaz Garbın ucunda son kıyıdan en gürültülü Bir med zamanı gökyüzü kurşunla örtülü Gönül yarası desem Değil Ekmek parası desem Değil Öyle dert ki Dayanılır şey değil Gördüm deniz denilen bir başlı ejderi Gündüz denizlerde sönerken baktık Ve çobanlar gibi dallar yaktık Her sabah başka bahar olsa da ben uslandım Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım Hırsızların kaçması mahalleyi ayağa kaldırdı Kaldırımlar çilekeş yalnızların annesi Kaldırımlar içimde yaşamış bir insandır 13.

bu ulu rüyayı görenler şehri Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor Bir hilal uğruna Yarab ne güneşler batıyor Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri İşveyle devriliş. su demir ve ekmek demir 36. Sözü yazdım da kalmış öbür entaride Vadiniz buse mi. Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri Ses demir. 30. vuslat mı ne idi unuttum Talih bana dönse nazikane Bir yıldız verse malikane Bigane kalır o iltifata İstanbul'a dönmek isterim ben Üçüncü tabağı da bitirdi Ufkunda bir dakika görünmeksizin kara Hür gökte. 35. Yarattın hevesinle. 33. 43. 39. 40. 42.25. 34. 41. 44. 28. maçı kazanmanın heyecanını yaşıyor Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda Mazi yosunla örtülü bir göl ki yok dibi Mevsim serin ve bahçede yaprak yığın yığın Ne siyah eylemiş bu nasiyeyi Saçımı bembeyaz eden bahtım O kadar çaldı ki yürekten Türküler aşındırdı kavalı Ölüm indirmede gökler. 29. 38. hür denizde uçar hür ufuklara Uğrarız sadmesine her gelenin Bu da bir çiftesidir bize hergelenin Üsküdar. savrulur enkaz-ı beşer Rüya gibi bir yazdı. Kaldırımlar duyulur ses kesilince sesi Kaldırımlar içimde kıvrılan bir lisandır Kanlı bir gül ağzında ve mey kasesi elinde Karlar altında nevbaharım ben Kayseri. 32. örtünüşleri Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgarına 7 . saçılış. 31. ölü püskürmede yer O ne müthiş tipidir. 26. 37. 27.

"bardak" sözcüğü "su" sözcüğünün yerini almıştır. İstiare (Eğretileme / Deyim Aktarmaları). * " Günler akıp gidiyor." Akmak sözcüğü mecazlıdır. Tariz (Dokundurma. içindeki suyu içmiştir. Telmih (Hatırlatma). İntak (Konuşturma). eğretileme. Rücû. Îham… 1-) MECAZ ( DEĞİŞMECE ) Bir sözcüğün gerçek anlamlarından (temel ve yan anlamlarından) sıyrılarak."akıp" sözcüğü. bir başka deyişle "benzetme ilgisine dayalı" mecazlar (Benzetme. Deyimler. değişim söz konusudur. İğneleme) B-) Anlama Dayalı Söz Sanatları Hüsn-i Talil (Güzel neden bulma). 8 . tariz. ad aktarması) Her iki durumda da sözcüğün gerçek anlamından (temel ve yan) uzaklaşıp başka bir sözcüğün yerini alması. Sözcüğe mecazlı anlam yüklenmesinde iki ana yöntem vardır: a) Benzetmelerden yararlanılarak gerçekleştirilen anlam aktarmamaları. başka bir sözcüğün yerinde kullanılmasıdır. Benzerlik söz konusu değildir. Tenasüp (Uygunluk).değişmece yoluyla "geçip" sözcüğünün yerini almıştır. Mübalağa (Abartma). İrsâl-i Mesel. Sözcükler cümle içerisinde ya da en azından başka sözcüklerle öbekleşerek mecazlı anlam kazanır. Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması.dış ilgisiyle mecaz gerçekleştirilmiştir. İç . Tevriye. Düz Değişmece) Teşbih (Benzetme). akıcı bir maddeye. Tezat (Karşıtlık). İktibas. Terdîd.EDEBÎ SANATLAR ( SÖZ SANATLARI ) A-) Mecaza Dayalı Söz Sanatları Mecaz (Değişmece). kişileştirme.mesela bir suya benzetilerek mecaz gerçekleştirilmiştir. Tekrir (Yineleme). mecazlı öbeklerin en tipik örnekleridir. Günler. Tecâhül-i Ârif (Bilip de bilmezlikten gelme ). * "O kadar susamış ki bardağı bir dikişte bitirdi. Leff ü Neşr. İstifham (Soru sorma). abartma) b) Benzetme dışı ilgilerle gerçekleştirilen mecazlar (Mecaz-ı mürsel. Atasözlerinde de mecaz bolca kullanılır. Teşhis (Kişileştirme). Kinaye (Değinmece)." Sözü edilen kişi bardağı değil. kinaye.

"Bildiğim kadarıyla o evine bağlı bir insandır."sığmamak" ve "dökülmek" sözcükleri mecazlı kullanılmıştır." (soyut. Duygular akıcı bir maddeye benzetilmiş." (soyut. olgunlaşmak anlamında) *Barış umutları yeşerdi. oluşmak anlamında) * "Serin ama tatlı bir ilkbahar akşamıydı. bir zerresinin eksilmesi bile düşünülemez." (soyut. gerçek bir su gibi akması mümkün değildir. kardeşim oralı olmadı." Anlamı: Düzeyi: 4." Anlamı: Düzeyi: 9 . "alkış" ve "bravo" larla dışarıya döküldü." (tecrübesizlik ) * "Ölçülü davranışları vardı. "Sizin böyle bir işte harcanmanızı istemem." (sözcük) * "Borsada kaybedince kafayı yedi." (deyim) * "Ateş düştüğü yeri yakar.UYARI Mecazlı kullanımı ayırt etmenin bir yolu da. "Çocuğu çok sıkıyorlar. Mesela yukarıdaki kullanımlarda günlerin." (sözcük) * "Her işte kılı kırk yarardı. sözcüğün yeni kazandığı anlamın gerçekte mümkün olup olmadığına bakmaktır. "Babam: 'Kalk. deyim." Anlamı: Düzeyi: 6." (atasözü) Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1. ÖRNEKLER *"Duygularımız içimize sığmadı." Anlamı: Düzeyi: 2. hoş anlamında) * "Olaylara bir de bu gözle bakmalısın." Anlamı: Düzeyi: 5. Su içerken bardağın "bitmesi" şöyle dursun." (seviyeli) DİKKAT! Mecaz anlamlılıklar sözcük." (anlayış anlamında) * "Yeni idarecimizin davranışları hamdı. "Bu acı olay hepimizi derinden etkiledi.'dedi." (deyim) * "Seni görünce kirişi kırdı tabii." Anlamı: Düzeyi: 3. "Bakanın istifasından sonra yoğun bir koltuk kavgası başladı. argo ve atasözü düzeylerinde görülebilir: * "Lodos soğuğu kırdı." (argo) * "Bu boş kafalar gelişmemizi engelliyor." (argo) * "Ana sorunumuz bu değil." (sözcük düzeyinde) * "Onun ne zamandır kırdığı ceviz kırkı aşıyordu zaten. * "Bu işçi biraz daha pişmek ister. su getir.

" 10 . "Hayatımda onun kadar tilki bir adam görmedim." Anlamı: Düzeyi: 9." Anlamı: Düzeyi: 11. "Sanıyorum bu işte onun da parmağı var." Anlamı: Düzeyi: 8." Anlamı: Düzeyi: 16. talih bizimle oynuyor." Anlamı: Düzeyi: 13." Anlamı: Düzeyi: 17. "Ne diyelim. "Vatan borcu biter bitmez ordayım." Anlamı: Düzeyi: 15. İç -dış ilgisi * "Anne. "Biz ne dersek diyelim karşı duruyor. bildiğinden şaşmıyordu. her şeye burun kıvırırdı. bir sözün başka bir söz yerinde kullanılmasıyla oluşturulan mecazlardır. "Oturup dururken ne parlıyorsun. "Hiçbir şeyi beğenmez. Gerçek anlam Çok sövmek : Kolayca kandırılabilen: Hapishane: Esrar: Öldürmek: Argo anlam kalaylamak keriz dam. "Taşıma su ile değirmen dönmez. kafes ot nallamak 2-) MECAZ-I MÜRSEL (AD AKTARMASI/DÜZ DEĞİŞMECE) Benzetme ilgisi söz konusu olmadan." Anlamı: Düzeyi: 10. "Su testisi su yolunda kırılır." Anlamı: Düzeyi: Argo Düzeyinde Mecaz: Toplumda herkesçe kullanılan dilden ayrı olarak belirli kesimlerce kullanılan ancak genel dilin içinde yer alan ve ondan türeyen özel dile argo denir. kodes. çamaşır kazanı kaynadı.7.gel!" * "Üstünü çıkarıp yatağa uzandı. başka bazı ilgilerle. "Bu öğrenci diğerinden bir gömlek daha bilgili. delik. sana bir şey diyen mi var?" Anlamı: Düzeyi: 14." Anlamı: Düzeyi: 12. "Ağzı süt kokan sanatçılar bile bize akıl vermek istediler.

" * "Motor gece karanlığında yükünü Bartın'a boşalttı. "Tiyatroda oynamam konusunda bütün mahalle beni destekledi. soyut olan "Türklük" kullanıldı." * "Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır."cesaret." * "Batı ve Doğu. bölge. yön.bütün ilgisi * "O zamanlar bu gazetede usta kalemler vardı. "Koştu yokuş aşağı." 2. kafası ve yüreğiyle toplumun güvencesidir." Soyut . * "Gençlik.insan ilgisi * "Eve haber verip geleyim. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz." * "Bu sahalarda nice altın ayaklar top koşturdu." * "Üniversitedeki kürsüsünde yıllarca çalıştı.* "Ne zamandır evde tencere kaynamıyor. "Marmara'da her yelken / Uçar gibi neşeli. ben Bartın'a bineceğim." 4.sonuç ilgisi * "Hay mübarek! Bereket yağıyor bereket!" * "Bahar aylarında rahmet düşmezse ürün iyi olmaz." * "Şimdi de biraz Yûnus Emre okuyalım mı?" * "Pikapta Münir Nurettin dönüyordu. "Sen bu otobüsle git."düşünce" yerine somut olan kafa." 7." Somut bir varlık olan "Türk insanı." Parça . inanç ve felsefe yönünden hem birbirini etkilemiş hem birbirine uzak durmuştur. rengi atmış bir şapka." Sanatçı ." Yer.somut ilgisi * "Türklük yüreğini dağlasın gayrı/Cihan da bizimle ağlasın gayrı." * "Şofben yanıyordu." 6. sonra Mozart çaldı. "Ön sokakta yer yok. "Çocuk kitapları birinci hamura basılmalı." 11 ." Neden .Türk milleti " yerinde." 3. 1." 5." * "Ankara bu notaya cevap vermekte gecikmedi.eser ilgisi * "Davetlilere piyanosuyla önce Çaykovski." "Gençler" yerine soyut olan "gençlik"." * "Adresi bir de şu büfeye sorsak mı?" * "Sizin işinizi şu masa halleder beyefendi. arabayı arkaya bırakınız.duygu" kavramları yerine somut olan "yürek" kullanıldı. "Depremden sonra Düzce geceyi sokakta geçirdi. çağ ." * "Bu depoyla Düzce'ye kadar gideriz.

Ayrıntılı (Tam) teşbih: Dört öğesi de bulunan benzetmedir.. ÖRNEK " Cennet gibi güzel vatan " KB BE BY B Bir benzetmede bu dört öğe her zaman bir arada bulunmayabilir.Pekiştirilmiş teşbih: Benzetme edatı bulunmayan benzetmedir.Benzetme Yönü ( BY ): Aktarılan özellik 4. misal. ÖRNEK "Kutu gibi bir dairede oturuyor. "Turistler bu tur için yeni lokomotifler yerine buharlıyı tercih ediyorlar.Benzeyen ( B ): Özellikçe zayıf olan 2. "Türkiye. Benzetmenin dört öğesi vardır: 1. Benzetme.. köy türküleri Ana sütü gibi candan Ana sütü gibi temiz. aralarında ortak nitelik bulunan iki varlık ya da kavramdan. ÖRNEK "Ah bu türküler. andırmak. Yardımcı öğeler kullanılmadan da benzetme gerçekleştirilebilir. Tanzimat'la yüzünü Batı'ya çevirmişti. " Benzeyen: Köy türküleri Kendisine benzetilen: Ana sütü Benzetme yönü: temiz ve candan olması Benzetme edatı: gibi 2." KB BE B 3. sanki. ÖRNEK "Bir siyah kadındır kaldırımlarda gece " BY KB B 12 . basacağı toprağı Bütün şehir bekliyor onu dizler üstünde." 10.Kendisine Benzetilen ( KB ): Özellikçe güçlü olan 3. ortak nitelik yönünden güçlü olandan zayıf olana aktarma yapılmasıdır." 3-) TEŞBİH ( BENZETME ) Anlatımı güçlendirmek amacıyla. kullanılan öğeler bakımından çeşitlere ayrılır: 1. güya.Kısaltılmış teşbih: Benzetme yönü bulunmayan benzetmedir." 9. Bunlardan ilk ikisi benzetmenin asıl öğeleridir.Benzetme Edatı ( BE ): gibi. kadar. Benzetme yönü ve benzetme edatı yardımcı öğelerdir.8. "Koparıp öpmek için.

cennete doğru yola çıktı." 2."Beş altı araba.) Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1. pekiştirilmiş benzetmede başlar. bir melekti. "Annem melek gibi temiz ruhlu bir insandı." ("Melek annem" sözü teşbih-i beliğdir."İyi sözler söylenmiş bir kadın gibi güzelleşiyor dünya." 9. "Saçların tarumar." B KB BE BY 4. ÖRNEK " Gül tenli sevdiğim " KB B " Selviler içinde bir alevdir Emir Sultan " KB B "Unutmakta haklısın kömür gözlüm / Haklısın… Bu sözüm sana sitemdir" KB B UYARI ! Tam teşbihte mecaz yoktur." 3.Yalın teşbih (teşbih-i beliğ) : Benzeyen ve kendisine benzetilenle yapılan benzetmedir." 13 ."Ağzımda bal gibi tatlı bir türkü…" 10. Özellikle "melek" sözünde yoğun bir mecaz anlam vardır. yaz kış ışıl ışıldır. gözlerinde nem / Ateşe benzerdin. teşbih-i beliğde iyice güçlenir."Köpek leşi gibi uyuyor şehir."Fırtınada bir deniz feneri kadar yalnızdım."Rujlu dudakları açık bir yarayı andırıyordu."Sürüklenen bir kış ölüsüdür zaman. çünkü. küle dönmüşsün. Van Gölü mavi bir çarşaf gibi önüme serildi." 5. Mecaz. mecaz yok) "Annem iyilikte.) "Melek annem."melekti" sözcüğü mecazdır." 7." KB BE KB BE "Tepegöz gök gürültüsünü andıran bir sesle kükredi." UYARI ! Benzetmelerde "benzemek."Ovadan bakılınca çelikten dev bir testere ağzını andıran tepeler. Benzetme kısaldıkça anlatım güçlenmekte. dönmek" gibi fiiller ve bunlardan türetilmiş fiilimsiler edat yerinde kullanılabilir. Çünkü bütün sözcükler gerçek anlamlarını korumaktadır."Büyük sahra denen bu kum denizinde daha günlerce hamallık edeceğiz." 11. mecaz havası oluşmaktadır."Bütün gece vagondan vagona un çuvalları taşımış hamallar gibiyiz. gelin alayı gibi sıralandı." 6." 8. Aşağıdaki örnekleri bu açıdan inceleyiniz."Yollar köyleri saran eskimiş çerçeveler " B BY KB 4. Mecaz iyice güçlenmiştir."anne" aslında melek değildir. andırmak."Erciş sapağında." (tam teşbih." (Pekiştirilmiş benzetme. mecaz var.

"Çatma kurban olayın çehreni ey nazlı hilâl!" Şair."kadın". "Şiir bir cennet bahçesi / Girmeyene anlatılmaz." 23. İstiareler ikiye ayrılır: Açık İstiare: Sadece kendisine benzetilen kullanılır. NOT: Kapalı istiarelerde yalnız Benzeyenin (özellikte zayıf olanın) kullanıldığını biliyoruz. "Garibanlar yolunuyor kaz gibi/Hangi kuşun neresini yazayım.12." 22." 26. Bu. Bu."Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım. "Yuvayı yapan dişi kuştur. "Yıldız gibi doğdukça güzel her akşam." 4-) İSTİARE (EĞRETİLEME) Temel öğelerden (benzeyen. Kapalı İstiare: Sadece benzeyen kullanılır."Biliyorum / Şiir bir pencere kuşudur. Ancak benzeyen kullanılmamış. Bu tür benzetmelerde Kendisine Benzetilenin özelliklerinden (benzerlik yönünden) bazıları da ipucu olarak kullanılır. ÖRN. "Acep beni anar m'ola / O kaşları keman şimdi." 25."Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik." 19. "Gözleri çıkarılmış bir âmâ gibi evler. ÖRN. ne var?" Şakaklardaki beyazlık kar'a benzetilmiş. başka bir söz yerine kullanılması olarak da tanımlanabilir. açık istiare örneğidir. "Ben kendi varlığı içinde taşan / Uçsuz bucaksız bir denizim." 14. kendisine benzetilen) sadece biri söylenerek yapılan benzetmeye istiare denir. "Kul Mustafa karakolda gezerken /Gülle kurşun yağmur gibi yağarken. Sadece benzeyen öğesi kullanılmış." 16." 24." Bir atasözü olan bu cümlede. "Şakaklarıma kar mı yağdı. Bu bir istiaredir." 20. ancak benzeyen (kadın) kullanılmamıştır." 18. ancak "insan" (kendisine benzetilen) dizede açıkça geçmiyor." 27."İnsan bir ormandır derdim sana hep. bir sözün benzetme amacıyla. "Durmuş bir saat gibiydi durup geçmeyen zaman." 17. kapalı istiare örneğidir." 13. "Gözlerimiz kurşun. "Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi. "Ve çobanlar gibi dallar yaktık. bayrağı kaşlarını çatmış bir insana benzetiyor."Bir bakışı vardı Esma'nın / Kavak yelleri gibi pırıl pırıl. elimiz bıçak / Severek öldürdük güzellikleri." 21. 14 ." 15. İstiare. "dişi kuş"a benzetilmiş.

" Çocuklar "kuş"a benzetilmiş." Burada TEŞHİS ve KAPALI İSTİARE vardır.ÖRN. "Buğdaylar" insana benzetilmiş. insan olmayan varlıklara insan niteliği kazandırma. insana ait özellikleri o varlıklara mal etme. uçamaz oldu." 5. çözmek (ipucu) TÜR: Kapalı İstiare * "Gönül her çiçekten bal almak ister / Kırıldı kanadı." 4." B: yollar KB: ip. "İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece." B: Irmaklar ve çoban çeşmesi KB: İnsan(?) BY: ağlamak(ipucu) TÜR: Kapalı İstiare * "Gece akıp gitti / Çevirin gündüzün sayfalarını. kanar." "Uyku" akıcı bir maddeye (mesela suya) benzetilmiştir. muttasıl kanar güller." B: gönül KB: arı (?) BY: çiçek." 3. bal almak ve kanadı kırılmak(ipucu) TÜR: Kapalı İstiare Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1. "Eğilmiş arza. "Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor." 15 . Her Kapalı İstiarede ise Teşhis yoktur. çünkü bu tür benzetmelerde Kendisine Benzetilen bir insandır ve söylenmemiştir. Her teşhiste. "özlem çekmek". ÖRNEKLER * "Derinden derine ırmaklar ağlar / Uzaktan uzağa çoban çeşmesi. "Boynu bükük buğdaylar."Can kafeste durmaz uçar / Dünya bir han konan göçer." 2. NOT: Teşhis (Kişileştirme). ÖRN. "Çocuklar okula doğru adeta uçuyorlardı."Akıyordu" eylemi ipucu olarak kullanılmıştır. ip yumağı (?) BY: dolaşık. "Gözlerinden uyku akıyordu. ÖRN."kuş" değil uçmak eylemi kullanılmıştır. insandan diğer varlıklara aktarmadır. bir kapalı istiare vardır. yağmur özlemiyle gökleri gözlüyorlardı. "Bir med günü gökyüzü kurşunla örtülü. "gözlemek" gibi özellikleri buğdaya mal edilmiştir. su (?) BY: akmak(ipucu) TÜR: Kapalı İstiare * "Gülüm beni terk edecek / Hasretiyle öldürecek." B: gece KB: akıp giden bir madde." B: sevgili (?) KB: gül TÜR: Açık İstiare * "Nice dolaşık yolları çözdüm bıraktım.

sevincinden ağlamakta." 19." 8."Mor menekşe boyun eğmiş / Yapracığı suya deşmiş. rüzgârlar hoyrat Yok artık can verdi aydınlık mevsimler."Yedi tepeli şehirde bıraktım gonca gülümü."Semânın kandilleri yanmıştı. haykırmak gibi insana ait özellikler 'benzetme yönleri' belirtildiği için kişileştirme. baktım yarıya çekildi. ağlıyordu ırmaklar."Ufuklar merhametsiz."Gökyüzü sarsılıp köpürüyor. 16 . "Güneş."Görünmez kanatlarıyla hatıralar / Camlara çarpıp duruyor." 7. Kurban olam kurban olam / Beşikte yatan kuzuya." 25."Sabahtan uğradım ben bir fidana." 20."Başımdan bir kova sevda döküldü Islanmadım. "Bir ateş düştü canıma / Yanarım kimseler bilmez. ağlamak."Uzak dağlarda kaybolmuş bir bulut/Rüzgârın bir unutkanlığıdır. üşümedim."Durur tekbir alır dağlar / Döner dağlarda kartallar." 29." 24. gülen." 11."Yeşil kurbağalar öter göllerde / Kırıldı kanadım kaldım çöllerde." 30. yorgundur sandım." 9." 13." 18. sevinmek." 14. kapalı istiare biçiminde gerçekleştirilmiştir." 16. insan gibi sevinmekte."Birçok seneler geçti dönen yok seferinden. haykıran rüzgâr Kalplere sevinç. camlara saldırıyor." 22."Havada bir dost eli okşuyor elimizi." 17." Rüzgâr. gülmek. Bazen benzetme çoğu zaman da kapalı istiare biçiminde gerçekleştirilir. denizin mavi sularında saçını yıkıyordu. ÖRNEKLER * "Sevincinden ağlayan." 15. Böylece kişileştirme gerçekleştirilmiştir." 12."Dağlara yaslanıp yatan güneşi/Yaralı."Varsın bahçelerde rüzgâr gezinsin. O kızıl zafer kartalının / Çankaya'da kurulmuş yuvası." 23." 10. hastadır."Yüce dağ başında siyah tül vardır."Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor. yandım oy!" 26. gülüp haykırmaktadır." 21. Kendisine benzetilen "insan" söylenmediği." 28." 5-) TEŞHİS ( KİŞİLEŞTİRME ) İnsana ait özelliklerin insan olmayan varlıklara mal edilmesiyle gerçekleştirilen mecazlı bir anlatım özelliğidir."Saçlarıma yıldız düşmüş koparma anne."Vatan ufkundaki en güzel çeyiz En şanlı süs."Yürüyordum.6. "Yüce dağların başında salkım salkım olan bulut. umut ve inanç getiriyor." 27.

" 11. * "Konunun hassasiyeti nedeniyle kalemimin çok temkinli hareket ettiğini okurların fark etmişlerdir. benzetme şeklinde gerçekleştirilmiş olur. bakmayın yüzüme dik dik İşte yakalandık. ay gülüyor." denirse benzeyen de kendisine benzetilen (insan) de belirtildiği için kişileştirme. duvaklar öpsün. "Çukurova bayramlığın giyerken. şarkı söyleyen kuşlar. "Bir bahar sabahının karanlığında ıssız 17 . *Bir yağmur başlar ya inceden ince / Bak o zaman topraktaki sevince." 'Kuşlar' konuşmaktadır. tüller. "Çocukluğum oynar serin avluda. kişileştirme yapılmıştır. rüzgâr uymakta Körfez düşünür. "Mavi tulumbayla gülümser evim." 9. "Toplanırken göklerde bulutlar yığın yığın Hırçın bir fırtınaya dönüşüyordu deniz. kendisine dik dik baktıklarını söyleyerek 'aynaları' kişileştirmiştir. "Yeditepe üstünde zaman bir gergef işler." 4." 'öpmek' özelliği karanlığa mal edilmiştir." 'sevinmek' özelliği toprağa verilmiştir." 13.Aynı zamanda kapalı istiare yapılmıştır. "Bir balık ağlıyordu / Denizde / Başını yaslamış / Ufacık bir yosun parçasına. "Dinmiş denizlerin şarkısı. dere kişileştirilmiştir. "Rüzgâr uyumuş. "İçmiş gibi geceyi bir yudumda / Göğün mağrur bakışlı bulutları." İkinci dizede." 7." 'selâm götürmek' özelliği buluta verilmiştir. "Dans eden kelebekler. * "Kuşlar. senin uzak diyarlara gittiğini söylediler bana. * "Besbelli her saat artar kederi / Belki de yüreği yara dağların. * "Bir bulut gezer yayla yayla Anadolu'yu Bir baştan başa selâm götürür. her taraf ıssız." 2. * "Ben öpmeden önce yanaklarını / Varsın teller. insanın 'ağlama' özelliği 'dere'ye aktarılmış." Şair. haykırıyordu." 8. gülüyor. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1." 12. Kanlıca mahzundur uzakta. tüller." 6." 3."Dinle yolcu bu su onun sesidir / Sinsi adımlarla akşam yürüyor."Yeşil sedirlerde dinlenir huzur." teller. bir insan gibi sevincinden ağlıyor." 5. tedbirli. duvaklar' kişileştirilmiştir. ölçülü hareket ediyor. * "Dağ başını duman almış / Gümüş dere durmaz akar. * "Aynalar. * "Renkler başkalaştı gün ortasında / Koyu bir karanlık öptü denizi.* "Rüzgâr." 'kalem' insan gibi temkinli." 10." İnsana ait 'yüreği yaralı' ve 'kederli' olmak dağlara verilmiştir. kelepçelendik. göz kırpan çiçekler vardı o yerde.

." 6-) İNTAK ( KONUŞTURMA ) İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıkları konuşturma sanatıdır. / Bir yeşermeye göreyim: / Kızmasınlar halim duman / Canıma kastederler yapabilseler / Ama nafile kurumam." Ayrıkotu konuşturulmuştur. "Akdeniz'in dalgaları cilveli / Akdeniz'dir denizlerin güzeli. * "Akıl ersin." 16. ÖRNEKLER * "Ben bir ayrıkotuyum / Ne buğday amcam.Gökte diz çökmüş iki titrek ışıklı yıldız." 14.' " * " 'Yıldızlar sönsün' diyerek bağırdı karanlıktan sümbül. eli kolu bağlıydı." Verilen parçada "çeşme" insan gibi konuşturuluyor." 7-) KİNAYE ( DEĞİNMECE ) 18 . mor menekşe:'Bana dokunma!' diye bağırdı. tam onu koparacağı sırada. ağlıyordu." 15. Konuşturma. Varlık önce kişileştirilir. kişileştirmeden sonra gelir." UYARI ! Konuşturulan varlıklar kişileştirildikleri için kullanılan her intak sanatıyla birlikte teşhis sanatı da yapılır. ancak yapılan her teşhiste intak sanatı yoktur. "Ay suda bestelerken en güzel şarkıyı Küreklerim de suya en derin şiiri yazdı. "Haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi Demirlemişti." * "Adam elini uzattı. * "Ey benim sarı tamburam / Sen ne için inilersin? / 'İçim oyuk derdim büyük / Ben anınçün inilerim!. gerekirse konuşturulur." * "Küçük bir çeşmeyim yurdumun / Unutulmuş bir dağında / Hiç kesilmeyecek suyum / Yıldızların aydınlığında / Boyuna akar dururum. ne pirinç dayım / Mısırla akraba bile değilim. * "Benim adım dertli dolap / Suyum akar yalap yalap / Böyle emreylemiş Çalap (Tanrı) / Derdim vardır inilerim. ermesin sevdama Senden yanayım. dedi yeşeren dal senden yana.

"taşlama". hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına kinaye denir." * "Çok zahmet çektik. gerçekten ustaymış. herkesi ayağa kaldırdı." 19 ." * "Kefil olduğunuz gece bekçisi hakikaten güvenilir çıktı. ÖRNEKLER * "Arkadaşın dayısı güçlüdür." * "Ben toprak oldum yoluna Sen aşırı gözetirsin Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın?" * "içinizde en yürekli olan gelsin. bazen parantez içerisinde ünlem ( ! ) işaretiyle belli edilir. Terim olarak." * "Yokuş çıkmayı göze almayanlar hep çukurda kalır." * "Rüzgâra karşı tüküren kendi yüzüne karşı tükürür. Allah için. bu hızla gidersek. artık hiç çalışmıyor. sonunda ayağımız düze bastı. Kinayedekinden daha keskin alay ve eleştiri içerir. Kinayede asıl kastedilen." * "Çocukların velvelesi. burnu büyük adamdan hayır gelmez." * "Bırak onu. Yazıda tariz." * "Adamınız. Kinayeden. okula belki yarın sabah varırız. hafif ve zarif biçimde alaya almada yararlanılır." 8-) TARİZ ( DOKUNDURMA / SİTEM / İĞNELEME ) Sözcük anlamıyla "dokundurma". ayağı kaydı bir kere. benzetme amacı güdülmeden." * "Böyle yürürseniz mahalleye yatsıya varırsınız. üç gün sonra bizim kasayı yüklenip kayboldu. "taş atma" demektir.Bir sözün. ÖRNEKLER * "Bazı sevgili dostlarımın ( ! ) benim için karpuz kabuklarının en kayganlarını hazırladıklarını biliyorum. onun eli değeli bizim makine kararsızlığı bıraktı." * "Eh. halleder. bir sözün görünürdeki anlamının tam tersi amaçlanarak kullanılmasıyla gerçekleştirilen mecazlı anlatımdır." * "Ne yapsın." * "Atılan ok geri gelmez. mecaz anlamdır." ÖSS * "Ey benim sarı tamburam Sen ne için inilersin -İçim oyuk derdim büyük Ben onun'çün inilerim. Deyim ve atasözlerimizde kinayeye çok rastlanır." * "Bu taşı bize dostumuz atıyorsa durup düşünmemiz gerekir." * "Karşısında ağzımı açamadım ki. karşıdakini incitmeden iğnelemede.

horozdan korktuğuna bakmayın. Bu ağaçların yeşil olmasının gerçek nedeni değildir. sözün nasıl bir durum için. PEYMANE : kadeh . hangi ortamda kullanıldığına." * "Beni ne çok sevdiğini ( ! ) biliyordum zaten." UYARI Tariz ile kinaye karıştırılmamalıdır. karşıt anlamı önemlidir. şarabın ve gülün rengini ( kırmızılığını ) kendi içindeki ateşten geldiğini belirtiyor. insanların mutlu olmasını. iki yıl sonra telefon etmek zahmetine girerek bunu kanıtladın. Kinayede ise sözün her iki anlamının bir arada kullanılıp kullanılmadığına bakılır. ÖRNEKLER * "Sen gittin yaslara büründü cihan Soluyor dallarda gül dertli dertli" Şair. "akşamın gelişini" ve "gülün solmasını". hayali bir neden bulmuştur." * "Ne kadar eli açık olduğunu gördünüz değil mi? Derneğe tam bir milyon lira bağışladı. Tarizde sözün gerçek ya da mecaz anlamda kullanılmasından çok. kabak suyu gibi. varsa. 20 . diğer cümlelere dikkat etmek gerekir. GÜLZÂR : gül bahçesi Bu dizelerde şair." * "Aferin oğlum Ahmet / Bu yolda devam et / Herifçioğlu Sen Mişel'de koyuvermiş sakalı Neylesin bizim köyü / Nitsin Mahmut Makal'ı." * "Çayın nefis olmuş.Böylece şarabın ve gülün kırmızılığını gerçek nedeninin dışında daha güzel ve hayali bir nedenle açıklıyor. * "Ne kadar kültürlü olduğu ( ! ) yazılarından belli. * "Renk aldı özge ateşimizden şerâb ü gül Peymâne söylesün bunu gülzâr söylesün" ŞERAB : şarap .* "Benim oğlum çok cesurdur canım. güzel şeyler düşünmesi için yemyeşil olmuştur. * "Güzel şeyler düşünelim diye Yemyeşil oluvermiş ağaçlar" Şaire göre ağaçlar. "sevgilinin gidişine bağlamıştır. Böylece gerçek neden yerine hoşa giden." * "Bu ne kudret ki Elifbâ'yı okur ezberden. 9-) HÜSN-İ TALİL ( GÜZEL NEDEN BULMA ) Herhangi bir olayı gerçek nedeninin dışında daha güzel ve hayali bir nedene bağlayarak açıklama sanatıdır." UYARI Dokundurmaca anlamını çözebilmek için. Şair gerçek nedeninin dışında daha güzel ve etkileyici bir neden bulmuştur.

karanfil kokusunun ağustos yıldızlarının sıcaklığının. meğer sevgili bu gece geleceğini bildirmiş. Hz. Bahçenin süslenmesini sevgilinin geleceği haberine bağlıyor. "Bahçe." 5. * "Sen yoksun hiçbir şey yok Güneşin rengi Ağustos yıldızlarının sıcaklığı Karanfil kokusu" Şair." 3. şair atlarına yeni bir ülkede yem vermek isteyişlerini gösteriyor. süslenmiş fesleğenlerle bezendi. güneşin renginin olmayışını gerçekçi bir neden değil de sevdiğinin yok oluşuna bağlıyor."Sen gelince güller açar bahçemde / Bahar güler kahkahayla. * "Müzeyyen oldu reyâhin bezendi bâğ -ı çemen Meğer ki bağa haber geldi yârdan bu gece" MÜZEYYEN OLMAK: süslenmek." diyor."Bir düğün havası eserdi mahallemizde Kayısı ağaçları gelin olunca" 7. Peygamberimizin ayak bastığı topraklara ulaşmak nedenine bağlanıyor. REYÂHİN: fesleğenler Şair.i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl Başını taştan taşa urup gezer âvâre su" Irmakların dağ taş aşarak ( başını taştan taşa vurarak ) akıp gidişi."Gök ağladı gün boyun sen gidince" 8."Güller ki yüzünün renginden utandıkları için kızardılar" 2.İ ÂRİF ( BİLMEZLİKTEN GELME ) Bir anlam inceliği yaratmak ya da nükte yapmak için. 21 ."O çay ağır akar yorgun mu bilmem Mehtâbı hasta mı."Ey sevgili sen bu ilden gideli yaprak döktü ağaçlar. senin için Ben bir yıldızım yıldızlar ortasında" 10-) TECÂHÜL . Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1.* "Yeni bir ülkede yem vermek için atlarına Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgârına" Akıncıların yeni ülkeler fethetme isteklerinin nedeni olarak. soldu gökyüzü." 4. * "Hâk ."İşim gücüm budur benim / Gökyüzünü boyarım her sabah Hepiniz uykudayken / Uyanır bakarsınız ki mavi" 10-"Gün senin için doğuyor."Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak. şairin.solgun mu bilmem" 6. Halbuki bahçenin güzellik kazanması mevsimle ilgilidir. Oysa fetihlerin asıl amacı toprak kazanmaktır."O kadar yürekten çaldı ki / Türküler aşındırdı kavalı" 9. çok iyi bildiği bir şeyi bilmiyor görünerek söz söylemesine tecâhül -i ârif denir.

yaşamak dolu Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan? " 7. TENHACA: gizlice. BUSE: öpücük. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1."Şakaklarıma kar mı yağdı ne var Benim Allah'ım bu çizgili yüz? " 5-Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer? " 6. bunu başkasından işitmiş gibi söyleyen de Nedim'dir. gökyüzünün niçin su renginde olduğunu bilmediğini söyleyerek. sevgili ile Göksu'ya gezmeye giden de Nedim. cevizler. Bu beyitte tecâhül-i ârif ile mübalağa da vardır. VUSLAT: kavuşma Şair."Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım Kurbanın olam var mı benim bunda günahım" 2."Dün gece yoktu ki / Bu dağ buraya nasıl gelmiş? " 3. ) Fuzuli bu beytinde. İŞRET: yeme içme Bu beyitte. sorudan yaralanarak bu durumu bilmezlikten geliyor. iğdeler Gidin bakın gölgeleri orda mı? " 4. * "Sözü yazdımdı da kalmış öbür entaride Va'diniz bûse mi vuslat mı unuttum ne idi" VAAD: herhangi bir konuda söz vermek."Arzu dolu."Su insanı boğar. çok gözyaşı dökmüş olduğunu nükteli bir tarzda belirtmiş oluyor. yoksa göz yaşlarım mı gökyüzünü kaplamıştır. ateş yakarmış Her doğan günün bir dert olduğunu İnsan bu yaşa gelince anlarmış. sevgilisinin kendisine buse mi vuslat sözü mü verdiğini unuttuğunu belirterek bildiği bir gerçeği bilmezlikten geliyor. fakat böylece ne kadar çok ağlamış.ÖRNEKLER * "Yılın ilk karı yağdı İyice kısaldı günler Ölülerimiz üşür mü ki?" Son dizede şair ölülerin üşümediklerini bildikleri halde."Çördükler. Doğal olarak şairin gökyüzünün niçin su renginde olduğunu bilmemesi imkânsız. * "Âb-ı gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem Yâ muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su" ( Bilmiyorum. dönen kubbe "gökyüzü" kendiliğinden mi su rengindedir. * "Ey şûh Nedimâ ile bir seyrin işittik Tenhaca varıp Göksu'ya işret var içinde" ŞÛH: çılgın." 22 . döktüğü gözyaşlarının gökleri kaplaması nedeniyle böyle olabileceği ihtimalini ileri sürüyor.

" 6.11-) MÜBALAĞA ( ABARTMA ) Bir özelliğin ya da durumun olduğundan daha çok gösterilmesidir."Sizi yıkarım dağlar / Yâre zarar gelirse. derdim bitmez. * "Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla Yerden yedi kat Arş'a kanatlandık o hızla " Akıncıların atları öyle hızlı koşmaktadır ki hızlarını alamazlar ve binicileriyle yerden yedi kat Arş'a yükselirler." 9."Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ" 4." 19. o haritadaki denizi görse boğulur."Derdimi döksem ben Karadeniz'e Kırım sahillerini sel tufan alır. " 16. Burada olmayacak bir durumun anlatımı vardır. Abartmanın oluşması için. söz konusu özelliğin. Böylece mecaz da oluşur." 5. " 7."Âlem sele gitti gözüm yaşımdan." 13."Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle" 2. mantığın sınırlarını zorlayacak biçimde büyütülmesi gerekir."Bu dertten demir çürür / Bilmem nasıl dayandım. koparıp tan yerinden Elimizde meşale gibi taşımaktayız. ÖRNEKLER * "Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer" Bu dizelerde "atalarının gökten inerek. şehit olan askerlerin alnını öpmesi " istenmektedir."Sürsün baş başa bu yolculuk / Sayıları delirtecek mesafelere." 18."Akdeniz'in dalgası gönlüm kadar taşmadı."Yahu."Farz et denize çıktım / Su biter." 11."Her damlada bir umman var / Yüzdüm." 10."Ölüm indirmede gökler ölü püskürmede yer O ne müthiş tipidir savrulur enkâz-ı beşer" 3. " 23 ." 14. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1."Deniz mürekkep olsa / Yazılmaz benim derdim."Ölçüyü yitirdik tümden / Yüzükler kemer oldu ha ! " 15." 8." 20."Bir âh çeksem dağı taşı eritir. Şair bunun gerçekleşmesinin olanaksız olduğunu bildiği halde sözün etkisini artırmak için abartmaya gitmiştir."Aşk çekici değdi örse / Durmam gayrı dünya dursa. " 17."Gökte yanan güneşi. yüzdüm tükenmiyor."Elim değse akan sular tutuşur İçim dışım yanar oldu gel gayrı."Zâlım yârin elinden / Gözyaşım sele döndü." 12."Aşkınla tutuştum yandım / Gör beni neyledi sevdan.

kavramların zıtlığında değil. düşünce değildir. Ancak "Gece uyurum. gündüz çalışırım. ün salmak 6." 11-"Ne efsûnkâr imişsin âh ey didâr-ı hürriyet Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esaretten. ÖRNEK * "Meyhâne mukassi görünür taşradan ammâ Bir başka ferah başka letâfet var içinde" Nedim'in bu beytinde meyhanenin hem sıkıntılı hem de ferah ve latif olduğu söyleniyor."İbadet eylerim. bir varlığın birbirine zıt özellikleri bir arada söylenmiş oluyor."Nedir benim bu çilem Hesap bilmem Muhasebe memuruyum." 14-"Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?" 15-"Ben de gördüm güneşin doğarken battığını."Gülen çehremi görüp / Sanmayın beni bahtiyârdır Her kahkahanın içinde / Bir damla gözyaşı vardır." 2." 7."Ben de gördüm güneşin doğarken battığını Esrarlı bir bakışın gönlü kapattığını."Lâkin ben hiç bu kadar mahzun olmadım Ölümü hatırlatan ne var bu resimde? Halbuki hepimiz hayattayız. Akla ve mantığa uygun bir şekilde."Karlar etrafı beyaz bir karanlığa gömdü Kar değil gökyüzünde yağan beyaz ölümdü."Görmediğim şeyi asla sezemem /Korku bilmem hiç yalnız gezemem İcap etse kendi adımı yazamam / Kâtiplikte gayet iştihârım var." 9." 5. Gece ile gündüz zıt iki kavramdır." 13-) TELMİH ( HATIRLATMA ) 24 . lekemi silmem Ömrümde zararsız günümü bilmem Her senede yüz milyonluk kârım var." İŞTİHÂR: meşhur olmak." demekle tezat sanatı olmaz."Bir kız vardı yok gibi öyle güzel!" 8."Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz. namaz kılmam Temizlik severim. Oysa tezat." 4. düşüncenin zıtlığındadır. 1. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz.12-) TEZAT ( KARŞITLIK ) İki karşıt düşüncenin bir arada söylenmesidir." 12-"Rüzgâr eser dallarımız atışır Yas ile sevincim yıkışır dağlar." 3." 13-"Kara gözlerinin beyaz feneri olayım.

Telmihte." Şair.) 25 . herkesçe bilinen bir olayı geçmişteki bir olaya."Ekmek Leylâ oldu dostlarım / Mecnûn oldum peşi sıra giderim. Mûsâ'nın yere atınca yılan olan âsâsıyla gösterdiği mucizelere telmih vardır."Vahdetün şarabından / Bir cur'a nûş edeyin Enel-Hak çağıruban / Dâra gireyin Mevlâ" 5.dem olub bahârdan bu gece Hıtâ'ya benzedi gülşen nigârdan bu gece SABÂ . "Atamız elma çaldı cennetten" dizesiyle okuyucuya Adem ile Havva'nın cennetten kovulmasına neden olan olayı anımsatmakta ve telmih sanatına başvurmaktadır. Çağrışıma dayanan bu sanatta anımsatılan şey uzun uzadıya açıklanmayıp bir iki sözcükle ifade edilir. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 1. en şerefli mahlukuz / Deyip de pek fazla Övünmemiz haksız / Atamız elma çaldı cennetten Biz o hırsızların çocuklarıyız. İbrahim'in ateşe atılmasına ve ateşin gül bahçesine dönmesine telmih vardır. Mûsâ'nın Tûr-ı Sinâ dağında Allah ile konuşması " olayına ve üçüncü dizede de yine "Hz. onu anımsatmaya telmih denir.ceylanların göbeğinden çıkarılan güzel bir kokudur.Söz sırasında. Peygamberimizin askerlerine benzetiyor ve bu olayı anlatırken geçmişteki bir olaydan yararlanıyor. ÖRNEKLER * "İnsanız. * "Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi. düşmanla savaşan Mehmetçikleri Bedir Savaşı'ndaki Hz. anlatılan duygu ile işaret edilen olay arasında gizli bir benzetme söz konusudur." 3.Îsâ'nın göğe çıktığı inancı"na . ikinci dizede "Hz.hafif ve tatlı esen rüzgâr."Sabâ Mesîh."Sultan Süleyman'a kalmayan dünya Bu dağlar yerinden ayrılır bir gün. MESÎH :Îsâ peygamberin lakabı HITÂ : Çin'in kuzeyinde ceylanları dolayısıyla mis gibi kokan ülke (Misk. * "Ey dost senin yoluna / Canım vereyim Mevlâ Aşkını komayayım / Od'o gireyim Mevlâ" Son dizedeki "ateş" anlamına gelen "od" sözcüğü." 4." Şair." 2."Şuh Şirin'ler yüzünden dağ delen Ferhat'lar Aslıhan'lardan yanan Âşık Kerem'ler görmüşüz. Hz. * "Gökyüzünde Îsâ ile / Tûr dağında Mûsâ ile Elindeki âsâ ile / Çağırayım Mevlâm seni" Birinci dizede "Hz. Çanakkale şehitleri için yazdığı bu dizelerde. bir inanca… işaret etmeye. ünlü bir kişiye.

kapalı istiare. kimine gül " Yakın anlamı. Yeniçeri Ocağı * "Bana Tâhir Efendi kelp demiş İltifatı bu sözde zâhirdir Mâlikî mezhebim benim zirâ İtikatımca kelp tâhirdir. * "Koyup kaldırmada ikide birde Kazan devrildi. tevriye bu yönüyle kinayeden ayrılır. Tevriyeli kullanılan sözlerin iki anlamı da gerçek anlamdır. Tekil kişi.GÜLŞEN :gül bahçesi NOT: Bu beyitteki diğer söz sanatlarını da inceleyiniz. söndürdü ocağı" ocak. Tevriyede mecaz yoktur. amaçlanan anlamı ise Tâhir Efendi'dir.ateş yakılan yer. uzak anlamı ise. * "Bâkî çemende hayli perîşan imiş varak Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan "rüzgâr" sözcüğü hem yel hem de zaman anlamıyla tevriyeli kullanılmıştır. Yakın anlamı. 15-) TENASÜP ( UYGUNLUK ) 26 . uzak (amaçlanan) anlamı gül çiçeği.vücuttaki siyah kabartı. I. ÖRNEKLER * "Bu kadar letafet çünkü sende var Beyaz gerdanında bir de ben gerek" İkinci dizede "ben" tevriyeli kullanılmıştır. söylenen anlamı temiz demektir. söylenen anlamıyla asmak eylemi. Yakın anlamı.(Teşbih. * "Âvâzeyi bu âleme Dâvud gibi sal Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş" Şair.şairin adı. * "Bir delikanlı haramîdir deyü afv ettiler Asmadan kurtuldu ammâ çok sıkılmıştır şarâb " Asma. "Bâkî" sözünü tevriyeli kullanmıştır. amaçlanan anlamıyla da üzümdür.gülme eylemi.edebî. uzak anlamı ise. tâhir. * "Gül gülse dâim ağlasa bülbül aceb değül Zira kimine ağla demişler. sonsuz.tenasüp. hüsn-i talil ) 14-) TEVRİYE ( İKİ ANLAMLILIK ) Birden çok gerçek anlamı olan bir sözü herkesçe bilinen ( yakın ) anlamında değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya denir.

türkü söyler balıklar. hayvan . Akşam mı bu gelen güneş mi batacak? Benim bir güzel var beklediğim Coşan dalgaları kucaklayacak. Karşıt anlamlı sözcüklerin bir arada kullanılması tenasüp değildir. bu gökyüzü Göz kırpar yıldızlar." * "Lâleyi.Anlamca birbiriyle ilgili sözcüklerin bir arada kullanılması sanatıdır. bir elimizde kan dökücü mızrak. tenasüp sanatında. biri boğar." * "Deli eder insanı bu deniz. Divan şairleri. gözümde yaştın Ne diye tutuştun. ilk dizede söylenenlerin ikinci dizede düzenli ya da düzensiz açıklanışına göre ikiye ayrılır. bir elimizde de zeytin dalı var. savaş ve barışa işaret olarak.Bu sanat düzyazıda da görülebilir. birinci dizede birkaç şeyi anlattıktan sonra. ÖRNEKLER * "Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma Yere düşmekle cevher. mitoloji. tarih ve mesnevi kahramanlarını. ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşıtlıkları belirtmeye leff ü neşr denir.sümbülü gülü hâr almış Zevk u şevk ehlini âh u zâr almış." 16-) LEFF Ü NEŞR ( SIRALI AÇIKLAMA ) Genellikle bir beyit içinde. Teşbih ve istiare ile yakından ilgili olanbu sanat." * "Ârızın yâdıyla nemnâk olsa müjgânım nola Zâyi olmaz gül temennâsıyla vermek hâre su 27 . türlü bilim terimlerini. ikisinden birini seçerek kabul buyurunuz. sâkıt olmaz kadr ü kıymetten * "Sen bana en sadık arkadaştın Gönlümde ateştin. ne diye taştın Beni kıskandırıp durmalı mıydın?" * "İşte gördüğünüz üzere. ÖRNEKLER * "Mest olupdur çeşm ü ebrûnun hayâlinde imam Okumaz mihrâbda bir harf-i Kur'an'ı dürüst" * "Suya versin bâğban gülzârı zahmet çekmesin Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzâre su" * "Koyuldu rengi köpüklerde karın Işıklar kesildi sularda." * "Bakışların kor ateş / Duruşun durgun su Biri yakar. bitki ve çiçek adlarını bol bol kullanmışlardır.

" * "Kapalı Çarşı içinde kapalı rüya çarşıları Kapalı Çarşı içinde öfke ve af çarşıları. duyulur ses kesilince sesi Kaldırımlar.ikinci dörtlüğün son dizesinde soru sorma yoluna gitmiştir. Kaldırımlar. " 18-) İSTİFHAM ( SORU SORMA ) Sözü." * "Kimsesizim kimsem yoktur herkesin var kimsesi Kimsesiz kaldım meded kıl kimsesizler kimsesi. Aşağıdaki örnekleri inceleyiniz 28 . ÖRNEKLER * "Ey varlığı varı var eden var ! Yok yok sana yok demek ne düşvar." 17-) TEKRİR ( YİNELEME ) Sözün etkisi güçlendirmek için sözcük ya da söz grubunu yineleme sanatıdır. er sesi Bizi bundan sonra sarıp alacak Tanrı sesi. yâr sesi" * "Kaldırımlar. ıztırap çekenlerin annesi. ÖRNEKLER * "Hani o. içimde uzayan bir lisandır. içinde yaşamış bir insandır. akmayacaktın?" Şair." * "Hepsi gider. bu kubbede kalacak Âşık sesi." * "Bu yağmur…Bu yağmur…Bu kıldan ince Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur Bu yağmur…Bu yağmur…Bir gün dinince Aynalar yüzümüzü tanımaz olur.* "Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz Biz neşâtın da gamın da rûzgârın görmüşüz. sanat sesi. Ancak bu sorular cevap gerektirmemektedir. birinci dörtlüğün ikinci ve dördüncü. cevap beklemeksizin anlamı güçlendirmek için soru soruyormuş gibi kullanma sanatıdır. bırakıp giderken seni / Bu öksüz tavrını takmayacaktın? Alnına koyarken veda busemi / Yüzüme bu türlü bakmayacaktın? Gelse de en acı sözler dilime / Uçacak sanırım birkaç kelime Bir alev halinde düştün elime / Hani ey gözyaşım. Kaldırımlar. şair sesi.

dert senden… İlâhi. ten cübbesi 29 . kimsesiz bir sokak ortasında."Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan şühedâ " 2. ihsan verdin." * "cinayeti kör bir kayıkçı gördü ben gördüm kulaklarım gördü vapur kudurdu. ÖRNEKLER * "Sokaktayım. daim eyle. kuduz gibi böğürdü hiçbiriniz orda yoktunuz. gönüllerin sürûru. yâr önünde pestlik gerek. ÖRNEKLER * "Ey gözlerin nuru."Olur mu dünyaya indirsem kepenk Gözyaşı döksem Nuh Tufanı'na denk ?" 4.dil ehlinin mîrâcı " * "İlâhi her neyi gülzâr ettinse anı ittim. ilâhi gönlüm oduna ne yaktınsa o tüter. nesirde kullanılan uyak olarak da tanımlanabilir. kabul senden." ÖYS * "Dost yolunda nistlik gerek. Seci.1." * "Salkım salkım tan yelleri estiğinde Sakallı bozaç turgay sayradıkça " * "Dest bûsı arzûsiyle ölürsem dostlar Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su" * "Sev seni seveni hâk ile yeksân ise Sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultân ise" * "Eylülde melûl oldu gönül soldu da lâle Bir kâküle meyletti gönül geldi bu hâle" 20-) SECÎ ( İÇ KAFİYE / NESİR KAFİYESİ ) Cümlelerin ya da bir cümle içinde birden çok sözcüğün sonlarındaki ses benzerliğine seci denir."Bana kara diyen dilber / Gözlerin kara değil mi ?" 3." * "İlâhi. ret senden. şifa senden. kaim eyle. başımızın tâcı. iman verdin."Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan muradım şem'i yanmaz mı 19-) ALİTERASYON ( SES YİNELENMESİ ) Bir şiirde ya da düzyazıda ahenk yaratmak amacıyla aynı ses ya da hecenin yinelenmesine aliterasyon denir.ilâhi elime her ne sundunsa anı tuttum. Özellikle Divan nesrinde secili anlatım bir amaç sayılmıştır. ilâhi vücudum bahçesine ne diktinse o biter.

" * "Yemek için yaşamamalı.çâk gerek." * "Tok olanlar bilemez çektiğini aç kalanın Sırtı pek kimseye ahvâl-i şitâ ( kış ortamı ) yaz görünür. * "Didem rûhunu gözler. ÖRNEKLER * "Her inişin bir yokuşu.gözler rûhunu didem Kıblem olalı kaşın." * "Hâlâ o cehâlet.) İŞTİKAK ( TÜRETME ) Aynı kökten türeyen sözcükleri bir arada kullanmaya iştikak denir. yaşamak için yemelidir. anlamları ayrı olan sözcükleri bir 30 . ÖRNEKLER * "Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. o tecâhül ve techil !" 24-) CİNAS Yazılışları ve söylenişleri aynı." * "Gamzen ciğerim deldi / deldi ciğerim gamzen Bilmem nic'olur halım / Halim nic'olur bilmem " * "Cennet gibidir rûyin / rûyin cennet gibidir Âdem doymaz sana / sana doymaz âdem" RÛ : yüz ÂDEM : insan 23. her yokuşun bir inişi vardır. kaşın olalı kıblem.gönül evi pâk gerek. " 21-) İRSÂL-İ MESEL Dizelerde bir atasözü ya da deyimi kullanma." * "Karşısında nice erbâb-ı denaât titrer Hâkim-i mahkeme-i hükm-i cezâdır kalemim." * "Cihân-ârâ cihân içredir ârayı bilmezler O mâhiler ki deryâ içredir deryayı bilmezler " 22-) AKİS ( ÇAPRAZLAMA ) Bir cümle ya da dize içindeki sözleri ters çevirerek söylemeye akis denir. açıklama sanatıdır. ÖRNEKLER * "Balık baştan kokar bunu bilmemek Seyrânî gâfilin ahmaklığından" * "Çağır Karac'oğlan çağır / Taş düştüğü yerde ağır Gönül sevdiğinden soğur / Görülmeyi görülmeyi.

SİHR-İ HELÂL. AKROSTİŞ. İÂDE. MUAMMA.TERDÎD. İLTİFAT. KALB. TEFRÎK. LEB-DEĞMEZ gibi sanatlar da vardır. İKTİBAS. LUGAZ. TARSİ'. NİDÂ. KAT'. İSTİHDAM. ÖRNEKLER * "Ey kimsesizler el veriniz kimsesizlere Onlardır ancak el verecek kimse sizlere " * "Söylerken o sözleri kızardı Hem hazzeder âh hem kızardı " * "Kısmetindir gezdiren yer yer seni Arşa çıksa akıbet yer yer seni " ÖYS * "Bir güzel şûha dedim ki iki gözün sürmelidir Dedi vallahi seni Hind'e kadar sürmelidir " * "Her nefeste işledim ben bir günâh Bir günâh için demedim bir gün âh " * "Yanalı Haylice vakit oldu Ben bu yerde yanalı Binme nâmert atına Ya mıhı düşer ya nalı " * "Eyleme vaktini zâyi / Deme kış yaz oku yaz " UYARI ! Bu söz sanatlarının dışında ayrıca ÎHAM. İSTİDRÂK. İRSAD.arada kullanma sanatıdır. HAZIRLAYAN ORHAN EREN BARTIN KÖKSAL TOPTAN LİSESİ EDEBİYAT ÖĞRETMENİ 31 . RÜCÛ'.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->