P. 1
İnşaat Teknikerliği ve İstihdamı Araştırmaları

İnşaat Teknikerliği ve İstihdamı Araştırmaları

|Views: 547|Likes:
Yayınlayan: SerdarHilalKorkmaz

More info:

Published by: SerdarHilalKorkmaz on Jun 21, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

12/10/2012

pdf

text

original

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİ VE İSTİHDAMI ARAŞTIRMALARI

Yrd. Doç. Dr. Latif Onur UĞUR Yrd. Doç. Dr. Mustafa ALTIN Öğr. Gör. Engin YÜKSEL Öğr. Gör. İlknur BEKEM Öğr. Gör. Serdar KORKMAZ İnş. Tek. Meryem ONUR İnş. Tek. Handan ALTINPARMAK İnş. Tek. Kahraman BAŞ

Kırşehir, 2010

0

1

SUNUŞ

Yaşadığımız çağın gereklerini yerine getiren ve hızlı gelişmelere uyum sağlayan toplumlar, iktisadi açıdan önemli kazanımlara sahip olabilmektedirler. Teknolojik alanda yeterlilikleri kanıtlanmış ülkelerin varlığı göz önüne alındığında iktisadi açıdan da rahat olduklarını söylemek mümkündür. Bu gerçeği görmeye çalışan Türkiye, kalkınma süreçlerine katkıda bulunabilmek amacıyla mesleki ve teknik eğitime önem vermeye başlamıştır. Verilen önem, eğitim düzeyinde kalmamalı, bu kurumlardan mezun olanlara yasal hakları ile birlikte, istikrarlı bir çalışma hayatı tesis edilmelidir. Kullanılan materyal, mekan ve eğitimin içeriği göz önüne alındığında, Mesleki ve Teknik Eğitim pahalı bir eğitim sistemidir. Bu pahalı eğitim sistemi içerisinde iyi yetişmiş 1.500.00. civarında Tekniker, farklı branşlar da endüstri ve sanayiye, görev-yetkisorumlulukları oranında katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Ülkemizde yeterli düzeyde yetiştirilmiş nitelikli teknik elemanların varlığına rağmen, işdünyası, teknolojik alanda mimar ve mühendisin haricinde ihtiyaç duyduğu mesleki ve teknik eğitim almış olan vasıflı iş gücünü bulamadığından sürekli yakınmaktadır. Bu bir sorundur. Aslında sorunun kaynağında, mesleki ve teknik eğitim almış tekniker ve teknisyenlerin, kendi mesleklerine yön verecek ve çalışma hayatında hukuki boşluğu dolduracak mesleki odalarının bulunmaması yatmaktadır. İşte bu nedenledir ki; Mevcut yasalar içerisinde tekniker ve teknisyenlere verilmiş görev-yetki ve sorumluluklar ilerleyen takvim, teknoloji ve nüfus artışına, ters orantılı olarak geriye yürütülmeye ve hatta kaldırılmasına yönelik hatalı yaklaşımlar sergilenmektedir. Kanun koyucuların mutlak surette tekniker ve teknisyenlere ait meslek odalarının kuruluşunu bir yasa ile gerçekleştirmesi, çalışma barışı başta olmak üzere teknolojik ve endüstriyel faydalar bütününde, ülkemiz menfaatinedir. Kalkınmanın itici gücü teknolojik varlığınıza bağlıdır. Dinamik yapısı ve genç nüfusu itibariyle Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim almış nitelikli elemanların yaşadığı temel sorunların ortadan kaldırılması gerekmektedir. Aksi takdirde uluslar arası rekabeti bir yana bırakın, varlığınızı sürdürmeniz büyük risklere gebedir. Mesleki ve teknik eğitim, fabrika üreten fabrika örneğine benzemektedir. Mesleki ve Teknik Eğitimin ürünü olan teknik personel, çalışma hayatı içerisinde üretici konumunda rolünü sergilemektedir. Mimar-mühendis, tekniker, teknisyenler arasında müşterek bir vizyon belirlenmesi bütünün parçalarının yerine gelmesi demektir. Tekniğine uygun inşa edilmeyen yapılar, uygun tarzda denetlenmeyen işler, sonuçta bizlere istenilmeyen üzücü sonuçlar doğurabilmekte, canımızı yakmaktadır. Tüketim sektöründe, kaliteli ve güvenli mal kullanımı rekabet ve otokontrolü zorunlu kılmaktadır. Mesleki ve teknik eğitim almış elemanların, yerinde istihdamı ile kalite ve güven unsurunun bir otomasyon zinciri oluşturacağını göz ardı etmemek gerekir.

2

Ülkemizde, teknikerlerin “bilimsel yaklaşımla”, önemini sergileyen seçkin örneklerden olan bu eserin hazırlanmasında olduğu üzere güzel adımlar da atılıyor. Teknikerler Birliği, teknikerler adına bu eser için alkış tutmaktadır. Özelikle; Yaşamı kolay kılmak, estetiği yakalayabilmek, ve ulusal bir politika geliştirebilmek adına bu güzel eseri hazırlayan; Yrd. Doç. Dr. Latif Onur UĞUR Yrd. Doç. Dr. Mustafa ALTIN Öğr. Gör. Engin YÜKSEL Öğr. Gör. İlknur BEKEM Öğr. Gör. Serdar KORKMAZ İnş. Tek. Meryem ONUR İnş. Tek. Handan ALTINPARMAK İnş. Tek. Kahraman BAŞ isimli “teknoloji kahramanları”nı kutluyor, ülkemize faydalar getirmesi temennisi ile üstün başarılarının devamını diliyorum.

Ertan KILIÇ Türkiye Teknikerler Birliği Genel Başkanı

3

ÖNSÖZ

Ulusal literatürümüzde Mesleki Teknik Eğitimle ilgili yayınların miktarı dikkat çekici derecede az bulunmaktadır. Son yıllarda sayıları artan Meslek Yüksekokulları Sempozyumları, Kongreleri ve Meslek Yüksekokulları Öğrenci Kongreleri ile araştırma ve yayın sayıları artmakla birlikte arzu edilen miktarda çalışma yapılmadığı üzülerek gözlemlenmektedir. Bir buçuk milyon mezunu ve yüz binlerce öğrencisi bulunan 600’e yakın sayıda Meslek Yüksek Okulu /Meslek Okulu, buralarda verilen eğitim çalışmaları ve mezunların mesleklerini uygulamaları ile ilgili yapılacak daha çok fazla araştırma bulunduğu düşünülmektedir. Özellikle İnşaat Teknikerliği eğitimi ve mesleği ile ilgili olarak ise, yine Ahi Evran Üniversitesi Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Bölümü öğretim elemanları (Yrd. Doç. Dr. L.O. Uğur, Öğr. Gör. E. Yüksel, Öğr. Gör. İ. Bekem ve Öğr. Gör. S. Korkmaz) olarak kaleme aldığımız ve Türkiye Teknikerler Birliği Genel Merkezi tarafından 2008 yılında yayınlanan “Güncel Mevzuat Değişiklikleri ile Uygulamalar Ekseninde İnşaat Teknikeri ve İnşaat Teknikerliği Eğitimi“ adlı çalışma dışında spesifik bir yayın bulunmamaktadır. Bu çalışmada; Ahi Evran Üniversitesi Kaman Meslek Yüksekokulu, Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu, Hacettepe Üniversitesi Polatlı Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ve Düzce Üniversitesi Meslek Yüksekokulu İnşaat Teknikerliği bölümlerinde yapılan farklı bilimsel araştırmaların ürünlerinden bazıları bir arada sunulmaktadır. Bu programlarda yer alan gerek öğretim elemanları gerekse öğrencilerin farklı düzenleme ve uygulamaları nasıl değerlendirdikleri, farklı uygulamalardan faydalanma derecelerini ifadeleri, muhtelif yerlerden /kuruluşlardan /kurumlardan beklentileri, farklı düzenlemelere eleştiri ve önerileri ile mezunların istihdamında önem arz eden konular incelenmiştir. Günümüzde doğrular, iyiler ve güzeller sürekli değişmekte, gelişmekte, farklı bakış açılarına göre farklı görünümler arz etmektedir. Mümkün mertebe farklı bakış açıları ile İnşaat Teknikerliği Eğitimi ve İnşaat Teknikerliği mesleğine yönelik saptamalar /betimlemeler yapılmasına yönelik olarak hazırlanan bu çalışma, bundan sonra yapılacak daha kapsamlı çalışmalar için bir “ilk olma” niteliği taşımaktadır. Bu çalışmada yer almasını arzu ettiğimiz fakat süresel kısıtlar nedeni ile basım çalışmalarına kadar tamamlanamamış başka araştırmalarımız da bulunmaktadır. Bu çalışmaları da gerek Kaman MYO web sitesinden gerekse ulusal ve uluslar arası bilimsel yayınlardan izleme imkânı bulacağınızı umuyoruz. Elinizde tuttuğunuz çalışmanın yazarlarına dikkat ederseniz yeni mezun olmuş İnşaat Teknikerlerinin isimlerini de göreceksiniz. Bu isimler öğrencilikleri esnasında mesleklerine, eğitimlerine daha fazla ilgi gösteren, hocaları ile bilimsel çalışmalar yapmak isteyen, bunun için yoğun ders tempoları içinde vakit ve enerji harcayan değerli mezun ve öğrencilerimizin isimleridir. Şunu mutlulukla ifade etmek isteriz ki “hocaları ile birlikte bir uluslar arası sempozyuma bildiri hazırlayıp yüzlerce yerli yabancı bilim insanı karşısında bizzat sunum yapan ilk iki MYO öğrencisi” (İnş.Tek. Meryem Onur ve İnş. Tek. Handan Altınparmak) Kaman MYO İnşaat Programı öğrencisidir ve bu yayının yazarları arasında yer almaktadırlar. Bu eser, bu özelliği ile de bir “ilk olma” niteliği taşımaktadır. İnş. Tek. Kahraman Baş da bilimsel ve mesleki çalışmalardaki katkılarının yanı sıra sosyal ve sanatsal aktiviteleri; Kaman MYO öğrencilerimizin yayınladığı Üniversite Öğrencisinin Sözlüğü adlı kitaptaki 4

çalışmalarıyla seçkin öğrencilerimizden birisidir. Bu öğrencilerimiz /şimdiki meslektaşlarımızla birlikte yayınlar yapmış olmanın mutluluğunu ifade edecek uygun kelimeleri ise maalesef bulup burada sizlerle paylaşamıyoruz. Kendileri tüm diğer mezun ve öğrencilerimiz gibi ürünlerimiz, gururumuz, onurumuzdur; hepimizin evlatları ve ülkemizin seçkin teknik elemanlarıdır. Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, İnşaat Bölümü değerli hocaları ve benimle birlikte bu eserin yazarları olan Öğr. Gör. Engin Yüksel, Öğr. Gör. İlknur Bekem ve Öğr. Gör. Serdar Korkmaz; ülkemizin yetiştirdiği ender teknik elemanlardan ve kıymetli hocalarındandır. Kendileri, yoğun ders tempolarının, idari görevlerinin, yüksek lisans ve doktora çalışmalarının yanında özel hayatlarından yaptıkları fedakârlıklarla İnşaat Sektörüne, Mesleki Teknik Eğitime, İnşaat Teknikerliği Eğitimine, Ahi Evran Üniversitesi’ne, Kaman MYO’una ve değerli öğrencilerimize faydalı olmak amacı ile yaptıkları çalışmaların yalnızca bu kitapta bulunanları için bile büyük bir takdir ve övgü hak etmektedirler. Kendileri ile aynı takımda bulunmanın mutluluğu ve onuru ise yine kelimelerle ifade edilmeyecek düzeydedir. Yrd. Doç. Dr. Mustafa Altın, Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğretim üyelerinden kıymetli bir hocamızdır. Özgün ders notları, bilimsel yayınları ve kitapları ile mesleki teknik eğitim ve özellikle inşaat teknikerliği eğitimimde yurdumuzdaki ender kıymetli akademisyenlerden biridir. Bu çalışmada kendisi ile birlikte yayınladığımız araştırmaların dışında inşat sektörü, inşaat mühendisliği ve mimarlık konularında başka pek çok çalışmaları ve yayınları bulunmaktadır. Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim elemanları ile yaptığı çalışmalar için, dostluğu ve mesleğine katkıları için kendisine teşekkürlerimi sunmak isterim. Dilerim ileride kendileri ile birlikte daha başka yayınlara imza atma imkanını buluruz. Türkiye Teknikerler Birliği Genel Başkanı Sn. Ertan Kılıç’a Kaman MYO ile birlikte gerçekleştirdikleri projeler, kongreler, işbirlikleri, faaliyetlerimize destekleri ve bu çalışma için kaleme aldıkları sunuş yazıları için en içten teşekkürlerimizi sunmak isteriz. Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kaman MYO Müdürü değerli hocamız Prof. Dr. Ali İhsan Karayiğit’e ise bize ufku geniş, vizyonu büyük bir MYO’da çalışma ortamı sunduğu ve her türlü çalışmamıza destek verdiği için şükranlarımızı sunmayı bir borç biliriz. Dileriz konunun içinde bulunan, konuya ilgi duyan tüm okurlarımıza faydalı olabilmişizdir. Sevgi ve saygılarımızla…

Yrd. Doç. Dr. Latif Onur UĞUR Ahi Evran Üniversitesi Kaman MYO Md. Yrd. ve İnş. Böl. Başk.

5

İçindekiler

1. İnşaat Teknikerliği Eğitimi Üzerine Bir Alan Araştırması (L.O.Uğur, E.Yüksel, İ. Bekem ve S. Korkmaz, Selçuk Ün., Tek. Bil. Yük. Ok., Teknik Online Dergi, Cilt 7, Sayı 3. s. 12-37, 2008) 2. İnşaat Teknikerliği Eğitimi Kapsamında Verilen İşletme Yönetimi Dersi İçin Geniş Amaçlı Bir Uygulama: Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO Örneği (L.O.Uğur, EJournal of New World Sciences Academy, Technologıcal Applied Sciences, Volume: 4, Number: 3, s. 256-272, 2009) 3. İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Mesleki, Sosyal ve Kültürel Gelişim Sağlanmasında Seminer ve Konferansların Katkısı, (L.O.Uğur, S. Korkmaz, E-Journal of New World Science Academy, Technological Applied Sciences, Volume: 4, Number: 4, s.379-396, 2009) 4. Meslek Yüksekokulları İnşaat Programı Müfredatlarının ve Eğitim Donanımlarının Değerlendirilmesi: Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Örneği, (L.O.Uğur, M. Altın ve İ. Bekem, International Conference on New Trends in Education and Their Implications, Bildiri, 2010) 5. İnşaat Teknikerliği İstihdamında İnşaat Firmalarının Önem Verdiği Kriterlerin Belirlenmesi, (L.O.Uğur, S. Korkmaz, E-Journal of New World Science Academy, Engineering Sciences, Volume: 5, Number: 1, s.8-23, 2010) 6. İnşaat Teknikerliği Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıklarının Geliştirilmesi Amaçlı Bir Uygulama, (L.O.Uğur, E-Journal of New World Science Academy, Technological Applied Sciences, Volume: 5, Number: 2, s.77-99 , 2010) 7. İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Endüstriye Dayalı Staj Uygulamalarının Getirileri: Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir MYO ve Kaman MYO Örnekleri (L.O.Uğur, İ. Bekem, 1. Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu Bildirisi, Bildiriler Kitabı s. 990-1000, Konya, 2009) 8. İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Küçük Sınav Uygulamalarının ve Getirilerinin Değerlendirilmesi (L.O.Uğur, M. Onur, 1. Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu Poster Bildiri, Poster Bildiriler Kitabı s.249-266, Konya, 2009) 9. Meslek Yüksekokulları İnşaat Teknikerliği Eğitiminin Öğretim Elemanlarınca Değerlendirilmesi, (L.O.Uğur, İ. Bekem ve S. Korkmaz, International Symposium On Sustainable Development, 8-9 June 2010, Sarajevo, Bosnia-Hertzigova) 10. İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Vaka Etüdü Orijinli Bir Eğitim Uygulaması, (L.O.Uğur, İ. Bekem, International Symposium On Sustainable Development, 8-9 June 2010, Sarajevo, Bosnia-Hertzigova) 11. Meslek Yüksekokulları İnşaat Programı Öğrencilerinin Teknikerlik Eğitimine Bakışları İle Yüksek Öğretim Kurumları ve Hükümetlerden Beklentileri: Düzce Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Örneği, (L.O.Uğur, S. Korkmaz, International Symposium On Sustainable Development, 8-9 June 2010, Sarajevo, BosniaHertzigova) 12. MYO Öğrencilerinde Üniversite ve Mesleki Eğitimin Anlamlandırılması, Farkındalıkların Artırılması ve Hayat Algılamasının Geliştirilmesi; Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO Uygulama Örneği (L.O.Uğur, 1. Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu Bildirisi, Bildiriler Kitabı s. 990-1000, Konya, 2009) 13. MYO’larında Bir Öğrenme Faaliyeti Olarak Kullanılan Teknik Gezilerin Eğitime ve Öğrenci Gelişimine Etkileri (S. Korkmaz) 6

14. İnşaat Teknikerliği Öğrencilerinin Hayatı Anlamlandırmada Ölüm Kavramı Üzerine Yaklaşımlarının İncelenmesi (L.O.Uğur, K.Baş) 15. İnşaat Teknikerliği Öğrencilerinin Sevgi Zekalarının Araştırılması (L.O.Uğur, H. Altınparmak, Düzce Üniversitesi, Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Kongresi, Bildirisi, 9-10 Ekim 2010, Düzce)

7

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİ ÜZERİNE BİR ALAN ARAŞTIRMASI
Latif Onur UĞUR , Engin YÜKSEL, İlknur BEKEM, Serdar KORKMAZ Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, Selçuk Ün., Tek. Bil. Yük. Ok., Teknik Online Dergi, Cilt 7, Sayı 3. s. 12-37, 2008 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Bu çalışmada inşaat teknikerliği öğrenimi gören öğrencilerin; inşaat teknikerliği eğitim ve öğretiminden bekledikleri, memnuniyet, eleştiri ve önerilerinin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca, inşaat teknikeri adaylarının inşaat sektörü, mesleki düzenleme ve uygulamalar ve ileride mesleki hayattan neler bekledikleri araştırılmıştır. Yukarıda ifade edilen amaca yönelik olarak beş Meslek Yüksekokulunun inşaat teknikerliği programı ikinci sınıf öğrencilerine bir anket çalışması uygulanmıştır. Öğrencilerin temel sosyokültürel profilleri ve mezun oldukları lise tipleri belirlenmiştir. İnşaat teknikerliği öğreniminin neden tercih edildiği, görünen inşaat teknikerliği öğreniminden ne kadar memnun olunduğu, program dahilindeki derslerin hangilerinin ne kadar faydalı bulunduğu, okulların fiziki donanımları ve öğretim kadrosunun nasıl değerlendirildiği, araştırılmıştır. Mezuniyetten sonra neler yapılabileceği, daha iyi, daha verimli bir inşaat teknikerliği eğitiminin nasıl sağlanabileceği gibi konularda inşaat teknikerliği öğrencilerin düşünce ve önerilerinin neler olduğu araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: İnşaat Teknikerliği Eğitimi, Meslek Yüksekokulu, Mesleki Teknik Eğitim.

1. GİRİŞ Tekniker; çalışma alanındaki görevi itibariyle üst düzey yönetici ve/veya mühendis ile teknisyen arasında bulunan teknisyenden daha fazla teorik bilgiye, mühendisten d a ha f a z la u yg u l a ma be c e r i s i ne s a h ip b ir a r a t e k n ik e le ma nd ır . Bu vasıflardaki bir eleman bazı küçük veya orta büyüklükteki işletmelerde liderlik ve yöneticilik rolünü üstlenebilir [1].

8

Şekil 1.’de teknikerlerin sanayideki belirli rolleri tanımlanarak bilgi ve becerilerinin kapsamını gösterilmektedir[2].

Şekil 1. Teknik elemanların bilgi ve beceri düzeyleri

İnşaat teknikerleri; baraj, yol, hava alanı, konut vb yapı inşaatlarında aktif olarak görev alan, kontrollük hizmeti veren firmalar ile kamu yada yerel yönetimlerin doğal kaynak, ulaştırma/karayolu, yapı bölümleri ve malzeme test laboratuarlarında teknik eleman olarak çalışan meslek grubunu oluşturmaktadır. Karayolu, köprü, baraj, havaalanı, su getirme/ dağıtma sistemleri ve konutlardan ticaret merkezine kadar tüm yapıların planlama, proje, yapım ve kontrol aşamalarında teknik eleman olarak önemli bir rol oynamaktadırlar [2]. İnşaat Teknikerleri; kendi işletmesini kurup işletebilecek bir güven duygusu ile donanmış; proje, yapı, sigorta, vergi ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili mevzuatı bilen ve gerekli bürokratik işlemleri yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Doğruluk ve düzen içerisinde, bağımsız çalışabilme ve karar verebilme yeteneğine sahip olmak bir inşaat teknikeri için önemli özelliklerdir. Aynı zamanda çalışma hayatında profesyonel uzmanlar yanında halk ile de ilişki kuracak niteliklere sahip olmalıdır. Nüfus artışı ve gelişen teknoloji, daha yüksek kapasitede ulaşım ağları, su kaynakları, mevcut yolların onarım yada yeniden inşası, köprüler ve diğer yapıların tasarım ve inşasında, daha çok sayıda ve nitelikli inşaat teknikerine ihtiyacı beraberinde getirmektedir [1]. Üniversite öncesi eğitim de dahil olmak üzere, ezbere dayalı bir eğitim sistemimizin olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Bu durum sorgulamaya ve kendine güven mekanizmasının oluşmasına ve gelişmesine önemli bir engel teşkil etmektedir. Neden, niçin gibi sorular kişisel gelişimi sağlayıcı olduğundan, eğitim sorgulayıcı, araştırıcı ve irdeleyici mantıkla yürütülmelidir. Unutulmamalıdır ki, teknik elemanlar iş hayatlarında, önemli kararları almak, bunları uygulamak ve savunmak durumunda kalacaklardır [3]. 9

Özellikle yeni kurulan üniversitelerin yeterli kütüphane imkanlarına sahip olmadıkları bir gerçektir. Buna karşılık yeni bilgi ulaşım aracı olarak internetin yaygınlaştığı düşünülürse, internet altyapısının güçlendirilmesi ve araştırma veri tabanlarına ulaşımın sağlanıp yaygınlaştırılması, modern dünya ile entegrasyonun sağlanması açısından zorunlu hale gelmiştir [4]. Bazı inşaat projelerinin bölgesel veya ulusal çapta olduğu düşünülürse, böyle bir projenin önemli siyasi, hukuki, ekonomik, kültürel, çevresel vb. uzantıları ve göç, toplum güvenliği, mali değişim, vb. sonuçları olacaktır. Bu bağlamda, eğitimin bir parçası olarak, teknik eleman adaylarının ufkunu geliştirecek şekilde ortak projelerde görev almalarını veya staj yapmalarını, ekonomik ve politik sorunlar üzerinde yetiştirilmelerini sağlayıcı yönde bir eğitim vermek zorunludur [3]. İnşaat teknikerliği öğrencilerine kazandırılan bilgi ve beceriler aşağıdaki gibidir;       Bir İnşaat teknikeri bir mimari projeyi tasarlayıp projelendirebilir, bilgisayar ortamında tasarımını çizebilir. Tasarımında gerekli yön ve gerekli mahal listelerini hazırlayarak projelerini detaylandırabilir. Hazırlamış olduğu mimari projeyi ilgili kanun ve yönetmelikler doğrultusunda düzenler. Tamamlamış olduğu mimari projenin betonarme statik projesini paket program kullanarak çözümlemesini yapabilir. Statik projede üzerinde gerekli yorumlamaları yapabilir. Kendisine verilmiş ölçüler doğrultusunda bir çelik proje tasarımı ve hesaplamalarını yapabilir. Hesaplar neticesinde çıkan elemanlar için gerekli detay çizimlerini bilgisayar ortamında çizebilirler. Her türlü metraj hazırlayabilir ve hakediş düzenlemeleri yapabilir. Takım halinde çalışma ve sorumluluk üstlenebilir. Büro ve şantiyede farklı seviyedeki personelle iletişim kurabilir, yazılı ve sözlü iletişim tekniklerini kullanabilir. İnceleme (etüt etme, araştırma), problem tanımlama, rapor edebilme, deney ve tecrübe ile kazanılan teorik bilgileri uygulayabilme ve problemi çözme becerilerine sahiptir. Gelişmiş yönetme kabiliyetleri ve durum değerlendirme becerileri [5].

   

2. AMAÇ VE YÖNTEM 2.1. Amaç Bu çalışmada inşaat Teknikerliği öğrenimi gören öğrencilerin; inşaat teknikerliği eğitim ve öğretiminden bekledikleri, memnuniyet, eleştiri ve önerilerinin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca, inşaat teknikeri adaylarının inşaat sektörü, mesleki düzenleme ve uygulamalar ve ileride mesleki hayattan neler bekledikleri araştırılmıştır. 2.2. Yöntem Yukarıda ifade edilen amaca yönelik olarak; ülkemizde inşaat teknikerliği eğitimi veren 84 Meslek Yüksekokulunu örneklemek üzere, Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu, Hacettepe Üniversitesi Polatlı Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Fırat 10

Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ve Düzce Üniversitesi Meslek Yüksekokulu seçilmiştir. Bu okulların inşaat teknikerliği programı ikinci sınıf öğrencilerine bir anket çalışması uygulanmıştır. Aşağıdaki Tablo 1.‘de ilgili Yüksekokullar ve ankete katılan öğrenci sayıları sunulmuştur.
Tablo 1. Anket uygulanan Meslek Yüksekokulları ve ankete katılan öğrenci sayıları

Öğrenci Yüksekokul sayısı Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu Hacettepe Üniversitesi Polatlı Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Fırat Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Düzce Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Toplam 63 34 69 270 89 15

İnşaat Teknikerliği Programı ikinci sınıf öğrencilerinin Türkiye genelindeki toplam sayısı 5870 iken; ankete katılan öğrenci sayısı 270 olmuş, bu da örnekleme düzleminin, tüm uzayın yaklaşık %4,59’una karşılık geldiğini göstermiştir. Aynı şekilde Meslek Yüksekokulu sayıları esas alındığında 84 Meslek Yüksekokulunun 5’inde anket uygulaması yapılmış, bu da tüm Meslek Yüksekokullarının %5,95’ine karşılık gelmiştir. Anket uygulaması 2007-2008 Eğitim ve Öğretim yılının Haziran ayı final sınavlarından önce yapılmıştır. Bu şekilde, dört yarıyıldan oluşan inşaat teknikerliği öğreniminin sonuna gelmiş inşaat teknikeri adaylarının amaçta ifade edilen hususlarda gerçeğe en yakın yanıtları vermeleri arzulanmıştır. Temel sosyokültürel profil, mezun olunan lise, inşaat teknikerliği öğreniminin neden tercih edildiği, uygulamadaki inşaat teknikerliği öğreniminden ne kadar memnun olunduğu, program dahilindeki derslerin hangilerinin ne kadar faydalı bulunduğu, okulların fiziki donanımları ve öğretim kadrosunun nasıl değerlendirildiği, mezuniyetten sonra neler yapılabileceği, daha iyi, daha verimli bir inşaat teknikerliği eğitiminin nasıl sağlanabileceği gibi konuların inşaat teknikerliği öğrencilerince nasıl değerlendirildiğinin anlaşılması için, toplam 41 sorudan oluşan bir anket hazırlanmıştır. Farklı Meslek Yüksekokulları öğretim görevlilerinin ve öğretim üyelerinin inşaat teknikerliği ile ilgili meslek kuruluşları yöneticilerinin ve profesyonel inşaat teknikerliği uygulamacılarının görüş ve önerileri alınarak gerek çoktan seçmeli, gerek doldurmalı, gerekse yorum yapılmasına imkan veren sorulardan oluşturulan anket formu son haline getirilmiştir. Anket uygulamasının yapıldığı Meslek Yüksekokulu yönetimlerine birer nüshası gönderilen anket formunun hedeflenen kitleye uygulanıp uygulanamayacağı konusunda 11

görüş ve izinleri alınmıştır. Her okulda ilgili yönetim kadrosunca uygun görülen zamanlarda anket formuna isim yazılmayarak ve süre kısıtı olmayarak, uygulanan anketler bir araya getirilerek değerlendirilmiştir. Gerekli tasnif, tablolama, listeleme, grafikleme, istatistiksel hesap ve analizler yapılmıştır. Edinilen bulgular, bu bulgular için yapılan yorumlar, ilgili görüş ve öneriler tablolar yardımıyla aşağıda sunulmuştur. 3. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI Üniversitelerde mühendislik bölümlerinin ve 2 yıllık meslek yüksekokullarının eğitim sorunları, ortaöğretimdeki teknik okulların sorunlarından çok da farklı değil. Sorunlar yakın ve paraleldir. Yüksekokul ve üniversitelerde teoriye çok ağırlık veriliyor. Uygulama zayıf kalıyor. Mühendisliğe giren genel lise mezununa bakalım; genel lisede teknik konulardan uzak olarak yetiştirilen bu öğrenciler, üniversite eğitimi sürecinde uygulama yapamıyor, teorik bilgilerle yetişiyor. Bu şekilde eğitim alan mühendisler de uygulamada zorlanmaktadırlar. Buna karşılık 2 yıllık teknik okul öğrencilerinin 4 yıllık programa geçmesi çok düşük. Eğer üniversite giriş sistemi bugünkü gibi uygulanacaksa, 2 yıllık teknik okullardan üniversiteye geçiş oranını artırmalıyız. Bunların en azından %10’u 4 yıllık öğrenime geçirilmeli. Bu öğrenciler şöyle veya böyle yetişseler de teknikle ilgili konularda genel lise öğrencilerinden daha iyidirler [6]. Konuyla ilgili uluslararası tartışma başlıkları aşağıdaki gibidir;              Teknikerler ve mühendisler (yüksek öğretim) arasındaki ortak niteliklerin oluşumunu sağlayan yollardaki artış İş piyasası ve/veya kurumsal ihtiyaçlar mı? Yada öğrenci ihtiyaçlarına odaklanma mı? Bu yollar nerede ve nasıl oluşturulacak? Üniversitelerin genişlemesiyle mi? Meslek Yüksek Okulları’nın büyümesiyle mi? Üniversite dışı profesyonel kurumlara ihtiyaç var mı? Yarı zamanlı eğitmen olarak yararlanılmak üzere, işveren ve işlerinin ehli elemanlarla yakın bağ kurmak Daha rahat iş bulma oranları/Kariyer doğrultusunda programlar Yetişkinler için yaşam boyu öğrenme imkânı Üniversitelerden daha ucuz maliyetler Teorik ve pratik eğitimin karışımı Temel beceri ve anahtar yeteneklerin rolü Bölgesel uyum Zorluklar: kalite ve ilgi/öğrenci motivasyonu/öğretmen statüsü ve maaşları/akademik geçiş/tanınma [7].

Türkiye’de Meslek Yüksek Okulları ile ilgili sorular ise şöyle ifade edilebilir;       Bu okullarla ilgili yeterince bilgimiz var mı? İşverenler ne kadar önem veriyor? Sektörel farklılıklar var mı ? Mezunlar iyi işler bulabiliyor mu? Gelecek 10 yılda, Türk ekonomisinin artan ihtiyaçlarını biliyor musunuz? Değişime gerek var mı? Öyle ise, çeşitliliğe ihtiyaç var mı? Kısa süreli Meslek Yüksek Okulları’na iş piyasasında ihtiyaç var mı? Bu okullar, Meslek Yüksek Okulları’na mı yoksa Meslek Liseleri’ne mi bağlı olmalı? Yaşam 12

boyu öğrenmeye nasıl uyar? Resmi olmayan eğitimle bağı var mı? Sosyal ortakların rolü ne olabilir? Örneğin, YÖK’ün ve MEB’in [7].

Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü öğrencilerine yapılan bir ankette, bu programa gelme nedenleri sorulduğunda elde edilen sonuçlar Tablo 2.’de gösterilmiştir. Ankete 25’i kız 60 öğrenci katılmıştır. Programa kaydolmaktaki en büyük amaçları iş bulmaktır (%53.3). Erkek öğrencilerin % 30’luk kısmı ise askerliği erteletmek amacı ile programa kaydolduğunu beyan etmişlerdir. Öğrencilerin her türlü sosyal gereksinmelerinin karşılandığı yer olan Ankara’da öğrencilere yapılan ankette elde edilen sonuçlar son derece ilginçtir. İlçelerde yer alan MYO’lar göz önüne alındığında öğrencilerin programa yerleşme gerekçeleri üniversite okumuş olmak için olacaktır [8].
Tablo 2. Öğrencilerin, Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü tercih etme nedenleri [8]

Yanıtlar İş bulmak amacı ile Askerliği ertelemek amacı ile Meslek öğrenmek amacı ile Diğer nedenlerle Toplam

Sayısı 32 18 8 2 60

% Oranı 53,3 30,0 13,3 3,4 100

Bilindiği üzere, öğrenciler tarafından en çok tercih edilen ilk beş program; Muhasebe, Bilgisayar, İşletme, Elektrik ve Makine programlarıdır. Bunun nedeni iş bulma kolaylığıdır [8]. III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, “Sonuç Bildirisi”nde öğrenciler açısından saptamaların bazıları ise aşağıdaki gibidir;     Meslek yüksekokulu öğrencilerinin sosyal ve kültürel açıdan geliştirilmesi sağlanmalıdır, Öğrencilere rehberlik hizmeti verilmelidir, Öğrencilerin bilgi, deneyimlerini arttırmak için kamu ve özel sanayi işletmelerine teknik geziler düzenlenmeli ve arttırılmalıdır, Öğrencilerin gelişen teknolojiyi takip edebilmesi için, fiziki altyapı düzeltilmeli, internet, okuma salonu ve kütüphane olanakları daha fonksiyonel hale getirilmelidir, Mezunların istihdam durumları araştırılarak, öğrencilere anlatılmalıdır [9].

2003 yılında gerçekleştirilen “Türk Üniversite Gençliği Araştırması”na 37.680 adet fakülte ve meslek okulu öğrencisi katılmıştır. Bulguların bir kısmı aşağıdaki gibidir;  Türkiye’de üniversite gençliği siyasal ve toplumsal katılıma karşı çok sınırlı bir 13

      

duyarlılık göstermektedir (%1,4). Üniversite öğrencileri daha çok popüler kitaplar okumakta, edebi eserlerin okunma oranı %23,1 düzeyinde bulunmakta, bunu felsefi eserler izlemektedir. Üniversite öğrencilerimiz televizyon programlarında en çok kültür/sanat programlarını ve belgeselleri izlediklerini ifade etmektedirler. Türk toplumunda üniversiteli gençler, bireysel duyarlıkları toplumsal duyarlıklara göre daha baskın olan bir toplumsal çevreyi oluşturmaktadır. Türk üniversite gençliğinin önemsediği değerlerin başında dürüstlük, bağımsızlık ve yaşamdan zevk almak gelmektedir. Üniversiteli gençlere göre Türkiye’de çözülmesi gereken en önemli sorun eğitim sorunudur. Hayat pahalılığı ve adaletsiz gelir dağılımı bunu izleyen sorunlardır. Türkiye’de üniversite gençleri ağırlıklı olarak üniversite ortamında düşüncelerin açıkça ifade edilmediğine inanmaktadır. Üniversite gençliğine göre öğretim üyeleri, derslere verdikleri önem bakımından orta yeterlilik düzeyinde bulunmaktadır [10].

2008’de 290 öğrenci üzerinde yapılan “Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Sosyo-Ekonomik Düzeylerinin Belirlenmesi” adlı çalışma verilerine göre; Öğrencilerin mezun oldukları liseler incelendiğinde, genel lise mezunu öğrenciler %49.31 (143 kişi) ile ilk sırayı almakta, bunu %40 (116 kişi) ile meslek lisesi, %6.55 (19 kişi) ile süper lise izlemektedir. Fen lisesi mezunu öğrenci bulunmamaktadır. Özel liselerin oranı ise %0.69 (2 kişi) olarak görülmektedir [11]. Çankırı Karatekin Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, 2005-2006 öğretim yılının bahar yarıyılının sonunda, Teknik Programlar 1. sınıflardan 390, 2.sınıflardan 243, İktisadi ve İdari Programlar 1. sınıflardan 167 ve 2. sınıflardan 81 öğrenci olmak üzere toplam 881 öğrenciye uygulanan “Öğrenci Anketi Sonuç Raporu”na göre edinilen bulguların bazıları aşağıdaki gibidir;      Öğretim elemanlarının öğretme arzusunun normal olduğu, Öğrencilerin çoğunun mezun olduktan sonra hangi sektörlerde edilebilecekleri ve bu sektörler hakkında yeterli bilgiye sahip oldukları, Çok fonksiyonlu kütüphanedeki kaynakların yetersiz olduğu, Öğrencilerin kitap okuma alışkanlığının iyi olduğu, Öğrencilerin internette her türlü siteleri ziyaret ettikleri anlaşılmıştır [12].

istihdam

“Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokullarında Okuyan Öğrencilerin Çalışma Hayatından Beklentileri Üzerine Bir Değerlendirme” adlı çalışmada; Meslek Yüksekokullarında okumanın öğrencilere sağladığı katkılar araştırılmıştır. Bu araştırma sonuçları Tablo 3.’te verilmiştir [13].

14

Tablo 3. Öğrencilere Meslek Yüksekokulunda okumanın sağladığı katkı [13]

Meslek Yüksek Okulunda Okumanın Katkısı Hiçbir şey Toplumsal anlamda Mesleki açıdan gelişim Sadece diploma Diğer Cevapsız Toplam Sayı 2 66 91 44 10 1 214 Oran 0,9 30,8 42,5 20,6 4,7 0,5 100,0

Bunun yanında yine Çankırı Karatekin Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, 20052006 öğretim yılının bahar yarıyılının sonunda, Teknik Programlar, İktisadi ve İdari Programlar’da görevli 51 öğretim elemanına uygulanan “Akademik Personel Anketi Sonuç Raporu”nda edinilen bulgulardan ikisi ise aşağıdaki gibidir;   Öğrencilerin büyük çoğunluğu derslerin araç-gerecini bulundurmamaktadır, Ders anlatılırken öğrencilerin derse katılımı düşüktür [14]. yanlarında

İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi’nin Meslek İçi Eğitim Kursları’na devam eden inşaat mühendisleri üzerinde yapılan “İnşaat Mühendisliği Eğitimindeki Sorunlar, Mesleki Uygulama Düzenlemeleri ve Meslek Kipi Seçiminin Değerlendirilmesi” adlı çalışmada edinilen bulguların bazıları aşağıda belirtilmiştir;  Çalışmaya katılan inşaat mühendisleri düzenli okuma alışkanlığına sahip, sanatsal etkinliklere katılan, televizyon izleme ve internet kullanma sıklıkları yüksek bir yapı arz etmektedir. Bu mühendislerin dörtte üçe yakın kısmı halen çalışmakta, çalışılan işler arasında en büyük orana, taahhütçü yapım firmalarında çalışmak sahip olmaktadır. Ankete katılan inşaat mühendisleri, seçme şansları olsa büyük oranda özel sektörde çalışmak istediklerini ifade etmektedirler. Katılımcı inşaat mühendislerinin çok büyük bir bölümü mesleklerini sevmekte fakat yarısından fazlası inşaat mühendisliğinin ülkemizde saygın bir meslek olarak algılanmadığını düşünmektedirler. Başka bir meslek seçmiş olmayı isteyip istemedikleri sorulan çalışmaya katılan inşaat mühendislerinin dörtte bir civarındaki bölümü bunu istediklerini ifade etmekte; bu bölüme tercih edecekleri alternatif meslek sorulduğunda yine fen 15

 

 

 

bilimleri esaslı meslekler ifade edilmekle birlikte sosyal ve sanatsal yanı ağırlıkta olan mesleklerin daha çok tercih edildiği görülmektedir. Örnekleme yapılan grup içindeki inşaat mühendisleri, aldıkları mühendislik eğitiminin, mesleğin uygulanması konusunda büyük oranda iyi ve orta derecede olduğunu ifade etmektedirler. Bir inşaat mühendisi olarak eksikliği hissedilen konuların en önemlileri kıyı ve liman yapıları, bilgisayar programları, çelik yapılar ve hukuk olarak sıralanmaktadır. En yetkin olunduğu düşünülen konuların arasında ise matematik, betonarme ve malzeme dalları öne çıkmaktadır. Yüksek lisans öğrenimi görülmesi imkanı bulunsa en çok tercih edilecek dallar yapı, yapı işletmesi ve geoteknik olarak sıralanmaktadır. Meslekte yetkin hale gelebilmek için neler yapılması gerektiğine yönelik soruya verilen yanıtlara göre; saha uygulamaları yapılması, meslek içi eğitimlere katılım ve mesleki yayınların izlenmesi en çok üzerinde durulan konular olmuştur. Hâlihazırda yüzde seksenlik bir bölümün kendilerine uygun olan meslek kipini seçtikleri, kalan bölümün henüz böyle bir seçim yapmadığı belirlenmiştir. En çok tercih edilen meslek kipleri sıralamasında projeci mühendislik, proje yönetim mühendisliği ve tasarım mühendisliği ön sıraları almış; uygulama denetçiliği, bakım mühendisliği, KOBİ girişimciliği, kurumsal eğitmenlik ve bankacılığın talep görmediği anlaşılmıştır. Çalışmaya katılan inşaat mühendislerinin yarıdan fazlasının kariyer planlamalarını yapmamış olduğu, planı bulunanların ise genellikle kısa ve orta vadeli süreler için bunu yaptığı; uzun dönemde hedef belirleyenlerin yüzde on dört miktarında kaldığı anlaşılmıştır. Örnekleme yapılan grup içindeki inşaat mühendislerinin hayattan beklentilerinde mutluluk, saygı, başarı, para ve sevgi ilk sıraları alırken ün ve mevkii sıralamada sonlarda bulunmaktadır. Ankete katılan inşaat mühendislerinin ezici bir bölümü siyasete atılmak istemediğini ifade etmekte, bu konuya olumlu yaklaşanların oranı yüzde onu geçmemektedir [15]. 4. BULGULAR

Yapılan tasnif, tablolama, listeleme, grafikleme, istatistiksel hesap ve analizlerle edinilen bulgular, bu bulguların yorumları, ilgili görüş ve öneriler aşağıda sunulmuştur.   İnşaat Teknikerliği öğrenimi büyük oranda erkek öğrencilerce tercih edilmektedir (%83) İnşaat Teknikerliği öğrenimi gören ve ankete katılan öğrencilerin %60’ı 17-21 yaş, %38’i 22-25 yaş aralığında bulunmaktadır. 29-31 yaş aralığında herhangi bir öğrenci bulunmazken 32 ve daha fazla yaşta olan öğrenci sayısı %1 den azdır. İnşaat Teknikerliği öğrencilerinin %78’si öğrenim gördükleri şehirde ikamet etmektedirler. Geri kalan %22’lik bölüm bu öğrenimi görmek için başka şehirlerden gelmiş bulunmaktadırlar. İnşaat Teknikerliği öğrenimi alt yapısını oluşturan orta öğretim kuruluşları değerlendirildiğinde ankete katılan öğrencilerin %67’sinin Genel Lise, %8’inin Yabancı Dil Ağırlıklı lise, %4’ünün İnşaat Programı harici Mesleki Lise bölümleri, %3’ünün Anadolu Lisesi, %2’sinin Açık Lise olduğu görülmektedir. Anket verilerine göre Fen Lisesi mezunları inşaat teknikerliği eğitimine talep 16

 

göstermezken Meslek Liselerinin Yapı Bölümü’nden mezun olup aynı branşta teknikerlik eğitimi alan öğrencilerin toplam içindeki payı %15 civarındadır. Öğrencilerin %19’u bu bölümü ÖSS sınavında ilk tercihleri olarak arzulamış, %17’si 2.-3. tercihleri olarak işaretlemişlerdir. 4.-8. tercihler için dağılım %20, 9.-16. tercihler için %21 ve 17.-24. tercihler için %23 talep olmuştur. Bu verilere göre inşaat teknikerliği öğrencilerinin %36’sı öğrenim gördükleri programı ilk üç tercihleri arasında işaretlemiş bulunmaktadır. İnşaat teknikerliği öğrencilerinin kitap okuma sıklıkları araştırıldığında, %11’inin haftada 1-2 kitap, %35’inin ayda 1-2 kitap, %17’sinin 3 ayda 1-2 kitap ve %29’unun yılda 1-2 kitap okuduğu belirlenmiştir. Hiç kitap okumadığını ifade eden öğrenci oranı %9’dur. Öğrencilerin %23’ü günde 1 saatten az televizyon izlerken, %38’i günde 1-2 saat ve %22’si günde 2 saatten fazla televizyon izlediğini ifade etmektedir. Hiç televizyon izlemediğinin beyan eden öğrenci oranı % 17’dir. Örnekleme düzlemini oluşturan beş meslek yüksekokulu İnşaat programı öğrencilerinin %25’inin günde 1 saatten az, %32’sinin 1-2 saat, %38’inin günde saatten fazla internet kullandığı anlaşılmaktadır. Hiç internet kullanmadığını ifade eden öğrenci oranı %6’dır. Öğrencilerin tiyatro, sinema resim ve heykel sergisine gitme sıklıkları; “haftada bir” %15, “ayda bir” %44, “üç ayda bir” %13 ve “yılda bir” %22 oranlarındadır. Ankete katılan öğrencilere “ailelerinde ve yakın çevrelerinde inşaat sektöründe çalışan kimse bulunup bulunmadığı” sorulduğunda, %69 oranında “evet” yanıtı alınmıştır. İnşaat teknikeri adaylarının bu mesleği seçme sebepleri araştırıldığında %38’inin dikey geçiş sınavı ile inşaat mühendisliğine geçmek için, %32’sinin inşaat sektörüne ilgi duyduğu için, %14’ünün ailelerindeki inşaatla uğraşan kişilerin etkileri sebebiyle, %7’sinin herhangi bir üniversite diploması almış olmak için, %6’sının parasal getirisinin tatminkâr olacağı düşüncesi ile bu branşı seçtikleri belirlenmiştir. Öğrencilerin inşaat teknikerliği bölümünü kazandıklarında %36 çok sevindikleri, %42 herhangi bir yükseköğrenim kurumuna kayıt yapma hakkı kazandıkları için memnun oldukları anlaşılmıştır. Bu bölümü kazanmaktan memnun olmayan öğrenci oranı %3 iken, kararsız olduğunu ifade eden öğrencilerin oranı %19 olarak şekillenmiştir. Öğrencilerin iki yıl süreli inşaat teknikerliği öğreniminin sonunda bu eğitimi almaktan ne kadar memnun oldukları araştırıldığında, çok memnun olan öğrencilerin oranının %53’e çıktığı tespit edilmiştir. %36 orta derecede memnunken, pek memnun olmayan öğrencilerin oranı %6, yorum yapmayan öğrencilerin oranının %3 olduğu belirlenmiştir. İnşaat teknikeri adaylarının, mezuniyetin ardından %50’si DGS ile inşaat mühendisliği öğrenimine geçiş yapmak, %13’ü bir şantiyede çalışmak isterken, %10’u okuduğu alanda kendi işini kurmak, %5’i üniversite sınavına girip başka bir bölümde okumak, %7’si bir proje bürosunda çalışmak istemektedir. Öğrencilerin %26’sı aldıkları derslerin bu mesleği edinebilmek için yeterli olduğunu düşünürken, %48’i bu dersleri orta derecede yeterli bulmaktadır. %26’lık diğer grup ise aldığı derslerin inşaat teknikerliği için yeterli olmadığını düşünmektedir. Bilgisayar Destekli Tasarım ve Metraj ve Keşif İşleri dersleri %11 oranlarıyla en çok yarar görülecek dersler olarak belirtilmiş, Betonarme %9, Yapı Statiği %6, Büro ve 17

 

  

Şantiye Organizasyonu %6, Yapı Mimarisi ve Detay Çizimleri %6 ile bu dersleri izlemiştir. En az fayda görüleceği düşünülen derslerin başında %8’lik oranlarla Teknolojinin Bilimsel İlkeleri ve Genel ve Teknik İletişim dersleri bulunmaktadır. Bunları sırası ile %7 ile İşletme Yönetimi, %7 ile Kalite Güvence ve Standartlar, %5 ile Su Temini ve Atık Sular, %5 ile Hidrolik ve Hidroloji, %5 ile Zemin Mekaniği dersleri izlemektedir. Öğrenciler %12’lik bir oranla Bilgisayar Destekli Tasarım ve %10’luk oranlarla Metraj ve Keşif İşleri ve Betonarme derslerinin daha ayrıntılı işlenmesini arzu ettiklerini ifade etmişlerdir. Mevcut laboratuarların %14 oranında yeterli, %35 oranında orta derecede yeterli ve %51 oranında yetersiz bulunduğu belirlenmiştir. Öğrencilerce; %5 çok miktarda bilgisayar uygulaması yapıldığı, %18 yeterli miktarda bilgisayar uygulaması yapıldığı, %35 orta derecede bilgisayar uygulaması yapıldığı, %20 az bilgisayar uygulaması yapıldığı ve %22 çok az bilgisayar uygulaması yapıldığı düşünülmektedir. İnşaat teknikerliği eğitimi esnasında yapılan arazi uygulamalarının yeterliliğinin değerlendirilmesi; %1 çok miktarda, %1 yeterli miktarda, %11 orta derecede, %17 az ve %70 çok az uygulama yapıldığı şeklindedir. Öğrencilerce; %5 çok miktarda sayısal problem çözümü yapıldığı, %20 yeterli miktarda sayısal problem çözümü yapıldığı, %40 orta derecede sayısal problem çözümü yapıldığı, %16 az sayısal problem çözümü yapıldığı ve %19 çok az sayısal problem çözümü yapıldığı düşünülmektedir. Derslere gelen öğretim elemanlarının yeterli teknik bilgiye sahip olmalarının değerlendirilmesi; %48 evet, %43 orta ve %9 hayır şeklindedir. Öğretim elemanlarının yeterli eğitmenlik bilgisine sahip olmalarının değerlendirilmesi; %37 evet, %55 orta ve %8 hayır şeklindedir. Öğrencilerin %9’u öğrenimleri için gereken ilgi ve çalışmayı “az ya da çok az” gösterdiklerini beyan etmişlerdir. Çok, evet ve orta miktarda gayret ve katılım gösterdiğini ifade eden öğrenci oranı (%15+%33+%43) %91 oranındadır. İyi bir teknikerlik öğreniminde yapılması gerekenler hakkında; öğrencilerin %36’sı daha çok pratik uygulama becerisi kazandırılmasını, %24’ü daha çok teknik ve mesleki gezi yaptırılmasını, %21’i daha çok teorik uygulama becerisi kazandırılmasını, %19’u daha çok staj imkânı tanınmasını talep etmektedir. Öğrenciler, iyi bir tekniker olmak için mezuniyetten sonra; %24 şantiye becerisi kazanılması, %15 büro çalışmaları yapılması, %14 saha uygulamaları yapılması ve %12 meslek içi eğitimlere katılınması gerektiğini düşünmektedirler. Öğrencilerin inşaat teknikerliği meslek kipi uygulamaları algılamaları; şantiyede denetleme ve kontrol yapılması %11, metraj keşif ve hak ediş çalışmaları yapılması %11, proje çizimi yapılması %10 ve proje okunması %9 şeklindedir. Öğrencilerin mezun olduktan sonra seçme şansları olsa; %23’ü kendisinin/ailesinin iş yerinde, %17’si bir kamu kuruluşunda, %17’si bir mühendislik müşavirlik firmasında ve %17 si bir proje firmasında çalışmak istediğini ifade etmiştir. Öğrencilerin inşaat teknikerliğini saygın bir meslek olarak algılayıp algılamadıklarının anlaşılması amacıyla sorulan soruya alınan yanıtların dağılımı; “evet saygındır” %59, “kararsız” %23 ve “hayır saygın değildir” %18 olarak şekillenmiştir. Öğrencilerin yarıya yakın bir bölümü inşaat teknikerliği dışında bir meslek sahibi 18

 

 

 

olmayı arzu etmektedirler. Başka bir meslek sahibi olmayı arzu eden öğrencilere hangi meslekleri tercih ettikleri sorulduğunda ezici miktarda mühendislik/mimarlık mesleğinin tercih edildiği görülmüştür. Öğrenciler, inşaat sektörünün 20-30 yıl sonra yurdumuzdaki durumunun %21 çok iyi, %53 iyi, %19 orta, %5 kötü ve %2 çok kötü olacağını düşünmektedirler. Öğrencilerin okul yönetimlerinden en büyük beklentileri; laboratuar imkânlarının arttırılması, uygulama ve teknik gezilerin çoğaltılması ve ders programlarının revize edilmesidir. Bunu öğretim elemanlarının düzeylerinin arttırılması ve sosyal imkânların arttırılması izlemektedir. İnşaat teknikerliği eğitimini tamamlamak üzere olan öğrencilerin Yüksek Öğretim Kurulu yönetiminden talepleri; inşaat teknikerliği ders programlarının daha aktif hale getirilmesi, teknikerlik eğitimi süresinin uzatılması, inşaat teknikerliğinin cazibesinin arttırılması ve öğrenimdeki uygulamalarının arttırılması olmuştur. Bunları DGS sınavında değişikler yapılması, mesleki ve bilgisayar laboratuarlarının imkânlarının arttırılması, teknikerlerin imza yetkisi sahibi olması ve öğretim elemanlarının düzeylerinin arttırılması izlemektedir. Öğrencilerin Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’ndan öncelikli talepleri; iş ve staj imkânlarının arttırılması, inşaat teknikerlerinin yetkilerinin arttırılması, daha nitelikli teknikerler yetiştirilmesi için aktif çabada bulunulması, seminer ve konferanslar düzenlenmesidir. Öğrencilerin siyasi iktidarlardan en önemli beklentileri inşaat teknikerleri’nin yetkilerinin arttırılmasıdır. Öğrenciler arasında “5 yıllık” kariyer planlaması yapan %42, “10 yıllık” kariyer planlaması yapan %17 ve “20 yıllık” kariyer planlaması yapan %12, herhangi bir kariyer planlaması “yapmadığını” ifade eden öğrencilerin oranı %29’dur. İnşaat teknikeri olmak üzere bulunan öğrencilerin hayattan; %20’si başarı, %19’u mutluluk, %16’sı saygı, % 14’ü sevgi ve %14’ü para beklemektedirler. Genç inşaat teknikeri adaylarının ileride siyasete atılmayı düşünüp düşünmediklerine dair sorulan soruya verilen yanıtlar; “evet” %26, “kararsız” %18 ve “hayır” %56 şeklindedir. 5. SONUÇ VE ÖNERİLER

Gerek Bayındırlık Bakanlığı’ndan gerek siyasi iktidarlardan en çok beklenen hususların başında imza yetki artırımı olması öğrencilerin, Şubat 2008’de yürürlüğe giren Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği’nin şantiye şefliği ve yardımcı denetim elemanlığı konularında getirdiği yeni yetki ve sorumluluk düzenlemelerinden haberleri olmadığını göstermektedir. Yönetmeliğin yayınlanmasından itibaren anket düzenlendiği zamana kadar geçen dört ay zarfında bu “haberdar olma” gerçekleşmemiştir. Bu tespit aynı zamanda ilgili öğretim elemanlarının da öğrencilere gerekli bilgilendirmeyi yapmadığını işaret etmektedir. Belki de öğretim elemanlarının bir kısmının da bu yeni düzenlemeden bilgileri bulunmamaktadır. Eğitim ve öğretim sisteminin; ilgili mesleki mevzuatlardan ve eğitim mevzuatlarından, bu alandaki değişiklik ve yeniliklerden hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin bilgili olacağı bir norma getirilmesi gerekmektedir. Bu konuda gerek üniversite yönetimlerinin ve öğretim kadrosunun gerek ilgili kamu kuruluşlarının daha özenli çalışması gerekmektedir. Ders programlarının ve eğitim sisteminin meslek lisesi çıkışlı öğrencilerin ağırlıkta bulunacağı yaklaşımı ile hazırlanmış olması, günümüz öğrencilerinin yarısından fazlasının genel liselerden mezun olarak teknikerlik öğrenimine başlaması ile 19

uyum arz etmemektedir. Programların revize edilmesi gerekliliği konusundaki önemli nedenlerden biri de “Orta Öğretim-Meslek Yüksekokulu Eğitimi Uyumu”nun sağlanması gerekliliğidir. Yapılan istişare toplantıları ve alınan kararlar “3-5 yılda bir eğitim programlarının gözden geçirilmesi ve revize edilmesi gerektiği” sonuçlarını ifade etmekteyken, mevcut düzenleme ve uygulamalarda herhangi bir geliştirme yapılmadığı gözlenmektedir. Öğrencilerin aktif ve revize ders programları talebi bu konunun önemini belirtmektedir. Öğretim görevlileri arasında koordinasyonun artırılması gerekmektedir. İlgili tüm öğretim görevlilerinin yılda bir-iki kez bir araya gelerek değerlendirme ve tartışmalar yapması, bunların raporlanarak ilgili kurumlara sunulması daha sağlıklı bir öğretim sisteminin gerçekleştirilmesine yardımcı olacaktır. Sosyal ilişkilerin de gelişmesine faydalı olabilecek böyle toplantıların iletişim ve yeni trendlerin yakalanması bağlamında çok önemli getirileri olacağı düşünülmektedir. Yüksekokullardaki bilgisayar laboratuarları, mesleki uygulama laboratuarları, kütüphaneler gibi donanımların imkan ve kalitesinin artırılması direkt olarak eğitim ve ürün kalitesine yansıyacaktır. Bu konulardaki yetersizlikler yoğun olarak dile getirilmekte, çözümü için mevcut uygulamalardan daha fazlasının yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Önemli uygulama yetersizliklerinden biri de mesleki teknik gezilerin sayısal azlığıdır. Her dönem en az bir teknik gezinin düzenlenmesi, yoğun uygulama eksikliği ifadelerinin karşılanmasını, teori ile uygulama uyumlaştırması konusunda fikir oluşturulmasını ve bir hayat tarzı olacak olan mesleğin nasıl uygulandığının anlaşılmasını sağlayacaktır. Yapılan tespitlerden biri de mezun olmak üzere olan tekniker adaylarının bir inşaat teknikeri’nin ne yapıp ne yapmayacağını, yetki ve sorumluluklarını, uygulama düzenlemelerini yeterince bilmiyor olduklarıdır. “İnşaat Teknikerliğine Giriş”, “Meslek Etiği”, “Yapı İşleri Mevzuatı”, “Türkiye ve Dünya’da İnşaat Sektörü” gibi derslerin eğitim programına eklenmesi ile öğrencilerin meslekleri, inşaat sektörü, ülke şartları ve uluslar arası uygulamalar gibi konularda bilgilendirilmeleri sağlanmalıdır. İnşaat teknikerlerinin; kendi işletmesini kurup işletebilecek bir güven duygusu ile donanmış; proje, yapı, sigorta, vergi ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili mevzuatı bilen ve gerekli bürokratik işlemleri yapabilecek bilgi ve beceriye; Doğruluk ve düzen içerisinde, bağımsız çalışabilme ve karar verebilme yeteneğine sahip olması; Aynı zamanda çalışma hayatında profesyonel uzmanlar yanında halk ile de ilişki kuracak niteliklere sahip olması doğrultusunda gerekli uygulama düzenlemelerinin yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda, öğrencilerin meslek hayatlarında en az faydasını göreceklerini düşündükleri “Genel ve Teknik İletişim”, “İşletme Yönetimi“ ile “Kalite Güvence ve Standartlar” derslerinin önemlerinin yeterince anlatılması/anlaşılmasının sağlanması gerektiği düşünülmektedir. Endüstri temsilcileri ve mesleki eğitim kurumlarının işbirliğinin sağlanabileceği birimlerin oluşturulmasında yarar vardır. Böylelikle, sektör ve yüksekokul arasında bilgi alışverişi ve etkileşim oluşturulabilir. Yukarıda belirtilen önerilere ek olarak; Öğretim elemanı yetiştirme/geliştirme programları düzenlenmesi, ders içeriklerine uygun çalışma projeleri uygulanması, yüksekokulların bilgisayar sayı ve niteliği bakımından yeterli düzeye getirilmesi, bilgisayar laboratuarında piyasada geçerliği bulunan mesleki paket programlardan yeterli sayıda bulunması da inşaat teknikerliği eğitim ve öğretiminin daha olumlu çıktılar sağlaması için yerine getirilmesi gereken önemli hususlardır.

20

Kaynaklar [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi, “İnşaat Programı”, İnşaat Programı İhtisas Komisyonu, Ankara, 2002 “Meslek Yüksekokulu Kriterleri”, Yükseköğretim Kurulu Endüstriyel Eğitim Projesi Başkanlığı, Ankara, 2003 K. Yenigün, M. A. Gürel, “Türkiye’deki İnşaat Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi ve Bazı Öneriler”, I.Ulusal Mühendislik Kongresi 20-21 Mayıs 2004 Eski Foça, İZMİR Özkul, A. E., 2004, “E-Öğrenme ve Mühendislik Eğitimi”, TMOB Elektrik Mühendisleri Odası Dergisi, Sayı: 419, Ankara. İnşaat Teknikerliği Öğrencilerine Kazandırılan Bilgi ve Beceriler http://alaeddin.cc.selcuk.edu.tr/bolumler/insaat.htm İbrahim Arıkan, “Okul ve İş Yaşamı” III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, s.6467, 8-9 Kasım 2007, Adana Arjen Vos,”Hizmet Piyasası ve Lise Sonrası Mesleki Eğitim”, III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, s.95-101, 8-9 Kasım 2007, Adana Prof. Dr. Beşir Şahin, Doç. Dr. Kurtuluş Karamustafa, Prof. Dr. Ferit Kargın, “Mesleki Teknik Eğitim’de Tanıtım ve Cazibe Oluşturma”, III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, s.168-181, 8-9 Kasım 2007, Adana III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, “Sonuç Bildirisi”, s.191- 196, 8-9 Kasım 2007, Adana Dr. Erdinç Yazıcı, Prof. Dr. Hasan Bacanlı, Dr. Suna Başak, Dr. Şenol Durgun, Dr. Aydın Başbuğ, Dr. Fettullah Akın, Dr. Gonca Durgun, Dr. Hakan Taşdemir, Belma Tokuroğlu, Mehmet Akif Okur, Cemalettin Parıltı, Merve Özaydın, Saim Şallı “Türk Üniversite Gençliği Araştırması- Türk Üniversite Gençliğinin Sosyo- Kültürel Profili” Gazi Üniversitesi, Ankara, 2003 Yrd. Doç. Dr. Şenay Sezgin Nartgün, Öğr. Gör. Engin Yüksel, “Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Sosyo-Ekonomik Düzeylerinin Belirlenmesi”, Kırşehir, 2008 Çankırı Karatekin Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, 2005-2006 öğretim yılının bahar yarıyılının sonu 2005-2006 öğretim yılının bahar yarı yılı “Öğrenci Anketi Sonuç Raporu“, http://karatekin.cmyo.ankara.edu.tr/cmyo/dokumanlar/anketler/2005-2006b-o.htm Z.Y. Fırat, N. Özel, Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokullarında Okuyan Öğrencilerin Çalışma Hayatından Beklentileri Üzerine Bir Değerlendirme, Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi, 2003; 5:1-15 Çankırı Karatekin Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, 2005-2006 öğretim yılı bahar yarıyılı “Akademik Personel Anketi Sonuç Raporu”, http://karatekin.cmyo.ankara.edu.tr/cmyo/dokumanlar/anketler/2005-2006b- ap.htm Dr. Latif Onur Uğur, “İnşaat Mühendisliği Eğitimindeki Sorunlar, Mesleki Uygulama Düzenlemeleri ve Meslek Kipi Seçiminin Değerlendirilmesi” İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi, Ankara, 2007

[11]

[12] [13]

[14]

[15]

21

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİ KAPSAMINDA VERİLEN İŞLETME YÖNETİMİ DERSİ İÇİN GENİŞ AMAÇLI BİR UYGULAMA
Latif Onur UĞUR Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, E-Journal of New World Sciences Academy, Technologıcal Applied Sciences, Volume: 4, Number: 3, s. 256-272, 2009 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Bu çalışmada İnşaat Teknikerliği Eğitimi içinde yer alan İşletme Yönetimi dersinin teknikerlik öğrencilerine verilmesinde; sık küçük sınav uygulaması, yoğun küçük ödevler verilmesi, konular ile ilgili vaka etütleri yapılması ve öğrencilerin konu ile ilgili kendilerinin seçecekleri farklı birer kitaptan yapacakları kısa sunumlarla dersin daha derin kavranması ve faydalılığının artırılması amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik olarak Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu (MYO), İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine yarıyıl başında; bir akademik dönem boyunca uygulanacak ders içeriği ve programı, kaynak kitaplar, ödev içerikleri ve ödev teslim tarihleri yazılı olarak verilmiştir. Dersin işlendiği dönem boyunca öğrencilere 6 küçük sınav uygulanmış ve 20 küçük ödev verilmiştir. Dönem sonunda her öğrenci kaynak kitaplar listesinden kendi seçtiği ve okuduğu bir kitaptan sunum yapmıştır. Dönem sonunda, öğrencilere bu uygulamaları değerlendirmeleri amacı ile bir anket uygulanmış ve anketten edinilen bulgular çalışma dahilinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Teknik Eğitim, Yapı Eğitimi, İnşaat Teknikerliği Eğitimi, İşletme Yönetimi, Meslek Yüksek Okulu (MYO) 1. GİRİŞ Yönetim, amaçlara yönelmiş beşeri ve psiko-sosyal özelliği olan bilimsel ve sanatsal bir etkinliktir. İşletmelerde önce yönetilecek sonra da orta ve üst düzeyde yöneticilik yapacak teknik elemanların bu uygulamaları eğitimleri esnasında tanımaları, ilgili konu ve yöntemleri öğrenmeleri için teknikerlik eğitimi müfredatında İşletme Yönetimi dersi bulunmaktadır. İşletme Yönetimi dersi, pek çok mesleki teknik eğitim programı içinde yer alan önemli bir “yönetim” dersidir. Temel fen bilimleri dersleri, mesleki teknik dersler, Türkçe, İnklap Tarihi ve Yabancı Dil derslerine ek olarak Kalite Yönetimi ve İşletme Yönetimi dersleri eğitim programının ayrılmaz derslerindendir. Doğruluk ve düzen içerisinde, bağımsız çalışabilme ve karar verebilme yeteneğine sahip olmak bir tekniker için önemli özelliklerdir. Aynı zamanda çalışma hayatında profesyonel uzmanlar yanında halk ile de ilişki kuracak niteliklere sahip olunmalıdır [1]. Öğrencilerin çoğunun, sadece eğitimlerinde aldıkları birikimle kalma eğiliminde oldukları, kendi kendine ve yaşam boyu öğrenme konusunda yetersiz kaldıkları görülmektedir. Hâlbuki bugünden yarına gelişme ve değişimlerin yaşandığı günümüzde, sürekli öğrenmenin gerekliliği açıktır [2]. III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, “Sonuç Bildirisi”nde yapılan önerilerden iki tanesi aşağıdaki gibidir;  Meslek yüksekokulu öğrencilerinin sosyal ve kültürel açıdan geliştirilmesi sağlanmalıdır,  Öğrencilere rehberlik hizmeti verilmelidir [3]. 22

Kaman MYO İnşaat Programında İşletme Yönetimi dersinin okutulma amaçları; 1.İşletmenin temel kavramlarını, amaçlarını ve çevre ile ilişkilerini kavrayabilme. 2.İşletmenin çeşitlerini sıralayabilme. 3.İşletmelerin kuruluş çalışmalarını, kuruluş yerinin seçimini ve işletmenin kapasitesinin belirlenmesini kavrayabilme. 4.İşletme fonksiyonlarını ve bunlar arasındaki ilişkileri kavrayabilme. 5.İşletmelerin yönetiminde ortaya çıkan sorunları kavrayabilme şeklinde belirtilmektedir [4]. Kaman MYO İnşaat Programında İşletme Yönetimi dersinin içeriği aşağıdaki gibidir; İşletme ve yönetimin temel kavramları, işletmelerin amaçları işletmelerin ekonomik yapı içindeki yeri ve çevre ile olan ilişkileri, yönetici ile girişimci arasındaki farklar, işletmelerin sınıflandırılması. Hukuki yapılarına göre işletmeler. İşletmenin kuruluş çalışmaları. İşletmenin büyüklüğü ve kapasitesi. İşletme fonksiyonları, yönetim kavramı, yönetimin özellikleri. Yönetimin temel fonksiyonları, planlama ve örgütleme, koordine etme ve denetim, üretim planlaması, stok kontrolü, üretimin denetimi, kalite kontrolü, toplam kalite yönetimi. Pazarlama yönetimi fonksiyonları ve pazarlama araştırması organizasyonların işleyiş şekilleri ve bu konuda ortaya çıkan sorunları kavrayabilme.İşletmelere geziler düzenleme [4]. 2. ÇALIŞMANIN ÖNEMİ Bu çalışmada İnşaat Teknikerliği Eğitimi içinde yer alan İşletme Yönetimi dersinin teknikerlik öğrencilerine verilmesinde; sık küçük sınav uygulaması, yoğun küçük ödevler verilmesi, konular ile ilgili vaka etütleri yapılması ve öğrencilerin konu ile ilgili kendilerinin seçecekleri farklı birer kitaptan yapacakları kısa sunumlarla dersin daha derin kavranması ve faydalılığının artırılması amaçlanmıştır. Yapılan uygulamalarda bu dersin; mikro ölçekte kişisel hayatların, normal ölçekte işletmelerin, makro ölçekte de devletlerin yönetimlerine uygulanmasının algılanması ve değerlendirilmesi hedeflenmiştir. 3. ANAKONU “İşletme Yönetimi” dersi, aşağıdaki Tablo 1.’de belirtilen haftalarda, belirtilen konuların öğrencilerce “ön hazırlık ve çalışılması” yapılmış olarak gelecekleri derslerde anlatılması ve tartışılması ile yürütülmüştür. Ders için kullanılan ana envanter; Prof. Dr. Nurullah Genç’in “Yönetim ve Organizasyon – Çağdaş Sistemler ve Yaklaşımlar” adlı Seçkin Yayıncılık tarafından yayınlanmış olan kitabıdır. İki haftada bir, ilk dersin başında, programda belirtilen önceki ünitelerin tamamından küçük sınavlar yapılmıştır. Yapılan 6 küçük sınav, ara sınavı ve final sınavına ait sınav soruları Ek 1.’de verilmiştir.
Tablo 1. İşletme Yönetimi dersi öğretim programı
1.Hafta 2.Hafta 3.Hafta 4.Hafta 5.Hafta Ders kapsamının ve işlenişinin anlatılması, ilk ödevlerin verilmesi Yönetim ve Organizasyon Kavramlar: Yönetim ve Organizasyon Yönetim ve Organizasyon Kavramlar: Organizasyon ve Örgüt Yönetim Düşüncesinin Tarihi Yönetim Düşüncesinin Gelişimi

23

6.Hafta 7.Hafta 8.Hafta 9.Hafta 10.Hafta 11.Hafta 12.Hafta 13.Hafta 14.Hafta

Yönetimin Fonksiyonları Çağdaş Örgüt Yapıları ve Yönetim Teknikleri Örgütlerde İnsan İlişkileri Ara Sınav Örgütsel Davranışın Yönetimi Çağdaş Yönetim Teknikleri Yönetimin Bağlantı Süreçleri: Örgütsel İletişim, Kriz Yönetimi Toplantı Yönetimi Zaman Yönetimi

Her ders, bir sonraki hafta, imza karşılığında teslim edilmek üzere ödevler verilmiştir. Verilen ödevlerin “öğrencilerin kendileri tarafından yapılması, gerekli araştırma, bilgi edinme, düşünme, fikir üretme ve kendi ifadeleri ile yazılması” esas alınmıştır. Verilen ödevlerin içerikleri Tablo 2.’de sunulmuştur. Ödevlerin bir sayfadan az olmaması fakat çok uzun da olmaması istenmiştir. İnternet üzerinden bulunan bazı metinlerin kopyalanıp yapıştırılması ile yapılan ödevler, birbirinin aynısı olan ödevler, diğer öğrencilerin ödevlerinden fotokopi çekilerek üstüne isim yazılmak sureti ile teslim edilmeye çalışılacak yazıların ödev olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Her öğrenci verdiği ödevi “bilmekten, bu ödevlerle ilgili olarak sorulacak sorulara doğru ve tutarlı yanıt vermekten” bizzat sorumlu tutulmuştur.
Tablo 2. Ödev içerikleri

1) Ben kimim? Neden varım? Hayattaki amacım/amaçlarım neler? Bu amaçlar için bana neler gerek? (maddi, nesnel, eğitimsel, donanımsal vb.), Bunların hangilerine sahibim? Sahip olmadıklarımı sağlamam için neler yapmalıyım? 2) Kişisel vizyon ve misyonunuzu yazınız.

3) Üniversite nedir? Nasıl olmalıdır? Üniversite öğrencisi nasıl olmalıdır? 4) İnşaat Teknikeri kimdir? Kim değildir? Ne yapar? Ne yapmaz? Nasıl iyi bir İnşaat Teknikeri olunur? 5) Ekonomik faaliyetleri yapıları ve büyüklükleri bakımından işletme türleri nelerdir? Açıklayınız. 6) Planlama nedir? Etkili bir planlamanın özellikleri nelerdir? Açıklayınız. 7) Mezuniyetten sonraki 40 yılınız için Çubuk Diyagram şeklinde bir hayat/kariyer planı yapınız. 8) Karar verme nedir? Karar verme sürecinin gerekleri ve aşamaları nelerdir? Açıklayınız.

24

9) İş başvurunuzu kabul eden hayali beş firma arasından hangisinde çalışacağınıza dair kararınızı “karar matrisi yöntemi” ile veriniz, ilgili çalışmalarınızı ödevinize ekleyiniz. 10) İş başvurunuzu kabul eden hayali beş firma arasından hangisinde çalışacağınıza dair kararınızı kantitatif karar verme yöntemlerinden “puanlandırma yöntemi” ile veriniz, ilgili çalışmalarınızı ödevinize ekleyiniz. 11) Mezuniyet sonrası Dikey Geçiş Sınavı’nı kazanma, Üniversite Sınavı ile dört yıllık bir fakülteyi kazanma, işe girme, evlenme ve askere gitme olgularının biri yada birkaçının yar aldığı farklı haller için üç durumlu bir “senaryo analizi” hazırlayınız. 12) SWOT analizi nedir? Neden ve nasıl yapılır? Kaman MYO için bir SWOT analizi yapınız? 13) Kendi şahsınız için bir SWOT analizi yapınız?

14) İleride kuracağınız kendi inşaat firmanıza ait bir organizasyon şeması hazırlayınız. 15) Şeyh Edebalı’nın Osman Bey’e verdiği öğütleri vizyoner bir yaklaşımla irdeleyiniz. 16) İleride kuracağınız kendi inşaat firmanıza ait birer vizyon ve misyon kaleme alınız. 17) Öğrenen örgütler nelerdir? Bu örgütlerde liderliğin önemini örneklerle açıklayınız. 18) 19) Motivasyon nedir? Motivasyon teknikleri nelerdir açıklayınız. Stres nedir? Örgütlerde stresle nasıl başa çıkılır? Açıklayınız.

20) Kendinize ait “iş başvurusu” ve “üniversiteye kabul” amaçlı farklı birer özgeçmiş hazırlayınız.

İşletme Yönetimi dersi ana konuları ile ilgili olarak verilen 300’den fazla kaynak içeren bir kaynaklar listesinden, her öğrenci, kendisinin seçtiği bir kitabı temin etmiş, okmuş, anlamış, dönem sonundan önce iki sayfalık bir özet çıkararak öğretim üyesine teslim etmiş ve yaptığı sözlü sunumda bu kitaptan tamamen sorumlu tutulmuştur. Bu sunumlardan ve sorulan ilgili sorulardan puanlandırma yapılmıştır. Bu şekilde okuma alışkanlığının geliştirilmesine paralel olarak esas ders kitabı olarak öğretim elemanı tarafından önerilen kitabın seçiminde istenmeden de olsa yapılmış olunan subjektif davranım, her öğrencinin ilgi alanına göre seçim yapması ile daha objektif bir hale getirilmeye çalışılmıştır. Dönem boyunca uygulanan küçük sınavların okunması ve değerlendirilmesinde bizzat öğrenciler görevlendirilmiş, her öğrenci kendine ait olmayan bir sınav kağıdını, sınav ardından öğretim elemanının da bulunduğu sınıf ortamında okumuş ve puanlandırmıştır. Bu şekilde sınavın hemen ardından alınan puanlar belirlenmiş ve sınıfa okunmuştur. Aldığı nota itirazı olup olmadığı sorulan öğrencilerden itirazı olanların kağıtları, hemen o sırada öğretim elemanınca kontrol edilmiş ve eğer gereken bir değişiklik varsa yapılmıştır. Bu suretle “yakın arkadaşına yüksek not verme” yada “kasti olarak düşük not verme” yaklaşımlarına imkan verilmemiştir. Küçük sınavlar ve kaynaklar listesinden temin edilip okunan ve sunum yapılan kitaplardan yapılan sözlü sınavlar dönem sonu başarı puanının hesaplanmasında ara sınavı ile birlikte 25

değerlendirilmiştir. Her dersin başında yoklama alınmış, yönetmeliğin gerektirdiği devam şartlarını sağlamayan ve ödevlerini vaktinde teslim etmeyen öğrencilerin final sınavına kesinlikle giremeyecekleri açık şekilde belirtilmiştir. Dersin iyi anlaşılabilmesi ve başarılı olunabilmesi için; derse devam etmenin, not tutmanın, düzenli ve zamanında çalışmanın, ders kitabını temin ederek o hafta anlatılacak konulara ve yapılacak küçük sınava çalışmanın, verilen kaynaklar listesinden seçilip sorumlu olunacak birer kitabı temin etmenin ve ciddiyetle çalışmanın gerektiği önemle vurgulanmıştır.

Şekil 1. Anket uygulaması

Yapılan uygulamaların sonuçlarının değerlendirilmesi amacı ile Kaman MYO, İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerinden 66’sına bir anket uygulanmıştır. Şekil 1.’de anket uygulaması esnasında çekilen bir fotoğraf sunulmuştur. 55 adet seçmeli sorudan oluşan bu anketle; dersin işleniş şeklinin, sık ödev verilmesinin, sık küçük sınav yapılmasının, öğretime esas bir ana kitap ekseninde ders işlenmesinin, konularla ilgili vaka etütlerinin yapılmasının, kaynak kitaplar listesinden birer kitap daha seçerek öğrenilmesinin ve kısa sunumlar yaparak not almanın dersin kavranmasında, hayata ve mesleğe uygulanmasında ne kadar verimli olduğu araştırılmıştır. İsim yazılmadan ve süre kısıtlaması yapılmadan uygulanan anketten elde edilen veriler aşağıda sunulmuştur. 4. BULGULAR Dersin işleniş şeklinin ve gerekliliklerin baştan belirlenmiş olmasının değerlendirilmesine yönelik olarak sorulan sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 3.‘te verilmiştir. Bu verilere göre dersin işleniş şeklinin ve gerekliliklerin baştan belirlenmiş olmasının yazılı olarak öğrencilere verilmesi ile; öğrenciler tarafından derslerin işlenişinin kavranmasında %83, ders içeriği, ödevler, devam, ek okumalar, raporlamalar ve sözlü sınavlar bunların birbirleri ile ilişkilerinin kavranmasında %91, dersin öneminin kavranmasında %89 ve öğretim elemanının nelere önem verdiğinin kavranmasında %55 avantaj sağlandığı anlaşılmıştır.
Tablo 3. Dersin işleniş şeklinin ve gerekliliklerin baştan belirlenmiş olmasının değerlendirilmesi
Frekans Dersin işleniş şeklinin ve gerekliliklerin (oynanacak oyunun kurallarının) baştan belirlenmiş olması; Yüzde %

Avantaj sağlıyor

Herhangi bir fayda sağlamıyor

Zararlı oluyor

Avantaj sağlıyor

Herhangi bir fayda sağlamıyor

Zararlı oluyor

26

1. Dersin işlenişinin kavranması bakımından 2. Ders içeriği, ödevler, devam, ek okumalar, raporlamalar ve sözlü sınavlar bunların birbirleri ile ilişkilerinin kavranması bakımından

55

10

1

83

15

2

60

5

1

91

8

2

3. Ders içeriği, ödevler, devam, ek okumalar, raporlamalar ve sözlü sınavlar öneminin kavranması bakımından

59

7

0

89

11

0

4. Ders içeriği, ödevler, devam, ek okumalar, raporlamalar ve sözlü sınavlar öğretim elemanının nelere önem verdiğinin kavranması bakımından

36

16

14

55

24

21

Ders içeriği, sorumlu olunacak olan kitap, ödevlerin içerikleri, teslim tarihleri vb. hususların yazılı olarak dağıtılması ve ilan panosuna asılmış olmasının değerlendirilmesi için sorulan sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 4.‘te verilmiştir. Bu verilere göre ders içeriği, sorumlu olunacak olan kitap, ödevlerin içerikleri, teslim tarihleri vb. hususların yazılı olarak dağıtılması ve ilan panosuna asılmış olması ile; neler yapılacağının önceden biliniyor olması konusunda %94, ilan panosunun sürekli takip edilmesinde %73, planlı bir ders işlendiğinin algılanmasında %92 ve hayatta planlama yapılarak uygulamalar yapılmasının olumlu getirileri olabileceğine bir örnek olması anlamında %86 faydalı olunduğu belirlenmiştir.
Tablo 4. Ders içeriği, sorumlu olunacak olan kitap, ödevlerin içerikleri, teslim tarihleri vb. hususların yazılı olarak dağıtılması ve ilan panosuna asılmış olmasının değerlendirilmesi
Frekans Ders içeriği, sorumlu olunacak olan kitap, ödevlerin içerikleri, teslim tarihleri vb. hususların yazılı olarak dağıtılması ve ilan panosuna asılmış olması; 5. Ne yapılacağının önceden biliniyor olması anlamında 6. İlan panosunun sürekli takip edilmesi anlamında 7.Planlı bir ders işlendiğinin algılanmasında 8. Hayatta planlama yapılarak uygulamalar yapılmasının olumlu getirileri olabileceğine bir örnek olması anlamında Herhangi bir fayda sağlamıyor Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor

Avantaj sağlıyor

Zararlı oluyor

Avantaj sağlıyor

Zararlı oluyor

62 48 61

4 17 4

0 1 1

94 73 92

6 26 6

0 2 2

57

8

1

86

12

2

Dersin bir eser/kitap orijininde (yazılı metine sahip bulunulurken) işleniyor olmasının değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 5.‘te verilmiştir. Bu verilere göre dersin bir eser/kitap orijininde işlenmesi ile; not tutmak konusunda %62, konu içeriklerinden haberdar olunmasında %86, düzenli okuma yapmayı gerektirmesi anlamında %67 ve herhangi bir konunun derste yetiştirilememesi durumunda o konunun ihmal edilmemesi bağlamında %50 fayda sağlandığı anlaşılmıştır.
Tablo 5. Dersin bir eser/kitap orijininde (yazılı metine sahip bulunulurken) işleniyor olmasının değerlendirilmesi

27

Frekans Dersin bir eser/kitap orijininde (yazılı metine sahip bulunulurken) işleniyor olması; 9. Not tutmak konusunda Avantaj sağlıyor Herhangi bir fayda sağlamıyor 21 Zararlı oluyor Avantaj sağlıyor

Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor Zararlı oluyor

41

4

62

32

6

10. Konu içeriklerinden haberdar olmak konusunda

57

8

1

86

12

2

11. Düzenli okuma yapmayı gerektirmesi anlamında

44

21

1

67

32

2

12. Herhangi bir konunun derste yetiştirilememesi durumunda o konunun ihmal edilmemesi anlamında

33

27

6

50

41

9

Yapılan uygulamanın yoklamalara dikkat edilmesi konusundaki faydalarının değerlendirilmesi için sorulan sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 6.‘da verilmiştir. Bu verilere göre; derse devam disiplini açısından %77, devamsızlık sınırını takip edebilmek açısından %76 ve öğretim elemanın devam etmeyi önemli bir başarı faktörü olarak görüyor olmasının anlaşılması bakımından %64 fayda sağlandığı belirlenmiştir.
Tablo 6. Yapılan uygulamanın yoklamalara dikkat edilmesi konusundaki faydalarının değerlendirilmesi
Frekans Yoklamalara dikkat edilmesi; Avantaj sağlıyor Herhangi bir fayda sağlamıyor 8 14 Zararlı oluyor Avantaj sağlıyor Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor 12 21 Zararlı oluyor

13. Derse devam disiplini açısından 14. Devamsızlık sınırını takip edebilmek açısından 15. Öğretim elemanın devam etmeyi önemli bir başarı faktörü olarak görüyor olmasının anlaşılması bakımından

51 50

7 2

77 76

11 3

42

21

3

64

32

5

Sık haftalık ödevler verilmesinin faydalı olup olmadığının değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 7.‘de verilmiştir. Bu verilere göre sık haftalık ödevler verilmesi ile; derse ilginin sürekliliği bakımından %82, dersle iş hayatının uyumlaştırılması bakımından %82, dersle özel hayatın uyumlaştırılması bakımından %55 ve sınavlara hazırlık bakımından %74 fayda sağlandığı anlaşılmıştır.
Tablo 7. Sık haftalık ödevler verilmesinin değerlendirilmesi
Frekans Haftalık ödevler verilmesi; Avantaj sağlıyor Herhangi bir fayda sağlamıyor Zararlı oluyor Avantaj sağlıyor Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor Zararlı oluyor

28

16. Derse ilginin sürekliliği bakımından

54

11

1

82

17

2

17. Dersle iş hayatının uyumlaştırılması bakımından 18. Dersle özel hayatın uyumlaştırılması bakımından 19. Sınavlara hazırlık bakımından

54

11

1

82

17

2

36

25

5

55

38

8

49

8

3

74

12

5

Haftalık ödevlerin imza karşılığında ve yalnızca teslim gününde toplanmış olmasının değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 8.‘de verilmiştir. Bu verilere göre haftalık ödevlerin imza karşılığında ve yalnızca teslim gününde toplanmış olmasıyla; belirli bir disiplin dahilinde ödev yapmak konusunda %77 ve ödevleri yapmaktan kaçınmanın önüne geçilmesi konusunda %74 fayda sağlandığı belirlenmiştir.
Tablo 8. Haftalık ödevlerin imza karşılığında ve yalnızca teslim gününde toplanmış olmasının değerlendirilmesi
Frekans Haftalık ödevlerin imza karşılığında ve yalnızca teslim gününde toplanıyor olması; Herhangi bir fayda sağlamıyor Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor

Avantaj sağlıyor

Zararlı oluyor

Avantaj sağlıyor

Zararlı oluyor

20. Belirli bir disiplin dahilinde ödev yapmak konusunda

51

10

5

77

15

8

21. Ödevleri yapmaktan önüne geçilmesi konusunda

kaçınmanın

49

15

2

74

23

3

Haftalık ödevlerin final sınavına girebilmek için ön şart olmasının değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 9.‘da verilmiştir. Bu verilere göre haftalık ödevlerin final sınavına girebilmek için ön şart olması uygulaması ile; ödev yapmaktan kaytarmaya imkan verilmemesi bakımından %70 ve dersin ve gerekliliklerinin ciddiye alınması konusunda %85 fayda sağlandığı anlaşılmıştır.
Tablo 9. Haftalık ödevlerin final sınavına girebilmek için ön şart olmasının değerlendirilmesi
Frekans Haftalık ödevlerin final sınavına girebilmek için ön şart olması; 22. Kaytarmaya imkan vermemesi bakımından 23. Dersi ve gerekliliklerini ciddiye almak konusunda Avantaj sağlıyor 46 56 Herhangi bir fayda sağlamıyor 11 7 Zararlı oluyor 9 3 Avantaj sağlıyor 70 85 Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor 17 11

Zararlı oluyor

14 5

Ders içeriği ile ilgili bir kitap daha okunup özetlenmesi ve sözlü sınava girilmesinin değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 10.‘da verilmiştir. Bu verilere göre ders içeriği ile ilgili bir kitap daha okunup özetlenmesi ve sözlü sınava girilmesinin; dersin daha iyi kavranmasına %68, dersin kapsamının genişliğinin

29

anlaşılmasına %65 ve öğrencilerin ufuklarının açılmasına %94 fayda sağlandığı belirlenmiştir.
Tablo 10. Ders içeriği ile ilgili bir kitap daha okunup özetlenmesi ve sözlü sınava girilmesinin değerlendirilmesi
Frekans Konu ile ilgili bir kitap daha okunup özetlenmesi ve sözlü sınava girilmesi; 24. Dersin daha iyi kavranmasına 25. Dersin kapsamının anlaşılmasına 26. Ufkunuzun açılmasına genişliğinin Avantaj sağlıyor 45 43 62 Herhangi bir fayda sağlamıyor 15 20 3 Zararlı oluyor 6 3 1 Avantaj sağlıyor 68 65 94 Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor 23 30 5 Zararlı oluyor 9 5 2

Ödev konularının katkılarının değerlendirilmesi için sorulan soruya alınan yanıtların dağılımı Tablo 11. ve Tablo 12.’de verilmiştir. Ödev konularının dersin içeriği ile uyumunun öğrenciler tarafından değerlendirilmesi sonucu %59 uyum bulunduğunun ifade edildiği saptanmıştır. Bu durum Tablo 11.’de gösterilmiştir.
Tablo 11. Ödev konularının dersin içeriği ile uyumunun değerlendirilmesi
Frekans Uyumsuzdu 27 Yüzde % Uyumluydu Uyumsuzdu 59 41

Ödev konuları; 27. Dersin içeriği ile

Uyumluydu 39

Ödev konularının içerikleri ve miktarlarının yeterliliğinin değerlendirilmesi için sorulan soruya alınan yanıtlara göre ödev konularının içerikleri ve miktarlarının %59 yeterli bulunduğu, %33 daha fazla geliştirilebileceği ve %9 fazla bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durum Tablo 12.’de gösterilmiştir.
Tablo 12. Ödev konularının içerikleri ve miktarlarının yeterliliğinin değerlendirilmesi
Frekans Ödev konuları; 28. İçerik ve miktar olarak Geliştirilebilir 22 Yeterli 39 Fazla 6 Geliştirilebilir 33 Yüzde % Yeterli 59 Fazla 9

Tablo 13.‘te ödevlerin yapılmasının öğrencilere ne kadar faydalı olduğuna dair sorunun yanıtlarına ait veriler sunulmuştur. Buna göre ödevlerin yapılmasının öğrencilerce %88 faydalı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tablo 13. Ödevlerin yapılmasının öğrencilere ne kadar faydalı olduğu
Frekans Ödevlerin yapılması; 29. Ödevleri yapmanız ile sizce bir kazanımınız oldu mu? Evet oldu 58 Hayır olmadı 8 Yüzde % Evet oldu 88 Hayır olmadı 12

Ders kapsamında “vaka etüdü” yapılmasının (bir metin okunup üzerinde fikir yürütülmesi, eleştiri yapılması) faydalı olup olmadığının değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 14.‘te verilmiştir. Bu verilere göre ders kapsamında “vaka etüdü” yapılmasının; okunan yada karşılaşılan bir olayı/fikri değerlendirme 30

anlamında %89, durumlara farklı açılardan bakılması gerektiğinin kavraması anlamında %94 ve her söylenene/duyulana inanma, her şeyi kabul etme değil aklın ve bilginin süzgecinden geçirerek irdelemek konusunda %89 faydalı bulunduğu belirlenmiştir.
Tablo 14. Ders kapsamında ”vaka etüdü” yapılmasının faydalarının değerlendirilmesi
Frekans Ders kapsamında vaka etüdü yapılması (bir metin okunup üzerinde fikir yürütülmesi, eleştiri yapılması 30. Okuduğunuzu yada karşılaştığınız bir olayı/fikri değerlendirmeniz anlamında size 31. Durumlara farklı açılardan bakılması gerektiğini kavrama anlamında size 32. Her söylenene inanma, her şeyi kabul etme değil aklın ve bilginin süzgecinden geçirerek irdelemek konusunda size Avantaj sağlıyor Herhangi bir fayda sağlamıyor Zararlı oluyor Avantaj sağlıyor Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor

Zararlı oluyor

59

6

1

89

9

2

62

4

0

94

6

0

59

5

2

89

8

3

Sıklıkla küçük sınavların yapılmasının faydalı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 15.‘te verilmiştir. Bu verilere göre sıklıkla küçük sınavların yapılmasının; derse düzenli çalışmak konusunda %71 ve derse devam konusunda %77 faydalı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tablo 15. Sıklıkla küçük sınavların yapılmasının faydalı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi
Frekans Sıklıkla küçük sınavların (Quiz) yapılması; 33.Derse düzenli çalışmak konusunda size 34. Derse devam konusunda size Avantaj sağlıyor 47 51 Herhangi bir fayda sağlamıyor 18 14 Zararlı oluyor 1 1 Avantaj sağlıyor 71 77 Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamıyor 27 21 Zararlı oluyor 2 2

Tablo 16.’ya göre küçük sınav soruları dersin içeriği ile %91 uyumlu bulunmaktadır.
Tablo 16. Küçük sınav sorularının dersin içeriği ile uyumu
Frekans Küçük sınav (Quiz) soruları; 35. Dersin içeriği ile Uyumluydu 60 İlgisi yoktu 6 Yüzde % Uyumluydu 91 İlgisi yoktu 9

Tablo 17.’ye göre küçük sınav soruları zorluk olarak; %8 kolay, %79 orta zorlukta ve %12 zor bulunmuştur. 4’ten 8’e kadar değişen adette soruların sorulduğu toplam altı küçük sınav yapılmış olması, öğrencilerce sayı olarak %5 az, %89 yeterli ve %6 fazla sayıda bulunmuştur.
Tablo 17. Küçük sınav sorularının zorluğu ve miktarlarının değerlendirilmesi
Frekans Küçük sınav (Quiz) soruları; Kolaydı Orta zorluktaydı Zordu Kolaydı Yüzde % Orta zorluktaydı Zordu

31

36. Zorluk olarak 37. Sayı olarak

6 Azdı 3

52 Yeterliydi 59

8 Çoktu 4

9 Azdı 5

79 Yeterliydi 89

12 Çoktu 6

Küçük sınavların öğrenciler tarafından okunması ve puanlandırılmasının ne kadar faydalı olduğunun değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 18.‘de verilmiştir. Bu verilere göre küçük sınavların öğrenciler tarafından okunması ve puanlandırılmasının; sınav sonucunun derhal öğrenilmesi açısından %77, öğrencilerin dersteki genel gidişatlarını değerlendirmek açısından %80 ve öğretim elemanın yükünü hafifletmek açısından %74 faydalı bulunduğu belirlenmiştir. Küçük sınavların öğrenciler tarafından okunması ve puanlandırılmasının objektif değerlendirilmeme ihtimali bakımından %41 faydalı bulunduğu anlaşılmıştır.
Tablo 18. Küçük sınavların öğrenciler tarafından okunmasının faydalı olup olmadığının değerlendirilmesi
Frekans Küçük sınavların öğrenciler tarafından okunması ve puanlandırılması; 38. Sınav sonucunun derhal öğrenilmesi açısından 39. Dersteki genel gidişatınızı değerlendirmek açısından 40. Öğretim elemanın yükünü hafifletmek açısından Avantaj sağladı 51 53 49 Olumluydu 41. Objektif değerlendirilmeme ihtimali bakımından 27 Herhangi bir fayda sağlamadı 12 13 13 Fayda ya da zararı yoktu 23 Zararlı oldu Avantaj sağladı 77 80 74 Olumluydu 41 Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamadı 18 20 20 Fayda ya da zararı yoktu 35 Zararlı oldu 5 0 6 Olumsuzdu 23

3 0 4 Olumsuzdu 15

Ara sınav sorularının yapılan uygulamalarla uyumunun değerlendirilmesi için sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 19.‘da verilmiştir. Bu verilere göre ara sınav sorularının daha önce yapılan küçük sınavların kapsamı ile %91, daha önce yapılan küçük sınavların niteliği ile %92, verilen ödevlerin kapsamı ile %80 ve dersin içeriği ile %85 uyumlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Ara sınav soruları %21 kolay, %70 orta zorlukta ve %9 zor bulunmuştur.
Tablo 19. Ara sınav sorularının yapılan uygulamalarla uyumunun ve zorluğunun değerlendirilmesi
Frekans Herhangi bir ilgisi yoktu Yüzde % Herhangi bir ilgisi yoktu

Ara sınav soruları;

Uyumluydu

Uyumluydu

42. Daha önce yapılan küçük sınavların kapsamı ile 43. Daha önce yapılan küçük sınavların niteliği ile 44. Verilen ödevlerin kapsamı ile 45. Dersin içeriği ile

60 61 53 56 Kolaydı

6 5 13 10 Orta zorluktaydı 46 Zordu 6

91 92 80 85 Kolaydı 21

9 8 20 15 Orta zorluktaydı 70 Zordu 9

46. Zorluk olarak

14

32

Ders esnasında düşünme egzersizleri yapılmasına dair sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 20.‘de verilmiştir. Bu verilere göre ders esnasında düşünme egzersizleri yapılması; öğrencilerin kendilerini tanımak açısından %79, geleceğe yönelik planlama yapmak açısından %89 ve diğer öğrencilerle kendilerini karşılaştırmak bakımından %61 faydalı olduğu belirlenmiştir.
Tablo 20. Ders esnasında düşünme egzersizleri yapılmasının değerlendirilmesi
Frekans Ders esnasında düşünme egzersizleri yapılması 47. Kendinizi tanımak açısından; 48. Geleceğe yönelik planlama yapmak açısından; 49. Diğer arkadaşlarınızla kendinizi karşılaştırmak bakımından; Avantaj sağladı 52 59 Herhangi bir fayda sağlamadı 14 7 Zararlı oldu 0 0 Avantaj sağladı 79 89 Yüzde % Herhangi bir fayda sağlamadı 21 11 Zararlı oldu 0 0

40

22

4

61

33

6

İşletme Yönetimi dersinin yalnızca öğretim elemanının anlatması ve not tutulması yolu ile işlenmesi halinde yapılan uygulama ile karşılaştırılması için sorulan sorulara verilen yanıtların düzenlenmiş hali Tablo 21.‘de verilmiştir. Bu verilere göre bu dersin öğretim elemanının anlatması ve not tutulması yolu ile işlenmesi haliyle karşılaştırıldığında; ders kapsamında %41, hayatı anlamlandırma konusunda %36, kişisel vizyon ve misyon oluşturmak konusunda %29 ve hayat ve kariyer planlaması yapmak konusunda %35 daha çok şey öğrenileceği ifade edilmiştir.
Tablo 21. İşletme Yönetimi dersinin yalnızca öğretim elemanının anlatması ve not tutulması yolu ile işlenmesi halinde yapılan uygulama ile karşılaştırılması
Frekans Bu ders, öğretim elemanının anlatması ve not tutulması yolu ile işlenseydi; 50. Ders kapsamında; 51. Hayatı anlamlandırma konusunda; 52. Kişisel vizyon ve misyonumu oluşturmak konusunda 53. Hayat ve kariyer planlamamı yapmak konusunda; Daha çok şey öğrenirdim 27 24 19 23 Öğrendiklerimin miktarında bir farklılık olmazdı 17 10 14 13 Daha az şey öğrenirdim 22 32 33 30 Daha çok şey öğrenirdim 41 36 29 35 Yüzde % Öğrendiklerimin miktarında bir farklılık olmazdı 26 15 21 20 Daha az şey öğrenirdim 33 48 50 45

Öğrencilerin bu dersi almadan önce ile aldıktan sonra arasında hayata bakışlarında %89 olumlu bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Bu durum Tablo 22.’de görülmektedir.
Tablo 22. Öğrencilerin bu dersi almaları ile hayata bakışlarında herhangi bir değişiklik olup olmadığının değerlendirilmesi
Frekans Bu dersi almadan önce ile aldıktan sonra arasında; 54. Hayata bakışınızda; Olumlu bir farklılık oldu 59 Olumsuz bir farklılık oldu 2 Olumlu bir farklılık oldu 89 Yüzde % Olumsuz bir farklılık oldu 3

Farklılık olmadı

Farklılık olmadı

5

8

33

Öğrencilere bu dersin gerekliliklerini ne kadar yerine getirdikleri sorulduğunda alınan yanıtların dağılımı Tablo 23.’te verilmiştir. Bu verilere göre öğrenciler bu dersin işlenmesi konusunda kendilerine düşenleri %35 tam olarak yerine getirdiklerini, %52 bir miktar yerine getirdiklerini ve %14 yeteri kadar yerine getirmediklerini ifade etmektedirler.
Tablo 23. Öğrencilerin bu dersin gerekliliklerini ne kadar yerine getirdiklerinin değerlendirilmesi
Frekans Yeterli kadar yerine getirmedim 9 Tam olarak yerine getirdim 35 Yüzde % Bir miktarını yaptım 52 Yeterli kadar yerine getirmedim 14

55. Bu dersin gerekliliklerini;

Tam olarak yerine getirdim

Bir miktarını yaptım

23

34

5. SONUÇLAR Yapılan uygulamalar sonucunda elde edilen bulguların değerlendirilmesi ile aşağıdaki tespitler yapılabilir.  Dersin işleniş şeklinin ve gerekliliklerin baştan belirlenmiş olmasının yazılı olarak öğrencilere verilmesi ile; öğrenciler tarafından derslerin işlenişinin kavranmasında, ders içeriği, ödevler, devam, ek okumalar, raporlamalar ve sözlü sınavlar ile bunların birbirleri ile ilişkilerinin kavranmasında, dersin öneminin kavranmasında büyük oranlarda fayda sağladığı fakat öğretim elemanının nelere önem verdiğinin kavranmasında sağlanan faydanın yüksek oranda olmadığı anlaşılmaktadır.  Ders içeriği, sorumlu olunacak olan kitap, ödevlerin içerikleri, teslim tarihleri vb. hususların yazılı olarak dağıtılması ve ilan panosuna asılmış olması ile; neler yapılacağının önceden biliniyor olması konusunda, ilan panosunun sürekli takip edilmesinde, planlı bir ders işlendiğinin algılanmasında ve hayatta planlama yapılarak uygulamalar yapılmasının olumlu getirileri olabileceğine bir örnek olması anlamında yüksek oranda faydalı olunduğu belirlenmiştir.  Yoklamalara dikkat edilmesi ile; derse devam disiplini açısından, devamsızlık sınırını takip edebilmek açısından ve öğretim elemanın devam etmeyi önemli bir başarı faktörü olarak görüyor olmasının anlaşılması bakımından yüksek oranlarda fayda sağlandığı belirlenmiştir.  Haftalık ödevlerin imza karşılığında ve yalnızca teslim gününde toplanmış olmasıyla; belirli bir disiplin dâhilinde ödev yapmak konusunda ve ödevleri yapmaktan kaçınmanın önüne geçilmesi konusunda önemli oranlarda fayda sağlandığı belirlenmiştir.  Haftalık ödevlerin final sınavına girebilmek için ön şart olması uygulaması ile; ödev yapmaktan kaçınmaya imkan verilmemesi bakımından ve dersin ve gerekliliklerinin ciddiye alınması konusunda yüksek oranlarda fayda sağlandığı anlaşılmıştır.  Ders içeriği ile ilgili bir kitap daha okunup özetlenmesi ve sözlü sınava girilmesinin; dersin daha iyi kavranmasına, dersin kapsamının genişliğinin anlaşılmasına ve öğrencilerin ufuklarının açılmasına fayda sağlandığı belirlenmiştir.  Ödev konularının dersin içeriği ile uyumunun öğrenciler tarafından değerlendirilmesi sonucu orta düzeyde uyum bulunduğunun ifade edildiği saptanmıştır. Ödev konularının içerikleri ve miktarlarının orta düzeyde yeterli bulunduğu anlaşılmıştır. Buna ek olarak ödevlerin yapılmasının öğrencilerce yüksek oranda faydalı bulunduğu anlaşılmaktadır.  Ders kapsamında vaka etüdü yapılmasının; okunan yada karşılaşılan bir olayı/fikri değerlendirme anlamında, durumlara farklı açılardan bakılması gerektiğinin kavraması anlamında ve her söylenene/duyulana inanma, her şeyi kabul etme değil aklın ve bilginin 34

süzgecinden geçirerek irdelemek konusunda yüksek oranlarda faydalı bulunduğu belirlenmiştir.  Sıklıkla küçük sınavların yapılmasının; derse düzenli çalışmak konusunda ve derse devam konusunda önemli oranlarda faydalı bulunduğu anlaşılmaktadır. Küçük sınav soruları dersin içeriği ile büyük oranda uyumlu bulunmaktadır. Küçük sınav soruları genel olarak orta zorlukta bulunmuştur.  Küçük sınavların öğrenciler tarafından okunması ve puanlandırılmasının; sınav sonucunun derhal öğrenilmesi, öğrencilerin dersteki genel gidişatlarının değerlendirilmesi ve öğretim elemanın yükünün hafifletilmesi açısından yüksek oranlarda faydalı bulunduğu belirlenmiştir. Küçük sınavların öğrenciler tarafından okunması ve puanlandırılmasının objektif değerlendirilmeme ihtimali bakımından düşük oranda faydalı bulunduğu anlaşılmıştır.  Ara sınav sorularının daha önce yapılan küçük sınavların kapsamı ile, daha önce yapılan küçük sınavların niteliği ile, verilen ödevlerin kapsamı ile ve dersin içeriği ile yüksek oranlarda uyumlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Ara sınav soruları genel olarak orta zorlukta bulunmuştur.  Ders esnasında düşünme egzersizleri yapılmasının; öğrencilerin kendilerini tanımaları açısından, geleceğe yönelik planlama yapmak açısından yüksek oranda, diğer öğrencilerle kendilerini karşılaştırmak bakımından orta derecede faydalı bulunduğu belirlenmiştir.  Dersin işlenildiği gibi değil de öğretim elemanının anlatması ve not tutulması yolu ile işlenmesi haliyle karşılaştırıldığında; ders kapsamında, hayatı anlamlandırma konusunda, kişisel vizyon ve misyon oluşturmak konusunda ve hayat ve kariyer planlaması yapmak konusunda düşük oranlarda daha çok şey öğrenileceği ifade edilmiştir.  Öğrencilerin bu dersi almadan önce ile aldıktan sonra arasında hayata bakışlarında yüksek düzeyde olumlu bir farklılık olduğu belirlenmiştir.  Öğrencilerden bu dersin işlenmesi konusunda kendilerine düşenleri tam olarak yerine getirenlerin oranı az olmakla birlikte bir miktar yerine getirdiklerini ifade edenler yaklaşık olarak tüm öğrencilerin yarısına karşılık gelmekte ve küçük bir orandaki öğrenciler ise yeteri kadar yerine getirmediklerini ifade etmektedirler. Bu çalışmada İnşaat Teknikerliği Eğitimi içinde yer alan İşletme Yönetimi dersinin inşaat teknikerliği öğrencilerine verilmesinde; sık küçük sınav uygulaması, yoğun küçük ödevler verilmesi, konular ile ilgili vaka etütleri yapılması ve öğrencilerin konu ile ilgili kendilerinin seçecekleri farklı birer kitaptan yapacakları kısa sunumlarla dersin daha derin kavranması ve faydalılığının artırılması amaçlanmıştır. Yukarıdaki bulgular esas alındığında hedeflenen amaçlara genel olarak ulaşıldığı söylenebilir. Gerek İşletme Yönetimi dersinin gerek diğer derslerin; özgün ve yaratıcı ödevler yapılmasına, farklı bakış açıları ve eleştirel yaklaşımlar geliştirilmesine yönelik olarak uygulanmasının teknik eleman adaylarının bütünsel gelişimine olumlu katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

35

Kaynaklar 1. MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi, “İnşaat Programı”, İnşaat Programı İhtisas Komisyonu, Ankara, 2002 2. K. Yenigün, M. A. Gürel, “Türkiye’deki İnşaat Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi ve Bazı Öneriler”, I.Ulusal Mühendislik Kongresi Eski Foça, İzmir, 20-21 Mayıs 2004 3. III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, “Sonuç Bildirisi”, s.191-196, Adana, 8-9 Kasım 2007 4. http://kamanmyo.ahievran.edu.tr/ (18 Mayıs 2009)

36

Ek 1. Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, İnşaat Programı, 2008-09 Öğretim Yılı, İşletme Yönetimi Dersi; Küçük Sınav Soruları, Ara Sınav Soruları ve Final Sınavı Soruları

1. Küçük Sınav Soruları Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz? 1. Günümüzde bilgi; medde ve enerjinin önüne geçerek …………… temel girdisi haline gelmiştir. (10 puan) 2. Yönetimin üç özelliği; …………………………………………………………… olarak yönetimdir. (10 puan) 3. Yönetimin amaçları; …………………………………………………………………… amaçlardır. (10 puan) 4. Çağdaş yönetici; ………………………………………………………………………………… özelliklere sahip biridir. (10 puan) 5. Liderle yöneticiler arasındaki fark; liderler “………………………” iken yöneticiler “……………………………… ” olurlar. (10 puan) 6. Yönetici için gerekli olan plan yapma ve problem çözme becerilerinin sağlayacağı yararlar nelerdir? (10 puan) 7. Yönetici kimdir? Tanımlayınız. (20 puan) 8. Lider kimdir? Tanımlayınız. (20 puan) 2. Küçük Sınav Soruları Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz? 1. Bilgi ekonomilerinin yönetimi …………………………… şeklinde olmaktadır. (10 puan) 2. Yönetim, everensel bir ………, gelişmekte olan bir …………, toplumsal yaşam kadar eski bir ………………’tır. (10 puan) 3. …………, ……………… ve ………………… amaçlar, yönetimin amaçlarıdır. (10 puan) 4. Çağdaş yönetici; ………………, ……………………, …………………………… ve ………………… özelliklere sahip biridir. (10 puan) 5. Yönetici için gerekli olan duygulara yönelik becerilerin sağlayacağı yararlar nelerdir? (10 puan) 6. Liderle yöneticiler arasındaki fark; liderler ……………………… iken yöneticiler ……………………… olurlar. (10 puan) 7. “Yönetici ve Duygusal Zeka”yı anlatınız. (20 puan) 8. Lider kimdir? Tanımlayınız. (20 puan) 3. Küçük Sınav Soruları Aşağıdaki ifadelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz? 1. Bir organizasyon; …………………………………………………………… nedenlerle kurulabilir. (10 puan) 2. Örgütün maddi (fiziksel) yönünü ……………… oluştururken, manevi (soyut ) yönünü ……………… oluşturur. (10 puan) 3. Bir örgütün dizaynı sırasında ele alınacak başlıca unsurlar nelerdir? (10 puan) 4. Örgütler hangi fonksiyonları görmek için kurulurlar ? (10 puan) 5. Örgürsel yapıyı belirleyen faktörler nelerdir? (10 puan) 6. Organizasyon’un iki ayrı tanımını yapınız? (20 puan) 7. Unvanların örgütsel işleyiş açısından faydalarını listeleyiniz? (20 puan) 8. Bilgi çağı örgütlerinde görülen yeni iş ve mesleklerden 7 (yedi) tanesini yazınız? (10 puan) 4. Küçük Sınav Soruları 1. Örgütlenme süreçleri nelerdir? (15 puan) 2. Planlamanın sorunları nelerdir? (15 puan) 3. Yönetime katılma biçimlerini yazınız? (15 puan) 4. Örgütlerde kullanılan güç biçimleri nelerdir? (15 puan)

37

5. Denetimin amaçları nelerdir? (15 puan) 6. Entropi, Reorganizasyon ve Yeniden Yapılandırma (Değişim Mühendisliği) kavramlarını birbirleri ile ilişkilerini de belirterek açıklayınız? (25 puan) 5. Küçük Sınav Soruları 1. Öğrenen örgütlerin özellikleri nelerdir? (20 puan) 2. Ürün-kalite boyutlarını yazınız? (15 puan) 3. Kaliteyi iyileştirmek için kalitenin hangi unsurları göz önüne alınmalıdır? (15 puan) 4. Dış kaynaklardan yararlanma sebepleri nelerdir? (20 puan) 5. İnovasyon (Yenileştirme) ile Kaizen (İyileştirme) yaklaşımlarını karşılaştırınız? (30 puan) 6. Küçük Sınav Soruları 1. Görev ile ilgili davranışların analizi yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? (20 puan) 2. Cezalandırmada etkili faktörler nelerdir? (20 puan) 3. Yetki devrinin özelliklerini sıralayınız? (20 puan) 4. Grup nedir? Örgütlerde grupların anlamı nedir? Açıklayınız? (40 puan) Ara Sınav Soruları 1. SWOT Analizi nedir, neden yapılır? Kendinize ait bir SWOT Analizi yaparak açıklayınız? (25 puan) 2. Organizasyon Şeması nedir, hangi esasla, hangi amaçlara yönelik olarak hazırlanır? Kendi sahibi olacağınız bir firma için bir organizasyon şeması hazırlayarak açıklayınız? (25 puan) 3. Yenileştirme (İnovasyon) ile Kaizen (İyileştirme) yaklaşımlarını açıklayarak karşılaştırınız? (25 puan) 4. Yönetimin dört fonksiyonunu yazarak örgütsel faaliyetler açısından planlamanın önemini açıklayınız? (25 puan) Final Sınavı Soruları 1. Vizyon ve misyonu tanımlayınız, ilişkilerini açıklayınız, bir taahhütçü inşaat firmasına ait birer vizyon ve misyon ifadesi yazınız? (25 puan) 2. Örgütsel iletişimin fonksiyonlarını yazınız? (25 puan) 3. Kriz yönetimi nedir? Kriz yönetiminin aşamalarını yazınız? (25 puan) 4. Toplam Kalite Yönetimi (TKY) kavramını açıklayınız? Örgütlerde TKY uygulamalarının getirdiği avantajları yazınız? (25 puan)

38

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİNDE MESLEKİ, SOSYAL VE KÜLTÜREL GELİŞİM SAĞLANMASINDA SEMİNER VE KONFERANSLARIN KATKISI
Latif Onur UĞUR , Serdar KORKMAZ Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, E-Journal of New World Science Academy, Technological Applied Sciences, Volume: 4, Number: 4, s.379-396, 2009 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Bu çalışmada inşaat teknikerliği eğitiminde mesleki, sosyal ve kültürel gelişim sağlanmasında seminer ve konferansların katkısı araştırılmıştır. Bunun için son iki öğretim yılında Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO’nda gerçekleştirilen seminer, konferans, eğitim kursu, anma ve kutlama programları ve şiir dinletisinin öğrenciler tarafından hangi konularda ne kadar faydalı bulunduğu incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin kendilerini alanlarında geliştirmek için en çok internetten araştırma yaptıkları, ikinci olarak seminer ve konferanslara katılma aktivitelerinde bulundukları belirlenmiştir. Öğrencilerin büyük bir bölümü konferans ve seminerlere katılım göstermiştir. Konferans ve seminerlere katılan öğrencilerin çoğunun önemli gördükleri kısımları not aldıkları, gerçekleştirilen konferans ve seminerleri sunan konuşmacıları yetkin buldukları anlaşılmıştır. Öğrencilerin önemli bir kısmı mesleki, sosyal ve kültürel gelişimleri açısından konferans ve seminerleri faydalı bulmakta, hazırlayacakları özgeçmişlerinde katıldıkları seminer ve konferansları belirteceklerini ifade etmektedirler. Eğitim kurumlarının eğitim süreci içinde, konu ve sunum yapacak kişilerin titizlikle belirlendiği seminer ve konferansları gerçekleştirmelerinin ileride teknik eleman olacak öğrencilerin bütünsel gelişimine olumlu katkıları bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İnşaat teknikerliği eğitimi, Konferans, Seminer, Mesleki gelişim, Sosyal ve kültürel gelişim 1. GİRİŞ Çağdaş eğitim felsefesi içinde “yalnızca öğretim elemanlarının teorik bilgileri anlatmaları, öğrencilerin tuttukları notlardan ve ilgili kaynak kitaplardan yaptıkları çalışmalarla başarı sağlamaları yaklaşımı” tarihi yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Günümüzde gerek öğrencilik sürecinde, gerek meslek içinde gerekse ömür boyu sürekli öğrenim yaklaşımında, uzman ve deneyimli kimselerin birikim ve önerilerinden faydalanmak hayati önem arz etmektedir. Bunun en önemli enstrümanları da seminer, konferans ve kurslardır. Öğrencilerin sosyal ve kültürel gelişimlerinde tiyatro, şiir, müzik, resim vb. sanatsal etkinliklerin önemli yeri bulunmaktadır. Ulusal günlerde ve bayramlarda yapılan anma törenleri ve kutlamalar da bizzat içinde bulunulan bir gruba dahil olarak bilinçlenme, ortak duygular geliştirme ve tartışmalar yapma konularında faydalar sağlamaktadır. Eğitim bireysel açıdan amaçlara ulaşma başarısını artırmaya yönelik, öğrenci davranış, bilgi, yetenek ve güdülenmelerini değiştirme sürecidir. Kurumsal açıdan eğitim ise örgütün etkinlik ve verimlilik açısından mevcut başarısını geliştirmeyi amaçlayan yönetim aracıdır [1]. 39

Gençtürk ve arkadaşları, meslek yüksekokullarının İktisadi ve İdari Programları içerisinde yer alan muhasebe ile işletme programlarında okuyan öğrenciler üzerinde yaptıkları araştırmada; “öğrencilerin, ilgili seminer, konferans, panel, kurslar ve benzeri etkinliklerin, meslek uygulamalarında faydası olacağını düşündüklerini” belirlemişlerdir. Aynı şekilde eğitim programı yanında meslekle ilgili gerçekleştirilen seminer, konferans vb. etkinliklerin mesleği yaparken faydası olacağı noktasında öğrencilerin verdikleri yanıtlarda bir görüş ayrılığı da bulunmamıştır. Araştırmacılar, çalışmalarının sonunda; derslerin panel, konferans, sempozyum, çalıştay gibi bilimsel etkinliklerle destelenmesinin öğrencilerin mesleki gelişimleri için olumlu katkı sağlayacağını ifade etmişlerdir [2]. Bilimsel çalışma yapılması için eğitim vermeli; kurs, kongre, seminer, sempozyum, konferans, panel düzenlemeli, yayınlar yapmalı ve genç araştırmacıları desteklemek üzere araştırma yarışmaları düzenleyerek ödüller vermelidir [3]. Yenigün ve Gürel, öğrencilerin dünya ile entegrasyonunu, bilgilerin paylaşılmasını, yeni bilgi ve bilim insanlarıyla tanışmalarını sağlamak, dünyaya açılmak ve ufuk oluşturmak için ulusal ve uluslararası düzeydeki seminer, sempozyum, kongre, konferans, workshop, ortak proje çalışmaları, öğrenci mübadeleleri ve benzeri aktivitelere katılımlarını sağlamanın, yönlendirmenin ve mali desteklemede bulunmanın sürekli eğitimin bir parçası olması gerektiğini belirtmişlerdir [4]. Hamamcı ve arkadaşlarının yapmış oldukları araştırmada, konferans ve seminerlere katılmanın, mesleki konuları meslektaşlarla tartışmanın, ilgili yayınları [kitap, dergi vb.] okumanın ve cinsiyetin mesleki doyumun önemli yordayıcıları olduğunu belirlenmiştir [5]. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nın Yerel Yönetimlerde Hizmet İçi Eğitim isimli yayınında, hizmet içi eğitim yöntemleri hedef kitleleri açısından “büyük gruplar, küçük gruplar, seçilmiş gruplar, bireyler, ve diğer” olmak üzere gruplandırılmıştır. Küçük gruplar için yararlı teknikler “iş başında sistemli gözetim, seminer, kurs, tartışma grubu, komite veya çalışma grubu, sendika, duyarlık veya eğitim grubu, proje grubu, pratik çalışma grubu” olarak tanımlanmıştır. Seçilmiş gruplar için yararlı teknikler ise “konferans, yuvarlak masa, sempozyum veya panel, atölye” olarak belirlenmiştir [6]. Düzeltici, eksikliği giderici ve geliştirici eğitim, uygulama yaparken verilmelidir. İş başında bire-bir olarak verilen eğitim panel, kurs, seminer, konferans şeklinde diğer zamanlarda verilen eğitimlerle birlikte etkili ve verimli olacaktır. Diğer bir önemli nokta da eğitimi, yeterli olanların vermesidir. Aksi takdirde eğitimden beklenen yarar elde edilemez [7]. Üniversite eğitimini tamamlamış mühendislerin, mühendislik hayatları boyunca, bir şekilde eğitimin sürekliliği içinde kalabilme olanaklarının nasıl sağlanabileceği düşünülmelidir. Üniversite sonrası inşaat mühendisliği eğitimi ile ilgili olarak, yapılacak bilimsel toplantı, seminer, konferans, v.b. faaliyetler, meslekteki mühendislerin yeniliklerden haberdar edilmesinde önemli araçlardır [8]. 2. ÇALIŞMANIN ÖNEMİ Bu çalışmada inşaat teknikerliği eğitiminde mesleki, sosyal ve kültürel gelişim sağlanmasında seminer ve konferansların katkısı araştırılmıştır. Bunun için son iki öğretim yılında Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO’nda gerçekleştirilen seminer, konferans, eğitim kursu, anma ve kutlama programları ve şiir dinletisinin öğrenciler tarafından hangi konularda ne kadar faydalı bulunduğu incelenmiştir.

40

2. ANA KONU İnşaat teknikerliği eğitiminde mesleki, sosyal ve kültürel gelişim sağlanmasında; seminerler, konferanslar, eğitim programları, anma ve kutlama faaliyetlerinin katkısı araştırılması için son iki öğretim yılında Kaman MYO’nda gerçekleştirilen toplam 15 seminer, konferans, eğitim kursu, anma ve kutlama programları ve şiir dinletisinin öğrenciler tarafından hangi konularda ne kadar faydalı bulunduğu incelenmiştir. Bu amaca yönelik olarak Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerinden 91 tanesine bir anket uygulanmıştır. 24 adet çoktan seçmeli sorudan oluşan anket, katılmak isteyen öğrenciler tarafından, isim belirtilmeden ve zaman sınırlaması olmaksızın yanıtlanmıştır. Anket uygulaması iki yıllık eğitimin son döneminin son günlerinde yapılarak tüm öğrenim süresi değerlendirilmeye çalışılmıştır. Edinilen bulgular aşağıda şekil ve tablolar yardımı ile sunulmuştur. 3. BULGULAR Cinsiyet dağılımı ile ilgili soruya cevap veren öğrenci sayısı ise 90’dır. Anket sonuçlarına göre cinsiyet dağılımında erkek öğrencilerin çokluğu gözlemlenmektedir. Şekil 1. ‘de görüldüğü gibi ankete katılan erkek öğrenci oranı %80 [72 öğrenci]; kız öğrenci oranı ise %20 [18 öğrenci ]’dir.
Cinsiyet Dağılımı

18; 20%
Bay

72; 80%

Bayan

Şekil 1. Cinsiyet dağılımı

Anket yapılan öğrencilerin yaş aralığı ise şu şekildedir: [Soruya 89 öğrenci cevap vermiştir.] Yanıt veren 18 yaş ve altı-2 öğrenci [%2], 19-20 yaş-38 öğrenci [%43], 21-22 yaş34 öğrenci[%38], 23-25 yaş-15 öğrenci [%17], olarak belirlenirken 2 öğrenci, yaşını belirtmemiştir. Bu durum Şekil 2. ‘de gösterilmiştir. İnşaat Teknikerliği Eğitimi alan öğrencilerin büyük bir bölümü olan 72 öğrenci [%80,89] 19-22 yaş aralığındadır.

41

Yaş Aralıkları
40 35 30 25 20 15 10 5 0 38 34
18 yaş ve altı 19-20 yaş

15

21-22 yaş 23-25 yaş

2 1

Şekil 2. Yaş aralıkları

Eğitimde ön bilgi düzeyi önemli bir unsurdur. Ön bilgiye sahip öğrenci teknik alanda edindiği bilgileri daha çabuk kavrar ve daha kolay bir biçimde uygulamada kullanır. Öğrencilerin okudukları bölüm hakkındaki ön bilgilerinin durumunu görebilmek için sorulan soruya ankete katılan 91 öğrencinin hepsi fikir belirtmiştir. Buna göre soruya cevap veren öğrencilerin %52’si [47 öğrenci] tercihleri sırasında okudukları alanla ilgili ön bilgiye sahip olduklarını belirtirken; %48’i ise [44 öğrenci] okudukları alanla ilgili herhangi bir ön bilgiye sahip olmadan İnşaat Teknikerliği Eğitimi’ni tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Bu durum Şekil 3. ‘te gösterilmiştir.

Öğrencilerin Okudukları Bölüm Hakkındaki Ön Bilgiye Sahip Olma Oranları
44; 48%
Evet Hayır

47; 52%

Şekil 3. Okunulan program hakkında önceden herhangi bir ön bilgiye sahip olup olmama

Teknikerlik Eğitimini alan ikinci sınıf öğrencilerine “İnşaat Bölümü’nde eğitim ve öğretim görmeden önceki mesleki bilgi durumunuzla şuanki bilgi durumunuzu karşılaştırdığınızda ne düşünüyorsunuz?” sorusu sorulduğunda ankete katılan 91 öğrenci de bu soru hakkında fikir belirtmiştir. 91 öğrenciden 35’i [% 38.46] “çok fazla” bilgi edindiğine inanırken; 43 öğrenci [%47.25] edindikleri bilgilerin “orta derece” de olduğunu düşünmektedir. 6 öğrenci [%6.59] “Az” bilgi edindiğini düşünmekte; 5 öğrenci [% 5,49] “eğitime başlarken bildiklerinden farklı bir bilgi edindiklerine inanmamaktadır”. 2 öğrenci ise [%2.20] bu soru hakkında “fikirsiz” kalmıştır.

42

Cevaplar incelendiğinde “İnşaat teknikerliği Eğitimi” alan öğrencilerin yarıya yakını 43 öğrenci [%47.25] edindikleri mesleki bilgileri “orta düzeyde” görmektedir. 35 öğrenci [%38.46] eğitime başladıkları andan itibaren şu anki durumunu karşılaştırdığında “çok fazla bilgi edindiği”ni düşünmektedir. Bu durum Tablo 1. ‘de gösterilmiştir.
Tablo 1. İnşaat Teknikerliği bölümünde eğitim ve öğretim görmeden önceki mesleki bilgi birikimi ile şu anki bilgi birikimlerinin karşılaştırılması

Cevaplar Frekans Çok fazla bilgi edindiğime inanan 35 Orta derecede bilgi edindiğime inanan 43 Az bilgi edindiğime inanan 6 Eğitime başlarken bildiğimden farklı bir bilgi edindiğime inanmayan 5 Fikri olmayan 2 Toplam 91

Yüzde 38.46 47.25 6.59 5.49 2.20 100.00

Öğrencilere “İnşaat Programı’nda eğitim ve öğretim görmeden önceki sosyal bilgi durumunuzla şuan ki bilgi durumunuzu karşılaştırdığınızda ne düşünüyorsunuz?” sorusu sorulduğunda ankete katılan 91 öğrenciden 90’ı bu soruya cevap vermiş; 1 öğrenci soruyu yanıtsız bırakmıştır. 90 öğrenciden 20’si [%22,22] “çok fazla” bilgi edindiğine inanırken; 49 öğrenci [%54.44] “orta derece” de bilgi edindiğine inanmaktadır. Soruya cevap veren 10 öğrenci [%11.11] “az” bilgi edindiklerine inanırken; 8 öğrenci [%8.89] “eğitimlerine başlarken bildiklerinden farklı bir bilgi edindiklerine inanmamaktadırlar”. Soruya cevap veren 3 öğrencinin ise [%3.33] herhangi bir fikri yoktur. Sonuçlara bakıldığında öğrencilerin büyük bir bölümünün [20+49+10=79 öğrenci %87.11] üniversite eğitimleri sırasında “sosyal bilgi edindikleri”ni göstermektedir. Bu durum Tablo 2. ‘de gösterilmiştir.
Tablo 2. İnşaat Teknikerliği bölümünde eğitim ve öğretim görmeden önceki sosyal bilgi birikimi ile şuanki bilgi birikimlerinin karşılaştırılması

Cevaplar Frekans Çok fazla bilgi edindiğime inanan 20 Orta derecede bilgi edindiğime inanan 49 Az bilgi edindiğime inanan 10 Eğitime başlarken bildiğimden farklı bir bilgi edindiğime inanmayan 8 Fikri olmayan 3 Toplam 90

Yüzde 22.22 54.44 11.11 8.89 3.33 100.00

Öğrencilere “İnşaat Programı’nda eğitim ve öğretim görmeden önceki kültürel bilgi durumunuzla şuan ki bilgi durumunuzu karşılaştırdığınızda ne düşünüyorsunuz?” sorusu sorulduğunda ankete katılan 91 öğrenciden 87’ si [% 95,60 ] bu soruya cevap vermiş; 4 öğrenci [% 4,40 ] soruyu yanıtsız bırakmıştır. 87 öğrenciden 10’ u [%11.49] “çok fazla”; 42’ si [%48.28] “orta” derece” de; 17’ si [%19.54] “az” bilgi edindiklerini ifade ederken; 13 öğrenci ise [%14.94] “eğitime başlarken bildiklerinden farklı bir bilgi edindiklerine inanmamaktadırlar”. 5 öğrencinin [%5.75] soru ile ilgili fikri bulunmamaktadır. Sonuçlara bakıldığında öğrencilerin büyük bir bölümünün [10+42+17=69 öğrenci %79.31] üniversite eğitimleri sırasında “kültürel bilgi edindikleri”ni göstermektedir. Bu durum Tablo 3. ‘te gösterilmiştir. 43

Tablo 3 . İnşaat Teknikerliği bölümünde eğitim ve öğretim görmeden önceki kültürel bilgi birikimi ile şuan ki bilgi birikimlerinin karşılaştırılması

Cevaplar Frekans Çok fazla bilgi edindiğime inanan 10 Orta derecede bilgi edindiğime inanan 42 Az bilgi edindiğime inanan 17 Eğitime başlarken bildiğimden farklı bir bilgi edindiğime inanmayan 13 Fikri olmayan 5 Toplam 87

Yüzde 11.49 48.28 19.54 14.94 5.75 100.00

Öğrencilerin “öğrenim gördükleri alanla ilgili kendilerini nasıl geliştirdiklerinin anlaşılması” öğrenimleri sırasında geliştirilecek yeni eğitim ve öğretim teknolojilerinin ve yöntemlerinin oluşturulması bakımından son derece önemli bir husustur. Öğrencilerin branşları ile ilgili kendilerini geliştirmek için neler yaptıklarını belirlemek için sorulan ve birden çok yanıt verilmesinin mümkün olduğu soruya alınan yanıtlar Tablo 4.’teki gibi olmuştur. Buna göre öğrencilerin kendilerini alanları ile ilgili geliştirmek için en çok “internetten araştırma” yaptıkları belirlenmiştir. İkinci olarak “seminer ve konferanslara katılma”, üçüncü olarak ise “kitap okuma” aktivitelerinde bulundukları belirlenmiştir.
Tablo 4. Öğrencilerin öğrenim görülen alanla ilgili kendilerini geliştirmek için neler yaptıkları

Cevaplar Kitap okuyan Teknik dergileri takip eden Fuarlara giden Kurslara giden Teknik gezilere katılan İnternetten araştırma yapan Seminer ve konferanslara katılan Başka üniversitelerde benzer bölümlerde okuyan arkadaşlarıyla görüşen Yüksekokuldaki öğretim elemanları ile görüşen Meslektaşlarıyla iletişim kuran Kendini geliştirmek için hiçbir şey yapmayan İnşaat ustaları ile görüşen Diğer Çizim üzerinde çalışan Taşeronlarla iletişim içinde olan

Frekans 45 20 16 30 21 70 56 39 27 24 5 1 1 1

Öğrencilerin “okudukları bölümde öğrenimleri boyunca konferans ve seminerlere katılma sıklıkları” sorulduğunda soruya ankete katılan 90 öğrenci cevap vermiştir. Cevap verenlerin %39’ u [35 öğrenci] öğrenimleri boyunca okullarında yapılan tüm konferans ve seminerlere katılmışlardır. % 44’ ü [40 öğrenci] okullarında yapılan konferans ve seminerlerin “Büyük bir bölümüne”; %10’u [9 öğrenci] “Yaklaşık yarısına”; %1’ i de [1 öğrenci] “Küçük bir bölümü” ne katılmışlardır. Öğrenimleri boyunca okulunda düzenlenen konferans ve seminerlere hiç katılmayanlar soruya cevap verenlerin %6’sını [5 öğrenci] oluşturmaktadır. Bu verilere göre öğrencilerin büyük bir bölümü [%94;85 öğrenci] konferans ve seminerlere katılım göstermiştir. Bu durum Şekil 4. ‘te gösterilmiştir.

44

Konferanslara ve Seminerlere Katılma Sıklığı
5; 6%
Hepsine katıldım

1; 1%

9; 10%

35; 39%

Büyük bir bölümüne katıldım Yaklaşık yarısına katıldım

40; 44%

Küçük bir bölümüne katıldım Hiç katılmadım

Şekil 4. Kaman MYO’da yapılan konferanslara ve seminerlere katılma sıklığı

İnşaat Teknikerliği Eğitimi gören ikinci sınıf öğrencilerinden “eğitimleri sırasında okullarında gerçekleştirilen 15 konferans, seminerler, eğitim kursu, anma ve kutlama etkinliği ile şiir dinletisinden hangilerinin kendilerine daha faydalı olduklarını” belirtmeleri istenmiş, birden çok seçeneğin işaretlenmesinin mümkün olduğu bu soruya verilen yanıtlar Tablo 5. ‘teki gibi oluşmuştur. Buna göre Türkiye Teknikerler Birliği Yönetim Kurulu Üyelerince verilen “Teknikerlik Mesleği ve Uygulamaları” isimli konferans, öğrenciler tarafından en çok faydası olduğuna inanılan aktivite olmuştur. İkinci olarak Bayındırlık Bakanlığı, Yapı İşleri Daire Başkanlığı, Yapı Denetimi Şube Müdürü DR. İnş. Müh. Umut Naci Baykan tarafından verilen “Yapı Denetimi Mevzuatı ve Uygulamaları” isimli konferans; üçüncü olarak ise İnş. Müh. Ahmet Şahin tarafından verilen “Beton Üretimi” isimli konferans öğrenciler tarafından en çok faydası olduğuna inanılan konferanslar olarak öne çıkmışlardır. Bu durum Tablo 5. ‘te gösterilmiştir.
Tablo 5. Kaman MYO’da gerçekleştirilen seminer ve konferanslardan hangilerinin daha faydalı bulunduğu

Faydalı Olduğunu Düşünenler 6 Öğrenci

Tarih 34.11.2007

Faaliyet Türü Eğitim Kursu

Konusu

Seminer/Konferans veren kişinin Adı Soyadı

ISO 9001-2000 Kalite Sezaattin DEMİRCİ Yönetim Sistemleri Yeni Girişimci /Arge 7 Öğrenci 27.11.2007 Hasan YILDIZ Destekleri Toplantısı Prof.Dr. Elşad 14 Öğrenci 29.04.2008 Konferans Sözde Ermeni Soykırımı HÜSEYİN Çiğdem KOL, Özer E-devlet Sürecinde Cbs GÜNEŞ, Tabanlı Standartlar, 3 Öğrenci 2.05.2008 Seminer Dicle EREMREM, Kullanım Alanları ve Serdar KÜPÇÜ, Uygulamalar Neslihan SÖĞÜT Kaman MYO 10. Yıl 16 Öğrenci 22.10.2008 Seminer Kuruluş Yıldönümü Erkan SARAÇ Etkinlikleri Hasta Hakları ve 16 Öğrenci 23.10.2008 Konferans Melek ARIKAN Sorumlulukları 45

14 Öğrenci 29.10.2008 Konferans 35 Öğrenci 05.11.2008

17 Öğrenci

30.12.2008

35 Öğrenci 31.12.2008

49 Öğrenci 04.03.2009

44 Öğrenci 09.03.2009 30 Öğrenci 19.03.2009 41 Öğrenci 24.03.2009 46 Öğrenci 01.04.2009

Kaman MYO 29 Ekim Mehmet Akif ALKAYA, Kutlama Etkinlikleri Berkan KARASU Yurtiçi ve Yurtdışı Konferans İnşaat Projelerinde İnşaat Hüseyin ÇAKIRCA Teknikerlerinin Yeri Okut. Mehmet Akif Şiir ALKAYA, Öğretmen 5. Mevsim Dinletisi Berkan KARASU ve Oğrenciler Tuğla ve Kiremit Üretimi, İlgili Konferans Yönetmelik ve Çetin ÇELİK Standartları ile Uygulama Esasları Ertan KILIÇ, Şevket GÖLÜK Teknikerlik Mesleği ve Enver ERDOĞAN, Konferans Uygulamaları Rıdvan SARIMEHMETOÖLU Mehmet BAĞCI Konferans Beton Üretimi Ahmet ŞAHİN İş Arama Becerilerinin Geliştirilmesi ve Online Fazlı KÜÇÜK Erhan Seminer Hizmetlerinin YÜKSEKOL Tanıtılması Seminer İnşaat Projelerinde Süre Elvan ODABAŞI Yapı Denetimi Mevzuatı Dr. Umut Naci Konferans ve Uygulamaları BAYKAN

Not tutmak bilginin saklanması, gerektiğinde hatırlanması ve tekrar edilip tazelenmesi, geliştirilmesi bakımından gerekli bir unsurdur. Araştırma kapsamında “konferans ve seminerlere katılan öğrencilere önemli gördükleri kısımları kayıt altına alıp almadıkları” sorulduğunda öğrencilerin %59’unun [52 öğrenci] önemli gördükleri kısımları “kayıt altına aldıkları”; %41’inin ise [36 öğrenci] “not tutmadıkları, edindikleri bilgileri kayıt altına almadıkları” belirlenmiştir. Bu durum Şekil 5. ‘te gösterilmiştir.

46

Konferans-Seminerlerde Not Tutma

Hayır 36 41% Evet 52 59%

Şekil 5. Kaman MYO’da yapılan konferanslarda önemli görülen kısımların öğrenciler tarafından kayıt altına alınması

İş hayatında çalışanların aktif, girişimci ve gelişmelere açık olması beklenmektedir. Bir bireyin aktif, katılımcı olup olmadığı da sosyal hayatından, katıldığı ortamlardaki faaliyetlerden anlaşılır. Kişilerin katıldıkları her türlü etkinliği [özellikle çalıştığı alan ile ilgili] kayıt altına almaları faydalı bir uygulama olabir. Böylelikle karşısındaki başka bir bireye kendini daha rahat bir biçimde ifade edebilir, tecrübelerini, bilgi ve becerilerini kaynaklara dayandırarak aktarabilir. Araştırma sonuçlarına göre “konferans ve seminerlerin listesini tutuyor musunuz?” sorusuna cevap verenlerin %30’u [26 öğrenci] katıldıkları konferans ve seminerlerin listesini tutmakta; %70’i ise [61 öğrenci] katıldıkları konferans ve seminerlerin listesini tutmamaktadırlar. Bu sonuç öğrencilerin çoğunun katıldıkları aktiviteleri kayıt altına almadıklarını göstermektedir. Bu durum Şekil 6. ‘da gösterilmiştir.

Konferans-Seminerlerin Listesini Tutma
Evet 26 30%

Hayır 61 70%
Şekil 6. Katılınan seminer ve konferansların bir listesinin tutulup tutulmaması

Özgeçmiş, kişilerin bilgi ve becerilerinin, yeterliklerinin yazılı olarak anlatıldığı bir belgedir. Bireyler iş bulabilmek, iş görüşmesinde kendini daha kolay ve etkin bir biçimde anlatabilmek, tanıtabilmek için özgeçmiş yazıları oluştururlar. Öğrencilere bu kapsamda “özgeçmişlerinde katıldıkları konferans ve seminerleri belirtmenin iş bulmadaki avantajı hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusu yöneltilmiştir. Soruya cevap verenlerden özgeçmişlerinde katıldıkları konferans ve seminerlerin iş bulmada “çok avantaj” sağlayacağını düşünen 21 öğrenci [%37,5], “orta derecede avantaj” sağlayacağını düşünen 18 öğrenci [%32,14], “az avantaj” sağlayacağını düşünen 7 öğrenci [%12,5] “avantaj sağlayacağından emin olmayan” 6 öğrenci [%10,71] ve “hiçbir avantaj” sağlamayacağını düşünen 4 öğrenci [%7,14] bulunmaktadır. 47

Ankete katılan 35 öğrenci [%38,46 ] bu konu hakkında herhangi bir görüş belirtmemiştir. Bu durum Şekil 7.’de gösterilmiştir.
Konferans-Seminerlerin CV'de Belirtmenin İş Bulmadaki Avantajı
25 20 15 10 5 0 21

18 7 6

4

Evet çok avantaj Orta derecede sağlıyacağını avantaj sağlıyacağını düşünüyorum düşünüyorum

Az avantaj sağlıyacağını düşünüyorum

Avantaj sağlıyacağına emin değilim

Hiç avantaj sağlamayacağını düşünüyorum

Şekil 7. Özgeçmişlerde katılınan konferans ve seminerlerin belirtmesinin iş bulmada avantaj sağlayıp sağlamayacağı

Araştırma kapsamında “öğrencilerin katıldıkları konferans ve seminerleri iş başvuruları için oluşturdukları özgeçmişlerde belirtip belirtmeyeceklerinin” tespiti için sorulan soruya cevap verenlerden %59’u [51 öğrenci] “evet belirtmeyi düşünüyorum” cevabını verirken; %41’i ise [36 öğrenci] “hayır belirtmeyi düşünmüyorum” cevabını vermiştir. Bu sonuç “konferans ve seminerlerde not tutma” oranı ile paralellik göstermektedir. Konferans ve seminerlerde not tutan öğrencilerin özgeçmişlerinde de konferans ve seminerleri belirtmesi muhtemel görünmektedir. Bu durum Şekil 8. ‘de gösterilmiştir.
Konferans-Seminerleri CV'de Belirtme

Hayır 36 41%

Evet 51 59%

Şekil 8. Katılınan konferans ve seminerleri özgeçmişlerde belirtmeyi düşünme

Araştırma kapsamında öğrencilerden “öğrenimleri boyunca okullarında gerçekleştirilen konferanslar ve seminerleri sunan konuşmacıların yetkinliklerini değerlendirmeleri” istenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre soruya cevap verenlerin %62’si [54 öğrenci] konuşmacıları “yetkin”; %37’si [32 öğrenci] “orta derecede yetkin”; %1’i de [1 öğrenci] “yetkin değil” olarak nitelendirmişlerdir. Bu durum Şekil 9. ‘da gösterilmiştir.

48

Konferans-Seminer Konuşmacılarının Yetkinlikleri
Hayır yetkin değiller 1 1% Orta derecede yektinler 32 37%

Evet yetkinler 54 62%

Şekil 9. Kaman MYO’da konferans ve seminerleri veren konuşmacıların yetkinliklerinin değerlendirilmesi

İnşaat Teknikerliği Eğitimi alan öğrencilere “okullarında düzenlenen konferans ve seminerlerin konularının mesleki, sosyal ve kültürel gelişime uygunluklarını” değerlendirmeleri istenmiştir. Soruya ankete katılan 91 öğrencinin 85’i [%93,41] cevap vermiş 6 öğrenci [%6,59] herhangi bir görüş belirtmemiştir. Cevap veren öğrencilerin 42’si [%49.41] seminerler ve konferansların konularının “çok uygun” olduğuna inanmaktadır. Öğrencilerin 37’si [%43.53] seminerler ve konferansların konularının “yeteri kadar uygun” olduğuna inanmakta; 6 öğrenci ise [%7.06] seminerler ve konferansların konularının “uygun olmadığına inanmakta” dırlar. Bu durum Tablo 6. ‘da gösterilmiştir.
Tablo 6. Kaman MYO’da verilen seminer ve konferansların konularının mesleki, sosyal ve kültürel gelişime uygunluğu

Cevaplar Çok uygun olduğuna inanan Yeterli kadar uygun olduğuna inanan Uygun olmadığına inanan Toplam

Frekans 42 37 6 85

Yüzde 49.41 43.53 7.06 100.00

Araştırma kapsamında öğrencilerden öğrenimleri boyunca “katıldıkları konferans ve seminerleri mesleki gelişimleri açısından değerlendirmeleri” istenmiştir. Soruya 89 öğrenci cevap vermiş 2 öğrenci herhangi bir yanıt vermemiştir. Soruya yanıt veren öğrencilerin 44’ü [%49,44] mesleki gelişimleri açısından konferans ve seminerleri “çok faydalı bulurken; 30 öğrenci [%33,71] konferans ve seminerlerin mesleki gelişimleri için“orta derecede faydalı” olduğunu düşünmektedir. Mesleki gelişimleri için konferans ve seminerlerin faydalı olmadığını düşünen öğrenci sayısı 3’ tür [% 3,37]. Bu durum Şekil 10. ‘da gösterilmiştir.

49

Mesleki Gelişim İçin Konferans-Seminerlerin Faydası
Hiç faydalı olmadığına inanıyorum Faydalı olduğundan emin değilim Az faydalı olduğuna inanıyorum Orta derecede faydalı olduğuna inanıyorum Çok faydalı olduğuna inanıyorum 0 10 20 30 40 3 5 7 30 44 50

Şekil 10. Mesleki gelişim için konferans ve seminerlerin ne kadar faydalı bulunduğu

Üniversiteler bireyleri sosyalleştirmede önemli bir misyona sahiptirler. Öğrencilere öğretilen teknik bilgi ve becerilerin dışında gerçekleştirilen sportif ve kültürel aktiviteler öğrencileri toplum hayatına kaynaştırmaktadır. “Konferans ve seminerlerin öğrencilerin sosyal gelişimine etkisinin” belirlenmesi için sorulan soruya verilen yanıtlar Şekil 11.‘de görülmektedir. Buna göre 35 öğrenci [%39,33] konferans ve seminerlerin sosyal gelişimleri için “çok faydalı” olduğuna inanmaktadırlar. Konferans ve seminerleri 38 öğrenci [%42,70] “orta derecede faydalı” bulurken 11 öğrenci [%12,36] “az faydalı” bulmaktadır. Konferanslar ve seminerlerin sosyal gelişimleri için herhangi bir faydası bulunduğunu düşünmeyen öğrencilerin sayısı 3’ tür[%3,37].
Sosyal Gelişim İçin Konferans-Seminerlerin Faydası
40 35 30 25 20 15 10 5 0 35 38

11 2 Çok faydalı olduğuna inanıyorum Orta derecede faydalı olduğuna inanıyorum Az faydalı olduğuna inanıyorum Faydalı olduğundan emin değilim 3 Hiç faydalı olmadığına inanıyorum

Şekil 11. Sosyal gelişim için konferans ve seminerlerin ne kadar faydalı bulunduğu

Öğrencilere araştırma kapsamında “üniversite eğitimleri sırasındaki konferans ve seminerlerin kültürel gelişimlerine faydası” sorulmuştur. Soruya 89 öğrenci cevap vermiş; 2 öğrenci soruyu yanıtsız bırakmıştır. Sonuçlar Şekil 12. ‘de görülmektedir. Buna göre cevap veren öğrencilerin büyük çoğunluğu [35+34+10] 79 öğrenci [%88,76] konferanslar ve seminerlerin kültürel gelişimlerine az yada çok faydası olduğunu belirtmişlerdir.

50

Kültürel Gelişim İçin Konferans-Seminerlerin Faydası
40 35 30 25 20 15 10 5 0 35 34

10 5 5

Çok faydalı olduğuna inanıyorum

Orta derecede faydalı olduğuna inanıyorum

Az faydalı olduğuna inanıyorum

Faydalı olduğundan emin değilim

Hiç faydalı olmadığına inanıyorum

Şekil 12. Kültürel gelişim için konferans ve seminerlerin ne kadar faydalı bulunduğu

Öğrencilerin “okullarında verilen seminer ve konferansların sayısı” hakkındaki düşüncelerini belirlemek için sorulan soruya 89 öğrenci cevap vermiş; 2 öğrenci herhangi bir yanıt vermemiştir. Buna göre öğrencilerin %13’ü [12 öğrenci] öğrenimleri boyunca yapılan konferanslar ve seminerleri “gereğinden fazla” olarak nitelendirmektedir. Soruya cevap veren öğrencilerin %62’si ise [55 öğrenci] konferans ve seminerlerin “yeteri kadar yapıldığı”na inanmaktadır. Seminer ve konferansların “Gereğinden az” yapıldığını düşünenler ise %25’lik [22 öğrenci] bir dilimi oluşturmaktadır. Bu durum Şekil 13. ‘te gösterilmiştir.
Konferans-Seminerlerin Sayısı
Gereğinden az yapıldığına inanıyorum 22 25% Gereğinden fazla yapıldığına inanıyorum 12 13%

Yeteri kadar yapıldığına inanıyorum 55 62%

Şekil 13. Kaman MYO’da verilen konferans ve seminerlerin sayısı hakkındaki düşünceler

Öğrencilere okullarında gerçekleştirilen “konferans ve seminerleri veren konuşmacıların branşları hakkındaki tercihleri” sorulmuştur. Birden çok seçeneğin işaretlenebildiği sorunun verileri Tablo 7. ‘de görülmektedir. Buna göre öğrenciler verdikleri cevaplarla konferansları ve seminerleri sunan kişilerin tercih ettikleri branşlarını çoktan aza doğru “İnşaat Mühendisi, İnşaat Teknikeri, Teknik Uzman ve Mimar” olarak sıralamışlardır.

51

Tablo 7. Kaman MYO’da yapılan/yapılacak seminer ve konferansları verenlerin branşları konusundaki tercihler

Cevaplar İnşaat mühendisi Mimar Teknik uzman İnşaat teknikeri

Frekans 57 41 52 55

Öğrenciler mesleki yaşantılarına başlarken kendilerine bilgili, becerili ve deneyimli kişileri örnek alırlar ve kendilerini örnek aldıkları kişiler gibi yetiştirmeyi amaçlarlar. Öğrencilerin öğrenimleri sırasında “konferans ve seminerleri veren kişileri mesleki gelişimleri açısından örnek alıp almadıklarını” belirlemek için sorulan soruya 86 öğrenci cevap vermiş; 5 öğrenci herhangi bir yanıt vermemiştir. Buna göre konferansları ve seminerleri veren konuşmacıların büyük oranda örnek alınabilecek nitelikte bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum Tablo 8. ‘den anlaşılmaktadır.
Tablo 8. Kaman MYO’da seminer ve konferans veren kişiler öğrencilerin kişisel ve mesleki gelişimine ne kadar örnek olabileceği

Cevaplar Çok fazla düzeyde örnek olduğuna inanan Orta düzeyde düzeyde örnek olduğuna inanan Çok az düzeyde düzeyde örnek olduğuna inanan Toplam

Frekans 27 52 7 86

Yüzde 31.40 60.47 8.14 100.00

Milli Bayramlar bireylerin kişisel gelişimleri, vatandaşlık ve yurttaşlık sevgisi gibi duygu ve düşüncelerinin gelişmesine neden olur. Araştırma kapsamında Kaman MYO bünyesinde gerçekleştirilen anma ve kutlama programlarının öğrencilerin “vatandaşlık, yurt sevgisi gibi duygu ve düşüncelerinde bilinçlerinin artmasına faydalı olup olmadığı” da araştırılmıştır. Sonuçlar Tablo 9 ‘da gösterilmiştir. Buna göre soruya cevap veren öğrencilerin yarıdan fazlası [46 öğrenci, %52.87] anma ve kutlama programlarının vatandaşlık, yurt sevgisi gibi duygu ve düşüncelerinde bilinçlerinin artmasında faydalı olduğunu belirtmişlerdir.
Tablo 9. Kaman MYO’da düzenlenen milli bayramlardaki anma ve kutlama programlarının vatandaşlık, yurt sevgisi gibi duygu ve düşüncelerde bilinçlenmeye faydalı olup olmadığı

Cevaplar Hayır olmuyor Fark etmiyor Evet oluyor Toplam

Frekans 11 30 46 87

Yüzde 12.64 34.48 52.87 100.00

Geleceğin teknik elemanlarını mesleklerine ve hayata hazırlayabilmek için “gelecekte düzenlenecek konferans ve seminerleri hangi kuruluşların/kimlerin vermesin tercih edildiği” araştırma kapsamında araştırılmış ve sonuçlar Tablo 10. ‘da gösterilmiştir. Bu soruda birden çok seçeneğin işaretlenmesine izin verilmiştir. Sonuçlara göre geleceğin Teknik Elemanları ileride yapılacak konferans ve seminerlerin sunumunda ağırlığın inşaat sektöründe bulunan firmalarda olmasını istemektedirler.

52

İnşaat sektöründeki firmaları sırasıyla meslek birlikleri, yapı malzemesi üreticileri, inşaat gereçleri üreticileri, yapı makineleri üreticileri ve kamu kuruluşları izlemektedir.
Tablo 10. Kaman MYO’da gelecekte yapılacak olan konferans ve seminerleri hangi kuruluşların/kimlerin vermesinin tercih edildiği

Cevaplar Meslek birlikleri İnşaat sektöründe bulunan firmalar Yapı makineleri üreticileri Kamu kuruluşları Yapı malzemesi üreticileri İnşaat gereçleri üreticileri

Frekans 45 71 30 27 40 34

Öğrencilerin “başka fakülte/meslek yüksekokullarındaki alanları ile ilgili konferanslar ve seminerlerden haberdar olup olmadığının belirlenmesi” için ankette sorulan soruya 88 öğrenci cevap vermiş; 3 öğrenci herhangi bir görüş belirtmemiştir. Sonuçlar Şekil 14.‘te verilmiştir. Buna göre öğrencilerin önemli bir bölümü olan 65 öğrenci [%74] başka üniversitelerin fakülte/meslek yüksekokullarında alanları ile ilgili konferanslar ve seminerlerden haberdar değillerdir. Bu durum öğrencilerin başka üniversitelerdeki aktiviteleri yeterince takip etmediklerini göstermektedir.
Başka Üniversitelerdeki Konferans-Seminerlerden Haberdar Olma
Evet 23 26%

Hayır 65 74%

Şekil 14. Öğrencilerin başka üniversitelerin Fakülte/Meslek Yüksekokullarında öğrenim alanındaki konferans ve seminerlerden haberdar olmaları

4. SONUÇLAR Çalışma verileri esas alınarak aşağıdaki çıkarımlar yapılabilir;    İnşaat teknikerliği eğitimi gören öğrencilerin büyük bölümü erkektir. Bayan öğrencilerin oranı beşte bir düzeyindedir. İnşaat Teknikerliği Eğitimi alan öğrencilerin büyük bir bölümü 19-22 yaş aralığındadır. Öğrencilerin %52’si tercihleri sırasında okudukları alanla ilgili ön bilgiye sahip olduklarını belirtirken; %48’i ise herhangi bir ön bilgiye sahip olmadan İnşaat Teknikerliği Eğitimi’ni tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

53

  

 

 

 

   

İnşaat teknikerliği eğitimi alan öğrencilerin yarıya yakını [%47] edindikleri mesleki bilgileri “orta düzeyde” görmektedir. Yaklaşık her üç öğrenciden biri ise [%38] eğitime başladıkları anla şu anki durumlarını karşılaştırdıklarında “çok fazla bilgi edindiklerini düşünmektedir. Öğrencilerin büyük bir bölümü [%87] üniversite eğitimleri sırasında sosyal bilgi edindiklerini ifade etmektedirler. Öğrencilerin büyük bir bölümü [%79] üniversite eğitimleri sırasında kültürel bilgi edindiklerini ifade etmektedirler. Öğrencilerin kendilerini alanları ile ilgili geliştirmek için en çok “internetten araştırma” yaptıkları belirlenmiştir. İkinci olarak “seminer ve konferanslara katılma”, üçüncü olarak ise “kitap okuma” aktivitelerinde bulundukları belirlenmiştir. Öğrencilerin büyük bir bölümü [%94] okullarında gerçekleştirilen konferans ve seminerlere katılım göstermiştir. Türkiye Teknikerler Birliği Yönetim Kurulu Üyelerince verilen “Teknikerlik Mesleği ve Uygulamaları” isimli konferans, öğrenciler tarafından en çok faydası olduğuna inanılan aktivite olmuştur. İkinci olarak Bayındırlık Bakanlığı, Yapı İşleri Daire Başkanlığı, Yapı Denetimi Şube Müdürü Dr. Umut Naci Baykan tarafından verilen “Yapı Denetimi Mevzuatı ve Uygulamaları” isimli konferans; üçüncü olarak ise bir yapı kimyasalları üreticisi firmada çalışan İnş. Müh. Ahmet Şahin tarafından verilen “Beton Üretimi” isimli konferans öğrenciler tarafından en çok faydası olduğuna inanılan konferanslar olarak öne çıkmışlardır. Konferans ve seminerlere katılan öğrencilerin %59’unun önemli gördükleri kısımları “kayıt altına aldıkları”; % 41’inin ise “not tutmadıkları, edindikleri bilgileri kayıt altına almadıkları” belirlenmiştir. Öğrencilerin önemli bir bölümü [%82] özgeçmişlerinde katıldıkları konferans ve seminerleri belirtmenin iş bulmada avantaj sağlayacağını düşünmektedirler. Öğrencilerin %59’u katıldıkları konferans ve seminerleri iş başvuruları için oluşturdukları özgeçmişlerde belirteceklerini, %41’i ise belirtmeyeceklerin ifade etmiştir. Öğrencilerin büyük bölümü okullarında gerçekleştirilen konferans ve seminerleri sunan konuşmacıları yetkin bulduklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilerin %49’u seminerler ve konferansların konularının mesleki, sosyal ve kültürel gelişimleri için “çok uygun” olduğuna, %44’ü “yeteri kadar uygun olduğuna” ve %7’si ise “uygun olmadığına inanmakta” dırlar. Öğrencilerin önemli bir kısmı [%91] mesleki gelişimleri açısından konferans ve seminerleri faydalı bulmaktadır. Öğrencilerin önemli bir kısmı [%94] sosyal gelişimleri açısından konferans ve seminerleri faydalı bulmaktadır. Öğrencilerin önemli bir kısmı [%89] kültürel gelişimleri açısından konferans ve seminerleri faydalı bulmaktadır. Öğrencilerin %13’ü öğrenimleri boyunca gerçekleştirilen konferans ve seminerleri “gereğinden fazla” olarak nitelendirmektedir. %62’si konferans ve seminerlerin “yeteri kadar sayıda yapıldığı”na inanmaktadır. Seminer ve konferansların “Gereğinden az” yapıldığını düşünenler ise %25’lik bir dilimi oluşturmaktadır. Öğrenciler konferans ve seminerleri sunan kişilerin tercih ettikleri branşlarını çoktan aza doğru “İnşaat Mühendisi, İnşaat Teknikeri, Teknik Uzman ve Mimar” olarak sıralamışlardır. Öğrenciler büyük oranda konferans ve seminerleri veren konuşmacıların kendi kişisel ve mesleki gelişimleri için örnek alınabilecek nitelikte bulunduğunu ifade etmişlerdir. 54

Öğrencilerin yarıdan fazlası [%53] milli bayramlardaki ve ulusal günlerdeki anma ve kutlama programlarının vatandaşlık, yurt sevgisi gibi duygu ve düşüncelerinde bilinçlerinin artmasında faydalı olduğunu belirtmişlerdir. Öğrenciler ileride Kaman MYO’nda yapılacak konferans ve seminerlerin sunumunda ağırlığın inşaat sektöründe bulunan firmalarda olmasını istemektedirler. Bunu sırasıyla meslek birlikleri, yapı malzemesi üreticileri, inşaat gereçleri üreticileri, yapı makineleri üreticileri ve kamu kuruluşları izlemektedir. Öğrencilerin önemli bir bölümü [%74] başka üniversitelerin fakülte/meslek yüksekokullarında gerçekleştirilen, alanları ile ilgili konferanslar ve seminerlerden haberdar değillerdir.

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de inşaat sektörü birçok sektörle ortak çalışma ve iş birliği gerektirmektedir. Bu nedenle gelecekte inşaat sektöründe görev alacak teknik elemanlar birden çok sektörle iç içe çalışmak durumunda olacaklardır. Gerek inşaat sektöründen gerekse farklı sektörlerden gelen uygulamacıların tecrübe ve önerilerinden faydalanmak da geniş bir perspektif oluşturmada önemli bir yer almaktadır. Bu konumdaki kimselerle tanışmak, kendileri için özel olarak hazırlanmış sunumları dinlemek, sorular sorarak edinilen bilgileri berraklaştırmak konusunda seminer ve konferanslar önemli enstrümanlardır. Günümüzde bilgiye kolaylıkla ulaşılmaktadır. Ancak bu kolaylık bilginin güvenilirliğinin ve nasıl uygulanabileceğinin tartışılması hususunu gündeme getirmektedir. “Elde edilen her bilgi doğru mudur?”, “bilginin kaynağı ne derece güvenilirdir?”, “hangi bilgi nerede, nasıl kullanılmalıdır?” vb. sorular, bilgiyi kullanan/kullanacak teknik elemanların cevaplamak durumunda kaldığı sorulardandır. İnşaat Teknikerliği Eğitimi alarak İnşaat Teknikeri olacak hatta DGS sınavı ile İnşaat Mühendisliği, Yapı Öğretmenliği ve Yapı Ressamlığı gibi bölümlere geçiş yapacak öğrencilerin; konferanslar, seminerler, eğitim kursları ve bilgi paylaşımlarının yapıldığı çeşitli etkinlikler düzenlenerek mesleki, sosyal ve kültürel bilgileri artırılabilir, vatandaşlık ve yurt sevgisi gibi duyguları güçlendirilebilir.

Kaynaklar 1. 2. Yüksel, Ö., İşgören Verimliliği ve Tatmini Açısından Personel Organizasyonu, Ankara, 1990. Gençtürk, M., Demir, Y., Çarıkçı, O., Meslek Yüksekokulu Ögrencilerinin Muhasebe-Finans Eğitimine Bakış Açıları ve Farkındalıkları Üzerine Bir Uygulama, Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, C.13, S.1 s.209-228., 2008. Özbel, Y., Süreli Yayınların Niteliklerinin Arttırılmasında Kurumların Katkısı, Sağlık Bilimlerinde Süreli Yayıncılık, 2007. K. Yenigün, M. A. Gürel, Türkiye’deki İnşaat Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi Ve Bazı Öneriler, Harran Üniversitesi, Müh. Fak., İnşaat Müh. Bölümü, Osmanbey Kampüsü, Şanlıurfa, I.Ulusal Mühendislik Kongresi, Eski Foça, İzmir 20-21 Mayıs 2004. Hamamcı, Z., Oskargil, E., İnanç, N., Okullarda Çalışan Psikolojik Danışmanların Mesleki Yönden Kendilerini Geliştirmeleri ve Mesleki Doyumları İle İlişkisinin İncelenmesi, XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı, İnönü Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Malatya, 6-9 Temmuz 2004. Bilgin, K. U., Akay, A., Koyuncu, H.E., Haşar, E.Ç., Yerel Yönetimlerde Hizmet İçi Eğitim, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Matsa Basımevi, Şubat 2007. Erdem, A.R., Öğretimin Denetiminde Yeni Bakış Açısı: “Sürekli Geliştirme” Temeline Dayalı Öğretimin Denetimi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 16, S. 275-294, 2006 Gürer, İ., Koç, M.L. Türkiye’de İnşaat Mühendisliği Eğitimi, IX.Mühendislik Sempozyumu, Isparta, s:1-6., 1996.

3. 4.

5.

6. 7. 8.

55

MESLEK YÜKSEKOKULLARI İNŞAAT PROGRAMI MÜFREDATLARININ VE EĞİTİM DONANIMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ: SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TEKNİK BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU ÖRNEĞİ
Latif Onur UĞUR*, Mustafa Altın**, İlknur BEKEM* *Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı **Selçuk Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, International Conference on New Trends in Education and Their Implications sempozyumunda sunulan bildirinin Türkçe çevirisidir)

ÖZET Bu çalışmada önlisans eğitimi veren Meslek Yüksekokullarındaki (MYO) İnşaat Programı öğrencilerinin müfredatlarındaki dersleri, bu derslerde yapılan uygulamaları, Yüksekokulların fiziki yeterliliklerini ve öğretim elemanlarını algılayışları değerlendirilmiştir. Örnekleme düzemli olarak Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu seçilmiştir. Bu amaçla uygulanan anket çalışmasının sonucunda, İnşaat Teknikerliği eğitimi için gerekli uygulamaların, mesleki ve teknik gezilerin arttırılmasının faydalı olacağı belirlenmiştir. Öğretim elemanlarının teknik ve eğitmenlik bilgilerinin İnşaat Programı öğrencileri tarafından yeterli bulunduğu anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: MYO, İnşaat Teknikerliği, Mesleki Teknik Eğitim. 1. GİRİŞ Önlisans: Ortaöğretime dayalı en az dört yarıyıllık (iki yıllık) bir öğretimdir (1). Mesleki eğitim kademelerine göre bu kademede, becerili işçi ile mühendis arasındaki orta kademe teknik insan gücünün yetiştirilmesini amaçlayan teknik eğitim programları uygulanır. Ortaöğretim sonrası teknik eğitim programları, yaptığı görev yönünden mühendis ve araştırmacıya daha yakın olan teknisyenleri yetiştirmeyi amaçlar. Bu programların kapsamında fen, matematik ve uygulamalı teknik derslerin ağırlığı ortaöğretim kademesinde uygulanan teknik eğitim programlarına oranla daha fazladır (2). Ülkemizde, teknik eğitim programları Meslek Yüksekokullarında uygulanmaktadır. Meslek Yüksekokulları, ülkemizin ihtiyaç duyduğu ara insan gücünü yetiştirmeyi amaçlayan yükseköğretim kurumlarıdır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kurulu kanununda Meslek Yüksekokulu “Belirli mesleklere yönelik ara insan gücünü yetiştirmeyi amaçlayan dört yarıyıllık eğitim-öğretim sürdüren bir Yükseköğretim kurumudur” şeklinde tanımlanmıştır. (3) 1.1. Teknik Programlar Bölümü, İnşaat Programı Ülkemizde meslek Yüksekokullarında önlisans eğitimi verilen bölümlerden biri de Teknik Programlar Bölümü’dür. İnşaat Programı, Teknik Programlar Bölümü’nün alt yapısında bulunur. Aşağıda bahsedilen İnşaat Programı Tanımı, İnşaat Programı Hedefleri, Öğrencilere Kazandırılan Bilgi ve Beceriler, İş Hedefleri, İnşaat Programının Sektördeki Yeri isimli alt başlıklar Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun konuyla ilgili internet sayfasından alınmıştır. 56

İnşaat Programı’nda 2 yıl süreli (4 yarıyıl, her yarıyıl en az 14 hafta) eğitim-öğretim verilmektedir. Öğrenciler her eğitim öğretim yılı sonunda 6 haftalık Endüstriye Dayalı Eğitimi (Staj) yapmaktadırlar. Bu programda verilen eğitim günümüz teknolojisine uygun, inşaat sektörünün beklentilerine cevap verecek yeterlilik, esneklik ve çeşitliliğe sahiptir. 3. ve 4. yarıyılda imkânlar dâhilinde ve bölgesel ihtiyaçlara göre en az 4, en fazla 6 saatlik seçmeli ders verilmektedir. (4) 1.2. İnşaat Programının Hedefleri İnşaat Teknikerliğinin hedefleri; konut, baraj, yol, hava alanı vb yapı inşaatlarında aktif olarak görev alan, kontrollük hizmeti veren firmalar ile kamu ya da yerel yönetimlerin doğal kaynak, karayolu, yapı bölümleri ve malzeme test laboratuarlarında teknik eleman olarak çalışacak kişileri yetiştirmeyi hedeflemektedir. Karayolu, köprü, baraj, havaalanı, su getirme/ dağıtma sistemleri ve konutlardan ticaret merkezine kadar tüm yapıların planlama, proje, yapım ve kontrol aşamalarında teknik eleman olarak önemli bir rol oynayan elemanları yetiştirmektedir. (4) Bu bağlamda, mezun olan bir İnşaat Teknikeri yapılara ilişkin mimari ve statik projelerin hazırlanmasında gerekli çizimleri hem el hem de paket programlar yardımıyla bilgisayar ortamında çizebilmekte, çizmiş olduğu projelerin maketlerini yapabilmektedir. Yapı malzemelerine yönelik testleri alet, ekipman, teknik bilgi ve becerisini kullanarak laboratuarlarda gerçekleştirmekte ve ilgili detaylı raporları hazırlayıp, sonuçlarını değerlendirebilmektedir. (4) Öğrencilere yapıya ilişkin metraj ve keşif işlemlerini yaparak hakediş düzenlemeleri, şantiye iş planlarının hazırlanması, yapıların güvenilir ve projesine uygun olarak yapılması ve diğer mühendislik teknolojisine ilişkin çalışmalar için yeterli teorik ve pratik bilgi düzeyinde olmaları yönünde eğitim verilmektedir. İnşaat Teknikerlerinin kendi işletmesini kurup işletebilecek bir güven duygusu ile donanmış; proje, yapı, sigorta, vergi ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili mevzuatı bilen ve gerekli bürokratik işlemleri yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olmaları beklenmektedir. (4) 1.3. Öğrencilere Kazandırılan Bilgi ve Beceriler   Bir İnşaat Teknikeri, bir mimari projeyi tasarlayıp projelendirebilir, bilgisayar ortamında tasarımını çizebilir. Tasarımında gerekli yön ve gerekli mahal listelerini hazırlayarak projelerini detaylandırabilir. Hazırlamış olduğu mimari projeyi ilgili kanun ve yönetmelikler doğrultusunda düzenler. Tamamlamış olduğu mimari projenin betonarme statik projesini paket program kullanarak çözümlemesini yapabilir. Statik projede üzerinde gerekli yorumlamaları yapabilir. Kendisine verilmiş ölçüler doğrultusunda bir çelik proje tasarımı ve hesaplamalarını yapabilir. Hesaplar neticesinde çıkan elemanlar için gerekli detay çizimlerini bilgisayar ortamında çizebilirler. Her türlü metraj hazırlayabilir ve hakediş düzenlemeleri yapabilir. Takım halinde çalışma ve sorumluluk üstlenebilir. Büro ve şantiyede farklı seviyedeki personelle iletişim kurabilir, yazılı ve sözlü iletişim tekniklerini kullanabilir. İnceleme (etüt etme, araştırma), problem tanımlama, rapor edebilme, deney ve tecrübe ile kazanılan teorik bilgileri uygulayabilme ve problemi çözme becerilerine sahiptir. Yönetme kabiliyetlerini ve durum değerlendirme becerilerini geliştirir. (4) 57

  

    

1.4. İş Hedefleri Bir İnşaat Teknikeri kazandığı bilgi ve becerileri kullanarak tasarım ve bilgisayar destekli çizim, hazırlanmış projelerin yerinde tatbikatını yaptırabilme, bakım-onarım, iş akışlarının planlama ve programlanması, malzeme test ve muayenesi, ölçme ve kalite kontrol teknolojileri konusunda faaliyet gösteren her türlü işletmelerde istihdam edilebilir. (4) 1.5. İnşaat Teknikerinin Sektördeki Yeri İnşaat Teknikeri kazandığı teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretimin gereği olarak bir büroda veya bir şantiyede sorumlu mühendis ile taşeronlar veya işçiler arasında bağlantı kuran, teknik iletişimi sağlayan bir teknik personel, bir büroda veya şantiye için orta direk mesabesinde bir kişidir. Şantiyede işçilerin verimli çalıştırılması, hedeflenen kaliteli işlerin ve standartların elde edilmesinde sorumluluk sahibidir. (4) 2. AMAÇ VE YÖNTEM 2.1.Amaç Bu çalışmanın amacı İnşaat Programı müfredatının, laboratuar uygulamalarının, öğretim elemanlarının ve MYO fiziki donanımlarının öğrenciler tarafından nasıl değerlendirildiğini belirlemektir. 2.2.Yöntem Yukarıdaki amaç doğrultusunda Selçuk Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı son sınıf öğrencilerinden 54 kişiye bir anket uygulanmıştır. Anketteki sorular çoktan seçmelidir. Anket soruları İnşaat Programı dersleri, meslek Yüksekokulun fiziki yeterlilikleri ve İnşaat Programı öğretim elemanları hakkındaki görüşler olarak üç ana gruba ayrılmıştır. Anket sonuçları frekans ve yüzde olarak bulunmuş, tablo ve grafikler yardımı ile değerlendirilmiştir. 3. LİTERATÜR TARAMASI Sayıları her geçen gün artmakta olan Meslek Yüksekokulları, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli ara insan gücünü yetiştirme istikametinde olumlu gelişmeler kaydetmeye devam etmektedirler. Hemen hemen tüm yurt sathına dağılmış olan bu okullara halkın ve yerel yönetimlerin ilgi ve desteği memnuniyet verici düzeyde gelişmeye devam etmektedir. Bu okullarda teknik programlar, iktisadi ve idari programlar, sağlık programları ve denizcilik programları adı altında eğitim-öğretim yapılmaktadır. (5) Türkiye’deki Meslek Yüksekokulları incelendiğinde, çok önemli bir kısmının yerel yönetimlerden veya diğer kamu kurumlarından sağlanmış, sonradan okula dönüştürülmüş binalarda eğitim öğretimini sürdürdüğü görülebilir. Bu binalar, gerek estetik olarak, gerekse işlevsel olarak Yüksekokulda verilmesi gereken derslere uygun olmamaktadır. Dersler çoğu kez karatahta başında veya zaman zaman görsel araçlardan yararlanılarak verilmektedir. Laboratuarlar oldukça sınırlıdır. Bunun sonucunda öğrenciler sınav öncesi kısa bir çalışmayla sınavlarda başarılı olma yolunu seçerek mezun olma yoluna gitmektedirler. (6)

58

Meslek Yüksekokulu müdürleri ve öğretim elemanları, meslek Yüksekokulunun sorunları altında ezilmiş durumdadırlar. Göreve başladıklarında idealist düşüncelerle birçok sorunu çözmek için mücadele ederlerken, gerek üniversite yönetimi ve gerekse yörenin mülki amiri tarafından yeterli destek bulamayınca, inançsızlıkları gittikçe artmaktadır. MYO yöneticilerini bıktıran sorunlar aşağıda gibi sıralanabilir. Bunlar:        Teoriye dayalı eğitim sistemi, Bina, derslik, laboratuar ve eğitim araçları eksikliği, Uygulama alanı bulmada sorunlar, Öğrencilerin eğitim dışı beklentilerinin karşılanamaması, Staj sorunları, Mezunların istihdam sorunları, Sanayinin MYO konusunda beklentilerindeki farklılıklardır.(6)

Meslek Yüksek Okullarının devamı niteliğinde olan Teknik Eğitim Fakülteleri’nde bile bazı eksiklikler bulunmaktadır. Teknik öğretmenlerce yetersiz bulunan unsurlar sırasıyla atölye ve laboratuar teçhizatı (%87), atölye ve laboratuar uygulamaları (%79), öğretim elemanı sayısı (%55), eğitim düzeyi (%52), öğretim elemanı kalitesi (%51), eğitimin içeriği (%49) ve disiplin (%19)’dır.(7) Mesleki eğitimde teknik geziler, öğrencinin sektörü tanıması, almış olduğu eğitim esnasında gerek staj sırasında ve gerekse mezuniyet sonrasında öğrencinin çalışma alanlarını öğrenmesi ve bu konuda bilgilenmesi için oldukça önemlidir. Teknik geziler gerek okulların var oldukları yerleşim merkezlerindeki ve gerekse ülkenin değişik yörelerinde yer alan sektörün önde gelen kuruluşlarına yapılmalıdır. (6) Acar, Salık ve Baykal (1996) tarafından yapılan “Ortaöğretimden Gelen Öğrencilerin Meslek Yüksekokullarında Verilen Öğretime Uyum Sorunları” adlı araştırmada Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin derslere uyum sorunları ve bunlar üzerinde orta öğretimin etkisi saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmada öncelikle öğrencilerin durumları üzerinde kaynaklar ve ülkemizde önlisans eğitimiyle ilgili geliştirilen politikalar incelenmiş, sayısal veriler bir araya getirilmiş ve daha sonra Sivas Meslek Yüksekokulu bünyesinde yer alan 12 programda okuyan 189 öğrenciye anket uygulanarak veriler elde edilmiştir. Araştırma bulgularından bazıları şunlardır: Orta öğretimdeki derslerdeki yetersizliği etkileyen faktörlerin başında laboratuar ve atölye yetersizliği ile öğretmenlerdeki bilgi ve deneyim eksikliği gelmektedir. Öğrencilerin %75,1’i ortaöğretimde ders kitap, araç-gereçlerin yetersiz olduğunu belirtmiştir. Öğrencilerin %54,5’i öğrenim gördükleri programın kendilerini günün şartlarına uygun olarak yetiştirecek nitelikte olmadığını ve MYO’daki atölye ve laboratuarları yetersiz bulduğunu belirtmiştir. (8)

59

4. BULGULAR VE DEĞERLENDİRME 4.1. Öğrenci profili Anket İnşaat Programı 2. sınıf öğrencilerinden toplam 54 kişiye uygulanmıştır. Ankete katılan öğrencilerin %83’ü bay iken, sadece %17’si bayan öğrencidir. (Bkz. Grafik 1)

Cinsiyet durumu
Bayan 17%

Bay 83%

Grafik 1. İnşaat Programı öğrencilerinin bay-bayan dağılımı

4.2. İnşaat Teknikerliği öğrenimi dersleri hakkında öğrenci görüşleri  Anket uygulanan öğrencilere meslek hayatlarında en fazla faydasını göreceklerini düşündükleri 5 ders sorulduğunda, alınan yanıtların başında aynı oranla (%9,94) “Bilgisayar Destekli Tasarım” ve “Metraj ve Keşif İşleri” dersleri gelmektedir. Bu dersleri %9,39 ile “Betonarme”, %8,84 ile “Büro ve Şantiye Organizasyonu” ve %8,29 ile “Yapı Teknolojisi” dersleri takip etmektedir. Öğrencilerin sıraladığı bu beş dersin ilk dördü 2. sınıf dersleri iken sadece Yapı Teknolojisi dersi 1. sınıf dersidir. Buradan öğrencilerin ikinci sınıfta aldıkları derslerden daha çok fayda sağlayacaklarını düşündükleri çıkarılabilir. “Malzeme Bilimi ve Yapı Malzemesi”, “Beton Teknolojisi”, “Zemin Mekaniği” ve “Topografya” gibi meslekte önemli yer içeren dersler öğrenciler tarafından en fazla faydası görülecek dersler olarak düşünülmemektedir. (Bkz. Tablo 1)
Tablo 1. Öğrencilerin en fazla faydasını göreceklerini düşündükleri dersler ve yüzdeleri

Ders adı Bilgisayar Destekli Tasarım Metraj ve Keşif İşleri Betonarme Büro Şantiye Organizasyonu Yapı Teknolojisi Bilgisayar

Frekans Yüzde 36 36 34 32 30 24 9,94 9,94 9,39 8,84 8,29 6,63

60

Yapı Statiği Yapı Mimarisi ve Detay Çizimleri Sistem Analizi ve Tasarımı Matematik Karayolu İnşaatı Yapı Tesisat Bilgisi Malzeme Bilimi ve Yapı Malzemesi Beton Teknolojisi Çelik Yapılar Yapılarda Hasar Tespiti Mesleki Bilgisayar İşletme Yönetimi Zemin Mekaniği Kalite Güvence ve Standartlar Prefabrik Yapılar Mukavemet Hidrolik ve Hidroloji Endüstriye Dayalı Öğrenim (Staj) Su Temini ve Atık Sular Teknolojinin Bilimsel İlkeleri Kâgir Yapılar Topografya Ahşap Yapılar Genel ve Teknik İletişim Girişimcilik 

22 19 19 14 12 11 9 8 6 6 6 6 5 5 4 3 3 3 3 2 2 1 1 0 0

6,08 5,25 5,25 3,87 3,31 3,04 2,49 2,21 1,66 1,66 1,66 1,66 1,38 1,38 1,10 0,83 0,83 0,83 0,83 0,55 0,55 0,28 0,28 0,00 0,00

İnşaat Teknikerleri adaylarından en az faydasını gördükleri 5 dersi işaretlemeleri istenmiştir. “Genel ve Teknik İletişim” dersi %9,96 oranı ile ilk sırada yer almıştır. Diğer oranlar ve dersler; %8,81 ile “Topografya”, %8,05 ile “İşletme Yönetimi”, %6,51 ile “Kalite Güvence ve Standartlar” ve %6,51 ile “Teknolojinin Bilimsel İlkeleri” dersleri olmuştur. (Bkz. Tablo 2)

61

Tablo 2. Öğrencilerin en az faydasını göreceklerini düşündükleri dersler ve yüzdeleri

Ders adı Genel ve Teknik İletişim Topografya İşletme Yönetimi Kalite Güvence ve Standartlar Teknolojinin Bilimsel İlkeleri Su Temini ve Atık Sular Girişimcilik Zemin Mekaniği Çelik Yapılar Kâgir Yapılar Yapı Mimarisi ve Detay Çizimleri Matematik Mukavemet Yapı Statiği Beton Teknolojisi Hidrolik ve Hidroloji Ahşap Yapılar

Frekans Yüzde 26 23 21 17 16 16 15 12 9 9 8 7 7 6 6 6 6 9,96 8,81 8,05 6,51 6,13 6,13 5,75 4,60 3,45 3,45 3,07 2,68 2,68 2,30 2,30 2,30 2,30 1,92 1,92 1,92 1,92 1,92 1,53 1,53 1,53 1,53 1,53 1,15 0,38 0,38

Malzeme Bilimi ve Yapı Malzemesi 5 Betonarme Yapı Tesisat Bilgisi Bilgisayar Destekli Tasarım Yapılarda Hasar Tespiti Bilgisayar Büro Şantiye Organizasyonu Karayolu İnşaatı Prefabrik Yapılar Metraj ve Keşif İşleri Yapı Teknolojisi Mesleki Bilgisayar Endüstriye Dayalı Öğrenim (Staj) 5 5 5 5 4 4 4 4 4 3 1 1

62

Sistem Analizi ve Tasarımı 

1

0,38

Anket uygulanan tekniker adaylarına daha detaylı işlenmesini istedikleri 5 ders sorulmuştur. Alınan yanıtlar Tablo 3’te verilmiştir. Buna göre, “Bilgisayar Destekli Tasarım” dersi %13,15 ile daha detaylı işlenmesi istenen derslerin başında yer almaktadır. Bu dersi %10,33 oranı ile “Yapı Mimarisi ve Detay Çizimleri” dersi izlemektedir. “Sistem Analizi ve Tasarımı”, “Kalite Güvence ve Standartlar” ile “Metraj ve Keşif İşleri” dersleri daha detaylı işlenmesi istenen dersler arasında ön sıralardadır.
Tablo 3. Öğrencilerin daha detaylı işlenmesini istedikleri dersler ve yüzdeleri

Ders adı Bilgisayar Destekli Tasarım Yapı Mimarisi ve Detay Çizimleri Sistem Analizi ve Tasarımı Kalite Güvence ve Standartlar Metraj ve Keşif İşleri Betonarme Yapı Teknolojisi Büro Şantiye Organizasyonu Yapı Statiği Bilgisayar Karayolu İnşaatı Çelik Yapılar Matematik Mesleki Bilgisayar Beton Teknolojisi Malzeme Bilimi ve Yapı Malzemesi Mukavemet Zemin Mekaniği Yapılarda Hasar Tespiti İşletme Yönetimi Topografya Yapı Tesisat Bilgisi Ahşap Yapılar

Frekans Yüzde 28 22 17 16 16 14 11 11 10 9 9 8 5 5 4 3 3 3 3 3 2 2 2 13,15 10,33 7,98 7,51 7,51 6,57 5,16 5,16 4,69 4,23 4,23 3,76 2,35 2,35 1,88 1,41 1,41 1,41 1,41 1,41 0,94 0,94 0,94

63

Prefabrik Yapılar Endüstriye Dayalı Öğrenim (Staj) Girişimcilik Su Temini ve Atık Sular Teknolojinin Bilimsel İlkeleri Genel ve Teknik İletişim Hidrolik ve Hidroloji Kagir Yapılar

2 2 2 1 0 0 0 0

0,94 0,94 0,94 0,47 0,00 0,00 0,00 0,00

4.3. Derslere ait fiziki donanım ve uygulama yeterlilikleri  Selçuk Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine laboratuar imkânlarının yeterli olup olmadığı sorulmuştur. “Evet, yeterli” diyenlerin oranı %10,53, “Orta derecede yeterli” diyenler %61,40, “Hayır yeterli değil” diyenler ise %28,07 oranlarındadır. Elde edilen değerler Grafik 2’de verilmiştir.

Laboratuar imkanının yeterliliği
70,00 60,00 50,00 40,00 30,00 20,00 10,00 0,00 Evet, yeterli. Orta derecede yeterli. Hayır, yeterli değil.

Grafik 2. Laboratuar imkânının yeterliliğinin öğrencilerce değerlendirilmesi

Yüksekokulda gerçekleştirilen teknik ve mesleki gezilerin yeterliliğini belirlemek için sorulan soruda, öğrencilerin %13,21’i “evet yeterli” derken, %32,08’i yapılan teknik ve mesleki gezileri ”orta derecede yeterli” bulmuştur. “Hayır, yeterli değil” Yanıtı veren öğrencilerin toplam içindeki oranı %52,72 gibi yüksek bir değerdedir. (Bkz. Grafik 3.)

64

Teknik ve mesleki gezilerin yeterliliği
60,00 50,00 40,00 30,00 20,00 10,00 0,00 Evet Orta Hayır

Grafik 3. Teknik ve mesleki gezilerin yeterliliğinin öğrencilerce değerlendirilmesi

Anket uygulanan İnşaat Programı öğrencilerine bilgisayar uygulamalarının ne derecede yapıldığı sorulmuştur. Alınan yanıtların frekans ve yüzde değerleri aşağıdaki Tablo 4’te verilmiştir. Buna göre, “Evet, çok uygulama yaptığımıza inanıyorum” diyenler %5,77, “Evet, yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum” diyenlerin oranı %36,54, “Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum” yanıtı veren öğrencilerin oranı %32,69’dur. Bilgisayar uygulamalarını “az ve çok az” bulan öğrencilerin oranı toplamda %25’tir (%17,31+%7,69). Selçuk Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı öğrencilerinin dörtte biri bilgisayar uygulamalarını yetersiz bulmaktadır.
Tablo 4. Bilgisayar uygulamalarının öğrencilerince değerlendirilmesi

Yanıt Evet, çok uygulama yaptığımıza inanıyorum Evet, yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum Az uygulama yaptığımıza inanmıyorum Çok az uygulama yaptığımıza inanıyorum 

Frekans 3 19 17 9 4

Yüzde 5,77 36,54 32,69 17,31 7,69

İnşaat Teknikeri adaylarına Yüksekokulda yaptıkları arazi uygulamalarının yeterliliği sorulduğunda “Evet, çok uygulama yaptığımıza inanıyorum” diyenler %3,85, “Evet, yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum” diyenlerin oranı %0,00, “Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum” yanıtı veren öğrencilerin oranı %9,62’dir. Arazi uygulamalarını “az ve çok az yaptıklarını belirten öğrencilerin oranı %86,54’tür (%26,92+%59,62). Bu büyük oran inşaat programlarında arazi uygulamalarının öğrencilerce yetersiz bulunduğunu göstermektedir. (Bkz. Tablo 5)

65

Tablo 5. Arazi uygulamalarının öğrencilerce değerlendirilmesi

Yanıt Evet, çok uygulama yaptığımıza inanıyorum Evet, yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum Az uygulama yaptığımıza inanmıyorum Çok az uygulama yaptığımıza inanıyorum 

Frekans Yüzde 2 0 5 14 31 3,85 0,00 9,62 26,92 59,62

Sayısal problem çözümü uygulamalarının yeterliliğini anlamak için sorulan bir diğer soruda, İnşaat Teknikerliği eğitimi alan öğrencilerin %7,84’ü “Evet, çok uygulama yaptığımıza inanıyorum”, %23,53’ü “Evet, yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum” yanıtını vermiştir. “Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum” seçeneğini işaretleyen öğrencilerin oranı %45,10 ile en büyük orana sahiptir. “Az uygulama yaptığımıza inanıyorum” %9,80 ve “Çok az uygulama yaptığımıza inanıyorum” %13,73 oranları ile sonuçlar arasında yer almaktadır. (Bkz. Tablo 6)
Tablo 6. Sayısal problem çözümlerinin öğrencilerce değerlendirilmesi

Yanıt Evet, çok uygulama yaptığımıza inanıyorum Evet, yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum Az uygulama yaptığımıza inanmıyorum Çok az uygulama yaptığımıza inanıyorum 

Frekans Yüzde 4 12 23 5 7 7,84 23,53 45,10 9,80 13,73

Bilgisayar, arazi ve sayısal problem çözümü uygulamalarının yeterliliklerine alınan yanıtlar, bir arada değerlendirilebilmek için tek bir grafikte toplanmıştır. Öğrencilere göre en az uygulama yapılan alan arazi uygulamalarıdır. Bilgisayar uygulamalarına “yeteri kadar” gözü ile bakılırken, sayısal problem çözümü “orta derecede” bulunmuştur. (Bkz. Grafik 4)

66

Uygulamaların yeterliliği
Çok az uygulama yaptığımıza inanıyorum Az uygulama yaptığımıza inanmıyorum Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum Evet yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum Evet çok uygulama yaptığımıza inanıyorum 0 10 20 30 40 50 60 Sayısal problem çözümü Arazi uygulaması Bilgisayar uygulaması

Grafik 4. İnşaat Programındaki sayısal problem çözümü, arazi ve bilgisayar uygulamalarının öğrencilerce değerlendirilmesi

4.4. Öğrencilerin öğretim elemanlarına bakışı  Öğrencilere öğretim elemanları tarafından, dersler için yeterli kaynak gösterilip gösterilmediği sorulduğunda %14,29’u “evet”, %65,31’i “orta” yanıtını vermiştir. İnşaat Teknikerliği eğitimi alan öğrencilerin %20,41’i dersler için yeterli kaynak gösterilmediğini belirtmişlerdir. (Bkz. Grafik 5)

Yeterli kaynak gösterilip gösterilmediği
70,00 60,00 50,00 40,00 30,00 20,00 10,00 0,00 Evet Orta Hayır

Grafik 5. Öğretim elemanları tarafından yeterli kaynak gösterilip gösterilmediği

Ankete katılan İnşaat Programı öğrencilerinin %62,75 i derslere giren öğretim elemanlarının teknik bilgisini “yeterli düzeyde” bulmuştur. “orta derecede yeterli” diyenler %29,41’dir. Öğretim elemanlarının teknik bilgisinin “yeterli olmadığını” düşünenler %7,84’tür. Bu verilere göre öğretim elemanları öğrencilerce genel olarak teknik bilgi yeterliliğinde bulunmaktadırlar. (Bkz. Grafik 6) 67

Öğretim elemanlarının teknik bilgi yeterliliği
70,00 60,00 50,00 40,00 30,00 20,00 10,00 0,00 Evet Orta Hayır

Grafik 6. Öğretim elemanlarının teknik bilgi yeterliliklerinin öğrencilerce değerlendirilmesi

Derslere giren öğretim elemanlarının eğitmenlik bilgisinin yeterliliğini belirlemek için sorulan bu soruda öğrencilerin %58,94’ü “evet, yeterli” yanıtını verirken, %45,10’u hocalarının eğitmenlik bilgilerinin “orta derecede yeterli” olduğunu belirtmişlerdir. Olumsuz yanıt verenlerin oranı %1,96’dır. (Bkz. Grafik 7)

Öğretim elemanlarının eğitmenlik bilgisi yeterliliği
60,00 50,00 40,00 30,00 20,00 10,00 0,00 Evet Orta Hayır

Grafik 7. Öğretim elemanlarının eğitmenlik bilgisi yeterliliklerinin öğrencilerce değerlendirilmesi

4.5. Öğrencinin kendi performanslarını değerlendirmesi  Son olarak öğrencilerin kendilerine yönelik olan soruda, “derslere ve ödevlere gereken ilgiyi gösterip göstermedikleri” öğrenilmek istenilmiştir. Alınan yanıtlar “evet çok” %35,85, “orta” %39,62 iken; “az ve çok” ilgilendiklerini söyleyen öğrencilerin toplam oranı 5,66’yı geçmemiştir. Bu verilere göre öğrenciler büyük oranda ders ve ödevlere gereken ilgiyi gösterdiklerini ifade etmektedirler. (Bkz. Grafik 8)

68

İnşaat Teknikeri adaylarının derslere gereken ilgiyi gösterip göstermedikleri

40,00 30,00 20,00 10,00 0,00 Evet çok Evet Orta Az Çok az

Grafik 8. İnşaat Teknikeri adaylarının kendilerini değerlendirmesi

5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER İnşaat Programı öğrencileri, İnşaat Teknikerliği eğitiminde verilen derslerden en çok “Bilgisayar Destekli Tasarım” dersinden fayda göreceklerini düşünmektedirler. Bu programda yer alan dersler birbiriyle ilişki olmakla beraber, “her ders ayrı bir mesleki uygulama kipini oluşturur” denilebilir. Öğrenciler “Çelik Yapılar”, “Prefabrik Yapılar”, “Su Temini ve Atık Sular” ve “Topografya” derslerini en çok fayda görecekleri dersler arasında düşünmeyerek, sıralamada daha aşağılarda yer vermişlerdir. “Teknolojinin Bilimsel İlkeleri” dersi, öğrencilerin en çok fayda göreceğini düşündükleri dersler arasında son sıralarda yer almaktadır. Oysaki bu ders “Yapı Statiği”, “Mukavemet”, “Betonarme”, “Çelik Yapılar” gibi derslerin temel alt yapısını oluşturmaktadır. Öğrencilerin hiç biri “Genel ve Teknik İletişim” dersinin faydasını göreceklerini düşünmemişleridir. Öğrenciler genel olarak mezun olduktan sonra çalışabilecekleri sektör içi alanlarla ilgili derslerden daha fazla fayda göreceklerini düşünmektedirler. İnşaat Teknikerliği öğrencileri “Bilgisayar Destekli Tasarım” dersinin öncelikli olarak daha detaylı işlenmesini istemektedirler. Günümüzde hızla gelişen teknoloji ile beraber bilişim sektörünün de önem kazanması etkisini inşaat sektöründe de göstermiştir. “Yapı Mimarisi ve Detay Çizimleri” dersinin de bu kategoride olması inşaat sektöründe projeciliğin öğrencilerin gözünde ayrı bir önemi olmasına bağlanabilir. İnşaat Teknikerliği eğitiminde fiziki yeterliliklerin, donanımların olabilecek en iyi seviyede tutulması beklenir. Teorik derslerde gerekli öğrenimi alan teknikerlik öğrencilerinin, bu bilgilerini pratiğe dökerek laboratuarlarda uygulama yapmaları gereklidir. Yapılan araştırmada laboratuar imkânları “orta derecede yeterli” bulunmuştur. Verilere göre teknik ve mesleki gezilerin miktarı arttırılmalıdır. Bilgisayar uygulamaları yeterli bulunurken, arazi uygulamalarının yetersiz bulunduğu anlaşılmaktadır. Sayısal problem çözümleri öğrencilerce, genel olarak orta derece yeterli bulunmuştur. Buna göre, arazi uygulamalarının arttırılması ve “Topografya” dersinin öneminin de öğrencilere daha iyi anlatılmasında fayda bulunmaktadır. Çalışma bulgularına göre öğretim elemanları öğrencilere dersler için daha çok yardımcı kaynak göstermelidir. Öğretim elemanlarının teknik ve eğitmenlik bilgileri öğrencilerce yeterli bulunmuştur.

69

İnşaat Teknikerliği öğrencileri derslere gereken ilgiyi (çok ve orta derecede) gösterdiklerini büyük bir oranla belirtmişlerdir. Bu konuda okul idaresi ve öğretim kadrosunun izlenimleri ayrıca değerlendirilmelidir. İnşaat sektörü, ülkemizde ve dünyada önemini yitirmeyen bir sektördür. Bu alanda yetiştirilecek teknik elemanlar yapacakları işlerin mahiyetlerini fark etmeli ve bu konuda en iyi donanım ve uygulamalar ile yetiştirilmelidirler.

Kaynaklar 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. Başaran, İ. E, (1996). Türkiye Eğitim Sistemi, 3.Baskı, Ankara, Yargıcı Matbaası. Alkan, C., Doğan, H.ve Sezgin, İ. ( 2001). Mesleki Ve Teknik Eğitimin Esasları, Ankara, Nobel Yayınları. 2547 sayılı YÖK kanunu Selçuk Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı 2008 http://alaeddin.cc.selcuk.edu.tr/bolumler/insaat.htm Mesleki Teknik Eğitimin Bugünkü Durumu, 2008 http://www.yok.gov.tr/egitim/endustriyel/myo_durumu.pdf III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, “Meslek Yüksekokullarında Yeniden Yapılanma ve Yönetim Modelleri”, s.105-119, 8-9 Kasım 2007, Adana Mahiroğlu, A. (1996). Teknik Eğitim Fakültesi Mezunlarını İzleme Araştırması, Metargem Yayın No: 6, Ankara: Milli Eğitim Basımevi. Acar, İ., Salık, S. ve Baykal, Ö. (1996). Ortaöğretimden Gelen Öğrencilerin Meslek Yüksekokullarında Verilen Öğretime Uyum Sorunları, 21. Yüzyıla Doğru Meslek Yüksekokullarının Yeniden Yapılanması Konulu Uluslararası Sempozyum Bildirileri, 22–23 Mayıs, Çankırı, Türkiye.

70

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ İSTİHDAMINDA İNŞAAT FİRMALARININ ÖNEM VERDİĞİ KRİTERLERİN BELİRLENMESİ
Latif Onur UĞUR, Serdar KORKMAZ Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, Selçuk E-Journal of New World Science Academy, Engineering Sciences, Volume: 5, Number: 1, s.823, 2010 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Bu araştırmada inşaat sektöründe çalışan firmaların ihtiyaç duyduğu teknik elemanların nitelikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Hürriyet Gazetesi, İnsan Kaynakları Eki’nin 03.02.2008 ile 19.04.2009 tarihleri arasındaki 64 nüshasında, inşaat firmalarının verdikleri İnşaat Teknikerliği iş ilanları incelenmiştir. Bu ilanlarda incelenen konulardan bazıları; ilan tarihleri, ilan adetleri, ilan veren şirketler, ilan dilleri, adayların firmalarda değerlendirileceği pozisyonlar, aranan uzmanlık alanları, adaylar, çalışılacak yerler (yurt içi, yurt dışı), kullanılması istenen bilgisayar yazılımları, sahip olunması istenen mesleki tecrübe süreleri, bilinmesi istenen yabancı diller, yaş sınırları, tercih edilen cinsiyetler, tercih edilen askerlik durumları ve sürücü belgesine sahip olunmasının istenip istenmediğidir. Edinilen bulgular çizelge ve şekiller yardımıyla ifade edilmiştir. Anahtar kelimeler: İnşaat Teknikerliği, İstihdam, Gazete ilanları, İşe alma yöntemleri, Uzmanlık alanları. 1.GİRİŞ Ülkemizde özellikle inşaat sektöründe nitelikli yetişmiş elemana ihtiyaç bulunmaktadır. Önce 1998 daha sonra da düzenlemeler yapılarak 2007 yılında yürürlüğe giren Afet Yönetmeliği, Avrupa Birliği’ ne uyum sürecinde Türk Standartları’nın düzenlenmesi, Kamu İhale Kanunu’ndaki düzenlemeler geçmişteki eksik uygulamaların giderilmesi amacıyla yapılan çalışmalara örnek olarak gösterilebilir. Bu düzenlemelerin yapılması ile inşaat sektöründe çalışan ve çalışacak teknik elemanların nitelikleri de değişme göstermektedir. Çalışma hayatına atılabilmek için günümüzde belli bir bilgi ve beceriye sahip olmak gerekmektedir. Bu bilgi beceri ile kişi kendisine uygun bir iş ile çalışma hayatına dahil olabilir. İşletmeler de yeni eleman alımlarında kendi alanlarına uygun nitelikli elemanlar bulmak isterler. Buna ulaşabilmek için ise çeşitli yayın organlarını kullanarak eleman aradıklarını beyan ederler. Bu yayın organlarından bazıları internet, gazete, dergi, televizyon, broşür’dür. Personel seçme süreci çalışma hayatının, iş ilanları ise personel seçme sürecinin başlangıç noktasını oluşturmaktadır[1]. Bu nedenle bu süreçte ilan verecek firma, şirket veya yönetici nasıl bir eleman istediğini ilanda açık, net ve anlaşılır bir biçimde belirlemelidir. Aksi takdirde ilan amacına ulaşamaz. İstihdam sorunu, yalnız ülkemizin değil, küresel anlamda tüm dünyanın öncelikli gündeminde yer almaktadır. Meslek yüksekokullarının sayısının günden güne artmasıyla birlikte, bu okullardan mezun olan öğrencilerin istihdam edilmesinde sıkıntılar yaşanmaktadır.

71

Küreselleşen dünyanın en önemli sorunlarından olan istihdam sorunu ülkemiz açısından da önem taşımaktadır. İstihdam sorununun iki yönü bulunmaktadır; bir yanda iş arayan ve bulamayan işsizler ve diğer yanda ise nitelikli eleman arayan ve bulamayan işverenler[1]. Meslek Yüksekokulları teknik eleman kaynağı olma konusunda önemli bir rol üstlenmekte ve piyasanın ihtiyacı olan ara teknik elamanları yetiştirmektedir. Türkiye’de 60’ın üzerinde Meslek Yüksekokulunun İnşaat Programı, her yıl yüzlerce mezun vererek piyasanın ihtiyaçları doğrultusunda ara elaman yetiştirme hizmetine devam etmektedir [2]. Hızla gelişen teknoloji, üretim sistemlerinin yeniden şekillenmesi, artan rekabet, iyi eğitim almış kendini sürekli yenileyen bireylerin daha kolay iş bulabilmesini, yüksek ücretli güvenceli işlerde çalışmasını sağlamaktadır [3]. İstihdam edilebilirlik becerilerinin neler olduğunun belirlenmesine yönelik bazı kaynaklar; Birleşik Devletler Çalışma Bakanlığı Gerekli Becerileri Kazanma Komisyonu Raporları SCANS (1991), Kanada Konferans Kurulu Raporlarıdır (The Conference Board of Canada, 2000). Bu kaynaklarda geçen istihdam edilebilirlik becerileri; iletişim, değişikliklere uyum sağlama ve başa çıkma, problem çözme ve eleştirel düşünme, çalışma ahlakı (etik), teknoloji bilgisi, ekip çalışması, becerileri olarak sıralanmaktadır [4]. 1997 yılında, Avrupa Eğitim Vakfı’nın Danışma Forumu’nun getirdiği önerilere göre, piyasa ekonomisi, mesleğe özel becerilerin yanı sıra, insanların anahtar yeterlikler de geliştirmesini gerektirmektedir. Bu anahtar yeterlikler, ekip çalışmasını, planlamayı, sorun çözmeyi, iletişim becerilerini, bilgi teknolojisi becerilerini, belirsizlikle başa çıkma becerisini, yaratıcılığı, ana dili ve yabancı dilleri, liderliği, girişimcilik davranışını, yönetim becerisini ve örgütsel anlayışı içerir [5]. İstihdam edilebilme yeteneğini etkileyen temel belirleyici faktörleri aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür; eğitim, iletişim becerisi, özgüven, sorumluluk sahibi olma, içinde bulunulan duruma uygun somut çözümler getirme, teknoloji ile uyum, yeniliklere açıklık, eğitim süresince edinilen bilgilerin uygulamaya dökülebilmesi, ikna kabiliyeti, yaratıcılık, yabancı dil bilgisi, ekip çalışmasına yatkınlık, davranış ve heyecan kontrolü, disiplin, düzen ve ast üst ilişkisine uyumluluk [6]. Bir taraftan mezun olan öğrenci aldığı eğitim ile iş dünyasına girebilmeli, diğer taraftan da iş dünyası iş verdiği bu kişiden memnun kalabilmelidir [7]. İşverenler Meslek Yüksekokulu mezunu çalışanlarını yabancı dil bilgileri konusunda yetersiz görmelerine rağmen eleman alımlarında kendileri de çalışanlarının yabancı dil bilmelerini çok da önemsememektedir. Yabancı dil eğitiminin işverenler için önemi olmasa da meslek yüksekokulu öğrencilerine, meslekleri ile ilgili yabancı kaynakları okumaları, anlamaları ve kendini geliştirmeleri açısından önemi olduğundan meslekleri ile ilgili yabancı dilde yazılmış belgeleri, tabloları, kullanma kılavuzlarını okuyup anlayabilecekleri yeterlilikte mesleki yabancı dil eğitimi verilmelidir [2]. TÜİK tarafından düzenli olarak yapılan “Hane Halkı İşgücü Anketleri” ile “Hane Halkı Bütçe Anketleri” (TÜİK, 2006) Meslek Yüksekokulu düzeyinde işgücüne katılım oranı, işsizlik oranı vb. hesaplanabilecek verileri içermesine karşın mezun olunan programlar özelinde verileri içermemekte ve mezun olunan programda elde edilen yetkinliklerin iş hayatında hangi ölçüde kullanıldığı konusunda bilgi vermemektedir[8,9]. Gürel yapmış olduğu araştırmada Halkla İlişkiler alanında faaliyet gösteren on iki firmaya anket uygulamıştır. Ankette "İşe alımlarda hangi yöntemleri kullanıyorsunuz" sorusuna, hazırlanan yöntemlerle ilgili iletilen görüşler ve tercih sonucunda aşağıdaki sonuca varılmıştır: özel yahoo grupları, sektör yayınları ve üniversitelerle işbirliği yapmanın işe alım yöntemlerinin sıralamasında, öncelikli tercih edilenler arasındadır. Bu yöntemler haricinde; kariyer.net, iç duyuru, referans, direkt başvuru, staj sırasındaki gözlemler, kişisel başvurular, gazeteden transfer etme yanıtları da elde edilmiştir[10]. 72

Firmaların personel sağlamada yararlandıkları kaynaklar “iç” ve “dış” olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. İşletme içi kaynaklardan personel sağlamada; informal araştırma, beceri envanterleri ve açık iş bildirimleri gibi araçlar kullanılır. İşletme dışı kaynaklardan personel sağlamada ise okullar ve kurslar; rakipler ve diğer firmalar, kendiliğinden başvurular, personel ve tanıdıkların tavsiyeleri, iş duyuruları, işçi sendikaları ve meslek birlikleri, iş ve işgören bulma kuruluşları olarak söylenebilir. İş duyuruları tanımını yapmak gerekirse herhangi bir işletmenin personel ihtiyacını ve eleman aradığını, basın ve yayın organları, posta, el ilanları v.b. yollarla kamuoyuna ve ilgililere iletmek için kullanılan bir yöntemdir. Özlü yapmış olduğu çalışmada Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğine kayıtlı Ankara'da faaliyetini sürdüren 100 ve üzerinde işçi çalıştıran hazır giyim işletmelerinden rastlantısal olarak seçilen 25 işletmede anket uygulamıştır. Anket sonuçlarına göre “Hazır giyim işletmelerinin doğru işe doğru eleman seçmek için yaptıkları çalışmalar”a ilişkin elde edilen bulgular şu şekildedir [11]:
Tablo 1. Hazır Giyim Sektöründe işe alınacak personelin sağlandığı kaynaklar

Seçenekler Öğretim Kurumları İş Duyuruları İşçi sendikaları ve meslek birlikleri Kendi Başvuranlar Personelin Tavsiyesi İle İş ve İşçi Bulma Kurumu İşletme İçi Kaynaklar n= 25

Sayı 12 15 4 18 13 1 4

% 48 60 16 72 52 4 16

Bu çalışmanın sonucunda; araştırmaya katılan hazır giyim işletmelerinin işe alınacak personeli genellikle iş duyuruları, personelin tavsiyesi ve kendiliğinden iş başvurusu yapan adaylar arasından seçtikleri Tablo 1.’de görülmektedir. İşe alınacak personellerin sadece %4’ü “İş ve işçi bulma kurumu”ndan sağlandığı araştırma sonucunda ortaya çıkmıştır[11]. Ecerkale ve Kovancı aday araştırma sürecinde yeterli sayıda aday profiline ulaşılamadığı takdirde web ve gazete ilanı yönteminin izlenebileceğini çalışmalarında belirtmişlerdir[12]. İnternetin yoğun olarak kullanımından önce işletmeler yeni işgücünü işe almada gazete ilanları, çalışan işgücünün referansları, bireysel iş başvuruları gibi geleneksel metotları kullanmaktaydılar. Günümüzde ise işletmeler internet temelli e-işgücü pazarını kullanarak coğrafya bakımından daha geniş bir pazara ulaşarak bu süreci öncekinden daha ucuz ve hızlı yapabilme imkânına kavuşmuşlardır [13]. 2. ÇALISMANIN ÖNEMİ Bu araştırmada inşaat sektöründe çalışan firmaların ihtiyaç duyduğu teknik elemanların nitelikleri belirlenmeye çalışılmıştır. İncelemede Hürriyet gazetesinin hafta sonu eklerinden biri olan “Hürriyet İnsan Kaynakları”ndan (İK) faydalanılmıştır. Bu amaçla “İnşaat Teknikerliği” ile ilgili İK ekine verilen iş ilanları incelenmiştir. Bu inceleme toplam 64 hafta sürmüştür. İlan incelemesinde Ankara nüshaları kullanılmıştır. İnceleme 03.02.2008 tarihinde 643 sayılı İK Eki ile başlamış; 19.04.2009 tarihindeki 706 sayılı İK Eki ile sona ermiştir.

73

Hürriyet Gazetesi İK Eki’ndeki inşaat sektöründe çalışan firmaların ihtiyaçları doğrultusunda “İnşaat Teknikerliği” ile ilgili verdikleri irdelenirken aşağıdaki hususlarla ilgili veriler iki ana başlıkta kayıt altına alınmıştır. Bunlar: 1.) İlanlarla ilgili hususlar  İlan tarihi,  İlan adeti,  İlan veren şirket,  İlan dili. 2.) Teknik elemanlarla ilgili ilanda belirtilen hususlar  Firmada değerlendirileceği pozisyon,  Aranan uzmanlık alanı, değerlendirileceği inşaat alanı  Çalıştırılacağı yer (yurt içi, yurt dışı),  Kullanılması istenen bilgisayar yazılımları,  Tecrübe süresi,  Bilinmesi istenen yabancı dil,  Yaş sınırı,  Tercih edilen cinsiyet,  (Erkek ise) Tercih edilen askerlik durumu,  Sahip olunan ehliyet sınıfı’dır. Yukarıda iki ana başlık altında belirtilen hususlar kayıt altına alınmış; bu veriler kullanılarak şekil ve tablolarla inşaat sektöründe aranan “İnşaat Teknikerleri”nin sahip olmaları beklenen nitelikler belirlenmeye çalışılmıştır. 3. ANKET UYGULAMASI Araştırma kapsamında Hürriyet gazetesi İK ekinde 03.02.2008-19.04.2009 tarihleri arasında 64 hafta boyunca “İnşaat Teknikerliği” ile ilgili verilen ilanlar takip edilmiştir. 64 hafta boyunca toplam 21 haftada İK ekinde “İnşaat Teknikerliği” ile ilgili herhangi bir ilan yayımlanmamıştır. İncelenen ilanlarda toplam 66 farklı firma ismi bulunduğu görülmüştür. Bu durum, firma isimleri ve firmaların verdikleri ilan sayıları ile birlikte Tablo 1.’de gösterilmektedir.
Tablo 2. İlan veren firmalar ve talep ettikleri eleman sayıları

SIRA 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

FİRMALAR İSİM BELİRTMEYEN FİRMALAR STFA İNŞAAT YÜKSEL İNŞAAT A.Ş. RG CONST. ENGINEERING TRADING LTD. INC. GÜRİŞ İNŞAAT VE MÜHENDİSLİK A.Ş. GORDION GRUP LÖSEV ANT İNŞAAT KUANTA İNŞAAT URARTU İNŞAAT

İLAN SAYISI 32 4 4 3 3 3 2 2 2 2 74

11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53

ÖZALTIN İNŞAAT TİC.VE SAN.A.Ş. İÇKALE YENİGÜN İNŞAAT SAN.VE TİC.A.Ş. SML İNŞAAT ÜNAL ŞİRKETLER GRUBU POLİMEKS İNŞAAT TAAH.VE SAN TİC.A.Ş. DOĞUŞ İNŞAAT ve TİCARET A.Ş. SİSTEM İNŞAAT AKARYAKIT SAN. Ve TİC. A.Ş. CENİN TANITIM ADA İMT MÜHENDİSLİK MİTAŞ ENERJİ ve MADENİ İNŞAAT İŞLERİ T.A.Ş. KİPAŞ HOLDİNG CEMATEK METAL İŞLEME MAKİNALARI İMALATI ÜÇAY MÜHENDİSLİK FERMAK GÜRSESLİ İNŞ.SAN.TİC.A.Ş. ACARLAR İNŞAAT UNAL GROU GEZER KÖPRÜLÜ VİNÇ SEYAS SUTA POLARKON ADALI HOLDING PİMEKS GROUP URANSAN DIŞ TİC.TAAH. VE YAT.A.Ş. APC PASLANMAZ TASARIM LTD.ŞTİ. BUREA VERİTAS ATASEVEN GROUP DENİZBANK HAZİNEDAROĞLU ÖZKAN ÖZERK İNŞAAT VEEV İLERİ AHŞAP YAPI TEK. VE TİC. AŞ. AKEL KOÇTAŞ (KOÇ HOLDİNG) ENPRODE MÜH.VE DAN. SİSTEM YAPI İNŞAAT VE TİC.A.Ş. ÇUKUROVA İNŞAAT SAN.VE TİC.A.Ş. TÜRKERLER EMT ERİMTAN A.Ş. KALYON İNŞAAT BEREKET ENERJİ ÜRETİM A.Ş. ÖZ-KAR GRUP

2 2 2 2 2 2 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 75

54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67

ÖZGÜN İNŞAAT TAAH.HAF.LTD.ŞTİ. ARTI ÇEVRE GARANTİ KOZA İNŞAAT SAN.VE TİC.A.Ş. FEKA İNŞAAT NUR İNŞAAT HİDRO DİZAYN MÜH.MÜŞ.LTD.ŞTİ. ÜNAL AKPINAR İNŞ.İMA.SAN.VE TİC.A.Ş. DOLSAR MÜHENDİSLİK ALACALI İNŞAAT SAN.VE TİC.A.Ş. KUZU GRUP FERNAS İNŞAAT LTD.ŞTİ. YILDIZLAR İNŞAAT HİDROTEK ARITMA İNŞ.SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. TAŞYAPI İNŞAAT A.Ş. TOPLAM

1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 120

Buna göre 32 ilanda firma isim bilgisine rastlanmamıştır. Bu da toplam 64 hafta boyunca verilen ilanlarda yaklaşık olarak her dört firmadan birinin isim beyan etmeden ilan verdiği sonucunu göstermektedir. 4. BULGULAR Araştırma kapsamında incelenen 120 ilanın 119 tanesi Türkçe; 1 tanesi de hem Türkçe hem de İngilizce olarak yayınlanmıştır. Bu veriden İnşaat Teknikeri istihdam etmek isteyen firmaların yabancı dile önem vermediği söylenebilir. Bu konuda ek bilgiye ise aşağıda, ilanlarda bilinmesi istenen yabancı dil başlığı altındaki inceleme ile ulaşılabilir. Şekil 1.’de ilanlarda firma isimlerinin belirtilmesi durumu ifade edilmiştir. Grafikte firma ismi belirtilen ilanların 88 adet olduğu ve toplam ilanların %73’ ünü oluşturduğu; firma ismi belirtilmeyen ilanların ise 32 adet olduğu, toplam ilanların da %27’ sini oluşturduğu görülmektedir.
İlanlarda Firma İsimlerinin Belirtilmesi Durumu

32; 27% 88; 73%

Firma İsmi Belirtilen

Firma İsmi Belirtilmeyen

Şekil 1. İlanlarda firma isimlerinin belirtilmesi

76

15 ay boyunca takip edilen ilanların aylara göre dağılımı ise Şekil 2.’de gösterilmiştir. Aylık ilan adetlerine bakıldığında en çok ilanın (25 adet ile) 2008 Mart ayında verildiği görülmektedir. En çok ilan verilen aylar sıralamasında (15 adet ile) ikinci olarak 2008 Şubat ayı; üçüncü olarak da (13 adet ile) 2008 Temmuz ayı görülmektedir. En az ilan verilen üç ay ise (2 adet ile) 2008 Aralık; (3 adet ile) 2009 Nisan ve (5 adet ile) 2008 Mayıs, 2008 Ağustos, 2009 Ocak ve 2009 Mart ayları olmuştur. Bu durum inşaat sektörünün mevsimselliğini vurgulamaktadır.
Aylara Göre İlan Adetleri 25

15 9 6 5

13 5 7 9 5 2 5 6 5 3

Şub-08

Mar-08

Nis-08

May-08

Haz-08

Tem-08

Ağu-08

Eyl-08

Eki-08

Kas-08

Ara-08

Oca-09

Şub-09

Mar-09

Şekil 2. Aylara göre ilan adetleri

Şekil 3.’de aylara göre ilan yüzdeleri görülmektedir. Araştırma çerçevesinde Şubat 2008’de toplam ilanların %12’si kadar ilan yayınlanırken bir yıl sonra Şubat 2009’da bu oran %5’lere gerilemiştir. Mart 2008’ e bakıldığında ise toplam ilanların %21’i yani yaklaşık beşte biri bu ay içerisinde gerçekleşmiştir. Ancak bir sene sonraki Mart 2009’daki ilanlar toplam ilanların sadece %4’lük bir kısmını oluşturmaktadır.

Nis-09

77

Aylara Göre İlan Yüzdeleri

Şub-08 Mar-08 5% 2% 4% 21% 8% 6% 4% 11% 4% 7% 5% 4% 4% 3% 12% Nis-08 May-08 Haz-08 Tem-08 Ağu-08 Eyl-08 Eki-08 Kas-08 Ara-08 Oca-09 Şub-09 Mar-09 Nis-09

Şekil 3. Aylara göre ilan yüzdeleri

64 hafta boyunca incelenen ilanlar sonucu cinsiyet dağılımları Şekil 4’te görülmektedir. Yüzdelerden de anlaşıldığı gibi firmaların önemli bir bölümünün ilanlarında herhangi bir cinsiyet tercihi bulunmadığı görülmektedir. İlanların toplamında firmalar sadece %8’lik dilimde cinsiyet tercihi belirtmişler; %92’lik dilimde ise cinsiyet belirtmemişlerdir.
İlanlardaki Cinsiyet Dağılımı

7; 6%

2; 2%
Bay Bayan

111; 92%

Cinsiyet belirtilmemiş

Şekil 4. İlanlardaki cinsiyet dağılımı

78

İnşaat mesleği gün içerisinde yoğun hareket ve enerji gerektiren bir meslektir. Özellikle inşaat sahasında çalışan teknik elemanlar inşaat sahasının her noktasındaki üretimi ve çalışmayı takip etmek durumundadırlar. Bu gerçekten yola çıkarak firmaların istihdam edecekleri elemanlarda istedikleri yaş aralıkları ile ilgili yüzde ve adet bilgileri Şekil 5.’de görülmektedir. Firmalar vermiş oldukları ilanların %88’ inde yaş sınırı belirtmemişlerdir. Toplam ilanların %12’ sinde yaş sınırı belirtilmiştir. Bu sonuç bize firmaların eleman seçiminde büyük oranda (%88) yaşa bağlı hareket etmediklerini göstermektedir.
İlanlardaki Yaş Sınırı 5; 4% 9; 8%
20-30

0; 0%

106; 88%

31-40 41 ve üzeri Yaş Sınırı Belirtilmemiş

Şekil 5. İlanlardaki yaş sınırı

İnşaat sektöründe özellikle nitelikli teknik eleman seçiminde tecrübe önemli bir unsur olarak bilinmektedir. Büyük firmalar büyük yatırımlara imza attıklarından tecrübeli elemanlar özellikle büyük firmaların öncelikli tercihleri olmuştur. 15 ay boyunca incelenen ilanlarda firmaların istedikleri tecrübe süreleri, ilan adetleri ile birlikte Şekil 6.’da verilmiştir. Buna göre iş tecrübesi istemeyen firmaların toplam 42 adet (%35) ilanı bulunmaktadır. 0-3 yıl tecrübe şartı aranan ilanlar 9 adet (%7,50); 4-7 yıl tecrübe şartı aranan ilanlar 35 adet (%29,17); 8-10 yıl tecrübe şartı aranan ilanlar 21 adet (%17,50); 11 yıl ve daha fazla tecrübe şartı aranan ilanlar 13 adet (%10,83) bulunmaktadır. Şekil 6.’ya bakıldığında firmaların en çok tercih ettikleri mesleki deneyim süresi aralığı 4-7 yıl olarak görülmektedir.
İlanlarda İstenen Tecrübe Yılı 50 40 30 20 10 0

Frekans

35 9 0-3 yıl 4-7 yıl 21 13 8-10yıl 11 yıl ve fazla Tecrübe istenmeyen 42

Tecrübe Yılı

79

Şekil 6. İlanlarda istenen tecrübe yılı

Şirketler istihdam etmeyi düşündükleri teknik elemanlarda istedikleri yabancı dilleri verdikleri ilanlarda belirtmişlerdir. Bu durum Şekil 7.’de gösterilmektedir. İlanların yarısından fazlasında (%60) firmalar yabancı dil belirtmemişlerdir. Firmalar tarafından teknik elemanların en çok bilmesi istenen yabancı dil % 29 oranında İngilizce’dir. İngilizce’yi %10 oranıyla Rusça; %1 oranıyla da Fransızca izlemektedir.
Bilinmesi İstenen Yabancı Dil

12; 10%

1; 1%

35; 29% 72; 60%

Yabancı dil istemeyen İngilizce Rusça Fransızca

Şekil 7. Bilinmesi istenen yabancı dil

Firmaların vermiş oldukları ilanlar incelendiğinde yurtiçinde istihdam edilmek üzere 100 adet teknik eleman arandığı gözlenmektedir. Yurtiçinde istihdam edilmek üzere planlanıp yayınlanan ilanların %36’sında (36 adet) herhangi bir şehir bilgisi bulunmadığı gözlenmiştir. Bu da yaklaşık her üç ilandan birinde şehir belirtilmediğini göstermektedir. Ülkemizin üç büyük ili Ankara, İstanbul ve İzmir aynı zamanda büyük inşaat yatırımlarının yapıldığı anakentlerdir. Bu üç ilde istihdam edilmek üzere verilen ilanlar toplam ilanların (%18 +%14 +%2 = %34) %34’lük bir dilimini oluşturmaktadır. Bir başka deyişle her üç ilandan birinde Ankara, İstanbul veya İzmir illerinde firmaların istihdam isteği bulunmaktadır. Diğer şehirlerimiz ise toplam ilanların %30’luk (30 adet) bir kısmını oluşturmaktadır. İlanların yurtiçi dağılımına bakıldığında inşaat alanında büyük yatırımların nitelikli eleman ihtiyacı doğurduğunu söyleyebiliriz.

80

Çalışılacak Yutiçi Bölgeler

14; 14% 18; 18%

2; 2% 36; 36% 30; 30%

Şehir bilgisi yok Diğer Ankara İstanbul İzmir

Şekil 7. Çalışılacak yurtiçi bölgeler

64 hafta boyunca Hürriyet İK ekinde İnşaat Teknikerliği ile ilgili yayınlanmış ilanlar incelendiğinde, bu süre içerisinde toplam 20 adet yurtdışında teknik eleman istihdam edilmek üzere ilan yayınlandığı görülmektedir. Bu ilanların yarıya yakınında (9 adet; %45) ülke bilgisi bulunmamaktadır. Bu tür ilanlar genelde “Yurtdışında çalıştırılmak üzere” cümlesi ile başlamakta; herhangi bir ülke bilgisi verilmemektedir. İlanların %25’inde yani her dört ilandan birinde firmaların Rusya’da çalıştırılmak üzere teknik eleman aradığı belirlenmiştir. Rusya’yı %20 ile Afganistan; %10 ile Irak izlemektedir.
Çalışılacak Yurtdışı Bölgeler

2; 10% 4; 20% 5; 25% 9; 45%
Ülke bilgisi yok Rusya Afganistan Irak

Şekil 8. Çalışılacak yurtdışı bölgeler

İnşaat Teknikerliği ile ilgili ilanlar incelendiğinde firmaların aradığı teknik eleman pozisyonları Şekil 9.’da gösterilmiştir. Firmalar istihdam etmek için en çok “İnşaat Teknikeri” pozisyonuna (58 adet) teknik eleman aramaktadırlar. Bu pozisyon tüm ilanların yaklaşık yarısını (%48,33) oluşturmaktadır. Firmalar tarafından en çok aranan ikinci pozisyon da (48 adet) “Şantiye Şefliği”dir. Bu pozisyon da tüm ilanların %40’ını oluşturmaktadır. Bu iki pozisyon tüm ilanlara oranla %88,33’lük büyük bir bölüm oluşturmaktadır. Bu sonuç firmaların istihdam etmek için büyük çoğunlukla “İnşaat Teknikeri” yada “Şantiye Şefi” aradığını göstermektedir. 81

İlanlarda Aranan Pozisyon
60 50 40 30 20 10 0 2 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 58 48
İnşaat teknikeri Şantiye şefi Beton laborantı Beton santrali şefi Grup amiri (ince iş, kaba iş) İnce işler şefi İnce ve kaba işler kısım şefi İnce ve kaba yapı teknikeri İş hazırlama teknikeri Kesin hesap ve Hakediş şefi Tasarım teknikeri Teknik ofis şefi Teknik ressam

1

Teknik ressam/Teknik büro Teknikerler ve teknisyenler

Şekil 9. İlanlarda aranan pozisyon

Araştırma kapsamında incelenen ilanlarda firmaların aradığı teknik elemanlarda istedikleri uzmanlık alanları Şekil 10.’da verilmiştir. Verilere göre firmalar en çok “Su Yapıları”, “Proje Tasarımı”, “Beton” ve “Ulaştırma” alanında uzmanlaşmış teknik elemanları istihdam etmek istemektedirler. Tüm ilanlar incelendiğinde ilan veren firmaların “Topoğrafya” ve “Malzeme” alanında uzmanlaşmış teknik eleman talebi olmadıkları görülmektedir.
Aranan Uzmanlık Alanı
1; 1% 0; 0% 0; 0% 8; 6% 6; 4% 8; 6% 9; 7% 10; 7% 34; 24% 23; 17%
Diğer Betonarme Su yapıları Proje tasarım Beton Ulaştırma Alt yapı Yapı Metraj keşif

13; 9% 13; 9% 14; 10%

Çelik yapı Zemin Topoğrafya Malzeme

Şekil 10. Aranan uzmanlık alanı

Firmaların istihdam etmek istedikleri teknik elemanlarda aradıkları programların yüzdeleri ve ilan adetleri Şekil 11.’de verilmektedir. Buna göre ilanların %67’sinde firmalar istihdam etmek istedikleri teknik elemanda herhangi bir bilgisayar programı kullanabilme şartı aramamaktadırlar.

82

İlanlarda İstenen Programlar 2; 1% 7; 6% 13; 11% 18; 15% 80; 67%
Program belirtilmeyen Autocad Ms Office 3d Max Netcad Ms Project

0; 0%

Şekil 11. Bilinmesi istenen bilgisayar programları

15 ay boyunca incelenen ilanlarda erkekler için “askerlik yapmış olma” şartı 12 ilanda (%10) bulunmaktadır. Adayların askerlik durumlarının firmalar için az derecede önem arz ettiği söylenebilir. Aranan teknik elemanın “B sınıfı ehliyet”e sahip olmasını isteyen firmalar tüm ilanların sadece %5’lik bir kısmını oluşturmaktadır. Bu durum istihdam edilecek elemanların imalat yapılan şantiyelerde yada ofislerde görevlendirilmek istendiği sonucunu güçlendirmektedir. 5. SONUÇLAR Yukarıdaki bulgular bir arada değerlendirildiğinde aşağıdaki sonuçlara varılmaktadır;   İnşaat Teknikeri istihdam etmek isteyen firmalar, bu elemanların yabancı dil bilmesine önem vermemektedir. Firmaların %27”si, verdikleri iş ilanlarında kendi isimlerini gizlemektedir. Firma ismi belli olmayan bir ilan ile istenilen nitelikli eleman temin edilip edilemeyeceği, başka bir araştırma konusu olarak incelenebilir. Aylık ilan dağılımına bakıldığında özellikle 2008 yılı sonlarında ve 2009 yılının izlenen aylarının tamamında ilan sayısında belirgin bir azalma olduğu görülmektedir. Bu durum dünya çapında etkisini gösteren ekonomik krizin bir sonucu olarak görülebileceği gibi; inşaat yatırımlarının da azaldığının bir göstergesi kabul edilebilir. Grafikte görülen dalgalanma ise inşaat sektörünün mevsimlerden etkilendiğini göstermektedir. İnşaat sektöründe istihdam talebi kış aylarında azalırken; yaz ve özellikle bahar aylarında büyük artışlar göstermektedir. İlan sayılarında bir önceki yıla göre büyük bir düşüşün olmasının, global krizin de etkisiyle inşaat sektöründeki meydana gelen daralmayı yansıttığı söylenebilir. Mevcut verilere göre inşaat firmalarının teknik eleman istihdamı sırasında ilana başvuracak adayların cinsiyetlerini önemsemedikleri ortaya çıkmıştır. Böylece “İnşaat erkek mesleğidir” yaygın görüşünün inşaat teknikeri istihdamı boyutunda sektördeki firmaların düşüncelerini yansıtmadığı görülmektedir. İnşaat firmaları, eleman seçiminde büyük oranda yaşa bağlı hareket etmemektedirler. İnşaat firmaların en çok tercih ettikleri mesleki deneyim süresi aralığı 4-7 yıl olarak görülmektedir.

 

 

83

İnşaat alanı birden çok sektörün birbiri ile bağlantılı olarak çalıştığı alanların başında gelmektedir. Örnek olarak malzeme üretimi, malzeme satışı, malzeme nakliyesi, malzeme kullanımı, malzeme siparişi, yapı projesi tasarımı ve çizimi, projenin kabulü, projenin şantiyede uygulanması, çalışanların organizasyonu ve yönetimi, nakit akışları gibi konular inşaat sektöründe birbiri ile bağlantılı alanların bazılarıdır. İnşaat alanında çalışan nitelikli bir eleman diğer sektörlerle iletişim halinde olacağından yabancı dil bilmesi faydalı olabilecektir. Özellikle büyük projelerde malzeme temini, nakit akışları, projenin tasarım ve çizim aşamalarında şirketler yabancı kuruluşlarla beraber çalışabilmektedir. İlanların yarısından fazlasında (%60) firmalar yabancı dil belirtmemişlerdir. Firmalar tarafından teknik elemanların en çok bilmesi istenen yabancı dil % 29 oranında İngilizce’dir. İngilizce’yi %10 oranıyla Rusça; %1 oranıyla da Fransızca izlemektedir. İnşaat sektöründe büyük yatırımlar ve istihdam alanı çokluğu büyük kentlerde olmaktadır. Aynı zamanda büyük şehirlerin nüfuslarının çok olması yapısal ihtiyaçların artmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla daha fazla yatırım yapılması gerekliliği meydana gelmektedir. Ülkemizin üç büyük ili Ankara, İstanbul ve İzmir aynı zamanda büyük İnşaat Teknikeri istihdamının yapıldığı anakentlerdir. İnşaat sektöründe ülkemizde başarı elde etmiş firmalar yurtdışında da özellikle 20. yüzyılın sonlarına doğru büyük projelerde başarılara imza atmışlardır. Özellikle Kuzey Afrika, Arap Yarımadası, Doğu Asya, Türkî Cumhuriyetler, Ukrayna ve Rusya gibi ülkelerde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Yeniden planlanan ve yeniden kurulan Irak, Afganistan gibi ülkelerde de Türk firmaları ihaleler kazanmakta; yatırımlar yapmaktadırlar. İlanların %25’inde yani her dört ilandan birinde firmaların Rusya’da çalıştırılmak üzere teknik eleman aradığı belirlenmiştir. Rusya’yı %20 ile Afganistan; %10 ile Irak izlemektedir. İnşaat firmaları, istihdam etmek için büyük çoğunlukla “İnşaat Teknikeri” yada “Şantiye Şefi” görevlerine eleman aramaktadır. Yalnızca İnşaat Teknikeri olarak istihdam edileceği anlaşılan teknik elemanların büyük bölümünün şantiyede teknik görevler alabileceği düşünülmektedir. Önemli bir oranda “şantiye şefliği yapmak üzere” İnşaat Teknikeri aranması ise, gerek inşaat teknikerliği eğitimi alan öğrencilerin gerek inşaat teknikerlerinin kariyer planlamalarında önemle göz önüne almaları gereken bir bulgudur. İnşaat sektörü diğer alanlarla yakından ilişkilidir ve inşaat mesleği ile uğraşan kişiler farklı alanlarda da bilgiye sahip olurlar. Örneğin bir hizmet binası yapılırken bu hizmet binasının konumu, ulaşımı, kapasitesi, yapının sıhhi ve elektrik tesisatının yapılması, yapılacak imalatların hesaplanması gibi unsurlar ortaya çıkmaktadır. Günümüzde yapılacak yapıların tasarım, planlama, fiyat analizleri gibi unsurları bilgisayar ortamlarında kolaylıkla yapılabilmektedir. Bu nedenle teknik eleman birçok alanda kendini yetiştirmiş olmalıdır. Teknik elemanlar belli konularda nitelikli bilgiye sahip olmalıdır. Gerek şantiyede gerekse büro ve diğer çalışmalarda bu teknik bilgileri ile ortaya çıkabilecek sorunlara çözümler getirebilmelidir. Verilere göre firmalar en çok “Su Yapıları”, “Proje Tasarımı”, “Beton” ve “Ulaştırma” alanında uzmanlaşmış teknik elemanları istihdam etmek istemektedirler. İncelenen ilanların üçte ikisinde firmalar istihdam etmek istedikleri teknik elemanda herhangi bir bilgisayar programı kullanabilme şartı aramamaktadırlar. Bunun nedeni olarak teknik eleman aranan pozisyonlarda “İnşaat Teknikerliği” ve “Şantiye Şefliği”nin fazla oluşu gösterilebilir. Bu iki hususa bakıldığında firmaların teknik elemanları daha çok “şantiyede, yapının inşası aşamasında görevlendirmeyi düşündüklerinden program şartı aramadıkları” sonucuna varılabilir. Adayların askerlik durumlarının firmalar için az derecede önem arz ettiği söylenebilir. 84

Aranan teknik elemanın “B sınıfı ehliyet”e sahip olmasını isteyen firmalar tüm ilanların sadece %5’lik bir kısmını oluşturmaktadır. Bu durum istihdam edilecek elemanların imalat yapılan şantiyelerde yada ofislerde görevlendirilmek istendiği sonucunu güçlendirmektedir.

Kaynaklar 1.ÇÖĞÜRCÜ, İ., ATİK, E.T., ÇAKMAK,V.,(2009), Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin İstihdam Edilebilme Yeteneğinin Geliştirilmesi Üzerine Bir İnceleme, 1.Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu, Konya, Bildiriler Kitabı S. 1736-1745. 2.KALAY, M., ŞAHİN, M., AYDOĞAN, E., (2009), İşverenlerin İstihdam Edilebilirlik Açısından Meslek Yüksekokulu Mezunlarını Bilgi ve Beceri Düzeylerine Göre Değerlendirmesi, 1.Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu, Konya, Bildiriler Kitabı S. 1034-1044. 3.KARADENİZ, O., (2009), Meslek Yüksekokulu Mezunlarının Çalışma Hayatında İzlenmeleri Türkiye İçin Mezun Takip Modeli Önerisi, 1.Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu, Konya, Bildiriler Kitabı S. 2050-2052. 4.BARAN, N., CAVKAYTAR, A., (2007), İşverenlerin Zihin Engelli Bireylerin İstihdamına İlişkin Görüş ve Önerileri, Elemantary Education Online, 6 (2), s. 213-214. 5.Avrupa Eğitim Vakfı, Alt Grup D Nihai Rapor, (1998), Ortak Ülkelerde Temel Beceri Eğitiminin Geliştirilmesi. 6.ERK, N., (2005), Üniversite-Sanayi İşbirliği, İstihdam Edilebilirlik ve Bologna Süreci, Bologna Türkiye Projesi (2004-05) Değerlendirme Toplantısı. 7.TOKAY, H.,(2008), I.Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı Sonuç Raporu, http://www.yok.gov.tr/egitim/endustriyel/rapor.doc, 2005, (Erişim: 26/11/2008) 8.TÜİK, (2009), Hane Halkı İşgücü Anketleri, www.tuik.gov.tr (Erişim Tarihi:14.02.2009) 9.GÜREL,T.,(2006), Halkla İlişkiler Profesyonelleri İletişim Fakülteleri Mezunlarında Neler Arıyorlar: Ajans Yöneticilerinin Bakış Açıları, TÜİK, Hane Halkı Bütçe Anketi Veri Tekeri (CD), 2. Ulusal Halkla İlişkiler Sempozyumu Bildirisi. 10.ÖZLÜ, G.P., Hazır Giyim Sektöründe Personel Seçim Sürecine İlişkin Bir Araştırma, (2006), Tekstil ve Konfeksiyon 3/2006, s200-205. 11.ECERKALE, K., KOVANCI, A., (2005), İnsan Kaynaklarında Dış Kaynak Kullanımı, Havacılık Ve Uzay Teknolojileri Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, s. 69-75. 12.DOUGALL, M.B., (2001), The Rise of the ELabour Market and It’s Implications for the Federal Public Service, www.hrmaagrh.gc.ca/research/labourmarket/erecruitmentİe.asp), (Son erişim tarihi 5-01-2006). 13. GÜLER, E.Ç., İşletmelerin E-İnsan Kaynakları Yönetimi ve E-İşe Alım Süreçlerindeki Gelişmeler, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü, s.17-23.

85

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN OKUMA ALIŞKANLIKLARININ GELİŞTİRİLMESİ AMAÇLI BİR UYGULAMA
Latif Onur UĞUR Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı E-Journal of New World Science Academy, Technological Applied Sciences, Volume: 5, Number: 2, s.77-99 , 2010 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Bu çalışmada İnşaat Teknikerliği öğrencilerinin okuma geçmişlerinin ve alışkanlıklarının belirlenmesi, alışkanlık sahibi olmayan öğrencilerin bu alışkanlığı edinmeleri için imkan yaratılması, okuma alışkanlığı bulunan öğrencilerin ise bir plan, yöntem ve disiplin dahilinde bu alışkanlıklarını geliştirmeleri hedeflenmiştir. Bu amaçla yapılan okuma uygulaması öncesinde ve sonrasında yapılan anketlerle sağlanan kazanım değerlendirilmiştir. Sağlanan sonuçlardan bazıları; Öğrencilerin düzenli ve daha çok okuyarak hangi niteliklerini geliştirebileceklerine dair sorgulama yapma ve bunları ifade etmelerine imkan sağlanmış olması; Okuma esnasında eleştirel düşünce geliştirme alışkanlığı kazandırılması; Çağdaş ve klasik yerli ve yabancı yazarları tanıma oranlarının artırılmasıdır. Gerek Yüksek Öğretim’de gerekse Orta ve İlk Öğretim’de benzer nitelikteki uygulamaların artırılması ile öğrencilerin okuma alışkanlıklarının artırılmasında fayda sağlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mesleki Teknik Eğitim, İnşaat Teknikerliği, Okuma, Okuma Alışkanlığı, Meslek Yüksekokulu. 1. GİRİŞ Okumayı yaşamsal bir etkinlik olarak görüp sürekli ve düzenli olarak sürdürmek, bir toplumun gelişmişlik düzeyini yansıtan önemli bir göstergedir. Aynı zamanda kitaba sahip olma bilinci, evlerde kütüphane oluşturma eğilimi, kitap hediye etme alışkanlığı ve kütüphanelerden yararlanma düzeyi de bir ülkenin okuma etkinliğine verdiği önemi yansıtan diğer göstergelerdir. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde gençlerin okuma alışkanlığı kazanmaları, bilinçli ve gelişmiş bir toplum oluşturma yolunda atılacak önemli bir adımdır [1]. Özellikle kitap kurdu insanlar bilirler ki okudukça yaşamları anlam kazanır. Yaşamı daha iyi algılar, karşılaştıkları sorunu daha kolay çözebilmektedirler. İnsanın yaşama anlamlı başlaması, kendisine erken yaşlarda bir yol haritası çizmesi geleceğinde birlikte olduğu insanları daha iyi, daha doğru daha güzel görmesinin yollarını aramasını sağlayacak düşünme gücü katacaktır. Yaşamın farkına varmak, olayları sentezlemek veya analiz etmek için belirli bir bilincin oluşması yaşamdan zevk almak için okumak ve mutlaka okumak gerekir [2]. Ancak son yıllarda gençliğin gerek eğitmenler ve gerekse de aileler tarafından kitap okuma yerine sürekli sınava hazırlanma telkini yapılmaktadır. Sürekli sınava hazırlanan ve kitap okutulmayan milyonlarca genç eli kolu bağlı durumdadır. Bu anlayış maalesef bugün insanımızı duygu, düşünce ve iç zenginlik yönünden köreltmiştir. Kişinin öğrenme becerilerinin tamamlandığı 20 yaşı sonrası çok sayıda insan iş yapamaz konuma gelmektedir [2].

86

Okuma bireye günlük konuşma diline geliştirme anlamında da yardımcı olmaktadır. Okuma alışkanlığına sahip bireyin Türkçeye hakimiyeti, sözcükleri etkili ve vurgulu bir şekilde kullanma yeteneği daha yüksektir [3]. Okuma çağdaş olmanın ölçütlerinden birisidir. Çağdaş, yaratıcı, yapıcı ve özgür düşünceye sahip, üretken, eleştirel bakan bireylerden oluşan bir toplum olmak okuma bilinci aşılanmış bireylerle mümkündür. Çünkü toplumun gelişmeler ve değişmelere uyum sağlaması, bu bilincin sağlanması ile söz konusudur [4]. Ülkemizde okuma düzeyinin düşük olduğu sürekli vurgulanır. Bu noktada ilginç bir paradoks söz konusu. Okuryazar oranı arttıkça okuma düzeyi düşmektedir [5]. Korkmaz, üniversite birinci sınıfta okuyan öğrencilerin lise eğitimleri süresince kitap okuma durumlarını incelemiştir. Öğrencilerin lise döneminde okudukları kitap çeşitlerinin durumu onların üniversitede okudukları alana, mezun oldukları lise türüne, üniversiteye giriş puan türüne ve cinsiyetlerine göre farklı olup olmadığını araştırmıştır. Araştırma sonunda edinilen bulgulardan bazıları şöyledir; Lise yıllarında öğrencilerin kitap okuma düzeyleri oldukça düşük seviyelerdedir. Özellikle yüzyıldan daha az bir süreyi kapsayan Cumhuriyet Dönemi konusunda öğrencilerimizin yarısı kitap okumamıştır. Hatta Atatürk’ün temel eseri olan Nutuk %5 ile %20 oranında bir öğrenci kitlesi tarafından okunmuştur. Öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları okudukları lise türlerine ve üniversiteye giriş sınav türlerine göre farklılıklar göstermektedir [6]. Odabaş ve arkadaşlarının, Ankara Üniversitesi lisans öğrencileri üzerinde okuma alışkanlıklarının belirlenmesi amacı ile yaptıkları anket uygulamasının sonuçları yüksek öğrenim boyunca öğrencilerin okuma becerisinde gelişme olduğunu, buna karşın yeterli okuma alışkanlığına sahip olmadıklarını göstermektedir. Araştırmacılar, elde ettikleri bulgulardan hareketle üniversite öğrencilerinin okuma kültürü konusunda şu sonuçlara varmışlardır:  Öğrencilerin önemli bir bölümü düşük bir okuma kültürüne sahiptir. Oranı düşük olsa da bir yıl içinde hiç kitap okumayan öğrencilerin varlığı, üniversite öğrencisi için beklenmedik bir durumdur. Kız öğrencilerin erkeklere oranla okuma etkinliğine daha fazla süre ayırdıkları görülmektedir. Öğrencilerin önemli bir kısmı okumamalarını ekonomik sorunlara dayalı nedenlerle açıklamaktadır. Ancak alt düzey sosyoekonomik sınıf içinde olduklarını belirten öğrencilerin üst düzey sosyoekonomik düzeyde yer alan öğrencilerle eşit okuma oranına sahip olması ileri sürdükleri bu nedeni doğrulamamaktadır. Öğrencilerin büyük bir bölümü okumalarını engelleyen en önemli neden olarak çalışma yoğunluğu ve ekonomik sorunları ifade etmektedir. Bununla birlikte öğrencilerin, bir gün içinde yaptığı dinlence faaliyetlerine oranla okumaya çok daha az zaman harcadıkları görülmektedir. Üniversite öğrenimlerinin ilk yıllarında daha az okuyan öğrencilerin, son yıllara doğru okuma eğilimleri artmaktadır. Ancak tespit edilen bu oran, bir üniversite öğrencisi için olması gereken düzeyin oldukça altındadır. Ebeveyni düşük eğitim düzeyine sahip olan öğrencilerin okuma alışkanlıklarının da zayıf olduğu, buna karşın eğitimli anne-babanın çocuklarının daha yüksek bir okuma kültürüne sahip oldukları görülmektedir. Öğrencilerin önemli bir bölümü kütüphanelerden yararlanmamakta ve kütüphaneye gitmekten zevk duymamaktadır. Öğrencilerin yarıya yakını vakitlerinin önemli bir kısmını televizyon izlemeye, müzik dinlemeye ve bilgisayar kullanmaya ayırmaktadır. Buna karşın kitap okumaya ayrılan süre söz edilen faaliyetlerin toplam süresinin çok altında kalmaktadır [7]. 87

 

 

Uludağ Üniversitesi Gemlik Asım Kocabıyık Meslek Yüksekokulu’na 2006, 2007 ve 2008 yıllarında kayıt yaptıran birinci sınıf öğrencilerine kitap ve dergi okuma sıklıkları sorulduğunda, 1.Gruptaki (2006 yılında kayıt yaptıran) öğrencilerden %24,39’u her gün, %26,61’ haftada birkaç kez, %32,93’ü ayda birkaç kez, %8,54’ü yılda birkaç kez ve %8,54’ü hiçbir zaman, 2.Gruptaki (2007 yılında kayıt yaptıran)öğrencilerden % 24,36’sı her gün, %21,79’uhaftada birkaç kez, %35,90’ ayda birkaç kez, % 14,1’i yılda birkaç kez, %3,85’i hiçbir zaman, 3. Gruptaki (2008 yılında kayıt yaptıran)öğrencilerden %32,73’ü her gün, %36,36’sı haftada birkaç kez, %50’si ayda birkaç kez, %10,91’i yılda birkaç kez ve %6,36’sı hiçbir zaman cevaplarını vermiştir [8]. Ahi Evran Üniversitesi’ne bağlı Meslek Yüksekokulları (Kırşehir Meslek Yüksekokulu, Çiçekdağı Meslek Yüksekokulu, Kaman Meslek Yüksekokulu ve Mucur Meslek Yüksekokulu) öğrencilerinin okuma alışkanlıklarıyla ilgili yaptığımız anket çalışmasının sonuçlarına göre; %44’ü az okuyan, %38’i orta düzeyde okuyan, %13’ü çok okuyan grubuna girerken %5’i ise hiç kitap okumayan grubuna girmektedir. öğrencilerin %39’u kitap okumaktansa televizyon izlemeyi, %30’u zaman bulunca ilk yapacağı şeyin kitap okumak olduğunu, %10’u kitap okumaktansa gezmeyi, %6’sı kitap okumaktansa müzik dinlemeyi, %5’i kitap okumaktansa bilgisayarda oyun oynamayı, %5’i, geriye kalan %5’i ise kitap okumak dışında her şeyi yapacağını çünkü çok sıkıcı bir eylem olduğunu söylemişlerdir. Sonuç olarak, öğrencilerin %70’i boş zamanlarında kitap okumak dışındaki eylemleri tercih etmektedirler. Öğrencilerin %55’i kitap okuma eylemini sıkıcı bulduğu için, %23’ü okudukları aklında kalmadığı için, %14’ü tarzı olmadığını düşündüğü için, %8’i zaman kaybı olarak gördüğü için okuma eylemini gerçekleştirmemektedir. Öğrencilerin %46’sı parası olmadığı için, %23’ü kitap alacağı parayla kıyafet almayı tercih ettiği için, %14’ü kitaba para vermeyi gereksiz gördüğü için, %11’i kitap almak yerine sigara almayı tercih ettiği için, %6’sı ise karnını bile zor doyururken kitaba para harcayamadığı için kitap alamadıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin %57’sinin evinde kitaplık bulunmazken, %23’ünün evinde küçük ölçekli kitaplık, %10’unun evinde oluşum aşamasında olan kitaplık, %6’sının evinde orta ölçekli kitaplık, sadece %4’ünün evinde büyük bir kitaplık bulunmaktadır [9]. Meslek eğitimi alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarına bakıldığında önemli bir oranın (%27,5) kitap okuma alışkanlığına sahip olmadıkları belirlenmiştir [10]. Özellikle gençler için okumanın önemi, beyin gelişimi ve düşünme sistematiğinin kazanılması açısından önemlidir. Gençliğin erken dönemlerde okuması, dağarcığını doldurması ve edindiği bilgi ile geleceğinin yol haritasını çizmesi sağlıklı bir Türkiye için önem arz etmektedir [2]. 2. ÇALIŞMANIN ÖNEMİ Mesleki Teknik Eğitim gören İnşaat Teknikerliği öğrencileri gerek teknik bilgileri gerekse sosyal birikimleri ile şantiyelerde, teknik ofislerde, santrallerde, laboratuarlarda, yapı malzemesi üretilen tesislerde vb. yapacakları görevler ve sosyal yaşamları esnasında problem çözecek, örnek teşkil edecek düzeyde bulunmalıdırlar. Bu öğrencilerin iş ve sosyal hayatlarında okulda edinilen mesleki bilgilerin uygulanması yanı sıra okunanı anlama ve yorum getirebilme, karşılaşılan durum ya da sorunlara farklı açılardan bakabilme, tespit ve raporlama yapabilme, sunumda bulunabilme yeteneklerine de haiz olmaları gerekmektedir. Üniversite mezunu olarak, belli bir düzeyde entelektüel birikim ve sosyal/sanatsal kavramlara aşinalıklarının bulunması da toplum içinde oynayacakları roller açısından önem arz etmektedir. Ömür boyu sürekli gelişim faaliyetlerinde bulunabilmeleri için ise planlı, yöntemli ve disiplinli okuma/araştırma yapma yeteneklerinin gelişmiş olması gerekmektedir.

88

Bu gerekliliklerin tamamının sağlanabilmesi de sağlam temellere oturtulmuş ve sürekli gelişmeye açık okuma uygulamaları ile mümkündür. Farklı yerlerden farklı eğitim düzeylerinde geldikleri Meslek Yüksekokulları ise öğrenimlerinin son durağını oluşturmaktadır. Okuma alışkanlıklarının geliştirilmesi ya da eğer sahip bulunulmamaktaysa edinilmesi bakımından bu öğrenim, genç tekniker adaylarının okul düzeyindeki son şansları mahiyetindedir. Üniversite öğrenimini tamamladıktan sonra sağlam bir okuma alışkanlığı kazanılmasının ise öğrencilik esnasında kazanılmasından daha güç olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada İnşaat Teknikerliği öğrencilerinin okuma geçmişlerinin ve alışkanlıklarının belirlenmesi, alışkanlık sahibi olmayan öğrencilerin bu alışkanlığı edinmeleri için imkan yaratılması, okuma alışkanlığı bulunan öğrencilerin ise bir plan, yöntem ve disiplin dahilinde bu alışkanlıklarını geliştirmeleri hedeflenmiştir. 3. ÇALIŞMANIN KAPSAMI Bu çalışmanın kapsamı, Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, İnşaat Programı birinci sınıf öğrencilerine 2009-10 güz yarıyılı esnasında yapılan okuma uygulaması ile bu uygulama başlangıcında ve sonunda yapılan anket uygulamalarından elde edilen sonuçlarla sınırlıdır. Belirtilen yarıyıl başında öğrencilere bir okuma uygulaması yapmayı isteyip istemedikleri sorulmuş, tamamı gönüllü olarak böyle bir uygulamaya katılmayı istediklerini belirtmişlerdir. Bunun üzerine Türk ve Dünya Klasikleri arasından seçilen kitaplar, her öğrenciye bir kitap düşecek miktarda temin edilmiştir. Tablo 1.’de bu kitaplar ve yazarları verilmiştir.
Tablo 1. Okuma uygulaması yapılan eserler ve yazarları

Yazar Adı Mehmet Rauf Şemseddin Sami Hüseyin Rahmi Gürpınar Halide Edip Adıvar Halide Edip Adıvar Reşat Nuri Güntekin Reşat Nuri Güntekin Reşat Nuri Güntekin Reşat Nuri Güntekin Reşat Nuri Güntekin Peyami Safa Peyami Safa Peyami Safa Yakup Kadri Karaosmanoğlu Yakup Kadri Karaosmanoğlu Orhan Pamuk Orhan Pamuk Orhan Pamuk Yaşar Kemal Puşkin Tolstoy

Eser Eylül Taaşşuk-u Talat ve Fitnat Gulyabani, Gönül Ticareti Vurun Kahpeye Sinekli Bakkal Dudaktan Kalbe Tanrı Misafiri Miskinler Tekkesi Yaprak Dökümü Çalıkuşu Fatih-Harbiye Yalnızız Sözde Kızlar Hep O Şarkı Ankara Masumiyet Müzesi Sessiz Ev Beyaz Kale Üç Anadolu Efsanesi Yüzbaşının Kızı Kazaklar 89

Tolstoy Henry James Andre Gide O'Henry Gogol Gorki Aytmatov Aytmatov Gabriel Garcia Marquez Jack London

Sivastopol Ağustos 1855 Daisy Miller Isabelle Hikayeler Taras Bulba Benim Üniversitelerim Beyaz Gemi Dişi Kurdun Rüyaları Yüz Yıllık Yalnızlık Beyaz Diş

Başlangıçta her öğrenciye bu kitaplardan istedikleri birer kitap verilmiş, her hafta bu kitapların okunmasının ardından izleyen hafta kitaplar toplanıp isteyen öğrencilere istedikleri kitaplar tekrar dağıtılarak on haftalık bir uygulama yapılmıştır. Ara sınav haftalarında uygulamaya ara verilmiştir. Bu şekilde her öğrencinin, bir yarıyıl içinde on farklı kitap okuması sağlanmıştır. Kitap okuma uygulaması esnasında öğrencilerce dikkat edilmesi istenen hususlar aşağıda listelenmiştir;  Bir dosya temin edilip ve okunan her kitap için bir sayfaya kayıt yapılması. Bu kayıtta eserin adı ve yazarının adından başka yazarın yazdığı diğer eserlerin de belirtilmesi. Yazar araştırılarak, kısa yaşamı ve Dünya/Türk Edebiyatına kazandırdıklarının öğrenilmesi. Beğenilen paragrafların (kitap üzerinde herhangi bir işaretleme yapılmadan) not alınması. (Ör. “sayfa 38, üstten 2. paragraf” gibi). Kayıt tutulan kağıda kitap metni içinde beğenilen paragraflardan en çok beğenilen paragrafın aynen yazılması. Okunan eserin ana temasının/konusunun birkaç kelime ile yazılması. Yazarın hangi mesajı/mesajları verdiğinin birkaç kelime ile yazılması. Öğrencilerin benzer bir mesajı vermek isteseler nasıl bir anlatı yapacaklarının birkaç satırla yazılması. Kitapta okumaya ara verirken kalınan yeri belirtmek için sayfa bükülmeyeceği, bir ayraç (kağıt, karton vb.) kullanılacağı. Kitabın kabına, cildine, sayfalarına özen gösterilerek daha sonra bu kitabı okuyacaklara saygı gösterileceği. Okudukça not alınan kağıtlara öğrencilere ilginç, güzel, ters, kötü vb. gelen hususların birer kelime ile not alınması. Kitap seçiminde hem yerli hem de yabancı yazarlardan eşit oranda kitaplar tercih edilmeye çalışılması. Dönem sonunda; en çok sevilen, eserleri okunmaktan en çok hoşlanılan yazarın kim olduğuna karar verilmesi. Gerekçeleri ile ayrı bir kağıda yazılıp dosyaya eklenmesi. Her kitabı okumakla edinilen kazançların not edilmesi. (Bilgi, düşünme yaklaşımı, duygu ve fikirlerin anlatım şekilleri, karşılaşılabilecek durumlar vb.)

          

Okunan eserlerin edebi değerlendirme yaklaşımına mümkün mertebe uygun algılanması, okunması amacı ile EK 1.’de verilen Roman Çözümleme Kriterleri özet metni tüm öğrencilere dağıtılmış ve okuyacakları eserlerde nelere dikkat etmelerinde fayda olacağına

90

dair kısa açıklamalar yapılmıştır. Bu notun hazırlanmasında Nurullah Çetin’in yazdığı “Roman Çözümleme Yöntemi”[11] adlı kitaptan faydalanılmıştır. Öğrencilerin okuma alışkanlıklarının, okuma geçmişlerinin belirlenmesi ve uygulamanın hangi alanlarda ne kadar başarılı olduğunun anlaşılması için uygulamanın başında, ilk kitaplar dağıtılmadan ve uygulamanın sonunda öğrencilerce hazırlanan okuma dosyaları toplandıktan sonra birer anket uygulanmıştır. Başlangıç anketi 4’ü açık uçlu, 29’u çoktan seçmeli toplam 33 sorudan oluşturulmuştur. Uygulama sonu anketi ise başlangıçta uygulanan anketteki 33 soruya ek olarak hazırlanan 1’i doldurmalı, 1’i çoktan seçmeli sorunun eklenmesi ile 35 sorudan oluşturulmuştur. EK 2.’de uygulama sonrasında uygulanan anket verilmiştir. Her iki anketten edinilen veriler tasnif edilmiş, frekans ve yüzde dağılımların belirtildiği tablolar yardımı ile anlamlandırılmış ve yorumlanmıştır. Tablolar uygulama öncesi ve sonrası durumu bir arada göstermektedir. Başlangıç anketi 21, uygulama sonu anketi 33 öğrenci tarafından yanıtlanmış, tablolar her soruya verilen yanıt sayıları ayrı ayrı esas alınarak oluşturulmuştur. 4. BULGULAR Öğrencilerin gerek okuma uygulaması başlangıcında gerek tamamlandıktan sonra en çok sevdikleri yerli yazarlar Tablo 2.’de verilmiştir. Uygulama yapılmadan önce de yapıldıktan sonra da en çok sevilen yerli yazarın Reşat Nuri Güntekin olduğu belirlenmiştir. Uygulama sonrasında daha çok sayıda yazar ismi verilmiş olmasının uygulama sonrası ankete daha çok öğrencinin katılmasının yanı sıra uygulama esnasında yeni yazarlarla tanışma ve eserlerini okuma imkanı bulunmasının etkisi olduğu düşünülmektedir. Peyami Safa, Ahmet Günbay Yıldız ve Yaşar Kemal sevilen yazarlar listesinin üst sıralarında yer almıştır.
Tablo 2. En çok sevilen yerli yazarlar

Önce En sevilen yerli yazar Frekans Yüzde % R. Nuri Güntekin 5 26.3 Peyami Safa 3 15.8 Yaşar Kemal Ahmet Günbay Yıldız H. Rahmi Gürpınar Yakup Kadri Orhan Pamuk H.Z. Uşaklıgil Yakup Kadri Mehmet Rauf Mevlana 2 2 1 1 1 1 1 1 1 10.5 10.5 5.3 5.3 5.3 5.3 5.3 5.3 5.3

Sonra En sevilen yerli yazar R. Nuri Güntekin Peyami Safa Ahmet Günbay Yıldız Tağrık Buğra Tuna Kiremitçi Yaşar Kemal H.Z. Uşaklıgil Mehmet Rauf Orhan Pamuk Halide Edip Adıvar Ömer Seyfettin Yakup Kadri Halit Ertuğrul Ömer Seyfettin Ahmet Altan Soner Yalçın Namık Kemal Frekans Yüzde % 14 42.4 2 6.1 2 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 6.1 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 3.0 91

Şemsettin Sami

1

3.0

Okuma Uygulaması başlangıcında ve tamamlandıktan sonra öğrencilerin en çok sevdikleri yabancı yazarlar Tablo 3.’te verilmiştir. Uygulama yapılmadan önce de yapıldıktan sonra da en çok sevilen yabancı yazarın Victor Hugo olduğu belirlenmiştir. Uygulama sonrasında yerli yazarlarda olduğu gibi daha çok sayıda yazar ismi verilmiş olmasının uygulama sonrası ankete daha çok öğrencinin katılmasının yanı sıra uygulama esnasında yeni yazarlarla tanışma ve eserlerini okuma imkanı bulunmasının etkisi olduğu düşünülmektedir. Moliere, Tolstoy, Gide ve Aytmatov sevilen yazarlar arasında üst sıralarda yer almaktadırlar.
Tablo 3. En çok sevilen yabancı yazarlar

Önce En sevilen yabancı yazar Frekans Yüzde % Victor Hugo Moliere Aytmatov Montaigne Tolstoy 7 2 2 1 1 53.8 15.4 15.4 7.7 7.7

Sonra En sevilen yabancı yazar Victor Hugo Tolstoy Andre Gide Moliere Dostoyevski Sheakspeare Goethe Aytmatov Montaigne Hanry James Jack London

Frekans Yüzde % 7 4 2 2 4 2 2 2 2 1 1 24.1 13.8 6.9 6.9 13.8 6.9 6.9 6.9 6.9 3.4 3.4

Tablo 4.’e göre uygulama öncesi ve sonrası en çok sevilen kitaplarda değişiklik olduğu belirlenmiştir. Uygulama öncesinde Çalıkuşu ve 9. Hariciye Koğuşu en çok sevilen kitaplar sıralamasının başında yer alırken, uygulama sonrasında Yaprak Dökümü ve Taaşşuku Talat ve Fitnat ilk sıralara yükselmiştir. Uygulama sonunda belirtilen kitap isimlerinin adedinin, uygulama başlangıcındakinden daha fazla olmasında, yine uygulama sonrası ankete daha çok öğrencinin katılmasının yanı sıra uygulama esnasında yeni yazarlarla tanışma ve eserlerini okuma imkanı bulunmasının etkisi olduğu düşünülmektedir.
Tablo 4. En çok sevilen kitaplar

Önce En çok sevilen kitap Çalıkuşu 9. Hariciye Koğuşu Sefiller Şu Çılgın Türkler Çiçekler Susayınca Frekans 3 3 2 2 1 Yüzde % 14.3 14.3 9.5 9.5 4.8

Sonra En çok sevilen kitap Yaprak Dökümü Taaşşuk-u Talat ve Fitnat Sinekli Bakkal Eylül Ferman Frekans 3 3 2 2 1 Yüzde % 10.7 10.7 7.1 7.1 3.6 92

Cimri Zehra Raziye Sergüzeşt Ateşten Gömlek İmamın Manken Kızı Hanımın Çiftliği Eylül Gönül Yarası Çin İşkencesi

1 1 1 1 1 1 1 1 1 1

4.8 4.8 4.8 4.8 4.8 4.8 4.8 4.8 4.8 4.8

En Uzun Gece Tanrı Misafiri Gönül Yarası Kadını Arayan Adam Sefiller

1 1 1 1 1

3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6 3.6

Miskinler Tekkesi 1 Acımak 1 Yaban 1 Sessiz Ev 1 Zehra 1 Beyaz Gemi 1 Çiçekler Susayınca 1 Dudaktan Kalbe 1 Kalbinin Götürdüğü Yere Git 1 Osmancık 1 Fatih Harbiye 1 Açlık 1

Öğrencilerin düzenli ve daha çok okuyarak hangi niteliklerini geliştirebileceklerine dair soruya verdikleri yanıtlar Tablo 5.’te sunulmuştur. Uygulama öncesi ile sonrasında önemli bir fark bulunmayan nitelikler arasında hayata farklı bakmak, ifade kabiliyeti, kelime hazinesi ve kültür sıklıkla ifade edilen nitelikler olmuştur.
Tablo 5. Düzenli ve daha çok okuyarak geliştirilebilecek nitelikler

Anlama seviyesi Bakış açısı Bilgi Düşünme sistemi Eğitim Entelektüel düzey Farklı düşünme Genel kültür Hayata farklı bakış İfade yetisi İletişim

Kelime hazinesi Kelimelere yeni anlamlar verme Kelimelerin anlam derinliği Kendine güven Kendini ifade etme Konuşma düzeyi Konuşma yetisi Kültürlü olma Okuma hızı Okuma seviyesi Yazma Yorum yapabilme

Uygulama yapılmadan önce ve uygulama esnasında okunan roman/hikaye kitabı sayısı Tablo 6.’da verilmiştir. Buna göre önce 1-5 kitap okumuş öğrencilerin oranı %37 iken sonra bu oran %0’a düşmüş; 21 ve daha fazla kitap okumuş olanların oranı ise %15’ten %50’ye çıkmıştır. Bu bulgular “meslek eğitimi alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarına bakıldığında önemli bir oranın (%27,5) kitap okuma alışkanlığına sahip olmadıklarının belirlendiği araştırma bulguları[10] ile paralellik arz etmektedir.

93

Tablo 6. Uygulama yapılmadan önce ve uygulama esnasında okunan roman/hikaye kitabı sayısı

Önce Hiç 1-5 6-10 11-15 16-20 21 ve fazla 4 Frekans 0 10 7 3 3 Yüzde % 0 37 26 11 11 15

Sonra Frekans 0 0 8 4 4 16 Yüzde % 0 0 25 13 13 50

Yapılan uygulama sonucunda kitap okurken not alma alışkanlığı %4’ten %28’ çıkmış; hiç not almayanların oranı ise %59’dan %6’ya düşmüştür. Bu durum Tablo 7.’de gösterilmiştir.
Tablo 7. Kitap okurken not alma

Evet Bazen Hayır

Önce Frekans 1 10 16

Sonra Yüzde % Frekans 4 9 37 20 59 2

Yüzde % 28 63 6

Tablo 8.’den de görüleceği gibi okuma esnasında eleştirel düşünce geliştirme alışkanlığı uygulama öncesinde %30 iken uygulama sonrasında %56’ya çıkmış; hiç eleştirel düşüncede bulunmadığını ifade eden öğrencilerin oranı ise %15’ten %6’ya düşmüştür.
Tablo 8. Okuma esnasında eleştirel düşünce geliştirme

Evet Bazen Hayır

Önce Frekans 8 15 4

Sonra Yüzde % Frekans 30 18 56 12 15 2

Yüzde % 56 38 6

Anlatılan düşünce yada olayın daha farklı nasıl ifade edilebileceğini düşünme oranının uygulama öncesi %15 iken uygulama sonrası %53’e çıktığı Tablo 9.’da görülmektedir. Benzer şekilde okunan eserlerde anlatılan düşünce ya da olayın daha farklı nasıl ifade edilebileceğini hiç düşünmeyenlerin oranı %26’dan %0’a düşmüştür.

94

Tablo 9. Anlatılan düşünce yada olayın daha farklı nasıl ifade edilebileceğini düşünme

Evet Bazen Hayır

Önce Frekans 4 16 7

Sonra Yüzde % Frekans 15 17 59 13 26 0

Yüzde % 53 41 0

Okunan kitapların isimlerinin kaydedilmesi alışkanlığının %26’dan %59’a yükseldiği Tablo 10’dan anlaşılmaktadır.
Tablo 10. Okunan kitapların isimlerinin kaydedilmesi

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 7 26 19 70

Sonra Frekans Yüzde % 19 59 13 41

Tablo 11.’de görüldüğü gibi öğrencilerin arkadaşları arasında sıklıkla okudukları kitaplardan söz etmeleri, bu kitaplar hakkında tartışmalarının oranı olan %19 düzeyinde bir değişiklik olmazken, bunu hiç yapmadıklarını ifade eden öğrencilerin oranı %37’den %25’e düşmüştür. Arada bir tartıştıklarını ifade eden öğrencilerin oranı bu değişikliğe paralel olarak %44’ten %56’ye çıkmıştır.
Tablo 11. Okunan kitaplarla ilgili dost tartışmaları yapılması

Evet Bazen Hayır

Önce Frekans 5 12 10

Yüzde % 19 44 37

Sonra Frekans 6 18 8

Yüzde % 19 56 25

Yapılan okumaların ardından edinilen kazanımların sorgulanması oranı %52’den %66’ya çıkmış; hiç kazanım sorgulaması yapmayanların oranı %7’den %0’a düşmüştür. Bu durum Tablo 12.’de belirtilmiştir.
Tablo 12. Okuma ardından edinilen kazanımların sorgulanması

Evet Bazen Hayır

Önce Frekans 14 11 2

Sonra Yüzde % Frekans 52 21 41 11 7 0

Yüzde % 66 34 0 uygulamasından

İleride kitap yazmayı düşünen öğrencilerin oranı okuma sonra %7’den %16’ya çıkmıştır. Bu durum Tablo 13.’te görülmektedir.
Tablo 13. Kitap yazmayı düşünme

Önce

Sonra 95

Evet Bazen Hayır

Frekans 2 7 18

Yüzde % 7 26 67

Frekans 5 9 18

Yüzde % 16 28 56

Tablo 14.’e göre okuma uygulaması öncesi edebiyat akımlarını bildiğini ifade eden öğrencilerin oranı %52 iken uygulama sonrası bu oran %88’e yükselmiştir.
Tablo 14. Edebiyat akımlarını bilme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 14 52 13 48

Sonra Frekans Yüzde % 28 88 4 13

Güncel yerli ve yabancı yazarları tanıma oranının uygulama öncesinde %33 iken uygulama sonrasında %78’e çıktığı Tablo 15.’te görülmektedir.
Tablo 15. Güncel yerli ve yabancı yazarları tanıma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 9 33 18 67

Sonra Frekans Yüzde % 25 78 7 22

Klasik yerli ve yabancı yazarları tanıma oranının uygulama öncesinde %41 iken uygulama sonrasında %81’e çıktığı ise Tablo 16.’da görülmektedir.
Tablo 16. Klasik yerli ve yabancı yazarları tanıma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 11 41 16 59

Sonra Frekans Yüzde % 26 81 6 19

Edebiyat ile müzik arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama öncesinde %52 iken sonrasında %94’e çıkmıştır. Bu durum Tablo 17.’de görülmektedir.

Tablo 17. Edebiyat ile müzik arasında bağ olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 14 52 13 48

Sonra Frekans Yüzde % 30 94 2 6

96

Edebiyat ile resim arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama öncesinde %78 iken sonrasında %81’e çıkmıştır. Bu durum Tablo 18.’de görülmektedir.
Tablo 18. Edebiyat ile resim arasında bağ olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 21 78 6 22

Sonra Frekans Yüzde % 26 81 6 19

Edebiyat ile heykel arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama öncesinde %59 iken sonrasında %63’e çıkmıştır. Bu durum Tablo 19.’da görülmektedir.
Tablo 19. Edebiyat ile heykel arasında bağ olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 16 59 11 41

Sonra Frekans Yüzde % 20 63 12 38

Edebiyat ile mimari arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama öncesinde %70 iken sonrasında %59’a inmiştir. Bu durum Tablo 20.’de görülmektedir.
Tablo 20. Edebiyat ile mimari arasında bağ olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 19 70 8 30

Sonra Frekans Yüzde % 19 59 13 41

Edebiyat ile sinema arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama öncesinde %74 iken sonrasında %91’e çıkmıştır. Bu durum Tablo 21.’de görülmektedir.
Tablo 21. Edebiyat ile sinema arasında bağ olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 20 74 7 26

Sonra Frekans Yüzde % 29 91 3 9

Daha önceden plan yaparak okuma yapan öğrencilerin oranı %26’dan %81’e çıkmıştır. Bu durum Tablo 22.’de belirtilmiştir.
Tablo 22. Daha önce plan yapıp okuma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 7 26 20 74

Sonra Frekans Yüzde % 26 81 6 19

97

Kendi yaptıkları okuma edimini yeterli bulan öğrencilerin oranı, uygulamanın ardından %7’den %13’e çıkmıştır. Bu durum Tablo 23.’te görülmektedir.
Tablo 23. Yapılan okuma edimini yeterli bulma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 2 7 25 93

Sonra Frekans Yüzde % 4 13 28 88

Tablo 24.’e göre kendi aile fertlerinin okuma miktarlarını yeterli bulan öğrencilerin oranı %11’den %13’e çıkmıştır. Bu verinin yapılan uygulama ile öğrencilerin kazanım yapmasından çok, ailelerinin okuma faaliyetlerine dikkat etmelerinin ve daha çok okuma yapılması doğrultusunda ailelerine önerilerde bulunmalarının sağlanması anlamında getirileri olacağı umulmaktadır.
Tablo 24. Aile fertlerinin okuma miktarlarını yeterli bulma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 3 11 24 89

Sonra Frekans Yüzde % 4 13 28 88

Benzer şekilde öğrencilerin çevrelerindekilerin okuma miktarlarını yeterli bulma oranı da düşük düzeyde olup uygulama öncesi %4 iken sonrasında %3’e düşmüştür. Bu verinin yapılan uygulama ile öğrencilerin kazanım yapmasından çok çevrelerindeki kimselerin okuma faaliyetlerine dikkat etmelerinin ve daha çok okuma yapılması doğrultusunda bu kimselere önerilerde bulunmalarının sağlanması anlamında getirileri olacağı umulmaktadır. İlgili veriler Tablo 25.’te sunulmuştur.
Tablo 25. Çevredekilerin okuma miktarlarını yeterli bulma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 1 4 26 96

Sonra Frekans Yüzde % 1 3 31 97

Öğrencilerin evlerinde kütüphane bulunup bulunmadığına dair sorulan soruya alınan yanıtların dağılımı Tablo 26.’da verilmiştir. Buna göre uygulama öncesi ile sonrası arasında fark bulunması ikinci anketin daha çok öğrenci tarafından yapılmış olmasına bağlanabilir. Düşük bir olasılıkla %41’den %50’ye olan yükseliş uygulama esnasında öğrencilerin kendilerinin kütüphane oluşturmaya başlama çabalarının bir göstergesi olabilir. Bu veriler daha önce Ahi Evran Üniversitesi MYO’larında yapılan ve “öğrencilerin %57’sinin evinde kitaplık bulunmazken, %23’ünün evinde küçük ölçekli kitaplık, %10’unun evinde oluşum aşamasında olan kitaplık, %6’sının evinde orta ölçekli kitaplık, sadece %4’ünün evinde büyük bir kitaplık bulunmaktadır [9]” bulgusu ile paraleldir.
Tablo 26. Evde kütüphane bulunması

Önce Sonra Frekans Yüzde % Frekans Yüzde % 98

Evet Hayır

11 16

41 59

16 16

50 50

Bireylerin okudukça değerlerinin artacağını düşünen öğrencilerin oranı uygulama öncesinde %89 iken uygulama sonrasında %91’e çıkmıştır. Bu oranın yüksek olması okumanın öneminin biliniyor olduğu/kavrandığı konusunda umut vermektedir. İlgili veriler Tablo 27’dedir.
Tablo 27. Okuyarak değerinin arttığını düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 24 89 3 11

Sonra Frekans Yüzde % 29 91 3 9

Bireylerin çevrelerinden gördükleri saygının çok okumaları ile pozitif ilişkili olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama sonrası %48’den %66’ya yükselmiştir. Tablo 28 bu durumu göstermektedir.
Tablo 28. Çok okuma ile görülen saygı orantılı olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 13 48 14 52

Sonra Frekans Yüzde % 21 66 11 34

Bireylerin arkadaş edinme oranlarının çok okumaları ile pozitif ilişkili olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama sonrası %30’dan %63’e yükselmiştir. Tablo 29 bu durumu göstermektedir.

Tablo 29. Çok okuma ile arkadaş edinmenin oarantılı olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 8 30 19 70

Sonra Frekans Yüzde % 20 63 12 38

Kitap okumanın karşı cinsel ilişkilerde faydası olduğunu düşünen öğrencilerin oranı uygulama sonrası %59’dan %88’e yükselmiştir. Tablo 30 bu durumu göstermektedir.
Tablo 30. Kitap okumanın karşı cinsel ilişkilerde faydası olduğunu düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 16 59 11 41

Sonra Frekans Yüzde % 28 88 4 13

Çok okuyanlarla arkadaşlarının dalga geçtiğini düşünen öğrencilerin oranı uygulama sonrası %22’den %38’e yükselmiştir. Tablo 31 bu durumu göstermektedir. Bu bulgu yapılan 99

uygulama esnasında bazı öğrencilerin beklediklerinden daha fazla olumsuz şakaya/eleştiriye maruz kaldıklarını ima ediyor olabilir.
Tablo 31. Çok okuyanlarla arkadaşlarının galga geçtiğini düşünme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 6 22 21 78

Sonra Frekans Yüzde % 12 38 20 63

TV dizisi yapılan ya da filme çekilen kitaplara daha çok ilgi gösterildiğini düşünen öğrencilerin oranı yüksek olup uygulama öncesi ve sonrası yargıları birbirine çok yakın olan %74 ve %75 oranlarındadır. Tablo 32 bu durumu göstermektedir.
Tablo 32. TV dizisi yapılan ya da filme çekilen kitaplara daha çok ilgi gösterme

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 20 74 7 26

Sonra Frekans Yüzde % 24 75 8 25

Okunacak eserin yazarı ile ilgili ön araştırma yapma oranı uygulama öncesinde %33 iken uygulama sonrasında %56’ya çıkmıştır. Tablo 33 bu durumu ifade etmektedir.

Tablo 33. Okunacak eserin yazarı ile ilgili ön araştırma yapma

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 9 33 18 67

Sonra Frekans Yüzde % 18 56 14 44

Bir yazarın okuduğu eserini beğendiği takdirde diğer eserlerine de ilgi duyduğunu ifade eden öğrencilerin oranı uygulama sonrasında %85’ten %97’ye çıkmıştır. Tablo 34 bu durumu göstermektedir.
Tablo 34. Bir yazarın okunan eserinin beğenilmesi halinde diğer eserlerine de ilgi duyulması

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 23 85 4 15

Sonra Frekans Yüzde % 31 97 1 3

Tablo 35.’e göre bir kütüphaneye üye olma oranı uygulamadan önce %11 iken uygulama sonrasında %94’e çıkmıştır.
Tablo 35. Bir kütüphaneye üye olma

100

Evet Hayır

Önce Frekans Yüzde % 3 11 24 89

Sonra Frekans Yüzde % 30 94 2 6

Türk ve Dünya yazarlarından gelişigüzel olarak seçilen klasik ve çağdaş 31 yazarın eserlerinin kaç tanesinin isminin bilindiğine dair sorulan soruya verilen yanıtlara göre, bilinen eserlerin toplam sayılarının ortalaması uygulama başlangıcında 11,7 adet iken uygulama sonrasında 24,6’ya çıkmıştır. Bu rakamlar tanınan eser sayısında iki kattan fazla bir artış olduğuna işaret etmektedir. (Burada sorulan yazarlar EK 2.’deki anketin ilk sorusunda belirtilmiştir.) Okuma esnasında öğrenilen yeni kelimelerin sayısının istendiği anket sorusuna verilen yanıtlara göre her öğrenci uygulamanın yapıldığı sürecin sonunda ortalama 33,7 adet yeni kelime öğrendiğini ifade etmiştir. 5. SONUÇLAR Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, İnşaat Programı birinci sınıf öğrencilerine yapılan bir yarı yıllık kitap okuma uygulaması ile öğrencilere kazandırılanlar aşağıda listelenmiştir;                       Her öğrenciye Türk ve Dünya yazarlarından onar adet kitap okutulmuştur, Edebi bir eser okunurken nelere dikkat edecekleri hatırlatılmıştır, Sevilen yerli ve yabancı yazarların bulunduğu gam genişletilmiştir, Sevilen kitapların bulunduğu gam genişletilmiştir, Öğrencilerin düzenli ve daha çok okuyarak hangi niteliklerini geliştirebileceklerine dair sorgulama yapma ve bunları ifade etmelerine imkan sağlanmıştır, Kitap okurken not alma alışkanlığı kazandırılmış/geliştirilmiştir, Okuma esnasında eleştirel düşünce geliştirme alışkanlığı kazandırılmış/geliştirilmiştir, Okunan eserlerde anlatılan düşünce ya da olayın daha farklı nasıl ifade edilebileceğini düşünme edimi kazandırılmış/geliştirilmiştir, Okunan kitapların isimlerinin kaydedilmesi alışkanlığı kazandırılmış/geliştirilmiştir, Öğrencilerin arkadaşları arasında sıklıkla okudukları kitaplardan söz etmelerine, bu kitaplar hakkında tartışmalara başlamalarına imkan sağlanmıştır, Yapılan okumaların ardından edinilen kazanımların sorgulanması alışkanlığı kazandırılmış/geliştirilmiştir, İleride kitap yazmayı düşünen öğrencilerin oranı artırılmıştır, Edebiyat akımlarını bildiğini ifade eden öğrencilerin oranı artırılmıştır, Güncel yerli ve yabancı yazarları tanıma oranı artırılmıştır, Klasik yerli ve yabancı yazarları tanıma oranı artırılmıştır, Edebiyat ile müzik arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı artırılmıştır, Edebiyat ile resim arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı artırılmıştır, Edebiyat ile heykel arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı artırılmıştır, Edebiyat ile sinema arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı artırılmıştır, Daha önceden plan yaparak okuma yapan öğrencilerin oranı artırılmıştır, Öğrencilerin çevrelerindekilerin okuma miktarlarını yeterli bulma oranı düşmüştür, Öğrencilerin evlerinde kütüphane bulunması konusunda kanı sahibi olmaları sağlanmıştır, 101

       

Bireylerin okudukça değerlerinin artacağını düşünen öğrencilerin oranı artırılmıştır, Kitap okumanın karşı cinsle ilişkilerde faydası olduğunu düşünen öğrencilerin oranı artmıştır, TV dizisi yapılan ya da filme çekilen kitaplara daha çok ilgi gösterildiğini düşünen öğrencilerin oranı yüksek olup uygulama sonrası çok küçük bir artma tespit edilmiştir, Okunacak eserin yazarı ile ilgili ön araştırma yapma oranı artırılmıştır, Bir yazarın okuduğu eserini beğendiği takdirde diğer eserlerine de ilgi duyduğunu ifade eden öğrencilerin oranı artırılmıştır, Bir kütüphaneye üye olma oranı önemli miktarda artırılmıştır, Türk ve yabancı yazarların tanınan eserlerinin sayısı artırılmıştır, Her öğrencinin otuzun üzerinde yeni kelime öğrenmesi sağlanmıştır.

Okuma uygulaması ile olumlu kazanım sağlanamayan ya da artması beklenirken azalan, azalması beklerken artan düşünce, davranım ve yaklaşımlar ise aşağıdaki gibidir;     Edebiyat ile mimari arasında bağ olduğunu düşünen öğrencilerin oranı azalmıştır, Kendi yaptıkları okuma edimini yeterli bulan öğrencilerin oranı artmıştır, Kendi aile fertlerinin okuma miktarlarını yeterli bulan öğrencilerin oranı artmıştır, Çok okuyanlarla arkadaşlarının dalga geçtiğini düşünen öğrencilerin oranı artmıştır.

Bu verilere göre Çalışmanın Önemi kısmında, belirtilen amaçların büyük oranda gerçekleştirildiği, yapılan uygulama ile bir akademik dönem içinde edinilebilecek kazanım düzeyinin genel olarak sağlandığı düşünülmektedir. Gerek yüksek öğretim’de gerekse orta ve ilk Öğretim’de benzer nitelikteki uygulamaların artırılması ile öğrencilerin okuma alışkanlıklarının artırılmasında fayda sağlanabileceği düşünülmektedir. Teşekkür: Benzer bir uygulamayı 1981 yılında Ankara Namık Kemal Orta Okulu’ndaki öğrenciliğim sırasında bana ve sınıf arkadaşlarıma yapan, pek çok öğrencisine okuma alışkanlığı kazandıran, dolayısıyla bu çalışmanın da fikir annesi olan çok kıymetli Türkçe öğretmenim Sn. Nurhayat Özer’e; yapılan Kitap Okuma Uygulaması esnasında kitapların toplanması ve dağıtılması, okuma dosyalarının toplanması konularındaki yardımları için değerli öğrencim ve asistanım Sn. Yasemin Buran’a; Anket verilerinin değerlendirilmesi ve bilgisayar ortamına girilmesindeki yardımları için kıymetli öğrencim Sn. Zehra Yüksek’e teşekkür ederim.

Kaynaklar 1. Gönen, M., Öncü, E.Ç. ve Işıtan, S. “İlköğretim 5., 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlıklarının incelenmesi”, Milli Eğitim Eğitim-Kültür-Sanat, Güz (164), 2004. http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/164/gonen.htm (20 Aralık 2007) 2. Prof. Dr. İbrahim Ortaş, “Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazandırılır?” (http://turkoloji.cu.edu.tr/GENEL/ibrahim_ortas_okuma_aliskanligi.pdf) (9 Ocak 2010). 3. Vardar B.; Dilbilimin Temel Kavram ve İlkeleri, Multilingual Yayınları, İstanbul, 2001 4. Bircan, İ. ve Tekin, M. “Türkiye’de Okuma Alışkanlığının Azalması Sorunu ve Çözüm Yolları”, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. 22 (1), 393-410, 1989. 5. Okay O.; “Okumayan Toplum”, Türk Dili, Sayı: 629, ss.411-424, 2004 6. İsa Korkmaz, “Üniversite Birinci Sınıfta Okuyan Öğrencilerin Lise Döneminde Kitap Okuma Durumlarının İncelenmesi”, Eurasian Journal of Educational Research, 27 pp/ 2007.

102

7. H. Odabaş, Z.Y. Odabaş ve C. Polat, ”Üniversite Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı: Ankara Üniversitesi Örneği”, Bilgi Dünyası, 9(2):431-465, 2008. 8. Y.Özdemir, R.Topuz, MYO Öğrencilerinin Sosyo-ekonomik Yönden İncelenmesi: Uludağ Üniversitesi Örneği, UMYOS 2009, Bildiriler kitabı, s.1678, Konya, 2009 9. U.Çakır, Meslek Yüksekokul Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıklarının Öğrencilerin Sosyoekonomik Şartları ve Eğitim Alt Yapısı Açısından Değerlendirilmesi Üzerine Bir Anket Çalışması, UMYOS 2009, Bildiriler kitabı, s.1689-1697, Konya, 2009 10. N. Akyurt, D. Öznaz, M. Balıkçı, Y. Şekercioğlu, O. Sarı, A. Altıkardeş, N. Bekiroğlu, Mesleki Eğitimde İletişimin Önemi ve Marmara Üniversitesi Örneği, UMYOS 2009, Bildiriler kitabı, s.2349, Konya, 2009] 11. Nurullah Çetin, “Roman Çözümleme Yöntemi”, Ankara, 2004.

EK 1. ROMAN ÇÖZÜMLEME KRİTERLERİ ÖZET NOTU i. Klasik Roman 1. Romantik Roman 2. Realist Roman 3. Naturalist Roman ii. Anlatıcı Anlatıcı Tipleri 1. Gözlemci Anlatıcı 2. Özne Anlatıcı 3. Çoğul Anlatıcı Aktarma Yöntemleri 1. Anlatma 2. Gösterme iii. İçerik Konu İzlek Tez 1. Açık Tez 2. Örtülü Tez iv. Zaman 1. Nesnel Zaman 2. Vak’a Zamanı a) Aynen aktarma b) Özetleme c) Genişletme 103

3. Anlatma Zamanı a) Anında Aktarma b) Sonradan Aktarma 4. Zamanın Simgesel Değeri v. Mekan 1. Somut Mekanlar a) Açık Mekan b) Kapalı Mekan 2. Soyut Mekanlar a) Ütopik M. b) Fantastik M. c) Metafizik M. d) Duyusal M. 3. Mekan Tasvirleri a) Nesnel Tasvir b) Öznel Tasvir 4. Mekanın Simgesel Değeri vi. Kişiler Kadrosu 1. Merkezi Kişi 2. Tip a) Yapılarına Göre: Yüceltilmiş örnek tip, İlk örnek, Nihilist tip b) Konularına Göre Tipler: Sosyal tipler, Psikolojik tipler, Zihinsel tipler 3. Karakter (kişilik gelişimi) 4. Yardımcı Kişiler 5. Kurgusal Kişi a) Tasarlanmış K. b) Hatırlanmış K. 6. Hayali Figürler 7. Eşya Figürleri Kişilerin sunumu Kişilerin başkası tarafından sunumu Kişilerin kendileri tarafından sunumu Kişi sunumunda bedensel ve ruhsal boyutlar Psikolojik roman Ruhsal boyutun sunuluş yöntemleri: iç çözümleme, iç konuşma, iç giyalog, bilinç akımı Karşılaştırma ve karşılık motifleri Kişi isimlerinin simgesel değerleri vii. Kurgulama Tekniği ve Öğeleri 1. Roman adı 2. Özet 3. Olay örgüsü a) Başlangıç b) Baştan başlatma c) Ortadan başlatma d) Sondan başlatma 4. Olay bütünlüğü a) Hal değişimi kalıbı b) Arayış yolculuğu kitabı c) Organik bütünlük d) Dalga biçimi 104

e) Mekanik yapılaşma 5. Gerilim unsurları a) Çatışma: iç çatışma, sosyal çatışma b) Düğümler: Ana düğüm, ara düğümler 6. Son a) Şaşırtıcı Son b) Trajik Son c) Ucu Açık Son 7. Bölümlendirme 8. Olay unsurunun kaynağı ve niteliği 9. Olay unsurunun önemi 10. Metinler arası ilişkiler a) Metin ekleme b) Metin dönüştürme: kurgu ve teknik taklidi, ifade kalıpları taklidi, üslup taklidi, içerik aktarımı, çağrışımsal göndermeler 11. Gerçekdışılığa Bağlı Kurgulama a) Gotik Roman b) Fantastik Kurgu

iix. Dil ve Üslup A-Dil 1. Dil Unsurları a) Konuşma Dili: devrik cümle, samimi hitap ifadeleri, deyimler, atasözleri, yöresel sözler b) Terimler c) Simge 2. Dil Sapmaları a) yazım ve noktalama sapmaları b) kelime ve ifade sapmaları: uydurma kelimeler, argo, küfür ve ayıp sözler, basmakalıp, çeviri ögeler c) dilbilgisi sapmaları: kelimeler arası yer değiştirme, tamlamalarda yanlış uygulamalar, parantez içi cümle ve ifadelere yer verme 3. Cümle 4. Sözdağarı B-Üslup a) Avam b) bilinç akımı c) dramatik d) düşünce e) efsaneci f) eleştirel g) epik h) havas i) hiciv j) hitabet 105

k) l) m) n) o) p)

mecazi mizah nesnel tasvir sanatkarane tahlilci yalın

EK 2. AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ, KAMAN MYO, İNŞAAT PROGRAMI, “OKUMA UYGULAMASI” SONUÇ ANKETİ 1.) Aşağıdaki listede adı yazılı olan yazarların bildiğiniz eserlerinin isimlerini yanlarına yazınız? (Okumuş olmanız gerekmez) Yazar Adı Eserleri Mehmet Rauf Şemseddin Sami Hüseyin Rahmi Gürpınar Halide Edip Adıvar Reşat Nuri Güntekin Peyami Safa Yakup Kadri Karaosmanoğlu Orhan Pamuk Yaşar Kemal Puşkin Tolstoy Henry James Andre Gide O'Henry Gogol Gorki Aytmatov Moliere 106

Dostoyevski Jack London Sheakspear Montaigne Goethe Cervantes Victor Hugo Gabriel Garcia Marquez Milan Kundera John Stainback Selim İleri Aziz Nesin Mevlana

107

2) Şimdiye kadar kaç roman/hikaye kitabı okudunuz? a) Hiç b) 1-5 c) 5-10 d) 11-15 e) 15-20 f)20’den fazla 3) En sevdiğiniz yerli yazar kimdir? …………………………………………… 4) En sevdiğiniz yabancı yazar kimdir? …………………………………………… 5) En sevdiğiniz kitabın adını ve yazarını yazınız? ………………………………………… 6) Kitap okurken not alır mısınız? a) Evet b) Bazen c) Hayır 7) Bir eser okurken kendinizi yazarın yerine koyup eleştirel düşünce geliştirir misiniz? a) Evet b) Bazen c) Hayır 8) Bir eser okurken kendinizi yazarın yerine koyup anlatılan düşünce yada olayı “ben olsam şöyle şöyle anlatırdım/yazardım” diye fikir egzersizi yapar mısınız? a) Evet b) Bazen c) Hayır 9) Okuduğunuz kitapları, izlediğiniz filmleri bir yere kaydediyor musunuz? a) Evet b) Hayır 10) Arkadaşlarınızla okuduğunuz kitaplar hakkında tartışmalarda bulunuyor musunuz? a) Evet b) Bazen c) Hayır 11) Bir kitabı okumayı bitirdiğinizde ne kazandığınızı sorguluyor musunuz? a) Evet b) Bazen c) Hayır 12) Kendiniz bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz? a) Evet b) Bazen c) Hayır 13) Edebiyat akımlarını biliyor musunuz? a) Evet b) Hayır 14) Güncel yerli ve yabancı yazarları tanıyor musunuz? a) Evet b) Hayır 15) Klasik yerli ve yabancı yazarları tanıyor musunuz? a) Evet b) Hayır 16) Sizce edebiyat ile müzik arasında bir ilişki var mı? a) Evet b) Hayır 17) Sizce edebiyat ile resim arasında bir ilişki var mı?

a) Evet b) Hayır 18) Sizce edebiyat ile heykel arasında bir ilişki var mı? a) Evet b) Hayır 19) Sizce edebiyat ile mimari arasında bir ilişki var mı? a) Evet b) Hayır 20) Sizce edebiyat ile sinema arasında bir ilişki var mı? a) Evet b) Hayır 21) Hiç belli bir süreye yayılmış “okuma planı” yaptınız/uyguladınız mı? a) Evet b) Hayır 22) Sizce yeteri kadar okuyor musunuz? a) Evet b) Hayır 23) Sizce ailenizdekiler yeteri kadar okuyor mu? a) Evet b) Hayır 23) Sizce çevrenizdekiler yeteri kadar okuyor mu? a) Evet b) Hayır 24) Evinizde kütüphane var mı? a) Evet b) Hayır 25) Sizce okuyarak kıymetinizi artırabilir misiniz? a) Evet b) Hayır 26) Sizce çok kitap okuyanlar daha çok saygı görür mü? a) Evet b) Hayır 27) Sizce daha çok kitap okuyarak daha çok arkadaş edinilebilir mi? a) Evet b) Hayır 28) Karşı cinsle arkadaşlıklarınızda kitap okumak faydalı bir getiri sağlar mı? a) Evet b) Hayır 29) Çok okuyan arkadaşlarınızla diğer arkadaşları dalga geçiyorlar mı? a) Evet b) Hayır 30) Televizyon dizisi yapılan ya da filmi çekilen eserlere daha çok ilgi gösteriyor musunuz? a) Evet b) Hayır 31) Okuyacağınız bir eserle ve yazarı ile ilgili olarak okumadan önce bir araştırma/bilgilenme yapıyor musunuz? a) Evet b) Hayır

108

32) Beğeni ile okuduğunuz bir eserden sonra bu eseri yazan yazarın başka eserlerini de merak edip okumak istiyor musunuz? a) Evet b) Hayır 33) Bir kütüphaneye üye misiniz? a) Evet b) Hayır 34) Okuduğunuz kitaplardan toplam kaç yeni kelime öğrendiniz? ……… 35) Uygulama süresince arkadaş sohbetlerinizde okuduğunuz kitaplarla ilgili konuşmalar oldu mu? a) Evet b)Hayı

109

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİNDE ENDÜSTRİYE DAYALI STAJ UYGULAMALARININ GETİRİLERİ
Latif Onur UĞUR , İlknur BEKEM Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, 1. Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu Bildirisi, Bildiriler Kitabı s. 990-1000, Konya, 2009 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Mesleki teknik eğitimde endüstriye dayalı öğretim uygulamalarının yadsınamaz bir önemi bulunmaktadır. Müfredat dâhilindeki derslerin tamamlanmasının ardından uygulamaların içinde bizzat bulunularak sektörün, kuruluşların, aktörlerin, meslek etiğinin tanınması inşaat teknikeri adayları için büyük faydalar sağlamaktadır. Bu çalışmada meslek yüksekokulları inşaat programı öğrencilerinin yaz döneminde yaptıkları Endüstriye dayalı öğretim uygulamalarının öğrenciler tarafından nasıl algılandığı, derslerin uygulamaya yönelik verim düzeyinin ne olduğu, staj sürecindeki kazanımları, teknik eleman adayı olarak mesleki uygulamaları nasıl değerlendirdikleri araştırılmıştır. Bu amaca yönelik olarak Ahi Evran Üniversitesi Meslek Yüksek Okullarında öğrenim gören dört ayrı inşaat programı sınıfından toplam 83 öğrenciye, 28 soruluk bir anket uygulanmıştır. Bu uygulama ile öğrencilerin staj esnasında sorumluluk almaları, fiili imalatlara katılmaları, teknik eleman istihdamının hangi kriterlere göre yapıldığı hakkında fikir edinmeleri, kendilerinin staj yaptıkları kuruluşta istihdam edilebilirlikleri irdelenmiştir. Ayrıca, staj uygulanmasında en çok faydası görülen derslerin belirlenmesine çalışılmıştır. Elde edilen verilere göre; öğrencilerinin büyük bölümünün Endüstriye dayalı öğretim stajının faydasını gördüklerini ifade ettikleri, bu stajın süresinin daha fazla olmasını istedikleri, inşaat teknikerliği uygulama dalları arasında hangilerini kendilerine daha yakın buldukları, derslere ait pratiklerini arttırdıkları ve bu derslerin uygulanmasına yönelik yeteneklerini geliştirdikleri, inşaat sektöründeki uygulamaların meslek etiğine ne kadar uyduğunu değerlendirdikleri belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Mesleki teknik eğitim, Endüstriye dayalı öğretim, İnşaat teknikerliği eğitimi, Staj.

1. GİRİŞ Mesleki ve Teknik Eğitim bölgeleri içindeki meslek yüksekokullarındaki öğrenciler öğrenim süreleri içinde kazandıkları teorik bilgi ve deneyimlerini pekiştirmek, laboratuar ve atölye uygulamalarında edindikleri beceri ve deneyimleri geliştirmek, görev yapacakları iş yerlerindeki sorumluluklarını, ilişkileri, organizasyon ve üretim sürecini ve yeni teknolojileri tanımalarını sağlamak amacı ile staj yapmak zorundadırlar (YÖK, 2002). Bilindiği gibi Meslek Yüksekokulları (MYO) uygulama ağırlıklı eğitim-öğretim yapan, el becerisi ve uygulama yeteneği yüksek ara eleman yetiştiren yüksek okullardır. Bu bağlamda MYO’larındaki eğitimin amacına ulaşması için ders programlarında staj ve uygulamalara teorik dersler kadar önem verilmesi gerekmektedir (GÖRMÜŞ ve BEKTAŞ, 2002)

110

Bu çalışmada MYO inşaat programı öğrencilerinin yaz döneminde yaptıkları Endüstriye dayalı öğretim (EDÖ) uygulamalarının öğrenciler tarafından nasıl algılandığı, derslerin uygulamaya yönelik verim düzeyinin ne olduğu, staj sürecindeki kazanımları, teknik eleman adayı olarak mesleki uygulamaları nasıl değerlendirdikleri araştırılmıştır. Bu amaca yönelik olarak Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu ve Kaman Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören inşaat programı 2. sınıf öğrencilerinden toplam 83 öğrenciye, bir anket uygulanmıştır. 2. LİTERATÜR TARAMASI Meslek Yüksekokulları, belirli mesleklere yönelik ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan ve dört yarıyıllık eğitim-öğretim sürdüren yükseköğretim kurumlarıdır (YÖK, 2002) Tekniker, ön lisans eğitimini tamamlayan, almış olduğu eğitimin sonucunda mesleki alanda endüstrinin talebi doğrultusunda bilgi ve beceri ile donatılmış, bilgiye nasıl ulaşacağını bilen, problem çözebilen, karar verebilme yeteneği gelişmiş, hayat boyu eğitimin gerekliliğini kabullenmiş, insan ilişkileri yönünden gelişimini tamamlamış, temel seviyede bir yabancı dili bilen, temel anlamda ve kendi işinde bilgisayarı kullanabilen, sosyal, kültürel etkinliklere doğrudan veya dolaylı olarak katkı yapabilen özelliklere sahip meslek mensubu olarak tanımlanmaktadır (III. Ulusal MYO müdürler toplantısı, 2007). Meslek Yüksekokullarında Ön Lisans eğitimi yapılmakta, gerek ulusal düzeyde, gerekse uluslar arası düzeyde iş ve hizmet sektörlerinin istediği ara elemanlar yetiştirilmektedir. Bu eğitim programları iki yıl süreli olarak planlanmıştır. Meslek yüksekokullarında yer alan programlardan biri de inşaat programıdır. 2008 verilerine göre, Türkiye’de toplam 63 meslek yüksekokulunda inşaat programı bulunmaktadır (UĞUR v.d.,2008a). İnşaat teknikerleri; baraj, yol, hava alanı, konut vb yapı inşaatlarında aktif olarak görev alan, kontrollük hizmeti veren firmalar ile kamu ya da yerel yönetimlerin doğal kaynak, ulaştırma/karayolu, yapı bölümleri ve malzeme test laboratuarlarında teknik eleman olarak çalışan meslek grubunu oluşturmaktadır. Karayolu, köprü, baraj, havaalanı, su getirme/ dağıtma sistemleri ve konutlardan ticaret merkezine kadar tüm yapıların planlama, proje, yapım ve kontrol aşamalarında teknik eleman olarak önemli bir rol oynamaktadırlar (UĞUR v.d., 2008b). Meslek yükseokullarındaki programlar için haftada 26-28 ders saat/yarıyıl öngörülmüştür. Program, her eğitim yılının sonunda 6’şar haftalık EDÖ (Staj) ile desteklenmiştir (MEB-YÖK, 2002). Staj, öğrencilerin öğrenimleri sırasında derslerde öğrendiklerini, uygulamalı çalışmalar yaparak pekiştirmeleri amacıyla akademik program içinde yer alan, genellikle ilgili sanayide yapılan faaliyetlerdir. Bu çalışmalar sırasında öğrenciler, firmaların araştırma geliştirme faaliyetlerini, projelendirme çalışmalarını, yönetim organizasyonlarını ile imalat yöntem ve uygulamalarını yerinde görüp tanıma fırsatı yakalayabilmektedirler. Öğrencilerin sektörleri tanımaları açısından staj önemli bir fırsat olarak görülmelidir (PARLAR v.d.2008). Endüstride yapılan stajlar öğrencilere eğitim aldıkları alanda deneyim kazandırma, teorik bilgiler ile endüstriyel uygulamalar arasında ilişki kurabilme ve ileriki kariyer seçimlerinde fikir sahibi olma gibi yararlar sağlamaktadır. İşverenler açısından bakıldığında ise, düşük maliyetli is gücü edinebilmenin yanı sıra eğitimini tamamladıktan sonra sektörde çalışacak az da olsa bir deneyime sahip, sektör hakkında fikir sahibi teknik elemanlar bulabilme imkânı sunmaktadır. Genel olarak stajlar, yazları tam zamanlı veya okul dönemi içerisinde yarı zamanlı olarak yapılabilmektedir. Dünya genelinde staj süreleri ortalama

111

olarak 6-12 hafta arasında değişmekle birlikte daha uzun veya daha kısa süreli stajlar da olabilmektedir (PARLAR v.d.,2008). GÜRBÜZ (1995)’e göre, özellikle Meslek Yüksekokulu öğrencileri EDÖ'de %60 oranında üretime katkı sağlamalı, %40 oranında ise inceleme ve gözlem yapmalıdırlar. GENÇOĞLU (2005)’na göre, yaz stajlarından maksimum faydanın sağlanabilmesi için üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ve sektörün ileri gelenleri ile birlikte staj uygulamaları tartışmaya açılmalı, stajda yapılması gereken işlem ve uygulamalar, staj yapılan kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektöre iletilmelidir. Teorik ve laboratuar bilgilerinin endüstrideki uygulama alanlarını gözlemleme olanağı veren stajların amaçlarına uygun olarak yapılmasının meslek yaşamındaki yeri ve önemi açıklanmalı, stajların yurt dışında yapılması desteklenmelidir. 3. MATERYAL VE METOD MYO inşaat programı öğrencilerinin EDÖ uygulamalarını irdelemek amacı ile Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu ve Kaman Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören inşaat programı 2. sınıf öğrencilerinden toplam 83 öğrenciye, 28 soruluk bir anket uygulanmıştır. Anket toplam beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, öğrencilerin demografik durumu, ikinci bölümde staj yeri ve staj yeri seçimi, üçüncü bölümde staj uygulamalarında yer alan imalatlar ve öğrencilerin bunlara bakışı, dördüncü bölümde staj ve derslerin ne kadar uyumlaştırıldığı araştırılmıştır. Son bölümde ise, öğrencilerin yaptıkları staj çalışmaları ve bu çalışmaların faydalarına yönelik sorular yöneltilmiştir. Anket soruları çoktan seçmelidir ve verilen yanıtlar % olarak değerlendirmeye alınmış, Şekil ve tablolarla anlamlandırılmıştır. 4. BULGULAR VE DEĞERLENDİRME Yapılan anket uygulamasından edinilen bulgular ilgili konu başlıkları altında aşağıda sunulmuştur. 4.1. İnşaat teknikerliği öğrencilerinin demografik durumu  Ankete katılan inşaat teknikerliği 2. sınıf öğrencilerinin %1,2’si 17-18, %49,4’ü 19-20 yaş arası, %43,4’ü 21-22 yaş arası ve geri kalan %6’sı ise 23 yaş ve üstündedir. Bu öğrencilerin %74,7’si erkek, %25,3’ü bayandır. Diğer teknik programlarda olduğu gibi, inşaat programını tercih eden bayan öğrencilerin sayısı erkek öğrencilere göre daha azdır. 4.2. Staj yeri, staj yeri seçimi ve staj süresi  İnşaat teknikeri adayları, staj yapacakları kurumları, hangi konularda hangi staj yapacaklarını ve staj yapacakları süreyi üniversitenin staj yönetmeliğine bağlı olarak belirlemişlerdir. Öğrencilerin kurum seçimleri ve bu seçimlerin oranları Tablo 1’de verilmiştir.
Tablo 1. İnşaat teknikerliği öğrencilerinin staj yeri tercihleri

Staj yeri seçimi Şantiye Teknik ofis/büro Devlet Kurumu (Bayındırlık Bakanlığı, Belediye vb.) İnşaat laboratuarı (Beton lab. , zemin lab. Vb.)

% 49,4 25,3 8,4 8,4 112

Diğer

8,4

Tablo 1’e bakıldığında, inşaat teknikerliği eğitimi gören öğrencilerin staj için en fazla tercih ettikleri yer % 50’ye yakın bir oranla şantiyelerdir. Bu tercihi, %25’lik bir oranla teknik ofisler-bürolar takip etmektedir. “Devlet kurumları, inşaat laboratuarları ve diğer” seçeneklerinin her birinin %8,4’lük oranlarla tercih edildiği görülmektedir. Öğrenciler henüz 2. sınıf dersleri olan Bilgisayar Destekli Çizim ve Metraj-Keşif gibi derslerin ikinci yıl ders programında yer alması teknik ofis ve bürodan çok şantiyelerde staj yapılmasını etkileyen bir husus olarak değerlendirilmektedir. 4.3. Staj uygulamalarında yer alan imalatlar ve öğrencilerin bunlara bakışı  İnşaat teknikeri adaylarına staj süresince sorumluluk verilip verilmediği araştırılmıştır. Alınan yanıtlara göre öğrencilerin %80,5’i kendilerine staj çalışmaları esnasında kendilerine sorumluluk verildiğini, %19,5’i ise sorumluluk verilmediğini belirtmişlerdir.  Sorumluluk verilen genç tekniker adaylarına, bu işleri hangi hususlara dikkat ederek gerçekleştirdikleri sorulmuştur. Verilen yanıtlar şu şekildedir; sorumlulukları “vaktinde” yerine getirdiğini söyleyen öğrenciler %41,2; “gereken nitelikte” yaptıklarını söyleyen öğrencilerin oranı %54,6 ve “öngörülen maliyetler dâhilinde” gerçekleştirdiklerini belirtenlerin oranı %4,1’dir. Öğrenciler yapı maliyeti konusunda henüz teorik bilgi almadıkları için, “öngörülen maliyetler dâhilinde” seçeneğini çok az öğrencinin yanıtlamış olması makul bir bulgudur.  Derslerde aldıkları teorik bilgilerin nasıl uygulamaya geçirildiğinin anlaşılması amacıyla yaptırılan stajda tekniker adaylarına staj süresince, fiili imalatlara katılmanın gerekli olup olmadığı sorulmuştur. %78,8 oranıyla çok büyük bir kısmı bunun gerekli olduğunu vurgulamıştır. %11.3’ü bunun gerekli olmadığını söylerken, %10’luk bir kısım ise kararsız olduğunu bildirmiştir. “Kararsız” olan öğrencilerin staj uygulamalarını yeteri kadar anlamlandıramadığı sonucuna varılabilir.  Ancak kendilerinin bu imalatlara katılıp katılmadığı sorulduğunda; öğrencilerin yalnızca %33,8’inin saha uygulamalarındaki fiili imalatlara katıldıkları, %46,2’lik bir kısmının yalnızca gözlem yaptığı ve %20’sinin hiç katılmadığı belirlenmiştir. Yukarıdaki iki soru Şekillere yansıtıldığında öğrencilerin düşünceleri ve uygulamalarının paralelliğinin çok fazla olmadığı anlaşılmıştır. Staj esnasında fiili imalatlara katılınması gerektiğini düşünen öğrencilerin oranı %79 iken, fiili imalatlara katılan öğrencilerin oranı %46’dır. Bu durum Şekil 1 ve 2 de gösterilmiştir. Edinilen bulgulara, öğrencilerin uygulamaları katılma konusunda istekte bulunup bulunmamasının yanı sıra staj yapılan kuruluşlardaki yetkililerin izin verip vermemesinin de etkisi olduğu düşünülmektedir.

113

Şekil 1.

Şekil 2.

Şekil 1 ve 2. Staj süresince gerçekleştirilen imalatlara katılım

4.4. Staj ve derslerin uyumlaştırılması  Teorik olarak MYO inşaat programı 1. sınıf müfredatında verilen bilgilerin, staj süresince uygulamalarda yardımcı olup olmadığını öğrenmek amacı ile sorulan soruda, öğrencilerin %65,1’i “evet”, %14,5’i “hayır” yanıtını verirken; %20,5’i ise bu konuda kararsız olduğunu söylemiştir.  İnşaat teknikerliği 2. sınıf öğrencilerinden staj esnasında en çok faydasını gördükleri 1. sınıf derslerini belirtmeleri istenmiş, ilgili sonuçlar Tablo 2’de gösterilmiştir.
Tablo 2. Öğrencilerin staj süresince en çok faydasını gördüklerini düşündükleri dersler

Dersler Yapı Teknolojileri Yapı Mimarisi ve Detay Çizimi Beton Teknolojisi Malzeme Bilimi ve Yapı Malzemesi Yapı Statiği Mukavemet Teknolojinin Bilimsel İlkeleri % 23,6 21,3 19,9 19,0 8,3 4,6 3,2

Tablo 2’ye göre, en çok fayda görüldüğü düşünülen derslerin başında Yapı Teknolojisi gelmektedir. Bunun arkasından %21,3’lük bir oranla Yapı Mimarisi ve Detay Çizimi dersi, %19,9 ile Beton Teknolojisi ve %19 ile Malzeme Bilimi ve Yapı Malzemesi gelmektedir. Yapı Statiği, Mukavemet ve Teknolojinin Bilimsel İlkeleri dersleri sıralamada daha aşağılarda yer almaktadır. Bunun nedeni, anket uygulanan öğrencilerin yarısına yakınının şantiyede staj yapması olabilir. 3.4. Çalışma ortamının değerlendirilmesi  Çalışma ortamının fiziksel özellikleri, %80,7’lik bir oranla staj yapan öğrenciler tarafından uygun bulunurken, %10,8’lik kısım tarafından uygun ve yeterli bulunmamıştır. Geriye kalan %8,4 lük öğrenci grubu ise bu konuda kararsız olduklarını belirtmişlerdir.

114

 Staj süresince “mesai saatini aşan uygulamaların” ve “ekonomik etkilerin” imalatlara olumsuz yansıyıp yansımadıklarının anlaşılması için iki ayrı soru sorulmuştur. Bu sorulara alınan yanıtların dağılımı Şekil 3’te gösterilmiştir. Bu verilere göre ekonomik sebepler ile imalatlara yansıyan sorunların yüzdesi, mesai saatini aşan uygulamaların yüzdesinden daha fazladır.

Şekil 3. İmalatlara yansıyan sorunların nedenleri

 Ankete katılan öğrencilerin staj yaptıkları kuruluşlarda, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin ne kadar yeterli olduğunun anlaşılması amacıyla sorulan soruya alınan yanıtların dağılımı: %62,2’si “yeterli”, %22’si “yetersiz” olup stajyer öğrencilerin %15,9’u bu konuda kararsız olduğunu belirtmiştir.  İnşaat teknikeri adaylarına staj yaptıkları kurumlarda iş programının olup olmadığı sorulmuştur. Bu soruya alınan yanıtlar Şekil 4’te verilmiştir. Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu (%81) staj yaptıkları kuruluşta iş programının bulunduğunu söylemişlerdir.

Şekil 4. İş programı

 Teknik ve idari kadro içindeki yetki ve sorumluluk zincirini algılayabildiklerini söyleyen öğrenciler %88,8 ile çoğunluktadırlar.  İnşaat teknikerliği eğitimi alan öğrencilere staj süresi sonunda “teknik eleman istihdamının hangi kriterlere göre yapıldığı hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları” sorulduğunda %60,5’i “evet” yanıtını verirken, %23,5’i “hayır” yanıtını vermişlerdir. %16’lık bir kısım ise bu konuda herhangi bir fikirleri olmadığını söylemişlerdir. İnşaat teknikeri adaylarının %39,5’i staj yaptıklarda kuruluşlarda hangi kriterlere göre istihdam yapıldığını bilmemektedirler.  Öğrencilere kendilerini mezun olduklarında staj yaptıkları kurumda istihdam edilebilecek nitelikte bulup bulmadıkları sorulmuştur. Alınan yanıtlar %63 oranla “evet”, %8,6 ile “hayır”dır. Öğrencilerin %28,4’ü ise bu konuda kararsız olduklarını beyan etmişlerdir.

115

 Staj süreleri sonunda öğrencilerin %74’ü kendilerini bir inşaat dalına daha yakın hissettiklerini ifade etmişlerdir. Mezun olduklarında çalışmak istedikleri alanları belirlemede staj uygulamasından istifade ettiklerini belirtmişlerdir.  Staj yaptıkları kurumu göz önüne alan tekniker adayları inşaat sektöründeki uygulamaların etik olduğunu %77,5’luk bir oranla kabul etmişlerdir. %11,3’lük bir grup inşaat sektöründeki çalışmaların etik olmadığını ve %11,2’lik diğer bir grup ise bu konuda kararsız olduklarını belirtmişlerdir.  Öğrencilerin yaptıkları staj çalışmasının süresini ne kadar yeterli buldukları sorulduğunda, alınan yanıtların dağılımı Şekil 5’teki gibidir. “Yeterliydi” seçeneğini işaretleyen öğrencilerin oranı (%50), “Daha uzun süreli olmalıydı” diyen öğrencilerin oranından (%46) %4 fazladır. “Daha kısa süreli olmalıydı” diyen öğrenciler ise yalnızca %4’lük bir dilimi kapsamaktadır.

Şekil 5. Öğrencilerin staj süresini değerlendirmeleri

 Bayan inşaat teknikerliği öğrencilerinin, erkek öğrencilere göre stajda daha çok zorluk yaşayıp yaşamadıkları sorulmuştur. %71,8’lik bir oranla bu soruya “evet” cevabı alınırken, %28,2’lik bir kısım “hayır” yanıtını vermiştir.  Staj yapan inşaat teknikerliği öğrencilerinin stajın faydası hakkındaki düşünceleri Şekil 6’da gösterilmiştir. İnşaat teknikerliği öğrencilerinin %89’luk bir kısmı stajın faydasını gördüklerini belirtmişlerdir.

Şekil 6.Öğrenciler tarafından stajın faydalı olup olmadığı konusundaki görüşleri

116

 Stajlarını tamamlayan öğrencilere “sizce staj nedir?” sorusu yöneltilmiştir. Tablo 3’de görüldüğü gibi en fazla işaretlenen seçenek “çalışma yaşamına hazırlanma fırsatı”dır. Daha sonra sırası ile “sektörü tanıma şansı”, “yeni bilgiler öğrenme”, “öğrenilenleri uygulama imkânı” seçenekleri gelmektedir.
Tablo 3. Öğrencilerin staj hakkındaki görüşleri

Yanıtlar Çalışma yaşamına hazırlanma fırsatı Sektörü tanıma şansı Yeni bilgiler öğrenme imkânı Öğrenilenleri uygulama imkânı Mesleğe atılmadan önce prova yapma Gerçek uygulamaları görme Okulda öğrenilen bilgilerin uygulamada nasıl işlediğini görme Çalışma koşullarını görme İş yaşamının işleyişini görme Mesleki çevre edinme olanağı Beklentilerle karşılaşılacaklar arasındaki farkı görme Meslek kiplerini tanıma imkânı Yaz tatilinin ziyan edilmesi Şekil şartı 4.SONUÇLAR

% 17,2 14,2 13,9 11,5 9,8 8,9 6,8 5,6 3,8 3,3 2,1 1,5 0,9 0,6

   

Yapılan anket çalışmasının sonuçları değerlendirildiğinde endüstriye dayalı öğretimin; Öğrenciler tarafından faydalı bulunduğu, Kendilerini bir inşaat dalına daha yakın hissetmelerini sağladığı, Mezun olduklarında hangi kriterlere göre istihdam edileceklerini öğrenmeye yardımcı olduğu, Teknik ve idari kadrodaki yetki ve sorumluluk zincirinin algılanmasına katkı sağladığı belirlenmiştir. Staj yapan öğrencilere göre, %70 oranında; Çalışma ortamındaki fiziksel özellikler yeterlidir. İşçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin alınmıştır. İş programları yapılmıştır. Sektördeki çalışmalar etiktir.

   

Anket sonuçlarına göre;  İnşaat programı öğrencilerinin staj yeri tercihlerinin başında şantiyeler gelmektedir.  En fazla faydasını gördükleri dersler Yapı Teknolojisi, Yapı Mimarisi ve Detay Çizim ve Beton Teknolojisi’dir. İnşaat teknikerliği öğrencileri staj süresince fiili imalatlara katılınması gerektiğini belirtmişlerdir. Genç tekniker adaylarına göre staj; 117

   

Çalışma yaşamına hazırlanma fırsatı, Sektörü tanıma, Yeni bilgiler öğrenme ve Derslerde öğrenilenleri uygulama imkânıdır.

Yapılan araştırmaya göre inşaat programı öğrencilerin endüstriye dayalı öğretim ile sektörü ve çalışma ortamını tanıma fırsatı buldukları, teknik eleman istihdamının hangi kriterlere göre yapıldığı hakkında fikir edindikleri, derslere ait pratik bilgilerini arttırdıkları ve derslerin uygulanmasına yönelik yeteneklerini geliştirdikleri tespit edilmiştir. Öğrencileri genel olarak staja bakış açısı olumludur. Ancak, anket yapılan öğrencilerden %9-%14’lük bir grubun “kararsız” oldukları tespit edilmiştir. Bu öğrencilerin stajlarını naylon olarak yaptığı düşünülmektedir. Mesleki ve teknik eğitimde çok önemli bir rol üstlenen endüstriye dayalı öğretime meslek yüksekokulları tarafından daha fazla önem verilmelidir. Staj yerleri titizlik ile seçilmeli, öğrenciler staja gitmeden önce öğretim elemanları tarafından bilgilendirilmelidir. Staj uygulamalarının endüstri-sanayi iş birliği açısından da ele alınmasının da faydası olacağı düşünülmektedir.

Kaynaklar YÖK (2002), “Meslekî Ve Teknik Eğitim Bölgesi İçindeki Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin İşyerlerindeki Eğitim, Uygulama ve Stajlarına İlişkin Esas Ve Usuller Hakkında Yönetmelik”, http://www.yok.gov.tr/content/view/485/lang,tr_TR/. Görmüş, A.Ş., Bektaş, Ç. (2002), “Sektör Temsilcilerinin Meslek Yüksekokulu Öğrencilerin Algılamalarına Yönelik Bir Araştırma (Sandıklı ve Şuhut MYO İşletme Programı Örneği)” Afyon Kocatepe Üniversitesi, İ.İ.B.F. Dergisi, C.IV,S.2. III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı (2007), Adana, http://myotoplantisi.cu.edu.tr/. Uğur, L.O, Yüksel, E., Bekem, İ. ve Korkmaz, S. (2008a), “Güncel Mevzuat Değişiklikleri İle Uygulamalar Ekseninde İnşaat Teknikeri ve İnşaat Teknikerliği Eğitimi”, Teknikerler Birliği Genel Merkezi Mesleki ve Kültürel Yayınlar Serisi-2, Ankara. Uğur, L.O, Yüksel, E., Bekem, İ. ve Korkmaz, S. (2008b), “İnşaat Teknikerliği Eğitimi Üzerine Bir Alan Araştırması”, Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Teknik-Online Dergi Cilt 7, Sayı:3. MEB-YÖK, (2002), “Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi İnşaat Programı”, İnşaat Programı İhtisas Komisyonu, Ankara. Parlar, Z., Kocabal, Y.Z., Temiz, V., Derbentli, T. (2008), “Üniversitelerimizde Staj Uygulamaları ve SanayiÜniversite İş Birliği Açısından Önemi”, Üniversite-Sanayi işbirligi Merkezleri Platformu (US_MP) Üniversite Sanayi İşbirligi Ulusal Kongresi , Adana. Gürbüz, R. (1995), “Meslek Yüksekokullarının Yeniden Yapılanması”, Mesleki ve Teknik Eğitim Sempozyumu, ISBN 975-394-012-2, Sayfa 66-75, Fırat Üniversitesi T.E.F. Elazığ. Gençoğlu, M.T., Gençoğlu, E. (2005), “Mühendislik Lisans Eğitimi Ve Başarı Ölçütleri, TMMOB Mühendislik Eğitimi Sempozyumu, Ankara.

118

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİNDE KÜÇÜK SINAV UYGULAMALARININ VE GETİRİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Latif Onur UĞUR , Meryem ONUR Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, 1. Uluslararası 5.Ulusal Meslek Yüksekokulları Sempozyumu Poster Bildiri, Poster Bildiriler Kitabı s.249-266, Konya, 2009 ‘de aynı adla yayınlanan makalenin kısaltılmış halidir.)

ÖZET Bu çalışmada Meslek Yüksekokullarının İnşaat Programlarında öğrenim gören öğrencilerin başarılarının, ara ve dönem sonu sınavlarına ek olarak küçük sınavların uygulanması ile ne kadar değiştiği ve öğrencilerin bu uygulamaları nasıl değerlendirdikleri araştırılmıştır. Bunun için Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir Meslek Yüksekokulu ve Kaman Meslek Yüksekokulu İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerinden bir kısmına “Çelik Yapılar I”, “Büro ve Şantiye Yönetimi” ve “Betonarme Yapılar I” dersleri esnasında küçük sınavlar uygulanırken bir kısmına uygulanmamıştır. Her dersten yapılan küçük sınavların ilkinden sonuncusuna doğru başarı ortalamaları karşılaştırılarak uygulama yapılan öğrencilerin dönem içindeki başarı düzeyleri izlenmiştir. Yarıyıl sonunda yapılan bir anket yardımı ile küçük sınav uygulanan öğrencilerin bu uygulamayı değerlendirmeleri istenmiştir. Bu anketten sağlanan verilerin analiz edilmesi sonucu; yapılan uygulamaların büyük ölçüde faydalı bulunduğu, derslere sürekli devam etme, düzenli not tutma ve düzenli çalışma, eksik bulunulan alanların anlaşılması konularında olumlu katkıları olduğu anlaşılmıştır. Öğrencilerin önemli bir bölümü bu uygulamanın diğer derslerde de ve öğretim süresi boyunca uygulanmasını istemiş, böyle bir uygulamanın yapılmasının öğretim görevlilerine ek zamansal külfetler getireceğinin bilincinde olduklarını ifade etmiştir. Yapılan karşılaştırmalara göre küçük sınav uygulaması yapılan öğrencilerin, bu uygulamanın yapılmadığı öğrencilere göre daha başarılı puanlar aldıkları tespit edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda; MYO yönetimlerinin ve öğretim kadrolarının ara ve dönem sonu sınavlarına ek olarak küçük sınav uygulamaları yapmalarının yada mevcut uygulama miktarlarını artırmalarının, derslerin başarı düzeylerinin artması konusunda olumlu getiriler sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İnşaat Teknikerliği eğitimi, Küçük sınavlar, Başarı düzeyi artırımı. 1. GİRİŞ Bu çalışmada Meslek Yüksekokullarının İnşaat Programlarında öğrenim gören öğrencilerin başarılarının, ara ve dönem sonu sınavlarına ek olarak küçük sınavların uygulanması ile ne kadar değiştiği ve öğrencilerin bu uygulamaları nasıl değerlendirdikleri araştırılmıştır. Gerçekleştirilen öğretim uygulamaları ile öğrencinin eğitim hedeflerine ne değerde ulaşabildiğini değerlendirmek öğretim elemanının görevidir. Öğretim elemanı, öğretme sonucunu bir ölçeğe göre sayısal olarak ortaya koymak zorundadır (Başaran, 1994). Eğitimin etkinliği, öğrenci performansının eğitim sürecinin başında, devamında ve sonunda geçerli ve güvenilir biçimde ölçülmesine bağlıdır (Aklan, 1998). Öğrencilerin bir programa girdikten sonra süreç içinde sürekli değerlendirilmeleri önemli görülmektedir. Bu değerlendirme süreci ile programa sürekli dönüt sağlanmakta ve 119

iyileştirici önlemlerin alınması için de bir kontrol sistemi oluşturmaktadır (Demirel, 2000). Gerek ilköğretim, gerek orta öğretim gerekse yüksek öğretimde ölçme ve değerlendirme işleminin en önemli parçalarından biri yapılan sınavlardır. Sınavların içerikleri, zamanlamaları, soru sayıları, soru-cevap, çoktan seçmeli ya da boşluk doldurma gibi tiplerden hangilerinin hangi durumlarda nasıl verimli kullanılabileceği gibi konularda pek çok araştırma, öneri ve uygulama yapılmaktadır. Yüksek öğretimdeki ara ve yılsonu sınavlarına ek olarak bazen uygulanan küçük ara sınavlar da gerek öğretim elemanlarının öğrencilerin başarısını değerlendirmesi ve kanaat oluşturması gerekse öğrencilerin ana sınavlardan önceki durumlarını görmeleri ve bu sınavlarda hangi konuların önem arz edeceğini değerlendirmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bazı uygulamalarda küçük sınavlar yılsonu başarı puanına belli derecede etkilemektedir. Sınavların uygulama süreleri ve zamanları açısından bakılınca, bazı sınavların kısa süreli ve sık uygulanan türden olduğu, bazılarının dönem içinde, bazılarının ise dönem sonlarında veya bitirmede uygulandığı görülür. Bir ders süresinin ancak 5-10 dakikalık bir kısmında uygulanan çok kısa süreli sınavları kullanan öğretim elemanları vardır. Kısa süreli sınavlardan elde edilecek puanların nihai nota katılıp katılmayacağı tartışma konusudur. Kısa süreli sınavların puanları ancak küçük ağırlıklarla nota katılabilir. Bazı uygulamalarda kısa süreli birkaç sınavın puanları birleştirilip bir tek ara sınavı gibi kullanılır. Bu yöntem, başka ara sınavların de yapılması koşuluyla uygun olur (Turgut, 1988). Çankırı Karatekin Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, 2005-2006 öğretim yılının bahar yarıyılının sonunda, Teknik Programlar ile İktisadi ve İdari Programlarda görevli 51 öğretim elemanına uygulanan “Akademik Personel Anketi Sonuç Raporu” nda edinilen bulgulardan ikisi ise aşağıdaki gibidir;  Öğrencilerin büyük çoğunluğu derslerin araç-gerecini yanlarında bulundurmamaktadır,  Ders anlatılırken öğrencilerin derse katılımı düşüktür (Çankırı Karatekin Üniversitesi, MYO, 2006). İnşaat teknikerliği eğitimi veren beş farklı MYO’dan 270 öğrenciye uygulanan bir çalışması anket sonucunda öğrencilerin öğrenimleri esnasında okudukları dersleri inşaat teknikerliği mesleğinin uygulayabilmek için yeterli bulup bulmadıkları araştırıldığında; öğrencilerin %26’sı aldıkları derslerin bu mesleği edinebilmek için yeterli olduğunu düşünürken, %48’i orta derecede yeterli bulmaktadır. %26’lık diğer grup ise aldığı derslerin inşaat teknikerliği için yeterli olmadığını düşünmektedir (Uğur vd , 2008a). MYO’larında İnşaat teknikerliği eğitimi esnasında yeteri kadar sayısal problem çözümü yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi amacıyla Ahi Evran Üniversitesi (89 öğrenci), Hacettepe Üniversitesi (15 öğrenci), Selçuk Üniversitesi (63 öğrenci), Fırat Üniversitesi (34 öğrenci) ve Düzce Nniversitesi’ne (69 öğrenci) bağlı İnşaat Programı içeren MYO öğrencilerine sorulan soruya alınan yanıtların dağılımı; %5 çok miktarda sayısal problem çözümü yapıldığı, %20 yeterli miktarda sayısal problem çözümü yapıldığı, %40 orta derecede sayısal problem çözümü yapıldığı, %16 az sayısal problem çözümü yapıldığı ve %19 çok az sayısal problem çözümü yapıldığı şeklindedir. Bu verilere göre, öğrencilerin %25 ‘i yeterli ya da çok miktarda sayısal problem çözümlemesi yapıldığını düşünmektedir (Uğur vd, 2008b). İnşaat Teknikerliği öğrencilerinin öğrenimleri esnasında derslere, uygulamalara, laboratuar çalışmalarına, ödevlerine, teknik ve mesleki gezilere gerekli ilgiyi gösterip göstermediklerini ve yeteri kadar çalışıp çalışmadıklarını değerlendirmek amacıyla İnşaat Teknikerliği eğitimi veren beş farklı MYO’dan 270 öğrenciye sorulan soruya alınan yanıtlar; %15 “evet çok”, %33 “evet”, %43 “orta”, % 8 “az” ve %1 “çok az” şeklindedir. Bu verilere göre öğrencilerin %9’u öğrenimleri için gereken ilgi ve çalışmayı az ya da çok az gösterdiklerini beyan etmişlerdir (Uğur vd , 2008a). 2. MATERYAL VE METOT 120

Bu çalışmada Ahi Evran Üniversitesi Kaman MYO İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine (34 öğrenci) “Çelik Yapılar I”, “Büro ve Şantiye Yönetimi” ve “Betonarme Yapılar I” dersleri esnasında küçük sınavlar uygulanırken; aynı dersleri, aynı öğretim üyesinden alan Kırşehir MYO İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine (127 öğrenci) uygulanmamıştır. Her dersten yapılan küçük sınavların ilkinden sonuncusuna doğru başarı ortalamaları karşılaştırılarak uygulama yapılan sınıfın dönem içindeki başarı düzeyi izlenmiştir. Ayrıca yarıyıl sonunda yapılan bir anket yardımı ile küçük sınav uygulanan öğrencilerin bu uygulamayı değerlendirmeleri istenmiştir. Bu anketlerin değerlendirilmesi ve aynı gün ve saatlerde yapılan dönem içindeki ara sınavlar ve dönem bitimindeki dönem sonu sınavlarının başarı ortalamaları karşılaştırılarak küçük sınav uygulamasının başarı düzeyinin artırılmasında olumlu bir etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. 3. UYGULAMA VE BULGULAR Ahi Evran Üniversitesi 2008-2009 Eğitim Öğretim Yılı Güz Yarı Yılında, Kaman MYO İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine “Çelik Yapılar I”, “Büro ve Şantiye Yönetimi” ve “Betonarme Yapılar I” dersleri esnasında küçük sınavlar uygulanırken; aynı dersleri, aynı öğretim üyesinden alan Kırşehir MYO İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine uygulanmamıştır. Yapılan küçük sınavlar her dersin başlangıcında, önceden hazırlanmış soruları öğrencilerin yaklaşık 15 dakikalık süreler içinde yanıtlanması ile gerçekleştirilmiştir. Sınavların yapıldığı hafta tamamlanmadan sınav kağıtları okunarak sonuçlar ilan edilmiş, bu ilanlarda ortalama ve standart sapma değerleri de hesaplanarak öğrencilerin bilgisine sunulmuştur. Sınavların her dersin başlangıcında olması geç kalma alışkanlığının azaltılması ve sınavlarda hesaplamalara yönelik soruların da yer alması ise öğrencilerin sürekli olarak hesap makinesi, kalem, silgi, cetvel vb. materyalleri yanlarında bulundurma alışkanlığını kazanmaları amaçlı olarak tercih edilmiştir. Örnek olarak küçük sınav uygulaması yapılan derslerden “Çelik Yapılar I” dersinde ilk üç küçük sınavda, ara sınavda ve dönem sonu sınavında sorulan sorular Tablo 1.’de verilmiştir.
Tablo 1. “Çelik Yapılar I” dersinde ilk üç küçük sınavda, ara sınavda ve dönem sonu sınavında sorulan sorular

1. Küçük Sınav 2. Küçük Sınav

3. Küçük Sınav

Ara Sınav

1. Çelik yapıların avantaj ve dezavantajlarını kısaca açıklayınız? 1. Çelik neden ısıl işleme tabi tutulur? Isıl işlem yöntemlerinden üçünün adını yazınız? 2. Deoksidasyon nedir, açıklayınız? 3. Dislokasyon nedir, nasıl gelişir? Şekil çizerek açıklayınız? 1. Çeliğin tavlanmasını ve çeliğe su verilmesini açıklayınız? Çeliğe su verilmesi işlemi esnasında sıcaklık-zaman etkileşimini şekil çizerek açıklayınız? 1. Çelik yapıların avantajlı ve dezavantajlı yönlerini listeleyiniz? 2. Sertleştirme, Tavlama ve Çeliğe su verme kavramlarını ilgili “sıcaklık-zaman grafiği” yardımı ile açıklayınız? 121

Dönem sonu Sınavı

3. Deoksidasyon, Kaynaklanabilirlik, Yorulma, Korozyon kavramlarını açıklayınız, Korozyon tiplerini listeleyiniz? 1. Çelik yapıların yangına dayanımı için alınabilecek tedbirleri açıklayınız? 2. Ahşap, Betonarme ve Çelik yapıların depreme karşı davranışlarını açıklayınız? Doğal frekans, Tabii Zemin frekansı ve Rezonans kavramlarını açıklayıp rezonanstan kaçınmak için yapılabilecekleri açıklayınız? 3. Ulaşım köprülerinde çelik kullanımı sebeplerini ve uygulamalarını anlatınız?

Tablo 1.’den de görüleceği üzere küçük sınavlarda, ara ve dönem sonu sınavları için önemli konulara değinilmesine ve ders içinde ağırlığı olan konulara işaret edilmesine çalışılmıştır. Küçük sınav uygulaması yapılan öğrencilerin ilgili üç dersten küçük sınavlardan aldıkları puanların ve dönem sonu başarı puanlarının ortalamaları Tablo 2.’de verilmiştir. Bu verilere göre dönem sonu başarı düzeyi, dönem içindeki küçük sınav uygulamalarının düzeylerinin üzerinde seyretmiştir. Küçük sınavların puan ortalamaları, birbirini izleyen trendde genel olarak artmıştır. Betonarme I dersindeki küçük bir düşmenin (ikinci küçük sınav puan ortalamasının) ardından ortalama başarı puanının yine yükseldiği, tablodan görülmektedir. Buradan, küçük sınavlardaki başarı grafiğinin genel olarak arttığı sonucu çıkarılabilir.
Tablo 2. Uygulama yapılan üç dersten küçük sınavlardan alınan puanlar ve dönem sonu başarı puanları ortalamaları

Çelik Yapılar I 1. Küçük Sınav ortalaması 2. Küçük Sınav ortalaması 3. Küçük Sınav ortalaması Başarı notu ortalaması 47,13 52,27 54,93 67,04

Dersler Betonarme Büro ve I Organizasyonu 32,71 30,29 46,85 55,13 34,71 46,04 51,34 54,64

Şantiye

Bu uygulamanın değerlendirilmesine yönelik olarak her üç dersin de dönem sonu sınavlarının yapılmasının ardından küçük sınav uygulaması yapılan öğrencilere 23 sorudan oluşan çoktan seçmeli soruların ağırlıkta olduğu, görüşlerini ifade etmelerine imkan veren, açık uçlu soruların da yer aldığı bir anket uygulanmıştır. Anket formlarına isim yazılması istenmemiş ve yanıtlanması esnasında herhangi bir süre kısıtlamasına gidilmemiştir. Yanıtlanan anket formlarının değerlendirilmesi ile edinilen verilere istatistiki analizler yapılarak edinilen bulgular grafiklerle gösterilmiştir. Aşağıda bu veriler sunulmuştur. Yapılan küçük sınav uygulamalarının derslerin daha iyi kavranılmasına faydalı olup olmadığının anlaşılması amacı ile öğrencilere sorulan “Bu dönemki derslerinizden “Betonarme Yapılar I”, “Çelik Yapılar I” ve “Büro ve Şantiye Yönetimi” derslerinde yapılan küçük sınav uygulamalarının dersleri daha iyi kavramanızda faydası oldu mu?” sorusuna 27 122

öğrenci (%81.8) olumlu katkısı olduğu yanıtını verirken 6 öğrenci (%18.2) herhangi bir katkının olmadığını ifade etmiştir. Bu durum Şekil 1. ‘de gösterilmiştir.
Bu dönemki derslerinizden “Betonarme Yapılar I”, “Çelik Yapılar I” ve “Büro ve Şantiye Yönetimi” derslerinde yapılan küçük sınav uygulamaları dersi daha iyi kavramanızda;

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı

Şekil 1. Küçük sınav uygulamalarının derslerin daha iyi kavranılmasına faydalı olup olmadığı

Yapılan küçük sınav uygulamalarının dönem sonu başarı durumuna katkısının anlaşılması için yöneltilen “Bu dönemki derslerinizden Betonarme Yapılar I, Çelik Yapılar I ve Büro ve Şantiye Yönetimi derslerinde yapılan küçük sınav uygulamaları dönem sonu başarınızda faydası oldu mu?” sorusuna verilen yanıtlar; “faydalı oldu” 23 (%69.7), “herhangi bir etkide bulunmadı” 9 (%27.3) şeklindedir. Yanıt vermeyen 1 öğrenci (%3) olmuştur. Bu durum Şekil 2. ‘de gösterilmiştir.
Bu dönemki derslerinizden Betonarme Yapılar I, Çelik Yapılar I ve Büro ve Şantiye Yönetimi derslerinde yapılan küçük sınav uygulamaları dönem sonu başarınızda;

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı Yanıt vermeyen

Şekil 2. Küçük sınav uygulamalarının dönem sonu başarı durumuna katkısı

Öğrencilerin derslere düzenli olarak çalışmanın yalnızca sınav dönemlerinde çalışmaktan daha iyi mi kötü mü olduğunun sorulduğu soruya verilen yanıtlar; “daha iyidir” 32 (%97.0), “farklı değildir” 1 (%3.0) ve “daha kötüdür” 0 (%0) şeklinde olmuştur. Bu durum Şekil 3. ‘de gösterilmiştir.

123

Derslere düzenli olarak çalışmak yalnızca sınav dönemlerinde çalışmaktan

Daha iyidir Farklı değildir Daha kötüdür

Şekil 3. Derslere düzenli olarak çalışmanın yalnızca sınav dönemlerinde çalışmaktan daha iyi mi kötü mü olduğu

Aynı dönem alınan diğer derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasını isteyip istemedikleri sorulan öğrencilerden 21’i (%63.6) istediğini, 3’ü (%9.1) istemediğini ifade etmiştir. Fark etmeyeceğini ifade eden öğrenci olmamıştır. Bu durum Şekil 4. ‘de gösterilmiştir.
Bu dönem aldığınız diğer derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasını;

İsterdim İstemezdim Fark etmezdi

Şekil 4. Aynı dönemde alınan diğer derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasını isteyip istememe

Küçük sınav uygulamalarının, sınav dönemlerindeki yoğun çalışmanın derecesini artırıp artırmadığı sorulan öğrencilerden 21’i (%63.6) bu dereceyi hafiflettiğini, 4’ü (%12.1) ağırlaştırdığını ifade etmiştir. 8 öğrenci (%24.2) herhangi bir değişiklik olmadığını belirtmiştir. Bu durum Şekil 5. ‘de gösterilmiştir.

124

Küçük sınav uygulamaları, sınav dönemlerindeki yoğun çalışmanızın derecesini

Hafifletti Ağırlaştırdı Fark ettirmedi

Şekil 5. Küçük sınav uygulamalarının, sınav dönemlerindeki yoğun çalışmanın derecesini artırıp artırmadığı

Küçük sınav uygulamalarının, sınav dönemine girerken uygulanan derslerdeki eksiklik yada yeterliliklerini daha iyi değerlendirmenize faydalı olup olmadığı sorulan öğrencilerden 28’i (%84.8) faydalı olduğunu, 1’i (%3.0) zararlı olduğunu ifade ederken 3 öğrenci (%9.1) herhangi bir etki olmadığını belirtmiştir. Bu soruya 1 öğrenci (%3.0) yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 6. ‘da gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamaları, sınav dönemine girerken uygulanan derslerdeki eksiklik yada yeterliliğinizi daha iyi değerlendirmenize;

Faydalı oldu Zararlı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı Yanıt vermeyen

Şekil 6. Küçük sınav uygulamalarının, sınav dönemine girerken uygulanan derslerdeki eksiklik yada yeterliliklerini daha iyi değerlendirilmesine faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamaları, öğretim üyesinin bu derslerde nelere daha çok önem verdiğini değerlendirmek konusunda faydalı olup olmadığı sorulduğunda; 29 öğrenci (%87.9) faydalı olduğunu, 1 öğrenci (%3.0) zararlı olduğunu, 3 öğrenci (%9.1) ise herhangi bir etkide bulunmadığını belirtmiştir. Bu durum Şekil 7. ‘de gösterilmiştir.

125

Küçük sınav uygulamaları, hocanızın bu derslerde nelere daha çok önem verdiğini değerlendirmeniz konusunda

Faydalı oldu Zararlı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı

Şekil 7. Küçük sınav uygulamaları, öğretim üyesinin bu derslerde nelere daha çok önem verdiğini değerlendirmek konusunda faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamalarının, ara ve dönem sonu sınavlarında çıkabilecek soru tipleri ve konular hakkında fikir oluşturmada faydalı olup olmadığı sorulan öğrencilerin 31 tanesi (%93.9) faydalı olduğunu, 2 tanesi (%6.1) herhangi bir etkisi olmadığını ifade etmiştir. Zararı olduğunu ifade eden öğrenci olmamıştır. Bu durum Şekil 8. ‘de gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamaları, ara ve dönem sonu sınavlarında çıkabilecek soru tipleri ve konular hakkında fikir oluşturmanızda;

Faydalı oldu Zararlı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı

Şekil 8. Küçük sınav uygulamalarının, ara ve dönem sonu sınavlarında çıkabilecek soru tipleri ve konular hakkında fikir oluşturmada faydalı olup olmadığı

Gelecek dönemdeki derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasını isteyip istemedikleri sorulan öğrencilerden 23’ü (%69.7) istediğini, 4’ü (%12.1) istemediğini ifade ederken 6’sı (%18.2) fark etmeyeceğini belirtmiştir. Şekil 9. bu durumu göstermektedir.

126

Gelecek dönemdeki derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasını;

İsterim İstemem Fark etmez

Şekil 9. Gelecek dönemdeki derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasının istenip istenmediği

Küçük sınav uygulamalarının düzenli not tutulmasında faydalı olup olmadığı sorulduğunda; 25 öğrenci (%75.8) faydalı olduğunu, 8 öğrenci (24.2) ise herhangi bir etkide bulunmadığını ifade etmiştir. Şekil 10. bu durumu göstermektedir.
Küçük sınav uygulamaları, düzenli not tutmanıza;

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı

Şekil 10. Küçük sınav uygulamalarının düzenli not tutulmasında faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamalarının ilgili ders kitaplarının edinilmesine ve bunlara çalışılmasına faydalı olup olmadığı sorusuna; 21 öğrenci (%63.6) “faydalı oldu”, 12 öğrenci (%36.4) “herhangi bir etkide bulunmadı” yanıtlarını vermiştir. Bu durum Şekil 11. ‘de gösterilmiştir.

127

Küçük sınav uygulamaları, ilgili ders kitaplarını edinmenize ve bunlara çalışmanıza

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı

Şekil 11. Küçük sınav uygulamalarının ilgili ders kitaplarının edinilmesine ve bunlara çalışılmasına faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamalarının derslere düzenli devam edilmesi konusunda faydalı olup olmadığı sorulan öğrencilerin 23’ü (%69.7) faydalı olduğunu, 9’u (%27.3) herhangi bir etkide bulunmadığını belirtmiş, 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 12. ‘de gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamaları, derslere düzenli devam etmeniz konusunda

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı Yanıt vermeyen

Şekil 12. Küçük sınav uygulamalarının derslere düzenli devam edilmesi konusunda faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamalarının derslere vaktinde gelinmesi konusunda faydalı olup olmadığı sorulan öğrencilerin 22’si (%66.7) faydalı olduğunu, 10’u (%30.3) herhangi bir etkisinin olmadığını ifade etmiştir. 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 13. ‘te gösterilmiştir.

128

Küçük sınav uygulamaları, derslere vaktinde gelmeniz konusunda

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı Yanıt vermeyen

Şekil 13. Küçük sınav uygulamalarının derslere vaktinde gelinmesi konusunda faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamaları, ders gereçlerinin (kalem, defter, cetvel, hesap makinesi vb.) edinilmesi ve sürekli yanda bulundurulması konusunda faydalı olup olmadığı sorulan öğrencilerin 24’ü (%72.7) faydalı olduğunu, 9’u (%27.3) herhangi bir etkisinin olmadığını ifade etmiştir. Bu durum Şekil 14. ‘te gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamaları, ders gereçlerini (kalem, defter, cetvel, hesap makinesi vb.) edinmek ve sürekli yanınızda bulundurmak konusunda

Faydalı oldu Herhangi bir etkide bulunmadı

Şekil 14. Küçük sınav uygulamaları, ders gereçlerinin edinilmesi ve sürekli yanda bulundurulması konusunda faydalı olup olmadığı

Küçük sınav uygulamaları ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirip gerektirmediği sorulan öğrencilerden 24’ü (%72.7) ek bir çaba gerektirdiğini, 7’si (%21,2) ek bir çaba gerektirmediğini ifade etmiş, 2’si (%6.1) ise bu soruya yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 15. ‘te gösterilmiştir.

129

Küçük sınav uygulamaları, sizin için ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirdi mi?

Evet gerektirdi Hayır gerektirmedi Yanıt vermeyen

Şekil 15. Küçük sınav uygulamaları öğrencilere ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirip gerektirmediği

“Küçük sınav uygulamaları, bu uygulamaları gerçekleştiren öğretim üyesi için ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirmiş olabilir mi?” sorusuna 29 öğrenci (%87.9) “evet olabilir”, 3 öğrenci (%9.1) fikrim yok yanıtını verirken “hayır olamaz” yanıtını veren öğrenci olmamıştır. 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 16. ‘da gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamaları, hocanız için ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirmiş olabilir mi?

Evet olabilir Hayır olamaz Fikrim yok Yanıt vermeyen

Şekil 16. Küçük sınav uygulamalarının bu uygulamaları gerçekleştiren öğretim üyesi için ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirmiş olabilirliği

Her ders sorumlusu öğretim elemanından küçük sınav uygulaması talebinde bulunmanın bir öğrenci olarak hak olarak görülüp görülmediği sorulduğunda; 4 öğrenci (%12.1) bunu hak olarak gördüğünü, 23 öğrenci (%69.7) bu konuda ancak ricada bulunabileceğini ve 5 öğrenci (%15.2) de hakkı olmadığı ifade etmiştir. 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 17. ‘da gösterilmiştir.

130

Her hocanızdan küçük sınav uygulaması talebinde bulunmak bir öğrenci olarak

Hakkımdır Rica edebilirim Hakkım değildir Yanıt vermeyen

Şekil 17. Her ders sorumlusu öğretim elemanından küçük sınav uygulaması talebinde bulunmanın bir öğrenci olarak hak olarak görülüp görülmediği

Küçük sınav uygulamalarının tüm eğitim sürecinde yoğun olarak yapılmasının inşaat teknikerliği öğreniminin niteliğini/kalitesini artırıp artırmayacağı sorulan öğrencilerden 25’i (%75.8) artıracağını, 7’si (%21.2) artırmayacağını düşündüğünü belirtmiştir. 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 18. ‘de gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamalarının tüm eğitim sürecinde yoğun olarak yapılması inşaat teknikerliği öğreniminizin niteliğini/kalitesini

Arttırırdı Arttırmazdı Yanıt vermeyen

Şekil 18. Küçük sınav uygulamalarının tüm eğitim sürecinde yoğun olarak yapılmasının inşaat teknikerliği öğreniminin niteliğini/kalitesini artırıp artırmayacağı

Küçük sınav uygulamalarının ilk ders başlangıcında yapılmasının zamanlamasının uygunluğu sorulan öğrencilerden 19’u (%57.6) bu zamanlamanın doğru olduğunu, 5’i (%15.2) yanlış olduğunu ifade ederken 8’i (%24.2) zamanlamanın fark etmediğini belirtmiştir. 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 19. ‘da gösterilmiştir.

131

Küçük sınav uygulamalarının ilk ders başlangıcında yapılması zamanlama olarak

Doğrudur Yanlıştır Fark etmez Yanıt vermeyen

Şekil 19. Küçük sınav uygulamalarının ilk ders başlangıcında yapılmasının zamanlamasının uygunluğu

Küçük sınav uygulamalarının ortalamasının ikinci bir vize notu gibi değerlendirilip başarı puanına direkt etkimesinin başarıya etkisinin olumlu mu olumsuz mu olacağı sorulan öğrencilerden 21’i (%63.6) olumlu etkiyeceğini, 9’u (%27.3) olumsuz etkiyeceğini ve 2’si (%6.1) herhangi bir etkisi olmayacağını belirtmiştir. 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. Bu durum Şekil 20. ‘de gösterilmiştir.
Küçük sınav uygulamalarının ortalamasının ikinci bir vize notu gibi değerlendirilip başarı puanınıza direkt etkimesi başarınıza

Olumlu etkir Olumsuz etkir Herhangi bir etkisi olmaz Yanıt vermeyen

Şekil 20. Küçük sınav uygulamalarının ortalamasının ikinci bir vize notu gibi değerlendirilip başarı puanına direkt etkimesinin başarıya etkisinin olumlu mu olumsuz mu olacağı

“Küçük sınav uygulamalarının ders sorumlusu öğretim elemanının öğrenciler hakkındaki kanaatına etkimesi başarınıza nasıl etkir?” sorusuna 22 öğrenci (%66.7) olumlu etkiyeceği, 7 öğrenci (%21.2) olumsuz etkiyeceği yanıtını verirken 1 öğrenci (%3.0) ise herhangi bir yanıt vermemiştir. 3 öğrenci (%9.1) ise herhangi bir etkide bulunmayacağını ifade etmiştir. Şekil 21. bu durumu göstermektedir.

132

Küçük sınav uygulamalarının hocanızın sizin hakkınızdaki kanaatına etkimesi başarınıza;

Olumlu etkir Olumsuz etkir Herhangi bir etkisi olmaz Yanıt vermeyen

Şekil 21. Küçük sınav uygulamalarının ders sorumlusu öğretim elemanının öğrenciler hakkındaki kanaatına etkimesinin öğrenci başarısına nasıl etkiyebileceği

Yapılan anketten elde edilen verilere ek olarak; dönem sonu başarı düzeylerinin karşılaştırılması için küçük sınav uygulaması yapılan ve yapılmayan öğrencilerin dönem sonu başarı notlarının ortalamaları Tablo 3.’de bir araya getirilmiştir.
Tablo 3. Küçük sınav uygulaması yapılan ve yapılmayan sınıfların yıl sonu başarı düzeylerinin karşılaştırılması

Çelik Yapılar I Küçük sınav uygulanan grup başarı notu ortalaması 67,04 Küçük sınav uygulanmayan grup başarı notu ortalaması 62,24

Dersler Betonarme Büro ve I Organizasyonu

Şantiye

55,13

54,64

51,75

53,11

Bu veriler esas alınarak yapılan karşılaştırmaya göre; küçük sınav uygulaması yapılan öğrencilerin, bu uygulamanın yapılmadığı öğrencilere göre daha başarılı puanlar aldıkları tespit edilmiştir. Çelik Yapılar I dersi başarı ortalaması 100 tam puan üzerinden; küçük sınav uygulaması yapılan öğrenciler için 67,04 iken küçük sınav uygulaması yapılmayan öğrenciler için 62,24 olmuştur. Benzer şekilde ve aynı sıra ile başarı düzeyleri; Betonarme I dersi için 55,13 ile 51,75 ve Büro ve Şantiye Yönetimi dersi için 54,64 ile 53,11 değerlerini almıştır. Oransal farklar değişmekle birlikte her ders için de küçük sınav uygulaması yapılan öğrencilerin başarılarının bu uygulamanın yapılmadığı öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir.

133

4. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Yapılan anket çalışması sonuçları değerlendirildiğinde küçük sınav uygulamalarının;             Derslerin daha iyi kavranılmasına faydalı olduğu Dönem sonu başarı durumuna olumlu katkısı olduğu Sınav dönemlerindeki yoğun çalışmanın derecesini hafiflettiği Sınav dönemine girerken uygulanan derslerdeki eksiklik yada yeterliliklerini daha iyi değerlendirilmesine faydalı olduğu Öğretim üyesinin bu derslerde nelere daha çok önem verdiğini değerlendirmek konusunda faydalı olduğu Ara ve dönem sonu sınavlarında çıkabilecek soru tipleri ve konular hakkında fikir oluşturmada faydalı olduğu Düzenli not tutulmasında faydalı olduğu İlgili ders kitaplarının edinilmesine ve bunlara çalışılmasına faydalı olduğu Derslere düzenli devam edilmesi konusunda faydalı olduğu Uygulamalarının ilk ders başlangıcında yapılmasının zamanlamasının uygun bulunduğu Derslere vaktinde gelinmesi konusunda faydalı olduğu ve Ders gereçlerinin edinilmesi ve sürekli yanda bulundurulması konusunda faydalı olduğu belirlenmiştir.

Anket sonuçlarına göre öğrenciler;    Derslere düzenli olarak çalışmanın yalnızca sınav dönemlerinde çalışmaktan daha iyi olduğunu Bu uygulamaları gerçekleştiren öğretim üyesi için ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirmiş olabileceğini ve Her ders sorumlusu öğretim elemanından küçük sınav uygulaması ricasında bulunulabileceğini düşünmektedirler.

Bulgulardan bir kısmı ise;       Küçük sınav uygulamalarının öğrencilere ek bir çaba, vakit ve enerji gerektirdiği Aynı dönemde alınan diğer derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasının istendiği Gelecek dönemdeki derslerden de benzer küçük sınav uygulamalarının yapılmasının istendiği Küçük sınav uygulamalarının tüm eğitim sürecinde yoğun olarak yapılmasının inşaat teknikerliği öğreniminin niteliğini/kalitesini artıracağının düşünüldüğü Küçük sınav uygulamalarının ortalamasının ikinci bir vize notu gibi değerlendirilip başarı puanına direkt etkimesinin başarıya etkisinin olumlu olacağının düşünüldüğü ve Uygulamalarının ders sorumlusu öğretim elemanının öğrenciler hakkındaki kanaatına etkimesinin öğrenci başarısına olumlu etkiyeceğinin düşünüldüğü şeklindedir.

134

Yapılan karşılaştırmalara göre küçük sınav uygulaması yapılan öğrencilerin, bu uygulamanın yapılmadığı öğrencilere göre daha başarılı puanlar aldıkları tespit edilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda; MYO yönetimlerinin ve öğretim kadrolarının ara ve dönem sonu sınavlarına ek olarak küçük sınav uygulamaları yapmalarının ya da mevcut uygulama miktarlarını artırmalarının, derslerin başarı düzeylerinin artması konusunda olumlu getiriler sağlayacağı sonucuna varılmıştır.

Kaynaklar Başaran, İ.E.( 1994), “Eğitim Psikolojisi, Modern Eğitimin Psikolojik Temelleri”, s. 307, Ankara. Aklan, C. (1998), “Eğitim Teknolojisi”, S. 109, Anı Yayıncılık, Ankara. Demirel, Ö. (2000), “Kuramdan Uygulamaya Eğitimde Program Geliştirme”, s.181, Pegem A Yayıncılık, Ankara. Turgut, M.F. (1988), “Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme Metotları”, 176-177, Saydam Matbaacılık, Ankara. Çankırı Karatekin Üniversitesi, Meslek Yüksekokulu, 2005-2006 öğretim yılı bahar yarıyılı “Akademik Personel Anketi Sonuç Raporu”, http://karatekin.cmyo.ankara.edu.tr/cmyo/dokumanlar/anketler/2005-2006b-ap.htm Uğur, L.O., Yüksel, E., Bekem, İ. ve Korkmaz, S. (2008a), “Güncel Mevzuat Değişiklikleri İle Uygulamalar Ekseninde İnşaat Teknikeri ve İnşaat Teknikerliği Eğitimi”, Türkiye Teknikerler Birliği, Ankara. Uğur, L.O., Yüksel, E., Bekem, İ. ve Korkmaz, S. (2008b), “İnşaat Teknikerliği Eğitimi Üzerine Bir Alan Araştırması”, Selçuk Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Teknik-Online Dergi, Cilt 7, Sayı: 3, s. 12-37.

135

MESLEK YÜKSEKOKULLARI İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİNİN ÖĞRETİM ELEMANLARINCA DEĞERLENDİRİLMESİ
Latif Onur UĞUR, İlknur BEKEM, Serdar KORKMAZ Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, International Symposium On Sustainable Development, 8-9 June 2010, Sarajevo, BosniaHertzigova‘da sunulan “Evaluation Of Vocational Education Construction Technician By Lecturers” adlı bildirinin Türkçe çevirisidir.)

Özet Bu çalışma ile iki yıllık Meslek Yüksek Okulları Teknik Programlarından biri olan İnşaat Teknolojisi Programlarında görev yapan öğretim elemanları ve öğretim üyelerinin İnşaat teknikerliği eğitimi, ders müfredatları, endüstriye dayalı staj uygulamaları, mezun bilgi sistemlerine ilişkin görüş ve önerileri araştırılmaya çalışılmıştır. Bu anket içerisinde öğretim elemanlarına ders içeriklerinden ne kadar memnuniyet duydukları, müfredattaki derslere ait teorik ve pratik ders saatlerinin yeterli bulup bulmadıkları, laboratuarda uygulama imkânlarının olup olmadığı, teknik geziler, konferanslar, seminerlerin görev yaptıkları meslek yüksekokulunda hangi sıklıklarda uygulandıkları sorulmuştur. Müfredat ile ilgili sorunların dışında, İnşaat teknikerliği eğitiminde çok önemli bir yere sahip olan endüstri stajlarının denetlenmesi, staj ardından mülakat, sınav yapılması ve öğrencilerin başarı yüzdeleri akademisyenlerden alınan yanıtlar neticesinde değerlendirilmiştir. İnşaat teknikerliği eğitimi üzerine ulusal bir sempozyum yada kongreye ve inşaat sektöründe yer alan İnşaat mühendisliği/ yapı öğretmenliği/ mimarlık eğitimi veren kuruluşlara ve öğrencilere bakış açıları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, anket uygulanan akademisyenlerin inşaat teknikerlerinin niteliklerinin arttırılmasına ve 6 yarıyıllık teknikerlik eğitimine dair düşüncelerine de yer verilmiştir.

1. GİRİŞ İnşaat sektörü dünyanın en eski iş kollarından biridir. İnsanların, doğanın olumsuz etkilerinden korunmaları amacıyla kendilerine sığınaklar inşa etmesiyle ilk olarak ortaya çıkan bu iş kolu, su yapılarıyla, tapınaklarla, anıtlarla, kentleri ve ülkeleri koruyan surlarla, yollarla, köprülerle ve diğer yapılarla yüzyıllar içinde giderek gelişmiş, çeşitlenmiş ve bugünkü düzeyine erişmiştir. Bundan 150 yıl kadar önce, bu iş kolu, ilk mühendislik dalı olan inşaat mühendisliğini doğurmuş ve ilk mühendislik eğitimine başlamıştır (Toklu, 2009). İnşaat sektörüne eleman yetiştiren diğer bir yükseköğretim kurumu ise Meslek Yüksekokullarıdır. Meslek Yüksekokulları mezunları İnşaat teknikerleri; baraj, yol, hava alanı, konut vb yapı inşaatlarında aktif olarak görev alan, kontrollük hizmeti veren firmalar ile kamu yada yerel yönetimlerin doğal kaynak, ulaştırma/karayolu, yapı bölümleri ve malzeme test laboratuarlarında teknik eleman olarak çalışan meslek grubunu oluşturmaktadır. Karayolu, köprü, baraj, havaalanı, su getirme/ dağıtma sistemleri ve konutlardan ticaret merkezine kadar tüm yapıların planlama, proje, yapım ve kontrol aşamalarında teknik eleman olarak önemli bir rol oynamaktadırlar (Uğur and etc., 2008).

136

2. LİTERATÜR TARAMASI Meslek Yüksekokullarında 2 yıl süre ile verilen inşaat teknikerliği eğitimi hakkında günümüze kadar öğrenci orijinli pek çok araştırma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmalarda dersler, eğitime bakış açıları, öğretim elemanları, stajlar, okulun fiziki yeterlilikleri araştırılmıştır. Binici ve Arı (2004), Meslek Yüksekokullarının sahip olduğu binaların bir kısmında laboratuar ve atölye eksiklikleri bulunduğunu; oysa, uygulama ağırlıklı olan bu okulların, tasarımı özel yapılmış binalarda eğitim ve öğretimi sürdürmeleri eğitimin kalitesi yönünden büyük önem taşımadığını belirtmektedirler. Hızlan (1997) ise eğitimde etkinlik ve verimliliğin temel kıstası sanayi ile okul arasında uyum ve amaç birliği olduğunu belirtmiştir. Öğrenci görüşleri doğrultusunda öğretim elemanlarının değerlendirilmesi, eğitimin niteliğinin belirlenmesi amacıyla en çok kullanılan yöntemlerden birisidir ve pek çok ülkede bu değerlendirmelerden elde edilen bilgiler önemli veriler olarak kabul edilmektedir (Shevlin, 2000, Greenwald, 1997, Mskheachie, 1997). Ancak öğrencilerin yaptıkları değerlendirmeler bazı tartışmalara yol açmaktadır. Bu tartışmalarda öne çıkan nokta öğrencilerin değerlendirmelerinin çok geçerli olmadığı özellikle öğrencilerin beklenti ve ön yargılarının değerlendirme sürecini etkileyeceği, ayrıca bu öğrencilerin değerlendirme yapabilmek için yeterli özelliklere sahip olup olmadıkları konusunda yoğunlaşmaktadır (Kaya and etc., 2007). İnşaat teknikerliği eğitiminde çok önemli yeri olan öğretim elemanlarının görüşlerinin yer aldığı araştırmaların çok az sayıda olduğu görülmektedir. 3. MATERYAL VE METOD Meslek Yüksekokulları İnşaat Teknikerliği eğitiminin öğretim elemanları tarafından değerlendirilmesi amacıyla Türkiye’de yer alan 12 farklı meslek yüksekokullarından 60 öğretim elemanına 28 soruluk bir anket uygulanmıştır. Ankete katılan öğretim elemanlarının bağlı oldukları meslek yüksekokulları çizelge 1’de görülmektedir. Üniversite / Meslek yüksekokulu Ahi Evran Üniversitesi / Kaman MYO Ahi Evran Üniversitesi/ Kırşehir MYO Batman Üniversitesi/ Batman MYO Bitlis Eren Üniversitesi/ Bitlis MYO Cumhuriyet Üniversitesi/ Sivas MYO Çukurova üniversitesi/ Adana MYO Dicle Üniversitesi/ Dicle MYO Hacettepe Üniversitesi/ Polatlı MYO Sakarya üniversitesi/ Hendek MYO Selçuk Üniversitesi/ Kadınhanı Faikiçil MYO Selçuk Üniversitesi/ Teknik bilimler MYO Süleyman Demirel Üniversitesi/ Isparta MYO
Çizelge 1. Öğretim elemanlarının çalıştığı üniversiteler ve meslek yüksekokulları

137

Ankette öğretim elemanının profili, derslerin, laboratuarların, teknikerlik eğitimine dair uygulamaların yeterliliği, inşaat teknikerliği eğitiminin ve inşaat teknikerliği öğrencilerinin başka bölümler ve başka bölüm öğrencileri ile ortak çalışmalar gerçekleştirilmesinin faydaları, öğrencilerin stajları ve muhtemel bir inşaat teknikerliği sempozyumu/kongresine katılımlarının ne ölçüde olacağı araştırılmıştır. Ayrıca öğretim elemanlarının inşaat teknikerliği eğitiminin geliştirilmesine yönelik fikirleri de alınmıştır. Ankette yer alan 25 soru çoktan seçmeli, diğerleri ise açık uçludur. Öğretim elemanlarının verdikleri yanıtlar yüzdelere dönüştürülmüş, grafik ve çizelgeler yardımıyla anlamlandırılmıştır. 4. BULGULAR Edinilen bulgulara göre, ankete katılan öğretim elemanlarının ortalama 6 yıldır meslek yüksekokullarında çalıştıkları anlaşılmaktadır. Anket uygulanan 60 öğretim elemanından %41,7’si öğretim üyesi, %58,3’ü ise öğretim görevlisidir. İnşaat teknikerliği eğitimi veren bu öğretim elemanlarının %50’si yapı öğretmeni, %42’si inşaat mühendisi, geri kalan %8’lik grup ise mimardır (bkz. Şekil 1).

42% İnşaat mühendisi Mimar 50% Yapı öğretmeni

8%

Şekil 1. Öğretim elemanlarının meslekleri

Öğretim elemanlarının eğitim durumları; %34 “lisans mezunu”, %33 “yüksek lisans mezunu”, %33 ise “doktora mezunu” olarak şekillenmiştir (bkz. Şekil 2).

138

33%

34% Lisans Yüksek lisans Doktora

33%

Şekil 2. Öğretim elemanlarının mezuniyet durumları

Ankete katılan öğretim elemanlarına inşaat teknikerliği eğitiminde yer alan derslerden hangilerinin içeriğini yeterli düzeyde buldukları sorulmuştur. Alınan yanıtlar incelendiğinde (bkz. Çizelge 1), içeriği en yeterli bulunan ders %9,38 ile “Beton Teknolojisi” dersidir. Bu dersi, %7,29’luk oranlarla “Yapı Teknolojisi” ve “Yapı Statiği” takip etmektedir. İçeriği yeterli bulunan dersler Beton teknolojisi Yapı statiği Yapı teknolojisi Büro ve şantiye organizasyonu Zemin mekaniği Yapılarda hasar tespiti Yapı malzemeleri Topografya Metraj ve keşif işleri Bilgisayar Bilgisayar destekli tasarım Karayolu Betonarme Sistem analizi ve tasarımı İşletme yönetimi Çelik yapılar Genel ve teknik iletişim Işletme yönetimi Yapı mimarisi detay çizim Su yapıları Hidrolik Ahşap yapılar Prefabrik yapılar Total % 9,38 7,29 7,29 6,25 6,25 6,25 6,25 5,21 5,21 4,17 4,17 4,17 4,17 4,17 3,13 3,13 3,13 3,13 2,08 2,08 1,04 1,04 1,04 100 139

Çizelge 2. Öğretim elemanlarının yeterli buldukları dersler ve yüzdeleri

Öğretim elemanlarına müfredatda yer alan hangi derslerin içeriğinin yetersiz olduğu sorulmuş; alınan yanıtlar ve yüzdeleri Çizelge 3’de gösterilmiştir. Buna göre, “Ahşap Yapılar” ve “İşletme Yönetimi” dersleri %21,43’lük oranlarıyla içerik bakımından yetersiz bulunmuşlardır. Bu durumu, %17,86 ile “Genel ve Teknik İletişim”, %14,29 ile “Hidrolik ve Hidroloji” dersleri izlemektedir. İçeriği yetersiz bulunan dersler Ahşap yapılar İşletme yönetimi Genel ve teknik iletişim Hidrolik Su yapıları System analizi ve tasarımı Büro ve şantiye organizasyonu Total % 21,43 21,43 17,86 14,29 14,29 7,14 3,57 100

Çizelge 3. Öğretim elemanlarının yetersiz buldukları dersler

Öğretim elemanları mevcut dersleri değerlendirmiş ve inşaat teknikerliği eğitiminde yer alabilecek başka dersler olduğunu da belirtmişlerdir. Öğretim elemanlarının müfredata ilave edilmesinin faydalı olacağını düşündükleri dersler; İnşaat Teknik Resmi, Kagir ve Ahşap Atölye ve Beton ve Zemin Mekaniği laboratuar dersleri, İnşaat hukuku, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı ve Bilgisayar Destekli Proje Yönetimi’dir. Meslek Yüksekokullarında görev yapan İnşaat programı öğretim elemanlarının %66,7’si derslerin teorik ve pratik saatlerinin uygun olmadığını belirtirken, geriye kalan %33,3’ü ise teorik ve pratik derslerin inşaat programları için uygun olduğunu ifade etmektedir. Öğretim elemanlarının %91,7’si inşaat teknikerliği eğitimine yeni başlayan öğrencilerin teknik alt yapılarının yetersiz olduğunu ifade etmişlerdir. Ankete katılan eğitimcilerden inşaat programlarında bilgisayar, yabancı dil, topografya ve problem çözme uygulamalarının yeterliliğini değerlendirmeleri istenmiştir. Alınan yanıtlara incelendiğinde;  Bilgisayar uygulamasının %66,7 ile yeterli olduğu (bkz. Şekil 3),  Yabancı dil uygulamasının %50 ile orta yeterlilikte olduğu (bkz. Şekil 4),  Topografya uygulamasının % 75 ile orta yeterlilikte görüldüğü (bkz. Şekil 5),  Problem çözme uygulamasının %66,7 ile orta yeterlilikte olduğu (bkz. Şekil 5) belirlenmiştir.

140

Yeterli

66,7

Orta

16,7

Hiç

16,7

0,0

10,0

20,0

30,0

40,0

50,0

60,0

70,0

Şekil 3. Bilgisayar uygulamasının ne kadar yeterli olduğunun değerlendirilmesi

Yeterli

8,3

Orta

50,0

Hiç

41,7

0,0

10,0

20,0

30,0

40,0

50,0

Şekil 4. Yabancı dil uygulamasının yeterliliğinin değerlendirilmesi

Yeterli

8,3

Orta

75,0

Hiç

16,7

0,0

10,0

20,0

30,0

40,0

50,0

60,0

70,0

80,0

Şekil 5. Topografya uygulamasının yeterliliğinin değerlendirilmesi

141

Yeterli

33,3

Orta

66,7

Hiç

0,0

0,0

10,0

20,0

30,0

40,0

50,0

60,0

70,0

Şekil 6. Problem çözümü uygulamasının yeterliliğinin değerlendirilmesi

Öğretim elemanlarının bulundukları meslek yüksekokullarında teknik gezilerin ne sıklıkta yapıldığı sorusuna verdikleri yanıtlar Şekil 7’da görülmektedir. Buna göre;  Öğretim elemanlarının %51’i hiç teknik gezi yapılmadığını,  %33’ü yılda bir kez yapıldığını,  % 8’i dönemde bir kez yapıldığını,  Geriye kalan %8’lik kısmı ise dönemde birden fazla teknik gezi yapıldığını ifade etmişlerdir.

8% Hiç Yılda bir kez 51% 33% Dönemde bir kez Dönemde birden fazl

8%

Şekil 7. Teknik gezilerin yapılma sıklığı

Eğitimcilere bulundukları meslek yüksekokulunda ne sıklıkta konferans ve seminer düzenlendiği sorulmuş; %42’lik kısım “dönemde bir kez” yanıtını vermiştir. Okullarında hiç konferans/seminer yapılmadığını ifade eden öğretim elemanlarının oranı %17’dir (bkz. Şekil 8).

142

17% 33% 8% Hiç Yılda bir kez Dönemde bir kez Dönemde birden fazl 42%

Şekil 8. Konferans ve seminerlerin yapılma sıklığı

İnşaat programı öğrencilerinin yaptıkları stajın süresi, kapsamı, doğruluğu, uygulaması ve inşaat sektörünü tanıma imkânını “yetersiz, orta ve yeterli” şeklinde değerlendiren öğretim elemanlarının verdikleri yanıtlar değerlendirilmiştir.  Öğretim elemanlarının staj süresini yeterli bulma oranı, staj süresini orta miktarda yeterli bulma oranı ve staj süresini yetersiz bulma oranı %33,3 ile eşittir.  Öğretim elemanlarına göre, inşaat teknikerliği öğrencilerinin yaptıkları stajın kapsamı %16,7 ile “yeterli”, %58,3 ile “orta derecede yeterli”, %25 ile de “yetersiz”dir.  Ankete katılan eğitimcilerin yalnızca %16,7’si stajın doğruluğunu yeterli bulmuştur.  Öğretim elemanlarının arasında staj uygulamasını tam anlamıyla yeterli bulan bulunmamaktadır. %50’lik kısım yetersiz bulurken, geriye kalan %50’lik öğretim elemanı grubunun ise öğrencilerin yaptıkları stajları “orta derecede yeterli” bulduğu görülmüştür.

Öğretim elemanları öğrencilerin staj süresince sektör tanıma imkânının %58,3’lük oranla yetersiz olduğunu belirtmişlerdir. Stajların sektör tanıma imkânı yarattığını düşünen öğretim elemanlarının oranı yalnızca %8,3’tür.Öğretim elemanlarının hiç biri staj yapan öğrencileri staj süresince denetlememektedir. Ancak ankete katılan öğretim elemanlarının %75’i staj sonrası öğrencilere mülakat/test yapıldığını ifade etmektedir. Öğretim elemanlarının %50’si staj uygulaması sonrasında yaptıkları mülakat/testten başarılı olan öğrencilerin oranının %70 olduğunu ifade etmektedirler. %25’lik bir grup yaptıkları sınavdan öğrencilerin başarılı olanlarının oranının %70’den az olduğunu belirtmiştir (bkz. Şekil 9).

143

8% 17%

0%

25%
% 70 den daha az 70% 80% 90% 100%

50%

Şekil 9. Staj sonrası yapılan mülakat/sınavın başarı yüzdesi

Öğretim elemanlarına web sitelerinde inşaat programlarına ait hangi bilgilerin yer aldığı sorulduğunda, alınan yanıtlar çizelge 4’de görüldüğü gibidir. Buna göre en fazla yer alan web bilgileri;  %25,64 ile ders içerikleri,  %23,08 ile ders listesi,  %20,51 ile inşaat teknikerliği eğitiminin tanımı olmuştur. Web sitelerinde;  Mevzuat,  Meslek kipleri (Mesleki olarak alınabilecek roller, kontrol, proje çizimi, metraj çıkarma v.b.),  İnşaat sektörünün genel durumu  İnşaat teknikerinin sektör içindeki yeri ve  Meslek kuruluşları ve sektörel kuruluşlara ait hiç bir bilgi yer almamaktadır. Web sitesi içeriği Ders içerikleri Ders listesi İnşaat teknikerliği tanımı Teknik geziler Yetki ve sorumlukları Staj uygulamaları Teknikerlik eğitimi Toplam
Çizelge 4. Web sitelerinde yer alan bilgiler

% 25,64 23,08 20,51 12,82 12,82 2,56 2,56 100,00

Öğretim elemanlarının yakın zamanda Yükseköğretim kurumu (YÖK) tarafından uygulamaya koyulacak olan 6 yarıyıllık teknikerlik eğitimine bakışı %41,7 ile olumsuzdur. %33,3 oranında bir grup ise bu konu hakkında herhangi bir fikri olmadığını belirtmiştir (bkz. Şekil 10). 144

Fikrim yok

33,3

Olumsuz

41,7

Olumlu

25,0

0,0

5,0

10,0

15,0

20,0

25,0

30,0

35,0

40,0

45,0

Şekil 10. 6 yarıyıllık teknikerlik eğitimine bakış

Öğretim elemanlarına “Sizce konusu “İnşaat Teknikerliği Eğitimi” olan ulusal bir sempozyum yada kongre düzenlenmeli mi?” sorusu yöneltilmiş ve hepsi “Evet, düzenlenmeli” yanıtını vermiştir. İnşaat teknikerliği eğitimi üzerine bir sempozyum yada kongre düzenlense, bu düzenlemeye öğretim elemanlarının;  %44,4’ü bildiri ile katılmayı,  %17’si katılmayacaklarını,  %11,1’i bilim kurulunda yer almayı,  %11,1’i hakem olarak yer almayı,  %11.1’i danışma kurulunda yer almayı  %6’sı dinleyici olarak katılmayı tercih edeceklerini belirtmişlerdir (bkz. Şekil 11).

17% 6%

11% 11% Bilim kurulu Danışma kurulu Hakem Dildiri ile 11% 44% Dinleyici Katılmam

Şekil 11. Kongre ya da sempozyuma katılma şekli

145

Öğretim elemanlarına mezun izleme sistemlerinin olup olmadığı sorulduğunda; yalnızca %16,7’si mezun izleme sistemlerinin olduğunu, %25’i mezun izleme sistemlerinin kurulma aşamasında olduğunu ifade etmişlerdir. Ankete katılanların %58,3’ü mezun izleme sistemlerinin olmadığını belirtmişlerdir. Öğretim elemanları, ankette yer alan bir soru ile görev yaptıkları ve inşaat teknikeri yetiştiren kuruluşların; İnşaat mühendisliği/ yapı öğretmenliği/ mimarlık eğitimi veren kuruluşlarla ortak çalışma yapılmasının hangi konularda faydalı olacağını değerlendirmişlerdir. Çizelge 5’te görüldüğü gibi,  Öğretim elemanlarının koordinasyonunun sağlanması bakımından bu çalışmaların %50 ile orta derecede yararlı olacağı,  Aynı sektördeki farklı disiplinlere ait eğitim programlarının uyumlaştırılması bakımından %58,3 ile çok yararlı olacağı,  Teknik gelişmelerin yakından izlenmesi bakımından %91,7 ile çok yararlı olacağı,  Mevzuat değişikliklerinin takibi bakımından %75,0 ile çok yararlı olacağı,  Mevzuat değişikliklerine katkıda bulunma bakımından %66,7 ile çok yararlı olacağı,  Eğitim yöntemlerinin ve uygulamalarının güncelleştirilmesi bakımından %91,7 ile çok yararlı olacağı ve  Ortak projelerin yapılması ve Bilimsel araştırılmaların arttırılması bakımından %83,3 ile çok yararlı olacağı belirlenmiştir.
Orta derecede faydalı oldu

Çok faydalı oldu Öğretim elemanlarının koordinasyonunun sağlanması Aynı sektördeki farklı disiplinlere ait eğitim programlarının uyumlaştırılması Teknik gelişmelerin yakından izlenmesi Mevzuat değişikliklerinin takibi Mevzuat değişikliklerine katkıda bulunma Eğitim yöntemlerinin ve uygulamalarının güncelleştirilmesi

Faydalı olmadı

41,7 58,3 91,7 75,0 66,7 91,7 83,3 83,3

50,0 41,7 0,0 8,3 33,3 8,3 8,3 8,3

8,3 0,0 8,3 16,7 0,0 0,0 8,3 8,3

Ortak projelerin yapılması Bilimsel araştırılmaların arttırılması

Çizelge 5. İnşaat mühendisliği/ yapı öğretmenliği/ mimarlık eğitimi veren kuruluşlarla ortak çalışma yapılmasının hangi alanlarda ne orada yararlı olabileceğine dair düşünceler.

Anketteki bir soru ile Mühendis/mimar/yapı öğretmenliği öğrencileriyle inşaat teknikerliği öğrencilerinin farklı vesileler ile bir araya getirilmesinin hangi konularda ne kadar faydalı olacağını değerlendiren öğretim elemanlarına göre;  İş hayatındaki rollerin daha iyi anlaşılması bakımından bu uygulamanın faydalı olacağını (%66,7),  İnşaat projelerinde yetki ve sorumlulukların daha sağlıklı değerlendirilmesi bakımından bu uygulamanın faydalı olacağını (%75,0),  Yanlış anlamalardan kaynaklanan duyguların azaltılması bakımından faydalı olacağı (%83,3),  Diğer mesleklerin eğitimlerinin kapsamlarının anlaşılması bakımından bu uygulamanın faydalı olacağı (%75,0) belirlenmiştir (bkz. Çizelge 6).

146

Çok faydalı oldu İş hayatındaki rollerin daha iyi anlaşılması İnşaat projelerinde yetki ve sorumlulukların daha sağlıklı değerlendirilmesi Yanlış anlamalardan kaynaklanan duyguların azaltılması Diğer mesleklerin eğitimlerinin kapsamlarının anlaşılması

Orta derecede faydalı oldu

Faydalı olmadı

66,7 75,0 83,3 75,0

33,3 25,0 16,7 25,0

0,0 0,0 0,0 0,0

Çizelge 6. İnşaat teknikerliği öğrencilerinin mühendislik/mimarlık/ yapı öğretmenliği öğrencileriyle farklı vesileler ile bir araya getirilmesi uygulamasının değerlendirilmesi.

Öğretim elemanlarına inşaat teknikerliği eğitiminin tek tip mi, yoksa farklı üniversiteler/MYO’lar da farklı farklı mı olası gerektiği sorulmuş; %67 ile “farklı olmalı”dır yanıtı alınmıştır (bkz. Şekil 20).

33% Aynı olmalıdır Farklı olmalıdır 67%

Şekil 20. İnşaat teknikerliği eğitiminin tek tip mi, yoksa birbirinden farklı mı olası gerekir sorusuna verilen yanıtlar ve yüzdeleri

Ankete katılan eğitimcilerin önemli bir kısmı inşaat teknikerlerinin, meslek yüksekokulları inşaat teknikerliği eğitimi kadrosunda yer alamayacaklarını belirtmişlerdir (%91,7) Öğretim elemanları Meslek Yüksekokulları İnşaat Programlarında Meslek Etiği dersinin yer almasına %91, 7 oranı ile olumlu bakmaktadırlar (Şekil 12).

147

8,3 Hayır

91,7 Evet

0,0

20,0

40,0

60,0

80,0

100,0

Şekil 12. Meslek etiği dersine öğretim elemanlarının bakış açısı

Ayrıca daha nitelikli inşaat teknikerlerinin yetiştirilebilmesi için mevcut sistemde yapılabilecek geliştirmeler öğretim elemanlarınca aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir:  Stajların denetimi arttırılmalıdır.  Konferans, seminer ve teknik gezilerin sıklığı arttırılmalıdır.  Öğrenim süresi arttırılmalıdır.  Teknoloji yakından takip edilmelidir.  Okul ve firmalar arasında protokoller imzalanarak, iş birliği geliştirilmelidir.  Öğretim elemanlarının kalitesi arttırılmalıdır.  Sınavsız geçiş kaldırılmalıdır.

5. SONUÇLAR Öğretim elemanlarının verdikleri cevaplar doğrultusunda;  İnşaat teknikerliği eğitiminde yer alan bazı derslerin içeriklerinin yetersiz olduğu, bu derslerin güncellenmesinde fayda bulunduğu,  İnşaat teknikerliği eğitimine inşaat teknik resim, iş sağlığı ve iş güvenliği derslerinin eklenmesinde fayda görüldüğü,  Derslere ait teorik ve pratik saatlerin bir kısmının değiştirilmesinin öğrenciye olumlu katkı sağlayacağı,  İnşaat teknikerliği eğitimine başlayan öğrencilerin büyük çoğunluğunun alt yapısının yetersiz olduğu, bu düzeyin yükseltilmesi için gerek ortaöğretimde gerek yükseköğretim başlangıcında telafi edilmesinin olumlu sonuçlar getireceği,  Yabancı dil, bilgisayar ve topografya uygulamaları ile, teknik gezi, konferans ve seminer sayılarının arttırılmasının gerektiği,  Stajların, uygulama esnasında denetlenmediği ancak staj sonrası yapılan sınavların yararlı olduğu, denetlemenin arttırılması gerektiği,  Staj kapsamı, doğruluğu ve uygulamalarının orta derecede yeterli bulunduğu ve iyileştirilmesinin gerektiği,  Web sitelerinde mevzuat, teknikerlerin yetkileri ve sorumlulukları, sektörün durumu hakkında bilgilerin yer almasının olumlu olacağı,  2 yıl içindeki 6 dönemlik eğitime, öğretim elemanlarının yalnızca dörtte birinin olumlu baktığı,  Meslek etiği uygulamalarının yapılmasında fayda olacağı,  Geniş katılımlı bir inşaat teknikerliği eğitimi sempozyumunun yapılmasının istendiği,  İnşaat sektörünün farklı yerlerinde görev yapan teknik elemanların yetiştirildiği kuruluşlarla ortak çalışmalar ve projeler yapılmasının arzulandığı, 148

Mezun izleme sistemlerinin geliştirilmesinde fayda olduğu, anlaşılmıştır.

Kaynaklar 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. Toklu, C.Y. (2009). İnşaat Mühendisliği Eğitiminde Yeni Eğilimler, 1. İnşaat Mühendisliği Eğitimi Sempozyumu, Antalya. Uğur, L.O, Yüksel, E., Bekem, İ., Korkmaz, S. .(2008). İnşaat Teknikerliği Eğitimi Üzerine Bir Alan Araştırması, Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Teknik-Online Dergi Cilt 7, Sayı:3. Binici, H., Arı, N. (2004). Mesleki ve Teknik Eğitimde Arayışlar, (pp. 383-396). Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 24, Sayı. Hızlan, D. (1997). Okul-Sanayi İlişkileri, İnkılap Yayınevi, İstanbul. Shevlin, M. and etc. (2000). The Validity of Student Evaluation of Teaching in Higher Education: love me, love my lectures?, Assessment & Evaluation in Higher Education, Vol. 25, No. 4. Greenwald, A. G. (1997). Validity Concerns And Usefulnes Of Student Rating Instruction, (pp. 1182– 1186). American Psychologist, 52(11). Mckheachie, W. J. (1997). Student Rating: The Validity of Use, (pp.1218–1225). American Psychologist, 52(11). Kaya, H.İ., Bay, E., Yazıcı, G., Şebin, K. (2007). Öğretim Elemanlarının Ders Verdikleri Öğrencilerin Özelliklerine İlişkin Görüşleri, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / Journal Of Graduate School Of Socıal Scıences, Cilt 10, Sayı 2.

149

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ EĞİTİMİNDE VAKA ETÜDÜ ORJİNLİ BİR EĞİTİM UYGULAMASI
Latif Onur UĞUR, İlknur BEKEM Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, International Symposium On Sustainable Development, 8-9 June 2010, Sarajevo, BosniaHertzigova‘da “Case Study Orginated Education In Construction Technology” adıyla sunulan bildirinin Türkçe çevirisidir.)

ÖZET Mezun olduktan sonra değişik düzeylerde karar verici olarak görev alacak inşaat teknikerliği öğrencilerin, gerekli teknik bilgilere ek olarak, toplumun çeşitli kurum ve kişileri ile ilişkilerini olumlu biçimde yürütebilmeleri konusunda da donanım sahibi olmalarında büyük önem bulunmaktadır. Bu çalışmada, mesleki teknik eğitimde vaka etüdü uygulamalarının faydası incelenmiştir. İnşaat teknikeri adaylarının mesleki uygulamalardan haberdar edilmesi ve karşılaşılabilecek problemlerin nasıl çözülebileceği konusunda fikir sahibi olmalarına yönelik, bir akademik dönemlik sürede bir vaka etüdü uygulaması yapılmış, uygulama sonucunda sağlanan kazanımların belirlenmesi için öğrencilere bir anket uygulanmıştır. Çalışma Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat programında öğrenim gören ikinci sınıf öğrencilerine, Şantiye Yönetimi dersi esnasında yapılmıştır. İnşaat sektörünün farklı yerlerinde, farklı zamanlarda yaşanılmış olaydan seçilmiş 24 farklı vaka, her hafta iki tane olmak üzere öğrencilere yazılı olarak dağıtılmış, birlikte okunmuş ve olayların içindeki farklı pozisyondaki kimselerin yerinde olsalar nasıl tutum alacakları sorulmuştur. Yazılı yanıtların alınmasından sonra sözlü tartışmalar yapılmış, paralel ve aykırı yaklaşımların irdelemeleri öğrencilerle birlikte yapılmıştır. Dönem sonunda yapılan uygulamanın öğrencilerce ne oranda faydalı bulunduğu ve hangi konularda getirileri olduğunu belirlemek amacıyla bir anket uygulanmıştır. Edinilen bulgulara göre vaka etüdü uygulamalarının öğrencilerin önemli bir bölümü tarafından faydalı bulunduğu, özellikle şantiyelerde yaşanabilecek durumlar hakkında ön fikir verdiği, farklı rollerdeki kimselerin bakış açılarının algılanmasında, empatik bakış kazanılmasında olumlu getirileri olduğu belirlenmiştir. Benzer uygulamaların geliştirilerek tüm öğrenim sürecine yayılmasının öğrencilerin daha donanımlı yetiştirilmesi ve mesleklerine hazır olmaları anlamında yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mesleki Teknik Eğitim, Meslek Yüksekokulu (MYO), İnşaat Teknikerliği, Vaka Etüdü. 1. GİRİŞ Vaka etüdü (örnek olay inceleme) tekniğinin amacı toplumdaki farklı görüşlere, farklı değerlere sahip insanların birbirleriyle konuşarak farklılıklardan kaynaklanan problemleri çözmede kullanabilecekleri beceriler kazandırmaktır. Örnek olay incelemesi, öğrencilerin, gerçek hayatta karşılaşılan sorunlu bir olayı sınıf ortamında çözmeleri esasına dayanır. Örnek olay incelemesi, yaşamda karşılaşılmış sorun niteliğindeki olaylara katılımcıların katılımı ile çözüm yolları bulma temeline dayanır (Altunçekiç, A. 2010).

150

Örnek olay incelemesi öğrencilerin gerçek yaşamda karşılaşılan sorunlu bir olaya aktif olarak katılmalarını gerektirir. Olay gerçek ya da hayali olabilir ve genellikle yazılıdır. Örnek olay üzerinde çalışan öğrenciler olayın içeriğini öğrendikten sonra, verileri analiz ederek değerlendirirler ve sonunda çözüme ulaşırlar. Bazen de konuya ilişkin örnek olayı öğrencilerin yazmaları istenebilir. Örnek olayın öğrencilerin düzeylerine uygun olması gerekir. Olayda, temel sorun ve ayrıntıları belirgin işlenmiş, öykü bütün olarak mantıklı kurgulanmış olmalıdır. Örnek olayın açıklığa kavuşmasını ve istenen yönde tartışılmasını sağlayacak (örneğin; olayın nedeni, oluş şekli ve sonuçlarına ilişkin) kilit soruların hazırlanması gerekir. Öğretmen tartışmaları yönlendirebilmek için iyi bir grup lideri olmalıdır (Mesleki ve Teknik Öğretim Dairesi, 2006). 2. ÇALIŞMA Yapılan çalışmalarda örnek olaya dayalı öğrenme yönteminin öğrencilerin performans yeteneklerini geliştirdiğini görülmektedir (Çakır, Ö.S. and etc. 2010) Scwartz ve Burget (1997) ‘de yaptıkları çalışmada örnek olaya dayalı öğrenme yönteminin, öğrencilerin performans yeteneklerini geliştirdiğini göstermiştir. Eğitimin önemli amaçlarından birinin öğrencileri gerçek hayata hazırlamak olmasına rağmen geleneksel okullarda öğrenciler ezbere dayalı, gerçek hayat becerilerinden uzak yetişmektedirler. Organize etme, kendini ifade edebilme gibi performans yetenekleri öğrencilere yaşam boyu gerekli yeteneklerdir ve okullarda kazandırılması gereklidir. Jones (1997) yaptığı çalışma sonunda, öğrencilerin örnek olayların gerçek hayata uygun olduğunu düşündüklerini ve sevdiklerini belirtmiştir. Arambula-Greenfield (1996) makalesinde ögrencilerin örnek olaya dayalı eğitimi tercih ettiklerini, bu yöntemin öğrencilerin kişisel gelişmelerine yardımcı olduğunu, ve konular arasındaki ilişkileri kolaylıkla kurabildiklerini söylemiştir. Cliff ve Curtin (2000) çalışmalarında örnek olaya dayalı öğretimin, öğrencilerin gerçekleri ve kavramları anlama düzeylerini artırdığını göstermiştir. Herried (1994) de, öğrencilerin konuyu anlama yetenekleri ile ilgilenmiş ve çalışmalarının sonunda örnek olayların yaparak öğrenmeyi, öğrenmeyi içselleştirmeyi, gerçek hayat problemlerine yaklaşma yollarını ve sözlü iletişimi geliştirdiğini söylemiştir. Yapılan literatür taramaları sonucunda, Türkiye’de şimdiye kadar inşaat teknikerliği eğitimi alan öğrencilere vaka etüdü uygulaması yaptırılmadığı anlaşılmaktadır. Bu eksiğin giderilmesi amacıyla, İnşaat sektöründe ulusal ve uluslararası projelerde görev yapan 17 mimar /mühendis/ yapı öğretmeni ile görüşülmüş ve iş hayatında karşılaştıkları durumlar 23 farklı metne dökülmüştür. İnşaat teknikerliği eğitimi alan 2. sınıf öğrencilerine Şantiye Yönetimi dersi kapsamında hazırlanan bu farklı durum ifadeleri verilmiş ve yorum/analiz yapmaları istenmiştir. 23 örnek olayın büyük çoğunluğu gerçektir. Sınıfta sorular öğretim elemanı tarafından okunmuş, ayrıca yazılı olarak sunulmuş ve öğrencilere düşünme süresi verilmiş, daha sonra sınıfta çoklu tartışma ortamı yaratılmıştır. Öğrencilerin değerlendirme yapması istenen durumlar Çizelge 1’de özet olarak verilmiştir. 1 2 3 Emekli olmak üzereyken son bir ev yapması istenen yapı ustasının işi hafife alması ve biten evin patronu tarafından kendisine hediye edilmesi Veli Göçer; deniz kumu, çok ucuza konutlar, zemin etütsüz arazilere bina yapımı… ve deprem. Tek suçlu o mu? İşin zamanında bitmesi gerekirken fazla vakit ve para harcanmadığı için gerekli kalıp desteklerinin yapılmaması ve kalıbın çökmesi. 151

4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23

İş güvenliği tedbirlerinin yetersiz alınması durumunda işçi, usta, tekniker, mühendis ve şantiye şefinin düşünceleri. Irak’ta iş iskelesinde kemer takmama, iskele rijitliğinin yeterli olmaması, baret takılmaması, kule vinci montajında kemer takılmaması. Demir donatılarının ve kalıp desteklerinin yetersiz olduğu uyarısının yapıldığı halde kontrol elemanına beton dökme izni vermesi konusunda rica ve baskı yapılması. Kendi kabahati yüzünden iş kazası geçiren işçinin başkalarının aklı ile işverenine dava açıp tazminat istemesi ve hapisle tehdit etmesi. İnşaat bekçisinin inşaatın çatısına çıkıp düşerek ölmesi ve şantiye şefinin mahkemelik olması. Yaptığı konutların imajının olumlu olması için kalitesi düşük boyalara kaliteli boya etiketi yapıştırıp teşhir eden müteahhit. Herhangi bir temel iyileştirilmesi, şev stabilizasyonu olmayan dolgu şevinde yapılan 14 katlı binanın inşaat ruhsatı iptal edilince torpille ruhsata yenilemeye, inşaata tekrar başlanabilmesine uğraşan kooperatif yönetimi. İş programında geç kalınmış bir şantiyede toplantı esnasında şantiye şefinin hızlandırma tedbirleri. İhale dosyası teslim edilmeden önce verilecek bedelin tespiti tartışmaları. Hak edişlerin alınmasında gecikme yaşanırken ödeme yapmakta zorlanan şantiye şefi. Yeni gelen kule vinç operatörünün mevcut operatörlerce dövülmesi. Kontrollük yaparken demirlerin az/çok döşendiğini fark eden kontrol elemanı. İşlerin çok yoğun olduğu bir sırada fazla para talep ederek greve giden duver , sıva ve şap ekipleri. Elemana çok ihtiyaç varken disiplinsiz davranan ve sorumsuz olan bir mühendisin nasıl yola getirileceği. Zamanından önce haber verilmesine rağmen önemli miktarda beton dökülen bir şantiyeye beton santralının geç beton göndermesi ve işçilere hep fazla mesai verilmek zorunda kalınması. Aynı işi yapan iki taşeron firma çalışanları arasında kavgalar çıkmasına müdahale. Hak edişini aldıktan sonra adamlarının parasını yiyen taşerona iş yaptırmaya çalışmak. Olaya karışan ve hapse giren kritik görevdeki elemanların tekrar göreve döndürülmesi çalışmaları. Babası vefat eden bir teknik elemana bunu söyleme ve izin verip memleketine gönderme. Satın almadan sorumlu elemanın yolsuzluk yaptığını fark edip müdahale etme.
Çizelge 1. Örnek olaylar

3. BULGULAR Bir akademik dönem boyunca yapılan uygulamalar esnasında, farklı vakalarla ilgili ilginç öğrenci yorumlarından yapılan bir seçme çizelge 2’de verilmiştir. Yukarıdaki durumlara alınan ve uygulama yapan öğretim elemanlarınca en ilginç bulunan yanıtlar; 1

Emekli olmak üzereyken son bir ev yapması istenen yapı ustasının işi hafife alması ve biten evin patronu tarafından kendisine hediye edilmesi Bence patron evi beğenmediği için, ustaya hediye etmiştir. 152

2

3

4

5

6

7

Inşaat sektöründe çalışnalar hiç bir zaman yaptıkları işi hafife almamalıdır. Veli Göçer; deniz kumu, çok ucuza konutlar, zemin etütsüz arazilere bina yapımı… ve deprem. Tek suçlu o mu?  Denetlemeye yapmayan kurumlar da suçludur.  Inşaatın üretim sürecinde yer alan herkes suçludur. İşin zamanında bitmesi gerekirken fazla vakit ve para harcanmadığı için gerekli kalıp desteklerinin yapılmaması ve kalıbın çökmesi.  Sorumlu teknik eleman cezalandırılmalı  Iş programına gereken önem verilmemiştir İş güvenliği tedbirlerinin yetersiz alınması durumunda işçi, usta, tekniker, mühendis ve şantiye şefinin düşünceleri.  Çalışanlar kendilerini hiç bir zaman güvende hissetmezler. Bu durum performanslarını etkiler.  Zaten çalışanlar bunu önemsemiyor.  “Işçi: Bizi insane yerine koymuyorlar Usta: İşçilerimin başına bir şey gelirse ben ne yaparım? Tekniker: Nasıl can güvenliğini sağlarım? Mühendis: Tekniker ilgileniyor, ona söylerim yapar. Şantiye şefi: O kadar sorumlu var. Ben niye düşüneyim.” der. Irak’ta iş iskelesinde kemer takmama, iskele rijitliğinin yeterli olmaması, baret takılmaması, kule vinci montajında kemer takılmaması.  Ister ırak, ister italya olsun insan değerlidir.  Saha sorumlusunun özgürlüğünün sona erme ihtimali vardır. Demir donatılarının ve kalıp desteklerinin yetersiz olduğu uyarısının yapıldığı halde kontrol elemanına beton dökme izni vermesi konusunda rica ve baskı yapılması.  Para kazanma hırsı yüzünden insanlar ahlaki değerlerini kaybetmektedirler.  Bu baskıyı yapan kişi bu cesareti nereden alıyor?  Kontrol elemanı Kabul ederse cinayet işlemiş olur. Kendi kabahati yüzünden iş kazası geçiren işçinin başkalarının aklı ile işverenine dava açıp tazminat istemesi ve hapisle tehdit etmesi.  Haksız olduğu için herhangi bir sorun yaratmaz. Harcağı paraya yazık.  Suçlu işçidir, suçu başkasında aramaktadır.

8

9
  

10
   

11

İnşaat bekçisinin inşaatın çatısına çıkıp düşerek ölmesi ve şantiye şefinin mahkemelik olması. Bekçinin çatıda ne işi var? Yaptığı konutların imajının olumlu olması için kalitesi düşük boyalara kaliteli boya etiketi yapıştırıp teşhir eden müteahhit. O müteahhiti boya kutusunun içine sokmak gerek. Etik değildir. Dolandırıcıdır. Herhangi bir temel iyileştirilmesi, şev stabilizasyonu olmayan dolgu şevinde yapılan 14 katlı binanın inşaat ruhsatı iptal edilince torpille ruhsata yenilemeye, inşaata tekrar başlanabilmesine uğraşan kooperatif yönetimi. Yönetim katildir. Yönetimin tek derdi para kazanmaktır. Yönetimde olsam istifa ederdim. Madem uygun değildi, niye ruhsat verildi? İş programında geç kalınmış bir şantiyede toplantı esnasında şantiye şefinin hızlandırma tedbirleri. 153

12

13

14

15

16

17

18 19

20 21

22

23

Işi hızlandırırsa, daha fazla makine-ekipman ve işçi kullanacağını da hesaba katmalıdır. İhale dosyası teslim edilmeden önce verilecek bedelin tespiti tartışmaları.  En uygun teklif için tartışma ortamı zaten gereklidir.  Çok iyi piyasa araştırması yapılmalıdır. Hak edişlerin alınmasında gecikme yaşanırken ödeme yapmakta zorlanan şantiye şefi.  Işler yavaşlar.  Durumu anlatır, işçilerin anlayışla karşılamasını beklerim Yeni gelen kule vinç operatörünün mevcut operatörlerce dövülmesi.  Ben bu işe karışmam  Yeni gelen elamanın kendilerinden iyi çalışacağını düşünmüşler ve onu bu Işten caydırmaya çalışmışlardır.  Kim bilir ne yaptı? Kontrollük yaparken demirlerin az/çok döşendiğini fark eden kontrol elemanı.  Uygun değil dese bi dert, göz yumsa vicdan…  Müdahele edilmeli ve projeye uygun olarak demir döşenmeli İşlerin çok yoğun olduğu bir sırada fazla para talep ederek greve giden duvar , sıva ve şap ekipleri.  Ekipler çok fırsatçı.  Ekipleri kovup, yerlerine başkalarını bulurum.  Yenilerini bulana kadar Kabul etmiş gibi davranırım, yenileri gelince onları kovarım. Elemana çok ihtiyaç varken disiplinsiz davranan ve sorumsuz olan bir mühendisin nasıl yola getirileceği.  Hiç kimse eşsiz değildir.  Prim veririm.  Mühendise daha fazla sorumluluk veririrm. Zamanından önce haber verilmesine rağmen önemli miktarda beton dökülen bir şantiyeye beton santralının geç beton göndermesi ve işçilere hep fazla mesai verilmek zorunda kalınması.  Beton santralini değiştiririm. Aynı işi yapan iki taşeron firma çalışanları arasında kavgalar çıkmasına müdahale.  Iki tarafı da dinler, orta yolu bulmaya çalışırım  Birbirleri ile iletişim kurmalarını yasaklarım Hak edişini aldıktan sonra adamlarının parasını yiyen taşerona iş yaptırmaya çalışmak.  O taşeron ile bir daha çalışmam. Olaya karışan ve hapse giren kritik görevdeki elemanların tekrar göreve döndürülmesi çalışmaları.  Bence en az 5 sene meslekten uzak kalmalıdırlar. Geri dönmesi için bir şey yapmam.  Geri dönmesi için yardım ederim Babası vefat eden bir teknik elemana bunu söyleme ve izin verip memleketine gönderme.  Etik olan zaten izin verip göndermektir. Hatta yakın bir arkadaşına da izin veririm ona refakat eder.  Babasının ağır hasta olduğunu söylerim. Vefat ettiğini söyleyemem. Satın almadan sorumlu elemanın yolsuzluk yaptığını fark edip müdahale etme.  Yetkilillere bu durumu delil ile bildiririm.  Ceza alması için üstüme bildiririm.

Çizelge 2. Öğrencilerden alınan yanıtlar

Şantiye Yönetimi dersi kapsamında yapılan vaka uygulamalarından sonra, 67 öğrenciye 9 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Ankette öğrencilerin uygulamadan 154

duydukları memnuniyet ve uygulama hakkındaki düşünceleri belirlenmeye çalışılmıştır. Öğrencilere uygulanan anket soruları Çizelge 3’ de görülmektedir. Evet 1 2 3 4 5 6 7 8 Vaka etüdü uygulamasından memnunum. Diğer derslerde de bu tip örnek uygulamaların yapılmasını isterim. Sizden sonra bu dersi alacak öğrencilere de aynı uygulama yaptırılmalıdır. Uygulama ile sınıf içinde çoklu tartışma ortamı yaratılmıştır. Bu uygulama mesleğim sırasında karşılaşabileceğim durumlar hakkında bana fikir vermiştir. Bu uygulamanın düşünme becerime olumlu katkısı olmuştur. Derslerdeki diğer örneklere göre bu uygulama daha fazla ilgimi çekmiştir. Bu uygulama mesleğime karşı daha fazla sempati duymamı sağlamıştır. Hayır

9

Uygulama hakkında söylemek istedikleriniz, talepleriniz.

Çizelge 3. Vaka uygulamasının ardından yapılan anket

Bu anket sonucunda edinilen bulgulardan bazıları aşağıdaki gibidir; 1. Yapılan uygulamadan memnun olduğunu belirten öğrencilerin oranı %82’dir. 2. İnşaat teknikerliği öğrencilerine diğer derslerde de benzer uygulamalar yapılmasını isteyip istemedikleri sorulduğunda öğrencilerin % 80’i “Evet” yanıtını vermiştir. 3. Ankete katılan öğrencilerin %71’i kendilerinden sonra bu dersi alacak öğrencilere de aynı uygulamanın yapılmasını istediklerini ifade etmişlerdir. 4. Öğrencilerin %94’ü vaka etüdü uygulamasının sınıf içinde çoklu tartışma ortamı yarattığını belirtmişlerdir. 5. Uygulama ile çalışma hayatlarında karşılaşabilecekleri durumlar hakkında fikir sahibi olduklarını söyleyen öğrencileri oranı %60’tır. 6. Ankete katılan öğrencilerin %78’i yapılan uygulamanın mesleki konularda analitik düşünme becerilerine olumlu katkı sağladığını ifade etmişlerdir. 7. Derslerde yapılan diğer öğretim yöntemlerine göre, vaka etüdü uygulamaları öğrencilerin %74’ünün daha fazla ilgisini çekmiştir. 8. Öğrencilerin %81’i yapılan uygulamanın mesleklerine karşı daha fazla sempati duymalarını sağladığını belirtmişlerdir.

9. Ankete katılan öğrencilerin konu ile ilgili talepleri arasında,

155

  

İş güvenliği ve işçi sağlığı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istedikleri, İnşaat hukuku konusunda bilgi eksikliklerini gidermek istedikleri, Vaka uygulamalarına ilişkin ders notu oluşturulmasını istedikleri bulgulanmıştır.

4. DEĞERLENDİRME İnşaat teknikerliği eğitiminde vaka etüdü uygularının sonuçları, uygulanan anket orijininde değerlendirildiğinde;       Öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun bu uygulamadan memnun olduğu, Diğer derslerde de aynı tür örnek olay uygulamalarının yapılmasını istedikleri, Sınıf içerisinde oluşan çoklu tartışma yöntemi ile analitik düşünme becerilerinin geliştiği, Diğer öğretim yöntemlerine göre, örnek olay incelemenin daha fazla ilgilerini çektiği, Bu uygulama ile mesleklerini daha çok sevdikleri, Çalışma hayatından karşılarına çıkabilecek sorunlar hakkında bilgi sahibi oldukları belirlenmiştir.

Öğretim yöntemleri arasında yer alan örnek olay inceleme metodunun, İnşaat programı dahilindeki farklı derslerde de kullanılmasının, öğrencilere pratik yapma olanağı sunacağı ve sektörlerini daha yakından tanıma imkanı vereceği düşünülmektedir.

Kaynaklar Altunçekiç, A. (2010). Örnek Olay İncelemesi, http://w3.gazi.edu.tr/web/alperal/orn-ola.pdf Mesleki ve Teknik Öğretim Dairesi. (2006). Modüler Öğretim, Lefkoşa. http://www.mebnet.net/duyurular/meyap/modegitim.pdf Çakır, Ö.S., Berberoğlu, G., Alpsan, D., Uysal, D. (2010). Örnek Olaya Dayalı Öğrenme Yönteminin, Cinsiyetin Ve Öğrenme Stillerinin Öğrencilerin Performanslarına, Biyoloji Dersine Karşı Tutumlarına, Akademik Bilgilerine Ve Üst Düzey Düşünme Yeteneklerine Etkisi, http://www.fedu.metu.edu.tr/ufbmek5/b_kitabi/PDF/Biyoloji/bildiri/t14.pdf Schwartz, R.W., and Burget, J.E. (1997). Problem-based learning and performance-based testing: Effective Alternatives for undergraduate surgical education and assessment of student performance. Medical Teacher. 19(1) 19-23. Jones, M.A. (1997). Use of a classroom jury trial to enhance students’ perception of science as part of their lives. Journal of Chemical Education. 74(5), 537. Arambula-Greefield, T. (1996). Implementing Problem-Based Learning In A College Science Class, Journal of College Science Teaching 26 (1), 26-30. Cliff, W.H., and Curtin, L.N. (2000). The directed case method: Teaching concept and process in a content-Rich Course, Journal of College Science Teaching, 30(1) 64-66. Herreid, F.C (1994). Cased studies in science – A novel method of science Education. (pp. 221-229). Journal of College Science Teaching. 23.

156

MESLEK YÜKSEKOKULLARI İNŞAAT PROGRAMI ÖĞRENCİLERİNİN TEKNİKERLİK EĞİTİMİNE BAKIŞLARI İLE YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI VE HÜKÜMETLERDEN BEKLENTİLERİ: DÜZCE ÜNİVERSİTESİ MESLEK YÜKSEKOKULU ÖRNEĞİ
Latif Onur UĞUR, Serdar KORKMAZ Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, International Symposium On Sustainable Development, 8-9 June 2010, Sarajevo, Bosnia-Hertzigova ‘da “Junior Technical Collage’s Constructıon Program’s Student’s Expectations From Technician Education, Unıversities And Governments: Sample Of Düzce Unıversity Junıor Technical Collage” adıyla sunulan bildirinin Türkçe çevirisidir.)

ÖZET Bu çalışmanın amacı Meslek Yüksekokulu inşaat programı öğrencilerinin eğitimleri boyunca gördükleri dersler hakkındaki düşüncelerini ve yetkili kişilerden İnşaat Teknikerliği Eğitimi ile ilgili beklentilerini belirlemektir. Bunun için T.C. Düzce Üniversitesi, Düzce Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı son sınıf öğrencilerine bir anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrenciler Bilgisayar Destekli Tasarım, Betonarme, Metraj ve Keşif İşleri, Yapı Statiği ve Sistem Analizi ve Tasarımı derslerinden en çok fayda göreceklerini düşündüklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin %50.00’si laboratuar imkânlarının “yeterli düzeyde olduğunu”; öğrencilerin yarısından fazlası da bu mesleği yapabilmek için almış oldukları eğitimi yeterli gördüklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin %40.00’ının ise yüksekokul yönetiminden “uygulama imkânlarının (laboratuar, arazi, bilgisayar…v.b.gibi) artırılması” beklentisinde olduğu anlaşılmıştır. Öğrencilerin siyasi iktidarlardan beklentilerinin başında “imza yetkilerinin geliştirilmesi” gelmektedir. Bu beklentiyi “daha üst düzeyde eğitim verilmesi”, “iş imkânlarının artırılması”, “laboratuar ve uygulama alanlarının genişletilmesi” izlemektedir. Anahtar Kelimeler: İnşaat Teknikerliği, Meslek Yüksekokulu, Teknikerlik Eğitimi, Laboratuar Uygulamaları, 1. GİRİŞ Türkiye'de tekniker eğitimine planlı ve düzenli şekilde 1953 yılında başlanmıştır. 1962 yılında Türkiye'de 22 akşam, 4 gündüz eğitimi olmak üzere tekniker okullarında 3700 öğrenci öğrenim görmekte idi. 1965 yılında İstanbul'da (gece) ve Ankara'da (gündüz ve gece) açılan tekniker okullarının katılımı ile 1967 yılına gelinmiştir. Çeşitli nedenlerden dolayı 1967 yılında tekniker eğitimine, 1972 yılında ise yüksek tekniker eğitimine son verilmiştir. 1975 yılında Yaygın Yüksek Öğretim Kurumu (YAY-KUR)' na bağlı olarak 45 Yüksekokul açılmış, 1979 yılında 45'i Meslek Yüksekokulu olmak üzere tekniker okullarının sayısı 59'a yükseltilmiştir. 1982 yılında Meslek Yüksekokulları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda tanımlanarak üniversitelere bağlanmıştır. 1982 yılında Üniversitelere devredilen Meslek Yüksekokulu sayısı 44'tür. 1997 yılında Meslek Yüksekokullarının sayısı 400 civarındadır. Meslek Yüksekokullarının teknik programlarından mezun öğrencilere “Tekniker”, sosyal programlarından mezun olanlara ise “Meslek Elemanı” unvanı verilmektedir. Meslek 157

Yüksekokullarına giriş ÖSS sınavı ile yapılmaktadır. 1996-1997 Eğitim-Öğretim yılında Meslek Yüksekokullarına yaklaşık 68 bin öğrenci kayıt yaptırmıştır. 1996-1997 Eğitim- öğretim yılında Meslek Yüksekokullarının Teknik Programlarında (109 Program). İktisadi ve İdari Programlarda (40 Program) ve Sağlık Programlarında (18 Program) yaklaşık 150 bin öğrenciye eğitim verilmektedir (GÜRBÜZ,1997,s.1). 2002-2003 eğitim-öğretim yılı itibarıyla 474 meslek yüksekokulunda toplam 262 tür programda eğitim-öğretim yapılmaktadır. Bunlar; Teknik Programlar, İktisadi ve İdari Programlar ve Sağlık Programları olmak üzere başlıca üç ana gurupta toplanmaktadırlar. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nde ön lisans eğitim yapılan program sayısı ise on üçtür. Devlet üniversitelerinde ağırlıklı olarak teknik programlar, vakıf üniversitelerinde ve açık öğretim ön lisans programlarında ise daha çok sosyal, iktisadî ve idarî programlar uygulanmaktadır (KAYA,2005). Bugün ülkemizde üniversitelerin meslek yüksekokulları El Sanatları Programları Bölümü, İktisadi ve İdari Programlar Bölümü, Sağlık Programları Bölümü, Teknik Programlar Bölümü ve Zirai Programlar Bölümü olmak üzere beş adet bölüme ayrılmıştır. Her bölüm de kendi içersinde programlara ayrılmaktadır. İnşaat Programı; Teknik Programlar Bölümü’nde yer almaktadır. Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) 2008 Tercih Kılavuzu’na göre (KKTC dahil) 63 üniversitede inşaat programı bulunmaktadır. 2 yıllık öğrenim süresi bulunan İnşaat Programlarının kontenjanları toplamı ÖSS 2008 Tercih Kılavuzu’na göre (İkinci öğretim dahil) 6650 öğrencidir (ÖSYM,2008). Yükseköğretim düzeyindeki eğitim; öğretim ve araştırma ile kazanılan yeterliliklerin, verilen derecelerin, ulusal eğitim ve öğretim yapılarına uygun, uluslararası yeterlilik çerçeveleriyle uyumlu hale getirilmesi yanında ulusal ve uluslararası ölçekte karşılıklı tanınabilmeyi sağlamak için kurgulanan sistemdir (BİRCAN,2008,s.2) Meslek Yüksekokulu: Sanayinin gereksinim duyduğu nitelikli ara insan gücünü yetiştiren tek kaynak meslek yüksekokullarıdır. Meslek Yüksekokulları (MYO) tekniker ve meslek elemanı unvanına sahip ara insan gücü yetiştirmektedirler (YÖK, 2004,s.10-26). Meslek Yüksekokullarından eğitim-öğretime başlamadan önce aranacak kriterler öğrenci sayısına göre belirlenmiştir. Bu kriterler:  Faaliyete geçirilecek birimin fiziksel imkanları (derslik + laboratuar + atölye)

Bilgisayar Donanımı; 60 öğrenciye kadar 60 öğrenci dahil 2 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  61-150 öğrenci arası 3 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  151-240 öğrenci arası 4 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  241-330 öğrenci arası 5 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  331-420 öğrenci arası 6 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  421-510 öğrenci arası 7 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  511-600 öğrenci arası 8 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  601-690 öğrenci arası 9 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi  691-780 öğrenci arası 10 adet 30 öğrencilik internet ağ bağlantılı bilgisayar merkezi Fiziksel imkanlar;   Her program için en az iki derslik Öğretim elemanları için 2 büro 158

 

Programı destekleyecek kütüphane Her programın türüne göre, uygun laboratuar atölye uygulama alanları ve malzemedir. [Sosyal programların bazılarında aranmayabilir] (Meslek Yüksekokulu Kriterleri,2003,s.7).

Tekniker: Ön lisans eğitimini tamamlayan, almış oldukları bu eğitimin sonucunda mesleki alanda endüstrinin talebi doğrultusunda bilgi ve beceri ile donatılmış, bilgiye nasıl ulaşacağını bilen, problem çözebilen, karar verebilme yeteneği gelişmiş, hayat boyu eğitimin gerekliliğini kabullenmiş, insan ilişkileri yönünden gelişimini tamamlamış, temel seviyede bir yabancı dili bilen, temel anlamda ve kendi işinde bilgisayarı kullanabilen, sosyal, kültürel etkinliklere doğrudan veya dolaylı olarak katkı yapabilen özelliklere sahip, meslek mensupları tekniker olarak tanımlanabilir. Teknikerler, takım çalışması yaptıkları teknisyenlerden, daha fazla teorik bilgiye sahiptirler. Bir başka açıdan bakıldığında, konumları itibarıyla üst düzey yönetici özelliğinde olan kişi/kişilerden aldıkları iş emirlerini algılama sorunu olmayan, uygulama konusuna hakim, iş emrini kendisinden sonraki elemana kolaylıkla aktarabilen yada sorun olması durumunda çözüm üretebilen teknik elemandırlar. (Güneş Komisyonu , 2007,s.1) İnşaat Teknikerleri; baraj, yol, hava alanı, konut vb. yapı inşaatlarında aktif olarak görev alan, kontrollük hizmeti veren firmalar ile kamu ya da yerel yönetimlerin doğal kaynak, ulaştırma/karayolu, yapı bölümleri ve malzeme test laboratuarlarında teknik eleman olarak çalışan meslek grubunu oluşturmaktadır. Karayolu, köprü, baraj, havaalanı, su getirme/ dağıtma sistemleri ve konutlardan ticaret merkezine kadar tüm yapıların planlama, proje, yapım ve kontrol aşamalarında teknik eleman olarak önemli bir rol oynamaktadırlar. (MEBYÖK,2002,s.9) 4702 Sayılı Kanun mesleki ve teknik eğitimde bütünlüğü sağlamaktadır. Türk eğitim dokusu içindeki mesleki ve teknik eğitimin ilk kademesi, mesleki ve teknik orta öğretim, ikinci kademesi ise meslek yüksek okullarında ön lisans düzeyinde verilen eğitimdir. Bu iki kademenin eğitim programlarının birbirinin devamı ve tamamlayıcısı şeklinde olması gerekir (KAYA,2005). Üniversitelerin Meslek Yüksekokullarının Teknik Programlar Bölümü İnşaat Programında okutulan dersler MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi kapsamında düzenlenmiştir. Bu çalışmada örneklem düzlemi olarak seçilen Düzce Meslek Yüksekokulu’nda dört yarıyıl boyunca okutulan dersler Tablo 1’de gösterilmiştir.
Tablo 1. Düzce Meslek Yüksekokulu İnşaat Programı Ders Listesi (Düzce Üniversitesi,2008)

1.Yarıyıl Optik Kodu 101 103 105 107 109 111 113 Ders Adı MATEMATİK-I BİLGİSAYAR-I TEKNOLOJİNİN BİLİMSEL İLKELERİ YAPI STATİĞİ-I YAPI TEKNOLOJİSİ-I GENEL VE TEKNİK İLETİŞİM MALZEME BİLİMİ VE YAPI MALZEMESİ Teorik Pratik Kredi Tipi 3 1 3 2 2 1 2 1 1 1 1 0 1 1 4 2 4 3 2 2 3 Z Z Z Z Z Z Z

159

115 121 123 125 127 129 131 133

TEKNİK RESİM 2 TÜRK DİLİ-I 2 ATATÜRK İLK. VE İNK. 2 TARİHİ-I İNGİLİZCE-I 4 ALMANCA-I FRANSIZCA-I BEDEN EĞİTİMİ-I 0 GÜZEL SANATLAR-I 0 Toplam

0 0 0 0

2 2 2 4

Z Z Z Z Z Z S S

1 1

0 0 28

2.Yarıyıl Optik Kodu 102 104 106 108 110 112 114 122 124 126 128 130 132 134 Ders Adı MATEMATİK-II BİLGİSAYAR-II YAPI STATİĞİ-II YAPI TEKNOLOJİSİ-II BETON TEKNOLOJİSİ MUKAVEMET YAPI MİMARİSİ VE DETAY ÇİZİMLERİ TÜRK DİLİ-II ATATÜRK İLK. VE İNK. TARİHİ-II İNGİLİZCE-II ALMANCA-II FRANSIZCA-II BEDEN EĞİTİMİ-II GÜZEL SANATLAR-II Teorik Pratik Kredi Tipi 3 1 2 1 3 2 2 2 2 4 1 1 1 1 1 0 1 0 0 0 4 2 3 2 4 2 3 2 2 4 Z Z Z Z Z Z Z Z Z Z Z Z S S

0 1 0 1 Toplam

0 0 28

3.Yarıyıl Optik Kodu 201 203 205 207 209 211 213 221 223 225 Ders Adı BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM-I ZEMİN MEKANİĞİ-I TOPOĞRAFYA BETONARME-I YAPI TESİSAT BİLGİSİ BÜRO VE ŞANTİYE ORGANİZASYONU ÇELİK YAPILAR-I HİDROLİK VE HİDROLOJİ KARAYOLU İNŞAATI-I YAPIDA HASAR TESPİTİ-I Teorik Pratik Kredi Tipi 1 2 2 2 2 3 2 2 2 2 1 1 2 2 0 0 0 1 1 1 2 3 3 3 2 3 2 3 3 3 Z Z Z Z Z Z Z S S S 160

227 229 231

MESLEKİ YABANCI DİL AHŞAP YAPILAR PREFABRİK YAPILAR-I

2 1 2 1 2 1 Toplam

3 3 3 24

S S S

4.Yarıyıl Optik Kodu 202 204 206 208 210 212 214 216 222 224 226 228 230 232 Ders Adı BİLGİSAYAR DESTEKLİ TASARIM-II ZEMİN MEKANİĞİ-II SİSTEM ANALİZİ VE TASARIMI BETONARME-II KALİTE GÜVENCE VE STANDARTLAR İŞLETME YÖNETİMİ METRAJ VE KEŞİF İŞLERİ ÇELİK YAPILAR-II SU TEMİNİ VE ATIK SULAR KARAYOLU İNŞAATI-II YAPILARDA HASAR TESPİTİ-II GİRİŞİMCİLİK KARGİR YAPILAR PREFABRİK YAPILAR-II Teorik Pratik Kredi Tipi 1 2 2 1 1 1 3 2 2 2 2 1 1 2 1 1 1 1 0 1 1 1 2 3 3 2 2 2 4 2 3 3 3 3 3 3 26 Z Z Z Z Z Z Z Z S S S S S S

2 1 2 1 2 1 Toplam

Bu derslerden üniversitelerin belirlediği başarı notunu alan, gerekli ödev, porje, maket uygulamalarını istenilen normda yapan; iki öğretim döneminde toplam 60 (altmış) işgünü endüstriye dayalı staj çalışmasını yapan ve yine iki yıllık eğitim-öğretim sonunda üniversitelerin belirlediği mezuniyet not ortalamasını sağlayan öğrenciler mezun olduklarında “İnşaat Teknikeri” unvanına sahip olurlar. 2. LİTERATÜR ARAŞTIRMASI Yükseköğretim; ortaöğretime dayalı, en az iki yıllık yüksek öğrenim veren eğitim kurumlarının tümünü kapsar. Yükseköğretimin amacı; “ülkenin bilim politikasına, toplumun yüksek düzeyde ve çeşitli kademelerdeki insan gücü gereksinimine göre öğrencileri ilgi, yeti ve yetenekleri doğrultusunda yetiştirmek, bilimsel alanlarda araştırmalar yapmak, araştırmainceleme sonuçlarını gösteren ve bilim–tekniğin ilerlemesini sağlayan her türlü yayını yapmak, hükümetçe istenecek inceleme ve araştırmaları sonuçlandırarak düşüncelerini bildirmek, Türk toplumunun genel seviyesini yükseltici ve kamuoyunu aydınlatıcı bilimsel verileri sözle ve yazı ile halka yaymak ve yaygın eğitim hizmetinde bulunmak” olarak tanımlanmıştır. 1997–1998 ve 2002–2003 yılları arasındaki liseden mezun olan öğrencilerin

161

sayılarını gösteren istatistiklere bakıldığında en fazla mezunun 541.163 ile 1998-1999 akademi yılında verildiği görülmektedir. Her ne kadar bu sayı sonraki iki öğretim yılında düşmüş olsa da 2001–2002 ve 2002– 2003 yıllarında artmış ve yine yarım milyonun üstüne çıkmıştır. Bu da göstermektedir ki; yakın gelecekte de yine her yıl yüksek öğretim talebini oluşturan yaklaşık yarım milyon yeni öğrenci üniversite sınavlarına başvuracaktır. (YAĞCIZEYBEK, http://zulfikar.forumup.com/about1018-zulfikar.html,2008) Meslek yüksek okulları siyasetin de etkisi ile üniversite önlerindeki yığılmaları önlemek, ara insan gücü açığını kapatmak vb. amaçlarla özellikle ilçelerde açılmaya devam etmiş, 2001 yılında sayıları 412 iken 2005 yılında sayıları 555’e ulaşmıştır. Bu okulların çoğunluğu eğitim ve öğretime uygun olmayan binalarda laboratuar araç ve gereçlerinden yoksun olarak kalifiye insan gücü adı altında öğrenci yetiştirmeye devam etmiş ve devam etmektedirler. Ayrıca öğretim üyesi dahi olmayan okullar vardır. Öğretim elemanı açığı had safhadadır. Yönetim kurullarını oluşturamayan okullar mevcuttur. (Henden vd.,2005) Meslek yüksekokulları önceleri program çeşitliliğine özendirilmiştir. Her mesleğin eğitimi ön lisans düzeyine çıkarılmaya çalışılmış ve bu yönde adımlar atılmıştır. Örneğin, otobüs şoförlüğü, kuaförlük, fındık eksperliği vb. programlar bu tür çeşitlemelerden bazılarıdır. Amaç çevrenin ihtiyaçlarının giderilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Meslek Yüksekokullarında açılan program sayısı 275’e ulaşmıştır. Ancak Yüksek Öğretim Kurulu tarafından, Meslek Yüksekokullarının program çeşitliliği unvan kargaşası yarattığı gerekçesi ile programlardan bazıları birleştirilmiştir. Bu bağlamda Yüksek Öğretim Yürütme Kurulunun 04/12/2001 tarihli kararı ile başlatılan “Mesleki ve Teknik Orta Öğretim Kurumlarının Program Bütünlüğü ve Devamlılığı Projesi” kapsamında programlar geliştirilmiştir. Yüksek Öğretim Yürütme Kurulunun 19/07/2002 tarih , 2002.27.2090 no’lu kararı ile 75 program geliştirilip ilişkilendirilerek 15 programa indirilmiştir. İlişkilendirme ve birleştirmeler MEB-YÖK tarafından ortaklaşa oluşturulan komisyonlarca yapılmıştır. İlişkilendirme ve birleştirmeler kamuoyunda yeteri kadar tartışılmamış, ilgili Meslek Yüksekokulları öğretim elemanlarının görüşleri alınmamış veya alındı ise de yeteri kadar dikkate alınmamıştır. İçerikleri aynı olan programların tek program altında birleştirilmesi yerinde bir karar olarak görülmesine rağmen, içerikleri farklı olan bazı programların birleştirilmesi en çok bu programları tercih eden öğrencileri etkilemiştir. Örneğin, Yapı Ressamlığı programını kazanan öğrenciler İnşaat programına yerleştirilmişlerdir. Yapı Ressamlığı programını kazanarak kayıt yaptırmak üzere okullara gelen öğrencilerin, İnşaat programına kayıt yaptırmak zorunda olduklarını öğrendiklerinde bazı öğrencilerin bu duruma tepki olarak kayıtlarını yaptırmadıkları görülmüştür. Kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerden ise İnşaat programına kayıt yaptırmak için dilekçe vermeleri istenmiştir. Yapı Ressamlığını kazanan öğrenciler, İnşaat programına zorlanarak kayıt yaptırdıkları için belirli bir süreçten sonra bazılarının kayıtlarını sildirdikleri görülmüştür. (Henden vd.,2005) Mesleki ve Teknik Eğitim, üretici insan yetiştirmeyi hedefler. Emek piyasasının becerili ve teknik işgücü ihtiyaçlarına nitelik ve nicelik yönünden cevap verebilen mesleki ve teknik eğitim sistemi, Türkiye’nin küresel pazarda rekabet gücünün arttırılmasına olumlu katkıda bulunabilir. Mesleki ve Teknik Eğitim sisteminin etkinliği ile meslek dersleri öğretmenlerinin niteliği arasında güçlü bir ilişki vardır. (YAĞCIZEYBEK, http://zulfikar.forumup.com/about1018-zulfikar.html,2008) Meslek yüksek okulları ile ilişkilendirilen meslek liselerinde okuyan meslek yüksek okulu öğrencileri üniversite öğretim elemanı sayısının yeterli olmayışı ve ilişkilendirildiği meslek yüksek okuluna uzak olması vb. nedenlerle üniversite öğretim elemanlarından yararlanamamaktadırlar. Bu öğrencilerin derslerine çoğunlukla meslek liselerindeki öğretmenler görevlendirilmektedir. Öğrenciler üniversite ortamına hiç girmeden üniversite 162

mezunu olabilmektedir. Üniversite ortamına hiç girmemiş, üniversite kültürü almamış bu öğrencilerin üniversite eğitimi aldıklarını söylemek ne derece doğru görülebilir? Nitekim MYO‘larla ilişkilendirilen okullarda okuyan öğrenciler, MYO’lara gelerek meslek liselerinde okumak istemediklerini, orada Meslek Lisesi öğretmenlerinin dersleri yürüttüğünü, hiçbir fark göremediklerini ayrıca aynı atölyelerden yararlanmalarının kendilerine bir artı sağlamadığını beyan etmektedirler. Öğrenciler MYO‘larla bizzat ilişkilendirilen Meslek Liselerinde değil, MYO‘larda okumak istediklerini her ortamda dile getirmekte ve Mesleki ve Teknik Eğitim Bölgeleri’nden (METEB) ayrılmak istemektedirler. (Henden vd.,2005) Erdem, yaptığı araştırmada 45 sorudan oluşan bir anket hazırlamıştır. Anket 49 farklı Meslek Yüksekokulundan gelişi güzel seçilmiş 114 kişilik bir mezun grubuna uygulanmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma bulgularına göre anketi cevaplandıran 114 kişiden okullarında öğrenimleri sırasında meslekleri ile ilgili temel becerileri az düzeyde aldıklarına inananların oranı %21.40 ; orta düzeyde %44.10 ; çok düzeyde ise %34.50 ‘tir. Mezunların Meslek Yüksekokulunda aldıkları bilgileri, iş yaşamında mesleki bir sorunu çözümlerken; %14.00 çok az; % 16.60 az; %46.50 orta; %24.60 çok düzeyde oranında kullandıkları ortaya çıkmıştır. Mezunların %35.00 ’i işçi, %44.00 ’ü meslek elemanı, %10.30 ’ü yönetici, %9.70 ’si ise işyeri sahibi olarak çalışmaktadır. Mezunların yabancı dilde yazılmış mesleki bir metni %46.80 az düzeyde anlayabildikleri ve yabancı dili %50.80 az düzeyde konuşabildikleri; ayrıca %54.40 ’ünün az düzeyde bilgisayar kullanma becerisi elde ettikleri belirlenmiştir. Mezun olduğunuz Meslek Yüksekokulu içinde boş zamanlarınızı değerlendirecek hangi kolaylıklar vardı ? ” sorusuna %21.90 ’u hiç yoktu ve %44.70 ’si ise üçten az kolaylık vardı şeklinde cevaplandırmışlardır. %69.80’i okullarında kütüphane bulunmasına rağmen verimli bir şekilde yararlanamadıklarını belirtmişlerdir. Mezun oldukları Meslek Yüksekokulunda kaliteli eğitim aldığına inananlarının oranı %42.60’ dır. Uluslararası standartlarda ve gelişimini tamamlamış bir Meslek Yüksekokulunda öğrenim görmeyi, yeni açılmış bir Fakülteye tercih edenlerin oranı %60.30 ’tür. Ankete katılanların %70.40 ‘ü Meslek Yüksekokullarında daha verimli eğitime ulaşmak için kadrolu öğretim elemanlarının yanı sıra, üretim ve hizmet sektöründeki deneyimli elemanlardan da yararlanılması gerektiğini belirtmişlerdir. Mezunların %56.50’ i Meslek Yüksekokullarından kaliteli eğitim aldıklarına inanmamaktadırlar. (Erdem,1999) 3. AMAÇ VE YÖNTEM 3.1. Amaç Bu çalışmanın amacı inşaat programı öğrencilerinin eğitimleri boyunca gördükleri dersler hakkındaki düşüncelerini, yetkili kişilerden İnşaat Teknikerliği Eğitimi ile ilgili beklentilerini belirlemektir. 3.2. Yöntem Bu çalışmada örneklem olarak T.C. Düzce Üniversitesi Düzce Meslek Yüksekokulu İnşaat Programı ikinci sınıfında okumakta olan öğrenciler seçilmiştir. Düzce Meslek Yüksekokulu’nda İnşaat Teknikerliği eğitimi alan 64 (altmış dört) öğrenciye bir anket uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar frekans, yüzde ve grafik gösterimleri kullanılarak açıklanmıştır. Anket uygulaması 2009-2010 Eğitim ve Öğretim yılı bahar dönemi final sınavları öncesi yapılmıştır. Böylelikle mezun olmak üzere olan öğrencilerin öğrenimlerini değerlendirmeleri hedeflenmiştir. 163

4. BULGULAR VE YORUM 4.1. İnşaat Teknikerliği Eğitimindeki Dersler Düzce Meslek Yüksekokulu 1976 yılında Teknik ve Sosyal Bilimler Bölümleri adı altında Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı olarak öğretime açılmıştır. 1992 yılında Abant İzzet Baysal Üniversitesi'ne, 2006 yılında Düzce Üniversitesi'nin kurulmasıyla Düzce Üniversitesi'ne bağlanmıştır. (Düzce Üniversitesi,2008) Düzce Meslek Yüksekokulu’nda iki yıllık İnşaat Teknikerliği Eğitimini bitirmek üzere olan öğrencilere uygulanan anket sonuçlarına göre toplam 64 öğrencinin 55’ini erkek (%85.94) ; 9’unu da bayan öğrenciler (%14.06) oluşturmaktadır. Ankete katılan öğrencilerin % 67.19’u 17-21 yaş aralığında yer alırken; %32.81’i ise 22-25 yaşları arasındadır. 25 yaşından büyük öğrenci bulunmamaktadır. Yaş aralığının düşük çıkması öğrencilerin yarısından fazlasının lise eğitimini bitirdikten en geç iki yıl sonra üniversite öğrenimine başladığı sonucunu göstermektedir.
Grafik 1. Müfredat Derslerinin Meslek Uygulaması İçin Yeterliliği
Müfredat Derslerinin Meslek Uygulaması İçin Yeterliliği

40 30 20 10 0

36

21 7

Evet yeterliydi

Orta derecede yeterliydi

Hayır yetersizdi

İnşaat Teknikerliği adaylarına iki yıl boyunca gördükleri teknikerlik eğitimi öğrenimleri esnasında müfredatta okutulan derslerin bu mesleği uygulayabilmeleri için yeterli olup olmadığı sorulduğunda; 36 öğrenci (% 56.25) “evet yeterli”, 21 öğrenci (%32.81) “orta derecede yeterli”, 7 öğrenci de (%10.94) “hayır yetersiz” cevabını vermiştir. İnşaat Programında okuyan ve final sınavları sonunda mezun olabilecek durumdaki İnşaat Teknikeri adaylarının önemli bir bölümü gördükleri eğitimin bu mesleği yapabilmek için yeterli olacağı görüşündedir.(Bkz. Grafik 1) Üniversitelerin Teknik Programlar Bölümleri; teknik bir alana ait (inşaat, sondajcılık, gıda, bilgisayar teknolojisi ve programlama v.b.) bilgi ve becerilerin öğrencilere kazandırıldığı mekânlardır. Her teknik program, öğrencilerine mezun olduklarında o mesleği gerçekleştirebileceği teknik eğitim hizmetini sağlamalıdır. İnşaat Teknikerliği eğitimi alan öğrenciler de mezun olduklarında okudukları yüksekokulda edindikleri bilgiler ışığında mesleklerini gerçekleştireceklerdir. Yapılan anket çerçevesinde mezun olmak üzere olan öğrencilere “Meslek hayatınızda en çok faydasını göreceğinizi düşündüğünüz beş dersi işaretleyiniz” sorusu yöneltilmiştir. Ankete katılan 64 öğrenciden 55’i (%85.94) “Bilgisayar Destekli Tasarım”, 40’ı (%62.50) “Betonarme”, 40’ı (%62.50) “Metraj ve Keşif İşleri”, 32’si (%50.00) “Yapı Statiği”, 27’si (%42.19) en çok “Sistem Analizi ve Tasarımı” derslerinin mesleki yaşantılarında fayda sağlayacağını düşünmektedirler.

164

Anket sonuçlarına göre “Girişimcilik”, “Prefabrik Yapılar”, “Kalite Güvence ve Standartları”, “Yapı Tesisat Bilgisi” ve “Kagir Yapılar” dersleri öğrencilerin mesleklerinde fazla fayda sağlayamayacaklarını düşündükleri derslerdir. Öğrencilerin “Meslek hayatınızda en az faydasını göreceğinizi düşündüğünüz beş dersi işaretleyiniz.” Sorusuna karşılık 28 öğrenci (%43.75) “Teknolojinin Bilimsel İlkeleri”, 28 öğrenci (%43.75) “İşletme Yönetimi”, 27 öğrenci (%42.19) “Kalite Güvence ve Standartlar”, 26 öğrenci (%40.63) “Genel ve Teknik İletişim”, 25 öğrenci (%39.06) “Zemin Mekaniği” dersini işaretlemiştir. Verilere göre öğrenciler genel olarak proje tasarımı, proje tasarım hesabı ve proje üzerinden hesaplama içeriği bulunan derslerin meslek hayatlarında kendilerine daha faydalı olacağını düşünmektedirler. Günümüzde bilgisayar destekli paket programların pratik ve güvenilir olmaları nedeniyle tercih edilmesi de bu görüşün net olmamakla birlikte bir nedeni olabilir. İki yıllık İnşaat Programı çerçevesinde YÖK tarafından belirlenen program ve ders içerikleri rehber alınarak yüksekokullarda eğitim yapılmaktadır. İnşaat Teknikerliği mesleğini yapmaya aday öğrencilere anket çerçevesinde “Elinizde olsa inşaat teknikerliği bölümünde okurken eğitimini gördüğünüz derslerden hangi üç tanesini daha detaylı işlemek isterdiniz?” sorusu yöneltilmiştir. Öğrencilerin yarıdan fazlası (36 öğrenci, %56.25) “Bilgisayar Destekli Tasarım”, 32 öğrenci (%50.00) “Betonarme”, 21 öğrenci (%32.81) “Metraj ve Keşif İşleri”, 17 öğrenci (%26.56) “Yapı Statiği”, 13 öğrenci de (%20.31) “Beton Teknolojisi” derslerini daha fazla işlemek arzusundadırlar. Yukarıda İnşaat Teknikeri adaylarının “meslek hayatlarında en çok faydasını göreceklerini düşündükleri dersler”; “Bilgisayar Destekli Tasarım”, “Betonarme”, “Metraj ve Keşif İşleri”, “Yapı Statiği” ve “Sistem Analizi ve Tasarımı” olarak belirlenmişti. Öğrencilerin “daha fazla, daha detaylı işlemeyi arzu ettikleri dersler” ise “Bilgisayar Destekli Tasarım”, “Betonarme”, “Metraj ve Keşif İşleri”, “Yapı Statiği” ve “Beton Teknolojisi”dir. Görüldüğü gibi dersler büyük oranda tutarlılık göstermektedir. İnşaat Programı öğrencileri mesleklerinde en çok faydasını görecekleri dersleri aynı zamanda daha fazla süre ile daha detaylı işlemek istemektedirler. 4.2. İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Eğitim Donanımı ve Eğitim Uygulamaları Anket kapsamında İnşaat Teknikerliği Eğitimi almış öğrencilere “okullarında yeterli laboratuar imkanı olup olmadığı” sorulduğunda 64 öğrenciden 23 öğrenci (%35.94) “evet var”, 32 öğrenci (%50.00) “orta derecede var”, 9 öğrenci de (%14.06) “hayır yok” cevabını vermiştir. İki yıl boyunca Teknikerlik Eğitimi gören öğrencilerin %85.94’ü (50.00+35.94) “yeterli laboratuarlar imkanı olduğunu” belirtmişlerdir.(Bkz. Grafik 2)

165

Grafik 2. Laboratuar İmkanları
Laboratuar İmkanları
9; 14%

23; 36%

32; 50%
Evet var Orta derecede var Hayır yok

İnşaat teknikeri adaylarına öğrenimleri sırasında “yeteri kadar bilgisayar uygulaması yapıp yapmadıkları” sorulduğunda 7 öğrenci (%11.00) “çok” uygulama yaptıkları, 13 öğrenci (%20.00) “yeteri kadar” uygulama yaptıkları, 28 öğrenci (%44.00) “orta” derecede uygulama yaptıkları, 9 öğrenci (%14.00) “az” uygulama yaptıkları, 7 öğrenci de (%11.00) “çok az” uygulama yaptıklarını ifade etmişlerdir. Ankete katılan öğrencilerin %25.00’i (%11.00 + %14.00) bilgisayar uygulamalarının “yeteri kadar yapılmadığı, az uygulama yapıldığı” görüşündedir.
Grafik 3. Arazi Uygulamalarının Yeterliliği

Arazi Uygulamalarının Yeterliliği
1; 2% 0; 0% 12; 19%

36; 56%

15; 23%

Evet çok uygulama yaptığımıza inanıyorum Evet yeteri kadar uygulama yaptığımıza inanıyorum Orta derecede uygulama yaptığımıza inanıyorum Az uygulama yaptığımıza inanmıyorum Çok az uygulama yaptığımıza inanıyorum

İnşaat Programı öğrencilerine “yeterli arazi uygulaması yapılıp yapılmadığı” sorulduğunda 36 öğrenci (%56.00) “çok az” uygulama yaptıkları, 15 öğrenci (%23.00) “az” uygulama yaptıkları, 12 öğrenci (%19.00) “orta” derecede uygulama yaptıkları, 1 öğrenci de (%2.00) “çok” uygulama yaptıkları cevabını vermişlerdir. Anket yapılan öğrencilerden “evet yeteri kadar arazi uygulaması yaptığımıza inanıyorum” seçeneğini işaretleyen olmamıştır. Sorulan sorunun cevapları incelendiğinde öğrencilerin yalnızca %2.00’ sinin “çok” yada “yeteri kadar” arazi uygulaması yaptıklarına inandıkları sonucu ortaya çıkmaktadır. Ankete katılan öğrencilerin %78.00’i (%56.00+%23.00) az yada çok az uygulama yapıldığını düşünmektedir. Teknikerlik eğitiminde arazi uygulamaları, öğrencilerin edindikleri teorik bilgiyi uygulama alanında pratik olarak kullanmalarını sağlamaktadır. Arazi uygulamalarının azlığı sebebiyle öğrencilerin mezun olduktan sonra çalışma hayatında sıkıntı yaşamaları olası bir durumdur. (Bkz. Grafik 3) 166

İnşaat Programı ÖSS sınavında “Sayısal” puan türünden tercih yapılan bir program türüdür. İnşaat Programından mezun olacak öğrenci “İnşaat Teknikeri” unvanı kazanacaktır. Başka bir deyişle “teknik eleman” olacaktır. Problem çözümü bir teknik eleman için vazgeçilmez unsurlar arasında yer almaktadır. Çünkü teknik bir eleman pratik hesaplama ve çözüm yeteneğine sahip olmalıdır. Bu kapsamda İnşaat Teknikeri unvanı alacak olan öğrencilere “yeterli problem çözümü yapılıp yapılmadığı” sorulduğunda 4 öğrenci (%6.00) “çok” uygulama yaptıkları, 12 öğrenci (%19.00) “yeteri kadar” uygulama yaptıkları, 18 öğrenci (%28.00) “orta” derecede uygulama yaptıkları, 17 öğrenci (%27.00) “az” uygulama yaptıkları, 13 öğrenci de (%20.00) “çok az” uygulama yaptıklarını ifade etmiştir. 4.3. Yetkili Kurum ve Kuruluşlardan Beklentiler Öğrencilerin eğitim ve öğretimden beklentileri gelecek planlamaları ile doğru orantılıdır. Öğrenciler, gelecekte gerçekleştirmeyi planladıkları hedeflere göre yetkili kurum ve kuruluşlardan istek ve talepte bulunmaktadırlar. Düzce Meslek Yüksekokulu’nda inşaat alanı ile ilgili gerekli teorik ve pratik bilgiyi alarak mezun olmak üzere olan öğrencilerin yetkili kurum ve kuruluşlardan beklentilerinin tespiti için düzenlenen ankette, kendilerine bu hususta sorular yöneltilmiş ve yöneltilen sorularda öğrencilerin yüksekokul müdürü ve yüksekokul yönetiminden beklentilerini yazmaları istenmiştir.
Tablo 2. Yüksekokul Müdüründen Beklentiler

YÜKSEKOKUL MÜDÜRÜNDEN BEKLENTİLER Uygulama imkanlarının artırılması Aktif ders programı Teknik gezilerin artırılması Laboratuar imkanlarının artırılması Mevcut düzenin korunması Eğitim kadrosunun yenilenmesi Öğretmenler ile diyalog ortamının artırılması Sosyal imkanların artırılması TOPLAM

FREKANS 23 13 10 7 1 1 1 1 57

YÜZDE 40.35 22.81 17.54 12.28 1.75 1.75 1.75 1.75 100

Ankete katılan öğrencilere “okudukları yüksekokulun idari amiri yüksekokul müdüründen beklentileri” sorulmuştur. Açık uçlu yorum biçiminde sorulan bu soruya ankete katılan 64 öğrenciden 57’si görüşlerini yazarken, 7 öğrenci herhangi bir beklenti ve görüş yazmamıştır. Soruya cevap veren 57 öğrenciden 23 öğrenci (%40.35) “uygulama imkanlarının artırılması”, 13 öğrenci (%22.81) “aktif ders programlarının hazırlanması”, 10 öğrenci (%17.54) “teknik gezilerin artırılması”, 7 öğrenci (%12.28) “laboratuar imkanlarının artırılması” beklentisindedirler. “Mevcut ders planı ve sosyal imkanların korunması”, “eğitim kadrosunun yenilenmesi”, “öğretmenler ile diyalog ortamının artırılması” ve “sosyal imkanların artırılması” düşük oranlardaki (%1.75) beklentiler arasında yer almaktadır. Buradan öğrencilerin yüksekokul yönetiminden “daha fazla uygulama imkanı” ve “daha fazla uygulama alanı” talepleri olduğu anlaşılmaktadır. (Bkz. Tablo 2)

167

Tablo 3. YÖK Başkanından Beklentiler

YÖK BAŞKANINDAN BEKLENTİLER Eğitimin daha uzun süreye yayılması Teknikerlere imza yetkisi verilmesi Sınavsız geçişin kaldırılması Uygulamalı eğitime ağırlık verilmesi Gereksiz derslerin kaldırılması Mühendis ile tekniker arasındaki farkın kaldırılması DGS'de değişiklikler yapılması Ders saatlerinin artırılması Bölümü daha önemli hale getirecek tanıtımların yapılması Öğretmenlerin denetlenmesi TOPLAM

FREKANS 6 6 4 4 4 3 2 2 2 1 34

YÜZDE 17.65 17.65 11.76 11.76 11.76 8.82 5.88 5.88 5.88 2.94 100

Araştırma dahilinde tekniker adayı öğrencilere YÖK’ten beklentileri de sorulmuştur. Açık uçlu bu soruya ankete katılan 64 öğrenciden 34’ü görüşlerini yazarken, 30 öğrenci herhangi bir beklenti ve görüş belirtmemiştir. Cevap veren 34 öğrenciden 6 öğrenci (%17.65) “eğitimin daha uzun süreye yayılması”, 6 öğrenci (%17.65) “teknikerlere imza yetkisi verilmesi”, 4 öğrenci (%11.76) “sınavsız geçişin kaldırılması”, 4 öğrenci (%11.76) “uygulamalı eğitime ağırlık verilmesi”, 4 öğrenci (%11.76) “gereksiz derslerin kaldırılması”, 3 öğrenci (%8.82) “mühendis ile tekniker arasındaki farkın kaldırılması”, 2 öğrenci (5.88) “Dikey Geçiş Sınavı’nda değişiklikler yapılması”, 2 öğrenci (5.88) “ders saatlerinin artırılması”, 2 öğrenci (5.88) “bölümü daha önemli hale getirecek tanıtımların yapılması”, 1 öğrenci de “öğretmenlerin denetlenmesi” beklentisinde olduğunu belirtmiştir. (Bkz. Tablo 3) Buradan öğrencilerin alanları ile ilgili daha kapsamlı ve daha uzun süreli bir eğitim istedikleri sonucuna varılabilir. Öğrencilerin YÖK’ten önemli bir beklentisi “teknikerlere imza yetkisi verilmesi” dir. Halbuki bu yetkiyi Bayındırlık ve İskan Bakanlığı belli sınırlar dahilinde verilmiştir. Nitekim 5 Şubat 2008 tarihinde Bayındırlık İskan Bakanlığı “Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 15. maddesi gereğince denetim yetkisi sınırları, inşaat alanı itibarı ile aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:
Tablo 4. Denetim Yetki Sınırları (Bayındırlık ve İskan Bakanlığı,2008)

Teknik öğretmen (İnşaat, Makine, Elektrik) 15.000 m²

Tekniker Teknisyen ( İnşaat, Makine, (İnşaat, Elektrik ) Elektrik) 10.000 m² 5.000 m²

Makine,

Yönetmeliğe göre İnşaat, Makine ve Elektrik Teknikerleri denetim yetkisi sınırı 10.000 m²’ dir. Verilen cevaplardan öğrencilerin bir kısmının sahip oldukları bu yetkiden habersiz olduğu sonucuna varılabilir. (Bkz. Tablo 4)

168

Tablo 5. Siyasi İktidarlardan Beklentiler

SİYASİ İKTİDARLARDAN BEKLENTİLER Teknikerlere imza yetkisi verilmesi Daha üst düzey eğitim imkanları sağlanması İş imkanı sağlanması Laboratuar ve uygulama alanlarının artırılması Eğitim eşitliğinin sağlanması TOPLAM

FREKANS YÜZDE 5 45.45 2 2 1 1 11 18.18 18.18 9.09 9.09 100

Öğrencilerin siyasi iktidarlardan beklentilerinin belirlenmesi için sorulan açık uçlu soruya ankete katılan 64 öğrenciden 11’i cevap vermiş, 53 öğrenci herhangi bir beklenti ve istek belirtmemiştir. Cevap veren 11 öğrenciden 5 öğrenci (%45.45) “teknikerlere imza yetkisi verilmesi”, 2 öğrenci (%18.18) “daha üst düzey eğitim imkanı sağlanması”, 2 öğrenci (%18,18) “iş imkanı sağlanması”, 1 öğrenci (%9.09) “laboratuar ve uygulama alanlarının artırılması” ve 1 öğrenci de (%9.09) “eğitim eşitliğinin sağlanması” beklentisindedirler. (Bkz. Tablo 5) Öğrencilerden beklentilerine bakılacak olursa öğrenciler, eğitimlerinin uygulamalı olarak iyileştirilmesi, okudukları alanla ilgili yetki-sorumluluk ve iş olanaklarının artırılmasını istemektedirler. SONUÇ VE ÖNERİLER 5.1. Sonuçlar     İnşaat Teknikerliği Eğitiminde erkek öğrenciler (%85.94) çoğunluktadır. Okuyan öğrencilerin büyük bir bölümü (%67.19) 17-21 yaş aralığındadır. Mezun durumundaki öğrencilerin yarıdan fazlası (%56.25) müfredatlarında okutulan derslerin, bu mesleği uygulayabilmeleri için yeterli olduğunu belirtmişlerdir. Anket sonuçlarına göre öğrencilerin meslek hayatlarında en çok faydasını görecekleri dersler (%85.94) “Bilgisayar Destekli Tasarım”, (%62.5) “Betonarme”, (%62.50) “Metraj ve Keşif İşleri”, (%50.00) “Yapı Statiği” ve (%42.19) “Sistem Analizi ve Tasarımı” olarak belirlenmiştir. Öğrenciler aynı zamanda “Bilgisayar Destekli Tasarım”, “Betonarme”, “Metraj ve Keşif İşleri” ve “Yapı Statiği” derslerini imkan olduğu taktirde daha fazla süre ile, daha detaylı görmek istemektedirler. Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi ve Türk Dili gibi dersler bu soru kapsamı dışında tutulmuştur. Öğrencilerin meslek hayatlarında en az faydasını görecekleri dersler anket sonuçlarına göre (%43.75) “Teknolojinin Bilimsel İlkeleri”, (%43.75) “İşletme Yönetimi”, (%42.19) “Kalite Güvence ve Standartlar”, (%40.63) “Genel ve Teknik İletişim” ve (%39.06) “Zemin Mekaniği” olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin %50.00’si laboratuar imkanlarının “yeterli düzeyde olduğunu” belirtmişlerdir. %36.00’lık kısmı “orta derecede” de olsa laboratuar imkanı olduğu görüşünde iken, öğrencilerin % 14.00’ü “yeterli laboratuar imkanı olmadığını” belirtmişlerdir. Öğrencilerin %25.00’i (%14.00+%11.00) “laboratuar uygulamalarının yeteri kadar yapılmadığını” düşünmektedirler. Öğrencilerin büyük çoğunluğu (%56.00+%23.00) “arazi uygulamalarının yeteri kadar yapılmadığını, az uygulama yapıldığını” düşünmektedir. 169

 

Öğrenciler yeterli problem çözümü konusunda ise farklı görüşlere sahiplerdir. Öğrencilerin %25.00’i (%6.00+%19.00) “çok ve yeteri kadar uygulama yapıldığı” görüşünde iken, %47.00’lik (%27.00+%20.00) bir bölüm “az yada çok az uygulama yapıldığı”na inanmaktadır. Öğrencilerin %28.00’i ise “orta düzeydi uygulama yapıldığı” görüşündedirler. Öğrencilerin %40.35’i yüksekokul yönetiminden “uygulama imkanlarının artırılması” beklentisindedirler. Bu beklentiyi sırasıyla “aktif ders programlarının düzenlenmesi”, “teknik gezilerin artırılması” ve “laboratuar imkanlarının artırılması” görüşleri izlemektedir. Öğrencilerin YÖK’ten beklentileri ise çeşitlilik göstermektedir. “Eğitimin daha uzun süreye yayılması” (%17.65), “teknikerlere imza yetkisi verilmesi” (%17.65), “sınavsız geçişin kaldırılması” (%11.76), “uygulamalı eğitime ağırlık verilmesi” (%11,76) ve “gereksiz derslerin kaldırılması” (11.76) bu beklentilerin başlıcalarıdır. Öğrencilerin siyasi iktidarlardan beklentilerinin başında “teknikerlere imza yetkisinin verilmesi” (%45.45) gelmektedir. Bu beklentiyi “daha üst düzeyde eğitim verilmesi” (%18.18) , “ş imkanlarının sağlanması” (%18.18), “laboratuar ve uygulama alanlarının artırılması” (%9.09), “eğitim eşitliğinin sağlanması” (%9.09) izlemektedir.

5.2. Öneriler Edinilen verilere göre öğrencilerin İnşaat Teknikerliği Programı müfredatında okutulan dersleri uygulama ve teorik bilgileri uygulamada kullanabilme imkanları artırılmalıdır. Böylelikle çalışma hayatlarına belli bir düzeydeki uygulama birikimi ile başlayabilirler. Öğrencilerin eğitimleri boyunca aktif olarak kullanabilecekleri laboratuar imkanları gelişen teknolojiye uygun olacak biçimde yenilenmeli ve yeni laboratuarlar kurulmalıdır. Unutulmamalıdır ki “yaparak-uygulayarak” öğrenme en kalıcı öğrenme türlerindendir. Arazi uygulamaları eğitimin bir parçası olarak düşünülmeli, okul-sanayi işbirliğinde öğrencilerin daha aktif katılımını sağlayacak çalışmalar düzenlenmelidir. Ayrıca öğrencilerin mezun olduktan sonra sahip oldukları yetkilerle ilgili bilgilendirilmeleri de faydalı olacaktır.

170

Kaynaklar 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. GÜRBÜZ, R.,“Meslek Okullarının Beklentileri”, s.1, 1997, Çankırı BİRCAN, İ.,“Türkiye Yükseköğretimin Yeterlilikler Çerçevesine Doğru”, s.2, [iro.atilim.edu.tr/Yeterlilik.ppt], 2008 Yüksek Öğretim Kurulu,“Meslek Yüksek Okullarının Bugünkü Durumu ve Meslekî ve Teknik Orta Öğretim Okullarından Meslek Yüksek Okullarına Sınavsız Geçisin Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi Basımevi:ANKARA, 2004 “Meslek Yüksekokulu Kriterleri”, s.7, 2003, Ankara III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı,“Güneş KomisyonI”, [http://myotoplantisi.cu.edu.tr/komisyon1/GünesKomisyonI.doc], s.1, 8-9 Kasım 2007, Adana Milli Eğitim-Eğitim ve Sosyal Bilimler Dergisi, sayı 168, 2005, Ankara ÖSYM, “ÖSS Tercih Kılavuzu”,2008 MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi,“İnşaat Programı”, İnşaat Programı İhtisas Komisyonu, s.9, 2002, Ankara Düzce Üniversitesi, “Düzce Meslek Yüksekokulu”, [http://79.123.147.197/dmyo/], 2008 YAĞCIZEYBEK, S.,“Mesleki ; Teknik Eğitimin Sorunları ve Çözüm Önerileri”, [http://zulfikar.forumup.com/about1018-zulfikar.html], 2008 Henden, R., ve TUNÇ, A.,“Meslekî Teknik Öğretimde Sınavsız Geçiş Uygulamaları”, Milli Eğitim Dergisi, Sayı 165, 2005, Ankara ERDEM, A., “Meslek Yüksekokullarındaki Eğitimin Yeterliliği Ve Kalite Güvencesi”, ISSN 1306-0767 MEVZUAT DERGİSİ, YIL 2, SAYI 23, 1999 Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, “YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ”, Resmi Gazete, Sayı 26778, 5 Şubat 2008

171

MYO ÖĞRENCİLERİNDE ÜNİVERSİTE VE MESLEKİ EĞİTİMİN ANLAMLANDIRILMASI, FARKINDALIKLARIN ARTIRILMASI VE HAYAT ALGILAMASININ GELİŞTİRİLMESİ; AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ, KAMAN MYO UYGULAMA ÖRNEĞİ
Latif Onur UĞUR Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı

ÖZET
Bu çalışmada Meslek Yüksekokulu (MYO) öğrencilerinin üniversite ve mesleki teknik eğitimi anlamlandırmaları, bu konulardaki farkındalıklarının artırılması ve hayat algılamalarının geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu hedefe yönelik olarak Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO öğrencilerinden 258 tanesine, 2008-2009 öğretim yılı başından itibaren bir yarıyıl boyunca haftalık ödevler verilmiş, verilen konularda araştırmalar yapmaları ve kendi fikirlerini geliştirerek kompozisyonlar yazmaları istenmiştir. Verilen ödevlere herhangi bir puanlandırma yapılmamış fakat anahtar nitelikteki kelimelerin altları kırmızı kalemle çizilmiştir. Böylece hem verilen her ödevin incelendiğinin anlaşılmasına, hem her öğrencinin hangi kavramları öne çıkardığının belirlenmesine hem de yukarıdaki amaca yönelik olarak öğretim üyelerinin bu kavramlardan hangilerini önemli bulduğunun öğrencilerce anlaşılmasının sağlanmasına çalışılmıştır. İzleyen her ders, okunan ödevler geri dağıtılmış ve öğrencilerle tartışılmıştır. Yarıyıl sonunda, gerek ödev ve tartışma uygulaması yapılan öğrencilere gerekse bu uygulamanın yapılmadığı başka program öğrencilerine farklı anketler uygulanarak yapılan uygulama ile bir farkındalık ve fayda yaratılıp yaratılmadığı değerlendirilmiştir. Bu uygulamanın “kendini tanıma, hayatı anlamlandırma, hedefler oluşturma, üniversite kavramını anlamlandırma, okunan programı kavrama, mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama, araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma, düşünce üretme, kendini ifade etme ve kendine güvenme” konularında öğrencilerce farklı oranlarda faydalı bulunduğu anlaşılmıştır. Uygulanan anket verileri esas alındığında, MYO öğrencilerine; üniversitenin, üniversite kültürünün, verilen mesleki teknik eğitimin ve bu eğitimin getirilerinin, sahip olunacak mesleklerin özelliklerinin yanında hayatın da anlatılması gerektiği, hatta bu gerekliliğin eğitimlerinin başında yapılmasının elzem olduğu anlaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Meslek Yüksekokulu (MYO), Üniversite, Mesleki teknik eğitim, Hayat, Çalışma, Başarı

1. GİRİŞ 4/11/1981’de kabul edilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na göre; Yükseköğretim: Milli Eğitim sistemi içinde, ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyılı kapsayan her kademedeki eğitim-öğretimin tümüdür. Üniversite: Akademik, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliği olan, yüksek düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma-geliştirme, yayın ve topluma hizmet sunan, evrensel

172

değerleri dikkate alarak bilgi üreten; fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri kuruluş ve birimlerin yer aldığı bir yükseköğretim kurumudur. Yüksekokul: Belirli bir mesleğe yönelik sekiz yarıyıllık eğitim-öğretim veren bir yükseköğretim kurumudur. Ön Lisans: Ortaöğretime dayalı, en az dört yarıyıllık bir programı kapsayan ara insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan veya lisans öğretiminin ilk kademesini teşkil eden bir yükseköğretimdir (Resmi Gazete, 1981) Doğruluk ve düzen içerisinde, bağımsız çalışabilme ve karar verebilme yeteneğine sahip olmak bir tekniker için önemli özelliklerdir. Aynı zamanda çalışma hayatında profesyonel uzmanlar yanında halk ile de ilişki kuracak niteliklere sahip olunmalıdır (MEBYÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme, 2002) Öğrencilerin çoğunun, sadece eğitimlerinde aldıkları birikimle kalma eğiliminde oldukları, kendi kendine ve yaşam boyu öğrenme konusunda yetersiz kaldıkları görülmektedir. Hâlbuki bugünden yarına gelişme ve değişimlerin yaşandığı günümüzde, sürekli öğrenmenin gerekliliği açıktır. Dolayısıyla, yaşam boyu öğrenme ve kendini yenileme disiplininin öğrenciye kazandırılması gereklidir. Bu bağlamda öğrenciler, mezuniyet sonrasında, üniversiteler, meslek odaları ve örgütleriyle sürekli ilişki içinde bulunmak, kurs, seminer, konferans ve benzeri etkinliklerden yararlanmak konusunda bilinçlendirilmelidirler. Programda yapılan araştırmalar, projeler ve ödevler öğrenciyi meslek hayatına hazırlamalı ve mümkünse bu çalışmalardan bazıları sektörel bir problemin çözümüyle ilgili olmalıdır (Yenigün, 2004). Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü öğrencilerine yapılan bir ankette, bu programa gelme nedenleri sorulduğunda elde edilen sonuçlar Tablo 1.’de gösterilmiştir. Ankete 25’i kız 60 öğrenci katılmıştır. Programa kaydolmaktaki en büyük amaçları iş bulmaktır (%53.3). Erkek öğrencilerin % 30’luk kısmı ise askerliği erteletmek amacı ile programa kaydolduğunu beyan etmişlerdir. Öğrencilerin her türlü sosyal gereksinmelerinin karşılandığı yer olan Ankara’da öğrencilere yapılan ankette elde edilen sonuçlar son derece ilginçtir. İlçelerde yer alan MYO’lar göz önüne alındığında öğrencilerin programa yerleşme gerekçeleri üniversite okumuş olmak için olacaktır (Şahin vd, 2002).
Tablo 1. Öğrencilerin, Hacettepe Üniversitesi Ankara Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü tercih etme nedenleri (Şahin vd, 2002) Yanıtlar İş bulmak amacı ile Askerliği ertelemek amacı ile Meslek öğrenmek amacı ile Diğer nedenlerle Toplam Sayısı 32 18 8 2 60 % Oranı 53,3 30,0 13,3 3,4 100

III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, “Sonuç Bildirisi”nde öğrenciler açısından saptamaların bazı maddeleri ise aşağıdaki gibidir;   Meslek yüksekokulu öğrencilerinin sosyal ve kültürel açıdan geliştirilmesi sağlanmalıdır, Öğrencilere rehberlik hizmeti verilmelidir (III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, 2007).

173

Dr. Erdinç Yazıcı ve arkadaşları tarafından 2003 yılında gerçekleştirilen “Türk Üniversite Gençliği Araştırması” na 37.680 adet fakülte ve meslek okulu öğrencisi katılmıştır. Bulguların bir kısmı aşağıdaki gibidir;  Türkiye’de üniversite gençliği siyasal ve toplumsal katılıma karşı çok sınırlı bir duyarlılık göstermektedir (%1,4).  Üniversite öğrencileri daha çok popüler kitaplar okumakta, edebi eserlerin okunma oranı %23,1 düzeyinde bulunmakta, bunu felsefi eserler izlemektedir.  Üniversite öğrencilerimiz televizyon programlarında en çok kültür/sanat programlarını ve belgeselleri izlediklerini ifade etmektedirler.  Türk toplumunda üniversiteli gençler, bireysel duyarlıkları toplumsal duyarlıklara göre daha baskın olan bir toplumsal çevreyi oluşturmaktadır.  Türk üniversite gençliğinin önemsediği değerlerin başında dürüstlük, bağımsızlık ve yaşamdan zevk almak gelmektedir.  Üniversiteli gençlere göre Türkiye’de çözülmesi gereken en önemli sorun eğitim sorunudur. Hayat pahalılığı ve adaletsiz gelir sağılımı bunu izleyen sorunlardır.  Türkiye’de üniversite gençleri ağırlıklı olarak üniversite ortamında düşüncelerin açıkça ifade edilmediğine inanmaktadır (Yazıcı, Bacalı, Başak,... 2003). Fırat ve Özel (2003) “Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokullarında Okuyan Öğrencilerin Çalışma Hayatından Beklentileri Üzerine Bir Değerlendirme” adlı çalışmalarında; Meslek Yüksekokullarında okumanın öğrencilere sağladığı katkılar araştırılmıştır. Bu araştırma sonuçları Tablo 2.’de verilmiştir (Fırat, Özel, 2003).
Tablo 2. Öğrencilere Meslek Yüksekokulunda Okumanın Sağladığı Katkı Meslek Yüksek Okulunda Okumanın Katkısı Hiçbir şey Toplumsal anlamda Mesleki açıdan gelişim Sadece diploma Diğer Cevapsız Toplam

Sayı 2 66 91 44 10 1 214

Oran 0,9 30,8 42,5 20,6 4,7 0,5 100,0

MYO’larının teknik programlarında öğrenim gören öğrencilerin büyük bölümünde temel Fizik ve Matematik konularında bilgi ve uygulama eksikliği görülmektedir. Mesleki uygulamalar ve problem çözümlerinde boyut, kuvvet, moment, trigonometri, logaritma vb. konuların uygulamalarının geçtiği konularda eksikliklerini idrak eden öğrencilerin eğitim sistemi, üniversite sınav sistemi, müfredat, orta öğretim hocaları ve lise bölümleri ile ilgili eleştirilerde bulundukları; kendilerinde herhangi bir eksiklik ya da kusur aramadıkları görülmektedir. Bu eksikliğin belirlendiği andan itibaren giderilmesi için kendilerinin çaba harcaması gerektiğini kabul etme ve uygulamaya dökme konularında da yeterli motivasyon gösterilmemektedir.

174

2. AMAÇ VE YÖNTEM Bu çalışmada MYO öğrencilerinin üniversite ve mesleki eğitimi anlamlandırmaları, bu konularda farkındalıklarının artırılması ve hayat algılamalarının geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaca yönelik olarak Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO öğrencilerinden bir kısmına, 2008–2009 öğretim yılı başından itibaren bir yarıyıl boyunca ödevler verilmiş, verilen konularda araştırmalar yapmaları ve kendi fikirlerini geliştirerek kendi ifadeleri ile yazmaları istenmiştir. Her hafta bir ödev verilmiş, verilen ödevler imza karşılığı toplanmış, incelendikten sonra ertesi hafta geri dağıtılırken saptanan önemli hususlar, eleştiri ve öneriler karşılıklı tartışılarak derslerin başında sözlü olarak ifade edilmiştir. Verilen ödevlere herhangi bir puanlandırma yapılmamış fakat anahtar nitelikteki kelimelerin altları kırmızı kalemle çizilmiştir. Böylece hem verilen her ödevin incelendiğinin anlaşılmasına, hem her öğrencinin hangi kavramları öne çıkardığının belirlenmesine hem de yukarıdaki amaca yönelik olarak öğretim üyesinin bu kavramlardan hangilerini önemli bulduğunun öğrencilerce anlaşılmasının sağlanmasına çalışılmıştır. Ödev uygulamaları Kaman MYO dâhilinde toplam 12 programla ve 970 öğrenciye eğitim verilen programlardan Gıda Teknolojileri, İnşaat, Pazarlama ve Sondaj programlarında okuyan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örnekleme düzlemine hem birinci hem de ikinci sınıf öğrencileri dâhil edilmiştir. Uygulama yapılan toplam 258 öğrencinin hangi programda, normal ya da ikinci öğretimin hangisinde yer aldıklarının gösterildiği Tablo 3. aşağıda verilmiştir.
Tablo 3. Uygulama yapılan öğrencilerin okudukları programlar Sınıf 1 1 1 1 1 2 2 Program Gıda Teknolojileri (NÖ) Gıda Teknolojileri (İÖ) İnşaat Teknikerliği (NÖ) İnşaat Teknikerliği (İÖ) Pazarlama (NÖ) İnşaat Teknikerliği (NÖ) Sondaj Teknikerliği (NO) Dersler Matematik I Matematik I Yapı Statiği I Yapı Statiği I İktisada Giriş, Genel İşletme Betonarme I, Çelik Yapılar I, Büro ve Şantiye Yönetimi Şantiye Tekniği Toplam Kontenjan 40 40 40 40 40

36 22 258

Dönem sonunda, gerek ödev ve tartışma uygulaması yapılan öğrencilerden iki şubeye gerekse bu uygulamanın yapılmadığı başka program öğrencilerinden iki şubeye farklı birer anket uygulanarak yapılan uygulama ile bir fark yaratılıp yaratılmadığı değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular aşağıda belirtilmiştir. 3. BULGULAR Uygulama yapılan yedi şube ile ilgili veriler, uygulama yapılan yedi ve yapılmayan iki şubeye uygulanan anketlerin sonuçları aşağıda verilmiştir. 3.1. Üniversite ve Devam Edilen Programların Anlamlandırılması Öğretim döneminin ilk dersinde öğrencilerden boş birer kâğıt çıkararak “üniversitenin ne demek olduğu, okudukları programı neden seçtikleri ve okudukları programı bitirerek 175

mezun olanların neler yapabileceklerini” yazmaları istenmiştir. Kâğıtlar toplandıktan sonra aynı içerikte bir ödevin bir hafta sonra, bu kez ilgili kaynaklar araştırıldıktan, bu mesleğe sahip kimseler ve bu mesleğin uygulamalarının yapıldığı yerlerle görüşüldükten sonra hazırlanması istenmiştir. Bu şekilde neden bu öğrenimi gördükleri, mezun olunca neler yapabilecekleri/yapamayacakları, üniversiteden neler bekledikleri anlaşılmaya çalışılmıştır. İlk gün yazılan metinler ortalama birer paragraf boyutunda ve yüzeysel, yuvarlak ifadeler içerir mahiyette bulunmuştur. Akademik, kitabi yada nitelikli sayılabilecek metin sayısı çok az miktarda olmuştur. Edinilen izlenim, bu konuda daha önce pek düşünülmediği doğrultusundadır. Fakat ders sonunda konunun ilgi çektiği, öğrenciler arasında konuşma/tartışma konusu haline geldiği gözlenmiştir. Ödevin hazırlanacağı hafta esnasında öğretim üyesine ödev ile ilgili sorulan sorular ödevin formatı, sayfa sayısı gibi şekil esaslı konular üzerinde yoğunlaşmış, içerik esaslı sorular çok az düzeyde alınmıştır. İlk ödevlerin incelenmesi esnasındaki saptamalar; büyük bölümünün gereken düzeyde araştırma yapılmadan, internet üzerinden bulunan ilk kaynaktan ve sorgulama yapılmadan alındığı, yazı kiplerinin bile değiştirilmeden başkalarının ifadelerinin aynen yazılması şeklinde olduğudur. Birbirinin aynısı olan çok sayıda ödev tespit edilmiştir. Bu ödevler yardımı ile yeterli bir fikir edinme sağlanamadığı kanaatine varılmıştır. %15 mertebesindeki belli bir araştırma ve fikir yürütmeye dayanan ödevlerde ise öne çıkan kavramlar; “başkasına/kocasına muhtaç olmamak”, “bir meslek edinmek”, “üniversite tahsili yapmış olmak” ve “ailelerin baskısına boyun eğmek” olmuştur. İzleyen ödevlerin niteliğinin artırılması için “düşünmek” üzerine bilgi verilmiş, basit düşünce geliştirme yöntemlerinden, karar verme tekniklerinden söz edilmiş ve bilgi olmadan sağlıklı düşünülemeyeceği, yeni fikir ve bilgiler üretilemeyeceği konusu önemle vurgulanmıştır. 3.2. Kendini Tanıma, Amaç Edinme, Güven, Çalışma, Kendine Saygı Duyma, Mutlu Olma, Kişisel Vizyon ve Misyon Oluşturma İkinci hafta ile birlikte öğrencilerin kendilerini sorgulamaları, hayatlarını anlamlandırmaları ve hedeflerini oluşturmaları amacı ile “ben kimim?”, “neden varım?”, “hayatımı anlamlı kılmak için neler yapmalıyım?”, “bunları yapabilmem için bana neler gerekli?” ve “bu gereklilikleri nasıl sağlayabilirim?” sorularının yanıtlanmasının istendiği bir ödev verilmiş, kişisel vizyon ve misyonlarını birer paragrafla yazmaları istenmiştir. Resmi tatiller ve sınav haftası yakınında bulunan haftalar haricindeki dokuz haftada, öğrencilerin özlü sözler ve atasözleri esas alınan kompozisyonlar yazmaları istenmiştir. Bu özlü sözlerin ve atasözlerinin seçilmesinde; “çalışmak, öğrenmek, kendine güvenmek, başarısızları irdeleyip başarı yolunda kanalize olmak, gerektiğinde risk almak ve yaşamı anlamlandırmak olguları” ana değerlendirme kriterleri olmuştur. Ödevlerin değerlendirilmesinde öncelikli tespit, öğrencilerin büyük çoğunluğunun bu uygulamalara severek ve isteyerek katılmaları olmuştur. Haftalar ilerledikçe herhangi bir sınırlama getirilmeyen ödev uzunlukları artarak son haftalarda ortalama üç sayfaya yaklaşmıştır. Yazılı ifadelerde de göreli bir düzelme olmuş, öğrencilerce ödev hazırlama işinin “daha çok vakit ayrılarak ve önemsenerek yapıldığı” ifadelerinin arttığı gözlenmiştir. Hatta, ödevlerin okunması sürecinde öğrencilerin her kağıda ayrı yorum yapılması talepleri olmuş, vakit sıkıntısı nedeni ile bu talep yerine getirilememiştir. Haftada okunan ödev sayısının hatırlatılması ile bu uygulamanın yapılamıyor olmasına genel olarak hak verildiği gözlenmiştir. Uygulama yapılan sınıflardan Normal Öğretim İnşaat Programı ikinci sınıf (26 öğrenci) ve Normal Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerinin (25 öğrenci); “kendini tanıma, hayatı anlamlandırma, hedefler oluşturma, üniversite kavramını anlamlandırma, 176

okunan programı kavrama, mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama, araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma, düşünce üretme, kendini ifade etme ve kendine güvenme” konularında, yapılan kompozisyon ve ödev uygulamalarını ne kadar faydalı bulduğuna dair veriler Tablo 4. ve Tablo 5.’te verilmiştir.
Tablo 4. Normal Öğretim İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerinin yapılan uygulama sonucu hangi konularda ne kadar fayda gördükleri Frekans Orta düzeyde 7 10 10 10 7 8 15 8 10 6 Yüzde Orta düzeyde 26,9 38,5 38,5 38,5 26,9 30,8 57,7 30,8 38,5 23,1

İnşaat 2 NÖ Kendini tanıma Hayatı anlamlandırma Hedefler oluşturma Üniversite kavramını anlamlandırma Okunan programı kavrama Mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama Araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma Düşünce üretme Kendini ifade etme Kendine güvenme

Çok 19 14 16 10 13 16 8 16 13 17

Az Hiç Çok 0 0 73,1 2 0 53,8 0 0 61,5 6 0 38,5 5 1 50,0 2 3 2 3 3 0 0 0 0 0 61,5 30,8 61,5 50,0 65,4

Az 0,0 7,7 0,0 23,1 18,6 7,7 5,2 7,7 11,5 11,5

Hiç 0,0 0,0 0,0 0,0 3,7 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0

Bu verilere göre Normal Öğretim İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerinin yapılan uygulamadan en çok kendilerini tanıma konusunda faydalandığı anlaşılmaktadır.
Tablo 5. Normal Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerinin yapılan uygulama sonucu hangi konularda ne kadar fayda gördükleri Frekans Orta düzeyde 10 9 11 12 9 9 15 9 9 8 Yüzde Orta düzeyde 40,0 36,0 44,0 48,0 36,0 36,0 60,0 36,0 36,0 32,0

Gıda 1 NÖ Kendini tanıma Hayatı anlamlandırma Hedefler oluşturma Üniversite kavramını anlamlandırma Okunan programı kavrama Mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama Araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma Düşünce üretme Kendini ifade etme Kendine güvenme

Çok 14 12 13 9 15 13 10 16 16 16

Az Hiç Çok 0 1 56,0 4 0 48,0 1 0 52,0 3 1 36,0 1 0 60,0 3 0 0 0 0 0 0 0 0 1 52,0 40,0 64,0 64,0 64,0

Az 0,0 16,0 4,0 12,0 2,8 12,0 0,0 0,0 0,0 0,0

Hiç 250,0 0,0 0,0 4,0 0,0 0,0 0,0 0,0 0,0 4,0

Bu verilere göre Normal Öğretim Gıda Teknolojileri Programı birinci sınıf öğrencilerinin yapılan uygulamadan en çok “düşünce üretme, kendini ifade etme ve kendine güvenme” konularında faydalandığı anlaşılmaktadır. Uygulama yapılmayan sınıflardan İkinci Öğretim Haritacılık Programı birinci sınıf (27 öğrenci) ve İkinci Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerinin (25 öğrenci); “kendini tanıma, hayatı anlamlandırma, hedefler oluşturma, üniversite kavramını anlamlandırma, okunan programı kavrama, mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama, araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma, düşünce üretme, kendini

177

ifade etme ve kendine güvenme” konularında, yapılabilecek kompozisyon ve ödev uygulamalarını ne kadar faydalı bulacaklarına dair veriler Tablo 6. ve Tablo 7.’de verilmiştir.
Tablo 6. İkinci Öğretim Haritacılık birinci sınıf öğrencilerinin böyle bir uygulama yapılsa hangi konulardan ne kadar fayda göreceklerini düşündükleri Frekans Orta düzeyde 11 9 6 10 13 7 8 7 10 8 Yüzde Orta düzeyde 40,7 33,3 22,2 37,0 48,1 25,9 29,6 25,9 37,0 29,6

Haritacılık 1 İÖ Kendini tanıma Hayatı anlamlandırma Hedefler oluşturma Üniversite kavramını anlamlandırma Okunan programı kavrama Mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama Araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma Düşünce üretme Kendini ifade etme Kendine güvenme

Çok 12 12 15 7 7 8 14 19 15 13

Az Hiç Çok 3 1 44,4 5 1 44,4 5 1 55,6 7 4 9 3 1 2 3 3 3 3 2 0 0 3 44,4 25,9 44,4 51,9 44,4 55,6 44,4

Az 7,4 18,5 22,5 25,9 14,8 33,3 10,1 3,7 5,4 11,1

Hiç 2,5 3,7 4,5 11,1 6,2 11,1 6,8 0,0 0,0 11,1

Bu verilere göre, uygulama yapılmayan sınıflardan İkinci Öğretim Haritacılık Programı birinci sınıf öğrencileri, böyle bir uygulama yapılması halinde en çok “hedefler oluşturma ve kendini ifade etme” konularında fayda göreceklerini ifade etmişlerdir.
Tablo 7. İkinci Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerinin böyle bir uygulama yapılsa hangi konulardan ne kadar fayda göreceklerini düşündükleri Frekans Orta düzeyde 7 12 7 12 14 14 12 6 6 11 Yüzde Orta düzeyde 28,0 48,0 28,0 48,0 56,0 56,0 48,0 24,0 24,0 44,0

Gıda 1 İÖ Kendini tanıma Hayatı anlamlandırma Hedefler oluşturma Üniversite kavramını anlamlandırma Okunan programı kavrama Mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama Araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma Düşünce üretme Kendini ifade etme Kendine güvenme

Çok 14 8 13 6 5 6 8 19 17 13

Az Hiç Çok 4 0 56,0 4 1 32,0 5 0 52,0 5 3 4 5 0 2 0 2 3 1 0 0 0 1 24,0 20,0 24,0 32,0 76,0 68,0 52,0

Az 14,3 16,0 17,9 20,0 5,4 16,0 20,0 0,0 8,3 0,0

Hiç 0,0 4,0 0,0 8,0 5,4 4,0 0,0 0,0 0,0 4,0

Bu verilere göre, uygulama yapılmayan sınıflardan İkinci Öğretim Gıda Teknolojileri Programı birinci sınıf öğrencileri, böyle bir uygulama yapılması halinde en çok “düşünce üretme ve kendini ifade etme” konularında fayda göreceklerini ifade etmişlerdir. 3.3. Kompozisyonlarda tercih edilen başlıklar, sıklıkla kullanılan kavramlar, özgün ifadeler

178

Yapılan değerlendirmeler sonucunda vurucu kompozisyon başlıklarından bazıları Tablo 8.’de verilmiştir.
Tablo 8. Vurucu kompozisyon başlıklarından bazıları Amaç ve Ayrıntı Amaçlar Çıkış Yolu Doğru ile Yanlış Güven Hayat Hayat ve Fırtına Hayatın Gerçekleri Hayatın Kontrolü Bizim Elimizde Hayatın Yönü Hayatta Bugün Hayattaki Seçimimiz Herkes Güvende Olmak İster İrade, Kararlar ve Sorumluluklar Kendin Olmak Piyon Kim? Umutsuzluk

Yapılan değerlendirmeler sonucunda kompozisyon metinlerinde sıklıkla geçen, konunun önemi ile paralel olan ve anlamlandırma/çağrışım ifade eden bazı kavramlar Tablo 9.’da verilmiştir.
Tablo 9. Kompozisyon metinlerinde sıklıkla geçen bazı kavramlar Aksilik Anlamak Aynı yanlışı bir daha yapmamak Başarılı olmak Başarısızlık Başkalarının himayesi Bilgi Bulunmak istenmeyen ortam Büyük düşünmek Çabalama Deneyim Düşünce Engelleri aşmak Farkındalık himayesi Garanti Giden zamanın geri gelmeyeceği Güçlük Güven Hayal Hayat Hayatı rayına oturtmak Hayatın otokontrolü Hedef İdealler İhtiyaç Kapıları açabilmek Karamsarlık Kendini düzeltmek Kendini geliştirme Konuşma Mükemmel Özgüven Rahatlık Risk Savaşmak Saygı görmek Sevinç Sorumluluk Umutsuzluk Üzüntü Yanlış Yanlıştan geri dönmek Yaşam Yaşam standardı Zarar görmek Zevkler Zorluk

179

Metinler içinde hayata bakış ve yaşam felsefesi içeren özgün ifadelerden bazıları Tablo 10.‘da sunulmuştur.
Tablo 10. Özgün ifadelerden bazıları Amaç yoksa ayrıntılar hiçbir işe yaramaz. Ama amaca ulaşılabilmek için de ayrıntılar çok önemlidir. Başarının sırrı analizden geçer. Bir şeyin tek başına varolması çok zordur. Biz garanti istiyoruz. Bizim için pek de anlamı olmayan amaçlar, hedefler uğruna sevinip üzülüyoruz. Eğer hayatınızın sizin kontrolünüz altında olmadığını düşünüyorsanız bu, sizin kontrolü bırakmayı seçmenizden kaynaklanmaktadır. Gemiler limanlar için değil, limanlar gemiler için yapılmıştır. Gençler çocuk yaşlardan ev hayatı rehavetine kapılıp çalışmaktan uzak durmaktadır. Görevler yerine getirildikçe güvenli ortamlar oluşur. Hayat karmaşık bir panoramadır. Hayat, beyin denilen mucize organı, pasiflikten aktif duruma geçirmektir. Hayatın bize verdiklerinin ne kadar farkındayız. Hedefe kestirmeden giden yol en tehlikeli yoldur. Çünkü kurşunların gittiği yoldur. Her birey kendi için vardır. Her insan başarabilecekleri için farkında olmalıdır. İnsan aklını pazara çıkarmış, yine dönüp dolaşıp kendi aklını satın almış. İnsan çalıştığında saygı görür. İnsanlar vasatı mükemmel yapmaya programlanmıştır. İrade, kararlar ve sorumluluklar insanın yaşamla verdiği mücadelelerdir. Kendi hayatımıza, kendi isteğimizle yön verebilmeliyiz. Neyin ne kadar farkında olduğumuzun farkında mıyız?

Ömrünüzün kullanma kılavuzu sizsiniz.
Rahatlık insana amacını unutturur. Şu anki anı yaşamak istiyorum. Yanlış anı yaşadığına inandığın anda, doğru anı yaşamak adına çabalamak, bu hayattır. Yanlışlar olmadan doğrular olmaz. Yaşamanın amacı, onun tadına varmak, eğlenmektir.

Kendi kişisel vizyon ve misyonlarını oluşturmaları ve yazılı olarak ifade etmeleri istenen öğrencilerin bu konuda zorlandıkları, genel ve soyut ifadelerden çok somut ve dar ifadeleri kullandıkları gözlenmiştir. Bu konuda öğrencilerden birinin kaleme aldığı ifadeler şöyledir; “Benim vizyonum ilerideki hayatımda her şeyin en iyisini yapmış, hayatı kariyerlerle dolu, en gözde, en kaliteli, en güvenilir ve sektöründe aranan tek insan olmaktır. Misyonum ise 180

vizyonuma ulaşmak için kendimi yeterli donanımla donatıp, ulaşmak istediğim kariyere destek olacak her türlü okul, eğitim kurumu, seminer vb. yerlerde kendimi göstermektir.” 3.4. Uygulamalardan Duyulan Genel Memnuniyet, Devam Etmesinin İstenmediği, Diğer Öğrencilere de Faydalı Olup Olmayacağı İstenip

Yapılan kompozisyon ödevi uygulamalarının ne kadar faydalı bulunduğu, ilerideki yarıyıllarda da devamının istenip istenmediği, uygulama yapılmamış olan sınıflara da benzer çalışmalarının yapılmasının önerilip önerilmediği, verilen kompozisyon konularından hangilerinin üzerinde düşünmek ve kompozisyon yazmak için daha çok tercih edildiğinin belirlenmesi için uygulama yapılan sınıflardan Normal Öğretim İnşaat Programı ikinci sınıf (26 öğrenci) ve Normal Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerine (25 öğrenci) bir anket uygulanmıştır. Ayrıca kompozisyon ödevi uygulaması yapılmamış olan İkinci Öğretim Haritacılık Programı birinci sınıf (27 öğrenci) ve İkinci Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerine (25 öğrenci) ilerideki yarıyıllarda böyle bir uygulama yapılmasının kendilerine faydalı olup olmayacağı ve verilen kompozisyon konularından hangilerinin, üzerinde düşünmek ve kompozisyon yazmak için daha çok tercih edildiğinin belirlenmesi için başka bir anket uygulanmıştır. Kompozisyon ödevi uygulamalarının yapıldığı Normal Öğretim İnşaat Programı ikinci sınıf ve Normal Öğretim Gıda Teknolojileri birinci sınıf öğrencilerine; “bu uygulamanın devamının kendilerine faydalı olup olmayacağı konusundaki görüşleri” sorulduğunda alınan yanıtların dağılımı Tablo 11.’deki gibi olmuştur. Bu verilere göre yapılan uygulama genel olarak faydalı bulunmuş, faydası olmadığını düşünen öğrenci sayısı çok az (2 öğrenci) olmuştur.
Tablo 11. Uygulama yapılan program öğrencilerinin bu uygulamanın devamının faydalı olup olmayacağı konusundaki görüşleri Uygulamaya devam etme faydası Çok Orta Yok 15 11 0 16 7 2

İnşaat 2 NÖ Gıda 1 NÖ

Kompozisyon ödevi uygulamalarının yapıldığı öğrencilere bu uygulamanın diğer program öğrencilerine de yapılmasının faydalı olup olmayacağı konusundaki görüşleri sorulduğunda alınan yanıtların dağılımı Tablo 8.’deki gibi olmuştur. Bu verilere göre uygulama yapılan öğrenciler, uygulama yapılmayan öğrencilere de benzer uygulamalar yapılmasının, bu arkadaşları için faydalı olacağını düşündüklerini ifade etmişlerdir. Faydasız olacağını ifade eden öğrenci olmamıştır.
Tablo 8. Uygulama yapılan program öğrencilerinin bu uygulamanın diğer program öğrencilerine de yapılmasının faydalı olup olmayacağı konusundaki görüşleri Diğer programlar için de faydası Çok Orta Yok 21 5 0 14 11 0

İnşaat 2 NÖ Gıda 1 NÖ

Uygulama yapılmayan program öğrencilerinin böyle bir uygulamanın ilerideki yarıyıllarda yapılmasının faydalı olup olmayacağı konusundaki görüşlerinin dağılımı Tablo 181

10.’daki gibi olmuştur. Bu verilere göre öğrencilerin yarısına yakını (23/52) böyle bir uygulama yapılmasının çok faydalı olacağını, yarısına yakını da (24/52) orta düzeyde faydalı olacağını düşündüğünü ifade etmiştir. Haritacılık Programı öğrencilerinin 5 tanesi, böyle bir uygulama yapılmasının herhangi bir faydası olmayacağı görüşündedirler.
Tablo 10. Uygulama yapılmayan program öğrencilerinin bu uygulamanın ilerideki yarıyıllarda yapılmasının faydalı olup olmayacağı konusundaki görüşleri Bundan sonra uygulama faydası Çok Orta Yok 13 9 5 10 15 0

Haritacılık 1 İÖ Gıda 1 İÖ

Bu gruplardaki öğrencilerin mevcut ders, ödev ve sınav çalışmalarına ek olarak vakit ve düşünsel çaba gerektirecek ek ödevlere sıcak bakmaması fikri, uygulama yapılan sınıflardaki öğrencilere göre nispeten daha az talepkar olmalarına bir açıklama olabilir. Fakat bu tespit için bir başka açıklama; üzerinde düşünme ve yazma faaliyetinde bulunma deneyimi yaşamadıkları için bu uygulamaya daha mesafeli bakılması da olabilir. 3.5. Üzerinde Düşünmek/Kompozisyon Yazmak İstenilen Konular Gerek uygulama yapılan öğrencilerin gerekse yapılmayan öğrencilerin, üzerinde düşünmek/kompozisyon yazmak istedikleri konuların tercih sıralaması Tablo 11.’de verilmiştir. Bu soru yanıtlanırken öğrencilerden verilen 21 konuluk listede en çok ilgilerini çeken 4 konuyu belirtmeleri istenmiştir. Verilen yanıtların toplamının (406) anketi yanıtlayan dört farklı sınıftaki öğrenci sayısının (26+25+27+25=103) dört katına yakın olmasının nedeni her öğrencinin yaklaşık dörder tercih yapmış olmasıdır.
Tablo 11. Üzerinde düşünmek/kompozisyon yazılmak istenen konuların tercihi Uygulama Yapılmayan Sınıflar İnşaat 2 Gıda T. 1 NÖ NÖ 3 0 Uygulama Yapılan Sınıflar Gıda T. Haritacılık 1 1 İÖ İÖ Toplam 2 3 8

Konu Limandaki gemi güven içindedir fakat gemiler limanlar için yapılmamıştır. (John A. Shedd) Atak ve cesur ol! Bir gün geriye baktığında yaptıklarından çok yapmadıkların için pişman olacaksın. (H. Jackson Brown) Hergün sizi daha iyi bir geleceğe biraz daha yaklaştıracak bir şey yapın. (Doug Firebaugh) Hiç düşmemiş yada tökezlememiş insanları sevmem. Onların bu meziyetleri yaşamdan yoksun ve değersizdir. Yaşam onlara kendi güzelliğini açmamıştır. (Boris Pasternak) Kimse sizin için yapmayacak. (Ben Stein) Neden bizim için neyin önemli olduğunu bulmaya zaman harcayıp sonrasında peşinden gitmiyoruz? (William Ross) Başarı yolunda sürat, isteğin şiddeti kadardır. (Dale Carnegie) Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır; durmak zamanı değil, çalışmak zamanıdır… (Tevfik Fikret)

12 7

17 4

11 6

12 5

52 22

3 4

6 3

5 1

3 1

17 9

2 5

7 2

5 9

6 5

20 21

5

2

6

6

19

182

Sıkı çalışmak bir insanın karakterini ortaya çıkarır. Bazıları kollarını sıvarlar, bazıları burun bükerler, bazıları ise ortalıkta görünmezler bile. (Sam Ewing) Denilebilir ki hiçbir şeye muhtaç değiliz; yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var; Çalışkan olmak!… Servet ve onun doğal sonucu olan bolluk, rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. (M. Kemal Atatürk) Dünya karşılaştığın fırtınalarla değil; gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir. (William Mc. Fee) Her zaman sizi kısa vadeli başarısızlıklar karşısında şaşkınlıktan kurtarabilecek, uzun vadeli hedefleriniz olmalıdır. (Charles C. Noble) Eğer ilk defasında başaramadıysanız ortalamaya yaklaşıyorsunuz demektir. (M. H. Alderson) Hayatınız kötü bir yola girmişse, unutmayın; direksiyondaki sizsiniz. (Marlynn Longston) Siz kendi elinizle teslim etmedikçe, kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz. (Mahatma Gandhi) Düşüncelerimizin en iyi aynası, yaşamlarımızın akışıdır. (Montaigne) Yemine bakılıp insana inanılmaz, insana bakıp yemine inanılır. (Aeskhylos) Gerçekten mutlu bir insan, yoldan bir süre sapmak durumunda kalsa da manzaranın keyfine varabilendir. (James Jeans) Hayat bir masala benzer; uzunluğu değil iyi olup olmadığı önemlidir. (Seneca) Akıl vezirdir, gönül padişah. (Türk atasözü) Şans, yalnızca hazır olan zihinlere güler. (Luis Pasteur)

0

2

2

1

5

10

2

5

5

22

5

11

8

11

35

9

3

5

4

21

1 6

3 9

0 11

3 11

7 37

6 3 6

6 3 3

6 3 11

6 4 2

24 13 22

3 4 5 2

3 7 0 1

2 4 1 1

3 7 4 5

11 22 10 9 406

Bu veriler esas alındığında; “Atak ve cesur ol! Bir gün geriye baktığında yaptıklarından çok yapmadıkların için pişman olacaksın” ifadesi en çok ilgi çeken özlü söz olurken bunu sırası ile; “Hayatınız kötü bir yola girmişse, unutmayın; direksiyondaki sizsiniz” ve “Dünya karşılaştığın fırtınalarla değil; gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir” özlü sözleri izlemiştir. “Sıkı çalışmak bir insanın karakterini ortaya çıkarır. Bazıları kollarını sıvarlar, bazıları burun bükerler, bazıları ise ortalıkta görünmezler bile” ifadesi ise mevcut seçenekler içinde en az ilgi çeken ifade olmuştur. 4. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Bu çalışmada MYO öğrencilerinin üniversite ve mesleki eğitimi anlamlandırmaları, bu konularda farkındalıklarının artırılması ve hayat algılamalarının geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bunun için verilen araştırma ve kompozisyon ödevlerinin öğrencilerin tamamınca yapıldığı, bu uygulamanın “kendini tanıma, hayatı anlamlandırma, hedefler oluşturma, üniversite kavramını anlamlandırma, okunan programı kavrama, mezun olunca mesleki olarak neler yapılabileceğini kavrama, araştırma yapıp uygun bilgiye ulaşma, düşünce üretme, kendini 183

ifade etme ve kendine güvenme” konularında öğrencilerce farklı oranlarda faydalı bulunduğu anlaşılmıştır. Uygulama yapılan öğrenciler, “bu uygulamanın devam etmesini” ve “diğer öğrencilere de benzer uygulamaların yapılmasını” istediklerini belirtmişlerdir. Uygulama yapılmamış olan öğrenciler de “böyle bir uygulama yapmak istediklerini, bundan fayda sağlayacaklarını” beyan etmişlerdir. Büyük bir bölümü ailelerinin en yüksek tahsilli üyeleri olan MYO öğrencilerine, aileleri tarafından üniversite, üniversite eğitiminin kazandırdıkları, iyi bir öğrenci olmak için yapılması gerekenler hakkında yeterli bilgi ve yönlendirme yapılamamaktadır. Dört yıllık fakültelerde öğrenim hakkı kazanamamış olmak, toplumda iki yıllık MYO mezunlarının saygı görmediği ve çalıştıkları işlerde parasal kazançlarının daha düşük olacağı önyargıları; moral bozukluğu, ilgisizlik, motivasyon eksikliği, mesleki eğitimin, bu eğitimin verildiği okulların, buralarda öğrenilecek konuların ve alınacak diplomaların ciddiye alınmaması sonuçlarına varmaktadır. Bu silsile hocalarını, üniversiteyi, hayatı ve son olarak da kendilerini ciddiye almamaya kadar uzanmaktadır. En acı verici tespitlerden biri de öğrencilerce “öğrenmeye ve çalışmaya karşı direnç gösterilmesi”dir. Üzerinde düşünmek ve kompozisyon yazmak için seçenekler arasında yer verilen “Sıkı çalışmak bir insanın karakterini ortaya çıkarır. Bazıları kollarını sıvarlar, bazıları burun bükerler, bazıları ise ortalıkta görünmezler bile” özlü sözünün en az ilgi çeken ifade olması bu tespit ile paralellik arz etmektedir. Üniversite sınavı sonucunda kendisini başarısız bulan, “ikinci sınıf” bir öğrenim ve mesleğe mecbur olmak durumunda algılayan öğrencilerin “teknik eleman”, “ara eleman”, “yetki ve sorumluluklar”, “toplum içinde oynanacak roller” gibi konularda yeterli bilgi edinme ve bu bilgileri anlamlandırma çabası bulunmamaktadır. Pek çok MYO’nda yeterli teknik, sportif ve sosyal donanımların gereken düzeyde bulunmaması ile bu fikirler güçlenmektedir. Arkadaşları ile vakit geçirmek, derslerde, konferanslarda ve seminerlerde dahi konuşmak, plansız ve amaçsız zaman doldurmak eylemleri ile “meslek edinmek”, “üniversite kültürü edinmek”, “düşünmeyi ve öğrenmeyi öğrenmek”, “fikir üretmek”, “yapıcı eleştirel bakış geliştirmek” olguları ıskalanmaktadır. Görülen eğitim; sıra ısıtmak ve zorla sınıf geçirilmek, sonunda da bir işe yaramayacağı düşünülen bir diploma almak ya da alınmasa bile herhangi bir kayba uğramamak şeklinde değerlendirilmektedir. Özet olarak ifade edilen bu bulgular esas alındığında MYO öğrencilerine; üniversitenin, üniversite kültürünün, gördükleri mesleki teknik eğitimin ve getirilerinin, sahip olacakları mesleklerin özelliklerinin yanında hayatın da anlatılması gerektiği, hatta bu gerekliliğin eğitimlerinin başında yapılmasının elzem olduğu anlaşılmaktadır.

184

Kaynaklar 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, Resmi Gazete: 4.11.1981 MEB-YÖK Meslek Yüksekokulları Program Geliştirme Projesi, (2002)“İnşaat Programı”, İnşaat Programı İhtisas Komisyonu, Yenigün, K. Gürel, M. A. (2004)“Türkiye’deki İnşaat Mühendisliği Eğitiminin Değerlendirilmesi ve Bazı Öneriler”, I.Ulusal Mühendislik Kongresi Eski Foça, İzmir, Şahin. B. Karamustafa, K. Kargın. F. (2007) “Mesleki Teknik Eğitim’de Tanıtım ve Cazibe Oluşturma”, III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, s.168-, III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, (2007) “Sonuç Bildirisi”, s.191–196. Yazıcı. E. Bacanlı. H. Başak. S. Durgun. Ş. Başbuğ. A. Akın. F. Durgun. G. Taşdemir. H. Tokuroğlu. B. Okur. M. A. Parıltı. C. Özaydın. M. Şallı. S. (2003) “Türk Üniversite Gençliği Araştırması- Türk Üniversite Gençliğinin Sosyo-Kültürel Profili” Gazi Üniversitesi. Fırat. Z.Y. Özel. N. (2003)“Uludağ Üniversitesi Meslek Yüksekokullarında Okuyan Öğrencilerin Çalışma Hayatından Beklentileri Üzerine Bir Değerlendirme” Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi,; 5:1-15

185

MESLEK YÜKSEKOKULLARINDA BİR ÖĞRENME FAALİYETİ OLARAK KULLANILAN TEKNİK GEZİLERİN EĞİTİME VE ÖĞRENCİ GELİŞİMİNE ETKİLERİ: AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ KAMAN MESLEK YÜKSEKOKULU ÖRNEĞİ
Serdar KORKMAZ Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı

ÖZET Bu araştırmada Meslek Yüksekokulları İnşaat Teknolojisi Programlarında bir öğrenme unsuru olarak kullanılan teknik gezilerin öğrenciler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Teknik gezilerin sayısının ve içeriğinin yeterliliği, nerelere teknik gezilerin yapılmasının istendiği, teknik geziler sırasındaki iş güvenliği, derslerin anlaşılmasına teknik gezi faaliyetlerinin etkileri, elde edilen bilgilerin kayıt altına alınıp alınmadığı ve teknik gezilerin mesleği sevmeye yardımcı olup olmadığı öğrencilere uygulanan bir anket çalışması ile belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar tablo ve grafikler yardımı ile çalışmada sunulmuştur. Öğrencilerin en çok “şantiyelere” teknik gezi düzenlenmesini (93 öğrenci; %81,57)istedikleri araştırma sonucunda belirlenmiştir. Ayrıca araştırma kapsamında teknik gezi faaliyetlerinin öğrencilerin %97’sine katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Meslek Yüksekokulları, Teknik Gezi, Öğrenme Faaliyetleri, İnşaat Teknolojisi, Çalışma Ortamları 1.GİRİŞ Günümüzde en değerli niteliklerden biri de bilgi ve beceridir. Özellikle internet ağının (World Wide Web-Dünya Çapında Ağ) yaygınlaşması bilgiye ulaşmayı son derece kolay hale getirmiştir. Ancak kolay elde edilen bilgi her zaman doğru olmayabilir. Bu nedenle doğru bilgiye ulaşmak için en doğru ve en güvenilir yol bilginin kaynağından bilgiyi almaktır. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de teknik bilgi ve teknik beceriye sahip teknik elemanların değeri ve önemi oldukça fazladır. Teknik bilgiye ve beceriye sahip kişiler daha güvenilir, daha kaliteli ve daha bilinçli biçimde üretim gerçekleştirirler. Ülkemizde teknik eğitim liseler, çıraklık eğitim merkezleri, halk eğitim merkezleri, meslek yüksekokulları, fakülteler, meslek edindirme kursları gibi birimlerce verilmektedir. Bu birimler Milli Eğitim Bakanlığı(M.E.B.)’na ya da Yüksek Öğretim Kurulu (Y.Ö.K.)’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedirler. Bunların dışında özel sektörde de kurslar, eğitim seminerleri, konferanslar v.b. yöntemlerle teknik eğitim gerçekleştirilmektedir. Teknik eğitimde önemli hususlardan birisi de yerinde görerek öğrenmeyi bilgi ve beceri edinmeyi sağlayan teknik gezi faaliyetleridir. Teknik geziler sayesinde öğrenim gören bireyler edindikleri bilgileri uygulamaya nasıl geçirebileceklerini görebilmektedirler. Mesleki eğitimde teknik geziler, öğrencinin sektörü tanıması, almış olduğu eğitim sırasında gerek staj sırasında ve gerekse mezuniyet sonrasında öğrencinin çalışma alanlarını öğrenmesi ve bu konuda bilgilenmesi için oldukça önemlidir. Teknik geziler gerek okulların var oldukları yerleşim merkezlerindeki ve gerekse ülkenin değişik yörelerinde yer alan sektörün önde gelen kuruluşlarına yapılmalıdır. Öğrencilerin bilgi, deneyim ve tecrübelerini artırmak için kamu ve özel sanayi şirketlerine teknik geziler düzenlenmelidir. 186

Öğrencilerin bulundukları programlarla ilgili iş yerlerine geziler düzenlenmeli, öğrencilerin aldıkları eğitim ve öğretimi kullanacakları alanlar tanıtılmalıdır[1]. Uludağ Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu oldukça geniş imkânlara sahip olan sanayi kuruluşlarına teknik geziler düzenlemiş; öğrencilerin bilgi ve becerilerinin artırılmasına katkı sağlamış bir meslek yüksekokuludur. Üniversitede 2001-2003 yılları arasında endüstri ilişkilerinin gelişimine dayalı çalışmalar, teknik geziler ve anlaşmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar şu şekildedir[2]:
Tablo 1. Endüstri ile programlar arasındaki ikili anlaşma ve protokoller [2]

PROGRAMLAR

İKLİ ANLAŞMALAR-

1

Bilg.Dest.Tasarım Programı

2

Bilg.Dest.Tasarım Programı

3 4 5

Bilg.Dest.Tasarım Programı Bilg.Dest.Tasarım Programı Bilg.Dest.Tasarım Programı

PROTOKOLLER Visualnastran 4D Mechanism Design-Analysis And Tekno-Tasarım Firması Simulation Software KullanmaÖğretme Anlaşması SOLIDWORKS Design Software UMTAŞ Firması KullanmaÖğretme Anlaşması Visicad/CAM D/P Software KullanmaÖğretme 3C CAD/CAM Firması Anlaşması Mücevher ve Hediye Takı Tasarım Firması Tasarımı Proengineer Software KullanmaÖğretme INFORMATIK A.Ş. anlaşması Soğuk Depolar Servis ve Bakım Anlaşması Tamamlandı İletgaz A.Ş. (334 kişi Doğal Gaz Tesisatçılığı sertifikalandırıldı) LPG Doğalgaz (60 kişi Dönüşümcülüğü sertifikalandırıldı) (24 kişi Polietilen Kaynakçılığı sertifikalandırıldı) Kalite Kontrol ve KimyasalObasan A.Ş. Mikrobiyolojik Analizler Kalite Kontrol ve Emine Erkan Yemek San. KimyasalA.Ş. 187 UU Veteriner Fakültesi

ENDÜSTRİ KURUMLARI

6 7 8 9 10 11 12

İklimlendirme-Soğutma Programı Doğalgaz-Isıtma Programı Doğalgaz-Isıtma Programı Doğalgaz-Isıtma Programı Doğalgaz-Isıtma Programı Gıda Teknolojisi Programı Gıda Teknolojisi Programı

13 14 15 16 17 18 19 20 21 22

Mikrobiyolojik Analizler Kalite Kontrol ve Oğul Bal-Gıda San Gıda Teknolojisi Programı KimyasalTic.Ltd.Şt. Mikrobiyolojik Analizler Mutfak Aletlerinin Kalite Gıda Teknolojisi Programı İnoksan A.Ş. Kontrol Testleri İnşaat Demirlerinin Makina Programı Malzeme Bursa Makina Müh.Odası Muayeneleri Anlaşması Cimatron Cad/Cam Eğitim Makina Programı UMTAŞ Firması İşbirliği Anlaşması Makina ve Otomotiv Grup Başı Yetiştirme BOSCH A.Ş. Programı Programı Otomotiv Programı Entegre Eğitim projesi FIAT-TOFAŞ A.Ş. S7-200 PLC Sertifika Elektrik Programı Kursları Operator Panel (OP7) Elektrik Programı Sertifika Kursları Mikroişlemciler (PIC) Elektrik Programı Sertifika Kursları SÜTAŞ A.Ş-Uludağ Süt ve Süt Ürünleri Üniversitesi SÜTAŞ A.Ş programı Eğitim İşbirliği Anlaşması

Tablo 1’den de anlaşıldığı üzere toplam yedi (7) programda toplam yirmi iki (22) adet anlaşma, protokol, teknik gezi, kurs, analiz faaliyetler yapılmıştır. Böylelikle öğrencilerin okul-sanayi işbirliği sayesinde okul sonrası iş hayatını tanımaları ve iş hayatına hazırlanmaları sağlanmıştır. “Grafik Teknikerliği Programı’nın Değerlendirilmesi” isimli çalışmada yazarlar Grafik Teknikerliği Programında okuyan öğrencilere piyasanın talepleri doğrultusunda eğitim verilmesi ve ilgili endüstri kurum ve kuruluşları ile işbirliğinin sağlanmasında teknolojik donanım ile teknik geziler ve stajların önemli rolü olduğunu vurgulamışlardır. Öğrenciler ise endüstri stajlarının amaca ulaştığı konusunda kararsız kalmış; teknik gezilerin yeterli olduğu ve teknik donanımın yeterli olduğu görüşlerine ise katılmamışlardır. Bu bulgular, Grafik Teknikerliği Programı’nın okul-sanayi işbirliği ve teknik donanım bakımlarından önemli sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu göstermektedir. Bütün bunlar, Grafik Teknikerliği Programı’nın, yeniden yapılanmasının kaçınılmaz olduğunu göstermektedir şeklinde değerlendirilebilir [3]. 2005-2006 öğretim yılı birinci döneminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Üniversitelerinde, öğretmen yetiştiren alan Öğretmenliği programlarında öğrenim gören 71 öğretmen adayının gözlemleri ile bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre öğretmen adaylarının bir öğretim yöntemi olarak gezileri kullanma yüzdeleri tablo 2’de verilmiştir [4].

188

Tablo 2. Öğretmen adaylarının bir öğretim yöntemi olarak gezileri kullanma sıklığı ve yüzdeleri

Teknik Gezi Sıklığı Her Zaman Sık Az Hiç Toplam

Yüzde 5,6 7,0 45,1 42,3 100,0

Mühendislik eğitimdeki bir diğer sorun da ülke çapındaki üniversitelerin eğitim standartlarının birbirinden farklı olmasıdır. Buna örnek olarak öğretim elemanı sayılarındaki ve ders içeriklerindeki farklılıklar ile staj, laboratuar, teknik gezi ile eğitici ve öğretici sosyal etkinliklerin sayıları ve niteliklerindeki farklılıklar sayılabilir[5]. Erciyes Üniversitesinde öğrencilerin bilgi ve görgülerini artırmak, mevcut uygulamalara ilişkin çalışmalarla ilgili haber almalarını sağlamak için, Kayseri'deki 650 civarındaki KOBİ'lere teknik geziler düzenlenmiş; bu geziler sırasında, kuruluşların yönetim anlayışı ve insan kaynaklarından faydalanma, kalite yönetimi çalışmaları ile ilgili bilgiler alınmıştır[6]. Böylece öğrencilerin yetkili kişilerce bilgilenmesi sağlanmıştır. Birinci ve Koç çalışmalarında derslerdeki kuramsal bilgilerin uygulamalara nasıl aktarıldığı, lokal yada global ölçekte, öğrenci teknik gezileri düzenleyerek mühendislik yapılarının öğretim üyeleriyle birlikte incelemesi ya da kamera çekimi, fotoğraf, slayt, cd, internet gibi vasıtalarla bu incelemenin sınıf ortamına taşınması yöntemiyle öğrencilere gösterilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Bu yöntem sayesinde öğrencilerin öğrendiklerinin uygulanabilir olduğu gerçeğini daha iyi kavrayacaklarını belirtmişler. Ayrıca bu sayede yapılar incelenirken öğrencilerin anlatılanları özümseyerek bilgilerin uygulama ortamına nasıl aktarıldığını öğreneceklerini belirtmişlerdir[7]. Yapılan bir diğer araştırmada ise Okur ve arkadaşları yapmış oldukları anketlerin sonuçlarına göre katılımcıların büyük çoğunluğunun lisans eğitimleri sırasında düzenlenen öğrenmeyi kolaylaştırıcı seminer, teknik gezi gibi faaliyetlerin eğitimlerine katkısı olduğunu düşünmektedirler[8]. 2. ÇALIŞMANIN ÖNEMİ Bu çalışma teknik eğitimde bir öğretim yöntemi olarak kullanılan teknik gezilerin faydalarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Eğitim sadece dört duvar içerisinde verilen bilgilendirme faaliyeti olarak kalmamalıdır. Çevre ile uyum halinde yeni teknolojilerden haberdar olunacak bir eğitim özellikle teknik eğitim veren kuruluşlarda vazgeçilmez bir unsur olmalıdır. Okul çevresindeki sanayi kuruluşları ve imalat alanları öğrencilerin mesleği öğrenmelerine, iş hayatı ile ilgili tecrübe edinmelerine fayda sağlamaktadır. Bu faydaların hangi düzeyde olup olmadığının belirlenmesi amacını taşıyan bu çalışma teknik eğitimde görerek öğrenme faaliyetlerinin öğrenciler üzerindeki olumlu-olumsuz etkilerinin belirlenmesini sağlamak amacı ile yapılmıştır.

189

3. ANKET UYGULAMASI Anket Ahi Evran Üniversitesi Kaman Meslek Yüksekokulu İnşaat Bölümü İnşaat Teknolojisi Programı öğrencilerine uygulanmıştır. Toplam katılımcı sayısı 114 (Yüz on dört) olmuştur. Bu katılımcılar birinci sınıf ve ikinci sınıf normal öğretim ve ikinci öğretim öğrencilerinden oluşmaktadır. Katılımcılara teknik gezilerin değerlendirilmesine yönelik on iki adet soru yöneltilmiş; soruların cevapları araştırma çerçevesinde tablo ve grafiklerle yorumlanmıştır. 4. BULGULAR VE YORUM İnşaat Teknolojisi Bölümü iki yıllık olarak üniversitelerin meslek yüksekokulları bünyesinde faaliyet göstermektedir. Dört yarıyıl olmak üzere toplam iki yıl süre ile eğitimini başarı ile tamamlayanlara “Teknikerlik” diploması verilir. Mesleki eğitim herhangi bir meslek dalında bilgi beceri kazandırma faaliyetlerinin bütününü oluşturmaktadır. Bu eğitim süresince bireylere meslek eğitimi, meslek becerileri ve mesleğe ait teknik bilgiler verilmektedir. Öğretim ülkemizde Milli Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu gibi kurumlara bağlı olarak sürdürülmektedir. Bu kurumlardaki eğitim öğretmenler, akademisyenler yani teknik bilgi beceriye sahip kişiler tarafından verilir. Öğretim sırasında çeşitli yöntem ve teknikler uygulanır. Bu yöntem ve tekniklerin en yaygın olarak kullanılanı ise düz anlatım biçimdir. Ancak günümüzde bilginin sürekli yenilendiği ve güncellendiği düşünülürse sadece düz anlatım biçiminde bit eğitimin yeterli olamayacağı aşikârdır. Bireylerin bilgiye kaynağından ulaşmalarını sağlamak ve görerek, yaparak beceri ve bilgi kazandırmak ise daha faydalı ve kalıcıdır. Bu sebeple öğretim kurumlarında “teknik gezi”lere büyük önem verilmektedir. Anket uygulamasının yapıldığı Ahi Evran Üniversitesi Kaman Meslek Yüksekokulu’nda bir sene içerisinde gerçekleştirilen teknik geziler Tablo 3’de belirtilmiştir.
Tablo 3. Ahi Evran Üniversitesi Kaman Meslek Yüksekokulu’nda Son Bir Yılda Yapılan Teknik Geziler

TARİH 06.10.2008 15.10.2008 20.05.2008

GEZİ YERİ Tuğla Fabrikası Makissos Termal Otel Beton Santrali (Şifa İnşaat)

04.03.2009 Şantiye 27.04.2009 Baraj Yapısının İncelenmesi 21.05.2009 Organize Sanayi Şantiyesi 02.10.2009 Karayolu Şantiyesi 03.11.2009 Yapı Fuarı 09.11.2009 Şantiye(Güneş İnşaat) 09.11.2009 Şantiye (Şifa İnşaat)

ADRES-KONUM Kaman/KIRŞEHİR Bağbaşı-Merkez/KIRŞEHİR Kaman/KIRŞEHİR A.E.Ü. Merkez Kampus İnşaatı Bağbaşı-Merkez/KIRŞEHİR Hirfanlı Barajı-Kaman/KIRŞEHİR Organize Sanayi BölgesiKaman/KIRŞEHİR Kaman-Ankara Bölünmüş Yol Projesi YEM Altınpark/ANKARA Meteoroloji KarşısıKaman/KIRŞEHİR Merkez-Kaman/KIRŞEHİR

190

Tablo 3’de belirtilen yerler okulun bulunduğu bölgeye yakın olması, ulaşımın kolay gerçekleştirilebileceği düşüncesi ile tercih edilmiştir. Öğrencilerin hem bölgedeki inşa faaliyetlerinden haberdar olması amaçlanmış; hem de bu üretim ve inşa faaliyetlerinden teknik bilgi edinmeleri sağlanmıştır.

Şekil 1. Teknikerlik Eğitiminin Bu Mesleği Yapabilmek İçin Yeterliliği Yapılan anket uygulamasında öğrencilere “Eğitiminizin bu mesleği yapabilmeniz için yeterli olduğunu düşünüyor musunuz?” şeklinde yöneltilen soruya öğrencilerin % 34,21’i (39 öğrenci) “yeterli olacağını düşünüyorum” cevabını vermiştir. Bu cevabı %26,32 oranla (30 öğrenci) “orta derecede yeterli olacağını düşünüyorum” seçeneği izlemiştir. Edindikleri bilgilerin bu mesleği yapmakta “çok az derecede yeterli olacağı”nı düşünenler ise toplamın % 13,16’sını (15 öğrenci) oluşturmaktadır. Bu soruyu 3 öğrenci (%2,63) boş bırakmış; 3 öğrenci de (%2,63) edindikleri bilgilerin bu mesleği yapmak için “az derecede yeterli olacağı”nı düşünmektedirler. Şekil 1’de de görüldüğü gibi öğrencilerin yarıdan fazlası 24+39=63 öğrenci(%34,21+ % 21,05 = % 55,26) edindikleri bilgilerin bu mesleği yapmak için çok yeterli ,yeterli oluğunu düşünmektedirler. Öğrencilere anket kapsamında sorulan sorularda birisi de “Eğitiminiz sırasında hangi faaliyetlerin ağırlıklı olarak yapılmasını istersiniz?” olmuştur. Böylelikle öğrencilerin tercihlerinin dikkate alınması sağlanabilmektedir.

191

Şekil 2. Öğrencilerin Eğitimleri Sırasında Hangi Faaliyetlerin Ağırlıklı Olarak Yapılmasını İstedikleri

Öğrencilerin eğitimleri sırasında hangi faaliyetlerin ağırlıklı olarak yapılmasını istedikleri anket kapsamında sorulmuş; elde edilen cevaplar frekans ve yüzde olarak şekil 2’de gösterilmiştir. Birden çok seçeneğin işaretlenebildiği bu soruya toplam 189 cevap verilmiştir. Verilen cevaplara göre toplam yanıtların en büyük payını %36’lık oranla “teknik gezi”ler almıştır. Teknik gezileri sırasıyla % 24’lük oran ile uygulamalı eğitimler (staj, atölye…v.b.), %10’luk oran ile eğitim kursları ve araştırma-uygulama ödevleri, %9’luk oran ile deneyler, %6 ile grup çalışmaları, %3 ile sunumlar ve %2 ile teorik ders anlatım faaliyetleri izlemektedir. Elde edilen bilgilerden de anlaşıldığı gibi teknik eğitim gören öğrenciler teknik gezi faaliyetlerinin ağırlıklı olarak yapılmasını istemektedirler.

Şekil 3. Düzenlenen Teknik Gezilerin Öğrencilere Faydası

192

Anketin uygulandığı Kaman Meslek Yüksekokulu’nda İnşaat Teknolojisi Programı’nda 06.10.2008-09.11.2009 tarihleri arasında çeşitli imalatların yapıldığı şantiyelere toplam 10 (on) adet teknik gezi yapılmıştır(Bkz. Tablo 3). Bu teknik gezilerin öğrencilerin mesleki bilgilerine katkılarını öğrenebilmek için sorulan soruya ankete katılan tüm öğrenciler cevap vermiştir. Verilen cevaplara göre öğrencilerin %68’i (78 öğrenci) yapılan teknik gezilerin “mesleki bilgilerini arttığı”nı, %16’sı (18 öğrenci) teknik geziler sayesinde “sektörden farklı insanları tanıdıkları”nı belirtmişlerdir. Öğrencilerin %16’sı ise yapılan teknik gezi faaliyetlerinin “çok yararlı olduğunu düşünmemektedirler.

Şekil 4. Yapılan Teknik Gezilerin Sayısının Yeterliliği

Yapılan teknik gezilerin öğrenciler üzerinde katkısının yüksek olduğunu şekil 3’deki pasta grafiğinden de anlaşılmaktadır. Öğrencilere olumlu yönde katkılarının olduğun tespit edilen bu faaliyetlerin sayılarının yeterli olup olmadığı da bu araştırma çerçevesinde irdelenmiştir. Öğrencilerin %21’i (24 öğrenci) yapılan teknik gezilerin sayısını “çok yeterli” bulmaktadırlar. Öğrencilerin %11’ i (12 öğrenci) teknik gezi faaliyetlerinin “yeteri kadar yapıldığını” düşünmektedirler. Soruya cevap veren her üç öğrenciden biri (%21+%11=%32) teknik gezi faaliyetlerinin yeterli adette yapıldığı görüşünü belirtmiş; % 68’i ise yapılan teknik gezi faaliyetlerini orta derecede yeterli (%18;21 öğrenci), az (%18;21 öğrenci) ve çok az (%32;36 öğrenci) olarak nitelemişlerdir. Sonuçlara bakıldığında teknik gezi faaliyetlerinin sayısının artırılmasının faydalı olacağı görüşüne ulaşılabilmektedir.

193

Şekil 5. Teknik Gezilerin İçeriğinin Yeterliliği

Teknik eğitim verilen kurum ve kuruluşlarda verilen eğitimin içeriğinin sanayi sektörü için büyük önemi vardır. Nitekim ülkemizde de Bologna Süreci kapsamında sanayinin teknik elemanlarda aradığı niteliklerin araştırılması planlanmaktadır. Teknik hizmet gerçekleştirecek olan bir eleman için sanayinin beklediği nitelikleri karşılamak demek; kişinin mezun olduğunda özel bir kurum yada kuruluşta mesleğini gerçekleştirebilmesi demektir. Bu amaçla eğitim alan öğrencilere “yapılan teknik gezilerin içeriğinin yeterliliği” sorulmuş; cevaplar şekil 4’de gösterilmiştir. Verilen cevaplara göre ankete katılan 114 öğrenciden 27’ si (%23,68) yapılan teknik gezilerin içeriğinin “çok yeterli” olduğunu belirtmişlerdir. 15 öğrenci (%13,16) teknik gezi içeriklerini “yeterli” bulurken; 12 öğrenci ise (%10,53) teknik gezi içeriklerinin “yetersiz” olduğunu düşünmektedirler. Verilen cevaplarda en büyük payı teknik gezi içeriklerini “orta derede yeterli” bulan öğrenciler (45 öğrenci,%39,47) oluşturmaktadır. Cevaplar incelendiğinde öğrencilerin 102’si (27+15+45+15+12=102, %100-%10,53=%89,47) teknik gezi içeriklerinin farklı derecelerde (çok yeterli, yeterli, orta derecede yeterli, az yeterli) de olsa yeterli buldukları sonucuna ulaşılmaktadır.

194

Şekil 6. Teknik Gezilerin Sağladığı Katkılar

Teknik gezi uygulamaları öğretim yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kaman Meslek Yüksekokulu’nda yapılan teknik gezilerin öğrencilere sağladığı katkıları belirleyebilmek amacıyla öğrencilere “Teknik gezilerin size sağladığı katkılar nelerdir? Maddeler halinde yazınız” sorusu yöneltilmiştir. Verilen cevaplar öğrencilerin kaleme aldıkları cevaplar olup; tamamen teknik gezilerden sağladıkları faydaları göstermektedir. Bu soruya öğrencilerin %26’ sı (30 öğrenci) yanıt vermemiştir. Teknik gezilerin sağladığı katkılar ile ilgili verilen cevapların en büyük dilimini %21 (24 öğrenci) ile “bilgiyi uygulamaya dökme” oluşturmaktadır. Öğrencilerin yaklaşık beşte biri edindikleri bilgileri teknik geziler sayesinde uygulamaya döktüklerini belirtmişlerdir. Sırasıyla “meslek hayatına hazırlık (%18, 21 öğrenci)”, “daha çok mesleki bilgi (%16, 18 öğrenci)”, “daha kolay kavrama ve anlama (%11, 12 öğrenci)”, “farklı insanlarla tanışma (%5, 6 öğrenci)” ve “yapı malzemelerini yakından tanıma (%3, 3 öğrenci)” düşünceleri izlemektedir. Öğrencilerin %74’ü (%100-%26) soruya cevap vermiş; teknik gezilerin kendilerine nasıl fayda sağladığını belirtmiştir. Bu sonuçlar teknikerlik eğitimi alan her dört öğrenciden üçünün teknik gezilerde olumlu bilgi, beceri ve davranışlar kazandığını ortaya koymaktadır.

195

Şekil 7. Teknik Gezilerin Yapılması İstenilen Kurum, Kuruluş ve Firmalar

Teknik gezilerin çeşitliliği ve içeriği daha önceden planlanmalıdır. Böylece öğrencilerin bu faaliyetlerden daha çok yararlanmaları sağlanabilir. Bu amaçla öğrencilere “bundan sonra yapılacak teknik gezilerin hangi kurum, kuruluş ve firmalara yapılmasını istedikleri” sorulmuştur. Birden çok seçeneğin işaretlenebildiği bu soruda toplam dört yüz elli üç (453) seçenek işaretlenmiş; diğer seçeneğinde herhangi bir öğrenci fikir belirtmemiştir. Toplam yüz on dört öğrencinin ankete katıldığı hatırlandığında her öğrencinin yaklaşık olarak ortalama dört seçeneği işaretlediği söylenebilir. Verilen cevaplar incelendiğinde öğrencilerin en çok “şantiyelere” teknik gezi düzenlenmesini (93 öğrenci; %81,57)istedikleri sonucu ortaya çıkmıştır. Şantiyeler bilgi, beceri ve tecrübenin en çok kullanıldığı çalışma ortamı olması sebebiyle öğrencilerin tercihlerinde ilk sırayı almış olabilir. Teknik gezi yapılması istenen kurum, kuruluş ve firmalardan İkinci sırada olanı ise “beton santralleri” (78 öğrenci; %68,42)’dir. Laboratuarlar (Beton, Geoteknik...v.b.) ise öğrencilerin en az gezi yapılmasını istediği uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Kaman Meslek Yüksekokulu bünyesinde yapılan teknik gezilere bakıldığında ise yapılan toplam on teknik gezinin altısının (%60) şantiyelere yapıldığı görülmektedir (Bkz. Tablo 3).

196

Şekil 8. Derslerin Daha Kolay Anlaşılmasına Teknik Gezilerin Etkisi

Teknik geziler bir öğretim yöntemi olarak kullanılabilmektedir. Eğitim ve öğretimde her ne kadar okul içi ve sınıf içi uygulamalar ve teorik anlatımlar yaygın olsa da çeşitli öğretim faaliyetleri ile de derslerin kolay anlaşılabilmesi sağlanabilmektedir. Öğrencilere öğrenimleri süresince yapılan teknik gezilerin derslerini anlamalarına faydalı olup olmadığı sorulmuş; sonuçlar Şekil 8’de gösterilmiştir. Sonuçlara göre öğrencilerin yarıya yakını (51 öğrenci; %45) teknik gezilerin dersleri anlamalarına “çok faydası olduğunu” belirtmişlerdir. Teknik gezilerin hiç faydası olmadığını düşünenler ise %3 (3 öğrenci)’dir. Genel olarak bakıldığında öğrencilerin %97’si değişik düzeylerde (çok faydalı, faydalı, orta derecede faydalı, az faydalı) de olsa teknik gezilerin faydalı olduğunu düşünmektedirler.

Şekil 9. Teknik Geziler Sırasında İş Güvenliği Hakkındaki Görüşler

197

Güvenlik bir iş ortamında sağlıklı biçimde çalışmak için vazgeçilmez bir unsurdur. İnşaat Teknikeri olacak öğrencilerin teknik geziler sırasındaki iş güvenliği izlenimlerini almak için anket çerçevesinde teknik geziler sırasındaki iş güvenliği hakkındaki görüşleri sorulmuştur. Buna göre öğrencilerin %26,32’si (30 öğrenci) teknik geziler sırasındaki iş güvenliğinin “çok iyi düzeyde” olduğunu belirtmişlerdir. Öğrencilerin görüşlerinin yoğunlaştığı görüş ise güvenlik önlemlerinin az olarak nitelendirildiği seçenek olmuştur. Buna göre öğrencilerin %31,58’i (36 öğrenci) güvenlik önlemlerinin “az” olduğunu düşünmektedir. Bu sorunun cevapları incelendiğinde öğrencilerin iş güvenliği konusunda birbirlerinden çok farklı düşüncelere sahip olduğu görülmektedir. Bu durumda yapılan işe göre alınması gereken iş güvenliği tedbirlerinin temel unsurları öğrencilere öğretim elemanları, şantiye görevlileri ve yetkili kişiler tarafından daha detaylı bir biçimde anlatılmalıdır.

Şekil 10. Teknik Geziler Sırasında Bilgi Veren Kişiler

Teknik geziler sırasında bilgi veren kişilerin nitelikleri teknik geziden sağlanacak yararı doğrudan etkilemektedir. Teknik geziler sırasında bilgi veren kişi yapılan iş ve takip edilen işleyiş hakkında gerekli ve yeterli bilgi birikimine, beceriye ve tecrübeye sahip olmalıdır. Anket yapılan öğrencilere birden çok seçeneği işaretleyebilecekleri teknik geziler sırasında kimlerin bilgi verdiği sorusu sorulmuştur. Verilen cevaplar incelendiğinde teknik geziler sırasında en çok %26 oranla “ders sorumlusu”nun bilgi verdiği görülmektedir. Teknik geziler sırasında en az bilgiyi ise %3 oranla “makine-kumanda operatörü”nden aldıkları belirlenmiştir. Teknik sorumlu, şirket yetkilisi ve mühendisin teknik geziler sırasında bilgi verme yüzdeleri ise %19 (51 öğrenci) olarak bulunmuştur.

Şekil 11. Teknik Geziler Sırasında Elde Edilen Bilgilerin Kayıt Edilip Edilmediği

198

Öğrenme-öğretme faaliyetlerinde bilgiyi kayıt altına almak önemli bir unsurdur. İnsan yapısı gereği duyduklarının bir bölümünü zaman içerisinde unutur. Unuttuğu bilgileri kullanmak için yeniden hatırlaması gerekmektedir. Bunun için de elde ettiği bilgileri kayıt altına alması gerekmektedir. Öğrenciler teknik geziler sırasında çeşitli üretim, imalat, uygulama ve becerileri görme imkanı bulurlar. Öğrencilerin teknik geziler sırasında gördükleri çeşitli üretim, imalat, uygulama ve becerileri kayıt altına alıp almadıkları sorulduğunda verilen cevaplar incelenmiş; şekil 11’deki sonuçlar ortaya çıkmıştır. Sonuçlara göre teknik gezi faaliyetlerine katılan öğrencilerin yarısından fazlası (%58;66 öğrenci) edindikleri bilgileri kayıt altına aldıklarını belirtmişlerdir. Kayıt altına alma işleminin önemi ve gerekliliği ileriki dönemlerde bu bilgilerin kullanılması için gereklidir. Edindikleri bilgileri kayıt altına almayan öğrencilerin de kayıt tutmalarını sağlamak için her teknik gezi faaliyetinden sonra öğrencilerden bu gezi ile ilgili öğrendiklerini yazabilecekleri bir kompozisyon yazmaları istenebilir. Böylelikle teknik gezi faaliyetlerinde öğrenilenler öğrencilerin kendi anlatımları ile kayıt altına alınmış olur.

Şekil 12. Teknik Gezilerin Mesleği Sevmeye Yardımcı Olup Olmadığı

Öğrencilerin teknik geziler sayesinde bilgi, beceri ve tecrübe kazandıkları araştırma çerçevesinde de görülmektedir. Uygulama alanlarını görerek öğrenciler gelecekte görev alacakları, içinde bulunacaklarını iş ortamını tanıma fırsatı bulmaktadırlar. Böylece işlerini severek yapabileceklerdir. Teknik gezilerin bu mesleği sevmeye yardımcı olup olamadığı sorulduğunda öğrencilerin yarıya yakını (%47,37, 54 öğrenci) teknik gezilerin mesleği sevmelerine “çok faydası” olduğunu söylemişlerdir. Öğrencilerin %21,05’i (24 öğrenci) ise teknik gezilerin mesleği sevmelerine yardımcı olduğunu belirtmişlerdir. Hiçbir öğrenci teknik gezilerin mesleği sevmelerine yardımcı olmadığı görüşünü taşımamaktadır. Bu yanıtlardan da anlaşıldığı gibi teknik geziler çeşitli düzeylerde olmak üzere bütün öğrencilerin bu mesleği sevmelerine yardımcı olmaktadır.

199

5. SONUÇ VE ÖNERİLER Ahi Evran Üniversitesi Kaman Meslek Yüksekokulu örnek alınarak teknik gezilerin öğrencilere faydalarının neler olduğunu belirlemek amacıyla yapılan araştırma sonucunda şu sonuçlara ulaşılmıştır:  Öğrencilerin % 34,21’i (39 öğrenci) eğitimlerinin bu mesleği yapmak için yeterli olduğunu düşünmektedirler. Yanıtların tümüne bakıldığında ise öğrencilerin yarıdan fazlası 24+39=63 öğrenci(%34,21+ % 21,05 = % 55,26) edindikleri bilgilerin bu mesleği yapmak için “çok yeterli veya yeterli” oluğunu düşünmektedirler. Öğrencilerin araştırma kapsamında eğitimleri sırasında hangi faaliyetlerin ağırlıklı olarak yapılmasını istedikleri araştırılmış toplam yanıtların en büyük payını %36’lık oranla “teknik gezi”ler almıştır. Elde edilen bilgilerden de anlaşıldığı gibi teknik eğitim gören öğrenciler teknik gezi faaliyetlerinin ağırlıklı olarak yapılmasını istemektedirler. Teknik gezilerin öğrencilerin mesleki bilgilerine katkılarını araştırma kapsamında incelenmiş ve öğrencilerin %68’i (78 öğrenci) yapılan teknik gezilerin “mesleki bilgilerini arttığı”nı, %16’sı (18 öğrenci) teknik geziler sayesinde “sektörden farklı insanları tanıdıkları”nı belirtmişlerdir. Öğrencilerin %16’sı ise yapılan teknik gezi faaliyetlerinin “çok yararlı olduğunu düşünmemektedirler. Teknik geziler sayesinde öğrencilerin iş hayatını tanıdıkları, bilgilerini artırdıkları sonucuna varılmıştır. Her üç öğrenciden biri (%21+%11=%32) teknik gezi faaliyetlerinin yeterli adette yapıldığı görüşünü belirtmiştir. Sonuçlara bakıldığında teknik gezi faaliyetlerinin sayısının artırılmasının faydalı olacağı görüşüne ulaşılabilmektedir. Öğrencilerin %74’ü (%100-%26) teknik gezilerin kendilerine nasıl fayda sağladığını belirtmiştir. Bu sonuçlar teknikerlik eğitimi alan her dört öğrenciden üçünün teknik gezilerde olumlu bilgi, beceri ve davranışlar kazandığını ortaya koymaktadır. Öğrencilerin en çok “şantiyelere” teknik gezi düzenlenmesini (93 öğrenci; %81,57)istedikleri araştırma sonucunda belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin %97’si değişik düzeylerde (çok faydalı, faydalı, orta derecede faydalı, az faydalı) de olsa teknik gezilerin faydalı olduğunu düşündükleri sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin “teknik geziler sırasında kimler size teknik bilgi vermiştir?” sorusuna en çok %26 oranla “ders sorumlusu”nun bilgi verdiği sonucu ortaya çıkmıştır. Öğrenciler teknik geziler sırasında en az bilgiyi ise %3 oranla “makine-kumanda operatörü”nden aldıkları belirlenmiştir. Sonuçlara göre teknik gezi faaliyetlerine katılan öğrencilerin yarısından fazlasının (%58;66 öğrenci) edindikleri bilgileri kayıt altına aldıklarını belirlenmiştir. Teknik gezilerin bu mesleği sevmeye yardımcı olup olamadığı sorulduğunda öğrencilerin yarıya yakınının (%47,37, 54 öğrenci) teknik gezilerin mesleği sevmelerine “çok faydası” olduğunu belirlenmiştir. Öğrencilerden hiçbiri teknik gezilerin mesleği sevmelerine yardımcı olmadığı görüşünü taşımamaktadır. Bu yanıtlardan da anlaşıldığı gibi teknik geziler çeşitli düzeylerde olmak üzere bütün öğrencilerin bu mesleği sevmelerine yardımcı olduğu sonucuna araştırma kapsamında ulaşılmıştır.

 

 

200

Teknik gezilerin faydalarının incelendiği bu çalışma ile elde edilen bilgilere göre yapılmasında olumlu sonuçlar olması beklenen öneriler şu şekildedir;  Öğrencilerin iş güvenliği konusunda birbirlerinden çok farklı düşüncelere sahip olduğu araştırma sonucunda görülmüştür. Bu durumda yapılan işe göre alınması gereken iş güvenliği tedbirlerinin temel unsurları öğrencilere öğretim elemanları, şantiye görevlileri ve yetkili kişiler tarafından daha detaylı bir biçimde anlatılması gelecekte bu mesleği yapmaya aday olan öğrenciler için faydalı olacaktır. Sonuçlara bakıldığında teknik gezi faaliyetlerinin sayısının artırılmasının faydalı olacağı görüşüne ulaşılabilmektedir. Teknik gezilerin sayılarının içeriğinin verimli olması kaydı ile artırılması sayesinde öğrenciler bu faaliyetlerden daha çok faydalanabileceklerdir. Teknik gezi faaliyetlerinin yararları ve eksiklikleri tespit edilerek gelecekte daha nitelikli, içeriği daha bilgi ve beceri dolu, teknolojik gelişmelerin takip edilmesini sağlayan geziler gerçekleştirilebilir ve teknik eğitime de katkısı sağlanabilir. Teknik geziler sırasında elde edilen bilgilerin kayıt altına alınma işleminin önemi ve gerekliliği ileriki dönemlerde bu bilgilerin kullanılması için gereklidir. Edindikleri bilgileri kayıt altına almayan öğrencilerin de kayıt tutmalarını sağlamak için her teknik gezi faaliyetinden sonra öğrencilerden bu gezi ile ilgili öğrendiklerini yazabilecekleri bir kompozisyon yazmaları istenebilir. Böylelikle teknik gezi faaliyetlerinde öğrenilenler öğrencilerin kendi anlatımları ile kayıt altına alınmış olur.

Kaynaklar 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. I.Komsiyon Raporu, “Meslek Yüksekokullarında Yeniden Yapılanma Ve Yönetim Modelleri”, III. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı, 8 - 9 Kasım 2007, Adana Kuş, A., Arslan, R., Kaynak, G.Z., “Meslek Yüksekokulu-Sanayi İşbirliği Çalışmaları”,Uludağ Üniversitesi, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Bursa Önal, F.M., Akpınar, B., “Grafik Teknikerliği Programlarının Değerlendirilmesi”, Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü, Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları, Elazığ, 2007 Sakallı, M., Hürsen, Ç., Özçınar, Z., “Öğretmen Adaylarının Gözlemine Göre Öğretmenlerin Öğretim Yöntemlerini Kullanma Sıklıkları”, Yakın Doğu Üniversitesi, 2006 Ceylan, H., Ceylan, H., “Türkiye’de Mühendislik Eğitimi: Sorunlar Ve Çözüm Önerileri”, Akademik Dizayn Dergisi, Sayı 2, Sayfa 49-51, 2007 Müşteri Beklentilerinin Doğru Belirlenmesi Ve Bir Uygulama, (Ulaşılabilecek Adres arsiv.mmo.org.tr/pdf/00000864.pdf 10.02.2010) Birinci, F., Koç, V., Türkiye’de İnşaat Mühendisliği Eğitiminin Genel Yapısı ve Geliştirilmesi için Yeni Yaklaşımlar, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü, Samsun (Ulaşılabilecek Adres : www.1insaat.com/uploads/TrbBlogs/.../38580_1228231657_745.pdf 11.02.2010) Okur, A., Kaplan, S., Sülar, V., Kılıç, M., (2007). Türkiye’de Tekstil Mühendisliği Eğitimi: Mevcut Durum Ve Beklentiler, II. Tekstil Teknolojileri ve Tekstil Makineleri Kongresi, 2007

8.

201

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ ÖĞRENCİLERİN HAYATI ANLAMLANDIRMADA ÖLÜM KAVRAMI ÜZERİNE YAKLAŞIMLARININ İNCELENMESİ
Latif Onur UĞUR*, Kahraman BAŞ* *Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, İnşaat Bölümü, Kaman, Kırşehir

Özet Bu çalışmada inşaat teknikerliği öğrencilerinin hayatın anlamını, sınırlılığını, bir süreç olduğunu daha iyi kavramaları ve geleceklerini anlamlı amaçlar üzerine bina etmek üzere yaşamlarını, yaşama bakışlarını sorgulamaları amaçlanmıştır. Bu amaçla Kaman MYO İnşaat Programı ikinci sınıf öğrencilerine bir saatlik bir uygulama esnasında o günün hayatlarındaki son gün olması halinde neler yapacaklarını düşünüp birer kağıda maddeler halinde yazmaları istenmiştir. Yazma çalışmasının ardından dileyen öğrencilerin yazdıklarının tamamını ya da bir kısmını sınıf arkadaşları ve hocaları ile paylaşabilecekleri ifade edilmiştir. Uygulama sonrası; “böyle bir uygulama yapmaktan rahatsız olup olmadıkları” sorulan öğrencilerden olumsuz bir bildirim alınmamış; bilhakis bazı şeyleri ilk defa düşündüklerini, o günden itibaren bazı düşünce ve davranışlarında değişiklik olacağını söyleyen öğrencilerin miktarı yarıdan fazla olmuştur. Uygulamayı izleyen günlerde öğrencilerden bazıları annesine ya da babasına onu sevdiğini söylediğini, uzun süredir özür dilemek istediği kimseden özür dilediğini, kabahatli bulduğu birine söyleyemediği eleştirisini yaptığını ifade etmiştir. Buna ek olarak halen babasına olan sevgisini söyleyemediğini, babasının kucağına oturup sarılmak isteğini ifade etmediğini söyleyen iki öğrenci de bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: İnşaat Teknikerliği eğitimi, Yaşam, Ölüm, Hayatın anlamlandırılması.

1. Giriş İnsanın temel ruhsal gereksinimleri şunlardır: Kişi; görülmeye, tanınmaya, ayırt edilmeye, değerlendirilmeye, işitilmeye, sevilip okşanmaya ve cinsel yönden doyuma ulaştırılmaya gereksinim duyar. Bu tür gereksinimlerinin karşılanması için ona kendi yolunu ve hızını seçme özgürlüğü verilmeli, yanlışlar yapıp bunlardan ders alması fırsatı tanınmalıdır. Kişi, kendini ve öbür insanları benimsemeye; kendisinin de diğer kişiler tarafından benimsenmesine gereksinim duyar. “Biz”ler olduğumuz gibi bir de “ben” olmayı ister. Tek ve benzersiz bir birey halinde olgunlaşmak için çaba harcar (1). Kişisel bir model olmalıdır. Ancak bu model insanlar tarafından çoğu kez erişilemeyecek bir model değil, bir insan modeli olmalıdır. İyi bir insan olmak kişinin yapabileceği en büyük şeydir. Kişi, kendisini mükemmel olmadığı için bağışlayabilmelidir. Kişi herkes tarafından sevilemeyeceğini öğrenmelidir. Gerçi ideal olanı budur. Ne var ki, çoğu kez insanların dünyasında bulunmaz. Kişi kendisini dünyanın en güzel eriği olarak olgun, sulu, tatlı, özlü bir şekilde sunabilir. Ancak unutmamalıdır ki, erikleri sevmeyen insanlar da bulunmaktadır. Kişi, onlar tarafından seçilmese bile, tüm insanları sevmeye çalışmalıdır. Kişi sevilmeyi değil, sevmeyi sevmelidir (1).

202

Bozdağ, “Başkalarıyla değil kendimizle yarışmayı” öğütlüyor. “Eserlerimizi sevdiğimizde yaşadığımız sevincin yaratıcımızla paylaştığımız sevinç olduğunu”, “Eğer bir gün adımlarımız büyürse, bunu bizden manevi desteklerini esirgemeyen insanlara borçlu olacağımızı”, “İnsanın ne kadar içtense o kadar güçlü olacağını”, “İstersek yağmurla konuşabileceğimizi, rüzgarla kucaklaşabileceğimizi”, “Dualarımızın katlanarak bizi kuşatmasını istiyorsak önce başkaları için istememizi”, “Kötülerden zarar göreceğimiz anın, nefrete sarıldığımız an olacağını”, “Haklarını koruyamayanları koruyan Kaderin Adaleti’nin inanılmaz olduğunu”, “Verirken göstereceğimiz cömertliğin, alırken hak edeceğimiz cömertliğin ölçüsünü belirleyeceğini” ifade ediyor (2). Bazı düşünür, sanatçı ve devlet adamlarının hayata dair fikirleri aşağıdaki gibidir; Alexsandre Vinet: hayat ne bayram ne de yas günüdür. Hayat sadece bir iş günüdür. Andrew Carneige: Başkalarının hayatlarına güneş saçanlar, kendi yaşamlarını da nurlandırırlar. Arthur Asle: Aldıklarımızla hayatımızı kazanırız, verdiklerimiz ise hayatı hayat yapar. Beethoven: "Hayatı sevmiyor musunuz..? Öyleyse zamanı israf etmeyiniz, çünkü hayat ondan yapılmıştır . Benjamin Franklin: Hayatın en büyük trajedisi çok çabuk yaşlanmamız, ama çok geç akıllanmamızdır. Bernard Shaw: Hatalarla dolu bir hayat, bomboş geçirilmiş bir hayattan çok daha faydalı ve onurludur. Bordilon: Hayatın ışıkları kısıldığı zaman, yalnız sevginin gözü uyanık kalır. Buda : İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen;çünkü hayattaki dayanağın odur... C.Pavese : Hayat, yaşantı aramak değil, kendimizi aramaktır. Cenap Şehabettin : hayat, bir tabur vukuattır, kumandanı tesadüf. Einstein : Hayatı yaşamanın iki yolu vardır;Biri hiç bir şeyin mucize olmadığını düşünmek,diğeri ise, her şeyin mucize olduğunu düşünmektir. Erdal Bilallar: Hayatlarında her zaman dürüst bir şekilde daha ileriye gitmek isteyen kişiler sonuçları önemsemezler. Gorbachov: Hayat geç kalanları hiç affetmez. Montaigne: Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar. Muhammed Bozdağ: Kimsenin dünyada ikinci hayatı olmayacaktır. Bir defa şansınız var ve şimdi. Oscar Wilde: Aile hayatının güzelliği gibi hiç bir şey yoktur. Sokrat: Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez. Voltaire: hayat, arkadaşlıktan daha büyük bir hediye vermez. “Üniversite Öğrencisinin Sözlüğü” ismi ile yayınlanan, üniversite öğrencilerinin yaptığı tanımların yer aldığı çalışmada “hayat” için yapılan tanımlamalardan bazıları aşağıda verilmiştir;  Yaşadığımız her andır. Yemek içmekten tutun da attığınız her adımdır. Doğmak, büyümek, okumak, çalışmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi olayları adıma adım yaşamak ve bu faaliyetleri gösterdiğimiz yerdir.  Çok kısa ve tatlı bir yolculuk, serüvendir. Aslında hayatı bir filme de benzetebiliriz. Oyuncular, yönetmen, başlangıç, oyun ve bitiş. Hayat sadece yorulup da soluklandığımız bir durak. Eğer ki bu durakta yani hayatta insanı kandıracak bir sürü şey var birine aldanır da takılı kalırsak ne bu hayatta nede öbür dünyada yüzümüz gülmez. Aslında hayat güzel gereği gibi yaşarsak güzel. Sevdiklerinle berabersen güzel. Hayat canlıların nefes aldığı yerdir. Bazen güzel bazen kötü şeylerin yaşandığı yerdir hayat. 203

 

 

Doğumdan ölüme kadar geçen süredir. İyisiyle-kötüsüyle, acısıyla-tatlısıyla dünyada yaşamak, var olmaktır. Yaşamdır. Yaşamdan ders alınan yerdir. İçinde sürekli sınavlara tabi tutulduğumuz yaşam sürecidir. Yaşamda sürekli bir şeyler öğreniyoruz.Hayat öyle bir şey ki sürekli dersler veriyor bize.İyi şeylere şükretmesini bilmeli,kötü şeyler içinde isyan etmemek gerektiğini öğretiyor. İnsanın doğumuyla başlayan bir süreçtir. Nefes alıp verebilmektir. İyisiyle, kötüsüyle, doğrusuyla, yanlışıyla ömrünün sonuna kadar yaşamaktır. İnsanın hareket etmeye başladığı ve de nefes almak için dünya ya geldiği yaşantıdır. İnsanlar yaşadıkça hayatı öğrenir. Hayat her anından ders çıkarılması gereken önemli zaman dilimidir (3).

Bazı düşünür, sanatçı ve devlet adamlarının ölüme dair fikirleri ise aşağıdaki gibidir; Alexsandre Vinet: Ey hayat! ölüme şükret. Seni onun yüzünden seviyorum. Halil Cibran: Arzu hayatın yarısıdır. Kayıtsızlıksa ölümün. Hebbel: Damlanın içinde hayat var fakat dalganın içinde ölüm. Jules Renard: Ölüm iyidir, bizi ölüm düşüncesinden kurtarır. Bernard Shaw: Yeryüzünde hüküm süren kuvvet, hayat kuvveti değil, ölüm kuvvetidir. Leonardo da Vinci: İyi geçen bir gün nasıl mutlu bir uyku getirirse, iyi geçen bir ömür de mutlu bir ölüm getirir. Montaigne: Mademki ölümün ününe geçilemez, ne zaman gelirse gelsin. Vauvenargues: Büyük işler başarmak isteyen kimse, ölüm yokmuş gibi yaşamalıdır. Senaca: Ey yaşam, senin bunca değerli oluşun ölüm sayesindedir. “Üniversite Öğrencisinin Sözlüğü”nde, üniversite öğrencilerinin “ölüm” için yaptıkları tanımlamalardan bazıları ise şöyledir;  Hayatın bitmesi, yaşamının sona ermesi, yok olmanın meydana gelmesidir. Ölen için belirsizlik, arkada kalanlar için acı,üzüntü,hayata küsmektir. Acı sondur. Kaçınılması imkansız beklenilen sondur. Sevdiklerini geride bırakıp bilinmezliğe gitmektir. Aslında son değil hesaplanma için bir başlangıçtır. Ama hiçbir söz ölüm konusunda teselli edemez. Çünkü sonunda bırakıp gitmek,bir daha görmemek var. Sevdiğini toprağa vermek, toprakta çürüyeceğini bilmek daha büyük bir acıdır.  Hayatımızın sonlanması demektir. Ama ruhumuzun hala varlığını sürdürmesidir. Ölen için belirsizlik, arkada kalanlar için acı, üzüntü, hayata küsmektir. Ölüm acı sondur, zamanı geldiğinde mutlaka gerçekleşir, dönüşü yoktur. Sevdiklerimizi dünyada bırakıp sonsuz aleme yani ahrete gitmektir. Ölüm aslında sonsuz hayata başlangıçtır. Artık beden yok olup, ruh varlığını sürdürecektir. Ama tekrar buluşacağımızı bildiğimiz halde bu ayrılıktan acı duyarız.  Yaşamayı anlamlı kılan, son anlardır.  Doğduğumuz anda ister istemez kabullenmez miyiz ölümü? Ya kalbimizin tik- takları; aslında ölüm bestesinin insicamlı notaları değil midir? Hayatta süprizler çıkar karşımıza ne hesaplar yaparız ne hayaller kurarız… Ama hepsi bazen yarım kalır. Bazen her şey biranda alt üst olur bütün planlar bozulur. Ölüm yaşamı sona erdirir. Sürekli düşünürsek ölümü hayattan zevk alamayız, yaşama zevkini bilemeyiz. Bu hayatın kargaşasına ayak uydurmamız için bir nedenimiz var. Herhalde her gün öleceğimizi düşünseydik farklı yaşamlarımız olurdu her gün. Ama insan ister istemez düşünüyor gün bu gün mü, bu gün son gün mü diye… Hayat ve ölüme dair bu yorumların birlikte değerlendirilmesi ile her iki kavramın birbirini tanımlamada ve anlamlandırmada vazgeçilemez olduğu anlaşılmaktadır. 204

Bu çalışmada inşaat teknikerliği öğrencilerinin hayatın anlamını, sınırlılığını, bir süreç olduğunu daha iyi kavramaları ve geleceklerini anlamlı amaçlar üzerine bina etmek üzere yaşamlarını, yaşama bakışlarını sorgulamaları amaçlanmıştır. 2010 yılının ilk aylarında, soğuk bir kış günü Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO’nun sevilen ve başarılı öğrencilerinden birisi trafik kazası geçirerek hayatını kaybetmiştir. Gerek ilçede gerek MYO’unda derin bir üzüntü ve moral bozukluğu yaratan bu olayın etkileri, Kaman tarihinin en kalabalık cenaze töreninden sonra okulda devam etmiştir. Öğrencilerin yüksek derecedeki moral bozukluğu, ders takip etmekteki isteksizlikleri ile birleşmiş o sırada devam eden derste hayata ve ölüme dair sorular sorulmaya başlanmıştır. Böyle üzüntülü ve sıkıntılı bir durumda dersi tatil etmek bir seçenekken diğer bir yola; öğrencilerin ölümü kendileri açısından değerlendirmelerine ve hayatın bir parçası olarak kabul etmelerine imkan yaratabilecek bir uygulama yapmaya karar verilmiştir. Bu amaçla bir saatlik bir uygulama esnasında öğrencilere o günün hayatlarındaki son gün olması halinde neler yapacaklarını düşünüp birer kağıda maddeler halinde yazmaları istenmiştir. Uygulamanın kendi rızaları ile kabul edilip edilmeyeceği sorulduğunda tüm sınıfın katılmak istediği belirlenmiştir. Önce uygulamayı şaka sanan sınıftan espriler, atıp tutmalar, yüksek sesle ve iddialı ama gerçekçilikten uzak ifadeler gelmiştir. Akabinde bunun ciddi bir uygulama olduğu belirtilerek kısıtlı bir düşünme süreleri kaldığı ifade edilmiştir. Böylece, yapılan uygulamanın ciddiyetini kavrayan öğrenciler notlar almaya başlamışlardır. Yazma çalışmasının ardından dileyen öğrencilerin yazdıklarının tamamını ya da bir kısmını sınıf arkadaşları ve hocaları ile paylaşabilecekleri ifade edilmiştir. Sınıfta bulunan 23 ikinci sınıf öğrencisinden 15’i bu teklife olumlu yanıt vererek yazdıklarını paylaşmış, kalan öğrenciler yazdıklarını paylaşmak istememekle beraber uygulamaya devam ederek arkadaşlarının ifadelerini dinlemek istediklerini belirtmiştir. 3 kız ve 12 erkek öğrencinin yazdıkları ve arkadaşları ile paylaştıkları ifadeler aşağıda sunulmuştur. (Bu metin kaleme alınmadan aşağıdaki ifadelerin isim vermeden kullanılabilmesi konusunda tüm öğrencilerin izinleri alınmıştır.)

2. Temel Soru: 24 saat sonra öleceğinizi bilseniz son gününüzü /saatlerinizi nasıl geçirirdiniz? Bu soruya alınan yanıtlar her öğrenci için aşağıdaki gibidir; Kız 1.          Birkaç gündür kırgın olduğum benim için çok değerli olan arkadaşımın gönlünü alırdım. Benim için ne kadar değerli olduğunu söylerdim. Sevdiğim bütün insanlara onları ne kadar çok sevdiğimi söylerdim. Ailemin yanına gelir. Onları ne kadar çok sevdiğimi söylerdim. En sevdiğim müziği dinler.(ayna –mutlu ol yeter ki) 21 yıl boyunca neler yaşadığımı düşürdüm. Hayatımın eksi ve artı yönlerini çıkartırdım. Yeğenlerim İrem, Sevde, Tuana ve Osman Deniz’le oyunlar oynardım. Onları son kez öperdim. Son saatlerde kulağıma kulaklığımı takar evden çıkardım. Müzik dinleyerek çocukluğumun geçtiği yerleri gezerim. Sokakta top oynayan çocuklarla biraz oyun oynardım. 205

 Erkek 1.      Erkek 2.      

Kimsenin olmadığı bir yerde hayata veda ederdim.

Ailem ve eski kız arkadaşımla vedalaşırdım. Ona iki çift söz söylemek isterdim. En büyük hayalim Atlantik ötesine gitmekti ama gidemeyeceğim için üzülürdüm. Sessiz gölün kenarında otururdum. Müzik dinlerdim.(Gülay- Takvimlerden haberin var mı?) Pişmanlığın faydası olmadığından günahıyla sevabıyla ölümü beklerdim.

İlk olarak kaman ilçesindeki arkadaşlarımla vedalaşıp helallik alırım. Acilen memlekete gider tüm sevdiklerimle bir araya toplanıp son demlerimi onlarla geçirirdim. Sevdiğim şeyleri azda olsa son defa yapmaya çalışırım. Çok sevdiğim arabamızla birazcık gezintiye çıkardım. Yarım kalan işlerimin tamamlanması için sevdiklerimden isteklerde bulunurum. Örneğin; ahşap bir ev yapıyorum tamamlanmasını isterdim. Çok sevdiğim elbiselerimi giyip son abdestimi alırım ve çok sevdiğim annemin, babamın ve ağabeylerimin dizlerinde ölümü beklerim.

Erkek 3.          İlk duyduğumda ölümün ne kadar korkunç olduğunu hissederim. Beş yıllık sürede benimle birlikte olan sevgilimi görüşürüm. Onunla hayalim olan ODTÜ’ ye gitmek isterdim. Gece saat 10,30 da uçakla ailemin yanına sevgilimle giderdim. Aileme sürpriz yapmış gibi gidip onlarla vedalaşırdım. Çok az söylediğim, hepinizi seviyorum derdim. Abdestimi alıp sevgilimle dışarı çıkardım. Nereye giderdim bilmiyorum ama arabaya atlayıp giderdim. Gözlerimi kapamaya yakın sevgilime seni seviyorum derdim.

Erkek 4.        Kız 2. İlk olarak kamanda sevdiklerimle vedalaşırım. (okul arkadaşları, hocalar ve Kamanlı sevdiklerim) Ayrılması zor olduğu için sevgilimi de yanımda götürürdüm. Uzakta olan sevdiklerime haber verir Samsun’a gelmelerini söylerdim. Arabayla uzun süreceğinden Taksici Necati ağabey ile samsun yoluna düşeriz. Giderken de geçmişte yaptıklarımı aklımdan geçiririm. Ailemi sevdiklerimi gördükten sonra ayrılması zor olacak tabi ben onlara öleceğimi söyleyemem ama onlar hareketlerimden bir şey olduğunu anlarlar. Ahret hayatında bana faydası olabilecek ibadeti yaparım.

206

   

Son bir günüm kalmışken hiçbir şey yapamayacağım için hemen ailemin yanına giderdim. Hayatımın son dakikalarını bile onlarla geçirirdim. Bugüne kadar belki isteyip de yapamadığım şeyler olmuştur fakat onların bana zevk veremeyeceğini düşünmüyorum nedeni bir gün sonra kaybedeceğim onları. Ağabeyimle konuşurdum buraya gelmemi istemediği, halde inatlaşıp geldiğim için özür dilerim ve bana olan kırgınlığı öğrenip onlar için beni affetmesini isterdim.

Erkek 5.     İlk olarak yakınlarımı görür ulaşabildiklerime ulaşarak onlarla vedalaşırım. Kalbini kırdığım arkadaşlarım varsa onlardan özür dilerim. Hayatımda bir savaş uçağına binmeyi, planör uçuş yapmayı ve paraşütle çok yükseklerden paraşütle atlamayı istedim. Daha sonra yanıma hiçbir şey almadan kimsenin bilmediği benim huzur bulduğum bir yere gidip aileme, arkadaşlarıma ve benden sonra ki akrabalarıma benden geriye kalan tek hatıra olacağını düşünerek onların benim kalbimdeki yerlerini, anılarını, yaşadığım önemli olayları anılarımı yazarak geride bir tek onu bırakırım. Elime çayımı kahvemi alıp ırmağın kenarında bir ağaçlığın altında yalan dünya adlı şarkıyı dinleyerek ölüm saatimi beklerim.

Erkek 6.      İlk işim ailemin yanına giderek hepsinden helallik alırdım. Bütün eş dostumla vedalaşır onlarla geçirdiğim eski günleri anarak hem güler bir daha aynı günleri yaşayamayacağım için üzülürdüm. Son olarak namazımı kılıp yaptıklarıma tövbe eder af dilerdim. Öleceğimi kimseye söylemezdim ama uzağa gidecekmiş gibi yapardım. Kimsenin benim için gözyaşı döksün istemiyorum çünkü. Kırşehir Akpınar A. Hamurludaki evimize giderek anılarımı düşünerek öleceğim anı beklerim.

Erkek 7.       Kız 3.       İçimde kalan her şeyi ölümü düşünerek hiçbir zaman yarına bırakmadım. Uçağa biner ailemin yanına giderdim. Onların yanında ölürdüm. Her zaman yaptığım gibi tövbe ederdim. Öleceğim saate abdestli girmek ve abdestli ölmek isterdim. Son kez ailemle vedalaşıp Yasin okumalarını isterdim. 207 Sınıf arkadaşlarımla vedalaşırdım. Kalbini kırdığım insanlardan özür dilerdim. Hocalardan helallik alırdım. Sevdiğimin yanına giderdim. Evime giderdim. Yüksek bir dağa çıkar ve ‘kimim ben’ diye bağırırdım.

Her canlı ölümü tadacaktır.

Erkek 8.         Kalbini kırdığım kişilerin gönlünü alırdım. Ailemle ve sevdiğim kişilerle birlikte olurdum Herkesten helallik alırdım. Borçlarım varsa borçlarımı verirdim Kimseyi kırmamayı ve üzmemeye dikkat ederdim. Sevdiğim şeyleri son bir kez de olsa yapardım. Sınıf arkadaşlarım ve ev arkadaşlarımla vedalaşırdım. Kelime-i şahadet getirirdim.

Erkek 9.    Ailemi ve sevdiğim diğer insanları son bir kez daha görmeye çalışırdım. Son saatlerimi yaşadığımı belli etmeden tanıdıklarımdan haklarını helal etmelerini isterdim. Sonra ufak bir veda edip bir süre görüşemeyeceğimizi, bir işim olup onu halletmem gerektiğini söyler ve ufak bir veda ederdim. Bunun amacı; vedasız bir şekilde onları bırakmamaktır Ücra bir köşeye geçip Allah’a karşı olan sorumluluklarımı tam anlamıyla yerine getiremediğim için onun pişmanlığıyla yanarak ölümü beklerdim.

Erkek 10.       Sevdiklerimi bir araya toplarım. Ailemin bilmediği bazı konuları onlara söylerim. Bir araç bularak hiç durmadan ara vermeden yolun götürdüğü yere giderim. En çok sevdiğim, en çok rahatladığım, beni en çok düşündüren bu işi yaparım. Evden çıkar nefret ettiğim kişileri arar ağzıma geleni söylerim. Hatta nefret ettiğim birkaç kişiyi öldürmek için elimden geleni yaparım.

Erkek 11.     Kalbini kırmış olduğum insanlardan özür dilerim. Annemin, babamın daha önceden istediklerini yerine getirmek isterdim. Eve geç gitmemeye çabalardım. Dışarıda az zaman geçirirdim.

Erkek 12.    Sınıfta haber aldığım için sınıftakilerle vedalaşırdım ilk olarak. Sevdiğim hocalar diğer arkadaşlarımla vedalaşıp gidebildiğim ilk araba ile Ankara giderdim. Evdekilerin akşam evde olacağı için önce Fatma’mın yanına uğrar onunla vedalaşır onu ne kadar çok sevdiğimi söylerdim her zamanki gibi.

208

 

    

Daha sonra eve dönerek annemle, babam ve ablam gelene kadar dizlerinin üstüne yatıp başımla oynarken onunla sohbet eder ve hiçbir olmamış gibi okul hayatımdan bahsederdim. Bütün akşam onlarla sohbet eder konuşur ve gülerdim. Onlar yattığında sabaha kadar uyuyamayacağım için bütün sevdiklerime notlar yazar onlar hakkında düşündüklerimi yazardım. Hepsi iyi şeyler olurdu çünkü kimseyi hayatta kırmamaya çabaladım kırdığımı da zannetmiyorum. Anneme mektubumda onu üzmemek için söylemediğimi onu ne kadar çok sevdiğimi söylerdim. Sabah erkenden onlarla kahvaltı yapar sohbetlerime devam ederdim. Behrengi’nin küçük karabalık masalını okur ırmağı aştığımı ve denize açıldığı düşürdüm. Ölünceye kadar küçüklüğümden beri sevdiğim çizgi filmleri seyrederek ölmeyi beklerdim. Son duyguyu yaşarken ölümün nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalışırdım.

3. Bulgular Öğrencilerin son günlerini nasıl değerlendireceklerine dair ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde ortak eğilimler ve ilginç tutumlar için aşağıdaki saptamalar yapılmıştır; 12345Öğrencilerin hepsi hemen eve gidip ailesi ile zaman geçirmek istemiştir. Öğrencilerin birkaçında, içlerinde kalmış söylemek istedikleri şeyler bulunmaktadır. Öğrencilerin birkaçının yapayı istediği ama yapamadığı bazı istekleri bulunmaktadır. İki kişi sadece etrafındakilere bir şey yazmak istemiştir. Öğrencilerin yarıdan fazlası ailesinden öldüğünü gizleme ve onları son gününde üzmeme taraftarıdır. 6- Öğrencilerin yarıya yakını öteki dünya için pişmanlık duyup ibadet yapacağını ifade etmiştir. 7- Birkaç öğrencinin müzik dinlemek, yalnız kalmak ve arabayla yolculuk etmek gibi tercihleri olmuştur. 8- Sevgilisi olanlar onları yanından ayırmak istememiş ve onların yanında ölmek istediğini belirtmiştir. 9- Ailesinin yanında ölmek isteyen öğrencilerin sayısı tüm öğrencilerin yarısı kadardır. 10- Bir kişi ölmeden önce birilerini öldürmek istediğini belirtmiştir. Ailesi ve flörtü (ayrı ayrı yada ikisi) ile birlikte olmak isteyen öğrencilerin sayısı tüm öğrencilerin sayısına yakın bulunmaktadır. Yalnızlık genel olarak tercih edilmemektedir. Uygulama yapıldığı güne kadar birilerine söylenememiş olumlu ya da olumsuz ifadeler /duygular, içlerde hapsedilmiş ve ağırlıkları yaşanmaya devam etmektedir. Büyük çoğunluğun son günlerinde yapmayı tercih ettikleri şeyler mevcut imkânlarına, zamana, maddi şartlarına uygunluk arzetmektedir. Öğrencilerin hayatı anlamlandırmada önem verdikleri şeylerin başında Allah’a kulluk, aile sorumluluğu /bağlılığı /sevgisi, flörtleriyle yaşadıkları paylaşım ve sevgi yer almaktadır. 4. Değerlendirme Uygulama ve sözlü ifadeler esnasında hiçbir fikir ya da tercih eleştirilmemiş, övülmemiş mümkün mertebe yorum yapmaktan kaçınılmıştır. Fakat uygulama sonunda tüm öğrencilere; 209

“hayatlarının son günlerinde yapmayı düşündükleri /düşünebilecekleri, o güne erteledikleri şeyleri neden uygulama yapıldığı gün yapmadıkları” sorulmuştur. Bu şekilde her günün son günmüş gibi yaşanması; dilenecek özürlerin, söylenecek güzel sözlerin, yapılacak itirafların utanma ya da sıkılmalara kurban edilmemesi, taşınacak ağır ruhani yüklerin hafifletilmesi fikri oluşturulmaya çalışılmıştır. Uygulama sonrası; “böyle bir uygulama yapmaktan rahatsız olup olmadıkları” sorulan öğrencilerden olumsuz bir bildirim alınmamış; bilhakis bazı şeyleri ilk defa düşündüklerini, o günden itibaren bazı düşünce ve davranışlarında değişiklik olacağını söyleyen öğrencilerin miktarı yarıdan fazla olmuştur. Uygulamayı izleyen günlerde öğrencilerden bazıları annesine ya da babasına onu sevdiğini söylediğini, uzun süredir özür dilemek istediği kimseden özür dilediğini, kabahatli bulduğu birine söyleyemediği eleştirisini yaptığını ifade etmiştir. Buna ek olarak halen babasına olan sevgisini söyleyemediğini, babasının kucağına oturup sarılmak isteğini ifade etmediğini söyleyen iki öğrenci de bulunmaktadır. Yalnız öğrenciler değil öğretim elemanlarınca da ölüm acısının had safhada yaşandığı ve hayatın sorgulandığı bir sırada bu konu ile ilgili bir uygulama yapmanın dersi tatil etmekten daha uygun bir tercih olup olmadığının değerlendirilmesi ise okuyucuya bırakılmıştır.

Kaynaklar 1. Leo Buscaglia, “Sevgi”, İnklap Yayınları, Çev. Nejat Ebcioğlu, 2004, 2. Muhammed Bozdağ, “Ruhsal Zeka”, Nesil Yayınları, Mart 2003, 3. Üniversite Öğrencisinin Sözlüğü, s. 68-69 ve 107-108, Editör: L.O. UĞUR, Alter Yayınları, 2010, Ankara

210

İNŞAAT TEKNİKERLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN SEVGİ ZEKÂLARININ ARAŞTIRILMASI
Latif Onur UĞUR, Handan ALTINPARMAK Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Programı
( Bu yazı, 9-10 Ekim 2010’da Düzce Üniversitesi tarafından düzenlenen Ulusal Meslek Yüksekokulları Öğrenci Kongresi’de, aynı adla sunulan bildirinin kısaltılmış versiyonudur)

Özet Zekâ, insanın hayatını her alanda çevresine uyumlu ve başarılı yöneterek amacına taşıyabilme becerisidir. 19. yüzyılda geliştirilen Entelektüel Zekâ (IQ) yaklaşımı beş duyuya ve temel algı becerilerine odaklanmıştır. Ancak araştırmalar IQ’nun sosyal başarıdaki rolünün %4-20 civarında kaldığını göstermiştir. Söze, mantığa, matematiğe, eşyalar arası konuma, kendi bedenine, müziğe, iç algıya ve ilişkilere hakimiyet unsurlarını içeren Çoklu Zeka Teorisi’nin ardından Duygusal Zeka (EQ) kavramı ile kendini tanıma, harekete geçirme, empati ve sosyal beceriler ön plana çıkarılmıştır. Bunu Ruhsal Zekâ (SQ) ile hayatın gidişinin maddi sebep-sonuç ilişkilerinin yanı sıra manevi sebep-sonuç ilişkilerinin etkisiyle de şekillendiği savunulmuştur. Sevgi Zekâsı (LQ) ise Duygusal Zekâ kapsamında, Sosyal Zekayla da ilişkili bir alt zeka alanı olarak tanımlanmaktadır. İnsan hayatının %80 oranında duygulardan etkilenmesi ve duyguların en önemlisinin sevgi olduğu kabulüyle; algılama, düşünme, hissetme ve davranma döngüleri bu yaklaşımda öne çıkarılmaktadır. Bu çalışmada Kaman MYO, İnşaat Programı öğrencilerine Sevgi Zekâlarının belirlenmesi ve geliştirilmesi amacına yönelik olarak dört ayrı bölümden oluşan bir test uygulanmıştır. Öğrencilerin sevgi sebeplerinin algılanması, sevginin dengelenmesi, sevginin ifade edilmesi ve sevginin beslenmesi konularında sahip oldukları araç ve yeteneklerin ne kadar farkında oldukları ve bunları nasıl geliştirebilecekleri araştırılmıştır. Edinilen bulgulardan bazıları; en yüksek olası puanın 200 olduğu değerlendirme skalasında ortalama 137 puan alındığı, yeterli asgari puanın 120 olarak gösterildiği değerlendirmede öğrencilerin genel olarak yeterli Sevgi Zekasına sahip bulundukları, sevgi sebeplerinin daha yüksek oranda algılanmasına karşın sevginin dengelenmesi, ifade edilmesi ve beslenmesi alanlarında daha düşük ortalama puanlar alındığı şeklindedir. Anahtar Kelimeler: İnşaat Teknikerliği Eğitimi; Sevgi Zekâsı (LQ); Entelektüel Zekâ (IQ); Çoklu Zekâ Teorisi; Duygusal Zekâ (EQ); Sevgi Zekâsı (LQ).

1.GİRİŞ Önceleri doğuştan geldiğine inanılan belli bir zeka ile doğup yaşamını onunla sürdürme görüşü hakimken günümüzde, insan zekasının sınırları “neyin mümkün olabileceği” hakkındaki inançlarımızla ilgilidir. Hemen hemen her yaş ve yetenek düzeyindeki bireyin zihinsel fonksiyonları geliştirilebilmektedir(1). Bu durumu Dr. Hardward Gardner “Çoklu Zekâ Teoremi” ile ifade etmiş bu ifade için normal ve yetenekli çocukların bilişsel potansiyellerinin gelişimini ve beyindeki hasarlardan doğan zekâ bozukluklarını incelemiştir(2). Sonuç olarak yedi tip zekâ bulgusu elde emiştir;  Sözel/dilsel zekâ  Mantıksal/matematiksel zekâ 211

    

Görsel/Mekânsal zekâ Bedensel/Devin duyusal zekâ Müziksel/Ritmik zekâ Kişilerarası/iletişimsel zekâ İçsel zekâ

Bu zekâ türlerine genel pencereden baktığımızda duygusal ve ruhsal zekânın azımsanmayacak derecede etkili türler olduğunu vurgulamak doğru olacaktır. Zekâ, insanın hayatını her alanda çevresine uyumlu ve başarılı yöneterek amacına taşıyabilme becerisidir. 19. yüzyılda geliştirilen Entelektüel Zekâ (IQ) yaklaşımı beş duyuya ve temel algı becerilerine odaklanmıştır. Ancak araştırmalar IQ’nun sosyal başarıdaki rolünün %4-20 civarında kaldığını göstermiştir. Söze, mantığa, matematiğe, eşyalar arası konuma, kendi bedenine, müziğe, iç algıya ve ilişkilere hakimiyet unsurlarını içeren Çoklu Zeka Teorisi’nin ardından Duygusal Zeka (EQ) kavramı ile kendini tanıma, harekete geçirme, empati ve sosyal beceriler ön plana çıkarılmıştır(3). Duygusal Zekâ kavramı, bireysel başarıya ulaşmada sadece zekânın yeterli olmadığı bununla beraber başka faktörlerinde olduğunun anlaşılmasıyla ortaya çıkmıştır(4).Bu yaklaşım açısından temel referans noktaları “maddi açıdan duygusal zeka” iken “manevi açıdan ruhsal zeka” olarak şekillenmektedir. Ruhsal Zekâ (SQ) ile hayatın gidişinin maddi sebep-sonuç ilişkilerinin yanı sıra manevi sebep-sonuç ilişkilerinin etkisiyle de şekillendiği savunulmuştur(5). Ruhsal zekâsı yüksek kişilerin içinde saklı olan potansiyeli ortaya çıkarıp, hayatı daha derin bir anlam düzeyinde yaşadıkları belirtilmektedir(6). Entelektüel Zekânın ardında yatan ruhsal ve duygusal zekâ gibi sosyal mecraların ardında yatan da “Sevgi Zekâsı”dır. Bu zekâ türü diğerlerinden farklı olarak kendini anlamaya biraz daha ilahi açıdan bakan, kişinin Yaradanı bilerek kendine yönelmesini sağlayan zekâdır. Sevgi zekâsını geliştiren kimse hayata daha büyük anlamlar katarak diğer zeka türlerinin getirisinin ne olduğunu daha kolay kavrayabilmektedir. Üç zekâ türünden (ruhsal, duygusal, entelektüel) en farklı boyuta sahip olanı ruhsal zekâdır. IQ, ve EQ sıra dışı olayları, “tesadüf, şans, kaza” kavramlarıyla açıklar; kendiliğinden oluşan düzensizlikler zanneder. Ruhsal Zekâ bu tür olayları sınırsız bilinçle planlanan, en dikkat edilmesi gereken ilahi kararlar arasında görür(7). Zorluklarla yüzleştiğinizde, IQ bileğinizin gücüne; EQ bunun yanı sıra, duygusal cesaretinizin ve güveninizin gücüne; SQ ise, tüm bunlarla birlikte, evreni sürekli sürükleyen sınırsız kudrete dayanacaktır. Bir sorundan kurtuluş yolu aradığınızda, IQ yalnızca nesnel aklınızı çalıştırır; EQ, duyguları da analize dâhil eder; SQ ise yaratıcı kudretin gerekçesini de dikkate almanızı sağlar. IQ imkânsıza takılır; SQ imkânsızla ilgilenmez. IQ size “Ben ne istiyorum?” şeklinde soracak; EQ “Biz ne istiyoruz?” diyecek; SQ ise bunların yanında, Evrenin Yaratıcısını ve ruhsal evreni dikte alacaktır. IQ ve EQ, bilincinize sonlu hedefler koyar; hedefe vardığınızda yarış biter. SQ ise hedefe sonsuzluğu koyar. Varmayı değil ilerlemeyi önemser. SQ’nun hedeflediği başarı, tüm yolculuğun her noktasının tam arkasındadır(8).

212

Bu çalışmanın amacı İnşaat teknikerliği eğitimi alan öğrencilerin Sevgi Zekâlarının belirlenmesi ve geliştirilmesi için neler yapılabileceği konusunda bir takım bulgulara ulaşmak ve bu bulguları İnşaat Teknikerliği eğitiminde kullanarak daha bilinçli ve farkındalık sahibi teknikerlerin topluma kazandırılmasına katkıda bulunmaktır. 2. METOD Bu çalışmada Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO’ da inşaat teknikerliği eğitimi alan birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin; sevgi sebeplerinin algılanması, sevginin dengelenmesi, sevginin ifade edilmesi ve sevginin beslenmesi konularında sahip oldukları araç ve yeteneklerin ne kadar farkında oldukları ve bunları nasıl geliştirebilecekleri araştırılmıştır. Bu amaçla birinci ve ikinci sınıf farkı gözetilerek Muhammed Bozdağ’ın “Sevgi Zekâsı” isimli kitabında yer alan anket esas alınmış ve yazarın özel izni alınarak uygulanmıştır. Bu anketin ilk bölümü; sevgi sebeplerin algılanması konusunda farkındalık ve hissel değerleri ölçmeye yönelik sevgi unsurunu uyarıcı nitelikleri ölçmeye yöneliktir. İkinci bölüm; etik değerlere yatkınlık, kendi varlığını anlamlandırma ve sebep sonuç ilişkisi içinde irdelemeye aşırılıklar ve kopuklukların ölçülmesine yöneliktir. Üçüncü bölüm; sosyal iletişimi, olay ve kavramları değerlendirmeyi, sahip olunanların anlamlandırılması ve kıymetinin bilinmesini, insancıl duyguları ve bunların yansınmalarını ifade şekline uyarlamayı ölçmeye yöneliktir. Dördüncü bölüm; evrenin doğanın hayvanların ve insanların algılanması ve bir bütün içinde değerlendirilmesi bağlamında, hayata karşı daha duyarlı olmayı ve doğada neyin daha uyarıcı olduğunu ölçmeye yöneliktir. Buna ek olarak etik algılama ve davranımın değerlendirilmesi de bu bölümde yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı İnşaat teknikerliği eğitimi alan öğrencilerin Sevgi Zekâlarının belirlenmesi ve geliştirilmesi için neler yapılabileceği konusunda bir takım bulgulara ulaşmak ve bu bulguları İnşaat Teknikerliği eğitiminde kullanarak daha bilinçli ve farkındalık sahibi teknikerlerin topluma kazandırılmasına katkıda bulunmaktır. Anket, inşaat teknikerliği eğitiminin mevcut durumunun, sevgi zekâsına etkisini tam betimleyebilesi için söz konusu öğrenci gruplarına ikinci ve dördüncü dönem olmak üzere uygulanmıştır. Bu şekilde üniversitenin birinci ve ikinci yıllarının tamamının yaşandığı devrelerin sonlarında uygulama yapılmış olmaktadır. Anket uygulaması yapılan öğretim döneminde ikinci sınıf öğrencilerinin sayısı, birinci sınıf öğrencilerin sayısının yaklaşık iki katı kadar bulunduğu için; iki sınıfa uygulanan anket adetleri de yaklaşık olarak aynı oranda gerçekleşmiş bulunmaktadır. Tablo 1. ‘de dört farklı ana konu dâhilinde onar sorudan oluşan, “hiç, az, yeterince ve çok” yanıtlarının verilmesi ile uygulanan Sevgi Zekâsı anketi verilmiştir. Tablo 1. SEVGİ SEBEPLERİNİN ALGILANMASI Bana gösterilen her davranışın hangi duygudan kaynaklandığını hissedebilirim. Doğruluk, sözünde durma, tevazu değerlerini çok önemserim; bu tür üstün değerleri her yerde fark ederim. Düzen, disiplin, çalışkanlık, sorumluluk gibi başarı değerlerini yüceltir, saygı duyar ve algılarım. 213

1 2 3

4 5 6 7 8 9 10

11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25

Beden, ev ve çevre temizliğini, iş estetiğini ve kalitesini önemseyen insanların özellikle farkına varırım ve bunlara derin bir saygı duyarım. Doğruluk, iyilik, yardımseverlik, başkasına saygı gibi ahlakı değerlere güçlü bir hayranlığım vardır. Çevremde insanların, hayvan ve bitkilerin bana ve çevreye faydalarını algılamayı ve varsa zararlarını yok etmeyi önemserim. Bir varlığın görüntüsündeki, sesindeki ve dokusundaki estetik güzelliği anında fark edebilirim. Hangi davranışın ortama ve duruma göre saygılı ve edebe uygun olduğunu anlayabilirim. İnsanları para, makam ve şöhret gibi değerlerine göre değil,ahlaklarına, iyi niyet ve özenlerine göre değerlendiririm. Yapılan her işin çevresel düzen ve denge üzerindeki etkisini far etmeye çalışırım. SEVGİNİN DENGELENMESİ Zevkli ve eğlendirici görünse bile, ahlaka uymayan, şiddet, alaycılık, küçümseme içeren durumlardan hoşlanmam. Sevdiğim insanlara, maddelere, davranışlara bağlı ve duyarlıyım, ama bağımlı olmam. Sevdiğim bir varlığa, faydalarının ve zararlarının tümünü tartarak bakar, tek bir iyi veya kötü yönü üzerinden karar vermem. Her değeri Yaradan’ ın lütfu olarak görür, her değeri Yaradan’ ın hediyesi gözüyle severim. Dengeli bir yaşama biçimim vardır; aşırı duygular arasında gidip gelmem, duygulansam da duygularımı denetleyerek yaşarım. Bir değeri kaybedersem, yeniden kazanabileceğimi bilir, ölümün ölümsüzlük kapısı olduğuna inanırım. Para, eşya, makam gibi dünyevi değerleri kazandığıma sevinmek veya kaybettiğime eseflenmek yerine, sabrı ve şükrü seçerim. İnsanlara hak etmedikleri aşırılıkta sevgi veya nefret göstermekten çekinir, tepkimi dengeli ifade ederim. İkiyüzlülükten, yağcılıktan, abartıdan, yalanlıktan, kıskançlıktan ve başkalarını çekiştirmekten nefret ederim. Sevgimi ne kadar iyi ifade ettiğimden önce sevgimin ne kadar doğru ve sağlıklı anlaşıldığını önemserim. SEVGİNİN İFADE EDİLMESİ Yüz ifadem genellikle mütebessimdir; sempatik olduğum söylenir. Sevdiklerimin sorunları karşısında yapacak bir şeyler ararım; sevinçlerini ve üzüntülerini öğrenir öğrenmez paylaşırım. Onaylamadığım bir isteğe "hayır" diyebilir ve rahatsızlığımı belli edebilirim. Sevdiklerime zaman ayırıp, ortak etkinliklerde bulunmakta, onları dinlenmekte istekli, sabırlı ve meraklıyım. Teşvik, takdir ve teşekkür etmekte başarılıyım, gıpta edebilirim, ama kolay kıskanmam. 214

Düzenli olarak ziyaret ettiğim, ortak etkinliklere katıldığım, aradığım 26 ve beni çekinmeden arayabilen dostlarım vardır. Genellikle yapıcı, ümit verici, olumlu, çözümcü, yol gösterici ve 27 duyarlı konuşurum. Asla küfürlü konuşmam; beddua, lanet ve gıybetten şiddetle 28 çekinirim. Yaptığım her şeyin çevreye maddi veya manevi zarar verip 29 vermediğini mutlaka analiz ederim. Hayvanlara, bitkilere, doğaya özel ilgim vardır ve sevdiklerimi 30 hayalimde canlandırıp haklarında olumlu şeyler düşünürüm. SEVGİNİN BESLENMESİ Çevreme karşı uyanık ve duyarlıyım, olup bitenlerin, hayatın, 31 değişimlerin ve gelişmelerin olabildiğince farkındayım. Hayatı evren ve ömür bütünlüğü içerisinde düşünüp, yaşamamın 32 anlam ve değerini sıklıkla düşünürüm. Her güne bir ömür bilinciyle başlar, sonsuzluğumu unutmaz, 33 evrendeki rolümden heyecan duyarım. Evimdeki, ailemdeki, çevremdeki görsel, işitsel her türlü güzellikleri ve değerleri her gün yeniden, yeni bir bakışla fark etme 34 alışkanlığındayım. Hayatımdaki ve çevremdeki tüm değerleri Yaradan’ a şükürle ve 35 minnetle ilişkilendirerek sevincimi beslerim. Kinci değilim, kolay affederim, konuşmadığım insan yoktur; affedemediğim ve hakkımı alamadığım suçları da ilahi adalete havale 36 ederek unuturum. Kişisel kusurlarıma eseflenmekten yerine samimi tövbeye bağlanır, 37 affedildiğime inanarak, ahlak dışı isteklerimle savaşırım. Doğayı, hayvanları, insanların sanatlarını izlemekten, akraba ve 38 dostlarımın hallerini merak edip ziyaret etmekten mutluluk duyarım. Ülfet, gaflet ve monotonluk tehlikelerine karşı sık sık hayatımda, 39 davranışlarımdan ve düşünme biçiminde değişiklikler yaparım. Hayatımda asla taviz vermediğim iki değer vefa ve sadakattir. Vefasız 40 ve hain olmaktan şiddetle çekinirim.

3. BULGULAR İki sınıfa uygulanan anketlerden edinilen bulgular tablolar yardımıyla aşağıda anlamlandırılmıştır. Çalışmada esas alınan birinci ve ikinci sınıf öğrencileri farklı iki gruptur. Tablodaki her satır bir öğrenciyi temsil etmektedir. Tablo 2.’de Kaman MYO, İnşaat Teknikerliği, birinci sınıf öğrencilerinin; sevgi sebeplerinin algılanması, sevginin dengelenmesi, sevginin ifade edilmesi ve sevginin beslenmesi konularında sahip oldukları araç ve yeteneklerin ne kadar farkında oldukları gösterilmiştir. Bu verilere göre birinci sınıf öğrencilerinin, diğer üç ana konuya göre “sevginin dengelenmesi” konusunda daha yeterli oldukları anlaşılmaktadır.

215

Tablo 2. Birinci sınıf öğrencilerine ait bulgular İnşaat Programı 1. Sınıf SEVGİ SEVGİNİN SEBEPLERİNİN SEVGİNİN İFADE SEVGİNİN ALGILANMASI DENGELENMESİ EDİLMESİ BESLENMESİ Toplam 41 31 32 34 138 26 39 44 24 133 34 36 38 30 138 35 40 30 36 141 46 44 38 46 174 38 34 35 29 136 34 46 32 34 146 44 42 48 38 172 40 40 43 40 163 34 32 40 40 146 46 42 36 42 166 40 34 46 46 166 27 46 25 24 122 Toplam 485 506 487 463 1941 Ortalama 37.3 38.9 37.5 35.6 149.3 Tablo 3.’te ikinci sınıf öğrencilerinin; sevgi sebeplerinin algılanması, sevginin dengelenmesi, sevginin ifade edilmesi ve sevginin beslenmesi konularında sahip oldukları araç ve yeteneklerin ne kadar farkında oldukları gösterilmiştir. Bu verilere göre ikinci sınıf öğrencilerinin, diğer üç ana konuya göre “sevginin sebeplerinin algılanması” konusunda daha yeterli oldukları anlaşılmaktadır. Tablo 3. İkinci sınıf öğrencilerine ait bulgular İnşaat Programı 2. Sınıf SEVGİ SEVGİNİN SEBEPLERİNİN SEVGİNİN İFADE SEVGİNİN ALGILANMASI DENGELENMESİ EDİLMESİ BESLENMESİ Toplam 32 42 33 24 131 32 38 29 22 121 32 27 24 22 105 38 24 31 32 125 42 32 36 22 132 24 26 28 14 92 40 22 26 24 112 37 37 33 42 149 42 38 38 36 154 40 24 29 28 121 38 32 36 34 140 38 32 36 34 140 40 38 42 38 158 44 43 32 35 154 34 38 32 42 146 216

Toplam Ortalama

40 30 38 36 36 28 40 27 42 44 34 38 34 36 42 27 40 34 38 49 28 40 1354 36.6

28 22 38 42 35 23 31 18 32 30 38 22 39 26 42 42 38 44 38 31 34 34 1220 33.0

36 28 32 36 31 15 28 19 30 40 34 38 42 38 34 25 43 32 33 35 32 34 1200 32.4

28 28 28 30 34 24 34 20 38 42 27 32 46 22 30 27 42 36 40 31 46 21 1155 31.2

132 108 136 144 136 90 133 84 142 156 133 130 161 122 148 121 163 146 149 146 140 129 4929 133.2

Dört ana konudaki puan toplamları gerek birinci gerekse ikinci sınıflarda; Bozdağ’ca verilen 200 puanın üst limit olduğu değerlendirme skalasında yeterliliği ifade eden 120 puanın üzerinde alınan sonuçla anket uygulanan öğrencilerin tamamının sevgi zekası düzeylerinin bu limit değerlerin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Bu bulgulara göre; iki yıllık İnşaat Teknikerliği eğitimi alan öğrencilerden incelemeye alınan grubun eğitime başlanan ilk yılın sonunda dört ana konunun tamamında daha fazla farkındalık sahibi oldukları ve sevgisel zekâlarındaki ilgili değer yargılarının daha ön plana çıktığı anlaşılmaktadır.

4.DEĞERLENDİRME Bu çalışmada inşaat teknikerliği eğitimi alan birinci ve ikinci sınıf öğrencilerinin Bozdağ ölçeğinde Sevgi Zekâları dört ana başlık altında incelenmiştir. Edinilen bulgulara göre tüm öğrencilerin sevgisel zekâlarının belli bir limit değerin üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Gerek sevgi zekâsı ana bileşenleri olan sevgi sebeplerinin algılanması, sevginin dengelenmesi, sevginin ifade edilmesi ve sevginin beslenmesi; gerekse birinci ve ikinci sınıf olmaya göre değişen farklı sevgi zekâsı düzeyleri genel bir niteleme yapılmasına elvermemektedir. Buna rağmen belirlenen sevgi zekâsı düzeylerinin farklı uygulama ve idrak çabalarıyla yükseltilebileceği düşünülmektedir.

217

MYO öğrencilerinin büyük çoğunluğunda (MYO öğrencisi oldukları için) bulunan ailelerine layık olmama duygusu kendilerini bulundukları ortamdan memnuniyetsizliğe sürüklerken düşük düzeyde gördükleri MYO eğitimini tamamladıklarında içine girecekleri mesleki ve sosyal ortamlarda da ikincil roller üstlenmek zorunda kalacaklarını düşünmeleri kendilerini başarı için çaba harcamaya değil umutsuzluğa sevk etmektedir. Bu durum, üniversite sıralarındayken geliştirilmesi beklenen hayatı kavrama ve anlamlandırma çabalarına da sekte vurmaktadır. Bu veriler ve bu düşünüş şekli, ikinci sınıf öğrencilerinin sevgi zekâsı düzeylerinin birinci sınıftakilere göre daha düşük seviyede bulunmasına bir açıklama olabilir. Uygulama yapılan birinci sınıflara son sınıfa geçtiklerinde aynı anketin tekrar uygulanmasıyla birinci ve ikinci sınıflar arasındaki farkın aynı grup içinde geçerli olup olmadığının belirlenmesinde fayda olacağı düşünülmektedir. İkinci sınıflarda belirlenen bu durum, hayata atılma korkusuyla kendini biraz daha geri çekme hayatı kendi bakışında basitleştirme olarak görülebilir. İkinci sınıftaki öğrenciler onları takip edenlere göre, hissel yargılara iç dünyalarında daha az yer verirken etik değerlere eğilimlerinin biraz daha yatkın oldukları çalışma bulgularında görülmektedir. Edinilen bulguları inşaat teknikerliği eğitimine harmonize edebilmek için; eğitim alan her bireye sevgi zekâsının ne olduğunun, geliştirilmesi durumunda kişinin bakış açısını ve olayları kavrama niteliklerini çok yönlü hale getirebileceğinin algılandırılmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Sevgi zekâsının geliştirilebilmesi için yapılabileceği düşünülenlerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir;  Yazılı ve görsel medyada “Sevgi Zekâsı” temalı yazılar ve programlar yapılabilir,  Hayatı yakından tanımaya yönelik geziler düzenlenebilir (Örn: hastane, mezarlık, huzurevi vb.)  Öğrencilerce felsefi yazılar okunup/okutulup bu türde denemeler yazdırılıp paylaştırılabilir,  Ahlakla ilgili yazılar okunup analiz ettiri/edip uygulamalar yaptırılabilir,  MYO’lar bünyesinde konuyu işleyen, uygulamalar içeren kredisiz bir ön lisans dersi açılabilir,  Doğa gezileri düzenlenebilir,  Öğretim elemanlarınca oluşturulabilecek bir kurul tarafından kaynak kitap önerilerinde bulunmaları istenilebilir, önerilen bu kitaplara yönelik bir kütüphane oluşturularak öğrencilerin istifadesine sunulabilir.  Benzer araştırmalar her düzeyde yapılıp (ilkokul, lise, iş hayatı…) karşılaştırmalarla sevgi zekâsı gelişimlerine kaklı sağlanabilir. Son olarak, insan yaşamının ve mutluluğunun anlamlandırılmasında zekânın payı değerlendirilirken sevgi zekâsının da bir bileşen olarak göz önünde bulundurulmasında fayda olacağı düşünülmektedir.

218

Kaynaklar [1] (Yüksel ., “Çoklu Zeka Kuramı ve Zekanın Yedi Türü” Haziran 2009) [2] (H.& Walters, J.M. 1985) [3] ( Bozdağ M., “Sevgi Zekası” sayfa:18 Nisan 2007), [4] (Maree&Eiselen, 2004: 482) [5] ( Bozdağ M., “Sevgi Zekası” sayfa:18 Nisan 2007) [6] ( Aytekin C. A., “Görsel Sanatlar Eğitiminde Yaratıcı Eylem Bağlamında Sevgi Eğitimi --) [7] ( Bozdağ M., “Ruhsal Zeka” sayfa:17 Nisan 2000) [8] ( Bozdağ M., “Ruhsal Zeka” sayfa:18 Nisan 2000)

219

ÖZGEÇMİŞLER

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

Latif Onur UĞUR Kayseri 17/07/1968 Yrd. Doç. Dr Lisans İstanbul Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği Anadolu Üniversitesi, İktisat Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler (AÖF) Yüksek Lisans Gazi Üniversitesi, Fen Bil. Enstitüsü, Yapı Eğitimi ABD Doktora Gazi Üniversitesi, Fen Bil. Enstitüsü, Yapı Eğitimi ABD 2008 - Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, Yardımcı Doçentlik, İnşaat Bölümü Başkanlığı 2009 - Ahi Evran Üniversitesi, Kaman MYO, Müdür Yardımcısı

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

Mustafa ALTIN Konya 01/09/1972 Yrd. Doç. Dr. Lisans Fırat Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Yapı Eğitimi ABD Yüksek Lisans Selçuk üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Elektronik ve Bilgisayar Sistemleri Eğitimi Doktora Selçuk üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği ABD Selçuk Üniversitesi Teknik Bilimler M.Y.O., Yrd.Doç.Dr.

220

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

Engin YÜKSEL Ankara 10/11/1975 Fakülte Sekreteri Lisans Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Yapı Eğitimi Bölümü Yüksek Lisans Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yapı Eğitimi Bölümü Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri ABD Doktora Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri ABD Düzce Üniversitesi Mühendislik Fakültesi/ Fakülte Sekreteri

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

İlknur BEKEM Şişli/ İstanbul 09/11/1985 Öğr.Gör. Lisans Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Yapı Eğitimi ABD Yüksek Lisans Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Yapı Eğitimi ABD Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, Öğretim Görevlisi

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

Serdar KORKMAZ Düzce 25/11/1985 Öğr.Gör. Lisans Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Düzce Teknik Eğitim Fakültesi, Yapı Eğitimi ABD Yüksek Lisans Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Yapı Eğitimi ABD Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, Öğretim Görevlisi 221

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

Meryem ONUR Midyat/ Mardin 20/11/1987 İnşaat Teknikeri Önlisans Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Bölümü, İnşaat Teknolojisi Programı MŞB İnşaat, Teklif Hazırlama Bölümü Teknik Elemanı

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Görevi

:

Handan ALTINPARMAK Kaman/Kırşehir 13/11/1989 İnşaat Teknikeri Önlisans Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Bölümü, İnşaat Teknolojisi Programı Altınparmak Grup, Müşteri Temsilcisi

Adı : Soyadı : Doğum Yeri : Doğum Tarihi: Ünvanı : Öğrenim :

Kahraman BAŞ Kaman/KIRŞEHİR 01/02/1987 İnşaat Teknikeri Önlisans Ahi Evran Üniversitesi, Kaman Meslek Yüksekokulu, İnşaat Bölümü, İnşaat Teknolojisi Programı

Görevi

:

222

FOTOĞRAFLAR

223

Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kaman MYO Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Karayiğit

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim elemanları, üniversiteleri adına yaptıkları teknik müşavirlik çalışmaları esnasında

Türkiye’de ilk kez uluslar arası bir sempozyumda MYO öğrencisi kimliği ile iki ayrı sözlü bildiri bir de poster bildiri sunan İnşaat Bölümü öğrencilerimiz Handan Altınparmak ve Meryem Onur

224

Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur ve Yrd. Doç. Dr. Mustafa Altın Konya’da UMYOS 2009 Sempozyumu’nda

UMYOS 2009 Sempozyumu’nda Selçuk Üniversitesi, Kadınhanı Faik İçil MYO, İnşaat Bölümü öğrencileri Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur ile

Öğr. Gör. İlknur Bekem, Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri Handan Altınparmak ve Meryem Onur

225

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim elemanları Bosna-Hersek /Saraybosna şehrinde uluslar arası bir sempozyumda

Kaman MYO öğrencileri ve aileleri mezuniyet töreninde meslek yemini ederken

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri bir semineri dinlerken

226

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri hocaları ile birlikte

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri

227

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim elemanları, yaptıkları mesleki ve bilimsel çalışmalar için Türkiye Teknikerler Birliği Başkanı Sn. Ertan Kılıç’tan teşekkür belgeleri alırken

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri mezuniyet töreni esnasında hocaları ile

Kaman MYO İnşaat Bölümü mezunları mezuniyet balosunda

228

Öğr. Gör. İlknur Bekem, hocası Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur ve onun hocası Prof. Dr. V. Doğan Sorguç Eskişehir’de, bildiriler sundukları 5. İnşaat Yönetimi Kongre’sinde

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim görevlisi Serdar Korkmaz, Bosna-Hersek/Saraybosna şehrinde, 2. Uluslararası Sürdürülebilir Gelişme Sempozyum’unda, Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur’un oturum başkanlığı yaptığı bir oturumda bildirisini sunarken

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim görevlisi Serdar Korkmaz, Bosna-Hersek/Saraybosna şehrinde, 2. Uluslararası Sürdürülebilir Gelişme Sempozyum’unda, bildirisini sunarken

229

Türkiye’de ilk kez, uluslar arası bir sempozyumda MYO öğrencisi kimliği ile bildiriler sunan öğrencilerimiz, Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selahattin Salman, Rektör Yardımcısı ve Kaman MYO Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Karayiğit ve Kaman Kaymakamı Abdullah Küçük’ün huzurunda Kırşehir Valisi M. Lütfullah Bilgin’den teşekkür belgelerini alırken

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim görevlileri Serdar Korkmaz ve İlknur Bekem, BosnaHersek/Saraybosna şehrinde, 2. Uluslararası Sürdürülebilir Gelişme Sempozyum’unda, bildirilerini sunduktan sonra

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim elemanları Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur ve Öğr. Gör. Engin Yüksel mezuniyet balosunda

230

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri beton santralına yapılan bir teknik gezi esnasında hocaları ile

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri bir konferansın ardından hocaları ile

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğretim elemanları ve Kaman MYO Md. Yrd. Mücella Özbay Karakuş

231

Kaman MYO öğretim elemanları

Kaman MYO’ndan derece ile mezun olan öğrenciler, Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kaman MYO Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Karayiğit’ten başarı belgelerini alırken

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri bir piknik esnasında hocaları ile

232

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencisi Kahraman Baş, hocası Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur ile birlikte TRT Radyo 1’de yayınlanan +13 isimli programa konukluk yaparken

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri Baran Baçlın ve Damla Adıgüzel, hocaları Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur ile birlikte TRT Haber Kanalında yayınlanan Pozitif Haber isimli televizyon programa konukluk yaptıktan sonra

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri hocaları ile birlikte

233

Kaman MYO İnşaat Bölümü öğrencileri (2010) Latif hocaları ile birlikte

Türkiye Teknikerler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan Yardımcıları ve Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur; Düzce Üniversitesi, Ulusal MYO Öğrencileri 2010 Kongresi’nde yaptıkları konuşmaların ardından

Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur; Öğr. Gör. Engin Yüksel, Kaman MYO hocaları ve öğrencileri, Ulusal MYO Öğrencileri 2010 Kongresi’nde

234

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2009) Öğr. Gör. Engin Yüksel’e teşekkür plaketi verirken

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2008) Öğr. Gör. Serdar Korkmaz hocaları ile

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2008) Öğr. Gör. İlknur Bekem hocaları ile

235

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2008) Latif hocaları ile

İnş. Tek. Meryem Onur, İnş. Tek. Handan Altınparmak ve Yrd. Doç. Dr. Latif Onur Uğur; Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yrd. ve Kaman MYO Müd. Prof. Dr. Ali İhsan Karayiğit’ten taktir plaketleri alırken

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2010) hocaları ile

236

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2009) bir teknik gezide

Kaman MYO İnşaat Bölümü mezunları (2010) mezuniyet balosunda

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2010) hocaları ile

237

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2010) Beton Laboratuvarı’nda beton kırarken

Kaman MYO İnşaat Programı öğrencileri (2010) Malzeme Laboratuvarı’nda elek analizi yaparken

Serdar Hoca, İlknur Hoca ve Latif Hoca, bir ders arasında

238

             

Meslek Yüksekokulları İnşaat Programı Müfredatlarının ve Eğitim Donanımlarının Değerlendirilmesi İnşaat Teknikerliği İstihdamında İnşaat Firmalarının Önem Verdiği Kriterlerin Belirlenmesi İnşaat Teknikerliği Eğitimi Üzerine Bir Alan Araştırması İnşaat Teknikerliği Eğitimi Kapsamında Verilen İşletme Yönetimi Dersi İçin Geniş Amaçlı Bir Uygulama İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Mesleki, Sosyal ve Kültürel Gelişim Sağlanmasında Seminer ve Konferansların Katkısı İnşaat Teknikerliği Öğrencilerinin Okuma Alışkanlıklarının Geliştirilmesi Amaçlı Bir Uygulama İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Endüstriye Dayalı Staj Uygulamalarının Getirileri İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Küçük Sınav Uygulamalarının ve Getirilerinin Değerlendirilmesi Meslek Yüksekokulları İnşaat Teknikerliği Eğitiminin Öğretim Elemanlarınca Değerlendirilmesi İnşaat Teknikerliği Eğitiminde Vaka Etüdü Orijinli Bir Eğitim Uygulaması Meslek Yüksekokulları İnşaat Programı Öğrencilerinin Teknikerlik Eğitimine Bakışları İle Yüksek Öğretim Kurumları ve Hükümetlerden Beklentileri MYO’larında Bir Öğrenme Faaliyeti Olarak Kullanılan Teknik Gezilerin Eğitime ve Öğrenci Gelişimine Etkileri İnşaat Teknikerliği Öğrencilerinin Hayatı Anlamlandırmada Ölüm Kavramı Üzerine Yaklaşımlarının İncelenmesi İnşaat Teknikerliği Öğrencilerinin Sevgi Zekalarının Araştırılması

239

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->