P. 1
Atlas Metni

Atlas Metni

|Views: 399|Likes:
Yayınlayan: Aylin Yagcilar

More info:

Published by: Aylin Yagcilar on Jun 20, 2011
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/31/2012

pdf

text

original

T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI.C.3.4. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI.2. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI.15. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.2. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII.13.11. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.13.3. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.15.2.1.16.4.2. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.12.1.14.2. Üretim Çeşitleri.1.1.5.2. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.4.2.5. Türkiye Araç Parkı XI.5. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.11.2. Üniteler ve Sistemlerin Adları.T.1.11.1.4. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI.3. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.3.15.4.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI.1.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI.1. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI.3. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI.3.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.16.17. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.1. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII.15. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI.2. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI.4. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII.1.6.3. Halı Çeşidi Kapasite. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI. Entegre Tekstil Firmaları Adı.12.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.12. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI.1. Makine Halı Sektörü.1.15.15.4. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .12.10.5.1.4.10.10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.14.1.2.13. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.13. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.3.1.11. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.

2.2.3.4.2. Yıllık Nüfus Artış Hızı. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.1.1.2.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .7.3.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII.1. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI.2.5.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII.5. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus.C.6.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.1.2.3.2.3.1.2.1.2.3. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.2.3.4. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV.1.2.1. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.1.5.5. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.2.1. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.5.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII.3.T.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.

VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.5. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV.12.1. Şeker Üretim Akım Şeması XI.7.1.1.2.5.1.1. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.4.3.10.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.12. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI.2. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.5.1.3.10.2. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.11.2. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x .6.7.T.3. IV:2. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII.1.3.2.1. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI.11. Akrilonitril Üretim Şeması XI.1.2.C.3.3. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Şeması XI.5. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII.10. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.15.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV.1.2.9. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI.10.15. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI.4. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.4. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI. XI.17.1.1.4. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII.5.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.2.1.5.5. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.1. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.2. Yakma Üçgeni Şeması XI. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI.2.2. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.2.3.1.1. Asit Testi Akım Şeması XI.5. Asbest Üretimi Akım Şeması XI.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X.2.1.10. Lastik Üretimi Akım Şeması XII.15. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.2.15.1.

2.2. Yeşilırmak Havzası (A.2.2.2. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.6. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Seyhan Havzası (A.3.T. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.1.2.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.3.3.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.1. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.3.2. Türkiye Maden Yatakları Haritası III. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi . Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Türkiye Siyasi Haritası I.2.3.3.8. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV. Gediz Havzası (A.2. Türkiye Jeoloji Haritası I. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.2. Sakarya Havzası (A. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.2.2.3.3.B.4. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.12.1 .1.3.2.2. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.4.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.17.3.3.B.2.2.13.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.4. Türkiye Fiziki Haritası I. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.11.3.5.B.7.3.B. Türkiye Eğim Haritası II.5.3.15.3.3.1.1.3.C.18.16.2.3. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Porsuk Çayı (A.3.2. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.2. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.2.14.2.1.10.1. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.3.9.B. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.C Grupları)Su Kalite Haritası IV.2.

Termik Santraller Haritası XI.2.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X.5.1.2.1.6 Şeker Sanayi Haritası XI. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.T. Gübre Sanayi Haritası XI.2. Demiryolları Haritası XII. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X.1.3.2. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII.3. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .3.1.4.3.2.2.3.4. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI.7. Kuş Göç Yolları Haritası X.2. Türkiye Karayolları Haritası XII.1.1.4. Çimento Sanayi Haritası XII. Sulak Alanlar Haritası VI. Milli Parklar Haritası VI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.C. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI. Kağıt Sanayi Haritası XI.19. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.1. Otoyolları Haritası XII.5. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI.

C. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.

971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. bir yandan Avrupa.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. Onun için Türkiye. Nahcivan ve Ermenistan. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır.T. Karadeniz.1. topografya. Doğu Anadolu. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. 1 . Marmara. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde.1. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. Doğuda engebeler çok fazladır. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. Romanya. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. COĞRAFİ KAPSAM I. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. Türkiye.1. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. ülke için Akdeniz iklimi.C. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. Balkan. Asya. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. diğer yandan da Orta Doğu. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. Bununla birlikte.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. iklim. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Ukrayna. Batı Anadolu’da ise. Türkiye. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. doğuda İran. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Türkiye. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. Ege. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır.

I. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. Harita I.3. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I.2.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise. işlemeli tarıma uygundur. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55. çeşitli yükseltideki platolar.2.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.1. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar.I.2. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder.1.1. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi. hafif ve orta eğimli alanların % 35.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar. Arazinin belli bir eğime sahip olması. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.437 ha toplam arazimiz. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar. Tablo:I.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder.’de Türkiye Fiziki Haritası. Harita I. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz.1. daha yüksek ve daha dağlıktır.814. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır. genel olarak yüzde olarak adlandırılır. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez.C. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır.T. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita. toprağın.1. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. 2 .75’i yani 27. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar. Eğim. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır.

463.22 10. meralar ve bitki örtüsü korunmalı. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken.596.452 10. Harita I.Dik eğimli topraklar 5.178.292 13. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır.80 8.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.62 11.964 17.087 81. çayır.2. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9.C. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında. Karadeniz Bölgesinde düşer.1.T.581 13. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır.’de ülke genelinde eğim grupları. -Bu bölgeler.394 14.Düz eğimli topraklar 2.4. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı. -% 22. Ülke arazilerinin. Doğu Anadolu'da hem 3 . Tablo:I.48 63. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.2. toprak erozyonu çoğalmakta. -İşlemeli tarım yapılmamalı. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı.33 10.1. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça. yanlış sulanması önlenmeli.4’ü şiddetli. -Özellikle erozyon bölgelerinde.Orta eğimli topraklar 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir.1. -% 20’si orta. I.Çok dik eğimli topraklar 6. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır.171.Hafif eğimli topraklar 3. -% 36.478.394. 1987. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken.75 13. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.404 11. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1.039. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz. Yağmur Akdeniz.

Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır. Kısım. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. Bu dönemin ilk safhasında. Kısım:II.3. krom. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir.1. manganez. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır.Ülkemizde İçme suyu kaynağı. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. Türkiye Çevre Atlası. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti.1.T. demir.6'ya yükselmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. % 6.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir.9.III. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır.8' dir. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. kömür. tarım sektöründe % 57. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . Daha geniş bilgiler (Bkz. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. I. İlk üç planın kapsadığı dönemde. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. Türkiye Çevre Atlası. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. sulama. su sıkıntısı yoktur.4.1. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir. bakır. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz. Ancak bu yağış Rize'de 2. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26. ülke topraklarının % 27’si mera.6'dan 1980'de % 21.C. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır.2. Bu dönemde.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir.2. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler. 1963-1980 arasındaki dönemde. dış ticareti serbestleştirmek. I.

Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Ancak.9'a yükselmiştir. bu gelişmede belirleyici olmuştur. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. I.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. Ancak. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. Nüfusun büyüklüğü. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Nitekim. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir.T. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. Nüfus ve tüketim talebi. dağılım ve artış hızı. 1996-1999 döneminde.C.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. artan kamu açıkları. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir.1. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir. sosyo-ekonomik faktörler. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62.5. Özet olarak. Türkiye ekonomisi. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta.2. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. Artan reel faiz oranları. Hükümet. Özet olarak.

X.2. 2002. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74.033. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.III.803.C. Türkiye nüfusu. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44.5'e ulaştığı görülmüştür.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.03 22. Köy nüfusunun toplamı ise 23.76 16. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18.78 3.26 ile Marmara Bölgesi’dir.96 -10.57 Köy 4. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır.50 25. ilçe sayısı 847'den 850' ye.37 36. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.4'den % 79.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1. Kısım:X. Daha geniş bilgiler (Bkz. kirletici çevre kullanımına. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.00 5.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi).274 olup.227'ye ulaşmıştır.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.65 13.30 1. 6 . 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18. belediye sayısı da 2.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları.48 35. 2000 Genel Nüfus Tespiti). Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28.688'dir.927 kişi olarak tespit edilmiştir. Tablo:I.9'dan biraz daha azalmıştır.T.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67.94 -6.26 23.59 21.81 28.10 7.III. Ankara.21 21.43 15. ticari istismarlara yol açmaktadır. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört.1.29 21. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10. İzmir ve Adana). 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır.Türkiye Çevre Atlası.802'den 3.75 24.28 26.006.69 16.

% 22. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması.1. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir. 6. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre.7'ye ulaşmıştır. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel. 1999 yılı itibariyle. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir.6'ya.4 olmak üzere % 85. 7 .1.7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. okuma yazma oranı erkeklerde % 94.9 milyon ilkokulda 2.7'si örgün olmak üzere toplam % 27.C.4'e. % 57'si ilkokul bitirmiş. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş. Okullaşma oranları.6. 1999-2000 öğretim yılında 59. 1. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir.2 ve kadınlarda % 77. 2. Okur-yazar nüfus içinde. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. I. Ayrıca. çevrenin kirlenmesini. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır.089 öğretmen bulunmaktadır. ilköğretimde % 97. yükseköğretimde ise % 18. doğal varlıkların yok olmasını. 12 ve üstü yaş grubunda. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı.2.374 kamu ve özel okul öncesi. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e.9 milyon öğrenci bulunmaktadır.8'e ulaşmıştır. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması.7 milyon öğrenci ve 484.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59.2. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12.8'e. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6.7 milyon orta okul ve dengi okullarda. Öğretim gören bu öğrencilerin 246.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir.2 milyon lise ve dengi okullarda. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır. resmi eğitim sisteminde 12. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar.T.

047 sivil mimari miras örneği. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. DPT. Ankara. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir. 13 özel koruma alanı.500'e ulaşması beklenmekte. Nüfus. Ankara. Ankara 2002. 59 doğal anıt.I. kg'a çıkmıştır.4'e ulaşmıştır. Beş Yıllık Kalkınma Planı). 182 şehitlik. 3029 arkeolojik alan. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69.C. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. 118 kentsel alan.1997. 8 .7 milyon kişi. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir.1. 1995 yılında binde 43. 5265 dini. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. 702 tarihi kalıntı.2.8. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 2001.1 ve V. 1997). Bu oran. Çevre Bakanlığı.Türkiye Çevre Atlası. 907 doğal oluşum. sağlık ocağı sayısının 5. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25.Ormancılık (ÖİKR). Kısım:VI. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir. 2001. 5.2. 97 yaban hayatı koruma alanı. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. 1981. 1596 mezarlık. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. VIII. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8.220' ye. 35 doğal koruma alanı.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. 16 doğal park. Ankara.1 yıla yükselmiştir. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. 396 doğal alan. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar. Daha geniş bilgiler (Bkz. 512 kültürel. I. 3.3'e düşmüş. 31. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 4. 807 kişiye bir hekim. Türkiye Çevre Atlası-96.700' e. 2. sağlık evi sayısının 13. 189 mazoleum ve anıt.

Muğla (Yatağan). Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. Balıkesir.T. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır.C. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. 9 . Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. yanlış yer seçimi. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. yanlış.1. Kısım:III. Bursa.2. gerek evsel ısınmada. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. ancak giderek boyutları büyüyen hava. I. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. Yozgat. Çevre Profili Türkiye’de. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. Erzurum. doğal kaynaklar. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. Kayseri. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken. Çanakkale (Çan). çeşitli endüstriyel tesislerden. I. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. Edirne. Daha geniş bilgiler (Bkz. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. Uşak. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir.2. istenmeyen. Ancak. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak.Türkiye Çevre Atlası. Kocaeli. kent trafik yoğunluğu. deniz ve kıyı kaynakları. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır.2. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. kentsel çevre. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. Denizli.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Kütahya.

4.3. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir.T. Nilüfer Çayı. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Yeşil alanların. İznik Gölü. kıyılarda kentleşme. Ayvalık. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. Marmaris Körfezleri. Ulubat Gölü. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır. Su kaynaklarının kirliliği. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. inorganik. Eber Gölü. Gemlik. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. Meriç-Ergene Nehri. İzmir. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz.C.Türkiye Çevre Atlası.2. I. Mudanya. İstanbul Boğazı. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır.2. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. Su ve Atıksu Su kirliliği. 10 . taşımacılık. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. Bandırma. Marmara Denizi. Susurluk Çayı. Karamuk Gölü. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. Sapanca Gölü. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. Sakarya Nehri. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. İzmit. Manyas Gölü. dünya standartlarının çok gerisindedir. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. turizm amacıyla kullanımı. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. Burdur Gölü. Karadeniz ise. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların.

Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.971 km2 olup.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. I. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur.9 milyon hektardır. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. cam. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması.5. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması. teneke vb. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması.2. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır.T. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır. Akarsu yatağı erozyonu 57.. Kısım XV. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Doğal Kaynaklar I. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir. Bunu inşaat işlerinden.C.6. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır. sınai gürültüden. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. içme suyu temini.2.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. Türkiye Çevre Atlası. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. rüzgar erozyonu 466. plastik.6. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır.2. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. geri kazanılacak bir çok kağıt. Ayrıca 11 .1. I.

Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır.C. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir. Endüstriyel kirliliğin artması vb. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. 0. mevcut orman örtüsünün % 51. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0.387 iken. hatalı toprak işleme. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır.786'dır.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi. dinamik ve karmaşık yapıda. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında.6. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. ormancılık sektöründe bu rakam 0.2. b. Ancak. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda.T. I. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. sosyal. İller mera. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur.34 ha olup. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır. Ancak. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. a. Ormanlar Ekonomik. yanlış arazi kullanımı. Mera.2. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. 12 . gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur.

C. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından.3. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. "Avrupa”. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır. Türkiye. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır. 13 . Bu bölgeler içinde. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi.8’i). Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. 36 yılan. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42.II. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir.6. kıyılar ve stepler.1. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. dağlık alanlar. 472 balık (192'si iç sularda). hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır.T.000 omurgasız. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. I. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. 8 kaplumbağa. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. 426 kuş. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür.2. Kısım. Türkiye'de yaklaşık 120. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. 49 kertenkele.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık. Sulak alanlar. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir.8’i). Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası.

6. I.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. Karadeniz'in kirlilik yükü. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır. Ayrıca. Marmara Deniz'inde 200. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler.19 arasındadır. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır.18 ile 0. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. sıradadır.C. Deniz kaynaklarına ek olarak. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. Ülkenin. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. bu kısıtlamalardan dolayı.2.T. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600. Karadeniz'de fazla yağış.4. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır.7. 722. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Her bir kıyı. 14 . Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır.2.000 tonla dünyada 50. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. Ege Denizi. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. Karadeniz'de tahmini 247.

Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. Bu dönemde.10. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir.T. 1982 Anayasasının 56. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek.C. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. 29. 1982 Anayasası. son yirmi yılda. Bunlar çevrenin korunması. I. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. Çevre Kanunu’nun 9. tüzel kişiliği haiz. çevre standartlarını belirlemek.1. ülke çevre master planını hazırlamak. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. bütün bu olumlu gelişmelere karşın. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir.2.1. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır.7. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir.’de verilmiştir. politika ve program belirlemek. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. Ancak. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır.

ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. 5. Çevre Şurası. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. her ilde Valinin Başkanlığında.C. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. çevre kirliliğinin önlenmesi. Meslek Odaları Başkanları 16 . Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. Finansman Dairesi Başkanlığı. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Diyanet İşleri. 6. imar planlarını yapmak. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. 4. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek.T. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 3. Belediye Başkanı. Bakanlıkların İl Temsilcileri. 1. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. gereken tedbirleri araştırmak. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Büyükşehir Belediye Başkanı. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. 2. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Bu görevleri yerine getirmek üzere. Mahalli Çevre Kurulları. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları.

2. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş. tarım alanları üzerindeki baskıları. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak. 2001 yılı başlarında ise. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.01. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık.08. Bu olumlu gelişmelere rağmen.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur.2. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. 1.7. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek.05. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır.T. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.C. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. Hızlı kentleşme. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar. 17 . Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır. Kurulun.

Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri.C. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler. SÇD.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir.8. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. çevre izleme ve ölçüm altyapısı.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir. Avrupa Birliği 27. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır.02. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak.06. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 .T. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır.12. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. I. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16. Nihai hedef. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır. Çevresel etki değerlendirmesi. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır. Eklerdeki (Ek I ve Ek II. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların.2. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. çevre envanteri. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda.

Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. Yönetmelik. çalışmalar devam etmektedir. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. 18. bu atıkların toplanması.05. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır.2000 tarihinde imzalanmış. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. taşınması.1993 tarihli 19 . 23. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır.Ekim. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Az atık üretilmesi. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. güvenilir. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14.T.03. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. teknik çerçevenin. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış.C. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır.

20 . CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. RAMSAR. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. Nihai hedef. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir.T. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. Ancak. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Nihai hedef. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. bertaraf şekilleri.C. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. Türkiye BERN. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir.

Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. 21 . Nihai hedef. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. ithalatı. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. Nihai hedef. taşınması. hava.C. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. Çevre Kanununa bağlı olarak. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. tren yolları. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. Ancak. Nihai hedef. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. maddesine göre. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. Nihai hedef. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”.T. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. havaalanları.

AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.T. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. Türkiye. a. c.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. Ülkemiz. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. fakat. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. Nihai hedef. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. ortak. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır.C. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. b. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. Bu kapsamda. 22 .

Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. 2000. 6. Ankara. Planlama Dairesi Başkanlığı. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. Ankara. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış. 1999. Ormancılık (ÖİKR).000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. VIII.T. 23 .C. Türkiye Ulusal Programı. 2001. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005.000 ölçekli Gebze. DPT. Kaynaklar 1. AB Genel Sekreterliği. Ankara. 2001. DPT. 1998. Çevre Bakanlığı.000 ölçekli Ergene Havzası. 5. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. DPT. 2.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. 2. Ankara. Ülke fiziki mekanında. 4. Merkez.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. 3. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. 1/50. 2004. l.

Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.06.05.07.C.11.1997 13.12.07.09.T.06.09.1985 02.07.06.1987 29.1986 11.1994 15.07.06.2000 03. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.1999 29.1991 22.2002 26.1986 03.1997 23.06.1999 04.1999 20.02.1999 23766 24 .08.2000 04.1996 15.10.1993 20991 21489 9.1999 10.2001 25.2003 16. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.2004 24. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.08.11.2000 26.2000 06.1997 17.1991 20814 7. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.04.1993 20.02.06.04.09. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.2000 25. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.1993 21518 21586 21634 12. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.11.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.09.1995 22387 13.03.1998 01.2002 16.12.04.1999 14.09.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.2.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.1998 03.12.05. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.2000 29. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.04. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.12.11.1.1997 25.11.11.1991 07.2004 15.04.03.12.01.09.04.1998 18. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.07. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.1993 11.2000 29.1992 02.2001 25.1988 19919 6.2001 06.12.08.2000 19653 24185 24220 04.09.

2002 07. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.04.Hafriyat Toprağı.2004 09.2004 16. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.2003 24825 25009 21.10.02.2004 25353 25377 25388 24. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.01.01. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22.07.2004 18. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27. 2004.2001 24609 24623 05.01. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16.02. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15.2002 30.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.01.07.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.01.08.03.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.2004 29.01.2004 30.06.10. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.2001 27.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18.2004 11.06. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.07. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.2004 07.2002 30.12.2004 31. 25 .T.2004 24631 24656 25339 25348 24.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir. 10.2004 23.11.2004 15.12.

bitkiler. dinamik ve karmaşık yapıda. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. kendi içinde birtakım dengeleri olan. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. toprak. Ekonomik. sosyal. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra.C. yeraltı ve yer üstü su rejimine. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. politika. Günümüzde genel olarak ormancılık. 26 . diğer öğeler de yer almaktadır.1. bozuk. canlı. Orman ekosistemleri. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. iklimlere. Sistemde. botanik vb. ekonomi. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. sosyal. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. erozyonun önlenmesine. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. büyük katma değerler oluşturmaktadır. orman içi sular. yaban hayvanları. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. ekonomik. gibi farklı bilim dallarınca. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. teknik. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. yeraltı madenleri vb. DOĞAL KAYNAKLAR II. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. rekreasyon alanları. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. Bu sürecin temel öğesi orman olup. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı.T. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. meralar. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. kültürel.

Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan.C. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir. 27 . Çünkü ormanlar. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. iklimi düzenleme.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. su rejiminin düzenlenmesi. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir.34 ha olup. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir.7 milyon ha % 51. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10.T. rekreasyon. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır.797. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48. II. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.3’ünü.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3.100 hektardır.248 hektar olarak belirlenmiştir.735. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur. çevresel. turizm vb.1.7’sini oluşturmaktadır.763. belki de en önemlisidir. Ormanlık alan ise 20. bozkır.3) ve geriye kalan 10.6’sını teşkil etmekte olup. Ülkemizin genel alanı 77.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26. toplum sağlığı. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.027.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20.1’de verilmiştir.1. çalılıklardan oluşmaktadır. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir.

Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.2. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.1. orman yangınları.) 1. tartışılmaz öneme sahiptir. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 . korunma yeri yapma.587 Koru Toplamı 14.000 II. % 35’i step haline gelmiştir.0 Yangınlar 27.237.000 26. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler. M. Ormancılık ÖİKR. Beş Yıllık Kalkınma Planı.0 Toplam 100.8 Tarlaya dönüştürme 7. VIII. hava kirliliği. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları.6’sı orman. Beş Yıllık Kalkınma Planı.093 Baltalık Toplamı 6. Alan kayıpları (Ha.456.248 Kaynak: DPT. açık maden işletmeciliği.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II. Tablo: II.344.0 Kaynak: DPT.555.908 Genel Toplam 8.C. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56.418.000 182. II.000 2.3. otlatma ve tarla açma.1.T.000 231. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması.0 Yerleşme 1. avlanma. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir. 2001.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8.815 Bozuk Baltalık 4.Ö.753 20.789.1. Ormanlardan faydalanma önceleri.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6.2. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir.1. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26.763.602.000 707. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır. 28 . Ormancılık ÖİKR.1.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.2’de verilmiştir.180. 2001. VIII.

Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. Yılında Ormancılığımız . Harita II. DPT. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. 1989. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. 2. İklim üzerinde olumlu etki yapması. VIII. 6. Gürültü şiddetini azaltması. 2001. 4. 7. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması.C. Orman Genel Müdürlüğü.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması.T. Kuruluşunun 150. Kaynaklar 1. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir. iyi baltalık. Rekreasyon (eğlenme. 2. 8. iklimi etkileme özelliği. erozyonu önlemesi. 5. Ormancılık. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. 11. 12. 10. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. ÖİKR. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. 29 . 3. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması.1. 9. iyi koru. 13.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması.

0 16.170 20. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar. görece olarak bakımlıdır.5 27. Meralar ise.542 20.868 14.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.5 25.463 9.705 8.205 15.1985.8 36. çoğunlukla. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8. yüksek eğimli arazilerde.959 8. çayır-mera kavramından farklıdır. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.584 10.296 24.2.188 24.273 20.567 21. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.009 28.C.4 13. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar.232 26.379 8. Hukuken mera.2. Tablo: II.998 23.906 31.158 14.8 48. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir.9 26.305 15.132 21.2. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir.9 27.386 10.793 7.418 10. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır.658 28.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.068 37.418 41.6 23.6 13. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 .584 18.294 15.264 23.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.2 33. düz arazilerde. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.589 16.1’de gösterilmiştir.1.8 36. Ancak.695 4.4 13.241 Nadas 4.674 6. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52.402 10.841 24.T. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.547 8. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.4 13.177 Toplam 13.7 39.

564 hektardır.2 hektar mera sahası düşerken. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2.000 hektar alan kaplamaktadır. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi.8 hektar bugün ise 0. Marmara.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir. 1950 yılında 1. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır.92 hektar mera sahası düşmektedir. 1935 yılında 44.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir.1.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1.2. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.92 hektar mera sahası düşmektedir. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30.C. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir. Ülkemizin sahip bulunduğu 21. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.6 milyona yükselmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0. 31 .3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa.T.544. II.

Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Öte yandan. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. b.C. Tablo:II. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II.82 0.2.92hektara düşmüştür. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. Hektar 1. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır.47 0. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise. Bu nedenle. d. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV. Türkiye’nin Çevre Sorunları.2. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır.T. Bu durum.2’de verilmiştir.08 0. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir.23 0. 1995. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. Bu durum. gözenekli yapısını yitirmektedir.2. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. c.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır.

843 14.06 11.449 398.427.782 7. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 . yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.730.80 2.510 547.072 106. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.C.804 644. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II.206 2.440. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.2. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.771 14.229 21.T.’de verilmiştir.998 108.635 483.745.317 Toplam (ha) 177. 1985. Tablo:II.2.341 22.103.3.2. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır.B.704 501.4. D. Tablo:II.468 1.373 Mera (ha) 108.641 1.2.061 148.697. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.807 12.2.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.4.Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.41 41.769 103.16 100.2.695 241.152 81.128 8. Bölgelere Göre Çayır .690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.B.012 826.842 21.649.73 4. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.709 4.414.101.801 49.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II.H.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında. 1985.544.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1.014 717.179.61 28.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.3. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.745.149.388 6. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.002.B (Adet) 1.044 1.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.256.455 80.054. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .00 B.776 21.928. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.892 1.’de verilmiştir.820 513.23 4.027.167 606.908 4.263.194 1.HB.

arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. bitki (mera. Yeryüzü ısınmasında. rekreasyonal özellikleri yönüyle. tesviye eğrili karıklar. II. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. h. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. Ekonomik değerleri. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. çayır) temel öğedir.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. f.3.s. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. Biyolojik çeşitlilik. Otlatma dönemleri.T. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. sigortasıdır. a. b. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. b. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . 07. i. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. Su kaynaklarının oluşumunu. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. e. d. c. Bitkisiz. g. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. c.C. c. katkıları yönüyle çok önemlidir. a. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a.G.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. d. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. d. e. gen merkezi olma özellikleri. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. Giderek verimsizleşen. f. su yayma sistemleri gözeler v. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir.2. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. insan ve hayvan düşünülemez. Biyolojik yaşam çemberinde.02. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. b. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri.

Doğan. münavebeli otlatma. Orman. i. 5. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. h. O. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. 1993. 35 . ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . Mera ıslah çalışmalarına etkin. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. 1995.G. Çelikkol . Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 6. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları.1998 tarihli R. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir. Mera Otlak. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. Çayır. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. Ankara.O.C.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır. Meraların kamu malı olması. 1999.. serbest hayvan otlatmacılığı. Mera amenajmanına ağırlık veren. Yeniköy. dinlendirilerek otlatma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması.. j. Islah Çalışmalar. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12.. g. 2. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Orman. gübreleme.02. Orman Bakanlığı Dergisi. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine.Mera Amenajmanı ve Islahı. 4. Ankara.N. yeniden ekim v. Sayı:19. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır.. ve Mera Yönetmeliği 31. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19.7. 1993. kireçleme. ı. köylünün ortak kullanımında bulunması.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. Ankara. Ankara. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır.T.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. Kaynaklar 1. 1993. Ankara. TÇV. T. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi. aşılama. Küçükçakar.G.s. 3.

Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. Kayseri. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır. Nehir.4 m3/sn’ye ve en çok 1. Siverek ilçesi. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Karasu. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. komşu ülkelerde denize dökülür. Başlıca kolları Deliceırmak.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir.355 km’dir.800 km2 dir. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Sakarya. 3. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. beslenme havzasının genişliği 53. GÖL VE GÖLETLER II. kuzeye döner. TÜRKİYE’DE AKARSU. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer.673 m3/sn.3. Kırıkkale. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır.C. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. Uzunluğu 824 km olup. Gediz. Basra Körfezi’ne dökülür. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. Uzunluğu 1. B. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Tohma. 720. Nehrin en önemli kolları Murat. K. Toplam uzunluğu 2. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur.000 km2 su toplama havzasına sahiptir.1.T. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. Menderes.Menderes. Çankırı. Nevşehir. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. Ankara.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Çoruh. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Kırşehir. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü. Devrez ve Gökırmak’tır. Peri. Bu barajlardan Keban.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. Borçka’da Murgul suyunu .600 km2dir. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. Havza alanı ise 20. Nehir üzerine Aslantaş. Kelkit Irmağı. Denize döküldüğü yerde. 37 . Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Uzunluğu 584 km’dir. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Göksun. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. İki önemli kolu vardır. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. içeride kalmıştır. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir.C. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. Uzunluğu 850 km’dir. Elbistan yakınlarından doğar. Köse Dağı’ndan doğar. Uzunluğu 509 km’dir. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. Başlıca kolları Hurman. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Menzelet. Artvin yakınlarında Berta suyunu.T. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. En uzun olanı. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir.

Batman. Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri.T. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır. batıya doğru ilerlerken. Nehir. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. En önemli kolları Batman ile Garzan. su toplama havzası ise 17. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Türkiye’nin önemli akarsularındandır. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. yaklaşık 40. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Hazar Denizi’ne dökülür. Botan. Selendi. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı.500 km2 dir.C. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. Çıldır Gölü (130 m). II. En sığ göller ise Tuz Gölü. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. 3.620 km2). Beyşehir Gölü (650 km2).2. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. Doğu Anadolu dağlarından çıkar. Van Gölü (3. Tuz Gölü (1. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. Hazar Gölü (150 m). Habur. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Akşehir Gölü. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. Van Gölü. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır.000 km2 yi geçer. Tuz Gölü. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur.713 km2). Bu beş büyük gölün yüzölçümü. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. 38 .000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. kuzeyden Kunduzlu. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Ilısu. Basra Körfezi’ne dökülür.

Ö. Ankara. 1999. VII. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. Hazar. 39 . Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün. Kaynaklar 1. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Haritalı İstatistik Bülteni.İ. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde.4. 2.3. II. Tortum. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. 3. 2001. 3. Plan döneminde ise. DPT.C. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya.T. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. VIII. Yayın No: DPT: 2555. Büyükçekmece. VIII.K: 571. II. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken.

Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış. kuvartz. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. Uranyum vb.4.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu.4. feldspat. A. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler.T. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. Mermer. Yatak Sayıları ve Tablo:II. Mermer vb. selestin. Bor.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Toryum.) C. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler.Metalik Madenler (Altın. manyezit. Kaolen. Türleri. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır. Demir vb. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. Madenleri aramak. Gümüş. jips. Tablo:II. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar. pomza.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren.C. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10. kil. Ülkemiz.) B. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. Türkiye % 0.89’luk pazar payı ile birinci.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. Bu nedenle Anadolu. Bakır. Linyit. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları.2’de 40 . bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Değerlendirmeye. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir. Petrol.16’lık pazar payı ile 52. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir.4. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. sırada yer almaktadır. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. zeolit. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir. 2000. Taşkömürü. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). ABD % 15.Ö. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir. Enerji Hammaddeleri: E.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E. Tablo:II.T.C. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II. Türleri.Endüstriyel Hammaddeler E.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 . Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler.4. Tablo: II.4.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III. 1981.

orta kalite karışık % 34.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8.05-0. maden zuhuru veya zuhurlar 42 .54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0. Kömür ÖİK Raporu. Beş Yıllık Kalkınma Planı.) İyi. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı.54 K2O Sb içeriği AİD. 2001.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID. 2001.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.T. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli.

Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. 2. nikel. çinko. 2001. volfram. kurşun. altın. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. talk. kükürt. Harita No:II. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. uranyum. antimon. kaolen. bor ve perlittir. manyezit. Yayın No:194-1986. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. florit. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. molibden. Ankara. grafit. Kaynaklar 1. 4.MTA. krom.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. bakır. 1995.: Türkiye Çevre Atlası. fosfat. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz.MTA. toryum. asbest.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. demir. manganez. Türkiye Maden Yatakları Haritası. civa. MTA. 3.C. Maden Tetkik Arama Enstitüsü.T. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. alüminyum. 43 . Kısım: IX. gümüş. barit. 2001. Ankara.2.

Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. yurdumuz için Akdeniz iklimi. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi.T. Doğuda engebeler çok fazladır. Batı Anadolu da ise. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi.8 °C ile Sarıkamış’tadır. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır. en düşük 1. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir.C. Ancak her bölgede aynı değildir. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması.01. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir.2 °C ile İskenderun. doğuda dağlık bir yayla.7. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. III. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise.1.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. Bununla birlikte daha özelde. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır.6 °C ile 20.1. tüm ülkede sıcak geçer. 44 . Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48. doğu tarafından kara ile birleşmiş. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir.4 °C’dir. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21.50C ile 30.

% 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır.5. % 20’si ilkbahar. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. bunun % 40’nın kışın.1.1. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla. % 18’i sonbahar. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. Karadeniz’den ise daha yüksektir. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır.3. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır.2. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında. III. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. kışları ise soğuktur. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Bölgede genellikle yazları sıcak. % 25’nin sonbahar. III. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup.1. % 25’nin ilkbahar. Yıllık yağışın % 65’i kışın.Yaz mevsiminde 45 .4. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır.C. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük.T. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır.1. III.

Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. Yıllık 390 mm. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. 46 .8. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür.1. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. % 35’i de ilkbaharda görülür. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. civarındadır. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın.1. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır.C. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. bölgedir. III. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir.6. kışlar soğuk ve sert geçer. III.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. civarındadır.1. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Bölgede konvektif. % 20’si sonbahar.7. yağışlar azdır. Yazlar sıcak ve kurak. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir.1. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın.9.T. III. III. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2.

1.1. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir. 2001.C.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm. tespit edilmiştir.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. Harita III. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre.2. dir. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. 47 .

azot oksitleri. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına.2. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar. karbon monoksit.2. ozon. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. Hava kirleticileri kısaca.2. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır.C. Hava kirliliği.2. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. 48 .2. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. Tablo:III. III. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş.1. * Kükürtlü maddeler. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel. Bunlar şu şekilde sıralanabilir.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. * Partiküller.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. havada katı.

Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir.11.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.Endüstri Bölgeleri 2.Hidrojen Sülfür(HS) 11.Endüstri Bölgeleri 15.Genel b. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17.Karbon monoksit(CO) 3.Azot Monoksit(NO) 5. Genel b. * Karbon monoksit. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0. nitrik asit.2.2. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri.04 350 450 500 7. Endüstri Bölgeleri 12. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.Azot Dioksit (NO2) 4. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit.Klor(CL) 6.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14. Tablo:III. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. 2.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.3.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8.C. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler. 49 . Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13.Hidrokarbonlar(HC) 10.T.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b. III.

çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. sıvı. dökümhaneler. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. Kara. petrokimya tesisleri. soda.hurda demir işlenmesi. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri.2. suni gübre fabrikaları. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler. deniz. Sabit Kaynaklar: Katı. hava taşıtlarının egzozlarıdır. 50 . duman. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri.2. demir dışı metal üretimi. Konut ısıtma. katı. çimento fabrikaları. III. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. kükürt. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır.T. III.3.4. sudkostik fabrikaları. asbest üretimi. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar.2. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup.4. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması.3. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. 2.2. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. is. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. asfalt yapım üniteleri. kireç.C. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir. cam ve seramik fabrikaları. Hareketli Kaynaklar: Kara. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. deniz ve hava taşıtlarında mazot. tarım ilaçları üretimi. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır. halojenler. III. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır.1.1.

Tekstil Sanayi. Deri Sanayi. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. giderek kaynakların tahribine. Şeker Sanayi. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. duman. Demir-Çelik Sanayi. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. Selüloz ve Kağıt Sanayi. Enerji Üretimi (Termik Santrallar). Lastik Sanayi vb. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. şartlı ve kısmi izin başvuruları. Taş-Toprak Sanayi. toz. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. 51 . kullanılması. yakıtların. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. Gübre Sanayi. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. izin. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. Petrokimya Entegre Tesisleri. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Çimento Sanayi. tesislerin. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır.T. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. gaz. Bu Yönetmeliğin amacı.C. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır.

Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür.4. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir.2.4. eğitim ve ikna çalışmaları. III. .3.2. . b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması. Dolaylı Önleme Stratejisi .2.T.2.Kirletici harcı.Sübvansiyonlar.2.C. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur.4.4.1. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III. Destekleyici Önleme Stratejileri .2. radikal girişimler ile sonuç alınamaz.2. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir. III. Koruyucu Önleme Stratejileri . d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir.2.2.Arazi kullanım planlaması .4. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır.İzleme ve denetleme. Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır. 52 . -Araştırma. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi.2. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. III.İzin ve ruhsatlar.2.4. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır.

III. III.Para cezaları. İkincisi ise.4.Cezalandırıcı Önleme Stratejileri . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel. Bunlardan birincisi.Çalışmadan alıkoyma cezaları. III. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde.2.Hapis cezaları. kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur.T. . dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. . .5.4.Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması. karbon monoksit (CO).4.Endüstri sigortası.Yeterli yükseklikte bacaların inşası.2. Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. 53 .Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi.4.C. .2. azot oksitleri (NOx) ve kurşundur. .Ortak arıtma tesisleri kurmak.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır. .2. .3. Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması.Atıkların değerlendirilmesi.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.Temiz yakıt ve hammadde. Düzeltici. .Kamuya dava açma hakkı tanınması. . Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir. . Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan. benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC). .Sağlıklı yer seçimi.

2. yanmamış hidrokarbonlar (HC). . bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. III."Çok kirletenden çok.Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. 54 . Fotosentez bitkilerin. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir. Dizel motorlar.Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. . Ancak.5.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek. karbon monoksit (CO). benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır. doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır.Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek.T. çift plaka uygulaması gibi).Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması. az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması. benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması. III. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. Bu rezervler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi.C. . . Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler . . . .4.3.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.600 Kaynak: DPT. 3. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.9 milyar m3 suyun 32.000 Güney Amerika Ortalaması 23.C. içme-kullanma (% 39).400 15 Kaynak: DPT.1. sulama (% 37).200 Asya Ortalaması 3.900 29.200 75 5. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.500 75 6.939 73 5.016 72 5. Nüfus artışı.000 Afrika Ortalaması 7.2.kullanma (% 10).T. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.000 Dünya Ortalaması 7.2.1. IV. yeraltı suyunda.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38.000 Batı Avrupa Ortalaması 5. ÖİK:571.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan.600 22.466 4.700 15 42. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82). toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir. VIII. Sanayileşme. Tablo IV. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30.000 31.1. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ÖİK:571. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 4. Şehirleşme .735 Suriye 1.195 16 38. 64 .141 17 31.600 22. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.300 Türkiye 1.443 3. içme. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. Yayın No: DPT: 2555.2. VIII. 1.’de verilmiştir.020 Lübnan 1. Yayın No: DPT: 2555.1.000 4. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2.

Türkiye Akarsu Havzaları Haritası. VIII. 4 ana sınıfa ayrılmıştır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. 1999. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır.1. : Az kirlenmiş su.T. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Harita IV. Evsel.C.Sınıf III.Sınıf II. 65 . endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. DSİ. I. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir. Yayın No: DPT:2555.2004. Kaynaklar 1. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde.3. DPT. IV.Sınıf : Yüksek kaliteli su. : Kirli su. 2. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. akarsuyun debisidir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. ÖİK: 571. Buna göre. Sınıf IV. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir. 3.

sanayileşme. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar.2. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır.2. 1990 yılında 30. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. VIII.2. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir.T. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. 66 . zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. SU KİRLİLİĞİ IV. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır.1’de verilmektedir. genel kullanma suyu % 17. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. Resmi tahminlere göre. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. kentleşme. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. nüfus artışı. 2. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır.1. IV. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. Diğer yandan. Ayrıca.2. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım.

tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. e. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Alabalık dışında balık üretimi. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. d. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. Diğer amaçlar. 67 . Buna göre. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini.2.3. : Çok kirlenmiş su. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. b. c. d. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. e. b. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. : Kirli su. Rekreasyonel amaçlar.C. c. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır.T. f. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. : Az kirlenmiş su. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Alabalık üretimi. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir.

6 Milyar m3) Kullanılamaz (29. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD.T.C.2. 68 .7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV. 2001. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41.1. Paris.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3. 1992.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri. Türkiye Çevre Politikaları.

1. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15.0-9. 69 . Civa (µg Hg/l) 0.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0.5-8. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0.1 0. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19.C. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18.5 9.0-9.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7.5 >0.9 IV >30 6.65 >5000 >300 >250 3. Alüminyum (µg Ag/l) 0. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2.9. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.01 0.1 8. Sıcaklık 0C) 2.05 0. 4.2c 1c 2c 8.001 0.3 0. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4.16 0. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17.02 0.5 >0. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10.02 0.02 0. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1. Toplam pestisit (mg/l) 0. Çözülmüş oksijen (mg 0. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.5 7.1 0.2 1 >1.3 0. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0.002 0. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12.01 0.5 1. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0.05 >20 >0.2/l) 8 6 3 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.5-8.65 11.5 2 >2 2. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete .1 >0. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7.05 9.3 1 >1 21.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir.2. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir.5 30 6.T.01 0. Ph I 25 6. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4.02 0.1 >0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.5 5 >5 5.5 6. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0.

çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. 3. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi.T.2. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır.Ü.2. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir. 70 . periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. B: Organik Parametreler. D: Bakteriyolojik Parametreler. sağ sahilinde grup B. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri.C. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir.3. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . C. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. 2. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a. C parametreleri gösterilmelidir. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır.Çevre Bakanlığı) 1992. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A.3.2.1.Çevre Bakanlığı) 1992. b.1’de verilmektedir.2. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü . Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1. B.

kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır. IV. krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır. Antalya Traverten Platosu. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz.Çevre Bakanlığı) 1992. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler.2. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası.4’de verilmektedir.2. Müdürlüğü. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir.3.1.2.T.3. Kuzey Ege. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi .2. Ancak. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 .3 ve Harita:IV.2. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. Köprüçay havzasında kirlenme.3. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması.2. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. Aksu Çayı. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları. 6. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk.1 ve Harita: IV. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması.2’de verilmektedir. nikel.3. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım.C. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. 5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir.3.Çevre Bakanlığı)1994.

3.B. B. Harita:IV.C Grupları). tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir. Susurluk.3.3.3.5.11’de. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir.2.2.3.2. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.C. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır.3.3.3.3.7 ve Harita: IV. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV. ve Harita: IV. IV.2. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır. Kızılırmak.2. IV.3.T.’de verilmektedir.2. 72 Durumlarının . kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın.2. Gediz. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.B.C Grupları) Harita: IV.2. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. IV.9’da. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası.14’de verilmektedir. Sivas. Marmara.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.3.2.’da verilmektedir.3. Harita:IV. maden yataklarının. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır.6. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.2. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).C Grupları) Harita: IV. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.B.12’de verilmektedir. Harita: 2.3.2.3.2.1. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.2. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.8. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.2.3. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte.2. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır.3. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir.2.3. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. Karadeniz. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).10’da verilmektedir.2.

daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. Bundan dolayı. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri.2. Bu durum.T. İnece. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre. Lüleburgaz. a. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç. IV.2. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir. Meriç Nehri.3.2.2.2.4. b.1. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. Ergene Nehrini de kendisine katar. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır.C. Şeytan.1. 73 . Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir.4. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu.2.3. Ancak. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç. Susurluk. Susurluk.3. Meriç Havzası. IV. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük.4. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. amonyak azotu.1. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV).

3. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. IV. Sınıf’tır. sınıf olmasına rağmen.4. 74 .Erozyon. Sınıf olduğunu göstermektedir. çözünebilirlik. kurşun.T. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi.2. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir.2. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır.1. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu.C. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer.4. ve IV. bor ve askıda katı madde açısından IV.2. arsenik. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır.2.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. Orhaneli Çayı organik açıdan II.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.3. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. 1. Bor. 3. Simav Çayı. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV. Sınıf kalitede gözükmektedir. Bu çayın kalitesi III. 2. krom. Toprağa düşen ilaç toprak tipi. Mustafa Kemal Paşa Çayı. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir.2. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından. Sınıf arasında değişmektedir.

klor değerleri her iki yılda da II.4. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. Karamenderes. Sınıf olarak kalmıştır. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3. çözünmüş oksijen. sülfat. Sınıf. çözünmüş oksijen.5. IV. nitrit azotu ve klorüre göre 2.Sınıf kriterlerini sağlamıştır. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. pH. BOİ5 . Bayramoğlu. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. nitrit azotu ve klorüre göre 3.Sınıf olarak tespit edilmiştir. IV. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. Sınıf. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. çözünmüş oksijen. sülfat. Sınıf. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. Sınıf olduğu göze çarpar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. amonyak azotu.1. çözünmüş oksijen. Sınıf olarak değişmemiştir. pH ve nitrata göre 1. klor.C.4.3. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık. Sınıf olduğu göze çarpar. sınıf olarak ve klor değerler 2.3. sülfat. çözünmüş oksijen.T.3. nitrit azotu değerinin değişmemiş. nitrat azotu. ana kolları Deliniş Çayı.4.2.2. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1.2.2. IV. amonyak azotu. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. Madra.3. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. pH.2. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır. sülfat. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup.2. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde.Sınıf olmasına rağmen. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. 75 . Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel.3. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık.5. 1989 yılında ise sıcaklık. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır.2. toplam çözünmüş maddeye göre 1. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. Kocaçay. sülfat. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1.2.

Dumanlı Gölü. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. bazı yörelerinde 4. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.T. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup. B. Harita:IV. Harita:IV. Sınıf olan ana kolun kalitesini. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda.2.3. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. B.2. 76 . IV. B. Tersakan ve Kelkit Çayı. C.2. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde.18’de verilmiştir. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. Grubu). Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Nif Çayı.17’de. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında.5. Yeşilırmak havzasında.3. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. Harita:IV. Deliniş. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4.15’da.2. Alaşehir Çayı (2.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı.2. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). olumlu yönde etkileyememektedir. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). C.C. A. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. C Grupları). Harita:IV. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993). Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir.2. Sınıf. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Havza alanı 36.3.114 km2’dir. Tersakan Çayı’na akmaktadır.3. ve 3. Demirci Çayı.16 ’de verilmiştir. 37 adedi akarsuda. Sınıf). güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır.Sınıf.3. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır.Ekim 1993). Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A.

B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su.Büyük Menderes nehri kolları. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A.C. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. A grubu parametreleri açısından IV. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır.Sınıf. Sınıf su niteliği göstermektedir.3. Lüleburgaz Deresi. Sınıf.2. Akar Dere. D grubu açısından incelendiğinde.Sınıf. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. dir. III. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle.2. İçbatı Anadolu’dadır. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km. ve IV.2. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır.2. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. Aralık-1994). Koca Dere. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. IV.19’da verilmektedir. ve IV. 24. Sınıf) gözlenmektedir. Batı Anadolu’da yer almaktadır. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. Başlıca kaynak kolları. İki büyük koldan oluşan nehir. Yörede bulunan linyit işletmeleri. A grubu parametreler yönünden IV. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. Sınıf su niteliği taşımaktadır.T. B ve C grubu parametreleri açısından da III. Şeytan Dere.3. Sınıftır. Kuzey Marmara Havzası. C grubu yönünden ise III. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III. Hayrabolu Deresi. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. et kombinası. Süloğlu Deresi. IV.3.6. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. A grubu parametreleri açısından IV. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle). B grubu yönünden II. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. şeker fabrikası. Harita incelendiğinde.7. Yan kolları Kırkkavak Deresi. B ve C grubu açısından ise III. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında. Sınıf. ve IV. 77 .2. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle. Türkiye’nin güneybatısında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde.

yerleşim yerleri. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. fundalıklar. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. Ergene havzasının doğu. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır.C.B. 1981. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır. kuzey. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . Havzada doğal göl bulunmamaktadır. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. Ergene havzası.batı uzunluğu 160 km. kayalıklar. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir.güney genişliği 140 km dir. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır.T.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir.

deri. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması. tarım ve sanayi merkezi olmuştur.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Havza genelinde plansız sanayileşme. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir.C.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. IV. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. işletilmesi gerekmektedir. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir.2.T. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege. yörede hızla gelişen sektörlerdir. metal sanayi vb. tarımsal endüstri. konfeksiyon.Manisa. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak.8. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası. Kimya.3. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır. 79 . bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava.

gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir.5 5 1000 0. 80 . Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu. acı ve sodalı göller dahil) 6. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir.1 0. 4.2.2. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır.2. Göller. Kullanılan iyi nitelikli tohum. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”.5-8.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. gübreleme.2’de. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir. IV. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.C.4.5 3 7. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür.2. göl.1 gereğince yapılır.9. Göletler. Tablo: IV. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde.2.5 8 5 15 1000 1 0. sulama.005 6-10.T. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı.

Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır.2. su ürünleri. sulama. tarım alanları. tarım alanları. su ürünleri. balıkçılık. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park. TSEK vb. su ürünleri. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. tarım alanları. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. hidroelektrik. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu.T. turizm. (EBK. Meke ve Acı gölleridir.Ş.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. yaban hayatı İçmesuyu. Morelle Golden AŞ. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. küçük yerleşim merkezleri. Tarım alanları.3. saz ve kamış üretimi. rekreasyon. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Keçiborlu Kükürt Fabrikası.2. Afyon Şeker Fab. 1992. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. yaban hayatı Rekreasyon. doğal park. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. balıkçılık. TSEK vb). rekreasyon. göl olarak da en önemlileri. Şeker Fabrikası. diğer yerleşim merkezleri. IV. Çarşamba Çayı. rekreasyon. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi. A. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. sulama.2.2. sulama. rekreasyon. rekreasyon. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. saz ve kamış üretimi. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama.C. Hotamış.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. rekreasyon.). Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. Bataklık 81 . su ürünleri. yaban hayatı Su ürünleri. su ürünleri.3’de verilmektedir. Tuz. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. yaban hayatı İçmesuyu. balıkçılık.4.1. Tablo: IV. (EBK. Burdur) içmeye. su ürünleri.. Alkoloid Fab. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları.4. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi.2.

Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 . Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. Tuz Gölü Tuzlaları. II : Rekreasyon. kadmiyum. azot. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi.Yoğun ticari balıkçılık.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. deterjan. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. Kurşun. deniz taşımacılığı. nitrat. florür. endüstriyel ve diğer kullanımlar. şehirleşme.2. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. Böylece istasyonlar. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir.5. Konya Kapalı Havzası. serbest kükürt.T. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. Altınapa. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. demir. yağ ve gres. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. III : Ticari. Ancak sanayi.C. çinko. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır. Ana tahliye kanalı. organik madde. Bu değerlendirmelere göre. IV. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır.

2. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. Doğal koku ve tadı dışında olmaz. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu.C. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir.4.005 mg/l’nin altında olması gerekir. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir. Sınıf D III: Ticari. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır. 4. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır.2. 15 günlük bir periyodla.4’de verilmektedir. Ayrıca 0.2. Bu sulardan genelde Tablo:IV.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır. 83 .T. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz.9.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır.5. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. Tablo:IV. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Bulunmayacaktır.

katı maddeler bulunamaz.1 0. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır.5. Su. 4.C.1 0. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.01 0. 84 .1 0. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin.01 0. çöp vb.1 0.9.004 0.001 0. biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır.2. sıvılarla. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır.T. Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.1 0. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0. katran vb. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Yüzer halde yağ.

1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan. IV. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir.5. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. kirleticilerin kaynaklarını. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. Bu çerçevede. I. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu.C.1. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. Bugün MED-POL. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur. AEP tasarısı. Aşama temelinde. derecesini. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda.2.T. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. 85 . Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. bilimsel yöntemlerle inceleyerek.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir.3.‘ de verilmiştir.7.T. Tablo:V. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.1.5.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. engebelilik vb.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.1. 95 .’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı.1. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V. V.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.1. Tablo:V.1. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2). TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir. Tablo:V.1. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır. Tablo:V.2. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V.1.1. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır.1.6. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır. Orta Anadolu Kuşağı (1).C. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup. Tablo:V.1.8.1. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir. Türkiye. Akdeniz.1.

6 4.485.7 66.9 0.4 Karadeniz 101137 1.9 Hafif Asit 30. 1988.9 Kuvvetli Alkali 1.9 56.5 37.094 2.1 0. Ölç.1 1.7 7.6 33.8 15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.0 44.6 7.6 Akdeniz 3168 0.3 Doğu Anadolu 1342 0.0 2.528. Tablo :V.1 37.9 5.4 0.0-6.9 47.661.0 84.0-7. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.8 10.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.7 Orta Anadolu 25778 0.719 7.9 4.2 89.9 8.7 10.3 Ege 7342 1. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.2 6.0-4.4 7.4 0.750 4.9 Hafif Alkali 57.7 25.7 Güneydoğu 4272 4.9 16.8 38.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.8 Toplam 74.960 3.2 45.7 5.4 2.4 Doğu Anadolu 1329 0.0-5.8 0.2 48.9 32.4 6.8 55.5 13.3 38. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.2 13.4 37.136.1 10.2 Orta Anadolu 25706 3. 96 .5 85.260 302. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.5 93.3 7.2 16.648 7.1.7 22.3 Göller 3759 6.8 7.4 0. Bölgeler Tablo:V.2 8.6 0.8 1. 1987.061. 1988.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 Güneydoğu 4061 1.1 51.6 55.776.5 8.9 Kuvvetli Asit 0.9 10.9 25.C.933 3.9 11.4 85.091.239.9 4.T.6 0.4 2.1 7.2 6.027 669.211.6 40.544 12.1.2.866 1.1.0 0.1 52.629 602.2 4.008 Türkiye Yüz.5 0.7 5.2 Akdeniz 3367 5.6 Ege 7404 2.9 Orta-Asit 10.9 0.287.1.9 47.0 14.7 Göller 3871 0.930.178 6.172 589. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır. Oranı (%) 19.2 0.031 96.978.8 8.243 9. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.0-8.4 76.1 8.7 4.

1 2.6 9.3 9.4 55.3 32.8 26.0 Tablo: V.9 25.5 Göller 3768 14.4 16.2 6.4 8.6 12.1 17.2 Tablo:V.3 Akdeniz 328 39.4 Doğu Anadolu 1339 21.3 30.5 22.8 Orta Anadolu 25853 1.1.4 15.7 2.2 Karadeniz 10142 13.4 Doğu Anadolu 1319 13.9 2.9 11. 1988.0 9.3 3.4.3 23.3 33.3 10. >100 Çok Fazla 32. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.6 6.6.6 14.6 23.6 32.5 22.7 25.1 38.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.2 Göller 3632 19.9 20.8 7. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.7 13.2 7.5.3 22.3 Doğu Anadolu 1338 0.9 Orta Anadolu 25419 21.8 22.7 36.1 12.5 33.5 32.4 8.1 31.4 41. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 7.7 28.4 47.0 2.5 8. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.9 Güneydoğu 4340 12.1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.5 6.0 18.3 18. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.2 18.3 17.5 17.8 18.5 14.9 27.6 Orta Anadolu 25930 9.8 15.3 27.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.2 12.8 5.0 20.8 7.9 49.7 Göller 3668 36. >15 Çok Fazla 6.6 6.9 Karadeniz 9724 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.5 4.3 27.1 20.9 20.2 18.3 83.T. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. 1988.0 25.2 60.0 23.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.8 Göller 3673 0.2 47.4 5.74 97 .2 2.5 18.6 19.9 1.9 17.1 6.7 23.4 64.5 46.7.1 4.8 Karadeniz 10488 35.7 7.4 26.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü. >4 Yüksek 1.6 32.9 18.7 4.C. 1988.7 Ege 7826 31.9 8.9 13.7 46.9 10. 1988.2 49.8 Güneydoğu 4157 0.0 56.3 11.7 28.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.5 Akdeniz 3139 23.3 17.2 34.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.4 65.2 64.5 Ege 7225 17.7 6.2 11.5 11.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.4 Ege 7571 8. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.8 8.2 Akdeniz 3346 3.2 Ege 7625 32. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.9 Karadeniz 10570 28.2 Doğu Anadolu 1447 16.8 25.4 7.2 10.2 49.6 3.5 34.8 29. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.9 Tablo:V.0 8.1.6 Güneydoğu 4035 29.3 17.9 3.8 25.9 47.3 1.3 9.6 35.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 Akdeniz 3270 10.6 21.0 31.0 24.1 9.4 53.2 36.0 24.1.8 23.8 Orta Anadolu 25852 31.5 Güneydoğu 4227 44.5 20. >25 2.

21 4.00 11.32 20.00 54.C. Ankara.33 53.00 11.0 233.54 55.5 528.1 13.39 9.0 453.29 40.00 89.1 2.43 6.00 61.43 1.7 360.T.0 3.00 92.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.0 642.0 7. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.94 18.54 46.00 21.0 423.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.3 4.0 213.00 16.40 8.78 35.9 85.05 63.00 40.03 3. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.00 12.0 211.0 294.84 157.79 0.39 88.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.2 47.80 2.5 378.21 23.00 15.07 56.78 53.13 0.49 2.30 17.41 0.10 27. 1989.48 14.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.00 26.03 27.2 4. 98 .03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.14 7.67 38.80 15.37 28.03 37.09 27.61 8.80 6.20 63.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.43 1.29 1.39 40.46 15.18 0.8.00 12. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.00 51.69 0.0 9.18 78.88 9.5 1.33 0.0 9.85 41.0 502.00 2.1.0 1.9 7.96 16.0 6.57 0.06 84.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.69 46.04 1.0 1.0 302.0 134.33 60.71 29.00 2.5 20.4 5.36 36.68 26.0 325.00 13.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.56 2. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.14 17.43 4.15 2.03 2.09 0.24 90.0 640.0 123.92 4.27 25.82 39.3 7.85 0.87 54.

9’unu oluşturan 9. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.699. Erozyon Türkiye. Söz konusu bilgiler Tablo:V.1.114 ha.468. % 17’sini oluşturan 13.938 ha. V.108. % 30.908.8’in % 11.’ında şiddetli. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.3. Çeşitli arazi türleri.6’sını oluşturan 23.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir. % 36.463 ha.2’sini oluşturan 11. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.90 cm) % 30. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.614 ha.50 cm) ve % 37.2’sini oluşturan 28. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar.’lık bölümü orta derin (50 .575 ha.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.205 ha. geriye kalan % 85.T. Türkiye’nin arazi varlığının % 36.1.C. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye’de Arazi Problemleri V.1.’ında orta.299.’lık bölümü çayır ve mera. Ülkemiz topraklarının % 14.4’ünü oluşturan 28.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa.3. iklimi.3’ünü oluşturan 21. geriye kalan % 5’i oluşturan 3. özellikle işlenebilen araziler. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir.455 ha.1’ini oluşturan 27.1. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.1. topoğrafik yapısı.’lık bölümü işlenmekte % 28.334.699. 99 .’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.750 ha. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.’da verilmiştir. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.745.9.’lık bölümü 90 cm’den derindir. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır.592.973 ha.2.221.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır.781.690 ha.003 ha.’lık bölümü sığ (20 .5’ini oluşturan 23.

Çay Kestane vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V. 1987.1. Genel Toprak Amenajman Planlaması.T.C. Zeytin.9.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık. 100 . Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması.T. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Ülkemizde ise erozyon. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. Kızılırmak’a adı. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler.C. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. Bu nedenle. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. 1953 yılında kurulan D. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. topraklar geri alınmaktadır.S. eski Topraksu Genel Müdürlüğü.İ. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. Halbuki erozyonla.

Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır. Tablo:V.3’nü kapsamaktadır. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.10. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren.10. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 . Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. 1987. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır.11. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6.64 1 Hafif 5611892 7. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha.’de verilmektedir. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir.7’sini. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir. Gelişmiş ülkelerde. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır.3. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır.1. endüstri. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0.C. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. Bu eğimler işleme zorluğu. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır.04 3 Şiddetli 28334933 36.1. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. ticaret.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22.22 2 Orta 15592750 20. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür.2.1.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35.T. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. V. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında.

Ülkemizde.495.T. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V.1. Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.3.3.989.C. Fakat taşlar.5 37.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Taşlılık Sorunu Taşlılık. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. V. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur. Tablo: V. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. 21 261 850 ha.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir.11.3. 2. 103 .Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.2 sini oluşturmaktadır.1. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. V. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz. 25.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26.3 11.1. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir.4. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir.484.093 hektarı tarım arazilerinde.1. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir. 1987.9 30. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. Tablo:V.1. 1987. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.12. Bunların 2.

su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile. Sodik topraklar 8. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır. yan yana görmek mümkündür. V.814 ha’.’ında olmak üzere 2.518. 8. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler.01 hafif tuzlu-sodik topraklar. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454. 504. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır.C. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1.ında. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır.2 tuzlu sodik topraklar.161 ha.’lık alan.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir.1.3.1.863 ha ile % 0.’dır. 123. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1. 104 . Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803. % 2 düzeyindedir. 264. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır.641 ha ile % 0.6.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır.3 olmak üzere toplamı 1.T.260 ha.956 ha ile % 0. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir.968. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.771. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır.603 ha ile % 0. Aksi takdirde.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar.722 ha olup. dolayındadır.5.022 ha.6 sodik topraklar. Bu suların. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0.3.000 ha.968.975 ha. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi.119. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.

105 . sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu.1. Ziraat Fakültesi Yayınları. Ankara. Ders Kitapları Serisi No: 47. Talaz. Toprak Biliminin Esasları. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Erzurum. Harita V. 1989. TOBB. Mera Kanunu gibi kanunlar. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. 1987. Dizdar. 1995. Toprak Muhafaza. 3. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.. 9. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. Teknik Yayın No:60. Ankara. Karayolu güzergahı seçimi 1. BÖM: 9. Ergene.3. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. 5. 1987. 7. 1991. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. No:289. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. Ziraat Mühendisleri Odası. Yayın No: Genel: 245. 4.T. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Atatürk Üniversitesi Basımevi. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. 8.360 ha kadardır. 2. No: 635. İ. 1989.1. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. 1987. toprak.. 1992. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar.C. Akalın.S. M. ve 2. A. DİE. Atatürk Üniversitesi Yayınları. Bina. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü .. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı.. Cilt-I. Ankara. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. Kaynaklar 1. Ankara. Toprak ve Çevre Sempozyumu. TMMOB. Havza Islahı. Ankara. Topraklarımız. V. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır.7. TÜBİTAK Yayın No:7. 6. bitki toplulukları.Y. Ankara. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. 1987. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. Ankara. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. su.

oldukça yakın tarihlerde başlamıştır.C. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. Yurdumuz topraklarının % 78. 106 . yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı. bu konudaki araştırma ve uygulamalara. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır.4’ü şiddetli. Tablo:V. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır.T. % 22. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. tarla açılması.2. rüzgar. V. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır.1.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa.2. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin.072. Ülkemiz arazilerinin. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri. % 20’si orta şiddetli.2. Yurdumuz dünyada. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. % 36. yangınlar. Her yıl milyonlarca ton toprak.

orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir.C.Yanlış toprak işlenmesi. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi. Olduğu gibi korunmalıdır. Harita V. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir.06 7.T. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. Bu nedenlerle. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. Tablo: V. yetersiz toprak özelliklerine sahip. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması.22 20. Orman ve otlak kullanışı uygundur. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi.2.32 3. ülke genelinde. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. . 1987. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur. İşlemeli tarım yapılamaz. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi.42 22.58 3. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı. 107 .Erozyon riski yüksek olan. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. . ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. hafif.2.04 36. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. . Toprak ve bitki örtüsü yoktur.

425.009.702 7. 1995.778.2.563 1. 108 .471 ha.012. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir.K. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78. Türkiye’nin yalnızca VII.288.533 36.VI.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V. Grubu A. Sınıf) Alan ha 5.416.553 46. VI.2.K.396 2. ve VII.2 13.585 165.776.0 5.758.399 11.574.T.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.2.546.C.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.487 ha kadardır.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.4 8.004.3 34.III. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.7 9.547 10.749.778.959 3.6 60.Y. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.II. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Tablo: V. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.201.537 6. A.2.016 26.7’lik bir orana ulaşır ki. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.749.2.004. Sürülebilir arazi toplamı % 34. 100.1 0.2.330 7.2.692.753.009.2 46.2.7 9. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V.396 ha.1 kadar orana sahip iken.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11.797. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5. 1995. Sınıf arazilerinin % 46.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I.3.399 16.416. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.6.557. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2. Tablo:V.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77.238.3) problemsiz arazilerin 4.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.IV Sınıf) Alan ha 4.563 ha alanı kapladığı görülmektedir. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.339 ha olduğu.).633 4.VII.Y.

askı materyali olarak taşınmaktadır. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.8 19. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır. İnözü 923 Yeşilırmak.T.8 6. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır.2. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır. 109 .2 6.4 5.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak.1 0. Faklı 1977 Ceyhan. Rüzgar. Doğal Etkiler. Dutluca 1167 Dicle. Uçtepe 563 Göksu.Menderes. 1. toprak aşınımının artmasına neden olurken. Botbaşı 651 Filyos. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması. 2. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır.8 12.5 V. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. Diyarbakır 1085 Kızılırmak.8 44. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür.9 54.5 108. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar.C. 3. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33. Söke 519 Gediz.İ. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir.4. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.2.5 2.6 7. Bunlar. Çarşamba 1521 Kelkit. Devecikıran 610 Dalaman. 1995.8 8. Yeniköprü 922 Seyhan.4’de verilmektedir. Keban 525 Tortum 2500 Fırat.3.9 10. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. Sosyo-Ekonomik Etkiler. Suçatı 260 İyidere.2. Karahacık 648 B. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E. Türkiye’de geç sonbahar. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.E. Tablo:V. Manisa Köprüsü 582 Sakarya. 1.5 8.9 0.

132 ha kadardır. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır.C. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. kil miktarları. kuzeye veya güneye bakış.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. su tutma kapasiteleri. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir. katyon değişim kapasitesi. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. kum.358. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. değişik çaplı agregat ve primer taneler. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur.T. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. Düz araziler 5. kireç. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. eğimin uzunluğu. eğim şekli. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. dispersiyon oranı. Dış bükey eğimler. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür.952 ha alanı kaplarken. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. mil. değişebilir katyonlar. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. arazilerimizin % 39. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır.832. agregat stabilitesi. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. 2.

Ormanların ve meraların tahribi. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. gübreleme yapısı.T.4. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır.2. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. meralarda kontrollu otlatma yapılması. Bitki örtüsünün çeşidi. mısır. patates. V. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. a. sıklığı. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. 111 . En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması.C. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. I-II ve III. tütün. c. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. b. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. 3. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır.

2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. ı.C. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. h. k. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. 1995. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. Kaynaklar 1. j. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. e. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. Gelecekte. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. i. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 112 . g. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. 1991.T. arıcılık vb. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir. l. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. f. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. 1987. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 3. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. örneğin el sanatları. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi..

Ülkemiz ormanlarının % 99.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir.7 sini oluşturmaktadır. 1.8’ dir. ORMANLARIMIZ Ormanlar. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle.6’sını teşkil etmekte olup. iklim ve toprak özellikleri. Bu miktar ülke alanımızın % 26. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. en önemli doğal kaynaklardır. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50. Ülkemiz.172 ha) .78 (4. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir. tükenmeyen bir dinamizme sahip. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.C. sırada yer alırlar. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları.34 ha.3’ünü.735. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. 113 . sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar.7 milyon ha (% 13)’dür.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.T.de verilmiştir. Dünyada ormanlar.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. dişbudak. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz. 10.’dır.1. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş.027.9’u devlet ormanıdır. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.1. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir.600. Türkiye orman ekosistemleri için. iyi baltalık 2. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır.247 ha.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. İyi koru 6. Ülkemiz arazi yapısı. Toplam orman alanlarının % 42. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir.763. ürün verebilen orman alanı 8.9 milyon ha (% 44 )’dür.15’ini yapraklı türler (8.2 milyon ha (% 31). 20. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. geri kalan % 4. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2.’dır. ıhlamur. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. kavak.515. FLORA.

300 18. karaca. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın. 426 kuş. iklimi yumuşatması. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617. Ağaçlandırma alanlarında. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. sosyal. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür.162 1.088. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi.1.644 1.1.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI. zehirli böcek ve mantar hastalıkları. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan. 49 kertenkele. özellikle geyik. 114 . Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir.379 4. erozyonu önlemesi.C. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi.433 99. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel.1. doğal hayatın devamı.167. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Hava kirliliğinin azaltılması. Su rejimini düzenlemesi.341 286. Ayrıca 120000 omurgasız. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup.234. 8 kaplumbağa. ekolojik dengenin sağlanması yanında.I.786 336.T.697. asit yağmurları. sel.475 619.650 1.524 3.018. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için.000 ha alan ağaçlandırılmıştır. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte.504 99.302. 36 yılan.666 109. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.335.

VIII. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer.. 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. 3. 2. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir.C. Orman Genel Müdürlüğü. Sayı:5 . Orman Dergisi. 115 .T. Kaynaklar 1. Ankara. Ankara. Ankara. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. Orman Genel Müdürlüğü. Sayı: 14 Şubat 1993. (Kasım-2001). Mayıs 1992. 2001. Orman Dergisi.5 Yıllık Kalkınma Planı. DPT.

MİLLİ PARKLAR.T. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. Tabiatı Koruma Alanları. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. a. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. b. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. c. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. d.2. “Tabiat Parkları”. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. tabiat parkı. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. Tabiat Parkları. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. Bilimsel ve estetik bakımdan. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. Bu kanunda yer alan. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. Tabiat Anıtı. 116 . dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. Bayındırlık.C. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. Bu kanunun amacı. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . Bu kanun kapsamına giren yerlerde. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. Tabiat Parkı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. TABİAT PARKLARI. Milli Park. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip.

2000 Tabii bitki toplulukları.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.04. 2003.1996 (Sınır Da.1988 11.1981 25.1994 31.09. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.1969 03. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları.1976 08.01. dinlenme ve eğlenme 29.1996 07.1994 08.04.08.1972 22.11.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.dinlenme ve eğlenme.09. dağ ve kar sporları .T. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası.dinlenme ve eğlenme.1986 09.12. Tabii bitki toplulukları. dinlenme ve eğlenme 09. şapeller ve peri bacaları gibi). tabii bitki ve hayvan toplulukları. Arkeolojik kalıntılar. dağ ve kar sporları 20.12.1988 07. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) . dinlenme ve eğlenme 22.1994 31. dinlenme ve eğlenme 27. dinlenme ve eğlenme 31.4. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05.05. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları. Tabii bitki ve hayvan toplulukları.09.dinlenme ve eğlenme.1994 31. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji.1961 06. manzara.04. tabii bitki toplulukları.05. manzara.2. Arkeolojik kalıntılar.1993 17. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.03. jeolojik yapı.11. tabii bitki toplulukları .1973 02. manzara . Adana. jeomorfolojik oluşumlar. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler. 54524 Kayseri Kastamonu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.02. Tabii bitki toplulukları.11. jeolojik oluşumlar.1996 21. Harp tarihi. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar.02. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.11. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB.04.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES.1959 Tabii bitki toplukları. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı.1970 21. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları .08.07. dinlenme ve eğlenme 19.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları.08.08.07.1973 12.1970 03. tabii bitki toplulukları.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.1.03.1994 31.06. 117 .1996 06.06.manzara.12.) 29.06.C. Bitki örtüsü.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı.1987 21.11.11. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan.1998 21.1971 16.1988 07.03. bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.1958 Arkeolojik kalıntılar.manzara.dinlenme ve eğlenme.

karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08.göl.04.12. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana).1988 17. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir.5 785 46. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği.5 329 30. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır. Avrupa’da turna.2.1987 23.1987 27. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1990 26.10. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir.12. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata). kum . Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01.05.07.08.07. şeneriana)’nın varlığı.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. kıyı. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir.06. kaynak değerlerini oluşturmaktadır. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi. Deniz. pallasiana var.08. Çok çeşitli ağaç. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur.1988 118 .10. barınma ve kuluçka alanı oluşu. pallasiana var.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir.03. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15.04.1987 27.T.12. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile.1988 16.08. eşsiz bir tabiat parçasıdır. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir.C. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir . Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 18.5 29.5 334 29.12.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.06. Sülüklü Göl. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29.1988 05. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. kaynak değerlerini teşkil etmektedir.5 88. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması.1987 8 Çitdere Zonguldak 721. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır. pallasiana var. Çok sınırlı yayılışa sahip. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması .1987 02. flamingo.1987 25.07. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme. akbalıkçıl. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır.1987 30. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu.04. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.04.

Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür. Sulak saha. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Camili-Efeler ormanı. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti. yer yer karışık meşcereler oluşturması.1993 26 Dibek Antalya 550 31.Ö. 3. özellikle tepeli pelikan. yüzyılda yaptırılmıştır. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı.12.2. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir.07. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp.1991 İç Ege Bölgesinde.12. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.04. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti.02.5 83. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir.5 km. Seyhan-Ceyhan deltası. Avrupa. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani). Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir.07.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Antiokus I. barındırdığı bitki ve hayvan türleri. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri. 490. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi.03.12. Ayrıca. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. kıyı kumulları.1993 25 Çamburnu 180 31. 111 kuş türünün varlığı. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31.C.01. Toros Göknarı (Abies cilicica).04. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp. tarafından M. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır.12. Örümcek ormanı. Saha.08.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08. 500-700 m eninde. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.1998 24. 2003. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. Sen Piyer kilisesinin 200 m. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21. 119 .T.07. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. Saha. pallasiana) türlerinin yer yer saf.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31. Sahada. kayın.1991 05. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir. Camili-Gorgit ormanı. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. gürgen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. göl lagünleri. Sahada. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı. boyunda. Sahada. yer yer karışık meşcereler oluşturması. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.1994 23. Aktüel Akgöl. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır.023.12. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir.5 24.03. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır.

05.0 05.5 1150 Değişim 07. İlgi çekici kanyonu.09. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.06.C.1989 03.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21. Sahip olduğu orman dokusu. Doğal yapısı.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.06.6 329.T.1984 21. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.1989 21.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1998 22.0 TESİS TARİHİ 01.1995 06.02.5 11. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. 120 . Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.07. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik.08.12.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.1998 29.1991 Yeni 1196. 2003.1995 27.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. jeomorfolojik yapıda olması.12.0 1625 394.1998 07.04.09.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15.07.05.5 5859 14916 07. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması.2.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği.10. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması. bitki örtüsü. . 2 3 Çorum.02.10.07.

50 m.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21.09.85 m. 1.1994 27. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . 2.90 m. boy. boy.67 m. . boy. çevre genişli.1994 27. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .55 m. boy. çap ve 4. 2. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . 25 m.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0. 40 m. 26 m.40 m.09. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu.09..02. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında . 15 m.1995 21. 0. 18 m.02. Karaçam 600 yaşında .35 m.1993 06. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI.25 m. çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . boy.20 m.50 m. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında . 20 m.02. 2.45 m. 1.1994 29.8 m. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında . boy.09. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında .1994 29. 30 m.80 m. çap ve 10 m. 2. çevre geniş.02. 25 m. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında . çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında . 2.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan.80 m. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında .1994 29. çap ve 8. boy. çapa sahip olması.42 m.1994 27.1995 21. çap ve 7.50 m. 3. 20 m.65 m.1994 22.09.1994 29. 1. boy. 2.11.50 m.11.70 m. çap ve 17 m.1994 09.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. 24 m. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. çap ve 5. 30 m.34 m. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. boy. çap ve 1. 21 m.23 m. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında . 2.20 m.1994 27. çap ve 6.1995 21.70 m.02. 1.1995 21.07.69 m.5 ha 2500 m2 07.09. boy. çap ve 8 m.1994 29.1995 21. çap ve 15 m.38 m.2. boy. 2.1994 09. çap ve 7. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında .C. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . çap ve 0. çevre genişli. çap ve 5.5 ha.11. boy.5 m. çevre genişliği Şelalenin . çap ve 8.1994 09. 1.02.02. çap ve 3. 35 m. boy.1995 21. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . 4 m. boy.1995 21.90 m.38 m.09.02. çap ve 4.09.09.1995 21.09. boy.75 m.10 m. çap ve 4. 20 m. 1. 4 m.02. çap ve 7. çap ve 5. 25-30 m. 8 m.1994 09.50 m.85 m. 35 m. 154 m 52 ha.09. 1. çap ve 3 m. 15 m.85 m. boy.62 m.09. 2. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında . 2 m. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması .70 m.09. 27 m. boy.08. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . 1. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında . 2 m.1994 29. boy. 4 m. 2.1994 27. 7. boy.02. 25 m. boy. çap ve 7. boy.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında .1994 29. çap ve 8 m.40 m.1994 27.5 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . çap ve 7. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. Meşe Ağacı’nın 25 m.50 m.1994 09. çap ve 8. boy. 34 m.06.11.1994 29.12.T. 30 m. boy. 25 m. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında .70 m. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında . Meşe Ağacı’nın 350 yaşında . boy. 2. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0. boy. 1 m. 1.11. boy.78 m. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş. 3 m.55 m.09. 2.1988 12. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında . çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında .40 m. boy .

boy.2002 122 . Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 25 m. 32 m. boy. 1.07.1995 26. 14 m.70 m.10. 50 m. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m.73 m.1995 25.2002 06.09. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır.52 m.04. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında. boy. çap ve 4.10. boy.40 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16. 20 metre boyunda. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir. 35-40 m. 0.20m. boy.1 m. 1. çap ve 5.1995 11. çap ve 3.07. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında . 95-105 yaşında . 54 m.10 m.1995 11.07.85 m. çevre gen.1995 25. 1. çap ve 9 m. boy.04. çap ve 7.2000 03.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06. çevre geniş. çevre geniş.65 m. 1. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . çap ve 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m.1995 11. 49. çevre gen. boy. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında . 20 m.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması. çap ve 12. boy. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında . 97-101-75 çaplarında ve 306. 318.1995 26.1995 11. boy. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir.82 m. çevre geniş. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .30 m. boyunda.1995 03.1995 11. çap ve 2. 1.4 m. çap ve 3. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında . boy. 1.5 m. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir.21 m.6 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . 2 m. çap ve 3.10. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 21. 1. 1. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21. 1.1995 31.09. çap ve 5. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m.34 m. çap ve 4.05.48 m. 3 m.5 ha 23.88 m. çap ve 9 m.53 m.30 m. boy.1995 21. 2. boy.80 m. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında . boy. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında .05 ha 10. 5 m.18 m. boy.80 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .83 m.04. boy.04. 22 m.80 m.1995 25.06.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117.05 m.1995 29. 1.C.10.76 m. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m. 2. 20 m.92 m.07.5 m. çevre geniş.55 m. 52. 61. çevre geniş. 2. 53. boy.5 m.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması. boy. çap ve 4.m çap ve 7. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.5 m.1995 21.04.90 m.11.90 m.80 m.85 m. 54.1995 11.1995 11. 2. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3.5 ha 03. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte.1995 25. 1.81 m. boy. çap ve 3.22 m. çap ve 4. 58.70 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .54 m.5 m. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 1.T.09. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm.06.10. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4. 3. 57.1995 21.65 m.15 m.04. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın .10. boy.1995 11.10. çap ve 4. boy. çap ve 5.10.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha. çap ve 8.1995 21.10.10.08.8 m boylarında .10 m. çap ve 6.60 m. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap. 1. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .32 m. 30 m. 1.

Ardıç ağacı türünün.94 m çevre gen. 630 yaşlarında 19 m boy.70 m çevre gen. 320 yaşlarında. 665 yaşlarında.T. 22 m boy.02 m çap ve 6.05.09. Ardıç ağacı türünün.2002 16. 500 yaşlarında 13 m boy.05. Anadolu kestanesi ağacının.09.2002 06.76 m çap ve 2.05.10.16 m çap ve 6.09.43 m çap ve 4. 46 m boy. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.90 m çevre gen.2003 06. 20 m boy. 1. Ardıç ağacı türünün.2002 06. 3.30 m çap ve 7.69 m çevre gen. 1. 200 yaşlarında. 2.3 m çap ve 4. Çınar ağacı türünün. 11. 1. 1. 190 yaşlarında.05.09.08 m çap ve 3. 16 m boy.09. 2. Ardıç ağacı türünün.09.17 m çap ve 3. 250 yaşlarında.84 m çap ve 5.50 m çevre gen.09.04 m çevre geniş.80 m çevre gen.2002 06. 12 m boy.2002 06. 27 m boy.80 m çevre gen. 1.09.09.1 m çap ve 3. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.09. 12 m çap ve 3.2003 06.20 m çevre gen.2002 06. 12 m boy.5 m boy.2002 06.71 m çevre gen.09. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında. 450 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında.09.2002 06.34 m çevre gen. 1. 1.40 m çevre gen.50 m çap ve 7. 24 m boy.97 m çevre gen.7 m çap ve 4.09.2002 06. 12 m boy.2002 06. 12 m boy.2002 13. 3. 70 m boy.10.03 m çevre gen.95 m çevre gen. 110 yaşlarında.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün. 20 m boy.09.3 m çap ve 6. 775 yaşlarında 27.50 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında. Porsuk ağacı türünün. 2.09. Göknar ağacı türünün. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16. 3. Çınar ağacı türünün. 11 m boy. 0.30 m çevre gen.76 m çap ve 11. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında.2002 16. Kayın ağacı türünün. 1 m çap ve 3.2002 16.09. 530 yaşlarında. 30 m boy.2003 06.88 m çap ve 5. 2.40 m çevre gen. 23 m boy.90 m çevre gen. 1700 yaşlarında. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında. 1000 yaşlarında 12 m boy. 300 yaşlarında 42 m boy. 1070 yaşlarında 35 m boy.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy. 1. 340 yaşlarında 16 m boy.2002 13. 22 m boy.1 m çap ve 4 m çevre gen. 49 m boy.2003 06.84 m çap ve 6. Ladin ağacı türünün.09. 1.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 . 2.2002 13.09.05. 27 m boy.09.6 m çap ve 5. 9 m boy.30 m çap ve 7.10.05.2002 13. Yaz ıhlamur ağacı türünün.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün.2003 06.2002 06. 1.09. 1. 1 m çap ve 3 m çevre geniş.2002 06.09.5 m çap ve 4. 300 yaşlarında .2002 06.39 m çevre gen. Sedir ağacı türünün.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün. Sedir ağacı türünün.2002 06.16 m çap ve 6.90 m çap ve 4.2002 06.2002 06.5 m boy. 150 yaşlarında.72 m çap ve 5.5 m boy.2002 16. 15 m boy. 2.C. 1.2002 06.22 m çevre gen.2002 06. 12 m boy.8 m çevre gen.36 m çap ve 6 m çevre gen. 1. 1030 yaşlarında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06. 10 m boy. Sedir ağacı türünün. 1. Ardıç ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında. 1.08 m çap ve 9. Dışbudak ağacı türünün. 645 yaşlarında.2003 06.32 m çap ve 7.90 m çap ve 5. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında. 2.10.10 m çap ve 9. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy.50 m çap ve 4. 1.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy.09. Ardıç ağacı türünün. 21 m boy. 1.09. 1. 2.7 m çevre gen.80 m çevre gen.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında.57 m çap ve 4.09.14 m çevre gen. 1.2002 06.2002 06.05.2002 06.

“Volkanik konilerin üst kısımlarında.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31.54 m çap ve 14.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Yılında Ormancılığımız. Tablo:VI. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır.1’ de Milli Parkların. Neojen ve kuaterner volkanizması ile. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır. 2. 33 adet Milli Park. 12.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında.05. 2003. 700 yaşlarında. 2003 yılı sonu itibariyle. 38 ha olup.2003 05. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır.C. 35-40 m boy. 4. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.08. Orman Genel Müdürlüğü. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. Kaynaklar 1.2003 06. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 124 . 28 m boy. 1.10.5 m çevre gen.2.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. Tabiatı Koruma Alanlarının.2. 2873 Sayılı.5 m boy. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar. Bulunduğu Alan.56 m çevre genişliği Yüzen adalar. 1989.1 m çap ve 4. 1995. Dut ağacı türünün.2003 06.4. 7 m boy.2. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır. sahip olduğu boyutları. Kuruluşunun 150. Çınar ağacı türünün.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen.17 m çevre gen. Yapısı. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar. Tablo:VI. Yurdumuzda.2. 2003. 3.’de Tabiat Anıtlarının Adı. Çevre Bakanlığı.05.2003 06. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06. 2 m çap ve 8. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır. Tablo:VI. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında.05. 4 m çap. Ankara. Milli Parklar Kanunu.T.05. 4. Çevre ve Orman Bakanlığı.Nemrut kalderası.2’de.67 m çevre gen. 9. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. Harita VI. 60 m derinliğinde. Bulunduğu İl. Tablo:VI. Alanı. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar.

gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. hayvan. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. altyapı projelerine destek olunmakta. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. 2. günümüz insanını tatmin etmemekte olup. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan.3. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. Bitki.C. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. 21. 4. Kendine has biyolojik. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. 125 . doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. çarpık ve hızlı kentleşme. enerji kaynaklarının sınırlı olması. bozulmasına engel olma. toprak su ve havanın kirlenmesi. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. Bu anlayışla. küresel ısınma ve sera etkisi. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre.T. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu.1. Ülkemizde doğal. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. Tarihi. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. VI. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. Tarım. toprağı bozulmamış. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. 7. 6. 3. Yüzyılda ise çevrenin. korunması kolay olan. 5. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1.3. Yangın gibi. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine.

çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye. kültürel ve tarihi değerlerin. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. Bakanlar Kurulu.4. Bu bölgeler.2. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. 126 . Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır.3. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.’dır. 10. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir.3. Tablo:VI. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir.C. c. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir. VI.) 9. VI. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. Turizm.3. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan. sahip oldukları doğal.3.1.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. rekreasyon.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları. b. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması.T. VI. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. Bu madde uyarınca. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları.

1988 18. üreme.1988 06. 2004.1990 02.3.T.2004 Kaynaklar 1.11. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05.1990 22.11.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması. 14 Uzungöl 149 07.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22. Batık kentleri. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.kanalları . Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.11.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir.08. 2. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu.eşsiz doğal güzellikleri kanalları.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.1990 21.01.07. Özel Çevre Koruma Dergisi.11.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı. Eşsiz doğal değerleri koyları.07.03.2’de belirtilmiştir. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması.C. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Deniz Kaplumbağası vb.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.1990 02.11. 2004. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip. 127 . beslenme ve konaklama yeridir.4.Çevre Bakanlığı. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu . Tablo:VI.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u. 1992.01. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.1990 22. Eşsiz doğal güzellikleri.1990 21..3. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur.11. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22.Çevre ve Orman Bakanlığı. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır.03.11.07. Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir.2. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri .2000 08.1990 02.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin. Sayı:1.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama.yöresel bitki örtüsü . Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.

70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. doğal veya yapay. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır.T. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. çok yeri saz. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. Bu çeşitlilik sonucunda. Asya. Sultan Sazlığı. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. Acıgöl Havzası’dır. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. Türkiye aynı zamanda. kuşların saklanmasına. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. Geriye kalan 40-45 tür ise. Kışın. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. tatlı. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır.4. normalde Türkiye’de bulunmamakta. devamlı veya geçici. gerek bitki örtüsü. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. Bunların içinde.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. bataklıklar. ancak bazı yıllarda. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. suları durgun veya akıntılı. su altı ve su üstü bitkilerin. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. geniş toprakları. acı veya tuzlu. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar.C. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. Sulak alanların ekolojik yapıları.4. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. Kuşların Türkiye’de dağılımı. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. güneye göç ettikleri. kamış gibi yüksek. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. 2. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. 4. yalnız bulundukları ülkenin değil. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür.4. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler. 129 . Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar. VI.T. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. 5. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. 6.4. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. 1. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. Harita VI.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. taşkın kontrolü. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan. hayvancılık. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir.1’de verilmiştir.4. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar.3. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. Bölge ve Yerleri. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P.C. 3. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. Harita VI.

T.C.1.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .

Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .T.

C.Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .T.

2’de verilmektedir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.4. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü. 2004.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.T. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. 133 . Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI.

Bir sulak alan. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür. (Nadirlik. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar. veya 3 Bir sulak alan. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. veya ailelerini. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.4. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. 200-700’lük gruplar halinde 250.C. 20. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. 2004.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. 134 . Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. Türkiye üzerindeki bu göç. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. sulak alanın yararları ve/veya değeri. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır. yaşamevrelerini. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni.T. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.

Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17.3.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.1. Alan tatlı. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.C. Sultan Sazlığı. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. 135 . Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir.200 ha.05. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir. VI. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması. Alan. Göksu Deltası. Alanın 17. Sultan Sazlığı. 1998 yılında ise. Kızılırmak Deltası. alanı kapsar.T. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır. Söz konusu Yönetmelik. Ramsar 8. proje çerçevesinde alanda.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Seyfe Gölü. Yönetmelik.4. Türkiye. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur.3. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. nesli tehlikede olan küçük karabatak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Gediz Deltası. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş.4. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar.000 ha. Ramsar Sözleşmesi ile. Bu alanlar.

Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23. Burdur Gölü öncelikle.700 ha. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.T.600 ha) ilan edilmiştir. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. Suları tatlı.423 su kuşu.4. limnolojik bakımdan killi olup. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. alanı kapsar.2.200 ha.000 ha. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. Suları tatlı.lık bir alanı kaplamaktadır. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır.C. ekolojik olarak bol gıdalı olup. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. besin maddeleri yönünden fakirdir.4. Alanın. 1996 Ocak ayında sayılan 429.3. yaz ördeği. Suları tuzlu olup. Nesli tehlikede olan küçük karabatak. VI. Alan tatlı. tepeli pelikan.4.000 ha. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir. VI. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup. suları tuzlu ve arsenikli.4. Alanın 8650 ha. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14.3. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. 1994 yılında 12.500 ha büyüklüğündedir. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır.5.3.480 ha.lık bir alanı kapsamaktadır.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.4.lık bir alanı kaplamaktadır. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23. Ayrıca. Gölün 10. ekolojik olarak bol gıdalı.600 hektarlık bölümü.3. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. 1994 yılında gölün 10.6. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır. VI. pasbaş patka.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 . VI. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları.

Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. yüzölçümüne sahiptir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar.4. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. alanı kaplamaktadır.C. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. şah kartal. al boyunlu kaz. tuzlalar. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. VI. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. ırmak.4.000 ha. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. alanı kaplamaktadır. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. dik kuyruk. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir. cüce karabatak. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. orman. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir. VI. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3.4. sazlık.3.110 ha. mera.8.4. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. 14.7. VI. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. Deniz. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan.9. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır. göl.T. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır.3.4. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20. bataklık. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup. çayır.400 ha. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir.

DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. Sözleşmenin amacı. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin.C.1996 yılında yürürlüğe girmiştir. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır.5. 138 . Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır.T. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. VI. 2. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. Sözleşme ülkemizde 22. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.12. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir.12. Sözleşmenin amacı.

hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. Sözleşmenin amacı. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. deniz çevresinin iktisadi.05. sözleşmeyi 17.1994 tarihinde onaylamıştır. 139 . sosyal.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. göçmen türler. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. 5. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. Sözleşmenin amacı. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir.Türkiye. Sözleşmenin amacı. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. Sözleşmenin amacı. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. habitat tipleri. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. 4.T. 6.

Sözleşmenin amacı.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak.05. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Sözleşmenin amacı. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. . Sözleşme ülkemizde 14. 9. Protokolün amacı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. özellikle Afrika başta olmak üzere. 11. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi .C. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir. 10. 27. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış.T. Sözleşmenin amacı. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. Taraf olma süreci devam etmektedir. 8. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir.12. 140 . Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. biyolojik ve genetik kaynakların korunması. Sözleşmenin amacı. ozon tabakasının incelmesi. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. . bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır.

11. başta karbondioksit olmak üzere. Sözleşmenin amacı. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme.1965 yılında yürürlüğe girmiştir. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. Atmosferde. 18.04. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir.06. hava kirleticilerinin. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. uzun menzilli taşınması dahil. 14. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. 16. 13.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16.07. Türkiye. ülkemizde 24.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair. 141 .1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde.C. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur. Ülkemiz.1985’ de yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23.T.05.03.

başka devlete taşınımına ancak. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. Ertan A. 3. M. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. 03.C.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde.10. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. 18. bilimsel. Sulak Alanlar Şubesi. 1998. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. Ankara.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla. 4. 19. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. İstanbul. Haziran 1992. 15.Osman. Kaynaklar 1. ERDEM. korumak. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kasparek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. Kılıç. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. 142 . Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. Sözleşmenin amacı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Çevre ve Orman Bakanlığı. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek. 2004. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. DHKB. A. saklamak. 2. Çevre Bakanlığı. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır.03. 20.05. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. kullanılması ve geliştirilmesi. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. 1994.T.

1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26.1’de verilmiştir. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260.8 oranında bir azalma ile 5. avlanma. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1. yabancı turist sayısı 7. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. 9. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.6’ya. sağlık.4’ten yüzde 1. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise. 143 . dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. uygulama ve kontrol gerektirir. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak.7 milyon kişi. TURİZM VII. insanların geçici veya devamlı. turizm geliri ise 7.1. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır. Turizm. kültür. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. dinlenme. 1995 yılında 1793.C. konaklama. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir.7 milyon kişiden. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. Turizm. spor. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. sosyal. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik.T. Çok dikkatli planlama. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir.1. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir.2. TURİZM VE ÇEVRE Turizm. ulaşım. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. tatil.7 milyon kişiye yükselmiştir. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. Turizm sektörü.

60 0.23 1.64 2.23 15.95 4.96 -0.64 6.74 -11.80 4.58 3.09 1.78 2.91 -20. 2000.70 5.22 -1.93 5.14 9.05 4.2’de verilmektedir.94 51.48 7.0.43 6.58 15.10 15.24 -1.54 25.94 19.11 21. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.07 7.52 5.57 -2.90 -6.71 5.70 20.77 9.78 5.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.28 7.41 17 282 7.31 .43 8.79 31.71 -12.1.52 23.25 2.86 3.09 14.75 51. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.26 7.76 2.0.47 -7.49 23.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.82 11.85 9.86 3.07 16.09 5.15 31.43 5. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.68 16.97 .54 -10.78 4.88 3.51 3.84 18.20 -16.76 9.T.54 9.26 6.C.85 9.76 7.01 0.06 12.87 7.00 1.82 0.97 7.71 18 578 6.1.80 -10.47 33.49 10.34 12. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.97 0.18 29.18 15.60 6. oda sayısı 156 367.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .53 0.59 1.7 -6.22.37 14. oda sayısı 113 452.70 4.15 14.09 5.2.35 3.96 12.55 -13.91 15. Tablo:VII.68 42.1.46 1.25 12.43 19.22 6.99 3.55 1.10 -2.25 4.81 42.68 1.49 3.96 -0.51 1.57 21.34 5. 144 .52 7.94 10.16 -8. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.76 -4.78 7.90 0.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.88 41.87 17.10 14.29 2.98 2.71 3.91 9.44 -0.70 6.44 -2.49 3.75 4.38 14.84 0.07 15.37 7.43 19. yatak sayısı ise 243 794’dür.28 15.74 -15.44 3.27 1.81 23.39.6 27.43 3.13 15.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.88 19.07 3.93 12.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.43 3.89 -1.80 5.22 19.34 11.15 19.81 .64 -3.75 15.40 41.28 -1.05 2.04 32.44 18.18 12.35 39.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .56 7.72 -15.33 1.32 6.46 -1.38 5.29 -7.95 .26 43.92 7.08 14.59 6.

Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.T.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes. 1996’da 8 536 778.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.3’de gösterilmektedir. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir. 2000. 39 667’si tren yolu.Sınıf 1. 145 . 1. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.Sınıf 2. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII. 1998’de 9 431 280. 1 969 579’u karayolu.C.1. 1997’de 9 712 510.Sınıf 2.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886.1.

2 70.0 1 056.1 29.2 1.0 225.9 51.8 2000/98 -16.4 -15.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.86 1.01 0. Merkez Bankası.0 23.7 41.0 GENEL 7 002.0 718.7 23.7 artarak 1.0 749.177.0 420.4 -3.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.0 869.8 618.0 5.0 728.0 Mart 312.2 37.0 -1.9 1.711 milyar dolara yükselmiştir.203 milyar dolar. 2000.4 -5.1.3 9.5 2000/99 10.0 509.0 Haziran 794.7 0.0 422.0 216.0 1 054.55 14.9 -18.26 0.0 Aralık 236.1 863.5 1999/98 -24.2 -41.0 318.1.9 1.0 224.0 229. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.8 6.4 -5.1.8 -29.203.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.0 826.8 65.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.6 -39.0 Nisan 416.1 21.6 696.1 -15. 1997 yılında 1.C.8 44.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.0 1 169.0 Ekim 715.0 Eylül 1 054.4 52.8 -13.6 39.6 -0.4 -14.3 2.0 196.0 255.6 3. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.6 9.6 33.4 2000/97 2.C.0 984.4 ve Tablo:VII.4 23.0 662.5’de düzenlenmiştir.29 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.1.8 -12.0 476.14 100.0 291.177 milyar dolar.0 1998/97 23.0 Ağustos 1 169.9 -27.2 15.0 7 636.0 Mayıs 707. Tablo:VII.0 1.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.1 Ocak 212.2 -26.5 -7.0 33.0 696.0 1 207.0 239.0 186.88 7.0 Temmuz 854.0 0.5 313.1 azalarak 1.7 16.9 47.0 357.0 261. 2000.5 56.1 34.T.0 TOPLAM Kaynak: T.0 1 041.3 -41. 146 .4 3. 2000 yılında da 7.4 -6. 1999 yılında yüzde 16.0 Şubat 175.4 19.3 46. 1998 yılında 7.3 0.2 -33.1 30.1 1.0 Kasım 358.2 1.0 7.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.0 302. 1999 yılında 5.0 422.9 -5.7 -5.

9 -11. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.0 213.1.4 2.0 101.4 2000/97 17.9 -15.0 1998/97 37.3 2000/98 -14. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.8 73.4 23.1 0. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.C.1.8 -15.1 Denge (1.C.5 27. 2000.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.6’lık turizm gelirinde ise % 10.2 309.2 98.5 21.3 Ocak 94.2 -9.6 130.8 -11.9 -41.2 1999/98 -40.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.0 80.7 -15.7’de verilmektedir.1 -58.8 -22.1 2000/99 42.1.6 4.0 Mayıs 190.2 -2.3 92.7 166.3 38.9 36.1 223. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.7 110.3 78.4 -7.1 -19.0 -0.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.4 17.000$) Gider (1.0 Kaynak: T.0 7.0 Şubat 121.1.2 -18.5 167.1 -22.0 86. Merkez Bankası.0 1 753.2 2.2 -18.3 -28.C.0 89.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.9 -12.7 136.7 41.0 206.1 68.0 -2. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.7 93.0 TOPLAM Kaynak: T.6 -16.0 108.9 1 471.7 12.9 370.0 206.6 207.0 GENEL 1 716.1’lik bir artış öngörülmektedir.0 168.4 381.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.6 186. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.7 -15.0 90.4 14.7 -20.0 Nisan 162. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.8 16.5 28.T.3 -16.6 19.0 134.0 Ekim 103.8 248.0 118.2 3.0 107.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.7 16.3 28.6 90.7 9.0 159.4 105.0 Eylül 78.0 1 711.0 Aralık 102.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.6 -21.9 -16.3 -8.4 -4.3 -13.3 10.3 14. Tablo:VII.0 Ağustos 133.4 -0.0 Haziran 231.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.0 242.8 -4.3 4. VIII.1 296. 2000.8 -16. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.0 Mart 122.7 172.9 -18.7 71.1 210. Merkez Bankası.3 88.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.0 Kasım 106.9 71.6’da verilmektedir. 147 .0 Temmuz 269.1 -22.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.6 96.

C. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. 148 .8 15.500 11.1. 2000.2 8. . VIII.981 4.1.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır.000 5. . Tablo:VII. turizm kompleksleri vb.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16).471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3. . .70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61).8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır.727 7.T.26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).1 14.6 11.600 8.627 3.7 adet golf tesisi.1 4.1.200 1.756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4. Kaynak: Turizm Bakanlığı.947 5. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8. 1983-2000 yılları arasında.2 10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII. . Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII.690 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı.5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.000 7. yat çekek ve yanaşma yeri. . 2000. Bu tahsislerin. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir. .8’de verilmektedir.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.850 2005 (2) 13. sportif amaçlı turistik tesisler.7 7.3249 yat kapasiteli yat limanı.

I.C. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. 3. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde.T. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. 5. 9.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir. 1. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. 149 . Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. halkın 6. pazarlama alanına. 2. 4. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. Kullanan Öder . 8. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde.2 Turizm Sektörünün Amaçları. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. VII. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. 7.

VII. sağlık. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. onama sürecini yeniden tanımlayan. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. yat. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. 11. milli parklar. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. 14. konuya özel parklar. bahçeler. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır.I. hoteller. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. sanat galerileri. 13. tur operatörleri.C. konuk evleri. hayvanat bahçeleri. reklam şirketleri ve benzerleri.T. yaptırma.3. turist rehberlik hizmetleri. dağ.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. sinemalar. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. spor merkezleri. yöresel özelliği olan çarşılar. 150 . restoranlar ve benzerleri. moteller. Konaklama Hizmetleri Oteller. vapur şirketleri.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. müzeler. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. 12. pansiyonlar. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. kış. otobüs ve tren şirketleri. termal. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. Ulaşım Seyahat acentaları. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. hava ulaşımı.

Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. Türkiye'de turizm sektörü. yaş turizmi. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi.T. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. VII. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. trafikten kaynaklanan hava kirliliği. Sağlık Turizmi: Klimatizm. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni. toprak. Örneğin. golf turizmi. Çevre turizmin temel kaynağıdır. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır.I. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. kültürel turizm. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. Bunlar. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. çarpık kentleşme. mağara turizmi vb. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. hava ve flora-faunadır. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. 151 . tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. tarihi. kanoculuk. Antalya. Su. etnik turizm. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. termalizm. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. üvalizm. Gürültü. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir.C.

atık yüklerinin artması.I. Özetle hızlı nüfus artışı. kıyı talanı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Bunun sonucunda. ve 11. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. denizleri ölmüş. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. VII. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise.5. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. kamp yerleri. altyapı yetersizliği.2.T. yanlış yerleşme kararları. tüm su kaynakları kirlenmiş. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir. kıyıları talan edilmiş.1. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır.5. moteller. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. Bu kullanımın 2000 yılında.C. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır. 152 .5.I.I. çevre kirliliği. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. Turizmin bölgeye yönelmesi ile. ikinci konutlar tatil köyleri. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. peyzaj bozulması. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. VII.

Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir.I. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur. pompaj. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir.C. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. Bu durum şebekelerin. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir. VII. Bu miktarın 2025 yılında 1. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır.T. 153 . Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir.5. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir.3.

Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Bu alanlar her türlü fare. akışlarda yüzeysel suların. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında.8 milyon ton civarındadır. VII. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Çevre Bakanlığı. bunlar yeterli olmamaktadır. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. Çalışma. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır.I. Bu araçlarla toplanan çöpler. Setur Kuşadası Marina. Setur Çeşme Marina.5. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir.5.I. kıyıların düzenini.C. VII.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir.I. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir. Setur 154 . Karada Marina Bodrum. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. Marmaris Martı Marina. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek.T. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir.4. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. Setur Antalya Marina. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. Özendirme yoluyla. Albatros Marina. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. Kemer Antalya Marina. Setur Ayvalık Marina.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.5.

Tablo: VII. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H.C. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır.9’da verilmektedir.1.1. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 . 2000.T. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir.PL (Blues C.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı.

Çevre Bakanlığı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.I. Turizm ve Çevre Etkileşimi. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. Kasım 2000. Merkez Bankası. 4. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. Yatırımlar Genel Müdürlüğü. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. 156 . 2000. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. Turizm Bakanlığı. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. 2000. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. meslek odaları. 2. kültürel. 5.T. yurt dışında ise Türkiye’nin. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. tarihi zenginliklerini. Kaynaklar 1. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için.C. kültürel birikimini. Merkez Bankası İstatistikleri.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Kamu Arazisi Tahsisleri. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. Turizm İstatistikleri. DPT. 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. 2000. serbest. Turizm Bakanlığı. 1995. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi.

Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. VIII. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. zaman.C. su. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. TARIM VIII. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin.T. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. topografya.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.1. Bu grupta görülen sorunların. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. 157 . ayrışması. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. Ayrıca toprak içindeki. Karlılık ilkeleri gereği olarak. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. bir de insanların mekanı. endüstri atıklarının toprağa sızmasından.1. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan.1. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu.

Toprak.2. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir.1. 158 .2. Toprak. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu sorunlar. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. VIII. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir.2. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir.4. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması.2. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. Öncelikle toprak. Çoraklık. Yaşlığın da. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. CO2 . Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de.2. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır. iki ayrı başlık altında incelenebilir.1. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır.1.C. Bununla beraber. transformatördür.1. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. yılın bazı dönemlerinde yaşlık. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir.2.1.3. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.1. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. VIII. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. VIII.

T.460. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur.15 P205. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6. VIII.1. a. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında. f. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına.750.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8. d. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa. 5. etüdü yapılan 20. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır. 159 .911 ha (% 0.844. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır.2. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları. toprak yapısının bozulmasına. bitkilerde yanmalara. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir.C.2. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. toprak koşullarının bozulmasına. e.4.200 hektar arazinin.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır.565 ha (% 31. c. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar.1.2.55) olarak belirlenmiştir. % 1. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.583 ha (% 36. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına.120 hektarında (%28.481.5).31).1 N.444. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır. b. 0.1. Toprakların çoğunda. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak. Yanlış gübre cinsi kullanılarak. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine.4. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. çok şiddetli erozyon alanları 7. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0.

mangan. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla.’de verilmiştir.T. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. vb. cins ve miktarları Tablo: VIII. Çünkü. Toprak analiz laboratuarları. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde.1. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır.1. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem.1. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı.4. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. a. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. 2000 yılına kadar. Kökeni ne olursa olsun. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 . son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. bor. b.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta.2. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır. bakır. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını. c. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır.3. demir. Akarsulara. VIII.C.

815 14.380.465 6.581.497.288 1981 441.574 90.356.401 14.648 86.111 594.368 14.707 5.980 28.147.985.286 307.435 1.630 3.958 5.482.091.681 1.500 468.958 94.402.196 4.605 1.812 1.000 1.776 3.678 49.034 7.754.723 841 1.881 316.378.938 479.392 4. 2001.606 5.798.487 1.114.052 126.775 84.960 497.252 66.932 21.451.411 8.920 3.402 618.245 409.633.613.346 797.804 191.997.275 535.711.806 617.829 66.442 917.468 1.269 625.477.180 146.924 80.769.317 965.417 66.622 1983 451.266 4.000.586 82.386.281 5.824 1.972 897.825.981 1.509.587 5.053.347 56.591 134.480.656 5.929 19.566 974.827 50.936 14.410 1.538.751 22.509 1.335.198 1.634 1.173 9.690.804 95.623.190 783 2.539 8.764 5.621 975.868 17.735 4.297 1997 303.870 17.493 338.036 266.217.445 40.768 1.977.068 84.809 4.426.647 618.193 1.624 637.347 1.951 1.795 7.329 797 989 62.065.066 271.733 31.182 1.721.020 9.017 33.730 490.719 1.166.198.017 22.135 709.252.857 3.448 1.296 437.358 1.613 67.848 599.203 934 1.198 1984 412.029 126.563.428.236.786 1.385 574.179 144.520.881.456 48.604.833 427.020 12.962 1982 432.934 112.367 10.866.980 5.493.207 68 282.307 5.008 7.394.983 88.737 58.847 177.329 584.882.440.571 998.223 1.356 249.749 566.210 573.511 8.822 3.678 4.551 725.325 990.649 49.445 3.054 882.183 1994 239.205 6.697.742.480 4.114 842.287 911.449 28.812 3.294.950 50.791 85.698 306.671.712 423.006.481 8.816 10.199 1.973 381 2.560 2.141.253 1.479 16.862.071 65 234.752 505.945.722 627.418 591.103.205 41.296 579.711 1985 427.153 1.125 2.011 425.072.927 126.905 20.239 41.883 67.122 1.121 502.950 18.368.512 218.626 847.1.731 3.944 1.692 36.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.794 367.979 84.069 169.673 94.328 1.967 108.011 25.575 3.927 3.676 346.695 116.566 1.151 161.226.254.020.816 875 17.968 108 1.122 498.187.751.104 613 7.718 1996 244.335 60.290.309.974 15.323 10.996 723.697 166.017 1.024 447.559 580.772 1.314 4.293 396.043.359 164.199 152.597 628.423 476.116 1.332.509.211 4.699 5.800.214 217.434 276.168 47.395 1990 450.473 280 92.680 2.798.168 69.039 631.775 16.279 3.974 6.081 323 6.858 367.818 63.915 548.692 124 208.599 17.659.831 543.701 854.686.526 4.848 977 295.815 373.M.096 1.241 3.631.555.716 1.658 101.640.804 4.C.735.791 8.009 732.081.388.290 8.429.967 444.655 343 476 138.979 953.015.882 200.906 701.320 19.663 1.001 1.873 725.605 5.150.257 888.933 728.927 27.060 51.206.509 2.464.758 1.034.312 37.089.981 24.076 5. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.405 358.692 1.629 33.074 16.445 159.966 786.420 1.887.498 16. 161 .898 1. 44.197.090 3.789 617.099 471.734 5.936.185.869 41.290 1.908 6.196 1.437 1.777.389 607.556.640.445 29 169.502.690 9.066 4.995.181 4.687 1986 419.395.703 7.556 1.066 1.446 1.664 1992 350.622 684 195.069.231 1.887 12.856 4.883 1.104 10.440 1.682.017.244 2.156.069 7.222 47. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.485.629.835 132.911 56 4.438 1.643 2.505 147.737 1.356 3.095 2.B.057 75.010 118 1989 434.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.560 1.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.696 614.927.539.510 3.455 6.435.231 9.393 11.639 3.533 35.633 734.529 426.030 20.487 570.204.675 2.666 8.830 1999 322.227 945.697.450.149 3.526 658.072 3.085 63.415 560.076 3.900 28.792.746 4.1.169 1.398 1.808 1.136 272 7.350.642.T.997.962 3.140.952 4.671 230.923 3.562 1987 496.117 83 71.202 6.223 27.459 11.350 4.507.116 1.239 4.056.848 7.965 987 270.903 899.340 333.005.682 47.798.000.069 1993 306.053.702 39.199.523.564 630.207.494 1.635.596.912 124.462.828 776.750 5.102 2000 328.165.464 247.718.515.235 1.312 1995 292.871 39.315 1.217 480.776 82.294.187 688.272.610.278 1998 354.424.982 241.427.391.442 4.230 519.409 495.789 10.754 2.626 45.997 1.273 4.894 1.296 9.420 1.405.010 306.700.335 8.324 298.260 1991 417.127.090 577.114.460 83.149.773 52.588 1.981.000 24.957 73.999 3.884 134.615 14.141 62.407 4.182 239.251 90.860 8.568 305 169.242 569.915 581.016.015 624.712 7.226 194.372 9.913.095 37.121 4.

7.3.ve 4. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir.2. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. 162 . desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta.1. 5. ve 3.3. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.6.1.T. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde.4. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. VIII. zamanla toksik hale gelerek. Şehir ve endüstri atıkları. Azot ve fosforun yanında. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. 1. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Ayrıca. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. VIII. 2. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu. Çünkü. tarım arazilerinin. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir. toprağın iyon dengesini bozmakta. Ayrıca gübre üretimi. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. özellikle 1. toprakta birikip. 8. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır.C.4.2. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır.

C. altyapı kolaylıkları. Tekirdağ ve Çorum illerimizde.ve 3. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova.1. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar. VIII. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. 163 .T. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. Bornova. Mersin ve Tarsus yöresi. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. Her türlü tarıma elverişli olan 1. Meriç ve Konya Ovalarında. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında.4. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. b. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. Sanayi tesisleri. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır.2. Bursa Ovası. enerji ve boru hatları. a. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. turizm. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. sınıf arazilerin sanayi. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. Porsuk. demiryolları. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. Küçük Menderes Ovası’nda. Sakarya Ovası. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. karayolları.

5. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. g. ı. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. i. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla.111. ve 2. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak.C. pınar ve memba sularına kaynak olması. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. e. toprak ve su muhafazası. f. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. hayvanlara kaba yem sağlama yanında.1. su toplama havzası. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır.T. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. Çayır ve meraların. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. Ülkemizde 1. d. toplum bilinci oluşturulmalıdır. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. VIII. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. h. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte.

İşte bu amaçlarla. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır.T. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir.1. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.1. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. VIII. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25.02. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . mera.6. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. Orman kadar olmamakla beraber.02.C. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Her mevsim bulanık akan sular. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. Böylece.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. Düzensiz otlatılarak.6. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir. derelerin kuruduğu görülmez. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları.1. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti.1998 tarihinde kabul edilerek 28. Pestisidler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. barajların bile ömrünü kısaltır. VIII.

Akut zehirlenmeler. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. ile ifade edilir. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür.1.T. VIII.1. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir.2.1.’de verilmiştir. bunların % 50’sini öldüren dozdur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. olarak ifade edilmektedir. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. insan vücuduna ilacın solunum. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. 166 .6. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir.C. Beher kg. Akut zehirlenme. ağırlık için mg.1. Örneğin tarla. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg.

2.2. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.500 3. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir. Ankara. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden.500 3.1. giderek bünyede konsantre olurlar. VIII. Sekonder .6.500 2. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.1.T.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir. 1995.545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.300 375 1780 5.300 75 455 4./kg./kg.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir. Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir.900 1.C. 167 . 15 98 780 900 2510 359 220 1.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı.4. 7. Türkiye'nin Çevre Sorunları.

Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların.6. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. taşıma. ilaç üretimi. sudaki pestisid seviyesine. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. depolama.C. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir.T. pestisidler ile insanların teması. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile.3. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir.1.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir.2. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. denizler pestisidlerle kirlenmektedir. acrolein (herbisit). deri veya solunum yoluyla girmektedir. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı. organizmanın fizyolojisine. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır.6. VIII. 168 . sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu.

993 1998 11. kullanılan ilacın grubuna.'de verilmiştir.096 19.694 8.849 512.012 5. Yağlar VI.1.379 5.663.664 178. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir.933 557.517 174. 2001.268 2.969 2. ilacın absorbe edilme durumuna. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır. ilacın yağmur.1. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.291 59. Tablo: VIII.552 4.264 7.300 33.1.C. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır.505.782 341. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.343. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I.537 28.204 51.6. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.3. formülasyon şekline.660 24.782 254. tüketilen ürünler aracılığı ile insan. ithalat ve tüketim miktarları. Akarisitler III. Örneğin dekara 1.311 303. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.Herbisitler VIII. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur. zirai mücadele ilaçlarının imalat.273 2.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.416 106.991 32.458.107.221 427. Yapılan çeşitli araştırmalar. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.505 158.Rodentisit ve Mollusitler VI.030 5.222.595 6.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık.927.601. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir. Türkiye'de 1996 yılından itibaren.725 80. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir.953.515.360 24. Topraktaki zararlı böceklere. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14.230.021 10.917 497.734. Tablo:VIII.380 50.3.T.000.649.465 2000 10. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.4. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı.101 453.797. Tablo: VIII.4.942 55.242. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır.5.730 6.994 3.1.047 6.764. Bu kalıntılar.749 1999 9...1.646 1997 9. toprak tekstürüne.925.088.109.Fungusitler VII.157.754. İnsektisitler II.182.785 5.307 1.349. toprak nemi ve sıcaklığına.722. Tablo:VIII.877 26. 169 .Zirai Mücadelede Kul.

999.020 762.373 1999 I.589.810 1.289.001.173 233.463 19. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır. 2000 11.389 Yıllar 1998 11.390 297.720 1999 1.632 33.989 1.159.213 132.321 VII.976 1997 2. c.361 5.797 7.432.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.Zirai Mücadelede Kul. 2001.563.025 702.963 ve VII.905. 170 .504.747 55.5568.880.350 14.693 III.688 2.200 1. 2001.927.5.681 93.957.318. Tablo:VIII.368.600 542.Rodentisit ve Mollusitler VI.017 746.778.4.177 1. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.917 1.174.Fungusitler 5. b.1. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI.874 29.551 14. a.798. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.101.617. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.259.143 8.372 2.T.847.242.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.426.172.709. İnsektisitler II.453 145. Böylece üreticiler.400 30.776.261 6.688 1.076.534 871.055 884.Herbisitler 7.634 1.802 1998 1.098 VIII.C.631 1997 12. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.852.234 58.921 50.834 Yağlar VI.185 645.Herbisitler 1. İnsektisitler 11.355.886.905.7.260 1. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.360 1.864 1. Diğer 607.913 7.000 1.174.300 7.872 1.630 VI.052 1.745 3.810.000 14.985.642. Akarisitler III.806 995.Rodentisit ve Mollusitler 88.460 VIII. Diğer 194.548.760 83.210. bayilik ruhsatı.1.730 7.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.058.039 7.630.1.334 6.342.291 70.962 Maddeler Genel Toplam 27.064.878.874 33.070 856. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.376 953.313 VIII.108.571.Fungusitler 1996 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.679 6.124.793. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz. Akarisitler 309.163 3.657 89.923 392.Zirai Mücadelede Kul. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.726 II.285.637.371.780 811.829 2000 1.021.489 31.300 1.382.290 1.101 7.220 5.550 1.056.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.619 Maddeler Genel Toplam 5.987 49.487 Fumigantları V.Nemotisitler-Toprak 728.933 1. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.

özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için... Ankara. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. Ankara. modern bölge laboratuarları kurulmalı. Milli Park Alanlarında. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. gölet ve baraj havzalarında.. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. 4. Kaynaklar 1. O. 1995. Orman Bakanlığı Dergisi.C. YENİKÖY. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. ı. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. sağlığa zararlı olup. göl. seralarda. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. 1992. Islah Çalışmaları. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. 171 . Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. 6. Türkiye'nin Çevre Sorunları. Sayı:19. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.2001.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d.T. 3. Ankara. Ankara. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. DOĞAN. 1993. 1993. Sayı:19. i. 2. Ankara. 2001. 5. Orman Bakanlığı Dergisi. 1993. g. O.. . h. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. ÇELİKKOL. f. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. T. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. N. e. kritik akarsu. 7. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. Sayı:19. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. Orman Bakanlığı Dergisi. KÜÇÜKÇAKAR. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu.

röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik.C. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. su ilişkileri.1. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. IX. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. derinlikleri. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. kimyasal özellikler. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır. jeolojik yapı. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. 1. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. ocak alanı ve derinliğine.1. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir. Madenler. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. yerel iklim.1. çalışmalar bittikten sonra topografya. su rejimi. mevcut toprak. 2.T. hidrolojik özelliklere. jeolojik yapıya. IX. örtü ve atık yığınları. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. 172 . giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. toprak ve bitki örtüsü. MADENCİLİK IX. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı.1. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır.1.1. İşletme sonrası hafriyat yerleri. röliyef.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup.

yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir.2.1. çökmüş ocaklarda görülmektedir.3. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler.2. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. Röliyef su rejimi. Sonuç olarak zenginleştirme. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. IX. IX. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır.1. Örneğin. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması.1. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. IX. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir. 173 . uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. Bu durum ise.1. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler.C.T.

Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. Madencilik sonrası. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. gerekli röliyef. Derin ocak alanları ise. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. e.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. c. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç.4. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar.T. d. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. Bir başka kritere göre. b. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. 174 . Taş yığınları. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. e.C. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. b. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. c.1. d. Maden ocaklarının işletme süreleri. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. IX.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri. Sonuç olarak. . Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır. çevreyi koruma. 175 .) . mera v. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır.Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. .Orman (ticari ve ticari olmayan) .1. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. klimatolojik. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. parklar.Ziraat (tarım. bahçe. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. Unutulmaması gereken gerçek şudur ki. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. halka açık alanlar). Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. meteorolojik. spor alanları.5. İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır. Bunlar cevher.İnşaat (hafif endüstriyel binalar. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir. .T.C.Su kullanımı (balıkçılık. toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir. toplumsal ihtiyaçlar için). IX. . bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. çayır. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Geri kazanma çalışmalarıyla.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. hidrojeolojik.s. konut ve hizmet binaları).

yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır.25 m. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . aralıkta uzanımları incelenmelidir. Jeodezik haritalama. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. c. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. Açık maden işletmeciliğinde. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar. yerüstü.2. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır.1.C. röliyef.6. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir.5-0. IX. Haritalama Haritalama. Jeolojik Araştırmalar a. arasında olması düşünülmelidir. Örnekler. Haritanın ölçeği.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0.6. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. bu genel haritalardan başka. a. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. c.1. e. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX.6. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları.1. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır. Ayrıca. Jeolojik araştırmalar içinde. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli.1. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. Uzaktan Algılama çalışmaları. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. b. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir. Bu araştırmalar sırasında. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. d. b. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir. d. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması.

Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. a.3. havadaki nem. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. Isı. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. IX. b. Taşkın durumunun incelenmesi. c. a. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. güneşlik.4. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır.T.C. bu araştırmaların önemli bir hedefidir.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. filtrasyon parametreleri. Eğim kararlılığı. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. arazinin sismik kararlığı. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. Madencilik faaliyetlerinin. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri. c. İşletme ürünleri. e. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. bulutluluk. b. yapı malzemesi potansiyeli. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. iklim verilerinin toplanması gereklidir. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. d.6. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. akarsular. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir.1.6. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları.1. d. IX. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. buharlaşma.

6. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri.6.6. zararlı atık alanları. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. erozyona yatkınlık. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. Toprak kapasitesi verilerini. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır. su içeriği. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. sürülüp ekilebilir topraklar. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır.6. şişme ve büzülme potansiyelleri. yardımcı makinalar. meralar. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. konut yerleri. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. göller. tarım ve ormancılık gibi). Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli.5. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Toprak Araştırması Toprak araştırması. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. rekreasyon. ana kayaç derinliği. IX.7. IX. üretim metotları.1. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. 178 .1. ormanlar. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini. IX. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. yollar. endüstriyel alanlar. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. permeabilite. IX. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir.8. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. işletilmesi. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir.1. cevher ürünü.6. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. çayırlar. planlanan diğer alanlar için. Toprak özellikleri (eğim. planlanan türlerin nitelikleri.T.C.1.

konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır. IX. IX. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu. dini. sosyal.6. Ön planlama. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı. Detay Planlama Detay planlama. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir.1. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX. Bu faaliyetler.6. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır.C. -Yatağın işletilmesi. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır.6. Çalışmanın amacı. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları.Detay Planlamada. yığılması ve işlenmesi için metotlar. politik ve ekonomik hususları. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler.9. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri.1. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. mahalli yetkilileri. Başlıca amaç. Ön Planlama İyileştirme. örtü ve atıkların taşınması. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu.2. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği.10. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi.T. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. Çalışmanın kapsamı. IX.1. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi.10. 179 . Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar.1. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır.10. mülkiyet konularını. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi. İyileştirme. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir.1.6. a.

e. k. ı. Kaynaklar 1. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. n. Yığınlar. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. i. 180 . g. o. m. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi.T. dağıtılması usullerinin araştırılması. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. h. Yığınların. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. j.C. c. 2. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. iyileştirme usulleri. MTA Genel Müdürlüğü. TMMOB. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. İyileştirme maliyetinin finansmanı. Yayın No:21. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. 2001. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. satışı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. 2001.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. malzemenin taşınması. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. f. d. Yolların yapımı. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. l. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. 3.

güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir. jeotermal enerji. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi.1.T.1. doğalgaz ve nükleer enerji. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. 181 . bitki artıkları. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa.1.1. güneş.1.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1.1. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. Ancak enerji. Nüfus artışına. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır.1. çevrim. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. doğal gazın 200 yıl kadar.1. X. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. gerekli tedbirlerin alınmasında. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için.1.1. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. ENERJİ X. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği.1. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. X.1. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim. X. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır.1. tezek. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması. rüzgar. petrol üretiminin 21.1. petrol. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması.

dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır.1. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri.1. binaları.1. X. Nükleer Enerji Nükleer enerji. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı.T. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla. Bölüm X.1. yakıt konusunda dışa bağımlılık. ısınma. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx.C. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. 182 . sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır.2.1.3.1. kentleşme ve sanayileşme. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. X. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir. trafik.2.1. amonyum tuzlarıdır. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. 32 ülke nükleer jenaratörlerden.1. taşıt araçlarını da etkilemektedir. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında. önceleri atom bombası yapımında.1. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. NOx. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. topraklara.1.2.1. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere. X. Diğer taraftan çevresel etkileri. kurum ve partikül maddeler sayılabilir. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir.1.

1.1. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Ancak yeterli değildir. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte. 1999 yılında toplam 23. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz.C. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür. Hidrolik barajların ayrıca.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. Bölüm: X. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır.1.2. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır.1. X.4. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. X. 183 . Bu enerjinin de 21.2. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır.1.2.3. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır. Odun tüketimi. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir.1. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.1. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen.1. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır.T.2.1.2. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.

sanayide. 21. Uygulamaya aktarılabilecek üretim.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır.T. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir.2. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. dağıtım. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir. X. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. taşıma.2. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. 2005 yılı hedefi 185 MW. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. X. elektrik üretiminde. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir.6.1. boğaz akıntıları. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır.4 MW’e’dir. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25. ülkemizde ise 20.1.1.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.5. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. 1000 m derinlikte 8 184 . Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi. MTA bu konuda desteklenmelidir.2. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır.1.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga.2. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. X.5’i odun ve tezekten sağlanmış. uluslararası standartlar çıkarılmıştır.7. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9.1.C. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir.1.1. Mevcut şartlara göre ülkemizde.

sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. enerji fiyatlandırması olmalıdır. d. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1. Kaynaklar 1. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X.1.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. 2000. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır.Tarım Sektörü. tabanda 13.’de.1. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. enerjinin üretimi. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb. Binalar. 1999 Enerji Raporu. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. Elektrik Enerjisi. c.2’de verilmiştir. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. Ülkemizin Temel Enerji Politikası.2.1. Sanayi Sektörü. 2001.1. Ayrıca Harita X. 185 . enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu.T. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. Ankara. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. b. konutlar e. 3. a.C. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. Ulaştırma Sektörü. Elektrik İletim hatları. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara. 2000. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. X. f. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir.1. 2.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. Enerji fiyatının. VIII.

127 65.73 0.(Net) San.49 0.266 64.58 0.1 0.1.11 89.560 46.94 5.11 0.62 2.73 0.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.08 0.159 16.94 12.37 6. 2000.02 44.18 10.98 13.03 29.387 0.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.50 0.11 0.53 30.62 0. 12. 10.ve Bit.08 0.656 55.50 Odun (mt) 18. 11.66 1999 San.08 18.50 10.63 4.456 0.18 0. GWh:109 KWh.47 0.01 6.02 29.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.17 (mt) (mt) (mt) 53.1.62 0.156 14. 10.C.981 48.01 3. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.1303 0.159 97.026 100.01 13.756 10.37 6.364 82.Art.37 10.T.37 6.48 0.23 0.231 15.24 5.98 2.74 0. Ulaş.542 0.01 5. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.758 13.68 0.09 0.09 0.78 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.898 0.53 0.67 39.035 40.11 Diğer 0.18 0.64 6.16 18.398 0.05 0.275 4.984 0.382 2010 Tahmini 51. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.02 44. 9.819 5.08 0. TWh: 1012 KWh.64 6.09 0.15 0.312 11.52 0.493 2020 Tahmini 147. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.15 0.24 00.11 0.250 3.85 5.57 6.79 85.37 6.48 6.02 10.89 0.03 26.37 6.03 5.15 0.37 6.06 0. (TWh) Jeotermal El.09 0.11 17.938 5.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8.749 63.91 37.15 0.02 24. Tablo: X.65 1998 San. 186 . Mt: Milyon ton.691 0.00 2.74 34.88 17.70 6. 2000.09 44. Ulaş.06 Nihai Tük.1 64.03 24.02 41.64 12.35 33. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.37 6. (mt) * Tahmini.6 0.89 Diğer 1.1 0.58 42.09 0.79 0.08 Hay.06 0.92 Nihai Tük.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir. Diğer 0.40 0.35 12.35 0.58 0.463 2005 Tahmini 29.23 17.44 64.1 18.65 64.82 0.1 44.06 59.837 160.60 1997 Gerçekleşme 15.08 40. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.51 2.03 31.90 2000* Tahmini 13.00 6.04 10.01 5.22 0.09 0. Ulaş.46 18.01 10.28 1.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.1 38.035 184.10 0.01 5.02 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.58 . Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.555 0.03 6.66 18.91 0.ve Bit.03 29.40 0.90 2. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En. (mtoe) Odun (mt) Hay.08 18.64 6.

’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup. diğerleri taşkın zararlarını önleme. ortalama yağış (aritmetik) 642. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X. Akarsularımızın. toplam 34. taşkın kontrolü.2. ayrıca sulama. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları. diğer barajlar taşkın önleme. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup.2. BARAJLAR. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. Harita X. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. 26 havzada bulunan akarsularımızda. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir. Tablo:X. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan.2.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları.3. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup.C. yerleri ve diğer teknik özellikleri. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup. içme. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X.T. adları. çevre koruma. 32 adet olup.4.2. inşası devam eden.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu.1.2.2. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. Tablo:X. 20 adet olup adları. yerleri ve diğer özellikleri. diğer barajlar sulama. rejimlerini kontrol altına almak. 187 . inşaatın başlama yılı.6 mm’dir. 14 adet olup adları. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır.

.00 910. S:Sulama.Çekmece 1987 B.14 202.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.350 S+E+T 31.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.716 S+T 10.T.780 S+İ 5.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11.575 S 23.50 120.312 S+E 9.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21.420 S 41.1.263 S+T+E 14. 188 .2.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.61 İstanbul B.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.859 S 16.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.208 S+T+İ 7.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.25 195 K.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.480 S+İ 11.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97. T: Taşkın Kontrolü.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.220 S 8.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.20 165.50 101.220 S+T+E 47.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.66 1073.C.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20. 1999.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67. Uğurlu 7000 S 6 .10 386.15 S 12.00 161.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.840 S+T 15. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24.20 149.600 S 32.28 106.25 130.020 S+T+İ 23.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.

Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.16 104 118.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.50 1919.Sarımehmet K.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.25 112.725 9.Yapraklı Van Karasu 1990 45.85 178 20.86 2126.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.474 22.T.00 81.00 7.20 270 11.091 126.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .50 100 5.Sır Ş.30 240.52 306.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.050 17.1.Çat Batman Dicle 1997 56.Maraş Ceyhan 1991 46.700 19.31 5763 5.100 37.576 17.56 107 8.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.Dicle Bingöl Peri 1998 58.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .Hancağız Van Hoşap 1988 34.50 112.90 1188 9. S:Sulama.00 49.00 57.Atatürk Ankara Sey 1992 48.70 872.20 312.Kılıçkaya K.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.Menderes 1989 42.75 158 7.00 25.959 94.Menzelet Denizli B.00 6. 1999. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .80 1075.C.Batman E: Enerji.Maraş Ceyhan 1989 41.33 14.50 1234 64. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.39 42 1950 25.25 14 164.00 24.537 177. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .95 10. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.736 4 11.70 282 45.Urfa Fırat 1991 47.Gönen Adana Seyhan 1996 54.080 9. T: Taşkın Kontrolü.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.30 23.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.216 9.00 595.94 113 23.825 1.30 34.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.385 20.25 1175.60 164.00 47.42 1400.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.2.300 700 29. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.74 139.50 1120 817 48700 3.553 22.56 6.

045 6600 10660 19260 34.40 3.00 384.20 2993.00 13.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.00 8.80 6.574 66.70 8.08 16. 1999.28 41.50 131.50 9.356 13000 17.969 194.00 196. T: Taşkın Kontrolü.44 248.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.11 372. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .00 1220.165 6.10 14.03 25.35 4.Birecik 10.00 393.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.00 12. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.37 132.25 114. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 1.70 10.83 18.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.84 161.64 2.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .91 7.Kürtün 2.00 106.27 308.Manyas 6.94 216.60 7.80 6.40 220.96 Göl Alanı km2 3.43 56.05 13.T.61 32.Alpaslan 11. 190 .60 250.Karaçal 5.282 12.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.00 448.Kayacık 3.C.97 36.700 44.2. S:Sulama.2.21 10. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.Berke 4.00 157.49 349.34 26.76 427.Adatepe 12.14 122.00 132.80 22.46 207.55 661.14 12.00 507.09 4.00 13.00 50.63 204.00 500.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.52 28.55 102.20 116.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.40 5.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.13 4.34 50. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji.

C.40 Göl Alanı km2 65.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .T.80 650 1.45 29.927 4910 3606 E: Enerji.Susurluk 4.1 0. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.00 312.Boyabat 2.80 105.2. .20 299.Ilısu 5.55 1103.00 10410.86 4.3.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.50 15.40 45.34 14. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.80 0.10 2.Söylemez 3.27 33.00 10.00 500.82 21.00 661.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.12 249.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.40 268. 191 .Yedigöze 6. 1999. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.00 4800.68 6. T: Taşkın Kontrolü.00 360.15 220.00 1101.23 0.00 450.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. S:Sulama.60 710 187.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.00 133.00 2105 2622 1010.00 14.60 118.00 1283.

78 188.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.00 Göl Alanı km2 27 18.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.00 460.46 3.79 4. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.37 112.85 10.4. .90 373.00 9.Ayşehatun 3.30 54.11 250.2.00 3. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji.40 45.00 166.Çataltepe 2.42 25.33 6.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 3476.00 530.30 11. 1999.60 8.69 1.00 2430. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.T. S:Sulama. 192 .25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 . T: Taşkın Kontrolü.90 253.54 181.47 85.60 163.

Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. 7. 130.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi. 704868 ha arazinin taşkından korunması. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir. 9 856. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi.040 GWh enerji üretilmesi. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi.254.2. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır.T. depoladıkları suların. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama.1. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları. Barajların yapımı ile birlikte. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin.326 ha arazinin kurutulması. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir.454 ha arazinin sulanması. Bu değişmelere karşılık.728. enerji üretim. 193 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. 34. X. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu.C. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir.

2000.2.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir. (*) (E. Wadebridge Ecological Centre. 194 . dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. 3. Tablo:X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. Ekonomik büyümenin. OECD. Paris. Haritalı İstatistik Bülteni. Türkiye’de Çevre Politikaları.C. 2. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. 1999 Enerji Raporu.Goldsmith ve N. Volume One:Overview. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. DSİ Genel Müdürlüğü. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. 107Rue de la Cours. Ankara. 1999. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. 4. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. The Social and Enviromental Effects of Large Dams. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir.5. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.T. 1999. DSİ Genel Müdürlüğü.Hilyard. 1992. mera. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1.

01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8.01 Gözardı edilen farklılıklar 3. yapılan son araştırmalar 10.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13.01 Faydaları yüksek tahmin etme.00 Açıklama 5. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.01 Malaria-Sıtma 7. Vadebridge Ecologial Centre.00 Açıklama 16.00 Cash-Crops ekonomisi 13.Barajların Yapımındaki Nedenler 1. Su ile oynama ateş ile oynama.01 Asuvan tecrübesi 19.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.Barajlar ve Hastalıklar: 7.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.01 Bir stratejinin çökmesi 10.03 Filariasis 7. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams. 7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.04.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar.00 Açıklama 15.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.02 Güç kurma.04 Bakım sorunu 12. 107 Rue de la Copurse.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15. Bodaux 33000.00 Açıklama 7.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.Goldsimith ve N.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.0.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.Hilyard.00 Politikalar mı. 13.03 Barajlar.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar.06 Tarih ve arkeolojik III.00 Açıklama 14. Sulama kapanı 1.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.5.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.04 Kimin için ne gıda maddesi 13. 8.02 Hükümet girişimleri 2.05 İşbirliği ve bakım 12. Volume One: Owerviev. gizli ilişkiler 11.02 Problemin yaygınlığı 11.01 Ormanların kaybı 4.02 Yaban hayatı kaybı 4.00 Açıklama 12. İnşaaatta zamanlama 1.00 Tuzluluğun nedenleri 11.00 Tarımsal arazi kaybı 4.01 Hatalar listesi 2.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.0.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17. Hatalar ve Zelzeleler 9.01 Zararlı sanayinin ihracı 15. 4.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.2.02 Yeniden ormanlaştırma 10. Yük.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.02 Değerlendirme Kaynak: E.01 Sulama ve tuzluluk.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10. France 195 .01 Evatranspivasyon kayıpları 5.03.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.01 Zelzeler ve bararjlar 9.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12.02 Barajlar ve zelzeleler.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7. 7.Büyük Barajların.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar.02 Bürokratik ihmal 12.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.T. 1.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.03 Feyezan alanında yapılaşma 10. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.00 Feyezan: Artan tehlike 10.02 Transpivasyon kayıpları 5. 11.00 Baraj hataları 9.C. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler. Masrafları düşük hesaplama 20.

Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. motorin. Ancak.3. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. Bu dönüşüm.1’de verilmiştir. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. Çünkü. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır.3. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. fuel-oil. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. kömürün yanma prosesleri. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır.3 düzeyinde artmaktadır. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. Önceki yıllarda. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. Bu teknolojilere alternatif olarak. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. nükleer enerji santralları ile jeotermal. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir.T. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem.C. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir. 196 . Kurulu Güçleri. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45.

.7 3740.0 2730.0 4100... Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.76 Var 16 Kemerköy 1.8 45.3 35.57 .0 7800.71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş...82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11..0 33. yalnızca 3.0 180.19 .0 39.57 .2 Linyit Ankara 320.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180..0 1365.9 34.0 90.0 11. Var .5 105.3 ** Linyit Sivas 457. 19 Park Termik Linyit Ankara 300. 28 Yatağan Linyit Muğla 630.3 Linyit Muğla 630.IV Doğal Gaz İstanbul 188.C. Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri..18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258.) Doğal Gaz Tekirdağ 498. Yok . ve 2.5 1413.0 3780. Türkiye’deki Termik Santralların Adları.00 .0 290..0 26.. 10 Enron(Trakya Elek.0 3900.3.45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504.0 44.0 4095.4 85.0 48. ünitelerde yoktur.0 21.0 200. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.4 1938. 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.0 32.T. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok . 9 Esenyurt I... 15 Kangal 1.0 33.57 Var 7 Çayırhan 1.00 .0 8840..III.5 35.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420..0 4100. ** Bacagazı tesisi 1...0 30..1 83.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.3 47.. ünitede bulunmaktadır..00 ..0 32.0 1950... 2001. Urfa 44. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432. BGD Tes.0 6435.2. Yok Yok Yok Yok . 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50..25 .0 540.0 31..81 .27 .1....36 ..0 54.0 33.00 ... 11 Engil GT Motorin Van 15.78 ...0 2790.2. 27 Van Fuel-Oil Van 24.97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44.Maraş 1360. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var .0 37..8 37.. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .0 2080. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11... 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600. .27 ..II.31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990.0 45.9 8780.33 .0 37.45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429.0 36.0 34.0 10024..40 .1 330. .0 30..03 .54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17.5 29.0 34.21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 1072...0 2970. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300..0 32.....

yüzey nemi olarak adlandırılır. kadmiyum vb. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. sülfatlar bulunmaktadır. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. klorürler. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. yatak nemidir.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. Yüzey nemi. (3) Az. civa. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan. Tablo: X. sulfitler. kil mineralleri. beslemeden debi ölçmeye. inorganik kükürt. arsenik. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. mineral madde. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. sarsak elek.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. (4) Pek Az. (2) Yaygın. sorunlu bir yakıttır. ısıl kurutmayla değil. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. oksitler. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. rastlanmaktadır. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir.3.2. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. nem.C. santrifüj vb. yanma öncesinde “mineral madde”. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. berilyum.3.2. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması.T. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. taşımadan depolanmaya.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 198 . karbonatlar.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır.’de verilmiştir. Kömürde mineral madde olarak.

T. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip.2. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur.3.1. Türbini döndürüp. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır.3. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir.3. X. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir. Bu görevi yapan kazan besleme pompası. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. elektrik enerjisi elde etmek için. Şekil:X. fiziki yapısı. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir.C. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir.3. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 .

bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir.2. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X.2. kırma. antrasit vb. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. biçiminde sınıflandırılmakta. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır.3. soba. Katı yakıtlarda odun. uçucular.3. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır.2. gaz türbinleri vb. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. gaz) yakıt ısıl değerine. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu. içten yanmalı motorlar. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi.2. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. 200 . linyit.) ısıya dönüştürülmektedir. Yakıtlar katı.1. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır. taşkömürü. X. ön ısıtma parçalama vb. kurutma.T. öğütme). nem.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama. yakıt bileşimine (sabit karbon. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler.3.3. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır. vb. turba. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji.) yakıt besleme biçimine. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. kül. sıvı. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. öğütme.C. Şekil:X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.

Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. Kömürün yanma davranışı. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır.1. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır. Alttan yakma durumunda. 201 . depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde.T. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt.C. taşınabilir. Yatak sıcaklık dağılımı. a.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte.2. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. nem. taşkömürü) uygundur. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. Bunun başlıca nedeni. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. X.2. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır.2. yanma veriminin düşmesine.3. X. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. uçucular gazlaşmakta. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların.2. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. sabit karbon oranı yüksek. Kömürün yanan bölümü. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. Belli yatak kalınlığı üzerinde. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. kurutma. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok.2. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir.

3. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta.3. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir.2. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO.2. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi.2. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır.3. diğer sistemlerden çok farklıdır. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir.2. X.2. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel. Hacimde Yakma Gaz.2. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.2.2. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. X. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO.T. Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY). PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. CO2 +H2O.C. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır. Kurutma bölgesinde nem.

Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir.C. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. 203 .T. -Kabarcıklı AYY tipi. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. yatak sıcaklığını arttırabilir. a. nem.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. bunun sonucunda yanma iyileşir. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. küçük tanecikle bu azalır. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. dolayısıyla yanma verimi artar. uçucu madde içeriği. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. üstten veya yandan beslemesi.

KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir.C. b. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir. .AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. . Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre. örneğin kireçtaşı kullanıldığında. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 . CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir. .Yük kontrolü kısıtlıdır. .AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. önce kalsinasyon olur. oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür.T. Dezavantajları . kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. . c. . .Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak.Korozyon problem olabilmektedir. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. düşey.Yanma verimi çok yüksektir.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır. Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. .

Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır.72 misli daha büyük olduğundan. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. ısıl değer. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. d. nem ve uçucu madde içeriği. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır. kükürt. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. kül.C. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. C+1/2 O2 → CO olur.T. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. Ancak nemli. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. Bu metoda göre. NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır.

-Kükürt oksitler (SOx). tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler.C. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. X.1.1. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar.3. X.3.2. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25. başlıca iki grupta toplanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür.3. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür.3.3. -Ağırmetaller ve partiküller. 206 .1. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur.1.1.3.3. X. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları.3.3. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır. -Karbonmonoksit (CO). 1. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri. Bunlardan ısıl değer.3. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir.3. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır. Karbondioksit (CO2). Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar. Isıl değeri düşük. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. fakat enerji içeriği bazında. Isıl değer. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır.T. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde.

3. X. Th.4. Sb. Ni.5. 207 .C. Ag.3. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir.2. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar. Be. X. X.6. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler.3. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı.3. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır.1. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır.2.3. Hg. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir.3. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. As. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır.T.1.2. Cd. Katı Atıklar X. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de.3. vb.1. Se. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. Zn. Cu. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir.1.2. evsel nitelikli çöpler. Cr. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır. Pb. U. X.

Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir.5. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. Sıvı Atıklar X. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle.3. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur.3. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur. diğer kalsiyum tuzları vb. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir. sülfürik asit.4. sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. kireçtaşı. ısı değiştiricilerinden.3.3. alkali ya da asidik özelliktedir. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit.3. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. soğutma suyu pompalarından.3. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında. sitrik asit. sayılabilir. 3.T.1.3. X.3.6.3.3.3.3. X. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır.3. EDTA. X. Bu atıklar arasında kireç.2. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır.3. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri.3.3. 208 . formaldehit ve ürotrofin sayılabilir.3.C. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler.3. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir.3. vb. X.3.3. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır.

Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.) verilmeden önce arıtılması zorunludur. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir.T. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde. alıcı ortama (deniz.3.1. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır.3. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 .1.1. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron. X.3.3. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında. X. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.3. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.7. X. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından.C.8. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır.1.4.4.4. SO2 arıtma yöntemleri.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup.3. drenaj vb.3.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1.4. SO2 Arıtma Yöntemleri X.3.1. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır.3.

75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir.4. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür.C. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir.1. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 .1. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür.1. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını. Kükürt oranı % 1-0. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir.2.3. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. b. X. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X.4. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir.1. stokiyometrik miktarda NH3 katılır. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir.2. -Reaktörde baca gazı. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150.T. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır.1.3. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a.

2. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. X. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır.4. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır.T. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. İşlemin absorbsiyon bölümünde. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. c. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır.C.3. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta.3. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta. 211 . Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine. .1. absorbsiyon fazı). Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. .1.3.4. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır.2. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. amorf kükürt. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır.1. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur. nemlendirme uygulamadan.1. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme. d.

.1.3. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.3.Kuru NOx arıtma yöntemleri. . NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.T.Katalizör birleşik tutma yöntemi. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir. .4.2. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: .1.4.2. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun. . X. .4.2. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında.1. Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO).4.4.1. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile.Karbon yüzeysel tutma yöntemi.2. Sıvı Atıkların Arıtımı X.2. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir. Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur.3.2.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır. 212 . X.C. .2.Bakır oksit yöntemi.4.1. .3. Bu yöntemler.3. Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır. .3. X. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır. X. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri.Yaş NOx arıtma yöntemleri.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.Sodyum karbonat yöntemi.1.

T.3. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .C. Yani.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. iyon değiştirici. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su. 213 . ters ozmos.2.Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek.4. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak. rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır.5-8. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. .4.2.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH.3.2. X. (sodyum hidroksit. X.3. . Kimyasal çöktürmenin yanı sıra. Daha ileri arıtım tesislerinde. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir.3. X. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir. metal kompleksleri ve organik maddeler içerir.3. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip.Siklonlar. koagülasyon. filtrasyon. . .Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. filtrasyon. . Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için. asit eklenerek 7. . multisiklonlar.5 düşürülür.elektrokoagülasyon. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir.Yerçekimi ile çökeltme odaları. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır.4. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle. kimyasal metotlarla yapılır. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir.

.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir. X.3.3. Örneğin. . . yaş toplayıcı vb.3. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar.1. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden.3.3. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir.Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir.Yaş toplayıcılar.Belirli bir enerji tüketimi ile. .4. X. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir.Elektro filtreler.3. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler.Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi.İlk yatırım masrafları nispeten azdır.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. .4.T. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler.Torbalı filtreler. torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler. Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar.C.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: . .3.4. .4. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .) ile birlikte kullanılırlar.4.3. .3. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. Çökeltme odaları. . genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre.Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler.80) sağlar. Filtreler. 214 .Ultrasonik ayırıcılar. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: . X. . Siklonlar.2. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır.

4.5. ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. X. . X. .5.T.Düşük basınç kaybı. . Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: . Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar.Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. Yüklenen tanecikler.5. . bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini. kömür nakil bant hattı.C.3. .Hidrolik kül atma sistemi.Yüksek toplama verimi. . .3.1.4. Gaz. .Kömür stok sahasındaki kömürler. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır. .Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.Kül stok sahasındaki küller. X.3. . elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. .Kirli atık sular. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir.Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler.3. X. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler.Kül barajları ve kül siloları. yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır. Ayrıca yanık etkisi. . yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar.Kül nakil bant hattı.3.Baca gazları ve baca külleri. . serbest asit 215 . Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler. .3. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.Nispeten küçük basınç kaybı. . Elektro filtreler. . .Kömür nakil yolları. Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Çok küçük tanecikler toplama özelliği. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir.1.1.Santral sahası ve dekapaj sahaları.5.Termal etki. . SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması.Kömür nakil havai hattı.Küçük tanecik toplama kapasitesi.3.6. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri .

SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. eski kaynaklar kurumuştur. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. büyümedeki gerileme. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. kronik ve gizli zararlanmadır. solunum yolu hastalıklarda artış görülür.2. solgunluk ve ölümle sonuçlanır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.1. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. yaprak kurumaları. erozyon vb. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. Bunlar akut.5. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir.C.3. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır.T. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . X. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. Meyvedeki belirtiler. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. yaprak ve meyve dökülmeleri. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri.

SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir. d.3. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda.C. c. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi.3. a. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir. kötü kokular.1. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte. b.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. e. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma.4. X.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar.1.T. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur. X. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar. görüş mesafesinde azalma. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 .5. Partiküller. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder.5. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250.

Uslu T. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. 1993. 218 . Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. X. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. Bunu solunum güçlüğü. 2. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. Ankara.T. Çevre Bakanlığı. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. Kaynaklar 1. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 4. 1999.Ulusal Sempozyum. 3. Ankara. Harita X. 1987. 1990. Ancak termik santralların kirletici atıklarını. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. Durmaz A.Z. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz.. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. Tablo:X. Enerji İstatistikleri. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre.Uysal. Çevre Mühendisleri Derneği. 1999.3. 1.C.5. Ankara. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. 5.1. Hava Dairesi Başkanlığı. Enerji Raporu. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. akciğer ödemleri ve ölüm izler. B. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 1992. 1991. 7. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. Doğu..3.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. Ankara.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir.3. Arcan Y. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları.. 6. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.5.

Santralin Toplam Sahası (m2) 4.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.5. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. Meteorolojik Veriler: 17.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12.7. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.(m/sn) 15.9.4.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18.1.14. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12.6. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14.1. 14. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim. Santral Genel Verimi (%) 9.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti.4. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.6. Yanmamış Maddeler. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18. 17. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15.2. Ton/Yıl) 16. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.7.1.3. Su Kullanım ve Atıksu Durumu.13.8.9. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15. Santralin Katı Atık Durumu 16. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı. Termik Santralların Çevresel Etkileri. Baca Gazı Çıkış Hızı. 3. 17.5.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X. Denizler Üzerindeki Etkiler 18. 2001.3. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği.2 Yer Rüzgar Hızı. 16.6.6.8. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11.3. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13.6.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18.3.4.4. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12. Barajlar Üzerindeki Etki 18.2. (%) 12.4. Kükürt Miktarı. 2.4.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.2.6. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Yeraltı suları. Hava Üzerindeki Etkiler 18. 219 . Akarsular Üzerindeki Etki 18. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı. m3/h) 13.5.12.5. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14. Tesisin Yakma Kazanları 13. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4. Kuru Kül Miktarı (%) 12. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14.2. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.Sayısı ( Adet) 13.6. 20.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği.10. Doğal Gaz) 11.C.4.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18. Kazan Verimi (%) 13. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi. 14. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. Sabit Karbon (mg) 12.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13. Santralin Yeri 3.1.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14.11. 18. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18. (mg) 12.8.2 Külün Miktarı (Ton/Gün. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18.4.1.3.7. İnsanlar Üzerindeki Etki 18. Santralin Adı. Özellikleri 13. Göller. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.4.3.T.2. 17. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5.4.8.9. Toplam Alan (m2) 4.3.4.7. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15.4.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14.2.4.3.1 Rüzgar Yönü. 14.5. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit.4.4. 15. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.

T. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı. Ayrıca 6. 220 . Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır. Tablo:X. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir.4. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan.1. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır. VII. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı.4. Tablo:X. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. 1995. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir.1.C.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır.4.1. Tablo:X. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri.4.2. Beşyıllık Kalkınma Planı. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh.4. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması.

65 34..30 2.84 73.80 36.4 olmuştur. 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 .41 7...11 5... Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir... 31.15 20.08 47... ...C. 38 692 .99 46.69 14.. ..12 10.718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu.. . 1 1 4 .....18 30. ....03 28. .. 1229 ... 1 .4.T..6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında.12 12... . ..21 38..21 4.80 436 351. 2000. dünyada elektrik talebindeki artış % 3. 4 ...... . . .74 1....77 33. 2 .44 1. 776 ....02 0.. . 606 2111 4515 3820 ...05 75... . ..25 47. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 .36 57. 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3.. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 ... 3 2 4 4 .718 9..00 31. 7 2 . ...8 iken... .. 300 650 3375 . 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 ....8 ile % 4...65 42... . 3800 ... 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir.2.80 19..... .. .02 37. . nükleer enerji üretimindeki artış % 15.. . Tablo: X. 5420 1824 .. .87 43.... Mayıs..04 36. ..

Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir. Tablo: X. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X.3. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. üretim kapasitesi ise 111.2.040 GWh/yıl’dır. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz.4. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için.4. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır. bol miktarda bulunmaktadır. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir.0 MTEP ulaşmıştır. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. X.4.C. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir.116 MW’a. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728. 1999 yılında 118.439 GWh’e ulaşılmıştır.T.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir.’de verilmektedir.4. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır. 222 .7 MW güce karşı olarak 123.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26.

.. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır...8 .5 Termik 11297.9 10537.5 17307...9 84.5 Rüzgar 8.9 81661.9 68702..7 1968 2001 Tahmini 29511. . 200 2250 .7 15. .9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257.0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861. .7 Kişi Başına Tük.9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246.9 94101. . ....Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116.C.0 131355.0 125160. 4500 31100 ..8 13021.....0 34677.4 11850..6 10306. 125000 34729 43.7 82... .7 105517.9 15..7 29392... .1 8.1 114022.3 3298. 8 . .5 30930....1 42229....0 Rüzgar 5. 110 110 . 2001... .4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır..7 103295. 223 ..2 353. ... 29 1086 ..8 63396...5 80.0 136271. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 .0 116439. Tablo:X.. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır.8 85.3 Hidrolik 9934..1 2492. ..4. Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri... 9129 380000 . İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir.1 3796..9 Hidrolik 40475.. .2 8. 4300 28850 ..9 101636.. 626 626 ..Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir. .5 Jeotermal 83.8 10102...9 21889. ...8 .1 11175.. Toplam 1126 3357 4718 8075** ..0 298.5 80.3.7 326....3 118484..7 128544.1 271.9 15.. 45 555 .1 8.4.8 15555.. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri..4 44. .5 20...T.. . ...5 İhracat 343. 82 1641 . ... 9129 380000 . . .2 39816.2 Toplam Tüketim GWh 94788..1 11771.5 412..4 Termik 54302..0 5300.0 15. .... 2001..8 111022. . Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir.... 125000 34729 43.0 15.2 16048...0 384...4.3 285.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.7 Jeotermal 15. Mümkün 245 .2 18. . .... 8. .4 23351.9 2330..8 26..0 İthalat 270. . Muhtemel 456 ..

ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. X.000 ton kül. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. yılda % 1. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı.1 düzeyinde kalmıştır. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. 300. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. Önlem alınmazsa. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. örneğin.5 milyon ton CO2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir.C. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1.4. Buna karşın. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. Diğer bir deyişle. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. kararlı bir biçimde. Diğer bir deyişle. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. konunun politik. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. 224 .T.3 oranında artmış.

Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. emfizema. Gerçekten de. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. normal işletim şartlarında. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. Akut dış radyasyon etkileri. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir.T. X. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır.C.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. kozmik radyasyondan.006 oranında olup. reaktör tipine. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. Radyasyon. 225 . Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir.4. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. Bu değerlendirmeler. atığın miktar ve zehirliliği. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur. Hava kirliliği bronşit. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. inşa şekli ve işletme usullerine.4.

1994.. Bozkurt. Ankara.. 2001. G. Kadiroğlu. Devlet Planlama Teşkilatı.O. 4. 5. 1999. İstanbul. Ankara. Bilim ve Teknoloji Dergisi. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 3. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. 2. Bugünü ve Yarını. Kasım. 2000. ve Sökmen. Enerji Raporu. TÜBİTAK. K. 1994. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. Sayı:26. 226 .T. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Sayı:319.N.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. 21 YY. TAEK.C. VIII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. Mayıs.

ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. Çünkü. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar.1.1.2. Düzenli. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. sanayi siteleri. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. XI. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri.C. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. SANAYİ VE ÇEVRE XI. Sanayi siteleri uygulaması ile. Küçük sanayi siteleri. Böylece plansız. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. çıkardıkları gürültü. temel politikalar sayılabilir. b.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. d.T. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. Bu amaçla. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. e. c. XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler.

57 19. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank.145 2.T.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84.569 7.610 17.198 % (X) 15.306 11.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13. XI. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada. Belirlenen hedefler doğrultusunda.381 13. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir. 2003 yılı sonu itibariyle. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır. Tablo:XI.005 1. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.698 1. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir.C. I. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.70 24.1). belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir. ekonomik dengenin kurulması.825 6. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır. 228 .313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.14 8. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş. Tablo: XI.351 11.137 hektar büyüklüğünde. Etibank. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.77 20.78 14.1.424 14. 18. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.40 7. (Ayrıca Bkz.92 16.720 2.38 9.97 13. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.805 % (X) 8.925 1. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına.51 14.2.61 16.79 8.

bir plan ve program bütünü içinde. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır.2. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. istihdam imkanlarının artırılması. f. ekonomik ve çevresel değerler açısından. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. c. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. kentleşmeyi yönlendirmek. b. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi.04. Bölgelerin devlet gözetiminde. 229 . hem girişim sayısı. Sağlıklı. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. XI.2. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. temel politikalar olarak sayılabilir. e.1. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. Sanayinin disipline edilmesi. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. 15. çevre sorunlarını önlemek. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri. coğrafi.T. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. ucuz. XI. ekonomik. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte.2. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. g. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla.C. d. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup.

Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. OSB'nin içinde bulunacağı İl. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. -1/100.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. OSB yer seçimi etütleri.04.01. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır.2. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. 2. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. Yapımı. İşletilmesi. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. -Alternatif Alanların İncelenmesi. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır. 3. İlçe veya Belde Belediyesinin.T. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları. Kuruluşu. -1/25. Ayrıca.C.2. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . Bu Yönetmelik.000 Eşik Analizi.1.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. çevrenin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01.000 Eşik Analizi. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır. İl Özel İdaresinin. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. doğal ve kültürel kaynakların korunması. XI.

İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8. 231 .348 1. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.248 2. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.012 2.32 8.96 19. Kamulaştırma 7. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.2.30 5.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır.932 3. Burada da görüleceği üzere. İzmir.703 700 823 10.57 25. Tablo : XI.878 2. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.137 % Hektar(*) 21. Kayseri.de verilmiştir. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. b. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir.28 26.018 1. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.88 11.C.050 510 1.027 2.70 100 % Adet(***) 19.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.26 12.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3. dokuma.28 6. Yatırım Programında Yer Alması 6.15 7. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.30 19.68 16. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.77 17.T.2.18 4.126 18.52 22. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde.1).61 13.77 8.691 % Hektar(*) 18.55 7. a.453 4.3).43 6.

).9 2.1. içki ve tütün sanayi Dokuma.4 8.2. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda. 232 .4 12. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i.1 7.0 30.4 100.T.0 Kaynak: DİE.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır.2 100.’de verilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.3 2.0 2.4 4.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.C.4 31.4 23.7 18. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.5 4.3. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.5 5.8 5.4. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27.8 6.1 14.

üretim ve istihdamı artırmak. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19.C.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu.07. yatırımları teşvik etmek. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.4. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01. 233 .T. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.2.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.01. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15.

EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. Böylece yabancı yatırımcılar.08.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. Endüstri bölgelerinde (EB). Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. Böylece. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır. XI. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır.T. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. Sanayi bir yandan. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Kanun uyarınca. Çünkü sanayi.5 ay. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. OSB’lerden farklı olarak. d. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. Ayrıca sanayi ürünleri. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır.3. e. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. b. c. f. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir.

235 . .Hava kirlenmesi. Ancak doğal kaynakların azaldığını. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. fazla gübre kullanımı.T. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. .Atık kontrolü ve . Hava kirlenmesi genel anlamda. Bu raporda ana tema olarak. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır.Su kirlenmesi. kükürt. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. Su kirlenmesi. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. arazinin yanlış kullanılması. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. çevrenin de bir kaynak olduğu. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. hem sanayileşmeyi sürdürmek.C. Toprak kirlenmesi. XI. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. bugün bu değer yargıları değişmiş. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. ulaşım araçları.1. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin.3. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. hava. . doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında.Toprak kirlenmesi. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi.

d. Yerleşim Alanları. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava.1. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur. f. XI.C. Bu sebeple.2. b. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI.T.3. Sanayi Sektörü. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. Tablo: XI.3. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş. e. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır.3. su. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a. g. tek etken değildir. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. XI. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. c. ve toprağa verdikleri katı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir.1. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. 236 .3. Madencilik Sektörü. Enerji Sektörü.’de verilmiştir. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). Tarım Sektörü.

3. 2000. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. 2004. TOBB. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. Bölüm XI. 1993. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Sanayi İstatistikleri Mayıs. 6. 4. 2001. 237 . artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. Çevre Kurulu Raporu. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.T.3. DİE.’de özetlenmiştir.C. Kaynaklar 1. 5. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. 7. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği.4’den itibaren XI. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. DİE.

T.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes.+Tar. s:46:48. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. Gaz ve Sıv. Kim. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.BOİ rür KOİ Florür Bileş.Kim. Ağır Met. SS Diğer Org. (Pet. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. Fenoller Askıda Katı Md. 1993.İl.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB.C. Çevre Kurulu Raporu. Rafineriler. V. 238 . Kim. Org. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo.

yağlama maddesi olarak kullanılan.1. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.4. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.4.C. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.1.0 olarak gerçekleşmiştir.0 67.6 milyon ton olup.4. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell. Tablo:XI.8 10.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.4. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar.9 Genel Toplam 32.0 11.4 milyon ton olup.4. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler. madeni yağlar da elde edilmektedir. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır. Kırıkkale. XI.4 77. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24.1 10.7 6.6 21.6 Tüpraş Toplamı 27.4 3. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir. BP.0 24.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.7 56.9 milyon tondur. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.5 106. Tablo.benzin çeşitleri.4.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1. 2000.5 5. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar. Faaliyet Raporu. İzmir. 2000 yılında 21.3 milyon tondur.0 75.XI.XI. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27. 2.0 67.4 Kapasite (%) 70. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).3 Ataş-Mersin 4. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında. 239 .4 2.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.T.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.2 ‘de verilmiştir.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H. distilasyon. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir.4.1.1. pompalama.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. Askıda mineral katılar. klorürler. yağ. fenolik bileşikler.T.4. sülfitler. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır. 240 . tuz giderme.C. mum.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H.P. (kum. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler.Ünitesi Reformer Vakum H. Faaliyet Raporu. merkaptanlar. 2000.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil.P. fraksiyonlama.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O. Tablo: XI.P. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des. Atıklar. petrol ve onun bileşenleridir.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).P.Ünitesi TCC. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler.

atık. karıştırma. Hidro (S-2). gelen kömür atıkları. Sülfür Yağ ve gres. pH. Tetra Metil.4. uygulanır.C. Tetra Etil. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. NOX . Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). Fenol (C6H5-OH).3. Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır.4. asitli gazlar. kulelerden vs. nutrient 241 . XI. hava flotasyonu ve a.T. Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. toplam siyanür (CN-). Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . katalizör. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir. XI. çökeltme şeklinde b. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma.1. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. havalandırma. Krom (Cr+6). Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. Etil Benzen. flotasyon. Amonyum azotu (NH4-N). Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. evaporasyon. Olifenler.4. Kurşun vb. tankta kalan pislikler. Toluen (C6H5CH3). XI. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. biyolojik oksidasyon. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. Suspanse katılar olarak sayılabilir. yumaklaştırma. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. Çökelebilir katı madde. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. alkali sular. gravite ayrımı. koagülasyon. damlatmalı filtreler.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama. BOİ5. sızmalar. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. Ksilen. Benzen (C6H6). tank tabanı çamurları. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir.1. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. c. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. yağ. Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. kirleticilerdir. Askıda katı madde.

4. kerosene. N. asfalt. Petrol. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. 2000. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması.Ş. d. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. S ‘dür. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir.C. e.T. çok farklı nitelikteki katı. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. XI. plumbite ve su ile yıkanırlar. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. Faaliyet Raporu. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. No:44. Faaliyet Raporu. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. Petrol rafinerileri. Geri kalan % 3’lük kısım O. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. asfalt üretimi için kullanılırlar. 2. kostik soda. Türkiye Petrol Rafinerileri A. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. gaz yağı. Kaynaklar 1.1. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. 3. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. 2000. fuel oil. 242 . kerosen. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. dökülen yağların geri kazanılması. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü.

Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler . nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen.Benzen . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı .Karbon Siyahı 3. Ham petrol.Saf Teretalik Asit . propilen.Alçak Yoğunluk Polietilen . C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür. Termosetting Reçineler ve Plastikler 5.Aromatikler . Bunlar.Akrilonitril Bütadien Stiren 4. PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta. gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk.Etilen-Propilen . 1.Stiren 2.Kaprolaktam .Ftalik Anhidrit 243 . Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır. ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.Akrilonitril .Sentetik Kauçuklar .Butadien . Plastik Yardımcı Maddeler XI.Polivinil Klorür .Dodesil Benzen .5. petrokimya sanayinde üretilen maddeler.Lineer Alkil Benzen . Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir.Vinil Klorür Monomer .Etilen Oksit .Etilen Glikol . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler .Toluen .5.Polistiren . Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz.1. petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır.C. Termoplastikler .T.Metanol .Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Yüksek Yoğunluk Polietilen . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden.

C4 Karışımı (Bütan.5..Gaz Yağı Isı .C4 Karışımı (Bütan. Isısal parçalanma yönteminin temel amacı. propilen. .....Nafta .LPG . metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir. Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir.LPG .Propan . Bütadien.Kızdırma benzini ..Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler . Bütilen ) .. Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir.. uzun vadede temin güvencesi.. Hidrokarbonlar...Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir. Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir. Hidrojen) .Etan .Yakıt Gazı (Metan.Propilen . Bütilen) .Nafta . fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir.T.1...Propilen .... doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen.Kızdırma Benzini ....Etan .... bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir.Fuel-oil 244 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Etilen ..1.Propan . Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.C. Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar . Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi.. Bütadien.

Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir.T. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir.C. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). etilen.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir.5. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır.’de verilmektedir. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı.1. 245 . tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar.

T.5. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .C.X1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.1.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil.

ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır. Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir.Asetilen (az miktarda) XI.1.C4 Karışımı (Bütan. Bütadien.T.C. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir. Bütilen) .1.3.1. Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren.2. Kolondan çıkan benzen.5.3. XI. XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kükürt . Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır. dip ürün olarak kızdırma benzini alınır.Bütilen .Bütan .TBC (% 85) .5. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir. Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir. 247 . Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır.3.Benzen .5. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler .Etilen .PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur. Bütadien. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir.

benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir. kullanılmaktadır. ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir.Ortoksilen .2.Trisodyum Fosfat . Aromatikler Aromatik ürünler benzen.1. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.Ağır Aromatik .4.Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler . Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır.5.1.3.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Etilen Diklorür . Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir. XI.Aromatik Nafta .’de verilmektedir. . Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR.Fuel Gaz . Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir.T. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir. 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir.Ağır Nafta .LPG . Nafta ve kızdırma benzini. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir).Ham Benzin . Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna.Toluen . Prosesin akım şeması Şekil:XI. Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır.Para Dietil Benzen . Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir.Atifoam .C. Etilbenzen Dehidrojenasyon .5.4.Hidrazin 248 .Paraksilen .

5.2. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.T.C.

C.3.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.T. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 .

..’de verilmektedir...→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2..5...→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI.. normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır.....Refrigerent oil ....Oksiklor .Sülfürik Asit (% 98) ..C..Metanol .........1.’de verilmektedir..... Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır... Prosesin akım şeması Şekil. C2H4+C12.3.5.Meho .4...........Katalist C=41 .. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para ..Asetik asit ..Antifoam . Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur.......Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün ....T..Harsow ... Prosesin akım şeması Şekil:XI.. XI.Etilen .....Propilen (% 100) ....Hidrokinon ....5....... Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir.XI..... Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir....1..6..Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması..Amonyak (% 100) . Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir.......ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir..5..Trisodyum Fosfat 251 .... Basınç altında sıvı olarak depolanır...Aktif Alümina .........Dioktiftalat . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ...Klor .... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ..5....Adoption oil . yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır..→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI.

4.5.T. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.C.

CO2. su.1. Hava.’da verilmektedir. CO.5.1. Burada akrilonitril. Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır. Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. Reaksiyon 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir.85-1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat . biraz HCN ve ağır organikler alınır. .Borik Asit . Kolonun altında ise akrilonitril. XI.1 basınç ve 385 . Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur.Potasyum Karbonat . Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.Mangan Asetat .’de verilmektedir.XI.Kükürt . PTA. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır.5.6. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar. P-ksilenin basınç. asetonitrilden tamamen alınır.T. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.Amonyak . Prosesin akım şeması Şekil.Sülfürik Asit (% 98 ) .CX Oksidasyon kat. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir.5.Asetilen Tetra Bromür .Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır. amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.496 0C sıcaklık aralıklarında olur.Benzen .5.5. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar. propan ve hafif hidrokarbonlardır. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot.Gliserin XI. 253 .7. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür.8.C.Nafta . Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA. Prosesin akım şeması Şekil:XI.Platin . Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur.

5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.C. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .5.T.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI.5.

CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir. Nafta önce kükürtten arıtılır.6 . Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi.T. c. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. d. b. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. H2/CO2 Ünitesi. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. a. Anon Ünitesi. CO. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . Şekil:XI.5.C. Laktam Ünitesi. e. CO2. Siklohekzan Ünitesi. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. f.

1. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder. e. c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir. M.Benzen . Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır.Hafif Polimer (C3-C9 ) .H2SO4 (% 98) . XI. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 . Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir.Kostik (% 100) .Hidrat . Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir. Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir.5.Propilen .T. d.C. reaktöre verilir. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır. bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler . SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir.9. f. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir. Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir.Mono Sodyum F. Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir.

9. XI. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır.Antifoam . DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır.5. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır. benzen.Sudkostik . İlki tetramer ünitesi. 257 .4. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır.) teknolojisi ile. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur. DBI ve PDB’den ayrılır. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O.Potasyum Karbonat .1.Etilen . Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir.U. Proseste etilen.5.C.5.10. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır. DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir.9.T. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur.1. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır.’de verilmektedir.Gaz Oksijen . Reaksiyon ürünü DDB. XI.P.5.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir. XI. DDB.7.1. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir.

C. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.Hidrazin XI.Trisodyum Fosfat .3. polyesterlerin.5.2. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir.11.5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.Ortoksilen .Kobalt Katalizör XI.% 24.Sudkostik (%100 ) .2.Benzen . .5.5 .3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI. CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.3 .2.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli.Extander oil 258 .5. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.Metanol .2. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.2.5.T. boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA).Büten 1 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.Bütadien 1. % 22.5. naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.Stabilizör . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.1.

T.C.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.5.

Silikon .3.3.Hekzan .1.5.Katalizler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5.5.Kalsiyum Stearat XI.Fuel-oil .2.SWN (AB ) .H2O2 .Saf Hidrojen .(NaPO3)6 .VCM .Sodyum Hidroksit .T.Melas XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç.C. 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Polimerizasyon Katalisti .UC Stabilizör .Etilen .Propilen . Kataliz Çözücüler XI.Çeşitli Kimyasallar .Miristik Asit .5.Setamin .AB Stabilizör .3.Kloroform .Polivinil Alkol .Propilen .Fuel Gaz .3. .1. sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .2.Etilen.AT Katalizör .P2 Katalizör .3. Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Ksilen .3.Potasyum Nitrat . Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında. Termoplastikler XI.Setarin .Metanol .Kostik .Yardımcı Madde .Balmumu . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.PVA .Köpük Giderici Loril Peroksit 260 .

5.Propilen .Aminoplastlar .TICI3 .Lesitin .3.4.Çinko Stearat .5.Benzoil Peroksit .Mineral Yağ XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Tuz .5.Kauçuk (CBR 1202) .Üre . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.1.4.Formaldehit (% 37) 261 .5.N-Bütanol .2.C.Kalsiyum Klorür .Formaldehit .Kalsiyum Hidroksit .Selüloz XI.Heptan . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Toz Sabun-Sıvı Sabun .Kataliz-C (TBP) .5. Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Termosetting Reçineler ve Plastikler XI. üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.DEAL XI.HCl .4.3.T. fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.5. termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.Yardımcı Maddeler .Üre . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Dikumil Peroksit . Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup. Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri. Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.Reçine .Metanol .NAOH (%20) .Stabilizör .4.Fenol .Trikalsiyum Fosfat .Stiren .Hidrojen .TDH . sun’i tahta vs.

Pentaeritritol .Toluen .Metilmet akrilik .Silikon . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Selüloz XI.Kalay Katalizör XI.5.4.5.Organik Katalizörler XI.4.Formaldehit (% 37) .Melamin .Bütanol .Su . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Ftalik Anhidrit 262 .Fenol . Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .İzobütanol .Etil Akrilik .Poliol .4.Yardımcı Maddeler XI. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.Amin Katalizör .Yüzey Aktif Maddeler .4. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4.Freon .4. çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.5.Üre .Formaldehit (% 100) . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.5.Su .5.6.7.Melamin .T.3.Yağ Asidi .C. Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar. Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Yardımcı Maddeler .

Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. b.Ş. konsantrasyonuna.V. Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T.4.4. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A. (Vinil Asetat Monomer) . Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . PVA Reçineler Boya. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . c.A.Anhidrit Maleik XI. İkinci Kademe Arıtma. oksidasyon.Asit .Glikoller .C.8.5. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır.M. Birinci Kademe Arıtma. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon.Polivinil Alkol . Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 . Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır. a.9. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir. mobilya. Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir.5.5. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI.1’de verilmektedir. Ön Arıtım. flotasyon. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. değişik uygulamalar mevcuttur. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır. akış hızına ve deşarj limitleri.

C4 Hidro karbonları. Çözünmemiş katılar Krom. Rejenerasyon. Formaldehit. Hidrojen Sülfit Amonyak. Polimerizasyon ürünleri. Adana. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. H2 SO4 Nitrik Asit. yağlar. Polimerize Alkoller. Pt. Kobalt. Beş Yıllık Kalkınma Planı. DPT. Metanol. C4 hidro karbonları Kostik Asit. Merkap Sülfirik Asit. Organik asitler. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Merkaptanlar. Proses Kondensatı fırın çık. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. Alkoller. Sülfirik Asit. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir.5. 2.1. Fenolik bileşikler. XI. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar.Aromatikler.1989. Alkoller Formik Asit. Olefin Karbondioksit. 264 . Petrokimya ÖİK Raporu.T. Aldehitler Aldehitler. kostik Soda. Asetaldehit.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. V. Ketonlar Asitler. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. VI.C. Sodyum Sülfat. Eter. Hidrojen Sülfit. Çevre 89. Polimerize Hidrokarbonlar. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar. Etilen Aseton. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1. Ni. 1992. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Harcanan Kostik Asitler. Kostik Soda Aseton.

2001. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır.İ.2. kusma. Sonuç olarak. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta. deride kızarıklık. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması.. VIII. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. Ankara. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. 1989. 3. VIII. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte.R. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır.C. göz bozuklukları. Kaynaklar 1. 5.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. DPT.İ. 2. bulantı. iştah azalması. Harita XI. BYKP Ö. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir.. BYKP Ö.R. 265 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. Adana. Petrol Ürünleri. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. 2001. DPT. Petrokimya Sanayi. Çevre 89. Ankara.T.

/İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş. 1.1. A.C. / İzmir Kroman Demir Çelik San. A.Ş.Ş.A. A.Ş. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. A.Ş. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A.Ş. ve Ticaret Ltd. A.Ş. 2000. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6.Ş. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi.Ş.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. Demir Çelik Üreticileri Derneği. ve Tic.Tuber Çelik Sanayi A.ve Tic.000 ton/yıl. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır.6.000 ton/ yıl’ dır. Tablo: XI. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A. A.Ş. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır.6. A. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A. A. ve Tic. 000 ton/yıl. Şirketi / Samsun.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic.T. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.300. / Kırıkkale 16.228.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan. Uzun Hadde Mamülleri. A./ İzmir Diler Demir Çelik End. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T. 2.Ş./ Bursa AypaşDemir-Çelik San. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San. / İstanbul İzmir Demir Çelik San. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle.3. A. Kaynak: DÇÜ. A.212. 2000 yılı üretim miktarı ise 5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Ş.Ş.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San.Ş. Kaliteli Çelik Mamülleri. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A. / Kocaeli Çukurova Çelik End.1’de verilmiştir. Harita XI. 266 . A. A.Ş / Sivas (*) 17. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için. Demir-çelik sanayi.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San. Demir-Çelik Sanayinin. 3. üretim çeşidi açısından. ve Tic.Ş. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI.6.

tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. Konverter prosesinde. Döküm Mamülleri. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. 267 . alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. ağır. konverter sonrası çeliğin. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. daha gelişmiş soğutma sistemleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4.T. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. 5. kalsiyum-silisyum tel besleme. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. Bu tatbikatın sonucunda. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. son zamanlarda yaygınlaşırken. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. Ham demirin konverter öncesi kükürt. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. alternatif prosesler geliştirilmektedir.6. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. sünger demir (DRI). Diğer taraftan konverterlerde. kütük demiryolu malzemesi. kaliteli refrakter kullanımı. argon azot karıştırma. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. alaşım enjekte. Dövme Mamülleri. orta ve hafif profil. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır. vakumlama. silis. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. fosfordan arındırılması işlemleri. Sıcak briketlenmiş demir (HBI).C. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. Borular. 7. hurda kullanım oranı yükselmektedir. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. daha düşük karbon. hammadde girdilerinde iyileştirme. 6. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. XI. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. Ayrıca.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. fosfor değerlerine inilebilmekte. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir.

Doğalgaz) .Yardımcı Hammadde. Refrakter. 1.Enerji (Fuel-oil. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. a. 1. Kütükler. a. Silika Mn.Refrakter. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. . Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. pota fırını. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. Hurda. .Taş Kömürü. Ferrosilis. Demiryolu Malzemeleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken. e. Hafif profiller. Elektrod 8. Kireç 7.T. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. .C. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. Ağır ve Orta Profiller. 268 .Hurda. d. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. Blumlar. b. Kalın Kesitli Çubuklar.Demir Cevheri. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken.Elektrik. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. . 4. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. tel besleme. 3. döküm tozu. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. . daha iyi soğutma. . yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. . Ark ocağı. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. 2.Ferroalaşım. sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Döküm Koku. 6. 5. c. Günlerce devam eden bindirme döküm. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül. Toz Grafit.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

C. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir. yakıt olarak kullanılabilir. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir.4. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. Arıtma ünitesi dip çamurları ise. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde.T. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. XI. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. yoğun şekilde partikül madde içerirler. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular. Bu partikül maddeler.5. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır.8. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör.6. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. atıksudan demirsülfat (FeSO4. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir.6. 278 .8. Dökümhaneler. XI.3. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi.6. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir.8.

Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır. filtre sisteminden geçirilebilir. Kok söndürme kulesinden. XI.9. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür.2. 3.3.9.9. 279 . baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur.9.6.4. 1.) XI. toz ayırıcı.1. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra. 2. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları.T.6. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. 4.9. 5. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip.6. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür.C.6. XI. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler.6.

6.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise.9. XI. ihmal edilemez boyutta olup. XI. Toz emisyonları için torbalı filtre. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır. XI. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı.6. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları.6. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır.5. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü.9.8.9. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise.6. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir.6.7.9.9. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları. gerekse değişik büyüklükte. ses 280 . bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır. Çelikhanelerde.6. Burada yanmanın kontrol altına alınması.C. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. XI. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. XI. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. yanma koşullarının iyileştirilmesi. sistem olarak aynıdır. Bina içinde kırma. ark ve kupol ocaklarıdır.T. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması.

Kaynaklar 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır.T. 1993.C. DPT. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. Aralık. 2000. 281 . 1987. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. Aralık. 2001. Demir Çelik Üreticileri Derneği. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. TOBB. 3. VIII.BYKP. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. Ankara. Çevre Kurulu Raporu. 4. Ankara. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir.

’de verilmiştir. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır.000 522.1’de gösterilmektedir.500 265. Toplam Kapasite 295.1.000 124.C. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B.Karadeniz 3 2 D.1.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1. kendir. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun. kenevir.000 1.9 4. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli. hemlok çamı. kamış. 1934 yılında 12.2. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.6 6. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur.7. titrek kavak.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir.7. Tablo: XI. 2001.066 Dağılım (%) 15. Atık Kağıt .7. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü. saman.T.200 82.4 27. atık kağıt. kenevir .907.7.500 356. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı.5. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde . ladin. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI. Tablo:XI.886 131. Saman. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır.0 XI. köknar.2.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI.4 18. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok. İzmit. şeker kamışı. Bugün. gürgen. Hazır Selüloz .kendir. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur.5 100. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır.4 6. paçavra.9 6. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .7. kayın. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19. 2001. jüt.000 130.9 13.907.

. b. c. TPO2. Yüzdürme. Şekil:XI.Klor.7. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler . İyon Değiştirme. Filtrasyon. d. kalsiyum karbonat.3. Çöktürme. XI.Hipokloritler.7. d. mukavemet. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen.C. XI. XI. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri.7.2. BaSO4.7.2.1. 283 . deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır.7.Klordioksit. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a. Ultra Filtrasyon .3. b.2.7.2.3. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır. . f. ZnO. nişasta. CaSO4. c.2. alum. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır.Peroksitler.T. talk ve reçine vs. XI. e. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır. gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık. Ters Ozmoz.. . mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir. çöktürme).1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir. Mikroelekler. . Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. CaCO3. XI. XI.7. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. Mekanik Arıtma Yöntemleri a.1. Izgara-Kum Tutucu. Aktif Karbon Absorbsiyonu.

T.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .7.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.

. Tablo: XI.4.ve Biy. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI. Ancak lignin.3.Kınacı C. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 .Ş.7. Mayıs-Haziran. Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. AKM.7. kum -Toz.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. 1984.’de verilmektedir. Dolayısıyla biyolojik arıtım.vs. Tablo: XI.Şeneş. Kaynak : Karpuzcu. İTÜ. kıymık.’de ve Tablo: XI.3. reçine vb. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. budak. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. taş. 7. çakıl. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır.7.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları.T.. çökeltme. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak ..M. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında.4. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır. rengi açmak için kimyasal çöktürme. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır. SEKA Dergisi.C. Sayı 30. KOİ. 1990. depolama.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Ankara. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.T.1 Türkiye’de Kamu.8. VIII. 2215543 Kaynak : DPT.C. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP. 2000. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top. 295 .

kuru maya. b. Ayrıca Harita:XI. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir.T. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur. XI. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. melaslı kuru küspe. Şeker sanayi kapsamına ise şeker. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken.9. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır. c. 296 . Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı.6.1.9. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. alkol. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Bulundukları Bölgeleri.1’de verilmiştir. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. şeker şerbeti. Pancardan şekerin alınması için. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. İspirto. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir.C. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet.9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. melas. gösterilmiştir. d.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise.

Karadeniz D.5 450 137.Anadolu İç Anadolu D.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.5 137.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C. 2001.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B.Karadeniz O.Karadeniz İç Anadolu D.Anadolu D.Anadolu B.T. 297 .Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.5 450 245 275 275 275 137. B.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.Anadolu Marmara O. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K. (ton/gün) 4380.C.O.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Ş.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.5 275 275 545 300 137.5 328 137.9.Anadolu Akdeniz D. Genel Müdürlüğü.Anadolu D.O.

9. h. j.2.1. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. Koyulaştırılan şerbet. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. f.5 misli koyulaştırmaktadır. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına.’de gösterilmiştir.T. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. i. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. k. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır. XI. l. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit. g. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. m. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. Lapadaki şeker kristallerinin. 298 . ı. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. melas. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. o.9. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. n. kuru küspe. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler.C.

Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI.3.T.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. Buharlaştırma b.9.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi.I. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi.9. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X.1.C. Vakum Aparatları c. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d. Kireçleme II. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.

Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. XI. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.4. toprak veya çim araziye 300 . işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları.T. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas. Her ikisi de balıkları zehirler. e.3. d. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler.. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. Kireç çamuru artıkları. Şlempe. XI. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları.9. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. c. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına.9. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar.1. Bu çözelti.7. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir.C. Pancar taşıma suyu.4. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları.

Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır.4. 1. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir.5mt) olmalıdır. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. Bunun için de. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. Humuslu kum. Bunlar. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir.C. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. Dolgu maddesi olarak kok. 2. kumca zengin ve humuslu toprak. b. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. 1. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır.2. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. cüruf. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur.9.T. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. a. XI. 3. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır.

XI. Organik maddeler. Sistemde. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir.9. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır.4. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Sistemin en büyük sakıncası. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır.1. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir. XI. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. 302 .5. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. suyun debisi ile ters orantılıdır. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur.5. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. XI. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır.5. Suyun litresinde 2.3.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır. Akarsudaki kirlilik. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir.9.9.C.

303 . 1997. DSİ.000300. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı.2. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. Genel Müdürlüğü. 1986. DSİ Genel Müdürlüğü.T.5.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir. 2.C. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı..9. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. G. Kaynaklar 1. ÜLKÜ. 3. Şeker Fabrikası Artıkları. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200.Ş. Ankara.Türkiye Şeker Fabrikaları A. 2001.

E. Jambon işletmeleri. Taze et ürünleri. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a. hem mezbaha hem de et. safra. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir. 304 . I. Birinci Temel Ürünler A. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği.1’de verilmiştir.10. G.2. Basit mezbahalar.1. Dondurulmuş et ürünleri. Küçük et işleme tesisleri. C. sakatat ayırma işlemlerini içerir. sadece kesme. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI. İşlenmiş et ürünleri. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. Et işleme tesisleri ise. kemik. Mezbahalar ise. B. sadece et işleme proseslerini içerir. C. Az işlemli et kombinaları. B. Kompleks mezbahalar. Kombinalar. F. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir. Rendering tesisleri. Et kombinaları. D. C. parçalandığı. a. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar. Et parçalayıcı işletmeler.10. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. H. b.1. C.C.10. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. deri yüzme.XI. c. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde. Mezbahalar. Et konserve işletmeleri.1. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A.T. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.10. XI.1.1’de.10. Çok işlemli et kombinaları. kan unu gibi hayvan beslenmesinde.XI. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte.

ayaklar.Sakatat .2. Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar.T. Salam XI.Et tütsüleme .2.Parça et . b. testisler. Kavurmalar c. koyun ve keçi düz barsak.pastırma .1. işkembe. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. beyin.Dilimlenmiş et ürünleri .Karkas .10.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır .Yan ürünler .Kesme (öldürme) .Diğer hazır etler -Sosis. dil.sucuk.Kan -Sakatat -Kıl -Deri . Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri. dilimleme vb.Tütsülü et .G.C.1. Köfte c. dalak. kurutma dondurma. İkinci Temel Ürünler a. Pastırma ve füme etler a. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .Haşlama.Konserve et . Tablo:XI.İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E.Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri. b.H.Et tuzlama-salamura . kalp.Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .Ham veya yarı mamul deri .Kavurma et . .1. Hamburger d.Donmuş et çözme .2. Baş etleri(kelle).Karkas . Yenebilen iç organlar. d.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Rendering 305 .Jambon .2. karaciğer.F.1.1. pişirme.Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Tuzlanmış-salamura et . Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri. c. salam. Sosis d.Yenilir yağ .Don yağ . Sucuk b. Konserve ürünler b.Hayvan barındırma . baş ve ayaklar (sakatat).Paketleme .Et işleme Tesisleri .Ecza hammaddeleri .Deri yüzme .1. böbrekler.10.2.Et konserveleme . tütsüleme.Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) .

Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 . Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.C.10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması .1.T.Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs.

deri yüzme. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır.3. . A.boynuz unu B. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.Atıksu akımlarının ayrılması. .Tesis içi kirlenme kontrolü.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması.T. . . Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. .Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. Kan.3.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. Kemik unu. karkas parçalama. . Barsak.Kesme.10.10. A. . deri yüzme.10. XI. .1.1.3. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için. sakatat ayırma. . 307 .Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. Et-kemik unu. A. İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir. Yan Ürünler A. C.4.Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi. XI.Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI.Kesme.2. . .2. .Sindirim organları temizleme. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.C. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi.10. Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır.1.3. Deri. . Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. A. Tırnak. . çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. D. Rendering yağları.Atıksu akımlarının ayrılması.3.

b. Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.3.10.2. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması.Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.3. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar.10.C.10.10. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.T. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.: . Bu maddeler evsel.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Şekil:XI. 308 . .olabilir..Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar. XI.10. . Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar.3 ve Şekil:XI.4’de gösterilmiştir. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. a. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma).

10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.sakatat ayırma.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI.T.deri yüzme. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .C.2.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.10.C. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 .3.4.T.sakatat ayırma. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.karkas parçalama.10.deri yüzme.

hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar.10. hatta tamamen engelleyebilir. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. 4.C. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder. 311 . Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur.5. Kanın. Yağ ve gresler de su yaşamına. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. et. XI. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır. BOI5 toplam askıda katı madde. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. ışık ve oksijen transferini engeller.9. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. yağ ve sakatat parçacıkları içerir.G. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır. Tablo XI. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli.10. yağ. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir.2. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur.10. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir.2’de verilmektedir. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Tablo XI. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. Bu sular genellikle yüksek KOI. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. gres ve yüzer maddeler içermektedir. ışık ve oksijen transferine etki eder. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R.T. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde.

2. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü.10. Elektrodializ. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır.6.1. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. Dengeleme. Kum filtreler. 3. 2. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir. 1.2. XI. Bunların arasındaki 3. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. XI.6.6. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. Bunlardan 1. 312 .C. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür.10. 4. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir.. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız).3.10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. İyon değişimi. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme).10. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). Düzey: Deşarjı tamamen kesme. XI. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI. Çözünmüş hava yüzdürmesi. ve 2. 2. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir.6.T. ve bazı durumlarda 3. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler.4. Mikrostrainer. 5.6.10.

313 .10. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. Yayın No: DPT:2251. Et Sanayi ÖİK Raporu. İTÜ.T. XI. Karbon absorbsiyonu. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. 1984. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur.3‘de. 1993. 3. APK Dairesi Başkanlığı. Kimyasal çökeltme. Kaynaklar 1.10. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. 4. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. VI. Ters ozmos olarak sıralanabilir.5. APK Dairesi Başkanlığı. Et ve Balık Kurumu.5. 2. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. ÖİK:374.10.6.1991. Bir diğer yöntem de.10. 2001.C. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun. DPT.’de verilmiştir. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI.4’de. Beş Yıllık Kalkınma Planı.

Tablo:XI.3. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .10.

Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT. Yayın No: DPT: 2251. VI. 1991.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu.3.10. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş. 315 . ÖİK :374.Tablo:XI.

Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. Doğu Anadolu G. Kaynak: Et ve Balık Kurumu.10. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. 316 .Urfa G.Tablo:XI. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. 2001.Antep G. Doğu Anadolu Ş. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur. APK Daire Başkanlığı. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap.4.

T. D. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 . Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San.Tablo:XI. ve Et Tes. Başak Et ve San. Tic. Ltd. Tic. Paz. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.San.Ş. A. İmal A.Şti.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. Oral Et Entegre Tesis A.10.Anadolu G. A. Yavuzlar Entegre A. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.Ş. Tic.Ş.Ş. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A.Ş. San. Şti. Ltd.Ş. Coşkun Et ve Et Mam. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G. Yem ve Yağ San. Mehmet Özdabak İmeks Hay.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm.Anadolu D.Ş. A.Ş. San.Anadolu D.Anadolu D. Ettas Et ve Et Mam.A. Gel.5. Harmancı Et Ent.Ş. Özser Et Kombinası A.A.Anadolu D. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D.

A.Ş. A.10. Rend.Ş. A.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. A. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. Et ve Mam. A. Seven Et Gıda San. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad.Ş. 1993. Sahranı Mam. Tic. San. İth.Ş. Tes. A. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. İhr. Şarket Van Et Entegre A. Tic.Ş. Özdanacı Et ve Et Mam. Sendana Et ve Et Ür. Tic. Kellecioğlu Et ev Et Mam. Maret Besicilik ve Et San.Ş: Maç Tarımsal San. Ş. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Koll.Tablo:XI. Tic.5. Tic.Ş.Ş.Ş. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. Etsan Gıda San. Et ve Yem San. İsmer İstanbul Mez. İth. A. Ender Ent. Pınar Ent. Tic. Boğaziçi Et ve Gıda San. Tic. A. 318 . San.Ş. Ltd. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.

Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. Beş Yıllık Kalkınma Planı.11. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. Tablo:XI. Bugün ham deri. Yayın No: DPT: 2519. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T.1’de verilmiştir.11. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır.1. keçi ve oğlak olmak üzere at. kuzu. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele.11. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI.C. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. VIII. Türkiye’de 1920. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. ÖİK: 537.11. 319 . et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. rekabet koşulları.1. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir.

Rugan. Islatma ve yıkama. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. XI. b.T. Ham deri teslim alma ve depolama.1’de verilmiştir. Kanatlara ayırma ve budama. Piklaj: Piklaj.C. c. Sepileme Kısmı a. XI. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala.2. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar.11. d. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. e.11. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir. Nubuk. Sepi: Sepileme maddeleri. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. Tartma ve ayıklama. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir. c. Muton-Dore. Kaveleta ve kıl sökme. e.2. Glase. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür.2. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. d. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir. f. b. Bu doğal katalizörler. Yarma.1.2. XI. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. c. Kireçlik Proses ve İşlemler a. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. 320 . Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.11.

C.T. YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .1.11. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA.

11. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir.11. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. Tavlama. b. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. Kurutma açık havada veya fırında yapılır. iskefe.3. budama.4. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır.11. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir.C. c. c. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir.3. XI. tavlama. XI. İkinci Sepi.T. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb.1. su kullanılır. gergef. 322 . a. Yağlama a. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. finisaj işlemlerine yer verilir.3.11.2’de verilmiştir. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır.2. b. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır.2. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak.11. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. XI. Boyama işlemi ise. Boyama. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI.

BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER. SU. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ.DIŞKI.PROTEİNLER. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ.TUZ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA .C.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. ÇÖZÜNMÜŞ KIL. SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER. YAĞLAR .T.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI.İDRAR.11.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL. KAVALETA ATIKLARI.2.KAN. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri . LİFSİZ PROTEİN. AĞARTICILAR.

Mamül deri kırpıntıları. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. krom tuzları gibi inorganik maddeler. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az.11. boyalar. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. kurşun. Ham deri kırpıntıları. KOI. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. XI. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. g. Amonyak. a. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. bakır ve süyanürdür. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. pigmentler. nikel. arıtılması. ekstraktlar. Zımpara tozu. e. Yağ ve Gres. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. 50-100 lt.T.3. kıl doku. sepileme maddeleri. BOI5. Kıl c. sülfür. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır.C. fikse olmamış kimyasal maddeler. f. tuz. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. Genel tesis atıkları. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. XI. kurşun ve çinkodur. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir.3. toprak. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. yağ. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. b. TAM.11. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. depolanması. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. d. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. h. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. Arıtma çamurları.3. Finisaj maddeleri kalıntıları. Kavaleta atıklar. pH. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. i. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler.2. 324 .

XI.4. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir.3. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar. Bu çerçevede. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. Deri işleme tesislerinde. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. Çevreye verilen gaz. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. su kalitesi kötüleşir. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur.11. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir.4. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Bu protokolle deri sanayicileri. Örneğin. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır.4. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir.1. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.11.C.T. atıklardaki toksik 325 .11. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar. XI.

3.1. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu.11. Atıksularda bulunan sülfür. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. akarsu.11. Hidrojen sülfür.Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi. XI.5. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: . dengeleme işlemi gereklidir.Atıksu akımlarının ayrılması.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.11. . dışarı atılabilir.11.1. Kromun Uzaklaştırılması XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar.5. .5.1. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir.11. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir.5. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp. XI.11. . Deri. BOI5.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. XI. debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI. 326 .1. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır.T.5. Atık sulardaki BOI5. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.C.1. Böylece 24 saat süresince. göl.5.1. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir. XI.1. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.1.2. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir. . .Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. et.1.1. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise.

5. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde. T. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. Şüphesiz bunların girdileri. DPT.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo. VIII.11. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay.11.C. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir. Çevre Bakanlığı.11. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır.T.1. prosesleri.ÖİK:537.6. 2. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır.4.XI. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa. Tablo: XI. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 . Yayın No: DPT:2519. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir. Buna göre. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 9.C. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig). Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir.2’de verilmiştir.1. 2001.

00 0.11.50 1.K.90 0.01 0. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.50 1. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A.20 10.00 0. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye. 328 .05 30. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.30 Niğde-Bor 0. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ÖİK: 537.03 Manisa 0.Ezine 3.01 Isparta-Yalvaç 0. VIII.00 1.70 1. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.10 1.11.20 15.00 Manisa-Kula 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı.50 Tekirdağ-Çorlu 1.10 0.02 3.00 2.Ş.00 Çanakkale. Tablo:XI.05 0. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.10 Gaziantep 0.00 Kaynak: DPT. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.30 Bursa.05 Münferit Fabrikalar 0.00 Kösele (E) 0.50 Bursa 0.00 20. VIII.01 3.T.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.20 5.3.50 1.20 Hatay-Antakya 0. Paşa 2. ÖİK:537.50 2.00 0.20 Uşak 15.90 İzmir-Torbalı 1.3’de verilmiştir.50 İzmir-Menemen 0. Yayın No: DPT: 2519. 0.C. Tablo XI.M.50 Bolu-Gerede 0.50 0.08 İstanbul-Tuzla 4.00 Denizli 0.00 0. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.40 1.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.Ş.00 0.00 1.00 0. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A.05 1.11.11. Yayın No: DPT: 2519.50 Isparta 0. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.4.00 3.30 Tablo XI.

329 .T. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Çevre Bakanlığı. ÖİK: 537. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu.Ş. VIII. 2. Yayın No:DPT. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. T. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. 2001. Kaynaklar 1. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. DPT.Ş ise.C. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. 2519. 2001.C.

Alçı 2. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20.Kil 4. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine.T.Alümina 5. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış.12. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır.1. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. Çimento. Çimento sanayi.Marn 3. XI. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur.12.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış. Tablo: XI. katkılı üretim için.Kalker(*) 2. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1. yüksek fırın curufu. 330 .Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1.1. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış.1. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır. uluslararası sanayi standartları tasnifinde.C.Bunlar 5 grupta toplanabilir. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. başlıca kalsiyum. termik santral uçucu külü vb. puzzolonik maddeler.12. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür. silisyum.

Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar.1. çok kademeli. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. kağıt. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur.1. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0. çözücü madde. XI. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. çimento döner fırınları. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır. arasında değişmekte) yakıt.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. 331 . gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. boyları (yaş sistemde 90-180 m. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır.1. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre.T.5-2 devir yaparlar.12. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker). Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. lastik. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak.5-6 m. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. Bu nedenle.4. atık yağ. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış.12. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler.C. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. tekstil. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür.12. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır.2. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. XI. ve arıtma çamuru vb. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. plastik. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir.3. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla.

2. farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. .C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3).2. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir.1. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise. Çünkü çimento üretiminde. NOx. . CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır. döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC. Şekil:XI.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 .5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları. 3. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar.1. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır. CFC. hem ara maddeler. kırılması. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin.12. Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2).12. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx. NOx. Yanma ürünlerinin içinde. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere. 1.12. 2.C.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir. 4. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. stoklanması. . klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3).3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. Klinkerleşme olayı.3. XI. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil. hem de son ürün olan çimento toz halindedir.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Endüstrileşmenin sonucu olarak. CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil.T. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması.1.C.12. 1990 ) 333 . Balıkesir. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI. (DUMAN Yusuf.

kömür tozu. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. multisiklon. XI. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde.C. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir.klinker soğutma. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. Bir örnek verilmesi gerekirse. tozların çevreye yayılmasını önlemek.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . Diğer toz emisyon kaynakları.karıştırma Döner fırın. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx.11.T. kurutma. toz kaçakları önlenerek.4. taşıyıcı konveyörler. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. hammadde tozu. XI. klinker ve katkı maddeleri tozları . Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. klinker tozu.3. Ünitenin. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir. NOx'dir. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. hammadde.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .12.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu.10.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri.9 no’lu ünitede. alçı. öğütülmüş toz kömür. klinker stok holü veya depoları. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. siklon. Par.12. SOx. NOx. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. farin tozu.1. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi.

C.XI. verimi (% 30-70) çok düşüktür. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi. karıştırma . Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık. kurutma.Hammadde kurutma . Ak Çimento Teknik Yayını. kömür öğütme . XI.5.2. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup.1. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.Emisyonun Kaynağının Adı . XI.Çimento öğütme (seperatörlü) . İstanbul. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır.12. verimi yüksek.12.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99. XI.Hammadde kırma (kırıcı) .12. toz tutma verimi (% 99. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin. Çeşitli Ünitelerin Adları.12. Gaz (SOx.3. Baha Basımevi.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir. Döner fırın baca gazı tozu. N0x) Hava-Gaz Mik.4.80) çok yüksektir.12. Bu değerlerin bilinmesi.5.T.Hammadde öğütme. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir.5.2. 1976.12.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül. klinker soğutma.12. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur.5. 335 .Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo.Döner fırın.5. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder. Siklonlar. XI. Tablo:XI.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir.12.75 sağlayan tesislerdir.

C.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. Çimento değirmenleri 14. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri.T.15 max. Valsli değirmenler 10. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. 336 . Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa. hem teknolojik. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Çimento üretim ünitelerinin. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. Üniteler ve Sistemlerin Adları. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. Açık stoklama sahası 6. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. üfleme tankları) 19. hem ekonomik. İstanbul.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Ancak. unutulmaması gereken gerçek şudur. işletme ve bakım masrafları ise. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max. 1976. 30 max. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. Bunker ve silolar 5. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1. farin siloları. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken.3. kirletilen çevrenin temizlenmesi.Havalı bant. Sarsak elekler 4.12. toz tutma sistemleriyle donatılması.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. Ak Çimento Teknik Yayını. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. Baha Basımevi. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11.

yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması.7. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.12. Yeni çimento fabrikaları ise. duman.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır. Madde 43.C. Bu Yönetmeliğin amacı.7. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6. 337 . işletme izin ruhsatları verilmelidir. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. b. XI. toz. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. . gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık.12.Çimento döner fırınları. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. a. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır. iyileştirilmesi. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı. . Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. gaz.T. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması.

-“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. Sayıları. mevcut sistemler ıslah edilmeli. 07. kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar. Kaynaklar 1. .4. Balıkesir.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete. . 1990. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. 3. 2001. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği.T. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. ayrı takılmalıdır. Duman Yusuf.Paketleme sistemlerinde ise. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun.C. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır.10. . gerek çimento stok siloları.11. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir.12. Harita.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. 338 .'de verilmiştir. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp. 4.7. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. . XI. 2. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı. çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir. tam yanma temin edilmelidir. 2. kömür değirmenleri.Çimento sanayi üretim ünitelerinde. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için. çalıştırılmadığı.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.

C.074 917 615 800 666 500 300 500 10.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1. D.702 65.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.740 610 2. D. D. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G.750 2.050 2.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.152 3.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.700 450 2.517 Ara Toplam 63 36.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1.2 1.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1. D. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.Yer.935 350 1.4.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.020 630 4.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.603 2. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .220 700 440 750 20.620 2.992 500 1.972 750 900 400 220 2.700 1.017 640 1. 2001. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.l2.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.465 2.194 2. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.610 1.250 100 7.000 180 11.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1.700 250 210 150 258 449 7.270 900 682 670 800 1.800 500 900 450 1.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1. D.794 3. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.155 339 .000 2.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.T.643 3. D.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.200 1.

Geleneksel Seramikler: Kil.500 2.000 Yüksel Aydın 1. b. tuğla. püroksitler ve nükleer materyaller.600 Söğüt Bilecik 5.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6.000 -26.000 Seramiksan Manisa 5. çömlek.800 3.500 -1. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır. Tablo:XI. metal manyatikler.000 5. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır. sermetler.13.000 9.000 Çanakkale Çanakkale -22.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31. cam.000 -4.000 -3.800 -4. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi. ferroelektrikler.000 4. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir.000 3. Ankara. Yeni Seramikler: Tek kristaller. sentetik kristaller.300 Uşak Uşak 1. cam gibi silikat sanayi.500 Anatolia Bilecik 2.300 Termal Bilecik 3.200 1.500 4.500 Pera Çanakkale -1.300 -3.700 83.500 2.500 1.700 11. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü.000 11. Özel İhtisas Komisyon Raporu. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir. Bugün seramik denilince. zımpara taşları.000 -6. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim.000 -22. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir. Fabrika Adı 340 .000 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.200 Toplam 105.500 Bozüyük Bilecik 1. ferroelektrikler.500 1.600 1.200 --1.500 Granist Eskişehir --1.13.600 Kaynak: DPT.400 Yurtbay Eskişehir 3. fayans.500 -1.000 Seranit Bilecik --1.13.000 -9.000 Efes Eskişehir 2. Seramik kapsamı içine porselen.000 Hitit Uşak 4.000 35.000 4.000 Tamsa İzmir 4.800 199.400 -8.100 10. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI.1’de verilmektedir.500 -7. kiremit.000 1. drenaj boruları. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI.600 Altın Çini Kütahya -1. çimento.600 -11.1.000 2.500 Ercan Bilecik 2.500 -5.000 Toprak Bilecik 15.T. VIII. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a. çimento.500 -9.000 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle. 2000.500 -3.000 22.13.C.000 Ege İzmir 11.500 --5.700 Kütahya Kütahya 6.

.Bisküvi Pişirme.Vakum Pres. .Taşlama. XI. . . tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler. . .13. . .Preslerde şekillendirme.Glazür pişirimi (tünel fırın). . . . 341 . .2. .Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması.Masse depolama ve pres silolarına nakil.1.Masse kurutma fırını.Hammadde.Kollergang ve konkasörlerle öğütme.Dekorlama. Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.Sneke preslerde su gramının azaltılması. . Üretim Akım Şeması . .Kalite. . . Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması .1. .1. Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI.Sırlama.Glazürleme.Değirmenler.Bisküvi pişirimi (tünel fırın).Hammadde nakil ve depolanması.Silolar. .Şekillendirme. . .Paketleme.Filter Pres. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1. 11.1.Kurutma. .Elektromanyetik filtre ve elekler.Değirmenlerde homojen bir karıştırma.Ambarlama.1. .Masse öğütme.1. .Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma. .Rötüş.Öğütme. . .C.Kalite Kontrol. Sofra ve Süs Eşyaları Seramik. .Kalite Kontrol. .T. . taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır.Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme.13.Mikserler. . .

Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması. . . .Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Şekillendirme preslerinde şekillendirme. .Reçete tartımı. Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil.1.1.1. .Değirmenlerde homojen karıştırma.Çamur dinlendirme. .Çamur havuzlarında toplama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Karoseramik Üretim Akım Şeması .Hammaddenin ocaklardan çıkarılması. . sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir.Hammadde.1.Hammadde kuru öğütme. kaolen. . .Kalite ayırımı. .Dekorlama. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte. XI. XI.Sevkiyat.Hammaddenin nakil ve depolanması. . .Sneke presten geçirme. .Silolar. .Depolama.Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması. 342 .Dekor pişirme.Filter presleme.Kollergang ve konkasörle öğütme.Ambalajlama.T.Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması. . .Elektromanyetik filtre ve elekler.Püskürterek kurutma.Kalite ayırma.Depolama ve sevkiyat. . .13. .13. .Kalite ayırma. Elektroporselen Üretim Akım Şeması . .Şekillendirilen yer karolarının kurutulması.Çamur havuzları. .Hammadde silolama. . .3. . .C. . .Ambalajlama. .4.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme. .

7.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir. plastik kaolen. plastikkiller. Hammadde Kil. . b. . kuartz Kil.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler.Son şekillendirme (rötüş). a. talk. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler.Dinlendirme.Kaba şekillendirme. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. Bunlar. Burada üç tür madde üretilmektedir. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. cam suyu. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. Soda. inhisar gri kili. esiri kili. .13.1. simav feldspat. Silisyum karbür. XI.1. mermer. Bakteriler için zehirlidir. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir. bağlama kili. Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler. manyezit vb. kaolen. sağlık Plastik.1. firet. devasakari.Şamot esaslı maddeler.T. XI. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir.01-0.5. kaolen. kuartz Kil. 343 . sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası.Kurutma.1. kaolen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . çine aplit. kaolen. kuartz Kil. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise .6.Vakum presten geçirme. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. kuartz manyezit. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi.1. .C. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir.Kordierit esaslı mamul maddeler. c.1.Glazürleme. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar.13. şamot. .13.

3. Bunlar solungaç nekrozu. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur.13. kırma öğütme. kurutma.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil.13. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. şekil verme. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. karaciğer.13.2.2. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması. XI. eleme. pişirme (fırınlama).2. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. 344 . Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.C.2. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. çok miktarda çözünmüş .2’de verilmiştir.13. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular. Tuğla üretimi.T. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI.1. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. XI.13. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI. XI. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur.

SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir. genellikle asidik karakterli olup. Edirne’nin Meriç Ovası’nda. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda.000 Ege Bölgesi 129 2. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. XI. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. (toz odaları.2.836.Beş Yıllık Kalkınma Planı. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda. Çorum’da. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir.000.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır.000.500. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir.C. AfyonAkarçayı. Baca gazlarındaki SO2 .3. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır.427. VIII. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde.000 9.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de.000 5.000. Söke Ovası’nda. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında.000 Akdeniz Bölgesi 31 440. Buna mukabil. Milas’ta. siklon ve multisiklonlar. Tablo:XI. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde.000 451. soda. 75 546.13. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar. Küçük Menderes Ovası’nda. Tekirdağ’da.000 644 500 000 Kaynak: DPT.100.000 Toplam 414 6. Gediz Ovası’nda.030.000 Doğu ve G..000 12.13. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır. torbalı filtreler vb). Baca gazlarında uçucu küller ve is. Konya Ovası’nda.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1.000.000.600.Doğu Anadolu Böl. İstanbul-Silivri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar. Ankara.500. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1.T. 2000. halde Harmandan (kum. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır.000. Avrupa Birliği 345 .000 Karadeniz Bölgesi 60 825.000. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları.000 167.000.568.

Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.Ş Trakya Cam San.Ltd.000 ton/yıl 64. cam ev eşyası ise 3.000 m2/yıl 285.A.Ş Koncam Kristal Cam San .000 m2/yıl 2. sırada.Ş Çayırova Cam San.Ş Topkapı Şişe San. A.000 ton/yıl 1.A. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI.A.A.13.080 ton/yıl 14.Ş İzo Toprak İzocam Tic. Cam Yünü.470 1.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf.A.400.4.209 872 -4.’dir. A.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1.000 ton /yıl 35.A. A.Ve Tic.000 ton/yıl 4.000 ton/yıl 4. Ankara.400 ton/yıl 1. Tablo: XI.Tic.A.A.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.000 ton/yıl -4.Ş Marmara Cam San.C. Beş Yıllık Kalkınma Planı.A.13.A. XI.000 ton/yıl 310.Şti* Paşabahçe Cam.A.T.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 346 .Ş Çayırova Cam San. sıradadır.2.Ş Trakya Cam San.Ve.000 ton/yıl 215.089 1.000 ton/yıl 15.Ş Denizli Cam San. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.San.13.000. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI. VIII. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.Ş Anadolu Cam San.Ve.Tic. 2000. San. Ankara. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Tablo:XI. cam kaplar 2.4’de verilmiştir.Ş Trakya Cam San. A. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.398 Kaynak: DPT. cam sanayi üreticileri.800.000 m2/yıl 1.000 ton /yıl 10. VIII.000 m2/yıl 6.Tic.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.Ş Diğer Isıcam Ür. sırada.514 1.(64 Firma) Trakya Cam San.3.13.A.Ş Koncam Kristal Cam San .000.A.3. 2000.334 1.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.3’ de.000 m2/yıl 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.080 ton/yıl 30.Ş (OTO) Çayırova Cam San.13.000 ton/yıl 210.000 m2 /yıl 200.

3. Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim. Şekillendirme.Meme Çekme Prosesi. Vello Prosesi (dikey aşağı çekme).3.İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. . 347 . . Float Prosesi.4. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.C.13. Yardımcı İlkel Maddeler. . Eritme (Fırın). Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. .Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi.T. Harman Hazırlama.3. 2.Tel Prosesi.Grosler Prosesi. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir. Finisaj İşlemleri.13.Hoger Prosesi. Danner Prosesi. XI. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim. . Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler.Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. Ana İlkel Maddeler. Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. b. .OCF Prosesi. XI. . a.HERM Prosesi.

. İstanbul. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c..Sodyum Klorür (NaCl). Türkiye Çevre Vakfı.Renk Verici Maddeler.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği.. Ana İlkel Maddeler: . 348 . B..Enst.Mağnezyum Karbonat (MgCO3)... . 5.Kalker CaCO3.5.. TÜBİTAK Mar. 2. Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. Türkiye’nin Çevre Sorunları. .. XI.Alüminyum hidrat.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4.CaO verir. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl. Bölümü Çevre Grubu....ve End.vb olarak girer. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler.3. kil. 1995. İstanbul. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi.. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler... ... Ankara.Kuartz kumu.Bunlar Na2O verir... Arşt. .. pegmatit.Alüminyum (alüminyum oksit). b.13. T.MgO verir. Ankara. Ayrıca nikel.C Çevre Bakanlığı. . feldspat. DPT.Sodyum Sülfat (Na2SO4). ÇEKÖK Genel Müdürlüğü. Arşt. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4). 2000. 3. kaolin.1987. Ankara. Aralık-1982. 4. 1984. gümüş. 6.. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1981. 7. T. Diğerleri NH4NO3. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir.Kimya Müh.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü.Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl).. c. 1. VIII. Cam Sanayi Sektör Araştırması. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı. 2. 2000.. Yardımcı İlkel Maddeler: a. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler.T. Teknolojik Esasların Saptanması. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir.C.. .. .SİO2 verir..Bil.

T. 349 . gaz. a. tiyatro perdeleri ve boya yapımında. Ateşe dayanıklılık. Buhar. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . Bu durum aşağıdaki üç a. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Bunlar.C. XI.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. silikat bileşiminde. b. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. c. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak.14. a. d. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Ateşe dayanıklı elbiseler. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. c. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. Tremolit Tipi. önemli bir mineraldir. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür.14. Amozit Tipi. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında.2. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b.14. Krikodalit Tipi. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. Anthofilit Tipi. Asbestler.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. Elektrik ve ısıyı yalıtması. b. Serpentine Grubu. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir.

Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. kullanma suyu.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi . şarap. kanalizasyon. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira.3. Asbest yünü. tavan duvar kaplama düz levhası vb. Sonuç olarak. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. muhafazalarda. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. o. i. 350 . asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. Bunlar. . Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. Fren balatalarının üretiminde. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. m. drenaj boruları. filtre bezleri vb. j.). Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. İSGÜM.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. tavan. XI. . önlük.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . Manisa.T. valf ve contalarda. Adana. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. duvar kaplamaları ve panellerdir. Mardin. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. g. toprak ıslahında. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. İzmir. ambalaj kağıdı vb. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. n. h. Erzincan. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. macun ve yapıştırıcılarda.14. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. ı. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra.) k. asbestli çimento. conta packings keçe. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. basınçlı boru ve aksesuarları.C. elbise.). asit pompalarında. f. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. l. Bolu. Birleştirici olarak asfalt yollarda.

Şekil:XI. Bağımsız Devletler Topluluğu. muskovit. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır.Tatarcık yöresinde. Sivas. doğal bir mineraldir.C. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır.4. Asbest. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. maske kullanımını sağlamak. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. XI. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. biyotit. grafit.14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir.5. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada. paligrosgit serpantin. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. 351 .6.14. XI. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır.T.14. dayanıklı ve ipekimsidir. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. Bursa. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . atapulgit. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI.000 ton civarındadır. talk. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup. solunum.2’ de verilmiştir. demir cevheri vb. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır. Asbest Üretimi Akım Şeması. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50.1’ de verilmektedir. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır.14. havalandırma.lerdir. lifleri esnek. vb.14.

14.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.T.C.

C.14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.2 Asit Testi Akım Şeması 353 .T.

İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. Bu nedenle. b.T. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. b. Yapılan tıbbi araştırmalarda. . Bunlar. aşınma problemi. d. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Asbestoz. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. Akciğer kanseri. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir.Kişinin duyarlılık derecesi. . a. c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. a. 354 . İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. Mezotelyoma.C. Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. Sigara dumanı. .

2’ de verilmiştir.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri.14. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının. d.1. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49.5 krokidolit için 0.14. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. 2001.7.T. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 .’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI. Haberleşme.554 Asbestli Balata İmalatı 7.8.eğitim XI.2 lif/cc değerleri getirilmiştir. Tablo XI.C. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e.14. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri. amozit için 0.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Tablo:XI. XI. Sağlık kontrolü g. İşyeri ölçüm ve takibi f. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar . kapasiteleri ve toplam işçi sayıları. kum vs.14. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak.033 Asbestli Levha İmalatı 55.14. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc.

ve Tic. 2000.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. ve Tic. 2001. Asbest ve Sağlık. A.Ş Kocaeli Mardin Boru San.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San.San. 4. A..T. A.ve Tic. ve Tic.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. DPT. ve Tic.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. A. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi). İzmir Frentek Balatacılık Oto San. ve Tic. Ankara. 2. 2001.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San. A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 5. 356 . Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. ve Tic.Şti İstanbul Özgür Atermit San.Ş Mardin Miner Otomotiv San. Sabır. 1989. ve Tic. ve Tic. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri. İSGÜM. ve Tic.H. ve Tic. ve Tic. ve Tic. ve Tic. A. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı.2. 3.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. Toplum..Ş İzmir Kale Balata Oto San. A. A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.Ş Manisa Özemel San ve Tic. A. A.Ltd. Asbest Projesi Çalışmaları.Ş İzmir Beşer Balatacılık San. A. A. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Ş Bolu Tamer Amyant San.14. ve Tic.Ş İzmir Özgür Atermit San. 7. A.A.1989.U. A.Ş İstanbul Atermit End. ve Tic.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A. 1990. A. Şti. VIII. Can. E. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1990.Ş Erzincan Eren Blata San. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1. ve Tic.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. Ltd . 6.ve Tic.Ş İzmir Temel Conta San. 1989.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San.C. A.

Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği.15. sırada.1’de verilmiştir. halı.000 2. elyaf.000 357 .000 704. dokuma. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar.412. boya.000 3. öncelikle aklımıza iplik.000 2.000 2000 (ton/yıl) 3. elyaftan iplik eldesi. Özet olarak tekstili. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. tarımdan baraj ve tünel yapımına. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.000 1. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır.15.000 3.000 18.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır.000 792. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine. hazır giyim.1. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI. tedarikçi durumundadır.000 623.000 861. kumaş. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi.T. Ülkemizde tekstil. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini. iplikten kumaş yapılması. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. iplik. örme.000 1.C. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI.700.635. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili.706.000 726. 1999 (ton/yıl) 3. Tekstil ürünleri denilince. boya.000 712. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak.000 755. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar.694. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır.700. Hazır giyim sektörü 2. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında.000 900. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.788. 2000. Tablo:XI.000 18.830.128.000 739. baskı.1.000 1. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir. büyük tedarikçisi konumundadır. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür. apre (terbiye). otomobil sanayinden uçak sanayine.550.000 420. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır.15.000 400.15. hazır giyim sektörü ise 6.657. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir.

boya. d. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. apre vb. 2. İplik Üretimi. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir. XI. Elyaf Üretimi. Elyaf Üretimi Elyaf.3’ de verilmiştir. Doğal. konfeksiyon vb.2. Bitkisel Elyaflar (pamuk. kısımları bulunmaktadır. ipek) 358 . Hayvansal Elyaflar (yün. terbiye. Kumaş Üretimi. e. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. kendir. tam sentetik. yün iplikçiği. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. boya. iplik. 4. b. giyim. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. sentetik iplikçilik. konfeksiyon. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. c. Kasar. halı.15.2. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. XI. firmaların adı. Dokuma. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. baskı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. yarı sentetik. hazır giyim. mukavemeti. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir.15. jüt. inceliği. jüt) b. Doğal Elyaflar: a. a.15.2 ‘de. keten. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. Bunlara örnek olarak. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar.15. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. belli bir uzunluğu.C. dokuma. keten. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. baskı. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI.T. Elyaflar. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. 3. Pamuk iplikçiği. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar.1. Polisler. örme.

19.15. Rejenere Elyaflar (viskoz.835 kg 45. ---37.037 kg.674 adet 1.800.iplik ve kumaşların kasarlama.210 ton 79.965.914 kg.920 m2 6.çile.513.boyama.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.312 m2 14.117 kg.794 m2 68. 926.508.128 m 11.600 m 355.815.017.251 kg. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic. gupür Ayakkabı bağı.723.222.187.433. 113.916 adet 96.375.585 kg.374 adet 5.200 kg 102. 359 .835 kg.184 kg.339.627 adet 69.755. Asetat) b.533.473.434 m 35.586 kg. 994.135 adet 15.231.473.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.çadır kasarlama) Şerit .691.560. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.947.790.600 m.222.920 m2 51. Üretim Çeşitleri.hasse.200 m 21. Tablo:XI. 2.910.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.563 kg 1. 2001.637.574 ton 1.yorgan çarşafı.304.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.boyama.670 m 13.632 kg.805.yünlü kumaş.504 kg.498. 6.376. 1.593. 263.710.T.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.C.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.apreleme.bant Fisto ve tanteller.569.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.016.131adet 251.elyaf.654.300 çift 7. 45.fermuar şeridi.608.590 kg.777 kg.nevresim.102 ton 10.iplik ve kumaşların kasarlama.807 kg.606 m 6.102. Sentetik Elyaflar (poliester. 127.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.291 m 432.049.748 ton 954.246.15.760 m2 2.809 kg.lif. 349.874.481.968 adet 22. poliamid.516.478. 10.boyama.çarşaflık dokuma.1’de verilmiştir. 515.etiket.174 m 34.apreleme Sentetik elyaf. 17.ekstrafor. 6. akrilik.707 m2 24.117 m2 4.201. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.827.597 kg.

A. Akbaşlar Tekstil San.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab.ve Tic.226 1. 360 .482 1.Ş Bakırköy Konf.T. A. İşl. A.T. A.619 1. ve Tic.Ş Orta Anadolu Tic. Tic. Ve San.İşl.3. ve Tic. A.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San. 2001. İmalat.İşl.ve San A. İplik Fab.Ş Aydın Örme San ve Tic.İplik Fab.A.387 1.Ş.ve Tic. San.C. A. San. ve Tic. A.T.Ş Dünya Halı A. A.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır.Empirme Konf.ş Atlas Halıcılık İşl. Kaynak: TOBB.Ş Berdan Tekstil San. A. A.ve Tic.Koop.A.Değ.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic. ve Tic. San .San.198 1. A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.Ş Mensa Mensucat San.ve Tic.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. T. Ve Konf.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A.000 2.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San.A. Fab.Ş Sümer Holding A.Bir.Şti Kom Tekstil ve Konf. San Tic. Ve San. ve Tic. Yeşim Tekstil San. ve Tic.Ş Sanko Tekstil San.Ş Tariş Pamuk Sat.T. A.Ş Sümer Holding A.İşl.589 1.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. A.510 1. ve Tic. Birlik Mensucat Tic. A.Ş Sifaş Sent.623 4.Ş Bossa Tic. A.100 1. A.Ş Akteks Akrilik İplik San.Ş Modavizyon Tekstil San.San. A.Ş Çukurova San.Bir.ve Tic. A. A. Isparta Mensucat San. ve Tic.Ş Karsu Tekstil San. ve Tic.Ş Bahariye Mensucat San.İhr.Ş Bursa Merinos Yün.Bir. A. Küçüker Tekstil San.361 1.Ş Çetinkaya Mensucat San. Tic. A.Ş Gökhan Tekstil San.Fab.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San.15. İşl. Trakya İplik San. ve Tic.058 1. ve Tic. May Tekstil San. Küçük Çalık Dokuma Teks.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat. Koop.105 1. ve Tic. A.187 1.Ş Erenko Tekstil İhr. A.Ş Sarar Giyim Tekstil San. ve Tic.İşl. A.Ş Kordsa Sabancı Dupont End. A. A. A. A.Ş Dörtel Tekstil Örme San. ve Tic.132 1.Ş İsko Dokuma İşl.465 1. A.Ş Sönmez Pamuklu San.Tic. A.Ş Merinos Halı San.İplik. A. A.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf. A. San. A. A.A.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5.454 1. A.390 1. Tic.967 2.İplik Fab. A. San.A. Ltd. Tic.Ş Akın Tekstil A. A.Ş Saray Halı A.İzmir Basma San İşl.Ş Denizli Basma ve Boya San.Ş Özcanlar Tekstil San. San Tic.121 3. İşlt.Ş.Tic. Koop.Ş KorteksMen. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Sanko Teks.İşl.Ş Zorlu Linen Dok.300 1.320 3. A.San. ve Tic.Ş Güneş Tekstil Paz. İşl.179 1.267 1.192 1. ve Tic.036 1.507 1.Tic.Kord Bezi A. A.ve San.Ş Polylen Sentetik İplik San.348 1.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.A.Ş Sümer Holding A.Ş Şahinler Mensucat San.Ş Beyteks Konf. Ltd Şti. Entegre Tekstil Firmaları Adı.462 1.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San.A.Ş Aydın Tekstil İplik Dok. A.Ş Güney San.196 1.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap.Tic.Ş Erak Giyim San. A. San ve Tic.ve Tic.

C. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .15.T.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.

T. ağartma. d. a. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. kord. Pamuk. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. jakar. strayhgarn vb. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir.Dokuma Yüzeyler: Denim.Fantezi. c. karışım iplikler. bazik işlem. kadife.2. süprem. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. 362 . örme kadife. özel yapılı iplikler. empirme. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir. floş.15. c. a. sentetik filament. pürtüklü. XI. katlı. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. Genel olarak terbiye işlemleri. balıksırtı. gerekli temizliğe.C. pazen. ribs. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. üç iplik. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar. etamin.3. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. wafel pike. poplin. olarak ayrılır.Örme Yüzeyler: İnterlok. karbonize. krablama. rayon. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. düz. Kumaşlar esas olarak. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. pike. a. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek. kaşkorse. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. hidrofilleştirme. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. saten. şambri. penye ribana. b. filament b. alpaka. Ancak şardonlama. karışık makarna. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel.2. merserize. yün. ipek. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. viskon. Dokuma. panama. kanvas. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. simli örümcek. sentetik kesikli.2. İplik Çeşitleri.Non-woven Yüzeyler: Keçe.15. tafting. dikiş.4. satin.2. krep.15. kalandırlama gibi. bürümcek. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin. lakost.Kesikli. XI. viskon. flanel. dobule-blıster vb. İplik eğirme. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. dantel iplikleri vb. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. örme. haşıl sökme. gabardin. divitin. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. jakar frotte. keten. jakarlı ribana.

Uşak 59 15.2 56.4’de verilmiştir. elyaf halinde boyama.5 62.Çerkezköy 107 28.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir.15. iç giysi.6 61.3 59. Ankara. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır.15. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.2 Kaynak: DPT.2’ de detaylı olarak.3 Türkiye Ortalama 81.VIII. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu. rezerve baskı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.7 Marmara İstanbul.1 72.Maraş 53 14. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul.5 64. tops boyama. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir. Tablo:XI. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi.G.Malatya. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için.Çorlu.2 Kaynak:DPT. işgücünün niteliği. Yün sektöründe ise. kumaş boyama. 363 .Bursa 51 13. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI. XI. Şekil:XI.5.Antep. Baskı: Direkt baskı.İzmir. hammadde kaynakları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir. c.9 Fason İşletmeler 82.4 51. BYKP.3’de kısaca gösterilmiştir.3 73. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Örme giysi.5 ‘de verilmiştir. Bunların % 47’si entegre işletmelerden.7 Ege Denizli.C. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır.3.K. Konfeksiyonda üretim yapısını.Kayseri. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir.15. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir. iplik halinde boyama. özel baskı. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir. d.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81.8 Diğer Bölgeler Adana.15.15.T.4 56. en çok yün. ronjan baskı.7 67. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI.15. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya. 2001. VIII. hazır giysi boyama.15. Ankara.4.İçel. apre. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. Tablo:XI. 2001.8 70.5 Baskı İşletmeleri -62.

) 3. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir. koltuk kılıfı vb.3. iç giyim vb. XI. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . sentetik ve bunların karışımıdır.1. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri. üretim gruplarına ayrılırlar. XI.). Dokuma Giyim Üretimi. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde. giysilerde üretilmektedir. döşeme. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir. 364 . Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. XI.) 7. kemer.C. mont vb.) olarak sınıflandırılır. pardösü vb. hazır giyim sanayi ürünleri. pamuk. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. Ev tekstil ürünleri (perde.) 4. uzay giysileri vb. çocuk giyimi. manto. Örneğin. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto.15. cüzdan.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler. 2. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir.1. Örme Giyim Üretimi. 2. bavul vb.1.3.) 2. bayan üst giyimi. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri. yelken ve paraşütler 5.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler.Klasik makine parkına sahip. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri.1. Çadır.2.3. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. 1.15. 3. emniyet kemeri. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. çarşaf. yün. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı.Ultra modern makine parkı olan işletmeler. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir.15.) 6. (erkek üst giyimi. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. kaban. ucuz işgücü olan işletmeler. 1. ağız maskesi vb. koltuk kılıfı vb.

2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .15.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.C.

15.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.

bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 .4. Halı Üretimi Pamuk.15. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. VIII. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. Nakışlar. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi. beşik. delik işi nakış. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp.3. dekorasyon malzemesi. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır. çadır. ürüne farklı. XI.15.C. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. heybe. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. kıl. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır.15. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. dolgu nakış. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. pul. Halıcılık.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI.2. yaygı. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir.T. yün. ajurlu nakış. Bu tarihlerde Fransa. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. zincir nakış. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. havlı yüzü olan dokumalara halı denir. sarma nakış. Yer döşemesi. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir.

310 g/m2 civarıdır. 100. yün halıların ise.000 düğüm/m2.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. 10. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. halının üretildiği bölge. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. Bu emek yoğun bir sektördür. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. Makina Halısı 2. Dokuma Halılar. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir.15. c. halı türü. 1. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde. El halılarının kalitesine etki eden faktörler. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir.T. % 16 ‘dır.15. % 40 Hindistan için. Türk el halısı. % 17 .2. Pakistan için .4. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. a.000 düğüm/m2 ‘dir.6’da verilmiştir. Tufting Halı ve Kilimler.1. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. Non-woven Halılar. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. Bu oran İran için. Sektör yaklaşık olarak 1. Halı sektörü esas olarak.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2.C. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır. XI. örme şekli. kapasite. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. Dokuma halıda : 2. Bu rakamın % 3’ünü ipek. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI.Bunlar.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. 368 .4. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. b. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. XI.

Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1.000 PP.C.5.6.5.1.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar. PAC. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır. XI. 2001. Jüt 75 Kaynak: DPT. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları. Jüt. gaz olmak üzere üç türlüdür.5. Ankara.1. 14. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.2. PES 55 Tuftıng 55.000 16. 369 . Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. 6. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Tekstil Sektörü Atıkları XI. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir. PA. Mordan boyar maddeler 11. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır.15. Pamuk 90 Non-Woven 34. 13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Küpe boyar maddeler 3. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. 2. 12.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. Ingraın boyar maddeler 7. PES.000 70. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür. I.15. Üretim. Kullanılan Hammadde.5. PP. Azoik boyar maddeler 5.2.T. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. Asit boyar maddeler 9. XI. VIII.000 PP.000 24. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. PAC. pamuklar.13. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı. 8. PA. 10. BYKP.2.5. XI. Kapasite. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır.15.2. 2.15. 4.15. sıvı. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde. geri dönüşümlü olmayanlar.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır.000 Yün.

Bunlar. islik. b.3. Fiziksel arıtmada. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir. NH4-N.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. Seyrelmiş halde .15. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. SO2. krom. XI. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. nikel. Çamur susuzlaştırmada. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. f. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. bakır. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır.2.5. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. KOİ.15. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. Hidroliz olmuş yağ asitleri. Biyolojik arıtmada.3. 370 . AKM. g.C.4 ‘de gösterilmiştir. NO3-N. Yağ. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler.T. Çözünmüş oksijen. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. NOX. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun.SO4). sülfit. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. üre. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. cıva. XI. türevleri ve etoksilatlar. fosfat türevleri. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. 1. e. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. polimerler. Fiziksel Arıtma. kadmiyum. BOİ. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. h. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları.gres. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.15. CO. Biyolojik Arıtma. 2. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. 3. d.5. c.

VIII. 2001. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. 2001.4. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. San ve Arş. TOBB. 6. Çukurova Üniversitesi.C. 2. Adana http. 371 . ÇÜ. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Tekstil Kongresi. Md. 3. Gel. BYKP . Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. Sektör Raporları. Bak. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır.. 4. Gen. Sanayi ve Tic.15. 6-8 Ekim1999. Ankara.. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.T. 2001. 5. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. DPT. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi.

Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır.2.Yabancı sermayenin.T. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. İçten yanmalı motorlar. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. A. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. 2. Motorlar Motorlar genel olarak . 1. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. İçten yanmalı motorlar ise. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. ana üretim tesislerinde ise. hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi.16. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Otomotiv sanayi. devlet yardımları. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. XI. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. XI. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır. Benzinli (Otto ) motorlar. aksesuarlar kullanılmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır.16.1. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. B. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen.16. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. 372 . çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır.C. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. dış ticaret. yalnız presleme. boyalar. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir.

3. civa. siyanür. bu kirli sular. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ).16. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir. b. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. çinko. Boyama Ünitesi. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . BOİ.Yağ. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir. gres. yağ ve gres. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında.5-7. demir.3. KOİ. . Gövde Kaynak Ünitesi. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). bakır.1‘de gösterilmiş olup.T.2’ de verilmektedir. XI. . Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. kaynakhane. pH. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. alüminyum. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. ara ünitelerinden olan presleme. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane.1.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. XI.2. flor ve azot bileşikleridir. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9.16. c. yağ. XI. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . krom. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres. Montaj Ünitesi. Presleme Ünitesi.C.16. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. d. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. nikel. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir. 373 . Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. tuvaletler. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır.16. kurşun. Tablo:XI.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır.3.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği.5-10. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir.16. Tablo:XI.

N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.5.S B.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.243 40.340 310.Kirli eldiven ve üstübü bezleri . Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır.Atık yağlar.000 m2) 15.M. naylon. .190 4. ISUZU CHERYSLER INT.V.LTD.Aküler.000 4. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır.018 300 300 194 109 186 1.652 2. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır. kağıt. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10. 374 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.000. Tablo:XI.HONDA A.3.5-12 kg arasındadır.244 22.16.400 50 12.I.Kirli solventler. pik-alüminyum-bakır malzemeler.000.Boya çamurları.000 64. .16.713 4. XI.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2.252 50 29. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır.Atık toner ve kartuşlar.853 10.504 5. FORD HYUNDAI MOTOR COMP. vb.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N.250 2.038 (*) Opel Türkiye. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.000 6.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1.Kimyasal ürünler.600 1.000 13. Miktar olarak en önemli atık miktarı.843 7.500 63.200 1.Fosfat çamurları.4. .3. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme. ağaç paletler.8 75 0 37. PEUGEOT M.400 2.100 29. .C. 2000. M. karton. . XI.A.3.16.3.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir. piller . Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.A.O.16. .

602 263.700 68.095 164.030 1.065 508.021 1.388 745.838.482 259.454 704.861 134.974 612.933 746.254 87.441 48.444 1. 2001.825 1.755 233.802 320.695 155.951 97.381 122.858.978 101.958 1.608.633 1.250 213.434.514 69.424 173.040 18.726 156.690 2.156 3. 2.353 273.900 166.762 186.129.772 190.777 604.505 224.317 47.407 280.999 56.034 79.066 281.496 217.511 313.520 2.872 234.432 38.197 94.454 442.646 2.638 47.449 91.559 30.360 313.945 403.473 397.140 1.421 333.672 Otobüs 11. Trafik Daire Başkanlığı.478 70.052.480 240.001 513.606.388 27.489 2.640 3.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.T.649.257 1.239 16.373 726.496.021 243.567 235.369 458.161.213 144.270.417.432 811.011 21.770 73.196 10.596 64.586 371.308 7.771 153.332 13.693 12.457 1.105 3.973 75.598 73.834 2.585 80.096 28.283 755.707 66.697 87.525 135.303 3.066 51.980 17.718 248.C.372 180. Otomotiv Sanayi Derneği.548 221.694 197.314 112.005 349.449 87.424 624. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.095 Kamyonet 30.798 53.067 1.093 146.090 4.967 20.767.511 3.388 2.242 227.891 308.721 49.081.409 287.982 84.462 39.350 919.087.821 172.781 54.221 387.995 1.139 200.796 71.302 Traktör 50. DİE.836 61.634 32. 3.569 792.359 4.520 15.375 137.011 62.763 25.884 51.731 637. Türkiye İstatistik Yıllığı.152 118.152 57.072.404 23.879 1.616 69.365 378.931 56.160 305.106 212.579 116.303 874.344 2.234 1.874 96.739 28.192 3.632 145.414 112.041 13.186 5.403 1.477 6.449.338 1.948 15.380 25.721 205.469 11.466 243.232. 375 .516 556.465 856.788 529.290 374.166 241.326 4.636 672.546 488.055 34.008 18.427 198.187 1.022 692.309 108.631 4.894 560.188 5. Kaynaklar 1.277 197.108 74.211 225. 2001. 2001.392 257.917 106.026 125.16.780 95.619.753 Minibüs 7.119. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.506 Toplam 222.885 118.916 22.996.839 35.545 90.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü.920 86.122 40. Beş Yıllık Kalkınma Planı.579 1.252 776.399 133.504 20.817.565 4.345 137.263.724.160 403.181.058.845 692.927 43.543 9.107.312 159.859 63.433 78.893 172.627.865 118.680.193.687 742.774.506 776.551 157.269 353.119 50.438 688.476 11.896 108.057 211.570.025 98.838 626.743 442.804 31.269 178. 2000.172 58.407 105.290.771 321.726 11.783 33.861.216 11.824 1.676 187.325.263 807.437 6.043 81. VIII.655 52.652 Kamyon 49.478 43.852 2. DPT.272 240.274.889 62.592 84.623 46.310.607.622 3.120.870 394.486 917.559.867 125.259 402.135.180 354.540 20.449 654.371.577 983.554 56.608 65.278 165.176 138.714 491.658 29.356 46.051 182.781 583.864.578 370.777 436.559 30.

402.454. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Şekillendirme.000 Traktör ön 616.231. f.000 4.1’de verilmektedir.600.on g.295.481. Hamur Yapma.000 585. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir. 376 .910. 2001.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579. yapıştırılabilir.000 2.259.Bitirme.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI. Ankara.000 1. Vulkanizasy. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır.000 Binek Radyal 6.000 2.1’ de verilmiştir.000 4. Hazırlama.000 6. kumaş.000 387.015.17.000 55.000 İç Lastik 2.17. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır. d. sarma. Tablo:XI.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3.500. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir. yumuşatılabilir. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır.000 37.000 1. Akım Şeması Şekil:XI.502.000 Kaynak: DPT.980. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma.120.324. parçalanabilir. pudralama.Yoğurma. plastik veya metal üzerine kaplanabilir.000 2.000 1.000 İş Makinası 30. yapıştırma.1. c. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları.000 Dış Lastik toplam 11.T. VIII.000 442.329. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.000 3.000 428. kesme makinaları kullanılır.17. kalıplanabilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.569. Şekillendirmede kalenderler.850.17.000 Traktör arka 413.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun.000 13.000 3. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite. açma.000 1.074. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.210.576.000 11.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.000 XI.000 3. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.000 434.445.200.000 601.000 696. a. b.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301.000 615.000 247. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir .000 8.826.796.100. kaplanabilir. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.17.000 730.C.000 1. 1998 125.000 8. e.000 868.000 676.000 43.000 984.406.000 207. sarılabilir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1. Plastik madde olarak lastik. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir. Konfeksiyon.000 13.000 1. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir.271.000 1.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.T.C.17. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 .1.

17. disülfit.2.1 % 1. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı . Binek konvansiyonel lastikleri. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO.17.T.1. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. sentetik kauçuk. reçinler. kükürt monoklorit.C. yumuşaklık. karbon siyahı. MgO. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol.17. aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. TiO2. selenyumdisülfitler.9 % 31 XI. ZnO. c. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI. Stearik Asit . Binek radyal lastikleri. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. 378 . alkil. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.17. b. aşınma direnci vb. e. benzotiazol.9 % 0. kükürt. P-kınon dıoxim. Esneklik.1.2. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. kord bezi. katran Plastiserler: 2-naftalentiol . Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1. d. Ham lastik kullanışsızdır. sertlik. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. ksilentiol. CaCO3. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir. cin kodietilditikarbomat. ksilen tiollerin çinko tuzları.3.2 % 3.3. Kil.9 % 1. XI. f.

Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte.C.Konveyör bant. KOİ.2. m. İ ş makinası lastikleri. XI.Sızdırmazlık elemanları.Ayakkabı . bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır. 379 . e. Bisiklet-motosiklet iç lastiği.17. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. h. keçe). bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte. h. Traktör arka lastikleri. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. rondele. taban. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler.17.1. l. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri.4. d. yağ ve gres. XI. XI. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır. karbon siyahı. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane. BOİ.Lateks mamulleri. Traktör ön lastikleri. Askıda Katı Madde.Otomotiv. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. tuvaletler.2. toplam PO34P.17. ı. ökçe. NH4-N. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. XI. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir.Hortumlar.17. İç lastik. Toplam Katı. j.Profiller. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar.4.Diğer lastik eşya. terlik. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. f. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular.T. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır. b.4. c. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. g.(conta.3. k. Lastik Eşya Endüstrisi a. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır.

6. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır.17.17. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. kirliliğinin yanı sıra insan. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). XI. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir.4. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2.T. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar.5.17. Karbon siyahı tozları. / Kırşehir 4. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler. kağıt. DPT. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. Lassa Lastik Sanayii ve Tic. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır.C.-Petlas Lastik Sanayii A. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi.17.TÜBİTAK. VIII. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir.Ş / Kocaeli 2.3. A. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir.Ş.Ş. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1.4. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir.4. Ankara.Türk Pirelli Lastikleri A. / Kocaeli Kaynaklar 1. XI.Ş. 380 . / Kocaeli 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. 2001. Good Year Lastikleri A. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını.4. 1982. XI.

1. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. devlet ve il yollarının plan. il yolları. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. Turistik Yollar. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Köy Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. hızlı ve güvenli olması zorunludur. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. ALTYAPI. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. 5539 sayılı kanunla otoyolların.. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. Bunlar. proje. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. Avrupa. Devlet yolları. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. limanlara. şehir. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. elverişli. Otoyolu. Devlet Yolu.Köy Yolları.T. önemli bölge ve il merkezlerini. Ana İstikamet Yolları. demir.C. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. Orman Yolları. yapım. yakın demiryolu istasyonlarına. kendi ulusal gelişmesi. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. 381 . Karayolu taşıması. hiyerarşik durumlarına göre. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. kasaba. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. İl Yolları. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. devlet yolları ağlarına. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. birbirine ve il merkezlerine. Devlet Yolları. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Bunlar. ilçe ve bucak merkezlerini. Şehiriçi Yolları’dır. İl Yoludur. liman. olup. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. deniz ve hava istasyon. Ekspres ve Otoyollar.

Otoyol. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün. Tablo : XII. Tablo. Harita XII. 2004. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır.C.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. yola kontrolsüz. Tablo: XII. 382 .1. E-24 vb.2. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur.2.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır.’de Türkiye Karayolları Haritası.1.1. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.1. 2004.1. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi.01. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı.1. Ekspres yol.2’de verilmiştir.T. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. XII. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi. (E-5.1.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.) Turistik yolların yapım ve bakımı. Ayrıca Harita XII. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01. E-23.

sıcaklık Bitkileme yoluyla ekstremlerin Sıcaklık ve zehirli yükselmesi. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. rüzgar hızı artışı düşürülmesi tamamlayıcı ağaçlandırma yetersizliğinden kaza artışı Tuz kullanımının azaltılması. toprak sıkışması. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. 383 . yabanc