KÖMÜR VE KÖMÜR ANAL˙ZLER˙ I I

Aycan ˙R˙CAN I I 9919366

Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ˘ Jeoloji Mühendisligi Bölümü staj çalı¸ ması raporu s olarak hazırlanmı¸ tır. s

Ekim, 2005

KÖMÜR VE KÖMÜR ANAL˙ZLER˙ I I
Aycan ˙R˙CAN I I Hacettepe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, ˘ Jeoloji Mühendisligi Bölümü, 06532, Beytepe, Ankara

Öz
˘ Bu çalı¸ ma, Hacettepe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisligi Bös ˘ ˘ ˘ lümü lisans egitimi kapsamında ögrenim gören yazarın egitim süresi boyunca elde ˘ ettigi teorik bilgileri uygulamasını, mesleki tecrübe kazanıp, mühendislik derecesine hak kazanmasını amaçlayan staj çalı¸ masının raporu olarak hazırlanmı¸ tır. Hacets s ˘ tepe Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Laboratuvarı’nda gerçekle¸ tirilen staj çalı¸ masında, kömür ve kömür analizleri hakkında s s bilgi sahibi olunmu¸ ve bu bilgiler uygulamaya geçirilerek mesleki tecrübe kazanılmı¸ s s tır. Staj süresi boyunca kömür ve kömür analizleri hakkında teorik bilgiler edinilmi¸ , s ˘ ˘ laboratuvarda kullanılan cihazların kullanımı ögrenilmi¸ ve staj amacı dogrultusunda s deneyler yapılmı¸ tır. s Anahtar Kelimeler: kömür, kömür analizi, mineraloji, petrografi, uçucu kül, taban külü

Tesekkür ¸
˘ Stajyer ögrenci, kendisini stajyer olarak kabul eden, bilimsel ve laboratuvar destekle˘ rinden dolayı laboratuvar sorumlusu Prof. Dr. Ali ˙ Ihsan Karayigit’e, staj ve laboratuvar ˘ çalı¸ malarında emegi geçen Ara¸ . Gör. Yılmaz Bulut’a ve stajda yapılan bazı çalı¸ s s s ˘ malardaki yardımlarından dolayı Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü laboratuvar elemanlarına te¸ ekkür eder. s

˙çindekiler I
1 G˙R˙S I I¸ 1.1 Stajın Konusu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 1.2 Stajın Amacı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2 STAJ YAPILAN KURULUS HAKKINDA B˙LG˙LER ¸ I I 2.1 Kurulu¸ un Adı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 2.2 Kurulu¸ un Yeri s . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 2.3 Kurulu¸ un Organizasyon Seması . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s ¸ 2.4 Kurulu¸ un Esas Çalı¸ ma Konusu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s s 2.5 Kurulu¸ un Tarihçesi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3 KÖMÜR OLUSUMU VE ÖZELL˙KLER˙ ¸ I I 3.1 Turba Bataklıklarının Kökeni . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.1.1 Bitki Örtüsü . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.1.2 ˙ Iklim . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ˘ 3.1.3 Paleocografya ve Tektonik Konum . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.2 Kömür Damarlarının Bazı Özelliklerinin Geli¸ mesinde Önemli Rol Oys nayan Faktörler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.2.1 Olu¸ um Türü (Otokton, Allokton) . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3.2.2 Turba Olu¸ turan Bitki Toplulukları . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3.2.3 Çevre Ko¸ ulları (Telmatik, Limnik, Acı-Deniz, Kalsiyumca Zengin) s 3.2.4 Beslenme Girdisi (Ötrofik, Oligotrofik) . . . . . . . . . . . . . . . ˘ ˘ 3.2.5 pH Degeri, Bakteri Etkinligi ve Kükürt . . . . . . . . . . . . . . . . ˘ 3.2.6 Turba Sıcaklıgı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.2.7 Redoks Potansiyeli (Aerobik, Anaerobik) . . . . . . . . . . . . . . 3.3 Turba Olu¸ umu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3.3.1 Bitkilerin Kimyasal Bile¸ imi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3.3.2 Turba Olu¸ umu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3.4 Kömürle¸ me s 3.4.2 Turba . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.4.1 Odun . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.4.3 Kahverengi Kömür . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 0 4 5 5 6 6 6 7 7 8 8 9 10 10 10 11 1 1 1 1 1 1 1 2 2 2 2 2 4 4

3.4.4 Ta¸ kömürü ve Antrasit . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s ˘ 3.4.5 Kömürle¸ mede Basıncın, Sıcaklıgın ve Zamanın Önemi . . . . . s 3.5 Kömürle¸ me Sırasında Olu¸ an Gaz Ürünler . . . . . . . . . . . . . . . . s s 3.6 Kömürle¸ me ve Kayaçların Diyajenezi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 3.7 Kömür Türleri ve Sınıflamaları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.8 Kömürlerin Fiziksel Özellikleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.8.1 Gözeneklilik (Porozite) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.8.2 Gaz Emme (Absorpsiyon) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ˘ 3.8.3 Özgül Agırlık . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.8.4 Mikro Sertlik . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.8.5 Yansıtma (Refleksiyon) . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.9 Kömürlerin Kimyasal Özellikleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.9.1 Oksidasyon . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.9.2 Çözücülerde Erime . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.9.3 Hidrojenasyon . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 3.9.4 Kokla¸ ma . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 4 KÖMÜR PETROGRAF˙S˙ I I 4.1 Maserallerin Tanımı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.2 Maseral Grupları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.2.1 ˙nertinit Grubu . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . I 4.3 Mikrolitotipler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.4 Litotipler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.4.1 Vitren . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.4.2 Klaren . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.4.3 Düren . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.4.4 Füsen . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 4.5 Mineraller ve Eser Elementler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5 KÖMÜR ANAL˙ZLER˙ I I 5.1 Toplam Nem Analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5.2 Tane Boyu Analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 5.3 Toplam Kükürt Analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ˘ 5.4 Nem, Kül, Uçucu Madde ve Baglı Karbon Analizleri . . . . . . . . . . . . 1

13 14 15 16 17 18 18 18 19 19 19 19 20 20 20 21 21 21 22 24 24 24 24 25 25 25 25 26 26 28 28 30

˘ 5.5 Isıl Deger Analiz . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6 STAJDA YAPILAN ÇALISMALAR ¸ 6.1 Laboratuvar Çalı¸ maları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 6.1.1 Örneklerin Laboratuvara Ula¸ ması . . . . . . . . . . . . . . . . . s 6.1.2 Kaba Kimyasal Analizler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 6.1.3 Optik Mikroskop Çalı¸ maları . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s 7 SONUÇLAR

30 31 31 32 32 33 37

2

Sekiller Dizini ¸
Sayfa Sekil 1 Analiz için hazırlanan örnekler . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ ˘ Sekil 2 Kurutma ve agırlık ölçmede kullanılan cihazlar . . . . . . . . . . . . ¸ Sekil 3 Tane boyu analizi için kullanılan eleklerden birisinin görünümü ¸ . . . Sekil 4 Kükürt analizi . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ Sekil 5 LECO TGA Analiz Cihazı . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ Sekil 6 IKA C-4000 kalorimetre . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ Sekil 7 Yansıtma Mikroskobu ¸ . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Sekil 8 Eülminit . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ Sekil 9 Hüminit . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ Sekil 10 Korpohüminit . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ¸ 27 28 29 29 30 31 33 34 35 36

0

Çizelgeler Dizini
Sayfa Çizelge 1 Turba - Kahverengi Kömür Ayırımı . . . . . . . . . . . . . . . . . . Çizelge 2 Kahverengi kömür-ta¸ kömürü ayırımında kullanılan parametreler . s Çizelge 3 Kömürlerin ASTM sınıflaması . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . Çizelge 4 Ta¸ kömürlerin maseral grupları ve maseralleri . . . . . . . . . . . . s Çizelge 5 Ta¸ kömürlerin vitrinitleri ve kahverengi kömürlerin hüminitleri aras sındaki ili¸ ki. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . s Çizelge 6 Kömürde bulunan minerallerin sınıflaması . . . . . . . . . . . . . . ˘ Çizelge 7 Toplam nem analizi degerleri . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . 23 26 32 11 13 18 23

0

1 G˙R˙S I I¸
1.1 Stajın Konusu

˘ Stajın konusunu, Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Labora˘ tuvarında yapılan teorik ve pratik çalı¸ malara katılarak kömür ve kömür ile ilgili diger s ˘ ˘ konuları ögrenmek olu¸ turmaktadır. Bu dogrultuda, laboratuvarda edinilen teorik bilgis lere ek olarak kaba kimyasal kömür analizleri, kömür petrografisi çalı¸ maları, termik s santrallarda yanan kömürlerde ve yanma sonucunda olu¸ an uçucu ve taban küllerinde s mineralojik ve petrografik analizler yapılmı¸ tır. s

1.2

Stajın Amacı

˘ ˘ ˘ Yaz dönemi stajının amacını ögrencinin dönem içinde okulda ögrendigi teorik bilgilerin ˘ staj yapılan kurulu¸ ta bizzat uygulanması, ögrencinin i¸ hayatını ve çalı¸ maların nasıl s s s ˘ ˘ yürütüldügünü ögrenmesi olu¸ turmaktadır. s

2 STAJ YAPILAN KURULUS HAKKINDA B˙LG˙LER ¸ I I
2.1 Kurulusun Adı ¸

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Laboratuvarı.

2.2

Kurulusun Yeri ¸

Hacettepe Üniversitesi, Beytepe, Ankara

2.3

Kurulusun Organizasyon Seması ¸ ¸

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü’nde, Genel Jeoloji, Maden Yatakları - Jeokimya, Mineraloji - Petrografi, Uygulamalı Jeoloji ve Hidrojeoloji Anabilim dalları bulunmaktadır.

1

2.4

Kurulusun Esas Çalısma Konusu ¸ ¸

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü’nde lisans düzeyinde Jeoloji ve ˘ ¸ ˘ Hidrojeoloji Mühendisligi seklinde iki ayrı egitim programı yürütülmektedir. Jeoloji Mü˘ ˘ hendisligi egitim programının amacı Genel Jeoloji, Ekonomik Jeoloji, Maden Yatakları ˘ ve Degerlendirilmesi ile Mühendislik Jeolojisi (Jeoteknik) konularında; Hidrojeoloji Mü˘ ˘ ˘ hendisligi egitim programının amacı ise yeraltı ve yüzey su kaynaklarının degerlendirilmesine yönelik elemanlar yeti¸ tirmektir. Bölüm’ün, Genel Jeoloji, Hidrojeoloji, Maden s Yatakları - Jeokimya, Mineraloji - Petrografi, Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalları bulunmaktadır.

2.5

Kurulusun Tarihçesi ¸

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü 1968 yılında kurulmu¸ tur (Pross pectus of Engineering Faculty, 1994–1995).

3 KÖMÜR OLUSUMU VE ÖZELL˙KLER˙ ¸ I I
3.1 Turba Bataklıklarının Kökeni

Bu bölümde anlatılan teorik bilgiler (Köksoy, 1985)’dan derlenmi¸ tir. s Kömür damarları genellikle bataklıklarda biriken turbalardan olu¸ ur. Bir turba bas ˘ taklıgının olu¸ umunda a¸ agıdaki faktörler çok önemlidir (Stach et al., 1982). s s ˘ • Bitki Örtüsü • ˙ Iklim ˘ • Paleocografya ve Tektonik Konum 3.1.1 Bitki Örtüsü

˘ ˘ Kömür damarlarının olu¸ abilmesi için öncelikle yogun bitki toplulugunun bulunması ges reklidir. A¸ agıdaki paragraflarda kömür olu¸ umuna katılmı¸ bitkilerin jeolojik zamanlar s ˘ s s ˘s boyunca gösterdikleri degi¸ imler ana hatlarıyla belirtilmi¸ tir. s

2

Bilinen en ya¸ lı kömürler, Michigan’daki antrasitlerdir1 . Bu kömürler yeryüzeyinde s çok az olarak bulunurlar. Mikroskopik çalı¸ malar sonucunda bu kömürlerin alg ve mans tarlardan olu¸ tugu saptanmı¸ tır. s ˘ s Siluriyen’de otsu bitkiler (Psilophyta) sadece deniz sahilleri boyunca geli¸ mi¸ lerdir. s s Karasal bitkiler çamurlar içinde ya¸ amı¸ lardır. Lagün ve karasal litolojik birimler aras s sında çok ince kömür damarları bulunmu¸ tur. s Alt ve Orta Devoniyen karasal bitkileri otsu, çalılık ve basit sporlu bitkilerden (sphenopsida ve Pteridopsida) olu¸ mu¸ tur. Bu bitkilerden ince kömür damarları meys s dana gelmi¸ tir. Üst Devoniyen sırasında Cyclostigma yosunları ve Archaeopteris’in s ˘ agaca benzeyen bitkileri yaygınla¸ mı¸ tır. Üst Devoniyen sırasında karasal bitkilerin yes s ˘ terince geli¸ ememesi nedeniyle kömür damarları olu¸ amamı¸ tır. Diger taraftan, ekonos s s mik öneme sahip olmayan Devoniyen kömür damarlarını olu¸ turan bitkiler Karbonifer s kömürlerini olu¸ turan bitkilere (Peridophyta, Equisetophyta) benzerlik gösterirler. s Alt Karbonifer’de yosunlar, özellikle Lepidendron, at kuyrukları ve Aspidium türleri yaygınla¸ mı¸ tır. Üst Karbonifer, “bitümlü kömür/ta¸ kömürü periyodu”dur. Bu zamanda s s s Lepidendron ve Sigillaria’lı orman bataklıkları çok yaygınla¸ mı¸ ve Sigillarialar aras s sında Calamitean sazlıklar geli¸ mi¸ tir. Ancak, Karbonifer’de turba olu¸ turan bitkiler s s s genç jeolojik zamanlara kadar devam edememi¸ lerdir. s ˘ Sovyetler Birligi’nin önemli Permiyen kömür damarları Gymnosperm Cordaites’lerden olu¸ mu¸ tur. Bu bitkiler, Üst Karbonifer’in daha üst kısımlarından itibaren gittikçe artas s ˘ cak sekilde çogalmı¸ lardır. ¸ s Alt ve Üst Kretase arasında çok hızlı bitki örtüsü geli¸ imi olmu¸ ve Kuzey Amerika, s s Avrupa, Japonya ile Avustralya’daki Üst Kretase ve Tersiyer bataklıkları Angiosperm bitki örtüleriyle doldurulmu¸ tur. s Mesozoyik ve özellikle Tersiyer bataklık bitkileri, Karbonifer bitki örtüsü ile kar¸ ıs ˘ ˘ la¸ tırılırsa ondan daha çe¸ itli ve daha belirgin oldugu gözükmektedir. Diger taraftan, s s Üst Paleozoyik bitki örtüleri kalın kabuklu, ince odunludurlar. Mesozoyik bitki örtüleri ˘ olan Gymnosperm’ler kalın odunlu, ince kabuklu ve reçinece zengindirler. Tersiyer igne ˘ yapraklıları ise daha yüksek reçineli agaçlardan olu¸ mu¸ lardır. s s
1

%98’den fazla karbon içeren Shungite

3

3.1.2 ˙klim I Nemli ve sıcak iklimlerde bitki örtüsü çok bol ve orman bataklıktarı saz ve yosun bataklıklarına göre daha fazladır. Bir tropikal bataklık 7 - 9 yılda kendisini yenileyebilir ve ˘ bu sırada agaçların yükseklikleri 30 metreye ula¸ abilir. Buna kar¸ ın, aynı zaman içinde s s ˘ ılıman zonun Alnus bataklık ormanlarındaki agaçların boylan 5 - 6 m’dir. Jeolojik zamanlarda önemli turba olu¸ umlan nemli sıcak iklimlerde geli¸ mi¸ tir. Kus s s zey Amerika’da olu¸ an Üst Karbonifer, Üst Kretase ve Alt Tersiyer ya¸ lı zengin kömür s s ˘ yatakları buna iyi bir örnektir. Ancak, güney yarım kürede ve Sibirya’da nemli ve soguk iklimlerden olu¸ mu¸ zengin kömür yatakları da vardır. s s 3.1.3 ˘ Paleocografya ve Tektonik Konum

Kalın turba yataklarının ve bunlardan da kömür damarlarının olu¸ abilmesi için önces likle: • Olu¸ an turbanın korunabilmesi için yeraltı su tablasının yava¸ ve devamlı yüksels s mesi, yani çökme, • Denizin ve nehirlerin ta¸ ıyıcı etkisinden turba bataklıklarının korunması s gerekmektedir. Yeraltı su tablası çok hızlı yükselirse bataklıklar, gölsel veya denizel çökellerin (kil, marn ve kireçta¸ ı) etkisinde kalır ve turba yerine bu çökeller depolanır. Çökme çok s yava¸ olursa bitkilerin çürüyerek olu¸ turdukları turbalar, oksitlenerek yok olur. Böylece s s ˘ bir bölgede ekonomik kömür damarlarının olu¸ ması tektonik ve paleocografik ili¸ kilere s s ˘ de baglıdır.

3.2

Kömür Damarlarının Bazı Özelliklerinin Gelismesinde Önemli ¸ Rol Oynayan Faktörler

A¸ agıdaki faktörler kömür damarlarının bazı özelliklerinin geli¸ mesinde önemli rol oys ˘ s nar (Stach et al., 1982). • Olu¸ um türü s • Turba olu¸ turan bitki toplulukları s 4

• Çevre ko¸ ulları s • Beslenme girdisi ˘ ˘ • pH degeri, bakteri etkinligi ve kükürt ˘ • Turba sıcaklıgı • Redoks potansiyeli 3.2.1 Olusum Türü (Otokton, Allokton) ¸

Otokton kömürler bitkilerin oldukları yerde, allokton kömürler orijinal yerlerinden ba¸ ka s ˘ yerlere ta¸ ınmı¸ bitki kalıntılarının olu¸ turdugu turbalardan meydana gelir. ˙sletilebis s s I¸ ˘ lir kömür damarlarının çogu otoktondur. Bu tür olu¸ umlarda kömür damarlarının kös mürle¸ mi¸ agaç gövdeleri damar düzlemine diktir. Allokton kömürler genellikle mineral s s ˘ maddelerce zengindirler. 3.2.2 Turba Olusturan Bitki Toplulukları ¸

Bitki toplulukları esas alınarak 4 tip bataklık türü ayrılabilir: • Su bitkileri içeren açık su alanları • Açık saz bataklıkları • Orman bataklıkları • Yosun bataklıkları ˘ Nemli iklimlerde turbala¸ ma göllerde olu¸ maktadır. Karadan gölün merkezine dogru s s yosun turbası, orman turbası, saz turbası, gitya ve çamur yer alır. Saz bataklıkları, orman bataklıklarına göre daha fazla su ve protein, daha az lignin içerirler. Orman turbalarından olu¸ an vitrinitler genelde telinit ve telokollinit, saz turbalarından olu¸ an s s vitrinler ise desmokollinittir. Gölün tabanında olu¸ an gitya (organik çamur), su içinde s yüzen bitkilerin hayvanların kalıntılarından olu¸ ur. Gityadan olu¸ an kömürlerde vitrinit s s genelde azdır.

5

3.2.3

Çevre Kosulları (Telmatik, Limnik, Acı-Deniz, Kalsiyumca Zengin) ¸

Turba olu¸ umu bir dı¸ etki olmadan yerinde meydana gelmi¸ ise (ör. orman turbası, s s s v.b.) kömür fasiyesi telmatik veya karasal olarak tanımlanır. Limnik veya sualtı kömür fasiyesinde çökeller bataklık göllerinde veya gölcüklerinde toplanır. Acı-deniz ortamında olu¸ an kömürler belirgin özellikler gösterirler. Bu kömürler, genellikle kül, kükürt, s azotça zengindirler ve denizel fosil içerirler. Bu tür kömürlerdeki hümik maddeler, yük˘ sek pH ve önemli bakteri etkinligi nedeniyle ayrı¸ mı¸ lardır. Sonuçta kömürdeki vitrinler s s hücre yapılarını kaybetmi¸ lerdir. Denizden etkilenmi¸ kömürlerdeki yüksek kükürt içes s ˘ ˘ riginin nedenleri ise, deniz suyundaki sülfat iyonlarının fazlalıgı ve anaerobik bakteri faaliyetinin artmasındandır. Kalsiyumca zengin bataklıklarda olu¸ an kömürler, denizden etkilenmi¸ kömürlere s s ˘ benzerlik gösterirler. Bu bataklıklarda pH degerinin yediden fazla olması nedeniyle ˘ ˘ bakteri etkinligi yogundur. Bu yüzden bitkiler hızla bozunurlar ve hüminitle¸ me, jels le¸ me erken ba¸ lar. Kalsiyumca zengin kömürler neredeyse her zaman limnik özelliks s ˘ ler gösterirler. Bataklık faunalarının iskeletleri ve kalkerli kabukları, çogu bataklıklarda hümik asitler tarafından çözünmelerine kar¸ ın, kalsiyumca zengin turbalarda korunas bilmektedir. 3.2.4 Beslenme Girdisi (Ötrofik, Oligotrofik)

˘ Bir turba bataklıgı bitki beslenmesine göre ötrofik ve oligotrofık bataklıklara ayrılabilir. ˘ ˘ ˘s Bir turba bataklıgı nemliligini yeraltı suyundan kar¸ ılıyorsa ötrofik, atmosferik yagı¸ lars ˘ ˘ dan kar¸ ılıyorsa oligotrofiktir. Turba bataklıgı nemliligini hem yeraltı suyundan hem de s ˘s atmosferik yagı¸ lardan kar¸ ılıyorsa bu geçi¸ tipine mezotrofik ismi verilmektedir. s s 3.2.5 ˘ ˘ pH Degeri, Bakteri Etkinligi ve Kükürt

˘ Bir turbanın asidikligi, bakteriyel ya¸ amı ve bitki kalıntılarının yapısal, kimyasal bozuns malarını etkiler. Bir turbanın asidiklik derecesi; su getirimine, temel kayacın türüne, ˘ bitki topluluklarına, oksijence beslenmesine ve hümik asit konsantrasyonuna baglıdır. ˘ Çogu bakteriler, nötral-çok zayıf bazik ortamda (pH 7.0 - 7.5) ya¸ arlar. Bakteriler, daha s fazla asidik bataklıklarda ya¸ ayamazlar. Böyle ortamlarda bitki yapıları kömürlerde kos ˘ runarak kalabilirler. Ancak, bazı mantarlar pH degerinin 4’ün altında olması halinde de ya¸ amlarını sürdürebilmektedirler. s 6

˘ Bir turba kesitinde, çogu bakteriler derinlikle azalırlar. Turbanın üst kısımlarında mantarlar ve aerobik bakteriler atmosferden oksijen alarak kolay çözünen karbonhidratları (¸ eker, ni¸ asta gibi) ve daha sonra selüloz, hemiselülozu bozundururlar. Bu dus s ˘ rumda turba; lignin, tannin, yag, mum, reçine, sterol, pigment, sporopollen, kütin ve süberince zenginle¸ ir. Derinde ya¸ ayan anaeorobik bakteriler ise organik maddelerin s s oksijenlerini kullanarak hidrojence zengin bir ortam olu¸ tururlar. s Turba bataklıklarında ve organik çamurlarda kükürt bakterilerinin önemli rolü vardır. Bu bakteriler, sülfat iyonlarını kükürte indirgeyerek pirit ve markazitin olu¸ umuna s ˘ olanak saglarlar. Bir turbada kükürt; bitkisel ve hayvansal proteinlerden, büyük ölçüde bakteriyel proteinlerden, nehirlerle ve/veya deniz suyu ile getirilen sülfat iyonlarından ˘ saglanabilir. Demir ise yeraltı suyunda iyonlar seklinde olmasa bile hemen her yerde ¸ ferrosilikat mineralleri seklinde bulunmaktadır. ¸ 3.2.6 ˘ Turba Sıcaklıgı

˘ Turba yüzeyinin sıcaklıgı birincil bozunmada çok önemlidir. Sıcak ve nemli iklimlerde bakteri ya¸ amı, ılıman zonlardan daha fazladır. Bu yüzden sıcak ve nemli iklimlerde s ˘ kimyasal süreçler daha çabuk ba¸ lar. Güney Florida’daki güncel turba bataklıgında 24 s - 28◦ C’lik sıcaklık ölçülmü¸ tür. Selülozun turba bakterilerince bozunabilmesi için en s ˘ ˘ uygun sıcaklıgın 35 - 40◦ C arasında oldugu belirtilmektedir. 3.2.7 Redoks Potansiyeli (Aerobik, Anaerobik)

˘ Bir turba bataklıgında redoks potansiyeli, hem turba olu¸ umunda hem de bakteri ets ˘ kinliginde birincil öneme sahiptir. ˘ Bir turba bataklıgındaki, turba yüzeyinde sınırsız oksijen girdisi varken derinlere ˘ ˘ dogru oksijen girdisi azalmaktadır. Oksijence beslenmenin fazla oldugu turba yüzeyine yakın bölgede aerobik bakteriler, mikrofaunalar ve mantarlar ya¸ arlar. Aerobik baktes riler, atmosferdeki ve taze su içindeki oksijeni alarak organik maddeleri parçalarlar. Derinlerdeki anaerobik bakteriler, organik maddelerin oksijenlerini alarak hidrojence ˘ zengin ürünlerin olu¸ masını saglarlar. Turba olu¸ umu, oksijence beslenmenin sınırlı s s ˘ oldugu turba yüzeylerinden itibaren ba¸ lamaktadır. Bu süreçte hümik asitler karaktes ristik ürünlerdir.

7

3.3
3.3.1

Turba Olusumu ¸
Bitkilerin Kimyasal Bilesimi ¸

Turba olu¸ umunun kimyasal yönünü daha iyi anlayabilmek için bitkilerin içerdikleri ors ˘ ganik bile¸ iklerin bilinmesi gerekir. Çürümeye kar¸ ı dayanıklılıgı göz önüne alarak az s s ˘ ˘ dayanıklıdan çok dayanıklıga dogru organik maddelerin ba¸ lıcaları a¸ agıda kısaca tas s ˘ nıtılmı¸ lardır. s Proteinler: Amino asitlerin kompleks bir karı¸ ımı seklindedir. C, H, O, N, S ve P s ¸ içeren yüksek moleküllerden olu¸ mu¸ tur. Ortalama olarak %50 - 55 C, %5 - 7.5 H, s s %20 - 25 O ve %15 - 20 N içerirler. Proteinler; bitkilerin protoplazma, hücre suyu, tohum, kök ve etli yapılarında bulunur. Bitkilerdeki miktarı oldukça az olmakla beraber ˘ kömür ve bitümlerdeki azotun kaynagını olu¸ tururlar. Çok çabuk çürürler. s Seker, Nisasta, Pektik Maddeler, Zamklar: Hepsi karbonhidrat olup Cx (H2 O)y ¸ ¸ genel formülüyle ifade olunurlar. En basit olanları sekerler olup suda kolaylıkla çözü¸ nürler. Ni¸ astalar çok daha fazla atomlu olup sekerlerin polimerizasyonu sonucunda s ¸ olu¸ urlar. Genel formülleri (C6 H10 O5 )n seklindedir. Pektik maddeler, zamklar kolayca s ¸ çözünebilen yüksek atomlu karbonhidratlardır. ˘ ˘ Yaglar: Katı ve sıvı halde bulunan esterlerdir. Çogunlukla tohumlarda, meyvelerde ˘ ve sporlarda depolanmı¸ besin maddeleridir. Tohum ve sporlardaki yaglar daha çok s dayanıklıdır. Selüloz: Glikozun polimerizasyon ürünü olup genel formülü (C6 H10 O5 )n seklindedir (n binden büyük bir sayıdır). Lifler seklinde hücre duvarlarını olu¸ turur. Bit¸ ¸ s kilerin en önemli maddesidir. Bir odunun ortalama olarak %50 - 60’ını selüloz te¸ kil s eder. Oldukça dayanıklı olup kömür olu¸ umuna büyük bir katkısı vardır. s Linyin: Rengi kahverengi olan amorf bir maddedir. Odun hücre çeperlerindeki lif˘ lere sertlik ve saglamlık kazandırır. Odunsu bitkilerin eder. Dolayısıyla kömür olu¸ us ˘ muna katkısı olan ikinci önemli maddedir. Çürümeye kar¸ ı dayanıklılıgı çok fazladır. s Bile¸ imi henüz kesinlikle bilinmemektedir. Fakat aromatik veya hidroaromatik bir mads deye benzemektedir. Linyinin ortalama bile¸ imi yakla¸ ık olarak C30 H34 O11 seklindedir. s s ¸ Koruyucu Maddeler (Balmumu, Kütin, Süberin, Terpen, Reçine): Balmumu, kütin ve süberin bitkilerin. yaprak, dal, spor ve pollenlerini dı¸ etkenlerden koruyan mans ˘ ˘ tarımsı maddelerdir. Terpen ve reçine ise bitkilerin yaralandıgı zaman çıkarmı¸ oldugu s salgılardır.

8

3.3.2

Turba Olusumu ¸

˘ Daha öncede belirtildigi gibi turba olu¸ umu için öncelikle yeraltı su seviyesinin belirli s bir düzeyde olması gerekir; yoksa atmosferdeki oksijen etkisiyle bitkisel artıklar kısa zamanda karbondioksit ve suya dönü¸ erek yok olurlar. Turba olu¸ umu, turba yüzeyins s den yakla¸ ık 0.5 m derinlikteki turba olu¸ turan tabaka ile ba¸ lar. Bu bölgede aerobik s s s bakteriler, mikrofaunalar ve mantarlar önemli rol oynarlar. Yava¸ yava¸ gömülme, daha s s genç turba tabakalarının olu¸ ması veya turba yüzeyinin inorganik çökellerce örtülmesi s ˘ redüklenme ko¸ ullarını yaratır. Turba derinliginin artması ile bu organizmaların yerine s anaerobik bakteriler geçer. Turba olu¸ umunun ba¸ langıcında, bitkilerin daha kolay hidrolize olabilen maddeleri, s s yani ni¸ asta, selüloz, proteinler, bakteriler ve mantarlar tarafından bozunurlar. Sonuçta s gaz ve sıvı ürünler (karbondioksit, amonyak, metan ve su) ile katı ürünler olu¸ urlar. Katı s ürünler turba olu¸ umu için birikirken gaz ve sıvı ürünler ortamdan uzakla¸ ırlar. Dolayıs s sıyla turbada daha dayanıklı olan linyinler ve bitümlü maddeler zenginle¸ irler. Linyinler s ve bitümlü maddeler sonradan tamamıyla hümik maddelere dönü¸ seler bile; linyinler s hücre yapılarını, kimyasal olarak dayanıklı bitümlü maddeler orijinal yapı ve sekille¸ rini genellikle koruyabilirler. Bu yüzden ara¸ tırıcılardan biri kömürde iyi korunmu¸ bitki s s dokularını gözleyebilir. Turba olu¸ umu sırasında en önemli kimyasal süreç hümik asitlerin olu¸ umudur. Hüs s mik asitler, C68 H53 O4O CH3 .(OH)4 .(COOH)4 (?) formülüyle gösterilir ve bunlarda %57.15 karbon ile %4.43 hidrojen bulunmaktadır. Hümik asitlerin ortalama bile¸ imleri; %56.5 s C, %5.5 H, %36.0 O ve %2.0 N olarak kabul etmektedir. Sedimantasyonun hızına ve ˘s suların havalanabilmesine göre degi¸ en belli bir derinlikten sonra mikroorganizmala˘ rın sebep oldugu reaksiyonlar, artan hümik asit oranı yüzünden durur. Çünkü asitidesi ˘ belirli bir dereceyi a¸ an ortamlarda bu organizmaların çogu ya¸ ayamazlar. Bazı baks s teriler, pH 4’ün altında da ya¸ amlarını yumu¸ ak kahverengi kömür safhasına kadar s s ˘ ˘ ˘ sürdürebilirler. Bakteri etkinliginin yogun oldugu kömürle¸ menin bu safhasına biyokims yasal kömürle¸ me veya turba diyajenezi adı verilmektedir. s Turba diyajenezinin artmasıyla hümik asitler COOH − ve OH − gruplarını kaybederek hüminlere dönü¸ ürler. Hüminler ve bitkisel kalıntılar, turbayı olu¸ tururlar. Güncel s s ˘ turbaların ortalama nem içerigi %90 civarındadır. Tropikal ve yarı tropikal zonlardaki turbalar, ılıman zonlardaki turbalardan daha az su içerirler. Gözenekleri su ile dolu bir

9

˘ ˘ turba sıkı¸ tırılınca veya kurutulunca içerdigi suyun bir kısmını atabilir. Buna ragmen s ˘ havada kurumu¸ bir turba hala %12 civarında su içerir. Diger taraftan, gömülme derins ˘ ˘ ˘ ˘ ligiyle turbanın yogunlugu artar, nem içerigi ise azalır.

3.4

Kömürlesme ¸

Turbanın, kahverengi kömür (linyit, alt bitümlü kömür), ta¸ kömürü (bitümlü kömür) s ve antrasit basamaklarından geçerek meta-antrasite dönü¸ mesine kömürle¸ me denils s mektedir. Bir kömürün kömürle¸ me derecesi rank ile ifade edilir. A¸ agıdaki paragrafs s ˘ larda odundan antrasite kadar yer alan kömürlerin özellikleri, kömürle¸ mede basıncın, s ˘ sıcaklıgın ve zamanın önemi, kömürle¸ me sırasında olu¸ an gaz ürünler ve kömürs s le¸ me ile kayaç diyajenezinin kar¸ ıla¸ tırılması genel olarak belirtilmi¸ tir (Stach et al., s s s s 1982). 3.4.1 Odun

Odun, yakıt olarak kullanılır veya odun kömürüne dönü¸ türülebilir. Tropikal veya yan s tropikal bölgelerde ormanlar yaygındır. Bu yüzden bu bölgelerde yakıt olarak kömür yerine odun kullanılmaktadır. Odunun en önemli kimyasal bile¸ enleri selüloz ve linyindir. Reçine ve balmumu s ˘ diger önemli bile¸ enleridir. Odun, %25 - 50 arasında su içerebilir. Havada kurumu¸ s s ˘ odun, %10 - 19 arasında su içerir. Odunun kül içerigi ise genelde %0.6’dan azdır. ˘ Uçucu madde miktarı ise %60 - 75’dir. Havada kurumu¸ odunun kalorifik degeri 4000s 4500 kcal/kg arasındadır. Kuru-külsüz baza göre odun, %49 - 51 karbon, %5.9 - 6.2 hidrojen ve %43 - 45 oksijen içerir. 3.4.2 Turba

˘ Turba, daha önce de belirtildigi gibi kahverengi amorf organik maddelerden (hümik maddeler) ve bitkisel kalıntılardan olu¸ ur. Dünya turba rezervi 1200x108 ton civarındas ˘ dır. Bu rezervin 700x100000000 tonu Sovyetler Birligi’ndedir. Dünya turba tüketimi ise 0.2x108 ton/yıl (havada kuru baza göre)’dır. ˘ ˘ Bir turbanın nem içerigi %90 civarındadır. Havada kurumu¸ turbanın nem içerigi s ˘ ˘ %12, kül içerigi ise %3 civarındadır. Havada kurumu¸ turbanın kalori degeri 3000s ˘ ˘ 4000 kcal/kg civarındadır. Kuru-külsüz baza göre hidrojen içerigi %6, azot içerigi %2, 10

˘ ˘ ˘ kükürt içerigi %1, oksijen içerigi %31 civarındadır. Karbon içerigi ise ekseriye %60’dan küçüktür. Turbadan yumu¸ ak kahverengi kömüre veya linyite geçi¸ derecelidir. Turba-kahverengi s s ˘s kömür ayırımında degi¸ ik ara¸ tırıcılar farklı parametreleri kullanmı¸ lardır. Çizelge 1’de s s bu parametreler birlikte gösterilmi¸ tir. s Tablo 1: Turba - Kahverengi Kömür Ayırımı Parametreler %Nem %karbon
1

Turba >%75 ˘ çogunlukla <%60 var var

Kahverengi Kömür <%75 ˘ çogunlukla >%60 yok yok

Serbest selüloz ˘ Kesilebilme özelligi
1

kuru-külsüz

3.4.3

Kahverengi Kömür

Kahverengi kömürler, özelliklerine göre yumu¸ ak, mat ve parlak kahverengi kömürlere s ˘ ayrılırlar. Diger taraftan mat ve parlak kahverengi kömür, sert kahverengi kömür adı altında birle¸ tirilmektedir. s 3.4.3.1 Yumusak kahverengi kömür ¸ Yumu¸ ak kahverengi kömür, açık kahverengi veya koyu kahverengi renkte, mat ve s ˘ ˘ ˘ topragımsıdır. Turbaya benzer, ancak ondan daha katı ve yogundur. Çogu kahverengi kömürlerde mikroskopik olarak odun ve yaprak kalıntıları, iyi korunmu¸ bitki dokuları s görülebilir. Ocaktan çıkarılmı¸ yumu¸ ak kahverengi kömür %35-75 arasında nem içerir. Kas s ˘ ˘ lori degerleri ise 4000 kcal/kg (nemsiz,külsüz kömürde)’dan küçüktür. Karbon içerigi ise ekseriya %60-70 (kuru-külsüz kömürde) arasındadır. Yumu¸ ak kahverengi kömürü s olu¸ turan hüminitlerin/vitri-nitlerin optik reflektansları/yansıtmaları çok dü¸ üktür. Ges s ˘ nellikle < %0.35 Rm (oil)’dir. (Rm oil: yag immersiyonunda hüminitin ortalama yansıtması).

11

3.4.3.2 Mat kahverengi kömür Yumu¸ ak kahverengi kömür turbaya, mat kahverengi kömür daha çok ta¸ kömürüne s s benzer. Mat kahverengi kömür, yumu¸ ak kahverengi kömüre göre daha katı, daha s koyu renkte ve oldukça iyi tabakalıdır. Mikroskopta nadiren bitki kalıntıları gözlene˘ bilir.Ocaktan çıkarılmı¸ mat kahverengi kömür, %25 - 30 nem içerir. Kalori degerleri s ˘ 4000 - 5000 kcal/kg arasındadır2 . Karbon içerigi ise genellikle %71’dir3 . Mat kahve˘ rengi kömürün uçucu madde içerigi ise genellikle %49 - 53 arasındadır3 . Hüminitlerin ˘s yansıtmaları %0.35 - 0.45 Rm (oil) arasında degi¸ ir. 3.4.3.3 Parlak kahverengi kömür Parlak kahverengi kömürlerin ta¸ kömürlerinden ayrılması oldukça güçtür. Bu yüzs den ASTM sınıflamasında linyit-ta¸ kömürü arasına geçi¸ kömürleri olan alt bitümlü s s kömürler konmu¸ tur. Parlak kahverengi kömür, siyah renkli ve parlaktır. s ˘ Ocaktan çıkarılmı¸ , parlak kahverengi kömür, %8 - 25 nem içerir. Nem içerigindeki s ˘ ˘ azalı¸ , kısmen parlak kahverengi kömürdeki gözenekliligin azalması sonucudur. Diger s taraftan, kömürle¸ me derecesinin artmasına neden olan sıcaklık etkisiyle. hümik mos ˘ leküllerden hidrofilik grupların ayrılması nem içeriginin azalmasına etki etmektedir. Bu ˘ kömürlerin kalori degerleri 5500 - 7000 kcal/kg (nemsiz-külsüz kömürde arasındadır. Karbon içerikleri genellikle %71 - 77 (kuru-külsüz kömürde), uçucu madde içerikleri ise %42 - 49 (kuru-külsüz kömürde) arasındadır. Hüminitlerin yansıtmaları %0.45 - 0.60 ˘s Rm (oil) arasında degi¸ ir. Parlak kahverengi kömürler, mikroskopik özellikleri yönünden dü¸ ük kömürle¸ me s s derecesine sahip ta¸ kömürlerine benzerlik gösterirler. Kahverengi kömür ve ta¸ kös s mürü ayırımında kullanılan parametrelerin bazıları Çizelge 2’de gösterilmi¸ tir. s
2 3

nemsiz ve külsüz kömürde kuru, külsüz kömürde

12

Tablo 2: Kahverengi kömür-ta¸ kömürü ayırımında kullanılan parametreler s Parametreler Çizgi rengi Alkalideki davranı¸ ı s ˘ Kaynatıldıgında2
1 2 1

Kahverengi Kömür kahverengi, nadiren siyah kahverengi çözelti kırmızı çözelti

Ta¸ kömürü s siyah, nadiren kahverengi Renksiz Renksiz

˘ örnegin KOH Sulu HN O3 ile Taskömürü ve Antrasit ¸

3.4.4

Alman (DIN) ve Amerikan (ASTM) standartlarına göre ta¸ kömürleri/bitümlü kömürler s ˘s ˘ ve antrasitler degi¸ ik parametrelere göre (ör. kalori degeri, uçucu madde, vitrinit yansıtması, v.b.) sınıflandırılırlar. 3.4.4.1 Taskömürü ¸ ˘ Genellikle az veya çok bantlı yapıya sahiptir. Bu kömürlerin parlaklıgı farklı bantlara ˘s göre degi¸ iklik gösterir. Bu bantların rengi parlak ve mat olabilir. Bazı bantlar (füsen), ˘ ele alındıgında parmakları boyar. Bu kömürler ocaktan çıkarıldıklarında genelde %8 ˘ 10’dan daha az nem içerirler. Bu kömürlerin kalori degeri 7000 kcal/kg’dan daha fazladır4 . Karbon içerikleri genellikle %77’den fazla5 uçucu maddeleri ise genelde %42’den azdır5 . 3.4.4.2 Antrasit ˘s Bu kömürler mat veya demir siyahı renginden metalik cilaya kadar degi¸ en özellik˘ ˘ leri ile karakteristiktir. Çogunlukla antrasitin kalori degeri, ta¸ kömüründen daha azdır. s ˘ En sert kömür türü olup sertligi 2.5 - 3’tür. Bazı bölgelerden elde edilen antrasit türlerinden parlatmak suretiyle süs e¸ yası yapılabilmektedir. Bu kömürlerin nem miktarları s yok denecek kadar azdır.
4 5

nemsiz, külsüz kömürde kuru, külsüz kömürde

13

3.4.5

˘ Kömürlesmede Basıncın, Sıcaklıgın ve Zamanın Önemi ¸

3.4.5.1 Basınç ˘ Çogu eski ara¸ tırıcılar, kömürle¸ me derecesinin artmasına basıncın neden oldus s ˘ ˘ gunu belirtmi¸ lerdir. A¸ agıdaki gözlemler bu ara¸ tırıcıların gözlemlerini dogrulamaktas s ˘ s dır. ˘ 1. Gömülme derinliginin yani yük basıncının/litostatik basıncın artması ile kömürle¸ me derecesinin artması (Hilt Kuralı). s 2. Kıvamlanmı¸ bölgelerdeki kömürlerin kömürle¸ me derecelerinin kıvrımlanmamı¸ s s s bölgelerdekinden daha yüksek olması, yani kömürle¸ me derecesinin yanal (kıvs rım) basınçları tarafından artırılması. Bazı ara¸ tırıcıların deneysel çalı¸ malarına göre litostatik basınç, kömürle¸ me sıras s s ˘ ˘ sındaki gaz çıkı¸ ını engellemektedir. Diger taraftan, gömülme derinligiyle kömürle¸ me s s ˘ derecesinin artı¸ ı, derinlikle sıcaklıgın artı¸ ıyla da açıklanmaktadır. Basıncın kömürün s s ˘ fiziksel yapısı üzerinde önemli bir etkisi vardır. Basınç, kömürün gözenekliligini, azaltır. ˘ Bu yüzden siddetli kıvamlanmı¸ kömürler, gözeneklilik azlıgı nedeniyle anormal dere¸ s cede dü¸ ük nem içerirler. s Litostatik basıncın en önemli etkisi turba safhasında gözlenir. Bu basınç nedeniyle ˘ ˘ gözeneklilik ve buna baglı olarak nem içerigi derinlikle azalır. ˘ Çogu ara¸ tırıcıya göre tektonik hareketler çok yava¸ olu¸ maktadır ve bu sürtünme s s s hareketleri sırasında ortaya çıkan ısı kömürle¸ me derecesinde sadece küçük artı¸ lar s s ˘ meydana getirmektedir. Subvariskan önçukurlugunda (Ruhr Baseni) olu¸ mu¸ Karbos s ˘ nifer ya¸ lı birimlerde ve diger önçukurlarda olu¸ mu¸ kömür damarlarında kömürle¸ me s s s s derecesi geni¸ ölçüde kıvrımlanma öncesi tamamlanmı¸ tır. Çünkü, e¸ kömürle¸ me çizs s s s gileri kıvamlanmı¸ tabakalara paraleldir. Ruhr Karbonifer baseninin güney sınırındaki s çok siddetli kıvamlanmı¸ kömürler, çok dü¸ ük kömürle¸ me derecesine sahiptir. Basen ¸ s s s sınırındaki bu kömürlerin, kıvamlanma öncesi derinlere batmadıkları belirtilmektedir (Teichmüller and Teichmüller, 1979).

14

3.4.5.2 Sıcaklık ˘ ˘ Sıcaklıgın kömürle¸ me sırasındaki kimyasal reaksiyonları artırdıgı herkesçe bilins mektedir. Deneysel çalı¸ maların yanısıra magmatik intrüzyonların dokanaklarındaki s kömürler bunu açıkça ortaya koymaktadır. Küçük magmatik dayklar nispeten dü¸ ük sıs ˘ caklıga sahiptırler. Bu nedenle böyle intrüzyonların kömürlere olan etkileri zayıftır, yani bunların çevrelerine olan etkileri santimetre düzeyindedir. Büyük intrüzyonların (batolitlerin) çevrelerine olan sıcaklık etkileri birkaç bin metreye kadar uzanabilmektedir. Kuzeybatı Almanyada’ki Bramache Masifi buna tipik bir örnektir. Bu masifteki batolit ˘ intrüzyonu kontagına yakın bölgedeki kömürlerin kömürle¸ me dereceleri, antrasit ve s meta-antrasit safhasındadır. 3.4.5.3 Zaman ˘ Çogu ara¸ tırıcıya göre zaman, kömürle¸ mede önemli bir rol oynamamaktadır. Çünkü, s s ˘ Sovyetler Birligi’nin Moskova Baseni’ndeki Karbonifer ya¸ lı kömürler hala kahverengi s kömür safhasında kömürle¸ me derecesine sahiptirler. Bu kömürler, 20 - 25◦ C’dan s ˘ fazla sıcaklıga hiçbir zaman maruz kalmamı¸ lardır(Teichmüller and Teichmüller, 1979). s Buna kar¸ ın, Karbonifer kömürleri sonradan Mesozoyik ve Senozoyik’te daha derinlere s (2000-4000 m) gömülmü¸ lerdir, ör., Kuzeybatı Almanya’daki Alt Saxony Baseni. Bu dus ˘ rumda kömürler, 100 milyon yıldan fazla bir zamanda 80 - 140◦ C’lık bir sıcaklıga maruz kalmı¸ lardır. Bu orojenez sonrası (postorojenik) bir kömürle¸ meyi göstermektedir. s s Önceleri çok önemli ve yegane bir faktör olarak kabul edilen zaman, yukarıda da ˘ belirtildigi gibi kömürlerin ya¸ ve evrim dereceleri arasındaki uyu¸ mazlıklar nedeniyle s s bugün ikinci planda önemli bir faktör olarak kabul edilmektedir. Sonuç olarak, sıcaklık ve basınç faktörlerinin elveri¸ li olup olmamasına göre kömürle¸ me derecesinin belli s s bir seviyeye ula¸ abilmesi için gerekli zaman uzun veya kısa olabilmektedir. Dolayısıyla s bütün faktörlerin etkilerinin beraberce dü¸ ünülmesi daha geçerli olmaktadır. s

3.5

Kömürlesme Sırasında Olusan Gaz Ürünler ¸ ¸

Linyitin kömürle¸ mesi sırasında genellikle su ve karbondioksit kömürden ayrılmaktadır. s ˘ Yüksek uçucu maddeli bitümlü kömür (ta¸ kömürü) safhasında çogunlukla karbondioks sit, az oranda da karbonmonoksit ve azot ortamdan ayrılırken kömürle¸ menin sonunda s 15

önemli bir gaz olarak metan ortaya çıkmaktadır. Antrasitler ise adsorbe edilmi¸ hidros karbon gazı olarak sadece metan içermektedirler. Kömürle¸ me süreçleri sırasında ayrılan gazın miktarı hayli büyüktür. Yüksek uçucu s maddeli bitümlü kömürlerden (yakla¸ ık %40 uçucu maddeli) bir ton antrasit (%5 uçucu s maddeli) olu¸ ana kadar 100 metreküp karbondioksit ve yakla¸ ık 200 metreküp metan s s meydana gelmektedir. Olu¸ an karbondioksit suda çözünür ve kayaçların kırık, çatlaks ˘ ları boyunca suyla yukarılara dogru ta¸ ınır. Keza aynı sekilde metanın büyük bir kısmı s ¸ ortamdan uzakla¸ ır. Metan, kömürlerin üst kısımlarındaki kayaçların kırık, çatlak ve gös zeneklerinde birikerek ekonomik öneme sahip gaz yatakları olu¸ turabilmektedir. Buna s ˘ ragmen, metanın bir kısmı kömür içerisinde adsorbe edilmi¸ olarak kalabilmektedir. s Sondajlı ilerlemeler sırasında veya kömürlerin i¸ letilmesi sırasında yük azalması sos nucu metan ortaya çıkmaktadır. Çekoslavakya’nın Üst Silesia kömür baseninde 1 ton ˘ kömürde 100 metreküpten fazla metan oldugu bilinmektedir. Ancak, böyle büyük miktarda gaz içeren kömürler dünyamızda azdır.

3.6

Kömürlesme ve Kayaçların Diyajenezi ¸

Bitkisel maddelerin kömürle¸ mesi, kayaçlann diyajenezine benzerlik gösterir. Yumus sak kahverengi kömürler, az konsolide olmu¸ kilta¸ ı ve kumta¸ larıyla; sert kahverengi ¸ s s s kömürler daha çok sertle¸ mi¸ kayaçlarla birlikte bulunurlar. Ta¸ kömürleri, konsolide s s s olmu¸ kayaçlarla birliktedir. s Kum ve kil çökellerinin gözenekleri kömürle¸ me derecesi arttıkça azalır. Alt-bitümlü s kömür safhasında (Rm oil: %0.4 - 0.5) montmorillonit, karı¸ ık-tabakalı kil minerallerine s ˘s dönü¸ ür. Kilta¸ larında ve kumta¸ larında daha siddetli mineral degi¸ imleri, kömürler s s s ¸ antrasit safhasına vardıkları zaman ba¸ lamaktadır. s Kömürler sıcaklık artı¸ ına kar¸ ı minerallerden daha duyarlıdırlar. Bu nedenden dos s layı kömürler, çok kısa zaman aralıklarında meydana gelen sıcaklık artı¸ larına kar¸ ı s s minerallerden daha önce reaksiyon gösterirler. Kömürlerin kömürle¸ me dereceleri yars dımıyla diyajenez, ankimetamorfizma ve epimetamorfizma zonları kolaylıkla saptanmaktadır.

16

3.7

Kömür Türleri ve Sınıflamaları

Özellikleri birbirinden çok farklı olan kömürleri sınıflayabilmek için esas alınabilecek ˘s ˘ çok sayıda degi¸ ken vardır. Bu yüzden, genellikle birbirine baglı, bazen birbiriyle çakısan bir çok sınıflama sistemi ortaya çıkmı¸ tır. ¸ s Stratigrafik durumuna göre kömürleri Karbonifer, Permiyen, Jura ve Tersiyer kömürleri gibi sınıflandırmak mümkündür. Ancak bu sınıflandırma kömürün özelliklerini belirtmemektedir. Her ne kadar turbalar Kuvaterner’de, linyitler Tersiyer’de, ta¸ kömürs ˘ ˘ leri Paleozoyik’te te¸ ekkül etmi¸ lerse de, bu durum her yerde geçerli degildir. Örnegin, s s Silezya’daki Kretase ya¸ lı kömürler ta¸ kömürü karakteri ta¸ ır. Buna kar¸ ın Moskova s s s s havzasında bulunan Karbonifer ya¸ lı kömürler kahverengi kömür karakterindendir. Bu s ˘ örneklerden anla¸ ılacagı üzere kömürleri jeolojik devirlere göre sınıflamak kömürün s ˘ ˘ özelliklerini belirtmeyecegi için o kadar yararlı degildir. Görünüm ve bazı fiziksel özelliklere göre kömürler; turba, linyit, ta¸ kömürü ve ants ˘ rasit olarak sınıflandırılabilir. Bu sınıflama, kolay ve pratik oldugundan günlük hayatta çok yaygın olarak kullanılmaktadır. 1. Turba 2. Linyit (a) Yumu¸ ak Linyit s ˘ i. Topragımsı Linyit ii. Sisti Linyit ¸ (b) Sert Linyit i. Mat Linyit ii. Parlak Linyit 3. Ta¸ kömürü s 4. Antrasit ˘ Son zamanlarda kömürlerin nem, uçucu madde oranlarına baglı olarak karbon ve ˘ kalorifik degerlerini esas alan birkaç tane endüstriyel sınıflama geli¸ tirilmi¸ tir. Bu sıs s nıflamalarda kömürlerin makroskopik özellikleri de göz önünde bulundurulmaktadır. Amerika’da geli¸ tirilen ASTM kömür sınıflaması Çizelge 3’de görülmektedir. s 17

Tablo 3: Kömürlerin ASTM sınıflaması (ASTM)
˘ % Baglı Karbona Sınıf Antrasit Grup Meta-Antrasit Antrasit Semi-Antrasit Dü¸ ük-uçu. m. s Orta-uçu. m. Bitümlü kömür Yüksek-uçu. m. A Yüksek-uçu. m. B Yüksek-uçu. m. C Alt bitümlü kömür Linyit
a

%Uçucu Maddea 98 92 86 78 69 98 92 86 78 2 8 14 22 2 8 14 22 31 -

˘ Kalorfik Deger 7770 7220 6380 5830 5270 3500 7770 7220 6380 5830 4610 3500

E¸ it veya Daha Büyük Daha küçük Daha büyük E¸ it veya daha küçük E¸ it veya daha büyük Daha küçük s s s

Alt Bitümlü Kömür A Alt Bitümlü Kömür B Linyit A Linyit B

˘ Kuru, Mineral maddeden bagımsız b ˘ Nemsiz, mineral maddeden bagımsız Kcal/kg

3.8

Kömürlerin Fiziksel Özellikleri

˘ Bu kısımda kömürlerin gözeneklilik (porozite), gaz emme (adsorpsiyon), özgül agırlık, mikro sertlik ve yansıtma (refleksiyon) özelliklerinden kısaca bahsedilecektir (Nakoman, 1971). 3.8.1 Gözeneklilik (Porozite)

Jeolojik devirlerde meydana gelmi¸ olan kömürler, tamamen masif bir yapıya sahip ols ˘s mayıp, boyutları birkaç mikron ile birkaç milimetre arasında degi¸ en bo¸ luklar içerirler. s Bu mikroskopik bo¸ luklar, kılcal kanallar halinde olabildikleri gibi küresel veya gayet s düzensiz sekillerde de olabilir. ¸ ˘ Kömürün gözenekliliginin fazla olması halinde atmosferik oksijenle temas yüzeyi ˘ ˘ ˘ artacagından depolandıgında oksitlenmelere yol açar. Bu sebeple gözenekliligin tetkik ve tayini ekonomik ve emniyet bakımından önemlidir. Ayrıca gaz emme kapasitesi, ˘ ˘ ˘ buharda-sıvılarda si¸ me özelligi ve yogunluk, gözenekliligin bir fonksiyonudur. ¸s 3.8.2 Gaz Emme (Absorpsiyon)

˘ Oda sıcaklıgında bir kömür; su, alkol, benzen, hegzan gibi sıvıların buharlarını emer. ˘ Emme olayı, kömürün gözenekliligi, uçucu madde ve karbon miktarıyla deney sırasındaki basınç ve buharın cinsiyle yakından ilgilidir. Kömürle¸ me derecesi arttıkça emilen s gaz miktarı artmaktadır.

18

3.8.3

˘ Özgül Agırlık

˘ ˘ Bir kömürün özgül agırlıgı kömürle¸ me derecesinin (karbon ve uçucu madde miks ˘ tarı), nemliliginin ve kül miktarının bir fonksiyonudur. Genellikle karbon miktarı %60’dan ˘ %96’ya kadar artarken, özgül agırlıkta 1.2’den 1.7’ye kadar yükselir. Linyitlerin özgül ˘ ˘ ˘ ˘ agırlıgı 1-1.3 arasındadır. Turbaların özgül agırlıgı genel olarak 1.0 kabul edilir. Kül ˘ miktarı arttıkça özgül agırlıkta artar. Dolayısıyla bir kömür havzasının ekonomik po˘ tansiyelinin tesbit edilmesinde kömürlerin külsüz olarak özgül agırlıklarının bilinmesi gerekebilir. 3.8.4 Mikro Sertlik

Mikro sertlik, kömürlerin kömürle¸ me derecelerini belirlemek için temel kabul edilen s ˘ ˘ faktörlerden biridir. Kömürlerin sertligi, Mohs ölçeginden ziyade belirli yük altında bir iz ˘ bırakıcının kömür üzerinde meydana getirdigi izin alanının ölçülmesi ile hesaplanmaktadır. 3.8.5 Yansıtma (Refleksiyon)

˘ ˘ ˘ Kömürlerin ı¸ ıgı yansıtma özellikleri dogrudan dogruya kömürle¸ me derecesine baglıs˘ s ˘ dır. Yansıtma indeksi, kömürle¸ me derecesiyle dogru orantılıdır. Son zamanlarda yans ˘ sıtma degeri, kömürle¸ me derecesini belirlemek için en çok kullanılan parametredir. s ˘ Yansıtma degerleri; kömür havzalarında jeolojik problemlerin çözümünde, kömür damarlarının korelasyonunda ve bu damarların teknolojik özelliklerinin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Ayrıca, sedimanter kayaçlar içinde bulunan organik kökenli maddele˘ rin (özellikle hüminit/vitrinit) yansıtma miktarları, bölgede petrol olup olmadıgı hakkında önemli bilgiler verebilmektedir.

3.9

Kömürlerin Kimyasal Özellikleri

Bu kısımda kömürlerin oksidasyon, çözücülerde erime, hidrojenasyon ve kokla¸ ma s özelliklerinden bahsedilecektir (Nakoman, 1971).

19

3.9.1

Oksidasyon

˘ Kömürler, havanın oksijeni etkisinde oldukça yava¸ geli¸ en bir oksitlenmeye ugrarlar. s s ˘ Gözenekliligi fazla olan ve büyük oranlarda kükürt ihtiva eden kömürler kolayca oksitlenirler. Kömürle¸ me derecesi arttıkça, kömürlerin oksitlenmeye kar¸ ı dirençleri de s s ˘ ˘ artar. Büyük kömür yıgınlarının uzun müddet depolanması gerektiginde oksitlenmeden ˘ dogabilecek yangın tehlikesine kar¸ ı önceden her türlü tedbirlerin alınması gerekir. s 3.9.2 Çözücülerde Erime

˘s Kömürler, bazı organik çözücülerde eriyerek degi¸ ik kimyasal özellikler gösteren bilesiklere ayrlırlar. Bu özelliklerinden kömürleri meydana getiren maddelerin incelenme¸ sinde çok yararlanılmaktadır. Çözücü olarak en çok piridin kullanılmaktadır. Ekstraksiyon sonunda katı parafinler (C21 H44 ....C27 H56 gibi), doymu¸ hidrokarbonlar (Cn H2n−2 ) s elde edilmektedir. 3.9.3 Hidrojenasyon

19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yapılagelen çe¸ itli deneylerde ara¸ tırmacılar, hids s rojenasyon yolu ile kömürleri sıvı hale getirmeyi ba¸ arılardır. Hidrojenasyon olayının s mekanizmasını ara¸ tıran yazarlar, bunun kömürün termik olarak reaktif parçalara ays ˘ rılmasından ibaret oldugunu, bu ayırma i¸ leminde de halojen oksitler gibi katalizörlerin s ˘ i¸ lemi kolayla¸ tırdıgını öne sürmektedirler. s s Schumacher ve arkada¸ larının son zamanlarda %86.5 karbon içeren kömürlerin s üzerinde 325 derece sıcaklıkta 400 atmosfer basınç altında tetralin ve kalay-klorür ˘ tipi katalizörlerin varlıgında yaptıkları hidrojenasyon deneyinde a¸ agıdaki ürünleri elde s ˘ etmi¸ lerdir. s • 100 gram kömürün hidrojenasyonu ile 40 gram hekzan, 18 gram etan ve 45 gram kalıntı • Kalıntının tekrar hidrojenasyona tabi tutulması ile 14 gram hekzan, 5.5 gram eter, 11 gram benzen ve 18 gram kalıntı Hidrojenasyon yolu ile kömürün sıvıla¸ tırılabilmesi petrol sıkıntısı çekilen zamans larda akaryakıt için iyi bir alternatif olarak ortaya konulabilecek bir niteliktir. 20

3.9.4

Koklasma ¸

Kömürle¸ mesi belirli bir düzeye eri¸ mi¸ olan kömürler ısıtılınca önce yumu¸ arlar sonra s s s s si¸ erek gaz çıkartırlar ve daha sonra tekrar sertle¸ irler. Sertle¸ me sonucunda olu¸ an ¸s s s s çok gözenekli, oldukça hafif ve gri renkli kütleye kok kömürü; kömürün kok haline geç˘ mesi olayına da kokla¸ ma denilmektedir. Her kömür cinsi kokla¸ maya elveri¸ li degildir. s s s Genellikle ta¸ kömürleri seviyesinde olgunla¸ mı¸ ve ampirik olarak H/O oranı 0.59’a s s s ˘ e¸ it veya bu degerden büyük kömürler ısı tesiriyle si¸ er ve kokla¸ ırlar. Genellikle koks ¸s s la¸ ma olayında su safhalardan geçirilir: s ¸ 1. 200 dereceye kadar hidroskopik su ve emilmi¸ CO2 , O2 , N2 ve CH4 gibi fazlar s elemine olur 2. 200 derecenin üstünde kömürün bünye suyu uçar 3. 300 derece civarında çe¸ itli ürünlerin atılmasıyla birlikte yumu¸ ama ba¸ lar s s s 4. 350 derece dolaylarında yumu¸ ama son safhaya varır s ˘ 5. 425-550 derece arasında ısıtma hızına baglı olarak malzeme tekrar katı hale dönü¸ ür s ˘ Sıcaklıgın 500 derece civarına kadar artırılması ile gerçekle¸ tirilen bir kokla¸ mada, s s 1 ton ta¸ kömüründen yakla¸ ık olarak 400 metreküp gaz, 350 kg kok, 45 kg katran, 2.5 s s kg amonyak ve 10 kg benzol elde edilmektedir. Kokla¸ ma sırasında çıkan gazdan havagazı elde edilir. s

4 KÖMÜR PETROGRAF˙S˙ I I
4.1 Maserallerin Tanımı

˘ ˘ ˘s Bilindigi gibi kömür, homojen bir madde degildir ve degi¸ ik bile¸ enlerden olu¸ ur. ˙ s s Inorganik kayaçlar nasıl minerallerden (ör., granit; kuvars feldispat ve mikadan) olmu¸ sa s kömürler de maserallerden meydana gelmi¸ lerdir. Mineraller ve maseraller arasında s belirgin farklılıklar vardır. Mineraller kristal yapıda olup kimyasal bile¸ imleri belirlidir. s ˘s Maserallerin kimyasal yapıları ve fiziksel özellikleri büyük degi¸ iklikler gösterir. Aynı ˘ zamanda maseraller bir kristal yapıya da sahip degildirler. 21

Maseralleri çıplak gözle görmek olanaksızdır, fakat mikroskop yardımıyla ayrıntılı olarak incelenebilirler. Maseral kelimesi Latince’de yumu¸ atma anlamını ta¸ ımaktas s ˘s dır. Mikroskopta degi¸ ik maseralleri ayırt edebilmek için renk, ı¸ ıgı yansıtma, sekil ve s ˘ ¸ röliyef gibi bazı parametrelerden yararlanılır. Tanımlamalarda karı¸ ıklıgı önlemek için s ˘ International Commitee of Coal Petrology (ICCP) tarafından hazırlanan standart inceleme yöntemlerine uyulması gerekir. ˘ Kömür maseralleri, yukarıda deginilen özelliklerine göre üç ana gruba ayrılırlar; vitrinit, eksinit/liptinit ve inertinit. Turbada ve kahverengi kömürlerde vitrinit grubu, hüminit grubu adını alır. Bunun nedeni hüminit grubunun fiziksel ve kimyasal özellikleri yönünden vitrinit grubundan bazı farklılıklar göstermeleridir.

4.2

Maseral Grupları

Benzer özellikler gösteren maseraller, maseral grupları adı altında toplanırlar. Aynı kömüre ait üç maseral grubunda vitrinitte oksijen, liptinitte hidrojen ve inertinitte karbon fazladır. Ayrıca liptinit, vitrinit ve inertinit sıralamasında uçucu madde miktarı giderek azalır. Kömürle¸ me derecesi arttıkça maserallerin kimyasal, fiziksel ve teknolojik özels ˘s likleri degi¸ ir. Aynı gruba ait maseraller, uçucu madde miktarı, elementel bile¸ im ve s teknolojik özellikler gibi morfolojik ve yapısal özellikler açısından birbirlerine çok benzemekte olup az farklılıklar gösterirler. Çizelge 4’de ta¸ kömürlerin maseral grupları ve maseralleri; Çizelge 5’de ise ta¸ kös s mürlerin vitrinitleri ile kahverengi kömürlerin hüminitleri arasındaki ili¸ ki gösterilmi¸ tir. s s

22

Tablo 4: Ta¸ kömürlerin maseral s grupları ve maseralleri Maseral Grubu Vitrinit Maseral Telinit Kollinit Vitodetrinit Sporinit Kütinit Eksinit/Liptinit Resinit Alginit Liptodetrinit Füsinit Semifüsinit ˙nertinit I Mikrinit Makrinit ˙nertodetrinit I Tablo 5: Ta¸ kömürlerin vitrinitleri ve kahverengi kömürlerin hüs minitleri arasındaki ili¸ ki. s Kömür Ta¸ kömürü Kahverengi Kömür s Maseral Grubu Maseral Alt Grubu Hümotelinit Hüminit Hümodetrinit Hümokollinit Vitrinit Maseral Tekstinit Ülminit Atrinit Densinit Gelinit Korpohüminit Telinit Vitrodetrinit Kollinit

Yansıyan ı¸ ıkta liptinit grubu siyah renkte görülür. Turba ve kahverengi kömürlerde s bazı liptinit grubuna ait maseraller, siyah renkleri nedeniyle kil mineralleriyle karı¸ tırıs labilir. Böyle durumlarda liptinit grubuna ait maseraller flüoresans renkleri yardımıyla 23

kolayca tanınabilir. 4.2.1 ˙nertinit Grubu I ˙nertinit grubuna ait maserallerin ba¸ langıç maddeleri çogunlukla vitrinitte/hüminitte ol˘ I s ˘ dugu gibi hücre duvarlarındaki linyin ve selülozdur. Bununla beraber bu gruba ait maserallerin olu¸ umları vitrinit grubuna ait maserallerden farklıdır ve bunlar füsinitle¸ me s s olarak tanımlanan bir süreç geçirirler. Bu süreç sonrasında maserallerin karbon içerikleri yükselir, hidrojen içerikleri azalır. ˙ Inertinit grubuna ait maseraller, yansıyan ı¸ ıkta sarımsı beyaz veya beyaz renkte s görülürler. ˘ ˘s ˘ ˘ Bu gruptaki maserallerin çogu, kömürle¸ me sırasında çok az degi¸ iklige ugrarlar. s Çünkü bunlar, daha önceden kömürle¸ me geçirmi¸ lerdir. s s

4.3

Mikrolitotipler

Kömürlerde ekseriya aynı veya iki farklı maseral grubu toplanmı¸ olarak bulunur. Miks roskopta gözlenen böyle bantlara mikrolitotip adı verilir. Bütün mikrolitotipler isimlendirilirken sonlarına -it eki alırlar, ör., vitrit, klarit, dürit, v.b. Mikroskopta gözlenen bir bantın ˘ mikrolitotip olarak degerlendirilebilmesi için bant geni¸ liginin 50 mikrondan daha fazla s ˘ olması gerekir. Mikrolitotiplerin çe¸ itleri, özellikleri ve sınıflamaları konu kapsamına s alınmamı¸ tır. s

4.4

Litotipler

Litotip terimi kömür damarlarının farklı makroskopik tanınabilir bantlarını açıklamak için kullanılır. Tanımlamada litotipler sonlarına -en eki alırlar. A¸ agıdaki paragraflarda s ˘ kömürlerin (hümik kömürlerin) litotipleri ve litotiplerin özellikleri verilmi¸ tir. s 4.4.1 Vitren

Kömürlerin en parlak bantıdır. Tabakalanma yönüne dik açıda sayısız çatlakları bu˘ lunan ve bu nedenle küp seklinde kırılan banttır. Bantların kalınlıgı 3 mm veya 10 ¸ ˘ mm’den daha büyüktür (bazı ülkelerde minimum bant kalınlıgı 3 mm, bazı ülkelerde

24

˘ ise minimum bant kalınlıgı 10 mm olarak kabul edilmektedir). Daha ince bantlar ise klaren olarak belirlenir. 4.4.2 Klaren

˘ ˘ Parlaklıgı vitren ile düren arasında olan ipegimsi görünü¸ teki banttır. Kalınlıkları 3 s mm’yi veya 10 mm’yi geçmez. Klaren bantları, hümik kömürlerin en yaygın makroskopik üyesidir. Klaren içinde genellikle tabakalanmaya dik çok sayıda fakat devamsız ince çatlaklar vardır. 4.4.3 Düren

Bu terim mat görünü¸ lü olan kömür bantları için kullanılır. Bantların yüzeyleri pürüzlü s ˘ olup genellikle gri veya kahverengimsi siyah renkte ve yaglı görünü¸ tedir. Kalınlıkları 3 s mm veya 10 mm’den büyüktür. Daha ince olan bantlar ise klaren olarak kaydedilir. 4.4.4 Füsen

˘ ˘ ˘ Siyah, ipegimsi ve lifsi dokulu, kolayca ufalanabilen parlak bantlardır. Degdigi cisimleri boyayan tek kömür bantıdır. Füsen içerisinde yüksek miktarda minerallerde bulunabilir. Ekseriya fü-sen, kömür damarlarında mercekler seklinde bulunur. Bu merceklerin ¸ ˘ ˘ kalınlıgı birkaç milimetre, uzunlugu ise birkaç santimetre civarındadır.

4.5

Mineraller ve Eser Elementler

˘s Kömürler degi¸ ik miktarlarda inorganik maddeler de içerirler. Bu inorganik maddeler, kökenlerine göre üç grupta sınıflandırılırlar: 1. Orijinal bitkide bulunanlar, 2. Turba olu¸ umu sırasında meydana gelenler, s 3. Kömürün olu¸ masından sonra meydana gelen inorganik maddeler. s Çizelge 6’de kömürde bulunan mineraller, kökenlerine göre sınıflandırılmı¸ tır (Stach s et al., 1982). Kömürde bulunan inorganik maddelerin %90’ı kil, karbonat, sülfür ve silis mineralleri olu¸ turur. s 25

Tablo 6: Kömürde bulunan minerallerin sınıflaması
Mineraller Sinjenetik (kömürün bünyesinde) Su ve hava akımları ile tasınanlar ¸ Killer illit, serisit, kaolinit, leverrierit, montmorillonit, vb. Spatik karbonatlar siderit konkresyonları, dolomit (ankerit) kalsit Sülfürler pirit, F eS2 , pirit, markasit blend, kalkopirit, galen −CuF eS2 , −ZnS konkresyonları, melnikovit Oksitler Kuvars Klorür ve sülfatlar kuvars taneleri kaya tuzu, tenardit, jips Limonit, hematit kalsedon ve kuvars götit kalsedon ve kuvars kalsit, ankerit Olusumu kömürle ¸ aynı anda olanlar Epijenetik (kırık ve çatlaklarda

Bitkilerin sıhhatli olarak büyümeleri için C, H, O, N gibi ana elementlerden ba¸ ka s Ca, Mg, Al, Na, K, Mn, Ti, S, Cl, P gibi eser elementlere de ihtiyaç duyarlar. Canlı bitki dokularına yerle¸ en bu eser elementlere kömür külü içerisinde de rastlanır, fakat s küldeki eser elementlerin toplam miktarı mineral maddelere oranla çok azdır. Bazı kömür türleri Uranyum ve Germanyum gibi eser elementleri de içerir. Böyle kömürlerin ˘ küllerindeki Germanyum ekonomik bir degere ula¸ abilir. s

5 KÖMÜR ANAL˙ZLER˙ I I
Örnekler laboratuvara getirildikten sonra birkaç ayrı analizden geçirilir. Bunlar kömürün kalitesini tespit etmek için yapılan bir dizi analiz metodlarıdır. Laboratuvara getirilen ör˘ nek ilk olarak nem içerigi açısından incelenir. Sekil 1’de analiz için hazırlanan örnekler ¸ görülmektedir.

5.1

Toplam Nem Analizi

˘ ˘ ˘ Örnegin konulacagı beherin bo¸ agırlıgı hassas terazide tartılıp A degeri not edilir. s ˘ ˘ Örnek po¸ eti açıldıktan sonra vakit kaybedilmeden daha önceden tartılan bo¸ behere s s

26

˘ (a) Çekiç yardımı ile ufalanmı¸ kömür ör- (b) Numaralandırılmı¸ örnekler halkalı ögüs s ˘ negi tücü için hazır

˘ (c) Halkalı ögütücü

Sekil 1: Analiz için hazırlanan örnekler ¸

27

(a) Etüv

(b) Hassas terazi

˘ Sekil 2: Kurutma ve agırlık ölçmede kullanılan cihazlar ¸

˘ konulur ve etüvlenmeden önceki B degeri not edilir. Numune 105◦ C’de 24 saat sü˘ ˘ reyle etüvlenir. Etüvleme sonunda dı¸ arı alınan numunenin beher ile birlikte agırlıgı, s ˘ ˘ s ˘ C yazılır. Örnegin toplam nem içerigi a¸ agıdaki formül kullanılarak tayin edilir. Nem analizinde kullanılan hassas terazi ve etüv Sekil 2’de sunulmu¸ tur. ¸ s %N em = A−C ∗ 100 B−A (1)

5.2

Tane Boyu Analizi

Alınan kömür numunesi, tane boyu analizi için sıralı eleklerden geçirilerek, her elek üzerinde kalan kömür miktarı not edilir. Eleklerde kalan kömür miktarları ayrı ayrı tartılarak toplam örnek miktarının yüzdesi olarak ifade edilecek sekilde hesaplanır. Se¸ ¸ kil 3’de tane boyut analizinde kullanılan eleklerden birisi sunulmu¸ tur. s

5.3

Toplam Kükürt Analizi

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Laboratuvarında bulunan Leco marka toplam kükürt analiz cihazının çalı¸ ma prensibini, özel bir kroze içinde s ˘ ˘ belli bir miktardaki örnegin yüksek sıcaklıkta (yakla¸ ık 1600◦ C) yakılmasıyla açıga çıs kan kükürt gazının %15 seyreltik HCl ve ni¸ asta çözeltisi ile titrasyonu sonucunda s tüketilen KIO3 miktarını kullanarak hesaplanması olu¸ turmaktadır. Sekil 4’de kükürt s ¸ analiz cihazı ve kullanılan krozeler sunulmu¸ tur. s 28

Sekil 3: Tane boyu analizi için kullanılan eleklerden birisinin görünümü ¸

(a) Leco kükürt analiz cihazı

˘ (b) Örneklerin koyuldugu krozeler

Sekil 4: Kükürt analizi ¸

29

(a) Önden görünüm

(b) Kroze kapakları alınmadan önce

Sekil 5: LECO TGA Analiz Cihazı ¸

5.4

˘ Nem, Kül, Uçucu Madde ve Baglı Karbon Analizleri

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Laboratuvarında havada ˘ kuru bazda nem, kül, uçucu madde ve baglı karbon analizleri, Leco TGA-601 cihazında aynı örnek üzerinde birkaç a¸ amada tam otomatik olarak yapılmaktadır. Cihaz, sıras ˘ sıyla nem, uçucu madde, kül ve baglı karbon analizlerini yapmaktadır. Cihaz, standart ˘s bazı sıcaklıklarda ve ko¸ ullarda örneklerdeki degi¸ imlerin tesbiti prensibiyle çalı¸ maks s tadır. TGA cihazında ilk olarak açık krozelerdeki örneklerin 105◦ C’de ±0.10 okuma ˘ ˘ aralıgına gelene kadar nem analizi yapılır. ˙kinci a¸ amada aynı örneklerin bulundugu I s krozeler özel kapakları ile kapatılır ve 950◦ C’de, oksijensiz ortamda uçucu madde ana˘ lizi yapılır. Üçüncü a¸ amada sıcaklıgın 600◦ C’ye dü¸ mesinden sonra kroze kapakları s s kül analizi yapılır.Son a¸ amada ise nem, uçucu madde ve kül içeriklerinin toplamının s ˘ alınır ve örnekler 750◦ C’de, oksijenli ortamda ±0.10 okuma aralıgına gelene kadar

˘ ˘ ˘ 100’den çıkarılarak %baglı karbon içerigi hesaplanır. Sonuçlar cihaza baglı bir yazı˘ cıdan her a¸ ama sonunda alınır. Sekil 5’de nem, kül, uçucu madde ve baglı karbon s ¸ ˘ analizinin yapıldıgı Leco TGA cihazının görüntüsü sunulmu¸ tur. s

5.5

˘ Isıl Deger Analiz

˘ Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Laboratuvarında kömür˘ lerin ısıl deger analizleri IKA C-4000 marka, adiabatik sistemle çalı¸ an kalorimetre s ˘ ˘ ˘ yardımıyla yapılmaktadır. Kalorimetre, kapalı bir sistem içinde agırlıgı bilinen örnegin 30

˘ (a) Kalorimetre, sogutucu ve kontrol bilgisa- (b) Yanma hücresi oksijenle dolduruluyor yarı

˘ (c) Yanma hücresinin yerle¸ tirildigi havuz s

˘ (d) Sonuçların alındıgı kontrol bilgisayarı

Sekil 6: IKA C-4000 kalorimetre ¸

˘ yanması sonucunda açıga çıkan ısının ısı sensörleri yardımıyla tespit edilmesi pren˘ sibiyle çalı¸ maktadır. Kalorimetreye baglı bir bilgisayar yardımıyla, cihazdan gelen ves ˘ ˘ rilerin otomatik olarak hesaplanmasıyla örnegin ısıl degeri elde edilir. Sekil 6’da IKA ¸ C-4000 kalorimetrenin görünümü sunulmu¸ tur. s

6 STAJDA YAPILAN ÇALISMALAR ¸
6.1 Laboratuvar Çalısmaları ¸

Laboratuvar çalı¸ malarının amacı genellikle analizi yapılan kömürün kalitesini tespit s ˘ etmek amaçlıdır. Örnegin bir termik santralda yakılan kömürün kalitesi çok dü¸ ükse s 31

üretilecek elektrik enerjisi de dü¸ ük olacak daha fazla enerji üretebilmek için daha s çok kömür yakmak gerekecek, maliyetler artacaktır. Bu nedenle yakılacak kömürün kalitesini tespit etmek önemlidir. Laboratuvar çalı¸ maları gelen örnekler üzerinde kömür analizlerinin yapılması seks ¸ ˘ linde gerçekle¸ tirilmi¸ tir. A¸ agıdaki paragraflarda yapılan çalı¸ malar ve gözlemler ans s s ˘ s latılmaktadır. 6.1.1 Örneklerin Laboratuvara Ulasması ¸

˘ ˘ ˘ Örnekler agzı kapalı po¸ etler içerisinde el örnegi büyüklügünde laboratuvara teslim s alınmı¸ tır. Bu po¸ etler numaralandırılmı¸ tır. s s s 6.1.2 Kaba Kimyasal Analizler

˘ ˘ Po¸ etteki kömür örnegi öncelikle bir çuval üzerine dökülerek fındık büyüklügüne ges ˘ lene kadar çekiçle ufaltıldı. Yarılama yöntemi ile bir miktar örnek agırlıkları ölçülmü¸ ve s ˘ numaralandırılmı¸ iki behere aktarıldı ve agırlıkları ölçüldü ve 100◦ C’lik etüv’de 1 gün s ˘ bekletildi. Sonuçlara ili¸ kin degerler Çizelge 7’de verilmi¸ tir. s s

˘ Tablo 7: Toplam nem analizi degerleri Örnek no 710 711 712 713 714 Beher No 1 4 6 7 8 9 10 13 15 16 Bo¸ Kap s 56.4370 40.4032 44.9455 44.9080 59.9727 48.2007 49.8374 58.2978 51.9575 63.7892 Dolu Kap 92.6255 77.5408 78.3170 76.7173 106.7241 85.1420 82.3937 103.1975 87.7166 114.4338

˘ Beherlerdeki örnekler 1 gün boyunca kurultulduktan sonra agırlıkları tekrar ölçüldü ve örneklerin laboratuvara geldikleri halde içerdikleri nem miktarı tespit edildi. 32

Sekil 7: Yansıtma Mikroskobu ¸

˘ Diger analizler için yarılama yöntemi ile 5 örnekten alınan parçalar hazırlandı ve ˘ ˘ bunlar alt kattaki halkalı ögütücüye götürüldü. Halkalı ögütücüde yakla¸ ık 2 saat süren s ˘ ˘ ögütme çalı¸ maları sonucunda ögütülmü¸ örnekler metal tepsilere yayıldı ve kurutuls s maya bırakıldı. Yapılacak analizler için kalorimetre cihazı yanma kalorisi belirli bir madde yakılarak ˘ kalibre edildi. Kömür örneklerinin üst ısıl degerleri tespit edildi ve uçucu madde, kül, ˘ ˘ baglı karbon, toplam kükürt degerleri saptandı. 6.1.3 Optik Mikroskop Çalısmaları ¸

Kömürlerin yapıta¸ ları olan maserallerin incelenmesi için kullanılan yansıtma mikross kopu hakkında bilgi edinildi. Bu mikroskopla yapılan incelemelerde çekilen resimler Sekil 8-9-10’de verilmi¸ tir. ¸ s

33

Sekil 8: Eülminit ¸

34

Sekil 9: Hüminit ¸

35

Sekil 10: Korpohüminit ¸

36

7 SONUÇLAR
30 günlük zorunlu yaz dönemi staj çalı¸ ması kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Jes ˘ oloji Mühendisligi Bölümü, Kömür Laboratuvarında, Kömür ve Kömür Analizleri konusunda teorik bilgiler edinilmi¸ ve bu bilgiler laboratuvarda pratik olarak uygulanmı¸ tır. s s

˘ Deginilen Belgeler
ASTM, ASTM D 388-05: Standard Classification of Coals by Rank, ASTM International. For referenced ASTM standards, visit the ASTM website, www.astm.org, or contact ASTM Customer Service at service@astm.org. For Annual Book of ASTM Standards volume information, refer to the standard’s Document Summary page on the ASTM website. Köksoy, M., 1985, Yakıtlar Jeolojisi, H.Ü. Yayınları A54, Ankara, 208 pp. ˘ Nakoman, E., 1971, Kömür, Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü Yayını Egitim Serisi No: 8, 348 pp. Stach, E., Mackowsky, M. T., Teichmüller, M., Taylor, G. H., Chandra, D., and Teichmüller, R., 1982, Stach’s Textbook of Coal Petrology, Gebruder Borntraeger, Berlin, 535 pp. Teichmüller, M. and Teichmüller, R., 1979, Diagenesis of coal (coalification). Diagenesis in sediments and sedimentary rocks. In: Larsen, G. and Chillinger, G. V. (eds.), Elsevier, Amsterdam, 207–246 pp.

37

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful